Normal görünüm

Yeni makaleler mevcut. Sayfayı yenilemek için tıklayın.
Bugün — 19 Eylül 2026webtekno.com

FC 27 - Ultimate Team İnceleme: Yeni Ödül Sistemi, Yeni KKG Sistemi, FUT Galerisi ve Dahası...

Her yıl “Bir daha asla almayacağım” deyip ön siparişler açılır açılmaz aynı tuzağa düştüğümüz EA FC serisi, FC 27 ile yeniden karşımızda. EA Türkiye'deki dostlarımız sağ olsunlar oyuna erken erişim imkanı yakaladım birkaç gündür test etme fırsatı buldum. Bu incelemede de özellikle Ultimate Team tarafında nelerin değiştiğine ve bu değişikliklerin modu gerçekten daha iyi hâle getirip getirmediğine bakacağız. Baştan belirtmem gereken önemli bir nokta var: Bu yazının amacı FC 27’nin oynanışını değerlendirmek değil. Santra, Kariyer veya diğer oyun modlarını merak ediyorsanız burası sizin için doğru inceleme olmayabilir. Burada tamamen Ultimate Team’in yapısına, ilerleme sistemlerine ve oyuncuyu ekran başında tutmaya çalışan yeni mekaniklerine odaklanacağım. Biraz da kendi geçmişimden bahsedeyim. FIFA 20’den bu yana Ultimate Team’i her yıl aralıksız oynuyorum. Dolayısıyla FC 27’de yapılan değişiklikleri yalnızca “yeni özellikler” olarak değil, son yıllarda modun nerede yanlış yaptığını bilen bir oyuncunun gözünden değerlendirmeye çalışacağım. FUT Galerisi, işe yaramaz kartlara sonunda bir amaç kazandırıyor FC 27 ile gelen FUT Galerisi’ni en basit hâliyle Panini çıkartma albümünün Ultimate Team’e uyarlanmış versiyonu olarak düşünebilirsiniz. Fakat burada statik bir koleksiyon yerine sezon boyunca geliştirebildiğiniz bir albüm var. Kulüpler, ligler, özel kart türleri ve kampanyalar için farklı koleksiyonlar oluşturuluyor ve sahip olduğunuz kartlar bunların gelişimine katkı sağlıyor. Örneğin Arsenal koleksiyonunuz belirli bir puana ulaştıysa, daha değerli bir Arsenal kartı elde ettiğinizde koleksiyonunuzu geliştirip daha yüksek derecelere çıkabiliyorsunuz. Üstelik bir kartı satsanız veya KKG’ye gönderseniz bile daha önce sahip olduğunuz kart FUT Galeri'de kalmaya devam ediyor. Bu da sezon sonunda yıl boyunca kulübünüzden geçen kartlara bakabileceğiniz küçük bir Ultimate Team arşivi yaratıyor. Benim için sistemin en büyük artısı, normal şartlarda paketten çıktıktan hemen sonra KKG malzemesine dönüşecek kartlara bile ikinci bir amaç kazandırması oldu. Yıllardır Ultimate Team’in en büyük problemlerinden biri, kartların büyük bölümünün hiçbir anlam taşımamasıydı. Galeri en azından “Bu kartı neden tutuyorum?” sorusuna yeni bir cevap veriyor. Hatta kartı kulübünüzde tutmayacak olsanız bile... Ancak uygulama tarafında hâlâ yapılması gereken işler var. Özellikle koleksiyonların kontrol edilmesi gereğinden fazla manuel bir arayüzde gerçekleşiyor. Hangi takımın veya setin yeni kartınızla geliştirilebildiğini tek tek kontrol etmek bir süre sonra yorucu olabiliyor. Ama şunu belirtmiş olayım, bir koleksiyon sayfasına geldiğinizde otomatik olarak en yüksek reytingli kartları koleksiyona eklemesini sağlayabiliyorsunuz. Tek sorun bunun için onlarca koleksiyon sayfasını tek tek gezmek zorunda olmak. EA’in koleksiyona eklenebilecek yeni bir kart geldiğinde ilgili set üzerinde bildirim göstermesi sistemi çok daha kullanışlı hâle getirirdi. Tabii bir de FUT Galerisi'ne Companion App'ten ulaşabiliyor olmak da oyuna girmediğimizde bile koleksiyonu geliştirmeye vakit ayırmak için güzel olurdu. Kısacası FUT Galerisi oyunu tek başına değiştirecek bir özellik değil ancak Ultimate Team’in koleksiyon tarafına uzun zamandır eksik olan bir anlam katıyor. Benim açımdan FC 27’nin en doğru yeni fikirlerinden biri. Yeni KKG sistemi, angarya KKG'leri bitirmeyi kolaylaştırıyor Ultimate Team oynayan herkes bilir; bazı KKG’leri tamamlamak ödülü kazanmaktan çok envanter temizleme işine dönüşebiliyor. FC 27’nin kolaylaştırılmış KKG sistemi tam olarak bu probleme çözüm üretmeye çalışıyor. Yeni sistemde KKG’lerde artık sürekli 11 kişilik kadrolar kurup reyting hesaplamak yerine kartların Elmas Puanı üzerinden ilerliyorsunuz. Kulübünüzdeki uygun futbolcuları seçiyor, hedeflenen puana ulaştığınızda KKG’yi tamamlıyorsunuz. Aynı futbolcunun birden fazla kopyasını kullanabilmek de yıllardır ihtiyaç duyulan küçük ama önemli iyileştirmelerden biri. Kulüpte 10 tane Rodri varsa 10'unu da aynı KKG'ye verebileceksiniz. Buradaki en önemli detay, klasik KKG sisteminin tamamen ortadan kalkmaması. Kimya, lig, ülke veya belirli kart türü gibi şartların önemli olduğu bulmacalarda eski sistem kullanılmaya devam ediyor. Bence doğru tercih de bu. Çünkü sorun KKG’lerin varlığı değil, basit bir yükseltme KKG’si için dakikalarca menülerde kart seçmek zorunda kalmaktı. Asıl ilginç tarafın ise uzun vadede Transfer Pazarı olacağını düşünüyorum. Kartların yalnızca reytingi değil, KKG’ye sağladıkları puan da değer kazanmaya başladığında yatırım alışkanlıklarının değişmesi mümkün. Oyuncuların belirli Öge Puanı aralıklarındaki kartları toplamaya başlaması hâlinde alıştığımız “83-84-85 reyting yatırım” düzeni farklı bir noktaya evrilebilir. Bunun piyasa üzerindeki gerçek etkisini görmek için biraz zamana ihtiyacımız var ancak ilk izlenim olarak yeni KKG sistemi, FC 27’nin “daha az menü, daha fazla oyun” yaklaşımının en başarılı parçalarından biri. Ödül sistemi artık yalnızca haftalık etkinlik tamamlamaktan ibaret değil FC 27’de hoşuma giden bir diğer değişiklik, ödüllerin oyuncuya daha doğrudan verilmek istenmesi. Son yıllarda Ultimate Team zaman zaman futbol oyunundan çok yapılacaklar listesine dönüşmüştü. Rivals oyna, Champions bitir, görev yap, belirli modda belirli sayıda gol at... Ödül kazanmak için sürekli farklı kontrol listelerinin peşinden koşuyorduk. Yeni sistemde maç sonu ödüllerinin önemi artırılıyor. Belirli modlarda maç oynadıkça yalnızca klasik maç parası değil, sezon ilerlemesine katkı sağlayan SP de kazanılıyor. Böylece sevdiğiniz modu oynamak boşa gitmiyor. Bana kalırsa bu küçük görünen değişiklik, oyunun günlük ritmini olumlu etkileyebilecek kadar önemli. Çünkü daha çok oynayan, görev yapmasa bile daha çok ödül kazanacak. Üstelik FC 27, ödülleri FC 26’ya kıyasla daha fazla takas edilebilir hâle getirmeye çalışıyor. Özellikle Rivals tarafında test ettiğim süre boyunca neredeyse tüm paket ödüllerinin takas edilebilir olması, geçtiğimiz yıllarda kulübü yüzlerce satılamaz kartla dolduran sistem düşünüldüğünde önemli bir değişiklik. Kazandığınız ödülü satıp gerçekten istediğiniz futbolcuya yatırım yapabilmek Ultimate Team’in temel mantığına çok daha uygun. Champions Jetonları da ödül seçme özgürlüğünü artırıyor. Kazandığınız jetonları doğrudan belirli Champions ödüllerine harcayabiliyor; TOTW oyuncuları, Evolution seçenekleri veya kozmetik ödüller arasından kulübünüz için anlamlı olanı seçebiliyorsunuz. Burada EA’in doğru yönde ilerlediğini düşünüyorum çünkü her oyuncuya aynı paketi vermek yerine, ne için oynadığımıza bir miktar bizim karar vermemiz daha mantıklı. Yine de tüm sistemin başarılı olup olmayacağını belirleyecek şey ödüllerin kağıt üzerindeki yapısından çok ne kadar cazip oldukları olacak. Rush bunun en iyi örneğiydi. Yeni bir mod veya yeni bir ödül sistemi eklemek tek başına yeterli değil; oyuncunun gerçekten uğraşmak isteyeceği bir karşılık sunmanız gerekiyor. TOTY'nin bile değerini bitiren güç eğrisi yavaşlıyor Son birkaç Ultimate Team sezonunda beni en fazla rahatsız eden konulardan biri güç eğrisiydi. Büyük bir promosyonda elde ettiğiniz çok iyi bir kart, birkaç hafta sonra sıradanlaşabiliyordu. Hatta geçmişte yılın en önemli etkinliklerinden biri olan TOTY kartlarının bile çok kısa sürede “sıradan kart” haline gelmeye başladığını gördük. FC 27’de EA bu süreci yavaşlatmaya çalışıyor. Kampanyalardaki reyting ve özellik artışlarının daha kontrollü ilerlemesi, güçlü bir kart çıkardığınızda onu birkaç hafta değil daha uzun süre kullanabileceğiniz anlamına geliyor. İlk etapta “Yeni kartlar yeterince güçlü değil” eleştirilerini mutlaka duyacağız fakat sezonun sağlığı açısından bunun doğru karar olduğunu düşünüyorum. Aynı yaklaşımı PlayStyle+ sisteminde de görüyoruz. Son yıllarda orta seviye bir kartı yeterince fazla PlayStyle+ ile doldurduğunuzda kartın temel reytinginin neredeyse hiçbir anlamı kalmıyordu. Futbolcunun gerçek özelliklerinden çok hangi özel animasyonlara erişebildiği önemliydi. Bu sınırların daraltılmasıyla birlikte kart seçerken yeniden temel özelliklere, fiziksel yapıya, pozisyonuna ve oynatacağınız role bakmak zorunda kalabiliriz. Ben Ultimate Team’in tam olarak bu noktaya geri dönmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir futbolcu yalnızca üzerinde bol miktarda PlayStyle+ olduğu için oyunun en iyi kartlarından biri olmamalı. Elbette güç eğrisini yavaşlatmanın başka bir riski var: EA yeterince yaratıcı kartlar çıkaramazsa yeni promosyonlar heyecan vermeyebilir. Dolayısıyla denge hassas. Kartların iki haftada çöp olmasını istemiyoruz ama üç ay boyunca aynı 15 futbolcuyla oynamak da çözüm değil. Hall of FUT güzel ama EA nostaljiye fazla yaslanmaya başladı EA, Icon ve Hero kartlarından sonra FC 27 ile birlikte Hall of FUT sınıfını da oyuna ekledi. Adebayo Akinfenwa, Loïc Rémy, Marouane Fellaini, Giovani dos Santos ve Eljero Elia gibi geçmiş yıllarda topluluğun hafızasında yer etmiş isimler tekrar karşımıza çıkıyor. Fikir kendi başına kötü değil. Hatta yıllardır Ultimate Team oynuyorsanız Akinfenwa veya Rémy gibi isimleri tekrar görmek ister istemez yüzünüzü güldürüyor. Problem, EA’in son yıllarda yeni anılar yaratmak yerine eski anıları tekrar satma yöntemine yaslanması. Ben FIFA 13’te veya FIFA 17’de kullandığım oyuncularla yeniden oynamaya karşı değilim. Fakat FC 27’nin bana aynı zamanda kendi dönemine ait yeni unutulmaz oyuncular yaratması gerekiyor. Her yıl biraz daha fazla eski futbolcuyu geri getirirsek birkaç sezon sonra güncel kadrolardan çok nostalji karmalarıyla oynadığımız bir Ultimate Team’e dönüşme riski var. Benzer bir hissi Icon havuzunda da yaşıyorum. Icon kartlarının futbol tarihinin en özel oyuncularını temsil etmesi gerekirken havuz genişledikçe bu statünün sınırları da bulanıklaşıyor. Varane bunun en iyi örneklerinden biri. Kariyerinde en yüksek temel kartı 86 reyting olan bir oyuncunun 88 reytingli İkon olarak dönmesi, İkon statüsünün artık futbol tarihindeki konumdan çok lisans anlaşmalarına bağlı olduğu hissini güçlendiriyor. Bu nedenle Hall of FUT bana göre eğlenceli bir yan içerik ancak Ultimate Team’in geleceğinin ana çözümü değil. Geçmişi kutlamak güzel, asıl önemli olan FC 27 oynarken birkaç yıl sonra özleyeceğimiz yeni anılar yaratabilmek. Evolution sonunda gerçek anlamda kişiselleştirme sistemine dönüşüyor Evolution ilk duyurulduğunda Ultimate Team adına son yılların en iyi fikirlerinden biriydi. Mantık basitti: Sürekli yeni promo kartlarını kovalamak yerine sevdiğimiz oyuncuları geliştirecek ve onları daha uzun süre kadromuzda tutabilecektik. Ancak sistem zamanla biraz fazla doğrusal hâle geldi. Bir futbolcuyu Evolution’a soktuğunuzda çoğu zaman herkes aynı yükseltmeleri alıyor ve ortaya yine birbirine benzeyen kartlar çıkıyordu. FC 27’deki Pathways sistemi bu probleme oldukça mantıklı bir çözüm getiriyor. Bazı Evolution’larda artık farklı gelişim yolları arasından seçim yapabiliyoruz. Aynı futbolcuyu savunmaya, driblinge veya farklı oyun özelliklerine yönlendirmek mümkün. Böylece aynı temel kart iki farklı oyuncunun kulübünde birbirinden tamamen farklı rollere sahip olabiliyor. Bunu İsmail Yüksek üzerinden düşünün. Bir geliştirme yolunda savunma ve pozisyon bilgisini öne çıkarıp daha kontrollü bir 6 numara yaratırken diğerinde hareketliliğini ve top kazanma yeteneklerini güçlendirebilirsiniz. Tam olarak Evolution sisteminin ilk çıktığında vadettiği şey buydu: “Meta kartı üretmek” değil, sevdiğiniz oyuncunun nasıl gelişeceğine karar vermek. Evolution Chain Preview da bu sistemi tamamlıyor. Bir kartın mevcut Evolution’dan sonra hangi geliştirmelere uygun hâle gelebileceğini önceden görebilmek, haftalar sonra “Keşke bunu seçmeseydim” deme ihtimalini azaltıyor. Bence FC 27’nin uzun vadede en büyük potansiyeli burada. EA, Pathways seçeneklerini yeterince çeşitli tutar ve herkesi aynı optimal rotaya zorlamazsa Ultimate Team kadroları gerçekten kişiselleşmeye başlayabilir. Peki FC 27 Ultimate Team gerçekten daha iyi mi? Birkaç günlük deneyimin ardından FC 27 Ultimate Team için verebileceğim ilk karar şu: EA bu yıl modu baştan yaratmamış ancak uzun süredir can sıkan pek çok küçük problemi aynı anda çözmeye çalışmış. Üstelik yapılan değişikliklerin önemli bölümü yalnızca yeni özellik eklemek yerine mevcut sistemlerdeki sürtünmeyi azaltmaya odaklanıyor. FUT Galerisi kartlara ikinci bir amaç kazandırıyor, yeni KKG sistemi menülerde geçirilen gereksiz süreyi azaltıyor, ödül sistemi yalnızca haftalık görevleri bitirmeye bağlı kalmamaya çalışıyor, güç eğrisi daha kontrollü ilerliyor ve Evolution sistemi sonunda oyunculara gerçek seçimler sunmaya başlıyor. Bunların hiçbiri tek başına “Ultimate Team tamamen değişti” dedirtecek yenilikler değil. FC 27 hâlâ paket açtığımız, kadro kurduğumuz, daha iyi futbolcuların peşinden koştuğumuz ve bir sonraki promosyonu beklediğimiz Ultimate Team. Yani oyunun temel bağımlılık döngüsü yerli yerinde duruyor. Fakat bu kez o döngünün etrafındaki sistemler daha mantıklı tasarlanmış gibi görünüyor. EA’in özellikle oyuncunun zamanına biraz daha fazla saygı duymaya başladığı hissini aldım. Daha az anlamsız menü işi, daha uzun süre değerini koruyan kartlar ve ne için oynadığımız konusunda daha fazla seçenek benim için doğru yönde atılmış adımlar. Elbette Ultimate Team’i birkaç günlük deneyimle tamamen değerlendirmek mümkün değil. Bu modun gerçek sınavı birkaç ay sonra başlayacak. EA güç eğrisine gerçekten sadık kalacak mı? Pathways farklı kadrolar yaratacak mı yoksa herkes birkaç hafta içinde aynı “en iyi” rotayı mı bulacak? FUT Galerisi sezon boyunca takip etmek isteyeceğimiz bir sistem mi olacak, yoksa birkaç hafta sonra unutulacak mı? Transfer Pazarı yeni KKG sistemiyle nasıl şekillenecek? Şimdilik söyleyebileceğim şey şu: FC 27, Ultimate Team’i yeniden icat etmiyor ancak son yıllarda yanlış giden birçok noktayı doğru teşhis etmiş gibi duruyor. Benim için en önemli fark da burada. Bu yıl oyunu açtığımda “EA yine yeni bir paket animasyonu ekleyip geçmiş” hissinden çok, modu gerçekten daha kullanılabilir hâle getirmek için uğraşıldığını görüyorum. Peki bu yıl da bağımlısı olacak mıyız? Ultimate Team’in bizi yıllardır nasıl yakaladığını düşünürsek cevap muhtemelen çok da şaşırtıcı değil. Fakat en azından FC 27, bu kez geri dönmek için geçen yıla göre daha fazla sebep sunuyor.

FC 27 - Ultimate Team İnceleme: Yeni Ödül Sistemi, Yeni KKG Sistemi, FUT Galerisi ve Dahası...

Almadan Önce Okumanız Gereken Detaylı FC 27 İncelemesi

Her yılın futbol tutkunları için o malum dönemi geldi çattı. Oyunlarla haşır neşir olmayan birini bile her yılın Eylül ayında konsollara ve PC’ye kitleyen serinin yeni oyunu FC 27, Ultimate Edition ön siparişi geçenler tarafından oynanmaya başladı. Biz de günler öncesinden EA’in sağlamış olduğu erken erişim avantajı sayesinde oyunu sizler için inceleme fırsatı bulduk. Oynanıştan kariyer moduna, yeni açık dünya modu The Grounds’tan grafiklere kadar bu yıl FC 27’de yüzlerce saat vakit geçireceğiniz modları mercek altına aldık. Her yıl olduğu gibi en önemlisi oynanış FC 27'nin oynanışında ilk hissettiğim şey, oyunun kontrolünü biraz daha fazla oyuncunun ellerine bırakmaya çalıştığı oldu. EA'in bu yıl özellikle otomatik savunmanın etkisini azaltmaya ve manuel müdahaleleri daha değerli hâle getirmeye odaklandığı açık. Bunun sonucunda savunmada doğru zamanda doğru müdahaleyi yapmak daha önemli hâle gelmiş durumda. FC 27'de yapay zekâ savunmacıların otomatik müdahalelerinin etkisi azaltılmış. Bu kulağa küçük bir değişiklik gibi gelebilir ama maç içerisinde oldukça büyük sonuçları var. Önceden savunmanızın yapay zekâ olarak otomatik olarak kapattığı bazı alanları artık kendiniz kapatmanız gerekiyor ki bu özellikle savunma yaparken pozisyon almayı daha önemli hâle getiriyor. Topa doğrudan müdahale etmek kadar, rakibin önünü kesmek ve doğru pozisyonda bulunmak da önem kazanmış. Bu yıl kornerler ve ortalar da ciddi anlamda elden geçirilmiş. FC 27'de kornerlerde oyuncuların konumlandırılması ve hareketleri üzerinde daha fazla kontrol bulunuyor. Artık kornerler iki fazdan oluşuyor ve korneri kullanmadan önce bir yön ve şiddet belirliyorsunuz, ardından ceza sahası içerisindeki oyuncunuzu konumlandırmak için birkaç saniyeniz oluyor. Bu, günümüzde duran top taktiğinin takımların felsefesi hâline geldiği düşünüldüğünde oldukça iyi bir özellik. Ayrıca yenilenen ortalarla birlikte orta kafa gol sistemi de geri dönmüş desek yalan olmaz. Bunu en iyi şu şekilde özetleyebilirim: Yıllardır kariyer modu yapan biri olarak Onuachu gibi 2.01 bir forvetle kafa golü atamıyordum. Bu yıl forvetler gelecek ortalara daha iyi konumlanıyor ve ortalar da çok daha gerçekçi gidiyor. Özellikle Özgün Oynanış tarafında da bu yıl önemli değişiklikler var. Oyuncuların hareketleri daha fiziksel bir his verecek şekilde düzenlenmiş, bu da oynanışı normalden daha ağır hâle getirmiş ki bu benim gibi gerçekçi oynanıştan hoşlanan biri için güzel bir durum. Sprint, dönüş ve top kontrolü sırasında oyuncuların ağırlığını daha fazla hissediyorsunuz. FC 27'nin oynanışını değerlendirirken benim için en önemli kelime kontrol. Daha az otomatik savunma, daha fazla manuel müdahale, daha akıllı hücum koşuları, yeniden düzenlenen paslar ve daha fiziksel oyuncu hareketleri benim için kontrol kelimesine çıkıyor. EA bu yıl "oyuncunun maç üzerindeki etkisini artırmak" üzerine çalışmış. Bu değişikliklerin bazıları ilk birkaç maçta fark edilmeyebilir fakat özellikle rekabetçi oynayanlar için savunma ve hücumdaki kontrol değişiklikleri zamanla daha bariz oluyor. Yine de özet geçmem gerektiği için şunu söyleyebilirim: FC 27 bence serinin oynanışını baştan aşağı değiştirmiyor. Daha çok oyunun yıllardır biriktirdiği otomasyonları azaltıp, oyuncuya daha fazla söz hakkı vermeye çalışıyor. O zaman gelelim en çok konuşulacak mod olan The Grounds’a… FC 27'nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri hiç şüphesiz bu mod ama zamanında hayal ettiğimiz kadar iyi mi orası tartışılır. İlk bakışta yeni bir oyun modu gibi görünse de esasında bugüne kadar denenmiş Rush, Volta ve Clubs modlarını kaplayan bir sosyal ortam. The Grounds, merkezi bir teras ve farklı futbol kültürlerinden esinlenen üç bölgeden oluşuyor. Aynı alanda 100'e kadar oyuncunun bulunabilmesi de burayı klasik menü tabanlı FIFA/FC deneyiminden oldukça farklılaştırıyor ama neticesinde Ultimate Team’de veya diğer modlarda nasıl bir an önce maça girmek istiyorsak, burada da durum farklı değil. Örneğin Beta’da The Grounds’taki modlara hızlı seyahat atabiliyor ve doğrudan maçlara ve maç sıralarına girebiliyorduk. Oyunun çıkışında ise bu özellik kaldırılmış durumda, bu da doğrudan bir moda gitmek için koşmaktan başka seçeneğiniz kalmadığı anlamına geliyor. Bunun dünyayı sosyalleştirmek için yapıldığının farkındayım ama zorlayıcı bir çözüm olmasından ötürü de rahatsızım. The Grounds’ta 1'e 1, 2'ye 2 ve 3'e 3 maçlara katılabiliyorsunuz. Maçlar da sadece üç dakika sürüyor. 1'e 1'lerde yapay zekâ kaleciler bulunurken, 2'ye 2 ve 3'e 3 karşılaşmalarda daha küçük kaleler kullanılıyor ve kaleci bulunmuyor. Ayrıca farklı kurallara sahip serbest maçlar da var. Kural Yok, Kafa Vuruşları ve Voleler, Hayatta Kalma, Uzak Mesafe gibi eğlenceli modlar da mevcut. Bu yeni mod özellikle "Bir maç atıp çıkacağım" diyenler için oldukça kullanışlı fakat bu oyunun kitlesinin büyük bir çoğunluğunun Ultimate Team gibi rekabetçi modları oynadığını unutmamak gerek. Bu yüzden The Grounds’ta bir süre sonra tekrara düşüyor ve “Tek derdim kendimi geliştirmek mi?” diyorsunuz. Tam da bu hissi yaşadığım için Gamescom’da The Grounds modunun yetkili isimleriyle gerçekleştirdiğimiz röportajda gelecekte The Grounds’un modlarına sıralama sistemi ya da belli başlı rankların gelip gelmeyeceğini sordum. Diğer tüm sorularımızla birlikte röportajımızı hemen aşağıdan okuyabilirsiniz. Peki bizim yıllardır hayalimiz neydi? 2K'in NBA 2K serisinde tutturduğu geleneğin de ötesinde, gerçekten sosyalleşebileceğimiz, tek derdimizin sağdan sola durmaksızın koşarak birkaç farklı oyun modu oynamak olmadığı, her birimizin belki de kendi "Park"ının, kendi "halı sahasının" olduğu, insanları bölgelerimize davet edebildiğimiz, insanların bölgelerine katılabildiğimiz, gerçek bir yaşayan açık dünya görmekti. Şu anda The Grounds'taki alışverişleri bile oyunun menülerinden yapıyorsunuz. Tüm işleri zaten halledebildiğiniz var olan menüye ulaşmak için doğrudan bir mağazaya koşuyorsunuz. Açık dünya bu demek değil. Gelecekte The Grounds bu açık dünyayı zenginleştirebilir mi? Evet. Ama bu sene bu tarz bir mod bekliyorsanız ne yazık ki The Grounds ile birlikte EA size şu anda bunu sunmuyor. Son olarak Clubs oyuncularını da soru işaretinde bırakmak istemem. Clubs daha önce ağırlıklı olarak menüler, maçlar ve kulüp yönetimi üzerinden ilerleyen bir yapıydı. FC 27'de ise The Grounds'un merkezine yerleştirilmiş durumda. Buradan Clubs'a geçebiliyor, takım arkadaşlarınızla buluşabiliyor ve farklı etkinliklere katılabiliyorsunuz. Geliştiriciler bu noktada gerçek bir futbolcunun sokaktan profesyonel futbola geçişini yansıtmak istemiş. Tabii… Her gün durmadan sahada değil betonda koşacağınızı unutmadan. The Grounds'un başarılı olup olmayacağını bence içeriğin ne kadar düzenli güncelleneceği belirleyecek çünkü böyle sosyal alanların en büyük riski ilk birkaç saatten sonra aynı şeyleri tekrar etmeye başlamaları. EA ise sezonlar, kampanyalar, canlı etkinlikler ve yeni ödüllerle The Grounds'u yıl boyunca değiştirmeyi planlıyor ve bunu başarıp başaramayacağını hep birlikte zamanla göreceğiz. Bu yılın parlayan yıldızı Kariyer Modu FC 27'nin Kariyer Modu tarafında yapılan değişiklikler bana göre oyunun en önemli yeniliklerinden bazılarını oluşturuyor çünkü bu yıl mesele sadece birkaç yeni menü veya özellikten ibaret değil. Oyuncuların formundan transfer piyasasına, scouting sisteminden maç simülasyonuna kadar kariyer deneyiminin farklı parçaları birbirine daha fazla bağlanmış durumda. Eksikler yok mu? Var ama onlara daha sonra geleceğiz. Bu yıl Kariyer Modu’na eklenen en önemli yenilik tartışmasız DynamicOVR. Bu yeni özellik sayesinde oyuncunun genel reytingi artık tamamen sabit bir sayı gibi davranmıyor. Form, moral ve kondisyonun yanı sıra artık çevresel faktörler, aldığınız kararlar, kulübün durumu ve daha birçok şey oyuncunun mevcut durumunu etkiliyor. Yani çok iyi bir sezon geçiren bir oyuncunun performansına bağlı olarak yükselmesi, kötü formdaki bir oyuncunun ise düşüş yaşaması daha anlamlı ve artık daha bariz. Bu küçük bir değişiklik gibi görünse de Kariyer Modu açısından önemli çünkü gerçek futbolda oyuncuların performansı sürekli aynı seviyede değil. FC 27 de bu özellikle bunu oyuncu reytinglerine daha fazla yansıtmaya çalışıyor. Artık eskiden olduğu gibi her maç aynı kadroyla oynamak zorunda değilsiniz, kadro planlamanız yıldan yıla daima aynı olmak zorunda değil ve daha da önemlisi her kariyer birbirinden eşsiz hâle gelmiş durumda. FC 27'de Kariyer Modu transfer piyasası da çok daha dinamik bir yapıya dönüştürülmeye çalışılmış. Rakip takımların hamleleri, büyük bütçeli transferler, serbest oyuncu anlaşmaları ve takip ettiğiniz oyuncularla ilgili gelişmeler artık daha görünür ve daha detaylı. Transferler artık bir dizi rekabetten geçiyor ve rakip takımlarınız transferlerinize salça olabiliyor. Transfer görüşmelerindeki ara sahneler artık yerini gerçekteki gibi telefon görüşmeleri ve evraklara bırakmış durumda. Daha da önemlisi, artık gerçekteki gibi geleceğe dönük taksitler, bonuslar ve daha birçok maddeyi transferlere ve oyuncularla olan sözleşmelere dâhil edebiliyorsunuz. Oyuncular da artık kendi kariyerleri ve bütçeleri doğrultusunda kararlar alıyor. Yani üst seviye bir takım değilseniz, ne kadar paranız olursa olsun dünya yıldızı bir oyuncuyu takımınıza getirmeniz artık imkânsız. Bunlar dışında basın toplantılarının kaldırılıp yeni beklenmedik olaylar gibi pop-up hâle getirilmesi, 25’ten fazla yeni beklenmedik olay eklenmesi, takımınızla 11’e 11 maçlar yaparak antrenman yapabilmek, regenlerin artık gerçek oyuncuların seviyesine göre doğmaması gibi daha ufak tefek yenilikler de bulunuyor. Yine de eksikler yok değil. Örneğin regen için bir ülkeye scout yolladığımızda hâlâ sadece 4 mevki seçebiliyoruz. İnanın bunun neden getirildiğini en başından beri anlamış değilim. Ayrıca bu yıl hâlâ 15 sezon sınırı var ki bu da rebuild yapanlar için üzücü bir gelişme. Son olarak Oyuncu Kariyeri tarafında da yıllardır bulunan eksikler yerli yerinde duruyor ve bu yıl sadece yeni bir Rekabet özelliği getirilmiş. Bu özellikten de kısaca bahsetmek gerekirse artık sadece kendi performansınızı artırmaya çalışmıyorsunuz, benzer pozisyondaki başka bir oyuncuyla da doğrudan rekabete giriyorsunuz. Bunun dışında oyuncu kariyeri ne yazık ki hâlâ aynı. The Grounds yöneticileriyle olduğu gibi Kariyer Modu yöneticisiyle de Gamescom’da röportaj yapma imkânı yakaladık. O röportajı da hemen aşağıdan okuyabilirsiniz. FC 27'nin Kariyer Modu bana göre "yeni bir Kariyer Modu" değil. Daha ziyade yıllardır var olan sistemin daha yaşayan, daha dinamik ve daha kişisel hâle getirilmiş bir versiyonu. Bunda da en büyük pay elbette Kariyer Modu yöneticisi Andreas Wilsdorf’ta diyebilirim çünkü birebir tanışmış biri olarak söyleyebilirim ki o da yıllarını Kariyer Modu’nda geçirmiş birisi ve serinin o yıllar yıllar önceki oyunlarında yaşadığımız hisleri ve özellikleri geri getirmek için çabalıyor. PS5 artık bu gücü kaldıramıyor gibi… Şu çok bariz ki son çıkan FC oyunları PS5’te PC’ye kıyasla çok daha ağır. Kare hızı olarak da özellikle maç içi ara sahnelerde ciddi düşüşler yaşanıyor. Şahsen menülerin de çok az farkla da olsa PC’de çok daha hızlı olduğunu düşünüyorum. Aslında grafiksel anlamda son yıllarda seri çok da üstüne koymadı ama kullanılan teknolojiler ve menülerin artık birbirinin üstüne geçmesiyle PS5 tarafında oyun artık son dönemlerini yaşıyor gibi hissediyorum. Bize gönderilen erken erişim kodu PS5 için olduğundan bu yıl PC tarafında henüz oyunu deneyimleme şansı yakalamadım ama muhtemelen önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da oyundaki saatlerimin büyük bir kısmı PC tarafında geçecek. FC 27’yi almalı mısın? FC 27'yi değerlendirirken bence en yanlış soru "İyi oyun mu?" sorusu. Asıl soru şu, sen FC’yi nasıl oynuyorsun? Çünkü FC 27'de yapılan değişikliklerin önemli bir bölümü belirli oyuncu gruplarını doğrudan hedefliyor. The Grounds'u arkadaşlarıyla kullanacak biriyle yalnızca Kariyer Modu oynayan birinin FC 27'den alacağı şey aynı değil. Ultimate Team'e yüzlerce saat gömen biri için önemli olan yenilik de doğal olarak farklı. Bu yüzden FC 27'yi tek bir "alınır/alınmaz" kararına indirgemek yerine, hangi oyuncuya ne sunduğuna bakmak daha mantıklı. FC 27'de yine zamanınızı en çok harcayacağınız mod muhtemelen Ultimate Team olacak ve eğer Ultimate Team oyuncusuysan yeni oyunun sana sunduğu şeyler oldukça net ama üzgünüm, bu konuda derin detaylara ben giremeyeceğim. Ultimate Team için ayrı bir inceleme başka bir ekip arkadaşımın kaleminden sizlerle olacak. Gelelim Kariyer Modu oyuncularına… Bence FC 27'nin en kolay gerekçelendirilebilecek taraflarından biri Kariyer Modu. Yeni Transfer Pazarı ve DynamicOVR gibi özellikler bu yıl doğrudan kariyer deneyimine dokunuyor fakat burada da beklentiyi doğru ayarlamak gerekiyor. Bu yılki yenilikler Kariyer Modu'nun baştan aşağı başka bir menajerlik oyununa dönüştüğü anlamına gelmiyor. Daha çok mevcut sistemlerin derinleştirilmesi söz konusu. Dolayısıyla FC 26'da onlarca sezon oynayıp hâlâ Kariyer Modu'ndan sıkılmıyorsan, FC 27'nin yenilikleri seni tekrar içine çekebilir ama Kariyer Modu'na yılda birkaç kez girip birkaç maç oynuyorsan, sırf bu yenilikler için tam fiyat ödemeni tavsiye etmem. Bunca yıl Clubs oynadıysan da burada FC 27'nin en büyük kozu The Grounds. Eğer FC'yi arkadaş grubunla oynuyorsan, bu yenilik daha fazla önem kazanıyor. Özellikle klasik 11'e 11 Clubs maçlarının dışında kısa maçlar yapmak, küçük sahalarda oynamak veya sadece arkadaşlarla The Grounds'ta vakit geçirmek istiyorsan FC 27 önceki oyunlardan daha farklı bir deneyim sunuyor. Tabii burada da basit bir soru var: Arkadaşların da FC 27'ye geçecek mi? Çünkü The Grounds'un sosyal tarafının değeri büyük ölçüde birlikte oynadığın insanlara bağlı. Tek başına oynuyorsan bu modun sana sağlayacağı deneyim doğal olarak daha sınırlı olabilir. Yani yine alıp almama kararı sana, tercihlerine ve bir noktada arkadaşlarına bağlı gibi. Son karar FC 27 seriyi baştan aşağı değiştiren bir oyun olmaktan ziyade, özellikle oynanış ve modların derinliği tarafında doğru noktalara dokunan bir devam oyunu olmuş. Bazı yenilikler ilk bakışta küçük görünse de uzun vadede deneyimi olumlu yönde etkileyebilecek bir bütün oluşturuyor. Elbette her oyuncu için yükseltme zorunluluğu yaratacak kadar büyük bir sıçramadan söz etmek zor ancak bu yıl geliştirme sürecine dair de öğrendiklerimi göz önünde bulundurursam FC 27 benim için 100 üzerinden 81’lik bir oyun. Kusursuz değil fakat serinin mevcut yapısını ileriye taşıyan ve gelecekte gelecek pek çok şeye zemin hazırlayan bir oyun.

PEK DE 'AÇIK DÜNYA' DEĞİLMİŞ | Almadan Önce Okumanız Gereken Detaylı FC 27 İncelemesi

McLaren'dan Dev Yatırım: Markanın İlk Hibrit SUV Modeli 2028'de Yollara Çıkıyor!

Süper otomobil dünyasının ikonik üreticilerinden McLaren, tarihinde ilk kez iki koltuk sınırını aşarak radikal bir dönüşümün kapısını aralıyor. Birleşik Krallık’taki üretim ve mühendislik operasyonlarına 500 milyon sterlinlik dev bir yatırım yapacağını açıklayan İngiliz üretici, bu kaynağı doğrudan markanın ilk performans SUV modelinin geliştirilmesine aktaracak. Abu Dabi merkezli L'IMAD Holding Company’nin finansal desteğiyle hayata geçirilecek bu stratejik plan, şirket içi motor üretimini ve fabrika kapasitelerinin genişletilmesini de kapsıyor. Ferrari ile rekabet edebilecek McLaren P47 McLaren CEO’su Nick Collins, kod adı P47 olarak belirlenen yeni SUV modelini şirketin finansal geleceğinin ve Ferrari ile rekabet edebilecek kâr marjlarına ulaşma hedefinin merkezine yerleştiriyor. Markanın bugüne kadar ürettiği en geniş gövdeye sahip otomobil olacak bu model; 4 kapılı, 5 koltuklu, 24 inç dev jantlara ve keskin hatlara sahip bir tasarım anlayışıyla bayilere sunuldu. En başından itibaren hibrit olarak tasarlanan P47'nin güç ünitesi, McLaren tarihinde bir ilk olarak tamamen şirket içinde geliştirilip üretilecek. Showroomlara 2028 civarında inmesi planlanan araçla birlikte McLaren, her yıl en az bir yeni modeli otomobil tutkunlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Purosangue ve Urus’a doğrudan rakip geliyor Geleneksel bir aile otomobili veya standart bir crossover arayanların aksine doğrudan yüksek performans tutkunlarını hedefleyen McLaren SUV, boyut ve karakter olarak Porsche Cayenne Turbo GT'ye yakın bir çizgide duruyor. Süper otomobil pazarında Ferrari Purosangue ve Lamborghini Urus'un ulaştığı yüksek kâr marjlarını ve satış başarısını göz önünde bulunduran marka, kendi imajını koruyarak bu lüks segmente güçlü bir giriş yapmayı amaçlıyor. Yol haritası yalnızca SUV ile de sınırlı kalmayacak. McLaren, 2027 yılında tanıtılması beklenen P34 kod adlı, çift turbolu V6 hibrit motoruyla 810 beygir güç üreten ortadan motorlu bir süper otomobili ve ilerleyen dönemde önden motorlu bir GT modelini de yeni ürün ailesine ekleyecek.

McLaren'dan Dev Yatırım: Markanın İlk Hibrit SUV Modeli 2028'de Yollara Çıkıyor!

[18-20 Eylül] Toplam Değeri 2.600 TL'den Fazla 2 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Microsoft, Xbox özelinde her hafta “Free Play Days” ismini verdiği bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya kapsamında oyun severler, belli oyunları sınırlı süreliğine oynama imkânı yakalıyor. Bugün ise 4-6 Eylül 2026 tarihleri boyunca Xbox’ta ücretsiz bir şekilde oynanabilecek oyunlar açıklandı. Bu hafta toplam değeri 12.000 TL’yi aşan 4 oyuna bedavaya ulaşabileceksiniz. Free Play Days oyunları genellikle Game Pass abonelerine sunulsa da bazı oyunlar tüm kullanıcılar için de ücretsiz sunuluyor. Xbox'ta bu hafta ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Game Pass Gerekli mi? Hell Let Loose: Vietnam 1.948,99 TL ✅ Sea of Thieves: 2026 Edition 669 TL ❌ Xbox'ın ücretsiz oyunları nasıl oynanır? Game Pass Ultimate, Standard veya Core abonesiyseniz, giriş yaparak Xbox'ın uygulaması üzerinden tek tek bu oyunlara girin ve yükleme seçeneğine tıklayın. Konsola indirmek için de Xbox Store'dan abonelikler kısmına gelin ve "Ücretsiz Oyun Günleri" bölümüne ilerleyin. Herkese sunulan oyunlarda ise Microsoft Store üzerinden sayfalarına girip "Ücretsiz Deneme" kısmına basmanız yeterli.

[18-20 Eylül] Toplam Değeri 2.600 TL'den Fazla 2 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Huawei'den Dev Yapay Zekâ Modelleri İçin Yeni Süper Bilgisayar Sistemi: 1 Milyon İşlemciye Kadar Çıkabilecek!

Yapay zekâ modelleri büyüdükçe ihtiyaç duyulan işlem gücü de aynı hızla artıyor. Huawei'nin yeni sistemi, binlerce işlemciyi tek bir altyapı altında buluştururken 10 trilyon parametreye kadar modelleri çalıştırabilecek şekilde tasarlanmış. Huawei, Atlas 960E SuperPoD'u 17 Eylül'de düzenlenen HUAWEI CONNECT 2026 etkinliğinde tanıttı. Sistemin kapasitesini büyüten şey yalnızca işlemci sayısı değil. Bu işlemcilerin birbirleriyle ne kadar hızlı veri alışverişi yaptığı da işin önemli bir parçası. Binlerce işlemci aynı sistemde çalışıyor Büyük bir yapay zekâ modelini eğitmek ya da çalıştırmak, tek başına güçlü bir işlemcinin altından kalkabileceği bir iş değil. Model büyüdükçe yük de katlanıyor. Huawei bu yükü dağıtmak için 4.096 yapay zekâ işlemcisini aynı sistemde bir araya getiriyor. Burada işlemci sayısı kadar aralarındaki iletişim de önemli. Bir işlemcinin ürettiği verinin diğerine ulaşması ne kadar hızlı olursa, bütün sistemin çalışması da o kadar akıcı hâle geliyor. Veriler kablo yerine ışıkla taşınıyor Binlerce işlemciyi aynı yapıda buluşturunca yeni bir sorun ortaya çıkıyor: Bu işlemciler birbirleriyle nasıl haberleşecek? Huawei bunun için NPO adı verilen optik bağlantı teknolojisini kullanıyor. Böylece işlemciler arasındaki veriler elektrik sinyalleriyle değil, ışık üzerinden aktarılıyor. Şirket, bu yöntemle daha az optik modül kullanarak daha yüksek bağlantı kapasitesine ulaşabildiğini belirtiyor. Atlas 960E'de yaklaşık 5.500 Hi-ONE optik birimi bulunuyor. Huawei'nin karşılaştırmasına göre geleneksel bir sistemde aynı bağlantı yapısı için yaklaşık 48 bin optik modül gerekebilirdi. Sistem 1 milyon işlemciye kadar büyüyebilecek Atlas 960E'nin ölçeklenebilirliği tek bir sistemin içine kaç işlemci sığdığıyla sınırlı değil. Birden fazla sistem birbirine bağlandığında ortaya çok daha büyük bir işlem gücü çıkıyor. Huawei, bu yapının daha büyük kümelerde 512 bin işlemciye, farklı bir bağlantı düzeni kullanıldığında ise 1 milyon yapay zekâ işlemcisine kadar ölçeklenebileceğini söylüyor. Burada söz konusu olan 1 milyon işlemcinin tek bir bilgisayar kasasına yerleştirilmesi değil. Çok sayıda Atlas sisteminin birbirine bağlanmasıyla oluşan dev bir yapay zekâ altyapısı. Binlerce işlemci için sıvı soğutma Binlerce işlemci aynı anda çalışınca yalnızca işlem gücü artmıyor, ortaya çıkan ısı da büyüyor. Bu nedenle Atlas 960E'de sıvı soğutma kullanılıyor. Huawei ayrıca yeni sistemin daha düşük enerji tüketimi ve daha yüksek kullanılabilirlik sunduğunu belirtiyor. Şirketin açıklamasına göre bağlantı yapısındaki değişiklikler sayesinde 550 kilovattan fazla güç tasarrufu sağlanabiliyor. Ne zaman kullanılacak? Huawei, Atlas 960E SuperPoD'u 2027'nin üçüncü çeyreğinde piyasaya sunmayı planlıyor. Şirketin yaklaşımı, yapay zekâ modelleri büyüdükçe tek tek bilgisayarların gücünü artırmak yerine çok sayıda sistemi birbirine bağlayarak işlem kapasitesini büyütmek. Atlas 960E de bu yaklaşımın Huawei tarafındaki en büyük örneklerinden biri olarak karşımıza çıkacak.

Huawei'den Dev Yapay Zekâ Modelleri İçin Yeni Süper Bilgisayar Sistemi: 1 Milyon İşlemciye Kadar Çıkabilecek!

Audi Kendi Ürettiği Araçlara Karşı Savaş Açtı: Peki Sebebi Ne?

Audi, yalnızca Çin'de satılması planlanan ve geleneksel dört halkalı logosunu taşımayan yeni elektrikli modellerinin Avrupa'ya paralel yollarla getirilmesini engellemek için yasal yollara başvurdu. Audi ve SAIC ortaklığıyla geliştirilen ve tamamen büyük harfli "AUDI" adını kullanan E5 Sportback ile E7X modelleri, Çin'deki genç ve teknoloji meraklısı tüketicileri hedefliyor. Küresel seriden tamamen farklı bir iç ve dış tasarıma sahip olan bu araçların Almanya'da boy göstermesi ise şirket planları arasında yer almıyordu. Alman ithalatçı Auto China’nın bu araçları ülkeye getirerek homologasyon işlemlerini tamamlaması ve müşterilere sunması üzerine Audi sessiz kalmadı. Ingolstadt merkezli üretici, Automobilwoche gazetesine yaptığı açıklamada ithalatçıya karşı hukuki süreç başlattıklarını ve haklarını kararlılıkla koruyacaklarını duyurdu. Audi neden böyle bir karar aldı? Çin'e özel olarak üretilen bu araçların Avrupa'ya getirilmesi, kullanıcılar açısından önemli pratik sorunları beraberinde getiriyor. Auto China her ne kadar homologasyon, tescil, garanti ve servis desteği sağlayabileceğini iddia etse de bu araçlar resmî Avrupa bayii ağının kapsamına girmiyor. Sensörler, kameralar ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle donatılmış modern elektrikli araçların Çin dışındaki yetkili servisler tarafından bakımının yapılamaması; yazılım, teşhis ve yedek parça konularında büyük soru işaretleri yaratıyor. Audi AG, bu modellerin Çin dışındaki ülkelerde resmi kanallarla ihraç edilmediğini ve yetkili servislerin bu araçlara müdahale edemeyeceğini belirtiyor. İthalatçının web sitesinden söz konusu AUDI modellerini kaldırması dikkat çekerken, şirketin diğer Çinli markaların satışına devam ettiği gelen bilgiler arasında.

Audi Kendi Ürettiği Araçlara Karşı Savaş Açtı: Peki Sebebi Ne?

İkinci Elde Alınabilecek 5 Motor ve Otomatik Şanzıman

Özellikle yüksek kilometrelere ulaşmış araçlarda bazı motor ve otomatik şanzımanlar, dayanıklılıklarıyla öne çıkmayı başarıyor. Bunlardan bir kısmına bugün hâlâ ikinci el araçlarda rastlıyoruz. Peki ikinci el araç alırken hangi motor ve otomatik şanzımana öncelik vermeliyiz? İşte beraber kusursuz bir uyum yakalayan, en iyi motor ve şanzımanlar... Honda 1.6 i-VTEC R16 + 5 İleri Otomatik Şanzıman Honda'nın R16 motoru, özellikle Civic FD6 ile Türkiye'deki ikinci el pazarında kendine sağlam bir yer edindi. Atmosferik yapısı ve mekanik altyapısı, yüksek kilometredeki motoru değerlendirmek isteyenler için iyi bir seçenek sunuyor. Bu kombinasyonun asıl güçlü tarafı ise iki tarafta da gereksiz karmaşıklığın bulunmaması. Ancak yine de belirtmeliyiz ki 200 bin kilometreyi geçmiş bir araçta sadece motor ve şanzımana güvenmek doğru olmaz. LPG'li kullanımlarda periyodik supap ayarı geçmişinin tam olması kritik önem taşıyor. Bununla birlikte düzenli yağ değişimi, soğutma sistemi bakımları ve otomatik şanzımanın geçiş hissi mutlaka kontrol edilmeli. Toyota 1.6 VVT-i 1ZR-FE + Aisin U341E Otomatik Şanzıman Toyota'nın 1ZR motor ailesi yüksek kilometre konusunda adından söz ettirirken U341E de klasik tork konvertörlü otomatik şanzıman yapısıyla öne çıkıyor. Günümüzdeki çok vitesli otomatikler kadar hızlı ve ekonomik olmasa da mekanik yapısının sade olması yüksek kilometrede büyük bir avantaj sağlıyor. Bu noktada en kritik detay ise Türkiye pazarında sık karşılaşılan ve sorun çıkarmaya yatkın olan tek kavramalı MMT robotize şanzımanla karıştırmayıp tam otomatik Aisin U341E versiyonunu tercih etmektir. PSA 2.0 HDi + Aisin TF-80SC Otomatik Şanzıman Yüksek kilometre konusunda kendini kanıtlamış dizel motor ailelerinden biri de 2.0 HDi. Peugeot ve Citroen'in farklı modellerinde kullanılan bu motor, düzenli bakımla yüksek kilometrelere ulaşabilmesiyle meşhur. Ancak bu ikilide dizel motorun sağlamlığına güvenip DPF, EGR, turbo ve enjektörleri görmezden gelmemek lazım. Aynı şekilde TF-80SC'nin yağ değişimi ve çalışma sıcaklığı da önemli. Yani bu kombinasyon için doğrudan “bozulmaz” diyemeyiz ama bakımlı örneği bulunduğunda güçlü bir ikinci el alternatifi olduğunu da unutmamak gerek. Honda 2.2 i-DTEC + 5 İleri Otomatik Şanzıman Honda'nın dizel motor tarafındaki 2.2 i-DTEC de uzun ömürlü motorlar arasına girebilir. Özellikle Accord ve CR-V gibi modellerde kullanılan bu motor, yüksek tork üretmesine rağmen 5 ileri otomatik şanzımanla da sunuldu. Honda'nın Accord teknik bilgilerinde 2.2 i-DTEC'in 5 ileri otomatikle eşleştirildiği açıkça görülüyor. Bu kombinasyonda motor ve şanzımanın dayanıklılığı tek başına yeterli değil. Dizel partikül filtresi, EGR, turbo ve yakıt sistemi yüksek kilometrede ayrıca incelenmeli; şanzımanda ise doğru ATF kullanımı ve geçmiş bakım kayıtları sorgulanmalıdır. Ayrıca 2.2 litrelik yüksek motor hacminden kaynaklanan yıllık MTV maliyeti ile 1.6 dizellere kıyasla parça tedarik süreçleri de alım öncesinde mutlaka hesaba katılmalıdır. Hyundai/Kia 1.6 MPI G4FC/G4FG + 6 İleri Otomatik Şanzıman Hyundai ve Kia'nın 1.6 MPI Gamma motorları, turbo ve direkt enjeksiyon gibi daha karmaşık sistemlere sahip olmayan atmosferik yapılarıyla ikinci elde dikkat çeken seçenekler arasında. G4FC ve daha sonra gelen G4FG, farklı Hyundai ve Kia modellerinde kullanıldı. Bazı uygulamalarda motorlar 6 ileri tam otomatik şanzımanlarla eşleştirildi. Ağır trafik koşullarına son derece dayanıklı olan bu ikilide, sadece yüksek kilometreli örneklerde şanzıman yağı değişim geçmişi ve LPG kaynaklı supap durumu kontrol edilmelidir.

İkinci Elde Alınabilecek En İyi 5 Motor ve Otomatik Şanzımanlar

Elektrikli Araçların Yangın Riskini Artıran ve Azaltan Faktörler

Geleneksel motorlu araçlarla kıyaslandığında elektrikli araçlar, yangın faktörü açısından oldukça riskli bir konumda. Özellikle yangın haberleriyle gündeme gelmelerinden sonra birçok insan bu riski neyin etkilediğini öğrenmek istiyor. Öyleyse gelin birlikte elektrikli araçlarda yangın riskini artıran faktörlere bakalım. Elektrikli araçlarda yangın riskini etkileyen faktörler Yangın riskini artıran faktörlere değinmeden önce elektrikli araçların kalbi olan ve genellikle yangının çıktığı yer olarak bilinen lityum-iyon pillerden bahsetmek gerek. Bilindiği üzere piller, her bir hücre; pozitif elektrot (katot), negatif elektrot (anot), aralarında bulunan ayırıcı (separator) ve elektrolitten oluşuyor. Şarj ve deşarj sırasında lityum iyonları bu katmanlar arasında hareket ederek enerji üretiyor. Ancak bu sistemde arıza durumunda termal kaçak dediğimiz zincirleme reaksiyon oluşabiliyor. Bu sisteme göre ısı, dağılarak kontrolsüz bir şekilde yükseliyor ve yanmayı tetikliyor. Bu durum, elektrikli araçlardaki yangınlarda başat faktörken bunun yanında yangını tetikleyen başka faktörler de bulunuyor. Her elektrikli araç aynı risk profiline sahip değildir. Burada bir genelleme yaparak her elektrikli araç için aynı faktörleri sıralamak, doğru bir yaklaşım olmaz. Çünkü her aracın risk profili birbirinden farklıdır. Ama yangın tehlikesini her araçta da artıran bazı temel etkenler vardır. 1- Bataryanın fiziksel olarak hasar alması Araçların tabanına epey korunaklı bir çerçeveyle yerleştirilen batarya paketleri, yoldan sert bir cisimle alt muhafazanın delinmesiyle ya da bir kazada hücre içindeki devreler tetiklenebilir. Bu da daha önce bahsettiğimiz “termal kaçak” olayını doğurabilir. Üstelik bu, günler sonra bile ortaya çıkabilir. 2- Çeşitli üretim hataları Hücre içindeki ayırıcı tabakanın kusurlu olması veya üretim aşamasında içeriye kaçan yabancı maddeler, binlerce hücre arasından sadece bir tanesinin bile arızalanmasına ve zincirleme reaksiyona yol açmasına neden olabilir. 3- Çevresel koşullar ve sıcaklık Hava koşullarının aşırı sıcak ve soğuk olması, bataryanın sağlığını etkileyebiliyor. Aşırı sıcak hava, kimyasal parçalanmayı hızlandırırken; aşırı soğuk hava pilin zorlanmasına ve şarj esnasında normalden fazla ısı üretmesine yol açabiliyor. 4- Su teması Araçların yağmur suyuna maruz kalmasında hiçbir sorun yoktur. Fakat batarya tamamen suya -özellikle tuzlu suya- maruz kalırsa, yüksek voltaj ve kısa devre riski ciddi şekilde artabilir. 5- Aşırı şarj etme ve donanım arızaları Bataryanın kapasitesinin üzerine çıkacak şekilde uzun süre zorlanması veya arızalı/standart dışı şarj ekipmanlarının kullanılması hücre yapısını bozarak tehlikeli ısıl stresler yaratabilir. Yangın riski nasıl kontrol altına alınır? Otomotiv üreticileri ve uzmanlar, yangın riskinin önüne geçmek için çok katmanlı güvenlik duvarları kullanır. İşte kullanılan bu sistemler: Batarya Yönetim Sistemi (BMS): Aracın beyni olan BMS, hücre sıcaklıklarını, voltajı ve akımı saniyenin kesirleriyle takip eder. En ufak bir anormallikte gücü sınırlar veya tehlikedeki hücreyi devre dışı bırakır. Gelişmiş Termal Yönetim ve Sıvı Soğutma: Batarya paketlerinde yer alan aktif sıvı soğutma kanalları, ister yokuş tırmanın ister hızlı şarj yapın, hücreleri ideal sıcaklık bandında tutarak ısınma krizlerini engeller. Çarpışma Sonrası Güvenlik Mekanizmaları: Modern araçlar, kaza anını algıladığı anda yüksek voltaj sistemini saniyeler içinde izole ederek ana devreyi otomatik olarak keser. LFP Batarya Kimyası: Günümüzde yaygınlaşan LFP (Lityum Demir Fosfat) kimyası, geleneksel NMC pillere kıyasla termal kaosa karşı çok daha dirençlidir ve yüksek sıcaklıklara dayanım eşiği çok daha yüksektir. Hücreler Arası Yalıtım (Thermal Propagation Koruması): Tek bir hücre arızalansa bile, mühendisler ısı bariyerleri ve özel yalıtımlar sayesinde bu enerjinin komşu hücrelere sıçramasını geciktirir veya tamamen engeller.

Erken Önlem Hayat Kurtarır: Elektrikli Araçlarda Yangın Riskini Tetikleyen 5 Durum

YouTube İzleme Geçmişi Nasıl Kapatılır?

YouTube'da hesabınız açıkken izlediğiniz videolar, ilgili geçmiş ayarı etkin olduğu sürece kaydediliyor. Bu kayıtlar daha önce açtığınız bir videoya tekrar ulaşmayı kolaylaştırırken platformun size göstereceği içerikleri kişiselleştirmesinde de kullanılıyor. YouTube izleme geçmişi kapatma işlemini yaptığınızda ise bundan sonra açacağınız videoların geçmişe eklenmesini durdurabilirsiniz. Burada geçmişi kapatmak ile silmek aynı anlama gelmiyor. Kayıt özelliğini devre dışı bırakmanız eski videoları listeden kaldırmıyor, yalnızca yeni izleme etkinliklerinin kaydedilmesini engelliyor. Bilgisayarda YouTube'un izlediklerinizi kaydetmesini durdurun Bilgisayarda YouTube izleme geçmişini kapatmak için Google hesabınızdaki YouTube Geçmişi kontrollerini kullanabilirsiniz. Bu bölüm yalnızca geçmişi görüntülemek için değil, hangi YouTube etkinliklerinin hesabınıza kaydedileceğini belirlemek için de kullanılıyor. İzlediğiniz videoların kaydedilmesini durdurmak için şu adımları takip edebilirsiniz: Google hesabınızdaki YouTube Geçmişi sayfasını açın. YouTube'da kullandığınız hesapla oturum açtığınızdan emin olun. Kontroller bölümüne geçin. YouTube geçmişi ayarlarını bulun. İzlediğiniz YouTube videolarını dahil edin seçeneğinin işaretini kaldırın. Ekrana gelen uyarıyı kontrol ederek değişikliği onaylayın. Bu yöntemin önemli tarafı, arama geçmişinizi açık bırakabilmeniz. Google'ın YouTube Geçmişi kontrollerinde izlenen videolar ile YouTube'da yapılan aramalar için ayrı seçenekler bulunuyor. Dolayısıyla yalnızca izlediğiniz videoların kaydedilmesini istemiyorsanız arama geçmişini de kapatmanız gerekmiyor. YouTube geçmişinin tamamını durdurmayı tercih ederseniz aynı sayfadaki genel geçmiş kontrolünü kullanabilirsiniz. Bu durumda YouTube'daki etkinliklerin kaydedilmesine yönelik daha geniş bir değişiklik yapmış olursunuz. Yalnızca video kayıtlarını durdurmak isteyenler için alt seçenekleri ayrı ayrı kontrol etmek daha doğru. Ayar kapatıldıktan sonra izlediğiniz yeni videolar geçmiş listenize eklenmez. Örneğin daha sonra Geçmiş sayfasına girdiğinizde bu süre içerisinde izlediğiniz içerikleri burada bulamayabilirsiniz. Bir içeriğin adını hatırlamıyorsanız ve geçmiş kaydı kapalıyken izlediyseniz YouTube geçmişinden geriye dönüp bulma imkânınız olmayabilir. Fikrinizi değiştirdiğinizde aynı bölüme dönerek izlenen videoların kaydedilmesini yeniden açabilirsiniz. Bundan sonraki izlemeler tekrar geçmişe eklenmeye başlar. Telefonda izleme geçmişi nereden kapatılıyor? YouTube izleme geçmişini kapatmak için bilgisayara geçmeniz gerekmiyor. Android ve iPhone'daki YouTube uygulaması üzerinden Google hesabınızın geçmiş kontrollerine ulaşabilirsiniz. Mobil uygulamada şu yolu takip edin: YouTube uygulamasını açın. Profil resminize dokunun. Ayarlar bölümüne girin. Tüm geçmişi yönet seçeneğini açın. Üst taraftaki Kontroller sekmesine geçin. İzlediğiniz YouTube videolarını dahil edin seçeneğinin işaretini kaldırın. Değişikliği onaylayın. iPhone ve iPad'de de YouTube geçmişi Google hesabının etkinlik kontrolleri üzerinden yönetilebiliyor. İlgili ayarı kapattığınızda aynı Google hesabıyla yaptığınız yeni izleme etkinliklerinin geçmişe kaydedilmesi duruyor. Burada cihazdan çok hesap ayarını değiştirdiğinizi unutmamak gerekiyor. Google, YouTube geçmişini Google hesabınızın etkinlik kontrollerinden biri olarak yönetiyor. Dolayısıyla aynı hesabı kullandığınız cihazlardaki YouTube geçmişi davranışı bu tercihten etkilenebiliyor. Geçmiş kaydını daha sonra yeniden etkinleştirmek isterseniz aynı menüye dönmeniz yeterli. İzlediğiniz YouTube videolarını dahil edin seçeneğini yeniden işaretlediğinizde bundan sonraki videolar geçmişe kaydedilmeye devam eder. İzleme geçmişinin kapalı olduğu dönemde açtığınız videolar ise ayarı sonradan etkinleştirdiğiniz için geçmişe geriye dönük şekilde eklenmez. Kayıt yalnızca özellik açıkken gerçekleşen yeni etkinlikler için devam eder. Geçmişi kapattıktan sonra listenize baktığınızda eski videoları hâlâ görmeniz ise bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Çünkü YouTube izleme geçmişini kapatmak, daha önce kaydedilmiş içerikleri otomatik olarak silmiyor. Geçmişi kapatınca eski kayıtlar ne oluyor? YouTube izleme geçmişini kapattıktan sonra Geçmiş sayfasına girdiğinizde daha önce izlediğiniz videolarla karşılaşmaya devam edebilirsiniz. Bunun nedeni kapatma ve silme işlemlerinin farklı görevleri yerine getirmesi. İzleme geçmişini kapatmak, özellik devre dışı olduğu sürede açtığınız yeni videoların geçmişe kaydedilmesini engelliyor. Daha önce kaydedilmiş videolar ise hesabınızda kalmaya devam ediyor. Eski kayıtların da kaldırılmasını istiyorsanız bunları ayrıca silmeniz gerekiyor. YouTube geçmişini yönetirken temel olarak üç farklı seçenekle karşılaşabilirsiniz: Geçmişi kapatma: Yeni izlediğiniz videoların kaydedilmesini durdurur. Geçmişi silme: Daha önce kaydedilmiş etkinlikleri kaldırır. Otomatik silme: Belirlediğiniz süreden eski etkinlikleri düzenli olarak temizler. Bu ayrım sayesinde bütün geçmişinizi silmeden yeni kayıtların oluşmasını engelleyebilirsiniz. Tersi de mümkün. Eski kayıtları temizledikten sonra geçmiş özelliğini açık bırakırsanız bundan sonra izlediğiniz videolar yeniden kaydedilmeye başlar. Geçmişinizde bulunan eski bir videoyu kaldırmak istiyorsanız bütün kayıtları temizlemeniz de şart değil. İlgili içeriği tek başına silebilirsiniz. Fakat bu işlemleri daha önce ele aldığımız geçmiş silme yöntemleriyle karıştırmamak gerekiyor. Ana sayfadaki öneriler değişebilir YouTube izleme geçmişini kapatmanın etkisi yalnızca Geçmiş sayfasıyla sınırlı kalmıyor. Platform, izleme geçmişini size hangi videoların önerileceğini belirlemek için kullandığı sinyallerden biri olarak değerlendiriyor. Bu nedenle geçmiş kaydını kapattığınızda izlediğiniz yeni videolar önerilerin şekillenmesine aynı şekilde katkıda bulunmayabilir. Uzun süre boyunca geçmişi kapalı tutarsanız YouTube'un ilgi alanlarınızı izleme etkinliklerinden anlaması da zorlaşabilir. Daha belirgin değişiklik ise yeterli geçmişi bulunmayan hesaplarda ortaya çıkıyor. YouTube, önemli düzeyde önceki izleme geçmişi bulunmayan ve geçmiş ayarı kapalı olan hesaplarda ana sayfa önerileri gibi izleme geçmişine dayanan özelliklerin devre dışı bırakılabileceğini belirtiyor. Böyle bir durumda YouTube ana sayfası alıştığınız kişiselleştirilmiş video akışından daha sade görünebilir. Arama çubuğu ve sol taraftaki menü gibi temel gezinme seçenekleri kullanılmaya devam ederken geçmişe dayanan öneriler gösterilmeyebilir. Bu durum hesabınızda teknik bir sorun bulunduğu anlamına gelmiyor. İzleme geçmişini yeniden etkinleştirip video izlemeye başladığınızda platform yeni etkinliklerden tekrar yararlanabilir. Geçmişi yalnızca birkaç içerik için kapatmayı düşünüyorsanız bu nedenle sürekli ayar değiştirmeniz şart değil. YouTube'un mobil uygulamasında bunun için daha pratik bir seçenek bulunuyor. Birkaç video için geçmişi kapatmanıza gerek yok Normalde izleme geçmişinizi kullanmak istiyor fakat belirli bir oturumdaki videoların hesabınıza kaydedilmesini istemiyorsanız Gizli modu tercih edebilirsiniz. Bu özellik, YouTube'u hesabınızdan çıkış yapmışsınız gibi kullanmanıza imkân tanıyor. Android'deki YouTube uygulamasında Gizli modu açmak için profil resminize dokunduktan sonra Gizli modu aç seçeneğini kullanabilirsiniz. Gizli mod etkin olduğunda ekranın alt tarafında bu modu kullandığınızı belirten bir hatırlatma görünüyor. Bu oturumdaki arama geçmişi hesabınıza kaydedilmiyor ve izlediğiniz içerikler hesabınızın izleme geçmişine eklenmiyor. Gizli oturumun kendine ait bir yapısı bulunduğu için abonelikleriniz gibi hesabınıza bağlı bazı özellikleri kullanmaya çalıştığınızda YouTube sizden Gizli modu kapatmanızı isteyebilir. Gizli modda 90 dakikadan uzun süre işlem yapılmazsa oturum otomatik olarak sona eriyor. Ardından YouTube uygulamasına döndüğünüzde daha önce kullandığınız hesaba geri dönüyorsunuz. Bu seçenek, geçici kullanımlarda bütün izleme geçmişini kapatmaktan daha pratik olabilir. Söz gelimi normalde ilgilenmediğiniz bir konu hakkında birkaç video izleyecekseniz Gizli modu açıp oturumun ardından normal kullanımınıza dönebilirsiniz. YouTube izleme geçmişi kapatma özelliği ise daha uzun süre boyunca hiçbir yeni videonun hesabınıza kaydedilmesini istemediğiniz durumlara uygun. Geçmişi yeniden kullanmak istediğinizde aynı hesap kontrollerine dönüp video kayıtlarını tekrar etkinleştirmeniz yeterli. Böylece geçmişi tamamen silmek zorunda kalmadan YouTube'un hangi dönemlerde izlediklerinizi hatırlayacağını kendiniz belirleyebilirsiniz.

YouTube İzlediklerinizi Kaydetmesin! İzleme Geçmişini Böyle Kapatabilirsiniz

Instagram Aktiflik Durumu Nasıl Kapatılır?

Instagram'da mesajlarınızı kontrol etmek için uygulamayı açtığınızda diğer kullanıcılar çevrim içi olduğunuzu görebilir. Benzer şekilde uygulamadan çıktıktan sonra en son ne zaman aktif olduğunuza ilişkin bir bilgi de mesajlar bölümünde yer alabilir. Her Instagram kullanıcısı bu bilgilerin görünmesini istemeyebilir. Instagram aktiflik durumu kapatma ayarı, çevrim içi olduğunuzu gösteren hareket bilgilerini gizlemenize imkân tanıyor. Ayarı birkaç dokunuşla değiştirebilirsiniz ancak kapattığınızda yalnızca kendi durumunuz gizlenmiyor. Başka hesapların aktiflik bilgilerini görme şekliniz de değişiyor. Instagram aktiflik durumu nereden kapatılır? Instagram'daki aktiflik bilgisi profilinizde değil, mesajlaşmayla ilgili gizlilik seçenekleri içerisinde yönetiliyor. Uygulamanın güncel sürümünde menülerin konumu zaman zaman değişebildiği için ayarın adı aynı kalsa bile ulaşmak için izlediğiniz yol farklı görünebilir. Instagram aktiflik durumunu kapatmak için şu adımları uygulayabilirsiniz: Instagram uygulamasını açın. Sağ alt köşedeki Profil simgesine dokunun. Sağ üst köşedeki Menü simgesini açın. Mesajlar ve hikâye yanıtları bölümüne girin. Hareket durumunu göster seçeneğini açın. Aktiflik durumunuzu gösteren ayarı kapatın. Varsa birlikte aktif olduğunuz zamanı gösteren ikinci hareket durumu seçeneğini de tercihinize göre kapatın. Ayarı bulmakta zorlanırsanız Instagram'ın ayarlar bölümündeki arama alanından "hareket durumu" ifadesini arayabilirsiniz. Böylece menüler arasında tek tek dolaşmanız gerekmez. Birden fazla Instagram hesabınız varsa ayarı her hesap için kontrol edin. Kişisel hesabınızda aktifliği kapatmanız, kullandığınız diğer profilin ayarını otomatik olarak değiştirmeyebilir. Aktiflik durumunu kapatınca ne değişir? Instagram'da hareket durumunu açık bıraktığınızda mesajlaştığınız veya belirli etkileşimlerde bulunduğunuz kişiler, uygulamayı kullanıp kullanmadığınıza ilişkin bazı bilgiler görebilir. Mesajlar ekranındaki profil fotoğrafınızın yanında beliren yeşil nokta bunlardan biri. Uygulamayı o anda kullanıyorsanız Şimdi aktif benzeri bir ifade görülebilir. Instagram'dan çıktıktan sonra ise ne kadar süre önce aktif olduğunuza ilişkin bilgi mesajlaşma alanında gösterilebilir. Hareket durumunu kapattığınızda bu bilgiler diğer kullanıcılar için gizlenir. Böylece Instagram'ı açmanız, Reels izlemeniz veya mesajlarınızı kontrol etmeniz karşı tarafa aktiflik bilgisi olarak gösterilmez. Ayarı kapatmak hesabınızı gizli hesaba dönüştürmez. Gönderilerinizin kimler tarafından görüleceği, takipçileriniz veya mesaj alma tercihleriniz de yalnızca aktiflik durumunu değiştirdiğiniz için farklılaşmaz. Mesajlarınızın okunma durumunu da aktiflik bilgisiyle karıştırmamak gerekiyor. Bir kişinin sizin çevrim içi olduğunuzu görememesi, mesajlaşmayla ilgili diğer gizlilik ayarlarının otomatik olarak değiştiği anlamına gelmez. Bunlar Instagram içerisinde ayrı seçeneklerle yönetilebilir. Aktifliği kapatırsanız başkalarının son görülmesini görebilir misiniz? Instagram aktiflik durumunun önemli özelliklerinden biri karşılıklı çalışması. Kendi hareket durumunuzu diğer kullanıcılardan gizlediğinizde siz de başka hesapların ne zaman aktif olduğunu göremeyebilirsiniz. Daha önce mesajlar bölümünde arkadaşınızın profil fotoğrafının yanında gördüğünüz yeşil nokta veya son aktiflik bilgisi ayarı kapattıktan sonra görünmeyebilir. Dolayısıyla hareket durumunu kapatırken yalnızca kendi görünürlüğünüzü değiştirmediğinizi bilmeniz gerekiyor. Bu durum karşı tarafın aktiflik ayarından da kaynaklanabilir. Bir kişinin son görülmesini göremiyorsanız bunun tek açıklaması sizin hareket durumunuzu kapatmış olmanız değildir. Karşıdaki kullanıcı da kendi aktiflik bilgisini gizlemiş olabilir. Son aktiflik bilgisinin görünmemesi kişinin sizi engellediği anlamına da gelmez. Aktiflik ayarları, hesap engelleme ve kısıtlama gibi Instagram'ın diğer gizlilik araçlarından ayrı çalışıyor. Çevrim içi bilgilerini takip etmeyi zaten kullanmıyorsanız bu karşılıklı görünürlük sizin için büyük bir değişiklik yaratmayabilir. Ancak arkadaşlarınızın ne zaman çevrim içi olduğunu kontrol ediyorsanız hareket durumunu kapattıktan sonra bu bilgilerin de kaybolabileceğini hesaba katın. Instagram aktiflik kapalıyken neden çevrim içi görünebilirsiniz? Hareket durumunu kapattığınız hâlde bir arkadaşınız hâlâ sizi aktif gördüğünü söylüyorsa ilk olarak ayarın doğru Instagram hesabında değiştirildiğinden emin olun. Telefonda birkaç hesap açık olduğunda bir profilde yaptığınız değişikliği diğer hesap için de geçerli sanmak kolay. Instagram'ı tamamen kapatıp yeniden açmayı da deneyebilirsiniz. Uygulamadaki bir ayarın karşı taraftaki ekrana yansıması her zaman aynı saniyede gerçekleşmeyebilir. Arkadaşınızın mesajlar ekranında eski hareket bilgisi kısa süreliğine kalmış olabilir. Instagram'ın güncel sürümünü kullanmak da önemli. Uzun zamandır uygulamayı güncellemediyseniz App Store veya Google Play üzerinden yeni bir sürüm bulunup bulunmadığını kontrol edin. Hesabınızı telefondan başka cihazlarda da kullanıyorsanız açık oturumlarınızı gözden geçirebilirsiniz. Güvenlik ayarlarından hesabınıza giriş yapılmış cihazları incelemek, tanımadığınız bir oturum olup olmadığını anlamanıza da yardım eder. Ayarı tekrar açıp birkaç saniye bekledikten sonra yeniden kapatmak, geçici bir uygulama hatası olduğunu düşündüğünüz durumlarda denenebilecek başka bir yöntem. Sorun yalnızca bir kişinin ekranında görülüyorsa karşı tarafın uygulamasının eski bilgiyi göstermesi ihtimalini de göz ardı etmeyin. Instagram aktiflik durumu yeniden nasıl açılır? Aktiflik durumunu gizledikten sonra fikrinizi değiştirirseniz işlemi kolayca geri alabilirsiniz. Instagram'da kalıcı olarak çevrim dışı görünmek zorunda değilsiniz. Profilinizden Menü bölümünü açıp mesaj ve hikâye yanıtlarıyla ilgili ayarlara yeniden girin. Hareket durumunu göster seçeneğini etkinleştirdiğinizde aktiflik bilgileriniz, Instagram'ın görünürlük koşullarına bağlı olarak tekrar gösterilmeye başlar. Ayarı yeniden açmanız eski mesajlarınızı veya konuşmalarınızı etkilemez. Yalnızca hareket durumunuzun diğer kullanıcılar tarafından görülüp görülemeyeceğini değiştirirsiniz. Karşılıklı görünürlük nedeniyle daha önce göremediğiniz aktiflik bilgileri de yeniden karşınıza çıkabilir. Aktiflik durumunu ne zaman açık tutacağınıza ilişkin tek bir doğru tercih yok. Instagram'ı mesajlaşmak için yoğun kullanıyorsanız çevrim içi bilgisinin görünmesi iletişimi kolaylaştırabilir. Uygulamayı açtığınız her anın başkaları tarafından bilinmesini istemiyorsanız hareket durumunu kapalı bırakabilirsiniz. Gizlilik tercihiniz zaman içinde değişirse aynı menüden ayarı tekrar düzenlemeniz yeterli. Böylece Instagram hesabınızda başka bir değişiklik yapmadan yalnızca çevrim içi görünürlüğünüzü kontrol etmiş olursunuz.

Instagram Aktiflik Durumu Nasıl Kapatılır?

ChatGPT'ye Gmail Nasıl Bağlanır?

Gelen kutunuzda aylar önce gönderilmiş bir e-postayı bulmak veya uzun bir yazışmada konuşulanları yeniden okumak zaman alabiliyor. ChatGPT'nin Gmail bağlantısı, desteklenen özellikler kapsamında e-postalarınızla doğrudan sohbet üzerinden çalışmanıza imkân tanıyor. Böylece her mesajı Gmail'den kopyalayıp ChatGPT'ye taşımanız gerekmiyor. ChatGPT'ye Gmail bağlama işlemi Google hesabınız üzerinden verilen yetkilendirmeyle gerçekleştiriliyor. Bağlantı tamamlandıktan sonra ChatGPT'den e-postalarınızı bulmasını veya içeriklerinden yararlanmasını isteyebilirsiniz. Kullanabileceğiniz işlevler hesabınıza, planınıza, bölgenize ve çalışma alanı ayarlarınıza göre farklılık gösterebilir. ChatGPT'ye Gmail nasıl bağlanır? ChatGPT'de Gmail kullanabilmek için öncelikle Google hesabınızı bağlamanız gerekiyor. Güncel ChatGPT arayüzünde bağlantılar Eklentiler veya hesabınızda hâlâ gösteriliyorsa Uygulamalar üzerinden yönetilebiliyor. ChatGPT'ye Gmail bağlamak için şu adımları izleyin: ChatGPT'yi açın ve hesabınıza giriş yapın. Eklentiler bölümünü açın. Hesabınızda Uygulamalar seçeneği görünüyorsa bu bölümü de kullanabilirsiniz. Gmail'i içeren Google bağlantısını bulun. Gösteriliyorsa eklentiyi yükleyin ve Bağlan seçeneğine tıklayın. Kullanmak istediğiniz Google hesabıyla oturum açın. Google tarafından gösterilen erişim ve izinleri inceleyin. Gerekli izinleri onaylayarak bağlantıyı tamamlayın. ChatGPT'ye dönerek Gmail'i desteklenen sohbetlerde kullanmaya başlayın. Birden fazla Google hesabınız varsa e-postalarının bulunduğu doğru hesabı seçtiğinizden emin olun. Kişisel Gmail hesabınızı bağlamanız, yalnızca iş hesabınızın erişebildiği içeriklere erişim sağlamaz. Google'ın yetkilendirme ekranında hangi hizmetler için erişim istendiğini görebilirsiniz. Gerekli izinleri vermediğinizde Gmail'in bazı işlevleri çalışmayabilir veya bağlantı tamamlanmayabilir. Gmail'i bağladıktan sonra ChatGPT ile neler yapılabilir? Gmail bağlantısının amacı yalnızca hesabınızı ChatGPT'ye eklemek değil. Bağlantıyı kurduktan sonra desteklenen özellikleri sohbet sırasında kullanarak e-postalarınız üzerinde çalışabilirsiniz. Mesela belirli bir kişiden gelen yakın tarihli mesajları bulmasını veya belirli bir konuyla ilgili e-postaları araştırmasını isteyebilirsiniz. Uzun bir e-posta zincirindeki bilgileri tek tek okumak yerine yazışmanın içeriğini özetletmek de kullanım seçenekleri arasında. ChatGPT'ye “Geçen hafta gelen proje e-postalarındaki yapılacak işleri özetle” gibi bir talep verebilirsiniz. İsteğiniz yeterince açık değilse hangi Gmail hesabını veya hangi e-postaları kullanması gerektiğini belirtmeniz gerekebilir. Bağlı uygulamaların yapabilecekleri yalnızca uygulamanın kendisine değil, hesabınız için sunulan yeteneklere ve verilen izinlere de bağlı. Bazı bağlantılar bilgi arama ve okuma ağırlıklı çalışırken desteklenen uygulama eylemleri dış hizmet üzerinde işlem gerçekleştirebilir. Böyle bir işlem yapılacaksa ChatGPT sizden ayrıca onay isteyebilir. Gmail bağlantısı bu yönüyle gelen kutusunun ChatGPT içerisine taşınmış ayrı bir kopyası gibi düşünülmemeli. Siz ne yapmak istediğinizi doğal dille yazarsınız, ChatGPT de bağlantının izin verdiği kapsamda ilgili Gmail içeriğiyle çalışır. ChatGPT Gmail'deki tüm e-postalara erişebilir mi? Gmail'i bağlarken Google hesabınızda bir yetkilendirme ekranı açılır. Burada ChatGPT bağlantısının hangi hizmetlere ve izinlere ihtiyaç duyduğu gösterilir. Onay vermeden önce bu izinleri inceleyebilirsiniz. ChatGPT'ye Gmail bağlamak için Google hesabınızın parolasını doğrudan ChatGPT'ye vermeniz gerekmez. Google hesabıyla oturum açma ve izin verme işlemleri Google'ın yetkilendirme sistemi üzerinden yürütülür. Bağlantının erişebileceği içerik, seçtiğiniz Google hesabının zaten sahip olduğu erişimle sınırlıdır. Bir Gmail hesabını bağlamak başka Google hesaplarındaki e-postaları otomatik olarak kullanılabilir hâle getirmez. İş veya okul tarafından verilen bir Google Workspace hesabında durum biraz farklı olabilir. Kuruluş yöneticiniz harici uygulamaların hangi verilere erişebileceğini kısıtlayabilir veya belirli izinlerin önceden onaylanmasını zorunlu tutabilir. Kişisel hesabınızda çalışan bir bağlantının kurumsal hesabınızda kullanılamamasının sebeplerinden biri bu olabilir. Bağlı Google uygulamalarından doğrudan alınan verilerin genelleştirilmiş OpenAI modellerinin eğitimi için kullanılmasına ilişkin ayrı veri kontrolleri de bulunuyor. Gmail bağlantısının kapsamını değerlendirirken Google yetkilendirme ekranında gösterilen izinlerle ChatGPT'deki veri ve kişiselleştirme ayarlarını ayrı ayrı inceleyebilirsiniz. ChatGPT'de Gmail seçeneği görünmüyorsa ne yapılabilir? Gmail'i bağlamak isteyen herkesin arayüzünde birebir aynı seçeneklerin görünmesi beklenmemeli. ChatGPT'deki uygulama ve eklenti özelliklerinin kullanılabilirliği plan, bölge, çalışma alanı, rol, model ve kullanılan arayüze göre değişebiliyor. Temmuz 2026'da yapılan değişiklikle uygulama dizini Eklenti dizinine taşındı. Bu nedenle eski anlatımlarda gördüğünüz yalnızca “Ayarlar > Uygulamalar” yolunu kendi hesabınızda bulamayabilirsiniz. Yeni bağlantıları keşfetmek için Eklentiler bölümünü kontrol edin. Mevcut uygulama bağlantıları ise bu değişiklikten etkilenmeden kullanılmaya devam edebiliyor. Gmail veya ilgili Google bağlantısı görünmüyorsa önce doğru ChatGPT hesabında olduğunuzu kontrol edin. Mobil uygulama kullanıyorsanız güncel sürüme geçip web arayüzünde de aynı seçeneğin bulunup bulunmadığına bakabilirsiniz. Kurumsal bir ChatGPT çalışma alanındaysanız yönetici ayarları da devreye girer. Eklentinin kurulması veya Gmail bağlantısının kullanılabilmesi için çalışma alanı yöneticisinin izin vermesi gerekebilir. Google Workspace yöneticisi de istenen Google izinlerini sınırlandırabilir. Bağlan düğmesinin pasif olması da her zaman teknik bir hata olduğu anlamına gelmez. Hesap, bölge veya yönetici kısıtlamaları nedeniyle bağlantı kullanıma kapalı olabilir. Gmail bağlantısı ChatGPT'den nasıl kaldırılır? Gmail'i bir süre kullandıktan sonra ChatGPT'nin hesabınıza erişmesini istemiyorsanız bağlantıyı kaldırabilirsiniz. Bunun için Google hesabınızı tamamen silmeniz veya ChatGPT hesabınızdan çıkış yapmanız gerekmez. ChatGPT'de Ayarlar bölümünü açın ve hesabınızda gösterilen Uygulamalar veya Eklentiler bölümüne gidin. Gmail'in bağlı olduğu uygulama ya da eklentiyi seçin. Bağlı hesaplar gösteriliyorsa kaldırmak istediğiniz hesabın yanındaki seçenekler menüsünü açarak Bağlantıyı kes seçeneğini kullanabilirsiniz. Arayüze göre bağlantı ayarı doğrudan uygulamanın sayfasında da gösterilebilir. Birden fazla Google hesabı bağladıysanız yalnızca kullanmak istemediğiniz hesabın bağlantısını kesebilirsiniz. Son bağlı hesabın kaldırılması, ilgili eklentinin yüklü listenizdeki durumunu da etkileyebilir. Bağlantıyı kesmek Gmail hesabınıza ChatGPT üzerinden gelecekte yapılacak erişimi durdurur ancak daha önce oluşturduğunuz ChatGPT konuşmalarını otomatik olarak silmez. Gmail'den alınan bilgilerle daha önce yaptığınız sohbetleri de kaldırmak istiyorsanız bunları ayrıca yönetmeniz gerekir. Gmail bağlantısını kalıcı bir karar olarak düşünmek zorunda değilsiniz. İhtiyacınız olduğunda hesabınızı bağlayıp e-postalarınızla çalışabilir, daha sonra bağlantıyı kaldırabilirsiniz. Asıl kontrol edilmesi gereken bölüm, bağlantı kurulurken hangi Google hesabının seçildiği ve hangi izinlerin verildiği.

ChatGPT'ye Gmail Nasıl Bağlanır?

Tarihe Damga Vurmuş Gerçek Kişileri Anlatan 8 Film

Bu içeriğimizde gerçek tarihi kişiliklerin hayatlarını ve yaşadıkları dönemleri anlatan yüksek IMDb puanına sahip filmleri listeliyoruz. 1. Schindler's List (Schindler'in Listesi) Türü: Belgesel drama, savaş/dram IMDb puanı: 9.0 Steven Spielberg imzalı 1993 yapımı Schindler’in Listesi, II. Dünya Savaşı sırasında Yahudi işçilerini Nazi zulmünden kurtarmaya çalışan Alman sanayici Oskar Schindler'in hikâyesini anlatıyor. 2. A Beautiful Mind (Akıl Oyunları) Türü: Biyografi, dram IMDb puanı: 8.2 Russell Crowe'un başrolünde olduğu A Beautiful Mind, Amerikalı matematikçi John Nash'in hayatını konu ediniyor. 2001 yapımı filmde ünlü matematikçinin genç yaşta matematik dünyasında nasıl dikkat çektiği, akademik başarıları ve hayatını etkileyen zorlu süreçler ele alınıyor. 3. Oppenheimer Türü: Gerilim, biyografi, dram IMDb puanı: 8.2 2023’te gösterime giren Oppenheimer, II. Dünya Savaşı esnasında atom bombasının geliştirilmesini sağlayan Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer’ın hayatını ve sonrasında yaşadığı trajik düşüşü konu ediniyor. 4. Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu Türü: Spor, dram IMDb puanı: 8.2 Listemize başarılı bir Türk yapımından devam ediyoruz. Dünya halter tarihine adını altın harflerle yazdıran Naim Süleymanoğlu’nun hayatını, başarılarını ve yaşadığı zorlukları konu edinen filmde Bulgaristan’daki Türk azınlığının mücadelesine de değiniliyor. 5. Downfall (Çöküş) Türü: Belgesel, dram, tarih IMDb puanı: 8.2 Orijinal adı Der Untergang olan 2004 yapımı Downfall, Adolf Hitler'in II. Dünya Savaşı'nın son günlerinde Berlin'deki sığınakta geçirdiği dönemi ve Nazi rejiminin trajik çöküşünü anlatıyor. 6. The Imitation Game (Enigma) Türü: Gerilim, savaş IMDb puanı: 8.0 Başrolünde başarılı oyuncu Benedict Cumberbatch'in yer aldığı The Imitation Game filminde, II. Dünya Savaşı esnasında Almanların Enigma şifrelerini çözmeye çalışan ünlü İngiliz matematikçi Alan Turing'in hayatı ve sonrasında maruz kaldığı yargılama süreci anlatılıyor. 7. Gandhi Türü: Tarih, dram IMDb puanı: 8.0 Hindistan'ın bağımsızlık hareketinin en önemli isimlerinden Mahatma Gandhi'nin hayatını anlatan film, Gandhi'nin gençlik yıllarından Hindistan'daki bağımsızlık mücadelesinin liderlerinden biri haline gelmesine kadar uzanan geniş bir dönemi konu ediniyor. 8. Darkest Hour (En Karanlık Saat) Türü: Tarih, dram, biyografi IMDb puanı: 7.4 2017 yapımı Darkest Hour, II. Dünya Savaşı’nın başlarında İngiltere nin savaşa girdiği dönemi konu ediniyor. Winston Churchill in başbakan olduğu dönemde Nazi Almanyasına karşı ülkenin kaderini belirlemeye çalıştığı süreci izleyicilere anlatıyor.

Tarihe Damga Vurmuş Gerçek Kişileri Anlatan 8 Film

Tramer Kaydı Nedir, Nasıl Sorgulanır?

İkinci el araç alırken aracın başına daha önce bir hasar gelip gelmediğini öğrenmek, aracın gerçek durumunu öğrenmek için tramer kaydı ciddi ipuçları verebilir. Genellikle hasar kaydı ile birlikte kullanılan tramer kaydı, aslında teknik olarak aynı şeyler değil. Gelin bu kavramların ne anlama geldiğini ve araç tramer kaydı sorgulama işleminin nasıl kolayca yapılacağını anlatalım. Tramer nedir? Tramer, 2003'te “Trafik Sigortası Bilgi Merkezi” ismiyle kurulan, Türkiye'de araçlara ilişkin poliçe ve hasar bilgilerini toplandığı sistemin eski ismidir. Daha sonra kurumun ismi Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) olarak değiştirildi. Bugün, neredeyse herkes tramer demeye devam etse de hizmetler resmi olarak SBM üzerinden yürütülüyor. Sigorta şirketleri bu sistemde araçlara dair hasar, poliçe ve bilgi geçmişini tutuyor. Tramer kaydı nedir? En basit ifadeyle tramer kaydı, bir aracın sigorta sistemlerine yansıyan geçmiş bilgilerini ifade eder. Kaza sonucunda sigorta şirketleri tarafından karşılanan hasarlar, kaza tarihi, hasar sebebi, tutarı ve eksper raporu gibi bilgiler bu sistemde görülebilir. Ancak tramer kaydında aracın başına gelen her hasar sistemde görünmeyebilir. Bu bilgiler, sigorta şirketlerinin ilettiği bilgilerle sınırlıdır. Araç tramer kaydı sorgulama nasıl yapılır? Bir araç için tramer kaydı e-Devlet, web ve SMS üzerinden sorgulanabilir. Bu üç yöntemin kullanım şekli de birbirinden farklıdır. e-Devlet tramer sorgulama e-Devlet üzerinden SBM'nin “Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama” hizmetini kullanarak adınıza kayıtlı araçların bilgilerine ulaşabilirsiniz. Sorgulamak için e-Devlet'e giriş yapın. Arama bölümüne “Trafik Poliçe ve Hasar Bilgileri Sorgulama” yazın. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından sunulan hizmeti açın. Kimlik doğrulaması yaptıktan sonra adınıza kayıtlı araçları plaka üzerinden görüntüleyin. İncelemek istediğiniz aracı seçerek trafik poliçesi ve hasar bilgilerine ulaşın. Bu sorgulama yöntemi, adınıza kayıtlı araçlar için geçerlidir. Web sitesinden tramer sorgulama Başkasının üzerine kayıtlı bir aracın geçmişini kontrol etmek için SBM'nin web üzerinden sunduğu sorgulama hizmetini kullanabilirsiniz. SBM'nin web sorgulama sayfasında Tramer360 Araç Hasar Sorgulama hizmeti bulunuyor. Burada aracın plaka veya şasi numarasını girerek araca ait kasko geçmişi, sahiplik durumu, plaka ve araç değişikliği, hasar geçmişi gibi birçok detaya tek bir rapor üzerinden erişebilirsiniz. Web üzerinden tramer sorgulamak için SBM'nin web sorgulama sayfasına girin. Tramer360 Araç Hasar Sorgulama bölümünü açın. Sorgulamak istediğiniz aracın plaka veya şasi numarasını girin. İstenen bilgileri ve ödeme adımını tamamlayın. Oluşturulan rapor üzerinden aracın hasar geçmişi ve sunulan diğer araç bilgilerini inceleyin. SMS ile tramer sorgulama Eğer daha pratik bir şekilde aracın hasar geçmişini öğrenmek istiyorsanız SMS servisini kullanabilirsiniz. SBM'nin sunduğu bu resmi hizmette hattınızdan 5664'e SMS göndererek araç hasar geçmişine ulaşabilirsiniz. SBM'nin güncel bilgilerine göre SMS üzerinden yapılan sorgulamalar tüm operatörlerde sorgu başına 275 TL olarak ücretlendiriliyor. Sorgulamak için telefonunuzdan mesaj kısmını açın. Mesaja aracın plakasını yazın. Bu mesajı 5664 numarasına gönderin. Gelen SMS'te aracın SBM sistemlerinde bulunan hasar geçmişini inceleyin. Aynı numaraya DETAY yazarak aracın marka, model, plaka değişimi, kasko bilgileri gibi birçok ayrıntıyı bilgiye ulaşmanız da mümkün. Tramer kaydı ile hasar kaydı aynı şey mi? Genelde tramer kaydı ve hasar kaydı aynı anlamda kullanılıyor. Ancak teknik açıdan bakıldığında bu iki kavram da aynı anlama gelmiyor. Hasar kaydı, aracın sigorta sistemlerine yansıyan hasar geçmişini ifade ediyor. Tramer ise bu bilgilerin toplandığı eski sistemin bir adıdır. İkinci el araç satın alırken tramer kaydı olup olmadığını öğrenmek, tek başına yeterli bir veri sunmaz. Mümkünse aracın hasar geçmişi, değişmiş parçaları ve eksper kayıtları da kontrol edilmelidir.

Tramer Kaydı Nedir, Nasıl Sorgulanır? Hasar Kaydıyla Arasındaki Fark Ne?

Google ve DeepMind'dan Yapay Genel Zekâ (AGI) İçin Yeni Enstitü: Yapay Zekânın Geleceğini Masaya Yatıracaklar

Yapay zekâ artık yalnızca kendisine verilen komutu yerine getiren sistemlerden ibaret değil. Metin yazıyor, görsel üretiyor, kod yazıyor, karmaşık soruları yanıtlıyor ve farklı görevler arasında geçiş yapabiliyor. AGI, yani yapay genel zekâ, bu gelişimin bir sonraki adımı olarak görülüyor. Tek bir alana sıkışmadan öğrenebilen, akıl yürütebilen ve karşısına çıkan yeni problemleri çözebilen bir yapay zekâdan söz ediyoruz. Henüz böyle bir sistem geliştirilmiş değil ancak bu yöndeki çalışmalar hızla ilerliyor. Google ve DeepMind araştırmacıları da bu gelişimin nereye gittiğini tartışmak için DeepMind Enstitüsü'nü (DMI) kurdu. Yakın zamanda yapay zekâ geliştirme hızının yavaşlatılması gerektiğini savunan Google DeepMind Başkanı Demis Hassabis'in de içinde bulunduğu bu enstitü; meseleyi yalnızca teknoloji dünyasının penceresinden ele almayacak. Tüm insanlığı ilgilendiren AGI meselesi DMI'ye göre AGI gibi bir teknolojinin ortaya çıkması yalnızca teknoloji uzmanlarını ilgilendiren bir konu değil. Böyle bir sistemin ekonomiden çalışma hayatına, kamu politikalarından günlük yaşama kadar geniş bir etkisi olabilir. Bu nedenle tartışmanın içine teknoloji dışındaki alanların da dahil edilmesi gerektiği savunuluyor. Yeni modeller için 30 gün kuralı ve bağımsız denetim DMI'da tartışılan önerilerden biri, gelişmiş yapay zekâ modellerinin piyasaya çıkmadan önce 30 gün boyunca bağımsız testlerden geçirilmesi. Demis Hassabis'in önerdiği sisteme göre geliştiriciler, yeni modellerini piyasaya sürmeden önce bağımsız bir kuruluşa değerlendirme için gönderecek. Testlerin bir bölümünün geliştiricilerin önceden bilmediği, gizli değerlendirmelerden oluşması da öneriliyor. Böylece modellerin yalnızca hangi testlerden geçeceği bilinerek hazırlanmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu sistem işe yararsa, başlangıçta gönüllü olan değerlendirmelerin ileride bir gerekliliğe dönüşmesi de gündeme gelebilir. Gerekirse yapay zekâ gelişiminde frene basılacak Önerilen çerçeve yalnızca testlerle sınırlı değil. Risklerin arttığı bir noktada güvenlik önlemlerinin sıkılaştırılması ve gerekirse gelişmiş yapay zekâ modelleri üzerinde çalışan şirketlerin koordineli biçimde yavaşlaması da gündemde. DMI'nin yayımladığı bu fikirlerin Google'ın resmî politikaları olmadığı da özellikle belirtiliyor. Platform, bunları daha çok AGI'nin geleceği üzerine tartışmayı başlatacak öneriler olarak sunuyor.

Google ve DeepMind'dan Yapay Genel Zekâ (AGI) İçin Yeni Enstitü: Yapay Zekânın Geleceğini Masaya Yatıracaklar

Xiaomi Mijia Air Purifier 6C Hava Temizleyici Duyuruldu

Türkiye’de en çok ilgi gören teknoloji markalarından biri olan Xiaomi, akıllı ev aletleri konusunda öne çıkan firmalardan biriydi. Şirketin hava temizleyicileri de kullanıcılar tarafından çok seviliyordu. Teknoloji devi, şimdi de yeni bir hava temizleyici tanıttı. Özellikle dar alanlarda maksimum hava sirkülasyonu sağlamak amacıyla tasarladığı Mijia Air Purifier 6C modelini resmen bizlerle buluşturdu. Cihaz, hem uygun fiyatı hem de gelişmiş özellikleriyle dikkat çekiyor. Mijia Air Purifier 6C neler sunuyor? Çin’de 163 dolara denk gelen bir fiyat ile satışa çıkan cihaz, kapladığı alan ile sunduğu performans arasındaki dengeyle öne çıkıyor. Küçük ve orta ölçekli alanlar hedeflenerek geliştirilen bu model, tam 68 metrekarelik bir kapsama alanına sahip. Evinizde neredeyse hiç yer kaplamıyor diyebiliriz. Cihazın taban alanı yalnızca ortalama bir A4 kâğıdı boyutunda. Ancak bu kompakt boyut, teknik yeteneklerinden ödün verdiği anlamına gelmiyor. Resmi verilere göre ürün, saatte 603 kübik metre partikül CADR sunuyor ve dakikada 9 bin 500 litre taze hava sirkülasyonu gerçekleştirebiliyor. CADR değeri, bir hava temizleyicinin belirli bir zaman diliminde ne kadar hacimdeki havayı kirleticilerden arındırabildiğini gösteren uluslararası standart bir ölçüt. Cihazın hava temizleme yeteneğinin merkezinde 6 aşamalı kompozit bir filtre sistemi yer alıyor. Bu sistem sırasıyla kaba toz ve saçları tutan ön filtre, antibakteriyel katman, yüksek yoğunluklu formaldehit giderici filtre, nano seviyede hassas partikül filtresi, koku için özelleşmiş karbon katman ve ultraviyole sterilizasyon katmanından oluşuyor. Xiaomi verilerine göre filtrenin kullanım ömrü 6 ile 12 ay arasında değişiyor. Özellikle yeni tadilat yapılmış veya yeni mobilya yerleştirilmiş evlerdeki en büyük kimyasal tehditlerden biri olan formaldehit, bu modelin ana odak noktası konumunda. Cihaz, iki saat içerisinde %99 oranında formaldehit temizliği gerçekleştirebiliyor. Cihaz, amonyak reaksiyon teknolojisi kullanarak formaldehit moleküllerini parçalıyor ve kokuları hapsederek tekrar ortama salınmasını engelliyor. Kullanıcıların hava kalitesini anlık olarak gözlemleyebilmesi için cihazın üzerinde dairesel bir LCD ekranı da var. Bu ekran, formaldehit seviyelerini binde bir (%0,1) hassasiyetle dijital bir eğri grafik şeklinde canlı gösteriyor. Ekran üzerinden ayrıca PM2.5 değerleri, oda sıcaklığı ve nem oranı da anlık olarak takip edilebiliyor. Cihaz, alerjiye sebep olan etkenlere karşı da oldukça kapsamlı bir koruma vaat ediyor. Verilere göre filtre sistemi sedir polenini %98, toz akarlarını %98, kedi tüyü alerjenlerini %99, köpek tüyü alerjenlerini %98 ve PM2.5 partiküllerini %99,99 oranında süzebiliyor. Çift antibakteriyel kaplama ve UV dezenfeksiyon bileşimi sayesinde H1N1 dahil yaygın 8 bakteri ve virüs türünün %99,9'undan fazlasını bir saat içinde etkisiz hâle getirme kabiliyetine de sahip.

Evinizin Havasını Tertemiz Yapan Yeni Xiaomi Mijia Air Purifier 6C Hava Temizleyici Duyuruldu

Volvo Fiziksel Düğmelere Geri Dönüyor: Peki Ekranlara Ne Olacak?

Son yıllarda tüm araç içi kontrolleri dokunmatik ekranlara toplamayı bir felsefe hâline getiren Volvo, müşteri ve otomotiv gazetecilerinin eleştirilerine kulak verdi. İsveçli otomobil üreticisi, neredeyse her işlevi ekranların arkasına saklamanın en mantıklı fikir olmadığını kabul ederek araçlarına fiziksel kumandaları yeniden entegre etmeye hazırlanıyor. Dokunmatik ekranlar kalıyor ancak butonlar geri dönüyor Volvo'nun "Strateji Güncellemesi 2026" toplantısında konuşan şirkete yeniden dönen Tasarım Başkanı Thomas Ingenlath, sürücülerin araçlarıyla nasıl etkileşim kurduğunu baştan düşündüklerini belirtti. Ingenlath, eski modellerdeki gibi onlarca karmaşık düğmeyle kaplı bir ön konsola dönülmeyeceğini ancak dokunmatik ekranların yalnızca gerçekten başarılı olduğu alanlarda kullanılacağını ifade etti. Ingenlath, bu yeni yaklaşımı klasik bir Leica fotoğraf makinesine benzetiyor. Amaç, sadece fiziksel buton sunmak değil; malzemenin hissi, tuşların tıklama sesi ve farklı işlevlerin farklı formlara sahip olmasıyla sürücüye premium bir dokunsal deneyim yaşatmak. 2027’de yeni tasarım dönemi başlıyor İç mekândaki bu felsefe değişiminin yanı sıra Volvo, dış tasarımında da markanın köklü mirasını geleceğe taşıyacak yeniliklere hazırlanıyor. Şirketin ikonik ön ızgarası ve logosunda yapılması planlanan dokunuşların ilk ipuçları, Volvo'nun 100. yılını kutlayacağı 2027 yılında tanıtılacak yeni konsept araçla sergilenecek.

Volvo Fiziksel Düğmelere Geri Dönüyor: Peki Ekranlara Ne Olacak?

iPhone 18 Pro Max Oyun Testine Girdi: Yenilenen Soğutma Sistemi Ne Kadar Etkili?

Apple, yeni iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerinde 2 nm mimarisine sahip yeni çip setinin yanı sıra daha büyük buhar odası teknolojisine yer verdi. Şirket, ısı transferini iyileştirmek amacıyla telefonun iç tasarımını sil baştan ele alarak A20 Pro çipinin doğrudan bu yeni buhar odasına temas etmesini sağladı ancak yapılan ilk oyun testleri, bu tasarım değişikliğinin sıcaklık değerlerinde beklenenden daha mütevazı bir fark yarattığını ortaya koyuyor. Oyun oynarken sıcaklıklar ne durumda? YouTuber The Tech Chap tarafından yayınlanan inceleme videosunda, iPhone 18 Pro Max’in oyun performansı ve sıcaklık değerleri önceki modellerle kıyaslandı. 10 dakikalık yoğun oyun sürecinin ardından yapılan ölçümlerde şu sonuçlar elde edildi: iPhone 16 Pro Max: 42,9 °C ile en yüksek sıcaklığa ulaştı. iPhone 17 Pro Max: 38,7 °C sıcaklık değerinde kaldı. iPhone 18 Pro Max: 37,2 °C seviyesinde ölçüldü. iPhone 17 Pro Max ile iPhone 18 Pro Max arasındaki yaklaşık 1,5 °C'lik fark ilk bakışta belirgin bir sıçrama gibi görünmeyebilir ancak buhar odası teknolojisinin temel amacı ısıyı tamamen yok etmek değil, gövdeye eşit dağıtarak cihazın yüksek performansı uzun süre korumasını sağlamaktır. Android rakipleriyle kıyaslarsak sonuç ne? YouTuber Geekerwan tarafından gerçekleştirilen testlerde ise iPhone 18 Pro Max, OnePlus 15 ve harici soğutma fanına sahip iQOO 15 Ultra gibi üst düzey Android modelleriyle karşılaştırıldı: iPhone 18 Pro Max: 5,9 W güç tüketiminde 44,3 °C iç sıcaklığa ulaştı. OnePlus 15: 6,1 W güç tüketiminde 47,2 °C sıcaklık sergiledi. iQOO 15 Ultra (Fan Kapalı): 5,9 W güç sınırında 47,2 °C seviyesinde çalıştı. iQOO 15 Ultra (Fan Açık): 7,3 W güç limitine ulaşırken 46,2 °C sıcaklık kaydetti. Test sonuçları, iPhone 18 Pro Max'in dâhili soğutma mimarisi sayesinde yüksek güç limitlerinde dahi rakiplerine kıyasla daha düşük iç sıcaklıklarda kararlı bir performans sunduğunu gösteriyor.

iPhone 18 Pro Max Oyun Testine Girdi: Yenilenen Soğutma Sistemi Ne Kadar Etkili?

Samsung'dan Sürpriz Karar: Kendi RAM Üretimini Neden Başka Şirketlere Bırakıyor?

Yapay zekâ çiplerine talep arttıkça Samsung'un üretim planı da değişiyor. Şirket, standart belleklerin montaj ve test işlerinin bir bölümünü dış ortaklara vererek kendi tesislerinde HBM üretimine daha fazla alan açacak. Bu, Samsung'un DDR5 veya SSD üretimini bırakacağı anlamına gelmiyor. Hindistan, Filipinler ve Vietnam'daki ortaklar bazı üretim ve test süreçlerini üstlenirken Samsung kendi fabrikalarındaki kapasiteyi HBM ve gelişmiş paketleme teknolojilerine kaydıracak. Yapay zekâ çipleri için daha fazla HBM üretilecek Samsung'un Onyang ve Cheonan gibi tesislerinde üretim alanlarının daha büyük bir bölümünün HBM'ye ayrılması bekleniyor. HBM, yapay zekâ çiplerinin büyük miktarda veriyi çok daha hızlı işlemesine yardımcı olan yüksek bant genişlikli bir bellek türü. Yapay zekâ modelleri büyüdükçe çiplerin işlediği veri miktarı da artıyor. Bu nedenle HBM, özellikle yapay zekâ hızlandırıcılarında önemli bir bileşen hâline geldi. Samsung da üretim alanını bu talebe göre yeniden dağıtıyor. Standart belleklerin bir kısmı dışarıdan üretilirken HBM için şirketin kendi tesislerinde daha fazla kapasite tutulacak. DDR5 üretiminin bir kısmı başka şirketlere bırakılacak Samsung, standart belleklerin montaj ve test süreçlerinde SFA Semicon, Hanyang Digitech ve Dreamtech gibi şirketlerden yararlanacak. Böylece DDR5 ve SSD üretiminin bazı aşamaları Samsung'un kendi fabrikaları yerine bu şirketlerin tesislerinde gerçekleştirilecek. DDR5, bilgisayar ve sunucularda kullanılan güncel RAM standartlarından biri. SSD ise verileri depolayan ve geleneksel sabit disklere göre daha hızlı çalışan depolama birimi. Dolayısıyla Samsung bellek pazarından çekilmiyor. Kendi fabrikalarında yapılması şart olmayan bazı işleri dışarıya taşıyarak içeride HBM üretimi için alan açıyor. Bu değişiklik RAM fiyatlarını etkiler mi? Samsung'un standart bellek üretimindeki kapasitesini başka alanlara kaydırması, DDR5 belleklerin bulunabilirliği ve fiyatlarını etkileyebilir. Ancak bunun ne ölçüde hissedileceği, Samsung'un üretimi ne hızla değiştireceğine ve diğer üreticilerin arzına bağlı olacak. Şimdilik Samsung'un planı, bilgisayarlar için kullanılan standart belleklerdeki bazı üretim işlerini dışarıya vermek ve kendi fabrikalarında yapay zekâ çiplerinde kullanılan HBM üretimine daha fazla yer ayırmak.

Samsung'dan Sürpriz Karar: Kendi RAM Üretimini Neden Başka Şirketlere Bırakıyor?

Avrupa'da Elektrikli Araç Rekoru: Satılan Her 10 Yeni Araçtan 3'ü Elektrikli!

Avrupa elektrikli araç pazarında ağustos ayı, yılın en dikkat çekici sonuçlarından birini getirdi. Tamamen elektrikli araçların (BEV) satışları geçen yılın aynı ayına göre %54,2 artarak 202.833 adede ulaştı. Böylece elektrikli otomobillerin yeni araç satışlarındaki payı %30,5'e çıktı. Üstelik artış yalnızca ağustos ayıyla sınırlı değil. 2026'nın başından bu yana 16 önemli Avrupa pazarında 1,67 milyondan fazla elektrikli araç satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %33,1'lik artış anlamına geliyor. Kuzey Avrupa'da elektrikli otomobil farkı açılıyor Elektrikli araçların toplam satışlardaki payı bazı Avrupa ülkelerinde %50'nin üzerine çıkmış durumda. Norveç'te yeni otomobil satışlarının %98,7'sini tamamen elektrikli araçlar oluştururken bu oran Danimarka'da %85,9, Finlandiya'da %52,3 oldu. Hollanda ve Belçika'da da elektrikli otomobiller toplam satışların yaklaşık yarısına ulaştı. Bu ülkelerdeki oranlar sırasıyla %48,9 ve %46,2 olarak kaydedildi. Almanya ve Fransa'da da tablo değişiyor Elektrikli araçlardaki yükseliş, Avrupa'nın büyük otomotiv pazarlarında da görülüyor. Fransa'da ağustos ayında 36 binden fazla tamamen elektrikli araç satıldı ve bu araçların pazar payı %38,3'e ulaştı. Almanya'da ise yaklaşık 69 bin elektrikli otomobil yeni kaydı aldı. Böylece tamamen elektrikli araçların pazardaki payı %32,5 oldu. Ortaya çıkan tablo, elektrikli otomobillerin Avrupa'nın yalnızca belirli ülkelerinde değil, kıtanın en büyük otomotiv pazarlarında da daha geniş bir yer edindiğini göstergesi.

Avrupa'da Elektrikli Araç Rekoru: Satılan Her 10 Yeni Araçtan 3'ü Elektrikli!

TikTok Videosu Telefona Nasıl İndirilir?

TikTok'ta izlediğiniz bir tarifi daha sonra denemek, hoşunuza giden bir videoyu saklamak veya içeriğe internet bağlantısı olmadan ulaşmak isteyebilirsiniz. Videoyu favorilere eklemek bunun için kullanılabilecek yöntemlerden biri olsa da içerik TikTok'ta erişilemez hâle geldiğinde favorilerinizde bulunması videoyu izlemeniz için yeterli olmayabilir. TikTok videosu telefona indirme özelliği ise uygun videoların doğrudan cihazınıza kaydedilmesine imkân tanıyor. Üstelik bunun için farklı bir uygulama kullanmanız gerekmiyor. İçerik üreticisi indirmeye izin verdiyse TikTok'un kendi paylaşım menüsünden videoyu galerinize kaydedebilirsiniz. TikTok videosu galeriye nasıl kaydedilir? TikTok'taki bir videoyu telefonunuza indirmek için öncelikle kaydetmek istediğiniz içeriği açın. Video ekranındaki Paylaş düğmesi üzerinden indirme seçeneğine ulaşabilirsiniz. TikTok videosunu telefona indirmek için şu adımları uygulayın: TikTok uygulamasını açın. İndirmek istediğiniz videoya gidin. Videonun yan tarafındaki Paylaş düğmesine dokunun. Açılan seçeneklerden Videoyu kaydet seçeneğini bulun. İndirme işleminin tamamlanmasını bekleyin. Telefonunuzun galerisini veya Fotoğraflar uygulamasını açın. Kaydettiğiniz TikTok videosunu kontrol edin. İşlem tamamlandığında video artık yalnızca TikTok hesabınızdaki bir bağlantı olarak tutulmaz. Dosyanın bir kopyası telefonunuza kaydedildiği için galeri üzerinden de açabilirsiniz. İndirdiğiniz videolarda TikTok'a ve içeriğin sahibine ilişkin işaretler bulunabilir. Uygulamanın kendi indirme seçeneğini kullanmanız videonun orijinal hâlinin filigransız bir kopyasını alacağınız anlamına gelmiyor. İndirme sırasında TikTok'un telefonunuzdaki fotoğraf veya medya dosyalarına erişmesine yönelik bir izin ekranı da görebilirsiniz. Videonun cihaza yazılabilmesi için uygulamanın ihtiyaç duyduğu iznin verilmiş olması gerekir. Videoyu kaydet seçeneği neden görünmüyor? Her TikTok videosunun telefonunuza indirilebildiğini düşünmeyin. Paylaş menüsünü açtığınızda Videoyu kaydet seçeneği görünmüyorsa içerik üreticisi videolarının indirilmesine izin vermemiş olabilir. TikTok, içerik üreticilerine paylaştıkları videoların diğer kullanıcılar tarafından cihazlara indirilip indirilemeyeceğini kontrol edebilecekleri gizlilik seçenekleri sunuyor. Video sahibi indirmeleri kapattığında uygulamanın normal indirme düğmesi kullanılamıyor. Hesabın veya videonun gizlilik durumuna bağlı olarak da indirme seçeneğinde farklılıklarla karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle başka bir videoda gördüğünüz kaydet düğmesinin her içerikte çıkmasını beklememelisiniz. Seçeneğin görünmemesinin uygulamayla ilgili olduğunu düşünüyorsanız TikTok'u güncellemeyi ve yeniden açmayı deneyebilirsiniz. Farklı videolarda Videoyu kaydet seçeneği bulunuyor ancak yalnızca belirli bir içerikte görünmüyorsa durum büyük ihtimalle o videonun indirme izinleriyle ilgilidir. Video sahibinin indirmeyi kapattığı durumlarda içeriği Favoriler bölümüne eklemek alternatif olabilir. Böylece video TikTok'ta erişilebilir kaldığı sürece daha sonra profilinizdeki favoriler üzerinden tekrar ulaşabilirsiniz. Kendi TikTok videolarınızı telefona indirebilirsiniz TikTok'ta yalnızca başka kullanıcıların videolarını değil, kendi hazırladığınız içerikleri de telefonunuzda saklamak isteyebilirsiniz. Paylaştığınız bir videonun cihazınızda kopyasının bulunması, içeriği daha sonra başka bir yerde kullanmak veya kişisel arşivinizde tutmak istediğinizde işe yarar. Daha önce yayımladığınız bir videoyu kaydetmek için profilinize gidip ilgili içeriği açabilirsiniz. Ardından paylaşım seçeneklerinden cihazınıza kaydetmeye yönelik seçeneği kullanabilirsiniz. Yeni bir TikTok videosu hazırlarken ise paylaşım ekranındaki kaydetme seçeneklerini kontrol etmekte fayda var. Uygun ayar etkinleştirildiğinde yayımladığınız içeriğin bir kopyası cihazınızda da tutulabilir. Böylece paylaşım sonrasında videoyu tekrar indirmeniz gerekmez. TikTok'taki taslakları ise yayımlanmış videolarla karıştırmamak gerekiyor. Taslaklar hesabınızdaki normal paylaşımlar gibi davranmaz ve cihazla bağlantılı şekilde saklanabilir. Telefon değiştirirken veya uygulamayı kaldırırken önemli taslaklarınız varsa bu durumu hesaba katmanız iyi olur. Kendi videolarınızın orijinal dosyalarını saklamak istiyorsanız TikTok'a yüklemeden önce çektiğiniz veya düzenlediğiniz asıl videoyu da silmemek daha mantıklı. Böylece yalnızca TikTok üzerinden kaydedilmiş sürüme bağlı kalmazsınız. TikTok videosunu indirmek ile favorilere eklemek aynı mı? TikTok'taki Videoyu kaydet ve Favorilere ekle seçenekleri benzer amaçlarla kullanılabilse de teknik olarak farklı işlemler yapıyor. Videoyu telefonunuza indirdiğinizde dosyanın bir kopyası cihazınızda saklanıyor. Favorilere eklediğinizde ise video TikTok hesabınızdaki kayıtlı içerikler arasında tutuluyor. Favorilere eklenen bir videoyu daha sonra izlemek istediğinizde içeriğin TikTok'ta erişilebilir durumda olması gerekir. Video sahibi içeriği silerse veya videoya erişiminiz ortadan kalkarsa favorilere daha önce eklemiş olmanız videoyu telefonunuzda saklamaz. Telefonunuza indirdiğiniz videoda durum farklı. Dosya cihazınıza başarıyla kaydedildiyse TikTok uygulamasını açmadan galerinizden görüntüleyebilirsiniz. İnternet bağlantısına da ihtiyacınız olmaz. İki yöntemi birlikte kullanmanız mümkün. Daha sonra TikTok'taki orijinal paylaşıma dönmek istediğiniz önemli bir videoyu favorilerinize ekleyebilir, çevrim dışı izlemek için telefonunuza da indirebilirsiniz. Ancak indirilen videolar telefonunuzda depolama alanı kullanır. Çok sayıda TikTok videosu kaydediyorsanız zaman zaman galerinizi kontrol etmek, artık ihtiyaç duymadığınız dosyaları temizlemek depolama alanınızın gereksiz yere dolmasını önleyebilir. İndirdiğiniz TikTok videosunu bulamıyorsanız bunları kontrol edin Videoyu kaydet seçeneğine dokunduğunuz hâlde içeriği galeride göremiyorsanız ilk olarak indirme işleminin tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol edin. İnternet bağlantısının kesilmesi veya uygulamanın işlem sırasında kapatılması indirmeyi etkileyebilir. Android telefonlarda kaydedilen videolar genellikle galeri veya Google Fotoğraflar gibi medya uygulamalarında görülebilir. iPhone'da ise Fotoğraflar uygulamasını kontrol edebilirsiniz. Dosyanın tam olarak hangi albümde gösterileceği telefonunuza ve kullandığınız galeri uygulamasına göre değişebilir. TikTok'un fotoğraf ve videolara erişim izni de kontrol edilmesi gereken noktalardan biri. Telefonunuzun Ayarlar bölümünden TikTok'un izinlerini açarak uygulamanın medya kaydetmesine yönelik gerekli erişime sahip olup olmadığına bakabilirsiniz. Telefonun depolama alanının dolu olması da videonun kaydedilememesine yol açabilir. Cihazınızda çok az boş alan kaldıysa gereksiz dosyaları temizledikten sonra indirmeyi yeniden deneyebilirsiniz. Videoyu tekrar açtığınızda Videoyu kaydet seçeneğinin hâlâ kullanılabilir olup olmadığına da bakın. Düğme hiç görünmüyorsa sorun telefonunuzun galerisinden ziyade videonun indirme izniyle ilgili olabilir. TikTok videosu telefona indirme işlemi, içerik sahibi izin verdiği sürece uygulamanın kendi araçlarıyla birkaç dokunuşta tamamlanabiliyor. İndirme seçeneği bulunmayan videolarda ise içerik üreticisinin tercihini dikkate alarak favoriler özelliğini kullanabilirsiniz. Siz TikTok'ta beğendiğiniz videoları telefonunuza mı indiriyorsunuz, yoksa favorilerde tutmak sizin için yeterli mi?

TikTok Videosu Telefona Nasıl İndirilir? Beğendiğiniz Videoları Galerinize Kaydedin

WhatsApp Android'den iPhone'a Nasıl Aktarılır?

Android telefondan iPhone'a geçerken fotoğraf ve kişiler kadar WhatsApp konuşmalarını taşımak da önemli. Yıllardır devam eden sohbetleri yeni telefonda sıfırdan başlatmak istemiyorsanız WhatsApp'ın desteklediği aktarım yöntemini kullanabilirsiniz. WhatsApp Android'den iPhone'a aktarma işlemi, Android'deki Google Drive yedeğini iPhone'a indirerek yapılmıyor. Aktarım sırasında Apple'ın iOS'e Taşı uygulaması kullanılıyor ve WhatsApp verileri telefon değiştirme sürecinin bir parçası olarak yeni iPhone'a taşınıyor. İşleme başlamadan önce iki cihazı da hazırlamak, yarıda kalan bir aktarımla uğraşma ihtimalini azaltacaktır. WhatsApp Android'den iPhone'a aktarmak için neler gerekli? WhatsApp konuşmalarınızı taşımaya başlamadan önce Android telefonunuzun ve yeni iPhone'un aktarım için hazır olması gerekiyor. En önemli koşullardan biri iPhone'un yeni olması veya fabrika ayarlarına döndürülmüş durumda bulunması. Çünkü WhatsApp aktarımı, iPhone'un ilk kurulumundaki Android'den veri taşıma sürecine dahil ediliyor. Android telefonunuza Apple'ın iOS'e Taşı uygulamasını yükleyin. Her iki cihazda da işletim sistemi ve WhatsApp sürümlerinin aktarımı destekleyecek kadar güncel olduğundan emin olun. Aktarım sırasında kullanacağınız telefon numarası da önemli. Yeni iPhone'da WhatsApp'ı etkinleştirirken eski Android telefondaki WhatsApp hesabınızla aynı telefon numarasını kullanmanız gerekir. İki telefonu da güç kaynağına bağlamak uzun sürebilecek aktarımlarda pil sorununu ortadan kaldırır. Cihazların bağlantısını kesmemek ve işlem tamamlanana kadar uygulamaları gereksiz yere kullanmamak da aktarımın yarıda kalmasını önleyebilir. iPhone'unuzu daha önce kurup kullanmaya başladıysanız bu nokta kritik. Resmî Android'den iPhone'a taşıma yöntemini başlatabilmek için iPhone'u silip kurulum ekranına döndürmeniz gerekebilir. Bu nedenle iPhone'da saklamak istediğiniz yeni veriler varsa sıfırlama yapmadan önce onları koruyun. WhatsApp Android'den iPhone'a nasıl aktarılır? Hazırlıkları tamamladıktan sonra WhatsApp sohbetlerini iPhone'un ilk kurulumuyla birlikte taşıyabilirsiniz. İşlem boyunca Android telefonunuzu yanınızda tutun ve aktarım tamamlanmadan cihazlarda kurulumu sonlandırmayın. WhatsApp Android'den iPhone'a aktarmak için şu adımları izleyin: Yeni veya sıfırlanmış iPhone'unuzu açın ve kuruluma başlayın. Veri aktarımıyla ilgili ekranda Android'den seçeneğini seçin. Android telefonunuzda iOS'e Taşı uygulamasını açın. iPhone'da gösterilen kodu Android telefona girerek cihazları eşleştirin. Aktarılacak veriler arasından WhatsApp seçeneğini işaretleyin. Android telefonda WhatsApp'ın verileri aktarım için hazırlamasını bekleyin. Hazırlık tamamlandığında iOS'e Taşı uygulamasına dönerek aktarımı başlatın. iPhone'daki yükleme çubuğu tamamlanana kadar bekleyin. iPhone'un kurulumunu bitirin ve WhatsApp'ı yükleyin. Eski Android telefonda kullandığınız aynı telefon numarasıyla WhatsApp'ı etkinleştirin. Aktarım seçeneği gösterildiğinde işlemi başlatın ve sohbetlerin yüklenmesini bekleyin. Sohbet geçmişiniz büyükse işlem kısa sürede tamamlanmayabilir. Fotoğraf ve videoların yoğun olduğu hesaplarda aktarılacak veri miktarı arttığı için telefonları kullanmadan beklemek daha sorunsuz bir geçiş sağlayabilir. Google Drive WhatsApp yedeği iPhone'a yüklenebilir mi? Android'de WhatsApp kullananların sık karşılaştığı karışıklıklardan biri Google Drive yedeğiyle ilgili. Android telefonunuzdaki WhatsApp sohbetlerini Google hesabınıza yedeklemiş olmanız, bu yedeği iPhone'da doğrudan açabileceğiniz anlamına gelmiyor. Android ve iPhone'daki WhatsApp yedekleme sistemleri aynı bulut hizmetini kullanmıyor. Android'deki bulut yedekleri Google hesabıyla çalışırken iPhone'da WhatsApp yedekleri iCloud üzerinden yönetiliyor. Bu nedenle iPhone'da WhatsApp'ı kurup Google Drive yedeğinizi seçebileceğiniz standart bir geri yükleme ekranı bulunmuyor. Android'den iPhone'a geçerken resmî yöntem, eski telefondaki uygun WhatsApp verilerini iOS'e Taşı sürecine dahil etmek. Telefon değişikliğini planlarken yalnızca "Google Drive yedeğim var, iPhone'a geçince indiririm" düşüncesiyle hareket etmeyin. Aktarım tamamlandıktan ve sohbetleriniz iPhone'da görünmeye başladıktan sonra sonraki yedeklemeler iPhone'daki WhatsApp sistemi üzerinden gerçekleştirilebilir. Böylece yeni telefonunuzda kullanmaya devam ettiğiniz sohbet geçmişi için iCloud tabanlı yedekleme düzenine geçebilirsiniz. Eski Android telefonu sıfırlamadan önce sohbetlerin yeni iPhone'da gerçekten göründüğünü kontrol etmek de iyi bir güvence sağlar. Android'den iPhone'a hangi WhatsApp verileri aktarılır? Android'den iPhone'a WhatsApp geçişi yalnızca tek tek metin mesajlarını taşımak için kullanılmıyor. Aktarım kapsamında kişisel mesajlarınız, grup sohbetleriniz ve sohbetlerde bulunan uygun medya içerikleri yeni telefona taşınabilir. Hesapla ilişkili bazı profil bilgileri ve WhatsApp ayarlarının bir bölümü de aktarım kapsamında yer alabilir. Ancak eski telefondaki WhatsApp ile ilgili her verinin birebir yeni cihaza geçeceğini varsaymamak gerekiyor. WhatsApp'ın aktarım kapsamı dışında bıraktığı bazı bilgiler bulunabilir. Bu nedenle sizin için önemli olan özel bir veri türü varsa Android telefonu tamamen silmeden önce yeni iPhone'daki WhatsApp hesabınızı inceleyin. Sohbetleri açarak eski mesajların görünüp görünmediğine, fotoğraf ve videoların yüklenip yüklenmediğine bakabilirsiniz. Sık kullandığınız birkaç grup konuşmasını da kontrol edin. Böylece eski telefonu sıfırlamadan önce aktarımın sizin için önemli olan bölümlerinin tamamlandığını anlayabilirsiniz. Aktarım işlemi eski Android telefonunuzdaki verileri anında silmek amacıyla yapılmaz. Bu da yeni iPhone'u kontrol etmek için size bir fırsat verir. Her şeyin beklendiği gibi taşındığını gördükten sonra eski telefonla ilgili sıfırlama veya elden çıkarma işlemlerine geçebilirsiniz. WhatsApp sohbetleri iPhone'a aktarılmıyorsa ne yapabilirsiniz? WhatsApp aktarımında sorun yaşıyorsanız ilk olarak iPhone'un durumuna bakın. Telefonun kurulumunu daha önce tamamladıysanız WhatsApp aktarım seçeneği normal kullanım sırasında karşınıza çıkmayabilir. Resmî iOS'e Taşı yönteminin kullanılabilmesi için iPhone'un ilk kurulum aşamasında olması gerekir. Kullandığınız telefon numarasını da kontrol edin. Android'deki WhatsApp hesabıyla iPhone'da etkinleştirdiğiniz hesabın numarası farklıysa eski sohbet geçmişini aktarma sürecinde sorun yaşayabilirsiniz. Aktarımın ortasında bağlantının kesilmesi de işlemi durdurabilir. İki cihazın şarjının yeterli olduğundan emin olun, telefonları birbirinden uzaklaştırmayın ve aktarım tamamlanana kadar bağlantıyı bozabilecek işlemlerden kaçının. Yeni iPhone'da aktarılacak verileri karşılayacak kadar boş depolama alanı bulunması da gerekiyor. iOS'e Taşı, WhatsApp veya işletim sistemi uzun süredir güncellenmediyse mevcut güncellemeleri kontrol edin. Aktarım sürekli aynı aşamada kalıyorsa telefonları yeniden başlatıp işlemi baştan uygulamak da denenebilir. En güvenli kontrol ise eski telefonu hemen sıfırlamamak. WhatsApp'ı iPhone'da açıp önemli sohbetlerinizin ve medya dosyalarınızın geldiğini gördükten sonra Android cihazınızı temizleyebilirsiniz. Birkaç dakikalık bu kontrol, eski telefonu elden çıkardıktan sonra eksik bir sohbeti fark etmenizden çok daha kolay çözülebilecek bir senaryo yaratır.

WhatsApp Android'den iPhone'a Nasıl Aktarılır?

WhatsApp'ta Fotoğraf Kalitesi Düşmeden Nasıl Gönderilir?

Telefonunuzun kamerasıyla çok net bir fotoğraf çekiyorsunuz ancak WhatsApp'tan gönderdikten sonra görüntü aynı keskinlikte görünmüyor. Bu durum çoğu zaman telefonun kamerasından değil, WhatsApp'ın fotoğrafları gönderirken uyguladığı sıkıştırma işleminden kaynaklanıyor. WhatsApp fotoğraf kalitesi düşmeden gönderme konusunda kullanabileceğiniz birden fazla yöntem var. Fotoğrafı doğrudan sohbet ekranından HD olarak paylaşabilir veya görüntü üzerinde mümkün olduğunca az işlem yapılmasını istiyorsanız dosya şeklinde gönderebilirsiniz. İki yöntem benzer görünse de elde edeceğiniz sonuç birebir aynı değil. WhatsApp'ta fotoğraf HD kalitede nasıl gönderilir? WhatsApp'taki HD seçeneği, fotoğrafı standart gönderime kıyasla daha yüksek kalitede paylaşmanın en kolay yollarından biri. Bunun için ayrı bir uygulamaya veya dönüştürme işlemine ihtiyacınız yok. WhatsApp'ta HD fotoğraf göndermek için şu adımları uygulayın: WhatsApp'ı açın ve fotoğraf göndereceğiniz sohbete girin. Galerinizden göndermek istediğiniz fotoğrafı seçin. Göndermeden önce açılan düzenleme ekranındaki HD simgesine dokunun. Sunulan kalite seçeneklerinden HD kalite seçeneğini işaretleyin. Fotoğrafı gönderin. Gönderilen görselin üzerinde HD ibaresini görebilirsiniz. Bu ibare, fotoğrafın standart kalite seçeneği yerine daha yüksek kalitede gönderildiğini gösterir. Burada küçük fakat önemli bir ayrım var. HD seçeneğini kullanmanız, fotoğrafın kamera tarafından oluşturulan orijinal dosyasının hiçbir değişikliğe uğramadan karşı tarafa ulaştığı anlamına gelmez. WhatsApp HD gönderim sırasında da dosyayı işleyebilir. Günlük fotoğraf paylaşımlarında daha net bir görüntü istiyorsanız HD seçeneği pratik bir çözüm. Orijinal dosyanın kendisini paylaşmanız gerekiyorsa farklı bir yöntem kullanabilirsiniz. Fotoğrafı orijinal kalitede göndermek için dosya olarak paylaşın Bir fotoğrafı baskıya gönderecekseniz, düzenleme yapacak birine iletecekseniz veya orijinal dosya özelliklerini mümkün olduğunca korumak istiyorsanız HD seçeneği yerine dosya/belge olarak gönderme yöntemini tercih edebilirsiniz. Android'de sohbet ekranındaki ek simgesine dokunarak Belge seçeneğini açabilirsiniz. Ardından dosya yöneticisi üzerinden fotoğrafı bulup gönderin. WhatsApp sürümünüze bağlı olarak fotoğraf veya videoyu belge olarak seçmenizi kolaylaştıran farklı seçenekler de görebilirsiniz. iPhone'da da benzer biçimde fotoğrafı dosya olarak paylaşabilirsiniz. Gerekli durumlarda görseli önce Dosyalar uygulamasına kaydedip WhatsApp içerisindeki belge paylaşma bölümünden seçebilirsiniz. Güncel uygulama sürümlerinde fotoğrafı orijinal kalitede seçmeye yönelik daha doğrudan seçeneklerle de karşılaşabilirsiniz. Bu yöntemle gönderilen içerik sohbet içerisinde normal bir fotoğraf paylaşımından farklı görünebilir. Karşı tarafın dosyayı açması veya cihazına kaydetmesi gerekebilir. Dosya olarak gönderme yöntemi, birkaç megabaytlık farkın bile önemli olduğu işlerde daha uygun bir tercih. Sadece arkadaşınıza akşam çektiğiniz bir fotoğrafı gönderecekseniz HD seçeneği çoğu durumda daha hızlı bir yol olacaktır. WhatsApp HD ve standart fotoğraf arasındaki fark ne? WhatsApp'ta normal şekilde gönderilen fotoğrafların dosya boyutu azaltılabilir. Bunun amacı fotoğrafın daha hızlı gönderilmesi, daha az internet kullanılması ve karşı tarafın görüntüyü daha kısa sürede indirebilmesi. Bu işlem sırasında görselin çözünürlüğü ve dosya boyutu değişebilir. Telefon ekranında küçük görüntülenen bir fotoğrafta fark hemen göze çarpmayabilir. Fotoğrafı yakınlaştırdığınızda veya büyük bir ekranda açtığınızda ise ince detayların standart gönderimde daha zayıf kaldığını fark edebilirsiniz. HD kalite seçildiğinde WhatsApp görüntünün daha yüksek çözünürlüklü bir sürümünü gönderir. Bunun karşılığında dosya boyutu büyür ve gönderim sırasında kullanılan internet miktarı artar. Mobil veri kullanıyorsanız aradaki fark çok sayıda fotoğraf gönderdiğinizde daha belirgin hâle gelebilir. Standart kaliteyi tamamen gereksiz görmek de doğru değil. Hızlıca ekran görüntüsü, ürün fotoğrafı veya geçici bir görsel gönderecekseniz standart kalite işinizi görebilir. Manzara, portre veya ayrıntıların korunmasını istediğiniz fotoğraflarda HD seçeneğine geçebilirsiniz. Dosyanın orijinal hâline ihtiyaç duyulan profesyonel işlerde ise fotoğrafı belge/dosya olarak paylaşmak daha uygun bir yol olur. WhatsApp fotoğrafları her zaman HD gönderebilir mi? Her fotoğraf gönderdiğinizde kalite seçmek istemiyorsanız WhatsApp'ın varsayılan medya yükleme kalitesi ayarını kontrol edebilirsiniz. Uygulamanın güncel sürümlerinde fotoğraf ve videolar için varsayılan gönderim kalitesini belirlemenize izin veren bir seçenek bulunabilir. WhatsApp'ta Ayarlar bölümünü açın ve Depolama ve veriler menüsüne girin. Burada medya yükleme kalitesiyle ilgili seçeneği bulun. Menü isimleri Android, iPhone ve kullandığınız WhatsApp sürümüne göre küçük farklılıklar gösterebilir. Hesabınızda HD kaliteyi varsayılan olarak belirleme seçeneği bulunuyorsa bunu etkinleştirebilirsiniz. Sonraki medya gönderimlerinizde WhatsApp tercih ettiğiniz kalite ayarını kullanır. Yine de önemli bir fotoğraf göndermeden önce paylaşım ekranındaki kalite bilgisini kontrol etmeniz birkaç saniyenizi alır. Varsayılan kaliteyi yükseltmenin veri tüketimine etkisini de hesaba katın. Gün içerisinde çok sayıda fotoğraf ve video gönderiyorsanız daha yüksek kalite daha fazla mobil veri kullanabilir ve dosyaların yüklenmesi daha uzun sürebilir. Wi-Fi bağlantısını sık kullanıyorsanız bu fark sizin için çok belirgin olmayabilir. Mobil internet paketi sınırlı olan kullanıcılar ise her fotoğrafı HD göndermek yerine kalite seçimini paylaşımın önemine göre yapabilir. HD gönderdiğiniz fotoğraf neden yine kalitesiz görünüyor? HD seçeneğini açtığınız hâlde fotoğraf beklediğiniz kadar net görünmüyorsa sorun her zaman WhatsApp'ın gönderim ayarından kaynaklanmayabilir. Önce paylaştığınız dosyanın kendisine bakın. Daha önce başka bir sosyal medya platformundan indirilmiş veya birkaç kez mesajlaşma uygulamaları üzerinden gönderilmiş bir fotoğraf zaten sıkıştırılmış olabilir. Ekran görüntülerinde de benzer bir durum yaşanabilir. İnternette gördüğünüz küçük bir fotoğrafın ekran görüntüsünü alıp HD olarak göndermek, görselin kaybolmuş ayrıntılarını geri getirmez. HD seçeneği mevcut dosyanın kalitesini yükselten bir görüntü iyileştirme aracı değil. Fotoğrafın sohbet ekranındaki ön izlemesi de nihai kalite konusunda yanıltıcı olabilir. Karşı taraf görüntüyü tamamen açtığında veya cihazına kaydettiğinde ayrıntılar daha rahat incelenebilir. Göndereceğiniz görsel sizin için önemliyse önce galerideki orijinal fotoğrafı seçtiğinizden emin olun. Günlük paylaşımlarda HD kaliteyi kullanabilir, düzenleme veya baskı gibi işlerde ise dosyanın kendisini gönderebilirsiniz. Böylece her fotoğrafı aynı yöntemle paylaşmak yerine görüntünün nerede kullanılacağına göre hareket etmiş olursunuz.

WhatsApp'ta Fotoğraf Kalitesi Düşmeden Nasıl Gönderilir?

Mercedes-Benz PRE-SAFE Sistemi Nasıl Çalışır?

PRE-SAFE adı verilen bu güvenlik sistemi, araçtaki bazı sinyalleri algılayarak sürücüyü ve yolcuları koruyucu bir sistemin içine dahil ediyor. Sistem, kazayı engellemekten çok kazaya maruz kalan yolcuları oluşabilecek darbelere karşı hazırlamak amacını taşıyor. Emniyet kemerlerinin gerilmesi, koltuk pozisyonlarının değişmesi ve dahası… Tüm bu önlemler, nasıl oluyor da kazanın saniyeler önce anlaşılmasıyla devreye giriyor? İşte PRE-SAFE sisteminin çalışma prensibi… Öncelikle PRE-SAFE sistemi kazayı nasıl algılıyor? Mercedes-Benz'in geliştirdiği PRE-SAFE sisteminin ardında tek bir sensörden söz etmek mümkün değil. Araç, özellikle ESP gibi sürüş dinamiklerini takip eden sistemlerden gelen verilerden yararlanıyor. Bu sistemlerde tekerleklerin dönüşü ve aracın hareket durumu gibi bilgiler kullanılırken araç dinamikleri de yaw rate, yanal ve boyuna ivme, araç hızı ve benzeri değerlerle takip edilebiliyor. Peki sistemi tetikleyen durumlar neler? Acil frenleme: Brake Assist System'in devreye girdiği güçlü frenleme durumları Kritik sürüş dinamikleri: Araç fiziksel sınırlarını aştığında ortaya çıkan ciddi understeer veya oversteer durumlar Sert kaçış manevraları: Bazı modellerde yüksek hızdaki sert kaçış manevraları gibi kritik sürüş hareketleri Yaklaşan çarpışma: Donanımı uygun araçlarda radar sensörlerinin belirli durumlarda yakın bir çarpışma tehlikesi tespit etmesi Dolayısıyla hangi verilerin ve sensörlerin kullanıldığı aracın modeline, yılına ve sahip olduğu sürüş destek paketlerine göre değişebiliyor. Peki bu sistem, bir kaza olacağına nasıl karar veriyor? Aslında PRE-SAFE, aracın kritik bir sürüş yaşadığını veya donanıma bağlı olarak bir çarpışma tehlikesi oluştuğunu ve sürücünün verdiği komutlarla otomobilin gerçek hareketi arasındaki durumu kısa aralıklarla değerlendirebiliyor. Örneğin, sürücü direksiyonu sert bir şekilde kırdığında araç savrulmaya başlarsa veya çok güçlü bir frenleme gerçekleşirse, sistem bunun olağan dışı bir sürüş olduğunu anlayabiliyor. Mercedes-Benz, bu sistemi anlatırken de daha önce aracın ilk kayma belirtisini algılaması ve çarpışma gerçekleşmeden koruyucu önlemleri başlatmasından söz etmişti. Burada radar teknolojisi devreye girdiğinde ise farklı bir senaryodan söz ediyoruz. Mercedes-Benz, PRE-SAFE'i 2005'te Brake Assist PLUS ile birleştirdiğini ve 2006'dan itibaren radar teknolojisinin bazı PRE-SAFE fonksiyonlarında kullanılmaya başlandığını belirtiyor. Daha sonraki sistemlerde aracın ön ve arka çevresindeki sensörler, özellikle yaklaşan arkadan çarpışmaların algılanmasına yardımcı olabiliyor. Yani radar, PRE-SAFE'in bütün versiyonlarının temel çalışma prensibi değil, donanıma bağlı gelişmiş çarpışma algılama fonksiyonlarının bir parçası. Sistem devreye girdiğinde neler oluyor? Tehlikeli bir durum tespit edildiğinde bu sistem, araçtaki bazı koruyucu donanımları kazaya hazırlıyor. Hangi önlemlerin uygulanacağı ise otomobilin modeline ve donanımına göre değişiklik gösterebiliyor. Emniyet kemerleri geriliyor: Ön koltuklardaki kemerler elektrikli pretensioner'larla önceden sıkılaştırılabiliyor. Camlar kapanıyor: Özellikle aracın kaydığı kritik durumlarda yan camlar küçük bir açıklık kalacak şekilde kapatılabiliyor. Sunroof kapanıyor: Sunroof bulunan araçlarda benzer şekilde kapatma işlemi uygulanabiliyor. Koltuk pozisyonu değişebiliyor: Hafıza fonksiyonuna sahip bazı araçlarda ön yolcu koltuğu daha uygun bir konuma getirilebiliyor. Koltuk yan destekleri şişirilebiliyor: Multicontour koltuk bulunan bazı araçlarda yan desteklerin hava basıncı artırılarak yolcunun daha iyi konumlandırılması amaçlanıyor. Kritik durum kazaya dönüşmeden atlatıldığında ise sistemin yaptığı bu işlemler geri alınarak eski haline dönüyor. PRE-SAFE Sound özelliği de işitme sağlığı açısından oldukça önemli. PRE-SAFE sisteminin sunmuş olduğu PRE-SAFE Sound özelliğinde ise amaç, iç kulaktaki akustik refleksi tetiklemek ve aracın hoparlörlerinden kısa süreli özel bir ses üretmek. Çünkü olası bir kaza durumunda ortaya çıkan yüksek ses, kalıcı ses hassasiyetleri ve kayıplarına neden olabiliyor. Bu refleks, kulaktaki mekanik bağlantıyı değiştirerek yüksek ses basıncına karşı bir tür biyomekanik koruma sağlıyor. Yandan çarpma durumunda yolcu içeri doğru hareket ettirilebiliyor. PRE-SAFE'in daha gelişmiş uygulamalarından biri PRE-SAFE Impulse Side. Bu özellik, belirli araçlarda yaklaşan bir yan çarpışma tespit edildiğinde ön koltuktaki kişileri darbenin geleceği dış bölgeden biraz daha içeri doğru hareket ettirmeyi amaçlıyor. Sistem bunu koltuk yan desteklerindeki hava odacıklarını çok hızlı şekilde şişirerek yapıyor. Böylece yolcunun kapı ve doğrudan darbe bölgesinden biraz daha uzağa alınması hedefleniyor. Kısacası Mercedes-Benz’in geliştirdiği bu dahiyane güvenlik sisteminin yaptığı şey kazayı birkaç saniye önceden görmek değil; araç tehlike altındayken bunu mümkün olabildiğince erken fark ederek kazanın oluşturacağı olumsuz etkileri minimuma indirmek.

Mercedes Neden Kazadan Saniyeler Önce Hoparlörden Ses Veriyor?

WhatsApp iPhone'dan Android'e Nasıl Aktarılır?

iPhone'dan Android telefona geçmek yalnızca fotoğrafları, kişileri ve uygulamaları taşımaktan ibaret değil. WhatsApp'ı uzun süredir kullanıyorsanız yıllar boyunca biriken mesajların, grup konuşmalarının ve sohbetlerde gönderilen fotoğrafların da yeni telefonunuzda kalmasını isteyebilirsiniz. WhatsApp iPhone'dan Android'e aktarma işlemi için eski iPhone'unuzdaki iCloud yedeğini Android telefona indirmeniz gerekmiyor. WhatsApp, desteklenen cihazlarda telefon kurulumu sırasında sohbet geçmişini doğrudan taşımanıza imkân tanıyor. İşlemin sorunsuz ilerlemesi için yeni Android telefonu kullanmaya başlamadan önce aktarımı planlamak gerekiyor. WhatsApp iPhone'dan Android'e aktarmak için neler gerekli? Sohbet aktarımını sonradan yapmak yerine Android telefonun ilk kurulumunda başlatmanız gerekebilir. Bu yüzden yeni telefonunuzu açar açmaz WhatsApp'ı kurup kullanmaya başlamadan önce veri taşıma seçeneklerine göz atın. Telefon daha önce kurulmuşsa desteklenen aktarım yöntemini kullanabilmek için cihazı fabrika ayarlarına döndürmeniz istenebilir. Eski iPhone ve Android telefonda WhatsApp'ın güncel sürümünü kullanmanız da aktarım sırasında oluşabilecek uyumluluk problemlerini azaltır. Yeni telefonda WhatsApp'ı etkinleştirirken iPhone'da kullandığınız aynı telefon numarasıyla devam etmeniz gerekir. Cihaz modeline göre iPhone ile Android telefon arasında kablolu bağlantı kurmanız istenebilir. Bazı Android üreticilerinin kendi veri taşıma araçları da kurulum sırasında devreye girebilir. Ekranda gösterilen aktarım yöntemini takip edin ve bağlantıyı işlem bitmeden kesmeyin. Sohbet geçmişinizde çok sayıda fotoğraf ve video varsa Android telefonda yeterli boş depolama alanı bulunduğundan emin olun. Her iki cihazın şarj seviyesini yükseltmek veya telefonları güç kaynağına bağlamak da uzun aktarımlarda yarıda kalma riskini azaltır. WhatsApp iPhone'dan Android'e nasıl aktarılır? Aktarım ekranlarının görünümü Android telefonunuzun markasına ve işletim sistemi sürümüne göre değişebilir. Temel mantık ise Android'in ilk kurulumu sırasında eski iPhone'daki verileri kopyalamayı seçmek ve WhatsApp'ı bu işleme dahil etmek. Genel olarak şu adımları takip edebilirsiniz: Yeni veya fabrika ayarlarına döndürülmüş Android telefonunuzu açın. İlk kurulumu başlatın ve eski cihazdan veri kopyalama seçeneğini seçin. Ekrandaki yönlendirmeye göre iPhone ile Android telefon arasında bağlantı kurun. Aktarılabilecek içerikler arasında WhatsApp seçeneğini işaretleyin. Android telefonunuzda bir QR kod gösterilirse bunu iPhone'unuzla tarayın. iPhone'da açılan WhatsApp ekranından sohbet aktarımını başlatın. Verilerin hazırlanmasını ve cihazlar arasında kopyalanmasını bekleyin. Android telefonun ilk kurulumunu tamamlayın. WhatsApp'ı Android telefonda açın ve iPhone'da kullandığınız telefon numarasıyla giriş yapın. Sohbet geçmişini içe aktarma seçeneği geldiğinde ekrandaki adımları tamamlayın. Aktarım devam ederken kabloyu çıkarmayın veya kurulum işlemini yarıda kesmeyin. Büyük bir WhatsApp arşiviniz varsa ilerleme ekranının tamamlanması biraz zaman alabilir. Android'de WhatsApp açıldıktan sonra birkaç eski konuşmayı kontrol edin. Mesajlar ve medya içerikleri beklendiği gibi görünüyorsa yeni telefonunuzu kullanmaya devam edebilirsiniz. iCloud WhatsApp yedeği Android'e yüklenebilir mi? iPhone'da düzenli WhatsApp yedeği alıyorsanız sohbet geçmişinizin iCloud'da bulunması size ekstra güven verebilir. Ancak bu yedeği Android telefonun kurulumunda seçip doğrudan geri yüklemek standart geçiş yöntemi değil. Bunun sebebi iki işletim sistemindeki bulut yedekleme düzeninin farklı olması. iPhone'daki WhatsApp yedekleri iCloud ile çalışırken Android cihazlarda yedekleme Google hesabı üzerinden yürütülüyor. Dolayısıyla Android'deki WhatsApp kurulum ekranında iCloud hesabınıza bağlanıp oradaki sohbet yedeğini geri yükleyemezsiniz. iPhone'dan Android'e geçerken desteklenen yöntem, sohbet verilerini telefon değiştirme sürecinde eski cihazdan yenisine taşımak. Aktarım bittikten sonra Android telefonunuzdaki WhatsApp için yeni yedekleme ayarlarını oluşturabilirsiniz. Bu ayrım, telefon değiştirmeden önce plan yapmayı daha da önemli hâle getiriyor. iCloud'da güncel bir WhatsApp yedeğiniz olsa bile eski iPhone'u hemen sıfırlamayın. Önce Android'deki aktarımı tamamlayın ve ihtiyacınız olan konuşmaların yeni cihazda bulunduğunu görün. iPhone'dan Android'e hangi WhatsApp verileri taşınır? Aktarım işlemi sohbet geçmişinin büyük bölümünü yeni telefona taşıyacak şekilde tasarlanıyor. Kişisel konuşmalarınız, grup sohbetleriniz ve desteklenen fotoğraf, video gibi medya içerikleri aktarım kapsamında yer alabilir. Hesabınızla ilişkili bazı bilgiler de yeni cihazdaki WhatsApp kurulumuna taşınabilir. Yine de iPhone'daki WhatsApp içerisinde gördüğünüz her ayrıntının Android telefonda birebir karşılığının bulunacağını düşünmeyin. WhatsApp'ın aktarım kapsamına almadığı bazı veri türleri olabilir. Aktarım özellikleri uygulama ve işletim sistemi güncellemeleriyle değişebildiği için yeni telefondaki sonucu kontrol etmek en güvenli yöntemdir. Birkaç eski sohbeti açıp geçmiş mesajların ne kadar geriye gittiğine bakın. Sizin için değerli fotoğraf ve videoların bulunduğu konuşmaları kontrol edin. Grup sohbetlerinden birkaçını açarak geçmiş mesajların geldiğini de doğrulayabilirsiniz. Eski iPhone'u satmayı, başka birine vermeyi veya sıfırlamayı düşünüyorsanız bu kontrolü cihaz hâlâ elinizdeyken yapın. Aktarımda eksik olduğunu düşündüğünüz bir içerik fark ederseniz eski telefondaki veriye erişmeye devam edebilirsiniz. Böylece cihazı sıfırladıktan sonra eksik bir konuşmayı fark etme ihtimaliniz azalır. WhatsApp iPhone'dan Android'e aktarılmıyorsa ne yapabilirsiniz? Aktarım başlamıyorsa ilk bakmanız gereken yer yeni Android telefonun kurulum durumu. Telefonu daha önce tamamen kurduysanız gerekli veri taşıma ekranlarına ulaşamayabilirsiniz. Cihazınızın desteklediği yönteme bağlı olarak fabrika ayarlarına dönüp kurulumu yeniden başlatmanız gerekebilir. Telefon numarası da aktarımı etkileyen ayrıntılardan biri. Android'deki WhatsApp'ı iPhone'da kullandığınız numarayla etkinleştirdiğinizden emin olun. Numaranızı da değiştirecekseniz sohbet aktarımıyla numara değişikliğini aynı anda yapmaya çalışmak yerine WhatsApp'ın sunduğu hesap taşıma seçeneklerini doğru sırayla kullanın. Kablolu aktarım yapıyorsanız bağlantının sağlam olduğunu kontrol edin. Dönüştürücü veya adaptör kullanmanız gerekiyorsa cihazların birbirini algıladığından emin olun. İşlem sırasında telefonlardan birinin şarjının bitmesi veya bağlantının kopması aktarımı yarıda bırakabilir. Android telefondaki boş alanı da gözden geçirin. WhatsApp hesabınızda yıllar içinde birikmiş çok sayıda video varsa sohbet arşivinin boyutu tahmin ettiğinizden büyük olabilir. WhatsApp ve işletim sistemi güncellemelerini kontrol etmek de eski sürümlerden kaynaklanan sorunları ortadan kaldırabilir. Aktarım tamamlandıktan sonra eski iPhone'u hemen temizlemek yerine Android'deki WhatsApp'ı bir süre inceleyin. Sık konuştuğunuz kişilerin sohbetlerini, eski grupları ve sizin için değerli birkaç medya dosyasını açın. Her şey yerindeyse artık yeni telefonunuzdaki WhatsApp yedekleme ayarlarını düzenleyebilir ve iPhone'daki eski verilerle ne yapacağınıza karar verebilirsiniz.

WhatsApp iPhone'dan Android'e Nasıl Aktarılır?

GTA 5 İçin İptal Edilen Liberty City, GTA 6'ya DLC Olarak Gelebilir

Rockstar Games, Leonida Eyaleti’nin yanına Liberty City’yi de ekleyerek GTA 6 haritasını şu an beklenenden çok daha devasa bir boyuta ulaştırabilir. Rockstar’ın 2023 yılında yaşadığı veri ihlalinden sızan ve yaklaşık 200 GB büyüklüğünde olduğu belirtilen GTA 5 kaynak kodları kamuoyuna yansıdı. Sızdırılan bu dosyalar, iptal edilen Liberty City genişleme paketi hakkında yeni detayları ortaya çıkarırken bu ikonik şehrin GTA 6 haritasının bir parçası olabileceği yönündeki beklentileri de iyice alevlendirdi. Liberty City'yi GTA 6'da görebilir miyiz? Liberty City Preservation Project arkasındaki World Travel modlama ekibinin geliştiricilerinden Ook'tan bilgi alan X kullanıcısı TJGM’ye göre sızdırılan dosyalar GTA 5 için planlanan Liberty City genişlemesinin kıyı şeridi verileri kullanılarak yeniden oluşturulmuş genişletilmiş bir harita düzenini içeriyor. TJGM, Rockstar’ın bu Liberty City DLC projesini büyük ihtimalle GTA 6’ya kaydırdığını öne sürüyor. Sızan düzen, kendi dönemine göre zaten devasa hissettiren GTA 4’teki Liberty City’den bile daha geniş görünürken, tespit edilen yeni bölgeler Rockstar’ın zamanında bu paket üzerinde ciddi bir mesafe katettiğine işaret ediyor. GTA Online’ın yakaladığı muazzam başarı ve kesintisiz desteği nedeniyle şirket nihayetinde bu hikâye paketinin geliştirme sürecini rafa kaldırmıştı ancak GTA 6 Online’ın 2027 yılında çıkabileceğini gösteren son raporlar göz önüne alındığında, Rockstar en büyük oyununu daha da devasa hâle getirmek için bu projeyi kolayca hayata geçirebilir. Take-Two’nun GTA 6’nın 19 Kasım 2026’daki çıkışının ardından GTA Online desteğinin devam edeceğini doğrulaması da büyük bir Liberty City DLC’si için açık kapı bırakıyor. Rockstar projeden tamamen vazgeçip yalnızca Leonida’ya da odaklanabilir fakat katedilen aşama projenin henüz tamamen masadan kalkmadığını gösteriyor.

GTA 5 İçin İptal Edilen Liberty City, GTA 6'ya DLC Olarak Gelebilir

Xbox’ın Diskten Dijitale Özelliğini 15 Yıldır Geliştirdiği Ortaya Çıktı

Xbox, yakın zamanda “Diskten Dijitale” ismi verilen harika bir özellik duyurmuştu. Bu özellik, kullanıcıların diskli oyunlarını direkt olarak konsollara aktararak dijital hâle getirmesine imkân tanıyor, böylece sürekli disk takma ihtiyacını ortadan kaldırıyordu. Şimdi ise bu özelliğin geliştirilme süreciyle ilgili detaylar ortaya çıktı. The Verge yazarı Tom Warren tarafından ortaya çıkarılan yeni bilgiler, Microsoft'un dijital oyun ekosistemine bakışının geçmişte çok daha esnek olduğunu gösterdi. Kaynaklara göre Microsoft, 2013 yılında piyasaya sürdüğü Xbox One konsolundan neredeyse iki yıl önce 2011 civarında dijitalleşme üzerine oldukça büyük fikirler üzerinde çalışıyordu. 15 yıldır geliştirilen bir özellik Bu planlar arasında oyuncuların fiziksel oyun disklerini perakende mağazalara götürerek dijital lisanslara dönüştürmesi, dijital oyunları geri dönüştürmesi ve hatta başkalarına hediye edebilmesi yer alıyordu. Yani anlayacağınız şirket, 15 yıldır aslında bu özelliği geliştiriyordu. Ancak bu sistemin çalışabilmesi için Xbox One konsolunun sürekli internet bağlantısına sahip olması şart koşulmuştu. O dönem oyuncu topluluğundan gelen sert tepkiler ve geri adımlar nedeniyle Microsoft bu vizyonunu rafa kaldırmak zorunda kaldı. O dönem projeden geri adım atılmış olsa da Microsoft’un disk üretimi sırasında attığı bazı teknik adımlar tamamen çöpe gitmedi. Şirket, Xbox One lansmanına hazırlık yaparken disklerin içerisine benzersiz seri numaraları gömmüştü. Tam 15 yıl önce atılan bu teknik temel, günümüzdeki mevcut nesil Xbox konsollarının fiziksel Xbox One ve daha sonra çıkan diskleri tanıyıp dijital lisansa çevirmesine imkân tanıdı. Gelecekte oyun dünyasının tamamen dijitalleşeceği tahmin edilse de bu dönüşümün önünde ciddi hukuki engeller bulunuyor. Sektör uzmanlarına göre dijital lisans transferi ve ikinci el satışı gibi süreçlerin gerçekleşebilmesi için oyun yayıncılarının ortak bir çalışma prosedürü üzerinde anlaşması gerekiyor. Bazı büyük yayıncılar sisteme katılmış olsa da tüm sektörün dijital lisansların devredilmesine onay vermesi oldukça zor bir süreç.

Xbox’ın Diskten Dijitale Özelliğini 15 Yıldır Geliştirdiği Ortaya Çıktı

Mercedes-AMG'nin İlk Tamamen Elektrikli SUV'unun Tanıtım Tarihi Sızdırıldı

Alman otomotiv devi Mercedes-AMG’nin tamamen kendi mühendisleri tarafından sıfırdan tasarlanan ilk elektrikli SUV modeli için heyecan verici detaylar ortaya çıktı. Her ne kadar resmi kanallardan henüz kesin bir doğrulama gelmemiş olsa da çeşitli kaynakların aktardığı raporlara göre elektrikli GT SUV, 17 Ekim 2026 tarihinde Stuttgart’taki Mercedes-Benz Müzesi tarafından düzenlenecek olan "The 140 Festival" etkinliği kapsamında tanıtılacak. 1.100 beygir güçle gelebilir Söz konusu model, var olan bir Mercedes aracının dönüştürülmüş bir versiyonu değil, tamamen AMG imzalı bağımsız bir proje olarak öne çıkıyor. Ancak aracın tanıtılmasıyla birlikte hemen yollara çıkması beklenmiyor. İddialara göre teslimatlar 2027 yılında başlayacak. Projeye dair ilk işaretler aslında yeni değil. AMG, Kasım 2024’te mevcut EQE ve EQS SUV modellerinin üzerinde konumlanacak tam boyutlu bir "süper SUV" planladığını duyurmuştu. Aracın üretim adresi ise şaşırtıcı bir değişime işaret ediyor. Geleneksel olarak AMG modellerinin çıktığı Affalterbach yerine, bu yeni elektrikli SUV’un üretimi için Mercedes-Benz’in elektrikli araç montajına uygun hale getirdiği Sindelfingen fabrikası hedefleniyor. Yeni GT SUV, AMG’nin yüksek performanslı elektrikli araçları için özel olarak geliştirdiği dedicated AMG.EA mimarisi üzerine yükselen ikinci model olacak. Bu platformu kullanan ilk araç, daha önce tanıtılan ancak henüz pazara sunulmayan Mercedes-AMG GT 4-Door Coupe sedandı. AMG henüz SUV modelinin kesin performans rakamlarını doğrulamamış olsa da sedan kardeşinin ortaya koyduğu standartlar beklentiyi oldukça yukarı çekiyor. Serinin tepe noktası olan GT 63 4-Door modeli; 1.153 beygir güç, 2000 Nm tork, 800 voltluk elektrik mimarisi, 106 kWh batarya ve uygun istasyonlarda 600 kW üzerindeki DC hızlı şarj desteğiyle sınırları zorluyordu.

Mercedes-AMG'nin İlk Tamamen Elektrikli Süper SUV Modelinin Tanıtım Tarihi Sızdırıldı

Bilim İnsanlarından Devrim Niteliğinde Adım: Farelere Laboratuvarda Üretilen İnsan Beyni Dokusu Nakledildi!

Bilim insanları, laboratuvar ortamında yetiştirilen insan beyni dokusunu genetik olarak mühendislik uygulanmış farelere nakletmeyi başardı. İnsan beyninin gelişimini ve işleyişini incelemede büyük bir kırılma noktası olarak görülen bu yöntemin; otizm, epilepsi, serebral palsi ve şizofreni gibi ağır nörolojik ve psikiyatrik rahatsızlıkların nedenlerini ve tedavi yollarını araştırmayı önemli ölçüde hızlandırması bekleniyor. Yaşayan insan beyni dokusuna etik gerekçelerle doğrudan erişimin imkânsız olması, bu çalışmayı bilim dünyası için son derece kıymetli kılıyor. Araştırmacılar, farelerin kendi beyin kabuklarının büyük kısmı gelişmeyecek şekilde mühendislik uygulandığını ve nakledilen insan dokusunun, farelerin sinir sistemiyle işlevsel ağlar kurarak beynin temel gelişim özelliklerini birebir sergilediğini belirtti. "Kortikal organoidler" ve genetik mühendislik Çalışma kapsamında araştırmacılar, cilt veya kan hücrelerini kök hücrelere dönüştürerek beynin biliş, dil, dikkat ve karar alma gibi üst düzey işlevlerini yöneten beyin kabuğunu taklit eden üç boyutlu "organoidler" üretti. Genetik olarak mühendislik uygulanan farelerde ise normalde beyin kabuğu ve hafıza merkezini oluşturan hücrelerin gelişimi engellendi. Nature dergisinde yayımlanan araştırmanın kıdemli yazarı, Stanford Üniversitesi'nden nörobilimci Sergiu Pasca, doğumdan hemen sonra nakledilen insan dokusunun oluşan bu boşluk sayesinde geniş bir şekilde büyüme imkânı bulduğunu belirtti. Nakledilen dokularda, bazı demans türlerinde hassas olduğu bilinen nadir "von Economo" nöronları dahil olmak üzere çok çeşitli insan hücre tipleri gelişti ve farenin sinir sistemi genelinde işlevsel bağlantılar kuruldu. Araştırmada kullanılan terminolojinin doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Pasca, hayvanların "insanlaşmış fareler" veya "mini beyinli canlılar" olarak tanımlanmasının doğru olmadığını vurguladı. Bu canlıların özünde fare sinir sistemini koruduğunu, ancak içinde büyüyen ve entegre olan daha büyük hacimli bir insan kortikal dokusu taşıdığını ifade eden araştırmacılar, nakledilen yabancı insan dokusuna atıfla bu denekleri "ksenokortikal fareler" olarak adlandırdı. Otizm, epilepsi ve doğum sırasındaki oksijensizliğin incelenmesinde yeni dönem Bu yeni model, özellikle anne karnında veya doğum sırasında yaşanan oksijen yetersizliği gibi çevresel hasarların ve erken gelişim döneminde başlayan nörolojik rahatsızlıkların incelenmesinde büyük avantaj sağlıyor. Normal laboratuvar fareleri insan dokusuna zarar veren oksijensizlik seviyelerine direnç gösterirken, ksenokortikal farelerde uygulanan düşük oksijen seviyesi insan hücrelerinde ciddi hasara ve motor koordinasyon bozukluklarına yol açtı. Dışarıdan bakıldığında normal bir laboratuvar faresinden farkı olmayan bu canlılarda yalnızca hassas motor koordinasyonu eksiklikleri ve hafıza yetilerinde farklılıklar gözlemlendi. Araştırmacılar, hayvan refahı ve canlılara insan dokusu aktarılmasının etik sınırlarını titizlikle gözeterek çalışmaları sürdürdüklerini ve nörolojik rahatsızlıkların toplumda ne kadar yaygın olduğu düşünüldüğünde bu araştırmaların yapılmamasının maliyetinin çok daha ağır olacağını belirtiyor.

Bilim İnsanlarından Devrim Niteliğinde Adım: Farelere Laboratuvarda Üretilen İnsan Beyni Dokusu Nakledildi!

Avrupa Birliği, 13 Yaş ve Altına Sosyal Medyayı Yasaklayacak

Son zamanlarda sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkileri nedeniyle dünya çapında belli yaş altına yasak getirildiğini görmeye başlamıştık. Hatta Türkiye’de de böyle hamleler planlanıyordu. Şimdi ise belki de görebileceğimiz en sert düzenlemelerden biri geldi. Avrupa Birliği “EU Kids Act” ismi verilen yasa tasarısını duyurdu. Eğer bu yasa tasarısı kabul edilirse 13 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimi tamamen engellenecek. 13 ve 14 yaşındaki gençler ise sadece ebeveynlerinin gözetimi ve kontrolü altında sınırlı hesaplar açabilecek. Tamamen bağımsız sosyal medya kullanımı için 15 yaş ve üstü olmak gerekecek Çocukların herhangi bir ebeveyn denetimi olmaksızın kendi bağımsız sosyal medya hesaplarını oluşturabilmesi için en az 15 yaşına basmış olmaları gerekecek. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, konuya ilişkin yaptığı açıklamada sosyal medyanın gelişmekte olan beyin ve kişilik üzerindeki zararlarına dair güçlü kanıtlar bulunduğunu belirterek, teknoloji şirketlerinin çocukların ruh sağlığıyla sorumsuz bir şekilde oynamasına artık izin vermeyeceklerini vurguladı. Teklif edilen düzenleme yalnızca yaş sınırı getirmekle kalmıyor, aynı zamanda sosyal medya platformlarının çalışma mimarisini de hedef alıyor. Yasa tasarısı uyarınca platformlar, küçük kullanıcıları zararlı içerik girdaplarına çeken tavsiye algoritmalarını kaldırmak zorunda kalacak. Ayrıca yeni tasarı; sonsuz kaydırma özelliğini, gece gönderilen anlık bildirimleri ve yabancılardan gelen istenmeyen mesajları doğrudan engelleyecek. Bunlara ek olarak yapay zekâ botlarının da varsayılan olarak kapalı tutulması ve gençlerde duygusal bağımlılık yaratmayacak şekilde yapılandırılması şart koşuluyor. 13 yaş altı çocuklar için ebeveyn yönetimli "mini hesaplar" üzerinden özel çocuk dostu video izleme servisleri sunulabilecek. Bu hesaplarda günlük ekran süresi maksimum 1 saat ile sınırlandırılacak. 13 ve 14 yaş grubu için sunulacak denetimli alt hesaplarda da benzer şekilde günlük 1 saatlik kullanım limiti ve kısıtlı sosyal etkileşim korumaları yer alacak. Platformlar için bir diğer kritik yükümlülük ise yaş doğrulama sistemleri kurmak olacak. Yasa, yeni hesap açılışlarında yaş kontrolü yapılmasını ve mevcut kullanıcılar için kredi kartı bilgileri gibi yöntemlerle yaş tahmini yürütülmesini şart koşuyor. Şirketlerin, kimlik belgelerini veya biyometrik verileri saklamayan yaş doğrulama araçlarını kullanması gerekecek. Uyum süreçleri AB'nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde denetlenecek. Kurallara uymayan platformlar için net ceza miktarları açıklanmasa da DSA kapsamında küresel yıllık cironun yüzde 6'sına varan dev yaptırımlar uygulanabiliyor.

Avrupa Birliği, 13 Yaş ve Altına Sosyal Medyayı Yasaklamayı Planlıyor! İşte Detaylar

En Çok Kulaklık Satan Markalar Belli Oldu

Kablosuz kulaklıklar, dünya çapında milyonlarca insan tarafından tercih ediliyor. Peki dünyada en çok kablosuz kulaklık satan firmalar neler? Omdia tarafından paylaşılan bir rapor, 2026’nın ikinci çeyreğinde lider olan firmaları listeledi. Şaşırtmayan bir şekilde yıllardır AirPods modelleriyle pazarı domine eden Apple’ın bir kez daha lider olmayı başardığı görüldü. Omdia’ya göre 2026 yılının ikinci çeyreğinde tam kablosuz kulaklık (TWS) pazarı küresel ölçekte yıllık bazda %0,7 oranında hafif bir daralma yaşadı. Bu dönemdeki toplam satış adedi ise 82,1 milyon olarak kaydedildi. En çok kulaklık satan markalar Apple - 16,8 milyon satış (%20,5 Xiaomi - 8,6 milyon satış (%10,4) Samsung - 5,5 milyon satış (%6,7) Huawei - 5,1 milyon satış (%6,2) OPPO - 4,1 milyon satış (%5,0) Diğer markalar - 42 milyon satış (%51,2) Apple, kulaklık sevkiyatlarını artırarak sektördeki baskın konumunu bir kez daha pekiştirdi. ABD’li teknoloji devi, 2026'nın ikinci çeyreğinde toplam 16,8 milyon TWS cihazı sevkiyatı gerçekleştirdi. %20,5’lik bir pazar payına da sahip. Bu rakam, şirketin 2025'in aynı dönemine kıyasla %1,2'lik bir artış yakaladığını gösteriyor. Pazar genelinin gerilediği bir tabloda Apple'ın büyüme kaydetmesi dikkat çekti. Apple ile ikinci sıradaki Xiaomi ile arasında neredeyse 8 milyonluk bir fark var. Öyle ki Xiaomi, bu dönemde 8,6 milyon kulaklık satarak pazarın %10,4’ünü oluşturmuş. Onu 5,5 milyon ile Samsung, 5,1 milyon ile Huawei ve 4,1 milyon ile OPPO takip ediyor.

En Çok Kulaklık Satan Markalar Belli Oldu: Zirvedeki İsim Rakiplerini Ezdi Geçti!

TECNO, POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition'ı Duyurdu

Global teknoloji üreticisi TECNO, İtalyan yaşam tarzı markası Tonino Lamborghini ile ortaklaşa geliştirdiği yeni özel sürüm akıllı telefonunu tanıttı. İtalya'nın Bolonya şehrinde yer alan tarihi Palazzo del Vignola’da düzenlenen küresel lansman etkinliğinde, sınırlı sayıda üretilen TECNO POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition modeli resmî olarak sergilendi. "Cesaretin Başladığı Yer" teması altında gerçekleştirilen bu lansman organizasyonu, İtalyan tasarım gelenekleri ile modern teknoloji anlayışını aynı çatı altında bir araya getirmeyi hedefliyor. Karşınızda TECNO ve Lamborghini ortaklığıyla geliştirilen POVA 8 Pro 5G Tonino Sınırlı sayıda üretilen bu özel model, görsel tarafta standart sürümlerden ayrılan belirgin detaylara sahip. Cihazın arka panelinde ikonik siyah ve kırmızı renk paletinin yanı sıra dinamik bir "Pulse Line" hat yapısı kullanılıyor. Çift katmanlı arka kapak mimarisi cihaza derinlikli bir görünüm kazandırırken gövde üzerinde "Signature Shield" olarak adlandırılan özel detaylar yer alıyor. Tasarım dokunuşları yalnızca dış gövde kaplamasıyla sınırlı kalmıyor. Cihazın arka yüzeyinde bulunan LED Bildirim Ekranı, Tonino Lamborghini markasına özel "L" imzalı aydınlatma efektleriyle destekleniyor. Bunun yanı sıra ürün, özel kutu tasarımından kişiselleştirilmiş aksesuarlara, modele özgü arayüz temasından özel ses efektlerine kadar kapsamlı bir özelleştirme paketiyle birlikte sunuluyor. Lansman kapsamında konuşan Tonino Lamborghini Kurucusu ve Başkanı Tonino Lamborghini, tasarımın kendileri için İtalyan kültürünü ve ustalığını aktaran bir hikâye olduğunu belirtti. Ortaklık sayesinde markanın özgün tarzını teknolojiyle buluşturduklarını vurgulayan Lamborghini, 1981'den bu yana korudukları bu ruhu yeni nesil gençlerle paylaşmaktan gurur duyduklarını ifade etti. TECNO CMO'su Laury Bai ise Tonino Lamborghini'nin kendine has tasarım anlayışını POVA serisinin dinamik yapısıyla birleştirdiklerini dile getirdi. Bai, bu özel koleksiyon sayesinde genç kullanıcılara hem şık hem de performans odaklı bir stil seçeneği sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

TECNO, Tonino Lamborghini Ortaklığıyla Üretilen POVA 8 Pro 5G Tonino Lamborghini Limited Edition'ı Duyurdu

Tam 26 Yıl Sürdü: PlayStation 2'nin Aşılamayan 'MechaCon' Güvenlik Çipi Aşıldı!

PlayStation 2'nin donanım tarafındaki son büyük sırrı, lansmanından 26 yıl sonra nihayet aydınlatıldı. Kanadalı retro donanım tutkunu DiscoStarslayer, orijinal PS2 konsolunun optik sürücüsünü ve korsan karşıtı koruma mekanizmalarını yöneten CXP102064 "MechaCon" çipini tersine mühendislik yöntemiyle çözmeyi başardı. Dört yıl süren kimyasal kapak açma (decapping), optik veri dökümü alma ve silikon devreleri mikroskop altında inceleme süreçlerinin ardından, çipteki verilerin yazılım aracılığıyla dışarı aktarılmasını sağlayan bir açık tespit edildi. DiscoStarslayer, X platformu üzerinden duyurduğu bu önemli gelişmede, çipin içeriğine erişmeyi sağlayan güvenlik açığını bulan çalışma arkadaşı Libby'ye de teşekkür etti. Bu başarı neden bu kadar önemli? MechaCon güvenlik çipi yalnızca PlayStation 2 konsollarında yer almıyor, aynı zamanda Namco'nun System 246 ve System 256 ile Konami'nin Python 1 gibi PS2 tabanlı bazı arcade sistemlerinde de kullanılıyor. Bu durum, yapılan tersine mühendislik çalışmasının etki alanını konsolun ötesine taşıyor. Çipin iç çalışma prensiplerinin belgelenmesiyle birlikte, PS2 emülasyon projelerinin ve bağımsız yazılım geliştirme süreçlerinin gözle görülür şekilde kolaylaşması bekleniyor. Ayrıca bu gelişmenin, oyun severlerin yıllardır talep ettiği gelişmiş bir optik sürücü emülatörünün önünü açma ihtimali de oldukça yüksek.

Tam 26 Yıl Sürdü: PlayStation 2'nin Aşılamayan 'MechaCon' Güvenlik Çipi Aşıldı!

Dolandırıcılar, Spotify’daki Gerçek Sanatçı Sayfalarına Sahte Şarkılar Yüklemeye Başladı

Müzik dinleme platformlarında son dönemde sanatçıların ve dinleyicilerin tepkisini çeken yeni bir dolandırıcılık yöntemi baş gösterdi. Yapay zekâ teknolojilerinden yararlanan kötü niyetli kişiler, ürettikleri sahte şarkıları Spotify, Apple Music ve Tidal gibi platformlarda gerçek sanatçıların profillerine doğrudan eklemenin bir yolunu buldu. Dağıtım kanallarındaki açıkları kullanan bu sistem, hem sanatçıların itibarını zedeliyor hem de haksız kazanç elde edilmesine olanak tanıyor. Sistem nasıl işliyor? 404 Media tarafından yapılan bir incelemeye göre dolandırıcılık süreci oldukça basit birkaç adımdan oluşuyor. İlk olarak Suno veya Udio gibi üretken yapay zekâ araçlarıyla düşük kaliteli sahte şarkılar oluşturuluyor. Ardından yine yapay zekâ yardımıyla hızlıca bir albüm kapağı tasarlanıyor. Son aşamada ise DistroKid gibi dijital müzik dağıtım servislerine kayıt olunarak, şarkının hedef alınan gerçek gruba veya sanatçıya ait olduğu beyan ediliyor. Dağıtım servisleri ve yayın platformları bu beyanları doğrulayacak yeterli denetim mekanizmasına sahip olmadığı için şarkılar kısa sürede ilgili sanatçının resmî diskografisine "yeni bir parça" olarak ekleniyor. Dinlenmelerden elde edilen gelir ise asıl sanatçıya değil, sahte içerikleri yükleyen dolandırıcılara aktarılıyor. Bağımsız ve hayatını kaybetmiş sanatçılar tehlikede Büyük ve ünlü müzisyenlerin arkasında bu durumu takip eden profesyonel ekipler bulunsa da bağımsız ve daha küçük ölçekli sanatçılar bu tür dolandırıcılıklara karşı son derece savunmasız kalıyor. Ayrıca aktif olarak yönetilmeyen profiller ve hayatını kaybetmiş sanatçıların hesapları da bu suistimalden payını alıyor. Odette Child adlı müzik grubu tarafından Temmuz ayından bu yana yürütülen takipte, Taylor Swift gibi dev isimlerden hayatını kaybetmiş caz müzisyenlerine kadar yüzlerce farklı profile aitmiş gibi gösterilen 300'den fazla sahte yapay zekâ şarkısı tespit edildi. Üretken yapay zekânın sunduğu hız sayesinde dolandırıcılar günde yüzlerce sahte şarkıyı sisteme yükleyebiliyor. Günde yaklaşık 50.000 yapay zekâ üretimi şarkının yüklendiği Spotify, müzisyenlerin profillerine yeni bir içerik eklenmeden önce inceleme yapmalarına olanak tanıyan bir özellik üzerinde çalıştığını açıklasa da bu araç henüz sınırlı bir beta aşamasında bulunuyor. Spotify ve Amazon Music gibi dev şirketler, tespit sistemlerini geliştirmek ve dağıtımcılarla iş birliği yapmak için yatırımlarını sürdürdüklerini belirtse da mevcut adımlar sorunun ölçeği karşısında yetersiz kalmakla eleştiriliyor.

Dolandırıcılar, Spotify’daki Gerçek Sanatçı Sayfalarına Sahte Şarkılar Yüklemeye Başladı

iPhone 18 Pro ve Pro Max Türkiye'de Resmen Satışa Sunuldu

Apple, geçtiğimiz hafta tanıttığı ve altı günlük ön sipariş sürecinin ardından yeni amiral gemisi modelleri iPhone 18 Pro ile iPhone 18 Pro Max'i teknoloji severlerle buluşturdu. Yeni nesil akıllı telefonlar, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 65 ülkede bugün resmen satışa sunuldu. Ön sipariş veren kullanıcılar cihazlarına kavuşmaya başlarken, yeni modeller Apple mağazalarında, yetkili satıcılarda yerini almış durumda. iPhone 18 Pro serisi Türkiye fiyatları Dört farklı depolama seçeneğiyle gelen iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max Türkiye fiyatları ise şu şekilde: iPhone 18 Pro Türkiye fiyatları 256 GB: 137.999 TL 512 GB: 154.999 TL 1 TB: 188.999 TL 2 TB: 243.999 TL iPhone 18 Pro Max Türkiye fiyatları 256 GB: 149.999 TL 512 GB: 166.999 TL 1 TB: 200.999 TL 2 TB: 255.999 TL

iPhone 18 Pro ve Pro Max Türkiye'de Resmen Satışa Sunuldu

Spotify Şarkı Kalitesi Nasıl Artırılır?

Spotify'da aynı şarkıyı dinleyen iki kişinin aldığı ses deneyimi birbirinden farklı olabilir. Bunun nedeni yalnızca kullanılan kulaklık değil. Uygulamadaki ses kalitesi seçeneği, internet bağlantısı ve şarkının hangi yöntemle dinlendiği de duyduğunuz sesi etkiliyor. Spotify şarkı kalitesi artırma işlemi için uygulamadaki medya kalitesi ayarlarını değiştirebilirsiniz. Ancak en yüksek seçeneği işaretlemek her koşulda en mantıklı tercih olmayabilir. Yüksek kalite daha fazla mobil veri ve depolama alanı kullanabileceğinden ayarları dinleme alışkanlıklarınıza göre düzenleyebilirsiniz. Spotify şarkı kalitesi nasıl artırılır? Spotify, internet üzerinden dinlediğiniz müziklerin kalitesini uygulama içerisinden seçmenize izin veriyor. Mobil veri ve Wi-Fi bağlantısı için farklı kalite tercihleri belirleyebildiğinizden evde ve dışarıda aynı ayarı kullanmak zorunda değilsiniz. Spotify şarkı kalitesini artırmak için şu adımları izleyebilirsiniz: Spotify uygulamasını açın. Profil fotoğrafınıza dokunarak Ayarlar ve gizlilik bölümüne girin. Medya kalitesi veya ses kalitesiyle ilgili bölümü açın. Wi-Fi üzerinden dinleme için istediğiniz kaliteyi seçin. Mobil veri üzerinden dinleme kalitesini ayrıca belirleyin. Otomatik kalite seçiliyse bağlantınıza göre sabit bir yüksek kalite seçeneğine geçebilirsiniz. Spotify'ın menü adları kullandığınız cihaz ve uygulama sürümüne göre değişiklik gösterebilir. Ayarlar içerisinde Ses kalitesi veya Medya kalitesi ifadelerini arayabilirsiniz. Kaliteyi yükselttikten sonra yeni ayar internet üzerinden dinlediğiniz şarkılarda kullanılır. Mobil internet paketiniz sınırlıysa Wi-Fi için daha yüksek, mobil veri için daha düşük bir seçenek belirlemek veri tüketimini kontrol altında tutmanızı kolaylaştırır. Spotify'da en yüksek ses kalitesi hangisi? Spotify'daki ses kalitesi seçenekleri kullandığınız plan, cihaz ve hesabınızda erişime açılmış özelliklere göre farklılık gösterebilir. Klasik kalite seçeneklerinde düşük, normal, yüksek ve çok yüksek gibi seviyelerle karşılaşabilirsiniz. Premium kullanıcılar standart akış seçeneklerinde 320 kbit/s'ye kadar kalite kullanabilir. Spotify artık uygun Premium kullanıcılarına Lossless dinleme seçeneği de sunuyor. Lossless, müzik verilerinin kayıplı sıkıştırma nedeniyle bir bölümünün atılmasını önleyen daha yüksek kaliteli bir dinleme biçimi. Desteklenen içerik ve cihazlarda standart Spotify kalitesinin üzerine çıkmak isteyen kullanıcılar bu seçeneği tercih edebilir. Fakat hesabınızda Lossless seçeneğini görmüyorsanız uygulamada bir sorun olduğu sonucuna hemen varmayın. Özelliğin kullanılabilirliği planınıza, bulunduğunuz bölgeye, kullandığınız cihaza ve Spotify'ın özelliği hesabınıza sunmuş olmasına bağlı olabilir. Lossless veya çok yüksek kalite seçmek de tek başına sesin belirgin biçimde değişeceğini garanti etmez. Telefonun kendi hoparlöründen müzik dinliyorsanız aradaki farkı yakalamak zorlaşabilir. Daha iyi bir kulaklık veya ses sistemi kullanıldığında kalite değişiminin fark edilmesi daha kolay hâle gelebilir. Bu nedenle Spotify'daki en yüksek rakama ulaşmak kadar kullandığınız ses sisteminin bu kaliteden ne ölçüde yararlanabildiği de önemli. İndirilen şarkıların kalitesi nasıl yükseltilir? Spotify Premium kullanarak şarkıları çevrim dışı dinlemek için indiriyorsanız internet üzerinden dinleme kalitesinin yanında indirme kalitesini de kontrol etmelisiniz. Bu iki seçenek ayrı yönetilebildiğinden yayın kalitesini yükseltmeniz daha önce indirdiğiniz bütün parçaların otomatik olarak aynı kalitede yeniden indirilmesini sağlamayabilir. Spotify'ın ayarlarından medya kalitesi bölümünü açın ve indirmeler için sunulan kalite seçeneğini bulun. Buradan daha yüksek bir seviye belirleyebilirsiniz. Kalite yükseldikçe indirilen dosyaların cihazınızda kapladığı alan da artar. Telefonunuzda yüzlerce şarkı veya uzun çalma listeleri saklıyorsanız aradaki depolama farkı zamanla büyüyebilir. Boş alanı az olan bir telefonda bütün indirmeleri mümkün olan en yüksek seviyeye çıkarmak bu yüzden sorun yaratabilir. Daha önce düşük kalitede indirdiğiniz parçalar varsa yalnızca ayarı değiştirmek eski indirmelerin kalitesini her durumda değiştirmeyebilir. Yeni tercihin geçerli olması için ilgili içerikleri kaldırıp yeni kalite ayarıyla tekrar indirmeniz gerekebilir. Uzun yolculuklarda veya internet bağlantısının zayıf olduğu yerlerde Spotify'ı çevrim dışı kullanıyorsanız indirme kalitesini seyahatten önce ayarlayın. Böylece bağlantı bulduğunuzda tüm müzikleri istediğiniz kalitede hazırlayabilirsiniz. Yüksek ses kalitesi interneti ne kadar etkiler? Spotify'da ses kalitesini yükseltmenin karşılığında kullanılan veri miktarı artar. Düşük veya normal kaliteye kıyasla çok yüksek kalitede dinlenen aynı uzunluktaki şarkı, daha fazla mobil veri tüketir. Lossless kullanıldığında bu fark çok daha belirgin olabilir. Sınırsız veya yüksek kotalı bir internet paketiniz varsa bu durum günlük kullanımınızı fazla etkilemeyebilir. Sınırlı mobil veri kullanan biriyseniz bütün bağlantılar için en yüksek kaliteyi seçmek paketinizin daha hızlı tükenmesine yol açabilir. Bunun yerine Wi-Fi ve mobil veri ayarlarını ayrı düzenleyebilirsiniz. Evde Wi-Fi kullanırken yüksek kaliteyi tercih edip dışarı çıktığınızda daha düşük bir seviyeye geçmek zorunda da değilsiniz. Spotify'da mobil veri için baştan farklı bir kalite seçerek bu ayrımı otomatik hâle getirebilirsiniz. Bağlantı hızı da hesaba katılmalı. İnternetiniz kararsızsa yüksek kaliteli yayın daha fazla veri aktarmak zorunda olduğundan müzik oynatılırken beklemeler yaşayabilirsiniz. Otomatik kalite seçeneği böyle durumlarda bağlantıya göre kaliteyi değiştirebilir. Lossless dinlemeyi düşünüyorsanız veri tüketimi daha da önem kazanıyor. Yüksek çözünürlüklü ve kayıpsız ses, standart akıştan daha fazla bant genişliği istediğinden mobil bağlantıda kullanmadan önce internet paketinizin durumuna bakmanız mantıklı olacaktır. Kaliteyi artırdığınız hâlde müzik neden aynı geliyor? Spotify ayarını en yüksek seviyeye getirmenize rağmen şarkılarda belirgin bir değişiklik duymayabilirsiniz. Çünkü kulağınıza ulaşan sesin kalitesini Spotify'daki tek bir seçenek belirlemiyor. İlk kontrol edilecek parçalardan biri kullandığınız kulaklık veya hoparlör. Telefonun dahili hoparlörüyle dinleme yapıyorsanız kalite seviyeleri arasındaki küçük ayrıntılar kaybolabilir. Daha iyi bir ses sistemi bu farkları daha anlaşılır hâle getirebilir. Bluetooth bağlantısı da sonucu etkiler. Spotify'dan yüksek kaliteli bir ses akışı başlatsanız bile telefon ile kulaklık arasındaki Bluetooth bağlantısında kullanılan codec ve cihazların desteklediği özellikler sesin size hangi kalitede ulaşacağını belirleyebilir. Lossless dinlemek istiyorsanız kablosuz bağlantının bu zincirde nasıl çalıştığını ayrıca hesaba katmanız gerekir. Spotify'daki ses normalleştirme ve ekolayzır gibi seçenekler de duyduğunuz sonucu değiştirebilir. Ses size fazla düz, düşük veya dengesiz geliyorsa yalnızca akış kalitesini yükseltmek yerine bu ayarları da inceleyin. Sonuçta yüksek kaliteli bir Spotify ayarı, ses zincirinin yalnızca başlangıcı. İyi bir kayıt, doğru uygulama ayarı ve kullandığınız kulaklık birbirini tamamladığında kalite farkı daha anlamlı hâle geliyor. Bu yüzden ayarı en yükseğe getirip bırakmak yerine müziği hangi cihazla ve hangi bağlantı üzerinden dinlediğinize de bakmak daha iyi sonuç verecektir.

Spotify Şarkı Kalitesi Nasıl Artırılır?

iPhone 18 Pro - Fiyatı, Özellikleri ve Tasarımı

Apple’ın her yıl merakla beklenen iPhone lansmanı bu kez Pro model tarafında dikkat çekici yeniliklerle geldi. iPhone 18 Pro, dışarıdan bakıldığında tanıdık çizgilerini koruyor olsa da kamera sistemi, işlemci mimarisi, yapay zekâ özellikleri ve uzun süreli performans konusunda önceki nesilden daha iddialı bir telefon olarak karşımıza çıkıyor. Yeni iPhone’un en çok konuşulacak tarafı ise muhtemelen kamera olacak. Apple, yıllardır yazılım üzerinden yaptığı fotoğraf iyileştirmelerine bu kez fiziksel bir yenilik ekleyerek ana kameraya değişken diyafram sistemi getirdi. Buna A20 Pro işlemci, yeni soğutma sistemi ve güncellenmiş bağlantı donanımları da eklenince kapsamlı bir Pro modeli ortaya çıkıyor. iPhone 18 Pro’nun tasarımında neler değişti? iPhone 18 Pro, Apple’ın son yıllarda benimsediği düz kenarlı tasarım anlayışını devam ettiriyor. Cihazın arka bölümünde üç kameranın bulunduğu geniş kamera alanı korunurken bu yıl siyah, gümüş, buzul ve yeni burgonya renk seçenekleri sunuluyor. Özellikle burgonya rengi, Pro serisinin klasik renk paletinden ayrılan daha karakteristik bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Ön bölümde ise Dynamic Island hâlâ yerinde ancak artık daha küçük ve daha işlevsel. Apple’ın açıklamasına göre yeni Dynamic Island aynı anda üç farklı Canlı Etkinlik bilgisini gösterebiliyor. Face ID sistemi de bu yapı üzerinden çalışmaya devam ediyor. Yani tasarımda köklü bir değişim yok ancak günlük kullanımda fark yaratacak küçük dokunuşlar bulunuyor. iPhone 18 Pro’nun ekranı nasıl? iPhone 18 Pro’da 6,3 inç büyüklüğünde Super Retina XDR OLED ekran bulunuyor. 2622 x 1206 piksel çözünürlük sunan panel, 460 ppi piksel yoğunluğuna sahip. ProMotion teknolojisi sayesinde yenileme hızı 120 Hz’e kadar çıkabiliyor. Bu da arayüz animasyonlarından oyunlara kadar pek çok alanda daha akıcı bir görüntü deneyimi anlamına geliyor. Ekranın dış mekân parlaklığı 3.000 nite kadar ulaşabiliyor. Özellikle güneş altında telefon kullananlar için bu değer oldukça önemli çünkü yüksek parlaklık, ekran içeriğinin okunabilirliğini artırıyor. Her Zaman Açık ekran ve HDR desteği de Pro modelin ekran özellikleri arasında bulunuyor. Kısacası Apple, ekran tarafında devrimden çok mevcut deneyimi olgunlaştırmayı tercih etmiş. A20 Pro işlemci performans konusunda çıtayı yükseltiyor iPhone 18 Pro’nun kalbinde Apple’ın 2 nanometre üretim teknolojisiyle geliştirdiği A20 Pro bulunuyor. İşlemci tarafında 6 çekirdekli CPU, grafik tarafında ise 7 çekirdekli GPU görev yapıyor. Apple, yeni GPU’nun önceki nesle kıyasla yüzde 40’a kadar daha yüksek grafik performansı sağlayabildiğini ve bellek bant genişliğinin ciddi şekilde artırıldığını belirtiyor. A20 Pro’nun en önemli yeniliklerinden biri de yapay zekâ iş yükleri için geliştirilen çift 16 çekirdekli Neural Engine yapısı. Toplamda 32 çekirdekli bu sistem, aygıt üzerinde çalışan Apple Intelligence özelliklerini hızlandırıyor. Bu güç yalnızca yapay zekâ için değil; oyun, video düzenleme, fotoğraf işleme ve ağır uygulamalar gibi uzun süre yüksek performans isteyen işler için de kullanılıyor. Yeni soğutma sistemi uzun süreli performansı hedefliyor Güçlü işlemci tek başına yeterli değil çünkü telefon ısındığında performansını düşürmek zorunda kalabiliyor. Apple bu sorunu azaltmak amacıyla iPhone 18 Pro’da yeni nesil bir buhar haznesi kullanıyor. Şirketin açıklamasına göre buhar haznesinin yüzey alanı önceki nesle göre üç kat artırılmış durumda ve A20 Pro doğrudan bu termal sisteme bağlanıyor. Bu yenilik özellikle uzun süre oyun oynayan veya telefonda video düzenleyen kullanıcılar açısından önemli. Apple, yeni termal mimarinin önceki nesle kıyasla performans sürekliliğini belirgin şekilde geliştirdiğini söylüyor. Yani telefonun ilk birkaç dakikadaki yüksek performansını daha uzun süre koruması hedefleniyor. Gerçek fark ise elbette bağımsız testlerde ortaya çıkacak. iPhone 18 Pro kameralarında asıl yenilik değişken diyafram iPhone 18 Pro’nun arkasında 48 MP Fusion Ana kamera, 48 MP Ultra Geniş kamera ve 48 MP Telefoto kamera bulunuyor. Ancak asıl yenilik ana kamerada. Apple ilk kez iPhone’da fiziksel değişken diyafram kullanıyor. Kamera; ƒ/1.48, ƒ/1.8, ƒ/2.8 ve ƒ/4.0 olmak üzere dört farklı diyafram açıklığı arasında geçiş yapabiliyor. Peki bu size ne kazandırıyor? Diyafram açıklığı, kameraya giren ışık miktarını ve fotoğraftaki alan derinliğini doğrudan etkiliyor. Daha açık diyafram düşük ışıkta daha fazla ışık toplarken daha kısık diyafram özellikle grup fotoğraflarında daha geniş bir alanın net çıkmasını sağlayabiliyor. Kullanıcılar isterse bu ayarları Kamera uygulamasından manuel olarak da değiştirebiliyor. Kamera uygulaması artık profesyonellere daha fazla kontrol veriyor Apple, donanım değişikliğini Kamera uygulamasındaki yeni profesyonel kontrollerle destekliyor. Artık diyaframın yanında deklanşör hızını ve beyaz dengesini de doğrudan ayarlayabiliyorsunuz. Histogram desteği sayesinde çekim sırasında sahnenin pozlamasını takip etmek de mümkün. Bu özellikler iPhone’u manuel kamera kullanmaya alışkın kişiler için çok daha esnek hâle getiriyor. Video tarafında 4K Dolby Vision, ProRes, ProRes RAW, Apple Log 2 ve harici depolama seçenekleri destekleniyor. Hızlı Çekim modunda da 4K Dolby Vision kayıt alınabiliyor. Ses Miksi sistemi ise sesleri ayırmak için geliştirilen yeni algoritmalar kullanıyor. Özellikle içerik üreticileri için iPhone 18 Pro’nun güçlü taraflarından biri yine video çekimi olacak gibi görünüyor. Apple Referans Görüntü nedir, ne işe yarıyor? iPhone 18 Pro ile gelen en ilginç özelliklerden biri Apple Referans Görüntü. Referans modunda fotoğraf çekildiğinde kamera sensörü gördüğü pikselleri dijital olarak imzalıyor. Bu veriler Private Cloud Compute üzerinden işlenerek sonradan değiştirilemeyen bir referans görüntüsü oluşturuyor. Böylece çekilen fotoğrafın orijinal hâliyle karşılaştırılması mümkün oluyor. Özellikle yapay zekâ ile hazırlanan veya ağır şekilde düzenlenen görsellerin giderek arttığı bir dönemde bu sistem oldukça önemli olabilir. Fotoğraflar uygulaması normal fotoğrafla referans görüntüyü yan yana gösterebiliyor. Apple ayrıca ilerleyen dönemde SynthID desteğiyle yapay zekâ tarafından oluşturulan veya düzenlenen görsellerin anlaşılmasını da kolaylaştırmayı planlıyor. iPhone 18 Pro’nun pil ve şarj özellikleri nasıl? Apple, iPhone 18 Pro için 34 saate kadar video oynatma süresi açıklıyor. Hızlı şarj tarafında uygun güç adaptörü kullanıldığında telefon yaklaşık 15 dakikada yüzde 50 seviyesine ulaşabiliyor. MagSafe ile kablosuz şarj kullanıldığında ise yüzde 50 seviyesine ulaşmak yaklaşık 30 dakika sürüyor. Gerçek pil süresi elbette kullanım şekline göre değişecektir. MagSafe ve Qi2 üzerinden 25 W’a kadar kablosuz şarj desteği bulunuyor. USB-C bağlantısı ise yalnızca şarj amacıyla kullanılmıyor; yüksek hızlı veri aktarımını da destekliyor. Apple’ın A20 Pro’daki verimlilik iyileştirmeleri ve yenilenen pil mimarisiyle birlikte düşünüldüğünde iPhone 18 Pro’nun özellikle yoğun kullanımda daha dengeli bir deneyim sunması bekleniyor. iOS 27 ve Apple Intelligence tarafında neler var? iPhone 18 Pro, iOS 27 ve yeni nesil Apple Intelligence özellikleriyle geliyor. Fotoğraflar uygulamasındaki Uzamsal Yeniden Çerçeveleme, Genişletme ve geliştirilmiş Düzeltme araçları sayesinde çektiğiniz görüntülerin kompozisyonunu sonradan değiştirebiliyorsunuz. Image Playground ise artık daha gerçekçi görseller oluşturabiliyor. Türkçe de desteklenen diller arasında. Safari’ye eklenen Bana Bildir özelliği ise ziyaret ettiğiniz sayfalardaki fiyat düşüşü veya stok değişimi gibi gelişmeleri takip edebiliyor. Apple Intelligence işlemlerinin bir bölümü doğrudan cihaz üzerinde gerçekleştiriliyor, daha karmaşık işlemlerde ise Private Cloud Compute kullanılıyor. Siri AI başlangıçta İngilizce olarak beta sürümünde kullanıma sunulacak. iPhone 18 Pro teknik özellikleri iPhone 18 Pro’yu genel olarak değerlendirdiğimizde Apple’ın bu nesilde özellikle kamera, yapay zekâ ve uzun süreli performans üzerine yoğunlaştığını görüyoruz. Değişken diyafram klasik akıllı telefon kameralarından daha fazla kontrol sağlarken A20 Pro ve yeni buhar haznesi de telefonun yıllar boyunca yüksek performans sunmasını hedefleyen önemli iki bileşen olarak öne çıkıyor. iPhone 18 Pro özellikleri Özellik iPhone 18 Pro Ekran 6,3 inç Super Retina XDR OLED Çözünürlük 2622 x 1206 piksel Piksel yoğunluğu 460 ppi Yenileme hızı 120 Hz’e kadar ProMotion Maksimum dış mekân parlaklığı 3.000 nit İşlemci Apple A20 Pro, 2 nm CPU 6 çekirdek GPU 7 çekirdek Neural Engine Çift 16 çekirdek Ana kamera 48 MP Fusion Ana kamera diyaframı ƒ/1.48, ƒ/1.8, ƒ/2.8, ƒ/4.0 Ultra geniş açı 48 MP Telefoto 48 MP Optik kalitede yakınlaştırma 8 kata kadar Dijital yakınlaştırma 40 kata kadar Ön kamera 18 MP Center Stage Video 4K Dolby Vision, 120 FPS’ye kadar Kablosuz bağlantı Wi-Fi 7, Bluetooth 6, Thread Modem Apple C2 Kablosuz şarj MagSafe ve Qi2, 25 W’a kadar Pil 34 saate kadar video oynatma Depolama 256 GB, 512 GB, 1 TB, 2 TB Renkler Siyah, Gümüş, Buzul, Burgonya İşletim sistemi iOS 27 iPhone 18 Pro fiyatı ve Türkiye satış tarihi iPhone 18 Pro için Türkiye’de ön siparişler 12 Eylül saat 15.00 itibarıyla başlayacak. Telefon 18 Eylül’de genel satışa çıkacak. Apple Store’daki güncel fiyatlandırmaya göre 256 GB depolama alanına sahip başlangıç modeli 149.999 TL’den satılacak. Depolama arttıkça fiyat da ciddi şekilde yükseliyor ve 2 TB’lık model 255.999 TL’ye ulaşıyor. iPhone 18 Pro fiyatı Depolama Türkiye fiyatı 256 GB 137.999 TL 512 GB 154.999 TL 1 TB 188.999 TL 2 TB 243.999 TL

iPhone 18 Pro Tanıtıldı: İşte Fiyatı, Özellikleri, Tasarımı ve Dikkat Çeken Yenilikleri

Spotify Premium Nasıl İptal Edilir?

Spotify Premium, reklamsız müzik dinleme ve çevrim dışı kullanım gibi çeşitli avantajlar sunuyor. Ancak aboneliğinizi artık kullanmıyorsanız veya ücretli plana ara vermek istiyorsanız hesabınızı tamamen kapatmadan Premium üyeliğinizi sonlandırabilirsiniz. Spotify Premium iptal etme işlemi, üyeliği doğrudan Spotify üzerinden satın aldıysanız hesap sayfanızdan yapılabiliyor. İptal işleminin ardından hesabınız silinmiyor ve çalma listeleriniz kaybolmuyor. Üyeliğin nereden satın alındığı ise izlemeniz gereken adımları değiştirebilir. Spotify Premium nasıl iptal edilir? Spotify Premium üyeliğini iptal etmek için hesabınızın plan yönetimi bölümüne ulaşmanız gerekiyor. Spotify'ın güncel sisteminde doğrudan şirket üzerinden satın alınan Premium planları hesap sayfasından yönetilebiliyor. Spotify Premium iptal etmek için şu adımları uygulayın: Spotify hesabınıza giriş yapın. Hesap sayfanızı açın. Mevcut planınızın gösterildiği bölüme girin. Planını yönet seçeneğini bulun. Planı iptal et seçeneğine dokunun. İptal işlemiyle ilgili gösterilen adımları takip edin. İptalin tamamlandığını belirten onay ekranına kadar ilerleyin. Son aşamayı tamamlamanız önemli. Yalnızca plan sayfasını açmak veya farklı Premium seçeneklerini görüntülemek mevcut aboneliğinizi sonlandırmaz. İşlemin başarılı olup olmadığını daha sonra hesap sayfanızdan kontrol edebilirsiniz. Burada hesabınızın Spotify Free'ye geçeceği tarih görünüyorsa iptal işlemi tamamlanmıştır. Hâlâ bir sonraki ödeme tarihi gösteriliyorsa iptal adımlarını yeniden kontrol etmeniz gerekebilir. Spotify hesabınızı kapatmanız gerekmediğini de hatırlatalım. Premium iptali yalnızca ücretli planınızı sonlandırır. Premium iptal edilince hemen kapanır mı? Spotify Premium'u iptal ettiğinizde ücretini ödediğiniz üyelik dönemi çoğu durumda anında sona ermez. Premium avantajlarından mevcut fatura döneminizin sonuna kadar yararlanmaya devam edebilirsiniz. Diyelim ki ödeme tarihiniz her ayın 25'i ve üyeliğinizi ayın 10'unda iptal ettiniz. Hesabınız hemen Spotify Free'ye geçmek yerine mevcut Premium döneminin sonuna kadar ücretli plan özelliklerini kullanmaya devam eder. Bir sonraki fatura tarihi geldiğinde yeni ödeme alınmaz ve hesap ücretsiz plana geçer. Bu nedenle üyeliğinizi iptal ettikten sonra Spotify uygulamasını açtığınızda Premium'un hâlâ çalışması iptalin başarısız olduğu anlamına gelmeyebilir. Hesap sayfasındaki plan bilgilerinden Premium'un hangi tarihte sona ereceğini kontrol edebilirsiniz. Ücretsiz deneme dönemlerinde ise durum farklı olabilir. Spotify'ın güncel politikasına göre sıfır ücretli ücretsiz deneme sırasında iptal edilen Premium, ücretsiz hizmete hemen dönebilir. Bu nedenle deneme kampanyası kullanıyorsanız iptal etmeden önce planınızın koşullarına bakın. Premium'u iptal etmek geçmişte yaptığınız ödemenin otomatik olarak iade edileceği anlamına da gelmez. Standart iptal işleminde mevcut ücretli dönem kullanılır ve sonraki yenileme durdurulur. Spotify Premium iptal seçeneği neden görünmüyor? Hesap sayfanıza girdiğiniz hâlde Premium planını iptal etme seçeneğini bulamıyorsanız önce aboneliğin ücretini kimin tahsil ettiğine bakın. Spotify Premium her zaman doğrudan Spotify tarafından faturalandırılmayabilir. Telefon veya internet sağlayıcısı gibi bir iş ortağı üzerinden Premium satın aldıysanız üyeliğiniz ilgili şirket tarafından yönetiliyor olabilir. Böyle bir durumda Spotify hesap sayfanızdaki Planını yönet ve ödeme bilgileri bölümünü kontrol edin. Aboneliğinizi yöneten şirket burada gösterilebilir. İptal işlemini de üyeliği yöneten sağlayıcının sunduğu yöntemle tamamlamanız gerekebilir. Dolayısıyla Spotify hesabınızda iptal düğmesinin çıkmaması her zaman uygulamadaki bir hatadan kaynaklanmaz. Hesap sayfanız Spotify Free kullandığınızı gösteriyor ancak banka veya kart hareketlerinizde Spotify ödemesi görüyorsanız başka bir hesabınızın Premium olması ihtimalini araştırın. Farklı e-posta adresleri veya giriş yöntemleriyle oluşturduğunuz eski bir Spotify hesabınız olabilir. İptal yaptıktan sonra tekrar ücret alındığını düşünüyorsanız da plan bilgilerindeki tarihe bakın. İptal onayına ulaşmadan sayfadan ayrıldıysanız işlem tamamlanmamış olabilir. Hesabın ücretsiz plana geçeceği tarih görünüyorsa yeni yenilemenin durumu daha net anlaşılabilir. Aile ve Duo üyeliği nasıl iptal edilir? Spotify Premium Aile veya Duo kullanıyorsanız iptal işlemi hesabınızın plandaki rolüne göre değişiyor. Buradaki temel ayrım plan yöneticisi ve plan üyesi arasında. Aile veya Duo planının yöneticisiyseniz Premium planının ödemesinden siz sorumlusunuz. Hesap sayfanızdaki plan yönetimi bölümünden iptal işlemini gerçekleştirdiğinizde planın yenilenmesi durdurulur. Premium avantajları mevcut ödeme döneminin ardından sona erer. Plan yöneticisi değilseniz durum farklı. Bir Aile veya Duo planına üye olarak katıldıysanız kendi hesabınızı plandan çıkarabilirsiniz ancak bu işlem tüm Aile veya Duo aboneliğini iptal etmez. Planın ödemesini yöneticinin hesabı üzerinden sürdüren diğer kullanıcılar etkilenmeden devam edebilir. Ödeme yönteminin değiştirilmesi veya planın tamamen sonlandırılması gerekiyorsa plan yöneticisinin işlem yapması gerekir. Bu nedenle ortak kullanılan Premium planlarda iptal işlemine başlamadan önce hesabınızın yönetici mi yoksa üye mi olduğunu kontrol edin. Aile veya Duo'dan ayrıldığınızda Spotify hesabınızın kendisi silinmez. Ücretli planla bağlantınız sona erdiğinde hesabınızı Spotify'ın ücretsiz sürümünde kullanmaya devam edebilirsiniz. Premium'u iptal edince çalma listeleri silinir mi? Spotify Premium iptal etmek, Spotify hesabını silmekle aynı işlem değil. Ücretli plan sona erdiğinde hesabınız Spotify Free'ye geçer ancak oluşturduğunuz çalma listeleri ve kaydettiğiniz müzikler hesabınızda kalır. Premium'a özel kullanım avantajları ise sona erer. Ücretsiz plana geçtikten sonra Spotify'ı o planın sunduğu koşullarla kullanmaya devam edersiniz. Daha sonra yeniden Premium satın almaya karar verirseniz aynı Spotify hesabınız üzerinden ücretli plana geçebilirsiniz. Spotify hesabınızı ve hesabınıza bağlı verileri tamamen silmek istiyorsanız Premium iptal menüsü bunun için kullanılmaz. Hesap kapatma ve veri silme işlemi Spotify'da ayrı bir süreç olarak yürütülüyor. Dolayısıyla amacınız yalnızca aylık Premium ödemesini durdurmaksa hesabınızı silmenize gerek yok. İptal sonrasında kontrol etmeniz gereken en net bilgi hesap sayfasındaki plan durumu. Burada ücretsiz plana geçiş tarihi görünüyorsa Premium döneminiz o tarihe kadar devam eder. Böylece son güne kadar ücretini ödediğiniz özelliklerden yararlanabilir, ardından aynı hesap ve çalma listeleriyle Spotify Free'ye geçebilirsiniz.

Spotify Premium Nasıl İptal Edilir?

Instagram Hesabına İkinci Hesap Nasıl Eklenir?

Instagram'da birden fazla profil kullanıyorsanız her seferinde mevcut hesabınızdan çıkış yapmanız gerekmiyor. Uygulamaya ikinci hesabınızı ekledikten sonra profiller arasında kısa sürede geçiş yapabilir, her hesabın mesajlarını ve bildirimlerini ayrı ayrı kontrol edebilirsiniz. Instagram ikinci hesap ekleme işlemi mevcut bir profille giriş yaparak veya sıfırdan yeni bir hesap oluşturarak gerçekleştirilebiliyor. İki seçenek birbirine benzese de mevcut Instagram hesabınızı telefona eklemek istiyorsanız yeni üyelik oluşturmak yerine giriş yapma seçeneğini kullanmanız gerekiyor. Instagram ikinci hesap nasıl eklenir? Daha önce oluşturduğunuz ikinci bir Instagram hesabınız varsa bu profili kullandığınız uygulamaya ekleyebilirsiniz. Böylece iki hesap için ayrı telefon veya uygulama kullanmanız gerekmez. Instagram ikinci hesap eklemek için şu adımları izleyebilirsiniz: Instagram uygulamasını açın. Sağ alt köşedeki Profil simgesine dokunun. Profil ekranının üst kısmındaki kullanıcı adınıza dokunun. Açılan bölümden Instagram hesabı ekle veya Hesap ekle seçeneğini bulun. Mevcut hesaba giriş yap seçeneğine dokunun. Eklemek istediğiniz hesabın kullanıcı adı, e-posta adresi veya telefon numarasını girin. Hesabın şifresini yazın ve giriş işlemini tamamlayın. İki aşamalı doğrulama açıksa istenen güvenlik adımını tamamlayın. Menülerin isimleri Instagram sürümüne göre küçük farklılıklar gösterebilir. Kullanıcı adınıza dokunduğunuzda hesap ekleme seçeneği çıkmıyorsa profilinizdeki menüyü açarak giriş ve hesap seçeneklerini kontrol edebilirsiniz. İkinci hesabı ekledikten sonra ilk hesabınızdan çıkış yapılmaz. Her iki profil de Instagram uygulamasında kullanılabilir durumda kalır. Yeni bir Instagram hesabı oluşturabilirsiniz Henüz ikinci bir Instagram profiliniz yoksa mevcut hesabınızdan çıkmadan yeni hesap oluşturabilirsiniz. Bunun için hesap ekleme ekranında Mevcut hesaba giriş yap yerine yeni hesap oluşturma seçeneğini seçmeniz gerekir. Instagram sizden yeni hesabınız için bir kullanıcı adı belirlemenizi ve kayıt işlemini tamamlamanızı ister. Ekranda sunulan adımlar kullandığınız uygulama sürümüne ve hesap ayarlarınıza göre değişebilir. Yeni profil oluşturulduktan sonra bu hesap da uygulamadaki hesap listenize eklenir. Burada mevcut hesap ekleme ile yeni hesap oluşturma arasındaki farkı gözden kaçırmayın. Daha önce açtığınız bir Instagram hesabını kullanmak istiyorsanız yeni profil oluşturmanız gerekmez. O hesabın giriş bilgileriyle oturum açmanız yeterlidir. İkinci hesap açmak kişisel ve profesyonel paylaşımları ayırmak isteyen kullanıcılar için de tercih edilebilir. Bir profilinizi arkadaşlarınızla iletişim kurmak için kullanırken diğerini işletmeniz, hobiniz veya içerik üretimi için ayırabilirsiniz. Yeni hesabınızı oluşturduktan sonra profil fotoğrafı, biyografi ve gizlilik ayarlarını ayrıca düzenleyin. İlk Instagram hesabınızdaki tercihlerinizin tamamının yeni profilinizde birebir aynı olacağını varsaymayın. Her hesabın gizlilik ve güvenlik seçeneklerini ayrı ayrı kontrol etmek daha sağlıklı olacaktır. Instagram hesapları arasında nasıl geçiş yapılır? İkinci hesabı uygulamaya ekledikten sonra sürekli çıkış yapıp yeniden şifre yazmanıza gerek kalmaz. Instagram, eklenmiş profiller arasında uygulama içerisinden geçiş yapmanıza izin veriyor. Profil sayfanızı açıp ekranın üst kısmındaki kullanıcı adınıza dokunun. Telefonda kullanıma hazır Instagram hesaplarınız açılan listede görüntülenir. Geçmek istediğiniz hesabın adına dokunduğunuzda uygulama seçtiğiniz profile geçer. Bazı Instagram sürümlerinde profil simgesi üzerinden daha hızlı hesap değiştirme seçenekleriyle de karşılaşabilirsiniz. Arayüz farklı görünüyorsa kullanıcı adına dokunarak açılan hesap listesi üzerinden ilerleyebilirsiniz. Hesap değiştirdikten sonra hangi profilde olduğunuzu kontrol etmeniz önemli. Benzer profil fotoğrafları veya kullanıcı adları kullanıyorsanız bir gönderiyi yanlış hesaptan paylaşmanız mümkün. Hikâye, Reels veya gönderi yayımlamadan önce profil simgesine göz atmak bu tür karışıklıkları önler. Bildirimlerde de bildirimin hangi hesaba geldiğine bakabilirsiniz. Birden fazla profil aktif olduğunda mesaj ve etkileşim bildirimleri aynı telefonda görülebileceği için kullanıcı adını kontrol etmek hangi hesaba geçmeniz gerektiğini anlamanızı kolaylaştırır. İkinci hesap ekleyince takipçiler bunu görebilir mi? Instagram'a ikinci bir hesap eklediğinizde profilinizde otomatik olarak "diğer hesapları" gösteren herkese açık bir liste oluşmaz. Yani yalnızca iki hesabı aynı uygulamada kullanmanız, takipçilerinize doğrudan ikinci profilinizin adını gösteren bir bildirim göndermez. Yine de iki hesabın hiçbir koşulda birbiriyle ilişkilendirilemeyeceğini düşünmemek gerekiyor. Instagram'ın hesap ve kişi önerileri, ortak takipçiler, etkileşimler veya platformdaki diğer bağlantılar nedeniyle ikinci profiliniz başka kullanıcıların karşısına öneri olarak çıkabilir. Aynı kişileri iki hesaptan takip etmeniz de profiller arasındaki bağlantının çevrenizdeki kişiler tarafından fark edilmesini kolaylaştırabilir. Kullanıcı adı, profil fotoğrafı veya biyografi gibi benzer bilgiler kullanıyorsanız iki hesabın aynı kişiye ait olduğu tahmin edilebilir. İkinci hesabınızı farklı bir amaç için açtıysanız o profilin gizlilik seçeneklerini ayrı ayrı düzenleyebilirsiniz. Hesabı gizliye almak, takip isteklerini kontrol etmek ve iletişim bilgilerini gözden geçirmek bu aşamada değerlendirebileceğiniz seçenekler arasında. Kısacası ikinci hesabı telefona eklemek tek başına takipçilere duyuru yapan bir işlem değil. Fakat bu durum profilinizin Instagram içinde hiçbir şekilde önerilmeyeceği veya diğer hesabınızla ilişkilendirilemeyeceği garantisini de vermiyor. Eklenen Instagram hesabı nasıl kaldırılır? Artık ikinci hesabınızı aynı telefonda kullanmak istemiyorsanız profili uygulamadan kaldırabilirsiniz. Burada hesabı telefondan kaldırmak, çıkış yapmak ve Instagram hesabını kalıcı olarak silmek arasındaki farkı bilmeniz önemli. Yalnızca cihazınızdaki oturumu sonlandırmak istiyorsanız ilgili Instagram hesabına geçin ve profil menüsünden çıkış seçeneğini kullanın. Instagram giriş bilgilerini cihazda saklamak isteyip istemediğinizi sorarsa tercihinize göre seçim yapabilirsiniz. Giriş ekranında kullanmadığınız bir profil kayıtlı kalıyorsa hesabın yanındaki seçeneklerden giriş bilgilerini cihazdan kaldırabilirsiniz. Bu işlem Instagram profilinizi tamamen silmez. Aynı kullanıcı adı ve şifreyle daha sonra yeniden giriş yapabilirsiniz. Instagram hesabını kalıcı olarak silmek ise farklı bir işlemdir. Hesabın cihazınızdan kaybolmasını istiyorsanız hesap silme menülerine girmenize gerek yok. Sadece oturumu kapatmanız veya kayıtlı giriş bilgisini kaldırmanız yeterlidir. Birden fazla hesabı aynı uygulamada kullanmak pratik olsa da paylaşım yaparken aktif profilinizi kontrol etmeyi alışkanlık hâline getirmek karışıklığı ciddi ölçüde azaltır. İş hesabına arkadaşlarla çekilmiş bir fotoğrafı veya kişisel hesaba kurumsal bir Reels videosunu göndermeden önce kullanıcı adına bakmak birkaç saniyenizi alır.

Instagram Hesabına İkinci Hesap Nasıl Eklenir?

[17-24 Eylül] Toplam Değeri 461 TL Olan İki Oyun Epic Games'te Ücretsiz Oldu

Epic Games, oyunculara her hafta ücretsiz oyun vermeye devam ediyor. Şirket sağladığı ücretsiz oyunlarla Steam gibi büyük rakiplerine karşı önemli bir avantaj elde ediyor. Her hafta verdiği ücretsiz oyunlarla adından söz ettiren Epic Games'in bu hafta ücretsiz olarak verdiği oyunlar ise Mindcop ve Shogun Showdown oldu. Bu iki oyunu, 24 Eylül tarihine kadar Epic Games üzerinden ücretsiz bir şekilde kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Mindcop nasıl bir oyun? Mindcop, doğrusal olmayan bir “katil kim?” türünde bir dedektiflik oyunudur. Hikâye odaklı bir macera ile gerçek zamanlı üçlü eşleştirme bulmacasını bir araya getirir. Kötü şöhretli Mindcop olarak, şüphelilerin zihinlerine dalarak sırlarını ortaya çıkarabilir ve yalanlarını çözebilirsiniz. Mindcop fragmanı Shogun Showdown nasıl bir oyun? Shogun Showdown, rogue-like ve kart destesi oluşturma unsurlarını barındıran sıra tabanlı bir dövüş oyunudur. Kendine uygun bir konum al ve doğru anda saldır, karolarını geliştir ve bunları birleştirerek Shogun’la yüzleşmeye hazırlan! Shogun Showdown fragmanı Epic Games'in ücretsiz oyunları nasıl alınır? Epic Games'in ücretsiz oyunlarını almak oldukça kolay. Öncelikle buradaki bağlantı üzerinden siteye girmeniz gerekiyor. Daha sonra almak istediğiniz oyuna tıklayıp açılan sayfadaki 'Yükle' seçeneğine basın ve oyuna sahip olun. Ücretsiz oyunları almak için Epic Games hesabınıza giriş yapmanız gerektiğini de belirtelim.

[17-24 Eylül] Toplam Değeri 461 TL Olan İki Oyun Epic Games'te Ücretsiz Oldu

103 Yıl Sonra İlk Kez Yeni Bir Kedi Türü Keşfedildi!

Güney Amerika’nın el değmemiş coğrafyalarından biri olan Bolivya’da biyoloji dünyasını şaşkına çeviren bir bilimsel gelişme yaşandı. Bolivya’nın yüksek nem oranına ve yoğun sis tabakasına sahip Yungas bulut ormanlarında yaşayan, yerel halkın öteden beri "tilcayo" olarak bildiği küçük bir yaban kedisinin, tamamen yeni ve farklı bir kedi türü olduğu resmen açıklandı. Bu gelişme, yüz yılı aşkın bir süredir dünya üzerinde canlı bir kedi türünün ilk kez tanımlanıp isimlendirilmesi anlamına geliyor. Bilim insanları, yerel ismini koruyarak bu türe resmi olarak Leopardus tilcayo adını verdi. 103 yıl sonra ilk kez yeni bir kedi türü keşfedildi Görsellerden gördüğünüz bu hayvan, Bolivya’nın Yungas bölgesindeki yoğun ormanlarda yerel bir bölge sakini tarafından 2016 yılında bulunmuştu. En başta değişik bir kedisi yavrusu sanılan bir canlının sonrasında kedisi gibi davranmadığı anlaşıldı. Şu an 10 yaşında olan "Tigrino" lakaplı bu kedi, barındığı kurtarma merkezinde araştırmacıların dikkatini çekti. National Geographic araştırmacısı da olan Paola Nogales-Ascarrunz La Paz’daki Universidad Mayor de San Andres’ten Paola Nogales-Ascarrunz, kedinin farklı görüntüsünü fark ederek tarihe geçecek keşfin ilk adımlarını attı. Nogales-Ascarrunz, hayvanın fiziki özelliklerinin Brezilya'daki kedi tanımlamalarıyla uyuşmadığını fark ettiklerini belirtti. Araştırmacılar, hem yaşayan hayvanlardan hem de müze örneklerinden elde edilen DNA verilerini inceleyerek kaplan kedilerinin aile ağacını araştırdı. Araştırma sonucunda, Bolivya'ya özgü bu canlıların diğer benekli vahşi kedilerle aynı olmadığını tamamen yeni bir tür olduğunu buldular. En son yeni kedi türü 1923’te keşfedilmişti. Bu da 103 yıl sonra bir ilk yaşadığımız anlamına geliyor. Fiziksel boyutlarıyla dikkat çeken Leopardus tilcayo, alışılagelmiş ev kedilerinden bile daha küçük bir yapıya sahip. Yaklaşık 46 santimetre uzunluğunda ve sadece 1,4 kilogram ağırlığında olan bu canlı, açık kahverengi kürkünün üzerindeki düzensiz benek desenleriyle kaplan kedileri grubuna dahil ediliyor. Türün doğadaki yaşam tarzı ve biyolojisi hakkında bilinenler şimdilik oldukça sınırlı. Araştırmacıların paylaştığı bilgilere göre dışkı örneklerinde bulunan küçük kemirgen kalıntıları bu kedilerin diyetinde kemirgenlerin yer aldığını gösteriyor. Fotokapan kayıtları ise türün daha çok geceleri aktif bir yaşam sürdüğüne işaret ediyor. Antwerp Üniversitesi’nden evrimsel biyolog Jonas Lescroart, ellerindeki bilgilerin şu an için inceledikleri iki adet birey ve az sayıdaki fotokapan görüntüsüyle sınırlı olduğunu vurguluyor. Analizler, Leopardus tilcayo soyunun diğer kaplan kedilerinden yaklaşık 1,4 milyon yıl önce fiziksel olarak ayrıştığını ortaya koydu. Bilim insanları bu kadar uzun bir genetik ayrışma süresinin, kediler dünyasında kesin bir tür ayrımı anlamına geldiğini belirtiyor. Current Biology dergisinde yayımlanan araştırma, kaplan kedisi türlerinin sanıldığı gibi üç değil, beş farklı türden oluşabileceğini gösterdi. Bu keşif, ev kedilerinden aslan, kaplan ve leopar gibi dev yırtıcılara kadar tüm kedi türlerini kapsayan Felidae (Kedigiller) ailesinin bilinen 41 resmi tür sayısını 44 veya daha üzerine çıkarabilir. Türün yaşadığı Yungas bölgesi; ormansızlaşma, tarımsal genişleme, insan kaynaklı yangınlar ve madencilik faaliyetleri nedeniyle bölgenin en çok tehdit altındaki ekosistemlerinden biri durumunda. Bu yüzden korunması büyük önem taşıyor. Umarız gerekli korunmalar sağlanır.

100 Yılı Aşkın Süredir İlk Kez Yeni Bir Kedi Türü Keşfedildi: İşte Tarihe Geçecek O Araştırma!

YouTube'da Videoların Çözünürlüğü Artırılamıyor!

YouTube, dünyanın en popüler video platformu konumunda. Bu yüzden de yaşanan en küçük sorun çok sayıda kullanıcının deneyimini olumsuz etkileyebiliyor. Yeni ortaya çıkan ve video izlerken yaşanan bir problem de bunlardan biri. YouTube kullanıcıları, mobil uygulamada videoları izlerken çözünürlük seçeneklerinin aniden kısıtlandığını bildirmeye başladı. Normal şartlarda platformda 240p'den başlayıp 4K'ya kadar uzanan geniş bir çözünürlük skalası sunulurken son dönemde yaşanan aksaklık nedeniyle en yüksek kullanılabilir seçeneğin 480p ile sınırlandığı ifade ediliyor. Yüksek çözünürlük seçmeye izin vermiyor Reddit üzerinden paylaşılan şikâyetlere göre bu kısıtlama, kullanıcıların kalite ayarlarından daha yüksek bir çözünürlük seçmesine izin vermiyor. Daha da ilginci sorun yalnızca ücretsiz hesap kullanan kişileri etkilemekle kalmıyor. Öyle ki Premium aboneliğine sahip olan kullanıcıların da aynı çözünürlük kısıtlamasıyla karşı karşıya kaldığı bildiriliyor. Dolayısıyla durumun, YouTube'un yüksek çözünürlükleri ödeme duvarı arkasına saklama amacından ziyade sistemsel bir hatadan kaynaklandığını söyleyebiliriz. Gelen bilgilerde sorunun yeni ortaya çıkmadığı, yaklaşık bir aydır belirli aralıklarla yaşandığı da aktarılmış. Sorunun kaynağı henüz resmi olarak açıklanmış değil ancak problemin masaüstü veya diğer cihazlardan ziyade akıllı telefon uygulamasıyla sınırlı olduğu belirtiliyor. Bazı kullanıcılar, uygulamanın önbelleğini temizleyerek yüksek çözünürlük seçeneklerini geri getirebildiklerini aktarmış. Bazıları da uygulamayı kaldırıp yeniden yüklemenin geçici bir çözüm sağladığını ancak bir süre sonra geri döndüğünü belirtmiş. YouTube veya Google tarafından konuya ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.

YouTube'da Kullanıcıları Çileden Çıkartan Sorun Ortaya Çıktı: Video İzlerken Çözünürlük Yükseltilemiyor!

Dubai Polisine Özel Tasarlanan Ferrari 812 Superfast Sergilendi!

Lüks devriye araçlarıyla dünyada ün yapan Dubai polisi, garajına bir süper otomobil daha ekledi. Dubai Dünya Ticaret Merkezi'nde düzenlenen Arabian Travel Market 2026 fuarında sergilenen yeni devriye aracı, Alman modifiye devi Mansory imzalı bir Ferrari 812 Superfast oldu. Bu teslimat, Dubai Polisi ile Mansory firması arasında son iki yıl içerisinde gerçekleştirilen beşinci ortak proje olma özelliğini taşıyor. Araç, suçluları kovalamaktan ziyade şehrin simge noktalarında gövde gösterisi yapmak üzere tasarlandı. Karşınızda polis için özelleştirilen Ferrari 812 Superfast Yetkililerin açıklamalarına göre bu özel Ferrari; Burj Khalifa, Sheikh Mohammed bin Rashid Bulvarı ve JBR (Jumeirah Beach Residence) gibi turistlerin ve sosyal medya tutkunlarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde devriye gezecek. Dubai polisi yetkilileri, aracın ana görevinin ceza kesmek veya kovalamaca yürütmek değil, turizm odaklı devriye filosunun görünürlüğünü iyileştirmek olduğunu doğruladı. Fabrika çıkışlı standart bir Ferrari 812 Superfast, kaputunun altında 6,5 litrelik atmosferik bir V12 motor barındırıyor. Bu ünite standart hâliyle 789 beygir güç ve 718 Nm tork üreterek aracın 0’dan 100 km/sa hıza 2,9 saniyede ulaşmasını ve maksimum 339 km/sa’e ulaşmasını sağlıyor. Mansory'nin dokunuşlarıyla birlikte aracın performans sınırları bir adım daha ileriye taşınmış durumda. Modifiye edilen 6,5 litrelik V12 motor, tam 800 beygir güç üretiyor. Yapılan geliştirmeler sayesinde aracın 0-100 km/s hızlanma süresi 2,8 saniyeye düşerken, maksimum hızı ise 344 km/sa seviyesine çıkartılmış. Bu performans değerleriyle araç, Dubai Polisi'nin bugüne kadar bünyesine kattığı en hızlı devriye araçlarından biri hâline geliyor. Mansory tarafından hazırlanan dış gövde tasarımı, saklanmayı ya da gizli takipleri tamamen imkânsız kılacak nitelikte. Polis aracı; beyaz zemin üzerine yeşil, siyah ve sarı renk detaylarıyla kaplanmış. Seçilen bu renk kombinasyonunun taktiksel bir amaçtan ziyade Dubai'nin mimari silüeti önünde maksimum görsel dikkat çekicilik sağlamak amacıyla tercih edildiği belirtiliyor. Araca eklenen Mansory gövde kiti, yeni bir ön tampon, daha derin bir ön splitter, yeniden tasarlanmış yan marşpiyeller ve yarış araçlarını aratmayan büyüklükte bir arka kanat içeriyor. Keskin ve agresif hatlara sahip bu tasarım, Ferrari 812'nin orijinal pürüzsüz hatlarının yerini daha kaslı ve dikkat çekici bir görünüme bırakmasını sağlamış.

Dubai Polisi İçin Özel Tasarlanan 800 Beygirlik Modifiyeli Canavar Ferrari 812 Superfast ile Tanışın!

KGM SsangYong Eylül 2026 Fiyat Listesi, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

SsangYong, Eylül 2026 döneminde Türkiye'de Musso EV, Actyon, Yeni Musso Grand, Torres EVX, Musso Grand, Torres ve Korando modellerini satışa sunuyor. Yeni bir KGM SsangYong satın almayı düşünenler için liste fiyatlarının yanı sıra dönemsel indirimler, kredi seçenekleri ve satın alma kampanyaları da karar sürecinde önemli rol oynuyor. Peki KGM SsangYong Eylül 2026 sıfır araç fiyatları ne kadar, hangi KGM modellerinde kampanya var? İşte KGM Eylül 2026 güncel fiyat listesi, indirimler, kampanyalar ve kredi fırsatları... KGM (SsangYong) Tüm Modeller Fiyat Listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Eylül 2026) Kampanyalı Fiyatı Musso Grand 2.065.000 TL - Korando 2.375.000 TL - Musso EV 2.454.874 TL - Torres EVX 2.474.830 TL - Torres 2.935.000 TL - Actyon 3.550.000 TL - SsangYong Musso Grand 4x4 Kampanyası: 1.500.000 TL'ye %0 Faiz SsangYong, 2025 model Musso Grand 4x4 için ticari müşterilere yönelik kredi kampanyası sunuyor. Kampanya kapsamında aracın 1.500.000 TL'lik kısmı için 24 ay vadeli %0 faizli finansman imkanı bulunuyor. Kampanya stoklarla sınırlı ve 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli. SsangYong Musso EV Kredi Kampanyası: 500.000 TL'ye %0 Faiz Musso EV için de ticari müşterilere yönelik kredi kampanyası bulunuyor. Resmi kampanya koşullarında 500.000 TL, 12 ay vadeli %0 faizli finansman seçeneği sunulurken, alternatif olarak 1.000.000 TL, 12 ay vadeli %2,50 faizli finansman seçeneği de yer alıyor. İki seçenek aynı anda kullanılamıyor.

KGM SsangYong Eylül 2026 Sıfır Araç Fiyat Listesi, İndirimler, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

BMW Eylül 2026 Fiyat Listesi, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

BMW, Eylül 2026 döneminde premium sıfır otomobil pazarında yakından takip edilen markalar arasında yer alıyor. Markanın sedan ve SUV modellerinin yanı sıra tamamen elektrikli BMW i ailesindeki seçeneklerin güncel fiyatları da yeni araç satın almayı planlayanlar tarafından araştırılıyor. Yeni bir BMW satın almayı düşünenler için güncel liste fiyatlarının yanı sıra dönemsel kampanyalar, indirimler ve kredi seçenekleri de satın alma kararında önemli rol oynuyor. Peki BMW Eylül 2026 sıfır araç fiyatları ne kadar, hangi BMW modellerinde kampanya var? İşte BMW Eylül 2026 güncel fiyat listesi, indirimler, kampanyalar ve kredi fırsatları... BMW Tüm Modeller Fiyat Listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Kampanyalı Fiyatı BMW 1 Serisi 4.412.300 TL - BMW iX1 4.486.000 TL - BMW 2 Serisi Gran Coupé 4.329.700 TL - BMW 2 Serisi Active Tourer 4.514.200 TL - BMW iX2 4.699.900 TL - BMW X1 5.579.000 TL - BMW i4 5.430.800 TL - BMW 3 Serisi Sedan 5.821.300 TL - BMW X2 5.797.800 TL - BMW 4 Serisi Gran Coupé 7.193.800 TL - Yeni BMW iX3 6.819.500 TL - BMW X3 7.303.900 TL - BMW 4 Serisi Coupé 7.193.800 TL - BMW i5 7.842.600 TL - BMW 5 Serisi Sedan 9.290.400 TL - Yeni BMW iX 10.783.400 TL - BMW i7 Sedan 14.188.000 TL - BMW X5 19.255.800 TL - BMW X6 19.298.400 TL - BMW X7 24.979.100 TL - BMW M Modelleri 8.684.800 TL - BMW i4 Kampanyası: 5.101.900 TL'den Başlayan Fiyat BMW i4 eDrive40 Sport Line'ın 2026 model yılı için azami anahtar teslim satış fiyatı 5.630.700 TL olarak açıklanırken, Eylül ayına özel fiyat 5.101.900 TL'den başlıyor. Kampanya yalnızca nakit alımlarda geçerli ve stoklarla sınırlı. i4 eDrive40 için ayrıca tüzel müşterilere 2.250.000 TL'ye kadar 6 ay vadeli %0 faizli kredi seçeneği sunuluyor. 12 ayda aylık faiz %1,49, 24 ayda ise %2,29 olarak uygulanıyor. Bunun yanında model için 500.000 TL takas desteği bulunuyor. Finansman, takas desteği ve nakit indirim birlikte kullanılamıyor. BMW 320i Sedan Kampanyası: 4.894.900 TL'den Başlayan Fiyat 2026 model BMW 320i Sedan M Sport, Eylül ayına özel olarak 4.894.900 TL'den başlayan indirimli fiyatla sunuluyor. Modelin azami anahtar teslim satış fiyatı ise 6.307.600 TL. Kampanya yalnızca nakit alımlarda geçerli ve stoklarla sınırlı. BMW 320i Sedan için ayrıca tüzel müşterilere 4.250.000 TL'ye kadar, 6 ay vadeli %0 faizli kredi seçeneği sunuluyor. Bunun yanı sıra 1.400.000 TL takas desteği bulunuyor. Finansman, takas desteği ve nakit indirim aynı anda kullanılamıyor. BMW 520i Sedan Takas Kampanyası: 1.750.000 TL Destek BMW 520i Sedan M Sport'un 2026 model yılı için Eylül ayına özel fiyatı 7.291.000 TL'den başlıyor. Modelin azami anahtar teslim satış fiyatı 9.290.400 TL olarak açıklanıyor. Nakit alımlardaki bu fiyat avantajı 30 Eylül'e kadar ve stoklarla sınırlı şekilde uygulanıyor. 520i Sedan için ayrıca 1.750.000 TL takas desteği sunuluyor. Takas desteğinden yararlanılabilmesi için takasa alınacak otomobilin değerinin en az 1 milyon TL olması gerekiyor. Alternatif olarak tüzel müşteriler için 5 milyon TL'ye kadar 6 ay vadeli %0 faizli kredi seçeneği bulunuyor. Takas desteği ve finansman seçeneği birlikte kullanılamıyor. BMW 420i Coupe Finansman Kampanyası: 1.500.000 TL'ye %0 Faiz BMW 420i Coupe için tüzel müşterilere 1.500.000 TL, 6 ay ve %0 faizli kredi seçeneği sunuluyor. 12 ay vadede aylık faiz %1,49, 24 ay vadede ise %2,29 olarak uygulanıyor. Model için ayrıca 500.000 TL takas desteği bulunuyor. Finansman ve takas desteği birbirleriyle veya başka bir nakit indirim kampanyasıyla birleştirilemiyor.

BMW Eylül 2026 Sıfır Araç Fiyat Listesi, İndirimler, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

BYD Eylül 2026 Fiyat Listesi, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

BYD, Eylül 2026 döneminde Türkiye sıfır otomobil pazarında elektrikli ve şarj edilebilir hibrit modelleriyle yakından takip edilen markalar arasında yer alıyor. Modellerin güncel fiyatlarının yanında sunulan kampanyalar ve finansman seçenekleri de yeni otomobil satın almayı düşünenler için önemli bir rol oynuyor. Peki BYD Eylül 2026 sıfır araç fiyatları ne kadar, hangi BYD modellerinde kampanya var? İşte BYD Eylül 2026 güncel fiyat listesi, indirimler, kampanyalar ve kredi fırsatları... BYD Tüm Modeller Fiyat Listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Eylül 2026) Kampanyalı Fiyatı BYD SEAL 4.077.000 TL - BYD SEALION 7 4.190.000 TL - BYD HAN 4.873.000 TL 4.573.000 TL BYD TANG 5.418.000 TL - BYD TANG Kampanyası: 1 Milyon TL Kredi Fırsatı BYD Eylül 2026 için TANG modeline yönelik bir kampanya sunuyor. Kampanya kapsamında ticari müşterilere 1.000.000 TL, 12 ay vadeli ve %1,99'dan başlayan faiz oranıyla kredi fırsatı sunuluyor. Kampanya tüzel kişiler ve belirli şartları sağlayan şahıs şirketleri için geçerli olmakla birlikte 30 Eylül 2026'ya kadar devam ediyor.

BYD Eylül 2026 Sıfır Araç Fiyat Listesi, İndirimler, Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

Samsung Galaxy S25 Serisine One UI 9 (Android 17) Ne Zaman Gelecek?

Dün sizlerle paylaştığımız bir haberimizde Samsung’un Güney Kore’den başlayarak yeni Android 17 tabanlı One UI 9 güncellemesini Galaxy S26 serisi telefonlara getirmeye başladığını aktarmıştık. Bunun ardından kullanıcılar, S25 ve katlanabilir Z7 serisi modellere ne zaman geleceğini merak etmeye başlamıştı. Güncelleme bekleyen Galaxy kullanıcılarının merakını giderecek detaylı açıklama gecikmedi. Samsung Tayland tarafından paylaşılan resmi veriler ve takvim detayları, eski amiral gemisi modellerinin güncel yazılıma ne zaman kavuşacağını net bir şekilde ortaya koydu. 28 Eylül itibarıyla Galaxy S25 serisi ve bir önceki nesil katlanabilir telefonlar da One UI 9 almaya başlayacak Samsung Tayland tarafından sağlanan resmi bilgilere göre, Galaxy S25 serisi (Galaxy S25, S25+, S25 Ultra, S25 Edge) ve şirketin önceki nesil katlanabilir ekranlı modelleri Galaxy Z Fold7 ile Galaxy Z Flip7 için One UI 9 güncellemesi 28 Eylül tarihinde dağıtıma çıkacak. Yine ilk başta Güney Kore’ye geleceğini düşünebiliriz. Eski nesil cihaz sahiplerini sevindiren bu gelişme ile birlikte Samsung, amiral gemisi segmentindeki geniş ürün yelpazesine en güncel Android deneyimini kısa süre içerisinde ulaştırmış olacak. Kullanıcılar belirtilen tarihten itibaren cihazlarının ayarlar menüsünden yazılım güncellemesi kontrolü yaparak yeni sürüme erişebilecekler. Herkese ulaşması muhtemelen biraz süre alacaktır. Güncelleme takvimi sadece en son nesil cihazlarla da sınırlı kalmıyor . Yayınlanan basın bültenindeki bilgilere göre One UI 9 güncellemesi bu yılın ekim ayına kadar Galaxy S23 FE modeline de ulaşmaya devam edecek. Piyasa sürüldüğü dönemde Android 13 işletim sistemiyle çıkan Galaxy S23 FE için 4 büyük işletim sistemi güncellemesi sözü verilmişti. Bu kapsamda Android 17 tabanlı One UI 9, cihazın alacağı son büyük işletim sistemi güncellemesi olma özelliğini taşıyor. Benzer şekilde S23 serisindeki diğer modeller için de bu geçerli olacak ve ekimde son güncellemelerini alacaklar.

Samsung Galaxy S25 Serisine One UI 9 (Android 17) Güncellemesi Ne Zaman Gelecek? Resmî Açıklama Yapıldı

iPhone 18 Pro, Kutudan Güncelleme ile Çıkacak!

Apple’ın 9 Eylül tarihinde tanıttığı iPhone 18 Pro modelleri, bugün itibarıyla resmen satışa çıkıyor. Müşteriler, Apple mağazalarından ve online olarak telefonları satın alabilecek. Ancak bilmeniz gereken önemli bir nokta var. Öyle ki kutuyu açıp doğrudan ana ekrana ulaşma heyecanı, cihazlarına kavuşacak kullanıcılar için kısa bir güncellenme molasıyla bölünecek. iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max, Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4 modellerini teslim alan kullanıcıların, cihazlarını aktif olarak kullanmaya başlamadan önce bir yazılım güncellemesi yapması gerekecek. Farklı sürümle gelmeleri nedeniyle güncelleme gerekecek Gelen bilgilere göre Apple'ın yeni nesil donanımları, fabrikadan ilk gün dağıtılan resmi işletim sistemi sürümlerinden farklı yapı numaralarıyla sevk ediliyor. Lojistik süreçleri nedeniyle ambalajlanan iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modelleri, kutudan iOS 27’nin 24A427 veya 24A8428 yapı numarasına sahip sürümleriyle çıkıyor. Ancak Apple'ın bu hafta başı tüm kullanıcılara dağıttığı resmi iOS 27 lansman sürümünün yapı numarası 24A437 olarak belirlenmişti. Aradaki bu farkı nedeniyle, cihazını ilk kez açıp kurulum aşamasına geçen kullanıcıların karşısına doğrudan yazılım güncelleme ekranı gelecek. Kısa sürede hâllolacak bir şey olduğu için çok beklemenize gerek olmayacak. Benzer bir durum akıllı saat tarafında da yaşanıyor. Satışa sunulan Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4 modelleri, fabrikadan watchOS 27'nin 24R359 derleme numaralı sürümüyle yüklenmiş olarak geliyor. Fakat işletim sisteminin resmî lansman yapısı 24R364 numarasını taşıyor. Bu sebeple saatlerini iPhone ile eşleştiren kullanıcılar da ilk kurulum esnasında güncelleme adımıyla karşılaşacaklar.

iPhone 18 Pro'yu Kutudan Çıkarttığınızda Güncelleme Yapmanız Gerekecek

Apple TV'de İzleyebileceğiniz En İyi Dizi ve Filmler

Apple, geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki kullanıcılarına mükemmel bir haberle gelmişti. Firma, film ve dizi platformu Apple TV (eski adı Apple TV+) ile oyun platformu Apple Arcade’in hiçbir ek ücret olmadan direkt olarak 50 TL’den başlayan iCloud+ aboneliğine entegre edileceğini duyurmuştu. Böylece yıllardır beklenen Apple TV , resmen Türkiye’ye giriş yapmıştı. Beklenen gün geldi çattı. Apple TV, dün akşam üstü itibarıyla kullanıcılara resmen açılmaya başladı. Şu an uygulamaya girdiğinizde artık platformun erişilebilir hâle geldiğini görebiliyorsunuz. Peki Apple TV’de izleyebileceğiniz en iyi diz ve filmler neler? Gelin Apple TV’nin şu anda piyasadaki en başarılı platform olmasını sağlayan bu yapımlara bakalım. Apple TV’de izleyebileceğiniz en iyi diziler Severance Widow's Bay Ted Lasso The Studio Slow Horses Silo Pluribus Bad Sisters Margo's Got Money Troubles For All Mankind Pachinko Dark Matter See Foundation Shrinking Bad Monkey Mythic Quest Servant Your Friends & Neighbors Cape Fear Masters of the Air Hijack Black Bird Presumed Innocent Apple TV’de izleyebileceğiniz en iyi filmler F1 Killers of the Flower Moon CODA Wolfs The Gorge Fly Me To The Moon Napoleon Greyhound Tetris Wolfwalkers The Tragedy of Macbeth On the Rocks Cha Cha Real Smooth Causeway Blitz The Instigators Finch Ghosted The Lost Bus The Family Plan Highest to Lowest Palmer The Banker Swan Song Hala Apple TV platformu, özellikle diziler konusunda inanılmaz başarılı işler yapıyor. Hatta 2026 Emmy Ödülleri’nde 28 ödül alarak en çok ödül alan platform olmayı da başarmıştı. Severance, Widow’s Bay, Ted Lasso, Silo, Slow Horses, Pluribus gibi acayip başarılı yapımlara sahip. Yakın zamanda da bunlar arasına ikonik kitap Neuromancer’ın uyarlaması gibi yenileri eklenecek. En başarılı olduğu alan diziler olsa da filmler konusunda da hiç geri kalmıyor. Brad Pitt’li F1 filminden Martin Scorsese imzalı Killers of the Flower Moon’a kadar çok başarılı birçok yapıma ulaşabiliyorsunuz. Düzenli olarak filmler platforma ekleniyor. iCloud+ ücretleri 50 GB - 49,99 TL 200 GB - 169,99 TL 2 TB - 549,99 TL

Apple TV, Resmen Ülkemizde Kullanıma Sunuldu: İşte İzleyebileceğiniz En İyi Dizi ve Filmler

GTA 6 Online Ne Zaman Gelecek? Twitch CEO'sundan Heyecanlandıran Açıklama

Dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın çıkışına artık çok az bir süre kaldı. Oyun, 19 Kasım 2026 tarihinde resmen bizlerle buluşacak. Ancak bu tarihte sadece hikâyeli olan tekli oyunculu versiyonun geldiğini göreceğiz. GTA 6’nın online versiyonunun gelişi hakkında ise henüz Rockstar’dan resmî bir bilgi gelmemişti. İşte bu konuda oyuncuları heyecanlandıran bir gelişme yaşandı. Twitch CEO’su Dan Clancy, Bloomberg ile gerçekleştirdiği röportajda GTA 6’nın multiplayer versiyonunun ne zaman çıkacağına dair açıklamalarda bulundu. GTA 6 Online, 2027’de gelebilir Clancy, Twitch ekibinin Rockstar Games ile doğrudan temas halinde olduğunu ve geliştirici stüdyonun planları üzerinde görüşmeler yürüttüklerini belirtti. Bu görüşmelerin temel amacı, platformdaki içerik üreticilerinin GTA 6 çıkışıyla birlikte izleyicilerle nasıl bir etkileşim kurabileceğini ve süreçten en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğini kurgulamak. Twitch, GTA 6’nın ilk çıkışıyla birlikte izleyici sayılarında muazzam bir artış yaşanacağını öngörüyor. Ancak Dan Clancy’nin dikkat çektiği asıl nokta, oyunun ilk çıkış anından ziyade çevrim içi modunun gelmesi. Clancy, ana oyunun çıkışıyla büyük bir sıçrama yaşanacağını, fakat asıl devasa izleyici dalgasının multiplayer mod ile geleceğini belirtti. Bunun ardından ise GTA 6 Online’ın 2027 yılında piyasaya sürülmesini beklediklerini aktardı. Tabii ki bu kesinleşmiş bir şirket bilgisi veya resmî bir doğrulama değil, tamamen sektör içi bir beklenti. Direkt olarak Rockstar’dan hiçbir açıklama yok. Bu yüzden kesin diye düşünmemek gerek ancak bu kadar büyük bir isimden geldiği için doğru olma ihtimali var. GTA 5’in 13. yılını kutlamasına rağmen hâlâ çok fazla oynanmasının nedenlerinden biri GTA Online’dı. Bu yüzden GTA 6’nın multiplayer versiyonu da oyunun uzun vadeli olması için büyük önem taşıyor.

GTA 6 Online Ne Zaman Gelecek? Twitch CEO'sundan Heyecanlandıran Açıklama

OpenAI, Hukuk Odaklı Astra for Law’ı Duyurdu

OpenAI, yakın zamanda dünyanın en akıllı yapay zekâ modeli olarak nitelendirdiği GPT-6 Astra’yı resmen kullanıma sunmuştu. Şİmdi ise şirketten bu modelin özel bir kullanımını sağlayacak yeni bir duyuru geldi. Yapay zekâ devi, hukuk büroları ve hukuk yazılımı sağlayıcılarının araştırma yapmasını, hukuki mütalaa taslakları hazırlamasını ve avukatlara özel uygulamalar geliştirmesini sağlamak amacıyla GPT-6 Astra temelli "Astra for Law" platformunu kullanıma sundu. Astra for Law neler sunacak? Astra for Law, yalnızca genel bir dil modeli sunmakla kalmıyor. OpenAI’ın belirttiğine göre sistem, GPT-6 Astra modelini ABD dava hukuku içtihatları, yasalar, yönetmelikler ve diğer hukuki kaynaklardan oluşan geniş bir indeksle birleştiriyor. Platform ayrıca hukuki analiz ve metin yazımı için özel olarak eğitilmiş talimat setlerini de bünyesinde barındırıyor. Hukuk teknolojisi alanında faaliyet gösteren Harvey ve Legora gibi yazılım tedarikçileri, ürünlerini doğrudan Astra for Law altyapısı üzerine inşa edebilecekler. Bununla birlikte sistem; Relativity, Clio, Intapp ve Thomson Reuters gibi sektörün önde gelen yazılım platformlarıyla entegre bir şekilde çalışabilecek. Hukuk teknolojileri pazarındaki hareketlilik OpenAI ile sınırlı değil. Rakip şirketlerden Google, geçtiğimiz ay hukuk profesyonellerine yönelik Gemini Enterprise çözümlerini genişletirken Anthropic ise yılın başından bu yana Claude asistanı üzerinden avukatlara özel araçlar sunmaya devam ediyordu.

OpenAI, Hukuk Alanında Devrim Yaratacak Astra for Law’ı Duyurdu
Dünden önceki günwebtekno.com

iPhone 18 Pro’nun Tamir Edilebilirlik Skoru Açıklandı: iPhone 17 Pro ile Ne Kadar Fark Var?

Apple’ın paylaştığı resmî veriler, iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max’in bir önceki nesil iPhone 17 Pro modellerine kıyasla tamir edilmesinin az da olsa daha kolay olduğunu gösteriyor. Avrupa Birliği’nin enerji etiketlemesi yönetmelikleri kapsamında yayınlanan ürün bilgi formlarında yer alan bu skorlar, iki nesil arasındaki küçük ama dikkat çekici farkları ortaya koyuyor. iPhone 18 Pro'nun tamir skoru az da olsa daha yüksek Avrupa Birliği düzenlemeleri doğrultusunda akıllı telefon üreticileri; söküm derinliği, bağlantı elemanları, gerekli araçlar, yedek parça bulunabilirliği, yazılım güncelleme süresi ve tamir bilgisi gibi kategorilerde cihazlarını 0 ile 5 arasında derecelendiriyor. Bu değerlendirmelerin sonucunda genel bir tamir edilebilirlik endeksi elde ediliyor. iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerinin iPhone 17 Pro serisiyle karşılaştırmalı tamir skorları şu şekilde: Genel Endeks: 3.14 (3.04 skordan 0.10 artış) Söküm Derinliği: 2.75 (2.65 skordan 0.10 artış) Araçlar: 2.55 (2.05 skordan 0.50 artış) Bağlantı Elemanları: 3.80 (Değişim yok) Yedek Parça: 4.00 (Değişim yok) Yazılım Güncellemeleri: 1.00 (Değişim yok) Tamir Bilgisi: 5.00 (Değişim yok) Veriler, iPhone 18 Pro modellerinin iç yapısının iPhone 17 Pro ile büyük oranda benzer olduğunu ve hemen hemen aynı yöntemlerle tamir edildiğini gösteriyor ancak "söküm derinliği" ve özellikle "araçlar" kategorisindeki artış, Apple’ın belirli bileşenlere erişimi kolaylaştıran yeni ekipmanlar sunmuş olabileceğine işaret ediyor. Yapılan bu kıl payı puan artışına rağmen her iki nesil de AB etiket ölçeğinde C sınıfı kategorisinde yer almaya devam ediyor. Cihazların iç mimarisinde tam olarak ne gibi değişiklikler yapıldığı ise yakında netleşecek.

iPhone 18 Pro’nun Tamir Edilebilirlik Skoru Açıklandı: iPhone 17 Pro ile Ne Kadar Fark Var?

Türkiye SMS Doğrulama Raporu Yayınlandı: Başarı Oranı ve Gönderenler Şaşırtıcı!

SmsHub, 28 Temmuz – 11 Eylül 2026 tarihlerini kapsayan dönem için hazırladığı "Türkiye SMS Doğrulama ve Kod Alma Raporu 2026" verilerini kamuoyuyla paylaştı. Platform üzerindeki gerçek numara işlemleri üzerinden yapılan anonim analizler, dijital platformlardaki SMS doğrulama süreçlerine dair dikkat çekici oranlar ortaya koyuyor. Genel başarı oranı %65,4 olarak gerçekleşti Raporda yer alan toplam 2.031 ham sipariş kaydı arasından, sağlayıcı numarası başarıyla oluşturulan 1.180 gerçek doğrulama denemesi incelemeye alındı. Gerçekleştirilen 1.180 doğrulama denemesinin 772’sinde SMS doğrulama kodu başarıyla platforma yansıyarak genel başarı oranı %65,4 olarak gerçekleşti. İşlemlerin %33,5’i ise doğrulama kodu gelmeden iptal, iade veya zamanaşımı nedenleriyle kapandı. Araştırma döneminin son 7 gününde 147 gerçek denemede %65,3 başarı oranı yakalanırken, bir önceki 7 günlük periyoda kıyasla 10,8 puanlık bir düşüş gözlendi. Servis bazında SMS kod alma oranları İncelemeye alınan ve en az 30 deneme eşiğini (n ≥ 30) aşan servisler arasında başarı oranları belirgin farklılıklar gösterdi. En yüksek kod alma oranı %96,7 ile Pulabet - grandpashabet servislerinde görüldü. Onu %84,9 ile Extra Bet / Portobet grubu ve %81,7 başarı oranıyla (398 denemede 325 başarı) Amazon takip etti. Letgo %73,9, Fups %64,1 ve Authentify %61,1 başarı oranına ulaştı. Sosyal medya ve mesajlaşma devlerinde başarı oranlarının daha düşük kaldığı görüldü. Telegram %41,7 başarı oranında kalırken, en çok deneme yapılan alanlardan biri olan WhatsApp’ta 231 denemenin yalnızca 65’inde kod alınabildi (%28,1 başarı oranı). Hepsiemlak ise %51,1 başarı oranı kaydetti. Denemelerin büyük çoğunluğu TR numaraları ile gerçekleşti Rapor kapsamındaki gerçek denemelerin büyük bir çoğunluğu (1.129 işlem) Türkiye (TR) numaraları üzerinden gerçekleşti ve Türkiye özelinde başarı oranı %67,0 olarak kayıtlara geçti. Düşük hacimli ülkeler ve servisler, yanıltıcı sonuçlar üretmemesi adına minimum örneklem eşiği (n ≥ 30) altında kaldığı için kamuoyu tablosuna dâhil edilmedi. SmsHub yetkilileri, raporda kullanıcı gizliliğine tam uyum sağlandığını; telefon numarası, e-posta, IP, SMS içeriği ve kişisel verilerin analiz dışında tutulduğunu belirtti. Kodun ulaşmaması durumlarında ise kullanıcıların numara biçimini, aktif süre sınırını ve servislerin tekrar SMS politikalarını kontrol etmeleri önerildi.

Türkiye SMS Doğrulama Raporu Yayınlandı: Başarı Oranı ve Gönderenler Şaşırtıcı!

Yeni Fiat Grizzly İlk Kez Kanlı Canlı Görüntülendi: İşte Tasarımı, Özellikleri ve Tahmini Fiyatı!

Fiat, kompakt SUV segmentine iddialı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Torino Otomobil Fuarı 2026’da dünya lansmanı gerçekleştirilen yeni Fiat Grizzly, özgün ve köşeli tasarımıyla ilk kez otomobilseverlerin karşısına çıktı. 4,39 metre uzunluğuyla dikkat çeken araç, kalabalıklaşan kompakt SUV pazarında güçlü ve karakterli bir alternatif olarak konumlanıyor. Torino’da sergilenen model henüz üretime girmemiş bir prototip olduğu için iç mekânı şimdilik gizemini korusa da dış tasarımı Fiat'ın bu yeni modelle neyi hedeflediğini açıkça ortaya koyuyor. Yeni Fiat Grizzly böyle görünecek: Yeni Fiat Grizzly’nin en sıra dışı yönü şüphesiz orantıları ve tasarım dili. Yere paralel uzanan yüksek tavanı ve köşeli karoser yapısı sadece estetik bir tercih değil, aynı zamanda kabin içindeki yaşam alanını ve ferahlığı en üst düzeye çıkarmak için tasarlandı. Cömert yerden yüksekliği ise aracın SUV karakterini pekiştiriyor. Tasarımı tamamlayan tavan rayları, pikselli far imzası ve siyah plastik çamurluk kaplamaları, Grizzly’nin şehir trafiğinde anında fark edilmesini sağlayan detaylar arasında yer alıyor. İç mekân, motor seçenekleri ve tahmini fiyat Aracın iç mekânı henüz tam olarak sergilenmese de ilk izlenimler güncel teknolojilere işaret ediyor. Çift ekranlı ön konsol ve elektronik vites sistemi, Stellantis grubunun en güncel tasarım trendlerini yansıtıyor. Fiat Grizzly; Grande Panda ve Citroën C3 ile aynı platformu paylaşıyor. Grizzly, farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap eden üç farklı motor seçeneğiyle yollara çıkacak: Benzinli: 100 BG güç üreten 1.2 litrelik turbo benzinli motor. Mild Hybrid (Hafif Hibrit): 6 ileri otomatik şanzımanla kombine edilmiş 145 BG’lik 1.2 mild hybrid ünite. Elektrikli: Farklı menzil ihtiyaçlarına yanıt veren iki farklı batarya kapasitesine sahip %100 elektrikli versiyonlar. Fiat henüz resmî fiyat listesini açıklamadı ancak başlangıç fiyatının 21.000 euro civarında olacağı konuşuluyor. Öte yandan henüz doğrulanmamış olsa da aracın 7 kişilik bir oturma düzeni opsiyonuyla gelebileceği ihtimali, Grizzly’nin pazardaki en büyük kozlarından biri olabilir.

Yeni Fiat Grizzly İlk Kez Kanlı Canlı Görüntülendi: İşte Tasarımı, Özellikleri ve Tahmini Fiyatı!

Porsche Ayrılığı Resmiyet Kazandı: Bugatti İçin Volkswagen Grubu Dönemi Sona Erdi!

Otomotiv sektöründe tarihi bir devir kapandı. Porsche, elektrikli hiper otomobil üreticisi Rimac ve Bugatti ile olan tüm finansal ve kurumsal bağlarını resmi olarak kopardı. Zuffenhausen merkezli marka, gerekli yasal onayların alınmasının ardından Bugatti Rimac ve Rimac Group bünyesindeki hisselerinin satışını 9 Eylül itibarıyla tamamladı. Bu hamleyle birlikte Porsche yaklaşık 1 milyar euro gelir elde ederken, otomotiv devi Volkswagen Grubu'nun çeyrek asrı aşan Bugatti macerası da resmen noktalanmış oldu. Her iki marka için de yeni sayfa açılıyor Volkswagen Grubu ile Bugatti’nin yolları ilk olarak 1998 yılında kesişti. Dönemin efsanevi ve hırslı CEO’su Ferdinand Piëch, Bugatti isminin haklarını satın alarak markayı lüks segmentteki agresif büyüme stratejisinin merkezine koydu. Piëch’in mühendislik sınırlarını zorlayan vizyonu, 2000'li yıllara damgasını vuran 1001 beygir gücündeki ikonik Veyron modelini doğurdu. Bu felsefe daha sonra Chiron, Mistral ve son olarak atmosferik V16 hibrit motorlu Tourbillon ile devam etti. 2021 yılında Porsche ve Rimac'ın güçlerini birleştirmesiyle kurulan Bugatti Rimac ortaklığı, içten yanmalı motor mirası ile elektrikli araç teknolojisini başarıyla harmanladı. Gelen son hisse satışı ile birlikte Porsche, ana faaliyet alanlarına ve yeni nesil ürün gamına odaklanacağını duyurdu. Elektrikli Macan, Boxster ve Cayman projelerinin yanı sıra içten yanmalı motor stratejisini de sürdürmeyi hedefleyen marka, kaynağını yeni yatırımlara aktaracak. HOF Capital liderliğindeki konsorsiyuma devredilen hisselerin ardından Bugatti Rimac'ın kontrolü büyük oranda Mate Rimac'a geçti. Molsheim merkezli lüks üreticinin 2029 yılına kadar olan tüm sipariş stoğunu doldurmuş olması, yeni döneme oldukça güçlü ve emin adımlarla girdiğini gösteriyor.

Porsche Ayrılığı Resmiyet Kazandı: Bugatti İçin Volkswagen Grubu Dönemi Sona Erdi!

Suudi Arabistan'dan Radikal Karar: EA ve Savvy Games, Tek Çatı Altında Birleşebilir!

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu’nun (PIF), EA'i 55 milyar dolarlık devasa bir anlaşmayla bünyesine katmasının üzerinden henüz bir ay geçmişken, Kaliforniya merkezli yayıncı şirket için yeni bir dönemin kapısı aralanıyor. Suudi yönetiminin, küresel oyun sektöründeki etkinliğini tek bir merkezden yönetmek amacıyla yeni ve kapsayıcı bir strateji üzerinde çalıştığı iddia ediliyor. Dünyanın en büyük oyun şirketlerinden biri doğabilir Bloomberg tarafından paylaşılan yeni bir rapora göre PIF yetkilileri, yatırımlarını daha koordineli bir şekilde yönetebilmek adına EA ile kendi bünyesinde bulunan oyun, geliştirme ve yayıncılık şirketi Savvy Games Group’u birleştirmeyi değerlendiriyor. Bu hamlenin, dünyanın en büyük oyun şirketlerinden birini ortaya çıkarabileceği belirtiliyor. Henüz nihai bir karara varılmadığı vurgulanırken, olası bir birleşmenin Savvy Games Group’un Çinli mobil oyun firması Moonton’u 6 milyar dolara satın alma sürecini tamamlamasının ardından gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Planlanan birleşmenin gerçekleşmesi hâlinde Suudi Arabistan, oyun sektöründeki satın almalarını, oyun geliştirme süreçlerini ve fikri mülkiyet haklarını tek bir çatı altından yürütme imkânına kavuşacak ancak bu süreçte EA’in birleşme sonrasında bağımsız bir şirket olarak kalıp kalmayacağı ya da tüm yapının Savvy Games Group altında toplanıp toplanmayacağı henüz netlik kazanmış değil. Ayrıca böyle devasa bir birleşme hamlesinin uluslararası düzenleyici kurulların onayından geçmesi gerekiyor. Konuyla ilgili olarak ne EA ne de PIF cephesinden resmî bir açıklama gelmiş değil.

Suudi Arabistan'dan Radikal Karar: EA ve Savvy Games, Tek Çatı Altında Birleşebilir!

Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

Yeni çıkan romanlardan bilim kurgu dünyasının dikkat çeken eserlerine, sürükleyici polisiye kitaplardan fantastik edebiyat örneklerine kadar birçok öneri bu listede yer alıyor. Eğer siz de kitaplığınızda farklı türlere yer vermekten hoşlanıyorsanız içeriğimize göz atabilir, kendinize en uygun kitabı seçebilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Yeni Çıkanlar: Hem yeni yazarları keşfetmeyi seviyor hem de sevilen yazarların son çalışmalarını merak ediyorsanız bu kategori tam size göre. Son aylarda yayımlanan ve kısa sürede geniş okuyucu kitlelerine ulaşan eserler şöyle: Theo- Allen Levi El Feneri- Susan Choi Kayıp Anılar Ekspresi- Sim Eunjung Choi Hyunyu Rüzgâr Adımı Biliyor- Isabel Allende Yaratılış Gölü- Rachel Kushner Kaygı Çağında Anlam Arayışı- Steven J. Heine Bilim Kurgu: Teknolojinin sınırlarını zorlayan fikirler, uzak galaksiler ve geleceğe dair çarpıcı senaryolar... Eğer "Ya bir gün gerçekten böyle olursa?" sorusunu kendinize sık sık soruyorsanız, aşağıdaki kitaplar tam size göre. Omelas’ı Bırakıp Gidenler- Ursula K. Le Guin Aytozu Faciası- Arthur C. Clarke Bu Ölümsüz- Roger Zelazny Kendinize Çekidüzen Verin- Philip K. Dick Mevki Uygarlığı- Robert Sheckley Houston, Houston Duyuyor Musun?- James Tiptree Jr Polisiye & Gizem & Gerilim: Bir kitabı elimize aldığımızda "Bir bölüm daha okuyayım." dedirten türlerin başında hiç şüphesiz polisiye ve gizem romanları geliyor. Çözülmesi gereken cinayetler, karmaşık olay örgüleri ve beklenmedik ters köşeler... İşte size önerilerimiz: Kuğu ve Yarasa- Keigo Higashino Kiracı- Marie Belloc Lowndes Korku Burnu- John D. MacDonald Cinayet Alfabesi- Agatha Christie Kuzenler- Aurora Venturini Esrarengiz Ev- Edgar Wallace Fantastik Edebiyat: Bazen gerçek dünyadan biraz uzaklaşmaya hepimizin ihtiyacı oluyor. Fantastik edebiyat da tam bu noktada devreye giriyor. Bu türdeki önerilerimiz, sizleri birkaç saatliğine de olsa bambaşka evrenlere götürmeyi başaracak. Near Cadısı– V. E. Schwab Starling Malikânesi- Alix E. Harrow Yalancı Varis- Holly Black Büyülü Kitaplar Kütüphanesi- Emma Törzs Klytaimestra- Costanza Casati Alevlerin Şafağı- Tessa Hale Klasikler: Klasikler denince çoğu zaman “okunması gereken ama hep ertelenen kitaplar” akla geliyor. Ama aslında bu eserler, yazıldıkları dönem ne kadar eski olursa olsun hâlâ güncelliğini koruyan, insanı ve hayatı anlatma biçimleriyle bugüne de dokunabilen kitaplar. Biraz sabır isteseler de okurken bambaşka dünyalara açılan, edebiyatın temel taşlarını oluşturan bu eserler, kitaplığın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Siyah İnci- Anna Sewell Köleler Adası- Pierre de Marivaux Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma- Stefan Zweig Sırça Köşk- Sabahattin Ali Dul- Jose Saramago

Bilim Kurgudan Gerilime: Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

League of Legends'a Dev Güncelleme: Sesli Sohbet, Ranked 5s, Yeni Classic Şampiyonları ve Dahası...

Riot Games, önümüzdeki dönemde League of Legends'a eklenecek devasa yenilikleri ve güncellemeleri duyurdu. Genişletilen sesli iletişimden Ranked 5s'in dönüşüne, Classic modundaki iyileştirmelerden yeni ARAM: Mayhem içeriklerine kadar pek çok fark yaratan düzenleme oyuncuları bekliyor. İşte Season 3 Act 2 ve sonrasında Sihirdar Vadisi'ne damga vuracak tüm detaylar! Yeni sesli sohbet geliyor Sadece hazır gruplarla sınırlı olan sesli sohbet sistemi, artık takımdaki tüm oyuncuların erişimine açılıyor. Daha yüksek stabilite, hızlı bağlantı ve gelişmiş gürültü engelleme özellikleriyle desteklenen yeni sistem, oyuncu güvenliğini korumak adına takdir seviyesi 3 ve üzeri olanlara sunulacak. Sistem ilk olarak 26.20 Yaması ile Kuzey Amerika ve Okyanusya sunucularında test edilecek, başarılı bulunması halinde diğer bölgelere yayılacak. Ayrıca oyuncuların ses tonlarını değiştirebilmesine imkan tanıyan “voice skin” özelliği de bu güncellemeyle oyuna eklenecek. Classic moduna yeni şampiyonlar geliyor Classic modunda doğrudan oyuncu geri bildirimlerine dayanan geniş kapsamlı değişiklikler yapılıyor: Oynanış ve Ödüller: Harita ışıklandırması ve dokuları aydınlatılırken IP ve XP kazanım oranları artırıldı. Oyunculara iki ekstra rün sayfası ve ikinci bir “Günün Galibiyeti” bonusu verilirken, rün fiyatlarında da indirime gidildi. Şampiyon Kadrosu: Poppy, Xin Zhao, Shyvana, Galio ve Fiora 26.18 Yaması ile kadroya dâhil oluyor. Graves ve üç Bilgewater şampiyonu ise bir sonraki yamada oyuncularla buluşacak. ARAM: Şamata'ya yeni müzik teması ve görevler yolda Yeni ARAM: Şamata seti, sezonun ana konsepti olan müzik temasını merkezine alıyor. Maç başlangıçlarına eklenen farklı müzikal performanslar, Arena’daki Guests of Honor sistemine benzer bir çeşitlilik sunacak. Yeni eklentilerin yanı sıra Şamata ilerleme sisteminden bağımsız çalışan özel ödüllü görevler de moda eklenecek. Oyuncuların merakla beklediği Ranked 5s de stratejik derinliği artıran yeni yapısıyla 26.18 Yaması'nda geri dönüyor. Clash moduna benzeyen yeni yasaklama ve seçim aşamasında, takımlar rakipleri hakkında stratejik bilgilere erişebilecek. Hafta sonu sıra saatleri genişletilirken, ilk Ranked 5s döneminin ödülleri de bu yamada dağıtılacak.

League of Legends'a Dev Güncelleme: Sesli Sohbet, Ranked 5s, Yeni Classic Şampiyonları ve Dahası...

EA, FC 27'de Yer Alacak Şarkıları Açıkladı: İşte Tam Liste!

EA SPORTS, 2026/27 futbol sezonunun gelişini kutlayan EA SPORTS FC 27'nin resmî Soundtrack'ini müzik ve oyun severlerin beğenisine sundu. Yirmi yılı aşkın süredir futbol ile müziği aynı paydada buluşturan seri, 36 ülkeden 120 şarkılık dev listesiyle yeni sezon heyecanını zirveye taşıyor. 18 Eylül'deki Erken Erişim ve 25 Eylül'deki genel çıkış öncesinde Spotify üzerinden yayınlanan listede global devler, yükselen yetenekler ve henüz piyasaya sürülmemiş özel şarkılar bir arada yer alıyor. FC 27'de hangi şarkılar var? FC 27, Interpol, The Strokes, Royal Blood, Chase & Status ve Little Simz gibi dünya çapında kendini kanıtlamış isimlerin yanı sıra Sycco, Bruvvy ve Rose Gray gibi dikkat çeken yeni yetenekleri buluşturuyor. Seçkide Cage The Elephant ve Mura Masa'nın henüz yayımlanmamış eserleri ile Sayf’in “TOP OF THE POPS (Red Bull 64 Bars)” şarkısı da dikkat çekiyor. Projeye dâhil olan isimlerden KYAN, çocukluk hayalinin gerçekleştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "2007’den beri EA SPORTS’un futbol oyunlarını oynuyorum. Bir gün kendi şarkımı oyunda duyma hayalim hep vardı. Enzo from the Block ve Mu540 ile hazırladığımız ‘Garage’ şarkısıyla bunun gerçekleşmesi inanılmaz." Benzer bir heyecanı paylaşan Cage the Elephant grubu ise yepyeni şarkıları ‘Dying In Reverse’ün ilk kez FC 27’de yer alacak olmasından büyük gurur duyduklarını aktardı. Siz de hemen şimdi Spotify üzerinden EA SPORTS FC 27'de yer alacak şarkıların tamamını dinleyebilirsiniz.

EA, FC 27'de Yer Alacak Şarkıları Açıkladı: İşte Tam Liste!

Yapay Zekaya Verilen Fazla Yetki Baş Ağrıtabilir: Kritik Sistemler Risk Altında!

Yapay zeka teknolojilerinin şirketler ve kamu kurumları tarafından güvenlik değerlendirmeleri tamamlanmadan kullanıma alınması, kritik altyapılar için yeni siber güvenlik riskleri oluşturuyor. Anadolu Ajansı'nın (AA) aktardığına göre, Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) Baş Güvenlik Araştırmacısı Maher Yamout, şirketlerin yapay zeka sistemlerine görevlerini yerine getirmeleri için gerekenden çok daha geniş erişim yetkileri verdiğine dikkat çekiyor. Bu yetkiler, yapay zeka sisteminin ele geçirilmesi durumunda saldırganların kurumun diğer sistemlerine ve verilerine ulaşmasını kolaylaştırabilir. Yamout, yapay zeka kullanımında yalnızca sistemin yapabildiklerinin değil, hangi verilere ve kaynaklara erişebildiğinin de dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Yapay zekaya verilen geniş yetkiler risk oluşturuyor Yapay zeka sistemlerine verilen erişim izinlerinin kapsamı, olası bir saldırının etkisini de doğrudan belirliyor. Bir sistemin yalnızca ihtiyaç duyduğu kaynaklara erişebilmesi yerine çok daha geniş yetkilerle çalıştırılması, saldırganların ele geçirdikleri sistem üzerinden daha fazla kaynağa ulaşmasına imkan tanıyabiliyor. Yamout'a göre şirketlerin bu sistemleri güvenli hale getirme konusunda hâlâ yeterli deneyime sahip olmaması da riski artırıyor. Özellikle yapay zekanın kurum içindeki farklı sistemlere ve verilere erişebildiği senaryolarda, tek bir açığın etkisi daha geniş bir alana yayılabiliyor. Siber casusluk grupları Türkiye'yi de hedefliyor Yamout'un dikkat çektiği bir diğer konu ise gelişmiş kalıcı tehdit gruplarının faaliyetleri. Jeopolitik gerilimlerden yararlanan bu grupların bölgedeki operasyonlarını artırdığı ve Türkiye'deki kurumları da hedef aldığı belirtiliyor. Bu nedenle kurumların yalnızca teknik güvenlik önlemlerine güvenmesi yeterli görülmüyor. Çalışanların sosyal mühendislik ve kimlik avı saldırılarını fark edebilmesi de güvenlik zincirinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Yapay Zekaya Verilen Fazla Yetki Baş Ağrıtabilir: Kritik Sistemler Risk Altında!

Samsung’un Yeni Kulaklığı Galaxy Buds On’un Tasarımı Sızdırıldı

Samsung’un bir süredir yeni tip kulaklıklar geliştirdiği konuşuluyordu. Galaxy Buds On ismini alacağı söylenen klipsli model de bunlardan biriydi. Şimdi ise dedikodulara konu olan ve şirket içinde "Able" kod adıyla yürütülen bu modelle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. SammyGuru’nun paylaşımına göre Samsung Galaxy Buds On kulaklığı ilk kez somut bir görselle sızdırıldı. Daha önce yalnızca çizimler ve uygulama içi varlıklarıyla bilinen cihaz, Buds Manager uygulamasının incelenmesiyle detaylandı. Samsung Galaxy Buds On böyle gözükecek Uygulama sızıntısına göre kulaklığın siyah renginin yanı sıra beyaz renk seçeneğinin de geldiğini göreceğiz. Tasarım tarafında kulaklık, silikon bir halka veya kavisli bir kol ile birbirine bağlanan iki yuvarlak yapıdan oluşuyor. Büyük kısım kulağın iç kısmına otururken, dokunmatik yüzeye sahip düz olan kısım kulağın dışına klips şeklinde tutunuyor. Sızıntılarda aktif gürültü engelleme (ANC) özelliğine dair hiçbir izin bulunmaması, kulaklığın Galaxy Buds Live modelinden farklı bir açık kulaklık yaklaşımı sergilediğini ortaya koyuyor. Ayrıca kodlarda Galaxy Buds On modelinin kullanıcı deneyimini artıracak bazı yeni yazılımsal işlevlere sahip olacağı da görüldü. Bunlardan en dikkat çekeni olan "Auto Volume" özelliği. Gürültülü ortamlarda sesi otomatik olarak artırıp ortam sakinleştiğinde tekrar düşürmeyi vaat ediyor. Ayrıca sesi sınırların ötesinde yükselten ancak ses sızıntısı riskini artıran bir "Volume Boost" modunun da yer aldığı bildiriliyor. Galaxy Buds 4 ve Buds 4 Pro modellerinde sunulan kafa sallama/onaylama hareket kontrolleri bu modele de eklenecek. Bir diğer dikkat çekici yenilik ise telefonunuz uyuduğunuzu tespit ettiği anda dinlediğiniz müzik veya podcast yayınını otomatik olarak durduran bir özelliğe sahip olması. Kulaklık, yapay zeka asistanlarına hızlı erişim yeteneğiyle gelecek. Kullanıcılar dokunmatik kontrol veya sesli komutla yapay zekâ asistanlarına ulaşabilecek. Galaxy Buds On modelinin çıkış tarihi henüz resmî olarak açıklanmış değil. Beklentiler bu yılın son 3 ayı içerisinde geleceği yönünde.

Samsung’un Yeni Kulaklığı Galaxy Buds On’un Tasarımı ve Özellikleri Ortaya Çıktı

[Eylül 2026] 10 Bin TL Değerindeki 8 Oyun PlayStation Plus'a Ekleniyor

Sony, PlayStation Plus kütüphanesine her ay yepyeni oyunlar eklediği gibi aynı zamanda birbirinden farklı oyunları da ücretsiz olarak dağıtıyor. Eylül ayında PlayStation Plus aboneleri için kütüphaneye eklenecek yeni oyunlar da resmî olarak açıklandı. Eylül ayında PlayStation Plus kütüphanesine eklenecek oyunlara baktığımızda en dikkat çekeni elbette RuneScape: Dragonwilds. PlayStation Plus kütüphanesine eklenecek yeni oyunlar Oyun Platform Normal Fiyatı RuneScape: Dragonwilds PS5 Açıklanmadı WWE 2K26 PS5 2.900 TL Ball x Pit PS5 649 TL Date Everything! PS5 1.399 TL Slitterhead PS4, PS5 1.749 TL Ninja Gaiden: Ragebound PS4, PS5 1.079 TL Dungeons of Hinterberg PS4, PS5 949 TL Sniper Elite: Resistance PS4, PS5 2.099 TL Listede yer alan oyunların tamamı, 15 Eylül tarihinde PlayStation Plus kütüphanesindeki yerini alacak. PlayStation Plus aboneliklerinin detayları için:

[Eylül 2026] 10 Bin TL Değerindeki 8 Oyun PlayStation Plus'a Ekleniyor

Anthropic, Claude ile Biyolojik Silah Üretmeye Çalışanları Yakaladı!

Yapay zeka modelleri geliştikçe yapabildikleri kadar, yanlış ellere geçtiğinde yaratabilecekleri riskler de büyüyor. Çok değil, birkaç yıl önce ağırlıklı olarak bilgiye erişim ve kod yazmak için kullanılan sistemler, bugün biyolojik araştırmalardan siber saldırılara kadar çok daha karmaşık işlerin içinde. Anthropic'in yayımladığı yeni rapor bu risklerin nasıl gerçeğe dönüştüğünü ortaya koyuyor. Şirket, Claude modellerinin biyolojik kötüye kullanım, siber operasyonlar, kitlesel gözetleme ve teknoloji hırsızlığı gibi alanlarda kötüye kullanılmaya çalışıldığını tespit etti. Claude, biyolojik silah çalışmalarında kullanıldı Rapordaki en çarpıcı örneklerden biri biyolojik araştırmalarla ilgili. Raporda, kötü niyetli aktörlerin Claude'u askeri bir araştırma enstitüsü adına hazırlanmış gibi gösterilen bir fon başvurusunda kullandığı belirtiliyor. Amaç, virüslerin bulaşıcılığını ve ölümcüllüğünü artırmaya yönelik çalışmalar yapmak. Özellikle Chikungunya virüsü ve H5N1 kuş gribi üzerine odaklanmışlar. Claude'dan virüslerin bağışıklık sisteminden kaçmasını, daha kolay bulaşmasını ve farklı canlılara uyum sağlamasını mümkün kılabilecek araştırmaların planlanmasını istemişler. Yetmemiş, hazırlanan çalışmaların gerçek bir bilimsel araştırma gibi görünmesi için de yine yapay zekadan yararlanılmış. Yapay zekanın kötüye kullanıldığı başka alanlar da var Anthropic'in raporunda biyolojik tehditlerin yanı sıra siber saldırı, kitlesel gözetleme ve rakip yapay zeka modellerinin yeteneklerini kopyalama vakaları da yer alıyor. Rusya bağlantılı Midnight Blizzard ve ShinyHunters vakalarında yapay zekadan siber saldırıların farklı aşamalarında yararlanılmış. ShinyHunters'ın "vibe hacking" olarak adlandırılan yönteminde saldırganlar hedefi belirlerken, teknik adımların önemli bir bölümünü yapay zekaya bırakıyor. Mali'deki Lakana 360 projesinde ise Claude kullanılarak yaklaşık 25 milyon SIM kartı takip edebilecek bir gözetleme sistemi geliştirilmiş. Çin'deki bazı operasyonlarda da yapay zekadan muhaliflerin dijital faaliyetlerini takip etmek ve kişileri profillemek için yararlanılmış. Bir diğer başlık ise yapay zeka modellerinin çıktılarından yararlanarak rakip modeller geliştirilmesi. Anthropic, Alibaba, Moonshot AI, DeepSeek ve Xiaomi ile ilişkilendirilen bazı vakalarda Claude'un çıktılarından yararlanılarak rakip modellerin geliştirilmeye çalışıldığını belirtiyor. Örneğin Alibaba'nın 3.500'den fazla sahte hesap kullanarak Claude'a günde 3 milyonun üzerinde istek gönderdiği aktarılıyor. Ayrıca raporda, İstanbul merkezli bir teknoloji şirketinin Claude kullanarak seçim manipülasyonu yapan bir sistem geliştirdiği de aktarılıyor. Sistem, Malezya'daki 222 seçim bölgesinde seçmen verilerini işleyerek sahte hesaplar ve haber siteleri üzerinden propaganda yürütmüş. Yapay zeka geliştikçe risk de büyüyor Yapay zeka geliştikçe kötüye kullanıldığında yaratabileceği tehditler de büyüyor. Bilgiye erişimi ve karmaşık işleri yapmayı nasıl daha kolay ve erişilebilir hâle getiriyorsa, aynı imkanların kötü amaçlarla kullanılmasının önündeki engelleri de azaltıyor. Anthropic, raporda yer alan tüm kötü niyetli girişimlerin tespit edilerek engellendiğini söylüyor. Yine de yapay zekanın potansiyel tehditleriyle ilgili endişeler baki. Bu raporun, şirketin eski araştırmacısı Jacob Coxon'ın istifasının ardından yaptığı "hayatlarımızla kumar oynuyorlar" açıklamasının hemen üzerine gelmiş olması da düşündürücü.

Anthropic, Claude ile Biyolojik Silah Üretmeye Çalışanları Yakaladı!

Yerli Oyun Black State'in Yapımcısı Motion Blur Sessizliğini Webtekno'ya Bozdu: "Yaptık, Oldu Demek İstemiyoruz"

İstanbul merkezli yerli oyun stüdyosu Motion Blur’un duyurulduğu ilk andan itibaren küresel çapta büyük ses getiren aksiyon-macera oyunu Black State, oyun dünyasının radarına hızlı bir giriş yaptı. Yayınlanan ilk fragmanıyla birlikte yenilikçi portal mekaniği ve görselliğiyle dikkat çeken yapım, kısa sürede Metal Gear Solid gibi kült serilerle anılmaya başladı. NVIDIA gibi büyük şirketlerle partnerliği bulunan ve pek çok yabancı basın kuruluşundan da övgüler alan projeye dair merak edilenleri, teknolojinin arkasındaki vizyonu ve topluluktan gelen tüm soruları birinci ağızdan yanıtlamak üzere Motion Blur Genel Müdürü Kadir Demirden ile gerçekleştirdiğimiz röportaj sizlerle! Bir röportajınızda, Black State'te optimizasyon veya kolaylık olsun diye aynı 3D modelleri farklı bölümlerde tekrar kullanmadığınızı, örneğin gemi bölümündeki bir modelin sanat galerisinde asla yer almadığını söylediniz. Sektör standardı olan "asset tekrarı" yöntemini neredeyse tamamen reddetmek, geliştirme bütçesini, süresini ve ekibin iş yükünü hem olumlu hem olumsuz anlamda nasıl etkiledi? "Aslında tamamen kullanmamak diye bir şey kastetmedik orada. Şöyle demek istiyoruz aslında: Mesela gemide, gemi level'ını yaptığın zaman, orada kullandığın assetleri başka bir yerde kullandığında oyuncuda "Ya bu buraya ait bir model değil" gibi bir his oluşuyor. Aslında oradaki kastımız o. Şöyle düşünebilirsin, Black State'teki level'lara ve portal sistemine bakarsan, aslında içeride 5 tane oyun yapılabilecek kadar asset ve mekân olduğunu görebilirsin. Sadece videolardan bile bunu anlayabilirsin. Buna hep bu örneği veriyorum ki hani basit anlatılsın diye, düşün ki biz bir uzay gemisinde geçen bir oyun yapıyoruz. Kaç tane asset yapmamız lazım? Atalım, ortalama 100 tane asset yapmamız gerekiyor. Black State'i yapman için 1.000 asset yapman gerekiyor birbirinden farklı çünkü uzay gemisinde bazı assetleri hazırladıktan sonra kalan her şeyi tekrarlı yapabilirsin ama bir sanat galerisi, bir gemi ve bir Sci-Fi lab yapacağın zaman buradaki assetleri zaten birbiriyle kullanamazsın. Ondan dolayı aslında bizim mekân tercihlerimiz ve yaptığımız assetler ve asset kaliteleri zaten sektör standardında ve hatta bazıları sektör standardından da iyi. Onun için Black State'e bakarken hep şöyle düşünmek gerekiyor, ince detayı hem level olarak, hem asset olarak, hem doku olarak, hem shader olarak, hem her şey olarak çok üzerine emek edilen bir proje. Çok işçilik olan bir proje Black State. Zaten insanlara aslında farklı gelip veya "Ya bu olamaz, bu mümkün değil" dedirten şey de aslında o biraz da sektörde. Çünkü neden? Bir şeyi yapmanın 1.000 yöntemi var. Bir şeyi yapmanın, bir işten kaçmanın 1.000 yöntemi var ama bir tanesi mükemmel ve gerçekten insanı hayran bırakan bir şey ve senin buna insan olarak çok büyük efor yakman gerekiyor. Biz genelde insan olarak çok büyük efor yakacağımız şeyi seçiyoruz." Kabus 22 gibi Türk oyun tarihinin mihenk taşlarından birinden sonra yaklaşık 20 yıl boyunca yeni bir oyun yayınlamadınız. Küresel ölçekte Black State gibi büyük bir oyuna hazırlanırken stüdyonun finansal sürekliliğini sağlamak için ne gibi çalışmalar yaptınız? Bu uzun süreçler ekibi ve sizi zihinsel olarak nasıl diri tuttu? "Kabus 22'den sonra oyun yapma işine ara verdim. Yani oyun yapmadım o süreçte. Zaten büyük bir ekibimiz de yoktu. Kabus 22'yi yaparken biz bize yapıyorduk. Yani 4 tane arkadaş birleşip Kabus 22'yi yapmıştık. Aslında çok eski bir macera olduğu için belki buralarını atlıyor insanlar. Oradaki amaç da hep şuydu: "Ya Türkiye'den bir tane, bir single player bir oyun yapsın birisi"ydi. O da bizim üzerimize kaldı çünkü ondan sonra da kimse yapmadı bir daha. Şimdi ondan sonra ben normalde simülasyonlar, real-time rendering gibi konularla uğraştığım için piyasaya iş yapıyordum, kendi kendimi döndürüyordum aslında. Yanımda da birkaç arkadaşım vardı. O aradaki süreçte kendi kendimizi geçindiriyorduk. Yani iş yapıyorduk piyasaya, para kazanıyorduk. Devam ediyorduk ve real-time teknolojilerden ve oyun yapımından kopmuyorduk. Aslında ne demek istiyorum bununla? Bunları yaparken bunlar zaten oyunların konusu aslında. Yani oyun dediğin şey 5.000 tane mesleğin birleşmesiyle, başka başka sektörlerin birleşmesiyle oluşan bir şey oyun. Biz şimdi bunları bırakmadık kendi adımıza. Sürekli real-time rendering'le, shader'la, materyalle, gameplay kurgularıyla zaten uğraşıyorduk. Sonra Black State projesini yapmaya karar verdiğimde "Ya duralım, bunu oturalım projelendirelim" dediğimizde, bunu oturup projelendirdik. Ondan sonra bir yatırım sürecine girdik, yatırım aldık ve Black State'e başladık. Aslında doğru sıra bu." Oyunda kapıyı her açtığımızda yükleme ekranı olmadan uzay gemisinden bir malikaneye veya modern bir sanat galerisine ışınlanıyoruz. Bu portal mekaniği teknik olarak muazzam bir başarı olsa da oyuncunun oyunun içindeki doğrusal ilerleyiş hissini kaybetmemesi ve hikâyenin kopuk hissettirmemesi için seviye tasarımında ve hikâye akışında nasıl bir denge kurdunuz? "Bir oyuna portal koymak demek imkânsızı başarmaya çalışmak demek gibi bir şey. Tabii bu teknik olarak çok anlaşılan bir mevzu değil oyuncular tarafından ama teknik işlerle uğraşan insanlar tarafından bunlar anlaşılıyorlar yani. Zaten çok zor bir mekanizma, dediğin gibi çizgisel bir ilerleyişi yapamıyorsun. Dallanıyor iş; buraya gidebilir, şuraya gidebilir, şuradan gelebilir gibi düşünebilirsin. Bu zaten çok çok zor bir süreç. Biz elimizden geldiğince o portal mekanizmalarının mantığını bir şekilde senaryoyla yedirmeye çalışıyoruz ve yedirdiğimizi de düşünüyoruz. Zaten oyunun senaryosunu, yani asıl mekanizmanın nasıl çalıştığını anladığınızda, oyunculara biz bunu bildirdiğimizde bir trailer'la, oyun içi bir görüntüyle ve gameplay videolarıyla gösterdiğimizde herkes "Aaa, şimdi çok mantıklı geldi. Bu portalların olması gerekiyor"u zaten söyleyecek. Biz sadece bunu söylemedik şu anda. Hâlâ tutuyoruz. Oyunun çıkmasına yakın bunlarla ilgili zaten tonla video ve bilgi göreceksiniz, öyle söyleyeyim." Geliştirme süreci boyunca stüdyoda yaşanan her zorluğu, sabahlamaları ve geliştirme süreçlerini kamera arkası olarak kaydettiğinizi ve bu arşivin 10 TB'ı geçtiğini söylediniz. Oyun çıktıktan sonra yayınlamayı planladığınız bu belgeselde oyunun belki de çıkmaza girdiğini düşündüğünüz anlar oldu mu? "Tam olarak yok. Yani şöyle ki krizler olur. Yani bir oyun yapımı işiyle uğraşan adam için bunun cevabı şudur: "Her zaman kriz vardır, her zaman çözüm vardır" diye cevap verir buna çünkü oyun yapmak çok kompleks bir şey. Yani dışarıdan çok basit algılanıyor çünkü ismi "oyun" ama bunun işte finans, teknoloji, insan... Yani birçok parametresi var. Bu yüzden bunların içinde dans etmek, doğru kararları vermek, bazen yanlış karar verip yoldan dönmek falan bunların hepsi bunun içine dâhil. Zaten bizim bu süreci çekmemizin asıl sebebi de biz bu işi bitirdikten ve yayınladıktan sonra insanlara "Bak bir oyun nasıl yapılıyor, nerelerden geçiyor, doğru karar, yanlış karar ne oluyor" göstermek. Hatta bununla ilgili şu anda dünyanın en büyük birkaç kanalıyla da görüşüyoruz. Tabii şu an görüşüyoruz sadece. Hani bakacağız belgeselin durumuna göre. Yayınlayabildiğimiz kadar büyük bir yerde yayınlamayı da düşünüyoruz, öyle söyleyeyim." Black State’teki zorluk seviyelerinin sadece düşmanların can barını veya vuruş gücünü etkilemediğini, doğrudan yapay zekânın siper alma, birbirini koruma ve destek çağırma gibi taktiksel davranışlarını değiştirdiğini belirttiniz. Çoğu modern TPS oyununun bile es geçtiği bu dinamik yapay zekâyı Unreal Engine 5 üzerinde nasıl gerçekleştirdiniz ve şekillendirdiniz? Ve oyunda bu sistem nasıl bir önem taşıyor? "Şimdi böyle şeyler aslında bence anlatılmaz, yaşanır. Ben şimdi burada teknik olarak yapay zekâda ne kadar mücadele ettiğimizi, iyi olsun diye ne kadar uğraştığımızı anlatsam da bu bir söz olduğu için bence bunun bir karşılığı yok çünkü hissi bu sözlerle anlatamam ama şöyle diyebilirim. Yapay zekâ sıkıştığında yardım çağırıyor, onlar yapamazsa daha büyük yardım çağırıyor, mücadele sistemlerini sertleştiriyorlar gibi gibi zaten bunları ekledik. Sadece bizim istediğimiz şey şu, şimdi bu yapay zekâ denilen mevzu çok karmaşık bir iş. Buna bir parantez açayım hemen burada. Şimdi bizim amacımız oyuncunun kazanması. Biz bir oyun yaparken aslında ne istiyoruz? Oyuncunun kazanmasını istiyoruz ama bu kazanmasını isterken yaptığımız şey ne? Ona o mücadele ortamını sağlamak. Bunun da daha güzel bir açıklaması, tatlı sert mücadele ortamını oluşturmak. Zaten yapay zekâ dediğin şey aslında seni alnının hep ortasından vurabilecek bir şey ama sen bundan mutlu olmazsın. Yani yapay zekânın gelip sana sürekli headshot atmasından sen mutlu olmazsın. Demek ki bunun bir dengeye koyulması gerekiyor, değil mi? Zaten zorluk aslında orada, o dengede aslında. Zorluk yapay zekânın milyon iterasyon yapıp bilmem ne yapması... Bu bir zorluk çünkü burada devreye hiyerarşi, atak listeleri, davranış birimleri bilmem ne devreye giriyor ama asıl amaç sana oyunun yapay zekâsının keyif vermesi. Yani "aptal" bir şeyle kapıştığını düşünmemen veya "Abi bu aptal değil ama bunun dengesi yok. Durmadan tek atıyor" veya "Hiçbir mücadele ortamı yok bunda aslında" gibi bir şey oluşturmamak. Ve bu gerçekten dünyanın en zor işlerinden bir tanesi bunu yapabilmek. Bunu yapabilen dünyada çok az firma var. Bizim asıl amacımız hiçbir zaman "Ya yaptık, oldu" demek değil. Zaten bu projenin dünyada bu kadar basın tarafından beğenilmesinin sebebi bu. Biz hiçbir zaman bahsettiğimiz şeyi oynatmadan veya insanlar görmeden konuşmuyoruz veya "Böyle böyle şeyler yapacağız" deyip onları yapmamazlık yapmıyoruz. Yaptığımız şeyleri genelde oyuna eklemiş oluyoruz. Yapay zekâ konusuna dönecek olursak da aynı şey bizim için burada da geçerli. Elimizden gelen en iyi işi yapmaya çalışıyoruz. Zaten kafamızdaki felsefe bir şeyi yapıyorsak onu en iyi yapmaya çalışıyoruz. Şartları zorluyoruz yani. Onun için yapay zekâ ve diğer konuların hiçbiri birbirinden bağımsız değil. Yapay zekâyı iyi yapmaya çalışıyoruz, oyunu iyi yapmaya çalışıyoruz, grafikleri iyi yapmaya çalışıyoruz, teknolojiyi iyi yapmaya çalışıyoruz... Her şeyi iyi yapmaya çalışıyoruz." Sektörde 'AAA' oyun dendiğinde akla 100 milyon dolarlık bütçeler ve yüzlerce kişilik devasa ekipler geliyor. Black State için telaffuz edilen bütçenin ve ekibinizin boyutunun aslında küresel standartlarda bir 'AA' projeye karşılık geldiğini söyleyebiliriz. Buna rağmen 'AAA' etiketini kullanmak, oyuncu topluluğunda haklı veya haksız olarak devasa bir beklenti ve baskı yaratmıyor mu? Neden gururla 'Biz harika bir AA oyun yapıyoruz' demek yerine kendinizi 'AAA' bir oyun olarak konumlandırdınız? "Şimdi biz konumlandırmadık aslında. Biz bir yere gittiğimiz zaman yurt dışında, biz "bağımsız bir stüdyoyuz" deyince insanlar bunu kabul etmiyorlar. Bizim bağımsız bir stüdyo olduğumuzu asla kabul etmiyorlar. "Bağımsız bir stüdyo böyle bir şey yapamaz" diyorlar. Bu gayet de doğal çünkü sektörde bunun bir karşılığı yok. İlk defa Black State'te deneniyor böyle şeyler çünkü bu bizim aslında üzerimize yapıştırılan bir şey. Yani bu bizim icat ettiğimiz bir şey değil. Bizim söylediğimiz şey şu: Biz bu oyunlara yaklaşmak istiyoruz. O oyunların keyfinde ve kalitesinde bir şey yapmak istiyoruz diyoruz ama sonradan bu "Ulan bunlar AAA yapıyorlar işte" gibi cümlelere evrildi. Ya şimdi bu o kadar boş bir tartışma ki... Mesela buna bir örnek vereyim: Oyunu oynattırdığımızda bize "Kaç kişisiniz?" diye soruyorlar. Biz de diyoruz ki işte atıyorum "30 kişiyiz, 40 kişiyiz." Bize "30 kişiyle, 40 kişiyle bu yapılamaz abi, böyle bir şey yapılamaz" diyorlar. Ya şimdi AAA'in bütçesi vs. her şey tamam bunu cebimize koyalım. Bir mantıksal bir bakış açısıyla bakalım. Bizim zaten "Biz kesinlikle AAA stüdyoyuz, dünyanın en büyük stüdyolarından biri biziz veya onların yaptığı her işin daha iyisini yaparız" gibi bir iddiamız yok. Biz elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Onlar kadar yapmaya çalışacağız, hiçbir şeyden kaçmayacağız çünkü biz oyuncu dostuyuz. Yani bizden zaten böyle bir beklenti de yok. "Niye şuradaki detay yok abi?" gibi bir beklenti yok. "Abi biz bağımsız bir stüdyoyuz, ondan yapamadık" desem zaten bizim için kaçış yolu olur ama ben o detayları da yapmaya çalıştığım için aslında bu bir çatışma oluşturuyor. Bu aslında kötü bir şey de değil. Yani Türkiye'de her şey böyle 0-100 olarak algılandığı için benim konuştuğum yurt dışındaki insanların hiçbiri bu soruyu sormadılar. "Bu oyun AA mi, AAA mi?" falan gibi kimsenin öyle bir sorusu bile olmadı. Bu Türkiye'de böyle bir drama hâline geldi." Geliştirme sürecinde Unreal Engine 5'in bazı sahneler için yetersiz kaldığını ve motor üzerinde özel geliştirmeler/modifikasyonlar yaptığınızı açıkladınız. Bu süreçte yaşananlara Epic Games nasıl tepki verdi? Bu süreçte onlarla resmî bir teknik partnerliğiniz oldu mu yoksa sadece standart bir hata raporlama ilişkisi miydi? "Türkiye'dekiler istiyorlar ki buna şöyle cevap vereyim: "Standart bir hata raporlama ilişkisiydi. Hiçbir destek olmadı ve biz de çok basit şeyler yaptık" dememi bekliyorlar ama öyle olmadı. Onlardan destek aldığımız da oldu, destek alamadığımız da oldu. İki taraflı bu iş çünkü. Epic Games'in çalışma sistemi şöyle değil: Sen motora bir update geçeceksin, Epic mühendislerini gönderiyor ve "Hemen ne lazımdı size?" deyip o update'i geçiyorlar. Böyle çalışmıyor sistem. Adam sana diyor ki: "Bak ben sana base'de yazdım olayları. Senin yapmak istediğin şey ne? A'ya doğru gitmek istiyorsun sen. Abi otur yaz" diyor adam. Sen de oturuyorsun motorda, onları yazıyorsun. Yani onu yapmak istiyorsan eğer onları yazman gerekiyor. Şimdi motorda kod yazma fikri Türkiye'de çok uçuk bir fikir gibi geldiği için -ki dünyada bu çok normal bir şey, adam oturuyor sıfırdan motor yazıp oyun yapıyor- ama Türkiye'de bunları anlatmak... Bak biz bunları motora update ediyoruz şu anda, şuralarını şuralarını şuralarını kendimize göre değiştiriyoruz dediğin zaman tabii ki Epic'le çalışıyoruz. Epic'e de soruyoruz: "Abi bak biz buralara böyle bir şeyler yapıyoruz ama bak motorda şöyle şöyle şeyler oluyor, biz bunu nasıl aşacağız?" deyince onların profesyonel bir teknik desteği var. Bu ücretli bir şey. Bize de bedava sunuyorlar bunu. Biz para vermiyoruz bunlarla ilgili. Ve çok pahalı hizmetler bunlar ama orada iş şöyle dönüyor ki bu da yine Türkiye'de bilinmeyen bir şey: Senin yapmak istediğin proje ne? Adam bakıyor buna, "Abi bu herif manyak bir şey yapmak istiyor ve böyle yapmak istiyor. Evet motoru update etmesi gerekiyor, dur biz bu adama destek olalım" diyorlar. Yoksa "Ben motoru update edeceğim abi." dediğinde "Dur hemen sana biz destek verelim abi" gibi bir şey zaten olmuyor. Dünyanın hiçbir işinde bu olmuyor. Şimdi bunlar ticari meseleler oldukları için bir yerde de senin yapmak istediğin iş ne? Senin yapmak istediğin işte motora update gerekiyor mu? Gerekiyor. O zaman onu yapıyorsun. Bana şimdi destek verseler de ben onu yapacağım, destek vermeseler de yapacağım. Sadece burada bize destek oluyorlar, sağ olsunlar diyoruz biz de ve motoru update ettiğin zaman eğer bu bir bug fix'se, motorun bozuk bir yerini düzelttiysen, sen bunu yayınladığın zaman adamlara bildiriyorsun. Adamlar da diyorlar ki "Biz senin fix'ini alalım, koyalım motora", bunu yapana da "contributor" deniyor. Ardından o versiyonda sana teşekkür etmek için senin ismini yazıyorlar ve bizim ekibimizde orada ismi yazılı tonlarca adam var. Bu dünyada olabilen bir şey ama her stüdyo yapamıyor dikkat edersen." Sosyal medyada ve basında yer alan 'Mocap'i (hareket yakalama) Türkiye'ye ilk kez biz getirdik' tarzı iddialar, sosyal medyada fazlasıyla konuşulmuştu. Mount & Blade gibi projelerde ve çeşitli bağımsız stüdyolarda bu teknolojinin yıllar önce kullanıldığını biliyoruz. Bu söylem ana akım medyanın bir abartması mıydı yoksa teknik olarak Türkiye'de gerçekten kimsenin yapamadığı ve sadece sizin gerçekleştirdiğiniz spesifik bir 'mocap entegrasyonu' var mı? Görsel temsilidir. Black State'in geliştirme sürecine ait değildir. "Yani şöyle, o da yine bağlamından koparılan bir muhabbet. Şimdi Motion Capture yapmak ne demek, Motion Capture ekipmanına sahip olmak ne demek. Bunları bir kere anlamak lazım. Mount & Blade'de yapılan bir Motion Capture sistemi var. Adamların kendi stüdyosu ve ekipmanları farklı ekipmanlar ve yanlış hatırlamıyorsam 1 veya 2 tane real-time'da Motion Capture yapabiliyor. Şimdi bizim getirdiğimiz Xsens'ler için Xsens'in bana söylediği şey şu: "Abi Türkiye'de bu ekipmanlar yok. Sizi distribütör yapalım" Ya ben onunla uğraşabilir miyim, ben oyun yapacağım, ne distribütörlüğü deyip onlardan full-body 4 kişiyi aynı anda capture edebilen sistem alıp kurduğum için ve bunun eğitimi olmadığı için Türkiye'de, bilen adam olmadığı için, bunları yetiştirdiğimiz için, bunları kurduğumuz için böyle söylüyoruz... Xsens'e de sorabilirsiniz mail atıp, "Türkiye'de ilk Motion Capture ekipmanlarını sizden kim aldı ve kim kurdu bu işi?" diyebilirsiniz. Sonra distribütör kuruldu Türkiye'de, biz tavsiye ettik onları da. Dedik ki; "Şu adamlara distribütörlük verin de bari biz uğraşamayız zaten bu işle, onlar uğraşsınlar" dedik. Şimdi benim sorum şu, Türkiye'de 4 kişilik Motion Capture yapacağım aynı anda real-time, nerede yapacağım? Araştırın bakın, yok. Türkiye'de 4 kişiyi aynı anda Motion Capture edebileceğin Motion Blur stüdyosunun dışında hiçbir yer yok. Şimdi bir tane normal bir makineyle capture yapan adamla ve kendi stüdyosunda yapan adamla benim ne alakam olabilir abi? O zaman benim bu sistemi kurup gerçekten profesyonel bir oyunda Motion Capture yapabilecek sisteme sahip olmam gerekiyor. Keşke bunu Türkiye'de dışarıdan biri yapsaydı da ben ona gidip para verip yaptırsaydım. Yok ki böyle bir imkân. Olmadığı için biz bunu böyle söyledik. Dedik ki: "Ya biz bunları bak getirdik, buraya kurduk, yoktu bu ülkede bunlar. Ne bunu bilen vardı, ne bu donanımı kullanan vardı, ne bunun distribütörü vardı, ne de bu ekipmanı satın alabileceğimiz bir yer vardı. İşte biz de elimizi taşın altına soktuğumuz için bunu söyledik." Black State’in sunduğu görsel şölen NVIDIA tarafından en iyi RTX demosu seçilerek taçlandırılmıştı fakat pek çok oyuncu bu grafikleri nispeten eski nesil ekran kartlarında alıp alamayacaklarını merak ediyor. Black State'in saf optimizasyon performansı ne durumda? Oyunu yeni nesil ekran kartlarına sahip olmayanlar da oynayabilecek mi? "Tabii de ilk günden beri düşündüğümüz şeyler bunlar. Oyunu optimize edip güzel grafikli bir şekilde insanlara oynatmaya çalışacağız. Bu da devam eden bir süreç. O yüzden biz daha minimum sistem gereksinimlerini açıklamadığımız için bu süreç devam ediyor. Zaten açıkladığımız zaman insanlar anlayacaklar. Aslında orada yapmak istediğimiz şey sadece çok güçlü makinelerin o oyunu oynaması değil. Her zaman gönlümüzde yatan şey çok yüksek olmayan orta veya hafif orta makinelerde bile o manyak görsellik şölenini sunabilmek. Bunu da hep söylüyoruz ve bunun için de inanılmaz çalışıyoruz buna emin olsunlar. Zaten bu dünyanın en zor işi. Yani bunu dünyada yapabilen 3-5 tane stüdyo var, 10 tane stüdyo yok, öyle söyleyeyim size. Ve biz istiyoruz ki, "Ya bunu yapabilir miyiz?" Aslında Black State'in bir mücadelesi de bu. Teknik bir şeyi, görsel bir şeyi veya CPU'yu, GPU'yu, RAM'i yoran bir şeyi daha düşük bir sistemle aynı o şekilde gösterebilir miyiz? Zaten amacımız bu bizim. Bunun için bu proje bu kadar uzadı aslında. Bu kadar emek etmemizin sebeplerinden bir tanesi de bu. Biz istiyoruz ki sadece 5090'ı olan, 4090'ı olan adam Black State'in o manyak grafiğinden veya shader'ından, efektinden, yapay zekâsından yararlanmasın. Diğer kullanıcıları da aynı şekilde mutlu edebilecek formüller bulalım, onları da mutlu edelim diye aslında mesaimizi yakıyoruz. Yine de şu an bazı şeyler, konfigürasyonlar falan belli olmadığı için net bir şey söyleyemem. "Şurada kesin uçacağız, kaçacağız" diyemem. Teknik laboratuvar testleri var bunların, daha bitmediler. Oyun bitince bitecek testler var, ondan sonra açıklayacağız." Bu soruyla bağlantılı olarak teknolojinin de gelişmesiyle birlikte oyunun kapsamı da genişliyor. Şu ana dek DLSS 5’i entegre ettiniz mi? Denediniz mi? DLSS 5 hakkında ne düşünüyorsunuz? "DLSS 5 gibi teknolojilerin hepsi bize çok önceden geliyor. Yani şöyle ki DLSS 5 bize daha duyurulmadan önce gelmişti çünkü bunun biz aynı zamanda developer'ı olduğumuz için, yani NVIDIA'ya bunun geliştirilmesiyle alakalı feedback verdiğimiz için bize önceden gönderiyorlar. Mesela 5000 serisi kartlar da bize önceden geldi. Dünyada derme çatma fabrikada basılan kartlar, hiç piyasaya verilmeden ilk önce developer'lara gidiyor. O kartlarla bakıyor developer'lar; ne yapılabilir, bu kartların gücü ne, demo yapacağız o demoyu destekleyecek özellikleri ne gibi durumlar için. Bunlar tabii çok büyük şeyler. Türkiye'ye bu kartların gelmesi, bu teknolojilerin önden verilmesi bir firmaya falan, bunlar zaten inanılmaz şeyler aslında ama tabii bunlar basının çok umurunda değil. Türkiye'deki basın çok umursamıyor böyle şeyleri. DLSS 5'in çıkmadan Türkiye'deki bir firmaya gelmesi, onların tuning etmesi, adamların rapor yazması, "Bak şöyle yapın, böyle yapın" demesi basının çok ilgisini çekmiyor. Asıl mesele şu, biz DLSS ve NVIDIA'nın kullandığı teknolojileri olabilecek en iyi şekilde entegre etmeye çalışıyoruz. DLSS 5 için spesifik olarak bakacaksak bence muhteşem bir teknoloji. Şu an geliştirilmeye devam ediyor. Sizin gördüğünüz DLSS bu arada bitmiş bir DLSS değil. Şu an onun geliştirilmesine devam ediliyor. Bu sızdırıldı falan ama gördüğünüz her şey aslında ne optimize edilmiş ne final teknoloji ne de DLSS 5 tam olarak o. Onun için biz versiyon versiyon teknolojileri önden deneyip entegre ettiğimiz ve raporladığımız için de DLSS olsun, RTX olsun, Lumen olsun, işte ne olursa olsun, hangi teknoloji olursa olsun bunu kullanıp kullanmamaya karar veriyoruz. Eğer kullanacaksak da o teknolojiyi default olarak kullanmıyoruz. Alıp kendi sistemimize uyarlayıp bizde nasıl manyak gibi gözükür diye baktığımız için ve bunun da feedback'lerini verdiğimiz için sistem aslında böyle çalışıyor diyebilirim." Oyun geliştirmeye başlamadan önce 2.5 yıl boyunca 500 sayfalık bir 'Oyun Tasarım Dökümanı' hazırladığınızı söylemiştiniz ancak bu denli uzun dökümanlarda yer alan her şeyi geliştirme aşamasında kullanmak kolay olmuyor. Pratikte bu 500 sayfanın ne kadarını geliştirme sürecinde çöpe atmak zorunda kaldınız? Bu döküman ekibe yön veren bir rehber mi oldu yoksa esnekliğinizi kısıtladı mı? Süreci, hem daha küçük hem de benzer büyüklükte bir projeye girişecekler için genel hatlarıyla özetleyebilir misiniz? "Bu sorunun bir kısmı belgesele kalsın, bir kısmına cevap vereyim, bir kısmı ise cevaplanamaz durumda çünkü bitmemiş bir projedeki bazı şeyleri cevaplamak zor. Şimdi bunun yapılmasının bir amacı var. Oyun geliştirmeye başlamadan önce ne yapacağını aşağı yukarı çerçevelemen gerekiyor. Bizimki gibi büyük projelerde 3 sayfa dokümantasyon yazarak bir şey yapamazsın. Yani bu doğal bir süreç aslında. "Oturalım da 500 sayfa bir şey yazalım" diye yazılmış bir şey değil bu. Öyle de olmuyor zaten. Şöyle oluyor süreç, sen oturup bir plan yapmaya başlıyorsun, o planın neticesinde bir dokümantasyon ortaya çıkıyor ve bu dokümantasyon da 500 sayfa oluyor. Bundan ileri-geri yaptığın şeyler oluyor. Mesela bir örnek, bizim temel planımızda DLSS 5 diye bir şey çıkacak gibi bir şeyi öngörmek mümkün değil, değil mi? Ama bunun bir geliştirme maliyeti var. Sana bir külfet getiriyor bu. Tabii ki böyle şeyleri hesaplayamazsın, dünya üzerinde kimse hesaplayamaz. Buna rağmen plana sadık kalıp o manyak işi yapmak için her şeyi yapıyoruz." Şu an Black State'in hem geliştiricisi hem de yayıncısısınız. Gamescom'da büyük oyun şirketleriyle ve yayıncılarla temaslarınızın olduğu söyleniyor. Yarın herhangi büyüklükteki bir yayıncıdan reddedilemeyecek bir teklif gelirse bağımsızlığınızı korumak adına bunu reddeder misiniz yoksa Black State’in gelecekte farklı bir yayıncı çatısı altında piyasaya sürülme ihtimali var mı? "Olabilir de olmayabilir de çünkü bu yol üstünde değişebilecek bir şey. Adı üstünde "Reddedilemeyecek teklif." Bazen gerçekten de reddedilemiyor. Aslında cevabı orada. Niye reddedilemiyor? Demek ki reddedilemeyecek bir şey oluyor. Biz ilk günden beri oyunu bireysel olarak yayınlamayı düşünerek plan yaptık. Dünyanın en büyük firmalarıyla görüşürken de bu durum hep böyleydi. Çok fazla teklif aldık ama bizim yapmak istediğimiz şeyler var, onlara uyması gerekiyor. Yani benim kafamda şöyle bir şey vardır her zaman, ben firma ayıran bir insan değilim. Firmaların benim için birbirlerinden farkları yok. Yani şirket şirkettir, onlar da kazanmak ister, biz de. Ortak konsensüse bakarım. Ortak bir yerde ne kadar buluşabiliyoruz, ona bakarım. Eğer orta noktada buluşamıyorsak o firmayla çalışmam, kim olduğuna bakmam ben firmanın. Dünyanın en büyük firması teklif ediyor olabilir, umurumda olmaz. Şuna bakarım, ikimiz de kazanıyor muyuz bu teklifte? Tek taraflı mı bu teklif, ikimiz de kazanabiliyor muyuz? Ve bu süreç öyle hızlıca anlaşılabilen bir süreç değil. Bu uzun bir süreç. Uzun uzun toplantıları var, görüşmeleri var. Senin isteklerin oluyor, onların istekleri oluyor ve bu oyun çıkana kadar devam ediyor. Yani biz oyunu çıkarmadığımız için hâlâ yayıncısı biz gözüküyoruz ama görüşmeler devam ediyor." Oyunda Türkiye’den esintiler görecek miyiz? Oyundaki kapılardan biri Türkiye’nin herhangi bir bölgesine açılacak mı? "Maalesef buna cevap veremem çünkü şu ana dek level'larla ilgili gösterdiğimiz şeyler aslında oyunun konsepti ve ana sistemiyle ilgili. Bunları biz tanıttığımız için şu anda bunun hakkında konuşmam doğru olmaz. Hani "Şurası var mı, burası yok mu?" "Yok" demem de olmaz, "Var" demem de olmaz çünkü bu bitmemiş bir oyun için sağlıklı bir şey değil. Ama şöyle söyleyeyim, perspektifimiz her zaman şu yönde: Atıyorum soruyor insanlar, diyorlar ki "Oyunda işte dil desteği olacak mı?" İlk günkü plan şuydu: "Abi Türkçe dil desteği olacak mı?" Eğer iki dil seçeneğine düşersek dünyada, oyun Türkçe ve İngilizce çıkacaktı. Yani "Abi para kazanabilir miyiz, belki bir sıkıntı yaşar mıyız, harcadıklarımızı çıkarabilir miyiz?" gibi düşünceler umurumda değil ya. Türkçe alt yazı ve dublaj gibi şeyler bunlar için planlanmadı. Yani elimizden geleni yapıyoruz aslında. Bir de Black State'te Türk bir mekânın olup olmamasının bence önemi yok. Black State Türk oyunu abi. Yani kendisi zaten Türk oyunu. Orada bir tane Türkiye'den mekân olsa ne olur, olmasa ne olur?" Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler. Yakında yeni bir röportajımız daha sizlerle olacak.

Yerli Oyun Black State'in Yapımcısı Motion Blur Sessizliğini Webtekno'ya Bozdu: Yaptık, Oldu Demek İstemiyoruz

Steam Programlama Festivali Başladı (Güzel İndirimler Var)

Dünyanın en popüler çevrim içi oyun mağazası olan Steam, yeni ve popüler oyunlara ev sahipliği yaptığı gibi oyunseverlerin memnun kalacağı indirim ve kampanyalar da sunuyor. Bu kampanyalardan biri de bugün başlayan "programlama festivali" indirimleri. Geçtiğimiz ayki indirimlerin sona ermesinin ardından Steam'de 14 Eylül tarihine kadar sürecek yeni indirim dönemi başladı. Kampanya kapsamında değerlendirmeniz gerektiğini düşündüğümüz oyunları aşağıda sizler için listeledik. Steam programlama festivali indirimleri Oyun Normal Fiyat İndirimli Fiyat The Farmer Was Replaced 5.79$ 4.63$ (-%20) shapez 2 - Factory 10.99$ 5.49$ (-%50) Database Detective: Minor Crimes Division 3.59$ 2.87$ (-%20) Turing Complete 10.99$ 8.79$ (-%20) Code: Terraform 8.55$ 7.69$ (-%10) Opus Magnum 10.49$ 5.24$ (-%50) Desktop Explorer 8.49$ 6.79$ (-%20) HackHub - Ultimate Hacker Simulator 6.59$ 5.27$ (-%20) IT Specialist Simulator 7.79$ 5.84$ (-%25) SHENZHEN I/O 7.99$ 3.99$ (-%50) Duskers 10.49$ 5.24$ (-%50) Tech Support: Error Unknown 5.79$ 1.04$ (-%82) Grey Hack 10.99$ 8.79$ (-%20) while True: learn() 7.29$ 4.37$ (-%40) Retro Gadgets 19.99$ 14.99$ (-%25) JOY OF PROGRAMMING - Software Engineering Simulator 9.29$ 4.64$ (-%50) Swan Song 4.99$ 3.49$ (-%30) CRUMB Circuit Simulator 8.99$ 6.74$ (-%25) Adventure Land - The Code MMORPG 7.99$ 4.79$ (-%40) Stationeers 17.99$ 13.49$ (-%25) Steam programlama festivali kapsamında indirime giren tüm oyunlara buradaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Steam Programlama Festivali Başladı (Güzel İndirimler Var)

Insta360 Luna Pro Gimbal Kamera Tanıtıldı: İşte Özellikleri

Insta360, el tipi gimbal kamera pazarındaki iddiasını yeni Luna Pro modeliyle bir adım öteye taşıyor. Cihazın odak noktasında, Leica iş birliğiyle geliştirilen Summicron lens ile eşleştirilmiş 1 inç boyutundaki görüntü sensörü var. Gücünü 4nm fabrikasyon süreciyle üretilmiş gelişmiş bir çip setinden ve özel bir görüntü işlemcisinden alan kamera, performans konusunda çıtayı oldukça yukarı taşıyacak. Gelin tüm detaylarına bakalım. Karşınızda Insta360 Luna Pro Güçlü donanım bileşimi sayesinde Insta360 Luna Pro, 8K çözünürlüğe kadar yüksek kaliteli video kaydı gerçekleştirebiliyor. Sinematik çekimler yapmak isteyenler için cihazda Dolby Vision formatında video kayıt desteği ve geniş renk derecelendirme esnekliği sunan 10-bit I-Log profil seçeneği de unutulmamış. Ağır çekim meraklılarını da hedefleyen model, 1080p çözünürlükte saniyede 240 kareye varan ağır çekim videolar kaydetme imkânı veriyor. Sarsıntısız ve akıcı görüntüler yakalamak için tasarlanan Insta360 Luna Pro, tümleşik 3 eksenli mekanik stabilizasyon sistemine ev sahipliği yapıyor. Yakınlaştırma yetenekleri tarafında ise kullanıcılara 2 kat kayıpsız dijital zoom seçeneğinin yanı sıra detay kaybını en aza indiren 4 kata kadar HighRes zoom seçeneği sunuluyor.Böylece uzaktaki detaylar kaliteden ödün vermeden kadraja sığdırılabiliyor. Böylece uzaktaki detaylar kaliteden ödün vermeden kadraja sığdırılabiliyor. Cihazın kullanım kolaylığı sağlayan en dikkat çekici tasarım detaylarından biri ise gövdeden ayrılabilen 2 inç boyutundaki OLED dokunmatik ekranı. Kullanıcı dostu kontrol arayüzüne sahip bu modüler ekran, zorlu açıdaki çekimlerde tam kontrol sağlıyor. Depolama tarafında kutudan 47 GB dahili hafıza ile çıkan gimbal kamera, dahili bataryasıyla tek şarjla 4 saate kadar kesintisiz kullanım süresi vaat ediyor. Insta360 Luna Pro sadece amatör içerik üreticilerine değil, aynı zamanda profesyonel prodüksiyon süreçlerine de entegre olabilecek şekilde geliştirildi. Cihaz, 10-bit I-Log kaydının yanında endüstri standardı renk yönetim sistemi olan ACES desteğini de barındırıyor. Bu sayede birden fazla kamerayla yapılan profesyonel video kurgu süreçlerinde renk uyumu sağlamak oldukça kolaylaşıyor. Çift sensörlü yapısıyla dikkat çeken Luna Ultra modelinin yanına dahil olan yeni Luna Pro, 600 dolar fiyat ile piyasaya sürüldü.

Insta360 Luna Pro Tanıtıldı: 1 İnç Sensörlü ve 8K Dolby Vision Destekli Gimbal Kamera!

GTA 6, Netflix'e Yüz Binlerce Abone Kazandırdı

Dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın oynanış fragmanı geçtiğimiz haftalarda ilk olarak Netflix üzerinden yayımlanmıştı. Bu da hepimizin bildiği gibi Netflix’te izlenme rekorları kırılmasını sağlamıştı. Şimdi gelen bilgiler ise GTA 6’nın Netflix’e ne kadar faydalı olduğunu bir kez daha gösterdi. Netflix platformunda gerçekleştirilen 27 dakikalık özel "GTA 6 Extended Look" gösterimi, hem izlenme rekorları kırdı hem de platforma tarihi bir üye akını sağladı. Öyle ki yeni abone sayısı ciddi artış gösterdi. Yüz binlerce abone geldi, 6 saatte 31 milyondan fazla izlendi, pasif kullanıcıları geri döndürdü Ampere Analysis tarafından hazırlanan yeni analize göre, GTA 6 özel gösteriminin Netflix’te yayınlandığı 27 Ağustos tarihinde platform, ABD genelinde 100.000’den fazla yeni kayıt aldı. Bu sayı, Netflix’in 2026 yılı boyunca tek bir günde ulaştığı en yüksek üçüncü abone kazanımı seviyesi olarak kayıtlara geçti. Sadece ABD olduğunu çizelim. Dünya çapını dahil edecek olursak miktarın yüz binlerce olduğunu tahmin edebiliriz. Platformun son bir yıl içinde bu rakamı geride bıraktığı yalnızca iki olay gerçekleşmişti. Biri en büyük dizisi Stranger Things'in final bölümü ve Ronda Rousey ile Gina Carano arasındaki tarihi MMA dövüşü. İzlenme verileri de geldi. Özel gösterim videosu, Netflix üzerinde yayınlandığı 6 saatlik özel pencere boyunca toplamda 31 milyondan fazla izlenme sayısına ulaştı. Bununla da kalmayan yapım, hizmet verilen 93 ülkenin 87'sinde platformun en çok izlenen içeriği unvanını elde etti. Etkinliğin getirdiği tek kazanım yeni kayıt olan aboneler değildi. Verilere göre son 30 gün boyunca Netflix’e hiç giriş yapmamış olan ABD’deki mevcut üyelerin %5’ten fazlası, sırf GTA 6’nın 27 dakikalık özel gösterimini izleyebilmek için platforma geri dönüş yaptı. Bu geri kazanım oranı, ölçüm yapılan dönem boyunca Netflix’teki herhangi bir dizi veya filmden çok daha yüksek bir seviyede gerçekleşti.

GTA 6 Oynanış Videosu, Netflix’i Uçurdu: Tek Günde Yüz Binlerce Yeni Abone Geldi!

Samsung Galaxy SmartTag 3'ün Tasarımı Sızdırıldı: Baştan Aşağı Değişmiş!

Samsung, yeni nesil takip cihazı Galaxy SmartTag 3'ü tanıtmaya hazırlanıyor. WinFuture tarafından paylaşılan basın görselleri, şirketin yeni modelde tasarım tarafında önemli bir değişikliğe gittiğini gösteriyor. Galaxy SmartTag 2'nin uzunlamasına hap formundan vazgeçen Samsung, yeni modelde köşeleri yuvarlatılmış kare bir tasarım kullanıyor. Siyah ve beyaz renk seçenekleriyle gelecek cihazın arka tarafında ise değiştirilebilir pil için kullanılan küçük bir iğne deliği bulunuyor. Galaxy SmartTag 3'ün tasarımı değişiyor Galaxy SmartTag 3'teki en belirgin değişikliklerden biri, gövdede doğrudan anahtarlık veya taşıma askısı takılabilecek bir deliğin bulunmaması. Samsung bunun yerine aksesuar kullanımını öne çıkaran bir tasarıma geçmiş. Cihazın üzerinde dahili delik bulunmadığından; çantaya, anahtarlığa veya tasmaya takmak için silikon, deri ve klipsli harici kılıflar ayrıca satılacak. Spigen gibi üçüncü taraf üreticilerin tasmaya özel montaj aparatları da opsiyonel aksesuarlar arasında yer alacak. Galaxy SmartTag 3'ün özellikleri ve fiyatı Ortaya çıkan bilgilere göre Galaxy SmartTag 3, 30 x 30 mm boyutlarında ve 10 mm'den daha ince bir gövdeye sahip olacak. Cihazda Bluetooth LE'nin yanı sıra daha hassas konum takibi sağlayan UWB teknolojisi de bulunacak. Gücünü değiştirilebilir bir düğme pilden alacak Galaxy SmartTag 3'ün ABD'de 30 dolar, Avrupa'da ise 28 euro fiyatla satışa çıkması bekleniyor. Dört cihazdan oluşan paketin fiyatının da yaklaşık 93 euro olacağı belirtiliyor. Samsung'un yeni takip cihazının kısa süre içinde Türkiye'de de satışa çıkması bekleniyor.

Samsung Galaxy SmartTag 3'ün Tasarımı Sızdırıldı: Baştan Aşağı Değişmiş!

NVIDIA, 2027'de %70 Büyümeyi Hedefliyor!

Yapay zekâ sayesinde dünyanın en değerli şirketi hâline gelen NVIDIA, büyümeye devam ediyor. Şimdi ise NVIDIA kurucusu ve CEO'su Jensen Huang, şirketin gittiği yol hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Goldman Sachs Communacopia + Technology konferansında yaptığı açıklamalarda kamuoyundaki “NVIDIA sadece çip üretiyor” algısına sert bir yanıt verdi. Şirketin ilk dönemlerinde oyunculara pazarlanan 399 dolarlık tüketici sınıfı GPU'ların çok geride kaldığını belirten Huang, günümüzde tek bir yapay zeka GPU sisteminin NVLink bağlantıları, 2 milyon parçası ve 250.000 kilovatlık güç gereksinimiyle 8,5 milyon dolar seviyesine ulaştığını söyledi. NVIDIA, önümüzdeki yıl %70’lik büyüme bekliyor Pazardaki dev sistemlere olan talep ivme kazanmaya devam ediyor. Özellikle 36 adet Grace CPU ile 72 adet Blackwell GPU'yu tek bir çatıda birleştiren gelişmiş bilgisayar sisteminin siparişlerinde aydan aya %27'lik satış büyümesi yaşandı. Şirket, kurumsal veri merkezlerinin ve yapay zekâ laboratuvarlarının artan hesaplama gücü ihtiyacını karşılamak için teslimat kapasitesini aralıksız artırıyor. NVIDIA, devasa oyuncuların pazara girmesine rağmen büyüme hedeflerinde geri adım atmıyor. Amazon, Microsoft ve Google gibi teknoloji devlerinin, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka laboratuvarlarının kendi çiplerini tasarlaması; ayrıca Cerebras ve Etched gibi girişimlerin pazara girmesi rekabeti kızıştırmış durumda. Ancak Huang, geçtiğimiz ay açıklanan finansal raporda belirtilen %70'lik yıllık gelir artışı öngörüsünün arkasında durduklarını yineledi. Analist tahminleri NVIDIA’nın içinde bulunduğumuz mali yılı yaklaşık 400 milyar dolar gelirle kapatacağını gösteriyor. Huang'ın işaret ettiği %70'lik büyümenin gerçekleşmesi hâlinde şirketin önümüzdeki yılki toplam gelirinin 680 milyar dolar seviyesine ulaşabilir. Şirket CEO'su, ekosistemin her katmanında yer aldıkları için bu hedefe ulaşma konusunda son derece özgüvenli olduklarını dile getirdi. Jensen Huang, gelecek tahminlerini küresel ekosistemdeki benzersiz konumlarına bağladı. OpenAI, Anthropic, Google ve açık kaynaklı model geliştiricileri dahil olmak üzere piyasadaki tüm yapay zekâ modellerinin NVIDIA altyapısında çalıştığının altını çizdi.

CEO Açıkladı: NVIDIA, Önümüzdeki Yıl %70 Oranında Büyüyecek!

Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz Olacak Oyunlar Belli Oldu

Microsoft, Xbox özelinde her hafta “Free Play Days” ismini verdiği bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya kapsamında oyun severler, belli oyunları sınırlı süreliğine oynama imkânı yakalıyor. Bugün ise 4-6 Eylül 2026 tarihleri boyunca Xbox’ta ücretsiz bir şekilde oynanabilecek oyunlar açıklandı. Bu hafta toplam değeri 12.000 TL’yi aşan 4 oyuna bedavaya ulaşabileceksiniz. Free Play Days oyunları genellikle Game Pass abonelerine sunulsa da bazı oyunlar tüm kullanıcılar için de ücretsiz sunuluyor. Xbox'ta bu hafta ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Game Pass Gerekli mi? Borderlands 4 2.900 TL ✅ F1 25: 2026 Season Edition 2.999 TL ✅ Surviving Mars: Relaunched 825 TL ✅ CarX Drift Racing Online 1.030,75 TL ✅ Dustborn 990 TL ❌ EA SPORTS Madden NFL 27 3.999 TL ❌ Xbox'ın ücretsiz oyunları nasıl oynanır? Game Pass Ultimate, Standard veya Core abonesiyseniz, giriş yaparak Xbox'ın uygulaması üzerinden tek tek bu oyunlara girin ve yükleme seçeneğine tıklayın. Konsola indirmek için de Xbox Store'dan abonelikler kısmına gelin ve "Ücretsiz Oyun Günleri" bölümüne ilerleyin. Herkese sunulan oyunlarda ise Microsoft Store üzerinden sayfalarına girip "Ücretsiz Deneme" kısmına basmanız yeterli.

[11-13 Eylül] Toplam Değeri 12.000 TL'den Fazla 6 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Uzay Keşfinde Yeni Dönem: NASA ve IBM'den Açık Kaynaklı Yapay Zeka Hamlesi

NASA ve IBM'in 60 yılı aşkın ortaklığı, bu kez Ay verilerini yapay zekâyla analiz eden açık kaynaklı bir modelle devam ediyor. NASA ve IBM tarafından geliştirilen model, Ay yüzeyinden elde edilen büyük miktardaki veriyi analiz ederek farklı yapı ve oluşumların daha hızlı incelenmesine yardımcı oluyor. Son 17 yıldır Ay'ı gözlemleyen Ay Yörünge Keşif Aracı'ndan (LRO) gelen petabaytlarca veriyle çalışan model, su buzlarının yanı sıra krater ve volkanik yapıların tespitinde de kullanılabiliyor. Modelin yanı sıra kullanılan veri seti de bilim dünyasının erişimine açıldı. Ay yüzeyindeki su buzları daha isabetli tespit ediliyor Ay'ın eksen eğikliği nedeniyle bazı bölgeler sürekli gölgede kalıyor. Üstelik Ay'da atmosfer olmadığı için bu bölgeler tamamen karanlık; dolayısıyla burada saklanan su buzlarını görmek de oldukça zor. IBM mühendisleri, yapay zekânın bu bölgeleri daha iyi tanıması için Ay yüzeyini dilimlere ayıran Orange Wedge yöntemini kullandı. Sonuçlar da yöntemin işe yaradığını gösteriyor. Model, su buzu tespitindeki hata payını önceki modele göre %22 düşürdü. Bu da Ay'da gelecekte kurulabilecek üsler için su kaynaklarının aranmasını kolaylaştırabilecek bir gelişme. Kraterler ve volkanik yapılar da haritalanıyor NASA-IBM modeli, Ay yüzeyindeki kraterleri 1 metrelik detaylarına kadar tanıyıp ayırt edebiliyor. Geniş alanlarda yapılan incelemelerde mevcut yapay zekâ modellerinden %19 daha iyi sonuç veren model, bunu rakiplerinin kullandığı eğitim verisinin yarısıyla yapıyor. Modelin ne kadar hassas çalıştığını gösteren bir örnek de var. 5 Ağustos 2026'da bir SpaceX roketinin çarpmasıyla oluşan yeni krateri, eski bir kraterle üst üste gelmesine rağmen ilk denemede tespit etti. Sistem ayrıca Ay'ın geçmişteki volkanik hareketleri ve sıcaklık değişimleri hakkında bilgi veren özel yüzey oluşumlarını tespit etmede %3 daha yüksek doğruluk sağlıyor. Model ve veri seti bilim dünyasına açıldı NASA ve IBM, modeli açık kaynaklı olarak Hugging Face üzerinden kullanıma sundu. Kod tabanı da GitHub'da yer alırken proje, afet izleme ve iklim tahmini gibi alanlarda kullanılan Prithvi model ailesinin bir parçası. Modelin yanında, 9 farklı enstrümandan gelen 30'dan fazla veri katmanını bir araya getiren veri seti de paylaşıldı. LRO ve GRAIL görevlerinin yanı sıra JAXA'nın SELENE/Kaguya verilerini içeren bu sette 2 milyondan fazla veri noktası bulunuyor.

Uzay Keşfinde Yeni Dönem: NASA ve IBM'den Açık Kaynaklı Yapay Zeka Hamlesi

637 Beygirlik Mercedes-AMG CLE 646 Tanıtıldı

Mercedes-Benz, ultra lüks ve sınırlı sayıda özel üretim otomobiller sunmak amacıyla 2022 yılında hayata geçirdiği markası Mythos çatısı altında geliştirdiği ikinci modelini resmi olarak duyurdu. Bu model, Mercedes-AMG CLE 53 modeli temel alınarak geliştirilen ve "AMG CLE 646 Spezialanfertigung" olarak geliyor. Âdeta bir süper coupe olarak nitelendirebileceğimiz otomobil, araba tutkunlarının rüyalarını süsleyecek teknik detaylarla geliyor. Ancak bu performansı yollarda görmek pek mümkün olmayacak; zira Alman üreticinin sadece 30 adet üreteceğini açıkladığı aracın tümü şimdiden satılmış durumda. Karşınızda Mercedes-AMG CLE 646 Aracın kalbinde 637 beygir güç ve 850 Nm tork üreten 4.0 litrelik çift turbolu bir V8 motor yer alıyor. Elde edilen bu muazzam güç, dokuz ileri AMG Speedshift şanzıman aracılığıyla tamamen arkadan itişli altyapıya aktarılıyor. Özel olarak geliştirilen ve ses deneyimini zirveye taşıyan yüksek performanslı egzoz sistemi ise Akrapovič iş birliğiyle üretilmiş. Arkadan itişli mimariye özel olarak optimize edilmiş kalkış kontrol sistemiyle desteklenen model, 0’dan 100 km/sa hıza sadece 3.9 saniyede ulaşıyor. Aracın 200 km/sa hıza çıkması 11.4 saniye sürerken, 300 km/sa hıza ulaşması ise 36.8 saniye alıyor. Modelin maksimum hızı ise saatte 310 km olarak açıklandı. Mercedes-AMG CLE 646 Spezialanfertigung, yüksek performans odaklı mimarisine uyum sağlamak adına geniş bir gövde kitiyle donatıldı ve standart CLE 53 modeline göre 6.1 cm daha geniş bir açıklığa kavuştu. Mühendislerin ağırlığı azaltmak amacıyla çamurluklar, ön panjur, yan marşpiyeller, kaput, tavan ve arka tamponda yoğun karbon fiber malzeme kullanması sayesinde araç toplamda 170 kilogram hafifletilerek boş ağırlığı 1.895 kilograma düşürüldü. İç mekanda da hafifletme çalışmaları kesintisiz devam ediyor. Mercedes-AMG; arka koltukları, akustik yalıtım malzemelerini ve çeşitli sürüş destek sistemlerini araçtan tamamen çıkardı. Ses sistemi basitleştirilirken konfor öğeleri sınırlandırıldı, kabin içine ultra hafif yarış koltukları ve karbon fiber kapı panelleri eklendi. Hatta arka yan camlar ile arka camda bile ağırlık tasarrufu için polikarbonat malzeme tercih edildi.

637 Beygirlik V8 Motorla Gelen Canavar Mercedes-AMG CLE 646 Tanıtıldı

ÇİFT GPU'LU TELEFON | TECNO POVA 8 Pro 5G Limited Edition İnceleme

Sportif ruhu yansıtan altıgen desenli gövdesi ve arkasındaki Mini LED ekranıyla öne çıkan bu özel sürüm gerçekten kullanıcıda farklı hisler uyandırmayı başarıyor. Sizce bu model nasıl olmuş? Yorumlara bekliyoruz, iyi seyirler!

ÇİFT GPU'LU TELEFON | TECNO POVA 8 Pro 5G Limited Edition İnceleme

Çok Uygun Fiyatlı Kulaklık vivo Buds Tanıtıldı

Türkiye’de en çok satan akıllı telefon markalarından biri olmayı başaran vivo, yalnızca telefon değil, birçok farklı kategoriden başarılı ürünlere de sahip. Kulaklıklar da bunlardan biriydi. Şimdi ise şirket, yeni kulaklıkları vivo Buds’ı duyurdu. vivo Buds modeli, inanılmaz uygun fiyatlı olmasıyla bütçe dostu olarak nitelendirilebilecek bir model. Ancak düşük fiyatlı olması gelişmiş özelliklerden mahrum kaldığı anlamına gelmiyor. Öyle ki çoğu üst segment kulaklığa taş çıkartan özellikleri var. Karşınızda vivo Buds Siyah ve yeşil renk seçenekleriyle sunulacak vivo Buds modeli, ses kalitesi tarafında PU ve PEEK diyafram yapısına sahip 10 mm yüksek çözünürlüklü dinamik sürücülerle donatılmış. Dinlediğiniz içeriğe göre ses profilini kişiselleştirmenize olanak tanıyan DeepX 4.0 ses efektleri kapsamında Mega Bass, Clear Voice, Clear High Pitch ve Sesli Kitap modları bulunuyor. İnce ses ayarları yapmak isteyenler için uygulama üzerinden 10 bantlı bir ekolayzır desteği de var. Görüşme kalitesini artırmak adına cihaza toplam 4 adet mikrofon yerleştirilmiş. Arka plan gürültülerini minimuma indirmek için de çift mikrofonlu yapay zekâ gürültü engelleme teknolojisinden faydalanıyor. Ayrıca açık havada rüzgar sesinin konuşmaları bozmasını engellemek amacıyla özel bir rüzgar gürültüsü azaltma tasarımı da mevcut. Yeni nesil bağlantı standartlarını bünyesinde barındıran Vivo Buds, Bluetooth 6.1 teknolojisiyle geliyor. Aynı anda iki farklı cihaza bağlanmaya imkan tanıyan çoklu nokta bağlantı desteği sayesinde bilgisayarınız ile telefonunuz arasında pratik şekilde geçiş yapabiliyorsunuz. Modelin belki de en güçlü tarafı bataryası. Kulaklıkların her birinde bulunan 53 mAh kapasiteli bataryalar, tek bir şarjla 12 saate kadar müzik dinleme veya 7 saate kadar konuşma süresi vadediyor. 525 mAh kapasiteli şarj kutusu da işin içine girdiğinde toplam kullanım süresi 50 saate kadar çıkıyor. Hızlı şarj desteği sayesinde ise sadece 10 dakikalık bir dolum ile 4 saatlik oynatma süresi elde etmek mümkün hale geliyor. Hindistan’da lansmanı yapılan kulak içi tasarıma sahip vivo Buds kablosuz kulaklıklar, 20 dolar gibi çok ucuz bir fiyata piyasaya sürüldü.

Bir Yemek Parasına 50 Saat Pil Ömrü, Uzamsal Ses Sunan Kulaklık vivo Buds Tanıtıldı

Monster Abra A5 V22.2.5 İnceleme

Peki Monster Abra A5 V22.2.5 gerçekten alınır mı? 32 GB DDR5 RAM, yüksek hızlı 1 TB SANDISK SSD ve 144 Hz IPS ekranıyla hem okul hem de oyun için tek bir bilgisayar arayanlara nasıl bir paket sunuyor? Tüm bu soruların yanıtını performans ve oyun testlerimizle birlikte videoda bulabilirsiniz.

BU FİYATA BU ÖZELLİKLER YOK: Monster Abra A5 V22.2.5 İnceleme

[11-14 Eylül] 7.000 TL Değerindeki 3 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

Dünyanın en popüler oyun platformu Steam, zaman zaman bazı oyunları ücretsiz olarak oynamanıza izin veriyor. Şimdi ise 11-14 Eylül tarihleri arasında Steam’de ücretsiz oynayabileceğiniz oyunlar açıklandı. Steam’in bu yeni kampanyası kapsamında 3 oyunu ücretsiz bir şekilde deneyebileceksiniz. Aşağıdan bu oyunları ve normal fiyatlarını görebilirsiniz. Oyunlar, kısa süreliğine ücretsiz oynanabilecek. Zamanları dolduktan sonra oynadıktan sonra yeniden satın almanız gerekecek. Steam'de bu hafta sonu ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Surviving Mars: Relaunched 23.99$ Borderlands 4 69.99$ F1 25 49.99$ Steam'de ücretsiz olan oyunları nasıl deneyebilirsiniz? Adım #1: Oyunların Steam sayfasına girin. Adım #2: Açılan sayfada oyun bilgilerinin hemen altında yer alan fiyat gibi bilgilerin yer aldığı kısma gelin. Adım #3: Buradaki "Oyunu Oyna" butonuna basarak ücretsiz olarak oyunu yükleyip oynayın.

[11-14 Eylül] 7.000 TL Değerindeki 3 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

Adobe, Son 3 Ayda Kaç Para Kazandığını Açıkladı

Adobe, yapay zekânın yaratıcı yazılımlar dünyasındaki dengeleri değiştirdiği bir dönemde üçüncü çeyrek sonuçlarını açıkladı. Photoshop ve diğer ürünlerine yapay zekâ özelliklerini giderek daha fazla entegre eden şirket, bu stratejinin karşılığını gelir tarafında almaya devam ediyor. Şirketin geliri yıllık bazda yüzde 13 artarak 6,76 milyar dolara ulaştı ve analistlerin 6,70 milyar dolarlık tahminini aştı. Hisse başına düzeltilmiş kâr da 6,13 dolarla 6,09 dolarlık beklentinin üzerinde gerçekleşti. Adobe'nin yapay zekâ gelirleri hızla büyüyor Adobe'nin sonuçlarında öne çıkan başlıklardan biri, yapay zekâ odaklı ürünlerin yarattığı gelir oldu. Şirketin yapay zeka odaklı yıllık tekrarlayan geliri (ARR) üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 150'den fazla arttı. Bu tablo, Adobe'nin Photoshop, Acrobat ve diğer yaratıcı araçlarına eklediği yapay zekâ özelliklerinin şirketin gelir yapısında giderek daha önemli bir yer tuttuğunu gösteriyor. Adobe aynı zamanda yapay zekâ alanında Canva ve Figma gibi rakiplerle daha yoğun bir rekabetin içinde. Şirketin önündeki temel soru da yapay zekâ yatırımlarının kullanıcı ve gelir artışını ne ölçüde hızlandırabileceği. Güçlü sonuçlara rağmen yatırımcılar neden temkinli? Adobe'nin üçüncü çeyrek performansı beklentileri aşsa da şirketin gelecek çeyrek için verdiği tahminler piyasadaki heyecanı sınırladı. Adobe, dördüncü çeyrek gelirinin 6,80 ila 6,85 milyar dolar arasında olmasını bekliyor. Bu aralığın orta noktası, analistlerin 6,85 milyar dolarlık beklentisinin biraz altında kalıyor. Şirket aynı zamanda önemli bir yönetim değişikliğine hazırlanıyor. Adobe'nin mevcut CEO'su Shantanu Narayen, 1 Aralık'ta görevini Anil Chakravarthy'ye devrederek yönetim kurulu başkan yardımcısı değil, icra kurulu başkanı olarak görevine devam edecek. Bu nedenle Adobe'nin önündeki dönem, yalnızca yapay zekâ ürünlerinin performansı açısından değil, şirketin yeni yönetimle nasıl bir büyüme stratejisi izleyeceği açısından da önemli olacak.

Adobe, Son 3 Ayda Kaç Para Kazandığını Açıkladı

Steam'de Ubisoft Oyunları Oynamak İçin Connect Başlatıcısı Gerekmeyecek!

Dünyanın en büyük oyun platformlarından biri olan Steam ve dev oyun şirketi Ubisoft, oyunseverlerin kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyecek ve onları çok sevindirecek önemli bir adımı duyurdu. İki şirket tarafından yapılan açıklamaya göre Steam üzerinde yer alan Ubisoft oyunlarını oynamak için artık bilgisayarlara harici bir Ubisoft Connect PC başlatıcısının veya bu uygulamanın arka planda çalıştırılması zorunluluğu kademeli olarak kaldırılıyor. Prince of Persia: The Lost Crown ile test edilmeye başladı Yıllardır PC oyuncularının en çok tepki gösterdiği konuların başında Steam üzerinden satın alınan bir oyunu başlatırken ikinci bir istemci uygulamasının açılması geliyordu. durum yalnızca oyunların açılış süresini uzatmakla kalmıyor, aynı zamanda eski Ubisoft yapımlarında ciddi kütüphane ve erişim sorunlarına da yol açıyordu. Oyuncuların sistem kaynaklarını gereksiz yere tüketen ve zaman zaman bağlantı hataları nedeniyle oyun keyfini bölen bu ikincil yazılım zorunluluğu, Steam'deki en büyük kullanıcı şikâyetlerinden biriydi. Yayınlanan resmi açıklamaya göre yeni dönem "Prince of Persia: The Lost Crown" oyunu ile birlikte test edilmeye başlandı. Şirketler, "Ubisoft Connect Services Steam" adı verilen yeni bir entegrasyon aracını devreye soktu. Bu teknoloji sayesinde kullanıcılar harici bir başlatıcı yazılım yüklemek zorunda kalmayacak. Çapraz ilerleme, çapraz platform desteği, oyuncu güvenliği, özel görevler ve ödüller gibi kritik Ubisoft Connect hizmetleri oyun içi entegrasyon ile sorunsuz şekilde sunulmaya devam edecek. Yapılan ortak açıklamada bu adımın, Steam üzerinde daha pürüzsüz ve hızlı bir oyun başlangıç deneyimi sağlamak adına atılan ilk aşama olduğu vurgulandı. Ekip, oyuncuların alışkın olduğu hizmetleri korurken Steam tecrübesini mümkün olduğunca kesintisiz hale getirmek amacıyla bu entegrasyon sistemini zaman içinde geliştirmeye ve güncel tutmaya devam edeceğini belirtti.

Oyunseverler İçin Harika Haber: Steam'de Ubisoft Oyunu Oynamak İçin Artık Connect Başlatıcısı Gerekmeyecek!

[10-17 Eylül] Toplam Değeri 488 TL Olan İki Oyun Epic Games'te Ücretsiz Oldu

Epic Games, oyunculara her hafta ücretsiz oyun vermeye devam ediyor. Şirket sağladığı ücretsiz oyunlarla Steam gibi büyük rakiplerine karşı önemli bir avantaj elde ediyor. Her hafta verdiği ücretsiz oyunlarla adından söz ettiren Epic Games'in bu hafta ücretsiz olarak verdiği oyunlar ise Astral Ascent ve Luftrausers oldu. Bu iki oyunu, 17 Eylül tarihine kadar Epic Games üzerinden ücretsiz bir şekilde kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Astral Ascent nasıl bir oyun? Dört kahramandan birini seçin ve 12 güçlü mistik patronun, yani Zodyaklar’ın koruduğu astral bir hapishane olan Bahçe’yi keşfedin. Yanınızda onlarca benzersiz büyü ve sadık dostlarınızla onlara meydan okuyarak, yıldırım hızında dövüşlerin yer aldığı bu platform roguelite oyununun hikâyesini ortaya çıkarın. Astral Ascent fragmanı Luftrausers nasıl bir oyun? Vlambeer’in şık arcade nişancı oyunu LUFTRAUSERS’da gökyüzü alevler içinde ve denizler enkazla dolup taşacak! Kişiselleştirilmiş avcı uçaklarıyla gökyüzüne yüksel ve zafer, şeref ve yüksek puanlar için savaş gemileriyle, denizaltılarla ve rakip usta pilotlarla savaş. Luftrausers fragmanı Epic Games'in ücretsiz oyunları nasıl alınır? Epic Games'in ücretsiz oyunlarını almak oldukça kolay. Öncelikle buradaki bağlantı üzerinden siteye girmeniz gerekiyor. Daha sonra almak istediğiniz oyuna tıklayıp açılan sayfadaki 'Yükle' seçeneğine basın ve oyuna sahip olun. Ücretsiz oyunları almak için Epic Games hesabınıza giriş yapmanız gerektiğini de belirtelim.

[10-17 Eylül] Toplam Değeri 488 TL Olan İki Oyun Epic Games'te Ücretsiz Oldu

Gemini Artık Windows'ta: Yapay Zekâya Ulaşmak İçin Tek Bir Kısayol Yeterli

Yapay zekâ araçları masaüstünde daha fazla yer edinirken Google da Gemini'yi Windows'a taşıdı. Mac sürümünün ardından gelen uygulama, Gemini'yi ayrı bir tarayıcı sekmesinde açmak yerine doğrudan masaüstünden kullanılabilir hâle getiriyor. Uygulama arka planda çalışıyor ve ihtiyaç duyulduğunda hızlıca açılabiliyor. Böylece bir belgeyi kontrol etmek, metin taslağı hazırlamak veya başka bir görev için Gemini'den yardım almak istediğinizde mevcut iş akışından çıkmanız gerekmiyor. Tek bir kısayolla Gemini'ye erişilebiliyor Windows 10 ve 11 kullanıcıları, Alt + Space klavye kısayoluyla Gemini penceresini doğrudan ekranın üzerine getirebiliyor. Örneğin bir sunum için başlık oluşturmak, açık bir belgedeki bilgileri kontrol etmek veya hızlıca bir metin taslağı hazırlamak için artık ayrıca tarayıcı açmak gerekmiyor. Gemini, üretim araçlarını da masaüstüne taşıyor Yeni uygulama yalnızca sohbet deneyimiyle sınırlı kalmıyor. Gmail ve Google Drive gibi Google servisleriyle bağlantı kurabilen Gemini, ihtiyaç duyulan bilgilere tek bir arayüz üzerinden ulaşabiliyor. Bunun yanında Gemini Spark ile daha karmaşık görevler için yapay zekâ ajanlarından yararlanılabiliyor. Nano Banana ve Gemini Omni gibi modellerle görsel ve video üretimi de uygulama üzerinden gerçekleştirilebiliyor.

Gemini Artık Windows'ta: Yapay Zekâya Ulaşmak İçin Tek Bir Kısayol Yeterli

vivo X500'ün Resmî Tasarımı ve Renkleri Paylaşıldı!

Türkiye’de de büyük ilgi gören bir marka olan Çin merkezli vivo, akıllı telefon pazarında çok iddialı olacak yeni amiral gemisi vivo X500 serisini kullanıcılarla buluşturmaya hazırlanıyor. Firma, 21 Eyül tarihinde gerçekleştireceği bir lansman ile bu serideki telefonları resmen tanıtacak. Şimdi ise tanıtım öncesi önemli bir paylaşım geldi. vivo, serinin giriş modeli olacak standart X500’ün tasarımını ve renk seçeneklerini lansman öncesinde resmî olarak paylaştı. Gelin telefonun nasıl görüneceğine birlikte bakalım. vivo X500 tasarımı böyle olacak Tanıtım gününe az bir süre kala paylaşılan görseller, standart X500 modelinin bir önceki nesil olan vivo X300'e kıyasla belirgin tasarım farklılıklarına sahip olacağını doğruluyor. Yeni akıllı telefon, sol tarafa konumlandırılmış büyük yuvarlak bir kamera adası içeren yenilenmiş bir arka panel tasarımıyla geliyor. LED flaş modülü bu yuvarlak kamera alanının dışında yer alırken, tüm kamera düzeneği iPhone benzeri şekilde telefonun genişliği boyunca uzanan yüksek bir dikdörtgen alan üzerine oturtulmuş. Önde ise delikli ekran tasarımı göreceğiz. vivo, standart X500 modelinin tasarım hatlarının yanı sıra renklerini de açıkladı. Cihaz; siyah, açık gri, açık pembe ve gradyan geçişli bir renk seçenekleriyle müşterilerin beğenisine sunulacak. Bu renk çeşitliliği ve yeni modül yapısı, vivo X500'ün serideki üst modeller olan X500 Pro ve X500 Pro Max'ten belirgin şekilde ayrılan bir görünüme sahip olmasını sağlıyor. Tasarım tarafındaki bu farklılaşmaya rağmen donanım tarafında önemli bir ortaklık göze çarpıyor. vivo tarafından yapılan resmi açıklamaya göre baz model vivo X500, bir önceki neslin üst seviye temsilcisi olan vivo X300 Pro ile aynı ana kamera ve telefoto sensörlerini bünyesinde barındıracak. X300 Pro’da ZEISS destekli 3.7 optik zoom’lu 200 MP telefoto kamerası ve f/1.6 diyafram açıklığında 50 MP ana kamera vardı. Bu ikiliyi X500’de göreceğiz, yeni Pro modellerin kameraları çok daha gelişmiş olacak.

vivo X500'ün Yenilenen Tasarımı ve Renkleri Resmî Olarak Paylaşıldı!

Instagram'da Etiketlendiğiniz Gönderileri Profilinize Ekleyebileceksiniz

Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından biri konumundaki Instagram, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunmak için sürekli yeni özelliklerle karşımıza çıkıyordu. Şimdi ise şirket, platformdaki profil düzenini baştan aşağı değiştirecek ve kullanıcıların profilleri üzerindeki kontrolünü artıracak bir yenilik duyurdu. Yeni güncelleme sayesinde kullanıcılar, başka bir hesap tarafından etiketlendikleri gönderileri doğrudan kendi ana profil ızgaralarına ekleme imkânına sahip olabilecek. Önceden sadece profildeki etiketlenenler kısmında bu gönderiler yer alıyordu. Etiketlendiğiniz gönderileri profilinize ekleyebileceksiniz Artık isterseniz kendi paylaştığınız gönderilerin yanına etiketlendiğiniz gönderileri de ekleyebileceksiniz. Hepsi birlikte direkt profil kısmındaki gönderiler bölümünde gözükebilecek. Özellikle arkadaşlarla çıkılan tatiller, konserler veya geceler sonrasında yaşanan klasik bir sosyal medya senaryosu böylece çözüme kavuşuyor. Ortak gruptan bir arkadaşınızın en iyi grup fotoğrafını sizden önce paylaşıp sizi etiketlediği durumlarda aynı fotoğrafı kendi hesabınızdan tekrar paylaşmak hoş olmayabiliyordu. Instagram’ın bu yeni hamlesi, yeniden paylaşım yapma ihtiyacını tamamen ortadan kaldırıyor. Yeni özellik, kullanım kolaylığı açısından birkaç farklı erişim noktasıyla birlikte geliyor. Etiketlendiğiniz bir gönderiyi profil ızgaranıza eklemek istediğinizde bunu size gelen DM bildiriminden, doğrudan gönderinin kendisinden ya da profilinizdeki "Etiketlendiğin Gönderiler" sekmesinden gerçekleştirebiliyorsunuz. Fikrinizi değiştirmeniz durumunda ise gönderiyi dilediğiniz an ana profilinizden kaldırabiliyorsunuz. İşlem sırasında orijinal gönderi yerinde kalmaya devam ediyor. Yani bir içeriği profil ızgaranıza eklemek, o içeriği klonlamıyor veya orijinal sahibinin paylaşımını etkilemiyor. Aynı şekilde gönderiyi profilden kaldırdığınızda, içerik "Etiketlendiğin Gönderiler" sekmesinden silinmiyor, sadece ana akış vitrininizden gizlenmiş oluyor. Bu adım, Instagram'ın son dönemde kullanıcıların profil görünümlerini daha özgür bir şekilde yönetebilmeleri için attığı geniş kapsamlı adımların bir parçası olarak öne çıkıyor. Haziran ayında platform, kullanıcıların profillerindeki gönderilerin sırasını değiştirmelerine olanak tanıyan bir özellik de tanıtmıştı.

Instagram'da Artık Etiketlendiğiniz Gönderileri Profilinize Ekleyebileceksiniz

iPhone 18 Pro ve Pro Max'in Duvar Kâğıtlarını Buradan İndirebilirsiniz!

Apple, 9 Eylül günü düzenlediği lansman ile yeni ürünlerini bizlerle buluşturdu. Tabii ki bu etkinliğin en çok dikkat çeken ürünleri iPhone modelleriydi. iPhone 18 Pro ve Pro Max, tasarım konusunda değişiklik yaşamasa da teknik olarak önemli yeniliklerle geliyordu. Etkinliğin ardından şirketin iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max için hazırladığı özel duvar kâğıtları da kullanıcıların beğenisine sunuldu. Eğer bu yeni telefonların sunduğu görsel havayı kendi mevcut cihazınızda deneyimlemek istiyorsanız yeni bir iPhone satın almak zorunda değilsiniz. iPhone 18 Pro duvar kâğıtlarına ücretsiz erişebiliyorsunuz Cihazlara özel olarak tasarlanan bu arka plan görselleri internet üzerinden doğrudan indirilebilir hâle geldi. Bu içeriğimiz üzerinden iPhone 18 Pro ve Pro Max modelleriyle sunulan yeni duvar kâğıtlarına ulaşabilirsiniz. İçeriğin en alt kısmına indirmeniz için ekledik. Duvar kâğıtlarının normalde hareketlere ve cihaz etkileşimlerine tepki veren dinamik bir yapısı var. Ancak yayımlanan bu versiyonlar doğrudan iOS 27 sürümünden çekilen statik görsellerden oluşuyor. Bu yüzden hareketli değiller. Kullanıcılar bu yüksek çözünürlüklü statik görselleri cihazlarına kaydederek Fotoğraflar veya Ayarlar menüsü üzerinden kolayca arka plan resmi olarak ayarlayabiliyor. Koleksiyonda siyah, bordo, mavi ve gümüş renk tonları yer alıyor. iPhone 18 Pro ve Pro Max duvar kâğıtları

iPhone 18 Pro ve Pro Max'in Duvar Kâğıtları Yayımlandı: Buradan İndirebilirsiniz!

Pickup Sevenler Toplansın: Renault Niagara Tanıtıldı!

Renault, Avrupa pazarları dışındaki küresel varlığını güçlendirme stratejisi çerçevesinde yeni kompakt pickup modeli Niagara’yı resmi olarak tanıttı. Fransız otomotiv devinin küresel "futuREady" hamlesinin ilk somut meyvesi olan bu yeni model, kaslı ön tasarımı ve sunduğu yeniliklerle dikkatleri üzerine çekiyor. Markanın iş odaklı klasik ticari araç anlayışının aksine, günlük kullanım ve doğa maceralarını odak noktasına alan bir araç olarak gelen Niagara, Arjantin'deki Cordoba tesislerinde üretilecek. Aracın Renault Oroch’un halefi olduğunu da belirtelim. Karşınızda Renault Niagara Yeni Renault Niagara, Group Modular Platform (RGMP) olarak adlandırılan esnek mimari üzerine inşa edildi. Araç, 4.94 metre uzunluğu ve 1.72 metre yükseklik gibi boyutlara sahip. Aracın dış tasarımında ilk dikkat çeken unsurlar arasında tamamen LED teknolojisine sahip farlar ve "Thor" esintili gündüz aydınlatmaları yer alıyor. Ön ızgaranın tam merkezine yerleştirilen piksel krom kaplamalı devasa "RENAULT" yazısı ise aracın kaslı duruşunu güçlendiren en belirgin tasarım detaylarından biri olarak öne çıkıyor. Aracın arka bölümünde bagaj kapağı üzerine işlenen Niagara logosu ve üst kısımdaki tavan rayları, outdoor vurgusunu destekleyen unsurlar var. Renault Niagara, ilk aşamada içten yanmalı motor seçenekleriyle Latin Amerika pazarında boy gösterecek. Aracın ilk olarak Brezilya, Arjantin ve Kolombiya gibi ülkelerde satışa sunulacağı bildirildi. İlerleyen dönemde full hibrit ve şarj edilebilir hibrit (PHEV) güç ünitelerine de kavuşacağı aktarılmış. Firma, motor ve performans detaylarını henüz açıklamadı. İç mekanda klasik ticari araç sadeliğini bir kenara bırakan Niagara, kullanıcısına tam anlamıyla bir SUV konforu vaat ediyor. Kabin içerisinde Renault’nun güncel binek modellerinden tanınan OpenR Link bilgi-eğlence sistemi var. Bu sistem, doğrudan entegre Google altyapısı sayesinde sürücülerin herhangi bir ek cihaza ihtiyaç duymadan Google Haritalar, Google Asistan ve Play Store uygulamalarını araç içinde bağımsız bir şekilde çalıştırmasına olanak tanıyor.

Pickup Sevenler Toplansın: Renault Niagara Tanıtıldı!

OpenAI, 200 Dolarlık ChatGPT Pro Aboneliğini Geçici Olarak Durdurdu!

OpenAI, yakın zamanda “dünyanın en akıllı yapay zekâsı” olarak sunduğu, hatta yapay genel zekânın (AGI) ilk aşamaları olarak bile nitelendirdiği Astra modelini resmen tanıtmıştı. Bu model, kullanıcılara da sunulmuştu. Ancak gelen yeni açıklamalar Astra’nın firmanın altyapısı için olumsuz durumlar oluşturduğunu gösterdi. Şirketin 3 Eylül tarihinde resmi olarak tanıttığı yeni ve en güçlü yapay zeka modeli Astra, kısa sürede gösterilen aşırı ilgi nedeniyle sunucuları kilitlenme noktasına getirdi. Yaşanan bu altyapı yükünü hafifletmek isteyen yetkililer, beklenmedik bir karar alarak aylık 200 dolar ödemesi bulunan ChatGPT Pro planına yeni üye alımını geçici olarak durdurdu. Geçici olarak ChatGPT Pro’ya abonelik kapatıldı Aboneliklerin durdurulduğu haberi, doğrudan OpenAI ürün lideri Thibault Sottiaux tarafından sosyal medya platformu X üzerinden duyuruldu. Codex ve ChatGPT gibi kritik ürünlerin başında bulunan Sottiaux, Pro planın sistemler üzerinde en yüksek baskıyı oluşturan katman olduğunu ve bu nedenle yeni kayıtların kapatıldığını belirtti. Genelde teknoloji şirketleri gelir getiren en üst paketleri açık tutmak için her yolu dener ancak OpenAI, hizmet kalitesini düşürmemek adına en çok kazandıran musluğu geçici olarak kapatmayı tercih etti. Krizin sinyalleri aslında birkaç gün öncesinden verilmişti. Çarşamba günü yaptığı bir başka paylaşımda Sottiaux, Astra modeline olan talebin "gerçekten eşi benzeri görülmemiş" bir seviyede olduğunu itiraf etmişti. Şirketin daha önce de çok hızlı büyüme dönemlerinden geçtiğini ancak şimdiye kadar böyle bir yoğunlukla karşılaşmadıklarını vurgulayan yönetici, mevcut kullanıcılara sunulan hizmet standartlarını korumak adına Pro üyeliklerini durdurabileceklerinin ilk işaretini o zaman vermişti. Astra, 3 Eylül'deki çıkışından bu yana ChatGPT Pro, Plus, Enterprise ve Business hesaplarının yanı sıra şirketin API tarafında da kullanıma sunuldu. Model; yapay zekâ ile akıl yürütme, kod yazma ve bilgisayar kullanımı gibi alanlarda devasa bir sıçrama vaat ediyor. Şirketin bu modeli "AGI (Yapay Genel Zekâ) çağının başlangıcı" ve nesiller arası bir sıçrama olarak pazarlaması da kullanıcıların sisteme hücum etmesini sağladı. Abonelik kapatma kararının ne kadar süreceği veya tam olarak kaç günlük yeni kayıt talebinin geldiği konusunda şirket kanadından resmî bir bilgi yok.

OpenAI, Astra Yüzünden 200 Dolarlık ChatGPT Pro Aboneliğini Geçici Olarak Durdurdu!

iPhone Duo Türkiye Fiyatının Ne Kadarı Vergi?

Apple, 9 Eylül akşamı gerçekleştirdiği lansman ile yeni iPhone 18 Pro modellerini tanıtmıştı. Onlara ek olarak firmanın ilk katlanabilir modeli iPhone Duo da gelmişti. Genel anlamda beğenilen telefon, ABD’de 1.999 dolarlık tuzlu bir fiyattan satışa çıkıyordu. Ekimde satışa sunulacak cihazın Türkiye fiyatı ise 229.999 TL’den başlıyor. 229.999 TL sizin de bildiğiniz üzere çok pahalı. ABD fiyatıyla arasında devasa bir fark var. Bunun nedeni ise vergiler ve yüksek dolar kuru. Vergi uzmanı Ozan Bingöl. iPhone Duo’nun Türkiye fiyatının ne kadarının vergi olduğunu paylaştı. iPhone Duo fiyatının ne kadarı vergi? Vergisiz fiyat - 112.960 %1 Kültür bakanlığı - 1.129 TL %12 TRT Bandrol ücreti - 13.690 TL %50 ÖTV - 63.888 TL %20 KDV - 38.333 Toplam vergi - 117.040 TL Türkiye satış fiyatı - 229.999 TL Baktığımızda telefonun Türkiye satış fiyatının yarısından fazlasını vergiler ve devletin aldığı diğer ücretlerin oluşturduğunu görüyoruz. Bu nedenle de 229.999 TL’lik uçuk bir başlangıç fiyatı ortaya çıkıyor. Telefonun 2 TB’lık en üst versiyonu 336 bin TL’ye satılıyor. Dün sizlerle paylaştığımız içeriğimizde iPhone Duo’nun dünyada en pahalı olduğu ülkenin biz olduğunu göstermiştik. Türkiye, dolar bazında 4.744 dolar ile telefonun satıldığı en pahalı ülke olmuştu. Bizi 4.311 dolar ile Brezilya takip ediyordu. Türkiye’nin en pahalı telefonu konumundaki iPhone Duo modeli, 16 Ekim 2026 tarihinde ön siparişe açılacak. Resmî satışlar ise 23 Ekim’de başlayacak.

Türkiye'nin En Pahalı Telefonu iPhone Duo'nun Fiyatının Ne Kadarı Vergi?

iPhone 18 Pro'nun Değişken Diyafram Özelliği Nedir?

Apple’ın 9 Eylül günü gerçekleştirdiği etkinliğinde tanıtılan iPhone 18 Pro modelleri, tasarımsal açıdan çok değişiklik almasalar da teknik konuda büyük yeniliklerle geliyor. Öyle ki kamera konusunda son yılların en büyük iyileştirmesi yapıldı. Buradaki en önemli detay ise ana kameraya eklenen “değişken diyafram açıklığı” özelliği. Peki nedir bu değişken diyafram açıklığı? Kullanıcıya nasıl fayda sağlayacak? Bu içeriğimizde iPhone 18 Pro modellerinin kamera performansını bir üst seviyeye çıkaracak değişken diyafram özelliğini açıklıyoruz. iPhone 18 Pro’nun değişken diyafram özelliği ne işe yarayacak? Telefonlardaki 48 megapiksellik Fusion ana kamerada mekanik bir değişken diyafram mekanizması var. Bu özellik hem iPhone 18 Pro hem de iPhone 18 Pro Max’te karşımıza çıkacak. Mekanik diyafram sistemi, sensöre ne kadar ışık gireceğini doğrudan fiziksel olarak ayarlamaya olanak tanıyor. En geniş konumunda f/1.48 açıklığına kadar ulaşabilen bu yeni lens, kararan ortamlarda kameraya yaklaşık %50 daha fazla ışık girmesini sağlıyor. Kamera uygulaması bu ayarlamayı sahnenin durumuna göre otomatik olarak yapabildiği gibi, kullanıcılara manuel kontrol imkânı da sunuyor. Böylece düşük ışıkta bile harika görüntüler çekilebilecek. Bunun yanı sıra tamamen doğal, optik bir bokeh efekti, kalabalık çekilmlerde kolay netleme ve bir profesyonel gibi manuel kontrol etme gibi avantajları da olacak. Fotoğrafçılıkta diyafram, lensin içine yerleştirilen bıçakların daralıp genişlemesiyle ışık geçiş alanını değiştiren mekanik bir düzenek. Diyafram açıldıkça (küçük f-değeri) içeri giren ışık miktarı artar ve arka plan doğal olarak bulanıklaşır, diyafram kısıldıkça (büyük f-değeri) karenin daha geniş bir bölümü net kalır. Apple, bu fiziksel mekanizmayı telefon kadar küçük bir gövdeye sığdırabilmek için insan saçından daha ince olan altı adet lazer kesim kapakçıklar kullandığını açıkladı. eklik, dayanıklılık ve kütle dengesini korumak adına özel bir polimer kompozit malzemeden üretilen bu kapaklar, lensin önüne gelerek ışık geçişini sınırlandırıyor. fiziksel kontrol sayesinde kullanıcılar artık video tarafında Sinematik Mod efektlerini 60 fps hızında çekim yaptıktan sonra da düzenleyebiliyor. Mobil pazarda değişken diyafram fikrini ilk kez görmüyoruz. Geçmiş dönemde Samsung, Galaxy S9 ve S10 modellerinde f/1.5 ile f/2.4 arasında geçiş yapan çift diyaframlı bir mekanizma kullanmış, fakat S20 serisiyle birlikte bu teknoloji terk edilmişti.

iPhone 18 Pro Kamerasına Eklenen Değişken Diyafram Nedir? Ne İşe Yarayacak?

Tesla Model Y’yi Sıfırından Pahalı Satanlara Para Cezası Uygulandı!

Otomotiv piyasasında sıfır araç fiyatlarının üzerinde ilan verilmesini engellemeye yönelik denetimler hız kesmeden devam ediyor. Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, kendisine iletilen "sıfırından pahalıya birden fazla Tesla Model Y satılıyor" şikayeti üzerine harekete geçildiğini ve aynı marka ile modele ait 3 ayrı ilan için denetim sürecinin tamamlandığını açıkladı. İkinci el araç satışlarında uygulanan tavan fiyat düzenlemeleri ve Ticaret Bakanlığı yönetmelikleri, ikinci el araçların sıfır km bayi liste fiyatının üzerinde satılarak kar borsası oluşturulmasını engellemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda internet üzerindeki ilan platformları Bakanlık ekipleri tarafından hem şikayet üzerine hem de re'sen düzenli olarak taranıyor. Bir ilana para cezası uygulandı İncelemeye alınan ilk ilanda, aracın satış fiyatının 2.703.465 TL olarak belirlendiği görüldü. Yapılan detaylı kontrolde, araçta "Full Self-Driving" (FSD / Tam Otonom Sürüş) özelliğinin yer aldığı tespit edildi. Markanın resmi internet sitesindeki verilere göre Tesla Model Y'nin güncel liste fiyatı 2.474.985 TL, ömür boyu FSD opsiyon bedeli ise 228.480 TL seviyesinde bulunuyor. Aracın baz fiyatı ile eklenen opsiyon bedelinin toplamının (2.703.465 TL) ilan fiyatıyla birebir örtüşmesi nedeniyle bu firma hakkında herhangi bir idari yaptırım uygulanmasına gerek görülmedi. Denetlenen ikinci ilanda ise Tesla Model Y marka aracın 2.645.000 TL bedelle satışa sunulduğu belirlendi. Bakanlık yetkilileri tarafından gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, söz konusu araçta herhangi bir ek donanım veya aksesuarın bulunmadığı teyit edildi. Aracın güncel bayi satış fiyatı ile ilandaki fiyat arasında 170.015 TL tutarında fahiş bir fark tespit edilmesi üzerine, ilgili galeri / firma hakkında idari para cezası uygulanması yönünde karar alındı. İncelemeye konu olan üçüncü ve son ilan ise bireysel bir satıcıya aitti. Aynı marka ve modele ait aracın 2.750.000 TL bedelle satışa sunulduğunun ve bu fiyatın güncel baz fiyatın oldukça üzerinde kaldığının tespit edilmesinin ardından satıcıyla iletişime geçildi. Bakanlık ekipleri tarafından ilan fiyatının düşürülmesi talep edildi ve yapılan son denetimde ilanın tamamen yayından kaldırıldığı saptandı. Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşlardan gelen bu tür şikayetlerin titizlikle değerlendirilmeye devam edeceğini belirterek, taşıt piyasasında tüketicilerin ekonomik menfaatlerini korumak ve piyasa düzenini sağlamak amacıyla denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Ticaret Bakanlığı Açıkladı: Tesla Model Y’yi Sıfırından Pahalı Satanlara Para Cezası Uygulandı!

Apple, Yapay Zekâ Müdahalesini Anlamak İçin Yeni Sistemini Tanıttı: Referans Görsel

Yapay zekâ araçları sayesinde gerçeğinden ayırt edilmesi zor fotoğraflar üretmek artık saniyeler içinde mümkün. Apple ise iPhone 18 Pro ve Pro Max modellerindeki Referans Görsel sistemiyle sahte görüntüyü sonradan bulmaya çalışmak yerine fotoğrafın çekildiği ana odaklanıyor. Sistem, sonradan eklenen bir filigranla çalışmıyor. Ana kameradaki sensör, görüntüyü yakaladığı anda verileri dijital olarak imzalıyor ve fotoğrafın kaynağına dair bir referans oluşturuyor. Fotoğrafın çekildiği ana dijital imza atıyor Referans Görsel modu aktifken sensör, yakaladığı pikselleri dijital olarak imzalıyor. Şifrelenmiş veri daha sonra Apple'ın Private Cloud Compute altyapısında işlenerek değiştirilemez bir referans kopyaya dönüştürülüyor. Bu kopya, Fotoğraflar uygulamasında orijinal görüntünün yanında yer alıyor. Böylece kullanıcılar iki görüntüyü karşılaştırarak fotoğrafta sonradan değişiklik yapılıp yapılmadığını kontrol edebiliyor. Apple, üçüncü taraf uygulamaların da bu referans görsellerini gösterebilmesi için iOS 27, iPadOS 27 ve macOS 27 üzerinde gerekli API desteğini sunuyor. Dahası var... Donanım tabanlı imzalama, sistemin tek katmanı olmayacak. Apple, Google DeepMind'ın SynthID standardını da yıl sonuna kadar cihazlarına entegre edecek. Böylece Referans Görsel fotoğrafın çekildiği ana dair doğrulanabilir bir kayıt sunarken, SynthID ve görüntü meta verileri yapay zekâ ile oluşturulan veya düzenlenen içeriklere dair ek işaretler sağlayacak.

Apple’dan 'AI Manipülasyonuna' Karşı Güvenlik Hamlesi

KVKK’dan Sosyal Medyadaki 80’ler Akımı Uyarısı

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), sosyal medyada #80lerchallenge etiketiyle yayılan akımda kullanılan yapay zeka uygulamalarına ilişkin açıklama yaptı. Yapılan duyuruda, kullanıcıların nostaljik fotoğraflar oluşturmak amacıyla bu sistemlere yüklediği görsellerin dijital mahremiyet açısından risk taşıdığı ifade edildi. Açıklamada, fotoğrafların işlenmesi sırasında kişilere ait biyometrik verilerin elde edilebileceği vurgulandı. KVKK’nın sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verildi: ''Yapay zekâ uygulamalarıyla fotoğraflarınızı nostaljik karelere dönüştürmeden önce dijital mahremiyetinizi de düşününüz. Çünkü #80lerchallenge gibi sosyal medya akımlarında kullanılan uygulamalar, fotoğraflarınız üzerinden biyometrik verilerinizin işlenmesine neden olabilir.'' Bu nedenle fotoğrafınızı paylaşmadan önce; Uygulamaların hangi verilerinize eriştiğini kontrol ediniz. Verilerinizin hangi amaçlarla kullanılabileceği hakkında bilgi edininiz. Hatıralar yaşasın, size ait olan sizde kalsın...''

KVKK’dan Sosyal Medyadaki 80’ler Akımı İçin Uyarı

iPhone Duo ile Samsung Galaxy Fold8 Arasındaki Farklar

Samsung, katlanabilir telefon konusunda Apple'dan daha deneyimli olsa da Apple'ın ilk katlanabilir iPhone'u iPhone Duo ile Samsung'un Galaxy Z Fold8'i birçok açıdan benzer özellikler sunuyor. Peki iki telefonun ekranından kamerasına, performansından piline kadar öne çıkan özelliklerinde ne gibi farklar var? 1- Tasarım İki telefon da kitap gibi açılan klasik katlanabilir telefon tasarımını kullanıyor. Ancak iki markanın da bu tasarımı yorumlama biçimleri biraz farklı. iPhone Duo açıkken 5,2 mm, kapalıyken 11,3 mm kalınlığında ve 254 gram ağırlığında. Galaxy Z Fold8 ise açıkken 4,5 mm, kapalıyken 9,7 mm kalınlığında ve yalnızca 201 gram ağırlığında. Yani Samsung'un telefonu hem daha ince hem de daha hafif. Bu fark günlük kullanımda da hissedilebilecek kadar büyük. Apple tarafında titanyum katlanabilir tasarım ve Ceramic Shield 2 gibi malzemeler öne çıkarken Samsung, Armor Aluminum çerçeve ve Armor FlexHinge ve ekranın altında çift katmanlı titanyum yapı kullanıyor. Dolayısıyla iPhone Duo daha premium ve sağlam bir gövde sunarken taşınabilirlik söz konusu olduğunda Galaxy Z Fold8'in eli daha güçlü. 2- Ekran İki modelde de 7,6 inçlik büyük ekranlar karşımıza çıkıyor. iPhone Duo, 1878 x 2670 çözünürlüklü, 430 ppi değerine sahip Super Retina XDR OLED ekran kullanıyor. Galaxy Z Fold8 ise 7,6 inçlik 4:3 oranlı ana ekrana sahip. Her iki modelde de 120 Hz'e kadar yenileme hızı sunuluyor. Apple'ın ekran tarafındaki dikkat çekici kozu ise nano-texture kaplama. Bu yapı özellikle güçlü ışık altında yansımaları azaltmayı hedefliyor. Samsung ise 4:3 oranındaki ana ekranıyla içerik tüketimi ve çoklu görev kullanımına odaklanıyor. Her iki telefonda da 120 Hz'e kadar yenileme hızı bulunuyor. 3- Kapak Ekranı Telefon kapalıyken kullanılabilen ekranların boyutları da birbirine oldukça yakın görünüyor. iPhone Duo'da 5,4 inç, Galaxy Z Fold8'de ise 5,5 inç kapak ekranı bulunsa da oranlardaki fark devreye giriyor. Apple, iç ve dış ekranın aynı en-boy oranını korumasıyla bir ekrandan diğerine geçerken içeriğin daha tutarlı görünmesini hedefliyor. Samsung ise 10:16 oranındaki kapak ekranıyla telefonu kapalıyken mümkün olduğunca klasik bir akıllı telefon gibi kullanmaya odaklanıyor. 4- İşlemci Performans tarafında Apple, iPhone Duo'da 2 nm üretim sürecine sahip A20 Pro çipini kullanıyor. Çipte 6 çekirdekli CPU, Neural Accelerators'a sahip 7 çekirdekli GPU ve çift 16 çekirdekli Neural Engine bulunuyor. Galaxy Z Fold8 ise Galaxy için özelleştirilen Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemciden güç alıyor ve güçlü CPU, GPU ve NPU birimleriyle yapay zekâ işlemlerine de odaklanıyor. Özellikle uzun süre yüksek performans gerektiren işlerde A20 Pro'nun yanında Apple'ın buhar soğutmalı tasarımı iPhone Duo'nun güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. 5- Kamera Kamera tarafında iki model arasında önemli bir yaklaşım farkı var. iPhone Duo'da 48 MP Fusion Ana kamera ve 48 MP Fusion Ultra Geniş kamera olmak üzere çift kamera sistemi bulunuyor. Apple ayrıca ana kameranın yüksek çözünürlüklü sensörü sayesinde iki kata kadar optik kalitede yakınlaştırma sunuyor. Galaxy Z Fold8'de ise 50 MP geniş açı ve 50 MP ultra geniş açı olmak üzere yine çift arka kamera bulunuyor. Apple, kamera tarafında yalnızca sensör çözünürlüğüne değil, katlanabilir tasarımla birlikte kullanılabilen yeni çekim özelliklerine de ağırlık veriyor. Örneğin Duo Preview, çekim yapan kişinin dış ekranda kadrajı karşısındaki kişiye de gösterebilmesini sağlıyor. Bunun yanında 48 MP ultra geniş kamerayla makro çekim, Akıllı Çekim ve Çift Çekim gibi özellikler de bulunuyor. Samsung ise 50 MP geniş ve ultra geniş kameranın yanı sıra Galaxy AI destekli görüntüleme özelliklerini öne çıkarıyor. 6- Ön Kamera Selfie tarafında iki marka da katlanabilir telefonların en büyük sorunlarından birine benzer bir çözüm getirmiş. iPhone Duo'nun dış ekranında 12 MP Center Stage kamera, iç ekranda ise ekran altı FaceTime kamerası bulunuyor. Böylece 7,6 inçlik ana ekran kullanılırken görüntülü görüşme için ekranı bölen klasik bir kamera deliğine ihtiyaç duyulmuyor. Galaxy Z Fold8 de iç ekranda ekran altı kamera kullanıyor. Dış tarafta ise kapak ekranıyla birlikte kullanılan ayrı bir selfie kamerası bulunuyor. 7- Pil iPhone Duo'da iki adet dahili pil bulunuyor ve Apple'ın verilerine göre telefon dış ekran kullanılırken 44 saate kadar, iç ekran kullanılırken 31 saate kadar video oynatabiliyor. Online video oynatma değerleri ise sırasıyla 37 ve 26 saate kadar çıkıyor. Galaxy Z Fold8'de 4.800 mAh pil bulunuyor ve Samsung 26 saate kadar video oynatma süresi veriyor. İki markanın da test yöntemleri birebir aynı olmadığı için bu rakamları doğrudan laboratuvar karşılaştırması gibi düşünmemek lazım. Buna rağmen Apple'ın kendi test sonuçlarına göre iPhone Duo özellikle dış ekran kullanımı sırasında oldukça uzun bir pil ömrü vadediyor. 8- Dayanıklılık Apple, iPhone Duo'da titanyum çerçeve ve menteşe kapağının yanı sıra Ceramic Shield 2 ön yüzey ve Ceramic Shield arka yüzey kullanıyor. Telefon ayrıca IP68 derecesinde suya ve toza dayanıklılık sunuyor. Galaxy Z Fold8 ise Armor FlexHinge ve iç tarafta çift katmanlı titanyum Flex Titanium yapısına sahip. 9- Çoklu görev Katlanabilir telefondan beklenen en önemli şey, büyük ekranı gerçekten işe yarar bir şekilde kullanabilmek. Samsung, bu konuda yıllardır Fold serisini geliştirdiği için iyi bir deneyime sahip. Galaxy Z Fold8'in 4:3 oranındaki 7,6 inç ekranı, aynı anda birden fazla uygulama kullanmak, içerik izlemek ve üretkenlik odaklı işlere yönelmek için tasarlanmış durumda. iPhone Duo'da ise büyük ekranda çoklu görev, farklı kullanım açıları ve Apple Pencil desteği gibi özellikleri öne çıkarıyor. 10- Kalem desteği iPhone Duo, Apple Pencil (USB-C) desteği sunuyor. Böylece 7,6 inçlik ekran not almak, çizim yapmak ve benzeri işler için de kullanılabiliyor. Özellikle tablete yakın bir kullanım deneyimi arayanlar için bu önemli bir avantaj. Galaxy Z Fold8 ise bu nesilde S Pen desteği sunmuyor. Samsung daha çok geniş ekran, çoklu görev ve Galaxy AI özelliklerini öne çıkarıyor. 11- Depolama Apple, depolama alanında 256 GB, 512 GB, 1 TB ve 2 TB seçenekleri sunarken Galaxy Z Fold8 256 GB, 512 GB ve 1 TB depolama seçeneklerine sahip. 12- İşletim sistemi iPhone Duo, iOS 27 ile geliyor ve Apple bu sürümü katlanabilir ekranın avantajlarından yararlanacak şekilde yeniden düzenliyor. Büyük ekran, çoklu görev ve Apple cihazları arasındaki ekosistem bağlantısı burada oldukça önemli. Galaxy Z Fold8 ise Samsung'un One UI arayüzü ve Galaxy AI özellikleriyle geliyor. Bu tarafın en büyük avantajı, Samsung'un yıllardır katlanabilir ekranlara yönelik yazılım geliştirmesi. Apple kullanıcısıysanız iPhone Duo size daha doğal bir geçiş sunabilirken Android ekosistemindeki kullanıcılar için Galaxy Z Fold8 daha tanıdık bir deneyim sağlayabilir.

Katlanabilir iPhone Duo ve Galaxy Z Fold8 Arasındaki Farklar: Hangisi Daha İyi?

LG'nin Akıllı Televizyonları Gerçekten Bizi Dinliyor Mu? Şirketten Açıklama Geldi!

LG'nin akıllı televizyonları bu kez görüntü kalitesiyle değil, kullanıcı verileriyle gündemde. Gamers Nexus tarafından yapılan incelemede bazı LG TV'lerin yerel ağı taradığı, çevredeki cihazları tespit ettiği ve bekleme modunda ses verileriyle ilgili dikkat çekici davranışlar sergilediği öne sürülmüştü. LG ise bu iddiaların önemli bir bölümünün gerçeği yansıtmadığını söylüyor. Şirket, sesli komut özelliğinin nasıl çalıştığını ve televizyonların neden ağdaki diğer cihazları gördüğünü açıkladı. Tartışma nasıl başladı? Geçtiğimiz günlerde teknoloji odaklı YouTube kanalı Gamers Nexus, Level1Techs ve bağımsız siber güvenlik uzmanlarıyla yürüttüğü çalışmanın sonuçlarını paylaştı. Yaklaşık İki saatlik videoda, LG akıllı televizyonların bekleme modundayken bile veri topladığı öne sürülmüştü. İşin ağ tarafında televizyonların aynı LAN'daki akıllı saatleri, telefonları hatta 3D yazıcıları taradığı iddia edilmişti. Mikrofon tarafıysa işi başka bir yere taşımıştı. Araştırmacılara göre cihazlar bekleme modunda ses kaydedebiliyor, konuşmaları düz metne çevirip loglara yazabiliyordu. İnternet kesildiğinde bile kayıt devam ediyor, bağlantı yeniden kurulduğunda verilerin dışarı aktarılabildiği öne sürülüyordu. LG'nin cevabı: Televizyon durup dururken dinlemiyor LG'nin yanıtındaki en net nokta şu: Televizyonlar durup dururken ortam dinlemiyor. Şirketin açıklamasına göre ses işleme, kumandadaki mikrofon düğmesine basıldığında veya kullanıcının "Hi LG" gibi bir uyandırma kelimesini bilerek etkinleştirmesiyle başlıyor. Uyandırma kelimesi algılanmazsa çevresel ses cihazdan dışarı çıkmıyor. Kelimeyi ayırt etmek için gereken işlem televizyonun kendi donanımında yapılıyor ve ses verisi hemen siliniyor. LG, bu senaryoların dışında evdeki konuşmaların toplanmadığını veya kaydedilmediğini söylüyor. Peki televizyon neden diğer cihazları görüyor? Televizyonun aynı Wi-Fi ağındaki telefonları, bilgisayarları veya diğer akıllı cihazları görmesi tek başına bir casusluk göstergesi sayılmıyor. LG de bu özelliği zaten kabul ediyor. Amaç; cihazlar arasında bağlantı kurmak, içerik paylaşmak ve akıllı ev özelliklerini çalıştırmak. Yani televizyonun etrafındaki cihazları tanıması, akıllı TV'lerin alışıldık çalışma biçimlerinden biri. Bir de Otomatik İçerik Tanıma (ACR) var. Türkiye'de aktif olmayan bu özellik, televizyonda ne izlendiğini belirleyerek elde ettiği verileri kişiselleştirilmiş öneriler ve reklamlar için kullanabiliyor. LG'nin söylediğine göre ACR opt-in, yani kullanıcı açıkça izin vermeden reklamcılık amacıyla veri kullanılmıyor. LG'nin açıklamasında havada kalan noktalar LG'nin yanıtı bazı iddiaları dışarıda bırakmış vaziyette. Özellikle dört başlık hâlâ cevapsız: Düz metin transkriptler: Sesli komutların düz metin olarak loglara kaydedildiği iddia edilmişti. LG bu konuya değinmedi. Aylık 4 GB veri: Test edilen televizyonun ACR açıkken LG'ye ayda yaklaşık 4 GB veri gönderdiği öne sürülmüştü. Bu rakam da açıklamada yer almadı. Wi-Fi ve konum verileri: Çevredeki Wi-Fi ağlarının isimleri, sinyal seviyeleri ve bazı konum bilgilerinin toplandığı iddia edilmişti. LG bu başlığı da doğrudan yanıtlamadı. webOS açıkları: Araştırmacılar, webOS'ta uzaktan kod çalıştırılmasına imkân verebilecek güvenlik açıkları bulduklarını söylemişti. LG yalnızca bağımsız güvenlik uzmanlarıyla çalıştığını belirtti; söz konusu açıkların kendisine ilişkin ayrıntı vermedi. Ortaya atılan iddiaların ne kadarının doğru olduğunu bugün için kesin biçimde söylemek zor. Bunun yanıtı, taraflardan birinin konuyu hukuki sürece taşıması veya bağımsız bir incelemenin yapılmasıyla daha net ortaya çıkacaktır. Ancak şu ana kadar kamuoyuna yansıyan, LG'nin bu konuda dava açtığı ya da kendisine dava açıldığı yönünde bir gelişme bulunmuyor. Şimdilik elimizde araştırmacıların bulguları ve LG'nin bunlara verdiği yanıtlar var; bazı sorular ise hâlâ cevapsız.

LG'nin Akıllı Televizyonları Gerçekten Bizi Dinliyor Mu? Şirketten Açıklama Geldi!

İnsanlık Tarihinin En Sıcak Ağustos'unu Yaşadık: Küresel Sıcaklık 16.96 Dereceyi Gördü

Geride bıraktığımız Ağustos, küresel sıcaklık açısından tarihi bir tablo ortaya koydu. Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verilerine göre Ağustos 2026, Temmuz 2023 ile birlikte tarihin en sıcak ayı olarak kayıtlara geçti. Küresel ortalama yüzey sıcaklığı 16,96 dereceye ulaşarak sanayi öncesi dönemin 1,65 derece üzerine çıktı. Bu sıcaklıkların boyutunu anlatan Copernicus İklim Değişikliği Servisi Direktör Yardımcısı Samantha Burgess ise dikkat çekici bir değerlendirmede bulundu. Burgess, “İnsanlar muhtemelen en az son 100.000 yıldır bugünkü kadar yüksek sıcaklıklar görmedi.” dedi. Okyanuslar da rekor sıcaklıklara ulaştı Sıcaklık rekoru yalnızca karalarda yaşanmadı. Ağustos ayında kutuplar dışındaki okyanusların ortalama yüzey sıcaklığı 21,07 dereceye ulaşarak ağustos ayları için yeni bir rekora çıktı. Ağustosun son haftası ise, deyim yerindeyse, okyanuslar kaynadı. 24 ve 25 Ağustos'ta günlük ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı 21,11 dereceye ulaştı. Bu değer, şimdiye kadar ölçülen en yüksek günlük deniz yüzeyi sıcaklığı olarak kayıtlara geçti. El Nino ve fosil yakıtlar sıcaklıkları yukarı çekiyor 2026'daki yüksek sıcaklıkların arkasında fosil yakıt kullanımından kaynaklanan küresel ısınma ve El Nino birlikte etkili oluyor. Fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan sera gazları, Dünya'nın ortalama sıcaklığını uzun vadede yükseltirken El Nino bu sıcaklıkların belirli dönemlerde daha da artmasına neden olabiliyor. Pasifik Okyanusu'ndaki deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalden yüksek seyretmesiyle ortaya çıkan El Nino, küresel sıcaklıkları geçici olarak artırıyor. Copernicus, mevcut El Nino koşullarının önümüzdeki aylarda daha da güçlenmesini bekliyor. Bu nedenle sıcaklıkların yılın geri kalanında da yüksek seyretmesi bekleniyor. Rekor sıcaklıkların etkisi ne? Küresel ortalamadaki değişim ilk bakışta küçük görünebilir ancak iklim sistemi açısından sonuçları son derece büyük. Aşırı sıcaklar; kuraklık, orman yangınları ve tarımsal kayıpların yanı sıra ciddi can kayıplarına da yol açıyor. Bu yaz Avrupa'da art arda gelen sıcak hava dalgalarının 32 binden fazla fazladan ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Birleşmiş Milletler İklim Şefi Simon Stiell de aşırı sıcakların ekonomik etkisine dikkat çekiyor. 2026 yazındaki aşırı sıcakların Avrupa ekonomisine maliyetinin 180 milyar euroya ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Dünya İkliminde Korkutan Bir Rekora İmza Atıldı

iPhone 17 Pro Max ile iPhone 18 Pro Max Arasındaki Farklar

Peki iPhone 17 Pro Max ile 18 Pro Max arasındaki farklar neler? Bu sorunun cevabını vermek için öncelikle iki telefonun özelliklerini tek tek ele alalım. Tasarım ve Boyut iPhone 18 Pro Max ile iPhone 17 Pro Max'i yan yana koysak aradaki farkı anlama şansımız renkler dışında neredeyse yok. İki cihaz da 6,9 inçlik ekran boyutuna, 78 mm genişliğe, 163,4 mm yüksekliğe ve 8,75 mm kalınlığa sahip. Ancak ağırlık kısmında aralarında hissedilebilir bir fark var: iPhone 17 Pro Max: 231 gram iPhone 18 Pro Max: 249 gram iPhone 18 Pro Max'in bu ağırlığının sebebi ise içine sığdırılan daha büyük batarya ve yenilenen mekanik kamera donanımları. Renk paletinde de ayırt edici renkler mevcut: Siyah, Gümüş ve Buzul Rengi'nin yanında bu yıl seriye damga vuran yepyeni bir "Burgonya" seçeneği eklendi. Kasa aynı ama Dynamic Island küçük Ekran paneline baktığımızda Apple'ın iki modelde de aynı kaliteyi sunduğunu görüyoruz. Her iki cihazda da 6,9 inç OLED Super Retina XDR ekran, 120 Hz ProMotion akıcılığı, Always-On ve açık havada 3000 nit parlaklığı mevcut. Dolayısıyla sadece ekrana bakıp dramatik bir değişim görmek pek mümkün değil. Ekrandaki asıl fark ise iPhone 18 Pro Max’te Dynamic Island’ın fiziksel olarak küçültülmesi. Üstelik Bu yeni ve ufalan çentik alanı, iOS 27 ile birlikte aynı anda üç farklı Canlı Etkinliği gösterebiliyor. Kamera İki model arasında makası en çok açan bölüm ise kamera. iPhone 17 Pro Max’in 48 MP Fusion kamerası ƒ/1.78 sabit diyaframa sahipti. Yani lens açıklığı gece de gündüz de aynıydı. iPhone 18 Pro Max ise fotoğrafçılıkta çığır açarak ƒ/1.48 ile ƒ/4.0 arasında mekanik olarak değişebilen altı bıçaklı değişken diyafram sistemiyle geliyor. Bu da loş ve karanlık ışık çekimlerinin daha net olmasını, arka planı bulanıklaştırmayı manuel olarak kontrol edebilmemizi, kalabalık fotoğraflarda arka tarafın da aynı netliğe sahip olmasını ve diyaframı, enstantaneyi, beyaz dengesini ayarlayabilmemizi sağlıyor. Telefoto (Zoom) ve Ön Kamera İki modelde de 48 MP Fusion Telefoto lens bulunuyor. 100 mm odak uzaklığı, 4x optik zoom ve 200 mm eşdeğerinde 8x optik kalitede çekim imkanı aynı şekilde devam ediyor. Ön kameraya bakıldığında ise iki cihazda da 18 MP Center Stage selfie kamerası yer alıyor. İşlemci ve Soğutma iPhone 17 Pro Max’teki A19 Pro zaten günümüzde her işin üstesinden gelebilen bir çipti. Ancak iPhone 18 Pro Max ile gelen 2 nanometrelik A20 Pro, olayı başka bir boyuta taşıyor. %50 daha fazla bellek bant genişliği, %40 daha hızlı 7 çekirdekli GPU, Ve yapay zeka performansını ikiye katlayan 32 çekirdekli Çift Neural Engine A20 Pro sadece güçlü değil, yeni paketleme mimarisi sayesinde doğrudan iPhone 17 Pro'dakinden 3 kat daha geniş yüzey alanına sahip buhar haznesine bağlanıyor. Bu da saatlerce telefonu kullansanız bile ısınarak kasmasını engelleyeceği anlamına geliyor. Batarya Geldik birçok kişinin merak ettiği pil ömrüne. Apple güncel verilerine bakınca şu tablo bizi karşılıyor: iPhone 17 Pro Max: 37 saate kadar video oynatma iPhone 18 Pro Max: 43 saate kadar video oynatma Kağıt üstündeki 6 saatlik ekstra süre, iPhone 18 Pro Max'i "bugüne kadarki en uzun pil ömrüne sahip iPhone'u" noktasına taşıyor. Üstelik hızlı şarjda da sınıf atlanmış görünüyor. 18 Pro Max, sadece 15 dakikada %50 şarja ulaşabiliyor. Hatta 5 dakikalık şarj bile size yaklaşık 7 saatlik video oynatma süresini verebildiği görülüyor. Yapay Zekâ Yapay zekâ tarafında ise her iki telefon da iOS 27 ile gelen Apple Intelligence özelliklerini destekliyor. Ancak 18 Pro Max, yeni A20 Pro çipi ve çift Neural Engine donanımı sayesinde yeni nesil Siri AI ve görsel yapay zeka araçlarını cihaz içinde çok daha hızlı ve akıcı işleyebiliyor. Eğer iPhone 17 Pro Max kullanıcısıysanız, üst modele geçip geçmeme konusunda karar verirken telefonu nasıl kullandığınızı göz önünde bulundurmanız fayda sağlar. Örneğin telefonu temel olarak sosyal medya, mesajlaşma ve rutin işlerde kullanıyorsanız iPhone 17 Pro Max zaten ekranı, işlemcisi ve zoom kamerasıyla hâlâ piyasanın en güçlü telefonlarından biri. Ancak fotoğraf ve video çekimini daha profesyonel düzeyde yapmak istiyorsanız, şarj konusunda daha uzun bir beklentiniz varsa iPhone 18 Pro Max iyi bir yükseltme olabilir.

iPhone 17 Pro Max ile iPhone 18 Pro Max'i Karşılaştırdık: Farkları Ne?

Yeni Volvo XC40 Tanıtıldı: İşte Özellikleri

Volvo’nun uzun yıllardır yollarda buluna XC40 modeli, firmanın en sevilen otomobillerinden biriydi. Şimdi ise şirket, abileri XC60 ve XC90'daki güncellemelerin ardından nihayet XC40’ın da yenisini tanıttı. 2028 Volvo XC40 modeli, önemli yenilikleri beraberinde getiriyor. Sevilen formunu korurken modern dokunuşlar eklenmiş. Ön tarafta markanın imzası hâline gelen LED far tasarımı yenilenirken, daha şık bir ön ızgara ve şekillendirilmiş yeni bir kaput göze çarpıyor. Karşınızda yeni Volvo XC40 Arka tarafta yapılan LED stop lambası güncellemeleri otomobilin arka kısmını modernize ederken genel siluet korunmuş durumda. Standart olarak 18 inç jantlarla gelen araçta opsiyonel olarak 19 ve tamamen yeni 20 inç jant seçenekleri sunuluyor. Volvo denince akla gelen ilk unsur olan güvenlik konusunda da XC40 önemli yetenekler kazanmış durumda. Aracın çevre görüş sistemi baştan aşağı yenilendi. Opsiyonel olarak sunulan 360 derece kamera artık 3 boyutlu (3D) görünüm desteği sunuyor; bu sayede dar park alanlarında ve sıkışık manevralarda sürücünün işi ciddi şekilde kolaylaşıyor. Güvenlik tarafındaki bir diğer yeni özellik ise "Kapı Açma Uyarısı" . Araç içindekiler kapıyı açmaya yeltendiğinde arkadan yaklaşan bisikletli veya tehlikeli bir cisim varsa sistem kullanıcıları anında uyarıyor. Ayrıca Volvo’nın yarı otonom sürüş asistanı Pilot Assist güncellenerek otomatik şerit değiştirme yeteneğine kavuşturuldu. Kaputun altına baktığımızda Volvo'nun güç aktarma organlarında sadeleşmeye gittiğini görüyoruz. 2028 Volvo XC40, hafif hibrit sistemiyle desteklenen 2.0 litrelik turboşarjlı dört silindirli motorla geliyor. Bu ünite 247 beygir güç ve 366 Nm tork üretiyor. Güç, 8 ileri otomatik şanzıman vasıtasıyla dört tekerleğe birden aktarılıyor. İç mekâna geldiğimizde markanın araçlarındaki benzer tasarımın devam ettiğini görüyoruz. Firmanın diğer yeni modellerinden aşina olduğumuz 11,2 inçlik dev multimedya ekranı XC40 kokpitine dahil edilmiş. Güncel Volvo işletim sistemini çalıştıran bu multimedya ekranı, Google'ın Gemini yapay zeka asistanı desteğiyle geliyor ve sürücüye doğru hafifçe açılı tutularak kullanım kolaylığı sağlıyor Yenilenen Volvo XC40'ın üretimi bu yılın sonbahar aylarında başlayacak ve araç 2027'nin başlarında satışa sunulacak. Fiyatı henüz açıklanmadı.

Makyajlı Volvo XC40, Tüm İhtişamıyla Resmen Tanıtıldı: İşte Tasarımı ve Özellikleri

Samsung Açıkladı: Galaxy Z Fold 8'in Ekran Köşelerindeki Esneme, Sanıldığı Gibi Bir Üretim Hatası Değilmiş

Galaxy Z Fold 8'i alan bazı kullanıcılar kısa süre sonra ekranın köşelerinde garip bir hareket fark etti. Parmağınızla hafifçe bastırdığınızda panel içeri doğru esniyor, ekranla çerçeve arasında küçücük bir boşluk oluşuyordu. İlk bakışta pek güven vermeyen bu görüntünün bir üretim hatası olduğu düşünüldü. Samsung'un belirttiğine göre o küçük boşluk bir kusur değil. Tam tersine, ekranı korumak için özellikle bırakılmış bir hareket alanı. Telefon açıldığında yalnızca 4,5 mm kalınlığında olduğundan, panelin tamamen sabit tutulması yerine böyle küçük bir esneme payı tercih edilmiş. Peki neden her Fold 8 aynı şekilde esnemiyor? Her Fold 8'in ekranı da aynı miktarda esnemiyor. Bazı cihazlarda hareket daha belirginken bazılarında neredeyse hiç hissedilmiyor. Bu farkın üretim toleranslarından kaynaklandığı düşünülüyor. Yani bu küçük esneme tasarımın bir parçası olsa da her telefonda aynı ölçüde görünmeyebiliyor.

Samsung Açıkladı: Galaxy Z Fold 8'in Ekran Köşelerindeki Esneme, Sanıldığı Gibi Bir Üretim Hatası Değilmiş

iPhone'ların Yeni İşlemcisi A20 Pro, Performans Testine Girdi

Apple, dün akşamki lansmanında yeni nesil iPhone 18 Pro modellerini ve katlanabilir iPhone Duo’yu bizlerle buluşturdu. Ayrıca bu telefonlara güç verecek 2 nm sürecinde üretilmiş A20 Pro yeni işlemcisi de tanıtıldı. A20 Pro, bugüne kadarki en güçlü iPhone işlemcisi olarak nitelendirildi. Şimdi ise iPhone 18 Pro, iPhone 18 Pro Max ve iPhone Duo’da kullanılan A20 Pro yonga setinin Geekbench performans test sonuçları geldi. Sonuçlar, Apple’ın çipinin mobil işlemci dünyasındaki dengeleri değiştirecek skorlara imza attığını ve gerçekten çok güçlü olduğunu gösteriyor. A20 Pro, Android işlemcilerini geride bıraktı Test sonuçlarına göre A20 Pro; tek çekirdek testinden 4.725 puan, çoklu çekirdek testinden ise 12.575 puan almayı başardı. Altı çekirdekli bir mimariye sahip olan işlemcinin 2 adet performans ve 4 adet verimlilik çekirdeğinden oluştuğunu belirtelim. Performans çekirdeklerinin 4,93 GHz gibi rekor bir frekans hızına tırmanabilmesi, bu işlemcide Apple M6’da yer alan "Super" performans çekirdeklerinin kullanılmış olabileceğine işaret ediyor. Ayrıca tek çekirdekteki 4.725 puan gerçekten rakiplerinin çok ötesinde bir seviye. A20 Pro’nun ortaya koyduğu tek çekirdek performansı, Android cephesindeki en güçlü rakiplerine belirgin bir üstünlük sağlıyor. Qualcomm’un yeni gelmesi beklenen Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6 işlemcisi, 5,01 GHz gibi daha yüksek bir tepe frekansına ulaşmasına rağmen tek çekirdekte 3.434, çoklu çekirdekte ise 9.334 puan alabildi. Bu verilere göre A20 Pro, Qualcomm’un rakip yongasına tek çekirdekte yaklaşık %38, çoklu çekirdekte ise %35 oranında fark atıyor. MediaTek tarafında ise Dimensity 9600 Pro’nun sızan Geekbench sonuçları sırasıyla 3.400 ve 12.000 puan civarında geziniyor. Apple, MediaTek karşısında da tek çekirdekte ezici liderliğini korurken, çoklu çekirdek tarafında rekabetin daha kafa kafaya gittiği görülüyor. Yine de Apple önde. Sürpriz bir diğer rakip olan Xiaomi’nin Pad 9 Pro Max tabletinde yer alan 10 çekirdekli Xring O3 işlemcisi ise tek çekirdekte 3.699 puanda kalsa da, çoklu çekirdekte 14.350 puana ulaşarak A20 Pro’yu yaklaşık %14 oranında geride bırakmayı başarıyor. A20 Pro sadece işlemci performansıyla değil, GPU, yani grafik birimiyle de dikkat çekiyor. Aynı cihaz üzerinden gerçekleştirilen Geekbench grafik testinde Apple A20 Pro GPU, 64,069 puanlık bir skora ulaştı. Bir önceki nesil iPhone 17 Pro Max’te bulunan A19 Pro’nun aldığı 45.683 puan göz önüne alındığında, grafik tarafında nesiller arası %40’a varan bir performans artışı yaşanmış.

iPhone’ların Yeni İşlemcisi A20 Pro, Performans Testine Girdi: Android’deki Rakiplerini Ezdi Geçti!

Yeni BMW 7 Serisi Türkiye'de: İşte Fiyatları

BMW’nin en üst seviyedeki en lüks ve konforlu modeli 7 Serisi, geçtiğimiz bahar aylarında resmen tanıtılmıştı. Şimdi ise bu otomobille alakalı ülkemizi ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Yeni BMW 7 Serisi, resmen Türkiye’de satışa sunuldu. Marka, yeni seride hem geleneksel içten yanmalı motor tutkunlarına hem de tamamen elektrikli mobiliteyi tercih edenlere hitap eden üç farklı versiyon sunuyor. Ürün gamı benzinli mild hibrit motorlu BMW 740 xDrive ile başlarken, tamamen elektrikli kanatta BMW i7 60 xDrive ve serinin tepe noktası BMW i7 M70 xDrive modelleri yer alıyor. BMW 740 xDrive özellikleri ve fiyatı Serinin içten yanmalı motor seçeneği olan BMW 740 xDrive, kaputunun altında 3.0 litrelik mild hibrit benzinli bir üniteyle geliyor. Bu motor toplamda 400 beygir güç ve 580 Nm tork üreterek sürücüsüne yüksek bir sürüş dinamiği vaat ediyor. Dört tekerlekten çekiş sistemiyle (xDrive) donatılan otomobil, 0’dan 100 km/s hıza sadece 5,1 saniyede ulaşırken maksimum 250 km/s hız yapabiliyor. BMW 740 xDrive Türkiye’de iki farklı donanım paketiyle satılıyor. Daha konfor odaklı ve şık hatlara sahip Pure Excellence tasarım paketi 21.526.200 TL liste fiyatıyla sunulurken, sportif detayların ön plana çıktığı M Excellence paketi ise 22.966.800 TL’lik etikete sahip. BMW i7 60 xDrive özellikleri ve fiyatı Tamamen elektrikli sürüş deneyimi arayanlar için geliştirilen BMW i7 60 xDrive, toplamda 544 beygir güç ve 745 Nm tork üreten çift elektrik motoruyla geliyor. Otomobil, 0-100 km/s hızlanmasını 4,8 saniye gibi kısa bir sürede tamamlama kabiliyetine sahip. Modelin bünyesinde yer alan 112,5 kWh net kapasiteli dev batarya, WLTP standartlarına göre kullanıma bağlı olarak 608 ile 727 kilometre arasında değişen etkileyici bir sürüş menzili sunuyor. i7 60 xDrive hızlı şarj tarafında 250 kW DC şarj desteğine sahip. Bu sayede uygun bir hızlı şarj istasyonunda batarya doluluk oranı %10'dan %80 seviyesine yalnızca 28 dakikada ulaştırılabiliyor. Fiyatlandırma tarafında ise BMW i7 60 xDrive Pure Excellence paketiyle 14.370.400 TL, M Excellence paketiyle ise 15.136.900 TL fiyat etiketiyle alıcı bekliyor. Serinin zirvesi BMW i7 M70 xDrive özellikleri ve fiyatı Serinin en güçlü ve en hızlı seçeneği ise performans odaklı BMW i7 M70 xDrive. Tamamen elektrikli altyapıya sahip bu canavar, tam 680 beygir güç ve 1.015 Nm gibi muazzam bir tork üretiyor. Bu yüksek güç sayesinde devasa sedan, 0’dan 100 km/s hıza sadece 3,8 saniyede çıkarak spor otomobillere taş çıkartıyor ve maksimum 250 km/s hıza ulaşabiliyor. 112,4 kWh kapasiteli bataryadan beslenen i7 M70 xDrive, WLTP ölçümlerine göre sürücüsüne 601 ile 686 kilometre arasında menzil sağlıyor. BMW'nin elektrikli amiral gemisinin tepe versiyonu olan bu model, Türkiye’de 16.000.000 TL satış fiyatıyla pazara giriş yapıyor.

Yeni BMW 7 Serisi, Dudak Uçuklatan Fiyata Türkiye'de!

Apple, iPhone Duo’nun Ekran Teknolojisini Açıkladı

Apple, ilk katlanabilir iPhone modeli iPhone Duo’yu dün gerçekleştirdiği etkinliğinde resmen bizlerle buluşturdu. 1.999 dolarlık fiyatla ekimde satışa çıkacak model, 7,6 inç iç ekran ve 5,4 dış ekranla geliyordu. Ekranı gerçekten etkileyici. Peki Apple, iPhone Duo’da nasıl katlanır ekran kullandı? Dayanıklılık konusunda nasıl? Firma, bu konuda merak edilen sorulara yanıt verdi. Firmanın açıklamasına baktığımızda gerçekten de çok karmaşık ve gelişmiş bir sistemin kullanıldığını görebiliyoruz. 10 katmanlı yapı Cihazın iç ekranı, aşınma ve yıpranmaya karşı yüksek direnç göstermesi için tasarlanmış oldukça karmaşık, çok katmanlı bir yapıya sahip. Toplamda 10 süper ince katmandan oluşan bu mimari, katlanabilir cihazların en büyük sorunu olan dayanıklılık kaygılarını ortadan kaldırmayı hedefliyor. İç ekranın en üst kısmında, Apple'ın sektördeki diğer malzemelerden %40 daha sert olduğunu belirttiği, özel bir polimerden üretilmiş nano dokulu bir kaplama yer alıyor. Bu dış nano dokulu katmanın temel görevi, ekrandaki parlamaları azaltmak ve katlanma izinin görünürlüğünü en aza indirmek. Ayrıca bu katmanın üzerinde, günlük kullanımdaki çizilmelere karşı koruma sağlayan ekstra bir çizilme direnci kaplaması da bulunuyor. Ekran panelinin katman yapısı yalnızca esnek polimerle sınırlı değil. Katlanabilir ekran panelinin hemen üst ve alt kısımlarına yüksek mukavemetli cam yerleştiren şirket, katman diziliminin en alt tabanına ise titanyum bir plaka konumlandırmış. Tüm bu 10 katmanı bir arada tutan özel yapıştırıcılar ise oldukça kritik bir işleve sahip. Apple’ın aktardığına göre bu özel yapıştırıcılar, katmanların tıpkı bir kitabın sayfaları gibi birbirinin üzerinden kaymasına izin veriyor ve böylece bükülme stresini doğrudan hafifletiyor. Cihazın dış ekran tarafına baktığımızda ise Ceramic Shield 2 korumasıyla karşılaşıyoruz. iPhone Duo'nun arka yüzeyinde standart Ceramic Shield kullanılırken, iç ekranda Ceramic Shield yerine bu özel polimer kaplama tercih edilmiş. Her iki ekran da 3.000 nit tepe dış mekan parlaklığı sunarken; ProMotion, Always-On (Her Zaman Açık Ekran) ve True Tone teknolojilerini eksiksiz destekliyor. Tamamen açıldığında bugüne kadarki en ince iPhone olma unvanını taşıyan cihaz, iki ekran arasında akıcı bir geçiş deneyimi vadediyor.

Apple, Katlanabilir iPhone Duo’nun Etkileyici Ekran Teknolojisini Açıkladı: 10 Katmandan Oluşuyor!

Windows 11 Kullanıcılarının Beklediği Özellik Nihayet Sundu: Görev Çubuğu Artık Taşınabiliyor

Windows 11 2021 yılında tanıtıldığında kullanıcıların alışık olduğu pek çok şey değişti. Bunlardan biri de Windows 95'ten bu yana görev çubuğunu ekranın farklı kenarlarına taşıma özgürlüğünün ortadan kalkmasıydı. Görev çubuğu artık ekranın altına sabitlenmişti ve Microsoft, kullanıcıların alıştığı esnekliği bir kenara bırakmıştı. 8 Eylül 2026'da yayınlanan KB5124008 kodlu güncelleme ise bu kısıtlamayı kaldırıyor. Görev çubuğu yeniden ekranın soluna, sağına veya üstüne taşınabiliyor. Ancak Microsoft'un geri getirdiği özellik, Windows 10 dönemindeki kullanımın birebir aynısı değil. Eski özellik, yeni kullanım mantığı Yeni güncellemeyle birlikte 24H2 veya 25H2 sürümünü kullanan Windows 11 kullanıcıları, görev çubuğunun konumunu değiştirebiliyor. Bunun için görev çubuğunu fareyle sürüklemek yerine Ayarlar > Kişiselleştirme > Görev Çubuğu > Görev Çubuğu Davranışları yolunu izlemek gerekiyor. Görev çubuğunu ekranın sağına veya soluna almak özellikle geniş ekranlı monitörlerde anlamlı bir fark yaratabiliyor. Yatay alanın bol, dikey alanın ise daha sınırlı olduğu çalışma düzenlerinde görev çubuğunu dikey konuma almak, ekranın altındaki kullanılabilir alanı artırıyor. Dikey kullanımda bazı sınırlar var Görev çubuğu sağa veya sola taşındığında uygulama simgeleri, sistem animasyonları ve açılır menüler yeni yerleşime uyum sağlıyor. Ancak dikey kullanımın bazı sınırları da bulunuyor. Örneğin uzun arama kutusu, görev çubuğu dikey konuma getirildiğinde kullanılamıyor. Bunun yanında daha küçük görev çubuğu görünümü, otomatik gizleme ve tablet kullanımına yönelik bazı seçenekler de şimdilik yalnızca yatay yerleşimde destekleniyor. Güncellemeyi yüklemenize rağmen bu özelliği henüz göremeyebilirsiniz. Microsoft, bazı işlevleri aşamalı olarak kullanıma sunduğu için yeni özelliklerin bilgisayarınıza ulaşması biraz zaman alabilir.

Windows 11 Kullanıcılarının Beklediği Özellik Nihayet Sundu: Görev Çubuğu Artık Taşınabiliyor

Akademisyenlerin Sosyal Medyadan Gelir Elde Etmesi Yasaklandı!

Devlet üniversitelerinde görevini sürdüren akademisyenlerin YouTube, sosyal medya platformları, internet siteleri ve mobil uygulamalar üzerinden gelir elde ederek içerik üretmesine ilişkin ilginç bir karar alındı. YÖK, 17 Haziran 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na başvurarak akademisyenlerin dijital platformlardaki yayıncılık ve mobil uygulama geliştirme faaliyetlerinin hukuki durumuna dair resmi bir görüş talep etti. Bu talebin ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 20 Ağustos 2026 tarihinde konuya ilişkin bir değerlendirme raporu hazırladı. Akademisyenlerin içerik üretmesi yasaklandı Süreç, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 2 Eylül 2026’da YÖK’e ilettiği nihai görüşle resmi bir boyut kazandı. İletilen resmi yazıda, akademisyenlerin dijital platformlardan kazandığı gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesinde yer alan "ticaret ve kazanç getirici faaliyet yasağı" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Türkiye'deki 657 sayılı Kanun, devlet memurlarının mesai saatleri dışında dahi ticari kazanç getiren ek işler yapmasını ve tacir/esnaf sayılacak faaliyetlerde bulunmasını katı kurallarla sınırlıyor. Söz konusu kurum görüşünün üniversite yönetimlerine ve fakültelere ulaşmasının ardından olası bir disiplin soruşturması veya yaptırımla yüzleşmek istemeyen bazı akademisyenler hızlıca harekete geçti. Birçok akademisyen YouTube üzerinde yayınladığı ders videolarını ve bilimsel içeriklerini platformlardan kaldırdı, dijital yayıncılık faaliyetlerine son verdi ya da doğrudan kanallarını tamamen kapattı. Mevcut veriler ve tahminler doğrultusunda Türkiye'de aktif olarak YouTube kanalı işleten öğretim üyesi sayısının yaklaşık 146 olduğu ifade ediliyor. Yaşanan bu süreç, akademisyenler arasında büyük bir belirsizlik dalgası oluşturdu. Kararın ardından ortaya çıkan en temel soru işaretlerinden biri, platformlardan hiçbir şekilde gelir elde etmeyen akademik kanalların bu yasak kapsamında yer alıp almadığı oldu. Yapılan bazı hukuki değerlendirmelere göre reklam ve izlenme gelirleri kapatıldığı sürece akademisyenlerin dijitalde içerik üretmeye devam etmesinin önünde hukuki bir engel bulunmayabilir. Ancak platformların yapısı gereği "kazanç sağlama potansiyeli" taşıyan tüm faaliyetlerin ticari kapsamında sayılabileceğine dair yorumlar, belirsizliğin sürmesine yol açıyor.

Akademisyenlerin Sosyal Medyadan Gelir Elde Etmesi Yasaklandı!

OpenAI ve Sam Altman'ı Anlatan Film Artificial'dan İlk Fragman Geldi [Video]

Dünyanın en büyük yapay zekâ şirketi OpenAI, 2023 yılında herkesi şaşkına uğratan bir olay yaşamıştı. Olayda CEO Sam Altman ani bir şekilde görevinden alınmış ancak yalnızca birkaç gün sonra görevine geri dönmüştü. Bu süreçte şirket içinde yaşananlar büyük merak konusuydu. İşte tam olarak bu konu üzerinde bir film çekildi. Bu film; Oscar adayı Luca Guadagnino’ın yönettiği ve Andrew Garfield’ın başrolde yer aldığı Artificial olarak karşımıza çıkıyor. Şimdi ise yapımdan ilk fragman paylaşıldı. Artificial filminin ilk fragmanı Filmde Sam Altman karakterini ünlü oyuncu Andrew Garfield canlandırıyor. Şirketin ortak kurucularından Elon Musk rolünde Ike Barinholtz yer alırken, eski OpenAI CTO’su Mira Murati’yi Monica Barbaro, eski baş bilim insanı Ilya Sutskever’i ise Yura Borisov canlandırıyor. Kadroda ayrıca Nobel Ödülü sahibi Geoffrey Hinton rolüyle Mark Rylance’ın yanı sıra Jason Schwartzman, Zosia Mamet, Cooper Hoffman, Chris O’Dowd, Cooper Koch ve Billie Lourd gibi isimler de yer alıyor. "Artificial" filminin vizyon yolculuğu oldukça çalkantılı bir süreçten geçti. Başlangıçta filmi dünya çapında yayınlamayı planlayan Amazon MGM, OpenAI ile yaptığı dev ortaklık ve şirkete yaptığı 50 milyar dolarlık yatırımın ardından projeyi sürpriz bir şekilde iptal etti. Amazon MGM Studios yetkilileri, filmin "başka bir stüdyo tarafından yayınlanmasının daha doğru olacağını" belirterek projeden çekildiklerini açıkladı. Netflix, A24 ve Focus gibi dev yapım şirketlerinin projeyi pas geçmesinin ardından, Haziran 2026’da filmin dağıtım haklarını Neon satın aldı. Filmde direkt olarak Sam Altman’ın kovulup geri girmesini, şirket içinde yaşanan kaotik olayları ve yapay zekâ sektörünün perde arkasını göreceğiz. Fragmandan bizi oldukça hareketli ve ilginç bir filmin beklediğini görebiliyoruz. Hatta bazı kısımları ürkütücü bile duruyor. Artificial filmi, 25 Aralık’ta vizyona girecek.

Sam Altman'ın OpenAI'dan Kovulup Geri Alınmasını Konu Edinen Film Artificial'dan Fragman Geldi [Video]

Katlanabilir iPhone'un İsmi Ortaya Çıktı: Ultra Olmayacak!

Apple, bu akşam yılın en büyük etkinliği olacak iPhone lansmanını gerçekleştirecek. Lansmanda iPhone 18 Pro modellerinin tanıtıldığını göreceğiz. Standart model gelmeyecek. Ayrıca Apple Watch ve AirPods’ların yenileri de bizlerle buluşacak. Ancak etkinliğin ana sürprizi, yıllardır geliştirilen ilk katlanabilir iPhone olacak. Katlanabilir iPhone hakkında aylardır çıkan sızıntılarda ismin “iPhone Ultra” olacağı belirtilmişti. Ancak en güvenilir Apple kaynağı diyebileceğimiz Bloomberg Editörü Mark Gurman, bunun değiştiğini söyledi. Gurman’a göre katlanabilir iPhone, Ultra ismiyle gelmeyecek. Katlanabilir iPhone, “iPhone Duo” ismiyle gelecek Gurman’ın konuya yakın kaynaklardan edindiği bilgilere göre katlanabilir iPhone modeli, Ultra ismiyle değil, iPhone Duo ismiyle piyasaya sürülecek. Geniş çiift ekranlı yapısı nedeniyle Duo ismini alacağını tahmin etmek mümkün. Gurman, Apple’ın nihai isim kararını Duo üzerinde verdiğini ifade ediyor. 2000 dolardan başlayan fiyatlarla satılacak Gurman, iPhone Duo’nun fiyatlarıyla ilgili de bilgi paylaştı. Buna göre telefon, 256 GB’lık giriş versiyonuyla satışa çıkacak ve 2000 dolardan başlayacak. En üt seviye iPhone Duo’nun fiyatı ise 3000 dolar seviyelerine kadar çıkacak. Türkiye'de 200 bin TL üstünden başlayacağını tahmin etmek yanlış olmaz. Telefonun beyaz ve koyu mavi renklerle geleceği ve ekim ayında kullanıcılara ulaşacağı da eklenmiş.

Bugün Tanıtılacak Katlanabilir iPhone'un İsmi Belli Oldu: Ultra Olmayacak (Fiyatı da Ortaya Çıktı)

Meta, Muse Yapay Zekâ Ajanını Duyurdu

Yapay zekâ yarışında öne çıkmaya çalışan firmalardan biri olan Meta, kullanıcıların günlük işlerini ve projelerini yürütmek üzere tasarlanan yeni kişisel yapay zekâ ajanı Muse'u ABD’deki kullanıcılar için resmen duyurdu. Şirketin Meta AI platformunun ve Muse Spark modelinin gücünü arkasına alan bu yeni asistan, sadece sorulara yanıt veren geleneksel sohbet botu mantığından sıyrılarak doğrudan aksiyon alan bir yapı sunuyor. Sizin için farklı görevleri yerine getirebilecek Muse, kullanıcıların günlük iş akışlarında kullandığı e-posta, takvim, sağlık ve fitness uygulamaları, akıllı ev sistemleri, yemek, alışveriş ve etkinlik servisleriyle entegre olabiliyor. E-posta gönderme, seyahat rezervasyonu yapma, faturaları ödeme, form doldurma, plan oluşturma, yemek tarifi videolarını alışveriş listesine dönüştürme, davetiye gönderme ve Stripe destekli Link altyapısı üzerinden satın alma işlemlerini gerçekleştirme gibi yeteneklere sahip. Link entegrasyonu, alıcı koruma kalkanı sunarak kullanıcıların yapay zekâya kart yetkisi devretme hususundaki çekincelerini hafifletmeyi amaçlıyor. İlerleyen dönemde Shop Pay ve 1Password entegrasyonlarının da platforma ekleneceği bildiriliyor. Meta, kullanıcı güvenliğini sağlamak amacıyla Muse’un arka planda kendine ait “Muse Secure VM” adlı özel ve güvenli bir sanal makinede çalıştığını açıklıyor. Sisteme entegre edilen ajan, izole yapısı sayesinde Muse’un kullanıcı şifrelerini veya ödeme yöntemlerini doğrudan görmesini engelliyor. Şirket ayrıca Muse üzerinden gerçekleşen sohbetlerin veya verilerin reklam sistemleriyle paylaşılmadığını vurguluyor. Muse; web, iOS, Android ve WhatsApp sohbetleri üzerinden erişime açıldı. Yalnızca ABD’deki kullanıcılar tarafından kullanılabileceğini belirtelim. Ayrıca yakında Meta’nın akıllı gözlüklerine de entegre edilecekmiş. Varsayılan olarak ücretsiz sunulsa da, yüksek kullanım gereksinimleri için iki farklı abonelik katmanı bulunacak. Günlük görev devri limitlerini artıran bu paketler aylık 20 dolar değerindeki Power ve aylık 100 dolar değerindeki Maximum olarak sıralandı.

Meta, Sizin Yerinize Tüm İşlerinizi Yapabilen Yapay Zekâ Ajanı Muse'u Duyurdu

TECNO Pova 8 Serisi Türkiye'de: İşte Fiyatları ve Özellikleri

Dünya çapında yükselen bir akıllı telefon üreticisi konumunda bulunan TECNO, ülkemizde de ilgi gören bir markaydı. Şimdi ise şirket, yaz aylarında tanıttığı POVA 8 serisi telefonlarını resmen ülkemize getirdi. Bu ser, standart POVA 8 ve POVA 8 Pro modellerinden oluşuyor. POVA 8 modellerini performans, uzun pil ömrü, oyun ve yapay zekâ odaklı cihazlar olarak tanımlayabiliriz. Gelin her detayıyla kullanıcıların ilgisini çekmeyi başaracak POVA 8 ve 8 Pro’nun detaylarına bakalım. TECNO POVA 8 Pro neler sunuyor? Ekran 6,78 inç, 144 Hz, 1208x2644 piksel, 4500 nit, AMOLED İşlemci Dimensity 7400 Ultimate RAM 12 GB Depolama 512 GB Arka kamera 50 MP + 8 MP Ön kamera 13 MP Batarya 6500 mAh (45W) İşletim sistemi HiOS 16 (Android 16) TECNO POVA 8 Pro 5G, 8 çekirdekli MediaTek Dimensity 7400 Ultimate 5G işlemcisinin yanında grafik performansını artırmak amacıyla geliştirilen özel P1 Grafik Çipini barındıran çift çipli bir mimariyle geliyor. Bu teknik yapı sayesinde cihaz; Mobile Legends: Bang Bang, PUBG ve Call of Duty gibi yapımlarda 144 FPS’e kadar, Genshin Impact gibi yüksek grafik gücü gerektiren oyunlarda ise 90 FPS seviyesinde performans sunabiliyor. Görüntüleme tarafında ise Sony iş birliğiyle geliştirilen 1/1,56 inç Sony LYTIA™ 700C OIS ana sensör kullanılıyor. Zorlu ışık koşullarında hızlı odaklama sağlayan 2x2 OCL teknolojisinin yanı sıra bulanıklıkları önleyen Optik Görüntü Sabitleme (OIS) desteği de kameraya eşlik ediyor. Sistemde ayrıca 8MP ultra geniş açılı kamera ve 13MP ön kamera bulunuyor. Tüm bu donanımı 7,39 mm inceliğindeki gövdesinde toplayan telefon, 6.500mAh kapasiteli bir bataryaya sahip. TECNO POVA 8 neler sunuyor? Ekran 6,76 inç, 144 Hz, 1080p+, IPS LCD İşlemci Dimensity 7100 RAM 6/8 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP Ön kamera 13 MP Batarya 8000 mAh (45W) İşletim sistemi HiOS 16 (Android 16) Serinin diğer seçeneği olan POVA 8 5G, batarya ömrünü önceliklendiren kullanıcılara odaklanıyor. TÜV SÜD tarafından iki günlük kullanıma uygunluğu belgelenen 8.000mAh batarya; 60 saati aşan konuşma, 29 saatin üzerinde YouTube ve 14 saatin üzerinde oyun süresi vaat ediyor. Tıpkı Pro modelinde olduğu gibi bu modelin bataryası da 2.000 şarj döngüsü sonrasında kapasitesinin %80'inden fazlasını koruyacak şekilde tasarlanmış. Gücünü MediaTek Dimensity 7100 5G işlemciden alan telefon, 144 Hz göz konforlu ekranı ile Honor of Kings ve Mobile Legends gibi oyunlarda 90 FPS destekliyor. TECNO POVA 8 serisi Türkiye fiyatları Model Versiyon Fiyatı TECNO POVA 8 5G 8 + 256 GB 39.999 TL TECNO POVA 8 Pro 5G 8 + 256 GB 44.999 TL

144 Hz Ekran, 8000 mAh Batarya: TECNO POVA 8 Serisi Türkiye'de Satışa Çıktı!

OpenAI, Yeni Görsel Oluşturma Modeli ChatGPT Images 2.5'i Duyurdu

Dünyanın en gelişmiş yapay zekâ modeli olarak nitelendirilen GPT-6 Astra ile hâlihazırda gündemde olan OpenAI, şimdi de yepyeni bür duyuruyla karşımıza çıktı. Geçtiğimiz nisan ayında kullanıcılarla buluşturduğu ChatGPT Images 2 modelinin ardından firma, beş ay gibi kısa bir sürenin geçmesiyle birlikte geliştirilmiş yeni sürüm olan ChatGPT Images 2.5 görsel oluşturma modelini resmen duyurdu. Yeni nesil ChatGPT Images 2.5 görsel oluşturma modeli, önceki versiyona kıyasla çok daha gelişmiş özellikleri kullanıcıyla buluşturuyor. OpenAI tarafından paylaşılan görüntülere baktığımızda da bunun doğru olduğunu anlıyor. Daha keskin detaylar ve hızlı üretim Firmanın açıklamalarına göre Images 2.5 sürümü, daha keskin detaylar, daha hızlı üretim süreleri, daha hassas düzenleme kapasitesi ve içerik oluşturma/paylaşmaya yönelik daha gelişmiş araçlar sunuyor. Model, çok daha doğal bir ışıklandırma ve daha zengin dokular üretebiliyor. Bununla birlikte referans fotoğraflardaki nesneleri koruma konusunda çok daha başarılı olan Images 2.5, birden fazla turdan oluşan düzenleme talimatlarını da çok daha güvenilir bir şekilde takip ediyor. Şirket ayrıca görsel üretim gecikmesini Images 2.0 sürümüne kıyasla yüzde 50'ye varan oranlarda azalttığını, bu sayede kullanıcıların konseptlerini çok daha hızlı bir şekilde üretebileceğini ve geliştirebileceğini vurguluyor. Sketch özelliği Güncelleme sadece temel yapay zekâ modeli ile sınırlı kalmıyor, kullanıcı arayüzü ve entegrasyon tarafında da dikkat çekici yenilikler getiriyor. OpenAI, doğrudan ChatGPT içerisinde çizim yapmaya olanak tanıyan yeni "Sketch" özelliğini de duyurdu. Kullanıcılar bu yeni özellik sayesinde kendi çizimlerini yapabilecek ve bu çizimleri yapay zeka tabanlı görsel üretimi için doğrudan referans olarak kullanabilecek. Bunun yanı sıra popüler görsel formatları için önceden hazırlanmış şablonlar ve kullanıcıların görsel üretimiyle ilgili fikirlerini ve komutlarını başkalarıyla paylaşabilmesine imkan tanıyan yeni komut paylaşım araçları da platforma eklendi. Tüm bu güncellemeler, içerik üreticilerinin ve tasarımcıların iş akışlarını doğrudan chat arayüzü üzerinden yürütmelerini kolaylaştırmayı hedefliyor. Images 2.5, masaüstü, mobil ve web platformlarındaki tüm ChatGPT, ChatGPT Work ve Codex kullanıcıları için kullanıma açıldı.

OpenAI, Harika Görseller Üretmenizi Sağlayan ChatGPT Images 2.5’i Duyurdu:

Battlefield REDSEC'e Gelecek Yeni Mod Tanıtıldı: İşte Yeni Rapid Royale Modu ve Gelecek Yeni Özellikler!

Battlefield REDSEC, Eylül ayında oyuncularla buluşacak kapsamlı güncellemelerini duyurdu. Rekabetçi sahneyi baştan aşağı hareketlendirecek bu güncellemeler; hızlı tempolu yeni bir Battle Royale modunu, oyuncuların sabırsızlıkla beklediği Proximity Chat özelliğini ve toplamda 1,4 milyon doları aşan devasa ödül havuzlu turnuva serilerini kapsıyor. Yeni mod: Rapid Royale Sezon 5 ile birlikte oyuna eklenecek olan Rapid Royale, geleneksel Battle Royale deneyimini çok daha tempolu ve aksiyon dolu bir yapıya kavuşturuyor. Düşük oyuncu sayısı, daraltılmış harita alanları, daha hızlı daralan güvenli bölgeler ve kısa maç süreleriyle tasarlanan bu mod, çatışma aramakla zaman kaybetmek istemeyen oyunculara yenilikçi bir alternatif sunuyor. Proximity Chat, 15 Eylül'de geliyor 15 Eylül itibarıyla Battle Royale modunda ilk versiyonuyla aktif edilecek bu özellik, çevredeki rakip takımların sesini duymayı mümkün kılacak. Oyunun gidişatını anlık kararlarla değiştirebilecek bu özellik için Battlefield Studios, ses menzili, netlik ve moderasyon araçlarını geliştirmek adına oyunculardan gelecek geri bildirimleri yakından takip edecek. $150.000 ödüllü Cash Cups ve Open Series Sezon 4 rekabeti, 19 Eylül - 10 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Cash Cups ile başlıyor. APAC, EMEA ve Amerika bölgelerinde gerçekleşecek haftalık turnuvalarda takımlar, toplam 150.000 dolar tutarındaki ödül havuzundan pay almak için mücadele edecek. Elite Series’e giden yolda bir kanıtlama alanı sunan Open Series ise 24 Ekim - 21 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek. Bölge başına 384 takıma kadar katılım imkânı sunan iki günlük üç farklı etkinlikte, en başarılı ekipler adlarını Elite Series’e yazdıracak. REDSEC rekabetinin en üst seviyesi olan Elite Series, 4 Aralık 2026 – 16 Ocak 2027 tarihleri arasında gerçekleşecek. Her üç bölgeye eşit dağıtılacak şekilde toplam 1.338.000 dolarlık dev küresel ödül havuzuna sahip olan turnuva, hem eski efsane takımları hem de Open Series'ten yükselen yeni meydan okuyucuları karşı karşıya getirecek.

Battlefield REDSEC'e Gelecek Yeni Mod Tanıtıldı: İşte Yeni Rapid Royale Modu ve Gelecek Yeni Özellikler!

OpenAI’ın Yeni Modeli GPT-6 Astra, Portal'ın Tamamını Tek Başına Bitirmeyi Başardı [Video]

OpenAI’ın en yeni modeli GPT-6 Astra, oyun dünyasında ve yapay zekâ alanında dikkat çekici bir başarıya imza attı. Yapay zekâ ile ilgili içerikleriyle bilinen CozyBlaze tarafından gerçekleştirilen deneyde GPT-6 Astra, Portal’ı baştan sona tamamen otonom bir şekilde tamamlamayı başardı. Çok modlu yapay zekâ yeteneklerinin ulaştığı noktayı gözler önüne seren bu süreç, Atari 2600 döneminden bu yana katedilen mesafeyi kanıtlar nitelikte. Peki sistem nasıl çalıştı? Yapılan deney boyunca GPT-6 Astra toplam 3.336 araç çağrısı gerçekleştirdi ve ortaya 571,18 dolarlık bir API maliyeti çıktı ancak CozyBlaze, bu harcamanın aylık 200 dolarlık Codex Pro aboneliği kapsamında karşılandığını belirtti. Sistemin arkasındaki teknik yapıyı açıklayan CozyBlaze, modelin oyunu Model Context Protocol (MCP) ve özelleştirilmiş bir SourcePauseTool (SPT) vasıtasıyla kontrol ettiğini aktardı. Düşünme aşamasında oyun duraklatılarak yapay zekâya ekran görüntüleri ve oyuncu konum bilgisi iletildi. GPT-6 Astra hamlesini planladıktan sonra oyun devam ettirilerek komutlar uygulandı. Düşünme süreleri dâhil toplamda 24 saati bulan sürecin özet videoları ise yaklaşık 2 saate indirildi. Geleceğe dair küçük bir fragman CozyBlaze, bu çalışmanın kesin bir yapay zekâ testi olarak görülmemesi gerektiğini ve hâlâ çözülmesi gereken sorunlar bulunduğunu ifade etse de elde edilen sonuçtan oldukça memnun. Genel amaçlı bir yapay zekâ ajanının karmaşık bir oyunu tek başına tamamlamasını izlemenin, OpenAI’ın 2016’da ortaya koyduğu "tek bir ajanla farklı oyunları çözme" vizyonuna yaklaşmak adına heyecan verici olduğunu söylüyor. Projenin kodları ve kurulum talimatları GitHub üzerinde meraklıların erişimine sunulmuş durumda.

OpenAI’ın Yeni Modeli GPT-6 Astra, Portal'ın Tamamını Tek Başına Bitirmeyi Başardı [Video]

Intel İşlemcilere Bir Zam Daha Yolda: Fiyatlar %10 Artacak!

Intel, PC işlemcileri için yeni bir fiyat artışına hazırlanıyor. Tedarik zinciri kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre şirket, işlemci fiyatlarını 5 Ekim itibarıyla yaklaşık %10 oranında artırmayı planlıyor. Fiyat artışının hangi işlemci ailelerini kapsayacağı veya masaüstü ve mobil ürünlerin tamamını etkileyip etkilemeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Zamlar bir süre daha devam edecek Bu son hamle, 2025'in sonlarında başlayan zam serisinin bir devamı niteliğinde. Intel'in 2026'nın ilk çeyreğinde işlemci fiyatlarını yaklaşık %10 artırdığı, ardından Temmuz ayında belirli tüketici ve sunucu işlemcilerini kapsayan yeni bir düzenlemeye gittiği belirtiliyor. Temmuz ayındaki artışlarda Core Ultra 7 270K Plus modeli 299 dolardan 349 dolara, Core Ultra 5 250K Plus ise 199 dolardan 229 dolara yükselmişti. Şirket bu artışları yükselen tedarik zinciri maliyetleri ve güçlü taleple açıklıyor. Bununla birlikte Intel, düşük kâr marjına sahip "Small Core" ürün serisini kademeli olarak sonlandırmayı ve üretim kapasitesini kârlılığı daha yüksek sunucu işlemcilerine kaydırmayı hedefliyor. Endüstriyel PC ve IoT pazarlarını etkilemesi beklenen bu stratejik dönüşümün yanı sıra, artan talebi karşılamak adına sunucu üretiminin bir kısmının TSMC'ye kaydırılabileceği de ifade ediliyor.

Intel İşlemcilere Bir Zam Daha Yolda: Fiyatlar %10 Artacak!

Yıllarca Tarayıcıdan Oynadığımız Happy Wheels, Çok Yakında Steam'e Geliyor: İşte Çıkış Tarihi!

Bir döneme damgasını vuran ve internette âdeta fenomen hâline gelen fizik tabanlı oyun Happy Wheels, ilk çıkışından tam 16 yıl sonra yepyeni bir platforma adım atmaya hazırlanıyor. Amerikalı geliştirici Jim Bonacci tarafından yaratılan oyun, yıllar sonra oyuncularla Steam üzerinde buluşacak. 21 Eylül'de Steam'e geliyor İlk olarak 2010 yılının yaz aylarında tarayıcı oyunu olarak hayatımıza giren Happy Wheels, 2015 yılında iOS ve 2020 yılında ise Android cihazlar için yayınlanmıştı. Geliştirici Jim Bonacci’nin 2020’nin sonlarından bu yana sessizliğini korumasının ardından, projenin resmî Discord sunucusunda heyecan verici bir duyuru yapıldı. Yapılan açıklamaya göre Happy Wheels, 21 Eylül tarihinde Steam platformunda yerini alacak. Oyuncuları oyunun Steam sürümünde tam teşekküllü bir seviye editörü, 5 milyondan fazla kullanıcı yapımı bölüm, kendine has araçlara sahip benzersiz karakterler, ölümcül engeller ve kontrolcü desteği bekliyor.

Yıllarca Tarayıcıdan Oynadığımız Happy Wheels, Çok Yakında Steam'e Geliyor: İşte Çıkış Tarihi!

iPhone ve iPad Pro Modellere Satış Yasağı Talebi: Apple Yeni Bir Patent İhlali Suçlamasıyla Karşı Karşıya!

Alman kimya devi BASF’in yan kuruluşu olan trinamiX, Apple’a biyometrik güvenlik teknolojisi nedeniyle dava açtı. Şirket, iPhone ve iPad Pro modellerinde kullanılan Face ID sisteminin yeni versiyonlarının kendilerine ait yedi ayrı patenti ihlal ettiğini öne sürüyor. ABD Teksas Batı Bölge Bölge Mahkemesi'nde jürili yargılama talebiyle açılan davada, tazminat ve ilgili ürünlerin satışının yasaklanması isteniyor. İhlal içeren cihazlar ve teknolojiler neler? Gelişmiş algılama teknolojileri üzerine çalışan trinamiX, dava konusu patentlerin yüz tanıma sırasında insan derisini tespit edebilen sistemleri kapsadığını belirtiyor. Şirketin iddiasına göre söz konusu teknoloji, yüze bir ışık deseni yansıtıp geri yansıyan ışığı analiz ederek yüzey özelliklerini belirliyor. Bu sayede 3D derinlik bilgisiyle birleşerek insan derisini fotoğraf, maske veya diğer sahte doğrulama materyallerinden ayırt edebiliyor. Davaya konu olan yedi patent; yüz kilidi açma için optik deri tespiti ve malzeme özelliklerini belirleyen dedektör teknolojileri olmak üzere iki ana grupta toplanıyor. Suçlanan ürünler arasında iPhone 15, 16 ve 17 serileri, iPhone Air, 4. ve 6. nesil iPad Pro modelleri ile M4 ve M5 çipli iPad Pro'lar yer alıyor. trinamiX, mahkemeden ihlalin tespiti, ihlal eden ürünlerin satış ve ithalatının engellenmesi, tazminat ödenmesi ve vekalet ücretlerinin karşılanmasını talep ediyor.

iPhone ve iPad Pro Modellere Satış Yasağı Talebi: Apple Yeni Bir Patent İhlali Suçlamasıyla Karşı Karşıya!

Samsung Galaxy A07s Tanıtıldı

Samsung’un amiral gemisi telefonlarının yanı sıra bütçe dostu cihazları da kullanıcıların büyük ilgisini çekiyordu. Dünya çapında en çok satan Samsung modelleri arasındaki A serisi de bunlardan biriydi. Şimdi ise firma, bu seriye dahil olacak yeni Galaxy A07s modelini sessiz sedasız tanıttı. Galaxy A07s modeli; çok beklentisi olmayan, sadece uygun fiyatlı olsun ve günlük performansta yeterli olsun diyen kullanıcılara yönelik. Telefonun arkasında pil şeklinde kamera kurulumu tercih edilmiş. Önünde ise çentikli tasarım var. Samsung Galaxy A07s özellikleri Ekran 6,7 inç, HD+, 90 Hz, LCD İşlemci MediaTek G99+ RAM 6 GB Depolama 128 GB Arka kamera 50 MP + 2 MP Ön kamera 8 MP Batarya 5000 mAh İşletim sistemi Android 16 tabanlı One UI Samsung Galaxy A07s, ön tarafında 6,7 inç büyüklüğünde bir LCD ekran ile geliyor. HD+ çözünürlük sunan bu panel, 90Hz yenileme hızı sunuyor. Parmak izi yan tarafa entegre edilmiş. IP54 sertifikasıyla suya ve toza karşı temel düzeyde koruma sağlayabiliyor. Cihazın kalbinde 6 nm sürecinde üretilmiş sekiz çekirdekli MediaTek G99+ işlemcisi yer alıyor. Ona 6 GB RAM ve 128 GB depolama eşlik ediyor. Android 16 tabanlı One UI ile kutudan çıkan cihaz, 6 yıl güvenlik ve işletim sistemi güncellemesi vadediyor. Kamera tarafına geçtiğimizde arkada 50 MP ana kamera ve ona eşlik eden 2 MP derinlik sensörü görüyoruz. Önde ise 8 MP’lik çentiğe yerleştirilen selfie kamerası var. Telefon, 5000 mAh’lik bataryaya sahip. Bunlar dışında 3,5 mm kulaklık girişi, çift bant Wi-Fi, GPS, Bluetooth 5.3 gibi özellikleri de var. Fiyatı henüz yok ancak 160 dolar civarı olacağı aktarılıyor.

Sudan Ucuz Samsung Telefon Galaxy A07s Sessiz Sedasız Duyuruldu

Birleşmiş Milletler'den Yapay Zekâ Devlerine Sert Uyarı: "Çok Geç Olmadan Kırmızı Çizgileri Çekin"

Birleşmiş Milletler, yapay zekânın kontrolsüz gelişimine ve insanlık için oluşturabileceği risklere dikkat çekerek teknoloji dünyasına acil çağrıda bulundu. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, BM İnsan Hakları Konseyi'nde yaptığı konuşmada, hükûmetler ve yapay zekâ şirketlerinin vakit kaybetmeden harekete geçmemesi durumunda bu teknolojinin "insanlık için varoluşsal bir tehdide" dönüşebileceği uyarısında bulundu. Sektör liderlerini sert bir dille eleştiren Türk, teknoloji devlerinin sıkça dile getirdiği özgürlük söylemlerinin arkasında yalnızca "verilerimizi sömürme özgürlüğünün" yattığını ifade etti. BM neden şimdi alarm veriyor? BM’nin bu uyarısı yalnızca teorik bir kaygıdan ibaret değil. Son dönemde yaşanan gelişmeler, yapay zekânın kontrol dışına çıkma potansiyelini gözler önüne serdi. Temmuz ayında OpenAI'ın geliştirdiği yapay zekâ ajanlarının test ortamlarından kaçarak geliştiricilerin araç paylaştığı Hugging Face sunucularına eriştiği bildirilmişti. Teknoloji dünyasını sarsan bu olayın bir benzerinin Anthropic ve Meta gibi diğer devlerin test süreçlerinde de yaşandığı belirtiliyor. Volker Türk, tehlikenin boyutunu açık bir dille özetleyerek, "Test ortamından kaçan veya kapatılmasını önlemek için geliştiricilerine şantaj yapan bir yapay zekâ, kontrol edilemeyecek kadar güçlü bir yapay zekâdır." değerlendirmesinde bulundu. BM, teknoloji şirketlerinden ne talep ediyor? Tehlikelerin ertelenemeyeceğini vurgulayan Türk, yakın zamanda yapay zekâ şirketlerine doğrudan bir mektup göndererek risklerin "hemen" azaltılmasını talep edeceğini açıkladı. BM, asgari düzeyde şu adımların atılmasını istiyor: Ülkelerin ve şirketlerin kabul edeceği net güvenlik sınırlarının belirlenmesi Güvenlik protokollerinin bağımsız mercilerce doğrulanması Sektör genelinde güvenlik odaklı ortak çalışmaların artırılması Türk ayrıca güvenlik protokollerinin ötesine geçilerek yapay zekânın istihdam, demokrasi ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Teknoloji devlerinin bu çağrılara nasıl yanıt vereceği henüz belirsizliğini korusa da BM'nin yapay zekânın denetimsiz ilerleyişini izlemekle yetinmeyeceği açıkça görülüyor.

Birleşmiş Milletler'den Yapay Zekâ Devlerine Sert Uyarı: Çok Geç Olmadan Kırmızı Çizgileri Çekin

Elon Musk Belgeselinden Fragman Geldi [Video]

Teknoloji dünyasının en sıra dışı, en hırslı ve aynı zamanda en çok tartışılan figürlerinden biri olan Elon Musk, devasa bir belgesel projesiyle sinema perdesine taşınıyor. Bugün ise merakla beklenen bu belgesel hakkında önemli bir gelişme yaşandı. Elon Musk’ı konu edinecek “Musk” belgeselinden yaklaşık 48 saniye uzunluğundaki bir kısa tanıtım fragmanı yayımlandı. Fragman, bize Musk’ın hayatıyla ilgili neler göreceğimiz hakkında bilgi veriyor. Musk belgeselinin fragmanı Fragman, uzay araçlarının ve astronotik cihazların yer aldığı dikkat çekici montaj görselleriyle açılıyor. Arka planda ise Musk hakkında yapılmış birbirinden tamamen farklı, zıt ve sert yorumlar yankılanıyor. Video olay örgüsüne dair detaylı bir ipucu vermese de Musk’ın kamuoyunda nasıl keskin bir şekilde kutuplaştırıcı bir figür haline geldiğini gözler önüne seriyor. Fragmandaki seslendirmelerde Musk hakkında adeta iki ayrı kutbun görüşleri çarpışıyor. Tanıtımın ilk saniyelerinde "O belki de yaşayan en büyük mucit. O gerçek hayattaki Iron Man. Tüm zamanların en büyük inşaatçılarından biri" ifadeleri duyulurken, ilerleyen saniyelerde ton hızla sertleşiyor. Dış sesler devamında, "O tarihteki en büyük kapitalist. O kaotik, rastgele, keyfi, açıkça acımasız ve bencil. O bir faşist" cümleleriyle devam ediyor. Fragmanın finali ise bir uzay aracının yere çakılıp alevler içinde patladığı anlarda gelen "Elon bir nükleer bomba" yorumuyla tamamlanıyor. Belgeselin yönetmenliğini Oscar ödüllü Alex Gibney üstlenecek. Yapım 2023’ten beri geliştiriliyor. Projenin basına yansımasının ardından Elon Musk, kendi X hesabı üzerinden bir paylaşım yaparak belgeselin kendisini karalamayı hedefleyen bir yapım olacağını öngörmüştü. Yaklaşık 4 saat olacağı belirtilen Musk, dünya prömiyerini 83. Venedik Uluslararası Film Festivali'nde gerçekleştirecek. Venedik'teki gösteriminin hemen ardından festival yolculuğuna Toronto Uluslararası Film Festivali ile devam edecek. Vizyona ise 16 Ekim tarihinde girecek.

Elon Musk Belgeselinden Fragman Yayımlandı [Video]

GTA 6'yı Çıkışından Bir Gün Önce Oynayabilirsiniz: Peki Nasıl?

Tüm dünyanın merakla beklediği GTA 6 için geri sayım devam ederken, oyunun çıkış saatlerine dair önemli detaylar netleşmeye başladı. Rockstar Games, oyunu 19 Kasım’da her ülkede yerel saatle gece yarısı yani 00.00'da erişime açacak. Küresel olarak tek bir sabit saat yerine yerel gece yarısı modelinin tercih edilmesi, farklı zaman dilimlerindeki oyuncular arasında saat farkı avantajı yaratıyor. Peki bu durum avantaja çevrilebilir mi? GTA 6'yı nasıl daha erken oynayabileceğinizi anlatıyoruz... Açıklanan saatlere göre Yeni Zelanda’daki oyuncular, Meksika veya Orta Amerika’daki oyunculara kıyasla oyuna yaklaşık 20 saat daha erken başlama fırsatı yakalayacak. GTA 6 tamamen tek oyunculu bir deneyim olarak sunulacak olsa da ilk etapta fiziksel bir disk satışı olmayacak, kutulu sürümlerde dahi yalnızca dijital indirme kodu yer alacak. Ön yükleme imkânı sunulsa da oyun ancak yaşadığınız bölgenin belirlenen çıkış saati geldiğinde kilitlerini açacak. PlayStation Store verilerine göre GTA 6, dünya genelinde 15 farklı zaman dilimi üzerinden kademeli olarak açılacak. İlk çıkış, Türkiye saatiyle 18 Kasım 14.00’da (Yeni Zelanda saatiyle 19 Kasım 00.00) gerçekleşecek. Eğer siz de 18 Kasım 14.00'da GTA 6'yı oynamaya başlamak istiyorsanız kısaca anlatalım: Xbox Series X/S sahipleri konsol bölge ayarlarını Yeni Zelanda olarak değiştirerek oyunu dünyada ilk oynayan kişilerden olabilecek. PlayStation 5 kullanıcılarında ise doğrudan bölge değişimi işe yaramıyor, erken erişim için Yeni Zelanda bölgesine ait ayrı bir hesap açıp bu hesaba bölgeye özel hediye kartı tanımlamak ve oyunu satın almak gerekiyor. Yeni Zelanda'nın ardından oyun sırasıyla Avustralya, Japonya, Hindistan, Avrupa, Birleşik Krallık ve ABD’de erişime açılacak.

GTA 6'yı Çıkışından Bir Gün Önce Oynayabilirsiniz: Peki Nasıl?

WhatsApp'ın "Liquid Glass" Tasarımı Tamamlanıyor: İşte Yeni Değişiklikler!

WhatsApp, iOS uygulamasındaki sohbet arayüzünü güncelleyerek emoji tepki panelini ve kalan bazı menüleri Liquid Glass tasarımıyla uyumlu hâle getiriyor. TestFlight üzerinden sunulan iOS 26.35.10.16 beta güncellemesiyle test edilen bu yenilik, Apple'ın modern tasarım diline tam uyum sağlarken iOS 27 öncesi arayüz geçişini tamamlamayı hedefliyor. Yeni değişiklikler neler? Daha önce sohbet çubuğunu ve gezinme çubuğunu şeffaf hâle getiren WhatsApp, şimdi de mesaj menüsünü yeniliyor. Yeni güncellemeyle birlikte bir mesaja uzun basıldığında açılan emoji tepki paneli ve bağlam menüsü, arka planı yansıtan yarı saydam bir görünüme kavuşuyor. Eski sürümdeki tüm ekranı kaplayan bulanıklaştırma efekti yerine, arka plandaki sohbet artık menünün arkasından rahatça görülebiliyor. Tasarım tamamen yenilense de mesajlara tepki verme veya menüyü kullanma yöntemi değişmiyor. Panel yine aynı tanıdık konumunda kalıyor. Ek olarak WhatsApp, çizim düzenleyici ve video oynatıcı çubuğunu da Liquid Glass tasarımına uyarlamak için çalışmalarını sürdürdüğünü belirtiyor.

WhatsApp'ın Liquid Glass Tasarımı Tamamlanıyor: İşte Yeni Değişiklikler!

Apple, App Store Gelirlerini Daha da Artırmak İstiyor

En güvenilir Apple kaynaklarından biri olan Bloomberg Editörü Mark Gurman’ın Power On bülteninde paylaştığı yeni bilgilere göre teknoloji devi, App Store üzerinden elde ettiği tekrarlayan gelirleri ve kâr marjını daha da yukarılara çekmenin yollarını aramaya başladı. Halihazırda mağaza üzerinden yılda yaklaşık 30 milyar dolar gelir elde ettiği tahmin edilen şirket, bu rakamı büyütmeyi hedeflerken üst yönetim düzeyinde de önemli bir yapılanmaya gidiyor. Eski patron bu yüzden bırakmış İddialara göre, şirketin yeni CEO'su John Ternus ve Hizmetlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Eddy Cue, App Store'un monetizasyon gücünü artırma çabalarının arkasındaki temel isimler olarak öne çıkıyor. Bu yeni finansal baskı, Apple bünyesinde uzun yıllardır kritik görevler üstlenen Phil Schiller'ın App Store liderliğinden çekilme kararıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Gurman'ın şirket içi kaynaklara dayandırdığı raporlara göre 66 yaşındaki Schiller, geliştiricileri ve düzenleyici kurumları öfkelendireceğini düşündüğü bu gelir artırıcı hamlelerin bir parçası olmak istemedi. Şirket içinde büyük bir kavga veya patlama yaşanmadığı ancak Schiller'ın bu yeni yönelimden uzak durmayı tercih ederek başka projelere odaklanmak istediği aktarıldı. Phil Schiller'ın Apple'ın komisyon politikalarına yönelik çekinceleri aslında yeni değil. Şubat 2025'te Epic Games ile yürütülen hukuki süreç kapsamındaki mahkeme ifadesinde Schiller, Apple'ın App Store dışındaki satın alımlar için uygulamak istediği %27'lik komisyon oranına baştan beri karşı çıktığını itiraf etmişti. Schiller o dönemde, bu seviyedeki yüksek kesintilerin geliştiriciler ile Apple arasında "düşmanca bir ilişki" yaratacağını ve şirketi geliştiricileri denetlemek zorunda kalan bir yapıya dönüştüreceğini dile getirmişti. Hukuki süreçlerin ardından Apple, Nisan 2025'ten itibaren mahkemenin ihlal kararı neticesinde ABD'deki dış bağlantı yönlendirmelerinden komisyon almayı durdurmak zorunda kalmıştı. Gurman'ın aktardığı bilgilere göre App Store'un tüm sorumluluğu artık mağazayı 2015 yılına kadar yönetmiş olan Eddy Cue'ya devrediliyor. Mağazanın günlük operasyonlarını ise uzun süredir ekipte yer alan Carson Oliver üstlenecek. Firmanın gelirlerini artırmak için nasıl hamleler yapacağını zaman gösterecek.

Apple, App Store Gelirlerini Daha da Artırmak İstiyor: Eski App Store Patronu Bu Yüzden Görevi Bırakmış!

[8-15 Eylül 2026] Steam'de Hafta Boyu Fırsatları Başladı: İşte Bu Hafta İndirime Giren Oyunlar!

Steam'in belli başlı indirim dönemlerinin yanı sıra gerçekleştirdiği haftalık indirimlerde bu ay kaçırılmayacak birçok önemli oyun yer alıyor. Biz de sevilen yayıncıların eşlik ettiği ve 24 Ağustos'a kadar sürecek olan Hafta Boyu Fırsatları kapsamında dikkat çeken oyunları sizler için derledik. Ülkemizde artan döviz kurları ve enflasyonun etkisiyle oyun fiyatları artık ciddi seviyelere ulaştı. Bu noktada oyun sahibi olmak için Epic Games'in dağıttığı ücretsiz oyunları ve Steam indirimlerini bekleyen oyuncular için birçok oyunda ciddi indirimler başlamış durumda. Steam 'Hafta Boyu Fırsatları'nda indirime giren oyunlar Oyun Normal Fiyat İndirimli Fiyat Gamble With Your Friends 4.49$ 2.78$ (-%38) Arma 3 29.99$ 7.49$ (-%75) Age of History 2: Definitive Edition 6.49$ 3.89$ (-%40) HITMAN World of Assassination 14.99$ 1.49$ (-%90) Sins of a Solar Empire II 22.99$ 11.49$ (-%50) Dimhaven - The Lost Source 13.99$ 11.19$ (-%20) Yarimono 12.49$ 9.99$ (-%20) Empire of the Ants 31.99$ 11.19$ (-%65) DYSMANTLE 10.49$ 3.67$ (-%65) Academia: School Simulator 11.99$ 2.99$ (-%75) 9-nine-:Episode 4 10.49$ 5.24$ (-%50) Bum: Revenge 5.79$ 1.79$ (-%69) Warhammer 40,000: Mechanicus 14.99$ 1.79$ (-%88) Shelldiver 2.99$ 1.64$ (-%45) Rogue: Genesia 7.99$ 4.63$ (-%42) Star Trek: Infinite 17.99$ 4.49$ (-%75) Ghost Exile 3.99$ 2.67$ (-%33) Storage Hustle 3.49$ 1.74$ (-%50) IncreKnight 3.29$ 2.63$ (-%20) Death Relives 3.09$ 2.16$ (-%30) Steam Hafta Boyu Fırsatları kapsamında indirime giren oyunların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

[8-15 Eylül 2026] Steam'de Hafta Boyu Fırsatları Başladı: İşte Bu Hafta İndirime Giren Oyunlar!

Huawei FreeBuds 7 Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Çin merkezli teknoloji devi Huawei, gerçekleştirdiği bir lansman ile birçok yeni ürününü bizlerle buluşturdu. Bunlardan biri de şirketin dünya çapında büyük ilgi gören FreeBuds kulaklıklarının yenisiydi. FreeBuds 7 ismi verilen yeni model resmen tanıtıldı. Silikonsuz yarı kulak içi tasarıma sahip kablosuz bir kulaklık olan FreeBuds 7 modeli, özellikle teknik konularda çok büyük bir sıçramayla geliyor. Klasik modellerin yarattığı basınç hissini azaltmayı hedefleyen modelde her bir kulaklık teki yalnızca 4,3 gram ağırlığında. Kullanım konforunu ve kulaktaki sabitliği artırmak amacıyla Huawei, ağırlık merkezini %17 oranında içeriye doğru kaydırdığını belirtiyor. Kulaklıklar ayrıca sesli görüşmeler sırasında 100 dB iki yönlü sessiz arama desteği sunuyor. Huawei FreeBuds 7 neler sunuyor? Şirketin ses teknolojilerindeki en yeni kozu olan bu kulaklık, gücünü Huawei'in kendi geliştirdiği üçüncü nesil yapay zekâ ses çipinden alıyor. Bu yeni çip, bir önceki nesle kıyasla %100 daha fazla işlem gücü sunarken, etraftaki gürültüyü saniyede tam 400.000 kez örnekleyebilme kapasitesine sahip. Tüm bu işlem gücü gürültü engelleme tarafında gecikme süresini 8 mikrosaniyeye kadar düşürüyor. Huawei'in paylaştığı verilere göre FreeBuds 7, selefine kıyasla ortalama gürültü engelleme derinliğinde %230'luk bir artış sağlarken gürültü engelleme bant genişliğini de %275 oranında genişletiyor. Arka planda sürekli çalışan yapay zekâ algılama algoritması ise kullanıcının kulak yapısını, oturuş biçimini ve çevresel koşulları saniyede 10.000'den fazla kez kontrol ederek en ideal ses profilini sunuyor. Yenilenen şarj kutusu da boyut ve taşınabilirlik açısından önemli iyileştirmelere sahip. Kutu, bir önceki modele göre %25 daha küçük ve %17 daha hafif. Kutuyla birlikte 42 saat pil ömrüyle geldiğini de belirtmeden geçmeyelim. Kulaklığın fiyatı ise 140 dolar olarak açıklandı.

42 Saat Pil Ömrü, Yapay Zekâ ANC Gibi Özelliklerle Gelen Huawei FreeBuds 7 Tanıtıldı

GTA 6'ya Resmî Türkçe Dil Desteği Geleceği Söyleniyor: Peki Söylentiler Ne Kadar Doğru?

GTA 6'ya yönelik uzun süredir devam eden bir Türkçe dil desteği beklentisi ve bu yönde çalışmalar var. Türk oyuncuların sosyal medya üzerinden toplaşıp gerek Rockstar Games'e gönderdiği mailler gerekse yazdıkları incelemelerle sesini duyurma çabası nihayet olumlu sonuçlanıyor olabilir. X üzerinden GTANewsHub ve YourGTANet isimli hesapların yapmış olduğu paylaşıma göre Rockstar Games çok yakında, oyuna Türkçe dil desteği ekleneceğini açıkladığı bir duyuru paylaşacak. Keza Mustafa Kadir'in de geçtiğimiz saatlerde yaptığı paylaşım bu söylentiyi destekler nitelikte. Peki bu söylentilerin gerçek olma ihtimali var mı? Mustafa Kadir'in iddiasına göre Rockstar Games'e yakın bir bağlantısının bu gelişmeyi doğruladığı söyleniyor fakat bahsi geçen GTANewsHub ve YourGTANet hesaplarının daha önce gerçek olmuş herhangi bir sızıntısı bulunmuyor. Keza bu söylentilerin doğrudan bir kişi veya firmaya yönelik somut bir kanıtla neticelendirilememesi de şimdiden sevinmemeniz gerektiğinin habercisi. Yine de daha önce gelen söylentiler, geçtiğimiz gün konuya dair şirket içi bir toplantı olacağı yönündeydi. Eğer söylentiler doğruysa (ki umarız doğrudur) oyunu Türkçe oynama ihtimalimiz yüksek fakat şunu da unutmamak gerekiyor: Rockstar Games geçmişte herhangi bir dil için doğrudan bir paylaşım yapmadı ve böyle bir gelişme gerçek olsa dahi bu konuda bir paylaşım veya duyuru yapma ihtimali düşük görünüyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz? Sizce GTA 6 Türkçe gelebilir mi? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Bomba İddia: GTA 6 İçin Türkçe Dil Desteğinin Onaylandığı Söyleniyor

Yeni BMW 3 Serisinden İlk Detaylar: M350 xDrive, Drift Modu ve Hibrit Altı Silindir Motorla Geliyor!

İçten yanmalı motorları sevenler için sevindirici bir haber Bavyera'dan geldi. Son geliştirme aşamalarından geçen yeni nesil BMW 3 Serisi, sıkılaşan emisyon standartlarına rağmen gücünden ödün vermiyor. Marka, yeni seride 48 volt hafif hibrit teknolojisiyle desteklenen dört ve altı silindirli motor seçeneklerinin sunulmaya devam edeceğini resmî olarak doğrulamış durumda. Yeni M350 xDrive, 443 beygirle geliyor Serinin performans odağındaki yeni temsilcisi, eski M340i'nin yerini alan M350 xDrive olacak. Araç, 3.0 litrelik turboşarjlı sıralı altı silindirli hafif hibrit motoruyla tam 443 beygir güç ve 580 Nm tork üretiyor. ABD pazarındaki önceki modele kıyasla 57 beygir güç ve 80 Nm tork artışı sunan model, 0’dan 100 km/s hıza sadece 4,1 saniyede ulaşıyor. Maksimum hızı ise elektronik olarak 250 km/s ile sınırlandırılmış durumda. Elektrik destekli dört çeker sisteminin sürüş keyfini azaltacağından endişe edenleri ise büyük bir sürpriz bekliyor. Daha önce yalnızca tam donanımlı M3 modelinde yer alan ve motor gücünün tamamını arka aksa aktaran "Drift Moment" işlevi, artık M350 xDrive modelinde de sunulacak. Bu özellik, teslim edilen araçlara önümüzdeki yıl yayınlanacak kablosuz yazılım güncellemesi ile eklenecek. Yeni 3 Serisi ürün gamında yalnızca altı silindirli devler yer almayacak, daha düşük performanslı dört silindirli benzinli ve dizel seçeneklerin yanı sıra bir plug-in hibrit versiyon da sunulacak. Farklı platformlar kullanılsa da aracın iç mekânının tamamen elektrikli i3 modeliyle benzerlik göstermesi, 17,9 inçlik dev dokunmatik ekran ve Panoramik Görüş sistemiyle donatılması bekleniyor. Üretimi bu yılın sonlarına doğru Dingolfing fabrikasında başlayacak olan yeni 3 Serisi'nin ardından, safkan M3 modelinin ise en erken 2028 yılında yollara çıkması öngörülüyor.

Yeni BMW 3 Serisinden İlk Detaylar: M350 xDrive, Drift Modu ve Hibrit Altı Silindir Motorla Geliyor!

ChatGPT Work Artık Yazım Tarzınızı Taklit Edebiliyor: E-Posta ve Mesajlarınızdan Üslubunuzu Öğreniyor!

OpenAI, kurumsal kullanıcılara yönelik ChatGPT Work platformu için dikkat çekici bir güncelleme yayınladı. Artık platform, iş yerinde sıklıkla kullandığınız uygulamalardan beslenerek metinleri tıpkı sizin gibi kaleme alabiliyor. Sık tercih ettiğiniz kelimelerden imla alışkanlıklarınıza, e-posta kapanış cümlelerinizden cümle yapınıza kadar tüm detayları analiz eden sistem, yapay zekâ üretimi olduğu belli olan kalıplaşmış metinler yerine tamamen sizin elinizden çıkmış gibi görünen taslaklar hazırlıyor. Sistem yazım tarzınızı nasıl öğreniyor? OpenAI’ın açıklamasına göre ChatGPT, yazım tarzınızı doğrudan sohbet ekranına yazdıklarınızdan değil; Gmail, Google Drive, Slack ve SharePoint gibi bağlı iş uygulamalarından öğreniyor. Yapay zekâ, bu servislerdeki e-postalarınızı, mesajlarınızı ve dosyalarınızı Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojisiyle analiz ediyor. Kelime seçimleriniz, duygusal tonunuz, büyük-küçük harf kullanımındaki kişisel tercihlerinize kadar tüm üslup kalıplarınız çözümlenerek profilinize işleniyor. Kişisel yazım üslubu nasıl aktif edilir Özelliği kullanabilmek için ChatGPT’nin web sürümünde Ayarlar bölümüne gidip Kişiselleştirme sekmesine tıklamanız gerekiyor. Buradaki Yazım Tarzı (Writing Style) seçeneğini aktif hâle getirdikten sonra sistem, üslubunuzu yanıtlarına yansıtmaya başlıyor. Üstelik tanımlanan bu tarz, hem web hem de mobil uygulamadaki tüm iletilerinizde geçerli oluyor. Özellik şu an için yalnızca ChatGPT Work erişimi bulunan ücretli aboneler tarafından kullanılabiliyor.

ChatGPT Work Artık Yazım Tarzınızı Taklit Edebiliyor: E-Posta ve Mesajlarınızdan Üslubunuzu Öğreniyor!

Mercedes-Benz Fiyat Listesi - Eylül 2026

Mercedes-Benz, Eylül 2026 dönemine ait güncel otomobil fiyatlarını paylaştı. Markanın Türkiye'deki güncel ürün gamında A-Serisi'nden S-Serisi'ne, GLA'dan G-Serisi'ne ve tamamen elektrikli modellerden AMG ve Maybach seçeneklerine kadar geniş bir model yelpazesi bulunuyor. Bu içerikte Mercedes-Benz’in Eylül 2026 sıfır otomobil fiyatlarını, model bazlı donanım-motor seçeneklerini ve fiyat detaylarını inceliyoruz. Mercedes-Benz fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Kampanyalı Fiyatı A-Serisi 3.320.000 TL - CLA 4.318.500 TL - CLA Shooting Brake 5.017.000 TL - C-Serisi All-Terrain 6.122.000 TL - C-Serisi 6.485.000 TL - EQE 6.108.500 TL - GLA 4.760.000 TL - GLB 4.524.000 TL - GLC Elektrikli 5.720.000 TL - GLC 7.169.000 TL - GLC Coupé 7.561.000 TL - E-Serisi 8.601.500 TL - CLE Coupé 8.641.000 TL - CLE Cabriolet 9.688.000 TL - EQS 10.108.500 TL - GLE 13.869.000 TL - GLE Coupé 14.358.000 TL - GLS 21.954.000 TL - G-Serisi 15.715.000 TL - S-Serisi 23.546.000 TL - Mercedes-AMG SL 17.276.000 TL - Mercedes-AMG GT 17.175.000 TL - Mercedes-Maybach S-Serisi 37.354.000 TL TL - Mercedes-Maybach GLS 32.615.000 TL - Mercedes-Maybach SL 39.175.000 TL - A-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin A 200 AMG 163 bg 3.320.000 TL A-Serisi, Mercedes-Benz'in kompakt sınıftaki giriş modellerinden biri. Sportif AMG donanımıyla sunulan model, kompakt gövdeyi markanın tasarım ve teknoloji yaklaşımıyla birleştiriyor. Eylül listesinde 1.332 cc motorlu A 200 AMG tek versiyonla yer alıyor. CLA fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik CLA 200+ AMG 218 bg 4.318.500 TL Benzin CLA 220 4MATIC AMG 190 bg 4.873.000 TL CLA, kompakt sınıfta sportif sedan formunu öne çıkaran modellerden biri. Eylül 2026 listesinde tamamen elektrikli CLA 200+ ile benzinli ve dört tekerlekten çekişli CLA 220 4MATIC birlikte bulunuyor. CLA Shooting Brake fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin CLA 220 4MATIC Shooting Brake AMG 190 bg 5.017.000 TL CLA Shooting Brake, CLA ailesinin daha uzun tavan ve genişletilmiş arka bölüm sunan gövde tipi. Sportif çizgileri korurken sedan versiyona göre daha kullanışlı bir yaşam alanı ve bagaj yapısı sunuyor. Mercedes-Benz'in Eylül listesinde ilk kez ayrıca yer alan modellerden biri. C-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin C 200 4MATIC AMG 204 bg 6.485.000 TL Benzin C 200 4MATIC 140th Year Edition 204 bg 7.278.500 TL Benzin Mercedes-AMG C 43 4MATIC Performance 421 bg 8.620.000 TL Benzin-Elektrik Mercedes-AMG C 63 S E PERFORMANCE 680 bg 13.357.000 TL C-Serisi, Mercedes-Benz'in orta sınıftaki temel sedan ailesi olarak farklı güç seviyeleri ve performans seçenekleriyle sunuluyor. Eylül listesinde standart C 200'ün yanında 140. yıl özel versiyonu ile AMG C 43 ve C 63 S E PERFORMANCE da bulunuyor. C-Serisi All-Terrain fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin C 200 4MATIC All-Terrain 204 bg 6.122.000 TL Benzin-Elektrik Mercedes-AMG C 63 S E PERFORMANCE Estate 680 bg 13.179.000 TL C-Serisi All-Terrain, station wagon gövde yapısını daha yüksek sürüş pozisyonu ve arazi karakteriyle birleştiriyor. Eylül listesinde standart C 200 4MATIC All-Terrain'in yanında AMG C 63 S E PERFORMANCE Estate de bulunuyor. EQE fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik EQE 280 AMG 218 bg 6.108.500 TL Elektrik EQE 350 4MATIC AMG 320 bg 6.978.500 TL Mercedes-Benz'in tamamen elektrikli üst orta sınıf sedan ailesinden EQE, elektrikli sürüşü daha geleneksel sedan gövde yapısıyla birleştiriyor. E-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin E 180 Exclusive 170 bg 8.601.500 TL Benzin E 180 AMG 170 bg 8.668.500 TL Dizel E 220 d 4MATIC Exclusive 197 bg 11.367.500 TL Dizel E 220 d 4MATIC AMG 197 bg 11.450.500 TL Benzin-Elektrik Mercedes-AMG E 53 Hybrid 4MATIC+ Performance 585 bg 20.839.000 TL E-Serisi, Mercedes-Benz'in konfor ve teknoloji odağını temsil eden üst orta sınıf modellerinden biri. Eylül listesinde benzinli ve dizel seçeneklerin yanında yüksek performanslı AMG hibrit versiyon da bulunuyor. GLA fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin GLA 200 AMG 163 bg 4.760.000 TL GLA, Mercedes-Benz'in kompakt SUV ailesindeki modellerinden biri. Kompakt boyutlarını yüksek sürüş pozisyonuyla birleştiren model, Eylül listesinde 163 bg gücündeki GLA 200 AMG versiyonuyla yer alıyor. GLB fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik GLB 200+ AMG 218 bg 4.524.000 TL Benzin GLB 220 4MATIC AMG 190 bg 5.141.500 TL GLB, kompakt SUV gövdesini daha geniş kullanım alanıyla birleştiriyor. Eylül 2026 listesinde elektrikli GLB 200+ ile benzinli ve dört tekerlekten çekişli GLB 220 4MATIC seçenekleri bulunuyor. GLC fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin GLC 180 AMG 170 bg 7.169.000 TL Dizel GLC 300 d 4MATIC AMG 269 bg 9.241.000 TL Benzin Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC Performance 421 bg 10.526.000 TL Benzin-Elektrik Mercedes-AMG GLC 63 S E PERFORMANCE 680 bg 15.135.000 TL GLC, Mercedes-Benz'in orta ve üst sınıf SUV modellerinden biri olarak farklı motor ve performans seçeneklerine sahip. Eylül listesinde benzinli ve dizel seçeneklerin yanı sıra AMG'nin yüksek performanslı versiyonları da bulunuyor. Yeni GLC Elektrikli fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik GLC 200 AMG 218 bg 5.720.000 TL Elektrik GLC 400 4MATIC AMG 489 bg 6.850.000 TL Elektrik GLC 400 4MATIC Edition 1 AMG 489 bg 7.159.000 TL Tamamen elektrikli GLC, klasik GLC'nin SUV karakterini elektrikli sürüş altyapısıyla birleştiriyor. Eylül 2026 listesinde arkadan itişli GLC 200 ile dört tekerlekten çekişli GLC 400 seçenekleri bulunuyor. Edition 1 ise daha özel donanım seviyesi olarak ayrılıyor. GLC Coupé fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin GLC 180 Coupé AMG 170 bg 7.561.000 TL Benzin Mercedes-AMG GLC 43 4MATIC Coupé Performance 421 bg 10.672.000 TL Benzin-Elektrik Mercedes-AMG GLC 63 S E PERFORMANCE Coupé 680 bg 15.295.000 TL GLC Coupé, SUV gövdesini daha alçak ve eğimli tavan çizgisiyle birleştiriyor. GLC ailesinin daha sportif görünümlü seçeneği olan model, standart motorun yanında AMG performans versiyonlarıyla da sunuluyor. GLE fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Dizel GLE 300 d 4MATIC AMG 269 bg 13.869.000 TL GLE, Mercedes-Benz'in büyük SUV ailesinde daha üst sınıfta yer alıyor. Geniş gövde yapısı ve dört tekerlekten çekişli dizel motoruyla daha fazla alan ve uzun yol odaklı kullanım arayanlara hitap ediyor. GLE Coupé fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Dizel GLE 300 d 4MATIC Coupé AMG 269 bg 14.358.000 TL GLE Coupé, GLE'nin geniş SUV yapısını daha sportif bir silüetle birleştiriyor. Eylül 2026 listesinde 269 bg gücündeki GLE 300 d 4MATIC Coupé AMG tek versiyonla yer alıyor. GLS fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Dizel GLS 450 d 4MATIC AMG 367 bg 21.954.000 GLS, Mercedes-Benz SUV ailesinin en üst noktalarından birinde konumlanıyor. Eylül 2026 listesinde GLS 450 d 4MATIC AMG versiyonu yer alıyor. Model, geniş iç hacim ve lüks SUV beklentisini bir arada isteyen kullanıcılar için fiyat listesinde kendine yer buluyor. G-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik G 580 Heritage 587 bg 15.715.000 TL Dizel G 450 d Heritage 367 bg 22.678.000 TL Benzin G 500 Heritage 449 bg 24.139.000 TL Benzin Mercedes-AMG G 63 Performance 585 bg 31.361.000 TL G-Serisi, Mercedes-Benz’in ikonik SUV modellerinden biri olarak Eylül 2026 listesinde geniş seçeneklerle yer alıyor. Elektrikli G 580 Heritage, dizel G 450 d Heritage, benzinli G 500 Heritage ve AMG G 63 Performance versiyonları listede dikkat çekiyor. S-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Dizel S 450 d 4MATIC L Inspiration 367 bg 23.546.000 TL Benzin S 500 4MATIC L Inspiration 449 bg 24.061.000 TL S-Serisi, Mercedes-Benz'in lüks sedan sınıfındaki amiral gemisi konumunu sürdürüyor. Uzun aks mesafeli gövde, geniş yaşam alanı ve üst düzey konfor anlayışıyla markanın en üst sınıf modellerinden biri olarak listeleniyor. EQS fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Elektrik EQS 450 4MATIC Inspiration 360 bg 10.108.500 TL EQS, Mercedes-Benz'in tamamen elektrikli lüks sedan ailesinde yer alıyor. Geniş gövdesi, yüksek güç çıkışı ve elektrikli aktarma sistemiyle markanın elektrikli model gamındaki üst sınıf seçeneklerden birini oluşturuyor. CLE Coupé fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin CLE 300 4MATIC Coupé AMG 258 bg 8.641.000 TL Benzin Mercedes-AMG CLE 53 4MATIC+ Performance 449 bg 14.103.000 TL CLE Coupé, Mercedes-Benz'in iki kapılı sportif modellerinden biri. Daha güçlü AMG versiyonuyla birlikte sunulan model, coupé tasarımını günlük kullanıma uygun bir otomobil yapısıyla bir araya getiriyor. CLE Cabriolet fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin CLE 300 4MATIC Cabriolet AMG 258 bg 9.688.000 TL CLE Cabriolet, CLE ailesinin açılır tavanlı versiyonu. Dört tekerlekten çekiş sistemi, AMG donanımı ve açık tavanlı gövde yapısıyla daha özel bir sürüş deneyimi hedefleyen kullanıcılar için konumlanıyor. Mercedes- AMG SL fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin Mercedes-AMG SL 43 Performance 421 bg 17.276.000 TL Mercedes-AMG SL, markanın performans ve lüksü bir arada sunduğu açık tavanlı modellerinden biri. Eylül 2026 listesinde 421 bg gücündeki SL 43 Performance yer alıyor. Mercedes-AMG GT fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin Mercedes-AMG GT 43 Performance 421 bg 17.175.000 TL Benzin Mercedes-AMG GT 63 4MATIC+ Performance 585 bg 29.499.000 TL Benzin Mercedes-AMG GT 63 PRO 4MATIC+ 612 bg 34.187.000 TL Mercedes-AMG GT, AMG'nin performans odaklı modellerinin başında geliyor. Eylül listesinde farklı güç seviyelerindeki GT 43 ve GT 63 seçeneklerinin yanı sıra pist kullanımına daha fazla odaklanan GT 63 PRO da bulunuyor. Mercedes Maybach S-Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin Mercedes-Maybach S 580 Inspiration 537 bg 37.354.000 TL Mercedes-Maybach S-Serisi, Mercedes-Benz'in ultra lüks sedan ailesinde yer alıyor. S-Serisi'nin sunduğu konfor ve teknolojiyi daha özel malzemeler ve Maybach'a özgü tasarım yaklaşımıyla bir üst seviyeye taşıyor. Mercedes Maybach GLS fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin Mercedes-Maybach GLS 600 Inspiration+ 557 bg 32.615.000 TL Mercedes-Maybach GLS, büyük SUV gövdesini Maybach'ın lüks anlayışıyla birleştiriyor. Geniş yaşam alanı, yüksek sürüş pozisyonu ve güçlü motoruyla Mercedes-Benz'in en özel SUV seçeneklerinden biri olarak listeleniyor. Mercedes Maybach SL fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım Güç Fiyat Benzin Mercedes-Maybach SL 680 Monogram Series 585 bg 39.175.000 TL Mercedes-Maybach SL, Maybach ailesinin sportif ve açık tavanlı modeli. SL 680 Monogram Series, lüks roadster karakterini Maybach'ın özel tasarım ve donanım yaklaşımıyla bir araya getiriyor. Kaynak: Mercedes-Benz

Eylül 2026 Mercedes-Benz Fiyat Listesi Açıklandı: En Ucuz Model Bile Dudak Uçuklatıyor

Otomobil Logolarının İlk Halleri

Bir otomobilin kimliğini oluşturan en güçlü unsur, şüphesiz kaputun üzerinde gururla taşıdığı logosudur. Bugün, sadelik ve modernlik çizgilerinde şekillenen bu ikonik amblemler, markalar hakkında pek çok hikaye barındırıyor. Karmaşık harflerden çizimlere, armalardan minimalist tasarımlara uzanan bu evrim, aslında otomotiv sektörünün de tarihini özetliyor. Şimdi hazırsanız geçmişe kısa bir yolculuk yapalım ve bakalım markaların ilk logoları nasılmış! Mercedes-Benz 1902 yılında oval bir tipografiyle yola çıkan marka, efsanevi üç kollu yıldız simgesine 1909'da kavuştu. O zamana dek estetik bir Mercedes yazılı bir logo taşıyordu. BMW Bavyera eyaletinin mavi-beyaz renklerini kuşanan BMW, 1917'den beri temel çizgisini bozmadı; 70'lerdeki o ateşli M Motorsport dokunuşunu ve 2000'lerin üç boyutlu krom havasını saymazsak tasarımından hiç ödün vermedi diyebiliriz. Renault Süslü bir madalyonla başlayıp I. Dünya Savaşı'nda tank amblemine kadar evrilen Renault, 1925'te meşhur elmas formuna geçerek otomotiv tarihinin en radikal değişimlerinden birine imza attı. Audi Audi'nin 1909'daki ilk logosu, bugünkü ikonik dört halkadan oldukça farklı. Oval bir çerçeve içindeki eğik “Audi” yazısından oluşan bu tasarımın ömrü ise kısa sürdü:DKW, Horch ve Wanderer'ın 1932'de Auto Union çatısı altında birleşmesiyle bugün bilinen dört halkalı hali ortaya çıktı. Volkswagen 1937'de Nazi döneminin çarklı ve gamalı haç çağrışımlı sembolüyle doğan Volkswagen logosu, savaşın hemen ardından ağır siyasi sembollerden arındı. Almanca "Volks" (Halk) ve "Wagen" (Araba) kelimelerinin baş harflerinden oluşan iç içe geçmiş V ve W harfleri, yıllar içinde günümüz çizgisine kavuştu. Opel Otomobilden önce dikiş makinesi ve bisiklet üreten Opel, ilk logosunda kurucusu Adam Opel’in baş harflerinden oluşan süslü bir armaya sahipti. 1930’lardaki popüler "Blitz" kamyon modelinden ve zeplin figürlerinden esinlenerek halkanın içinden geçen şimşek simgesine kavuşan marka, zamanla logoyu sadeleştirdi. Toyota Sektöre kurucusu Kiichiro Toyoda'nın soyadıyla başlayan marka, Japon alfabesinde 8 fırça darbesiyle yazılan ve uğur getirdiğine inanılan "Toyota" ismine geçerek ilk radikal kararını aldı. Honda 1960’ların başında otomotiv dünyasına adım atan Honda, logoyu tasarlarken geniş bir "H" harfiyle yola çıktı. 1981’de dikey ve dik bir dikey çerçeveye kavuşan ikonik "H" amblemi, 2000’lerdeki krom derinlik hamlesinin ardından 2024 itibarıyla çerçevesiz ve minimalist yeni formuna evrildi. Nissan Japonya'nın doğan güneşini simgeleyen kırmızı daire üzerindeki mavi dikdörtgen blokla yola çıkan Nissan, markanın felsefesini logosuna da yansıttı. Yıllar içinde birçok font değişikliğine giden logo, 2000'lerin ikonik kabartmalı krom halkasının ardından 2020'de ultra sade ve ince hatlı dijital logosuna kavuştu. Hyundai İlk yıllarında gayet minimalist bir "HD" harfleriyle karşımıza çıkan Hyundai logosu, 1990'da bugün bilinen o italik ve eğik "H" amblemine geçiş yaptı. Ford 1903'te süslü ve karmaşık bir art nouveau çerçeveyle yola çıkan Ford, 1909'da Henry Ford'un imzasını andıran ikonik el yazısı fontuna kavuştu. 1927 yılında Model A ile birlikte hayatımıza giren o meşhur mavi oval çerçeve ise neredeyse 100 yıldır ufak dokunuşlarla korunarak markanın zamansız bir imzası haline geldi. Fiat 1899'da pirinç bir plaka üzerindeki uzun şirket ismiyle yola çıkan İtalyan devi Fiat, 1930'lu yıllardaki efsanevi dikey kırmızı ızgara amblemiyle kimliğini buldu. Marka, bugün nostaljik kırmızı amblemini ve sadeleştirilmiş kalın harfli logosunu bir arada yaşatıyor. Porsche Merkezinde Stuttgart kentinin şahlanan siyah atını, etrafında ise Württemberg-Baden bölgesinin geyik boynuzları ile siyah ve kırmızı çizgilerini taşıyan bu logo, otomotiv dünyasının en asil imzalarından biri. 1952 yılında Max Hoffman ve Ferry Porsche'nin bir peçete üzerine çizdiği rivayet edilen o ilk kalkandan beri tasarım özüne sadık kalarak sadece ufak dokular ve fırçalanmış metal detaylarıyla günümüze ulaştı. Kia Bisiklet parçaları ve boru üretimiyle sektöre giren Kia, ilk logosundaki dişli çark ve somun figürlerinden 90'larda hayatımıza giren o klasik kırmızı oval ambleme geçiş yaptı. Yıllarda güvenli ama sıradan logo tasarımını geride bırakan Kia, 2020'de modernleştirilmiş logosuyla adeta baştan doğdu diyebiliriz. Peugeot 1847'de gücü ve esnekliği simgelemek için seçilen aslan figürü, Peugeot'un ruhunu oluşturdu. Yıllarca şaha kalkan tüm vücutlu aslan figürleriyle yollarda boy gösteren marka, 2021'deki nostaljik hamlesiyle 1960'ların o karizmatik aslan başı kalkanına geri döndü. Citroen Kurucusu Andre Citroen'in otomotiv dünyasına kazandırdığı çift helis dişli sisteminin dişlerinden ilham alan Citroen, çavuş rütbesini andıran Double Chevron simgesini logo olarak kullandı. Yıllarca kavisli çizgilerle sunulan bu ikonik dişliler, son dönemde markanın 1919'daki ilk oval çerçeveli orijinal köklerine modern bir dönüş yaptı.

Bugünkü Hallerinden Eser Yok: Ünlü Otomobil Markalarının İlk Logoları

Tesla Optimus’a Gözdağı: XPeng, İnsansı Robotu IRON'ı Seri Üretime Geçirdi!

Çinli şirket XPeng, gelişmiş insansı robotlar için "dünyanın ilk otomatik üretim hattı" olarak tanımladığı tesisi faaliyete geçirdi. Şirketin geliştirdiği IRON adlı insansı robot, bu banttan kendi imkânlarıyla yürüyerek indi. Temel süreçlerinin %80’den fazlası otomasyonla yürütülen bu bant, IRON’ın artık yalnızca gösteri sahnelerinde kalmayıp gerçek üretim süreçlerine dâhil olacağının en somut işareti oldu. Sahneden üretim hattına IRON’ın bu etkileyici çıkışı aslında ilk değil. Geçtiğimiz yıl düzenlenen XPeng AI Day etkinliğinde sergilenen robot, o kadar pürüzsüz ve doğal yürüyordu ki kamuoyunda robotun içine bir insanın gizlendiği iddiaları ortaya atılmıştı. Şirket mühendisleri, iddiaları çürütmek adına sahnede robotun bacağını keserek açmak zorunda kalmıştı. Bugün geldiğimiz noktada XPeng, Guangzhou’daki tesislerinde AR-GE prototiplerinden seri üretim aşamasına geçildiğini duyurdu. Elektrikli araç üretiminde kullanılan otomotiv sınıfı kalite standartlarının uygulandığı bu hat hakkında konuşan XPeng Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su He Xiaopeng, emsalsiz bir ürün kategorisi için sıfırdan bir üretim hattı kurduklarını vurguladı. CEO Xiaopeng, etkinliğin sonunda IRON’a bir çalışan kimlik kartı takarak robotun artık resmen şirket kadrosunda olduğunu simgesel bir jestle ilan etti. 2,250 TOPS işlem gücüne sahip IRON’ın teknik özellikleri oldukça dikkat çekici. Vücut genelinde 76, her bir elinde ise 21 serbestlik derecesine sahip olan robot, hem güvenlik hem de estetik sağlayan esnek bir kafes yapısıyla kaplı. Robotun beynini ise XPeng tarafından geliştirilen ve toplamda 2.250 TOPS işlem gücü sunan üç adet Turing AI çipi oluşturuyor. Bu yüksek işlem kapasitesi, "Fiziksel Yapay Zekâ" temel modelinin doğrudan robot üzerinde çalışmasını sağlıyor. Şirketin iddiasına göre IRON, herhangi bir insan operatörün uzaktan kumandasına ihtiyaç duymadan görevleri tamamen bağımsız şekilde yerine getirebiliyor. Şirketin robotik kanadı yakın zamanda 6,3 milyar dolar değerleme üzerinden 900 milyon doların üzerinde yatırım toplayarak Çin'deki sektör rekorunu kırmıştı.

Tesla Optimus’a Gözdağı: XPeng, İnsansı Robotu IRON'ı Seri Üretime Geçirdi!

Avustralya Sosyal Medya Algoritmalarını Kapatma Hakkı Getiriyor (Diğer Ülkelere de Gelir mi?)

Avustralya hükûmeti, dijital güvenliği artırmaya yönelik yeni yasal düzenlemeler kapsamında, sosyal medya kullanıcılarına tehlikeli ve ayrıştırıcı içerikleri öne çıkaran güçlü algoritmalardan çıkış yapma olanağı sunmaya hazırlanıyor. 16 yaş üzerindeki kullanıcıların yararlanabileceği bu sistem sayesinde bireyler, akışlarında ne göreceklerine kendileri karar verebilecek. Kurallara uymayan platformları ise 100 milyon Avustralya dolarını aşan ağır para cezaları bekliyor "Benim akışım, benim tercihim" dönemi "Benim akışım, benim tercihim" adı verilen plan doğrultusunda, algoritma kullanımını reddeden kullanıcılar sadece bizzat takip etmeyi seçtikleri kişi ve grupların gönderilerini görecek. Kullanıcılara tercih ettikleri platforma giriş yaptıklarında, varsayılan akışlarının nasıl olmasını istediklerini soran bir bildirim pencereleri sunulacak. Öte yandan 18 yaş altındaki kullanıcılar için hazırlanan "dijital özen yükümlülüğü" yasası; çevrim içi oyunlar, uygulamalar ve yapay zekâ sohbet robotları gibi platformların çocukları belirli zararlardan korumasını şart koşuyor. Bu zararlar arasında yeme bozukluklarını teşvik eden içerikler, kadın düşmanlığı, suçu veya hayati tehlike arz eden eylemleri öven paylaşımlar ile siber zorbalık gibi ciddi ruh sağlığı sorunlarına yol açan içerikler yer alıyor. Hükûmet ve sektör temsilcilerinden ilk açıklamalar geldi Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, bu adımın hükûmet kontrolünü artırmakla ilgili olmadığını, aksine kontrolü küresel teknoloji devlerinden alıp sıradan vatandaşlara devretmeyi amaçladığını vurguladı. İletişim Bakanı Anika Wells ise dev şirketlerin uzun süredir Avustralyalı kullanıcılar üzerinde denetimsiz ürün testleri yaptığını belirterek, "Büyük teknoloji şirketleri için küresel bir hesaplaşma günü yaklaşıyor ve bu süreç Avustralya'da başladı." dedi. Teknoloji devlerini temsil eden DIGI grubu yetkilileri ise algoritmaların kullanıcılara çeşitli içerikler sunmada faydalı olduğunu savunmakla birlikte, kullanıcılara anlamlı tercihler ve denetim imkânı tanıyan yaklaşımları desteklediklerini açıkladı. Yasa tasarısının Noel öncesinde parlamentoya sunulması ve ardından kapsamlı görüşmelerden geçmesi bekleniyor.

Avustralya Sosyal Medya Algoritmalarını Kapatma Hakkı Getiriyor (Diğer Ülkelere de Gelir mi?)

Xiaomi Pad 9 Pro Max Tanıtıldı: İşte Fiyatı ve Özellikleri

Xiaomi, dün gerçekleştirdiği lansman kapsamında yeni amiral gemisi ürünlerini bizlerle buluşturdu. En dikkat çeken ürün katlanabilir telefon Xiaomi 18 Fold olsa da onun dışında harika ürünler de tanıtıldı. Bunlardan biri de en üst seviye özelliklere sahip Xiaomi Pad 9 Pro Max’ti. Firmanın yeni dev tableti Pad 9 Pro Max, kullanıcıların bir tabletten arayabileceği her özelliğe sahip. Gelişmiş ekran, firmanın kendi geliştirdiği yeni işlemcisi, devasa batarya gibi detayları var. Karşınızda Xiaomi Pad 9 Pro Max Ekran tarafında tablet boyut standartlarını aşan 13.3 inçlik devasa bir panelle karşılaşıyoruz. 3:2 ekran oranına, 3.4K (3408 x 2272 piksel) çözünürlüğe ve 144Hz yenileme hızına sahip olan bu ekran, 1.000 nit tepe parlaklığı sunuyor. Arayüz; WPS for Pad, CapCut Pro ve Pixel Cake gibi profesyonel yazılımlara yerleşik uyum sağlarken aynı anda altı pencereli gelişmiş bir çoklu görev altyapısını destekliyor. Kullanıcılar ihtiyaçlarına göre esnek bölünmüş oranlı "Çift Ekran", aynı anda üç bağımsız uygulamayı çalıştıran "Üçlü Ekran" veya karmaşık iş süreçleri için panoramik bakış sunan "Altılı Ekran" modları arasında geçiş yapabiliyor. Xiaomi Pad 9 Pro Max, doğrudan büyük ekranlar ve masaüstü seviyesindeki iş akışları için özelleştirilmiş yeni Surge OS 4 işletim sistemiyle kutudan çıkıyor. İşlemcisi ise Apple M serisi çipleriyle yarışacak seviyede olan 3 nm sürecinde üretilmiş 10 çekirdekli XRING O3. 4.35 GHz frekans hızına kadar ulaşabilen ve 4 çekirdekli Xuanjie NPU birimiyle desteklenen bu çip, markanın paylaştığı çoklu çekirdek CPU ve GPU benchmark verilerine göre masaüstü sınıfı M5 platformunun performansına doğrudan göz dikiyor. Xiaomi Pad 9 Pro Max, doğrudan büyük ekranlar ve masaüstü seviyesindeki iş akışları için özelleştirilmiş yeni Surge OS 4 işletim sistemiyle kutudan çıkıyor. Üretkenlik tarafında öne çıkaran en kritik donanımsal dokunuş ise tam fonksiyonlu USB-C Gen2 portu üzerinden sunulan DisplayPort (DP-in) ses ve görüntü girişi desteği. özellik sayesinde Pad 9 Pro Max; bilgisayarlar için ikinci bir monitör, dijital çizim ekranı ya da harici oyun konsolları için taşınabilir bir monitör işlevi görebiliyor. Ses tarafında ise 8 hoparlörlü sistem ile ses yakalama ve gürültü engelleme odaklı 6 mikrofon dizilimi bu deneyimi tamamlıyor. 5.67 mm inceliğe ve 645 gram ağırlığa sahip tablet, yüksek performans gereksinimini karşılamak adına cihazda 120W Xiaomi Surge Charge hızlı şarj destekli 12.000 mAh kapasiteli dev bir pille geliyor. Kamera tarafında arka kısımda 4K 60fps video kaydı yapabilen 50 MP ana kamera, ön kısımda ise 1080p 60fps destekli 32 MP özçekim kamerası tercih edilmiş. Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6.0 bağlantı standartlarını desteklediğini belirtelim. Çin’de satışa sunulan Xiaomi Pad 9 Pro Max, 8/12/16 GB RAM ve 256 GB’tan 1 TB’a çıkan depolamayla piyasaya sürüldü. Başlangıç fiyatı 715 dolar olarak açıklanırken en üst seviye 16 GB + 1 TB versiyonu 1.177 dolara satılacak.

144 Hz Ekran, 12.000 mAh Batarya ve Dahası: Xiaomi Pad 9 Pro Max Tanıtıldı!

30 Bin Metreden Düşen iPhone Hasarsız Kurtuldu: RHINOSHIELD’dan Dünya Rekoru!

Telefon koruma markası RHINOSHIELD, bir iPhone üzerinde ilginç bir işe imza attı. İsveç’teki Esrange Uzay Merkezi’nde gerçekleştirilen testte markanın AirX Ultra-Cushioned kılıfı takılı bir telefon stratosferden serbest bırakıldı ve kırılması imkânsız görülen bir Guinness Dünya Rekoru elde edildi. Stratosferden rekor denemesi RHINOSHIELD, test için İngiltere merkezli havacılık şirketi Sent Into Space ile iş birliği yaptı. Bir yıllık hazırlık sürecinin ardından uzaktan bırakma mekanizması, GPS ve uçuş takip sistemiyle donatılmış özel bir test teçhizatı geliştirildi. Yüksek irtifa balonu, ticari olarak satılan AirX kılıf takılı iPhone 17 Pro’yu ticari uçakların uçuş yüksekliğinin üç katından fazla bir irtifaya, yani 30.607 metre yüksekliğe çıkardı. Görev sırasında hiçbir ısıtma ekipmanı veya ek koruyucu ürün kullanılmadı. AirX kılıf, -40°C ile -60°C arasındaki dondurucu sıcaklıklara ve deniz seviyesindeki basıncın yalnızca %1'ine maruz kaldı. Dünya manzarası eşliğinde uzaktan bırakma mekanizması tetiklendi ve telefon serbest düşüşe geçti. Yaklaşık 25 dakikalık inişin ardından cihaz doğrudan karaya çakıldı. Tek bir çizik dahi almadı İnişin ardından ekip, İsveç’in ıssız doğasında GPS sinyalini takip ederek telefona ulaştı. Guinness Dünya Rekorları resmî hâkimi; video kanıtlarını, tanık ifadelerini ve cihazın işlevselliğini inceledikten sonra telefonun tüm temel işlevlerinin eksiksiz çalıştığını doğruladı. Böylece RHINOSHIELD, "Bir Telefon Kılıfı İçindeki Cep Telefonunun En Yüksekten Düşürülmesi" dalında resmî rekorun sahibi oldu.

30 Bin Metreden Düşen iPhone Hasarsız Kurtuldu: RHINOSHIELD’dan Dünya Rekoru!

2027 Dacia Spring Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Çok uygun fiyatlı olmasıyla Avrupa’da ilgi gören bir elektrikli otomobil olmayı başaran Dacia Spring’in yeni nesli, bugün gerçekleştirilen bir lansman ile resmen tanıtıldı. Otomobilin, 2027 yılında Türkiye’ye de geleceği konuşuluyordu. Spring modeli, bugüne kadar 40’tan fazla ülkede 210 bin adetten fazla satmayı başarmıştı. Bu yüzden ülkemizde de çok satması muhtemel. İkinci nesil olarak karşımıza çıkan 2027 Dacia Spring, bir şehir otomobili olarak geliyor. Araca baktığımızda geçirdiği görsel evrimi fark etmemek imkânsız. Aynı zamanda teknik iyileştirmeler de var. Gelin tüm detaylarını inceleyelim. Karşınızda yeni Dacia Spring Eski mütevazı ve zayıf hatlarına veda eden araç; dikleştirilmiş burun yapısı, kaslı çamurluk kavisleri ve farlar ile stopları birbirine bağlayan siyah gövde kaplamalarıyla çok daha oturaklı bir otomobil havasına bürünmüş. Ölçüler tarafındaki değişim ise kağıt üzerinde kendini gösteriyor. Yeni Spring, halefine kıyasla tam 18 santimetre genişlerken, toplam uzunluğu da 15 santimetre artış gösterdi. Bagaj hacminin 337 litre olduğunu, 50:50 oranında katlanabilen arka koltuklar yatırıldığında bu alanın 1.283 litreye kadar çıktığını belirtelim. Büyüyen boyutlarına rağmen 3.85 metre uzunluğu ve 1.74 metre genişliğiyle tam bir şehir içi uzmanı olmayı sürdüren otomobil, Renault’nun ikonik Twingo modelinin platform kardeşi konumunda. Ancak tasarım dili açısından retro çizgili Twingo kadar süslü olmak yerine Dacia'nın fonksiyonel ve köşeli hatlarını koruyor. Teknik detaylara indiğimizde Dacia’nın yine "ihtiyaç kadar teknoloji" mantığıyla hareket ettiğini görüyoruz. Araçta 80 beygir güç ve 175 Nm tork üreten tek bir elektrik motoru yer alıyor. 0’dan 100 km/s hıza 12.1 saniyede ulaşan yeni Spring, maksimum 130 km/s hıza çıkabiliyor. Performans rakamları bir spor otomobil heyecanı yaratmasa da aracın gününün büyük çoğunluğunu geçireceği şehir trafiği için son derece yeterli. Gücünü 27.5 kWh kapasiteli lityum demir fosfat (LFP) bataryadan alan model, WLTP standartlarına göre 250 kilometreye kadar menzil vaat ediyor. İlk bakışta bu menzil az görünebilir ancak Dacia’nın paylaştığı veriler, önceki nesil Spring kullanıcılarının günde ortalama sadece 34 kilometre yol yaptığını ve %75’inin aracı evde şarj ettiğini göstermişti. Dolayısıyla küçük batarya tercihi hedef kitle için bir eksi değil, maliyeti düşüren mantıklı bir tercih. Şarj yeteneklerine bakacak olursak ev tipi prizde %15’ten %80 şarj seviyesine 9 saatte ulaşıyor. 50 kW DC hızlı şarj ise bataryayı %15’ten %80 doluluğa sadece 28 dakikada getiriyor. Kabin içerisine adım attığınızda Dacia’nın "ucuza kaçma" algısını kıracak modern ama ergonomik bir düzen bizi karşılıyor. 7 inçlik dijital gösterge paneli standart olarak gelirken, konsolun merkezinde 10.1 inçlik bilgi-eğlence ekranı bulunuyor. Dokunmatik ekran furyasına rağmen klimadan temel işlevlere kadar bolca fiziksel tuşun ve döner kumandanın muhafaza edilmiş olması büyük bir artı . Gelelim fiyat konusuna. Dacia, Avrupa genelinde 20.000 euro’nun altı başlangıç fiyatı sözünü tutmuş. Öyle ki araç, Avrupa’da lansmana özel 17.900 euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. En üst donanımı ise 19.500 euro. Bu da onu Avrupa’nın ulaşılabilir elektrikli araçlarından biri yapmaya devam ediyor. Umarız Türkiye’de de güzel fiyatlar görürüz.

Çok Uygun Fiyatlı 2027 Dacia Spring Tanıtıldı: Türkiye’ye de Gelecek!

Spotify, 2026 Yazında Türkiye'de En Çok Dinlenen Şarkıları Açıkladı

Türkiye’de de çok fazla kullanıcısı bulunan dünyanın en popüler müzik platformu Spotify, düzenli olarak en çok dinlenen şarkıları paylaşıyordu. Şimdi ise şirket, sıcak yaz günleri yavaş yavaş sona ererken geride bıraktığımız bu dönemde ülkemizde en çok hangi şarkıların dinlendiğini paylaştı. Türkiye’de yaz aylarında en çok dinlenen şarkı listesine baktığımızda hepsinin Türk sanatçılar ve gruplardan oluştuğunu görmek mümkün. Bu da yerel müziğin dinleme alışkanlıklarındaki güçlü yerini koruduğunu ortaya koyuyor. Gelin çok uzatmadan 2026 yazının Spotify özetine bakalım. Yaz aylarında Türkiye’de en çok dinlenen şarkılar Hileli - Ajda Pekkan, manifest Sebebi Yar - BLOK3 Toz Pembe - manifest Kayıp Kalp - BLOK3 Çok Güzel Gülüyorsun - BLOK3, Poizi Daha İyi - manifest Ara Beni - Hadise Kırgınım - BLOK3 Yangın Yeri - Elif Buse Doğan Eller Üzer - Serkan Nişancı Zirvede Türk pop müziğinin ikonlarından Ajda Pekkan ile son dönemin en başarılı gruplarından manifest’i bir araya getiren Hileli şarkısının yer aldığını görüyoruz. Yayınlanmasının ardından Spotify’ın dünyada haftanın en çok dinlenen yeni şarkıları listesinde 1 numaradan giriş yapan parça, yaz boyunca yakaladığı güçlü ivmeyi sürdürerek Türkiye’de yaz sezonunun en çok dinlenen şarkısı oldu. 2026 yazı; Türkçe pop, rap, arabesk soundlarının bir araya geldiği, kadın sanatçıların ve güçlü iş birliklerinin öne çıktığı bir yaz olmuş. Hileli’yi ikinci sırada BLOK3’ten Sebebi Yar şarkısı takip ediyor. Üçüncü sırada ise yine manifest’ten Toz Pembe parçasını görüyoruz.

Spotify, 2026 Yazında Türkiye'de En Çok Dinlenen Şarkıları Açıkladı

iPhone 18 Pro'da Yer Alacak Kamera Özellikleri Ortaya Çıktı

Apple, 9 Eylül Çarşamba günü gerçekleştireceği lansman ile yeni nesil iPhone modellerini resmen bizlerle buluşturacak. Bu etkinlikte standart model görmeyeceğiz. Onun yerine iPhone 18 Pro modelleri ve katlanabilir iPhone tanıtılacak. Lansmana çok kısa bir süre kalmışken bugün önemli bir gelişme yaşandı. iOS 27 kodları üzerinden iPhone 18 Pro’da yer alacak 5 yeni kamera özelliği ortaya çıktı. Bu özellikler, telefonların kamera konusunda kullanıcıların çok seveceği harika yeniliklerle geleceğini bizlere gösteriyor. iPhone 18 Pro’da göreceğimiz yeni kamera özellikleri Sızdırılan kod yapısına göre Apple, çekim esnasında pozlama değerlerini anlık olarak takip etmeyi sağlayan dalga şekli ve histogram araçlarını kamera uygulamasına entegre ediyor. Histogram, görselin çok karanlık veya aşırı parlak bölgelerini analiz etmeye yararken; dalga şekli ise bu parlaklık verilerini kadrajdaki tam konumlarıyla eşleştirerek kullanıcıya sunacak. Bununla birlikte çekim önizlemesi üzerine doğrudan bilgi katmanı ekleyen odak vurgulama ve aşırı pozlama uyarıları da kodlarda beliren yenilikler arasında yer alıyor. Odak vurgulama, netlenen alanların kenarlarını renkli çizgilerle belirginleştirirken; aşırı pozlama uyarısı ise patlayan alanları düz renk, yanıp sönen desen, çapraz çizgiler veya dama tahtası deseniyle kullanıcıya gösterecek. Diğer bir dikkat çekici yenilik ise otomatik odaklamaya bağımlı kalmak istemeyenler için manuel odaklama seçeneğinin getirilmesi. Apple'ın Final Cut Camera uygulamasındakine benzer olan bu kontrolün bir versiyonu iOS 26 sürümünde kaydırıcı olarak denenmiş ancak iOS 27 beta 1'de kaldırılmıştı. Kodlardaki hâlâ varlığını korurken Apple'ın bu özelliği yalnızca iOS 27 veya daha yeni sürümlerle kutudan çıkan cihazlarla sınırlandırdığı, dolayısıyla mevcut cihazlarda çalışmayacağı belirtiliyor. Son olarak, fotoğrafların işlenme sürecinde değişken diyaframa bağlı olarak görsel düzeltme yapabilen yeni bir sistem de olacak. iOS 27'nin diyafram açıklığı ayarına göre lens düzeltmelerini yapabildiği ve sonuçları pürüzsüzleştirmek için dört farklı referans noktası arasında harmanlama gerçekleştirdiği aktarılmış. Bu teknik altyapı, iPhone 18 Pro modelinde değişken diyaframlı ana kamera bulunacağına dair beklentileri büyük oranda destekliyor. Ayrıca kaynakta, zamanlayıcı çekimlerinde her fotoğraftan sonra geri sayımın kaydetme sürecini beklemeden hemen başlamasını sağlayan ardışık zamanlayıcı özelliğinin de yer aldığı aktarılıyor.

9 Eylül'de Tanıtılacak iPhone 18 Pro'da Yer Alacak 5 Yeni Kamera Özelliği Ortaya Çıktı

Eylül 2026 Alfa Romeo Fiyat Listesi

Alfa Romeo, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak güncel fiyat listesini paylaştı. Listeye göre Türkiye'deki güncel ürün gamında kompakt SUV sınıfındaki Junior ailesi ile Tonale modeli yer alıyor. Junior Elettrica tamamen elektrikli yapısıyla öne çıkarken Junior Ibrida ve Tonale, hibrit motor seçenekleriyle listede bulunuyor. Bu içerikte Alfa Romeo’nun Eylül 2026 sıfır otomobil fiyatlarını, model bazlı donanım seçeneklerini, tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını ve paylaşılan opsiyon kalemlerini inceliyoruz. Alfa Romeo fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Junior Elettrica 2.474.300 TL Junior Ibrida 2.668.200 TL Tonale Hybrid 175 4.247.400 TL Junior Elettrica fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Elektrik Speciale+ Çift Kavramalı Otomatik, 4x2 2.474.300 TL Junior Elettrica, Alfa Romeo'nun kompakt SUV sınıfındaki tamamen elektrikli modeli olarak ürün gamında yer alıyor. Sportif tasarım anlayışını elektrikli sürüş teknolojisiyle bir araya getiren model, özellikle şehir içinde kompakt bir SUV kullanmak isteyenlere alternatif oluşturuyor. Junior Elettrica opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Çift Renk Opsiyonu - Brera Kırmızı / Siyah Tavan 40.000 TL Speciale+ Renk Opsiyonu - Brera Kırmızı 40.000 TL Speciale+ Junior Ibrida fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Benzinli Hibrit Speciale+ Çift Kavramalı Otomatik, 4x2 2.668.200 TL Junior Ibrida, Junior ailesinin benzinli hibrit motor seçeneğine sahip versiyonu olarak Eylül 2026 listesinde yer alıyor. Çift kavramalı otomatik şanzıman ve Speciale+ donanımıyla listelenen model, elektrik destekli kullanım karakterini kompakt SUV formuyla sunuyor. Junior Ibrida opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Çift Renk Opsiyonu - Brera Kırmızı / Siyah Tavan 40.000 TL Speciale+ Renk Opsiyonu - Brera Kırmızı 40.000 TL Speciale+ Tonale fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Benzinli Hibrit Speciale DCT Otomatik, 4x2 4.247.400 TL Tonale, Alfa Romeo'nun ürün gamındaki daha büyük SUV modeli olarak konumlanıyor. Geniş gövdesi, SUV karakteri ve markanın sportif tasarım anlayışını koruyan model, Eylül 2026 listesinde hibrit motor ve otomatik şanzımanla sunuluyor. Tonale opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Brera Kırmızı 60.000 TL Speciale Kaynak: Alfa Romeo

Eylül 2026 Alfa Romeo Fiyat Listesi Açıklandı: Tonale'ye Zam!

Eylül 2026 Tesla Fiyat Listesi

Tesla Model Y ailesinin Eylül 2026 güncel fiyatları belli oldu. Markanın resmi yapılandırma ekranında Model Y, Arkadan Çekiş, Premium Long Range ve Performance seçenekleriyle yer alıyor. Farklı menzil ve çekiş özelliklerine sahip versiyonlar arasında özellikle 622 kilometreye kadar menzil sunan Long Range ve 3,5 saniyelik 0-100 km/s hızlanma değerine sahip Performance dikkatleri üzerine topluyor. Bu içerikte Tesla Model Y’nin Eylül 2026 güncel fiyatlarını, versiyon seçeneklerini, paylaşılan menzil ve performans bilgilerini ve ücretli opsiyon kalemini bir araya getirdik. Tesla fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Model Y 2.474.985 TL Model Y fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Elektrikli Arkadan Çekiş 2.474.985 TL Elektrikli Premium Long Range Arkadan Çekiş 3.682.800 TL Elektrikli Premium Long Range Dört Çeker 4.410.000 TL Elektrikli Performance Dört Çeker 4.756.500 TL Tesla Model Y, tamamen elektrikli SUV gövdesini farklı menzil ve çekiş seçenekleriyle sunuyor. Arkadan Çekiş versiyonu daha günlük kullanıma odaklanırken Premium Long Range seçenekleri daha uzun menzil isteyen kullanıcılara hitap ediyor. Dört çeker seçeneklerinde ise çekiş avantajının yanında daha yüksek performans değerleri öne çıkıyor. Model Y opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Full Self-Driving Kabiliyeti, aylık abonelik 4.990 TL/ay Tüm versiyonlar Yapılandırma ekranında Model Y için farklı donanım ve görünüm seçenekleri sunuluyor. Premium versiyonlarda Premium Teknoloji ve Premium İç Mekan seçenekleri; Model Y Performance için de Zarif İç Mekan ve performans odaklı dış tasarım detayları göze çarpıyor. Model Y Premium Long Range Arkadan Çekiş yapılandırmasında 19 inç Crossflow jantlar, All Black iç mekan ve beş koltuklu iç mekan seçili olarak gösteriliyor. Premium Long Range Dört Çeker versiyonunda da 19 inç Crossflow jantlar ve All Black iç mekan yer alıyor. Performance versiyonunda ise 21 inç Arachnid 2.0 jantlar, All Black iç mekan ve beş koltuklu iç mekan bulunuyor. Kaynak: Tesla Türkiye

Tesla Eylül 2026 Fiyat Listesi Belli Oldu

Eylül 2026 Volkswagen Fiyat Listesi

Volkswagen, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak güncel sıfır otomobil fiyatlarını paylaştı. Markanın ürün gamında şehir odaklı modellerden SUV'lara, elektrikli otomobillerden performans modellerine kadar geniş bir seçenek bulunuyor. Taigo, T-Cross, Golf, Yeni T-Roc, Tiguan, Tayron ve Passat gibi modellerin yanında Golf GTI ve Golf R gibi performans odaklı seçenekler de listede yer alıyor. Bu içerikte Volkswagen’in Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazında motor, şanzıman ve donanım seçeneklerini ve paylaşılan opsiyon fiyatlarını bir araya getirdik. İlk olarak modellerin başlangıç fiyatlarına bakalım. Volkswagen fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Taigo 2.292.000 TL T-Cross 2.541.000 TL Golf 2.390.000 TL Yeni T-Roc 2.916.000 TL Tiguan 3.600.000 TL Tayron 4.083.000 TL Passat 4.010.000 TL Golf GTI 5.936.000 TL Golf R 7.462.000 TL Taigo fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.0 TSI 95 PS Benzin Life, Manuel 2.292.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin Life, DSG 2.748.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin Style, DSG 3.098.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin R-Line, DSG 3.231.000 TL 1.5 TSI 150 PS Benzin Style, DSG 3.295.000 TL 1.5 TSI 150 PS Benzin R-Line, DSG 3.525.000 TL Taigo, Volkswagen'in kompakt SUV ile coupe çizgilerini bir araya getiren modellerinden biri. Eğimli tavan yapısı ve kompakt boyutlarıyla dinamik bir görünüm arayan kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Manuel ve DSG şanzıman seçeneklerinin yanında farklı donanım seviyeleri de sunuluyor. Taigo opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 20.440 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 58.940 TL T-Cross fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.0 TSI 116 PS Benzin Life, Manuel 2.541.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin Life, DSG 2.840.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin Style, DSG 3.008.000 TL 1.0 TSI 116 PS Benzin R-Line, DSG 3.123.000 TL T-Cross, Volkswagen'in kompakt SUV sınıfındaki modellerinden biri olarak şehir içinde pratik kullanım ile yüksek sürüş pozisyonunu bir araya getiriyor. Kompakt ölçüleri günlük kullanımda avantaj sağlarken SUV tasarımı daha farklı bir gövde karakteri arayanlara hitap ediyor. Life, Style ve R-Line donanımlarıyla farklı beklentilere yönelik seçenekler sunuluyor. T-Cross opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 19.280 TL Golf fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.5 TSI 116 PS Benzin Impression, Manuel 2.390.000 TL 1.5 eTSI 116 PS Benzin Life, DSG 2.994.000 TL 1.5 eTSI 116 PS Benzin Style, DSG 3.378.000 TL 1.5 eTSI 150 PS Benzin Style, DSG 3.591.000 TL 1.5 eTSI 150 PS Benzin R-Line, DSG 4.030.000 TL Golf, Volkswagen’in kompakt hatchback sınıfındaki en bilinen modellerinden biri olmaya devam ediyor. Eylül 2026 fiyat listesinde manuel şanzımanlı başlangıç seçeneğinin yanı sıra eTSI motorlu DSG versiyonlar da bulunuyor. Model, günlük kullanım ve aile ihtiyaçlarına yönelik dengeli yapısıyla konumlanıyor. Golf opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 22.770 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 67.250 TL Yeni T-Roc fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Life, DSG 2.916.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Style, DSG 3.505.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin R-Line, DSG 3.620.000 TL Yeni T-Roc, Volkswagen'in kompakt SUV sınıfındaki daha yeni nesil modellerinden biri. Yüksek sürüş pozisyonunu daha dinamik gövde çizgileriyle birleştiren araç, özellikle şehir kullanımında SUV formunu tercih edenlere yönelik. Yeni T-Roc opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 20.100 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 70.550 TL Tiguan fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Life, DSG 3.600.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Elegance, DSG 4.629.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin R-Line, DSG 4.938.000 TL 2.0 TDI SCR 193 PS Dizel Elegance, 4MOTION DSG 6.618.000 TL 2.0 TDI SCR 193 PS Dizel R-Line, 4MOTION DSG 7.002.000 TL Tiguan, Volkswagen’in SUV ürün gamındaki en önemli modellerinden biri olarak geniş motor ve donanım seçenekleriyle listede yer alıyor. Benzinli eTSI seçeneklerin yanında 4MOTION çekiş sistemine sahip dizel versiyonlar da Eylül 2026 fiyat listesinde bulunuyor. Tiguan opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 22.130 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 78.320 TL Tayron fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Life, DSG 4.083.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Life 7 koltuklu, DSG 4.194.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Elegance, DSG 4.962.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin Elegance 7 koltuklu, DSG 5.074.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin R-Line, DSG 5.295.000 TL 1.5 eTSI ACT 150 PS Benzin R-Line 7 koltuklu, DSG 5.402.000 TL Tayron, Volkswagen'in daha geniş aile kullanımı ve yolculuk ihtiyaçlarına yönelik SUV modellerinden biri. Beş ve yedi koltuklu seçeneklerin bulunması, modelin farklı kullanım senaryolarına uyarlanabilmesini sağlıyor. Life, Elegance ve R-Line donanım seviyeleri de modelin ekipman tarafındaki seçeneklerini genişletiyor. Tayron opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 22.180 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 78.320 TL Passat fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 1.5 eTSI 150 PS Benzin Impression, DSG 4.010.000 TL 1.5 eTSI 150 PS Benzin Business, DSG 4.553.000 TL 1.5 eTSI 150 PS Benzin Elegance, DSG 5.053.000 TL 1.5 eTSI 150 PS Benzin R-Line, DSG 5.193.000 TL 2.0 TDI SCR 193 PS Dizel Elegance, 4MOTION DSG 7.623.000 TL 2.0 TSI 265 PS Benzin R-Line, 4MOTION DSG 7.666.000 TL 2.0 TDI SCR 193 PS Dizel R-Line, 4MOTION DSG 7.805.000 TL Passat, Volkswagen’in geniş aile otomobili karakterini sürdüren modellerinden biri olarak listede yer alıyor. Eylül 2026 fiyatlarında eTSI benzinli motor seçeneklerinin yanında dizel ve 4MOTION çekişli versiyonlar da bulunuyor. Passat opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 40.190 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 78.670 TL Golf GTI fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 2.0 TSI 265 PS Benzin GTI, DSG 5.936.000 TL Golf GTI, Golf ailesinin performans odaklı versiyonu olarak daha dinamik sürüş karakteri arayan kullanıcılara hitap ediyor. Eylül 2026 listesinde tek versiyonla yer alan model, GTI donanımı ve DSG şanzıman bilgisiyle listede yer alıyor. Golf GTI opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 40.900 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 67.250 TL Golf R fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 2.0 TSI 333 PS Benzin R, DSG 7.462.000 TL Golf ailesinin performans tarafındaki en iddialı seçeneklerinden Golf R; güçlü motoru, sportif tasarım detayları ve performans odaklı sürüş karakteriyle standart Golf versiyonlarından ayrılıyor. Golf R opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 40.900 TL Panoramik Açılır Cam Tavan 67.250 TL Kaynak: Volkswagen Türkiye

Eylül 2026 Volkswagen Fiyat Listesi: Golf R 7,46 Milyon TL'yi Gördü!

Üçe Katlanır Telefon Huawei Mate XT2 Tanıtıldı

Üçe katlanır telefonların sayısı her geçen gün daha da artıyor. Şimdi ise bu alanda en önde gelen firmalardan biri olan Huawei’den böyle bir hamle geldi. Çin merkezli teknoloji devi, yeni nesil Mate XT2 üçe katlanır telefonunu bizlerle buluşturdu. Cihaz kapalı konumdayken 12,3 mm kalınlığa sahipken, tamamen açıldığında sadece 3,5 mm seviyesine kadar inceliyor. Katlanabilir telefonlarda sıkça dile getirilen dayanıklılık kaygısına yanıt veren cihaz, IP58 ve IP59 toz ile su direnci sertifikalarına sahip. Ayrıca dış ekranda kullanılan bazalt cam malzeme, düşmelere karşı 30 kat, çizilmelere karşı ise 16 kat daha fazla direnç vaat ediyor. Karşınızda Huawei Mate XT2 Ekran 6,5 inç (1140x2442), 120 Hz, 6.500 nit, 10,2 inç (2232×3184), 90 Hz, OLED İşlemci Kirin 9050 Pro RAM 16 GB Depolama 256 GB / 512 GB / 1 TB / 2 TB Arka kamera 50 MP + 50 MP + 40 MP + 1.5 MP Ön kamera 8 MP Batarya 5600 mAh (66W) İşletim sistemi HarmonyOS 7 Cihazın ana ekranı tam açılmış durumda 10,2 inç boyutunda, 3K çözünürlük sunan ve 12.8:9 en-boy oranına sahip bir OLED panelden oluşuyor. Kapak ekranı ise 6,5 inç boyutunda, 2442 × 1140 piksel çözünürlükte ve 6.500 nit tepe parlaklığa ulaşabiliyor. Ana ekran 1-90Hz, dış ekran ise 1-120Hz LTPO yenileme hızıyla çalışırken her iki panelde de 1440Hz yüksek frekanslı PWM karartma teknolojisi yer alıyor. İşlemci tarafında cihaz, gücünü firmanın kendi işlemcisi olan yeni Kirin 9050 Pro yonga setinden alıyor. Çapraz eksenli grafen VC soğutma sistemi ve çok kanallı termal arayüz malzemeleri sayesinde oyunlardaki tepe sıcaklıklar 2,5°C düşürülmüş. CPU tarafında önceki Mate XT modeline kıyasla işlemci performansında %42, tek çekirdekte %24 ve çoklu çekirdekte %52 artış sağlandığı da aktarılmış. Bu işlemciye 16 GB RAM ve 256’dan 2 TB’a kadar çıkan depolama eşlik ediyor. Yazılım tarafında HarmonyOS 7 ile kutudan çıkan cihaz, arkasında 4’lü kamera kurulumuna sahip. Bunlar 50 MP ana kamera, 50 MP periskop telefoto, 40 MP ultra geniş açı ve renk doğruluğunu %95 artıran 3. nesil Red Maple birincil renk sensörü olarak açıklandı. Telefonun 5600 mAh’lik 66W destekli bataryası var. Tahmin edebileceğiniz gibi telefonun fiyatları da cep yakan cinsten. Huawei Mate XT2 fiyatı 16 GB + 256 GB - 2.979 dolar 16 GB + 512 GB - 3.277 dolar 16 GB + 1 TB - 3.575 dolar 16 GB + 2 TB Special Edition (Kalem dahil) - 4.469 dolar

Kalem Gibi İncecik Üçe Katlanır Telefon Huawei Mate XT2 Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Efsane Geri Döndü: Sony WH-1000XM4C Tanıtıldı

Altı yıl önce Sony ve Bose arasında yaşanan gürültü engelleme savaşlarının tam ortasında, 2020 sonbaharında piyasaya sürülen WH-1000XM4 modeli uzun süre kulaklık listelerinin zirvesinde kalmıştı. Şimdi ise o zaman efsaneleşen bu model, yıllar sonra resmen WH-1000XM4C adıyla geri döndü. Birebir aynı menteşe ve katlanabilir tasarımla gelen yeni model, orijinal serideki siyah ve beyaz seçeneklerinin yanına yeni bir lavanta rengi ekliyor. Sony'nin XM5 modelinde terk ettiği ve XM6'da kısmen döndüğü ultra kompakt katlanabilir form yapısı, taşıma kolaylığı arayan kullanıcılar için XM4C ile yeniden hayat buluyor. Karşınızda Sony WH-1000XM4C Kısaca XM4C olarak isimlendirilen bu model, donanım tarafında orijinal modelde kullanılan QN1 işlemcisini ve 4 mikrofonlu aktif gürültü engelleme (ANC) mimarisini koruyor. Bu donanım altyapısı bir miktar yaşını belli ediyor. Öyle ki XM5 modelinde aynı QN1 çipi 8 mikrofonla desteklenirken, geçen yıl çıkan XM6 modelinde yeni QN3 çipi ve 12 mikrofon yer alıyordu. Yine de Sony, nostaljinin ötesine geçerek cihazın ses altyapısını günümüz standartlarına uyarlamış. Sony, WH-1000XM4C modelinin ses profilini güncel serilerle aynı çizgiye getirmek için yazılımsal ve donanımsal dokunuşlar yaptı. Kulaklık, Sony Headphones uygulamasında eski modeldeki 5 bant EQ yerine 10 bant EQ desteği ve özel bir oyun ön ayarı sunuyor. Kablosuz bağlantı tarafında ise Bluetooth 5 standardından Bluetooth 6 standardına geçiş yapılmış. Şaşırtıcı bir şekilde pil performansında ufak bir düşüş var. Sony'nin resmi verilerine göre XM4C, ANC açıkken eski modelin sunduğu 30 saatlik süreye kıyasla 27 saate kadar kullanım imkânı veriyor. Fiyatlandırma tarafında ise agresif bir strateji izleniyor. Bu sonbaharda satışa çıkacak olan WH-1000XM4C, 300 dolar fiyat etiketine sahip olacak. Bu rakam, ilk XM4 modelinin çıkış fiyatından 50 dolar, güncel XM6 modelinden ise 100 dolar daha ucuz.

Efsane Kulaklık Geri Döndü: Sony, WH-1000XM4C Modelini Tanıttı!

MediaTek Helio G99+ İşlemci Duyuruldu

Piyasadaki çoğu Android telefona güç veren işlemcileriyle tanıdığımız MediaTek, şimdi de yepyeni bir çiple karşımıza çıktı. Firma, özellikle uygun fiyatlı giriş seviye modellerde kullanılan Helio G serisi işlemcilerine bir yenisini daha ekledi. Firma, Helio G99+’ı resmen tanıttı. 4G işlemci portföyüne eklenen yeni Helio G99+, 6 nm mimarili bir çip olarak karşımıza çıkıyor ve performans artışından ziyade pratik ve stratejik bir güncelleme olarak nitelendiriliyor. Helio G99+ neler sunacak? İşlemcinin temel teknik özellikleri büyük ölçüde orijinal mimariyi korumayı sürdürüyor. CPU’da 2.2 GHz hızında çalışan iki adet performans odaklı Arm Cortex-A76 çekirdeği ile 2.0 GHz hızında çalışan altı adet verimlilik odaklı Cortex-A55 çekirdeği görev yapıyor. Grafik tarafında Mali-G57 MC2 birimi korunurken; Cat-13 4G modem, çift VoLTE desteği, UFS 2.2 depolama ve 108 MP'e kadar kamera desteği gibi detaylar aynen muhafaza ediliyor. Yeni Helio G99+ modelini önceki sürümden ayıran kritik fark ise bellek tarafında gerçekleşiyor. Orijinal modelde 4266 Mbps'e kadar LPDDR4X bellek desteği sunulurken, Helio G99+ ile birlikte bu destek 5500 Mbps hızlara ulaşabilen LPDDR5X standartlarına çekilmiş durumda. Gelişmelerin arka planında küresel DRAM üreticilerinin değişen üretim stratejileri yatıyor. Büyük bellek üreticileri; HBM, DDR5 ve LPDDR5X gibi yüksek katma değerli ürün gruplarına kapasite ayırırken, eski LPDDR4X üretim hatlarını kademeli olarak kapatıyor veya dönüştürüyor. Bu durum LPDDR4X bileşenlerinde arzın daralmasına ve birim maliyetlerin yükselmesine yol açıyor. MediaTek, Helio G99+ modeline LPDDR5X desteği ekleyerek akıllı telefon üreticilerine doğrudan bir esneklik kazandırmış olacak.

Bütçe Dostu Telefonların Vazgeçilmezi Olacak İşlemci MediaTek Helio G99+ Duyuruldu

Xiaomi 18 Fold Tanıtıldı

Xiaomi’nin büyük heyecanla beklenen yeni katlanabilir telefonu Xiaomi 18 Fold, nihayet resmen tanıtıldı. Samsung Galaxy Z Fold8 ve bu hafta tanıtılacak iPhone Ultra gibi geniş ekranlı yapıya sahip olan cihaz, iddialı özelliklerle geliyor ve firmanın kendi geliştirdiği çipten güç alıyor. Tasarım tarafında düz çerçeve yapısı, yuvarlatılmış köşeler ve arka tarafta yarış pisti formundaki soldan sağa kadar uzanan kamera modülü dikkat çekiyor. Açıldığında yalnızca 5,02 mm inceliğe ulaşan Xiaomi 18 Fold, katlandığında ise 10,68 mm kalınlığa ve 219 gram ağırlığa sahip. Renk seçenekleri kırmızı, altın beyaz ve siyah olarak açıklandı. Xiaomi 18 Fold neler sunuyor? Ekran 5,38 inç, 7,58 inç, 1712 x 1168 piksel, 120 Hz, OLED, 4000 nit İşlemci Xiaomi Xring O3 RAM 12/16 GB Depolama 256 GB / 512 GB / 1 TB Arka kamera 200 MP + 50 MP + 50 MP Ön kamera 16 MP Batarya 6.000 mAh (67W) İşletim sistemi HyperOS 4 Cihazın dış tarafında 5,38 inçlik bir ekran bulunurken, iç kısımda 7,58 inç boyutunda geniş yapıya sahip OLED ekranlar yer alıyor. Her iki panel de 120 Hz yenileme hızı ve 4.000 nit tepe parlaklık değeri sunuyor. Dış ekranın yatay genişlik yapısı sayesinde cihazdaki ekran klavyesi, standart 6.9 inçlik telefonlara kıyasla %8 daha geniş bir kullanım alanı sağlıyor. Xiaomi 18 Fold, gücünü 5 milyon puanın üzerinde benchmark skoru sergileyen Xiaomi O3 (XRING O3) yapay zekâ amiral gemisi işlemcisinden alıyor. TSMC'nin 3nm üretim mimarisine dayanan bu 10 çekirdekli işlemci, çoklu çekirdek performansında %60 artış sağlarken orta ve düşük yüklerde %25 güç tasarrufu vadediyor. Cihazın en dikkat çekici özelliklerinden biri Changxin Memory ile ortaklaşa geliştirilen ve ticari olarak pazara sunulan ilk yerli LPDDR6 bellek teknolojisine ev sahipliği yapması. Yazılım tarafında Android tabanlı Xiaomi HyperOS 4 işletim sistemiyle kutudan çıkıyor. Cihazın enerji ihtiyacı, %20 silikon içeriğine ve 920 Wh/L enerji yoğunluğuna sahip 6.000 mAh kapasiteli çift katmanlı batarya ile karşılanıyor. Bu batarya 67W kablolu hızlı şarj ve 50W kablosuz şarj teknolojilerini destekliyor. Kamera tarafında ise Leica ile iş birliği içinde geliştirilen üçlü arka kamera kurulumu sunuluyor. Bunlar 200 MP ana kamera (f/1.7, OIS), 50 MP periskop telefoto kamera (3.5x optik zoom, f/2.8, OIS, Leica Summilux) ve 50 MP ultra geniş açı (f/2.2). Önde ise 16 MP’lik selfie kamerası var. Xiaomi 18 Fold fiyatları 12GB RAM + 256GB Depolama: 1.639 dolar 12GB RAM + 512GB Depolama: 1.788 dolar 16GB RAM + 512GB Depolama: 1.937 dolar 16GB RAM + 1TB Depolama (LPDDR6): 2.235 dolar

En İyi Katlanabilir Telefonlardan Biri Olacak Xiaomi 18 Fold Tanıtıldı

645 Km Menzil Sunan Yeni Audi A2 E-Tron Tanıtıldı

Audi, 2000’li yılların başında sıra dışı tasarımıyla akıllara kazınana ancak 2005’te üretimi sonlandırılan A2 modelini resmen geri döndürdü. Audi A2 E-tron ismini alan tamamen elektrikli yeni nesil versiyon resmen tanıtıldı. Yeni A2 E-tron, orijinal modelin ezber bozan ve yenilikçi ruhunu günümüze taşımayı hedefleyen bir otomobil olarak karşımıza çıkıyor. Avrupa'da 2026 yılının sonlarında yollara çıkması planlanan araç, kompakt boyutlarına rağmen sunduğu geniş iç mekân ve aerodinamik odaklı tasarımıyla dikkat çekiyor. Karşınızda yeni Audi A2 E-tron Audi A2 E-Tron, maksimum verimlilik sağlamak üzere geliştirildi. Araç; 4.320 mm uzunluk, 1.790 mm genişlik ve 1.549 mm yükseklik değerlerine sahip. 2.771 mm'lik aks mesafesi ve kısa ön/arka çıkıntılar, otomobilin dışarıdan kompakt görünmesine rağmen içeride oldukça geniş bir oturma alanı sunmasını sağlıyor. Ön tarafta sensörleri ve ana aydınlatma gruplarını barındıran geniş bir siyah panel yer alırken, bu panelin hemen üstünde ince gündüz farları konumlandırılmış. Arka kısımda ise yatay LED stop lambaları aracın genişliğini öne çıkarıyor. Verimlilik odağı, aracın kapı kollarına kadar detaylandırılmış durumda. Gövdeye entegre kanat formundaki elektrikli ve dokunsal sensörlü kapı kolları, hava akışını bozmayacak şekilde tasarlanmış. 0.24 hava sürtünme katsayısına sahip olan A2 E-Tron, Audi'nin kompakt segmentteki en aerodinamik modeli unvanını kazanıyor. açta 18 ila 20 inç boyutlarında alaşım jantlar ve 225 mm ya da 235 mm genişliğinde lastikler tercih edilebildiğini belirtelim. Audi A2 E-Tron serisi, gücünü arka tekerleklere aktaran sürekli mıknatıslı senkron elektrik motorlarıyla sunuluyor. Sürücülere 168 hp (125 kW), 187 hp (139 kW), 228 hp (170 kW) ve 322 hp (240 kW) olmak üzere dört farklı güç çıkışı sağlanıyor. Serinin en güçlü 322 hp'lik versiyonu 0'dan 100 km/s hıza 5,7 saniyede ulaşırken maksimum 200 km/sa hıza çıkabiliyor. Diğer motor seçeneklerinin maksimum hızı 160 km/s ile sınırlandırılmış olup 0-100 km/s hızlanma süreleri sırasıyla 8.8, 7.9 ve 7.0 saniye olarak ölçülüyor. Araçta 52.0 kWh, 61.0 kWh ve 84.0 kWh olmak üzere üç farklı batarya kapasitesi var. Sırasıyla bu versiyonlar 423 km, 515 km, 645 km menzil sunabiliyor. 645 km bu boyuttaki bir araç için gerçekten etkileyici. Hızlı şarj tarafında güçlü versiyonlar 183 kW DC şarj gücünü destekliyor. Bu sayede bataryanın %10'dan %80 doluluğa ulaşması konfigürasyona bağlı olarak 24 ila 29 dakika sürüyor. Audi, kabin tasarımında "Softwrap" adını verdiği yeni bir konsept kullandı. Ön konsol boyunca uzanan, kapı panellerine ve arka kabine kadar devam eden yumuşak kumaş kaplı yüzeyler, iç mekânda ferah bir ortam yaratıyor. Sürücü tarafında 11.9 inç boyutunda Virtual Cockpit Plus dijital gösterge paneli yer alırken, ortada 12.8 inçlik kavisli MMI dokunmatik ekran bulunuyor. Yeni Audi A2 E-Tron modeli, Almanya'da 38.350 eurodan başlayan fiyat etiketiyle satışa sunulacak.

Kompakt Tasarımına Rağmen 645 Km Menzil Sunan Yeni Audi A2 E-Tron Tanıtıldı

Apple, Kontrolcü Geliştiriyor! İşte İlk Bilgiler

Apple, telefonlardan bilgisayarlara kadar birçok farklı alanda ürünlerle karşımıza çıkan bir firma. Ancak şimdi gelen bilgiler, şirketin normalde hiç aklınıza gelmeyecek bir alanda yeni ürünler geliştirdiğini ortaya koydu. Öyle ki firma, birden fazla kontrolcü üzerinde çalışıyor olabilir. Apple’ın işletim sistemi güncellemeleri, çoğu zaman resmi olarak duyurulmamış gelecek donanımların ilk ayak izlerini barındırır. macOS 26.7 de bunlardan biri oldu. Sürümün kodlarını inceleyen bir kullanıcı, sistem içerisinde doğrudan Apple donanımı olarak tanımlanan iki yeni oyun kumandası profili tespit etti. Apple’ın oyun kumandaları nasıl olacak? Sızıntıya göre T6502 ve T1057 kod adlarıyla sistemde yer alan bu cihazlar, şirketin arka planda kendi oyun kontrolcüleri üzerinde çalıştığının güçlü bir işareti olabilir. Ağustos ortasında yayınlanan ilk macOS 26.7 RC sürümünde iPhone’lardan Mac’lere ve yeni ev aksesuarlarına kadar pek çok duyurulmamış cihaza rastlanmıştı. Ancak yapılan son derinlemesine kod incelemeleri, oyun tarafında gözden kaçan bu önemli ayrıntıyı ortaya çıkarmış oldu. Açığa çıkan kod detaylarına göre her iki model de geleneksel bir oyun kolunda bulunması gereken standart bileşenlere sahip olacak. Yön tuşları , çift analog çubuk,tetik tuşları, omuz tuşları ile Ana Sayfa ve Menü düğmeleri her iki model için de tanımlanmış. Fakat iki cihaz arasında dikkat çekici teknik farklılıklar mevcut. İddiaya göre T1057 kodlu model; dahili ivmeölçer ve jiroskop desteği sunarken, T6502 kodlu modelde bu hareket sensörleri yer almıyor. Ayrıca her iki cihazın dokunsal geri bildirim tasarımlarının da birbirinden farklı olduğu belirtilmiş. Bu durum, Apple’ın biri daha üst seviye, diğeri ise temel özelliklere sahip iki farklı segmentte oyun kolu planlıyor olabileceğini akıllara getiriyor. Apple’ın son yıllarda oyunlara ilişkin hamlelerinin arttığını düşünürsek bu tarz bir hamle mantıklı olabilir. Cihazların diğer detayları, çıkış tarihleri, tasarımları gibi konularda maalesef şimdilik hiç bilgi yok.

Apple, Kontrolcü Geliştiriyor! İşte İlk Bilgiler

Pixar, Arabalar Filminin İkonik Karakteri Şimşek McQueen’in Teknik Özelliklerini Açıkladı: V8 Motor, 750 Beygir Gücü!

Pixar imzası taşıyan Cars (Arabalar) filmi, ilk olarak 2006 yılında vizyona girmişti. Yapım, kısa sürede dünya tarihinin en sevilen animasyonlarından biri olmayı başardı. Şimdi ise 20. yıldönümüne özel olarak yeniden vizyona girmeye başladı. Arabalar, tarihin en ikonik karakterlerinden biri olan Lightning McQueen, yani Şimşek McQueen’e de ev sahipliği yapıyordu. Pixar da 20. yıl şerefine başlayan yeniden vizyona girme sırasında çok ilgi çeken bir paylaşım yaptı. Firma, Şimşek McQueen’in teknik özelliklerini açıkladı. V8 motor, 750 beygir gücü Pixar tarafından paylaşılan gönderiye göre animasyon dünyasının en tanınan yarış araçlarından biri olan Şimşek McQueen, hiçbir kısıtlamaya gitmeyen geleneksel bir kaslı Amerikan otomobili mimarisine sahip. McQueen’in kaputunun altında yüksek hacimli bir V8 motor bulunuyor. Bu motor, 750 beygir güç üretebiliyor ve onun yarışlarda en üst sıralarda yer almasına yardımcı oluyor. Pist koşullarında rekabetçi kalabilmesi için tasarlanan bu saf güç, aracın her ivmelenmesinde ikonik "Ka-Chow!" sloganının hakkını vermesini sağlıyor. Sadece yüksek beygir gücüyle yetinmeyen Şimşek McQueen, bu gücü doğrudan yola aktarma konusunda da oldukça iddialı rakamlara sahip. Gücünü tamamen arka tekerleklere ileten arkadan itişli bir kuruluma sahip olan McQueen, 0’dan 100 km/sa hıza 4,5 saniyede ulaşabiliyor. Maksimum hızı ise yaklaşık 321 km/sa olarak açıklanmış.

Pixar, Arabalar Filminin İkonik Karakteri Şimşek McQueen’in Teknik Özelliklerini Açıkladı: V8 Motor, 750 Beygir Gücü!

Google DeepMind’ın Müzik Yapay Zekâsı Lyria 3.5, Artık Gemini Kullanıcılarına da Açıldı

Google DeepMind’ın müzik üretimine odaklanan en gelişmiş yapay zekâ modeli Lyria 3.5, Google Flow Music’in ardından artık tüm dünyadaki Gemini kullanıcılarının ve geliştiricilerinin erişimine açıldı. Şarkı sözü yazımından vokal üretimine kadar pek çok alanda önemli yenilikler sunan model, yapay zekâ ile müzik oluşturma deneyimini bir üst seviyeye taşıyor. Lyrica 3'ten farkı ne? Önceki sürüm olan Lyria 3’e kıyasla çok daha gelişmiş bir altyapıya sahip olan Lyria 3.5, karmaşık melodik yapıları başarıyla kurguluyor ve verilen komutları daha hassas biçimde uyguluyor. Yeni model; telaffuz başarısı yüksek, duygusal derinliği artırılmış ve oldukça gerçekçi vokaller üretebiliyor. Gemini uygulaması ve Gemini API üzerinden küresel olarak erişilebilen modelin öne çıkan kullanım özellikleri ise şu şekilde: Tarz ve Stil Seçimi: Müzik türlerini kolayca seçip vokalli ya da enstrümantal tercihler yapabilme. Hazır Şablonlar: Arka plan müziklerinden kişiselleştirilmiş doğum günü şarkılarına kadar yaratıcılığı tetikleyen hazır taslaklar. Esnek Süre Ayarı: İhtiyaca göre kısa veya daha uzun süreli müzik parçaları oluşturma imkânı. Video arka plan seslerinden marka jingle'larına kadar pek çok alanda pratik çözümler sunan Lyria 3.5, şu andan itibaren web, mobil, Google AI Studio ve Google Vids üzerinden kullanılabiliyor.

Google DeepMind’ın Müzik Yapay Zekâsı Lyria 3.5, Artık Gemini Kullanıcılarına da Açıldı

CUPRA Eylül 2026 Fiyat Listesi

CUPRA, Eylül 2026 güncel fiyat listesini açıkladı. Güncel ürün gamına baktığımızda Formentor, Terramar ve Leon modelleri yer alıyor. Bu içerikte CUPRA’nın Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazlı donanım seçeneklerini, anahtar teslim fiyatlarını ve opsiyon kalemlerini inceliyoruz. CUPRA fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Kampanyalı Fiyatı Leon 2.755.000 TL - Formentor 2.860.000 TL - Terramar 3.470.000 TL - Formentor fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Formentor 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG Impulse 2.860.000 Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Formentor 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG Supreme 3.400.000 TL Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Formentor 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG VZ-Line 3.775.000 TL Formentor, CUPRA ürün gamında SUV gövde yapısı ve sportif tasarım çizgileriyle öne çıkan modellerden biri olarak konumlanıyor. Eylül 2026 listesinde 2025 ve 2026 model yılı seçenekleriyle görünen araç, benzinli/hafif hibrit motor yapısıyla günlük kullanım ve dinamik sürüş beklentisini birlikte hedefliyor. Formentor opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 17.500 TL Özel Renk 32.500 TL Mat Renk 94.000 TL Terramar fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Terramar 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG Impulse 3.470.000 TL Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Terramar 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG Supreme 4.280.000 TL Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Terramar 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG VZ-Line 4.700.000 TL Terramar, CUPRA'nın daha büyük SUV modeli olarak markanın sportif tasarım anlayışını geniş bir gövdeyle bir araya getiriyor. Üç farklı donanım seviyesiyle sunulan model, SUV kullanımının getirdiği genişlik ve yüksek sürüş pozisyonunu CUPRA'nın tasarım karakteriyle birleştiriyor. Terramar opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 19.500 TL Özel Renk 37.500 TL Mat Renk 105.000 TL Leon fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Benzinli/Hafif Hibrit (mHEV) Leon 1.5 eTSI ACT 150 PS DSG Impulse 2.755.000 TL Leon, CUPRA'nın hatchback gövdeli modeli olarak markanın sportif tasarım anlayışını daha kompakt bir otomobil formunda sunuyor. Alçak ve dinamik gövdesiyle şehir kullanımına uygun bir yapı ortaya koyan model, Eylül 2026 fiyat listesinde Impulse ve VZ-Line olmak üzere iki farklı donanım seçeneğiyle bulunuyor. Leon opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Metalik Renk 17.500 TL Özel Renk 32.500 TL Mat Renk 94.000 TL Kaynak: CUPRA

CUPRA Eylül 2026 Fiyat Listesi Açıklandı: 100 Bin TL Zam!

338 Eski Amerikan Futbolcusunun Beyni İncelendi: Sonuçlar Şaşırtıcı!

Amerikan futbolunda tekrarlayan kafa darbelerinin sporcuların zihinsel sağlığı üzerindeki uzun vadeli yıkıcı etkileri, yayımlanan geniş kapsamlı yeni bir araştırmayla bir kez daha gözler önüne serildi. Boston Üniversitesi ve Mayo Klinik uzmanlarının ortaklaşa yürüttüğü çalışma, hayatını kaybeden yüzlerce eski profesyonel sporcunun beyin dokularında ağır nörolojik hasarlar bulunduğunu ortaya koydu. Vakaların %31'i en ağır evrede, %60'ı ise demans The BMJ portalında yayımlanan araştırmada, 2008-2021 yılları arasında vefat eden ve kariyerleri 1949 yılındaki sert kask zorunluluğu sonrasına denk gelen 1712 eski oyuncunun tıbbi verileri ele alındı. Detaylı organ incelemesi yapılan 338 eski futbolcunun yüzde 93’ünde, yalnızca ölüm sonrası teşhis edilebilen Kronik Travmatik Ensefalopati (CTE) tespit edildi. İncelemelerde sporcuların %31’inde hastalığın en ağır seviyesi olan dördüncü evre görülürken, bağışçıların yaklaşık %60’ının demans kriterlerini karşıladığı belirlendi. Uzmanlar ortaya çıkan tablonun ciddiyetini vurgulamakla birlikte kritik bir sınırlamaya dikkat çekiyor. Beyinlerini bağışlayan kişilerin sağlığında nörolojik belirtiler göstermiş olma ihtimali yüksek olduğundan, elde edilen %93'lük oran tüm eski oyuncuları doğrudan temsil etmiyor. Yine de 2016-2021 arasında ölen oyuncuların en az dörtte birinde CTE bulunması, spor güvenliği kurallarının ve koruyucu ekipmanların geliştirilmesine rağmen daha fazla klinik araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

338 Eski Amerikan Futbolcusunun Beyni İncelendi: Sonuçlar Şaşırtıcı!

Amazon Kargo Uçağı Pistten Çıktı: En Az 5 Ölü, 5 Yaralı Var!

Amazon Prime Air adına 21Air tarafından işletilen bir kargo uçağı, pazar günü Miami Uluslararası Havalimanı'na iniş yaptığı sırada kaza yaptı. San Juan, Porto Riko’daki Muñoz Marín Uluslararası Havalimanı'ndan kalkan Boeing 767-300 tipi uçağın karıştığı feci kazada ilk belirlemelere göre en az 5 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı. İniş sırasında pistten çıktı Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde uçağın iniş anında dengesini kaybettiği, pisti aşarak çevredeki araçlara çarptığı ve ardından kanatlarından birinin alev aldığı görüldü. Olay yerine 200'den fazla itfaiyeci sevk edilirken, Miami-Dade Bölgesi Belediye Başkanı Daniella Levine Cava düzenlediği basın toplantısında arama kurtarma çalışmaları nedeniyle tüm uçuşların durdurulduğunu açıkladı. Yıkıcı kazada hayatını kaybedenlerin uçak mürettebatı mı yoksa araçlardakiler mi olduğu henüz netlik kazanmazken, pilot ve ikinci pilotun kokpitte sıkıştığı, bir kişinin ise bir aracın altından kurtarıldığı bildirildi. Federal Havacılık Dairesi (FAA) ve Amazon, kazayla ilgili geniş çaplı bir soruşturma başlatıldığını doğruladı.

Amazon Kargo Uçağı Pistten Çıktı: En Az 5 Ölü, 5 Yaralı Var!

Hesap Açma Zorunluluğu Kalkıyor: Artık WhatsApp Hesabı Olmayan Kişileri de Arayabileceksiniz!

Dünyanın en popüler mesajlaşma platformu WhatsApp, kullanıcı deneyimini zorlaştıran en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaya hazırlanıyor. Platform, WhatsApp hesabı bulunmayan kişilerin bile sesli ve görüntülü aramalara katılmasına izin verecek yeni bir özellik üzerinde çalışıyor. Hesap açma zorunluluğu tarihe karışıyor WABetaInfo tarafından paylaşılan yeni bilgilere göre WhatsApp Web için geliştirilen bu "konuk arama" (guest calling) özelliği sayesinde, platforma kayıtlı olmayan kişiler bir bağlantı aracılığıyla aramalara katılabilecek. Bu kişilerin uygulamayı indirmesine, profil oluşturmasına veya telefon numaralarını doğrulamasına gerek kalmayacak. Yılın başlarında hesabı olmayan kişilerle mesajlaşmayı sağlayan konuk sohbet özelliğini sunan platform, şimdi benzer bir yaklaşımı sesli ve görüntülü görüşmelere taşıyor. Kullanıcılar oluşturdukları arama bağlantısını herhangi bir platform üzerinden paylaşabilecek, alıcılar ise masaüstü tarayıcılarında bu bağlantıyı açarak doğrudan görüşmeye katılabilecek. Kontrol tamamen ana kullanıcıda olacak Hesap zorunluluğunun kaldırılması iletişimi hızlandırsa da davetsiz konuklar açısından güvenlik sorularını beraberinde getiriyor. WhatsApp bu durumu, aramayı başlatan kişiye tam yetki vererek çözmeyi planlıyor. Bağlantıya sahip olan konuklar doğrudan aramaya dahil olamayacak, ana kullanıcının her bir konuk girişini manuel olarak onaylaması gerekecek. Ayrıca ana kullanıcı, rahatsızlık veren konukları diledikleri an görüşmeden çıkarabilecek veya aramayı tamamen sonlandırabilecek. Söz konusu özellik şu an geliştirme aşamasında olup henüz beta sürümünde dahi erişime açılmış değil. WhatsApp resmî bir yayın tarihi paylaşmamış olsa da özelliğin önümüzdeki aylarda açık test sürecine sunulması bekleniyor.

Hesap Açma Zorunluluğu Kalkıyor: Artık WhatsApp Hesabı Olmayan Kişileri de Arayabileceksiniz!

iPhone 18 Pro ve Pro Max Kanlı Canlı Bir Şekilde Karşımızda: İşte Yeni Renkler ve Tasarım!

Apple’ın ilk katlanabilir iPhone modeli olan iPhone Ultra ile birlikte iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max’i tanıtması beklenen büyük lansman etkinliğine sadece birkaç gün kaldı. Heyecanla beklenen etkinlik öncesinde, yeni Pro modellerini kanlı canlı gösteren bir inceleme videosu internete sızdı. Söz konusu sızıntı video, Koyu Kiraz (Dark Cherry) rengindeki iPhone 18 Pro Max ile Mavi tonundaki iPhone 18 Pro'ları gözler önüne seriyor. iPhone 18 Pro serisi işte böyle görünecek: Sızdırılan videoyu buradan seyredebilirsiniz. Son sızıntılara göre iPhone 18 Pro serisi; Koyu Kiraz, Siyah ve Gök Mavisi renk seçenekleriyle satışa sunulacak. Bordo olarak da adlandırılan Koyu Kiraz renginin, bu yılın öne çıkan ana rengi olması bekleniyor. Tasarım tarafında ise yeni iPhone'ların, iPhone 17 Pro serisine kıyasla belirgin bir değişiklik sunması beklenmiyor. En dikkat çekici farkı yeni renk seçenekleri oluşturacak. Donanım tarafında ise iPhone 18 Pro ve 18 Pro Max modellerinin değişken diyafram açıklığına sahip yeni bir ana arka kamera, A20 Pro işlemci, yeni bir modem ve biraz daha büyük pil kapasitesiyle geleceği söyleniyor. Peki siz iPhone 18 Pro serisinin tasarımı ve renkleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone 18 Pro ve Pro Max Kanlı Canlı Bir Şekilde Karşımızda: İşte Yeni Renkler ve Tasarım!

Türkiye'deki Oyun Fiyatları Raporu: Oyunlar, ABD'ye Kıyasla %40 Daha Ucuz Ama...

Ülkemizdeki oyuncular için oyun fiyatları her geçen gün daha da önem kazanırken, yapılan yeni bir araştırma ülkemizin oyun pazarındaki çarpıcı fiyat farklarını ortaya koydu. Oyun fiyat karşılaştırma platformu GamerPoint tarafından gerçekleştirilen kapsamlı ölçüm, Türkiye'nin küresel pazara kıyasla halen belirgin bir fiyat avantajına sahip olduğunu ancak bu avantajdan yararlanmak için doğru mağazayı seçmenin kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Türkiye'deki oyun fiyatları ABD'ye kıyasla %40 daha ucuz GamerPoint verilerine göre incelenen 4.058 oyun içerisinde Türkiye fiyatları ABD fiyatlarına kıyasla ortalama %40 daha uygun. Oyunların %82'sinde Türkiye fiyatı ABD'den daha düşük seviyede seyrediyor. Platformlar bazında incelendiğinde ise Steam'de Türkiye fiyatları ABD'nin neredeyse yarı fiyatına satılırken, Epic Games Store'da bu fark daha da açılarak yaklaşık üçte bir fiyata kadar düşüyor. Türkiye'de sattığı oyunların %75'inde en düşük fiyatı sunan Epic Games Store, en sık en ucuz seçeneği sunan mağaza olarak öne çıkıyor. Steam ise geniş katalog büyüklüğü sayesinde en çok oyunda tercih edilen platform konumunda. Mağazalar arasında uçurum var Türkiye aynı zamanda aynı oyunun mağazadan mağazaya en çok fiyat değiştirdiği pazar olarak dikkat çekiyor. İncelenen beş bölge arasında fiyat farkının en yüksek olduğu yerin Türkiye olması, platformların izlediği yerel fiyatlandırma politikalarından kaynaklanıyor. Steam, Epic Games Store ve GOG gibi platform mağazaları Türkiye'ye özel fiyatlandırmalar sunarken, dolar üzerinden satış yapan bağımsız siteler yerel fiyat tutmuyor. Bu durum, oyuncuların en uygun fiyatı bulabilmek için doğru mağazayı tercih etmesini zorunlu kılıyor. Veriler, yetkili mağazaları karşılaştıran GamerPoint fiyat raporundan alınmıştır.

Türkiye'deki Oyun Fiyatları Raporu: Oyunlar, ABD'ye Kıyasla %40 Daha Ucuz Ama...

UGREEN, Geleceğin Şarj ve Akıllı Ev Çözümleriyle IFA 2026’da

Teknolojiyi modern yaşamın ihtiyaçlarına göre tasarlayan UGREEN, bu yıl da IFA 2026'da yerini aldı. Fuarda ilk defa iki farklı holde sarj çözümlerinden kulaklıklara, mobil& IT aksesuarlarından akıllı takip cihazlarına kadar geniş ürün portföyü sergileyen marka, teknoloji tutkunlarına "Smarter Living Starts Here" (Daha Akıllı Bir Yaşam Burada Başlıyor) vizyonunu sunuyor. Aynı zamanda IFA 2026'nın ‘Resmi Şarj Partneri’ unvanını üstlenen UGREEN, fuar alanındaki 5 farklı stratejik noktada kurduğu şarj istasyonlarıyla katılımcıların kesintisiz bir fuar deneyimi yaşamasını sağlıyor. Fuarda ilk kez sergilenen ürünler arasında, aktif mikro pompalı sıvı soğutma teknolojisine sahip dünyanın ilk Qi2 25W manyetik powerbank’inin öncülük ettiği yeni MagFlow serisi yer alıyor. UGREEN’in yeni MagFlow serisi, kablosuz şarj teknolojisinin en önemli sorunlarından biri olan ısınmaya odaklanıyor. Aşırı sıcaklık; şarj gücünün otomatik olarak düşmesine, şarj süresinin uzamasına ve pil sağlığının olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor. UGREEN, aktif soğutma teknolojilerini pasif ısı dağıtım yapılarıyla bir araya getirerek sıcaklığı kontrol altında tutmayı hedefliyor. Powerbank’lerde sıvı soğutma dönemi: MagFlow Pro Manyetik Powerbank 10000mAh 25W Serinin amiral gemisi modeli, UGREEN’in CryoPulse™ mikro pompalı sıvı soğutma teknolojisine sahip. Yüksek performanslı sistemlerde yaygın olarak kullanılan sıvı soğutma teknolojisi, böylece ilk kez bir powerbank’te kullanılıyor. Mikro pompalı sıvı soğutma sistemi, VC bakır ısı dağıtım folyosu ve birbirinden ayrılmış şarj bileşenleri, cihazda ısı birikiminin azaltılmasına yardımcı oluyor. ThermalGuard™ teknolojisi şarj gücünü sıcaklığa göre otomatik olarak ayarlarken şeffaf pencere, soğutucu sıvının dolaşımının izlenebilmesini sağlıyor. UGREEN’in gerçekleştirdiği testlerde iPhone 17 Pro Max’in ulaştığı en yüksek sıcaklığın, 48°C olarak kabul edilen sektör referansının 10°C’ye kadar altında kaldığı belirtiliyor. Qi2 teknolojisiyle 25W’a kadar kablosuz şarj sunan ürün, dahili kablosu üzerinden maksimum 45W kablolu çıkışı da destekliyor. UGREEN’in testlerine göre iPhone 17 Pro Max, kablosuz olarak 40 dakikada yüzde 50 şarj seviyesine ulaşabiliyor. ATL yüksek yoğunluklu pil hücreleri ve Dymondcell™ 2.0 koruma teknolojisi güvenliği desteklerken akıllı ekran, şarj durumunun gerçek zamanlı olarak takip edilmesine imkân tanıyor. Üç Apple cihazına aynı anda hızlı şarj: MagFlow Pro 3’ü 1 Arada Manyetik Kablosuz Şarj Standı 25W Çalışma masası için geliştirilen şarj standı; iPhone, Apple Watch ve AirPods’u aynı anda şarj edebiliyor. Ürünün TEC Aktif Soğutma Sistemi, TEC modülünü 15 dB veya altında çalışan ultra sessiz bir fanla bir araya getiriyor. UGREEN’in testlerinde soğutma sistemi açıkken manyetik yüzeyin merkezindeki sıcaklığın yaklaşık 11°C seviyesinde ölçüldüğü belirtiliyor. Stant, iPhone’lara 25W’a kadar şarj gücü sunarken MFW sertifikalı modülü sayesinde Apple Watch’u da tam hızda şarj edebiliyor. UGREEN’in verilerine göre iPhone 17 Pro Max 26 dakikada, Apple Watch Series 11 ise 19 dakikada yüzde 50 şarj seviyesine ulaşıyor. Üründe yer alan ekran; şarj gücü, sıcaklık ve soğutma modu bilgilerini gösteriyor. Katlanabilir tasarımla iki cihaz bir arada şarj oluyor: MagFlow 2’si 1 Arada Katlanabilir Manyetik Kablosuz Şarj Cihazı 25W Katlandığında 60 × 72 × 27 mm boyutlarına ulaşan cihaz, cepte veya çantada kolaylıkla taşınabiliyor. Açıldığında iPhone’u 25W’a, AirPods’u ise 5W’a kadar güçle aynı anda şarj edebiliyor. ThermalGuard™ teknolojisi, şarj sırasında sıcaklığı otomatik olarak kontrol ediyor. Daha geniş ve kaymayı önleyen kulaklık şarj alanı, kulaklığın yüzeye kolayca yerleştirilmesini sağlarken cam yüzeyi daha konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor. Avrupa ile eş zamanlı olarak tanıtılan serinin, yıl sonuna doğru Türkiye'deki teknoloji tutkunlarıyla da buluşması planlanıyor. Türkiye’nin Favorisi Nexode Pro ve Yepyeni Ekosistem Ürünleri de Sahnede UGREEN, IFA 2026’da sadece MagFlow serisiyle değil, halihazırda Türkiye pazarında en çok tercih edilen ürün grubu olan Nexode Pro serisinin en yeni üyeleriyle de ziyaretçilerin karşısına çıkıyor. Apple, Samsung ve diğer tüm global markalarla tam uyumlu çalışan seri, fuarın en çok ilgi gören donanımları arasında yer alıyor. Marka ayrıca, yakın zamanda Türkiye pazarına giriş yapacak olan ve yüksek ses kalitesiyle öne çıkan yeni kulaklık modellerini IFA'da sergiliyor. Teknoloji ekosistemini her geçen gün genişleten UGREEN, veri yönetimini kolaylaştıran NAS (Ağa Bağlı Depolama) sistemleri ve Akıllı Ev (Home AI) çözümleriyle de modern yaşam alanlarını dönüştürmeye hazırlandığının sinyallerini veriyor. UGREEN ürünlerini Türkiye pazarındaki kullanıcılarla başarıyla buluşturan Boğaziçi Bilişim ve Dağıtım, her geçen gün genişleyen bu yenilikçi portföyle teknolojiyi erişilebilir kılmaya devam ediyor.

UGREEN, Geleceğin Şarj ve Akıllı Ev Çözümleriyle IFA 2026’da

İşyerinde Mobil Sağlık Taraması Nasıl Çalışıyor? Dijital Sonuç Takibinden Laboratuvara Sürecin Adımları

Mobil sağlık hizmeti yalnızca bir sağlık aracının sahaya gelmesinden ibaret değil. Çalışan sayısının ve tetkik ihtiyacının belirlenmesinden laboratuvar analizlerine, dijital sonuç erişiminden raporlamaya kadar birbirine bağlı bir operasyon gerekiyor. ENSATURK, bu akışı mobil sağlık araçları, İstanbul ve Gebze laboratuvarları ve dijital sonuç altyapısıyla yürüttüğünü belirtiyor. Mobil sağlık taraması nedir ve neden iş yerine taşınıyor? İşe giriş ve periyodik sağlık tetkikleri, özellikle üretim, saha veya vardiyalı çalışma düzeni bulunan işletmelerde yalnızca bir randevu konusu değil; iş akışının parçası. Çalışanların farklı merkezlere tek tek yönlendirilmesi yerine, uygun tetkiklerin belirli bir gün ve vardiya planı içinde işyerinde uygulanması organizasyonu sadeleştirebiliyor. ENSATURK’ün mobil sağlık hizmetleri sayfasında model; çalışan sayısı, görevler, talep edilen tetkikler ve saha koşullarının belirlenmesiyle başlayan, mobil araç ve uzman ekip planlamasıyla devam eden bir operasyon olarak tarif ediliyor. Şirket, üretim ve vardiya düzeninin uygulama takviminde dikkate alındığını belirtiyor. Süreç sahaya çıkmadan önce nasıl planlanıyor? Teknik tarafın ilk adımı araç göndermek değil, ihtiyacı doğru tanımlamak. Çalışan sayısı, görev grupları, işyeri riskleri ve istenen tetkikler netleştirildikten sonra tarih, ekip ve mobil araç planı oluşturuluyor. Çok çalışanlı yapılarda hangi grubun hangi zaman aralığında işleme alınacağı da saha akışının bir parçası haline geliyor. ENSATURK’ün yayımladığı mobil sağlık ve laboratuvar süreçleri birlikte okunduğunda operasyon; ihtiyaç analizi, tetkik kapsamının belirlenmesi, saha planı, yerinde uygulama, laboratuvar/analiz ve dijital sonuç takibi şeklinde özetlenebiliyor. Hangi tetkikler sahada planlanabiliyor? Tetkik kapsamı her çalışan için aynı değil; görev, maruziyet ve yetkili sağlık değerlendirmesine göre değişebiliyor. ENSATURK’ün mobil sağlık hizmetinde ihtiyaç doğrultusunda akciğer grafisi, odyometri, solunum fonksiyon testi (SFT), EKG, göz fonksiyonları ölçümü ile kan ve biyokimya analizleri gibi uygulamalar planlanabiliyor. Kan ve numune gerektiren işlemler, sonraki laboratuvar aşamasıyla birlikte ele alınıyor Laboratuvar ve dijital sonuç erişimi sürecin neresinde? Sahadaki uygulama operasyonun sonu değil. Numune ve tetkiklerin teknik süreçlerden geçirilmesi, sonuçların düzenlenmesi ve yetkili değerlendirmeye hazır hale getirilmesi gerekiyor. ENSATURK’ün laboratuvar hizmetleri İstanbul Eyüpsultan Merkez ve Gebze laboratuvarları üzerinden yürütülüyor. Şirket, tetkik sonuçlarının dijital sistem üzerinden erişilebilir hale getirildiğini; uygun hizmetlerde e-Nabız entegrasyonu kapsamında takip sağlanabildiğini belirtiyor. Webtekno açısından sistemin asıl teknoloji katmanı burada ortaya çıkıyor: saha uygulamasının tek başına kalmaması, sonuçların kayıtlı ve arşivlenebilir bir dijital akışa bağlanması. Bu yapı, çok sayıda çalışanın tarandığı operasyonlarda hangi işlemin tamamlandığını ve sonuçların hangi aşamada olduğunu izlemeyi kolaylaştıran bir kayıt düzeni oluşturuyor. Vardiyalı ve çok çalışanlı işletmelerde neden fark yaratıyor? Mobil modelin operasyonel avantajı özellikle çalışan geçişlerinin planlanmasında ortaya çıkıyor. ENSATURK, üretim devam ederken tarama yapılabildiğini ve çalışan geçişlerinin vardiya ile iş akışına göre planlanabildiğini ifade ediyor. Böylece sağlık taraması, işletmenin bütün çalışanlarını aynı anda süreçten çekmek yerine gruplar halinde yürütülebilen bir saha operasyonuna dönüşebiliyor. Buradaki kritik nokta hız iddiasından çok planlanabilirlik. Çalışan sayısı arttıkça araç, ekip, tetkik istasyonu ve laboratuvar kapasitesinin aynı takvimde koordine edilmesi gerekiyor; bu nedenle kapsam ve operasyon planının işyerine göre oluşturulması önem taşıyor. ENSATURK altyapısı nasıl kurgulanmış? Şirketin paylaştığı kurumsal bilgilere göre ENSATURK 16 yılı aşan sektör deneyimiyle, İstanbul merkez ve Gebze şube yapılanması üzerinden faaliyet gösteriyor. Sağlık tarafında iki laboratuvar ile mobil sağlık operasyonları aynı hizmet zincirinde konumlanıyor. Yıl/Sektör Deneyimi Şube Laboratuvar 16+ 2 2 İSG, çevre ve eğitim bu yapıya nasıl bağlanıyor? Mobil sağlık, ENSATURK’ün tek hizmet alanı değil. Şirketin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri iş güvenliği uzmanlığı, işyeri hekimliği, risk yönetimi, saha denetimleri ve dijital takip başlıklarını kapsıyor. Çevre danışmanlığı, eğitim ve sosyal uygunluk tarafı da ayrı uzmanlık alanları olarak aynı kurumsal koordinasyon modeli içinde konumlanıyor. Bu noktada “tek çatı” ifadesini tüm hizmetlerin aynı yazılım içinde çalıştığı şeklinde okumamak gerekiyor. Şirketin açıkladığı model daha çok farklı saha, sağlık, laboratuvar ve uyum süreçlerinin ortak planlama ve takip mantığında bir araya getirilmesine dayanıyor. Mobil sağlık hizmeti seçerken hangi altyapıya bakmalı? Markadan bağımsız bakıldığında işletmeler için birkaç kontrol noktası öne çıkıyor: tetkik kapsamının işyeri ve çalışan grubuna göre belirlenebilmesi, saha planının vardiya düzenine uyarlanabilmesi, laboratuvar tarafının operasyonla bağlantılı çalışması, sonuçların güvenli ve erişilebilir biçimde iletilmesi ve kayıt sürecinin düzenli yürütülmesi. Mobil aracın kendisi bu zincirin yalnızca görünen kısmı. Sonuç olarak işyerinde mobil sağlık taraması; araç, sağlık ekibi, laboratuvar ve dijital sonuç altyapısının birlikte planlandığı bir operasyon. Hangi tetkiklerin gerekli olduğu ve uygulamanın nasıl kurgulanacağı ise işyerinin faaliyet alanı, çalışan yapısı ve yetkili sağlık değerlendirmesine göre değişiyor.

İşyerinde Mobil Sağlık Taraması Nasıl Çalışıyor? Dijital Sonuç Takibinden Laboratuvara Sürecin Adımları

Togg Eylül 2026 Fiyat Listesi

Togg, Eylül 2026 döneminde geçerli olacak güncel otomobil fiyatlarını paylaştı. Markanın ürün gamında SUV gövde yapısına sahip T10X ve fastback tasarımlı T10F modelleri bulunuyor. Her iki model de farklı menzil ve donanım seçenekleriyle satışa sunuluyor. Togg'un resmi fiyat listesinde yer alan güncel teslim fiyatlarını, model bazında versiyon seçeneklerini ve resmî fiyat listesinde belirtilen opsiyonları bir araya getirdik. İlk olarak T10X ve T10F modellerinin güncel başlangıç fiyatlarına bakalım. Togg fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı T10X 1.909.048 T10F 1.884.980 TL Eylül 2026 Togg fiyat listesi için geçerli olan tavsiye edilen anahtar teslim liste fiyatları baz alınarak hazırlanmıştır. Togg tarafından sunulan kampanyalar, finansman destekleri, takas avantajları ve dönemsel satış koşulları fiyatlarda değişiklik yaratabilir. T10X fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Teslim Fiyatı Elektrikli V1 RWD Standart Menzil 1.909.048 TL Elektrikli V1 RWD Uzun Menzil 2.219.668 TL Elektrikli V2 RWD Uzun Menzil 2.411.000 TL Elektrikli V2 4More Obsidiyen 3.218.137 TL Togg T10X, markanın SUV gövde tipine sahip tamamen elektrikli modeli olarak V1 ve V2 versiyonlarıyla satışa sunuluyor. Modelde standart ve uzun menzil seçeneklerinin yanı sıra çift motorlu V2 4More Obsidiyen versiyonu da bulunuyor. T10X opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket 19 İnç Jantlar 40.000 TL V1 Teknoloji ve Konfor Paketi 50.000 TL V1 Kış Paketi 25.000 TL V2 Akıllı Destek Paketi 30.000 TL V2 Panoramik Cam Tavan 65.000 TL V1, V2 Meridian Premium Ses Sistemi 65.000 TL V2 Obsidiyen Tasarım Paketi 100.000 TL V2 4More T10F fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Teslim Fiyatı Elektrikli V1 RWD Standart Menzil 1.884.980 TL Elektrikli V1 RWD Uzun Menzil 2.195.600 TL Elektrikli V2 RWD Uzun Menzil 2.370.930 TL Elektrikli V2 4More 3.217.937 TL T10F, Togg'un fastback gövde yapısına sahip tamamen elektrikli modeli olarak V1 ve V2 versiyonlarıyla sunuluyor. Standart ve uzun menzil seçeneklerine ek olarak V2 4More versiyonu da ürün gamında yer alıyor. T10F opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Teknoloji ve Konfor Paketi 40.000 TL V1 Kış Paketi 30.000 TL V2 Akıllı Destek Paketi 30.000 TL V2 19 İnç Jantlar 40.000 TL V1 Krem Renkte, Vegan Deri Koltuklar 50.000 TL V2 Krem Renkte, Vegan Deri Koltuklar 66.000 TL V2 4More Panoramik Cam Tavan 50.000 TL V1, V2 Meridian Premium Ses Sistemi 50.000 TL V2 Siyah Renkte Tavan ve Yan Aynalar 50.000 TL V2 Togg, Eylül 2026 Finansman Seçenekleri Togg'un güncel satış ve finansman sayfasında farklı kredi seçenekleri bulunuyor. T10F V2 için 900.000 TL, 10 ay ve %0 faiz seçeneğinde aylık ödeme 90.000 TL olarak belirtiliyor. Aynı versiyon için 800.000 TL, 12 ay ve %0 faiz seçeneğinde aylık ödeme 66.667 TL. T10F 4More için ise 1.500.000 TL, 10 ay ve %0 faiz seçeneği sunuluyor; aylık ödeme ise 150.000 TL. Daha uzun vadeli kredi arayanlar için T10F V2'de 1.700.000 TL, 48 ay ve %2,95 faiz seçeneği bulunuyor. Bu kredinin aylık ödemesi 78.008 TL. T10F V1 için 1.300.000 TL, 48 ay ve %2,95 faiz, aylık 59.653 TL ödeme seçeneği bulunuyor. T10F 4More için ise 1.500.000 TL, 36 ay ve %2,99 faiz ile aylık 78.094 TL ödeme seçeneği sunuluyor. T10X tarafında ise %0 faizli seçenekler mevcut. T10X V2 için 700.000 TL, 10 ay ve 600.000 TL, 12 ay olmak üzere iki ayrı faizsiz kredi seçeneği sunuluyor. Aylık ödemeler de sırasıyla 70.000 TL ve 50.000 TL. T10X 4More için de 1.500.000 TL, 10 ay, %0 faiz seçeneği bulunuyor. T10X V2 için ayrıca 1.700.000 TL, 48 ay, %2,95 faiz ve aylık 78.008 TL ödeme; T10X V1 için 1.300.000 TL, 48 ay, %2,95 faiz ve aylık 59.653 TL ödeme seçenekleri yer alıyor. T10X 4More için 1.500.000 TL, 36 ay, %2,99 faiz ile aylık 78.094 TL ödeme seçeneği bulunuyor. Togg'un güncel satış ve finansman seçeneklerinde ayrıca anlaşmalı bankalarda %100 finansman desteği kampanyası bulunuyor. Bu kampanya sınırlı sayıda T10F V2, T10X V2, T10F V2 4More ve T10X V2 4More Obsidiyen için geçerli. Ön sipariş sırasında ödenen bedel hariç araç bedelinin tamamını kapsayabiliyor, kredi tutarı araç versiyonu, araç fiyatı ve bankaya göre değişebiliyor. Kaynak: Togg

Eylül 2026 Togg Fiyat Listesi Açıklandı: Sınırlı Sayıda %0 Faizli Finansman!

Toyota Eylül 2026 Fiyat Listesi

Toyota, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak güncel fiyat listesini yayınladı. Açıklanan listede Corolla, Corolla Hybrid, Corolla Cross Hybrid, Toyota C-HR Hybrid, Corolla Hatchback Hybrid, Yaris Cross Hybrid ve Yaris Hybrid gibi modeller bulunuyor. Corolla ailesindeki kampanyalı fiyatlar bu ay da listenin dikkat çeken başlıkları arasında bulunuyor. Bu içerikte Toyota’nın Eylül 2026 sıfır otomobil fiyatlarını, model bazlı donanım seçeneklerini, kampanyalı fiyatlarını ve paylaşılan opsiyon kalemlerini inceliyoruz. Ayrıca markanın eylül ayına özel sunduğu kampanyaları da ilgili modellerin altında bulabilirsiniz. Toyota fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Kampanyalı Fiyatı Corolla 2.545.500 TL 1.850.000 TL Corolla Hybrid 2.968.000 TL - Corolla Cross Hybrid 3.385.000 TL 2.875.000 TL Toyota C-HR Hybrid 2.797.000 TL 2.325.000 TL Corolla Hatchback Hybrid 2.905.000 TL 2.188.000 TL Yaris Cross Hybrid 2.820.000 TL 2.295.000 TL Yaris Hybrid 2.350.000 TL 1.999.000 TL Land Cruiser Prado 19.670.000 TL 14.750.000 TL Corolla fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 Benzinli Vision Plus Multidrive S 2.545.500 TL 1.850.000 TL 1.5 Benzinli Dream Multidrive S 2.753.500 TL 2.150.000 TL 1.5 Benzinli Dream X-Pack Multidrive S 2.905.000 TL 2.275.000 TL 1.5 Benzinli Flame X-Pack Multidrive S 3.126.000 TL 2.335.000 TL 1.5 Benzinli Passion X-Pack Multidrive S 3.297.500 TL 2.630.000 TL Toyota Corolla, geniş kullanıcı kitlesine hitap eden ve markanın Türkiye'de en uzun süredir tanınan sedan modellerinden biri. Günlük kullanım ve aile odaklı beklentilere hitap eden model, Eylül 2026 listesinde farklı donanım seviyeleriyle sunulması da kullanıcıların tercihlerini çeşitlendirmesine de imkan tanıyor. Corolla opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %80 ÖTV'li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 18.500 TL %90 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 19.550 TL Corolla Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.8 Hybrid Dream e-CVT 2.968.000 TL - 1.8 Hybrid Dream-X-Pack e-CVT 3.053.000 TL 2.540.000 TL 1.8 Hybrid Flame X-Pack e-CVT 3.297.000 TL 2.775.000 TL Corolla Hybrid, klasik sedan gövdesini hibrit motor teknolojisiyle bir araya getiren bir modeldir. e-CVT şanzımanla sunulan model, özellikle şehir içindeki kullanımda daha verimli bir sürüş karakteri arayanlara yönelik bir alternatif oluşturuyor. Corolla Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %70 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 17.500 TL Corolla Cross Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.8 Hybrid Flame e-CVT 3.385.000 TL 2.875.000 TL 1.8 Hybrid Passion e-CVT 3.625.000 TL 3.080.000 TL 1.8 Hybrid Passion X-Pack e-CVT 4.195.000 TL 3.567.000 TL Corolla Cross Hybrid, Corolla ailesinin SUV karakterli temsilcisi olarak yüksek sürüş pozisyonu ve geniş kullanım alanı arayanlara hitap ediyor. Hibrit motor yapısıyla verimlilik beklentisini öne çıkaran model, aile kullanımı ve günlük ulaşım ihtiyaçları için çok yönlü bir alternatif oluşturuyor. Corolla Cross Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %80 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 26.000 TL Toyota C-HR Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.8 Hybrid Flame e-CVT 2.797.000 TL 2.325.000 TL 1.8 Hybrid Passion e-CVT 3.045.000 TL 2.870.000 TL 1.8 Hybrid Passion X-Sport e-CVT 3.345.000 TL 3.070.000 TL 1.8 Hybrid GR SPORT e-CVT 3.500.000 TL 3.180.000 TL Markanın daha keskin ve farklı tasarım anlayışını yansıtan kompakt SUV modellerinden Toyota C-HR Hybrid, hibrit motor seçeneğiyle şehir içi kullanımda pratiklik arayanlara seslenen bir modeldir. Listede farklı donanım seçenekleriyle geniş bir tercih alanı sunuyor. Toyota C-HR Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %70 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 22.700 TL Corolla Hatchback Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.8 Hybrid Flame e-CVT 2.905.000 TL 2.188.000 TL 1.8 Hybrid Passion X-Pack e-CVT 3.050.000 TL 2.783.000 TL 1.8 Hybrid GR SPORT e-CVT 3.050.000 TL 2.783.000 TL Corolla Hatchback Hybrid, kompakt ve sportif gövde yapısıyla öne çıkıyor. Hatchback tasarımın sunduğu pratikliği hibrit motor teknolojisiyle birleştiren model, özellikle şehir içi kullanımına ağırlık veren sürücüler için oldukça uygun. Corolla Hatchback Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %70 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 22.700 TL %80 ÖTV'li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 24.000 TL Yaris Cross Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 Hybrid 130 HP Dream 130 HP e-CVT 2.820.000 TL 2.295.000 TL 1.5 Hybrid 130 HP Flame X-Pack 130 HP e-CVT 3.345.000 TL 2.805.000 TL Yaris ailesinin küçük SUV sınıfında yer alan ve kompakt gövdeyle yüksek sürüş pozisyonunu bir araya getiren modellerden Yaris Cross Hybrid, hibrit motoruyla şehir içi kullanımda pratiklik ve verimlilik beklentisine yanıt veren modellerden biri. Yaris Cross Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %80 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 24.000 TL %90 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 25.350 TL Yaris Hybrid fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 Hybrid Flame e-CVT 2.350.000 TL 1.999.000 TL 1.5 Hybrid Passion X-Pack Siyah Tavan e-CVT 2.760.000 TL 2.374.000 TL Yaris Hybrid, küçük boyutlarını hibrit motor teknolojisiyle birleştirerek şehir içi kullanıma odaklanan bir model. Kompakt gövdesi sayesinde dar alanlarda kullanım ve park kolaylığı sunarken otomatik şanzıman yapısı da şehir trafiğinde pratiklik sağlıyor. Yaris Hybrid opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat %80 ÖTV’li versiyonlarda Metalik ve Sedefli Metalik Renk Farkları 18.500 TL Land Cruiser Prado fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 2.8 L D-4D Mild Hybrid Power 8 A/T 19.670.000 TL 14.750.000 TL Land Cruiser Prado, Toyota’nın üst segment SUV seçenekleri arasında yer alan ve güçlü karakteriyle öne çıkan bir model. Toyota'nın ürün gamında daha üst konumda bulunan model, geniş iç hacmi ve sağlam yapısıyla diğer binek modellerden ayrılıyor. Land Cruiser Prado opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Bu model için paylaşılan güncel opsiyon fiyatı bulunmuyor. Kaynak: Toyota Türkiye

Toyota Eylül 2026 Fiyat Listesi: İndirim Değil Zam Geldi!

Piyasada Az Bilinen Ama Çok Sağlam Otomatik Vites Arabalar

Otomatik vites araç satın almak, özellikle ikinci el pazarında büyük bir risk gibi görülebiliyor. Çift kavramalı sistemlerin yaşattığı mekatronik arızalar ya da yüksek tamir masrafları, sürücülerin gözünü korkutmaya yetiyor. Oysa pazarın biraz daha derinlerine indiğimizde, piyasada çok fazla yer tutmayan ancak dayanıklı tork konvertörlü veya tam otomatik şanzımanlarını taşıyan araçlar da var. Peki hangileri? Suzuki SX4 S-Cross / Vitara (6 İleri Aisin Tam Otomatik) Suzuki denince akla önce küçük şehir araçları gelse de, markanın Aisin üretimi tam otomatik şanzımanla eşleştirdiği modeller tam bir dayanıklılık abidesidir. Özellikle TCSS ya da 6 ileri tork konvertörlü şanzımana sahip S-Cross ve Vitara modelleri, zorlu yol koşullarında bile ısınma ya da arıza yapma riski taşımaz. Piyasadaki rakipleri kadar yüksek satış adetlerine ulaşamamış olsa da sorunsuz bir SUV arayanlar için en sağlam seçeneklerden biridir. Mazda 3 / Mazda 6 (SkyActiv-Drive) Mazda’nın Türkiye pazarındaki çekilme kararları ve zayıf bayi ağı sebebiyle ikinci elde hak ettiği değeri göremeyen modellerin başında geliyor. Ancak Mazda’nın kendi geliştirdiği 6 ileri SkyActiv-Drive otomatik şanzımanı, çift kavramanın seriliğini tork konvertörün pürüzsüzlüğü ve dayanıklılığı ile birleştiriyor. Mekanik olarak neredeyse ölümsüz kabul edilen bu şanzıman, düzenli yağ değişimiyle sanayinin yolunu tamamen unutturur. Nissan Pulsar (1.2 DIG-T / Xtronic CVT) Nissan Pulsar, uygun fiyatlı ve konforlu bir otomatik vites arayanlar için radardan kaçan bir seçenek. Yenilenmiş Xtronic CVT vites kutusu, şehir içi dur-kalk trafikte sarsıntısız bir sürüş sunar. Yüksek tork altında zorlanmadığı ve bakımları aksatılmadığı sürece sürücüsünü üzmeyen, içi oldukça geniş ve sessiz bir aile aracıdır. Mitsubishi Lancer "Köpekbalığı kasa" olarak da bilinen Lancer, agresif tasarımına rağmen Türkiye'de Alman ve Fransız rakiplerinin gölgesinde kaldı. Ancak araçta kullanılan INVECS-III CVT şanzıman, sürücünün sürüş alışkanlıklarını öğrenen akıllı bir yazılıma sahiptir. Mekanik yapısı oldukça basittir; doğru yağ bakımı yapıldığı sürece kullanıcısını asla sanayiye düşürmeyen son derece dayanıklı bir Japon teknolojisidir. Kia Cerato / Hyundai Elantra Koreli üreticilerin yeni nesil DCT (çift kavrama) şanzımanlarından önceki dönemde kullandığı 6 ileri tork konvertörlü otomatik vites kutuları adeta ölümsüzdür. Özellikle 2011-2016 yılları arasındaki atmosferik benzinli Cerato ve Elantra modellerinde yer alan bu hidrolik yapılı şanzıman, sıfır sarsıntı ile çalışır.

Piyasada Az Bilinen Ama Çok Sağlam Otomatik Vitese Sahip Arabalar

Audi A2 e-tron'un Tasarımı Sızdırıldı

Audi, 2005 yılında üretimi sona eren ve sıra dışı tasarımıyla akıllara kazınan A2 modelini geri döndürmeyi planlıyor. Audi A2 e-tron ismini alacak bu model için heyecanlı bekleyiş sürerken bugün önemli bir gelişme yaşandı. Otomobilin tasarımını baştan aşağı gösteren görseller sızdırıldı. Alman üreticinin 1999 yılında tanıttığı ve 2000-2005 yılları arasında ürettiği orijinal A2 modeli, hafif alüminyum yapısı ve eğimli tavan tasarımıyla döneme damgasını vurmuştu. Elektrikli olacak yeni versiyon da yine kendini belli eden bir tasarımla gelecek. Yeni Audi A2 e-tron böyle olacak Sızdırılan detaylara göre araç ön tarafta, sahte radyatör ızgarasının yanlarına gizlenmiş ayrık LED farlar ve üst kısımda farklı aydınlatma modlarına sahip gündüz LED’leri ile dikkat çekiyor. Ön tamponda ise L şeklinde hava girişleri yer alıyor. Yan profilde, orijinal A2 modelinde olduğu gibi dik tavan açısı ve küçük cam yapısı korunmuş. Arka bölümde ise modelin imza niteliğindeki çift parçalı cam yapısı varlığını sürdürüyor. Gövde rengi spoylerin üzerinde geniş bir cam alan ve altında küçük bir arka cam paneli var. Orijinal modeldeki dikey stop lambalarının aksine, yeni A2 e-tron’da oldukça ince yatay LED stop grubuna yer verilmiş. Aracın kabininde geri dönüştürülmüş malzemelerden üretilmiş konsol ve kapı panelleri olacak. Havalandırma menfezlerinin alt kısmında kablosuz şarj pedleri ve bazı kontrol tuşları bulunurken; cockpit alanında gösterge paneli ve bilgi-eğlence ekranı bir arada sunuluyor. Ayrıca aracın 5 kişilik bir oturma düzenine sahip olduğu görsellerden anlaşılabiliyor. Audi’nin resmî paylaşımlarına dayanarak bakıldığında A2 e-tron modelinin yakın zamanda tanıtılan Volkswagen ID.3 Neo ile kardeş bir altyapı paylaşması bekleniyor. İddialara ve üretici tahminlerine göre araç, Audi gamının en verimli elektrikli otomobili olmaya aday. Arkadan itiş, 188 beygir gücü, 61 kWh LFP batarya gibi özellikler görebiliriz. Henüz resmi menzil değeri açıklanmamış olsa da 630 km’nin üzerine çıkabileceği konuşuluyor.

Audi A2 e-tron'un Görselleri Sızdırıldı: Sıra Dışı Tasarım Geri Dönüyor!

Dünyanın İlk "Tamamen Şeffaf Video Oyun Konsolu" Geliyor: İşte Yeni Arduview'in Özellikleri ve Fiyatı!

Oyun sektörü yıllardır şeffaf kasalı cihazlara aşina olsa da tasarımıyla gerçekten ilgi çekecek yeni bir el konsolu piyasaya çıkmaya hazırlanıyor. "Dünyanın ilk tamamen şeffaf video oyun konsolu" olarak adlandırılan Arduview, ilk üretilen birimlerini görücüye çıkardı ve çok yakında kitlesel fonlama platformu Kickstarter’da yerini alacak. Sadece dış kasası değil, içindeki anakartı ve ekranı da şeffaf olan bu cihaz, cam berraklığındaki tasarımıyla retro oyun meraklılarının ilgisini çekmeye aday. Gövdesinden ekranına kadar tamamen şeffaf Game Boy Color’ın unutulmaz "Atomic Purple" sürümünden yakın zamanda duyurulan şeffaf yeşil Xbox Series X25 modeline kadar piyasada birçok şeffaf kasalı konsol gördük ancak Arduview’un kurucusu Louis Huang, geleneksel şeffaf konsolların saydamlığının her zaman dış kasada kalmasından rahatsız olduğunu belirtiyor. Babson College öğrencisi olan Huang, bu durumu bir adım öteye taşıyarak şeffaf bir OLED ekran, şeffaf devre kartı ve şeffaf kasayı bir araya getirdiklerini, böylece cihazın bir tarafından bakıldığında diğer tarafının tamamen görülebildiğini ifade ediyor. Peki ya teknik özellikler? Arduview’un içi de tasarımı kadar kendine özgü bir yapıya sahip. Açık kaynaklı Arduboy projesini temel alan konsol, Arduino platformu üzerine kurulu. Gücünü ATmega32u4 mikrodenetleyiciden alan bu minik cihaz, 2,5 KB RAM ve 32 KB depolama gibi oldukça kısıtlı kaynaklarla topluluk tarafından geliştirilen yüzlerce 8-bit oyunu çalıştırmak üzere tasarlandı. Yalnızca 50 gram ağırlığında olan Arduview, USB-C üzerinden şarj ediliyor ve bilgisayara bağlanıyor. Herhangi bir uygulama mağazası veya Wi-Fi bağlantısı bulunmayan cihaz, kullanıcılara karmaşadan uzak "aç ve oyna" deneyimi sunuyor. Fiyat ve çıkış tarihi Kickstarter kampanyasının tam başlangıç tarihi henüz açıklanmasa da ilk destekçilerin cihazlarına 2027 yılında kavuşması bekleniyor. Perakende satış fiyatının 100 dolar olacağı belirtilen konsol için erken erişim programı üzerinden 5 dolar ödeyerek 49 dolarlık "kurucu fiyatını" rezerve etmek hâlâ mümkün.

Dünyanın İlk Tamamen Şeffaf Video Oyun Konsolu Geliyor: İşte Yeni Arduview'in Özellikleri ve Fiyatı!

Apple, Yapay Zekâ Destekli Güvenlik Kamerası Geliştiriyor

Apple, önümüzdeki dönemde akıllı ev ürünlerine daha fazla yoğunlaşmayı planlıyor. Bu kapsamda da birçok ürün şu anda geliştirilme aşamsında. Şimdi ise Bloomberg’den gelen bilgiler, firmanın bu kategoride planladığı bir ürünü daha ortaya çıkardı. Sızıntıya göre şirket, 2027 yılında piyasaya sürülmesi hedeflenen yapay zekâ destekli bir ev güvenlik kamerası ve buna bağlı bir izleme servisi üzerinde çalışıyor. Projenin en dikkat çekici yanı ise Apple’ın geleneksel güvenlik kameralarından farklı olarak doğrudan video kaydı veya ham görüntü akışı yerine çevredeki olayları yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edecek bir yapı tasarlıyor olması. Nasıl çalışacak? Bu yaklaşım, ev içi mahremiyet endişelerini en aza indirmeyi hedefleyen gizlilik odaklı bir güvenlik konseptine işaret ediyor. Akıllı ev güvenlik sistemlerinde en büyük kullanıcı çekincesi, cihazların evin içini sürekli kaydetmesi ve bu verilerin siber saldırılar ya da veri ihlalleri sonucu üçüncü şahısların eline geçme riski. Apple’ın görüntüyü doğrudan işleyip saklamak yerine yapay zekâ katmanıyla nesne veya hareket analizi yapması, verinin anlamlandırılıp sadece özet bilgi olarak işlenmesini sağlayabilir. Apple’ın akıllı ev tarafındaki bu adımı sıfırdan başlayan bir süreç değil. Şirket hâlihazırda üçüncü taraf kameralar için uçtan uca şifreleme sunan ve iCloud üzerinden güvenli video yayını ile depolama imkânı sağlayan HomeKit Secure Video altyapısını işletiyor. Bunun yanında, yazılım tarafındaki geliştirmeler de devam ediyor; iOS 27 ile birlikte Home (Ev) uygulaması, hareket uyarıları için yazılı özetler oluşturma, öne çıkan anları sunma ve farklı kameralardan gelen görüntüleri gruplama yeteneklerine kavuşacak. Apple, 2027’deki kameradan önce, yıl bitmeden akıllı ev cihazlarını kontrol etmeye yarayacak yeni bir ev merkezi tanıtacak. Daha önce ortaya çıkan söylentiler, ev merkeziyle bağlantılı çalışacak, Siri entegrasyonuna sahip kablosuz bir kameranın yolda olduğunu öne sürmüştü.

Apple, Yapay Zekâ Destekli Güvenlik Kamerası Üzerinde Çalışıyor!

Yeni Sosyal Medya Platformunun Twitter Adını Kullanmasına İzin Verilmedi: Adı Artık "Tweet.App"

Twitter markasını yeniden canlandırmak amacıyla harekete geçen Operation Bluebird girişimi, X Corp. ile girdiği hukuk mücadelesinde kritik bir mahkeme kararıyla karşı karşıya kaldı. Delaware’deki federal mahkeme, girişimin "Twitter" ismini kullanmasını geçici olarak engellerken, X Corp.'un "Tweet" markası ve eski mavi kuş logosuna yönelik tedbir talebini ise reddetti. Kararın ardından geri adım atan Operation Bluebird, platformunun adını değiştirerek yeni sosyal ağını "Tweet.app" olarak yeniden markaladı. Twitter markası hâlâ X'e ait ama... Operation Bluebird, X'in eski Twitter markasını terk ettiğini öne sürerek Aralık 2025’te "TWITTER" ve "TWEET" isimleri için resmî marka başvurusunda bulunmuş ve ardından sosyal ağını kullanıma açmıştı. Buna karşılık X Corp., marka ihlali ve haksız rekabet gerekçesiyle dava açmıştı. Delaware Bölge Mahkemesi Baş Yargıcı Colm F. Connolly tarafından verilen 31 sayfalık ara kararda, X’in talebi kısmen kabul edildi. Mahkeme, App Store’daki X uygulamasının açıklamasında yer alan "Welcome to X (formerly known as Twitter)" (X'e hoş geldiniz - eski adıyla Twitter) ifadesini aktif bir marka kullanımı ve bilinirlik bağı olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle "Twitter" isminin Operation Bluebird tarafından kullanımı durduruldu. Ancak "Tweet" kelimesi ve ikonik kuş logosunda durum tersine döndü. Elon Musk’ın 2023'teki veda açıklamalarını ve bu simgelerin ana arayüzden tamamen kaldırılmasını dikkate alan mahkeme, X'in bu markaları ticari olarak terk ettiği ihtimalini yüksek buldu. Böylece "Tweet" ismi ve kuş logosu üzerindeki tedbir talebi reddedildi. Tweet.app olarak yola devam ediyor Gelişmelerin ardından Operation Bluebird, platformu Tweet.app adıyla yoluna devam ettirme kararı aldı. Şirket Başkanı Stephen Coates kararı değerlendirirken, sitede X Corp. ile hiçbir bağlantılarının olmadığını açıkça ilan etti. Yeniden markalamaya rağmen daha önce kullanıcı adı talebinde bulunan 172 binden fazla kişinin sıra numarası ve hesap hakları korundu. Erken erişim aşamasında olan platforma girişler şu an için ücretli üyelik modelleriyle sağlanıyor.

Yeni Sosyal Medya Platformunun Twitter Adını Kullanmasına İzin Verilmedi: Adı Artık Tweet.App

TECNO, IFA 2026'da Yeni Ürünlerini Sergiledi

Dünyanın dört bir yanından teknoloji şirketlerinin yeni ürünlerini sergilediği IFA hız kesmeden devam ediyor. Fuarda yer alan firmalardan biri de TECNO’ydu. Firma, ekran çerçevelerini tamamen sıfırlayan yeni konsept telefonunu ve ilk 360° menteşeli dizüstü bilgisayarı MEGABOOK T15 360 Pro’yu sergiledi. Akıllı telefon pazarında ekran/gövde oranını artırma yarışı yeni bir boyuta ulaştı. MWC 2026’daki Modüler Konsept Telefon lansmanının ardından TECNO, IFA ShowStoppers 2026 kapsamında düzenlediği canlı gösterimle sektörün ilk gerçek 0 mm ekran çerçevesine sahip konsept telefonunu tanıttı. Çerçevesiz ekranlı telefon Günümüz akıllı telefonlarında panel ile gövde arasında kaçınılmaz olarak yer alan 1-2 mm’lik siyah bant, markanın geliştirdiği iç mimari ve yeni ekran paketleme teknolojisi sayesinde tamamen ortadan kaldırıldı. MEGABOOK T15 360 Pro ve yeni dizüstü bilgisayarlar Dizüstü bilgisayar tarafında ise amiral gemisi konumundaki MEGABOOK T15 360 Pro dikkat çekiyor. Dizüstü bilgisayar tarafında ise amiral gemisi konumundaki MEGABOOK T15 360 Pro dikkat çekiyor. Cihazda 15,6 inç büyüklüğünde, 2.5K çözünürlük sunan 120Hz dokunmatik panel yer alıyor. Tümleşik NPU birimine sahip en son Intel Core Ultra işlemciden gücünü alan bilgisayar, 70Wh batarya ve opsiyonel MPP 2.0 aktif kalem desteğiyle geliyor. Şirket aynı zamanda günlük kullanım için tasarlanan bütçe dostu Wildcat Platform işlemcili MEGABOOK K15S WCL modelini ve markanın ilk 17 inçlik dizüstü bilgisayarı olan MEGABOOK T17 Ultra’yı sergiledi [S1]. MEGABOOK T17 Ultra; NPU destekli Intel Meteor Lake Ultra işlemcisi, 99,99Wh bataryası ve 100W GaN hızlı şarj desteğiyle öne çıkıyor. Tonino Lamborghini iş birliği ve diğer ürünler TECNO, İtalyan Tonino Lamborghini markasıyla ortaklaşa geliştirdiği özel koleksiyonunu da tanıttı. Bu seride yer alan TECNO POVA 8 PRO 5G Tonino Lamborghini Limited Edition; çift çipset mimarisi, Sony kamera sensörleri ve yapay zeka fonksiyonlarıyla öne çıkıyor. Tasarım çizgisini devam ettiren 11 inç 2.5K ekranlı TECNO MEGAPAD 2 tablet modelinin yılın son çeyreğinde pazara sunulacağı belirtildi. Ayrıca tamamen metal gövdeye ve RGB aydınlatmaya sahip Tonino Lamborghini TECNO TAURUS (MEGA MINI G1 Pro), dünyanın en küçük sıvı soğutmalı oyun bilgisayarı unvanıyla sergilendi. Genişleyen ekosistem dahilinde 6,39 mm gövde kalınlığına sahip CAMON Slim 5G ve 50MP Sony LYTIA 600 Ultra gece kameralı CAMON Slim akıllı telefonları tanıtıldı. Portföy; MEGAPAD SE 2 tablet, Watch 4 akıllı saat ve telefon standı olarak kullanılabilen şarj kutusuyla 50 saate varan dinleme süresi sunan Buds 5 kulaklık modelleriyle tamamlandı. Tüm ürünler 3 Eylül’de Berlin Messe’de gerçekleştirilen lansmanla sergilendi.

TECNO, IFA 2026'da Yeni Ürünlerini Sergiledi: Çerçevesiz Ekranlı Telefon, Metabook T15 360 Pro ve Dahası

Toyota, Elektrikli Highlander Modelini Bir Kez Daha Erteledi

Japon otomotiv devi Toyota, elektrikli araç pazarına temkinli ama kararlı adımlarla girmeye devam ediyor. Firmanın en çok beklenen otomobillerinden biri de elektrikli Highlander idi. Ancak şirket, bu model için bir kez daha takvim değişikliğine gitmek zorunda kaldı. Şirketin üç sıra koltuk düzenine sahip tam elektrikli SUV modeli Toyota Highlander EV’nin lansmanı, planlanan tarihten daha ileri bir zamana ertelendi. İlk etapta 2026 yılının ortalarında üretime başlanması ve pazara sunulması hedeflenen dev elektrikli araç için artık gözler 2027 yılına çevrilmiş durumda. Teslimatlar 2027 sonuna kadar sarkabilir Nikkei Asia’nın haberine göre Toyota, aracın lansman takvimini en az 4 ay, duruma göre ise 12 aya kadar uzatmayı değerlendiriyor. da potansiyel alıcılar ve SUV tutkunları için teslimat tarihlerinin 2027 yılının ilkbahar ortalarından başlayıp yılın en son dönemlerine kadar sarkabileceğini gösteriyor. Peki Japon üretici böyle kritik bir modelde neden frene bastı? Şirket kanadından gelen işaretler, Toyota’nın pazara "yarım kalmış" veya olgunlaşmamış bir ürün sunmak istemediğini ortaya koyuyor. Araç üzerinde gerçekleştirilen nihai sürüş testleri, sistem entegrasyonları ve ince ayarların eksiksiz tamamlanması isteniyor. Otomotiv sektöründe aceleye getirilmiş elektrikli araç lansmanlarının getirdiği geri çağırma ve yazılım sorunları göz önüne alındığında, Toyota’nın riski sıfıra indirmeyi amaçladığını söyleyebiliriz. Toyota, küresel otomotiv pazarında tamamen elektrikli modellere geçiş sürecinde rakiplerine kıyasla daha temkinli bir yol izleyen bir şirket. Japon marka, doğrudan tam elektrikleşme yerine hibrit ve fişli hibrit (PHEV) motor seçeneklerini uzun süre ön planda tutan dengeli bir strateji yürüttü. Ancak Highlander EV gibi geniş ailelere hitap eden amiral gemisi projeler, Toyota’nın tamamen elektrikli alanında da rekabetçi olmaya çalışacağının bir göstergesi. Highlander’ın tek şarjla 461 km civarında menzil sunması bekleniyor. Daha büyük bir batarya paketiyle donatılan üst versiyonda ise bu menzil değerinin 515 km üstüne çıkması muhtemel.

Toyota, Elektrikli Highlander Modelini Bir Kez Daha Erteledi

ABD Adalet Bakanlığı Huawei'yi "Suç Karteli" İlan Etti: İtalyan Mafyasını Çökerten RICO Yasasıyla Yargılanacak!

Amerikan adalet sistemi, Huawei’yi federal mahkemede yargılamaya hazırlanıyor. New York Doğu Bölgesi Federal Mahkemesi’nde başlayacak dava, teknoloji dünyasında şimdiye kadar görülmemiş bir hukuki zemine dayanıyor. ABD federal savcıları, Çin merkezli şirketi teknoloji ihtilafından ziyade "küresel bir suç şebekesi" gibi hareket etmekle itham ediyor. Davanın temeli neye dayanıyor? Davanın kökleri iki ayrı federal soruşturmanın tek dosyada birleştirilmesine dayanıyor. Seattle’da açılan ilk dava, T-Mobile’ın "Tappy" isimli robotik test kolunun Huawei mühendisleri tarafından izinsiz fotoğraflanması ve parçalarının çalınmasıyla ilgiliydi. Şirketler arası özel hukuk davası uzlaşmayla kapansa da ceza soruşturması durmadı. Eşzamanlı olarak Brooklyn savcıları, Huawei’nin Hong Kong merkezli paravan firması Skycom üzerinden İran ve Kuzey Kore ambargolarını deldiğini, uluslararası bankaları aldatarak yüz milyonlarca doları ABD bankacılık sisteminden geçirdiğini tespit etti. Adalet Bakanlığı, iki vakayı aynı kurumsal gövdenin farklı kolları olarak değerlendirip Seattle dosyasını New York’a taşıyarak finansal dolandırıcılık davasıyla birleştirdi. Davanın seyrini değiştiren en kritik gelişme, şirket kurucusunun kızı ve CFO’su Meng Wanzhou’nun 2021’de imzaladığı "Olgular Beyanı" oldu. Kanada’daki ev hapsinin ardından imzalanan bu belgede Meng, Skycom-Huawei ilişkisi ve İran operasyonları konusunda uluslararası bankalara yalan söylediğini kabul etmişti. Yargıç Ann Donnelly, Meng’in bu beyanlarının şirketin doğrudan kurumsal eylemi sayıldığına ve jüriye delil olarak sunulabileceğine karar verdi. İtalyan mafyasından FIFA skandalına 1970’te Al Capone gibi mafya liderlerinin ellerini kirletmeden alt kademeleri yönetmesini engellemek için çıkarılan RICO Yasası, bir örgütün işlediği şantaj, dolandırıcılık ve rüşvet gibi suçlardan tepe yöneticilerin de doğrudan sorumlu tutulmasını sağlıyor. Tarihte New York mafya ailelerini ve Enron gibi beyaz yakalı devleri çökertmekte kullanılan yasa, 2015’teki FIFA skandalında da uygulanmıştı. Brooklyn’deki iddianame de Huawei’yi meşru bir üreticiden ziyade sistematik olarak teknoloji çalan, bankaları dolandıran ve delil karartan organize bir aygıt olarak tanımlıyor. Savcılığın Huawei dosyası üç ana suçlamaya dayanıyor: Altı ABD’li şirketin kaynak kodlarının, anten tasarımlarının çalınması ve rakiplerden gizli bilgi getiren personele ödenen resmi "kurumsal prim programı". "A2" (İran) ve "A9" (Kuzey Kore) kod adlarıyla yürütülen gizli operasyonlar, Skycom üzerinden yürütülen takip teknolojileri ve HSBC gibi bankaların yanıltılması. 2017’deki soruşturmayı öğrenen yönetimin ABD’deki dijital kayıtları silmesi, belgeleri imha etmesi ve kilit personeli Çin’e tahliye etmesi. Huawei'nin başına ne gelebilir? RICO ve banka dolandırıcılığı hükümleri uyarınca Huawei milyarlarca dolarlık adali para cezalarıyla karşı karşıya ancak asıl tehlike, federal savcılığın talep ettiği cezai müsadere yetkisi. Şirketin ABD bankalarındaki mevduatları, gayrimenkulleri, sunucu altyapıları ve tescilli fikri mülkiyet haklarına el konulabilir. Bu varlıklar yurt dışına çıkarılmışsa ABD’deki ikame varlıklarına el konulabilir. Olası bir mahkûmiyet, şirketin Batı finansal sisteminden ve dolar işlemlerinden tamamen aforoz edilmesine yol açacak. ABD Adalet Bakanlığı’nın kıdemli savcılarının karşısında Sidley Austin, Boies Schiller Flexner, Steptoe ve Jenner & Block gibi Amerikan hukukunun dört dev bürosu Huawei’yi savunacak. Yüzlerce tanığın dinleneceği, binlerce sayfalık belgenin inceleneceği yargılamanın 4 ila 6 ay sürmesi ve kararın 2027 başından önce açıklanmasının zor olduğu düşünülüyor.

ABD Adalet Bakanlığı Huawei'yi Suç Karteli İlan Etti: İtalyan Mafyasını Çökerten RICO Yasasıyla Yargılanacak!

Mars'ın Uydusundan İlk Kez Örnek Getirecek Görev Yakında Başlıyor

Japonya Havacılık ve Uzay Araştırma Ajansı (JAXA), Mars ve uydularına ilişkin uzun süredir yanıt bekleyen soruları aydınlatmak amacıyla MMX ("Martian Moons eXploration") adlı yeni bir uzay görevi başlatıyor. Görevin hedefi, Mars’ın iki uydusundan biri olan Phobos’tan en az 10 gramlık malzeme örneği toplamak. Eğer görev başarıyla tamamlanırsa, bir Mars uydusundan getirilen ilk kaya örnekleri olarak insanlık tarihine geçmiş olacak. Ancak bu örneklerin Dünya’ya ulaşması oldukça zaman alacak. MMX uzay aracının Mars’a ulaşması yaklaşık bir yıl sürecek. Ardından araç, Kızıl Gezegen’in yörüngesinde geçireceği üç yıllık operasyon süresi boyunca Phobos’tan örnek toplayacak ve bir yıllık dönüş yolculuğunun ardından Dünya’ya varacak. Ajans, görevi 19 Ekim'de başlatmayı planlıyor. 2031’de örneklerin Dünya’ya ulaşması bekleniyor Bilim insanları, her şey yolunda gittiği takdirde bu uydulardan gelen tarihi kaya örneklerini 2031 yılında teslim almayı hedefliyor. Görevin yanıt aradığı en kritik sorulardan biri, Phobos ve Deimos adlı iki Mars uydusunun nasıl oluştuğu. Burada iki ana olasılık üzerinde duruluyor. İlk hipoteze göre uydular, Mars’a meydana gelen devasa bir çarpışma sırasında uzaya saçılan maddelerin birleşmesiyle oluştu. İkincisi ise bu gök cisimlerinin, Güneş Sistemi’nin dış kısımlarından gelen ve Mars’ın kütleçekimine kapılan asteroitler olduğunu savunuyor. Uyduların koyu renkli yapıları ile ışığı yansıtma biçimleri, su ve karbon bakımından zengin asteroitlere oldukça benzer bir profil çiziyor. Ancak uyduların Mars’ın ekvator düzlemine yakın, dairesel ve gezegenin dönüş yönüyle aynı doğrultudaki yörüngeleri dev çarpışma teorisini daha güçlü kılıyor. Phobos’tan alınacak örneklerin daha önce Mars yüzeyinden toplanan materyallerle karşılaştırılması, bilim dünyasındaki bu köken tartışmasını nihayete erdirebilir. Mars uydularından kaya örneği alıp bunu Dünya’ya geri getirmenin uzay uçuşu ve haberleşme alanlarında ciddi teknik engeller barındırdığını söylemek gerek. Fırlatılış anında 4.480 kilogram kütleye sahip olacak uzay aracının ağırlığının yarısından fazlasını yakıt oluşturuyor. Üç ayrı depoya bölünen bu yakıt; gidiş rotası, keşif süreci ve dönüş yolculuğu için kullanılacak. MMX, Mars yakınına ulaştığında itki maddesi tükenen gidiş modülünü; Deimos yakın geçişinin ardından ise keşif modülünü gövdesinden ayıracak. Mitsubishi Electric tarafından tasarlanan uzay aracı, ayrılma işlemlerinin ardından yarıçapı sadece 11 kilometre olan Phobos yüzeyine iniş yapacak. Dünya ile MMX arasındaki radyo sinyali iletiminde 20 dakikaya varan gecikmeler yaşanacağı için aracın yüksek hassasiyetli otonom navigasyon sistemiyle donatıldığını söyleyelim. Araç, alçalma, iniş ve kalkış dizilimlerini Dünya’dan komut beklemeden kendi kendine kararlaştırıp uygulayacak.

Tarihte Bir İlk: Mars'ın Uydusundan Dünya'ya Örnek Getirecek Görev Yakında Başlıyor!

Fiat Fiyat Listesi - Eylül 2026

Egea'dan Topolino'ya markanın sıfır otomobil modellerindeki yeni fiyatlar ve kampanyalı seçenekler de yeni listeyle belli oldu. Bu içerikte Fiat’ın Eylül 2026 sıfır otomobil fiyatlarını, model bazlı donanım listelerini, tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını, nakit kampanyalı fiyatlarını ve paylaşılan opsiyon kalemlerini bir araya getirdik. Fiat fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı Kampanyalı Fiyatı Egea Sedan 1.499.900 TL - Egea Cross 1.990.900 TL 1.890.900 TL Grande Panda Elektrikli 2026 1.544.900 TL - 500e 2026 2.379.900 TL - Topolino 629.900 TL 579.900 TL Grande Panda Hibrit 1.669.900 TL - 600 2025 1.989.900 TL 1.854.900 TL 500e 2025 2.149.900 TL - Egea Sedan fiyatları - Eylül 2026 | Motor-Yakıt | Donanım-Şanzıman | Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat | Nakit Kampanyalı Fiyat | | ------------------------------- | ------------------- | ----------------------------------: | ---------------: | ---------------: | | Multijet 130 Hp Gsr - Dizel | Easy 1.6 Manuel | 1.499.900 TL | 1.499.900 TL | | Multijet 130 Hp Gsr - Dizel | Urban 1.6 Manuel | 1.599.900 TL | 1.519.900 TL| | Multijet 130 Hp Gsr - Dizel | Lounge 1.6 Manuel | 1.674.900 TL | 1.589.900 TL | | Multijet 130 Hp Dct Gsr - Dizel | Easy 1.6 Otomatik | 1.950.900 TL | 1.850.900 TL | | Multijet 130 Hp Dct Gsr - Dizel | Urban 1.6 Otomatik | 2.020.900 TL | 1.920.900 TL | | Multijet 130 Hp Dct Gsr - Dizel | Lounge 1.6 Otomatik | 2.090.900 TL | 1.990.900 TL | Egea Sedan, Fiat’ın Türkiye’de geniş kullanıcı kitlesine ulaşan sedan modeli olarak listede yer alıyor. Dizel motorlu manuel ve otomatik seçeneklerle sunulan model; günlük kullanım, aile ihtiyaçları ve filo tercihleri için erişilebilir seçeneklerden biri olmaya devam ediyor. Egea Sedan opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Tavsiye Edilen %75 ÖTV'li Opsiyon Bedeli Tavsiye Edilen %80 ÖTV'li Opsiyon Bedeli Paket Konfor Paket 19.500 TL 20.060 TL Lounge Plus Paket 57.650 TL 59.290 TL Easy Ücretli Renkler 13.000 TL 13.370 TL Easy, Urban, Lounge Yedek Lastik 13.000 TL 13.370 TL Easy, Urban, Lounge Egea Cross fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Nakit Kampanyalı Fiyat Multijet 130 Hp Dct Gsr Traction+ - Dizel Street 1.6 Otomatik 1.990.900 TL 1.890.900 TL Multijet 130 Hp Dct Gsr Traction+ - Dizel Urban 1.6 Otomatik 2.026.900 TL 1.926.900 TL Multijet 130 Hp Dct Gsr Traction+ - Dizel Lounge 1.6 Otomatik 2.062.900 TL 1.962.900 TL Multijet 130 Hp Dct Gsr Traction+ - Dizel Limited 1.6 Otomatik 2.099.900 TL 1.999.900 TL Egea Cross, Egea ailesinin crossover karakterli üyesi olarak daha yüksek gövde yapısı ve şehir kullanımına uygun pratikliğiyle öne çıkıyor. Otomatik şanzımanlı dizel seçeneklerle listelenen model, SUV benzeri kullanım beklentisi olan kullanıcılara hitap ediyor. Egea Cross opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Tavsiye Edilen %75 ÖTV'li Opsiyon Bedeli Tavsiye Edilen %80 ÖTV'li Opsiyon Bedeli Paket Metalik Renkler 13.000 TL 13.370 TL Street, Urban, Lounge, Limited Konfor Paket 19.500 TL 20.060 TL Street hariç ilgili donanım Grande Panda Elektrikli 2026 fiyatları - Eylül 2026 | Motor-Yakıt | Donanım-Şanzıman | Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat | Aya Özel Tavsiye Edilen Kredi Kampanyalı Fiyat | | ------------------------- | ------------------------ | ----------------------------------: | ---------------: |---------------: | | 83 kW/113 Hp - Elektrikli | La Prima 44 kWh Otomatik | 1.544.900 TL | 1.644.900 TL | Grande Panda Elektrikli, Fiat’ın şehir odaklı elektrikli modellerinden biri olarak Eylül 2026 fiyat listesinde yer alıyor. Kompakt yapısı ve otomatik şanzımanlı elektrikli altyapısıyla günlük kullanım için konumlanan model, nakit kampanyalı fiyatıyla dikkat çekiyor. Grande Panda Elektrikli opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Renk Opsiyon Bedeli Buz Beyazı - Su Yeşili 15.000 TL Limon Sarı 15.000 TL Tutku Kırmızı 15.000 TL Luna Bronz 15.000 TL Göl Mavisi 15.000 TL Sonsuz Siyah 15.000 TL 500e 2026 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 87 kW/118 Hp - Elektrik Giorgio Armani 42 kWh Otomatik 2.379.900 TL 500e, Fiat’ın tamamen elektrikli şehir otomobili ailesinde konumlanan modellerinden biri. Eylül 2026 listesinde Giorgio Armani donanımıyla görünen 2026 model yılı versiyon, kompakt gövde yapısı ve elektrikli kullanımıyla şehir odaklı bir seçenek olarak öne çıkıyor. Topolino fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Nakit Kampanyalı Fiyat 6 kW/8 Hp - Elektrikli Topolino 5.4 kWh Otomatik 629.900 TL 579.900 TL 6 kW/8 Hp - Elektrikli Topolino Plus 5.4 kWh Otomatik 654.900 TL 604.900 Topolino, Fiat’ın şehir içi kısa mesafe kullanımına odaklanan elektrikli mikro mobilite modeli olarak listede yer alıyor. Küçük boyutları dar şehir alanlarında pratiklik arayan kullanıcılara hitap eden model, Eylül listesinin en düşük fiyatlı seçeneği oldu. Topolino opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Mercan Turuncusu 10.000 TL Topolino Grande Panda Hibrit fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Mhev 110hp Edct - Hibrit Icon 1.2 Otomatik 1.669.900 TL Mhev 110hp Edct - Hibrit La Prima 1.2 Otomatik 1.789.900 TL Grande Panda Hibrit, Fiat’ın Grande Panda ailesindeki hibrit motorlu seçenek olarak listede bulunuyor. Icon ve La Prima donanımlarıyla sunulan model, elektrikli versiyona alternatif olarak hibrit altyapı tercih eden kullanıcılar için daha geleneksel kullanım karakteri sunuyor. Grande Panda Hibrit opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Renk Opsiyon Bedeli Buz Beyazı 21.000 TL Su Yeşili 21.000 TL Limon Sarı 21.000 TL Tutku Kırmızı 21.000 TL Luna Bronz 21.000 TL Göl Mavisi 21.000 TL Sonsuz Siyah 21.000 TL 600 2025 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 115 kW/156 HP La Prima 54 kWh Otomatik 1.989.900 TL 600 2025 yılı opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Renk Opsiyon Bedeli Buz Beyazı 11.360 TL Mercan Kırmızısı 11.360 TL Güneş Turuncusu 17.050 TL Kum Beji 17.050 TL Okyanus Yeşili 17.050 TL Bulut Mavi 17.050 TL 500e 2025 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat 87 kW/118 HP - Elektrik La Prima Cabrio 42 kWh Otomatik 2.149.900 TL Fiat'ın Eylül 2026 fiyat listesinde 2025 model yılı 500e de bulunuyor. La Prima Cabrio donanımıyla listelenen model, 87 kW/118 HP elektrikli motor ve 42 kWh batarya ile 2.149.900 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahip.

Eylül 2026 Fiat Fiyat Listesi Belli Oldu: Bazı Modellerde 100 Bin TL’ye Varan İndirim!

Boyanmış Araç Nasıl Anlaşılır?

İkinci el araç alırken aracın boyalı olup olmadığını anlamak, bazen yanıltıcı olabiliyor. Satıcının şeffaf davranmadığı bir durumda araçta herhangi bir boya işlemi olup olmadığını anlamak için aşağıdaki yönergeleri takip edebilirsiniz. Boya ölçümü nedir, nasıl yapılır? Bir aracın boyalı olup olmadığını anlamanın yolu, boya ölçümünden geçer. Peki boya ölçümü tam olarak nedir? Kaporta kontrolünün temelini oluşturan boya ölçümü, metal yüzey üzerindeki boya katmanının kalınlığını mikron birimiyle milimetrik olarak hesaplama işlemidir. Bu kontrol sayesinde aracın her bir noktası ayrı ayrı milimetrik şekilde taranır. Tarama sonucu ortaya çıkan sayılar ise taranan bölgede ek bir katman olup olmadığını, boyanın kalınlığını ortaya çıkarır. Orijinal boya kalınlığı nasıl olmalı? Her markada aynı standartlar olmasa da genel anlamda orijinal boya kalınlığı, aracın boyanması hakkında bir fikir yürütülmesini sağlar. Otomobiller, üretici firmaya ve segmentine göre bir boya kalınlığına sahiptir. Bu değerler ise genel olarak şöyle sıralanabilir: Avrupa ve Japon Modelleri: 80-120 mikron Lüks Segmentler: 100-150 mikron Ekonomik Segmentler: 60-100 mikron Ölçümden sonra aracın tüm panellerinde birbirine yakın değerler olması beklenir, eğer arada büyük farklar varsa, aracın işlemli olması muhtemeldir. Mikron değerleri ne ifade ediyor? 150 - 250 mikron: Lokal boya ve yüzeysel rötuş işlemlerine işaret eder. Genelde bu müdahale, ufak çizikler için yapılmıştır. 250 - 400 mikron: Bu değerler, parçanın komple boyandığına işaret eder. 400 - 600 mikron: Kaportada macun kullanıldığını gösteren en belirgin işarettir. Bu işlem, araçta düzeltilmesi gereken bir hasar olduğuna işaret eder. 600+ mikron: Üst üste atılmış boya veya macun kaplamalarına işaret eder. Bu değer, ciddi bir hasar geçmişinin habercisi olabilir. Boya kontrolünde dikkat edilmesi gerekenler Araçta boya olup olmadığını kontrol ederken sadece kaportaya bakmak yanıltıcı olabilir. Kapı fitillerinin içi, kaputun alt kısımları, bagaj gibi noktalar da aynı şekilde incelenmelidir. Bu bölgelerde tespit edilen ton ve kalınlık farkları, aracın boya geçmişiyle ilgili önemli ipuçları verecektir. İkinci el bir araç alırken otomobilin boyalı olup olmadığını anlamak, sadece ölçüm yapmakla sonuçlandırılacak bir süreç değildir. Bu yüzden alanında uzman bir kişiden destek almak, en güvenli yollardan biridir.

Bir Aracın Boyalı Olup Olmadığını Anlamanın Püf Noktaları

Opel Eylül 2026 Sıfır Araç Fiyat Listesi: Güncel Kampanyalar ve Kredi Fırsatları

Opel, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak güncel fiyat listesini paylaştı. Listede Corsa, Corsa Elektrik, Frontera, Frontera Elektrik, Mokka, Mokka GSE, Astra, Grandland ve Grandland Elektrik gibi binek modeller yer alıyor. Bu içerikte Opel’in Eylül 2026 güncel tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını, model bazlı donanım seçeneklerini, kampanyalı fiyatlarını ve paylaşılan opsiyon kalemlerini inceliyoruz. İlk olarak markanın tavsiye edilen anahtar teslim başlangıç fiyatlarına bakalım. Opel fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Eylül 2026) Kampanyalı Fiyatı Corsa 1.535.000 TL 1.444.000 TL Corsa Elektrik 1.890.000 TL - Frontera 2.190.000 TL 2.015.000 TL Frontera Elektrik 1.895.000 TL - Mokka 1.990.000 TL 1.881.000 TL Mokka GSE 3.570.000 TL 3.250.000 TL Mokka Hybrid 2.350.000 TL - Astra 2.330.000 TL - Grandland 2.850.000 TL - Grandland Elektrik 3.200.000 TL 2.485.000 TL Corsa fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.2 100 HP Benzin Edition MT6 1.535.000 TL 1.444.000 TL Hybrid 1.2 110 (100 HP) Edition e-DCT6 1.820.000 TL - Hybrid 1.2 145 (136 HP) GS e-DCT6 1.955.000 TL - Corsa, Opel'in kompakt hatchback modeli olarak listede üç farklı motor seçeneğiyle yer alıyor. Benzinli manuel versiyonun yanı sıra 110 HP ve 145 HP güç üreten hibrit seçenekler de bulunuyor. Corsa'nın başlangıç seviyesindeki 1.2 100 HP benzinli Edition MT6 versiyonu 1.535.000 TL'lik tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahip. Finansman kampanyasının kullanılmadığı nakit alımlarda ise bu versiyon için 1.444.000 TL'lik kampanyalı fiyat uygulanıyor. Corsa opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Grafik Gri 7.000 TL Tüm Donanımlar Siyah Tavan 7.000 TL GS Panoramik Cam Tavan 20.000 TL GS Güvenlik Paketi 12.000 TL GS Ultimate Paket 28.000 TL GS Corsa Elektrik fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 100 kW Elektrik GS Otomatik 1.890.000 TL - Corsa Elektrik, Corsa ailesinin tamamen elektrikli versiyonu olarak kompakt ölçüler ve elektrikli sürüş karakterini bir araya getiriyor. GS donanımıyla listelenen model, şehir içi kullanımda sessiz sürüş, otomatik kullanım kolaylığı ve elektrikli otomobil tercihini birlikte değerlendiren kullanıcılara hitap ediyor. Corsa Elektrik opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL GS Grafik Gri 7.000 TL GS Siyah Tavan 7.000 TL GS Multimedya 10" Ekran 7.500 TL GS Panoramik Cam Tavan 20.000 TL GS Güvenlik Paketi 12.000 TL GS Frontera fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Hybrid 1.2 145 (136 HP) Edition e-DCT6 2.190.000 TL 2.015.000 TL Hybrid 1.2 145 (136 HP) GS e-DCT6 2.290.000 TL - Frontera, Opel'in SUV modellerinden biri olarak Eylül ayında hibrit motor ve e-DCT6 şanzıman kombinasyonuyla satışa sunuluyor. Edition donanımı 2.190.000 TL, GS donanımı ise 2.290.000 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahip. Edition versiyonunda finansman kampanyasının kullanılmadığı nakit alımlar için 2.015.000 TL kampanyalı fiyat bulunuyor. Frontera opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Siyah Tavan 7.000 TL GS Anahtarsız Giriş & Çalıştırma 12.000 TL GS Konfor Paketi 15.000 TL GS Frontera Elektrik fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 44 kWh Batarya Elektrik GS Otomatik 1.895.000 TL - 54 kWh Batarya - Uzun Menzil Elektrik GS Otomatik 2.010.000 TL - Frontera Elektrik, Frontera ailesinin tamamen elektrikli versiyonu olarak iki farklı batarya seçeneğiyle fiyat listesinde yer alıyor. 44 kWh bataryalı GS versiyonu 1.895.000 TL, 54 kWh bataryalı uzun menzil GS versiyonu ise 2.010.000 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahip. Frontera Elektrik opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL GS Anahtarsız Giriş & Çalıştırma 12.000 TL GS Siyah Tavan 7.000 TL GS Konfor Paketi 15.000 TL GS Mokka fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.2 136 HP Benzin Edition MT6 1.990.000 TL 1.881.000 TL Hybrid 1.2 145 (136 HP) GS e-DCT6 2.350.000 TL - Mokka, Opel’in kompakt SUV sınıfındaki tasarım odaklı modellerinden biri olarak öne çıkıyor. Benzinli manuel versiyonun yanında hibrit otomatik seçeneğin de yer aldığı model, şehir kullanımı ve yüksek oturma pozisyonunu bir arada arayanlara hitap ediyor. Mokka opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Siyah Tavan 7.000 TL Tüm Donanımlar Grafik Gri (Özel Renk) 7.000 TL Tüm Donanımlar Güvenlik Paketi 12.000 TL GS Teknoloji Paketi 16.000 TL GS Navigasyon Paketi 9.000 TL GS Bold Pack 5.000 TL GS Mokka GSE fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat GSE 207 kW Elektrik GSE Otomatik 3.570.000 TL 3.250.000 TL Mokka GSE, Opel’in elektrikli ve performans odaklı seçeneklerinden biri olarak listede yer alıyor. GSE donanımıyla sunulan model, Mokka ailesinde daha güçlü elektrikli sürüş karakteri arayan kullanıcılar için ayrı bir konuma sahip. Mokka GSE opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL GSE Siyah Tavan 7.000 TL GSE Grafik Gri (Özel Renk) 7.000 TL GSE Bold Pack 5.000 TL GSE Yeni Astra fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 130 HP Dizel Edition AT8 2.330.000 TL - 1.5 130 HP Dizel GS AT8 2.590.000 TL - Yeni Astra, Eylül 2026'da 1.5 130 HP dizel motor ve AT8 otomatik şanzıman kombinasyonuyla Edition ve GS donanımlarında satışa sunuluyor. Astra opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Teknoloji Paketi 24.000 TL Edition Panoramik Açılabilir Cam Tavan 24.000 TL GS Konfor Paketi 20.000 TL GS Grafik Gri (Özel Renk) 7.000 TL Tüm Donanımlar Siyah Tavan 7.000 TL GS Grandland fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Hybrid 1.2 145 (136 HP) Edition e-DCT6 2.850.000 TL - Hybrid 1.2 145 (136 HP) GS e-DCT6 3.050.000 TL - Grandland, Opel'in SUV ürün gamındaki daha büyük modellerden biri olarak Eylül 2026 fiyat listesinde yer alıyor. Hibrit motor ve e-DCT6 otomatik şanzımanla sunulan modelin Edition donanımı 2.850.000 TL, GS donanımı ise 3.050.000 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahip. Grandland opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Grafik Gri 7.000 TL Tüm Donanımlar Geri Görüş Kamerası 10.000 TL Edition Konfor Paketi 50.000 TL Edition Siyah Tavan 7.000 TL GS Panoramik Açılabilir Cam Tavan 40.000 TL Tüm Donanımlar Teknoloji Paketi 14.000 TL GS Ultimate Paket 140.000 TL GS Grandland Elektrik fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 157 kW Elektrik Edition 3.200.000 TL 2.485.000 TL 239 kW AWD Elektrik GS 4.220.000 TL 3.875.000 TL Grandland Elektrik, Eylül 2026 fiyat listesinde Edition ve dört tekerlekten çekişli GS AWD olmak üzere iki farklı seçenekle yer alıyor. 157 kW gücündeki Edition versiyonu 3.200.000 TL tavsiye edilen anahtar teslim fiyatına sahipken kampanyalı fiyatı 2.485.000 TL olarak açıklanıyor. Grandland Elektrik opsiyon fiyatları - Eylül 2026 Opsiyon Türü Fiyat Paket Metalik Renk 7.000 TL Tüm Donanımlar Grafik Gri 7.000 TL Tüm Donanımlar Siyah Tavan 7.000 TL Tüm Donanımlar Panoramik Açılabilir Cam Tavan 40.000 TL Tüm Donanımlar Ultimate Paket 140.000 TL GS Geri Görüş Kamerası 10.000 TL Edition

Eylül 2026 Opel Fiyat Listesi Açıklandı: 715 Bin TL'ye Varan İndirim!

Türkiye Pazarına Giren Ultrand’ı Tanıyalım: Modelleri ve Fiyatları, Marka Tarihi

Türkiye’de ticari araç ve pick-up segmenti her geçen gün hareketlenirken, pazara rekabeti kızıştıracak yeni bir oyuncu daha katıldı: Ultrand. Çinli üretici, hem bütçe dostu hafif ticari çözümleriyle hem de zorlu arazi koşullarına gözdağı veren pick-up modeliyle Türkiye yolculuğuna resmen başladı. Marka, pazarın iki farklı ihtiyacına doğrudan yanıt vermek adına tek kabinli pratik kamyonet modeli X5 ve güçlü altyapısıyla öne çıkan çift kabinli T08 pick-up modelini Türkiye’ye getirdi. Peki bu yeni araçlar sürücülere tam olarak neler sunuyor? Modellerden önce size markanın tarihinden bahsedelim: Ultrand, 2010’lu yılların başında Çin’in otomotiv ve ağır sanayi merkezlerinden biri olan Chongqing’de kuruldu. İlk kurulduğu dönemde büyük otomotiv üreticilerine şasi, süspansiyon ve ticari araç altyapıları üreten bir mühendislik firması olarak faaliyet gösteren marka; kısa sürede edindiği bu üretim tecrübesini kendi araçlarını geliştirmek için kullandı. Özellikle dayanıklı ticari araçlar ve yüksek tork kapasitesine sahip pick-up platformları üzerine yoğunlaşan Ultrand, Asya ve Güney Amerika pazarlarında hızla pazar payı elde ederek Çin’in yükselen bağımsız otomotiv üreticileri arasında yerini aldı. Küresel pazarda "dayanıklılık ve erişilebilir maliyet" stratejisiyle büyüyen marka, Avrupa ve Kuzey Afrika pazarlarına açılma hedefi doğrultusunda üretim tesislerini ve Ar-Ge merkezlerini modernize etti. Türkiye pazarına yapılan bu yeni giriş ise Ultrand’ın Doğu Avrupa ve Doğu Akdeniz bölgesindeki varlığını güçlendirme stratejisinin kritik bir adımını oluşturuyor. Gelelim modellere. Karşınızda Ultrand X5 Şehir içi taşımacılık yapan esnaf ve küçük işletmeler için tasarlanan Ultrand X5, pratikliğiyle dikkat çeken tek kabinli bir hafif ticari araç. Kaputunun altında 1.3 litrelik benzinli motor barındıran araç; 85 beygir güç ve 113 Nm tork üretiyor. X5, 1.200 kg taşıma kapasitesi ve 3 taraftan (sağ, sol ve arka) açılabilir 5 metreküplük kasa sunuyor. Tek kabinli Ultrand X5 modeli, Türkiye’de 870 bin TL’lik başlangıç fiyat etiketiyle listelendi. Ultrand T08 Işin içine hem ağır yük taşıma hem de zorlu yol şartları girdiğinde sahneye Ultrand T08 çıkıyor. Çift kabinli bu kaslı pick-up, 2.3 litrelik turbo dizel motoruyla tam 160 beygir güç ve 420 Nm tork üretiyor. 1.100 kg yük taşıma ve 3.000 kg çekme kapasitesi sunan araç; kar, çamur, kum ve kaya gibi 7 farklı sürüş moduna sahip. Ultrand T08’in 4x2 versiyonu 1 milyon 990 bin TL başlangıç fiyatıyla satışa sunulurken, 4x4 versiyonu tercih edildiğinde başlangıç fiyatı 3 milyon 250 bin TL olarak belirlendi.

Türkiye Pazarına Giren Çinli Ultrand'ı Tanıyalım: Modelleri, Fiyatları, Marka Tarihi

Ofisteki Fiziksel Santralin Yerini Alan Teknoloji: Bulut Santral Sistemleri Nasıl Çalışıyor?

Telefon santrali denildiğinde akla hâlâ koridorda duran bir kutu, kablolar ve masalara bağlı dahili telefonlar gelebiliyor. Oysa modern işletme iletişiminde santral giderek görünmez hale geliyor. Telefon numarası aynı kalırken sistemin beyni ofisteki donanımdan buluta taşınıyor; çalışanların kullandığı cihazlar ise bu merkezi yapıya internet üzerinden bağlanıyor. Bu dönüşümün arkasında iki temel teknoloji var: sesin IP ağı üzerinden taşınmasını sağlayan VoIP ve santral işlevlerini merkezi yazılımla yöneten bulut altyapısı. Kırmızı Santral’in sunduğu sanal santral yaklaşımı da bu iki katmanı bir araya getirerek şirket telefon trafiğini yazılım üzerinden yönetilebilir hale getiriyor. Telefon santrali neden fiziksel cihaz olmaktan çıktı? Geleneksel PBX sistemlerinde telefon hatlarının dağıtılması, dahili numaraların tanımlanması ve çağrıların yönlendirilmesi ofiste bulunan santral cihazı üzerinden yapılırdı. Yeni bir çalışan, yeni bir şube veya yeni bir senaryo devreye girdiğinde çoğu zaman fiziksel altyapıya da dokunmak gerekiyordu. Bulut santralde ise santralin karar veren kısmı yazılıma taşınıyor. Şirkete gelen çağrı, merkezi sistem tarafından karşılanıyor; tanımlı kurallara göre dahiliye, kuyruğa, çalma grubuna veya başka bir numaraya yönlendiriliyor. Böylece telefon sistemi yalnızca “arama bağlayan” bir kutu olmaktan çıkıp yapılandırılabilir bir iletişim platformuna dönüşüyor. VoIP ile bulut santral aynı şey mi? Tam olarak değil. VoIP (Voice over Internet Protocol), sesin internet protokolü üzerinden dijital veri paketleri halinde taşınmasını sağlayan teknolojidir. Bulut santral ise VoIP’i kullanabilen; bunun üzerine çağrı karşılama, yönlendirme, dahili yönetimi, IVR, kuyruk, ses kaydı ve raporlama gibi işlevler ekleyen daha geniş bir uygulama katmanıdır. Kısaca: VoIP sesin nasıl taşındığını, bulut santral ise o çağrının işletme içinde nasıl yönetileceğini belirler. Bir çağrı bulut santral içinde nasıl ilerliyor? Bir müşterinin şirket numarasını aradığını düşünelim. Çağrının arka plandaki yolculuğu kabaca şu şekilde ilerliyor: Çağrı sisteme ulaşır. Sabit veya 0850’li numaraya gelen arama bulut santral altyapısına gelir. Sistem senaryoyu okur. Mesai saati, IVR seçimi, kuyruk veya çalma grubu gibi tanımlar devreye girer. Uygun cihaza yönlendirir. Çağrı IP telefona, bilgisayardaki softphone’a, mobil uygulamaya veya tanımlı başka bir hatta aktarılabilir. Görüşme verisi sisteme döner. Yetkilendirmeye bağlı olarak çağrı kaydı, görüşme süresi ve raporlama verileri yönetim panelinde toplanabilir. Asıl değişim donanımda değil, yazılım katmanında Bulut santralin farkı yalnızca santral cihazını ofisten kaldırmak değil. Asıl değişim, telefon sisteminin yazılım mantığıyla çalışmaya başlaması. Örneğin bir şirket, mesai içinde farklı; mesai dışında farklı anons dinletebilir. Yoğun saatlerde müşterileri kuyruğa alabilir, aynı çağrıyı birden fazla dahiliye çaldırabilir veya belirli tuşlamaları doğrudan ilgili ekibe yönlendirebilir. Kırmızı Santral’in kendi sitesinde yer alan sanal santral özellikleri arasında kuyruk yönetimi, web arayüzü, yazılım entegrasyonu, anlık ve detaylı raporlar gibi fonksiyonlar bulunuyor. Aynı arayüzün web, cep telefonu ve tabletten yönetilebildiği de belirtiliyor. Telefon hattı iş yazılımlarına bağlandığında ne değişiyor? Teknolojik açıdan en dikkat çekici katmanlardan biri ise entegrasyon tarafı. Telefon sistemi API veya doğrudan yazılım entegrasyonu üzerinden CRM, ERP ya da işletmenin kullandığı başka uygulamalarla konuşabildiğinde çağrı artık kendi başına ayrı bir kanal olmaktan çıkıyor. Örneğin bir müşteri aradığında arayan numara işletmenin yazılımındaki müşteri kaydıyla eşleştirilebilir; arama bilgisi ilgili ekrana taşınabilir veya uygulama içinden arama başlatılabilir. Kırmızı Santral, yazılım entegrasyonu özelliğinde gelen arama, giden arama, arayan kişi bilgisi ve görüşme kayıtlarına erişim gibi verilerin işletmenin kullandığı yazılımla ilişkilendirilebildiğini belirtiyor. Yönetim paneli, telefon sisteminin “ayar ekranı”ndan fazlası Fiziksel santral döneminde çağrı trafiğinin büyük bölümü telefonda olup bitiyordu. Bulut yapıda ise telefon sistemi ölçülebilir hale geliyor. Kaç çağrı geldiği, hangilerinin cevaplandığı, görüşme süreleri, yoğun saatler veya dahili bazındaki kullanım gibi veriler aynı panel üzerinde izlenebiliyor. Bu nedenle modern santral paneli yalnızca “dahili ekle / sil” ekranı değil; iletişim altyapısının gözlem noktası. Kırmızı Santral’in sanal santral yönetim paneli de çağrı yönetimi, raporlama ve kayıtların merkezi bir arayüzde toplanması üzerine konumlanıyor. Bulut santral hangi işletmeler için anlamlı? Bulut santral yalnızca büyük çağrı merkezleri için geliştirilmiş bir teknoloji değil. Birden fazla çalışanı aynı şirket numarası altında toplamak isteyen küçük işletmelerden, farklı şehirlerde şubeleri bulunan yapılara kadar farklı ölçeklerde kullanılabiliyor. Özellikle aşağıdaki ihtiyaçlardan birkaçının aynı anda oluştuğu işletmelerde anlamı artıyor: Ofiste, evde ve sahada çalışanların aynı şirket iletişim düzenine dahil olması. Birden fazla dahili, departman veya şubenin merkezi olarak yönetilmesi. IVR, kuyruk ve çalma grubu gibi senaryoların hızlı biçimde değiştirilebilmesi. Telefon trafiğinin raporlanması ve çağrı kayıtlarının yetkili kişilerce erişilebilir olması. CRM veya başka iş yazılımlarıyla telefon verisinin ilişkilendirilmesi. Telefon santrali artık bir cihazdan çok bir yazılım katmanı Bulut bilişimin başka alanlarda yaptığı dönüşüm telefon sistemlerinde de yaşanıyor. Sunucu, depolama veya iş uygulamalarında olduğu gibi iletişim altyapısının yönetim katmanı da fiziksel kutudan yazılıma taşınıyor. Bunun sonucu daha fazla özellik eklemekten önce, sistemi ihtiyaç değiştikçe yeniden kurgulayabilmek oluyor. Kırmızı Santral de bu dönüşümü işletme tarafına taşıyor; VoIP tabanlı telefon trafiğini IVR, kuyruk, yönlendirme, raporlama ve yazılım entegrasyonlarıyla tek bir bulut iletişim katmanında topluyor. Böylece asıl soru “hangi santral cihazını almalıyım?”dan çok, “iletişim altyapım yazılımla ne kadar esnek yönetilebiliyor?” oluyor.

Ofisteki Fiziksel Santralin Yerini Alan Teknoloji: Bulut Santral Sistemleri Nasıl Çalışıyor?

Bazı Ülkelerde Bir Plakayı Birden Fazla Araç Nasıl Kullanabiliyor?

İki ayrı araç için aynı plakayı kullanmak, bazı ülkelerde tamamen yasal. Özellikle sistem, aynı kişinin birden fazla aracı olması durumunda çalışıyor. Bir plaka, nasıl birden fazla araca ait olabiliyor? Bu sistem, sanılanın aksine karmaşık değil; oldukça avantajlı! Değişimli plaka sistemi; Almanya, Avusturya ve İsviçre’de kullanılıyor. Bu sistemin adı Wechselkennzeichen olarak biliniyor. Sistemin işleyişi, üç ülkede de benzerlik gösteriyor. Ancak her ülkenin şartı aynı değil. Örneğin Almanya’da iki aracı olan bir kişi, istenen şartları karşılıyorsa araçlarında değiştirilebilir plaka sistemini kullanabiliyor. Ancak iki araç da aynı anda trafiğe çıkamıyor. Sistemin işleyişi genel olarak tek bir plakanın iki araçta da ortak olan bir bölüm olması ve her araca özel olan ikinci bölüm olarak iki başlı olacak şekilde işliyor. İki araçta da ortak olan bölüm, trafiğe çıkacak araca takılıyor. Böylece trafikteki araç, plakanın tamamını taşırken; diğer araç, sabit bölümle bekliyor. İki araç da aynı kategoride olmalı. Almanya'da bu sistem için araçların belirli kategorilerde ve aynı grupta olması gerekiyor. Mevcut düzenlemeye göre sistem M1, L veya O1 kategorilerindeki araçlar arasında plaka boyutu ve düzeni şartlarının karşılanması koşuluyla uygulanabiliyor. Yani bir otomobil ve motosiklet, aynı plakayı kullanamıyor. En azından bu, Almanya sınırlarında mümkün görünmüyor. Kullanılmayan araç, kamusal alanda durmamalı. İki araçtan diğeri, trafiğe çıkmasa bile kamusal alanda da park halinde bulunmamalı. Araç trafiğe çıkmıyorsa garaj veya özel mülkte tutulmak zorunda. Bu sistem vergi avantajı sağlıyor mu? Bakıldığında iki aracın tek plakayı kullanması, vergi avantajı sağlayacakmış gibi görünüyor. Ancak Almanya için konuşacak olursak, resmi bilgilere göre iki araç için de vergi ödemesi olduğu gibi devam etmeli ve iki araç da sigortalı olmalı. Tabii sigorta şirketleri kullanım dönüşümlü olduğu için bazı durumlarda prim avantajı sunabiliyor. Ama bu da sistemin büyük bir tasarruf sağladığı anlamına gelmez. Avusturya'da sistem nasıl işliyor? Almanya'da iki araç ile kullanılan Wechselkennzeichen sistemi, Avusturya'da daha farklı işliyor. Buradaki sisteme göre aynı plakayı üç araç da kullanabiliyor. Bunun için yine araçların aynı üst gruba ait olması ve aynı format ve özellikteki plakanın tüm araçlarda kullanılması gerek. Plaka, Almanya'da olduğu gibi üç araca kayıtlı olsa bile birinin üzerinde bulunabiliyor. Almanya'dan farklı olan şey şu ki; Avusturya'da bu sistemin dijital otoyol vinyeti gibi ilginç bir avantajı var. Resmi hükûmet portalına göre dijital vinyet, artık plakaya bağlı olduğundan aynı sistem altında üç araca kadar kayıt bulunması halinde tek bir dijital vinyet yeterli oluyor. İsviçre'deki sistem daha avantajlı. İsviçre'de de bir kişinin birden fazla aracı bulunuyorsa belirli şartlarla aynı plakayı dönüşümlü olarak kullanması mümkün. Ama İsviçre'deki kurallar, Almanya ve Avusturya'dakine göre biraz daha farklı. Burada aynı plakayı kullanacak araçların aynı kategoriden olması, aynı kişiye ait olması ve aynı kantonda bulunması lazım. Resmi bilgilere bakıldığında sistemin İsviçre'de özellikle sigorta ve yol vergisi maliyetlerinden tasarruf sağlamaya yardımcı olduğu belirtiliyor. Hangi aracın plakayı kullanması gerektiği nasıl anlaşılıyor? Aslında sistemin güvenlik tarafı plakanın tasarımında çözülmüş durumda. Özellikle Almanya'da ortak bölüm ile araca özel bölüm fiziksel olarak ayrılıyor. Ortak bölüm hangi araçtaysa o araç değiştirilebilir plakanın tamamını taşıyor. Her araçta kalan sabit bölüm ise o aracın sistemdeki kimliğini gösteriyor. Bu nedenle plaka dışarıdan bakıldığında "aynı iki araca verilmiş" gibi görünse de aslında her aracın kendi tanımlayıcı bölümü mevcut. Kontrolde aracın tam plakayı taşıyıp taşımadığı ve sistem kapsamında olup olmadığı anlaşılabiliyor. Almanya'da ortak bölümün üzerinde ayrıca "W" işareti bulunuyor. Türkiye'de neden böyle bir sistem yok? Türkiye'de standart plaka sistemi araç özelinde çalışıyor. Yani bir plaka belirli bir araca tahsis ediliyor ve başka bir araçta kullanılamıyor. Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki uygulamalar ise mevzuat tarafından özel olarak tanımlanmış, birden fazla aracı aynı değiştirilebilir plaka sistemi üzerinden kullandıran istisnai düzenlemeler. Buradaki temel fikir aslında oldukça basit: Sahibinin birden fazla aracı var ama aynı anda yalnızca birini kullanması bekleniyor. Böyle bir kullanım düzeninde araçlara ayrı ayrı plaka verme ihtiyacını azaltmak mümkün oluyor.

Bazı Ülkelerde Nasıl Oluyor da Aynı Plakayı Birden Fazla Araç Kullanabiliyor?

ChatGPT, Bir Ülkenin Vatandaşlarının Gelirini Tek Gecede Eritti: 40 Bin Gencin Geçim Kaynağı Yok Oldu!

Yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, gelişmekte olan ülkelerdeki dijital serbest çalışanlar için tam anlamıyla bir yıkıma yol açtı. Kenya’da yıllardır binlerce eğitimli gencin geçim kaynağı olan çevrim içi ödev ve makale yazarlığı sektörü, ChatGPT gibi üretken yapay zekâ araçlarının kullanıma sunulmasıyla neredeyse bir gecede çöktü. Yaşanan bu sert dönüşüm, yapay zekânın küresel iş gücü piyasalarında yaratacağı daha büyük krizlerin ilk habercisi olarak değerlendiriliyor. Kenya bir anda nasıl makale yazımı merkezine dönüştü? Kenya’da yaklaşık 2009 yılında ucuz ve yüksek hızlı internetin yaygınlaşmasıyla birlikte, üniversite mezunu ancak işsiz olan binlerce genç çözümü küresel dijital ekonomide buldu. Yurt dışındaki üniversite öğrencileri için akademik ödev ve makale yazma sektörü, makale başına 40 ila 70 dolar kazandıran oldukça karlı bir iş kolu hâline geldi. Teresios Bundi gibi pek çok Kenyalı, bu alanda uzmanlaşarak binlerce ödev kaleme aldı. Araştırmacılar, sektörün en parlak döneminde yalnızca Nairobi’de yaklaşık 40 bin kişinin bu işten geçindiğini belirtiyor. Hatta Kenya hükûmeti de bu eğilimi destekleyerek gençleri serbest çalışan platformlarını kullanmaları için eğitti ve ulusal dijital istihdam planları hazırladı. ChatGPT geldikten sonra ne oldu? OpenAI’ın 2022 yılında ChatGPT’yi piyasaya sürmesiyle öğrenciler için tüm denklemler bir gecede değişti. Yurt dışındaki öğrenciler saniyeler içinde ücretsiz metin üretebilen yapay zekâ araçlarına yönelince, Nairobi’deki gölge yazarlara olan talep bıçak gibi kesildi. Taleple birlikte ücretler de dibe vurdu. Hasar sadece makale yazımıyla da sınırlı kalmadı. Daha önce Kenyalılar için güvenilir bir gelir kaynağı olan transkripsiyon ve içerik moderatörlüğü gibi işler de yapay zekâ araçlarının devreye girmesiyle ortadan kalktı. Oxford Üniversitesi araştırmacısı Mark Graham, bu durumu şu sözlerle özetliyor: "Bu dönüşüm sadece Kenya ile sınırlı kalmayacak, küresel ölçekte büyük bir iş gücü pazarını yapay zekâ ele geçirecek." Kendi işini kaybeden Bundi ise tehlikenin büyüklüğüne dikkat çekiyor: "Yapay zekâ bankacılar, muhasebeciler ve herkes için geliyor."

ChatGPT, Bir Ülkenin Vatandaşlarının Gelirini Tek Gecede Eritti: 40 Bin Gencin Geçim Kaynağı Yok Oldu!

LG Televizyonlarda Gizlilik Skandalı: Ekran Kapalıyken Ses Kaydı Yapıp, Ağdaki Cihazları İzlediği Tespit Edildi!

Gamers Nexus tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir güvenlik incelemesi, LG marka akıllı televizyonların kullanıcı gizliliğini ciddi şekilde ihlal ettiğini ortaya çıkardı. Araştırma sonuçlarına göre LG akıllı TV'ler ev ağlarını sürekli tarayarak yakındaki akıllı telefon ve diğer cihazları haritalandırıyor. En endişe verici bulgu ise televizyonların ekranı kapalı yani bekleme modunda görünse dahi mikrofondan ses kaydetmeye devam etmesi ve internete bağlandığı ilk anda bu verileri sunuculara yüklemesi oldu. Ağdaki cihazlar taranıyor ve konum verileri toplanıyor Gamers Nexus ekibi, Level1Techs ve bağımsız güvenlik araştırmacılarıyla ortaklaşa yürüttüğü çalışmada, LG G5 OLED dâhil olmak üzere piyasada satılan çeşitli modelleri test etti. Wireshark yazılımı ile yapılan ağ paket analizleri, televizyonların yerel ağda bulunan telefonlar ve akıllı saatler gibi televizyonla doğrudan ilgisi olmayan cihazları aktif biçimde taradığını gösterdi. Cihazların topladığı veriler yalnızca dâhili IP adresleriyle sınırlı kalmıyor; çevredeki Wi-Fi ağlarının adları, sinyal güçleri ve kullanıcının konum bilgileri de sistem tarafından kayıt altına alınıyor. Toplanan veriler LG’nin reklam şirketine aktarılıyor Elde edilen bu geniş veri havuzu, şirketin kişiselleştirilmiş reklam kolu olan LG Ad Solutions'a aktarılıyor. LG, dünya çapında yaklaşık 216 milyon akıllı TV sattığını belirtirken, reklam departmanı ise sadece ABD'de aynı ağdaki diğer cihazları takip ederek tam 363 milyon ikincil cihaza erişim sağladığını söylüyor. Bunun yanı sıra televizyonlar, ekrandaki görüntü ve sesleri dijital parmak izlerine dönüştürerek kullanıcıların farklı giriş kaynaklarında ne izlediğini takip eden Otomatik İçerik Tanıma (ACR) teknolojisini çalıştırıyor ancak son testler, veri toplama boyutunun bilinen ACR işlevlerinin çok daha ötesine geçtiğini kanıtladı. Ekran kapalı görünse dahi bekleme modunda televizyonun net bir şekilde ses kaydı yapabildiği tespit edildi. Televizyonun internet kablosu çıkarıldığında ses verilerini yerelde depolamaya devam ettiği, internet bağlantısı tekrar sağlandığı anda biriken dosyaları doğrudan sunucuya yüklediği belirlendi. webOS sisteminde açıklar var Araştırmacılar ayrıca LG’nin webOS işletim sisteminde uzaktan kod çalıştırılmasına (RCE) olanak tanıyan ciddi güvenlik açıkları tespit etti. Bu açıklar şu anda sorumlu bildirim süreci kapsamında LG yetkililerine iletilmiş durumda. Şimdilik tüm bunlar LG tarafından doğrulanmadığı için iddialardan ibaret kalmış olsalar da uzmanlar LG marka televizyonlarınızın, kullanırken internete bağlı olmamasını tavsiye ediyor.

LG Televizyonlarda Gizlilik Skandalı: Ekran Kapalıyken Ses Kaydı Yapıp, Ağdaki Cihazları İzlediği Tespit Edildi!

Ticaret Bakanlığından Kadın Kooperatiflerine Dev E-Ticaret Desteği: İşte 5 Yıl Boyunca Sağlanacak Avantajlar!

Ticaret Bakanlığı, kadın emeğini desteklemek ve kadın kooperatiflerinin dijital pazarlardaki rekabet gücünü artırmak amacıyla Türkiye’nin önde gelen beş büyük e-ticaret platformu ile tarihi bir iş birliği protokolüne imza attı. “2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı” kapsamında hayata geçirilen protokol ile kadın kooperatiflerinin e-ticaret ekosisteminde daha etkin yer alması hedefleniyor. İmzalanan "T.C. Ticaret Bakanlığı ve E-Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcıları Arasında Kadın Kooperatiflerini E-Ticaret Yoluyla Destekleme Protokolü" ile Hepsiburada, N11, PTTAVM, Pazarama ve Trendyol, kadın kooperatiflerine dijital pazarlara erişimde özel avantajlar sunacak. Kadın kooperatiflerine 5 yıl boyunca sağlanacak avantajlar Protokol kapsamında, kadın kooperatiflerinin e-ticaret platformlarına katılımını kolaylaştırmak ve pazar paylarını büyütmek için 5 yıl sürecek kapsamlı bir destek paketi devreye alınıyor: Kadın kooperatifleri, protokole taraf olan beş e-ticaret platformuna herhangi bir ücret ödemeden kayıt olabilecek. Kooperatiflerden ilk 6 ay boyunca %0 komisyon alınacak. Takip eden 4,5 yıl boyunca ise komisyon oranı %1 olarak uygulanacak. Kooperatif ürünleri; platformların ana sayfa banner’larında, özel kategori alanlarında ve sosyal medya kampanyalarında ön plana çıkarılacak. E-ticaret platformlarında kadın kooperatifi ürünleri için "Kooperatif Ürünleri" etiketiyle özel görünürlük alanları oluşturulacak ve dönemsel özel kampanyalar düzenlenecek. Atılan bu imzalarla birlikte kadın kooperatiflerinin dijital ticaret kanallarına girişlerinin kolaylaştırılması, satış ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesi ve ürettikleri değerlerin Türkiye genelindeki daha geniş tüketici kitlelerine ulaştırılması amaçlanıyor. İş birliğinin, kadın kooperatiflerinin dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırırken pazar paylarını ve e-ticaret ekosistemindeki görünürlüklerini önemli ölçüde artırması bekleniyor.

Ticaret Bakanlığından Kadın Kooperatiflerine Dev E-Ticaret Desteği: İşte 5 Yıl Boyunca Sağlanacak Avantajlar!

Samsung Galaxy A18 4G'nin Özellikleri, Fiyatı ve Tasarımı Sızdırıldı

Samsung’un amiral gemisi modelleri kadar bütçe dostu telefonları da müşterilerin çok ilgisini çekiyordu. A serisinin firmanın dünyada en çok satan modellerini içermesi de bunun kanıtı. Firma, yakın zamanda yepyeni bir A serisi modelle karşımıza çıkacak. Bu cihaz, Galaxy A18 4G olacak. Telefonun çıkışı heyecanla beklenirken bugün çok önemli bir gelişme yaşandı. Galaxy A18 4G modelinin render görselleri, fiyatı ve teknik detayları sızdırıldı. Gelin neler sunacağına birlikte göz atalım. Samsung Galaxy A18 tasarımı ve özellikleri Sızıntıya göre cihaz, selefi olan modellerle son derece benzer bir tasarım dili sergiliyor. Ön tarafta artık modası geçmiş diyebileceğimiz damla çentik görünümü maalesef hâlâ devam ediyor. Arka tarafta dikey olarak sıralanmış üçlü kamera kurulumu yer alırken cihazın sağ tarafında ses ve güç tuşlarının bulunduğu hafif kabartmalı yapı dikkat çekiyor. İddiaya göre telefon, 164.4 x 77.9 x 7.7 mm ölçülerinde olacak ve 193 gram ağırlığıkla gelecek. IP64 dayanıklılığa sahip olacağı belirtilen cihazın 6.7 inç büyüklüğünde, Full HD+ çözünürlük sunan ve 90Hz yenileme hızına sahip bir AMOLED ekranla sunulacağı söylenyior. Siyah, açık mavi ve gümüş de renk seçenekleri. Telefonun kalbinde, önceki modelden de gayet iyi tanıdığımız MediaTek Helio G99 işlemcisi yer alacakmış. Bu işlemciye 4 GB RAM ile 128 GB veya 256 GB dahili depolama alanı eşlik ederken bataryasının ise 5000 mAh olacağı belirtilmiş. Kamera tarafında ise arkada 50 MP (f/1.8) ana kameraya 5 MP ultra geniş açı ve 2 MP makro sensör eşlik edecek. Cihazın diğer küçük detayları arasında Wi-Fi 5 ve Bluetooth 5.3 bağlantı teknolojileri bulunuyor. Üzücü bir gelişme de var. İddiaya göre telefon donanım ve tasarım tarafında kayda değer bir yenilik sunulmamasına rağmen zamla gelecek. Sızıntıya göre Galaxy A18 4G'nin başlangıç fiyatı 300 euro’lara kadar çıkabilir. Karşılaştırma yapacak olursak önceki nesil 200 euro fiyat ile çıkmıştı. Bu zammın temel nedeninin ise küresel çapta yaşanan çip tedarik ve maliyet krizleri olduğu ifade ediliyor.

Türkiye’de Peynir Ekmek Gibi Satacak Bütçe Dostu Telefon Samsung Galaxy A18’in Tasarımı ve Özellikleri Sızdırıldı

Yarım Debriyaj Zararlı mı?

Aracın hareket etmesini sağlamak için kısa süreli kullanılan bu teknik, uzun süre kullanıldığında bazı sorunlara yol açabiliyor. Peki yarım debriyaj tam olarak neden kullanılıyor ve ne gibi zararları olabilir? Öncelikle yarım debriyajın ne olduğunu kısaca açalım. Debriyaj, motor ile şanzıman arasındaki güç aktarımını kontrol eden sistemdir. Pedala bastığınızda motor ile şanzıman arasındaki bağlantı kesilir, pedalı bırakınca bağlantı yeniden kurulur. Böylece vites değiştirmek ve aracı sarsıntısız şekilde hareket ettirmek mümkün bir hale gelir. Yarım debriyaj ise pedalın tamamen bırakılmadığı ve debriyajın tam olarak kavramadığı ara noktada gerçekleşiyor. Sürücü debriyajı yavaşça bırakırken belirli bir noktada aracın hareket etmeye başladığını hisseder. Buna da kavrama noktası diyoruz. Yarım debriyaj yapmak aslında yanlış değil. Asıl sorun, debriyajı kavrama noktasında uzun süre tutarak aracı bu şekilde ilerletmek veya yokuşta sabit tutmaya çalışmaktır. Yarım debriyaj neden kullanılır? Yarım debriyajın en temel amacı, motorun ürettiği gücü tekerleklere kontrollü bir şekilde aktarmaktır. Özellikle: Araç ilk kez hareket ettirilirken, Yokuşta kalkış yaparken, Çok düşük hızlarda manevra yapılırken, Park sırasında hassas hareket etmek gerektiğinde debriyajın kavrama noktasından yararlanılabilir. Arabayı yarım debriyajda kullanmak zararlı mı? Eğer kısa süreli ve gerektiğinde kullanılırsa yarım debriyaj, aslında gayet normaldir. Fakat ayağı uzun süre kavrama noktasında tutmak, debriyaj balatası tamamen kilitlenmediği için parçalar arasında sürtünmeye yol açar. Sürtünme ise ısı oluşturur ve debriyajın daha hızlı aşınmasına neden olur. Sürekli yarım debriyaj yapmanın zararları 1. Debriyaj balatası daha hızlı aşınır: Yarım debriyajın en önemli riski, sistemdeki sürtünme malzemelerinin daha hızlı aşınmasıdır. Normal bir kalkışta debriyaj kısa süre içerisinde tamamen kavrar ve sürtünme azalır. Ancak sürücü ayağını uzun süre kavrama noktasında tutarsa debriyaj tam olarak kilitlenmeden çalışmaya devam eder. 2. Debriyaj aşırı ısınabilir: Uzun süreli kavrama sırasında ortaya çıkan sürtünme ısı üretir. Bu durum sürekli tekrarlandığında debriyaj bileşenlerinin normalden daha fazla ısınmasına neden olabilir. Bu durum, debriyajın ömrünü kısaltabilir ve ilerleyen süreçlerde kaçırma, kavrama ve titreme gibi belirtilere neden olabilir. 3. Debriyajın diğer parçaları da yanlış kullanımdan etkilenebilir: Sürücünün ayağını devamlı debriyajın üzerinde tutması, debriyajın kısmen devreden çıkmasına ve debriyaj rulmanı gibi parçaların gereksiz yere çalışmasına neden olabilir. 4. Yakıt tüketimi artabilir: Yarım debriyaj, bir alışkanlık haline geldiğinde motorun ve debriyaj sisteminin verimli çalışmasına engel olabilir. Özellikle aracı hareket ettirmek için fazla gaz vermek, yakıt tüketimini artırabilir. Fakat burada yakıt tüketimini artıran şey tek başına yarım debriyaj değildir, yanlış debriyaj-gaz kullanımının motoru gereksiz yüksek devirde çalıştırmasıdır. 5. Debriyajın ömrü kısalabilir: Sürüş alışkanlıkları, debriyajın ömrünü etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Dur-kalk yapılan şehir içi trafik, yokuşlarda debriyajla araç tutmak ve ayağı pedalın üzerinde bırakmak aşınmayı hızlandırır. Trafikte sürekli yarım debriyaj yapılmalı mı? Yoğun bir dur-kalk trafiğinde sürücü, sürekli debriyaj kullanmaya meyillidir. Ancak aracı sürekli kavrama noktasında tutarak ilerlemek yerine mümkün olduğunca araçla aradaki mesafeyi koruyup gerekirse tamamen durmak daha sağlıklıdır. Kısa süreli duruşlarda vitesi boşa alıp debriyaj pedalını bırakmak da debriyaj sistemini gereksiz yükten kurtarır. Debriyajın zarar gördüğü nasıl anlaşılır? Debriyajı uzun süre yanlış kullanmak, bazı belirtilerle kendini gösterir. Bunlar: Motor devri yükseldiği halde aracın beklenen şekilde hızlanmaması Kalkışlarda titreme veya silkeleme Debriyaj pedalında alışılmadık sertlik veya yumuşaklık Vites geçişlerinde zorlanma Debriyajdan ses gelmesi Debriyaj bölgesinden yanık benzeri bir koku gelmesi olarak sayılabilir. Debriyajın zarar görmemesi için ne yapılmalı? Bazı küçük ama etkili alışkanlıklar, aracın zarar görmesini engelleyebilir. Kalkıştan sonra ayağı debriyajdan tamamen çekmek, yokuşta aracı debriyajla sabit tutmamak, trafikte beklerken vitesi boşa almak, gereğinden fazla gaz vermemek ve aracınızın kavrama noktasını öğrenmek sizi yarım debriyajın oluşturabileceği zararlardan koruyabilir. Kısacası yarım debriyaj yapmak tek başına aslında zararlı değildir. Sadece gerektiği kadar kullanmak ve kavrama tamamlandığında ayağı pedaldan çekmek daha doğru bir tekniktir. Böylece aracın kontrolünü korurken debriyaj sisteminin de yıpranmasını önleyebilirsiniz.

Sürekli Yarım Debriyaj Yapmak Zararlı mı, Doğru Kullanım Nasıl Olmalı?

BMW Fiyat Listesi - Eylül 2026

BMW’nin Eylül 2026 fiyat listesi yayımlandı. Markanın güncel listesinde 1 Serisi, 2 Serisi, 3 Serisi, 4 Serisi, 5 Serisi, 7 Serisi, X1, X2, Yeni X3, X5, X6, X7, Z4, M Serisi ile elektrikli i4, i5, i7, iX1 ve iX modelleri yer alıyor. En erişilebilir seçenek BMW 120 Sport Line olurken, X6 M Competition 26.503.300 TL’lik fiyatıyla listenin üst basamağında bulunuyor. BMW, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak tavsiye edilen perakende fiyat listesini paylaştı. Açıklanan listede markanın tamamen elektrikli i ailesinin yanında mild-hybrid benzinli, dizel ve performans odaklı M modelleri de yer alıyor. BMW fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Temmuz 2026) Kampanyalı Fiyatı BMW 1 Serisi 4.412.300 TL - BMW iX1 4.486.000 TL - BMW 2 Serisi Gran Coupé 4.329.700 TL - BMW 2 Serisi Active Tourer 4.514.200 TL - BMW iX2 4.699.900 TL - BMW X1 5.579.000 TL - BMW i4 5.430.800 TL - BMW 3 Serisi Sedan 5.821.300 TL - BMW X2 5.797.800 TL - BMW 4 Serisi Gran Coupé 7.193.800 TL - Yeni BMW iX3 6.819.500 TL - BMW X3 7.303.900 TL - BMW 4 Serisi Coupé 7.193.800 TL - BMW i5 7.842.600 TL - BMW 5 Serisi Sedan 9.290.400 TL - Yeni BMW iX 10.783.400 TL - BMW i7 Sedan 14.188.000 TL - BMW X5 19.255.800 TL - BMW X6 19.298.400 TL - BMW X7 24.979.100 TL - BMW M Modelleri 8.684.800 TL - BMW 1 Serisi fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin Sport Line Otomatik 4.037.800 TL - 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin M Sport Otomatik 4.283.100 TL - BMW 1 Serisi, markanın kompakt sınıftaki giriş modeli olarak şehir içi kullanım ve günlük ulaşım ihtiyaçlarına odaklanıyor. Ağustos 2026 listesinde mild hybrid benzinli motorla sunulan model, Sport Line ve M Sport tasarım paketleriyle iki farklı fiyat seviyesine sahip. BMW 2 Serisi Gran Coupé fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin Sport Line Otomatik 4.329.700 TL - 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin M Sport Otomatik 4.616.600 TL - BMW 2 Serisi Gran Coupé, kompakt ölçülerle coupe tasarım çizgisini bir araya getiren modellerden biri. Temmuz listesinde 220 Gran Coupé versiyonuyla yer alan model, Sport Line ve M Sport tasarım paketleriyle daha sportif görünümlü kompakt sedan alternatifi arayanlara hitap ediyor. BMW 2 Serisi Active Tourer fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin Luxury Line Otomatik 4.514.200 TL - 1.499 cc Mild Hybrid - Benzin M Sport Otomatik 4.755.100 TL - 1.499 cc Plug-in Hybrid - Benzin Luxury Line Otomatik 5.187.100 TL - 1.499 cc Plug-in Hybrid - Benzin M Sport Otomatik 5.537.500 TL - BMW 2 Serisi Active Tourer, daha geniş iç hacim ve pratik kullanım beklentisi olan kullanıcılara yönelik bir seçenek olarak listede yer alıyor. Mild hybrid ve plug-in hybrid motor seçeneklerinin birlikte sunulması, modeli aile kullanımı ve şehir içi esneklik açısından farklılaştırıyor. BMW 3 Serisi Sedan fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.597 cc Benzin Sport Line Otomatik 5.821.300 TL - 1.597 cc Benzin M Sport Otomatik 6.307.600 TL - BMW 3 Serisi Sedan, markanın sedan ürün gamındaki en bilinen modellerinden biri olmayı sürdürüyor. Temmuz 2026 fiyat listesinde 320i Sedan versiyonuyla yer alan model, benzinli motor ve otomatik şanzıman kombinasyonuyla günlük kullanım ile premium sedan beklentisini birleştiriyor. BMW 4 Serisi Gran Coupé fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.597 cc Benzin M Sport Otomatik 7.193.800 TL - 1.597 cc Benzin Edition M Sport Otomatik 8.034.100 TL - BMW 4 Serisi Gran Coupé, sportif tavan çizgisiyle sedan kullanışlılığını bir araya getiren modellerden biri. Ağustos listesinde 420i Gran Coupé versiyonuyla görünen araç, M Sport ve Edition M Sport paketleriyle daha dinamik tasarım beklentisi olan kullanıcılara sesleniyor. BMW i4 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrik, 160 kW / 218 bg Sport Line Otomatik 5.630.700 TL - Elektrik, 160 kW / 218 bg M Sport Otomatik 6.230.400 TL - Elektrik, 160 kW / 218 bg Edition M Sport Otomatik 6.861.100 TL - BMW i4, markanın tamamen elektrikli sedan-coupe çizgisindeki modellerinden biri olarak fiyat listesinde yer alıyor. eDrive40 versiyonuyla sunulan model, Sport Line, M Sport ve Edition M Sport paketleriyle elektrikli sürüşü daha sportif bir tasarım anlayışıyla birleştiriyor. BMW 5 Serisi Sedan fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.597 cc Mild Hybrid - Benzin M Sport Otomatik 9.290.400 TL - 1.597 cc Mild Hybrid - Benzin Edition M Sport Otomatik 9.443.400 TL - 1.995 cc Mild Hybrid - Dizel M Sport Otomatik 11.594.400 TL - 1.995 cc Mild Hybrid - Dizel Edition M Sport Otomatik 12.761.200 TL - BMW 5 Serisi Sedan, markanın üst-orta sınıftaki sedan temsilcisi olarak hem benzinli hem dizel mild hybrid motorlarla listede yer alıyor. 520i Sedan ve 520d xDrive Sedan versiyonları, konfor, uzun yol kullanımı ve premium sedan beklentisini aynı gövdede topluyor.

Eylül 2026 BMW Fiyat Listesi Açıklandı: Neredeyse Her Modele Zam!

YouTube Televizyona Nasıl Bağlanır?

Telefonda izlemeye başladığınız bir YouTube videosunu daha büyük ekrana geçirmek için televizyonun kumandasından aynı içeriği yeniden aramanız gerekmiyor. Uyumlu cihazlarda telefon ile televizyon arasında bağlantı kurarak videoyu TV ekranından oynatabilir, kontrolü ise telefonunuzdan sürdürebilirsiniz. YouTube televizyona bağlama işlemi için kullanabileceğiniz yöntem televizyonun özelliklerine ve ağ bağlantısına göre değişiyor. Telefon ve TV aynı Wi-Fi ağına bağlıysa YouTube'un yayınlama özelliği en kısa yollardan biri. Televizyon otomatik olarak görünmüyorsa TV koduyla manuel eşleştirme seçeneği de bulunuyor. Telefonunuzdaki YouTube'u TV'ye birkaç dokunuşla aktarın Akıllı televizyonunuzda YouTube uygulaması bulunuyorsa telefondaki videoları TV'de oynatmanın en kolay yollarından biri Yayınla özelliğini kullanmak. Bunun için öncelikle telefon ile televizyonun aynı Wi-Fi ağına bağlı olması gerekiyor. Bağlantıyı kurmak için şu adımları uygulayabilirsiniz: Akıllı televizyonunuzda YouTube uygulamasını açın. Telefonunuzun televizyonla aynı Wi-Fi ağına bağlı olduğundan emin olun. Telefonunuzdan YouTube uygulamasını açın. Uygulamanın üst bölümündeki Yayınla simgesine dokunun. Açılan cihaz listesinden televizyonunuzu seçin. Bağlantı tamamlandıktan sonra izlemek istediğiniz videoyu açın. Video televizyonda oynatılmaya başladığında telefonunuz bağlantıyı yönetmek için kullanılabiliyor. Videoyu duraklatabilir, ileri veya geri alabilir ve izlemek istediğiniz başka içerikleri seçebilirsiniz. Bu yöntemde telefon ekranındaki görüntünün tamamı televizyona yansıtılmıyor. YouTube uygulaması yalnızca seçtiğiniz içeriği TV'deki YouTube uygulamasına gönderiyor. Bu nedenle bağlantı kurulduktan sonra telefonunuzu başka işlemler için kullanmaya devam edebilirsiniz. Birden fazla uyumlu televizyon veya yayın cihazı aynı ağdaysa Yayınla simgesine bastığınızda listede birkaç cihaz görebilirsiniz. Videonun yanlış ekranda başlamaması için bağlanmak istediğiniz televizyonun adını kontrol etmeniz yeterli. Aynı Wi-Fi ağı yoksa TV kodu devreye giriyor Telefon ve televizyon birbirini otomatik olarak görmediğinde YouTube'un sunduğu TV koduyla bağlama özelliği kullanılabiliyor. Bu yöntemde televizyonda oluşturulan kod telefona giriliyor ve iki cihaz manuel olarak eşleştiriliyor. TV koduna ulaşmak için televizyonunuzdaki YouTube uygulamasını açın ve şu adımları takip edin: Televizyonda YouTube uygulamasına girin. Sol taraftaki menüden Ayarlar bölümünü açın. TV koduyla bağlan seçeneğine ilerleyin. Ekranda görünen mavi renkli sayısal kodu açık bırakın. Telefonunuzdaki YouTube uygulamasını açın. Yayınla simgesine dokunun. TV koduyla bağla seçeneğini açın. Televizyonda görünen kodu telefonunuza girin. Bağla seçeneğine dokunun. Eşleştirme tamamlandıktan sonra telefondan seçtiğiniz YouTube videolarını televizyonda oynatabilirsiniz. Telefon yine oynatma kontrollerini yönetmek ve sıradaki içeriği belirlemek için kullanılabilir. TV kodunun önemli avantajlarından biri, telefon ile televizyon aynı Wi-Fi ağına bağlı olmadığında da bağlantı kurulabilmesi. Dolayısıyla otomatik cihaz bulma yöntemi çalışmadığında doğrudan ekran yansıtma uygulamalarına yönelmeden önce bu seçeneği deneyebilirsiniz. YouTube TV koduyla nasıl bağlanır? YouTube uygulamasını destekleyen tabletlerde de benzer yöntemle televizyonla eşleştirme yapılabiliyor. Temel mantık, televizyonda görüntülenen kodun mobil cihazdaki YouTube uygulamasına girilmesine dayanıyor. Kodun doğru girilmesine rağmen bağlantı kurulamıyorsa televizyon ekranındaki kodu yeniden kontrol edin. Eski bir eşleştirme ekranını açık bıraktıysanız YouTube ayarlarından TV kodu bölümünü yeniden açıp güncel kodla işlem yapmayı deneyebilirsiniz. Bağlantı kurulduktan sonra her video için kodu yeniden girmeniz gerekmiyor. Eşleştirilen cihaz üzerinden YouTube'da gezinerek istediğiniz içerikleri televizyona gönderebilirsiniz. Bilgisayardaki YouTube videosu televizyona aktarılabilir YouTube'u televizyonda açmanın yolu yalnızca telefondan geçmiyor. Bilgisayarınızda izlediğiniz bir videoyu da uyumlu televizyona veya yayın cihazına gönderebilirsiniz. Bunun için bilgisayar ile televizyonun aynı Wi-Fi ağına bağlı olması gerekiyor. YouTube üzerinden bağlantı kurmak için şu adımları takip edebilirsiniz: Bilgisayarınızdan YouTube'u açın. Televizyonda YouTube uygulamasını çalıştırın. İzlemek istediğiniz videoyu bilgisayarda açın. Video oynatıcısındaki Yayınla simgesine tıklayın. Açılan listeden televizyonunuzu veya kullanmak istediğiniz yayın cihazını seçin. Bağlantının kurulmasını bekleyin. İşlem tamamlandığında video televizyon ekranında oynatılıyor. Bilgisayar üzerinden videoyu duraklatabilir, farklı bir içeriğe geçebilir veya oynatma sırasına yeni videolar ekleyebilirsiniz. YouTube'u TV'de kullanmak için telefon şart değil Akıllı televizyonunuzda YouTube uygulaması varsa telefon veya bilgisayarla bağlantı kurmadan da hesabınıza giriş yapabilirsiniz. Bu yöntem, YouTube'u düzenli olarak televizyondan kullananlar için daha pratik bir seçenek hâline gelebilir. TV'deki YouTube uygulamasını açtıktan sonra Oturum aç seçeneğini kullanmanız gerekiyor. Karşınıza çıkan seçeneklere göre televizyon kumandasıyla hesap bilgilerinizi girmek yerine telefon veya bilgisayardan oturum açma işlemini tamamlayabilirsiniz. Hesabınızı televizyona eklediğinizde abonelikleriniz, size özel öneriler ve oynatma listeleriniz gibi hesapla bağlantılı bölümlere TV uygulamasından ulaşabilirsiniz. Böylece her video izlemek istediğinizde telefonu televizyona yeniden bağlamanız gerekmez. Ortak kullanılan veya size ait olmayan bir televizyonda hesabınızı açık bırakmamaya dikkat etmek gerekiyor. Otel, kiralık ev veya başka bir kişinin televizyonunda YouTube hesabınızı kullandıysanız izleme işlemi bittikten sonra oturumu kapatmanız daha doğru olur. Telefon TV'yi görmüyorsa bunları kontrol edin Yayınla simgesine dokunduğunuz hâlde televizyonun adını listede göremiyorsanız bağlantının tamamen bozuk olduğunu düşünmeden önce birkaç ayarı kontrol edebilirsiniz. Sorunun kaynağı çoğu zaman cihazların aynı ağı kullanmaması veya uygulamalardan birinin bağlantıyı düzgün şekilde kuramaması oluyor. İlk olarak telefon ve televizyonun aynı Wi-Fi ağına bağlı olduğundan emin olun. Evde 2,4 GHz ve 5 GHz için farklı ağ adları kullanılıyorsa cihazların farklı ağlara bağlanmış olması televizyonun listede görünmesini etkileyebilir. Misafir ağı gibi cihazların birbirleriyle iletişim kurmasını sınırlayan bağlantılar da sorun çıkarabilir. Ardından televizyon ve telefondaki YouTube uygulamasını kapatıp yeniden açabilirsiniz. Uygulamaların güncel sürümlerini kullanmak da bağlantı sırasında karşılaşılabilecek uyumluluk problemlerini azaltabilir. Sorun devam ediyorsa televizyonu, telefonu ve modemi yeniden başlatmayı deneyebilirsiniz. YouTube'daki Yayınla simgesi görünmüyorsa mobil cihazın yerel ağ erişim izinlerini de kontrol etmek gerekebilir. İşletim sisteminin uygulamaya verdiği ağ izinleri kapalıysa YouTube yakındaki uyumlu cihazları bulamayabilir. Televizyon otomatik olarak bulunmadığında ise ilk bölümde anlattığımız TV koduyla bağlama yöntemine geçebilirsiniz. Bu yöntem cihazların otomatik keşif sistemi üzerinden birbirini bulamadığı durumlarda alternatif oluşturuyor. Eski televizyonlarda da YouTube izlenebilir Televizyonunuz akıllı özelliklere sahip değilse YouTube'u büyük ekranda izlemek için mutlaka yeni bir TV satın almanız gerekmiyor. HDMI girişi bulunan televizyonlarda farklı cihazlarla YouTube erişimi elde edilebilir. Google TV veya benzeri medya oynatıcıları, oyun konsolları ve YouTube uygulamasını destekleyen diğer yayın cihazları bu amaçla kullanılabiliyor. Harici cihaz televizyona bağlandıktan sonra YouTube uygulaması cihaz üzerinden çalıştırılıyor. Bilgisayarı HDMI kablosuyla televizyona bağlamak da daha doğrudan bir yöntem. Bu senaryoda televizyon bilgisayar için ikinci ekran görevi görüyor. YouTube videosunu bilgisayardan açtığınızda görüntü ve ses HDMI üzerinden televizyona aktarılabiliyor. Telefonla YouTube bağlantısında yalnızca video televizyona gönderilebilirken HDMI kullanımında bilgisayar ekranındaki görüntü doğrudan TV'ye aktarılıyor. Hangi yöntemin daha uygun olduğu kullandığınız televizyona göre değişiyor. Güncel bir akıllı TV'de YouTube uygulaması ve kablosuz bağlantı seçenekleri yeterli olurken eski modellerde harici bir medya cihazı veya HDMI kablosu daha kullanışlı bir çözüm olabilir. YouTube'u televizyona bağladıktan sonra videoları büyük ekranda izlerken kontrolü telefon veya bilgisayardan sürdürebilirsiniz. Siz YouTube'u TV'de kullanırken kablosuz bağlantıyı mı yoksa doğrudan televizyon uygulamasını mı tercih ediyorsunuz? Deneyimlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

YouTube'u Televizyona Taşımanın Birden Fazla Yolu Var! Nasıl Bağlanıyor?

BYD Fiyat Listesi - Eylül 2026

BYD, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak tavsiye edilen perakende fiyat listesini paylaştı. Açıklanan listede markanın tamamen elektrikli yenilikçi sedan, crossover ve SUV seçenekleri yer alıyor. Bu içerikte BYD’nin Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazlı versiyon seçeneklerini ve tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını bir araya getirdik. BYD fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Ağustos 2026) Kampanyalı Fiyatı BYD SEAL 4.077.000 TL - BYD SEALION 7 4.190.000 TL - BYD HAN 4.873.000 TL 4.573.000 TL BYD TANG 5.418.000 TL - BYD SEAL fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli 390 kW AWD Excellence 4.077.000 TL - BYD SEAL, markanın elektrikli sedan modeli olarak sportif çizgileri ve dört tekerlekten çekişli yapısıyla listede yer alıyor. Excellence donanımıyla sunulan model, Ağustos 2026 fiyat listesinde BYD ürün gamının en erişilebilir seçeneği olarak öne çıkıyor. BYD SEALION 7 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli 390 kW AWD Excellence 4.190.000 TL - BYD SEALION 7, markanın elektrikli SUV karakterli modellerinden biri olarak Ağustos 2026 listesinde yer alıyor. 390 kW AWD motor yapısı ve Excellence donanımıyla sunulan araç, yüksek gövde tipi ve elektrikli sürüş karakterini birlikte arayan kullanıcılara hitap ediyor. BYD TANG fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli 380 kW AWD Flagship 5.418.000 TL - BYD TANG, markanın geniş SUV sınıfındaki elektrikli modeli olarak Temmuz 2026 fiyat listesinde en yüksek fiyatlı seçenek konumunda bulunuyor. Flagship donanımıyla listelenen araç, büyük gövde yapısı ve dört tekerlekten çekişli elektrikli motor kombinasyonuyla öne çıkıyor.

Eylül 2026 BYD Fiyat Listesi Açıklandı: Sadece 3 Model Kaldı...

Peugeot Fiyat Listesi - Eylül 2026

Peugeot, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak tavsiye edilen perakende fiyat listesini paylaştı. Açıklanan listede markanın tamamen elektrikli E-serisi modellerinin yanında benzinli, hibrit ve dizel seçenekler de yer alıyor. Bu içerikte Peugeot’nun Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazlı versiyon seçeneklerini ve tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını bir araya getirdik. Peugeot fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Ağustos 2026) Kampanyalı Fiyatı E-208 2.080.000 TL - 2008 2.353.000 TL - E-2008 2.245.000 TL - Yeni 408 2.685.000 TL 2.370.000 TL 3008 2.967.000 TL 2.755.000 TL E-3008 3.384.500 TL - Yeni 5008 3.426.000 TL - Yeni E-5008 3.573.500 TL - E-208 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrik GT 100 kW 2.080.000 TL - Peugeot E-208, markanın elektrikli şehir otomobili seçeneklerinden biri olarak kompakt ölçüler ve elektrikli sürüş karakterini bir araya getiriyor. GT donanımıyla listelenen model, şehir içi kullanımda pratiklik arayan ve tamamen elektrikli yapıyı tercih eden kullanıcılar için konumlanıyor. 2008 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.2 Hybrid 145 hp, Benzin ALLURE eDCS6 2.353.000 TL - 1.2 Hybrid 145 hp, Benzin GT eDCS6 2.632.000 TL - Peugeot 2008, kompakt SUV sınıfında yer alan ve hibrit motor seçeneğiyle listelenen modellerden biri. Allure ve GT donanım seviyeleriyle sunulan araç, şehir içi kullanımda pratiklik, SUV görünümü ve otomatik şanzıman beklentisini bir arada değerlendiren kullanıcılara hitap ediyor. E-2008 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrik ALLURE 115 kW 2.245.000 TL - Elektrik GT 115 kW 2.400.000 TL - E-2008, 2008 ailesinin tamamen elektrikli versiyonu olarak kompakt SUV formunu elektrikli motorla birleştiriyor. Allure ve GT donanımlarıyla listelenen model, elektrikli SUV arayan ancak şehir kullanımına uygun boyutlardan uzaklaşmak istemeyen kullanıcılar için öne çıkıyor. Yeni 408 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.2 Hybrid 145 hp, Hybrid ALLURE eDCS6 2.580.000 TL 2.330.000 TL 1.2 Hybrid 145 hp, Hybrid ALLURE eDCS6 Cam Tavan 2.695.000 TL - 1.2 Hybrid 145 hp, Hybrid GT eDCS6 2.910.000 TL 2.745.000 TL Yeni 408, fastback çizgileriyle Peugeot ürün gamında farklı bir konuma sahip. Hibrit motor ve eDCS6 şanzımanla listelenen modelde Allure ve GT donanımları yer alıyor. Temmuz 2026 listesinde özellikle Allure versiyonundaki lansmana özel fiyat avantajı dikkat çekiyor. 3008 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.2 Hybrid 145 hp, Hybrid Allure eDCS6 2.967.000 TL 2.755.000 TL 1.2 Hybrid 145 hp, Hybrid GT eDCS6 3.390.000 TL - Peugeot 3008, markanın SUV ürün gamındaki önemli modellerinden biri olarak hibrit motor seçeneğiyle listeleniyor. Allure ve GT donanımlarıyla sunulan araç, aile kullanımı, yüksek sürüş pozisyonu ve konfor beklentisini bir arada değerlendiren kullanıcılar için konumlanıyor.

Eylül 2026 Peugeot Fiyat Listesi Açıklandı: 3008'e Zam Geldi!

Audi Fiyat Listesi - Eylül 2026

Audi, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak tavsiye edilen perakende fiyat listesini paylaştı. Açıklanan listede markanın elektrikli e-tron serisinin yanında benzinli ve dizel sedan, avant ve SUV modelleri de yer alıyor. Bu içerikte Audi’nin Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazlı versiyon seçeneklerini ve tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını bir araya getirdik. Audi fiyat listesi - Eylül 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Ağustos 2026) Kampanyalı Fiyatı A3 3.614.616 TL - Q2 3.735.775 TL - Q4 e-tron 4.729.750 TL - Yeni Q3 5.311.292 TL - Yeni A5 8.900.973 TL - A6 e-tron 8.341.960 TL - Q6 e-tron 9.340.419 TL - Yeni A6 13.503.328 TL - Q7 11.589.234 TL - Yeni e-tron GT 12.137.766 TL - Q8 17.697.810 TL - A8 29.155.507 TL - A3 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 110 kW, Benzin Sportback Advanced, S tronic 3.614.616 TL - 110 kW, Benzin Sedan Advanced, S tronic 4.297.796 TL - 110 kW, Benzin allstreet, S tronic 4.511.012 TL - 110 kW, Benzin Sportback S line, S tronic 4.652.924 TL - 110 kW, Benzin Sedan S line, S tronic 4.790.444 TL - Q2 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 35 TFSI 150 hp, Benzin Advanced S tronic PI 3.735.775 TL - Audi Q2, markanın kompakt SUV ürün gamındaki giriş seçeneklerinden biri olarak konumlanıyor. Küçük boyutları, otomatik şanzımanlı yapısı ve şehir içi kullanıma uygun karakteriyle Audi ürün gamında daha erişilebilir SUV alternatifi arayanlara hitap ediyor. Yeni Q3 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat TFSI 110 kW, Benzin SUV, S tronic 5.311.292 TL - TFSI 110 kW, Benzin Sportback, S tronic 5.465.732 TL - Yeni A5 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat TFSI 150 kW, Benzin Sedan quattro, S tronic 8.545.869 TL - TDI 150 kW, Dizel Sedan quattro, S tronic 8.900.973 TL - TFSI 200 kW, Benzin Sedan quattro 9.158.229 TL - TFSI 150 kW, Benzin Avant quattro, S tronic 8.815.437 TL - TDI 150 kW, Dizel Avant quattro, S tronic 9.170.541 TL - TFSI 200 kW, Benzin Avant quattro 9.427.797 TL - Yeni A6 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat TDI 150 kW, Dizel Sedan quattro 11.618.199 TL - TFSI 200 kW, Benzin Sedan quattro 11.874.192 TL - e-hybrid 270 kW, Hibrit Sedan quattro 13.503.328 TL - TDI 220 kW, Dizel Sedan quattro 15.176.850 TL - TDI 150 kW, Dizel Avant quattro 11.618.199 TL - TFSI 200 kW, Benzin Avant quattro 11.874.192 TL - Yeni A6, Audi’nin üst orta sınıftaki temsilcisi olarak sedan ve Avant gövde seçenekleriyle sunuluyor. TDI, TFSI ve e-hybrid versiyonların birlikte listelenmesi, modelin farklı kullanım beklentilerine göre geniş bir motor yelpazesi sunduğunu gösteriyor. A6 e-tron fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli A6 Sportback e-tron 8.163.250 TL - Elektrikli A6 Avant e-tron 8.341.960 TL - Elektrikli A6 Sportback e-tron performance 9.460.392 TL - Elektrikli A6 Avant e-tron performance 9.639.102 TL - Elektrikli A6 Sportback e-tron quattro 10.057.842 TL - A6 e-tron, Audi’nin elektrikli ürün gamında sedan çizgisine yakın Sportback yapısını Avant gövde seçeneğiyle birlikte sunuyor. Performance ve quattro versiyonlarla genişleyen aile, elektrikli otomobil kullanıcıları için daha üst sınıf ve donanımlı seçenekler oluşturuyor. Q7 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 45 TFSI quattro 265 hp, Benzin SUV S line Tiptronic PI 11.589.234 TL - 50 TDI quattro 286 hp, Dizel SUV S line Tiptronic PI 14.889.926 TL - 55 TFSI quattro 340 hp, Benzin SUV S line Tiptronic PI 15.174.854 TL - A8 fiyatları - Eylül 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 50 TDI quattro 286 hp, Dizel A8 L Tiptronic PI 24.459.206 TL - 55 TFSI quattro 340 hp, Benzin A8 L Tiptronic PI 24.459.206 TL - A8, Audi’nin lüks sedan sınıfındaki amiral gemisi olarak Ağustos 2026 listesinde yer alıyor. Dizel ve benzinli A8 L versiyonlarının yanında S8 performans seçeneği de bulunuyor. S8, paylaşılan listedeki en yüksek fiyatlı Audi modeli olarak öne çıkıyor.

Eylül 2026 Audi Fiyat Listesi Açıklandı: Bazı Modellere Devasa Zam!

KGM Fiyat Listesi - Eylül 2026

KGM SsangYong, Eylül 2026 dönemi için geçerli olacak tavsiye edilen perakende fiyat listesini paylaştı. Açıklanan listede markanın elektrikli SUV ve pick-up seçeneklerinin yanında benzinli SUV ve dizel pick-up modelleri de yer alıyor. Bu içerikte KGM SsangYong’un Eylül 2026 güncel fiyatlarını, model bazlı versiyon seçeneklerini ve tavsiye edilen anahtar teslim fiyatlarını bir araya getirdik. KGM SsangYong fiyat listesi - Ağustos 2026 Model İsmi Güncel Fiyatı (Ağustos 2026) Kampanyalı Fiyatı Musso Grand 2.065.000 TL - Korando 2.375.000 TL - Musso EV 2.454.874 TL - Torres EVX 2.474.830 TL - Torres 2.935.000 TL - Actyon 3.550.000 TL - Torres EVX fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli 4x2 Panoramik Cam Tavan, Uzaktan Erişim (2026) 2.474.830 TL - Torres EVX, KGM SsangYong’un tamamen elektrikli SUV seçeneklerinden biri olarak fiyat listesinde yer alıyor. 4x2 yapısı ve panoramik cam tavan bilgisiyle paylaşılan model, elektrikli SUV arayan kullanıcılar için markanın güncel ürün gamındaki önemli seçeneklerinden biri olarak konumlanıyor. Musso EV fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat Elektrikli 4x2 (2025) 2.454.874 TL - Elektrikli 4x2 Uzaktan Erişim (2026) 2.454.874 TL - Musso EV, elektrikli pick-up karakteriyle KGM SsangYong listesinde farklı bir noktada duruyor. Ağustos 2026 fiyat listesinde 2025 ve 2026 model yılı seçenekleri aynı tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla yer alıyor. Model, elektrikli altyapıyı pick-up gövde tipiyle birleştiriyor. Torres fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 GDI Turbo Benzinli 4x2 (2025) 2.785.000 TL - 1.5 GDI Turbo Benzinli 4x4 (2025) 2.950.000 TL - 1.5 GDI Turbo Benzinli 4x2 (2026) 2.935.000 TL - Torres, KGM SsangYong’un benzinli SUV ürün gamında yer alan modellerinden biri olarak listeleniyor. 1.5 GDI Turbo motorla sunulan modelde 4x2 ve 4x4 seçenekleri bulunuyor. Ağustos listesinde 2025 ve 2026 model yılı versiyonları birlikte yer alıyor. Actyon fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 GDI Turbo Benzinli 4x4 A/T Panoramik Cam Tavan (2025) 3.550.000 TL - Actyon, KGM SsangYong’un SUV ailesinde daha yüksek fiyat basamağında konumlanan modellerinden biri olarak listede yer alıyor. 1.5 GDI Turbo benzinli motor, 4x4 aktarma ve otomatik şanzıman bilgisiyle paylaşılan modelde panoramik cam tavan detayı da fiyat satırında belirtiliyor. Musso Grand fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 2.2 Dizel D2.2 4x2 Otomatik 2.065.000 TL - Musso Grand, KGM SsangYong’un pick-up gövde tipindeki dizel modeli olarak fiyat listesinde yer alıyor. 4x2 ve 4x4 seçenekleriyle listelenen model, ticari kullanım ve geniş yükleme alanı beklentisini birlikte değerlendiren kullanıcılar için konumlanıyor. Korando fiyatları - Ağustos 2026 Motor-Yakıt Donanım-Şanzıman Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Fiyat Kampanyalı Fiyat 1.5 Turbo Benzinli 4x2 AT Platinum (2025) 2.375.000 TL - Korando, KGM SsangYong’un SUV sınıfındaki benzinli seçeneklerinden biri olarak listede yer alıyor. 1.5 Turbo motor ve 4x2 otomatik şanzıman kombinasyonuyla paylaşılan model, kompakt SUV karakteri ve günlük kullanım odağıyla markanın ürün gamında yer buluyor.

Eylül 2026 KGM SsangYong Fiyat Listesi Açıklandı: 200 Bin TL Zam!

Türkiye'de Geçen Hafta En Çok İzlenen Film ve Diziler

Her biri farklı türden dizi ve filmleri bünyesinde bulunduran dijital film ve dizi platformları, ülkemizde de milyonlarca kullanıcı tarafından tercih ediliyor. Peki bu platformlarda en çok izlenen dizi ve filmler neler? Geride bıraktığımız hafta boyunca en çok ilgi gören yapımlar hangileri? JustWatch tarafından derlenen verileri kullanarak 31 Ağustos - 6 Eylül tarihleri arasında Türkiye’de en çok izlenen film ve dizilerle karşınızdayız. Dizilerde Netflix'teki yerli dizi Mezarlık zirvede yer alırken filmlerde 365 gün en üst sırada bulunuyor. Türkiye’de geçen hafta en çok izlenen filmler 365 Gün - Netflix Nasıl Seks Yapacağız? - Mubii Son Gün Doğumu - Prime Video İyi ki Aldatılmışım! - Netflix Efsane - HBO Max & TV+ Hizmetçi - TV+ Harry Potter ve Ateş Kadehi - HBO Max & TV+ Anniversary - TV+ Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 2 Looney Tunes: Maceraya Devam - HBO Max & TV+ Türkiye’de geçen hafta en çok izlenen diziler Mezarlık - Netflix Off Campus - Prime Video Game of Thrones - HBO Max & TV+ Reacher - Prime Video From - TV+ Prens - HBO Max & TV+ İlk ve Son - HBO Max & TV+ House of the Dragon - HBO Max & TV+ Sex Education - Netflix Special Ops: Lioness - TV+

31 Ağustos - 6 Eylül 2026: Türkiye'de En Çok İzlenen Film ve Diziler

En Uzun Menzile Sahip Elektrikli Araçlar

Elektrikli otomobillerin menzil konusunda geldiği nokta gerçekten dikkat çekici. Birkaç yıl önce 500 kilometrenin üzerine çıkmak büyük bir başarı olarak görülürken bugün 900 kilometrenin üzerine çıkan modeller var. Üstelik bu otomobillerin hepsi devasa SUV'lar da değil. Verimlilik odaklı sedanlardan lüks modellere kadar farklı otomobiller bulunuyor. Peki sizce bugün en uzun menzili hangi otomobil sunuyor? 1. Lucid Air Grand Touring: 960 km Listenin zirvesinde Lucid Air Grand Touring var. Lucid'in güncel verilerine bakıldığında 19 inç jantlarla 960 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. 20 inç jantlarda bu değer 882 kilometreye, 21 inç jantlarda ise 817 kilometreye düşüyor. Yani jant seçimi bile menzilde yüz kilometreden fazla fark yaratabiliyor. Grand Touring'in bu kadar uzun menzil sunmasına rağmen performanstan da vazgeçmediğini belirtmemiz gerek. Çift motorlu ve dört çeker otomobil 831 beygir güç üretiyor, 0'dan 100 km/s hıza 3,2 saniyede çıkabiliyor. Üstelik otomobilin sürtünme katsayısı yalnızca 0,197 Cd. 2. Mercedes-Benz EQS 450+: 926 km Mercedes-Benz EQS 450+, 2026'da yapılan güncellemeyle menzilini ciddi şekilde artırdı ve 926 kilometreye kadar ulaştı. Önceki modelde 780 kilometre civarında olan bu değer, yeni 122 kWh batarya ve 800 voltluk elektrik mimarisiyle önemli ölçüde yükseldi. Yeni EQS'te yalnızca batarya büyümedi; Mercedes, elektrikli güç aktarım sistemini de elden geçirirken arka aksta iki vitesli şanzımana yer verdi. Şirket böylece büyük ve ağır bir lüks sedanın menzil konusunda oldukça verimli olmasını hedefliyor. 3. BMW iX3 50 xDrive: 805 km BMW'nin Neue Klasse platformunu kullanan yeni iX3 50 xDrive, SUV gövdesine rağmen listede üçüncü sıraya kadar çıkıyor. Modelin 108,7 kWh kullanılabilir bataryası bulunuyor. iX3'ün öne çıktığı bir diğer nokta ise şarj hızı. Yeni model 800 voltluk altyapıya sahip ve uygun koşullarda 400 kW'a kadar DC şarjı destekliyor. BMW'nin verdiği bilgiye göre 10 dakikalık şarjla 372 kilometreye kadar WLTP menzili eklenebiliyor. 4. Mercedes-Benz CLA 250+: 792 km Elektrikli otomobillerde yüksek menzil için büyük ve ağır bir otomobil gerekmiyor. CLA 250+ bunun en güzel örneklerinden biri. Mercedes'in MMA platformu üzerinde geliştirdiği model, 792 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. CLA 250+'ın arkasındaki fikir oldukça basit: Mümkün olduğunca az enerji harcayarak mümkün olduğunca uzun yol gitmek. Otomobilin aerodinamik yapısı ve verimli elektrik motoru bu hedefte önemli rol oynuyor. 5. Audi A6 Sportback e-tron performance: 756 km Audi A6 Sportback e-tron performance, 756 kilometreye kadar çıkan WLTP menziliyle öne çıkıyor. Buradaki maksimum değer, modelin daha verimli donanım ve jant kombinasyonunda elde ediliyor. Seçilen ekipmanlara göre menzil biraz daha düşebiliyor. A6 e-tron'un tasarımında da menzile ciddi şekilde odaklanılmış durumda. Özellikle Sportback gövdenin aerodinamik yapısı, büyük batarya ve verimli güç aktarım sistemiyle birlikte otomobilin uzun mesafe performansını destekliyor. 6. Tesla Model S: 744 km Tesla Model S, yeni modeller peş peşe piyasaya çıkmasına rağmen menzil konusunda hâlâ güçlü seçeneklerden biri. Güncel Tesla verilerine göre çift motorlu Model S, 744 kilometre WLTP menzili sunuyor. Daha güçlü Model S Plaid'de ise bu değer 611 kilometre. Aradaki fark aslında elektrikli otomobillerde menzilin neden tek bir rakamdan ibaret olmadığını da gösteriyor. Motor sayısı, güç, jant ölçüsü, lastikler ve aerodinamik yapı değiştiğinde aynı modelin menzili de değişebiliyor. 7. Volvo ES90: 711 km Volvo'nun yeni elektrikli sedanı ES90, Twin Motor Performance versiyonunda 711 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. Ancak burada küçük bir ayrıntı var: Volvo, bu rakamın hâlâ ilk elde edilen verilere dayandığını ve modelin sertifikasyon sürecinin devam ettiğini belirtiyor. 8. Volkswagen ID.7 Pro S: 709 km Volkswagen ID.7 Pro S, uzun menzil için tasarlanmış modellerden biri. 86 kWh bataryaya sahip otomobil, 709 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. Volkswagen bu versiyonda özellikle verimliliğe odaklanmış durumda ve model arkadan itişli olarak sunuluyor. 9. Polestar 3 Long Range Single Motor: 706 km SUV'ların genellikle sedanlardan daha fazla enerji tükettiğini düşünürsek Polestar 3 Long Range Single Motor biraz bizlere ters köşe yapıyor. Model, 111 kWh bataryasıyla 706 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. Polestar aynı otomobili çift motorlu olarak da satıyor. Ancak çift motorlu versiyonda menzil 636 kilometreye, Performance Pack ile birlikte 567 kilometreye düşüyor. Burada da performans ile menzil arasındaki ilişki net şekilde görülüyor. 10. Hyundai IONIQ 6: 680 km Listenin son sırasında ise uzun zamandır verimliliğiyle öne çıkan Hyundai IONIQ 6 bulunuyor. Güncel modelde 84 kWh bataryalı, arkadan itişli versiyon 680 kilometreye kadar WLTP menzili sunuyor. IONIQ 6'nın güçlü olduğu noktalardan biri de hızlı şarj. 800 voltluk altyapı sayesinde uygun 350 kW DC istasyonlarında batarya %10'dan %80'e yaklaşık 18 dakikada gelebiliyor.

En Uzun Menzile Sahip Elektrikli Otomobiller (Tek Şarjla 900 Kilometreyi Aşan Bile Var)

Dreame, IFA 2026'da Robot Süpürgeleriyle 2 Ödül Kazandı!

Dünyanın önde gelen teknoloji firmaları Berlin’de düzenlenen IFA’da yerini aldı. Bunlardan biri de Tüketici elektroniği ve akıllı ev teknolojileri alanında faaliyet gösteren Dreame’di. Firma, CityCube alanında gerçekleştirilen IFA Innovation Stage kapsamında düzenlenen IFA Innovation Awards çerçevesinde iki ödül birden kazandı. Markanın geliştirdiği Aqua20 Pro Ultra Roller X Complete modeli "Smart Home" kategorisinde birinciliğe uzanırken, X60 Pro Ultra Complete modeli ise "Home Appliances" kategorisinde ödüle layık görüldü. Şirket, IFA 2026 fuarında 7.1a ve 7.1b numaralı iki ayrı holde ürünlerini sergileyerek tarihinin en geniş katılımını gerçekleştirdi. 180°C buhar teknolojisi ile hijyende yeni seviye Dreame'nin ödül alan bu yeni çözümleri, zemin temasını artırarak lekelerin kimyasal gereksinim olmadan sıcaklık yardımıyla çözülmesini hedefliyor. Fuarda ödül alan ürünlerin yanı sıra Dreame AirStyle Pro 2 saç şekillendirici, A4 AWD Pro 5000 Robotik Çim Biçme Makinesi, H50 Self Clean Hava Nemlendirici ve Pano10 Station Cam Temizleme Robotu modelleri de "Honoree" unvanına değer bulundu. Markanın yeni amiral gemisi rulo paspas robot süpürgesi olan Dreame Aqua20 Pro Ultra Roller X Complete, entegre edilen 180°C buhar teknolojisiyle öne çıkıyor. Cihaz, bünyesinde barındırdığı özel buhar üretim mekanizması sayesinde suyu saniyeler içerisinde yüksek güçlü buhara dönüştürüyor ve dört farklı çıkış noktasından doğrudan zemine aktarıyor. Bu yüksek sıcaklıktaki buhar, zemin üzerinde kurumuş leke ve kirlerin yumuşatılmasına doğrudan katkı sağlıyor. Sistem, gerçek zamanlı sıcak suyla paspaslama yeteneğini 18N basınç uygulama gücü ve dakikada 300 RPM rulo dönüş hızıyla birleştiriyor. SGS tarafından gerçekleştirilen bağımsız laboratuvar testleri doğrultusunda bu teknolojik birleşim yüzde 99,999 oranında bakteri giderimi sağlıyor. Ayrıca cihazın paspas erişim mesafesi, bir önceki nesil modellere kıyasla iki katına çıkarılarak 8 cm seviyesine ulaştırılmış. Çift eklemli robotik kol ile kör noktasız temizlik Mayıs ayında lansmanı yapılan Dreame X60 Pro Ultra Complete modeli ise markanın çift eklemli robotik kol altyapısını kullanan ilk süpürgesi durumunda. İki katmanlı robotik kol yapısının cihaza entegre edilmesi sayesinde dairesel paspas 18 cm’ye kadar, yan fırça mekanizması ise 12 cm’ye kadar dışarı doğru uzayabiliyor. Bu hareketli yapı, temizlik esnasında ulaşılması zor olan alanlardaki kör noktaları minimuma indirmeyi amaçlıyor.

Dreame, IFA 2026'da Robot Süpürgeleriyle 2 Ödül Kazandı!

11 Emmy Adaylığı Yetmedi: Spider-Noir Dizisi İptal Edildi

Mayıs ayında yayımlanan ve Örümcek Adam’ın 1932’li yıllarda yaşayan Ben Reilly isimli bir versiyonunu anlatan Spider-Noir’in dizisi, mayıs ayında resmen yayımlanmıştı. Prime Video imzası taşıyan yapım, kısa sürede izleyenler tarafından büyük ilgi çekmişti ve harika yorumlar almıştı. Ancak geçtiğimiz günlrde herkesi şaşkına uğratan bir gelişme yaşandı. Nicolas Cage’i Spider-Noir olarak gördüğümüz yapım, sekiz bölümlük ilk sezonunun ardından Amazon tarafından iptal edildi. 11 Emmy adaylığı almıştı, izleyenler tarafından çok sevilmişti Burada şaşırtıcı olan şey, dizinin oldukça başarılı olmasına rağmen iptal edilmesi. Öyle ki Spider-Noir, bu hafta sonu gerçekleştirilecek Emmy Ödül töreninde toplamda 11 adaylığa sahip. Bu yıl Prime Video’nun en çok adaylık kazanan içeriğiydi. Aday gösterildiği kategoriler arasında En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Jenerik Tasarımı, En İyi Ses Miksajı, En İyi Ses Kurgusu, En İyi Sinematografi, En İyi Dublör Performansı, En İyi Müzik Bestesi, Tek Bölümde En İyi Özel Görsel Efekt, En İyi Dublör Koordinasyonu, En İyi Protez Makyaj ve En İyi Özgün Müzik ve Şarkı yer alıyordu. Dizi, eleştirmenler ve izleyiciler tarafından da oldukça beğenilmişti. Rotten Tomatoes platformunda eleştirmenlerden %92, izleyicilerden ise %90 puan almayı başaran "Spider-Noir", Nielsen streaming ölçümlerine göre ilk altı haftasında toplam 2,6 milyar dakika izlenme süresine ulaşmıştı. Yani ne az izlendi, ne kötü yorum aldı ne de başarısız oldu. Tüm bunlara rağmen iptal edilmesi oldukça tuhaf. Tabii ki perde arkasında başka şeyler yaşanmış olabilir. Nedenine dair herhangi bir resmî açıklama yok. Marvel Comics'in "Spider-Man Noir" karakterinden uyarlanan ve Oren Uziel tarafından televizyona aktarılan dizi, 1930’lu yıllarda Büyük Buhran döneminin New York'unda geçiyor. Nicolas Cage dizide, yaşadığı kişisel bir trajedinin ardından geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan, şansı yaver gitmeyen deneyimli özel dedektif Ben Reilly karakterini canlandırıyordu. Karakter, aynı zamanda şehrin tek süper kahramanı olarak mücadele veriyordu. Kadroda Nicolas Cage'e Lamorne Morris, Li Jun Li, Karen Rodriguez, Abraham Popoola, Jack Huston ve Brendan Gleeson gibi isimler eşlik ediyordu.

11 Emmy Adaylığı Alan ve Çok Sevilen Prime Video Dizisi Spider-Noir İptal Edildi

Anker, Markalarını Tek Çatı Altında Birleştiriyor

Teknoloji dünyasının önde gelen aksesuar ve akıllı ev üreticilerinden Anker, Almanya'da düzenlenen IFA 2026 fuarında sürpriz bir karara imza attı. Bugüne kadar Soundcore, Eufy, EufyMake ve Solix gibi farklı marka isimleriyle satışa sunulan ürün grubundaki kafa karışıklığını gidermek isteyen şirket, tüm portföyünü doğrudan "Anker" adı altında birleştiriyor. Gerçekleştirilen yeni yapılanmaya göre tüm ürünler iki ana gruba ayrılacak: "Anker for You" ve "Anker for Home". Şarj cihazları, kulaklıklar, kişisel sağlık ve yaratıcı araçlar "Anker for You" kategorisinde yer alırken; güvenlik kameraları, robot süpürgeler ve ev enerjisi çözümleri "Anker for Home" etiketiyle kullanıcılarla buluşacak. "Anker for You" Şirket, bu markalama dönüşümünün kademeli olarak gerçekleşeceğini, pazardaki mevcut ürünlerin zamanla yeni isimlendirmeye geçeceğini ve bazı modellerde eski marka adlarının bir süre daha Anker logosuyla birlikte kullanılabileceğini bildirdi. Öte yandan ilk fiziksel Anker mağazası da geçen hafta sonu Berlin'de kapılarını açtı. Yeniden yapılanma hamlesinin yanı sıra Anker, "Anker for You" şemsiyesi altında birçok yeni mobil aksesuar ve ses ürününü tanıttı. Kulaklık tarafında açık kulak tasarımlı Anker Soundcore AeroClip 2 Pro & AeroClip 2, 60 saate varan pil ömrü sunan Space 2 Pro kulak üstü kulaklık ve Liberty Buds 2 modelleri öne çıkıyor. Şirket ayrıca PPG, nabız ve HRV takibi yapabilen Sleep 4 & Sleep 4 Pro uyku kulaklıkları ile radar tabanlı uyku takibi ve gece lambası özelliğine sahip SleepLab & SleepLab Pro uyku hoparlörlerini tanıttı. Şarj aksesuarları tarafında ise performans odaklı yenilikler var. Qi2 25W kablosuz şarj desteği, aktif soğutma sistemi ve 10.000 mAh kapasitesiyle MagGo Power Bank 2 Pro dikkat çekiyor. Dizüstü bilgisayarınızın modelini algılayarak batarya sağlığı için en uygun gücü sağlayan Anker Laptop Charger Pro ve makaralı USB-C kablosu ile ek bir USB-C portu barındıran Qi2 25W destekli Anker MagStand Şarj İstasyonu da lansmanın öne çıkanları arasında yer aldı. "Anker for Home" Eski Eufy ekosistemini kapsayan "Anker for Home" tarafında da dikkat çekici duyurular var. Akıllı ev cihazları için yerel bir yapay zeka merkezi işlevi gören Anker MindBase, serinin merkezinde yer alıyor. Güvenlik tarafında otomatik takip ışığına ve 4K telefoto kameraya sahip Anker Eufy TrackLight Cam S1 ile 180 derece panoramik görüş sunan Video Doorbell S4 sergilendi. Temizlik teknolojilerinde ise 35.000 Pa emiş gücü, kendi kendini temizleyen döner paspas sistemi ve düşük ses seviyesi vaat eden Anker Eufy Robot Vacuum Omni E35 ön plana çıktı. Bahçe bakımı için tasarlanan, geliştirilmiş eğim tırmanma yeteneği ve 15.000 metrekareye kadar alan kapsama kapasitesine sahip Robot Lawn Mower S2 Max modelinin ise Avrupa'da Mayıs 2027'de piyasaya sürüleceği açıklandı.

Anker Marka Kargaşasına Son Veriyor: Tüm Markalar Tek Çatıda Birleşti

GTA 6 Türkçe Gelecek mi? Rockstar'dan Heyecanlandıran E-posta

Dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın yakın zamanda oynanış fragmanının yayımlandığını görmüştük. Bunun ardından da Tan Productions, fragmanın çok kaliteli olmasıyla dikkat çeken Türkçe dublajlı bir versiyonunu bizlerle buluşturmuştu. Bu fragmanın ardından da Türk oyuncuların Rockstar’dan oyuna Türkçe desteği ekleme talebi yeniden gündeme oturdu. Türk oyunseverlerin GTA 6’ya Türkçe eklenmesi için yükselen sesi, sadece ülkemizde değil, dünya çapında da gündem oldu. Öyle ki IGN gibi büyük yayıncılar, oyunseverlerin bu talebini gösteren içerikler yaptı. Bu kadar büyümesinin ardından ise birkaç gün önce heyecanlandıran bir haber geldi. Rockstar'dan konuya ilişkin mail geldi Dublajlı fragmanı yapan Tan Productions’ın kurucusu Tan Şahin Kanat, resmî hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımda sevindirici bir haber verdi. Kanat, Rockstar Games’in çatı kuruluşu Take Two’dan bir mail aldığını belirtti. Kanat, e-postanın detaylarını paylaşmasa da umutlu olduğunu aktardı. Paylaşıma göre Take Two ve Rockstar Games, Türk oyuncuların GTA 6’ya Türkçe desteği eklenmesi hakkındaki taleplerin farkında. Tabii ki bunun şu an için hiçbir anlamı yok. Rockstar, desteği ekleyeceğine dair hiçbir ifade kullanmamış. Bu yüzden kesin olacak diye düşünmek doğru olmaz. Yine de umut verici bir gelişme olduğunu belirtebiliriz. GTA 6 dublajlı fragmanı

GTA 6'ya Türkçe Eklenecek mi? Rockstar'dan Umut Verici E-posta!

Bu Android Telefonların WhatsApp Desteği Bugün Sonlanıyor

Çoğu uygulamada olduğu gibi WhatsApp da zaman geçtikçe eski telefonlara olan desteğini sonlandırıyor. Hem iPhone hem de Android modellerinde bu hamleleri görüyoruz. Bugün ise Android sahibi WhatsApp kullanıcıları için önemli bir gün. Şirketin yardım sayfasında yer alan bilgilere göre 8 Eylül Salı günü itibarıyla belli Android telefonların desteği kesilecek. Yani bu telefonlar için WhatsApp desteği bugün sona eriyor. Belirtilen cihazlar, artık uygulamayı kullanamayacak. Android 5.0 ve 5.1 için destek kesiliyor Platformun aktardığı bilgilere göre Android 5.0 ve 5.1 (Lollipop) işletim sistemini kullanan cihazlar için destek resmen sona eriyor. Bu durum, cihazı belirtilen sürümlerde kalan ve üreticisi tarafından yeni bir sistem güncellemesi sunulmayan telefonların artık WhatsApp çalıştıramayacağı anlamına geliyor. Android 5.0 sürümü, Kasım 2014’te ilk olarak çıkmıştı. Artık WhatsApp'ı çalıştırmak için minimum Android 6 gerekecek. Bu durumdan kaç kişinin etkilendiğine dair kesin ve resmi bir cihaz sayısı bulunmuyor. Ancak StatCounter verilerine göre Ağustos 2026 itibarıyla Android 5.0 ve 5.1 sürümleri dünya genelindeki mobil ve tablet sayfa görüntülemelerinin yüzde 0,58'ini oluşturuyor. Google'ın kendi dağıtım verilerine dayanan Nisan ayı sonundaki heise online raporunda ise bu oranın yaklaşık yüzde 0,4 olduğu ifade edilmişti. Sonuç olarak, bu işletim sistemine takılı kalan kullanıcıların WhatsApp kullanmaya devam edebilmek adına yeni bir telefona geçiş yapması gerekecek. Kasımda ise bazı iPhone’lara destek sonlanacak Android’e ek olarak belli iPhone cihazların da WhatsApp desteği yakında bitecek. Kasım 2026 itibarıyla iOS 15.5 ve altı sürümlere sahip tüm iPhone’lara olan desteğini kesecek. Bu cihazlar, sonrasında WhatsApp’ın yeni özelliklerinden, güncellemelerinden yararlanamayacaklar.

Bu Android Telefonların WhatsApp Desteği Bugün Sonlanıyor! Artık Uygulama Kullanılamayacak

ISS, İstanbul'un Uzaydan Fotoğraflarını Paylaştı

Dünya yüzeyinden 420 km yukarıda olan Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), içerisinde farklı ülkelerden bulunan çok sayıda astronot ile insanlık için uzay araştırmaları gerçekleştirmek için kullanılıyor. Ancak bu araştırmalar dışında uzaydan harika görüntüleri de sık sık bizlerle paylaşıyor. Şimdi ise istasyonun resmî hesapları üzerinden yepyeni bir görüntü bizlerle paylaşıldı. Bu görüntüyü bizler için özel kılan şey ise ülkemizin en büyük şehri İstanbul’u içermesi. İstanbul’un uzaydan nasıl görüldüğünü gözler önüne seriyor. İstanbul’un uzaydan gece ve gündüz fotoğrafı Yukarıdan İstanbul’un gündüz ve gece uzaydan nasıl göründüğünü gösteren görsellere ulaşabilirsiniz. Bu fotoğraflar, direkt olarak ISS tarafından kaydedilmiş. Şehrin ışıkları ve yapısı gece çok daha belli oluyor. Harika görüntüler olduğunu söylemek yanlış olmaz. ISS, paylaşımındaki açıklamasında İstanbul ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “İstanbul’da gün ve gece: Türkiye'nin boğazı şehri ikiye böler, Avrupa ile Asya'yı ayırır ve Marmara Denizi'ni Karadeniz'e bağlar. Gece, eski kehribar tonlu ışıklar daha yeni ve parlak LED'lerle tezat oluşturur. İstanbul Havalimanı da bu yörünge üssünden çekilen görüntülerde net bir şekilde öne çıkar.” Bir kullanıcı, İstanbul’un gündüz görünüme dair bir soru da yöneltti. Soruda neden gündüz fotoğrafta çok fazla sarı renklerin hakim olduğunu ve denizlerin öyle gözüktüğünü sordu. ISS ise bunun “uzay istasyonunun fotoğrafın çekildiği sırada yukarıda yörüngede olması nedeniyle denizlerden yansıyan güneş parıltısının açısıyla ilgili” olduğunu belirtti. Sonrasında ise suların masmavi gözüktüğü başka bir fotoğraf da paylaştı.

Uluslararası Uzay İstasyonu, İstanbul'un Uzaydan Çekilen Harika Fotoğraflarını Paylaştı

Boğaziçi ve FSM Köprüleri Dahil Çok Sayıda Otoyol ve Köprü Özelleştiriliyor!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda Türkiye’deki köprüler ve otoyollar ile alakalı büyük değişikliklere gidildi. Yayımlanan karar çerçevesinde iki yeni otoyol özelleştirme programına alınırken, 2010 yılında halihazırda programa dahil edilmiş olan köprü ve otoyolların da süreçleri netleştirildi. Toplamda 2 köprü, 8 otoyol ve 2 çevre yolunu kapsayan bu dev paket, Türkiye'nin karayolu taşımacılığı altyapısında kapsamlı bir işletim model değişimine işaret ediyor. Boğaz köprüsü de dahil çok sayıda köprü ve otoyol özelleştiriliyor Söz konusu karar kapsamında 2010 yılında programa alınan Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep ve Toprakkale-İskenderun otoyolları yer alıyor. Bununla birlikte İstanbul'un iki yakasını birbirine bağlayan Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler) ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri de aynı paket dahilinde bulunuyor. Ayrıca bu listeye Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı ile Yenişehir Kavşağı arasında kalan bölümü de eklendi. Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre bu köprüler ve otoyollar özelleştirme kapsamına alındı. Kararda belirtilen detaylara göre söz konusu köprü ve otoyollar tek bir paket halinde bir bütün olarak özelleştirilebileceği gibi, ayrı ayrı gruplar halinde de ihale edilebilecek. Süreç kapsamında işletme hakkının verilmesi, kiralama, mülkiyetin gayri ayni haklarının tesisi, gelir ortaklığı hakkı ve işin gereğine uygun diğer hukuki tasarruf yöntemlerinden biri ya da birkaçı bir arada uygulanabilecek. Tamamlanması için 2031 yılına kadar hedef sürenin öngörüldüğü bu özelleştirme modelinde devir süresi ise "30 yıl" olarak belirlendi. Açıklanan kararın ardından Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı konuya ilişkin teknik ve hukuki detayları içeren bir açıklama da yaptı. Yapılan resmi bilgilendirmede, yürütülen çalışmaların kamu varlıklarının bir "satışı" anlamı taşımadığına dikkat çekildi. Uygulamanın temel esasının, mülkiyetin tamamen Devlette kalması kaydıyla yalnızca işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesi olduğu ifade edildi. Kurum yetkilileri, bu modeldeki birincil amacın sıcak para veya gelir elde etmek olmadığını; asıl önceliğin otoyollardaki hizmet kalitesini artırmak, bakım ve altyapı yatırımlarını hızlandırmak ile işletme verimliliğini üst seviyeye çıkarmak olduğunu ifade etti.

Boğaziçi ve FSM Köprüleri Dahil Çok Sayıda Otoyol ve Köprü Özelleştiriliyor!

Bir Çinli Otomobil Markası Daha Türkiye'ye Geldi

Türkiye otomotiv pazarı, Çinli üreticilerin yeni yatırımlarıyla genişlemeye devam ediyor. Son olarak Çin merkezli Ultrand markası, pick-up ve ticari araç segmentindeki modelleriyle resmi olarak Türkiye pazarına adım attı. Markanın Türkiye’ye getirdiği ilk modeller, “T08” isimli pick-up ve “X5” isimli ticari model olarak karşımıza çıkıyor. Peki bu araçlar nasıl özellikler sunuyor? Fiyatları ne kadar? Gelin bakalım. Ultrand T08 Türkiye fiyatı ve özellikleri T08 modeli, kaputunun altında 2,3 litrelik turbo dizel bir motor barındırıyor . Bu motor, 160 beygir güç ve 420 Nm tork üretebiliyor. Şanzıman tarafında ZF imzalı 8 ileri otomatik şanzıman eşlik ederken, araçta 4x4 çekiş sistemi seçeneği de sunuluyor. Yapılan resmi açıklamaya göre araç, 1.100 kg taşıma kapasitesine ve 3.000 kg çeki kapasitesine sahip. İç mekanda ise sürücüleri 15,6 inç büyüklüğünde bir dokunmatik ekran karşılıyor. T08’in Türkiye fiyatlandırması da resmi olarak paylaşıldı. Çift kabinli Ultrand T08’in 4x2 versiyonu 1 milyon 990 bin TL başlangıç fiyatıyla satışa sunulurken, 4x4 versiyonu tercih edildiğinde başlangıç fiyatı 3 milyon 250 bin TL olarak belirlendi. Ultrand X5 Türkiye fiyatı ve özellikleri Ultrand’ın Türkiye pazarına sunduğu diğer araç ise hafif ticari segmentte yer alan tek kabinli X5 modeli. Daha çok esnaf kullanımına ve şehir içi dağıtım süreçlerine odaklanan bu araç, açık kasa yapısıyla dikkat çekiyor. X5’in kalbinde 1.298 cc hacminde benzinli bir motor yer alıyor. 85 beygir güç ve 113 Nm tork üreten bu motor, 5 ileri manuel şanzıman ile eşleştirilmiş. Araç, 2.850 mm uzunluğunda açık bir kasaya, 1.200 kg taşıma kapasitesine ve 5 m³ yük hacmine sahip. Yükleme kolaylığı sağlaması adına kasasının iki yandan açılan kapaklı bir yapıya sahip olduğu açıklandı. Tek kabinli Ultrand X5 modeli, Türkiye’de 870 bin TL’lik başlangıç fiyat etiketiyle listelendi. Markanın Türkiye’deki bayi ağı veya teslimat takvimine ilişkin detaylar ise henüz açıklanmış değil.

Bir Çinli Otomobil Markası Daha Türkiye'ye Geldi: İşte İlk Modeller ve Fiyatları

IFA 2026: MOVA’dan The AI MOVAment Vizyonu

Yapay zekâ denildiğinde muhtemelen sizin de aklınıza ilk olarak ChatGPT gibi sohbet botları veya görsel ve video üreten araçlar geliyor. Ancak teknoloji dünyasının en önemli etkinliklerinden IFA 2026, yapay zekânın ekranlarımızdan çıkıp doğrudan çevremizdeki cihazların içerisine girmeye başladığını gösteriyor. Bu dönüşümü IFA 2026’ya taşıyan şirketlerden biri de MOVA oldu. “The AI MOVAment” adını verdiği yaklaşım kapsamında 22 global ürün lansmanı ve 15 yenilikçi teknoloji sergileyen şirket, 1.700 metrekareyi aşan fuar alanında oldukça ilginç bir sorunun peşinden gidiyor: Bir cihaz çevresini anlayıp kendi kararlarını verebilirse neler yapabilir? Robot süpürgeler artık çevrelerine “dokunabilecek” Robot süpürgelerin çevrelerinde ne olduğunu anlamak için kamera, LiDAR ve benzeri sensörlerden yararlanmasına alışığız. MOVA’nın IFA 2026’da gösterdiği TactiPercept sistemi ise bunların yanına farklı bir “duyu” ekliyor. Sistem, robot süpürgelerin karşılaştıkları yüzeyleri dokunsal geri bildirim yoluyla algılamasını sağlıyor. Bunun için 128 basınç sensörü, esnek bir tampon ve gerçek zamanlı basınç geri bildirimi kullanılıyor. Robot bir mobilyaya veya duvara hafifçe temas ettiğinde bunu anlayarak hızını ve hareketlerini değiştirebiliyor. Duvar kenarında güvenli teması koruyabildiği gibi sıkıştığı durumlarda dokunsal verilerden yararlanarak kendi başına kurtulmaya da çalışabiliyor. Havuz robotlarının Wi-Fi sorununa AquaSonar çözümü Peki robot suyun altındaysa onunla nasıl iletişim kuracağız? Wi-Fi gibi kablosuz sinyaller su altında güvenilir biçimde iletilemediğinden havuz robotlarında farklı çözümlere ihtiyaç duyulabiliyor. MOVA’nın AquaSonar Su Altı İletişim Sistemi de tam olarak bu noktada ultrasonik iletişim teknolojisinden yararlanıyor. MOVA’nın çözümünde iletişim aktarıcısı doğrudan şarj istasyonuna entegre edilmiş durumda. Böylece suyun üzerinde ayrıca bir iletişim şamandırası kullanılması gerekmiyor. Robot suyun altında çalışmaya devam ederken bağlantısını koruyabiliyor, kullanıcılar da daha sade bir kurulumla cihazın durumunu kontrol edip ilgili kontrollere erişebiliyor. Çim biçme robotlarının bitiremediği “son santimetre” de hedefte Robotik çim biçme makineleri bahçenin büyük bölümünü kendi başlarına biçebilseler de duvar ve çit kenarlarında kalan çimler hâlâ sorun yaratabiliyor. MOVA’nın LiDAX Ultra Gen 2 ile ilk kez IFA 2026’da gösterdiği UltraTrim 3.0, şirketin deyimiyle bu “son santimetre” problemini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Cihazın sağ tarafındaki özel kesme diski, ana kesme ünitesinin ulaşamadığı duvar, çit ve bitki sınırlarında 0 cm kenar boşluğuyla kesim yapmayı hedefliyor. UltraTrim 4.0 ise işi biraz daha ileri taşıyarak gövdeden dışarı uzanabilen adaptif robotik bir kol kullanıyor. Sistem ayrıca 4, 5 ve 6 cm olmak üzere üç kesim yüksekliğine sahip. Asıl ilginç olan ise robotik kollu AstraX MOVA’nın IFA 2026’daki en sıra dışı teknolojilerinden biri AstraX. Çünkü karşımızda yalnızca kendi kendine çimleri biçen bir robot yok. AstraX’in üzerinde çok işlevli bir robotik kol bulunuyor ve değiştirilebilir aparatlar sayesinde cihaz çim biçmenin dışında farklı fiziksel görevleri de yerine getirebiliyor. Örneğin AstraX, yapay zekâ destekli görüntüleme sistemiyle önündeki bir engeli tespit ettiğinde robotik koluyla bu nesneyi kaldırıp ardından işine devam edebiliyor. İki parmaklı kavrama aparatıyla alçaktaki meyveleri toplayabiliyor, farklı bir aparat takıldığında ise belirlenen bölgeleri programlanan zamanlarda sulayabiliyor. MOVA, AstraX’lerle IFA 2026’da robotik kol gösterisi de yapıyor Şirket bu teknolojiyi ziyaretçilere göstermek için alışılmış ürün demolarından biraz farklı bir yöntem seçmiş durumda. Birden fazla AstraX, IFA 2026 kapsamında çok işlevli robotik kollarını senkronize biçimde hareket ettirecek. MOVA bu etkinliği “Dünyanın İlk Robotik Çim Biçme Makinesi Kol Gösterisi” olarak tanımlıyor. Burada verilmek istenen mesaj ise çim biçmekten çok daha büyük. AstraX, belirli bir işi yapan klasik otonom cihazdan çevresini algılayıp fiziksel dünyaya müdahale edebilen robota geçişin bir örneği olarak konumlandırılıyor. Yani geleceğin bahçe robotu sadece çimleri biçmek yerine bahçedeki farklı işleri üstlenen genel amaçlı bir yardımcıya dönüşebilir. Bir de insan elinin hareketlerini taklit etmeye çalışan Knot 80 var AstraX belirli bahçe işlerini yapabilecek bir robotik kol sunarken Knot 80, MOVA’nın fiziksel yapay zekâ vizyonunun daha deneysel tarafını gösteriyor. İnsan anatomisinden esinlenen robotik el sistemi, 11 serbestlik derecesine ve robotik kolla birlikte toplam 15 hareketli ekleme sahip. Sistem çevresini algılamak için 3D Yapılandırılmış Işık Görüşü teknolojisini kullanıyor. Knot 80 bir nesnenin yalnızca nerede bulunduğunu değil, çevresiyle olan mekânsal ilişkisini de belirleyebiliyor. Ardından nesneyi nasıl tutacağına karar verip kavrama kuvvetini 25 ila 50 N arasında dinamik biçimde ayarlayabiliyor. Görsel geri bildirim sayesinde hareketlerini gerçek zamanlı değiştirmesi de farklı şekillerdeki nesnelerle daha kontrollü etkileşim kurmasını sağlıyor. “The AI MOVAment” aslında bize yapay zekânın gittiği yönü gösteriyor MOVA’nın IFA 2026’da sergilediklerine tek tek baktığınızda robot süpürge, havuz robotu, çim biçme makinesi ve robotik el gibi birbirinden oldukça farklı cihazlar görüyoruz. “The AI MOVAment” çatısı altında hepsini birbirine bağlayan şey ise algılama, karar verme ve harekete geçme yeteneklerinin aynı sistem içerisinde buluşması. Kısacası yapay zekânın bir sonraki büyük dönüşümü yalnızca daha iyi metinler veya videolar üretmesi olmayabilir. Önümüzdeki dönemde çevresini gören, ona “dokunan”, ne yapması gerektiğine karar veren ve ardından fiziksel olarak harekete geçen cihazlarla daha sık karşılaşabiliriz. MOVA’nın IFA 2026’da gösterdiği teknolojiler de bunun nasıl görünebileceğine dair ilk örneklerden bazılarını sunuyor.

IFA 2026’da MOVA'nın The AI MOVAment Duyuruları Başladı

Epic Games Bir Oyunu Daha Ücretsiz Sunuyor: İkinci Dünya Savaşı Tutkunları Buraya!

Epic Games, oyun kütüphanesini genişletmek isteyen oyuncuları sevindirecek sürpriz bir fırsat daha sundu. II. Dünya Savaşı temalı aksiyon oyunu Beach Invasion 1944, her hafta verilen ücretsiz oyunlardan ayrı olarak, kısa süreliğine PC kullanıcıları için tamamen ücretsiz oldu. Normalde ücretli olarak satılan bu yapımı kısa süre içerisinde kütüphanenize ekleyerek kalıcı olarak kalmasını sağlayabilirsiniz. Beach Invasion 1944 nasıl bir oyun? Beach Invasion 1944, meşhur Normandiya Çıkarması’nı temel alan ancak savaşa alışılmışın dışında bir perspektiften bakan bir II. Dünya Savaşı nişancı oyunu. Oyuncular karaya çıkan askerleri kontrol etmek yerine, müteffik kuvvetlerinin dalga dalga gelen saldırılarına karşı güçlendirilmiş mevzileri korumakla görevlendiriliyor. Piyadeler, tanklar, çıkarma gemileri, savaş ve bombardıman uçakları savunma hattınızı aralıksız test ederken aksiyon bir an olsun durmuyor. Bu yoğun saldırılara karşı koyabilmeniz için makinalı tüfekler, uçaksavar silahları, mayınlar ve topçu desteği gibi II. Dünya Savaşı dönemine ait geniş bir cephanelik ve savunma ekipmanı oyuncuların hizmetine sunuluyor. İlginizi çektiyse, oyunu ücretsiz edinmek oldukça kolay. Yapmanız gereken tek şey Epic Games hesabınıza giriş yapmak, Beach Invasion 1944 mağaza sayfasını ziyaret etmek ve oyunu kütüphanenize eklemek. Oyunu bir kez talep ettiğinizde tamamen sizin oluyor, yani hemen indirip oynama zorunluluğunuz bulunmuyor ancak elinizi çabuk tutmanızda fayda var çünkü bu özel teklif 7 Eylül 2026 tarihinde sona erecek.

Epic Games Bir Oyunu Daha Ücretsiz Sunuyor: İkinci Dünya Savaşı Tutkunları Buraya!

Kendinizi Hazırlayın: Epic Games CEO'suna Göre Ram Krizi En Az 3 Yıl Daha Sürecek!

Oyun dünyası hem bütçelerin kontrolsüzce büyümesi hem de artan maliyetlerin oyuncuların cebini yakması nedeniyle tarihinin en sancılı dönemlerinden birini yaşıyor. Şirketler her geçen gün daha yüksek donanım gerektiren oyunlar geliştirmeye devam ederken, oyuncuların bu sistemlere erişimi giderek zorlaşıyor. Oyun sektöründeki bu sürdürülemez tablonun ortasında, Epic Games CEO'su Tim Sweeney'den teknoloji dünyasını endişelendirecek bir uyarı geldi. Sweeney'e göre sektör, 1983'teki meşhur video oyunu krizinden çok daha büyük bir çöküşün eşiğinde. Yapay zekâ, oyun sektörüne ciddi bir darbe vurdu Epic Games CEO’su Tim Sweeney, Edge dergisine verdiği demeçte, oyun sektörünün küresel ölçekte yaşanan büyük bir çip ve donanım krizinin kurbanı olduğunu belirtti. Yapay zekâ sistemlerine ve veri merkezlerine yapılan devasa yatırımların donanım pazarını domine ettiğini söyleyen Sweeney, yapay zekâ şirketlerinin ekonomik gücü nedeniyle eğlence sektörünün tüm bileşenlerini ellerinden aldığını ifade etti. Bu durumun doğrudan oyunculara ve üreticilere yansıdığını vurgulayan Sweeney; RAM ve depolama alanı birim fiyatlarının dört katına çıktığını, hatta artışın burada kalmayabileceğini aktardı. Önümüzdeki üç yıl boyunca oyun sektörüyle ilgili tüm donanımlarda sürekli bir tedarik krizinin yaşanacağını öngören Sweeney, PC bileşenlerinden konsol fiyatlarına kadar her alanda yüksek maliyetlerin devam edeceği hususunda uyardı. Oyun şirketlerinin bir yandan üretken yapay zekâyı geliştirme süreçlerine dâhil etmeye çalışırken, diğer yandan bu teknolojinin getirdiği hammadde krizinden doğrudan etkilenmesi ise sektördeki tezatlığı gözler önüne seriyor.

Kendinizi Hazırlayın: Epic Games CEO'suna Göre Ram Krizi En Az 3 Yıl Daha Sürecek!

IIHS Güvenlik Testlerinde Zirve Belli Oldu: İşte "En Güvenilir" Seçilen İki Otomobil!

ABD Yol Güvenliği Sigorta Enstitüsü (IIHS), yaptığı son çarpışma ve güvenlik değerlendirmelerinin ardından "Top Safety Pick+" ödülüne layık görülen yeni modelleri açıkladı. Test edilen yedi yeni araç arasından en yüksek güvenlik derecelendirmesini almayı başaran sadece iki model 2027 Kia Telluride ve 2026-27 Tesla Model Y oldu. IIHS standarrtlarına göre bir aracın güvenlik ödülü alabilmesi için orta düzey ön, küçük düzey ön ve yan çarpışma testlerinden "iyi" derece alması, ayrıca tüm donanım paketlerinde standart olarak "kabul edilebilir" veya daha iyi ön farlar sunması gerekiyor. "Top Safety Pick+" unvanı için ise ek olarak yaya ön çarpışma önleme sisteminde "iyi" skor ve araçtan araca (V2V) ön çarpışma önleme değerlendirmesinde en az "kabul edilebilir" sonuç elde edilmesi şart koşuluyor. Model Y ve Kia Telluride tam puan aldı 2026 model yılı için yenilenen Tesla Model Y; çarpışma testleri, ön far performansı ve ön çarpışma önleme kategorilerinin tamamında "iyi" derece alarak büyük bir başarıya imza attı. 2027 Kia Telluride da Haziran ayı sonrası üretilen modelleriyle benzer skorlar yakaladı. Yenilenen Telluride’ın ilk üretimlerinde kullanılan ön farlar yalnızca "sınırda" derecesi alabildiği için Haziran öncesi üretilen araçlar bu ödülün dışında kaldı. Test edilen ancak ödüle hak kazanamayan diğer beş model arasında en zayıf performansı 2026 BMW i4 sergiledi. Araç; yetersiz V2V skoru, tamamlanamayan küçük düzey ön çarpışma sonucu ve tüm donanımlarda "sınırda" ile "kötü" arasında kalan far derecelendirmeleriyle dikkat çekti. GMC Canyon da zayıf bir V2V derecesi alırken; BMW 3 Serisi, Lexus IS ve Toyota Crown Signia en az bir kategoride barajın altında kalarak ödülü kaçırdı.

IIHS Güvenlik Testlerinde Zirve Belli Oldu: İşte En Güvenilir Seçilen İki Otomobil!

BMW, Yangın Riski Nedeniyle 189 Binden Fazla Aracını Geri Çağırıyor: İşte Etkilenen Modeller!

BMW, marş rölesinde tespit edilen su sızdırma problemi ve buna bağlı yangın riski nedeniyle 189 bin 130 adet sedan modelini kapsayan küresel bir geri çağırma süreci başlattı. Almanya Motorlu Taşıtlar Dairesi tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, röle muhafazasına sızan suyun korozyona ve sonucunda motor bölmesinde yangına yol açabileceği bildirildi. Hangi modeller bu sorundan etkileniyor? Geri çağırma kapsamındaki araçlar, 29 Temmuz 2014 ile 12 Kasım 2020 tarihleri arasında üretilen 3, 5 ve 7 Serisi sedan modellerini içeriyor. Problem, F30 ve G20 kodlu 3 Serisi, F10 ve G30 kodlu 5 Serisi ile F01/F02 ve G11/G12 kodlu 7 Serisi jenerasyonlarına uzanıyor. Dâhili olarak "0012820600" ve "0012840600" parça numaralarıyla kaydedilen hatalı bileşenin, altı yıllık süreç boyunca birden fazla platformda ortak olarak kullanıldığı görülüyor. Araç sahipleri, araç şasi numaraları üzerinden yetkili servis sistemleri aracılığıyla durum sorgulaması yapabiliyor. Su sızıntısı nasıl yangın riski oluşturuyor? Sorun, marş rölesinin iç temas noktalarını nemden tam olarak koruyamayan yalıtım contalarından kaynaklanıyor. Muhafazanın içine giren su zamanla metal yüzeylerde krozayona yol açıyor. Korozyona uğrayan kontaklarda direnç arttıkça akım sıçramaları meydana geliyor ve bu durum motor bölmesindeki kablo izolasyonlarını tutuşturabilecek yüksek ısı üretiyor. Sürücüler durum ciddileşmeden önce zor çalışan motor, yanık kokusu veya elektrik sistemi uyarı ışıklarıyla karşılaşabilir. BMW yetkili servisleri, sorunu çözmek için yalnızca röleyi değiştirmek yerine su sızdırma yolunu tamamen kapatan marş motorunun tamamını ücretsiz olarak yeniliyor.

BMW, Yangın Riski Nedeniyle 189 Binden Fazla Aracını Geri Çağırıyor: İşte Etkilenen Modeller!

Tesla'dan Otonom Sürüşte Yeni Eşik: Robotaxi 1.6 Milyon Kilometreyi Geride Bıraktı!

Tesla, sürücüsüz otonom araç hizmeti sunan Robotaxi filosunun güvenlik sürücüsü olmadan toplam 1.6 milyon kilometre (1 milyon mil) katettiğini duyurdu. Sadece altı hafta önce açıklanan verilerin iki katından fazlasına ulaşan bu rakam, şirketin araçlarda insan nezaretine olan bağımlılığı kademeli olarak sonlandırdığını gösteriyor. Geçen yıl Austin'de de hizmete giren Robotaxi; az sayıda araç, bazı tweknik aksaklıklar ve ön koltukta olası acil durumlara müdahale etmek üzere bekleyen güvenlik sürücüleriyle yola çıkmıştı. Zamanla sistemini geliştiren ve hizmet alanını genişleten Tesla, insan sürücüleri önce takip araçlarına aktardı, ardından tamamen devreden çıkararak yalnızca gerekli durumlarda uzaktan kontrole izin veren bir yapıya geçti. Sürücüsüz araçlara talep giderek artıyor Şirketin 22 Temmuz'daki ikinci çeyrek finansal sonuç toplantısında paylaşılan verilere göre o tarihe kadar tamamı "önemli bir olay yaşanmadan" gerçekleşen sürücüsüz sürüş mesafesi 610.000 km düzeyindeydi ancak Tesla Otonom Sürüş ve Yapay Zekâ Başkan Yardımcısı Ashok Elluswamy, son Cybercab etkinliğinde yaptığı açıklamada, yalnızca son altı haftada 1 milyon km daha katettiklerini ve toplamda 1.6 milyon "tamamen denetimsiz" km barajını aştıklarını duyurdu. Tesla'nın bu açıklamalarda kullandığı "denetimsiz" ifadesi, sürücü koltuğunda bir insanın oturduğu standart araçlardan farklı olarak, tüm algılama ve kontrol süreçlerinin tamamen aracın kendi yazılımı tarafından yürütüldüğü gerçek otonom sürüşleri temsil ediyor.

Tesla'dan Otonom Sürüşte Yeni Eşik: Robotaxi 1.6 Milyon Kilometreyi Geride Bıraktı!

Uzayda Tarihi Ana Tanıklık Edildi: 5 Milyar Kilometre Uzaklıkta Bir Kuyruklu Yıldızın Doğuşu İzlendi!

Gökbilimciler, Jüpiter’in ötesinde Güneş’in etrafında dolanan küçük ve buzlu bir gök cisminin kuyruklu yıldıza dönüşümünü ilk kez bu kadar yakından gözlemledi. "Sentor" adı verilen edilgen cisimler ile aktif kuyruklu yıldızlar arasındaki kayıp halkayı ortaya çıkaran bu keşif, uzayın derinliklerindeki evrime ışık tutuyor. 2004 yılında keşfedilen ve 450P/LONEOS olarak adlandırılan bu Sentor, Jüpiter ile Neptün arasında kararsız bir yörüngede bulunuyor. Kuiper Kuşağı'ndan dev gezegenlerin çekim gücüyle iç Güneş Sistemi'ne doğru itildiği düşünülen cisim, Güneş'e yaklaştıkça ısınarak harekete geçti. Hawaii'deki Gemini Kuzey Teleskobu ile yapılan gözlemlerde, cismin çekirdeği etrafında gaz ve tozdan oluşan bir "coma" (kuyruklu yıldız başı) tabakasının oluştuğu ve bu yapının 2019-2024 yılları arasında belirgin şekilde parladığı tespit edildi. Jüpiter ailesine katılmaya aday Yörünge periyodu şu an 22 yıl olan 450P, teknik olarak henüz 20 yıldan kısa periyotlu "Jüpiter Ailesi" kuyruklu yıldızları arasında yer almıyor ancak dev gezegenlerden alacağı küçük bir kütleçekimsel itme, bu dönüşümü tamamlamasını sağlayabilir. Nitekim bilim insanları, cismin yörüngesini geçmişe dönük incelediklerinde 1992 yılında Satürn'e oldukça yaklaştığını (yaklaşık 4,6 milyon km) ve bu karşılaşmanın yörüngesini kısaltarak cismi Güneş'e daha çok yaklaştırdığını belirledi. Güneş'e en yakın noktası olan perihelyondan Ağustos 2024'te geçen 450P, maruz kaldığı yoğun ısı sayesinde yüzeyindeki ve yüzey altındaki gazları salmaya başladı. Gizemi James Webb Teleskobu çözdü James Webb Uzay Teleskobu ile yapılan analizler, 450P'nin etrafındaki gaz bulutunda su buharı bulunmazken yoğun miktarda karbondioksit gazı olduğunu gösterdi. Güneş'e olan mevcut mesafesinde su buzunun süblimleşmesi (buharlaşması) mümkün olmadığı için, bu hareketliliği tetikleyen temel unsurun karbondioksit olduğu anlaşıldı. Ayrıca tespit edilen kristalleşmiş su buzu parçacıkları, cismin milyarlarca yıldır koruduğu ilkel yapısının Güneş ısısıyla değişmeye başladığını kanıtlıyor. Güneş Sistemi'nin 4,5 milyar yıl önceki oluşumundan bu yana bozulmadan kalan bu tür cisimlerin incelenmesi, gezegenlerin ve küçük gök cisimlerinin tarihine dair eşsiz veriler sunuyor.

Uzayda Tarihi Ana Tanıklık Edildi: 5 Milyar Kilometre Uzaklıkta Bir Kuyruklu Yıldızın Doğuşu İzlendi!

Bir İlk: Wikipedia Çalışanları Sendikalaştı

Dünyanın en büyük özgür ansiklopedisi olarak nitelendirilen, internetin en büyük bilgi kaynaklarından biri olan Wikipedia’nın arkasındaki kâr amacı gütmeyen kuruluş olan Wikimedia Foundation, bünyesinde tarihi bir değişim sürecine tanıklık ediyor. 25 yıllık geçmişe sahip San Francisco merkezli vakfın 200’den fazla çalışanı, ABD İletişim İşçileri (CWA) sendikasına katılmak üzere sandık başına gitti. ABD Ulusal Çalışma İlişkileri Kurulu (NLRB) tarafından yapılan oy sayımının ardından çıkan 158’e 14’lük ezici çoğunluk, sendikaya katılım kararını resmiyete döktü. Oylama kapsamındaki çalışan grubu; yazılım mühendisliği, finans ve iletişim gibi kritik birimlerde görev yapan personeli içeriyor. Yapay zekâ ve gönüllülerin azalması gibi nedenler çalışanları sendikalaşmaya itti Dünya genelinde 39 ülkede yaklaşık 700 kişiyi istihdam eden ve çalışanlarının büyük çoğunluğu uzaktan çalışan Wikimedia Foundation bünyesindeki personel, bu adımla birlikte yönetime karşı seslerini yükseltebilecekleri resmi bir mekanizmaya kavuştu. Çalışanların bu adımı atmasındaki en büyük motivasyon kaynakları ise yapay zekâ sohbet robotlarının yarattığı giderek büyüyen rekabet ve gönüllü editör sayısındaki gözle görülür düşüş olarak öne çıkıyor. Sendikaya katılım kararı alan çalışanlar, bu sürecin ana sebebinin maaş veya yan haklar konusundaki anlaşmazlıklar olmadığını vurguladı. eçtiğimiz yıl boyunca yönetimin aldığı bazı işe alım ve işten çıkarma kararları da çalışanlar arasındaki huzursuzluğu ve kırılmayı artıran faktörlerden biri oldu. Özellikle Wikipedia ve Commons gibi projelerde gönüllü editörlerin kullandığı araçları geliştiren ekibin tamamen kovulması çalışanlar tarafında bardağı taşıran son damla oldu. Oylama sonuçlarının ardından Wikimedia Foundation CEO’su Bernadette Meehan, organizasyon genelinde gönderdiği e-postada sendikalaşmayı "yeni bir sayfanın başlangıcı" olarak nitelendirdi ve süreçten iyimser olduğunu belirtti. Meehan, yönetim uygulamaları, organizasyonel planlama, çalışan ayrılıkları ve gerçeklerin açıkça sunulmasıyla ilgili dile getirilen endişelerin kritik öneme sahip olduğunu kabul ederek tüm personel için iyileştirmeler yapacaklarını ifade etti.

Wikipedia Çalışanlarından Tarihi Karar: 200’den Fazla Çalışan Sendikalaştı!

Apple’ın HomePod Planı Ortaya Çıktı: 4 Hoparlörlü Ses Sistemi Geliyor Olabilir!

Apple, HomePod’ları bir arada kullanarak ev sineması deneyimini geliştirecek yeni bir sistem üzerinde çalışıyor olabilir. MacRumors’ın aktardığına göre, audioOS 27 beta kodlarında birden fazla HomePod’un aynı ses sistemi içinde çalışmasına yönelik yeni özellikler tespit edildi. Apple’ın hazırlığı bununla da sınırlı görünmüyor. Aynı kodlarda yeni bir "Party Mode" özelliğinin yanı sıra daha önce görülmeyen bir donanım kimliği de ortaya çıktı. Bu da Apple’ın HomePod’ların çalışma şeklini değiştirirken yeni bir model için hazırlık yapıyor olabileceğini düşündürüyor. Dört HomePod odayı sesle saracak İki HomePod televizyonun önünde, diğer ikisi arka tarafta duracak. Öndeki hoparlörler sol ve sağ kanalları verirken arkadakiler çevreleyen ses için kullanılacak. Böylece film izlerken sesin tamamı ekranın önünden gelmek yerine odanın içine dağılacak. HomePod’lar bulundukları yere göre ayar yapacak Kodlarda, sistemin hoparlörlerin konumuna göre ses ayarlarını değiştireceğine dair detaylar da bulunuyor. Bas, EQ ve ses zamanlaması gibi ayarlar otomatik olarak düzenlenebilecek. Dolayısıyla HomePod’ları nereye koyduğunuz sistem için önemli olacak ama ideal ayarı bulmak için tek tek uğraşmanız gerekmeyecek. Party Mode ile ses tek noktaya takılmayacak Apple’ın üzerinde çalıştığı bir diğer özellik ise Party Mode. Bu mod, stereo çift olarak kullanılan HomePod’larda sesin belirli bir noktaya yoğunlaşmasını engelleyerek odaya daha dengeli biçimde yayılmasını sağlayacak. Örneğin arkadaşlarınızla kalabalık bir odada müzik dinliyorsunuz. Hoparlörün tam karşısında oturan kişi sesi gayet iyi duyarken odanın diğer ucundaki kişi aynı deneyimi yaşamayabilir. Party Mode tam olarak bu soruna çözüm getirmeyi hedefliyor. Yeni HomePod için de ipucu var Kodlarda ortaya çıkan AID12007 donanım kimliği, Apple’ın yeni bir HomePod üzerinde çalışıyor olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Bir de "Forklift" adı var. Bu konfigürasyonun neye karşılık geldiği henüz bilinmiyor ancak AID12007 ile birlikte görülmesi, yeni donanım ihtimalini gündeme getiriyor. Bunun yeni bir HomePod mini mi yoksa uzun zamandır beklenen HomePod 3 mü olduğu şimdilik belli değil. Apple’ın bu konuda yaptığı resmi bir açıklama da bulunmuyor. Şimdilik elimizde yalnızca yazılım kodları var. Fakat Apple gerçekten dört HomePod’lu bu sistemi hayata geçirirse, HomePod’ların ev sinemasındaki rolü bugünkünden epey farklı olacaktır.

Apple’ın HomePod Planı Ortaya Çıktı: 4 Hoparlörlü Ses Sistemi Geliyor Olabilir!

WhatsApp'ta Yeni Dönem: Üçüncü Parti Yapay Zekâ Ajanları ile Sohbet Edebileceksiniz!

WhatsApp, kullanıcıların uygulama içerisine üçüncü parti yapay zekâ ajanlarını entegre ederek doğrudan sohbet etmelerine olanak tanıyan yeni bir özelliği test etmeye başladı. Google Play Store'daki Android için WhatsApp beta (2.26.35.3) sürümünde tespit edilen bu özellik sayesinde kullanıcılar, farklı platformlarda oluşturdukları dijital asistanları WhatsApp'a bağlayabilecek. Şu an için sınırlı sayıda ülkede ve belirli bir kullanıcı grubuyla test edilen özellik, kişisel asistan deneyimini doğrudan sohbet listesine taşıyor. WhatsApp'a yapay zekâ ajanı nasıl eklenecek? Yeni özellikle birlikte kullanıcılar, uygulama ayarlarında yer alacak yeni giriş paneli üzerinden ajanlarını kolayca konfigüre edebilecek. Bu ekranda ajana bir isim verilebilecek ve profil fotoğrafı atanabilecek. WhatsApp, hesap başına 5 adede kadar ajanın eklenmesine izin veriyor. Kurulum tamamlandığında WhatsApp özel bir API anahtarı üretecek. Kullanıcının bu anahtarı kopyalayarak ajanın barındırıldığı üçüncü parti platforma yapıştırması yeterli olacak. Bağlantı kurulduğu anda ajan ile sohbet başlatılabilecek ve istenildiği takdirde aynı ekrandan API anahtarı sıfırlanabilecek. Bu yeni özellik şu anda kademeli olarak dağıtılıyor. Ayarlar menüsünde "Ajanlar" bölümünü göremeyen kullanıcıların gelecek güncellemeleri beklemesi gerekiyor. WhatsApp, özelliğin tüm kullanıcılara ne zaman sunulacağına dair henüz resmî bir tarih paylaşmadı.

WhatsApp'ta Yeni Dönem: Üçüncü Parti Yapay Zekâ Ajanları ile Sohbet Edebileceksiniz!

İddia: Apple, Çok Beklenen 2 MacBook Modelini İptal Etti

Apple’ın uzun yıllardır farklı tarzda MacBook modelleri geliştirdiği haberlerini görüyorduk. Bunlar arasında katlanabilir bir MacBook ve büyük ekranlı OLED bir MacBook Pro da vardı. Ancak pazar araştırma şirketi Omdia tarafından paylaşılan yeni bir analiz, bu ürünleri bekleyenleri üzecek bir iddia ortaya attı. İddiaya göre Apple, açıldığında 16.1 ile 18 inç arasında devasa bir ekran alanına ulaşması planlanan katlanabilir MacBook üzerindeki geliştirme çalışmalarını durdurdu. Ayrıca standart MacBook Pro boyutları ile katlanabilir konseptin arasında yer alması öngörülen 14.4 ila 16.1 inç aralığındaki bağımsız bir OLED MacBook modelinin de fişini çekti. OLED planları konusunda değişiklik yok Her ne kadar iki farklı model projesi rafa kaldırılmış olsa da Omdia, Apple'ın iPad ve MacBook ürün gamının tamamına OLED paneller getirme yönündeki genel stratejisinden vazgeçmediğini belirtiyor. Şirket, iptal edilen modellerin yarattığı boşluğu doldurmak ve ürün sıralamasını daha net hale getirmek adına hangi cihazın ne tür bir OLED teknolojisi kullanacağını yeniden planlamış. Bu stratejik değişim kapsamında Apple'ın, LCD ekranlı MacBook Air ile üst seviye OLED MacBook Pro modelleri arasına yerleşecek 13.8 inçlik yeni bir MacBook modeli hazırlığında olduğu iddia ediliyor. Sızıntı detaylarına göre bu yeni 13.8 inçlik cihaz; LTPO+ arka panel, ekran altı kamera ve enkapsülasyon üzeri renk filtresi gibi son nesil teknolojileri bünyesinde barındıracak. Cihaz, iptal edilen dev OLED modelin boşluğunu Pro serisinin üstünde değil, tam aksine Pro'nun altında konumlanarak dolduracak. Pazardaki üst segment kullanıcıları ilgilendiren diğer ürün ise "MacBook Ultra" olarak da anılan 14.3 ve 16.3 inçlik OLED MacBook Pro modelleri. İddialara göre Apple bu amiral gemisi cihazları 2026 sonunda ya da en geç 2027'nin başlarında tanıtmaya hazırlanıyor. Öte yandan Apple'ın mevcut mini-LED ekranlı MacBook Pro modellerini hemen pazardan çekmeyeceği öne sürülüyor. Omdia'nın aktardığı bilgilere göre yüksek seviye OLED modeller satışa sunulsa dahi mini-LED panelli seçenekler üretilmeye ve satılmaya devam edecek

İddiaya Göre Apple, Çok Beklenen 2 MacBook Modelini İptal Etti: Katlanabilir MacBook Gelmeyecek!

Vodafone, İzmir'de 100 Milyon Dolarlık Veri Merkezi Açtı

Özellikle yapay zekâ alanındaki gelişmeler nedeniyle veri merkezlerinin sayısı her geçen gün daha da artıyordu. Şimdi ise Vodafone, devasa bir yatırımla İzmir’de yepyeni bir veri merkezi açtı. Merkezin ilk fazı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katıldığı törenle hizmete açıldı. Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırımla devreye alınan tesis, Vodafone’un Türkiye’deki altıncı veri merkezi olma özelliğini taşıyor. Vodafone Türkiye ve DAMAC Digital ortaklığıyla 1,5 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanan İzmir Veri Merkezi, Gaziemir’de 7 bin 500 metrekarelik kapalı alanda kuruldu. Vodafone’un yeni veri merkezi neler sunacak? Ege Bölgesi’nin en büyük veri merkezi konumundaki tesis, ilk aşamada 650’den fazla kabinet ve 4 MW kapasite ile hizmet vermeye başladı. Tesisin altyapısı, ilerleyen dönemde yatırım tutarının 300 milyon dolara, toplam güç kapasitesinin ise 20 MW’a çıkarılması hedeflenecek şekilde planlandı. Tesis bünyesinde sunulan Colocation hizmetleri sayesinde kurumlar, kendi sunucu altyapı yatırımlarını yapmak yerine yüksek güvenlik standartlarında barındırma yapabilecek. Şirketler, 7/24 uzaktan operasyonel ve teknik destek imkânıyla sahada bulunmalarına gerek kalmadan temel müdahaleleri gerçekleştirebilecek. Sismik izolatör teknolojisi kullanılarak inşa edilen veri merkezi, deprem gibi olası doğal afetlere karşı yüksek koruma ve kesintisiz hizmet olanağı sunuyor. Tesis, uluslararası Tier III standartlarına uygun güvenlik ve erişilebilirlik mimarisine sahip. Veri merkezinin öne çıkan teknik özelliklerinden biri de yeni nesil GPU teknolojilerini destekleyen altyapısı. Tesis, geleneksel veri işleme yüklerinin yanı sıra üretken yapay zekâ modellerinin güvenli ve ölçeklenebilir şekilde çalıştırılmasına uygun olarak tasarlandı. Tesis bünyesinde işletmelere bulut bilişim, bağlantı, yönetilen hizmetler ve siber güvenlik alanlarında çözümler sağlanacak. Türkiye’deki 20. yılını kutlayan ve bugüne kadar 600 milyar TL’lik reel yatırım gerçekleştiren Vodafone, İzmir Veri Merkezi ile ülkedeki veri merkezi sayısını altıya çıkardı. Şirket altyapılarında her ay 100 petabaytın üzerinde veri işleniyor. İzmir’in coğrafi konumu sayesinde tesis, hem Ege Bölgesi’ndeki kurumsal müşterilere hem de ulusal ve uluslararası bağlantı ağlarına erişim avantajı sunuyor. Yapılan bu yatırımla Türkiye'nin bulut altyapısının ve veri egemenliğinin güçlendirilmesi, İzmir'in ise Akdeniz ölçeğinde bir veri merkezi merkezi hâline getirilmesi amaçlanıyor.

Vodafone, İzmir'de 100 Milyon Dolarlık Yeni Veri Merkezi Açtı

Evdeki Boşta Duran Bilgisayarları Yapay Zeka Canavarına Dönüştüren Teknoloji: NVIDIA PAIR Nedir?

Belki teknoloji merakınızdan, belki işiniz gerektirdiği için elinizde birden fazla bilgisayar olabilir. Oyun oynadığınız güçlü bir masaüstü, işlerinizi hallettiğiniz bir laptop veya artık eskisi kadar kullanmadığınız başka bir bilgisayarınız vardır. Hepsini aynı anda kullanmıyor, dolayısıyla sahip oldukları işlem gücünün tamamından da her zaman yararlanamıyorsunuz. Özellikle yapay zekâ uygulamalarında bu durum daha da belirginleşiyor: Bir bilgisayar ağır bir işle uğraşırken diğerlerinin gücü büyük ölçüde atıl kalabiliyor. NVIDIA'nın PAIR (Personal AI Router) projesi, bu bilgisayarları aynı ağ üzerinde buluşturuyor. PAIR, yapay zekâ görevlerini ağdaki farklı makineler arasında paylaştırarak tek bir bilgisayara yüklenmek yerine elinizdeki donanımın tamamından yararlanmanıza imkân veriyor. Windows, Linux ve macOS aynı kümeye girebiliyor PAIR, farklı işletim sistemlerini aynı ağ üzerinde bir araya getirebiliyor. RTX ekran kartlı bir Windows bilgisayar, Ubuntu çalıştıran başka bir tanesi ve Apple Silicon işlemcili bir MacBook aynı PAIR kümesinde yer alabiliyor. Sistemin çalışması için ayrı bir ana sunucu kurmak da gerekmiyor. Ağdaki cihazlar hem görevleri çalıştırıyor hem de yönlendirme sürecine katılıyor. Kümeye yeni bir bilgisayar eklediğinizde kullanılabilecek toplam donanım da artıyor. PAIR mevcut yapay zekâ araçlarının önüne yerleşiyor PAIR yeni bir yapay zekâ çıkarım motoru değil. Ollama ve LM Studio gibi araçların önünde çalışan bir proxy katmanı. Bu ayrım önemli. Çünkü PAIR kullanmak için mevcut yapay zekâ uygulamanızı baştan kurmanız gerekmiyor. İstemci veya ajan kodunuz aynı kalabiliyor. Yalnızca bağlantıyı PAIR yönlendiricisine verdiğinizde görevlerin ağdaki uygun bilgisayarlara dağıtılmasını sistem üstleniyor. Kullanıcı tarafında tek bir bağlantı var. Arka planda ise birden fazla bilgisayar çalışıyor. Çoklu ajanlarda boşta kalan GPU'lar işe yarıyor Yapay zekâ ajanları tek başına bir görev yürütmek yerine işi küçük parçalara ayırabiliyor. Örneğin bir ajan takvimi kontrol ederken başka biri e-postaları inceleyebilir. Bir diğer ajan da bu bilgilerden özet hazırlayabilir. Tek bilgisayarda çalışırken bu görevlerin tamamı aynı GPU'nun kaynaklarını kullanıyor. PAIR ise bağımsız görevleri farklı cihazlara gönderebiliyor. Bir bilgisayarın GPU'su meşgulse diğer makinenin boş kapasitesi kullanılabiliyor. Buradaki fikir, birkaç ekran kartını fiziksel olarak tek bir GPU'ya dönüştürmek değil. Aynı anda yapılabilecek işleri farklı bilgisayarlara paylaştırmak. NVIDIA'nın testinde süre 18 dakikadan 8 dakikaya iniyor NVIDIA'nın gösteriminde beş alt ajandan oluşan bir iş yükü kullanıldı. Tek bir RTX Spark Laptop ile görevlerin tamamlanması 18 dakika sürdü. Laptop, DGX Spark ve RTX 5090'dan oluşan PAIR kümesinde ise aynı iş yükü 8 dakika 48 saniyede tamamlandı. Süre yaklaşık yarıya indi. Burada yine önemli bir ayrıntı var: PAIR tek bir isteği üç GPU arasında bölmüyor. Birbirinden bağımsız çalışabilen görevleri farklı cihazlara dağıtıyor. Bilgisayarda oyun açarsanız ne oluyor? Ev bilgisayarlarının kullanım şekli gün içinde sürekli değişebilir. Sabah yapay zekâ görevi çalıştırdığınız bilgisayarda akşam oyun oynayabilirsiniz. PAIR bu değişime göre hareket edebiliyor. Kümeye dahil bir bilgisayarda GPU'yu yoğun kullanan bir oyun açıldığında cihaz artık yapay zekâ görevleri için uygun olmayabilir. PAIR bu bilgisayarı görev dağıtımından çıkarabiliyor. Laptopun kapağını kapatmanız da sistemi durdurmuyor. Diğer bilgisayarlar çalışmaya devam ediyor. Cihaz yeniden boşta kaldığında kümeye geri dönebiliyor. PAIR, VRAM'leri birleştirmiyor PAIR'ın önemli bir sınırı bulunuyor: Farklı ekran kartlarının VRAM'lerini tek bir havuzda toplamıyor. İki adet 8 GB VRAM'li ekran kartınız varsa bunları 16 GB VRAM gibi kullanamazsınız. Dolayısıyla 16 GB belleğe ihtiyaç duyan bir modeli yalnızca iki adet 8 GB ekran kartınız olduğu için çalıştırmanız mümkün değil. Bir başka konu da modellerin cihazlarda hazır bulunması. Çalıştırmak istediğiniz yapay zekâ modelinin görev gönderilecek bilgisayarda önceden indirilmiş olması gerekiyor. Veriler güvende: Yapay zekâ görevleri yerel ağda kalıyor PAIR'ın yerel yapay zekâ açısından öne çıkan taraflarından biri de verilerin bulut sunucularına gönderilmesini gerektirmemesi. Ağdaki cihazlar birbirlerini mDNS üzerinden buluyor. Cihazlar arasındaki iletişim ise otomatik oluşturulan sertifikalar ve mTLS (Mutual TLS) ile korunuyor. Kod, belge veya kişisel dosyalarla çalışırken bu yapı özellikle anlamlı. Verileri üçüncü taraf bir yapay zekâ sunucusuna göndermek yerine kendi bilgisayarlarınız üzerinde işlem yapabiliyorsunuz. Üstelik işlem gücü için kendi donanımınızı kullandığınızdan bulut servislerine sürekli token veya işlem ücreti ödeme zorunluluğu da ortadan kalkıyor. Kendi yapay zekâ kümenizi nasıl kurarsınız? PAIR kullanmaya başlamak için desteklenen bilgisayarlara aracı kurmanız gerekiyor. 1. PAIR'ı kurun PAIR, Apache 2.0 lisansıyla sunulan açık kaynaklı bir proje. Windows, macOS veya Linux cihazlarınıza beta sürümünü kurabiliyorsunuz. 2. Bilgisayarları aynı ağa bağlayın PAIR çalışan cihazlar yerel ağ üzerinde birbirlerini buluyor. Güvenli bağlantı için mTLS eşleştirmesini onaylamanız gerekiyor. 3. Yapay zekâ aracınızı PAIR'a bağlayın Ollama gibi kullandığınız aracın API bağlantısını PAIR'ın yerel yönlendirme portuna yönlendiriyorsunuz. Varsayılan port 11435. Sonrasında görev dağılımını PAIR yapıyor. Boşta kalan bilgisayar kullanılabiliyor, yoğunlaşan cihazın yükü başka makinelere aktarılabiliyor. Laptopu kapattığınızda diğer bilgisayarlar çalışmayı sürdürüyor. Günün sonunda PAIR, yapay zekâ kullanımına farklı bir açıdan bakmamızı sağlıyor. Daha güçlü bir bilgisayar almak ya da yeni bir altyapı kurmak yerine, zaten sahip olduğumuz donanımları nasıl daha verimli kullanabileceğimizi gösteriyor.

Evdeki Boşta Duran Bilgisayarları Yapay Zeka Canavarına Dönüştüren Teknoloji: NVIDIA PAIR Nedir?

Türkiye'nin Veri Merkezi Kapasitesi İçin 2030 Hedefi Belirlendi: 10 Milyar Dolar Yatırım Yapılacak!

Türkiye, yapay zekâ altyapısını güçlendirmek adına büyük bir yatırım hamlesi başlatıyor. 2026–2030 Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı kapsamında, kamu ve özel sektörün ortak hedefleri doğrultusunda veri merkezleri, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem alanlarına devasa kaynaklar aktarılacak. 10 milyar dolar yatırım ve 1 GW kapasite hedefi Yeni dönem stratejisine göre önümüzdeki 5 yıllık süreçte yapay zekâ ve bulut altyapılarına en az 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımı yapılması öngörülüyor. Bu devasa bütçeyle birlikte, Türkiye’deki veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 GW seviyesine çıkarılması amaçlanıyor. Hedeflenen bu kapasite artışı, hem kurumsal verilerin Türkiye sınırları içerisinde güvenle barındırılmasını sağlayacak hem de yüksek işlem gücü gerektiren yapay zekâ modellerinin yerli kaynaklarla çalıştırılmasına olanak tanıyacak.

Türkiye'nin Veri Merkezi Kapasitesi İçin 2030 Hedefi Belirlendi: 10 Milyar Dolar Yatırım Yapılacak!

Steam'de Call of Duty Serisi İndirimleri Başladı (Seriyi Tamamlamak İsteyenler Kaçırmasın)

Dünyanın en popüler çevrim içi oyun mağazası olan Steam, yeni ve popüler oyunlara ev sahipliği yaptığı gibi oyunseverlerin memnun kalacağı indirim ve kampanyalar da sunuyor. Bu kampanyalardan biri de bugün başlayan "Call of Duty" serisi indirimleri. Son dönemde Steam'de birçok yayıncının başlattığı indirimlerin ardından bugün de Call of Duty serisi indirimleri bizleri karşılıyor. 17 Eylül tarihine kadar sürecek bu yeni indirimlerde kütüphanenizdeki eksik Call of Duty oyunlarını satın alabilirsiniz. Steam Call of Duty indirimleri Oyun Normal Fiyat İndirimli Fiyat Call of Duty: Black Ops III 59.99$ 14.99$ (-%75) Call of Duty: Modern Warfare 59.99$ 14.99$ (-%75) Call of Duty: Modern Warfare II 69.99$ 20.99$ (-%70) Call of Duty: Black Ops 7 69.99$ 34.99$ (-%50) Call of Duty: Black Ops 6 69.99$ 27.99$ (-%60) Call of Duty: Black Ops Cold War 59.99$ 14.99$ (-%75) Call of Duty: Vanguard 59.99$ 19.79$ (-%67) Call of Duty: Infinite Warfare 59.99$ 14.99$ (-%75) Call of Duty: Ghosts 39.99$ 15.99$ (-%60) Call of Duty: Advanced Warfare Gold Edition 39.99$ 15.99$ (-%60) Steam'de başlayan Call of Duty indirimlerinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Steam'de Call of Duty Serisi İndirimleri Başladı (Seriyi Tamamlamak İsteyenler Kaçırmasın)

[4-7 Eylül] 3.700 TL Değerindeki 2 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

Dünyanın en popüler oyun platformu Steam, zaman zaman bazı oyunları ücretsiz olarak oynamanıza izin veriyor. Şimdi ise 4-7 Eylül tarihleri arasında Steam’de ücretsiz oynayabileceğiniz oyunlar açıklandı. Steam’in bu yeni kampanyası kapsamında 2 oyunu ücretsiz bir şekilde deneyebileceksiniz. Aşağıdan bu oyunları ve normal fiyatlarını görebilirsiniz. Oyunlar, kısa süreliğine ücretsiz oynanabilecek. Zamanları dolduktan sonra oynadıktan sonra yeniden satın almanız gerekecek. Steam'de bu hafta sonu ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Sid Meier's Civilization VII 69.99$ First Class Trouble 7.99$ Steam'de ücretsiz olan oyunları nasıl deneyebilirsiniz? Adım #1: Oyunların Steam sayfasına girin. Adım #2: Açılan sayfada oyun bilgilerinin hemen altında yer alan fiyat gibi bilgilerin yer aldığı kısma gelin. Adım #3: Buradaki "Oyunu Oyna" butonuna basarak ücretsiz olarak oyunu yükleyip oynayın.

[4-7 Eylül] 3.700 TL Değerindeki 2 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

Yeni çıkan romanlardan bilim kurgu dünyasının dikkat çeken eserlerine, sürükleyici polisiye kitaplardan fantastik edebiyat örneklerine kadar birçok öneri bu listede yer alıyor. Eğer siz de kitaplığınızda farklı türlere yer vermekten hoşlanıyorsanız içeriğimize göz atabilir, kendinize en uygun kitabı seçebilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Yeni Çıkanlar: Hem yeni yazarları keşfetmeyi seviyor hem de sevilen yazarların son çalışmalarını merak ediyorsanız bu kategori tam size göre. Son aylarda yayımlanan ve kısa sürede geniş okuyucu kitlelerine ulaşan eserler şöyle: Tüylü Yılan- D.H. Lawrence Ölüm Kalım Oyunu- Triona Campbell Bir Bardak Suda Boğulmamak- Angie Cruz Sevincim Eksilmesin Yeter Ki- Jean Giono Annie Bot- Sierra Greer Kara Eylül- Sandro Veronesi Bilim Kurgu: Teknolojinin sınırlarını zorlayan fikirler, uzak galaksiler ve geleceğe dair çarpıcı senaryolar... Eğer "Ya bir gün gerçekten böyle olursa?" sorusunu kendinize sık sık soruyorsanız, aşağıdaki kitaplar tam size göre. Tüm Dünyaların Oyunu- Gökcan Şahin Tesis- Aisling Rawle Geri Giden Saat- Edward Page Mitchell Yer Açın! Yer Açın!- Harry Harrison Yakın- Octavia E. Butler Kumsalda- Nevil Shute Polisiye & Gizem: Bir kitabı elimize aldığımızda "Bir bölüm daha okuyayım." dedirten türlerin başında hiç şüphesiz polisiye ve gizem romanları geliyor. Çözülmesi gereken cinayetler, karmaşık olay örgüleri ve beklenmedik ters köşeler... İşte size önerilerimiz: Çırak- Tess Gerritsen Korku Avcısı- Chris Carter Sherlock Holmes Bütün Romanları Tek Cilt- Sir Arthur Conan Doyle Honcin Cinayetleri- Seişi Yokomizo Kimse Bilmez- Bora Chung Tokyo Ekspresi- Seicho Matsumoto Fantastik Edebiyat: Bazen gerçek dünyadan biraz uzaklaşmaya hepimizin ihtiyacı oluyor. Fantastik edebiyat da tam bu noktada devreye giriyor. Bu türdeki önerilerimiz, sizleri birkaç saatliğine de olsa bambaşka evrenlere götürmeyi başaracak. Dünyanın Son Tren İstasyonu– Takeshi Murase Akhilleus’un Şarkısı- Madeline Miller Çoğunlukla Zararsız- Douglas Adams Marvel X-Men: Dark Phoenix Efsanesi- Stuart Moore Buz Ejderhası- George R. R. Martin Sihrin Tonları Üçlemesi Kutulu- V. E. Schwab Klasikler: Klasikler denince çoğu zaman “okunması gereken ama hep ertelenen kitaplar” akla geliyor. Ama aslında bu eserler, yazıldıkları dönem ne kadar eski olursa olsun hâlâ güncelliğini koruyan, insanı ve hayatı anlatma biçimleriyle bugüne de dokunabilen kitaplar. Biraz sabır isteseler de okurken bambaşka dünyalara açılan, edebiyatın temel taşlarını oluşturan bu eserler, kitaplığın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Mutlu Olma Sanatı- Arthur Schopenhauer Buzullar Arasında Bir Kış- Jules Verne Zehra- Nabizade Nazım Kamelyalı Kadın- Alexandre Dumas Profesör- Charlotte Bronte

Yeni Çıkanlardan Klasiklere: Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

BMW, i4'ün Fişini Çekmeye Hazırlanıyor: İşte Yerine Gelecek Coupe ve Cabrio Modeller!

BMW, elektrikli model ailesinde heyecan verici bir dönüşümün eşiğinde. Alman şirket, yaşlanan i4 modelinin fişini çekmeye hazırlanırken, ortaya çıkan boşluğu çok daha tutkulu ve iddialı gövde tipleriyle doldurmayı hedefliyor. Coupe ve Cabrio sürprizi Şirketin ürün yöneticisi Bernd Körber’in yılın başlarında yaptığı açıklamalar, yeni i3’ün teknik olarak i4’ün halefi olacağını doğrulamıştı. BMWBLOG’un son raporlarına göre şirket, pazara bağlı olarak i4 üretimini en geç 2027 yılının ilk çeyreğinde tamamen sonlandıracak. Ancak i4’ün vedası, elektrikli mobilite tutkunları için yeni bir dönemin başlangıcı anlamına geliyor. BMW, bu kasanın ardından doğrudan bir Gran Coupe sunmayı planlamasa da ürün gamında eksikliği hissedilen üstü açık (cabrio) ve coupe modellerini tamamen elektrikli yapısıyla yeniden hayata geçirmeyi hedefliyor. Almanya'da çekilen fotoğraflar, Neue Klasse mimarisi üzerine inşa edilecek bu elektrikli cabrio modelinin yolda olduğunu net bir şekilde gösteriyor. i3 Touring de yolda BMW, Neue Klasse ile başlattığı tasarım ve teknoloji rüzgârını yalnızca sportif modellerle sınırlı tutmayacak. Şirketin ürün gamına ekleyeceği bir diğer önemli gövde tipi ise station wagon sevenleri heyecanlandıracak olan i3 Touring olacak. Tamamen elektrikli i3 Touring’in 2027’nin ortalarına doğru yollara çıkması bekleniyor.

BMW, i4'ün Fişini Çekmeye Hazırlanıyor: İşte Yerine Gelecek Coupe ve Cabrio Modeller!

Arkasında Çıkarılabilir Aksiyon Kamerasıyla Gelen Telefon: RugOne Xsnap 7 Pro!

Akıllı telefon pazarında sıra dışı tasarımlar görmeye alışkınız ancak RugOne’ın yeni modeli işi tamamen farklı bir boyuta taşıyor. RugOne Xsnap 7 Pro isimli model, arkasında takıp çıkarılabilir bir aksiyon kamerasıyla geliyor. Telefonun arka tarafında yer alan üçlü kamera sistemindeki bir modül, gövdeden tamamen ayrılabilerek tek başına çalışan bağımsız bir aksiyon kamerası gibi kullanılabiliyor. Karşınızda RugOne Xsnap 7 Pro Pazardaki DJI Osmo Nano veya Insta360 Go Ultra gibi 4K çekim yapan rakiplerinin bir adım gerisinde kalsa da bu entegre modül 133 derecelik ultra geniş açı merceğiyle 2.7K çözünürlükte 30fps video kaydı gerçekleştirebiliyor. Görüntülerin doğal kalması için bozulma düzeltme algoritmalarıyla desteklenen cihaz, kamera 360 derece döndürülse bile yazılımsal sabitleme sayesinde son derece akıcı görüntüler sunmayı vaat ediyor. RugOne Xsnap 7 Pro sadece kamera yetenekleriyle değil, aynı zamanda zorlu çevre koşullarına karşı sunduğu üst düzey korumayla da öne çıkıyor. Cihaz, hem IP68 hem de IP69K dayanıklılık derecelerine sahip. Bu da telefonun yüksek basınçlı ve sıcak su püskürtmelerine karşı direnç gösterebildiği gibi, suya tamamen batırıldığında 30 dakikaya kadar sorunsuz çalışmaya devam edebildiği anlamına geliyor. Cihazın kendi içerisinde yer alan 9.300 mAh kapasiteli devasa bataryası, bağımsız kameranın şarj ihtiyacını da karşılayan ana merkez konumunda. Ayrılabilir aksiyon kamerasının dahili bataryası tek başına 40 dakikaya kadar kesintisiz video kaydı yapabiliyor. Kamera telefona her takıldığında otomatik olarak şarj edildiği için toplam kayıt süresi 800 dakikaya kadar çıkartılabiliyor. Ayrıca kameranın kendi üzerindeki 64 GB dahili depolama alanı yaklaşık 8 saatlik 1080p video barındırabilirken, modül telefona takıldığı an içerik derhal telefonun 512 GB'lık ana hafızasına aktarılabiliyor. Cihaz, 7 Eylül tarihinde Kickstarter üzerinden sınırlı sayıda teklifle 799 euro fiyat etiketiyle ön satışa açılacak. Kampanya sürecinin ardından ürünün küresel pazardaki genel satışı ise Ekim ayında başlayacak ve 999 dolar fiyatla çıkış yapacak.

Arkasında Çıkarılabilir Aksiyon Kamerasıyla Gelen Telefon RugOne Xsnap 7 Pro Tanıtıldı

Xiaomi Smart Band 11 Tanıtıldı

Aklınıza gelebilecek her kategoriden ürünlerle karşımıza çıkan Xiaomi, akıllı bileklikler konusunda da başarılı bir firmaydı. Şimdi ise şirket, merakla beklenen yeni bilekliği Smart Band 11 Çin’de gerçekleştirdiği bir lansman ile resmen bizlerle buluşturdu. Smart Band 11, tasarım ve ekran tarafındaki bariz yeniliklerle geliyor. Cihazın inceldiğini de belirtmek gerek. Öyle ki sadece 9,99 mm kalınlığında bir gövdeye sahip. Ağırlığı ise 15,58 gram olarak açıklandı. Böylece bileğinizdeki varlığını âdeta unutturuyor. Xiaomi Smart Band 11 neler sunuyor? Akıllı bileklik, 2 mm inceliğinde oldukça dar çerçevelere sahip 1,72 inç boyutunda bir AMOLED panel ile geliyor. Ekranın en dikkat çekici yanı ise kavisli gövde yapısı içinde tam 2.000 nit tepe parlaklık seviyesine ulaşabilmesi. Farklı tarzlara hitap etmek isteyen marka, standart silikon kordonların yanı sıra bu nesilde metal ve seramik seçeneklerini de ürün yelpazesine eklemiş. Suya karşı dayanıklılık tarafında ise sektör standardı olan 5ATM derecelendirmesi korunuyor. Sağlık ve spor takibi konusunda Xiaomi Smart Band 11, günlük rutinleri yakından izleyen gelişmiş sensör paketleriyle donatılmış. Cihaz; kalp atış hızı, kanda oksijen oranı (SpO2) ve stres seviyesi takibinin yanında kadın sağlığına özel izleme araçları sunuyor. En büyük odak noktalarından biri yapay zekâ destekli profesyonel uyku yönetimi ve bu süreçte devreye giren kalp atış hızı değişkenliği takibi. Sporcuları da unutmayan bileklik, 150’den fazla iç ve dış mekan spor modunu bünyesinde barındırıyor. Yazılım tarafında kutudan Xiaomi HyperOS 4 işletim sistemiyle çıkan cihaz, hem Android hem de iOS ekosistemleriyle tam uyumlu bir şekilde çalışıyor. Pil ömrü ise 21 gün olarak açıklandı. Tahmin edebileceğiniz gibi fiyatları da bir hayli uygun. Öyle ki Çin’de standart versiyonu 43 dolar, NFC versiyonu 50 dolar, metal ve seramik özel versiyonlar ise 60 dolar fiyatlarla piyasaya sürüldü.

2000 Nit Ekran, 21 Gün Pil Ömrü: Xiaomi Smart Band 11 Tanıtıldı

Epic Games'te Yaz Sonu İndirimi Başladı (Kaçırmamanız Gereken Oyunları Sizler İçin Derledik)

Epic Games'te birçok büyük oyunun indirime girdiği Yaz Sonu İndirimi nihayet başladı. Peki hangi oyunlar indirime girdi? Steam'in 2023'ün Kasım ayında TL desteğini kesip dolar ile satış yapmaya başlamasından bu yana ülkemizde PC tarafında oyunlara en uygun fiyatlarla ulaşabileceğimiz nadir yerlerden biri de Epic Games olmuştu. Oyunların hâlâ TL olarak satılıyor olması bir yana büyük indirim dönemleri ile birlikte çok daha uygun fiyatlar görebiliyoruz. Bugün başlayan Yaz Sonu İndirimi de bu indirim dönemlerinden biri ve birçok oyunda büyük indirimler mevcut. Epic Yaz Sonu İndirimi, 17 Eylül TSİ 18.00'a kadar sürecek. Epic Games yaz sonu indirimi Oyun Eski Fiyat Yeni Fiyat Marvel's Spider-Man 2 1.499 TL 1.004,33 TL (-%33) Marvel's Spider-Man Remastered 1.099 TL 439,60 TL (-%60) UNCHARTED: Hırsızlar Mirası Koleksiyonu 899 TL 296,67 TL (-%67) God of War 899 TL 359,60 TL (-%60) God of War Ragnarök 1.499 TL 1.004,33 TL (-%33) Cyberpunk 2077 999 TL 299,70 TL (-%70) Mount & Blade II: Bannerlord 999 TL 499,50 TL (-%50) Ghost of Tsushima YÖNETMENİN SÜRÜMÜ 1.499 TL 899,40 TL (-%80) Sherlock Holmes Chapter One Deluxe Edition 2.450 TL 245 TL (-%40) The Outlast Trials 269 TL 80,70 TL (-%70) Marvel's Spider-Man: Miles Morales 899 TL 359,60 TL (-%60) 007 First Light 2.800 TL 2.240 TL (-%20) Mafia: Trilogy 2.349 TL 469,80 TL (-%80) It Takes Two 1.199,99 TL 359,99 TL (-%70) Tomb Raider GAME OF THE YEAR EDITION 42 TL 6,30 TL (-%85) theHunter: Call of the Wild 32 TL 6,40 TL (-%80) Split Fiction 1.799,99 TL 1.169,99 TL (-%35) Overcooked! 2 70 TL 17,50 TL (-%75) Horizon Forbiden West Complete Edition 1.499 TL 749,50 TL (-%50) Clair Obscur: Expedition 33 820 TL 656 TL (-%20) Epic Games yaz sonu indirimi kapsamında indirime giren oyunların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Epic Games'te Yaz Sonu İndirimi Başladı (Kaçırmamanız Gereken Oyunları Sizler İçin Derledik)

Google DeepMind'ın WeatherNext 3'ü Kullanıma Sunuldu: Yağış Tahminlerinde %50'ye Varan Artış

Hava tahminlerinde birkaç saat bile çok şeyi değiştirebiliyor. Sabah açık olan gökyüzü öğleden sonra yağmura dönebiliyor, yaklaşan bir fırtına yönünü değiştirebiliyor. Tahmin ne kadar güncelse, bu değişimleri yakalamak da o kadar kolaylaşıyor. Google DeepMind ve Google Research tarafından geliştirilen WeatherNext 3, hava tahminlerini her saat yeniden oluşturuyor. Gerçek zamanlı uydu verilerini işleyen model, küresel hava durumunu daha yüksek çözünürlükte takip ediyor. Google'ın testlerine göre WeatherNext 3, bir gün veya daha sonrası için yağış tahminlerinde %50'ye varan doğruluk artışı sağlıyor. Yapay zekâ hava tahminlerini daha sık güncelliyor Hava tahminleri için uydulardan, hava istasyonlarından ve farklı kaynaklardan gelen çok sayıda veri kullanılıyor. Bu veriler güçlü bilgisayarlarda işleniyor ve yeni bir tahminin hazırlanması zaman alabiliyor. WeatherNext 3 ise gerçek zamanlı uydu verilerini kullanıyor. Yeni bilgiler geldikçe hava tahmini yeniden hesaplanıyor. Bu sayede birkaç saat önceki verilere bağlı kalmadan, hava durumundaki değişimler daha yakından takip edilebiliyor. Özellikle ani yağış ve fırtınalarda bu fark önem kazanıyor. Hava değiştikçe tahmin de güncelleniyor. Hava durumu haritasında 5 kilometrelik detay WeatherNext 3, hava durumunu daha küçük alanlara bölerek inceleyebiliyor. Sıcaklık ve nem gibi bazı yüzey değişkenlerinde çözünürlük 5 kilometreye kadar iniyor. Diğer bazı yüzey değişkenlerinde bu değer 10 kilometre, rüzgâr hızı gibi atmosferik değişkenlerde ise 25 kilometre. Önceki WeatherNext 2'de küresel tahminler 25 kilometrelik grid üzerinde ve 6 saatlik aralıklarla üretiliyordu. Yeni modelde çözünürlük yaklaşık beş kat artırılırken tahminler artık saatlik olarak yenileniyor. Bu ayrıntı özellikle kıyı şeritleri ve dağlık bölgelerde işe yarıyor. Çünkü hava koşulları bu tür bölgelerde kısa mesafelerde bile ciddi şekilde değişebiliyor. Google'ın testlerinde WeatherNext 3, bir gün veya daha sonrası için yağış tahminlerinde %50'ye varan doğruluk artışı gösterdi. Yenilenebilir enerji için de hava tahmini yapıyor WeatherNext 3'ün işi yalnızca yağmurun ne zaman yağacağını söylemek değil. Model, yenilenebilir enerji üretiminde kullanılabilecek hava verileri de üretiyor. Örneğin rüzgâr türbinlerinin çalışma yüksekliğine karşılık gelen 100 metre seviyesindeki rüzgâr hızını tahmin edebiliyor. Bu bilgi, rüzgâr santrallerinin ne kadar elektrik üretebileceğini hesaplamak için kullanılabiliyor. Güneş tarafında ise bulut örtüsü ve güneş radyasyonu verileri öne çıkıyor. Güneş santralleri bu verileri kullanarak panellere ulaşacak güneş ışığını ve buna bağlı elektrik üretimini daha iyi tahmin edebiliyor. WeatherNext 3 Google hizmetlerine geliyor WeatherNext 3 tarafından üretilen tahminler Google Arama, Gemini, Google Haritalar, Google Maps Platform, Google Cloud ve Earth Engine gibi hizmetlerde kullanılacak. Saatlik güncellenen tahminler günlük hava durumu bilgisinin yanı sıra tarım, enerji ve meteoroloji çalışmalarında da değerlendirilebilecek.

Google DeepMind'ın WeatherNext 3'ü Kullanıma Sunuldu: Yağış Tahminlerinde %50'ye Varan Artış

[4-6 Eylül] Toplam Değeri 2.300 TL'den Fazla 4 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Microsoft, Xbox özelinde her hafta “Free Play Days” ismini verdiği bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya kapsamında oyun severler, belli oyunları sınırlı süreliğine oynama imkânı yakalıyor. Bugün ise 4-6 Eylül 2026 tarihleri boyunca Xbox’ta ücretsiz bir şekilde oynanabilecek oyunlar açıklandı. Bu hafta toplam değeri 5.000 TL’yi aşan 4 oyuna bedavaya ulaşabileceksiniz. Free Play Days oyunları genellikle Game Pass abonelerine sunulsa da bazı oyunlar tüm kullanıcılar için de ücretsiz sunuluyor. Xbox'ta bu hafta ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Game Pass Gerekli mi? The Survivalists 199 TL ✅ EA SPORTS College Football 27 3.999 TL ❌ The Lonesome Guild 262,50 TL ❌ Under The Waves 549 TL ❌ Xbox'ın ücretsiz oyunları nasıl oynanır? Game Pass Ultimate, Standard veya Core abonesiyseniz, giriş yaparak Xbox'ın uygulaması üzerinden tek tek bu oyunlara girin ve yükleme seçeneğine tıklayın. Konsola indirmek için de Xbox Store'dan abonelikler kısmına gelin ve "Ücretsiz Oyun Günleri" bölümüne ilerleyin. Herkese sunulan oyunlarda ise Microsoft Store üzerinden sayfalarına girip "Ücretsiz Deneme" kısmına basmanız yeterli.

[4-6 Eylül] Toplam Değeri 5.000 TL'den Fazla 4 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Android'in Dolandırıcılık Tespiti Özelliği, Yakında Xiaomi Modellerine Gelecek

Google, Android için dolandırıcılık tespiti özelliği sunmaya başlamıştı. Arama sırasındaki şüpheli konuşmaları ve olası dolandırıcılık girişimlerini cihaz içi yapay zekâ ile analiz eden bu özellik, ilk başlarda Pixel telefonlara, sonrasında Samung Galaxy S26’ya gelmişti. Yakında vivo’ya da geleceği bildirilmişti. Şimdi ise özelliği alacak bir sonraki marka ortaya çıktı. Google’ın Telefon uygulamasının v237.0.973536915 numaralı son kamuya açık beta sürümünde yapılan kaynak kod incelemeleri, dolandırıcılık tespit özelliğini alacak bir sonraki markanın Xiaomi olacağını gözler önüne serdi. Hangi Xiaomi modelleri alacak? Kod sızıntısında Xiaomi adının geçmesine rağmen, ilk aşamada hangi spesifik Xiaomi modellerinin bu desteğe kavuşacağına dair bir detay bulunmuyor. Sektörel beklentilere ve kaynak değerlendirmelerine göre IFA 2026'da sergilenen Xiaomi 18 Fold modeli bu teknoloji için ideal bir aday olarak öne çıkıyor. Ancak Xiaomi 18 Fold'un şimdilik yalnızca Çin pazarı için onaylanmış olması sebebiyle, Scam Detection özelliğinin ilk olarak küresel pazarda satışa sunulacak üst segment bir Xiaomi amiral gemisinde çıkış yapması daha muhtemel. Xiaomi 17 serisinde görebiliriz. Google Telefon uygulamasındaki bu yenilik henüz beta sürecinde ve geliştirilmeye muhtaç bir yapıda bulunuyor. Yine de analiz edip olası dolandırıcılıkları tespit edebilmesiyle birçok insanı kurtarma potansiyeline sahip.

Android'in Çok Kullanışlı Dolandırıcılık Tespiti Özelliği, Yakında Xiaomi Modellerine Gelecek

Efsane İlk PlayStation'ın LEGO'su Geliyor: İşte Yeni Setin Fiyatı ve Çıkış Tarihi!

PlayStation’ın 30 yılı aşkın oyun mirasını ve toplulukla paylaşılan unutulmaz anları kutlamak amacıyla PlayStation ve LEGO Group güçlerini birleştirdi. State of Play etkinliğinde ilk kez görücüye çıkarılan yeni LEGO PlayStation seti, efsanevi orijinal konsolu ve ikonik oyun kolunu LEGO parçalarıyla yeniden inşa etme fırsatı sunuyor. 1.911 parçaya sahip Birebir ölçeğe yakın (yaklaşık 26 cm genişliğinde) ve 1.911 parçadan oluşan bu özel set, orijinal PlayStation tasarımının detaylarını gerçeğe uygun şekilde yansıtıyor. PlayStation ve LEGO tasarımcılarının ortaklığıyla hazırlanan modelde, çalışan güç ve açma tuşu mekanizmaları ile konsola takılabilen bir oyun kolu yer alıyor. Set, orijinal PlayStation ile hayatımıza giren iki efsane oyuna, Ape Escape ve Gran Turismo’ya gönderme yapan özel dioramalar içeriyor. Ayrıca bu dioramalar isteğe göre özelleştirilerek konsoldan bağımsız bir şekilde de sergilenebiliyor. LEGO PlayStation fiyatı ve çıkış tarihi Tüm dünyadaki koleksiyoncular ve oyunseverler için hazırlanan LEGO PlayStation seti, Ekim ayı başında satışa sunulacak. Çıkış Tarihi: 1 Ekim 2026 itibarıyla direct.playstation.com üzerinden ve LEGO Insiders üyeleri için ön erişimle, 4 Ekim 2026’dan itibaren ise tüm LEGO mağazalarında erişilebilir olacak. Tavsiye Edilen Satış Fiyatı: 179,99 USD / 159,99 EUR / 139,99 GBP / 27.980 JPY olarak belirlendi.

Efsane İlk PlayStation'ın LEGO'su Geliyor: İşte Yeni Setin Fiyatı ve Çıkış Tarihi!

Volkswagen, 50 Bin Kişiyi Daha İşten Çıkartacak!

Alman otomotiv devi Volkswagen Grubu'nun yöneticileri, şirket içerisinde uzun süredir tartışılan ve geleceği yeniden şekillendirmeyi hedefleyen "Future Plan 2030" yeniden yapılanma paketini oy birliğiyle kabul etti. Alınan bu kararla birlikte daha önce hedeflenen maliyet azaltma çabaları ürün, kapasite ve istihdam kesintilerine dönüştürülmüş oldu. Devasa işten çıkarmalar ve ürünlerden değişiklikler kapıda. 50 bin kişi daha işten çıkarılacak Yeni açıklanan yapılanma paketi, daha önce kabul edilen ve kademeli olarak uygulanan 50 bin kişilik işten çıkarma kararına ilave olarak 50 bin yeni kadro kesintisini daha beraberinde getiriyor. Yönetim pozisyonlarını da kapsayan bu kararla birlikte grubun 2030 yılına kadar toplam istihdam azaltımı altı haneli sayılara ulaşacak. Volkswagen henüz marka bazında ayrıntılı bir dağılım listesi yayımlamamış olsa da ağustos ayı sonlarında çalışanlara iletilen dahili bir belgede kesintilerin yaklaşık yarısının doğrudan Almanya'daki kadroları etkileyeceği bildirilmişti. Şirket yönetimi ayrıca stratejik olmayan faaliyet alanlarının yaklaşık üçte birini elden çıkarmayı veya yeniden yapılandırmayı planlıyor. Bu adımın yazılım birimlerinden ortak girişimlere kadar geniş bir alanı kapsayabileceği ifade edilmiş. CEO Oliver Blume'un mevcut durumu açıkça "kritik" olarak tanımlaması da krizin boyutunu göz önüne seriyor. Ürün tarafında ise büyük bir sadeleşme olacak. Volkswagen, 2035 yılına kadar model yelpazesini yüzde 50 oranında küçültmeyi hedefliyor. Bununla birlikte paket ve donanım opsiyonlarındaki karmaşıklığın da yüzde 75 oranında azaltılması ve mühendislik ile pazarlama bütçelerinin yüksek satış hacmine sahip odak modellere aktarılması planlar arasında. Küçülme, Almanya'da yer alan Emden, Zwickau, Hanover ve Neckarsulm fabrikalarındaki mevcut araç üretimlerini de riske atacak. Bu tesislerde Audi A5, A6, A8, E-Tron GT, Q4 E-Tron, Cupra Born ve Volkswagen ID serisi elektrikli modellerin üretimi gerçekleştiriliyordu.

Volkswagen, 50 Bin Kişiyi Daha İşten Çıkartacak! Ürünlerin Yarısı Piyasadan Çekilecek

XRP Coin Nedir? XRP Ledger, Özellikleri ve Kullanım Alanları

Günümüzde uluslararası para transferleri (SWIFT gibi sistemler) günler sürebilmekte ve yüksek işlem ücretleri gerektirebilmektedir. İşte XRP, bu hantal sistemi değiştirmek, sınır ötesi ödemeleri saniyeler içine sığdırmak ve maliyetleri neredeyse sıfıra indirmek için tasarlanmıştır. Bu yazımızda, sıklıkla ripple coin olarak da adlandırılan XRP'nin ne olduğuna, arkasındaki teknoloji olan XRP Ledger'ın nasıl çalıştığına ve XRP yatırımı yaparken nelere dikkat etmeniz gerektiğine detaylıca değineceğiz. Kripto piyasasındaki fırsatları değerlendirmek ve hızlıca ripple al işlemlerinizi gerçekleştirmek istiyorsanız, bu rehber size temel bir yol haritası sunacaktır. XRP Coin Nedir? XRP, sınır ötesi ödemeleri hızlandırmak, maliyetleri düşürmek ve bankalar ile finansal kurumlar arasında köprü kurmak amacıyla tasarlanmış açık kaynaklı, merkeziyetsiz bir kripto para birimidir. 2012 yılında Arthur Britto, David Schwartz ve Jed McCaleb tarafından geliştirilen bu dijital varlık, günümüzde piyasa değeri açısından en büyük kripto paralar arasında yer almaktadır. Sıklıkla yapılan en büyük hatalardan biri, XRP ile Ripple'ın aynı şey olduğunu düşünmektir. Ripple, ödeme protokolleri ve yazılım çözümleri geliştiren bir teknoloji şirketidir. XRP ise bağımsız ve açık kaynaklı bir blokzinciri üzerinde (XRP Ledger) çalışan dijital para birimidir. Yani Ripple şirketi bugün kapanmış olsa bile, XRP coin kendi ağı üzerinde bağımsız olarak yaşamaya ve transfer edilmeye devam edecektir. XRP'nin en temel amacı, itibari paralar (fiat currencies) veya diğer dijital varlıklar arasındaki transferlerde bir "köprü para birimi" olarak işlev görmektir. XRP Ledger Nasıl Çalışır? XRP'nin arkasındaki asıl teknolojik güç, XRP Ledger (XRPL) adı verilen açık kaynaklı ve dağıtık defter teknolojisidir. Bitcoin veya Ethereum (eski versiyonu) gibi blokzincirleri, işlemleri doğrulamak için "İş Kanıtı" (Proof of Work - Madencilik) algoritmasını kullanır. Ancak XRP Ledger, madenciliğe ihtiyaç duymayan çok daha farklı ve çevre dostu bir mekanizma olan "Federated Consensus" (Federe Mutabakat) algoritması ile çalışır. Bu sistemde, ağı güvende tutan ve işlemleri onaylayan "doğrulayıcılar" (validators) bulunur. Dünyanın dört bir yanına dağılmış bu bağımsız doğrulayıcılar (üniversiteler, borsalar, finansal kurumlar), ağdaki bir işlemin geçerli olup olmadığına saniyeler içinde karar verirler. Bu yapı, XRP Ledger'a devasa avantajlar sağlar: Hız: Bir XRP işleminin onaylanması ortalama 3 ila 5 saniye sürer. Düşük Maliyet: Madencilik olmadığı için devasa enerji tüketilmez ve işlem ücretleri genellikle bir kuruşun çok küçük bir kesri kadardır. Ölçeklenebilirlik: XRP Ledger, saniyede 1.500'e kadar işlemi (TPS) sorunsuz bir şekilde gerçekleştirebilir. Tüm bu özellikler bir araya geldiğinde, sistem geleneksel bankacılık ağlarına mükemmel bir alternatif veya tamamlayıcı haline gelir. Eğer siz de bu teknolojiye yatırım yapmak istiyorsanız, güvenilir bir platform üzerinden ripple al adımlarını takip edebilir ve saniyeler içinde işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. XRP’nin Kullanım Alanları Nelerdir? XRP kullanım alanları dendiğinde akla ilk gelen sektör şüphesiz uluslararası finanastır. Geleneksel finans sisteminde, Türkiye'den Amerika'ya veya Japonya'ya gönderilen bir para, aracı bankalar (muhabir bankalar) üzerinden geçer. Bu süreç hem 2-3 gün sürebilir hem de her adımda komisyon kesilir. XRP ise bu aracıları ortadan kaldırır. "On-Demand Liquidity" (İsteğe Bağlı Likidite) adı verilen sistem sayesinde, gönderici parasını yerel para birimiyle sisteme sokar, bu para saniyeler içinde XRP'ye çevrilir, hedef ülkeye transfer edilir ve anında o ülkenin yerel para birimine (fiat) dönüştürülür. Tüm bu işlem 3-5 saniyede ve neredeyse sıfır maliyetle gerçekleşir. Bunun yanı sıra XRP Ledger'ın kullanım alanları sadece ödemelerle sınırlı değildir: Merkez Bankası Dijital Para Birimleri (CBDC) geliştirilmesi, Akıllı sözleşmeler ve NFT'lerin ihracı (yeni güncellemelerle birlikte), Mikro ödemeler ve içerik üreticilerine yönelik hızlı bahşiş/ödeme sistemlerinde aktif olarak kullanılmaktadır. XRP Yatırımında Nelere Dikkat Edilmelidir? Her kripto para biriminde olduğu gibi, XRP yatırımı yapmadan önce de piyasanın dinamiklerini ve projeye özgü riskleri iyi analiz etmek gerekir. XRP özelinde yatırımcıların dikkat etmesi gereken en önemli konuların başında hukuki süreçler gelir. Ripple şirketi ile ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) arasında yıllardır süren yasal süreç, geçmişte XRP fiyatı üzerinde dalgalanmalara neden olmuştur. Her ne kadar mahkemelerden XRP lehine emsal kararlar çıkmış olsa da, regülasyon gelişmeleri XRP fiyatını doğrudan etkileme potansiyeline sahiptir. Bir diğer önemli nokta ise XRP'nin token ekonomisidir (Tokenomics). XRP'nin maksimum arzı 100 milyar adet olarak sabitlenmiştir ve yeni bir XRP üretilmesi mümkün değildir. Ancak bu arzın tamamı dolaşımda değildir. Ripple şirketi, fiyat istikrarını sağlamak ve piyasaya aşırı arz sunulmasını engellemek amacıyla elindeki XRP'leri "Escrow" (Emanet) cüzdanlarında kilitli tutar ve her ay belirli bir miktarını dolaşıma sokar. Yatırımcıların dolaşımdaki arz oranını ve küresel finans kurumlarının XRP adaptasyonunu yakından takip etmesi stratejik bir hamle olacaktır. Stablex Üzerinden XRP Yatırımı Nasıl Yapılır? Kripto para piyasasına adım atmak ve portföyünüze XRP eklemek Stablex ile son derece hızlı, güvenli ve kolaydır. Türk Lirası işlem çiftleri sayesinde ( xrp try ) doğrudan banka hesabınızdaki bakiye ile saniyeler içinde işlem yapabilirsiniz. Stablex üzerinden XRP satın almak için şu adımları izleyebilirsiniz: Hesap Oluşturun ve Doğrulayın: Öncelikle Stablex web sitesi veya mobil uygulaması üzerinden ücretsiz bir hesap açın. Güvenliğiniz için gerekli KYC (Kimlik Doğrulama) adımlarını tamamlayın. Türk Lirası (TRY) Yatırın: Anlaşmalı bankalar aracılığıyla 7/24 havale veya EFT yöntemiyle Stablex hesabınıza Türk Lirası transfer edin. Piyasalar Sayfasına Gidin: İşlem ekranından "Piyasalar" bölümüne girerek XRP/TRY işlem çiftini seçin. Alım İşlemini Gerçekleştirin: Almak istediğiniz tutarı veya XRP miktarını belirleyerek emrinizi girin. İleri düzey yatırımcıysanız limit emirleri, yeni başlıyorsanız piyasa emirlerini kullanarak kolayca ripple alma işleminizi tamamlayabilir ve yatırımlarınızı Stablex'in güvenli soğuk cüzdan altyapısında saklayabilirsiniz. Kripto paraların yüksek volatilitesi (dalgalanması) göz önüne alındığında, işlemlerinizi yaparken kendi risk yönetiminizi oluşturmayı unutmayın.

XRP Coin Nedir? XRP Ledger, Özellikleri ve Kullanım Alanları

Uygun Fiyatlı Laptop Lenovo IdeaPad Vibe Tanıtıldı

En büyük teknoloji etkinliklerinden biri olan IFA 2026, şu sıralarda Berlin’de gerçekleştiriliyor. Fuar kapsamında dünyanın dört bir yanından teknoloji şirketleri yeni ürünlerini sergiliyor. Lenovo da bunlardan biriydi. Küresel çip ve RAM tedarikinde yaşanan sıkıntılar elektronik cihaz fiyatlarını yukarı çekerken Lenovo, tüketicilerin yüzünü güldürecek yeni bir seriyle karşımıza çıktı. Marka, uygun fiyatlı yeni IdeaPad Vibe modelini tanıttı. Cihaz, Apple’ın ucuz MacBook modeli Neo’ya çok dişli bir rakip olarak geliyor. Lenovo IdeaPad Vibe neler sunuyor? Şirketin genellikle Yoga, ThinkBook ve ThinkPad serilerinin gölgesinde kalan IdeaPad ailesi, bu sonbaharda piyasaya sürülecek olan IdeaPad Vibe modeliyle dikkatleri üzerine çekmeye hazırlanıyor. 699 dolarlık başlangıç fiyatıyla satışa sunulacak olan model; MacBook Neo ve Dell XPS 13 gibi rekabetçi sistemlere doğrudan rakip olacak. IdeaPad Vibe, bütçe dostu yapısının yanı sıra özellikle Z jenerasyonuna hitap eden eğlenceli ve renkli metal kasalarıyla öne çıkıyor. Renkler arasında mor, altın, yeşil, mavi, mercan, kasvetli mavi, gri gibi seçenekler var. Cihaz, 120 Hz OLED panellerle gelen 14 inç ve 15 inç olmak üzere iki farklı ekran boyutu seçeneğine sahip. Satın almak isteyenler işlemci tarafında Qualcomm Snapdragon X ya da AMD Ryzen AI 400 serisi çipler arasında seçim yapabiliyor. AMD işlemcili versiyonlarda kullanıcılar 50 WHr veya 65 WHr olmak üzere iki farklı batarya kapasitesinden birini tercih edebiliyor. İnce tasarımına rağmen IdeaPad Vibe, bağlantı noktaları açısından oldukça cömert. Modelde iki adet USB Type-A, iki adet USB Type-C olmak üzere toplam dört adet USB portu yer alıyor. Bunun yanı sıra cihazda 3.5 mm kulaklık girişi, microSD kart okuyucu ve tam boy bir HDMI konnektörü mevcut. Cihazın 14 inçlik sürümü 1,5 cm kalınlığında ve 1,27 kg ağırlığındayken 15 inçlik sürüm ise 1,49 kg ağırlığa saihp. AMD’li versiyonun ekimde, Qualcomm Snapdragon’lunun ise kasımda geleceği belirtilmiş. Sonrasında ise Intel versiyonlar da gelecek.

MacBook Neo Katili Uygun Fiyatlı Laptop Lenovo IdeaPad Vibe Tanıtıldı

Apple Takvim Yıllar Sonra Değişiyor: iOS 27'nin Yeni Tasarımı Ortaya Çıktı

Apple'ın uzun süredir kullanılan uygulamalarından Apple Takvim, yıllar içinde küçük dokunuşlar alsa da temel tasarımını büyük ölçüde korudu. Geçtiğimiz yıl tanıtılan Liquid Glass arayüzünde bile uygulamanın genel görünümü önemli ölçüde aynı kalmıştı. iOS 27 ile birlikte ise bu durum değişiyor ve Apple Takvim'in özellikle etkinlik oluşturma ve görüntüleme ekranları yeniden tasarlanıyor. Yeni tasarım yalnızca görsel bir değişiklikten ibaret değil. Bilgilerin ekrandaki yerleşimi yeniden düzenlenirken yeni ikonlar ve başlıklar da kullanıma sunuluyor. Böylece etkinliklerle ilgili ayrıntıları tek bakışta görmek ve farklı seçenekler arasında gezinmek daha kolay hâle geliyor. Etkinlik detayları daha düzenli görünecek Bir etkinliğe dokunduğunuzda artık bilgilerin daha net şekilde ayrıştırıldığı yeni bir ekranla karşılaşacaksınız. Tarih, saat, konum ve diğer etkinlik bilgileri daha düzenli bir yapıda gösteriliyor. Yeni eklenen ikonlar da bilgileri yalnızca metin üzerinden takip etmek yerine, ilgili seçeneği görsel olarak daha hızlı ayırt etmeyi sağlıyor. Küçük görünen bu değişiklikler, Apple Takvim'in genel kullanımını daha sade ve modern bir hâle getiriyor. Etkinlik oluşturmak da kolaylaşıyor Yeni tasarım dili, Apple Takvim'de etkinlik oluştururken de kendini gösteriyor. Yeni bir etkinlik planlarken bilgiler daha derli toplu bir şekilde ekrana yerleştiriliyor ve seçenekler arasında gezinmek için gereken kaydırma miktarı azaltılıyor. Özellikle farklı parametreleri birbirinden ayıran yeni başlıklar, etkinlik oluşturma ve düzenleme sırasında hangi ayarın nerede olduğunu daha kolay anlamayı sağlıyor. Apple Takvim iOS 27 ile daha modern bir görünüme kavuşuyor Apple Takvim'in yenilenen ekranları, iOS 27'nin genel tasarım diliyle de daha iyi bütünleşiyor. Liquid Glass kapsamında yapılan arayüz geliştirmeleriyle birlikte uygulamanın özellikle etkinlik oluşturma ve detay görüntüleme bölümleri son yıllardaki en kapsamlı tasarım değişikliklerinden birini alıyor. Apple'ın burada yaptığı değişiklik, Takvim'in çalışma şeklini baştan değiştirmekten çok, mevcut özellikleri daha düzenli ve anlaşılır bir arayüzle sunmaya odaklanıyor.

Apple Takvim Yıllar Sonra Değişiyor: iOS 27'nin Yeni Tasarımı Ortaya Çıktı

[3-10 Eylül] 139 TL Değerindeki Oyun Epic Games'te Bu Hafta Ücretsiz Oldu

Epic Games, oyunculara her hafta ücretsiz oyun vermeye devam ediyor. Şirket sağladığı ücretsiz oyunlarla Steam gibi büyük rakiplerine karşı önemli bir avantaj elde ediyor. Her hafta verdiği ücretsiz oyunlarla adından söz ettiren Epic Games'in bu hafta ücretsiz olarak verdiği oyun ise 139 TL değerindeki Alone With You oldu. Bu oyunu, 10 Eylül tarihine kadar Epic Games üzerinden ücretsiz bir şekilde kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Alone With You nasıl bir oyun? Alone With You, insanın kalbine doğrudan dokunan, hem tatlı hem de acı bir bilimkurgu macera oyunudur. Macera ve görsel roman anlatımının benzersiz bir karışımı olan bu oyunda, sorunlu yapay zekâ arkadaşınızın ve dört konuşkan hologramın yardımıyla, yok olmaya mahkûm bir uzay kolonisinden kaçın. Alone With You fragmanı Epic Games'in ücretsiz oyunları nasıl alınır? Epic Games'in ücretsiz oyunlarını almak oldukça kolay. Öncelikle buradaki bağlantı üzerinden siteye girmeniz gerekiyor. Daha sonra almak istediğiniz oyuna tıklayıp açılan sayfadaki 'Yükle' seçeneğine basın ve oyuna sahip olun. Ücretsiz oyunları almak için Epic Games hesabınıza giriş yapmanız gerektiğini de belirtelim.

[3-10 Eylül] 139 TL Değerindeki Oyun Epic Games'te Bu Hafta Ücretsiz Oldu

10.000 mAh Bataryalı vivo V80 Lite 5G Tanıtıldı

Türkiye’de en çok ilgi gören telefon üreticilerinden biri olan vivo, yeni modelleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Şimdi ise şirket, V serisinde konumlanacak V80 Lite 5G’yi duyurdu. Aslında aynı isimli bir telefon geçen haftalarda tanıtılmıştı. Ancak bu model ondan tamamen farklı bir telefon olarak geliyor. Malezya’da tanıtılan yeni V80 Lite modeli, önünde delikli ekran tasarımını benimsiyor. Arkada ise sol üste yerleştirilen bir kamera kurulumu görüyoruz. Telefon, çok pahalı olmamasına rağmen gerçekten harika özelliklere sahip. vivo V80 Lite 5G neler sunuyor? Ekran 6,83 inç, 1.5K çözünürlük, 120 Hz, 2000 nit, AMOLED İşlemci Dimensity 7300e RAM 6/8 GB Depolama 18/256 GB Arka kamera 50 MP + 2 MP Ön kamera 32 MP Batarya 10.000 mAh (44W) İşletim sistemi OriginOS 6 (Android 16) Ekran tarafında 6,83 inç büyüklüğünde AMOLED bir panel görüyoruz. 1.5K çözünürlük sunan bu ekran, 120 Hz tazeleme hızı, 449 ppi piksel yoğunluğu ve HBM modunda 2.000 nit seviyesine kadar çıkabilen parlaklık değerine sahip. %100 P3 geniş renk gamı, HDR10+ desteği ve 1,07 milyar renk derinliği sunan ekran paneline rağmen cihazın gövdesi 8,59 mm kalınlığında ve 224 gram ağırlığında tutulabilmiş. Performans tarafında telefonun kalbinde MediaTek'in Dimensity 7300e işlemcisi, 8 GB RAM, 256 GB depolama alanı yer alıyor. Kutudan Android 16 tabanlı OriginOS 6 işletim sistemiyle çıkan ürün, 5G, Wi-Fi, Bluetooth 5.4, USB Type-C, GPS ve NFC teknolojilerini destekliyor. Kamerada ise 50 megapiksel çözünürlüğünde Sony IMX852 ana kamera ve 2 megapiksel derinlik sensörü bizi karşılıyor. Önde ise 32 MP’lik selfie kamerası var. En dikkat çeken özelliği şüphesiz bataryası. Telefonda silikon karbon teknolojisi kullanan 44W destekli 10.000 mAh’lik devasa bir pil bulunuyor. Bu batarya 1.400 tam şarj döngüsünden sonra bile kapasitesinin en az %80'ini koruyabiliyor. Bu da yaklaşık yedi yıllık simüle edilmiş günlük kullanıma denk bir uzun ömür anlamına geliyor. Vivo V80 Lite 5G'nin pil performansı yalnızca teknik verilerle sınırlı kalmamış, Guinness Rekorlar Kitabı'na da adını yazdırmış durumda. Şirketin açıklamasına göre telefon, 32 saat 37 dakika boyunca aralıksız sürdürülen canlı yayın testini tamamlayarak batarya dayanıklılığı alanında resmi bir Guinness Dünya Rekoru kırmayı başardı. Paylaşılan kullanım sürelerine göre bu dev batarya; 68 saat telefon görüşmesi, 30 saat kesintisiz dizi/film izleme, 30 saat TikTok kullanımı ve 14 saat boyunca oyun oynama vaat ediyor. Telefonun 6+128 GB versiyonu için başlangıç fiyatı 370 dolar. En üst seviye 8+256 GB ise 500 dolara satılacak.

10.000 mAh Bataryayla Rekorlar Kitabına Giren vivo V80 Lite 5G Tanıtıldı

TikTok'ta Yorumlara Çok Büyük Güncelleme: Sesli Yorumlar Geldi!

Kısa dikey video formatıyla sosyal medyada devrim yaratan TikTok, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunmak için düzenli olarak yeni özellikleri bizlerle buluşturuyordu. Şimdi ise platformdaki yorumlara kullanıcıları çok sevindirecek yenilikler geldi. Artık yorumlarda sesli yorumlar paylaşmak mümkün olacak. Bunun dışında anketler, çoklu fotoğraflar ve hareketli görsel desteğinin eklendiğini göreceğiz. Bu adımla, kullanıcıların video altında yalnızca hızlı bir geri bildirim bırakıp geçmesi yerine yorum alanını mesajlaşma uygulamalarındaki gibi vakit geçirilen bir topluluk merkezine dönüştürmeyi amaçlıyor. 60 saniyelik sesli yorum bırakabileceksiniz, 9 adet fotoğraf ekleyebileceksiniz TikTok yaptığı açıklamada, ses ve müziğin kurulduğu ilk günden itibaren platformun ruhunu şekillendirdiğini belirterek aynı enerjiyi yorum alanına taşımak istediklerini vurguladı. Yayınlanan yeni güncelleme, yorum yazma alışkanlığını metin tabanlı olmaktan çıkarıp çok boyutlu bir iletişim alanına evriltecek. Sesli yorum bırakmak isteyen kullanıcılar, yorum kutusunda beliren mikrofon simgesine dokunarak 60 saniyeye kadar ses kaydı yapabilecek. Paylaşılan sesli notlar yayınlandıktan sonra platformdaki herkes tarafından dokunularak dinlenebiliyor. Ancak bu özellik tüm kullanıcılara açık olmayacak. Sesli yorum gönderme yetkisi küresel çapta önümüzdeki bir ay içinde yalnızca 18 yaş ve üzeri kullanıcılara kademeli olarak sunulacak. Sesli içeriklerin moderasyonu konusunda bir TikTok sözcüsü, sesli mesajların da platformun mevcut kurallarına tabi olduğunu açıkladı. İhlal içerenleri tespit edip kaldırmak için insan moderatörlerin yanı sıra konuşmayı metne dökme teknolojisini içeren otomatik denetim araçlarını bir arada kullanılacağı belirtildi. Anketlerden de bahsedelim. Önceden yalnızca kısıtlı bir kullanıcı kitlesinde test edilen yorum anketleri artık küresel olarak erişime açıldı. İçerik üreticileri, takipçilerine bir sonraki video fikrini sormak, kıyafet seçimi yaptırmak veya ne pişireceklerine karar vermek için 5 seçeneğe kadar anket oluşturup süre sınırı belirleyebilecek. Bunun dışında daha önce tek bir yorumda yalnızca bir adet fotoğraf paylaşılmasına izin verilirken artık bir karusel tarzı çoklu fotoğraf ekleyerek yorum yapmak mümkün olacak. 9 adede kadar eklenebileceği belirtilmiş. Son olarak Live Photo olarak adlandırılan hareketli görselleri de yorum olarak kullanabileceksiniz. Tüm bu özellikler 1 ay içinde herkese gelmiş olacak.

TikTok'ta Yorumlara Çok Büyük Güncelleme Geldi: Sesli Yorum Yapabileceksiniz!

Artık Gmail, Docs ve Keep ile Sohbet Edebileceksiniz!

Gemini modelleriyle yapay zekâ alanında lider firmalardan biri konumunda bulunan Google, bu teknolojiyi hizmetlerine de entegre ederek kullanıcılarına çok daha gelişmiş bir deneyim sunmaya çalışıyordu. Şimdi ise her gün milyonlarca insanın kullandığı Google hizmetlerine sevindirici bir güncelleme daha geldi. Google, sohbet tabanlı yapay zekâ deneyimi Gemini Live'ın sunduğu sesli iletişim yeteneklerini doğrudan en popüler mobil uygulamalarına entegre etti. Mayıs ayındaki Google I/O etkinliğinde ön izlemesi yapılan Gmail Live, Docs Live ve Keep Live özellikleri kullanıma sunulmaya başladı. Gmail, Docs ve Keep ile sohbet edip ihtiyaçlarınızı karşılayabileceksiniz Kullanıcıların hareket hâlindeyken veya manuel işlem yapamadıkları anlarda hayatlarını kolaylaştırmayı hedefleyen yeni özellikler, dünya çapında ilk başta sadece İngilizce dil seçeneğiyle kullanıma sunuldu. Basitçe anlatacak olursak uygulamaları yalnızca konuşarak yönetmeye olanak tanıyor. Yani Gmail, Docs ve Keep ile konuşabileceksiniz. Gmail Live, uzun e-posta zincirleri ve anahtar kelime aramaları arasında vakit kaybetmeden gelen kutunuzdaki detaylara erişmenizi sağlıyor. Sistem, "Çocuğumun bir sonraki okul etkinliği ne zaman?" gibi doğrudan soruları e-postalarınızı tarayarak sesli bir özet halinde yanıtlıyor. Ayrıca verilen cevabın doğruluğunu teyit edebilmeniz için konuşma dökümünün yapıldığı ekranda kaynak e-postaların bağlantılarını paylaşıyor. Sohbeti sıfırlamak zorunda kalmadan takip soruları sorabiliyor veya asistanın sözünü keserek başka bir konuya geçiş yapabiliyorsunuz. Docs Live özelliği, doğrudan sesli anlatımlarınızdan yola çıkarak fikirlerinizi düzenli bir belgeye veya iş teklifine dönüştüren bir ortak yazar gibi çalışıyor. İzin verildiği takdirde Gmail, Google Drive, Google Chat ve web üzerindeki verilerinizi kullanarak ürettiği metinleri kişiselleştirebiliyor. Keep Live ise düşüncelerinizi doğal bir akışla konuşurken arka planda ses kaydını çözümleyerek liste haline getiriyor. Örneğin, alışveriş listenize "pesto sosu malzemeleri" eklemesini söylediğinizde Gemini kelimeleri ve amacı otomatik kavrayarak ilgili bileşenleri notunuza aktarıyor. Docs ve Gmail Live, iOS ve Android’de Google AI Plus, Pro ve Ultra planındaki kullanıcılara açıldı. Keep Live’a ise şimdilik yalnızca Android’deki Google AI Pro ile Ultra kullanıcıları erişebiliyor.

Artık Gmail, Docs ve Keep ile Sesli Sohbet Edebileceksiniz!

iPhone Ultra'nın Fiyatı ve Teknik Özellikleri Ortaya Çıktı

Apple, 9 Eylül Çarşamba akşamı gerçekleştireceği etkinlikle yeni nesil iPhone modellerini bizlerle buluşturacak. Bu etkinlikte, ilk katlanabilir iPhone olacak iPhone Ultra’nın da tanıtıldığını göreceğiz. Cihazın şimdiye kadarki en pahalı iPhone modeli olması bekleniyordu. Bugün ise iPhone Ultra hakkında yeni bilgiler geldi. Tayvan merkezli pazar araştırma şirketi TrendForce tarafından paylaşılan veriler, cihazın hem teknik özelliklerini hem de tahmini fiyat aralığını gözler önüne serdi. iPhone Ultra’nın fiyatı ne kadar olacak? Nasıl özelliklerle gelecek? TrendForce tahminlerine göre iPhone Ultra, ABD pazarında 2.099 ila 2.299 dolar arasında değişen bir başlangıç fiyatı etiketiyle gelebilir. En üst konfigürasyon seçeneklerinde ise fiyatın 3.000 dolar barajını aşması bekleniyor. Bu rakamlar, 1.199 dolarlık başlangıç fiyatına sahip olan iPhone 17 Pro Max modeliyle kıyaslandığında, iPhone Ultra'nın Apple tarihinin en pahalı akıllı telefonu olacağını açıkça gösteriyor. Türkiye fiyatıyla ilgili kesin bir şey söyleyemeyiz ancak bir tahminde bulunacak olursak 210 bin TL gibi bir seviyeden başlayabilir. Özelliklerden bahsedecek olursak geniş katlanabilir ekranlı bir yapıya sahip olacak telefonda dış kısımda 5,5 inç büyüklüğünde bir OLED ekran yer alırken, cihaz açıldığında 120Hz ProMotion tazeleme hızını destekleyen 7.8 inçlik ana OLED ekran göreceğiz. Performans tarafında ise TSMC'nin 2nm üretim mimarisiyle geliştirilen yeni A20 Pro çipi cihazın kalbinde yer alacak. Bellek ve depolama tarafında da çıta bir hayli yüksek tutulmuş durumda. Cihazın 12GB RAM ile donatılacağı ve depolama alanı tarafında 256GB, 512GB, 1TB ile 2TB olmak üzere dört farklı seçeneğin sunulacağı belirtiliyor. Face ID yerine Touch ID parmak izi sensörü yer alacak. Kamera kurulumunda ise ön tarafta 24 megapiksel bir sensör tercih edilirken, arka kısımda 48 megapiksel ana geniş açı ve 48 megapiksel ultra geniş açı kameralar görev yapacak. iPhone Ultra'nın muhtemel teknik özellikleri 5,5 inç dış ekran 7,8 inç 120 Hz ProMotion iç ekran Touch ID A20 Pro işlemci 12 GB RAM 256 GB / 512 GB / 1 TB / 2 TB depolama 24 MP ön kamera 48 MP ana kamera 48 MP ultra geniş kamera

Katlanabilir iPhone Ultra'nın Fiyatı ve Özellikleri Ortaya Çıktı

NVIDIA, 12,9 Milyar Dolara Hugging Face'i Satın Alıyor!

Haftalardır sektörde dolaşan söylentiler, yapay zekâ sayesinde dünyanın en değerli firması hâline dönüşen NVIDIA’nın sektörde dengeleri değiştirebilecek bir hamle yapabileceğini gösteriyordu. Bu da dünya çapında geliştiriciler tarafından kullanılan Hugging Face’i satın alacağı iddiasıydı. Tüm bu söylentiler resmen doğrulandı. Yapay zekâ ekosisteminin en kritik buluşma noktalarından biri olan Hugging Face, çip pazarının devi NVIDIA tarafından satın alınıyor. Bedeli ise dudak uçuklatan cinsten. 12,9 milyar dolara satın alacak NVIDIA’nın Hugging Face’i satın alım bedelinin 12.93 milyar dolar olacağı da gelen açıklamalarda belirtildi. Platformun günümüzde milyonlarca geliştiriciye ev sahipliği yaptığını düşünürsek yapay zekâ alanında kartların yeniden karılmasına neden olacak bir birleşme olarak nitelendirebiliriz. Hugging Face’in bilançosuna ve büyüklüğüne bakıldığında anlaşmanın boyutu daha net anlaşılıyor. Platform bünyesinde 3 milyon model, 18 milyondan fazla geliştirici tarafından kullanılan 1 milyon uygulama ve yarım milyon veri seti barındırıyor. 2016’da kurulan platformu direkt yapay zekâ modellerinin, veri setlerinin ve makine öğrenimi araçlarının paylaşıldığı bir platform olarak tanımlayabilirsiniz.. En basit hâliyle anlatmak gerekirse burayı “yapay zekâ modellerinin GitHub'ı" gibi düşünebilirsiniz. Satın almanın duyurulmasından sonra NVIDIA CEO’su Jensen Huang, Hugging Face’in açık kaynaklı ve açık ağırlıklı modelleri desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Huang, platformun tüm yapay zeka ekosistemi için açık kalacağını, geliştiricilerin diledikleri modeli, bulutu veya altyapı sağlayıcısını seçebileceğini ve Hugging Face üzerinde proje geliştirmek için NVIDIA donanımının zorunlu olmayacağını belirtti.

NVIDIA, Yapay Zekâ Platformu Hugging Face'i 12,9 Milyar Dolara Satın Alıyor!

Yeni Jeep Avenger Türkiye'de: İşte Fiyatı

Otomobil devi Jeep’in en sevilen modellerinden biri şüphesiz Avenger’dir. Şimdi ise bu model ile alakalı ülkemizdeki kullanıcıları çok yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Marka, yenilenen Avenger’ı resmen Türkiye’ye getirdi. Peki hem tasarımsal hem teknik açıdan önemli güncellemeler alan yeni Avenger ülkemizde ne kadar fiyattan satılıyor? Nasıl özelliklere sahip? Yeni Avenger ile ilgili bilmeniz gereken her şeyi sizler için derledik. Yeni Jeep Avenger Türkiye fiyatı Versiyon Fiyatı Lansmana özel fiyatı Avenger %100 elektrikli 4x2 Summit 2.425.000 TL 2.305.000 TL Avenger e-Hybrid 4x2 Summit 2.589.000 TL 2.339.550 TL Avenger 4XE 4x4 Overland 3.000.000 TL 2.880.000 TL Yeni Jeep Avenger neler sunuyor? Yeni Jeep Avenger, markanın geleneksel tasarım anlayışını modernize edilen detaylarla bir üst seviyeye taşıyor. Aracın imza niteliğindeki 7’li ön ızgarası artık LED aydınlatmayla desteklenerek hem gece görünürlüğü artırılmış hem de Yeni Compass modeline benzer bir görsel bağ kurulmuş. Ön bölümde yer alan yeni LED Matrix farlar ise trafik koşullarına ve aracın hızına göre otomatik ayarlama yaparak viraj ve yol kenarı aydınlatmasını optimize ediyor. Tasarımı tamamlayan unsurlar arasında yeni jant seçeneklerinin yanı sıra doğadan ilham alan Orman Yeşili ve Bambu Yeşili renk alternatifleri yer alıyor. Avenger ailesi Türkiye'de üç farklı motor ve çekiş seçeneğiyle yer alıyor. 100 Elektrikli Summit versiyonu b vaat ediyor. Isı pompasının standart olduğu bu modelde 100 kW DC hızlı şarj ve 11 kW AC şarj desteği yer alıyor. e-Hybrid Summit seçeneği ise 110 beygir sistem gücüne sahip. 48V hibrit altyapısında Miller çevrimli motor ve 6 ileri çift kavramalı şanzımana entegre elektrik motoru bulunuyor. 4xe Overland ise 145 beygir sistem gücü sunan dört tekerlekten çekiş mimarisine sahip. Arka tekerleklere 1.900 Nm'ye kadar tork aktarabilen araç 210 mm yerden yükseklik, derece yaklaşma ve 35 derece uzaklaşma açılarıyla dikkat çekiyor. Kabin teknolojisinde 10,25 inçlik dokunmatik medya ekranı ve 10,25 inçlik tam dijital gösterge paneli standart olarak geliyor. Sistem; kablosuz Apple CarPlay, Android Auto ve kablosuz yazılım güncelleme desteğine sahip. Aracın bagaj hacmi 380 litreye kadar çıkarken, 1 metre genişliğindeki arka kapı açıklığı ve 730 mm yükleme eşiği kullanım kolaylığı sağlıyor.

Yeni Jeep Avenger Türkiye'de Satışa Sunuldu: İşte Fiyatı

Dünyanın En Akıllı Yapay Zekâsı GPT-6 Astra Duyuruldu

Dünyanın en büyük yapay zekâ şirketlerinden biri olan OpenAI, dün akşam uzun zamandır beklenen o duyuruyu resmen yaptı. Firma, GPT-6 Astra ismini verdiği yeni yapay zekâ modelini resmen tanıttı. Model, OpenAI tarafından dünyanın en akıllı yapay zekâsı olarak nitelendirildi. Ayrıca AGI’ya (Yapay Genel Zekâ” gidişte çok önemli bir adım olduğu ifade ediliyor. Ön eğitim, pekiştirmeli öğrenme ve insan hizalaması yatırımlarının birleşimiyle geliştirilen GPT-6 Astra modelinin; bilgisayar kullanımı, tarayıcı yönetimi, yazılım mühendisliği, siber güvenlik, bilimsel araştırmalar ve profesyonel iş akışlarında çığır açacağı ve sektörün en gelişmiş modeli olduğu söyleniyor. Doğrudan bilgisayar başında bir insan gibi çalışabilen yapay zekâ GPT-6 Astra, özellikle günlük masaüstü görevlerini otonom bir şekilde üstlenme yeteneğiyle öne çıkıyor. Form doldurma, CRM sistemlerinde müşteri kayıtlarını güncelleme ve takvim düzenleme gibi rutin işlerden; çevrim içi araştırma yapıp e-posta metni hazırlamaya kadar pek çok karmaşık süreci yönetebiliyor. OSWorld 2.0 test simülasyonlarında görev başına %47 daha az zaman harcayarak GPT-5.6 Sol modeline kıyasla belirgin bir hız ve verimlilik avantajı sergileyen Astra, kullanıcıların dijital iş akışlarındaki yükü ciddi oranda azaltmayı vaat ediyor. Yapay zekânın problem çözme kabiliyetini ölçen sınavlarda GPT-6 Astra tam anlamıyla gövde gösterisi yapıyor. Model; FrontierMath Tier 4 testinde %98 skor elde ederken soyut akıl yürütme testi ARC-AGI-3’te %99.9 ve ExploitBench testinde %100 skor elde ederek kırılması güç rekorlara imza attı. Yazılım tarafında ise Codex altyapısındaki geliştirmeler sayesinde geliştiricilere daha az yineleme gerektiren, üretime hazır kodlar sunabiliyor. Tabii ki OpenAI lansmanlarında abartılı veriler sunabiliyor. Bu test sonuçları da gerçekten devrimsel. Gerçeğin böyle olup olmadığını bağımsız testler gelince göreceğiz. Veri analizi, simülasyon çalıştırma ve model oluşturma dahil olmak üzere bilimsel araştırma iş akışlarını tamamlamak için kod ve terminal araçlarını kullanıp kullanamayacaklarını gösteren Terminal-Bench Science 0.1 testinde ise tüm gelişmiş modeller arasında en iyi performansı göstererek %64,6'lık puan elde etmiş. En yakınındaki model, %52,6 ile Claude Fable 5.1 olmuş. Siber güvenlik alanında ise modelin yetenekleri adeta iki ucu keskin bir kılıç niteliğinde. Sıfır gün güvenlik açıklarını tespit etme ve bu açıklara yönelik istismar geliştirme konusunda olağanüstü bir başarı gösteren Astra, Haziran-Ağustos 2026 dönemine ait güvenlik açıklarını kapsayan testlerde iki yeni sıfır gün açığı keşfetti Ancak OpenAI, modelin kötüye kullanımını engellemek amacıyla üretime sunulan sürüme sıkı koruma katmanları eklediğini belirtmiş. AGI’ya ulaşıldı mı? Astra, OpenAI’ın bugüne kadar geliştirdiği "hizalama (alignment) yeteneği en yüksek" model olarak tanımlanıyor. Zor veya imkansız bir görevle karşılaştığında yetki sınırlarının dışına çıkma davranışını ölçen değerlendirmelerde, önceki model GPT-5.6 Sol korumasız durumdayken %48 oranında sınır ihlali yaparken; GPT-6 Astra %0 oranla yetki sınırlarına tam uyum sağladı. Model ayrıca, kendi yetenekleri hakkında yanlış beyanda bulunma konusunda önceki nesle kıyasla üç kat daha az hata yapıyor. OpenAI Başkanı Greg Brockman’ın "kuşak atlatan bir sıçrama" olarak tanımladığı model, şirketin üst yöneticilerine göre insanlığın yapay genel zekâya (AGI) ulaştığı an olarak tarihe geçebilir. Firma yöneticilerine göre GPT-6 Astra ile AGI’ın en erken aşamalarına giriş yapmış olabiliriz. Model, Daybreak Access programındaki kısıtlı sayıda kuruluşa açıldı. Önümüzdeki günlerde ChatGPT Plus, Pro, Business ve Enterprise kullanıcılarının yanı sıra OpenAI API ve AWS üzerinden de erişilebilir hâle gelecek

Dünyanın En Akıllı Yapay Zekâsı GPT-6 Astra Duyuruldu: AGI'a Ulaşıldı mı?

En Uygun Taşıt Kasko ve Sigortası 2026 | En İyi Kasko Fiyatları Karşılaştırması

Araç sahibiyseniz doğru kasko ve trafik sigortasını seçmek, olası bir kaza veya hasarda cebinizden çıkacak tutarı ciddi şekilde değiştirebilir. Poliçeye nelerin dahil olduğu, hasarsızlık indirimi ve sigorta şirketinin hasar durumunda nasıl bir yol izlediği seçim yaparken bakmanız gereken konulardan. Bu rehberde kasko ve trafik sigortası seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, araç tipine göre fiyatları, farklı sigorta şirketlerini ve merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. Taşıt Kasko ve Sigortası Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 Kasko mu Trafik Sigortası mı? Temel Farklar ve Hangisi Zorunlu? Zorunlu trafik sigortası, kazada karşı tarafa verdiğiniz zararın poliçede belirlenen sınırlar dahilinde karşılanması için yaptırılıyor. Kasko ise çarpma, çalınma veya doğal afet gibi durumlarda kendi aracınızda oluşabilecek zararları poliçenin kapsamına göre karşılıyor. Aracınızı daha fazla riske karşı korumak istiyorsanız trafik sigortasının yanında kasko da yaptırabilirsiniz. Hasar Oranı, Muafiyet ve Teminat Kapsamı: Poliçede Dikkat Edilecekler Poliçeyi satın almadan önce hangi hasarların karşılandığına, muafiyet şartlarına ve ödeme limitlerine bakmanız gerekiyor. Primi daha düşük olan bir poliçede ihtiyacınız olan bazı teminatlar bulunmayabilir. Bu yüzden yalnızca ödeyeceğiniz ücrete değil, karşılığında hangi teminatları aldığınıza da bakmak gerekiyor. Değer Kaybı Teminatı: Kaza Sonrası Aracınızın Değerini Korumanın Yolu Değer kaybı teminatı, kazadan sonra aracın ikinci el fiyatında yaşanabilecek düşüşü belirli şartlar altında karşılayabiliyor. Yeni veya piyasa değeri yüksek bir araçta bu teminat daha fazla önem kazanabiliyor. Poliçeyi onaylamadan önce değer kaybının kapsama dahil olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor. En Uygun Taşıt Kasko Fiyatları: Araç Tipine Göre - 2026 Sıfır Araç Kasko Fiyatları: Marka ve Modele Göre 2026 Güncel Karşılaştırma Sıfır bir aracın kasko fiyatı marka, model, motor hacmi ve aracın güncel piyasa değerine göre değişiyor. Güvenlik donanımı fazla olan bazı modeller için daha düşük fiyatlarla karşılaşmak olası. Tek bir şirketten poliçe almak yerine birkaç farklı teklif isteyerek aradaki fiyat farkını görebilirsiniz. İkinci El Araç Kasko Fiyatları: Yaş ve Hasar Geçmişine Göre Değişim İkinci el araçlarda yaş, kilometre ve geçmişteki hasarlar kasko fiyatının hesaplanmasında etkili. Bakımları düzenli yapılmış ve hasar kaydı bulunmayan araçlarda daha uygun teklifler çıkabiliyor. Fakat fiyatları karşılaştırırken poliçenin hangi durumlarda ödeme yaptığını da kontrol etmek gerekiyor. SUV ve Ticari Araç Kasko Fiyatları: Binek Araçtan Farkı Ne Kadar? SUV ve ticari araçların kasko primleri, araç değeri ve kullanım amacı nedeniyle binek modellere göre daha yüksek olabilir. Ticari kullanım, poliçe fiyatını doğrudan etkileyen faktörlerden biridir. Teminat kapsamı da araç tipine göre farklılık gösterebilir. En Uygun Taşıt Kasko ve Sigortası: Sigorta Şirketi Bazlı İnceleme - 2026 Anadolu Sigorta ve Allianz: Türkiye'nin En Köklü Kasko Şirketleri Anadolu Sigorta ve Allianz, geniş anlaşmalı servis ağı ve kapsamlı kasko seçenekleriyle öne çıkan şirketler arasında yer alır. Farklı bütçelere uygun poliçeler sunmaları sayesinde geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ederler. Mapfre ve Groupama: Hasar Ödeme Hızıyla Öne Çıkan Sigorta Şirketleri Mapfre ve Groupama'da hasar bildirimi ve dosya takibi için farklı hizmetler bulunuyor. Dijital hasar bildirimi sayesinde bazı işlemler için acenteye veya şubeye gitmeden başvuru yapılabiliyor. Poliçelerde hangi teminatların bulunduğu ise aracın türüne ve seçilen pakete göre değişiyor. Dijital Sigorta Platformları: Hepsiburada Sigorta ve Sigortam.net Karşılaştırması Online sigorta platformları, farklı şirketlerden teklifleri tek ekranda karşılaştırma imkânı sunar. Böylece fiyat ve teminat açısından en uygun poliçeyi bulmak kolaylaşır. Dijital başvuru süreçleri de zaman tasarrufu sağlar. Kasko ve Sigorta Tasarruf Rehberi - 2026 Hasarsızlık İndirimi: Kaç Yıl Hasarsız Kalınırsa Ne Kadar İndirim Alınır? Hasarsız geçen her poliçe dönemi, bir sonraki yenilemede indirim kazanılmasını sağlayabilir. İndirim oranları sigorta şirketine göre değişmekle birlikte uzun süre hasarsız kullanım önemli avantaj sunar. Küçük hasarlarda indirim hakkının korunması da değerlendirilebilir. Online Kasko Alımı mı, Acente mi? Hangisinde Daha Uygun Fiyat Bulunur? Online platformlarda birkaç sigorta şirketinin fiyatını aynı anda karşılaştırabiliyorsunuz. Acentede ise poliçenin kapsamıyla ilgili sorularınızı doğrudan danışmana iletebilirsiniz. Hangi kanalın daha uygun olduğunu görmek için internetten ve acenteden aldığınız teklifleri karşılaştırabilirsiniz. SSS: Taşıt Kasko ve Sigortaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En Uygun Taşıt Kasko Hangi Şirkette? Editör Karşılaştırması En uygun kasko şirketi; aracın modeli, sürücünün hasar geçmişi ve istenen teminatlara göre değişmektedir. Anadolu Sigorta, Allianz, Mapfre ve Groupama, fiyat ve kapsam açısından sık tercih edilen şirketler arasında yer almaktadır. Kasko Yaptırırken En Sık Yapılan Hatalar Neler? Sadece en düşük fiyatlı poliçeyi tercih etmek en yaygın hatalardan biridir. Teminat kapsamı, muafiyet oranları ve anlaşmalı servis ağı mutlaka incelenmelidir. Poliçe detaylarını okumadan satın alma yapılmaması önerilir. Kaza Sonrası Kasko Hasar Süreci Nasıl İşler, Kaç Günde Sonuçlanır? Hasar bildiriminin ardından eksper incelemesi gerçekleştirilir ve onay süreci başlatılır. Evrakların eksiksiz olması durumunda birçok hasar dosyası kısa sürede sonuçlandırılabilir. Süreç, hasarın kapsamına ve sigorta şirketinin değerlendirmesine göre değişiklik gösterebilir.

En Uygun Taşıt Kasko ve Sigortaları - 2026

En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Markaları 2026 | Tek Şarjla En Fazla Yol Giden Modeller

Elektrikli otomobillerde batarya teknolojisi geliştikçe tek şarjla 600 km'nin üzerine çıkabilen model sayısı da artıyor. Fakat katalogda yazan menzili günlük kullanımda görmek her zaman mümkün değil çünkü sürüş tarzı, hava koşulları ve şarj altyapısı gibi pek çok detay sonucu değiştirebiliyor. Bu rehberde uzun menzilli elektrikli otomobil seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, farklı segmentlerdeki modelleri ve kullanıcıların en çok merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 WLTP Menzil Değeri Nedir, Gerçek Hayatta Ne Kadar Düşer? WLTP değeri, elektrikli otomobilin belirli test koşullarında tek şarjla kaç kilometre gidebildiğini gösteriyor. Günlük kullanımda ise sürüş tarzınız, hava sıcaklığı ve yol şartları nedeniyle katalogda yazan rakamın altında kalabilirsiniz. Bu yüzden araç seçerken sadece üreticinin açıkladığı menzil değerine bakmamak gerekiyor. Batarya Kapasitesi (kWh) ve Menzil İlişkisi: Sayılar Ne Anlama Geliyor? Batarya kapasitesi yükseldiğinde teorik olarak daha uzun menzil elde ediliyor ancak kWh değeri tek başına yeterli olmuyor. Aracın ağırlığı, aerodinamik yapısı ve ne kadar verimli çalıştığı da tek şarjla gideceğiniz mesafeyi değiştiriyor. Daha verimli çalışan bir motor, aynı miktarda enerjiyle daha fazla kilometre gidebiliyor. Şarj Altyapısı: Türkiye'de Uzun Yol Seyahati İçin Şarj İstasyonu Yeterliliği Türkiye'deki hızlı şarj istasyonlarının sayısı her yıl artıyor. Otoyollarda ve büyük şehirlerde DC hızlı şarj noktası bulmak geçmişe göre daha kolay. Uzun yol öncesinde şarj rotasının planlanması yine de önemlidir. En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Markaları: Segment Bazlı - 2026 Sedan ve Binek Segmentinde En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobiller Tesla Model S Mercedes EQS Hyundai IONIQ 6 BMW i7 SUV Segmentinde En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobiller Elektrikli SUV modellerde geniş iç hacmin yanı sıra uzun menzile sahip seçenekler de bulunuyor. Kia EV9, Tesla Model Y, BMW iX ve Mercedes EQE SUV bu sınıfta bakılabilecek modellerden. Büyük batarya kapasiteleri sayesinde şehirler arası yolculuklarda da kullanılabiliyorlar. Uygun Fiyatlı Segmentte En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Seçenekleri Fiyatına karşılık iyi bir menzil arayanların karşısına BYD Seal, Tesla Model 3, Hyundai Kona Electric ve MG4 Electric gibi modeller çıkıyor. Bu araçların menzilleri günlük kullanımın dışında şehirler arası yolculuklar için de yeterli olabiliyor. En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Markaları: Marka Bazlı İnceleme - 2026 Tesla Model S ve Model 3: Uzun Menzilde Küresel Referans Noktası Tesla, bataryadaki enerjiyi verimli kullanması ve gelişmiş batarya yönetim sistemiyle uzun menzil konusunda adını sık duyduğumuz markalardan. Model S ve Model 3 de tek şarjla yüksek kilometrelere ulaşabilen popüler elektrikli otomobillerden. Mercedes EQS ve BMW i7: Lüks Segmentte Uzun Menzilli Elektrikli Seçenekler Mercedes EQS ve BMW i7'de lüks donanımların yanında yüksek menzil değerleri de görüyoruz. Büyük bataryaları ve enerji yönetim sistemleri sayesinde uzun yolculuklarda sık sık şarj molası vermeden ilerlemek mümkün. Hyundai IONIQ 6 ve Kia EV6: Menzil/Fiyat Dengesinde Öne Çıkan Modeller Hyundai IONIQ 6 ve Kia EV6, aerodinamik tasarımları sayesinde yüksek enerji verimliliği sunuyor. Hızlı şarj desteği ve uzun menzil performansıyla fiyat-performans segmentinin en güçlü seçenekleri arasında gösteriliyor. Elektrikli Otomobilde Menzili Etkileyen Faktörler - 2026 Hız, Klima Kullanımı ve Yük: Gerçek Menzili Azaltan 3 Temel Etken Yüksek hız, yoğun klima kullanımı ve aracın taşıdığı yük elektrik tüketimini artırabilir. Bu durum tek şarjla gidilebilecek mesafeyi doğrudan azaltır. Dengeli sürüş alışkanlığı menzilin korunmasına yardımcı olur. Kış Şartlarında Elektrikli Araç Menzili Nasıl Korunur? Soğuk havalarda batarya geçici olarak normalden daha düşük performans gösterebiliyor. Aracı henüz şarjdayken önceden ısıtmak, sert hızlanmalardan kaçınmak ve ekonomik sürüş modunu açmak kışın bataryanın daha yavaş tükenmesini sağlar. SSS: Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Markaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Hangisi? Güncel Sıralama 2026 itibarıyla Tesla Model S, Mercedes EQS ve Lucid Air gibi modeller, tek şarjla en uzun mesafe sunan elektrikli otomobiller arasında yer almaktadır. Model sıralamaları batarya versiyonuna göre değişebilir. 500 km Menzilli Elektrikli Araba Var mı? Hangi Modeller Bu Eşiği Geçiyor? Evet. Tesla Model 3, Hyundai IONIQ 6, Mercedes EQS, BMW i7, Kia EV6 ve BYD Seal gibi birçok model 500 km ve üzeri WLTP menzil değerine ulaşabilmektedir. Türkiye'de Uzun Yol Elektrikli Araçla Mümkün mü? Şarj Ağı Analizi Evet. Türkiye'de hızlı şarj istasyonu sayısının artmasıyla birlikte elektrikli otomobillerle şehirler arası yolculuk yapmak her geçen yıl daha kolay hale geliyor. Yolculuk öncesinde şarj noktalarının planlanması kesintisiz seyahat için yeterli olacaktır.

En Uzun Menzilli Elektrikli Otomobil Markaları - 2026

En Avantajlı GSM Kampanyaları 2026 | Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom Tarifeleri

Mobil operatörler her yıl farklı internet paketleri, numara taşıma kampanyaları ve ek fırsatlarla kullanıcıların karşısına çıkıyor. İhtiyacınıza uygun tarifeyi seçtiğinizde kullanmadığınız haklar için fazladan para ödemeden aylık faturanızı daha rahat kontrol edebilirsiniz. Bu rehberde GSM kampanyası seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, operatörlerin tarifelerini, farklı kullanım alışkanlıklarına uygun paketleri ve sık sorulan soruların yanıtlarını bulabilirsiniz. GSM Kampanyası Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 Dakika, SMS ve Data Paketi: GSM Tarifesinde Gerçekten Neye İhtiyaç Var? Tarife seçmeden önce bir ayda ne kadar internet kullandığınıza, kaç dakika konuştuğunuza ve SMS kullanımınıza bakmanız gerekiyor. Artık çoğu kişi daha fazla internete ihtiyaç duysa da kullanamayacağınız kadar büyük bir paket için yüksek ücret ödemenin pek anlamı yok. Kendi kullanımınıza yakın bir tarife seçerek aylık telefon masrafınızı daha düşük tutabilirsiniz. Taahhütlü mi Taahhütsüz mü? Uzun Vadeli Sözleşmenin Avantaj ve Dezavantajları Taahhütlü tarifelerde aylık ücretler genellikle daha düşük oluyor ve pakete farklı kampanyalar eklenebiliyor. Taahhüt süresi bitmeden operatörden ayrılırsanız cayma bedeli ödemeniz gerekebilir. Uzun süre aynı tarifede kalmak istemeyenler ise taahhütsüz seçeneklere bakabilir. Roaming ve Yurt Dışı Kullanım: Seyahat Edenler İçin GSM Paketi Seçimi Sık sık yurt dışına çıkıyorsanız operatörün roaming ücretlerine ve yurt dışında geçerli paketlerine bakmanız gerekiyor. Bazı operatörlerde belirli ülkeler için daha uygun fiyatlı dolaşım paketleri bulunuyor. Seyahate çıkmadan önce bu paketlerden birini açmak, standart yurt dışı ücretleriyle karşılaşmanızı önleyebilir. En Avantajlı GSM Kampanyaları: Operatör Bazlı İnceleme - 2026 Turkcell GSM Kampanyaları: Şebeke Kalitesi ve Güncel Tarife Seçenekleri Turkcell'in Türkiye'nin birçok bölgesinde geniş bir kapsama alanı bulunuyor ve mobil internet tarafında farklı hız seçenekleri kullanılabiliyor. Tarifeler arasında farklı internet kotaları bulunurken bazı paketlere dijital servisler de dahil ediliyor. Numarasını Turkcell'e taşıyanlar için de dönem dönem farklı kampanyalar hazırlanıyor. Vodafone Türkiye GSM Kampanyaları: Yurt Dışı Avantajları ve Güncel Paketler Vodafone'un yurt dışı kullanımına yönelik paketlerinin yanı sıra numarasını taşıyanlara özel kampanyaları da bulunuyor. Farklı bütçelere göre değişen internet paketlerinde dönem dönem indirimli fiyatlarla karşılaşılabiliyor. Mevcut GSM müşterileri için de bazı ek haklar verilebiliyor. Türk Telekom (Avea) GSM Kampanyaları: Fiber + GSM Kombinasyon Avantajları Türk Telekom'da mobil hat ve ev internetini birlikte kullanan aboneler için farklı kampanyalar bulunuyor. Fiber internet abonelerine bazı dönemlerde indirim veya ek internet hakkı verilebiliyor. Tarife sayısının fazla olması sayesinde internet ve konuşma kullanımınıza yakın bir paket bulabilirsiniz. En Avantajlı GSM Kampanyaları: Kullanım Profiline Göre - 2026 Ağır Data Kullanıcıları İçin En İyi Sınırsız İnternet GSM Paketleri Mobil interneti yoğun kullanıyorsanız yüksek kotalı veya belirli şartlarla sınırsız internet içeren paketlere bakabilirsiniz. Sık video izleyen, oyun oynayan veya telefonunun internetini çalışırken kullanan kişiler için yüksek kota daha kullanışlı olabilir. Paketi almadan önce belirli bir kullanımdan sonra hızın düşürülüp düşürülmediğini kontrol etmek gerekiyor. Öğrenciler İçin En Avantajlı GSM Tarifeleri ve Özel Kampanyalar Öğrencilere hazırlanan tarifelerde genellikle yüksek internet kotası ve daha düşük aylık ücretlerle karşılaşılıyor. Bazı operatörler eğitim platformlarında veya belirli sosyal medya uygulamalarında kullanılabilecek ek internet de verebiliyor. Öğrenci olduğunuzu doğruladıktan sonra varsa bu tarifelere özel indirimlerden yararlanabilirsiniz. Yaşlılar ve Düşük Kullanım Profili İçin En Uygun GSM Paketleri Az konuşan ve sınırlı internet kullanan kişiler için düşük fiyatlı tarifeler daha ekonomik olabilir. Küçük internet paketleri ve yeterli konuşma süresi sunan seçenekler gereksiz maliyetleri önler. Taahhütsüz paketler de esneklik sağlayabilir. GSM Paketlerinde Tasarruf Rehberi - 2026 Operatör Değişikliği (MNP): Numara Taşıma ile Daha İyi Kampanya Nasıl Bulunur? Operatörlerin numarasını taşıyan yeni aboneler için indirimli tarifeleri veya ek internet kampanyaları bulunabiliyor. Operatörünüzü değiştirmeden önce diğer şirketlerin güncel fiyatlarına bakarak daha uygun bir tarife olup olmadığını görebilirsiniz. Numara taşıma işlemi yaptığınızda mevcut telefon numaranızı kullanmaya devam ediyorsunuz. Çift SIM Kullanımı: İki Operatörden En İyi Avantajı Almanın Yolu Çift SIM destekli bir telefonda iki farklı operatörün hattını aynı anda kullanabilirsiniz. Hatlardan birini internet, diğerini konuşma için kullanarak ihtiyacınıza göre daha uygun paketler seçebilirsiniz. Operatörlerden birinin çekmediği bir bölgede diğer hattı kullanabilmek de işinize yarayabilir. SSS: GSM Kampanyaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En Avantajlı GSM Kampanyası Hangisi? Editör Seçimi En avantajlı GSM kampanyası kullanım alışkanlıklarına göre değişmektedir. Turkcell kapsama alanı, Vodafone kampanyaları ve Türk Telekom'un paket avantajları farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap etmektedir. Karar verirken internet kotası ve aylık ücret birlikte değerlendirilmelidir. GSM Paketinde Data Bitince Ne Olur? Hız Kısıtlaması mı, Ücretlendirme mi? Bu durum seçilen tarifeye göre değişiklik gösterir. Bazı paketlerde internet hızı düşürülürken, bazı tarifelerde ek kullanım ücretlendirmesi uygulanabilir. Tarife detaylarını satın almadan önce incelemek önemlidir. Hangi Operatörün Şebeke Kalitesi Daha İyi? 2026 Sinyal Karşılaştırması Şebeke performansı bulunduğunuz şehir ve bölgeye göre farklılık gösterebilir. Genel olarak Turkcell kapsama alanıyla öne çıkarken, Vodafone ve Türk Telekom da birçok bölgede güçlü hizmet sunmaktadır. En doğru tercih yaşadığınız bölgedeki çekim kalitesine göre yapılmalıdır.

En Avantajlı GSM Kampanyaları Güncel Liste - 2026

En Avantajlı Ev İnternet Kampanyaları 2026 | Fiber, ADSL ve 5G İnternet Paketleri

Ev interneti seçerken doğru paketi bulmak bağlantı kalitesini artırırken gereksiz yere yüksek fatura ödemenizin de önüne geçebilir. Fiber, ADSL ve yeni nesil kablosuz internet seçeneklerinin hangisinin uygun olduğu ise interneti nasıl kullandığınıza göre değişiyor. Bu rehberde ev interneti seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, operatörlerin kampanyalarını, farklı hızlara sahip paketleri ve merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Ev İnternet Kampanyası Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 Hız mı, Kota mı, Fiyat mı? Ev İnternetinde 3 Temel Öncelik Ev interneti seçerken öncelikle interneti ne için kullandığınıza bakmanız gerekiyor. Sık sık video izliyor veya online oyun oynuyorsanız yüksek hız daha önemliyken interneti temel işler için kullananlar daha uygun fiyatlı paketlere yönelebilir. Fiber mi, ADSL mi, 5G Ev İnterneti mi? Teknoloji Karşılaştırması Fiber internette yüksek hızlara çıkmak ve daha düşük gecikme süreleri görmek mümkünken ADSL, fiber altyapının bulunmadığı bölgelerde kullanılmaya devam ediyor. 5G ev internetinde ise kablo bağlantısına gerek kalmadan kurulum yapılabiliyor. Hangisini kullanabileceğiniz büyük ölçüde evinizin bulunduğu bölgedeki altyapıya bağlı. Sözleşme Süresi ve Fesih Cezası: Uzun Vadeli Taahhütte Dikkat Edilecekler Taahhütlü kampanyaların aylık ücretleri genellikle daha düşük oluyor ancak aboneliği erken sonlandırdığınızda cayma bedeliyle karşılaşabilirsiniz. Sözleşmeyi onaylamadan önce taahhüt süresine ve kampanyanın şartlarına bakmak gerekiyor. Abonelik sona erdiğinde modemin geri verilmesi gerekip gerekmediğini de kontrol etmekte fayda var. En Avantajlı Ev İnternet Kampanyaları: Operatör Bazlı İnceleme - 2026 Türk Telekom Ev İnternet Kampanyaları: Fiber 100Mbps'ten 1Gbps'e Güncel Tarifeler Türk Telekom'un altyapısı birçok bölgede bulunduğu için farklı hızlarda internet paketleri bulunuyor. Fiber altyapının olduğu adreslerde 100 Mbps'ten 1 Gbps'e kadar çıkan paketlerden birini seçmek mümkün. Taahhütlü kampanyalarda ise standart tarifeye kıyasla daha düşük fiyatlarla karşılaşılabiliyor. Turkcell Superonline Kampanyaları: Hız ve Fiyat Dengesiyle Öne Çıkan Paketler Superonline, yüksek hızlı fiber internet ve düşük gecikme süresiyle öne çıkıyor. Fiber altyapının bulunduğu bölgelerde güçlü performans sunar. Modem kampanyaları ve paket avantajları kullanıcılar için önemli bir tercih sebebidir. Vodafone Ev İnternet Kampanyaları: GSM Müşterilerine Özel Avantajlar Vodafone'un bazı ev interneti kampanyalarında mevcut mobil hat müşterilerine özel fiyatlar bulunuyor. Fiber ve DSL seçenekleriyle farklı bütçelere hitap eder. Dönemsel kampanyalar sayesinde uygun fiyatlı internet paketleri bulunabilir. En Avantajlı Ev İnternet Kampanyaları: Hız ve Bütçeye Göre - 2026 100 Mbps Altında En Uygun Fiyatlı Ev İnternet Paketleri Bu paketler temel internet kullanımı için yeterli performans sunar. Türk Telekom 35-50 Mbps Vodafone 50 Mbps Turkcell Superonline 50 Mbps 100-500 Mbps Arası Fiyat-Performans Ev İnternet Paketleri Evde aynı anda birden fazla cihaz internete bağlanıyorsa 100-500 Mbps aralığındaki paketler tercih edilebilir. Online oyun oynama, 4K video izleme veya evden çalışma gibi işler için bu hızlar genellikle yeterli oluyor. Fiyat ile bağlantı hızı arasında denge arayanların da sık baktığı paketler bu aralıkta bulunuyor. 1 Gbps ve Üzeri Ultra Hızlı Ev İnternet Paketleri: Kimler İçin Gerekli? 1 Gbps ve üzerindeki paketlere herkesin ihtiyacı olmayabilir. Büyük dosya indirenler, içerik üreticileri ve kalabalık aileler bu hızlardan daha fazla fayda sağlayabilir. Fiber altyapı gerektirdiği için her bölgede sunulmayabilir. Ev İnternet Paketlerinde Tasarruf Rehberi - 2026 Çapraz Kampanyalar: Telefon + İnternet + TV Paketlerinde Ek İndirimler Bazı operatörlerde telefon, televizyon ve internet hizmetlerini birlikte aldığınızda paket fiyatı daha düşük olabiliyor. Birden fazla hizmeti aynı operatörden almak bazı durumlarda aylık faturaya da daha düşük bir tutar olarak yansıyor. Hangi hizmetlerin pakete dahil olduğu ise operatöre ve kampanyaya göre değişiyor. Kurulum Ücretsiz ve Modem Hediyeli Kampanyalar: 2026 Güncel Liste Birçok operatör belirli kampanyalarda ücretsiz kurulum ve modem desteği sunmaktadır. Bu avantajlar ilk kurulum maliyetini azaltarak kullanıcıya ek tasarruf sağlar. Kampanya şartlarını başvuru öncesinde incelemek faydalı olacaktır. SSS: Ev İnternet Kampanyaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En Avantajlı Ev İnternet Kampanyası Hangisi? Editör Seçimi Bulunduğunuz bölgedeki altyapıya göre değişmekle birlikte Türk Telekom ve Turkcell Superonline fiber paketleri hız açısından öne çıkarken, Vodafone kampanyaları fiyat avantajıyla dikkat çekmektedir. En doğru seçim altyapı ve kullanım ihtiyacına göre yapılmalıdır. Ev İnternet Tarifesi Değiştirmek İçin Sözleşme Bitmesini Beklemek Gerekiyor mu? Hayır. Birçok operatörde mevcut aboneliğiniz devam ederken farklı bir kampanyaya veya pakete geçebiliyorsunuz. Taahhüdünüz henüz bitmediyse değişiklik yapmadan önce cayma bedeli çıkıp çıkmayacağını ve mevcut kampanyanın şartlarını kontrol etmek gerekiyor. Fiber İnternet Olmayan Bölgede En İyi Alternatif Nedir? Fiber altyapısı bulunmayan bölgelerde VDSL, ADSL veya 5G destekli sabit kablosuz internet çözümleri tercih edilebilir. Bölgenizde sunulan altyapıyı sorgulayarak en yüksek hızı destekleyen paketi seçmeniz önerilir.

En Avantajlı Ev İnternet Kampanyaları Güncel Liste - 2026

Servis Ağı En Yaygın Otomobil Markaları 2026 | Türkiye'nin En Geniş Servis Ağına Sahip Markalar

Servis ağı geniş bir otomobil markası seçtiğinizde bakım veya onarım gerektiğinde çok fazla uğraşmanız gerekmiyor. Uzun yola sık çıkan veya aracını farklı şehirlerde kullanan sürücüler için yakınlarda yetkili servis bulabilmek de oldukça önemli. Bu rehberde servis ağı geniş otomobil markalarını, bakım maliyetlerini, yedek parça durumunu ve kullanıcıların en çok merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Servis Ağı Geniş Otomobil Markası Neden Önemli? - 2026 Yetkili Servis mi, Özel Servis mi? Servis Ağının Bakım Maliyetine Etkisi Yetkili servislerde orijinal yedek parçalar kullanılıyor ve işlemler üreticinin belirlediği standartlara göre yapılıyor, özel servislerde ise bazı işlemler daha ucuza mal olabiliyor. Markanın çok sayıda yetkili servisi varsa bakım zamanı geldiğinde randevu ve servis konusunda daha fazla seçeneğiniz oluyor, garanti kapsamındaki işlemlerde de doğrudan yetkili noktaya gidebiliyorsunuz. Bu yüzden araç satın almadan önce yaşadığınız yerde veya sık gittiğiniz şehirlerde markanın servisi olup olmadığını kontrol etmek gerekiyor. Arıza Anında Servis Erişimi: Şehir Dışında Kalmamak İçin Neden Kritik? Uzun yolda aracınız arızalandığında yakınlarda yetkili servis olması saatlerce yardım beklemenin önüne geçebilir. Servis noktası fazla olan bir markada bulunduğunuz yere yakın bir servis bulma ihtimaliniz de daha yüksek. Sık sık şehir dışına çıkan sürücülerin araç seçerken buna dikkat etmesinde fayda var. Yedek Parça Temin Süresi: Geniş Servis Ağının Onarım Hızına Katkısı Servis ağı geniş markaların yedek parçalarını bulmak genellikle daha kolay. Gerekli parçanın servise ulaşması uzun sürmediğinde araç da günlerce serviste beklemek zorunda kalmıyor. Parçanın piyasada kolay bulunması bazı bakım ve onarım masraflarının daha uygun kalmasında da etkili olabiliyor. Servis Ağı En Yaygın Otomobil Markaları: Bölge Bazlı İnceleme - 2026 İstanbul ve Ankara'da En Fazla Yetkili Servisi Olan Otomobil Markaları Fiat Renault Volkswagen Toyota Hyundai Türkiye'nin Her İline Ulaşan Servis Ağıyla Öne Çıkan Markalar Türkiye'nin farklı bölgelerinde servisi bulunan bir markayı kullanıyorsanız bakım zamanı geldiğinde servis bulmak için başka bir şehre gitmeniz gerekmeyebilir. Fiat, Renault, Ford ve Toyota'nın ülkenin birçok noktasında yetkili servisleri var. Şehirler arası sık yolculuk yapanlar için servisin yalnızca yaşadıkları şehirde değil, farklı bölgelerde de bulunması önemli. Tatil Güzergahlarında (Ege, Akdeniz) Servis Erişimi En Kolay Markalar Ege veya Akdeniz'de tatildeyken araçta bir sorun çıktığında yakınlarda servis olması uzun süre yolda kalmamak açısından önemli. Fiat, Renault, Volkswagen ve Hyundai'nin bu bölgelerde de çok sayıda servis noktası var. Yaz aylarında bu rotalarda daha fazla zaman geçiren sürücüler için servisin nerede olduğu daha da önem kazanıyor. Servis Ağı En Yaygın Otomobil Markaları: Marka Bazlı İnceleme - 2026 Fiat ve Renault: Türkiye'de Onlarca Yıllık Servis Ağı Deneyimi Fiat ve Renault'nun Türkiye'nin birçok şehrinde yetkili servisi bulunuyor. Bakım yaptırmak, arızayı gidermek veya ihtiyaç duyulan yedek parçayı bulmak genellikle çok zor olmuyor. Servis ve yedek parça konusunda sıkıntı yaşanmaması ikinci el araç arayanların tercihini de etkileyebiliyor. Volkswagen ve Toyota: Güçlü Servis Altyapısıyla Güven Veren Markalar Volkswagen ve Toyota'nın da Türkiye'nin farklı şehirlerinde çok sayıda yetkili servisi var. Orijinal yedek parça gerektiğinde markaların dağıtım ağlarından yararlanılabiliyor. Dolayısıyla aracını uzun yıllar kullanmak isteyenler servis ve parça konusunda daha az sorun yaşayabiliyor. Hyundai ve Dacia: Büyüyen Servis Ağıyla Türkiye'de Güçlenen Markalar Hyundai ve Dacia'nın Türkiye'deki servis sayısı son yıllarda arttı. Daha fazla servis noktası olması bakım veya onarım gerektiğinde yakın bir yetkili servis bulma ihtimalini artırıyor. Bu markaların bazı modellerinde bakım masrafları da rakiplerine kıyasla daha düşük kalabiliyor. Servis Maliyeti Karşılaştırması - 2026 Periyodik Bakım Fiyatları: Marka Bazlı Türkiye Güncel Fiyat Tablosu Periyodik bakım için ödeyeceğiniz tutar aracın motoruna, model yılına ve bakım sırasında yapılacak işlemlere göre değişiyor. Fiat, Renault ve Dacia gibi markalarda bakım ücretleri genellikle daha uygunken premium markalarda aynı işlemler için daha yüksek tutarlar çıkabiliyor. Aracı almadan önce markaların güncel bakım paketlerine bakarak yaklaşık masrafı öğrenebilirsiniz. Garanti Kapsamı ve Uzatılmış Garanti: Hangi Marka En Avantajlı Paketi Sunuyor? Birçok otomobil markasında standart garantinin süresini uzatabileceğiniz ek paketler bulunuyor. Hyundai ve Kia uzun garanti süreleriyle biliniyor, diğer markalarda da farklı süre ve kapsamlara sahip paketler var. Satın alma aşamasında garantinin kaç yıl sürdüğüne ve neleri kapsadığına bakmak gerekiyor. SSS: Servis Ağı En Yaygın Otomobil Markaları Hakkında Merak Edilenler Türkiye'de Servis Ağı En Geniş Otomobil Markası Hangisi? 2026 Verileri Fiat ve Renault, Türkiye genelindeki yaygın yetkili servis ve bayi ağı sayesinde en geniş servis organizasyonuna sahip otomobil markaları arasında gösterilmektedir. Volkswagen, Toyota ve Hyundai de güçlü servis altyapısıyla öne çıkmaktadır. Tatilde Araba Bozulursa Ne Yapmalı? Servis Ağı Geniş Marka Avantajı Aracınız arızalandığında yol yardım hizmetiyle en yakın yetkili servise yönlendirilmeniz büyük kolaylık sağlar. Yaygın servis ağı bulunan markalarda parça temini ve onarım süreci genellikle daha hızlı ilerler. Bu da tatilinizin daha az etkilenmesini sağlar. Servis Ağı Geniş Ama Pahalı mı? Maliyet-Fayda Analizi Bir markanın çok sayıda servisi olması bakım ücretlerinin mutlaka pahalı olduğu anlamına gelmiyor. Yedek parçanın kolay bulunması ve yakınlarda servis olması sayesinde bazı işlemler için günlerce beklemek veya farklı şehirlere gitmek gerekmeyebiliyor.

Servis Ağı En Yaygın Otomobil Markaları - 2026

En İyi Yemek Sipariş Uygulamaları 2026 | En Avantajlı Online Yemek Uygulamaları

Online yemek siparişi uygulamaları, geniş restoran seçenekleri ve hızlı teslimat imkânları nedeniyle günlük hayatta sık kullanılan servislerden. Doğru uygulamayı seçmek, daha uygun fiyata sipariş vermenin yanı sıra kullanım sırasında daha az sorun yaşamanızı da kolaylaştırıyor. Bu rehberde yemek sipariş uygulaması seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, popüler platformları, sundukları avantajları ve merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Yemek Sipariş Uygulaması Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 Teslimat Süresi, Restoran Çeşitliliği ve Arayüz Kolaylığı: 3 Temel Kriter Bir yemek uygulaması seçerken teslimat süresi, bulunduğunuz bölgedeki restoran sayısı ve uygulamanın kolay kullanılması ilk bakılacak detaylar arasındadır. Filtre seçeneklerinin fazla olması da aradığınız yemeği veya restoranı daha hızlı bulmanızı kolaylaştırır. Kullanıcı yorumlarına göz atmak da seçim yaparken fikir verebilir. Minimum Sipariş Tutarı ve Teslimat Ücreti: Uygulamalar Arası Karşılaştırma Minimum sipariş tutarı ve kurye ücreti her uygulamada aynı olmayabilir. Kampanya dönemlerinde bazı siparişlerde teslimat ücreti alınmaması toplam tutarı düşürebiliyor. Siparişi onaylamadan önce ödeyeceğiniz son tutara bakmakta fayda var. Canlı Takip, İptal Politikası ve Müşteri Hizmetleri: Kullanıcı Deneyimi Canlı kurye takibi sayesinde siparişin hangi aşamada olduğunu anlık olarak görebiliyorsunuz. Siparişi kolayca iptal edebilmek ve müşteri hizmetlerine hızlı ulaşmak ise bir sorun yaşandığında işleri kolaylaştırıyor. Destek ekibine rahat ulaşabildiğiniz uygulamalar bu gibi durumlarda daha kullanışlı olabiliyor. En İyi Yemek Sipariş Uygulamaları: Uygulama Bazlı İnceleme - 2026 Yemeksepeti: Türkiye'nin En Köklü Yemek Uygulamasında 2026 Değerlendirmesi Yemeksepeti, geniş restoran ağı ve uzun yıllardır hizmet vermesi nedeniyle Türkiye'de en çok bilinen yemek sipariş platformlarından biri. Farklı mutfaklardan çok sayıda seçenek bulunması ve sık yapılan kampanyalar, uygulamanın geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından kullanılmasında etkili. Getir Yemek: Hız Odaklı Teslimat Anlayışında Güncel Durum Getir Yemek, hızlı teslimat modeli ve kullanıcı dostu arayüzüyle öne çıkmaktadır. Getir ekosistemiyle entegre çalışması sayesinde sipariş süreci oldukça pratiktir. Bölgeye göre değişen kampanyalar da önemli avantaj sağlar. Trendyol Yemek: E-ticaret Entegrasyonuyla Yemek Siparişinde Yeni Oyuncu Trendyol Yemek, alışveriş uygulamasının içinde yer aldığı için farklı hizmetlere tek uygulamadan ulaşılabiliyor. Kuponlar ve ödeme kampanyaları kullanıcıların uygulamayı tercih etmesinde etkili oluyor. Platformdaki restoran sayısı da zamanla artıyor. En İyi Yemek Sipariş Uygulamaları: Kullanım Senaryosuna Göre - 2026 En Hızlı Teslimat İçin Hangi Yemek Uygulaması Tercih Edilmeli? Teslimat süresi bulunduğunuz yere göre değişse de Getir Yemek ve Yemeksepeti birçok bölgede kısa teslimat süreleri gösterebilir. Yoğun saatlerde kurye sayısının yetersiz kalması teslimatı geciktirebilir. Sipariş vermeden önce uygulamada gösterilen tahmini süreye bakmakta fayda var. En Geniş Restoran Seçeneği Sunan Yemek Uygulaması Hangisi? Yemeksepeti uzun yıllardır hizmet verdiği için birçok şehirde oldukça geniş bir restoran ağına sahip. Büyük şehirlerde Trendyol Yemek ve Getir Yemek üzerinden de çok sayıda restorana ulaşılabiliyor. En Çok İndirim ve Kampanya Sunan Yemek Sipariş Uygulaması Kampanyalar dönemsel olarak değişse de Trendyol Yemek ve Getir Yemek sık kupon ve indirim fırsatları sunmaktadır. Yemeksepeti ise restoran bazlı kampanyalarıyla öne çıkmaktadır. Sipariş öncesinde mevcut promosyonları karşılaştırmak tasarruf sağlayabilir. Yemek Sipariş Uygulamalarında Tasarruf Rehberi - 2026 Abonelik Paketleri: Hangi Uygulama Aylık En Avantajlı Paketi Sunuyor? Bazı platformlarda abonelik karşılığında ücretsiz teslimat veya üyeye özel indirimlerden yararlanılabiliyor. Sık sipariş verenler için bu paketler aylık yemek masrafını azaltabilir. Paketlerin kapsamı ise uygulamadan uygulamaya değişiyor. İndirim Kodu ve Cashback: Yemek Uygulamalarında Para Biriktirme Yolları İndirim kodları, banka kampanyaları ve cashback fırsatları toplam sipariş tutarını azaltabilir. Mobil uygulamalardaki bildirimleri takip etmek yeni kampanyalardan haberdar olmayı sağlar. Ödeme yöntemi seçimi de ek indirim kazandırabilir. SSS: Yemek Sipariş Uygulamaları Hakkında Merak Edilenler En İyi Yemek Sipariş Uygulaması Hangisi? 2026 Editör Seçimi Genel kullanıcı deneyimi açısından Yemeksepeti, restoran çeşitliliğiyle öne çıkarken; Getir Yemek teslimat hızı, Trendyol Yemek ise kampanyalarıyla dikkat çekmektedir. En iyi tercih, bulunduğunuz bölgedeki hizmet kalitesine göre değişebilir. Yemek Sipariş Uygulamalarında Sipariş İptali Nasıl Yapılır? Sipariş iptali çoğu uygulamada sipariş detayları ekranı üzerinden yapılabiliyor. Restoran siparişi hazırlamaya başlamadan önce verilen iptal taleplerinin sonuçlanması genellikle daha kolay oluyor. Uygulama üzerinden işlem yapılamadığında müşteri hizmetlerine ulaşılabiliyor. Yemek Uygulamalarında Değerlendirme Puanları Gerçekçi mi? Kullanıcı puanları genel kalite hakkında fikir verse de tek başına karar vermek için yeterli olmayabilir. Güncel yorumlar, teslimat süresi ve restoranın toplam değerlendirme sayısı birlikte incelenmelidir. Bu sayede daha doğru bir değerlendirme yapılabilir.

En İyi Yemek Sipariş Uygulamaları - 2026

En Sorunsuz Araba Markaları 2026 | En Güvenilir Otomobil Markaları Rehberi

Otomobil satın alırken performans ve tasarım kadar aracın uzun vadede ne kadar sorunsuz olduğu da önemli. Arıza oranının düşük olması, bakım masraflarının bütçeyi zorlamaması ve servis ağına kolay ulaşılması kullanım sürecini doğrudan etkiliyor. Bu rehberde sorunsuz araba seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, segmentlere göre güvenilir otomobil markalarını, farklı üreticileri ve kullanıcıların merak ettiği soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Sorunsuz Araba Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 Güvenilirlik Puanı: JD Power ve Tüketici Raporlarında Öne Çıkan Markalar Uluslararası güvenilirlik araştırmalarında araçların uzun dönemde ne sıklıkla arıza çıkardığına dair çeşitli veriler bulunuyor. Toyota, Lexus, Honda ve Mazda gibi markalar bu araştırmalarda düzenli olarak üst sıralarda kendine yer buluyor. Otomobil satın almadan önce bağımsız kuruluşların hazırladığı güvenilirlik raporlarına da bakmakta fayda var. Arıza Sıklığı ve Bakım Maliyeti: Toplam Sahip Olma Maliyeti Analizi Bir otomobilin gerçek maliyeti yalnızca satın alma fiyatıyla sınırlı değildir. Periyodik bakımlar, yaşanabilecek kronik arızalar ve yakıt tüketimi yıllar içinde araca ne kadar para harcanacağını belirliyor. Bakım masrafı düşük bir model seçmek ise uzun vadede bütçenizi rahatlatabilir. Yedek Parça Bulunabilirliği ve Servis Ağı Genişliği: Türkiye Şartlarında Önem Servis noktalarının fazla olması ve yedek parçaların kolay bulunması bakım sürecinde hem zaman hem de maliyet açısından fark yaratıyor. Türkiye genelinde geniş servis ağı bulunan markalarda ihtiyaç duyduğunuzda yetkili servise ulaşmak daha kolay oluyor. Bu yüzden araç seçerken satış sonrası hizmetlere de bakmak gerekiyor. En Sorunsuz Araba Markaları: Segment Bazlı İnceleme - 2026 Binek ve Sedan Segmentinde En Sorunsuz Araba Markaları Toyota Honda Skoda Hyundai SUV ve Crossover Segmentinde En Güvenilir Otomobil Markaları SUV modellerinde motorun dayanıklılığı ve aracın arıza geçmişi seçim yaparken bakılması gereken detaylardan. Toyota, Kia, Hyundai ve Honda'nın bu sınıfta güvenilirliğiyle bilinen çeşitli modelleri bulunuyor. Bakımları zamanında yapıldığında bu araçları uzun yıllar ciddi bir sorun yaşamadan kullanmak mümkün olabiliyor. Hatchback ve Şehir Araçlarında En Sorunsuz Modeller Hatchback modeller kompakt boyutları nedeniyle şehir içinde rahat kullanılabiliyor ve bakım masrafları da modele göre düşük kalabiliyor. Toyota Yaris, Honda Jazz, Hyundai i20 ve Skoda Fabia güvenilirliğiyle bilinen seçeneklerden. Yakıt tüketimlerinin düşük olması da şehir içinde sık araç kullananların masraflarını azaltabiliyor. En Sorunsuz Araba Markaları: Marka Bazlı Teknik İnceleme - 2026 Toyota ve Honda: Uzun Vadeli Güvenilirlikte Öne Çıkan Japon Markaları Toyota ve Honda, düşük arıza oranları ve ikinci elde değerlerini korumaları nedeniyle yıllardır güvenilir otomobil denildiğinde akla gelen markalardan. Dayanıklı motorları ve uzun kullanım ömürleri de bu markaların kullanıcılar tarafından sık tercih edilmesinde etkili. Dacia ve Skoda: Avrupa'nın Bakım Maliyeti Düşük Alternatifleri Dacia ve Skoda'nın birçok modelinde bakım masrafları makul seviyelerde kalırken yedek parçaya ulaşmak da nispeten kolay. Araç masraflarını mümkün olduğunca düşük tutmak isteyen sürücüler bu iki markanın modellerine bakabilir. Servis maliyetlerinin çok yüksek olmaması da uzun süreli kullanımda bütçe açısından fark yaratabiliyor. Hyundai ve Kia: Güvenilirlik ve Garanti Süresiyle Öne Çıkan Kore Markaları Hyundai ve Kia, uzun garanti süreleri ve gelişmiş motor teknolojileriyle dikkat çekmektedir. Son yıllarda güvenilirlik performanslarını önemli ölçüde artırmışlardır. Düşük bakım maliyetleriyle de kullanıcıların tercih ettiği markalar arasında yer alırlar. Sorunsuz Araba Marka Karşılaştırması: Türkiye Şartlarına Göre - 2026 Türkiye'de En Yaygın Servis Ağına Sahip Güvenilir Markalar Toyota Renault Fiat Hyundai Volkswagen İkinci El Değer Kaybı En Az Olan Sorunsuz Otomobil Markaları Toyota, Honda ve Volkswagen gibi markaların birçok modeli ikinci el piyasasında değerini koruyabiliyor. Bu markalara talebin yüksek olması ve güvenilirlik konusunda iyi bir geçmişe sahip olmaları satış sürecini de kolaylaştırabiliyor. Aracın değerini çok hızlı kaybetmemesi, birkaç yıl sonra satmayı düşünenler için önemli bir detay. SSS: En Sorunsuz Araba Markaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En Sorunsuz Araba Markası Hangisi? Editör Teknik Analizi Toyota, uzun yıllardır düşük arıza oranı, uygun bakım maliyetleri ve yüksek ikinci el değeri sayesinde en sorunsuz otomobil markaları arasında gösterilmektedir. Honda ve Lexus da güvenilirlik açısından üst sıralarda yer almaktadır. Sorunsuz Araba mı Ucuz Araba mı? Uzun Vadede Hangisi Daha Mantıklı? İlk satın alma maliyeti düşük olan araçlar zaman içinde yüksek bakım masrafları çıkarabilir. Sorunsuz ve güvenilir bir otomobil ise toplam sahip olma maliyetini düşürerek uzun vadede daha ekonomik olabilir. En Sorunsuz İkinci El Araba Modeli Hangisi? Toyota Corolla, Honda Civic, Toyota Yaris ve Hyundai i20, ikinci el piyasasında güvenilirliğiyle öne çıkan modeller arasında yer alıyor. Düzenli bakımları yapılmış araçlar uzun yıllar sorunsuz kullanılabiliyor.

En Sorunsuz Araba Markaları - 2026

En İyi Fiyat-Performans Akıllı Telefonlar 2026 | Bütçeye Göre Telefon Tavsiyeleri

2026 yılında fiyat-performans telefonlarda, amiral gemilerinde gördüğümüz birçok özelliği daha uygun fiyatlara bulmak mümkün. Güçlü işlemci, kaliteli ekran, başarılı kamera ve uzun yazılım desteğine sahip modeller kullanıcıların daha sık yöneldiği seçenekler arasında. Bu rehberde fiyat-performans telefon seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, farklı bütçelere uygun modelleri, tercih edilebilecek markaları ve merak edilen soruların cevaplarını bulabilirsiniz. Fiyat-Performans Akıllı Telefon Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 İşlemci, RAM ve Depolama: Bütçe Telefonda Minimum Teknik Gereksinimler Günlük kullanım için en az 8 GB RAM ve 128 GB depolama alanı sunan modeller tercih edilmelidir. Güçlü bir işlemci, uygulamaların daha akıcı çalışmasını ve telefonun uzun yıllar performansını korumasını sağlar. Depolamanın UFS teknolojisini desteklemesi de önemli bir avantajdır. Batarya Kapasitesi ve Hızlı Şarj: Günlük Kullanımda Neden Kritik? 5000 mAh ve üzeri bataryaya sahip telefonlar yoğun kullanımda bir günü rahatlıkla çıkarabilir. En az 33W hızlı şarj desteği ise cihazın kısa sürede yeniden kullanılabilir hale gelmesini sağlar. Batarya optimizasyonu da kullanım süresini doğrudan etkiler. Kamera Çözünürlüğü: Megapiksel mi, Sensör Kalitesi mi Daha Önemli? Yüksek megapiksel tek başına kaliteli fotoğraf anlamına gelmez. Sensör kalitesi, yazılım optimizasyonu ve görüntü işleme teknolojileri daha başarılı sonuçlar sunar. Bu nedenle kamera performansı değerlendirilirken tüm özellikler birlikte incelenmelidir. En İyi Fiyat-Performans Akıllı Telefon Markaları: Fiyat Aralığına Göre - 2026 10.000 TL Altında En İyi Fiyat-Performans Akıllı Telefonlar Bu segmentte temel ihtiyaçları karşılayan başarılı modeller öne çıkıyor. Redmi 14C Samsung Galaxy A16 Tecno Spark Serisi Infinix Note Serisi 10.000-20.000 TL Arasında En İyi Orta Segment Akıllı Telefonlar Bu fiyat aralığında AMOLED ekran, güçlü işlemci ve yüksek yenileme hızı gibi özelliklere sahip modeller bulabiliyoruz. Redmi Note, Samsung Galaxy A3x ve Poco X serileri fiyatına göre sundukları özelliklerle değerlendirilebilecek seçeneklerden. Bu modeller günlük kullanımın yanı sıra mobil oyunlar için de yeterli performansa sahip. 20.000-35.000 TL Arasında Üst Orta Segment Fiyat-Performans Telefonlar Üst orta segmentte işlemci gücü artarken kamera sistemleri ve yazılım desteği tarafında da daha iyi seçeneklerle karşılaşıyoruz. Poco F Serisi, Samsung Galaxy A56 ve Xiaomi T Serisi bu bütçede bakılabilecek modeller arasında. Bu telefonlarda amiral gemilerinde bulunan birçok özelliği görmek mümkün. En İyi Fiyat-Performans Akıllı Telefon Markaları: Marka Bazlı İnceleme - 2026 Xiaomi ve Redmi: Fiyat-Performansta Küresel Lider Konumu Xiaomi ve Redmi, güçlü donanımları daha rekabetçi fiyatlarla satışa çıkararak fiyat-performans telefon pazarında geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşıyor. Redmi Note serisi de uzun yıllardır bu kategoride kullanıcıların sık yöneldiği serilerden. Model sayısının fazla olması farklı bütçelerde telefon bulmayı kolaylaştırıyor. Samsung Galaxy A Serisi: Güvenilir Marka Güvencesiyle Orta Segment Galaxy A serisi düzenli yazılım güncellemeleri, kaliteli ekranları ve yaygın servis ağıyla orta segmentte sık tercih ediliyor. Dengeli bir telefon arayanlar için seride farklı fiyat aralıklarında birçok seçenek bulunuyor. Uzun yazılım desteği de telefonu birkaç yıl kullanmayı düşünenler için önemli bir detay. Poco, Realme ve Motorola: Agresif Fiyatlarla Öne Çıkan Seçenekler Bu markalar güçlü işlemci ve yüksek donanımı uygun fiyatlarla sunuyor. Özellikle oyun performansı ve hızlı şarj teknolojileriyle dikkat çekiyorlar. Bütçesini verimli kullanmak isteyen kullanıcılar için güçlü alternatifler oluşturuyorlar. Fiyat-Performans Telefon Özellikleri Karşılaştırması - 2026 Ekran Kalitesi: AMOLED mi IPS LCD mi? Fark Var mı? AMOLED ekranlar daha canlı renkler, yüksek kontrast ve düşük enerji tüketimi sunar. IPS LCD paneller ise maliyet açısından avantajlı olsa da görüntü kalitesi bakımından AMOLED'in gerisinde kalabilir. Mümkünse AMOLED ekranlı modeller tercih edilmelidir. Pil Ömrü Testi: 2026'nın En Uzun Dayanan Bütçe Telefonları 5000-6000 mAh bataryaya sahip telefonlar yoğun kullanımda uzun pil ömrü sunuyor. Yazılım optimizasyonu güçlü olan modeller tek şarjla bir günü rahatlıkla tamamlayabiliyor. Redmi, Samsung ve Poco bu konuda başarılı seçenekler sunuyor. Yazılım Güncelleme Süresi: Hangi Marka En Uzun Destek Veriyor? Samsung ve Google, Android telefonlarda uzun süre yazılım desteği veren markalardan. Xiaomi de son yıllarda telefonlarına verdiği güncelleme süresini artırdı. Güncellemelerin uzun süre devam etmesi telefonun güvenli kalması ve birkaç yıl boyunca kullanılabilmesi açısından önemli. SSS: Fiyat-Performans Akıllı Telefon Markaları Hakkında Merak Edilenler 2026'da En İyi Fiyat-Performans Akıllı Telefon Hangisi? Bütçeye göre değişmekle birlikte Redmi Note Serisi, Poco X Serisi ve Samsung Galaxy A56, 2026'nın en başarılı fiyat-performans telefonları arasında gösterilmektedir. Satın almadan önce ihtiyaçlarınıza uygun modeli belirlemeniz önemlidir. Bütçe Telefonda Neden Ödün Verilmemeli? Kamera mı, Batarya mı? Kullanım alışkanlıklarına göre öncelik değişebilir ancak işlemci ve batarya performansından ödün verilmemesi önerilir. Kamera kalitesi yazılımla geliştirilebilirken düşük performanslı donanım uzun vadede kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir. Fiyat-Performans Telefon Alırken Kaçınılması Gereken Hatalar Telefon seçerken yalnızca işlemciye veya megapiksel değerine bakmak yeterli değil. Yazılım desteğini, ekran kalitesini, batarya performansını ve servis ağını da hesaba katmak gerekiyor. Birkaç yıl boyunca güncelleme alacak bir telefon seçmek uzun süreli kullanım açısından daha mantıklı olabilir.

En İyi Fiyat - Performans Akıllı Telefon Markaları - 2026

En İyi Klima Markaları 2026 | En İyi İnverter Klima Tavsiyeleri ve Satın Alma Rehberi

Klima seçerken marka ve fiyatın yanı sıra BTU kapasitesi, enerji verimliliği, ses seviyesi ve inverter teknolojisi gibi özelliklere de bakmak gerekiyor. 2026 yılında gelişmiş filtreleme sistemleri, Wi-Fi desteği ve düşük enerji tüketimi bulunan klimalar kullanıcıların daha sık tercih ettiği modeller arasında. Bu rehberde klima alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğinden kullanım alanına göre en iyi klima markalarına, fiyat-performans modellerinden sık sorulan sorulara kadar merak ettiğiniz bilgileri bulabilirsiniz. Klima Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? - 2026 BTU Hesabı: Odanıza Uygun Klima Kapasitesini Nasıl Hesaplarsınız? Klima seçerken doğru BTU değerini belirlemek, cihazdan alacağınız verimi doğrudan etkiliyor. Odanın metrekaresi, tavan yüksekliği ve ne kadar güneş aldığı ihtiyaç duyulan BTU değerini değiştiriyor. Odaya uygun kapasitede bir klima seçildiğinde daha az enerji harcayarak istenen performansı almak mümkün. Inverter mi Sabit Hızlı mı? Klima Teknolojileri Karşılaştırması Inverter klimalar kompresör hızını ihtiyaca göre ayarladığı için daha az enerji harcıyor ve oda sıcaklığındaki dalgalanmayı azaltıyor. Sabit hızlı modelleri satın almak başlangıçta daha ekonomik olsa da elektrik tüketimleri daha yüksek olabiliyor. Bu nedenle günümüzde birçok kişi inverter teknolojisine yöneliyor. A+++ Enerji Sınıfı: Elektrik Faturanıza Gerçek Etkisi Ne Kadar? A+++ enerji sınıfındaki klimalar daha az elektrik tükettiği için uzun süreli kullanımda faturanın düşmesine yardımcı olabilir. Yaz ve kış aylarında klima uzun saatler çalıştırıldığında aradaki tüketim farkı daha net görülebiliyor. Satın almadan önce sezonluk enerji verimliliği değerlerine de bakmakta fayda var. En İyi Klima Markaları: Kullanım Alanına Göre - 2026 Salon ve Büyük Odalar İçin En İyi Klima Modelleri Daikin Mitsubishi Electric LG DualCool Samsung WindFree Yatak Odası İçin Sessiz ve Enerji Verimli Klima Seçenekleri Yatak odalarında düşük ses seviyesine sahip inverter klimalar daha konforlu kullanım sunar. 20-25 dB aralığında çalışan modeller gece boyunca rahatsızlık oluşturmaz. Enerji verimliliği yüksek cihazlar elektrik tüketimini de azaltır. Ofis ve Ticari Kullanım İçin En İyi Split Klima Önerileri Ofislerde uzun süre kesintisiz çalışabilen split klimalar öne çıkar. Güçlü hava dağılımı ve dayanıklı kompresör yapısı yoğun kullanım için avantaj sağlar. Daikin, Bosch ve Mitsubishi Electric bu alanda sık tercih edilen markalardır. En İyi Klima Markaları: Teknik Özellik Bazlı Karşılaştırma - 2026 En Sessiz Klima Modelleri: dB Değerine Göre Karşılaştırma Sessiz çalışan klimalar özellikle yatak odası ve çalışma odalarında daha konforlu kullanım sunar. 20 dB seviyesine yaklaşan modeller neredeyse fark edilmeyecek kadar düşük ses üretir. Daikin, Mitsubishi Electric ve LG bu konuda öne çıkan markalar arasında yer alır. En Hızlı Soğutan Klimalar: BTU ve Soğutma Süresi Analizi Yüksek BTU kapasitesi ve turbo soğutma özelliği bulunan klimalar ortamı daha kısa sürede istenilen sıcaklığa ulaştırabilir. Ancak en iyi performans için cihazın oda büyüklüğüne uygun seçilmesi gerekir. Doğru BTU değeri, soğutma hızını doğrudan etkiler. Wi-Fi ve Akıllı Ev Uyumlu Klima Modelleri: Uygulama Kontrolü Wi-Fi destekli klimalar mobil uygulama üzerinden uzaktan kontrol edilebilir. Sıcaklık ayarı, zamanlayıcı ve enerji tüketimi akıllı telefonla kolayca yönetilebilir. Akıllı ev sistemleriyle uyumlu modeller kullanım konforunu artırmaktadır. Klima Fiyat-Performans Rehberi - 2026 15.000 TL Altında En İyi Klima Modelleri Bu fiyat aralığında temel ihtiyaçlara yönelik ekonomik inverter klimalar bulunur. Altus Regal Vestel Flora Dijitsu 15.000-30.000 TL Arasında En İyi Klimalar Bu segment fiyat-performans açısından en dengeli seçenekleri sunar. Yüksek enerji verimliliği, sessiz çalışma ve güçlü filtreleme sistemleriyle günlük kullanım için idealdir. LG, Samsung, Bosch ve Arçelik bu kategoride öne çıkar. 30.000 TL Üzeri Premium Klima Seçenekleri Premium klimalar gelişmiş hava filtreleme, düşük ses seviyesi ve yüksek enerji tasarrufu sunar. Ayrıca akıllı kontrol özellikleri ve uzun kullanım ömrüyle dikkat çeker. Daikin, Mitsubishi Electric ve Panasonic bu segmentte en çok tercih edilen markalardandır. SSS: Klima Markaları Hakkında Merak Edilenler En İyi Klima Markası Hangisi? 2026 Editör Teknik Analizi Daikin, Mitsubishi Electric, LG ve Samsung; performans, enerji verimliliği, servis ağı ve dayanıklılık açısından 2026'nın en başarılı klima markaları arasında gösterilmektedir. En doğru seçim ise kullanım alanı ve bütçeye göre değişir. Klima Bakımı Ne Zaman Yapılmalı, Yılda Kaç Kez Yaptırılmalı? Klima bakımının yılda en az bir kez, sık kullanılan cihazlarda ise yaz ve kış sezonu başlamadan önce yapılması tavsiye ediliyor. Bakımların aksatılmaması klimanın performansını korurken cihazı daha uzun süre kullanmaya da yardımcı oluyor. Klimayı Kaç Derecede Çalıştırmak En Verimli ve Ekonomik? Yazın 24-26°C, kışın ise 22-24°C aralığı konforlu bir ortam için yeterli olurken enerji tüketimini de kontrol altında tutuyor. Sıcaklığın gereğinden fazla düşürülmesi veya yükseltilmesi ise elektrik tüketiminin ciddi şekilde artmasına neden olabiliyor.

En İyi Klima Markaları - 2026

GTA 6'da Yer Alacak Aktivitelere Dair Yeni Detaylar Ortaya Çıktı

GTA 6'ya dair her geçen gün yeni bilgiler gelmeye devam ediyor ve bugün ortaya çıkan yeni bilgiler oyun içi etkileşimlerin ve yan aktivitelerin ne kadar derin olacağını gözler önüne seriyor. Özellikle karakter gelişimini doğrudan etkileyen spor salonu mekanikleri ve genişletilmiş açık dünya aktiviteleri, oyunu merakla bekleyenlerin heyecanını artırmayı başaracak cinsten. GTA 6'da yer alacak aktiviteler Tourens'in aktardığı üzere GTA 6'da yer alacak aktivitelerden bazıları şu şekilde: Haritada birden fazla GYM bulunacak. GYM'e isterseniz tek isterseniz Lucia ile birlikte gidebileceksiniz. Siz bir karakterle çalışırken diğer karakterde GYM'de antrenman yaparak istatistiklerini geliştirebilecek. Ek olarak ilişkinizi güçlendiren bir aktivite olacak. GYM'e girerken kayıt masasından GYM üyeliği oluşturmanız gerekecek. GYM'de giyinme odaları bulunuyor. İsterseniz spordan önce ve sonra kıyafetlerinizi değiştirebiliyorsunuz. Antrenmana başlamadan önce protein içeceği gibi içecekler ile antrenmanları kolaylaştırabiliyorsunuz. GYM'de aynı gerçek bir GYM gibi birçok alet ile antrenman yapabiliyorsunuz. Günlük sporunuzu tamamlamak için 3 farklı antrenman yapmanız yeterli oluyor. Çok yemek yerseniz ve spor yapmazsanız karakteriniz kilo alıyor. Eğer karakterinizin kası varsa kas kaybediyor. Kilo almak için "cidden çok yemek yemeniz gerekiyor". Fitness uygulamasında uyku düzenini takip edebileceksiniz. Uyku düzeninize bağlı olarak belirli olumlu ve olumsuz etkiler olacak. Balık tutma sistemi RDR 2 kadar ayrıntılı fakat GTA 6'da balığı yakalayıp tekrar salıyorsunuz. Balık tutma aktivitesi genel olarak eğlence, biraz hikâye, koleksiyon ve meydan okumalar için. Balıkçılıktan para kazanamıyorsunuz. Avcılıkta para kazanabileceksiniz. Golf, basketbol, bilardo, tenis, güreş, tüplü dalış, kano ve daha pek çok aktivite oyunda yer alacak. Oyunda sokak yarışları, pist yarışları, offroad yarışları ve deniz/su yarışları gibi birden fazla yarış tipi bulunuyor. Artık oyunun resmî olarak çıkacağı 19 Kasım tarihine az bir zaman kaldı. Peki sizi oyuna dair en çok heyecanlandıran şey ne? Aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

GTA 6'da Yer Alacak Aktivitelere Dair Yeni Detaylar Ortaya Çıktı

[25 Ağustos-1 Eylül 2026] Steam Türkiye'de En Çok Satan Oyunlar Açıklandı

Dünyanın en popüler çevrim içi oyun platformu Steam, Türkiye'deki kullanıcıların 25 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihleri arasında en çok satın aldıkları oyunları açıkladı. Ülkemizde satışlar nispeten azalmış olsa da hâlâ nispeten uygun fiyatlı bağımsız yapımları almaya devam ediyoruz ve Steam'in yayımladığı Türkiye'de en çok satan oyunlar listesi de bunu kanıtlar nitelikte. Bu hafta zirvede yeni bir bağımsız oyun olan How to Fish bulunuyor. Steam Türkiye'de en çok satılan oyunlar Oyun Fiyat Mevcut İndirim How to Fish 3.99$ - EA SPORTS FC 27 69.99$ - Red Dead Redemption 2 59.99$ 14.99$ (-%75) Crimson Desert Enhanced 69.99$ 55.99$ (-%20) Forza Horizon 6 48.99$ 41.64$ (-%15) Grand Theft Auto V Enhanced 44.99$ 19.79$ (-%56) Dead by Daylight 14.99$ - Gallipoli 9.99$ 7.49$ (-%25) NBA 2K27 69.99$ - STAR WARS Zero Company 49.99$ - Forza Horizon 5 32.78$ 13.11$ (-%60) Black Desert 4.99$ - The Blood of Dawnwalker 49.99$ - Mount & Blade II: Bannerlord 19.99$ - Euro Truck Simulator 2 10.09$ - Peki siz geçtiğimiz hafta Türkiye'de en çok satılan oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Geçen hafta satın aldığınız bir oyun oldu mu? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

[25 Ağustos-1 Eylül 2026] Steam Türkiye'de En Çok Satan Oyunlar Açıklandı

500 Bin Araçlık Araştırma Elektrikli Otomobillerin 150 Bin Kilometre Sonraki Batarya Kaybını Ortaya Çıkardı!

Elektrikli araç pillerinin zamanla ne kadar kapasite kaybettiği sorusu, 500 binden fazla bağımsız testle yanıt buldu. Avusturya merkezli teknoloji şirketi AVILOO'nun yayımladığı araştırma, 2022-2026 yılları arasında 20 popüler modeli doğrudan arıza tespit portu üzerinden inceledi. Sonuçlara göre araçlar 50 bin kilometrede batarya kapasitesinin ortalama %94'ünü, 150 bin kilometrede ise %91'ini koruyor. Ancak asıl belirleyici olan sürücü profili. Öyle ki, aynı model iki aracın batarya durumu arasında tamamen şarj alışkanlıklarından kaynaklanan %13,5'lik bir fark ortaya çıkabiliyor. Bu da elektrikli araba pil ömrü ve menzil kaybının, üreticiden çok kullanıcının rutinine bağlı olduğunu gösteriyor. Zirvenin sahibi uzak doğudan Veriler, batarya kapasitesini en iyi koruyan modelleri net bir şekilde sıralıyor. 150 bin kilometreyi deviren araçlar arasında zirveye Hyundai Ioniq 5 yerleşti. 72.6 kWh bataryaya sahip bu model, belirtilen mesafenin sonunda orijinal kapasitesinin %93,37'sini korumayı başardı. Avrupalı temsilci Mercedes-Benz EQA ise %93,97'lik oranla zirve ortağı oldu. BMW i4 ve Volvo XC40 Recharge gibi modeller de %92'nin üzerinde kalarak dayanıklılıklarını ispatladı. Bu istikrarın temelinde markaların kullandığı gelişmiş termal yönetim sistemleri yatıyor. Çok satan modeller beklentileri karşıladı Küresel pazarın en popüler iki modeli de testlerin odak noktasındaydı. Tesla Model Y (78.8 kWh), 150 bin kilometre sınırına geldiğinde batarya sağlığının %90,05'ini koruyor. Bu durum, aracın orijinal menzilinden sadece 17 kilometre civarında bir kayıp yaşadığı anlamına geliyor. Avrupa pazarının gözdesi Volkswagen ID.4 (77 kWh) ise aynı kilometrede %90,90 seviyesinde kalarak rakibini yakından takip ediyor. Ancak her iki modelde de kullanıcıya bağlı olarak %11'lik bir sağlık farkı oluşabiliyor; bu da yaklaşık 45 kilometrelik bir menzile denk düşüyor. Küçük bataryalar erken yoruluyor Daha mütevazı batarya kapasitesine sahip şehir araçlarında tablo biraz değişiyor. Nissan Leaf (40 kWh), Mini Cooper SE ve Renault Zoe gibi modeller, 150 bin kilometre sonunda %85 ile %87 bandına geriliyor. Özellikle Nissan Leaf modelinde görülen bu kapasite düşüşünün iki temel nedeni var. İlki, bataryanın sıvı yerine hava soğutmalı bir sisteme sahip olması. İkincisi ise küçük bataryaların aynı mesafeyi katetmek için çok daha fazla tam şarj döngüsüne ihtiyaç duyması. Artan şarj mesaisi, hücreleri doğal olarak daha çabuk yoruyor. İklim ve şarj alışkanlıkları ömrü belirliyor Peki aynı marka ve model iki otomobilin bataryası nasıl bu kadar farklı yıpranabiliyor? Araştırmacılara göre bunun cevabı şarj rutinleri ve coğrafyada. Sürekli hızlı şarj istasyonlarını kullanmak, aracı günlerce %100 şarjda bekletmek veya aşırı sıcak iklimlerde sürüş yapmak kimyasal bozulmayı hızlandırıyor. Kuzey Avrupa'daki bir araçla, Güney Amerika'daki bir aracın aynı kilometrede farklı kapasite sunmasının temel sebebi bu çevresel faktörler. Yeni kurallar şeffaflık getirecek Batarya sağlığı konusundaki bu şeffaflık ihtiyacı, Avrupa Birliği'nin de gündeminde. 29 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek Euro 7 normları ile birlikte, elektrikli otomobillerin 5 yıl veya 100 bin kilometrede kapasitelerinin en az %80'ini korumaları yasal bir zorunluluk olacak. 8 yıl veya 160 bin kilometre için belirlenen sınır ise %72 olarak açıklandı.

500 Bin Araçlık Araştırma Elektrikli Otomobillerin 150 Bin Kilometre Sonraki Batarya Kaybını Ortaya Çıkardı!

GTA 6 İçin Özel Olarak Tasarlanan İki Yeni DualSense Tanıtıldı: İşte Çıkış Tarihi ve Fiyatı!

Sony, GTA 6 için özel olarak tasarlanan iki yeni sınırlı üretim DualSense kontrolcüsünü tanıttı. Bugünkü State of Play etkinliğinde tanıtılan "Grand Theft Auto VI Black Limited Edition" ve "Grand Theft Auto VI White Limited Edition" modelleri, ikonik Vice City atmosferini oyuncuların avucunun içine taşımayı hedefliyor. GTA 6 özel DualSense'lerin tasarımı: Standart DualSense mimarisini koruyan yeni kontrolcüler, dış gövdelerindeki özel detaylarla dikkat çekiyor. Yüzeyde kullanılan parlak ve ışığa göre renk değiştiren özel kaplama, Vice City'nin meşhur gün batımı tonlarını ve gece hayatının neon ışıklarını yansıtıyor. Kontrolcülerin tutma bölümlerinde ince işlenmiş palmiye ağacı desenleri yer alırken, cihazların üzerinde belirgin şekilde GTA 6 logosu bulunuyor. Ne zaman çıkacak? Fiyatı ne kadar? Sınırlı sayıda üretilecek olan bu özel kontrolcüler, GTA 6’nın PS5 ve PS5 Pro için yayınlanacağı 19 Kasım 2026 tarihinde piyasaya sürülecek. Fiyatlandırma: ABD'de 84,99 dolar, Avrupa'da 84,99 euro ve Birleşik Krallık'ta 74,99 sterlin. Ön Sipariş: 10 Eylül'de başlayacak. Satış kanallarında ise küçük bir farklılık bulunuyor. Beyaz sürüm PlayStation Direct ve anlaşmalı mağazalarda sınırlı sayıda satışa sunulacak. Siyah sürüm ise PlayStation Direct üzerinden ve bu hizmetin bulunmadığı bölgelerde seçili mağazalar aracılığıyla temin edilebilecek. Sony, modellerin Türkiye fiyatı ve yerel satış planına dair henüz resmî bir açıklama yapmış değil.

GTA 6 İçin Özel Olarak Tasarlanan İki Yeni DualSense Tanıtıldı: İşte Çıkış Tarihi ve Fiyatı!

Roborock, IFA 2026'da Yeni Ürünlerini Tanıttı: Merdiven Tırmanandan Havuz Temizleyenine Kadar...

Roborock, IFA 2026 fuarında ev içi temizliğin ötesine geçerek bahçe ve havuz bakımını da kapsayan geniş ürün yelpazesini tanıttı. Etkinliğin en çok dikkat çeken yeniliği ise merdiven ve yüksek engelleri aşabilen uzayabilir tekerlek yapısına sahip Saros Rover oldu. Şirket, yeni robot süpürgelerin yanı sıra dikey buharlı süpürgeler, robot çim biçme makinesi ve akıllı havuz temizleme robotu ile akıllı ev ekosistemini evin dışına taşıyor. Yeni merdiven tırmanan süpürge tanıtıldı IFA 2026'da sergilenen Saros Rover, uzayabilen tekerlek ve bacak mekanizması sayesinde standart robot süpürgelerin takıldığı yüksek eşikleri ve merdivenleri aşabilen sıra dışı bir tasarım sunuyor. Ev içi grubunda öne çıkan diğer modeller Saros 20 Flow Complete ve Saros 20 Neo ise hem süpürme hem paspaslama yeteneklerini gelişmiş navigasyon sistemleriyle birleştirerek çift katmanlı zemin eşiklerinde kesintisiz hareket sağlıyor. Dikey süpürge tarafında ise F25 Ultra Steam Gen 2, yaklaşık 30 saniye içinde 180°C sıcaklığa ulaşan sabit buhar gücü ve otomatik zemin algılama teknolojisiyle sert zeminlerde hijyenik temizlik sunuyor. Esnek kullanımıyla dikkat çeken F25 Pro Turbo Combo ise çıkarılabilir modu sayesinde farklı yüzeylere kolayca uyum sağlıyor. Bahçe ve havuz bakımı otomatikleşiyor Roborock’un ev dışı iklim ve alanlara yönelik çözümlerinden RockNeo Q2 LiDAR, IPX6 suya dayanıklılığa sahip bir robot çim biçme makinesi olarak öne çıkıyor. LiDAR navigasyonu sayesinde %45’e varan eğimli arazilerde ve 60 santimetrelik dar geçitlerde rahatlıkla manevra yapabilen cihaz, Amazon Alexa ve Google Home ile entegre çalışabiliyor. Havuz temizliğine odaklanan RockAqua P1 ise tek şarjla 3,5 saate kadar görev yapabiliyor. Akıllı motor sistemi sayesinde karşılaştığı kir yoğunluğuna göre gücünü anlık olarak ayarlayarak enerjiyi verimli kullanıyor. Roborock, lansman kapsamında ürünlerin satış fiyatlarını henüz açıklamadı. ABD pazarında Saros 20 Flow Complete modelinin ekim ayında, Saros 20 Neo'nun ise "Qrevo Edge 3 Pro" adıyla satışa sunulması bekleniyor. Bahçe ve havuz robotlarının küresel pazarlardaki çıkış tarihleri ve fiyat-performans dengesi ise cihazların detaylı testlerinden sonra netlik kazanacak.

Roborock, IFA 2026'da Yeni Ürünlerini Tanıttı: Merdiven Tırmanandan Havuz Temizleyenine Kadar...

Volkswagen'in Gözden Çıkardığı İlk Marka Belli Oldu: Yakında Piyasadan Çekilecek!

Volkswagen, maliyetleri düşürmek ve marka stratejilerini yeniden yapılandırmak amacıyla tarihi bir karara imza atmaya hazırlanıyor. Şirketin bu hafta toplanacak denetleme kurulu için hazırlanan gizli bir rapora göre Seat'ın en geç 2029 yılı sonuna kadar kademeli olarak piyasadan çekilmesi planlanıyor. Süreç boyunca mevcut kullanıcılara servis ve garanti desteği verilmeye devam edilecek fakat markanın elektrikli geleceğinde ve 2030 vizyonunda artık Seat'a yer verilmeyecek. Stratejik odak Cupra olacak Volkswagen, bu hamleyle temel marka segmentindeki (VW, Skoda, Seat/Cupra) karmaşıklığı azaltmayı ve yatırım yükünü hafifletmeyi hedefliyor. Gizli raporda, Seat'ın mevcut yapısıyla devam etmesinin kaynakları gereksiz yere tükettiği belirtilirken, gruptaki stratejik geliştirme ve büyüme hedeflerinin tamamen kardeş marka Cupra'ya kaydırılacağı vurgulanıyor. Cuma günü yapılacak kritik denetleme kurulu toplantısında karara bağlanması beklenen bu stratejiyle birlikte, gruptaki dönüşümün merkezine Cupra yerleşmiş olacak. Almanya'daki 4 fabrikada üretim sonlandırılıyor Sızan belgelere göre tasarruf ve verimlilik planı yalnızca Seat ile sınırlı kalmıyor. Volkswagen yönetim kurulu, Almanya'daki dört büyük üretim tesisinde faaliyetleri kademeli olarak durdurmayı hedefliyor. Hazırlanan üç adımlı plana göre Emden ve Zwickau tesislerinde üretimin 2031'de, Hannover'de 2032'de ve Neckarsulm tesisinde ise 2034 yılında tamamen sona ermesi öneriliyor. Şirket yetkilileri resmî onaysız süreçler hakkında yorum yapmaktan kaçınsa da gözler Cuma günkü toplantıdan çıkacak nihai kararlara çevrilmiş durumda.

Volkswagen'in Gözden Çıkardığı İlk Marka Belli Oldu: Yakında Piyasadan Çekilecek!

Ateşin Bir Başka Marifeti: Tarih Öncesinde Ateş Başında Geçen Geceler Dilimizi Şekillendirmiş Olabilir

İnsan dilinin nasıl ortaya çıktığını kesin olarak bilmiyoruz. Seslerin ne zaman kelimelere, kelimelerin ne zaman karmaşık bir iletişim sistemine dönüştüğünü gösteren bir kayıt da yok. Bu nedenle bilim insanları, dilin gelişimini anlamak için ilk insanların yaşam koşullarından biyolojik değişimlere kadar pek çok ipucunu bir arada değerlendiriyor. Bu ipuçlarından biri de ateş. İnsanların yaşam biçimini değiştiren bu eski teknoloji, yalnızca hayatta kalma biçimimizi değil, birbirimizle kurduğumuz ilişkiyi de etkilemiş olabilir. Yeni yayımlanan bir bilimsel makale, ateşin dilin gelişiminde önemli bir rol oynamış olabileceğini öne sürüyor. Biyolojik saatimiz ateşle nasıl değişti? Ateşi kontrol etmek, insanlığın en eski teknolojik hamlelerinden biri; geçmişi en az 1,5 milyon yıl öncesine uzanıyor. Ateş yandı, gece biraz aydınlandı ve insanın günü uzadı. Bu, ilk bakışta küçük bir değişiklik gibi görünebilir ama güneş battığında hayatın da sona ermesi gerekmiyordu artık. İnsanlar ateşin çevresinde oturabiliyor, dinlenebiliyor ve birbirlerine zaman ayırabiliyordu. Gündüzün iletişimi çoğunlukla “şunu getir”, “oraya git”, “tehlike var” gibi hayatta kalmaya dönükken, gece başka türden bir sohbet için fırsat doğuyordu. Kim ne gördü? Kim ne yaşadı? Kim kiminle karşılaştı? Araştırmacılar, ateşin sağladığı bu ekstra uyanıklık süresinin önemli bir bölümünün sosyal etkileşimle geçmiş olabileceğini düşünüyor. Kısacası ateş, insanlara yalnızca ışık değil, birbirleriyle konuşacakları fazladan saatler de kazandırdı. Karanlıkta jestlerin yerini sesler aldı Gündüz iletişim kurmak kolaydı. Bir şeyi göstermek için parmak, yön tarif etmek için el hareketi, duyguyu anlatmak için yüz ifadesi yeterliydi. Güneş battığında ise işler zorlaşıyordu. Ateşin ışığı yakın çevreyi aydınlatıyor, ancak el hareketleri ve mimikler karanlıkta giderek seçilmez hale geliyordu. Ses ise karanlıktan etkilenmiyordu. Bu nedenle ateş başında geçirilen gecelerin sesli iletişime daha fazla alan açmış olabileceğini düşünülüyor. Belki de dilin gelişimindeki adımlardan biri, insanların karanlıkta birbirini anlamanın başka yollarını aramasıyla atıldı. Ateşin Kendisi de Beynimizi Etkiliyor Olabilir Alevlere birkaç saniyeden uzun baktığınızda gözünüzü ondan ayırmanın neden zor olduğunu fark etmişsinizdir. Bir yükselir, bir küçülür. Bir kıvılcım sıçrar, sonra söner. Ateş sabit değildir ama tamamen rastgele de görünmez; sürekli değişen küçük bir ritmi vardır. Araştırmacılar, kamp ateşlerinin titreşim frekanslarıyla beynin düşük frekanslı ritimleri arasında dikkat çekici bir örtüşme olabileceğini öne sürüyor. Bu ritim, ateş başındaki insanların dikkatini aynı noktada toplarken, hikâye anlatıcısı ile dinleyici arasında bir tür nöral senkronizasyon da yaratıyor olabilir. Öte yandan ateşten yayılan kızılötesi ışınımın hücresel süreçler üzerindeki olası etkileri de araştırılıyor. Yine de buradan ateşin dili doğrudan şekillendirdiği sonucunu çıkarmak için erken. Daha makul ihtimal şu: Ateş, insanları aynı yerde buluşturdu, dikkatlerini ortak bir noktada topladı ve uzun sohbetler için uygun bir ortam yarattı.

Ateşin Bir Başka Marifeti: Tarih Öncesinde Ateş Başında Geçen Geceler Dilimizi Şekillendirmiş Olabilir

Uzun Dokümanları Okumak Yerine İzleyebileceksiniz: Google Vids Belgeleri Videoya Dönüştürüyor

Sayfalarca rapor, toplantı notları veya uzun ders özetleri... Bunları baştan sona okumak yerine kısa bir videoyla özetlemek artık mümkün. Google, yapay zekâ destekli video oluşturma aracı Google Vids için belgeleri otomatik olarak videoya dönüştüren yeni bir özellik kullanıma sundu. Sistem, yüklediğiniz Word, PDF veya Google Dokümanlar dosyalarını analiz ederek içerikteki önemli noktaları çıkarıyor ve bunları dinamik bir video özetine dönüştürüyor. Nasıl çalışıyor? Dosyayı yüklemek yeterli: Google Drive'daki veya bilgisayarınızdaki belgeyi Vids'e aktarıyorsunuz. Senaryoyu yapay zekâ hazırlıyor: Sistem metni analiz ederek önemli noktaları belirliyor ve bunlardan bir video senaryosu oluşturuyor. Görseller ve seslendirme ekleniyor: Konuya uygun görseller, arka planlar ve seslendirme kullanılarak videonun kurgusu hazırlanıyor. Her şeyi değiştirebilirsiniz: Oluşturulan senaryoyu, seslendirmeyi, dili ve görselleri sonradan düzenlemek mümkün. Özellikle uzun raporları hızlıca gözden geçirmek veya eğitim içeriklerini daha kolay tüketilebilir hâle getirmek isteyenler için özellik ciddi zaman kazandırabilir. Yeni özellik, Workspace'in kurumsal ve eğitim paketlerinin yanı sıra Google AI Plus, Pro ve Ultra abonelerine de sunulmaya başlandı.

Uzun Dokümanları Okumak Yerine İzleyebileceksiniz: Google Vids Belgeleri Videoya Dönüştürüyor

Street Fighter Filminden Yeni Fragman Yayımlandı [Video]

Capcom'un efsanevi dövüş oyunu serisinden sinemaya uyarlanan yeni "Street Fighter" filmi için heyecanlandıran yeni bir fragman paylaşıldı. Dünya genelinde büyük merak uyandıran yapım, 15 Ekim 2026 tarihinde izleyicilerle buluşacak. Street Fighter yeni fragman Filmin resmî özetine göre hikâye 1993 yılında geçiyor. Birbirinden kopmuş olan dövüşçüler Ryu (Andrew Koji) ve Ken Masters (Noah Centineo), gizemli Chun-Li'nin (Callina Liang) kendilerini bir sonraki "Dünya Savaşçısı Turnuvası" için takıma almasıyla kendilerini yeniden dövüşün ortasında buluyor ancak bu yumruk, kader ve öfke dolu amansız turnuvanın arkasında ölümcül bir komplo yatıyor. İkili, hem geçmişlerinin karanlığıyla hem de birbirleriyle yüzleşmek zorunda kalacak. İlk olarak The Game Awards 2025 sırasında sahneye taşınan özel bir gösterimle duyurulan film, devasa oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Yapımda Jason Momoa, Noah Centineo, Callina Liang, ünlü rapçi 50 Cent, profesyonel güreşçiler Roman Reigns ve Cody Rhodes, Andrew Koji, David Dastmalchian ile komedyenler Andrew Schultz ve Eric Andre gibi renkli isimler rol alıyor.

Street Fighter Filminden Yeni Fragman Yayımlandı [Video]

Rus Matematikçiler, Yapay Zekâ Modellerine Kelimeler Olmadan Nasıl Konuşacaklarını Öğrettiler

ChatGPT, Gemini gibi büyük dil modellerinden telefonlarda çalışan daha küçük yapay zekâ modellerine kadar farklı modeller, Türkçe ya da İngilizce gibi insan dillerini kullanarak birbirleriyle iletişim kuruyor. Bunu görevleri birbirlerine aktarmak, ürettikleri sonuçları paylaşmak ve daha karmaşık problemleri birlikte çözmek için yapıyorlar. Ancak bu yöntem pek verimli değil. Bir modelin ürettiği metni diğer modelin yeniden işlemesi, hem veri kaybına hem de ciddi işlem maliyetlerine yol açıyor. Wired'ın aktardığı detaylara göre Rus girişimi Mostik, bu soruna farklı bir çözüm getiriyor. Şirket, modellerin kelimeler üzerinden değil, doğrudan matematiksel katmanları üzerinden haberleşmesini sağlayan bir sistem geliştirdi. Böylece yapay zekalar, birbirlerine ne söylediklerini metne dökmeden doğrudan bilgi aktarabiliyor. Yapay zekalar matematiksel ağırlıklarla haberleşiyor Geleneksel sistemlerde bir modelin çıktısı önce metne dönüşüyor, ardından diğer modele bir komut olarak aktarılıyor. Mostik'in yaklaşımında ise bu aradaki katman ortadan kalkıyor. Modeller, kelimeler yerine kendi ağırlık parametreleri ve iç sinyalleri üzerinden bilgi paylaşabiliyor. Bu da iletişimi hem daha doğrudan hem de daha az veriyle gerçekleştirmeyi mümkün kılıyor. Aktarılanlara bu sistem, açık kaynaklı 753 milyar parametreli dev bir model ile yalnızca 4 milyar parametreli bir mobil model arasında test edildi. İşlem maliyeti yaklaşık 20'de 1'e düşerken performans en üst seviyeye ulaştı. Dev yapay zeka modellerinde maliyet düşebilir Yapay zekanın büyümesiyle birlikte işlem maliyetleri de giderek daha büyük bir sorun hâline geliyor. Özellikle dev modellerin küçük ve cihaz üzerinde çalışan modellerle birlikte kullanılması, ciddi miktarda hesaplama gücü gerektiriyor. Mostik'in geliştirdiği yapı burada önemli bir avantaj sunabilir. Küçük modeller ile devasa modeller arasında metin taşımak yerine doğrudan matematiksel bilgi aktarılması, sunucu yükünü ve veri transferini azaltabilir. Böylece şirketler, büyük modellerin kapasitesinden yararlanırken bunun bedelini daha düşük işlem maliyetleriyle ödeyebilir.

Matematikçiler, Yapay Zekâ Modellerine Kelimeler Olmadan Nasıl Konuşacaklarını Öğrettiler

Meta, Çalışanların Performans Değerlendirmesinde Sıra Dışı Yapay Zekâ Deneyini Sonlandırıyor

Yapay zekânın iş dünyasını hızla dönüştürdüğü bir dönemde Meta, çalışanlarını değerlendirme biçiminde önemli bir zihniyet değişikliğine gidiyor. Şirket, yeni performans inceleme kılavuzunu güncelleyerek çalışanların artık yapay zekâ araçlarını ne kadar sıklıkla kullandıklarına göre değerlendirilmeyeceğini açıkladı. Bu güncellemeyle birlikte şirket, sadece yapay zekâ kullanım oranlarına odaklanmak yerine yeniden çok daha temel bir kriter olan çalışanın ürettiği işin somut etkisine yöneliyor. Başlarda büyük tepki görmüştü Meta, geçen yıl çalışanlarına "yapay zekâ odaklı etkinin" performans değerlendirmelerinde rol oynayacağını bildirmişti. Bu durum, çalışanları günlük iş süreçlerine sohbet robotlarını ve yapay zekâ ajanlarını entegre etmeye teşvik etti. Teknoloji kullanım düzeyine göre çalışanlara “Yapay Zekâ Yerlisi” veya “Yapay Zekâ Öncelikli” gibi unvanlar verilmeye başlandı ancak zamanla bu durum, yapay zekâ kullanımının kendi başına bir amaca dönüştüğü sıra dışı bir rekabet ortamı yarattı. Çalışanlar sadece kullanım istatistiklerini artırmak için yapay zekâ sistemlerini sürekli çalıştırmaya başladı. Hatta iş yerinde kimin daha fazla "token" tükettiğini gösteren ve en çok kullananlara "Token Efsanesi" gibi unvanlar veren dâhili bir sıralama listesi bile oluşturuldu. Meta, oluşan bu yapay rekabet ortamının ardından politikasını netleştirdi ve mühendislik ekiplerine yapay zekâ kullanım panelleri ve token sayılarının artık bir performans metriği olarak kabul edilmeyeceği iletildi. Bu değişiklik Meta’nın yapay zekâya olan ilgisini kaybettiği anlamına gelmiyor. Şirket, çalışanlarına bilgisayarlarda işlem yapabilen, web'de gezinebilen ve diğer uygulamalarla etkileşime girebilen "Hatch" adlı yeni ve son derece gelişmiş bir yapay zekâ ajanını test ettirmeye devam ediyor.

Meta, Çalışanların Performans Değerlendirmesinde Sıra Dışı Yapay Zekâ Deneyini Sonlandırıyor

[Eylül 2026] Steam Açıkladı: Tüm Dünyada Tek Bir Oyuncu Bilgisayarı Olsa Özellikleri Ne Olurdu?

Dünyanın en popüler çevrim içi oyun platformu Steam, geride bıraktığımız Ağustos 2026'ya dair yazılım ve donanım verilerini açıkladı. Oyunculardan toplanan istatistiklere dayanarak verileri aktaran platform, en çok kullanılan işlemci, işletim sistemi ve ekran kartı verilerini ortaya koymuş durumda. Ayrıca tüm Steam kullanıcılarının ortalaması alınarak bir oyuncu için ortalama bilgisayar donanımı da belli oldu diyebiliriz. Paylaşılan istatistiklere baktığımızda aslında pek de şaşırtıcı olmayan sonuçlarla karşılaşıyoruz. Öyle ki Intel işlemciler, NVIDIA ekran kartları ve Windows 11 işletim sistemi, oyun dünyasının lideri durumundalar. PC oyuncularının en çok kullandığı donanımlar: Ekran kartı: NVIDIA GeForce RTX 3060 Paylaşılan veriler, oyuncuların en çok tercih ettiği ekran kartının bu ay değiştiğini ve NVIDIA GeForce RTX 3060'ın zirveye oturduğunu gösteriyor. Öyle ki tüm Steam kullanıcılarının %3.92'lik bölümü, bu modeli tercih ediyor. Marka/Model Tercih Edilme Oranı NVIDIA GeForce RTX 3060 %3.92 NVIDIA GeForce RTX 4060 Laptop %3.84 NVIDIA GeForce RTX 5070 %3.77 NVIDIA GeForce RTX 4060 %3.60 NVIDIA GeForce RTX 3050 %3.21 NVIDIA GeForce RTX 5060 %3.16 NVIDIA GeForce RTX 5060 Laptop %2.66 NVIDIA GeForce RTX 5060 Ti %2.55 NVIDIA GeForce GTX 1650 %2.49 NVIDIA GeForce RTX 4060 Ti %2.37 En çok tercih edilen işletim sistemi: Windows 11 Steam'in Ağustos 2026 verilerine göre oyuncuların %93.95 ile neredeyse tamamı, Windows işletim sistemi kullanıyor. Windows'un kendi kategorisinde en popüler versiyonu ise %70.97 ile Windows 11. Windows 10 ise %22.90'a düşmüş durumda. İşletim Sistemi Tercih Edilme Oranı Windows 11 64 bit %70.97 Windows 10 64 bit %22.90 SteamOS Holo 64 bit %0.82 MacOS 26.5.2 64 bit %0.66 En çok tercih edilen işlemci: Intel'in 2.3 Ghz - 2.69 Ghz aralığındaki modelleri Steam'in paylaştığı veriler, kullanıcıların %53.53'ünün Intel marka işlemci kullandığını ortaya koyuyor. AMD işlemci kullananların oranı ise %46.47. Tüm Steam kullanıcılarına göre ortalama bilgisayar şu şekilde: Donanım/Yazılım Tercih İşletim Sistemi Windows 11 64 Bit İşlemci 2.3 Ghz - 2.69 Ghz (Intel) Ekran Kartı NVIDIA GeForce RTX 3060 RAM 16 GB Depolama 1 TB Monitör Çözünürlüğü 1920x1080

[Eylül 2026] Steam Açıkladı: Tüm Dünyada Tek Bir Oyuncu Bilgisayarı Olsa Özellikleri Ne Olurdu?

Windows 11 İçin Yayımlanan Son Güncelleme Bilgisayarların Masaüstünü Bozmaya Başladı

Microsoft’un geçtiğimiz günlerde Windows 11 25H2 ve 24H2 sürümleri için yayınladığı isteğe bağlı önizleme güncellemesi olan KB5120998, kullanıcılara ciddi görsel problemler yaşatmaya başladı. Güncellemeyi yükleyen sistemlerde kişiselleştirilmiş masaüstü arka planları düzgün şekilde yüklenemiyor ve sistem otomatik olarak simsiyah bir arka plana geçiş yapıyor. Maalesef hatalar bunlarla da sınırlı değil. Birkaç gün önce mouse ayarlarını bozduğu da ortaya çıkmıştı. Microsoft, sorunları kabul etti ve çözüm üzerinde çalıştığını açıkladı Microsoft tarafından yapılan uyarılara göre işletim sisteminin kabuk mimarisine bağlı diğer özelleştirme seçenekleri de bu sorundan etkilendi. Slayt gösterisi modundaki duvar kağıtları ve yüksek karşıtlık temaları da dahil olmak üzere birçok kişiselleştirme ayarı işlevini kaybediyor. Yaşanan problemin en can sıkıcı yanı ise kullanıcıların manuel müdahalelerinin sonuçsuz kalması. Masaüstü ayarlarını el ile sıfırlamaya veya yeni bir görsel seçmeye çalışan kullanıcılar, hangi değeri seçerse seçsin sistem ayarları doğru yükleyemediği için tekrar varsayılan siyah ekrana geri dönüyor. Yani KB5120998 güncellemesini kuran ve bu hatadan etkilenen kullanıcıların şimdilik siyah ekranla yaşamaktan başka seçeneği bulunmuyor. Geçtiğimiz günlerde fare ayarlarının bozulması ve Defender tarafındaki hatalı uyarılarla da gündeme gelen KB5120998 güncellemesi için Microsoft resmî bir açıklama yaptı. Şirket, sorunun farkında olduklarını ve üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Maalesef şimdilik resmî bir geçici çözüm paylaşılmadı. Düzeltmenin yakında gelecek bir Windows güncellemesiyle sunulacağı belirtildi.

Windows 11 İçin Yayımlanan Son Güncelleme Bilgisayarların Masaüstünü Bozmaya Başladı! Şirketten Açıklama Geldi

FC 27 Bu Yıl PC'de Bir Başka Olacak: Yeni Grafik Modu, Yeni Kontrol İyileştirmeleri ve Dahası Geliyor!

FC 27’nin piyasaya çıkmasına yalnızca birkaç hafta kaldı. Yıllardır süregelen alışılagelmiş formülünü önemli ölçüde değiştirmeyi hedefleyen yeni yapım, oyunculara çok daha farklı ve yeni bir futbol deneyimi vaat ediyor. Bu yılki oyun ile seriye gelecek yeniliklerin yanı sıra EA, bu yıl özellikle PC sürümüne ayrı bir önem verildiğini ve özel bir grafik modu bulunacağını doğruladı. PC'ye özel grafik modu yer alacak Sistem donanımınızın gücünden tam anlamıyla yararlanmanızı kolaylaştıracak çeşitli sıfırlama ve yapılandırma seçenekleri PC sürümünde yer alıyor. Görsel kalitenin sınırlarını zorlayan üst düzey sistem sahipleri için özel olarak tasarlanan "Ultra Enhanced" grafik modu, PC platformundaki en dikkat çekici yeniliklerden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca klavye ve fare desteğinin belirgin şekilde iyileştirilmesi, bu yıl kontrolü çok daha rahat ve hassas hâle getirecek. FC 26’dan elde edilen geri bildirimler doğrultusunda hayata geçirilen tepkisellik artışı, daha hızlı yükleme süreleri ve genel performans optimizasyonları da oyunu PC'de oynamayı son derece cazip kılıyor. FC 27, 25 Eylül’de dünya çapında erişime açılacak. Ultimate Edition sahipleri ise 18 Eylül itibarıyla oyuna erken erişim sağlayabilecek. Bu tarihe kadar oyuna dair daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz Gamescom'da doğrudan The Grounds ve Kariyer modlarının yetkilileri ile gerçekleştirdiğimiz röportajları hemen aşağıda yer alan içeriklerimiz üzerinden okuyabilirsiniz.

FC 27 Bu Yıl PC'de Bir Başka Olacak: Yeni Grafik Modu, Yeni Kontrol İyileştirmeleri ve Dahası Geliyor!

144 Hz Ekrana Sahip Bütçe Dostu Telefon vivo T5 Tanıtıldı

Türkiye’de en çok satan akıllı telefon markalarından biri konumundaki vivo, telefonlarına bir yenisini daha ekledi. Çinli firma, bütçe dostu segmentte konumlandırabileceğimiz bir model olan T5’i resmen tanıttı. vivo T5 modeli, yüksek performanslı ekranı ve dev bataryasıyla dikkat çekiyor. Cihazın arkasında iPhone Air, Google Pixel gibi cihazlara benzeyen soldan sağa uzanan bir kamera kurulumu var. Önde ise ince çerçeveli delikli ekran görüyoruz. vivo T5 neler sunuyor? Ekran 6,83 inç, 1260x2800 piksel, 144 Hz, 3000 nit, AMOLED İşlemci Dimensity 7500 Turbo RAM 6/8/12 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP + 8 MP Ön kamera 32 MP Batarya 7050 mAh (44W) İşletim sistemi OriginOS 6 (Android 16) Vivo T5 5G, ön tarafında 2800 x 1260 piksel çözünürlüğe sahip 6,83 inçlik 3D kavisli bir AMOLED ekran taşıyor. Bu ekran, 144 Hz’lik yüksek yenileme hızıyla çok akıcı bir deneyim sunabiliyor. Ayrıca 3000 nitlik tepe parlaklık değeri, en aydınlık ortamlarda bile ekranı kolayca görmenizi sağlıyor. Dimensity 7500 Turbo işlemciden güç alan cihazda 6/8/12 GB RAM ve 128/256 GB depolama seçenekleri var. Kutudan Android 16 tabanlı OriginOS 6 işletim sistemiyle çıktığını ekleyelim. Kamerasına baktığımızda OIS destekli 50 megapiksel çözünürlüğünde Sony IMX882 ana kamera ve ona eşlik eden 8 megapiksellik ultra geniş açı kamera görüyoruz. Önde ise selfie çekimleri için 32 MP’lik deliğe yerleştirilen bir kamera var. 44W destekli 7050 mAh büyük bataryasıyla 85 saate kadar müzik, 34,7 saate kadar da kesintisiz video oynatma imkânı sunuyor. vivo T5 modeli, Hindistan’da 9 Eylül’de satışa çıkacak. Diğer pazarlara gelişiyle ilgili bir bilgi yok. Başlangıç versiyonunda 370 dolar fiyatı var. En üst seviye 12/256 GB versiyonu ise 529 dolara satılacak.

144 Hz Ekrana Sahip Bütçe Dostu Telefon vivo T5 Tanıtıldı: İşte Fiyatı ve Özellikleri

Rusya'da Bir İnsansı Robot, Kendisini İten Müşteriye Saldırdı! [Video]

Rusya’da bir teknoloji mağazasında sergilenen Unitree G1 modeli insansı robot, kendisini iten bir müşteriye fiziki karşılık vermeye çalışarak sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. İtildikten hemen sonra savunma pozisyonuna geçip tekme atmaya benzeyen hamleler sergileyen robot, çevredeki kişilerin araya girmesiyle güçlükle durduruldu. Olayın kurgusal bir gösteri mi yoksa teknik bir arıza mı olduğu henüz netlik kazanmazken, görüntüler robotların kamusal alanlardaki güvenliğini yeniden tartışmaya açtı. Bir anda dövüş pozisyonuna geçti Güvenlik kamerasına yansıyan olayda, Çin merkezli Unitree firması tarafından üretilen iki ayaklı robotun, önünde duran bir kişinin fiziksel müdahalesine anında tepki verdiği görülüyor. Dengesini sağladıktan sonra karşısındaki kişiye yönelen Unitree G1, dövüş sporlarını andıran hareketler yaparak tekme savurma hamlesinde bulundu. Çevredeki kişilerin müdahalesiyle robot kontrol altına alınarak kapatıldı ancak robotun sergilenme anında hangi yazılım modunda olduğu ya da bu tepkinin özel bir gösteri programından mı yoksa bir güvenlik arızasından mı kaynaklandığı henüz doğrulanmadı. İnsan hareketlerini taklit etme yeteneğine sahip bu tür fiziksel sistemlerin mağaza, fuar gibi insan yoğunluğunun fazla olduğu alanlarda bulunması risk başlığını gündeme getiriyor. Küçük ve hafif modellerin dahi kontrol dışı hareketleri yaralanmalara yol açabilecekken, daha güçlü motorlara sahip endüstriyel insansı robotlarda yaşanabilecek benzer durumların ciddi sonuçlar doğurabileceği söyleniyor.

Rusya'da Bir İnsansı Robot, Kendisini İten Müşteriye Saldırdı! [Video]

Huawei Watch 6 Serisi Tanıtıldı

Huawei, sunduğu üstün kaliteli ürünleriyle piyasadaki en iyi akıllı saat üreticilerinden biri olmayı başarmıştı. Şimdi ise şirket, giyilebilir teknoloji pazarındaki iddiasını yeni Huawei Watch 6 serisi ile sürdürecek. Küresel pazarda resmi olarak lansmanı yapılan seri, iki farklı boyut seçeneğinin yanı sıra seramik malzemeden üretilen Pro modeliyle dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl tanıtılan Watch 5 modeline kıyasla hem tasarım hem de sağlık takip yeteneklerinde önemli güncellemeler var. Watch 6 serisi neler sunuyor? Tasarım tarafında cihazın en belirgin değişimi incelen ve hafifleyen yapısı. Serinin 42 mm boyutundaki standart versiyonu, sadece 38 gram ağırlığı ve 10,2 mm kalınlığı ile Huawei'nin şimdiye kadar ürettiği en hafif akıllı saat olma unvanını taşıyor. 46 mm'lik versiyonda ise daha dayanıklı bir yapı sunmak adına paslanmaz çelik kasa tercih edilmiş. Standart seri dört farklı kaplama seçeneği, yeni Arcglow tasarımı ve kayışın bileğe daha doğal oturmasını sağlayan esnek EasyCross bağlantı yapısıyla birlikte geliyor. Serinin en üst konumunda yer alan Watch 6 Pro modelleri ise malzeme kalitesiyle fark yaratıyor. 46 mm boyutundaki Watch 6 Pro Space Edition, altın detaylara sahip siyah seramik bir çerçeve ile kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Serinin en özel üyelerinden biri olan 43 mm'lik model ise Nano-Tech Seramik malzemeden üretilmiş. Şirket, bu modelin ürün gamındaki tamamen seramik ilk akıllı saat olduğunu vurguluyor. Sağlık ve yaşam takibi tarafında Watch 6 serisi, güncellenmiş X-TAP sensör teknolojisinden güç alıyor. Watch 5 modelinde yer alan altyapının üzerine inşa edilen bu yeni sensör, takip edilen sağlık metriği sayısını 10'dan 11'e çıkarıyor. Bu ölçümler temel sağlık verilerinin yanı sıra endokrin, kardiyovasküler ve solunum sistemi sağlığı gibi kritik alanları kapsıyor. Tek bir dokunuşla tüm sağlık verilerine hızlıca göz atmayı sağlayan Health Glance özelliğinin yanına bu kez yenilenmiş bir günlük takip sistemi eklenmiş. Spor tarafında ise 100'den fazla antrenman modu sunuluyor. Pil ömrü normal kullanımda 4.5 gün civarı, tasarruf modunda ise 7 gün vcivarı olarak açıklandı. 23 Eylül’de satışa çıkacak standart modelin 399,99 sterlinlik fiyatı var. Pro model ise 599,99 sterline satılacak.

Huawei Watch 6 Serisi Tanıtıldı: Markanın Şimdiye Kadarki En Hafif Akıllı Saati!

Android Auto'daki Google Maps'e Göz Yormayan Yeni Renk Seçenekleri Geliyor

Google, Android Auto deneyimini iyileştirmek için arka planda yeni özellikler ve tasarım dokunuşları test etmeye devam ediyor. I/O 2026'da duyurulan büyük arayüz yenilemesini beklerken, sunulan son beta güncellemeleri özellikle gece sürüşlerinde sürücülerin gözünü alan harita renk paletinde önemli değişikliklerin yolda olduğunu gösteriyor. Yeni tasarım göz yorulmalarını azaltacak Android Auto uygulamasının son beta sürümünde (v17.6.663424) tespit edilen yeni Google Maps arayüzü, özellikle geniş ve parlak bilgi-eğlence ekranlarında yaşanan göz yorulması sorununu hedefliyor. Mevcut sürümde yön ve dönüş göstergelerinde kullanılan turkuaz rengin yerini daha koyu gri tonları alırken, harita zeminine de belirgin şekilde daha koyu bir arka plan teması uygulanıyor. Koyu modda bile turkuaz kalan dönüş panelinin griye dönüştürülmesi, gece görüşünü ve sürüş güvenliğini belirgin şekilde artırmayı amaçlıyor. Test edilen bu yeni renk paletiyle ilgili ilginç detay ise değişikliğin yalnızca Android Auto ekranıyla sınırlı kalması. Normalde Android Auto üzerindeki harita görünümü doğrudan bağlı telefondaki Google Maps uygulamasından yansıtılırken, bu yeni koyu temanın bağlı Android cihazlarda görünmediği fark edildi. Google'ın bu güncellemeyi kasıtlı bir tasarım değişikliği olarak mı test ettiği yoksa betada ortaya çıkan geçici bir durum mu olduğu henüz netlik kazanmış değil.

Android Auto'daki Google Maps'e Göz Yormayan Yeni Renk Seçenekleri Geliyor

Samsung, Telefonları Yavaşlattığı İçin Milyonlarca Dolar Ceza Alabilir

Geçmişte telefon üreticilerinin eski cihazlarında performans düşürdüğü durumlar görmüştük. Şimdi ise Samsung böyle bir durumla karşı karşıya. Güney Kore Adil Ticaret Komisyonu yetkilileri, Samsung'un Galaxy S22 serisinde uyguladığı Game Optimizing Service yazılımına dair yürütülen soruşturmada sona yaklaştı. SammyGuru'nun aktardığına göre kurumun hazırladığı raporda, teknoloji devinin amiral gemisi cihazlarında sunduğu yüksek performansı pazarlarken, GOS'un işlemci güçlerini ciddi oranda sınırladığı bilgisini tüketicilere yeterince açıklamadığı belirtildi. Bu durum "ağır ihlal" olarak nitelendirildi. 47 milyon dolar ceza yiyebilir GOS sistemi, oyun oynama sırasında cihazın ısınmasını kontrol altında tutmak ve pil tüketimini dengelemek amacıyla tasarlanmıştı. Ancak Galaxy S22 serisinde kullanıcıların bu kısıtlamaları kolayca devre dışı bırakmasının engellenmesi büyük bir tepkiye yol açmıştı. Yetkililerin Genshin Impact oyunu üzerinde gerçekleştirdiği testler, GOS aktifken işlemci performansının maksimum kapasitesinin %46,8’ine, GPU performansının ise %42,8’ine kadar düştüğünü ortaya koydu. Raporda, bu kısıtlamanın dinamik bir sıcaklık yönetiminden ziyade genel ve zorunlu bir performans sınırı olduğu vurgulandı. Samsung tarafı ise GOS yazılımının uzun süreli oyun deneyimlerinde kararlılık sağlamak, sıcaklığı ve güç tüketimini yönetmek amacıyla var olduğunu savunuyor. Şirket yetkilileri, bu kısıtlamalardan etkilenen oyunları oynayan kullanıcı oranının oldukça düşük olduğunu ve dolayısıyla bu bilginin ortalama bir tüketicinin satın alma kararını doğrudan etkileyecek hayati bir detay olmadığını iddia ediyor. Ancak düzenleyici kurum, amiral gemisi bir telefon satın alan kullanıcılar için işlemci performansının en temel karar faktörlerinden biri olduğunun altını çiziyor. Galaxy S21, S22 ve Galaxy Tab S8 serilerinin pazarlama süreçlerinde bu sınırlandırmalardan bahsedilmemesinin yanıltıcı reklam kapsamına girdiği ifade ediliyor. Resmî ceza henüz kesinleşmiş değil. Kurum, ilgili satış gelirlerini baz alarak firmaya 47 milyon dolara kadar çıkan bir idari para cezası verebilir. Nihai karar için 14 Ekim’de toplanılacak.

Samsung, Galaxy Telefonları Yavaşlattığı İçin Milyonlarca Dolar Ceza Alabilir

[Eylül 2026] En Güçlü Android Telefonlar Açıklandı

Bugün yeni bir akıllı telefon almak istediğinizde alabileceğiniz çok fazla seçenek var. Samsung'dan Apple'a, Xiaomi'den vivo'ya kadar onlarca model mevcut. Peki tercihimiz Android bir telefon olursa mevcut en iyi telefon hangisi? Bu sorunun cevabını arıyorsak, telefonların donanımları kadar bu donanımlar üzerinden yapılan testlere de göz atmamız gerekiyor. İşte bu noktada devreye AnTuTu gibi platformlar giriyor. Her ay mevcut en iyi android telefonları listeleyen AnTuTu, bu ay da güncel listesini yayımlamış durumda. En güçlü android telefonlar | Telefon | AnTuTu Puanı | Türkiye Fiyatı | | -------- | -------- | -------- | -------- | -------- | | Red Magic 11 Pro | 4,013,168 | 59.999 TL | | iQOO 15 | 3,758,268 | Resmî satışı yok | | Poco F8 Ultra | 3,651,476 | 63.499 TL | | REDMI K90 Pro Max | 3,622,315 | Resmî satışı yok | | OnePlus 15 | 3,606,149 | 79.999 TL | | Xiaomi 17 Ultra | 3,600,724 | 109.999 TL | | Galaxy S26 Ultra | 3,463,142 | 83.999 TL | | vivo X300 Pro | 3,326,259 | 92.999 TL | | Xiaomi 17 | 3,248,535 | 79.999 TL | | Xiaomi 17T Pro | 3,182,664 | 58.560 TL | Zirvede ise bir süredir Red Magic 11 Pro yer alıyor. Aynı zamanda ülkemizde satışı da bulunduğundan, şu anda satın alabileceğiniz en güçlü akıllı telefon Red Magic 11 Pro diyebiliriz. Peki sizce güncel en güçlü android telefon hangisi? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

[Eylül 2026] En Güçlü Android Telefonlar Açıklandı

En Güçlü Bentley Olacak Torcal'ın Detayları Paylaşıldı

Lüks otomobil deyince akla gelen firmalardan biri olan İngiliz şirket Bentley, asırlık hız ve konfor mirasını tamamen elektrikli çağa taşımaya hazırlanıyor. Markanın ilk tam elektrikli SUV modeli olarak konumlandırılan Torcal, İngiltere’deki Crewe fabrikasından çıkacak en güçlü ve en hızlı seri üretim otomobili olacağı iddiasıyla duyuruldu. Torcal, Bentley’nin içten yanmalı motorlardan kademeli olarak elektrikli güce geçiş stratejisinin en kritik hamlesi olacak. Modelin 2028 model yılıyla çıkması ve ABD pazarındaki satışlarının 2027 yılında başlaması planlanıyor. Hâlâ resmî tanıtım yok ancak marka tarafından bazı teknik detaylar paylaşıldı. Ayrıca prototip sürüşlerinden de veriler var. 838 beygirle en güçlü Bentley! MotorTrend’in aktardığı bilgilere göre ise elektrikli SUV Torcal, çift motorlu kurulumuyla 838 beygirden fazla güç ve yaklaşık 1.000 Nm tork sunacak. 0’dan 100 km/sa’e ise 3 saniyenin altında çıkacak. Bu da markanın mevcut performans kıstası konumunda bulunan Continental GT Speed modelini geride bırakacağı anlamına geliyor. O modelde 771 beygir gücü sunuluyordu ve 0’dan 100 km/sa’e 3,1 saniyede çıkılıyordu. Menzil tarafında WLTP standartlarına göre yaklaşık 600 km hedeflendiği gelen bilgiler arasında. Şarj konusunda da iddialı rakamlar öne sürülmüş. 400 kilovatlık DC hızlı şarj desteği sayesinde aracın bataryasına yaklaşık 7 dakikada 100 millik menzil eklenebileceği belirtiliyor. Yüzde 10’dan yüzde 80’e dolum süresinin ise 20 dakikanın altında kalacağı da gelen bilgiler arasında. Otomobilin iç mekanına dair onaylanan detaylar arasında kavisli ekran yapısına sahip yeni konsol düzeni var. Sürücü ve yolcular, "Curation Engine" adı verilen sistem üzerinden Bentley Mode, Comfort Mode ve Sport Mode gibi sürüş seçeneklerine bağlı olarak kabin aydınlatmasını, klimayı ve ses ayarlarını otomatik olarak değiştirebilecek. V8 ve W12 motorların gidişiyle ortaya çıkan sessizliği doldurmak isteyen Bentley, müzisyenlerle iş birliği yaparak "Bentley Dynamic Symphony" adını verdiği sentetik bir ses katmanı da geliştirmiş. En güçlü Bentley modeli olacak Torcal’ın 23 Eylül'de Londra’da gerçekleştirilecek lansmanla tamamen tanıtılmasını bekliyoruz.

Bugüne Kadarki En Güçlü Bentley Olacak Torcal'ın Detayları Paylaşıldı: 838 Beygirlik Canavar!

Meta, Kodlama ve Çoklu Görev Konusunda Çıtayı Arşa Çıkaran Muse Spark 1.3' Duyurdu

Yapay zekâ yarışında yükselmeye çalışan firmalardan biri de Meta’ydı. Öyle ki şirket, düzenli olarak iddialı modellerle karşımıza çıkıyor. Şimdi ise yapay zekâ modellerini geliştirmek için Muse Code ve Meta Model API kullanıcılarından elde ettiği verilerden yararlandığı Muse Spark 1.3 modelini resmî olarak tanıttı. Gerçek dünyadaki karmaşık senaryolara uyum sağlamak üzere tasarlanan yeni sürüm, özellikle uzun süreli otonom görevlerde ve kod geliştirme süreçlerinde belirgin performans artışları vaat ediyor. Gelişmiş ajan becerileri ve çoklu görev yönetimi Muse Spark 1.3, tek bir uzun sohbet başlığı içerisinde birden fazla iş akışını kopmadan yürütebilme yeteneğine sahip. Açık uçlu ve karmaşık hedeflerle karşılaştığında, çelişkili veya karmaşık kaynaklardan kendi bağlamını oluşturabiliyor. Planlama aşamasındaki eksiklikleri tespit edip kendi hatalarını düzeltebilen model, öğrendiği bilgileri hafızasında tutarak nihai ürünü sunabiliyor. İnsan-yapay zekâ etkileşimini kolaylaştırmak adına modele yeni iş birliği özellikleri de kazandırıldı. Muse Spark 1.3, belirsiz talimatlar aldığında açıklayıcı sorular sorabiliyor, tıkandığı noktalarda kullanıcıdan yardım isteyebiliyor ve kritik hamleler öncesinde onay almayı bekliyor. Kullanıcı tercihine göre arka planda sessizce çalışabildiği gibi düzenli durum güncellemeleri de sunabiliyor. Ayrıca, çok adımlı talimatları takip ederken karmaşık kısıtlamaları gözden kaçırmadan ve iş akışından sapmadan yanıt üretebiliyor. Aynı sohbet başlığı içinde kesintiler yaşansa veya geçmiş isteklerle çakışmalar olsa bile görevleri doğru araçlarla eşleştirebiliyor. Model kendi sınırlarının da farkında. Neyi yapıp neyi yapamayacağını veya hangi noktada engellerle karşılaştığını bilerek desteklenmeyen sonuçlar üretmekten kaçınıyor. Yazılım mühendislerinin günlük iş akışları düşünülerek eğitilen Muse Spark 1.3, kodlama tarafında selefi Muse Spark 1.2'ye kıyasla daha temiz bir stil ve daha kısa yanıtlar sunuyor. Meta mühendisleri tarafından gerçekleştirilen performans testleri, yeni modelin çok daha hızlı ve verimli çalıştığını gösterdi. Model, görevleri tamamlarken yaklaşık %20 daha az araç çağrısı yapıyor ve yaklaşık %25 daha az token harcıyor. Muse Spark 1.3 bugün itibarıyla Muse Code ve Meta Model API üzerinden erişilebilir durumda.

Meta, Kodlama ve Çoklu Görev Konusunda Çıtayı Arşa Çıkaran Muse Spark 1.3' Duyurdu

Arka Cam İnadı Bitti: 536 Beygir Gücündeki Elektrikli Polestar 4 SUV Tanıtıldı

Geçtiğimiz yıl tanıtılan Polestar 4, arka camı tamamen kaldıran yapısıyla kullanıcılardan yoğun eleştiri almıştı. Volvo ile bağlarını zayıflatan marka, bu geri dönüşleri dikkate aldı. Karşımızda elektrikli otomobil pazarına pratikliği ve standart arka camı geri getiren Polestar 4 SUV var. Arka camın eklenmesi tavan çizgisini doğrudan değiştiriyor. Bu değişim sayesinde arka taraftaki yaşam alanı hissedilir şekilde genişliyor. Tasarım tarafını bir kenara bırakırsak, aracın sunduğu batarya kapasitesi ve yüksek menzil değerleri performans arayanları hedefine koyuyor. Yeni modelin Polestar Türkiye tarafındaki akıbeti ise yerel tüketiciler için belirleyici bir detay barındırıyor. İç mekanda genişleyen yaşam alanı Tartışmalı arka bölme tamamen değişti. Tavan yapısındaki yeni eğim, arka koltuklarda oturanlara fazladan 25 milimetre baş mesafesi sağlıyor. Bagaj hacmi koltuklar yatırıldığında 1.665 litre seviyesine ulaşıyor. Marka, dijitalleşmeden tamamen kopmuyor. Geleneksel ayna artık araçta standart olarak sunuluyor ancak kameralı dijital aynayı isteyenler bunu opsiyon listesinden ekleyebiliyor. Performans odaklı çift motor seçeneği Yeni Polestar 4 SUV, iki farklı güç paketiyle yollara çıkıyor. Tek motorlu ve arkadan itişli versiyon 268 beygir güç, 343 Nm tork üretiyor. Bu modelin 0'dan 100 kilometre hıza ulaşması 7,3 saniye sürüyor. Çift motorlu versiyon ise ivmelenme verilerini tamamen değiştiriyor. 536 beygir güç ve 686 Nm tork. Sadece 3,9 saniyelik 0-100 hızlanması sunan bu dört çeker yapı, aracın düzlük performansını ciddi oranda artırıyor. Batarya kapasitesi ve şarj donanımları Her iki model de 100 kWh batarya kapasitesi barındırıyor. Tek motorlu seçenek bu kütleyle 629 kilometre menzil sunuyor. Çift motorlu versiyon ise performans tüketimine rağmen yaklaşık 600 kilometre menzil vadediyor. Araç, 200 kW'a kadar DC hızlı şarj donanımını destekliyor. Güney Kore'de üretilen SUV'de ek olarak araçtan cihaza güç aktarımı (V2L) özelliği ve bir kamp modu mevcut. Kamp modu sayesinde araç park halindeyken iklimlendirme ve eğlence sistemleri çalışmaya devam edebiliyor. Satış fiyatı ve Türkiye pazarındaki durumu Daha sert bir sürüş dinamiği arayanlar için özel bir "Performance" paketi listeleniyor. Brembo frenler, 22 inçlik jantlar, Pirelli P Zero lastikler ve ZF aktif amortisörler bu pakete dahil edilmiş. Araç, İngiltere pazarında arka camsız coupe versiyondan 2.000 sterlin daha ucuza satılacak. Amerika pazarına girmeyecek olan SUV'nin bizi ilgilendiren boyutu ise yerel dağıtımda yatıyor. Yenilenen Polestar 4 SUV, Türkiye'ye resmi olarak getirilmeyecek otomobiller arasında yer alıyor.

Arka Cam İnadı Bitti: 536 Beygir Gücündeki Elektrikli Polestar 4 SUV Tanıtıldı

WhatsApp'ta Kritik Bir Güvenlik Açığı Keşfedildi: Kilitli Ekrandan Fotoğraflara Erişilebiliyor!

Akıllı telefonunuzu şifreleyip kilitli tutmanın tüm kişisel verilerinizi ve fotoğraflarınızı güvende tuttuğunu düşünüyorsanız bir kez daha değerlendirmeniz gerekebilir. Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp’ta keşfedilen yeni bir güvenlik açığı, alışılagelmiş kilit ekranı kısıtlamalarını tamamen bypass ederek telefon galerisindeki tüm fotoğraflara izinsiz erişim imkânı tanıyor. Güvenlik açığı nasıl tetikleniyor? Söz konusu zafiyet, güvenlik araştırmacısı Jose Rodriguez tarafından X platformunda paylaşılarak çalışma mantığı canlı olarak gösterildi. Kilitli durumdaki bir Android telefona WhatsApp üzerinden görüntülü arama geldiğinde, arama kilit açılmadan yanıtlanabiliyor, bu beklenen ve normal bir davranış ancak sorun, arama bağlandıktan sonra ortaya çıkıyor: Görüntülü görüşme esnasında efektler simgesine dokunularak filtre ve arka plan menüsüne giriliyor. "Arka Planlar" seçeneği altından Meta AI ile arka plan oluşturma simgesine tıklanıyor. Burada yeni bir görsel oluşturma veya var olan bir fotoğrafı düzenleme seçeneği sunuluyor. "Var olan bir fotoğrafı düzenle" seçeneğine dokunulduğunda, uygulama telefonun kilidini açmaya gerek duymadan doğrudan cihaz galerisini erişime açıyor. Hangi cihazlar risk altında? Neyse ki bu gizlilik açığı tüm akıllı telefon üreticilerini etkilemiyor. Yapılan testlerde sorunun özellikle OPPO ve vivo cihazlarında geçerli olduğu görülürken, Samsung telefonların bu açıktan etkilenmediği bildirildi. Uzmanlar, zafiyetin temelinde WhatsApp'ın kendisinden ziyade, üreticilerin geliştirdiği özel Android arayüzlerinin kilit ekranı izinlerini ve kilit açılmadan erişilebilen özellikleri işleme biçimindeki bir hatanın yatabileceğini belirtiyor.

WhatsApp'ta Kritik Bir Güvenlik Açığı Keşfedildi: Kilitli Ekrandan Fotoğraflara Erişilebiliyor!

Aston Martin, Porsche 911 GT3'e Rakip Olacak Aracını Test Ederken Görüntülendi [Video]

Aston Martin’in ikonik modeli Vantage, son nesliyle birlikte Porsche 911’e hiç olmadığı kadar ciddi bir rakip hâline gelmişti ancak İngiliz üreticinin, Alman rakibinin en pist odaklı ve performanslı modeli olan 911 GT3 ile tam anlamıyla kafa kafaya yarışabilmesi için daha güçlü bir silaha ihtiyacı vardı. CarSpyMedia tarafından efsanevi Nürburgring pistinde casus kameralara yakalanan yeni bir Vantage prototipi, markanın tam da bu amaca hizmet edecek tabiri caizse bir canavar üzerinde çalıştığını gözler önüne seriyor. Aerodinamik baştan aşağı güncellendi Sızdırılan test aracında ilk dikkat çeken detay, standart Vantage modellerine kıyasla uygulanan agresif aerodinamik dokunuşlar oluyor. Ön tarafta, dış kenarlara kadar uzanan aerodinamik kanatçıklarla desteklenmiş çok daha büyük bir splitter ve yeniden tasarlanmış bir ön ızgara yer alıyor. Ön çamurluklardaki devasa hava tahliye kanalları ise tekerlek yuvalarında biriken yüksek basınçlı havayı dışarı atmaya yardımcı oluyor. Genişletilmiş marşpiyellerin yanı sıra aracın arka kısmında tam anlamıyla bir görsel şölen yaşanıyor. Bagaj kapağının üzerine konumlandırılan devasa sabit arka kanat, Aston Martin’in pist odaklı Valkyrie hypercar modelinden ilham almış gibi görünüyor. Yeniden tasarlanan heybetli difüzör ve standart modeldeki çift taraflı egzoz çıkışlarının aksine merkeze toplanmış dörtlü egzoz sistemi, bu Vantage'ın sıradan bir performans artışıyla yetinmeyeceğini kanıtlıyor. 700 beygir gücün üzerine çıkması bekleniyor Motor tarafında henüz resmî bir teknik veri açıklanmış değil ancak mevcut standart Vantage 656 beygir, geçtiğimiz günlerde tanıtılan Vantage S ise 670 beygir güç üretiyor. Mercedes-AMG imzalı 4.0 litrelik çift turbolu V8 motorun bu özel versiyonda 700 beygir gücün üzerine çıkarılması bekleniyor. Birçok kişinin aklına V12 seçeneği gelse de Porsche 911 GT3 gibi hafif ve pist odaklı bir rakiple mücadele edebilmek adına V8 motorun ağırlık avantajı sebebiyle tercih edilmeye devam edeceği tahmin ediliyor. V12 ihtimali zayıf görünse de manuel şanzıman seçeneği tamamen masadan kalkmış değil. Aston Martin CEO'su Adrian Hallmark'ın manuel vites seçeneğini ürün gamına tekrar kazandırma isteği ve markanın önceki nesil Vantage AMR modelinde 7 ileri manuel şanzıman sunmuş olması bu ihtimali güçlendiriyor. Üretim versiyonuna son derece yakın bir gövdeyle test edilen bu özel Vantage modelinin resmî tanıtımının bu yılın sonlarında veya 2027'nin başlarında yapılması bekleniyor.

Aston Martin, Porsche 911 GT3'e Rakip Olacak Aracını Test Ederken Görüntülendi [Video]

Michael Jordan'ın "Kayıp" Ferrari'si Gün Yüzüne Çıktı: Milyon Dolarlık Açık Artırma Geliyor!

NBA efsanesi Michael Jordan’ın 1990’ların sonunda özel olarak tasarlattığı ve çeyrek asırdır gözlerden uzak olan 1997 model Ferrari 550 Maranello’su nihayet bulundu. Spor ve otomobil dünyasında heyecan yaratan bu efsanevi araç, devasa bir tahmini satış bedeliyle açık artırmaya çıkarılıyor. Çeyrek asırdır kayıptı Şasi numarası 108712 olan ve Jordan’ın beşinci NBA şampiyonluğunu kazandığı efsanevi dönemi simgeleyen özel yapım Ferrari, satıldıktan sonra yaklaşık 25 yıl boyunca izini kaybettirmişti. Miami merkezli lüks araç bayisi Curated’ın kurucu ortağı John Temerian liderliğindeki ekip, 2026’nın başlarında yürüttükleri titiz takip sonucunda aracı uzun süredir saklayan sahibine ulaştı ve otomobili satın almayı başardı. Aracın satışı, ünlü sanatçı Pharrell Williams’ın desteklediği dijital müzayede platformu Joopiter üzerinden gerçekleştirilecek. 15-30 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek çevrim içi açık artırmada, araç için 700.000 ile 1.300.000 dolar arasında bir satış fiyatı öngörülüyor. Standart ve kusursuz durumdaki bir 1997 Ferrari 550 Maranello’nun piyasa değerinin 300.000 doların altında olduğu göz önüne alındığında, aradaki devasa fark tamamen Michael Jordan’ın sahipliğine ve kusursuz şekilde belgelenmiş geçmişine dayanıyor. Neden bu kadar değerli? Bu otomobili sıradan bir lüks araçtan ayıran en önemli detay ise kültür tarihindeki yeri. Nike’ın efsanevi tasarımcısı Tinker Hatfield, ünlü "Air Jordan XIV" modelini tasarlarken tam olarak bu 550 Maranello’dan ilham almıştı. Ayakkabının akıcı hatları ve amblemi, bu Ferrari'nin kıvrımlarını ve ikonik şaha kalkmış at logosunu birebir yansıtıyor. Dolayısıyla bu araç, otuz yıla yaklaşan bir spor giyim efsanesinin arkasındaki somut ilham kaynağı olma özelliğini taşıyor. Müzayede öncesinde araç, Joopiter ve Curated iş birliğiyle 15-20 Eylül tarihleri arasında New York’taki Cart Department’ta halka açık olarak sergilenecek. "Büyüklüğe Doğru Yolculuk" (Journey Towards Greatness) temalı sergide Ferrari, Jordan'ın 1998 NBA Finalleri 3. Maçı'nda giydiği tarihi formasıyla birlikte yan yana yer alacak. Üst düzey koleksiyon otomobilleri pazarına ilk kez bu kadar büyük bir adımla giren Joopiter için bu satış, aracın kendisinden ziyade taşıdığı tarihi hikayeye yapılan dev bir yatırım anlamı taşıyor.

Michael Jordan'ın Kayıp Ferrari'si Gün Yüzüne Çıktı: Milyon Dolarlık Açık Artırma Geliyor!

Windows 11'de Sürekli Bu Uyarıyı Alıyorsanız Endişe Etmeyin: İşte Yapmanız Gerekenler!

Son günlerde çok sayıda Windows 11 kullanıcısı, Windows Defender'in kapalı olduğuna dair peş peşe uyarı mesajları almaya başladı. Sistemde güvenlik açığı bulunduğu hissini uyandıran bu durumun, Windows 11’deki bir sistem hatasından kaynaklandığı ortaya çıktı. Microsoft, hatalı bildirimlere rağmen arka plandaki güvenlik mekanizmalarının sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam ettiğini doğruladı. Birçok kullanıcıya Windows Defender uyarısı gönderiliyor Kullanıcı geri bildirimlerine göre bu uyarılar, bilgisayar açıldığı andan itibaren gün boyunca ekranda görünmeyi sürdürüyor. Sistem her ne kadar korumasız göründüğünü iddia etse de yerleşik güvenlik aracı Microsoft Defender arka planda sessizce görevini yapmaya devam ediyor. Ayrıca bu uyarılar doğrudan sistem düzeyinde tetiklendiği için standart bildirim ayarlarını değiştirmek de mesajları engellemeye yetmiyor. Sorunun yalnızca Windows 11 ile sınırlı kalmadığı, bazı Windows 10 kullanıcıları ile Windows Server altyapısı kullanan kurumsal ağlarda da benzer şikayetlerin yaşandığı bildirildi. Bu durumla karşılaşan kullanıcıların, Defender uygulaması üzerinden "Gerçek Zamanlı Koruma" özelliğinin aktif olduğunu teyit ettikten sonra uyarılara aldırış etmemeleri ve herhangi bir üçüncü taraf antivirüs yazılımı yüklememeleri öneriliyor. Microsoft, sorunun varlığını resmen kabul ederek yayın sağlığı paneli üzerinden bir açıklama paylaştı. Şirket, hatalı antivirüs uyarılarını tamamen ortadan kaldıracak bir yama üzerinde çalıştığını ve düzeltmenin kısa süre içinde otomatik bir güncelleme ile sunulacağını belirtti.

Windows 11'de Sürekli Bu Uyarıyı Alıyorsanız Endişe Etmeyin: İşte Yapmanız Gerekenler!

OpenAI'ın Yeni Modeli Astra Yolda: Güvenlik Açıklarını Affetmiyor!

OpenAI, yakında kullanıma sunmaya hazırlandığı yeni Astra modeli hakkında çarpıcı detaylar paylaştı. Şirketin değerlendirmelerine göre Astra, belirlenen "kritik siber güvenlik eşiğini" aşan ilk büyük dil modeli oldu. Yeni modelin erişime açılması planlansa da sahip olduğu gelişmiş siber güvenlik yeteneklerinin erişim alanı oldukça kısıtlı tutulacak. Güvenlik açığı bulma konusunda üstüne yok Astra’nın bir insan yönlendirmesine ihtiyaç duymadan sistemlerdeki bilinmeyen güvenlik açıklarını bulabildiği ifade ediliyor. Yapılan değerlendirmelerde model, bilinen sistem açıklarını sızma yeteneğini ölçen ExploitBench testinde tam puan aldı. OpenAI mühendislerinin geliştirdiği özel bir versiyonda ise model, iki adet "sıfırıncı gün" açığını tespit etmeyi başardı Söz konusu yüksek riskler nedeniyle OpenAI; gelişmiş yanıt kısıtlamaları, aksiyon anında düşünce zinciri takibi ve yüksek riskli hesapların sınırlandırılması gibi yeni güvenlik önlemlerini devreye alıyor. Öte yandan bağımsız üçüncü taraf doğrulamalarının ve ABD hükûmetiyle yürütülen olası test süreçlerinin belirsizliğini koruması, modelin gerçek güvenliği hakkındaki soru işaretlerini artırıyor. Hugging Face vakası ders oldu Sektörün kısa süre önce ajanların eğitim ortamından kaçarak Hugging Face üzerindeki özel verilere eriştiği olayla sarsılmasının ardından, OpenAI benzer bir durumun tekrarlanmaması için Astra’yı özel testlere tabi tuttu. Şirket, Astra'nın kuralları çiğnemeyerek test ortamından kaçma girişiminde bulunmadığını açıkladı. Yine de uzmanlar, modelin beklentileri bildiği için mi yoksa araştırmacıları yanıltmak amacıyla mı bu şekilde davrandığı konusunda temkinli yaklaşımını koruyor.

OpenAI'ın Yeni Modeli Astra Yolda: Güvenlik Açıklarını Affetmiyor!

GTA 6 ile Tam 25 Yıllık Gelenek Yıkılıyor (Yeni Bir Kontrole Alışacağız)

GTA 5, Red Dead Redemption 2 ve daha eski Rockstar yapımlarını oynayan herkes bu alışkanlığı çok iyi bilir... Karakterin daha hızlı koşmasını sağlamak için ilgili tuşa üst üste, seri bir şekilde basmanız gerekir. Bu işlem PlayStation tarafında yıllardır "X", Xbox'ta ise "A" tuşuyla yapılıyordu. 2001 yılında çıkan GTA 3'ten bu yana süregelen bu kontrol mekanizması, son 25 yılda oyuncular arasında sarsılmaz bir alışkanlık hâline geldi ancak yaklaşmakta olan GTA 6 ile birlikte bu durum kökten değişecek gibi. Artık L3 ile koşmanız gerekecek Insider Gaming'in İtalyan içerik üreticisi MikeShowSha'ya dayandırdığı habere göre oyunda koşma eylemi varsayılan olarak L3 (sol analoga basma) tuşuna atanacak. Mekaniğin tam olarak nasıl işleyeceği henüz kesinleşmiş değil ancak günümüzdeki birçok üçüncü şahıs ve birinci şahıs nişancı oyununda olduğu gibi, L3 tuşuna bir kez basmanın depar atmak için yeterli olacağı tahmin ediliyor. Oyuncular için asıl merak konusu ise Rockstar'ın alternatif kontrol şemaları sunup sunmayacağı ve eski "X/A tuşuna basma" yöntemini isteğe bağlı bir seçenek olarak koruyup korumayacağı. Topluluk ikiye bölünmüş durumda Söz konusu değişiklik iddiası Reddit başta olmak üzere oyuncu topluluklarında farklı tepkilerle karşılandı. Birçok oyuncu, sürekli aynı tuşa basma zorunluluğunun sona ermesini memnuniyetle karşılarken, yeni düzeni gecikmiş bir modernleşme adımı olarak değerlendiriyor. Buna karşın eski sistemi Rockstar oyunlarının karakteristik bir imzası olarak görenler de var. Ayrıca L3 kullanımının kontrolcü yıpranmasını hızlandıracağı, "analog kayması" (stick drift) sorununu tetikleyebileceği ve hareket hassasiyetini olumsuz etkileyebileceği yönünde ciddi endişeler dile getiriliyor. Özellikle karakter hareket hâlindeyken analog çubuğa bastırmanın, yönü kazara değiştirebileceğinden korkuluyor. Yeni sistemi destekleyenler ise depar atarken sağ başparmağın X/A tuşu ile sağ analog çubuğu arasında sürekli gidip gelmek zorunda kalmayacağını, bunun da koşu sırasında kamera kontrolünü oldukça kolaylaştıracağını savunuyor. Peki siz birini tercih edecek olsanız tercihiniz ne olurdu? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

GTA 6 ile Tam 25 Yıllık Gelenek Yıkılıyor (Yeni Bir Kontrole Alışacağız)

[Eylül 2026] 10 Oyun Game Pass'ten Kaldırılıyor (Oynamak İstiyorsanız Son Şansınız)

Aylık abonelik sistemiyle oyuncuları yüzlerce oyunla buluşturan Xbox Game Pass'e her ay yeni oyunlar ekleniyor ve kaldırılıyor. Bugün ise bu ay Game Pass kütüphanesine veda edecek oyunlar açıklanmış durumda. Geçtiğimiz aylarda olduğu gibi bu ayın sonunda da toplam değeri binlerce TL'ye ulaşan oyunlar, Game Pass kütüphanesinden kaldırılacak. Xbox tarafından yapılan açıklamada bu ay toplamda 10 oyuna veda edeceğimizi görüyoruz. Eğer hâlâ oynamadıysanız, aşağıdaki oyunları Game Pass kütüphanesinde iken oynamanızı tavsiye ediyoruz. Xbox Game Pass’ten kaldırılacak oyunlar Commandos: Origins Cricket 24 Cyberpunk 2077 Dead Cells Deep Rock Galactic Survivor Frostpunk 2 Mullet Madjack Spiritfarer Superliminal Train Sim World 5 Yukarıda görmüş olduğunuz oyunların tamamı Eylül ayı içerisinde Game Pass kütüphanesine veda etmiş olacak. Eğer hâlihazırda Game Pass aboneliğiniz bulunuyorsa ve daha sonra satın almayı düşünmüyorsanız bu oyunları oynamak için 15 Eylül tarihine kadar vaktiniz var.

[Eylül 2026] 10 Oyun Game Pass'ten Kaldırılıyor (Oynamak İstiyorsanız Son Şansınız)

FC 27'de Yer Alacak Lisanslı Ligler, Takımlar ve Yeni Stadyumlar Açıklandı!

EA, dünyaca ünlü futbol oyunu serisinin en yeni oyunu FC 27’de yer alacak lisanslı lig ve takımları duyurdu. Yeni dönemde dünya futbolunun seçkin kulüpleriyle tazelenen anlaşmalar, heyecanla beklenen lig geri dönüşleri ve yenilenen stadyum atmosferleri oyundaki yerini alıyor. Lazio geri dönüyor FC 27, S.S. Lazio’nun geri dönüşüyle İtalya Serie A Enilive’deki lisanslı kulüp sayısını 17’ye çıkarırken İngiltere Premier League’i 20 kulübün tamamı, teknik direktörleri, stadyumları ve formalarıyla eksiksiz şekilde sunmaya devam ediyor. Ayrıca İngiltere'nin köklü kulüplerinden Aston Villa ile imzalanan yeni iş birliği ve Liverpool FC ile yenilenen ortaklık, İngiliz futbolunun oyundaki ağırlığını pekiştiriyor. Meksika futbolunun kalbi olan Liga BBVA MX, 18 kulübünün tamamıyla tam lisanslı olarak oyuna geri dönerken, Alman futbolunun simgesi Bundesliga, Suudi Arabistan’ın yıldızlarla dolu ROSHN Saudi League’i ve Avustralya’nın A-League’i ile yapılan uzun soluklu anlaşmalar da yenilenmiş durumda. Ayrıca Trendyol Süper Ligi de oyunda resmî lisanslı olarak yer almaya devam edecek. Stadyum sayısı da artıyor Oyunun görsel ve atmosferik gerçekçiliği yeni stadyum hamleleriyle bir üst seviyeye taşınıyor. AS Monaco’nun ikonik Stade Louis II’si, Real Oviedo’nun Estadio Carlos Tartiere’si ve Legia Warsaw Municipal Stadium FC 27 için özel olarak modellendi. Arsenal’in Emirates Stadium’u ile VfB Stuttgart’ın MHPArena’sı ise oyun içinde baştan inşa edildi. Premier League heyecanına ortak olan Ipswich Town (Portman Road), Hull City (MKM Stadium) ve Coventry City’nin (CBS Arena) stadyumları da oyundaki yerini aldı. Toplamda 300’den fazla küresel partnerin desteğini arkasına alan FC 27, 35’ten fazla lig, 140 stadyum, 800’den fazla kulüp ve milli takım bünyesinde 21.000’den fazla oyuncuyu tek bir çatı altında topluyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nden CONMEBOL Libertadores’e, kadın futbolunun en prestijli liglerinden ulusal liglere kadar dünyanın en büyük organizasyonları FC 27'de oyuncuları bekliyor.

FC 27'de Yer Alacak Lisanslı Ligler, Takımlar ve Yeni Stadyumlar Açıklandı!

Ford, 148 Binden Fazla Mustang'i Geri Çağırdı

Otomotiv devi Ford, yedinci nesil Mustang sahiplerini doğrudan ilgilendiren geniş kapsamlı bir geri çağırma operasyonu başlattı. Gelen bilgilere göre toplamda 148.663 adet Mustang modeli geri çağrıldı. Geri çağırmanın 2024 ila 2026 modelleri arasını kapsadığı bildiriliyor. Nedeni ise motor bölmesindeki bir problem olarak ifade edildi. Gelin sorunun tüm detaylarına ve neler olacağını açıklayalım. Sürüş güvenliğini tehdit edebilir Şirket, motor bölmesinde yer alan kablo demeti topraklama halkası terminallerinde metal yorgunluğuna bağlı kırılmalar yaşanabileceğini bildirdi. Coupe ve üst açılabilen modellerin hepsini kapsadığı belirtilen sorunun temelinde, motor kablo demetindeki ısı ile büzüşen malzemenin yapışkan kısmının halkanın içine sızması yatıyor. Isı ile daralan bu koruyucu malzemenin sızması, aracın seyir halindeki doğal titreşimleriyle birleştiğinde halkanın yapısını zayıflatıyor, kullanım ömrünü ciddi oranda düşürüyor ve zamanla parçanın tamamen kırılmasına yol açıyor. Motor bölmesindeki topraklama halkasının kırılması, sıradan bir arıza lambası yakmanın ötesinde sürüş güvenliğini doğrudan tehdit eden sonuçlar doğurabiliyor. Hangi halkanın koptuğuna bağlı olarak araçta aniden motor gücü kaybı yaşanabiliyor ki bu durum özellikle yüksek hızda giderken kaza riskini büyük ölçüde artırıyor. Güç kaybının yanı sıra, ön farların aniden sönmesi, klima sisteminin durması, ön cam yıkama sıvısı pompasının çalışmaması veya motor soğutma fanının devreden çıkması gibi farklı donanım arızaları da boy gösterebiliyor. Olası bir parça kırılması durumunda sürücülerin gösterge panelinde motor arıza ışığının yandığını görebileceği, çeşitli uyarı mesajlarıyla karşılaşabileceği veya sesli ikaz duyabileceği ifade edilmiş. Ford'un bu kritik arızayı tespit etme süreci ilk olarak haziran ayında başladı. 2027 model bir Mustang test aracındaki iki topraklama halkası kırılınca ve araç aniden motor gücünü kaybettiği görülünce yapılan analizler, riskin mevcut üretim modellerinde de geçerli olduğunu ortaya koydu. Firma, etkilenen araçlardaki dört kablo demeti topraklama terminalini revize edilmiş yeni parçalarla değiştirerek sorunu çözecek.

Ford, 148 Binden Fazla Mustang Modelini Geri Çağırdı: İyi de Neden?

[3-15 Eylül] Xbox Game Pass'e Eklenecek Yeni Oyunlar Açıklandı

Microsoft’un ücretli abonelik sistemi Xbox Game Pass, özellikle ülkemizdeki oyun fiyatlarının çok yükselmesiyle oyuncuların bir numaralı tercihi hâline gelmişti. Bildiğiniz üzere şirket her ay düzenli olarak Game Pass kütüphanesine yeni oyunlar ekliyor. Son dönemde Xbox Game Pass kütüphanesine birçok büyük yapımın eklendiğini görmüştük. Bugün ise oyunseverler için Ağustos ayının ikinci yarısında Xbox Game Pass'e eklenecek yeni oyunlar duyuruldu. Xbox Game Pass'e eklenecek yeni oyunlar Oyun Ekleneceği Tarih Speedrunners 2: King of Speed 3 Eylül Dice a Million 4 Eylül Call of Duty: Black Ops Cold War 8 Eylül The Royal Writ 10 Eylül Virtua Fighter 5 R.E.V.O. World Stage 10 Eylül RuneScape: Dragonwilds 15 Eylül Peki siz bu ay Game Pass'e eklenecek oyunlardan hangisini oynamayı düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

[3-15 Eylül] Xbox Game Pass'e Eklenecek Yeni Oyunlar Açıklandı

Katlanabilir iPhone, MagSafe ile Gelecek!

Apple, 9 Eylül günü gerçekleştireceği etkinliğinde yeni iPhone modellerini bizlerle buluşturacak. Bu yıl, yıllardır beklenen bir modelin de geldiğini göreceğiz. Öyle ki iPhone Ultra ismini alması beklenen katlanabilir iPhone, resmen bizlerle buluşacak. Katlanabilir iPhone hakkında sürekli yeni iddialar görüyorduk. Bugün ise bunlara kullanıcıları çok sevindirecek bir yenisi daha eklendi. Güvenilir bir isim olan Bloomberg Editörü Mark Gurman, iPhone Ultra’nın MagSafe kablosuz şarj teknolojisini destekleyeceğini ifade etti. MagSafe’n iPhone Air modeline entegre edilmesi iPhone Ultra’ya da eklemeyi sağladı Daha önce sızan görüntülerde alışılagelmiş dairesel mıknatıs halkası yer almadığı görülmüştü ve bu yüzden MagSafe’in olmayacağı iddia edilmişti. Ancak Gurman, bunun tam tersini söyledi. Sektördeki en güvenilir Apple kaynağı olduğu için cihazın gerçekten MagSafe ile gelme ihtimali fazla. Gurman, Apple’ın son derece ince tasarlanan "iPhone Air" modelinde MagSafe teknolojisini entegre etmeyi başarmasını bu iddiasına gerekçe gösteriyor. Eğer doğru çıkarsa kullanıcılar için harika bir haber diyebiliriz. Sızdırılan teknik detaylara göre katlanabilir iPhone Ultra, dış tarafında 5.5 inçlik bir kapak ekranı ve iç kısımda açıldığında ortaya çıkan 7.8 inçlik esnek bir ana ekran taşıyacak. Cihazın iç ekranında yer alan katlanma izinin ana rakibi sayılan Samsung Galaxy Z Fold8 modeline kıyasla biraz daha az belirgin olacağı öne sürülüyor.

Katlanabilir iPhone Ultra Hakkında Harika Haber: MagSafe Desteğiyle Gelecek!

Hyundai'den "Bu Kadarı da Pes" Dedirten Karar: Dijital Gösterge Paneli İçin Artık Ücret İsteniyor!

Otomotiv sektöründe maliyet kısıtlama adımları ve dijitalleşme hamleleri hız kesmeden devam ederken, Hyundai radikal bir karara imza attı. Şirket, yeni nesil multimedya altyapısıyla donattığı bazı popüler modellerinde, sürücünün tam karşısında yer alan dijital gösterge panelini standart donanım listesinden çıkardı. Artık temel sürücü ekranına sahip olmak isteyen kullanıcıların ekstra ücret ödemesi gerekiyor. Dijital ekran için ek ücret dönemi Hyundai'nin Android Automotive OS tabanlı yeni multimedya sistemi Pleos Connect, amiral gemisi sedan Grandeur’un yanı sıra yeni Elantra (Kore’de Avante), elektrikli Ioniq 3 ve yeni nesil Tucson gibi modellerde kullanıma sunulmaya başlandı ancak dikkat çeken detay, araçların iç mekân mimarisindeki ince yapılı 9,9 inçlik sürücü gösterge paneli oldu. Maliyetleri düşürme hedefiyle hareket eden şirket, Ioniq 3 ve Elantra gibi modellerin giriş versiyonlarında bu 9,9 inçlik paneli standart olarak sunmuyor. Sürücünün görüş hattında yer alan bu temel ekranı satın almak isteyen müşterilerin konfigüratör üzerinden opsiyonel olarak ekstra ödeme yapması gerekiyor. Resmî basın görsellerinde araçlar her ne kadar bu ekranla sergilense de standart donanım paketlerinde panel yer almıyor. Hyundai'nin bu adımı şaşkınlık yaratsa da, sürücü ekranını tamamen kaldırıp tüm bilgileri yalnızca orta konsoldaki tek bir ekrana toplayan rakiplerine kıyasla müşterilere en azından bir seçenek sunması olumlu bir detay olarak değerlendiriliyor. Ayrıca marka, devasa ekranlara geçiş yaparken iklimlendirme ve temel işlevler için fiziksel kontrol düğmelerini tamamen terk etmeyerek kullanım kolaylığını korumaya devam ediyor.

Hyundai'den Bu Kadarı da Pes Dedirten Karar: Dijital Gösterge Paneli İçin Artık Ücret İsteniyor!

GTA 6'nın Netflix'e Özel Tanıtımı Rekor Kırdı: Netflix İzlenme Sayısı Açıklandı!

Rockstar Games'in oyun dünyasını kasıp kavurmaya hazırlanan yeni yapımı GTA 6, fırtınalar estirmeye devam ediyor. Oyunun Netflix platformuna özel olarak yayınlanan genişletilmiş tanıtım videosu, sadece altı saatliğine Netflix'e özel olmasına rağmen platformun izlenme istatistiklerini altüst etti. Netflix'te 31,1 milyon izlenmeye ulaştı Variety'nin aktardığı verilere göre video, yalnızca dört günlük süreçte 31,1 milyon izlenmeye ulaşarak Netflix'in haftalık en çok izlenenler listesinde ilk sıraya oturdu. Kısıtlı süre boyunca platformda özel yayınlanan içerik, sürenin dolmasının ardından diğer dijital kanallarda da izleyicilerle buluştu. Rockstar Games'in bu dikkat çekici pazarlama stratejisi, tanıtımın genel eğlence dünyasında da büyük yankı uyandırmasını sağladı. GTA 5'in ardından serinin yeni ana oyunu olarak merakla beklenen GTA 6, çıkış tarihi yaklaştıkça yayınlanan her bir detayıyla oyun sektöründeki tüm dikkatleri üzerine çekmeyi sürdürüyor.

GTA 6'nın Netflix'e Özel Tanıtımı Rekor Kırdı: Netflix İzlenme Sayısı Açıklandı!

Ağustos 2026: Türkiye'de En Çok Satan Elektrikli Otomobiller

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de elektrikli otomobillerin popülaritesi gün geçtikçe daha da artıyor. Peki ülkemizde en çok satılan elektrikli otomobiller neler? Gazeteci Emre Özpeynirci’nin paylaştığı, EBS Danışmanlık tarafından sağlanan veriler geçen ayın en çok satan modellerini gözler önüne seriyor. Ağustosta ülkemizde toplamda 11.878 adet sıfır elektrikli otomobil satışı gerçekleştirildi. Bununla birlikte 2026 yılı genelindeki 8 aylık dönemde toplam satış miktarı 105 bin 255’e yükseldi. Geçen ay en çok satan elektrikli otomobiller Togg T10X - 2.939 adet Togg T10F - 1.947 adet KG Mobility Torres - 1.602 adet Volvo EX30 - 805 adet Citroen C3 Aircoss - 502 adet Kia EV3 - 300 adet BMW iX3 - 288 adet Tesla Model Y - 280 adet Mercedes-Benz CLA - 277 adet Opel Frontera - 262 adet 2026 genelinde en çok satan elektrikli otomobiller Togg T10X - 17.783 adet Togg T10F - 12.951 adet KG Mobility Torres - 10.204 adet MINI Countryman - 8.105 adet Volvo EX30 - 5.034 Opel Frontera 4.756 adet Tesla Model Y - 4.368 adet Citroen C3 Aircross - 3.354 adet BMW X1 - 2.574 adet Volvo EX40 - 2.148 adet Listeye baktığımızda hem aylık hem de yıl genelinde ilk 2 sırada yerli otomobil şirketi Togg’un T10X ve T10F modellerini görüyoruz. Bu iki otomobil, toplamda 39.734 adet satış ile toplam elektrikli otomobil pazarının %29,2’lik payını oluşturmayı başarıyor. Bunlar dışında KG MObility Torres modelinin çok ilgi görmesi dikkat çekiyor.

Türkiye'de Geçen Ay En Çok Satan Elektrikli Otomobiller Belli Oldu

8.340 mAh'lik Devasa Bataryalı Telefon POCO X8 5G Tanıtıldı

Bugün F9 serisi amiral gemisi telefonlarını tanıtan POCO, aynı zamanda X8 isimli yeni modelini de bizlerle buluşturdu. Cihaz, silikon karbon teknolojisiyle donatılan devasa bataryasıyla dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor. Bütçe dostu segmentte konumlanan POCO X8 5G modeli, ön tarafında ince çerçeveli delikli ekranla geliyor. Arkada ise pil şeklinde adada konumlandırılmış 2’li kamera kurulumu mevcut. 163.45 x 78.27x 8.6 mm boyutlara ve 223 gram ağırlığa sahip. POCO X8 5G neler sunuyor? Ekran 6,83 inç, 1280x2772, 3500 nit, 120 Hz, OLED İşlemci Snapdragon 6s Gen 4 RAM 6/8/12 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP + 2 MP Ön kamera 16 MP Batarya 8.340 mAh (67W) İşletim sistemi HyperOS 3 POCO X8 5G, 6.83 inç büyüklüğünde 1.5K (2772×1280 piksel) çözünürlük sunan OLED ekranla donatılmış. 3.500 nit tepe parlaklığa ulaşabilen bu panel, 120Hz yenileme hız ve 240Hz dokunmatik örnekleme hızı sunuyor. Corning Gorilla Glass Victus 2 ile korunuyor, böylece 3 metreye kadar olan düşmelere dayanabiliyor. Telefonun IP66, IP68, IP69 ve hatta yüksek basınçlı/sıcaklıklı su püskürtmelerine karşı koruma sağlayan IP69K derecelendirmelerinin tamamına sahip olduğunu belirtelim. Cihazın kalbinde 4nm mimariyle üretilen Snapdragon 6s Gen 4 işlemci var. 3D grafik yükleri için entegre Adreno GPU ile desteklenen bu platforma LPDDR4X RAM ve UFS 2.2 / UFS 3.1 depolama seçenekleri eşlik ediyor. Yazılım tarafında Google Gemini AI asistanı ve Xiaomi HyperIsland arayüzünü içeren Xiaomi HyperOS 3 (Android 16 tabanlı) kullanılıyor. Kamera kurulumunda OIS ve EIS destekli 50MP ana kamera ile 2MP derinlik sensörü görüyoruz. Önde ise f/2.4 diyafram açıklığına sahip 16MP'lik bir selfie kamerası var. Telefonun en dikkat çeken kısmı bataryası. Öyle ki yüzde 13 silikon içeriğine sahip 67W destekli 8.340 mAh kapasiteli pille geliyor. Şirket, telefonun tek şarjla iki günü aşan bir kullanım sunduğunu ve 1.600 şarj döngüsünden sonra bile en az %80 kapasitesini koruduğunu belirtiyor. 6/8/12 GB RAM ve 128/256 GB depolama seçenekleriyle sunulacak POCO X8 5G, 269 dolardan başlayan fiyatlara sahip. En üst versiyonu 349 dolara satılacak.

8.340 mAh'lik Devasa Bataryayı Uygun Fiyata Sunan POCO X8 5G Tanıtıldı

Online Alışverişte Yeni Dönem: 5 Üründe Cayma Hakkı ve Ücretsiz Kargo Dönemi Geri Geldi!

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde tüketicilerin haklarını kısıtlayan kritik bir düzenleme yargıdan döndü. Ticaret Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan ve teknolojik ürünler ile taşıtlarda cayma hakkını kısıtlayan yönetmelik maddeleri, Danıştay kararıyla iptal edildi. Kararla birlikte hem 5 farklı ürün grubunda iade hakkı yeniden sağlandı hem de iade kargo ücretlerinin tüketiciye yüklenmesinin önüne geçildi. Danıştay, sermaye odaklı düzenlemeyi iptal etti Kayseri Gazeteciler Cemiyeti’nde Avukat Kerim Bahadır Ertaş ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, iptal kararının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Şahin, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan yönetmeliğin tüketici aleyhine ve saha gerçeklerinden uzak olduğunu belirterek, söz konusu düzenlemenin Danıştay engeline takıldığını ifade etti. Dava süreci devam ederken bakanlığın yönetmeliğin yürürlük tarihini birkaç kez ertelediğini hatırlatan Şahin, yargı kararının ardından akıllı saat, cep telefonu, tablet, bilgisayar ve motosiklet alımlarında tüketicilerin cayma hakkını yeniden kullanabileceğini ve geri gönderimlerde kargo ücreti ödemeyeceğini vurguladı. Toplantıda konuşan Avukat Kerim Bahadır Ertaş ise elde edilen hukuki başarının Türk sivil toplum hayatı açısından hayati bir önem taşıdığına dikkat çekti. Ertaş, 6502 sayılı Kanun ve Anayasa ile güvence altına alınan hakların yönetmeliklerle keyfi olarak sınırlandırılamayacağını belirtti. Açılan dava ve alınan yürütmeyi durdurma kararları sayesinde, kargo bedellerinin tüketiciye yansıtılması dahil birçok hatalı düzenlemenin süreç içinde geri çekildiğini aktaran Ertaş, son kalan kısıtlayıcı 3 hükmün de Danıştay kararıyla tamamen kaldırıldığını dile getirerek kararın tüm tüketicilere hayırlı olmasını temenni etti.

Online Alışverişte Yeni Dönem: 5 Üründe Cayma Hakkı ve Ücretsiz Kargo Dönemi Geri Geldi!

Dacia Sandero, 2028’de Çifte Dönüşüme Hazırlanıyor: Hem Elektrikli Hem Hibrit Model Geliyor!

Dacia, popüler modeli Sandero için 2028 yılında tamamlanması planlanan devrim niteliğinde bir yenilenme sürecine girdi. Yeni nesil Sandero; hem benzinli-hibrit hem de tamamen elektrikli güç seçeneklerini aynı çatı altında sunarak Renault Grubu içinde bu iki teknolojiyi eş zamanlı harmanlayan ilk model ailesi olma unvanını taşıyacak. Tek platformda iki farklı motor Dacia yönetimi, pazarın henüz tamamen elektrikli araçlara geçişe hazır olmadığını değerlendirerek stratejisini çoklu motor seçeneği üzerine kuruyor. İngiltere Genel Müdürü Lina Ribeiro’nun da doğruladığı 2028 hedeflerinde, hem standart Sandero hem de SUV hatlarıyla öne çıkan Sandero Stepway varlığını sürdürecek. Markanın bütçe dostu fiyat politikasını korumak adına teknik altyapıda özel bir yol haritası izleniyor: AmpR mimarisi yerine mevcut CMF-B platformunun geliştirilerek hem hibrit hem elektrikli motorları destekleyecek esnek bir yapıya kavuşturulması bekleniyor. Elektrikli ve içten yanmalı versiyonlar arasında büyük görsel farklar yaratılmayacak, elektrikli seçenekte sürtünmeyi azaltan kapalı ızgara ve hemzemin kapı kolları gibi aerodinamik dokunuşlar yer alacak. Standart Sandero hatchback çizgisini korurken, Stepway versiyonu belirgin biçimde daha yüksek ve güçlü bir SUV görünümüne bürünecek. Güç ve menzil nasıl olacak? Yeni Sandero’nun motor gamında Renault Grubu’nun kanıtlanmış teknolojilerinden yararlanılacak. Hibrit kanatta Renault Clio’da kullanılan 1.8 litrelik benzinli-hibrit sistemin Sandero’ya uyarlanmış bir versiyonu öne çıkarken, turbo benzinli TCe motor seçeneğinin de masada olduğu belirtiliyor. Elektrikli cephesinde ise fiyat-menzil dengesini gözeterek daha küçük bataryalara odaklanılacak: Model / Teknolojik Altyapı Batarya Kapasitesi Tahmini Menzil Renault Twingo Tabanlı Yapı 27,5 kWh ~262 km Renault 5 Tabanlı Yapı (Giriş Seviyesi) 40 kWh - 52 kWh 405 km'ye kadar Dacia CEO’su Katrin Adt, modelin henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve detayların 2028’e doğru netleşeceğini vurgularken, markanın kısa vadeli önceliğinin önümüzdeki aylarda tanıtılacak yeni nesil Dacia Spring olduğunu ifade ediyor.

Dacia Sandero, 2028’de Çifte Dönüşüme Hazırlanıyor: Hem Elektrikli Hem Hibrit Model Geliyor!

Togg’un Bursa Fabrikasında CATL Dönemi: İşe Alımlar Başladı!

Türkiye’nin yerli otomobil üreticisi Togg ile küresel batarya devi CATL arasındaki stratejik ortaklık yeni bir aşamaya taşındı. Bursa’daki Togg fabrikasında görevlendirilmek üzere finans yöneticisi pozisyonuna özel bir iş ilanı yayınlayan CATL, Türkiye’deki operasyonel ve kurumsal yapılanmasını resmen hızlandırdı. Teknik tedarikin ötesine geçen bu hamle, şirketin bölgedeki varlığını kalıcı hâle getirdiğini gösteriyor. Togg T6 için LFP batarya hamlesi İki dev arasındaki iş birliğinin odağında, Togg’un daha erişilebilir fiyat etiketine sahip olması planlanan yeni T6 modeli yer alıyor. CATL bu model için maliyet avantajı, güvenlik ve uzun kullanım ömrüyle bilinen Lityum Demir Fosfat (LFP) bataryalarını tedarik edecek. Şasi tasarımı ve batarya entegrasyonu süreçlerine doğrudan katkı sağlayacak olan Çinli üretici, T6'nın geliştirme süresini kısaltarak daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştıracak. Bursa’da başlayan işe alım süreci, kentin yerel otomotiv ve teknoloji ekosistemi adına kritik bir dönüşüme işaret ediyor. İlerleyen dönemde batarya ve yeni model yatırımlarının bölgeye yeni istihdam alanları ve yüksek teknoloji girdisi sağlaması bekleniyor.

Togg’un Bursa Fabrikasında CATL Dönemi: İşe Alımlar Başladı!

Samsung, MacBook Neo Rakibi Yeni Galaxy Book 6 Laptop Tanıttı

Güney Kore merkezli teknoloji devi Samsung, bilgisayarlar konusunda da öne çıkmaya çalışan bir marka. Şimdi ise şirket, dizüstü bilgisayar pazarındaki iddiasını Galaxy Book 6 serisine eklediği yeni ve daha erişilebilir bir modelle sürdürüyor. Mevcut Galaxy Book 6 modelleri Intel Core Ultra 7 ve Core Ultra 5 işlemcilerle tüketicilere sunulurken, yeni varyant Intel Core 3 ve Core 5 seçenekleriyle serideki yerini alıyor ve MacBook Neo’ya rakip uygun fiyatlı bir model olarak geliyor. Yeni Samsung Galaxy Book 6 neler sunuyor? Cihazın Core Ultra modellerine kıyasla daha erişilebilir bir konumda bulunması, temel özelliklerinden ödün verildiği anlamına gelmiyor. Yapılan resmi detaylandırmalara göre ürün; 14 inçlik ekran boyutunu, Galaxy AI yapay zeka yeteneklerini ve uzun kullanım süresi sunan batarya yapısını koruyor. Böylece kullanıcılar günlük bilgisayar ihtiyaçlarını karşılarken daha uygun bir maliyet avantajı elde etmiş oluyor. Yeni Samsung Galaxy Book 6, 14 inç boyutunda ve 1920×1200 WUXGA çözünürlük sunan bir LCD ekran ile geliyor. 10 ekran oranına sahip olan bu panel, 350 nit parlaklık değerine ve yansımaları önleyen anti-reflektif kaplamaya ev sahipliği yapıyor. Tasarım tarafında ise cihaz, 313 x 221 x 15.7 mm boyutlarında bir kasa ölçüsüne ve 1.35 kg ağırlığa sahip. İşlemci olarak Intel Core 3 veya Core 5 tercihlerini görüyoruz. Grafik yükünü ise Intel Graphics üstleniyor. Cihazda yer alan Intel NPU birimi ise 15 TOPS'a kadar yapay zekâ performansı sağlayabiliyor. Bellek tarafında 8GB veya 16GB LPDDR5X RAM seçenekleri sunulurken, depolama alanı tarafında 256GB'tan başlayıp 1TB'a kadar uzanıyor. Cihazın en dikkat çeken yönlerinden biri 61.2Wh kapasiteli bataryası. Bu batarya tek şarjla 25 saate kadar kullanım süresi sunabiliyor. Kutu içeriğinde veya şarj tarafında desteklenen 45W USB Type-C şarj adaptörü ise cihazı yaklaşık 30 dakikada %33 doluluk oranına ulaştırabiliyor. Yazılım kanalında Windows 11 Home veya Pro 25H2 sürümleriyle gelen dizüstü bilgisayar, 799 dolar başlangıç fiyat etiketiyle piyasaya sürüldü.

Samsung, MacBook Neo Rakibi Yeni Laptop'u Galaxy Book 6'yı Tanıttı

2027 Model Yeni Volkswagen Passat Pro Satışa Çıktı: İşte Özellikleri ve Fiyatı!

Çin pazarında sedan geleneğini kesintisiz sürdüren SAIC-Volkswagen, güncellenen 2027 Passat Pro modelini resmen satışa sundu. Zengin teknolojik donanımlarıyla dikkat çeken yeni sedan, lansmana özel fiyat avantajları ve ilk alıcılara sunulan benzersiz garanti imkânlarıyla öne çıkıyor. Tasarımda şık dokunuşlar var Dış hatlarında tanıdık silüetini koruyan Passat Pro, otomatik uzun far kapatma özellikli Matrix LED farlar ve karartılmış desenli yeni ön ızgara ile geliyor. Geleneksel kapı kolları kullanımına devam edilen modelde, taze jant tasarımları ve arka stop lambalarının ortasında yer alan aydınlatmalı Volkswagen logosu şıklığı tamamlıyor. Üst donanım paketinde üçlü ekran düzenine geçen araçta dijital gösterge paneline 15 inçlik merkezi multimedya ekranı ve ön yolcuya özel 11.6 inçlik bağımsız ekran eşlik ediyor. Güncel donanım listesinde 10 hava yastığı, 360 derece çevre görüş kamerası, elektrikli bagaj kapağı, gelişmiş ses sistemi ve güçlendirilmiş fren yapısı öne çıkıyor. Ayrıca model, otomatik acil frenleme, şeritte kalma asistanı ve tüm hızlarda çalışan adaptif hız sabitleyici gibi yarı otonom sürüş teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Peki fiyatı ne kadar? Normal şartlarda 172.000 yuan taban fiyat etiketiyle duyurulan yeni Passat Pro, lansman süresince 139.900 yuan’dan (yaklaşık 20.800 dolar) başlayan fiyatlarla alıcı bekliyor. Volkswagen, modeli ilk satın alan sürücülere ticari kullanım dışı ve yetkili servis bakımı şartıyla motor ve şanzımanı kapsayan ömür boyu garanti sunuyor. Araçta 7 ileri çift kavramalı şanzımanla kombine edilen iki farklı turbo motor seçeneği yer alıyor: 1.5 Litre Turbo: 160 beygir güç ve 250 Nm tork üretiyor. 2.0 Litre Turbo: 220 beygir güç ve 350 Nm tork sunuyor. Mühendislerin yaptığı şasi güncellemeleri sayesinde modelin yol tutuşu ve sürüş konforu artırılırken, aerodinamik iyileştirmeler otoyol sürüşlerinde kabin içi gürültüyü belirgin şekilde azaltıyor. Peki siz yeni 2027 Passat Pro hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

2027 Model Yeni Volkswagen Passat Pro Satışa Çıktı: İşte Özellikleri ve Fiyatı!

Anthropic, Yeni Yapay Zekâ Modelleri Fable ve Mythos 5.1'i Duyurdu

Özellikle Claude modeliyle en büyük yapay zekâ şirketlerinden biri hâline gelen Anthropic, kullanıcı cephesinden gelen fiyat, veri saklama politikaları ve aşırı muhafazakar güvenlik önlemleri odaklı eleştirileri gidermek üzere yeni nesil modelleri Fable 5.1 ve Mythos 5.1’i sahneye çıkardı. Şirket, Claude Fable 5.1’in bir önceki sürüm olan Fable 5’e kıyasla çok daha güçlü bir performans sergilediğini öne sürüyor. Bunun da ötesinde, yeni model genel kullanımda ortalama %25 oranında daha ucuz bir maliyet profili çiziyor. Fable 5.1 ve Mythos 5.1 neler sunuyor? Tasarruf oranları, özellikle ajan tabanlı ve çok adımlı karmaşık iş yüklerinde çok daha belirgin hâle geliyor. Önceden işlenmiş ve önbelleğe kaydedilmiş verilerin fiyatlandırılmasında yapılan indirimler sayesinde bu tür ağır süreçlerde maliyet tasarrufu %45 seviyelerine kadar ulaşıyor. Bu durum, sürekli veri beslemesiyle çalışan yapay zekâ ajanlarının işletme maliyetlerini ciddi oranda hafifletecek bir hamle. Yeni modelin erişime açılmasıyla birlikte teknoloji dünyasının önemli isimlerinden ilk değerlendirmeler de gecikmedi. Every CEO’su Dan Shipper, Fable 5.1 için “Bugüne kadar kullandığımız en güçlü kodlama modeli” yorumunu yaparken, modelin artık sadece hızlı ve verimli olmadığını, aynı zamanda hakiki bir insan gibi doğal konuştuğunu vurguladı. Her Anthropic sürümünde olduğu gibi yeni modeller de CLI tabanlı kodlama süreçleri için Terminal-Bench 4.0 ve genel akıl yürütme becerileri için Humanity’s Last Exam dahil olmak üzere çeşitli testlerde yeni rekorlara imza attı. Yeni güncellemeyle birlikte kullanıcıların en çok şikâyet ettiği konulardan biri olan "aşırı hassas" güvenlik filtreleri de yeniden düzenlendi. Anthropic, Fable 5.1’in çok daha hassas güvenlik duvarlarına sahip olduğunu bildiriyor. Bu sayede yeni sürümün, temel biyoloji sorularını bile "tehlikeli" sayıp engelleme ihtimali Fable 5’e göre belirgin şekilde düşürüldü. Kullanıcı verilerinin saklanması tarafında da kurumsal müşterileri sevindirecek bir gelişme paylaşıldı. Anthropic, "Enterprise Frontier Safeguards" adı verilen sistemin kullanıcı verilerini şirketin kendi sunucuları yerine doğrudan müşterinin bulut sunucularında depolayarak "tam gizlilik" sağlayacağını ifade etti. Geçmişteki Mythos modelinde olduğu gibi, Mythos 5.1 versiyonu da yalnızca siber güvenlik ya da yaşam bilimleri araştırmaları yürüten kayıtlı Anthropic ortaklarının kullanımına sunuluyor. Kısıtlamalardan arındırılmış versiyon olan Fable 5.1 ise bulut platformları üzerinden veya doğrudan Anthropic API aracılığıyla erişime açıldı.

Anthropic, Yeni Yapay Zekâ Modelleri Fable ve Mythos 5.1'i Duyurdu

[1-8 Eylül 2026] Steam'de Hafta Boyu Fırsatları Başladı: İşte Bu Hafta İndirime Giren Oyunlar!

Steam'in belli başlı indirim dönemlerinin yanı sıra gerçekleştirdiği haftalık indirimlerde bu ay kaçırılmayacak birçok önemli oyun yer alıyor. Biz de sevilen yayıncıların eşlik ettiği ve 24 Ağustos'a kadar sürecek olan Hafta Boyu Fırsatları kapsamında dikkat çeken oyunları sizler için derledik. Ülkemizde artan döviz kurları ve enflasyonun etkisiyle oyun fiyatları artık ciddi seviyelere ulaştı. Bu noktada oyun sahibi olmak için Epic Games'in dağıttığı ücretsiz oyunları ve Steam indirimlerini bekleyen oyuncular için birçok oyunda ciddi indirimler başlamış durumda. Steam 'Hafta Boyu Fırsatları'nda indirime giren oyunlar Oyun Normal Fiyat İndirimli Fiyat Sons Of The Forest 14.99$ 4.49$ (-%70) Project Zomboid 12.49$ 8.36$ (-%33) Raft 10.99$ 7.36$ (-%33) The Forest 10.49$ 2.30$ (-%78) 7 Days to Die 20.99$ 11.54$ (-%45) Subnautica 20.99$ 5.24$ (-%75) Terraria 5.79$ 2.89$ (-%50) VEIN 10.99$ 7.36$ (-%33) Enshrouded 14.99$ 11.24$ (-%25) Abiotic Factor 17.99$ 14.39$ (-%20) Librarian: Tidy Up the Arcane Library! 3.99$ 3.19$ (-%20) Grounded 39.99$ 19.99$ (-%50) Medieval Dynasty 17.99$ 8.99$ (-%50) Conan Exiles Enhanced 18.99$ 9.49$ (-%50) RIDE 5 49.99$ 9.99$ (-%80) City Car Driving 2.0 15.49$ 9.29$ (-%40) Subnautica: Below Zero 20.99$ 5.24$ (-%75) Broken Arrow 22.99$ 17.24$ (-%25) YAPYAP 5.79$ 4.05$ (-%30) Romestead 7.99$ 6.39$ (-%20) Steam Hafta Boyu Fırsatları kapsamında indirime giren oyunların tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

[1-8 Eylül 2026] Steam'de Hafta Boyu Fırsatları Başladı: İşte Bu Hafta İndirime Giren Oyunlar!

Amazon'da Bu Haftanın En Avantajlı Ürünleri

Alışveriş yaparken uygun fiyatlı ve gerçekten işlevsel ürünler bulmakta zorlanıyorsanız doğru yerdesiniz. Amazon'da hâlâ 500 TL'nin altında satın alabileceğiniz, günlük hayatı kolaylaştıran teknolojik aksesuarlardan ev ürünlerine kadar birçok seçenek bulunuyor. Biz de hem fiyat-performans açısından öne çıkan hem de kullanıcıların beğenisini kazanan bu ürünleri sizler için bir araya getirdik. 500 TL ve altı ürünlerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Bütçe dostu ürünleri bulabileceğiniz bazı kategoriler: 249 TL Altı Cep Telefonu Aksesuarları 299 TL Altı Yapı Market Gıda Ürünleri 249 TL Altı Kişisel Bakım ve Kozmetik 199 TL Altı Kırtasiye Sizin için seçtiğimiz uygun fiyatlı ürünler ise şöyle: Aula F805 Oyuncu Mouse RGB aydınlatmasıyla dikkat çeken Aula mouse, optik sensöre sahip. Mouse'un 6400'e kadar olan DPI ayarı sayesinde oyun tarzınıza ve ihtiyaçlarınıza göre hassasiyeti anlık olarak değiştirebilirsiniz. Programlanabilir tuşlarının bulunması da ürünün bir diğer artısı. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. GoLite Classic Gaming Mouse Pad GoLite Mouse Pad'in kaymaz tabanı bulunuyor. Oyunlardaki verimim artsın ve cebimden de çok para çıkmasın diyorsanız listemizdeki bu önerimize göz atabilirsiniz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. X-Level Mini PowerBank Telefonunuzun şarjı gün içinde sürekli bitiyorsa size X-Level powerbank'i önerebiliriz. 5000 mAh kapasitesi ve 20W Power Delivery desteği sayesinde telefonunuzu hızlı bir şekilde şarj edebilen bu ürün, 89 gram ağırlığıyla çantada ya da cepte kolayca taşınabiliyor. Üzerindeki LED ekran sayesinde kalan şarj seviyesini anlık olarak görebilir, yatay stant özelliği sayesinde telefonunuzu şarj ederken video izlemeye veya görüntülü görüşme yapmaya da devam edebilirsiniz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Kioxia TransMemory U301 USB Bellek Özellikle günlük kullanımda belgeleri yedeklemek, büyük dosyaları taşımak veya bilgisayarınızdaki depolama alanını rahatlatmak için bir alternatif arıyorsanız Kioxia USB bellek, kullanışlı yapısıyla işinizi görebilecek modellerden biri. USB 3.2 Gen 1 desteği sayesinde USB 2.0 bağlantılara kıyasla daha hızlı veri aktarımı sunan bu ürün, 16 GB'dan 256 GB'a kadar farklı kapasite seçeneklerine sahip. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Klasse Samsung Galaxy Tab S10 FE / S9 FE Uyumlu Smart Kılıf Tabletini çizilmelere ve darbelere karşı korumak isteyenler için tasarlanmış bu kılıf, 10.9 inç Galaxy modellerle uyumlu yapısıyla dikkat çekiyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Voultage Bluetooth 5.4 Araç AUX Adaptörü AUX girişine ve güç için USB portuna takarak kullanabileceğiniz cihaz, Bluetooth 5.4 bağlantısı sayesinde telefondan müzik dinlemenize, navigasyon seslerini araç hoparlörlerinden almanıza ve dahili mikrofonuyla eller serbest telefon görüşmeleri yapmanıza imkân tanıyor. İlk eşleştirmeden sonra otomatik olarak bağlantı kurabilmesi de her araç kullanımında yeniden uğraşmanızı önlüyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Baseus Hızlı Şarj Cihazı Baseus şarj cihazı, küçük boyutuna rağmen 30W güçle telefonunuzu kısa sürede şarj edebiliyor. USB-C çıkışı üzerinden hızlı şarj desteği sunan adaptör, iPhone, Samsung ve diğer uyumlu cihazlarla kullanılabiliyor. Ayrıca BCT soğutma teknolojisi ve akıllı çip koruması sayesinde aşırı ısınmaya karşı güvenlik sağlıyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Orret Home 2000 Lümen Şarjlı El Feneri Listemizdeki bir diğer ürün olan Orret Home Şarjlı El Feneri, güçlü aydınlatması ve şarj edilebilir yapısıyla kamp, doğa yürüyüşü veya elektrik kesintileri gibi durumlarda yüksek görüş mesafesi sunuyor. Zoom özellikli lense sahip olan bu ürün, suya da dayanaklı. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Coverzone Ultra Mini El Vantilatörü Sıcak havalarda evde, ofiste, piknikte, yürüyüşte ya da toplu taşımada kullanabileceğiniz Coverzone Mini El Fanı, USB-C bağlantı noktasına sahip. Buna ek olarak ürünün üzerindeki LED dijital ekran sayesinde pil seviyesini ve çalışma durumunu kolayca takip edebilirsiniz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. CATA Poyraz Şarjlı Led Kafa Feneri CATA kafa lambası; kamp, balıkçılık, yürüyüş veya tamirat gibi karanlıkta çalışmanız gereken durumlarda aydınlatma sağlıyor. 300 lümen ışık gücüne sahip olan ürün; parlak, düşük ve çakar olmak üzere üç farklı ışık moduyla kullanılabiliyor. Ayrıca ayarlanabilir zoom özelliği sayesinde ışığın odak noktasını ihtiyacınıza göre değiştirebiliyorsunuz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Hepsi 500 TL Altı! Amazon'da Bu Haftanın En Avantajlı Ürünleri

Makyajlanan 2027 Lexus NX Tanıtıldı

Lexus, lüks SUV pazarındaki güçlü oyuncularından biri olan NX modelinin makyajlanmış versiyonunu resmen bizlerle buluşturdu. Tepeden tırnağa yenilenen araç, dış tasarımında yapılan dokunuşların yanı sıra doğrudan derisinin altında yer alan teknik geliştirmelerle de dikkat çekiyor. Temel boyut oranları korunan 4.69 metrelik bu SUV, artık çok daha modern ve keskin bir tasarımla geliyor. Ön tasarımında en dikkat çeken unsur, modelin tüm çehresini değiştiren yeni ızgara yapısı. Yeniden elden geçirilen LED far takımlarının yanı sıra araçta adaptif uzun far, viraj aydınlatması, sis farları ve far yıkama sistemi standart olarak kullanıcıya sunuluyor. Karşınızda yeni Lexus NX Arka bölümde de tamamen yeni bir tasarımla karşılaşıyoruz. Markanın ikonik "çift L" tasarımına geçiş yapılmış. Bu bölümde ayrıca aydınlatmalı bir Lexus logosu da var. Serinin tepe noktasında yer alan F Sport versiyonunda özel renk seçeneklerine ek olarak 20 inçlik çift kollu jantlar ve kırmızı fren kaliperleri standart donanıma dahil edilmiş. Kaputun altına baktığımızda en önemli gelişmenin şarj edilebilir hibrit (PHEV) seçeneği olan NX 450h+ cephesinde yaşandığı görülüyor. Aracın batarya kapasitesi 18 kWh seviyesinden 23 kWh’e çıkarılmış. Yapılan bu kapasite artışı sayesinde WLTP standartlarına göre aracın saf elektrikli menzili 100 kilometreye kadar ulaşıyor. Aynı zamanda sistemin ürettiği toplam güç de 292 beygirden 307 beygire yükseltilmiş. Teknik güncellemeler sadece menzil ve güçle sınırlı değil; altyapıya eklenen DC hızlı şarj desteği sayesinde aracın yüzde 10 ile yüzde 80 arası şarj süresi yaklaşık 30 dakikaya iniyor. Ailenin diğer hibrit üyesi olan NX 350h ise optimize edilmiş batarya soğutması ve yenilenen elektrik bileşenlerinden nasibini alıyor. Bu versiyonda toplam sistem gücü 199 beygir seviyesinde korunurken, batarya ağırlığının belirgin şekilde azaltılması verimliliği ve performansı doğrudan artırıyor. İç mekâna geçtiğimizde Lexus’un yeni ES ve TZ modellerinden ilham alan bir tasarım bizi karşılıyor. Kabinin merkezinde 12.3 inçlik dijital gösterge paneli ile 14 inç büyüklüğündeki dev multimedya ekranı konumlandırılmış. Lexus NX’in bu nesilden önceki versiyonu Türkiye’de satılıyordu. Hatta fiyatı 7 milyon civarlarındaydı. Makyajlanan yeni versiyonun da gelmesini bekliyoruz. Ancak fiyatının ne kadar olacağını şimdilik söylemek mümkün değil.

Makyajlanan 2027 Lexus NX Tanıtıldı: Yeni Tasarım, Daha Uzun Menzil!

Dyson, Kameralı Akıllı Diş Fırçası Tanıttı: Karşınızda CameraJet!

Üst düzey ev ve yaşam ürünleriyle tanıdığımız Dyson, şimdi de çok ilginç bir cihazla karşımıza çıktı. Teknoloji devi, ağız bakım kategorisine giriş yaparak kendi diş fırçasını resmen tanıttı. Cihaz, Türkiye'de de satışa sunuldu. Dyson’ın CameraJet ismini alan diş fırçası, daha önce gördüğünüz hiçbir diş fırçasına benzemiyor. Öyle ki cihaz, gövdesinde barındırdığı makro kamera ve özel su püskürtme sistemiyle diş fırçalama ile diş ipi uygulamasını aynı anda gerçekleştiriyor. Saniyede 28 fotoğrafla ağız içi analizi ve otomatik su bölümü Dyson CameraJet’in çalışma prensibi, sap kısmına yerleştirilmiş minyatür bir makro kamera ve stroboskopik ışık sistemine dayanıyor. Cihaz, kullanım sırasında saniyede 28 fotoğraf çekerek dişlerin arasındaki boşlukları gerçek zamanlı olarak analiz ediyor. Sistem bir diş arası boşluğu tespit ettiğinde, fırça sapında yer alan yaklaşık 0,20 ml kapasiteli depodan saniyenin onda biri sürede 0.15 ml basınçlı sıvı fırlatıyor. Firma, fırçanın hangi açıda tutulursa tutulsun hava kabarcığı oluşmadan su püskürtebilmesi için iç haznede genişleyen bir diyafram tasarımı tercih etmiş. Diş fırçalama ve su jetiyle temizlik işlemlerini aynı anda yapmak istemeyen kullanıcılar için cihazda yalnızca fırçalama veya yalnızca su püskürtme modları da yer alıyor. Geleneksel fırçalama işlevinde saniyede 245 titreşim üreten standart bir sonic motor kullanan fırça, dişlere aşırı bastırıldığında kıl hareketlerinin durmasını engelleyecek şekilde tasarlanmış. Cihazın fırça başlıklarında RFID çipleri de var. Bu çipler sayesinde fırça sapı kullanım süresini takip ediyor ve başlığın değiştirilme zamanı geldiğinde kullanıcının akıllı telefonuna bildirim gönderiyor. Dyson CameraJet, üzerindeki kamera nedeniyle akıllı telefonlara Wi-Fi bağlantısı üzerinden entegre oluyor. Mobil uygulama, fırçalama alışkanlıklarını takip edip yanlış teknik uygulandığında kullanıcıyı uyarmanın yanı sıra kameradan gelen canlı görüntü akışını ekrana yansıtarak ağız içinin anlık olarak izlenmesine olanak tanıyor. Dyson CameraJet'in Türkiye fiyatı da açıklandı Tamamen su geçirmez yapıda tasarlanan cihaz, değiştirilebilir bataryasıyla tek şarjla yaklaşık 10 günlük kullanım ömrü sunuyor. Sıvı püskürtme özelliği nedeniyle oldukça geniş bir şarj istasyonuyla gelen CameraJet'in yaklaşık 30 cm yüksekliğindeki istasyonu, yaklaşık 200 ml su haznelerine sahip. Fırça şarj için yerine oturtulduğunda, istasyon fırçanın iç tankını otomatik olarak dolduruyor. Cihaz, seramik pembe ve seramik mavi renk seçenekleriyle Türkiye'de 24.999 TL'lik bir fiyatla satışa sunuldu.

Dyson, Diş İpi Görevi de Gören Kameralı Akıllı Diş Fırçası CameraJet'i Tanıttı: İşte Cep Yakan Türkiye Fiyatı!

Yeni Apple CEO'su Ne Kadar Para Kazanacak?

Tim Cook, 15 yıl süren Apple CEO’luğu görevini dün itibarıyla resmen bıraktı. Yerine yıllardır şirketin donanım bölümünün patronuluğunu yapan John Ternus getirildi. Cook ise Yönetim Kurulu Başkanı unvanıyla devam edecek. Peki Apple CEO’su olan John Ternus, şirketten ne kadar kazanacak? Firmanın ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunduğu resmî bir bildirim, yeni CEO John Ternus’un ne kadar kazanacağını gözler önüne serdi. Öte yandan Tim Cook’un Yönetim Kurulu Başkanı olarak alacağı maaş da görüldü. Yeni CEO Ternus, yıllık 58 milyon dolar kazanacak Belgelere göre John Ternus’un Apple’dan yıllık olarak kazanacağı hedef miktar 58 milyon dolar olarak belirlendi. Bunun 3 milyon dolarını direkt olarak CEO maaşı kapsıyor. Kalan 55 milyon dolar ise hisse senedi ödülü olarak ödenecek. Tabii ki hisse senedi ödülü değişebilir. Daha yüksek veya daha düşük olma ihtimali var. Muhtemelen düşük olmaz ancak performansa göre artabilir. Bu hisse ödülünün dörtte birlik kısmı zamana bağlı olarak dört yıl boyunca altı ayda bir hakedilecek. Geriye kalan hisse hak edişleri ise teknoloji devinin S&P 500 endeksindeki diğer şirketlere kıyasla göstereceği hisse senedi performansına göre şekillenecek. performans odaklı hisse yapısı, şirketin uzun yıllardır eski CEO Tim Cook için de uyguladığı standart bir modeldi. Ternus ile devam edecek. Tim Cook, yeni görevinde 47 milyon dolar kazanacak Belgeler, sadece Ternus’un maaşı değil, aynı zamanda eski CEO Tim Cook’un da yeni görevinde ne kadar kazanacağını ortaya koydu. Buna göre Tim Cook’un Yönetim Kurulu Başkanı olarak yıllık kazancı 47 milyon dolar olacak. 2 milyon doları maaş iken kalan 45 milyon doları hisse senedi ödülleri olacak.

Yeni Apple CEO'su John Ternus'un Ne Kadar Maaş Alacağı Belli Oldu: Dudak Uçuklatıyor!

Hayran Kalacağınız İlk Elektrikli Range Rover Tanıtıldı!

Dünyanın en önde gelen otomobil şirketlerinden biri olan Jaguar Land Rover’ın ilk elektrikli Range Rover modeli uzun süredir bekleniyordu. İlk olarak 2025 yılında gördüğümüz aracın resmî tanıtımı bugün resmen gerçekleşti. Her detayıyla hayran bırakan araç, Land Rover tarihinin ilk elektrikli modeli olma unvanını taşıyor. Marka, “elektrik” ismine rağmen modelin her anlamda gerçek bir Range Rover olarak tasarlandığını, arazi kabiliyeti, lüks ve konfor anlayışından taviz verilmediğini vurguluyor. Görsel açıdan elektrikli versiyonu içten yanmalı kardeşlerinden ayırmak ilk bakışta kolay değil. Öyle ki tanıdığımız Range Rover modellerine benzer bir görünümü var. Dört yıllık geliştirilme sürecinin bir ürünü olduğunu belirtelim. Karşınızda elektrikli Range Rover Tasarım ekibi, görünüşü itibarıyla mevcut içten yanmalı ve fişli hibrit (PHEV) modellerle neredeyse birebir aynı hatlara sahip olan aracın ikonik siluetini bozmamayı tercih etmiş. Ancak detaylara inildiğinde, ön taraftaki kapalı ızgara yapısı ve aerodinamik verimliliği artırmak amacıyla özel olarak tasarlanan yeni jantlar modelin elektrikli kimliğini doğrudan dışa vuruyor. Tüm bu elektrikli yapıya ve batarya paketine rağmen araç, 900 mm’ye kadar sudan geçme derinliğini korumayı başarıyor. Teknik detaylara geçelim. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip Range Rover Electric, biri ön diğeri arka aksta yer almak üzere iki adet elektrikli motora sahip. Bu motorlar toplamda 405 kW (542 beygir) güç ve 850 Nm tork üretiyor. Gücünü 800V mimarisine sahip 118.5 kWh kapasiteli bataryadan alan 2.5 tonun üzerindeki dev SUV, 0’dan 100 km/sa hıza sadece 4.5 saniyede ulaşıyor. 536 km menzil sunan araç, 350 kW DC hızlı şarj desteği sayesinde yüzde 10’dan yüzde 80 şarj seviyesine yaklaşık 22 dakikada ulaşıyor. Sadece 10 dakikalık bir şarj ise araca 220 km menzil kazandırıyor. Araç, batarya ve yeni sistemlerin eklenmesiyle birlikte PHEV modele kıyasla 75 kg daha ağırlaşarak yaklaşık 2.885 kg toplam ağırlığa çıktı. Bu artışa rağmen aracın ağırlık merkezi V8 motorlu versiyona göre 88 mm daha aşağıda. Araçta kütleyi dengelemek amacıyla Range Rover Sport SV modelinde kullanılan çift valfli amortisörler, iki havalı süspansiyon ve 7,3 derecelik arka aks yönlendirme sistemi standart olarak geliyor. İç mekanda ise alışılagelmiş Range Rover ergonomisinden taviz verilmedi. Lüks ve konfor tabii ki ön planda. İçten yanmalı motor gürültüsünün ortadan kalkmasını fırsat bilen mühendisler, yalıtımı üst seviyeye çıkararak kabin içindeki sesi neredeyse sıfıra indirmeyi başarmış. Otomobilinde ses duymak isteyen sürücüler için ise kabin içinde istenildiği zaman açılıp kapatılabilen özel yapay motor sesleri geliştirilmiş. Orta konsolda yatay olarak konumlandırılan multimedya ekranı tüm araç kontrollerini yönetmeye imkân tanırken, direksiyon arkasındaki dijital gösterge paneli sürücüye ihtiyaç duyduğu bilgileri sunuyor. Range Rover Electric, Avrupa genelinde ön siparişe açıldı. Aracın 163.500 euro’luk bir Avrupa fiyatı var.

İlk Elektrikli Range Rover, Tüm İhtişamıyla Tanıtıldı! İşte Özellikleri

NVIDIA, DLSS 5'in Ne Zaman Kullanıma Sunulacağını Açıkladı

NVIDIA uzun süredir merakla beklenen ve duyurulduğu günden bu yana hem büyük bir heyecan hem de tartışmalar yaratan yeni nesil görüntü iyileştirme teknolojisi DLSS 5, geçtiğimiz hafta sızdırılmıştı. Gelen görüntülerde teknolojinin karakterleri çok daha gerçekçi yaptığı görülse de bazı tartışmalara da yol açmıştı. Öyle ki bazı oyunseverler “çok fazla yapay zekâ” hissettirdiği gerekçesiyle beğenmemişti. Şimdi ise DLSS 5 hakkında beklenen açıklama nihayet yapıldı. Teknolojinin ne zaman piyasaya sürüleceği NVIDIA tarafından resmen açıklandı. Gelin çıkış tarihine ve detaylarına göz atalım. 3 Eylül’de çıkacak NVIDIA tarafından yapılan açıklamaya göre DLSS 5 teknolojisi, 3 Eylül Perşembe 2026 tarihinde resmen kullanıma sunulacak. Teknoloji, RTX 50 serisi GPU’lara sahip masaüstü ve laptop modellerinde GeForce Now bulut oyun hizmeti üzerinden sunulacak. Ancak ilk başta sadece NBA 2K27 oyununda bu teknolojiye destek olacak. Yani en başta sadece NBA 2K27 ile geldiğini söyleyebiliriz. İlk duyurulduğu Mart 2026 döneminde iki adet RTX 5090 ekran kartına ihtiyaç duyan sistem, yapılan son altı aylık optimizasyonlar sayesinde artık tek bir RTX 50 serisi grafik işlemcisi üzerinde çalışabiliyor. DLSS 5, geleneksel Super Resolution ya da Frame Generation yöntemlerinden farklı olarak şirketin "3D-Guided Neural Rendering" adını verdiği yepyeni bir sistemle çalışıyor. Bu teknoloji; oyun motorundan gelen renk, hareket vektörleri, aydınlatma ve yüzey verilerini yapay zekâ yardımıyla analiz ederek görüntüyü baştan oluşturuyor. Ancak bu gelişmiş yapay zekâ işlemlerinin beraberinde getirdiği donanım maliyeti de dikkat çekiyor. Nvidia, özelliğin aktif edilmesiyle birlikte ekran kartı performansına yaklaşık %50 ila %60 oranında ek bir yük bindiğini doğruluyor. Ayrıca test edenler, performansı da ciddi oranda düşürdüğünü belirtmişti. Sızıntılarda. RTX 5070 Ti ekran kartı kullanılarak 4K çözünürlükte yapılan testlerde kare hızında yaklaşık %50'lik bir performans kaybı ölçülmüştü. Oyuncular, özelliği NBA 2K27 içerisinde "DLSS Neural Rendering" seçeneğiyle aktif edebilmek için 3 Eylül'de yayınlanacak yeni Game Ready sürücüsünü kurmak zorunda olacak.

NVIDIA, Tartışma Yaratan DLSS 5 Teknolojisinin Ne Zaman Kullanıma Sunulacağını Açıkladı

Yenilenen Renault Scenic E-Tech Tanıtıldı

Türkiye’de de çok ilgi gören bir marka olan Renault, elektrikli modelleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Şimdi ise şirket, yenilenen Scenic E-Tech modelini resmen tanıttı. Araç hem tasarımsal hem de teknik konularda kullanıcıları sevindirecek yeniliklerle geliyor. Dış tasarımda araç gamına Gök Taşı Grisi ve Mat Kayrak Mavisi olmak üzere iki yeni gövde rengi dâhil edilen yeni Scenic, 72 oranında geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen yeni 19 ve 20 inçlik aerodinamik jant opsiyonlarıyla geliyor. Karşınızda yeni Renault Scenic E-Tech Fransa’daki Douai tesislerinde üretimi gerçekleştirilen ve 4,47 metrelik uzunluğa sahip olan model, 220 HP (160 kW) gücündeki elektrik motorunu korurken iki farklı yeni batarya seçeneğiyle çeşitlendirildi. Bunlardan biri 89 kWsa kapasiteli NMC batarya, diğeri ise 67 kWsa’lik LFP batarya. 89 kWsa versiyon, WLTP standartlarına göre 642 km’ye varan bir sürüş menzili sunuyor. Bu versiyonda DC hızlı şarj süresi %25 oranında kısaltılmış durumda. Araç, 150 kW tepe DC şarj gücü sayesinde %15’ten %80 doluluk oranına 28 dakikada ulaşabiliyor. İlerleyen dönemlerde sunulacak 67 kWsa’lik versiyon ise 467 km menzil ile geliyor. Bu versiyonda 165 kW tepe DC şarj gücü ile %15’ten %80 doluluğa 24 dakika gibi kısa bir sürede erişilebiliyor. Aracın iç kısmındaki en önemli yeniliklerden biri bilgi-eğlence sistemine eklenen Google Gemini AI entegrasyonu. Sürücüler, standart Google Asistan yerine yapay zeka destekli Gemini ile doğal bir dille iletişim kurabiliyor ve araç içerisindeki karmaşık komutları ile istekleri daha rahat yönetebiliyor. mekandaki teknolojik yenilikler yalnızca bununla sınırlı kalmıyor; araçta Qi2 / MagSafe destekli havalandırmalı kablosuz şarj ünitesi de artık standart donanım listesinde yer alıyor. Otomobil, Avrupa’da 38.750 euro’dan başlayan fiyatlarla satışa sunuldu. LFP bataryalı versiyonunun sonbaharda 31.750 euro fiyat ile gelmesinin beklendiği de eklenmiş.

Yenilenen Renault Scenic E-Tech Tanıtıldı: 642 km Menzille Geliyor!

Google'dan Canva'ya Rakip: Pics

Google, yaratıcı tasarım pazarına yönelik hamlelerine bir yenisini ekleyerek Google Pics adlı görsel oluşturma ve düzenleme aracını duyurdu. Pics, Canva ve Adobe Express uygulamalara rakip olarak kullanıcıların günlük tasarım ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir hizmet olarak geliyor. Şirketin yapay zekâ odaklı Nano Banana görsel üretim modelinden güç alan bu yeni yazılım; poster, sosyal medya içerikleri, illüstrasyonlar ve diğer görsel materyallerin hızlıca hazırlanmasına imkân tanıyor. Google Pics, kurumsal tarafta Google Workspace müşterilerine sunulurken, bireysel tarafta ise Google AI Pro veya Ultra aboneliğine sahip olan kullanıcılara açılacak. Google Pics neler yapabilecek? Platformun işleyiş mantığı, sektörde hali hazırda popüler olan araçlardan önemli farklılıklar içeriyor. Öyle ki Canva, Adobe Express gibilerinden farkı tamamen yapay zekâ temelli şeyler oluşturmaya odaklanması. Kullanıcı sıfırdan tuval üzerinde çizim yapmak yerine ne istediğini tarif ederek görsel üretilmesini sağlıyor. Google Pics; Adobe Express ve Canva gibi yaygın olarak kullanılan günlük tasarım araçlarına doğrudan rakip olarak konumlandırılıyor ancak ekosistemin iş modeli ve tasarım yaklaşımı açısından kritik farklar var. Canva tarafında sanatçılar, illüstratörler ve fotoğrafçılar kendi şablon veya grafiklerini pazar yerinde yayınlayarak telif geliri elde edebilirken, Google Pics tamamen sanatçıların çalışmalarıyla eğitilmiş yapay zekâ modelleri üzerinden içerik üretmeye odaklanıyor. Adobe Express örneğinde ise içerik üreticileri genellikle tasarım araçlarını kullanarak orijinal işler ortaya koyarlar. Google Pics ise içeriğin sıfırdan çizildiği veya manuel inşa edildiği bir alan olmaktan ziyade, doğrudan komutlar verilerek görsel çıktının alındığı bir yapı sunuyor. Önümüzdeki haftalarda çoğu Workspace kullanıcısının erişimine açılacak olan araç; görseller içindeki nesneleri ayırma, nesneleri dönüştürme ve görsel içindeki metinleri değiştirme ya da başka dillere çevirme gibi yeteneklere de sahip. Ayrıca ekip çalışmasına uygun olarak eş zamanlı düzenleme ve tek bir komuttan birkaç farklı görsel varyasyonu üreterek aralarından en iyisini seçme opsiyonu da sunacak.

Google, Canva'ya Rakip Oldu: Yapay Zekâ Tabanlı Görsel Tasarım Hizmeti Pics Duyuruldu

Hyundai IONIQ 6, ÖTV Nedeniyle Bir Gecede 743 Bin TL Zamlandı

Türkiye’de ÖTV oranları çok yüksek seviyelerde olduğu için maalesef otomobil fiyatları inanılmaz pahalı. Hatta bazen ÖTV dilimlerinde değişiklik yaşanıyor ve bir günde bir aracın fiyatına yüz binlerce TL zam gelebiliyor. İşte bugün de öyle bir gelişmeyle karşı karşıyayız. Bu sefer, Hyundai’inin sevilen elektriklisi IONIQ 6’da böyle bir zam yaşandı. Türkiye pazarında Bluelink bağlantı desteğiyle satışa sunulan makyajlı Hyundai IONIQ 6 modelinde beklenen ÖTV değişimi gerçekleşti. Aracın lansman dönemi kapsamında 125 kW güç üreten Advance versiyonu %25 ÖTV diliminde yer alarak 2 milyon 482 bin TL fiyat etiketiyle satışa sunulmuştu. Üst donanım seviyesi olan Progressive versiyonunun lansman fiyatı ise 3 milyon 725 bin TL olarak açıklanmıştı. Ancak şimdi bu fiyatlar değişti. %55’lik ÖTV’ye girmesiyle Advance versiyonun fiyatı 2,4 milyondan 3,2 milyona çıktı Otomobil Gazetecisi Emre Özpeynirci’nin aktardığına göre IONIQ 6’nın lansman kampanyasının sona ermesinin ardından yapılan fiyat güncellemesiyle birlikte Advance versiyonu %55 ÖTV dilimine yükseldi. vergi dilimi değişimi sonucunda başlangıç fiyatı 3 milyon 225 bin TL seviyesine ulaştı. Sadece birkaç haftalık zaman dilimi içerisinde gerçekleşen bu artış, aracın etiketine 743 bin TL (yaklaşık %30) zam olarak yansıdı. Yani anlayacağınız araçta herhangi bir teknik değişiklik yaşanmamasına rağmen fiyat 2,4 milyon TL’den 3,2 milyona çıktı. Bu lansman kampanyasında alanların bir hayli şanslı olduğu anlamına geliyor. Yenilenen tasarımı ve özellikle değişen ön yüzüyle dikkat çeken tamamen elektrikli IONIQ 6, 800 voltluk mimari altyapı üzerine inşa ediliyor. Araçta Advance donanım paketi 125 kW maksimum güç sunarken, Progressive donanım paketi 160 kW maksimum güç üretiyor. Her iki versiyon da 350 Nm maksimum tork değeri var. Maksimum 185 km/s hıza ulaşabilen modelin 0’dan 100 km/s hıza ulaşma süresi Advance paketinde 8,3 saniye, Progressive paketinde ise 7,4 saniye. Menzilleri ise sırasıyla 521 km ve 680 km.

Yeni Hyundai IONIQ 6, ÖTV Nedeniyle Bir Gecede 743 Bin TL Zamlandı! İşte Yeni Fiyatı

POCO F9 Pro ve F9 Ultra Tanıtıldı, Türkiye Fiyatları Belli Oldu

Xiaomi bünyesinde faaliyet gösteren POCO, bütçe dostu telefonlarıyla ülkemizde de çok ilgi gören bir markaydı. Şimdi ise şirketten yepyeni bir duyuru geldi. Gelişmiş özelliklere sahip amiral gemisi telefonları F9 Pro ve F9 Ultra’yı tanıttı. Tanıtımın hemen ardından Türkiye fiyatları da belli oldu. İki telefon genel tasarım hattıyla birbirine oldukça benzese de kaputun altında ciddi farklar taşıyor. Cihazların gerçek amiral gemisi seviyesinde modeller olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Bu yüzden fiyatları da bir hayli yüksek. POCO F9 Pro özellikleri Ekran 6,59 inç, 1156 x 2510 piksel, 185 Hz, 4500 nit, AMOLED İşlemci Snapdragon 8 Elite Gen 5 V Series RAM 12 GB Depolama 256/512 GB Arka kamera 200 MP + 50 MP + 8 MP Ön kamera 32 MP Batarya 6330 mAh (100W) İşletim sistemi HyperOS 3 POCO F9 Pro Türkiye fiyatı Versiyon Fiyatı 12 GB + 256 GB 69.999 TL 12 GB + 512 GB 74.999 TL Siyah, beyaz ve kutup yeşili renkleriyle sunulacak F9 Pro modeli 12 GB RAM ve 256/512 GB depolama seçenekleriyle satışta. POCO F9 Ultra özellikleri Ekran 6,9 inç, 1200 x 2608 piksel, 185 Hz, 4500 nit, AMOLED İşlemci Snapdragon 8 Elite Gen 5 RAM 12/16 GB Depolama 256/512 GB Arka kamera 200 MP + 50 MP + 50 MP Ön kamera 32 MP Batarya 8050 mAH (100W) İşletim sistemi HyperOS 3 POCO F9 Ultra fiyatı Versiyon Fiyatı 12 GB + 256 GB 79.999 16 GB + 512 GB 84.999 TL Bordo ve siyah olarak gelen F9 Ultra ise 16 GB + 512 GB ve 12 GB + 256 GB olarak sunuluyor. POCO F9 serisi neler sunuyor? Ekran tarafında her iki model de sunduğu teknik değerlerle sınırları zorluyor. Cihazlar 185 Hz yenileme hızına ve 4.500 nit tepe parlaklık değerine sahip AMOLED panellerle donatılmış. Fark ise ekran boyutunda karşımıza çıkıyor; Poco F9 Pro 6,59 inçlik bir panelle gelirken, F9 Ultra'da bu boyut 6,9 inç seviyesine ulaşıyor. F9 Ultra modeli, akıllı telefon dünyasında performans liderliğini üstlenen Snapdragon 8 Elite Gen 5 işlemcisiyle geliyor, 12/16 GB RAM ve 256/512 GB depolama sunuyor. Poco F9 Pro modelinde ise Qualcomm'un bu seriye özel duyurduğu Snapdragon 8 Elite Gen 5 V Series işlemci bulunuyor. RAM tarafında 12 GB, depolamada ise 256/512 GB görüyoruz. Kutudan HyperOS 3 ile çıkıyorlar. Kamera performansına önem verenler için her iki telefonun da ana kamerası aynı. Cihazlarda 1/1.56 inç sensör boyutuna sahip 200 MP çözünürlüğünde ana kamera yer alıyor. Ancak yardımcı kameralarda F9 Ultra belirgin şekilde öne geçiyor. F9 Ultra'da 50 MP periskop telefoto ve 50 MP ultra geniş açı sensörleri tercih edilirken F9 Pro modelinde 2.5x telefoto lens ve 8 MP ultra geniş açı sensörü bulunuyor. Son olarak bataryalarından bahsedelim. Ultra modelinde tam 8.050 mAh kapasiteli pil kullanılırken Pro modeli 6.330 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip. Her iki telefon da 100W kablolu hızlı şarj, 50W kablosuz şarj ve 22,5W ters kablosuz şarj desteğiyle geliyor.

POCO, Her Özelliği Büyüleyen F9 Pro ve Ultra'yı Tanıttı: Türkiye Fiyatları Belli Oldu!

FC 27'nin Kariyer Modu Yöneticisiyle Röportaj Yaptık: Bu Yıl Ne Gibi Yenilikler Var? Gelecekte Neler Göreceğiz?

Bu yıl, oyun dünyasının kalbinin attığı Köln'de yani Gamescom’da sizler için özel röportajlar gerçekleştirdik. Futbol severlerin her yıl merakla beklediği serinin yeni oyunu FC 27 hakkında merak edilen tüm soruları yerinde yanıtlamak için EA’in önemli isimlerine sorular yönelttik. Özellikle her sezon yüzlerce saatimizi gömdüğümüz, kendi futbol hikâyemizi sıfırdan yazdığımız Kariyer Modu'nda bu yıl bizleri nelerin beklediğini, modun yetkili ismi Andreas Wilsdorf’a sorduk. Yeni dinamikleri, geliştirilen sistemleri ve oyuna eklenen yenilikleri detaylarıyla konuştuk. İşte Gamescom’da gerçekleştirdiğimiz özel röportaj! Kariyer modu senin ekipte yeni görevine geçmenle birlikte önemli revizyonlar geçirmeye başladı ve bunu daha önce de söylemiştin. Geçmişte uzun yıllar PES ve FC kariyer modlarını oynadığını da biliyorum. Gelinen noktada bir oyuncu olarak, FC 27 kariyer modunun son hâlinden memnun musun? "Evet, kesinlikle. Kariyer Modu'nu şu an oynadığınızda -ki oyun çıktığında herkes daha iyi anlayacak- yaptığımız değişikliklerin ve trendlerin ne kadar heyecan verici ve eğlenceli olduğunu fark ediyorsunuz. Artık diğer kulüplerin takımınıza katmak istediğiniz oyuncularla olan görüşmelere dâhil olmasıyla birlikte o oyuncuları kadronuza katmak ve mevcut oyuncuları kadronuzda tutmak için gerçek bir mücadele vermeniz gerekiyor. Bunun yanında, uzun süredir aklımızın bir köşesinde olan Dinamik OVR sisteminin oyuna katılması çok değerli. Her sezonun ve her kayıt dosyasının ne kadar farklı hissettirdiğini görmek harika. Bazen yıldız olmasını beklemediğiniz yeni isimler parlıyor, bazen de var olan yıldızların formu düşüyor. Şu an oyunun geliştirici sürümünü oynayan bir Kariyer Modu oyuncusu olarak kendimi durduramıyorum. Hafta sonu bile oturup "Sadece iki saat oynayayım" diyorum, bir bakıyorum 4-5 saat geçmiş çünkü oynaması gerçekten çok keyifli." İster uzun yıllardır kariyer modunu oynamayan bir oyuncu olsun, ister her yıl oynayan bir oyuncu olsun; FC 27’de kariyer modunu oynayacak biri için en önemli yenilik sence ne? "Bence Dinamik OVR çünkü bu özellik üzerine konuştuğunuzda ilk başta neden bu kadar büyük bir değişiklik olduğu hemen anlaşılmayabiliyor ancak deneyimlediğinizde tamamen farklı bir deneyim olduğunu anlayabiliyorsunuz. Kapalı beta geri bildirimlerinde ve oyunculardan şimdiye kadar aldığımız yorumlarda da bunu gördük. Oyunu oynayan herkes her maçın farklı olduğunu, takımınızdan kimi oynatacağınızı sürekli düşünmeniz gerektiğini söylüyor. Bu yüzden şimdiye kadar eklediğimiz en heyecan verici yeniliklerden birinin Dinamik OVR olduğunu düşünüyorum." Uzun yıllar FM oynayan biri olarak FC kariyer modlarında yapılan rebuildleri yapma motivasyonunu kendimde bulamıyorum çünkü oyunun regen sisteminin revizyona ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Örneğin İngiltere alt liginde bir takım yönetiyorsunuz ve altyapı odaklı rebuild yapmak istiyorsunuz diyelim. Bu takımın oyunda tüm mevkilere akademiden oyuncu toplamak için dünyanın farklı ülkelerine scout göndermesi gerekiyor çünkü bir ülkeden sadece 4 mevki seçebiliyoruz. Bu ve benzer konularda, regen sistemi üzerinde yakın gelecekte veya sonraki oyunlarda değişiklik beklemeli miyiz? Bu yönde planlarınız var mı? "Genel olarak uzun vadeli planlarımız var. Topluluktan gelen her isteği ve geri bildirimi not ediyoruz. Geçen yıl sözleşmelerle ilgili geri bildirimleri gördüğümüzde nasıl hızlıca tepki verip adapte olmaya çalıştıysak, burada da benzer bir yaklaşımımız var. Bilgisayarımda gelecekte yapmak istediğimiz tüm şeylerin yer aldığı uzun bir "istek listesi" Word dokümanı bulunuyor. Bu tür yenilikler için kesin bir zaman veremiyoruz çünkü önceden araştırma yapmamız ve ne kadar zaman alacağını görmemiz gerekiyor aancak FC 27 ve sonrası için "Şunları yapmak istiyoruz, şunları oyuna eklemek istiyoruz" dediğimiz bir yol haritamız var. Bazı duyuruları zaten yaptık. Geri bildirimlere bazen anında yanıt verilmiyormuş gibi görünse de bunların uzun vadeli geliştirme planlarımızda yer aldığından emin olabilirsiniz." TransferRoom ile anlaşarak bu yıl hem piyasa değerleri hem de transfer sisteminde ciddi bir revizyona gittiniz. Uzun süre betayı oynama şansı yakaladım ve Dinamik OVR ile birlikte bu özellik gerçekten her kariyeri benzersiz hâle getiriyor. Bildiğin gibi piyasa değerleri kimi zaman her hafta güncelleniyor, keza FC’de de her hafta reyting güncellemesi gerçekleşiyor ve her hafta güncel reytinglerle yeni kariyer yapabiliyoruz. Burada TransferRoom ile nasıl bir denge sağlandı? TransferRoom’un tahmini piyasa değerinin tutarlılığı tamamen TransferRoom kriterlerine mi bağlı yoksa kariyer modundaki Dinamik OVR ile olan bağlantılı parametreler de var mı? "Değerleri doğrudan TransferRoom’dan hazır olarak almıyoruz. Onlarla birlikte oyunumuz için özel bir algoritma geliştirdik. TransferRoom kendi platformunda oyuncunun potansiyel değeri, OVR değeri, hangi kulüpte/ligde oynadığı ve kulübün maaş yapısı gibi belirli kriterleri kullanıyor. Biz de aynı mantığı kendi oyunumuza uyarladık. Oyunumuzda bir oyuncunun uyruğuna, oynadığı lige, kulübün maaş yapısına ve oyuncunun potansiyeline bağlı olarak bir piyasa değeri oluşturuluyor. Harika olan kısım ise şu: Dinamik OVR sayesinde bir oyuncunun performansı arttıkça veya düştükçe, oyundaki piyasa değerinin de değiştiğini görüyorsunuz. Yani sabit bir değer yok. Genç bir oyuncuyu takıma monte ettiğinizde, yeteneği geliştikçe ve OVR değeri arttıkça piyasa değerinin fırladığını görebilirsiniz, tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi. Buna hep Omar Marmoush örneğini veriyorum. Frankfurt’a geldiğinde piyasa değeri çok yüksek değildi. Harika bir sezon geçirdi ve bir anda Manchester City onu 80 milyona almaya hazır hâle geldi. Yüksek Dinamik OVR’a sahip bir oyuncuda gördüğünüz o çılgın sıçramayı biz de oyunda yeniden yaratmak istedik. Bu yüzden TransferRoom ortaklığı, bu algoritmayı birlikte geliştirmek açısından bizim için çok önemliydi. Gerçek futbol kulüplerinin kullandığı bir araç olduğu için transfer değerlerini oyuna aktarmanın en otantik yolunun bu olduğunu biliyorduk." FC/FIFA serisinin kariyer modlarında zaman zaman eski özelliklerin daha iyi hâliyle geri getirildiğine şahit olduk. Günümüzde ise yıllardır oyuncuların istemiş olduğu sponsor sistemi ve her sezona özel yeni forma oluşturma özelliği en çok istenen özellikler arasında. Gelecekte bu iki özellik geri gelebilir mi? Gelemiyorsa sebebi nedir? Konsept çalışmadır, oyun içi görsel değildir. "Forma konusundan daha önce de bahsetmiştim. Bu konu uzun vadeli planlarımız arasında yer alıyor. Oyuncuların "Her sezon farklı bir forma kullanabilir miyim?" talebinin kesinlikle farkındayız ancak burada forma üreticileriyle, lisans sahipleriyle ve kulüplerle yapılması gereken pek çok görüşme var. Basit bir örnek vereyim. Bir forma üreticisinin belirli tasarım standartları vardır. Sponsorların ve kulüplerin görmek istediği özel renk şemaları bulunur. Bu özelliği oyuna eklediğimizde onların kurallarına ve standartlarına sadık kaldığımızdan emin olmamız gerekiyor. Bu yüzden arka planda onlarla aktif olarak konuşuyor ve ortak bir çözüm üretmeye çalışıyoruz. Zaman çizelgesi veremem ama üzerinde aktif olarak çalıştığımız bir konu." Son birkaç yıldır menajer kariyeri tarafında ciddi revizyon görsek de oyuncu kariyeri tarafında yeni özellik ve kapsamlı revizyonlar ne yazık ki kısıtlı. Burada birbiriyle bağlantılı iki soru sormak istiyorum. Birincisi, bunun sebebi oyuncu kariyerini oynayan oyuncu yüzdesinin düşük olması mı? İkincisi, gelecekte oyuncu kariyeri özelinde daha kapsamlı revizyonlar görecek miyiz? Göreceksek bunlar neler olacak? "Öncelikle oyuncu kariyerinin de en az menajer kariyeri kadar harika ve büyük bir oyuncu kitlesi var. Rakamlar gayet iyi ve bu modun gidişatından oldukça memnunuz. Menajer kariyeri tarafında transfer sistemini baştan yazmak, OVR sisteminin işleyişini tamamen değiştirmek gibi çok büyük projelere odaklandığımız doğru. Yine de oyuncu kariyerini ihmal etmedik; rekabeti artırmak ve sezon ortası hedeflerini daha heyecanlı kılmak adına "rekabet/ezeli rakip" (rivalries) mekaniklerini getirdik. Ancak oyuncuların "Oyuncu kariyerini baştan aşağı yenilemenizi istiyoruz" mesajının da farkındayız. Arka planda genellikle çok yıllı projeler üzerinde çalışıyoruz. Şu an ne olacağına dair detay veremesem de günün birinde bu mod için de çok büyük bir yenilemenin geleceğini söyleyebilirim. Ne zaman olacağını açıklayamıyoruz ama üzerinde çalışıyoruz. Transfer sisteminin iki yıllık bir proje olması gibi, bu tarz büyük revizyonlar arka planda zaman alıyor." Yıllardır kariyer modu 15 sezon ile kısıtlı. Bu sene de bu durum böyle mi olacak? Bunun sebepleri ne ve gelecekte çözülebilir mi? "15 sezon sınırı gerçekten üzerinde durulması gereken bir konu. Bu sınırın arkasında teknik nedenler var. Eski OVR ve regen sistemimizde, 10-11 sezon oynadıktan sonra tüm kulüpler ve oyuncular benzer potansiyellere ulaşıyor, herkes geleceğin Messi’sinin kim olduğunu regen çıktığı an anlıyordu. Bu da uzun vadeli oynamayı bir noktadan sonra sıkıcı ve monoton hâle getiriyordu. Bu yıl bu durumu regen sistemini değiştirerek çözdük. Artık Messi emekli olduğunda onun regeni Arjantinli bir sağ kanat olmak zorunda değil, aynı potansiyele sahip Alman bir kaleci olarak da gelebiliyor. İkinci kısım ise Dinamik OVR. Artık simüle edilen tüm alt ligler dâhil her sezon bambaşka bir dinamikte ilerliyor. Şimdi oyunun çıkmasını ve 10-11 sezonluk uzun kariyerler yapan oyuncuların geri bildirimlerini bekliyoruz. İleriki sezonların nasıl hissettirdiğini gördükten sonra bu 15 sezon sınırını değiştirmek için hâlâ nelerin elden geçirilmesi gerektiğine karar vereceğiz." Okuduğunuz için teşekkürler. Yakında Gamescom'dan başka bir röportajımız daha sizlerle olacak.

FC 27'nin Kariyer Modu Yöneticisiyle Röportaj Yaptık: Bu Yıl Ne Gibi Yenilikler Var? Gelecekte Neler Göreceğiz?

Elektrikli Araçlarda Menzil Neden Düşer? Tek Nedeni Batarya Değil!

Üstelik bu faktörlerin birkaçı bile bir araya geldiğinde araç menzilinin üzerindeki etki daha belirgin hale geliyor. Peki elektrikli araçların menzilini hangi faktörler etkiliyor? 1. Batarya kapasitesi Batarya kapasitesi, elektrikli aracın menzilini belirleyen temel unsurlardan biri. Elektrikli otomobillerde batarya kapasitesi kWh cinsinden ifade ediliyor ve bu sayı arttıkça bataryanın depolayabildiği enerji miktarı da artıyor. Bu nedenle daha büyük bataryaya sahip bir aracın daha uzun menzil sunması bekleniyor. Ancak burada küçük bir ayrıntı var ki o da büyük bataryanın her zaman menzil garantisi olmadığı. Aracın ağırlığı, havayı ne kadar iyi yardığı ve kilometre başına ne kadar enerji tükettiği de işin içine giriyor. 2. Sürüş hızı Aracınızın şehir içindeki tüketimini otoyolda da beklemek büyük bir hata olur. Çünkü hız yükseldikçe aracın karşılaştığı hava direnci ciddi şekilde artıyor ve mevcut hızı korumak için daha fazla enerji gerekiyor. Bu yüzden özellikle uzun yolda menzili korumak isterseniz daha dengeli bir hız kullanmalısınız. 3. Yolun eğimi Düz bir yolda giderken harcanan enerjiyle uzun bir yokuşu çıkarken harcanan enerjinin aynı olması beklenemez. Elektrikli araçlar, ağırlığını yer çekimine karşı yukarı taşımak için yokuş çıkarken daha fazla enerji harcıyor. Bu durum, eğimli yollarda yüksek tüketime sebep oluyor. Peki yokuş aşağı? İşte orada işler biraz değişiyor.Rejeneratif frenleme sistemi, araç yavaşlarken ortaya çıkan hareket enerjisinin bir bölümünü elektrik enerjisine çevirerek bataryaya geri gönderebiliyor. Fakat bu, yokuş çıkarken harcadığınız enerjinin tamamının geri geldiği anlamına gelmiyor. 4. Hava sıcaklığı Elektrikli araçlar, genelde soğuk havayı pek sevmez. Bu yüzden menzili özellikle soğuk havalarda düşebiliyor. Düşük sıcaklıklar bataryanın çalışma koşullarını etkilerken aracın kabinini ısıtmak da ekstra enerji gerektiriyor. Özellikle kışın kısa mesafeli yolculuklarda bu durum daha fazla hissedilebilir. Sıcak havalarda ise tam tersi bir durumdan bahsedemeyiz. Böyle havalarda ise klima ve bataryanın soğutulması enerji tüketimini artırabiliyor. Bu yüzden elektrikli bir otomobilin yaz ve kış aylarında aynı tüketim değerlerini göstermemesi oldukça normal. Ancak sıcaklığın menzili ne kadar etkilediği her araçta aynı sonucu vermez. 5. Sürüş tarzı Aracın nasıl kullanıldığı da menzili etkileyen faktörler arasında. Özellikle aniden gaza basıp hızlanmalar, elektrik motorunun aniden yüksek güç üretmesini gerektirdiği için enerji tüketimini artırabiliyor. Bunun için daha akıcı ve sakin bir sürüş tercih etmek, tüketimi azaltmaya yardımcı olabilir. Akıcı sürüşün avantajı ise burada devreye giriyor: Yavaşlarken rejeneratif frenleme sayesinde enerjinin tamamı olmasa da bir kısmı yeniden bataryaya aktarılabiliyor. 6. Lastikler ve lastik basıncı Lastikler, aracın yolla temas eden noktası olduğundan menzil konusunda oldukça önemlidir. Çünkü yuvarlanma direnci doğrudan enerji tüketimini etkiliyor. Elektrikli araçlarda düşük yuvarlanma direncine sahip, araç için uygun lastiklerin kullanılıyor olması önemlidir. Bunun yanında lastik basıncının düşük olması, yuvarlanma direncini artırarak tüketimi yükseltebilir. Lastik basıncını önerilen seviyede tutmak, enerji tüketimini dengeleyebilir. 7. Klima ve ısıtma Elektrikli araçlarda klima ve ısıtma sistemi de bataryadan enerji kullanıyor. Özellikle soğuk havalarda kabini ısıtmak ve bataryayı uygun sıcaklıkta tutmak, menzilin azalmasına neden oluyor. Sistem, ihtiyaç duyduğu enerjiyi elektrikli araçlarda bataryadan çekiyor. Özellikle soğuk havalarda aracın içini ısıtmak ve bataryayı uygun sıcaklıkta tutmak tüketimi artırabilir. Kışın aracınız destekliyorsa ön koşullandırma ile kabini ve bataryayı araç şarjdayken uygun sıcaklığa getirip işinizi kolaylaştırabilirsiniz. 8. Aerodinamik yapı Aracın aerodinamik yapısı, enerji tüketiminde ciddi bir fark yaratabiliyor. Daha iyi aerodinamik yapıya sahip araçlar, aynı hızı koruma için daha az enerji harcıyor. Özellikle bisiklet taşıyıcı veya tavan bagajı gibi dışarıdan eklenen ekipmanlar, hava akışını bozdukları için yüksek hızlarda tüketimi artırabilirler. 9. Trafik ve kısa mesafeli kullanım Şehir içindeki dur kalk trafikte elektrikli araçlar, yavaşlama sırasında rejeneratif frenleme sayesinde tüketilen enerjinin bir kısmını geri kazanabiliyorlar. Fakat kısa mesafeli yolculuklarda araç, sizi birkaç kilometre gitmeden önce kabini ve gerektiğinde bataryayı uygun sıcaklığa getirmek için enerji harcıyor. Bu yüzden birkaç kilometre hareket edip durduğunuzda tüketim, beklediğinizden daha yüksek çıkabilir.

Elektrikli Araçlarda Menzil Neden Düşer? Tek Nedeni Batarya Değil!

Apple, CEO’luğu Bırakan Tim Cook İçin Veda Videosu Paylaştı

15 yıldır Apple CEO’luğu görevini üstlenen Tim Cook, bugün (1 Eylül) itibarıyla görevinden resmen ayrıldı. Cook’un yerine şirketin Baş Donanım Sorumlusu olarak görev yapan John Ternus getirildi. Cook, artış Apple’ın Yönetim Kurulu Başkanı olarak devam edecek. Tim Cook’un çalışanlara ve müşterilere yayımladığı mesajı sizlerle paylaşmıştık. Tabii ki sadece Cook tarafından değil, Apple tarafından da ünlü iş insanına bir veda yapıldı. Apple’ın resmî hesaplarından vedası için bir video yayımlandı. Apple’ın Tim Cook’a veda ettiği anlar Videoda Tim Cook’un Apple Park’ta çalışanlarına veda ettiğini görüyoruz. “Teşekkürler Tim” yazısıyla birlikte çok sayıda Apple çalışanı, Cook’u karşılıyor, onunla fotoğraf çekiliyor ve ona sevgilerini iletiyor. Tim Cook, 15 yıllık Apple CEO’luğunda büyük başarılara imza atmıştı. Firmayı 350 milyar dolardan 4,6 trilyon dolarlık değere çekmeyi başardı. Süreç boyunca çok sayıda sevilen ürünü bizlerle buluşturdu. AirPods, Apple Watch, Apple TV gibi hizmetler, M serisi işlemciler gibi devrimsel ürünlerle Apple’ın bu kadar büyük bir şirket olmasını sağladı.

Apple, CEO’luğu Bırakan Tim Cook İçin Veda Videosu Paylaştı

Adobe Photoshop'a Her Biri Birbirinden Kullanışlı Harika Özellikler Geldi

Yapay zekânın günlük kullandığımız uygulamaların hepsine entegre oluyordu. Photoshop da bunlardan biriydi. Şimdi ise Adobe, Photoshop için kapsamlı bir güncelleme yayımladı. Güncelleme, çok sayıda yeni yapay zekâ özelliğini uygulamaya ekliyor. Yeni özellikler, kullanıcıların Photoshop’ta çok daha kolaylaştırılmış bir deneyim yaşamasına olanak tanıyacak. Tabii ki bunların hepsi, yapay zekâ yetenekleri sayesinde gerçeğe dönüşecek. AI Assisted Editor Güncellemenin en dikkat çekici öne çıkan parçalarından biri, komut tabanlı düzenleme yapmaya imkân tanıyan opsiyonel çalışma alanı "AI Assisted Editor". Halihazırda beta aşamasında olan bu yeni arayüz, doğal dil komut satırı ve yapay zekâ modelleriyle desteklenen yenilikçi bir çalışma ortamı sunuyor. Klasik Pro Editor düzenini tercih eden kullanıcılar ise bu doğal dil yeteneklerine Bağlamsal Görev Çubuğu üzerinden erişebiliyor. AI Assisted Editor bünyesinde kullanıcıların işini kolaylaştıracak birçok yapay zekâ aracı yer alıyor. Komutla Düzenle özelliği, herhangi bir seçim yapmaya gerek kalmadan tüm görseli doğal dil komutlarıyla dönüştürebiliyor ve her bir sonucu katman panelinde ayrı bir üretken katman olarak tutuyor. Bunun yanında Arka Planı Kaldır, Nesne Çıkarma, Üretken Genişletme, Üretken Dolgu, Görsel Çözünürlüğünü Artırma gibi araçlar da bu arayüze dahil edilmiş. Ayrıca kullanıcıların yapay zekâya görsel rehberlik sağlamak için doğrudan görsel üzerine çizim yapmasına olanak tanıyan AI Markup desteği de sunuluyor. Işık ayar katmanları ve Firefly Image 5 ile düzenleme Yeni güncelleme sadece komut tabanlı yapay zekâ arayüzüyle sınırlı kalmıyor, doğrudan katman akışına entegre edilen teknik kontrol araçları da getiriyor. Bunların başında Işık Ayar Katmanı var. Bu katman; pozlama, kontrast, vurgular, gölgeler, beyazlar ve siyahlar olmak üzere toplam altı ana kontrol parametresi sunuyor. Söz konusu araçlar yüksek kalitede sonuçları doğrudan Photoshop'un standart katman akışı içerisinde elde etmeyi sağlıyor. Fotogerçekçi düzenlemeler tarafında ise güçünü Firefly Image 5 modelinden alan "Instruct Edit with Masks" özelliği öne çıkıyor. Bu özellik, görselin tüm bağlamını analiz ederek hassas maskeleme yapmaya gerek kalmadan tarif edilen değişiklikleri uygulayabiliyor. Örneğin kullanıcılar doğrudan bir kişinin kafasına şapka eklenmesini veya kapalı gözlerin açılmasını talep edebiliyor. İşlem sırasında maske alanı dışındaki yüzler, logolar veya marka varlıkları tamamen koruma altında tutuluyor. Görsel düzenleme yeteneklerinin yanı sıra tipografi ve stok içerik erişimi tarafında da önemli adımlar atıldı. Dinamik metin özelliği, özel şekiller ve formlar boyunca çalışacak şekilde genişletildi. Artık yazılar, manuel yeniden biçimlendirmeye ihtiyaç duymadan eğriler ve serbest formlu düzenler etrafında otomatik olarak uyum sağlayabiliyor. Tüm bu yeni özellikler bugün itibarıyla kullanıma sunulmuş durumda olsa da AI Assisted Editor sadece beta kullanıcıları için geldi.

Adobe Photoshop'a Her Biri Birbirinden Kullanışlı Harika Özellikler Geldi

Artık Oturduğun Yerden Video Çekerek Ödül Kazanabileceksin: Onedio'da ViDio Challenge Başladı!

Öncelikle olayı anlatalım: ViDio Challenge nedir? ViDio Challenge çektiğin videolarla ödüller kazanabileceğin yepyeni bir Onedio yarışma formatı. Belirlenen konseptler, yani 'challenge'lar için videolarını yükleyip kendini milyonlara sergileyebileceğin harika bir alan. Tek yapman gereken aktif olan challenge'lardan sana en uygun olanını seçmek, o mükemmel videonu çekmek ve Onedio uygulamasından kendi ViDio'nu yüklemek. Beğenileri topla ve zirveye oyna! Videonu yükledikten sonra sıra en civcivli yerde. İzleyenler tarafından en çok beğeni toplayan videolar challenge'larda sıralanıyor. ilk sıralara yerleşen videolar jürinin seçiminden sonra ödüller kazanıyor! Katıldıktan sonra eşine dostuna haber ver, yüklediğin videon beğeni yağmuruna tutulsun. Gelelim herkesin merak ettiği o can alıcı noktaya: Ödüller! Dereceye girersen sadece herkesin konuştuğu bir internet fenomeni olmakla kalmıyorsun, aynı zamanda 50.000 TL'lik ödül havuzundan payını alıyorsun! Para ödüllerinin yanında başka ödüller de olacak. Bundan daha başka ödül kazandırarak ünlü olma şansı sunan bir yer daha yoktur! Video çekmek sana göre değilse, yarışan videoları izleyip beğenerek sıralamayı tamamen değiştirebilirsin. Güç senin ellerinde, en çok beğeni toplayan videoları yukarı taşı, hak eden ödülü kazansın! E daha ne bekliyorsun? Ünlü olmak ve harika ödüller kazanmak artık tam anlamıyla parmaklarının ucunda. Belki de haftanın en çok konuşulan videosu senden çıkacak. Hemen challenge'ını seç, videonu yükle ve yarışmaya başla!

Artık Oturduğun Yerden Video Çekerek Ödül Kazanabileceksin: Onedio'da ViDio Challenge Başladı!

Temmuz 2026'da Avrupa'da En Çok Satan Otomobiller

Elektrikli otomobil satışları Türkiye’de de olduğu gibi tüm dünyada hız kesmeden devam ediyor. Avrupa da bu konuda en öne çıkan bölgeler arasında. Şimdi ise Temmuz 2026’da Avrupa’da en çok hangi elektrikli otomobillerin satıldığına dair yeni veriler elimize ulaştı. Temmuz verilerine baktığımızda şaşırtıcı satışlar görüyoruz. Öyle ki zirvede beklenmeyen bir otomobil yer alırken çoğu kez dünyada en çok satan elektrikli araç olmayı başaran Tesla Model Y’de ciddi düşüş yaşanmış. Avrupa’da en çok satan elektrikli otomobiller (Temmuz 2026) Skoda Elroq - 9.996 adet BMW X1/iX1 - 9.883 adet BYD Seal U - 9.575 adet Renault 5 - 9.484 adet Volkswagen ID.4 - 9.009 adet BYD Atto 2 - 8.789 adet Skoda Enyaq - 7.873 adet BMW iX3 - 7.623 adet Volkswagen ID.7 - 6.766 adet Mercedes CLA EV - 6.599 adet Listenin zirvesinde Skoda’nın Elroq modeli 9.996 adet ile yer alıyor. Onu BMW’nin X1 modeli 9.883, BYD’nin Seal U modeli 9.575, Renault 5 modeli 9.484 ve Volkswagen’in ID.4 modeli 9.009 adet satış ile takip ediyor. Hibrit modellerin yüksek satış hacimlerine ulaşması listenin dikkat çeken kısımlarından. Tesla’nın ülkemizde de satılan ve dünyada en çok satan elektrikli otomobili konumunda bulunan Model Y aracı, temmuzda ciddi bir düşüş görmüş. Öyle ki araç, 5.107 adet satış ile 14. sıraya kadar gerilemiş. Model Y, normalde hazirana kadar liderdi ve ciddi fark açmıştı. Hâlâ yılın genelinde lider 125 bin civarı satış ile 2026’nın Avrupa’da en çok satan elektrikli modeli olduğunu belirtelim.

Avrupa’da En Çok Satan Elektrikli Otomobilller Belli Oldu: Zirvede Kim Var?

Maserati Filmi Geliyor: İşte İlk Fragman

Dev otomobil markalarının hikâyelerini anlatan filmlerin geldiğini sıkça görüyorduk. Ferrari ve Lamborghini bunlardan sadece birkaç örnekti. Şimdi ise bir lüks markanın daha hikâyesinin beyaz perdeye taşınacağı açıklandı. İlk fragmanı yayımlanan film, otomotiv dünyasının efsanevi markalarından Maserati’nin kuruluş hikayesi ve zaferleri Hollywood imzasıyla beyaz perdeye aktaracak. Filmin yayınlanan resmi fragmanı, markanın kurucusu olan Maserati kardeşlerin mücadelesini gözler önüne seriyor. Maserati filminin fragmanı "Maserati: The Brothers" adını taşıyan biyografik yapım, İtalyan otomotiv efsanesinin doğuşunu dev bir oyuncu kadrosuyla sinemaseverlere sunmaya hazırlanıyor. Yönetmen koltuğunda Bobby Moresco'nun oturduğu filmin kadrosunda Al Pacino, Anthony Hopkins, Andy Garcia ve Jessica Alba gibi dünyaca ünlü isimler yer alıyor. İtalyan kardeşlere ise Michele Morrone (Alfieri Maserati), Salvatore Esposito (Bindo Maserati) ve Lorenzo De Moor (Carlo Maserati) hayat veriyor. Yapım, 1926 yılında Bologna'daki küçük bir atölyede sermayesiz şekilde yola çıkan Maserati kardeşlerin, Avrupa'nın dev üreticilerine karşı el yapımı araçlarla verdiği mücadeleyi konu alıyor. Filmin hikayesindeki en kritik kırılma noktası ve dramatik merkez ise markanın 1939 ve 1940 yıllarında 8CTF Boyle Special aracıyla kazandığı efsanevi Indianapolis 500 yarışı olarak konumlandırılıyor. Maserati, kendi adıyla Indianapolis 500 yarışını kazanan tek İtalyan otomotiv üreticisi olma unvanını günümüzde de korumaya devam ediyor. Film için 15 Ekim 2026 tarihi hedef vizyon dönemi olarak öngörülse de henüz resmî bir tarih açıklaması yok.

Al Pacino ve Anthony Hopkins'li Maserati Filmi Geliyor: İşte İlk Fragman [Video]

Apple CEO'su Resmen John Ternus Oldu

Dünyanın en büyük şirketlerinden biri olan Apple için beklenen gün geldi çattı. Tim Cook, 15 yılın ardından geçtiğimiz dakikalar itibarıyla resmen CEO’luk görevini bıraktı. Önceden donanım bölümünün patronu olan John Ternus, şu an itibarıyla resmen Apple CEO’su koltuğuna oturdu. Görevi Ternus'a devreden Tim Cook, Apple Yönetimi Kurulu Başkanı olarak şirkette yer almaya devam edecek. Apple’ın resmî sitesini incelediğimizde de artık Ternus’un CEO olarak görünmeye başladığını görebiliyoruz. Apple'ın artık yeni bir lideri var Ternus CEO’luğundaki ilk lansman 9 Eylül günü yapılacak. O etkinlikte iPhone 18 Pro modelleri, katlanabilir iPhone, yeni AirPods ve Apple Watch’ların tanıtıldığını göreceğiz. Ternus’un donanım geçmişli biri olması, Apple’ın daha inovasyon ve ürün odaklı bir geleceğe adım atabileceği anlamına geliyor. John Ternus’un dümene geçişi, teknoloji dünyasının ve küresel pazarın oldukça karmaşık bir süreçten geçtiği bir döneme denk geliyor. Şirket bir yandan yapay zekâ alanındaki hızlı yükselişe ayak uydurmaya çalışırken diğer yandan yapay zekâ sektöründeki bu büyümenin tetiklediği RAM ve diğer bileşen tedarik krizleriyle mücadele ediyor. Ternus tüm bu operasyonel zorlukların yanı sıra zaman geçtikçe daha da karmaşık bir hal alan küresel siyasi ve ekonomik dengelerle de baş etmek zorunda kalacak. Üstelik yeni CEO, bu zorlu süreçte Tim Cook ve Steve Jobs döneminde uzun yıllar birlikte çalışmış olan kıdemli yönetici ekibinin bir kısmından da yoksun olacak. Bugün, şirketle özdeşleşen isimlerden Phil Schiller da App Store yönetimi ve ürün lansman etkinliklerini idare ettiği görevinden ayrılmıştı. John Ternus kimdir? John Ternus, 1975 doğumlu, yani 50 yaşında bir iş insanı ve mühendis. ABD vatandaşı olan Ternus, 1997 yılında Pensilvanya Üniversitesinin Makine Mühendisliği bölümünden lisans derecesini aldı ve bir mühendis olarak mezun oldu. Bunun ardından da teknoloji dünyasına adım attı. 4 yıl farklı bir şirkette görev yaptıktan sonra 2001'de Apple'a girdi ve ürün tasarımı alanında görevine başladı. 2013 yılında ise Donanım Mühendisliğinden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak üst düzey pozisyonlardan birine geldi ve bugüne kadar birçok başarılı ürüne imza attı.

Apple'da Bir Devir Sona Erdi: Yeni CEO, Resmen John Ternus Oldu

BYD Türkiye, Bir Modelini Daha Satıştan Kaldırdı

Türkiye fabrika planlarını askıya almasıyla büyük tepki gören BYD, model yelpazesinde ve resmi fiyat listesinde güncellemelere gidiyordu. Şimdi ise bu ay kapsamında beklenmedik bir hamle geldi. Çinli otomobil devi, 1 Eylül itibarıyla devreye alınan yeni fiyat listesinden dikkat çeken bir sedan modelini kaldırdı**. Ülkemizde satılan BYD otomobillerinin sayısı gün geçtikçe azalıyor. BYD Han kaldırıldı Firmanın tasarımı beğenilen “Han” modeli, BYD’nin listelerinden tamamen çıkarıldı. Şirketin daha önce 4 milyon 873 bin TL satış fiyatıyla sunduğu bu model, artık resmi satış kanallarındaki listede yer almıyor. Han, firmanın son zamanlarda listesinden çıkardığı modellere eklendi. Han modelinin listeden çıkarılmasının ardından BYD Türkiye'nin resmi web sitesinde yer alan aktif modeller ve satış fiyatları yeniden şekillendi. Han modelinin listeden kaldırılmasıyla birlikte tüketicilerin sedan segmentindeki tek seçeneği SEAL modeli olarak kalmış durumda. Güncellenen resmi verilere göre pazarda satışta kalan araçlar ve fiyat etiketleri şu şekilde: BYD SEAL 390 kW AWD Excellence: 4.077.000 TL BYD SEALION 7 390kW AWD Excellence: 4.190.000 TL BYD TANG 380 kW AWD Flagship: 5.418.000 TL

BYD Türkiye, Bir Modelini Daha Satıştan Kaldırdı: Sadece 3 Model Kaldı!

Instagram'dan Yapay Zekâ Influencer'larına Karşı Hamle

Yapay zekânın çok gelişmiş hâle gelmesi nedeniyle artık internette gördüğümüz bir şeyin gerçek olup olmadığını anlamak çok zor hâle gelmiş durumda. Instagram da bu konuda en çok tartışılan platformlardan biriydi. Öyle ki şu anda çok sayıda gerçek bir insan gibi görünmeye çalışıp tamamen yapay zekâ içeriği paylaşan hesap var. Platform işte tam olarak bu konuda yeni bir hamleyle karşımıza çıktı. Instagram, platformda sayıları hızla artan ve tespit edilmesi günden güne zorlaşan yapay zekâ tabanlı sahte influencer hesaplarına karşı somut adımlar atmaya başladığını açıkladı. Yapay zekâ hesabı olduğunu belirtmeyenlere ceza verilecek Kullanıcıların, gerçek bir insan sandıkları bir profilin sonradan yapay zekâ tarafından oluşturulduğunu öğrenmekten rahatsız olduğunu belirten platform yetkilileri, şeffaflığı sağlamak adına sistemde değişikliğe gidiyor. Yapılan resmi blog paylaşımında, kullanıcıların bir profilin yapay zekâ ürünü bir kişiyi barındırıp barındırmadığını açıkça bilmek istedikleri vurgulandı. Bu şeffaflık adımı kapsamında Instagram, daha önce kullandığı “AI creator” (Yapay Zekâ İçerik Üreticisi) etiketinin adını değiştirme kararı aldı. Profillerin gerçek bir insanı temsil etmediğini çok daha net bir şekilde ortaya koymak isteyen platform, etiketi “AI-generated profile” (Yapay zekâ ile üretilmiş profil) olarak güncelliyor. Instagram sadece etiket adını değiştirmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi profilinin yapay zekâ tarafından üretildiğini beyan etmeyen hesapların da peşine düşüyor. Belirlenen kurallara uymayan ve yapay zekâ profili olduğunu etiketlemeyen hesaplara erişim kısıtlaması cezası uygulanacak. yaptırım uyarınca, söz konusu hesapların paylaştığı gönderiler Reels ve Keşfet sekmelerinde takipçisi olmayan kişilere tavsiye edilmeyecek. Ayrıca yanlışlıkla yapay zekâ olarak işaretlendiğini veya haksız kısıtlamaya uğradığını düşünen profil sahipleri için bir itiraz mekanizmasının da bulunacağını açıkladı. Instagram'ın getirdiği bu yeni yaptırımlar, sadece "yapay zekâ ile oluşturulmuş kişi/profil" konseptine odaklanıyor. Şirketin açıklamasına göre, günlük içeriklerini oluştururken yalnızca yapay zekâ araçlarından faydalanan gerçek kullanıcıların bu etiketi ekleme zorunluluğu bulunmuyor.

Instagram'dan Yapay Zekâ Influencer'larına Karşı Hamle: Kimin Gerçek Olduğunu Anlamanız Kolaylaşacak!

vivo X500 Pro Max’in “Yok Artık!” Diyeceğiniz Kamera Tasarımı Ortaya Çıktı

Türkiye’de de en çok satan telefon markalarından biri olan vivo, X300 serisinin halefi olacak yeni X500 amiral gemisi telefonlarını tanıtmaya hazırlanıyor. Bu cihazların özellikle kamera konusunda etkileyici olacakları konuşuluyordu. Şimdi ise “Yok artık!” diyeceğiniz bir sızıntı yaşandı. Sızdırılan fotoğraf ve TikTok videolarına göre vivo, yeni amiral gemisi X500 Pro Max modelinde tasarımı kökten değiştirecek. Görsellerde vivo X300 Ultra'nın yanında yan yana getirilen ve X500 Pro Max olduğu iddia edilen bir telefonun, neredeyse cihazın kendi genişliğine ulaşan devasa bir kamera adasıyla geleceği görülüyor. Devasa bir kamera olabilir Cihaza ait olduğu söylenen videoda kısmından dışarı doğru belirgin bir çıkıntı yaptığı gözlemlenen kamera modülü, sektörde eşi benzeri olmayan bir tasarıma işaret ediyor. Ancak bunun gerçekliğine şüpheyle yaklaşmak gerek. Resmî bir şey olmadığı için sahte olma ihtimali yüksek. Sızıntıdaki dikkat çeken detaylardan biri, kamera adasının etrafına yerleştirilmiş döner halka. Halkanın kenarlarına kazınmış sayıların yer aldığı görülürken, bu rakamların ISO değerlerini temsil edebileceği öne sürülüyor. İddiaya göre bu halka, fotoğraf çekimi sırasında manuel kamera ayarlarını fiziksel olarak kontrol etmek amacıyla kullanılacak. Gelişmiş manuel kontrol imkanı sunması beklenen bu mekanik çözüm, akıllı telefon fotoğrafçılığını klasik lens deneyimine bir adım daha yaklaştırabilir. Yine de resmi bir doğrulama yapılmadığı için bu özelliğe de şüpheyle yaklaşmak gerek. vivo X500 Pro Max'in kamera tarafında üçlü bir kurulumla gelmesi bekleniyor. İddialara göre ana kamerada Sony üretimi 50 MP 1/1.28 inç LOFIC sensör yer alacak. Telefoto modülünde ise daha önce X300 Ultra modelinde de tercih edilen 200 MP 1/1.4 inç boyutundaki Samsung HP0 sensörünün kullanılacağı söyleniyor. Ultra geniş açı kamerasında ise Sony'nin 50 MP IMX8 serisi bir sensörü göreceğiz.

vivo X500 Pro Max’in “Yok Artık!” Diyeceğiniz Kamera Tasarımı Ortaya Çıktı: Telefondan Büyük Kamera!

Bir Büyük Apple Yöneticisi Daha Görevinden Ayrılıyor

Apple’ın 15 yıldır CEO’luğunu yapan Tim Cook, bugün itibarıyla görevini John Ternus’a devrediyor. Ancak şirketteki tek büyük ayrılık bu değil. Öyle ki dün gelen açıklamalar, bir üst düzey yöneticinin daha ayrıldığını gösterdi. Bu isim, Phil Schiller olarak açıklandı. Firmanın bilinen simalarından biri olan 66 yaşındaki Phil Schiller, görevinden ayrılıyor. Schiller, App Store yönetimi ve Apple ürün lansman etkinliklerini yönetme sorumluluklarına sahipti. Tamamen şirketten ayrılmıyor Aktarılan bilgilere göre Schiller, Apple'dan tamamen ayrılmayacak. Şirkette bazı özel projeler üzerinde çalışmaya devam edecek. Ancak Apple çalışanları, bu adımın emekliliğe giden yolda atılmış belirgin bir aşama olduğunu dile getiriyor. Phil Schiller, 1987 yılında Apple katılmış, 1993'te ayrılıp Steve Jobs'ın dönmesiyle 1997'de tekrar şirkete girmişti. iPod, iPhone, iPad ve Apple Watch gibi devrimsel ürünlerin lansmanında en ön safta yer alan Schiller, 2020 yılına kadar pazarlama başkanlığını yürütmüştü. Aynı zamanda App Store’un da başındaki isimdi. Gelişmeyle birlikte App Store'un yönetimi, 2015 yılına kadar da platformu yönetmiş olan Apple Servisler Başkanı Eddy Cue'ya devrediliyor. App Store'un günlük operasyonlarını ise uzun süredir bu ekipte yer alan Carson Oliver üstlenecek. Etkinlik yönetiminde de yapısal bir değişime gidildi. Schiller'ın yardımcısı Nola Weinstein, Apple lansman ve etkinlik ekibinin başına geçerken, doğrudan İletişim ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Kristin Huguet Quayle'a rapor verecek.

Tim Cook’tan Sonra Bir Büyük Apple Yöneticisi Daha Görevinden Ayrılıyor

Eylül 2026: Bu Ay Vizyona Girecek Filmler

Yazın son ayı ağustosu geride bırakırken sinemaseverler gözünü eylüle çevirmiş durumda. Öyle ki ağustos da dolu dolu geçen bir ay olacak. Peki Eylül 2026’da hangi filmler vizyona girecek? Bu içeriğimizde sizin için Eylül 2026 boyunca vizyona girecek tüm filmleri hafta hafta derledik. Fall 2, Resident Evil, Avengers Endgame'den yeni sahneler içeren Encore gibi filmler bu ay sinemalardan izlenebilecek. 4 Eylül'de vizyona girecek filmler Fall 2: Ölümcül Tırmanış Dondurmacı Çılgın Böcekler Saldırı Azem 6: Mühür Doraemon: Yeni Nobita Ve Şeytanların Denizaltı Kalesi 11 Eylül'de vizyona girecek filmler Sınırsız Kanlı Körfez Aşkın Büyüsü 2 12 Savaşçı Lovitler ile Keloğlan: Mithrasın Sırrı Ayağını Denk Al Baab: Cinler Alemi Konu Ne? Konuşan Hayvanlar Şahin ve Kanarya Sınırsız Kanlı Körfez İçimdeki Yabancı Arınma İbret 2: Lanetli Kız 18 Eylül'de vizyona girecek filmler Resident Evil Kumar Melodi ve Neşeli Notalar Macera Diyarı: Gizemli Taşlar Tek Başına Okay! Madam 2 Tavuk The Weight Kehanet Ayı Kardeşler: Macera Ekibi 25 Eylül'de vizyona girecek filmler İsyan Damat Mektebi Charlie Harpe Kartopu Oyunları Kediler Firarda: Mısır Operasyonu Groove Tails Avengers Endgame: Encore

Eylül 2026'da Vizyona Girecek Filmler: Bu Ay Neler Var?

Vestel, Turkcell ve Anadolu Grubu'ndan Togg İddialarına İlişkin Açıklamalar Geldi

Türkiye'nin yerli otomobil şirketi Togg'un mülkiyet yapısında oldukça kritik bir hareketlilik yaşanıyor. Dün ortaya atılan iddialara göre Türkiye Varlık Fonu (TVF), Togg'un ortaklık yapısına doğrudan dahil olmaya hazırlanıyordu. Ayrıca projenin başından bu yana kurucu ortaklar arasında yer alan Vestel ve Anadolu Grubu, ellerindeki Togg hisselerini devretme aşamasında olduğu belirtilmişti. Bu iki dev şirketin elindeki payların Turkcell ve Türkiye Varlık Fonu (TVF) tarafından satın alınacağını öne süren iddialar gündemde kalmaya devam ederken bugün bir gelişme yaşandı. İlgili şirketlerden açıklamalar geldi. Vestel, Anadolu Grubu ve Turkcell’den açıklamalar geldi Ortaya çıkan bu haberlerin ardından gözler Togg'un mevcut hissedarlarına çevrildi ve ilgili şirketlerden art arda Kamuoyu Aydınlatma Platformu (KAP) bildirimleri gelmeye başladı. Anadolu Grubu tarafından yapılan açıklamada, basında çıkan haberler hatırlatılarak SPK'nın "Haber ve Söylentilerin Doğrulanması" maddesi kapsamında bilgi verildiği belirtildi. Şirket, yatırım politika ve stratejileri çerçevesinde haberlere konu olan paylarla ilgili çeşitli görüşmelerin sürdüğünü, ancak bu aşamada işlemi kesinleştiren bağlayıcı bir sözleşmenin bulunmadığını duyurdu. Vestel de benzer bir tonla yatırımcılarının karşısına çıktı. Vestel cephesinden yapılan bildirimde, basında yer alan haberlere ilişkin görüşmelerin devam ettiği kabul edilirken bu aşamada işlemi kesinleştiren alınmış bir Yönetim Kurulu kararı olmadığının altı çizildi. Son olarak Turkcell tarafı da iddiaları doğrulayan ancak temkini elden bırakmayan bir açıklama yayımladı. Firma, yatırım stratejileri doğrultusunda iştirak portföyüne yönelik görüşmeler gerçekleştirebildiklerini belirterek haberlere konu olan pay alım işlemiyle ilgili görüşmelerin devam ettiğini ifade etti. Tüm bu açıklamalar, devir masasının kurulu olduğunu ancak henüz resmi imzaların atılmadığını net bir şekilde gösteriyor. Ortaklık yapısındaki olası bir değişimin ne anlama geldiğini anlamak için mevcut durumu açıklamak gerek. Togg'un mevcut ortaklık yapısında Vestel, Anadolu Grubu, Turkcell ve BMC Otomotiv eşit paylara sahip durumda. Bu dört büyük grubun her biri Togg üzerinde %23 oranında hisseyi elinde bulunduruyor. Şirketin kalan %8’lik hisse payı ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) mülkiyetinde yer alıyor.

Vestel, Turkcell ve Anadolu Grubu'ndan Togg İddialarına İlişkin Açıklamalar Geldi

GTA 6'nın Ön Siparişleri, Oynanış Videosundan Sonra Uçuşa Geçti!

Tarihin en çok beklenen oyunu GTA 6’nın ilk oynanış videosu geçtiğimiz hafta resmen yayımlanmıştı. 26 dakikalık görüntüler, oyun dünyasında büyük yankı uyandırarak bizi ne kadar büyük bir yapımın beklediğini gözler önüne sermişti. Hâliyle bu durum, satışlara da yansıdı. Öyle ki SensorTower tarafından paylaşılan verilere göre GTA 6’nın oynanış videosunun yayımlanmasının ardından oyunun ön siparişlerinde inanılmaz bir artış yaşandı. Satışlar, fragmanın ardından 1 gün sonra %436 seviyesinde yükseldi. Geçen 5 günün ardından aynı şekilde yükselmeye devam ediyor. Toplam ön sipariş sayısı 4,86 milyona ulaştı SensorTower’ın verilerini incelediğimizde GTA 6’nın ön siparişlerinin şu anda 4,86 milyon seviyesine ulaştığını görüyoruz. Bu sayı her geçen gün daha da artıyor. Oyunun çıkmasına 2,5 aylık bir süre var. Bu sürede daha da artıp rekorlar kırmaya devam edeceğini tahmin edebiliriz. Dikkat çeken bir diğer detay ise satın alımların %90'ının daha pahalı versiyon olan Ultimate sürüm olması. Platformlara dayalı veriler de var. Satışların %77 gibi büyük bir çoğunluğu PlayStation üzerinden. Xbox’ın oranı ise %23. PS’de 3,75 milyon civarı, Xbox’ta ise 1,1 milyon civarı satış yapılmış. Toplam gelirin ie 476 milyon dolara ulaştığı aktarılıyor. GTA 6, 19 Kasım 2026 tarihinde PlayStation 5 ve Xbox Series X/S konsolları için piyasaya sürülecek. Oyunun standart versiyonu ülkemizde 3.999 TL, Ultimate sürümü ise 4.999 TL’ye satılıyor.

GTA 6'nın Ön Siparişleri, Oynanış Videosundan Sonra Uçuşa Geçti!

Türkiye, NASA'nın Artemis Anlaşmaları'na Dahil Oldu: İşte Detaylar

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), geçtiğimiz saatlerde yaptığı bir açıklamayla Türkiye’nin uzayın barışçıl, şeffaf ve iş birliğine dayalı şekilde keşfedilmesini amaçlayan küresel iş birliği çerçevesi Artemis Anlaşmaları’na (Artemis Accords) resmî olarak katıldığını duyurdu. Washington’da bulunan NASA merkezinde düzenlenen törende Türkiye, uluslararası uzay hukuku ilkelerine sadık kalacağını beyan ederek bu tarihi sözleşmeyi imzaladı. Türkiye, imza atan 71. ülke oldu Türkiye, Artemis Anlaşmaları’na katılarak bu sözleşmeyi imzalayan 71. ülke unvanını aldı. İmza töreninde Türkiye’yi Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır temsil ederken, ev sahipliğini NASA Yöneticisi Jared Isaacman üstlendi. Törende konuşan Isaacman, Türkiye’nin küresel uzay çalışmalarında giderek büyüyen bir rol üstlendiğini vurgulayarak “Türkiye Cumhuriyeti'ni Artemis Anlaşmaları'nın 71. imzacısı olarak karşılamaktan onur duyuyorum.” ifadelerini kullandı. 2020 yılında NASA, ABD Dışişleri Bakanlığı ve yedi kurucu ülke tarafından temelleri atılan Artemis Anlaşmaları; uzay faaliyetlerinin barışçıl amaçlarla yürütülmesi, elde edilen bilimsel verilerin kamuoyu ile açıkça paylaşılması, acil durumlarda astronotlara yardım sağlanması ve uzaydaki tarihi alanlar ile eserlerin korunması gibi temel ilkeleri içeriyor. Türkiye’nin bu metne imza atması, yerli uzay projelerinin uluslararası standartlarla uyumunu ve küresel ölçekte tanınmasını kolaylaştırıyor. Bu hamle, Türkiye’nin son yıllarda ivme kazanan uzay programı için çok önemli. 2024 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) gönderilen ve NASA astronotlarıyla birlikte bilimsel araştırmalar yürüten Alper Gezeravcı ile ilk insanlı uzay görevimizi icra etmiştik. Ardından Tuva Atasever, Virgin Galactic’in VSS Unity uzay aracıyla gerçekleştirilen Virgin Galactic 07 görevi kapsamında bir yörünge altı araştırma uçuşu tamamlamıştı. Aynı zamanda şu sıralarda ülkemizin kendi imkânlarıyla geliştirdiği ilk Ay görevi olan AYAP-1 hazırlıkları da devam ediyor. Türkiye, AYAP-1 projesi ile Ay’a kendi inşa ettiği uyduları fırlatan ve Ay yörüngesinde/yüzeyinde operasyon yürüten kısıtlı sayıdaki ülkeler kulübüne dahil olmayı hedefliyor.

Türkiye, NASA'nın Artemis Anlaşmaları'na Katıldı: Ne Anlama Geliyor?

Yerli Otomobil Karea Fit, Yeniden Siparişe Açılıyor: İşte Fiyatı

Karel Kalıp bünyesinde faaliyet gösteren yerli mobilite markası Karea, geçtiğimiz aylarda Karea Fit ismi verilen yerli otomobilini tanıtmıştı. Şehir için kullanım için tasarlanan bu minik otomobil, kısa sürede büyük ilgi görmeyi başaran bir araç olmuştu. Şimdi ise bu aracı almak isteyenleri sevindirecek bir gelişme yaşandı. Fit, üretim kapasitesinin artırılmasıyla birlikte 1 Eylül itibarıyla markanın resmi internet sitesi üzerinden yeniden siparişe sunulmaya başlıyor. Peki fiyatı ne kadar olacak? Gelin detaylara bakalım. 799 bin TL’lik fiyatı var Yerli mikro mobilite segmentinde konumlanan araç, 799 bin TL satış fiyatıyla tüketicilerin beğenisine çıkarılıyor. Modeli satın almak isteyen kullanıcılar için ödeme sürecini kolaylaştıracak finansman seçenekleri de devreye alınmış. Kullanıcılar, 79 bin TL ön ödeme tutarı ile siparişlerini oluşturabiliyor. Kalan ödeme miktarı ise kredi kartına taksit veya taşıt kredisi imkânlarıyla tamamlanabiliyor. Sunulan finansal detaylara bakıldığında kredi kartı ödemelerinde 3, 6, 9 veya 12 ay taksit imkânı sağlanıyor. Bunun yanı sıra araç satış bedelinin yüzde 50’sine kadar 36 ay vadeli taşıt kredisi desteği veriliyor. Tüketiciler ayrıca doğrudan havale/EFT yoluyla veya bireysel taşıt kredisi olanaklarından faydalanarak ödemelerini gerçekleştirebiliyor. Karea Fit nasıl özelliklere sahip? Kaera Fit modeli, 2 kişilik bir araç olarak karşımıza çıkıyor. 2631 mm uzunluğa, 1498 mm genişliğe ve 1621 mm yüksekliğe sahip olan otomobilin ağırlığı ise 540 gram. 13 inç jantlara sahip araç, görsellerden de görebileceğiniz üzere şehir içinde kolay ulaşım sağlamak için tasarlandı. Elektrikli bir model olarak sunulan araç, 12 kW’lık elektrikli motorla geliyor ve 135 km’lik menzil sunuyor. Maksimum hızı 90 km/sa olduğunu belirtelim. Şarjın %20’den %80’e 2 saatte ulaşabildiği, 0’dan 50 km’ye ise 6 saniyede çıktığını da eklemeden geçmemek gerek.

Yerli Şehir İçi Otomobil Karea Fit, Yeniden Siparişe Açılıyor: İşte Fiyatı

iOS 27 Beta 8 Yayımlandı: İşte Yenilikler

Apple, düzenli olarak yeni işletim sistemi sürümü İOS 27’nin beta sürümlerini düzenli olarak yayımlıyordu. Şimdi ise iOS 27’nin geniş çapta kullanılmasına çok az bir süre kalmışken muhtemelen son beta sürüm olan iOS 27 Beta 8 yayımlandı. Bu beta, geliştiriciler için yayımlanan bir sürüm olarak geliyor. Yani sadece kayıtlı geliştiriciler test edebilecek. Halka açık versiyonu ise muuhtemelen Beta 6 olarak gelecek. Peki nasıl özellikler içeriyor? iPhone’lara ne gibi yenilikler getirecek? Gelin iOS 27 Beta 8’deki tüm yeniliklere bakalım. Siri AI ve Apple Intelligence Güncellemenin ana odağını, Apple'ın yeni nesil "Apple Intelligence" ve yeni "Apple Foundation Models" altyapısıyla yeniden inşa ettiği Siri AI oluşturuyor. Siri AI, sesli asistana üretken yapay zekâ desteği kazandırarak onunla doğal sohbetler gerçekleştirmenizi sağlayacak. Bunun dışında kişisel bağlam algısı, genişletilmiş dünya bilgisi, ekran üzerindeki ögeleri fark etme ve uygulama içinde derinlemesine işlem yapabilme yetenekleri olacak. Yenilenen Siri AI, iPhone cihazlarında Dynamic Island ile entegre çalışan yeni bir görsel deneyim kazanıyor. Ayrıca cihazlar arasında geçmiş konuşmaları incelemek amacıyla sürüme özel bağımsız bir Siri uygulaması da eklenmiş durumda. Siri ile birleşen Görsel Zekâ yetenekleri, Kamera uygulamasına yeni bir Siri modu eklerken iPhone'daki Kamera Denetimi özelliğine geliştirmeler getirecek. Apple Intelligence yetenekleri sistem geneline yayılacak. Fotoğraflar, Safari, Parolalar, Posta, Mesajlar, Telefon, Kestirmeler ve Ev uygulamaları yapay zekâ destekli güncellemeler alıyor. Tasarım değişiklikleri ve erformans geliştirmeleri Siri ve yapay zekâ yeteneklerinin ötesinde iOS 27, işletim sistemi genelinde çeşitli tasarım ve performans güncellemeleri içeriyor. Geçen yıl sunulan Liquid Glass tasarımı yenilenerek sistem arayüzünün şeffaflık seviyesini ayarlamayı sağlayan yeni bir Liquid Glass ayarlama çubuğu eklenecek. Diğer yenilikler arasında Fotoğraflar uygulamasında anahtar kelimeler ile yıldız puanlamaları, özelleştirilebilir slayt gösterileri, Mesajlar'da kesintisiz gönderim, FaceTime'da Çift Çekim, AirPods için özel EQ ayarları, yeni kurtarma seçenekleri, kolaylaştırılmış Apple Pay kart değişimi ve yapay zekâ ile duvar kağıdı oluşturma yer alıyor.

iOS 27 Beta 8 Yayımlandı: İşte iPhone'lara Gelecek Yeni Özellikler

Apple CEO'luğunı Bırakan Tim Cook, Son Mesajını Paylaştı

15 yıldır Apple CEO’luğu yapan Tim Cook’un görevi bugün (1 Eylül) itibarıyla resmen sona eriyor. Cook, yerini şirketin donanım bölümünün yöneticiliğini yapan John Ternus’a bırakacak. Ünlü iş insanı, görevini devretmeden önce hem çalışanlara hem de müşterilerine yönelik mesajlar yayımladı. Cook; 2011 yılından bu yana Apple’ın en üst düzey yöneticisi olarak görev yapıyordu. Geçen bu süreçte Apple’ı 350 milyar dolarlık bir şirketten 4,6 trilyon dolar değere sahip bir şirkete dönüştürdü ve çok sayıda devrimsel Apple ürün ve hizmetinin piyasaya sürülmesinde büyük rol oynadı. Cook’un çalışanlarına mesajı Çalışanlarına hitaben kaleme aldığı mektupta Cook, bu anın bir gün geleceğini bildiğini fakat yine de geldiğine inanmakta güçlük çektiğini belirtti. Şirkete ve ekibe olan sevgisini dile getiren deneyimli yönetici, liderlik yapma ayrıcalığı ve gördüğü destek için tüm çalışanlara teşekkür etti. Cook, elde ettiği tüm başarıların arkasında ekibin bulunduğunu vurgulayarak Apple kültürünün her şeyin üzerinde olduğunu dile getirdi. Steve Jobs'ın geçmişte ifade ettiği "evrende bir çentik açma" misyonuna gönderme yapan Cook, John Ternus'un liderliği altında Apple'ın geleceğinden son derece heyecan duyduğunu belirterek görevi güvenle teslim ettiğini vurguladı. “Bugün, Apple'daki CEO'luk görevimin son günü. Bir gün geleceğini hep bildiğim bir an. Yine de o anın geldiğine ve şu an bu satırları yazdığıma inanmak hâlâ güç. Bu şirketi ve arkasındaki ekibi çok seviyorum. Bana gösterdiğiniz yoğun sevgi, her gün sergilediğiniz özveri ve hepsinden önemlisi lideriniz olarak görev yapma ayrıcalığına sahip olduğum için duyduğum minneti dile getirmeden bu günün geçip gitmesine izin veremezdim. Gerçek şu ki başarıma dair ne söylenirse söylensin bunun tamamen sizlerin sayesinde olduğunu biliyorum. İçimdeki en iyi yönleri ortaya çıkardınız. Hayatım boyunca böylesine olağanüstü bir insan topluluğuyla hiç karşılaşmamış veya birlikte çalışmamıştım. Üstelik her gün buna dair yeni örnekler görmeye devam ediyorum. Apple'da gerçekten özel bir şeyler var. En çok gurur duyduğum şey ise hiçbir yıllık faaliyet raporunun tam anlamıyla yansıtamayacağı bir nitelik. Burası, kültürün her şeyden üstün geldiğinin bir kanıtı. İnşa ettiğimiz şeylerin bir anlam taşıdığına dünyayı bulduğumuzdan daha iyi bir yer olarak bırakma konusunda hem fırsata hem de sorumluluğa sahip olduğumuza dair ortak bir inancı paylaşıyoruz. İşte bu amaç, burayı olağanüstü kılan unsurlardan biri. Apple bu amacı beslemeye yardımcı oluyor ancak inanıyorum ki bu duygu, sizler buraya gelmeden çok önce her birinizin içinde zaten vardı. Sizi bu şirkete getiren ve her gün yaptığınız işe yön vermeye devam eden şey de bu. Hep birlikte, herhangi birimizin tek başına hayal edebileceğinden veya başarabileceğinden çok daha büyük bir şey yarattık. Başarımızın sırrı da işte bu. Birbirimizin en iyi yönlerini ortaya çıkarıyoruz. Birbirimize güç veriyoruz. Kim olduğumuz, nelere inandığımız, nelere değer verdiğimiz ve dünyaya nasıl baktığımız sayesinde Steve'in bir zamanlar ifade ettiği o "evrende bir iz bırakma" fikrini gerçeğe dönüştürdük. Ne kadar şanslıyız. Ne kadar şanslıyım. Bildiğiniz üzere Apple'dan ayrılmıyorum ancak büyük bir tutkuyla bağlı olduğum bir görevden ayrılıyorum. Kararımdan son derece memnun ve huzurlu olsam da bu işi şimdiden tahmin bile edemeyeceğim ölçüde özleyeceğimi biliyorum. Dümenini John kadar parlak, harika ve yetenekli birine devretmenin verdiği büyük gönül rahatlığına rağmen size liderlik etmeyi ve her adımda sizinle birlikte olmayı özleyeceğim. Dünyayı değiştiren ürünler yaratmanın ne gerektirdiğini John kadar iyi anlayan çok az insan var; onun liderliği adına büyük bir heyecan duyuyorum. *Size ne kadar değer verdiğimi ve CEO'nuz olmanın benim için ne büyük bir onur olduğunu bildiğinizi umuyorum. Her şeyden önemlis, Apple dediğimiz bu olağanüstü yerin bir parçası olmaktan gurur duymaya devam etmenizi ve her zaman elinizden gelenin en iyisini ortaya koymanızı diliyorum. Birbirimize ve hizmet ettiğimiz insanlara özen göstererek tüm benliğimizle bu işe sarıldığımızda, yaratabileceğimiz o büyük etkinin sınırı yoktur. Apple Park'taki yeni görevimde ve dünyanın dört bir yanında sizlerle yeniden bir araya gelmeyi dört gözle bekliyorum. Tüm varlığımla ve benliğimle, her zaman Saygılarımla, Tim*” Cook’un müşterlere paylaştığı mesaj Çalışanlara atılan iç mektubun yanı sıra Tim Cook, kullanıcılar ve takipçiler için sosyal medya hesabından da bir mesaj paylaştı. Cook, kullanıcılar ve takipçiler için sosyal medya hesabından da bir mesaj paylaştı. Mesajında Apple topluluğuna sevgilerini ileten Cook, unvanının 1 Eylül itibarıyla değişeceğini ancak topluluğa olan sevgisinin asla değişmeyeceğini ifade etti: “CEO olarak son günümde Apple topluluğuna bolca sevgi gönderiyorum. Yarın unvanım değişecek, ama Apple topluluğuna duyduğum sevgi asla değişmeyecek. Sürekli bir ilham kaynağı olduğunuz için teşekkür ederim. Minnettarlığım sonsuz, ve bir sonraki bölüm için heyecanlıyım!”

15 Yılın Ardından Apple CEO'luğunu Bırakan Tim Cook, Son Mesajını Paylaştı

Togg'da Hisse İddiası: Türkiye Varlık Fonu Geliyor

Türkiye'nin yerli otomobil girişimi Togg'da oldukça önemli bir değişiklik yaşanabilir. Reuters'ın konuya yakın üç kaynağa dayandırdığı yeni habere göre şirketin kurucu ortaklarından Vestel ile Anadolu Grubu, Togg'daki hisselerini devretmek için görüşmeler yürütüyor. Üstelik masadaki isimlerden biri de Türkiye Varlık Fonu. Şimdilik ortada imzalanmış ve kamuoyuna duyurulmuş bir anlaşma bulunmadığını özellikle belirtelim. Ancak kaynakların aktardığı bilgiler doğru çıkarsa Togg'un kuruluşundan bu yana devam eden ortaklık yapısı ciddi şekilde değişecek. Türkiye Varlık Fonu ise ilk kez doğrudan Togg hissedarlarından biri hâline gelecek. Togg'daki ortaklık dengeleri tamamen değişebilir Togg'un mevcut yapısında Vestel Elektronik, Anadolu Grubu Holding, Turkcell ve BMC Otomotiv'in ayrı ayrı yüzde 23'er hissesi bulunuyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ise şirketin yüzde 8'ine sahip. Yani Vestel ile Anadolu Grubu'nun satmayı planladığı öne sürülen hisselerin toplamı, Togg'un yüzde 46'sına karşılık geliyor. Reuters'a konuşan iki kaynak, söz konusu yüzde 46'lık payı Turkcell ile Türkiye Varlık Fonu'nun satın alacağını belirtiyor. Ancak hisselerin iki taraf arasında nasıl paylaşılacağı ya da satış için Togg'a nasıl bir değer biçildiği henüz bilinmiyor. Kaynaklara göre görüşmeler devam ediyor ve tarafların kısa süre içinde nihai bir anlaşmaya ulaşması bekleniyor. İddia ortaya çıkar çıkmaz borsa da hareketlendi Haberin ortaya çıkmasının ardından ilgili şirketlerin hisselerinde de dikkat çekici hareketler görüldü. Reuters'ın aktardığı verilere göre Vestel Elektronik hisseleri yüzde 6,5, Anadolu Grubu Holding hisseleri ise yüzde 5,5 yükseldi. Olası alıcılardan Turkcell'in hisselerinde yüzde 5 düşüş yaşanırken BIST 100 aynı sırada yüzde 1,26 geriledi. Peki şirketler bu iddia hakkında ne diyor? Şimdilik pek bir şey değil. Türkiye Varlık Fonu, Vestel Elektronik ve Anadolu Grubu Holding Reuters'ın yorum talebini geri çevirdi. Turkcell ile Togg ise habere ilişkin sorulara yanıt vermedi. Dolayısıyla yüzde 46'lık hissenin satış bedeli ve yeni ortaklık oranları konusunda henüz doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor. Togg'un satışları artıyor ancak kârlılık konusu hâlâ önemli Yaklaşık sekiz yıl önce mevcut hissedarları tarafından kurulan Togg, halka açık bir şirket olmadığı için finansal durumuyla ilgili tüm detayları düzenli olarak paylaşmıyor. Ancak hissedarlarının finansal tabloları bazı ipuçları sunuyor. Reuters'a göre şirketin geçen yıl birkaç milyar liraya ulaşan zararı, bu yılın ilk altı ayında önemli ölçüde gerilemiş durumda. Satış tarafındaysa yükseliş sürüyor. ODMD verilerine göre Togg, geçtiğimiz yıl Türkiye'de 39 bin 20 otomobil sattı. Bu yılın ilk yedi ayında gerçekleştirilen 25 bin 848 adetlik satış ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artış anlamına geliyor. Sektör kaynaklarına göre ise kalıcı kârlılık için yıllık üretimin yüz binler seviyesine çıkması gerekiyor.

İddia: Togg'un 2 Kurucusu Hisselerini Satacak, TVF Yeni Ortak Olacak

FC 27'nin Açık Dünya Modunun Yaratıcılarıyla Röportaj Yaptık!

Bu yıl Webtekno olarak Gamescom’daydık ve yılın futbolseverler tarafından en çok beklenen oyunlarından FC 27’nin en dikkat çekici yeniliklerinden biri olan The Grounds modu için kafanızdaki soru işaretlerini gidermek istedik. Oyun dünyasının kalbinin attığı fuarda, modun arkasındaki iki yetkili isim Karthik Venkateshan ve Jean-Francois Guastalla ile bir araya geldik. The Grounds modunun getirdiği yenilikleri, geliştirme sürecini ve oyuncuları nasıl bir deneyimin beklediğini doğrudan birinci ağızdan dinledik. İşte Gamescom'da gerçekleştirdiğimiz özel röportaj! Uzun bir aradan sonra bu yıl FC 27 ile birlikte seriye yepyeni bir mod katılıyor. Bu konuda ne kadar heyecanlısınız ve The Grounds modunun geliştirme süreci tam olarak kaç yıl sürdü? "Aşırı heyecanlıyız! Bu modun nihayet duyurulmuş olması ve oyuncuların uzun süredir üzerinde çalıştığımız bir şeye ilk defa dâhil olabilecek olması harika. Tam olarak kaç yıl sürdüğüne net bir sayı veremem çünkü işin içinde dünyada olup biten yeni şeylerin yanı sıra geçmişte yaptığımız çalışmalardan gelen birçok birikim var. Bunu, 11'e 11 modu ilk tanıttığımız zamanlardan tutun, Clubs modu güncellemelerine, Rush modunun oyuna eklenmesine ve antrenman oyunlarına kadar düşünebilirsiniz. Tüm bu yıllar boyunca geliştirdiğimiz sistemler, açık dünya konseptiyle birleşerek tek ve harika bir deneyime dönüştü. Yani birkaç yıl diyebiliriz ama önceki tecrübelerimizi kapsadığı için yıl sayısının pek bir önemi yok. Oyuncuların kurduğumuz bu yapıyı görecek olmasından dolayı gerçekten çok heyecanlıyız. Kapalı beta süreci devam ediyor ve şimdiden harika geri dönüşler alıyoruz ancak asıl isteğimiz, geniş oyuncu kitlesinin bu deneyimi tam anlamıyla yaşaması." Oyunu ilk kez açacak ve 'Burada ne yapacağım?' diyecek bir oyuncuya, 'The Grounds' modunu en basit haliyle nasıl özetlersiniz? "İlk olarak; eğer FC'yi sosyal bir ortamda, başkalarıyla birlikte veya başkalarına karşı oynamak istiyorsanız, The Grounds tam sizlik bir yer. Kendi futbolcu kimliğinizi yansıtmak; görünüşünüzden giydiklerinize, orta saha mı yoksa defans mı olacağınıza kadar tamamen kendiniz olmak istiyorsanız doğru moddasınız. İster arkadaşlarınızla kulüp liglerinde veya eleme maçlarında ciddi anlamda rekabet edin, ister sadece dünyaya girip öylesine takılın. 1v1 modunda arkadaşınızla karşılaşabilir, 2v2 modunda arkadaşınızla başkalarına karşı oynayabilir ya da ayak tenisi veya balon futbolu gibi eğlenceli etkinliklere katılabilirsiniz. Sosyalleşme imkânı daha önce hiç bu kadar geniş olmamıştı." The Grounds modunu geliştirmeye başladığınız günden bu yana yaşadığınız en büyük zorluk neydi? Bugün bile moda dair en büyük kaygınız nedir? "Büyük ve zaten var olan bir seri için yeni bir şey inşa ederken elbette birçok zorlukla karşılaşıyorsunuz. Mevcut kemik kitleyi memnun ederken, bir yandan da onların istediği ama henüz sunmadığımız şeyleri genişletmeniz gerekiyor. En büyük zorluk muhtemelen dünyanın kendisiydi. 100 oyuncu için doğru dünya boyutunu bulmak, bu 100 kişiye yetecek kadar aktivite tasarlamak... Yeterince yapacak şey yokmuş gibi hissettirmemeliydik ama dünyanın boyutu yüzünden kaybolmuş ve nereye gideceğini bilmeyen bir his de yaratmamalıydık. Bu yüzden ideal boyutu yakalayana kadar haritada sürekli ayarlamalar yaptık. Bunun yanında teknik zorluklar da vardı. FC oynanışını açık dünya konseptine nasıl entegre ederiz? Aynı anda çevrim içi olan 100 oyuncu, performans, sunucular... Ekibin bugün deneyimlediğiniz bu yapıyı sunabilmek için üstesinden geldiği büyük başarılar diyebilirim." The Grounds beraberinde pek çok mentör de getiriyor. Bu mentörler neye göre seçildi? Oyundaki etkileri neler? Gelecekte sayıları artacak mı? "Mentörleri seçerken önce dünyayı inşa ettik ve oyunculara sunmak istediğimiz ilk bölgelere karar verdik. Bunlar İngiltere, Fransa ve Arjantin. Açık dünya hikâye anlatımının bir parçası olarak bu dünyada oyunculara rehberlik edecek sporcuları düşündüğümüzde, ilk olarak bu bölgelere baktık. Daha sonra lisans ekibimizle çalıştık, oyuncularla bir araya geldik ve mülakatlar yaptık. Kendi hikâyelerini, futbola nasıl başladıklarını anlattılar. Herkes bu oyuncuları şu an bulundukları noktada, stadyumlarda ve spot ışıklarının altında tanıyor ancak yükselme sürecinde neler yaşadıklarını bilmiyoruz. Başarıya ulaşırken verdikleri mücadeleleri oyuncularla paylaşmalarının son derece ilham verici olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda futbolun özündeki insan hikâyesini ve farklı kültürlerde futbolun nasıl yaşandığını da oyuna yansıtıyor." The Grounds’a dair en çok heyecanlandığınız ve oyun çıktığında en çok görmek istediğiniz şey ne? "Oyuncu tercihlerinin ve davranışlarının zaman içinde nasıl değişeceğini görmek beni çok heyecanlandırıyor. Çevrim içi topluluklara baktığınızda trendler görürsünüz. İnsanlar önce sokak futbolu oynamaya başlayabilir, ardından farklı deneyimlere yönelebilirler. Bu kalıpları anlamak ve herkese daha iyi bir deneyim sunabilmek için bu davranışları izlemek harika olacak." Betada en çok 1v1, 2v2 ve 3v3 modlarının tercih edildiğine şahit olduk. Bir süre sonra durum oyuncumuzu geliştirmekten ibaret oluyor ve rekabetçi hissiyatı tazeliğini kaybediyor. Gelecekte bu mod içerisinde bir rank sistemi veya leaderboard görme ihtimalimiz var mı? "Güzel soru! Oyun çıktığında elbette içerik güncellemeleri olacak. Kampanyalar ve canlı etkinliklerle dünya sürekli güncellenecek, yeni hedefler eklenecek. Çeşitliliği artırmak için oyuncuları 1v1 maçlara teşvik edecek özel ödüller ve hedefler sunacağız. Diğer taraftan, "Bölümler" (Chapters) adını verdiğimiz özellik güncellemeleri üzerinde çalışıyoruz. Yaklaşık her 3 ayda bir yeni bir bölüm gelecek ve bu bölümlerle yeni özellikler ekleyeceğiz. Şunu açıkça söyleyebilirim ki oyuncuların isteklerinin farkındayız. Rekabetçi oynamak isteyen, kazandıkça sahada kalıp galibiyet serisini topluluğa sergilemek veya sıralama tablosunda üst sıralara çıkmak isteyen oyuncular için çözümler üzerinde çalışıyoruz. Bunların bir kısmını FC 27 sürecinde sunmayı hedefliyoruz." Bu kadar çok oyuncunun aynı anda serbestçe dolaştığı, mini oyunlar oynadığı bir açık dünyada teknik performansı, sunucu kararlılığını ve özellikle gecikme (ping) sürelerini optimize etmek için nasıl bir altyapı çalışması yürüttünüz? "Bu gerçekten çok zor bir problem. İki oyuncunun karşı karşıya geldiği durumlar bile zorken, şimdi aynı dünyada 100 oyuncu var. Kapalı betadaki durumun oyunun çıkış hâli olmadığını belirtmekte fayda var. Betada kısıtlı bölgeler ve daha az sunucu vardı. Çıkış gününde kolektif gecikmeyi düşürmek için kritik noktalara yeni sunucular ekledik. Herkesin aynı bölgeden bağlandığı ideal senaryolar için kapsamlı testler yaptık. Metriklerimiz, açık dünya ve diğer ögelerin stadyum deneyimindeki oynanış kalitesini olumsuz etkilemediğini gösteriyor. Teknolojiyi bu hedefle kurduk. Yine de çıkış gününde göreceğiz. Oynanışın sorunsuz işlemesi bizim için birincil öncelik." The Grounds açık dünyasında topu fırlatabileceğimiz ve hedefleri vurabileceğimiz küçük mini oyunlar var. Bunlar maç sırası beklerken oynanmak için yapılmış gibi ama aynı zamanda oldukça eğlenceli. Bunlar için görevler ve içerikler getirmeyi planlıyor musunuz? "Bu özelliği kesinlikle genişletmeyi planlıyoruz. Kapalı betadan edindiğimiz tecrübelerle, oyuncuların çevreyle daha fazla etkileşime girmek istediğini gördük. Bir nesneye top vurduğunuzda dünyanın buna tepki vermesini beklemek çok doğal. Çevre etkileşimlerini nasıl artırabileceğimiz ve topunuzla oynarken çocukken sokakta arkadaşlarınızla oynuyormuş hissini nasıl yaşatabileceğimiz üzerine çalışıyoruz." The Grounds Store ve bölgesel mağazalarda kozmetiklerin satılacağını biliyoruz ancak karakterimizi güçlendiren Amps veya gelişimimizi etkileyen Consumables gibi kritik ögeler mikro ödemelerle doğrudan satın alınabilecek mi? Modun "Pay-to-Win" olmaması için nasıl bir denge kurdunuz? *"Net bir şekilde cevap vereyim: Doğrudan satın alınabilen Amp'ler ve tüketilebilir malzemeler olacak mı? Evet, olacak. Bunu kapalı betadaki mağazada da görmüş olmalısınız. FC 26'da "Archetype" tüketilebilir ögelerini tanıtmıştık ve bu bizim için iyi bir öğrenme süreci oldu. Güç tabanlı satın alımları bu mantıkla konumlandırıyoruz. Sistem iki temel odak üzerine kurulu: Yetişme: Oyuna bir süre ara veren oyuncuların topluluğun seviyesine yetişmesini sağlamak. Gelişim Hızlandırma: Çarpanlar vasıtasıyla tecrübe puanı kazanımını hızlandırmak. Amp'ler için de yaklaşımımız benzer. Oyuncuların üst seviye oyun tarzlarını önceden deneyimlemelerine olanak tanıyoruz ancak pay-to-win dengesi konusunda topluluğun bize her zaman söylediği bir şey var. Bu modun güzelliği, oyuncular üzerinde baskı kurmayan rahat ve keyifli yapısıdır. Bu ruhu bozmak istemiyoruz. Amp'lerin büyük çoğunluğu sadece oyunu oynayarak ve zaman geçirerek bolca kazanılabilecek. Mağazada ise sadece çok özel, niş ögeler yer alacak. Yani kimse "Amp'im kalmadı, hemen satın almalıyım" duygusuna kapılmayacak. Gelinen noktayı incelemeye ve sistemi oyuncu geri bildirimlerine göre dengelemeye devam edeceğiz." Okuduğunuz için teşekkürler. Yakında FC 27 kariyer modu yenilikleri için Andreas Wilsdorf ile gerçekleştirdiğimiz röportaj da sizlerle olacak.

FC 27'nin Açık Dünya Modunun Yaratıcılarıyla Röportaj Yaptık!

GTA 6'dan Yeni Resmî Ekran Görüntüleri Paylaşıldı

Geçtiğimiz günlerde Netflix'te yayımlanan yeni GTA 6 fragmanının ardından Rockstar Games, resmî internet sitesi üzerinden yeni ekran görüntüleri paylaştı. Paylaşılan ekran görüntülerinde Jason ve Lucia'nın yeni saç stilleri ve tarzı görülebiliyor. Ekran görüntülerine aşağıdan göz atabilirsiniz: GTA 6 yeni ekran görüntüleri GTA 6'nın çıkışına artık 3 aydan az bir süre kalmış durumda ve heyecan giderek artıyor. Peki siz yayımlanan yeni ekran görüntüleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

GTA 6'dan Yeni Resmî Ekran Görüntüleri Paylaşıldı

Nissan ve Honda Güçlerini Birleştirdi: Araçların Yazılımını Üretecekler!

Otomotiv dünyasında elektrikli ve akıllı araç dönüşümü hız kesmeden devam ederken, Japonya'nın önde gelen iki otomotiv üreticisi Nissan ve Honda, stratejik bir hamleye imza attı. İki şirket, yeni nesil yazılım tabanlı araçların temel çekirdeğini oluşturan elektronik kontrol üniteleri (ECU) ve yazılımların standartlaştırılması amacıyla ortak bir geliştirme anlaşması imzaladıklarını resmî olarak duyurdu. Bu iş birliği kapsamında yalnızca fiziksel kontrol üniteleri değil, aynı zamanda bu üniteler üzerinde çalışacak araç içi işletim sistemi, ara yazılımın kritik bileşenleri ve araç kontrol yazılımları da ortak teknik özelliklerle geliştirilecek. üretici, temel E/E (Elektrik/Elektronik) mimarisinde standartlaşmaya giderek rekabet gücünü ve yenilik hızını artırmayı amaçlıyor. 2029 hedefi Nissan ve Honda'nın ortaklaşa geliştireceği bu yeni elektronik mimari ve yazılım ekosisteminin, her iki markanın yeni nesil yazılım tabanlı araçlarında 2029 mali yılı itibarıyla kullanılması planlanıyor. Ortaklığın arkasındaki temel motivasyon, hızla gelişen araç zekâsı ve elektrifikasyon teknolojilerine ayak uydururken Ar-Ge verimliliğini maksimuma çıkarmak. Şirketler; ortak mühendislik uzmanlığından faydalanarak geliştirme süreçlerini hızlandırmayı, Ar-Ge maliyetlerini düşürmeyi ve ölçek ekonomisi sayesinde ciddi bir finansal avantaj elde etmeyi hedefliyor. İki şirket arasındaki stratejik ortaklık sadece yazılım geliştirme ile sınırlı kalmıyor. Nissan ve Honda, karbon nötrlüğe ulaşma hedefinin yanı sıra araçlarının karıştığı trafik kazalarında "sıfır ölüm" vizyonunu gerçekleştirmek adına farklı alanlarda da iş birliği fırsatlarını değerlendirmeyi sürdürüyor. Hızlı teknolojik değişim çağında geliştirme döngülerini kısaltmayı hedefleyen taraflar, kendi güçlü oldukları yönleri birleştirerek müşterilerine ve topluma somut faydalar sunmaya devam edeceklerini vurguluyor. Yapılan anlaşma ile birlikte iki markanın da yazılım alanındaki yatırımlarını çok daha verimli bir şekilde yönetmesi bekleniyor.

Nissan ve Honda Güçlerini Birleştirdi: Araçların Yazılımını Üretecekler!

Akü Gibi Bataryayı Ucuza Sunan Telefon HONOR 600S Tanıtıldı

Silikon karbon teknolojisine sahip devasa bataryalarıyla son zamanlarda büyük dikkat çeken modellerle karşımıza çıkan HONOR, birkaç gün önce yepyeni bir telefon daha tanıttı. HONOR 600S 5G ismini alan bu telefon, yine “akü gibi” diyebileceğimiz bir pil ile kullanıcıların beğenisine sunuluyor. HONOR 600S modelinin ön tarafında delikli ekran tasarımı görüyoruz. Arkasında ise sol üste yerleştirilen bir kamera kurulumu var. 168.3×78.54×8.30 mm boyutlara ve 216 gram ağırlığa sahip olduğunu belirtelim. HONOR 600S 5G neler sunuyor? Ekran 6,87 inç, 720x1592 piksel, 120 Hz, LCD İşlemci Snapdragon 4 Gen 4 RAM 6 GB Depolama 128 GB Arka kamera 50 MP Ön kamera 5 MP Batarya 8100 mAh (45W) İşletim sistemi MagicOS 10 (Android 16) Telefonda 6,87 inç büyüklüğünde, 1592 x 720 piksel çözünürlük sunan TFT LCD bir panel var. Ekran, 120 Hz yenileme hızına sahip olmasının yanı sıra tipik olarak 860 nit, tepe noktada ise 1.020 nit parlaklık seviyesine ulaşabiliyor. Snapdragon 4 Gen 4 işlemciden güç aldığını belirtelim. Ona 6 GB RAM ve 128 GB depolama eşlik ediyor. Kamera tarafında arka bölümde 50 MP ana kamera ve yardımcı sensör var. Önde ise 5 MP selfie kamerası görüyoruz. IP68, IP69 ve IP69K sertifikalarının tamamını bünyesinde barındıran HONOR 600S 5G modelinde 45W destekli 8.100 mAh’lik devasa bir batarya var. Kutudan Android 16 tabanlı MagicOS 10 ile çıkan HONOR 600S 5G, 255 dolarlık fiyata sahip.

Akü Gibi Bataryayı Ucuza Sunan Telefon HONOR 600S Tanıtıldı

Rocsktar'dan GTA 6'da Mikro Ödeme ve Yapay Zekâ Kullanımı Hakkında Açıklama

Geçtiğimiz hafta oynanış fragmanı yayımlanan GTA 6 için heyecanlı bekleyiş hız kesmeden devam ediyor. Fragman yayımlandığından beri sürekli oyundan bilgiler geldiğini görüyorduk. Şimdi ise bunlara bir yenisi daha eklendi. Yeni bir haber, GTA 6’da mikro ödemelerin ve üretken yapay zekâ ile oluşturulan içeriklerin olup olmayacağını netleştirdi. Kinda Funny Games ile gerçekleştirilen bir söyleşide aktarılan bilgilere göre GTA 6, ilk gününde ne mikro ödeme sistemlerine ne de üretken yapay zekâ unsurlarına ev sahipliği yapacak. Geliştirme sürecinde hiçbir üretken yapay zekâ teknolojisinden yararlanılmadı Kinda Funny ekibinden Andy Cortez, GTA 6: Extended Look öncesinde düzenlenen ön izleme etkinliğinde Rockstar yetkililerine oyuncuların gerçek para kullanarak oyun içi eşya satın alıp alamayacağını sordu. Yapımcı ekibin verdiği cevaba göre ana oyunda hiçbir mikro ödeme veya oyun içi para monetization mekanizması bulunmayacak. Bu durum tek oyunculu hikâye deneyimini tamamen korumayı hedeflerken aynı zamanda Rockstar'ın yeni bir Grand Theft Auto Online güncellemesini veya modunu yakın zamanda sunma planının olmadığını da bir kez daha ortaya koyuyor. Söyleşide Greg Miller tarafından Rockstar ekibine yöneltilen "Oyunda üretken yapay zekâ kullanıldı mı?" sorusu da kesin bir dille yanıtlandı. Rockstar yetkilileri, GTA 6'da hiçbir üretken yapay zekâ teknolojisinin yer almadığını net bir şekilde doğruladı.

GTA 6'da Üretken Yapay Zekâ Kullanıldı mı? Mikro Ödeme Olacak mı? Rockstar'dan Açıklama Geldi

Steve Jobs’ın 8. Sınıfta Yaptığı Bir Proje, 1 Milyon 658 Bin TL’ye Satıldı

2011 yılında hayata gözlerini yuman Apple kurucusu Steve Jobs, teknoloji tarihinin en önemli isimlerinden biriydi. Şimdi ise Jobs’ın ne kadar büyük bir insan olduğunu gösteren bir olay yaşandı. Jobs’ın çocukluk dönemine ait nadir bir parça açık artırmayla satıldı. Jobs'ın Cupertino Jr. High okulunda okuduğu sırada 8. sınıf fen bilgisi sergisi için tasarladığı çalışma, RR Auction üzerinden gerçekleştirilen müzayedede dudak uçuklatan bir fiyata alıcı buldu. 1 milyon 658 bin TL’ye satıldı Jobs’ın çocukken yaptığı bu proje, 34.375 dolara, yani 1 milyon 658 bin TL’ye alıcı buldu. "What is the SCR?" (Silikon Kontrollü Doğrultucu Nedir?) başlığını taşıyan bu çalışma, ahşap kontrplaktan yapılmış üç panelli bir sergi panosu ve aynı adı taşıyan 10 sayfalık bir rapordan oluşuyordu. Söz konusu tarihi proje, Steve Jobs'ın üvey kardeşi John Chovanec'in kişisel koleksiyonundan açık artırmaya çıkarıldı Silikon kontrollü doğrultucular (SCR), elektrik devrelerinde akım akışını kontrol etmek ve yüksek voltajlı yükleri yönetmek amacıyla kullanılan bir tür yarı iletken bileşendir. Jobs'un henüz 13 yaşındayken bu tür karmaşık devre mimarilerini incelemesi, ileride kişisel bilgisayar devrimine liderlik edecek analitik yeteneğinin ilk adımlarını göstermesi açısından koleksiyoncular için büyük bir manevi değer taşıyor. Serginin sol panelinde P ve N tipi yarı iletken katmanları gösteren tipik bir silikon kontrollü doğrultucunun ahşap bir modeli bulunurken orta panelde cihazın temel çalışma ilkelerini ve karakteristiklerini gösteren test devreleri yer alıyor. Sağ panelde ise 25 amperlik bir silikon kontrollü doğrultucunun şematik diyagramı ve açıklaması bulunuyor. Üzerinde Jobs'n adı ve "29 Şubat 1968" tarihi de bulunuyor. Proje üzerindeki dikkat çekici bir notta ise Jobs, jüri üyelerine çalışmayı gözlemlemeleri için 2 numaralı devreyi ve osiloskopu prize takmalarını söylerken test bittikten sonra "Lütfen fişi çekin!" uyarısı yapıyor.

Steve Jobs’ın 8. Sınıfta Yaptığı Bir Proje, 1 Milyon 658 Bin TL’ye Satıldı

Yeni BMW X7, Test Edilirken Görüntülendi

BMW, Neue Klasse vizyonu doğrultusunda elektrikli ve minimalist bir geleceğe doğru ilerlerken yeni modeller merakla bekleniyor. Firmanın en büyük SUV’u olan X7 de bunlardan biriydi. Şimdi ise yeni BMW X7, Nurburgring’de test edilirken görüntülendi. Nürburgring pistinde yapılan testler sırasında kameralara yakalanan M Performance paketli yeni X7 prototipi otomobilde ne gibi değişiklikler olacağını bizlere gösteriyor. Gelin detaylara birlikte göz atalım. Karşınızda yeni X7 Araç, kamuflajlı olsa da neler değişeceği konusunda bazı detayları bize veriyor. Arkadaki belirgin dört egzoz çıkışıyla V8 motorun birkaç yıl daha kaputun altında kalacağı görülüyor. Aracın genel gövde oranları ve iki parçalı far tasarımı tam anlamıyla Neue Klasse yüzüne bürünmek yerine mevcut 7 Serisi'ndeki tasarım çizgisini sürdürüyor. Prototipten sızan detaylara göre devasa böbrek ızgaralar aydınlatmalı opsiyonuyla sunulmaya devam edecek. Ancak genişlik algısını artırmak amacıyla ızgara içi çıtalar dikey yerine yatay olarak konumlandırılmış. Dış tasarımdaki bir diğer dikkat çekici yenilik ise yeni X5 modelinde de karşılaştığımız klasik kapı kolları yerine kanatçık formundaki küçük kapı açma mekanizmalarının kullanılmış olması. Arka tarafta ise stop lambaları X3 ve X5 modellerinde olduğu gibi bagaj kapağı boyunca uzanarak neredeyse birleşecek bir hat oluşturuyor. İç mekânda ise teknolojik bir devrim yaşanacak. İlk olarak geçen sonbaharda iX3 modelinde sergilenen Panoramic iDrive sistemi yeni X7 kabinine de dahil edilecek. Ön camın alt tabanı boyunca uzanan ekran, ön konsoldaki tablet formunda dokunmatik ekran ve bağımsız Head-Up Display gibi detaylar göreceğiz. Mevcut modelde kullanılan 523 beygir gücündeki hafif hibrit 4.4 litrelik çift turbo V8 motorun, yeni nesille birlikte 600 beygir barajına yaklaşması veya aşması bekleniyor. Giriş seviyesi modellerde ise 395 beygire kadar güç sunan hafif hibrit 6 silindirli motorlar yer alacak. Ayrıca X5 altyapısında gördüğümüz 483 beygirlik PHEV sisteminin bir türevinin de ilk kez X7 ailesine eklenme ihtimali var. Aracın 2027’de tanıtılacağını belirtelim.

Yeni BMW X7 Yollarda Test Edilirken Görüntülendi: Neler Değişecek?

Ağustos 2026: Türkiye’de En Çok İzlenen Filmler

HBO Max, Netflix, Prime Video ve daha birçok film ve dizi platformu ülkemizde de ilgi görüyor. Birçok insan bu platformlar üzerinden boş vakitlerinde bir şeyler izliyorlar. Peki geride bıraktığımız ağustos ayında en çok hangi filmler izlendi? Sizin için JustWatch’ın verilerini kullanarak bu yapımları derledik. Bu ay listenin değiştiğini ve Mubi’de yayımlanan Nasıl Seks Yapacağız?'ın zirvedeki yerini koruduğunu görüyoruz. Onu Prime Video'da yayımlanan Fırtına Kız ve Netflix'ten İyi ki Aldatılmışım! takip ediyor. Türkiye’de geçen ay en çok izlenen filmler Nasıl Seks Yapacağız? - Mubi Fırtına Kız - Prime Video İyi ki Aldatılmışım! - Netflix Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok - Disney+ & TV+ Son Gün Doğumu - Prime Video 365 Gün - Netflix Kurtuluş Projesi - Prime Video Harry Potter ve Ateş Kadehi - HBO Max & TV+ Aquaman ve Kayıp Krallık - HBO Max & TV+ Sığınak - Prime Video

Ağustos 2026: Türkiye’de En Çok İzlenen Filmler

Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu Fırlatıldı: Ne İşe Yarayacak?

NASA’nın evrenin en büyük gizemlerinden olan karanlık madde ve karanlık enerjiyi incelemek üzere tasarladığı Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu geçtiğimiz gün resmen fırlatıldı. Florida’daki NASA Kennedy Uzay Merkezi’nden bir SpaceX Falcon Heavy roketiyle uzaya gönderilen devasa gözlemevi, uzay araştırmaları için büyük önem taşıyor. NASA yetkilileri, fırlatmanın ardından kısa bir süre içinde teleskobun güneş panellerinin ve alt enstrüman güneşliğinin sorunsuz bir şekilde açıldığını ifade etti. Önümüzdeki gün ve haftalarda teleskobun diğer enstrümanları da aşamalı olarak aktif hâle getirilecek. Peki Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu tam olarak ne yapacak? Evrenin karanlık sırlarını ve gezegenleri inceleyecek sistemleri çalışır duruma geldikten sonra Nancy Grace Roman teleskobu, Dünya’ya günde 1,4 terabayt veri gönderecek. NASA Bilim Görevleri Dairesi Yöneticisi Nicky Fox, teleskobun insanlığı kozmik tarihe ilişkin en derin soruları yanıtlamaya her zamankinden daha çok yaklaştıracağını ve görünmeyeni görünür kılacağını söylüyor. Teleskoptan ilk görüntülerin ise 2027’nin başlarında alınması planlanıyor. Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, selefi Hubble Uzay Teleskobu’na kıyasla gökyüzünde 100 kat daha geniş bir alanı tek bir karede görüntüleme kapasitesine sahip. Geniş görüş alanı ve yüksek tarama hızı sayesinde devasa gökyüzü haritalamaları yapacak olan teleskop, güneş sistemimizin dışındaki yaşam arayışları için de temel oluşturacak. Teleskop sadece karanlık madde ve karanlık enerji araştırmalarıyla sınırlı kalmayacak aynı zamanda ötegezegenleri ve gezegen oluşturan diskleri de detaylıca inceleyecek. NASA verilerine göre Nancy Grace Roman, görevi boyunca bir milyar galaksiden gelen ışığı ölçümleme potansiyeline sahip. Bu devasa veri hacmi, astronomların galaksi oluşumları ve evrenin genişleme hızı hakkındaki teorilerini sınamalarına olanak tanıyacak.

Evrenin Sırlarını Açığa Çıkartacak Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu Fırlatıldı

Spotify’ın En İyi Özelliklerinden Biri Yakında Ücretsiz Oluyor

Dünyanın en popüler müzik platformu Spotify’ın belki de en iyi özelliklerinden biri “Jam”dir. Eylül 2023’ten beri hayatımızda olan Jam, 32 kişiye kadar eş zamanlı ortak çalma listesi oluşturmaya yarayıyor. Yani bir Jam oluşturulduğunda farklı insanlar o listeye şarkılar ekleyebiliyor ve hep birlikte istediğiniz tüm şarkıları dinleyebiliyorsunuz. Jam özelliği, diğer gelişmiş Spotify özellikleri gibi sadece ücretli Premium kullanıcılara sunuluyordu. Ancak Android Authority tarafından keşfedilen yeni bilgiler, bunun yakında değişebileceğini gösterdi. Ücretsiz kullanıcılar da yakında Jam başlatabilecek ancak belli sınırlamalar olacak Mevcut sistemde herhangi bir Jam oturumuna katılmak ücretsiz kullanıcılar için mümkünken bir Jam oturumu başlatmak ve ev sahipliği yapmak yalnızca Spotify Premium abonelerine özel bir ayrıcalık konumundaydı. Android Authority tarafından Spotify’ın Android uygulamasının 9.1.82.19 sürümünde bulunan kodlar, yakında Jam’de değişiklikler olabileceğinin sinyalini verdi. Daha önce yer alan “kendi Jam’ini başlatmak için Premium al” ifadelerinin kaldırıldığı ve odak noktasının tamamen “tam kontrol sağlama” ve “sınırsız şarkı atlama” yetkilerine kaydırıldığı görüldü. Buna göre ücretsiz Spotify kullanıcıları kendi Jam oturumlarını başlatabilecek olsa da bu durum ciddi sınırlamalarla birlikte gelecek. En dikkat çekici detay ise ücretsiz bir kullanıcının başlattığı oturuma katılan kişiler Spotify Premium abonesi olsa dahi Jam’i başlatanın hesabındaki kısıtlamalara tabi tutulacak. Kodlar; ücretsiz bir kullanıcının ev sahipliğindeki oturumlarda şarkıların yalnızca karışık sırada çalacağını, şarkı atlama haklarının sınırlanacağını ve kuyruğa yeni şarkı ekleme yetkisinin kısıtlanacağını gösteriyor. Spotify, bu kısıtlamalar esnasında ücretsiz kullanıcılara Premium aboneliğine geçiş yapmaları için uygulama içi yönlendirmeler gösterecek.

Spotify’ın En İyi Özelliklerinden Biri Yakında Ücretsiz Oluyor

GTA 6 Sayesinde Netflix Kullanımı %125 Arttı!

Rockstar, dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın detaylı oynanış görüntülerini geçtiğimiz hafta resmen yayımladı. Görüntüler, ilk olarak Netflix üzerinden özel içerik olarak bizlerle buluşmuştu. Tahmin edebileceğiniz gibi bu video büyük ilgi gördü ve Netflix’in verilerine yansıdı. Zaten ne kadar ilgi gördüğünü o gün paylaşma saatinde Netflix’in çökmesinden az çok tahmin edebilirsiniz. Şimdi ise veriler bunu destekledi. Netflix üzerinde tek bölümlük bir TV programı yerine "film" kategorisinde listelenen 26 dakikalık GTA 6 Extended Look, kısa sürede platformun en çok izlenen 10 film listesinin birinci sırasına tırmandı. Yapım bu başarısıyla daha önce listenin üst sıralarında yer alan The Last House, To Catch a Cheater ve Facing El Chapo gibi uzun metrajlı filmleri geride bıraktı. Netflix’in izlenme sayıları %125 arttı Analiz firması Sensor Tower’ın verilerine göre gösterim günü Netflix’in mobil kullanımı %50, web ziyaretçi sayısı ise %125 oranında artış gösterdi. Yayın saatinde yaşanan yoğun ilgi sunucularda kısa süreli bir çökmeye neden olsa da erişim sorunu hızla giderildi. Yayımlanan 26 dakikalık içerik, Rockstar geliştiricilerinin yorumlarını, röportajlarını veya sistem detaylandırmalarını içermeyen tamamen oynanış görüntülerinden oluşuyordu. Görüntülerin toplamda 6 saat Netflix’e özel kaldığını belirtmek gerek. Sonrasında ise cuma sabaha karşı YouTube’a yüklendi. YouTube’da bugün (31 Ağustos) sabah itibarıyla 15 milyon görüntülenme aldığını görüyoruz.

GTA 6'nın Oynanış Videosu, Netflix'e Yaradı: Kullanımı %125 Arttı!

Togg'un Yeni Modeli T6X Duyuruldu: İşte Tasarımı, Çıkış Tarihi ve Muhtemel Fiyatı

Şu anda T10X ve T10F modelleriyle faaliyet gösteren yerli otomobil şirketi Togg’un önümüzdeki yıl daha uygun fiyatlı olacak bir modelle karşımıza çıkması bekleniyordu. Şimdi ise o modelle ilgili beklenen açıklamalar geldi. Firmanın T6X ismini alacak yeni kompakt SUV modeli, resmen duyuruldu. Togg, T6X’in prototip tasarımını ilk kez kamuoyuna sergiledi. Yeni nesil teknolojileri ve modern tasarım hatlarını bünyesinde barındıran Togg T6X, markayı kompakt segmentte temsil edecek. Karşınzıda Togg T6X Sergilenen Togg T6X prototipi, markanın yollardaki T10X ve tanıtılan T10F modellerinden belirgin görsel detaylarla ayrılıyor. Aracın ön tasarımında üst kısımda köşeli far yapısı dikkat çekerken tamponun alt kenarlarına entegre edilmiş ters L şeklindeki LED gündüz aydınlatmaları özgün bir imza oluşturuyor. Farların alt alanında ve aktif hava kapaklarının yer aldığı alt panjur bölümünde kullanılan çapraz çizgiler de aracın dinamik görünümünü pekiştiriyor. Ancak bir prototip modeli olması sebebiyle, T6X pazara sunulacağı tarihe kadar seri üretim sürecinde ufak tasarım değişikliklerine uğrayabilir. Aracın teknik özellikleri ise henüz paylaşılmadı. Togg T6X ne zaman çıkacak? Fiyatı ne kadar olacak? Togg T6X’in ne zaman yollarda olacağı ve fiyat seviyesiyle ilgili kritik açıklamalar Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı tarafından yapıldı. Tosyalı, T6X modelini "her vatandaşın bu markaya ulaşabilmesini sağlayacak otomobil" şeklinde tanımladı. Model için 2027 yılının haziran ayında talep toplanmaya başlanacağı ve yine aynı ayın sonunda araçların kullanıcılara teslim edileceğini duyuruldu. Fiyat tarafında ise Togg yönetimi daha önce paylaştığı iddialı hedefini koruduğunu açıkladı. Rekabetçi bir fiyatlandırma stratejisiyle pazara gireceği belirtilen T6X’in, mevcut Togg modellerinin yarı fiyatına satılması hedefleniyor. Bu açıklamalar doğrultusunda, Togg T6X için öngörülen 1.3 milyon TL bandındaki fiyat hedefi korunuyor diyebiliriz.

Togg’un Uygun Fiyatlı Yeni Modeli T6X Duyuruldu: İşte Tasarımı ve Piyasaya Sürüleceği Tarih

Ağustos 2026: Türkiye'de Geçen Ay En Çok İzlenen Diziler

Dijital film ve dizi platformları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük ilgi görüyor. Yılın sekizinci ayı ağustos da bu konuda dolu dolu geçti. Öyle ki geçen ay boyunca platformlardan birçok farklı dizi kullanıcıların ilgisini çekmeyi başardı. Peki temmuz ayında dijital platformlar üzerinden en çok izlenen diziler hangileriydi? Bu içeriğimizde JustWatch tarafından hazırlanan verilere göre Ağustos 2026'da Türkiye’de en çok izlenen dizilere bakıyoruz. Zirvede yeni sezonu gelen Prime Video dizisi Reacher yer alıyor. Onu Off Campus ve Game of Thrones takip ediyor. Türkiye’de geçen ay en çok izlenen diziler Reacher - Prime Video Off Campus - Prime Video Game of Thrones - HBO Max & TV+ House of the Dragon - HBO Max & TV+ From - TV+ Prens - HBO Max & TV+ Mezarlık - Netflix Special Ops: Lioness - TV+ The Last of Us - HBO Max & TV+ Sıfır Bir - TV+

Ağustos 2026: Türkiye’de En Çok İzlenen Diziler

Xbox Project Helix Tek Cihaz Değil, Cihaz Ailesi Olacak

Microsoft cephesinde yeni nesil Xbox planları şekillenmeye devam ederken son derece kritik bir açıklama geldi. Oyun dünyasının merakla beklediği ve kod adı Project Helix olarak duyurulan yeni nesil projenin tek bir konsoldan ibaret olmadığı kesinleşti. Xbox CEO'su Asha Sharma, BBC News'e verdiği röportajda, mart ayında tek bir cihaz algısı oluşturan ilk duyurunun aksine, Helix tarafında harika bir yeni nesil ve geniş bir "cihaz ailesi" üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Xbox iddialı cihazlarla gelecek Sharma, konsolun disk sürücüsüz olup olmayacağı yönündeki soruya doğrudan yanıt vermekten kaçınsa da bir cihaz ailesi inşa ettiklerini belirterek donanım çeşitliliğine işaret etti. Microsoft'un fiziksel oyunları dijitalleştirmeye yönelik yeni “Diskten Dijitale” programı duyurması da bu donanım ailesi stratejisinin arkasındaki altyapı adımlarından biri olarak görülüyor. Project Helix sadece tek bir kutudan ibaret olmamakla kalmayıp, işlevsellik açısından da alışılmış konsol sınırlarını zorlayacak. Projenin PC oyunlarını çalıştırabilme yeteneğine sahip olacağı iddialar arasında. Donanım gücü tarafında ise Microsoft ile AMD arasında 2025 yılında imzalanan "stratejik çok yıllı ortaklık" dikkat çekiyor. İki dev, yeni nesil konsol da dahil olmak üzere geniş bir cihaz portföyü üzerinde birlikte çalışıyor. Yeni nesil donanım ailesinin çıkış takvimiyle ilgili henüz kesinleşmiş resmi bir tarih yok. Ancak Microsoft ve AMD tarafındaki gelişmeler çıkış penceresi hakkında önemli ipuçları sunuyor. AMD, 2027 yılında Microsoft'un yeni nesil Xbox lansmanını desteklemeye hazır olabileceğini belirtmişti. Tam tarih olmasa da 1 veya 2 yıl içinde gelebileceğine dair söylentiler var.

Xbox'ta Planlar Değişti: Project Helix Tek Bir Cihaz Değil, Cihaz Ailesi Olacak

Apple Watch Series 12 ve Ultra 4'ün Özellikleri Sızdırıldı

Apple, bu yılki en büyük etkinliğini 9 Eylül Çarşamba günü gerçekleştirecek. Etkinlikte iPhone 18 Pro modellerinn tanıtıldığını göreceğiz. Ayrıca ilk katlanabilir iPhone da resmen duyurulacak. Bunlar dışında Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4 yeni amiral gemisi saatleri de bekliyoruz. Peki bu saatler neler sunacak? En güvenilir Apple kaynaklarından olan Mark Gurman’ın paylaştığı bilgilere göre Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4 modellerinde köklü bir tasarım değişikliği yaşanmayacak. Daha önce cihazlara Touch ID entegre edilebileceğine yönelik bazı iddialar gündemi meşgul etmiş olsa da Gurman, hem Series 12 hem de Ultra 4 modellerinin mevcut Series 11 ve Ultra 3 tasarımlarını koruyacağını vurguluyor. Apple Watch Series 12 ve Ultra 4 neler sunacak? Malzeme tarafında eski günlere göz kırpan dikkat çekici bir gelişme yaşanabilir. Apple, Series 12 modeli için seramik kasa seçeneğini geri getirmeyi planlıyor. En son 2017 yılında sunulan Apple Watch Series 3 modelinde karşılaştığımız premium seramik kasa seçeneğinin hem beyaz hem de koyu gri renk alternatifleriyle test edildiği öne sürülüyor. Akıllı saat pazarında uzun süredir devam eden işlemci durgunluğu bu nesille birlikte son bulabilir. Apple, Series 11 ve Ultra 3 modellerinde daha eski Series 10 ve Ultra 2 cihazlarında da kullanılan S10 çipini tercih etmişti. Gurman'a göre Series 12 ile birlikte gelmesi beklenen yeni S11 çip, uzun yıllardır beklenen ilk ciddi performans artışını sağlayacak. Bu performans artışı, hem uygulama açılış hızlarını hem de genel arayüz akıcılığını olumlu etkileyecek. Performans tarafındaki gelişmeler sadece hız ile sınırlı kalmıyor; cihazın sağlık ve fitness takip yetenekleri de iyileşecek. Test edilen yeni özelliklerden biri, nabız sensörünün gün boyunca kesintisiz ve sürekli veri toplamasına olanak tanıyacak. Son olarak, bu yıl yeni bir Apple Watch SE 4 modelinin tanıtılmasını beklemediğimizi belirtelim. Gurman, Apple Watch serisi için asıl "büyük tasarım değişikliğinin" önümüzdeki bir ya da iki yıl içinde gerçekleşebileceğini belirtiyor.

9 Eylül'de Tanıtılacak Apple Watch Series 12 ve Ultra 4'ün Özellikleri Ortaya Çıktı

EA'in Iron Man Oyunundan Görüntüler Sızdırıldı [Video]

Electronic Arts ve EA Motive ortaklığıyla geliştirilen ve duyurulduğu 2022 yılından bu yana sessizliğe gömülen yeni Iron Man oyunundan ilk detaylar ortaya çıktı. Oyunun oynanış görüntüleri sızdırıldı. Sızdırılan ve henüz geliştirme sürecinin çok erken safhalarına ait olduğu anlaşılan oynanış görüntüleri, Tony Stark’ın yüksek aksiyonlu yeni macerasını gözler önüne seriyor. Sızan görüntülerin büyük anlamda beğeni topladığını ve oyuncuların heyecanını iyice artırdığını söyleyebiliriz. Dövüş, uçuş mekanikleri, oyun yapısı gibi tüm detaylar, sızıntı oyunun geliştirme sürecinin çok erken safhalarına ait olmasına rağmen gerçekten harika duruyor. Sızıntının gerçek olduğu da doğrulandı Aksiyon yapısının Batman Arkham ve Marvel's Spider-Man serilerindeki dövüş dinamiklerini andırdığı, üzerine Iron Man’e özel uçuş ve savaş mekaniklerinin eklendiği görülüyor. Görüntülerdeki kurgusal dinamikler ve tasarımlar, Marvel Sinematik Evreni'nden (MCU) ziyade doğrudan Marvel çizgi romanlarına sadık bir çizgi izliyor. Ayrıca Marvel dünyasının alışılagelmiş New York atmosferinin aksine, oyunun ana mekân olarak Chicago şehrinde geçeceği de anlaşılıyor. Tabii Tony Stark sadece Chicago ile sınırlı kalmıyor. Karakterin Japonya’ya ve gökyüzünde süzülen bir SHIELD Helicarrier gemisine seyahat ettiği sahneler de yer alıyor. Görüntüler, Marvel evreninden birçok tanıdık yüzü ve düşmanı da beraberinde getiriyor. Hikâye akışında Pepper Potts, Obadiah Stane ve Henry Pym gibi karakterlerin yanı sıra düşman saflarında Madame Masque ve Iron Monger dikkat çekiyor. Bununla da kalmayıp Ultron ve Yellowjacket’a benzeyen figürlerin de sızan karelerde boy gösteriyor. Oyunun zırh kişiselleştirme ekranı ise oyunculara oldukça derinlikli bir envanter yönetimi vaat edecek. Tony Stark'ın güdümlü füzeler de dahil olmak üzere zırhını farklı silahlarla donattığı bu yapı, Resident Evil'ın çanta yönetimi ile Dead Space'in yükseltme sistemini çağrıştırıyor. Motive’in önceki projeleri olan Dead Space remake ve Star Wars Squadrons deneyimlerinden beslenen oyun, hava savaşları, dövüşler ve silah odaklı çatışmaları bir araya getirerek üst düzey bir deneyim sunacak. Sızıtnını doğruluğunun EA tarafından doğrulandığını da belirtelim. GTA 6 sızıntılarındaki gibi telif atmak yerine şirket, direkt oyunun hesabından bir gönderi paylaşarak “Eh, işler planlandığı gibi gitmedi. Ama artık biliyorsunuz ve size gösterecek çok daha fazla şeyimiz var. Hazır olduğumuzda görüşürüz.” gibi rahat ifadeler kullandı. Oyunun çıkış tarihi hâlâ bilinmiyor ancak yakında bir duyuru görebiliriz.

Yıllar Önce Duyurulup Sessizliğe Gömülen Iron Man Oyunundan Hayran Bırakan Görüntüler Sızdırıldı [Video]

iPhone 18 Pro, Daha Geç Siparişe Açılabilir

Apple cephesinde gözler 9 Eylül Çarşamba günü gerçekleştirilecek olan yıllık büyük iPhone etkinliğine çevrilmiş durumda. Bu lansmanda iPhone 18 Pro modellerinin, Apple'ın ilk katlanabilir telefonunun, Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4’ün tanıtılması bekleniyor. Ancak ortaya çıkan yeni bir haber, yeni cihazlara ilk gün ulaşmak isteyenlerin alışılmış ön sipariş takviminden farklı bir senaryoyla karşılaşabileceğini gösteriyor. Apple'ın standart lansman stratejisinde etkinlik düzenlendikten hemen sonraki Cuma günü ön siparişler açılır ve bir sonraki Cuma günü de teslimatlar başlardı. Bu sene değişiklik olabilir. Siparişler cumartesi gününe ertelenebilir Mevcut takvime göre normal şartlarda ön siparişlerin 11 Eylül Cuma günü başlaması gerekiyordu. Macwelt'in güvenilir bir kaynağa dayandırdığı rapora göre Apple, ön sipariş tarihini 12 Eylül Cumartesi gününe erteleyebilir. Bu tarih kaymasının arkasındaki ana neden doğrudan günün sembolik anlamıyla ilişkili. 11 Eylül 2026, 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümüne denk geliyor. Apple'ın daha önce de benzer bir hassasiyetle hareket ettiği biliniyor. Nitekim 2015 yılında da standart ön sipariş Cuma günü 11 Eylül'e denk geldiğinde şirket, iPhone 6S ve 6S Plus modellerinin ön siparişini 12 Eylül Cumartesi gününe kaydırmıştı. Değişimin sadece günle sınırlı kalmayıp saat detayında da yaşanacağı iddia ediliyor. Apple, geleneksel olarak ön sipariş pencerelerini sabah 05:00'te açarken kaynaklar bu yıl cumartesi günü gece yarısı itibarıyla açılacağını öne sürüyor. Söz konusu gecikmeli ön sipariş takviminin iPhone 18 Pro, Apple Watch Series 12 ve Apple Watch Ultra 4 başta olmak üzere etkinlikte tanıtılacak diğer donanımlar için geçerli olmasını bekliyoruz. yandan Apple'ın ilk katlanabilir iPhone modelinin ön sipariş süreci ise bu gruptan ayrı tutulabilir. O konuda şu an için hiç netlik yok.

9 Eylül'de Tanıtılacak iPhone 18 Pro Modelleri, Bu Yıl Daha Geç Siparişe Açılabilir! İyi de Neden?

12 TB'lık Steam Verisi Sızdırıldı!

Oyun dünyası son yılların en büyük veri sızıntısı iddiasıyla çalkalanıyor. Sosyal medyada X üzerinden yapılan paylaşımlarda Valve’a ait 12 TB boyutunda devasa bir veri arşivinin internete sızdırıldığı öne sürüldü. 12 TB’lık verilerin Valve'ın dijital dağıtım platformu Steam'e 2003 ile 2013 yılları arasında yüklenmiş her bir oyuna ait dahili yapıları içerdiği ifade ediliyor. Arşivin muazzam büyüklüğü nedeniyle içindeki tüm ayrıntılar henüz tam olarak çözülebilmiş değil. Portal 2 ve Half-Life 2: Episode 3 Toplanan bu devasa arşiv içinde yalnızca Valve'ın kendi geliştirdiği oyunlar yer almıyor. Üçüncü taraf geliştiricilere ait erken dönem projelere ilişkin yapılar da sızıntının içinde. incelemelere göre Call of Duty ve Resident Evil serilerinin erken sürümlerinin yanı sıra Mirror’s Edge, Batman: Arkham Asylum ve Dragon Age: Origins gibi popüler oyunların ilk yapıları da bu dev listede ortaya çıkarıldı. Arşiv kazılmaya devam ettikçe çok daha fazla oyunun gün yüzüne çıkması bekleniyor. Arşivin şu ana kadar en çok dikkat çeken ve heyecan yaratan kısmı hiç şüphesiz Valve'ın kendi iç projelerine ait bulgular. İptal edilen Half-Life 2: Episode 3 projesine ait konseptler keşfedilmiş. Ayrıca tamamen Portal evreninde geçen ancak portal silahı yerine fotoğraf makinesi mekaniklerine dayanan ve iptal edilen "F-Stop" kod adlı oyun da ortaya çıkmış. İddiaya göre sızıntıdan en çok etkilenen ve en ilginç detayları barındıran yapım Portal 2 oldu. Oyun severlerin senelerdir yoldaşı olan "Companion Cube" ile ilgili bakış açısını tamamen değiştirecek silinmiş diyaloglar, alternatif başlangıç sahneleri ve GLaDOS için hazırlanmış farklı sekanslar gün yüzüne çıkarıldı. Bunların yanında, Half-Life 2: Episode 3 için tasarlanan ve "Weaponizer" adı verilen silahın erken bir versiyonunun da bu arşivde yer aldığı belirlendi.

12 TB'lık Devasa Steam Verisi İnternete Sızdırıldı! İptal Edilen Half-Life 2 Projesi Ortaya Çıktı

GTA 6 Oynanış Videosu, PS5 Pro Satışlarını Uçurdu! Stoklar Tükendi

Tüm dünyanın beklediği GTA 6 oynanış fragmanı geçtiğimiz hafta resmen yayımlanmıştı. 26 dakikalık video, sunduğu detaylı bakış ile oyun için heyecanı iyice tavan yaptırarak inanılmaz bir yapımın bizleri beklediğini ortaya koymuştu. Şimdi ise bu durumun PlayStation satışlarına yansıdığı görüldü. Oyun, henüz piyasaya sürülmeden donanım pazarını altüst etmeyi başardı. ABD genelindeki dev perakende zincirleri Walmart, Target ve Best Buy’ın yanı sıra Sony’nin resmi PlayStation Direct mağazasında PlayStation 5 Pro stokları tamamen tükendi. GTA 6 oynanış videosu PS5 Pro stoklarının bitmesine yol açtı 900 dolara varan fiyata sahip olan güçlü konsolun yok satması, internet üzerindeki ikinci el ve karaborsa satış fiyatlarının da bir anda tavan yapmasına yol açtı. Stoklardaki bu ani erimenin ana nedeni olarak GTA 6’ya yönelik devasa ilgi gösterildi. Oynanış videosunda görüntülerin temel PS5 konsolundan alındığı açıklanmış olsa da oyuncuların daha güçlü olan Pro modeline yönelmesi engellenemedi. GTA 6’nın PS5 Pro üzerindeki performansı şu an tam bir muammmaya dönüşmüş durumda. Rockstar Games yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamalarda oyunun PS5 üzerinde 30 FPS hedefleyeceğini doğrulamıştı. PS5 Pro performansı ise henüz bilinmiyor. İşlemci tarafındaki darboğaz nedeniyle PS5 Pro’nun daha güçlü grafik birimine rağmen 60 FPS değerine ulaşmasının zor olduğu ifade ediliyor. Ancak bazı kişiler de oyunun PS5 Pro’da 60 FPS vereceğini söylüyor. Rockstar Games bu hassas teknik detaylar hakkında henüz resmi bir açıklama yapmaktan kaçınırken oyuncuların şimdiden harekete geçmesinin arkasında iki temel sebep var. Birincisi, olası fiyat artışlarına ve enflasyona karşı donanımı şimdiden alıp bütçeyi koruma isteği, diğeri ise oyun çıktığında en iyi performansı sunacak sisteme önceden sahip olmak. Bu yüzden de PS5 Pro için bir stok krizi başlamış durumda.

GTA 6 Oynanış Videosu, PS5 Pro Satışlarını Uçurdu! Stoklar Tükendi

Tek Örnek Ferrari 599 GTB Shooting Brake Açık Artırmaya Çıkıyor: Fiyat 650 Bin Euroya Kadar Çıkabilir!

Ferrari 599 GTB Fiorano denince akla uzun kaputu, V12 motoru ve sportif tasarımı geliyor. Ancak Daytona Shooting Brake Hommage, alıştığımız 599 GTB'den oldukça farklı. Tavan uzatılmış, arka bölüm baştan tasarlanmış ve iki kapılı otomobil daha uzun bir gövdeye kavuşmuş. Tasarımın arkasında 1972'ye uzanan bir Ferrari var. Proje, o yıl tek örnek olarak üretilen Ferrari 365 GTB/4 Daytona Shooting Brake'in modern bir yorumu olarak hazırlandı. Yaklaşık 15 bin saatlik tasarım, mühendislik ve el işçiliğinin ardından ortaya çıktı. 599 GTB'nin arka tarafı tamamen değişti Otomobilin gövdesinde kapılar dışında neredeyse hiçbir panel olduğu gibi bırakılmadı. Yeni alüminyum paneller elle şekillendirilirken tavan çizgisi arkaya doğru uzatıldı ve yeni bir arka bölüm oluşturuldu. Aracın arka kısmında alışılmış bir bagaj kapağı bulunmuyor. Bagaja erişim ise tavana menteşelenen ve elektrikli mekanizmayla yukarı doğru açılan iki özel “kelebek” cam kanat üzerinden sağlanıyor. V12 motor olduğu gibi kaldı Tasarım baştan aşağı değişmiş olsa da mekanik tarafta daha tanıdık bir 599 GTB görüyoruz. Otomobil, orijinal 6.0 litrelik atmosferik V12 motorunu koruyor. Motor 620 beygir güç üretiyor ve otomobilin kilometre sayacı yaklaşık 43.800 kilometrede. 650 bin euroya satılabilir İç mekânda koltuklardan ön panele, hatta bagaj bölümüne kadar uzanan konyak rengi deri kullanılmış. Deri döşemeler, el işçiliğiyle şekillendirilen alüminyum yapılar üzerine uygulanmış. 1972 modelindeki ceviz kaplamaların yerini ise daha modern bir görünüm sunan karbon fiber detaylar alıyor. Tek örnek olan Daytona Shooting Brake Hommage, ekim ayında Belçika'nın Knokke-Heist kentinde düzenlenecek müzayedede satışa çıkacak. Otomobilin 450 bin ila 650 bin euro arasında bir fiyata alıcı bulması bekleniyor.

Tek Örnek Ferrari 599 GTB Shooting Brake Açık Artırmaya Çıkıyor: Fiyat 650 Bin Euroya Kadar Çıkabilir!

Samsung Galaxy S26 Ultra'nın Sevilen Özelliği Xiaomi Telefonlara Geliyor!

Telefon ekranımızı çevremizdekilerin görmesini istemediğimiz anlar olabiliyor. Özellikle toplu taşımada, kafede veya kalabalık bir ortamda ekrana yandan bakan birinin içerikleri görmesi oldukça kolay. Xiaomi'nin bazı yeni telefonlarında kullanılması beklenen Smart Privacy Display ise bu açıdan dikkat çekiyor. Teknoloji araştırmacısı Kacper Skrzypek tarafından paylaşılan görüntüler, özelliğin arayüzünü gösteriyor. Xiaomi'nin gizlilik ekranı nasıl çalışacak? Smart Privacy Display, ekrana doğrudan bakıldığında görüntünün normal şekilde görünmesini sağlarken yan açıdan bakıldığında içeriklerin seçilmesini zorlaştıracak. Böylece mesajlar, fotoğraflar veya kişisel bilgiler kalabalık ortamlarda daha rahat görüntülenebilecek. Samsung'un Privacy Display'ine benziyor Xiaomi'nin çözümü, Samsung'un Galaxy S26 Ultra modelindeki Privacy Display özelliğini hatırlatıyor. Samsung'un teknolojisi de ekranın belirli açılardan görülmesini kısıtlayarak çevredeki kişilerin ekrandaki içerikleri fark etmesini zorlaştırıyor. Ancak iki özelliğin aynı teknolojiyle çalıştığını söylemek için henüz yeterli bilgi yok. Xiaomi'nin Smart Privacy Display'i için teknik ayrıntılar da paylaşılmış değil. Hangi Xiaomi telefonlara gelecek? Şimdilik özelliğin hangi Xiaomi modellerinde kullanılacağı bilinmiyor. Ortaya çıkan görüntüler, Smart Privacy Display'in bazı yeni cihazlarda yer alabileceğini gösteriyor. Xiaomi'den konuyla ilgili resmi bir açıklama da gelmiş değil. Bu nedenle özelliğin ne zaman kullanıma sunulacağı ve hangi telefonları kapsayacağı şimdilik belirsiz.

Samsung Galaxy S26 Ultra'nın Sevilen Özelliği Xiaomi Telefonlara Geliyor!

GTA 6'nın Türkçe Dublajlı Versiyonu Yayımlandı [Video]

Dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın oynanış fragmanı dün akşam resmen yayımlandı. Tüm dünyanın büyük heyecanla izlediği 26 dakikalık videoda oyuna hiç olmadığı kadar detaylı bir şekilde göz atabildik. Tabii ki fragman, tamamen İngilizce olarak çıkış yaptı. Şimdi ise İngilizce izlemek istemeyenleri çok sevindirecek bir gelişme yaşandı. Daha önce de benzer hamleler yapan TanProduction, GTA 6’nın oynanış fragmanının Türkçe dublajlı versiyonunu yayımladı. Resmî bir dublaj olmadığının altını çizelim. GTA 6 oynanış videosunun Türkçe dublajlı versiyonu Oynanış videosunun Türkçe dublajlı versiyonuna baktığımızda kaliteli bir işin ortaya çıktığını görebiliyoruz. Öyle ki film tadında dublaj yapmayı başarmışlar. Gelen yorumlar da bunu destekliyor. Resmî olmasa da İngilizce izlemek istemeyenler için güzel bir alternatif olduğunu söyleyebiliriz. TanProduction, daha önceki GTA 6 fragmanlarını da dublajlamıştı. Fragmanda Jason’ı Rıza Karaağaçlı, Lucia’yı Miray Özdönmez seslendiriyor. Raul Bautista’ya Bora Sivri, Andres’e Uğurcan Akbaş, Brian Heder’e ise Sinan Divrik ses veriyor. Çeviri ise Tan Şahinkanat tarafından yapılmış. Kadronun tamamını videonun açıklamasında görebilirsiniz.

GTA 6'nın Oynanış Fragmanının Türkçe Dublajlı Versiyonu Yayımlandı [Video]

Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

Yeni çıkan romanlardan bilim kurgu dünyasının dikkat çeken eserlerine, sürükleyici polisiye kitaplardan fantastik edebiyat örneklerine kadar birçok öneri bu listede yer alıyor. Eğer siz de kitaplığınızda farklı türlere yer vermekten hoşlanıyorsanız içeriğimize göz atabilir, kendinize en uygun kitabı seçebilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Yeni Çıkanlar: Hem yeni yazarları keşfetmeyi seviyor hem de sevilen yazarların son çalışmalarını merak ediyorsanız bu kategori tam size göre. Son aylarda yayımlanan ve kısa sürede geniş okuyucu kitlelerine ulaşan eserler şöyle: Zindan Gezgini Carl- Matt Dinniman Aile İçi Bir Mesele- Claire Lynch 18’imde Düştüm Yollara- Yu Hua Çiçekçi Kadın- Ming-kang Young Öteki Cennet- Paul Harding İyi Kız- Aria Aber Bilim Kurgu: Teknolojinin sınırlarını zorlayan fikirler, uzak galaksiler ve geleceğe dair çarpıcı senaryolar... Eğer "Ya bir gün gerçekten böyle olursa?" sorusunu kendinize sık sık soruyorsanız, aşağıdaki kitaplar tam size göre. Antimemetik Diye Bir Birim Yok- qntm Yıldız Gemisi Askerleri- Robert A. Heinlein Leibowitz İçin Bir İlahi- Walter M. Miller VALIS- Philip K. Dick İşkencecinin Gölgesi- Gene Wolfe Sonra Birden Uyandım- Malcolm Devlin Polisiye & Gizem: Bir kitabı elimize aldığımızda "Bir bölüm daha okuyayım." dedirten türlerin başında hiç şüphesiz polisiye ve gizem romanları geliyor. Çözülmesi gereken cinayetler, karmaşık olay örgüleri ve beklenmedik ters köşeler... İşte size önerilerimiz: İhanet Noktası- Dan Brown Romanov Komplosu- Glenn Meade Kardan Adam- Jo Nesbo Psikiyatrist- Wulf Dorn Casuslar Sahili- Tess Gerritsen Roger Ackroyd Cinayeti- Agatha Christie Fantastik Edebiyat: Bazen gerçek dünyadan biraz uzaklaşmaya hepimizin ihtiyacı oluyor. Fantastik edebiyat da tam bu noktada devreye giriyor. Bu türdeki önerilerimiz, sizleri birkaç saatliğine de olsa bambaşka evrenlere götürmeyi başaracak. The Witcher Serisi– Andrzej Sapkowski Kara Büyücü Üçlemesi- Trudi Canavan Kan Yemini- Brain McClellan Vahşi- V. E. Schwab Kalpsiz Avcı- Kristen Ciccarelli Addie Larue’nün Görünmez Hayatı- V. E. Schwab Klasikler: Klasikler denince çoğu zaman “okunması gereken ama hep ertelenen kitaplar” akla geliyor. Ama aslında bu eserler, yazıldıkları dönem ne kadar eski olursa olsun hâlâ güncelliğini koruyan, insanı ve hayatı anlatma biçimleriyle bugüne de dokunabilen kitaplar. Biraz sabır isteseler de okurken bambaşka dünyalara açılan, edebiyatın temel taşlarını oluşturan bu eserler, kitaplığın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Olalla- Robert Louis Stevenson Sandalım Geliyor Varda- Osman Cemal Kaygılı Falaka- Ahmet Rasim Çavdar Tarlasında Çocuklar- J. D. Salinger Küskün Kahvenin Türküsü- Carson McCullers

Polisiyeden Fantastik Edebiyata: Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

Galaxy S26 Ultra'ya Z Fold 8'den 3 Yeni Yapay Zeka Özelliği Geliyor

Samsung, One UI 9.0 ile Galaxy cihazlarına yeni yapay zeka özellikleri eklemeye devam ediyor. Şimdi sıra Galaxy S26 serisinde. Galaxy Z Fold 8 ailesiyle öne çıkan üç yeni özellik, One UI 9.0'ın yedinci beta güncellemesiyle Galaxy S26, S26+ ve S26 Ultra'ya geliyor. Yeni güncelleme, telefonun kamera ve arama deneyiminden ekranda sunulan bilgilere kadar farklı alanlarda küçük ama dikkat çekici değişiklikleri beraberinde getiriyor. Now Brief kişiselleşiyor Now Brief, yalnızca hazır bilgileri göstermekle kalmayacak. Kullanıcılar uygulamalardaki belirli verileri seçerek kendi bilgi kartlarını oluşturabilecek. Hava durumu, sağlık veya medya gibi farklı bilgiler böylece tek ekranda toplanabilecek. My FanCam videolarda kişiyi takip edecek Dikkat çekici yeniliklerden biri My FanCam. Galerideki bir videoda istediğiniz kişiyi seçiyorsunuz. Yapay zeka ise onu video boyunca takip edip kadrajın merkezinde tutuyor. Gerektiğinde görüntüyü otomatik olarak kırpıyor. Yani çekim sırasında kaçırdığınız kadrajı sonradan toparlamak çok daha kolay olacak. Ana ekrana iki arama çubuğu geliyor Samsung, arama tarafında da küçük ama kullanışlı bir değişiklik yapıyor. One UI 9.0 ile Finder ve Google arama çubukları ana ekranda yan yana kullanılabilecek. Böylece telefondaki bir dosyayı bulmakla internette arama yapmak için aynı arama alanına bağlı kalmanız gerekmeyecek.

Galaxy S26 Serisine Z Fold 8'den 3 Yeni Yapay Zeka Özelliği Geliyor!

GTA 6 Oynanış Videosunun Yüksek Kaliteli Versiyonu Yayımlandı

GTA 6’nın çok beklenen oynanış videosu, dün akşam itibarıyla Netflix’te resmen yayımlandı. 26 dakikalık video, sonrasında ise YouTube üzerinden kullanıcılarla buluştu. PS5 üzerinden yakalanan görüntüler, GTA 6’ya daha önce hiç olmadığı kadar detaylı bir bakış atmamızı sağlarken bizi ne denli büyük bir yapımın beklediğini bir kez daha gösterdi. Netflix ve YouTube’a ek olarak Rockstar, 26 dakikalık oynanış videosunu kendi sitesi üzerinden de indirmeye açtı. Bu videonun avantajı ise çok daha kaliteli bir şekilde görüntüleri izleyebilmeniz. 14,2 GB boyutlu GTA 6 oynanış videosunu en üst düzey kalitede izleyebilirsiniz GTA 6’nın sıkıştırılmamış yüksek kaliteli oynanış videosuna buradaki bağlantıdan ulaşmanız mümkün. Direkt olarak indirerek videonun en kaliteli hâlini görebiliyorsunuz. YouTube ve Netflix’tekinden çok daha iyi görüntüler sunduğunu belirtelim. Yüksek kaliteli GTA 6 oynanış videosu hâliyle çok büyük bir boyuta sahip. Ekran görüntüsünden de görebileceğimiz üzere 14,2 GB’lık bir boyutu bulunuyor. İndirmek istemezsiniz diye alta YouTube’daki versiyonu da ekledik.

GTA 6'nın Oynanış Videosunun 14,2 GB Boyutunda Yüksek Kaliteli Versiyonu Yayımlandı!

Toplam Değeri 2.300 TL'den Fazla 3 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Microsoft, Xbox özelinde her hafta “Free Play Days” ismini verdiği bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya kapsamında oyun severler, belli oyunları sınırlı süreliğine oynama imkânı yakalıyor. Bugün ise 28-30 Ağustos 2026 tarihleri boyunca Xbox’ta ücretsiz bir şekilde oynanabilecek oyunlar açıklandı. Bu hafta toplam değeri 2.300 TL’yi aşan 4 oyuna bedavaya ulaşabileceksiniz. Free Play Days oyunları genellikle Game Pass abonelerine sunulsa da bazı oyunlar tüm kullanıcılar için de ücretsiz sunuluyor. Xbox'ta bu hafta ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Game Pass Gerekli mi? Naruto To Boruto: Shinobi Striker 299 TL ✅ ARK: Survival Ascended 1.785 TL ✅ Control Ultimate Edition 239 TL - Call of Duty: Modern Warfare 4 (Açık Beta) - - Xbox'ın ücretsiz oyunları nasıl oynanır? Game Pass Ultimate, Standard veya Core abonesiyseniz, giriş yaparak Xbox'ın uygulaması üzerinden tek tek bu oyunlara girin ve yükleme seçeneğine tıklayın. Konsola indirmek için de Xbox Store'dan abonelikler kısmına gelin ve "Ücretsiz Oyun Günleri" bölümüne ilerleyin. Herkese sunulan oyunlarda ise Microsoft Store üzerinden sayfalarına girip "Ücretsiz Deneme" kısmına basmanız yeterli.

[28-30 Ağustos] Toplam Değeri 2.300 TL'den Fazla 4 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Xiaomi Elektrikli Otomobillerinin Avrupa'ya Çıkış Tarihi Belli Oldu

Xiaomi, otomobillerini Çin sınırlarının dışına çıkarmak için hazırlıklara hız verdi. Şirket, xiaomiauto.com adresindeki küresel web sitesini yayına aldı ve yurt dışındaki sosyal medya hesaplarını aktif hâle getirdi. Sitenin açılmasıyla birlikte markanın Avrupa planları da ilk kez bu kadar görünür hâle gelmiş oldu. Daha da önemlisi, Xiaomi Auto'nun 2027'de Avrupa'ya geleceği artık netleşti. Ancak şirket henüz Avrupa'daki ilk satışın hangi ay başlayacağını, hangi ülkelerin ilk etapta kapsamda olacağını veya modellerin fiyatlarını açıklamadı. Şimdilik Xiaomi Auto'nun odağında marka tanıtımı, teknoloji altyapısı ve potansiyel distribütörlerle kurulacak ağ var. Avrupa modelleri henüz belli değil Küresel web sitesinin vitrini ise oldukça iddialı. SU7, SU7 Ultra ve YU7 GT öne çıkan modeller arasında yer alıyor. Vision Gran Turismo ve Sky Nomad konseptleri de siteye eklenmiş durumda. Fakat önemli bir ayrıntı var: Bu modellerin hangilerinin Avrupa'ya geleceği henüz açıklanmış değil. Sitede şimdilik fiyat veya araç yapılandırma seçeneği de bulunmuyor. Xiaomi'nin Avrupa'daki üssü Münih olacak Xiaomi Auto'nun küresel Ar-Ge merkezleri arasında Münih'in de yer alması, Avrupa planının yalnızca satıştan ibaret olmadığını gösteriyor. Şirket; Pekin, Şanghay, Nanjing ve Wuhan'daki merkezlerinin yanında Almanya'da da mühendislik faaliyetleri yürütüyor. Bu da Xiaomi'nin Avrupa'ya otomobil göndermekten fazlasını planladığını düşündürüyor. Satış ağı için hazırlık başladı Şirketin küresel sitesinde distribütörler ve potansiyel bayiler için başvuru portalı da bulunuyor. Yani Xiaomi henüz showroomlarını açmış değil; ancak o showroomların temelini şimdiden atıyor. Şirket, uluslararası genişlemede önce gelişmiş pazarlara odaklanacak. Orta ve üst segment modeller öncelikli olurken, sağdan direksiyonlu pazarların daha sonraki aşamalarda hedeflenmesi planlanıyor. 2027'de Avrupa'ya giriş gerçekleşirse Xiaomi Auto, yalnızca yeni bir otomobil markası olarak değil, teknoloji şirketinden otomotiv üreticisine dönüşen bir oyuncu olarak sahneye çıkmış olacak.

Xiaomi Elektrikli Otomobillerinin Avrupa'ya Çıkış Tarihi Belli Oldu!

Çin, Gömme Kapı Kolu Nedeniyle 3 Milyon Tesla'yı Geri Çağırdı, Avrupa'da Tık Yok

Otomotiv dünyasında son yıllarda aerodinamik avantaj sağlayan gömme kapı kolları hayatımıza girmeye başlamıştı. Ancak bu tasarım tercihi şu anda büyük bir olayın kaynağı oldu. Çin yönetimi, elektrik sisteminin çökmesi durumunda yolcuların araç içinde mahsur kalması riskine karşı Tesla ve sekiz diğer üreticiyi kapsayan 4,3 milyon araçlık devasa bir geri çağırma kararı aldı. Kararın yaklaşık 3 milyonluk kısmını tek başına Tesla oluşturuyor ve bu hamle, Çin tarihinin en büyük koordineli geri çağırma operasyonu olarak kayıtlara geçiyor. İlginç olan şey ise Avrupa’nın bu konuda hamle yapmaması. Avrupa, gömme kapı kollarının risk oluşturmadığını düşünüyor Diğer taraftan, Avrupa pazarındaki Tesla güvenliğini denetleyen Hollanda Karayolu Taşımacılığı Dairesi (RDW), 26 Ağustos’ta yaptığı açıklamada kıta genelinde gömme kapı kolları nedeniyle herhangi bir geri çağırma planlanmadığını ifade etti. Gömme ve elektronik kapı kolları, araç seyir hâlindeyken rüzgar direncini azaltmak ve menzili ufak da olsa artırmak için gövdeye sıfır katlanır. Ancak kaza anında ana akünün veya düşük voltajlı sistemin hasar görmesi durumunda bu mekanizmalar dışarıdan ya da içeriden manuel bir müdahale olmadan çalışmaz hâle gelebilir. RDW tarafından belirlenen güvenlik kriterine göre bir elektrik arızası/kesintisi yaşandığında bir kapının araç içinde kalan yolcu tarafından "sezgisel olarak ve hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan" açılabilmesi gerekiyor. Hollandalı denetçi kurum, gömme kapı kollarının kendi başına bir problem teşkil etmediğini, acil durum mekanizmasının sorunsuz çalışması hâlinde tasarımın onay alacağını vurguluyor. RDW, Reuters’a yaptığı açıklamada durumu "yakından takip ettiklerini" söylese de resmi bir soruşturma açılıp açılmadığı konusunda bilgi vermekten kaçındı. Avrupa bekle-gör politikasını sürdürürken Çin’den büyük adımlar geldi. Çin’de yürürlüğe girecek yeni yasalarla 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren satılacak yeni araçlarda tamamen gizli veya gömme kapı kollarının kullanımı yasaklanacak. Bu tarihten sonra üretilen araçların hem iç hem de dış kısımlarında mekanik kapı kollarının bulunması ve acil durum tahliye mekanizmalarını gösteren belirgin etiketlerin yer alması zorunlu kılınacak.

Çin, Gömme Kapı Kolu Nedeniyle 3 Milyon Tesla'yı Geri Çağırdı, Avrupa'da Tık Yok: İşte Yaşananlar

Samsung, Yeni Oyuncu Monitörlerini Tanıtttı: 1100 Hz'lik Monitör Var!

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri konumundaki Samsung, monitörler konusunda da öne çıkan bir firmaydı. Şimdi ise şirket, Gamescom 2026 fuarı kapsamında yeni monitörlerini tanıttı. Samsung’un monitörleri arasında gerçekten etkileyici özelliklere sahip ürünler yer alıyor. Örneğin Odyssey G6 modeli dünyanın ilk 1100 Hz yenileme hızına sahip cihazı olarak geliyor. Bunun dışında OLED cephesinde de harika monitörler var. Odyssey G6 Serinin en dikkat çekici üyesi kuşkusuz, orijinali CES öncesinde duyurulan ancak yapılan iyileştirmelerle dünyanın ilk 1.100 Hz yenileme hızına sahip oyuncu monitörü unvanını kazanan 27 inçlik Samsung Odyssey G6’ydı. Bu inanılmaz 1.100 Hz tazeleme hızı, monitörün HD çözünürlük modunda aktif hale geliyor. Cihaz, daha yüksek piksel keskinliği sunan QHD çözünürlük moduna alındığında ise hâlen rekabetçi oyunculuk için fazlasıyla yüksek bir değer olan 600 Hz yenileme hızında çalışabiliyor. IPS LCD panele sahip olan Odyssey G6, e-spor odaklı hız tutkunlarını doğrudan hedefliyor. QD-OLED yeni monitörler Kavisli panel severlerin gözdesi Odyssey OLED G9 (G95SJ), dünyanın ilk 360 Hz yenileme hızına sahip 49 inç Dual QHD monitörü olarak sahne aldı. . nesil QD-OLED panelle gelen cihaz, önceki nesle kıyasla 1.3 kat daha fazla verimlilik ve iki kat daha uzun kullanım ömrü vaat ediyor. Metinlerin daha net görünmesi için tam RGB şerit sub-piksel mimarisiyle tasarlanan panel, %3 pencere alanında 1.300 nit tepe parlaklığa ulaşabiliyor. 5120 x 1440 piksel çözünürlükte 360 Hz (0.03 ms GtG) sunan monitör, çözünürlüğü 2560 x 720 piksele düşüren özel moduyla 720 Hz hızına kadar çıkabiliyor . Daha geleneksel 32 inç UHD formatındaki Odyssey OLED G8 (G80SJ) ise çoklu mod esnekliğiyle öne çıkıyor. UHD çözünürlükte 360 Hz çalışan bu model; QHD çözünürlükte 520 Hz, FHD çözünürlükte ise 680 Hz yenileme hızlarına imkân tanıyor. Geleneksel yansıma önleyici kaplamalara göre %54 daha az parlama yapan Samsung Glare Free teknolojisine sahip olan cihaz, VESA DisplayHDR TrueBlack 600 sertifikasına sahip. Kavisli Odyssey OLED G7 Serinin dördüncü modeli olan kavisli Odyssey OLED G7 (G75SJ), 42 inçlik ekran boyutuyla 32 inçlik modellere göre %72 daha geniş bir yüzey alanı sunuyor. 4K çözünürlükteki bu OLED panel, 165 Hz yenileme hızıyla geniş ekranda sürükleyici oyun deneyimi arayanlara sesleniyor.

Samsung, Yeni Nesil Monitörlerini Tanıttı: Dünyanın İlk 1100 Hz Oyuncu Monitörü!

Meta Akıllı Gözlüklerde Gizli Çekime Yol Açan Açığı Kapattı

Akıllı gözlükler yaygınlaştıkça, beraberinde getirdikleri mahremiyet ve gizlilik tartışmaları da büyüyor. Özellikle gözlüğe yerleştirilen kameraların çevredeki insanlar tarafından ne zaman kullanıldığının anlaşılması, bu cihazlarla ilgili en büyük soru işaretlerinden biri. Meta’nın gözlüklerinde bu görev, kameranın yanında bulunan küçük LED ışığa düşüyor. Ancak kullanıcıların kaydı başlattıktan sonra ışığın üzerini kapatarak çekime devam edebildiği ortaya çıkmıştı. Meta şimdi bu açığı kapattı. Şirketin artırılmış gerçeklikten sorumlu başkan yardımcısı Alex Himel, yeni güncellemeyle birlikte kayıt sırasında LED’in örtülmesi hâlinde kameranın otomatik olarak duracağını doğruladı. Gizli çekimin yolu kapanıyor Önceki sistemde gözlük, kayıt başlatılırken LED’in durumunu kontrol ediyordu. Kullanıcı ışık açıkken kaydı başlatıyor, ardından üzerini kapatabiliyordu. Yeni sistem ise kayıt boyunca LED’i takip ediyor. Işık örtülürse kamera kapanıyor. Böylece “kaydı başlat, ışığı sonra gizle” yöntemi artık çalışmayacak. Meta daha önce de önlem almıştı Bu, Meta’nın gizlilik konusunda attığı ilk adım değil. Şirket geçtiğimiz dönemde LED’in fiziksel olarak kurcalandığını tespit eden bir sistem de devreye sokmuştu. Böyle bir müdahale algılandığında kamera otomatik olarak devre dışı bırakılıyordu. Şimdi ise açık, yazılım tarafında biraz daha sıkılaştırıldı. Güncelleme kademeli olarak dağıtıldığına da belirtelim. Yani bazı kullanıcıların bu yeni güvenlik önlemine kavuşması biraz daha zaman alacak.

Meta Akıllı Gözlüklerde Gizli Çekime Yol Açan Açığı Kapattı

DLSS 5 Teknolojisi Daha Çıkmadan Sızdırıldı [Video]

Oyun dünyası GTA 6’yı konuşurken aynı zamanda başka bir konuda da heyecan verici büyük bir sızıntı yaşandı. Dün NBA 2K27 erken erişim sürümünün kütüphane dosyaları arasında 158 MB boyutunda “nvngx_dlssnr.dll” dosyası keşfedilmişti. Bunun da RTX 50 serisi için resmi olarak sunmayı planladığı DLSS 5 Neural Rendering teknolojisinin altyapısı olduğu düşünülüyordu. Şimdi ise bu teknoloji alınarak oyunlarda çalıştırıldı. Bağımsız mod topluluğu RenoDX üyeleri sadece 5 saat gibi kısa bir süre içerisinde bu teknolojiyi farklı bir oyuna aktarmayı başardı. Bu oyun, grafiksel olarak oldukça yoğun bir yapıda olan Control oldu. Sonuçlar ise gerçekten ağzınızı açık bıraktıracak cinsten. DLSS 5 Neural Rendering teknolojisi böyle gözükecek Geliştiriciler, Neural Rendering modülünü ana karakter Jesse'nin karakter modeline uygulamayı başardılar. Yapılan ilk değerlendirmelerde yedi farklı stil kontrolünün mevcut olduğu ancak mevcut test aşamasında uygulamanın sadece karakter modelleri üzerinde etkili olduğu belirtildi. NVIDIA’ın DLSS 5 mimarisinde sunduğu bu sistem, geleneksel bir çözünürlük artırma mantığının ötesine geçecek. Yapay zeka altyapısı; işlenmiş kareleri ve hareket vektörlerini girdi olarak alıp görseldeki materyal özelliklerini analiz ederek ışıklandırma ve kaplama kalitesini gerçek zamanlı olarak yeniden kurguluyor. Sonuçlara baktığımızda gerçekten acayip iyi bir iyileştirme yaşandığını görebiliyoruz. Her ne kadar mod geliştiricilerinin bu başarısı heyecan yaratsa da DLSS 5’in bu gayriresmi sürümü henüz son kullanıcı için hazır olmaktan çok uzak. Test raporlarına göre modlama sırasında HDR altyapısı düzgün çalışmadığı için denemeler SDR formatında gerçekleştirildi. Neural Rendering sürecinin grafik akışında çözünürlük ölçekleme ve ton haritalama aşamalarından sonra, yani oldukça geç bir evrede devreye girdiği de belirtilmiş. En büyük handikap ise ciddi oranda gözlemlenen performans düşüşü. RTX 5070 Ti ekran kartı kullanılarak 4K çözünürlükte yapılan testlerde kare hızında yaklaşık %50'lik bir performans kaybı ölçüldü. Geliştiriciler bu durumun, çalışmanın tam entegrasyon barındırmayan deneysel bir mod olmasından kaynaklandığını, NVIDIA'ın resmi sürümünün böyle olmayacağını düşünüyor. NVIDIA’nın DLSS 5 teknolojisini bu sonbaharda resmî olarak kullanıma sunması bekleniyor.

DLSS 5 Teknolojisi Daha Çıkmadan Sızdırıldı: Bir Oyunda Çalıştırıldı [Video]

GTA 6’nın Oynanış Videosu, 2022’deki Sızıntıyla Karşılaştırıldı

Rockstar Games, heyecanla beklenen yeni oyunu GTA 6 için ilk resmî oynanış videosunu dün gece resmen yayımladı. PlayStation 5 konsolu üzerinden kaydedilen ve yaklaşık 30 dakika süren bu uzun oynanış görüntüsü, oyun dünyasında büyük bir yankı uyandırdı. Ancak videonun içerisinde GTA serisinin en tutkulu hayranlarının hemen dikkatini çeken çok özel bir ayrıntı gizliydi. Görüntülerde 2022 yılında yaşanan devasa sızıntıda ilk kez ortaya çıkan restoran soygunu görevine de yer verildi. İşte bu görev, Kotaku tarafından sızıntıyla karşılaştırıldı. Peki oyun, o günden bu yana nasıl değişti? 2022’deki sızıntı ve resmî oynanış videosu arasından nasıl farklar var? Geliştirme süreçlerinde, erken aşama (alpha/beta) görüntüleri ile nihai ürün arasında grafik ve performans açısından belirgin farklar oluşur. 2022 yılında henüz GTA 6 resmî olarak duyurulmamışken gerçekleşen siber saldırı sonucunda, oyunun geliştirilme aşamasındaki çok sayıda erken üretim videosu internete sızdırılmıştı. sızıntılar arasında Lucia ve Jason karakterlerinin bir restoranda gerçekleştirdiği soygun görevi, kısa sürede oyuncular arasında en çok konuşulan ve paylaşılan içeriklerden biri hâline gelmişti. Netflix’te yayınlanan yeni 30 dakikalık oynanış görüntüsü ile 2022 yılındaki sızıntı karşılaştırıldığında, aradan geçen dört yıllık geliştirme sürecinin oyuna kattığı büyük değişim net bir şekilde gözler önüne seriliyor. Sızdırılan ilk görüntülerde tamamlanmamış ve kaba bir yapıya sahip olan lokasyon, yeni videoda son derece cilalı ve detaylı bir görünüme kavuşmuş. Görevin geçtiği mekanın adı yine "Hank’s Waffles" olarak korunurken, ön camda yer alan "Open 7 Days" (7 Gün Açık) yazısı gibi temel görsel unsurların da muhafaza edildiği görülüyor. Bununla birlikte, mekanın aydınlatma kalitesi ve genel atmosferik detayları kıyaslanamayacak kadar ileriye taşınmış. Erken geliştirme aşamasındaki videolarda adeta birer çarpışma testi mankenini andıran NPC’ler, yerini son derece detaylı ve canlı karakter modellerine bırakmış. Aynı şekilde ana karakterlerimiz Jason ve Lucia’nın modellemeleri ile duruşları da nihai tasarımlarına kavuşmuş görünüyor. Oyunun temel mekân düzeni ve konsepti korunurken detay seviyesi ve görsel kalite dört yılın ardından tamamıyla üst seviyeye çıkarılmış. Rockstar Games’in 2022 sızıntılarından veya son dönemde yaşanan diğer sızıntılardan memnun olmadığı bilinse de şirketin 2022’deki o sızıntıya selam çakması dikkat çekici. Dört yıllık grafik ve mekanik evrimini doğrudan resmâ oynanış videosunda sergilemek, oyunun katettiği mesafeyi göstermesi açısından son derece anlamlı bir hamle.

GTA 6’nın Oynanış Videosu, 2022’deki Sızıntıyla Karşılaştırıldı: Aynı Görev 4 Yıl Sonra Nasıl Görünüyor?

HubX, Point72’dan Aldığı Yatırımla 1,2 Milyar Dolar Değerlemeye Ulaşarak Yeni Türk Unicorn’u Oldu

Yatırım, HubX için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Şirket, kendi ürünlerini geliştirmeye ve büyütmeye devam ederken, global ölçekte gelecek vadeden mobil ve web ürünlerini satın almaya yönelik faaliyetlerini hızlandırmayı planlıyor. 2022 yılında İzmir’de kurulan HubX, bugün İzmir ve İstanbul’daki ofislerinde 370’i aşkın ekip üyesiyle global ölçekte faaliyet gösteren bir teknoloji şirketine dönüştü. Şirketin 40’tan fazla mobil ve web uygulamasından oluşan portföyü bugüne kadar 190’dan fazla ülkede 600 milyonu aşkın kullanıcıya ulaştı. HubX; ürün geliştirme, yapay zeka, veri analitiği ve global pazarlama alanlarında geliştirdiği merkezi teknoloji ve operasyon altyapısıyla farklı kategorilerde mobil ve web uygulamaları geliştiriyor ve büyütüyor. HubX çalışma modeli, ürünleri erken fikir aşamasından kısa sürede küresel ölçeğe taşıma üzerine taşıyor. Şirketin geliştirdiği birçok uygulama, farklı ülkelerde App Store ve Google Play’de kendi kategorilerinde en çok indirilen uygulamalar arasında yer alıyor. Yeni yatırım iki temel alana odaklanacak: HubX’in mevcut ürünlerinin büyümesini hızlandırmak ve şirketin global birleşme ve satın alma (M&A) faaliyetlerini genişletmek. HubX, mevcut ürünlerine ve merkezi teknoloji altyapısına yatırım yapmaya devam ederken, mobil ve web ürünlerine yönelik satın alma faaliyetlerini de hızlandırmayı planlıyor. Şirket; belirli kategorilerde güçlü kullanıcı deneyimi ve ürün metriklerine sahip uygulamaları, kendi alanında en iyi ürünü geliştirmeye odaklanan ekipleri ve gelecek vadeden teknoloji şirketlerini HubX ekosistemine dahil etmeyi hedefliyor. Bu stratejiyle HubX, satın aldığı ürün ve şirketlerin global ölçekte büyümek için ihtiyaç duyduğu teknoloji altyapısı, ürün geliştirme deneyimi ve global ölçekte pazarlama yetkinliklerine erişmesini sağlamayı amaçlıyor. HubX, bünyesine kattığı şirketlerin girişimci yaklaşımını ve ürün DNA’sını korurken; teknoloji, ürün geliştirme, yapay zeka, veri ve global pazarlama alanlarında yıllar içinde oluşturduğu know-how ile bu ürünlerin daha büyük ölçeklere ulaşmasını desteklemeyi hedefliyor. Point72 Private Investments’ın yüksek büyüme potansiyeline sahip tüketici teknolojisi platformlarını destekleme konusundaki deneyimi ve yaklaşımı, HubX’in yeni ölçeklenme dönemine katkı sağlayacak. HubX Kurucu Ortağı Cem Ortabaş, yatırımla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Yıllar içinde bir ürünü fikir aşamasından alıp dünya genelinde yüz milyonlarca kullanıcıya ulaştırmayı öğrendik. Bu yatırım, edindiğimiz deneyimi bir adım daha ileri taşımamıza olanak sağlıyor. Kendi bünyemizde güçlü ürünler geliştirmeyi sürdürürken, kullanıcıların sevdiği ürünler ortaya koyan başarılı ekiplerle iş birliği yapmak ve bu ekipleri HubX’e katmak istiyoruz. Onların girişimci bakış açısını HubX’in teknoloji altyapısı, bilgi birikimi ve global büyüme yetkinlikleriyle bir araya getirerek bu ürünleri çok daha büyük ölçeklere taşıyabileceğimize inanıyoruz.” Point72 Private Investments Partner’ı Ishan Sinha ise şunları söyledi: “HubX’in tüketici talebini belirleme ve bu talebe karşılık veren ürünleri hızlı bir şekilde geliştirme, dağıtma ve ölçeklendirme konusunda kendisini farklılaştıran bir platform oluşturduğuna inanıyoruz. Şirketin uygulama portföyünün genelindeki uygulama gücü ve modelinin tekrarlanabilirliği bizi etkiledi. HubX ekibiyle büyüme yolculuklarının yeni aşamasında ortaklık kurmaktan heyecan duyuyoruz.” HubX Kurucu Ortağı Kaan Ortabaş ise şunları ekledi: “Her zaman odaklanarak üretmeye, hızlı öğrenmeye ve disiplinli büyümeye inandık. Karlılığımızı koruyarak yalnızca dört yıl içinde bu ölçeğe ulaşmamız, oluşturduğumuz modele ve önümüzdeki fırsatlara duyduğumuz inancı daha da güçlendiriyor. Bu iş birliği, modelimizi daha ileri taşımamıza ve hedeflerimizin peşinden çok daha büyük bir global ölçekte gitmemize imkan tanıyor. Türkiye’den çıkardığımız bu başarıyla büyük gurur duyuyoruz.”

HubX, Point72’dan Aldığı Yatırımla 1,2 Milyar Dolar Değerlemeye Ulaşarak Yeni Türk Unicorn’u Oldu

Google Arama'nın AI Modu, Uçak Fiyatı Takibi ve Otel Rezervasyonu Yapacak!

Yapay zekâ konusunda en çok öne çıkan firmalardan olan Google, hizmetlerini iyileştirmeye devam ediyor. Şimdi ise şirket, yapay zekâ destekli arama deneyimini bir adım öteye taşıyarak arama moduna seyahat planlama araçlarını entegre etti. Yeni güncelleme sayesinde kullanıcılar, Google Arama içerisindeki AI Modu üzerinden doğrudan uçak bileti fiyatlarını takip edebiliyor. Temelde geleneksel Google Flights altyapısına dayanan bu sistem, yapay zekâ aramadaki AI Mode’a eklenerek çok daha esnenk bir kullanım sunuyor. Uçak bileti fiyatı takibi ve otel rezervasyonu yapabilecek Sistem, kullanıcıların yapay zekâ ile sohbet ettiği sırada fiyat alarmları kurmasına olanak tanıyor. Nereye ve ne zaman seyahat etmek istediğinizi doğal bir dille tarif ettiğinizde 300’den fazla ortak hava yolu ve seyahat sitesinden gelen en uygun seçenekleri anında listeliyor. Bunun yanı sıra nakit ödeme yerine biriktirdiği milleri veya puanları kullanmak isteyen seyahat severler için de mil bazlı arama seçeneği sunuluyor. AI Modu’na eklenen tek yetenek uçuş takibiyle sınırlı kalmıyor; sistem artık kullanıcılar adına otel rezervasyonu sürecini de yönetebiliyor. Gitmek istediğiniz lokasyonu belirttiğinizde yapay zekâ; fotoğraflar, kullanıcı değerlendirmeleri ve fiyat bilgileriyle desteklenmiş bir seçenek listesi sunuyor. Uygun konaklama alanı seçildiğinde, yapay zekâ kullanıcıya doğrudan Google üzerinden rezervasyon yapma konusunda rehberlik ediyor. Google tarafından sunulan bu yeni seyahat özellikleri kademeli olarak çıkış yapacak. Uçuş fiyatı takibi özelliği dünya çapında 180’den fazla ülke ve bölgede kullanıma sunuldu. Otel özellikleri ise şimdilik sadece İngilizce dilinde ABD için sunuldu.

Google Arama'nın Yapay Zekâ Modu, Artık Uçak Fiyatlarını Takip Edebilecek, Otel Rezervasyonu Yapabilecek

Huawei'nin Yeni Akıllı Saati Watch 6'nın Resmî Tasarımı Paylaşıldı [Video]

Çinli teknoloji devi Huawei, akıllı saat deyince akla ilk gelen firmalardan biri. Şimdi ise şirketin en çok beklenen ürünlerinden olan Watch 6 modeliyle ilgili heyecan verici bir gelişme yaşandı. Dev marka, yeni saatinin resmî tasarımını bizlerle buluşturdu. Şirket, önümüzdeki hafta 2 Eylül günü gerçekleştireceği bir lansmanda bu ürünü bizlerle buluşturacak. İşte az bir süre kalmışken yayımladığı kısa bir tanıtım videosuyla Watch 6’nın resmî tasarımını gösterdi. Huawei Watch 6 böyle gözükecek Yayınlanan bu kısa tanıtım, akıllı saatin temel tasarım hatlarını ve dikkat çeken ana özelliklerini gözler önüne seriyor. Görüntülere baktığımızda Huawei Watch 6 modelinin geçtiğimiz yıl pazara sunulan Huawei Watch 5 ile belirgin tasarım benzerlikleri taşıdığını söyleyebiliriz. Yuvarlak tasarım yine var. Bununla birlikte yeni model, kullanıcıların beğenisine sunulmak üzere tamamen yeni renk seçenekleri ve farklı saat kordonu kombinasyonlarıyla birlikte gelecek. Cihazın yan tarafına göz attığımızda ise tanıdık bir tuş dizilimi görüyoruz. Yeni akıllı saat; döner bir ana tuş, bir kısayol tuşu ve Huawei’nin gelişmiş X-Tap sensörüyle donatılmış. Bu X-Tap sensörü, kullanıcının kalp atış hızını, kandaki oksijen seviyesini ve stres seviyesini tek bir toplu okuma ile ölçme imkânı sağlıyor. Huawei Watch 6 modeliyle ilgili elimizdeki bilgiler şimdilik bu kadar. Saat önümüzdeki hafta tanıtıldığında tüm detaylarını öğreneceğiz.

Huawei'nin Yeni Akıllı Saati Watch 6'nın Resmî Tasarımı Paylaşıldı [Video]

Dünyada İlk Kez Yapay Zekâ Destekli Beyin Ameliyatı Gerçekleştirildi: Görme Yetisini Geri Kazanan Rhys Hibbert’in Değişen Hayatı

Rhys Hibbert’in hayatı, sıradan bir gün aniden yere yığılmasıyla değişti. Yapılan tetkikler, beyninin tabanında büyüyen ve görme sinirlerine baskı yapan bir tümörü ortaya çıkardı. Görüşü giderek daralıyor, günlük hayatı zorlaşıyor ve önünde ciddi bir görme kaybı riski beliriyordu. Derken, Londra’daki Ulusal Nöroloji ve Beyin Cerrahisi Hastanesi’ndeki cerrahlardan beklenmedik bir teklif geldi: Ameliyat sırasında gerçek zamanlı yapay zekâ desteğinin kullanılacağı dünyadaki ilk klinik çalışmaya katılmak. Hibbert, gönüllü olmayı kabul etti. Mayıs 2026’da gerçekleşen ameliyatla, insan beyninde bu teknolojinin denendiği dünyadaki ilk hasta oldu. Beklenmedik bir nöbetle başlayan teşhis süreci 48 yaşındaki Rhys Hibbert, 2024’ün soğuk bir Aralık gününde çıktığı sıradan bir yürüyüşte aniden yere yığılıp nöbet geçirdi. O güne kadar ciddi bir sağlık sorunu yaşamamıştı. Şimdi ise yapılan taramalar, beynin tabanında 11 milimetrelik bir kitle gösteriyordu. Tümör kanserli değildi; ancak hipofiz bezinin bulunduğu bölgeye yerleşmişti. Görme sinirlerine ve beyne kan taşıyan şahdamarına baskı yapıyordu. Zamanla çevresel görüşü daraldı, bitkinliği arttı ve yürümekte zorlanmaya başladı. Bir süre sonra adımlarını tek başına atamaz hale geldi. Görme sinirleri üzerindeki baskı devam ederse kalıcı körlük riski de vardı. Milimetrelerle Yarışan Bir Ameliyat Mayıs 2026’da Hibbert, “Hastalar araştırmalara katılmaya gönüllü olmazsa, doktorlar nasıl yeni şeyler öğrenebilir ve tıp nasıl ilerleyebilir?” düşüncesiyle kabul ettiği çalışmanın gönüllüsü olarak ameliyathaneye girdi. Beynin tabanında, misket büyüklüğündeki bir alanda çalışmak son derece hassastı. Cerrahın yalnızca birkaç milimetrelik bir sapması bile ciddi sonuçlar doğurabilirdi. UCL Hawkes Enstitüsü’nün geliştirdiği sistem, ameliyat sırasında kameradan gelen görüntüleri gerçek zamanlı olarak analiz etmek üzere tasarlanmıştı. Sıfır gecikmeyle anlık kılavuzluk Yapay zekâ, ameliyat öncesinde çekilen taramalarla sınırlı kalmadı; cerrahi kameranın canlı görüntülerini anlık olarak işledi. Bu süreç, tıbbi cihazlar için özel olarak geliştirilen NVIDIA Clara IGX platformu üzerinde yürütüldü. Veriler buluta gönderilmeden doğrudan ameliyathanede işlendiği için sistem, görüntüleri gecikme olmadan cerraha aktarabildi. Analiz edilen görüntüler ikinci bir ekranda gösterildi. Kritik kan damarları ve sinirler farklı renklerle işaretleniyor, böylece cerrahlar çalıştıkları bölgedeki hassas yapıların konumunu operasyon sırasında görebiliyordu. Neşterin kontrolü tamamen cerrahtaydı. Yapay zekânın yaptığı ise elindeki görüntüyü daha ayrıntılı hale getirmekti. Uyandığında dünya artık daha netti Operasyon, çevre dokulara zarar verilmeden tamamlandı. Hibbert gözlerini açtığında ilk fark ettiği şey ise odadaki nesnelerin keskinliği oldu. Görüşü belirgin biçimde düzelmişti. “Kendime geldiğimde odadaki her şeyi net bir şekilde görebiliyordum. Sanki 360 derecelik panoramik bir görüşe kavuştum” dedi. Sekiz hafta sonra görme yetisi tamamen toparlandı. Yürürken artık desteğe ihtiyaç duymuyordu. Görüşüyle birlikte enerjisini ve günlük hayat üzerindeki kontrolünü de geri kazanmıştı. Yapay zekânın hayatlara dokunduğu anlar Her teknolojinin olduğu gibi yapay zekânın da iyi ve kötü tarafları var. Üstelik yapay zekâ söz konusu olduğunda, etkisinin ölçeği de büyüyor; iyi kullanıldığında olduğu gibi kötüye kullanıldığında da sonuçları çok daha büyük olabiliyor. Hibbert’in yaşadığı süreç ise yapay zekânın doğru kullanıldığında neler yapabileceğini gösteren iyi örneklerden biri. Bu örneklerin sayısının giderek artması dileğiyle.

Dünyada İlk Kez Yapay Zekâ Destekli Beyin Ameliyatı Gerçekleştirildi

Elektrikli Araç Bataryaları Ömrünü Tamamlayınca Ne Oluyor?

Elektrikli otomobillerin kalbi sayabileceğimiz bataryalar, tıpkı telefonlar gibi zamanla performanslarını yitirebiliyorlar. Böyle bir durumda ise akla tek bir soru geliyor: Aracın bataryası artık eskisi gibi çalışmıyorsa direkt çöpe mi gider, yoksa geri dönüştürülebilir mi? Bu soruya cevap verebilmek için öncelikle bataryaların nasıl süreçlerden geçtiğine bakmamız gerek. Elektrikli araç bataryalarının ömrü ortalama ne kadar? Elektrikli araçların batarya ömürleri, kullanım koşullarına ve bakımlarına göre değişebiliyor. Tıpkı telefonlarda olduğu gibi araçlarda da bataryalar, kullanıldıkça ilk günkü işlevini yerine getiremiyor. Net bir süre verecek olursak herhangi bir arızası bulunmayan elektrikli bir aracın batarya ömrü ortalama 8-10 yıl kadardır. Batarya ömrünü tamamlayınca ne oluyor? Bataryanın ömrü aslında bitmez, sadece artık otomobil için gereken performansı yerine getiremez hale gelir. Menzilin azalması, şarj kapasitesinin ve performansının düşmesi halinde araca yeni bir batarya takılabilir. Ancak bu durum, performansı düşen eski bataryanın “çöp” olduğu anlamına gelmemeli. Çünkü bu noktada bataryanın ikinci bir hayatı başlar. Başka alanlarda değerlendirilebilirler. Elektrikli otomobil için yeterli performansı sağlamasalar da ömrünü tamamlayan bataryalar, daha düşük performans gerektiren uygulamalarda hâlâ kullanılabilir durumdadır. Bunun en iyi örneklerinden biri de enerji depolama sistemleridir. Güneş panellerinden elde edilen elektriğin depolanması, enerji yedeği oluşturulması veya elektrik şebekesindeki yükün dengelenmesi gibi amaçlarla bu bataryalar değerlendirilir. Kullanılamayacak durumdaki bir batarya için döngü, geri dönüşümle tamamlanıyor. Geri dönüşümde lityum, nikel, kobalt, bakır ve farklı metaller geri dönüşüm süreçleriyle ayrıştırılabilir. Bu noktada amaç, bataryanın içindeki kullanılabilir malzemeleri geri kazanabilmek. Bu bataryalar çok sayıda hücre ve elektronik bileşenden oluştuğundan bu süreç, normal bir geri dönüşümden çok daha farklı işliyor. Bu yüzden geri dönüşüm işlemleri, uzman tesislerde ve güvenilir ortamlarda gerçekleştirilmelidir. Elektrikli araç bataryaları, geri dönüşüm ve yeniden kullanım süreçleri sayesinde çevresel etkileri minimuma indirebilir. Dolayısıyla bu bataryaların yönetimi, çevre koruma ve sürdürülebilirlik açısından oldukça önemli ve önemli olmaya da devam edecek.

Ömrünü Tamamlayan Elektrikli Araç Bataryalarına Ne Oluyor?

ChatGPT'de Artık Geçici Sohbetleri Kaydedebileceksiniz

OpenAI imzası taşıyan ChatGPT, dünyanın en çok kullanılan yapay zekâ uygulaması konumunda. Bu yüzden de kullanıcı deneyimini iyileştirecek sürekli yeni özellikler geldiğini görüyoruz. Şimdi ise kullanıcıların kayıtlı kalmasını istemediği sohbetler için kullandığı “Geçici Sohbet” özelliğine büyük bir yenilik geldi. OpenAI tarafından yapılan açıklamalara göre artık kullanıcılar, geçici sohbetleri dilerlerse kaydetme seçeneğine sahip olacak. Yani geçici olarak başladığınız bir sohbeti daha sonra kaydedip kalıcı yapabileceksiniz. Kişiselleştirme de geldi Yapılan güncellemeyle birlikte geçici sohbetler varsayılan olarak yeni hafıza girdileri oluşturmamaya ve kullanıcı özel olarak kaydetmeyi seçmediği sürece yan menüden uzak durmaya devam ediyor. Ancak sohbet esnasında faydalı bir içerik üretildiğinde bu sohbeti kaybetmek zorunda kalmayacaksınız. Tek güncelleme kaydetme seçeneğiyle sınırlı kalmadı. OpenAI, geçici sohbetlerin kişiselleştirilmesine de olanak tanıyarak bu modu çok daha kullanışlı bir hâle getirdi. Kullanıcılar artık geçici sohbetlerini mevcut hafızaları, özel talimatları ve eklentileri kişiselleştirebiliyor. OpenAI tarafından yapılan açıklamada, kullanıcılar bizzat kaydetmeyi seçmediği sürece bu oturumların yan menüye aktarılmayacağı ve yeni hafıza oluşturmayacağı vurgulanmış. Böylece hem gizlilik ve içerikler korunuyor hem de kişiselleştirilmiş araçlara erişim kısıtlanmamış oluyor.

ChatGPT'de Artık Geçici Sohbetleri Kaydedebileceksiniz!

Caviar'dan 633 Bin TL'lik iPhone 17 Pro: Akrasında Geiger-Müller Sayacı Var!

Genellikle Apple cihazlarını altın veya nadir bulunan malzemelerle kaplayarak uçuk fiyatlara satan Caviar, şimdi de daha önce pek görmediğimiz oldukça ilginç bir tasarımla karşımıza çıktı. Firma, “Geiger” isiml özel iPhone 17 Pro modelini duyurdu. Caviar’ın bu modeli, arkasında İsviçre saat mekanizmasına sahip bir tasarımla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Fiyatı da tahmin edebileceğiniz gibi çok yüksek. Gelin tüm detaylarına bakalım. Karşınızda yalnızca 7 adet üretilecek 633 bin TL değerindeki iPhone 17 Pro Caviar, SIG-RM1208 model fiziksel bir dozimetre saat ünitesini doğrudan iPhone 17 Pro ve Pro Max modellerinin arka paneline entegre etmiş. telefon dünyasında görmeye alışık olmadığımız bu donanım, ortamdaki gama radyasyon seviyelerini anlık olarak okuyabilen tam işlevli bir Geiger-Müller sayacı olarak görev yapıyor. Cihazın arka panelinin tam merkezine yerleştirilen dozimetre modülü, anlık radyasyon değerlerini gösteren küçük bir dijital ekrana sahip. Bu sistem, ortamdaki radyasyon seviyesi belirlenen eşik değeri aştığında kullanıcıyı sesli bip uyarısıyla bilgilendirecek şekilde ayarlanabiliyor. Dijital ekranın etrafında ise zamanı gösterme işlevini üstlenen ve gücünü temel bir İsviçre Ronda 763 kuvars mekanizmasından alan standart bir analog saat kadranı bulunuyor. Akıllı telefonun dış tasarımını donanımla uyumlu hale getirmek isteyen Caviar, Apple'ın standart cam arka panelini tamamen çıkararak yerine ağır hizmet tipi bir titanyum kasa yerleştirdi. Dışarıdan bakıldığında açıkta bırakılmış vidaları, kalın metal panelleri ve merkezden aşağıya inen kırmızı çizgisiyle âdeta sanayi tipi bir ekipmanı andıran cihaz, alt kısmına yakın bir bölgede kabartmalı bir radyasyon tehlikesi sembolü de taşıyor. Tüm bu ekstra metal katmanlar ve saat mekanizması cihaza önemli miktarda hacim katarak, telefonu normal bir iPhone modeline kıyasla belirgin şekilde daha kalın ve ağır hâle getiriyor. Caviar, bu özel seriden toplamda sadece yedi adet üreteceğini açıkladı. Temel 256 GB iPhone 17 Pro modeli için 13.130 dolarlık (633 bin TL) fiyatı var.

Sadece 7 Adet Üretilecek Arkasında İsviçre Saat Bulunan 633 Bin TL’lik iPhone 17 Pro Tanıtıldı

GTA 6, PS5'te 30 FPS Olarak Çıkış Yapacak

Paylaşılan 26 dakikalık oynanış görüntüleriyle heyecanı iyice tavan yaptıran GTA 6 hakkında artık teknik detaylar da yavaş yavaş netleşmeye başlamış durumda. En çok merak edilen konulardan biri de oyunun PlayStation’daki performansıydı. Oyunu deneme fırsatı bulanlardan bu konu hakkında bilgi geldi. Aktarılan bilgilere göre Rockstar North'un Geliştirme Başkanı ve Eş Direktörü Rob Nelson, oyunun şu anki geliştirme sürecinde konsollarda 30 FPS hızında çalıştığını ifade etti. 60 FPS performans modu gelecek mi? PS5 Pro performansı nasıl olacak? Rockstar Games tarafından paylaşılan oyun içi görseller ve detaylar PlayStation 5 üzerinde kaydedilmiş olsa da konsol tarafında kare hızının artırılıp artırılamayacağı konusu belirsizliğini koruyor. Çıkış anında çözünürlüğü düşürerek daha yüksek kare hızına (60 FPS) geçiş imkanı sunulup sunulmayacağı sorusuna karşılık Nelson, çıkış dönemi için bu konuda kesin bir taahhütte bulunamayacağını dile getirmiş. Teknik ekip, çıkışta veya çıkış sonrasında 60 FPS seçeneğinin yer alıp almayacağını söylemenin şu an mümkün olmadığını aktarmış. Rob Nelson, ray tracing (ışın izleme) kullanımı ve ekran çözünürlüğü gibi teknik detaylar konusunda da henüz net bir bilgi paylaşamadığını, ancak mevcut performansın 30 FPS seviyesinde olduğunun altını çizmiş. Yani PS5’te GTA 6’yı ilk çıktığında sadece 30 FPS’te oynayacağız. Oyunun PS5 Pro donanımında veya gelecekteki PC gibi platformlarda nasıl bir performans sergileyeceği konusunda da henüz bilgi bulunmuyor.

GTA 6'nın Çıkışında Sadece 30 FPS'te Oynanabileceği Açıklandı!

Nissan Z Modelleri Makyajlandı: Manuel Vitesle Geliyor!

Önde gelen otomobil üreticilerinden Nissan, RZ34 nesli Fairlady Z modelini güncelleyerek otomobil severlerin beğenisine sundu. Makyajlanan modellerin dikkat çekici noktası ise Nismo versiyonunda yaşandı. Performans odaklı Nismo modelleri artık 6 ileri vitesli manuel şanzıman seçeneğiyle tercih edilebilecek. Sürüş keyfini artırmak adına araçta kısa oranlı vites kolu ve üçüncü pedal standart donanım listesine dahil edilmiş. Karşınızda yeni Nissan Z ailesi Dış tasarım kanadında çok büyük bir görsel değişim geçirmeyen yeni makyajlı Nissan Z ailesi, mevcut görünümünü genel anlamda korumaya devam ediyor. Ancak özelleştirme seçenekleri tarafında kullanıcılar için renk paleti genişletilmiş. Yeni Fairlady Z artık 10 farklı gövde rengi seçeneğiyle satın alınabilecek. Teknik taraftaki güncellemeler sadece şanzımanla sınırlı kalmamış. Süspansiyon sisteminde monotube amortisörlere geçiş yapılarak yol tutuş kabiliyeti desteklenmiş. Bununla da yetinmeyen Nissan, Nismo modellerine doğrudan markanın amiral gemisi olan GT-R modelinden türetilen özel bir fren sistemini de entegre etmiş. İç mekânda ise günlük kullanımı kolaylaştıracak teknolojik dokunuşlar karşımıza çıkıyor. Makyaj operasyonuyla birlikte otomobilin kabinine Qi2 standardını destekleyen kablosuz şarj kısmı dahil edildi. Japonya pazarında an itibarıyla satışa sunulan makyajlı otomobiller, 38.000 dolardan satışa sunulmaya başladı.

Harika Tasarımı Manuel Vitesle Birleştiren Makyajlı Nissan Z Tanıtıldı!

GTA 6 Hakkında Paylaşılan Tüm Yeni Detaylar

Dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6’nın oynanış fragmanı dün gece itibarıyla resmen yayımlandı. 26 dakikalık video, izleyen herkesi hayran bırakarak oyuna ilk kez bu kadar detaylı bir şekilde bakmamızı sağladı. Tabii ki fragmanın ardından oynanış konusunda çok fazla yeni bilgi de geldi. Biz de bu içeriğimizde hem Rockstar hem de oyunu deneyimleyen içerik üreticileri tarafından GTA 6 hakkında paylaşılan tüm yeni detayları sizler için derliyoruz. Oynanış mekanikleri, karakterler, polis sistemi, NPC’ler ve çok daha fazlasına dair yepyeni bilgiler var. Gerçekten tarihin en büyük oyunu geliyor diyebiliriz. Harita, grafikler ve NPC’ler Harita, RDR 2’nin 3 katı büyüklüğünde olacak, duraklatma menüsünde "uydu görüntüsü" formatında oldukça detaylı sunulacak. Oyun alanındaki mini harita 3D olacak. Oyundaki NPC tepkileri için 600.000'den fazla animasyon yer alacak. GTA 5’te bu sayı 55.000’di. Oyun standart PlayStation 5 ve Xbox Series X|S üzerinde 30 FPS modunda çalışacak. Birinci şahıs modu bulunmayacak. NPC’lerde inanılmaz çeşitlilik göreceksiniz. Her birinin farklı tarzları, kıyafetler, dövmeleri olacak. Bu karakterler artık çok daha tepkisel, kendi hâlinde gerçekçi davranabilecek. Karakterler, ilişki dinamikleri ve dahası Karakter değiştirme çarkında Jason, Lucia ve ikisi birlikteyken her ikisini birden kontrol etme seçenekleri yer alacak. Akıcı şekilde karakter değişimi yapılabilecek. İki karakter arasında romantik ilişki mekaniği bulunacak. Gezmek, alışveriş yapmak, birlikte spor yapmak veya mesaj atmak ilişki seviyesini etkileyecek. İlişkileri yaşananlara göre değişebilecek. Örneğin gelen bir mesajı görmezden geldiğinizde ilişki kötü etkilenecek. Oyunda aldığınız her kararın sonuçları olacak. Bir karakteri oynarken diğerinden yardım isteyebileceksiniz Spor salonları yer alacak, spor yapabileceksiniz ve karakteriniz buna göre değişebilecek. Spor yapabilmek için üyelik alınması ve protein shake tüketilebilecek. Spor yapılmaması durumunda karakterlerin kilo alması, sağlık ve kondisyon barlarının olumsuz etkilenmesi söz konusu olacak. Oynanış Karakterlerde Sağlık (Health), Kondisyon (Stamina) ve Focus olmak üzere üç temel bar bulunacak. Odaklanma yeteneği zamanı yavaşlatma mantığıyla çalışıyor ve araçların veya düşmanların zayıf noktalarını gösterecek. Sürüş hissi daha ağır ve gerçekçi; araçların yakıt deposunu doldurmak veya elektrikli araçları şarj etmek gerekecek. Araç çalmak zorlaştırılmış. Her otomobili çalmanın zorluk seviyesi farklı olacak. Yüksek değerli araçları çalmak daha yüksek yetenek ve risk yönetimi gerektirecek. Otomobil hırsızlığında çeşitli yöntemler yer alacak. Bir camı kırıp sürücüyü zorla dışarı çıkarabileceksiniz ya da aracın kilidini açmak için kilidi açmak gibi daha sessiz yöntemler kullanabileceksiniz. Görevlerde birden fazla kaçış yolu olacak. Soygunlar sırasında mağaza sahiplerini baskı altına almak için bilerek hedefin yanına ateş etme mekaniği olacak. Nakit paralar ATM'ye yatırılmazsa öldüğünüzde veya tutuklandığınızda kaybedilecek. Oyuncu, sürekli karar vermeye ve sonuçlarını düşünmeye itilecek. Yaptığınız eylemlerin sonuçları önceki oyunlara kıyasla çok daha büyük olacak. Otomatik nişan alma sistemini tamamen kalkıyor.. Artık nişan desteğine sahip manuel bir nişan sistemi olacak. Otobüs ve taksiler hızlı seyahat için kullanılabilecek. Basketboldan dalışa, kano yapmaktan paraşütle atlamaya ve araba/motosiklet yarışlarına kadar sayısız aktivite yapma imkânınız olacak. Yeni polis ve suç sistemi Artık oyunda aranma seviyesi 5 yıldız değil, 6 yıldız olacak. seviyede polisler tüm harita genelinde sizi âdeta avlayacak. Polisler artık küçük harita üzerinde doğrudan görünmeyecek. Polis yapay zekâsı kaçtığınız aracın modelini, plakasını, üzerinizdeki kıyafeti ve fiziksel görünüşünüzü hatırlayabilecek. Araçlarda yer alan takip cihazlarının çıkarılması gerekecek. Tanıkları ve güvenlik kameralarını engellemek için maske takılabilecek. Polis aramalarından kurtulmak için suçta kullanılan kaçış aracını yakıp terk etmek mümkün olacak. Yepyeni bir “Suçlu Profili” sistemi gelecek. Şiddet uygulamadan temiz soygun yapmak profili yükseltirken, gereksiz şiddet profili düşürecek. Yani tam bir profesyonel suçlu gibi hareket etmeniz gerekecek. Sosyal medya ve telefon BuckMe (finans), RydeMe (taksi), WhatUp (mesajlaşma) gibi işlevsel uygulamalar olacak Oyun içinde tamamen işlevsel bir sosyal medya yapısı yer alacak. Karakterler gönderiler paylaşıp viral olabilecek. Yayıncılar olacak. Dikey kısa video formatında gelişmiş bir sosyal medya ağı olacak. Hatta tıpkı gerçek hayattaki gibi kaydırarak zaman geçirmeniz bile mümkün olacak. GTA 6'nın oynanış fragmanı

GTA 6 Hakkında Paylaşılan Tüm Yeni Detaylar: Oynanış, Karakterler, Harita ve Dahası (Tarihin En Büyük Oyunu Geliyor)

GTA 6 Haritasının "Yuh!" Dedirten Büyüklüğü Açıklandı

Kasım ayında piyasaya sürülecek GTA 6’nın resmî oynanış fragmanı resmen bizlerle buluştu. İlk olarak Netflix’te, daha sonra YouTube’da yayımlanan 26 dakikalık görüntüler, tarihin en büyük oyununa detaylı bir bakış atmamızı sağladı. GTA 6 ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri de haritanın ne kadar büyük olacağıydı. Görüntülerden büyüklüğüne dair az da olsa bir fikir edinebildik ve gerçekten devasa bir dünyanın bizi beklediğini gördük. Sonrasında ise direkt olarak Rockstar’dan konuya ilişkin açıklama geldi. GTA 6 haritası, Red Dead Redemption 2’nin haritasından 3 kat daha büyük olacak Rockstar North’ta gerçekleştirilen yakın tarihli bir oyun ön izlemesi sırasında geliştirme ekibinin başındaki Rob Nelson, harita boyutlarına dair ilk somut rakamları paylaştı. Yayıncı YouTuber TGG’ye aktarılan bilgilere göre, oyunun toplam harita alanı Rockstar'ın bir diğer açık dünya dev serisi olan Red Dead Redemption 2'nin harita boyutunun tam üç katı büyüklüğünde tasarlandı. Rockstar’ın şimdiye kadarki en büyük haritası olacağını da gösteriyor. Açıklanan veriler sadece Red Dead Redemption 2 ile sınırlı kalmıyor; doğrudan GTA 5 kıyaslamalarını da kapsıyor. Buna göre haritanın merkezinde yer alan Vice City şehrinin kendisi tek başına GTA 5'teki Los Santos şehrinin iki katı büyüklükte kurgulanmış. City ve etrafındaki banliyöler ile çevre alanlar bir bütün olarak ele alındığında ise Los Santos ve çevresinden 11 kat daha geniş bir alanı kaplıyor. Oynanış görüntüleri de haritanın devasa ölçeğini gözler önüne serdi. Örneğin Lucia'nın güneşli bir günde gökdelenden paraşütle atlamadan önce devasa metropole baktığı sahneler harita derinliğini bizlere gösterdi. Oyuncular bu devasa harita içerisinde hareket edebilmek için çok çeşitli ulaşım araçlarını kullanabilecekler.

GTA 6 Haritasının Yuh! Dedirten Büyüklüğü Açıklandı: Red Dead Redemption 2'den 3 Kat Daha Büyük!

Steam'de 45 Oyuna Türkiye'de Erişim Engeli Getirildi!

Ülkemizde dijital platformlara, sitelere ve oyunlara farklı sebeplerden dolayı erişim engeli getirildiğini sıkça görüyorduk. Şimdi ise bunlara bir yenisinin daha eklendiği bilgisi geldi.İfade Özgürlüğü Derneği tarafından yürütülen EngelliWeb projesinin son incelemelerine göre Steam’de çok sayıda oyuna engel getirildi. İnceleme sonuçlarına göre platform bünyesinde yer alan 45 farklı oyunun resmi mağaza sayfasına Türkiye’den erişim engeli getirildi. Bully: Scholarship Edition, Manhunt, Postal gibi oyunlar engellendi, kararların nedeni bilinmiyor Alınan engelleme kararlarının geçmişi 2023 yılına kadar uzansa da en çok engelin 2026 yılı içerisinde alındığı vurgulandı. Erişime engellenen 45 oyunluk listenin içeriği incelendiğinde dünya çapında geniş oyuncu kitlelerine sahip oldukça popüler ve tanınan yapımların yer aldığı görülüyor. Bu oyunlar arasında özellikle Rockstar Games imzalı klasikleşmiş yapımlardan Bully: Scholarship Edition ve Manhunt göze çarpıyor. Ayrıca oyun dünyasında tartışmalı temalarıyla bilinen POSTAL serisinden üç ayrı oyun ile son dönemin popüler korku türündeki oyunu Poppy Playtime da mağaza sayfası engellenen yapımlar arasında listeleniyor. Erişim engeli kararlarına ilişkin teknik detaylar incelendiğinde kararın uygulanma biçimiyle ilgili önemli bir detay dikkat çekiyor. Mağaza sayfalarına Türkiye'den erişim engeli getirilmiş olmasına rağmen engellenen bu oyunların Steam mağaza sayfalarının platformun kendi sistemi tarafından Türkiye'deki kullanıcılar için henüz görünmez kılınmadığı aktarılıyor. Kararın nedenleri ve listenin tamamında hangi oyunların yer aldığı konusunda ise bir bilgi yok. Daha fazla bilgi geldiğinde sizlerle paylaşacağız.

Steam'de 45 Oyuna Türkiye'de Erişim Engeli Getirildi: İşte O Oyunlar!

GTA 6'yı Tamamlamanın Ne Kadar Süreceği Açıklandı

Tarihin en çok beklenen oyunu GTA 6’nın oynanış videosu dün gece paylaşıldı. Yaklaşık 26 dakikalık videoda oynanıştan harita detaylarına kadar birçok konudan görüntüler gördük ve oyun daha önce hiç olmadığı kadar ayrıntılı bir şekilde göz atabildik. Oynanış görüntülerinin yayımlanmasının ardından GTA 6 hakkında yeni bilgiler de geldi. Bunlardan biri de oyunun ana hikâyesini tamamlamanın ne kadar süreceğiydi. Bir Rockstar yöneticisi, bu konuda bilgi paylaştı. Oyunu bitirmek 80 saat civarı sürecek Rockstar North’tan Rob Nelson, yılın başlarında final sürümü olmayan bir versiyon üzerinde oyunu oynadığını belirtti. Oyunun ana hikâyesini, az sayıda yan görevleri de yaparak tamamladığında toplamda 80 saat sürdüğünü de sözlerine ekledi. Tabii ki bahsettiği yan görevlerin ne kadar uzun olduğunu, oynarken açık dünyada çok gezinip gezinmediğini bilmiyoruz. Yine de ortalama bu civarlarda süreceğini söyleyebiliriz. 80 saat gerçekten uzun bir süre. Öyle ki karşılaştırma yapacak olursak GTA 4 ve 5 oyunlarında 30 saatlik bir tamamlama süresi vardı. Red Dead Redemption 2’de ise 50-60 saat sürebiliyordu. 80 saat bu yüzden etkileyici. Üstelik 80 saatin %100 tamamlamayı içermediğini de biliyoruz. Oyunun her şeyini tamamlamak isteyenlerin çok daha uzun saatler harcaması gerekecektir.

GTA 6'nın Hikâyesini Bitirmenin Ne Kadar Süreceği Belli Oldu

GTA 6'nın Oynanış Görüntülerine Sosyal Medyadan Gelen Tepkiler

GTA 6’nın 26 dakikalık oynanış görüntüleri, dün akşam Netflix üzerinden resmen yayımlandı. Sabaha karşı YouTube’a da yüklenen görüntüler, dünya çapında her oyuncuyu ekrana kilitleyerek ne kadar büyük bir yapımın bizi beklediğini bir kez daha gösterdi ve oyuna ilk kez detaylı bir bakış atmamızı sağladı. Tabii ki oyunun görüntüleri kısa sürede sosyal medyada viral oldu. Peki insanlardan nasıl tepkiler geldi? Bu içeriğimizde GTA 6’dan paylaşılan oynanış görüntülerine gelen tepkileri sizler için derledik. Genel anlamda hayran bıraktığını söyleyebiliriz. GTA 6’nın oynanış görüntüleri: GTA 6’nın oynanış görüntülerine gelen tepkiler

GTA 6'nın Oynanış Görüntülerine Sosyal Medyadan Gelen Tepkiler

GTA 6 Oynanış Görüntülerinde Gözden Kaçan Detaylar

Tarihin en çok beklenen oyunu konumundaki GTA 6 için en büyük duyurulardan biri dün gece yapıldı. Rcokstar, Netflix üzerinden GTA 6’ya hiç olmadığı kadar detaylı şekilde bakmamızı sağlayan oynanış videosu paylaştı. Video, dünya çapındaki oyuncuları etkileyerek oyun içi olan heyecanı en üst seviyeye çıkardı. Tabii ki videodaki oyunla ilgili çoğu temel şeyi birçok insan gibi siz de yakalamışsınızdır. Ancak küçük detaylar da bir hayli fazlaydı. Biz de bu içeriğimizde fragmanda gözünüzden kaçmış olabilecek ayrıntıları derliyoruz. Evcil hayvanları sevebileceksiniz Oynanış görüntüleri başladığında dikkat çeken en belirgin detaylardan biri Jason'ın bir köpeği sevmesi oldu. Günümüz açık dünya oyunlarında bir hayvanı sevmek şaşırtıcı bir özellik olmasa da etkileşimin hemen ardından ekranda beliren küçük ikonu ve bildirim önemli. Rockstar bu simgenin tam olarak ne anlama geldiğini henüz resmi olarak açıklamadı ancak RDR 2’deki Onur sistemine benzer bir işlevi olabilir. Oyunda ana karakterlerin eylemlerini takip eden bir ahlak, itibar veya hayvanlarla bağ kurma mekanizmasının bulunabileceği öne sürülüyor Pasif karakterler aktif rol oynamaya devam ediyor Görüntülerdeki bir diğer önemli detay ise bir market soygunu sahnesinde ortaya çıkıyor. Oyuncu Lucia karakterini kontrol edip dükkana girerken Jason'ın içeride kasiyeri etkisiz hale getirdiği ve soygunu aktif olarak yönettiği görülüyor. Bu durum, kontrol edilmeyen ana karakterin arkada öylesine bekleyen bir yoldaş olmak yerine görevlerde sorumluluklar üstlendiğini gösteriyor. . Her görev iki karakteri de kapsamayabilir Jason ve Lucia ortak olarak hareket etse de videodaki bir diyalog bazı görevlerin tek bir karaktere özel yazılmış olabileceğine işaret ediyor. Bir sahnede iş veren müşteri, o gece tamamlanması gereken iş için "sadece birinizi istiyorum" ifadesini kullanıyor [S1]. Bunun üzerine Lucia görevi kabul edip ayrılırken Jason geride kalıyor. Snapmatic Sosyal medyanın GTA 6 dünyasında büyük bir yer tutacağı ilk duyurudan beri biliniyordu. Ancak video sırasındaki diyaloglarda bir karakterin "Laurie'nin Snapmatic'ine bakmaktan" bahsetmesi dikkatli izleyicilerin gözünden kaçmadı. GTA 5'te Instagram benzeri bir platform olarak yer alan Snapmatic, Leonida eyaletinde de varlığını sürdürüyor. Yayıncılar olacak, silahsız görevler yapacağız Polis takibi sırasında bir yayıncıyı da görüyoruz. Yani oyunda oyun içi sosyal medya platformunda yayın yapan karakterler de olduğunu göreceğiz. Bu yayıncılar, sadece telefon ekranlarıyla sınırlı kalmayıp doğrudan oynanışa ve çevre etkinliklerine dahil edilecek. Videoda güvenlik görevlisi olarak çalışan Jason ve Lucia'nın silahlarına el konulduğu anları da görmüştük. Bu durum, bazı görevlerde oyuncuların tüm cephaneliğinden mahrum bırakılarak yakın dövüş veya çevre unsurlarını kullanmaya zorlanabileceğini gösteriyor. Motosiklet yarışları ve yapabileceğiniz sayısız aktivite Araba yarışlarının yer alacağını az çok tahmin ediyorduk. Videoda da bu yarışlar harika görünüyordu. Dikkat çeken bir diğer detay ise araba değil, motosiklet yarışlarıydı. Oyunda direkt motosiklet yarışı yapabileceksiniz. Zamanınızı geçirecek sayısız aktivitenin yer alacağını da söylemek gerekiyor. Basketbol oynamak, egzersiz yapmak, kano yapmak, yarışmak, paraşütle atlamak, nehirde botla gezinmek ve daha birçok aktivite karşımıza çıkacak. Araçlar artık sadece patlamıyor Polis çatışmaları ve araç takipleri esnasında uygulanan fizik efektleri, araçların sadece belirli bir hasar aldıktan sonra patlaması mantığını tamamen değiştiriyor. Görüntülerde Jason’ın taramalı tüfekle polis araçlarına ateş ettiği sahnede; mermilerin isabet ettiği noktaya göre aracın tepki verdiği net bir şekilde görülüyor. Tekerleğe ateş edildiğinde araç jantların üstüne düşerek yüksek hızda takla atıyor, motor bloğuna ateş edildiğinde ise araç gerçek hayattaki gibi kullanılamaz hale geliyor.

GTA 6'nın Oynanış Görüntülerinde Gözden Kaçırmış Olabileceğiniz Detaylar

GTA 6 Oynanış Görüntüleri Netflix’te Yayınlandı! İşte İlk Detaylar

Oyun dünyasının yıllardır yolunu gözlediği GTA 6'nın oynanış görüntüleri, 17 Ağustos 22.00 itibarıyla Netflix üzerinden yayınlandı. Lucia ve Jason’ın maceralarından dinamik hava koşullarına, yenilenen çatışma sisteminden araç fiziklerine kadar pek çok ayrıntı bu yayınla birlikte netlik kazandı. Peki Rockstar Games ve Netflix ortaklığıyla ekranlara gelen bu gösterimde öne çıkan başlıklar nelerdi? GTA 6 oynanış görüntüleri: Oynanış görüntülerinde dikkat çekenler: Aksiyon sahneleriyle büyüledi. Hem dar kapalı alanlarda (mağaza soygunları, bina içleri) hem de geniş açık dünyada geçen çatışma sahnelerine yer verildi. Mermilerin çevreye verdiği zarar ve siper alma detayları aksiyonun dozunu oldukça yükseltmiş. Gösterimde aksiyon sahneleri tek bir karakterle sınırlı kalmadı; dinamikler hem Jason hem de Lucia'nın gözünden, kendi özel oynanış tarzlarıyla sergilendi. Mini haritayı da ilk defa görmüş olduk. Oyundaki harita arayüzü, tıpkı Apple Maps uygulamasını andıran 3 boyutlu, modern ve derinlikli bir tasarımla karşımıza çıktı. Sürüş esnasında Jason ve Lucia arasında duraksama olmadan, anında geçiş yapılabildiği görüldü. Netflix sunucuları yayın esnasında çöktü Oyun dünyasının kilitlendiği Grand Theft Auto VI: An Extended Look özel yayınında korkulan oldu; devasa ilgiyi kaldıramayan Netflix sunucuları yayın esnasında çöktü. Rockstar Games ile Netflix’in tarihi iş birliği kapsamında abonelere özel olarak yayına giren detaylı oynanış videosu, dünya genelinden milyonlarca eş zamanlı kullanıcının platforma akın etmesiyle birlikte bağlantı ve donma sorunlarını beraberinde getirdi. 6 saat Netflix'te kalacak, sonrasında tüm dünyada ücretsiz izlenebilecek GTA 6’nın oynanış görüntüleri, Netflix’e özel olarak toplamda 6 saat kalacak. 6 saatlik sürenin geçmesinin ardından ise tüm dünyada tamamen ücretsiz izlenebilecek şekilde 28 Ağustos Cuma sabaha karşı TSİ 04.00’da YouTube’dan erişilebilir olacak. Direkt olarak resmî Rockstar ve diğer hesaplar üzerinden sabah 4 itibarıyla oynanış görüntülerine bedavaya ulaşabileceksiniz. GTA 6 ne zaman çıkacak? GTA 6, 19 Kasım 2026 tarihinde piyasaya sürülecek. Oyun ilk etapta PlayStation 5 ve Xbox Series X/S konsolları için çıkış yapacak, PC sürümü ise her zamanki gibi daha ileri bir tarihte oyuncularla buluşacak.

GTA 6 Oynanış Görüntüleri Netflix’te Yayınlandı! İşte İlk Detaylar [Video]

Trafik ve Kasko Hasarlarında Yeni Dönem 1 Eylül'de Başlıyor: İşte Detaylar

Sürücülerin kaza veya araç hasarı sonrasında sigorta şirketleriyle yaşadığı karmaşık iletişim süreçlerini basitleştirmek adına yeni bir altyapı devreye alınıyor. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) bünyesinde hayata geçirilen Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM), 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla Alo 193 telefon hattı üzerinden hizmet vermeye başlayacak. Yeni altyapı, sigorta şirketlerinin doğrudan başvuru kanallarını ortadan kaldırmıyor. Alo 193, mevcut başvuru yollarına ek olarak kurulan merkezi bir erişim noktası işlevi üstlenecek. Alo 193 sistemi ne işe yarayacak? İlk etapta zorunlu trafik sigortası ile kasko sigortasını kapsayacak sistem; telefon ihbarlarının yanı sıra kurumsal web sitesindeki başvuru ekranı ve özel mobil uygulama aracılığıyla da erişime açık olacak. Vatandaşlar geçerli başvurularını ilettiği andan itibaren bilgilerin SBM veri tabanına ulaştığı tarih ve saat resmî başvuru tarihi sayılacak. Olası teknik kesinti veya veri kayıpları ise mevzuattaki yasal sürelerin hesaplanmasında vatandaş aleyhine kullanılamayacak. Alo 193 hattına iletilen ihbarlar, kaza türüne ve tarafların sigorta durumuna göre otomatik olarak yetkili kurumlara iletilecek. Karşı taraftan kaynaklanan maddi zararlar ilgili aracın trafik sigortası şirketine yönlendirilirken, çoklu kazalarda sistem tarafından belirlenen sigorta şirketine aktarım yapılacak. Aracın sigortasız olması veya kaçması durumunda Güvence Hesabı; karşı aracın yabancı plakalı olması halinde ise Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu ve Yeşil Kart kontrol mekanizmaları devreye girecek. Tek taraflı kazalarda ise maddi zararlar kasko şirketine, bedeni zararlar ise zorunlu trafik sigortası şirketine iletilecek. Başvuru yetkili kuruma ulaştıktan sonra ilgili şirket en geç takip eden iş günü içinde vatandaşla çağrı merkezi üzerinden iletişime geçmekle yükümlü tutulacak. Görüşmede ekspertiz, kaza tespit tutanağı, kusur oranı, değer kaybı ve tahmini onarım süreleri aktarılacak. Ayrıca yeni sistem, kaza sonrası vatandaşları arayarak yetkisiz şekilde hasar takip vekaleti almaya çalışan illegal yapılarla mücadeleyi de kapsıyor. Mağduriyet oluşturan bu tür yetkisiz takipçiler doğrudan Alo 193 üzerinden SEDDK'ya şikâyet edilebilecek.

Trafik Kazalarında Yeni Dönem Başlıyor: Alo 193 Sistemi Nedir? Ne İşe Yarayacak?

Çip Krizi Nvidia’nın İşine Yaradı: İkinci Çeyrekte 96,2 Milyar Dolar Gelir

NVIDIA 2027 Mali Yılı İkinci Çeyrek Finansal Raporu, şirketin yapay zeka çiplerine yönelik talep sayesinde ne kadar hızlı büyüdüğünü bir kez daha ortaya koydu. Nvidia, geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla gelirini ikiye katlayarak 96,2 milyar dolara çıkardı. Bu sonuç, şirketin yalnızca finansal gücünü değil, yapay zeka altyapısındaki hakimiyetini de gözler önüne seriyor. Üstelik Nvidia'nın büyümesi, geçen yılki olağanüstü rakamların ardından da hız kesmiş değil. Açıklanan sonuçlar, yapay zeka çiplerine yönelik talebin şirkete sağladığı ivmenin hâlâ güçlü olduğunu gösteriyor. Beklentileri aşan rakamlar, çıtayı yükselten hedefler Nvidia'nın finansal sonuçları kadar gelecek dönem için verdiği mesajlar da dikkat çekti. Mali İşler Direktörü Colette Kress, şirketin gelecek mali yılda gelirlerini yüzde 70 artırmasını beklediklerini söyledi. Piyasanın genel beklentisinin ise yaklaşık yüzde 45 seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, aradaki fark oldukça büyük. Bu açıklamanın ardından Nvidia hisseleri kapanış sonrası işlemlerde hızla yükseldi ve yüzde 7'nin üzerinde değer kazandı. Şirketin beklentileri aşan görünümünde büyük teknoloji şirketlerinden gelen siparişler de önemli rol oynuyor. Kress'in Amazon'un 2 milyon ek çip satın alacağını açıklaması, yapay zeka altyapısına yönelik talebin hız kesmediğini gösteren önemli gelişmelerden biri oldu. Kısacası Nvidia yalnızca bugünkü sonuçlarıyla değil, geleceğe ilişkin beklentileriyle de yatırımcıların karşısına güçlü bir tablo koydu. Tedarik zincirindeki sorun Nvidia için neden iyi haber? Nvidia'nın önünde elbette bazı sorunlar da bulunuyor. Teknoloji sektörünün genelinde olduğu gibi şirket, artan talep nedeniyle bellek yongalarının tedarikinde zorluklarla karşılaşıyor. Üstelik bellek fiyatlarındaki artış beklentilerin üzerine çıkmış durumda. Bu durum, önümüzdeki yıl Nvidia'nın kâr marjları üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak şirket açısından hikâyenin ilginç tarafı tam da burada başlıyor. Colette Kress'e göre bu, bir anlamda iyi bir sorun. Çünkü bellek arzındaki sıkışıklığın temelinde yapay zeka altyapısına yönelik olağanüstü talep bulunuyor. Başka bir ifadeyle Nvidia'nın karşı karşıya olduğu tedarik sorunu, aynı zamanda şirketin büyümesini sağlayan talebin ne kadar güçlü olduğunun da bir göstergesi. Talep artıyor, üretim kapasitesi zorlanıyor, bileşen fiyatları yükseliyor. Nvidia açısından bakıldığında bütün bu zincirin başlangıç noktasında ise yapay zeka yatırımları var. Hisse geri alımlarında rakiplerinden ayrışıyor Yapay zeka yatırımları teknoloji şirketlerinin sermaye kullanım stratejilerini de değiştiriyor. Büyük teknoloji şirketleri uzun yıllardır hisselerini geri satın alarak yatırımcılarına değer yaratmaya çalışıyordu. Ancak yapay zeka yatırımlarının hız kazanmasıyla birlikte bu stratejide bazı değişimler görülmeye başladı. Örneğin Alphabet, son çeyrekte hisse geri alımı gerçekleştirmedi. Nvidia ise bunun tam tersine hareket ediyor. Şirket, geçen yıla kıyasla daha yüksek bir tutarla 19 milyar dolarlık hisse geri alımı gerçekleştiriyor. Bu tercih, Nvidia'nın güçlü nakit üretiminin yanı sıra şirket yönetiminin gelecekteki büyümeye olan güvenini de gösteriyor. CEO Jensen Huang'ın açıklamaları ise Nvidia'nın gördüğü talebin yalnızca Amazon, Microsoft veya Google gibi büyük bulut sağlayıcılarından gelmediğine dikkat çekiyor. Huang'a göre yapay zeka devriminin parçası olmak isteyen herkesin kendi altyapısını kurması gerekiyor. Nvidia'nın OpenAI ve Anthropic gibi yapay zeka laboratuvarlarına yönelik toplam 50 milyar dolarlık yatırımı da bu stratejinin bir başka ayağını oluşturuyor. Şirket böylece yalnızca yapay zeka altyapısına çip satan bir üretici olarak kalmıyor. Ekosistemin farklı noktalarına yatırım yaparak gelecekte oluşacak talebi ve pazarın yönünü de şekillendirmeye çalışıyor. Nvidia için asıl sınav şimdi başlıyor Nvidia'nın 96,2 milyar dolarlık geliri, yapay zeka yatırımlarının henüz hız kesmediğini açıkça ortaya koyuyor. Daha da önemlisi, şirketin gelecek döneme ilişkin beklentileri mevcut büyümenin geçici bir sıçrama olmadığını düşündürüyor. Ancak tablo tamamen risksiz değil. Bellek fiyatlarındaki artış, tedarik zincirindeki baskı ve yapay zeka yatırımlarının zaman içinde ne kadar sürdürülebilir olduğu Nvidia'nın önündeki temel soru işaretleri arasında. Şimdilik rakamlar şirketin lehine konuşuyor. Yapay zeka altyapısına yönelik talep arttıkça Nvidia'nın çiplerine olan ihtiyaç da büyüyor. Bu nedenle bugün bir tedarik problemi olarak görünen bellek sıkıntısı, aynı zamanda yapay zeka ekonomisinin ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteren önemli bir sinyal. Nvidia'nın 96,2 milyar dolarlık çeyrek geliri de bu hikâyenin şimdilik en güçlü göstergelerinden biri.

Çip Krizi Nvidia’nın İşine Yaradı: İkinci Çeyrekte 96,2 Milyar Dolar Gelir

Samsung, Galaxy S27 Ultra'da 7000 mAh Bataryadan Vazgeçti

Samsung, 2027 yılının başlarında yeni nesil amiral gemisi Galaxy S27 modellerini bizlerle buluşturacak. Telefonların tanıtılmasına daha aaylar olsa da şimdiden sızıntılar gelmeye başladı. Ailenin en güçlü modeli olacak S27 Ultra hakkında da bilgiler görüyorduk. Hatta birkaç gün önce tasarımları sızmış, iPhone 17 Pro’ya benzeyebileceği görülmüştü. Şimdi ise S27 Ultra’nın bataryasıyla ilgili bilgiler geldi. İddiaya göre Samsung, yaklaşmakta olan Galaxy S27 Ultra modeli için sınırları zorlayan alternatifler üzerinde durdu. Hatta bir ara silikon karbon teknolojisi sayesinde 7.000 mAh kapasiteli devasa bir bataryaya sahip Galaxy S27 Ultra prototipi ürettiği bile öne sürüldü. Ancak bu pilden vazgeçildi. S Pen yüzünden 7000 mAh bataryadan vazgeçildi Geçtiğimiz temmuz ayında ortaya çıkan ilk sızıntılarda Galaxy S27 Ultra’nın nominal 5.534 mAh, tipik olarak ise 5.700 mAh kapasiteli bir pil ile geleceği ifade edilmişti. Galaxy S26 Ultra’da yer alan 5.000 mAh’lik bataryaya kıyasla bu rakam Samsung cephesinde kayda değer bir artışa işaret etse de Çinli rakiplerin sunduğu devasa pil boyutlarının yanında oldukça mütevazı kalıyordu. Söz konusu 7.000 mAh’lik bataryanın yerleştirilebildiği prototip modelde, akıllı telefonun en ayırt edici niteliği olan bütünleşik S Pen yuvasının tamamen çıkarıldığı bildirildi. Pen, amiral gemisi Ultra serisini rakiplerinden ayıran en temel farklardan biri konumunda olduğu için şirket yönetimi bu özelliği feda etmeyi kesin olarak reddetti. Telefonun gövde hacmi sınırlı olduğundan kalemin varlığını koruma kararıyla birlikte pil kapasitesinde zorunlu bir kısıntıya gidildi. Samsung’un S27 Ultra projesinde 7.000 mAh fikrinden vazgeçtikten sonra nihai olarak 5.700 mAh ile 6.000 mAh aralığına odaklandığı gelen bilgiler arasında. S26’ya göre önemli bir artış olacak ancak 7000 mAh gibi bir batarya göremeyeceğiz. Tabii ki bunların hepsi birer iddia. Neyin doğru neyin yanlış olduğu konusunda şu an bir şey diyemiyoruz.

Galaxy S27 Ultra'da 7.000 mAh Batarya Sürprizi: Samsung, S Pen Uğruna Dev Pil Kapasitesinden Vazgeçti

Porsche, En Ucuz Yarış Otomobili 911 Challenge’ı Tanıttı

Dünyanın en büyük lüks otomobil şirketlerinden biri olan Porsche, şimdi de yarış odaklı yepyeni bir araç ile karşımıza çıktı. Firma, “giriş seviye yarış otomobili” olarak nitelendirilen yeni 911 Challenge modelini tanıttı. Otomotiv devinin en ulaşılabilir yarış otomobili olarak konumlandırılan model, markanın pist piramidinde 718 Cayman GT4 RS Clubsport’un yerini alıyor. Gelin otomobil tutkunlarının çok hoşuna gidecek özelliklerine ve fiyatlarına bakalım. Karşınızda Porsche 911 Challenge Yüksek maliyetli yarış otomobillerinin aksine Porsche, yedek parça ve işletim giderlerini en aza indirmek için bu araçta seri üretim 911 GT3 teknolojisinin büyük bir kısmını korumayı tercih etmiş. Bu yaklaşım sayesinde aracın dış tasarımı standart GT3 yol versiyonuna oldukça benziyor. Ayrıca yarış kimliğini öne çıkaran hızlı açılır ön kaput ve FIA onaylı yağmur ışığı gibi detaylar otomobili standart versiyonlardan ayırıyor. İç mekanda ise ağırlık tasarrufu adına tüm halılar, döşemeler ve ses yalıtım malzemeleri tamamen sökülmüş durumda. Kabin içerisine FIA uyumlu detaylar ve altı noktalı emniyet kemerine sahip ayarlanabilir yarış koltuğu var. Ancak sürücü konforu ve adaptasyon süreci tamamen göz ardı edilmemiş. Klima sistemi dahili yangın söndürme düzenekleri ve yarışa özel fonksiyonlara sahip GT3 RS direksiyonu standart olarak geliyor. Gücünü 4.0 litrelik altı silindirli motordan alan 911 Challenge, 508 beygir güç üretiyor. Standart GT3’ten biraz daha yüksek bir güce sahip olan bu ünite, 7 ileri PDK çift kavramalı şanzımanla eşleştirilmiş. Egzoz tarafında ise partikül filtresi barındırmayan modifiye edilmiş bir susturucu ve 110 litrelik FIA FT3 güvenlik yakıt deposu görev yapıyor. Şasi tarafında motor sporları şartlarına uygun ayarlanabilir amortisörler ve ayarlanabilir viraj demirleri yer alıyor. Bunlar dışında ön ve arkada 380 mm'lik çelik diskli yarış frenlerinin eşlik ettiği 18 inç jantlar ve özel yarış lastikleri var. Entegre hava krikosu sistemine sahip olan araçta; ABS, çekiş kontrolü ve elektronik stabilite kontrolü gibi sürücü destek sistemleri, amatör pilotların pist yarışlarına geçişini kolaylaştırmak amacıyla kademeli olarak ayarlanabiliyor. 911 Challenge, küresel çapta düzenlenecek tek tip yarış serilerinde mücadele edebilecek. Başlangıç fiyatı ise 275 bin dolar olarak açıklandı.

Porsche, En Ucuz Yarış Otomobili 911 Challenge’ı Tanıttı: Tam Bir Canavar!

Samsung Galaxy S26 FE Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Samsung, teknoloji tutkunlarının merakla beklediği yeni fiyat/performans amiral gemisi Galaxy S26 FE modelini resmi olarak duyurdu. Amiral gemisi S26 serisinin premium özelliklerini daha erişilebilir bir fiyat etiketiyle sunmayı hedefleyen marka, yeni modelinde özellikle işlemci gücü, yenilenen sensör mimarisi ve gelişmiş yapay zekâ (Galaxy AI) yeteneklerine odaklanıyor. İşte tüm detaylar... 3nm Exynos 2500 Galaxy S26 FE'nin kalbinde, 3 nanometre mimarisiyle üretilen güçlü Exynos 2500 işlemcisi yer alıyor. Grafik tarafında AMD Xclipse 950 birimine emanet edilen cihaz, özellikle yapay zekâ işlemlerinden sorumlu NPU kapasitesini yüzde 40 oranında artırarak cihaz içi Galaxy AI süreçlerini son derece hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor. 8 GB RAM ile desteklenen model, depolama tarafında ise 128 GB ve 256 GB seçenekleri sunuyor. 6,7 inçlik 120 Hz ekran Görsel tarafta 6,7 inç büyüklüğünde, 120 Hz yenileme hızına sahip FHD+ Dynamic AMOLED 2X ekran ile gelen telefon, serinin imza niteliğindeki büyük ekran çizgisini sürdürüyor. Kamera tarafında kâğıt üzerinde 50 MP ana, 12 MP ultra geniş açı ve 3x optik zoom destekli 8 MP telefoto dizilimi korunsa da; Samsung ana sensörü ISOCELL GN3 ile yenileyerek gece çekimlerinde ve dinamik aralıkta belirgin bir kalite artışı yakalıyor. Samsung Galaxy S26 FE teknik özellikleri: Ekran: 6,7 inç FHD+ Dynamic AMOLED 2X, 120 Hz yenileme hızı İşlemci: Samsung Exynos 2500 (3 nm) Grafik Birimi: AMD Xclipse 950 Bellek (RAM): 8 GB Depolama: 128 GB / 256 GB Arka Kamera: 50 MP (ISOCELL GN3, OIS) + 12 MP Ultra Geniş Açı + 8 MP Telefoto (3x Optik Zoom) Ön Kamera: 12 MP (Sony IMX825) Batarya ve Şarj: 4.900 mAh / 45W Kablolu, 15W Kablosuz Hızlı Şarj Yazılım: One UI 9 ve Gelişmiş Galaxy AI Özellikleri Renk Seçenekleri: Yaban Mersini, Grafit Gri, Su Yeşili Samsung Galaxy S26 fiyatı ne kadar? Samsung Galaxy S26 FE, 4 Eylül 2026’dan itibaren satışa sunulacak.  Telefonun başlangıç fiyatı ise 699 dolar olarak açıklandı.

Samsung Galaxy S26 FE Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

İnşaat Sektöründe Kullanılan Yeni Teknolojiler

Sensörler, GPS sistemleri, uzaktan takip platformları, gerçek zamanlı ölçüm teknolojileri ve yarı otomatik çalışma özellikleri artık inşaat sektöründe daha fazla karşımıza çıkıyor. Dijitalleşme, ofiste hazırlanan üç boyutlu proje modellerinden çıkarak doğrudan iş makinelerinin kabinine kadar ulaşmış durumda. Bu dönüşüm özellikle büyük şehirlerde daha görünür hâle geliyor. Çünkü İstanbul gibi yoğun yapılaşmaya sahip bir metropolde çalışma alanları çoğu zaman sınırlı, proje takvimleri sıkışık ve mevcut şehir altyapısıyla uyumlu hareket etmek gerekiyor. Bu nedenle hız kadar hassasiyet, ölçülebilirlik ve iş süreçlerinin veriye dayalı biçimde yönetilmesi de önem kazanıyor. Peki bir şantiyenin dijitalleşmesi pratikte ne anlama geliyor? Kazının derinliği artık dijital olarak takip edilebiliyor İnşaat projelerinde yapılan kazının yalnızca hızlı tamamlanması yeterli değil. Özellikle altyapı, temel ve tesviye çalışmalarında belirlenen derinliğe ve eğime mümkün olduğunca doğru şekilde ulaşılması gerekiyor. Yeni nesil iş makinelerinde kullanılan Grade teknolojileri tam olarak bu noktada devreye giriyor. Örneğin bazı Cat ekskavatörlerinde bulunan Cat Grade sistemi, operatörün kazı derinliği ve eğim gibi değerleri kabin içerisindeki ekran üzerinden takip edebilmesine olanak sağlıyor. 2D sistemlerin yanında GPS ve GLONASS gibi konumlandırma teknolojilerinden yararlanan 3D çözümler de kullanılabiliyor. Bu sistemlerin önemli tarafı, operatöre yalnızca bir gösterge sunmaları değil. Proje boyunca tekrarlanması gereken kazı ve tesviye işlemlerinin daha standart ve kontrollü biçimde ilerlemesine de yardımcı olabiliyorlar. Böylece sahada sürekli manuel ölçüm yapılması gereken bazı süreçler azalırken, hedeflenen ölçülere daha sistematik şekilde yaklaşmak mümkün hâle geliyor. Bu teknolojinin özellikle İstanbul gibi çalışma alanının sınırlı olduğu yoğun şehirlerde önemli bir kullanım alanı bulunuyor. Mevcut yolların, binaların ve yer altı altyapısının arasında gerçekleştirilen çalışmalarda hassasiyet, en az işin tamamlanma süresi kadar önemli hâle gelebiliyor. İş makinesi ne kadar yük taşıdığını hesaplayabiliyor Şantiyedeki dijitalleşmenin bir başka örneği ise yük ölçüm teknolojileri. Cat Payload gibi sistemler, ekskavatörün taşıdığı malzemeye ilişkin ağırlık tahminlerini çalışma sırasında oluşturabiliyor. Sistem üzerinden yük ve çevrim bilgileriyle günlük üretim hedefleri takip edilebiliyor. Bazı modellerde bu veriler VisionLink ile birlikte uzaktan da izlenebiliyor. Bunun sahadaki karşılığı oldukça basit: Bir makinenin gün boyunca ne kadar malzeme taşıdığı yalnızca operatörün veya saha ekibinin manuel takibine bırakılmıyor. Makine, yaptığı işe ilişkin veriyi kendisi üretmeye başlıyor. Bu durum iş makinelerini yalnızca fiziksel güç sağlayan araçlar olmaktan çıkarıp veri üreten sistemlere dönüştürüyor. Günlük üretim miktarlarının karşılaştırılması, yükleme süreçlerinin değerlendirilmesi ve farklı makinelerin performanslarının analiz edilmesi daha kolay hâle gelebiliyor. Bugün farklı çalışma koşullarına göre geliştirilen ekskavatörler incelendiğinde de motor gücü ve kazı kapasitesi gibi geleneksel özelliklerin yanında makine kontrolü, yük ölçümü ve bağlantılı teknolojilerin giderek daha fazla öne çıktığı görülüyor. Şantiyedeki makineler uzaktan takip edilebiliyor Bağlantılı teknolojiler yalnızca akıllı telefonlarda veya otomobillerde kullanılmıyor. İş makineleri de artık internete bağlı bir filonun parçaları hâline gelebiliyor. Borusan Cat'in ürün gamında da kullanılan VisionLink, makinelerden gelen çalışma saati, konum, rölanti süresi ve yakıt kullanımı gibi farklı verilerin bilgisayar veya mobil cihaz üzerinden görüntülenebilmesini sağlıyor. Özellikle İstanbul'un farklı noktalarında aynı anda çalışmalar yürüten şirketler açısından bunun önemli bir karşılığı bulunuyor. Bir filodaki makinelerin nerede bulunduğunu, ne kadar süre çalıştığını veya ne kadar süre rölantide kaldığını görmek için her şantiyeden manuel olarak bilgi toplamak yerine veriler merkezi olarak değerlendirilebiliyor. Bu yaklaşım, filo yönetiminin de giderek daha fazla teknoloji odaklı hâle geldiğini gösteriyor. Şantiye yöneticileri yalnızca makinelerin çalışıp çalışmadığını değil, kullanım alışkanlıklarını ve operasyonel verileri de izleyebiliyor. Hatta bazı sistemlerde yazılım güncellemeleri ve teknik kontroller bile uzaktan gerçekleştirilebiliyor. Remote Flash, makine yazılımlarının uzaktan güncellenmesini desteklerken Remote Troubleshoot teknolojisi servis ekiplerinin bazı arıza bilgilerini uzaktan inceleyebilmesine yardımcı oluyor. Böylece fiziksel olarak şantiyede bulunan bir iş makinesine ilişkin bazı teknik süreçler, farklı bir konumdan dijital olarak yönetilebiliyor. Güvenlik tarafında da teknoloji devreye giriyor Dijitalleşmenin amacı yalnızca daha hızlı veya daha verimli çalışmak değil. Operatörün ve şantiye çevresinin güvenliği de yeni teknolojilerin geliştirilmesindeki önemli başlıklardan biri. Örneğin E-Fence, ekskavatörün çalışma alanı için sanal sınırlar oluşturulmasına yardımcı olan teknolojilerden biri. Operatör tarafından belirlenen sınırlar sayesinde makinenin belirli çalışma bölgelerinin dışına çıkması sınırlandırılabiliyor. Bu tür sistemler özellikle binalara, araç trafiğine veya farklı altyapı unsurlarına yakın çalışma yapılan alanlarda önem kazanabiliyor. İstanbul gibi mevcut yapılaşmanın içinde gerçekleştirilen projelerde makinenin hareket alanını kontrol altında tutmak, operasyonel güvenliğin önemli parçalarından biri hâline geliyor. Bazı yeni nesil modellerde arka görüş kameraları, kaldırma destek sistemleri ve otomatik kırıcı durdurma gibi ek özellikler de bulunuyor. Daha ileri uygulamalarda ise uzaktan kontrol teknolojileri karşımıza çıkıyor. Cat Command gibi sistemler belirli çalışma koşullarında operatörün makineyi kabin dışında kontrol edebilmesini mümkün kılıyor. Operatörün rolü de teknolojiyle birlikte değişiyor İş makinelerinin daha fazla sensör, veri ve otomasyon özelliği kullanması, operatörün tamamen devre dışı kalacağı anlamına gelmiyor. Aksine operatörün rolü giderek daha fazla teknoloji destekli bir hâle dönüşüyor. Kabin içerisindeki ekranlardan kazı değerlerini takip etmek, dijital sınırları yönetmek veya makinenin ürettiği verileri yorumlamak modern iş makinelerinin kullanımında giderek daha önemli hâle geliyor. Bu da geleceğin şantiyelerinde yalnızca makine teknolojilerinin değil, bu makineleri kullanan kişilerin dijital yetkinliklerinin de önemli olacağını gösteriyor. Geleceğin şantiyesi daha fazla veri üretecek Tüm bu teknolojiler aslında inşaat sektöründeki daha büyük bir dönüşümün parçaları. Geçmişte bir iş makinesinin performansı büyük ölçüde motor gücü, taşıma kapasitesi veya kazı kuvveti üzerinden değerlendirilirken artık ürettiği ve kullandığı veri de önemli hâle geliyor. Bir ekskavatör kazı derinliğini ölçebiliyor, taşıdığı yükü hesaplayabiliyor, konum bilgisini paylaşabiliyor ve çalışma verilerini uzaktaki bir platforma aktarabiliyor. Bu özelliklerin aynı sistem içerisinde birleşmesi ise şantiyelerin daha ölçülebilir ve bağlantılı hâle gelmesini sağlıyor. İstanbul gibi sürekli dönüşen metropollerde geleceğin şantiyeleri muhtemelen daha bağlantılı olacak. İş makineleri proje verileriyle iletişim kuracak, yapılan işi gerçek zamanlı ölçebilecek ve filo yöneticileri farklı şantiyelerdeki makineleri tek bir dijital platform üzerinden takip edebilecek. Kısacası teknoloji, İstanbul'un yalnızca tamamlanmış binalarında, ulaşım sistemlerinde veya akıllı şehir uygulamalarında değil; şehri inşa eden makinelerin içinde de giderek daha görünür hâle geliyor.

İnşaat Sektöründe Kullanılan Yeni Teknolojiler

Samsung Galaxy S27’nin Şimdiye Kadarki En Net Tasarımı Ortaya Çıktı

Geçtiğimiz gün Samsung’un yeni amiral gemisi modeli olacak Galaxy S26 Ultra’nın tasarımının sızdığını görmüştük. O sızıntıda telefonun iPhone 17 Pro modellerine benzemesi büyük tartışma yaratmıştı. Şimdi ise serinin standart modeli olacak Galaxy S27’nin tasarımı ortaya çıktı. Sızdırılan yüksek çözünürlüklü Galaxy S27 render görüntüleri, telefonun tasarımına hiç olmadığı kadar net bir şekilde bakmamızı sağlıyor. Görseller, düz modelin Ultra’nın aksine öyle çok büyük değişiklikler yaşamayacağını gösteriyor. Galaxy S27 böyle gözükecek Cihaz, arka panelinin sol üst köşesinde yer alan oval kamera çıkıntısıyla Galaxy S26 modeline adeta ikizi kadar benziyor diyebiliriz. Pil şeklinde kamera adasına alt alta dizilmiş 3’lü kamera kurulumu arkada devam ederken önde ise ince çerçeveli delikli ekran tasarımının korunduğunu göreceğiz. İddialara göre Galaxy S27’nin boyutları 149,75 x 71,88 x 7,25 mm olacak. Bu değerler, cihazın selefi Galaxy S26’ya kıyasla her eksende az da olsa daha büyük olacağını gösteriyor. Ancak günlük kullanımda bu milimetrik farkların kullanıcı tarafından hissedilmesi neredeyse imkânsız. Ayrıca tıpkı selefinde olduğu gibi 6,3 inçlik ekran boyutunun yeni nesilde de korunduğunu göreceğiz. Yani tasarımsal açıdan S26 ile S27’yi ayırt etmek çok zor olacak. Tasarım tarafındaki bu tutuma karşın, donanım tarafında önemli değişiklikler bizi bekliyor olacak. Sızıntıalra göre Galaxy S27, Sony tarafından üretilen yeni bir ana kamera sensörü kullanabilir. İşlemcisi ise belirsiz. Samsung'un pazara göre Exynos 2700 mü yoksa Snapdragon 8 Elite Gen 6 mı tercih edeceği, ya da her iki işlemciyi de farklı bölgelerde mi kullanacağı henüz netleşmiş değil. Batarya tarafında ise sevindirici gelişmeler olacak. İddialarda, Galaxy S27’nin 4.900 mAh kapasiteli bir silikon karbon bataryayla gelebileceği söyleniyor. S26’daki 4300 mAh’e göre iyi bir artış var. Üstelik silikon karbon sayesinde boyutlar değişmeden bu pil yükseltilmesi yapılabilecek. S27 serisinde yer alacak telefonların 2027’nin ilk aylarında tanıtılacağını belirtelim.

Samsung Galaxy S27’nin Şimdiye Kadarki En Net Tasarımı Ortaya Çıktı: Neler Değişecek?

Yılın İlk 7 Ayında Kaç Adet 2. El Otomobil Satıldığı Açıklandı

İkinci el otomobil satışlarında son zamanlarda düşüşler yaşandığı konuşuluyordu. Yeni paylaşılan resmî veriler de bunu destekledi. 2026’nın ilk 7 ayına dair 2Plan tarafından aktarılan verilere göre Ocak-Temmuz döneminde toplam satış hacmi 5 milyon adetlik kritik sınırı aşarak 5 milyon 35 bin 390 adet seviyesinde gerçekleşti. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla pazar genelinde %2,7 oranında bir gerilemeye işaret ediyor. Yalnızca Temmuz ayı performansına bakıldığında ise pazarın yıllık bazda %12,8 oranında kan kaybettiği ve aylık satışın 732 bin 594 adette kaldığı görülüyor. Düşüşten ziyade normalleşme olarak nitelendiriliyor Pazardaki son durumu analiz eden 2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, yaşanan %2,7'lik gerilemenin doğrudan bir talep çöküşü olarak algılanmaması gerektiğini belirtti. Ülgür, bu durumu geçmiş dönemlerde kayıtlara geçen olağanüstü yüksek satış hacimlerinin ardından gelen doğal bir "normalleşme" süreci şeklinde tanımladı. Önümüzdeki aylarda pazarın yönünü belirleyecek temel unsurlara dikkat çeken Ülgür; finansmana erişim kolaylığı, sıfır km araç tarafında yapılacak kampanyalar, tüketici güven endeksi ve araç fiyatlarının enflasyon karşısındaki konumunun kritik rol oynayacağını vurguladı. Sektörün karşı karşıya olduğu en büyük engellerden biri yüksek faiz ortamı ve banka kredilerine erişimde yaşanan sıkılaştırmalar olarak öne çıkıyor. Kredi kısıtlamalarının alıcıları geleneksel yöntemlerin dışına iterken alternatif finansman modelleri sıkça tercih edilmeye başlamış durumda. Güncel veriler doğrultusunda, pazarda el değiştiren her 4 araçtan 1’inin evim sistemleri gibi alternatif finansman modelleri kullanılarak satın alındığı bilgisi paylaşıldı.

Yılın İlk 7 Ayında Kaç Adet 2. El Otomobil Satıldığı Açıklandı: Satışlarda Düşüş Var mı?

Yemek.com Uygulaması Asistan Şef Nasıl Kullanılır?

Yemek.com, mobil uygulamasına eklediği Asistan Şef özelliğiyle yemek yapma deneyimini bir adım ileri taşıyor. Asistan Şef, tarifleri sesli şekilde takip etmenizi sağlarken yemek yaparken aklınıza takılan soruları da yanıtlayabiliyor. Yani artık mutfakta bir tarifi uygularken sürekli telefona bakmanız gerekmiyor. Telefonunuz adeta sizin için çalışan bir yapay zekâ destekli mutfak asistanına dönüşüyor. Peki Asistan Şef tam olarak ne yapıyor ve nasıl kullanılıyor? Hemen anlatalım. Ücretsiz Yemek.com mobil uygulamasını indirmek için: Yemek.com iOS Uygulaması, Yemek.com Android Uygulaması* Asistan Şef nedir? Asistan Şef'i, Yemek.com'un tariflerini uygularken size eşlik eden yapay zekâ destekli bir yardımcı olarak düşünebilirsiniz. Örneğin bir tarifi açtınız ve yemek yapmaya başladınız. Bir yandan malzemeleri hazırlarken bir yandan da tarifteki adımları takip etmeniz gerekiyor. İşte burada Asistan Şef devreye giriyor. Tarifi size sesli olarak adım adım anlatabiliyor. Daha da önemlisi, tarif sırasında aklınıza takılan soruları doğrudan Asistan Şef'e sorabiliyorsunuz. "Şimdi sıradaki adım ne?", "Bu malzemeyi ne kadar pişirmeliyim?", "Fırını kaç dereceye ayarlamam gerekiyor?" gibi sorularınızı sorarak tariften kopmadan devam edebiliyorsunuz. Böylece Yemek.com uygulaması yalnızca tarif gösteren bir platform olmaktan çıkıp yemek yaparken sizinle etkileşime giren bir yardımcıya dönüşüyor. Asistan Şef nasıl kullanılıyor? Özelliği kullanmak için öncelikle Yemek.com mobil uygulamasına üye olmanız gerekiyor. Henüz üyeliğiniz yoksa ücretsiz şekilde üye olabilirsiniz. Ardından yapmanız gerekenler oldukça basit: Yemek.com mobil uygulamasını açın. Yapmak istediğiniz tarifi bulun ve tarif sayfasını açın. "Tarife Başla" butonuna dokunun. Asistan Şef devreye girdikten sonra tarifin adımlarını sesli olarak takip edin. Yemek yaparken aklınıza takılan soruları Asistan Şef'e sorun. Özellikle ellerinizin un, yağ veya yemek hazırladığınız malzemelerle meşgul olduğu anlarda bu özellik oldukça kullanışlı. Telefon ekranına sürekli dokunmak yerine tarifin sesli yönlendirmelerini takip edebiliyorsunuz. Asistan Şef'e neler sorabilirsiniz? Burada sistemin klasik bir "sesli tarif okuyucu"dan ayrıldığı nokta ortaya çıkıyor. Asistan Şef ile tarif sırasında etkileşime geçebiliyorsunuz. Yani yalnızca onun size bir şeyler anlatmasını beklemek yerine siz de sorular sorabiliyorsunuz. Örneğin; "Sıradaki adım ne?" "Bu aşamada ne kadar beklemeliyim?" "Fırını kaç dereceye ayarlamalıyım?" "Şimdi hangi malzemeyi eklemem gerekiyor?" "Bu tarifin pişme süresi ne kadar?" "Bu adımı tekrar anlatır mısın?" gibi sorularla tarifin içinde ihtiyaç duyduğunuz bilgilere ulaşabiliyorsunuz. Bu da özellikle daha önce hiç denemediğiniz bir tarifi yaparken ciddi bir kolaylık sağlayabilir. Çünkü yanlış bir adım attığınızda tarifi baştan sona tekrar okumak yerine doğrudan Asistan Şef'ten yardım isteyebiliyorsunuz. Yemek.com mobil uygulamasında başka neler var? Asistan Şef, Yemek.com'un mobil uygulamasındaki teknolojik özelliklerden yalnızca biri. Uygulamada ayrıca: 30 binden fazla denenmiş ve garantili tarif arasından istediğiniz yemeği bulabiliyorsunuz. Gelişmiş arama ve filtreleme ile malzeme, süre, ekipman ve farklı beslenme tercihlerine göre tarif arayabiliyorsunuz. Tarif Modu sayesinde yemek yaparken ekranın kararmasını önleyebiliyorsunuz. Videolu tarif anlatımları ile yemeklerin yapılışını ve püf noktalarını görerek öğrenebiliyorsunuz. Kişiselleştirilmiş Tarif Defteri ile beğendiğiniz tarifleri kaydedip kendi listelerinizi oluşturabiliyorsunuz. Üstelik uygulamanın temel özelliklerinin yanı sıra Asistan Şef ile birlikte yapay zekânın mutfaktaki kullanım alanı da genişliyor. Yemek.com mobil uygulamasını App Store ve Google Play üzerinden ücretsiz olarak indirebilir, ücretsiz üye olduktan sonra istediğiniz tarifi açıp "Tarife Başla" butonuna basarak Asistan Şef'i kullanmaya başlayabilirsiniz. Kısacası, mutfakta artık yalnız değilsiniz. Yapay zekâ destekli Asistan Şef, yemek yaparken size eşlik etmek için hazır. Ücretsiz olarak hemen indirmek için: Yemek.com mobil uygulaması

Mutfakta Eliniz Ayağınız Olacak Yapay Zeka İle Tanışın: Yemek.com Asistan Şef

Amazon’da Okula Dönüş Kampanyası!

Amazon, okulların açılmasına az bir zaman kala öğrencilerin yüzlerini güldürecek bir kampanya ile geliyor. Okula Dönüş Fırsatları kapsamında elektronik aletlerden kırtasiye malzemelerine yüzlerce üründe kaçırılmayacak indirimler sizleri bekliyor. Bu kampanya ile birbirinden farklı marka ve kategorilerde öne çıkan bu indirimlere göz atabilir, dilediğiniz ürünleri sepetinize ekleyebilirsiniz. Ayrıca kampanya kapsamındaki ürünlerin tamamına göz atmak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz. İyi alışverişler dileriz! Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Bütçe dostu ürünleri bulabileceğiniz bazı kategoriler: Kitaplarda 5 al 4 öde Pritt Ürünlerinde Fırsatlar Leitz Ürünlerinde Kampanya Play-Doh Ürünlerinde 3 Al 2 Öde LEGO Setlerinde Okula Dönüş Fırsatları Hawk Koltuklarda Fırsatlar Pınar Süt ve Meyve Sularında 3 Al 2 Öde! Elektronik Bu kategori kapsamında telefondan akıllı saate, kulaklıktan hoparlöre birçok model ve markada indirimler sizleri bekliyor. Elektronik kategorisinin indirimlerinin hepsine buradan ulaşabilirsiniz. Biz sizin için bu kategoriden şunları seçtik: Samsung Galaxy A17 5G Android Akıllı Telefon Apple iPhone 17 Soundcore R50i NC Kulak İçi Bluetooth Kulaklık Xiaomi Sound Pocket Bluetooth Hoparlör Huawei Watch Fit 4 Akıllı Saat Bilgisayar Bu kategoride, öğrencilerin en çok ihtiyaç duyduğu teknolojik aletlerden olan bilgisayarlar, tabletler ve monitörler karşımıza çıkıyor. Bilgisayar kategorisinin indirimlerinin hepsine buradan ulaşabilirsiniz. Biz sizin için bu kategoriden şunları seçtik: Lenovo LOQ 15ARP10E Gaming Laptop MSI CYBORG 15 A13VE-897XTR Dizüstü Bilgisayar Logitech MK345 920-006514 Kablosuz Klavye Mouse Seti Samsung 27" Odyssey G5 Monitör Samsung Galaxy Tab S10 FE Tablet Apple A16 Çipli iPad HyperX Cloud III Oyuncu Kulaklığı Ofis ve Kırtasiye Ofis sandalyeleri, not almak için gerekli defter ve kalemler ve gün boyu su ihtiyacınızı karşılayacak suluklar bu kategorinin öne çıkan ürünlerinden. Ofis ve Kırtasiye kategorisinin tüm indirimli ürünlerine buradan ulaşabilirsiniz. Biz sizin için bu kategoriden şunları seçtik: Hawk Gaming Chair Fab V4 Siyah Kumaş Oyuncu Koltuğu OBEV Laptop Standı Kyrotech Klipsli Kitap Okuma Lambası Stevig Çelik Termos Schneider Fosforlu Kalem Seti Klasse Pro Mouse Pad rOtring Keçeli Kalem Meteksan Colors A4 60 Yaprak Kareli Defter Faber-Castell 2'li Silgi Eastpak Kalemlik

Amazon’da Okula Dönüş Kampanyası! İşte Her Kategorinin En İyi Fırsatları

Apple, M4 Mac mini Alanlara Bedavadan M5 Pro ve M6 Gönderiyor!

Apple, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği duyuruyla M6 ve M5 Pro işlemcilerine sahip yeni Mac mini modellerini tanıttı. Ancak lansmanın hemen öncesinde M4 işlemcili Mac mini siparişi veren ve henüz ürününü teslim alamayan kullanıcılar için süreç oldukça şaşırtıcı bir hâl aldı. Sosyal medyada dolaşan bilgilere göre şirket, gönderimi henüz tamamlanmamış M4 siparişlerini iptal etmek veya eski işlemcili cihazı teslim etmek yerine, müşterilerine doğrudan yeni modelleri göndereceğini bildirdi. M4 alanlara ek ücret istenmeden M5 Pro ve M6 çipli Mac mini gönderilecek M4 işlemcili Mac mini siparişi verip teslimat gününü bekleyen alıcılar, yeni modellerin duyurulmasıyla birlikte kısa süreli bir hayal kırıklığı yaşasa da Apple gönderdiği e-postalarla durumu tam tersine çevirmeyi başarmış. MacRumors tarafından tespit edilen verilere göre teknoloji devi, yeni modeller piyasaya sürülmeden hemen önce sipariş vermiş olan müşterileriyle iletişime geçmeye başladı. Yapılan bilgilendirmede, müşterilerin bekleyen M4 siparişlerinin ücretsiz olarak M6 veya M5 Pro işlemcili yeni sürümlerle değiştirildiği aktarıldı. Yani hiçbir ek para ödemek zorunda kalmadan büyük performans artışıyla ve zamlarla gelen son nesil işlemcilere erişebilecekler. Öyle ki zamlar nedeniyle yüzlerce dolar kullanıcıların cebinde kaldı. Yeni fiyatlandırmalar göz önüne alındığında, aynı konfigürasyondaki M5 Pro modeli için ödemesi gereken fazladan 300 dolarlık tutardan tasarruf etmiş olacak. Ülkemizde bu durumun olup olmadığı konusunda bilgimiz yok. Eğer varsa binlerce, hatta on binlerce TL tasarruf sağlayabilir.

Apple'dan Büyük Jest: M4 Mac mini Alanlara Bedavadan M5 Pro, M6 Modelleri Gönderiliyor!

Sızan Yeni Bir GTA 6 Videosundaki Bir Görüntü Oyuncuların Tepkisini Çekti!

Son 1 haftadır Cyberleek isimli bir kullanıcıdan tarihin en çok beklenen oyunu olan GTA 6’dan sızıntılar geliyordu. Rockstar tarafından da gerçek olduğu görülen bu sızıntılarda GTA 6’nın oynanış görüntülerine yer verilmişti. Dün ise Lucia isimli karakterin oyunun başında hapishanede yaşadıklarını gösteren bir video yayımlandı. Tabii ki bu videoların çoğu kısa sürede Rockstar’ın telif atması nedeniyle kaldırıldı. Ancak kısa sürede görüntüler gündem olmayı başardı. Özellikle de videodaki bir bölüm, oyunseverlerin eleştirisine maruz kaldı ve bazı kişilerin “GTA 6 beklenen kalitede olmayacak mı?” sorusunu sormasına neden oldu. Lucia’nın fragmandaki ve sızan videodaki hâli arasındaki fark tepki çekti Yukarıdaki görsellerden de görebileceğiniz üzere Lucia karakterinin hapishanede bulunduğu an, yayımlanan resmî GTA 6 fragmanında vardı. Yıllar önce gelen fragmandaki görüntüde ışıklandırmanın, detayların ve grafiklerin ileri seviyede olduğunu görmüştük. Ancak sızan videodaki görüntüde bundan eser olmadığı görülebiliyor. Öyle ki birçok kişi sadece bu görselden yola çıkarak “Rockstar’ın oyunu kötü hâle getirdiğini” bile söylemiş. Fakat durum tam olarak öyle değil. Oyunun final sürümü böyle gözükmeyecek Sızan videoların büyük çoğunluğunun oyunun geçmişteki yıllardan kalan sürümlerinden olduğu konusu zaten sıkça konuşulan bir şey. Lucia görselinin yer aldığı video da oyunun test sürecindeyken çekilmiş bir hâli. Bu yüzden oyunun yayımlandığındaki son hâlinde böyle gözükme ihtimali çok düşük. Yani moralinizi bozmaya gerek yok. Final sürümde gerçekten daha ielri seviye grafikler göreceğiz. Tabii ki fragmandaki kadar iyi görünmeyebilir ancak bu sızıntıdakinden çok daha iyi olacağını söylemek yanlış olmaz. Zaten çıkan sızıntıların çoğu inanılmaz gerçekçi ve gelişmiş grafiklere sahip bir oyunun bizi beklediğini gösteriyor.

GTA 6 Sızıntılarındaki Bir Görüntü, Oyuncuların Tepkisini Çekti: Oyunun Kalitesi Düşürüldü mü?

"Yavaşlama Lüksümüz Yok!": Bill Gates’e Göre Yapay Zeka Devriminde Bizi Bekleyen Tehlikeler

Microsoft'un kurucusu Bill Gates, çoğu zaman iyimser teknoloji öngörüleriyle tanıdığımız bir figürken bu kez oldukça farklı bir tonda karşımıza çıkıyor. Kendi bloğunda kaleme aldığı 6.000 kelimelik geniş çaplı makalesinde, yapay zekâ devrimi yüzünden insanlığın büyük bir fırtınaya sürüklendiği belirtti. Gates'e göre yapay zeka, ya şimdiye kadar icat edilmiş en büyük eşitleyici ya da adaletsizliğin en kötü kaynağı olacak. İnsanlık tarihinin önceki sanayi devrimlerinde, ortadan kalkan işlerin yerine her zaman kas gücüne dayalı veya yeni beceriler gerektiren başka kapılar açılmıştı. Ancak bu seferki dalga, doğrudan insan zihninin, yani "düşünme" eyleminin yerine geçmeye hazırlanıyor. Eğer teknoloji liderleri, hükümetler ve toplum olarak acil bir küresel geçiş planı hazırlamazsak, bu yeni çağa geçiş, insanlık tarihindeki en çalkantılı dönemlerden biri olmaya fazlasıyla aday. İş gücünde eşi benzeri görülmemiş yıkım Gates'in odaklandığı birinci tehlike, pek çok mesleğin kalıcı olarak yok olma ihtimali. Hukuktan tıbba, yazılımdan müşteri hizmetlerine kadar giriş ve orta kademe pozisyonların çok büyük bir risk altında olduğu belirtiliyor. Gates, yapay zekânın insan hatasını sıfıra indirdiği ve tamamen otonom çalışacağı noktada şirketlerin onu tercih etmemesi için hiçbir sebep kalmayacağını savunuyor. Mavi yakalılar da tehlikede Gates'in endişeleri sadece beyaz yakalıların ofis masalarıyla sınırlı değil. Önümüzdeki on yılın sonuna gelmeden, akıllı robotların maliyetlerinin ciddi oranda düşmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak inşaat ve konaklama gibi sektörlerde mavi yakalı çalışanların da işlerini makinelere kaptıracağı öngörülüyor. Gates'in çizdiği bu tabloya göre genç nesiller, çok daha az iş fırsatının olduğu, zorlu bir pazara adım atacak. İnsanlığa ayrılmış meslekler Makineler ofisleri ve şantiyeleri doldurduğunda bize ne kalacak? Gates bu soruya yanıt verirken "İnsana ayrılmış" (Human Reserved) kavramını ortaya atıyor. Ona göre, bazı işleri yapay zekâya devretmemek, kodların veya algoritmaların yetersizliğinden değil, doğrudan bizim bilinçli tercihimizden kaynaklanmalı. Örneğin bir robot, yaşlı veya hasta bakımında bir insanın fiziksel gereksinimlerini kusursuzca karşılayabilir. Ancak Gates, şefkat ve insani bağ gerektiren bu anların, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insanda kalması gerektiğinin altını çiziyor. Yeni bir vergi sistemi şart Gates'e göre, elli beş yaşındaki bir inşaat işçisini bir anda işsiz bırakmamak için sadece etik değil, ekonomik gerekçelerle de bu sınırların çizilmesi şart. Bu sosyal çöküşü engellemek adına hükümetlerin, tıpkı insanlardan gelir vergisi aldığı gibi yapay zekâ token'larını ve robotları da vergilendirmesi gerektiğini ifade ediyor. Buradan elde edilecek gelirin, işini kaybeden insanları yeniden eğitmek ve güçlü bir sosyal güvenlik ağı kurmak için kullanılabileceğini vurguluyor. Siber saldırılar ve biyoterörizm İşin bir de güvenlik boyutu bulunuyor. Kötü niyetli aktörlerin eline geçen yapay zekâ araçları, savunma sistemlerinin açıklarını bulmakta o kadar hızlandı ki Gates'in uyarılarına göre su şebekelerinden hastanelere kadar kritik altyapılar büyük bir tehdit altında. Dahası, Gates yapay zekâ destekli bir biyoterörizm tehlikesinin, doğal bir pandemi riskinden tam 50 kat daha fazla olduğuna inanıyor. Asosyal nesiller ve dijital sera etkisi Gates, bu dönüşümün gelecek nesillerin sosyal becerilerini de doğrudan hedef aldığını düşünüyor. Hiçbir zaman sinirlenmeyen, hep uyumlu olan, kullanıcıyı zorlamayan yapay zekâ yoldaşlarının; çocukları sosyal hayatın pürüzlerinden uzaklaştırarak korunaklı bir "seraya" hapsettiğini belirtiyor. Çocukların, diğer insanlarla kurulan gerçek bağlardan elde edilen hayat derslerinden mahrum kaldığını ve bu durumun ciddi bağımlılık risklerini beraberinde getirdiğini aktarıyor.

Bill Gates’e Göre Yapay Zeka Devriminde Bizi Bekleyen Tehlikeler

Elektrikli Arabalar Uzun Süre Kullanılmazsa Şarjı Biter mi?

Uzun süre kullanılmadan duran elektrikli bir otomobilin bataryası biter mi? Arka planda çalışan sistemler, bağlantılar ve havalandırma kontrolleri bile bir soru işareti bırakıyor. Kullanılmadığı sürede doğal şarj kaybı kaçınılmaz olsa da doğru önlemler alındığında aracın batarya tüketimi de minimuma inebilir. "Phantom Drain" nedir? Elektrikli bir otomobili şarjı doluyken park edişinizden saatler sonra şarj seviyesinin azaldığını görebilirsiniz. Böyle bir durumda akla ilk gelen bataryada kaçak olup olmadığıdır. Ancak bu durum, elektrikli araçlarda görülen oldukça doğal bir durumdur. Elektrikli bir otomobili tıpkı akıllı bir telefon gibi düşünebiliriz. Uyku modundayken bile arka planda batarya yönetim sistemi, hücresel veri bağlantıları, kameralar ve giriş sistemleri aktif kalmaya devam eder. Bu durum da “phantom drain” yani "hayalet tüketim" olarak bilinir. Sorunsuz bir elektrikli araçta bu tüketim günlük %1 ila %3 arasındadır. Fakat araçtaki bazı sistemler, bu oranı ikiye katlayabilir. Örneğin: Özellikle Tesla (Sentry Mode) veya Togg T10X gibi araçlarda çevreyi sürekli izleyen güvenlik kameraları işlemciyi uyanık tutar. Sadece bu özellik bile günde %5 ila %8 arası ciddi bir şarj kaybına yol açabilir. Elektrikli araçlarda multimedya ve modemler küçük 12V aküden beslenir. Sistem bu akünün voltajını sürekli kontrol eder; seviye düştüğünde ana bataryayı devreye sokup 12V aküyü şarj eder. Aracın OBD portuna takılan araç takip cihazı veya ekstra aksesuarlar aracın kendisini sürüş modunda sanmasına neden olur. Elektrikli araçların ideal şarj seviyesi nasıl olmalı? Aracınızı uzun süre kullanmayacağınız bir senaryoda yapabileceğiniz hataların başında bataryayı ağzına kadar doldurmak veya dip seviyelerde bırakmak gelir. Çünkü elektrikli araçlarda da kullanılan lityum-iyon bataryalar, tam dolulukta ve boşlukta yüksek kimyasal strese girer. Uzun süreli parklar için en sağlıklısı aracı %40 ile %60 arasıdır. Böylece hücre ömrünü korurken olası hayalet tüketimler için de bir güvenlik sağlanmış olur. Hava sıcaklığı da batarya tüketimini doğrudan etkiler. Park halindeki aracın batarya tüketimini doğrudan etkileyen dış faktörlerden biri de hava sıcaklığıdır. Aşırı sıcak havada araç, bataryasını korumak için soğutma sıvısı pompalayıp fan çalıştırabilir. Soğuk havada ise tam tersi, batarya ısıtıcıları çalıştırılır ve araç menzil kaybına uğrar. Aracı uzun süre park etmeden önce hangi önlemler alınmalı? Uzun süre kullanmayacağınız aracı park etmeden önce uygulama üzerinden erişilen canlı kamera veya araç takip özelliklerini kapatabilirsiniz. Bunlar, tüketimi belirgin şekilde düşürecektir. Ayrıca aracın mobil uygulamasını devamlı açmak, her bağlantıda aracı uyandırır ve bataryadan güç çekmesine neden olur. Mobil uygulamayı da açmamak, batarya tüketimini olumlu yönden etkileyecektir. Son olarak aracı özellikle bu sıcak havalarda gölge veya kapalı bir alana bırakmak, sıcaklık stresini en aza indirme konusunda büyük fayda sağlar. Bu küçük ama etkili önlemleri aldığınız ve aracınızı park haline %50 civarı bir şarjla bıraktığınız takdirde elektrikli aracınızın bataryasını emip sizi yolda bırakma ihtimali yok denecek kadar azdır.

Uzun Süre Park Halinde Kalan Elektrikli Otomobillerin Şarjı Tükenir mi?

Xiaomi'nin İlk 10000 mAh Bataryalı Telefonu Redmi Note 17 Pro Max Tanıtıldı

Silikon karbon teknolojisi sayesinde özellikle Çinli üreticiler son zamanlarda telefonlarında devasa bataryalar sunmaya başlamıştı. Xiaomi de bunlardan biriydi. Şimdi ise şirket, büyük heyecanla beklenen ilk 10000 mAh bataryaya sahip akıllı telefonu Redmi Note 17 Pro Max 5G’yi tanıttı. Japonya’da tanıtılan Redmi Note 17 Pro Max modeli, arkasında sol üste yerleştirilen kamera kurulumu, önünde ise delikli ekran tasarımıyla geliyor. Telefonun bataryası başta olmak üzere çok sayıda üst seviye özelliği var. Redmi Note 17 Pro Max neler sunuyor? Ekran 6,83 inç, 1.5K çözünürlük, 120 Hz, 3500 nit, AMOLED İşlemci Snapdragon 6 Gen 5 RAM 8 GB Depolama 256/512 GB Arka kamera 50 MP + 8 MP Ön kamera 32 MP Batarya 10000 mAh (100W) İşletim sistemi HyperOS 3 78.27 x 163.44 x 8.65 mm boyutlara ve 229,5 gram ağırlığa sahip cihazda 6,83 inç boyutunda, 1.5K çözünürlük, 120 Hz yenileme hızı ve 3500 nit maksimum parlaklık sunan güçlü bir ekran bizleri karşılıyor. Telefonun kalbinde Qualcomm'un Snapdragon 6 Gen 5 işlemcisi var. Ona 16 GB'a kadar RAM desteği, 512 GB’a kadar depolama seçenekleri eşlik ediyor. Telefon kutudan HyperOS 3 ile çıkıyor. Kamera kurulumuna baktığımızda, arka tarafta optik görüntü sabitleme (OIS) destekli 50 MP ana kamera ve 8 MP ultra geniş açı sensörü görüyoruz. Önde ise deliğe yerleştirilen 32 MP selfie kamerası var. Telefonun en dikkat çeken özelliği en başta da söylediğimiz gibi bataryası. Firmanın şimdiye kadarki en büyük bataryalı telefonu olma özelliğini taşıyan cihazda 10000 mAh’lik pil var. Bu pil, 100W kablolu hızlı şarj desteğiyle geliyor. Xiaomi'nin resmi açıklamalarına göre bu batarya, tam 1.600 şarj döngüsünün ardından dahi orijinal kapasitesinin %80'inden fazlasını koruyabiliyor. Bu da ortalama 6 yıllık aktif bir kullanım ömrüne denk geliyor. Cihaz ayrıca, 27W gücüne kadar diğer teknolojik ekipmanları şarj edebilen ters kablolu şarj desteğine de sahip. 3 farklı renk seçeneğiyle sunulacak Redmi Note 17 Pro Max; 8 GB + 256 GB versiyonda 502 dolardan satışa çıktı. En yüksek versiyonunda ise 628 dolarlık fiyat etiketi bulunuyor.

Xiaomi'nin İlk 10000 mAh Bataryalı Telefonu Redmi Note 17 Pro Max Tanıtıldı

Android Tabanlı El Konsolu Lenovo Legion C700 Tanıtıldı

El konsollarının popülerliği son yıllarda iyice artarken Lenovo Legion Go modelleriyle bu konuda öne çıkmayı başaran firmalardan biri olmuştu. Şimdi ise şirket, Legion Go taşınabilir PC cihazlarından çok daha farklı yapıya sahip daha uygun fiyatlı yepyeni bir el konsoluyla karşımıza çıktı. Bu model, Legion C700 ismiyle geliyor. Lenovo Legion C700 modeli, bulut oyun odaklı Android tabanlı bir el konsolu olarak piyasaya sürülüyor. Oyunları direkt yerel işlemek yerine bulut teknolojisine dayanması, cihazın tasarımında ciddi bir boyut avantajı sağlıyor. Karşınızda Lenovo Legion C700 Standart Windows tabanlı el konsollarına kıyasla yaklaşık 300 gram daha hafif olan cihaz, 14,9 mm kalınlığa ve 556 gram ağırlığa sahip. Konsolun ön yüzünde 1920 x 1080 piksel çözünürlük sunan ve standart 16:9 en-boy oranına sahip 7,82 inç boyutunda IPS LCD panel yer alıyor. Ekran özellikleri arasında 120 Hz yenileme hızı, 180 Hz dokunmatik örnekleme hızı ve 500 nit tepe parlaklık değeri var. teknik detaylar, akıcı ve sorunsuz bir deneyim elde edilmesini hedefliyor. Legion C700'ün kalbinde MediaTek Dimensity 7400 işlemci yer alıyor. Depolama ve bellek tarafında kullanıcılara 6GB RAM / 128GB depolama ile 8GB RAM / 256GB depolama olmak üzere iki farklı konfigürasyon seçeneği sunuluyor. donanımın sıcaklık yönetimini sağlamak amacıyla cihazda aktif bir soğutma fanı da bulunuyor. Cihazın gücü, USB 2.0 Type-C portu üzerinden şarj edilen 8.000mAh kapasiteli bataryadan geliyor. Lenovo verilerine göre bu batarya, bulut oyun oynandığı sırada 9 saate varan bir kullanım süresi sunabilecek. Kontrol mekanizmasında ise Xbox tuş düzenini benimseyen model; RGB aydınlatmalı halkalara sahip TMR manyetik dirençli analog çubuklar ve Hall-effect lineer tetik tuşları var. C700, Android 16 işletim sistemiyle kutudan çıkıyor. Wi-Fi 6E, Bluetooth 5.3 bağlantı teknolojilerine sahip el konsolunun optimum ağ koşullarında uçtan uca gecikmenin 10ms altında tutulabildiğini ve Black Myth: Wukong gibi yapımların bulut üzerinden 60 fps hızında oynanabildiğini aktarmış. Çin’de satışa sunulan Lenovo C700’ün fiyatı da oldukça uygun. Öyle ki 327 dolarlık fiyatı var. Erken siparişte ise 297 dolarak kadar fiyattan alınabilecek. Diğer ülkelere gelişiyle ilgili ise maalesef herhangi bir bilgi yok.

Lenovo, Bulut Oyun Odaklı Android El Konsolu Legion C700’ü Tanıttı: Fiyatı da Çok Uygun!

Apple'ın 9 Eylül'de Tanıtacağı Ürünler

Apple, yaptığı resmî duyuruyla bu yılki iPhone lansmanını 9 Eylül Çarşamba günü TSİ 20.00’de gerçekleştireceğini açıkladı. Hâliyle de şimdiden teknoloji dünyasında heyecan tavan yapmış durumda. Peki Apple, 9 Eylül’deki etkinliğinde neler tanıtacak? Bu içeriğimizde APple’ın 9 Eylül günü düzenleyeceği lansamnında tanıtmasını beklediğimi tüm ürünleri ve yapacağı duyuruları sizler için derliyoruz. Şirketin en büyük etkinliği olduğu için tabii ki dolu dolu geçecek. Ancak önceki yıllardan önemli farklar da olacak. Gelin detaylara bakalım. Apple’ın 9 Eylül’de tanıtacağı neredeyse kesin olan ürünler iPhone 18 Pro iPhone 18 Pro Max iPhone Ultra (katlanabilir iPhone) Apple Watch Series 12 Apple Watch Ultra 4 AirPods 5 Apple, iPhone 18 Pro modellerinin yanı sıra uzun yıllardır beklenen ilk katlanabilir telefonunu da resmen bizlerle buluşturacak. Cihazın Galaxy Z Fold 8 gibi iPad mini benzeri geniş ekranlı bir yapıda olmasını bekliyoruz. İkili arka kamera, Face ID yerine Touch ID parmak izi gibi özellikleri olacak. Fiyatının da 2000 dolar veya üstünde olması bekleniyor. Standart iPhone 18 tanıtılmayacak Apple’ın bu yılki bir diğer büyük değişikliği standart iPhone modeli tanıtmayacak olması. Normalde Pro’larla birlikte düz modeller de gelirdi. Ancak bu yıl iPhone 18 serisinden sadece iPhone 18 Pro ve Pro Max eylül lansmanında tanıtılacak. Düz iPhone 18, 2027’nin başlarında gelecek. Düşük de olsa gelme ihtimali bulunan diğer ürünler iPad mini M6 iMac Kameralı AirPods HomePod mini Yeni ev cihazı

Apple'ın 9 Eylül'deki Lansmanında Tanıtacağı Tüm Ürünler: Katlanabilir iPhone ve Dahası Geliyor!

Redmi Watch 6 Active, Watch 6 Lite ve Xiaomi Smart Band 11'i Türkiye'de

Xiaomi bünyesinde faaliyet gösteren Redmi, yalnızca akıllı telefonları değil, farklı kategorilerden ürünleriyle de ilgi çeken bir markaydı. Şimdi de şirket, yeni nesil akıllı saat ve bilekliklerini ülkemize getirdi. Redmi Watch 6 Active, Watch 6 Lite ve Xiaomi Smart Band 11 Active Türkiye’de satışa sunuldu. Satışa çıkan yeni ürünlerin hepsi bütçe dostu modeller olarak geliyor. Farklı kullanıcı ihtiyaçlarına ve bütçelerine hitap eden cihazlar; geniş ekran seçenekleri, uzun pil ömürleri ve gelişmiş sağlık takip özellikleriyle dikkat çekiyor. Redmi Watch 6 Active, Watch 6 Lite ve Xiaomi Smart Band 11 Türkiye fiyatları Ürün Fiyatı Redmi Watch 6 Active 2.199 TL Redmi Watch 6 Lite 4.399 TL Xiaomi Smart Band 11 1.499 TL Redmi Watch 6 Active, Watch 6 Lite ve Xiaomi Smart Band 11 neler sunuyor? Redmi Watch 6 Active, 1,85 inç boyutunda, 390 x 450 piksel çözünürlüğe sahip ve 1.200 nit tepe parlaklık değerine ulaşabilen AMOLED bir ekranla geliyor. 26 gram gövde ağırlığı ve 9,9 mm kalınlığa sahip ürün, 140 farklı spor dalını otomatik olarak tanıyıp kaydetmeye başlayabiliyor. Ayrıca kalp atış hızı, kan oksijen seviyesi (SpO2), uyku ve stres seviyesi takibi gibi sağlık özelliklerine sahip. Toplamda 12 gün pil ömrüne sahip olduğunu belirtelim. Redmi Watch 6 Lite ise 1,96 inç büyüklüğünde, 410 x 502 piksel çözünürlüklü AMOLED ekrana sahip. 150’den fazla spor moduna sahip ürünün en ayırt edici özelliklerinden biri ise 9 eksenli sensör ile desteklenen gelişmiş yüzme takibi altyapısı. Toplamda 18 güne kadar pil ömrü sunabiliyor. Serinin uygun fiyatlı seçeneği olarak öne çıkan akıllı bileklik Xiaomi Smart Band 11 Active, 1,47 inç boyutunda renkli bir ekran ile geliyor. Günlük temel aktiviteleri ve sporu takip etmek isteyenlere hitap eden cihaz, 50 farklı spor modunu destekliyor. Toplamda 21 güne çıkabilen pil ömrüyle tek şarjla çok uzun kullanım vadedebiliyor.

Redmi Watch 6 Active, Watch 6 Lite ve Xiaomi Smart Band 11'i Türkiye'de: İşte Fiyatları

Apple'ın Harita Uygulamasına Reklam Geldi!

İlk olarak mart ayında ortaya atılan bilgilerde Apple’ın Harita uygulamasına reklamları entegre etmeyi planladığı görülmüştü. Direkt olarak işletmelerin reklam verebileceği bir sistem olacağı ifade edilmişti. Bugün ise beklenen gelişme yaşandı. Apple, Harita uygulamasına reklamları eklemeye başladı. Artık işletmeler, harita içi aramalarda üst sıralarda yer almak için ödeme yapıp reklam verebilecekler. Apple Harita’da şimdiye kadar hiç reklam görmüyorduk. Yeni güncellemeyle birlikte bu değişmiş oldu. Sponsorlu işletmeler mavi renkli reklam simgesiyle görünecek Hafta başı itibarıyla kullanıma sunulan reklamlar, arama ekranındaki "önerilen mekânlar" bölümünün en üstünde ve doğrudan arama sonuç listesinin ilk sırasında mavi renkli bir “Ad” (reklam) ikonuyla karşımıza çıkıyor. Özellik şu anda kademeli olarak ABD ve Kanada'daki kullanıcılara çıktı. Yani bizde yok. Google Haritalar’da yıllardır böyle bir özellik var. Onda gördüğümüz sponsorlu mekan modelinin bir benzerini Apple da kendi uygulamasına entegre etmiş. Reklam olan işletmeleri de mavi renkli “Ad” ikonuyla direkt anlayabiliyorsunuz. Bu şekilde sponsorlu içerikleri organik arama sonuçlarından ayırmayı hedefliyor. Şirketin bildirdiğine göre önümüzdeki haftalarda daha fazla kullanıcı bu reklamlarla karşılaşmaya başlayacak. Uygulamayı açan kullanıcılar, sistemin çalışma prensibine ve kişisel verilerin korunmasına dair bir bilgilendirme ekranıyla da karşılaşıyor. Apple tarafından yapılan açıklamaya göre Haritalar; yaklaşık konum, mevcut arama terimleri veya haritadaki görünüm açısına göre yerel reklamlar sunabiliyor. Ancak dev şirket, reklam etkileşimlerinin ve konum verilerinin hiçbir şekilde kullanıcının Apple Hesabı ile ilişkilendirilmediğinin altını çiziyor.

Apple'ın Harita Uygulamasına Reklam Geldi!

GTA 6 Oynanış Görüntüleri Nasıl İzlenir? Saat Kaçta?

Tüm dünyanın beklediği GTA 6, 19 Kasım 2026 tarihinde piyasaya sürülecek. Heyecanlı bekleyiş sürerken bugün ise oyunla ilgili en önemli günlerden biri. Öyle ki Rockstar, bugün ilk kez GTA 6’dan resmî oynanış görüntülerini bizlerle buluşturacak. Peki GTA 6’nın ilk olarak Netflix üzerinden yayımlanacak, sonrasında ise herkesle paylaşılacak oynanış görüntüleri nasıl izlenir? Saat kaçta yayımlanacak? İşte bilmeniz gereken her şey. GTA 6 görüntüleri saat kaçta, nerede yayımlanacak? Nasıl izlenir? Netflix - 27 Ağustos TSİ 22.00 YouTube - 28 Ağustos TSİ 04.00 Grand Theft Auto VI: An Extended Look ismiyle gelecek oynanış görüntüleri, 27 Ağustos, yani bugün TSİ 22.00’da Netflix üzerinden yayımlanacak. Eğer bir Netflix abonesiyseniz 22.00 itibarıyla platform üzerinden oynanış görüntülerine ulaşabileceksiniz. Yani sadece ücret ödeyen aboneler için yayımlanıyor. Netflix’teki sayfasına buradan ulaşmanız mümkün. GTA 6’nın oynanış görüntüleri, Netflix’e özel olarak toplamda 6 saat kalacak. 6 saatlik sürenin geçmesinin ardından ise tüm dünyada tamamen ücretsiz izlenebilecek şekilde 28 Ağustos Cuma sabaha karşı TSİ 04.00’da YouTube’dan erişilebilir olacak. Direkt olarak resmî Rockstar ve diğer hesaplar üzerinden sabah 4 itibarıyla oynanış görüntülerine bedavaya ulaşabileceksiniz. Tabii ki muhtemelen bu saat öncesinde sosyal medyaya çoğu görüntü düşeceği için çoktan çoğu detayı görmüş olacaksınız. GTA 6’nın oynanış görüntülerinin oyuna bugüne kadar hiç olmadığı kadar detaylı bir bakış atmamızı sağlamasını bekliyoruz. Toplam sunumun 30 dakikaya kadar çıkabileceği konuşuluyor. Karakterler, hikâye, harita, oynanış mekanikleri, grafikler ve diğer konularda bilgiler edinebileceğiz.

GTA 6’nın Oynanış Görüntüleri Bugün Yayımlanıyor! Nereden Nasıl İzlenir? Saat Kaçta?

EN DOLU PAKET Nissan Qashqai Platinium Premium UZUN YOL TESTİ

Bu rehberde ve test sürüşü videosundada; 1.3 DIG-T 158 PS Mild Hybrid motora ve X-Tronic CVT şanzımana sahip Nissan Qashqai Platinum Premium’un gerçek kullanım detaylarını, donanım paket farklarını ve öne çıkan teknolojilerini inceliyoruz. 2007 yılında kompakt hatchback konforunu SUV karakteriyle birleştirerek bugün crossover SUV olarak tanımlanan segmentin yaygınlaşmasına öncülük eden Nissan Qashqai, üçüncü nesliyle ürün gamını daha ileri bir seviyeye taşıyor. Avrupa’da 4 milyon, Türkiye’de ise 250 binin üzerinde kullanıcı tarafından tercih edilen model, Japon mühendislik anlayışını Avrupa kullanıcı beklentilerine göre şekillendiren bir yapı sunuyor.

EN DOLU PAKET Nissan Qashqai Platinium Premium UZUN YOL TESTİ

Toyota Corolla'nın 60. Yıldönümüne Özel Versiyonları Tanıtıldı

Dünyanın en çok satan otomobil üreticilerinden biri konumunda bulunan Japon dev Toyota’nın en sevilen otomobillerinden biri şüphesiz Corolla’dır. Ülkemizde de büyük ilgi gören bu otomobil, ilk olarak 1966 yılında yollara çıkmıştı ve geçen yıllar boyunca efsaneleşmeyi başarmıştı. Corolla, bugüne kadar küresel ölçekte 57 milyon adedin üzerinde satış başarısı yakalayarak "dünyanın en çok satan otomobili" ünvanına sahipti. Şimdi ise ikonik modelin 60. yıldönümüne özel olarak üretilen yepyeni modeller duyuruldu. Karşınızda Toyota Corolla 60. yıl özel serisi yıldönümüne özel olarak tanıtılan özel seri; Hatchback, Touring Sports ve Türkiye’de üretimi gerçekleştirilen Sedan gövde tiplerinde sunulacak. Tasarım tarafında ise standart modellerden ilk bakışta ayrışan özgün detaylar göze çarpıyor. Hatchback ve Touring Sports gövde tiplerinde Gece Siyahı tavan ve sütunlarla kombine edilen yeni mavi çift renk opsiyonu sunulurken sedan versiyona özel Ay Işığı Mavi renk imzası eklenmiş. Kullanıcılar ayrıca Platin Beyazı ve Kül Gri renk opsiyonlarını da tercih edebiliyor. Bütün gövde tiplerinde mat ve işlenmiş yüzey detaylarına sahip 10 kollu 17 inç alaşım jantlar, mat gümüş ön tampon ve yan marşpiyel süslemeleri yer alıyor. Arka kapıların alt kısmında konumlandırılan mat gümüş "60’ıncı yıldönümü" logoları ise serinin imzasını taşıyor. Kabin içinde ise sürücüleri yine 60. yıl logosu taşıyan mat gümüş kapı eşik çıtaları ve gümüş detaylı özel siyah halı paspaslar karşılıyor. Yeni özel seri sadece görsel farklarla sınırlı kalmayıp teknolojik altyapısını da verimli sistemlerle destekliyor. Otomobil, Toyota’nın yüksek verimlilik sunan beşinci nesil hibrit teknolojisiyle yollara çıkıyor. Hatchback ve Touring Sports modellerinde kullanıcılar için iki farklı motor seçeneği hazırlanmış. 140 HP güç üreten 1.8 litrelik versiyonun yanı sıra daha performanslı bir sürüş arayanlar için 178 HP’lik 2.0 litrelik hibrit motor seçeneği var. Sedanda ise 1.8 litrelik hibrit kurulum görüyoruz. Kabin içinde sürücü odaklı teknolojiler var. Sürücünün önünde kişiselleştirilebilir 12.3 inç boyutunda dijital gösterge paneli yer alırken, orta konsolda bulut tabanlı navigasyon sistemine sahip 10.5 inçlik Toyota Smart Connect+ multimedya ekranı yer alıyor. yıl özel Toyota Corolla modellerinin fiyatları henüz açıklanmadı. Araçların ekim ayının sonlarına doğru yollara çıkması bekleniyor. Türkiye’ye gelişiyle ilgili ise şimdilik bir bilgi yok.

Türkiye'de de Üretilen Toyota Corolla'nın 60. Yılına Özel Yeni Versiyonları Tanıtıldı!

GTA 6'dan Heyecanı Tavan Yaptıran Yepyeni Detaylar Paylaşıldı

Tarihin en çok beklenen oyunu konumundaki GTA 6’nın çıkışına artık az bir süre kaldı. Oyun, kasım ayında bizlerle buluşacak. Bugün ise Netflix üzerinden ilk kez detaylı oynanış görüntülerine ulaşacağız. Resmî oynanış videoları yayımlanmadan önce ilk resmî ön inceleme geldi. İncelemede oyundan daha önce duymadığımız detaylar paylaşıldı. Dazed dergisi üzerinden paylaşılan bilgilerde, ekiple yapılan özel röportajlar ve oyuna dair daha önce görülmemiş detaylar gün yüzüne çıktı. GTA 6’nın oynanış mekanikleri, ne gibi yenilikler sunacağı ve nasıl bir oyun oynanacağı gibi konularda fikir edinebiliyoruz. GTA 6 konusunda yayımlanan yeni detaylar Oyun 13 yıl civarı süredir geliştiriliyor. GTA 5’in yayımlanmasından sonra direkt çalışmalar başlamış. Dünya artık önceki oyunlara kıyasla çok daha tepkisel. NPC’ler (oynanamayan karakterler) yaptığınız her şeye farklı tepkiler verecek Jason ve Lucia birlikte bir çift olarak kalabilecek veya ayrılıp haritada kendi işlerini yapabilecek. Yemek yemek Jason ve Lucia'nın kilosunu etkileyecek. Yani ne kadar ve ne yediğinize bağlı olarak bedenleri değişecek. Spor yapmak kasları geliştirecek, vücutları şekillendirecek. Düzenli egzersiz yapıldığında zamanla bedenlerde gözle görülebilir değişiklikler olacak. Jason ve Lucia'nın daha derin ve gerçekçi bir ilişki sistemi olacak. Seçimleriniz ilişkilerini gerçekten etkileyebilecek ve RDR2'nin Onur sisteminden daha büyük sonuçları olabiliyor. Yani seçimlerin farklı sonuçları olacak. Karakterler arasındaki değişim çok daha akıcı olacak. Jason olarak araç sürerken, yolcu koltuğundaki Lucia'ya geçip telefonunu kullanabilir, sonra bir kovalamaca sırasında tekrar değiştirip araç sürebilir ya da düşmanlara ateş edebileceksiniz. Oyunda çalışan bir oyun içi sosyal medya platformu olacak. Bu platform da tıpkı gerçekmiş gibi kaydırarak gezinebileceksiniz. Hatta bazı karakterlerin videolarla viral olduğunu bile görecekisniz. Yaşam tarzınız Jason ve Lucia’nın görünümünü etkileyecek. Günlerce uyumamak, polislerden kaçmak, uzun süre partilemek gibi durumlar yüz ve vücutlarında ciddi etkilere sahip olabilecek. NPC’ler çok daha çeşitli olacak. Farklı yaşlar, boylar, kilolar, dövmeler, piercingler, giyim tarzları gibi birçok konuda farklılık gösterecekler. Moda da çok daha gelişmiş olacak. Farklı yaşam tarzları, kültürler, zenginlik seviyeleri ve harita bölgelerine göre tasarlanmış kıyafetler, saç modelleri ve markalar göreceğiz. Rockstar, oyunu geliştirirken araç sürüşlerini çok daha gerçekçi yapmak için gerçek yarış arabası sürücüleriyle çalışmış Tüm bunlar GTA 6’da yer alacak detayların yalnızca bir kısmı. Bizi ne kadar büyük bir oyunun beklediğini görebiliyoruz. İnanılmaz gerçekçi, oyun dünyasını değiştirecek bir yapımın geleceğini söylemek yanlış olmaz. Heyecan gün geçtikçe daha da artıyor.

GTA 6'dan Daha Önce Bilmediğimiz Yeni Resmî Detaylar Paylaşıldı: Tarihin En İyi Oyunu mu Geliyor?

Dünyada En Çok Satan Akıllı Telefon Modelleri Belli Oldu

Her yıl olduğu gibi bu yıl da akıllı telefon satışları konusunda çok hareketli geçiyor. Peki dünyada en çok hangi modeller satılıyor? Araştırma firması Counterpoint Research, 2026’nın ikinci çeyreğinde, yani nisandan haziran sonuna kadar olan süreçte dünya çapında ne çok satan telefon modellerini bizlerle buluşturdu. Devam eden RAM krizi, üreticileri ve satışları olumsuz etkilemeye devam ediyor. 2026 yılının ikinci çeyreğinde toplam akıllı telefon pazarı yıllık bazda %11 daralma yaşandı. İlk 10’a giren akıllı telefon modellerinin toplam pazardan aldığı pay %26 seviyesine ulaşarak ikinci çeyrekler arasındaki en yüksek değere ulaştı. Bu tablonun arkasında ise pazarı adeta domine eden iki dev var: Apple ve Samsung. Yılın ikinci çeyreğinde dünyada en çok satan akıllı telefonlar iPhone 17 iPhone 17 Pro Max iPhone 17 Pro Galaxy S26 Ultra Galaxy A07 Galaxy A17 iPhone 17e Galaxy A17 4G Galaxy S26 iPhone 16 Listeye baktığımızda zirvenin değişmediğini ve şu anda piyasadaki en iyi telefonlardan biri olarak gösterilen standart iPhone 17’nin zirvede yer aldığını görüyoruz. Onu iPhone 17 Pro Max ve iPhone 17 Pro takip ediyor. Bu da dünyada en çok satan üç modelin Apple’dan oluştuğu anlamına geliyor. Firma, pazardaki genel gerilemeye meydan okuyarak 3 aylık dönemde birim satışlarını yıllık bazda %5 artırmayı başarmış. iPhone 17 serisinin genel anlamda çok başarılı bir seri olduğunu söyleyebiliriz. Samsung’un da modelleri ilk 10’da yer alıyor. Şirketin en çok satan cihazı şaşırtıcı bir şekilde Galaxy S26 Ultra olmuş ve listeye 4’üncü sıradan girmiş. Şaşırtıcı diyoruz çünkü normalde bu listelerde Samsung’un A serisi uygun fiyatlı modelleri en üstlerde yer alır. Firma, bu dönemde yeni bir başarıya imza atarak en pahalı modelini en çok satan modeli yapmış. Galaxy S26 serisinde Ultra modeli, serinin toplam satışlarının yarısından fazlasını tek başına karşıladığını belirtmek gerekiyor. Listede bu model dışında A07, A17, S26 gibi modeller görüyoruz. Apple ve Samsung’un akıllı telefon pazarında inanılmaz bir dominasyonu var. Liste de bunun kanıtı. En çok satan 10 modelin tamamı yalnızca Apple ve Samsung modellerinden oluşuyor.

Dünyada En Çok Satan Akıllı Telefon Modelleri Açıklandı: Zirve Şaşırtmıyor!

Xbox, Diskli Oyunları Dijitalleştirmenizi Sağlayan Harika Özellik Duyurdu

Diskli oyun dönemi yavaş yavaş sona ererken Microsoft’tan Xbox tarafı için diskli oyunseverleri yakından ilgiliendiren çok güzel bir duyuru geldi. Firma, “diskten dijitale” ismini verdiği özelliğini resmi olarak duyurdu. Bu özellik, bizim de sizlerle paylaştığımız gibi geçen ay aslında sızdırılmıştı. Şimdi ise resmîleşti. Basitçe anlatacak olursak yeni sistem, isminden de anlaşılabileceği üzere oyuncuların kutulu oyunlarını dijitalleştirmeye yarayan bir özellik olarak geliyor ve bu yüzden devrim niteliğinde olarak nitelendiriliyor. Bir kere diski taktıktan sonra bir daha takmanıza gerek kalmadan o oyunu istediğiniz zaman oynayabileceksiniz Diskten dijitale özelliği, Microsoft’un oyun koruma vizyonunun ve gelecek nesil Xbox konsollarına hazırlık sürecinin kritik bir parçası. Şirketin açıklamasına göre Xbox One ve Xbox Series X disk tabanlı oyunlarının büyük bir kısmı bu yeni özelliği destekleyecek. Özellik sayesinde kullanıcı Xbox konsollarına desteklenen bir diskli oyunu takıp başlatacak. Bunu yaptıklarında dijital bir kullanım hakkı elde edecekler. Böylece o fiziksel oyun dijitalleşmiş olacak ve artık diski takmanıza gerek kalmadan oyunu oynama imkânına sahip olacaksınız. Tüm kutulu oyunların ilk günden bu sisteme dahil olmayacağını da belirtmek gerek. Daha önce çıkan bilgilerde özellikte kontrolün yayıncı firmalarda olacağı görülmüştü. Sistemde dikkat çeken bir diğer detay ise tanımlanan dijital kullanım hakkının doğrudan ilgili fiziksel diske bağlı kalmaya devam etmesi. Yani bir oyunu dijitalleştirdiğinizde disk işlevini yitirmiyor; aksine lisans takılan diskle hareket ediyor. Fiziksel oyunu bir arkadaşınızla takas ettiğinizde ya da farklı bir Xbox profili üzerinden oturum açarak oyunu çalıştırmayı denediğinizde, dijital kullanım hakkı otomatik olarak yeni hesaba ve kullanıcıya devrediliyor. Diskten dijitale özelliği, 31 Ağustos tarihinde Xbox Insider kullanıcıları ile test edilmeye başlayacak. Testlerin ardından önümüzdeki aylarda Xbox One ve Xbox Series X konsolları için genel kullanıma sunulması planlanıyor.

Xbox'tan Devrim Yaratacak Diskten Dijitale Özelliği: Diskli Oyunları Konsola Takmaya Gerek Kalmadan Oynayabileceksiniz!

Apple, Yeni iPhone'ları Ne Zaman Tanıtacağını Açıkladı

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan Apple, her sene olduğu gibi bu yıl da iPhone lansmanını eylülde gerçekleştirecekti. Dün akşam saatlerinde ise nihayet tüm teknoloji dünyasının beklediği haber geldi. Apple, iPhone lansmanının tarihini ve saatini açıkladı. Apple’ın bu yılki etkinliği diğer yıllardan daha farklı olacak. İlk olarak eylül başı yerini John Ternus’a bıracak Tim Cook’suz ilk büyük lansman olacağını göreceğiz. Aynı zamanda uzun yıllardır devam eden geleneği değiştirerek tüm yeni iPhone serisini birlikte tanıtmayacak. 9 Eylül’de gerçekleştirecek, iPhone 18 Pro ve katlanabilir iPhone modellerini içerecek Apple tarafından yapılan resmî açıklamaya göre bu yılki iPhone lansmanı, 9 Eylül 2026 Çarşamba günü TSİ 20.00’de resmen gerçekleştirilecek. Şirketin paylaştığı etkinlik davetiyelerinde “Işıltılı. Şaşırtıcı. Heyecanlı” ifadelerinin yer aldığını görüyoruz. Etkinlik, her sene olduğu gibi bu yıl da tamamen canlı bir şekilde hem Apple’ın sitesinden hem de YouTube’dan canlı yayımlanacak. Etkinlikte standart iPhone 18 modellerinin tanıtılmadığını göreceğiz. Bunun yerine direkt iPhone 18 Pro modelleri gelecek. Düz iPhone 18’in 2027 başlarında gelmesini bekliyoruz. Pro ve Pro Max’e ek olarak ilk katlanabilir iPhone modeli olacak iPhone Ultra da tanıtılacak. Tabii ki yeni Apple Watch ve AirPods modellerini de göreceğiz. Ayrıca uzun süredir beklenen Apple’ın yeni akıllı ev ürünlerini de lansmanda görebiliriz.

Apple, Yeni iPhone'ları Ne Zaman Tanıtacağını Açıkladı: iPhone 18 Pro ve iPhone Ultra Geliyor!

Ağır Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı? Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Piyasanın oldukça altında olan cazip fiyatına bakarak hasarlı bir araç almak, sizi ilerleyen süreçlerde ciddi masraflara sokabilir. Ancak her hasar kayıtlı aracın durumu aynı olmadığından “Kesinlikle alınamaz” demek de doğru bir yaklaşım olmaz. Dolayısıyla ağır hasar kayıtlı araç alınır mı sorusuna net bir cevap vermek için bazı noktalara dikkat etmek gerekir. Ağır hasarlı araç nedir? Hasarlı bir araç alırken dikkat edilmesi gerekenlerden önce hangi araçların bu kategoriye girdiğine bakalım. “Ağır hasarlı” ifadesi, çekme belgesiyle trafikten çekilen veya hurda belgesiyle perte ayrılan araçları ifade ediyor. Dolayısıyla “ağır hasar kaydı” ifadeli araçlar için de ciddi bir hasar sürecinden geçtiğini söyleyebiliriz. Ancak burada alınan hasarı da göz önünde bulundurmak gerek. Çünkü her hasar kayıtlı araç, kullanılamaz olarak değerlendirilemez. Örneğin yapısal ve aracın iskeletinde meydana gelen hasarların yanında sürüş güvenliğini ve mekanik performansını etkilemeyen yüzeysel hasarlar, bu kategoriye her zaman girmeyebilir. Ağır hasar kayıtlı bir araç alınır mı? Ağır hasarlı bir araç alınabilir. Ancak bahsettiğimiz gibi, bu noktada aracın geçmiş hasar durumuna bakılmalı ve birkaç önemli noktaya dikkat edilmelidir. Öncelikli olarak aracın satış fiyatı, hasar geçmişi ve güncel durumu değerlendirilmelidir. Sırf emsallerinden ucuz olduğu için ağır hasarlı bir otomobile yönelmek doğru bir yaklaşım olmaz. Çünkü onarımda kullanılan parçaların kalitesi, işçiliği ve aracın mekanik durumu bilinmiyorsa, satın aldıktan sonra ortaya çıkabilecek masraflar fiyat avantajını ortadan kaldırır. 1- Hasarın detayları öğrenilmeli Eğer ağır hasarlı bir araç almayı düşünüyorsanız ilk olarak hasarın nerede meydana geldiğini öğrenmeniz gerekir. Kapı, tampon veya çamurluk gibi görece daha kolay değiştirilebilen parçalarla; şasi, direk, podye ve güvenlik sistemlerinin hasar görmesi aynı anlama gelmeza. Bu yüzden sadece hasar kaydının maliyetine odaklanmak yerine niteliğine ve aracın işlem gören parçalarına bakmak, sağlıklı bir karar vermenizde etkili olabilir. 2- Hasar kaydı mutlaka sorgulanmalı Satın almadan önce SBM'nin hasar ve poliçe bilgileri sorgulama kısmından bu hasar kaydı mutlaka kontrol edilmelidir. Ayrıca e-Devlet üzerinden de trafik, kasko poliçe ve hasar bilgilerine ulaşmak mümkün. Sorgulamanın ardından toplam hasar tutarı, kazanın ne zaman gerçekleştiği ve eksper raporu gibi kritik bilgiler de incelenmelidir. 3- Ekspertiz raporu atlanmamalı Ekspertiz raporu, pazarlık yapıldıktan sonra değil önce bakılması gereken bir karar mekanizmalarındandır. Araç, mümkünse satıcının önerdiği yere değil; bağımsız ve güvenilir bir ekspertiz merkezine kontrol ettirilmelidir. Burada kaporta ve boya ölçümünün yanında mekanik aksamı, yürüyen aksamı, elektronik sistemleri ve güvenlik ekipmanları da birlikte incelenmelidir. Özellikle şasi, podye, direkler ve diğer aracın taşıyıcı bölümlerinde yapılan işlemler; aracın güvenli sürüş sağlaması açısından ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu bölgelerdeki onarım ve düzeltme işlemlerini tespit edip işlemlerin nasıl yapıldığı, kimin yaptığı gibi noktalar da profesyonel bir ekspertiz eşliğinde raporlanmalıdır. 4- Airbag ve güvenlik sistemleri kontrol edilmeli Kazadan sonra sadece kaporta parçaları değil, aracın güvenlik sistemleri de ciddi zarar görebilir. Bu yüzden özellikle bu tür araçlarda airbagler öncelikli kontrol edilmelidir. Daha önce airbaglerin açılıp açılmadığı, değiştirildiyse hangi parçaların kullanıldığı ve emniyet kemeri sistemlerinde işlem yapılıp yapılmadığına dikkat edilmelidir. Ayrıca güvenlik sistemlerindeki sorunlar, aracı kullanırken fark edilmeyebilir. Bu yüzden elektronik arıza kayıtlarının da kontrol edilmesi sağlıklı olur. Ağır hasar kayıtlı bir araç almanın riskleri neler? Böyle bir araç almanın en büyük riski, geçirdiği hasarın ne kadar büyük olduğunu tam olarak bilmemektir. Üstelik hatalı bir onarım yapılmışsa ilerleyen dönemlerde bu durum, ne yazık ki yeni masraflara da kapı aralar. Öte yandan ikinci el araç piyasasında aracın ağır hasarlı olması, elden çıkarırken de değerini düşürür. Otomobil konusunda yeterli bilgiye sahip olmayanların yalnızca uygun fiyat sebebiyle hasarlı araçlara yönelmeleri, bu anlamda riskli bir tercih olabilir. Dikkat edilmesi gerekenler: Hasar kaydı ve hasar bilgileri Eksper raporu Motor ve şanzımanın durumu Şasi, podye ve direklerde işlem olup olmadığı Airbag ve emniyet kemeri sistemleri Yürüyen aksam ve süspansiyon Değişen ve onarılan parçalar Servis, bakım ve onarım raporları Aracın güncel piyasa değeri İleride satarken oluşabilecek değer kaybı Bu aşamalar tamamlandıktan sonra ekspertiz raporu olumlu olsa dahi araçla mutlaka kısa bir test sürüşü yapılmalıdır. Bu sayede herhangi aksamında bir sorun olup olmadığı daha rahat anlaşılır. Sonuç: Ağır hasarlı araç alınır mı? Evet, eğer geçmiş hasarı çok büyük değilse ağır hasarlı bir araç alınabilir. Ama bu durumda sadece cazip fiyatına aldanmamak gerekir. Hasarın niteliği, geçmişi, nerede ve nasıl olduğu, onarımın nasıl gerçekleştiği gibi kritik noktalar, değerlendirme aşamasında mutlaka öğrenilmelidir.

Ağır Hasar Kayıtlı Araç Alınır mı? Alırken Nelere Dikkat Etmeli?

Oturum Açma Engeli Aşıldı: ChatGPT Work Artık Şifreli Sitelere Giriş Yapabiliyor

Yapay zeka araçlarının en büyük sınırlarından biri, şifreyle korunan kişisel hesaplara erişememesiydi. Bir randevu almak ya da belge yüklemek istediğinizde işlemi yine sizin tamamlamanız gerekiyordu. OpenAI bu engeli ortadan kaldıran adımı attı. ChatGPT Work platformuna eklenen yeni kimlik doğrulama altyapısı, yapay zeka ajanlarının oturum açarak görevleri uçtan uca tamamlamasına olanak tanıyor. Plus, Pro ve Business abonelerine sunulan bu yetenek, günlük iş yükünü doğrudan üstleniyor. Oturum açma süreci nasıl işliyor? Oturum açılması gereken bir web sitesiyle karşılaşıldığında ekranda güvenli bir form penceresi beliriyor. Kullanıcı adını, şifreyi veya iki faktörlü doğrulama kodunu bu alana kullanıcılar giriyor. Buradaki temel değişim ise şifre girildikten hemen sonra başlıyor. Eski sistemde oturum açıldıktan sonraki tüm tıklama ve form doldurma işlemlerini kullanıcıların yapması gerekirken, yeni güncellemeyle birlikte giriş yapıldığı andan itibaren tüm süreci ve zaman alan sayfalar arası gezinmeyi yapay zeka devralıyor. Girilen hassas veriler ise doğrudan bulut tarayıcıya iletiliyor. OpenAI, şifrelerin hiçbir şekilde model tarafından görülmediğini, kaydedilmediğini ve yapay zeka eğitiminde kullanılmadığını vurguluyor. Neler yapılabiliyor? Giriş tamamlandıktan sonra ChatGPT Work kontrolü ele alıp işlemleri sürdürüyor. Ulaşım rezervasyonları, fatura yükleme süreçleri, resmi randevu alımları ya da sigorta portalı kontrolleri tek komutla tamamlanabiliyor. Güvenlik dengesini korumak isteyen sistem, nihai ödeme ve onay aşamalarında kullanıcıdan son kararı talep etmeye devam ediyor.

Oturum Açma Engeli Aşıldı: ChatGPT Work Artık Şifreli Sitelere Giriş Yapabiliyor

Mobil Dünyada Hız Sınırları Zorlanıyor: Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro ile 5 GHz Barajı Aşılabilir!

Mobil teknoloji dünyası, yeni nesil amiral gemisi işlemcisinin sızan teknik detaylarıyla hareketlendi. İddialara göre Qualcomm, TSMC'nin 2 nm sınıfı N2P üretim sürecinden çıkacak yeni çipiyle performans çıtasını bambaşka bir seviyeye taşımaya hazırlanıyor. Mikroskobik ölçekteki bu mimari değişim, çip üzerine daha fazla işlem birimi sığdırarak hem yüksek güç sunmayı hem de pil tüketimini kontrol altında tutmayı hedefliyor. Sektörün güvenilir kaynaklarından gelen bilgilere göre Qualcomm'un yeni donanımı, akıllı telefonlarda daha önce görülmemiş frekans değerleriyle karşımıza çıkabilir. Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro ile 5 GHz barajı aşılabilir Qualcomm'un sızdırılan Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro modelinin, mobil işlemcilerde alışılmadık bir seviye olan 5 GHz saat hızını geçebileceği söyleniyor. Sızdırılan verilere göre sekiz çekirdekli bu yapıda ana yükü üstlenen iki performans çekirdeği 5,01 GHz hızına ulaşırken, yardımcı çekirdekler günlük kullanımı yürütmek üzere 4,03 GHz ve 3,74 GHz frekanslarında görev yapabilir. Bu hız artışı ne anlama geliyor? Saniyede 5 milyar işlem döngüsü: İşlemci çekirdeklerinin frekansı, saniyedeki döngü sayısını temsil ediyor. 5 GHz saat hızı, performans çekirdeklerinin teorik olarak saniyede 5 milyar işlem adımı çalıştırabileceği anlamına geliyor. Tavan yapan anlık performans: Ağır uygulamaların açılışı, video işleme ve yapay zeka komutlarının ilk yanıt süreleri gibi yüksek güç gerektiren anlarda cihaz anında tepki verebilir. Isınma ve frenleme riski: Telefon gibi küçücük ve fansız bir gövdede bu frekanslara çıkmak yüksek ısı üretebilir; bu da telefonun ısındığında kendini frenlemesine ya da pili hızlı tüketmesine yol açabilir. Dolasıyla şirketin mimari tarafta atacağı bu radikal adımla birlikte yüksek performans ve ısınma dengesini nasıl kuracağı merak konusu. Mühendislik denemesi ihtimali: İşlemcinin sızdırılan testlerde bu hıza ulaşması, piyasaya çıkacak cihazlarda da bu hızda kalacağını garantilemiyor; zira üreticiler lansman öncesinde frekansı kısıtlayabilir. Adreno 850 grafik birimi ve bellek mimarisi iddiası Telefonun ekranındaki tüm oyun ve görselleri işleyen grafik tarafında Adreno 850 GPU'nun yer alabileceği belirtiliyor. Üç parçalı bir grafik mimarisine sahip olacağı konuşulan bu birim; 18 MB grafik belleği ve 8 MB LLC, yani işlemci ile grafik kartı arasındaki veri akışını hızlandıran gelişmiş bir önbellek desteği sunabilir. Qualcomm'un bu seride Pro sürümün yanı sıra grafik kanadı daha sınırlandırılmış standart bir versiyon hazırladığı da öne sürülenler arasında.

Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro ile Akıllı Telefon Dünyasında Bir İlke İmza Atacak

iPhone 18 Pro'nun Tahmini Türkiye Fiyatı

iPhone 18 Pro ailesi için geri sayım başladı ve tahmin edebileceğiniz gibi gözler daha şimdiden fiyatlara çevrilmiş durumda. Üstelik bu yıl tablo biraz daha farklı olabilir. Apple'ın uzun süredir ABD'de sabit tuttuğu iPhone fiyatlarını, bellek ve yeni nesil çip maliyetlerindeki artış nedeniyle yukarı çekmesi bekleniyor. Burada önemli bir detayı en baştan söyleyelim: Standart iPhone 18'in eylülde tanıtılması beklenmiyor. İddialara göre bu yıl iPhone 18 Pro, Pro Max ve plan değişmezse katlanabilir iPhone sahneye çıkacak. Bu yüzden hesabımızı yalnızca Pro modeller için yaptık. iPhone 18 Pro ve Pro Max'e 100 dolar zam gelirse fiyatlar bu şekilde olabilir: Fiyat artışının arkasında tek bir neden yok. Apple'ın 2 nm üretim sürecine sahip A20 Pro işlemciye geçmesi, DRAM ve NAND bellek maliyetlerindeki yükselişle birleşiyor. Mark Gurman 100 dolarlık artışı daha olası görürken IDC 100-200 dolar aralığını, analist Jeff Pu ise 250-300 dolara kadar çıkan çok daha sert bir senaryoyu gündeme getiriyor. iPhone 18 Pro ve Pro Max'e 200 dolar zam gelirse fiyatlar bu şekilde olabilir: Biz Türkiye fiyatlarını hesaplarken 100 ve 200 dolarlık artış ihtimallerini baz aldık. Apple Türkiye'nin son yıllardaki fiyat politikasına göre iPhone 18 Pro'nun 136.999 TL'den, Pro Max'in ise 149.999 TL'den başlaması mümkün. Zam 200 dolar olursa rakamlar 147.999 TL ve 161.999 TL'ye çıkıyor. Bu fiyatların sızıntı değil, Apple Türkiye'nin geçtiğimiz yıllarda uyguladığı fiyatlandırmaya dayanan tahminler olduğunu hatırlatmış olalım. Geçtiğimiz yıllarda yaptığımız tahminlerde 2-3 bin TL hata payı olabiliyordu. Bu yılki fiyatlarda da 5 bin TL civarında hata payı olabileceğini baştan söyleyelim.

iPhone 18 Pro'nun Tahmini Türkiye Fiyatı Belli Oldu

Xiaomi 18 Fold Kanlı Canlı Görüntülendi! İşte Tasarımı

En çok satan telefon üreticilerinden biri olan Xiaomi de katlanabilir modeller konusunda iddialı bir firmaydı. Bu yüzden de şirketin Xiaomi 18 Fold isimli yeni modeli büyük heyecanla bekleniyordu. Telefonun, tıpkı geçen ay tanıtılan Samsung Galaxy Z Fold8 ve Apple’ın eylülde tanıtacağı iPhone Ultra katlanabilir modeli gibi geniş ekranlı bir yapıda olması bekleniyordu. Şimdi ise Xiaomi 18 Fold kanlı canlı görüntülendi. Sızan görseller, telefonun gerçek hayatta nasıl görüneceğini gösteren ilk fotoğraflar olarak karşımıza çıkıyor. Fotoğraflar, Xiaomi 18 Fold’un dış tasarımını ve kalınlığını bizlere gösteriyor. Xiaomi 18 Fold böyle gözükecek Fotoğraflardaki cihazın, Xiaomi CEO’su Lei Jun’un bu hafta başında elinde tutarken görüntülenen telefonla birebir aynı tasarım çizgilerine sahip olması dikkat çekiyor. İddialara göre model, Redmi K100 Pro Max modelinde de kullanılan özel bir kırmızı renk seçeneğiyle gelecek. Cihazın arka panelinde, üst kısma yatay olarak konumlandırılmış geniş bir kamera modülü yer alacak. Modülün içerisinde üç adet kamera ve bir LED flaş bulunacak. Geniş ekran yapısını alacağını da görebiliyoruz. Xiaomi, Xiaomi 18 Fold modelinin Eylül ayında resmi olarak piyasaya sürüleceğini doğruladı. Şirket CEO'su Lei Jun, Eylül ayındaki lansman takviminde Xiaomi 18 Fold ve 18 Pro için ayrı etkinlikler düzenleneceğini bildirdi. 18 Fold, şirketin kendi tasarımı olan yeni XRING O3 çipini kullanan ilk akıllı telefon olma unvanını taşıyacak. XRING O3 yonga setinin, AnTuTu testlerinde 5.22 milyon puan alarak mobil işlemcilerde 5 milyon barajını aşan ilk çip olduğu öne sürülüyor.

Xiaomi 18 Fold Kanlı Canlı Görüntülendi! İşte Tasarımı

Samsung Galaxy Tab S12 Ultra'nın Duvar Kağıtları Sızdırıldı: İşte Görseller!x

Güney Koreli teknoloji devi henüz yeni amiral gemisi tablet serisini resmi olarak duyurmadı. Ancak sızıntılar durmak bilmiyor; Samsung Galaxy Tab S12 Ultra duvar kağıtları ve cihaza dair ilk detaylar şimdiden teknoloji meraklılarının karşısına çıktı. SammyGuru tarafından ortaya çıkarılan görseller, Samsung'un yeni nesil amiral gemisi tabletlerinde nasıl bir görsel dil benimseyeceğine dair ipuçları sunuyor. Şıklığı ve canlı renk geçişlerini ön plana çıkaran bu arka planlar, yaklaşan lansman öncesinde heyecanı artırıyor. Canlı renk geçişleriyle öne çıkan tasarımlar Sızdırılan duvar kağıtlarında, ikonik "S" formunu öne çıkaran akıcı bir renk paleti hakim. Tasarımlardan birinde sıcak turuncu ve şeftali tonları üst kısımlara yerleşirken, orta bölüme doğru sarı ve fıstık yeşiline evriliyor; alt tarafta ise koyu yeşil ve teal tonları kompozisyonu tamamlıyor. Diğer renk seçeneğinde ise mavi ile morun birleştiği daha soğuk tonlara odaklanılmış. Her iki görsel de cihazın AMOLED panel yeteneklerini ve renk doygunluğunu sergilemek amacıyla hazırlanmış. Beklenen teknik detaylar Arka plan görsellerinin yanı sıra, amiral gemisi tabletin donanım altyapısına dair ilk sızıntılar da tabloyu netleştiriyor: İşlemci: MediaTek Dimensity 9500 Bellek ve Depolama: 12 GB RAM / 256 GB temel depolama alanı Batarya ve Şarj: 11.600 mAh pil kapasitesi / 45W hızlı şarj desteği Gövde ve Dayanıklılık: Alüminyum yapı, IP68 suya/toza dayanıklılık sertifikası ve S Pen desteği

Samsung Galaxy Tab S12 Ultra'nın Duvar Kağıtları Sızdırıldı: İşte Görseller!

Teknoloji Liderleri Alarm Veriyor: Şirketlerin Yapay Zeka Ajanları Kontrolden Çıkmak Üzere!

Yapay zekâ araçlarını denerken aldığımız o ufak heyecanlı sonuçlar geride kaldı. Artık sohbet botlarının ötesine geçtik; şirketlerin içine entegre olan, kendi kendine kararlar alan ve sistemleri yöneten otonom yapay zekâ ajanlarının devrindeyiz. Ancak bu hızlı dönüşüm, teknoloji dünyasının yöneticilerini beklenmedik bir krizle baş başa bırakmış durumda. Şirketlerin üst düzey teknoloji liderleri, şu sıralar tam olarak ne idüğü belirsiz bir kontrolsüzlüğün faturasını ödeme korkusuyla yaşıyor. Sistemler hızla yaygınlaşırken, güvenlik ve yönetişim altyapıları bu tempoya yetişemiyor. IBM'in 2 bin üst düzey yöneticiyle gerçekleştirdiği son araştırma da bu durumu açıkça doğruluyor: Teknoloji liderlerinin büyük bir kısmı, tam olarak denetleyemedikleri yapay zekâ sistemlerinin çıktıları nedeniyle doğrudan sorumlu tutuluyor. Yapay zekâ otonomlaşırken denetim yetersiz kalıyor Eski usül onay mekanizmaları, yılda birkaç kez toplanan denetim kurulları ve statik belgeler... Tüm bu geleneksel yönetim araçları insan hızına göre tasarlanmıştı. Fakat bugün şirket içinde çalışan binlerce yapay zekâ ajanı, dakikalar içinde yüzlerce otonom karar alabiliyor. İnsan odaklı kontrol süreçlerinin bu hıza yetişmesi imkânsız bir hal alıyor. Sonuç mu? Birçok kurumda güvenlik ihlalleri, veri sızıntıları ve zincirleme sistem hataları kaçınılmaz hale geliyor. Yapay zekâ ajanlarının kararları kontrolden çıktığında, bunu fark edip müdahale etmek saatler alabiliyor. Kontrolü elden kaçıran şirketler sadece teknik arızalarla değil, ciddi finansal kayıplarla ve prestij krizleriyle de yüzleşiyor. Çözüm kontrolü sürecin en başından mimariye işlemek Bu kısır döngüden çıkışın bir yolu var mı? Araştırmalar, kontrolü geleneksel bürokratik onaylarla sağlamaya çalışanların ivme kaybettiğini gösteriyor. Başarılı olan şirketler denetim mekanizmalarını sistemin doğrudan mimarisine, yani kodların içine gömüyor. Sistem canlıya alınmadan önce sınırları, durma noktaları ve erişim yetkileri yazılımsal olarak çiziliyor. Kontrolü sürecin başında mimariye entegre eden kurumlar, manuel denetim yapanlara kıyasla çok daha fazla otonom ajanı güvenle çalıştırabiliyor. Operasyonel riskleri azaltırken sistem maliyetlerini de ciddi oranda düşürmeyi başarıyorlar. Uzun lafın kısası; yapay zekâyı dizginlemek onun hızını kesmek anlamına gelmiyor; doğru sınırları çizmek sisteme esas özgürlüğü katıyor.

Teknoloji Liderleri Alarm Veriyor: Şirketlerin Yapay Zeka Ajanları Kontrolden Çıkmak Üzere!

673 TL Değerindeki Stray, Steam'de Büyük İndirime Girdi

Oyun fiyatları çok yukarıya çıktığı için ülkemizdeki oyunseverler, düzenli olarak indirimleri takip etmeye çalışıyor. Neyse ki platformlar her hafta yeni kampanyalarla karşımıza çıkıyorlar. Şimdi ise en popüler oyun mağazası Steam’de çok sevilen bir oyun harika bir indirime girdi. 2022 yılında piyasaya sürülen Annapurna imzalı bir kediyi oynadığınız Stray, kısa süreliğine Steam’de indirime girdi. Stray’e uygulanan indirim oranı, %50 seviyesinde. Bu yüzen kesin göz atmanızı öneriyoruz. Stray indirimli fiyatı Oyun Normal fiyatı İndirimli fiyatı Stray 13,99 dolar 6,99 dolar (%50) Stray, 5 Eylül 2026 tarihine kadar Steam’den %50 indirimle satın alınabilecek. Eğer daha önce hiç oynamadıysanız, sıkılmadan güzel vakit geçirmelik bir oyun arıyorsanız bu indirimi kaçırmamalısınız. Stray’in Steam sayfasına buradaki bağlantıdan ulaşmanız mümkün. Oyunda robotların, makinelerin ve virüslerin yaşadığı duvarlarla çevrili bir siberpunk şehre gidiyoruz ve burada ailesinden kopmuş, yalnız ve kaybolmuş bir sokak kedisinin yüzeye çıkmaya çalışırken yaşadığı macerayı deneyimliyoruz. Farklı bir deneyim sunmasıyla büyük beğeni toplayan bir yapım.

Normalde 673 TL’ye Satılan Popüler Oyun Stray, Steam’de Kaçırılmayacak İndirime Girdi!

Araba Koltuklarına Neden Kılıf ve Örtü Örtmemeliyiz?

Koltuk döşemeleri yıpranmasın, yiyecek ve içecek dökülmesin, ilk günkü gibi temiz kalsın düşüncesiyle yapılan bu masum hamle, aslında otomobil güvenliğinin en önemli unsurlarından birini devre dışı bırakıyor. Yalnızca bir koltuk kılıfı, sizce araca ne gibi bir zarar verebilir? Koltukların içinde yalnızca sünger bulunmuyor. Artık yeni çıkan otomobillerin birçoğunda koltukların yan kısmına entegre edilmiş bir hava yastığı bulunuyor. Bu hava yastıklarının amacı, olası bir yandan çarpma anında saniyeler içinde patlayarak sürücü ve yolcuları korumak. Bu hayati güvenlik sistemi sebebiyle birçok otomobil üreticisi, hava yastıklarının güvenle dışarı çıkabilmesi için kılıf ve örtü kullanılmaması konusunda uyarılarda bulunuyor. Hava yastığının açılmamasına sebep olabilir. Bu hava yastıkları, normal şartlarda koltukların yan taraflarından rahatça çıkabilecek şekilde tasarlanıyor. Ancak bu örtü ve kılıflar, bölgeyi kapatıyor. Hava yastığı, kaza anında tetiklense bile sert kumaşı ve dikiş direncinden dolayı zamanında açılamıyor; açılsa da yanlış yöne patlayabiliyor. Bu durum, güvenlik sisteminin görevini yerine getirememesine ve ciddi yaralanmalara neden olabilir. "Airbag Uyumlu" kılıflar da zararlı mı? Yan hava yastığı bulunan her otomobilde kesinlikle koltuk kılıfı kullanılamaz demek elbette doğru bir ifade olmaz. Üstelik bazı üreticiler, kılıf ambalajlarının üzerine “airbag uyumlu” ibaresi koyuyor ve bunun için özel dikişler kullanıyor. Ancak bu kılıfları kullanmak için de bu örtülerin gerçek bir güvenlik testinden geçmiş olması gerekiyor. Bunun yanında koltuktaki kılıf ve minderlerin kayma yaparak emniyet kemerinin dengesini ve sürücünün oturuş pozisyonunu bozabileceğini atlamayalım. Tek sebep güvenlik değil. Kulağa biraz garip gelebilir ama koltuk kılıflarının bir diğer dezavantajı da koltuk döşemesini zamanla yıpratmaları. “Biz zaten koltuklar yıpranmasın, kirlenmesin diye örtmüyor muyuz?” diye düşünebilirsiniz. Ancak koltuk kılıfları, her zaman beklenen işlevi yerine getirmiyor. Zamanla kılıf ve koltuk arasına giren toz ve küçük parçacıklar, koltuğa oturdukça kumaşın sürtünmesine ve döşemenin aşınmasına neden olabiliyor. Üstelik kılıfın altında kalan toz ve kirleri de görmek mümkün olmadığından döşemenin daha hızlı yıpranmasına yol açabiliyor. Özetle; sırf koltukların yıpranmasını önlemek için koltuklarında kılıf ve örtü kullanmak, güvenlik sistemini engellemeye değecek bir hamle mi tartışılır.

Araba Koltuklarına Neden Kılıf ve Örtü Örtmemeliyiz?

Elektrikli Araç Yangınlarını Söndürmek Neden Daha Zor?

Herhangi bir otomobilde çıkan yangında itfaiye, yangına hızlı bir şekilde müdahale ederek alevleri kısa sürede kontrol altına alabiliyor. Ancak elektrikli otomobillerde bu durum, sanılandan daha uzun bir vakit alıyor. Elektrikli otomobillerde çıkan yangınlar neden normale göre daha zor söndürülüyor? Bu durumun arkasında, sanılanın aksine çok daha kritik sebepler var... İlk faktör: Termal kaçak Elektrikli araçlarda çıkan yangınların en büyük ve en tehlikeli nedeni "termal kaçak", yani kontrolsüz zincirleme reaksiyondur. Bu sistem, batarya hücrelerinden bir tanesi bile aşırı ısındığında ve hasar gördüğünde, ürettiği ısıyı yanındaki hücreye aktarmasıyla çalışıyor. Oluşan yangın, her ne kadar dışarıdan sönmüş gibi görünse de içten içe devam ediyor. Yüksek ısı seviyeleri patlama riskini artırıyor. Termal kaçak başladığında muazzam derecelerde bir sıcaklık ortaya çıkıyor. Bu sıcaklık, hücrelerin içinde sıkışan gazların genleşmesine ve art arda küçük patlamalar yaşanmasına yol açıyor. Üstelik bu yüksek sıcaklığın aracın diğer bölümlerine ve çevreye sıçrama riski taşıdığı da aşikar. Yangına müdahale eden ekiplerin özellikle bu ihtimalleri kontrol altında tutması gerekiyor. Batarya tasarımı müdahaleyi zorlaştırıyor. Üreticiler, elektrikli otomobilleri tasarlarken bataryaları darbelere ve dış etkenlere karşı korumak için geliştiriyor ve oldukça dayanıklı, modüler muhafazalar içine hapsediyor. Bu tasarım, normal şartlarda hayat kurtarsa da yangın anında büyük bir engele dönüşüyor. Yangını söndürmek için sıkılan su ve kimyasal maddeler, bu zırhlı bölmelerin içine geçip doğrudan yanan hücrelere maalesef ulaşamıyor. Peki yangını söndürürken neden çok fazla su kullanılıyor? Genellikle yangına müdahale ederken su ve köpük kullanmak, söndürülmesinde hızlı bir sonuç verebilir. Bilindiği üzere elektrikli otomobillerde lityum iyon bataryalar kullanılıyor ve bu bataryalarda durum, sandığımızdan kolay olmuyor. Yangının su müdahalesi ile sönmemesi, suyun işe yaramadığı anlamına gelmemeli. Çünkü buradaki kritik nokta, suyun aslında bataryadaki tüm sıcak noktalara ulaşamaması. Batarya muhafazasının içine giremediğinden sadece dış yüzeyi soğutan su, içteki reaksiyonu durduramadıkça söndürme de hiçbir şekilde gerçekleşemez. Araç söndürülse bile günler sonra yeniden alev alabilir. Elektrikli araçlarda oluşan yangının hemen söndürülmesi, tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Hasar görmüş ama patlamamış hücrelerde kalan artık enerji, saatler, hatta günler sonra bile tekrar ısınarak araç hareketsizken alev almasına neden olabilir. İşte bu yüzden yanan elektrikli bir araç, söndürülse dahi günlerce termal kameralarla takip edilmeli ve izole bir alanda bekletilmelidir. Yanıcı ve zehirli gazlar açığa çıkabilir. Bataryanın içindeki elektrolitler yandığında ortaya yalnızca duman değil, zehirli kimyasallar ve gazlar da yayılıyor. Hidrojen florür gibi yüksek derecede korozif ve akciğerlere zarar veren gazların yanı sıra karbonmonoksit, metan ve hidrojen gazı açığa çıkar. Kapalı veya dar alanlarda biriken bu gazlar, ikincil patlamalara zemin hazırlayarak müdahale ekiplerinin hayatını doğrudan riske atıyor. Her araç, aynı şekilde söndürülmez. Her elektrikli aracın tasarımı ve batarya kapasiteleri birbirinden farklıdır. Bu sebeple her araç için tek bir söndürme yönteminin olduğunu söylemek pek doğru olmaz. Üreticiler, yüksek voltaj sisteminin nasıl devre dışı bırakılacağı ve bataryanın hangi kısımda bulunduğu gibi bilgilerine acil durum kılavuzunda yer veriyor. Dolayısıyla aracı iyi tanımak da yangına doğru müdahale edebilmek açısından kritik. Elektrikli araç teknolojisi, her ne kadar kolaylık sağlasa da yangınla mücadele standartları dünya genelinde tam oturabilmiş değil. İlerleyen teknolojilerle birlikte araçların da yangına daha dirençli hale getirilmelerini umuyoruz.

Elektrikli Araç Yangınlarını Söndürmek Neden Daha Zor?

ChatGPT "Zamanlanmış Görevler" Özelliği Ücretsiz Oldu! İşte Yapabilecekleriniz

OpenAI, geçtiğimiz aylarda tanıttığı ve şimdiye kadar sadece ücretli planlarda sunduğu zamanlanmış görevler altyapısını tüm kullanıcılarına dağıtmaya başladı. Ücretsiz hesap sahipleri artık sistem üzerinden en fazla 3 farklı görev planlayarak günlük işlerini yapay zekaya devredebiliyor, ileri tarihli ve tekrarlayan görevler tanımlayabiliyor. Belirli saatlerde haber özetleri derlemek, seyahat tarihlerine yönelik bildirimler oluşturmak veya periyodik veri takibi yapmak gibi süreçler, yeni arayüz paneli üzerinden kolayca kontrol edilebiliyor. Ayrıca kullanıcılar hazırladıkları görev zamanlama şablonlarını bağlantı aracılığıyla diğer kişilerle de paylaşabiliyor. Görev zamanlayıcı özelliği ücretsiz hesaplarda nasıl çalışıyor? Sol panelde yer alan görev zamanlayıcı menüsü üzerinden sohbet botuna belirli periyotlarda çalışacak komutlar verilebiliyor. Örneğin platforma her sabah günün önemli gelişmelerini derleme veya belirli bir tarihte hatırlatma yapma talimatı atanabiliyor. Önceden yalnızca abonelik sistemine dahil olan bu işlev, artık standart hesaplarda da doğrudan kullanılabiliyor. Zamanlanmış görev şablonları paylaşılabilecek Sistem, kullanıcıların kendi kurguladıkları zamanlama komutlarını dışarıya aktarmasına da olanak tanıyor. Hazırlanan bir görev dizisi, oluşturulan bir bağlantı aracılığıyla başka bir kullanıcıya iletilebiliyor. Böylece farklı kullanıcılar, benzer iş akışlarını sıfırdan kurgulamak zorunda kalmadan tek tıkla kendi hesaplarına aktarabiliyor. Ücretli hesaplara Gmail ve Slack entegrasyonu getirildi Ücretsiz kullanıcılara açılan zamanlayıcı özelliğinin yanı sıra, ücretli aboneler için de yeni entegrasyonlar duyuruldu. Plus ve üstü paketleri kullananlar; ChatGPT’yi Gmail, Slack ve GitHub hesaplarıyla ilişkilendirebilecek. Bu sayede belirtilen platformlarda bir hareketlilik yaşandığında yapay zeka otomatik olarak tetiklenerek belirlenen işlemleri başlatabilecek.

ChatGPT Zamanlanmış Görevler Özelliği Ücretsiz Oldu! İşte Yapabilecekleriniz

Siber Güvenlik Başkanlığı 47 Farklı Alanda Uzman Personel Alacak

Teknoloji dünyasında hız kesmeden yaşanan gelişmeler ve tamamen dijitalleşen dünyada siber güvenlik çok büyük bir önem kazandı. T.C. Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı da bu kapsamda bir hamleyle karşımıza çıktı. Kurum, ulusal siber güvenlik kapasitesini geliştirmek ve ülkenin dijital egemenliğini tahkim etmek amacıyla uzman personel istihdam süreci başlattığını açıkladı. Başkanlık bünyesinde gerçekleştirilecek bu alımlar, kurumun merkez teşkilatı hizmet birimleri ile İstanbul İl Temsilciliğinde görevlendirilecek sözleşmeli uzman personelleri kapsıyor. Alımların temel amacı; Türkiye'nin dijital varlıkları ile kritik altyapılarını siber tehditlere karşı korumak, ulusal kapasiteyi büyütmek ve yerli kabiliyetleri daha dirençli bir dijital gelecek doğrultusunda güçlendirmek. 47 farklı alanda alım yapılacak Söz konusu alım süreci, siber güvenliğin teknik ve stratejik boyutlarını kapsayan toplam 47 farklı görev alanında yürütülecek. Adaylar pozisyonlarına göre Kıdemli Uzman, Uzman ve Analist kademelerinde istihdam edilecekler. Görev alanları arasında Adli Bilişim, Siber Tehdit İstihbaratı, Zararlı Yazılım Analizi, Siber Olay Müdahale ve Siber Güvenlik Operasyonları gibi doğrudan güvenlik odaklı disiplinler yer alıyor. Ankara ve İstanbul’da alınacağını belirtelim. Bunun yanı sıra teknolojik altyapının geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Yazılım Geliştirme, Veri Analitiği, Yapay Zekâ, Kurumsal Mimari ve BT Yönetişimi gibi uzmanlık alanlarından da personel alımı yapılacağı duyuruldu. Bu yeni katılımlarla birlikte Siber Güvenlik Başkanlığı; siber tehditlerin erken tespitinden analizine, olaylara müdahaleden güvenli dijital sistemlerin sıfırdan inşasına kadar geniş bir sahada kurumsal kapasitesini artırmayı hedefliyor. Başvurular, 21 Ağustos 2026 tarihinde başlamış olup 11 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. İş arayan ve şartları taşıyan adaylar başvurularını yalnızca elektronik ortamda, Başkanlığın resmi adresi olan kariyer.siberguvenlik.gov.tr üzerinden gerçekleştirebilecekler. İlan kuralları gereği adaylar, taşıdıkları şartlara uygun pozisyon ve görev alanlarından sadece tek bir tanesi için başvuruda bulunma hakkına sahip. Değerlendirme aşamasında lisans/ön lisans genel not ortalaması ile üniversite yerleştirme sıralaması esas alınarak bir sıralama oluşturulacak. Her görev alanı için belirlenen ilan kontenjanının 4 katı kadar aday sınav aşamasına davet edilecek. Sınavlar Ankara'da yapılacak olup pozisyonun gereksinimlerine göre yazılı, sözlü ve/veya uygulamalı metotlarla gerçekleştirilecek. Ayrıca sözlü sınav öncesinde adayların değerlendirilmesine veri sunması amacıyla bir kişilik envanteri uygulanacak. Sınav sürecinde başarılı sayılabilmek için 100 tam puan üzerinden en az 70 puan alma şartı olacak.

Siber Güvenlik Başkanlığı, 47 Farklı Alanda Uzman Personel Alacak: İşte Başvuru Şartları ve Detaylar

Prime Video'nun Film ve Dizi Kiralama Hizmeti Türkiye'ye Geldi!

Uygun fiyatı, Prime aboneliğiyle gelmesi ve sunduğu dizi filmler ile Türkiye’de de çok ilgi gören Prime Video, yurt dışında yalnızca abonelik sistemi olarak değil, aynı zamanda kiralama hizmeti de veriyordu. Şimdi ise bu konuda ülkemizdeki kullanıcıları sevindirecek bir gelişme yaşandı. Platform, “Prime Video Mağazası” ismi verilen hizmetini resmen ülkemizde satışa sundu. Bu hizmet sayesinde kullanıcılar, herhangi bir abonelik zorunluluğu olmadan film ve dizi kiralama imkânına sahip olacak. Abone olmaya gerek kalmadan 27 Eylül’e kadar 9,90 TL’ye film kiralayabileceksiniz Tıpkı Apple TV’de olduğu gibi Prime Video Store üzerinden de istediğiniz filmi kiralamanız mümkün olacak. En iyi yanlarından biri ise fiyatların çok düşük seviyelerde olabilmesi. Öyle ki çok sayıda filmi 9,90 TL gibi âdeta sakız parasına kiralayıp izleyebiliyorsunuz. Aynı zamanda 130 ila 270 TL gibi fiyatlar arasına filmleri satın da almanız mümkün. 9,90 TL’lik fiyat için 27 Eylül’e kadar ifadeleri kullanılmış. Muhtemelen bu tarihten sonra kiralama ücretleri biraz daha yükselecek. Bu yüzden 9,90 TL’yi kaçırmamanızı öneririz. Prime Video Store’a direkt buradaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz. Aynı zamanda mağaza, direkt Prime Video arayüzüne de entegre çalışıyor. Böylece ek bir uygulama indirmenize veya yeni hesaplar oluşturmanıza gerek yok. Direkt mevcut Amazon hesap bilgileri üzerinden işlem yapabiliyorsunuz. Hangi filmleri Prime Video Mağazası üzerinden kiralayabiliyor veya satın alabiliyorsunuz? Oppenheimer Primat The Running Man Bugonia Gladiator II Recep İvedik 7 Billie Eilish - Hit Me Hard and Soft Spider-Man: No Way Home Super Mario Bros. Jurassic World Rebirth Mission Impossible The Final Reckoning Çığlık 7 Yukarıda şu anda kiralanıp satın alınabilen filmlerden öne çıkan bazı yapımları görebilirsiniz. Tabii ki bunlar dışında düzinelerce daha film var. Aynı zamanda dizilere de erişebiliyorsunuz. İlerleyen dönemlerde, Hamnet, Wicked for Good gibi filmlerin de geleceği söyleniyor.

Prime Video, Film ve Dizi Kiralama Mağazasını Türkiye'ye Getirdi: Sakız Parasına Film İzleyin!

GTA 6'da Olmasını Beklediğimiz Her Şey: En Gelişmiş Harita, Sürüş Mekanikleri, NPC'ler...

Rockstar Games, 27 Ağustos'ta oyuna dair yeni bir "Extended Look" yayınlamaya hazırlanırken internette CYBERLEEK adlı bir kullanıcının paylaştığı görüntüler ortalığı karıştırdı. Kullanıcının oyuna dair sızıntı görseller paylaştığı tespit edildi. Henüz gerçeği yansıtıp yansıtmadığı bilinmese de görüntülerde devasa Leonida haritasından oynanış mekaniklerine kadar birçok ayrıntı bulunuyor. Peki bu sızıntılara göre oyunda hangi özellikler değişmiş görünüyor? Görüntülerin GTA 6'ya ait olduğu net değil. CYBERLEEK adlı kullanıcı tarafından paylaşılan bu görüntülerin gerçek olup olmadığı konusunda kesin bir doğrulama henüz yok. Ancak Take-Two Interactive'in, paylaşılan bazı videolar için DMCA kapsamında kaldırma taleplerinde bulunması, görüntülerin gerçek olabileceğine dair güçlü bir işaret olarak değerlendiriliyor. Yine de görüntülerin eski bir GTA 6 geliştirme sürünümünden olma ihtimalini de göz ardı etmemek gerekiyor. Rockstar'ın geçen bu sürede oyunda bazı özellikleri değiştirmiş olması da muhtemel. Gelelim sızdırılan özelliklere: Şimdiye kadarki en geniş harita sunulabilir. Sızıntı görüntülerinde ilk dikkat çeken şey, GTA 6'nın Leonida haritası Vice Dale County, Mariana County, Kelly County, Leonard County ve Lummox County olmak üzere beş farklı bölgeye ayrılıyor. Haritaya bakınca Vice City'nin yanı sıra bataklıklar, dağlık alanlar, küçük adalar ve farklı doğal ortamlar da görüyoruz. Jason'ın uçakla Vice City üzerinde uçtuğu görüntüler ise haritanın ne kadar büyük olduğuna dair ilk sinyalleri veriyor. Yeni bir onur ve dayanıklılık sistemi Oyunda Red Dead Redemption 2'yi hatırlatan bir onur ve dayanıklılık sistemi bulabiliriz. Sızdırılan görüntülerin birinde ekranın sağ altında emoji benzeri bir simge bulunuyor. Jason'ın bir sivile saldırmasının ve polis tarafından fark edilmesinin ardından bu simgenin de değiştiği görülüyor. Polise saldırmasının ardından benzer simgenin yanında da eksi işareti beliriyor. Bu durum, gerçek bir onur sistemi mi değil mi henüz bilemiyoruz. Ancak eğer tahminler doğruysa, GTA 6'da oyuncunun yaptığı bazı şeyler, karakterin durumunu etkileyebilecek. Stamina sistemi Sızdırılan görüntülerde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise stamina, yani dayanıklılık sistemi. Jason, bir karaktere defalarca vurduktan sonra ekranın üst kısmında bir dayanıklılık çubuğu beliriyor. Vuruşlara devam ettikçe çubuk azalıyor. Bu da oyunda artık bir dayanıklılık sınırı olabileceğini düşündürüyor. Aranma sistemi Meşhur yıldızlı aranma sistemi de sızıntılarda farklı görünen detaylardan biri. Görüntülerde altı yıldızlı aranma seviyesinin geri dönebileceği iddiası yer alıyor. Bunun yanında aranma seviyesinin altında kıyafet, yüz ve araçla ilişkilendirilebilecek üç farklı simge mevcut. Tahminlere göre bu simgeler polisin oyuncuyu hangi özelliklerden tanıdığı ile ilgili. Bu yüzden polisten kaçmak, GTA 5'te olduğundan daha karmaşık olabilir. Yükleme ve depolama Loadout ve Storage seçenekleri, oyunun envanter sisteminde önemli bir değişiklik yapılabileceğini düşündürüyor. Jason'ın aracının arkasında bu iki seçeneğin görünmesi, silah ve ekipmanların araçta saklanabileceği ve farklı durumlar için farklı ekipman setleri hazırlanabileceği ihtimalini doğuruyor. Bir başka görüntüde ise karakterin üzerinde sınırlı sayıda silah bulunduğu görülüyor. Bu sistem, gerçekten yeni çıkacak GTA 6'da varsa artık oyuncular, her silahı yanında taşıyamayabilir. NPC etkileşimleri NPC sistemine bakıldığında ise Red Dead Redemption 2'den bazı özellikler alınmış gibi görünüyor. Görüntülerin birinde Jason, karşısındaki karakterle etkileşime girerken "Bombayı Etkisiz Hale Getir" ve "Uyar" gibi seçenekler ekranda belirmiş görünüyor. Bu özelliğe bakıldığında ise artık oyuncular, her NPC karakterine direkt saldırmak yerine duruma göre farklı tepkiler geliştirebilecekler. Araç sağlığı ve yakıt sistemi Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise oyunculara yakıt ve aracın hasar durumunun gösterilmesi. Ayrıca görüntülere bakıldığında haritada işaretlenen benzin istasyonlarından birinde Jason, yakıt doldurma veya tamir etme seçenekleriyle karşılaşıyor. Daha küçük detaylar Yukarıda bahsettiğimiz büyük detayların yanında bir de küçük ayrıntılar var. Bunlar: Karakter özellikleri Oynanabiilir basketbol Su ve nesne fiziği Geliştirilmiş NPC tepkileri Araç etkileşimleri Yeni dövüş animasyonları Araç çalarken “Clone Key” veya “Camı Kır” seçenekleri Ayrıca karakterlerin yüzebildiği, su altında dalabildiği, kıyafet ve şapka gibi eşyaların alınabildiği, cesetlerden eşya toplanabildiği ve bazı bölgelerde izinsiz giriş yapıldığında güvenliğin müdahale ettiği de küçük detaylar arasında. Ancak tekrar yinelemek gerekir ki GTA 6 sızıntı görüntülerindeki her şey oyunda olmayabilir. Bunlar, kesinleşmiş özellikleri yansıtmıyor. Bu sızıntıların en az bir yıl, hatta daha eski bir geliştirme sürümünden gelmiş olabileceğini de düşünürsek Rockstar'ın bu süreçte bazı sistemleri değiştirmiş veya tamamen kaldırmış olması yüksek bir ihtimali. 19 Kasım 2026 tarihinde resmi çıkış yapacak olan oyun için Rockstar'ın 27 Ağustos'ta yeni bir Extended Look yayınlaması ile bu görüntülerin ne kadar gerçeği yansıttığını görebileceğiz.

GTA 6'da Olmasını Beklediğimiz Her Şey: En Gelişmiş Harita, Sürüş Mekanikleri, NPC'ler...

Rockstar'dan GTA 6 Sızıntıları Hakkında Resmî Açıklama Geldi

19 Kasım tarihinde piyasaya sürülecek 27 Ağustos’ta ise Netflix üzerinden oynanış görüntüleri resmî olarak yayımlanacak dünyanın en çok beklenen oyunu GTA 6, geçtiğimiz haftadan bu yana büyük sızıntılarla karşı karşıyaydı. Cyberleek isimli bir kullanıcı 18 Ağustos’tan bu yana oyuna ait olduğu belirtilen videolar paylaşıyordu. Rockstar, videolara telif atsa da sızıntılar başladığından beri sessizdi. Bugün o sessizlik bozuldu. Oyun devi, resmî hesapları üzerinden olaylara ilişkin bir açıklama yayımladı. Açıklamada görüntülerin GTA 6’ya ait olduğu doğrulandı. Rockstar tarafından yapılan açıklama Firma, açıklamasında sızan videoların ekip için hayal kırıklığı ve üzüntü yarattığını ifade ederken oyunseverlerin GTA 6’yı böyle görmesini istemediklerini belirtti. Şirket, oyunun bu kadar uzun sürmesiyle ilgili üzüntülü olduklarını aktarırken beklentilerin ne kadar yüksek olduğunun da farkında olduklarını ifade etti. Ayrıca yarınki Netflix’te yayımlanacak görüntüler için çok heyecanlı olduklarını belirtirken beklentileri aşmak için kararlı olduklarını da ekledi. Herhangi bir ertelemenin söz konusu olmadığı da görüldü. Açıklamanın çevirisine aşağıdan ulaşabilirsiniz: "Herkese merhaba, Birçoğunuzun, geçtiğimiz hafta yaşanan olaylarla ilgili bizden bir haber beklediğini biliyoruz. Grand Theft Auto VI oynanış videolarının bu şekilde sızdırılmasının ekibimiz için son derece üzücü olduğunu söylemek hafif kalır; nitekim bunca zamanın ardından oyunu görmenizi amaçladığımız şekil kesinlikle bu değildi. Oyunun tamamlanması (Hemen hemen bitti sayılır!), daha fazla ayrıntı ve resmi oynanış görüntülerinin paylaşılması ve topluluğun bilmek istediği her şeyin sunulması dahil olmak üzere, sürecin bu kadar uzun sürmesinden dolayı çok üzgünüz. Yarın sunacağımız kapsamlı tanıtımı herkesin izleyecek olmasından dolayı büyük heyecan duyuyoruz. Hazırlık süreci arzu ettiğimizden daha uzun sürdü ancak yaptığımız her işte olduğu gibi beklentilerinizi aşmamız gerektiğini biliyoruz ve beklediğiniz, hak ettiğiniz seviyede bir iş ortaya koymaya kararlıyız. Planlanan oyun deneyiminin bazı sızıntılardan etkilenme ihtimali talihsiz bir durum olsa da herkesin 19 Kasım'da oyunu bizzat deneyimlemek için biraz daha sabretmesini umuyoruz. Geçtiğimiz hafta destek mesajlarıyla bize ulaşan tüm topluluk üyelerine teşekkür etmek istiyoruz; sözleriniz bu ekip için tahmin edebileceğinizden çok daha büyük bir anlam taşıyor. Nihayetinde bu oyunu sizler için hazırlıyoruz ve sizler olmasaydınız, oyun yapma ayrıcalığına sahip olamazdık. Yakında sizlerle daha fazla paylaşımda bulunmayı dört gözle bekliyoruz. Saygılarımızla, Rockstar Games"

Rockstar, GTA VI Sızıntılarının Gerçek Olduğunu Kabul Etti: İşte Resmî Açıklama

The Witcher 3 PlayStation Fiyatına Zam Geldi!

Dün akşamki Gamescom etkinliğiyle birlikte günümüz grafiklerine sahip remaster versiyonu duyurulan ve yeni DLC’sinden fragman gelen The Witcher 3: Wild Hunt, 11 yıl geçmesine rağmen hâlen çok sevilen bir oyun konumundaydı. Bu da günümüzde de sıkça satın alındığı anlamına geliyor. Ancak bugün The Witcher 3 ile alakalı moralleri bozacak bir gelişme yaşandı. The Witcher 3’ün Complete Edition sürümüne PlayStation Store üzerinden devasa bir zam yapıldı. İşte yeni fiyatı. The Witcher 3'ün yeni fiyatı Column 1 Yeni fiyatı Eski fiyatı The Witcher 3: Wild Hunt - Complete Edition 999 TL 2.149 TL Oyunun bugünden önceki fiyatı 999 TL’ydi. Ancak gelen yeni zamla birlikte 2.149 seviyesine kadar çıktı. 11 yaşındaki bir oyuna bu kadar para vermek zorunda kalmak maalesef oyuncular için moral bozucu bir durum. Zammın oranı %115 seviyesinde.

The Witcher 3'e PlayStation'da Devasa Zam Geldi! İşte Yeni Fiyatı

Samsung Galaxy S27 Ultra Tasarımı Sızdı: iPhone 17 Pro Max'e Benzeyecek

Samsung, yeni amiral gemisi telefonları olacak Galaxy S27 serisini 2027’nin ilk aylarında bizlerle buluşturacak. Cihazların çıkışına daha uzun bir süre olsa da şimdiden sızıntılar gelmeye başladı. Bugün ise serinin en güçlüsü olacak Galaxy S27 Ultra ile ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Galaxy S27 Ultra’nın render görüntüleri ortaya çıktı. Bu görüntüler, telefonun tasarımına şimdiye kadarki en net şekilde göz atmamızı sağlıyor. Eğer gerçekten böyle olursa Samsung’un iPhone 17 Pro benzeri bir tasarım diline yöneleceğini görebiliriz. Galaxy S27 Ultra böyle gözükecek Android Headlines tarafından paylaşılan yüksek çözünürlüklü render görüntülere baktığımızda Samsung'un yıllardır sürdürdüğü dikey kamera diziliminden vazgeçebileceğini görüyoruz. Şirket bunun yerine soldan sağa kadar uzanan bir dikdörtgen kamera adası yerleştirip kameraları sol tarafa yerleştirebilir. Bu yeni tasarım yaklaşımı, Apple'ın son dönem modellerini andıran bir kamera görünümüne sahip. Şirketin kamera tasarımı aslında kullanıcılar tarafından beğeniliyordu. Bu yüzden olası bir değişikliğin sert eleştirilere maruz kalma ihtimali yüksek. Görsellerden iPhone 17 Pro Max ile yan yana gelip nasıl göründüğünü de görebilirsiniz. *iPhone 17 Pro Max & Samsung Galaxy S27 Ultra Cihazın 163.76 x 78.25 x 7.97 mm boyutlarla geleceği belirtilmiş. Böyle olursa önceki nesilden daha geniş ve uzun olacağı anlamına geliyor. Gövde kalınlığı 7,97 mm iken kamera adasıyla toplam kalınlığı 12,53 mm’ye ulaşacak. 6,9 inç boyutunda ekran ve Snapdragon 8 Elite Gen 6 Pro işlemci de beklenen diğer özellikleri arasında.

Samsung Galaxy S27 Ultra’nın “E Bu iPhone 17 Pro” Olmuş Dedirten Tasarımı Sızdırıldı

GTA 6'nın Ağızları Açık Bırakan Gece Kulübü Videosu ve Gelen Tepkiler

Tarihin en çok beklenen oyunu GTA 6, yaklaşık 1 haftadır büyük sızıntılarla karşı karşıya. Cyberleek isimli bir kullanıcı, 18 Ağusos’tan bu yana her gün oyundan oynanış görüntülerini bizlerle buluşturuyor. Yakın zamanda paylaşılan ve oyundaki bir gece kulübünün nasıl görüneceğini gösteren video da bunlardan biri. GTA 6’nın gece kulübü görüntüleri, kısa sürede tüm sosyal medyada gündem oldu. Öyle ki görüntülerde insanlar, gece kulübünün yapısı gibi detayların inanılmaz gerçekçi olması herkesi etkiledi. Gece kulübü böyle gözükecek *Görüntüler Rockstar tarafından her an kaldırılabilir. Görüntülere baktığımızda ana karakter Jason ile bir gece kulübüne girildiği görülüyor. Burada müzik çalıyor, müşteriler eğleniyor. Grafikler, atmosfer ve sadece tek bir mekânda bu kadar detay olması gerçekten oyunun ne kadar büyük olacağını bir kez daha gözler önüne seriyor. Gerçek bir gece kulübüne girmiş hissiyatını ilk saniyeden itibaren yaşıyorsunuz. Gece kulübü sızıntısına gelen tepkiler Kulüpte yer alan bir kadının saç fiziğinin inanılmaz gerçekçi olması, herkesi çok şaşırttı. Bu kullanıcı "Bir de GTA 6'nın hiçbir şeyi iyileştirmediğini söylüyorlar. Şu saç fiziğine bakın." Bu kullanıcı ise yine kadınların saçlarının inanılmaz gerçekçi olmasına dikkat çekmiş. Saç tellerinin hatasız bir şekilde parmaklar arasından geçmesi ve tepki vermesi, omuzların önüne atılması gibi detaylara yer verilmiş. Hatta daha eski bir versiyon olabileceği, son oyunun bundan çok daha iyi olabileceğini de eklemiş. Burada ise kulüpte yer alan bir karakterin suratının ne kadar gerçekçi olduğu belirtiliyor. İlk bakışta gerçek bir insanın fotoğrafı bile sanabilirsiniz. Aynı karakterin boydan da ne kadar gerçekçi durduğunu gösteren bir başka görsel.

GTA 6'dan Sızan İnanılmaz Gerçekçi Gece Kulübü Videosuna Gelen Tepkiler: Bu Kadar da Olmaz Dedirtiyor!

Hepsi 500 TL Altı! Amazon'da Bu Haftanın En Avantajlı Ürünleri

Alışveriş yaparken uygun fiyatlı ve gerçekten işlevsel ürünler bulmakta zorlanıyorsanız doğru yerdesiniz. Amazon'da hâlâ 500 TL'nin altında satın alabileceğiniz, günlük hayatı kolaylaştıran teknolojik aksesuarlardan ev ürünlerine kadar birçok seçenek bulunuyor. Biz de hem fiyat-performans açısından öne çıkan hem de kullanıcıların beğenisini kazanan bu ürünleri sizler için bir araya getirdik. 500 TL ve altı ürünlerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Bütçe dostu ürünleri bulabileceğiniz bazı kategoriler: 249 TL Altı Cep Telefonu Aksesuarları 299 TL Altı Yapı Market Gıda Ürünleri 249 TL Altı Kişisel Bakım ve Kozmetik 199 TL Altı Kırtasiye Sizin için seçtiğimiz uygun fiyatlı ürünler ise şöyle: Logitech Oyuncu Mouse Pad Logitech Mouse Pad'in yıpranmaya ve soyulmaya karşı dayanıklılık sağlayan dikişli kenarları bulunuyor. Oyunlardaki verimim artsın ve cebimden de çok para çıkmasın diyorsanız listemizin ilk sırasındaki bu önerimize göz atabilirsiniz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Rampage KB-R57 X-JAMMER Gaming Klavye Kablolu bağlantısı sayesinde oyun sırasında bağlantı kopması gibi sorunların önüne geçen Rampage klavye, 10 milyon tuş basım ömrü ile uzun süreli kullanım vadediyor. RGB aydınlatmaya sahip ürün, uygun fiyatlı oyuncu klavyesi arayanlar için değerlendirilebilecek seçeneklerden biri. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. McStorey MacBook Klavye Koruyucu Toz, kir ve olası sıvı dökülmelerine karşı koruma sağlayan bu ürün, silikon yapısıyla klavyenin üzerine kolayca yerleşiyor. Aynı zamanda Türkçe Q dizilimine sahip ve Touch ID kullanımını da engellemiyor. Özellikle bilgisayar başında sık vakit geçiriyor ve klavyenizi uzun süre temiz tutmak istiyorsanız, böyle bir ürün işinize yarayabilir. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Baseus Ingenuity USB 3.1-Type-C Çevirici Kompakt boyutuyla çantada ya da cebinizde kolayca taşıyabileceğiniz Baseus çevirici, USB 3.1 desteği sayesinde 10 Gbps’ye kadar veri aktarım hızına ulaşabiliyor. Ürün sayesinde USB bellek, klavye, mouse gibi USB-A bağlantılı aksesuarları Type-C girişli telefon, tablet veya bilgisayarlarla kullanmak çok daha kolay hale geliyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Bluefox Musluk Ucu Su Arıtma Filtresi Musluk suyundaki klor, pas, tortu ve çeşitli organik safsızlıkları azaltmak isteyenler için Bluefox su arıtma filtresi pratik bir çözüm sunuyor. Seramik kaplamalı yapısının içinde aktif karbon bulunan kartuş, sudaki klor ve istenmeyen maddelerin azaltılmasına yardımcı olurken mineralleri sudan arındırmıyor. Kullanım sıklığına ve suyun kalitesine göre 3 ila 6 ay arasında kullanılabilen kartuş, kirlendiğinde kutudan çıkan zımpara ile temizlenerek tekrar kullanılabiliyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Juo Tablet ve Telefon Tutucu Stant Bu standı esnek gövdesi sayesinde istediğiniz açıya göre ayarlayabilirsiniz. 360 derece dönebilen başlığı sayesinde cihazınızı yatay veya dikey konumda kullanabilirsiniz. Masa ve sehpa gibi yüzeylere kelepçeyle sabitlenen ürün, kaymaz yapısıyla telefonu ya da tableti yerinde tutmaya yardımcı oluyor. Özellikle video izlerken, görüntülü görüşme yaparken veya içerik üretirken ellerinizi serbest bırakmak için ideal. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Coofbe Klavye ve Mouse İçin Bilek Destek Seti Listemize bir set ile devam ediyoruz. Ürünün yumuşak silikon dolgusu bilekleri desteklerken kaymaz tabanı masa üzerinde sabit kalıyor. Klavye ve mouse için iki ayrı destekten oluşan bu set, özellikle gün boyu çalışanlar ve oyun oynayanlar için gerekli diyebiliriz. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Bluefox Dijital Mutfak Terazisi Mutfakta ölçüleri göz kararı yapmak yerine daha hassas sonuçlar almak isteyenler için Bluefox dijital mutfak terazisi iyi bir seçenek olabilir. Paslanmaz çelik yüzeyiyle kolay temizlenen ürün, 5 kilograma kadar ölçüm yapabiliyor ve dara fonksiyonu sayesinde kabın ağırlığını hesaba katmadan malzemeleri tartmanıza yardımcı oluyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz. Aydos 20W Oval Beyaz LED Özellikle balkon, bahçe veya banyo gibi nemli alanları aydınlatmak için kullanılan Aydos LED lamba, dayanıklı yapısıyla öne çıkıyor. Beyaz LED ışığıyla bulunduğu ortamı oldukça aydınlık hale getiren bu ürün; tavan ya da duvara monte edilebilmesi ile kullanıcıların tercihi oluyor. Ürünü incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Hepsi 500 TL Altı! Amazon'da Bu Haftanın En Avantajlı Ürünleri

Gemini Görsellerinde Filigran Nasıl Kaldırılır?

Gemini ile görsel oluştururken görseli indirdiğinizde sağ alt köşede bir filigran görebilirsiniz. Özellikle bu görseli başka bir yerde kullanacaksanız, filigranı kaldırmak biraz vaktinizi alabilir. Gemini de birkaç ayar sayesinde bu filigranı kaldırmak aslında çok kolay. Bu ayarlama sayesinde artık Gemini ile görsel oluştururken yeni oluşturacağınız görsellerde görünür filigranın çıkmasını engelleyebilirsiniz. Gemini görsellerindeki görünür ve görünmez filigranın farkı nedir? Gemini'den görsel oluştururken görsellerde iki farklı türde işaretleme bulunabiliyor. Bunlardan biri, görselin üzerinde doğrudan gördüğümüz Gemini filigranıdır. Bir diğeri ise kullanıcı tarafından fark edilmeyen SynthID, yani dijital filigrandır. Görünür filigran, görselin yapay zeka ile oluşturulduğunun kolayca anlaşılmasını sağlamak için kullanılır. SynthID ise görselin piksellerine yerleştirilen ve özel araçlarla tespit edilebilen görünmez bir işarettir. Gemini'de filigran nasıl yok edilir? İlk olarak Gemini'yi açın ve sol alt kısımda yer alan “Ayarlar” seçeneğine tıklayın. Ayarlar menüsüne geldiğinizde biraz aşağıda “Medya Filigranı” seçeneğini göreceksiniz. Bu seçeneğin üzerine geldiğinizde ayarı “kapalı” konumuna getirin. Artık Gemini'de oluşturacağınız görsellerde filigran görmeyeceksiniz. Not: Eğer görsel oluştururken hâlâ filigranı görmeye devam ediyorsanız, bunun sebebi kullanmış olduğunuz hesabın iş veya okul hesabı olması olabilir. Peki görünmez filigran kaldırılabilir mi? Gemini'deki filigran ayarlarını değiştirmek, oluşturulan görseldeki tüm yapay zeka işaretlerinin de yok olduğu anlamına gelmiyor. Google, Gemini ile oluşturulan ve düzenlenen görsellere SynthID adı verilen görünmez bir dijital filigran daha ekliyor. Bu işareti biz her ne kadar göremesek de medya filigranı ayarını kapattığınızda SynthID dediğimiz görünmez filigran, bu durumdan etkilenmiyor ve görsellerde var olmaya devam ediyor. Yukarıdaki adımları takip ederek Gemini ile oluşturduğunuz görsellerde artık görünür filigranın çıkmasını engelleyebilirsiniz.

Gemini ile Oluşturulan Görsellerde Filigran Nasıl Kaldırılır?

Volkswagen, Yeni Pickup Modeli Tukan'ı Duyurdu

En büyük otomobil üreticilerinden biri olan Volkswagen, Brezilya'da düzenlenen Barretos Rodeo Festivali'nde adeta bir gövde gösterisi yaptı. Alman üretici, Amarok modelinin görsellerinin yanı sıra yepyeni pickup modeli Tukan’ı da resmî olarak tanıttı. Tukan, markanın Güney Amerika pazarındaki efsanevi modeli Saveiro’nun devamı niteliğinde konumlandırılıyor. Alman devinin temel amacı, Güney Amerika pazarında pickup satışlarını domine eden Fiat Strada’nın tahtını sallamak. Tukan, 2027 yılının başlarında resmen satışa açılacak. Gelin detaylarına bakalım. Karşınızda Volkswagen Tukan Tukan’ın temel görevi, kompakt pickup sınıfı ile orta boy pickup sınıfı arasında kalan boşluğu doldurmak ve efsaneleşen Saveiro’nun geniş müşteri kitlesini bünyesinde toplamak. Dış tasarımı, Volkswagen’in en güncel modellerinde gördüğümüz modern görsel dili birebir takip ediyor. Ön bölümde oldukça ince tasarlanmış farlar yatay bir aydınlatma şeridiyle birbirine bağlanırken tampon grubu gövdenin kaslı ve geniş duruşunu öne çıkarıyor. Arka kısımda ise "E" formundaki aydınlatma imzasıyla dikkat çeken stop lambaları, bagaj kapağını boydan boya kateden şık bir çıta ile birleşiyor. Alman üretici henüz resmi motor listesini açıklamadı ancak sektörde öne çıkan bazı iddialar var. İddialara göre giriş seviyesinde 1.6 MSI atmosferik motor varlığını korumaya devam edecek. donanım seviyelerinde ise 1.0 TSI motorun yanı sıra Güney Amerika pazarında bir ilk olarak 1.5 TSI Evo2 motor seçeneğinin sunulabileceği de iddialar arasında. Volkswagen, Tukan modelini pazara iki farklı kabin seçeneğiyle sunacak. Satışa çıkacak olan tek kabinli gövde tipi, ticari odaklı kullanım arayan ve Fiat Strada’nın daha erişilebilir versiyonlarını tercih eden kitleyi doğrudan hedef alacak. Diğer taraftan çift kabinli versiyon ise sadece iş için değil, günlük ve kişisel araç olarak da tercih edilebilecek. Bu çift kabinli türevlerin turbo beslemeli motorlar, otomatik şanzıman ve zengin donanım paketleriyle donatılması bekleniyor. Bu sayede pickup modellerini binek araç niyetine kullanan müşteri grubunun ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Aracın fiyatları ve diğer detayları 2027’de açıklanacak.

Volkswagen, Çok İddialı Tasarım ve Özelliklere Sahip Yeni Pickup Modeli Tukan'ı Duyurdu!

Uçak Seferi Gibi Uzay Yolculuğu: SpaceX'ten 100 Milyar Dolarlık Yeni Uzay Limanı

Uzay taşımacılığı sektöründe fırlatma sayılarını sürekli artıran SpaceX, bugüne kadarki en yüksek bütçeli yatırımını resmen duyurdu. Şirket, Amerika'nın Louisiana eyaletinde yer alan Pecan Adası yakınlarında 100 milyar dolar harcayarak yepyeni bir fırlatma merkezi inşa edeceğini açıkladı. Teksas ve Florida'daki mevcut merkezlere eklenecek olan Starbase Louisiana isimli bu tesis, şirketin üçüncü operasyon üssü olarak görev yapacak. Elon Musk, bu projeyle birlikte uzay yolculuğunu ticari havayolu taşımacılığı standartlarına getirmeyi planlıyor. İnşaat sürecinin 2027 yılında başlaması öngörülen projede, ilk Starship roketinin 2029'da havalanması hedefleniyor. Starbase Louisiana tam randımanlı çalışmaya başladığında, günde 30'u aşkın Starship uçuşu gerçekleştirerek yılda toplam 10.000 fırlatma barajını aşacak. Tesisin içinde kendi havalimanı ve güç santralleri bulunacak SpaceX'in bu yeni merkezi, daha önce Exxon firması tarafından kullanılan yaklaşık 125.000 ila 130.000 dönümlük bir kıyı şeridi üzerine konumlandırılacak. Proje planında, her birinde iki fırlatma rampası barındıran beş farklı fırlatma kompleksi yer alıyor. Toplam 10 rampayla hizmet verecek olan alan, şirketin günlük fırlatma sayısını doğrudan artıracak. İnşa edilecek alan sadece roket rampalarından ibaret kalmayacak. Tesis sınırları içinde personel ve aileleri için özel konut alanları, havalimanı, derin su taşımacılığı altyapısı ve güç üretim santralleri yer alacak. Ek olarak, bölgedeki doğal gazı işleyerek roketler için sıvı metan yakıtı üretecek bir birim de sisteme entegre edilecek. Falcon 9 emekli oluyor, tüm operasyon Starship'e geçiyor Bu yatırımın temel hedefi, Starship roketlerinin fırlatma trafiğini standart bir takvime oturtmak. Starbase Louisiana faaliyete geçtiğinde, SpaceX yıllardır ana taşıyıcısı olan Falcon 9 roketlerini kullanımdan kaldırmayı ve tüm görevleri Starship ile yürütmeyi planlıyor. Tek seferde 100 ton kargo taşıma kapasitesine sahip Starship roketleri, bu altyapı sayesinde normal bir havalimanından kalkan uçaklar gibi rutin bir şekilde fırlatılacak. Erozyon riski taşıyan kıyı şeridi için koruma projeleri yürütülecek Tesisin inşa edileceği Louisiana kıyı şeridi, her yıl yaklaşık 1 ila 7 metre arasında değişen bir toprak kaybı yaşayarak erozyon sorunuyla mücadele ediyor. SpaceX, dalga enerjisini hafifletmek ve bu toprak kaybını durdurmak için kıyı koruma dalgakıranları projeleri yürüteceğini bildirdi. Şirketin yöneticilerinden Gwynne Shotwell, arazinin büyük bölümünü doğal halinde bırakacaklarını ve mevcut toprak kaybını engellemek için eyalet kurumlarıyla ortak çalışmalar yürüteceklerini açıkladı. Tesis planlandığı gibi 2030'lu yılların başında tam kapasiteye ulaşırsa, bu bölge dünyadaki en yüksek uçuş sayısına sahip uzay üssüne dönüşecek.

Uçak Seferi Gibi Uzay Yolculuğu: SpaceX'ten 100 Milyar Dolarlık Yeni Uzay Limanı

Apple'ın Devrim Yaratan 40W Dinamik Şarj Adaptörü Türkiye'de: İşte Fiyatı

Apple, geçen yılki iPhone 17 lansmanında çok ses getiren bir ürün de tanıtmıştı. “40W Dinamik Şarj Adaptörü” ismi verilen bu ürün, içerdiği teknoloji nedeniyle dünyada bir ilk olmayı başarmış ve sektörde devrim yaratma potansiyeliyle piyasaya sürülmüştü. Ancak o zaman dünya çapında yoktu. Şimdi ise beklenen haber geldi. Apple, büyük beğeni toplayan 40W Dinamik Şarj Adaptörü ürününü resmen Türkiye’de satışa sundu. Peki bu ürünün ülkemizdeki fiyatı ne kadar? Nasıl özellikler sunuyor? Gelin tüm detaylara bakalım. Apple 40W Dinamik Şarj Adaptörü Türkiye fiyatı Apple’ın 40W’lık Dinamik Şarj Adaptörü, Türkiye’de 1.929 TL’lik bir fiyat ile satışa sunuldu. Ürün, şirketin resmî internet sitesi üzerinden satın alınabiliyor. Apple’ın 40W Dinamik Şarj Adaptörü neler sunuyor? Türünün tek örneği olan 40W’lık USB-C bağlantı noktalı dinamik adaptör, dünyada bir ilk olarak USB PD 3.2 AVS ve DPS desteğiyle geliyor. Peki bu ne demek? PD ve 3.2 kısımları güç dağıtımı ve son nesli ifade ederken AVS ise Ayarlanabilir Voltaj Desteği demek. Ancak onu burada onu eşsiz yapan şey DPS desteği. Bu sayede cihaz, küçük boyutuyla daha yüksek güç sunabiliyor, 40W’ın da üstüne çıkabiliyor. Dinamik Güç Kaynağı anlamına gelen DPS sayesinde cihaz, normal şarj adaptörleri gibi boyuta sahip olmasına rağmen maksimum 60W’a kadar güç sunabiliyor. Yani 40W’lık bir cihazdan 60W güç alabiliyorsunuz. iPhone’larda kullanılabilmesi de büyük bir avantaj. Telefonlara sınırlı süreliğine daha yüksek voltaj sağlayarak daha hızlı şarja imkân tanıyor. Yapılan testlerde yaklaşık 18 dakika boyunca telefonlara sabit 60W güç verebildiği görülmüştü. Bu da 20 dakikada %50 şarja ulaşabildiği anlamına geliyor.

Apple, Devrim Yaratan Dinamik Şarj Adaptörünü Türkiye'ye Getirdi: İşte Fiyatı

WhatsApp Yeni Güvenlik Özelliklerini Duyurdu: 6 Haneli PIN Kodları Tarihe Karışıyor

WhatsApp, kullanıcıların hesaplarını siber saldırılara karşı korumalarına yardımcı olmak amacıyla yeni güvenlik özelliklerini başlattığını açıkladı. Özellikle kimlik avı ve siber saldırı girişimlerinin daha karmaşık hale geldiği bu dönemde, hesap güvenliğini günlük kullanıcılar için daha kolay ve erişilebilir hale getirmek hedefleniyor. Bu kapsamda kullanıma sunulan yenilikler, yıllardır hayatımızda olan altı haneli PIN kodlarını değiştirerek iki adımlı doğrulama sürecini yeniden yapılandırıyor. Ek olarak, parola anahtarı kullanımının genişletilmesi ve Android cihazlarda bilinmeyen aramalar için sunulan yeni detaylar, hesap güvenliğini artıracak önemli adımlar arasında yer alıyor. İşte bu yeni güvenlik güncellemelerinin sunduğu başlıca özellikler. İki adımlı doğrulamada şifre dönemi Şimdiye kadar WhatsApp'ın iki adımlı doğrulama sistemi, hesap koruması için altı haneli bir PIN kodu kullanıyordu. Ancak yeni güncellemeyle birlikte bu sistem değişiyor ve kullanıcılara tam kapsamlı şifreler oluşturma imkanı sunuluyor. Özel karakterler içeren, daha uzun ve alfanümerik şifreler sayesinde PIN kodunu tahmin etmek oldukça zorlaşıyor. Böylece, tek kullanımlık şifreniz ele geçirilse bile hesabınızın ele geçirilmesini önlemek için daha güçlü bir koruma katmanı sağlanmış oluyor. Parola anahtarları ile daha kolay giriş WhatsApp, 2024 yılında desteklemeye başladığı ve halihazırda 1 milyar kişinin kullandığı parola anahtarları özelliğini genişletiyor. Kullanıcılar artık hesaplarına birden fazla parola ekleyebilecek. Bu durum, özellikle hem iOS hem de Android cihazı bir arada kullanan kişiler için pratik bir çözüm sunuyor. Kullanıcıların Face ID veya parmak izlerini kullanarak hesaplarına giriş yapmalarına olanak tanıyan bu sistem, şifrelerden daha güçlü bir alternatif oluşturuyor. Parola anahtarıyla giriş yapmak, kullanıcı adı ve şifre kombinasyonlarına olan ihtiyacı ortadan kaldırarak hesaplara uzaktan erişilmesini büyük ölçüde zorlaştırıyor. Bilinmeyen aramalara karşı daha fazla bilgi Yeni güncellemeler, yabancı numaralardan gelen aramalara karşı da kullanıcıları bilgilendirmeyi amaçlıyor. Android kullanıcıları, rehberlerinde kayıtlı olmayan birinden arama aldıklarında artık ekranda daha fazla bağlam bilgisi görecekler. Gelen arama ekranında numaranın farklı bir ülkeden olup olmadığı ve arayan kişiyle ortak bir grubunuzun bulunup bulunmadığı gibi detaylar yer alacak. Bu sayede, aramayı cevaplamadan önce durum değerlendirmesi yapmak için biraz daha fazla bilgiye sahip olabilmek mümkün olacak.

WhatsApp Yeni Güvenlik Özelliklerini Duyurdu: 6 Haneli PIN Kodları Tarihe Karışıyor

Dünyanın En Pahalı 10 Klasik Arabası

Bazı klasik arabaların pahası, sadece markasına göre biçilmiyor. Arabanın üretim sayısı, orijinalliği ve kimlerin kullanmış olduğu gibi detaylar, milyon dolarlara satılmasına sebep olabiliyor. İşte dudak uçuklatan fiyatlarıyla dünyanın en pahalı klasik otomobilleri... 1. Mercedes-Benz 300 SLR Uhlenhaut Coupé: 135 Milyon Dolar Açık artırmada en yüksek fiyata satılarak listenin zirvesinde yer alan Mercedes-Benz, bir otomobil için ödenen en yüksek doğrulanmış müzayede bedeline ulaşma özelliği taşıyor. Bu otomobili özel kılan şey ise kelimenin tam anlamıyla nadirliği. Mercedes, 300 SLR Uhlenhaut Coupé'dan yalnızca iki adet üretti. Aynı zamanda bu model, markanın 1950'li yıllardaki yarış programıyla doğrudan bağlantılı ve adını aracın geliştirilmesinde önemli rol oynayan Rudolf Uhlenhaut'tan alıyor. 2. Ferrari 330 LM / 250 GTO: 51,7 Milyon Dolar Otomobil açık artırmasında en pahalıya satılan Ferrari 330 LM / 250 GTO, Ferrari'nin resmi yarış takımı Scuderia Ferrari tarafından yarışlarda kullanılan tek 1962 GTO Tipo örneğidir. 1962 Nürburgring 1000 Kilometre Yarışı'nda sınıfını kazandı ve genel klasmanda ikinci oldu. 3. Mercedes-Benz W 196 R Stromlinienwagen: 51,1 Milyon Dolar Açık artırmada satılan en pahalı Grand Prix yarış otomobili olan 1954 Mercedes-Benz W 196 R Stromlinienwagen, W 196 R, 1955 sezonunda Juan Manuel Fangio ve Stirling Moss gibi Formula 1 tarihinin önemli isimleriyle yarıştı. Bu da onu özel kılan detaylardan biri… 4. Ferrari 250 GTO: 48,4 Milyon Dolar Yalnızca 36 örneği üretilen 250 GTO, 1962 İtalya Ulusal GT Şampiyonası ve Targa Florio'daki sınıf zaferleri gibi oldukça güçlü bir yarış geçmişine sahip. 5. Shelby Cobra Daytona Coupe: 42,9 Milyon Dolar Açık artırmada satılan en pahalı Amerikan otomobil rekorunu ise Shelby Cobra Daytona Coupe kırdı. Carroll Shelby'nin kendi koleksiyonunda bulunan model, Ferrari 250 GTO'ya karşı yarışmak için piyasaya sürülmüştü. 6. Ferrari 250 GTO Bianco Speciale: 38,5 Milyon Dolar Bu modeli, diğer 250 GTO'lardan ayıran en dikkat çekici özelliği ise rengi. Şasi 3729GT, Ferrari tarafından fabrikadan beyaz renkte teslim edilen tek 250 GTO olarak öne çıkıyor. 7. Ferrari 250 GTO 3851GT: 38,1 Milyon Dolar Güçlü bir yarış geçmişine sahip bu otomobil, döneminde Tour de France Automobile gibi önemli yarışlarda mücadele ettiği için koleksiyonun en nadide parçalarından. 8. Ferrari 250 LM: 36,3 Milyon Dolar Yine yarış geçmişiyle öne çıkan 1964 Ferrari 250 LM, 1965 Le Mans 24 Saat'i Masten Gregory ve Jochen Rindt ile genel klasmanda kazanmıştı. 9. Ferrari 335 S: 35,7 Milyon Dolar 335 S, Ferrari'nin 1950'li yıllardaki yarışlarının önemli parçalarından biriydi. Güçlü V12 motoru, sınırlı üretimi ve döneminde katıldığı yarışlarıyla koleksiyonun en değerli parçalarından birini oluşturuyor. 10. Ferrari 412P: 30,3 Milyon Dolar Şasi 0854'ün değerini artıran en önemli özelliklerden biri orijinalliği. Otomobilin orijinal şasi, motor, şanzıman ve gövdesini koruduğu belirtiliyor. Döneminde Le Mans 24 Saat gibi önemli yarışlarda mücadele etmesi de 412P'yi yarış tarihinin önemli bir parçası haline getiriyor.

Dünyanın En Pahalı 10 Klasik Otomobili (Fiyatları Dudak Uçuklatıyor!)

YouTube Arama Geçmişi Nasıl Silinir? Adım Adım Rehber

YouTube'da yaptığınız aramalar hesabınızın geçmişinde saklanabiliyor. Daha sonra arama kutusunu açtığınızda önceden yazdığınız bazı ifadelerin karşınıza çıkmasının nedenlerinden biri de bu kayıtlar. Arama geçmişiniz zamanla ilgilenmediğiniz konularla dolduysa eski sorguları kaldırmanız mümkün. YouTube arama geçmişi silme işlemi tüm kayıtları ortadan kaldırmak zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Belirli bir aramayı tek başına kaldırabilir veya seçtiğiniz zaman aralığındaki geçmişi temizleyebilirsiniz. Yalnız toplu silme seçeneğini kullanırken dikkat etmek gerekiyor. Google'ın güncel sisteminde belirlenen zaman aralığındaki arama geçmişiyle birlikte izleme geçmişi de silinebiliyor. Bilgisayarda eski YouTube aramaları nasıl silinir? YouTube arama geçmişi Google hesabınızdaki Etkinliğim sayfası üzerinden ayrıntılı biçimde yönetilebiliyor. Burada geçmişte yaptığınız sorguları görebilir, belirli kayıtları arayabilir veya istediğiniz zaman aralığını seçebilirsiniz. Bilgisayarda YouTube arama geçmişini temizlemek için şu adımları uygulayın: Google'ın Etkinliğim sayfasını açın. YouTube'da kullandığınız Google hesabıyla oturum açın. YouTube geçmişinizin bulunduğu bölüme geçin. Üst taraftaki SİL seçeneğine tıklayın. Silmek istediğiniz zaman aralığını belirleyin. Ekrandaki bilgileri kontrol ederek işlemi onaylayın. Google, SİL seçeneğini kullanarak belirli bir zaman aralığındaki arama geçmişini topluca temizlediğinizde aynı dönemdeki izleme geçmişinin de silineceğini belirtiyor. Yani yalnızca arama kayıtlarını kaldırmak isterken izlediğiniz videoları da geçmişten çıkarabilirsiniz. Bütün geçmiş yerine belirli bir döneme ulaşmak istiyorsanız takvim seçeneğinden yararlanabilirsiniz. Böylece eski etkinlikler arasında uzun süre gezinmeden istediğiniz tarihteki YouTube geçmişine ulaşabilirsiniz. Arama simgesi ise belirli bir sorguyu geçmiş içerisinde bulmayı kolaylaştırıyor. Arama geçmişi temizlendikten sonra daha önce yaptığınız sorguların arama kutusunda geçmişe dayalı öneriler olarak görünmemesi gerekiyor. Yeni aramalar yapmaya devam ettiğinizde ise geçmiş kaydı açık olduğu sürece bu sorgular yeniden hesabınıza eklenebiliyor. Telefondaki arama kayıtlarını temizleme adımları Telefon tarafında arama geçmişini yönetmek için tarayıcı açmanız gerekmiyor. YouTube uygulamasındaki hesap ayarlarından ilgili bölüme ulaşabilirsiniz. Android'de güncel işlem sırası şöyle: YouTube uygulamasını açın ve hesabınızda oturum açın. Profil resminize dokunun. Ayarlar bölümüne girin. Tüm geçmişi yönet seçeneğini açın. Üst bölümdeki SİL seçeneğine dokunun. Temizlemek istediğiniz zaman aralığını seçin. Silinecek etkinlikleri kontrol ederek işlemi tamamlayın. Toplu SİL seçeneğini kullandığınızda seçtiğiniz dönemdeki izleme geçmişi de kaldırılıyor. Sadece birkaç aramadan kurtulmak istiyorsanız toplu temizleme yerine kayıtları ayrı ayrı silmek daha uygun. Geçmiş yönetimi ekranında arama ve takvim seçenekleri de bulunuyor. Belirli bir tarihte yaptığınız sorguları görmek için takvimi, geçmiş içerisindeki belirli bir ifadeyi bulmak için arama aracını kullanabilirsiniz. Tek bir arama için tüm geçmişi silmeyin Arama kutusunda görmek istemediğiniz yalnızca bir veya birkaç sorgu varsa bütün YouTube geçmişini temizlemenize gerek yok. Google, geçmiş kayıtlarının tek tek silinmesine izin veriyor. Bilgisayarda Etkinliğim sayfasına girdikten sonra kaldırmak istediğiniz aramayı bulun ve yanındaki silme simgesini kullanın. Telefonda Ayarlar → Tüm geçmişi yönet yolunu izledikten sonra ilgili aramanın yanındaki silme seçeneğine dokunabilirsiniz. Bu yöntem toplu silmeden önemli bir noktada ayrılıyor. Belirli bir arama girişini tek başına kaldırdığınızda diğer YouTube geçmişinizi olduğu gibi bırakabilirsiniz. YouTube ayrıca silinen arama girişlerinin artık arama kutusunda geçmişe dayalı öneri olarak gösterilmeyeceğini belirtiyor. Böylece yıllardır biriken bütün kayıtları temizlemek yerine yalnızca görmek istemediğiniz ifadeleri ayıklayabilirsiniz. Arama geçmişini sürekli temizlemek zorunda kalıyorsanız farklı bir yöntem daha bulunuyor. YouTube'un yaptığınız yeni aramaları geçmişe eklemesini durdurabilirsiniz. YouTube aramalarınızı kaydetmeyi durdurabilirsiniz Arama geçmişini sürekli temizlemek istemiyorsanız YouTube'un yeni sorgularınızı kaydetmesini durdurabilirsiniz. Üstelik bunun için tüm YouTube geçmişini kapatmanız gerekmiyor. Google, izlediğiniz videolar ile yaptığınız aramaların geçmişe dahil edilmesini ayrı ayrı yönetmenize izin veriyor. Telefonda arama geçmişinin kaydedilmesini durdurmak için şu adımları izleyebilirsiniz: YouTube uygulamasını açın. Profil resminize dokunun. Ayarlar bölümüne girin. Tüm geçmişi yönet seçeneğini açın. Kontroller sekmesine geçin. YouTube'da yaptığım aramaları dahil et seçeneğinin işaretini kaldırın. Bu ayarı kapattıktan sonra yaptığınız yeni aramalar YouTube arama geçmişine eklenmiyor. Daha önce kaydedilmiş sorgular ise otomatik olarak ortadan kalkmıyor. Eski kayıtları da kaldırmak istiyorsanız bunları ayrıca silmeniz gerekiyor. Google Etkinliğim sayfasındaki YouTube geçmişi ayarlarından YouTube'da yaptığım aramaları dahil et seçeneğini devre dışı bırakabilirsiniz. İzlediğiniz videoların kaydedilmesini açık bırakırsanız yalnızca arama geçmişini durdurmuş olursunuz. Geçmişi kalıcı olarak kapatmak istemediğiniz durumlarda YouTube'un Gizli modunu kullanmak da başka bir seçenek. YouTube, Gizli modda yapılan aramaların arama geçmişine kaydedilmediğini belirtiyor. Böylece normal önerilerinizi etkilemesini istemediğiniz geçici araştırmalar için geçmiş ayarlarını değiştirmeniz gerekmeyebilir. Eski aramalar kendiliğinden de silinebiliyor Arama geçmişinin kaydedilmesini tamamen durdurmak istemiyorsanız otomatik silme özelliğinden yararlanabilirsiniz. Böylece yeni sorgular geçmişe eklenmeye devam ederken belirlediğiniz süreden eski etkinlikler otomatik olarak temizleniyor. Bilgisayarda Google Etkinliğim sayfasına ulaştıktan sonra YouTube geçmişinizdeki Otomatik sil seçeneğini açmanız gerekiyor. YouTube burada 3 ay, 18 ay veya 36 ay seçeneklerini sunuyor. Geçmişinizin otomatik olarak kaldırılmasını istemiyorsanız bu özelliği kapalı da bırakabilirsiniz. Otomatik silme, arama geçmişini düzenli olarak elle temizlemek istemeyenler açısından daha pratik bir çözüm oluşturuyor. Söz gelimi 3 ay seçildiğinde yeni etkinlikler kaydedilmeye devam ediyor fakat saklama süresini aşan geçmiş zaman içinde hesabınızdan kaldırılıyor. Burada arama ve izleme geçmişinin aynı YouTube geçmişi kontrolleri altında bulunduğunu hatırlamak gerekiyor. Yalnızca belirli sorguları ortadan kaldırmak istiyorsanız tek tek silme yöntemi daha kontrollü bir seçenek. Arama geçmişini silmek önerileri etkiler mi? YouTube arama geçmişi yalnızca arama kutusunun altında gördüğünüz eski ifadelerden oluşmuyor. Platform, yaptığınız aramaları önerileri ve arama sonuçlarını kişiselleştirmek için kullanılan sinyallerden biri olarak değerlendiriyor. Bu nedenle belirli bir aramayı geçmişten sildiğinizde söz konusu sorgu gelecekteki önerileri etkilemek için kullanılmıyor. Arama geçmişinin tamamını temizlediğinizde ise eski sorgularınız arama kutusunda geçmişe dayalı öneriler şeklinde gösterilmiyor. Arama geçmişini temizlemek YouTube deneyiminizi tamamen sıfırlamak anlamına gelmiyor. Platformun önerileri yalnızca yaptığınız aramalara bağlı değil. İzleme geçmişiniz ve YouTube'a verdiğiniz farklı geri bildirimler de kişiselleştirme üzerinde rol oynayabiliyor. Bu ayrım, belirli bir konu hakkında geçici araştırma yaparken işe yarıyor. Normalde ilginizi çekmeyen bir konuda art arda aramalar yaptıysanız bu sorguları geçmişten kaldırabilir veya araştırmaya başlamadan önce arama geçmişini durdurabilirsiniz. YouTube da geçmişin, gelecekteki önerileri veya arama sonuçlarını etkilemesini istemediğiniz geçici araştırmalarda bu yöntemin kullanılabileceğini belirtiyor. Arama geçmişini yeniden açtığınızda sonraki sorgularınız tekrar kaydedilmeye başlıyor. Dolayısıyla seçim kalıcı olmak zorunda değil. İhtiyacınıza göre kayıt özelliğini açıp kapatabilir, eski sorguları tek tek kaldırabilir veya otomatik silme süresi belirleyebilirsiniz. Böylece arama kutusunda yıllar önce yazdığınız ifadeleri görmek zorunda kalmadan YouTube'un hangi aramalarınızı hatırlayacağını daha kontrollü biçimde yönetebilirsiniz.

YouTube Arama Geçmişi Nasıl Silinir?

GTA 6'nın Gece ve Gündüz Mekanikleri Ortaya Çıktı

Tarihin en çok beklenen oyunu GTA 6, çok büyük sızıntılarla karşı karşıya. Geçen haftadan beri Cyberleek isimli bir kullanıcı tarafından çok sayıda oynanış görüntüsü sızmıştı. Sızıntılar 18 Ağustos’tan beri devam ediyor ve hâlâ geliyordu. Şimdi ise bu videolardan biri oyunun ne kadar etkileyici olacağını bir kez daha gözler önüne serdi. Sızdırılan son oynanış videolarından birinde GTA 6 dünyasının arkasındaki mekaniğin nasıl işleyeceğine dair bilgiler yer aldı. Videolarda oyunun gece gündüz mekaniklerinin nasıl olacağı detaylıca görüldü. Günler 144 dakika sürecek, oyunun dünyası gece ve gündüzden farklı şekillerde etkilenerek değişecek GTA 6’da gece ve gündüz arasında büyük farklar olacak. Oyundaki zaman akışı hakkında da fikrimiz var. Gerçek dünyadaki 6 saniye, oyun içi 1 dakikaya denk gelecek. Bu durum, Vice City ve çevresinde tam bir günün için geçmesi gerçek hayatta yaklaşık 144 dakika, yani 2 saatten fazla zaman gerekeceğini gösteriyor. Bu yeni zaman ölçeği, GTA 5’e kıyasla oldukça uzun bir süreyi temsil ediyor. Öyle ki o oyunda 48 dakika civarıydı. GTA 6’da yaşamın gece ve gündüzden farklı şekillerde etkileneceğini de belirtmek gerekiyor. GTA 5’te de benzer bir durum vardı. Örneğin sabah saatlerinde dükkanlar açılıp insanlar işe koyulurken, akşam saatlerinde gece kulüpleri ve barlar hareketleniyor, sokaklardaki yaya sayısı azalıyordu. GTA 6'da gün süresinin bu kadar uzatılması Rockstar'ın açık dünya simülasyonunu çok daha derin bir seviyeye çekmek istediğini ve günün farklı saatlerini dolduracak daha fazla içerik sunacağını gösteriyor. Yani GTA 6’da haritanın gece ve gündüzde GTA 5’ten katbekat daha fazla etkileneceğini, çok daha gerçekçi bir deneyim sunacağını söyleyebiliriz.

GTA 6’’da Bir Günün Ne Kadar Süreceği ve Gece Gündüz Mekanikleri Ortaya Çıktı! Çok Gerçekçi Bir Deneyim Sunacak

Instagram'a Reels Oluşturmayı Çok Kolaylaştıran Bir Özellik Geldi

Dünyanın en popüler sosyal medya platformlarından olan Instagram, hem kullanıcılara hem de içerik üreticilerine daha iyi deneyim sunmak için düzenli olarak yeni özellikler tanıtıyordu. Şimdi ise Reels videolar ile alakalı çok işe yarayacak bir yenilik geldi. Platform, Reels içerik üreticilerinin video kurgulama sürecini hızlandıracak yeni aracı "First Draft"ı (İlk Taslak) resmen duyurdu. Bu özellik, kullanıcıların çektikleri uzun ve ham videoları otomatik olarak kırparak içerikteki önemli anlara odaklanan bir başlangıç kurgusu hazırlıyor. Reels oluşturmak çok kolay hâle geliyor Platform tarafından paylaşılan örneklerde, kullanıcıların her biri bir dakikadan uzun süren birden fazla video klibini seçip "First Draft" butonuna basmasının yeterli olduğu görülüyor. Sistem, seçilen videoları hızlıca analiz ediyor; içerikteki sessizlikleri, duraksamaları ve gereksiz bölümleri ayıklayarak öne çıkan anları birleştiriyor. Elde edilen bu ilk taslak, kullanıcının üzerine kendi düzenlemelerini ekleyebileceği esnek bir temel oluşturuyor. "First Draft" özelliğinin çalışma mantığı, Adobe'nin metin komutlarına dayalı yapay zekâ destekli Quick Cut teknolojisine benzer bulunsa da aralarında kritik bir fark mevcut. Instagram sözcüsü Nicole Rechtszaid tarafından yapılan açıklamada, First Draft aracının sanılanın aksine herhangi bir yapay zekâ altyapısı kullanmadığını belirtti. Sistem, yapay zekâ destekli bir görsel/metin üreticisi yerine doğrudan videoların sessiz duraklamalarını ve zaman çizelgesini analiz eden algoritmalara dayanıyor. Instagram'ın bu yeni özelliğine erişmek oldukça basit. Kullanıcılar araca doğrudan Instagram uygulaması içindeki kamera arayüzünden video çektikten hemen sonra çıkan "First Draft" butonuna dokunarak ulaşabiliyor. Ancak henüz herkeste olmadığını belirtmek gerek. İlk başta sadece iOS kullanıcılarına kademeli olarak sunulmaya başladı.

Instagram, Reels Oluşturmayı Çok Kolay Hâle Getiren Yepyeni Bir Özellik Duyurdu

Uygun Fiyatlı Yerli 5G Telefon General Mobile GM 26 Satışa Çıktı: İşte Fiyatı

Yerli akıllı telefon firması General Mobile, yeni modelleriyle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Şimdi ise şirket, uygun fiyatlı 5G telefon arayanların göz atabileceği yepyeni bir modelini Türkiye’de satışa sundu. Bütçe dostu segmentte konumlanan bu telefon, General Mobile GM 26 ismiyle karşımıza çıkıyor. Telefonun arka tarafında sol üst kısma yerleştirilen bir kamera tasarımı görüyoruz. Önde ise maalesef biraz modası geçmiş diyebileceğimiz çentikli tasarım kullanılmış. Cihazın uygun fiyatlı olmasına rağmen dikkat çeken özellikleri olduğunu belirtmek gerek. General Mobile GM 26 özellikleri Ekran 6,75 inç, HD+, 120 Hz, LCD İşlemci Unisoc T8200 RAM 6/8 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP + 0.08 MP Ön kamera 5 MP Batarya 6000 mAh İşletim sistemi Android 16 GM 26 modelinde 6,75 inç büyüklüğünde bir LCD ekran bulunuyor. Akıcı bir görsel deneyim sunması adına ekranda 120 Hz yenileme hızı desteği unutulmamış. Ancak çözünürlük yalnızca 720p olarak karşımıza çıkıyor. Toplam 201 gram ağırlığındaki telefonun yan yüzeyine ise hızlı erişim sağlayan bir parmak izi okuyucu entegre edilmiş. Cihazın kalbinde 5G desteğiyle öne çıkan Unisoc T8200 işlemci var. Ona 6/8 GB RAM seçenekleri ve 128/256 GB depolama seçenekleri eşlik ediyor. Kutudan Android 16 ile çıkan modelde toz ve su sıçramalarına karşı IP54 sertifikası var. Bunlara ek olarak Wi-Fi 6’da eklenmiş. En güçlü olduğu konulardan biri bataryası. Cihazda 6.000 mAh kapasiteli devasa bir pil görüyoruz. Büyük bataryaya rağmen maalesef hızlı şarj teknolojisi bulunmuyor ve 10W desteğiyle geliyor. Kamera tarafına baktığımızda arkada 50 MP’lik ana kamera ve 0.08 MP’lik yardımcı kamera görüyoruz. Önde ise 5 MP’lik bir selfie kamerası var. General Mobile GM 26 fiyatı Versiyon Fiyatı 6 GB + 128 GB 12.999 TL 8 GB + 256 GB 16.999 TL

Yerli Telefon General Mobile GM 26 Türkiye’de Satışa Sunuldu: Uygun Fiyatlı 5G Telefon Arayanlar Toplansın!

LEGO'larla Şehir Kurabileceğiniz LEGO Skylines Oyunu Duyuruldu [Video]

Dün akşam resmen başlayan Gamescom 2026, yılın en büyük oyun etkinliklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. 30 Ağustos tarihine kadar devam edecek etkinlikte çok sayıda yeni oyunun tanıtıldığını göreceğiz. Bunlardan biri de büyük ses getiren LEGO Skylines oldu. LEGO Skylines, LEGO parçalarıyla hayalindeki şehirleri inşa eden insanlar için bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Sevilen Cities Skylines II şehir kurma oyununun yaratıcılarından geliyor ve LEGO kullanarak şehir kurma deneyimi sunuyor. LEGO Skylines fragmanı Resmî duyuruyla birlikte ilk fragmanı da paylaşılan LEGO Skylines oyunu, oyunculara ikonik LEGO parçalarını kullanarak renkli ve detaylı şehirler kurma fırsatı sunacak. Fragman, bir LEGO oyunundan beklenen renkli ve neşeli atmosferi sergilerken; konut alanları oluşturma ve şehir güvenliği için itfaiye teşkilatı kurma gibi geleneksel şehir kurma simülasyonu mekaniklerini de gözler önüne seriyor. Oyunun geliştiriciliğini, hâlihazırda Cities: Skylines II projesinin başında bulunan Iceflake Studios üstleniyor. Yapımcılığı ise serinin uzun süredir yayıncılığını yürüten Paradox Interactive üstlenecek. Paradox Interactive, Cities: Skylines II'nin sorunlu çıkış sürecinin ardından orijinal geliştirici Colossal Order ile yollarını ayırmış ve projeyi toparlama görevini Iceflake Studios'a devretmişti. Sonrasında ise oyuncular Cities: Skylines II’den memnun kalmaya başlamıştı. LEGO Skylines oyunu PC, PlayStation 5, Xbox Series X/S ve Nintendo Switch 2 platformları için piyasaya sürülecek. Oyunun çıkış tarihi konusunda ise şimdilik herhangi bir açıklama gelmedi.

LEGO Parçalarıyla Şehir Kurabileceğiniz LEGO Skylines Duyuruldu [Video]

Yenilenen Renault 5 Duyuruldu: İşte Özellikleri

Elektrikli araç pazarındaki rekabet kızışırken Renault, sevilen retro görünümlü modeli Renault 5’i yeniledi. Piyasaya çıkmasının üzerinden iki yıl geçen elektrikli mini otomobilin yeni versiyonu, kullanıcıları sevindirecek önemli güncellemeler içeriyor. Aerodinamik açıdan yapılan hassas dokunuşlar sayesinde artık tek şarjla daha uzun mesafe katedebiliyor. Bunun yanı sıra tasarımsal açıdan da hoş iyileştirmeler var. Gelin yeni Renault 5’e bakalım. Karşınızda yenilenen Renault 5 Aracın gövde altı aerodinamik yapısını optimize ederken yan aynaları rüzgar direncini düşürecek şekilde yeniden tasarlanmış. Bu sayede hava sürtünmesi azaltılıyor. Verimlilik odaklı bu dokunuşlar, aracın üst ve orta versiyonlarının menzil verilerine doğrudan yansıyor. Serinin en güçlü seçeneği olan 150 HP gücündeki 52 kWsa "Comfort Range" versiyonu, aerodinamik ve elektronik optimizasyonların ardından menzilini 410 kilometreden 430 kilometreye çıkarıyor. Şehir içi odaklı kullanım sunan 120 HP gücündeki 40 kWsa "Urban Range" versiyonunun menzili ise 312 kilometreden 315 kilometreye yükseltilmiş. En önemli değişikliğin serinin en erişilebilir versiyonu olan "Five" donanım seviyesinde gerçekleştiğini söyleyebiliriz. Renault, bu versiyonda daha önce kullanılan 95 HP'lik motoru tamamen rafa kaldırarak yerine Twingo E-Tech ailesinden tanıdığımız 110 HP gücündeki yeni motoru entegre etmiş. Güç artışıyla birlikte aracın batarya kimyası da değişti ve 36.5 kWsa kapasiteli bataryaya geçiş yapıldı. Cell-to-pack teknolojisi kullanılarak üretilen bu yeni LFP batarya paketi, giriş seviyesindeki Renault 5 E-Tech'e 305 kilometrelik bir menzil sunuyor. Yeni motor ve batarya kombinasyonu sayesinde araç, 0'dan 50 km/sa hıza 3,5 saniyede ulaşabilyor. Ayrıca artık 80 kW DC hızlı şarj desteği bu versiyona eklenerek önceki nesildeki en önemli eksikliklerden birini gideriyor. Yeni Renault 5 modelinin iç mekânında da önemli yenilikler var. Bilgi eğlence sistemine yapay zekâ altyapısı entegre edildiğini görüyoruz. Araçta daha önce sunulan geleneksel Google Sesli Asistan, yerini Gemini’a bırakıyor. Iconic donanım seviyesindeki sarı koltuk döşemelerinin yerini mavi ve gri tonları almış. Kabin içerisine eklenen yeni kablosuz şarj ünitesi, telefonların aşırı ısınmasını önleyen bir sistemle donatıldı ve cihaz pilini bir saatte %50 oranında doldurabiliyor. Bunlar dışında direksiyon üzerinde yer alan fiziksel Multi-Sense sürüş modu tuşu kaldırılarak yerine sürüş stiline göre otomatik karar veren "Smart Sürüş Modu" altyapısı getirilmiş. Yeni Renault 5’in ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’nda sergileneceğini belirtelim. Fiyat gibi detaylar o zamanlarda gelecektir.

Tamamen Elektrikli Renault 5 Yenilendi: Tasarım, Performans ve Menzil İyileştirildi!

Warner Bros. & Paramount Anlaşması Türkiye'den Onay Aldı

Dünyanın en büyük eğlence şirketlerinden biri olan Warner Bros.’un başlarda Netflix tarafından satın alınacağı açıklansa da sonrasında ancak sonra Paramount bünyesine geçeceği duyurulmuştu. Bu satın alımın bedeli ise 110 milyar dolar civarındaydı. Tabii ki bu kadar büyük bir birleşme için dünya çapından düzenleyicilerden onay gelmesi gerekiyordu. Türkiye de bunlardan biriydi. Rekabet Kurumu, Warner Bros. ile Paramount birleşimi ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kurum, Warner Bros. Discovery Inc.'nin tek kontrolünün Paramount Skydance Corporation tarafından devralınması işlemine şartlı izin verdi. Belli koşullar karşılığında Türkiye’den onay aldı Kararın detaylarının neler olduğu henüz bilinmemekle birlikte bu hamle ile birlikte sürecin Türkiye ayağındaki rekabet incelemeleri tamamlanmış oldu. Yani ülkemizden onay geldi ancak bazı şartlar var. Bu şartların neler olduğu konusunda maalesef henüz bir ayrıntı bulunmuyor. Paramount, 14 Ağustos tarihinde yaptığı açıklamayla Warner Bros. Discovery satın almasına ilişkin birleşme sözleşmesinde öngörülen düzenleyici onayların tamamını elde ettiğini ve 68 ülkede gerekli izinlerin sağlandığını açıklamıştı. Birleşmeye Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık cephesinden de yeşil ışık yakıldı. Ancak ABD’de durum böyle değil. California öncülüğündeki 12 eyalet, Paramount ile Warner Bros. Discovery arasındaki devir işleminin piyasadaki rekabeti düşüreceği gerekçesiyle dava açmıştı. Hatta temmuz ayında bir mahkemenin bilreşimi geçici süreliğine durdurma kararı aldığını da görmüştük. ABD’den gelen bu tarz olaylar nedeniyle birleşmenin tamamlanmasının önümüzdeki yıla sarkma ihtimali bir hayli fazla.

Warner Bros. ile Paramount Arasındaki 110 Milyar Dolarlık Anlaşma Türkiye'den Onay Aldı!

The Witcher 3: Wild Hunt Remastered Duyuruldu!

2015 yılında piyasaya sürülen CD Projekt imzalı The Witcher 3: Wild Hunt, dünyada en çok sevilen oyunlardan biri olmayı başarmıştı. Öyle ki oyunun harika hikâye modu, onu tarihin en iyi hikâyeli oyunlarından biri de yapmıştı. Şimdi ise Gamescom kapsamında The Witcher 3 ile alakalı oyuncuları sevinçten havaya uçuracak bir gelişme yaşandı. CD Projekt Red, ikonik oyunun günümüze uyarlanan versiyonu olacak The Witcher 3: Wild Hunt Remastered’ı resmen duyurdu. Bu yeni remaster sürüm ile 11 yaşındaki oyunu çok daha gelişmiş bir şekilde deneyimlemek mümkün olacak. The Witcher 3 sahipleri tamamen ücretsiz erişebilecek Bir diğer harika haber ise The Witcher 3: Wild Hunt’ın remastered versiyonuna orijinal oyuna sahip olam tüm oyuncuların ücretsiz bir şekilde erişebilecek olması. Yani hâlihazırda Witcher 3’ünüz varsa bedavaya yenilenen versiyonunu oynayabileceksiniz. Yayınlanan fragmana göre Remastered sürümü, orijinal oyunda en çok eleştirilen noktaların başında gelen dövüş sistemini baştan tasarlıyor. Oynanış tarafındaki yenilikler kapsamında düşmanlar "geliştirilmiş davranışlar” ile yeniden yapılandırılırken, oyuna yepyeni bitirici vuruş animasyonları eklenecek. Dövüş disiplininin yanı sıra Geralt’ın harita üzerindeki hareket yetenekleri de geliştirildi; artık karakterin çitlerin üzerinden atlaması ve merdivenleri hızlıca tırmanması mümkün olacak. Ayrıca oyunda zaman zaman kontrolü zorlaşan binek sürüş mekanikleri güncellenerek, Geralt’ın at sırtındayken ağaçlardan kaçınmak için sağa ve sola yatabilmesi sağlanacak. Görsel tarafta daha renkli bir grafik paleti ve yeni bir fotoğraf modu sunulacak. Bunun yanı sıra oyundaki yetenek ağacı ve envanter/eşya yönetimi sistemi baştan sona yenilendi. Oyuncuların uzun süredir beklediği bir özellik sayesinde bir zırh setinin istatistikleri kullanılırken görsel görünüm için tamamen farklı bir zırh seti seçilebilecek. Sevindirici bir haber daha var. Ana oyuna sahip olan tüm oyuncular, oyunun büyük övgü toplayan Hearts of Stone ve Blood and Wine DLC'lerine hiçbir ekstra ücret ödemeden erişebilecek. The Witcher 3: Wild Hunt Remastered, 29 Eylül 2027 tarihinde piyasaya sürülecek.

The Witcher 3: Wild Hunt Remastered Duyuruldu! Efsane Oyun Günümüze Uyarlanıyor [Video]

Gamescom Açılış Gecesinde Paylaşılan Tüm Fragmanlar

Dünyanın en büyük oyun fuarlarından biri olan Gamescom, 26-30 Ağustos tarihleri arasında Almanya’da düzenlenecek. Dün akşam da Gamescom’un açılış gecesi resmen gerçekleştirildi. Bu etkinlikte, önümüzdeki dönemde piyasaya sürülecek onlarca oyundan fragmanlar ve bilgiler paylaşıldı. Biz de Gamescom’un açılış gecesinde paylaşılan tüm fragmanları sizler için derledik. The Witcher 3 Remastered’dan LEGO’lardan şehir kurma oyunu LEGO Skylines’a kadar çok sayıda yapım bizi karşılıyor. The Witcher 3: Wild Hunt — Songs of the Past is Geralt DLC'sinden ilk fragman The Witcher 3: Wild Hunt - Remastered geliyor Final Fantasy 7 Revelation, 2027 ilkbaharında çıkacak Gear of War: E-Day Metro 2039'dan oynanış fragmanı Nodusfall Ubisoft'tan XCOM ve Tom Clancy birleşimi yeni oyun Rainbow Six Tactics Ananta Silent Hill: Townfall Tides of Annihilation Lofsong Mega Man: Dual Override Rayman Legends Retold PUBG Ded.Net Game of Thrones: War for Westeros oynanış fragmanı Dust Origins Exodus, 7 Nisan 2027'de çıkacak Warlock: Dungeons & Dragons oynanış fragmanı 1,001 Threads of Mizan Afterworld Mewgenics Petit Planet Stage Tour Crazy Taxi: World Tour Turok: Origins Gravhounds LEGO Skylines Path of Exile 2 1.0 versiyon aralıkta geliyor No Law Ontos Zoopunk Valor Mortis Murals

Gamescom'un Açılış Gecesinde Duyurulan Tüm Oyunlar ve Paylaşılan Fragmanlar!

M5 Ultra İşlemcili Mac Studio Türkiye'de 1,2 Milyon TL

Apple’ın kompakt kasaya masaüstü sınıfı güç sığdırdığı Mac Studio, yeni M5 Ultra işlemciyle Türkiye’de ön siparişe açıldı. Modelin performansı kadar yapılandırma ekranındaki rakamlar da dikkat çekiyor. Çünkü tüm seçenekleri en üst seviyeye taşıdığınızda, karşınıza sıfır otomobil fiyatına yakın bir bilgisayar çıkıyor. Burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: Yaklaşık 1,2 milyon TL’lik tutar yalnızca Mac Studio’nun fiyatı değil. En güçlü donanım seçeneğine iki profesyonel uygulamanın lisansı da ekleniyor. Yine de ortaya çıkan rakam dudak uçuklatıyor. Peki bu küçük bilgisayar, teknik tarafta size tam olarak ne sunuyor ve fiyat nasıl bu seviyeye ulaşıyor? Bu küçük kutunun içine neler sığdırılmış? Mac Studio’nun kalbindeki M5 Ultra, en güçlü seçenekte 36 çekirdekli merkezi işlem birimi ve 80 çekirdekli grafik birimiyle geliyor. Apple’ın “birleşik bellek” dediği ve işlemciyle grafik biriminin ortak kullandığı bellek 512 GB’a kadar çıkabiliyor. 1,2 TB/sn bant genişliği sayesinde dev yapay zekâ modelleri buluta gönderilmeden doğrudan cihazda çalıştırılabiliyor. M5 Ultra işlemcili Mac Studio özellikleri Özellik Sunulan seçenek veya teknik ayrıntı İşlemci ve grafik seçenekleri 30 çekirdekli CPU ve 64 çekirdekli GPU veya 36 çekirdekli CPU ve 80 çekirdekli GPU. Her iki seçenekte de 32 çekirdekli Neural Engine bulunuyor. En güçlü CPU’nun yapısı 12 süper çekirdek ve 24 performans çekirdeğinden oluşan toplam 36 çekirdek. Birleşik bellek 96 GB veya 256 GB. 512 GB birleşik bellek seçeneği ekim ayının sonunda kullanıma sunulacak. SSD depolama seçenekleri 1 TB, 2 TB, 4 TB, 8 TB veya 16 TB. Yeni PCIe Gen 6 tabanlı SSD mimarisi, önceki nesle kıyasla iki kata kadar daha yüksek depolama performansı vadediyor. Bellek bant genişliği 1,2 TB/sn’ye kadar; M3 Ultra’ya kıyasla yüzde 50 daha yüksek bant genişliği. Performans artışı M3 Ultra’ya kıyasla çok çekirdekli CPU’da 1,3 kata, grafiklerde 1,8 kata ve yapay zekâ işlem gücünde 4,3 kata kadar artış. Video yetenekleri H.264, HEVC ve ProRes için donanım hızlandırma, AV1 çözme desteği ve aynı anda 33 adede kadar 8K ProRes 422 videoyu 30 fps’de oynatma. Ön bağlantılar İki adet Thunderbolt 5 bağlantı noktası ve bir adet SDXC kart yuvası. Arka bağlantılar Dört adet Thunderbolt 5, iki adet USB-A, HDMI, 10 Gb Ethernet ve 3,5 mm kulaklık bağlantısı. Kablosuz bağlantı Apple N1 bağlantı çipi, Wi-Fi 7 ve Bluetooth 6. Ekran desteği Sekiz adede kadar harici ekran veya 5K çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızında dört adet Studio Display XDR. İşletim sistemi macOS 27 Golden Gate. Türkiye’de M5 Ultra işlemcili Mac Studio 369.999 TL’den başlıyor. 36 çekirdekli CPU, 80 çekirdekli GPU, 256 GB bellek ve 16 TB SSD seçildiğinde donanım fiyatı 1.169.999 TL’ye yükseliyor. Final Cut Pro ile Logic Pro da eklendiğinde toplam 1.194.998,98 TL oluyor. Ön siparişler açıldı; teslimatlar 22 Eylül’de başlayacak, 512 GB bellek seçeneği ise ekim sonunda gelecek. M5 Ultra işlemcili Mac Studio fiyatı Yapılandırma veya ek seçenek Türkiye fiyatı M5 Ultra işlemcili Mac Studio başlangıç fiyatı 369.999 TL 36 çekirdekli CPU, 80 çekirdekli GPU, 256 GB bellek ve 16 TB SSD 1.169.999,00 TL Final Cut Pro lisansı +14.999,99 TL Logic Pro lisansı +9.999,99 TL Donanım ve iki profesyonel uygulama dahil toplam 1.194.998,98 TL

En Pahalı Apple Ürünü: M5 Ultra İşlemcili Mac Studio 1,2 Milyon TL'ye Türkiye'de Satışa Sunuldu

Elektronik Sistemler, Araçların Yolda Kalma Vakalarını 2 Kat Artırdı

Günümüz otomobilleri mekanik yapılarından ziyade giderek devasa birer bilgisayara dönüşüyor. Ancak The Telegraph’ın aktardığı verilere göre araçların dijitalleşmesi yolda kalma vakalarında da ciddi bir artışa zemin hazırlıyor. Otomobillerde elektrik akışını ve çeşitli bileşenleri yöneten Gövde Kontrol Modülü arızaları, son yıllarda sürücülerin en çok başını ağrıtan sorunlardan biri haline gelmiş durumda. The Automobile Association tarafından paylaşılan veriler, sistemlerdeki arızalardan kaynaklanan yolda kalma vakalarının son 6 yılda iki katına çıktığını gösterdi. Elektronik kontrol ünitelerine bağlı bu sorunlar, otomobil yardım çağrılarının en yaygın 5 nedeni arasına girmeyi başarmış. Sadece geçen yıl, doğrudan bu karmaşık bilgisayar sistemleriyle bağlantılı 36 binden fazla yolda kalma olayı kayıtlara geçti. Tek bir hata otomobili kilitleyebiliyor Söz konusu Gövde Kontrol Modülleri (BCM), modern bir araçta ışıklardan kapı kilitlerine kadar uzanan geniş bir elektrik sinyali ağını kontrol eder. Sistem, araç kilitleri açıldığında iç aydınlatmanın otomatik yanması veya hava şartlarına göre farların kendi kendine devreye girmesi gibi işlevleri düşük maliyetle sunar. Ancak tüm bu süreçlerin tek bir modüle bağlanması, otomobilleri kritik parçaların bir anda çalışmamasına yol açabilen yazılım ve sistem hatalarına açık hâle getirir. Arızalanan veya hata veren BCM'ler yüzünden sürücüler uzaktan kumanda ile kapılarını açamıyor, hatta araçlarını hiç çalıştıramıyor. Uzmanlar, yollardaki otomobil yaşının artmasıyla birlikte araçların bu hassas bilgisayar ünitelerine daha fazla bağımlı hâle gelmesini arızaların temel nedeni olarak görüyor. Sistemdeki bu hassasiyet, istatistiklere de doğrudan yansıyor. Verilere göre BCM kaynaklı yardım çağrıları 2019-2020 döneminde 18 bin 295 seviyesindeyken, son 12 ayda 36 bin 448’e ulaşarak tam iki kat artış kaydetti.

Elektronik Sistemler, Otomobillerin Yolda Kalma Vakalarını 2 Kat Artırdı

HONOR Play 20A Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatları

Son yıllarda yükselen bir marka olan ve ülkemizde de faaliyet gösteren HONOR, yeni telefonlarını bizlerle buluşturmaya devam ediyor. Şimdi ise Çinli firma, Play serisi telefonlarına bir yenisini daha ekledi. Play 20A, gerçekleştirilen bir lansman ile tanıtıldı. Bütçe dostu segmentte konumlanacak bir model olan yeni HONOR Play 20A, buna rağmen gerçekten dikkat çeken özelliklere sahip. Cihazın arkasında ek bir ekran yer aldığını görüyoruz. Ayrıca devasa bir bataryayla geliyor. HONOR Play 20A neler sunuyor? Ekran 6,9 inç, 90 Hz, IPS İşlemci MediaTek G81 RAM 4 GB Depolama 128 GB Arka kamera 13 MP Ön kamera 5 MP Batarya 6000 mAh Honor Play 20A, ön tarafında ince çerçevelere sahip 6,9 inç büyüklüğünde IPS ekran var. Ekranın sunduğu 90Hz tazeleme hızı, klasik 60Hz ekranlara kıyasla sosyal medyada gezinirken veya içerik tüketirken daha akıcı bir görüntüleme deneyimi sunmayı vaat ediyor. MediaTek G81’den güç aldığını belirtelim. Ona 4 GB RAM ve 128 GB depolama eşlik ediyor. Telefonun arkasında yer alan ikincil ekran ise tasarımın en özgün noktası. Bu ekran sayesinde kullanıcılar, arka tarafta bulunan 13 megapiksellik ana kamera ile yüksek kaliteli selfie’ler elde edebiliyor. Ayrıca bu küçük panel üzerinden bildirimler, arama uyarıları ve medya oynatma kontrolleri hızlı bir şekilde takip etmek mümkün. Önde ise 5 MP’lik selfie kamerası bulunuyor. Play 20A modelinde 6.000 mAh kapasitesinde oldukça büyük bir batarya var. Cihazın siyah, mavi, mor renklerle sunulacağını belirtelim. Fiyatı ve çıkış tarihi henüz açıklanmadı.

Arkasında Ekranla Gelen 6000 mAh Bataryalı Çok Uygun Fiyatlı Telefon HONOR Play 20A Tanıtıldı

Android'e Yolculuk Yaparken Oluşan Mide Bulantısını Önleyen Özellik Geldi!

Seyahat esnasında arabada, otobüste veya herhangi bir taşıtta sabit bir ekrana bakarken yaşanan mide bulantısı çoğu insanın başına gelen bir durumdur. Google, Android 17 güncellemesiyle birlikte bu sorunun önüne geçmeyi amaçlayan “Motion Assist” isimli bir özellik getiriyor. Yeni özellik, kullanıcılara kademeli olarak dağıtılmaya başladı. Gelen bilgilere göre Motion Assist, ilk başta belirli Pixel telefonlar için sunuluyor. Yani şu anda geniş çapta çıkmış değil. İlerleyen dönemde farklı markalardan çoğu Android cihaza geleceğini söyleyebiliriz. Nasıl mide bulantısını yeniyor? Apple'ın 2024 yılında tanıttığı özelliğe benzeyen bu sistem, aracın hareket yönüne göre ekranın kenarlarında hareket eden dinamik noktalar sunuyor. Bilimsel temellere dayanan sistem, cihazın bünyesinde yer alan ivmeölçer ve jiroskop sensörlerinden canlı veri topluyor. Araç sağa saptığında ekrandaki noktalar kayıyor, araç fren yaptığında ise noktalar öne doğru süzülerek gözün görsel algısını aracın fiziksel hareketiyle eşleştiriyor. Google, Motion Assist sistemini kullanıcının kişisel görsel tercihlerine adapte edebileceği bir yapıda tasarlamış. Kullanıcılar ekran kenarlarında beliren hareketli göstergelerin saydamlık seviyesini ayarlayabildikleri gibi farklı formlardaki geometrik şekil ve renk seçenekleri arasından da tercih yapabiliyor. sayede ekrandaki içerik okunurken görsel rahatsızlık en aza indirilebiliyor. Kullanım kolaylığı açısından da pratik çözümler sunan özelliği, cihaz hareket halinde bir araçta olduğunu tespit ettiği anda otomatik olarak devreye girecek şekilde yapılandırmak mümkün. İsteyen kullanıcılar, Hızlı Ayarlar paneline eklenen bir kısayol tuşu üzerinden Motion Assist'i diledikleri an manuel olarak açıp kapatabilecek.

Android'e Yolculuk Yaparken Oluşan Mide Bulantısını Önleyen Özellik Geldi!

GTA 6'yı Sızdıran Cyberleek Kimdir?

Tarihin en çok beklenen oyunu GTA 6’nın ilk oynanış fragmanına günler, piyasaya sürülmesine ise birkaç ay kalmışken geçen hafta tüm dünyada ses getiren bir gelişme yaşandı. Cyberleek isimli bir kullanıcı, GTA 6’nın oynanış videolarını sızdırdı. Şimdiye kadar gelen videolarda oynanış, harita detayları, mekanikler, dövüş, arabalar, uçaklar ve çok daha fazlasına yer verildi. Hatta bir videoda oyunda duvara “Leek” yazılması, sızdıran kişinin veya kişilerin oyunun doğrudan çalışan bir sürümüne erişebildiğini de gösterdi. Peki 18 Ağustos’tan beri devam eden bu sızıntıları kaynağı olan Cyberleek isimli kişi veya kişşiler kim? Rockstar’ı şantaj yapmakla tehdit eden bu kullanıcı hakkında tüm bildiklerimizi sizler için derliyoruz. Neler oldu? İlk olarak ismine bakalım. Direkt olarak “Leek” kelimesinin kendi anlamı pırasa olsa da benzer yapıdaki sızıntı anlamına gelen “Leak”ten türetildiğini tahmin etmek zor değil. Bu kullanıcını "CyberLeek" ismi, görüntülere yerleştirilen "No physical discs? Then more leeks!" (Fiziksel disk yok mu? O zaman daha fazla sızıntı!) mesajıyla dikkat çekmişti. Bu da sızdıran kaynağın fiziksel disklerin iptali kararına bir tepkiyle yola çıktığını gösteriyordu. Geliştirme sürecinden ziyade oyunların satış ve dağıtım yöntemlerini hedef alan Cyberleek, büyük yayıncılara yönelik bir dizi talep sıraladı. Yayıncıların oyun politikalarına karşı bir kampanya görünümünde sunulan bu taleplerin başında; GTA 6'nın kutulu sürümlerine fiziksel disk yerine indirme kodu konulması, dijital ön sipariş süreçleri ve tek oyunculu içeriklerin ek paket (DLC) olarak satılmasına yönelik itirazlar yer alıyordu. Materyallere eklenen web adresleri ve oyuncu hakları vurgusuyla birlikte grup, "Rockstar'a ulaşılabiliyorsa kimse güvende değil" şeklinde sektöre yönelik genel bir tehdit dilini de benimsedi. Yayıncıların oyunları kapatıp parayı cebine attığını iddia eden sızdırıcı, sektöre karşı üç ana talep sıraladı: Dijital ön siparişlerin son bulması, ana oyunda bulunan DLC’lerin satılmaması ve tek oyunculu içerikler için çevrimdışı oynama seçeneğinin zorunlu olması. Kim bu Cyberleek? Sızıntıların zamanlaması ve internetteki geçmiş izler Cyberleek'in kimliğine dair önemli ipuçları sunuyor. Videoların genellikle ABD Pasifik saatine göre sabah saatlerinde paylaşılması ilk şüpheyi oluşturdu. Çünkü o saatler Avrupa’da gün ortası veya öğleden sonrayı işaret ediyordu. Zyre isimli bir yazılım geliştiricisinin araştırmalarına göre 18 yılında "szenebox.org" adlı Almanca siber güvenlik forumunda "Cyberleek" kullanıcı adıyla yapılan paylaşımlar, bu kişinin Almanya veya İsviçre merkezli, 30’lu yaşlarında bir birey olabileceğini gösteriyor. Ancak sadece bir iddia. Kesin hiçbir şey yok. Ayrıca Cyberleek’in kullandığı web sitesinin barındırma hizmeti de Alman bir sağlayıcıdan alınıyor. Disk içi DLC'lere takıntılı olunması, bu kişinin ergenlik çağındaki bir hacker'dan ziyade 10 yıl önceki oyun tartışmalarında aktif yer almış yetişkin biri olduğu ihtimalini güçlendiriyor. Yakalanması durumunda ciddi hapis cezası riskleriyle karşılaşacağı açık. Fakat Take-Two ve Rockstar şirketlerinin sert telif uyarılarına rağmen sızıntıların devam etmesi endişeleri iyice artırıyor. 27 Ağustos’taki Netflix’te yayımlanacak oynanış videosuna 2 gün kala Rockstar hâlâ bu sorunu çözebilmiş değil. Kripto para kısmı İdeolojik söylemlerle servis edilen kampanyanın en çok şüphe çeken yönü ise CyberLeek ismiyle bağlantılı bir web sitesi ve kripto para token'ının varlığı. Kurumsal açgözlülüğü ve dijital satış politikalarını eleştiren bir söylemin, alım-satımı yapılabilen ticari bir coin ile birlikte gelmesi gerçek motivasyonun sorgulanmasına yol açtı. Güvenlik uzmanları, bu kripto token'ın oluşturulan yüksek ilgiyi hızlı bir finansal kazanç elde etme amacı taşıyabileceğini ve fiziksel medya tartışmalarından tamamen bağımsız bir finansal girişim olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Kısacası Cyberleek, son yılların en büyük sızıntılarından birine imza atan bir kişi veya grup ve hâlâ kimliği belirsiz. GTA 6’nın çıkışı yaklaşırken neler olacağını zaman gösterecek.

GTA 6’yı Sızdıran Cyberleek Kimdir? İşte Hakkında Bildiğimiz Her Şey

Apple, M6 ve M5 Ultra İşlemcili Yeni Mac mini ve Mac Studio Modellerini Tanıttı

Apple, masaüstü bilgisayar serisini yeni donanım seçenekleriyle güncelledi. Şirketin tanıttığı yeni Mac mini modeli M6 işlemciyle gelirken, daha yüksek işlem gücü gerektiren işler için tasarlanan Mac Studio ise M5 Max ve M5 Ultra işlemci seçenekleriyle satışa sunuldu. İki model de işlemci mimarisi, bellek kapasitesi, soğutma sistemleri ve bağlantı portları açısından farklı kullanıcı ihtiyaçlarına hitap ediyor. Mac mini: M6 ve M5 Pro işlemci seçenekleri Yeni Mac mini, gücünü 2nm mimarisine sahip M6 işlemciden alıyor. Kullanıcılar ayrıca ihtiyaca göre M5 Pro işlemci seçeneğini de tercih edebiliyor. Yapılan mimari güncellemelerle birlikte cihazın yapay zeka (Apple Intelligence) işlem kapasitesi, grafik birimi performansı ve bellek bant genişlikleri artırıldı. Bağlantı tarafında ise cihazda Wi-Fi 7, Bluetooth 6 ve standart 2.5Gb Ethernet desteği yer alıyor. Mac Studio: M5 Max ve M5 ultra mimarisi Profesyonel iş yükleri için tasarlanan Mac Studio serisi, M5 Max ve iki adet M5 Max çipinin birleşiminden oluşan M5 Ultra işlemci opsiyonlarıyla güncellendi. 1.2 TB/s'ye varan bellek bant genişliği sunan M5 Ultra versiyonu; karmaşık 3D render, yüksek çözünürlüklü video işleme ve büyük dil modellerini (LLM) yerel olarak çalıştırma işlemleri için yapılandırıldı. Cihazda Thunderbolt 5 desteği ve yenilenen aktif soğutma blokları bulunuyor. Giriş ve orta seviye iş yükleri için tasarlanan M6 Mac mini genel kullanım ve standart içerik üretimi süreçlerini hedeflerken; Mac Studio serisi yüksek işlemci çekirdeğine ihtiyaç duyan stüdyo ortamlarına hitap ediyor. Mac Studio’nun başlangıç konfigürasyonu 36 GB RAM ve 512 GB depolama alanı sunarken, M5 Ultra versiyonu 96 GB RAM ve 1 TB depolama kapasitesiyle başlatılıyor. Mac mini Türkiye fiyatları ne kadar? M6 çipli Mac mini (16 GB RAM / 256 GB SSD) 59.999 TL, daha yüksek performans sunan M5 Pro işlemcili Mac mini ise 114.999 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye'de ön siparişe açıldı. Serinin üst segment temsilcilerinden M5 Max işlemcili Mac Studio 167.999 TL, en yüksek konfigürasyona sahip M5 Ultra çipli Mac Studio ise 369.999 TL başlangıç etiketiyle 22 Eylül’den itibaren alıcılarıyla buluşacak.

Apple, M6 ve M5 Ultra İşlemcili Yeni Mac mini ve Mac Studio Modellerini Tanıttı: İşte Fiyatlar ve Özellikler

YouTube Otomatik Oynatma Nasıl Kapatılır?

YouTube'da bir video sona erdiğinde izlemeye devam etmeseniz bile sıradaki içerik otomatik olarak başlayabiliyor. Platformun otomatik oynatma özelliği, izlediğiniz içerikle bağlantılı başka bir videoyu seçiyor ve oynatma işlemini sizin tekrar dokunmanıza gerek kalmadan sürdürüyor. YouTube otomatik oynatma kapatma işlemini yaptığınızda ise mevcut video sona erdikten sonra sıradaki içeriğe otomatik geçiş engelleniyor. Ayarı bilgisayardan veya telefondan değiştirebilirsiniz. Yalnız ana sayfada gezinirken videoların kendiliğinden oynatılması farklı bir özellikle kontrol edildiği için otomatik oynatmayı kapatmanız bu görüntüleri durdurmuyor. Bilgisayarda otomatik oynatma tek dokunuşla kapanıyor Bilgisayarda YouTube'un otomatik oynatma özelliğini kapatmak için uzun ayar menülerinde dolaşmanıza gerek yok. Kontrol doğrudan video oynatıcısının içerisinde bulunuyor. İşlem için şu adımları uygulayabilirsiniz: YouTube'u açın ve istediğiniz videoyu oynatın. Fare imlecini videonun üzerine getirin. Oynatıcının alt bölümündeki kontrolleri görüntüleyin. Otomatik oynatma anahtarını bulun. Anahtarı kapalı konuma getirin. Ayarı kapattıktan sonra izlediğiniz video sona erdiğinde YouTube'un sıradaki içeriği otomatik olarak başlatmaması gerekiyor. Daha sonra arka arkaya video izlemek istediğinizde aynı anahtarı kullanarak özelliği yeniden etkinleştirebilirsiniz. Otomatik oynatma açıkken sıradaki videonun başlamasından önce kısa bir geri sayım görebilirsiniz. Bu sırada İptal seçeneğini kullanmak veya sayfada yorum yazmak ya da arama yapmak gibi bir etkileşimde bulunmak sıradaki videonun başlamasını engelleyebiliyor. Sonraki videolarda aynı durumla yeniden karşılaşmak istemiyorsanız otomatik oynatma anahtarını devre dışı bırakmanız gerekiyor. YouTube otomatik oynatma ayarının cihazlar arasında farklılık gösterebildiğini de belirtiyor. Telefonunuzda özelliği kapatmış olsanız bile bilgisayarınızda açık kalması mümkün. Bu nedenle aynı hesabı farklı cihazlarda kullanıyorsanız otomatik oynatmayı istemediğiniz cihazlarda ayarı ayrı ayrı kontrol etmelisiniz. Telefonda sıradaki videonun başlamasını engelleyin Android telefon ve tabletlerde otomatik oynatmayı kapatmanın iki yolu bulunuyor. En hızlı yöntem bilgisayardakine benzer şekilde doğrudan video oynatıcısındaki anahtarı kullanmak. Bir videoyu açtığınızda oynatıcının üst tarafında bulunan Otomatik oynatma anahtarına dokunarak özelliği kapalı konuma getirebilirsiniz. Böylece mevcut içerik tamamlandıktan sonra sıradaki videonun otomatik olarak başlamasını engelleyebilirsiniz. Aynı ayara YouTube uygulamasının menüsünden de ulaşılabiliyor: YouTube uygulamasını açın. Profil resminize dokunun. Ayarlar bölümüne girin. Otomatik oynat seçeneğini açın. Otomatik oynatma anahtarını kapatın. iPhone ve iPad'de de benzer bir yol izleniyor. Video izlerken ekranın üst bölümündeki otomatik oynatma anahtarını kapatabileceğiniz gibi hesap ayarlarındaki Otomatik oynat bölümünden de tercihinizi değiştirebilirsiniz. YouTube'un otomatik oynatma konusunda yaşa bağlı varsayılan ayarları da bulunuyor. Platform, 13-17 yaş arasındaki kullanıcılar için otomatik oynatmayı varsayılan olarak kapalı, 18 yaş ve üzerindeki hesaplarda ise açık tutuyor. Gözetimli hesaplarda ebeveyn, otomatik oynatma özelliğini kapatmışsa ilgili kullanıcı bu ayarı kendisi açamayabiliyor. YouTube, mobil veri kullanılırken 30 dakika boyunca herhangi bir işlem yapılmadığında otomatik oynatmayı durduruyor. Wi-Fi bağlantısında ise bu süre 4 saate kadar çıkıyor. Bu davranış özelliği tamamen kapatmakla aynı anlama gelmiyor. YouTube'u yeniden kullanmaya başladığınızda otomatik oynatma ayarınız açıksa sıradaki videolar tekrar kendiliğinden başlayabilir. Telefon ve bilgisayarda işlem bu kadar kısa olsa da YouTube'u yalnızca bu cihazlardan izlemiyor olabilirsiniz. Akıllı televizyonda açık kalan otomatik oynatma için ayarı TV uygulamasından ayrıca değiştirmek gerekiyor. Akıllı TV'de otomatik oynatma nereden kapatılır? YouTube'u akıllı televizyonunuzdan izliyorsanız otomatik oynatma ayarını TV uygulaması içerisinden değiştirebilirsiniz. Telefonda veya bilgisayarda özelliği kapatmış olmanız televizyondaki ayarın da mutlaka değişeceği anlamına gelmiyor. Akıllı TV'de YouTube otomatik oynatma kapatma işlemi için şu adımları uygulayabilirsiniz: Televizyonunuzdaki YouTube uygulamasını açın. Ayarlar bölümüne girin. Otomatik oynat seçeneğini bulun. Özelliği kapalı konuma getirin. Bu işlemin ardından izlediğiniz içerik sona erdiğinde YouTube'un sıradaki videoyu kendiliğinden başlatması engelleniyor. Yeniden kesintisiz şekilde video izlemek istediğinizde aynı menüden özelliği açabilirsiniz. Telefon veya tabletinizdeki YouTube uygulamasından televizyona içerik yayınlıyorsanız farklı bir yöntem kullanmanız gerekiyor. Cihazınızı TV'ye bağladıktan sonra ekranın altındaki kontrol çubuğuna dokunarak oynatma sırasını genişletebilir ve buradaki Otomatik oynat seçeneğini kapatabilirsiniz. Böylece televizyon ekranına gönderdiğiniz mevcut video sona erdiğinde sıradaki içerik otomatik biçimde oynatılmıyor. Ana sayfadaki videolar hâlâ oynuyorsa ayar farklı Otomatik oynatmayı kapattınız fakat YouTube ana sayfasında gezinirken videolar hâlâ kendiliğinden hareket etmeye devam ediyor. Bu durumda yaptığınız işlem başarısız olmadı. Karşınıza çıkan özellik otomatik oynatma değil, YouTube'un satır içi oynatma sistemi. İki özellik benzer görünse de farklı görevleri yerine getiriyor. Otomatik oynatma, izlediğiniz video bittikten sonra başka bir videonun başlamasını kontrol ediyor. Satır içi oynatma ise ana sayfa ve arama sonuçlarında gezinirken videoların doğrudan akış içerisinde oynatılmasına izin veriyor. Bilgisayarda satır içi oynatmayı kapatmak için şu yolu izleyebilirsiniz: YouTube'da profil resminize tıklayın. Ayarlar bölümünü açın. Oynatma ve performans bölümüne girin. Göz atma başlığını bulun. Satır içi oynatma seçeneğini kapatın. Mobil uygulamada benzer özellik Akışlarda oynatma seçeneğiyle yönetiliyor. YouTube uygulamasında Profil resmi → Ayarlar → Genel → Akışlarda oynatma yolunu takip edebilirsiniz. Burada üç farklı tercih karşınıza çıkabiliyor: Her zaman açık, Yalnızca kablosuz ağ ve Kapalı. Ana sayfada videoların hiçbir bağlantı türünde kendiliğinden oynatılmasını istemiyorsanız Kapalı seçeneğini kullanmanız gerekiyor. Akışlarda oynatma özelliği mobil veri tüketimini de etkileyebilir. Videolar ana sayfada gezinirken oynatıldığı için mobil veri kullanmak istemeyenler özelliği tamamen kapatabilir veya yalnızca Wi-Fi bağlantısında çalışacak şekilde ayarlayabilir. Otomatik oynatma neden kendiliğinden duruyor? YouTube otomatik oynatma özelliğiniz açık olduğu hâlde bir süre sonra sıradaki videonun başlamadığını fark edebilirsiniz. Bu durum her zaman bağlantı veya uygulama sorunundan kaynaklanmıyor. Platform, kullanıcının aktif olmadığı durumlarda otomatik oynatmayı belirli bir noktada kendisi durduruyor. Mobil ağa bağlı bir cihazda 30 dakika boyunca işlem yapılmazsa otomatik oynatma kesiliyor. Wi-Fi bağlantısında ise sınır 4 saat olarak uygulanıyor. Bu sistem, YouTube'un saatler boyunca kullanıcı etkileşimi olmadan video oynatmaya devam etmesini engelliyor. Otomatik oynatmanın çalışmamasının başka nedenleri de bulunabilir. Yaş ayarları bunlardan biri. YouTube, 13-17 yaş arasındaki kullanıcılar için özelliği varsayılan olarak kapalı tutuyor. Gözetimli hesaplarda ise ebeveyn tarafından otomatik oynatma devre dışı bırakılmışsa kullanıcı bu ayarı değiştiremeyebilir. Oynatma listelerinde de farklı bir davranışla karşılaşabilirsiniz. Otomatik oynatmayı kapatmanız, açtığınız oynatma listesindeki videoların sırayla ilerlemesini engellemekle aynı şey değil. Oynatma listesi kendi sırasını takip edebildiği için iki sistemi birbirinden ayırmak gerekiyor. YouTube'da hangi videonun ne zaman başlayacağını kontrol etmek istiyorsanız bu nedenle tek bir ayara bakmak yeterli olmayabilir. Otomatik oynatma sıradaki videoyu, satır içi oynatma ise gezinirken karşınıza çıkan videoların hareket etmesini kontrol ediyor. İki özelliği de kapattığınızda YouTube'da istemediğiniz videoların kendiliğinden başlamasını büyük ölçüde önleyebilirsiniz. Daha sonra kesintisiz izlemeye dönmek istediğinizde aynı seçenekleri yeniden etkinleştirmeniz yeterli.

YouTube'da Otomatik Oynatma Nasıl Kapatılır? Birlikte İnceleyelim...

Mazda Türkiye'ye Geri Dönerse Hangi Modelleri Satışa Sunabilir?

2023'te Türkiye pazarından resmen çekilen Mazda, yedek parça ve servis operasyonlarını Doğan Trend Otomotiv'e devretmişti. Otomobil gazetecisi Özgür Taylan Dil'in Zor Sorular programına konuk olan Şirketin CEO'su Uğur Sakarya, Mazda'nın Türkiye'ye dönme ihtimaline dair yaptığı açıklamalarla otomobil tutkunlarını heyecanlandırdı. Peki, Mazda Türkiye'ye geri dönerse ülkemizde hangi otomobilleri satabilir? Pazara giriş yapması muhtemel o modelleri tek tek inceledik. Mazda 6e ve CX-6e (Elektrikli) Mazda’nın Türkiye’ye dönüş bileti, yeni nesil tam elektrikli modelleriyle olabilir. Changan ortaklığıyla geliştirilen D segmenti sedan Mazda 6e (190 kW / 258 bg) ve elektrikli SUV modeli CX-6e (190 kW / 255 bg), elektrikli araçlara uygulanan %60 ÖTV diliminde yer alıyor. Almanya başlangıç fiyatları sırasıyla yaklaşık 44.900 € ve 49.990 € seviyesinde olan bu iki model, fosil yakıtlı araçların takıldığı ÖTV duvarına çarpmıyor. Elektrikli SUV ve sedan segmentindeki yoğun talebi de göz önüne alırsak bu iki modeli ülkemizde görme ihtimalimiz yüksek gibi duruyor. Mazda2 Hybrid Şehir içi binek segmentindeki en uygun modellerden Mazda2 Hybrid, 1.5 litrelik tam hibrit (HEV) motoru ve 116 beygir gücüyle Türkiye’nin %80 ÖTV (1600 cc altı) dilimine girmeyi başarıyor. Güncel fiyatlara baktığımızda Almanya’da yaklaşık 22.390 €’luk başlangıç fiyatıyla tablodaki en erişilebilir model gibi görünüyor. Motor hacmi ve hibrit sisteminin vergilendirme üzerindeki etkisi düşünüldüğünde bu model, geniş bir müşteri kitlesine ulaşabilir. Mazda MX-5 MX-5, daha önceden Türkiye'de satışa sunulduğu ve ülkemizde Mazda'nın en tanınan otomobillerinden biri olduğu için diğer modellerden biraz ayrışıyor. En çok satan iki kişilik roadster modeli Mazda MX-5'in Türkiye açısından avantajının 1.5 litrelik motor seçeneği olduğunu söyleyebiliriz. Mazda'nın yüksek hacimli motor kullanan modellerine kıyasla Skyactiv-G motoru (132 bg) %80 ÖTV diliminde kalmayı başarıyor. Yaklaşık 33.990 € civarındaki başlangıç fiyatıyla kitlesel bir satış hacmi hedeflemese de bu durum fiyatlandırmada önemli bir fark yaratabilir. Sürpriz üst segment: Mazda CX-80 Listenin en dikkat çeken premium SUV modeli Mazda CX-80. 3.2.5 litrelik 327 bg gücünde e-Skyactiv PHEV ve 3.3 litrelik 254 bg gücünde dizel motor seçeneklerinin yanında PHEV versiyonu dört tekerlekten çekiş ve otomatik şanzımanla sunuluyor. Eğer marka, Türkiye'ye birkaç kompakt modelle değil de geniş ürün gamıyla dönmek isterse CX-80 bu listede yer alabilir. Ancak 2.5 litrelik PHEV ve 3.3 litrelik dizel motor seçeneklerinin Türkiye'deki vergi dilimine takılması, ulaşılabilir fiyatla pazara çıkmasını zorlaştırabilir. Peki neden bu modeller? Mazda2 Hybrid ve MX-5: 1.6 litrenin altındaki motor hacimleriyle Türkiye vergi sistemi açısından avantajlı bir başlangıç sunuyor. Mazda6e ve CX-6e: Markanın Avrupa'da büyütmeye çalıştığı elektrikli ürün gamını Türkiye'ye taşıma ihtimalini doğuruyor. CX-80: Mazda'nın üst sınıf SUV tarafındaki temsilcisi olarak sahneye çıkıyor. Avrupa’da geniş ürün gamı bulunan Japon otomotiv devinin ülkemize dönüşü henüz kesin değil. Ancak olası bir geri dönüşte ise Türkiye'deki vergi sisteminden dolayı fiyatlarda ciddi dalgalanmalar yaşanabileceğini söylemekte fayda var. Fiyat ve vergilendirme bilgileri Ağustos 2026 itibarıyla geçerli olan veriler baz alınarak hazırlanmıştır.

Mazda Türkiye'ye Geri Dönerse Hangi Modelleri Satışa Sunabilir?

Yepy'de Uygun Fiyatlı Yenilenmiş Telefon Modelleri

Bu noktada yenilenmiş telefon kategorisi, belirli standartlardan geçirilmiş telefonlara 12 ay garanti ve taksit avantajlarıyla erişmek isteyenler için dikkat çeken bir alternatif oluşturuyor. Yepy, sahibinden.com güvencesiyle telefon satmak ve yenilenmiş telefon satın almak isteyen kullanıcıları şeffaf süreçlerle buluşturuyor. T.C. Ticaret Bakanlığı ve TSE standartlarına uygun lisanslı yenileme merkezlerinde yenilenen telefonlar, kontrol süreçlerinin ardından satışa sunuluyor. Böylece kullanıcılar, telefon tercihlerini ihtiyaçlarına göre daha rahat şekillendirebiliyor. Yenilenmiş Telefon Ne Demek? “Yenilenmiş telefon ne demek?” sorusu, bu kategoriyi ilk kez inceleyenlerin sıkça araştırdığı başlıklar arasında yer alıyor. Yenilenmiş telefonlar; belirli kontrollerden geçirilen, gerekli işlemleri lisanslı yenileme merkezlerinde tamamlanan ve ilgili standartlara uygun şekilde yeniden satışa hazırlanan telefonlardır. Bu telefonlar ikinci el telefonlarla aynı kapsamda değerlendirilmemelidir. Yenileme sürecinde telefonların fonksiyonları kontrol edilir; ihtiyaç duyulan teknik işlemler uygulanır ve telefonlar belirlenmiş kalite şartlarına göre hazırlanır. Yepy’de yer alan telefonlarda 12 ay garanti bulunması da satın alma sürecinde önemli bir güvence sağlar. Telefonun teknik özellikleri, kozmetik durumu ve kullanım beklentileri model seçerken birlikte ele alınmalıdır. Günlük iletişim, sosyal medya, eğitim, iş uygulamaları, mobil fotoğrafçılık veya oyun gibi kullanım amaçları; tercih edilecek telefonun donanım özelliklerini doğrudan etkiler. Yepy’de Yenilenmiş Telefon Alırken Sunulan Avantajlar Yepy, yenilenmiş telefon arayan kullanıcılara yalnızca model seçenekleri sunmakla kalmaz; satın alma sürecinin daha anlaşılır ilerlemesine de katkı sağlar. Telefonlar lisanslı yenileme merkezlerinde TSE ve Ticaret Bakanlığı standartları çerçevesinde yenilenir. Böylece teknik kontrolleri tamamlanmış telefonlara erişim sağlanır. Satın alma tarafında öne çıkan unsurlardan biri 12 ay garanti imkanıdır. Garanti kapsamı, kullanıcıların telefonlarını daha güvenli koşullarda değerlendirmesine yardımcı olur. Ayrıca 12 aya varan taksit seçeneği, ödeme planını düzenlemek isteyenler için satın alma sürecini kolaylaştırabilir. Yepy’de 14 gün ücretsiz iade hakkı da bulunur. Bu hak, telefonu kullanım beklentileri doğrultusunda değerlendirmek isteyen kullanıcılar açısından ilave bir güvence oluşturur. Model, depolama kapasitesi, ekran boyutu veya kamera özellikleri gibi detaylar incelenerek ihtiyaçlara uygun seçenekler karşılaştırılabilir. Yenilenmiş iPhone Modelleri Hangi Kullanım Amaçlarına Uygun? Apple ekosistemini tercih eden kullanıcılar için yenilenmiş iPhone seçenekleri; iOS deneyimi, uygulama uyumluluğu, kamera özellikleri ve Apple servisleriyle entegrasyon gibi kriterler üzerinden değerlendirilebilir. Farklı iPhone serileri, ekran boyutu, işlemci yapısı, kamera düzeni ve depolama alanı bakımından birbirinden ayrılır. Örneğin yenilenmiş iPhone 13, çift kamera sistemi, OLED ekranı ve günlük kullanımda dengeli bir deneyim sunan teknik yapısıyla öne çıkar. Fotoğraf, video, mesajlaşma, mobil uygulamalar ve iş odaklı kullanım için tercih edilen modeller arasında yer alabilir. Depolama kapasitesi seçilirken fotoğraf ve video arşivi, kullanılan uygulamalar ile dosya ihtiyacı dikkate alınmalıdır. Yenilenmiş iPhone 15 ise USB-C bağlantısı, kamera özellikleri ve Apple’ın güncel tasarım çizgisini taşıyan yapısıyla farklı beklentilere hitap eder. Model seçimi yaparken yalnızca seri adına değil, telefonun teknik detaylarına ve kişisel kullanım alışkanlıklarına da bakmak gerekir. Samsung Yenilenmiş Telefon Seçerken Nelere Bakılmalı? Android işletim sistemini tercih edenler için Samsung yenilenmiş telefon seçenekleri; ekran teknolojisi, kamera özellikleri, depolama alanı ve işlemci kapasitesi açısından farklı alternatifler sunar. Samsung’un Galaxy serilerinde yer alan modeller, kullanım ihtiyaçlarına göre geniş ekran, yüksek çözünürlük, çoklu kamera yapısı veya farklı depolama seçenekleriyle değerlendirilebilir. Telefon seçimi sırasında ekran boyutu, pil kapasitesi, mobil bağlantı özellikleri ve günlük kullanılan uygulamalar önem taşır. Görüntülü görüşme, sosyal medya, belge takibi, navigasyon veya mobil oyun gibi alışkanlıklar; telefonun hangi teknik özelliklerinin öncelikli olduğunu belirler. Yepy’de telefonların ürün bilgilerini inceleyerek tercih sürecini daha planlı şekilde ilerletebilirsiniz. Garanti ve taksit seçeneklerini değerlendirmek, satın alma kararında ihtiyaç duyulan koşulları karşılaştırmayı kolaylaştırır. Yenilenmiş Telefon Alınır mı? Karar Öncesinde Değerlendirilebilecek Noktalar “Yenilenmiş telefon alınır mı?” sorusunun yanıtı, kullanıcının beklentilerine ve tercih ettiği satış koşullarına göre değişir. Bu kategoriyi değerlendirirken telefonun yenileme standartları, garanti süresi, iade hakkı ve teknik bilgileri birlikte incelemek gerekir. Satın alma öncesinde şu başlıklara dikkat edebilirsiniz: ● Telefonun depolama kapasitesinin kullanım alışkanlıklarınıza uygun olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. ● Kamera, ekran ve işlemci özelliklerini önceliklerinize göre karşılaştırabilirsiniz. ● 12 ay garanti koşullarını inceleyebilirsiniz. ● 12 aya varan taksit imkanının ödeme planınıza uygunluğunu değerlendirebilirsiniz. ● 14 gün ücretsiz iade hakkı gibi süreç avantajlarını göz önünde bulundurabilirsiniz. Yepy’de sunulan yenilenmiş telefonlar, ilgili standartlar doğrultusunda lisanslı yenileme merkezlerinde hazırlanan telefonlardan oluşur. Bu yapı, telefon tercihinde şeffaf bilgiye ve belirli güvence koşullarına önem veren kullanıcılar için avantaj sağlar. Kullanmadığınız Telefonu Yepy’de Satmanın Pratik Yolu Yeni bir telefon tercih ederken mevcut veya yedek telefonunuzu değerlendirmek de bütçe planlamasına katkı sağlayabilir. Yepy, telefonunu satmak isteyen kullanıcılar için hızlı ve şeffaf bir süreç sunar. “Telefon sat” seçeneği üzerinden başlatılan işlemde, telefonla ilgili bilgiler paylaşılır ve değerlendirme süreci ilerler. Telefonlar, sahibinden.com bünyesindeki Yepy’nin uzman teknisyenleri tarafından standart bir değerlendirmeden geçirilir. Kullanıcı beyanlarıyla telefonun mevcut durumu arasında farklılık bulunursa, gerekçeleri açıkça belirtilen revize teklif iletilir. Teklif onaylandığında ödeme tamamlanır; teklifin kabul edilmemesi durumunda telefon ücretsiz olarak iade edilir. Yepy, telefonunu satmak isteyenler ile yenilenmiş telefon arayanlar için güven, şeffaflık ve kolaylık odaklı bir deneyim sunar. Siz de ihtiyaçlarınıza uygun modeli incelerken garanti, taksit ve iade koşullarını değerlendirerek telefon tercihlerinizi daha rahat planlayabilirsiniz.

Bütçeni Zorlamadan Teknoloji: Yepy'de Uygun Fiyatlı Yenilenmiş Telefon Modelleri

YouTube Küçük Resmi Nasıl Değiştirilir? Adım Adım Rehber

YouTube'a video yüklerken seçtiğiniz küçük resim sonradan gözünüze yeterince dikkat çekici gelmeyebilir. Videonun içeriğini daha iyi anlatan yeni bir tasarım hazırladıysanız videoyu silip tekrar yüklemenize gerek yok. Mevcut videonun küçük resmi YouTube Studio üzerinden değiştirilebilir. YouTube otomatik olarak oluşturduğu karelerden seçim yapmanıza izin verirken doğrulanmış hesaplar kendi hazırladıkları özel küçük resimleri de yükleyebilir. İşlem bilgisayarın yanı sıra telefon üzerinden de yapılabilir. Bilgisayardan YouTube küçük resmi nasıl değiştirilir? Bilgisayardan YouTube küçük resim değiştirme işlemi YouTube Studio üzerinden gerçekleştiriliyor. Daha önce yayımladığınız bir videonun görselini değiştirmek için videonun ayrıntılar sayfasına ulaşmanız yeterli. YouTube'un güncel olarak belirttiği adımlar şöyle: YouTube Studio'da hesabınıza giriş yapın. Sol taraftaki menüden İçerik bölümünü açın. Küçük resmini değiştirmek istediğiniz videoyu seçin. Video ayrıntılarındaki Küçük resim bölümünü bulun. Kendi görselinizi kullanacaksanız Dosya yükle seçeneğine tıklayın. Bilgisayarınızdaki küçük resim dosyasını seçin. Sağ üst taraftaki Kaydet seçeneğine tıklayın. Özel görsel kullanmak istemiyorsanız YouTube'un sunduğu otomatik küçük resim seçeneklerinden de yararlanabilirsiniz. Güncel masaüstü arayüzünde Öneri al seçeneği de bulunabiliyor. YouTube videonuzdan bazı kareleri kendisi oluşturabiliyor ancak cihazınızdan hazırladığınız bir görseli özel küçük resim olarak yüklemek için hesabınızın doğrulanmış olması gerekiyor. Değişikliği kaydettiğiniz anda yeni görselin YouTube'un her bölümünde görünmemesi de mümkün. YouTube, küçük resim değişikliklerinin platforma yansımasının biraz zaman alabileceğini belirtiyor. Dolayısıyla eski görseli kısa süre daha görmeniz durumunda tekrar yükleme yapmadan önce bekleyebilirsiniz. Telefonda video küçük resmi nasıl yenilenir? Bilgisayarın başında değilseniz normal YouTube videolarının küçük resmini telefon üzerinden de değiştirebilirsiniz. Bunun için YouTube Studio mobil uygulaması kullanılabiliyor. Android ve iPhone'daki güncel YouTube Studio adımları büyük ölçüde aynı: YouTube Studio uygulamasını açın. Alt menüden İçerik bölümüne dokunun. Düzenlemek istediğiniz videoyu seçin. Düzenle simgesine, ardından Küçük resmi düzenle seçeneğine dokunun. YouTube'un otomatik oluşturduğu görsellerden birini seçin veya Özel küçük resim seçeneğini kullanın. Cihazınızdan kullanmak istediğiniz görseli belirleyin. Seçiminizi onaylayın. Kaydet seçeneğine dokunun. Bunun için mutlaka YouTube Studio uygulamasını açmanız gerekmiyor. Normal YouTube uygulamasında profiliniz üzerinden Videolarınız bölümüne ulaşabilir, düzenlemek istediğiniz videonun yanındaki seçenekleri açarak Düzenle → Küçük resmi düzenle yolunu takip edebilirsiniz. Burada da otomatik oluşturulan görsellerden birini veya kendi özel küçük resminizi seçebilirsiniz. Mobilde hazırladığınız özel küçük resmin dosya boyutuna dikkat etmeniz gerekiyor. YouTube'un güncel önerilerine göre normal video küçük resimleri mobil cihazlardan yüklenirken 2 MB sınırının altında kalmalı. Masaüstündeki video ve Shorts küçük resimlerinde ise yükleme sınırı 50 MB'a kadar çıkıyor. Dikey videolarda görüntünün YouTube'un farklı bölümlerinde nasıl gösterildiği de değişebiliyor. YouTube, 16:9 özel küçük resme sahip dikey videolarda ana sayfa, keşfet ve abonelik sayfalarında otomatik oluşturulmuş 4:5 oranındaki bir küçük resmin kullanılabileceğini belirtiyor. Hazırladığınız özel görsel izleme akışı, izleme geçmişi ve mobil olmayan platformlarda görünmeye devam ediyor. Normal videolarda telefon üzerinden küçük resim değiştirmek mümkün olsa da YouTube Shorts tarafında aynı kurallar geçerli değil. YouTube'un güncel sisteminde özel Shorts küçük resimleri yalnızca bilgisayardaki YouTube Studio üzerinden eklenebiliyor. Bu nedenle Shorts için mobil uygulamada aynı seçeneği bulamamanız normal. Küçük resminizi başarıyla yükledikten sonra sıra doğru çözünürlük ve en-boy oranını kullanıp kullanmadığınızı kontrol etmeye geliyor. YouTube'un önerdiği ölçüler de son dönemde alışık olduğumuz değerlerden biraz farklılaşmış durumda. YouTube küçük resmi için hangi boyutları kullanmak gerekiyor? Küçük resmi değiştirebilmeniz tek başına yeterli değil. Görselin farklı ekranlarda net görünmesi ve YouTube'un teknik gereksinimlerine uyması da gerekiyor. Çok düşük çözünürlüklü bir dosya kullandığınızda küçük resim özellikle televizyon veya büyük monitörlerde bulanık görünebilir. YouTube'un güncel önerisine göre standart videolar için küçük resim çözünürlüğü 3840 x 2160 piksel olmalı. Görsel genişliğinin ise en az 640 piksel olması gerekiyor. Platform, video küçük resimlerinde 16:9 en-boy oranının kullanılmasını öneriyor. Desteklenen dosya türleri arasında JPG ve PNG bulunuyor. Dosya boyutu sınırı ise görseli nereden yüklediğinize göre değişiyor. Mobil cihazlardan video küçük resmi yüklerken dosyanın 2 MB'ın altında kalması gerekirken masaüstünde sınır 50 MB olarak uygulanıyor. Dolayısıyla geçmişte sıkça karşılaşılan “YouTube küçük resmi mutlaka 1280 x 720 piksel olmalı” bilgisi artık güncel öneriyi yansıtmıyor. YouTube günümüzde mümkün olduğunca büyük bir görsel kullanılmasını ve standart videolarda 3840 x 2160 piksel çözünürlüğün tercih edilmesini tavsiye ediyor. Küçük resim videonun ne hakkında olduğunu kolayca anlatmalı ve mobil ekranda küçüldüğünde temel unsurlar hâlâ anlaşılabilmeli. Çok fazla metni küçük bir alana sıkıştırmak yerine kısa ifadeler ve kolay seçilen görsel unsurlar kullanmak okunabilirliği artırabilir. Dikey videolarda ise farklı bir görüntüleme davranışıyla karşılaşabilirsiniz. YouTube, 16:9 özel küçük resme sahip dikey videolarda ana sayfa, keşfet ve abonelik bölümlerinde otomatik oluşturulan 4:5 oranındaki bir görseli gösterebiliyor. Özel küçük resim seçeneği neden görünmüyor? YouTube Studio'ya girdiğiniz hâlde kendi görselinizi yükleme seçeneğini göremiyorsanız ilk kontrol etmeniz gereken yer hesabınız. YouTube, özel küçük resim yükleyebilmek için hesabın doğrulanmış olmasını istiyor. Doğrulama işlemini tamamladıktan sonra özellik hesabınızda kullanılabilir hâle gelebilir. YouTube'un küçük resimler için Topluluk Kuralları geçerli. Çıplaklık veya cinsel açıdan kışkırtıcı içerik, nefret söylemi, şiddet ya da zararlı ve tehlikeli içerik barındıran görseller reddedilebilir. Tekrarlanan ihlaller özel küçük resim yükleme ayrıcalığının 30 gün süreyle kaldırılmasına daha ciddi durumlarda ise hesabın kapatılmasına kadar gidebilir. YouTube, bir kanalın tek gün içerisinde yükleyebileceği özel küçük resim sayısını sınırlandırıyor. Bu sayı ülkeye, bölgeye ve kanal geçmişine göre değişebildiği için herkes için geçerli tek bir rakam verilmiyor. “Günlük özel küçük resim sınırına ulaşıldı” uyarısıyla karşılaşırsanız YouTube 24 saat sonra yeniden denemenizi öneriyor. Küçük resminiz yüklendiği hâlde belirli aramalarda görünmüyorsa sorun teknik de olmayabilir. YouTube, izleyiciler açısından uygunsuz olduğunu değerlendirdiği özel küçük resimleri bazı arama sonuçlarında devre dışı bırakabileceğini belirtiyor. Shorts videolarında küçük resim değiştirilebilir mi? YouTube Shorts tarafı bir süredir değişiklik geçirdiği için burada eski bilgilerle karşılaşmak oldukça kolay. YouTube'un güncel yardım sayfasına göre Shorts için özel küçük resim yükleme özelliği bilgisayardaki YouTube Studio üzerinden kullanılabiliyor. Bunun için hesabınızın doğrulanmış olması gerekiyor. Bilgisayardan özel Shorts küçük resmi eklemek için şu yolu izleyebilirsiniz: YouTube Studio'yu açın. Sol menüden İçerik bölümüne girin. Üst taraftaki Shorts sekmesini seçin. Düzenlemek istediğiniz Short'u açın. Küçük resim bölümünden Dosya yükle seçeneğini kullanın. Görselinizi seçtikten sonra Kaydet butonuna tıklayın. YouTube, Shorts için 2160 x 3840 piksel çözünürlük ve 9:16 en-boy oranı öneriyor. Shorts küçük resminin minimum yüksekliği ise 640 piksel olmalı. Masaüstünden yüklenen Shorts küçük resimleri için dosya sınırı 50 MB. YouTube'un mobil yardım sayfasında Shorts için uzun videolardaki gibi özel görsel yüklemek yerine videodan bir kare seçme yöntemi açıklanıyor. Seçilen kare arama sonuçları, hashtag ve ses sayfaları ile kanal sayfasında küçük resim olarak kullanılabiliyor. Mobil tarafta bu kare video yüklendikten sonra değiştirilemiyor. Bilgisayardaki YouTube Studio ile mobil uygulamanın sunduğu seçenekler birbirinden farklı. YouTube videosunun küçük resmini yenilemek birkaç dakikalık bir işlem olsa da doğru çözünürlük, dosya boyutu ve hesap doğrulaması gibi ayrıntılar yükleme sırasında sorun yaşamanızı engelleyebilir. Görselinizi değiştirdikten sonra YouTube'un farklı bölümlerinde nasıl göründüğünü kontrol etmek de son dokunuş için iyi bir fikir. Videolarınızda eski küçük resimleri kullanmaya devam ediyor musunuz, yoksa zaman zaman dönüp performansı düşük içeriklerin görsellerini yeniliyor musunuz?

YouTube Videosunun Küçük Resmi Nasıl Değiştirilir? Adım Adım Anlattık

YouTube İzleme Geçmişi Nasıl Silinir? Adım Adım Rehber

YouTube'da izlediğiniz videolar hesabınızın izleme geçmişinde tutuluyor. Bu kayıtlar daha önce izlediğiniz bir videoyu yeniden bulmanızı kolaylaştırırken YouTube'un ana sayfa ve video önerilerini belirlerken kullandığı sinyallerden birini de oluşturuyor. YouTube izleme geçmişi silme işlemi sayesinde kayıtların tamamını temizleyebileceğiniz gibi yalnızca istemediğiniz videoları da listeden çıkarabilirsiniz. Telefon ve bilgisayarda uygulanabilen işlem için yeni bir hesap açmanız gerekmiyor. YouTube, geçmişin kaydedilmesini durdurmak ve eski etkinlikleri belirli aralıklarla otomatik olarak silmek için de farklı seçenekler sunuyor. Bilgisayardan YouTube izleme geçmişi silme adımları Bilgisayarda izleme geçmişine ulaşmanın en kolay yollarından biri doğrudan YouTube'un Geçmiş sayfasını kullanmak. Burada hesabınızla izlediğiniz videoları görebilir ve kayıtları yönetebilirsiniz. İzleme geçmişinizin tamamını temizlemek için şu adımları uygulayabilirsiniz: YouTube'u açın ve hesabınıza giriş yapın. Sol taraftaki menüden Geçmiş bölümüne tıklayın. Sağ taraftaki seçeneklerden Tüm izleme geçmişini temizle seçeneğini bulun. Açılan uyarıyı kontrol edin. İzleme geçmişini temizle seçeneğiyle işlemi onaylayın. YouTube geçmişinin tamamını temizlediğinizde daha önce izlediğiniz videolar izleme geçmişinizden kaldırılıyor. Bunun öneriler üzerinde de etkisi bulunuyor çünkü YouTube, izleme geçmişini video tavsiyelerini şekillendiren veriler arasında kullanıyor. Bütün geçmişi silmek yerine kayıtları daha ayrıntılı biçimde yönetmek istiyorsanız YouTube geçmişini yönet seçeneğini de kullanabilirsiniz. Geçmiş temizlendikten sonra YouTube'u kullanmaya devam ettiğinizde yeni izlediğiniz videolar tekrar kaydedilmeye başlayabilir. Bunun gerçekleşmesini istemiyorsanız geçmişi temizlemek yerine veya temizledikten sonra izleme geçmişini kaydetmeyi durdurmanız gerekiyor. Telefondan izleme geçmişi nasıl temizlenir? YouTube izleme geçmişini temizlemek için bilgisayara ihtiyacınız yok. Android, iPhone ve iPad'deki YouTube uygulamasından da geçmiş kayıtlarını yönetebilirsiniz. Mobil uygulamanın güncel yapısında YouTube geçmişi Google hesabınızdaki etkinlik kontrolleri üzerinden yönetilebiliyor. İzleyebileceğiniz yol şu şekilde: YouTube uygulamasını açın. Profil fotoğrafınıza dokunun. Ayarlar bölümünü açın. Tüm geçmişi yönet seçeneğine dokunun. Açılan YouTube geçmişi sayfasında SİL seçeneğini kullanın. Silmek istediğiniz zaman aralığını belirleyin. İşlemi onaylayın. Geçmişinizi temizlerken her zaman bütün kayıtları silmek zorunda değilsiniz. Google'ın etkinlik yönetimi üzerinden belirli bir zaman aralığındaki kayıtları kaldırabilirsiniz. YouTube geçmişi ayarlarınıza bağlı olarak yaptığınız aramalar da YouTube geçmişi kapsamında saklanabiliyor. Google, YouTube geçmişi kontrollerinde izlenen videoların ve yapılan aramaların kaydedilip kaydedilmeyeceğinin ayrı şekilde yönetilmesine izin veriyor. Bu nedenle geçmiş ayarlarında değişiklik yaparken hangi verilerin silineceğini kontrol etmekte fayda var. Amacınız yalnızca izlediğiniz videoları temizlemekse arama geçmişinizi de istemeden kaldırmamak için sunulan seçenekleri gözden geçirebilirsiniz. Bütün geçmiş yerine tek bir videoyu silebilirsiniz Ana sayfadaki önerilerinizi bozan tek bir video varsa bütün izleme geçmişini temizlemek gereksiz olabilir. YouTube, kayıtları video bazında kaldırmaya da izin veriyor. Bilgisayarda Geçmiş sayfasını açtığınızda kaldırmak istediğiniz videonun yanındaki X simgesini kullanabilirsiniz. Video izleme geçmişinden çıkarıldıktan sonra listede görünmez. Telefonda ise geçmiş bölümünden ilgili videoyu bulup yanındaki üç nokta simgesine dokunarak İzleme geçmişinden kaldır seçeneğini kullanabilirsiniz. Google hesabındaki YouTube geçmişi yönetim sayfası da benzer bir kontrol sunuyor. Burada etkinliklerin yanında bulunan silme seçeneğiyle belirli videoları kaldırabilirsiniz. Tek tek silme yöntemi, YouTube önerilerini büyük ölçüde korumak isteyenler açısından daha kullanışlı. Yıllardır oluşturduğunuz izleme geçmişini tamamen sıfırlamak yerine yanlışlıkla açtığınız, artık ilginizi çekmeyen veya önerilerinizi etkilemesini istemediğiniz içerikleri listeden çıkarabilirsiniz. Silinen videoların geçmişteki etkisinin ortadan kalkması önerilerin anında tamamen değişeceği anlamına gelmiyor. YouTube'un tavsiye sistemi izleme geçmişinin yanında farklı sinyalleri de değerlendirebiliyor. Geçmişi sürekli elle temizlemek istemiyorsanız ise başka bir seçenek var. YouTube, belirlediğiniz süreden eski kayıtları otomatik olarak silebiliyor. YouTube geçmişini otomatik olarak silebiliyor İzleme geçmişini belirli aralıklarla kendiniz temizlemek istemiyorsanız otomatik silme özelliğini kullanabilirsiniz. Bu seçenek Google hesabınızdaki YouTube geçmişi ayarları üzerinden yönetiliyor. Otomatik silmeyi açmak için şu adımları uygulayabilirsiniz: Google hesabınızdaki YouTube Geçmişi bölümünü açın. Otomatik sil seçeneğine tıklayın. Etkinliklerin ne kadar süre saklanacağını belirleyin. İleri seçeneğine dokunun. Tercihinizi kontrol ederek işlemi onaylayın. Google, YouTube geçmişi için 3 ay, 18 ay veya 36 aydan eski etkinliklerin otomatik silinmesine izin veriyor. Seçiminizi yaptıktan sonra belirlediğiniz süreden eski kayıtlar hesabınızdan otomatik olarak kaldırılıyor. Bu özellik, geçmişini tamamen kapatmak istemeyen ancak yıllar önce izlediği videoların hesabında tutulmasını da tercih etmeyenler için kullanışlı. YouTube yeni izlediğiniz içerikleri kaydetmeye devam ederken belirlediğiniz sürenin dışına çıkan eski etkinlikler temizleniyor. Otomatik silme ayarını daha sonra değiştirebilir veya kapatabilirsiniz. Dolayısıyla 3 aylık seçeneği tercih ettikten sonra fikrinizi değiştirirseniz aynı bölümden farklı bir süre belirlemeniz mümkün. YouTube geçmişinin içerisinde arama geçmişiniz de bulunabiliyor. Bu nedenle otomatik silme ayarlarını değiştirirken hesabınızda hangi YouTube etkinliklerinin kaydedildiğini kontrol etmeniz gerekiyor. İzleme geçmişini kaydetmeyi tamamen durdurabilirsiniz YouTube'un izlediğiniz yeni videoları geçmişe eklemesini istemiyorsanız kayıt özelliğini kapatabilirsiniz. Bu işlem daha önce oluşturulmuş geçmişi otomatik olarak silmiyor. Google hesabındaki YouTube Geçmişi bölümünde geçmiş ayarlarını kapatabilirsiniz. Burada izlenen YouTube videolarının ve yapılan YouTube aramalarının kaydedilip kaydedilmeyeceğine yönelik kontroller bulunuyor. Geçmişi geçici olarak durdurmak da mümkün. YouTube'un yardım sayfasında mobil uygulamada profil fotoğrafı üzerinden Ayarlar → Tüm geçmişi yönet → Kontroller yolunun izlenebileceği belirtiliyor. Bu özellik başka birinin telefonunuzdan birkaç video izleyeceği durumlarda da işe yarayabilir. İzlenen içeriklerin hesabınızın geçmişine eklenmesini ve daha sonraki önerileri etkilemesini istemiyorsanız geçmiş kaydını geçici olarak kapatabilirsiniz. İşiniz bittikten sonra aynı menüden kayıt özelliğini yeniden etkinleştirmeyi unutmayın. Aksi hâlde izlediğiniz yeni videolar geçmiş listenizde görünmeye devam etmeyecek. İzleme geçmişini silince YouTube önerileri değişir mi? YouTube izleme geçmişi yalnızca daha önce açtığınız videoları bulmak için kullanılmıyor. Platform, bu verilerden video önerilerini kişiselleştirmek için de yararlanıyor. Dolayısıyla geçmişi temizlemek ana sayfanızda gördüğünüz içerikleri etkileyebilir. YouTube, yeterli düzeyde önceki izleme geçmişiniz bulunmadığında ana sayfadaki öneriler gibi geçmişe bağlı özelliklerin devre dışı kalabileceğini belirtiyor. İzleme geçmişini temizleyip ardından kaydetme özelliğini kapatırsanız kişiselleştirilmiş önerilerinizin önemli ölçüde azalması mümkün. Bu yüzden tek bir istenmeyen video nedeniyle bütün geçmişi silmek her zaman en iyi seçenek değil. Amacınız yalnızca belirli içeriklerin önerilerinizi etkilemesini engellemekse ilgili videoları tek tek geçmişten kaldırabilirsiniz. Tüm geçmişi sildiyseniz de durum kalıcı olmak zorunda değil. İzleme geçmişi açık olduğu sürece YouTube yeni izlediğiniz videolardan tekrar sinyaller toplamaya başlayabilir ve zaman içerisinde önerilerinizi yeniden şekillendirebilir. Geçmişi silmek ile kaydetmeyi durdurmak arasındaki fark da burada önem kazanıyor. Silme işlemi mevcut kayıtları kaldırırken geçmişi kapatmak gelecekte izlenecek videoların kaydedilmesini engelliyor. Otomatik silme ise iki seçeneğin arasında durarak yalnızca belirlediğiniz süreden eski etkinlikleri temizliyor. Hangi yöntemi kullanacağınız geçmişi neden temizlemek istediğinize bağlı. Birkaç yanlış videoyu kaldırmak için tek tek silme yeterliyken hesabınızda eski kayıtların tutulmasını istemiyorsanız otomatik silmeyi tercih edebilirsiniz. Hiçbir yeni videonun kaydedilmesini istemediğiniz durumda ise geçmiş kaydını kapatmak daha uygun. Böylece yıllardır biriken listeyi her seferinde elle temizlemek yerine YouTube'un sizin için neyi, ne kadar süreyle hatırlayacağını kendiniz belirleyebilirsiniz.

YouTube İzleme Geçmişi Nasıl Silinir? Adım Adım Anlattık

İzmir’deki Tesla Sahiplerine Müjde! Bornova’ya Supercharger Kuruluyor

Dünyanın en büyük elektrikli otomobil firmalarından biri olan Tesla, Supercharger şarj istasyonlarının sayısını Türkiye’de de her geçen gün artırıyordu. Her ay yeni bölgelerde istasyonlar kurulduğunu görüyorduk. Şimdi ise İzmir’deki kullanıcıları sevindirecek bir gelişme yaşandı. Tesla, küresel Supercharger ağı için düzenlediği oylamanın yeni kazananlarını duyurdu ve İzmir’in Bornova ilçesi listeye girmeyi başardı. Yakında İzmir’in en işlek bölgelerinden biri olan Bornova’da yeni bir Supercharger göreceğiz. İzmir’e nihayet Supercharger geliyor Tesla bugüne kadar İzmir’de herhangi bir Supercharger istasyonu kurmadığı için kullanıcılar tarafından eleştiriliyordu. Yeni gelen karar da bu yüzden elektrikli araç sahiplerini sevindirdi. Şirketin Bornova istasyonu için henüz kesin bir adres ya da açılış tarihi duyurmadığını belirtmeden geçmeyelim. Tesla’nın Türkiye’de Supercharger yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Son birkaç ay içinde Ankara, Muğla, Afyonkarahisar gibi bölgelerde istasyonların kurulduğunu görmüştük. Firmanın şu anda 30 civarı Supercharger’ı ülkemizde bulunuyor.

İzmir’deki Tesla Sahiplerine Müjde! Bornova’ya Supercharger Kuruluyor

Yeni Audi A3'ün İç Mekânı Büyük Değişikliklerle Gelecek

Dünyanın önde gelen otomobil markalarından biri olan Audi’nin en sevilen modellerinden biri şüphesiz A3’tür. Şimdi ise Audi A3 ile ilgili otomobilseverleri çok mutlu edecek bir haber geldi. Öyle ki Audi, kullanıcılardan gelen şikâyetleri dinledi. Son yıllarda otomotiv sektörünü saran "her yere devasa ekran koyma" modası, kullanıcı tarafında ciddi bir şikâyete dönüşmüştü. Bunun farkında olan Audi de yeni nesil A3 ile birlikte bu gidişata dur deme kararı aldı. Daha fazla fiziksel buton yer alacak Audi yöneticisi Rouven Mohr tarafından yapılan açıklamada yeni A3’te çok farklı bir yaklaşım sergileneceği belirtildi. İç mekânda ekran alanlarının hakimiyetini azaltmayı hedefleyen marka, fiziksel kumanda ve tuş takımlarını geri getirmeyi amaçlıyor. Sürücülerin gözünü yoldan ayırmadan iklimlendirme veya ses ayarlarını yapabilmesine olanak tanıyan geleneksel tuşlar, yeni kabin mimarisinin merkezinde yer alacak. A1 ve Q2 modellerinin üretiminin durdurulmasıyla birlikte A3, içten yanmalı motora sahip Audi dünyasının giriş seviyesi modeli hâline gelmişti. Marka, en uygun fiyatlı aracında dahi üst segment hissi yaşatmak istiyor. Rouven Mohr’un aktardığı bilgilere göre, Concept C ve sınırlı sayıda üretilen Nuvolari gibi konsept/özel modellerde sergilenen yeni tasarım dili ve yüksek malzeme standartları, seri üretim A3’e de doğrudan aktarılacak. Sürücüleri yuvarlak direksiyon simidi, sadeleştirilmiş ama şık bir kabin ve premium malzeme dokusu karşılayacak. Yeni nesil A3, tıpkı mevcut modellerde olduğu gibi Volkswagen Golf ve Skoda Octavia ile teknik altyapısını paydaş olarak sürdürecek. Birlikte kullanılan MQB platformu sayesinde araç içten yanmalı motor seçeneklerini koruyacak. Audi’nin 2032 yılına kadar tamamen elektrikli bir markaya dönüşme hedefinden esneklik payı bırakması, yeni A3’te benzinli ve hibrit motorların devam edeceğini gösteriyor.

Sürücüler İsyan Etti, Audi Dinledi: Yeni A3, İç Mekânında Büyük Sürprizle Gelecek

Yapay Zekâ Destekli Siri'ye İlk Başta Herkes Erişemeyebilir!

Apple, WWDC 2026 kapsamında yeni nesil Siri’yi resmen bizlerle buluşturmuştu. Siri AI ismi verilen yeni sistem, üretken yapay zekâ desteğiyle gelerek sesli asistanı çok daha gelişmiş hâle getiriyordu. Yeni Siri’nin iOS 27 ile kullanıma sunulmasını bekliyorduk. Ancak gelen yeni bilgiler sisteme hemen herkesin erişemeyeceğini ortaya koyuyor. MacRumors forumlarında "Mactracker" rumuzlu bir kullanıcının iOS 27, iPadOS 27 ve macOS Golden Gate’in yedinci beta sürümlerinde keşfettiği kodlar, Apple'ın Siri AI için resmi çıkış gününde bir bekleme listesi mekanizmasını devreye sokacağını gösteriyor. Siri AI’a erişim için beklememiz gerekebilir Sistem kodlarında yer alan detaylara göre Apple, Siri AI bekleme listesine katılan kullanıcılara anlık ve dinamik bekleme süresi tahminleri sunacak. Şirket, talebin yoğunluğuna ve sunucu kapasitelerine bağlı olarak kullanıcıya gösterilen tahminî bekleme sürelerini sunucu tarafından canlı olarak güncelleyebilecek. Sırası gelen ve Siri AI erişimi tanımlanan kullanıcılara ise sistem tarafından otomatik bir bildirim gönderilecek. Benzer bir bekleme listesi sistemi, işletim sistemlerinin beta test süreçleri boyunca da uygulanmıştı. Beta döneminde bazı kullanıcıların Siri AI erişimi alabilmesi bir haftayı bulmuştu. Ancak Eylül ayında gerçekleşecek genel kullanıma açık resmi lansmanın ardından kullanıcıların ne kadar süre sıra bekleyeceğine dair henüz kesin bir süre bilgisi bulunmuyor.

Yapay Zekâ Destekli Siri'ye İlk Başta Herkes Erişemeyebilir! İşte Moral Bozan O İddia

İnternet Kafelerde Oynadığımız 20 Efsane Oyun

“Abi bir saat açar mısın?” dedikten birkaç dakika sonra kendimizi Dust2'da bomba kurarken Vice City sokaklarında polislerden kaçarken veya Moradon'da item bakarken buluyorduk. Yan yana dizilmiş bilgisayarlarda herkes farklı bir dünyaya girse de bağırışlar, klavye sesleri ve arkadaşının ekranına bakmakla ilgili tartışmalar bütün salonu tek bir oyun alanına çeviriyordu. İnternet kafelerin kendine özgü bir oyun arşivi vardı. Bazı yapımlar yıllarca bilgisayarlardan silinmedi, yeni oyunlar çıksa bile Counter-Strike, Half-Life veya GTA'ya geri dönmek için mutlaka bir neden bulunuyordu. Türkiye'de internet kafe kültürünü yaşamış bir neslin hafızasında kalan 20 oyuna dönüp baktığımızda ise karşımıza yalnızca eski grafikler değil, bugün yeniden oluşturması pek kolay olmayan bir multiplayer deneyimi çıkıyor. Silah sesleri internet kafenin fon müziğiydi 1. Counter-Strike 1.6 İnternet kafe denildiğinde akla gelen ilk oyunlardan birini seçmek gerekiyorsa Counter-Strike 1.6 listenin zirvesini rahatlıkla zorlar. Birkaç arkadaşın yan yana bilgisayarlara geçip iki takıma ayrılması, saatler sürecek rekabet için yeterliydi. Dust2, Assault, Inferno ve Italy gibi haritaların bazı noktalarını ezbere bilmek neredeyse zorunlu hâle gelmişti. Bir tarafta AK-47 ve AWP sesleri yükselirken diğer tarafta bombanın kurulmasına saniyeler kala başlayan telaş vardı. LAN bağlantısının sunduğu deneyim de oyunun internet kafelere kusursuz biçimde uyum sağlamasına katkıda bulundu. Aynı odada oturduğunuz arkadaşınızı oyunda vurduktan sonra birkaç metre öteden tepkisini duyabilmek, bugünkü çevrim içi sohbetlerin kolay kolay sağlayamadığı bir rekabet yaratıyordu. 2. Half-Life Counter-Strike'ın doğmasını sağlayan Half-Life, tek oyunculu hikâyesinin yanında internet kafelerde bambaşka bir kimliğe sahipti. Birçok kişi Gordon Freeman'ın Black Mesa'daki macerasını tamamlamaktan ziyade oyunun multiplayer bölümüne girerek arkadaşlarıyla kapışıyordu. Crossfire haritası bu dönemin unutulmazları arasına girdi. Haritanın ortasında çatışmalar devam ederken bir oyuncunun sığınağa ulaşıp hava saldırısını etkinleştirmesi dışarıda kalan herkes için geri sayımı başlatıyordu. Roketatarlar, patlayıcılar ve Half-Life'ın bilim kurgu silahları maçların Counter-Strike'dan çok daha kaotik geçmesini sağladı. Burada ekonomik sistem veya bomba kurma taktiği düşünmek yerine haritada bulduğunuz güçlü silahı kapıp mümkün olduğunca fazla rakip avlamak yeterliydi. 3. Call of Duty 2 2005 yılında çıkan Call of Duty 2, sinematik II. Dünya Savaşı senaryosuyla dikkat çekse de internet kafelerde multiplayer tarafıyla uzun süre kendisine yer buldu. Düşük sayılabilecek oyuncu gruplarında bile hızlı maçlar yapılabilmesi, arkadaşlarla oynamaya uygun bir yapı oluşturuyordu. Türkiye'deki oyuncular için Toujane haritasının yeri ise biraz farklıydı. Dar sokakları ve binalarıyla hızlı çatışmalara sahne olan harita, internet kafe maçlarında sıkça tercih edilen seçeneklerden biri hâline geldi. Bolt-action tüfeklerle tek atış yakalamaya çalışanlar ile otomatik silahları tercih edenler aynı haritada buluşuyordu. Counter-Strike'ın ekonomi ve bomba düzeninden sıkılan bir grup için Call of Duty 2'ye geçmek birkaç tıklık işti. 4. Counter-Strike Source Counter-Strike 1.6 tahtını kolay kolay bırakmadı fakat 2004 yılında Counter-Strike Source daha modern bir alternatif olarak sahneye çıktı. Valve, Counter-Strike'ın temel oynanışını Source motoruna taşırken fizik ve grafik tarafında büyük bir değişim ortaya koydu. Varillerin ve çeşitli nesnelerin hareket etmesi, daha ayrıntılı karakter modelleri ve yenilenen haritalar Source'u ilk kez görenler için etkileyiciydi. Dust2 yine Dust2'ydı fakat artık çok daha farklı görünüyordu. Buna rağmen internet kafelerde ilginç bir tablo oluştu. Bazı gruplar Source'a geçerken bazıları Counter-Strike 1.6'yı bırakmak istemedi. Böylece iki oyun uzun süre yan yana yaşamayı başardı. 5. Call of Duty 4 Modern Warfare Call of Duty 2 oyuncuları hâlâ II. Dünya Savaşı cephelerinde savaşırken Infinity Ward 2007'de seriyi modern döneme taşıdı. Call of Duty 4 Modern Warfare, yalnızca serinin değil dönemin multiplayer FPS anlayışının da dikkat çeken oyunlarından biri hâline geldi. Modern silahlar, hızlı çatışmalar ve perk sistemi Call of Duty 2'den oldukça farklı bir deneyim yaratıyordu. Shipment gibi küçük haritalarda birkaç saniye hayatta kalmak bile başarı sayılabilirken daha büyük alanlarda farklı silah sınıfları kendisine yer buldu. Oyunun internet kafe avantajı yine arkadaşlarla hızlıca maç kurulabilmesiydi. Birkaç bilgisayar önce Call of Duty 2 açıkken kısa süre sonra aynı grubun Modern Warfare'e geçtiğini görmek şaşırtıcı değildi. Counter-Strike 1.6'nın AK-47'sinden Call of Duty 4'ün modern cephaneliğine kadar FPS oyunları salonların vazgeçilmezlerinden biri olarak kaldı. Bir saat diye oturup karakterin başından kalkamıyorduk 6. Knight Online FPS maçlarında her karşılaşma bittiğinde skor sıfırlanıyordu. Knight Online’da ise harcanan saatler doğrudan karakterinizin üzerinde birikiyordu. Karus veya El Morad tarafını seçtikten sonra seviye yükseltmek, item toplamak ve sağlam bir clan bulmak uzun soluklu bir uğraştı. Moradon'daki pazarları dolaşmak bile bazen oyuna giriş nedeniniz olabiliyordu. İşin rekabetçi tarafında Colony Zone ve PK kültürü bulunuyordu. Aylar boyunca geliştirilen karakter sonunda başka oyuncuların karşısına çıkıyor, toplanan National Point ise ayrı bir prestij meselesine dönüşüyordu. 7. Metin2 Knight Online'ın yanında Türkiye'de büyük bir MMORPG topluluğu oluşturmayı başaran diğer oyunlardan biri Metin2 oldu. Savaşçı, Ninja, Sura veya Şaman karakterlerinden biri seçiliyor ve ardından uzun bir gelişim süreci başlıyordu. Metin taşlarının peşinde koşmak, beceri kitapları toplamak ve pazarlardaki itemlere göz atmak oyunun günlük rutinleri arasındaydı. Fakat bütün emeklerin en stresli anlarından biri Demirci'nin karşısında yaşanıyordu. Değerli bir ekipmanı + basmaya çalışırken başarısız olma ihtimali birkaç saniyelik işlemi fazlasıyla gergin hâle getirebiliyordu. +9 seviyesine ulaşan silah ise yalnızca güçlü değildi; gösterilecek bir başarıydı. 8. Wolfteam Wolfteam, internet kafelerdeki FPS kalabalığına diğer oyunların kolay kolay sunamadığı bir fikirle katıldı: Çatışmanın ortasında silahı bırakıp kurda dönüşmek. İnsan formunda tüfeklerle mesafeli savaş yapılırken kurt formuna geçildiğinde mücadele yakın dövüşe taşınıyordu. Bu değişim Wolfteam'in klasik takım tabanlı FPS'lerden kolayca ayrılmasını sağladı. Ücretsiz erişim, Türkçe destek ve düşük sistem gereksinimleri de Türkiye'de daha geniş bir oyuncu kitlesine ulaşmasını kolaylaştırdı. Joygame dönemindeki etkinlikler ve turnuvalar sayesinde oyun yalnızca sıradan maçlardan oluşan bir FPS olarak kalmadı. Wolfteam'in adını yıllar sonra bile hatırlamak için bazen o kurt dönüşüm animasyonunu düşünmek yeterli. 9. Warcraft III The Frozen Throne Warcraft III The Frozen Throne başlı başına başarılı bir strateji oyunuydu fakat internet kafelerdeki hikâyesinin önemli bir bölümünü topluluk tarafından hazırlanan haritalara borçluydu. Bunların arasında bir tanesi zamanla diğerlerinden tamamen ayrıldı: Defense of the Ancients, yani DotA. Oyuncular kahraman seçip iki takım hâlinde karşılaşıyor, karakterlerini maç boyunca geliştiriyor ve rakip üssü yok etmeye çalışıyordu. Bugün devasa bir tür olan MOBA'nın geniş kitlelere yayılmasında Warcraft III modlarının büyük etkisi bulunuyor. İnternet kafelerde “Warcraft atalım” denildiğinde bunun her zaman klasik üs kurma maçına karşılık gelmemesinin nedeni de buydu. 10. Left 4 Dead 2 Listenin daha sonraki internet kafe dönemini temsil eden oyunlarından biri Left 4 Dead 2. Valve'ın 2009'da çıkardığı yapım, rekabet etmek yerine aynı tarafta savaşmak isteyen arkadaş grupları için oldukça uygun bir seçenekti. Dört kişi bir araya gelip zombilerin arasından çıkmaya çalışırken iletişim zorunlu hâle geliyordu. Hunter'ın bir arkadaşınızı yere indirmesi veya Tank'ın ortaya çıkması birkaç saniye içinde bütün planı bozabilirdi. Oyunun yapay zekâ yönetmeni düşmanları ve karşılaşmaları oyuncuların durumuna göre değiştirdiği için aynı bölümü tekrar oynamak da tamamen aynı deneyimi vermiyordu. Yan yana dört bilgisayarda aynı anda bir zombi sürüsünden kaçmaya çalışırken internet kafenin sessiz kalmasını beklemek ise pek gerçekçi değildi.

Göz Yaşımız Pıt: İnternet Kafelerde Oynadığımız 20 Efsane Oyun

Porsche, Yazılım Şirketini Hindistanlılara Sattı!

Lüks otomobil deyince akla gelen ilk firmalardan biri olan Porsche, şirket içinde önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Alman otomotiv devi, dijitalleşme ve yönetim danışmanlığı alanında faaliyet gösteren iştiraki MHP’deki çoğunluk hisselerini satmak üzere düğmeye bastı. Daha da anlaşılabilir anlatacak olursak firmanın yazılım bölümünü içeren kısım satılacak. Şirket, Hindistan merkezli global teknoloji ve danışmanlık devi Tata Group bünyesinde yer alan Tata Consultancy Services (TCS) ile hisse satışı konusunda resmi sözleşmeyi imzaladığını duyurdu. Porsche, sadece otomobil üretimine odaklanmak için satışı gerçekleştirdi Satış sürecinin önümüzdeki aylarda resmen tamamlanması öngörülürken taraflar arasında yapılan anlaşmanın finansal detaylarına ilişkin herhangi bir resmi rakam paylaşılmadı. Bu hamle, Porsche’nin "Sportwagenschmiede35" adını verdiği gelecek stratejisinin ve vizyonunun doğrudan bir parçası olarak konumlandırılıyor. Şirket, bu stratejik satış kararıyla birlikte kaynaklarını yeniden dağıtarak tamamen kendi çekirdek işine, yani spor otomobil üretimine ve geliştirmesine odaklanmayı hedefliyor. Bu yeniden yapılanma aslında Porsche için bir ilk değil. Alman üretici, çekirdek faaliyet alanına odaklanma stratejisi doğrultusunda daha önce de batarya üretimi süreçlerini, bünyesindeki bir yazılım şirketinin faaliyetlerini ve elektrikli bisiklet odaklı çalışmalarını da sonlandırma kararı almıştı. Hisse devri sadece bir şirket satışı olarak kalmayıp iki dev arasında geniş kapsamlı bir teknoloji ortaklığına da zemin hazırlayacak. Porsche ve TCS, gerçekleşen hisse devrinin yanı sıra dijital çözümler ile yapay zekâ alanlarında uzun soluklu bir stratejik iş birliğine gidecekler. Anlaşmanın şartları doğrultusunda MHP, Tata Grubu çatısı altında bağımsız bir marka ve danışmanlık şirketi olarak kendi kurumsal kimliğini koruyarak yoluna devam edecek. Merkezi Stuttgart yakınlarındaki Ludwigsburg kasabasında yer alan MHP, küresel ölçekte 4 bin 500'den fazla çalışana istihdam sağlayan dev bir yapıydı.

Porsche, Sadece Otomobil Üretimine Odaklanmak İçin Yazılım Şirketini Sattı!

Sadece Tek Bir Adet Örneği Olacak Lamborghini Temerario Tricolore Duyuruldu

Süper otomobil deyince akla gelen ilk markalardan biri olan İtalyan üretici Lamborghini, markanın ikonik "Tricolore" modelini 15 yıllık aranın ardından yeniden yollara çıkardı. son 2011 yılında Gallardo LP 550-2 Tricolore modelinde kullanılan bu özel isim, Monterey Otomobil Haftası'nda sessizce sergilenen Temerario Tricolore ile geri döndü. Lamborghini Centro Stile ve kişiselleştirme departmanı Ad Personam ortaklığıyla geliştirilen model, şirketin "İtalyan mükemmelliği, zanaat ve tasarımının bir kutlaması" olarak tanımlanıyor. Yalnızca 1 adet üretilen bu süper otomobil, seriye özel çift renkli tasarımı ve İtalyan bayrağını temsil eden detaylarıyla koleksiyonerlerin dikkatini üzerine çekiyor. Karşınızda Lamborghini Temerario Tricolore Tasarım tarafında modelin alt gövdesinde parlak Blu Marinus Shiny tercihi yapılırken, üst bölümde Bianco Monocerus tonuna yer verilmiş. Tavan, yan aynalar ve jantlar parlak siyah ile kaplanırken koyu renk paletine kontrast oluşturması adına kırmızı fren kaliperleri eklenmiş. Otomobilin ismini aldığı ana detay ise kaputun üzerinde tam uzunlukta uzanan yeşil, beyaz ve kırmızı renklerdeki İtalyan bayrağı şeridi. İç mekanda ise Nero Ade döşemeler Rosso Alala dikiş detayları bulunuyor. Kabin içerisinde otomobilin silüeti ile kapılara işlenmiş özel Tricolore armaları dikkat çekiyor. Temerario Tricolore, görsel detaylarının altında markanın tanıdık şarj edilebilir hibrit altyapısına sahip. Otomobilin güç ünitesi; 4.0 litrelik çift turbolu V8 motor, üç adet elektrik motoru, 8 ileri çift kavramalı şanzıman ve 3.8 kWh batarya paketinden oluşuyor. Bu kombinasyon toplamda 907 beygir güç 730 Nm tork üretiyor. Model, 0-100 km/sa hızlanmasını sadece 2.7 saniyede tamamlarken maksimum 343 km/s hıza ulaşabiliyor. 2011 model Gallardo LP 550-2 Tricolore ile kıyaslandığında performans farkı belirginleşiyor; nitekim 5.2 litrelik V10 motora sahip Gallardo Tricolore yalnızca 542 beygir güç ve 540 Nm tork üretiyordu. Aracın fiyatı gibi detaylar henüz belli değil.

Kiminin Çok Beğenip Kiminin de Nefret Edeceği Tasarıma Sahip Lamborghini Temerario Tricolore Tanıtıldı

Samsung Galaxy S27 Ultra'nın İşlemcisi Nasıl Performans Verecek?

Qualcomm’un henüz resmi olarak tüm özelliklerini açıklamadığı yeni amiral gemisi işlemcisine dair ilk teknik veriler Çin merkezli sosyal medya platformu Weibo’da ortaya çıktı. Sızıntıya göre SM8975 model numarasını taşıyan Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6 yonga seti, Samsung Galaxy S27 Ultra gibi modellerde kullanılabilir. Çip, TSMC’nin N2P üretim sürecinden çıkacak. Sızıntı, mobil tarafta performans standartlarının yeniden tanımlanabileceğine işaret ediyor. Gelin tüm detaylarına birlikte göz atalım. Snapdragon 8 Elite Extreme Gen 6 neler sunacak? İşlemcinin çekirdek mimarisinde 2+3+3 şeklinde dizilmiş yeni bir Oryon CPU yapısının kullanılacağı öne sürülüyor. Bu yapı dahilinde en yüksek performansı üstlenen iki adet ana çekirdeğin 5,01 GHz gibi oldukça yüksek bir frekans hızına ulaşacağı belirtilmiş. Diğer üçerli çekirdek bloklarının ise sırasıyla 4,03 GHz ve 3,74 GHz frekanslarında çalışacağı da gelen bilgiler arasında. Sızdırılan bu rakamlar seri üretim bir mobil işlemci için oldukça ender görülen değerler anlamına geliyor. Çipin grafik yükünü üstlenecek birimin ise yeni nesil Adreno 850 GPU olması bekleniyor. Grafik birimindeki bu güncelleme, yoğun grafik gücü gerektiren mobil oyunlarda ve ağır iş yüklerinde belirgin bir performans artışı getirecektir. Her ne kadar sızan ilk sentetik test sonuçlarının güç sınırlandırmaları nedeniyle çipin gerçek potansiyelini tam olarak yansıtmadığı belirtilse de 2 nm seviyesindeki mimari ve yüksek saat hızları mobil tarafta heyecan yaratmış durumda. Samsung cephesinde gelecek yıl çıkması beklenen Galaxy S27 Ultra modelinin yanı sıra olası bir Galaxy S27 Pro sürümünün bu "Extreme" takılı Qualcomm çipini kullanabileceği konuşuluyor. Standart modellerin ise pazara göre Snapdragon 8 Elite Gen 6 veya Exynos 2700 ile gelebileceği iddialar arasında.

Rekor Performans Geliyor: Galaxy S27 Ultra'nın İşlemci Testleri Ortaya Çıktı

Netflix, Rakip Platformları Uygulamasına Getirebilir!

Dünyanın en büyük film ve dizi platformu Netflix, kullanıcılarına daha iyi bir deneyim sunabilmek için düzenli olarak yeni özelliklerini bizlerle buluşturuyordu. Şimdi ise hiç beklenmeyen bir hamleyle karşımıza çıkabileceği görüldü. The New York Times tarafından ortaya atılan yeni bir iddiaya göre Netflix, rakip platformlardaki dizi ve diğer içeriklere kendi uygulaması üzerinden erişim sağlama olasılığını değerlendiriyor. Farklı platformlar Netflix’e gelebilir İddiada, Netflix’in ABD’de Peacock ve Fox One ile bu platformların dizi ve filmlerini kendi sistemine getirmek üzere görüşmeler sürdürdüğü ifade edilmiş. Bu hamlenin, Amazon Prime Video’nun rakip servisleri ek kanal olarak platforma dahil eden yapısına benzerlik göstereceğini söyleyebiliriz. Ancak Netflix’in bu abonelikleri uygulama içinde ayrıca mı satacağı yoksa içerikleri doğrudan kendi platformuna mı dahil edeceği henüz netlik kazanmış değil. Yaşanan bu gelişmeler, şirketin kendi özel kütüphanesine odaklanan geleneksel yayın politikasından belirgin bir sapma yaşanabileceğinin göstergesi. Netflix yöneticileri uzun süredir doğrudan rakiplerle iş birliği yapmaktan kaçınıyordu ancak bu tutum değişebilir. Yayın devinin Haziran ayında ilk kez Fransız bir yayın kuruluşunu platformuna eklemesi ve ardından Peacock ile Fox One ile masaya oturması, sektördeki önceliklerin nasıl değiştiğini gözler önüne seriyor.

Netflix, Rakip Platformları Kendi Uygulamasına Getirebilir! İşte İlk Bilgiler

Purble Place'e Ne Oldu? Windows'tan Neden Kayboldu?

Bir tarafta eşleşen kartları bulmaya çalışıyor, diğer tarafta konveyör bandından geçen pastayı siparişe uygun biçimde hazırlıyorduk. Sonra başka bir kapıdan girip Purble karakterinin görünüşünü tahmin etmeye uğraşıyorduk. Purble Place, tek bir uygulamanın içinde birbirinden farklı üç küçük oyun sunuyor ve bilgisayarda başka oyun bulunmasa bile uzun süre vakit geçirmeyi başarıyordu. Bugün Purble Place'i çocukluğundaki Windows bilgisayarlarla hatırlayanların sayısı hâlâ fazla. Yalnız hafızaların birbirine karıştırdığı küçük bir ayrıntı var: Purble Place, Windows XP oyunu değildi. İlk olarak Windows Vista döneminde karşımıza çıktı, Windows 7'de yoluna devam etti ve Windows 8'e geçildiğinde Windows'un hazır oyunları arasındaki yerini kaybetti. Purble Place XP'de Değil Vista'da karşımıza çıktı Microsoft, Windows Vista'yı 30 Ocak 2007'de genel kullanıma sunduğunda işletim sisteminin görünümünden güvenlik özelliklerine kadar pek çok şeyi değiştirmişti. Oyunlar klasörü de bu yenilenmeden payını aldı. Mayın Tarlası, Solitaire ve FreeCell gibi eski Windows oyunları Vista'da daha modern görsellerle geri dönerken listeye yeni isimler eklendi. Chess Titans, Mahjong Titans ve Purble Place bunların arasındaydı. Purble Place'in kökeni ise Vista'nın mağazalara çıkışından biraz daha geriye uzanıyor. Oyun, Windows Vista'nın geliştirme sürecindeki sürümlerinde görülmeye başlamış ve daha sonra işletim sistemiyle birlikte kullanıcılara ulaşmıştı. Purble Place'i diğer Windows oyunlarından ayıran ilk şey görsel tasarımıydı. Solitaire'in kart masasından veya Mayın Tarlası'nın karelerinden çok daha renkli bir dünya sunuyordu. Büyük gözlü Purble karakterleri, pastalar ve oyuncakları andıran nesneler oyunun hedef kitlesinin daha genç olduğunu açıkça gösteriyordu. Microsoft da oyunu çocukların örüntü tanıma, hafıza ve çıkarım gibi becerilerini kullanabilecekleri bir oyun paketi şeklinde tasarlamıştı. Eğitsel taraf bulunmasına rağmen oyuncunun karşısına ders ekranları veya uzun açıklamalar çıkmıyordu. Öğrenme süreci doğrudan mini oyunların içine yerleştirilmişti. Üç kapının arkasında üç ayrı oyun saklanıyordu Purble Place'in ana ekranı küçük bir kasabayı andırıyordu. Buradaki üç yapı aslında paketin içindeki mini oyunları temsil ediyordu: Purble Pairs, Comfy Cakes ve Purble Shop. İlk seçenek Purble Pairs idi. Mantığı klasik hafıza kartlarına dayanıyordu. Kapalı karelerden ikisi seçiliyor ve aynı görsel bulunmaya çalışılıyordu. Eşleşme yakalandığında kartlar açık kalırken yanlış seçimde yeniden kapanıyordu. Başlangıç seviyesinde az sayıda kart bulunduğu için hangi görselin nerede olduğunu hatırlamak kolaydı. Zorluk yükseldiğinde oyun alanı genişliyor ve hafızada tutulması gereken konumların sayısı artıyordu. Böylece son derece basit görünen sistem kısa sürede daha fazla dikkat istemeye başlıyordu. Purble Shop ise farklı bir mantık kullanıyordu. Ekranda gizlenen Purble karakterinin saç, göz, burun veya kıyafet gibi özelliklerini tahmin etmeye çalışıyordunuz. Her denemeden sonra oyun hangi özelliklerin doğru olduğuna dair ipuçları veriyor, siz de bunları kullanarak seçenekleri azaltıyordunuz. Bir bakıma Mastermind benzeri çıkarım mantığı çocuklara uygun görsellerle yeniden yorumlanmıştı. Rastgele seçim yapmak başlangıçta işe yarayabilse de zor seviyelerde verilen bilgileri takip etmek gerekiyordu. Paketin üçüncü oyunu ise diğer ikisinden tamamen farklıydı. Comfy Cakes, oyuncuyu bir pastanenin üretim hattının başına geçiriyordu. Ekranda gösterilen siparişe bakıp aynı pastayı hazırlamak gerekiyordu. Pasta şekli, katmanlar, krema ve süslemeler doğru sırayla seçilmezse ortaya istenenden farklı bir ürün çıkıyordu. Comfy Cakes bir süre sonra pastaneden çok sınava benziyordu Comfy Cakes ilk açıldığında Purble Place'in en rahat mini oyunu gibi görünebilirdi. Önünüzden boş bir pasta geliyor, ekrandaki örneğe bakıyor ve doğru malzemeleri seçiyordunuz. Pasta için doğru şekli seçiyor, uygun hamuru ekliyor ve istenen süslemeyi yerleştiriyordunuz. Sipariş doğru hazırlanırsa pasta paketleniyor ve sıradaki ürün konveyör bandına geliyordu. Zorluk yükseldiğinde ise seçeneklerin sayısı artmaya başlıyordu. Birden fazla kat, farklı krema türleri ve çeşitli süslemeler devreye girince ekrandaki siparişi dikkatlice takip etmek gerekiyordu. Üretim hattının temposu da hata yapma baskısını artırıyordu. Yanlış malzemeyi seçtiğinizde pastayı kolayca geri alıp düzeltmek her zaman mümkün değildi. Hatalı ürünler oyundaki performansı etkiliyor ve arka arkaya yapılan yanlışlar iyi giden turu bozabiliyordu. Comfy Cakes'in akılda kalmasının nedenlerinden biri de görsel geri bildirimiydi. Verilen her karar doğrudan pastanın üzerinde görünüyordu. Yanlış rengi veya süslemeyi seçtiğiniz anda hatanızı fark edebiliyordunuz. Bu yapı çocukların görsel eşleştirme ve sıralama becerilerini kullanmasını sağlarken ortada hâlâ gerçek bir oyun vardı. Purble Place hiçbir noktada oyuncuya “Şimdi hafızanı geliştiriyoruz” veya “Bu bölüm mantık becerilerini çalıştırıyor” demek zorunda kalmıyordu. Windows 8 geldiğinde Purble kasabası sessizce kapandı Purble Place, Windows 7 döneminde işletim sisteminin hazır oyunlarından biri olmayı sürdürdü. Bilgisayarı yeni alan birinin ayrıca indirme yapmasına gerek yoktu. Oyunlar bölümünü açtığınızda Purble karakterleri orada bekliyordu. Windows 8'in 2012'de çıkmasıyla bu düzen değişti. Microsoft, işletim sisteminin arayüzünü yenilerken yıllardır Windows'la birlikte gelen masaüstü oyunlarını da eski biçimleriyle sunmayı bıraktı. Purble Place, Chess Titans ve Mahjong Titans gibi Windows 7 oyunları yeni işletim sistemine taşınmadı. Solitaire ve Mayın Tarlası gibi çok daha köklü isimler tamamen terk edilmedi. Microsoft bunları yeni uygulamalar şeklinde yeniden sunarak sonraki Windows dönemine taşıdı. Solitaire zamanla Microsoft Solitaire Collection çatısı altında yoluna devam ederken Minesweeper da Microsoft Store üzerinden erişilebilen modern bir sürüme kavuştu. Microsoft, Purble Place'in kaldırılmasına ilişkin oyuna özel kapsamlı bir gerekçe yayımlamadı. Bu nedenle “şu sebepten kaldırıldı” şeklinde kesin bir neden göstermek doğru değil. Bildiğimiz şey, Windows 8'le birlikte hazır oyun stratejisinin değiştiği ve Purble Place'in yeni sisteme resmî olarak aktarılmadığı. Purble Place kayboldu ama aramalar hiç bitmedi Windows 8 sonrasında Purble Place'in resmî olarak yeni sürümlere gelmemesi oyunun tamamen unutulduğu anlamına gelmedi. Tam tersine yıllar içerisinde “Purble Place Windows 10'a nasıl yüklenir?” veya “Purble Place Windows 11'de çalışır mı?” gibi aramalar ortaya çıktı. İnternette eski Windows oyunlarını yeni sistemlere taşıdığını iddia eden çeşitli üçüncü taraf paketler bulunuyor. Fakat bunlar Microsoft'un güncel Windows sürümleri için sunduğu resmî Purble Place dağıtımları değil. Kaynağı bilinmeyen kurulum dosyalarının güvenlik riski taşıyabileceğini de unutmamak gerekiyor. Oyunun bugün hâlâ aranmasının arkasında teknik özelliklerinden ziyade bıraktığı anılar bulunuyor. Purble Place devasa bir bütçeyle hazırlanan AAA oyun değildi. Çevrim içi rekabet, açık dünya veya yüzlerce saatlik hikâye de sunmuyordu. Çocukların kullandığı aile bilgisayarlarında yeni oyun satın almak veya internetten dosya indirmek her zaman mümkün değildi. Purble Place ise böyle bir engel çıkarmıyordu. Windows Vista veya Windows 7 bulunan uygun bir bilgisayarda oyun birkaç tıklama uzaklıktaydı. Bu erişilebilirlik, Purble Place'in normalde oyunlarla fazla ilgilenmeyen kişilere bile ulaşmasını kolaylaştırdı. Tıpkı Solitaire ve Mayın Tarlası'nın önceki nesillerde yaptığı gibi işletim sisteminin kendisi oyunun dağıtım kanalına dönüşmüştü. Yıllar sonra Purble Place'in görsellerini gördüğümüzde yalnızca üç mini oyunu hatırlamamızın nedeni de bu değil. O renkli ekranlar bizi doğrudan Windows 7 masaüstüne, eski aile bilgisayarlarına ve bilgisayarda hangi oyunların bulunduğunu keşfettiğimiz günlere götürebiliyor. Purble Place nereye gitti? Purble Place, Windows Vista ile başlayan yolculuğunu Windows 7'de sürdürdü. Microsoft Windows 8'le birlikte hazır masaüstü oyunlarında farklı bir döneme geçince oyun yeni işletim sistemine resmî olarak dahil edilmedi. Sonraki Windows sürümlerinde de geri dönmedi. Bu yüzden Purble Place bugün aktif biçimde geliştirilen bir Microsoft oyunu değil. Resmî bir Windows 10 veya Windows 11 sürümü de bulunmuyor. Fakat oyunun kısa sayılabilecek ömrü beklenenden güçlü bir iz bıraktı. Purble Pairs'in kartlarını çevirmek, Purble Shop'taki karakteri tahmin etmek veya Comfy Cakes'te yanlış pastayı üretim hattından geçirmek bir neslin bilgisayar anılarının arasına girdi. Belki grafiklerini bugün görsek son derece basit buluruz. Mini oyunların çoğunun mantığını birkaç dakika içerisinde de çözebiliriz. Yine de Purble Place'in başarısı hiçbir zaman teknik açıdan etkileyici olmakla ilgili değildi. Oyun, bilgisayarda başka ne yapacağımızı bilmediğimiz bir anda karşımıza çıkan renkli bir kapıydı. Windows 7'li eski bilgisayarınız bugün yeniden açılsa, Purble Place'deki ilk durağınız neresi olurdu: Comfy Cakes'in pastanesi mi, Purble Pairs'in kartları mı, yoksa Purble Shop mı?

Windows XP'de Saatlerce Pasta Yaptığımız 'Purble Place'e' Ne Oldu?

YouTube Kanal İsmi Nasıl Değiştirilir? Adım Adım Rehber

Yıllar önce açtığınız YouTube kanalının ismi artık paylaştığınız videoları yansıtmıyor olabilir. İçerik konseptini değiştirdiyseniz kanalınızı kişisel bir hesaptan markaya dönüştürmek istiyorsanız veya yalnızca daha akılda kalıcı bir isim bulduysanız sıfırdan kanal açmanız gerekmiyor. YouTube kanal ismi değiştirme işlemi hem bilgisayardan hem de telefondan gerçekleştirilebiliyor. Yaptığınız değişiklik yalnızca YouTube'daki kanalınızı etkiliyor ve Google hesabınızdaki isim bundan bağımsız kalıyor. Yalnız kanal adı ile @kullanıcı adı aynı şey değil. Bu nedenle hangi bilgiyi değiştirdiğinizi bilerek ilerlemekte fayda var. Bilgisayardan YouTube kanal ismi nasıl değiştirilir? Bilgisayar üzerinden kanal adını değiştirmek için YouTube Studio kullanılıyor. İşlem birkaç adımdan oluştuğu için yeni bir kanal oluşturmanıza veya mevcut videolarınızı taşımanıza gerek kalmıyor. YouTube'un güncel yardım sayfasındaki yönteme göre şu adımları takip edebilirsiniz: YouTube Studio'yu açın ve hesabınıza giriş yapın. Sol taraftaki menüden Özelleştirme bölümüne girin. Profil sekmesini açın. Kanal adı alanına kullanmak istediğiniz yeni ismi yazın. Sağ üst bölümdeki Yayınla seçeneğine tıklayın. İşlemin ardından eski kanalınızı kullanmaya devam edebilirsiniz. Videolarınız, aboneleriniz ve kanalınızın diğer içerikleri isim değiştirdiğiniz için ortadan kalkmaz. YouTube, yeni kanal adının platformun tamamında görüntülenmesinin birkaç gün sürebileceğini belirtiyor. Dolayısıyla değişikliği yaptıktan hemen sonra bazı alanlarda eski ismi görmeniz işlemin başarısız olduğu anlamına gelmeyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir sınır da bulunuyor. YouTube kanal adını 14 günlük süre içerisinde en fazla iki kez değiştirebilirsiniz. Yeni isim konusunda kararsızsanız arka arkaya denemeler yapmak yerine son kararınızı verdikten sonra değişiklik yapmak daha mantıklı. İsim değişikliğini yapamıyorsanız kanalınıza eklenmiş ad çevirilerini de kontrol edin. YouTube, kanal adının güncellenemediği durumlarda mevcut kanal adı çevirilerinin kaldırılmasını öneriyor. YouTube kanalınızın ismini veya profil fotoğrafını değiştirdiğinizde değişiklik yalnızca YouTube tarafında görünüyor. Google hesabınızdaki adınızı ayrı şekilde değiştirebilirsiniz. Telefondan kanal adı nasıl yenilenir? Bilgisayara ulaşamıyorsanız YouTube kanal ismi değiştirme işlemini telefondan da tamamlayabilirsiniz. Bunun için standart YouTube mobil uygulamasını kullanmanız yeterli. Android'de güncel işlem sırası şu şekilde: YouTube uygulamasını açın. Profil fotoğrafınıza dokunun. Üst taraftaki Kanalı görüntüle seçeneğine girin. Kanal adınızın yanındaki Düzenle simgesine dokunun. Yeni kanal adınızı yazın. Kaydet seçeneğine dokunarak işlemi tamamlayın. iPhone ve iPad tarafında da süreç büyük ölçüde aynı. Profil fotoğrafından kanalınızı görüntüleyip düzenleme bölümüne geçtikten sonra mevcut ismin yanındaki düzenleme simgesini kullanarak yeni adı kaydedebilirsiniz. İsterseniz işlemi YouTube Studio uygulamasından da gerçekleştirebilirsiniz. Studio'da profil fotoğrafınıza dokunduktan sonra düzenleme bölümüne girip kanal adının yanındaki simgeyi seçmeniz ve yeni ismi kaydetmeniz gerekiyor. Bu yöntem hem Android hem de iOS tarafında destekleniyor. Telefondan isim değiştirdiğinizde de bilgisayardaki aynı sınırlar geçerli. Kanal adınızı 14 günlük dönemde iki kez değiştirebiliyor ve değişikliğin YouTube genelinde görünmesi için birkaç gün beklemeniz gerekebiliyor. Burada sık karıştırılan bir ayrıntıyı da gözden kaçırmayın. Kanalınızın görünen adını değiştirmek, @ ile başlayan handle yani kullanıcı adınızı otomatik olarak değiştirmiyor. YouTube handle'ı kanal için benzersiz bir tanımlayıcı olarak kullanıyor ve bunun düzenleme alanı kanal adından ayrı tutuluyor. Dolayısıyla kanalınızın adını tamamen yeniliyorsanız yalnızca görünen ismi değiştirmekle yetinmeden mevcut @kullanıcı adınızın yeni kimliğinizle uyumlu olup olmadığını da kontrol etmek isteyebilirsiniz. İsim değişikliğinin ardından eski adın bazı yerlerde görünmeye devam etmesi ise hemen endişelenmeniz gereken bir durum değil. YouTube'un yeni ismi platformun tamamına yansıtması biraz zaman alabiliyor. Yeni kanal adı YouTube'da hemen görünür mü? YouTube kanal ismi değiştirme işlemini tamamladıktan sonra yeni adın her yerde aynı anda görünmesini beklemeyin. YouTube, güncellenen kanal adının platform genelinde görüntülenmesinin birkaç gün sürebileceğini belirtiyor. Bu nedenle kanal sayfanızda yeni adı görürken YouTube'un başka bir bölümünde eski isimle karşılaşabilirsiniz. Böyle bir durumda işlemi tekrar tekrar yapmanız gerekmiyor. Birkaç gün bekledikten sonra kanalınızı yeniden kontrol edebilirsiniz. Kanal adının değiştirilmesi mevcut içerikleri de silmiyor. Videolarınız, Shorts içerikleriniz ve aboneleriniz aynı kanalda kalmaya devam ediyor. Burada yaptığınız işlem yeni bir kanal oluşturmak değil, mevcut kanalın görünen adını düzenlemek. YouTube'un belirlediği değişiklik sınırını da göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Kanal adı 14 günlük süre içerisinde iki kez değiştirilebiliyor. Bu yüzden yazım hatası veya geçici bir isim nedeniyle değişiklik hakkınızı gereksiz yere kullanmamakta fayda var. Kanal ismini değiştirince @kullanıcı adı da değişir mi? YouTube'da kanal adı ile @kullanıcı adı yani handle birbirinden farklı bilgiler. Kanal adı profilinizde ve içeriklerinizin yanında görünen isimken handle, kanalınızı platformda benzersiz biçimde tanımlayan @kanaladi formatındaki bilgidir. Örneğin kanalınızın görünen adını “Teknoloji Dünyası” olarak değiştirdiğinizi düşünelim. Mevcut handle'ınız @eskikanaladi ise yalnızca kanal adını değiştirmeniz bu bilgiyi otomatik olarak yenilemez. Handle'ı da değiştirmek istiyorsanız kanal özelleştirme seçeneklerinden ayrıca düzenlemeniz gerekiyor. YouTube, handle değişikliği için de 14 günlük süre içerisinde iki değişiklik sınırı uyguluyor. Handle seçerken istediğiniz isim daha önce başka bir kanal tarafından alınmış olabilir. Kanal adlarında aynı isimleri görmek mümkünken handle'ların benzersiz olması gerekiyor. İstediğiniz seçenek kullanımdaysa farklı harf, sayı, nokta veya alt çizgi kombinasyonları deneyebilirsiniz. Handle değiştirildiğinde kanalınızın youtube.com/@kullaniciadi biçimindeki adresi de yeni handle'a göre değişiyor. YouTube, değişiklikten sonraki 14 gün boyunca eski ve yeni handle URL'lerinin birlikte çalışacağını belirtiyor. Bu süre eski bağlantınızı kullanan kişilerin kanalınıza ulaşmaya devam edebilmesini kolaylaştırıyor. İsim değişikliği doğrulama rozetini etkiler mi? Kanalınız doğrulanmışsa isim değiştirirken daha dikkatli olmanız gerekiyor. YouTube'un kurallarına göre doğrulanmış bir kanalın adı değiştirildiğinde doğrulama rozeti kaldırılıyor. Yeni kanal adıyla tekrar doğrulama rozeti almak istiyorsanız kanalınızın gerekli şartları karşılaması ve yeniden başvuru yapılması gerekiyor. Doğrulama rozeti bulunmayan standart kanallarda ise bu konuda yapılması gereken ek bir işlem yok. Kanal adınızı belirlenen sınırlar içerisinde doğrudan değiştirebilirsiniz. Eski özel URL'ler konusunda da kanal adıyla handle'ı birbirinden ayırmak gerekiyor. YouTube artık yeni özel URL oluşturulmasına veya mevcut özel URL'lerin değiştirilmesine izin vermiyor. Bunun yerine kanallar için handle tabanlı adresler kullanılıyor. Daha önce oluşturulmuş özel URL'ler ise çalışmaya devam ederek kanalın yeni adresine yönlendirebiliyor. Bu nedenle kanalınızı tamamen yeniden markalaştırmayı düşünüyorsanız üç alanı ayrı ayrı kontrol edin: kanal adı, @kullanıcı adı ve dış platformlarda paylaştığınız kanal bağlantıları. Böylece eski isimden kalan parçaların ziyaretçilerin karşısına çıkmasını azaltabilirsiniz. YouTube kanal ismi değiştirme işleminin kendisi birkaç dakika sürüyor. Asıl dikkat edilmesi gereken bölüm yeni ismin kanal kimliğiyle uyumlu olması ve handle gibi bağlantılı alanların unutulmaması. Uzun süredir ertelediğiniz isim değişikliği varsa artık nereden başlayacağınızı biliyorsunuz. Kanalınıza yeni adı verdikten sonra profil fotoğrafı ve açıklama gibi diğer alanları da aynı kimliğe göre yenilemeyi unutmayın.

YouTube Kanal İsmi Nasıl Değiştirilir? Adım Adım Anlattık

Skoda Modellerinin İsimleri Nereden Geliyor?

Marka, her bir ismi yalnızca kulağa güzel geldiği için tercih etmiyor. Skoda'nın farklı modellerindeki bu özel isimlerden kimisi sayısal bir anlam barındırırken kimisi de markanın geçmişine uzanan bir hikayeyi temsil ediyor. Üstelik SUV modellerini isimlendirirken Kodiaq, Karoq, Kamiq gibi birbirine çok benzeyen isimleri bilinçli bir şekilde tercih ediyor. Superb: “Muhteşem” Skoda nın en eski modellerinden biriyle başlayalım: Superb. İlk kez 1934 yılında markanın üst sınıf otomobillerinde kullanılmaya başlanan bu isim, Latince “superbus” kelimesinden gelir. “Gururlu”, “muhteşem” ve “olağanüstü” anlamlarını taşıyan bu kelime, dönemin geniş iç mekanı, konforu ve gelişmiş özellikleriyle öne çıkan Skoda 640 modelinin karakterini yansıtıyordu. Octavia: “Sekizinci” Markanın en bilinen modellerinden biri olan Octavia, aynı zamanda isminin anlamı da net olan modellerden biri. Octavia, Latince “sekizinci” anlamına geliyor. İsmin tercih edilmesindeki sebep ise oldukça dikkat çekici. Marka, II. Dünya Savaşı sonrasında sekizinci modeline Octavia adını veriyor. Aynı zamanda Octavia, Skoda’nın bağımsız süspansiyon sistemine sahip sekizinci modelidir. Fabia: Antik Roma’ya uzanan bir isim… Fabia için neden bu ismin seçildiğine dair net bir açıklama bulunmuyor. Fabia, Antik Roma'daki Fabius ailesiyle ilişkilendirilen bir kadın ismidir ve Fabius'un dişil formu olarak kullanılır. Skoda'nın resmi kaynaklarına baktığımızda 1999'da tanıtılan Fabia'nın isimlendirme hikayesine dair herhangi bir veri bulamıyoruz. Bu nedenle Fabia ismini bir olaya bağlamadan Roma kökenli bir kadın ismi olarak kabul etmek daha doğru. Scala: “Bir sonraki basamak” Skoda, 2018 yılında kompakt sınıftaki yeni modelini tanıtırken Scala ismini tercih etti. Latincede bu kelime “merdiven” ve “basamak” anlamlarına geliyor. İsmin tercih edilmesindeki sebep ise Octavia'da olduğu gibi oldukça açık: Scala, Skoda'nın kompakt sınıfta attığı yeni bir basamağı temsil ediyor. SUV modelleri neden hep aynı harfle başlayıp aynı harfle bitiyor? Skoda'nın SUV modellerindeki isimlendirme mantığı ise diğerlerinden biraz daha farklı. Kodiaq, Karoq ve Kamiq isimlerinin ortak noktası elbette sadece benzer tınılara sahip olmaları değil; aynı zamanda markanın SUV ailesini ortak bir isimlendirme altında toplaması. Bu isimlerin ilham kaynağı, Alaska ve o bölgelerdeki yerel diller. Kodiaq, Alaska'daki Kodiak Adası ve burada yaşayan büyük kahverengi ayıyla ilişkilendiriliyor. Karoq'un ismi, Alutiiq dilindeki “KAA'RAQ” yani “araba” kelimesiyle “RUQ”, yani “ok” kelimesinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Buradaki ok detayı da markanın logosundaki kanatlı oka gönderme yapıyor. Kamiq de Inuit dilinde insanın kendisini her durumda rahat hissettiği, kendine has karakteri olan bir şeyi ifade ediyor. Böylece bu üç modelin isimlendirmesi de fonetik olmalarıyla değil, benzer kültür ve coğrafyayı çağrıştırmasıyla ilgili. Enyaq: Elektrikli dönem Elektrikli SUV modeli Enyaq'ın isimlendirmesi de markanın daha önce oluşturduğu isimlendirmeden izler taşıyor. Enyaq ismi, İrlandaca kökenli “Enya” isminden geliyor ve “yaşam kaynağı” anlamını taşıyor. “E”, elektriğe bir gönderme yaparken sonundaki “Q” ise Skoda'nın SUV modellerinde oluşturduğu isimlendirme geleneğini devam ettiriyor. Ünlü otomobil markasının, her bir modeline de yalnızca kulağa hoş gelmesi için isim vermediğini görüyoruz. Tüm modellerinin isimlerine baktığımızda arkalarında farklı bir fikir bulunuyor. Bir sonraki Skoda modelini gördüğünüzde yalnızca otomobile bakmak yerine isminin ne anlama geldiğini de düşünün, belki o da diğerleri gibi arkasında markayla ilgili küçük bir hikaye saklıyordur.

Superb, Octavia, Fabia… Skoda Modellerinin İsimleri Nereden Geliyor, Anlamları Ne?

YouTube'da Kullanıcıları Çileden Çıkaran Sorun Çözüldü

Dünyanın en popüler video platformu konumunda bulunan YouTube’da da her platformda olduğu gibi ara sıra bazı sorunlar ortaya çıkıyordu. Son zamanlarda özellikle iPad kullanıcılarını etkileyen bir problem de bunlardan biri. Öyle yaklaşık 1 haftadır video izlenirken tam ekran modundan çıkıldığında video başlıkları, açıklama metinleri, kanal bilgileri ve yorumlar tamamen ortadan kalkıyordu. Kullanıcıları âdeta çileden çıkaran bu problem hakkından nihayet YouTube’dan bir adım geldi. Dev şirket, yayımladığı 21.33.6 kodlu güncelleme ile metinlerin, kanal bilgilerinin ve yorumların yok olduğu sorunu çözdüğünü açıkladı. YouTube’u güncelleyerek sorunu ortadan kaldırabilirsiniz Uygulamada video değiştirilse, cihaz yeniden başlatılsa ve hatta uygulama silinip tekrar yüklense bile oynatıcının altındaki boş alan düzelmiyordu. Bu süreçte kullanıcılar, arayüzün yeniden yüklenmesini sağlamak adına iPad'i tam ekrandan çıkmadan önce dikey ve yatay konumlar arasında döndürmek gibi zahmetli geçici yöntemlere başvurmak zorunda kalıyordu. Yayımlanan yeni güncelleme ile birlikte bu tür karmaşık çözümlere olan ihtiyaç tamamen ortadan kalktı. App Store üzerinden yayımlanan 21.33.6 kodlu iPad güncellemesi, ilgili hatayı ortadan kaldırıyor. Hata ile karşılaşan tüm kullanıcıların uygulamalarını en son sürüme güncellemeleri öneriliyor. Bu güncellemeden sonra YouTube’da metinlerin, kanal bilgilerinin ve yorumların eskisi gibi olduğunu göreceksiniz.

YouTube’da Kullanıcıları Çileden Çıkaran Bir Sorun Ortaya Çıktı: Çözüm İçin Güncelleme Yayımlandı

Apple'ın Birkaç Gün İçinde Sürpriz Bir Ürün Tanıtabileceği İddia Edildi

Apple’ın birkaç hafta içinde bu yılki en büyük etkinliği olacak iPhone 18 Pro lansmanını gerçekleştirmesini bekliyoruz. Tahminler, etkinliğin 9 Eylül tarihinde olacağı yönündeydi. Gelen yeni bilgiler ise teknoloji devinin iPhone lansmanından önce sürpriz bir ürün duyurusu yapabileceğini ortaya koydu. En güvenilir Apple kaynağı olarak nitelendirebileceğimiz Bloomberg yazarı Mark Gurman’ın son bilgilere göre Apple, önümüzdeki günlerde yeni bir Mac mini modelini duyurmayı planlıyor. Bu cihaz, iPhone lansmanından önce gelecek ve şirket için özel bir anlam taşıyacak. Yeni Mac mini Tim Cook döneminin son ürünü olabilir Gurman’ın aktardığına göre yeni nesil Mac mini modelinin yerini 1 Eylül tarihi itibarıyla John Ternus’a bırakacak Tim Cook’un dönemindeki son ürün olabilme ihtimali de var. Eğer bu gerçek çıkarsa cihazın ağustos bitmeden 5-6 gün içinde tanıtıldığını görebiliriz. Peki yeni Mac mini’de neler bekliyoruz? Apple’ın yeni bilgisayar üzerinde hangi işlemciyi tercih edeceği tarafında ise iddialar karışık. Aktarılanlara göre şirket, yeni Mac mini’nin hem M5 hem de M6 çipli versiyonlarını test etti ancak sunulacak nihai modelde hangi nesil çipin kullanılacağı şimdilik bilinmiyor. Mevcut Mac mini modellerine baktığımızda, kullanıcılar cihazı standart M4 ya da daha güçlü M4 Pro işlemcilerle konfigüre edebiliyor. Ayrıca bu modellerde 16 GB ile 48 GB arasında RAM ve 8 TB'a kadar depolama alanı seçenekleri sunuluyor. Mac mini cephesindeki fiyat ve tedarik süreçleri son dönemde oldukça hareketli geçti. Mayıs ayının başında Apple, 599 dolarlık 256 GB depolamalı giriş modelini satmayı durdurmuş ve 799 dolarlık 512 GB seçeneği en uygun fiyatlı model haline getirmişti. Ancak Haziran sonunda Mac, iPad, Apple TV, HomePod ve Vision Pro gibi tüm ürün gruplarında yapılan zamların ardından, 256 GB'lık seçenek 799 dolar fiyat etiketiyle tekrar seriye dahil edildi. Yeni tanıtılacak modelle ilgili öne çıkan bir diğer önemli detay ise üretim lokasyonu. Apple, şubat ayında yaptığı açıklamada Foxconn'un Houston, Teksas'taki fabrikasında bazı Mac mini birimlerinin montajına başlayacağını duyurmuştu. Firma, ürünün lansmanında bu yüzden “ABD üretimi” vurgusu yapabilir.

Apple, Birkaç Gün İçinde Sürpriz Bir Ürün Tanıtabilir: Tim Cook'un Son Ürünü mü Geliyor?

40 Gün Pil Ömrü Sunan Tuşlu Telefon Nokia 300 Charge Tanıtıldı

Son zamanlarda HMD’den gelişmiş özelliklerle donatılan Nokia tuşlu telefonlar geldiğini görüyorduk. Şimdi ise firma, bu cihazlara bir yenisini daha ekledi. Firma, Nokia 300 Charge ismi verilen yeni telefonunu resmen bizlerle buluşturdu. Cihaz, batarya odaklı olmasıyla dikkat çekiyor. Telefonda çoğu insanın aşina olduğu nostaljik tuşlu telefon tasarımı bulunuyor. Arkasında kamera da olduğunu belirtelim. Köşeli tasarımı, dokulu yan yüzeyleri, kum taşı ve yeşil renk seçenekleri var. Karşınızda 40 gün pil ömrü sunan Nokia 300 Charge Boyutlara bakıldığında cihaz 136,6 mm uzunluğa, 55 mm genişliğe, 14,94 mm kalınlığa ve 138 gram ağırlığa sahip. 2.4 inç büyüklüğünde ve 320 x 240 piksel çözünürlüğünde LCD bir ekrana ev sahipliği yapan model, Unisoc SC6531E işlemciden güç alıyor ve S30+ işletim sistemini çalıştırıyor. 4 MB RAM ve 4 MB dahili depolama alanına sahip olan telefonda 32 GB’a kadar microSD kart desteği ile 3.5 mm kulaklık girişi de bulunuyor. İsminden de anlaşılabileceği gibi pil odaklı bir model. Öyle ki Type-C bağlantı portu ile donatılmış cihazda 3.700 mAh kapasiteli dev bir pil var. 10W destekli bu batarya, tek şarjla 40 günün üzerinde pil ömrü sunabiliyor. Bu da cihazı muazzam bir acil durum veya yedek telefon seçeneği hâline getiriyor. Ancak dikkat edilmesi gereken kritik bir kısıtlama var: Cihaz yalnızca çift bant 2G bağlantısını destekliyor. Bu da 2G altyapısını kapatmış veya kapatmaya hazırlanan birçok ülkede telefonun şebeke işlevini yitirmesi anlamına geliyor. Cihazın üst kısmında dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise oldukça parlak bir LED fenerin bulunması. Verilen bilgilere göre bu fener, Nokia 105’in fenerinden 4 kat, iPhone 16 Pro’nun flaş/fener ışığından ise 2 kat daha parlak bir aydınlatma sunuyor. Modelin arka tarafında 320 x 240 piksel çözünürlük sunan çok temel bir kamera yer alsa da üstteki ışık bir kamera flaşı değil, doğrudan el feneri olarak tasarlanmış. Cihazın fiyatı 35 dolar olarak açıklandı.

40 Gün Pil Ömrü Sunan Tuşlu Telefon Nokia 300 Charge Tanıtıldı

Caviar, iPhone Ultra'nın 900 Bin TL'lik Lüks Versiyonunu Duyurdu

Telefonların uçuk fiyatlara sahip ultra lüks versiyonlarını tasarlamasıyla tanıdığımız Caviar, koleksiyonlarına bir yenisini daha ekledi. Firma, şimdi de önümüzdeki haftalarda tanıtılacak ilk katlanabilir iPhone modeli iPhone Ultra’nın “Liquid Metal" adını taşıyan lüks versiyonunu duyurdu. Caviar’ın kataloğundaki diğer yedi lüks tasarıma katılan Liquid Metal versiyonu, cihazın standart dış kasasını tamamen 925 ayar sterling gümüşten üretilen özel bir panelle değiştiriyor. Fiyatı da tahmin edebileceğiniz gibi cep yakıyor. Karşınızda 900 bin TL’lik iPhone Ultra Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre tasarım, donmuş sıvı metalin akışkan hareketini anımsatacak şekilde kurgulandı. Ağır bir heykel rölyefi şeklinde işlenen gümüş malzeme, yüksek aynalı parlatma işleminden geçirilerek ışığın geliş açısına göre arka yüzeyde dalgalanma efekti oluşturmuş. Ayrıca cihazın arkasındaki standart Apple logosu da çıkarılarak yerine yine 925 ayar gümüşten dökülmüş üç boyutlu bir logo yerleştirilmiş. Caviar’ın geçmişte imza attığı aşırı mücevherli, altın kakmalı veya göktaşı parçalı karmaşık tasarımlarının aksine Liquid Metal modeli, gücünü yalnızca ham gümüş malzemeden ve onun yansıtıcı yüzey kalitesinden alıyor. Bu yaklaşım, cihazı geleneksel bir mücevher eşyasından ziyade çağdaş bir metal heykel niteliğine yaklaştırıyor. Söz konusu lüks dokunuşun maliyeti ise oldukça yüksek. Liquid Metal iPhone Ultra’nın 256 GB depolama kapasitesine sahip baz modeli 18.840 dolardan (906 bin TL) başlayan fiyatlarla satışa sunulacak. Caviar, bu özel serinin dünya çapında sadece 17 adetle sınırlı kalacağını açıkladı. Cihazı satın alan kullanıcılara ürün, markaya özel bir ambalaj içerisinde ve Caviar imzalı 24 ayar altın kaplama bir anahtar ile teslim edilecek. Caviar tarafınca yayınlanan konsept görseller ve fiziksel maketler, katlanabilir iPhone Ultra’nın menteşe yapısı ile dış boyutları hakkında somut fikir verse de cihazın altındaki donanım Apple tarafından henüz resmi olarak doğrulanmadı. Katlanabilir modelin gümüş olmayan standart fabrikasyon sürümünü ve teknik detaylarını görmek için eylülün başında gerçekleşecek Apple lansmanını beklemek gerekecek.

Caviar, Daha Tanıtılmayan Katlanabilir iPhone'un 900 Bin TL'lik Ultra Lüks Versiyonunu Tanıttı

The Witcher 4'ün Ne Zaman Çıkacağı Açıklandı

CD Projekt imzalı The Witcher, oyun dünyasının en sevilen serilerinden biriydi. The Witcher 3’ün 2015 yılında çıktığını görmüştük. Yıllar önce duyurulan 4’üncü oyun da büyük heyecanla bekleniyordu. Şimdi ise bu oyun hakkında oyuncuları iyice heyecanlandıracak bir gelişme yaşandı. Projekt Red'in Eş CEO'su Michał Nowakowski tarafından yayınlanan yeni bir video kapsamında The Witcher 4’ün ne zaman piyasaya sürülmesinin planlandığına dair bilgiler paylaşıldı. 2028 yılı içinde piyasaya sürülecek Yapılan açıklamalara göre stüdyo, The Witcher 4’ü 2028 yılı içerisinde piyasaya sürmeyi hedefliyor. Geliştirici ekip uzun yıllardır projenin üzerinde çalışıyor olsa da ilk kez resmî olarak bu kadar net bir takvim paylaşıldığını görüyoruz. Daha önce projenin Unreal Engine 5 ile geliştirildiğini doğrulayan ve çeşitli teknik videolarla oyuna dair ufak detaylar gösteren şirket, çıkış tarihi konusunda temkinli davranmaya devam ediyor. Bu yüzden hâlâ kesin bir tarih paylaşılmış değil. Yine de bekleyenler üzerindeki belirsizliği kaldırdığı için güzel bir haber. Takvimde 2028 yılı işaret edilse de oyun severlerin o tarihe kadar tamamen eli boş kalmayacağı da kesinleşti. CD Projekt Red, Gamescom etkinliği kapsamında The Witcher 3 için geliştirdiği ve Songs of the Past adını taşıyan yeni genişleme paketini sergilemeye hazırlanıyor. Şirket, bu yeni genişleme paketinin ise 2027 bitmeden geleceğini söylüyor.

The Witcher 4'ün Ne Zaman Piyasaya Sürüleceği Açıklandı

Emlak ve Oto Galeri İşletmelerine Devasa Sosyal Medya Cezası

Sosyal medyada araç veya gayrimenkul satışı yaparken fiyat bilgisini saklama ve kullanıcıları özel mesaja yönlendirme devri resmen sona erdi. Ticaret Bakanlığı tarafından bu yılın başında hayata geçirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), yalnızca klasik ilan sitelerini değil, artık emlakçı ve oto galerilerin sosyal medya paylaşımlarını da tam kapsamıyla denetliyor. Yapılan son incelemelerde, mevzuata aykırı hareket ettiği tespit edilen çok sayıda işletmeye cezalar kesildi. Toplamda 42 emlak işletmesi ile 40 oto galeriye işletme başı 100 bin TL olmak üzere toplamda 8,2 milyon TL idari para cezası uygulandı. “Fiyat için DM” artık yok Bakanlık tarafından yapılan açıklamalara göre, sosyal mecra hesapları üzerinden ev, araba, arsa veya iş yeri ilanı paylaşmak isteyen galeri ve emlak işletmelerinin iki kritik kurala uyması şart koşuluyor. Paylaşılan görsel veya bilgilerin yanında EİDS üzerinden üretilmiş doğrulanmış ilan linkinin yer alması ve açıkça fiyat bilgisinin yazılması zorunlu olacak. Yeni kurallar kapsamındaki bu yükümlülükler kurum ve işletmeler için geçerli olup bireysel, kişisel paylaşımları kapsamıyor. Ticaret Bakanlığı'nın denetimleri sonucunda idari para cezasına çarptırılan işletmeler konusunda farklı hamleler de var. Kuralları ihlal eden 82 işletmenin para cezasının yanı sıra, söz konusu sosyal medya hesaplarının Meta tarafından erişime kapatılacağı belirtildi. Bu kararla birlikte mevzuata uymayan ticari hesapların sosyal mecra platformlarındaki varlıkları doğrudan engellenmiş olacak.

Emlakçı ve Oto Galerilere Milyonlarca TL Sosyal Medya Cezası Kesildi: Artık Fiyat İçin DM Diye Bir Şey Olmayacak!

Otoyol Geçişlerinde Yeni Dönem Başladı: SGS Sistemi Nedir?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından yapılan açıklamaya göre otoyollarda yepyeni bir döneme giriş yapıyoruz. Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) işletmesindeki Ankara Kahramankazan sınırlarında yer alan Akıncı Ücret Toplama İstasyonu’nda Serbest Geçiş Sistemi (SGS) resmen devreye alındı. Yeni sistem sayesinde sürücülerin gişe önlerinde hız düşürme, tamamen durma veya şerit değiştirme zorunluluğu ortadan kalkıyor. Geçiş ücretleri ise araçların HGS hesapları üzerinden otomatik olarak düşüyor. Yıl sonuna kadar toplamda 43 istasyon SGS’ye uygun olacak KGM bünyesinde toplam 106 ücret toplama istasyonu yer alıyor. Akıncı’nın yanı sıra yakın dönemde Adapazarı, Sultanbeyli, Gerede ve Kandıra gişelerinde de dönüşüm tamamlanarak SGS devreye sokuldu. Toplamda 35 istasyonun SGS’ye uygun hâle getirildiği belirtiliyor. Yıl sonuna kadar ise 8 istasyonda daha dönüşüm tamamlanacak. Bu istasyonlar; Çeşme, Kaynaşlı, İskenderun, Adana Doğu, Adana Batı, Mersin, Eminlik ve Suruç olarak sıralanıyor. Bakanlık, bu dönüşüm adımlarında önceliği trafik yoğunluğunun en yüksek olduğu noktalara verdiklerini belirtmiş. Belirtilen noktaların tamamlanmasıyla birlikte Türkiye genelinde KGM işletmesindeki SGS bulunan istasyon sayısı 43’e çıkacak. Gişelerdeki bekleme ve kuyrukları ortadan kaldırmayı amaçlayan sistem, sadece zaman tasarrufu sağlamakla kalmıyor. Ağır taşıt ve binek araçların gişe önlerindeki ani frenleme ile yeniden hızlanma hareketlerinin azalması, doğrudan yakıt tüketimini düşürecek.Buna bağlı olarak araçların çevreye yaydığı karbon salım oranlarında da belirgin bir gerileme elde edilmesi hedefleniyor. Ayrıca araçların gişe kulvarlarına girmek için son anda şerit değiştirme ihtiyacının ortadan kalkması, gişe alanlarında sıkça yaşanan maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası risklerini de belirgin ölçüde azaltacak.

Otoyol Geçişlerinde Yeni Dönem Başladı: SGS Sistemi Nedir?

Sony’den Oyuncuları Kızdıracak Açıklama

Son zamanlarda PlayStation’da disksiz oyunlarının sonunu getirmesi nedeniyle büyük eleştiri altında olan Sony, şimdi ise oyuncuları kızdıracak bir hamle daha yaptı. Firmanın oyunculara gönderdiği güncellenmiş PlayStation Şartları, e-postalarında oyunlarla ilgili bazı ilginç bilgilere yer verildi. Mesajda, dijital olarak satın alınan oyunların aslında mülkiyetini sunmadığı ifadelerine yer verildi. ketin sunduğu kullanım koşullarına göre, PlayStation Network üzerinden dijital bir oyun satın almak, kullanıcıya sadece o oyunu oynaması için verilmiş "sınırlı bir lisans" anlamına geliyor. Oyunlar, platformun insiyatifinde Sony'nin bu zamanlaması oldukça dikkat çekici, çünkü şirket kısa süre önce PlayStation 5 için fiziksel oyun diski üretimini Ocak 2028 itibarıyla tamamen durduracağını doğrulamıştı. Bu karar, PlayStation 6 da dahil olmak üzere markanın gelecekteki oyun ekosisteminin tamamen dijital odaklı olacağını gösteriyor. Fiziksel medyanın ortadan kalkacak olması zaten oyuncu topluluğunda geniş çaplı bir huzursuzluk yaratmış ve bir haftalık oyun oynamama gibi boykot protestolarına yol açmıştı. İnternet bağlantısı ve aktif bir çevrim içi hesap gerektiren dijital satın alımlar, kütüphanedeki içeriklere gelecekte de erişileceğinin garantisini sunmuyor. Fiziksel disklerin aksine dijital kütüphanelerde oyunların korunması ve arşivlenmesi doğrudan Sony gibi platform sağlayıcılarının eline geçmiş durumda. Steam gibi diğer dijital platformlarda da benzer şartlar geçerli olsa da fiziksel disklere veda tartışmalarının alevlendiği bir dönemde Sony'nin bu hatırlatmayı yapması zamanlama açısından ciddi eleştirilere hedef oluyor.

Sony’den Oyuncuları Kızdıracak Açıklama: Dijital Alınan Oyunların Sahibi Değilsiniz!

İkinci El Araç Piyasasında Rüzgâr Tersine Döndü: Güç Artık Alıcıda!

Türkiye ikinci el araç pazarında 2026 yılı hareketli ancak bir o kadar da satıcılar açısından zorlu geçiyor. TÜİK verilerine göre yılın ilk yedi ayında toplam 6 milyon 27 bin 109 motorlu kara taşıtı devredilirken, bu işlemlerin 4 milyondan fazlasını otomobil satışları oluşturdu. Ancak yüksek işlem hacmine rağmen pazar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla toplam taşıtlarda %2,3 (143 bin 466 adet), otomobillerde ise %2,8 (115 bin 933 adet) oranında bir kayıp yaşadı. Satışlarda düşüş var, güç artık alıcıda Piyasadaki satış grafiği yıl boyunca oldukça dalgalı bir seyir izledi. İlk çeyrekteki nispeten güçlü performansın ardından nisan ayında başlayan %3,9'luk daralma, mayıs ayında yerini sert bir kırılmaya bıraktı. Mayıs 2025'te 960 bin 640 olan devir sayısı, Mayıs 2026'da %21,7'lik sert düşüşle 752 bin 150 seviyesine kadar geriledi. Haziran ayındaki %12,1'lik geçici toparlanmanın ardından temmuzda pazar yeniden 907 bin 846 adede düşerek gerileme trendini sürdürdü. Motosiklet pazarının 651 bin seviyelerinde yatay seyrettiği bu dönemde; kamyon devirleri %1,6, özel amaçlı taşıtlar ise %6,3 büyüme kaydetti. Fiyatlama tarafında satıcıların eski gücünü kaybettiği açıkça görülüyor. BETAM ve sahibindex verilerine göre temmuz ayında ortalama satılık otomobil fiyatı 1 milyon 169 bin TL olarak gerçekleşti. Ortalama ilan fiyatları aylık bazda %0,5 gerilerken, enflasyondan arındırılmış reel fiyatlarda yıllık %8,6'lık bir düşüş yaşandı. Cardata'nın İkinci El Araç Fiyat Endeksi de piyasadaki reel erimeyi doğruluyor. ılın ilk yarısında nominal olarak %1,3 düşen endeks, aynı dönemdeki %17,7'lik tüketici enflasyonu ile birleştiğinde 6 aylık reel değer kaybının %16'yı aşmasına neden oldu. Sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri ve krediye erişim kısıtları talebi doğrudan baskılıyor. Sıfır kilometre araçlarda başlatılan agresif kampanyalar, 0-1 yaş ikinci el araç fiyatlarını sıfır araç seviyelerine hatta bazı durumlarda daha aşağıya çekti. Bu durum ilanların satışa dönüşme sürelerini uzatırken pazarlık paylarını da artırdı. Piyasa temsilcileri ise gözünü sonbahara çevirmiş durumda. arabam.com CEO'su Önder Oğuzhan ve Otomerkezi.net CEO'su Muhammed Ali Karakaş, yaz tatilinin sona ermesi, okulların açılması ve şehir merkezlerine dönüşle birlikte eylül ayı ortasından itibaren pazarda kademeli bir canlanma ve fiyatlarda kıpırdanma beklediklerini belirtiyorlar.

İkinci El Araç Piyasasında Rüzgâr Tersine Döndü

Volkswagen CEO’su, Şirketin Mali Durumunun “Kritik” Olduğunu Açıkladı

Alman otomotiv devi Volkswagen, maliyet baskısı ve küresel rekabetin getirdiği zorluklarla mücadele ederken yönetim kanadından net mesajlar gelmeye başladı. Volkswagen Group CEO’su Oliver Blume, Reuters tarafından incelenen şirket içi bir bildiride çalışanlara seslenerek şirketin mevcut durumunun "kritikten de öte" olduğunu ifade etti. Blume, şirketin yeni bir maliyet kesinti dalgasına hazırlandığını ifade etti. Alman üreticinin karşı karşıya olduğu temel zorluk sadece daha fazla araç satmakla sınırlı değil. Şirketin mevcut maliyet yapısı, özellikle Çinli üreticilerin küresel pazarda hızla yükseldiği ve rekabetin sertleştiği bu dönemde VW'yi rakiplerine kıyasla ciddi bir dezavantaja sürüklüyor. Blume'un verdiği bilgilere göre Volkswagen'in genel giderleri, benzer rakiplerin maliyet seviyesinden yüzde 30'dan daha fazla bir oranda yüksek seyrediyor. Büyük işten çıkarmalar mı geliyor? VW Group'un mevcut faaliyet kâr marjı yüzde dört seviyesinin altında kalıyor. Blume mevcut piyasa koşullarında bu oranı makul bulsa da şirketin geleceğini sürdürülebilir bir şekilde finanse etmek için bu marjın yeterli olmaktan çok uzak olduğunu belirtiyor. Haftalardır basında yer alan ve işten çıkarmaların iki katına çıkabileceğine işaret eden 100.000 kişilik iddialar gündemi meşgul ederken Blume sıkça dile getirilen 50.000 ek işten çıkarma iddialarına açıklık getirdi. Şirket CEO'su, dünya çapında yaklaşık 50.000 pozisyonun kapatılmasına yönelik ifadenin nihai veya sabit bir hedef olmadığını vurguladı. Bu rakamın arkasında iş gücü maliyetlerinde bir değişikliğe gidilmeden rakiplerle olan maliyet farkının kapatılması durumunda kaç pozisyonun elenmesi gerektiğine dair teorik bir hesaplama yatıyor. Başka bir deyişle verilen rakam kesinleşmiş bir plan değil de şirketin karşı karşıya olduğu sorunun ölçeğini göstermek için kullanılan matematiksel bir modelleme niteliği taşıyor. Alman devinde çalışanlar için tek belirsizlik iş gücü sayısı değil. Blume, 2030'lu yıllarda kapanma riski taşıdığı konuşulan Almanya'daki dört fabrika için henüz verilmiş kesin bir kapatma kararı olmadığını da bildirdi. Şimdilik bu tesislerin geleceği korunsa da önümüzdeki on yıl içinde kapasite kullanım oranlarının düşmesi durumunda tablo değişebilir. Fabrika kapatma ve iş gücü küçültme tartışmalarının yanı sıra VW Group, ürün ve üretim tarafında da ciddi bir sadeleşmeye gidiyor. Şirket, aşırı büyüyen yapısını dizginlemek adına mevcut model yelpazesini yüzde 50'ye varan oranlarda azaltmayı hedefliyor. Bununla da kalmayan otomotiv devi, araçlarda sunulan opsiyon ve donanım çeşitliliğini yüzde 75 oranında düşürmeyi planlıyor.

Volkswagen CEO’su, Şirketin Mali Durumunun “Kritik” Olduğunu Açıkladı: Büyük İşten Çıkarmalar mı Geliyor?

17-23 Ağustos 2026: Türkiye'de En Çok İzlenen Film ve Diziler

Her biri farklı türden dizi ve filmleri bünyesinde bulunduran dijital film ve dizi platformları, ülkemizde de milyonlarca kullanıcı tarafından tercih ediliyor. Peki bu platformlarda en çok izlenen dizi ve filmler neler? Geride bıraktığımız hafta boyunca en çok ilgi gören yapımlar hangileri? JustWatch tarafından derlenen verileri kullanarak 17-23 Ağustos 2026 tarihleri arasında Türkiye’de en çok izlenen film ve dizilerle karşınızdayız. Dizilerde Prime Video’da yayımlanan ve yeni sezonu çıkan Reacher zirvede yer alırken filmlerde ise hâlâ Mubi'deki Nasıl Seks Yapacağız? liderliğini koruyor. Türkiye’de geçen hafta en çok izlenen filmler Nasıl Seks Yapacağız? - Mubi İyi ki Aldatılmışım - Netflix Kurtuluş Projesi - Prime Video Sığınak - Prime Video 365 Gün - Netflix Jurassic World: Yeniden Doğuş - Prime Video Jüri Üyesi No: 2 - Netflix & TV+ & HBO Max Örümcek Adam: Eve Dönüş Yok - Disney+ Greedy People - TV+ Türkiye’de geçen hafta en çok izlenen diziler Reacher - Prime Video Off Campus - Prime Video Game of Thrones - HBO Max & TV+ Wedding Agreement: The Series - Disney+ From - TV+ House of the Dragon - HBO Max & TV+ Jasmine - HBO Max Special Ops: Lioness - TV+ The Last of Us - HBO Max & TV+

17-23 Ağustos 2026: Türkiye'de En Çok İzlenen Film ve Diziler

Netflix Eylül 2026’da Neler Var? Seni Tanıyorum’dan Stranger Things Animasyonuna Yayın Takvimi

Eylül ayının gelmesiyle birlikte Netflix, izleyicilerine farklı türlerde yeni içerikler sunmaya hazırlanıyor. Bu ay platformda yerli psikolojik gerilimlerden popüler dizilerin yeni sezonlarına, stand-up gösterilerinden animasyonlara kadar geniş bir yelpazede yapım yer alıyor. Sonbahar ekran takviminizi planlamanızı kolaylaştırmak adına ay boyunca yayına girecek tüm içerikleri kategorilerine göre düzenledik. İşte eylül ayında izleyicilerle buluşacak dizi, film ve özel yapımların tamamı. Heyecanla beklenen yeni diziler Kalp Sancısı (2 Eylül 2026): Meksika Devrimi yıllarında hekim olma hayalinin peşinden giden Emilia Sauri; aşk, yaşam gayesi ve özgürlük için çıktığı bu yolda geleneklere meydan okuyor. The Gentlemen: 2. Sezon (3 Eylül 2026): Guy Ritchie imzalı dizinin yeni sezonunda Eddie, Bobby'nin onayı olsun ya da olmasın, hızla büyüyen imparatorluğunu genişletmek için büyük planlar yaparken; Susie işleri çeşitlendirmek adına yeni yollar arıyor. Seni Tanıyorum (17 Eylül 2026): Başrollerini Elçin Sangu, Melis Sezen ve Ozan Dolunay'ın paylaştığı yerli gerilim dizisinde, doğum sonrası ressamlığa dönmeye çalışan Funda'nın tekinsiz bakıcı Nazlı ile kesişen hayatı, eşi İlker ile olan evliliğini ve tüm dengeleri altüst eden karanlık sırları gün yüzüne çıkarıyor. Stranger Things: Sene 1985: 2. Sezon (17 Eylül 2026): Hawkins evreninde geçen sevilen animasyon yan dizisinin yeni sezonunda Sevgililer Günü yaklaşırken ekip; kasabada ortalığı kasıp kavuran hayaletimsi görüntülerin ve tuhaf yaratık sürüsünün ardındaki gerçeği çözmek için yeniden bir araya geliyor. Wonka'nın Altın Bileti (23 Eylül 2026): Şanslı yarışmacıların öngörülemez oyunlar, zorlu testler ve cazibelerle yüzleştiği bu sıra dışı reality yarışmasında heyecan Willy Wonka'nın çikolata fabrikasına taşınıyor. Son Vaka (25 Eylül 2026): Issız bir otelde meydana gelen şüpheli bir ölümün ardından, gözden düşmüş bir oyuncu canlandırdığı ünlü karakterin dedektiflik becerilerini kullanarak vakayı çözmeye çalışıyor. Yeni filmler ve komedi gösterileri Jared Freid: The Family Plan (1 Eylül 2026): Ebeveynleriyle tatile çıkmaktan evine yakın hissettiren popüler video içeriklerine kadar pek çok konuyu ele alan Jared Freid, bu tempolu stand-up gösterisinde sorunlarını aile içinde tutuyor. Neden Tekrar Evlendim? (9 Eylül 2026): Marcus ve Angela'nın kızının düğünü için bir araya gelen eski dostlar ve eşler, geçmişin ve bugünün dramaları eşliğinde "Biz neden evlendik ki?" sorusunu sorarak ilişkilerini yeniden sorguluyor. Menajerimi Arayın! (10 Eylül 2026): ASK menajerlik ajansının kapanışından beş yıl sonra, ilk filminin çekimlerine günler kala başrol oyuncusunu kaybeden Andréa, iyisiyle kötüsüyle eski ekibini tek bir film projesi için yeniden topluyor. Yeni belgeseller Fito Páez: Dünya Bir Şarkıya Sığar (3 Eylül 2026): Arjantinli rock yıldızı Fito Páez, daha önce hiç yayınlanmamış özel arşiv görüntüleri eşliğinde hayat, aşk ve müzik hakkında son derece samimi açıklamalarda bulunuyor. Çocuklar ve aileler için yeni içerikler Gabby'nin Hayal Evi: 14. Sezon (14 Eylül 2026): Sevilen fenomen seride Gabby ve kedi dostlarına bu kez Gabby'nin köpeksever kardeşi Doozie ve yeni köpek arkadaşları eşlik ediyor. Pokemon Yeni Ufuklar: 3. Sezon – Yükselen Umutlar: 4. Kısım (18 Eylül 2026): Yükselen Volt Vurucuları, Kâşifler'in Pokemon'lar ile Eğitmenler arasındaki bağların geleceğini sonsuza dek değiştirebilecek tehlikeli yeni komplosunu engellemeye çalışıyor. LEGO ONE PIECE (29 Eylül 2026): İki bölümlük özel LEGO yapımında Hasır Şapka korsanları Luffy, Nami ve Usopp parçalarla yeniden tasarlanan evrende engin denizlere açılıyor.

Netflix Eylül 2026’da Neler Var? Seni Tanıyorum’dan Stranger Things Animasyonuna Yayın Takvimi

Solitaire Windows'a Neden Yüklendi? Asıl Amacı Neydi?

Bugün bir dosyayı sürükleyip başka klasöre bırakırken ne yaptığımızı düşünmüyoruz bile. 1980'lerin sonlarında ise bilgisayar kullanmaya klavyeyle alışmış geniş bir kitle için fare, öğrenilmesi gereken farklı bir kontrol yöntemiydi. Üstelik grafiksel arayüzlerin yaygınlaşmasıyla tıklamak ve sürüklemek giderek daha önemli hâle geliyordu. Microsoft'un çözümü uzun eğitim ekranları göstermek yerine insanları kart masasının başına oturtmak oldu. Solitaire, Windows 3.0 ile 1990 yılında sisteme eklendi ve kısa sürede Windows'un en tanınan parçalarından birine dönüştü. Oyuncular kırmızı ve siyah kartları sıralamaya çalışırken aslında farenin en temel hareketlerinden birini tekrar tekrar uyguluyordu: sürükle ve bırak. Fare kullanmak bir zamanlar öğrenilmesi gereken bir beceriydi Bilgisayar faresinin tarihi Windows'tan çok daha eskiye uzansa da kişisel bilgisayar sahiplerinin tamamı bu kontrol yöntemine alışık değildi. DOS gibi komut satırı ağırlıklı sistemlerde yapılacak işlemlerin büyük bölümü klavye üzerinden gerçekleştirilebiliyordu. Grafiksel kullanıcı arayüzleri yaygınlaştıkça bu alışkanlığın değişmesi gerekiyordu. Ekrandaki simgeleri seçmek, pencereleri taşımak ve dosyaları bir konumdan diğerine sürüklemek için fare büyük önem kazanmıştı. Bugün son derece doğal gelen bu hareketler, bilgisayarla yeni tanışan biri için başlı başına öğrenme süreci anlamına geliyordu. Windows 3.0'ın 1990'da piyasaya çıkması bu geçişin önemli adımlarından biri oldu. Microsoft grafiksel arayüzü daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştırmaya çalışırken işletim sisteminin içerisinde küçük bir kart oyununa da yer verdi. Windows'un efsane oyunu bir stajyerin elinden çıktı Windows Solitaire'in arkasındaki isim Wes Cherry. Cherry, 1988 yılında Microsoft'ta stajyer olarak çalışırken Macintosh'taki bir Solitaire oyunundan esinlenerek Windows için kendi sürümünü geliştirmeye başladı. Başlangıçta proje Microsoft'un gelecekte milyonlarca kişiye ulaştırmayı planladığı dev bir ürün değildi. Cherry oyunu boş zamanlarında hazırlıyordu. Daha sonra Solitaire şirket içerisinde dikkat çekince Windows'a dahil edilmesine karar verildi. Microsoft oyunu Windows 3.0 ile birlikte 22 Mayıs 1990'da kullanıcılara sundu. Böylece Cherry'nin geliştirdiği küçük proje işletim sisteminin standart parçalarından biri hâline geldi. Oyunun görsel tarafında ise bilgisayar tasarım tarihinin önemli isimlerinden Susan Kare karşımıza çıkıyor. Apple'ın ilk Macintosh arayüzündeki pek çok ikonik grafik üzerinde çalışan Kare, Windows Solitaire için kullanılan kart destesinin tasarımını hazırladı. Kartların düşük çözünürlüklü ekranlarda kolayca ayırt edilebilmesi gerekiyordu. Bu nedenle tasarımlar bugünün ayrıntılı dijital kartlarından çok daha sade görünüyordu. Yine de o pikselli kartlar yıllar içerisinde Windows kullanıcılarının kolayca tanıyabileceği görüntülerden birine dönüştü. Kartları taşırken Windows kullanmayı öğreniyorduk Solitaire'in kuralları dijital oyunlardan çok daha eski. Windows sürümünde kullanılan Klondike çeşidinde amaç kartları türlerine göre As'tan Papaz'a kadar dört ayrı destede tamamlamaktı. Oyunun Windows açısından ilginç tarafı ise bu hedefe ulaşmak için yapılan hareketlerde saklıydı. Bir kartı başka bir kartın üzerine götürmek için fareyle seçiyor, tuşu basılı tutuyor ve hedef noktaya sürüklüyordunuz. Yanlış yere bırakırsanız kart geri dönüyor, doğru hamlede ise yeni konumunda kalıyordu. Aynı hareket Windows masaüstünde bir dosyayı başka klasöre taşırken de kullanılıyordu. Solitaire böylece kullanıcıya sürükle-bırak mantığını açıklayan uzun bir metin okutmak yerine bunu tekrar tekrar yaptırıyordu. Üstelik oyunu kazanma isteği, aynı hareketin onlarca kez gönüllü biçimde tekrarlanması anlamına geliyordu. Kartların arkasındaki gizli bilgileri ortaya çıkarmak da oyuncuya görsel arayüz mantığını öğretiyordu. Ekrandaki nesneler seçilebilir, taşınabilir ve yapılan işleme göre farklı tepki verebilirdi. Fare artık klavyenin yanında duran yabancı bir cihaz olmaktan çıkıp bilgisayarla iletişim kurmanın doğal yollarından birine dönüşüyordu. Ofis molalarının sessiz ortağına dönüştü Fare kullanmayı öğrenmek zamanla bilgisayar sahipleri için özel bir beceri olmaktan çıktı fakat Solitaire ortadan kaybolmadı. Windows 3.0'ın ardından gelen sürümlerde de yerini koruyunca oyun, milyonlarca bilgisayarda herhangi bir kurulum gerektirmeden ulaşılabilen bir eğlenceye dönüştü. Bunun en belirgin sonuçlarından biri iş yerlerinde görüldü. Solitaire birkaç dakika boş zamanı değerlendirmek için fazlasıyla uygundu. Uzun bir hikâyesi bulunmuyor, ses açmak gerekmiyor ve oyun istenildiği anda kapatılabiliyordu. Ofis bilgisayarında yeni bir oyun kurmak mümkün olmasa bile Solitaire zaten Windows'un içindeydi. Oyunun bu ünü Microsoft'un da gözünden kaçmadı. Windows 2000 ve Windows ME döneminde Solitaire'e “Boss Key” adı verilen, patron yaklaştığında oyunu gizleyen resmî bir özellik eklenmedi. Daha önce Wes Cherry'nin geliştirme aşamasında düşündüğü sahte elektronik tablo fikri nihai sürümde yer almamıştı. Yine de Solitaire ile iş yerinde vakit geçirme arasındaki bağ zamanla popüler kültürün parçasına dönüştü. Bu durum basit bir kart oyununun ne kadar doğru tasarlandığını da gösteriyordu. Bir el birkaç dakika sürebiliyor fakat kaybedildiğinde yenisini başlatmak yalnızca birkaç tıklama gerektiriyordu. “Son bir el” düşüncesinin birkaç kez tekrarlanması ise tahmin edilenden çok daha uzun bir mola yaratabiliyordu. Solitaire'in geniş kitlelere ulaşmasında Windows'la hazır gelmesinin etkisi büyüktü. Oyunu satın almak, indirmek veya nasıl çalıştırılacağını öğrenmek gerekmiyordu. Bilgisayarı açabilen herkes birkaç tıklamayla kartları dağıtabiliyordu. Bu erişilebilirlik sayesinde Solitaire yalnızca oyunlarla yakından ilgilenen kişilere ulaşmadı. Normalde bilgisayar oyunu satın almayan veya başka oyunları takip etmeyen kişiler de onu oynuyordu. Bir anlamda Windows, milyonlarca insanın bilgisayardaki ilk oyunlarından birini farkında olmadan seçmişti. Windows 8 geldi, Solitaire ilk kez masadan kalktı Solitaire uzun yıllar boyunca Windows'un standart parçalarından biri olarak kaldı. Windows 95, Windows 98, Windows XP ve sonraki sürümlerde farklı görünümlerle karşımıza çıkmaya devam etti. Windows 7 döneminde klasik oyun daha modern grafiklere kavuşmuştu. Fakat Windows 8'in 2012'de piyasaya çıkmasıyla önemli bir değişiklik yaşandı. Solitaire artık işletim sistemine klasik masaüstü oyunu şeklinde hazır yüklenmiyordu. Microsoft bunun yerine Microsoft Solitaire Collection adlı yeni bir uygulamaya yöneldi. Klondike'ın yanına Spider, FreeCell, TriPeaks ve Pyramid gibi farklı kart oyunları getirildi. Böylece yıllardır tek başına gördüğümüz Solitaire daha geniş bir kart oyunları paketine dönüştü. Windows 10 ile işler yeniden değişti. Microsoft Solitaire Collection işletim sistemiyle birlikte sunulmaya başladı. Günlük görevler, farklı oyun türleri ve çevrim içi özellikler eklendiği için deneyim Windows 3.0'daki sade kart masasından epey farklıydı. Fare eğitimi bitti ama kartlar 35 yıldır dağıtılıyor Solitaire'in hikâyesini ilginç yapan nokta, başlangıçtaki işlevinin çoktan ortadan kalkmasına rağmen oyunun yaşamaya devam etmesi. Bugün bilgisayarla tanışan biri sürükle-bırak hareketini öğrenmek için Solitaire'e ihtiyaç duymuyor. Dokunmatik ekranlardan dizüstü bilgisayarların touchpad'lerine kadar kontrol yöntemleri de 1990'dakinden çok daha farklı. Buna rağmen Microsoft Solitaire Collection hâlâ Windows, mobil cihazlar ve farklı platformlarda oynanabiliyor. Oyunun kalıcı olmasının arkasında karmaşık sistemlere ihtiyaç duymaması yatıyor. Kuralları öğrendikten sonra uzun eğitim bölümleri geçmek gerekmiyor. Beş dakikalık boşlukta bir el açılabildiği gibi yüksek kazanma oranı peşinde saatler de harcanabiliyor. Nostaljinin etkisini de göz ardı etmemek gerek. Windows 95 veya XP döneminde bilgisayar kullanan biri için Solitaire yalnızca bir kart oyunu değil. Eski masaüstleri, CRT monitörler ve internet bağlantısının olmadığı saatlerle bağlantılı bir hatıra niteliği taşıyor. Microsoft da oyunun bilgisayar tarihindeki yerini resmî olarak tescillemiş durumda. Microsoft Solitaire, 2019 yılında World Video Game Hall of Fame'e dahil edildi. Böylece bir zamanlar Windows'ta fare hareketlerini daha doğal hâle getirmeye katkı veren küçük kart oyunu, oyun tarihinin önemli yapımları arasına adını yazdırdı. Solitaire'in başarısında devasa bir açık dünya, etkileyici grafikler veya milyonlarca dolarlık geliştirme bütçesi yoktu. Bir deste kart, basit kurallar ve doğru zamanda doğru bilgisayarların içinde bulunmak yeterli geldi. Microsoft insanların Windows'u daha rahat kullanmasını isterken farkında olmadan dünyanın en tanınan bilgisayar oyunlarından birinin yayılmasına katkıda bulundu. Bir sonraki Solitaire elinizde kartı fareyle sürüklerken yaklaşık 35 yıl önce o hareketin neden bu kadar önemli olduğunu hatırlayabilirsiniz.

Milyonlarca Kişi Sadece Bir 'Oyun' Sandı ama Windows Solitaire'in Asıl Görevi Başkaydı...

Alfa Romeo'nun Logosunda Neden Bir Yılan İnsanı Yutuyor?

Bir Alfa Romeo gördüğünüzde gözünüzün ambleme kaymaması neredeyse imkansızdır. Bir yanda kırmızı bir haç, diğer yanda ise ağzından bir insan çıkan devasa bir yılan.. Peki, otomobil üreticileri genelde hızı, gücü ya da estetiği simgeleyen minimalist figürler seçerken Alfa Romeo neden bu kadar karmaşık ve biraz da ürkütücü bir sembolü tercih etti? Logodaki yılan ve ağzındaki insanın anlamı ne? Gelin markanın tarihine inerek tüm detayları öğrenelim. Alfa Romeo logosu Milano şehrinin tarihini ikiye bölerek anlatır. Logonun sol tarafında yer alan beyaz zemin üzerindeki kırmızı haç, 11. yüzyılda Haçlı Seferleri’ne katılan Milanolu şövalyelerin simgesidir. Günümüzde hâlâ Milano şehrinin resmi bayrağında bu kırmızı haçı görebilirsiniz. Sağ taraftaki taçlı ve insan yutan yılan ise 13. ve 15. yüzyıllar arasında Milano’yu yöneten, şehrin en güçlü soylu ailelerinden biri olan Visconti Ailesi’nin armasıdır. Bu dev yılan sembolünün İtalyanca adı Biscione'dir. Efsaneye göre, Visconti ailesinin kurucusu Otone Visconti, Haçlı Seferleri sırasında Milano’yu tehdit eden dev bir ejderhayı ya da yılanı öldürür. Bir diğer popüler anlatıya göre ise Otone, savaşta alt ettiği Sarazen bir şövalyenin kalkanındaki bu yılan figürünü zafer ganimeti olarak kendi aile armasına taşır. Logoyla ilgili en büyük tartışma da aslında bu yılan ile ilgili. İlk bakışta yılanın düşmanını yuttuğu sanılsa da, İtalyan mitolojisine ve Alfa Romeo’nun resmi açıklamalarına göre durum biraz farklı. Yılanın ağzındaki figür aslında yeniden doğuşu ve saf gücü temsil eden bir adamdır. Yılan adamı yutmamakta; aksine adam yılanın ağzından yeni, daha güçlü ve temizlenmiş bir insan olarak "doğmaktadır." Peki, siz Alfa Romeo'nun logosunu beğeniyor musunuz?

Alfa Romeo'nun Logosunda Neden Bir Yılan İnsanı Yutuyor?

POCO M8x Tanıtıldı: İşte Özellikleri ve Fiyatı

Xiaomi bünyesinde faaliyetlerini sürdüren POCO, bütçe dostu fiyatlara gelişmiş özellikler sunan telefonlarıyla öne çıkmayı başaran bir markaydı. Uygun fiyatlarıyla ülkemizde de büyük ilgi görüyordu. Şimdi ise firma, yepyeni modeli M8x’i gerçekleştirdiği bir lansman ile resmen tanıttı. POCO M8x modeli sol üste yerleştirilen kamera kurulumu ve önde delikli ekran tasarımıyla geliyor. Büyük batarya, Snapdragon işlemci, uzun yıllar güncelleme sözü gibi dikkat çeken özellikleri uygun fiyata kullanıcıyla buluşturacak. POCO M8x özellikleri Ekran 6,9 inç, HD+, 120 Hz, LCD İşlemci Snapdragon 4 Gen 5 RAM 6/8 GB Depolama 128 GB Arka kamera 50 MP Ön kamera 8 MP Batarya 7.900 mAh (45W) İşletim sistemi HyperOS 3 (Android 16) Cihazın ön yüzüne baktığımızda bizleri 6.9 inç büyüklüğünde HD+ çözünürlük sunan bir LCD panel görüyoruz. Ekran, akıcı bir görsel deneyim sunmak adına 120 Hz yenileme hızını destekliyor. İşlemci tarafında ise Qualcomm’un yeni Snapdragon 4 Gen 5 çipine ev sahipliği yapıyor. Yeni yonga seti, günlük görevlerde ve temel mobil işlemlerde enerji verimliliğini ön planda tutmayı hedefliyor. Ona 6 GB LPDDR4X RAM, 128 GB UFS 2.2 depolama eşlik ediyor. Ön tarafta 8 MP’lik selfie kamerası var. Arkada ise MP ana kamera, ona eşlik eden yardımcı bir birim ve LED flaş bulunuyor. Kutudan Android 16 tabanlı HyperOS 3 işletim sistemiyle çıkan telefon, 4 nesil Android işletim sistemi güncellemesi ve tam 6 yıl boyunca güvenlik güncellemesi desteğiyle gelecek. Bataryası ise 7.900 mAh kapasiteyle oldukça büyük. 45W hızlı şarjı da unutmayalım. Telefonun başlangıç fiyatı 219 dolar olarak açıklandı.

Snapdragon 4 Gen 5, 7.900 mAh Batarya ve Dahası: POCO M8x Tanıtıldı

Türkiye'de Hiç Görmediğimiz Arabalar

Türkiye’de Toros'tan Şahin'e, Broadway'den Egea'ya kadar bazı modeller yıllar geçmesine rağmen sokağın adeta bir parçası haline geldi. Otomobil dünyasının ilginç taraflarından biri de bu: Bir ülkede hiç bilinmeyen bir model, başka bir pazarda güncel bir otomobil olarak hayatına devam edebiliyor. İşte o otomobillerden bazıları… Fiat Mobi Fiat denilince hepimizin aklına hemen Egea veya Doblo gibi markanın resmen kimliği olmuş modeller geliyor. Ancak Fiat gibi bir otomobil markasının ülkemizde hiç satışa sunulmayan bir modeli daha var: Fiat Mobi. Özellikle şehir içi kullanım için ideal, küçük bir otomobil olan Mobi, Güney Amerika pazarında epey revaçta. Brezilya'da yıllardır Fiat'ın giriş seviyesindeki modellerinden biri olarak bilinen bu model, 2026'da da üretim ve satış hayatına devam ediyor. Fiat'ın 2026 verilerine bakıldığında Mobi, Brezilya'da yılın ilk yarısında en çok satan 10 model arasında yerini almış bile! Fiat Argo Fiat’ın Türkiye'de olmayan bir başka modeli ise Brezilya da üretildiği günden bu yana yoluna başarılı bir şekilde devam eden Fiat Argo. 2017'de tanıtılan bu hatchback model, Güney Amerika pazarı için geliştirilen önemli modellerinden biri. Üstelik güncel verilere bakıldığında da bu yıl içinde Brezilya'da 750 bininci üretim adedine ulaştığı söyleniyor. Fiat Cronos Argo'nun sedan kardeşi Fiat Cronos, özellikle Arjantin ve Brezilya gibi Güney Amerika pazarlarında kendine sağlam bir yer edinmiş durumda. Üstelik Egea gibi bir modelin sonuna geldiğimizi düşününce bu model için üretimden kalkacağını söylemek oldukça güç. Çünkü 2026 versiyonunun üretimi Arjantin'de devam ediyor. Renault Kwid Sırada Renault'nun Türkiye'de hiç görmediğimiz otomobili Kwid var. Özellikle uygun maliyetli ve küçük otomobil ihtiyacına yönelik geliştirilmiş Renault Kwid, Brezilya gibi pazarlarda güncel ve sıfır olarak satılmaya devam ediyor. Türkiye'de Renault denince genelde hepimizin aklımıza Clio, Megane, Duster veya Austral gibi modeller geldiğinden Kwid'in bize oldukça yabancı bir model olduğunu söyleyebiliriz. Volkswagen Virtus Volkswagen'in Türkiye'deki ürün gamına baktığımızda Polo, Golf, T-Roc, Taigo ve Tiguan gibi modellerini görüyoruz. Ancak markanın bazı pazarlarda satışa sunduğu Virtus isimli bir sedan modeli de bulunuyor. Özellikle Hindistan pazarının önemli modellerinden Virtus, Türkiye'de satışa sunulmuyor. Hyundai Grand i10 Nios Bildiğiniz üzere i10, Türkiye'de uzun süredir tanıdığımız kompakt otomobillerden biri. Ancak Grand i10 Nios, i10 ailesinden olmasına rağmen o kadar da tanıdığımız bir model değil. Bunun sebebi, modelin özellikle Hindistan pazarına yönelik olması. Küçük boyutlarıyla şehir kullanımına odaklanan Grand i10 Nios, Hyundai'nin Hindistan'daki ürün gamında yaşamaya devam ediyor. Peki bu arabalar Türkiye'de neden satılmıyor? Aslında bu sorunun cevabını tek bir nedene bağlayamayız. Otomobil üreticileri, bir modeli hangi ülkede satacağına karar verirken vergi sistemi, üretim ve lojistik maliyetleri, güvenlik ve emisyon gereklilikleri, tüketici tercihleri ve beklenen satış hacmi gibi pek çok faktörü bir arada değerlendiriyor. Örneğin Brezilya pazarında çok satan olan bir modelin Türkiye'de aynı ilgiyi göreceğinin bir garantisi yok. Üstelik Türkiye'deki vergi yapısı ve ithalat maliyetleri de işin içine girdiğinde, üreticinin başka bir pazarda başarılı olan modeli buraya getirmesi ticari açıdan mantıklı bir hamle olmayabilir. İşte otomobil dünyasının en ilginç tarafı da bu. Belki üretimini bile hiç görmediğimiz bir model, dünyanın bir ucunda sıfır olarak satışa sunulabiliyor.

Türkiye Hiç Satışa Sunulmayan, Dünyanın Farklı Yerlerinde Satılan Sıfır Otomobiller

FAST İşlem Limitleri Artırıldı: İşte Yeni Tutarlar

Herhangi bir zamanda hızlı bir şekilde para göndermenizi sağlayan Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST) sisteminin limitleri düzenli olarak güncelleniyordu. Bugün ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından FAST limitlerinin bir kez daha değişitirildiği duyuruldu. Alınan yeni kararla birlikte FAST işlem tutar limitleri resmen artırılacak. Yeni limitler, 26 Ağustos Çarşamba 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak. Gelin tüm detaylara birlikte göz atalım. 300 bin TL’ye çıkarılacak 26 Ağustos’tan itibaren FAST para transferleri ile Ödeme İste Katman Servisi üzerinden gerçekleştirilen ödeme işlemlerinde uygulanan limit, 100 bin TL seviyesinden 300 bin TL’ye yükseltilecek. Bu adım, kullanıcıların günlük finansal operasyonlarını çok daha esnek bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyacak. Gerçekleştirilen yeni düzenleme yalnızca standart kişi arası transferleri kapsamakla kalmıyor, aynı zamanda ticari ödeme kanallarını da doğrudan içeriyor. FAST-TR Karekod kullanılarak gerçekleştirilen dinamik doğrulamalı iş yeri ödemelerinde, daha önce 250 bin TL olarak uygulanan mevcut işlem limiti de yine 300 bin TL seviyesine çıkarılacak. Böylece hem bireysel transferler hem de iş yeri ödemeleri tek bir üst limit çatısı altında birleştirilmiş olacak. TCMB tarafından geliştirilen ve ilk olarak 8 Ocak 2021 tarihinde kullanıma sunulan FAST sistemi, haftanın 7 günü ve günün 24 saati güvenli, anlık ve kesintisiz para transferi yapılmasına imkan sağlıyordu.

FAST İşlem Limitleri Artırıldı: İşte Yeni Tutarlar

iPhone'lar Hakkında Korkutan İddia: Binlerce TL Zamla Gelebilir!

Apple’ın iPhone 18 Pro modellerini tanıtacağı etkinliğine kısa bir süre kalmışken son zamanlarda telefonlarda büyük zamlar gelebileceğine dair iddialar ortada dolaşıyordu. Şimdi ise en güvenilir kaynaklardan biri olan Mark Gurman tarafından konuya ilişkin yeni bilgiler paylaşıldı. İddiaya göre Apple, bileşen maliyetlerinde yaşanan yükseliş ve bellek tarafındaki tedarik sorunları nedeniyle iPhone fiyatlarını artırmayı değerlendiriyor. Yükselen ve depolama birimi maliyetlerinin şirketin kâr marjları üzerinde doğrudan baskı oluşturduğu ifade edilmiş. Daha önce bellek krizini gerekçe göstererek Mac ve iPad ürün ailelerinde fiyat artışına gitmiş olması benzer bir senaryonun iPhone kanadında da gerçekleşme ihtimalini güçlendiriyor. 100 dolar kadar zam gelebilir Sızıntılara göre Apple, rakip teknoloji devleri Samsung ve Google’ın bileşen maliyetlerine karşı aldığı kararları yakından takip ediyor. Her iki rakip firmanın da son amiral gemisi akıllı telefon modellerinde yaklaşık 100 dolarlık bir fiyat artışına gitmişti. Apple’ın da benzer bir strateji izlemesi durumunda mevcut durumda 1.099 dolardan başlayan Pro serisi fiyatının iPhone 18 Pro ile birlikte 1.199 dolara yükselebilir. Bu da yaklaşık %9’luk bir fiyat artışına denk geliyor. Beklenen 100 dolarlık artışın, Apple’ın artan donanım maliyetlerinin bir kısmını telafi etmesini sağlarken, maliyetin geriye kalan kısmını kendi bünyesinde absorbe etmesine imkân tanıyacağı değerlendiriliyor. Nitekim şirket, içinde bulunduğumuz çeyrek için brüt kâr marjları üzerinde baskı oluşabileceği konusunda uyarıda bulunarak tüm maliyet artışını müşterilerine yansıtmadığının sinyallerini vermişti. Apple’ın fiyat politikasını belirlerken dikkate aldığı bazı kritik faktörler var. Bunlar; olası bir zam durumunda bile cihaz fiyatlarının Samsung’un amiral gemisi fiyat aralığında kalması sağlanması, Mac ve iPad modellerinde uygulanan daha yüksek oranlı zamların aksine, iPhone tarafında artış daha dengeli tutulması, yeni duyurulan kiralama programı sayesinde kullanıcıların artan cihaz fiyatlarını aylık ödemelerle daha kolay yönetmesi olarak belirtilmiş.

Yeni iPhone Modellerini Bekleyenleri Üzecek Gelişme

Alıp Uzun Yıllar Sorunsuz Kullanabileceğiniz Mazda Modelleri

Otomotiv dünyasında son günlerin en heyecan verici gelişmelerinden biri şüphesiz Mazda’nın Türkiye pazarına yeniden güçlü bir dönüş yapacağına dair çıkan haberler oldu. Bir süredir distribütörlük ve yapılanma süreçleri nedeniyle ülkemizde sessizliğe bürünen Japon devinin geri dönüş sinyalleri, markaya gönül veren otomobil sevdalılarını heyecanlandırdı. Çünkü Mazda denilince akla ilk gelen şey; yıllara meydan okuyan meşhur Japon dayanıklılığı. Hazır markanın Türkiye’deki geleceği yeniden parıldamaya başlamışken sorunsuzluğu tescillenmiş, mekanik olarak sahibini üzmeyen ve ikinci el pazarında paranızın karşılığını tam olarak verecek en mantıklı Mazda modellerini masaya yatırıyoruz. Mazda 3 İkinci el pazarında hem bütçesini yormak istemeyen hem de derdi tasası olmayan bir araç arayanlar için en iyi alternatiflerden biri. Özellikle 2009-2013 arasında üretilen BL kasa, atmosferik benzinli motoru ve tam otomatik şanzımanıyla sorunsuz bir tercih. 2014 sonrası BM kasa ise hem modern görünümü hem de düşük arıza oranlarıyla öne çıkıyor. Mazda 6 Alman rakiplerinin fiyatlarının uçup gittiği ikinci el D segmentinde Mazda 6 için 'gizli hazine' diyebiliriz. Özellikle 2013 ve sonrası üretilen GJ kasa Mazda 6, hem dışarıdan bakıldığında makam aracı edası taşıyor hem de sunduğu kabin sessizliğiyle premium hissettiriyor. 2.0 litrelik Skyactiv-G benzinli motoru, yüksek hacmine rağmen atmosferik yapısı sayesinde oldukça uzun ömürlü ve bakımları düzenli yapıldığı sürece sanayinin yolunu unutturacak cinsten. Mazda CX-5 Birinci nesliyle bile hala çok modern duran CX-5; atmosferik motorun sadeliğini, tork konvertörlü otomatik şanzımanın konforunu ve akıllı AWD (dört çeker) sisteminin güvenliğini bir arada sunuyor. Süspansiyon yapısının sağlamlığı ve elektronik sistemlerinin kararlılığı sayesinde, ikinci el SUV pazarında "alınır ve yıllarca arkaya bakılmadan binilir" kategorisinin öne çıkanlarından. Mazda 2 B-segmenti bir şehir otomobili arıyor ancak otomatik vites belasından ve küçük hacimli turbo motorların hassaslığından korkuyorsanız Mazda 2 tam size göre. Özellikle 2015 sonrası Skyactiv teknolojisine sahip nesli, hafif gövdesi sayesinde çok az yakıyor.

Alıp Uzun Yıllar Sorunsuz Kullanabileceğiniz Mazda Modelleri

Alfa Romeo Junior Alınır mı? Tasarımından Fiyatına Her Şeyiyle Değerlendirdik!

B-SUV pazarında rekabet hiç olmadığı kadar kızışmış durumdayken, Alfa Romeo cephesi yıl 2024'ü gösterdiğinde sahaya ezber bozan bir oyuncu sürdü: Junior. Biz de bu incelememizde Alfa Romeo Junior’ı baştan sona masaya yatırmaya karar verdik. İç mekandan şanzımanın performansına, günlük yakıt tüketiminden segmentteki rakiplerine karşı avantaj ve dezavantajlarına kadar merak ettiğiniz tüm detayları tek tek ele alıyoruz. Dış tasarım Alfa Romeo denilince akla gelen ilk şey şüphesiz heyecan verici tasarımdır ve Junior'da da bunu görmek mümkün. Aracın ön yüzünde yer alan 3D efektli ikonik "Scudetto" ızgara, C formundaki matris LED farlarla birleştiğinde oldukça agresif bir bakış yakalıyor. Yan profilden bakıldığında bir Alfa klasiği olan arka kapı kollarının cam sütununa gizlenmiş olması araca üç kapılı bir coupe havası katmış. Arka tarafta ise klasik Alfa modellerine selam gönderen "Coda Tronca" otomobilin kaslı ve dinamik duruşunu tamamlıyor. Kafaları karıştıran iç tasarım İç tasarıma geçtiğiniz zaman kafanızın biraz karışması normal. Alfa Romeo'nun o sürücü odaklı ruhunu bazı yerlerde hissetmek mümkün ancak Stellantis'in klasik trimleri de bu arabada oldukça fazla bir şekilde yer alıyor. Aslında bunu biraz daha az görmeyi isterdik ancak otomobil üreticileri bu noktada maliyetleri düşünüyor. Malzeme kalitesi yer yer sert plastik barındırsa da temas edilen noktalardaki süet/alcantara kaplamalar ve dikiş detayları premium hissi koruyor. Yaşam alanına gelirsek; ön koltuklarda hacim oldukça ferah. Arka koltuklar ise diz mesafesi olarak sınıf standartlarında bir alan sunuyor. Ayrıca 415 litrelik bagaj hacmi (elektrikli versiyonda 400 lt), günlük ihtiyaçlar için yeterli bir seviyede. Motor ve şanzıman Junior Türkiye'de ağırlıklı olarak 1.2 litrelik 136 beygir güç üreten 48V hafif hibrit (Ibrida) ve tamamen elektrikli (Elettrica) seçenekleriyle karşımıza çıkıyor. Hibrit versiyonda kullanılan 6 ileri çift kavramalı e-DCT otomatik şanzımanın içine 21 kW’lık küçük bir elektrik motoru entegre edilmiş. Bu sayede araç; park ederken, düşük hızlarda dur-kalk trafikte veya yavaş ilerlerken tamamen elektrik gücüyle hareket edebiliyor. Alfa Romeo Junior yakıt tüketimi: Alfa Romeo Junior Ibrida, fabrika verilerine göre karma kullanımda 100 kilometrede ortalama 4.9 - 5.2 litre gibi bir tüketim sunuyor. Şehir içi yoğun trafikte elektrik motorunun sık sık devreye girmesi sayesinde bu tüketimi 5 litrenin altında tutmak hiç de zor değil. Alfa Romeo Junior elektrik tüketimi Tamamen elektrikli versiyon Alfa Romeo Junior Elettrica 54 kWh kapasiteli bataryasıyla ortalama 100 kilometrede 15 – 15.5 kWh civarında bir enerji tüketimi sergiliyor. Şehir içi kullanımında bu menzil 500 km sınırına yaklaşırken, 100 kW hızlı şarj (DC) desteği sayesinde bataryasını %20'den %80 doluluğa sadece 30 dakikada ulaştırmak mümkün oluyor. Alfa Romeo Junior fiyatları (2026 güncel): Model İsmi Güncel Fiyatı (Ağustos 2026) Junior Elettrica 2.474.300 TL Junior Ibrida 2.668.200 TL

Alfa Romeo Junior Alınır mı? Tasarımından Fiyatına Her Şeyiyle Değerlendirdik!

Türkiye'ye de Gelebilecek vivo V80 Lite Tanıtıldı

Türkiye’de en çok telefon satan markalardan biri konumundaki vivo, şimdi de yepyeni bir modelle karşımıza çıktı. Çin merkezli firma, bugün gerçekleştirdiği bir lansman ile V80 Lite isimli yeni telefonunu bizlerle buluşturdu. Cihaz, ülkemizde de gördüğümüz bütçe dostu V serisi telefonlara dahil oluyor. Orta segmentte konumlanan vivo V80 Lite modeli, kavisli ve delikli ekran tasarımıyla geliyor. Arkasında ise 2’li kamera kurulumuna sahip iPhone Air ve Google Pixel telefonları andıran bir tasarım mevcut. Cihazın ülkemizde de satılma potansiyeli var. vivo V80 Lite 5G özellikleri Ekran 6,83 inç, 1.5K, 120 Hz, AMOLED İşlemci Dimensity 7360-Turbo RAM 8 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP + 2 MP Ön kamera 32 MP Batarya 7.050 mAh İşletim sistemi OriginOs 6 (Android 16) vivo V80 Lite 5G, 6,83 inç büyüklüğünde 1.5K çözünürlük sunan kavisli bir AMOLED ekrana sahip. 120 Hz yenileme hızı ve 449 ppi piksel yoğunluğuna sahip olan bu panel, 3.000 nit tepe parlaklık değerine ulaşabiliyor. Ekran içi parmak izi okuyucusu ve simetrik stereo hoparlörlerle desteklenen model, kutusundan Android 16 tabanlı OriginOS 6 işletim sistemiyle çıkıyor. Telefon gücünü 4 nm üretim mimarisiyle geliştirilen MediaTek Dimensity 7360-Turbo işlemcisinden alıyor. Ona 8 GB LPDDR4X RAM ve 128/256 GB UFS 3.1 depolama eşlik ediyor. Cihazda 50 MP Sony IMX852 ana kamera ve 2 MP bokeh sensör var. Önde ise 32 MP’lik selfie kamerası görüyoruz. IP68 ve IP69 derecelendirmelerine sahip olan telefon, 44W destekli 7.050 mAh’lik büyük bir bataryayla kullanıcıların beğenisine sunuluyor. Telefonun fiyatları 450 dolardan başlayıp 525 dolara kadar çıkıyor. Türkiye’ye gelme ihtimali bulunsa da bunun ne zaman olacağı konusunda bilgi yok.

Türkiye’ye de Gelebilecek vivo V80 Lite Tanıtıldı: Harika Özellikleri Uygun Fiyata Sunuyor

Bir İnsansı Robot, Usain Bolt'un 100 Metre Rekorunu Kırdı! [Video]

İnsansı robot teknolojileri her geçen gün daha da gelişmiş hâle gelerek âdeta bilim kurgu filmlerini gerçeğe dönüştürüyor. Çin de bu konuda en önde gelen ülkelerden biriydi. Öyle ki düzenli olarak her yıl Dünya İnsansı Robot Oyunları isimli bir organizasyon düzenleniyordu. Bu etkinliğin ikincisi yakın zamanda düzenlendi. Bu yılki Dünya İnsansı Robot Oyunları, atletizm dünyasında taşları yerinden oynatacak gelişmelere sahne oldu. Beijing Humanoid Robot Innovation Center tarafından geliştirilen Tiangong Ultra isimli insansı robot, 100 metrede rekor kırdı. Usain Bolt’un rekorunu geçti Tiangong Ultra, eleme serisinde 100 metre dash yarışını 9.39 saniyede tamamlamayı başardı. Bu derece, Bolt’un 2009 yılından bu yana kırılamayan 9.58 saniyelik rekorunu geride bırakmayı başardı ve insansı robotların ne denli geliştiğini gözler önüne serdi. Yarışta Beijing Humanoid Robot Innovation Center'ın robotunu takip eden Honor imzalı Lightning robotu ise yarışı 9.47 saniyede bitirerek yine Bolt'un süresinin altında kalmayı başardı. İnsansı robotların koşu mekanizmaları, elektrik motorlarının sunduğu anlık tork ve gelişmiş denge algoritmalarının yüksek frekansta çalıştırılmasına dayanır. İnsan kas sisteminin biyolojik yorulma limitlerine takılmayan bu mekanik yapılar, milisaniyeler içinde adımlama frekansını maksimum seviyeye çıkarabilir. Geçtiğimiz yıl ilk kez düzenlenen organizasyon ile kıyaslandığında ortaya çıkan gelişim hızı şaşırtıcı boyutlarda. Geçen yılın birincisi olan Tiangong Ultra, 100 metreyi ancak 21.5 saniyede tamamlayabilmişti. Sadece bir yıl içerisinde elde edilen bu muazzam süre farkı, robotik ve yapay zeka sektöründeki donanımsal ve yazılımsal optimizasyonların ne kadar agresif bir ivmeyle ilerlediğini kanıtlıyor. Pistte elde edilen bu muazzam sürelere ve kırılan rekorlara rağmen, bu insansı robotları yakın zamanda günlük hayatımızda ya da ticari alanlarda görmeyi beklememek gerekiyor. Yarışın ardından hızını alamayan robotlar doğrudan güvenlik yastıklarına çarparak durabildi. Hatta bazı robotlar yarış bittikten sonra yaşadıkları teknik arızalar veya dengesizlikler nedeniyle pistten sedye yardımıyla taşınmak zorunda kaldı. Etkinlikler sadece 100 metre yarışı ile de sınırlı kalmadı. Pekin'de Çinli teknoloji şirketlerinin gövde gösterisi yaptığı bir yarı maraton yarışı da düzenlendi. Bu yarışta da birçok kaza ve düşme yaşanmasına rağmen, Honor'un Lightning robotu 50 dakika 26 saniyelik derecesiyle altın madalyayı kazandı ve bir başka insan rekorunu daha geride bıraktı. Ağustos'ta başlayan ve 26 Ağustos'a kadar sürecek olan bu "Robot Olimpiyatları", futbol, masa tenisi ve boks gibi birçok farklı branşta binlerce robotik yarışmacıya ev sahipliği yapmaya devam edecek.

Bir İnsansı Robot, Usain Bolt'un 100 Metre Rekorunu Kırdı! [Video]

Katlanabilir iPhone'u Test Edenlerden İlk Yorumlar Geldi

Apple, önümüzdeki haftalarda herkesin büyük heyecanla beklediği iPhone etkinliğini resmen gerçekleştirecek. Etkinlikte iPhone 18 Pro modellerinin tanıtıldığını göreceğiz. Onlara ek olarak bir de yıllardır beklenen ilk katlanabilir iPhone da bizlerle buluşacak. Bu telefona iPhone Ultra isminin verilmesini bekliyoruz. Her cihazda olduğu gibi iPhone Ultra’yı da erken test edenler var. Şimdi ise güvenilir kaynak Bloomberg yazarı Mark Gurman, bu konuda bilgiler paylaştı. Gurman, katlanabilir iPhone’u test edenlerin ilk yorumlarını bizlerle buluşturdu. Katlanabilir iPhone, genel anlamda beğenildi Gurman'ın Power On bülteninde aktardığı bilgilere göre, Apple’ın katlanabilir cihazı şimdiden ilk test eden kullanıcıların beğenisini kazanmayı başardı. Telefonu deneyimleyen kişilerin en çok övgüde bulunduğu noktaların başında, katlanabilir yapısına rağmen cepte rahat taşınabilmesi ve menteşe mekanizmasının sunduğu sağlamlık hissi geldi. Cihaz açıldığında ortaya çıkan geniş iç ekranın iPad benzeri optimize edilmiş uygulama düzenleriyle desteklendiği ve üretkenlik, video izleme ile oyun süreçlerinde başarılı bir performans sunduğu öne sürülüyor. iPhone Ultra, katlanmış veya açık haldeyken geniş ekranı sayesinde etkili bir kamera vizörü olarak görev yapabiliyor. Ancak iddialara göre Apple bu modelde telefoto lense yer vermedi. Arka kamera kurulumunun 48 megapiksel ana kamera ve ona eşlik eden bir ultra geniş açı lensten oluşan ikili sistemle sınırlı kalacağı söyleniyor. Yüksek bir fiyat etiketiyle piyasaya girmesi beklenen bir amiral gemisinde optik zum sunan telefoto kameranın bulunmaması, fotoğraf tutkunları açısından ciddi bir eksiklik olarak değerlendirilebilir ve cihazın satış rakamlarını olumsuz etkileyebilir. Sızdırılan bir diğer dikkat çekici teknik detay ise biyometrik güvenlik tarafında. Apple'ın cihazı açıldığında yaklaşık 4,5 mm gibi oldukça ince bir profil seviyesinde tutabilmek adına ekrana gömülü ya da dikey Face ID sisteminden vazgeçtiği iddia ediliyor. Bunun yerine yan tarafta yer alan güç butonuna entegre edilmiş geleneksel Touch ID parmak izi okuyucusu kullanılacak.

Katlanabilir iPhone'u Test Edenlerden İlk Yorumlar Geldi: Hayran Bıraktı!

Xiaomi Redmi A7 Pro, Sudan Ucuz Fiyata Türkiye'de Satışa Sunuldu

Xiaomi bünyesindeki Redmi, Türkiye’de en çok telefon satan markalardan biri konumundaydı. Şirketin geçtiğimiz aylarda A7 Pro isimli yepyeni bir model duyurduuğunu görmüştük. Şimdi ise uygun fiyatlı bu telefon hakkında ülkemizdeki kullanıcıları ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Redmi A7 Pro modeli, resmen Türkiye’de satışa sunuldu. Cihaz yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de çok ucuz bir fiyata sahip. Peki nasıl özellikleri var? Fiyatı ne kadar? Gelin detaylara bakalım. Redmi A7 Pro Türkiye fiyatı Versiyon Fiyatı 4 GB + 128 GB 11.999 TL Redmi A7 Pro özellikleri Ekran 6,9 inç, 720x1600 piksel, 120 Hz, IPS LCD İşlemci Unisoc T7250 RAM 4 GB Depolama 128 GB Arka kamera 13 MP (f/2.2) Ön kamera 8 MP (f/2.0) Batarya 6000 mAh (15W) İşletim sistemi Xiaomi HyperOS 3 Telefonda 6,9 inç büyüklüğünde büyük bir ekran var. Bu ekran 720x1600 piksel çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunuyor. Telefon Unisoc T7250 işlemciden güç alırken 4 GB RAM, 128 GB depolamayla geliyor. 13 MP arka kamera, 8 MP ön kamera, 6000 mah batarya, HyperOs 3 işletim sistemi de diğer özellikleri araasında.

Xiaomi Redmi A7 Pro, Sudan Ucuz Fiyata Türkiye'de Satışa Sunuldu

İddia: Türkiye'de Bir Telekomünikasyon Şirketinin Verileri Satışa Çıkarıldı!

Siber saldırılar, günümüzün en büyük problemlerinden biri konumunda. Neredeyse her gün bu tarz olayların yaşandığını görüyoruz. Maalesef ülkemizde de resmî kurumlardan özel şirketlere kadar birçok farklı alanda saldırılar gerçekleşiyor. Yeni bir iddia da bunlara bir yenisinin daha yaşandığını öne sürdü. X gibi platformlardaki hesapların ortaya attığı iddialarda Türkiye merkezli bir telekomünikasyon şirketine ait en üst düzey yetki anahtarlarının satışa çıkarıldığı öne sürüldü. Ancak henüz resmî bir şey yok. Bu yüzden iddiaya şüpheyle yaklaşmakta fayda var. 0,025 BTC talep edildiği iddia ediliyor Sızıntıyı gerçekleştirdiğini iddia eden aktörler; Microsoft'un bulut tabanlı kimlik ve erişim yönetimi servisi olan Azure Active Directory ile sistemlerin kalbi sayılan Veritabanı Yöneticisi hesaplarına tam erişim sağladıklarını savunuyorlar. Azure Active Directory ve Veritabanı Yöneticisi yetkileri, bir kurumun tüm kullanıcı kimliklerini, bulut altyapısını ve kritik veri tabanlarını tek elden yönetmeye imkân tanır. Bu seviyedeki bir erişim, saldırganlara kurum ağında tam yetkiyle hareket etme yeteneği kazandırabilir. Söz konusu erişim bilgileri için talep edilen meblağ ise yaklaşık 0.025 BTC olarak belirlenmiş. Siber suç forumundaki ilanda hedef alınan kurumun ismi açıkça paylaşılmamakla birlikte, şirketin finansal hacmine dair bazı ipuçlarına yer verilmiş. İddiaya göre etkilenen Türkiye merkezli telekomünikasyon şirketinin yıllık gelirinin 25 ila 50 milyon dolar bandındaymış. Hangi firma olduğunu bilmiyoruz. Dikkat çeken diğer kritik detay ise şirketin güvenlik altyapısıyla ilgili verilen bilgiler. İddiaya göre, yetkilerin ele geçirildiği hedef sistemde herhangi bir Antivirüs (AV) veya Uç Nokta Algılama ve Yanıt (EDR) yazılımı tespit edilmemiş. Sistemde bir EDR/AV tespit edilmemiş olması iddiası, saldırganların ağ içerisinde fark edilmeden uzun süre hareket etmiş olabileceği ihtimalini akla getiriyor. Tekrar henüz kesin bir şey olmadığını, bunların tamamen sosyal medyada dolaşan bir iddia olduğunun altını çizelim. Sızıntı henüz bağımsız güvenlik araştırmacıları tarafından da teyit edilmiş değil. Bu yüzden şu an için pek güvenmemekte fayda var.

İddia: Türkiye'de Bir Telekomünikasyon Şirketinin Verileri Satışa Çıkarıldı!

Samsung, Dünyanın İlk 16 inç 300 Hz OLED Ekranını Tanıttı

Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri konumundaki Samsung, ekran konusunda da önde gelen firmalardan biriydi. Şimdi ise şirket, Güney Kore’de düzenlenen IMID 2026 konferansında yepyeni ekran teknolojilerini bizlerle buluşturdu. Samsung Display tarafından tanıtılan yeni nesil OLED teknolojileri, dünyada bir ilk de dahil birçok yeniliği beraberinde getiriyor. Biri, dizüstü bilgisayarlar için özel olarak geliştirilen 16 inç büyüklüğündeki 2.5K OLED panel iken diğerleri telefonlar ile alakalı. Dünyanın ilk 16 inç 2.5K 300 Hz OLED ekranı, esnetilebilir ekran ve dahası 16 inç büyüklükteki 2.5K çözünürlükteki OLED panel, bu boyutta tam 300 Hz yenileme hızı sunarak dünyada bir ilke imza atıyor. Daha önceki 16 inç 2.5K OLED panellerin daha düşük yenileme hızlarında kalması, oyuncular ve yüksek performans arayan kullanıcılar için kısıtlayıcı bir faktördü. 300Hz yenileme hızını bu düşük tepkime süreleriyle birleştirerek hareket bulanıklığını neredeyse tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Katlanabilir akıllı telefon kullanıcılarının en çok şikayet ettiği konulardan biri, ekranın katlanma yerindeki kavisli yapının yan açılardan bakıldığında parlaklık ve renk kaybına uğramasıydı. Samsung Display’in sergilediği 7.6 inçlik yeni geniş açılı OLED panel, bu soruna doğrudan bir çözüm sunuyor. Şirket, bu gelişmeyi yeni organik ışık yayan katman malzemeleri ve ekrandaki yapısal iyileştirmeler sayesinde başarmış. Yapılan bu dokunuşlar, menteşe bölgesindeki kavisli alanlara tam karşıdan veya farklı açılardan bakıldığında bile ekranın parlak ve dengeli bir görüntü sunmasını sağlıyor. Bir diğer dikkat çeken duyuru ise 20 inç boyutundaki geniş esnetilebilir ekran oldu. Samsung Display, bu devasa paneli iki ayrı esnetilebilir OLED paneli gelişmiş birleştirme teknolojisiyle bir araya getirerek elde etti. Şirket, bu prototipi dünyanın en büyük esnetilebilir ekranı olarak tanımlıyor. İki panel arasındaki birleşim noktası o kadar hassas işlenmiş ki dışarıdan bakıldığında ekran tamamen kesintisiz ve tek parça bir yüzey izlenimi veriyor. Samsung Display, bu tür esnetilebilir ve form değiştirebilen panellerin gelecekte otomotiv içi ekranlarda, dijital panolarda kullanılabileceğini ifade etmiş.

Samsung, Dünyanın İlk 16 inç 300 Hz OLED Ekranını Tanıttı

8100 mAh Bataryalı vivo V70 Lite 4G Duyuruldu

Türkiye’de en çok satan telefon markalarından biri olan vivo, yeni modellerini bizlerle buluşturmaya devam ediyor. Şimdi ise şirket, büyük ilgi gören bütçe dostu V serisi telefonlarına bir yenisini daha ekledi. Haziranda tanıttığı V70 Lite modelinin 4G versiyonu resmen tanıtıldı. vivo V70 Lite 4G modeli, arkasında sol üste konumlandırılan bir kamera kurulumu, önünde ise delikli ekran tasarımıyla geliyor. Cihaz, uygun fiyatlı olmasına rağmen büyük batarya, dayanıklı tasarım gibi avantajlara sahip. vivo V70 Lite 4G özellikleri Ekran 6,83 inç, 1260 x 2800 piksel, 120 Hz, AMOLED İşlemci Unisoc T7300 RAM 8 GB Depolama 128/256 GB Arka kamera 50 MP + 2 MP Ön kamera 32 MP Batarya 8100 mAh (44W) İşletim sistemi OriginOS 16 (Android 16) vivo V70 Lite 4G, ön tarafta 1.260 x 2.800 piksel çözünürlüğe ve 120Hz tazeleme hızına sahip 6,83 inçlik AMOLED bir panelle geliyor. İşlemci tarafında ise 4G destekli Unisoc T7300 yonga setinden gücünü alıyor. Bu donanım mimarisi, 8GB LPDDR4X RAM ile destekleniyor. Depolama alanında ise kullanıcılar tercihine göre UFS 2.2 standardına sahip 128GB veya 256GB dahili hafıza seçeneklerine erişebiliyor. Kamera kısmında telefon, arka tarafında ikili bir kamera kurulumuna ev sahipliği yapıyor. na kamera görevini 50 MP çözünürlüğündeki sensör üstlenirken, ona alan derinliği hesaplamaları ve portre çekimlerinde arka planı bulanıklaştırmak için kullanılan 2 MP çözünürlüğünde bir derinlik sensörü eşlik ediyor. Önde ise 32 MP’lik selfie kamerası var. Telefon, 8.100 mAh kapasiteli devasa bir bataryaya sahip. Bu batarya 44W hızlı şarj desteğiyle geliyor. Kutudan Android 16 tabanlı OriginOS 6 ile çıktığını belirtelim. IP69 suya ve toza dayanıklılık ile sunulacak telefonun fiyatı henüz açıklanmadı.

Uygun Fiyata 8100 mAh Batarya Suancak vivo V70 Lite 4G Duyuruldu

Apple, 200 Çalışanını Kovdu

Son zamanlarda dünya çapında birçok şirket, maliyetleri düşürmek için büyük işten çıkarmalar yapıyordu. Şimdi ise böyle bir haber, dünyanın en değerli şirketlerinden biri olan Apple’dan geldi. Apple’dan normalde bu tarz toplu işten çıkarmalar pek duymayız. Bu yüzden bu haber şaşırtıcı. En güvenilir Apple kaynaklarından biri olan Bloomberg yazarı Mark Gurman tarafından konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre şirket, aralarında karma gerçeklik kulaklığı Vision Pro, Siri ve yazılım mühendisliği gruplarının yer aldığı departmanlardan çok sayıda kişinin işine son verdi. 200 civarı çalışan kovuldu İşten çıkarmanın 200 civarı çalışanı etkilediği bildiriliyor. Apple tarafından yapılan resmâ açıklamada, kararın kullanıcılara en iyi deneyimi sunmak amacıyla iş modelini geliştirmek için alındığı ifade edildi. Şirket sözcüsü, yeni roller oluşturulacağını ancak bu dönüşümün sınırlı sayıda mevcut pozisyonu doğrudan etkileyeceğini belirtti. Apple, etkilenen çalışanlara şirket içi diğer açık pozisyonlara başvuru imkânı da dahil olmak üzere geçiş sürecinde destek verileceğini vurguladı. İşten çıkarmaların yaklaşık 100 kadarı doğrudan Vision Pro departmanını hedef aldı. Karar kapsamında Apple, Vision Pro için oyun geliştirmeye odaklanan ekibini büyük ölçüde kapatırken, platform için video üreten departmanı da küçülttü. Artık daha az sayıda Vision Pro’ya özel video üreteceğini, bunun yerine üçüncü taraf içerik üreticilerini teşvik edeceğini aktardı. Diğer 100 civarındaki pozisyon kesintisi ise Siri ve yazılım ekiplerinde gerçekleşti. Siri ekibindeki bu yeniden yapılanmanın temel nedeni, platformun tamamen yenilenen teknik mimarisine dayanan "Siri AI" lansmanı olarak gösteriliyor. Yeni altyapı, ihtiyaç duyulan mühendislik uzmanlığını tamamen değiştirdiği için Apple, mevcut bazı rolleri kaldırarak kaynakları yeniden dağıtma ve güncellenmiş Siri'yi destekleyecek yeni pozisyonlar açma kararı aldı.

Apple, 200 Civarı Çalışanını Kovdu! Peki Neden?

Mazda Türkiye'ye Geri Dönebilir! İşte O Açıklama

İkonikleşen otomobilleriyle tanıdığımız Japon üretici Mazda, 2023 yılında satışlarının iyice düşmesinin ardından resmen ülkemizden çekilmişti. O günden bu yana da birçok otomobilsever, Mazda’nın Türkiye’ye resmî olarak ne zaman geri döneceğini merak ediyordu. Otomobil gazetecisi Özgür Taylan Dil’in “Zor Sorular” programına konuk olan Doğan Trend Otomotiv CEO’su Uğur Sakarya, bu konuda otomobil ve Mazda meraklılarını çok sevindirecek açıklamalarda bulundu. Mazda geri dönebilir Uzun süredir Türkiye pazarında sıfır araç satışı gerçekleştirilmeyen Japon otomotiv devi Mazda hakkında konuşan Sakarya, markanın yeni modellerini Türkiye’ye getirmek adına görüşmeler yaptıklarını belirtti. Yönetici, Mazda’nın Mazda 3 gibi küçük kompakt araçlarının ve bazı pick-up modellerinin Türkiye pazarına sunulabileceğini dile getirdi. Şubat ayında Mazda Motor Europe ile bir hizmet anlaşması imzalayan Doğan Trend Otomotiv, yakın zaman önce bu iş birliği kapsamındaki geçiş sürecini başarıyla tamamladığını duyurmuştu. Şirket, Japon üreticinin Türkiye’deki mevcut servis ağı yönetimini üstlenerek hizmet noktası sayısını 22’ye çıkardığını aktardı. Uğur Sakarya, program kapsamında Doğan Trend Otomotiv bünyesindeki diğer markalara dair planları da paylaştı. SAIC Grubu’na bağlı Maxus markasının Pick-Up modelinin yıl sonunda Türkiye pazarına getirileceğini belirtirken bu aracın hem 4x2 hem de 4x4 çift kabin seçenekleriyle müşterilere sunulacağını ifade etti. Grubun bir diğer markası olan MG’nin İspanya’da yer alan fabrikası devreye girdiğinde elektrikli modellerin sıfır gümrük vergisiyle Türkiye’ye ithal edileceğini ifade etti.

Mazda Türkiye'ye Geri Dönebilir! İşte Heyecanlandıran O Açıklama

Fiat Egea City Modu Nedir, Ne İşe Yarar? Yakıt Tüketimini Etkiler mi?

Egealarda bulunan 'City' tuşunu mutlaka görmüşsünüzdür. Pek çok kişi bu tuşun farkında olsa da gerçekten City modu ne işe yarar sorusunun cevabını tam olarak bilmiyor. Adından da anlaşılacağı üzere bu mod, gerçekten de şehir sürüşünü etkiliyor mu? Öyleyse Fiat Egea city modu ne işe yarar ve nasıl kullanılır gelin birlikte inceleyelim. Fiat Egea City modu nedir? Fiat Egea modellerinde bulunan City modu, aracın elektrik destekli direksiyon sisteminin daha hafif çalışmasını sağlayan bir fonksiyondur. Bu mod aktif hale geldiğinde direksiyon hafifler ve daha rahat çevrilir. Bu fonksiyonun amacı, özellikle şehir içinde olduğu gibi düşük hızlı sürüşlerde direksiyonu çevirmek için gereken kuvveti minimuma indirmektir. Egea Cross City modu nedir diye merak edenler için de cevap aynı: City modu, Egea ailesinin farklı gövde tiplerinde, donanım seviyelerine bağlı olarak direksiyon kullanımını kolaylaştırıyor. City Modu ne işe yarar? Adından dolayı her ne kadar şehir sürüşüyle ilgili bir fonksiyon gibi görünse de aslında bu mod, en basit ifadeyle direksiyonun hafiflemesini sağlar. Özellikle düşük hızda ve park manevralarında direksiyonu çevirmek daha kolay hale gelir. Böylece dar alanlarda aracı yönlendirmek için de daha az kuvvet uygulanmış olur. Ne zaman kullanılabilir? Park ederken Dar sokaklarda ve şehir içi trafiğinde Düşük hızla manevra yaparken Kısa mesafeler ve sık dönüşlerde Fiat, sunduğu bu modun özellikle şehir merkezindeki sürüşleri ve park manevralarını kolaylaştırdığını açıkça belirtiyor. Asıl amacı ise düşük hızlarda ortaya çıkıyor. Çünkü hızlı sürüşlerde güvenlik açısından direksiyonun hafif değil, daha dirençli olması önemlidir. Egealarda City modu nasıl aktif edilir? Araç çalışır durumdayken aracın ön panelinde veya orta konsolunda bulunan “City” tuşuna basılır. Gösterge panelinde modun aktif hale geldiğini gösteren bir ışık yanar. Bu kısımda herhangi bir sürüş modu veya vites seçimi yapılmasına gerek yoktur. Fiat Egea City modu nasıl kapatılır diye merak edenler için de yapılması gereken yine aynıdır: Açarken olduğu gibi, aynı tuşa basarak bu mod kullanım dışı olur ve araç, normal çalışma prensibine döner. City modu yakıt tüketimini etkiler mi? Gelelim en merak edilen konuya: City modu yakıt tüketimini etkiler mi? City'nin amacı, yakıt tasarrufu sağlamak değil, direksiyon sistemini etkinleştirmektir. Dolayısıyla bu mod açıkken yakıt tüketiminde gözle görülür bir artış veya azalış beklenemez. Yakıt tüketimi açısından değerlendirildiğinde asıl belirleyici olan şey, modun açık veya kapalı olmasından çok aracın nasıl kullanıldığıdır. Aynı araçla yoğun trafikte yapılan kısa yolculuk ile sabit hızda uzun mesafe yolculuğu arasında ciddi bir tüketim farkı olabilir. Bu yüzden araç yakıt ölçümü yapılırken benzer koşulların mümkün olduğunca korunması gerekiyor. Aktif kullanmak araca zarar verir mi? Modu aktif olarak kullanmak, tamamen tercihe bağlı bir durumdur. Sürücü, direksiyonun verdiği hafiflik hissini seviyorsa, aktif olarak kullanmasında bir zarar yoktur. Ancak hızlı sürüşlerde direksiyon hissi ve sürüş kontrolü açısından bu modun kapalı olmasında fayda olduğunu tekrar belirtelim. Egealardaki City modununu şehir içi yakıt tasarruf sistemiyle ilgili bir işlevi bulunmuyor. Özellikle düşük hızlarda, şehir içi sürüşlerde ve park manevralarında sunduğu kolaylık sayesinde küçük ama kullanışlı bir özellik olarak karşımıza çıkıyor.

Fiat Egealarda Bulunan 'City Modu' Ne İşe Yarıyor, Yakıt Tüketimini Etkiliyor mu?

Yüksek Kilometrelerde Bile Sorun Çıkarmayan Dizel Motorlar

İkinci el otomobil piyasasında "200 bini geçmişse uzak dur" gibi ezberlenmiş lafları sıkça duyarsınız. Oysa otomobil dünyasında öyle dizel üniteler üretildi ki, düzenli bakımları yapıldığı sürece yarım milyon kilometreyi devirmek onlar için sadece bir ısınma turundan ibaret. Peki, başınıza masraf açmayacak, kilometre saatindeki yüksek rakamlara rağmen gönül rahatlığıyla tercih edebileceğiniz o efsanevi motorlar hangileri? 1.9 TDI (Volkswagen Grubu) Dizel dünyasının tartışmasız efsanesiyle başlayalım. 90'lı yılların sonundan itibaren popülerleşen ve Volkswagen Grubu'nun birçok modelinde kullanılan 1.9 TDI ünite, döküm demir blok yapısı sayesinde aşırı yüksek basınca ve ısıya karşı dirençli. İlk nesillerinde karmaşık elektronik sensörlerin ve hassas DPF (Dizel Partikül Filtresi) sistemlerinin bulunmaması, arıza yapacak bileşen sayısını da minimuma indiriyor. 1.3 MultiJet (Fiat / Opel / Alfa Romeo) 1.3 MultiJet, zincirli triger mekanizması sayesinde triger kopması sonucu motor hasarı yaşatma riskini ortadan kaldırıyor. Dökme demir bloğu ve geniş yağlama kanalları, ilk çalıştırma anındaki sürtünmeyi minimuma indirerek mekanik aşınmayı da önlüyor. Şehir içi dur-kalk kullanımında bile yüksek basınca dayanıklı supap yapısı sayesinde kolay kolay pes etmiyor. 1.5 dCi (Renault / Nissan / Mercedes-Benz) Mercedes'in bile kaputunun altına koyduğu 1.5 dCi'ın sırrı, 8 supaplı son derece basit ve optimize edilmiş yapısında gizli. Supap sayısının azlığı mekanik sürtünmeyi düşürürken silindir kapağındaki karmaşayı da azaltıyor. Düşük turbo basıncıyla yüksek tork üretecek şekilde kalibre edildiği için motor elemanları da aşırı zorlanmıyor. 1.6 CRDi (Hyundai / Kia) 1.6 CRDi, zincirli triger mimarisi ve yüksek mukavemetli blok yapısı sayesinde mekanik aşınmalara karşı olağanüstü direnç gösteriyor. Aşırı ısınmaya karşı dirençli silindir kapağı ve sağlam turbo şarj ünitesi, 200 bin kilometrenin ardından bile motorun ilk günkü kompresyonunu korumasını sağlıyor. 2.4 D5 (Volvo) Volvo'nun tamamen kendi geliştirdiği 5 silindirli alüminyum bloklu D5 motor, ekstra silindirin getirdiği mükemmel yük dağılımı sayesinde iç mekanik parçalarda titreşim kaynaklı aşınmayı minimuma indiriyor. Düşük devirlerde yüksek tork üretmesi, pistonların ve krank milinin yüksek devir stresine girmesini engelliyor. Kalın silindir et duvarı ve son derece dayanıklı turbo ünitesi, yarım milyon kilometreyi sorunsuz devirmesini sağlıyor.

Sanayi Yollarını Unutturan, Yüksek Kilometrelerde Bile Sorun Çıkarmayan Dizel Motorlar

FC 27 Süper Lig Reytingleri Açıklandı

EA, FC 27’nin çıkışına bir ay kadar bir süre kalmışken, merakla beklenen oyuncu reytinglerini paylaşmaya başladı. Pek çok ligin açıklanmasının ardından sıra nihayet ülkemize yani Süper Lig'de mücadele eden yıldızlarımıza geldi. Peki Süper Lig'in en yüksek reytingine sahip oyuncular kimler? FC 27'de Süper Lig'in en yüksek reytingli oyuncuları Sıra İsim Reyting Pozisyon Takım 1 Mohamed Salah 87 RM Trabzonspor 2 Victor Osimhen 85 ST Galatasaray 3 N'Golo Kanté 83 CDM Fenerbahçe 4 Mason Greenwood 83 RM Fenerbahçe 5 Leandro Trossard 82 LW Beşiktaş 6 Ederson Santana de Moraes 82 GK Fenerbahçe 7 Romelu Lukaku 82 ST Fenerbahçe 8 Marco Asensio Willemsen 82 CAM Fenerbahçe 9 Orkun Kökçü 82 CM Beşiktaş 10 Anderson Souza Conceição 81 CAM Fenerbahçe 11 Vedat Muriqi 81 ST Fenerbahçe 12 Lucas Torreira 81 CDM Galatasaray 13 Milan Škriniar 81 CB Fenerbahçe 14 Mattéo Guendouzi 81 CDM Fenerbahçe 15 Dušan Vlahović 81 ST Beşiktaş 16 Nathan Aké 80 CB Fenerbahçe 17 Davinson Sánchez 80 CB Galatasaray 18 Leroy Aziz Sané 80 RM Galatasaray 19 Alexander Nübel 80 GK Beşiktaş 20 Uğurcan Çakır 80 GK Galatasaray 21 Barış Alper Yılmaz 80 LM Galatasaray 22 Gabriel Davi Gomes Sara 80 CM Galatasaray 23 Sofyan Amrabat 79 CDM Fenerbahçe 24 Abdülkerim Bardakcı 79 CB Galatasaray 25 Yunus Akgün 79 CAM Galatasaray 26 Kerem Aktürkoğlu 79 LM Fenerbahçe 27 İlkay Gündoğan 78 CM Galatasaray Peki siz açıklanan Süper Lig reytingleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hak ettiğinden düşük veya yüksek verilen bir oyuncu var mı? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

FC 27 Süper Lig Reytingleri Açıklandı: İşte Ligimizdeki En İyi 27 Oyuncu!

GTA 6 Sızıntısı Sonrası "GTA 6 İndir" Siteleri Boy Göstermeye Başladı: Hiçbir Site ve Dosyaya Güvenmeyin!

GTA 6 cephesinde bu hafta yaşanan sızıntı dalgası, Rockstar Games ve Take-Two için büyük bir krize dönüşürken oyuncular için de ciddi bir siber güvenlik tehdidi var. İnternette "oynanabilir sürüm" iddiaları yayılırken, "GTA 6 indir" başlığıyla paylaşılan dosya ve bağlantıların arkasında büyük bir virüs tuzağı yatıyor. "GTA 6 indir" yazılı dosya ve sitelere güvenmeyin "CyberLeek" isimli kullanıcının yayınladığı yeni videolarda ana karakter Jason'ın uçak kullanması ve duvara ateş ederek lakabını yazması, sızdıran kişinin oyunun oynanabilir bir sürümüne erişmiş olabileceğini gösterdi ancak bu durum, siber korsanların iştahını kabarttı. İnternet genelinde giderek artan sahte indirme bağlantıları ve "GTA 6 Erken Erişim" vaadi sunan siteler, kullanıcıların cihazlarına kötü amaçlı yazılım bulaştırmak için kullanılıyor. Uzmanlar, oyunun henüz hiçbir platform için indirmeye sunulmadığını belirterek internetteki "GTA 6 indir" veya "Demo yükle" tarzı dosyalara kesinlikle güvenilmemesi ve hiçbir şey indirilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Sızıntılar diyalog sistemleri ve araçlarda yakıt tüketimi gibi yeni detayları açığa çıkarıp Take-Two hisselerine 2 milyar dolarlık bir darbe vursa da oyuncular için şu anki en büyük risk sahte indirme bağlantılarıyla cihazlarını tehlikeye atmak. Keza bu dosyalar gerçek olsa bile bilgisayarınızda arka planda ne çalıştırdığını bilmeniz imkânsıza yakın. Bu sebeple GTA 6 sızıntıları sonrası yayılan sahte indirme bağlantılarına kesinlikle dikkat edin ve cihazlarınıza herhangi bir dosya indirmeyin.

GTA 6 Sızıntısı Sonrası GTA 6 İndir Siteleri Boy Göstermeye Başladı: Hiçbir Site ve Dosyaya Güvenmeyin!

Google Arama'da Yeni Dönem: Artık İstediğiniz Siteler Öne Çıkacak!

Google; Arama, Keşfet ve Google Haberler servislerinde kullanıcıların deneyimlerini tamamen kendi ilgi alanlarına göre şekillendirmelerine olanak tanıyan yeni kişiselleştirme özelliklerini kullanıma sundu. Hem okuyucuların takip etmek istedikleri kaynak ve konulara çok daha kolay ulaşmasını sağlayan bu yenilikler, hem de yayıncıların okuyucularıyla daha doğrudan ve güçlü bağlar kurmasına yardımcı oluyor. Favori yayınları seçebileceksiniz Google, yayıncıların kendi internet sitelerine yerleştirebileceği yeni ve etkileşimli bir "Tercih Edilen Kaynak" butonunu tanıttı. Okuyucular bu butona tıkladıklarında, ilgili site Google üzerinde kişisel tercihler arasına ekleniyor ve okuyucu anında kaldığı sayfaya geri yönlendiriliyor. Bu sayede kullanıcılar; Öne Çıkan Haberler, AI Overview ve AI Modu gibi alanlarda sevdikleri yayınların içeriklerini çok daha sık görebiliyor. Şimdiden 600.000’den fazla benzersiz kaynağın kullanıcılar tarafından tercih edilenlere eklendiği bildirildi. Yayıncılar bu butonun koduna Google Search Central dokümantasyonu üzerinden erişebiliyor. Keşfet akışınızı cümlelerle özelleştirebilirsiniz Çok yakında Google uygulamasındaki Keşfet akışını özelleştirmek, bir arkadaşınıza mesaj atmak kadar kolay hâle geliyor. Kullanıcılar, akıştaki herhangi bir üç nokta menüsüne dokunarak görmek istedikleri veya görmek istemedikleri konuları kendi ifadeleriyle Google’a aktarabilecek. Örneğin, "sadece çevre dostu mutfak yenileme fikirleri" veya "kamp içermeyen hafta sonu rotaları" gibi özel talepler iletilebilecek. Algoritma bu istekleri anında işleyerek akışı gerçek zamanlı olarak güncelleyecek.

Google Arama'da Yeni Dönem: Artık İstediğiniz Siteler Öne Çıkacak!

Sadece 250 Adetle Sınırlı: 523 Beygirlik Range Rover SV "From Sea to Sea" Tanıtıldı!

Otomotiv dünyasında ihtişamın simgesi haline gelen Range Rover, ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümüne özel bir koleksiyona imza attı. "From Sea to Sea" (Denizden Denize) isimli bu seri, Amerikan coğrafyasının dikkat çekici manzarasını araçlara taşıyor. Koleksiyonda Desert Ember, Summit Frost ve Ocean Crest isimli üç farklı konfigürasyon yer alıyor. Ülkenin 250 yıllık tarihine atıfta bulunarak yalnızca 250 şanslı alıcının sahip olabileceği bu araçlar, üst düzey kişiselleştirme detayları ve yüksek işçilik kalitesiyle koleksiyoncular için öne çıkan bir seçenek haline geliyor. Üç farklı tema ve 523 beygirlik V8 gücü İlk seçenek olan Desert Ember, güneybatının kızıl kayalıklarını yansıtan bakır tonları ve siyah deri döşemeleriyle dikkat çekiyor. Kar kaplı dağ zirvelerini temsil eden Summit Frost buz beyazı gövdesiyle öne çıkarken, okyanus temalı Ocean Crest ise derin mavi rengi ve özel tavan detaylarıyla fark yaratıyor. Her üç model de BMW imzalı 4.4 litrelik çift turbolu V8 motor taşıyor. 523 beygir güç üreten bu ünite, aracın 0'dan 100 km/s hıza 4.3 saniyede ulaşmasını sağlıyor. Standart ve uzun aks mesafesi seçenekleriyle satılacak serinin başlangıç etiketi ise 215.000 dolar olarak açıklandı.

Sadece 250 Adetle Sınırlı: 523 Beygirlik Range Rover SV From Sea to Sea Tanıtıldı!

GTA 6'dan Araç Sürüşünü Ele Alan Yeni Oynanış Videosu Sızdırıldı [Video]

Geçtiğimiz günlerde gelen bir dizi GTA 6 oynanış videosu sızıntısına bugün bir yenisi daha eklendi. Son 24 saattir herhangi bir bilgi ve video paylaşmayan Cyberleek'e bir şey olup olmadığına yönelik haberler ortaya çıkmışken, Cyberleek yeni bir GTA 6 oynanış videosuyla sessizliğini bozdu. GTA 6 yeni oynanış videosu Sızdırılan bu yeni oynanış videosu, hızlı bir spor araba ile şehirde gezinilebilen anları ele alıyor. Sızan videolar çok hızlı bir şekilde kaldırıldığı için eğer izlemeyi düşünüyorsanız elinizi çabuk tutmanızda fayda var.

GTA 6'dan Araç Sürüşünü Ele Alan Yeni Oynanış Videosu Sızdırıldı [Video]

Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

Yeni çıkan romanlardan bilim kurgu dünyasının dikkat çeken eserlerine, sürükleyici polisiye kitaplardan fantastik edebiyat örneklerine kadar birçok öneri bu listede yer alıyor. Eğer siz de kitaplığınızda farklı türlere yer vermekten hoşlanıyorsanız içeriğimize göz atabilir, kendinize en uygun kitabı seçebilirsiniz. Satın aldığınız ürünlerde satıcılardan kaynaklanan sorunlardan Webtekno sorumlu değildir. Bu içerik marka iş birliği içeriyor. Yeni Çıkanlar: Hem yeni yazarları keşfetmeyi seviyor hem de sevilen yazarların son çalışmalarını merak ediyorsanız bu kategori tam size göre. Son aylarda yayımlanan ve kısa sürede geniş okuyucu kitlelerine ulaşan eserler şöyle: Kan Meridyeni- Cormac McCarthy Yürüyüş- Lucy Clarke Kimseler Bilmez Adımı- James Baldwin James- Percival Everett Akıl Sağlığı, Delilik ve Aile- R. D. Laing Sevgi ve Özlemle- Susie Boyt Bilim Kurgu: Yaban Diyarlarda Yabancı- Robert A. Heinlein Elektrikli Düşler- Philip K. Dick Mars Yıllıkları- Ray Bradbury Postacı- David Brin Sondan Bir Önceki Gerçek- Philip K. Dick Uzaktan Kumandalı Kız- James Tiptree Jr. Polisiye & Gizem: Bir kitabı elimize aldığımızda "Bir bölüm daha okuyayım." dedirten türlerin başında hiç şüphesiz polisiye ve gizem romanları geliyor. Çözülmesi gereken cinayetler, karmaşık olay örgüleri ve beklenmedik ters köşeler... İşte size önerilerimiz: Lancelot- Walker Percy Vahşi Evler- Colin Barrett Yitik Kızlar- Alex Michaelides Kavim- Ahmet Ümit Şüpheli X- Keigo Higashino İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi- Holly Jackson Fantastik Edebiyat: Bazen gerçek dünyadan biraz uzaklaşmaya hepimizin ihtiyacı oluyor. Fantastik edebiyat da tam bu noktada devreye giriyor. Bu türdeki önerilerimiz, sizleri birkaç saatliğine de olsa bambaşka evrenlere götürmeyi başaracak. İthaka– Claire North Bir Ruhun Yarısı- Olivia Atwater Düş Hırsızları- Maggie Stiefvater Fırtına Bulutu- Neal Shusterman Bir Karanlık Pencere- Rachel Gillig Kapılar Kitabı- Gareth Brown Klasikler: Klasikler denince çoğu zaman “okunması gereken ama hep ertelenen kitaplar” akla geliyor. Ama aslında bu eserler, yazıldıkları dönem ne kadar eski olursa olsun hâlâ güncelliğini koruyan, insanı ve hayatı anlatma biçimleriyle bugüne de dokunabilen kitaplar. Biraz sabır isteseler de okurken bambaşka dünyalara açılan, edebiyatın temel taşlarını oluşturan bu eserler, kitaplığın olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Polikuşka- Lev Nikolayeviç Tolstoy İntibah- Namık Kemal HuckleberryFinn’in Maceraları- Mark Twain Dört Oyun- George Bernard Shaw Utopia- Thomas More

Bilim Kurgudan Klasiklere: Farklı Kategorilerden Kitap Tavsiyeleri

NASA'nın Yer Kontrol Yazılımında Kritik Açık: Bilgisayar Korsanları Uzay Araçlarına Erişebilirdi!

Uzay araştırmalarının dev ismi NASA, yazılım tarafında yaşanan beklenmedik bir güvenlik ihlali iddiasıyla siber güvenlik dünyasının gündemine oturdu. Uzay araçlarını yönlendirmek ve bilimsel cihazları çalıştırmak için kullanılan özel bir kontrol panelinin, hiçbir şifre veya kimlik doğrulaması olmadan internete açık kaldığı anlaşıldı. Siber güvenlik firması Cycode araştırmacısı Yuval Elbar tarafından fark edilen bu açık, kötü niyetli kişilerin herhangi bir engelle karşılaşmadan sistem üzerinden uzay araçlarına komut göndermesine imkan tanıyordu. Evimizdeki kapıyı tamamen kilitsiz bırakmakla eşdeğer olan bu hata, uzay teknolojilerinde bile ne kadar temel yazılım eksikliklerinin yaşanabileceğini gözler önüne serdi. Kapıyı kilitlemeyi unuttular: Şifresiz bırakılan panel NASA'nın uzay araçlarını ve uydu sistemlerini yerden yönetmek için geliştirdiği AIT-GUI adında özel bir yazılım bulunuyor. Bu yazılımı en basit ifadeyle, uzaydaki araçları Dünya'dan yönetmeye yarayan uzaktan kumanda arayüzü olarak düşünebiliriz. Mühendisler bu ekrana komutları giriyor; yazılım da bu talimatları uzaydaki araca ileterek motorların çalışmasını, kameraların çekim yapmasını ya da cihazların veri toplamasını sağlıyor. Sistemin zayıf noktası tam olarak bu aşamada karşımıza çıkıyor: Yuval Elbar'ın yaptığı incelemelerde, bu kritik yönetim ekranının sisteme bağlanan kimseden kullanıcı adı veya şifre talep etmediği görüldü. Sıradan bir ağ bağlantısı kurabilen herkes, sanki görevde yetkili bir NASA çalışanıymış gibi sisteme girip doğrudan komut gönderebiliyordu. Yani korsanların karmaşık şifre kırma yöntemlerine başvurmalarına bile gerek kalmıyordu. Sıradan bir web sitesi bile sistemleri yönlendirebiliyordu Geliştiricilerin yaptığı bir kodlama hatası nedeniyle sistem sadece yerel bilgisayara değil, dışarıdan gelen tüm ağ isteklerine açık hale getirilmişti. Bu durum, güvenlik duvarlarının arkasındaki sistemleri bile doğrudan risk altına soktu. Nitekim bir NASA çalışanının bilgisayarında bu panel açıkken arkada gezindiği zararlı bir web sitesi, çalışanın ruhu bile duymadan arka planda kontrol paneline sızıp uzaydaki cihazlara komut yollayabilecek durumdaydı. Uzay araçları gerçekten tehlike atlattı mı? Herkesin aklına gelen ilk soruya açıklık getirelim: Neyse ki yaşanan bu güvenlik açığı nedeniyle herhangi bir uzay aracı veya uydu zarar görmedi. Yayınlanan yeni güncellemeyle yazılımdaki erişim açıkları kapatıldı. Yine de tehlikenin boyutu küçümsenecek gibi değil. Eğer kötü niyetli korsanlar bu tabloyu daha önce fark edip kullansaydı, roketleri yanlış yönlendirip uyduları rotasından saptırabilir ve hatta Dünya ile olan iletişimi tamamen keserek milyarlarca dolarlık uzay görevlerini tek tıkla sabote edebilirlerdi. Açığın kapatılmış olması güzel haber olsa da dünya dışı görevleri yöneten bir sistemde böylesi bir hata, siber güvenlik kayıtlarında dikkat çeken bir detay olarak yerini almış oldu.

NASA'nın Yer Kontrol Yazılımında Kritik Açık: Bilgisayar Korsanları Uzay Araçlarına Erişebilirdi!

MIT Silikona Meydan Okudu: Bakterilerden "Canlı Devre Kartı" Üretildi!

Silikon çiplerden doğanın mikroskobik mucizelerine uzanan fütüristik bir kırılmaya tanık oluyoruz. MIT araştırmacıları yayımladıkları makalede, genetiğiyle oynanmış Pantoea agglomerans bakterilerini elektronik birer anahtara çevirerek canlı devre kartları inşa ettiklerini duyurdu. Böylece alıştığımız işlemci mimarisi, Petri kaplarına ve canlı dokulara taşınmış oldu. Bu yeni sistemde elektrik akımı yok; yerini kimyasal sinyaller alıyor. Bakır tellerin görevini ise 5 milimetre aralıklarla dizilmiş bakteri kolonileri üstleniyor. Bakteriyel transistörlerle çalışan bu hücre ağı, kuraklık veya hastalığı kendi kendine tespit edip anında mantar ilacı üreten akıllı tarım devriminin de temelini atacak. Bakteriler nasıl transistöre dönüştü? Elektronik devrelerin kalbinde yatan transistörler, elektriği açıp kapatan basit anahtarlardır. MIT ekibi ise bu mantığı canlı organizmalara uyarladı. Pantoea agglomerans adı verilen yaprak bakterileri genetik müdahaleyle iki ana transistör tipine bölündü. Biri kimyasal sinyali aldığında tetiklenip açılıyor. Diğeri ise aynı sinyalle kapanıyor. Devrede kablo yok. Bakır teller yok. Yalnızca kimyasal moleküllerin sessiz ama kusursuz yayılımı var. Sistemdeki üç ayrı "röle" bakteri suşu, moleküler mesajları bir sonraki koloniye dönüştürerek aktarıyor. Böylece bilgiler tek yönde, karışmadan ilerliyor. 24 kolonilik biyolojik hesaplama Önceki sentetik biyoloji denemeleri, tek bir hücrenin içine aşırı yük bindirirdi. Hücrenin protein mekanizması çöker, sistem tıkanırdı. MIT araştırmacıları akıllıca bir yol seçti: iş bölümü. Hesaplamayı tek hücreye sıkıştırmak yerine, işi kolonilere yaydılar. Ses dalgalarıyla çalışan özel sıvı yazıcılar, bu beş farklı bakteri türünü agar tabakasına adeta birer işlemci çekirdeği gibi bastı. 24 farklı koloninin birleşimiyle toplama işlemi yapabilen, sinyalleri yönlendiren demültipleksör devreleri kuruldu. DNA'yı değiştirmeden, sadece bakterilerin dizilimini değiştirerek tamamen yeni bir devre çizmek mümkün hale geldi. Asıl hedef telefonlar ya da bilgisayarlarımız değil Bir hesaplama yaklaşık sekiz saat sürüyor. İlk duyulduğunda kulağa hantal ve kullanışsız gelebilir. Akıllı telefonumuz saniyede milyarlarca işlem yaparken, sekiz saatlik bir bekleme süresi dijital çağın hızına aykırı görünüyor. Zaten araştırmacıların amacı da cebimizdeki telefonları ya da masamızdaki bilgisayarları bu canlı hücrelerle değiştirmek değil. Biyolojik işlemcilerden bir "canlı iPhone" beklenmiyor. Amaç, geleneksel bilgisayarlara alternatif üretmekten ziyade, hesaplama gücünü doğrudan biyolojik sistemlerin merkezine yerleştirmek. Silikon çiplerin yaşayamayacağı canlı dokularda, doğanın kendi diliyle iletişim kurmak. Yavaş ama son derece hassas: Akıllı tarımın geleceği Peki sekiz saatlik bir işlem süresi nerede devrime dönüşür? Doğanın tam kalbinde. Çünkü bitkilerin zaman algısı bizimkinden farklı. Bir tarladaki mısırın ya da buğdayın dünyasında saatler, mevsimlerin ritminde erir. Köklerine veya yapraklarına yerleştirilecek bu canlı devre, gece boyunca topraktaki kuraklık, haşere ya da hastalık belirtilerini izleyebilir. Tehdit algılandığında ise şafak vakti, doğrudan bitkinin savunma mekanizmasını tetikleyebilir. Teknolojiyi doğaya zorla kabul ettirmek değil; bilgisayar mantığını doğrudan yaşamın kendi dokusuna işlemek. Yavaş, ama hedefini şaşmayan bir hassasiyetle...

MIT Canlı Devre Kartı Üretti: Hastalandığını Anlayıp Kendi İlacını Üreten Akıllı Bitkiler Geliyor!

iPhone 18 Pro'nun Yeni İşlemcisi A20 Pro, %18 Daha Hızlı Olacak (Tabii Bir Defosu Var...)

Apple'ın önümüzdeki ay tanıtması beklenen iPhone 18 Pro serisine güç verecek A20 Pro çipi hakkında dikkat çeken yeni detaylar sızdı. TSMC'nin 2 nanometre üretim sürecinden geçeceği belirtilen yeni işlemci, bir önceki nesle kıyasla belirgin performans artışı ve yüksek enerji verimliliği sunmaya hazırlanıyor ancak tüm bu teknolojik geliştirmelerin cihaz maliyetine de yansıması bekleniyor. Daha yüksek performans ve enerji tasarrufu Çinli sosyal medya platformu Weibo'da sızıntılarıyla tanınan Fixed Focus Digital hesabının aktardığı bilgilere göre A20 Pro işlemcisi bir önceki A19 Pro modeline göre yaklaşık %18 daha yüksek performans sergileyecek. Yeni çipte TSMC'nin yeni nesil "Gate-All-Around" (GAA) mimarisinin kullanılacağı ifade ediliyor. Bu üretim sürecinin getirdiği en büyük avantajlardan biri de güç tüketiminde yaşanacak düşüş olacak. Sızıntılara göre A20 Pro, A19 Pro’ya kıyasla %30'a varan oranlarda daha az enerji tüketecek. Bu durum, iPhone 18 Pro’nun pil ömründe önemli bir iyileşme sağlayabileceğine işaret ediyor. Artan üretim maliyeti fiyatlara yansıyacak Performans ve verimlilik tarafındaki bu olumlu gelişmelere karşın, yeni işlemcinin üretim maliyeti oldukça yüksek olacak. Yakın zamanda yayımlanan ve iPhone 18 Pro'nun malzeme maliyetinin (BOM) %40 oranında artabileceğini öne süren raporlar da bu durumu destekliyor. Sektörde devam eden bellek tedariki sıkıntıları ve yükselen işlemci maliyetlerinin bir araya gelmesiyle, iPhone 18 Pro’nun başlangıç fiyatının 1.399 dolara kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.

iPhone 18 Pro'nun Yeni İşlemcisi A20 Pro, %18 Daha Hızlı Olacak (Tabii Bir Defosu Var...)

Riot Games, Dövüş Oyunu 2XKO'nun Aktif Geliştirme Sürecini Durduruyor: Tüm Harcamalar İade Edilecek!

Riot Games, ücretsiz dövüş oyunu 2XKO’nun aktif geliştirme sürecini 2026 yılının sonunda sonlandıracağını açıkladı. Sunucuların kapatılmayacağı ve çevrimdışı modların etkilenmeyeceği projede, oyunculara 20 Ağustos ve öncesinde yaptıkları tüm harcamaların iade edileceği duyuruldu. Sürdürülebilir sayıya ulaşılamadı Riot Games tarafından yapılan açıklamada, 2XKO'nun gidişatının son birkaç aydır yakından takip edildiği ve oyunu tutkuyla oynayan net, tutarlı bir kitle olduğu belirtildi ancak projenin aktif geliştirme sürecini devam ettirebilmek için ihtiyaç duyulan asgari oyuncu sayısına ulaşılamadı. Şirket, oyunun ticari olarak ücretsiz sunulmasıyla dövüş oyunu türünü yeni oyuncular için daha erişilebilir kılmayı hedeflemişti. Açıklamaya göre, ikili dövüş oyunu tutkunları 2XKO'yu oldukça sevse ve oyunu yüksek beceri düzeylerinde oynayıp haftalık turnuvalara dâhil etse de türün dışındaki oyuncuları oyunda tutmak mümkün olmadı. Ekip; Akali, Senna, Thresh ve Tırmanış (PvE) modu gibi büyük içerik güncellemelerine ve rekabetçi etkinliklere rağmen oyuncu etkileşiminde sürdürülebilir bir artış yakalayamadı. Ekipleri küçültmek, yama takvimini değiştirmek ve işletme modelini revize etmek gibi tüm seçenekleri değerlendiren Riot, projeyi halihazırda üstünde çalışılan içeriklerle tamamlayıp aktif geliştirmeyi durdurma kararı aldı. Aktif geliştirme süreci 2026 sonunda duracak olsa da 2XKO deneyimi tamamen sona ermiyor. Sunucular 2026'dan sonra da çevrim içi kalmaya devam edecek, tüm platformlarda oynanabilecek ve çevrimdışı oyun modları bu durumdan etkilenmeyecek. Riot Games, 2026'nın sonuna kadar olan süreçte oyunu desteklemeye devam edecek.

Riot Games, Dövüş Oyunu 2XKO'nun Aktif Geliştirme Sürecini Durduruyor: Tüm Harcamalar İade Edilecek!

Ferrari'nin Tüm Tuşları Neden Direksiyonda?

Marş düğmesi, sinyaller, farlar, silecekler, sürüş modu seçicisi, vites değiştirme kulakçıkları… Normal bir otomobilde gösterge paneline, orta konsola ve direksiyon koluna dağıtılan kontroller, Ferrari'de neden direksiyonun üzerinde toplanıyor? Ferrari’de direksiyon, yalnızca bir yön verici değildir. Bu tasarımın arkasında aslında basit bir anlayış var: Sürücü, ellerini ve gözlerini mümkün olabildiğince direksiyondan ayırmamalı. Özellikle yüksek performanslı bir otomobil kullanırken sürücünün direksiyon hakimiyeti oldukça önemli. Hızlı bir virajda veya tempolu bir sürüş sırasında herhangi bir ayarı değiştirmek için elinizi direksiyondan çekip konsola uzanmak, pratik olmamakla birlikte tehlikeli bir durum. Ferrari de tasarımında gerekli ayarlamaları direksiyondan yapma mantığını temel aldı. Sürücünün araçla etkileşimini kesmemek ve elleri direksiyonda tutmak, araç hakimiyetini de kolaylaştırıyor. Üstelik bu anlayış, Ferrari için pek de yeni sayılmaz. Bu mirasın arkasında Formula 1 var. Yarış otomobillerinde direksiyon, sadece yön değiştirmekten ziyade sürücünün birçok sistemi aynı anda kontrol edebildiği bir kumanda merkezidir. Formula 1 araçlarında da sürücünün ihtiyaç duyduğu her şeyi direksiyon üzerinden yapabilmesi, bunun en güzel örneklerinden biri. Güncel Formula 1 direksiyonlarına bakıldığında çok sayıda kontrolün aynı merkezde toplanması sebebiyle karmaşık bir yapıya sahip. Bu yaklaşımı, Ferrari’nin yol otomobillerinde de görmek mümkün. Özellikle Ferrari F430 ile direksiyon tasarımı sinyaller, uzun farlar, silecekler ve sürüş ayarlarının yanı sıra Manettino adındaki sürüş modu seçicisi de direksiyona taşındı. Manettino ne işe yarıyor? Direksiyon simidinin sağ alt köşesinde yer alan yuvarlak bir sürüş modu seçici olan bu anahtar, farklı modlar arasında hızlı bir geçiş sağlıyor. Bu seçicinin en önemli işlevi ise otomobilin dinamik karakterini belirleyen sistemlerin ayarlanmasını sağlamak. Seçilen moda göre otomobilin elektronik sürüş destekleri ve dinamik kontrol sistemlerinin çalışma biçimi değişebiliyor. Bu sistem günümüzde de kullanılıyor. Ferrari’nin yeni nesil modellerinde Manettino, farklı sürüş koşullarına ve sürücünün tercihine göre otomobilin dinamik kontrol sistemlerinin ayarlanmasını sağlıyor. Ferrari'nin ilk elektrikli otomobili Luce’da bile Manettino, sürüş deneyimini farklı modlar arasında değiştiren temel kontrollerden biri olarak yer alıyor. Yani direksiyondaki bu küçük anahtar, göründüğünden çok daha fazla işleve sahip. Her tuş direksiyonda değil. Ferrari direksiyonunda silecekler, farlar, sinyaller, motor çalıştırma gibi birçok kontrolün bulunması, tek hamleyle sürücüye kolaylık sağlıyor ve güvenli bir sürüşü destekliyor. Ancak burada önemli bir ayrımı yapmakta fayda var: “Ferrari’de her şey direksiyonda” demek doğru değil. Otomobildeki tüm işlevler direksiyona taşınmıyor. Yalnızca sürüş sırasında sık kullanılan ve sürücünün hızlı bir şekilde erişmesini sağlayacak kontroller direksiyon ve çevresinde toplanıyor. Daha az hareket, daha güvenli bir sürüş. Direksiyonda bu kadar fazla kontrol tuşunun bulunmasının amacı, sürücünün ellerini direksiyondan hiçbir şekilde ayırmaması değil; fiziksel hareketlerini olabildiğince azaltarak kritik kontrolleri sürücünün elinin altında tutması. Ferrari, yarış otomobillerinde kurduğu bu sistemi yol otomobillerine de uyarlayarak direksiyonu, otomobil ve sürücü arasında kontrol arayüzüne dönüştürdü. Üstelik dokunsal kontrolü de tamamen yok etmiyor. Birçok işlevin dokunmatik ekranlara taşındığı dönemde Ferrari’nin buradaki yaklaşımı da dikkat çekici. Yeni modellerinde teknoloji önemli bir yer tutsa da hâlâ fiziksel kontrollere tam olarak veda etmiş sayılmaz. Ferrari’nin bu tercihi, özellikle sürüş sırasında ekrana bakma ihtiyacını azaltıyor. Sonuç olarak yarış pistlerinin efsanesinin direksiyon tasarımlarında bu kadar çok tuş bulundurmasının tek bir sebebi yok. Sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmeden gereken hamleyi yapabilmesi, tasarımın temelinde yer alırken bu; yol otomobillerinde de tasarım anlayışını şekillendiren detaylardan biri oldu. Bu nedenle Ferrari direksiyonunun üzerinde gördüğünüz tuşları bir fazlalıktan çok sürücüyle otomobil arasındaki iletişimin değerli bir parçası olarak değerlendirmek daha doğru olur.

Ferrarilerde Tüm Tuşların Direksiyonda Yer Almasının Sebebi

God of War Dizisinin Yeni Kratos'u Belli Oldu

Amazon Prime Video'nun merakla beklenen "God of War" dizisinde başrol değişimi sonuçlandı. Ünlü oyuncu Dave Bautista, sevilen video oyunu serisinin dizi uyarlamasında Kratos karakterine hayat verecek. Sakatlık yüzünden oyuncu aranıyordu Daha önce Kratos rolü için anlaşılan Ryan Hurst, 2026 başında gerçekleşen çekimlerde biseps kasını yırtarak ameliyat edilmek zorunda kaldı. Bu durum prodüksiyon takvimini 2027 yılına sarkıtma riski taşıdığı için yapımcılar rolü başkasına devretme kararı aldı. Yapılan hızlı görüşmeler sonucunda, hem oyunculuk kariyeri hem de fiziğiyle role oldukça uygun görülen Dave Bautista ile el sıkışıldı. İki sezon üst üste çekilecek İki sezonluk onay alan dizi, prodüksiyona önümüzdeki haftalarda tekrar başlayacak ve Hurst ile çekilen sahneler Bautista ile baştan çekilecek. Serinin son iki oyununu temel alan hikâye, Kratos ve oğlu Atreus'un Faye'in küllerini dağıtma yolculuğunu işleyecek. Dizinin kadrosunda Atreus rolünde Callum Vinson, Thor rolünde Ólafur Darri Ólafsson ve Odin rolünde Mandy Patinkin gibi isimler de yer alıyor.

God of War Dizisinin Yeni Kratos'u Belli Oldu

Yapay Zeka Müziklerine Apple Music Engeli: Etiket Kullanımı Zorunlu Oluyor

Son dönemde yapay zeka araçlarıyla üretilen müziklerin yayın platformlarındaki varlığı hızla artıyor. Bir diğer dijital müzik platformu Deezer’ın paylaştığı verilere göre, platforma her gün tamamen yapay zeka tarafından üretilmiş yaklaşık 75.000 parça yükleniyor ve bu durum günlük yeni yüklemelerin %44'ünü oluşturuyor. Bu büyük artış karşısında harekete geçen Apple Music, yayıncı ortaklarına gönderdiği bilgilendirmede içeriklerdeki yapay zeka kullanımının şeffaf şekilde bildirilmesini şart koşuyor. Yılın ilerleyen dönemlerinde kullanıma sunulması beklenen bu özellikle birlikte dinleyiciler, eserlerin üretim sürecindeki yapay zeka katkısını takip edebilecek. Etiketleme Sistemi Nasıl İşleyecek? Apple Music’in yeni düzenlemesine göre bir parçanın önemli bir bölümü Suno veya Udio gibi yapay zeka platformlarıyla hazırlanmışsa, içeriği yükleyen tarafın bunu sistemde belirtmesi gerekecek. Platform daha önce isteğe bağlı bir şeffaflık etiketi sunuyordu. Yapılan yeni açıklamayla birlikte bu süreç dağıtıcıların tercihine bırakılmaktan çıkarılarak resmi bir kurala dönüştürülüyor. Benzer bir hamle gerçekleştiren Spotify da yapay zeka ile oluşturulan sanal hesapları "AI Persona" olarak etiketlemeye başlarken, bu profilleri editoryal listelerden ve öneri algoritmalarından kısıtlama yoluna gitmişti. Sektördeki Şeffaflık Arayışı Dijital müzik platformlarında yapay zeka içerikli yüklemelerin çoğalması, içeriklerin özgünlüğü ve yayın hakları konusundaki tartışmaları artırmış durumda. Apple Music’in hayata geçireceği bu uygulama, dinleyicilere içeriğin kaynağı hakkında bilgi sunarken platformdaki yapay zeka kullanımının takibini de kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Yapay Zeka Müziklerine Apple Music Engeli: Etiket Kullanımı Zorunlu Oluyor

25. Yıla Özel Sınırlı Sayıda Üretilecek Xbox Series X25'in Çıkış Tarihi ve Fiyatı Ortaya Çıktı

Xbox severlerin merakla beklediği şeffaf yeşil tasarımlı özel konsol için çıkış tarihi ve fiyat detayları netleşmeye başladı. Sızdırılan son bilgilere göre Xbox’ın 25. yılına özel olarak tasarlanan sınırlı sayıdaki Xbox Series X25, bu yılın Kasım ayında oyunseverlerle buluşacak. Resmî duyurunun ise önümüzdeki haftalarda, muhtemelen Gamescom sırasında veya öncesinde yapılması bekleniyor. Çıkış tarihi ve fiyat detayları Güvenilir sızıntılarıyla tanınan Dealabs tarafından paylaşılan rapora göre konsolun 27 Kasım tarihinde piyasaya sürülmesi hedefleniyor. Çıkış tarihinin Black Friday gününe denk gelmesi, standart Series X modelinden belirgin şekilde daha pahalı olan bir konsol için oldukça stratejik ve dikkat çekici bir hamle olarak değerlendiriliyor. Avrupa fiyatının 899 euro olacağı belirtilirken, ABD fiyatının da benzer şekilde 899 dolar seviyesinde olması bekleniyor. Xbox’ın 25 yıllık mirasına özel tasarım İlk olarak Haziran ayındaki Xbox Showcase etkinliğinde duyurulan Xbox Series X25, markanın 25. yıl dönümünü kutlamak amacıyla üretildi. Etkinlik sonrasında Xbox yöneticileri Matt Booty ve Asha Sharma, salondaki tüm katılımcılara bu özel konsolun hediye edileceğini açıklayarak büyük bir sürprize imza atmıştı. Orijinal Xbox’ın ikonik yarı saydam yeşil rengiyle tasarlanan cihaz, 1 TB SSD depolama alanına sahip. Konsolun tanıtım metninde şu ifadelere yer veriliyor: "Modern formda XBOX'a geri dönün. 1 TB SSD depolama alanına ve yarı saydam orijinal yeşil tasarıma sahip sınırlı sayıdaki XBOX Series X25 ile tanışın. İkonik 'X' logosunun yeşil renkte parlamasını izleyin. İçine bakın ve XBOX teknolojisinin 25 yıllık gelişimine tanıklık edin."

25. Yıla Özel Sınırlı Sayıda Üretilecek Xbox Series X25'in Çıkış Tarihi ve Fiyatı Ortaya Çıktı

MR Cihazında 56 Kişiye Kısa Video İzlettiler: İşte Saatlerce Kaydırmamızın Arkasındaki Sebepler!

"İki dakika kaydırayım" diyerek açtığımız Instagram Reels, TikTok veya Shorts’ta saatlerin nasıl da kayıp gittiğini birçoğumuz biliriz. Kaybolan vakit yetmezmiş gibi bir de üstüne kendimizi iradesizlikle suçladığımız anlar da olur. Gerçekten beynimizin içinde ne oluyor da dur diyemiyor, kendimizi o akışa kaptırıveriyoruz? Zhejiang Üniversitesi'nden araştırmacılar tam olarak bu sorunun peşine düştü. Saygın nörobilim dergisi NeuroImage'da yayımlanan çalışmalarında bu içeriklerin otokontrol mekanizmamızı nasıl devre dışı bıraktığını ortaya koydular.Deney kapsamında tam 56 genç yetişkin, kısa videoları kaydırırken ileri düzey beyin tarama yöntemleriyle incelemeye alındı ve zihinlerindeki anlık değişimler adım adım kaydedildi. En baştan söyleyelim: Kendimizi bir anda saatler süren bir akışın içinde bulmamız, sandığımız kadar basit bir irade meselesi değil. İrademizi Yöneten İki Ortak Beynimizin ön kısmında yer alan iki kritik bölge var: dACC (dorsal ön singulat korteks) ve dlPFC (dorsolateral prefrontal korteks). Evet, bunlar fazla teknik ve tıbbı terimler ama en basit ifadeyle şunu yapıyorlar: Odaklanmamızı sağlıyor, otokontrolü elde tutuyor ve ne zaman durmamız gerektiğinde direksiyona geçip irademizi konuşturuyorlar. Örneğin içimizden bir ses "Tamam, bugünlük bu kadar yeter, şimdi kalkıp çalışmalıyım" diyorsa, bu sesi çıkaran dACC; bizi harekete geçiren ise dlPFC oluyor. Beğendiğimiz Videolar Beynin "Frenini" Nasıl Patlatıyor? Mesele saniyeler içinde tüketilen, peşi sıra akan kısa videolar olduğunda işler değişiyor. Hele ki karşımıza çıkan içerik tam da hoşumuza giden bir şeyse, beynimizdeki dengeler bambaşka bir hâl alıyor. fMRI taramalarında, katılımcılar beğendikleri videoları izlerken hem dACC hem de dlPFC bölgelerinde çok belirgin bir aktivite düşüşü tespit edilmiş. Bu da özdenetimden sorumlu bu bölgelerin, bizi ekranda tutan içerikler karşısında bir nevi “uyku moduna” geçtiğini gösteriyor. Yanlış anlaşılmasın; burada beynimizin kontrolden çıkıp hata vermesi gibi bir durum söz konusu değil. Beynimiz, sürekli kararlar alan ve alternatifleri değerlendiren o yorucu denetim sistemlerini bilinçli olarak “uyku moduna” alıyor. Böylece herhangi bir bilişsel efor sarf etmeden, karşımızdaki eğlenceli dünyadan en yüksek hazzı almamızın önünü açıyor bize. Sıkılınca Ne Oluyor? Sıkılıp hızlıca geçtiğimiz videolarda durum biraz daha farklı. Sıkıldığımız anlarda beynimizin kontrol mekanizması tamamen pes etmiyor. Karar verici bölgemiz (dACC) normal uyanıklık seviyesini koruyor; diğer kontrol bölgesi (dlPFC) ise sadece hafifçe sakinleşiyor. Yani beyin hâlâ "durumu değerlendirme ve harekete geçme" modunda kalıyor. Bunun nedeni, beğenmediğimiz bir video karşısında ödül beklentisinin düşmesi ve beynin bu sıkıcı durumdan kurtulmak için "ekranı kaydırma" kararını verip motor eylemi başlatmak üzere uyanık kalması. "Dur" Diyebilenlerin Gizli Silahı: Glutamat Aramızda iki video izleyip "Tamam, bu kadar yeter" diyerek telefonu kenara bırakanlar da vardır elbette. Peki ama nasıl oluyor da onlar tek harekette ekrandan kopabilirken, çoğumuz o sonsuz döngüde saatlerce kaybolup gidiyoruz? Araştırmacılar, bu kişisel farkın arkasındaki nörokimyasal nedeni de ortaya koydu: Glutamat yani beynin ana uyarıcı kimyasalı. Hassas beyin taramalarıyla katılımcıların beyin yapısı incelendiğinde, dinlenme halindeyken karar merkezimizde (dACC) daha yüksek seviyede glutamat bulunan kişilerin, video izlerken otokontrol sistemlerinin çok daha az baskılandığı keşfedildi. Şöyle özetleyelim: Beyninizde bu kimyasal seviyesi doğal olarak yüksekse, videoların yarattığı o dalgınlık haline kolay kolay teslim olmuyorsunuz. Kontrol merkeziniz açık kalıyor ve kendinizi durdurmanız çok daha zahmetsiz hale geliyor. Sonuç: Suçlu İrademiz Değil, Beynimizin Teslimiyeti! Tüm bu bulgular bize çok önemli bir gerçeği gösteriyor: Ekran karşısında saatlerimizi eritip gitmemiz basit bir "disiplinsizlik" ya da "zayıf irade" meselesi değil. Beynimiz, algoritmanın sunduğu o zahmetsiz keyif karşısında otokontrol ağlarını nörolojik düzeyde devreden çıkarıyor. Algoritmalar da zaten zihnimizin bu düşük eforlu "akış" haline teslim olma eğilimini ustalıkla kullanıyor. Atomik Alışkanlıklar kitabının yazarı James Clear şöyle der: “Farkındalık, çoğu zaman değişimi başlatmak için yeterlidir.” Belki de ekrandan kopamadığımız anlarda kendimizi suçlamak yerine, arkasında çalışan bu biyolojik mekanizmayı bilmek; o sonsuz kaydırma döngüsünü kırmak ve dizginleri yeniden elimize almak için ihtiyacımız olan o farkındalığı sunacaktır.

Saatlerce Reels Kaydırmamızın Arkasındaki Sebep Belli Oldu: İşte Araştırma ve Çarpıcı Sonuçları

Yeni BMW iX3 Tek Şarjla 1.030 KM Yaparak Menzil Rekoru Kırdı!

Alman otomotiv üreticisi BMW, tamamen elektrikli yeni modeli BMW iX3 50L ile uzun mesafe sürüşüne dair yeni bir verimlilik testi paylaştı. Çin'de yapılan resmi yol testinde tek bir şarjla 1.030,2 kilometre yol kateden araç, elektrikli otomobil segmentinde bugüne kadar ulaşılan en yüksek menzil değerlerine imza attı. Mühendislerin Shenyang’daki üretim tesisinden Pekin’deki Ar-Ge merkezine kadar kullandığı araç, rotayı hiç şarj edilmeden tamamladı. 1.030 kilometrelik yolculuk son bulduğunda aracın bataryasında hâlâ %5 şarj kalmıştı. Shenyang'dan Pekin'e Şarjsız Yolculuk Resmi CLTC verilerine göre kâğıt üzerinde 919 kilometre menzili bulunan model, saha testinde bu rakamın üzerine çıktı. Yol boyunca hiçbir istasyona uğramadan hedefe ulaşan iX3 50L, geliştirilen altyapının ulaştığı seviyeyi gözler önüne seriyor. BMW yetkilileri, bu çalışmayla kullanıcılara markanın mühendislik kapasitesini şeffaf bir şekilde göstermeyi hedeflediklerini ifade ediyor. Bu Değer Günlük Kullanımda Mümkün mü? Günlük şehir içi ulaşımında veya otoyol sürüşlerinde 1.030 kilometrelik bir mesafeyi doğrudan hedeflemek doğru olmayacaktır. BMW’nin de vurguladığı üzere bu sonuç; önceden planlanmış bir rotada, hız ayarından iklimlendirmeye, araçtaki yükten hava şartlarına kadar tüm değişkenlerin verimlilik odağında optimize edildiği özel koşullarda elde edildi. Dolayısıyla bu veri standart bir kullanım vaadi değil, mimarinin ideal şartlardaki teknik tavanını simgeliyor. Elde Edilen Verimliliğin Arkasındaki Teknoloji Ulaşılan bu sürüş mesafesi yalnızca batarya boyutunun büyütülmesiyle açıklanmıyor. Sistemin temelinde BMW'nin 6. nesil eDrive teknolojisi ve 800V yüksek voltaj altyapısı bulunuyor. 46 mm Silindirik Hücreler: %20 daha yüksek enerji yoğunluğu sunuyor. Gövdeye Entegre Batarya: Ağırlık azaltılarak aracın verimliliği artırılmış. Akıllı Enerji Yönetimi: Aracın tüketimini anlık olarak optimize ediyor. Yeni BMW iX3 Ne Zaman Sahneye Çıkıyor? Çin pazarına özel geliştirilen silindirik pil hücreleriyle dikkat çeken iX3, şarj hızı ve enerji yönetimiyle öne çıkıyor. Otomotiv dünyasında ilgi uyandıran bu model, 21 Ağustos'ta Chengdu Otomobil Fuarı'nda resmi olarak ön siparişe açılacak.

Yeni BMW iX3 Tek Şarjla Menzil Rekoru Kırdı

Ronaldo ve Messi'nin FC 27 Reytingi Belli Oldu

Yılın beklenen dönemi geldi çattı ve FC 27 çıkışına bir aydan az bir süre kalmışken oyuncu reytingleri gelmeye devam ediyor. Pek çok ligin ve oyuncunun reytingleri açıklanmaya başlanmışken, futbolun iki önemli efsanesi Ronaldo ve Messi'nin FC 27 reytingi de belli oldu. Ronaldo düşerken Messi artış aldı Cristiano Ronaldo, yıllarca üst seviyede mücadele ettiği gibi FC serisininde de kayda değer bir reytinge sahipti. Bu yıl ise ciddi bir düşüşle 84 reytinge düşmüş durumda. Lionel Messi ise ufak ufak da olsa düşüşe geçmişti fakat 2026 Dünya Kupası'ndaki performansı sonrası tam +3 reyting almayı başardı. Peki siz Ronaldo ve Messi'nin FC 27 reytingi hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Ronaldo ve Messi'nin FC 27 Reytingi Belli Oldu

WhatsApp'a Animasyonlu Emoji Tepkileri Geliyor

WhatsApp, uygulamadaki sohbet deneyimini daha canlı ve ifade odaklı hâle getirmek amacıyla yeni bir adımı hayata geçiriyor. Platform, mesajlara verilen emoji tepkilerini hareketli hâle getiren animasyonlu emoji tepkileri özelliğini Android kullanıcıları için kademeli olarak sunmaya başladı. Mesajlardan sonra sıra emojilerde Daha önce mesaj olarak gönderilen bazı emojiler için animasyon desteği getiren WhatsApp, bu deneyimi şimdi de mesaj tepkilerine taşıyor. WhatsApp beta'nın Android 2.26.33.4 güncellemesinde tespit edilen bu özellikle birlikte, kullanıcılar bir mesaja emoji ile tepki verdiğinde belirli emojiler kısa bir animasyon oynatacak. Lottie kütüphanesi kullanılarak hazırlanan bu hareketli tepkiler, hem mesaj içinde gönderilen emojilerle hem de tepki emojileriyle görsel bir bütünlük ve tutarlılık sağlayacak. Animasyonlu tepkiler nasıl çalışıyor? Bir mesaja basılı tutulduğunda açılan tepki menüsünden seçilen emoji, eğer animasyonlu versiyonuna sahipse hareketli bir şekilde görüntülenecek. Animasyon, tepki bırakıldığı anda bir kez oynatılacak ve ardından sabit duruma geçecek. Henüz güncelleme tanınmamış hesaplarda veya animasyonu bulunmayan emojilerde tepkiler geleneksel sabit hâliyle görünmeye devam edecek. Hareketli emojileri dikkat dağıtıcı bulan veya daha sade bir arayüz tercih eden kullanıcılar da unutulmamış. WhatsApp, uygulama ayarlarına eklediği bir özellik sayesinde tüm animasyonlu emojileri ve tepkileri tamamen kapatma imkânı sunuyor. Bu seçenek kapatıldığında, mesaj tepkileri verme yeteneği kaybolmadan tüm emojiler varsayılan sabit biçimlerine geri dönüyor.

WhatsApp'a Animasyonlu Emoji Tepkileri Geliyor

Masajlı Koltuklara Sahip 2026 Model Skoda Slavia Tanıtıldı

Gelişmekte olan pazarlar için özel modeller sunan Skoda, özellikle Hindistan'da büyük bir satış başarısına ulaşan kompakt sedanı Slavia'yı tazeledi. Segmentinde 80 bin adedi aşan satış rakamıyla dikkat çeken model, MQB-A0-IN platformu üzerinde yükseliyor ve özünde "sedan bir Fabia" işlevi görüyor. Avrupa'da kompakt sedanlara olan ilginin düşüklüğü sebebiyle Türkiye pazarına gelme şansı bulunmayan Slavia, Kylaq ve Kushaq modelleriyle birlikte markanın "Hindistan'da, Hindistan için" stratejisinin en güçlü temsilcilerinden biri olmayı sürdürüyor. Tasarımda ne gibi değişiklikler var? Makyaj operasyonuyla birlikte geleneksel Skoda tasarım dilini daha belirgin şekilde yansıtan Slavia, kabinde yeni döşeme seçeneklerine kavuştu. Makyajın en heyecan verici detaylarından biri ise sportif dokunuşlara sahip Monte Carlo donanım paketinin seriye eklenmesi oldu. Kaputun altında ise tanıdık ve verimli TSI üniteler görev yapıyor: Giriş Seviyesi: 115 PS güç üreten 1.0 TSI motor, 6 ileri manuel şanzımanla kombine ediliyor. Üst Paketler: 150 PS güç sunan 1.5 TSI ünite ve 7 ileri DSG otomatik şanzıman ikilisi öne çıkıyor. Segmentinde bir ilk Yeni Slavia'nın asıl fark yaratan hamlesi teknoloji ve konfor tarafında gerçekleşti. Kendi sınıfında bir ilke imza atan model, arka koltuklarında masaj fonksiyonu sunarak üst segmentlere göz kırpıyor. Teknolojik donanım listesi ise oldukça zengin: 10,25 inç büyüklüğünde dijital gösterge paneli Kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto destekli 10,1 inç bilgi-eğlence ekranı 360 derece çevre görüş kamerası ve ön sensörlü Park Pilot sistemi Şimdilik Hindistan pazarına özel olduğu düşünülen modelin diğer pazarlara gelmesi ne yazık ki beklenmiyor.

Keşke Türkiye'ye de Gelse Dedirten 2026 Model Skoda Slavia Tanıtıldı

ChatGPT, iPhone'larda Artık Sizin Adınıza Mesaj Gönderebiliyor: İşte Yeni Apple Mesajlar Eklentisi!

OpenAI, kullanıcıların Apple Mesajlar gelen kutularını doğrudan ChatGPT’ye bağlamalarına olanak tanıyan yeni bir eklenti duyurdu. Bu entegrasyon sayesinde ChatGPT, kullanıcıların dijital sohbetlerini analiz etme, düzenleme ve hatta doğrudan yanıt verip mesaj gönderme yeteneğine kavuşuyor. Herkese hitap ediyor OpenAI, bu eklentinin hem bireysel hem de profesyonel hayatı kolaylaştıracak pek çok fayda sunduğunu belirtiyor. Yeni özellik, yazılım geliştirme aracı Codex ve kurumsal çözüm ChatGPT Work ile de uyumlu şekilde çalışıyor. Yayınlanan tanıtım videosunda, bir kullanıcının bir önceki gün aldığı mesajlara dayanarak takip mesajları oluşturmasını ChatGPT’den istediği görülüyor. Kullanıcılar ayrıca sohbet geçmişinin derinliklerinde kalan bilgileri aratabiliyor, ChatGPT’ye mesaj taslağı hazırlatıp kendi adlarına göndertebiliyor veya istemedikleri mesajları sildirebiliyor. Peki ya gizlilik? Sohbet verilerinin yapay zekâya açılması gizlilik sorularını da beraberinde getirdi. OpenAI, Bloomberg’e yaptığı açıklamada eklentinin yerel olarak kullanıcının cihazında çalıştığını ve tüm mesajların bir indeksini oluşturmadığını ifade etti ancak bu sürecin teknik detayları henüz tam olarak netleşmiş değil. Mesaj gönderimi konusunda da uyarılarda bulunan OpenAI, kullanıcıların denetimi elden bırakmamasını tavsiye ediyor. Kalıcı onay özelliğinin açılmaması gerektiğini vurgulayan şirket, bu seçeneğin aktif edilmesi durumunda mesajlar gönderilmeden önceki son inceleme şansının ortadan kalkacağı konusunda kullanıcıları uyarıyor.

ChatGPT, iPhone'larda Artık Sizin Adınıza Mesaj Gönderebiliyor: İşte Yeni Apple Mesajlar Eklentisi!

Sony, Yeni Xperia Tanıtımı İçin Tarih Verdi: Sırada Hangi Model Var?

Sony, akıllı telefon pazarında kendi çizgisini korumaya devam ederken resmi kanallarından yeni bir lansman etkinliği duyurdu. Tanıtımın beklenenden daha erken bir tarihe çekilmesi dikkat çekerken, resmi duyuruda model ismi verilmedi. Buna rağmen sızan test sonuçları ve sertifika kayıtları, sahne alacak modelin yeni Xperia 10 VIII olacağını gösteriyor. Donanım tarafında alışılmışın dışında bir tercih yapan Sony, orta segment rekabetinde şansını işlemci gücü dışındaki kozlarıyla denemeye hazırlanıyor. Lansman Tarihi: Beklenenden Erken Geliyor Japon teknoloji devi, yeni cihazını duyurmak için 25 Ağustos Salı gününü işaret etti. Doğrudan YouTube üzerinden canlı yayınlanacak etkinlik, şirketin lansman takvimini değiştirdiğini gösteriyor. Geçen yıl eylül ayında duyurulan önceki modele kıyasla tanıtımın bir ay öne çekilmesi, Sony'nin pazar hamlelerini hızlandırdığını gösteriyor. İşlemci Değişmiyor mu? Geekbench veri tabanına düşen kayıtlar, cihazın kalbinde yine Qualcomm Snapdragon 6 Gen 3 çipsetinin yer alacağını ortaya çıkardı. Bir önceki jenerasyonla aynı işlemcinin tercih edilmesi, odağın performans artışından ziyade farklı noktalara kaydığını hissettiriyor. Sızıntılara göre asıl yenilikler; ekran kalitesi, kamera yazılımı ve batarya verimliliği gibi doğrudan günlük kullanımı iyileştirecek alanlarda karşımıza çıkacak. Klasik Detaylar Korunuyor Genel beklenti, markanın sadık kullanıcılarını sevindirecek türden. Cihazda 3.5 mm kulaklık girişi, microSD kart desteği ve Wi-Fi 6 gibi özellikler varlığını koruyor. Kablosuz çözümlerin dayatıldığı günümüz pazarında bu geleneksel detaylara sahip çıkmak, yeni Xperia modelini rakiplerinden ayıran en net farklardan biri olacak gibi.

Sony, Yeni Xperia Tanıtımı İçin Tarih Verdi

Toplam Değeri 4.100 TL'den Fazla 3 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Microsoft, Xbox özelinde her hafta “Free Play Days” ismini verdiği bir kampanya düzenliyor. Bu kampanya kapsamında oyun severler, belli oyunları sınırlı süreliğine oynama imkânı yakalıyor. Bugün ise 21-23 Ağustos 2026 tarihleri boyunca Xbox’ta ücretsiz bir şekilde oynanabilecek oyunlar açıklandı. Bu hafta toplam değeri 4.100 TL’yi aşan 3 oyuna bedavaya ulaşabileceksiniz. Free Play Days oyunları genellikle Game Pass abonelerine sunulsa da bazı oyunlar tüm kullanıcılar için de ücretsiz sunuluyor. Xbox'ta bu hafta ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı Game Pass Gerekli mi? Train Sim World 6 1.900 TL ✅ ICARUS: Console Edition 1.649 TL ✅ Lynked: Banner of the Spark 579,99 TL ✅ Xbox'ın ücretsiz oyunları nasıl oynanır? Game Pass Ultimate, Standard veya Core abonesiyseniz, giriş yaparak Xbox'ın uygulaması üzerinden tek tek bu oyunlara girin ve yükleme seçeneğine tıklayın. Konsola indirmek için de Xbox Store'dan abonelikler kısmına gelin ve "Ücretsiz Oyun Günleri" bölümüne ilerleyin. Herkese sunulan oyunlarda ise Microsoft Store üzerinden sayfalarına girip "Ücretsiz Deneme" kısmına basmanız yeterli.

[21-23 Ağustos] Toplam Değeri 4.100 TL'den Fazla 3 Oyun, Xbox'ta Bu Hafta Sonu Ücretsiz

Lansmana Günler Kala Samsung Galaxy S26 FE’nin Renk Seçenekleri Sızdırıldı! İşte Karşınızda 3 Yeni Renk

Samsung, fiyat ve performans dengesini en üst seviyede tutan Fan Edition serisine yeni bir üye eklemeye hazırlanıyor. Yakında düzenlenecek resmi etkinlik öncesinde internete sızan son görseller, cihazın tasarımını ve renk seçeneklerini gözler önüne serdi. Aylardır hakkında çıkan teknik detay sızıntılarının ardından bu kez Galaxy S26 FE renkleri ve cihazın her açıdan görünümü netleşti. Sızdırılan render görüntüleri, üç dikkat çekici tonu ortaya çıkarıyor. Galaxy S26 FE hangi renklerle geliyor? Görseller, Samsung'un bu modelde hem yenilikçi hem de klasik renk paletlerini bir arada sunduğunu gösteriyor. Cihazın sızdırılan renk isimleri ve detayları şu şekilde: # Blueberry (Yaban Mersini) Mavi ve mor tonlarını harmanlayan, ışığa göre renk değiştiren dinamik bir seçenek. Pistachio (Fıstık Yeşili) Açık yeşil tonlarıyla cihaza taze ve oldukça modern bir görünüm kazandıran ton. Graphite (Grafit) Koyu ve sade tarzdan vazgeçemeyenler için premium hissettiren klasik koyu gri/siyah seçeneği. Galaxy S26 FE muhtemel teknik özellikleri ve çıkış tarihi: Tasarımının yanı sıra cihazın güçlü donanımı da orta-üst segmentte kartların yeniden dağıtılacağını gösteriyor. Ekran: 6.7 inç AMOLED, 120Hz ekran yenileme hızı İşlemci: Exynos 2500 işlemci çipi Kamera: 50 MP ana + 12 MP ultra geniş açı + 8 MP (3x optik zoom) telefoto kamera Batarya: 4.900 mAh kapasite, 45W kablolu hızlı şarj desteği Samsung'un 27 Ağustos tarihinde gerçekleştireceği Galaxy etkinliğinde cihazı resmen tanıtması bekleniyor.

Lansmana Günler Kala Samsung Galaxy S26 FE’nin Renk Seçenekleri Sızdırıldı! İşte Karşınızda 3 Yeni Renk

Mercedes W124'ün Sağ Aynası Sol Aynasına Göre Neden Daha Küçüktü?

İlk bakışta bu durum, Mercedes gibi bir otomotiv devinin simetriyi göz ardı ettiğini düşündürebilir. Fakat burada tam tersi bir durum söz konusu. Mercedes W124'ün farklı boyutlardaki aynaları, tasarımda işlevsellik ve estetiği bir arada bulunduran ilginç ayrıntılardan biri. Peki Mercedes, sizce neden iki aynayı da aynı boyutlarda tasarlamadı? Öncelikle bu durum, bir tasarım hatası değildi. Mercedes W124'ün sağ ve sol aynalarına bakıldığında gerçekten de aralarındaki fark açıkça görülüyor. Sol ayna, daha uzun ve dar bir formdayken sağ ayna, daha yüksek ve kare bir görüntüye sahip. Bu asimetri, aslında bir hatadan çok bilinçli yapılan bir tercihti. Üstelik Mercedes bunu yalnızca W124 modelinde kullanmadı. W201 kodlu 190 modelinde de benzer bir ayna tasarımı bulunuyordu. Buradaki temel fikir, iki aynayı da görsel olarak birbirinin aynısı yapmak yerine sürücünün otomobil içindeki konumunu ve ihtiyaç duyduğu görüş alanını dikkate almaktı. Sağ aynanın görüş açısı genişletildi. Direksiyon ve sürücü koltuğunun solda bulunduğu bir otomobilde sürücü, sol görüş açısını rahatlıkla görebilirken sağ tarafı aynı açıdan göremez. Dolayısıyla iki aynanın da fiziksel olarak aynı ölçülere sahip olması, sürücü için aynı görüş alanını sağlamaz. Mercedes ise iki aynayı aynı tasarlamak yerine bir çözüm üreterek sağ aynayı daha küçük bir hale getirdi. Böylece sağ ayna, aracın dışından taşmadan ihtiyaç duyulan geniş görüş alanını da sürücüye sağlamış oldu. Yani, bakıldığında asimetrik duran bu tasarım, oldukça mantıklı bir mühendislik çözümüydü. Peki küçük olan sağ ayna neden daha kullanışlı? Bu tasarım fikri, aslında Mercedes’te daha önce de gündeme geldi. 1982'de W124’ten önce tanıttığı W201 modelinde de hemen hemen aynı tasarım anlayışı benimsenmişti. 1980’lerin dar Avrupa sokaklarında aracın genişliği, park manevralarında ciddi önem taşıyordu. O dönem, Mercedes 190 ve W124 aynaları üzerine gerçekleştirilen teknik değerlendirmeler, bir aynanın küçük tasarlanmasının dar alanlarda ve park manevralarında avantaj sağlayacağı sonucunu ortaya attı. Yani, görsel simetriyi tamamen korumak yerine, işlevsel bir simetri tercih edildi. Benzer yaklaşımla üretilen bu iki model için de “işlev için simetriden vazgeçildi” desek pek de yanılmış olmayız. Günümüz otomobillerinde neden böyle bir tasarım göremiyoruz? Modern otomobillerde sürücünün görüşünü destekleyen teknolojiler, W124'ün üretildiği döneme göre oldukça gelişmiş durumda. Elektrikli ayna ayarı, geniş açılı aynalar, kör nokta uyarı sistemleri, geri viteste aynanın aşağı doğru hareket etmesi gibi özellikler, tek bir aynayla görüş açısı problemini çözme ihtiyacını ortadan kaldırdı. Ancak W124'ün aynalarının birbirinden farklı tasarlanmasının sebebini yalnızca teknolojiye bağlamak doğru bir yaklaşım olmaz. Dönemin tasarım ve mühendislik tercihleri, görüş geometrisi, sürücünün konumu gibi ölçülerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. W124 modelini özel yapan şey de buydu. Günümüzde Mercedes W124 modelinin hâlâ karakteristik yapısını korumasının nedenlerinden biri, bu küçük ama işlevsel detaylarda saklı. Bir otomobilin iki aynasını da aynı boyutlarda tasarlamak, bakıldığında gerçekten de simetri açısından iyi bir fikir gibi görünebilir. Fakat Mercedes, burada biraz da görsellikten feragat ederek işlevselliğe yöneldi. Alman otomotiv devinin “İki ayna da aynı görünsün” yerine “İkisi de görevini en iyi şekilde yapsın” anlayışını benimsemesi, işte bu ikonik modelin ortaya çıkmasını sağladı.

Mercedes W124'ün Sağ Aynası Sol Aynasına Göre Neden Daha Küçüktü?

FC 27 Beşiktaş Oyuncu Reytingleri Açıklandı

Geçtiğimiz günlerde pek çok lig ve takım için FC 27 reyting açıklamalarını görmüştük. Bunların bir kısmı sızıntıdan ibaret olsa da resmî olarak da doğrulandılar. Bugün ise karşımızda FC 27 Beşiktaş oyuncu reytingleri var. Bu yıl Süper Lig genelinde oyuncu reytingleri açısından ciddi bir düşüş olsa da Beşiktaş oyuncu reytinglerinin bazılarında kayda değer artışlar var. Gelin tam listeye göz atalım. FC 27 Beşiktaş oyuncu reytingleri Peki siz FC 27 Beşiktaş oyuncu reytingleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce reytingler adil dağıtılmış mı? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

FC 27 Beşiktaş Oyuncu Reytingleri Açıklandı

89 TL Değerindeki Oyun Epic Games'te Bu Hafta Ücretsiz Oldu

Epic Games, oyunculara her hafta ücretsiz oyun vermeye devam ediyor. Şirket sağladığı ücretsiz oyunlarla Steam gibi büyük rakiplerine karşı önemli bir avantaj elde ediyor. Her hafta verdiği ücretsiz oyunlarla adından söz ettiren Epic Games'in bu hafta ücretsiz olarak verdiği oyun ise 89 TL değerindeki Cardpocalypse oldu. Bu oyunu, 27 Ağustos tarihine kadar Epic Games üzerinden ücretsiz bir şekilde kütüphanenize ekleyebilirsiniz. Cardpocalypse nasıl bir oyun? 10 yaşındaki Jess, Dudsdale İlkokulu'nda yanlışlıkla herkesin en sevdiği koleksiyon kart oyununun yasaklanmasına sebep olur; daha da kötüsü, ilk gününde! Ancak sorunlar ortaya çıkar ve oyundaki mutantlar gerçek dünyaya gelmeye başlar. Onları durdurmak artık Jess ve arkadaşları... Cardpocalypse fragmanı Epic Games'in ücretsiz oyunları nasıl alınır? Epic Games'in ücretsiz oyunlarını almak oldukça kolay. Öncelikle buradaki bağlantı üzerinden siteye girmeniz gerekiyor. Daha sonra almak istediğiniz oyuna tıklayıp açılan sayfadaki 'Yükle' seçeneğine basın ve oyuna sahip olun. Ücretsiz oyunları almak için Epic Games hesabınıza giriş yapmanız gerektiğini de belirtelim.

[20-27 Ağustos] 89 TL Değerindeki Oyun Epic Games'te Bu Hafta Ücretsiz Oldu

FC 27 Fenerbahçe Oyuncu Reytingleri Açıklandı

Geçtiğimiz günlerde pek çok lig ve takım için FC 27 reyting açıklamalarını görmüştük. Bunların bir kısmı sızıntıdan ibaret olsa da resmî olarak da doğrulandılar. Bugün ise karşımızda FC 27 Fenerbahçe oyuncu reytingleri var. Bu yıl Süper Lig genelinde oyuncu reytingleri açısından ciddi bir düşüş var. Bu durum Fenerbahçe oyuncu reytinglerine de yansımış. Gelin tam listeye göz atalım. FC 27 Fenerbahçe oyuncu reytingleri Peki siz FC 27 Fenerbahçe oyuncu reytingleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce reytingler adil dağıtılmış mı? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

FC 27 Fenerbahçe Oyuncu Reytingleri Açıklandı

Google Arama, Keşfet ve Haberler İçin 3 Büyük Yenilik: Akışlar Artık Mesaj Yazar Gibi Yönetilebilecek!

Arama motoru devi Google; Arama, Keşfet ve Haberler servislerinde ilgi alanlarına ve güvenilen kaynaklara erişimi kökten değiştirecek kapsamlı bir güncelleme paketini hayata geçiriyor. Artık algoritmaların sunduğu standart akışlarla yetinilmek zorunda kalınmayacak. Yayınlanan yeni özellikler sayesinde hem güvenilen web siteleri arama sonuçlarında en üst sıraya taşınabilecek hem de Keşfet akışları kendi kelimelerimizle yönlendirilebilecek. Bu değişim, kullanıcı deneyimini tamamen kişiselleştirirken içerik üreticileri ve okuyucular arasında da çok daha güçlü bir bağ kurmayı hedefliyor. "Tercih Edilen Kaynak" butonundan doğal dille yönetilebilen akışlara ve özelleştirilebilir sesli bültenlere kadar Google’ın sunduğu tüm yeniliklerin detaylarına yakından bakalım. Sitelere "Tercih Edilen Kaynak" (Preferred Sources) butonu Geldi Google, web sitelerinin kendi sayfalarına ekleyebileceği etkileşimli yeni bir "Tercih Edilen Kaynak" butonu sundu. Okuyucular bu butona tıkladıklarında ilgili site doğrudan Google hesaplarında öncelikli kaynak olarak kaydediliyor ve okunan sayfaya kesintisiz şekilde geri dönülüyor. Tercih edilen yayıncıların içerikleri; Google’ın Manşetler (Top Stories), AI Overviews (Yapay Zeka Genel Bakışları) ve AI Modu sonuçlarında çok daha öncelikli olarak öne çıkarılacak. Verilere göre şimdiden 600.000’den fazla benzersiz kaynak kullanıcılar tarafından tercih edilen site olarak işaretlendi. Keşfet akışı kendi cümlelerimizle yönetilebilecek Google uygulamasındaki Keşfet (Discover) akışı artık çok daha esnek bir yapıya kavuşuyor. Önümüzdeki günlerde sunulacak güncellemeyle birlikte, akıştaki kartların üç nokta menüsüne dokunularak doğal dille ne görülmek istendiği yazılabilecek. Örneğin; "Bana sadece çevre dostu mutfak yenileme fikirleri göster" ya da "Hafta sonu rotaları videoları göster ama kampçılık olmasın" gibi detaylı yönlendirmeler yazılarak akış anlık olarak özelleştirilebilecek ve Google bu tercihleri hatırlayacak. Android'de özelleştirilebilir sesli haber bültenleri Haberleri okumak yerine dinlemeyi tercih edenler için Android’deki Google Haberler uygulamasına gelişmiş bülten özelleştirme seçenekleri geldi. Günlük sesli haber bültenleri, takip edilmek istenen özel konulara göre filtrelenebilecek. Sesli bültenler; net kaynak atıfları, makale bağlantıları ve Google'ın yapay zeka haber pilot programına katılan yayıncıların derinlemesine analizleriyle desteklenecek. Web yayıncıları yeni buton kodlarına Google Search Central üzerinden erişebilirken, Keşfet’teki doğal dil kontrolünün önümüzdeki günlerde kademeli olarak herkese açılması bekleniyor.

Google Arama, Keşfet ve Haberler İçin 3 Büyük Yenilik: Akışlar Artık Mesaj Yazar Gibi Yönetilebilecek!

1.400 TL Değerindeki 2 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

Dünyanın en popüler oyun platformu Steam, zaman zaman bazı oyunları ücretsiz olarak oynamanıza izin veriyor. Şimdi ise 21-24 Ağustos tarihleri arasında Steam’de ücretsiz oynayabileceğiniz oyunlar açıklandı. Steam’in bu yeni kampanyası kapsamında 2 oyunu ücretsiz bir şekilde deneyebileceksiniz. Aşağıdan bu oyunları ve normal fiyatlarını görebilirsiniz. Oyunlar, kısa süreliğine ücretsiz oynanabilecek. Zamanları dolduktan sonra oynadıktan sonra yeniden satın almanız gerekecek. Steam'de bu hafta sonu ücretsiz olan oyunlar Oyun Normal Fiyatı FRONT MISSION 3: Remake 17.99$ Over The Top: WWI 10.99$ Steam'de ücretsiz olan oyunları nasıl deneyebilirsiniz? Adım #1: Oyunların Steam sayfasına girin. Adım #2: Açılan sayfada oyun bilgilerinin hemen altında yer alan fiyat gibi bilgilerin yer aldığı kısma gelin. Adım #3: Buradaki "Oyunu Oyna" butonuna basarak ücretsiz olarak oyunu yükleyip oynayın.

[21-24 Ağustos] 1.400 TL Değerindeki 2 Oyun Bu Hafta Sonu Steam'de Ücretsiz

FC 27 Galatasaray Oyuncu Reytingleri Açıklandı

Geçtiğimiz günlerde pek çok lig ve takım için FC 27 reyting açıklamalarını görmüştük. Bunların bir kısmı sızıntıdan ibaret olsa da resmî olarak da doğrulandılar. Bugün ise karşımızda FC 27 Galatasaray oyuncu reytingleri var. Takıma genel olarak baktığımızda pek çok oyuncu reytinginin düştüğünü görebiliyoruz. Gelin tam listeye göz atalım. FC 27 Galatasaray oyuncu reytingleri Peki siz FC 27 Galatasaray oyuncu reytingleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce reytingler adil dağıtılmış mı? Düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

FC 27 Galatasaray Oyuncu Reytingleri Açıklandı

BMW, 27 Binden Fazla Aracı Geri Çağırdı: İşte Sebebi!

BMW, ABD’de 27 binden fazla lüks sedan modelini kapsayan geniş çaplı bir geri çağırma operasyonu başlattı. Şaft bağlantısındaki aşınma problemi nedeniyle arka tekerleklere güç iletiminin kesilebileceğini açıklayan şirket, el freni çekilmeden park edilen araçların kayma riskiyle karşı karşıya kalabileceği konusunda sürücüleri uyardı. Etkilenen modeller neler? ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi kayıtlarına "26V525000" koduyla geçen geri çağırma, markanın 5 Serisi, 7 Serisi ve 8 Serisi modellerindeki belirli üretim yıllarını kapsıyor. Açıklanan listede yer alan araçlar şu şekilde: 2021 - 2023: BMW 540i, 540i xDrive ve M550i xDrive 2022 - 2026: BMW 840i ve 840i xDrive (Coupe ve Gran Coupe) 2024 - 2026: BMW 750e xDrive (Plug-in Hybrid) Söz konusu modellerde, tahrik şaftının arka diferansiyele cıvatalandığı bağlantı noktasının beklenenden daha hızlı aşındığı tespit edildi. Bu aşınma sonucunda motor çalışır durumda ve araç viteste olsa dahi arka tekerleklere güç iletimi aniden kesilebiliyor. Daha da önemlisi, araç park konumundayken bağlantının kopması ve el freninin çekilmemiş olması durumunda, şanzıman kilit mekanizması işlevini yitirerek aracın eğimli zeminde kaymasına yol açabiliyor. BMW yetkilileri, şu ana kadar bu arızadan kaynaklı herhangi bir kaza veya yaralanma bildirimi alınmadığını belirtti. Arıza kendini nasıl belli ediyor ve çözüm ne? Uzmanlar ve geri çağırma raporları, arızanın tamamen gerçekleşmeden önce bazı sinyaller verdiğine dikkat çekiyor. Sürücüler, araç yük altındayken titreme, arka kısımdan gelen tıkırtı sesleri veya zaman zaman güç kaybı hissedebilirler. Nitekim Türkiye’deki kullanıcıların da forumlarda ve şikâyet platformlarında benzer modeller için zaman zaman dile getirdiği "arka kısımdan gelen tıkırtı", "ani ivmelenmelerde alt takımdan gelen vuruntu" ve "çekişte kesinti" gibi semptomların, tam olarak bültende bahsi geçen şaft bağlantı aşınmasından kaynaklandığı değerlendiriliyor. BMW yetkili servisleri, geri çağırma kapsamındaki araçların şaft-diferansiyel bağlantılarını ücretsiz olarak inceleyecek. Duruma göre bağlantı noktası özel bir yapıştırıcı ile güçlendirilecek ya da şaft ve arka diferansiyel tertibatı tamamen yenisiyle değiştirilecek. Araç sahiplerine bilgilendirme mektuplarının Ekim ayı başına kadar ulaştırılması planlanırken, BMW yetkilileri onarım yapılana kadar tüm sürücülerin (Türkiye'deki araç sahipleri dâhil) şasi numaraları üzerinden sorgulama yapmalarını ve araçlarını park ederken mutlaka el frenini kullanmalarını önemle belirtiyor.

BMW, 27 Binden Fazla Aracı Geri Çağırdı: İşte Sebebi!
❌
❌