Normal görünüm

Yeni makaleler mevcut. Sayfayı yenilemek için tıklayın.
Dünden önceki günhabervakti.com

Trabzonspor'da sürpriz teknik direktör hamlesi: Alman isim listeye girdi!

Fatih Tekke ile yollarını ayıran Trabzonspor, teknik direktör koltuğu için gündemine bomba bir isim getirdi. Şenol Güneş, Stefano Pioli ve Antonio Conte gibi dünyaca ünlü hocalarla anılan bordo-mavililer, rotayı Türkiye ligini yakından tanıyan Alman çalıştırıcıya kırdı. İşte detaylar...

Raci Şaşmaz, Osman Sınav’ın Kurtlar Vadisi’nden neden ayrıldığını anlattı

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında ifade veren Raci Şaşmaz, Osman Sınav’ın Kurtlar Vadisi’nden ayrılmadan önce tehdit aldığını, çocuklarını gerekçe göstererek projeyi bırakmak istediğini söylediğini öne sürdü. Sınav ise yıllar önce ayrılık nedeni için, “Bu benimle sır olarak gidecek” demişti.

Kurtlar Vadisi dizisinin senaristi Raci Şaşmaz'ın ifadesi ortaya çıktı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, 'Kurtlar Vadisi' dizisinin senaristi Raci Şaşmaz'ın savcılıkta verdiği ifade ortaya çıktı. Şaşmaz, diziye dışarıdan bilgi ve belge sızdırıldığı iddialarını kesin bir dille yalanlarken, FETÖ iddialarına ve senaryoya müdahale suçlamalarına da yanıt verdi. İşte detaylar.

İsrail, "arkeolojik sit alanı" ilanıyla Filistinlilerin topraklarını kullanma imkanını kısıtlıyor

RAMALLAH (AA) – İsrail makamlarının, işgal altındaki Batı Şeria'da "arkeolojik sit alanı" ilan edilen araziler için Filistinli mülkiyet sahiplerine bildirimler göndererek bu toprakların kullanımına ve yapılaşmaya sıkı kısıtlamalar getirdiği bildirildi.

Gıdada fahiş fiyat operasyonu: 41 gözaltı

Adalet Bakanı Gürlek: "Fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi, 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı"

İspanya Başbakanı Sanchez Türkiye'deki NATO Zirvesinde yaşananları anlattı: Trump'ın yüzüne söyledim

Madrid yönetiminin ABD, NATO ve Orta Doğu politikalarına ilişkin tartışmalar sürerken Başbakan Sanchez kameraların karşısına geçti. Ukrayna'daki savaşlara kadar uzanan dış politika gündemini değerlendiren Başbakan Sanchez, Türkiye'deki NATO Zirvesi'ne de değindi.

Şıklığı Tamamlayan Takım Elbise ve Damatlık Seçimi

Modern erkeğin gardırobunda şıklığın ve zarafetin sembolü olan takım elbise ve damatlıklar, özel anların vazgeçilmezidir. Takım elbise fiyatları ve modelleri üzerine yapılan doğru bir araştırma, bir davette veya önemli bir iş toplantısında duruşunuzu güçlendiren en önemli adımdır. Bu sadece bir giys...

Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açılacak! El yazısıyla savunma notları da ortaya çıktı

Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında mezarının açılmasına ve feth-i kabir işlemi yapılmasına karar verildi. Kozinoğlu'nun ölümünden hemen önce hazırladığı savunma notları da ortaya çıktı.

İzmir'de MHP'ye dev katılım: Yeni üyelere rozetleri takıldı

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde düzenlenen törenle MHP'ye katılan 500 kişiye rozetleri takıldı. Programda konuşan MHP İl Başkanı Veysel Şahin, partinin önceliğinin Türkiye'nin bekası olduğunu belirterek Terörsüz Türkiye sürecinin önemine ve yeni üyelerin üstlendiği sorumluluğa dikkat çekti.

Son seçim anketinde çarpıcı sonuçlar! Zirvede fark gitgide açılıyor

Ağustos 2026 döneminde 2 bin 400 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı araştırmada, seçmenlere "Bu pazar milletvekilliği genel seçimi olsa hangi partiye oy verirsiniz?" sorusu yöneltildi.

Ortaya çıkan sonuçlar, siyasi arenadaki mevcut dengeleri ve seçmen eğilimlerini net bir şekilde gözler önüne serdi.

İşte seçim anket sonuçları ile AK Parti, MHP, CHP, Yeni Parti ve diğer partilerin oy oranlarındaki son durum;

YENİDEN REFAH PARTİSİ: Yüzde 2,3

ZAFER PARTİSİ: Yüzde 3,2

ANAHTAR PARTİ: Yüzde 3,4

İYİ PARTİ: Yüzde 6,4

MHP: Yüzde 8,9

DEM PARTİ: Yüzde 9,8

CHP: Yüzde 11,1

YENİ PARTİ: Yüzde 17

AK PARTİ: Yüzde 35

DİĞER PARTİLER: Yüzde 2,8

Anketin en dikkat çeken sonucu, AK Parti’nin oy oranını artırarak zirvedeki konumunu sağlamlaştırması oldu.

Üsküdar Belediyesi AK Parti'ye geçti: Yeni Parti ve CHP üyeleri gözyaşlarına boğuldu

Üsküdar Belediyesi'nde Başkan Vekili seçimi bugün sabah saatlerinde gerçekleştirildi.

Dört tur olarak süren oylamada kazanan Cumhur İttifakı oldu.

ÜSKÜDAR BELEDİYESİ AK PARTİ'YE GEÇTİ
Dördüncü tur oylamaları sonucu 23 oy alan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin, 19 oy alan rakibi Sibel Tan Çetinkaya'ya seçimleri kazandı.

Sonuçla birlikte Dündar Ziya Gültekin, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçildi.

CHP VE YENİ PARTİ'NİN ÜYELERİ GÖZYAŞLARINA BOĞULDU
Seçimi AK Parti'nin adayının kazanmasının ardından CHP ve Yeni Parti'nin belediye meclis üyelerinin ağladıkları görüldü.

Ağlayan üyelerin bir yandan da toplanarak seçimin yapıldığı salondan ayrılmaya çalışmaları da dikkati çekti.

KOLTUK SAYILARI DENGEDE
Geçtiğimiz günlerde seçimin iptal olması ve CHP ile Yeni Parti üyelerinin seçme gelmemesi üzerine bugüne ertelenmişti.

Oylamanın yapılabilmesi için 23 üyenin salonda yer alması gerekiyordu.

CHP ve Cumhur İttifakı'nın her ikisinin de belediye meclisinde 21'er koltuk sayısı bulunuyor.

AK PARTİ'DEN SİYASİ HESAP TEPKİSİ
AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, dün yaptığı basın toplantısında, CHP ve Yeni Partili meclis üyelerinin 5 Eylül’deki belediye başkan vekilliği seçimine katılmamasına tepki göstererek, Cumhur İttifakı grubunun olağan meclis toplantısına da katılmadığını açıklamıştı.

Sarıcaoğlu, "Üsküdar Belediye Meclisi siyasi hesaplara göre kapısı açılıp kapanacak bir salon değildir. Yarın yapılacak başkan vekilliği seçiminde 21 meclis üyemizle yerimizi alacağız." açıklamasında bulunmuştu.

BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ' MESAJI
CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ile Yeni Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, Üsküdar Belediyesi başkan vekilliği seçimi öncesi dün yaptıkları açıklamada iki parti grubunun birlikte hareket ettiğini açıkladı.

ÖNCEKİ SEÇİM İPTAL EDİLMİŞTİ
Üsküdar Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklanmış, yerine 5 Ağustos 2026'da belediye meclisinde yapılan oylamada CHP'li Sibel Tan Çetinkaya başkanvekili seçilmiş, AK Parti'nin itirazı üzerine seçim iptal edilmişti.

11 AB ülkesi ve Kanada'dan İsrail çağrısı: Batı Şeria'da yasadışı yerleşimlerin genişletilmesi durdurulmalı

11 Avrupa ülkesi ve Kanada, "İsrail'in Batı Şeria'da yasadışı yerleşimlerin genişletilmesi derhal durdurulmalı" dedi.

ETNİK TEMİZLİK UYGULANDIĞINI KABUL ETTİ
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, Batı Şeria'da etnik temizlik uygulandığını kabul ettiğini belirterek İsrail'in inşaat, gayrimenkul ve finansman şirketlerine yaptırım uygulanacağını açıkladı.

Fransa Dışişleri Bakanı, Filistin'deki İsrail yerleşimcileriyle ticari ilişkilerin sonlandırılacağını duyurdu.

İngiltere'de halka dikkat çeken uyarı geldi: Konserve depolayın

İngiltere'de yayımlanan yeni bir rapor, evlerde olası acil durumlar için hazırlıklı olunması gerektiğini ortaya koydu. Küresel ısınma ve tedarik zincirinde yaşanabilecek aksamaların gelecekte gıda kıtlığı riskini artırabileceği belirtildi.

İNGİLTERE DİĞER ÜLKELERİN GERİSİNDE
İngiltere Ulusal Denetim Ofisi'nin (NAO) raporunda, İngiltere'nin acil durumlara hazırlıklı olmadığı, diğer ülkelere göre bu konuda geri kaldığı ifade edildi. Küresel ısınmanın etkileri ve tedarik zincirlerinde meydana gelebilecek kesintiler nedeniyle gıda arzında yaşanabilecek sorunların gelecekte daha büyük bir risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.

TEMEL İHTİYAÇLAR EVDE BULUNSUN
Raporun ardından İngiliz hükümeti de harekete geçti ve halka kısa veya uzun süreli acil durumlara karşı vatandaşların evlerinde temel ihtiyaç malzemelerini hazır bulundurmalarını önerdi.

Hükümet, evde konserve et, meyve, sebze, şişelenmiş su, pil, powerbank radyo ve evcil hayvan gıdalarını bulundurmaları konusunda uyardı. Bu ürünleri tek seferde almak yerine kademeli şekilde alma da tavsiye edildi.

ACİL DURUM HAZIRLIK SEVİYESİ TARTIŞILIYOR
NAO'nun raporu ve hükümetin hazırlık tavsiyeleri, İngiltere'de gelecekte yaşanabilecek tedarik zinciri kesintileri ve olası gıda krizlerine karşı hanelerin hazırlık seviyesini yeniden gündeme taşıdı.

4 yaşındaki Elif’in ölümünde yeni gelişme! Savcılık itiraz etti, sürücü tutuklandı

Odunpazarı ilçesi Vişnelik Mahallesi Çolpan Sokak'ta 40 yaşındaki Fatoş A.B. idaresindeki otomobil, karşı yola geçmeye çalışan Merve Avli ve kızı Elif Mavi Avli'ye çarptı. Korkunç kazayı anne hafif sıyrıklarla atlatırken, 4 yaşındaki Elif Mavi Avli tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

SAVCILIK KARARA İTİRAZ ETTİ
Kazanın ardından gözaltına alınan kadın sürücü Fatoş, sevk edildiği Sulh Ceza Hakimliğince ev hapsi ve adli kontrol tedbiri uygulanarak serbest bırakıldı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, serbest bırakılma kararına aynı gün itiraz etti. İtiraz dilekçesinde; kamera görüntüleri, kaza tespit ve muayene tutanakları ile bilirkişi raporları doğrultusunda adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu belirtildi.

TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
İtirazı değerlendiren Asliye Ceza Mahkemesi, şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkardı. Karar üzerine polis ekiplerince yeniden gözaltına alınan sürücü Fatoş A.B., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği mahkemece "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Selçuk Mızraklı tahliye oldu

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi.

Edirne Cezaevi’nden çıkan Mızraklı’yı, eşi Zeynep Mızraklı ile DEM Parti heyeti karşıladı.

DEM PARTİ HEYETİ KARŞILADI
Heyette DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar yer aldı.

Mızraklı’nın, tahliyesinin ardından ilk olarak İstanbul’a gitmesi bekleniyor.

2019'DA GÖREVDEN ALINDI
Selçuk Mızraklı, 2019 yerel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı olarak seçildi.

Mızraklı, İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden alındı ve yerine aynı gün kayyum atandı.

"Terör örgütüne üye olmak" suçlamasıyla yargılanan Mızraklı, 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

TAHLİYE HABERİNİ DEMİRTAŞ VERDİ
Mızraklı'nın tahliye haberini, aynı cezaevinde 10 yıldır tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile duyurmuştu.

Beşiktaş'ta olağanüstü seçim kararı!

Süper Lig devi Beşiktaş'ta sıcak saatler yaşanıyor. Siyah-beyazlı kulüpte yönetim kurulu, camianın ve kulübün geleceğini yakından ilgilendiren kritik bir karara imza atarak olağanüstü seçimli genel kurula gitme kararı aldı.

SERDAL ADALI YÖNETİM KURULU ÜYELERİYLE TOPLANTI YAPACAK
Sabah'ta yer alan habere göre: Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı'nın bugün yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelerek seçim sürecini ve yol haritasını tüm detaylarıyla değerlendireceği aktarıldı. Ekim ayında gerçekleştirilmesi planlanan olağanüstü kongre kararının, yapılacak kritik toplantının ardından kısa süre içerisinde resmi kanallardan kamuoyuna duyurulmasının beklendiği ifade edildi.

OVP ile hesap değişti! İşte memur ve emekliyi ocakta bekleyen zam

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hafta sonu Orta Vadeli Programı açıkladı. 2027-2029 yıllarını kapsayan Türkiye'nin 3 yıllık yol haritası olan programda yıl sonu enflasyon tahmini de açıklandı.

Yılmaz, "2026 yılı büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Sanayi büyümesi tahminimiz yüzde 2,3’e gerilerken yıl sonu enflasyon tahminimiz yüzde 28,4’e yükseldi. Enflasyonun; 2027 yılında yüzde 21’e, 2028 yılında yüzde 13,5’e ve 2029 yılında yüzde 9’a gerileyerek program dönemi sonunda yeniden tek haneli seviyelere inmesini hedefliyoruz." dedi.

MEMUR VE EMEKLİ ZAMMI NE OLACAK?
OVP'de açıklanan yıl sonu enflasyon tahmini sonrası gözler memur ve emekli zammına çevrildi. Ekonomi yönetiminin hedefinin tutması halinde, memur ve emeklinin ocak zammı ne kadar olacak?

ENFLASYON KRİTİK ÖNEME SAHİP
Memur ve emekli zammı için enflasyon kritik öneme sahip. SSK ve BAĞ-KUR emeklileri 2026'nın ikinci yarısındaki enflasyona göre zam alacak. Memur zammı ise toplu sözleşmeden gelen yüzde 7'lik artışa enflasyon farkının eklenmesiyle belirlenecek.

2 AYLIK ENFLASYON YÜZDE 3,66
Enflasyon temmuz ayında yüzde 1,78, ağustosta ise yüzde 1,84 geldi. 2 aylık enflasyon yüzde 3,66 oldu. Milyonların zammının kesinleşmesi için ise 4 aylık enflasyon verisi kaldı.

MEMUR VE EMEKLİ ZAMMI NE KADAR OLACAK?
OVP'de belirlenen 2026 sonu yüzde 28,4 oranındaki enflasyon hedefinin gerçekleşmesi halinde, 2026'nın ikinci yarısındaki enflasyon yüzde 9,89, 6 aylık enflasyon farkı ise yüzde 2,7 olacak. Böylece SSK ve BAĞ-KUR emeklilerinin zammı yüzde 9,89, memur zammı ise yüzde 7,84 olacak.

EN DÜŞÜK MAAŞ KAÇ LİRAYA ÇIKACAK?
Yüzde 9,89'luk zamma göre en düşük emekli maaşı 23 bin 552 liradan 25 bin 881 liraya, yüzde 7,84'luk zamma göre ise en düşük memur maaşı 70 bin 224 liradan 75 bin 729 liraya yükselecek.

Roma maçı öncesi Fenerbahçe'ye Asensio'dan kötü haber

UEFA Şampiyonlar Ligi'nin ilk maçında perşembe günü Kadıköy'de Roma ile kozlarını paylaşacak Fenerbahçe'de hazırlıklar sürerken, Marco Asensio'nun sakatlığı can sıkmaya devam ediyor. Beşiktaş derbisi sonrası moral arayan sarı-lacivertlilerde kritik mücadele öncesinde dünyaca ünlü 10 numaradan istenen haber gelmedi.

FENERBAHÇE'DE MARCO ASENSIO ROMA MAÇINDA KADRODA OLMAYACAK
Sakatlığı nedeniyle bir süredir takımdan uzak kalan Marco Asensio'nun Roma karşılaşmasının kadrosunda yer almayacağı kesinleşti. Sercan Hamzaoğlu'nun haberine göre: Asensio, Roma mücadelesinin ardından Süper Lig'de oynanacak Gaziantep FK karşılaşmasında da ilk 11'de görev yapamayacak. Teknik heyetin, tecrübeli oyuncunun riske edilmeyerek tamamen hazır hale gelmesi adına temkinli bir yol izleyeceği belirtildi.

Üsküdar Belediyesi'nde başkan vekili seçimlerini AK Parti kazandı!

İstanbul'un simgesi Üsküdar'da seçimler yakından takip ediliyor.

Üsküdar Belediyesi'nde, başkan vekilinin belirlenmesi için cumartesi günü saat 10.00'da, belediye meclisinde seçim yapılacaktı.

SALT ÇOĞUNLUK SAĞLANAMAMIŞTI
Cumhur İttifakı'ndan 21 ve CHP'den yalnızca 1 belediye meclisi üyesi salona gelmiş ve salt çoğunluk sağlanamamıştı.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP ile Yeni Parti'nin ortak kararıyla seçime katılmadıklarını açıklamıştı.

SEÇİM SÜRÜYOR
Üsküdar Belediyesi'nde cumartesi günü salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen belediye başkanvekili seçimi bugün saat 09.00'da başladı.

İlk turda seçimde 42 meclis üyesi oy kullandı.

Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin 22 oy alırken CHP ve Yeni Parti'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 20 oy aldı. Her iki gruptan da birer oy için itiraz kullanıldı.

İlk iki turda 3'te 2 çoğunluk aradığı için seçim ikinci tura kaldı.

İlk turda, CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e bir oy gelmiş oldu.

İKİNCİ TURDA DA SONUÇ ÇIKMADI
İkinci turda ise yine 42 meclis üyesi oy kullanırken, Gültekin 22, Çetinkaya ise 20 ol aldı.

İkinci turda, CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e bir oy gelmiş oldu.

CUMHUR İTTİFAKI FARKI AÇTI
Üsküdar Belediyesi Başkanvekili seçiminde üçüncü tur oylaması tamamlandı.

42 oyun kullanıldığı oylamada Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin 23 oy alırken, CHP/Yeni Parti grubunun adayı 19 oyda kaldı. Böylece Gültekin, üçüncü turda 1 oy farkla öne geçti.

Üsküdar Belediye Meclisinde 21 CHP/Yeni Partili ve 21 Cumhur İttifakı üyesi bulunmasına rağmen, üçüncü turda CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin'e iki oy geldiği görüldü.

Oylamada geçersiz oy çıkmadı.

ÜSKÜDAR BELEDİYESİ AK PARTİ'YE GEÇTİ
Dördüncü tur oylamaları sonucu 23 oy alan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin, 19 oy alan rakibi Sibel Tan Çetinkaya'ya seçimleri kazandı.

Sonuçla birlikte Dündar Ziya Gültekin, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçildi.

DÜNDAR ZİYA GÜLTEKİN KİMDİR?
Dündar Ziya Gültekin, 1983 yılında İstanbul Üsküdar'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde öğrenim gördükten sonra Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden mezun oldu.

Siyasi hayatına 2002 yılında AK Parti Üsküdar Gençlik Kolları'nda başladı; 2002-2008 yılları arasında Gençlik Kolları'nda çeşitli görevler üstlendi. 2008-2012 yılları arasında AK Parti Üsküdar İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı'nı yürüttü. 4., 5. ve 6. dönemlerde (2012-2019) AK Parti Üsküdar İlçe Başkan Yardımcılığı görevini sürdürdü.

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri ile 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimleri'nde Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) Başkanlığı yaptı. 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri'nde meclis üyesi seçildi ve 2019-2025 yılları arasında Üsküdar Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkan Vekilliği görevini üstlendi. 14 ve 28 Mayıs 2023 Genel Seçimleri ile 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri'nde SKM Başkan Vekilliği görevinde bulundu.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında aktif görevler üstlenen Gültekin, 2016-2024 yılları arasında 15 Temmuz Derneği Genel Sekreterliği görevini yürüttü.

Serbest ticaretle uğraşan Gültekin, evli ve üç çocuk babasıdır. İngilizce bilmektedir.

KOLTUK SAYILARI DENGEDE
Bunun üzerine belediye başkan vekili seçimi bugüne ertelenmişti. Oylamanın yapılabilmesi için 23 üyenin salonda yer alması gerekiyordu.

CHP ve Cumhur İttifakı'nın her ikisinin de belediye meclisinde 21'er koltuk sayısı bulunuyor.

AK PARTİ'DEN SİYASİ HESAP TEPKİSİ
AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, dün yaptığı basın toplantısında, CHP ve Yeni Partili meclis üyelerinin 5 Eylül’deki belediye başkan vekilliği seçimine katılmamasına tepki göstererek, Cumhur İttifakı grubunun olağan meclis toplantısına da katılmadığını açıklamıştı.

Sarıcaoğlu, "Üsküdar Belediye Meclisi siyasi hesaplara göre kapısı açılıp kapanacak bir salon değildir. Yarın yapılacak başkan vekilliği seçiminde 21 meclis üyemizle yerimizi alacağız." açıklamasında bulunmuştu.

'BİRLİKTE HAREKET EDECEĞİZ' MESAJI
CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ile Yeni Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, Üsküdar Belediyesi başkan vekilliği seçimi öncesi dün yaptıkları açıklamada iki parti grubunun birlikte hareket ettiğini açıkladı.

ÖNCEKİ SEÇİM İPTAL EDİLMİŞTİ
Üsküdar Belediyesi'ne yönelik gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklanmış, yerine 5 Ağustos 2026'da belediye meclisinde yapılan oylamada CHP'li Sibel Tan Çetinkaya başkanvekili seçilmiş, AK Parti'nin itirazı üzerine seçim iptal edilmişti.

Kaşif Kozinoğlu davasında gizemli e-Posta detayı!

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 15 yılın ardından önemli gelişmeler yaşanıyor. Kozinoğlu soruşturması kapsamında en son 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenildi.

Şüpheliler hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ardından Kozinoğlu davasında ölümdeki şüpheleri oluşturan detaylar da ortaya çıkmaya başladı. İşte Kaşif Kozinoğlu davasına ilişkin bilinenler...

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin takipsizlik kararının kaldırıldığını duyurmuştu.

Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını belirten Gürlek, kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, geçen zamana bakmaksızın yeniden ele aldıklarını ve ulaşılabilecek her delilin izini sürdüklerini kaydetmişti.

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullandı.

KOĞUŞTA NELER YAŞANDI?
Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte o gün koğuşta neler yaşandığı da merak konusu oldu. Güvenlik kamerası kayıtlarına göre; Kozinoğlu'nun fenalaşması üzerine koğuştaki acil durum butonuna basıldı. Ancak Mayıs 2011'de göreve başlayıp özel olarak koğuşa verilen infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül, alarmı görünce müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini sonuna kadar açtı.

Telsiz ve radyo sesiyle yardım çığlıklarını boğan Gül'ün, diğer görevlilerin durumu geç fark etmesine neden olarak kritik dakikaları çaldığı tespit edildi. Gül'ün 15 Temmuz sonrası Fransa'ya kaçtığı belirlendi.

AĞIR HAREKETLER YAPIYORMUŞ
Sabah'ın haberine göre; Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi B Blok B1 koğuşunu Kozinoğlu ile paylaşan eski Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Babala TV'nin sahibi Oğuzhan Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur ifadelerinde şunları kaydetti: "Kaşif Kozinoğlu bize daha önce kalp krizi geçirdiğini ve yapılan muayenesinde 'kırık kalp sendromu' teşhisinin konulduğunu anlattı. Koğuş arkadaşları ifadesinde, "Koğuşta bulunduğu dönemde günde 1,5 saat yürüyüş, şınav, mekik ve benzeri ağır spor hareketleri yapıyordu ancak en az 1,5 paket sigara içiyordu. Cezaevi görevlileri olaya gerekli hassasiyet ve süratle müdahale etti, hastayı en seri şekilde götürdüler, hiçbir ihmal ve gecikmenin bulunmadığını gördük." dedi.

DOSYA BU İKİ ŞÜPHE NEDENİYLE AÇILMIŞ
Soruşturmanın yeniden açılmasındaki en büyük nedenlerden biri; Kozinoğlu'nun vefat etmeden hemen önce cezaevi yönetiminden ısrarla "Corasprin" ve bir vitamin hapı talep etmiş olmasıydı. Kozinoğlu'nun avukatları, klasik otopsi işlemleri sırasında bu tüketilen vitamin ilacı yönünden toksikolojik ve kimyasal detaylı bir inceleme yapılmamış olmasını büyük bir boşluk olarak nitelendiriyor.

Diğer ikinci şüphe ise, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin atılan bir gizemli e-Posta oldu. Kozinoğlu ile aynı dönemde tutuklu bulunduğunu iddia eden bir şahıs, gönderdiği mesajda Kozinoğlu'nun kesinlikle kalp krizinden ölmediğini savundu. O dönem güvenlik gerekçesiyle bu iddianın ve e-postanın üstüne gidilemediği anlaşıldı.

O GÜN YAŞANANLAR
03:56 — Gece boyunca uyumayan Kozinoğlu üst kattaki odasına girdi.
07:58 — Sabah sayımı için odasından çıktı.
07:59 — Sayım sonrası odasına döndü ve 8 saat boyunca dışarı çıkmadı.

15:59 — Odasından çıkarak ortak alana indi.
16:07 — Koğuş arkadaşlarıyla havalandırmada ağır spor antrenmanına başladı.
17:02 — Sporu tamamlayıp havalandırmadan ayrıldı.
17:56 — Odasına çekilen Kozinoğlu aniden fenalaştı.

18:05 - 18:07 — Şüphelenen koğuş arkadaşları odaya girip durumun kritik olduğunu gördü.
18:08 — Acil durum çağrı butonına basıldı.
18:08 - 18:25 — Sedye ulaştırıldı. 163 metrelik koridor ve güvenlikli 7 kilitli kapı geçilerek mahkum kabul kapısına taşındı. Bilincinin yarı açık olduğu görüldü.

18:37 — 112 Ambulansı geldi, ilk müdahalenin ardından yola çıkıldı. TEM Otoyolu Kınalı Gişeler — Destek ambulansı ekibe katıldı; hasta entübe edilip adrenalin takviyesi yapıldı. Kalp masajı için TEM otoyolunda 10 dakika duraklama yapıldı.
19:10 — Silivri Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırıldı.
19:30 — Tüm canlandırma müdahalelerine rağmen yanıt alınamadı ve saat 19:30 itibarıyla hayatını kaybettiği resmi olarak açıklandı.

Atlas Çağlayan davasında karar çıktı!

İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin davada karar çıktı. Mahkeme, sanık Efe Ç.’yi 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma öncesinde Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklama yapan Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, oğlunun ölümünün üzerinden 8 ay geçtiğini belirterek adalet çağrısında bulunmuştu. Ünlü’ye destek olmak için çok sayıda vatandaş da adliye önünde bulunmuştu.

Ünlü, ilk duruşmada reddedilen taleplerini yeniden mahkemeye sunacaklarını belirterek olay anına ilişkin görüntülerin izlenmesini istemişti. Dosyada yer alan mesajlaşmalar ve fotoğraflara dikkat çeken Ünlü, olayın ardından bazı kişilerin yalnızca tanık olarak dosyada yer almasına tepki göstermişti.

“İŞTİRAKÇİLERİN DE SANIK OLARAK YARGILANMASINI İSTEDİ”
Gülhan Ünlü, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, “Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanmasını istiyorum. Sadece dosyada tanık olarak varlar” demişti.

Dosyada dikkat çeken deliller bulunduğunu savunan Ünlü, “Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Oğlunun ölümünün ardından geçen 8 ayın kendileri için çok zor olduğunu dile getiren Ünlü, “Ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum” diye konuşmuştu.

“HİÇBİR VERİLECEK CEZA BENİ RAHATLATMAYACAK”
Verilecek hiçbir cezanın oğlunun kaybının acısını dindirmeyeceğini belirten Ünlü, asıl beklentisinin cezasızlık algısının ortadan kalkması olduğunu söylemişti.

Ünlü, “Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. ‘3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz’ düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz” demişti.

“21 YIL DİYE CEZA VERİLİYOR FAKAT YATARI 5 YIL OLUYOR”
Ceza miktarlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Ünlü, verilen cezalarla fiilen çekilen cezalar arasındaki farkın ailelerde adalet duygusunu zedelediğini ifade etmişti.

Ünlü, “Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor” ifadelerini kullanmıştı.

Mahkemenin kararında sanık Efe Ç. 18 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Ali Rıza Demircan yazdı: Mehmet Görmez hoca ne diyor?

Ali Rıza Demircan, Diyanet İşleri eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in "şer’î ve meşru" kavramları üzerine yaptığı konuşmasını eleştirdi. Görmez'in "Her şer’î olan meşru değildir" çıkışının itikadî bakımdan sakıncalı olduğunu belirten Demircan; söz konusu beyanların acz içerdiğini ve Kur'an'ın açık hükümlerini gölgelediğini öne sürdü.

"Şer’î Olan Şey Nasıl Meşru Olmaz?"
Ali Rıza Demircan, "meşru" kelimesinin özü itibarıyla zaten "şer'î" anlamına geldiğini belirterek, ikisinin karşıt kavramlar gibi sunulmasını temel bir hata olarak niteledi. Meşruiyetin ölçüsünün İslam Şeriatı olduğunu savunan Demircan, bu kavramların ayrıştırılmasının ilahi bilgiyi ve kudreti eksiklikle niteleme tehlikesi doğurduğuna dikkat çekti.

"Açık Nasslar ile İçtihatlar Bir Tutulamaz"
Şer’î hükümlerin iki ana kategoride değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Demircan, kavram kargaşasının bu ayrımdan yoksun olunmasından kaynaklandığını belirtti:

Sabit Şer’î Hükümler: Kur’ân ve sahih sünnet ile sabit olan ibadetler, ahlaki ilkeler, miras, adalet ve kısas gibi hükümler üzerinde tartışma yürütülemeyecek açık esaslardır.

İçtihadî Hükümler: Müçtehitlerin yorumlarına dayanan hususlar meşru kabul edilmeyebilir veya eleştirilebilir; ancak bu durum doğrudan Kur'an nasslarını inkâr anlamına gelmez.

Demircan, Görmez'in konuşmasında verdiği kölelik ve Hz. Ömer'in tarihi uygulamalarına dair örneklerin, açık Kur'an hükümlerini geçersiz kılmak için delil gösterilemeyeceğini savundu. Hz. Ömer'in bazı hükümleri ilga etmediğini, sadece dönemin özel şartları nedeniyle tehir ettiğini belirten ilahiyatçı; dinin asıl kaynağının sadece Kur'an ve sahih sünnet olduğunun altını çizdi.

Ali Rıza Demircan’ın 'MEHMET GÖRMEZ HOCA NE DİYOR?' başlıklı yazısını okumak için tıklayınız

Cedide Köprülü yazdı: Para bir veri haline gelirken

Parayı çalmak, artık bir yazma eylemi. Peki bilgi bolluğu içinde istihbarat kaybolabilir mi?

Geçen hafta şöyle bitirmiştik: Refleksleri güçlü bir ülkeyiz; sıradaki iş, refleksi hafızaya çevirmek.

Bu hafta bir basamak daha aşağı ineceğiz. Çünkü defterin altında, ondan da temel bir soru duruyor: Kim "ben söyledim" diyebiliyor?

4 Şubat 2016. Bangladeş Merkez Bankası'nın ödeme terminali, arka arkaya otuz beş transfer talimatı gönderdi. Toplam tutar 951 milyon dolar. Saat seçimi tesadüf değildi: Bangladeş'te hafta sonu başlamıştı, New York'ta iş günü sürüyordu.

New York'taki muhatap banka beş talimatı işleme aldı. 101 milyon dolar hesaptan çıktı. Bunun 81 milyon doları Filipinler'e, oradan kumarhanelere gitti.

Sri Lanka'ya gidecek 20 milyon dolar ise son anda durduruldu. Sebep bir yazım hatasıydı: Alıcı adında "Foundation" yerine "Fandation" yazıyordu.

Şimdi vakanın en şaşırtıcı yanına gelelim. Hiçbir şifre kırılmadı. Ödeme ağı ele geçirilmedi. Kasa soyulmadı.

Saldırganlar bankanın parasını değil, bankanın "ben söyledim" deme yeteneğini çaldılar. Bir ayrıntı daha: Teyit çıktılarını basan yazıcı da manipüle edilmişti. Bankalarda "dört göz ilkesi" vardır: Bir işlemi, en az iki kişi görür. O gece, iki göz de aynı yalanı gördü.

Peki nasıl oldu da bir soygun, tek bir kasa kırılmadan tamamlandı?

Cevap için paranın kendi hikâyesine bakmak gerekiyor. Çünkü para, tarih boyunca birkaç kez kılık değiştirdi.

Önce bir ölçüydü. İnsanlar mal takas ederken neyin neye eşit olduğunu söylemek zorundaydı. Para, bu eşitliğin adıydı. Ortada taşınan bir şey değil, ortak bir kabul vardı.

Sonra bir mal oldu. Ölçü, ölçtüğü şeyin içine girdi: Altın, gümüş. Para artık hem değerin ölçüsü hem değerin kendisiydi. Cebinizdeki şey, kendi ağırlığınca kıymetliydi ve kimseye sormanız gerekmiyordu.

Sonra bir söze dönüştü. Banknot aslında bir senettir: "Bunu getirene şu kadar altın ödenecektir." Değer, maldan çıkıp vaade taşındı. O günden itibaren paranın arkasında bir kurum, bir imza ve bir güven durdu.

Bugün ise para bir veridir. Cebinizdeki kart değer taşımaz; bir kaydı işaret eder. Maaşınız bir kâğıt değil, bir satırdır. Havale dediğimiz şey, bir mesajdır. Dünyada dolaşan paranın ezici çoğunluğu hiçbir zaman fiziksel bir biçim almaz. Bir veri tabanından ötekine geçen bir kayıt olarak yaşar ve ölür.

Şimdi Dakka'ya dönün.

O gece kırılacak bir kasa yoktu. Para bir veriydi. Ve veriyi çalmanın yolu onu almak değil, onu yazmaktı.

Modern hırsızlığın tanımı budur: Yazma yetkisini ele geçirmek.

Buradan da bu yazının ana hükmü çıkıyor: Para veri hâline geldiyse, paranın gücü de veriye geçmiştir. Yani paranın hareketini kimin doğrulayabildiği, artık paranın kendisidir.

Peki bu doğrulama yetkisi nerede duruyor?

Küresel finansal sistem, düz bir ağ değildir. Yıldız biçiminde bir yapıdır. Mesajlaşma birkaç kanaldan, takas birkaç kurumdan, saklama birkaç kuruluştan geçer.

Bu yoğunlaşma aslında verimlilik için tasarlandı. Ama bir yan ürün doğurdu: Ağın merkezini tutan, ağın herhangi bir yerindeki aktörü ağdan çıkarabilir. Merkezden bakan, bütün ağı görür. Merkezi tutan ise erişimi keser. Ve ikisi birbirini besler: Görebildiğiniz için kesebilirsiniz, kesebildiğiniz için size bilgi verilir.

Bunun pratik sonucu şu: Bir kurumun güvenliği aslında iki ayrı yerde belirlenir. Birincisi kendi kalesidir: Duvar, kilit, kamera, siber savunma. İkincisi ise erişimidir yani ağa bağlanma hakkı.

Kurumlar bütçenin neredeyse tamamını birinciye ayırır. Oysa ikincide, tehdidin cinsi değişir: Birinci halkada karşınızda bir saldırgan vardır, ikincide bir karar verici. Bir bankanın siber savunması kusursuz olabilir. Ama yurt dışındaki muhatabı, ilişkiyi kestiği an bunun hiçbir önemi kalmaz.

Ve o karar, çoğu zaman sandığımız gibi verilmiyor. Karşı taraf size kapıyı genellikle sizi riskli bulduğu için kapatmaz. Sizi anlamanın maliyetini yüksek bulduğu için kapatır. Buna okuma maliyeti diyelim. Karşıdaki analist, işlem yapınızı anlamıyorsa iki seçeneği vardır: Anlamak için kaynak harcamak ya da ilişkiyi kesmek. İkincisi ucuzdur ve kimseye hesap vermeyi gerektirmez.

Nitekim dünyada aktif muhabir banka sayısı 2011-2019 arasında yaklaşık beşte bir azaldı ve en sert daralma Afrika'da yaşandı. Aynı dönemde, sınır ötesi ödemelerin hacmi arttı. Daha az düğüm, daha çok trafik. Bu verimlilik değil, dayanıklılık kaybıdır.

Şimdi asıl soruya gelelim.

Para veri hâline geldiyse, bilgiyle çalışanlar için bu, bir cennet olmalı. Çünkü her işlem, iz bırakıyor. Her ödeme; bir zaman damgası, bir isim, bir ülke kodu taşıyor. Kasım 2025'te ödeme mesajlaşmasında bir dönem kapandı ve artık ödemeyle birlikte taşınan veri, denetimin kendisi hâline geldi.

Peki gerçekten daha çok mu görüyoruz?

Tam tersi de mümkün. Ve tehlike burada: İstihbarat, veri yokluğunda değil, veri bolluğunda da kaybolabilir. Üç yolu var.

Birincisi, bakılmayan veri. 2024'te Kuzey Amerikalı büyük bir banka, ABD'de üç milyar doları aşan bir cezaya çarptırıldı. Gerekçe, verinin eksikliği değildi: Trilyonlarca dolarlık müşteri hareketinin hiç izlenmemiş olmasıydı. Veri oradaydı. Kimse bakmadı.

İkincisi, ölçülemeyen alan. Uluslararası ticaretin yaklaşık yüzde sekseni açık hesapla yürür. Yani banka belgeyi görmez, yalnızca havaleyi görür. Küresel finansal varlıkların yarısından fazlası, artık bankaların dışındadır. Kayıt dışılık ölçümünde ise yöntemler arasındaki fark, çoğu zaman rakamın kendisinden büyüktür. Veri çağının en büyük yanılsaması budur: Ölçtüğümüz şey arttıkça, ölçemediğimizi unutuyoruz.

Üçüncüsü, yalan söyleyen veri. Dakka'da yazıcı manipüle edilmişti. 2024'te bir mühendislik şirketinin Hong Kong ofisinde bir çalışan, katılımcıların tamamı, yapay olarak üretilmiş bir video toplantının ardından 25 milyon dolara yakın transfer yaptı. Çalışan başta şüphelenmişti ama görüntü, şüpheyi sildi. "Görürsem inanırım" artık bir güvenlik kuralı değildir.

Üçü birleşince istihbaratın tanımı da değişiyor. Klasik tanım bilinmeyeni bulmaktı. Bugünkü tanım, bilinenin içinden önemli olanı ayırmaktır. Ve ikincisi daha zordur çünkü eksiklik dediğiniz şey, hissedilir. Bolluk ise bir doygunluk yanılsaması üretir. Ekranı sinyalle dolu bir kurum, hangisinin önemli olduğunu bilmiyorsa kör bir kurumdur.

Şimdi bir veriye bakalım ve bu veri bize kadar uzanıyor.

Merkez bankaları yıllardır altın alıyor. Türkiye bunun uç örneği: Merkez Bankası'nın brüt rezervinin yaklaşık yüzde altmışı altındır.

Bu genellikle "dolardan kaçış" diye okunur. Eksik bir okumadır. Çünkü doların ödemelerdeki ve rezervlerdeki payı düşmüyor.

Doğru okuma şudur: Altın, veri olmayan tek paradır. Bir mesaj taşımaz, bir kayda ihtiyaç duymaz, bir sunucuda durmaz, bir listeye takılmaz. Kimsenin onayına muhtaç değildir. Yani altına kaçış paradan kaçış değil, veriden ve başkasının defterinden kaçıştır.

Ama madalyonun öbür yüzü de söylenmeli. Altının rezervlerdeki payındaki artışın önemli kısmı, fiilî birikimden değil, fiyat artışından geliyor. Avrupa Merkez Bankası, kendi raporunda bunu açıkça not ediyor. Daha önemlisi, altın kriz anında hızlı ve tam değerinde nakde çevrilebilen bir varlık değildir. Güvenliktir, ama likidite değildir. İçgüdü doğru ama tek başına yeterli değil.

Türkiye bu tabloda nerede duruyor?

Yine zor bir yerde ve bu kez sebep, coğrafya değil: Mevzuat. Amerika, yıllardır ülke dışı yetki kullanıyor: Kendi teknolojisini içeren malı, dünyanın neresinde olursa olsun kendi kuralına tabi sayıyor. Ekim 2025'te Çin aynısını yaptı: Kritik hammaddelerde, ülke dışı yetki ve ortaklık kuralı getirdi.

Yani iki blok artık aynı gramerle konuşuyor. Söz dizimi aynı, sözcükler farklı. Bir Türk firması aynı anda iki dilbilgisine uymak zorunda ve ikisi çelişebilir.

Bunun bir yükü, bir de fırsatı var. Yük şu: Kurumlarımızın izleme ve uyum mimarisi, tek eksenli kurulmuştur, yalnızca Batı'ya bakar. Bugün ise iki eksenli olmak zorunda. Fırsat ise şu: İki gramerde birden okuyabilen ülke sayısı azdır ve iki tarafla da çalışmak zorunda olanlar öyle bir ülkeye ihtiyaç duyar. Ama bu, kendiliğinden gelen bir imtiyaz değil, kurulması gereken bir kabiliyettir.

Toparlayalım.

Bu dizide sırasıyla şunları konuştuk: Savaş fiyatlanır. Fiyatı, merkez koyar. Merkez, defteri tutandır. Defteri tutanlar kenarda durur, nöbeti ortadakiler tutar.

Bu haftanın halkası hepsinin altına giriyor: Para bir veri hâline geldi. Bu yüzden defterin sahibi, deftere yazılanı doğrulayabilendir.

Ve doğrulama yetkisi kahramanlıkla kazanılmıyor. Yine o sıkıcı şeylerle: Kendi verinin kalitesiyle, kendi mesajlaşma ve mutabakat altyapınla, kendi analistinle ve kendini karşı tarafa anlatabilme kapasitenle.

Çünkü bir gün biri sizin adınıza "o söyledi" derse ve siz "hayır, ben söylemedim" diyemezseniz, kaybettiğiniz şey para değildir.

Sözünüzdür.

17 yıl sonra bir ilk! THY, dünyaca ünlü futbol kulübünün ana sponsoru oldu

THY İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, işbirliği kapsamında 2027/2028 sezonunun başlangıcından itibaren THY'nin logosu Liverpool Kulübü'nün erkek, kadın ve akademi takımlarının formalarının ön yüzünde yer alacak.

17 YIL SONRA BİR İLK
Bu anlaşma, Liverpool'un ticari tarihinde yeni bir dönemin başlangıcını temsil ederken, kulübün ana partnerinde 17 yıl sonra gerçekleşecek ilk değişiklik olma özelliğini taşıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, Liverpool'un köklü mirası ve dünyanın dört bir yanına yayılan güçlü taraftar topluluğuyla dünyanın en tanınmış ve saygın futbol kulüplerinden biri olduğunu belirterek, "THY'nin kulübün ana partneri olacak olmasından ve markamızın dünya sporunun en ikonik formalarından birinde yer alacak olmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Dünyada en fazla ülkeye uçan hava yolu olarak insanları, kültürleri ve kıtaları birbirine bağlamak, kimliğimizin temelinde yer alıyor. Bu işbirliği, küresel erişimleri, mükemmeliyet anlayışları ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca insana ilham verme güçleriyle öne çıkan iki global markayı bir araya getiriyor." ifadelerini kullandı.

Anlaşmanın aynı zamanda THY'nin dünya sporuna uzun yıllardır verdiği desteğin yeni ve önemli bir aşamasını temsil ettiğini kaydeden Olmuştur, "Sporun sınırları aşan ve toplulukları bir araya getiren eşsiz gücüne inanıyoruz. Bu yeni dönemde Liverpool FC ve dünyanın dört bir yanındaki taraftarlarıyla birlikte ilerlemeyi sabırsızlıkla bekliyoruz." açıklamasını yaptı.

KULÜPTEN DE AÇIKLAMA GELDİ
Liverpool FC Ticari İşler Direktörü Ben Latty de anlaşmanın Liverpool FC için önemli bir kilometre taşı olduğunu ve Haziran 2027'den itibaren THY'yi ana partnerleri olarak aralarında görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, şunları aktardı:

"Liverpool formasının ön yüzü, kulübümüzün tarihinde özel bir yere sahip. THY, geniş uluslararası uçuş ağına sahip, dünya çapında tanınan bir kuruluş. 2005 yılına uzanan özel anılarımızın oluşturduğu güçlü temeller üzerinde işbirliğimizi başlatmayı ve uzun soluklu, güçlü bir ilişki inşa etmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Bu duyuru aynı zamanda Standard Chartered'ın son 17 yılda Liverpool FC'ye sağladığı olağanüstü katkıyı takdir etmek için de bir fırsat. Kulüp tarihimizin çok özel bir dönemindeki yolculuğumuzun önemli bir parçası oldular. Standard Chartered'ın 2027'den itibaren Global Partner olarak Liverpool FC ailesinin bir parçası olmaya devam edecek olmasından memnuniyet duyuyoruz. Geçiş sürecine hazırlanırken yeni sezonu heyecanla bekliyor, Haziran 2027'den itibaren THY'yi ana partnerimiz olarak karşılamayı sabırsızlıkla bekliyoruz."

SENELİK 60 MİLYON STERLIN DEĞERİNDE
Kulübün Türkçe sosyal medya hesabından ise forma görselleri paylaşılarak şu açıklamaya yer verildi: Liverpool, Turkish Airlines ile 300 milyon sterlinden fazla değere sahip 5 yıllık forma sponsorluğu anlaşmasına vardı. Anlaşmanın yıllık değeri 60 milyon sterlinin üzerinde olacak.

Gözler Mansur Yavaş'a çevrilmişti! Merakla beklenen kararını verdi

CHP, 9 Eylül’deki kuruluş yıl dönümüne bölünme tartışmalarının gölgesinde giriyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yapacağı açıklama ve Mansur Yavaş’ın programa katılıp katılmayacağı merak konusu olmuştu.

Sözcü'de yer alan habere göre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Genel Merkez'de düzenlenecek resepsiyona katılmayacağı öğrenildi.

'BİR TARAF OLMAYACAK'

Kaynaklar, Mansur Yavaş'ın pozisyonunu koruduğunu belirterek, 'Bir taraf olmayacak' değerlendirmesinde bulundu.

Bakırköy'de skandal güzellik merkezi ile sınırlı kalmadı: Gizli görüntüler 80 bine çıktı

İstanbul Bakırköy’de bir güzellik merkezinde ortaya çıkan gizli kamera skandalıyla ilgili soruşturma sürerken, gizli kameraları yerleştirdiği iddia edilen şirketin sahibi, güzellik merkezinin işletmecisi ve görüntüleri sosyal medyada para karşılığı sattığı öne sürülen kişiler tutuklandı. Dosyaya giren yeni bilgiler ise skandalın daha büyük olabileceğine işaret ediyor.

SAPIKLIK GÜZELLİK MERKEZİYLE SINIRLI DEĞİL
Skandal, mağdur kadınlardan K.Ş.’nin ihbarıyla ortaya çıktı. Bir tanıdığının uyarısı üzerine sosyal medya kanalını inceleyen K.Ş., burada kendisine ait görüntüleri gördü. Bunun üzerine ihbarda bulunan K.Ş., ifadesinde kanalda 15 binden fazla video bulunduğunu söyledi. Ancak görüntülerin yalnızca güzellik merkezinde çekilenlerden oluşmadığı da ortaya çıktı. K.Ş., kanalda “ev ortamlarında” ve “başka mekanlarda” kaydedilmiş başka insanlara ait görüntülerin de yer aldığını belirtti.

80 BİN GİZLİ ÇEKİLMİŞ İÇERİK
Görüntülerin Telegram ve X (Twitter) üzerinden para karşılığı satıldığı iddiasıyla tutuklanan Abdullah Çatalbaş da ifadesinde, görüntülerin kendisine farklı kişiler tarafından Telegram üzerinden gönderildiğini söyledi. Çatalbaş’ın, görüntüleri sattığını belirttiği Davut Demirci’nin adının geçtiği bir yazışma da soruşturma dosyasına girdi. Yazışmada bir kişinin, “Grubun hepsi Türk içerik. Daha neler var bende oraya atmadığım…” ifadelerini kullandığı görüldü. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan Araştırma Raporu’nda yer alan deliller de kan donduruyor. Telegram kanalının reklamında bilinenin aksine 15 bin değil, 80 bin içerik görüntü olduğu belirtiliyor.

Aynı reklamda 20 ayrı kategori olduğu ifade ediliyor. Kategoriler ise “masaj salonu”, “Otobüs AVM”, “ETEK ALTI”, “IPCAM”, “QR CANLI” gibi ifadelerle ayrılıyor. Bu kategoriler gizli kamera sapıklığının her yerde olabileceğini ortaya koyuyor.

BAŞKA YERLERE DE SİSTEM KURMUŞ
İddiaların odağındaki kamera sistemini kuran şirketin sahibi E.S.C., suçlamaları kabul etmeyerek 2022’de kurduğu firmasının hastane grupları, oteller, askeri birlikler, fabrikalar ve gece kulüpleri gibi farklı yerlere kamera, yangın ve hırsızlık sistemleri hizmetleri verdiğini aktardı.

Evdeki kameralara dikkat!

Bakırköy’de bir güzellik merkezinde kadın müşterilerin gizli kameralarla kaydedildiği iddiaları, görüntülerin dijital ortamda kötüye kullanılması ve kişisel mahremiyet konusunda endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Olay, yalnızca işletmelerdeki gizli kamera riskini değil, evlerde kullanılan bebek ve akıllı güvenlik kameralarının siber güvenliğini de tartışmaya açtı. İnternete bağlanan bu cihazlar uzaktan erişim kolaylığı sağlarken zayıf şifre ve yetersiz güvenlik önlemleri nedeniyle yetkisiz erişime açık hale gelebiliyor. Dijital Medya Uzmanı Oğuzhan Saruhan, bu riski azaltmak için kameranın kurulduğu ilk gün güvenlik ayarlarının mutlaka yapılması gerektiğini belirtti.

İKİ FAKTÖRLÜ DOĞRULAMA AKTİF HALE GETİRİLMELİ
Birçok kullanıcının kamerayı kurup uygulamayı çalıştırdıktan sonra sürecin tamamlandığını düşündüğünü ifade eden Saruhan, “Oysa asıl önemli bölüm bundan sonra başlıyor. Kameranın varsayılan kullanıcı adı ve şifresi mutlaka değiştirilmeli, başka hiçbir platformda kullanılmayan güçlü ve benzersiz bir şifre oluşturulmalı. Kamera uygulamasında iki faktörlü doğrulama özelliği bulunuyorsa mutlaka aktif hale getirilmeli. Kamera ve uygulamanın güvenlik güncellemeleri geciktirilmemeli, bağlı cihazlar ve erişim kayıtları da belirli aralıklarla kontrol edilmeli” dedi. Saruhan, özellikle iki faktörlü doğrulamanın hesap güvenliği açısından kritik olduğuna dikkat çekti.

KAMERA EVE AÇILAN DİJİTAL BİR PENCERE
Kullanıcıların internete bağlı kameraları küçük bir bilgisayar gibi değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Saruhan, kamera ve uygulama güncellemelerinin zamanında yapılmasının, tanınmayan cihaz ve şüpheli girişlerin düzenli olarak kontrol edilmesinin önemine işaret etti. Saruhan, olağan dışı bir durum fark edilmesi halinde internet bağlantısının kesilerek şifrenin değiştirilmesini önerdi. Kameranın kullanılmadığı zamanlarda mümkünse fiziksel olarak kapatılması veya lens kapağının kullanılması gerektiğini belirten Saruhan, “İnternete bağlanan her kamerayı, evimizin içine açılan dijital bir pencere gibi düşünmeliyiz. Bu pencerenin anahtarını nasıl yabancı birine vermiyorsak, kamera hesabımızın güvenliğini de aynı ciddiyetle korumalıyız” diye konuştu.

Güllü cinayetinde flaş telefon konuşması: Tüm gerçekleri anlatacağım

Arabesk müziğin ünlü ismi Güllü, 26 Eylül'de Yalova Çınarcık'taki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Şüpheli ölümle ilgili ortaya çıkan her detay, tüyler ürpertti.

Yapılan incelemelerde, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tarafından pencereden atıldığı tespit edilirken Yeni çıkan ses kaydında Sultan Nur Ulu babasının ortaya attığı Tuğyan ve kızım birlikte ittiler iddialarına cevap verdi. Bir başka kayıtta ise Gül'ünün kızı Tuğyan ve eski nişanlısı arasında geçiyor.

'SULTAN 'BİZ ATTIK' DEDİ'
Öte yandan Güllü cinayetini aydınlatan o ses kaydına ulaşıldı. Sultan'ın arkadaşı ile Sultan'ın babası Arif Ulu arasında geçen ses kaydında, çarpıcı ifadeler yer aldı. Sultan'ın babasının arkadaşına sitemi açık açık itiraftı: "Sultan bana dedi, biz attık baba dedi. Biz attık dedi ya."

BABASININ İDDİASINA TEPKİ GÖSTERDİ
Sultan'ın arkadaşıyla arasında geçen konuşmaları ise babasının iddialarına cevap niteliğindeydi. Arkadaşının "Kız niye ağlıyorsun, bir şey olmaz" sorusuna Sultan "'Yok tehdit değil doğruları söylüyorum' diyor şimdi de. Ben mi yaptım?" cevabını verdi. Sultan'ın babası hem kendi hem de Güllü'nün kızını suçlayarak ikisinin de cinayeti itiraf ettiğini söyledi. Yeni çıkan ses kayıtlarında Sultan Nur Ulu babasının iddiasına tepki gösterdi.

TELEFONUMU AÇSIN YOKSA KÖTÜ OLACAK'
Sultan'ın "Yemin ederim şu an iftira atıyor. Ona söyle benim telefonumu açsın. Yoksa çok kötü yerlere gidecek bu iş." ifadelerine arkadaşı "Dedi ki ben dedi onunla başka türlü hesaplaşacağım." Şeklinde karşılık verdi.

"İKİ TANE DAİRE TEKLİF ETTİ"
Şarkıcı Güllü 26 Eylül 2025'te evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Olay kaza olarak kayıtlara geçmiş ancak soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter şüpheli olarak tutuklanmıştı. "Tuğyan bana iki tane daire teklif etti dedi ben de attım dedi." bu konuşmayı yapan o akşam evde olan Sultan Nur Ulu'nun babasıydı. Arif Ulu'nun sözleri ortalığı daha da karıştırdı.

BABASININ İFADESİNE SAVUNMA PLANI
ATV'nin haberine göre ses kaydının devamında Sultan'ın arkadaşı eğer Arif Ulu yani Sultan'ın babası böyle bir ifade verirse nasıl bir savunma vereceklerini de tek tek anlatıyor. "Kızıyla kavga etti derim bana da böyle böyle şeyler söyledi derim. Dengesiz bir adam psikolojisi bozuk deriz."

'SENİ ARADIĞIMDA TELEFONU AÇMAZSAN GERÇEKLERİ ANLATACAĞIM'
Dosyadaki bir başka kayıtta ise bu kez Tuğyan Ülkem Gülter ile eski nişanlısı Kervan'ın konuşması yer alıyor. Tuğyan eski nişanlısına Sultan Nur Ulu'nun babasının kendisini arayıp aramadığını sorusuna Kervan Eminoğlu "İki gün önce aradı" diye cevaplıyor.

Sultan panikleyerek eski nişanlısına "Doğruyu söyle ama Kervan bak çok doğruyu söyle. Bak kim dost kim düşman biz bilmiyoruz bizim psikolojimiz bozuldu. Kervan bu bizim için önemli iyi misin?" derken Kervan Eminoğlu'nun sözleri konuşmanın seyrini değiştiriyor: "Yine de sana söyleyeceğim. Saat 4.30 seni arayacağım. Çıktın çıktın. Çıkmadın ben gerçekleri anlatacağım."

Vanlı Kara Haydar gözaltında! Düğünde takılan altınlar da MASAK radarına girdi

Vanlı Kara Haydar olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan gözaltında.

Burak Doğan'ın aktardığına göre Tançalan, Türk milletini, Türkiye Cumhuriyet Devletini ve devletin kurum ve organlarını aşağılama suçundan soruşturma başlatılarak gözaltına alındı.

DÜĞÜN TAKILARI DA İNCELEMEDE
Mehmet Fatih Tançalan'ın kamuoyunda çok konuşulan düğününde takılan takılara ve mal varlığına yönelik de MASAK tarafından inceleme başlatıldı.

Tançalan, sosyal medya fenomeni Çağla Öz ile hayatını birleştirmişti. Düğünde ise geline kilolarca altın ve milyonlarca lira nakit para takılmış, o anlar sosyal medyada da gündem olmuştu.

'Rüşvet' soruşturmasında mahkemede beyan veren Tanju Özcan fenalaşıp bayıldı

olu'da haklarındaki "rüşvet", "irtikap" ve "nitelikli dolandırıcılık" iddiaları nedeniyle haklarında dava açılan ve aralarında görevden uzaklaştırılan Bolu'nun eski Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da bulunduğu 19 sanıklı davanın 2. celsesi başladı.

"İcbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "5072 Sayılı Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla yargılanan sanıklar ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Saat 09.00'da Bolu Adliyesi 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan davada BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız ile Bolu Pazarcılar ve Manavlar Esnaf Odası ve Bolu Köroğlu Kredi, Esnaf ve Kefalet Odası Başkanı Mustafa Altındal mahkemede hazır bulundu.

Ankara Sincan Cezaevi'nde bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

tanju özcan-12

  • BEYAN VERDİĞİ ESNADA BAYGINLIK GEÇİRDİ

Mahkemeye beyan verdiği esnada şekerinin yükselmesi sebebiyle fenalaşan Tanju Özcan yere düşerek bayıldı. Duruşmaya ara verildi. Sağlık ekipleri tarafından ilaçları verilerek gerekli kontrolleri yapılan Tanju Özcan, sağlık durumunun göz önünde bulundurularak tahliyesini talep etti.

Özcan, "Kendimi acındırmak istemiyorum böyle bir duruma düşmek istemiyorum ama hakim bey sizin insafınıza bırakıyorum. Tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu.

  • DURUŞMA 19 EKİM'E ERTELENDİ

Avukat beyanlarının ardından mahkeme heyeti tarafından Tanju Özcan ve 3 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Adli kontrol tedbirinde olan sanıklarında adli kontrol tedbirlerinin devamına karar veren heyet, duruşmayı 19 Ekim tarihine erteledi.

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değişikliğiyle ilgili yeni duyuru yayımlandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakanlığa bağlı resmi eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerden, "2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme" işlemleri kapsamında ataması gerçekleşmeyenler, söz konusu dönemden sonra mazereti oluşanlar ile sözleşmeli öğretmenken ön başvurunun son günü olan 14 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kadroya geçecek olan ve mazereti bulunan öğretmenlere yönelik "2026 Yılı Öğretmenlerin İller Arası Mazerete Bağlı Yer Değiştirme Duyurusu 2" yayımlandı.

Bu kapsamda başvurular iki aşamalı olarak gerçekleştirilecek.

Ön başvurular 9-14 Eylül arasında, tercih başvuruları ise 16-17 Eylül arasında "https://mebbis.meb.gov.tr veya https://personel.meb.gov.tr" adresleri üzerinden alınacak.

Buna göre, atamalar 18 Eylül'de ilan edilecek, tebligat ve ilişik kesme işlemleri de aynı tarihten itibaren başlatılacak.

  • Bakan Tekin'den duyuruya ilişkin paylaşım

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, öğretmenlerin mazeret durumlarını gözeterek iller arası yer değişikliği sürecine ilişkin yeni duyuruyu yayımladıklarını bildirdi.

Tekin, şunları kaydetti:

"Bu kapsamda, yaz tatili döneminde mazerete bağlı yer değişikliği gerçekleşmeyenler, sonrasında mazereti oluşanlar ve 14 Eylül itibarıyla kadroya geçecek sözleşmeli öğretmenlerimiz başvuruda bulunabilecek. Ön başvuruları 9-14 Eylül, tercih başvuruları ise 16-17 Eylül tarihlerinde alınacak. Atamalar ise 18 Eylül 2026 tarihinde gerçekleşecek. Öğretmenlerimiz ve ailelerimiz için hayırlı olsun."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Yarısı Bizden' kampanyası müjdesi

Deprem riski ile öne çıkan Türkiye'de konut stokunun depreme dayanıklı olacak şekilde yenilenmesi hayati önem taşıyor.

Ülkemizde meydana gelen 6 Şubat deprem felaketi ve son olarak İstanbul'da yaşanan 6.2 büyüklüğündeki deprem sonrası devlet-millet el ele bir projeye başlandı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Yarısı Bizden' kampanyası ile birlikte riskli yapılar dönüştürülüyor.

Kabine toplantısının ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili bir müjde açıkladı.

  • "RİSKLİ YAPILARIN DÖNÜŞÜMÜNDE YIL SONU HEDEFİMİZ 500 BİNİN ÜZERİ"

Bu yıl sonu bitmesi beklenen kampanyanın uzatıldığını duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

“Yarısı Bizden Kampanyası ile riskli yapıların dönüşümünü hızlandırıyoruz. 435 bin 683 bağımsız bölümün yapım süreci başladı. Bu sayıyı 500 binin üzerinde çıkarmayı hedefliyoruz yıl sonuna kadar.”

  • "31 ARALIK 2027'YE KADAR UZATIYORUZ"

“Yıl sonu bitmesi bitmesi beklenen Yarısı Bizden Projesinin süresini 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıyoruz.”

WhatsApp duyurdu: Bu telefonlarda artık çalışmayacak

Meta, popüler anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp'ın çalışması için gereken asgari sistem gereksinimlerini yeniden güncelledi.

Yapılan düzenlemeyle birlikte 8 Eylül 2026 itibarıyla Android 6 altındaki sürümler, 30 Kasım 2026 itibarıyla ise iOS 15.5 öncesi işletim sistemleri destek dışı kalacak.

iPHONE KULLANICILARI İÇİN ASGARİ GEREKSİNİMLER

Yeni kuralın, iPhone kullanıcıları üzerinde olumsuz bir etki oluşturması beklenmiyor. Zira mevcut iOS 15.1 sürümünü çalıştırabilen cihazların tamamı iOS 15.5 veya daha güncel yazılımlara sorunsuz şekilde yükseltilebiliyor.

whatsapp-03273

  • ANDROID CİHAZLARDA ANDROID 6 ŞARTI

Android tarafında ise minimum sistem gereksinimi Android 5.0 Lollipop seviyesinden Android 6.0 Marshmallow sürümüne çıkarıldı.

Bu yükseltmeyi alamayan eski cihaz sahiplerinin WhatsApp'ı kesintisiz kullanabilmek adına yeni bir telefona geçmesi gerekecek.

Meta, kullanıcı sayısı azalan eski sistemlerin güncel güvenlik yamalarından yoksun kaldığını ve uygulamanın ihtiyaç duyduğu teknik işlevleri karşılayamadığını vurguluyor.

Bu doğrultuda sistem gereksinimleri her yıl düzenli aralıklarla analiz edilerek yenilenmeye devam ediyor.

  • WHATSAPP'IN DESTEK VERMEYECEĞİ BAZI MODELLER

Samsung Galaxy S4

Samsung Galaxy Note 3

Samsung Galaxy Grand Prime

Samsung Galaxy Alpha

Samsung Galaxy E5

Samsung Galaxy E7

HTC One Max

HTC Desire 820

HTC Desire 626

Sony Xperia Z

Sony Xperia ZR

Sony Xperia SP

LG G2

Asus ZenFone 4

Asus ZenFone 5

Asus ZenFone 6

Xiaomi Mi 4i

Xiaomi Redmi Note 2

Huawei Ascend P7

Huawei Mate 7

Huawei G7

CANLI YAYIN|Derin Gerçekler habervakti.com'da başladı

10 yıldır Pazartesi akşamlarının yayıncılık klasiği...
Farklı, özgün ve cesur program Derin Gerçekler, yepyeni bölümüyle gündemi konuşmaya değil, yine gündem oluşturmaya geliyor...
45 yıllık emek ve alın terinin simge isimlerinden...
Yenilgi yenilgi büyüyen zaferlerin, inişlerin ve çıkışların, Yakın siyasi ve fikri tarihimizin yaşayan canlı tanıklarından...
Usta kalem, cesur yorumcu Abdurrahman Dilipak ve Habervakti.com Genel Koordinatörü Bülent Deniz, mayınlı tarlalara girmeye, zülfiyare dokunmaya devam ediyorlar...

Sezonun ilk karı Rize'deki Tahpur Yaylası'na yağdı

Yaz bitti, sıcak havanın etkisi bitmedi.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) son verilerine göre, ülke genelinde; yüksek sıcaklıkların etkisi devam ediyor.

  • SICAKLIKLAR ÜLKE GENELİNDE YÜKSEK SEYREDİYOR

Kavurucu sıcaklarla geçen yaz aylarından sonra, baharda değerlerin düşmesi bekleniyordu.

Ancak oldukça yüksek seyreden sıcaklıklar, mevsim normallerinin üzerinde kalmaya devam ediyor.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 204549

  • ÇAYELİ'NE KIŞ GELDİ

Yurdun büyük bir bölümünde durum böyleyken Rize'de kışın etkisi şimdiden hissediliyor.

Her ne kadar ülke genelinde sıcak hava etkisini gösterse de durum, Çayeli Tahpur Yaylası'nda farklı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 204555

  • EN YÜKSEK RAKIMLI YAYLAYA KAR YAĞDI

Türkiye’de yaşamın olduğu en yüksek rakımlı yaylası olan 3 bin 200 rakımlı Rize Çayeli Tahpur Yaylası'na, sezounun ilk karı yağdı.

Kuvvetli rüzgarın da etkili olduğu yaylaya, kış erkenden geldi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 204559

  • KAR KALINLIĞI YÜRÜMEYİ ZORLAŞTIRACAK SEVİYEDE

Kar kalınlığı hızla artarak oldukça yüksek bir seviyeye ulaşırken, düşük sıcaklık değeri de Eylül'de soba yaktırır oldu.

Kar yağışı bölgede yaşayan vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 204607

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 204617

İstanbul'da 8 yıldır aranan firari, kadın kılığında yakalandı

Samsun'da başlayan firar, İstanbul'da son buldu.

Kaçıp saklanırken kullanılan yöntem ise sosyal medyanın gündemine oturdu.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, hakkındaki kesinleşmiş hapis cezaları nedeniyle aranan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı çalışma başlattı.

  • YERİ TESPİT EDİLDİ

Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, 2010 yılında Samsun'da "Yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık" suçundan 3 yıl kesinleşmiş hapis cezası alan ve 28 Şubat 2018 tarihinden bu yana firari olarak aranan Tuğrul B.'nin, Kadıköy'de gizlendiği tespit edildi.

  • KADIN KILIĞINA GİRDİĞİ BELİRLENDİ

Bölgede önlem alan ekipler, şüpheliyi yakalamak için harekete geçti.

Yapılan titiz takipte, Tuğrul B.'nin tanınmamak için kadın kılığına girdiği belirlendi.

  • KIZ KARDEŞİNİN NÜFUS CÜZDANINI KULLANDIĞI ORTAYA ÇIKTI

Düzenlenen operasyonla kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınan Tuğrul B.'nin yapılan üst aramasında ise kız kardeşine ait nüfus cüzdanı ele geçirildi.

Şüphelinin bu yöntemle 8 yıldır izini kaybettirmeyi başardığı anlaşıldı.

  • EMNİYETE GÖTÜRÜLDÜ

Gözaltına alınan firari hükümlü, hakkında ayrıca "Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak" suçundan da adli işlem yapılmak üzere Kadıköy İskele Polis Merkezi Amirliğine teslim edildi.

Şahsın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği öğrenildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 201641

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 201650

MHP'den 3 ve daha fazla çocuklu ailelere sıfır faizli konut ve taşıt kredisi önerisi

MHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Bayraktar, Araştırma ve Strateji Geliştirmeden Sorumlu Birim tarafından hazırlanan “Türkiye'nin Nüfus Vizyonu” raporunu Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye sunduklarını açıkladı.

Raporda, Türkiye'nin demografik geleceğine ilişkin değerlendirmelere ve nüfus yapısının güçlendirilmesine yönelik 11 politika önerisine yer verildi.

Devletlerin gücü ve milletlerin kalıcılığının yalnızca yer altı kaynakları ve askeri teknolojilerle ölçülemeyeceğinin belirtildiği raporda, bu imkanları yönetecek nitelikli ve dinamik insan gücünün önemine dikkat çekildi.

Türkiye'de son yıllarda nüfus artış hızındaki gerileme ve nüfusun yaşlanma eğiliminin “sıradan bir demografik değişim” olmadığı belirtilen raporda, söz konusu gelişmelerin “doğrudan milli bir beka sorunu” olduğu savunuldu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 200305

  • DOĞURGANLIK HIZI 1,44'E GERİLEDİ

Raporda, Türkiye'nin toplam doğurganlık hızının 2001'de 2,38 çocuk olduğu, 2014'ten itibaren ise kesintisiz olarak gerilediği belirtildi. Bu oranın 2025'te 1,44 çocuğa düştüğü kaydedildi.

Nüfusun kendini yenileme seviyesinin 2,10 olduğu hatırlatılan raporda, toplam doğurganlık hızının son 9 yıldır bu seviyenin altında kaldığı ifade edildi.

Türkiye nüfusunun 2007'de 70,6 milyon iken 2025'te 86,1 milyona yükseldiği belirtilirken, nüfus artış hızının aynı dönemde belirgin şekilde yavaşladığı aktarıldı. 2023'te nüfus artış hızının binde 1,1 ile tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerilediği ifade edildi.

MHP raporunda, nüfusun yalnızca istatistiki bir veri veya ekonomik bir unsur olarak değerlendirilmediği, Türk milletinin bu coğrafyadaki varlığının ve devletin dayanağının temel unsurlarından biri olduğu vurgulandı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 200252

  • ANNELER İÇİN ÜCRETLİ 12 AY DOĞUM İZNİ ÖNERİSİ

Raporda, doğum oranlarının artırılması amacıyla sosyal ve ekonomik teşvikler içeren 11 maddelik politika paketi önerildi.

Buna göre:

-Analık sigortasının uzun vadeli sigorta kolları kapsamına alınarak yeniden düzenlenmesi,

-Annelerin emeklilikte prim günü ve yaş şartlarının çocuk sayısına göre kademeli olarak azaltılması,

-Çalışan anne ve babalardan alınan gelir vergisinin çocuk sayısına göre kademeli biçimde düşürülmesi,

-3 ve daha fazla çocuk sahibi ailelerden gelir vergisi alınmaması,

-Kamuda çalışan anneler için ücretli doğum izninin her çocuk için 12 aya, babalar için ise 2 aya çıkarılması,

-Üçüncü çocuktan itibaren çocuk sayısıyla orantılı artacak eğitim ve gıda ödeneği verilmesi,

-3 ve daha fazla çocuk sahibi ailelere bir defaya mahsus sıfır faizli, uzun vadeli konut ve taşıt kredisi sağlanması önerildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 200243

  • FATURA VE İNTERNET DESTEĞİ

Raporda ayrıca 3 ve daha fazla çocuk sahibi ailelere yönelik doğrudan ekonomik destekler de sıralandı.

Bu kapsamda elektrik, doğal gaz, su ve internet hizmetlerinde yüzde 50 indirim uygulanması önerildi.

Anneler için esnek ve uzaktan çalışma modellerinin kalıcı hale getirilmesi gerektiği belirtilirken, ailelere sağlıklı ve güvenli çocuk bezi ile mamanın ihtiyaçları kadar ücretsiz verilmesi de öneriler arasında yer aldı.

  • GENÇ ÇİFTLERE KIRSALA DÖNÜŞ DESTEĞİ

MHP'nin nüfus politikası önerileri arasında genç ailelerin kırsal bölgelere yönlendirilmesi de yer aldı.

Kentten kıra göç etmek isteyen genç evli çiftlere kırsalda konut tahsis edilmesi, tarım ve hayvancılık teşvikleriyle desteklenmesi önerildi.

Köylerde internet, eğitim, sağlık ve sosyal yaşam imkanlarının kent standartlarına yaklaştırılması gerektiği belirtilen raporda, böylece genç evli çiftlerin kırsalda yaşamaya devam etme motivasyonunun artırılması hedeflendi.

Ahmet Davutoğlu ifade sonrası açıklamada bulundu

Ankara siyasetindeki gelişmeler, vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.

Geçtiğimiz hafta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında, sosyal medyada paylaşılan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadeleri nedeniyle soruşturma başlatmıştı.

  • BUGÜN İFADE VERDİ

Başsavcılığın hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan soruşturma başlattığı feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, bugün ifade verdi.

Davutoğlu'nun bugün saat 15.00'te, Ankara Adliyesine gelmesi bekleniyordu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 185408

  • İFADE SONRASI AÇIKLAMA

İfade sonrası açıklama yapan Ahmet Davutoğlu, "Bu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir ilk. Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir başbakan, düşüncesini ifade ettiği ve eleştirilerini dile getirdiği için şüpheli sıfatıyla adliyeye çağrıldı.

Yargıya duyduğum saygı gereği ve hiç kimsenin yargının üzerinde olmadığı inancıyla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak ifademi verdim.

Ama bu ülkeye dışişleri bakanı ve başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı olarak, ilk kez böyle bir uygulamanın devletin üst katında yaşanmış olmasını hüzünle karşılıyorum.Bu konuda hiçbir soruya cevap vermeyeceğim. Ülkenin itibarı adına" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 185350

  • SORUŞTURMANIN GEREKÇESİ

Davutoğlu'nun ifadeye çağrılma nedeni, "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlaması.

Başsavcılık, 2021 yılında Bingöl'de kaydedilen bir görüntüde sarf ettiği sözler nedeniyle soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlarla ilgili resen inceleme yapıldığı belirtilmişti.

Açıklamada, "Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 299/1. maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına Hakaret' suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir." ifadeleri kullanılmıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 185340

  • GELECEK PARTİSİ FESHEDİLMİŞTİ

Gelecek Partisi, eski dışişleri bakanı (2009-2014) ve başbakan (2014-2016) Ahmet Davutoğlu tarafından 12 Aralık 2019’da kurulmuştu.

2021 yılında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından seçimlere girme yeterliliği kazanan parti, 2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesinde CHP, İyi Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti ile birlikte kamuoyunda "Altılı Masa" olarak bilinen Millet İttifakı’nın bileşenleri arasında yer almıştı.

Millet İttifakı'nın ortak aday belirleme sürecine ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş çalışmalarına katılan Gelecek Partisi, seçimlere Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) listelerinden girerek 10 milletvekili ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) temsil hakkı kazanmıştı.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Gelecek Partisi ile DEVA Partisi arasında ortak grup kurularak gündeme gelen birleşme kararında görüşmeler sonuçsuz kalınca Gelecek Partisi ile Saadet Partisi anlaşmıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 185335

  • TÜRK SİYASETİNDE VARLIK GÖSTEREMEDİ

Anlaşma doğrultusunda Gelecek Partili 10 milletvekili, Saadet Partisi’ne geçerek TBMM’de ortak grup kurulmasını sağlamıştı.

Daha sonra bu yapı, DEVA Partisi’nin de katılımıyla Yeni Yol çatısı altında faaliyet göstermeye başlamıştı.

Bu yıl 29 Temmuz'da ise Gelecek Partisi, siyasi faaliyetlerinin sonlandırılması yönündeki kararı kamuoyuna duyurmuştu.

Erdoğan: Can alıp can verdiğimiz topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız!

umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Değerli basın mensupları, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 174701

Kabinemizin 71. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokaklarımızın daha emniyetli hale getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettik. Vatandaşlarımızın refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet mücadelemizde neler yaptığımızı şöyle kısaca hatırlatmak istiyorum."

Biz tarihine sırt çeviren değil, "mazisi olmayanın istikbali olmaz" düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sari köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkarcı yaklaşımları kabul etmiyoruz.

  • "ART NİYETLİ TOPLUMSAL MÜHENDİSLİK PROJELERİ"

Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyet'e atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir.

Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asliye kimliğine zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.

  • "BU TOPRAKLARDA KİMSEYE AMELİYAT YAPTIRMAYIZ"

Bu anlayışla biliyorsunuz son yıllarda Ahlat'ta ve Malazgirt'te Okçular Vakfı'mızın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenliyoruz. Bu sene de kabine olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerimizin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attık. Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerimizden gelen kardeşlerimizle Malazgirt zaferimizin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve kahraman ordusuyla birlikte İlahi Kelimetullah davası uğrunda can veren tüm şehitlerimizi şükranla yad ettik.

Malazgirt'ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz. Türkiye hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin, her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 174656

  • "BİZİ YOLUMUZDAN DÖNDÜREMEZLER"

Kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine, içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.

Türkiye dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz.

28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanlığı'mızın İstanbul'da tertiplediği programa iştirak ettik. Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan gönüllere ferahlık veren Hatem-ül Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin Aleyhissalâtü vesselâm yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabbimden niyaz ediyorum

Bu Yıl 30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne'den Taşucu'na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise halen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hali hazırda 9 gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dahil 8 mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmi kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.

Aynı şekilde 2 Eylül'de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama-kurtarma çalışmalarımızla devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum."

Şapkalılar suç örgütü iddianamesinde şoke eden detay!

Liderliğini 1 Nisan 2026 tarihinde tutuklanan Volkan Ramazan Ayhan'ın yaptığı ‘Şapkalılar' isimli suç örgütüne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan 139 sayfalık birleştirme talepli iddianamede, örgütün düzenlediği bir kısım eylemlere yer verildi. Eylemlere ilişkin detaylar ise oldukça dikkat çekti.

TEHDİTLE PARA İSTEDİ
Hazırlanan iddianamede, örgüte yönelik düzenlenen operasyonda yakalanan E.B. isimli şüphelinin yurt dışı hatlı telefonunda yapılan incelemeye ilişkin rapora da yer verildi. Raporda, şüphelinin gerçekleştirdiği eylemlerin ardından bir kısım müştekileri tehdit ederek, para istediği tespit edildi. Öte yandan şüphelinin sosyal medya üzerinden örgüt adına paylaşımlar yaptığı da raporda belirlendi. Ayrıca, şahsın aynı hat üzerinden diğer örgüt üyelerine silah, maske ve çelik yelek fotoğrafı attığı, bu malzemeler ile poz verdiği de iddianamede aktarıldı.

10 MİLYONLUK HARACI ALAMAYINCA LOKMA ARACI GÖNDERDİLER
10 milyon Euro haraç istedikleri mağdurun iş yerine lokma aracı gönderdikleri anlatıldı
Öte yandan, iddianamede, 12 Ocak günü Şişli'de müştekiler B.V. ile S.V.'den örgüt üyelerince 10 milyon Euro haraç istendiği, müştekilerin parayı vermemeleri üzerine iş yerine örgüt üyelerince lokma aracı gönderildiği anlatıldı. İddianamede, şüphelilerin bu eylemi müştekileri korku ve baskı altına alma ve maddi çıkar sağlama amacıyla yaptığı, şahısların lokma aracını iş yerinin önüne gönderdiği, şüphelilerin araca "merhum S.V.'nin Ruhuna Fatiha" şeklinde yazı yazdırdıkları, mağdurları ölüm ile tehdit ettikleri, bunun üzerine müştekilerin şikayetçi oldukları anlatıldı.

SİLAHLI SALDIRIYI SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN ÜSTLENDİLER
Şüphelilerin avukatlar ile buluşarak, müştekilerin ifadelerine eriştikleri ortaya çıktı
Öte yandan, Okmeydanı'nda bulunan özel bir hastaneye düzenlenen silahlı saldırı eylemine ilişkin tespitlerinde aktarıldığı iddianamede, örgüt üyelerinin bu saldırıyı sosyal medya üzerinden üstlendikleri, saldırıyı öven paylaşımlar yaptıklarının tespit edildiği, bunu yaparak şüphelilerin kamuoyunda itibar kazanmayı amaçladıkları vurgulandı.

AVUKATLAR ARACILIĞI İLE ŞİKAYETÇİLERİN İFADELERİNE ERİŞTİLER
İddianamede, S.T. isimli müştekiye yönelik el bombalı kurşunlama eylemi düzenlediği, örgüt üyelerinin müştekiyi tehdit ettikleri ve müştekinin ablası olan İ.T.'nin peşinde oldukları anlatıldı. Öte yandan iddianamede, örgüt üyesi olan Y.İ.'nin eylemin ardından yakalandığı, sonrasında şüphelinin avukatlığını yapması için B.B. isimli avukata yönlendiren kişinin, aynı eylemden yakalanan M.K.'nin avukatı Ç.Ü. olduğu belirtildi. İddianamede, şüphelilerin avukatlar ile buluşarak, müştekilerin ifadelerine eriştikleri, bilgi ve belgeleri avukatlar aracılığıyla örgüt lideri Volkan Ramazan Ayhan ile paylaştıkları anlatıldı. Öte yandan, şüpheli olarak ifadesi alınan Avukat B.B.'ye ait yapılan telefon incelemesinde, bahse konu olay ile alakalı olarak herhangi bir suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı da iddianamede yer aldı.

BİR ELİNDE SİLAH BİR ELİNDE CEP TELEFONU
Örgütün, 28 Ocak günü Beyoğlu'nda bir ikamete düzenlediği silahlı saldırıya ilişkin detaylar da iddianamede yer aldı. İddianamede, E.S. isimli örgüt üyesinin ikamete geldiği, 7-8 dakika sonra ateş etmeye başladığı, şüphelinin bir elinde silah varken diğer eliyle o anları cep telefonu ile kayda aldığı anlatıldı. İddianamede, şüphelinin olayı gerçekleştirdikten sonra koşarak kaçtığı, bir başka sokakta ticari taksiye bindiği belirtildi. Şüphelinin bindiği taksi kamerasından yapılan tespitlerde, şahsın Okmeydanı'nda bir inşaata düzenlenen silahlı saldırı eyleminde de yer aldığı bilgisi iddianamede yer aldı.

Örgüt üyesi şahısların tespit edilen tape kayıtlarında, şüpheliler arasında ‘uyuşturucu madde' içerikli görüşmeler olduğu, örgütün tetikçi kadrolarının farklı suçlardan işlem gördüğü ve örgüt mensubu F.K. isimli şahıs ile diğer şüpheliler arasında yapılan görüşmelerinde bir adrese yönelik döner bıçaklı saldırı planladıkları iddianamede anlatıldı.

HARAÇ VERMEYİNCE EVİNİ KURŞUNLADILAR
Hazırlanan iddianamede, Beyoğlu'nda mağdur S.Y.'ye yönelik gerçekleştirilen kurşunlama eylemine ilişkin yapılan tespitler de yer aldı. İddianamede, eylemler öncesinde ve sonrasında örgüt lideri Volkan Ramazan Ayhan ve yöneticisi Diyar Altunkaynak isimli şahısların yurt dışı hatlarla mağduru aradıkları, S.Y.'den 400 bin dolar haraç istedikleri vurgulandı. S.Y.'nin haraç vermeyi kabul etmeyince örgüt üyesi E.S. ile M.N.'nin mağdurun evini kurşunladıkları, eylemden sonra şahısların bir yerde gizlendikleri, örgüt üyelerinin talimatı yönetici konumundaki Diyar Altunkaynak'tan aldıkları, Altunkaynak'ın talimatıyla saldırıyı gerçekleştiren şahıslara para verildiği vurgulandı.
Öte yandan iddianamede, örgüt yöneticisi ve üyelerinin müştekilerden talep ettikleri çeşitli miktarlarda haraçlara ilişkin bilgiler de iddianamede yer aldı.

YÖNETİCİ KADROSU ORTAYA ÇIKTI
İddianamede, örgütün hiyerarşik yapısı da yer aldı. Şüpheli Volkan Ramazan Ayhan'ın örgüt lideri konumunda bulunduğu, Diyar Altunkaynak, Emre Kılıçkaya ve Ataberk Taşkıran'ın örgüt yönetici kadrosunda yer aldıkları belirtildi. İddianamede, şüpheli Ataberk Taşkıran'ın yurtdışından eylem talimatları verdiği, Muhammet Şentürk'ün Türkiye içerisindeki organizasyon ve saha irtibatını yürüttüğü, İlker Taş'ın ise silah ve lojistik destek sağladığı, Zafer Kani Yıldırım ile Mehmet Hira'nın ise tetikçi/gözcü olarak eylemin icra kısmında yer aldıkları aktarıldı. Bir pilavcıya yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırının "Şapkalılar" isimli suç örgütü adına, örgütsel hiyerarşi içerisinde planlanarak organize şekilde gerçekleştirildiği de anlatıldı.

FARKLI ORANLARDA HAPİS CEZASI İSTENDİ
Öte yandan, iddianamede, başta örgütün yönetici konumundaki şüpheliler Ataberk Taşkıran, Diyar Altunkaynak, Emre Kılıçkaya ve Chaıma Laabıdı'nın firari konumda oldukları da iddianamede vurgulandı.

Hazırlanan iddianamede, örgüt lideri şüpheli Volkan Ramazan Ayhan, örgüt yöneticisi konumundaki Diyar Altunkaynak, Emre Kılıçkaya, Ataberk Taşkıran ile örgütün Türkiye içerisindeki organizasyon ve saha irtibatını yürüten şüpheli Muhammet Şentürk hakkında ‘kasten yaralama', ‘nitelikli yağmaya teşebbüs', ‘mala zarar verme', nitelikli tehdit, ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma' suçlarından değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

Kremlin: Üçlü formatın yeniden başlamasını göz ardı etmiyoruz

Rusya-Ukrayna geniş çaplı savaşı başlayalı 4 yıl 5 ay oldu.

İki taraf da kesin zafer konusunda somut bir ilerleme kaydedemezken kalıcı barış konusunda da beklenen adım atılamadı.

Kremlin Sarayı Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner'ın Rusya ve Ukrayna liderleriyle yaptığı barış görüşmelerine ilişkin açıklama yaptı.

ÜÇLÜ FORMATA YEŞİL IŞIK
Üçlü barış görüşmelerinin yeniden başlayıp başlamayacağı sorusuna cevap veren Peskov, "Üçlü formatın yeniden başlatılmasına gelince, dün Kiev'den yapılan açıklamayı duydunuz. Sayın Kushner de bu yönde açıklamalarda bulundu.

Biz de bu üçlü formatın yeniden başlamasını göz ardı etmiyoruz, ancak görüşmelerin nerede yapılacağı ve kesin tarihler hakkında konuşmak için henüz çok erken" dedi.

"ABD'NİN ÇABALARINA DEĞER VERİYORUZ"
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bir telefon görüşmesi yapılabileceğini belirten Peskov, "Şüphesiz, her türlü girişim, barışa doğru atılmış küçük bir adımı temsil ediyor ve ABD'li müzakerecilerin barış çabalarına gerçekten çok büyük değer veriyoruz.

Devlet Başkanı Putin de Başkan Trump'ın çabalarına büyük değer verdiğini ve bu barış yoluna olan bağlılığından dolayı Başkan Trump'a minnettar olduğunu bizzat söyledi" ifadelerini kullandı.

ABD İLE UKRAYNA GÖRÜŞMESİNE DAİR HENÜZ BİLGİ YOK
Peskov, Moskova'nın ABD'li temsilciler ile Ukraynalı yetkililer arasında pazar günü Kiev'de gerçekleştirilen temaslar hakkında henüz herhangi bir bilgi almadığını söyledi.

Veyis Ateş hakkında karar verildi!

Uyuşturucu' soruşturması kapsamında tutuklanan Habertürk eski Genel Müdürü Veyis Ateş, hakkında tahliye kararı verildi. Duruşmada savunma yapan Ateş, “Mehmet Akif Ersoy, savcılığa verdiği ek ifadesinde, ‘Uyuşturucu nedir bilmezdim, beni Veyis Ateş başlattı’ diyerek beni suçlamıştır. Avukat görüşünde kendisiyle karşılaştığımda, ‘Abi çok özür dilerim. Bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk’ün el değiştirme davasına katacaklardı. Orada da başıma neler gelecekti bilmiyorum, özür dilerim’ dedi. Aleyhime tanıklık edenlerin hepsi, Mehmet Akif Ersoy’un iddianamesinden de anlaşılacağı üzere, Ersoy’un ya sevgilisi ya da yakın arkadaşıdır" diye konuştu. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti duruşmayı 27 Kasım'a erteledi.

‘Uyuşturucu’ soruşturması kapsamında tutuklanan Habertürk eski Genel Müdürü Veyis Ateş, 'Uyuşturucu Madde Kullanımını Kolaylaştırmak' ve 'Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapmak' suçlarından 40 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı davada ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Adalet Sarayı 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada savunma yapan Ateş, aylık gelirinin 40-50 bin lira arasında olduğunu belirtti.

'BANA AİT OLMAYAN BİR EVDE NASIL YER TEMİN ETMİŞ OLABİLİRİM?'
9 ay sonra savunma yaptığını belirterek suçlamaları kabul etmediğini söyleyen Ateş, "Savcılık makamı 18 Aralık 2025 tarihinde beni arayıp davet etti. Bana, ‘Bilginize başvuracaklar ama siz yine de avukatınızla gelin, fikri değişebilir’ denildi. Gittiğimde haber sitelerinde ifadeye çağrıldığıma ilişkin haberler çıkmıştı bile. Bana Mehmet Akif Ersoy ile ilgili sorular soruldu ve tüm sorulara açık yüreklilikle cevap verdim. İfademin ardından Adli Tıp Kurumu’na sevk edildim, uyuşturucu kullanmadığım tespit edildi ve serbest bırakıldım. Normal hayatıma devam ederken birçok kişi benzer suçlamalarla ifadeye çağrılarak gözaltına alınıp tutuklandı. Ben hiçbir yere kaçmadım, dosyada tanık sıfatıyla ifade veren hiç kimseyi aramadım ve kimseyi yönlendirmedim. İlk ifademden 11 gün sonra bir pazar sabahı evimden gözaltına alındım. Bir gece gözaltında kaldıktan sonra savcılık makamı bana yine aynı soruları sordu, ben de aynı cevapları verdim. Ardından tutuklamaya sevk edildim ve 9 aydır tutukluyum. Savcılığın tutuklama talebi TCK 190’dı. Bana sorulan, Mehmet Akif’in evine gidip gitmediğimdi. Bahsedilen ev bana ait değildir. Sonrasında bana uyuşturucu kullanımı için yer temin ettiğim iddiası yöneltildi. Bana ait olmayan bir evde nasıl yer temin etmiş olabilirim? Kullanmadığım bir maddeyi nasıl temin edeyim? Hiç tanımadığım ve sadece Mehmet Akif Ersoy’un kız arkadaşı olduğunu bildiğim, öncesinde de görmediğim insanlara bayram şekeri ikram eder gibi uyuşturucu vermem. Uyuşturucu kullandığından intihar eden, saldırganlaşan insanların haberlerini sunmuş, bunun bir suç olduğunu bilen birisi olarak neden böyle bir şey yapayım?” dedi.

‘ERSOY BANA “BU ŞEKİLDE İFADE VERMESEYDİM BENİ HABERTÜRK’ÜN EL DEĞİŞTİRME DAVASINA KATACAKLARDI” DEDİ’
Ateş, “Aleyhime tanıklık eden 4 isim var. Tutuklanmamdan 10 gün önce tutuklanan ve ne kolluk ne de savcılık ifadesinde benden bahseden Mehmet Akif Ersoy, tutuklandığım haberini görünce savcılığa verdiği ek ifadesinde, ‘Uyuşturucu nedir bilmezdim, beni Veyis Ateş başlattı’ diyerek beni suçlamıştır. Silivri Cezaevi’nin avukat görüşünde kendisiyle karşılaştığımda bana, ‘Abi çok özür dilerim. Bu şekilde ifade vermek zorundaydım. Hakkını helal et. Bu şekilde ifade vermeseydim beni de Habertürk’ün el değiştirme davasına katacaklardı. Orada da başıma neler gelecekti bilmiyorum, özür dilerim’ dedi. O esnada yanımda olan avukat Kerem Akyer de buna tanıktır. Mehmet Akif, aleyhimde verdiği ifadeleri başka bir nedenle söylemek zorunda olduğunu açıkça beyan etmiştir. Mehmet Akif’in aleyhimde tanıklık eden diğer kişileri de etkileyip etkilemediğinin araştırılmasını isterim. Dilara Yıldız, etkin pişmanlık ifadelerini Akif’in avukatının yönlendirmesiyle verdiğini söylemiştir. Bunun da araştırılmasını isterim. Aleyhime tanıklık edenlerin hepsi, Mehmet Akif Ersoy’un iddianamesinden de anlaşılacağı üzere, Ersoy’un ya sevgilisi ya da yakın arkadaşıdır. Pek çoğunun Ersoy’un etkisi altında kaldığını düşünüyorum. Dilara Yıldız, daha sonra verdiği ifadesinde uyuşturucunun ne olduğunu bilmediğini, hiçbir şekilde uyuşturucu kullanmadığını, kimseyi tanımadığını ve uyuşturucuyu Veyis Ateş’in verdiğini söylemiştir. Beyanları çelişkilidir. Dilara Yıldız’ı ilk defa Mehmet Akif’in Piyalepaşa’da ki evine hayırlı olsun ziyaretine gittiğimde tanıdım” dedi.

‘UFUK TETİK’İ İLK DEFA CEZAEVİNDE GÖRDÜM’
Ateş, “Serap Şaylan’ın ifadesinde ismi geçen Ufuk Tetik’i ilk defa cezaevinde gördüm. Serap Şaylan beni Şakir Tekin’le birlikte tanıdığını söylemesine rağmen, Şakir Tekin kendisine beni tanıyıp tanımadığı sorulduğunda tanımadığını söylemiştir. Ebru Gülan ise beraber uyuşturucu kullandıktan sonra kendisine rahatsız edici davranışlarda bulunduğumu söylemiştir. Bu durumda bir daha benimle görüşmemesi gerekir. Oysa Ebru Gülan, Mehmet Akif ile beraberken Mehmet Akif’in telefonundan beni birkaç kez arayarak evine davet etmiştir. Mehmet Akif Ersoy iddianamesinde beyanları geçen 3 kişi, uyuşturucu aldıkları satıcıların isimlerini ve telefon numaralarını vermiştir. Benim teminime ihtiyaçları olmadığı ortadadır. Evimde veya üzerimde uyuşturucu madde bulunmamıştır, ATK raporum negatiftir ve bu kişilerin benimle birlikte uyuşturucu kullandıklarına ilişkin somut delil yoktur. Uyuşturucu ticareti yapma suçuyla suçlandığımı öğrendim. Üstelik soruşturma evresinde bana böyle bir soru sorulmadı. Uyuşturucuyu kimden aldığım, kime sattığım veya kime aldığım konusunda tek bir somut delil yok. Müşteki Osman Tıraş’ın bahsettiği herhangi bir suçun ispat edilmesi halinde her türlü cezaya razıyım. Kütüphane isimli mekanı soruşturma sırasında öğrendim. Umut Evirgen’i tanımıyorum, kendisine sorulduğunda o da bu bilgiyi doğrulayacaktır. Osman Tıraş’ın iftira teşkil eden beyanlarına karşı yasal yollara müracaat edeceğim. 9 aydır sürekli kendime şunu soruyorum: Uyuşturucu satmadığımı, gitmediğim mekanlara gitmediğimi nasıl kanıtlayacağım? Olmayan bir şeyi nasıl kanıtlayacağım? Aleyhimdeki suçları kanıtlayacak hiçbir somut delil yoktur” dedi.

‘DÖRDÜMÜZ KOKAİN KULLANDIK’
Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan mağdur Dilara Yıldız, “Veyis Ateş’i Mehmet Akif dolayısıyla tanıyorum, birebir tanışıklığım yok. Hatırladığım kadarıyla Veyis Ateş’i ilk defa 2018 yılında Mehmet Akif’in Piyalepaşa’daki evinde gördüm. Ramazan ayı olması lazım. Evde Ebru Gülhan, ben ve Mehmet Akif otururken sanık sonradan geldi. Uyuşturucu madde getirmişti. Veyis Ateş gelmeden önce Mehmet Akif ile mesajlaştığını hatırlıyorum, ne yazdığını bilmiyorum. Ben sadece sanık geldiğinde viski ve kokain olduğunu biliyorum. Geç saatlerde uyuşturucu madde içildi. Hepimiz kullandık. Ben az miktarda kullandım. Diğerleri alkol de kullandı, ben kullanmadım. Uyuşturucu madde getirilmesi için herhangi bir ödeme yapmadım. Kimsenin ödeme yaptığını görmedim. Sabahleyin işe gittim, daha sonra ne olduğunu bilmiyorum. Bu tarihten sonra, hatırlamadığım bir tarihte Mehmet Akif’in Seba’daki evine gitmiştim. Evde yine Mehmet Akif ve Ebru vardı, Veyis Ateş sonradan geldi. Yine kokain getirmişti. Alkol getirip getirmediğini hatırlamıyorum. Yine dördümüz kokain kullandık. Mehmet Akif uyudu, sonra Veyis, Ebru ve beni daha çok uyuşturucu kullanmamız için zorladı. Öncesinde kendim içmiştim. Öncesinde sadece esrar kullanmıştım” dedi.

‘MEHMET AKİF ERSOY ALKOL BİLE KULLANMIYORDU’
Tanık olarak dinlenen Mustafa Karataş, “Veyis Ateş’i tanımıyorum. Herhangi bir ortamda uyuşturucu madde kullanmadım. Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Ufuk Tetik, Dilara Yıldız, Mustafa Manaz, Ebru Gülan’ı tanıyorum. Dilara Yıldız ile aynı ortamda bulunduk. Mehmet Akif Ersoy’un yanında gördüm. Bir tatile gittik. Antalya, Alanya sanırım. Tam hatırlamıyorum. Otelde sanıyorum. Ben, Mehmet Akif Ersoy, Ebru Gülan ve Dilara Yıldız vardı. Orada uyuşturucu kullanmadık. O yıllarda Mehmet Akif Ersoy alkol bile kullanmıyordu. O gün Dilara Yıldız alkol kullandı. Kesinlikle uyuşturucu madde kullanılmadı” dedi.

‘DENEMEK AMACIYLA MERAKTAN KULLANDIM’
Duruşmada tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy da tanık olarak dinlendi. Ersoy, “Veyis Ateş’i tanırım. 2019 yılında, hatırlamadığım bir ayda Piyalepaşa’da bulunan evde Ebru Gülan, tam hatırlamıyorum ama Dilara Yıldız ve ben bulunuyorduk. Veyis Ateş de daha sonra eve geldi. Veyis, yanında getirdiği maddeyi kullandı, biz de merak ettik. Denemek amacıyla kullandım. O tarihe kadar kullanmamıştım, uyuşturucu maddeleri tanımıyordum. Ortamda konuşulanlardan maddenin kokain olduğunu öğrendim. Ebru da ilk defa o gün benimle birlikte uyuşturucu kullanmıştı. Veyis, kendi kullanımı amacıyla uyuşturucuyu getirdi. Bize de kullanmamız yönünde teklif veya ısrarı olmadı, merak ettiğimiz için kullandık. Benzer bir olay Seba Flats’de de yaşandı. Kağıthane’deki evde uyuşturucu kullandığımızı hatırlamıyorum. Biz zaman zaman Veyis, ben, Ebru ve Dilara görüşüyorduk, sohbet ediyorduk. Başka dönemde uyuşturucu getirdiğine şahit olmadım. Piyalepaşa’daki eve getirdiği zaman kendi irademizle kullandık. Başka bir kullanım olmadı. Ben hatırlamıyorum. Bana da soruldu, sonrasında ben Veyis’in getirdiğini hatırlamıyorum. Sonraki süreçte kendi ifademde anlattım. Ben kullandım ama Veyis ile başka ortamda kullandığımı hatırlamıyorum. Başka bir gecemiz yok” dedi.

‘ERSOY VE CEBECİ’NİN UYUŞTURUCU KULLANDIKLARINI DUYDUM’
Tanık Osman Tıraş, “Sanığı Habertürk kanalından tanıyorum. 2021-2022 yıllarında Habertürk’te reji ekibindeyken kendisini tanıdım. O sırada sanık genel yayın yönetmeniydi. Ben Habertürk’te 3 ay gibi çok kısa bir dönemde çalıştım, sigortamın yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Ben İstanbul Avrupa Yakası’nda, Bebek ya da Beşiktaş’ta bulunan Kütüphane isimli mekanda bulunuyordum. Mekanın sahibi Umut Evirgen, Mehmet Akif Ersoy, Ela Rümeysa Cebeci vardı, Veysi vardı, diğer var olan kişileri tanımıyorum. Ben oraya Mehmet Akif ve Ela Rümeysa Cebeci ile gittim. Biz gittiğimizde Veysi oradaydı. İsimlerini belirttiğim kişiler ile tanımadığım kişiler farklı bir bölüme geçerek oturdu, ben yanlarında oturmadım. Ben de bir süre kalarak ayrıldım. Orada uyuşturucu kullandıklarını görmedim ama Mehmet Akif ve Ela Rümeysa Cebeci’den orada uyuşturucu kullandıklarını duydum. Mehmet Akif Ersoy ayrıca uyuşturucu getiren kişinin sanık Veysi olduğunu söyledi. O bunu söylerken ortamda ben, Mehmet Akif ve Ela Rümeysa vardı. Diyeceklerim bundan ibarettir” dedi.

VEYİS ATEŞ TAHLİYE EDİLDİ
Mahkeme ara kararında tutuklu sanık Veyis Ateş’in tahliyesine karar verdi. Duruşma 27 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

Ahmet Davutoğlu Adliye’de ifade veriyor!

Geçtiğimiz günlerde feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatılmıştı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada, "Sosyal medya platformlarında dolaşıma sokulan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1'inci maddesinde düzenlenen 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçu kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir" denilmişti.

İFADE VERİYOR
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan soruşturma başlattığı feshedilen Gelecek Partisi'nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bugün ifade veriyor.

OVP sonrası hesaplar sil baştan! İşte asgari ücrette yeni zam senaryoları

Orta Vadeli Program'da (OVP) yıl sonu enflasyon hedefinin açıklanmasının ardından 2027 yılında uygulanacak asgari ücret için zam beklentileri yeniden gündemin ilk sırasına yerleşti. Enflasyon maaş artışlarını belirleyen en kritik ekonomik gösterge. Sadece emekli memur maaşlarını değil, aynı zamanda asgari ücret zammı için de önemli bir referans. Peki, yıl sonu enflasyon tahminlerine göre, 2027 Ocak asgari ücret zammı ne kadar olabilir? İşte tahminler….

Ocak ayındaki mevcut tablo ve raporlar
Ocak ayında gerçekleştirilen son artışla birlikte net asgari ücret yüzde 27 zamlanarak 28.075,50 liraya, brüt asgari ücret ise 33.030 liraya yükselmişti. Bu dönemde işverene toplam maliyet 40.874,63 TL olarak hesaplanırken, işverenlere sağlanan asgari ücret desteği aylık 1.270 TL olarak uygulanmıştı. 2027 yılında geçerli olacak rakam ise her yıl olduğu gibi işçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun gerçekleştireceği toplantılar sonucunda netlik kazanacak. Komisyon kararında enflasyonun yanı sıra ekonomik büyüme ve işsizlik gibi temel makroekonomik veriler de belirleyici rol oynamaya devam edecek.

OVP ve Enflasyon Raporu'ndaki beklentiler
Pazar günü Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program, enerji ve emtia fiyatlarındaki arz yönlü baskılar ile başlıca ticaret ortaklarındaki zayıflamanın ekonomik tahminlere yansıdığını ortaya koydu. OVP kapsamında 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellenirken, sanayi büyümesi tahmini yüzde 2,3'e geriledi ve yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4'e yükseltildi. Diğer yandan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan tarafından açıklanan Enflasyon Raporu'nda da yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 26'dan yüzde 28'e çıkarılırken, 2027 yılı için beklenen enflasyon oranı yüzde 21 olarak duyuruldu.

2027 Asgari ücret zam senaryoları
Açıklanan bu enflasyon tahminleri doğrultusunda ekonomistler, 2027 yılında asgari ücrete yapılacak zammın yüzde 20 ile yüzde 30 arasında şekillenmesini bekliyor.

Öngörülen bu oranlar çerçevesinde, yüzde 20 zam yapılması durumunda yeni net asgari ücretin 33.690 TL seviyesine ulaşması öngörülüyor. Zam oranının yüzde 25 olarak gerçekleşmesi halinde ise asgari ücretin yaklaşık 35.094 TL'ye yükseleceği hesaplanıyor.

Yüzde 30'luk artış senaryosunun hayata geçmesi durumunda ise mevcut 28 bin liralık taban ücretin 36.489 TL civarında şekillenmesi bekleniyor; ancak nihai oran 12 aylık enflasyon verilerinin kesinleşmesi ve Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun uzlaşısıyla netleşecek.

Kastamonu'da korkunç kaza: Ölü ve yaralılar var

Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde Çatalzeytin-Kastamonu kara yolunun Karamanlar köyü mevkisinde Azad Korkmaz idaresindeki 14 GB 278 plakalı minibüs, yoldan çıkarak yaklaşık 40 metre yuvarlandı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde işçilerden İsmail Korkmaz'ın (20) hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan sürücü ile Özcan, Serhat ve Nazar Aslan, sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Yaralılardan Serhat Aslan'ın durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Trump'ın paylaştığı harita ülkeyi karıştırdı: Eyaletin ismini değiştirdi

Trump, Truth Social hesabından paylaştığı haritada New Mexico eyaletindeki "Mexico" ifadesinin üzerini kırmızı çizgiyle çizerek yerine "America" yazdı. Görseli X hesabından yeniden paylaşan Beyaz Saray henüz resmi bir isim değişikliği girişimi duyurmazken, paylaşım ülkedeki siyasetin gündemine oturdu.

"Savaşı ve benzin fiyatlarını unutturma çabası"
Demokrat Partili New Mexico Valisi Michelle Lujan Grisham, harita hamlesine sert tepki göstererek Trump'ı gündem değiştirmekle suçladı. Grisham yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Başkan, İran'daki felaket savaşından ve hızla tırmanan benzin fiyatlarından Amerikalıların dikkatini uzaklaştırmaya çalışıyor. Beyaz Saray haritaları boyamakla vakit kaybederken, biz asıl işimizi yapmayı sürdürüyoruz. Eyaletimizin adı kesinlikle tartışmaya açık değildir."

Eyaleti temsil eden Senatör Martin Heinrich ise "Meksika Körfezi, Ontario Gölü ve New Mexico'yu her zaman gerçek isimleriyle anacağım" diyerek tepkisini dile getirdi.

Anayasaya göre yetkisi yok: Tarihi ABD'den eski!
Coğrafi İsimler Bilgi Sistemi altındaki su kaynaklarının adlarını değiştirme yetkisini elinde tutan ABD Başkanlarının, anayasal olarak eyalet isimlerini tek taraflı değiştirme yetkisi bulunmuyor. Bir eyaletin adının değişmesi için sürecin bizzat o eyaletin kendi kurumları tarafından yürütülmesi gerekiyor. Ayrıca New Mexico adının 16'ncı yüzyıla dayandığı ve ABD'nin kuruluşundan daha eski bir geçmişe sahip olduğu belirtiliyor.


Sırada okyanuslar mı var?
Görsel alanların isimlerini değiştirmeyi güç gösterisi olarak gören Trump, Ocak 2025'te göreve geldiği ilk gün Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" yapmış, geçen ay da Kanada ile yaşanan gerilimin ardından Ontario Gölü'nün adını karannameyle "Lake America" olarak değiştirmişti. Trump, son açıklamasında "Artık bir körfezimiz ve bir gölümüz var. Şimdi sırada Atlas Okyanusu veya Büyük Okyanus olabilir, belki ikisini birden değiştiririz" diyerek yeni hamlelerin sinyalini verdi.

Serhat Kılıç'ın ölümünde olay yeri inceleme raporu ortaya çıktı

İstanbul'daki evinde ölü bulunan oyuncu Serhat Kılıç'ın ölümüne ilişkin soruşturmada dosyaya yeni ayrıntılar girdi.

Vefat haberinin ardından emniyet güçlerinin olay yeri inceleme raporu belli oldu.

OLAY YERİ RAPORU ÇIKTI
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin hazırladığı raporda Kılıç'ın yaşadığı dairenin bulunduğu sitenin girişinde güvenlik görevlisi ve güvenlik kamerası olduğu, giriş çıkışların kontrollü yapıldığı belirtildi.

Binanın girişinde de koridoru gören güvenlik kamerası bulunduğu kaydedildi.

Rapora göre, dairenin çelik giriş kapısında zorlama izi bulunmadı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 07 132012

METAL KUTU VE VALİZDE ŞÜPHELİ MADDELER
Kapıda anahtarın takılı olmadığı görülürken, evin koridorunda ve salon girişinde aynı renk ve desendeki bir tabağa ait kırık parçalar tespit edildi.

Raporda, salondaki ahşap sehpa üzerinde bulunan metal kutuda, uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki bulunduğu belirtildi.

Ayrıca poşet içerisinde sigara sarma kağıdı olduğu kaydedildi.

Kitaplığın önündeki kumaş valizde de siyah renkli klipsli poşet içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki ile uyuşturucu kullanımında kullanıldığı değerlendirilen rulo haline getirilmiş üç adet 200 liralık banknot bulunduğu ifade edildi.

"SAĞLIK DURUMUNUN ÇOK KÖTÜ OLDUĞUNU SÖYLEDİ"
Kılıç'ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kız arkadaşı Özlem E.'nin olay yerinde savcıya verdiği ifade de ortaya çıktı.

Özlem E., ifadesinde şunları söyledi:

"Serhat Mustafa Kılıç arkadaşım olur. Kendisini 8 senedir tanırım. Dizi film oyuncusudur. Kendisiyle en son perşembe günü yani iki gün önce cep telefonu vasıtasıyla görüştük. Kendisinin oyuncusu olduğu dizi setine sağlık sebeplerinden ötürü gidememesinden dolayı diziden atılması ile ilgili bir durum vardı. Telefonda bu konudan bahsettik.

Bana sağlık durumunun çok kötü olduğunu da söyledi. Son olarak benimle ve dizi setindeki arkadaşlarıyla sağlık sebeplerinden ötürü setlere katılamamasından dolayı tartıştı ve akabinde aramalara cevap vermediğini öğrendim. Ancak kendisinin huyu gereği küstüğü insanlarla 5-6 gün boyunca iletişim kurmadığı zamanlar olurdu. Bundan dolayı perşembe günü kendisine ulaşamadıktan sonra bu durumdan pek de şüphelenmedim."

"BOYUN FITIĞI TEDAVİSİ GÖRÜYORDU"
Özlem E. ifadesinin devamında, "Normalde Pazartesi günü kendisinin yanına gidip bir ihtiyacı olup olmadığını kontrol edecektim. Ancak bugün birden içime doğdu ve kendisinin yanına gitmek istedim." dedi.

Eve yedek anahtarla girdiğini anlatan Özlem E., "Yerde kırık tabak parçaları bulunmaktaydı. İçerisi oldukça soğuktu ve klima açıktı. Kendisine dokunduğumda vücudunun sert olduğunu anladım ve öldüğüne kanaat getirdikten sonra polis ekiplerine haber verdim." diye konuştu.

Özlem E., yaşamını yitiren sanatçının son zamanlarda Şişli'de özel bir hastanede boyun fıtığı nedeniyle tedavi gördüğünü de söyledi.

"UYUŞTURUCU MADDE KULLANDIĞINI BİLİRİM"
Emniyette, Kılıç'ın madde ve alkol bağımlılığı olmadığını söyleyen Özlem E., savcıya verdiği ifadede ise "Kendisini tanıdığım süreden beri uyuşturucu madde ve alkol kullandığını bilirim." dedi.

Özlem E., "Son 6 aydır bildiğim kadarıyla kokain maddesini de kullanmaktadır. Husumetli olduğu birisi yoktur." şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?
Birçok başarılı yapımda yer alan 51 yaşındaki Serhat Mustafa Kılıç, cumartesi günü akşam saatlerinde evinde ölü bulunmuştu.

Göz çevresinde, kol ve bacaklarında morluklar tespit edilen Serhat Kılıç'ın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatılmıştı.

İddialara göre kız arkadaşı Kılıç'ın kanser tedavisi gördüğü bilgisini verdi ancak ilk bilgiler oyuncunun troid dışında rahatsızlığı olmadığı yönündeydi.

Serhat Kılıç'ın kız arkadaşından iki farklı ifade: 'Uyuşturucu madde kullandığını biliyorum'

Kağıthane'deki evinde ölü bulunan oyuncu Serhat Kılıç’ın (51) kız arkadaşı Özlem E.’nin (50) emniyette verdiği ifade ile savcılıkta verdiği ifadenin birbirinden farklı olduğu ortaya çıktı.

Emniyet ifadesinde, “Bildiğim kadarıyla herhangi bir madde ya da alkol bağımlılığı yoktur” diyen Özlem Esmergül'ün savcılıkta verdiği sonraki ifadede ise farklı bir beyanda bulunduğu belirtildi.

Genç kadının emniyet ifadesi şöyle:

“Olay yerine gelen 112 ekipleri ve polis ekipleri gelerek gerekli kontrolleri yaptılar ve Serhat’ın vefat ettiği bilgisini verdiler. Serhat’ın bildiğim kadarıyla yüksek tansiyon, gastrit ve boyun fıtığı gibi hastalıkları vardı. Bu hastalıkları için kullanmış olduğu 2 farklı türde olan boyun fıtığı için adını hatırlayamadığım yeşil reçeteli bir hap, yine adını hatırlayamadığım tansiyon ilacı ve günde 7-8 adet kullanmış olduğu bir hapı kullanmaktaydı. Bildiğim kadarıyla herhangi bir madde ya da alkol bağımlılığı yoktur. Ayrıca erkek arkadaşım Serhat Mustafa Kılıç’ın ne zaman ve ne şekilde vefat ettiğini de bilmiyorum” dedi.

Esmergül, savcılık ifadesinde Kılıç’ın kendisini tanıdığı dönem boyunca uyuşturucu madde ve alkol kullandığını, son 6 aydır ise bildiği kadarıyla kokain de kullandığını öne sürdü. Bu beyanlar ifadelerindeki farklılık olarak dosyaya yansıdı.

Özlem Esmergül'ün savcılık ifadesinde ise şu ifadelere yer verdiği görüldü:

"Kendisini tanıdığım süreden beri uyuşturucu madde ve alkol kullandığını bilirim. Son 6 aydır bildiğim kadarıyla kokain maddesini de kullanmaktadır. Husumetli olduğu birisi yoktur."

Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar bekleniyor

Türkiye'nin konuştuğu olayda kararın çıkması an meselesi.

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin 14 yaşındaki sanık E.Ç.'nin yargılandığı davaya yarın devam edilecek.

KARAR BEKLENİYOR
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.

Atlas Çağlayan cinayeti davasının ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü.

Türkiye'nin konuştuğu olayda kararın çıkması an meselesi.

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin 14 yaşındaki sanık E.Ç.'nin yargılandığı davaya yarın devam edilecek.

KARAR BEKLENİYOR
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.

Atlas Çağlayan cinayeti davasının ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü.

Türkiye'nin konuştuğu olayda kararın çıkması an meselesi.

İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak yaşamını yitiren 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin 14 yaşındaki sanık E.Ç.'nin yargılandığı davaya yarın devam edilecek.

KARAR BEKLENİYOR
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek davanın karara bağlanması bekleniyor.

Atlas Çağlayan cinayeti davasının ilk duruşması, 9 Haziran günü görülmüştü.

MEB duyurdu: Uçurtmalar Gazzeli çocuklar için gökyüzüne bırakılacak

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), Gazze’de yaşananlara ve dünyanın farklı bölgelerinde savaş ve çatışmalardan etkilenen çocukların durumuna yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla 14-18 Eylül’de “Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın” etkinlikleri düzenleyecek.

81 İLE TALİMAT GÖNDERİLDİ
MEB Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla 81 ilin valiliği ve il milli eğitim müdürlüklerine gönderilen yazıda, çocukların şiddet ve istismardan korunması, güvenliğinin sağlanması ve eğitim hakkının güvence altına alınmasına ilişkin hükümlere dikkat çekildi. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sevgi, saygı, merhamet, dayanışma, kardeşlik ve adalet gibi değerleri benimseyen, insanlığa karşı duyarlı bireyler olarak yetişmelerinin hedeflendiği belirtildi.

DÖRT TEMA İŞLENECEK
Etkinlikler “Çocuklar Oyun Oynamalıdır”, “Çocuklar Güven İçinde Büyümelidir”, “Eğitim Her Çocuğun Hakkıdır” ve “Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmamalıdır” temalarıyla gerçekleştirilecek. Uçurtma tasarımları, resim ve sergi çalışmaları ile barış, güvenlik, dayanışma ve eğitim hakkını konu alan etkinlikler yapılacak. Uçurtmalar, Gazzeli çocukların oyun, özgürlük ve umutlarının ortak sembolü olarak ele alınacak. Öğrenciler, barış, güven, kardeşlik ve dayanışma mesajlarını sanatsal çalışmalar aracılığıyla ifade edecek.

VELİLER DE KATILABİLECEK
Valiliklerin koordinasyonunda il merkezlerinde düzenlenecek etkinliklere öğrencilerin velileriyle katılımı da teşvik edilecek. Çalışmaların öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine uygun, eğitim süreçlerini destekleyen ve çocuğun üstün yararını gözeten bir anlayışla yürütülmesi sağlanacak. Etkinliklerin gün ve alan bilgileri il milli eğitim müdürlüklerinin internet siteleri ve sosyal medya hesaplarından duyurulacak.

Sporting Lisbon-Galatasaray maçının hakemi belli oldu

Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Sporting ile oynayacağı karşılaşmanın hakemi belli oldu.

UEFA’nın açıklamasına göre, sarı-kırmızılı ekibin deplasmanda Sporting CP ile karşı karşıya geleceği mücadeleyi Norveçli hakem Espen Eskas yönetecek.

Eskas’ın yardımcılıklarını yine Norveç’ten Jan Erik Engan ve Alf Olav Rossland yapacak. Mücadelenin dördüncü hakemi ise Sigurd Kringstad olacak.

NORVEÇLİ ESKAS GÖREV YAPACAK
Karşılaşmada VAR görevini ise Almanya Futbol Federasyonu'ndan Christian Dingert üstlenecek.

Öte yandan Eskas, daha önce Galatasaray'ın sahasında Young Boys'a 1-0 kaybettiği maçta düdük çalmıştı.

AHBAP soruşturmasında 5. dalga! 4,3 milyar TL’lik bağışın ne kadarı kullanıldı?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ahbap suç örgütüne ilişkin başlatılan soruşturmada 5. dalga operasyonun düğmesine basıldığını duyurdu. 20 ilde düzenlenen operasyonlarda 53 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken, 6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar TL’sinin harcandığı belirlendi.

TEK SEFERDE 500 MİLYON TL ÇEKMİŞLER
Bakan Gürlek'in açıklaması şu şekilde:

6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5’inci dalga operasyon başlatıldı.

Operasyon; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ile etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller üzerine gerçekleştirildi.

6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, bunun 4,2 milyar TL’sinin harcandığı; 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve bu çekimlerden birinin tek seferde 500 milyon TL olduğu belirlendi.

6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelerimize ulaştırılmak üzere 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 950 milyon TL’nin ise nakit olarak çekildiği ve tek seferde 500 milyon TL çekimler olduğu ve kasadan toplamda 4,2 milyar TL çıkış olduğu belirlendi.

29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer edildiği; bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardımların kamu kurumlarına faturalarda belirtilenden eksik teslim edildiği tespit edildi.

Tüm tespitler doğrultusunda 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik İstanbul merkezli 20 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Para transferi yapılan şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin tespitine yönelik incelemeler başlatıldı.

İzmit’teki depolarda ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi. Bu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemler başlatıldı.

Soruşturmayı büyük bir hassasiyetle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.

BİNLERCE MALZEME DEPOLARDAN ÇIKTI
Rapor detaylarına göre Ahbap Derneği'nin Kocaeli Derince'deki depolarında ve idari alanlarında tespit edilen eşyaların kategorilere göre dökümü:

Afet ve İnsani Yardım Malzemeleri

Çadır ve Barınma: 895 adet ambalajlı 16 m²'lik insani yardım çadırı, çok sayıda açılmamış afet çadırı, 2 adet büyük depo tipi çadır, çelik konstrüksiyon çadır iskelet sistemi ve 1 adet açılır kapanır tente gölgelik.

Yatak ve Uyku: Yaklaşık 600 adet portatif seyyar yatak, çok sayıda uyku tulumu, 4,5 paket kampet (her pakette 84 adet), katlanabilir tek kişilik yataklar, termal battaniye ve şilteler.

Sağlık ve Tıbbi Ekipman: 20 koli Bepantol krem/temizlik jeli, 1 adet hastane tipi hasta yatağı ile tekerlekli hasta ve ilk yardım sandalyeleri.

Elektronik, Isınma ve Mutfak Eşyaları

Isıtma ve Soğutma: 38 adet Vabesto marka ısıtıcı, 7 adet elektrikli ısıtıcı, fanlı küçük ısıtıcılar, seyyar döküm ve sac bacalı sobalar ile 65 adet Venüs marka vantilatör.

Mutfak ve Beyaz Eşya: Vestel buzdolapları, derin dondurucu, sanayi tipi dolap, su sebili, ankastre/normal fırınlar, 3 adet mikrodalga fırın, 30 adet çaycı/kettle ve 4 adet 10 litrelik çay kazanı.

Araç, Gereç ve İnşaat/Teknik Malzemeler

Ulaşım ve Taşıma: 102 adet sıfır elektrikli bisiklet, 8 adet transpalet ve 5 adet kullanılmış çocuk bisikleti.

Teknik ve İmar Ekipmanları: 1 adet beton kesici, 3 adet spiral taşlama makinesi, 1 adet Dewalt marka hilti, 1 adet alüminyum merdiven, 20 adet portatif telsiz, 40 adet reflektörlü aydınlatma aparatı, 6 adet elektrik panosu, uzatma prizleri, ampul ve sigorta malzemeleri.

Konteyner ve Hijyen: 1 adet duş, 1 adet tuvalet konteynırı, 11 adet su deposu ve yaklaşık 115 adet büyük demir çöp kovası.

Tekstil, Kurumsal ve Dernek Malzemeleri

Evrak ve Kurumsal Ürünler: 15 koli dernek evrakı (yardım dekontları, dilekçeler vb.), Ahbap baskılı kışlık montlar ve poşetler, 7 koli Ahbap logolu bez torba.

Sokak Hayvanları İçin: 84 adet çatılı, 29 adet çatısız suntalam kedi evi.

Müzik, Oyun ve Yaşam Alanı Eşyaları

Müzik ve Eğlence: 15 adet saz, 2 adet klavyeli org, bağlama/gitar ekipmanları ve 4 adet langırt makinesi.

Ofis ve Mobilya: Çok sayıda masa, sandalye, bahçe mobilyası, metal ve camlı raf sistemleri.

Konut ve Odalar: 3 katlı evin içindeki ofis eşyaları, bekçi odası eşyaları ve Haluk Levent'in kişisel eşyaları, bilgisayarı, TV'si, ödül ile plaketlerinin bulunduğu oda.

Derin Gerçekler yeni sezonuyla bugün habervakti.com'da!

Sıra dışı fikirleri, özgün ve cesur yorumlarıyla geniş bir izleyici kitlesine sahip olan usta kalem Abdurrahman Dilipak ve Bülent Deniz, yeni sezonda da gündem üstü konuları ve yaşanan gelişmelerin perde arkasını ekranlara taşımaya devam edecek.

İLK YAYIN BUGÜN CANLI YAYINLA EKRANDA

Farklı bakış açısıyla her dönem ses getiren program, her zamanki gün ve saatinde izleyicisiyle buluşacak. 7 Eylül Pazartesi (bugün) yeni sezona start veren Derin Gerçekler; Habervakti.com, Dilipak ve Deniz’in resmi sosyal medya hesapları ile YouTube kanalları üzerinden eş zamanlı olarak canlı yayınlanacak.

Her zaman olduğu gibi Bülent Deniz’in soracağı, Abdurrahman Dilipak’ın yanıtlayacağı programda; Türkiye ve dünya gündeminin sıcak başlıkları, konuşulmayan detaylarıyla masaya yatırılacak.

İŞTE DERİN GERÇEKLER CANLI YAYIN LİNKİ

Dusan Vlahovic, derbideki hareketi nedeniyle ceza alabilir

Beşiktaş’ın Fenerbahçe’yi 2-1 mağlup ettiği derbide Dusan Vlahovic ile Milan Skriniar arasında yaşanan gerilim, maç sonrasında da tartışılmaya devam ediyor.

Sırp golcünün, yaşanan tartışma sırasında Skriniar’a yaptığı el hareketinin disiplin kuruluna taşınıp taşınmayacağı merak edilirken, konuyla ilgili dikkat çeken bir gelişme yaşandı.

TGRT ekranlarında konuşan gazeteci Tahir Kum, konuya ilişkin Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileriyle görüştüğünü ve Vlahovic’in hareketinin TFF Hukuk Müşavirliği tarafından incelendiği bilgisini aldığını söyledi. Kum, yapılacak değerlendirmenin ardından futbolcunun PFDK’ya sevk edilip edilmeyeceğinin netleşeceğini belirtti.

Vlahovic’in sevk edilmesi halinde hangi maddeden işlem görebileceğine de değinen Kum, Sırp futbolcunun 2 ila 5 maç arasında ceza öngören 41. maddeden sevk edileceğini ifade etti.

Kum ayrıca Skriniar’ın da olay sırasında yaptığı öne sürülen el hareketinin değerlendirmeye alınabileceğini belirterek, Vlahovic’in tahrik nedeniyle indirim alma ihtimaline dikkat çekti.

Gazeteci Tahir Kum, Vlahovic’in hakaret kapsamında sevk edilmesi durumunda 1 maç ceza alabileceğini, hiç ceza almama ihtimalinin bulunduğunu veya tahrik gerekçesiyle cezasında indirime gidilebileceğini söyledi.

Kum, özellikle tahrik unsurunun değerlendirilmesi halinde Vlahovic açısından indirim ihtimalinin yüksek olduğunu savundu.

İBB Başkanvekili Nuri Aslan kararını verdi: Yeni Parti mi, CHP mi?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan’ın, CHP yönetimiyle yaptığı görüşmede partiye mesafeli bir tutum sergilediği öğrenildi. Aslan ile CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı arasında yapılan görüşme öncesinde adres krizi yaşandı. Sarı'nın CHP İstanbul İl Başkanlığı'ndaki görüşme teklifini kabul etmeyen Aslan'ın, "Ben CHP İl Başkanlığı'na gelmem" dediği öğrenildi.

İLÇE BAŞKANLARINI KABUL ETMEDİ

Aslan'ın görüşmeye CHP ilçe başkanlarının da katılmasını istemediği belirtildi. Kriz, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na iletildi. Kılıçdaroğlu'nun ise "Nerede istiyorsa orada görüşün" talimatı vermesi üzerine görüşmenin adresi Saraçhane olarak değiştirildi. Böylece taraflar arasındaki görüşme Saraçhane'de gerçekleşti.

BEN İMAMOĞLU'NA BAĞLIYIM

Aslan'ın görüşmeler sırasında CHP ile arasındaki mesafeyi koruduğu belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre Aslan, hem Yeni Parti hem de CHP yöneticileriyle yaptığı görüşmelerde kendisini CHP'li olarak tanımlamadı. Bu yöndeki sorulara "Ben İmamoğlu'na bağlıyım" yanıtını veren Aslan'ın bu tutumu, Yeni Parti'ye katılması yönündeki beklentileri güçlendirdi.

CHP 'MECBURİ' DESTEK OLACAK

Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davalardan mahkûmiyet alması durumunda İBB Başkanı seçimi yenilenecek. CHP kurmaylarının ise seçimlerde Aslan'a destek vermekten başka seçeneği olmadığı değerlendirmesinde bulunduğu öğrenildi. CHP tarafında, Aslan'a destek verilmemesi halinde "İstanbul'u kaybettirdiniz" suçlamasının yöneltilebileceği endişesine girildi. Yeni Partililer de CHP'nin seçimlerde Aslan'a oy vermeye "mecbur" olduğunu savunuyor. Her iki taraf da İstanbul'un kaybedilmesinin siyasi sorumluluğunu üstlenmek istemezken, yaşanan gelişmeler CHP ile Yeni Parti arasındaki iş birliğinin seçim sonrasında da bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

Boşanma ve nafaka düzenlemesi hayata geçiyor! Bakan Gürlek'ten açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Adalet Sarayı Konferans Salonu'nda Ankara 2 No'lu Barosu'nun 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı'na katıldı. Programdaki davetliler arasında MHP Genel Yardımcısı, bakan yardımcıları, HSK üyeleri, Danıştay Başsavcısı da bulundu.

Bakan Gürlek'in açıklamalarından satır başları;

Ülkemizde her şeyde olduğu gibi mevcut zengin kaynağımızla yargıda da bağımsız ve vatandaşımıza odaklı yapılanmayı tamamladık. Çarkları en etkin ve verimli şekilde işletmeyi başardık. Malumunuz, tarihsel süreçte milletimize hizmet etmesi gereken bu değerli kurumlarımız; darbeci, vesayetçi anlayışların ve uluslararası güç odaklarının dolambaçlı usullerinin aparatı hâline getirilmek istendi. Milletimizin feraseti, devlet aklının kararlılığı ve kurumlarımızın güçlü refleksleriyle bu darboğazlardan, bu proje ürünü türbülanslardan Allah'ın izniyle çıkmayı başardık. Allah bu millete bir daha böyle günler göstermesin.

Değerli dostlar, aramızda çok genç avukat arkadaşlarımız da var. Bizler 20, 30 hatta 40 yıl öncesinden bugüne ülkemizin hangi süreçlerden geçtiğini ve bugün bulunduğu yere gelebilmek için ne büyük bedeller ödediğini biliyoruz. Bugünkü toplumsal huzurun, siyasi istikrarın ve sivil temsil kabiliyetinin her zaman var olmadığını hep birlikte hatırlamak durumundayız. Bu ülke onlarca yıl boyunca olağanüstü hâl uygulamalarına, yargının işlemez hâle getirildiği dönemlere ve vatandaşın değil vesayetin hizmetine sunulmak istenen hukuk sistemine şahit oldu. Çok şükür bugün geldiğimiz nokta itibarıyla çok iyi bir konumdayız.

Ülke ve millet olarak büyük bedeller ödedik. Geçmişten bugüne kronikleşen, milletimizin kalkınmasının, huzurunun ve güvenliğinin ayağında bir pranga hâline getirilen terör belasından kurtulduk. Bu tehdidin kalıcı olarak ortadan kaldırılması konusunda da son derece kararlıyız. Bütün bu tecrübeler devletimizin kurumlarıyla toplumumuzun bütün kesimleri arasında birlik ve dayanışmanın taşıdığı hayati önemi açıkça göstermektedir.

Değerli avukat dostlarım; devlet devasa bir duvar ise her bir birey ve her bir kurum da bu duvarın bir tuğlasıdır. Bu duvarda asla kırık, dökük ve gedik olmamalıdır. Bugün işleyişin en önemli taşıyıcı unsurlarından biri de barolarımız ve onları oluşturan avukatlarımızdır. Ziyaret ettiğimiz her ilde baro başkanlarımız ve yönetimleriyle mutlaka bir araya geliyoruz. Mesleki meseleleri doğrudan istişare ediyoruz. Aynı zamanda o ildeki yargı altyapımızın yerel düzeydeki durumunu ve işleyişini değerlendirmek; yargı teşkilatımız ile avukatlarımız arasındaki uyumu ve profesyonel kurumsal iletişimi daha ileri bir seviyeye taşımak amacıyla diyaloğumuzu sürdürüyoruz ve sürdürmeye kararlıyız.

Kıymetli avukatlar; bununla beraber Ankara 2 No'lu Baromuzun Türk Dünyası Hukuk İş Birliği Komisyonu vasıtasıyla yürüttüğü çalışmaları yakından takip ediyorum. Ortak tarih ve medeniyet değerlerimizi paylaştığımız Türk dünyasıyla siyasi, ekonomik ve kültürel bağlarımız güçlenirken barolarımız ve hukukçularımız arasında iş birliğinin eğitimden tahkime, mevzuat çalışmalarından karşılıklı tecrübe paylaşımına kadar geniş bir alanda geliştirilmesini önemli görüyorum. Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar uzanan Türk dünyasında bu gönüllü elçilerimizin fedakârca çalışmalarını yürekten alkışlıyorum. Bu alanda emek veren baro yönetimimizi ve bu çalışmalara katkı sunan bütün avukatlarımızı gönülden kutluyorum.

Değerli arkadaşlar, hepimiz büyük bir adalet ailesinin farklı sorumluluklar üstlenen mensuplarıyız. Bir saatin çarkları gibi hâkimlerimizin, cumhuriyet savcılarımızın, avukatlarımızın ve adalet teşkilatımızın bütün çalışanlarının emekleri de birbirini tamamlamaktadır. Çünkü hepimizin hedefi; hakkın sahibine zamanında teslim edildiği, vatandaşlarımızın hukuk güvenliği içerisinde yaşadığı bir düzeni birlikte inşa etmektir. Bu sebeple bakanlığımıza sunulacak yapıcı, uygulanabilir ve çözüm odaklı tekliflere kapımız açıktır. Yeter ki çözümümüzün merkezinde hukuk, gayemizin merkezinde adalet, çalışmalarımızın merkezinde de milletimizin menfaati bulunsun.

Kıymetli avukat meslektaşlarım; dünya hukuk düzeni bugün tarihi bir imtihandan geçmektedir. İnsan haklarını, hukukun üstünlüğünü ve insanlık onurunu dillerinden düşürmeyen çoğu Batı ülkesinin ağır mağduriyetler karşısında sergilediği çifte standart, uluslararası hukuka duyulan güveni ciddi biçimde sarsmıştır. Yakın coğrafyamızda evrensel hukuk güvencesi altında yaşayan insanların onlarca yıldır göçe, soykırıma ve katliama maruz kaldıklarına; bir damla insan kanının bir damla petrolden daha değersiz olduğunu ispatlarcasına adil bir dünya düzeninden mahrum bırakıldığına maalesef hep birlikte şahit olduk. Zulüm ve haksızlık karşısında mağdurun kimliğine, inancına ve yaşadığı coğrafyaya göre farklı tutumlar sergilenmesi, uluslararası hukukun evrensellik iddiasına zarar vermektedir. Uluslararası kuruluşların etkisiz kaldığı ve hukuk kurallarının güçlü devletlerin çıkarlarına göre farklı biçimde uygulandığı bu dönemde Türkiye; hukuk kurumlarımızın, barolarımızın ve avukatlarımızın katkılarıyla insan hakları ihlallerine karşı tutarlı bir yaklaşım benimsemeye ve uluslararası hukukun etkin bir biçimde işletilmesi için çaba göstermeye devam etmektedir. Açıkça söylüyorum ki bu, Türk milletinin tarihinden devraldığı önemli görevlerden ve üstlendiği asil sorumluluklardan biridir. Türk adaleti ve hukuku nerede kime lazımsa orada olmaya devam edecektir.

Değerli katılımcılar; karşı karşıya olduğumuz tablo adalet merkezli, tutarlı ve bağımsız bir duruşun önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Siyasi istikrarı, gelişen ekonomisi, millî birlik ve kardeşlik iradesi, köklü devlet geleneği ve güçlü hukuk sistemiyle Türkiye; bölgesinde ve dünyada adalet arayanların umudu olmaya devam edecektir. Bunun yolu öncelikle kendi iç cephemizi tahkim etmekten, birlik ve beraberliğimizi korumaktan ve ülkemizin güvenli geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmekten geçmektedir. Kendi içerisinde güçlü, huzurlu ve dayanışma içerisinde olan bir Türkiye; insanlığın barışına, bölgesel istikrara ve küresel adalete çok daha büyük katkılar sunacaktır. İç cephesi zayıf bir toplum her zaman yok olmaya mahkûm olur. Bundan yaklaşık yüz yıl önce Millî Mücadelemize merkezlik eden Ankara'nın yanı başına kadar ilerleyen işgalci güçler vardı; onların top sesleri Polatlı'ya kadar dayanmıştı. İşte tarihimizden ibret almalı ve asla rehavete kapılmamalıyız. Şüphesiz güçlü Türkiye'nin üzerinde yükseleceği en sağlam zemin adalet ve hukuk güvenliğidir.

Ankara 2 No'lu Baromuzun kıymetli mensupları; hukuk karşısında herkes eşittir. Hiç kimse kanunların yaptırımından muaf olamaz. Adalet herkese lazım olan can suyudur. Hiç kimse kendisini imtiyazlı veya ayrıcalıklı konumda göremez. Toplum vicdanı asla müsamaha göstermeyeceği gibi Türkiye yargısı da bu konuda tavizsiz bir biçimde görevini icra etmeye devam edecektir. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği bizim en önemli önceliğimizdir. Onların vicdanı, bizlerin gerçeğini yansıtan en doğru terazidir.

Bu anlayışla son zamanlarda hep birlikte şahit olduğumuz üzere, toplumumuza örnek olması gereken popüler kişiliklerin millî ve ahlaki değerlerimizi zedelediklerini, hukuksuzluğu özendiren yaşam tarzlarıyla gençlerimizi ve gelecek nesilleri zehirlediklerini gördük. Gereken yasal işlemleri gerçekleştirerek bu sorunun üzerine kararlılıkla gittik. Kültürel ve ahlaki çöküntüye zemin hazırlayan her kişi ve kurum, bizim yakından gözlemlediğimiz ve tedbir aldığımız öncelikli hedeflerimizdendir. Aynı şekilde insanlarımızın iyi niyetle yaptıkları sosyal dayanışma projelerini suistimal edenHerkese karşı hukukun üstünlüğünü ve milletimizin haklarını koruyan adımlar attık. Her alanda yasalarımızın etrafından dolanmaya çalışan kişi ve kurumlara karşı gereken önleyici tedbirleri aldık.

Adalet sistemimizi ayakta tutan hukuk düzeninin en önemli unsurlarından biri olan avukatlık; vatandaşın sesini yargı mercilerine taşıyan, hak arama hürriyetini somutlaştıran ve aynı zamanda kamu hizmeti niteliği taşıyan güçlü bir müessesedir. Avukatlık mesleğinin ve bu büyük ailenin her bir bireyinin hassasiyet göstermesi gereken etik değerler olduğunu biliyoruz.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov: Almanlar yine savaş istiyor

Avrupa'da hareketli günler yaşanıyor.

Ukrayna-Rusya savaşının gölgesinde ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan kıtada, Almanya en çok etkilenen ülkelerin başında geliyor.

Geçtiğimiz haftalarda Leipzig-Halle Havalimanı'nda, Ukrayna'ya ait bir nakliye uçağının yakınında patlayıcı düzeneği tespit edilen bir İHA bulundu.

SORUMLULUK RUSYA'YA YÜKLENDİ
Alman makamları, olayı 'hibrit saldırı' olarak nitelendirerek sorumluluğu Rusya'ya yükledi.

Yaşananların ardından Almanya, Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğunun 18 Eylül'de kapatılacağını, Berlin'deki Rus Evi'nin (Rus Kültür Merkezi) sözleşmesinin iptal edileceğini duyurdu.

GOETHE ENSTİTÜSÜ ŞUBELERİ KAPATILDI
Bununla birlikte iki ülke arasındaki ilişkiler tamamen kopma noktasına geldi.

Almanya'nın Berlin'deki Rus Evi'ni kapatma kararına misilleme olarak Rusya, ülkedeki Goethe Enstitüsü şubelerinin faaliyetlerine son verileceğini açıkladı.

İki ülke arasındaki tartışmalar devam ederken Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ülkesinin devlet televizyonuna konuştu.

Lavrov, Almanya’nın Rusya’ya yönelik sergilediği yaklaşımı değerlendirdi.

KARŞILIKLI TEPKİ
Almanya'nın Leipzig-Halle Havalimanı'nda insansız hava aracı (İHA) bulunmasını gerekçe göstererek geçen hafta Rusya'ya yönelik kararlar aldığını anımsatan Sergey Lavrov, bu kararların arasında Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu ve Berlin'deki Rus Evi’nin kapatılmasının yer aldığına dikkati çekti.

"YİNE SAVAŞ İSTİYOR"
Dışişleri Bakanı açıklamasına şöyle devam etti:

"Onlar (Almanlar), bir İHA buldular ve bunun Rusya’ya ait olduğunu bildirdiler. Kimse işin aslını araştırmadı. Bu aslında, gerçek bir savaşın başlangıcıdır. Almanların, İkinci Dünya Savaşı öncesinde de diplomatik temsilciliklerini kapattığını hatırlıyorum. Bu, kesinlikle kabul edilemez. Onlar, yine savaş istiyor."

DERS ÇIKARMADILAR
Bakan Lavrov, Almanya'nın tarihinden ders çıkarmadığını vurguladı.

Dolar kuru bugün ne kadar? ( 7 Eylül 2026 dolar -euro fiyatları )

İSTANBUL (AA) - Dolar/TL, haftaya yatay başlamasının ardından 48,4400 seviyesinde bulunuyor.

Cuma günü yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 48,4330'dan tamamladı.

Dolar/TL, saat 09.40 itibarıyla önceki kapanışın hemen üzerinde 48,4400 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL yüzde 0,1 artışla 56,3140'tan, sterlin/TL yüzde 0,1 yükselişle 65,5780'den işlem görüyor.

Dolar endeksi yüzde 0,1 düşüşle 99,1 seviyesinde bulunuyor.

Güçlü ABD istihdam verilerinin faiz beklentilerini yukarı taşıması ve Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin artması, varlık fiyatları üzerinde etkili oluyor.

Cuma günü ABD'de açıklanan verilere göre, ağustosta tarım dışı istihdamın 56 binlik beklentiye karşılık 162 bin kişi artması ve işsizlik oranının yüzde 4,1'de sabit kalması, ABD Merkez Bankasının (Fed) eylül toplantısında faiz artırabileceği beklentisini güçlendirdi.

Ancak tarım dışı istihdam artışının konaklama, yeme içme ve kamu alanlarında yoğunlaşması, iş gücündeki keskin yükselişin mevsimsel olabileceği yönündeki değerlendirmeleri öne çıkardı.

Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 58 ihtimalle 25 baz puan artırması, yüzde 42 ihtimalle ise sabit bırakması öngörülüyor.

Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki gelişmeler takip edilmeye devam ediyor. Dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran gemilerine yönelik deniz ablukasına katılan ABD'ye ait bir uçak gemisi ile bir muhrip gemiyi balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Ayrıca İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışını birbirine bağlayan, İran'ın kontrolündeki yeni koridorla ilgili anlaşmanın gelecek günlerde imzalanacağını duyurdu.

Söz konusu gelişmelerin ardından enerji arzına yönelik endişelerle petrol fiyatları yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Cuma günü yüzde 0,8 artışla 96,3 dolardan haftayı kapatan kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yeni haftaya da yüzde 1,1 yükselişle 97,3 dolardan başladı.

Öte yandan dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz." dedi.

Büyümenin 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade eden Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngördüklerini dile getirdi.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme verilerinin takip edileceğini belirtti.

Meteoroloji'den uyarı geldi: Kuvvetli geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; ülkemizin kuzey kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Batı Karadeniz'in doğu kıyıları, Orta ve Doğu Karadeniz kıyıları ile Doğu Anadolu'nun kuzeydoğusunun yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Doğu Karadeniz kıyılarında yerel kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığı kuzey ve iç kesimlerde 4 ila 6 derece azalarak mevsim normalleri civarında seyredeceği, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor.

Rüzgar genellikle kuzeyli, güneydoğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara'nın güney ve batısı, Kıyı Ege, Akdeniz'in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu'nun batısında kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI
Doğu Karadeniz'de beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, sabah saatlerinden itibaren Giresun'un doğu, Trabzon'un batı ve doğu ilçeleri ile Rize il geneli ve Artvin'in kuzeyinde yerel kuvvetli olması beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, heyelan, yağış anında kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

KUVVETLİ RÜZGÂR UYARISI
Rüzgârın, Marmara'nın güney ve batısı, Kıyı Ege, Akdeniz'in iç ve yüksek kesimleri ile Doğu Anadolu'nun batısında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

BUGÜN HAVA NASIL? (7 EYLÜL 2026)

MARMARA
Parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, öğle saatlerinden itibaren bölgenin güney ve batısında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

ÇANAKKALE °C, 30°C

Az bulutlu

İSTANBUL °C, 28°C

Parçalı ve az bulutlu

KIRKLARELİ °C, 28°C

Az bulutlu

EGE
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın öğle saatlerinden itibaren Kıyı Ege'de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

İZMİR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

UŞAK °C, 29°C

Az bulutlu ve açık

AKDENİZ
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın iç ve yüksek kesimlerinde kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

ADANA °C, 39°C

Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 40°C

Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 32°C

Az bulutlu

HATAY °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

İÇ ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 27°C

Az bulutlu ve açık

ESKİŞEHİR °C, 27°C

Az bulutlu ve açık

KONYA °C, 28°C

Az bulutlu ve açık

NEVŞEHİR °C, 27°C

Az bulutlu ve açık

BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, Kastamonu'nun kuzey çevreleri ile Sinop'un sabah saatlerinde yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 25°C

Parçalı bulutlu

DÜZCE °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SİNOP °C, 27°C

Parçalı ve çok bulutlu, sabah saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 25°C

Parçalı bulutlu

ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların sabah saatlerinden itibaren Doğu Karadeniz kıyılarında yerel kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 26°C

Parçalı bulutlu

RİZE °C, 23°C

Çok bulutlu, yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 26°C

Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

TRABZON °C, 24°C

Çok bulutlu, yer yer kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinde Ardahan çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgârın, öğle saatlerinden itibaren bölgenin batısında kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/sa) esmesi bekleniyor.

ERZURUM °C, 21°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

KARS °C, 22°C

Parçalı, yer yer çok bulutlu

MALATYA °C, 30°C

Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 25°C

Parçalı bulutlu

GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

GAZİANTEP °C, 35°C

Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 34°C

Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 36°C

Az bulutlu ve açık

DENİZLERDE HAVA
Doğu Karadeniz’de fırtına; Güney Ege ve Batı Akdeniz’de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

KARADENİZ

Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Orta ve Doğu Karadeniz sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de kuzey ve kuzeydoğudan, doğusu kuzeybatıdan 3 ila 5; Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan, doğusu güneybatıdan 4 ila 6, öğle saatlerine kadar doğusu 6 ila 8 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, doğusu 1,5 ila 2,5 m, yer yer 3,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

MARMARA

Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi.

EGE

Hava Durumu: Az bulutlu ve açık, Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 4 ila 6; Güney Ege'de kuzey ve kuzeybatıdan 3 ila 5, kuzeyi 4 ila 6, yer yer 7 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, kuzeyi 1,5 ila 2,5 m, yer yer 3,0 m, Görüş: İyi.

AKDENİZ

Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu, Rüzgar: Batı Akdeniz'de batı ve kuzeybatıdan, öğle saatlerinde doğusu güneybatıdan 3 ila 5, yer yer 6, gece ve sabah saatlerinde Antalya Körfezi açıkları 7; Doğu Akdeniz'de doğu ve kuzeydoğudan, öğle saatlerinde batı ve güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, batısı yer yer 2,5 m, Görüş: İyi.

VAN GÖLÜ

Hava Durumu: Parçalı ve az bulutlu, Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, sabah saatlerinden itibaren batılı yönlerden 3 ila 5, yer yer 6 kuvvetinde, Dalga: 0,25 ila 0,50 m, Görüş: İyi.

Altın fiyatları ne kadar oldu? ( 7 Eylül 2026 altın fiyatları)

İSTANBUL (AA) - Gram altın, yeni haftaya değer kaybıyla başlamasının ardından 6 bin 840 liradan işlem görüyor.

Cuma günü ons altındaki düşüşe paralel değer kaybeden gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 0,74 azalışla 6 bin 897 liradan tamamlamıştı.

Yeni haftaya düşüşle başlayan gram altın, saat 09.25 itibarıyla önceki kapanışın hemen altında 6 bin 840 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 11 bin 195 liradan, cumhuriyet altını 44 bin 573 liradan satılıyor.

Altının onsu, faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftada yüzde 0,9 değer kaybederek 4 bin 389 dolardan alıcı buluyor.

Orta Doğu'daki askeri gerilimlerin henüz tam anlamıyla sönümlenmemesi, piyasalarda savaş riskine ilişkin endişelerin canlı kalmasına neden oluyor.

Öte yandan para piyasalarındaki fiyatlamalarda, ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 58 ihtimalle 25 baz puan artırması, yüzde 42 ihtimalle ise sabit bırakması öngörülüyor.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, politikanın kısıtlayıcı olmadığını belirtti. Hammack, "Enflasyon çok yüksek ve hedefimizin üzerinde ne kadar uzun süre kalırsa geri düşürmek o kadar zor olacak. Şu anda duyduğum şey, harekete geçme zamanının geldiği." ifadesini kullandı.

Dolar endeksi ise Fed'e ilişkin belirsizliklerle güçlü duruşunu korurken, yeni haftaya yatay seyirle 99,2 seviyesinde başladı.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme ve Almanya'da sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirtti.

Endonezya'da yanardağ patladı, 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edildi

Endonezya ulusal basınındaki haberlere göre, Anak Krakatau'daki yanardağda dün yaşanan patlamanın etkileri sürüyor.

Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumundan yapılan açıklamaya göre, volkanik kül Java bölgesinde 6 bin metreye, Sumatra bölgesinde ise 15 bin metreye kadar yükseldi.

Patlama sonrası ülke genelinde yerel ve uluslararası 2 bin 300'den fazla uçuş iptal edilirken, 7 havalimanında 270 binden fazla yolcu mahsur kaldı.

Volkanik adanın yer aldığı Sunda Boğazı'ndan geçen gemilere yönelik "kraterin 3 kilometre yarıçapındaki güvenlik bölgesine girmemeleri" uyarısı yapıldı.

Endonezya Ulaştırma Bakanı Dudy Purwagandhi, volkanik külün Batı Java'ya doğru yayıldığının tespit edilmesi sonrası bazı havalimanlarının geçici kapatılması kararını verdiklerini bildirdi.

Purwagandhi, etkilenen havalimanlarının durumuyla ilgili olarak, "Hava koşullarının değişkenliği nedeniyle havalimanlarındaki kapanmaların ne zaman sona ereceğini tespit edemiyoruz." dedi.

Ulusal Afet Azaltma Ajansı (BNPB) sözcüsü Berton Panjaitan yaptığı açıklamada, havalimanlarının durumunun, volkanik kül dağılımı ve havacılık güvenliğine bağlı olarak sürekli olarak gözden geçirildiğini bildirdi.

İstanbul'da uyum haftası ve ilk iş gününde trafik yoğunluğu

İSTANBUL (AA) - İstanbul'da okul öncesi, ilkokul 1. sınıf, ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin "Okula Uyum Haftası" kapsamında eğitime başladığı haftanın ilk iş gününde trafikte yoğunluk yaşanıyor.

Megakentte, okul servislerinin de trafiğe çıktığı sabah saatlerinde araçlar bazı yollarda güçlükle ilerliyor.

Avrupa Yakası'nda, D-100 kara yolunda Avcılar, Küçükçekmece, Bakırköy, Cevizlibağ, Haliç Köprüsü, Okmeydanı, Mecidiyeköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Basın Ekspres Caddesi, TEM Otoyolu ile bağlantı noktaları, Karaköy-Beşiktaş Sahil Yolu ile Barbaros Bulvarı’nda trafik ağır seyrediyor.

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Kartal'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar sürüyor.

TEM Otoyolu'nda, Şile Yolu, Ümraniye Çakmak ile 15 Temmuz Şehitler Köprüsü arasında sürücüler araçlarıyla trafikte ağır ilerliyor.

Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametindeki trafik yoğunluğu Ümraniye'den köprü girişine kadar uzanıyor.

Şile Otoyolu'nda, Altunizade ile Ümraniye arasında yer yer yoğunluk görülüyor.

Öte yandan sabah saatlerinde işe ve okula giden bazı yolcular, tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yoğunluk oluşturdu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cep Trafik Haritası'na göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu yüzde 65'e kadar çıktı.

Anadolu Yakası'ndaki trafik yoğunluğu ise yüzde 75 olarak ölçüldü.

Küresel piyasalar haftaya karışık başladı

Geçen hafta ABD'de istihdam piyasasına ışık tutan veriler karışık sinyaller verdi. Ülkede ADP özel sektör istihdamı iş gücü piyasasında ivme kaybına işaret ederken, tarım dışı istihdamdaki belirgin yükseliş ekonominin sıcaklığını koruduğunu ortaya koydu.

Ancak tarım dışı istihdamın konaklama, yeme içme ve kamu alanlarında yoğunlaşması, iş gücündeki keskin yükselişin mevsimsel olabileceği yönündeki değerlendirmeleri öne çıkardı.

İstihdam piyasasına ilişkin verilerin birbirinden ayrışması, Fed'in politika adımlarına yönelik beklentilerin şekillenmesini zorlaştırırken, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed'in gelecek haftaki toplantısında politika faizini yüzde 58 ihtimalle 25 baz puan artırması, yüzde 42 ihtimalle ise sabit bırakması öngörülüyor.

ABD'de bu hafta açıklanacak enflasyon verilerinin Fed'in gelecek hafta alacağı kararlara ilişkin net mesaj vermesi bekleniyor.

Fed yetkililerinin açıklamaları da takip edilirken, Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack politikanın kısıtlayıcı olmadığını belirtti. Hammack, "Enflasyon çok yüksek ve hedefimizin üzerinde ne kadar uzun süre kalırsa geri düşürmek o kadar zor olacak. Şu anda duyduğum şey, harekete geçme zamanının geldiği." ifadelerini kullandı.

Öte yandan, sosyal medya hesabından paylaşım yapan ABD Başkanı Donald Trump, istihdam verilerinin kendisininki hariç tüm tahminleri üçe katladığını vurgulayarak, faizlerin düşürülmesi gerektiğini ifade etti.

Başka bir paylaşımında da Trump, "harika" veriler alındığında piyasaların yükselmesi gerektiğinin altını çizerek, "Ancak borsa yine düşüyor, çünkü işler iyi gittiğinde enflasyon korkusu yüzünden hemen bunu durdurmamız gerektiğine dair sahte bir gerçeklik algısı içinde yaşıyoruz. Oysa durum tam tersi olmalıydı." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, böyle devam ederse ülkenin hak ettiği büyümeye ulaşamayacağını belirterek, büyümenin enflasyona neden olmayacağını savundu.

Analistler, Fed'in adımlarına ilişkin belirsizliklere karşın yapay zeka alanındaki iyimserliğin piyasaları desteklediğini kaydetti. Buna göre, ABD merkezli yapay zeka şirketi OpenAI, GPT-6 Astra adlı şimdiye kadarki en gelişmiş ve akıllı yapay zeka modelini duyurdu.

OpenAI'dan yapılan açıklamada, kısa süre önce sınırlı sayıda kullanıcının erişimine açılan "GPT-6 Astra"nın gelişmiş siber kapasitesi ve yüksek otonom kontrol yeteneği bulunduğu, karmaşık bilgisayar sistemlerini yönetebildiği, e-tablo doldurma ve sıfırdan internet sitesi tasarlama gibi işlemleri insan müdahalesi olmadan yürütebildiği bildirildi.

Söz konusu modelin ardından diğer yapay zeka geliştiricilerinin de yatırımlarını artıracağı beklentisi, yarı iletken sektöründe talebin artacağı öngörülerini güçlendirerek özellikle Asya tarafında teknoloji hisselerine yönelik risk iştahının canlı kalmasını sağladı.

Jeopolitik tarafta ise ABD-İran hattındaki gelişmeler takip edilmeye devam ediyor. Dün, İran Devrim Muhafızları Ordusu, İran gemilerine yönelik deniz ablukasına katılan ABD'ye ait bir uçak gemisi ile bir muhrip gemiyi balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı.

Ayrıca İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, Umman ile Hürmüz Boğazı'nın giriş ve çıkışının İran'ın kontrolünde olan yeni koridoruyla ilgili anlaşmanın önümüzdeki günlerde imzalanacağını duyurdu.

- Petroldeki yükseliş yeni haftada da sürüyor

Söz konusu gelişmelerin ardından enerji arzına yönelik endişelerle petrol fiyatları yukarı yönlü seyrini sürdürüyor. Cuma günü yüzde 0,8 artışla 96,3 dolardan haftayı kapatan kasım vadeli Brent petrolün varil fiyatı, yeni haftaya da yüzde 1,1 yükselişle 97,3 dolardan başladı.

Geçen hafta ABD'de karışık sinyaller veren istihdam verileri ve Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskıların devam edeceği endişeleriyle dalgalanan ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi, haftayı yüzde 4,78 seviyesinde kapatmasının ardından yeni haftaya yatay seyirle yüzde 4,79'dan başladı.

Dolar endeksi ise Fed'e ilişkin belirsizliklerle güçlü duruşunu korurken, yeni haftaya yatay seyirle 99,2 seviyesinde başladı.

Altının ons fiyatı ise faiz artışı tahminleri ve güçlenen dolar endeksiyle yeni haftaya değer kaybıyla başladı. Ons altın şu sıralarda yüzde 0,8 düşüşle 4 bin 396 dolardan alıcı buluyor.

Cuma günü New York borsasında S&P 500 yüzde 0,38, Nasdaq endeksi yüzde 0,29 ve Dow Jones endeksi yüzde 0,51 değer kaybetti. ABD'de endeks vadeli kontratlar ise haftaya negatif başladı. Ülkede New York borsası bugün İşçi Bayramı dolayısıyla işleme kapalı olacak.

- Avrupa'da endeks vadeli kontratlar haftaya negatif başladı

Avrupa borsaları cuma günü karışık seyrederken, gözler yeni haftada Avrupa Merkez Bankasının (ECB) alacağı para politikası kararlarında olacak.

Hafta sonu Orta Doğu'da tansiyonun düşmemesi, yüksek seyrini koruyan enerji fiyatlarının Avrupa ekonomilerini olumsuz etkileyebileceği endişelerini körükledi.

Analistler, söz konusu durumun Avrupa'da endeks vadeli kontratların haftaya negatif bir başlangıç yapmasında etkili olduğunu belirterek, hafta içinde ECB'nin faiz kararının ardından Başkan Christine Lagarde'ın yapacağı açıklamaların piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Analistler, bugün Avro Bölgesi'nde açıklanacak büyüme verileri ile Almanya'daki sanayi üretimi verilerinin yatırımcıların odağında bulunduğunu belirterek, para piyasalarındaki fiyatlamalarda bankanın yıl sonuna kadar iki faiz artışına gitme ihtimalinin fiyatlanmaya devam ettiğini bildirdi.

Diğer yandan Almanya'da sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, Saksonya-Anhalt'ta düzenlenen eyalet meclisi seçimlerini yüzde 43,8 oy alarak kazandı ancak tek başına iktidara gelmesi için gerekli çoğunluğu elde edemedi.

Cuma günü İngiltere'de FTSE 100 endeksi yatay seyrederken, İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 0,28 ve Fransa'da CAC 40 endeksi yüzde 0,09 düştü. Almanya'da DAX 40 endeksi ise yüzde 0,17 yükseldi.

- Güney Kore'de hızlı yükseliş görülüyor

Asya borsalarında yapay zeka alanındaki olumlu gelişmeler risk iştahını desteklerken, Güney Kore'de Kospi endeksindeki yükseliş dikkati çekiyor. Teknoloji ve yarı iletken ağırlığı yüksek Kospi endeksinde alımlar, yapay zeka yatırımlarının artacağı beklentisiyle güçlendi.

Güney Koreli yarı iletken şirketi SK Hynix'in hisseleri yüzde 7,4, teknoloji şirketi LG Electronics hisseleri yüzde 5,1 ve Samsung Electronics hisseleri de yüzde 5 yükseldi.

Öte yandan, bugün açıklanan verilere göre Japonya'da öncü endeks 117,9 ile beklentilerin altında gerçekleşti.

Bu arada Japon yeninin dolar karşısındaki değer kaybı frenlenirken, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) atacağı olası adımlar yatırımcıların yakın takibinde bulunuyor.

Dolar/yen paritesi yatay seyirle 156,09 seviyesinde bulunuyor. Japonya'nın rezervleri ağustosta 79,6 milyar dolar düştü. Analistler, söz konusu düşüşte yetkililerin yene destek olmak için bu varlıkları kullanmasının rezerv azalışında etkili olduğunu belirterek, verilerin aynı zamanda ekonomi yönetiminin yeniden müdahale etmesi gerekirse yeterli finansal kaynağının bulunduğuna işaret ettiğini kaydetti.

Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,9 ve Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 4,1 yükselirken, Çin'de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 1,2 düştü.

- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz OVP'yi açıkladı

Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,57 değer kazanarak 14.012,42 puandan tamamladı.

Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası'nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ekim vadeli kontrat ise cuma günü akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,08 yükseldi.

Öte yandan dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan ile 2027-2029 dönemini içeren Orta Vadeli Program'ı (OVP) açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda yüzde 28,4 olmasını bekliyoruz." dedi.

Büyümenin 2026 yılında yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediklerini ifade eden Yılmaz, büyümenin kademeli olarak güçlenerek 2027 yılında yüzde 4,2'ye, 2028 yılında yüzde 4,6'ya ve 2029 yılında yüzde 5'e ulaşmasını öngördüklerini dile getirdi.

Dolar/TL cuma gününü 48,4330'dan tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 48,4390'dan işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde veri gündeminin sakin olduğunu, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde büyüme ve Almanya'da sanayi üretimi verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 13.900 ve 13.800 puanın destek, 14.100 ve 14.200 puanın direnç konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

09.00 Almanya, temmuz ayı sanayi üretimi

11.30 Avro Bölgesi, eylül ayı Sentix yatırımcı güven endeksi

12.00 Avro Bölgesi, 2. çeyrek, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH)

17.30 Türkiye, ağustos ayı Hazine nakit dengesi

ABD'de piyasalar kapalı olacak

Dünyaca ünlü marka İsrail askerini reklam yüzü yaptı! Utanmaz kampanyaya tepki yağdı!

Gazze Şeridi'nde binlerce Filistinlinin uzuvlarını kaybetmesine neden olan İsrail ordusundan emekli Shalev Biton'u "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih etmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Guy Christensen, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gazze'deki çocukların bir daha asla yürüyemeyebileceğini bilmek gerçekten iğrenç." ifadesini kullanarak şirkete karşı boykot çağrısında bulundu.

"Filistinliler için Boykot, Tecrit ve Yaptırım" (BDS) hareketinin parçası olan "İsrail'in Akademik ve Kültürel Boykotu için Filistin Kampanyası"nın (PACBI) koordinatörü Stephanie Westbrook da Adidas'ın kampanyasını "Filistinlilere hakaret" olarak niteledi.

Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) tahminlerine göre Ekim 2023'ten bu yana 5 binden fazla Filistinlinin uzuv kaybı yaşadığına dikkati çeken Westbrook, "Bu, sadece Adidas'ın duyarsızlığı veya hassasiyeti değil. İsrail tarafından öldürülen, sevdiklerini kaybeden veya İsrail yüzünden uzuvlarını kaybeden Filistinlilere karşı mutlak bir hakarettir." değerlendirmesinde bulundu.

"MARKALAR SUÇLULARI SEÇTİĞİNDE İNSANLAR DA DİRENİŞİ SEÇER"

İtalyan aktivist Vincenzo Fullone de sosyal medya hesabından reklam filmine ilişkin paylaşımda bulundu.

Adidas marka ayakkabıların çöpe atıldığı anların videosunu paylaşan Fullone, "Markalar suçluları seçtiğinde insanlar da direnişi seçer." ifadesine yer vererek boykot çağrısında bulundu.

İspanyol aktör Javier Bardem de Fullone'nin çektiği videoyu sosyal medya hesabından paylaşarak Adidas'ın boykot edilmesini istedi.

Arizona Üniversitesi Hukuk Fakültesinden Prof. Dr. Khaled Beydoun da Adidas'ın reklam filmine tepki gösteren isimlerden oldu.

Gazze'de ampute edilmiş çocuğun görseli ile Adidas'ın reklam filminde oynayan İsrailli askerin fotoğrafını paylaşan Beydoun, "Adidas, İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) askerini öne çıkaran tek ayakkabı programını başlattı ancak Gazze'de bacakları kesilmiş çocukları görmezden gelmeye devam ediyor." ifadesini kullandı.

"FİLİSTİNLİ MAĞDURLARIN TRAJEDİSİNİ TAMAMEN GÖRMEZDEN GELİYOR"

Shalev Biton'un ve İsrail'deki Kanal 12'nin Instagram hesaplarından Biton'un reklam yüzü olmasına ilişkin yapılan ortak paylaşıma da çok sayıda tepki geldi.

"Özgür Filistin", "Filistin için Adalet", "Filistinlilerin acılarını görmezden gelmeyin" ve "Boykot Adidas" yazılı yorumlarda Adidas'a ve İsrail'e karşı çok sayıda tepki yer aldı.

Adidas'ın X hesabından yaptığı farklı paylaşımların altına da reklama yönelik birçok tepki gösterildi. Paylaşımlarda, "Asla başka ürün almayacağım", "Ürünlerinizi asla tekrar almayacağım", "Adidas çocuk katillerini desteklememeli", "Bir savaş suçlusuna sponsor oluyorsunuz" ve "İsrail'in soykırımını desteklediği için Adidas'ı boykot ediyorum" gibi çok sayıda yorum yer aldı.

"Eye on Palestine" tarafından Adidas reklamına ilişkin sosyal medya paylaşımında ise markanın ampute bireylere yönelik "tek ayakkabı" hizmetini tanıttığı İsrailli asker Shalev Biton'un 2021'de Gazze'ye yapılan saldırılar sırasında bir ayağını kaybettiği belirtildi.

Paylaşımda, bu reklamın tepki aldığına işaret edilerek, "(Reklam) Dünyada en fazla çocuğun ampute edilmesinden sorumlu bir işgal ordusu mensubuna dikkati çekiyor ve şu anda devam eden saldırılar nedeniyle uzuvlarını kaybeden Filistinli mağdurların trajedisini tamamen görmezden geliyor." ifadesi kullanıldı.

Paylaşıma gelen çok sayıda yorumda reklam tercihi nedeniyle Adidas'a yönelik boykot çağrısı yapıldı.

"ADİDAS'A SOYKIRIMI DESTEKLEMENİN BEDELİNİ ÖĞRETİN"

Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Rima Hassan da ABD merkezli sosyal medya platformu Instagram hesabından Adidas'ın reklamına ilişkin paylaşımında, dünyada çocukların en fazla ampute edilme oranının Gazze'de olduğuna dikkati çekti. Bu paylaşımın altında çok sayıda boykot çağrısı yapıldı.

Amerikalı yazar ve insan hakları savunucusu Susan Abulhawa, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Adidas'a soykırımı desteklemenin bedelini öğretin ve bu ders, şirketin temelleri tamamen sarsılana kadar etkisini sürdürsün." çağrısında bulundu.

İSRAİL'E YÖNELİK "MUAFİYET" ALMAN POLİTİKASI

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi İslam Dünyası ve Küresel İlişkiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Sami Al Arian, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Almanya menşeli firmanın "Alman politikası" izlediğini ve İsrail'e yönelik "muafiyet" uyguladığını söyledi.

Arian, "Şirket, yaşananlardan ders çıkarmıyor. Bu, bir siyonist tavırdır. Burada şirketin ders çıkarabileceği tek yaptırım boykottur. Herkes tarafından desteklenmeli ve tanıtılmalı." dedi.

ADİDAS, FİLİSTİN KÖKENLİ AMERİKALI MODEL HADİD'İ REKLAMDAN ÇIKARMIŞTI

Şirket, 2024 yılında da Filistin’e verdiği destekle bilinen ünlü model Bella Hadid’i reklam kampanyasından çıkarması sonrası boykot çağrılarının hedefi olmuştu.

Paylaşımda Hadid "antisemitizm" ile suçlanmış ve şiddet çağrısında bulunan bir isim olduğu öne sürülmüştü.

Şirketin sözcüsü, Hadid'in, 1972 Münih Olimpiyatları'nda kullanılan ayakkabının reklamında yer almasının "üzüntü ve sıkıntıya" sebep olduğunu savunarak özür dilemişti. Sözcü, ayakkabı reklamı nedeniyle "trajik tarihi olaylar" ile bağlantı kurulduğunu iddia etmişti.

NEDEN BOYKOT EDİLİYOR?

İsrail askeri Biton'un "tek ayakkabı hizmeti" için reklam yüzü olarak tercih edilmesi, markaya karşı tepkileri ve boykot çağrılarını artırdı.

BDS hareketinin sosyal medya hesaplarındaki açıklamalara göre İsrail askerini reklam yüzü seçen Adidas, uzun yıllar İsrail Futbol Federasyonunun (IFA) sponsorluğunu yapmıştı.

İsrail merkezli tekstil şirketi Delta Galil ile 2019'da küresel iç çamaşırı lisans anlaşması yapan Adidas, Maccabi Haifa ve Maccabi Tel Aviv gibi İsrail merkezli spor kulüpleriyle güncel ticari ortaklıklar yürütüyor.

İsrail pazarına özel resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına sahip şirket, Tel Aviv, Kudüs ve Hayfa gibi büyük şehirlerde birçok resmi mağaza işletiyor.

Şirket, Tel Aviv Maratonu dahil bazı spor etkinliklerinde de sponsorluklar üstlendi.

Adidas Foundation'ın internet sitesindeki açıklamaya göre, "kurucu şirketle güçlü bir ilişkiye sahip bağımsız bir kuruluş" olarak tanımlanan kurum, Yafa merkezli ve 2007-2014'te İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in kurduğu "Peres Center for Peace and Innovation" (Peres Barış ve İnovasyon Merkezi) kuruluşuna 2025-2028 dönemi için 700 bin avro hibe anlaşması sağlamıştı.

Kendisini "tarafsız" olarak tanımlayan şirket, tek uzvunu kaybeden müşterilere ihtiyaç duydukları tek ayakkabıyı, çift ayakkabı fiyatının yüzde 50'sine satın alabilme fırsatı veriyor.

Bakan Şimşek: Kamuda tasarruf başarılı oldu

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde “2027-2029 dönemini kapsayan “Orta Vadeli Program” tanıtımında önemli açıklamalarda bulundu.

Bakan Şimşek, "Kamuda tasarrufta bir başarı var. İzleme, denetleme ve yaptırımla iyi sonuçlar alıyoruz. Tasarruf, yatırımlar azaltılarak yapılmıyor." dedi.

Bakan Şimşek'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Hazine ve Maliye Bakanlığı, yaptırım boyutu hariç, izleme, denetleme ve raporlama boyutlarında çok güçlü bir fonksiyon icra ediyor ve sonuç alıyoruz.

Tasarruf Genelgesi kapsamındaki harcamalara bakarsanız, sizler biliyorsunuz ama vatandaşlarımıza hatırlatmak açısından tekrarlayayım. Burada taşıtlar var, kamu taşıtları; kamu binaları, haberleşme giderleri, seyahat giderleri, enerji, su, kırtasiye, demirbaşlar... Yani üç aşağı beş yukarı kamunun cari tüketiminin önemli boyutları burada var. Savunma tabii ki hariç.

Şimdi burada öncelikle şunu söyleyeyim, rakamlar ortaya konuldu. Tasarruf Genelgesi'nden önceki 10 yılda az önce zikrettiğim bu kalemlerin bütçe içindeki payı yüzde 4,6'ydı. Bugün bu kalemlerin bütçe içindeki payı 2025 sonu itibarıyla yüzde 2,9. Muhtemelen 2026'da çok fazla değişmeyecek.

Burada cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf neye tekabül ediyor? 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da aslında 6 bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor. Onun için bunu önemsiyoruz.

Vatandaşlarımızın sahada bize en çok ilettiği hususlardan bir tanesi kamuda taşıt kullanımı. Bir rakam vereyim, sizinle paylaşayım daha doğrusu.

2025 yılında sözleşmesi sona eren kiralık araçlarda, yenilenen sözleşmelerde yeniden kiralanan taşıtları yüzde 21 düşürdük. Yani 2025 yılında diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti. Yenilerken bunu 79 olarak yenilemişiz. Basitleştirmek için söylüyorum. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.

Doğru, yatırımlar boyutuyla bakarsanız sadece ve sadece biz hizmet binası yapımlarını gözden geçirdik. Onları sınırladık. Bu doğru.

Ama zaruri haller dışında, yani deprem gibi birtakım kaygılar veya tespitler nedeniyle yenilenen binaları bir kenara bırakırsak, doğru, biz hizmet binaları konusunda, onlar da yatırıma giriyor, yenilenmesinde biraz temkinliyiz.

Özellikle enerji ve su kullanımında ciddi tedbirler aldık. Bir taraftan yenilenebilir enerji, bir taraftan da LED dönüşümünü hızlandırdık. Dolayısıyla bir tasarruf var.

Bu önemli bir başlıktı. İkinci, bana yöneltilen önemli başlık kayıt dışılıkla mücadele hususuydu.

KAYIT DIŞILILIKLA MÜCADELEDE GÖNÜLLÜ UYUM
Değerli arkadaşlar, biz kayıt dışılıkla mücadele ederken samimi bir şekilde gönüllü uyumu önceliklendiriyoruz.

Yani burada kayıt dışı kesimlerin veya vergiye uyumda sorun yaşayan kesimlerin cezalandırılması gibi bir yaklaşımımız, bir stratejimiz hiçbir zaman olmadı.

Tespitlerimizde biz genelde mükellefe, "Lütfen git, düzelt. Bak, bizim tespitlerimiz bu." diyoruz. Hatta Vergi Denetim Kurulu şimdi yeni birtakım ilkeler ortaya koydu. Biz önceden büyük veri analitiğini kullanarak, yapay zeka tabii ki devrede, tespitlerimizi mükelleflerimizle veya mükelleflerimizin temsilcileriyle paylaşıyoruz. "Bakın, bizim tespitlerimiz bu. Biz denetlemeden önce siz düzeltmek isterseniz..." Bu önemli bir husus.

Peki denetim nerede yoğunlaşıyor? Sahada tabii algı farklı ama büyük şirketlerin, her 100 büyük şirketin 31'ini denetliyoruz. Yani büyük şirketlerde denetim oranı, 2026 yılı için konuşuyorum, yüzde 31,3. Mesela 2024 yılında bu yüzde 11 civarıydı. Dolayısıyla büyük şirketlerde denetimi, denetim oranını üçe katlamışız.

Orta ölçekli şirketlerde artırmışız; yüzde 3,6'dan yüzde 7,3'e. Ama toplumda şöyle bir algı var, yani küçüklerle uğraşılıyor diye. Öyle bir şey yok. Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024 yılında yüzde 2,1 iken bu sene yüzde 1,1'e geriledi.

Dolayısıyla gönüllü uyum esas, rehberlik esas. Ama burada tabii ki büyüklere bir yoğunlaşma var.

Mesela gelir vergisi beyannamesi ciddi bir şekilde arttı. Yani 3,8 milyon beyannameden 5,5 milyon gibi rekor bir düzeye ulaştık. Yine bakın, bu vergi gelirlerine yansıdı. 2022 yılında mesela vergi gelirlerinin milli gelire oranı yüzde 15,4'tü. 2023'te milli gelire oran olarak yüzde 16,6'ya çıktı. 2026'da ise yüzde 17'nin üzerine çıktı. 2027'de bizim tahminimiz yüzde 18 civarı. Tam rakam yüzde 17,9.

Bu arada şunun da altını çizmek istiyorum. Sorulmadı ama bu fırsat elime geçmişken ifade edeyim. Dolaylı vergiler biliyorsunuz genelde adil vergiler olarak görülmez. Vergide adaleti sağlamak için çok ciddi tedbir aldık gerçekten. Ve bu tedbirler sayesinde dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payını da azalttık.

Bakın, 2023 yılında dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payı yüzde 65,5'e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60'ın belki bir tık altına kadar inebilir. Yani yüzde 59 küsur, yüzde 60 civarı. Bu ciddi bir ilerleme.

Üçüncü başlık, yanlış atlamıyorsam, "Bu program neyi başardı?" başlığı. Gerçekten Cumhurbaşkanı Yardımcımız bence çok kapsamlı bir çerçevede değerlendirdiler ama müsaade ederseniz orada bir iki hususu eklemek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, tabii programların performansları küresel ve içerideki konjonktürle ilişkilidir. Yani oradan bağımsız göremezsiniz.

Hakikaten son birkaç yılda gerek bölgemizde gerekse küresel ekonomide çoklu şoklar yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi neredeyse bir kriz fırtınası yaşandı.

Zor bir coğrafyadayız, belirsizliklerin yüksek olduğu bir dönemdeyiz. İkinci Çin şokunun yaşandığı dönemdeyiz. Hakikaten zor bir konjonktür. Bunları bahane olarak sunmuyorum size.

Çok uzun yıllardır bakanlık yapan arkadaşınız olarak şunu söyleyeyim; önceki dönemlere göre daha zorlu bir süreçle karşı karşıya kaldık. Küresel ticaretten, jeopolitik gerginliklerden fiili çatışmalara kadar...

Bu programın bence en önemli getirisi, Orta Vadeli Programların en önemli getirisi, öngörülebilirliktir. Bu çok önemlidir. Öngörülebilirlikte bir artış var değerli arkadaşlar.

Evet, hedefler şöyle böyle tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırıyor, artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Proaktiflik esas.

Esas bu dönemde tamponları inşa ettik. Burada detaylı bir şekilde sunumda ifade edildi. Yani rezervlerin yeniden inşasından koşullu yükümlülüklerin azaltılmasına, bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesine kadar ekonomide, bu zor coğrafyada, bu zor dönemde hakikaten şoklara karşı dayanıklılıkta ciddi bir artış var. Bu, rakamlara da yansıyor.

Burada bence en önemli hususlardan bir tanesi, programın bu dayanıklılığı artırma noktasında arkasında çok güçlü bir siyasi irade olması. Sayın Cumhurbaşkanımızın programı sahiplenmesi bu konuda çok değerli.

Enflasyon, bütün bu konjonktürde bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi; çıkmadı. 2023'te ciddi, önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Enflasyonun kontrolden çıkmaması önemliydi.

İnternetten satış yapanlar dikkat! Vergisiz ticaret devri bitti

Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından atılan yeni adım ile internet üzerindeki kayıtdışı satışlar ve vergi kayıpları engellenecek. Özellikle dijital platformlardan yapılan ticari hareketler Bakanlığın radarında olacak.

Resmi Gazete’de yayımlanan karar ile; e-ticaret siteleri, sosyal medya platformları ve ilan siteleri, internet üzerinden verilen tüm ev, araba, eşya satış ve kiralama ilanlarını her ay düzenli olarak Maliye’ye bildirim yapmakla yükümlü olacak.

SADECE ALIŞVERİŞ SİTELERİ, DİJİTALDEKİ TÜM ŞİRKETLER
Yapılan değişiklikle birlikte sadece alışveriş siteleri değil; internet, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yapılan her türlü alım, satım, kiralama, ilan ve reklam faaliyeti vergi denetimi kapsamına alındı. Düzenleme; e-ticaret sitelerinden sosyal medya devlerine, internet servis sağlayıcılarından ilan sitelerine kadar dijital ortamda imkan sağlayan tüm kurum ve şirketleri kapsıyor.

BİLGİLER HER AY MALİYE’YE BİLDİRİLECEK
Yeni düzenlemeye göre Gelir İdaresi Başkanlığı, internet ortamında yürütülen tüm ticari faaliyetlerin takibi için şirketlere bilgi verme zorunluluğu getirebilecek. Şirketler; iş hacmi, satılan veya kiralanan malın türü, satış tutarları ve ilan detayları gibi verileri belirleme yetkisine sahip olacak.

Tebliğde yapılan en önemli değişikliklerden biri de ilan siteleri ve sosyal medya platformlarına getirilen aylık raporlama zorunluluğu oldu. İnternet üzerinden taşınır (araba, eşya vb.), taşınmaz (ev, arsa vb.) veya hizmet satışı/kiralaması için ilan verilmesine imkan sağlayan tüm platformlar, her ay düzenli olarak bilgileri Maliye’ye bildirmek zorunda olacak.

Girne’deki gemi faciasında bilirkişi raporu: İhmaller zinciri ortaya çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan Filo Jet isimli katamaran tipi yolcu gemisine ilişkin soruşturmaya yönelik görüşüne başvurulan Kaptan Ulus Göker’in hazırladığı ilk bilirkişi raporunun detayları ortaya çıktı. Soruşturmanın henüz tamamlanmadığına dikkat çeken Göker, ilk delillerin geminin teknik durumu, kaptanın kriz anındaki sevk ve idaresi ile denetim mekanizmasındaki eksiklikler üzerinde yoğunlaştığını aktardı.

“KAPTAN GEMİYİ YOLCULARDAN ÖNCE TERK ETTİ"
Raporunda geminin kaptanının kriz anındaki tutumunu değerlendiren Göker, yolcuların zamanında bilgilendirilmediğini, geminin hızının düşürülmediğini ve düzenli bir tahliye planının uygulanmadığını söyledi. Kaptanın gemiyi yolculardan önce terk ettiğini belirten Göker, "Yolculara ne yapmaları gerektiği anlatılmadı. Gemiyi sevk ve idare etmek sadece bir noktadan diğerine götürmek değildir. Yolcu taşıyorsanız kriz anında doğru bilgiyi vermek ve tahliyeyi yönetmek zorundasınız" ifadelerini kullandı.

"HIZ DÜŞÜRÜLSEYDİ FACİANIN BÜYÜMESİ ENGELLENİRDİ"
Geminin olay sırasında yaklaşık 18-20 knot hızla ilerlediğini hesapladıklarını aktaran Göker, hızın düşürülmesinin facianın büyümesini önleyebilecek ilk müdahalelerden biri olabileceğini söyledi. Hız arttıkça teknenin suya daha fazla gömüldüğünü belirten Göker, "En basit yapacağı şey yolu kesmekti. Yolu kesecek, duracaktı. Gemi durdurulsa batışı çok daha geç gerçekleşebilirdi. Yolculara bilgi verilip herkes düzenli biçimde dışarı çıkarılabilirdi. Belki de kimseye bir şey olmayacaktı" dedi.

"KAZAYI BAŞKA BİR ENİZCİ FARK EDİP HABER VERDİ"
Kaptanın zamanında yardım çağrısı yapmadığını da ileri süren Göker, olayın çevrede bulunan bir denizcinin denizdeki turuncu can sallarını fark ederek Sahil Güvenlik’e haber vermesi üzerine anlaşıldığını söyledi. Can sallarının personel tarafından planlı şekilde denize indirilmediğini belirten Göker, geminin yan yatıp batması sırasında oluşan basınç nedeniyle salların kendiliğinden açıldığını ifade etti. Gemideki can yeleği ve can salı kapasitesinin yeterli göründüğünü kaydeden Göker, buna rağmen yolculara bunların kullanımı ve tahliye konusunda gerekli yönlendirmenin yapılmadığını belirtti.

"GEMİ JURNALİ ORTADA YOK"
Kazanın dakika dakika seyrinin belirlenmesi açısından önem taşıyan gemi jurnaline henüz ulaşılamadığını açıklayan Göker, normal şartlarda gemiyi en son terk etmesi gereken kaptanın söz konusu evrakları da yanında götürmesi gerektiğini söyledi. Kaptanın gemiyi daha önce terk etmesi nedeniyle jurnalın gemide kalmış olabileceğini değerlendiren Göker, Filo Jet’in 21 Mayıs’ta su aldığı anlara ilişkin yolcular tarafından çekilen görüntülerin de soruşturma dosyasına girdiğini bildirdi. Göker, geminin nisan ayındaki bakım raporları ile geçmiş dönemlere ait evrakların da karşılaştırmalı olarak incelendiğini aktardı.

"DENETLEYECEK KURUL YOK"
Göker, KKTC bayraklı gemiler ile limanlara gelen gemileri denetlemekle görevli kurulun uzun süredir aktif olmadığını da söyledi. Bir kaptan ve başmühendisten oluşan kurulda görev yapanların emekliye ayrılmasının ardından yeni atama yapılmadığını ifade eden Göker, kurulun yaklaşık 3-5 yıldır çalıştırılmadığını belirtti. Göker, denetim mekanizmasındaki bu durumun uygun olmayan gemilerin sefer yapabilmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

"ÇIKIŞ BELGESİ RUTİN PROSEDÜR KAPSAMINDA"
Filo Jet’e çıkış izninin bir telefon görüşmesinin ardından verildiği yönündeki iddialara ilişkin de konuşan Göker, ilgili kişilerle yaptığı görüşmeler sonucunda bu iddiayı doğrulayamadığını söyledi. Göker, geminin çıkış belgesinin rutin prosedür kapsamında saat 11.50’de düzenlendiği bilgisini paylaştı.

"HONDURAS BELGESİ DE SORUŞTURMA KAPSAMINDA"
Kaptanın Honduras tarafından düzenlenen belgesine ilişkin değerlendirmede bulunan Göker, KKTC bayraklı bir gemide kaptanın Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenen asıl gemi insanı belgesi ile liman cüzdanının görülmesi gerektiğini söyledi. Honduras tarafından düzenlenen belgenin kabul edilmesinin doğru olmadığını savunan Göker, bu konunun da soruşturma kapsamında incelendiğini aktardı.

"SORUMLULUK SADECE KAPTANDA DEĞİL"
Göker, soruşturma dosyasında yolcu sorumluluk sigortası ile tekne ve makine sigortası poliçelerinin de bulunmadığını belirterek, söz konusu belgelerin şirketten talep edildiğini söyledi. Kazadaki sorumluluğun yalnızca kaptan üzerinden değerlendirilemeyeceğine işaret eden Göker, armatör şirketin bakım, onarım ve denetim yükümlülüklerinin de incelendiğini ve bu hususların nihai bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde ele alınacağını kaydetti. Göker, soruşturmanın sürdüğünü ve beklenen belgelerin dosyaya girmesinin ardından nihai değerlendirmelerin yapılacağını ifade etti.

OVP açıklandı: İşte Türkiye ekonomisinin 3 yıllık yol haritası!

Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık dönemine ilişkin hedefler netleşti. Yeni Orta Vadeli Program'da büyüme ve enflasyon beklentilerinde önemli güncellemeler yapılırken, 2026 yılı için büyüme tahmini yüzde 3,3, yıl sonu enflasyon hedefi ise yüzde 28,4 olarak belirlendi. Ekonomide 2027'den itibaren büyümenin yeniden hız kazanması beklenirken, enflasyonla mücadelede de kademeli düşüş öngörüldü. Buna göre büyümenin 2027'de yüzde 4,2, 2028'de yüzde 4,6 ve 2029'da yüzde 5'e yükselmesi, enflasyonun ise 2029'da tek haneye indirilerek yüzde 9 seviyesine çekilmesi hedefleniyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklamaları şöyle:

KÜRESEL RİSKLER ARTTI
Dünya ekonomisi son dönemde ekonomik, teknolojik ve jeopolitik gelişmelerin iç içe geçtiği, öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı yeni bir süreçten geçmektedir.

Türkiye ekonomisi de elbette dünyadan ve bölgemizde yaşanan bu gelişmelerden bağımsız değildir. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri, enerji ve emtia fiyatlarından küresel ticarete, enflasyon görünümünden büyüme beklentilerine kadar birçok alanda hissedilmektedir.

KÜRESEL BÜYÜME TAHMİNİ AŞAĞI ÇEKİLDİ
Programımızın makroekonomik çerçevesini oluştururken geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bu yılın başında bölgemizdeki savaş başta olmak üzere meydana gelen hadiseler doğrultusunda güncellenmiştir.

Ticaret ortaklarımızın büyüme tahmini %2,4'den %1,6'ya, Avro Bölgesi büyümesi %1,2'den %0,9'a gerilerken, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde %3,4 olarak öngörülen büyüme bu yıl %0,5'e kadar gerilemiştir.

PETROL VE EMTİA FİYATLARINDA YÜKSELİŞ
Geçtiğimiz yıl OVP'yi hazırlarken 2026 yılı için 64,3 dolar olarak varsaydığımız Brent petrol fiyatı ortalaması 89,3 dolara yükselmiştir.

Enerji dışı emtia fiyatlarında %5,7 oranında düşüş beklerken bugün %18,6 oranında artış öngörülmektedir. Küresel enflasyon tahmini ise %3,6'dan %4,7'ye yükselmiş durumdadır.

2026 BÜYÜME VE ENFLASYON TAHMİNİ GÜNCELLENDİ
Özellikle savaşla birlikte enerji ve emtia fiyatlarında ortaya çıkan arz yönlü baskılar ve başlıca ticaret ortaklarımızdaki zayıflama, 2026 yılı ekonomik tahminlerimize yansımıştır.

2026 yılı büyüme tahminimizi %3,3 olarak güncelledik.

Sanayi büyümesi tahminimiz %2,3'e gerilerken, yıl sonu enflasyon tahminimiz %28,4'e yükseldi.

Enerji ithalatı tahminimiz 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahminimiz ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkmıştır.

Buna bağlı olarak cari işlemler açığının milli gelire oranına ilişkin tahminimizi de %2,6 olarak güncelledik.

"ANA ÇERÇEVEDE DEĞİŞİKLİK YOK"
Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.

Nitekim 2026'da öngörülmeyen ölçekte ortaya çıkan savaş ve beraberinde getirdiği enerji ve emtia şoku, dış talepteki zayıflamayla birlikte tüm ekonomiler üzerinde ilave yük oluşturmuştur.

Buna rağmen Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir.

2027'DE TOPARLANMA BEKLENTİSİ
2026 yılı hem küresel büyümenin hem de dünya ticaretinin belirgin biçimde ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bununla birlikte 2027 yılına ilişkin beklentiler küresel görünümde yeniden bir toparlanmaya işaret etmektedir.

Küresel büyümenin %3,4'e, küresel ticaret hacmindeki artışın ise %4,3'e yükselmesi beklenmektedir.

Özellikle küresel ticarette beklenen bu canlanmanın dış talep koşullarının iyileşmesine ve Türkiye gibi ihracatçı ülkeler açısından daha destekleyici bir ortamın oluşmasına katkı sağlamasını bekliyoruz.

İHRACATÇILAR İÇİN ZORLU DÖNEM
İhracatımızın yaklaşık %96'sını oluşturan başlıca ticaret ortaklarımızın ağırlıklı büyümesinin, 2025 yılındaki %2,4 seviyesinden 2026 yılında %1,6'ya gerilemesi tahmin edilmektedir.

2027 yılında ise dış talep koşullarının yeniden iyileşmesiyle bu oranın %2,8'e yükselmesini öngörüyoruz.

Bu zayıflama, ihracatımızın yaklaşık %43'ünü gerçekleştirdiğimiz Avrupa Birliği ile %22'sini gerçekleştirdiğimiz MENA bölgesinde özellikle dikkat çekicidir.

"İHRACATÇILARIMIZ BAŞARILI PERFORMANS ORTAYA KOYDU"
Avrupa Birliği ve MENA bölgelerinin toplam ihracatımızın yaklaşık üçte ikisini oluşturduğu dikkate alındığında, 2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen son derece başarılı bir performans ortaya koyduklarının altını çizmek isterim.

Yıllar içerisinde ihracat pazarlarını çeşitlendiren ülkemizin mevcut pazardaki güçlü konumunu korurken yeni pazarlara erişimini artırma, ihracatımızı bölgesel ve küresel şoklara karşı daha dayanıklı hale getirme çabamız önümüzdeki dönemde de devam edecektir.

JEOPOLİTİK RİSKLER EKONOMİYİ ETKİLİYOR
Savaşın başlamasıyla birlikte jeopolitik risk endeksi çok hızlı bir şekilde yükselmiş ve tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıkmıştır.

Jeopolitik gerilimler; enerji ve emtia piyasalarından ticaret ve lojistik hatlarına, yatırım kararlarından finansal piyasalara kadar birçok kanal üzerinden dünya ekonomisine yayılmaktadır.

Küresel arz koşullarından kaynaklanan fiyat hareketleri bir taraftan enerji ithalat maliyetlerimizi ve dış ticaret dengemizi etkilerken, diğer taraftan üretim ve ulaştırma maliyetleri üzerinden enflasyon görünümüne de yansımaktadır.

"MAKROEKONOMİK İSTİKRAR TEMEL ÖNCELİĞİMİZ"
Programımızı hayata geçirdiğimiz günden bu yana temel önceliğimiz makroekonomik istikrarı güçlendirmek, ekonomide dengelenmeyi sağlamak, enflasyonu kalıcı biçimde düşürmek ve kazanımlarımızı sürdürülebilir hale getirmek olmuştur.

Programımız kapsamında yatırımların tüketimin üzerinde seyrettiği, dolayısıyla büyümenin kompozisyonunda daha dengeli, üretken ve sürdürülebilir bir yapının öne çıktığını görmekteyiz.

BÜYÜMENİN ÜÇTE BİRİNDEN FAZLASI VERİMLİLİKTEN
2026'da öngördüğümüz %3,3'lük büyümenin 1,2 puanının toplam faktör verimliliği kaynaklı olduğunu görüyoruz.

Yani büyümenin üçte birinden fazlası toplam faktör verimliliğinden gelmektedir.

Tüketim ağırlıklı bir yapı yerine üretim kapasitesini artıran yatırımların öne çıkması; enflasyonla mücadeleyi destekleyen, dış denge üzerindeki baskıları sınırlayan ve potansiyel büyümemizi yükselten daha sağlıklı bir makroekonomik görünüm sergilemektedir.

TL'YE GÜVEN ARTTI, REZERVLER YÜKSELDİ
TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı %31,6 seviyesinden 28 Ağustos itibarıyla %61,5 seviyesine yükselmiştir.

Koşullu yükümlülüklerimizden olan kur korumalı mevduattan çıkış sorunsuz bir şekilde tamamlanmıştır.

Küresel ekonomik görünümdeki belirsizliklere ve jeopolitik risklere rağmen brüt rezervlerimiz 89,7 milyar dolar artarak 188,2 milyar dolara ulaşmıştır.

RİSK PRİMİ 220'NİN ALTINA İNDİ
Jeopolitik gerilimlere rağmen risk primimiz de önemli ölçüde gerilemiş ve 700'lü seviyelerden 220'nin altına inmiştir.

Bu önemli gelişme, risk primlerimizin düşmesiyle gerek kamunun gerekse özel kesimin döviz cinsi borçlanmalarında faiz yükünü aşağıya çekmektedir.

İHRACAT 280 MİLYAR DOLARA ULAŞTI
Yıllıklandırılmış ihracatımız, ticaret ortaklarımızdaki belirgin yavaşlamaya ve zorlu dış talep koşullarına rağmen Ağustos ayı itibarıyla 280 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır.

İhracatımız nitelik olarak da güçlenmiş ve orta ve yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracatımız içindeki payı %40'tan %44,1'e ulaşmıştır.

CARİ AÇIKTA SAVAŞ ETKİSİ
Cari işlemler açığının milli gelire oranı 2024 yılı Haziran ayında %1,8, 2025 yılı Haziran ayında %1,6, 2026 yılında ise %2,3 seviyesinde gerçekleşmiştir.

Bu yükselişin içinde 0,7 puanlık farkın savaş nedeniyle geldiğini hesaplamaktayız.

Dolayısıyla bunu çıkardığınız zaman aslında yapısal bir bozulma olmadığını çok rahat bir şekilde görüyoruz.

Mevcut seviyenin 2000-2025 dönemi uzun dönem ortalaması olan %3,2'nin de belirgin bir şekilde altında kaldığını ve yönetilebilir seviyelerde olduğunu vurgulamak isterim.

ENFLASYONDA YENİDEN DÜŞÜŞ BEKLENTİSİ
2024 yılı Mayıs'ında %75,5 seviyesine yükselen enflasyon, uyguladığımız politikalarla belirgin bir düşüş eğilimine girmiştir.

2026 Ağustos itibarıyla %31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2026 yılı son çeyreğinde enflasyon oranının yeniden düşüş göstereceğini ve yıl sonunda %28,4 seviyelerinde olmasını bekliyoruz.

Merkez Bankamıza göre savaşın enflasyon üzerindeki maliyeti, enflasyon artışına etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır.

MİLLİ GELİR 1,8 TRİLYON DOLARI AŞACAK
2026 yılı sonunda milli gelirimizin Cumhuriyet tarihimizde ilk kez 1,8 trilyon doları aşmasını, kişi başına milli gelirimizin de yine ilk kez 20 bin doları geçmesini bekliyoruz.

Türkiye'nin 2026 yılında da yüksek gelirli ülkeler grubu eşiğinin üzerinde olacağını tahmin ediyoruz.

Bu rakamlarla 2026 yılında dünyada nominal olarak 16. büyük ekonomi, satın alma gücü paritesine göre 11. büyük ekonomi konumumuzu da sürdüreceğiz.

Hedef: Enflasyonu tek haneye indirmek

Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikrarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek haneli seviyelere indirmek ve mali disiplinimizi güçlü bir şekilde muhafaza etmektir.

Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü şekilde yansıması amacıyla istihdamı artıracak, atıl iş gücünü azaltacağız.

Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendirecek ve arz şoklarının ekonomi üzerindeki etkilerini en aza indirecek politikaları hayata geçireceğiz.

2027-2029 BÜYÜME HEDEFLERİ
2026 yılında %3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin kademeli olarak güçlenerek;

2027'de %4,2
2028'de %4,6
2029'da %5
seviyesine ulaşmasını öngörüyoruz.

Yeni program döneminde makroekonomik istikrarla uyumlu, üretim kapasitesi ve verimliliği artıran, enflasyonist baskı oluşturmayan, sürdürülebilir bir büyüme anlayışı içindeyiz.

İŞSİZLİKTE HEDEF YÜZDE 7,6
2026 yılında %8,1 seviyesinde gerçekleşmesini beklediğimiz işsizlik oranını;

2027'de %8
2028'de %7,8
2029'da %7,6
seviyesine düşürmeyi hedefliyoruz.

Program döneminde ekonomimize yaklaşık 2,1 milyon ilave istihdam kazandırarak iş gücü piyasasına daha fazla bireyin katılımını sağlamayı ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyoruz.

VERİMLİLİK BÜYÜMENİN MERKEZİNDE
Program döneminde her yıl ortalama toplam faktör verimliliğinin büyümeye 1,1 puanlık destek getirmesini bekliyoruz.

Tarımda teknoloji ve verimlilik artışını, sanayide üretim kapasitesiyle teknoloji yoğunluğunun yükseltilmesini, hizmetlerde ise bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin daha fazla ön plana çıkmasını sağlayacağız.

ENFLASYONLA MÜCADELE SÜRECEK
Sürdürülebilir büyüme hedefimizle birlikte programımızın önceliği, dezenflasyon sürecini kararlılıkla sürdürerek fiyat istikrarını kalıcı bir şekilde tesis etmektir.

MEVCUT OVP'DE HANGİ HEDEFLER VARDI?
2026-2028 dönemini kapsayan mevcut OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3,8, 2027'de yüzde 4,3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.

Enflasyonun 2026'da yüzde 16, 2027'de yüzde 9 ve 2028'de yüzde 8 olması öngörülmüştü.

Bütçe açığının GSYH'ye oranının 2026'da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olması bekleniyordu.

İşsizlik oranında ise 2026 için yüzde 8,4, 2027 için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedeflenmişti.

İhracatın 2026 sonunda 282 milyar dolar, 2027'de 294 milyar dolar, 2028'de ise 308,5 milyar dolar seviyesine ulaşması hedeflenirken, ithalatın sırasıyla 378 milyar dolar, 393 milyar dolar ve 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.

Gözler şimdi saat 11.00'de başlayacak açıklamada. Yeni OVP ile Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemindeki hedefleri ve öncelikleri netlik kazanacak.

DEM'in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

DEM Parti'nin bazı şehirlerde yıllar önce öldürülen PKK'lı teröristlere yönelik taziye çadırları kurması, bazı DEM'li üyelerin sokaklara öldürülmüş PKK'lı teröristlerin fotoğraflarını asma gayretinde bulunmasına İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'dan uyarı geldi.

Çanakkale'de İlçe Kapalı Pazar Yeri'nde düzenlenen Bayramiç Tarım Panayırı'nın açılışına katılan Turan, burada yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye süreci ile ülkenin geleceğe yönelik çok önemli bir adım attığını söyledi.

"Geldiğimiz yerde hamdolsun iki yıldan beri bu memlekette şehit haberi almıyoruz." diyen Turan, şöyle devam etti:

"TEK TARAFLI OLMAZ, SABRIMIZI SINAMAYIN"
"Artık bu ülkede terörü konuşmak istemiyoruz. Artık bu ülkede 'Sivas'ın ötesi' diye bir ifade olmasın istiyoruz. Bu ülkenin 86 milyonu kardeş olsun istiyoruz. Bu işleri yaparken büyük riskler alındı. Hep beraber risk aldığımız zaman adımları atıyoruz. Güzel işler oldu fakat barış tek taraflı olmaz. Nefsi, egoist, bencil tavırlarla iş yapmak kimseye yakışmaz. Sabırlıyız ama sorumsuz değiliz. Barış herkesin hassas olduğu bir yerde kıymetlidir. Barış beraberce, kardeşçe yaşama iradesidir. Bunu sabote eden, buna yan bakan, bunu kirleten dil, yanlış yapan dildir. Geçen hafta üzülerek takip ettik. Taziye çadırları kurdular. Taziye varsa ilk gün vardır. Olmadı 3 gün, 7 gün, 40 gün olsun. 3 sene sonra, 5 sene sonra taziye mi olur? Bu istismardan başka bir şey değildir. Türkiye'nin terör kanunları değişmedi. Türkiye'nin mer'i mevzuatı, terör liderlerinin posterlerini arkaya asma imkanı vermez. Ne olur bu milletin sabrını sınamayın. Silah bırakmak, önce dildeki silahı bırakmakla olur. Lütfen kendinize gelin. Lütfen bu devletin sinir uçlarıyla oynamayın. Bu milletin hassasiyetiyle oynamayın. Bu güzel süreci beraberce sonuçlandıralım."

Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

stanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda belediyenin Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli de gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Belediye Başkan Yardımcısı Çelik, Aydın ve Koyunyerli adliyeye götürüldü.

Savcılıkta ifadesi alınan şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, talep doğrultusunda şüphelilerin tutuklanmalarına karar verdi.

Uskudar Belediyesi Dha 2452833

  • OPERASYON

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre e-posta üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirlenmişti.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği tespit edilmişti.

Toplam inşaat hacminin büyük olması halinde Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatları verilirken paranın Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiği HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleriyle belirlenmişti.

Yapılan çalışma ve tespitlerin ardından 29 Temmuz'da 11 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, gözaltına alınan 6 şüpheli İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Şüphelilerden Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmış, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında, 2 Eylül'de Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir de ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı Özdemir, "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

Mısır’da 12 kişi, uyuşturucu suçundan idama mahkum edildi

Mısır’da bir mahkeme, tanınmış televizyon sunucusu Sarah Khalifa ve 11 kişiyi geniş kapsamlı bir uyuşturucu davasında uyuşturucu üretmek ve kaçakçılığını yapmak suçlarından idam cezasına çarptırdı.

  • KHALIFA VE 11 SANIĞA İDAM CEZASI VERİLDİ

Ülke basınında yer alan haberlerde, yetkililerin 750 kilogramdan fazla uyuşturucu madde ve ham madde ele geçirdiği, uyuşturucu üretiminde kullanıldığı belirtilen iki adresin yanı sıra ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulduğu aktarıldı.

Devlete ait Al-Ahram gazetesinin haberine göre, başkent Kahire’deki mahkeme, "uyuşturucu üretiminde kullanılan maddeleri temin ederek uyuşturucu üretimi ve ticareti yapmayı amaçlayan organize suç örgütü kurmak, ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulundurmak ve taşımak" suçlarından Khalifa ve 11 sanığı asılarak idam cezasına mahkum etti.

  • MÜFTÜ ONAYI VE TEMYİZ YOLU

Mahkeme ayrıca Khalifa ve diğer bazı sanıkları, genç bir erkeğin kaçırılması ve darp edilmesiyle ilgili ayrı bir davada 5’er yıl hapis cezasına çarptırdı.

İdam kararı öncesinde mahkemenin, Mısır yasaları gereği idam davalarında zorunlu olan dini görüşü almak üzere Mısır Başmüftüsü Nazir Muhammed Ayyad’a başvurduğu kaydedildi. Mahkeme kararının temyize açık olduğu belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 003737

  • KHALİFA AYNI ZAMANDA ESTETİK CERRAHİ KLİNİĞİ VE YAPIM ŞİRKETİ SAHİBİ

Khalifa’nın ayrıca bir estetik cerrahi kliniği ile parti ve etkinlik organizasyonları konusunda uzmanlaşmış bir yapım şirketinin sahibi olduğu belirtildi. 39 yaşındaki sunucu, güvenlik ve suçla ilgili konuları ele aldığı "Mission Impossible (İmkansız Görev)" adlı programıyla tanınıyor.

Mısır’da tasarlayarak adam öldürme, terör eylemleri, bazı tecavüz suçları ve uyuşturucu kaçakçılığı suçlarında idam cezası uygulandığı biliniyor. Mısır Haklar ve Özgürlükler Komisyonu’na göre, 2025 yılında ülkede 541 idam cezası verildi.

Beşiktaş derbide Fenerbahçe'yi mağlup etti

Süper Lig’de 2026-2027 sezonun heyecanı yaşanıyor.

Ligin 4. haftası derbi mücadelesine sahne oldu.

İsmail Kartal yönetimindeki Fenerbahçe ile Vincenzo Italiano’nun çalıştırdığı Beşiktaş, hakem Halil Umut Meler’in düdük çaldığı maçta Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda karşı karşıya geldi.

Beşiktaş, 1-0 geriye düştüğü maçta ezeli rakibi Fenerbahçe'yi 2-1'lik skorla mağlup etmeyi başardı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002238

  • FENERBAHÇE ÖNE GETÇİ, BEŞİKTAŞ GERİ DÖNDÜ

Fenerbahçe, 26. dakikada Milan Skriniar ile 1-0 öne geçti. Beşiktaş 38. dakikada Rıdvan Yılmaz'ın golüyle 1-1'i buldu ve ilk yarı 1-1 sona erdi.

Beşiktaş, Dusan Vlahovic'in 73. dakikada attığı golle Fenerbahçe'yi deplasmanda 2-1 mağlup etti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002244

  • LİGDEKİ PUANLARI

Bu sonucun ardından Beşiktaş, ligde 9 puana yükseldi. Fenerbahçe, 6 puanda kaldı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002249

  • SIRADAKİ MAÇLARI

Beşiktaş, ligde gelecek hafta sahasında Erzurumspor'u ağırlayacak.

Fenerbahçe ise ligde gelecek hafta Gaziantep FK deplasmanına gidecek.

Sarı-lacivertliler, Gaziantep FK maçından önce ise Şampiyonlar Ligi'nde Roma'yı konuk edecek.

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002256

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002309

Ekran Görüntüsü 2026 09 06 002324

Hollanda'nın 11 kentinde Gazze'deki çocuklarla dayanışma için uçurtmalar uçuruldu

Bir Zeytin Ağacı Dik Vakfı tarafından ülkenin 11 kentinde düzenlenen etkinliklerde, Gazze'deki saldırılara dikkat çekmek ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden uçurulan uçurtmaların sınırdaki İsrail yerleşim birimlerine düştüğü gerekçesiyle Filistinlilere yönelik sürgün ve saldırı tehdidinde bulunmasına tepki göstermek amacıyla uçurtmalar uçuruldu.

Rotterdam'daki Noordereiland Meydanı'nda düzenlenen etkinliğe katılanlar, uçurtmalarını Gazze’deki çocuklar için gökyüzüne bıraktı.

Çocukların ve yetişkinlerin katıldığı etkinlikte, uçurtmaların üzerine "Özgür Filistin", "Gazze'yi kurtar" ifadeleri ile Filistin bayrakları ve renkleri çizildi.

Etkinlikte, Filistin bayrağı şeklinde uçurtmalar da uçuruldu.

Eylemin sonunda, kamuoyunda farkındalık oluşturmak ve insanları bilgilendirmek amacıyla el ilanları dağıtıldı.

İsrail'in Lübnan'a Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda 9 bine yakın kişi hayatını kaybetti

Lübnan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail'in Lübnan'a düzenlediği saldırılarda ölen ve yaralananların sayısına ilişkin son veriler paylaşıldı.

İsrail'in 2 Mart'tan bu yana düzenlediği saldırılarda yaşamını yitirenlerin sayısının 4 bin 358'e ulaştığı, yaralı sayısının da 12 bin 359'a çıktığı bildirildi.

26 Ağustos'tan bu yana 4 kişinin yaşamını yitirdiği, 34 kişinin yaralandığı ifade edildi.

İsrail'in Lübnan'a saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana ise hayatını kaybedenlerin sayısının 8 bin 925'e, yaralıların sayısının da 30 bin 595'e ulaştığı bilgisi verildi.

  • ⁠İsrail'in Lübnan'daki saldırıları ve ateşkes süreci

İsrail, Ekim 2023'te Lübnan'a saldırı başlatmış, Eylül 2024'te bu saldırı geniş çaplı savaşa dönüşmüştü. Savaşta 4 binden fazla kişi hayatını kaybetmiş, yaklaşık 17 bin kişi yaralanmıştı.

İsrail ordusu, Lübnan'a 2 Mart'ta yoğun hava saldırıları başlatarak ülkenin güneyindeki birçok beldeyi işgal etmişti.

Lübnan hükümeti, bu süreçte ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı. Ancak İsrail ordusu, ateşkese rağmen çeşitli gerekçelerle ülkeye yönelik saldırılarını sürdürüyor.

Hayatını kaybeden Serhat Kılıç'ın evinde uyuşturucu madde bulundu

Sanat dünyası bu ölümle ile sarsıldı.

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç’tan perşembe gününden bu yana haber alamayan kız arkadaşı Özlem E., Kılıç’ın İstanbul'un Kağıthane ilçesinde bulunan eve geldi.

Kapıyı çalan Özlem E., yanıt alamazken daha sonra eve kendisinde bulunan anahtarla kapıyı açarak girdi.

Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur halde hareketsiz bulan Özlem E., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi.

  • HAYATINI KAYBETTİĞİ BELİRLENDİ

İhbar üzerine adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde 51 yaşındaki Kılıç’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

Serhat Mustafa Kılıç

  • SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Kız arkadaşının lenf kanseri olduğunu belirttiği Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı.

Öte yandan, yapılan incelemelerde Kılıç’ın vücudunda kesi, yara ve darp izine rastlanmadı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 224700

  • EVİNDEN UYUŞTURUCU ÇIKTI

Ekipler tarafından yapılan incelemelerde, Kılıç’ın evinde uyuşturucu madde ele geçirildi.

Evde ayrıca alkol şişeleri ve sigara sarımında kullanılıp çarşaf diye tabir edilen kağıtların da yer aldığı bilgisi verildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 223326

  • 'ŞÜPHELİ ÖLÜM' OLARAK KAYITLARA GEÇTİ

İnceleme çalışmalarına devam eden ekipler tarafından Kılıç'ın vefatı 'şüpheli ölüm' olarak kayıtlara geçti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 224438

Putin'in ABD Başkanı Trump'ın temsilcileriyle görüşmesi başladı

Kremlin'den yapılan açıklamaya göre Putin, Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'i başkent Moskova'da kabul etti.

Görüşmenin başında Putin, Witkoff ile Kushner'i Moskova'da ağırlamaktan memnun olduğunu belirterek, "Bugün ele alacağımız durum basit değil. Görüşmeye başlamadan önce Trump'a şükranlarımı ve en iyi dileklerimi iletmenizi rica ederim." ifadesini kullandı.

Ayrıca görüşme esnasında Putin'in önündeki 'Kırmızı dosya' dikkat çekti.

Akın Gürlek duyurdu: Derbi öncesi yasa dışı bahis sitelerine operasyon

Yasa dışı bahis ile mücadele tam gaz devam ediyor.

Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi öncesi bu kapsamda önemli bir operasyon gerçekleştirildi.

Söz konusu duyuruyu Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Yasa dışı bahis ve suç gelirlerine geçit yok' notuyla yaptı.

  • "PARA TRAFİĞİNİ KESİNTİYE UĞRATMAK AMACIYLA"

Yasa dışı bahis ile mücadeleyi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kaararlılık ile sürdürdüklerini ifade eden Gürlek, "Bu kapsamda, Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesi yasa dışı bahis sitelerine yönelen para trafiğini kesintiye uğratmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi." dedi.

Akın Gürlek-6

  • 98 BİN İNTERNET SİTESİ BELİRLENDİ

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarla 345 yasa dışı bahis sitesi, 110 farklı ödeme yöntemi, bin 200 IBAN, yasa dışı bahis bağlantılı kullanılan yaklaşık 98 bin internet sitesi tespit edildi.

Yaklaşık 98 bin internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde adli karar alındı.

Yasa Dışı Bahis Ağına Darbe 3

  • BİN 2000 BANKA HESABINA EL KONULDU

Yasa dışı bahis faaliyetlerinde ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanıldığı tespit edilen bin 48 gerçek ve tüzel kişiye ait bin 200 banka hesabına el konuldu.

İlgililer hakkında 7258 sayılı Kanuna muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından soruşturma başlatıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek-1

  • "MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"

Gürlek açıklamasının sonunda "Bu önemli çalışmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza ve görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.

Sporun heyecanını yasa dışı kazanca dönüştürmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz. Yasa dışı bahis ağları ve suç gelirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." ifadelerini kullandı.

Yasa Dışı Bahis Ağına Darbe 2

Askeri üsse silahlı saldırı! Çok sayıda asker hayatını kaybetti

Warrap eyalet hükümetinden yapılan açıklamada, silahlı bir grubun sabah saat 05.00 sıralarında askeri üsse saldırı düzenlediği belirtildi. Açıklamada, saldırının Mariyal-Wau ve Afokgir toplulukları arasındaki bölgede bulunan askeri tesisi hedef aldığı kaydedildi.

Warrap Eyaleti Enformasyon ve İletişim Bakanlığının açıklamasına göre, saldırıda 10 asker, 6 polis ve aralarında 11 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 4 sivil hayatını kaybetti. Çatışmalar sırasında saldırganlardan 6 kişinin etkisiz hale getirildiği, saldırıda ise biri kadın 8 kişinin yaralandığı bildirildi.

Warrap Valisi Bol Wek Agot, saldırının amacının ve askeri üssün neden hedef alındığının henüz belirlenemediğini belirterek, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını ifade etti.

Güney Sudan'da son dönemde özellikle eyaletler arasındaki ve yerel topluluklar arasındaki anlaşmazlıklar nedeniyle silahlı çatışmalar yaşanıyor. Warrap eyaletinde de zaman zaman güvenlik sorunları yaşanıyor ve topluluklar arası çatışmalar meydana geliyor.

KPSS maratonu yarın başlayacak

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, sınav, KKTC'nin başkenti Lefkoşa ve 81 ilde toplam 145 sınav merkezinde düzenlenecek. Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu 120 sorudan oluşacak, adaylara 130 dakika cevaplama süresi verilecek.

Saat 10.15'te başlayacak sınav için adaylar, saat 10.00'dan sonra binalara alınmayacak. Sınav saat 12.25'te sona erecek. Ek süre kullanması uygun görülen engelli adaylar 30 dakikaya kadar ilave sürelerini kullanabilecek.

Kimlik kartını kaybeden, nüfus cüzdanı olmayan veya nüfus cüzdanında kimlik numarası ve fotoğraf bulunmayan adaylar için il ve ilçe nüfus müdürlükleri, pazar günü açık tutulacak.

KPSS Lisans sonuçları 7 Ekim'de açıklanacak. Sonuçlar, açıklanmasından itibaren iki yıl süreyle geçerli olacak.

  • Alan bilgisi sınavları 12-13 Eylül'de yapılacak

KPSS Alan Bilgisi Sınavları ise 12-13 Eylül'de üç oturum şeklinde yapılacak. 12 Eylül Cumartesi günü saat 10.15'te başlayacak birinci oturum, Kamu Yönetimi, Uluslararası İlişkiler, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanlarında yapılacak.

İkinci oturum 12 Eylül'de saat 14.45'te başlayacak ve Hukuk, İktisat ile Maliye alanlarında yapılacak. İşletme, Muhasebe ve İstatistik alanlarında yapılacak üçüncü oturum ise 13 Eylül Pazar günü saat 10.15'te başlayacak.

KPSS Ön Lisans 4 Ekim'de, KPSS Ortaöğretim 25 Ekim'de, KPSS Din Hizmetleri Alan Bilgisi Testi (DHBT) ise 1 Kasım'da yapılacak.

  • 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu

Açıklamada görüşlerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumu ile KPSS maratonunun başlayacağını belirterek, "Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna 1 milyon 708 bin 329 aday başvurdu." bilgisini verdi.

Sınava 6 bin 197 engelli adayın katılacağını aktaran Ersoy, "Sınava başvuran gaziler ile şehit ve gazilerin eş ve çocukları sınav ücretinden muaf tutulurken, 5 bin 763 aday bu haktan yararlandı. Ayrıca hükümlü veya tutuklu olarak bulunan ve sınava başvuran 258 aday Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna katılacak. Ceza infaz kurumlarında sınava uygun hale getirilen 89 bina, sınav binası olarak kullanılacak." açıklamasını yaptı.

Ersoy, sınavın adaylar açısından güvenli ve sağlıklı bir ortamda gerçekleşmesi amacıyla tüm hazırlıkların tamamlandığını vurgulayarak, şu bilgileri paylaştı:

"4 bin 724 binada toplam 89 bin 646 salonda gerçekleştirilecek uygulamada, Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda toplam 232 bin 233 görevli yer alacak. Sınav güvenliğinin sağlanması için 18 bin 446 emniyet görevlisi sahada olacak. Sınav sürecinin sorunsuz şekilde yürütülmesi için kamu kurumlarıyla koordinasyon kesintisiz şekilde sağlanıyor. Adayların sınav merkezlerine ulaşımından sınav binalarındaki düzene kadar tüm süreç planlı şekilde yürütülüyor. Adayların huzurlu bir ortamda sınava girebilmeleri için tüm hazırlıklar gözden geçiriliyor."

Adayların sınava giriş belgelerindeki bina ve salon bilgilerini önceden kontrol etmeleri gerektiğine işaret eden Ersoy, "Sınavdan önce sınava girecekleri binaları görmeleri adayların faydasına olacaktır. Adaylar saat 10.00'dan sonra sınav binalarına alınmayacaklar. Adayların sınav binalarına erken gelmeleri, yaşanabilecek olumsuzlukların önüne geçecektir. Sınavın güvenli ve sorunsuz tamamlanması için adayların ÖSYM tarafından belirtilen kurallara dikkat etmesi gerekmektedir. Tüm adaylara şimdiden başarılar dilerim." ifadelerini kullandı.

Manisa'nın Soma ilçesinde orman yangını çıktı

Heciz ve Beyce mahalleleri yakınlarındaki İzmir-İstanbul otoyolu kenarında bulunan ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye İzmir Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı 8 uçak, 12 helikopter, 26 arazöz, 5 su ikmal aracı ve 3 dozer ile Manisa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları devam ediyor.

İlçeye bağlı Cenkyeri Mahallesi'nde gün içinde çıkan diğer orman yangını ise ekiplerin müdahalesiyle kontrol altına alınmıştı.

Bolu'da 70 yaşındaki kadın 2 gündür kayıp

Olay, Yeniçağa ilçesinde meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, 3 Ekim Perşembe günü akşam saatlerinden itibaren Nuriye Bölükbaş'tan haber alamayan yakınları durumu 112 Acil çağrı Merkezi'ne ihbarda bulundu.

İhbar üzerine İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Bolu İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri arama çalışması başlattı.

Bolu'da Kaybolan 70 Yaşındaki Kadın

  • ARAMA ÇALIŞMASI DEVAM EDİYOR

Ekipler, Nuriye Bölükbaş'ın gitmiş olabileceği değerlendirilen Yeniçağa Gölü ve çevresinde arama faaliyetlerini yoğunlaştırdı.

Arama çalışmalarında 1 araç, 1 zodyak bot ve termal dron kullanılıyor.

Ekiplerin bölgedeki arama çalışmaları sürüyor.

Oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, İstanbul'daki evinde ölü bulundu

İstanbul’un Kağıthane ilçesinde ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç'tan acı haber.

Yaklaşık 1-2 gündür kendisinden haber alınamayan Kılıç’ın, kız arkadaşı tarafından evinde koltuk üzerinde hareketsiz halde bulunduğu belirtildi.

  • TRT'NİN BAŞARILI YAPIMI TEŞKİLAT'A DAHİL OLMUŞTU

Serhat Mustafa Kılıç, TRT 1 ekranlarında pazar akşamları izleyiciyle buluşan dizisi “Teşkilat”ın 7. sezonu öncesinde kadroya dahil olmuştu. Ancak oyuncu, yeni sezon çekimlerinde sete çıkamadan projeden ayrılmıştı.

  • SAĞLIK SORUNLARI ENGEL OLDU

Başarılı oyuncunun 3 Eylül’de başlaması planlanan çekimlere sağlık sorunları nedeniyle katılamadığı öğrenilmişti.

Yapılan kontrollerde Kılıç’a boyun fıtığı teşhisi konuldu. Doktorunun, bir süre aksiyon sahnelerinde yer almasını uygun görmediği oyuncunun yaklaşık üç hafta fizik tedavi görmesinin ardından sağlığına kavuşmasının beklendiği belirtilmişti.

  • ADINDAN SÖZ ETTİREN BİRÇOK BAŞARILI YAPIMDA YER ALDI

8 Temmuz 1975 tarihinde Ankara’da dünyaya gelen Kılıç, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümü’nden 1998 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Profesyonel oyunculuk kariyerine Ankara Sanat Tiyatrosu’nda “Kayıplar” oyunuyla başlayan Kılıç, tiyatronun ardından televizyon ve sinemada da önemli yapımlarda yer aldı.

Serhat Mustafa Kılıç’ın televizyon kariyeri 2000 yılında “Bizim Evin Halleri” dizisiyle başladı. Aynı yıl “Saksıdaki Ağaç” dizisinde de rol aldı. Ardından 2006’da “Hatırla Sevgili” kadrosuna dahil oldu ve Kamil Gündüz karakterini canlandırdı.

Kılıç, 2008 yılında “Yol Arkadaşım” dizisinde İlker Elmastaş karakterine hayat verdi. 2009’da “Benim Annem Bir Melek” dizisinde İbadullah rolünü üstlendi. 2010-2011 yıllarında ise “Ezel” dizisinde Selim Uğurlu karakteriyle izleyici karşısına çıktı.

Serhat Mustafa Kılıç 2

  • SİNEMADAKİ İLK ÖNEMLİ ADIMI: NOKTA

Kılıç’ın sinema kariyerindeki ilk önemli yapımlardan biri, Derviş Zaim’in yönettiği 2008 yapımı “Nokta” oldu. Filmde Selim karakterini canlandırdı.

2010 yılında Zülfü Livaneli’nin yönettiği “Veda” filminde Salih Bozok’u oynayan Kılıç, 2011’de “Elia’s Journey” filminde yer aldı.

2014 yılında Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filminde İmam Hamdi karakterini canlandırdı. Film, Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanırken Kılıç da performansıyla 20. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri’nde Seçici Kurul Özel Ödülü’ne layık görüldü.

Serhat Mustafa Kılıç 3

  • KARİYERİNİN BELKİ DE DÖNÜM NOKTASI OLAN "SEKSENLER" DİZİSİ

Serhat Kılıç’ın kariyerindeki en önemli dönüm noktalarından biri 2012 yılında başlayan “Seksenler” dizisi oldu. Dizide Ergun Plak karakterine hayat veren oyuncu, bu rolle geniş bir izleyici kitlesinin tanıdığı isimlerden biri haline geldi. Dizi 2012-2016 yılları arasında devam etti.

Bu dönemde sinema çalışmalarını da sürdüren Kılıç, 2015 yılında “Robinson Crusoe & Cuma” filminde Robinson Crusoe’yu, “Baskın: Karabasan” filminde ise polis karakterini canlandırdı.

  • "SÖZ" DİZİSİNDEKİ ÇOLAK KARAKTERİ DE BEĞENİLMİŞTİ

2017 yılında “Çember” yapımlarında Komiser Adem karakterini canlandıran Kılıç, aynı yıl “Söz” dizisinin kadrosuna katıldı.

Kılıç’ın “Söz”de canlandırdığı Çolak karakteri, oyuncunun en çok hatırlanan rollerinden biri oldu. Oyuncu 2017-2018 döneminde dizide rol aldı ve 42. bölümde hikâyeye veda etti.

2019 yılında “Topal Şükran’ın Maceraları” filminde Selim karakterini canlandıran Kılıç, aynı dönemde “Çember: Ateş Üstünde” yapımında da Komiser Adem rolünü sürdürdü.

2020 yılında “Mavzer” filminde Veysi karakterini oynayan oyuncu, aynı yıl “Öğretmen” dizisinde Taner Aslan karakteriyle ekrana geldi.

Serhat Mustafa Kılıç

Kılıç, 2021 yılında arka arkaya birçok projede yer aldı. “Şeref Bey” dizisinde Nejat, “Maraşlı” dizisinde Necati Türel karakterlerini canlandırdı. Aynı yıl “Kuruluş Osman” dizisinin kadrosuna dahil olarak Mihail Kosses karakterini oynadı ve 2021-2022 döneminde dizide yer aldı.

2023 yılı ise oyuncunun film ve dizi açısından yoğun olduğu dönemlerden biri oldu. “Son Gün” dizisinde Sadık, “Aktris” dizisinde Mazhar, “Tetikçinin Oğlu” dizisinde Esat ve “Kirli Sepeti” dizisinde Feyyaz Ağırtaş karakterlerini canlandırdı.

Aynı yıl sinemada “Cenazemize Hoş Geldiniz” filminde Necati karakterine hayat verdi.

2024 yılında “İlk ve Son” dizisinin ikinci sezonunda konuk oyuncu olarak yer alan Kılıç, “Mehmed: Fetihler Sultanı” dizisinde Deli Lütfi karakterini canlandırdı. Ayrıca “Gassal” dizisinde Belediye Başkanı Muzaffer Gündüz karakteriyle ekrana geldi.

2025 yılında “Kardelenler” dizisinin kadrosunda yer alan oyuncu, Raci Korkmaz karakterini canlandırdı.

ABD'de uçakta yolculara saldıran şahıs koltuğa bantlandı

ABD'de American Airlines'ın Dallas’tan Newark’a giden AA618 sefer sayılı uçağında korku dolu anlar yaşandı.

ABD vatandaşı 67 yaşındaki Arthur Lundeen isimli yolcu uçakta çıkardığı taşkınlık ile panik dolu anların yaşanmasına neden oldu.

  • YOLCULARA SALDIRDI

Uçakta bulunan ve daha önce kolluk kuvvetlerinde görev yapan Juan Mejia, ABC’ye yaptığı açıklamada, uçuşun yaklaşık dörtte üçlük bölümü tamamlandığında bir gürültü duymaya başladıklarını söyledi.

Mejia'nın iddiasına göre Lundeen, kabin ekibine ve diğer yolculara karşı saldırgan davranmaya, aşağılayıcı ifadeler kullanmaya başladı.

Mejia, yolcunun ırkçı ifadeler kullandığını, küfürler ettiğini ve özellikle arkasındaki kadınlara yönelik rahatsız edici sözler söylediğini öne sürdü.

Çakta Bantlanan Yolcu

  • KOLTUĞA BANTLANDI

Ardından yolculara karşı fiziksel müdahalede bulunduğu iddia edilen şahsa uçaktaki görevliler ve yolcular müdahalede bulundu.

Lundeen'in elleri plastik kelepçelerle bağlanırken, vücudu koli bandıyla koltuğuna sabitlendi.

  • UÇAK ROTASINI DEĞİŞTİRDİ

Yaşanan olay nedeniyle uçak, perşembe günü saat 22.15 sıralarında Baltimore/Washington Uluslararası Havalimanı'na yönlendirildi.

  • GÖZALTINA ALINDI

Polis ekipleri inişin ardından uçağa girerek Lundeen'i gözaltına aldı.

American Airlines, yolcunun uçaktan çıkarılmasının ardından uçağın Newark'a doğru yolculuğuna devam ettiğini açıkladı.

Uçakta Bantlanan Yolcu 2

Yunanistan'da savaş uçağı düştü!

Yunanistan'ın Tanagra Hava Üssü'nde Atina Uçuş Haftası kapsamında düzenlenen hava gösterisi, kazaya sahne oldu. Yunan Hava Kuvvetleri'ne ait iki kişilik F-4 Phantom savaş uçağı, gösteri sırasında düştü.

Kazanın ardından yangın çıkarken, bölgeden yoğun duman yükseldi. Yunan medyasına göre uçak aniden irtifa kaybetmeye ve yere çakıldı. Hava gösterisinin kazadan sadece birkaç dakika önce başladığı belirtildi. Organizatörler kazanın ardından bölgeyi tahliye etmeye başladı. Atina Uçuş Haftası askıya alındı. Mürettebatın akıbeti ise henüz bilinmiyor.

Atina Uçuş Haftası'nın Yunan ve yabancı askeri uçakların katılımıyla 5 ve 6 Eylül tarihlerinde iki gün boyunca Tanagra Hava Üssünde düzenlenmesi planlanıyordu.

Berhan Şimşek'in şiddet uyguladığı Özlem Şanver ilk kez konuştu! Şoke eden iddialar

Berhan Şimşek'le yaklaşık 9 yıl yaşayan Özlem Şanver, şiddete uğradığına dair görüntülerin ortaya çıkmasından sonra sessizliğini bozdu.

Gazeteci Enver Aysever'e konuşan Özlem Şanver, Şimşek'in CHP Genel Başkan Yardımcılığı'ndan istifasına yol açan görüntülerin 2025 yılının haziran ayına ait olduğunu söyledi.

Bu olaydan önce de şiddete maruz kaldığını ileri süren Şanver, darp raporu alarak şikayetçi olduğunu anımsattı.

"DÜZELECEK DEDİ, İNANDIM"

Berhan Şimşek'ten kaçmak için şehir değiştirdiğini öne süren Özlem Şanver, Şimşek'in peşinden gelerek kendisini ikna etmeye çalıştığını savundu.

İddialarına “'Düzelecek, özür dilerim' dedi. Tekrar bir araya geldik.” diye devam eden Şanver, Berhan Şimşek'in bu sözlerine inandığını ileri sürerek "Öyle zannediyorsunuz maalesef." diye konuştu.

"NEDEN AYRILMADIN" ELEŞTİRİLERİNE TEPKİ

Çevresinden gelen "Neden ayrılmadın?" şeklindeki eleştirilere tepki gösteren Özlem Şanver, şöyle konuştu:

“- Beni bu konuyla ilgili yargılayanlar oluyor. Yani 'Niye o zaman ayrılmadın?' Bu soruyu, bu değerlendirmeyi yapmak kimsenin hakkı değil. Niye ayrılmadım? E ayrılmadım, dayak mı yiyeyim yani? Ayrılmadım, şiddete mi uğrayayım? Biz öyle bir yerden bakamayız.”

Şanver, hukuki mücadeleyi sürdüreceğini de söyledi.

"BEN DUŞTAYKEN ÇİLİNGİRLE İÇERİ GİRDİLER"

Özlem Şanver yayında, mahkemenin uzaklaştırma kararının ardından yaşandığını ileri sürdüğü bir olayı da anlattı.

Şanver, kararın kendisine tebliğ edilmesinden iki gün sonra evde duşta olduğu sırada içeriye çilingirle girildiğini, Şimşek'in kendisine bir arkadaşı aracılığıyla "Özlem o evden çıksın, yoksa onu hapse attıracağım." diye mesaj gönderdiğini ileri sürdü.

Şanver, Berhan Şimşek'in siyasi kimliğini bir baskı aracı olarak kullandığını da savundu.

ŞİDDET GÖRÜNTÜLERİ SONRASI İSTİFA ETTİ

İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararı sonrası CHP'ye dönen Şimşek, görüntülerin ortaya çıkması sonrası Genel Başkan Yardımcılığı görevinden istifa etmişti.

Firari FETÖ'cü Erk Acarer saklandığı delikten tehdit etti: İpinizi çekeceğiz

Mayıs 2024'te yaptığı yayında konuşan Acarer, yaptığı ajanlığı itiraf ederek "Benim yaptığım haberler Alman emniyeti ve Alman İçişleri Bakanlığı tarafından özellikle isteniyor" demişti.

Erk Acarer hakkında CHP yandaşı Birgün gazetesinde yazarlık yaptığı dönemde şehit MİT mensubu ve cenazesine katılan meslektaşlarının kimlikleri ve faaliyetlerinin ifşa edilmesiyle ilgili dava kapsamında yakalama kararı çıkartılmıştı.

Bahçeli’den yeni anayasa ve seçim kanunu mesajı: “467 rakamını ben de beklemiyordum”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, parti genel merkezinde Habertürk Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör’ün sorularını yanıtladı. Terörsüz Türkiye süreci, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, yeni anayasa ve bölgesel iş birliklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“467 RAKAMINI BEN DE BEKLEMİYORDUM”
Terörsüz Türkiye sürecinde ciddi bir sıkıntıyla karşılaşmadıklarını belirten Bahçeli, Meclis komisyonundaki görüşmelerin geniş bir uzlaşmanın oluşmasına katkı sağladığını söyledi.

Çerçeve Yasa’nın kabulünde ortaya çıkan desteği değerlendiren Bahçeli, “Doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum” dedi. Bu sonucun toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini belirten MHP lideri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki aşiret liderleri, kanaat önderleri ve farklı toplum kesimlerinden partisine ziyaretlerin arttığını anlattı.

YENİ ANAYASA VE SEÇİM KANUNU ÇAĞRISI
Türkiye’nin siyasi istikrara ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne desteğini yineledi. Bununla birlikte, uygulamada ortaya çıkan bazı sorunların değerlendirilmesi ve sistemin sağlıklı işlemesi için yeni anayasa hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Seçim kanunu ile siyasi partiler kanununda değişiklik önerisini de açıklayan Bahçeli, sistemi güçlendirecek ve aksaklıkları giderecek düzenlemelerin tartışılmasını istedi. Bu çalışmalara siyasetçilerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları, aydınlar ve akademisyenlerin katılması gerektiğini belirtti. Düzenlemelerin yeni anayasa çalışmalarıyla uyumlu yürütülmesine dikkat çekti.

MEKKE ANLAŞMASI İÇİN GENİŞLEME MESAJI
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması’nı önemli bir adım olarak değerlendiren Bahçeli, diğer ülkelerin katılımıyla iş birliğinin daha güçlü hâle geleceğini söyledi.

Müslüman ülkelerin nüfus ve doğal kaynak potansiyellerini yeterince değerlendiremediğini savunan Bahçeli, Türkiye’nin liderliğinde yürütülecek çalışmaların hem ülkenin uluslararası konumunu güçlendireceğini hem de İslam dünyasına katkı sağlayacağını kaydetti.

ANKETLERE DÜZENLEME, SPORDA BİRLEŞTİRİCİLİK VURGUSU
Kamuoyu araştırmalarına yönelik eleştirilerini de yineleyen Bahçeli, bu alanda yasal düzenleme yapılmasını istedi. Toplumun doğru bilgilerle bilgilendirilmesi gerektiğini belirtti.

Amedspor üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen MHP lideri, sporun siyasi görüş, etnik köken ve mezhep ayrımı gözetmeden herkesi birleştirmesi gerektiğini söyledi. Tribünlerdeki hareketliliğin farklı amaçlarla kullanılmasının gerilimleri artırabileceği uyarısında bulundu.

Pentagon’da “yalan makinesi” şoku: ABD’de “sızıntıyı kim yaptı?” alarmı

ABD Genelkurmay Başkanlığının üst düzey yaklaşık 50 personelinin, İran'a yönelik saldırılarla ilgili bilgilerin basına sızmasının ardından "yalan makinesi (poligraf)" testine tabi tutulduğu öne sürüldü.

"GİZLİ BİLGİLERİ İFŞA ETTİN Mİ?"
New York Times gazetesine konuşan yetkililer, İran'a yönelik devam eden saldırılarla ilgili basına sızan bilgilere dair iddialarda bulundu.

Yetkililer, saldırılar nedeniyle ABD ordusunun mühimmat sıkıntısı yaşadığına ilişkin bilgilerin basına sızmasının ardından Genelkurmay Başkanlığının üst düzey yaklaşık 50 personelinin poligraf testine tabi tutulduğunu öne sürdü.

Poligraf testinin geçen ay hem sivil hem de askeri personele yapıldığını aktaran yetkililer, bu kapsamda teste tabi tutulanlara gizli bilgileri basına ifşa edip etmediklerine ilişkin soruların yöneltildiğini belirtti.

“SON DERECE CİDDİ”
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Sözcüsü Sean Parnell ise, konuya ilişkin yorum yapmayacağını belirtirken ulusal güvenliğe ilişkin gizli bilgilerin sızdırılmasının "son derece ciddiye" alındığını belirtti.

Geçen haftalarda ABD medyasında, İran'a yönelik devam eden saldırılar nedeniyle ABD ordusunun mühimmat sıkıntısı yaşadığına ilişkin haberler sıkça yer almıştı.

Tuğberk İmamoğlu gemisinin yeri tespit edildi: 720 metre derinde

Tuğberk İmamoğlu isimli gemi, 2 Eylül'de Silivri'nin yaklaşık 18 deniz mili güneyinde Alsu gemisiyle çarpışmış ve kısa süre içinde batmıştı. Gemide olan 10 kişilik mürettebata henüz ulaşılamadı. Arama ve kurtarma faaliyetleri Deniz Kuvvetleri unsurlarının da katılımıyla devam ediyor.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi tarafından yapılan çalışmalarda daha önce batığın olduğu bölge tespit edilmişti. Milli Savunma Bakanlığı da geminin yerinin belirlendiğini duyurmuştu.

720 METRE DERİNLİKTE BULUNDU
Batığın kimliğinin kesin olarak tespit edilmesi için bölgeye ROV (uzaktan kumandalı su altı aracı) indirildi. Derin denizde görüntüleme yapan ROV, sonar tarama yapıp enkaz üstünde ilk olarak geminin “Tuğberk İmamoğlu” ismini görüntüledi.

NTV'nin haberine göre; geminin batığı, kaza bölgesinin 50 metre yakınında ve 720 metre derinlikte bulundu.

Su altına dalış yapan ROV cihazı su altında ilk olarak Tuğberk İmamoğlu gemisinin adını görüntüledi. Böylelikle enkazın bulunduğu yer kesinleşti.

KAPTANLAR TUTUKLANDI
Kazanın sonrasında ALSU gemisinin birinci kaptanı Ahmet Erarslan ile üçüncü kaptanı Murat Evciman, taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma suçundan tutuklandı.

Her iki kaptan da ifadelerinde Tuğberk İmamoğlu’nun kendilerine çarptığını iddia etti.

Üçüncü kaptan Evciman, kazadan sadece bir gün önce gemiye katıldığını ve yedi aylık denizcilik tecrübesinin olduğunu söyledi.

KAZA NASIL GERÇEKLEŞTİ?
Silivri açıklarındaki gemi kazasının bilirkişi raporu, önemli bilgiler içeriyor.

Kazanın hemen sonrasında yapılan açıklamalar Alsu'nun, Tuğberk İmamoğlu adlı geminin batmasına sebep olduğuna, ikaza karşın bir dizi tehlikeli manevra yaptığına yönelikti.

Hazırlanan ilk bilirkişi raporu, iki geminin de personel ve seyir cihazlarında problem yaşadığını, kazanın neredeyse kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.

Raporda kazanın gelişimi şu şekilde aktarıldı:

Kaza sırasında Alsu gemisinde 3. Kaptan olarak Murat Evciman görev yapıyordu. Bu görev Evciman'ı bu gemideki ilk vardiya nöbetiydi. Evciman gemideki seyir cihazlarını tanımıyordu.
Alsu gemisinde saat 03.10'de görevli bir stajyer gözcü vardı. Bu esnada kaptan dahil tüm personel uyuyordu.
Kaptan Ahmet Eraslan da uyuyordu ve saat 03.20 gibi uyanarak durumu anlamaya çalıştı.

MANEVRALARI TEK TEK ORTAYA ÇIKARILDI
Bilirkişi raporunda iki geminin kaza öncesi manevralarına da yer verildi. Raporda manevraların dakika dakika gelişimi şu şekilde aktarıldı:

Kazadan kısa süre önce, saat 03.08 civarında Tuğberk İmamoğlu gemisi, AIS verisi göndermiyordu. Bu cihaz, otomatik tanımlama sistemi olarak biliniyor ve geminin rotasını çevredeki gemilere haber veriyor. İmamoğlu gemisi bu veriyi göndermediği için çevredeki gemiler için görünmez ve tanınmaz duruma geldi.
Kazadan 5 dakika önce, yani saat 03.08 ile 03.09 arasında, Alsu gemisindeki 3. Kaptan Evciman, Tuğberk İmamoğlu gemisiyle temasa geçti. Tuğberk İmamoğlu, Alsu'dan “iskeleye kaçmasını” yani dümeni sola kırmasını istedi.
Alsu bu istek üzerine, rotasını kendi soluna doğru çevirmeye başladı.
Alsu rotasını çevirirken Tuğberk İmamoğlu ECDIS sisteminden kayboldu. Elektronik Harita Görüntüleme ve Bilgi Sistemi olarak bilinen bu sistem, haritalar yerine kullanılıyor.

MHK derbi için kararını verdi: Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin VAR'ı belli oldu

İsmail Kartal yönetimindeki Fenerbahçe ile Vincenzo Italiano liderliğindeki Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 4'üncü haftasında bugün saat 20.00'de Chobani Stadyumu'nda kozlarını paylaşacak.

HAKEM EKİBİ
Zorlu müsabakada FIFA kokartlı hakem Halil Umut Meler düdük çalacak. Meler'in yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Bora Özkara yapacak. Mücadelenin 4'üncü hakemi ise Batuhan Kolak olacak.

VAR HAKEMİ POLONYA'DAN
Merkez Hakem Kurulu (MHK), Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde VAR'da Polonya'dan Tomasz Kwiatkowski'nin görev yapacağını açıkladı. Kwiatkowski'ye AVAR'da (Video Yardımcı Hakem Asistanı) Murat Altan eşlik edecek.

Memur ve emekli zammı için 3 kritik tahmin! En düşük maaş ne kadar olacak?

SSK ve Bağ-Kur emeklileri, 2026'nın ikinci yarısındaki 6 aylık enflasyon kadar zam alacak.

Memur ve memur emeklilerinin zammı ise toplu sözleşmeden gelen yüzde 7'lik artışa enflasyon farkının eklenmesiyle belirlenecek.

2 AYLIK ENFLASYON YÜZDE 3,65
Temmuz enflasyonu yüzde 1,78, ağustos enflasyonu ise yüzde 1,84 oldu.

Böylece 2026'nın ikinci yarısına ilişkin 2 aylık enflasyon yüzde 3,65 olarak gerçekleşti.

SSK ve Bağ-Kur emeklileri yüzde 3,65'lik zammı şimdiden garantiledi.

Memurlar için ise henüz enflasyon farkı oluşmadı.

MEMURLAR İÇİN KRİTİK EŞİK!
Memurların enflasyon farkı alabilmesi için yılın kalan 4 ayında toplam enflasyonun yüzde 3,23'ü aşması gerekiyor.

Eylül, ekim, kasım ve aralık aylarında açıklanacak enflasyon verileriyle birlikte 6 aylık enflasyon ve ocak zamları kesinleşecek.

MERKEZ'İN TAHMİNİNE GÖRE ZAM
Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28 seviyesinde.

Bu tahmin gerçekleşirse 2026'nın ikinci yarısındaki enflasyon yüzde 8,7 olacak.

Buna göre ocak zammı şöyle olacak:

SSK ve Bağ-Kur emeklisi: %8,7
Memur ve memur emeklisi: %6,67
En düşük emekli maaşı: 25.601 TL
En düşük memur maaşı: 74.907 TL

GOLDMAN SACHS'IN TAHMİNİ...
ABD'li yatırım bankası Goldman Sachs, yıl sonu enflasyonunu yüzde 29 olarak öngörüyor.

Bu tahmin gerçekleşirse 6 aylık enflasyon yüzde 9,55 olacak.

Buna göre ocak zammı ve en düşük maaşlar şöyle olacak:

SSK ve Bağ-Kur emeklisi: %9,55
Memur ve memur emeklisi: %7,5
En düşük emekli maaşı: 25.801 TL
En düşük memur maaşı: 75.490 TL

EN YÜKSEK ZAM TAHMİNİ BBVA'DAN
Bankacılık devi BBVA'nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 30.

Bu gerçekleşirse yılın ikinci yarısındaki enflasyon yüzde 10,4 olacak.

Buna göre ise zamlar şöyle olacak:

SSK ve Bağ-Kur emeklisi: %10,4
Memur ve memur emeklisi: %8,34
En düşük emekli maaşı: 26.001 TL
En düşük memur maaşı: 76.080 TL

3 FARKLI TAHMİN, 3 FARKLI ZAM SENARYOSU
Enflasyon Tahmini Emekli Zammı Memur Zammı
TCMB: %28 %8,7 %6,67
Goldman Sachs: %29 %9,55 %7,5
BBVA: %30 %10,4 %8,34

Özelleştirme İdaresi'nden köprü ve otoyol açıklaması!

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından işletilen ve özelleştirme kapsam ve programında bulunan otoyol ile köprülere yönelik çalışmaların kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine yönelik olduğunu bildirdi.

KGM'nin sorumluluğunda olan üç otoyol ve bağlantı yolları ile bunlar üzerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri ve yük aktarma merkezleri gibi diğer mal ve hizmet birimleri ile varlıklarının özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

ÖİB'nin internet sitesinden, söz konusu otoyol ve köprülere ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, KGM tarafından işletilen otoyol ve köprülere yönelik teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmalarının ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğü ifade edildi.

"ÖNCELİK GELİR ELDE ETMEK DEĞİL, OTOYOLLARDA HİZMET KALİTESİNİ YÜKSELTMEK"

Bahse konu rutin hazırlık çalışmalarının "kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyetin devlette kalması kaydıyla işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas alan bir modelin değerlendirilmesine" yönelik olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu modelde öncelik gelir elde etmek değil, otoyollarda hizmet kalitesini yükseltmek, bakım ve yatırımları hızlandırmak ve işletme verimliliğini artırmaktır. Diğer yandan, kamuoyunda otoyolların yıllık 600 milyon dolar kar ettiği ve 30 yıllık toplam karın 18 milyar dolara ulaştığı yönünde eksik ve yanıltıcı değerlendirmeler yapılmaktadır. Oysa 600 milyon dolar kar değil, gelirdir. Bu tutarın yaklaşık 300 milyon doları bakım ve onarım giderlerine ayrılmaktadır. Ayrıca önemli tutarda yatırım ve yenileme harcamaları ile personel ve işletme giderleri bulunmaktadır. Tüm bu maliyetler göz ardı edilerek yapılan hesaplamalar, otoyolların gerçek ekonomik değerini yansıtmamakta ve kamuoyunu yanıltmaktadır."

Açıklamada, "Bu nedenle 600 milyon doların doğrudan 30 yıl ile çarpılarak '30 yıllık kar' veya 'kamu zararı' hesabı yapılması teknik ve mali açıdan geçerli değildir. Altyapı değerlemelerinde trafik projeksiyonları, bakım ve yenileme yatırımları, işletme ve personel giderleri, finansman maliyetleri ve riskler birlikte dikkate alınır." ifadesi kullanıldı.

'ÜCRETLİ OALCAK' İDDİALARINA CEVAP

Yürütülen çalışmaların temel amacının, hizmet kalitesini artırmak, bakım ve yatırımları hızlandırmak, işletme verimliliğini yükseltmek ve sürdürülebilir bir altyapı yönetimi oluşturmak olduğu ifade edilen açıklamada, ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilişkin ilave bir artış kararı ve çalışanların mevcut haklarını kaybetmesine yol açacak herhangi bir kararın bulunmadığının altı çizildi.

Açıklamada, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'nın, özelleştirme ihalesine çıkılmasını ifade etmeyip, yapılacak işlemler konusunda ÖİB'yi yetkilendirdiği vurgulanarak, sürecin tüm aşamalarının Başkanlık tarafından ilgili mevzuat çerçevesinde, şeffaflık, rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri esas alınarak yürütüldüğü belirtildi.

Borsada 4 haftalık seri bitti! Hisselerdeki düşüş %40’a ulaştı

  • Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde %2,3 ile beklenti altında büyüme gösterdi.
  • Enflasyon ağustosta %1,84 ile tahminlerin altında kaldı ve yıllık TÜFE %31,51 oldu.
  • İSO İmalat PMI Endeksi ağustosta 48,1 değerini aldı ve eşik değerin altında kalmaya devam etti.
  • Otomobil satışlarında ise geçen ay %25’i aşan gerileme dikkat çekti.

PETROL VE TAHVİL BASKISI
Küresel piyasalarda da önemli gelişmeler yaşandı. Petrol fiyatı, Orta Doğu’dan yeniden çatışma haberlerinin geldiği haftada %8,5’i aşan oranda yükseldi ve cuma kapanışı 95,85 dolardan gerçekleşti. Yaklaşık son 6 haftanın en yükseğine ulaşan petrol fiyatları, küresel enflasyonist riskleri yeniden gündeme getirdi. ABD’de 10 yıllık tahvil faizi %4,8 ile son yılların en yüksek seviyelerine çıktı.

ABD’DE SÜRPRİZ VERİ
Bu arada FED’in para politikası için önemli olan ABD tarım dışı istihdam verisi, ağustosta 162 bin artışa işaret etti ve beklentilerin oldukça üzerinde geldi. Verinin ardından FED’den bu ayki toplantıda faiz artışı ihtimali %59,4’e kadar yükseldi.

4 HAFTALIK SERİ BİTTİ
Piyasalarda bu gelişmeler yaşanırken Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi bu hafta %-4,3 geriledi ve 14.012’den kapanış yaptı. SPK’nın fon düzenlemesinin ardından borsada hisse bazlı hareketlilik artarken, bu gelişmenin de fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu ifade ediliyor.

Bakan Tekin'den eleştirilere cevap! Kıyafet açıklaması!

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız." dedi.

Tekin, Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen 23. İmam Hatipliler Kurultayı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, imam hatiplerin model olarak dünyada eşi benzeri olmadığını belirterek, "Hem pozitif bilimlerle ilgili eğitimi hem de İslami eğitimi aynı anda veren Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin kendi koşullarına göre üretilen bir model. O yüzden bu modeli hayata geçiren rahmetli Tevfik İleri ve Adnan Menderes ile başlayan bütün bu süreçte emeği geçenlere de teşekkür etmek istiyorum. Model kurgulanmış. Biz de şimdi bu modeli daha ileriye taşıyabilecek adımlar atıyoruz Milli Eğitim Bakanlığı olarak." diye konuştu.

İmam hatip okullarını hem niteliği artıracak hem de program çeşitliliğini sağlayacak ve bütün bu yönleriyle de dünyada doldurduğu misyonu hakkıyla temsil edecek, farklı ülkelere örnek olacak hale dönüştürmeye çalıştıklarını aktaran Tekin, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu süreçte de biz hem akademik çevrelerle hem Diyanet İşleri başta olmak üzere kamu kurumlarımızla hem de ÖNDER başta olmak üzere sivil toplum örgütleriyle yakın bir çalışma içerisindeyiz. Bu genel kurul da bizim bu anlamda imam hatip okullarıyla ilgili çizdiğimiz, tasarladığımız şeyler konusunda sivil toplumla hem bir dayanışma hem de bir istişare zemini oluşturuyor. O yüzden bugün burada hem arkadaşlarımızın heyecanını paylaşmış olacağız hem Diyanet İşleri Başkanımızla beraber karşılıklı işbirliği imkanlarımızı değerlendirmiş olacağız hem de ÖNDER gibi imam hatip camiasına, imam hatip davasına önderlik eden bir sivil toplum örgütüyle karşılıklı işbirliği imkanlarımızı istişare edeceğiz."

Bakan Tekin, öğretmenlerin kılık kıyafet düzenlemesini de içeren kararla ilgili soru üzerine, şunları kaydetti:

"Bizim kültürümüzde, toplumsal yapımızda öğretmen toplumun önderi olarak kabul edilir. Öğretmen, çocuklarımızın rol modeli olarak görülür. Öğretmen çocuklara anlattığı bilgilerle, yaşantısıyla örnek olur. Bu anlamda öğretmen arkadaşlarımızın kılık kıyafet açısından da öğrencilerimize örnek olacak şekilde giyinebileceklerini, giyinmelerini biz kendilerine hatırlatıyoruz. Bakın altını çizerek söylüyorum, bu bir hatırlatmadır. Çünkü zaten cari mevzuata göre öğretmenler kamu personeli olarak kabul edildiği için devlet memurlarının, kamu personelinin kılık kıyafetle ilgili olarak uymak zorunda oldukları mevzuata zaten uyacaklar. Şimdi birileri çıkıyor, sendikalar, siyasi partiler eleştirilerini dile getiriyorlar. Ben de onlara şunu soruyorum. Bizim genelgemizde, benim görmediğim, sizin sendikanızda nasıl giyineceğinize dair bir ifade mi var? Ben sizin sendikadaki çalışan kişilerin kılığına, kıyafetine karışmıyorum. Bu genelge de karışmıyor. Bu genelge ne bir siyasi partinin, partisinin içerisindeki insanların kılığını, kıyafetini düzenliyor ne de bir sendikanın içindeki insanların kılıklarına, kıyafetlerine karışıyor. Bu genelge sadece öğretmen arkadaşlarımıza ki öğretmen arkadaşlarımızla ilgili de şunu söyleyeyim, öğretmenlerimizin tamamına yakını zaten öğretmene yakışır şekilde giyiniyor. Ben hepsine teşekkür ediyorum. Orada problemimiz yok."

Bakan Yusuf Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bir tane kötü örnek, işte şurada herhangi bir ülkenin reklamını taşıyan, bayrağını taşıyan bir tişörtle sınıfa giren bir öğretmen otomatikman o çocuklara bir başka ülkenin reklamını yapmış oluyor, bir başka ülkenin tanıtımını yapmış oluyor ve çocuklarımıza kötü örnek oluyor. Bir tane örnek, bir tane öğretmen, 1,2 milyon öğretmenimizin hepsinin bir anda emeğinin önüne geçiyor. Bizim şu anda yaptığımız şey ne sendikalardaki kılık kıyafete karışıyoruz ne de başka bir şeye karışıyoruz. Biz sadece devlet memuru olarak, kamu personeli olarak öğretmen arkadaşlarımızın toplumsal rollerine uygun olan, itibarlarını zedelemeyecek şekilde giyinmelerini, bu şekilde giyinen nadir bir, iki örneğin de öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar vermemesi için bir tedbir aldık. Bu konuda kararlıyız. Dün itibarıyla da bunlarla ilgili bir kılavuz okullarda paylaştık. Bizim derdimiz çocuklarımızın eğitim öğretim niteliğini artıracak tedbirler almak. Bu da öğretmenlerin itibarını korumaktan, öğretmen arkadaşlarımızın itibarına zarar verecek kötü uygulamaları ortadan kaldırmaktan geçiyor. Bu tedbirimiz de onunla alakalı."

"BUGÜNLERE ÇOK BÜYÜK FEDAKARLIKLARLA GELİNMİŞTİR"

Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş da imam hatip neslinin ülkedeki misyonu, vizyonu ve bütün çalışmalarıyla din eğitimi ve din hizmetleri alanında Diyanet İşleri Başkanlığının en büyük kaynağı olan kurumların başında geldiğini söyledi.

İmam hatiplerin bugünlere çok önemli zaman dilimlerinden geldiğine işaret eden Arpaguş, "Bugünlere çok büyük fedakarlıklarla gelinmiştir. Bugün elhamdülillah gerek Diyanet İşleri Başkanlığımız, gerekse Milli Eğitim Bakanlığımız bünyesinde imam hatip neslinin din eğitimi ve din hizmetleri konusunda ülkemize ciddi katkı sağladığını ve bu hizmetlerde kaynaklık ettiğini görüyoruz. Aslında imam hatip nesli geçmişten günümüze geleneğimizin, inancımızın, medeniyetimizin değerlerini topluma kazandırmaya çalışan bir eğitim öğretim hizmetinin toplum vasatına yayılmış hali olarak karşımıza çıkıyor." dedi.

Arpaguş, şu değerlendirmede bulundu:

"Buradaki hizmetlerde, özellikle devlet kurumlarımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, bunun yanında ÖNDER gibi imam hatiplerle ilgili sivil toplum kuruluşlarımızdaki bütün çalışmalarda hedef ateşi canlı tutmak, külleri savurmak değil. Dolayısıyla çok büyük fedakarlıklarla tutuşturulmuş, yakılmış bu meşalenin ilelebet ülkemizin inancı, kültürü ve geleneğini canlı tutabilmemiz, gelecek nesillerimizi inşa edebilmemiz adına ayakta kalması ve güncellenerek günün şartlarına uygun bir şekilde nesillerimizi yetiştirebilmemiz için önemli. Ve tabii bir başka husus da nesillerimizi günümüzün modern dünyasının açmazlarıyla, çıkmazlarıyla, inanç problemleriyle karşılaşıldığında bunların sağlam, kendi inanç dünyamız, medeniyetimiz ve kültürümüzün kodlarında gençlerimizi, nesillerimizi ve insanımızı eğitim öğretim süreçleriyle birlikte ayakta tutma gayretimiz. Dolayısıyla imam hatip liselerimiz ve imam hatip neslimiz bu ülkenin hamurunda, mayasında o geleneksel insanımızın profilini ortaya çıkaran önemli kurumlar. Cenabıhak'tan bu kurumların ilelebet bu ülkeye, insanlığa ve İslam ümmetine hizmet etmesini diliyorum."

Arif Ahmet Denizolgun'un doktorunun ifadesi ortaya çıktı: HTS kayıtları ve 155 ihbarında çelişkili detaylar

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada kritik gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. 2016'da hayatını kaybeden Denizolgun'un doktoru Nurettin Demirkol 'yalan tanıklık' suçlamasıyla tutuklanırken, ifadesindeki detaylar dikkat çekti.

"10 YIL ÖNCE OLAN OLAYI HATIRLAMIYORUM"
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliğinde sorgulanan Demirkol, “10 yıl önceki olayları net hatırlayamıyorum” savunması yaptı. Mahkeme ise HTS kayıtları, diğer tanıkların beyanları ve kolluk tutanaklarını dikkate alarak Demirkol’un tutuklanmasına karar verdi.

"BAŞKASI BENİM TELEFONUMDAN ARAMIŞ OLABİLİR"
Dosyadaki en önemli çelişki, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin yapılan 155 ihbarı üzerinden ortaya çıktı. Demirkol, 26 Ağustos 2026 tarihinde tanık sıfatıyla verdiği ilk ifadesinde, sağlık ve kolluk ekiplerini kimin aradığını bilmediğini, Denizolgun’un özel doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylemişti.

Ancak Riva Polis Merkezi Amirliğinin hazırladığı 155 Acil Çağrı çözüm tutanağında, ihbarın Demirkol’un kullandığı telefon üzerinden yapıldığı, arayan kişinin kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu söylediği belirlendi.

Savcılık bu çelişkiyi Demirkol’a doğrudan sordu. Demirkol ise “Olay günü ben mi aradım, başkası mı aradı hatırlamıyorum. Başkası benim telefonumdan da aramış olabilir.” savunmasını yaptı.

“TELEFONUMU ORTADA BIRAKTIM”
Savcılık, Demirkol’a olay günü polislerle birkaç kez görüştüğünü hatırlamasına rağmen, ilk ihbarı kendisinin yapıp yapmadığını neden hatırlamadığını da sordu.

Demirkol, yakın zamanda baktığı hastaları dahi hatırlamakta zorlandığını ileri sürerek, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğine dikkat çekti.

Şüpheli ayrıca olay yerinde telefonunu “ortada bıraktığını”, çiftliğe gelip giden kişilerden birinin de telefonundan ihbar yapmış olabileceğini savundu.

PEŞ PEŞE ÇELİŞKİLİ İFADELER
Soruşturmada dikkat çeken bir başka başlık da Demirkol’un Denizolgun’la doktor-hasta ilişkisine ilişkin ifadeleri oldu. Demirkol daha önce “özel doktoru değildim” demişti.

Ancak olay yerine giden polis ve olay yeri inceleme görevlilerinin anlatımlarında, olay yerinde kendisini “aile doktoru” olarak tanıtan bir kişinin bulunduğuna ilişkin kayıtların yer aldığı belirtildi.

Bu durum sorulduğunda Demirkol “Maktulü 2-3 kere muayene ettim. Ancak aile doktoru nasıl olunur bilmiyorum. Bu tabirden neyin kastedildiğini bilmiyorum.” şeklinde savunma yaptı.

HTS KAYITLARI DA MASADA
Başsavcılık, Demirkol’un ilk ifadesindeki konum bilgileriyle HTS kayıtlarının da örtüşmediğini değerlendirdi. Demirkol, 26 Ağustos’taki ifadesinde olay günü Kısıklı’daki ikametinde bulunduğunu söylemişti.

Ancak savcılık sorgusunda kendisine, 6 Eylül 2016 saat 18.12’den 8 Eylül 2016 saat 17.46’ya kadar Kısıklı bölgesinde baz kaydının bulunmadığı bildirildi. Demirkol bu duruma “Benim iki gün baz kaydımın olmaması mümkün değildir. O gün ikametimdeydim. Baz kayıtlarının neden bu şekilde çıktığını bilmiyorum.” cevabını verdi.

"YAPTIĞIM GÖRÜŞMELERİ HATIRLAMIYORUM"
Savcılık ayrıca Demirkol’un, olay yerine gittiğinde Denizolgun’un zaten hayatını kaybettiğini söylediğini ancak HTS kayıtlarında 7 Eylül 2016 günü 21.16-21.42 saatleri arasında Hisar Hastanesi adına kayıtlı telefonla art arda görüşmeler yaptığının görüldüğünü bildirdi.

Bu görüşmelerin nedeni sorulan Demirkol “O gün yaptığım görüşmeleri hatırlamıyorum.” dedi.

HİLMİ TUNA KURİŞ'LE GÖRÜŞMESİNİ DE HATIRLAMADI
Dosyada öne çıkan bir diğer isim ise Hilmi Tuna Kuriş oldu. Demirkol, ilk ifadesinde çiftliğe gittiğinde Murat Bayrak ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylemişti.

Ancak soruşturma dosyasındaki olay yeri inceleme raporunda Hilmi Tuna Kuriş’in de olay yerinde bulunduğuna ilişkin kayıt yer aldığı; HTS incelemesinde Kuriş’in 7 Eylül 2016 günü saat 20.56’da çiftliğin bulunduğu bölgeden baz verdiği tespit edildi.

Savcılık ayrıca Demirkol ile Hilmi Tuna Kuriş arasında aynı gece 21.13 ve devamında ardışık arama ve aranma kayıtları bulunduğunu belirledi. Bu kayıtlar sorulan Demirkol “O gün Hilmi Tuna Kuriş ile konuşup konuşmadığımı hatırlamıyorum. Gittiğimde orada olup olmadığını bilmiyorum.” dedi.

AHMET YUM, AHMET GÖKÇEN VE ALİHAN KURİŞ DE SORULDU
Savcılık sorgusunda Demirkol’a Ahmet Yum, Ahmet Gökçen ve Alihan Kuriş’in olay yerine gelip gelmediği de soruldu. Dosyadaki başka bir tanık anlatımında, olay yerine gelen adli tabibin doktorun yanında bir avukat bulunduğunu ve Alihan Kuriş’in olay yerinde olduğunu söylediği belirtildi.

Ayrıca Demirkol ile Ahmet Yum arasında 8 Eylül 2016 sabahı telefon görüşmesi kaydı bulunduğu kendisine hatırlatıldı. Demirkol ise bu isimlerin olay yerine gelip gelmediğini ve Ahmet Yum’la neden görüştüğünü hatırlamadığını savundu.

“YALAN BEYANI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUM”
Mahkemedeki sorgusunda Demirkol savcılık ifadesini tekrar ederek, olayın üzerinden yaklaşık 10 yıl geçtiğini ve ayrıntıları hatırlamasının mümkün olmadığını söyledi. Demirkol, yıllarca doktorluk yaptığını, çok sayıda hasta ve ölüm vakası gördüğünü belirterek “Yalan beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Problem 10 sene önceki olayı net hatırlayamamamdan kaynaklıdır.” şeklinde savunma yaptı.

Tanık ve şüpheli ifadelerinin stres altında alındığını da söyleyen Demirkol; migreni bulunduğunu, ilaçlarını alamadığını ve ifade süreçlerinde fiziksel olarak zorlandığını ileri sürdü.

“MAKTULÜN AĞZINDA SIZINTI VARDI”
Mahkeme sorgusunda Denizolgun’un bulunduğu andaki durumuna ilişkin de ayrıntılar veren Demirkol, olay yerine ulaştığında Denizolgun’un hayatını kaybetmiş olduğunu söyledi.

Demirkol, maktulün ağzında bir sıvı bulunduğunu ancak bunun kan mı yoksa başka bir sıvı mı olduğunu ayırt edemediğini, adli tıp uzmanı olmadığı için bu konuda kesin değerlendirme yapamayacağını ifade etti.

Ayrıca ölümün yeni olmadığını, vücutta şişme, sertlik ve ölüm morluklarını andıran bulgular bulunduğunu söyledi.

MAHKEME TUTUKLADI
Bakırköy 3. Sulh Ceza Hâkimliği ise savunmayı yeterli görmedi. Mahkeme kararında; olay yerindeki kişilerin geliş ve gidiş saatlerine ilişkin HTS raporları, Demirkol’un tanık sıfatıyla verdiği ifadeler, diğer tanıkların beyanları, kolluk tutanakları arasında çelişkiler bulunduğuna dikkat çekti.

Hâkimlik, dosyada kuvvetli suç şüphesini gösteren somut deliller bulunduğunu, adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağını değerlendirerek Nurettin Demirkol’un “yalan tanıklık” suçundan tutuklanmasına karar verdi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasına yönelik soruşturma sürüyor.

Fenerbahçe - Beşiktaş: İşte muhtemel 11'ler

Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 4. haftasında derbi maçta Beşiktaş'ı konuk edecek.

Chobani Stadı'nda oynanacak müsabaka saat 20.00'de başlayacak. Karşılaşmayı Halil Umut Meler yönetecek. Meler'in yardımcılıklarını İbrahim Çağlar Uyarcan ve Abdullah Bora Özkara yapacak.

Sezona Gençlerbirliği mağlubiyetiyle başlayan sarı-lacivertliler, iç sahada TÜMOSAN Konyaspor'u yenerek ligdeki ilk puanlarını aldı.

UEFA Şampiyonlar Ligi'nde Fransız ekibi Olimpik Lyon'u eleyerek 18 yıl sonra Devler Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanan İsmail Kartal'ın öğrencileri, ligde de Samsunspor'u deplasmanda 2-0 yenerek puanını 6 yaptı.

TEK EKSİK ASENSİO

Beşiktaş derbisi öncesinde Fenerbahçe'de tek eksik bulunuyor. Sakatlığı bulunan Marco Asensio, siyah-beyazlılara karşı forma giyemeyecek.

TÜMOSAN Konyaspor mücadelesinde kafa travması yaşadığı için gözlem altında tutulan Kerem Aktürkoğlu ile iyileşen Mert Günok, maçta forma giyebilecek.

Derbi öncesinde sarı-lacivertli ekipte Anderson Talisca gelişmesi yaşandı. Brezilyalı futbolcunun sözleşmesi karşılıklı anlaşılarak feshedildi.

İSMAİL KARTAL'IN MAĞLUBİYETİ YOK

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, sarı-lacivertli ekibin başında Beşiktaş'a karşı 5 kez rakip oldu.

Bu maçların 4'ünü kazanan Fenerbahçe, 1 mücadelede ise rakibiyle berabere kaldı.

DEV MAÇ KAPALI GİŞE

Beşiktaş derbisi için satışa çıkarılan biletlerin tamamı tükendi. Fenerbahçeli taraftarlar, mücadelede tribünlerin tamamını dolduracak.

FENERBAHÇE - BEŞİKTAŞ

MUHTEMEL 11'LER

FENERBAHÇE: Ederson, Semedo, Skriniar, Ake, Brown, Kante, Guendouzi, İrfan Can, Greenwood, Oğuz, Muriqi

BEŞİKTAŞ: Nübel, Murillo, Djalo, Emirhan, Rıdvan, Salih, Orkun, Olaitan, Cerny, Trossard, Vlahovic

STAT: Chobani
HAKEM: Halil Umut Meler
SAAT: 20:00
YAYIN: BEIN SPORTS 1

BEŞİKTAŞ TAM KADRO

Fenerbahçe derbisi öncesinde siyah-beyazlılarda sakat veya cezalı oyuncu bulunmuyor. Beşiktaş, Kadıköy'de tam kadro olacak.

Siyah-beyazlı takımın teknik direktörü Vincenzo Italiano, Türkiye kariyerindeki ilk derbi sınavını verecek.

Beşiktaş ile sezona üst üste galibiyetlerle başlayan Italiano, Fenerbahçe karşısında 3 puana ulaşarak ilk derbisini kazanmanın hesaplarını yapıyor.

Üsküdar’da başkan vekili seçimi ertelendi!

Üsküdar Belediye Meclisinde belediye başkan vekilini belirlemek üzere bugün yapılması planlanan seçim gerçekleştirilemedi. Mecliste salt çoğunluğa ulaşılamaması üzerine seçim 8 Eylül’e bırakıldı.

İstanbul Valiliği, daha önce yapılan başkan vekili seçimine ilişkin yargı kararlarının ardından belediye meclisinin 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da yeniden toplanmasını kararlaştırmıştı.

CHP'DEN AÇIKLAMA

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, konu ile alakalı açıklamasında şunları söyledi:

"Gözaltında bulunan Belediye Meclis Üyesi arkadaşlarımızın oy kullanabilmelerini teminen bugün yapılacak Üsküdar Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine CHP ve Yeni Parti grubu olarak katılmama kararı almış bulunuyoruz. Böylece salt çoğunluk sağlanamadığından seçim 8 Eylül 2026 Salı gününe ertelenmiş oldu."

ÖNCEKİ SEÇİM YARGIYA TAŞINMIŞTI
Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanmasının ardından görevden uzaklaştırılması üzerine, 5 Ağustos’ta belediye meclisinde başkan vekili seçimi yapılmıştı.

CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya ile Cumhur İttifakı’nın adayı Dündar Ziya Gültekin’in yarıştığı seçimin dördüncü turunda Çetinkaya 22, Gültekin ise 18 oy almıştı. Dört oyun geçersiz sayıldığı oylamanın ardından Çetinkaya belediye başkan vekili seçilmişti. Seçim sonucuna yönelik itirazlar üzerine süreç yargıya taşınmıştı.

MAHKEME KARARININ ARDINDAN YENİDEN SEÇİM KARARI
İstanbul 2. İdare Mahkemesi, 24 Ağustos’ta başkan vekili seçimine ilişkin meclis kararının yürütmesini durdurmuştu. Bu karara yapılan itiraz da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi tarafından 2 Eylül’de reddedilmişti.

Bunun üzerine İstanbul Valiliği, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında yeni başkan vekilinin belirlenmesi için belediye meclisini toplantıya çağırmıştı.

Şevki Yılmaz yazdı: Akrabalık, Komşuluk ve Kardeşlik! Koparılan Bağlarımızı Acilen Onarmalıyız!

Eski Rize Milletvekili Şevki Yılmaz, kaleme aldığı çarpıcı yazısında toplumda giderek kaybolan ahlaki değerlere ve "Ev alma komşu al" şuurundan uzaklaşılan karanlık çağa dikkat çekerek, komşuluk ve akrabalık bağlarına karşı sorumluluk şuuruyla yaşamanın gerekliliğine vurgu yapıyor.

Yılmaz, mikrobik batılılaşma ile ölen ruhları ve koparılan bağları diriltmek için asrın yaşayan sahabeleri olan Gazze halkının direnişini ve İslami medeniyet temelli milli bir eğitimi işaret ederek okurlarına şöyle sesleniyor:

Peki, aynı apartmanda yaşayıp birbirini tanımayan komşular hâline nasıl geldik?

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir!" şuurunu toplumsal hayatta yeniden nasıl kazanabiliriz?

Gazze'nin kahraman halkını rol model alarak, aile ve akrabalık bağlarımızı İslami bir medeniyet ekseninde yeniden nasıl ayağa kaldırabiliriz?

Bu sorular sadece bir muhasebe ve durum tespiti değil, aynı zamanda özlenen o samimi komşuluk, merhamet ve kardeşlik ruhuna yeniden dönmek için güçlü bir çağrı niteliğinde.

Tüm bu soruların cevabını ve çok daha fazlasını, Şevki Yılmaz'ın kaleme aldığı yüreklere dokunan o derin yazıda bulacaksınız…

Şevki Yılmaz Yazdı-4

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan müftü atamaları: 35 ile yeni isim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, 35 ile yeni müftü ataması gerçekleştirildi.

  • 6 İLİN MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI

Cumhurbaşkanı kararıyla:

Bilecik İl Müftüsü: Ahmet Dilek
Karabük İl Müftüsü: Ali Erhun
Kocaeli İl Müftüsü: Mehmet Sönmezoğlu
Nevşehir İl Müftüsü: Kazım Güzel
Zonguldak İl Müftüsü: Halil Demir
Konya İl Müftüsü: Ali Öge görevden alındı.

  • 35 İLE YENİ MÜFTÜ ATANDI

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre 35 ile atanan yeni müftüler şu şekilde:

  • Adana: Lütfü İmamoğlu

  • Afyonkarahisar: Ali Hayri Çelik

  • Aksaray: Ali Efe

  • Aydın: Seyfullah Çakır

  • Bartın: Mehmet Çelebi

  • Bayburt: Basri Bektaş

  • Bilecik: Yusuf Dikmen

  • Bitlis: Ömer Keskin

  • Bolu: Selçuk Kılıçbay

  • Burdur: Paşa Bektaş

  • Diyarbakır: İsmail Fakirullahoğlu

  • Erzincan: Selim Yazıcı

  • Giresun: Hüseyin Okuş

  • Gümüşhane: Faruk Gürbüz

  • Hakkari: Recep Eren

  • Iğdır: Alettin Bozkurt

  • Isparta: Yusuf Eviş

  • Karabük: Mustafa Yavuz

  • Karaman: Muharrem Biçer

  • Kars: Selami Aykul

  • Kırklareli: Veysel Işıldar

  • Kilis: Zahit Demirel

  • Kocaeli: Hüseyin Demirtaş

  • Konya: Celal Büyük

  • Kütahya: Hasan İzmirli

  • Nevşehir: Hayri Erenay

  • Niğde: Yavuz Yıldız

  • Rize: İlyas Yılmaztürk

  • Samsun: Hasan Güneş

  • Sinop: Mehmet Arslaner

  • Şanlıurfa: Mehmet Sırrı Şık

  • Tunceli: Fethullah Yavuz

  • Van: Kadir Koçak

  • Yalova: Naci Çakmakçı

  • Zonguldak: Bayram Danacı


Erdoğan İmza

  • KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞINA İLİŞKİN ATAMALAR

Kararla, Kültür ve Turizm Bakanlığında açık bulunan Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcılığına Hüseyin Yalçın Çakar atandı.

Bakanlığın, Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Mardin İl Kültür ve Turizm Müdürü Ayhan Gök, Bolu İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne İbrahim Emre Gürsoy ve Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne Celal Baz getirildi.

Vakıflar Genel Müdürlüğünde açık bulunan Erzurum Vakıflar Bölge Müdürlüğüne Murat Uslu atandı.

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanlığına ise yeniden Derya Örs atandı.

  • AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANLIĞINA İLİŞKİN ATAMALAR

Kararla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kırklareli İl Müdürü Bilgin Özbaş ve Muğla İl Müdürü Yakup Kütük görevinden alındı.

Bakanlığın, Muğla İl Müdürlüğüne Nevşehir İl Müdürü Mahmut Selçuk, Nevşehir İl Müdürlüğüne Ankara İl Müdürü Cüneyd Özdemir, Ankara İl Müdürlüğüne Artvin İl Müdürü Nevim Öz, Adıyaman İl Müdürlüğüne Mesut Polat, Kilis İl Müdürlüğüne Çetin Tutaş getirildi.

Öte yandan kararla, Milli Savunma Bakanlığı Teknik Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Soykan görevinden alındı.

Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığında açık bulunan Doğu Bölge Müdürlüğüne ise Cengiz Altaş'ın ataması yapıldı.

Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde açık bulunan Genel Sekreter Yardımcılığına Tuğgeneral Murat Yetiş getirildi.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığında açık bulunan 1. Hukuk Müşavirliğine ise Verda Gülsen Yaşar atandı.

Artvin'de tarihi camide çıkan yangın lojmana sıçradı

Artvin'de Şavşat ilçesi Pınarlı köyünde yatsı ezanı okunduğu sırada 1931 yılında ahşaptan inşa edilen Pınarlı Merkez Camii'nde, ilk belirlemelere göre elektrik kontağından kaynaklı yangın çıktı.

  • CAMİ LOJMANI KULLANILAMAZ HALE GELDİ

Köy halkı, alevleri söndürmek için seferber olurken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye ve Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürülürken, cami lojmanı kullanılamaz hale geldi.

Ekiplerin bölgede soğutma çalışması sürüyor. Yangın anı ise vatandaşlar tarafından anbean kaydedildi.

Bölgeye gelen Şavşat Kaymakamı Alperen Celepci, ekiplerden bilgi alarak, köy halkına geçmiş olsun dileklerinde bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 000342

  • "95 YILLIK TARİHİ CAMİ MAALESEF ELEKTRİK KONTAĞINDAN ÇIKAN KIVILCIM SONRASI YANDI"

Soğutma çalışmaları yerinde denetleyen Şavşat Belediye Başkanı Durmuş Aydın, gözyaşlarını hakim olamadı.

Aydın, DHA muhabirine yaptığı açıklamada, “Tüm ilçemize geçmiş olsun. Çok üzüntülüyüz. 95 yıllık tarihi cami maalesef elektrik kontağından çıkan kıvılcım sonrası yandı. Dedelerimizin babalarımızın, tüm geçmişlerimizin hatıraları yandı. Çok geçmiş olsun” dedi.

Öte yandan caminin yangından önceki görsellerini sanal medyada paylaşan vatandaşlar, çok üzgün olduklarını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 000328

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 000318

Ekran Görüntüsü 2026 09 05 000304

Alihan Kuriş suç örgütü kapsamında İrfan Yılmaz hakkında yakalama kararı

Kamuoyunda “Süleymancılar” olarak bilinen yapıya yönelik yürütülen soruşturma kapsamında daha önce adli kontrol şartıyla serbest bırakılan İrfan Yılmaz hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

  • ADINA KAYITLI 5 ŞİRKETE EL KONULDU

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan incelemelerde, Yılmaz adına kayıtlı şirketler üzerinden şüpheli işlemler gerçekleştirildiği tespit edildi.

Bu tespitlerin ardından 5 şirket hakkında el koyma kararı alındı. İrfan Yılmaz hakkında ise “suç örgütüne üye olma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçlarından gözaltı kararı verildi.

  • FİRAR ETTİĞİ BELİRLENDİ

Hakkında gözaltı kararı çıkarılmasının ardından yapılan incelemede İrfan Yılmaz’ın firar ettiği tespit edildi. Bunun üzerine Yılmaz hakkında yakalama kararı çıkarıldı.

Yılmaz, soruşturmanın önceki aşamasında gözaltına alınan ve daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılan isimler arasında yer alıyordu.

  • YILMAZ KİMYA TESİSİNDEN 206 KİLO ALTIN ÇIKTI

İrfan Yılmaz’ın adı soruşturmanın önceki aşamalarında da gündeme gelmişti. Yılmaz’ın, şirkete ait binada ele geçirildiği belirtilen 206 kilogram altının haber ve internet sitelerinden kaldırılmasına yönelik girişimde bulunduğu iddiası kamuoyuna yansımıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında İstanbul, Ankara ve Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, aralarında yapının lideri olduğu öne sürülen Alihan Kuriş’in de bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Şüpheliler hakkında “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve "Vergi Usul Kanunu’na muhalefet" suçlamaları yöneltilmişti.

Soruşturmanın ilerleyen aşamasında Kuriş’in de aralarında bulunduğu 32 kişinin tutuklandığı, 6 kişinin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı bildirilmişti.

MASAK raporlarında ise yapıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar lirayı aşan para trafiği bulunduğu iddia edilmişti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 233623
Ekran Görüntüsü 2026 09 04 233632

Türkiye’de obezite oranı yüzde 21,4’e çıktı

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), 2025 yılına ilişkin obezite verilerini açıkladı.

Buna göre AB’de yetişkin nüfusun yüzde 16,3’ünün vücut kitle indeksi (BKİ) 30 veya üzerinde bulunurken, yüzde 35,4’ü ise BKİ’nin 25 ile 30 arasında olduğu “obezite öncesi” kategorisinde yer aldı.

Bu iki grup birlikte değerlendirildiğinde AB nüfusunun yarısından fazlasının fazla kilolu olduğu görüldü.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 222454

  • TÜRKİYE’DE OBEZİTE ORANI YÜZDE 21,4

Eurostat’ın ülkelere göre verilerinde Türkiye’de obezite oranı, 2025 yılı için yüzde 21,4 olarak gösterildi.

Bu oran, yüzde 16,3 olan AB ortalamasının 5,1 puan üzerinde yer aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 222447

  • ARTIŞ SÜRÜYOR

Paylaşılan tabloda Türkiye’de obezite oranının 2008’de yüzde 16,2 olduğu görüldü.

Oran 2014’te yüzde 21,2’ye yükselirken, 2019’da yüzde 22,3 olarak kaydedildi.

2022’de yüzde 20,1’e gerileyen oran, 2025’te yüzde 21,4’e çıktı.

Buna göre Türkiye’de obezite oranı 2008 ile 2025 arasında 5,2 puan yükseldi.

Son açıklanan veride ise 2022’ye kıyasla 1,3 puanlık artış görüldü.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 222438

  • EN YÜKSEK ORAN MALTA’DA

Eurostat verilerine göre 2025’te en yüksek obezite oranı Malta’da kaydedildi.

Malta’da 18 yaş ve üzerindeki nüfusun yüzde 26,6’sı obez kategorisinde yer aldı.

Malta’yı yüzde 24,6 ile Letonya ve yüzde 23,2 ile Finlandiya izledi. Eurostat’ın raporunda en düşük oranların ise yüzde 7 ile İtalya, yüzde 12,8 ile Yunanistan ve yüzde 12,9 ile Romanya’da kaydedildiği belirtildi.

Kullanıcının paylaştığı ülke tablosuna göre 2025’te Türkiye’nin üzerinde Malta, Letonya, Finlandiya, İrlanda, Estonya ve Litvanya yer aldı.

Bu ülkelerde obezite oranları sırasıyla yüzde 26,6, yüzde 24,6, yüzde 23,2, yüzde 22,1, yüzde 22 ve yüzde 21,5 olarak gösterildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 222433

  • ERKEKLERDE OBEZİTE ORANI DAHA YÜKSEK

AB genelinde obezite oranının erkeklerde, kadınlardan daha yüksek olduğu görüldü.

Erkeklerin yüzde 17,4’ü obez kategorisinde bulunurken, kadınlarda bu oran yüzde 15,3 oldu.

Obezite öncesi kategorisinde de erkeklerin oranı yüzde 41,9, kadınların oranı yüzde 29,3 olarak kaydedildi.

Düşük kilolu olanların oranı ise kadınlarda yüzde 2,9, erkeklerde yüzde 1 olarak belirlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan ile görüştü

İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin savunma sanayii ve ekonomi başta olmak üzere birçok alanda iş birliğinin artarak süreceğini, ilişkileri geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin İran-ABD gerilimi ve bölgedeki benzeri çatışmalı süreçlerin sona ermesi için gayret gösterdiğini, barış odaklı diplomatik girişimlerin devam edeceğini, bölgedeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları asla tasvip etmediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca diğer bölgesel konularda da iki ülkenin iş birliğinin önemli olduğunu aktardı.

Son 2 ayda 2 bin 34 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi

Duran, NSosyal hesabındaki paylaşımında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmalarının, ilgili tüm kurumlarla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam ettiğini belirtti.

Burhanettin Duran, Türkiye'nin, terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekat girişimlerine karşı mücadelesini, devletin bütün imkan ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı.

Bu kapsamda son iki ayda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışma yürüttüğünü belirten Duran, şu ifadeleri kullandı:

"Başta FETÖ iltisaklı olmak üzere milli güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle, provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetleri yürüttüğü belirlenen 1335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir. "

Sosyal medya influancer

  • "Türkiye, terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürmektedir"

Burhanettin Duran, yapılan çalışmaların terör örgütlerinin artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik bir şekilde faaliyet yürüttüğünü ortaya koyduğunu ifade etti.

Duran, "Sosyal medya ve dijital mecralar, propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliğimizi ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanılmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürmektedir. Devletimiz açısından dijital güvenlik, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal Medya

  • "Dijital alan sahipsiz değildir"

Burhanettin Duran, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi, milli güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, milli güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir."

Irak'ta akaryakıt krizi: Benzin alabilmek için saatlerce kuyrukta bekliyorlar

Irak'ın genelinde yoğun şekilde akaryakıt krizi baş gösterdi.

Bağdat’ın çeşitli bölgelerinde hizmet verebilen benzin istasyonlarının önünde uzun araç kuyrukları oluştu.

  • UZUN KUYRUKLAR OLUŞTU

Akaryakıt bulmakta zorlanan vatandaşlar, benzin temin edebilmek amacıyla saatlerce birçok istasyonu dolaştıklarını belirtti.

AA muhabirine konuşan Iraklı Ebu Ahmed, akaryakıt krizinin aniden ortaya çıktığını belirterek, "Bir gecede birden akaryakıt krizi başladı. Ülkede herhangi bir savaş da yok. Nedenini bilmediğimiz sürpriz bir kriz birden ortaya çıktı." diyerek şaşkınlığını dile getirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211854

  • "EVDE DİNLENMEM GEREKİRKEN BENZİN ARIYORUM"

Belirli aralıklarla benzer sıkıntıların yaşandığını ifade eden Ebu Ahmed, sorunun kalıcı şekilde çözülmesi için hükümete çağrıda bulundu.

Ebu Ahmed, yaşına rağmen benzin bulabilmek için saatlerce dolaşmak zorunda kaldığını söylerek “Bu yaşta benim gibi yaşlı birinin evde dinlenmesi gerekirken, benzin için istasyonları dolaşıyorun. Cuma namazına bile gidemedik.” ifadelerini kullandı.

Taksi şoförü Ziyad Abdullah da akaryakıt bulabilmek için Bağdat’ın çeşitli bölgelerini dolaştığını ancak uzun süre benzin bulamadığını söyledi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211900

  • BÜTÜN BAĞDAT'I DOLAŞTIM, BENZİN BULAMADIM"

Benzin aramak için yaklaşık 2 saat boyunca dolaştığını aktaran Abdullah, "Bütün Bağdat’ı dolaştım ama benzin bulamadım. En sonunda geldiğim istasyonda uzun bir kuyruk oluşmuştu." dedi.

Akaryakıt istasyonlarında yaşanan yoğunluk, vatandaşların günlük yaşamlarını özellikle taksicilerin çalışma düzenini olumsuz etkiliyor.

Irak'ta bazı akaryakıt istasyonlarının hizmet vermemesi nedeniyle "benzin krizi" patlak vermişti.

Bağdat'taki bazı akaryakıt istasyonlarının önünde uzun araç kuyrukları oluşmuş ve bu durum kent trafiğini olumsuz etkilemişti.

Irak Petrol Bakanlığı Sözcüsü Selim er-Rukabi ise akaryakıt istasyonlarının önünde yaşanan yoğunluğun üretim ile tüketim miktarları arasındaki farktan kaynaklandığını belirterek, benzin arzındaki açığın giderilmesi ve stratejik stokun güçlendirilmesi için tedbirler alındığını açıklamıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211907

  • DÜNYANIN EN BÜYÜK PETROL ÜRETİCİLERİNİ BİRİSİ

Irak, yaklaşık 145 milyar varil kanıtlanmış rezerviyle dünyanın en büyük petrol üreticilerinden ve ihracatçılarından biri sayılıyor.

Ancak ülkenin petrol üretimi, ABD-İran savaşı nedeniyle özellikle nisan, mayıs ve haziran aylarında, yüzde 60'lık gerilemeyle günlük 3,3 milyon varilden 1,3 milyon varile düştü.

Temmuz ve ağustos aylarında ise toparlanma başlamıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211916

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211923

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 211930

Hatay'da arı şahini avına 1,33 milyon lira ceza

İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Üçgedik Mahallesi kırsalında kaçak avcılığa karşı denetim yaptı.

Denetimde, A.G'nin taşıdığı kovada 5'i ölü, 2'si yaralı olmak üzere 7 arı şahini bulundu.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerince A.G'ye 1 milyon 330 bin lira idari para cezası uygulandı.

Ekipler, tedavileri için yaralı şahinleri de teslim aldı.

KKTC son dakika duyurdu: Bakanlık yetkilileri görevden alındı!

KKTC'nin Girne kenti açıklarında 30 Ağustos’ta alabora olarak batan katamaran tipi yolcu gemisine ilişkin soruşturma ve bölgedeki arama-kurtarma çalışmaları sürerken, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığındaki görev değişiklikleri de devam ediyor.

  • ULAŞTIRMA BAKANLIĞINDA 3 YETKİLİ GÖREVDEN ALINDI

Başbakan Ünal Üstel tarafından 2 Eylül’de Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevinden alınan Erhan Arıklı’nın ardından, bakanlık bünyesinde üç yetkilinin daha görevine son verildi.

Yayımlanan kararnamelere göre, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı Müsteşarı Enver Türk, Bakanlık Müdürü Mustafa Ambar ve Limanlar Dairesi Müdürü Emsal Emirzadeoğulları’nın görevden alınmasına karar verildi. Söz konusu görevden almaların bugün itibarıyla yürürlüğe girdiği belirtildi.

Geçtiğimiz günlerde hükümetin koalisyon ortağı Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı ve Bayındırlık, Ulaştırma Bakanlığı Erhan Alıklı görevden alınmıştı. Alıklı, görevden alınma kararı sonrası Parti Meclisi'nin hükümetten çekilme kararı aldığını duyurmuştu.

2. Dünya Savaşı'ndan bu yana benzeri görülmedi! İngiltere'de asker kışladan çıkamıyor...

ngiltere'de savunma bütçesindeki sıkıntı, ordunun eğitim faaliyetlerine doğrudan yansıdı. Kara Kuvvetleri birliklerine, operasyon için görevlendirilmek üzere olan askerler dışında “toplu eğitim” faaliyetlerinin durdurulması talimatı verildi.

Karar kapsamında 90 veya daha fazla askerin katıldığı tatbikatlar iptal edilirken, yüzlerce askerin yer aldığı muharebe grubu seviyesindeki eğitimlerde de ciddi kesintiye gidildi.

  • 6 HAFTALIK DEV TATBİKAT DA İPTAL

Kararın en dikkat çeken sonuçlarından biri Galler'de yaşandı. Gelecek hafta başlaması planlanan, tanklar ve savaş helikopterlerinin de katılacağı 6 haftalık askeri tatbikat iptal edildi.

Yeni uygulamayla yalnızca yurt dışında görevlendirilecek veya İngiltere'de acil müdahale için hazır bekleyecek birlikler normal eğitim programlarını sürdürebilecek.

Askerlerin küçük gruplar halinde silah kullanımı, araç sürüşü, fiziksel kondisyon ve drone eğitimi gibi temel faaliyetlerine ise devam edilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 192505

  • “TANK MÜRETTEBATI EĞİTİM YAPACAK AMA FİLO HALİNDE YAPAMAYACAK”

Ordudan bir kaynak, kararın sahadaki etkisini şu sözlerle anlattı:

“Bir tank mürettebatı kendi içinde eğitim yapabilecek ancak tank filosu halinde eğitim yapamayacak.”

Kaynaklar, bazı birliklerde yüzlerce askerin geniş çaplı tatbikatlara katılamayacağı için eğitim programlarının önemli ölçüde boşalacağını belirtiyor.

  • PUTİN'İN İNGİLTERE ÇIKIŞININ ARDINDAN GELDİ

Kararın zamanlaması da tartışmaları beraberinde getirdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İngiltere'deki hedeflerin vurulup vurulmayacağı yönündeki bir soruya “Bu bir sır” yanıtını vermesinin ardından İngiliz ordusundaki tatbikat kesintilerinin ortaya çıkması dikkat çekti.

Kraliyet Donanması ve Kraliyet Hava Kuvvetleri'ne de maliyetleri azaltmak amacıyla eğitim faaliyetlerini düşürmeleri yönünde talimat verildiği, ancak kesintinin Kara Kuvvetleri'ndeki kadar kapsamlı olmadığı belirtildi.

  • İNGİLİZ ORDUSUNUN ASKER SAYISI 70 BİN CİVARINDA

İngiltere'nin silahlı kuvvetleri son yıllarda personel açısından tarihi seviyelere geriledi. Kara Kuvvetleri'nin eğitimli asker sayısının yaklaşık 70 bine kadar düştüğü ve bunun 200 yılı aşkın sürenin en düşük seviyelerinden biri olduğu belirtiliyor.

Tatbikatların azaltılmasının nedeninin büyük silah projelerinden ayrı tutulan, ordunun bu yılki günlük faaliyetlerini karşılayan bütçedeki nakit sıkıntısı olduğu ifade edildi.

  • EĞİTİMLER İÇİN 2 MİLYAR STERLİN VAR AMA 2027'DE

Savunma Yatırım Planı kapsamında İngiliz ordusunun eğitim faaliyetlerini dönüştürmek amacıyla önümüzdeki 15 yıl için 2 milyar sterlinlik ek kaynak ayrıldı. Ancak söz konusu kaynağın 2027'den itibaren kullanılabilecek olması mevcut bütçe sorununu çözmüyor.

Savunma Bakanlığı ise ordunun faaliyetlerini “önceliklendirdiğini” belirterek operasyonel hazırlık ve görevlendirilebilirliğe doğrudan katkı sağlayan eğitimlerin devam edeceğini açıkladı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 192513

  • “İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDAN BU YANA EMSALİ YOK”

Karara eski üst düzey askerlerden sert tepki geldi. Eski Kara Kuvvetleri Komutanı General Sir Patrick Sanders uygulamayı “inanılmaz derecede dar görüşlü” olarak nitelendirdi.

National Army Museum'un başındaki savaş gazisi Justin Maciejewski ise daha sert konuşarak, “Bu bir skandal. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana ordunun tarihinde benzeri görülmedi” ifadelerini kullandı.

Maciejewski, Avrupa'nın karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerinin arttığı bir dönemde alınan kararın İngiltere'nin askeri hazırlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu.

  • “ORDULAR EĞİTİM YAPAR, İŞLERİ BU”

Ordu içerisinden karara yönelik tepkiler de geldi. Bir kaynak, geniş kapsamlı faaliyetlerin durdurulmasının birlikleri doğrudan etkileyeceğini belirterek, “Her şey iptal edildi. Komutanların elinde yapacak işi olmayan yüzlerce asker kalıyor. Bu yıkıcı. Ordular eğitim yapar, işleri budur” değerlendirmesinde bulundu.

İngiltere'deki tartışmaların, Rusya kaynaklı güvenlik tehdidinin Avrupa'da yeniden öne çıktığı bir dönemde başlaması ise ülkenin savunma kapasitesi ve ordunun savaşa hazırlık seviyesi konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.

Rus İHA'sı Ukrayna Güvenlik Servisi binasını hedef aldı

Ukrayna-Rusya arasındaki savaşta 5. yıl geride kaldı.

Savaş sürecinde binlerce insan hayatını kaybetti, binlercesi yaralandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelensky, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, başkent Kiev'de Aziz Sofya Katedrali'nin karşısında yer alan Volodymyrska Caddesi üzerindeki Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) merkez binasına, Rus insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini bildirdi.

  • MAKAM ODASI HEDEF ALINDI

Zelensky, İHA'nın doğrudan SBU Başkanı Oleksandr Poklad'ın makam odasını hedef aldığını kaydetti.

Tüm acil servis ekiplerinin olay yerinde olduğunu belirten Zelensky, saldırıdan etkilenen herkese gerekli yardımın sağlanacağını ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 183031

  • MİSİLLEME YAPILACAK

SBU Başkanı Poklad ile görüştüğünü aktaran Zelensky, hazırlıklar tamamlandığında Rusya'ya misilleme yapılması yönünde talimat verdiğini bildirerek ordunun da bu karşılığa destek vereceğini açıkladı.

  • 9 KİŞİ YARALANDI

Öte yandan Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko da yaptığı açıklamada, olayda 9 kişinin yaralandığını, yaralılardan 7'sinin hastanede tedavi altına alındığını duyurdu.

Ekiplerin bölgedeki çalışmalarının sürdüğü kaydedildi.

Zelensky-4

Betimar Araştırma'dan seçim anketi: AK Parti fark attı

Türkiye siyasetinde hareketli günler yaşanıyor.

Terörsüz Türkiye yolunda çalışmalar ivme kazanırken bir yandan da hukuki soruşturmalar ve siyasetteki yeni gelişmeler sürüyor.

Bu süreçte seçmenin nabzı da tutuluyor.

  • EN GÜNCEL SEÇİM ANKETİ

Betimar Araştırma tarafından katılımcılara, "Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?" sorusu yöneltildi.

  • AK PARTİ İLK SIRADA

Ankette ilk sırayı yüzde 35,4 oy oranıyla AK Parti elde ederken ikinci sırada Yeni Parti, yüzde 20,1 oy oranında kaldı.

Kararsız seçmenin orantılı bir şekilde dağıtıldığı ankette, İyi Parti yüzde 9,3 oy oranıyla üçüncü sırada yer alırken DEM Parti, yüzde 9,2 oy oranıyla dördüncü sırada yer aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 180431

  • PARTİLERİN OY ORANLARI

Buna göre anket sonuçları şu şekilde:

AK Parti: Yüzde 35,4

Yeni Parti: Yüzde 20,1

İyi Parti: Yüzde 9,3

DEM Parti: Yüzde 9,2

MHP: Yüzde 7,7

CHP: Yüzde 5,3

Anahtar Parti: Yüzde 3,6

Zafer Partisi: Yüzde 2,8

Yeniden Refah Partisi: Yüzde 2,2

Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 1,1

Diğer: Yüzde 3,3

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 180426

  • ÖZGÜR ÖZEL'İN 'YÜZDE 60'LA GELİYORUZ' İDDİASI

Son seçim sonuçlarını araştırmaları ile tek bilen şirketin bu verileri ortadayken Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyuna verdiği mesajlarla tam tersi bir tablo çıkma telaşına girişti.

Betimar'ın bu anketi Sözcü TV'de İsmail Küçükkaya'nın konuğu olan Özel'in, partisinin ve potansiyel cumhurbaşkanı adaylarının açık ara önde olduğunu iddiasını akıllara getirdi.

Özel, “Ekrem ve Mansur Başkan, ikisi de ayrı ayrı Erdoğan'ı ilk turda yeniyor.

İmamoğlu da Yavaş da açık ara kazanıyor. %60'a %40 yenen varken 52'ye 48 yenen oturacak yerinde.” ifadelerini kullanmıştı.

Alman kadın 2. Abdülhamid'den etkilendi: Gaziantep'te Müslüman oldu

Her geçen gün İslamiyet'e yönelen insan sayısı artmaya devam ediyor.

Kimileri okudukları kitaplar sayesinde İslamiyet ile tanışırken, kimileri de izledikleri dizi ve filmler aracılığıyla keşfediyor.

Bu kapsamda, yürekleri ısıtan yeni bir gelişme daha yaşandı.

  • 2. ABDÜLHAMİD'İN HAYATINDAN ETKİLENDİ

Almanya'da yaşayan 45 yaşındaki İsa Karahan, yıllar önce hayatını Alman vatandaşı Stefanıe Breer ile birleştirdi.

Eşiyle sık sık İslam dini ve tarihi üzerine sohbetler ettiklerini belirten Karahan, eşinin özellikle Sultan 2. Abdülhamid'in hayatından ve kişiliğinden çok etkilendiğini ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 175542

  • MÜSLÜMAN OLDU

Tatil için geldikleri Gaziantep'te İl Müftülüğü'ne başvuran çift için bir ihtida merasimi düzenlendi.

İl Müftüsü Mustafa Soykök'ün katılımıyla gerçekleştirilen törende kelimeişehadet getiren Stefanıe Breer, Müslüman oldu ve Halime ismini aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 04 175550

  • "İSLAM'IN NE KADAR GÜZEL BİR DİN OLDUĞUNU GÖREREK KENDİ KARARIYLA MÜSLÜMANLIĞI SEÇTİ"

Eşinin İslamiyet'i tamamen kendi hür iradesiyle seçtiğini vurgulayan Karahan, süreci şu sözlerle anlattı:

"Ben tarihle çok ilgileniyorum. Biz de elhamdülillah Müslümanız ve dinimizi en güzel şekilde tanıtmaya çalışıyorum. Kesinlikle zorlama bir durum olmadı. Yaklaşık 15 senedir Sultan Abdülhamid'in kişiliği ve hayatıyla yakından ilgileniyorum. Bu konudaki birikimlerimi eşimle de paylaştım.

O da bundan çok etkilendi. İslam'ın ne kadar güzel bir din olduğunu bizzat görerek kendi kararıyla Müslümanlığı seçti. Aslında kendisi Hristiyanlıktan 20 yıl önce çıkmıştı ve uzun süredir herhangi bir dine mensup değildi."

  • HUZUR DUYGUSU

Türkiye'ye her geldiğinde kendisini çok farklı ve huzurlu hissettiğini belirten Halime ise, Müslüman ülkelerde genel olarak bu huzur duygusunu derinden yaşadığını ifade etti.

Bulgaristan'dan flaş Türkiye açıklaması: Sınırı işaret ettiler

Bulgaristan İçişleri Bakanı Demerdzhiev, parlamentodaki İç Güvenlik ve Kamu Düzeni Komisyonu'nun toplantısında ülkenin sınır güvenliği ve düzensiz göçteki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu.

İran'daki çatışmaların ardından Bulgaristan üzerinden Batı Avrupa'ya yönelen yasa dışı göçmenlerin sayısında artış yaşanıp yaşanmadığının sorulması üzerine Demerdzhiev, mevcut verilerin aksine düşüşe işaret ettiğini söyledi.

Demerdzhiev, İran'daki gelişmelerin güvenlik birimlerince yakından takip edildiğini ve muhtemel bir göç hareketliliğine karşı ilave teknik ekipman dahil gerekli tedbirlerin alındığını duyurdu.

TÜRKİYE SINIRINA PARANTEZ AÇTI
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, Bulgar Bakan Demerdzhiev açıklamalarında Türkiye sınırına da dikkat çekti.

Demerdzhiev, Bulgaristan-Türkiye sınırından geçen güzergah ile Yunanistan-Türkiye sınır hattını en iyi korunan göç rotaları arasında gösterdi.

"TÜRKİYE SINIRINI MODEL HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ"
Demerdzhiev, Bulgaristan'ın Türkiye ile olan kara sınırına ilişkin hedefini şöyle açıkladı:

"Hedefimiz, Bulgaristan-Türkiye sınırını bir kara sınırı için model ve referans noktası haline getirmek ve aynı zamanda deniz sınırının da teknik donanıma sahip olmasını sağlayarak bir model olarak hizmet etmesini sağlamaktır."

Bulgar Bakan ayrıca AB'nin dış sınırlarının korunmasında ortak bir asgari standart oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Silivri'deki gemi kazasında tutuklanan kaptanların ifadesi ortaya çıktı: Kaza anını anlattılar

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gemi kazasına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ALSU isimli geminin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan Erarslan ve Evciman’ın hakimlik ifadeleri ortaya çıktı.

"YAKLAŞIK 1-2 DAKİKA İÇERİSİNDE GEMİ KAYBOLDU"
ALSU gemisinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ifadesinde, “Olay günü Türk bayraklı ALSU isimli geminin 1’inci kaptanlığını yapmaktaydım. Söz konusu gemiye yaklaşık 1 ay önce katıldım. Gemi kazasının yaşandığı saat diliminde istirahatteydim. Kaza esnasında 3’üncü kaptanımız Murat Evciman görevdeydi. Yani bu saat diliminde geminin sevk ve idaresinden Murat Evciman sorumluydu. Olayın meydana geldiği anda gemi yüksüzdü. Kaza anında yaslama sesi duydum. Kalktığımda güverte reisimiz Süleyman Eker’in ‘Çarpıştık, çarpıştık’ şeklinde bağırdığını duydum. Bunun üzerine hemen yukarı çıktım. Köprü üstüne çıktığımda 2’nci kaptan Barış Hazar ve Murat Evciman bulunuyordu. Ne olduğunu sorduğumda ‘Çarpıştık’ dediler. Köprü üstüne çıktığımda Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi sancak kıç omuzluğunda, ışıkları yanar vaziyette gördüm. Aramızdaki mesafe yaklaşık 300 metre civarındaydı. Ben bulunduğum gemiyle sola dönüşe geçtiğim sırada yaklaşık 2-3 dakika geminin ışıklarını gördüm. Dönüşün bitmesine yakın Tuğberk İmamoğlu isimli geminin ışıklarının tamamen kaybolduğunu gördüm. Benim dönüşüm yaklaşık 5 dakika sürmüştü. Bunun üzerine radardan mevkisine baktım. Yaklaşık 1-2 dakika içerisinde gemi kayboldu ve artık radarda da görünmedi. Ben hemen Sektör Marmara ile irtibat kurdum ve durumu bildirdim” ifadelerini kullandı.

"GEMİDE GÖZCÜ BULUNDURMAK KAPTANIN İNİSİYATİFİNE BAĞLI"
Erarslan, “Kaza anında gemide gözcü bulunmuyordu. Gemide gözcü bulundurmak kaptanın inisiyatifine bağlı olup trafiğin yoğun olduğu kısımlarda gözcü bulundurulması gerekmektedir. Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bize ‘İskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde, Tuğberk İmamoğlu gemisinin kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu isimli geminin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı. Çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemisini AIS’den görememiştik. Biz Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi yalnızca radardan takip edebilmiştik. Kaza, Tuğberk İmamoğlu’nun bizim gemimize vurması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm” şeklinde konuştu.

"ROTASINI BENİM ÜZERİME DOĞRU ÇEVİRDİ"
3’üncü kaptan Murat Evciman’ın hakimlik ifadesinde ise, “Olay günü Türk bayraklı ALSU isimli geminin 3’üncü kaptanlığını yapmaktaydım. Söz konusu gemiye 31 Temmuz 2026 tarihinde katıldım. Bu meslekte 7 aylık tecrübem bulunmaktadır. Kazanın meydana geldiği esnada 3’üncü kaptan olarak geminin kumandası bendeydi ve köprü üstünde ayrıca bir gözcü görev yapmıyordu. Vardiya esnasında irademi etkileyecek herhangi bir şey kullanmamıştım. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi ‘İskeleye al’ şeklinde telsizden seslenince radardan baktığımda bu gemiyi gördüm. Çıplak gözle baktığımda ise bu geminin fenerini görmemiştim. Ben bulunduğum gemideki ECDIS ekranına baktığımda AIS görünmüyordu. Radar ekranına baktığımda Tuğberk İmamoğlu gemisinin izdüşümünü gördüm. Ben bulunduğum gemiyi yaklaşık 5 derece iskeleye aldım. Yaklaşık 2-3 dakika geçtikten sonra tekrar ‘İskeleye al’ sesini telsizden duydum. Bunun üzerine bulunduğum gemiyi keskin bir şekilde yaklaşık 9 derece iskeleye aldım. Bu şekilde benim bulunduğum gemi Tuğberk İmamoğlu gemisinin sağ tarafında kaldı. Bu konum itibarıyla Tuğberk İmamoğlu gemisiyle aramızda yaklaşık 700-800 metre mesafe vardı. Yaklaşık 1-2 dakika sonra aramızdaki mesafe 500 metreye kadar düştü. Bu şekilde karşı gemiyle aramızda, her ikimiz de kendi rotamızda seyir halinde olduğumuz için bir problem yoktu. Aramızdaki mesafe 500 metreye kadar kalınca Tuğberk İmamoğlu gemisi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi” dedi.

"BİLİRKİŞİ RAPORUNDA HAKKIMDA YAPILAN TESPİTLERİ KABUL ETMİYORUM"
Evciman, “Ben bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden ‘Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu gemisi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmına çarptı. Çarpışma olduğu anda hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek ‘Çarpışma oldu’ diye bağırdım. Sonra hemen köprü üstüne geldim. Köprü üstüne geldiğimde Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne 2’nci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemisinden uzaklaştırdı. Çarpışmadan yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bilgi verildi. Kaza, diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS’i görünmediği için Sektör Marmara da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm” diye konuştu.

Fenerbahçe'de Adil Demirbağ gelişmesi: Transfer için açıklama geldi

Sarı-lacivertlilerin, 28 yaşındaki stoper Adil Demirbağ' ile anlaşma sağlandığı ve Konyaspor'a 3 milyon euro seviyesinde son bir teklif yapılacağı öne sürüldü. Fenerbahçe'den konuya ilişkin açıklama geldi.

"GERÇEĞİ YANSITMIYOR"
Sarı-lacivertlilerin sosyal medya hesabından konuyla ilgili yapılan paylaşımda, "Adil Demirbağ'ın transferine ilişkin kamuoyuna yansıyan; oyuncuyla sözlü anlaşmaya varıldığı, Konyaspor ile final görüşmesi yapılacağı ve 3 milyon euro seviyesinde son teklif sunulacağı yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Kulübümüz ile ilgili transfer süreçlerinde, resmi kanallarımız dışında paylaşılan ve gerçeği yansıtmayan bilgilere itibar edilmemesini rica ederiz" denildi.

Piyasaların beklediği kritik ABD verisi açıklandı! Altında düşüş...

Piyasaların günlerdir merakla beklediği ABD'nin tarım dışı istihdam verileri açıklandı.

ABD'de tarım dışı istihdam ağustosta 162 bin kişi artarak beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı değişim göstermeyerek yüzde 4,1 oldu.

Çalışma Bakanlığı verilerine göre, ABD, ağustos ayında 162 bin istihdam kaydetti. Piyasa beklentisi istihdamın 85 bin kişi artması yönündeydi.

Temmuz ayında tarım dışı istihdam değişimi 23 bin kişilik düşüş olarak açıklanmıştı. Temmuz ayına ilişkin veri 21 bin kişilik düşüş olarak revize edildi.

ABD'de geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 7,8 olarak gerçekleşti. Önceki veri yüzde 8,3 seviyesindeydi.

Verinin adından Fed için eylülde faiz artırma ihtimali CME FedWatch göstergesinde 10 puan artarak yüzde 49'dan yüzde 59'a yükseldi.

Dolar endeksi (DXY) de verinin açıklanmasıyla 99,015 seviyesinden 99.35 seviyesine fırlarken dolarla ters korele olan ons altında da gerileme görüldü.

ALTININ ONS FİYATI 100 DOLAR BİRDEN DÜŞTÜ!
Ons altın fiyatı ABD tarım dışı istihdam verisinin beklentinin üzerinde gelmesi sonucu 100 dolar birden düşüş kaydederek 4.470 dolar seviyelerinden 4.370 seviyelerine kadar indi.

Şiddet görüntüleri ortaya çıkmıştı: CHP'li Berhan Şimşek'ten istifa kararı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek'in kız arkadaşı Özlem Şanver, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığını öne sürerek nisan ayında mahkemeye başvurdu.

Başvuruyu değerlendiren mahkeme, Şimşek hakkında iki ay ay süreyle uzaklaştırma kararı verdi.

İKİ AY UZATILDI
Şimşek hakkında verilen uzaklaştırma kararının iki ay daha uzatıldığı belirtildi.

Şanver’in geçmişte verdiği ifadelerde de Şimşek’in kendisine fiziksel şiddet uyguladığı, hakaret ve tehditte bulunduğu yönünde iddiaların yer aldığı belirtildi.

GÖRÜNTÜLER ÇIKTI
Olaya ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde Şimşek'in Şanver'ın ayağına bastığı ve şiddet uyguladığı anlar yer alıyor.

İKİ AY UZATILDI 1

İSTİFA ETTİ
Şiddet görüntülerinin ardından Berhan Şimşek'in partisinin MYK üyeliği görevinden istifa ettiği öğrenildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklayacak: İstanbul'da kiraları düşürecek hamle

Milyonlarca kişinin beklediği kiralık sosyal konutlara ilişkin inşaatların ilk etabı tamamlanmak üzere.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde İstanbul Finans Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Bakan Kurum kiralık sosyal konut projesinin İstanbul'da ne zaman hayata geçeceğine yönelik soruyu şöyle cevapladı:

"Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesini sayın Cumhurbaşkanımız tüm milletimize ilan etti. Bu kapsamda 500 bin konutu 81 ilimizde yapıyoruz. Buna ilave olarak da İstanbul’umuzda 15 bin kiralık konut uygulamasını ilk kez hayata geçiriyoruz. İstanbul’da kira fiyatlarının aşağı çekilmesi, dar gelirli vatandaşlarımızın desteklenmesi açısından bu projeyi önemsiyoruz. Bu hafta Sayın Cumhurbaşkanımıza kiralık konutlara ilişkin neticelendireceğimiz şartları Kabine’de sunacağız ve Kabine sonrasında da Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla ilgili açıklamalar yapacaktır." dedi.

Kiralık konutların bir kısmının tamamlandığını açıklayan Bakan Kurum, "Eylül ayı içinde ilk konutlarımızın teslimlerini de İstanbullu vatandaşlarımıza yapıyor olacağız. Bunun müjdesini de buradan vermiş olalım. Önümüzdeki hafta hangi şartlar dahilinde olabileceğini de Sayın Cumhurbaşkanımız milletimize ilan edecektir. Bu önemli. İstanbul’da hem kentsel dönüşümü de deprem dönüşümüne destek verebilmek hem de kira fiyatlarını, kira enflasyonunu aşağı çekebilmek adına bu irade ortaya konuldu ve daha da güçlendirilecek." ifadelerini kullandı.

ABD'de pedofili operasyonu: Çocuk istismarcısı haham otelde kelepçelendi!

New York Eyalet Polisi ile Çocuk İstismarı Suçları (ICAC) ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü siber operasyonda Haham Schaktman, internet üzerinden kendisini 14 yaşında bir çocuk olarak tanıtan gizli görevliyle iletişime geçti. Reşit olmayan biriyle cinsel birliktelik yaşayacağını varsayarak belirlenen otele giden Schaktman, karşısında polisleri görünce neye uğradığını şaşırdı.

"CEHENNEMDE YANACAKSINIZ"

Gözaltı ve deşifre anında büyük panik yaşayan haham, kendisini kelepçeleyen ekiplere tepki gösterdi. Kendisini yakalayan ve olayı kayıt altına alan görevlilere "Beni deşifre ettiğiniz için cehennemde yanacaksınız!" diyerek tehditler savuran Schaktman, geniş güvenlik önlemleriyle emniyete götürüldü.

Deniz Göktaş hakkında iddianame hazır! İşte istenen ceza

Geçtiğimiz aylarda YouTube'da yayınlanan "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde Kur'an-ı Kerim'e yönelik ifadeleri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik sözleri nedeniyle tepki çeken Deniz Göktaş hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açılmıştı.

YURT DIŞI DÖNÜŞÜ TUTUKLANMIŞTI
Yurt dışından dönüşte gözaltına alınan Göktaş, yürütülen soruşturma kapsamında "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından tutuklanmıştı.

Göktaş hakkında geçtiğimiz hafta da tahliye kararı verilmiş ancak savcılığın tahliye kararına yaptığı itirazın kabul edilmesi üzerine "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlarından tekrar tutuklanmıştı.

11 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Gelişmeler takip edilirken Göktaş hakkında bugün iddianame hazırlandı. Göktaş’ın “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama”, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamalarından 2 yıl 8 aydan 11 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Zincir marketlere açılan soruşturmada karar! İşte verilen cezalar...

Rekabet Kurumu, 10 Mart 2025 tarihinde aralarında BİM, Migros ve ŞOK'un da bulunduğu çeşitli perakende şirketleri ve tedarikçiler hakkında iki ayrı soruşturma başlatmıştı. Şirketlerin rekabet kurallarını ihlal edip etmediği incelenen soruşturma tamamlandı. BİM, Migros VE ŞOK'tan soruşturmayla ilgili peş peşe KAP'a açıklama yapıldı.

BİM'E 67.2 MİLYON LİRA CEZA
BİM tarafından yapılan KAP açıklamasında, soruşturmalardan birinde şirketin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesini ihlal etmediğine karar verildiği ve bu dosyada idari para cezası uygulanmadığı bildirildi.

Diğer soruşturma ise uzlaşma usulüyle sonlandırıldı. BİM'in ödeyeceği idari para cezası 67 milyon 217 bin 829,62 TL olarak belirlendi. Şirket yüzde 25 erken ödeme indiriminden yararlanması halinde 50 milyon 413 bin 372 TL ödeme yapacak.

MİGROS'UN CEZASI 48.4 MİLYON TL
Migros Ticaret de KAP üzerinden soruşturmanın sonuçlandığını duyurdu. Şirkete tebliğ edilen ceza 48 milyon 443 bin 775,31 TL oldu. Migros'un yüzde 25 erken ödeme indiriminden yararlanarak ödeyeceği tutar ise 36 milyon 332 bin 831,48 TL.

ŞOK'A 39,9 MİLYON TL CEZA
ŞOK Marketler'in KAP açıklamasına göre ise iki soruşturmadan birinde şirketin kanunun 4. maddesini ihlal etmediğine karar verildi ve ceza uygulanmadı.

Diğer soruşturma kapsamında uzlaşma yoluna gidilirken, ŞOK'un ödeyeceği tutar 39 milyon 910 bin 27,96 TL olarak belirlendi. Yüzde 25 erken ödeme indirimiyle bu rakam 29 milyon 932 bin 520,97 TL'ye düşecek.

ÜÇ MARKETİN TOPLAM CEZASI 155,5 MİLYON TL
Böylece BİM, Migros ve ŞOK'a tebliğ edilen toplam ceza yaklaşık 155,6 milyon TL oldu. Üç şirketin de yüzde 25 erken ödeme indiriminden yararlanması durumunda kasadan çıkacak toplam tutar ise yaklaşık 116,7 milyon TL olacak.

Soruşturmaların tamamlanmasıyla birlikte zincir marketler açısından uzun süredir devam eden süreç de sona ermiş oldu.

Araç sahiplerinin dikkatine: Motorine zam yolda

ABD-İran arasında gerilim devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamaları sonrası piyasalar yeniden hareketlendi.

Araç sahipleri de akaryakıt fiyatlarını takip ediyor.

Bu sefer yaşanacak olan gelişme ise araç sahiplerini üzecek.

Motorine zam geliyor.

akaryakit-benzin-motorin-aa-01

MOTORİNE ZAM YOLDA
Sektör kaynaklarından edinilen bilgiye göre, motorinin litre fiyatına 8,24 TL zam yapılması bekleniyor.

Artışın 3 Eylül Perşembe'yi 4 Eylül Cuma'ya bağlayan gece, pompa fiyatlarına yansıması öngörülüyor.

POMPAYA YANSIRSA DOLUM MALİYETİ 412 TL ARTACAK
Beklenen zam, motorinin litre fiyatında tek gecede yaklaşık yüzde 10'luk artış anlamına geliyor.

8,24 TL'lik zammın pompaya yansıması halinde, 50 litrelik bir deponun dolum maliyeti 412 TL artacak

LİTRESİ 90 TL'Yİ GEÇECEK
Zam sonrası motorinin litresinin İstanbul Avrupa Yakası'nda 89,38 TL, İstanbul Anadolu Yakası'nda 89,28 TL, Ankara'da 90,73 TL, İzmir'de ise 90,71 TL seviyesine çıkması bekleniyor.

akaryakit-benzin-motorin-aa-04

TÜRKİYE EŞEL MOBİL SİSTEMİNE GEÇTİ
28 Şubat 2026'da başlayan savaşla birlikte petrol fiyatları ani yükseliş gösterdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt pompalarına zam olarak yansımasının önüne geçmek için hükümet eşel mobil sistemini devreye aldı ve akaryakıttaki Özel Tüketim Vergisi tutarı kadar oranda gelecek zamlar devre dışı bırakıldı.

Yapılacak zammın sadece yüzde 25'i zam olarak pompaya yansırken yüzde 75'i ÖTV'den karşılandı.

Benzinde eşel mobil devam ederken motorinde ÖTV limiti bittiği için gelen zamlar aynen satış rakamlarına yansıyordu.

Eşel mobil sistemiyle birlikte dezenflasyon süreci desteklenirken, enflasyon tarafında güçlü yükselişin önüne geçildi.

AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?
Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.

Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

Ev sahibi ve kiracıların dikkatine! Eylül ayı kira zam oranı belli oldu!

Eylül 2026 kira artış oranı, tüm ev sahipleri ve kiracılar tarafından merak ediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu Ağustos ayı enflasyon rakamlarını açıkladı.

TÜİK tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi verilerine göre; Ağustos ayında aylık enflasyon yüzde 1,84 son 12 aylık enflasyon ise 31,51 olarak gerçekleşti.

Açıklanan veriler sonrası Eylül ayı için kira artış oranı da 31,79 olarak belirlendi.

AĞUSTOS KİRA ZAM ORANI NE KADARDI?
Kira zammı TÜFE 12 aylık ortalamasına göre belirlenmeye devam ediyor. TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamları sonrasında o ay içerisindeki yapılabilecek en yüksek tavan kira zam oranı belirleniyor.

Ağustos ayı kira zam oranı yüzde 31,90 olarak kaydedilmişti.

TÜİK açıkladı! Ağustos ayı enflasyon oranı belli oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), merakla beklenen 2026 yılı Ağustos ayı enflasyon rakamlarını duyurdu.

Açıklanan verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 1,84 artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşti.

AĞUSTOS ENFLASYONUNUN ÖNE ÇIKANLARI

  • Yıllık Enflasyon: %31,51
  • Aylık Enflasyon: %1,84
  • Aylık Lider (En Çok Artan): Ulaştırma (%4,82)
  • Konut ve Kira Etkisi (Aylık): %2,26
  • Gıda Fiyatları (Aylık): %0,22
  • Çekirdek Enflasyon (B Göstergesi): %30,68

(TÜİK verilerine göre endekste kapsanan 174 alt sınıftan 134'ünde fiyat artışı gerçekleşti.)

enflasyon

BEKLENTİ ANKETLERİ NE SÖYLÜYORDU?

AA Finans'ın Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yarın açıklanacak ağustos ayı enflasyon verilerine ilişkin beklenti anketi, 20 ekonomistin katılımıyla sonuçlandı.

Ankete katılan ekonomistlerin ağustosta aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 1,86 oldu. Ekonomistlerin ağustos ayı için enflasyon beklentileri yüzde 1,25 ile yüzde 2,10 arasında yer aldı.

Ekonomistlerin ağustos ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,86) temmuzda yüzde 31,75 olan yıllık enflasyonun ağustosta yüzde 31,52'ye gerilemesi bekleniyordu.

Öte yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29,49 oldu. Tüketici Fiyat Endeksi, temmuz ayında yüzde 1,78 artış göstermişti.

Enflasyon Beklentileri ve Gerçekleşmeler Veri Tablosu

İran'dan Hürmüz'de flaş karar! Sayı 56'ya çıktı

ABD ile İran arasındaki gerilim devam ederken Tahran yönetiminden Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğine ilişkin yeni bir karar geldi.

İran yönetimine bağlı Basra Körfezi Boğaz Otoritesi (PGSA), Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde belirlenen talimatlara uymadıkları gerekçesiyle 11 ticari geminin kara listeye alındığını açıkladı.

YASAKLI GEMİ SAYISI 56'YA ÇIKTI
Karar, İran'ın geçtiğimiz hafta aynı gerekçeyle 45 tankeri kara listeye almasının ardından geldi. Son kararla birlikte Tahran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişini yasakladığı ticari gemilerin sayısı 56'ya yükseldi.

PGSA, kara listeye alınan gemilerle iş birliği yapan diğer gemilerin de aynı listeye dahil edilebileceği uyarısında bulundu.

Trabzonspor'da Franculino Dju transferi tamam! İşte maliyeti...

Trabzonspor, Midtjylland forması giyen 22 yaşındaki forvet Franculino Gludo Dju'u transfer ettiğini resmen açıkladı.

Bordo mavililer, “Profesyonel futbolcu Franculino Gludo Dju’nun Kulübümüze transferi konusunda, Midtjylland Kulübü ve oyuncunun kendisiyle anlaşma sağlanmıştır.” ifadelerini kullandı.

Midtjylland'ın 2023 yılında Benfica altyapısından bedelsiz kadrosuna kattığı Franculino, 117 maçta 58 gol atarken 15 asist yaptı.

Bordo-mavililerden 22 yaşındaki santrforun transferine ilişkin yapılan açıklamada, Midtjylland'a 5 yıla yayılmış 8 taksit halinde 17 milyon euro ve şarta bağlı bonuslar ödeneceği ifade edildi.

Franculino Dju ile 4+1 yıllık anlaşma sağlandığını duyuran Karadeniz temsilcisi, genç oyuncuya her bir sezon için 2 milyon 125 bin euro garanti ücret ödeneceğini bildirdi.

İstanbul Valiliği'nden manevi barikat: Modern sanat ambalajlı Pagan propagandası yasaklandı

Anyma’nın yeni dünya turnesi programı kapsamında 12 Eylül 2026 Cumartesi gecesi Ataköy Marina Arena'da gerçekleştirmeyi planladığı konser, barındırdığı sapkın ögeler ve gelen sert tepkiler üzerine İstanbul Valiliği tarafından resmen yasaklandı.

Sanat Kılıfı Altında Zihin Operasyonu

Daha önce Avrupa’nın çeşitli kentlerinde sergilenen satanist ritüeller, şeytani semboller ve karanlık gösterilerin İstanbul’a taşınma girişimi kamuoyunda büyük bir infiale yol açtı. Fütüristik sahne tasarımları, dijital animasyonlar ve robotik figürler adı altında meşrulaştırılmak istenen organizasyonun, gençlerin bilinçaltını hedef alan küresel bir yozlaştırma projesi olduğu vurgulandı.

Etkinliğin arka planında yer alan ve tepki toplayan başlıca tehlikeler şu şekilde öne çıktı:

Satanist Ritüeller ve Karanlık Dekoru: Sahneye kurulan devasa prodüksiyonlarda şeytana tapınma ayinlerini aratmayan figürler, pagan ritüelleri ve sapkın görseller açıkça sergileniyor.

Zihin Yönlendirici Frekanslar: İnsan psikolojisini olumsuz etkileyen, gençlerin ruhsal dengesini bozmayı hedefleyen özel ses frekansları ve kirli tınılar kullanılıyor.

Ahlaki Yıkım ve Küresel Tehdit: Gençliği manevi köklerinden koparmayı amaçlayan bu tür organizasyonlar, milli ve ahlaki yapıyı dinamitleyen küresel bir provokasyon olarak değerlendiriliyor.

İstanbul Valiliği Kamuoyunun Sesi Oldu

Kadim medeniyetimizin merkezi ve İslami değerlerin beldesi olan İstanbul'da böyle bir sapkınlığa izin verilemeyeceğini belirten muhafazakâr sivil toplum kuruluşları ve duyarlı vatandaşlar, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak organizasyonun derhal durdurulmasını talep etmişti.

Gelen haklı tepkileri ve toplumsal hassasiyetleri dikkate alan İstanbul Valiliği beklenen adımı attı. Gençliğin ifsat edilmesine ve toplumun zihinsel olarak zehirlenmesine geçit vermeyen Valilik, 12 Eylül'de yapılması planlanan etkinliği yasaklayarak bu karanlık projeye noktayı koydu.

Trump "Hürmüz Boğazı'nın adını değiştirmeli miyiz?" deyip isim önerdi!

ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından Hürmüz Boğazı'na ilişkin paylaşım yaptı.

Trump, "Artık burayı ABD’nin kontrolü altına aldığımıza göre, Hürmüz Boğazı'nın adını Trump Boğazı olarak değiştirmeli miyiz? Tıpkı Amerika’nın kendisi gibi, bu boğaz da hiç olmadığı kadar popüler olurdu." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı daha önceki bazı açıklamalarında da Hürmüz Boğazı'nın Amerikan donanmasının kontrolü altında olduğunu ve buranın "ABD toprağı" sayılabileceğini iddia etmişti.

Siyonist Netanyahu'dan İran için çok sert mesaj: İşimiz bitmedi, yönetim düşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran ile savaşın henüz bitmediğini ve "İran'da yönetimin düşeceğini" öne sürdü.

İRAN'DA İŞİMİZ BİTMEDİ
İsrail'de yayın yapan i24 televizyon kanalına konuşan Netanyahu, İran ile çatışmaların yeniden başlayabileceği imasında bulundu.

"İran ile işimiz henüz bitmedi." diyen Netanyahu, zayıfladığını savunduğu İran yönetimini devireceklerini iddia etti.

HEDEF REJİM DEĞİŞİKLİĞİ
Netanyahu, "Yönetimim altındaki tüm sistemlerimiz (İran'da) rejimi devirmek ve onu yenmek için çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Görevden alınan bakandan bomba hamle: Hükümetten çekilme kararı aldılar!

Girne açıklarında 30 Ağustos Pazar günü 9 kişinin ölümüyle sonuçlanan gemi faciasının ardından Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevinden alınan Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı çarpıcı bir karara imza attı.

GÖREVDEN ALINAN BAKAN PARTİSİNİ HÜKÜMETTEN ÇEKME KARARI ALDI
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, bakanlık görevinden alınmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, Parti Meclisi’nin kararıyla hükümetten ayrıldıklarını açıkladı.

Arıklı, kararlarını yarın Başbakan Ünal Üstel’e yazılı olarak bildireceklerini söyledi. Arıklı, görevden alınma kararını "iki yıldır beklediğim bir fırsattı" diye nitelendirerek Başbakan Üstel'e teşekkür etti. Deniz kazası nedeniyle şu aşamada siyasi tartışma yürütmek istemediklerini belirten Arıklı, “Söylenecek çok şey var ama kayıp 19 insanımız var” ifadelerini kullandı.

GİRNE AÇIKLARINDAKİ GEMİ FACİASI
KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan hatta bulunan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamıştı.

Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada alabora olan gemiden 241 kişi kurtarılmış, 9 kişinin cenazesine ulaşılmış, kayıp 19 kişi için arama çalışması başlatılmıştı.

Batan geminin enkazının, Girne açıklarında denizin 550 metre derinliğinde bulunduğu bildirilmişti.

Anderson Talisca için veda vakti! Yeni takımı belli oldu

Fenerbahçe'de Anderson Talisca dönemi sona eriyor. Sarı-lacivertli kulüp, "yabancı oyuncu kuralı" nedeniyle Brezilyalı futbolcuyla yollarını ayırma kararı aldı.

Fenerbahçe'nin Talisca'nın transferi konusunda Birleşik Arap Emirlikleri kulübü Al Jazira ile anlaşmaya vardığı belirtildi.

YARIN İMZA ATACAK
A Spor'un haberine göre Talisca, Al Jazira ile resmi sözleşme imzalamak üzere yarın Birleşik Arap Emirlikleri'ne gidecek. Tecrübeli futbolcunun burada 2 yıllık sözleşmeye imza atması bekleniyor.

İddiaya göre Talisca, ayrılık öncesinde akşam antrenmanında Fenerbahçeli takım arkadaşlarıyla vedalaştı.

FENERBAHÇE'DE 44 GOL ATTI
2024-2025 sezonunun devre arasında Fenerbahçe kadrosuna katılan Anderson Talisca, sarı-lacivertli formayla 75 karşılaşmada 44 gol ve 7 asist kaydetti.

CİHAN KAMER'DEN TALİSCA AÇIKLAMASI
Fenerbahçe yöneticisi Cihan Kamer, Talisca'nın ayrılığına ilişkin açıklamalarda bulunmuş ve Brezilyalı yıldızın sarı-lacivertli takıma katkı sağlayarak ayrılacağını belirtmişti.

Kamer, “İnşallah Talisca'yı da bütün taraftarlarımızın alkışıyla uğurlayacağız. Talisca katkı vererek gidiyor. Maddi manada değil, birçok maçta yer aldı, ter döktü, emek verdi. Taraftarın gönlünü kazanarak gidecek. Transferin bugün sonuçlanacağını umuyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

ABD Başkanı Trump: İran'a bir operasyon daha düzenlemeye hazırız

ABD ile İran arasında tansiyon yüksek.

İki ülke kalıcı barış masasında bir arada kalmayı başaramazken son dönemde çatışmalarda da artış yaşandı.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada İran'a yönelik yeni bir saldırı mesajı verdi.

  • HÜRMÜZ ÇEVRESİNDEKİ HEDEFLER VURULDU

Trump'ın açıklamasının üzerinden bir gün geçmeden ABD Hava Kuvvetleri harekete geçti.

ABD basınında yer alan habere göre; ABD Hava Kuvvetleri (CENTCOM) Hürmüz Boğazı çevresindeki İran hedeflerini vurdu.

  • "HÜRMÜZ'Ü 'TRUMP BOĞAZI' YAPMALI MIYIZ"

Söz konusu saldırıların ardından bugün sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Trump, "Artık ABD kontrolü altında olduğuna göre, Hürmüz Boğazı'nın adını TRUMP BOĞAZI olarak değiştirmeli miyiz?" ifadelerini kullandı.

Hurmuz A 2443244-1

  • "BİR OPERASYON DAHA DÜZENLEMEYE HAZIRIZ"

Paylaşımından kısa bir süre sonra basın mensuplarına konuşan Donald Trump'ın gündemi yeniden İran oldu.

Son saldırılar hakkında konuşan ABD Başkanı, "İran'a saldırı çok ağırdı, bir operasyon daha düzenlemeye hazırız. Yeni saldırılar çok uzun soluklu olmayacak." dedi.

  • "TÜM YENİ EKİPMANLARINI İMHA ETTİK"

Tahran yönetiminin füze ve radar sistemlerini yenileme çalıştığını iddia eden Trump, şunları kaydetti:

“Hürmüz Boğazı boyunca inşa etmeye çalıştıkları tüm yeni ekipmanları imha ettik, bazıları savunma amaçlı, bazıları saldırı amaçlıydı.

Gemileri görmeye çalışıyorlardı çünkü gemileri göremiyorlar.”

Trump Reuters 2444577

  • "BİZ GÖRMEDEN TUVALETE BİLE GİDEMEZLER"

İran'ı ve üst kadrosunu yakından takip ettiklerini vurgulayan Başkan Trump, "Onların yaptıkları her şeyi görüyoruz.

Biz görmeden tuvalete bile gidemezler." diye konuştu.

  • "SEÇİMDEN ETKİLENMİYORUM"

Savaşın yaklaşan ara seçimlere olası etkisine ilişkin soruya da yanıt veren ABD Lideri, şu ifadelere yer verdi:

“Seçimden etkilenmiyorum. Aday değilim. Partim aday.

Bence partim, İran'ın nükleer silaha sahip olmasının önlenmediği gerçeğine saygı duyuyor.”

GTA 6 çılgınlığı: ABD ekonomisine maliyeti 1 milyar doları aşacak

Rockstar Games'in sabırsızlıkla beklenen yeni oyunu Grand Theft Auto 6, piyasaya çıkmadan ekonomik etkilerini göstermeye başladı.

Ekonomistler, 19 Kasım'daki lansman haftasında çalışanların işe gitmemesi yüzünden ABD ekonomisinin ciddi bir darbe alacağını tahmin ediyor.

  • GENÇLER VE TEKNOLOJİ ÇALIŞANLARI İZNE AYRILIYOR

Lansman günü için özellikle 18 ile 30 yaş arasındaki genç erkeklerin ve teknoloji sektörü çalışanlarının koordineli bir şekilde hastalık izni alması bekleniyor.

Bazı hayranlar, şimdiden oyunun çıkışını takip eden günleri kendi adlarına resmi tatil ilan ederek iş yerlerinden izin planlarını yapmış durumda.

Yazılım mühendisi Bud Burruss, lansmanın ardından beş iş günü izin kullanacağını ifade etti.

Tıbbi satış temsilcisi Anna Ray ise bu süreyi daha da uzatarak perşembeden perşembeye kadar çalışmayacağını belirtti.

Gta 6

  • YÜZDE 2'LİK VERİMLİLİK DÜŞÜŞÜ BEKLENİYOR

Yaşanacak bu devasa devamsızlık dalgasının ABD ekonomisinde kısa vadede yaklaşık yüzde 2 oranında bir verimlilik düşüşüne yol açacağı hesaplandı.

Bu düşüşün maliyetinin ise iş dünyası için yaklaşık 1 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Beklenen bu büyük ekonomik etki, oyunun sadece bir eğlence aracı değil aynı zamanda devasa bir kültürel fenomen olduğunu kanıtlıyor.

Kısa vadeli de olsa ülkenin verimliliğini düşürecek olan bu lansman, oyun dünyasının gücünü bir kez daha gösterecek.

Devlet Bahçeli'den Amedsporlu Terörsüz Türkiye mesajı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefini sabote etmeye çalışanlara sert tepki gösterdi.

Açıklamasında Amedspor'un Süper Lig başarısını tebrik ettiğini hatırlatan MHP Lideri Bahçeli, kulübün kirli projelere alet edilmek istendiği uyarısında bulundu.

Algı operasyonlarına karşı yasal düzenleme çağrısı yapan Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinin önemine vurgu yaptı.

Yazılı basın açıklamasında Amedspor'a çağrı yapan Bahçeli "Spor karanlık ellere alet edilmemeli. Amedspor yöneticilerini acilen tedbir almaya davet ediyoruz." dedi.

  • "TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNDE ÖNEMLİ BİR AŞAMAYA GELİNDİ"

Bahçeli şu ifadeleri kullandı:

“Son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından terörsüz Türkiye'nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimler dikkat çekicidir.

Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung'un desteğiyle yürütülen çalışma olduğu ifade edilen "Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması" 28 Ağustos 2026 tarihinde açıklanmıştır.

Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır.

Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah'a, Meleklere, Kur'an-ı Kerim'e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur.

Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir.

İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattığımız Terörsüz Türkiye hedefi, TBMM'nde kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya gelmiştir.

Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması milli iradenin izdüşümü; terörsüz Türkiye'ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesidir.”

  • "TERÖRSÜZ TÜRKİYE BARIŞIN, GELECEK TÜRK ASIRLARININ MÜJDESİDİR"

“Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir.

Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu'nun her karışında kavileştirmektir.

Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır.

Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir.

Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme gayretinde ve kararlılığındayız.

Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır.”

  • "BARIŞ VE KARDEŞLİK İKLİMİNİ ZEHİRLEMEK İSTEYEN DİNAMİKLER DEVREDEDİR"

“Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın artığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir.

Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir.

Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir.

Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır.

Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, fair-play, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir.

Türkiye'nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı hâline getirilmemelidir.

Bu çerçevede Amedspor da dâhil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır.

Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir.”

  • "SPOR KİSVESİYLE TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİNİ ZEHİRLEMEYE KİMSENİN HAKKI YOKTUR"

“Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur.

Haddi de olmamalıdır.

Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi'ni ve Cumhur İttifakı'nı bulacaklardır.

Amedspor 'un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren'e hitaben yaptığım açıklamada; "1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor'un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır'ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum." demiştim ve aynı kararlılıktayız.

Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir.

Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır.

Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir.

Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır.

Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir.

Bununla birlikte Amed Spor'u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir.

Bu girişimler terörsüz Türkiye'yi sabote planıdır.

Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir.

Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye'nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır.

Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır.

Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır.”

Ekran Görüntüsü 2026 09 02 202418

  • "AMEDSPOR YÖNETİCİLERİ ACİLEN TEDBİR ALMALI"

“Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye'den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz.

Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir.

Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir.

Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir.

7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur.

Mezkûr kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır.

Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur.

Yüzde 99'u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir.

Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır.

Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür.

Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir.

İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir.

Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur.

İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir.

Yahya Kemal Beyatlı'nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur yâ Rabbi." mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır.

Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir.

İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir.

Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır.

Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur.

Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamu ayu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz.

Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz.

Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.”

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DEN GERİ DÖNÜŞ YOK"

“Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır.

Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız.

Türkiye'nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir.

Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır.

Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir.

Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır.

Türkiye'nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir.

O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz.

Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir.

Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir.

Milletimiz terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor.

Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor.

Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor.

İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır.

Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz.”

Filistin Diplomasi Merkezinden, Türkiye İsrail arasında artan gerginliğe yönelik açıklama

Filistin Diplomasi Merkezi (FDM), terör devleti İsrail’in Suriye’nin kuzeybatısındaki Abu El-Zuhur Havalimanı’na yönelik 8 dalgalı hava saldırısının ardından tırmanan gerilimi mercek altına aldı. Türkiye sınırına yalnızca 72 kilometre mesafede gerçekleşen ve pistler ile hangarları hedef alan saldırı sonrası Ankara, bölgede Türk gücü bulunduğu iddialarını kesin bir dille yalanlayarak Tel Aviv’i istikrarsızlık üretmekle suçlamıştı. FDM tarafından yayımlanan değerlendirme, sahadaki krizin basit bir hava üssü vuruşu değil, Doğu Akdeniz ve Suriye genelinde derinleşen stratejik bir bilek güreşi olduğunu ortaya koydu.

  • Tel Aviv’de "Türkiye ile Gerilimden Kaçının" Uyarısı

Rapora göre İsrail güvenlik teşkilatı içerisindeki rasyonel çevreler, Netanyahu hükümetinin Türkiye’ye yönelik saldırgan tavrından ciddi rahatsızlık duyuyor. Güvenlik kanadı, Ankara ile ilişkilerin gereksiz bir tırmanışa sürüklenmesinin İsrail açısından felaket olacağı uyarısında bulunarak operasyonların örtülü tutulmasını talep ediyor.

Tel Aviv’i asıl telaşlandıran unsur; İran nüfuzunun gerilediği, Gazze krizinin sürdüğü ve Washington ile güven bunalımının yaşandığı bir ortamda Türkiye’nin bölgede kurduğu yeni denge. İsrail güvenlik çevreleri; Türkiye'nin savunma sanayii, Suudi Arabistan'ın mali gücü ve Pakistan'ın nükleer caydırıcılığı ile şekillenen ve Mısır’ı da içine çekme potansiyeli taşıyan yeni bir eksenin işgal rejimini kuşattığını değerlendiriyor.

  • Suriye’de Asıl Mücadele: Hava Sahası Hâkimiyeti

Analizde, İsrail'in Abu El-Zuhur ve T4 gibi üslere yönelik saldırılarının arka planında Türk hava savunma sistemleri ve radarlarının Suriye sahasına yerleşmesini engelleme paniği yattığı kaydedildi.

Esed rejiminin çöküşü ve İran güçlerinin çekilmesiyle oluşan boşluğu Türkiye'nin hızla doldurması, İsrail'in Lübnan ve Irak sahalarına uzanan hava harekât serbestisini doğrudan kısıtlıyor. Sahada Türk İHA/SİHA ve radar varlığının yerleşmesi, İsrail'in yıllardır tek taraflı kullandığı hava koridorlarını kapatma eşiğine getirmiş durumda.

  • Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Senaryoları

Gerilimin yalnızca Suriye ile sınırlı kalmayıp Doğu Akdeniz’e sıçradığına dikkat çekilen raporda, İsrail çevrelerinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Türk askerî tesislerinin (Ercan Havalimanı ve planlanan Girne deniz üssü) hedef alınabileceğine dair spekülatif senaryoların dahi tartışıldığı aktarıldı. Ancak uzmanlar, böylesi bir adımın işgal devleti açısından altından kalkılamaz sonuçlar doğuracağı konusunda hemfikir.

  • Yıpranmış İsrail Ordusu ve Türkiye Gerçeği

Filistin Diplomasi Merkezi'nin analizinde öne çıkan en kritik tespit, İsrail’in daha önce hiç karşılaşmadığı ölçekte bir güçle yüz yüze olması:

Alışılmış Rakiplerden Farklı: İsrail bugüne kadar sınırındaki silahlı örgütlerle veya zayıflatılmış bölge ülkeleriyle savaştı. Türkiye ise güçlü bir orduya, caydırıcı bir savunma sanayiine ve NATO üyeliğine sahip devasa bir bölgesel güç.

Ordu Tükenmiş Durumda: Üç yıldır devam eden çatışmalar nedeniyle lojistik, askerî ve psikolojik olarak tükenme noktasına gelen işgal ordusunun, sınırından yalnızca 300 kilometre mesafedeki Türkiye ile doğrudan bir çatışmayı kaldıracak teyakkuz gücü bulunmuyor.

Diplomatik Yalnızlaşma: İsrail, Batı'yı İran'a karşı arkasına alabilse de bir NATO üyesi olan ve İslam dünyasında meşruiyeti yüksek Türkiye ile yaşanacak bir krizde uluslararası desteği konsolide etmekte zorlanacaktır.

Rapor, İsrail güvenlik aklının yeni düşmanlar üretmek yerine Ankara ile çatışma zemininden kaçınmayı tek çıkar yol olarak gördüğünü; ancak Türkiye’nin sahadaki stratejik kazanımlarının Tel Aviv’deki karar vericileri her geçen gün daha derin bir karamsarlığa sürüklediğini vurgulayarak noktalandı.

KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı görevden alındı

Girne'deki faciaya ilişkin sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

Bugün bir kez daha kameraların karşısına geçen KKTC Başbakanı Ünal Üstel, önemli açıklamalarda bulundu.

  • BİR KİŞİNİN DAHA CENAZESİNE ULAŞILDI

Üstel, kayıp olarak aranan 20 kişiden birinin daha cenazesine ulaşıldığını ve hayatını kaybedenlerinin sayısının 9'a çıktığını duyurdu.

Bulunan cansız bedenin, 50'li yaşlarda erkek olduğu açıklandı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 02 191054

  • ULAŞTIRMA BAKANI GÖREVDEN ALINDI

Bu açıklamadan birkaç dakika sonra önemli bir duyuru daha kamuoyu ile paylaşıldı.

Başbakanlık'tan yapılan açıklamaya göre KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı görevden alındı.

  • "SORUMLULAR HESABINI VERECEK"

Yapılan açıklamada "Arama kurtarma çalışmalarımız, tüm imkanlarımız ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bütün kurum ve kuruluşlarının güçlü desteğiyle aralıksız devam ediyor ve edecektir.

Kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren söylediğimiz gibi: Sorumlusu kim olursa olsun, bunun hesabını verecek." denildi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 02 191046

  • "CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'IN TÜRK MİLLETİ'NE VERDİĞİ AÇIK MESAJ BU OLMUŞTUR"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan gelen açıklamalara atıfta bulunulan metinde ayrıca, şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da şahsımın da Türk Milleti’ne verdiği açık mesaj bu olmuştur.

Bugün gelinen noktada, Polis Genel Müdürlüğümüzün ve yargı makamlarımızın soruşturmayı hiçbir şüpheye mahal vermeden yürütebilmesi amacıyla, kaza sonrasında aldığımız görevden uzaklaştırma kararlarını genişletme kararı almış durumdayım.

Bu çerçevede Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanımız Sayın Erhan Arıklı’yı görevden aldığımı kendisine bildirdim.”

  • DAHA ÖNCE 9 KİŞİ TUTUKLANMIŞTI

Olaya ilişkin başlatılan soruşturmanın Türkiye ile koordineli olarak devam ettiği aktarılıyor.

Bu kapsamda daha önce aralarında gemi kaptanının da bulunduğu 9 görevli tutuklanmıştı.

HÜDA PAR'dan 'mehir hakkı' çağrısı

ÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında aile ve boşanma hukukuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Boşanma sonrasında ekonomik açıdan mağdur olan tarafın korunmasının önemine dikkat çeken Demir, aile içindeki emeğin hukukta karşılık bulması gerektiğini ifade etti.

  • "MEHİR HUKUKEN GÜVENCE ALTINA ALINMALI"

Mehir hakkının da hukuk sistemi içerisinde güvence altına alınması gerektiğini belirten Demir, konuyla ilgili çağrısını şu sözlerle dile getirdi:

"Uzun yıllar ailesine ve çocuklarına emek vermiş, bu nedenle çalışma hayatından uzak kalmış kadınların mağdur olmaması açısından ‘aile içi emekleri’ hukukta karşılık bulmalı, ihtiyaç sahibi olanlara sosyal devlet olmanın gereği olarak destek olunmalıdır. Ayrıca mehir hukuken güvence altına alınmalı, çocukların nafaka hakkı güçlü biçimde korunmalıdır."

Üsküdar’da başkanvekilliği seçimi yenilenecek

sküdar'da seçim süreci yeniden başlıyor. Bölge İdare Mahkemesi'nin son kararıyla birlikte belediye başkanvekilliği seçiminin yenilenmesinin önündeki hukuki engel kalktı.

  • AK PARTİ İTİRAZ ETMİŞTİ

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanıp görevden alınmasının ardından Belediye Meclisi'nde başkanvekilliği seçimi gerçekleştirilmişti. Seçimin ardından AK Parti tarafından sonuçlara itiraz edilmiş, yapılan başvuru üzerine başkanvekilliği seçiminin yenilenmesi yönünde karar verilmişti.

  • BELEDİYENİN İTİRAZI REDDEDİLDİ

Üsküdar Belediyesi ise söz konusu karara itiraz ederek süreci Bölge İdare Mahkemesi'ne taşıdı. Dosyayı değerlendiren Bölge İdare Mahkemesi, Üsküdar Belediyesi'nin itirazını reddetti. Böylece başkanvekilliği seçiminin yenilenmesi yönündeki karar geçerliliğini korudu.

Son kararla birlikte Üsküdar Belediye Meclisi'nde başkanvekilliği koltuğu için yeniden sandığa gidilecek.

Muharrem İnce'den yeni açıklama: Haram para teklifi çok geldi

Muharrem İnce, CHP Balıkesir İl Başkanlığı’ndaki programda sarf ettiği, ‘Helal para ile parti kurmak zor!’ açıklamalarının ardından başlayan polemik sürüyor. İnce'nin Yeni Parti’ye gönderme yaptığı iddia edilirken, peş peşe açıklama geldi.

CHP’li Muharrem İnce ‘helal para’ polemiği hakkında tv100 yorumcusu ve gazeteci Hacı Yakışıklı’ya konuştu.

Muharrem İnce’nin konu hakkında sözleri şöyle oldu:

"HARAM PARA TEKLİFİ ÇOK GELDİ"
“Helal para bulmakta Memleket Partisi için zorlandım.

Haram para teklifi çok geldi.

Başka kimseyi kastetmedim. Kendimi anlatım.”

“ORADA HERHANGİ BİR MESAJ VERMEDİM”
Muharrem İnce’nin dün tv100 yorumcusu ve gazeteci Barış Yarkadaş’a yaptığı açıklama ise şöyle olmuştu:

“Ben orada herhangi bir mesaj vermedim. Biz Memleket Partisini kurarken 5 yılda 73 ilde örgütlendik. Hiçbir il başkanlığımıza tek kuruş para göndermedik. Herkes harcamalarını kendi cebinden yaptı. Genel merkezimizi ise parti meclis üyelerimizle birlikte idare ettik. Hesaplarımız incelendi ve ibra edildi. 5 yılda 12 milyon TL harcadık. Evet, helal para bulmak kolay değil; ben bundan bahsettim.

Dün Balıkesir'de Memleket Partisindeki süreci ve kendi yaşadıklarımızı anlattım. Kimseye mesaj verme gibi bir derdim yok.

Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Ümit Özdağ, Yavuz Ağıralioğlu benim 10 katım para harcadılar. Ancak ne ilginçtir ki bu para konusu sadece bana soruldu, üstelik bana olmayan parayı soruyorlar.”

ÖZGÜR ÖZEL: MUHARREM İNCE PARTİNİN EVLADIDIR
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Muharrem İnce’nin kendisine telefon ettiğini ve o sözleri kendisine söylemediğini ifade ettiğini açıklamış ve "Ben Muharrem İnce'nin hiçbir sürecinde ona kötü konuşmadım, çünkü partinin evladıdır.” ifadelerini kullanmıştı.

Özel, İnce ile ilgili şunları söyledi:

“Muharrem İnce çok zorlu süreçler yaşadı. Parti içinde rakip olduğu Kemal Bey'le yarıştığında sert süreçler oldu. Parti kurduğunda başka zorluklar yaşadı.

Ben Muharrem İnce'nin hiçbir sürecinde ona kötü konuşmadım, çünkü partinin evladıdır.”

"NİYETİNİ SORGULAYAMAM"
“Buraya gelmeden 20 dakika önce Parti Meclisi toplantısı sırasında mesaj atmış; 'Sayın Genel Başkanım, vurgum helal parayla Memleket Partisi'ni kurduğuma ve orada yaşadığım zorluklara ilişkin.' O böyle dedikten sonra ben 'Muharrem İnce şunu kastetti' diyemem.”

İNCE’NİN SÖZLERİ YENİ PARTİ’YE DİYE YORUMLANMIŞTI
İnce’nin CHP İl Başkanlığındaki sözlerinin Yeni Parti’ye gönderme olduğu iddia edilmişti.

Anderson Talisca, Fenerbahçe'den ayrılıyor mu? Kararını verdi!

Trendyol Süper Lig'in 3. haftasında Beşiktaş ile evinde derbiye çıkacak olan Fenerbahçe'de hazırlıklar devam ediyor.

Öte yandan transfer döneminin resmen sona ermesine sayılı günler kalırken, kadro planlamasına dair de sıcak gelişmeler yaşanıyor.

Sarı-lacivertlilerde, yıldız ismin geleceği hakkında son kararını verdiği ifade edildi.

CİHAN KAMER AÇIKLAMIŞTI

Fenerbahçe'nin yönetim kurulu üyesi Cihan Kamer, Anderson Talisca'nın takımdan ayrılacağın duyurmuştu.

Kamer yaptığı açıklamalarda, "İnşallah Talisca'yı da, bütün taraftarlarımızın alkışıyla uğurlayacağız. Katkı vererek gidiyor Talisca. Maddi manada değil, birçok maçta yer aldı, ter döktü, emek verdi. Taraftarın gönlünü kazanarak gidecek. Onu alkışlayarak göndereceğiz. Bugün sonuçlanacağını umuyoruz." ifadelerini kullanmıştı.

ANLAŞMA SAĞLANDI

Kanarya, yabancı kontenjanı nedeniyle yollarını ayırma kararı aldığı Brezilyalı yıldızı için Birleşik Arap Emirlikleri ekiplerinden Al-Jazira ile anlaşmaya vardı.

32 yaşındaki golcünün, takımdan ayrılmak istememesi nedeniyle transfer süreci çıkmaza girmişti.

Talisca-4

KARARINI DEĞİŞTİRDİ

Takvim'de yer alan haberde, Anderson Talisca'nın yönetimin kararlı tavrı sonrası fikrini değiştirerdi belirtildi.

Deneyimli yıldızın, Birleşik Arap Emirlikleri ekiplerinden ile yaptığı görüşmelerde el sıkıştığı kaydedildi.

İSTANBUL'DAN AYRILACAK

Talisca'nın kısa süre içinde Körfez ekibine imza atmak üzere İstanbul'dan ayrılması bekleniyor.

Silivri'deki gemi kazasına ilişkin telsiz kayıtları ortaya çıktı!

Son günlerin ana gündem maddesi üst üste yaşanan gemi kazaları.

Girne'den sonra bu defa adresler Megakent İstanbul'u gösterdi.

Silivri açıklarında, Kocaeli’den Aliağa’ya seyreden “Alsu” ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye giden “Tuğberk İmamoğlu” adlı Türk bayraklı ticari gemiler çarpıştı.

İSTANBUL VALİLİĞİ AÇIKLAMA YAPTI
İstanbul Valiliğinden konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre; saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde, Kocaeli'den Aliağa’ya seyir halinde olan Türk bayraklı "Alsu" isimli ticari gemi ile İskenderun limanından Karadenizereğli'ye seyir halinde olan Türk bayraklı "Tuğberk İmamoğlu" isimli ticari gemi çarpıştı.

Olay yerine Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığı'na bağlı çok sayıda deniz unsuru ve Sahil Güvenlik helikopteri sevk edildi.

BİRİNİN BATMIŞ OLABİLECEĞİ DEĞERLENDİRİLİYOR
Denizcilik Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, irtibat kurulamayan Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmış olabileceğinin değerlendirildiği belirtildi.

Açıklamada, toplam 10 kişiden oluşan gemi personeliyle iletişim kurulmadığı söylendi.

YENİ TELSİZ KAYITLARI ORTAYA ÇIKTI
Silivri'de meydana gelen gemi kazasına ilişkin yeni telsiz kayıtları ortaya çıktı.

Konuşmalarda 'Alsu, iskeleye kır' 'Alsu! İskeleye kır demiştim', 'Alsu, Tuğberk İmamoğlu. Tamamdır, tamam.' ifadelerinin yer aldığı görüldü.

BATTIĞI DÜŞÜNÜLEN GEMİNİN SAHİBİ KONUŞTU
Öte yandan Batan "Tuğberk İmamoğlu" isimli geminin sahibi Tahsin Doğruyol A Haber'e konuştu.

Kaza haberinin ardından gemiye ulaşamadıklarını belirten gemi sahibi, geminin kaza sonrası su almış olabileceğini söyledi.

"KARŞI TARAFTAN HERHANGİ BİR ŞEY YAPILMIYOR"
Açıklaması sırasında gözyaşlarını tutamayan Doğruyol, kazanın gece 03.10'da yaşandığını ve alarm sistemlerinin devreye girdiğini ifade etti.

Alarm ile Ankara'ya sinyal gönderildiğini ve kendilerinin bu şekilde haberdar olduğunu belirten gemi sahibi, karşı taraftan herhangi bir şey yapılmadığını söyledi.

KAZANIN NASIL GERÇEKLEŞTİĞİNİ ANLATTI
Daha sonra kazayı bir maket üzerinden anlatan Doğruyol, Alsu'nun ön tarafının Tuğberk İmamoğlu'nun sağ ön kanadına çarptığını tahmin ettiklerini vurguladı.

Diğer gemide bir hasar olmadığına dikkat çeken isim, bir delik oluştuğunu ve Tuğberk İmamoğlu'nun su almaya başladığını öngördüklerini söyledi.

A Milli Erkek Basketbol Takımı, Dünya Kupası biletini aldı

FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri 2. Tur J Grubu ikinci maçında A Milli Erkek Basketbol Takımı ile İzlanda karşı karşıya geldi.

Laugardalshöll'de oynanan müsabakada kazanan milliler oldu.

Ay-yıldızlılar, deplasmanda rakibini 100-73'lük skorla mağlup etmeyi başardı.

Bu sonuçla elemelerde 8'de 8 yapan Türkiye, Dünya Kupası biletini alan ilk takım oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 012502

  • MİLLİLER, İLK YARIDA FARKI AÇTI

Karşılaşmaya etkili başlayan ve İzlanda'nın sadece 1 sayı atmasına izin veren A Milli Basketbol Takımı, 4. dakikada 14 sayılık fark yakaladı: 1-15.

Hız kesmeyen ve 7. dakikada farkı 21'e (6-27) çıkaran milliler, kaptan Cedi Osman ile Malachi Flynn'in toplam 24 sayı ürettiği ilk periyodu 33-14 önde tamamladı.

Ay-yıldızlı ekip, ikinci çeyrekte de çok üstün performans ortaya koydu.

Oyuna kenardan dahil olan isimlerden önemli katkı alan Türkiye, 19. dakikada farkı 28 sayıya kadar çıkardı: 30-58.

Milli takım, Onuralp Bitim'in 15 sayı kaydettiği bu çeyreği 60-37 üstün bitirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 012508

  • İZLANDA'YA 37 SAYILIK FARK

Dengeli geçen üçüncü periyotta farkı koruyan Türkiye, son bölüme 80-56 önde girdi.

Dördüncü çeyrekte rahat oyun sergileyen ve farkı açan A Milli Takım, mücadeleyi 110-73 kazandı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 012514

  • DÜNYA KUPASI BİLETİNİ ALAN İLK TAKIM

Türkiye, FIBA 2027 Dünya Kupası'na elemelerden katılma hakkı kazanan ilk ekip oldu.

İlk turu 6'da 6 ile lider tamamlayan ay-yıldızlılar, takımların galibiyet ve mağlubiyet sayılarını taşıdığı ikinci turda da başarılı performansını sürdürdü.

İkinci turda ilk 2 müsabakayı kazanarak elemelerde 8'de 8 yapan ve liderliğini sürdüren milliler, Dünya Kupası biletini almayı başardı.

A Milli Basketbol Takımı, Dünya Kupası'nda 6. kez mücadele edecek.

  • AVRUPA ELEMELERİ'NİN TEK NAMAĞLUP TAKIMI

Milliler, 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde ikinci turdaki ilk 2 maçların sonucunda namağlup tek takım ünvanını aldı.

Ay-yıldızlı ekip, K Grubu'nda yer alan Polonya'nın ilk yenilgisini yaşamasının ardından mağlup olmayan tek ekip oldu.

Dünya Kupası Elemeleri'nde 26 Kasım'da deplasmanda İtalya ile karşılaşacak A Milli Takım, 29 Kasım'da ise İzlanda'yı ağırlayacak.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 012521

  • SKOR DAĞILIMI

Salon: Laugardalshöll

Hakemler: Antonio Conde (İspanya), Andris Aunkrogers (Letonya), Elvis Binders-Coders (Letonya)

İzlanda: Fridriksson 7, Hermannsson 11, Palsson 11, Gudmundsson 9, Hlinason 7, Henningsson 5, Kari Jonsson 6, Thrastarson 10, Thorbjarnarson 2, Petursson 2, Bjarni Jonsson, Bjornsson 3

Türkiye: Şehmus Hazer 10, Flynn 13, Cedi Osman 17, Yiğitcan Saybir 10, Adem Bona 8, Furkan Korkmaz 8, Ömer Faruk Yurtseven 2, Kenan Sipahi 15, Onuralp Bitim 17, Sertaç Şanlı 5, Metecan Birsen 5, Erkan Yılmaz

1. Periyot: 14-33

Devre: 37-60

3. Periyot: 56-80

Av yasağı sona erdi: Balıkçılar denize açıldı

Karadeniz, Marmara ve Ege'de av yasağının sona ermesiyle balıkçılar, "Vira bismillah" diyerek denize açıldı.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir'de 2026-2027 Yılı Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni'ne katıldı.

Yumaklı, "Balıkçılarımız 4,5 ay boyunca denizlerden uzak kaldınız. Ülkemizde bu heyecanı yaşayan 1600 büyük ölçekli balıkçı gemimiz var. Bu nedenle bugün burada sadece bir sezon açılışı yapmadığımızı ifade etmek istiyorum. Biz bugün balıkçılığımızın yarınına denizlerimizin sürdürülebilirliğine ve bu ülkenin üretim gücüne inancımızı bu açılış vesilesiyle ifade etmiş oluyoruz" dedi.

  • "BÖLGESİNDE LİDER BİR TÜRKİYE"

Balıkçılık sektörünün gıda arz güvenliğinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Yumaklı, "Bugün Türkiye, avlanan tek başına bir ülke değil. Modern filosuyla, nitelikli insan kaynağıyla, teknolojisiyle ve ihracat kapasitesi ile bölgesinde lider bir Türkiye'den bahsediyoruz. Geçtiğimiz yıl tam 1 milyon 37 bin tonluk üretimle Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırmış durumdayız. Neredeyse 100 ülkeye ihracat yapan çok kıymetli iş adamlarımız var. Hem yetiştiricilikte, hem üreticilikte ülkemize 2.3 milyar dolar kazandırdık. Elbette bir günde olmadı. Ancak sabırla, alın teriyle, emekle bugünlere geldi. Bu sektörde çalışan 250 bin kişi var. Bakanlık olarak elbette bizim de vazifemiz bu alın terini, bu emeği büyüterek, sektörün önünü açarak ve yarının dünyasına hazır hale getirerek onların yanında olmak" diye konuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011901

  • "PAROLAMIZ KORUMA VE KULLANMA DENGESİDİR"

"Yüzde 85'i üretim planlamasına dahil bir üretimden bahsediyoruz" diyen Yumaklı, "Bu yıl sahalardan palamut bolluğuyla ilgili çok güzel haberler alıyoruz. Hatırlarsınız palamut ve torik avcılığını küçük ölçekli balıkçılarımız için 15 gün geriye çekmiştik. Bu sene bereketini de yaşayacaklar inşallah. Bugün de Ege'de, Karadeniz'de ve Marmara'da orta ve büyük gemilerimiz için inşallah sezonu başlatmış olacağız. Parolamız koruma ve kullanma dengesidir. Bu anlayışta, sadece belli dönemlerde avlanma yasağı koyarak sektörü yönetmiyoruz. Su ürünleri sektörümüze modern şartlarda destekler vererek onların üretim yapmalarını sağlıyoruz. Son 24 yılda bu sektöre verilen destek miktarı tutarı yaklaşık 70 milyar lira. 61 bin balıkçımıza 70 milyar liralık faiz indirimli finansmanı da sağlamış durumdayız. Özellikle sektöre yatırım yapan balıkçılarımızın bazı yatırımlarında finansman ihtiyaçları doğdu ve bizler de işletme limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkararak onlara destek olduk. İnşallah bu destek artarak devam edecek. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda su ürünleri sektörünün son derece önemli olduğunu, bu potansiyeli bütün dünyaya yansıtacak hem bilgisi hem tecrübesi hem de kadim bilgisi olan bir sektörü hep birlikte olması gerektiği yere ulaştırmış olacağız" ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011846

  • "BİRLEKTE KAZANMA VİZYONUYLA HAREKET EDEN BİR MİLLETİZ"

Çalışmalar hakkında bilgiler veren Yumaklı, "Sadece takip eden değil, kuralların konulduğu yerlerde ülkemizi ve sektörümüzü temsil etmek üzere kardeşlerimizin oralarda olmasını sağlamaya devam edeceğiz. Ekim ayı başında da Somali sularına gidecek olan gemimiz var. Buradan uğurlayacağız. Bizler kazan kazan prensibini öne koyan, hiç kimsenin sahip olduklarına tabiri caizse gasp etme mantığıyla bakmayıp hep birlikte kazanma vizyonuyla ve iradesiyle hareket eden bir milletiz. Bunları konuştuğumuz andan itibaren kendilerinin bulundukları, sahip oldukları sularda balıkların avlanıp bir kilosunun bile verilmediği ülkeler bugün bizim balıkçılarımızı, reislerimizi kendi sularında görmek istiyorlar. Yalova'da Marmara Su Ürünleri Kontrol ve Denetim Merkezi'nin açılışını yaptık. Aydın ve Çanakkale'de de aynı merkezlerin açılması için şu anda çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

  • "OMUZ OMUZA ÇALIŞARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

Av sezonunun hayırlı olması temennisinde bulunan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl 207 bin denetim gerçekleştirdik. Bizim denetim ve kontrollerdeki amacımızın bir hatayı, bir yanlışı yakalamak ve ceza kesmek olmadığını ifade etmek istiyorum. Bilakis buradaki bütün amacımız balıkçılarımızın işini düzgün yapan, doğru yapan balıkçılarımızın hakkını korumak. Bu doğrultuda burada özellikle mecliste bir araştırma komisyonu kuruldu. Güzelbahçe'den bütün reislerimize seslenmek istiyorum. Daha güçlü balıkçı, daha güçlü sektör, daha verimli denizler ve elbette daha güçlü bir Türkiye, hedefleri doğrultusunda bizler gece gündüz sizlerle omuz omuza vererek çalışmaya devam edeceğiz. İzmir'den, Ege'den, bu güzel şehirden bütün balıkçılarımızın duyması için, 'Vira bismillah, rastgele' diyelim. Hayırlı uğurlu olsun" diyerek sözlerini noktaladı.

Ekran Görüntüsü 2026 09 01 011838

Brent petrolün varil fiyatı 90 doların üzerine çıktı

İran'ın ABD'nin Hürmüz Boğazı çevresinde yoğun şekilde kullandığı MQ-9 Reaper tipi insansız hava aracını düşürüldüğünü açıklamasının ardından gözler ABD'ye çevrilmişti.

Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada İran'a yönelik saldırı mesajı veren ABD Başkanı Donald Trump, "Bu gece İran'ı vuracağız" dedi.

İran'ın 'bitik bir ülke' olduğunu savunan Trump, bunun ABD açısından anlam ifade etmediğini söyledi.

"Bu onları tokatlamayacağımız anlamına gelmez" ifadelerini kullanan Trump, "Neler olacağını göreceğiz" şeklinde sözlerini tamamladı.
Trump Petrol

  • PETROL FİYATLARI YÜKSELDİ

ABD ve İran arasındaki gerilimin artmasıyla birlikte petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti.

Brent petrolün varili saat 23.00 itibariyle 90,5 dolar seviyelerinden işlem gördü.

Aynı saatte Batı Teksas türü ham petrolün varili ise 86,2 dolar seviyelerinden alıcı buldu.

Güney Kore'de Moon Tarikatı liderine rüşvetten hapis

Güney Kore'de Seul Merkez Bölge Mahkemesi, kamuoyunda Moon Tarikatı olarak da bilinen Birleşme Kilisesi'nin lideri Hak Ja Han'ı, eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol yönetimi nezdinde nüfuz elde etmeye yönelik rüşvet ve yasa dışı siyasi fon sağlama suçlarından toplam iki yıl hapis cezasına mahkum etti.

Mahkemenin kamu bilgilendirme biriminden aktarılan karara göre, tarikatın kurucusu Sun Myung Moon'un dul eşi olan 83 yaşındaki Han, kilise yetkililerine dönemin First Lady'si Kim Keon Hee ile iktidara yakın üst düzey bir siyasetçiye rüşvet verilmesi talimatını vermekten suçlu bulundu.

  • YOLSUZLUKLA MÜCADELE YASASI İHLAL EDİLDİ

Mahkeme, Han'ın Temmuz 2022'de kiliseye ayrıcalık tanınması talebiyle bir aracı vasıtasıyla eski First Lady Kim Keon Hee'ye Graff marka pırlanta kolye ile Chanel marka çanta verilmesinde rol oynayarak yolsuzlukla mücadele yasasını ihlal ettiğine hükmetti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 234000

  • KİLİSEYE İMTİYAZ İÇİN PARA VERDİ

Bunun yanı sıra Han, Mart 2022'deki devlet başkanlığı seçimleri öncesinde, Yoon'un kazanması halinde kiliseye imtiyaz sağlaması amacıyla dönemin Halkın Gücü Partisi (PPP) Milletvekili Kweon Seong-dong'a Ocak 2022'de 66 bin 400 dolar verilmesi konusunda eski kilise yetkilileriyle işbirliği yapmaktan da mahkum edildi.

Yoon, daha sonra söz konusu seçimleri kazanmıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 233955

  • ZİMMET SUÇLAMASINDAN BERAAT ETTİ

Mahkeme ayrıca dini grup liderini ve diğer eski kilise yöneticilerini Mart 2022'de kilise fonlarını kullanarak 105 bin dolar tutarında yasa dışı siyasi bağış yapmaktan suçlu buldu, ancak Han bu bağışlarla bağlantılı zimmet suçlamasından beraat etti.

Han'ın Mayıs-Temmuz 2022 döneminde Nepal ve Senegal'deki siyasetçilere seçim kampanyası fonu ulaştırmak amacıyla 575 bin dolarlık kilise fonunu zimmetine geçirdiği yönündeki suçlamalar ise konunun özel yetkili savcılığın soruşturma yetki alanı dışında kaldığı gerekçesiyle mahkemece düşürüldü.

  • NE OLMUŞTU?

Geçen yıl tutuklanan Han; kilise fonlarını zimmete geçirmek, rüşvet vermek ve ABD'deki kumar faaliyetlerine ilişkin delillerin yok edilmesi talimatını vermekle suçlanmıştı.

Suçlamaları reddeden Han, siyasete ilgisinin bulunmadığını ve astlarının kendi bilgisi dışında hareket ettiğini öne sürmüştü.

Eski Devlet Başkanı Yoon Suk Yeol'un 2024 yılı sonundaki sıkıyönetim ilanının ardından Meclis tarafından azledilip görevden alınmasıyla başkanlık çifti hızlı bir siyasi çöküş yaşamıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 233948

  • YOLSUZLUK İDDİALARI

Güney Kore Ulusal Meclisi, 5 Haziran 2025'te Yoon'un sıkıyönetim girişimi ve eşi Kim hakkındaki yolsuzluk iddialarına ilişkin özel soruşturmalar açılmasını öngören yasa tekliflerini kabul etmişti.

Seul Merkez Bölge Mahkemesi, Eylül 2025'te delilleri yok etme riski bulunduğu gerekçesiyle Han'ın tutuklanmasına karar vermişti.

  • 20 AY HAPİS CEZASI

Hakkında 29 Ağustos 2025'te sermaye piyasası kanununu, siyasi fonlar kanununu ve rüşvete aracılık yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle iddianame hazırlanan eski First Lady Kim Keon Hee ise Ocak ayında Seul Merkez Bölge Mahkemesi tarafından 20 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Nisan ayında istinaf mahkemesi, Kim'in cezasını, kiliseden başka bir Chanel çanta kabul etmesi ve 2009-2012 yılları arasında bir BMW bayisi olan Deutsch Motors hisselerindeki fiyat manipülasyonuna katılması dahil ek suçlamalardan mahkum ederek dört yıla yükseltmişti.

ABD İHA'sını düşüren İran'a Trump'tan tehdit: İran'ı tokatlayacağız

İran ile ABD arasındaki gerilim, karşılıklı askeri açıklamalarla tırmanıyor.

İran'ın Fars Haber Ajansı, Devrim Muhafızları Ordusu'na ait gelişmiş bir hava savunma sisteminin ABD'ye ait MQ-9 insansız hava aracını düşürdüğünü bildirdi.

Haberde, “Birkaç dakika önce, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na ait gelişmiş bir hava savunma sisteminin ateşine maruz kalan bir MQ-9 insansız hava aracı düşürüldü” ifadelerine yer verildi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu, dün sabaha karşı da ABD'ye ait bir MQ-9'un Hürmüz Boğazı üzerinde düşürüldüğünü açıklamıştı.

  • ABD'NİN MQ-9 KAYIPLARI ABD BASINININ GÜNDEMİNDE

The Washington Post gazetesinin 13 Ağustos'ta yayımladığı haberde, ABD'nin İran ile savaş sırasında özellikle Hürmüz Boğazı çevresinde yoğun şekilde kullandığı MQ-9 Reaper tipi İHA'lardan en az 45'ini kaybettiği öne sürülmüştü.

ABD'li yetkililere dayandırılan haberde, söz konusu kaybın ABD'nin MQ-9 Reaper filosunun yaklaşık yüzde 25'ine karşılık geldiği belirtilmişti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 232833

  • TRUMP'TAN "BU GECE VURACAĞIZ" MESAJI

İran'ın İHA'nın düşürüldüğünü açıklamasının ardından gözler Washington'a çevrildi.

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada İran'a yönelik yeni bir saldırı mesajı verdi.

Trump, “Bu gece İran'ı vuracağız” dedi.

İran'ın liderinin kim olduğu yönündeki bir soruya ise Trump, “İran'ın lideri kim bilmiyorum” yanıtını verdi.

Trump ayrıca İran'ın “bitik bir ülke” olduğunu savunarak, bunun ABD açısından bir anlam ifade etmediğini söyledi. Trump, “Bu onları tokatlamayacağımız anlamına gelmez” ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı açıklamalarını, “Neler olacağını göreceğiz” sözleriyle tamamladı.

  • "HER GECE HÜRMÜZ'DEN 30 GEMİ GEÇİYOR"

ABD Başkanı Trump, Hürmüz Boğazı’nın “son derece iyi durumda” olduğunu belirterek, ABD Donanması’nın “gecede ortalama 30 geminin geçişine” yardımcı olduğunu belirtti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 232824

Cem Yılmaz taburcu oldu

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy köyündeki yazlık evinde 29 Ağustos'ta akşamüstü kalp krizi geçiren ünlü komedyen Cem Yılmaz, ÇOMÜ Hastanesi'nde anjiyo oldu.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından, Cem Yılmaz'a el bileğinden yaklaşık 40 dakikada gerçekleştirilen operasyonla balon ve stent işlemi yapıldı.

  • TABURCU OLDU

Operasyon sonrası bir kaç gün kontrol altında tutulan Cem Yılmaz, tedavisinin ardından taburcu edildi.

  • CEM YILMAZ'DAN İYİYİM MESAJI

Öte yandan ünlü komedyen sosyal medya hesabından hastane odasında fotoğrafıyla yaptığı paylaşımda, "Sağ olun arkadaşlar iyiyim" mesajı vererek şunları söylemişti:

“Tam Gora'nın çekimleri bitti, dedim ki şimdi iş bitince çıkar yorgunluğu, sette hiç belli etmez, kemiklerin ağrır iş bitince.. Dün kötü bir ağrı saplandı göğsüme sırtıma, eve gidip yatsam hala yatıyor olurdum. Ayvacık'da ilk hastanede, burada Çanakkale'deki arkadaşlarıma teşekkür ederim, edeceğim sonra detaylı. Soran eden, gelen herkese teşekkür ederim.

Sağlık Bakanımız da sağ olsun geçmiş olsun dileklerini iletmiş. Tüm sağlık dünyası zaten beni sever ne mutlu neyse. Kötü bir gün geçirdim vesselam. Doktorlar stresten uzak durun dedi. Güldüm :) yine abi az iç diyen, saçı kesti yeni imaj diyenlere bir sözüm var, siz olmasanız kalp krizi de olmazdı hayatta:) Sevenlere tekrar tekrar teşekkür ederim. Sağlıklı olun inşallah.”

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 232254

Prof. Dr. Mustafa Öztürk yazdı: Zilletin gölgesinde bir Cuma

Prof. Dr. Mustafa Öztürk, son köşe yazısında Ürdün’den gerçekleştirdiği Kudüs ziyaretini ve Mescid-i Aksa'ya giriş çabaları sırasında karşılaştığı manzarayı kaleme aldı.

İsrail askerlerinin kontrol noktalarındaki yıldırma politikalarını, kameralı yüz tanıma sistemleriyle yapılan kasıtlı engellemeleri ve ailesiyle birlikte içeri girebilmek için verdikleri mücadeleyi aktaran Öztürk, Filistinlilerin her gün maruz kaldığı ağır zulme bizzat şahitlik ettiği o anları okuyucularıyla paylaştı. Defalarca kapılardan geri çevrildiğini ve Aksa'nın avlusuna giremeyip namazını zeytin ağaçlarının gölgesinde Filistinli yaşlılarla kılmak zorunda kaldığını belirten Öztürk, yaşanan durumu tüm çarpıcılığıyla özetledi.

Filistinli Müslümanların her an enselerinde hissettiği zorbalığı bizzat tecrübe eden Prof. Dr. Mustafa Öztürk'ün, okuyanları o anlara götüren çarpıcı gözlemlerini aktardığı o yazısı...

Zilletin Gölgesinde Bir Cuma Prof. Dr. Mustafa Öztürk Yazdı

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: Soykırımcı Netanyahu durdurulmalı!

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da gerçekleştirilen Mekke Ortak Savunma Anlaşması Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu. Gündeminde, işgalci İsrail'in bölgedeki katliamları ve Binyamin Netanyahu yönetimi vardı.

Seçim sürecine girilmesiyle birlikte Netanyahu ve destekçilerinin Türkiye'yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan söylemlerini sistematik olarak artırdığına dikkat çeken Bakan Fidan, uluslararası topluma tarihi bir çağrıda bulundu.

  • "MÜSLÜMAN KANI DÖKMEKTEN ZEVK ALAN BİR CANİ"

Netanyahu'yu insanlığın ve küresel güvenliğin ortak düşmanı olarak nitelendiren Fidan, şu ifadeleri kullandı: "Filistinli ve Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. İnsanlığın, uluslararası toplum ve güvenliğin ortak düşmanı Netanyahu, canisi, soykırımcısı bu noktada ciddiye alınacak bir insan değildir. Uluslararası toplumun bu caniyi, bu soykırımcıyı durdurması, bu soykırımcının bölgeye zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor."

  • "TÜM DÜNYA İÇİN KÜRESEL BİR TEHDİT"

İşgalci zihniyetin Filistin devletinin kurulmasını engellemek ve bölgedeki işgali sürekli hale getirmek niyetinde olduğunu vurgulayan Fidan, bu durumun sadece Türkiye'nin meselesi olarak görülmesinin büyük bir hata olacağını belirtti. Bakan Fidan, "Bu soykırımcının durduğu yer İsrail'e, Filistinlilere ve tüm bölgeye büyük zarar veriyor. Netanyahu'nun zihniyeti ve beraberindeki soykırımcı kitle küresel bir tehdittir; uluslararası sistem bu tehditle topyekûn savaşmalıdır" diyerek sözlerini tamamladı.

Cumhurbaşkanına hakaretten aranan Arif Kocabıyık TIR'ın altında yakalanadı

Hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret ve çeşitli suçlardan yakalama kararı bulunan Arif Kocabıyık, Kapıkule Gümrük Kapısı'nda yurt dışına kaçmaya çalışırken bir TIR'ın altında kıskıvrak yakalandı.

Devletin güvenlik ve istihbarat birimleri, firari suçlulara sınır boylarında da göz açtırmamaya devam ediyor. Hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" başta olmak üzere çeşitli suç dosyalarından arama kaydı bulunan Arif Kocabıyık'ın kaçış planı, Gümrük Muhafaza ekiplerinin dikkatli operasyonuyla suya düştü.

  • İstihbarat Affetmedi

Ticaret Bakanlığı'nın paylaştığı bilgilere göre; Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerine, aranan şahsın Edirne'deki TIR parklarında saklandığı yönünde kritik bir istihbarat ulaştı. Gelen bilgi üzerine düğmeye basan ekipler, şahsın izini Kapıkule Gümrük Kapısı'nda buldu.

Yapılan titiz takip ve kontroller sonucunda Arif Kocabıyık, sınırı geçmek için bir TIR'ın altına gizlenmiş vaziyette tespit edilerek derdest edildi.

Hakkında Sayın Cumhurbaşkanımıza hakaret ve çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan Arif Kocabıyık isimli şahıs, (@ticaret) Ticaret Bakanlığı Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerimizce Kapıkule Gümrük Kapısı’nda bir TIR’ın altına gizlenmiş vaziyette… pic.twitter.com/8ajE1LvMRP

— Bekir Kaplan 🇹🇷 (@bekir_kaplan) August 31, 2026

  • Adalete Teslim Edildi

Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, başarılı operasyonu kamuoyuna duyururken; gümrükteki işlemleri tamamlanan şahsın adalet önünde hesap vermek üzere emniyet birimlerine teslim edildiğini bildirdi.

Milli yıldız ameliyat edildi! Fransa, İtalya ve Belçika maçlarında olmayacak

Serie A devlerinden Juventus'ta forma giyen milli futbolcu Kenan Yıldız'dan kötü haber geldi.

  • KENAN YILDIZ AMELİYAT EDİLDİ

İtalyan kulübü, genç yıldızın sol ayağında meydana gelen kırık nedeniyle başarılı bir operasyon geçirdiğini açıkladı.

Kulüpten konuyla alakalı açıklamada, "Yıldız, öğleden sonra sol ayağındaki 5. metatars kemiğinin tabanında meydana gelen kırık nedeniyle osteosentez ameliyatı geçirdi. Augsburg Hessingpark Klinik'te Dr. Martin Jordan tarafından, kulüp doktoru Dr. Marco Freschi'nin de katılımıyla gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Futbolcu yarından itibaren rehabilitasyon programına başlayacak." ifadeleri kullanıldı.

Bollettino medico | Le condizioni di Yildiz ed Ekhator

🗞️ https://t.co/BYLV0EXbWu pic.twitter.com/0Pv1zWWrod

— JuventusFC (@juventusfc) August 31, 2026

  • EN AZ 6 HAFTA YOK

Geçirdiği talihsiz sakatlığın ardından bıçak altına yatan milli futbolcunun tedavi ve iyileşme sürecinin başladığı belirtildi.

İtalyan basınında yer alan haberlere göre; yapılan sağlık değerlendirmeleri neticesinde Kenan Yıldız'ın en az 6 hafta boyunca sahalardan uzak kalması bekleniyor.

Kenan Yıldız-1

  • A MİLLİ TAKIM'A KÖTÜ HABER

Genç yeteneğin sakatlığı, UEFA Uluslar Ligi'nde Fransa, İtalya ve Belçika'ya karşı kritik mücadelelere çıkmaya hazırlanan A Milli Futbol Takımımızın da planlarını altüst etti.

Kenan Yıldız, iyileşme süreci nedeniyle takımının yanında olamayacak.

A Milli Takımımız, 25 Eylül'de Fransa ile 28 Eylül'de İtalya ile ve 2 Kasım'da Belçika ile karşılaşacak.

Kenan Yıldız1

Sosyal medyada bir pedofili saldırgan katliam planını yayın açarak anlattı

c Şahıs açtığı yayında, "Evet arkadaşlar bugün 2 yaşındaki küçük kız çocuklarına nasıl te*** edeceğinizi, cesetlerini nasıl yok edebilirsiniz onu öğreteceğim. Merhaba arkadaşlar, bugün size bir şey anlatacağım. Müslüman or** çocuklarının hepsini teker teker öldüreceğim. Bu saldırıyı 2 ay sonra gerçekleştireceğim.

Tüm ekipmanlarım hazır. Bu konuda diyeceğim şey, Müslüman or** çocuklarından her zaman nefret etmişimdir. İki yaşındaki kız çocuklarına mas***** yapıyorum. Kedileri öldürüyorum, kedileri yiyorum, üzerlerinde deneyler yapıyorum. Şunu demek isterim... Bu konuda asla pişman değilim. Ve yapmaya devam edeceğim. Çünkü kimse beni durduramayacak."
ifadelerini kullandı. O anlara ait görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından kullanıcılar, şahsa gereğinin yapılması konusunda yetkililere çağrıda bulundu.

Ordu'da heyelan: 5 büyükbaş telef oldu

Akkuş ilçesi Yeşilköy Mahallesi'nde saat 04.00 sıralarında heyelan meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, bölgede etkili olan şiddetli sağanağın ardından yamaçtan kayan toprak, Halil Güney'e ait ahırın üzerine aktı.

İçerisinde 10 büyükbaşın bulunduğu ahırın büyük bölümü toprak altında kaldı. Durumu fark eden Güney, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayarak yardım istedi.

Güney, ekipler gelene kadar kendi imkanlarıyla hayvanlarını kurtarmaya çalıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 183754

  • 5 BÜYÜKBAŞ TELEF OLDU

Adrese sevk edilen Akkuş Belediyesi ekipleri, iş makineleriyle yaptığı çalışmayla 10 büyükbaştan 5'ini kurtardı.

Toprak altında kalan 5 büyükbaş ise telef oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 183758

  • DESTEK SAĞLANACAK

Olay yerine gelen Akkuş Belediye Başkanı İsa Demirci, hayvanları ölen Halil Güney'e geçmiş olsun dileklerini iletti.

Demirci, Güney'in yaşadığı mağduriyetin giderilmesi ve yaralarının sarılması için kendisine destek olacaklarını söyledi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 183802

ABD için yeni bir çıkmaz: İran savaşı sonsuz savaş döngüsüne mi dönüşüyor?

BD'nin İran'a yönelik başlattığı askeri harekat, Washington'ın son çeyrek yüzyıldaki savaş bilançosunu yeniden tartışmaya açtı. New York Times gazetesinde yer alan kapsamlı bir analize göre, İran Savaşı'nın ABD'yi Afganistan ve Irak'ta yıllarca süren askeri müdahalelerin ardından yeniden uzun süreli ve maliyetli bir çatışmanın içine sürükleyebileceği belirtiliyor. Analizde, askeri üstünlüğün tek başına kalıcı siyasi sonuç üretmeye yetmediğine dikkat çekilerek durum şu sözlerle özetlendi: "ABD yeni bir savaşı kazanıyor mu, yoksa daha önce Afganistan ve Irak'ta yaşanan uzun ve maliyetli savaş döngüsünün yeni bir versiyonuna mı giriyor?"

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 175855

  • GEREKLİ OLMASI HALİNDE

İran Savaşı'nın başında Trump yönetimi, operasyonun esas olarak hava gücü, füze saldırıları ve deniz unsurları üzerinden yürütüldüğünü vurgulamıştı. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, İran'a Amerikan kara birliklerinin gönderilmesi ihtimalini tamamen dışlamadı. Kara birliklerine ihtiyaç duyulmayabileceğini belirten Trump, bu seçeneğin masada olduğunu şu ifadelerle dile getirdi: "Gerekli olması halinde bu seçenek değerlendirilebilir. Ayrıca saldırıların daha büyük bir dalgası gelecek." Bu açıklamalar, savaşın kapsamının genişleyebileceği ve sıcak temasın artabileceği yönündeki endişeleri körükledi.

  • ÇIKIŞ STRATEJİSİNİ GÖREMİYORUZ

Savaşın uzaması, ABD'nin Avrupalı müttefikleri arasında da ciddi rahatsızlıklara yol açtı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, savaş başlamadan önce Washington tarafından kendilerine yeterince danışılmadığını savundu. Çatışmanın Irak ve Afganistan savaşlarına benzemesinden endişe ettiğini vurgulayan Merz, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Washington'ın İran Savaşı'ndan nasıl çıkacağını, çıkış stratejisini göremiyoruz. Bu savaş Avrupa ekonomisine çok para ve ekonomik güç kaybettirdi." Öte yandan Trump ise Avrupalı NATO ülkelerini Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için yeterince askeri destek vermemekle eleştirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 175850

  • GÜNLÜK MALİYET 1 MİLYAR DOLAR

Iran War Cost Tracker verilerine göre, İran Savaşı'nın ABD'ye faturası şimdiden 30 milyar doları (yaklaşık 1 trilyon 20 milyar TL) aşmış durumda. Savaşın ilk altı gününün yaklaşık 11,3 milyar dolara (yaklaşık 384 milyar TL) mal olduğu, mevcut dönemde ise günlük harcamanın 1 milyar dolar (yaklaşık 34 milyar TL) seviyesinde gerçekleştiği tahmin ediliyor. Afganistan savaşının 2 trilyon dolar, Irak savaşının ise 1 trilyon doları aştığı göz önüne alındığında, yüksek yoğunluklu bu çatışmanın Washington bütçesinde yaratacağı tahribatın boyutu endişe veriyor. Üstelik İran'ın güçlü devlet kurumları, gelişmiş füze kapasitesi ve Hürmüz Boğazı gibi küresel enerji piyasaları açısından kritik bir geçiş noktasını elinde tutması, bu savaşı Irak ve Afganistan'dan çok daha tehlikeli bir boyuta taşıyor.

  • 4,5 MİLYON İNSAN HAYATINI KAYBETTİ

ABD'nin iç politikasında da dengeleri sarsan savaş, kamuoyu desteği konusunda tartışmaları beraberinde getirdi. Anketlere göre seçmenlerin yaklaşık yarısı, askeri müdahalenin ABD'yi daha az güvenli hale getirdiğini düşünüyor. Brown Üniversitesi'nin Costs of War projesine göre, 11 Eylül sonrası savaş bölgelerinde en az 4,5 milyon insanın hayatını kaybettiği gerçeği, askeri zafer ile kalıcı siyasi çözüm arasındaki büyük uçurumu gözler önüne seriyor. Nükleer program, yaptırımlar ve bölgesel güvenlik gibi başlıkların yalnızca askeri güç kullanılarak çözülemeyeceği gerçeği, Washington'ı giderek daralan bir siyasi çemberin içine itiyor.

Girne’de alabora olan gemiden skandal iddia: 2003’te de su aldı! 29 gözlem tespit edildi

Yolcu listesinin çapraz kontrol edilmesinin ardından açıklanan verilere göre, Filo Jet gemisinde toplam 267 kişi bulunuyordu; 259 yolcu ve sekiz mürettebat üyesi. Yaşamını yitirenlerin sayısı, Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman tarafından da doğrulandı. Kayıp kişilerin bulunması için Türk devlet gemileri ve uçaklarının katılımıyla operasyonlar devam ediyor. Gemi enkazı yaklaşık 514 metre derinlikte bulunuyor ve yetkililer, geminin veri kaydedicisi olan kara kutunun tanımlanması ve incelenmesinin, olayın nedenine ilişkin kritik cevaplar verebileceğini umuyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 30 215925

  • 2003’TE İSKELE KAZASI YAŞANDI

Geminin geçmişiyle ilgili ilginç kaza ortaya çıkan detaylar arasında yer aldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti merkezli Politics.cy’nin haberine göre, Filo Jet, IMO numarası 8962034 olan eski Iris Jet'tir. Geminin bu özel numaraya göre tanımlanması, Iris Jet'in Filo Jet adıyla da geçtiği uluslararası gemi veri tabanları tarafından da doğrulanmaktadır.

Gemi 2000 yılında Fransa'nın La Rochelle kentinde inşa edildi ve ömrünün ilk yıllarında Menorca ile Mallorca'yı birbirine bağlayan hat da dahil olmak üzere Batı Akdeniz'de seferler düzenledi. Türk Kıbrıs gazetesi Detay Kıbrıs'ın ortaya çıkardığı bilgilere göre, geminin teknik geçmişinde 20 yıldan uzun bir süre önce yaşanan özellikle ciddi bir olay yer alıyor. Fransız bir mahkemede görülen bir sigorta anlaşmazlığı davasından elde edilen kanıtlara dayanarak, gazete, o zamanki Iris Jet'in 26 Ekim 2003'te bir iskeleye çarptığını bildiriyor. Aynı verilere göre, yaklaşık on gün sonra gemiye ciddi bir su girişi meydana geldi. Sigorta ihtilafı bağlamında, geminin önceden onarım yapılmadan yoğun bir şekilde kullanılmaya devam edilmesinin mevcut hasarın kötüleşmesine katkıda bulunduğu iddiaları inceleniyor.

Girne Sefer

  • 2018 DENETİMLERİNDE DİKKAT ÇEKEN 29 KUSUR

Bugünkü trajediye zaman olarak daha da yakın olan bir başka Filo Jet teknik tarihi yönü de bulunmaktadır. Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar'ın aktardığı verilere göre, gemi 19 Mart ve 26 Mayıs 2018 tarihlerinde Türk Loydu tarafından denetlenmiş, aynı yılın 13 Haziran'ında ise Antalya'da bir deneme seferi gerçekleştirilmiştir.

Akpınar, denetimlerde toplam 29 noktanın tespit edildiğini ve bunların kusurlar, eksiklikler veya yönetmeliklere aykırılıklarla ilgili olduğunu söylüyor. Bu bilgilerin İstanbul 17. Ticaret Mahkemesi'nde görülen bir davada yer aldığını iddia ediyor. En önemli soru, Filo Jet'e Girne'ye gidiş-dönüş seferlerini yürütme fırsatı verilmeden önce tüm bu gözlemlerin ele alınıp alınmadığıdır.

Girne'deki gemi faciasında hayatını kaybeden ve kayıp vatandaşların kimlikleri belli oldu

Girne’den demir alıp, Mersin’in Taşucu limanını hareket ettiği sırada batan yolcu gemisi kazasına ilişkin yürütülen soruşturmada 9 kişi tutuklandı.

9 KİŞİ TUTUKLANDI
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında dün 267 kişiyi taşıyan katamaran tipi yolcu gemisinin batmasının ardından başlatılan soruşturmada adli süreç devam ediyor. Soruşturma kapsamında gemi mürettebatının ilk ifadelerinde, geminin "ön kısmının koptuğu" yönünde beyanda bulunduğu öğrenildi. İfadelerinin ardından mahkemeye sevk edilen 9 şüpheli tutuklandı.

"DİKKATSİZLİK SONUCU ÖLÜME SEBEP OLMA"
Soruşturmanın "dikkatsizlik sonucu ölüme sebep olma" kapsamında yürütüldüğü, arama-kurtarma faaliyetleri ile kazaya ilişkin adli ve teknik incelemelerin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında 100’ün üzerinde kişinin ifadesine başvurulurken, olayla ilgili kamera görüntüleri de incelemeye alındı. Soruşturma dosyasında, geminin gerekli izinlerinin tamam olduğu, Türk Loydu, Liman Başkanlığı ve Meteoroloji tarafından gerekli süreçlerin yürütüldüğü kaydedildi. Geminin teknik uygunluğuna ilişkin işlemler de inceleme kapsamında değerlendirilirken, kazanın kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla teknik incelemelerin sürdüğü öğrenildi.

Girne Sefer

8 ÖLÜ, 20 KİŞİ ARANIYOR
KKTC Başbakanı Ünal Üstel, faciaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Üstel 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise hala arandığını aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 103820

HAYATINI KAYBEDEN VE KAYIPLARIN İSİMLERİ AÇIKLANDI
Kazada yaşamını yitiren 8 kişinin isimleri şöyle açıklandı:

Nuray Zeytun, Nihat Balyemez, Reyhan Verim, Gülcan Gürel, Hüseyin Özdemir, Fahri Ateş, Nisa Toker ve Nurcan Haliloğlu.

Facianın ardından hala aranan kişilerin isimleri de açıklandı:

Arama kurtarma ekiplerinin ulaşmaya çalıştığı 20 kişinin isimleri ve vatandaşlıkları ise şöyle:

  • Ferdi Törer – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mustafa Demir – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mahmut Demir – Türkiye Cumhuriyeti
  • Özgür Gönül – Türkiye Cumhuriyeti
  • Anni Azel Hilaloğlu – Türkiye Cumhuriyeti
  • Şerif Özdemir – Türkiye Cumhuriyeti
  • Süleyman Erdoğan – KKTC
  • Saliha Miray Biçer – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mehmet Asaf Biçer – Türkiye Cumhuriyeti
  • Orhan Bekret – Türkiye Cumhuriyeti
  • Nazmiye Özbolat – Türkiye Cumhuriyeti
  • Elmas Demir – Türkiye Cumhuriyeti
  • İsmail Kurt – KKTC
  • Yulia Özcan – Türkiye Cumhuriyeti
  • Ayhan Özcan – Türkiye Cumhuriyeti
  • Elife Bayır – Türkiye Cumhuriyeti
  • Nihat Pancar – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mustafa Kemal Yaralı – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mehmet Bayhan – Türkiye Cumhuriyeti
  • Mehmet Nuri Ayran – Türkiye Cumhuriyeti

Aliyev ve Paşinyan, Bişkek’te bir araya geldi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi kapsamında Bişkek’te görüştü. Görüşmede, iki ülke arasında kalıcı barışın sağlanması ve ilişkilerin normalleştirilmesine yönelik süreç değerlendirildi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamaya göre liderler, 8 Ağustos 2025’te ABD Başkanı Donald Trump’ın katılımıyla Washington’da gerçekleştirilen Barış Zirvesi ile burada imzalanan Ortak Bildiri’yi ele aldı.

Aliyev ve Paşinyan, "Azerbaycan Cumhuriyeti ile Ermenistan Cumhuriyeti Arasında Barışın ve Devletlerarası İlişkilerin Tesisi Hakkında Anlaşma"nın üzerinde mutabık kalınan metninin paraflanmasını da tarihi bir gelişme olarak değerlendirdi.

EKONOMİK VE TİCARİ İŞ BİRLİĞİ GÜNDEMDE
Görüşmede, iki ülke arasındaki barış sürecinin ekonomik alandaki yansımaları da ele alındı. Azerbaycan’dan Ermenistan’a petrol ürünleri ihracatı ile üçüncü ülkelerden tahıl ve diğer ürünlerin Azerbaycan üzerinden Ermenistan’a transit taşınması, ilişkilerde normalleşmenin somut göstergeleri arasında değerlendirildi.

Liderler, iki ülkenin iş dünyaları arasındaki temasların artmasını olumlu karşılarken karşılıklı faydaya dayalı ekonomik, ticari ve enerji iş birliğinin geliştirilmesi imkanlarını görüştü.

SINIR ÇALIŞMALARININ SÜRDÜRÜLMESİ VURGULANDI
Aliyev ve Paşinyan, Azerbaycan-Ermenistan devlet sınırının delimitasyonuna ilişkin komisyonların çalışmalarının önemine de dikkati çekti.

Taraflar, ilgili komisyonların daha önce varılan anlaşmalar doğrultusunda çalışmalarını sürdürmesinin iki ülke arasındaki normalleşme sürecine katkı sağlayacağını belirtti.

TRUMP ROTASI İÇİN YENİ ADIMLAR ELE ALINDI
Görüşmenin önemli başlıklarından biri de "Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası" (TRIPP) oldu. Aliyev ve Paşinyan, projenin hayata geçirilmesi için atılabilecek yeni pratik adımları değerlendirdi.

Liderler, TRIPP güzergahı boyunca bağlantı projelerinin bölgesel ulaşım ve ekonomik ilişkiler açısından önemine işaret etti.

KARŞILIKLI GÜVENİN GÜÇLENDİRİLMESİ HEDEFLENİYOR
Görüşmede parlamenterler ile sivil toplum temsilcilerinin karşılıklı güvenin artırılması ve kapsamlı barış gündeminin desteklenmesindeki rolü de ele alındı.

Bu çerçevede, güven artırıcı temasların parlamenterler ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla sürdürülmesi olumlu karşılandı.

Aliyev ve Paşinyan, kalıcı barışın güçlendirilmesi ve iki ülke arasındaki devletlerarası ilişkilerin normalleştirilmesi amacıyla doğrudan temaslarını sürdürme konusunda mutabık kaldı.

Mekke Anlaşması için İstanbul’da tarihi toplantı! İttifakın adı belli oldu

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında tesis edilen Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısı; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Pakistanlı ve Suudi Arabistanlı yetkililerin katılımıyla, bugün İstanbul'da gerçekleştirildi.

Toplantının ardından Dışişleri Bakanı Hakan Fidan açıklamalarda bulundu.

İşte Bakan Fidan'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

Bölge ülkelerinin güvenlik, istikrar, refah ve kalıcı barış için ortak hareket etmeleri ve bu yönde attıkları adımları kurumsal bir nitelik kazandırmaları acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Bu anlaşmayla bölgemize yeni bir güvenlik ve iş birliği mimarisinin test edilmesi süreci böylece başlamıştır.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi tesis edilmişti. Bugün bu komitenin üyeleri olarak üç ülkenin dış işleri ve savunma bakanları ile genel kurmay başkanlarından oluşan komiteye Türkiye olarak ev sahipliği yaptık. Anlaşmanın uygulanması sürecinde atacağımız somut adımlara ilişkin kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk.

Bugün itibarıyla anlaşmayla öngörülen kurumsal yapının oluşturulması için çalışmalarımıza da başlamış olduk.

'TÜM DEVLETLERE AÇIK İTTİFAK'

Mekke Anlaşması bölgesel sahiplenme ürünü. İttifak bölgedeki tüm devletlere açıktır. İttifak, genişlemek üzere kurulmuştur. Tabi bu da süreç içerisinde olacaktır.

RESMİ ADI BELLİ OLDU
Her şeyden önce ittifakımızın resmi adı üzerinde mutabık kaldık: Mekke Savunma İttifakı.

Büyük bir uyum içerisinde ve derinlik içerisinde toplantıda kardeşlerimiz görüşlerini ifade etti. Burada alınan kararların hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.

'NETANYAHU TEHDİDİYLE ULUSLARARASI SİSTEM SAVAŞMALI'
İnsanlığın, uluslararası toplumun ve güvenliğin ortak düşmanı haline gelmiş Netanyahu, ciddiye alınacak bir insan değildir. Netanyahu, onun mentalitesi ve onunla beraber hareket eden soykırımcı kitle sadece Türkiye için değil, bütün küresel güvenlik için bir tehdit oluşturmaktadır. Filistinli kanı dökmekten, Müslüman kanı dökmekten zevk alan bu caninin artık durdurulması gerekiyor. Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır. Benim mesajım bu.

Girne'deki gemi kazasında batma anına ait yeni görüntüler ortaya çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne Limanı'ndan dün Mersin'in Taşucu Limanı'na doğru hareket eden katamaran tipi yolcu gemisi, limandan ayrıldıktan kısa süre sonra su alarak alabora oldu.

Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi bulunuyordu.

Limanın yaklaşık 4 deniz mili açığında yaşanan 241 kişi kurtarıldı, 8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi ise kayıp olarak aranıyor.

GEMİ BATTI
Geminin 514 metre derinliğe battığı öğrenildi.

FACİA ANLARI
Gemi, saat 12.30 sıralarında Girne Limanı'ndan demir aldı.

Kısa süre sonra açık denizde peş peşe gelen büyük dalgalar gövdeyi vurdu.

Geminin batma anları da yolcuların telefon kameralarına yansıdı.

CAN PAZARI
Gemide yolcuların bazılarında can yeleği olduğu bazılarında da olmadığı görüldü.

Kurtulmayı bekleyen yolcuların çığlıkları da kaydedilen görüntülere yansıdı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 31 153236

Mersin-Girne arasında denizden yolcu taşımacılığı yapılan seferler iptal edildi

KKTC'nin Girne Limanı'ndan Mersin'in Silifke ilçesindeki Taşucu Limanı'na gitmek için demir alan geminin dün alabora olmasının ardından ikinci bir duyuruya kadar yolcu taşımacılığının iptal edildiği bilgisi paylaşıldı.

Mersin'den, Taşucu-Girne-Taşucu ve Anamur-Girne-Anamur seferleri iptal edildi.

Taşucu Yolcu Terminali'ndeki ekranlardan sefer yapılmayacağı duyuruldu.

Feribot ve gemi seferlerinin iptal edildiği duyurusunun görevliler tarafından da yapılmasıyla bazı yolcular limandan ayrıldı.

Girne Limanı'ndan yola çıkan geminin alabora olması nedeniyle dün kriz masası oluşturulan Taşucu Limanı'nda AFAD, UMKE, jandarma, polis ve sağlık ekiplerinin tedbir amaçlı bekleyişi sürüyor.

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 'Balık adam' tutuklandı!

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, emniyet ve jandarma koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 5. dalga operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheliden 3'ünün işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen şüphelilerden dalgıç polis Gürkan Gürdal tutuklandı, A.K ile V. İ. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Başsavcılık, iki dalgıç polise verilen adli kontrol kararına itiraz etti.

Diğer 7 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Tutuklu sayısı 29'a yükseldi
Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmalarda tutuklu sayısı 29'a yükseldi.

Operasyonda, Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Alay Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan A.K. ile eşi B.H.K, polis dalgıçları A.K, G.G. ve V.İ, soruşturma kapsamında önceden tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö'nün çocukları D.Ö, S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve o dönem üniversite öğrencisi olan P.B. gözaltına alınmıştı.

Cem Yılmaz rahatsızlandığı Çanakkale'de hastaneye kaldırıldı

Çanakkale'nin Ayvacık ilçesine bağlı Paşaköy'deki evinde rahatsızlanan Komedyen Cem Yılmaz, Yılmaz, 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradı.

Bunun üzerine sağlık ekipleri, göğüs ağrısı şikayeti bulunan Yılmaz'ı ambulansla Ayvacık Devlet Hastanesine götürdü.

Buradan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Ünitesi'ne sevk edilen Yılmaz'ın burada Prof. Dr. Ercan Akşit tarafından anjiyo işlemine alındığı öğrenildi.

  • "Genel durumu iyi"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cem Yılmaz'ın sağlık durumu hakkında açıklama yaptı.

Bakan Memişoğlu, durumunun iyi olduğunu belirtti:

"Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir. Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyorum."

Değerli sanatçımız Cem Yılmaz’ın geçirdiği rahatsızlık nedeniyle gerekli tıbbi müdahaleler başarıyla gerçekleştirilmiştir. Genel durumu iyi olup tedavisi ve takibi koroner yoğun bakımda devam etmektedir.

Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, en kısa sürede sağlığına…

— Prof. Dr. Kemal Memişoğlu (@drmemisoglu) August 29, 2026

Bu yılın 7 ayında 4 bin 732 yaralı hayvan tedavi edildi

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, NSosyal hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı.

Doğanın emanetlerine şefkatle sahip çıktıklarına işaret eden Yumaklı, doğadaki canlara şefkat elini uzatmaya devam ettiklerini belirtti.

Çocukların "Cesur" ismini verdiği yaralı kerkenezin, tedavisinin ardından yeniden gökyüzüyle buluştuğunu ifade eden Yumaklı, şunları kaydetti:

"Cesur gibi binlerce yaralı hayvanımızı tedavi ederek doğayla buluşturduk. Sadece 2026 yılının 7 ayında 4 bin 732 canımız DKMP ekiplerimizin şefkatli ellerinde şifa bularak yuvalarına döndü. Zengin biyolojik çeşitliliğimizi korumak, doğanın dengesini muhafaza etmek ve doğal mirasımızı yarınlara taşımak için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

Bakırköy'de güzellik merkezinde izinsiz görüntü kaydı iddiasına ilişkin 2 şüpheli tutuklandı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, müştekiler A.K.Ş., M.Y., B.M.A. ve F.C.K.'nin Bakırköy'deki bir güzellik merkezinde yaptırdıkları işlemler esnasında gizli kamerayla görüntülerinin kayda alındığını, bu görüntülerin sosyal medya platformları üzerinden ücret karşılığı yayınlandığını ve dağıtıldığını beyan ederek şikayetçi olmaları üzerine soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, iş yerinde yapılan aramada, içerisinde gizli kamera düzeneği bulunan 1'i aktif, 6'sı sökülü 7 cihaz ve birçok dijital materyal ele geçirildi. Çalışmada, 14 bin videonun bir platform üzerinden yayımlandığı tespit edildi.

İş yeri sahibi F.Ö. ile kamera sistemini kurduğu iddia edilen E.S.C., "özel hayatın gizliliğini ihlal", "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" ve "müstehcenlik" suçlarından gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler Bakırköy Adalet Sarayı'na getirildi.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüpheliler, tutuklanmaları talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, 2 zanlının tutuklanmasına karar verdi.

Yeni Parti Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fuhuş ve para aklama soruşturması kapsamında yeni bir gelişme yaşandı.

  • ANKARA'DA GÖZALTI İŞLEMİ UYGULANDI

Soruşturma kapsamında, Yeni Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı Cem Tekinoğlu Ankara’da gözaltına alındı.

Tekinoğlu’nun ikametinde polis ekiplerince arama yapıldığı, arama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 204824

  • CEMAL ENGİNYURT'UN SİYASİ HAYATI

Cemal Enginyurt siyasete ülkücü hareket içerisinde başladı. 1991 yılında Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) Ordu İl Sekreterliği görevini üstlenen Enginyurt, 1993’te MHP Merkez Yürütme Kurulu üyeliğine, 1994’te ise MHP Ordu İl Başkanlığına seçildi.

Ancak Enginyurt’un MHP dönemi 2020 yılında sona erdi. 30 Temmuz 2020’de MHP’den ihraç edilen Enginyurt, bir süre bağımsız milletvekili olarak siyasi hayatını sürdürdü.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 204816

  • DEMOKRAT PARTİ'YE GEÇTİ

Enginyurt, 18 Aralık 2020’de Gültekin Uysal’ın davetiyle Demokrat Parti’ye katıldı. 2022 yılında partide teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcılığı görevine getirildi.

2023 genel seçimlerinde CHP listelerinden Demokrat Parti kontenjanıyla İstanbul milletvekili seçilen Enginyurt, TBMM’de Demokrat Parti milletvekili olarak görev yaptı.

  • 2024'TE ROTAYI CHP'YE ÇEVİRDİ

Demokrat Parti’nin 2024 yılındaki 15. Olağan Kongresi sonrasında Enginyurt ile İzmir Milletvekili Salih Uzun partiden istifa etti. Enginyurt, istifasının ardından o aşamada başka bir partiye geçiş planı olmadığını açıklamıştı.

Enginyurt’un bir sonraki siyasi adresi CHP oldu. Cemal Enginyurt 4 Şubat 2025’te CHP’ye katıldı. Enginyurt'un rozetini dönemin CHP Genel Başkanı Özgür Özel taktı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 204810

  • 2026'DA YENİ PARTİ SAFLARINDA

Cemal Enginyurt’un CHP dönemi ise uzun sürmedi. 2026 yılında Özgür Özel öncülüğünde kurulan Yeni Parti sürecinde CHP’den ayrılan milletvekilleri arasında yer alan Enginyurt, 24 Temmuz 2026’da Yeni Parti’ye katıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 204805

  • OĞLU DA GÖZALTINA ALINMIŞ VE ADLİ KONTROLLE SERBEST KALMIŞTI

Yeni Parti Milletvekili Cemal Enginyurt'un oğlu Alptürk Enginyurt "halk sağlığını bozma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla yürütülen soruşturma kapsamında 18 Ağustos'ta gözaltına alındı.

Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen ve hakim karşısına çıkan Enginyurt, adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı.

Hakimlikçe şüpheli Alptürk Enginyurt hakkında "imza atma" ve "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol hükümleri uygulandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 204800

Batı Nil virüsünün yüksek dolaşım dönemi eylül sonuna kadar sürebilir

Atina Ulusal ve Kapodistrian Üniversitesi Hijyen ve Epidemiyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Gkikas Magiorkinis, katıldığı televizyon programında, virüsün enfekte kuşlardan sivrisineklere, sivrisineklerden de insanlara geçtiğini, insandan insana bulaşmadığını söyledi.

Bu yıl, virüs dolaşımının geçen seneye göre daha yüksek olduğunu aktaran Magiorkinis, virüsün yaz aylarında daha yoğun görüldüğünü dile getirdi.

  • Doğu Attika’da daha fazla vaka

Magiorkinis, son yıllarda vakaların coğrafi dağılımında değişiklik görüldüğüne dikkati çekerek özellikle Doğu Attika’da daha fazla vaka kaydedildiğini bildirdi.

Doğu Attika’daki artışın, bölgenin kırsal özellikleriyle bağlantılı olabileceğini belirten Magiorkinis, enfekte kuşların bulunduğu alanlarda sivrisineklerin virüsü insanlara taşıyabildiğini ifade etti.

Magiorkinis, virüse yakalananların büyük bölümünün hastalığı belirtisiz veya hafif semptomlarla geçirdiğini, yaklaşık her 140-150 enfeksiyondan birinde ise ağır klinik tablo ortaya çıktığını kaydetti.

Magiorkinis, Attika Bölge Yönetiminin de virüsle mücadele kapsamında Doğu Attika’da yaklaşık 10 bin dönümlük alanda gece ilaçlamalarının artırılmasına karar verdiğini söyledi.

Uzun süren davalar için yeni dönem: Alo Adalet 135 geliyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 1 Eylül itibarıyla Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde Alo Adalet 135 hizmetinin hayata geçirileceğini açıkladı.

  • Uzun süren davalar için yeni dönem

Bakan Gürlek, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 'Türkiye Yüzyılı'nı adaletin yüzyılı kılma hedefimiz doğrultusunda adalet hizmetlerimizi vatandaşlarımız için daha hızlı, etkin ve erişilebilir hale getirmeye devam ediyoruz. Bu anlayışla, 1 Eylül itibarıyla pilot illerimizde Alo Adalet 135 hizmetini hayata geçiriyoruz. İlk etapta Ankara Batı, İzmir ve Kayseri adliyelerinde başlayacak Alo Adalet 135 ile uzun süren dava ve soruşturma dosyalarınıza ilişkin başvurularınızı hızlı ve güvenli bir şekilde iletebileceksiniz.

İlk derece mahkemeleri, bölge adliye mahkemeleri ve bölge idare mahkemelerindeki beş yılı aşan dava dosyaları ile üç yılı aşan soruşturma dosyalarınız hakkında, yapay zeka destekli sesli asistanımız veya uzman temsilcilerimiz aracılığıyla başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz. Başvurularınız Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Bürolarına ulaştırılacak; gerekli hallerde ilgili mahkeme veya Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirilerek sürece ilişkin bilgilendirmeler SMS yoluyla tarafınıza iletilecektir. Adalet hizmetlerine erişimi kolaylaştıran ve yargı süreçlerinin etkinliğini artıran uygulamalarımızı kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Ehliyet sınavlarında sabit parkur dönemine sona eriyor

Ehliyet alma süreci, tamamen değişiyor.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), ehliyet alma sürecine ilişkin değişiklik yaptı.

Yeni yönetmelikle birlikte yıllardır uygulanan ve adayların ezberleyerek geçebildiği sabit parkur uygulaması kaldırılıyor.

Sabit parkur yerine serbest güzergah adı verilen yeni bir sistem, kademeli olarak hayata geçirilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 164311

  • SINAVIN SÜRESİ DE DEĞİŞİYOR

Eskişehir'de bir sürücü kursunun yetkilisi Salih Er, konuyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Yeni serbest sisteme göre yapılacak olan sınavın 1 saati bulacağını söyleyen Er, bu düzenlemenin profesyonel sürücüler yetiştirilmesi açısından güzel bir gelişme olduğunu ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 164322

  • SÜREÇ NASIL İŞLEYECEK

Düzenlenen yeni sınav yönetmeliği hakkında konuşan Salih Er, "Direksiyon sınav güzergahı tamamıyla değişiyor. Açıkçası bu kararın devrim niteliğinde olduğunu düşünüyorum.

Çünkü daha önceki sınav sisteminde belirli bir güzergah üzerinden hareket ediliyordu. Getirilen serbest güzergah sınav sistemi ile aday sürücüler şehirde, ilde ve ilçede normal akan trafikte sınava başlayacak.

Daha öncesinde iki duba arasında park sistemi yapılıyordu. Yeni sistem ile gerçek araçlar arasında aday park etmeye çalışacak. Çevre yolunda da eğitim görecek ve belirli bir azami sürate ulaşılması sağlanacak.

Bu sürate ulaştıktan sonra gerekirse alışveriş merkezlerinin otoparklarına kadar giriş çıkış yapması sağlanarak sınavı tamamlayacak. Daha önceki sınav sistemimiz yaklaşık 35 dakika sürüyordu. Yeni sınav yönetmeliği ise yaklaşık 1 saat gibi bir süre alması bekleniyor.

Önceki sınav düzeninde direksiyon eğitimleri ortalama 14-16 saat sürmekteydi. Şu anda ise 24 saate yükselecek. Sınav güzergahı genişlediği için adaylar mecburen yüksek direksiyon eğitimi almak zorunda kalacaklar." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 164319

Mars'ta görülen esrarengiz cisim uzaylı değil kozmik ışın çıktı

Mars'ta görev yapan Curiosity ve Perseverance keşif araçlarının gönderdiği görüntülerde daha önce insan kafasına, kemik kalıntılarına veya mantarlara benzetilen birçok şekil tespit edilmiş, bunların tamamının aşınmış kaya parçaları olduğu belirlenmişti.

Ancak Curiosity’nin 2023 yılında çektiği ve sosyal medyada yeniden gündem olan bir karede yer alan sarkık kollu denizanası benzeri koyu renkli silüet, bilinen kaya oluşumlarından farklı bir nitelik taşıyor.

  • Sadece saniyeler süren anlık bir parazit

Uzmanlar, söz konusu görüntünün Mars yüzeyinde fiziksel olarak var olan bir nesneye ait olmadığını kanıtlayan temel verinin çekim zamanlaması olduğunu belirtiyor. Curiosity, hedeflenen alanı fotoğraflarken art arda çok sayıda kare kaydediyor.

Söz konusu şeklin yer aldığı fotoğraf 20 Ağustos 2023 tarihinde çekilirken, aynı kamerayla yalnızca 13 ve 25 saniye önce kaydedilen aynı açıya ait diğer iki karede benzer hiçbir izin bulunmaması, olayın anlık bir sensör etkileşimi olduğunu ortaya koyuyor.

  • Mars atmosferinin zayıflığı kozmik ışınlara açık kapı bırakıyor

Dünya'nın güçlü manyetik alanı ve kalın atmosferi uzaydan gelen yüksek enerjili parçacıkları engellerken, küresel bir manyetik alanı bulunmayan ve çok ince bir atmosfere sahip olan Mars bu ışınlara doğrudan maruz kalıyor.

Uzay boşluğundan gelen yüklü parçacıkların kameranın silikon algılayıcısına çarpması sonucunda görüntülerde anlık parazitler meydana geliyor. Bu tür çarpmalar genellikle parlak beyaz lekeler veya çizgiler oluştursa da zaman zaman koyu renkli bozulmalar şeklinde de kayıtlara geçebiliyor.

Bilim insanları, kesin teknik analiz yapılana kadar görüntü işleme hataları ihtimali bütünüyle dışlanamasa da fotoğraftaki denizanası silüetinin Mars yüzeyindeki bir oluşumdan değil, kameranın doğrudan kendi iç algılayıcısında meydana gelen bir kozmik ışın temasından kaynaklandığını vurguluyor.

İsrailli uzmandan Netanyahu'ya Türk ordusu uyarısı: Hafife almayın

Jerusalem Post'a konuşan Dr. Eitan Hai Cohen, İsrail'in Türkiye'nin askeri yeteneklerini ciddi biçimde hesaba katması gerektiğini belirterek Türk ordusunun yüksek standartlarına dikkat çekti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163348

  • "TÜRKLER SURİYE'YE GERİ DÖNDÜ"

Dr. Eitan Hai Cohen, Türkiye'nin Suriye'deki konumuna ilişkin konuştu. Cohen, "Türkler Suriye'ye geri döndü. ABD müdahale etmezse bölgede ilerlemeye devam edecekler" ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163344

Türkiye'nin bölgedeki askeri kapasitesinin İsrail tarafından dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini savunan Cohen, Türk ordusunun sahip olduğu standartların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163340

  • "İSRAİL ORDUSU, TÜRK ORDUSUNU HAFİFE ALMAMALI"

Cohen'in açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri doğrudan İsrail ordusuna yönelik değerlendirmesi oldu. İsrailli uzman, "İsrail ordusu, Türk ordusunu hafife almamalı. Türk ordusunun standartları oldukça yüksek" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163334

  • "BİZZAT NATO'NUN HARP DOKTRİNİDİR"

Türk ordusunun savaş yönteminin bölgedeki diğer ülkelerden farklı olduğunu savunan Cohen, şu ifadeleri kullandı:

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163330

"Türkiye'nin savaş tarzı öyle döküntü bir Arap ülkesinin tarzı değildir; bizzat NATO'nun harp doktrinidir. Çok yüksek bir standarttan bahsediyoruz ve bunu derinlemesine düşünmek zorundayız."

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 163326

Türk gemisine saldırılmıştı: Ukrayna Büyükelçisi Dışişleri'ne çağrıldı!

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 26 Ağustos 2026 tarihinde "Lider Bordo Mavi" adlı Türk işletmeli geminin Karadeniz'de Tuapse açıklarında vurulması ve adıgeçen gemiyi çekmek üzere ertesi gün (27 Ağustos) gönderilen "Lider Kocatepe" gemisinin de hedef alınmasının akabinde Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Bakanlığa çağrıldı.

Kaynaklar, görüşmede Türkiye'nin söz konusu saldırılara ilişkin tepkisinin aktarıldığını ve Karadeniz’de can, mal, seyrüsefer ve çevre emniyetinin sağlanmasının zorunluluk teşkil ettiğine dair gerekli uyarılarda bulunulduğunu belirtti.

2 kişinin öldüğü İETT kazasıyla ilgili son dakika gelişmesi!

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişinin öldüğü, 1'i ağır 16 kişinin yaralandığı kazaya ilişkin şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü gözaltına alındı.

Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsünün, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptığı kazaya ilişkin soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında, şerit değiştirmek için otobüsün önüne doğru manevra yapan otomobilin sürücüsü R.S.F. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli sürücü, adliyeye sevk edildi. Otobüsün araç içi kamerasına yansıyan görüntülerde, otomobilin otobüsün önüne geçip yeniden şeridine döndüğü, ardından otobüsün kontrolden çıkarak kaldırıma ve site duvarına çarptığı görülüyor.

  • 2 KİŞİ ÖLDÜ, 16 KİŞİ YARALANDI

Zeytinburnu'nda, İETT otobüsünün bir sitenin bahçe duvarına çarpması sonucu 2 kişi öldü, 1'i ağır 16 kişi yaralandı.

Kennedy Caddesi Bakırköy istikametinde seyreden İETT otobüsü, Kazlıçeşme mevkisinde bir sitenin bahçe duvarına çarptı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada 2 kişi hayatını kaybederken, 1'i ağır 16 kişi yaralandı.

Araçta sıkışan İETT şoförü itfaiye ekiplerince bulunduğu yerden kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 162647

  • KAZA ARAÇ İÇİ KAMERAYA YANSIDI

Kaza anı otobüsün araç içi kamerasına yansıdı. Görüntülerde, otomobilin otobüsün önüne geçtiği ve bir süre sonra kendi şeridine döndüğü görülüyor. Şoförünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otobüsün kaldırama çıkarak site duvarına çaptığı anlar da görüntülerde yer alıyor.

İstanbul'daki operasyonda 120 tabanca ele geçirildi

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, kente yüklü miktarda silah sevkiyatı yapılacağı bilgisi üzerine çalışma başlatıldı.

Ekiplerce gece saat 03.00 sıralarında, silah sevkiyatıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen araç Kurtköy Gişeleri'nde durduruldu. Araçtaki B.İ. ve S.K. kontrollü şekilde indirildi.

Yapılan incelemede, bu aracın silahların taşındığı araca öncülük ettiği belirlendi.

Çalışmalarını sürdüren ekipler, silah sevkiyatını gerçekleştiren aracı Pendik'teki bir akaryakıt istasyonunda tespit etti.

Düzenlenen operasyonda araç sürücüsü S.E. yakalandı. Araçta yapılan aramada ise 120 tabanca ve 120 şarjör ele geçirildi.

Yakalanan 3 şüphelinin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.

Rusya'nın Kiev yakınlarındaki depoya İHA saldırısı: Can kaybı 37'ye çıktı

Kiev bölgesine bağlı Buça ilçesindeki Mila köyünde bulunan bir depoya cuma gecesi Rusya tarafından İHA saldırısı düzenlendi. Saldırının tetiklediği şiddetli patlamada en az 37 kişi yaşamını yitirdi, aralarında dört çocuğun da bulunduğu 42 kişi yaralandı.

Olayın ardından bölgeden yaklaşık 400 kişi tahliye edilirken, patlamanın etkisiyle çevredeki çok sayıda konut ile yaşlı ve engellilerin kaldığı bir bakım evi ağır hasar gördü.

  • Mühimmat depolama iddiasına resmi soruşturma

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, kuralların çok net olduğunu ve yerleşim alanlarının yakınında mühimmat depolanmasına kesinlikle izin verilemeyeceğini vurguladı. Olayda resmi görev ihmali şüphesiyle cezai soruşturma başlatıldığını duyuran Zelenski, gerekli tüm idari ve hukuki adımların atılacağını belirtti.

Ukrayna Başsavcılığı da patlayıcı maddelerin yerleşim yerlerine yakın depolanmasının yasallığını ve bu kararları alan yetkililerin sorumluluklarını incelemeye aldı. Rusya Savunma Bakanlığı ise söz konusu deponun uzun menzilli İHA parçaları ve fırlatıcılarının tutulduğu bir askeri mühimmat alanı olduğunu öne sürdü.

Aa Picture 20260829 42334173

  • Karşılıklı hava saldırıları tırmanıyor

Başkent Kiev ve çevresindeki diğer noktalarda da can kayıpları bildirildi. Borispol bölgesinde 14 yaşında bir çocuk, Obolonski semtine düşen İHA nedeniyle ise iki yaşında bir bebek hayatını kaybetti. Ukrayna ordusu ülke genelinde 233 Rus İHA’sının düşürüldüğünü açıklarken, Odesa, Dnipropetrovsk, Sumi ve Zaporijya'da gece boyunca yeni saldırılar kaydedildi.

Öte yandan Rusya tarafı da Ukrayna'nın hava saldırılarına hedef oldu. Belgorod ve Rostov bölgelerinde iki kişinin öldüğü, 21 kişinin yaralandığı bildirilirken, Rus e-ticaret devi Ozon'a ait lojistik merkezlerinde İHA saldırıları sebebiyle hasar oluştuğu ve operasyonların geçici olarak durdurulduğu açıklandı.

Kaşif Kozinoğlu dosyası 15 yıl sonra yeniden açılıyor

Faili meçhul dosyalar bir bir raftan indiriliyor.

MİT eski yöneticisi Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanmış, 8 ay sonra 12 Kasım'da Silivri Cezaevi'nde yaşamını yitirmişti.

  • KOZİNOĞLU'NUN ÖLÜMÜ 15 YILDIR TARTIŞMA KONUSU

Zamanında ve doğru müdahale yapılıp yapılmadığı, zehirlenme iddiası o dönemden bu yana tartışıldı.

  • GARDİYANLAR VE SAĞLIK EKİBİ İFADE VERECEK

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla dosya raftan indirildi.

O dönem görev yapan cezaevi ve sağlık personeli yeniden sorgulanacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 160024

  • 'AMBULANS YOLDA BEKLETİLDİ' İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre; Kozinoğlu öldüğü gün, sabah duş aldı ardından koğuşuna geçti, daha sonra fenalaştığı için yan koğuştakilere seslendi.

Acil yardım butonuna basılarak gardiyanlar çağrıldı. Gardiyanların aradığı acil sağlık ekibinin Silivri merkezde yemekte olduğu ortaya çıktı. Diğer ekibin yaptığı ilk müdahalenin ardından Kozinoğlu, hastaneye sevk edildi.

Bu noktada bir başka ihmal daha dosyaya girdi.

Olay sırasında yemekte olan ekibin yetişmesi için ambulans yol kenarında 10 dakika bekletildi, ekip değişimi yapılarak hastaneye ulaşıldı.

Ancak yapılan tüm müdahaleye rağmen Kozinoğlu kurtarılamadı. Gardiyanlar ve sağlık ekibinin, Kozinoğlu'nun cezaevinden hastaneye ulaştırılması sürecinde çelişkili ifadeleri de dosyaya girdi. Şimdi soruşturmada tüm bunlar yeniden ele alınacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 160016

  • KAŞİF KOZİNOĞLU KİMDİR?

MİT Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı Kaşif Kozinoğlu, 1 Ağustos 1955 tarihinde dünyaya geldi.

1976 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olan Kozinoğlu, 1980 yılında Özel Harp Dairesi'nde göreve başladı.

Kaşif Kozinoğlu; 1995 yılına kadar Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın Tim Komutanlığı'nda İstihbarat Subaylığı, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı'nda görev yaptı.

Kozinoğlu, 1995 yılında Eğitim Öğretim Grup Komutanlığı'ndan kendi isteğiyle emekli olup, Millî İstihbarat Teşkilatı'na girdi.

Kaşif Kozinoğlu orduda özel harp dairesinde binbaşı rütbesiyle görev yaparken, Orta Asya'dan sorumluydu.

Suriye, Bosna-Hersek ve Afganistan'da da görev yapan Kozinoğlu; Eylül 2010'da Hakan Fidan'ın talimatıyla "Baş Müşavir" sıfatıyla Asya Bölgesi'ne atandı, bu tarihten itibaren de 5 defa yurt dışı görevine gönderildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 160011

  • ÖNEMLİ GÖREVLERDE BULUNDU

Kaşif Kozinoğlu, sanık olduğu Ergenekon davalarında ifade vermesine kısa bir süre kala cezaevinde, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

Kozinoğlu'nun ölümü şüpheli bulunmuş ve savcılar tarafından ölümü hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Kaşif Kozinoğlu’ndan alınan doku örneklerinde, boyama yöntemiyle yiyecek, içecek ya da kullandığı ilaçlardan kaynaklanan kimyasal etkileşimlerle zehir olup olmadığı araştırılmıştı.

Kozinoğlu'nun kesin ölüm raporunda, kalp hastalığı nedeniyle ölümün gerçekleştiğine yer verilmişti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 160006

İstanbul'da yasaklı ırk köpeği alınan kadın yerde sinir krizi geçirdi

Türkiye'de büyük bir güvenlik sorunu niteliğindeki başıboş sokak hayvanları, yetkililerce alınan bir dizi uygulama ile önlenmeye çalışılsa da bazı yerel yönetimlerin bu konu karşısındaki kayıtsızlığı, olumsuz vakaların yaşanmasına neden oluyor.

Özellikle son günlerde kaydedilen birtakım olumsuz olayda, can kayıpları yaşandı.

Sokaklarda sadece başıboş köpekler değil, Türkiye ve bazı ülkelerde bakımı yasaklanan ırklar da tehlikeli olabiliyor.

  • İSTANBUL'DA KAYDEDİLEN GÖRÜNTÜLERİ GÜNDEM OLDU

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde 19 Ağustos'ta tasmasız ve ağızlıksız sokağa bırakılan pitbull cinsi köpeğin saldırısı sonrası parmağı kopan bir kadının görüntüleri ise bu tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Son olarak İstanbul'un Silivri ilçesinde kaydedildiği iddia edilen görüntüler, yeni bir tartışmayı daha alevlendirdi.

  • SOKAK ORTASINDA SİNİR KRİZİ GEÇİRDİ

Tehlike arz eden yasaklı ırk kategorisindeki köpeği mevzuat gereği ekiplerce muhafaza altına alınan bir kadın, sokak ortasında sinir krizi geçirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 154953

  • GÖREVLİLERE BEDDUA ETTİ

"Prens" isimli yasaklı ırk köpeğin görevlilerce araca bindirilmesine engel olamayan Burçin isimli kadın, görevini yapan ekiplere beddua ederek savcılığa suç duyurusunda bulunacağını söyledi.

Yanındakilerin güçlükle sakinleştirmeye çalıştığı kadının o anları ise cep telefonu kamerasına yansıdı.

  • "BURÇİN AYAKTA DURACAKSIN"

Görüntülerde; kadının arkadaşı olduğu değerlendirilen bir kişinin "Burçin ayakta duracaksın, suç duyurusu yapabilmemiz için ayakta durman gerekiyor." dediği görüldü.

Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'ni kim ne zaman kurdu? Hangi isim liderlik yaptı?

Yıllardır süren sistematik soykırımla, asimilasyon politikalarıyla ve Nazi vari toplama kamplarıyla Doğu Türkistan’ı bir kan gölüne çeviren barbar Çin diktası, bu asil milletin hürriyet aşkını asla söküp atamadı. Çünkü bu toprakların harcı, İslam'ın nuru ve bağımsızlık ateşiyle yoğrulmuştur. Bunun en şanlı kanıtı ise 12 Kasım 1933 tarihinde Kaşgar’da bütün dünyaya ilan edilen Doğu Türkistan İslam Cumhuriyeti'dir.

Bu kutlu devletin kuruluşuna öncülük eden ve isimlerini tarihe altın harflerle yazdıran iki büyük mücahit lider vardı:

Sabit Damolla (Kurucu ve Başbakan): Cumhuriyetin ideolojik mimarı, sarsılmaz din alimi. Hoten, Yarkent ve Kaşgar bölgelerinde Çin zulmüne karşı başlatılan şanlı bağımsızlık mücadelesini teşkilatlandırarak devleti ilmek ilmek dokuyan, devletin kuruluşunu cihana ilan eden asıl isimdir.

Hoca Niyaz Hacı (Cumhurbaşkanı): Kumul İsyanı'nı başlatarak işgalcilerin yüreğine korku salan, halk ve direnişçiler üzerinde muazzam bir askeri nüfuza sahip olan başkomutan. Kurulan bağımsız devletin Reis-i Cumhur'u olarak ordunun ve milletin başına geçmiştir.

Doğu Türkistan Bayrağı
Doğu Türkistan Bayrağı (Gök Bayrak)


Farklı bölgelerdeki direniş hareketlerini İslam ve Türklük şuuruyla birleştiren bu kahramanlar; sadece bir isyan yapmamış, kendi anayasası, düzenli ordusu, işleyen devlet kurumları ve bugün hürriyetin sembolü olan gök mavisi zemin üzerine ay-yıldızlı bayrağıyla tam bağımsız bir devlet inşa etmişlerdir.

Ancak bu İslam yurdunun yükselişi, bölgedeki emperyalist güçleri dehşete düşürdü. Komünist Sovyetler Birliği'nin doğrudan ve alçakça askeri müdahalesi, Çinli milislerin vahşi saldırılarıyla birleşince, iki ateş arasında kalan bu şanlı cumhuriyet, Nisan 1934'te kanla bastırıldı.

  • Kahpe İhanet ve Şehadet: Cumhuriyet Yıkıldıktan Sonra Sabit Damolla ve Hoca Niyaz Hacı'ya Ne Oldu?

Komünist Sovyetlerin tankları ve acımasız Çinli savaş ağası Sheng Shicai'nin işgalci güçleri tarafından devlet yıkıldıktan sonra, Doğu Türkistan'ın bu iki yiğit evladı, zalimlerin hedefi oldu. Her iki kurucu lider de hürriyet sevdasının bedelini şehadet şerbeti içerek ödedi.

Sabit Damolla
Sabit Damolla (Kurucu ve Başbakan)


Tavizsiz Dava Adamı Sabit Damolla: Cumhuriyetin yıkılışı aşamasında işgalcilerle her türlü uzlaşmayı elinin tersiyle iten, tam bağımsızlık fikrinden bir milim dahi sapmayan Sabit Damolla, 1934 yılında kahpece esir alınarak Urumçi'ye götürüldü. Aynı yıl, zalim Sheng Shicai'nin emriyle asılarak şehit edildi. O, darağacına yürürken bile davasından taviz vermedi.

Hoca Niyaz Hacı
Hoca Niyaz Hacı (Cumhurbaşkanı)


Halkı İçin Kendini Feda Eden Hoca Niyaz Hacı: Milletinin, kadınların ve çocukların topyekûn bir soykırıma uğramasını engellemek umuduyla, yüreğine taş basarak Sovyetlerin aracılığını kabul etmek zorunda kaldı. Devletin lağvedilmesi karşılığında Urumçi'deki eyalet hükümetinde vali yardımcılığını üstlenerek halkına siper olmaya çalıştı. Ancak komünist rejimlerin doğasında olan ihanet gecikmedi. 1937'deki büyük siyasi tasfiye döneminde hapse atılan Hoca Niyaz Hacı, 21 Ağustos 1941'de Urumçi'de zalimce idam edildi.

İdama götürülürken Kızıl Çin ve Sovyet cellatlarının suratına haykırdığı o tarihi son sözler, bugün hala Doğu Türkistan direnişinin manifestosudur:

"Bu idam hükmü bana göre yeni bir şey değildir. Aslında Urumçi'ye geldiğim günde ölmüştüm. Öleceğim, ama halkım yaşamaya devam edecektir!"

Evet, Hoca Niyaz Hacı ve Sabit Damolla şehit edildiler. Kurdukları o şanlı devlet fiziken yıkıldı. Ancak onların yaktığı o bağımsızlık ateşi, o Gökbayrak sevdası bugün Urumçi'de, Kaşgar'da, Hoten'de milyonlarca Doğu Türkistanlının yüreğinde yanmaya devam ediyor. Kızıl Çin ne kadar zulmederse etsin, kahramanların kanıyla sulanan bu topraklar eninde sonunda özgürlüğüne kavuşacaktır!

Sözde komedyen Deniz Göktaş tahliye olur olmaz yeniden tutuklandı...

Deniz Göktaş isimli şahsın YouTube'da yayımladığı "Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisi, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

Göktaş, "komedi" adı altında Kur’an-ı Kerim ile dalga geçen ifadeler kullandı.

Bu kapsamda da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, tutuklandı.

  • HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERİLDİ

‘Dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan yaklaşık 2 aydır tutuklu bulunan Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, tahliye kararı verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141919

  • TAHLİYE KARARI SONRASI YENİDEN HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

Ancak tahliye kararının ardından Göktaş, SEGBİS aracılığıyla bu kez "suçu ve suçluyu övme" suçlamasıyla yeniden sulh ceza hakimliğine çıkarıldı.

  • 'KAÇMA' VE 'DELİLLERİ KARARTMA' ŞÜPHELERİ İLE YENİDEN TUTUKLANDI

Hakimlik, Göktaş’ın yeniden tutuklanmasına karar verdi. Söz konusu ifadelerin 'Daltonlar Çetesi' isimli bilinen suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven, "meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran" nitelikte olduğunu değerlendiren hakimlik, Göktaş'ın tutuklanmasına gerekçe olarak "kaçma" ve "delilleri karartma şüphesini" gösterdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141912

  • DALGA GEÇTİ

Göktaş, sahnede yaptığı konuşmada kutsal kitapları mizah malzemesi yaparak "İlk üç kitap iyiydi, dördüncüde çeviri zayıf. Dört kitap arasında en iyisi o bence, bir kere iddialı bir çıkış 600'lü yıllarda. Yazan için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik." ifadelerini kullanmıştı.

Tekirdağ'da yayaya çarpan motosikletli ehliyetsiz çıktı

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesi Şinasi Kurşun Caddesi'nde, trafik kazası meydana geldi.

Esma Ş. yönetimindeki motosiklet, iddiaya göre yaya geçidinden karşıya geçmek isteyen Esat D.'ye çarptı.

  • YARALI HASTANEYE KALDIRILDI

Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Çarpmanın şiddetiyle düşerek yaralanan Esat D., ambulans ile Çorlu Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141119

  • "İNŞALLAH TÜM VÜCUDUM KIRILMIŞTIR"

Kazayı yara almadan atlatan Esma Ş.'ye sağlık ekipleri iyi olup olmadığını sordu. Esma Ş., ağlayarak yayanın aniden yola çıktığını söyleyip, "Yaya geçidi için de ders versinler o zaman, 2 dakika tur atayım dedim. İnşallah tüm vücudum kırılmıştır." dedi.

  • 85 BİN TL CEZA

Ehliyetsiz olduğu belirlenen ve toplamda 85 bin lira ceza uygulanan motosiklet sürücüsü Esma Ş., polis merkezine götürüldü.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 141111

Eklem içi enjeksiyonlarda kolajen uygulamalarına ilişkin yeni iddialar

Sağlık Bakanlığının kamu hastanelerinde hastaların PRP ve hyalüronik asit ürünlerini dışarıdan reçeteyle temin etmesinin önüne geçmeye yönelik düzenlemesinin ardından, bazı sağlık kuruluşlarında kolajen içerikli enjeksiyonların hastalara dışarıdan temin ettirildiğine ilişkin iddialar yeni bir tartışmayı gündeme getirdi.

Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile kamu hastanelerinde kullanılan hyalüronik asit ve Plateletten Zengin Plazma (PRP) ürünlerinin kontrollü tedarik sistemi üzerinden hastanelerce temin edilmesi, ürünlerin izlenebilirliğinin artırılması ve hastaların dışarıdan ürün satın almak zorunda bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlandı.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından ise bazı sağlık kuruluşlarında eklem rahatsızlığı bulunan hastaların kolajen içerikli enjeksiyonlara yönlendirildiği ve bu ürünlerin dışarıdan temin edilmesinin istendiğine ilişkin iddialar gündeme geldi.

Tartışma kolajen değil, tedarik yöntemi

Söz konusu tartışmanın, kolajen enjeksiyonlarının tıbbi niteliğinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Hangi tedavinin hangi hastaya uygulanacağının, hastanın klinik durumu ve hekimin tıbbi değerlendirmesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiği ifade edilirken, gündeme gelen asıl konunun tedarik yöntemi olduğu vurgulanıyor.
Tartışmanın temelinde, Bakanlığın hastalara dışarıdan enjeksiyon ürünü aldırılmasının önüne geçmeyi amaçlayan düzenlemesinin ardından, farklı içerikteki enjeksiyonların dışarıdan temin ettirilmesinin uygulamada yeni bir boşluk oluşturup oluşturmadığı sorusu yer alıyor.

Bu noktada, düzenlemenin kendisinden kaynaklanan bir sorun bulunduğuna yönelik herhangi bir değerlendirme bulunmazken, tartışmanın sahadaki uygulamada ortaya çıkabilecek farklı yorum ve yöntemler üzerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.

Genelgenin amacının korunması önem taşıyor

Kolajen içerikli bir enjeksiyonun tıbbi gereklilik doğrultusunda tercih edilmesi ile hastanın belirli bir ürünü dışarıdan satın almaya yönlendirilmesinin birbirinden ayrı konular olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle tartışmanın ürünlerin birbirlerine karşı üstünlüğü üzerinden değil; hasta yararı, tıbbi gereklilik, mevzuata uygunluk, şeffaflık ve tedarik yöntemi çerçevesinde ele alınmasının önem taşıdığı değerlendiriliyor.

Sağlık Bakanlığı'nın genelgeyle oluşturmayı hedeflediği kontrollü ve izlenebilir sistemin, uygulamada farklı ürün gruplarına geçilmesi nedeniyle amacından uzaklaşmaması gerektiği ifade ediliyor.

Uygulama esaslarının netleştirilmesi bekleniyor

Ortaya çıkan tartışmanın, Sağlık Bakanlığı'na yönelik bir sorumluluk değerlendirmesinden ziyade, sahadaki uygulamanın genelgenin amacıyla ne ölçüde örtüştüğü sorusunu gündeme getirdiği belirtiliyor.

Özellikle hastaların dışarıdan kolajen enjeksiyonu temin etmeye yönlendirildiğine ilişkin iddiaların bulunması, uygulama esaslarının daha açık şekilde ortaya konulmasının yararlı olabileceği yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getiriyor.

Tartışmanın merkezinde ise kolajen ya da başka bir ürün grubundan ziyade, hastalara dışarıdan ürün aldırılmasının önüne geçmek amacıyla oluşturulan sistemin farklı ürün kategorileri üzerinden fiilen devam ettirilip ettirilmediği sorusu yer alıyor.

Bu konunun açıklığa kavuşmasının; hastaların korunması, hekimlerin uygulamada tereddüt yaşamaması ve kamu hastanelerinde eşit, şeffaf ve izlenebilir bir sistemin sürdürülmesi açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.

Japonya’dan Malezya'ya giden uçağın iniş takımında ceset bulundu

Malezya'da kan donduran bir olay yaşandı.

27 Ağustos'ta Japonya’nın başkenti Tokyo’daki Haneda Havalimanı’ndan kalkan bir uçak, Malezya'nın Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanı'na indikten sonra rutin bakıma alındı.

Kısa süre sonra uçaktan kötü bir koku geldiğini fark eden bakım personelinin durumu yetkililere bildirmesi üzerine detaylı inceleme yapıldı.

  • ERKEK CESEDİ BULUNDU

Yapılan incelemede, uçağın sağ iniş takımı bölmesinde yüzüstü yatan bir erkek cesedi bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 140627

  • 72 SAAT ÖNCE HAYATINI KAYBETTİĞİ TESPİT EDİLDİ

17 ila 25 yaşları arasında olduğu tahmin edilen şahsın, en az 72 saat önce hayatını kaybettiği belirlendi.

  • KİMLİK BELGESİ ÇIKMADI

Üzerinde beyaz kapüşonlu üst, mavi kot pantolon, kahverengi deri kemer ve siyah spor ayakkabı bulunan kurbanın üzerinden herhangi bir kimlik belgesi çıkmadığı aktarıldı.

Şahsın cansız bedeni, otopsi ve kimlik tespiti işlemleri için Serdang Hastanesi Adli Tıp Kurumu'na götürülürken olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 29 140619

Rusya, Romanya'nın diplomatını "istenmeyen kişi" ilan etti

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Romanya'nın daha önce bir Rus diplomatı "istenmeyen kişi" ilan etme kararı aldığı anımsatıldı.

Bu kararın temelsiz olduğu vurgulanan açıklamada, bu nedenle Romanya'nın Moskova Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Liliana Burda'nın Bakanlığa çağrıldığı aktarıldı.

Açıklamada, "Büyükelçiye Romanya'nın Moskova Büyükelçiliğindeki çalışanın 'istenmeyen kişi' ilan edildiğine dair nota verildi." ifadesi kullanıldı.

Romanya, topraklarına son günlerde 3 insansız hava aracının (İHA) düşmesi gerekçesiyle bir Rus diplomatını sınır dışı etme kararı alarak Ukrayna’ya desteğini sürdüreceklerini bildirmişti.

Gazze'de kavurucu yaz sıcağında yaşam: Bir yudum su dahi bulmak lüks

İsrail'in 7 Ekim 2023'ten bu yana soykırım gerçekleştirdiği Gazze, hayata direnmeye devam ediyor.

70 bini aşkın can kaybı veren Gazze Şeridi, yıkıntılar arasında yaşamaya çalışıyor.

Açlık ve susuzluk başta olmak üzere hiçbir insani ihtiyaca erişemeyen Filistinliler, ciddi sağlık sorunlarıyla da mücadele ediyor.

  • HİÇBİR İNSANİ İHTİYAÇLARINA ERİŞEMİYORLAR

Saldırılarını sürdüren İsrail, yardım girişini kısıtlı tutuyor; tıbbi malzemelerin geçişi neredeyse imkansız hale geliyor.

Başta Türkiye olmak üzere, dünyanın pek çok noktasından bu soykırıma karşı çıkan sesler yükselirken, Gazze Şeridi'nde yaşam savaşı veren masumlar ise bir yudum sudan mahrum kalıyor.

  • NAYLON ÇADIRLARDA BARINMAYA ÇALIŞIYORLAR

Gazze'de yemek, içmek, suya erişmek, okula gitmek ve ev sahibi olmak gibi hayata dair birçok unsur işgalcinin kontrolünde bulunuyor.

Gazzeliler 3 yıldır naylon çadırlarda insan onuruna yakışmayan ve en basit 'konfor' unsurlarını bile taşımayan şartlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124509

  • KAVURUCU SICAK HAYATI DAHA DA ZORLAŞTIRIYOR

Yaz mevsimiyle alev topuna dönen naylon çadırlar, Gazzelilere hayatı dar ediyor.

Serinlemek istediklerinde ise normal insanlar gibi suya veya elektrikle çalışan vantilatörlere ulaşmaları onlar için adeta bir 'seraba' dönüşüyor.

Kavurucu sıcak, su ve elektrik yokluğu gibi çok katmanlı zorluklarla mücadele eden Filistinli ailelerden biri de Gazze kentinin Şeyh Rıdvan Mahallesi'nde yaşayan 5 çocuklu Lile ailesi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124555

  • YIKILMAK ÜZERE OLAN BİNALARIN GÖLGESİNE SIĞINIYORLAR

Çadırda yaşayan Gazzeli aile, İsrail saldırılarında büyük hasar alan ve yıkılmaya yüz tutmuş bir binanın altında serinlemek ve gölgelenmeye çalışıyor.

Sıcağa dayanamayan çocuklar leğenler içinde suya girerek serinlemeye çalışıyor.

Ama suyun olmadığı ve uzak yerlerden taşındığı düşünüldüğünde Gazze'de serinlemenin bile bir lüks olduğu anlaşılıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124600

  • ÇADIRDA DEĞİL, 'FIRINDA' YAŞIYORLAR

Anne Huda Ebu Lile, çadır ortamını "Buna çadır demeye bin şahit ister bu bayağı bildiğiniz fırın. Çocuklar sıcağa dayanamıyor. Sıcaktan fenalık geçirmemeleri için sürekli suya sokuyoruz ve çadırı da ıslatıyoruz." diyerek tasvir etmeye çalıştı.

3 yıldır 'göç' ettikleri her yere çadırı da götürdüklerini ve bunca zamandır yaşantılarında hiçbir iyileşme olmadığını söyleyen Huda, 'kışın soğuktan donduklarını, yazın sıcaktan piştiklerini' aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124604

  • "ATEŞ GİBİ YANIYORUM AMA ÇOCUKLAR İÇİN MECBURUM"

Gelirleri olmadığını ve bu nedenle kavurucu sıcağa rağmen çocukların karnını doyurmak için yıkılmaya yüz tutmuş binada ateş başında ekmek pişirdiğini ve para kazandığını aktaran Huda, sıkıntılarını şöyle anlattı:

"Biz de sıcağa dayanamıyoruz ama buna rağmen çocuklarımızın karnı doysun diye fırın başında ekmek pişiriyoruz. Ekonomik durumdan ötürü çocuklarımız pek çok şeyden mahrum kaldı. Okumak istiyorlar ama buna gücüm yetmiyor ancak karınlarını doyurabiliyorum.

Bu fırın sayesinde günlük 20-30 şekel para kazanıyorum. Kızlar çöplüğe gidip odun ve karton getiriyor ve fırının ateşini yakıyoruz. Ateş karşısında ateş gibi yanıyorum ama çocukların isteklerini yerine getirmek için buna mecburum."

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124609

  • 3 YILDIR YAŞADIKLARI 'FIRINDAN' ÇIKIP BİRAZ OLSUN SERİNLEMEK İSTİYORLAR

Baba Muhammed Ebu Lile de çadırın sıcağından korunmak için tehlikeli olmasına rağmen yıkılmaya yüz tutmuş binaya sığındıklarını ifade etti.

Baba Muhammed, çadırın içindeki sıcağın tahammül sınırlarını zorladığını "Bu normal bir sıcak değil, yanıyoruz. Sıcaktan ötürü çadırda oturamıyoruz. Çadır bildiğiniz ateş. Fırın nedir bilir misiniz? 1 ya da 2 gün değil, 3 yıldır fırında yaşıyoruz." diyerek anlattı.

Bütün gün çocukların serinlemesi için su taşıdığını, 3-4 kere çocukları suya soktuğunu, çadıra su dökerek serinlemeye çalıştıklarını söyleyen Muhammed, su olmadığı için bunun bile işkenceye dönüştüğünü, bu nedenle çoğu zaman kartonlarla yelpaze yapıp serinlemeye çalıştıklarını ve serin bir yerde yaşamak istediklerini dile getirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124613

  • GAZZELİLERİN NE VANTİLATÖR ALACAK PARASI, NE DE ÇALIŞTIRACAK ELEKTRİĞİ VAR

Bölgede yaşayan Hamis Ebu Hasira ise halkın yüzde 90'ının çadırda yaşadığı Gazze'de vantilatör satın almanın ya da çalıştırmanın bir hayal olduğunu vurguladı.

Fırına dönen çadırlarda yaşamanın çok zor olduğunu ifade eden Hamis, "Serinlemek için vantilatör almak istesen çok pahalı olduğu için alamazsın, almaya gücün yetse bile elektrik olmadığı için kullanamazsın. Sonuç olarak ya plastikleri ya da kartonları yelpaze yapacaksın, başka seçenek yok." diyerek Gazzelilerin serinlemek için çok seçeneklerinin olmadığını ortaya koydu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124617

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124623

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124630

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124636

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124645

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124655

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124704

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124711

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124717

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124728

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124733

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124740

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124747

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124754

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124759

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124804

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124809

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124813

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124816

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124822

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 124832

DSÖ Uganda'daki Ebola salgınının sona erdiğini doğruladı

DSÖ Afrika Bölge Ofisi Acil Durum Direktörü Marie-Roseline Belizaire, bölge ofisinde düzenlediği toplantıda, Uganda'daki Bundibugyo virüsü kaynaklı Ebola salgınının sona erdiğini belirtti.

Belizaire, Uganda'da son Ebola hastasının taburcu edilmesinin ardından 42 gün boyunca yeni vaka görülmemesi üzerine geçen ay salgının sona erdiğinin ilan edildiğini, DSÖ'nün ise yeni bulaş zincirlerinin gözden kaçırılmadığından emin olmak amacıyla ülkedeki durumu izlemeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Belizaire, KDC'deki salgının ise yayılmaya devam ettiğini belirterek ülkede pazartesi itibarıyla 5 bin 656 doğrulanmış vaka görüldüğünü ve 2 bin 715 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

KDC'deki salgının ülke tarihindeki en büyük ve en ölümcül Ebola salgınına dönüştüğünü belirten Belizaire, vaka artış hızında yavaşlama görülmesine rağmen salgının henüz kontrol altına alınamadığını ifade etti.

Ülkede temaslı takibi ve test çalışmalarında ilerleme sağlandığını belirten Belizaire, buna rağmen "bulaşın hala çok aktif" olduğunu kaydetti.

Belizaire, salgının kontrol altına alınmasına yönelik çalışmaların sürdürülebilmesi için acil olarak 30 milyon dolarlık finansmana ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.

Söz konusu kaynağın, salgından en fazla etkilenen bölgelere tıbbi malzeme ve kişisel koruyucu ekipman ulaştırılması gibi lojistik faaliyetlerin sürdürülmesi açısından gerekli olduğunu belirten Belizaire, finansman sağlanamaması halinde mevcut müdahale çalışmalarının sekteye uğrayabileceği uyarısında bulundu.

DSÖ, geçen hafta yaptığı açıklamada, özellikle KDC ile kara sınırı bulunan komşu ülkelerde Ebola riskinin yüksek seviyede kalmaya devam ettiğini bildirmişti.

  • Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölümüne neden oldu

Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıktı.

KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınındaki bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verildi.

Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmaya başladı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında yaklaşık 30 bin kişiye virüs bulaştı ve 11 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün bildirilmesinin ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edildi.

Sağlık yetkililerine göre, mayısta başlayan "Bundibugyo" Ebola varyantının neden olduğu salgına karşı onaylanmış tedavi veya aşı bulunmuyor.

Rus petrolü, Kazakistan'da işlenecek

Kazakistan Enerji Bakanı Yerlan Akkenjenov, düzenlenen basın toplantısında açıklama yaptı.

Bakan Akkenjenov, Rus petrolünün Kondensat tesisinde işlenmesi konusunda iki ülke arasında anlaşmaya varıldığını duyurdu.

Akkenjenov, işlenecek petrolden elde edilecek petrol ürünlerinin yaklaşık yüzde 30'unun iç pazarda tutulacağını, kalan kısmının da Rusya'ya gönderileceğini duyurdu.

Rus petrolünün rafineriye demir yoluyla taşınacağını belirten Akkenjenov, tesisin coğrafi konumu nedeniyle Kazakistan veya Rusya'nın petrol boru hattına bağlı olmadığına işaret etti.

Akkenjenov, "Tesis, bir nevi çıkmaz bölgede bulunuyor ve Rusya Federasyonu'na daha yakın. Her şey demir yolu taşımacılığının kapasitesine bağlı olacak." dedi.

Bakan, iki ülke arasında anlaşılan şartların ülkesi açısından uygun olduğunu dile getirdi.

  • Rus petrolünün sevkiyatı yakın zamanda başlayabilir

Rus petrolünün, Batı Kazakistan bölgesindeki Kondensat Petrol Rafinerisi'ne sevkiyatının yakın zamanda başlaması bekleniyor. Tesiste yeniden yapılandırma ve üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Kazakistan Enerji Bakanlığından haziranda yapılan açıklamada, Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıların Kondensat tesisine ham madde tedarikini etkilemediği bildirilmişti.

Akkenjenov, daha önceki açıklamalarında Kazakistan'ın petrol işleme kapasitesini ve işlenmiş petrol ürünleri ihracatını artırmayı planladığını duyurmuştu.

Orta vadede ülkenin petrol işleme kapasitesinin iki kattan fazla artırılarak yıllık 40 milyon tona çıkarılması hedefleniyor. Böylece petrol üretimi ile petrol işleme arasındaki 5'e 1'lik oranın 2'ye 1 ila 3'e 1 seviyesine çekilmesi planlanıyor.

Okul alışverişlerinde 'TSE ve CE işaretli ürünleri tercih edin' uyarısı

Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, ailelerin kırtasiye ürünleri ve okul ihtiyaçlarına yönelik alışverişi de hız kazandı.

Bu alandaki piyasa denetimleri yoğunlaşırken, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) de bu ürünlerin güvenliğini laboratuvar testleriyle garanti altına alıyor.

TSE laboratuvarlarında gerçekleştirilen testlerde, öğrencilerin sıklıkla temas ettiği suluk, silgi, kalem, boya ve yapıştırıcı gibi ürünlerin ağır metal ve insan sağlığına zararlı kimyasal madde içerip içermediği kontrol ediliyor.

Bu alışverişlerde, ürünün kalite ve güvenlik belgeleri yanında, etiketine, içeriğine, yaş sınırlaması bulunup bulunmadığına bakılması önem taşıyor.

  • "Cilde temas eden ürünlerin dermatolojik testi yapılmış olmalı"

TSE Enstrümantal Analiz Uzmanı İrem Çalış, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, kırtasiye malzemesi alan velilerin, bu ürünlerin çocuk sağlığını etkilemeyecek kalitede olduğuna dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Kırtasiye alışverişlerinde ambalajı bozulmamış, kokusuz ve menşei belli olan ürünlerin tercih edilmesinin önemli olduğunu bildiren Çalış, "TSE ve CE işaretlerine dikkat edilmeli. TSE işareti, kırtasiye ürünlerinin standartlara uygun, kaliteli ve uygun üretildiğini belgelerken, CE işareti Avrupa Birliği'nin güvenlik şartlarını sağladığını ifade eder. Bu iki işaret, kırtasiye ürünlerinin resmi kurumlarca incelendiğini ve çocukların sağlığını riske atacak herhangi bir madde içermediğini garanti altına alır." dedi.

Çalış, standart dışı maddelerin, cilde temas ettiğinde veya solunum yoluyla alındığında sağlık sorunlarına neden olabileceğine işaret ederek, ciltle temas eden yüz boyaları, dövme kalemleri gibi ürünlerin dermatolojik testlerinin yapılmış olması gerektiğini belirtti.

  • Merdiven altı ürün uyarısı

Merdiven altı tabir edilen yerlerde satılan malzemelerin taşıdığı risklere dikkati çeken Çalış, şunları kaydetti:

"Ucuz olsun diye tercih edilen kırtasiye ürünleri, uzun vadede büyük sağlık sıkıntılarına sebep olabiliyor. Merdiven altı dediğimiz ürünlerin içerisinde kadmiyum, arsenik gibi ağır metaller, plastik ürünlerde farklı ftalat türleri, tekstil ürünlerinde ise alerjik reaksiyonlara sebep olan azo boyar maddeler bulunabilmektedir. TSE tarafından kurşun kalem ve boya kalemlerinde ağır metal analizleri, suluk, beslenme çantası, beslenme kapları gibi ürünlerde hormonal bozukluklara sebep olan bisfenol A ve tekstil ürünlerinde de azo boyar testleri yapılmaktadır. Oyuncak grubuna giren yüz boyası ve parmak boyası gibi ürünlerin, 'TS EN 71-1, 2, 3' serisi standartlara göre CE belgesi alması gerekmektedir. Merdiven altı olarak nitelendirdiğimiz ürünler, tamamen kar amaçlı ve herhangi bir denetim yapılmadan üretilen ürünlerdir. Uzun vadede kullanıldığında ise çocukların sağlığını ciddi şekilde etkileyebilmektedir."

İBB davasında Adem Soytekin'in şoförü savunma yaptı: Lüks araç trafiği dosyaya girdi

'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının duruşmalarına devam ediliyor.

Her gün yeni detayların ortaya çıktığı davada dikkat çeken bir ifade daha mahkeme kayıtlarına girdi.

  • SOYTEKİN-KURT HATTINDA LÜKS ARAÇ TRAFİĞİ MAHKEMEDE

Adem Soytekin’in yanında çalışan Murat Erenler, Soytekin ile KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt arasındaki ilişkiye ilişkin bildiklerini anlattı.

Erenler, Soytekin’in yanında 2018 yılında çalışmaya başladığını; şirket şantiyelerinin güvenliği ile tamamlanan projelerin geçici yönetim kurullarında görev yaptığını söyledi.

Soytekin ile Kurt’un sık sık bir araya geldiklerini, birlikte yemek yediklerini ve aralarında samimi bir ilişki bulunduğunu anlattı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 114955

  • PARAYI SOYTEKİN VERDİ, ARAÇ KURT’UN KAYINBİRADERİNE ALINDI

Duruşma savcısının soruları üzerine Erenler’in daha önce verdiği Range Rover ifadesi açıldı.

Erenler, Adem Soytekin’in talimatıyla 34 NJ 194 plakalı Range Rover Discovery marka aracın satın alınması sürecinde bizzat görev aldığını doğruladı.

Soytekin’in kendisine Erencan Kuyulak isimli kişinin telefon numarasını verdiğini anlatan Erenler, Kuyulak’ın daha sonra Ali Kurt’un kayınbiraderi olduğunu öğrendiğini söyledi.

Araç için gereken parayı Soytekin’den aldığını belirten Erenler, satış bedelini nakit olarak kendisinin ödediğini, ancak noter devrinin Erencan Kuyulak adına gerçekleştirildiğini kayda geçirdi.

  • ANAHTARI VE ARACI ALİ KURT’UN EŞİNE TESLİM ETTİ

Lüks aracın satın alınmasının ardından yaşanan süreç de mahkemede ayrıntılı şekilde konuşuldu.

Erenler, noter devrinden sonra aracın yaklaşık iki gün kendisinde kaldığını, ardından Adem Soytekin’in talimatıyla aracı Ali Kurt’un kayınvalidesinin Halkalı’daki evinin otoparkına götürdüğünü anlattı.

Savcının önceki ifadesini hatırlatması üzerine Erenler, aracı Ali Kurt’un eşine teslim ettiği yönündeki beyanının doğru olduğunu açıkça teyit etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 115001

  • "1 YIL SONRA AYNI ARAÇ 5,5 MİLYON TL’YE GERİ ALINDI"

Böylece parası Soytekin tarafından karşılanan lüks aracın mülkiyetinin Ali Kurt’un kayınbiraderi üzerine geçirildiği, aracın ise Kurt ailesinin kullanımına bırakıldığı mahkeme ifadesine yansıdı.

Araç trafiğinin ikinci ayağı ise yaklaşık bir yıl sonra gerçekleşti. Savcı, Erenler’e aynı aracın daha sonra yeniden satın alınıp alınmadığını sordu.

Erenler, "Evet. 5 milyon 500 bin TL’ye satın aldım. Kendi adıma satın aldım." dedi.

Savcının, ilk alımda olduğu gibi geri alımda da paranın Adem Soytekin tarafından karşılanıp karşılanmadığını sorması üzerine Erenler, Soytekin’in kendi hesabına iki ayrı havaleyle para gönderdiğini ve bu parayla aracın noter satışını kendi üzerine aldığını doğruladı.

Savcı, yaşananları şu şekilde özetledi:

"İlk aracı Ali Bey’in kayınbiraderi alırken de parayı Adem Soytekin verdi. Satışı o beyefendi üzerine yaptınız. Ardından bir sene geçti. Adem Soytekin hesabınıza para gönderdi. O parayla bir daha bu aracı kendiniz aldınız."

Erenler ise bu ifadelere net şekilde, "Evet Sayın Savcım." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 115006

  • 500 BİN DOLARLIK TESLİMATI DA ANLATTI

Duruşmada yalnızca araç değil, dosyaya konu 500 bin dolarlık para teslimatı da Erenler’e soruldu.

Savcının “Bu 500 bin dolar parayı Ali Kurt’a nerede teslim ettiniz?” sorusuna Erenler, parayı doğrudan Kurt’a değil, Ali Kurt’un şoförü Murat Başbuğ’a teslim ettiğini söyledi.

Teslimat yerini de ayrıntılarıyla anlatan Erenler, “Tema İstanbul’un alt yolunda ara bir sokakta. Kendisiyle buluştuk.” dedi.

Neden böyle bir noktanın tercih edildiğinin sorulması üzerine ise şoförün o bölgeye yakın olduğunu söylediğini ve telefonla buluşarak parayı teslim ettiğini anlattı.

  • "PARAYI BENİM GÖTÜRMEMİ ALİ KURT İSTEMİŞ"

Erenler’in savunmasındaki en dikkat çekici bölümlerden biri de Soytekin’in kendisine daha sonra anlattığı konuşma oldu.

Erenler, 2025 yılında Soytekin tahliye olduktan sonra kendisiyle baş başa görüştüğünü ve yaşadıkları nedeniyle hesap sorduğunu anlattı.

Bu görüşmede Soytekin’in, içeride ciddi miktarda alacağı bulunduğunu ve bunu tahsil etmek amacıyla söz konusu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını söylediğini aktaran Erenler, ardından şu ifadeyi kullandı:

“Hatta Ali Kurt’un da beni tanıdığı için parayı benim götürmemi Ali Kurt’un kendisinden istediğini bana anlattı.”

Mahkeme Başkanı, Erenler’in bu sözlerini özellikle tekrar sorarak “Adem Soytekin’in size böyle söylediğini aktardınız” dedi. Erenler, “Doğrudur.” cevabını verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 115012

  • "BU PARALARIN RÜŞVET OLDUĞUNU ADEM SOYTEKİN SÖYLÜYOR"

Erenler, para teslimatlarını gerçekleştirdiği dönemde bunların hangi amaçla verildiğini bilmediğini savundu.

Soytekin’in kendisine açıkça “Bu rüşvet parasıdır” demediğini anlatan Erenler, çalışan olarak patronunun talimatını yerine getirdiğini söyledi.

Ancak daha sonra dosyada paraların mahiyetinin ortaya çıktığını belirterek, “Bu paraların rüşvet olduğunu zaten Adem Soytekin söylemektedir.” diye konuştu.

Erenler, Ali Kurt ile Soytekin’in sık sık görüştüğünü ve samimi olduklarını da vurguladı.

  • KURT’UN EŞİNİN TAKİP EDİLMESİNİ DE SOYTEKİN İSTEMİŞ

Savcılık, Erenler’in önceki ifadesinde yer alan başka bir ayrıntıyı da duruşmada gündeme getirdi.

Buna göre Soytekin, bir dönem Ali Kurt’un eşinin takip edildiğinden endişe ettiğini söyleyerek Erenler’den iki gün boyunca Kurt’un eşini takip etmesini ve herhangi bir risk bulunup bulunmadığını kontrol etmesini istemişti.

Savcı, bu olay ile para ve araç trafiğini hatırlatarak Soytekin-Kurt ilişkisinin yoğunluğunu sordu.

Erenler ise iki ismin "Sürekli bir arada olmaları, buluşmaları, yemek yemeleri" şeklinde bir yakınlık içerisinde olduklarını anlattı ve savcının "Bir samimiyetleri vardı, öyle mi?" sorusuna “Tabii.” cevabını verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 115018

  • AYNI HATTA PARA, ARAÇ VE AİLE BAĞLANTISI

Murat Erenler’in mahkeme huzurundaki anlatımı, dosyada Soytekin ile Kurt arasındaki ilişkiye ilişkin üç dikkat çekici başlığı aynı noktada buluşturdu.

Bu üç nokta para teslimatı, lüks araç devri ve aile üzerinden gerçekleştirilen mülkiyet işlemleri oldu.

Erenler’in doğruladığı sürece göre; parası Adem Soytekin tarafından karşılanan Range Rover önce Ali Kurt’un kayınbiraderi Erencan Kuyulak adına satın alındı, araç Ali Kurt’un eşine teslim edildi, yaklaşık bir yıl sonra ise yine Soytekin’in gönderdiği parayla 5 milyon 500 bin TL karşılığında Murat Erenler adına geri alındı.

Erenler ayrıca, dosyaya konu 500 bin doları Kurt’un şoförüne bizzat teslim ettiğini ve Soytekin’in kendisine bu teslimatı Ali Kurt’un özellikle Erenler üzerinden yapılmasını istediğini söylediğini mahkemede teyit etti.

İmamoğlu Suç Örgütü davasındaki bu ifadelerle birlikte, Soytekin-Kurt hattındaki para ve mal varlığı hareketlerinin neden üçüncü kişiler ve aile fertleri üzerinden gerçekleştirildiği sorusu dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri hâline geldi.

NASA Başkanı Isaacman'dan veri merkezlerinin uzaya taşınması önerisi

The Hill gazetesinin haberine göre, ABD'de veri merkezlerinin enerji tüketimi ve çevresel etkilerine yönelik tartışmalar sürerken Isaacman, Nexstar Medya Grubu'nun Washington muhabiri Vinay Simot'a konuya ilişkin demeç verdi.

Isaacman, "Veri merkezlerimizi alalım ve onları Dünya yörüngesine yerleştirelim. Orada bizim için hazır bekleyen ücretsiz füzyon reaktöründen yararlanalım ve bunu, hem uzay hem de yapay zeka yarışını kesin olarak kazanmak için kullanalım." ifadelerini kullandı.

Bu ay katıldığı "Pod Force One" adlı bir podcast yayınında da veri merkezlerinin uzaya taşınmasını "fantastik bir çözüm" olarak nitelendiren Isaacman, söz konusu uygulamanın "çok büyük faydalar" sağlayabileceğini ifade etmişti.

Isaacman, SpaceX'in Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Elon Musk dahil sektördeki isimlerin veri merkezlerini uzaya yerleştirme konusunda aynı fikirde olduklarını aktarmıştı.

Yapay zeka sektörünün gelişmesiyle sayıları hızla artan veri merkezleri, ABD'de elektrik fiyatlarını artırdıkları ve çevre üzerinde olumsuz etkilere yol açtığı gerekçesiyle eleştiriliyor.

Bazı eyaletlerde veri merkezlerinin kurulmasının geçici olarak durdurulmasına yönelik çağrılar yapılırken ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) Başkanı Lee Zeldin ise bu yöndeki adımların ülkenin Çin ile yapay zeka alanındaki rekabetini olumsuz etkileyebileceğini savunuyor.

Borsa İstanbul güne yükselişle başladı

Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,95 değer kazanarak 14.610,92 puandan tamamladı.

Endeks, bugün açılışta önceki kapanışa göre 35,56 puan ve yüzde 0,24 artışla 14.646,48 puana çıktı. Bankacılık endeksi yüzde 0,92 değer kaznanırken, holding endeksi yüzde 0,62 değer kaybetti.

Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıran yüzde 3,34 ile spor, en çok gerileyen yüzde 2,13 ile bilişim oldu.

Küresel piyasalar, ABD'de artan enflasyon endişeleri ile ABD'li çip üreticisi Nvidia'nın beklentileri aşan bilançosunun desteklediği teknoloji iyimserliği arasında yön arayışına girdi.

Analistler, bugün yurt içinde haftalık para ve banka istatistiklerini, yurt dışında ise ABD'de dış ticaret dengesi, toptan eşya stokları ve işsizlik maaşı başvurularının takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 puanın direnç, 14.500 ve 14.400 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

ABD'den Meksika'ya "yasa dışı göç ve fentanil" ile mücadele çağrısı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tommy Pigot tarafından yapılan yazılı açıklamada, Rubio'nun Washington'da Meksika Dışişleri Bakanı Roberto Velasco Alvarez ile görüştüğü bildirildi.

Açıklamada, Rubio'nun görüşmede, yasa dışı göçün sonlandırılması, fentanil ve diğer yasa dışı uyuşturucuların ABD'ye girişinin durdurulması, yabancı terör örgütleri ile kartellerin çökertilmesi ve bu yapıların silahlardan arındırılması amacıyla kararlı adımlar atılması çağrısında bulunduğu kaydedildi.

Hava değişiyor: Sıcaklıklar düşecek, sağanak geliyor

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından paylaşılan son hava tahmin haritasından derlenen bilgilere göre, yurt genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava sıcaklıkları yarından itibaren yerini serin ve yağışlı bir havaya bırakıyor. Yeni sistemle birlikte, özellikle iç kesimlerde sıcaklıkların hissedilir derecede azalacağı ve sağanak yağışların geniş bir alana yayılacağı tahmin ediliyor.

Yarın itibarıyla Marmara, Ege ve Batı Karadeniz üzerinden giriş yapacak olan yağışlı hava dalgası, beraberinde kuvvetli rüzgarları da getirecek.

Yayınlanan haritaya göre, bugün Ankara'da 34, İstanbul'da 31 derece civarında seyreden termometrelerin, yarın Ankara'da 29, cumartesi ise 25 dereceye kadar gerilemesi bekleniyor.

Batı bölgelerinde saatteki hızı 40 ila 60 kilometreyi bulabilecek kuvvetli rüzgarların, yağış öncesi ve sırasında yer yer toz taşınımı veya fırtınaya neden olabileceği konusunda vatandaşlar uyarılıyor.

Uzunvade(248)

  • Hava değişiyor: Sıcaklıklar düşecek, sağanak geliyor

Cumartesi ve pazar günleri yağışlı sistemin etki alanını genişleterek İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde kuvvetli sağanaklara dönüşeceği öngörülüyor. Özellikle cumartesi günü yurdun büyük bir bölümü "yeşil" ile işaretlenen yağışlı havanın etkisi altında kalırken, sıcaklık düşüşü doğu illerinde de hissedilmeye başlanacak. Erzurum ve Kars gibi yüksek kesimlerde gece sıcaklıklarının 10 derecenin altına inmesi bekleniyor.

Meteoroloji yetkilileri, uzun süren sıcak hava dalgasının ardından gelecek olan bu ani düşüşün ve kuvvetli sağanakların ani sel, su baskını ve ulaşımda aksamalara yol açabileceğini belirterek ilgililerin tedbirli olmasını istiyor.

Yağışlı sistemin pazartesi gününden itibaren yavaş yavaş doğuya doğru kayması ve hafta ortasına doğru yurdun büyük bölümünde güneşin yeniden yüzünü göstermesi, ancak sıcaklıkların bir süre daha mevsim normalleri civarında seyretmesi bekleniyor.

Motorinde büyük indirim: Gece yarısı fiyatlar değişti

Petrol fiyatlarındaki hızlı geri çekilme ve Brent petrolün 85 doların altına gerilemesi, akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansıdı.

ABD ve İran arasındaki gerilimin azalması ve saldırıların durmasıyla birlikte normalleşme çağrılarının da artmaya başlaması piyasalara pozitif yansıyor.

  • MOTORİNE İNDİRİM GELDİ

Akaryakıt ürünlerinden motorine 5,36 TL indirim yapıldı.

İndirim gece yarısından itibaren pompa fiyatına yansıdı.

  • MOTORİN NE KADAR OLDU?

Motorinde yapılan 5,36 TL'lik indirimle İstanbul'da litresi 77,37 liraya, Ankara'da 78,47 liraya, İzmir'de 78,76 liraya, doğu illerinde ise 80,21 liraya geriledi.

Benzin fiyatlarında bir indirim ya da zam yapılmadı.

akaryakit-benzin-motorin-aa-08

  • GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI

-İSTANBUL

Benzin: 74,29 lira

Motorin: 77,43 lira

LPG: 33,79 lira

-ANKARA

Benzin: 75,26 lira

Motorin: 78,53 lira

LPG: 33,89 lira

-İZMİR

Benzin: 75,57 lira

Motorin: 78,83 lira

LPG: 33,79 lira

akaryakit-benzin-motorin-aa-07

  • AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.

Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

Altın fiyatları yükselişe geçti: Gram altın 7 bin 151 TL'yi aştı 25-08-2026 altın fiyatları

Küresel piyasalarda dün yaşanan sert kâr satışlarının ardından altın fiyatları, yeni işlem gününde kayıplarını hızla telafi ederek yeniden güçlü bir yükseliş trendine girdi.

Saat 08.26 itibarıyla ons başına 4 bin 650 dolar seviyesine doğru ivme kazanan altın, dünkü seanstaki kayıplarının büyük bölümünü silerek son üç ayın en yüksek seviyesine yakın seyrini sürdürdü.

  • MAKROEKONOMİK VERİLER

Dün ABD'de açıklanan Temmuz ayı Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi verileri, emtia piyasalarında hareketliliğe yol açtı.

Altın Gram Çeyrek Altın Yarım Altın (2)

  • FAİZ ORANLARINDA YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ ARTIYOR

Verilerin Federal Rezerv’in yüzde 2’lik resmi enflasyon hedefinin oldukça üzerinde kalması, faiz oranlarına ilişkin sıkılaşma ve yükseliş beklentilerini kuvvetlendirdi.

ABD bütçe açığı endişeleri ve doların küresel bazda değer kaybedeceği beklentileri de altını yeniden yukarı taşıdı.

  • PARA POLİTİKASI

Küresel finans piyasalarında yön tayin edilmesi açısından tüm gözler, Fed Başkanı Kevin Warsh’un cuma günü yıllık Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu'nda yapacağı kritik açılış konuşmasına çevrildi.

Yatırımcılar, Warsh'un para politikasının geleceğine ve faiz patikasına ilişkin vereceği mesajların, başta altın olmak üzere küresel borsaların önümüzdeki aylardaki ana yönünü doğrudan tayin edeceğini vurguluyor.

  • İNATÇI ENFLASYON VE TAHVİL FAİZLERİ

Analistler, her ne kadar merkez bankasının Eylül ayı toplantısına dair net bir faiz yönlendirmesi sunması beklenmese de, inatçı enflasyon ve tahvil faizleri karşısında takınılacak tavrın piyasalardaki oynaklığı artıracağını öngörüyor.

Altın Gram Çeyrek Altın Yarım Altın (3)

  • ALTIN FİYATLARINDA SON DURUM

İşte saat 08.26 itibarıyla güncel altın satış fiyatları:

Ons altın: 4 bin 620 dolar

Gram altın: 7 bin 151 TL

Çeyrek altın: 11 bin 663 TL

Yarım altın: 23 bin 319 TL

Tam altın: 46 bin 458 TL

Cumhuriyet altını: 44 bin 466 TL

Gremse altın: 116 bin 503 TL

Reşat altını: 46 bin 501 TL

Ata altını: 48 bin 163 TL

Altın Gram Çeyrek Altın Yarım Altın (4)

Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bomba bulundu

Berlin polisinin, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, İkinci Dünya Savaşı'ndan kalma bombanın Weigandufer Caddesi yakınlarında su kanalında yapılan çalışmalar sırasında bulunduğu belirtildi.

Bombanın uzmanlar tarafından kontrollü bir şekilde etkisiz hale getirileceği ifade edilen açıklamada, bunun için bombanın bulunduğu yerin 500 metre çevresinde güvenlik alanı oluşturulduğu aktarıldı.

Açıklamada, bu alanda bulunan herkesin bölgeyi terk etmesi ve evlerin tahliye edilmesi gerektiği kaydedildi.

  • 5 bin 600 haneye evlerini terk etmeleri söylendi

Tahliye tedbirleri süresince acil barınma yeri olarak bir okulun spor salonunun hazırlandığı bildirilen açıklamada, halka polisin talimatlarına uyma çağrısında bulunuldu.

Alman Haber Ajansının haberinde, güvenlik alanı içinde bulunan 5 bin 600 hanede yaşayanların evlerini terk etmeleri gerektiği vurgulandı.

Kanalda bulunan 100 kilogram ağırlığındaki bombanın sudan çıkarılarak yüzen bir platforma yerleştirildiği aktarılan haberde, bombanın daha sonra bir vinçle kıyıya çıkarılması ve burada etkisiz hale getirilmesinin planlandığı dile getirildi.

El Salvador'da, El Nino kaynaklı iklim olayları nedeniyle "kırmızı alarm" ilan edildi

Ulusal basında çıkan habere göre, El Salvador Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, etkisini artırması beklenen El Nino kaynaklı kasırga ve kuraklık dalgasının olumsuz etkilerine karşı gerekli tedbirlerin alınacağını açıkladı.

Açıklamada, El Nino kaynaklı iklim olayları nedeniyle ülkede "kırmızı alarm" ilan edildiği belirtilerek "Hidrometeorolojik ve iklimsel tehditlere karşı afete hazırlık, önleme ve risk azaltma tedbirlerini zamanında alarak halkın canını, bütünlüğünü, refahını, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini korumak devletin asli görevidir." ifadesine yer verildi.

  • Eylül itibarıyla "fırtına tipi yağış dalgası" bekleniyor

El Nino ile bağlantılı aşırı sıcaklara da işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yağış eksikliği, tekrarlayan kurak dönemler, mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar ve kurak sezona geçişin bir arada yaşanmasının toplumun kırılganlığını artırdığı; bu durumun su imkanlarını, tarım ve hayvancılık üretimini, geçim kaynaklarını ve gıda güvenliğini olumsuz etkilediği, su kıtlığının halk sağlığı, su imkanları ve kalitesi, üretim sistemleri ile gıda güvenliği üzerindeki olası etkilerini öngörmek, azaltmak ve yönetmek amacıyla erken, önleyici ve hafifletici tedbirlerin uygulanması ve güçlendirilmesi gerekiyor."

Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Fernando Lopez, 20 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, El Salvador'un doğu ve kıyı bölgelerinin El Nino kaynaklı kasırga ve kuraklık dalgasının etkisiyle son aylarda üçüncü kez kuraklıkla karşı karşıya kaldığını ve eylül itibarıyla "fırtına tipi yağış dalgası" beklendiğini ifade etmişti.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) de son raporunda, El Nino'nun gelecek aylarda hızla güçlenerek şiddetini artıracağını ve bunun aşırı hava olayları ile doğal afet riskini artıracağını bildirmişti.

Verilere göre, Doğu ve Orta Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıklarının temmuz-eylül döneminde hızla artacağı ve sıcaklıklarda 2 derecenin üzerinde yükselişle şiddetli bir El Nino döneminin yaşanacağı tahmin ediliyor.

30 Ağustos Zafer Bayramı'nda ulaşım ücretsiz: Karar Resmi Gazete'de yayımlandı

30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Hattı seferleri ücretsiz olarak hizmet verecek.

Karar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 27 014528

Muğla Ölüdeniz'de paraşüt kayalıklara düştü

Muğla'nın Fethiye ilçesi sabah saatlerinde, Babadağ’ın bin 900 metre pistinden pilot Ali Kıdıl ile Çin uyruklu turist Xiangrui Meng tandem (ikili) uçuş gerçekleştirdi.

  • PARAŞÜT KAYALIKLARA DÜŞTÜ

Paraşüt, havalandıktan kısa süre sonra henüz belirlenemeyen nedenle kayalık ve sarp bölgeye düştü.

Kazayı gören diğer yamaç paraşütü pilotlarının ihbarı üzerine bölgeye UMKE ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri sevk edildi.

Muğla Ölüdeniz'de Paraşüt Kayalıklara Düştü (2)

  • 2 KİŞİNİN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

Sarp ve kayalık arazi nedeniyle bölgeye ulaşmakta güçlük yaşayan ekipler, yaklaşık 10 saat süren zorlu kurtarma çalışması yürüttü.

Helikopter desteğinin de sağlandığı operasyonda ekipler, kayalık alanda bulunan iki kişinin cansız bedenine ulaştı.

Bölgede çalışmaların sürdüğü, cenazelerin bulundukları bölgeden alınıp, hastane morguna kaldırılacağı öğrenildi.

Muğla Ölüdeniz'de Paraşüt Kayalıklara Düştü

Haluk Levent'in Instagram hesabına erişim engeli kararı

Ahbap Derneği soruşturmasında tutuklanan şarkıcı Haluk Levent ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Haluk Levent’in X hesabının erişime kapatılmasının ardından yeni bir karar daha aldı.

  • INSTAGRAM HESABINA ERİŞİM ENGELİ

Buna göre Levent’in yaklaşık 3,7 milyon takipçili Instagram hesabı hakkında erişim engeli kararı verildi.

Kararın, “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle alındığı belirtildi.

Ahbap-2

  • X HESABI DA ERİŞİME ENGELLENMİŞTİ

Levent’in yaklaşık 9 milyon takipçili X hesabı hakkında da daha önce 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında erişim engeli kararı verilmişti.

20 Temmuz’da verilen kararın ardından X platformu, hesabı 22 Temmuz’da Türkiye’den görünmez hale getirmişti.

haluk levent

  • AHBAP SORUŞTURMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.

Soruşturma kapsamında derneğin kurucusu Haluk Levent ile bazı dernek yöneticileri tutuklanmıştı.

Elazığ'da ahır yangını: 10 gün önce aldıkları 3 inek telef oldu

Elazığ'da yaşanan yangın, yürekleri burkan bir manzarayı beraberinde getirdi.

Köy sakinlerinden Hacı Sarıpolat, 10 gün 3 tane gebe inek aldı.

Ardından tarla ortasına saclardan ahır yapan Sarıpolat, hayvanları içerisine koydu.

  • YANGINA MÜDAHALE EDERKEN KOLUNDAN YARALANDI

Dün akşam saatlerinde henüz bilinmeyen bir nedenle ahırda yangın çıktı.

Sarıpolat, kendi imkanlarıyla hayvanları çıkarmaya çalışırken kolundan yaralandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 213248

  • YENİ ALDIĞI 3 İNEK TELEF OLDU

İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Yapılan müdahale sonucu yangın söndürülürken gebe 3 inek, yangında telef oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 213239

  • "BORCA GİREREK ALMIŞTI"

Olayı anlatan köy sakinlerinden Olcay Ercan, "Komşumuz Hacı Sarıpolat'ın ahırında bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı ve kül oldu. 10 gün önce borç olarak aldığı 3 gebe hayvanını kurtarmadık.

Hayvanlar telef oldu. Borca girerek aldığı için kendisi de zor durumda. Devlet büyüklerimizden ve yetkililerden yardım bekliyoruz." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 213233

Alihan Kuriş soruşturmasında bir gözaltı daha: 37 klasör evrakı saklayan Mehmet A. yakalandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında, bir şüpheli daha gözaltına alındı.

Örgüte ait önemli evrakların saklanmasında rol aldığı iddia edilen Mehmet A. adlı şüpheli Antalya'da yakalandı.

  • 37 KLASÖR EVRAKIN SAKLANMASI TALİMATI VERDİ

Adli kaynakların aktardığına göre; Mehmet A.'nın, örgüte ait 37 klasör evrakın, Antalya'da bir eve götürülerek saklanması talimatı verdiği tespit edildi.

Mehmet A.'nın, Yeşilbayır İlim ve Kültür Hizmet Derneği'nin çalışanı olduğu belirtildi.

  • KORKUTELİ'DE YAKALANDI

Mehmet A.'nın, Antalya İl Jandarma Komutanlığı KOM ve İstihbarat şube müdürlüklerinin koordineli çalışmaları sonucu Korkuteli ilçesi Bozova Mahallesi'nde bir yakınına ait ikamette yakalandığı öğrenildi.

  • TELEFONUNA EL KONDU

Şüphelinin üzerinde ve bulunduğu adreste gerçekleştirilen aramada cep telefonuna incelenmek üzere el konuldu.

Öte yandan, ele geçirilen dijital materyaller ile daha önce el konulan 37 klasörlük mali ve örgütsel doküman arasındaki bağlantıların, belgelerin hangi amaçla saklandığının, bu süreçte talimat veren ve hareket eden diğer kişilerin ve örgütün mali yapılanmasının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların da sürdüğü öğrenildi.

Alihan Kuriş Soruşturmasında Bir Gözaltı Daha 37 Klasör Evrakı Saklayan Mehmet A. Yakalandı-1

Malatya'da polisten kaçmak isterken duyarlı vatandaşa takıldı

Malatya'da izleyenleri hem şaşırtan hem de gülümseten bir görüntü ortaya çıktı.

Caddede bir şahıs koşarak polis ekiplerinden kaçmaya çalıştı.

  • VATANDAŞ MÜDAHALE ETTİ

Şüpheliyi gören vatandaş, şahsı tekme atarak etkisiz hale getirdi.

Şüpheli daha sonra olay yerine gelen polis ekiplerine teslim edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 204749

  • O ANLAR KAMERADA

Ekipler tarafından teslim alınan şahsın polis merkezine götürüldüğü öğrenildi.

Vatandaşın şüpheliye müdahalesi ise güvenlik kameralarına anbean yansıdı.

  • SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU

Öte yandan o anlara ait görüntüler daha sonra sosyal medyada da paylaşıldı.

Kullanıcılar, yorumlarda duyarlı vatandaşa yönelik tebriklerini iletti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 204743

Nepal'de hasarın boyutunu gösteren görüntüler peş peşe geldi: Köyler yok oldu

Nepal ile Çin’in Tibet Özerk Bölgesi sınırında meydana gelen sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor.

Nepal polisinden yapılan açıklamada, Bhotekoshi Nehri’ndeki taşkının yol açtığı selde hayatını kaybedenlerin sayısının 31’e yükseldiği, 93 kişinin yaralandığı ve 93 kişinin kurtarıldığı bildirildi.

Felaketin ardından bölgede geniş çaplı arama ve kurtarma çalışması başlatıldı. Nepal Hükümet Sözcüsü Sasmit Pokharel, kurtarma çalışmalarına destek amacıyla Hindistan ve Çin’den yardım istediklerini açıkladı.

  • TAHRİBATA AİT KORKUTUCU GÖRÜNTÜLER

Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sel sularının binaları, evleri, köprüleri ve araçları sürüklediği görüldü. Hidroelektrik santralleri, otoyollar ve köprüler dahil olmak üzere çok sayıda kritik altyapının da selden ağır şekilde zarar gördüğü belirtildi.

Aralarında çok sayıda yabancı turistin de bulunduğu 384 kişiden henüz haber alınamazken, ekiplerin arama ve kurtarma çalışmaları sürüyor.

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (10)

  • ÖNCE DEPREM OLDU SONRA SEL GELDİ

Nepal Dışişleri Bakanı Shishir Khanal, felaketin oluşumuna ilişkin ilk bilgileri paylaştı. Khanal, ön bilgilere göre bölgede önce deprem, ardından toprak kayması meydana geldiğini ve toprak kaymasının nehri kapatmasının ardından ani sel baskınının yaşandığını belirtti.

Khanal, 35 güvenlik personeli ile 44 askeri personelin yanı sıra gümrük ve göç idaresi çalışanlarından da haber alınamadığını açıkladı. Selden en fazla Bhotekoshi Nehri kıyısındaki Rasuwa ve Nuwakot bölgelerinin etkilendiği bildirildi.

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (9)

  • ÇİN TARAFINDA DURUM ŞİMDİLİK BELİRSİZLİĞİNİ KORUYOR

Çinli ekipler ise Tibet Özerk Bölgesi'nde ve Nepal sınırındaki Gyirong bölgesinde meydana gelen toprak kaymalarının ardından arama ve kurtarma çalışmalarını sürdürüyor. Çin makamları tarafından şu ana kadar can kaybı veya yaralı sayısına ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, kayıp kişilerin bulunması için arama çalışmalarının yoğunlaştırılması talimatını verirken, risk altındaki bölge sakinlerinin tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Çin ile Nepal arasında turist ve araç trafiğinin önemli geçiş noktalarından biri olan Gyirong’da yaklaşık 4 bin kişinin yaşadığı belirtildi.

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (8)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (7)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (6)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (5)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (4)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (3)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi (2)

Dünya'nın Konuştuğu Nepal'deki Sel Felaketi

1300 yıllık İslam tarihi dijital atlasla haritalanıyor

İslam tarihini yalnızca kronolojik bilgiler üzerinden değil, coğrafi değişimler ve kişiler arasındaki ilişkiler ağı üzerinden de incelemeyi amaçlayan “İslam Tarih Atlası”, farklı kaynaklardan derlenen geniş veri setlerini interaktif haritalarda buluşturuyor.

Platformda kullanıcılar, 632 yılından 1924'e kadar uzanan zaman aralığında İslam dünyasında ortaya çıkan hanedanları, hükümdarları, alimleri, şehirleri, tarihi merkezleri ve çeşitli olayları dönemlerine göre harita üzerinde takip edebiliyor.

Zaman çizelgesinin yanı sıra farklı katmanların kullanılabildiği atlas, aynı dönemde farklı bölgelerde yaşanan gelişmelerin karşılaştırılmasına da olanak tanıyor.

  • 186 HANEDAN VE 830 HÜKÜMDAR KAYITLARDA

Atlasın mevcut sürümünde 186 İslam hanedanı ve bu hanedanlıklarda hüküm süren 830 hükümdara ilişkin bilgiler yer alıyor.

Platformun veri tabanında ayrıca Zirikli'nin “el-A'lam” eserinden 13 bin 940 biyografik kayıt, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi'nden 8 bin 528 alim biyografisi ve Yakut el-Hamevi'nin “Mu'cemü'l-Büldan” eserinden 12 bin 954 coğrafi kayıt bulunuyor.

Bunların yanı sıra 3 bin 458 darphane, 2 bin 49 Makdisi yerleşimi, İbn Battuta'nın seyahatlerinde yer alan 317 durak, Evliya Çelebi'nin 5 bin 444 durağı ve 801 yapı kaydı da atlasın veri setleri arasında bulunuyor.

1300 yıllık İslam tarihi dijital atlasla haritalanıyor-1

  • İLK VERİ KAYNAĞI 186 HANEDANI ELE ALAN ESER OLDU

Platformu hazırlayan Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Hüseyin Gökalp, çalışmanın Türkiye İmam Hatipliler Vakfı (TİMAV) bünyesinde kurulan TİMAV Dijital Beşeri Bilimler Merkezi'nin ilk ürünü olduğunu belirtti.

Gökalp, atlasın hazırlanmasında geniş bir ekiple çalıştıklarını ve projenin başlangıçta yalnızca Müslüman hanedanlıkları harita üzerinde göstermeyi amaçladığını anlattı.

Çalışmanın temel kaynaklarından birinin İngiliz tarihçi Clifford Edmund Bosworth'un İslam dünyasında hüküm sürmüş 186 hanedanı kronolojik ve soy ağaçlarıyla ele aldığı “The New Islamic Dynasties” adlı eseri olduğunu aktaran Gökalp, bu eseri dijital ortama aktararak hanedanların 632-1924 yılları arasındaki dağılımını harita üzerinde görünür hale getirdiklerini ifade etti.

Gökalp, zaman içerisinde seyahatnameler, şehirler ve savaşlar gibi farklı veri setlerinin de sisteme dahil edildiğini belirterek, böylece atlasın basit bir tarih haritasından çıkarak farklı kaynaklar arasındaki bağlantıları gösteren kapsamlı bir dijital beşeri bilimler projesine dönüştüğünü söyledi.

  • KİŞİLER ARASINDAKİ TARİHİ BAĞLANTILAR DA GÖRÜLEBİLİYOR

Atlasın öne çıkan özelliklerinden biri de tarihi kişilikler arasındaki ilişkilerin farklı katmanlar üzerinden incelenebilmesi.

Bir alim, hükümdar veya komutanın kimlerle ilişki kurduğu; hoca-öğrenci, halef-selef veya akrabalık gibi bağlantılar üzerinden takip edilebiliyor. Böylece yalnızca kişilerin yaşadığı dönem ve coğrafya değil, aynı zamanda birbirleriyle kurdukları bağlantılar da görselleştiriliyor.

Gökalp, bu yöntemin özellikle tarih ve beşeri bilimlere ilgi duyan araştırmacılar açısından önemli bir imkan sunduğunu belirterek, farklı veri ağlarının birbiriyle ilişkilendirilebildiği bir model oluşturduklarını ifade etti.

Platformda ayrıca araştırmacı ve akademisyenlerin geri bildirimde bulunabileceği bir bölüm yer alıyor. Kullanıcılardan gelen öneriler doğrultusunda veri tabanının ve atlasın geliştirilmesine devam ediliyor.

  • YENİ PROJELER YOLDA

TİMAV Dijital Beşeri Bilimler Merkezi'nin çalışmaları atlasla sınırlı kalmayacak. Gökalp, “İslam Tarihi Yazım Atlası” adlı yeni bir projenin de hazırlıklarının sürdüğünü ve yakın zamanda duyurulmasının planlandığını açıkladı.

Merkezin ayrıca Avrupa Birliği ve TÜBİTAK kapsamında çeşitli projeler üzerinde çalıştığı belirtildi.

Bu projeler arasında İslam toprakları ile ilk dönem Bizans sınırları arasındaki sugur bölgelerindeki hareketlilik ve idari yapıyı inceleyen uluslararası “Frontiers” projesi de bulunuyor. Almanya, ABD, İngiltere ve Türkiye'den araştırmacıların yer aldığı proje ile sınır bölgelerindeki tarihsel süreçlerin dijital yöntemlerle incelenmesi hedefleniyor.

  • DİJİTAL YÖNTEMLERLE TARİHİN FARKLI SENARYOLARI İNCELENİYOR

Çalışma ekibi, dijital beşeri bilimlerin imkanlarını yalnızca mevcut tarihsel verileri haritalandırmak için kullanmıyor. Tarihi olayların farklı koşullarda nasıl gelişebileceğini incelemeye yönelik çalışmalar da yürütülüyor.

Bu kapsamda savaşların farklı coğrafyalarda veya farklı mevsim koşullarında gerçekleşmesi halinde ortaya çıkabilecek sonuçların araştırılması gibi alternatif senaryolar üzerinde çalışılıyor.

İslam düşünce tarihi de ekibin çalışma alanları arasında yer alıyor. İslam düşünürlerinin düşünme yöntemleri arasındaki ilişkilerin ve farklı dönemlerde yaşamış düşünürler arasındaki entelektüel bağlantıların dijital yöntemlerle ortaya çıkarılması amaçlanıyor.

1300 yıllık İslam tarihi dijital atlasla haritalanıyor

  • İKİNCİ SÜRÜMDE VERİLER DAHA DA GELİŞTİRİLECEK

Selçuk Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ali Çetinkaya ise platforma beklenenden daha yoğun ilgi gösterildiğini belirterek, çalışmanın ikinci sürümünün daha geniş bir veri yapısıyla hazırlanacağını söyledi.

Çetinkaya, OpenITI projesinin de atlasın önemli bileşenlerinden biri olduğunu ifade ederek, tarih kitaplarında yer alan düz metinlerin yapılandırılmış verilere dönüştürüldüğünü ve bu verilerin farklı bilgisayar dilleri ile platformlar tarafından kullanılabilir hale getirildiğini anlattı.

İkinci sürümde özellikle kişi ve mekan isimlerinin doğru biçimde eşleştirilmesine odaklanılacağı bildirildi. Böylece aynı isimdeki tarihi kişilerin birbirinden ayrılması ve geçmişte kullanılan bir mekan adının günümüzde hangi coğrafyaya karşılık geldiğinin daha sağlıklı şekilde belirlenmesi hedefleniyor.

  • ARAŞTIRMACILAR VERİLERİ İNDİREBİLECEK

Atlasın açık kaynak anlayışıyla geliştirildiğini belirten Çetinkaya, araştırmacıların platformdaki ilişkilendirilmiş veri setlerini indirerek kendi çalışmalarında kullanabileceklerini ifade etti.

Bu verilerin yeni akademik araştırmalara kaynak oluşturabileceği, aynı zamanda tarih eğitimi kapsamında okullarda, liselerde ve üniversitelerde yardımcı materyal olarak değerlendirilebileceği belirtildi.

Türkçe, Arapça ve İngilizce olarak kullanılabilen platformun farklı ülkelerden de ilgi gördüğü aktarılırken, ekibin hedefleri arasında atlası ilerleyen dönemde mobil uygulamaya dönüştürmek de bulunuyor.

Narin cinayetini konu alan Şeytantepe belgeseline soruşturma başlatıldı

Narin Güran cinayetiyle ilgili Şeytantepe belgeseli hakkında soruşturma başlatıldı.

140Journos tarafından yapılan belgesel, Narin cinayetiyle ilgili adli süreçle ilgili tartışmaları konu alıyor.

  • SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Belgesel hakkında soruşturma açıldığını, gazeteci Burak Doğan, X hesabından duyurdu.

Doğan, soruşturmanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT’ın başvurusu üzerine açıldığını belirtti.

Narin Güran-3

  • DAVA DOSYASINDA BELGESELDEKİ İDDİALARA YANIT

Belgeselde soruşturmanın daha ilk aşamasından itibaren Güran ailesinin hedef alındığı ve delillerin bu doğrultuda oluşturulduğu öne sürülürken, dava dosyasındaki bilgiler farklı bir tablo ortaya koyuyor.

Gerekçeli kararda soruşturmanın başlangıçta bir kayıp çocuk vakası olarak yürütüldüğü, cinayet şüphesinin ise aile bireylerinin çelişkili beyanları ve diğer saha tespitlerinin ardından güçlendiği belirtiliyor.

Dosyada ayrıca Narin’in son görüntüsü ile kayıp ihbarı arasındaki zaman farkı, bazı aile üyelerinin farklı saatlerde Narin’i gördüklerini söylemesi ve telefon kayıtlarının silinmesi gibi unsurların da değerlendirildiği aktarılıyor.

  • NEVZAT BAHTİYAR'LA İLGİLİ İDDİA

Belgeselde Nevzat Bahtiyar’ın yargı ve kolluk tarafından korunduğu, cinayetin faili olmasına rağmen mağdur konumuna getirildiği öne sürülüyor.

Ancak dava dosyasına göre savcılık, Nevzat Bahtiyar hakkında yalnızca cesedi gizlediği gerekçesiyle değil, cinayete iştirak ettiği iddiasıyla da ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etti.

İlk mahkeme kararının ardından Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025'te Nevzat hakkındaki hükmü bozarak eyleminin öldürmeye yardım kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Yeniden görülen davada ise Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Nevzat Yıldırım

  • "BAZ RAPORU UYDURMA" İDDİASI

Belgeselde davanın önemli delillerinden biri olan daraltılmış baz raporunun bilimsel temelden yoksun olduğu savunuluyor.

Gerekçeli kararda ise söz konusu çalışmanın yalnızca masa başında yapılan bir inceleme olmadığı belirtiliyor.

Bilirkişi çalışmasının farklı gün ve saatlerde, Tavşantepe'deki çeşitli noktalarda, farklı GSM operatörlerinin verileri kullanılarak ve saha ölçümleriyle gerçekleştirildiği aktarılıyor.

Raporda bölgede en az 20 farklı bazdan alınan sinyallerin değerlendirildiği ve yalnızca baz numarasına değil sinyal gücü ile baz geçişlerinin de dikkate alındığı kaydediliyor.

  • PSA BULGUSU DA DOSYADA TARTIŞILDI

Belgeselde Narin'in bedeninde tespit edilen PSA bulgusunun yeterince araştırılmadığı ve bu bulgunun cinsel istismar ihtimaline işaret ettiği savunuluyor.

Dava dosyasındaki adli tıp ve laboratuvar değerlendirmelerinde ise PSA bulgusunun incelendiği görülüyor.

Narin Güran (2)

  • ELEŞTİREL RAPORLAR DA DOSYAYA GİRDİ

Belgeselde soruşturma ve yargılama sürecinde alternatif uzman görüşlerinin dikkate alınmadığı yönünde değerlendirmeler de yer alıyor.

Ancak gerekçeli karara göre savunma tarafından sunulan farklı uzman görüşleri ve teknik raporlar yargılama sırasında dosyaya dahil edildi.

Tuncay Beşikçi'nin uzman mütalaasının yanı sıra Prof. Labudde tarafından hazırlanan görüntü inceleme raporu da mahkeme tarafından değerlendirildi.

  • NARİN DAVASI

21 Ağustos 2024 tarihinde Diyarbakır Bağlar'a bağlı Tavşantepe köyünde öldürülen 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran, "çocuğu öldürmeye iştirak" suçundan kesinleşmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Narin'in cansız bedenini Eğertutmaz Deresi'ne sakladığı tespit edilen komşu Nevzat Bahtiyar ise "cinayete yardım" suçundan 17 yıl hapis cezası aldı.

CHP'de 50 kişi disipline sevk edildi: Dikkat çeken isimler listede

Mutlak butlan kararının üzerinden geçen üç ayın sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeni dönemin yol haritasının belirlenmesi amacıyla kapsamlı istişare süreci başlattı.

İlk olarak 81 il başkanı, dün parti yönetimiyle bir araya geldi.

Toplantıda örgütün mevcut durumu, yapılanması ve önümüzdeki döneme ilişkin siyasi çalışmalar ele alındı.

  • CHP MYK TOPLANDI

İl başkanları toplantısının ardından bugün de Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı.

Toplantının önemli gündem maddelerinden birini ise partide arınma ve disiplin süreci oluşturdu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 183807

  • 50 KİŞİ DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ

Toplantının ardından CHP PM, önceki dönem partide çeşitli görevler üstlenen, CHP üyesi olmasına rağmen Yeni Parti propagandası yapan 50 ismi Yüksek Disiplin Kurulu’na (YDK) sevk etti.

  • DİKKAT ÇEKEN İSİMLER VAR

Kesin ihraç istemi ile disipline sevk edilen isimler arasında Selin Sayek Böke, Ecevit Keleş, Aylin Nazlıaka, İlhan Cihaner, Hikmet Erbilgin ve Ali Abbas Ertürk de var.

  • "KİRLİ İNSANLARLA YOL YÜRÜMEYİZ"

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK toplantısı sonrası basın açıklaması gerçekleştirdi.

İl başkanları ile yapılan toplantıdaki değerlendirmeleri açan Sarı, partiyi güvenli limana yanaştıracak kişinin Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu vurguladı.

"Özgür Özel ve arkadaşlarının artık başka partide olduklarını kabul etmesini istiyoruz." diyen Sarı, "Kirli insanlarla yol yürümeyiz, arınmaya devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 183802

  • "DİSİPLİN SÜREÇLERİ İŞLETİLECEK"

CHP'deki ihraçlara ilişkin de değerlendirme yapan Sarı, şöyle devam etti:

"Başka siyasi partileri destekleyen arkadaşlarla ilgili disiplin süreci işletilecek. Bazı arkadaşlarımızın hâlâ CHP'de bulunup başka bir siyasi parti için çalışan arkadaşlarımızı tedbirli bir biçimde disipline göndermiştik. Af taleplerinde de bir grup arkadaşımızı affetmiş bulunuyoruz. CHP'nin belediyelerinin ve meclis üyelerinin siyasi kafa karışıklığının giderilmesi talebimizdir. Eylül ayı içinde bu konunun netleşmesini bekliyoruz. Biz bu arkadaşların bir an önce karar vermesini istiyoruz. Özgür Özel ve arkadaşlarının artık başka partide olduklarını kabul etmesini istiyoruz. Sayın Özel'in artık başka bir partinin genel başkanı olduğunu kabul etmesi ne kadar sürecek bilmiyoruz."

Belçika'da salmonella alarmı: En az 300 kişiye bulaştı

Belçika’da zincir marketlerde satılan yumurtalarda, salmonella vakası tespit edildi.

Şu ana kadar ülkede 300 kişi, salmonella yüzünden sağlık birimlerine başvurdu.

Yetkililer, hastaların çoğunda ateş, karın ağrısı, kusma ve ishal gibi gıda zehirlenmesi belirtileri olduğunu aktardı.

  • 4 HAFTALIK RAF ÖMRÜ

Belçika Federal Gıda Güvenliği Ajansı (AFSCA), ilk olarak 10 Ağustos’ta söz konusu yumurtaların satıştan çekilmesinin istendiğini, ancak ürünlerin 4 haftalık raf ömrü nedeniyle hala birçok evde bulunabileceğini belirterek tüketicilere uyarıda bulundu.

Ancak söz konusu uyarının tatil dönemi olması nedeniyle dikkatlerden kaçtığı ve aynı zamanda bazı marketlerin bu ürünleri satmaya devam ettiği tespit edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 175546

  • "YUMURTALARI TÜKETMEYİN"

Federal Gıda Güvenliği Ajansı ise söz konusu yumurtalarla ilgili olarak yapılan uyarıda, "Satın aldığınız yumurtaların üzerindeki kodları mutlaka kontrol edin. Riskli kodları taşıyan yumurtaları tüketmeyin ve aldığınız markete geri götürün." açıklamasını yaptı.

Riskli yumurtaların üzerinde bulunan 4 kodun; 2-BE-1073-01, 2-BE-1073-02, 2-BE-1073-03, 2-BE-1073-04 olduğu belirtildi.

  • VAKA SAYISI DAHA YÜKSEK OLABİLİR

Açıklanan 300 vaka sayısının daha yüksek olabileceği değerlendiriliyor.

Sağlıklı bireylerin hafif semptomları önemsemeyip doktora gitmemesi nedeniyle toplam vaka sayısının, resmi rakamların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Buna rağmen küçük çocuklar, yaşlılar ve hamile kadınlar için salmonella enfeksiyonunun daha ağır seyredebildiği vurgulanıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 175539

Özel okullarda 'yabancı isim' düzenlemesi: 1 Ekim'e kadar süre tanındı

Türkiye, eğitim alanında yeni reformları hayata geçirmeye devam ediyor.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında atılan adımlara bir yenisi daha eklendi.

Son düzenleme Türkiye'deki özel okulları yakından ilgilendiriyor.

YABANCI İSİM YASAKLANDI

Milli Eğitim Bakanlığı, kültürel yozlaşmanın önüne geçmek ve milli değerleri korumak amacıyla özel öğretim kurumlarında yabancı isim kullanılmasını resmen yasakladı.

Hayata geçirilen bu yeni düzenlemeyle birlikte, kurumların adları Türk milli eğitiminin temel ilkelerine tamamen uygun, anlamlı Türkçe kelimelerden oluşmak zorunda olacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174114

SADECE YENİ AÇILACAKLAR İÇİN DEĞİL

Düzenleme yalnızca yeni açılacak kurumları değil, daha önce yabancı isimle ruhsatlandırılmış Türk özel öğretim kurumlarını da kapsıyor.

Bu kurumların mevcut yabancı adlarını kullanmaya devam edemeyeceği ve isimlerini mevzuata uygun hale getirmeleri gerektiği belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174106

SON TARİH 1 EKİM

Böylece geçmişte yabancı isimle ruhsat alan Türk özel okulları ve diğer özel öğretim kurumları için de isim değişikliği süreci başlayacak.

Yabancı ad kullanan ve düzenleme kapsamına giren kurumların yeni isimlerini belirleyerek başvurularını en geç 1 Ekim’e kadar yapması gerekiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174100

BAZI KURUMLAR MUAF TUTULUYOR

Azınlık okulları, yabancı ve milletlerarası özel öğretim kurumları ile yalnızca yabancı dil eğitimi veren kurslar ise kapsam dışında tutulacak.

Bu kurumlarda yabancı isim kullanılmasına izin verilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174054

AMAÇ DİLSEL YABANCILAŞMANIN ÖNÜNE GEÇMEK

Eğitim alanında atılan bu önemli adımın temel gerekçesi ise öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimlerini sağlıklı bir zeminde tutarak dilsel yabancılaşmayı engellemek olarak açıklandı.

Anayasa'daki milli kültürün korunması esasları referans alınarak, çocukların eğitim gördüğü alanların milli ve manevi değerlerle uyumlu olması hedefleniyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 26 174050

Sel felaketi Nepal'i vurdu: Çok sayıda ölü ve kayıp var

Nepal'de dağlık bir bölge olan Rasuwa'da sabah saatlerinde sel meydana geldi. Felaketin ardından bölgeye çok sayıda arama-kurtarma ekibi sevk edildi.

YÜZLERCE KAYIP VAR
Yetkililer, Rasuwa'nın sınır komşusu olan Çin'in Tibet Özerk Bölgesi'ne dini ziyaret düzenleyecek 384 kişiden haber alınamadığını belirtildi.

ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR
Selin yerleşim yerlerine ve binalara ciddi zarar verdiğini kaydeden yetkililer, bölgede arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

BİLANÇO HER SAAT AĞIRLAŞIYOR
Sel felaketinin ardından bölgede başlatılan arama-kurtarma çalışmalarından acı haberler gelmeye devam ediyor. En az 22 kişinin hayatını kaybettiği aktarılırken yüzlerce kişiden ise haber alınamıyor.

SELİ NE TETİKLEDİ?
Sel felaketini neyin tetiklediğine dair henüz resmi bir açıklama gelmedi. kesin nedeni henüz belirlenmedi. İlk tahminlere göre; bölgede meydana gelen heyelanın veya bir depremin, Lhende Khola Nehri üzerinde buz ve kaya çığını tetiklemiş olabileceği düşünülüyor.

AKOM'dan uyarı geldi: İstanbul'a Sağanak yağış geliyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), haftalık hava tahmin raporunu yayımladı. Yapılan değerlendirmede, İstanbul'da hava sıcaklıklarının birkaç gün daha yüksek seyredeceği, cuma günü ise sağanak yağışla birlikte sıcaklıkların düşeceği bildirildi.

İSTANBUL'DA SICAKLIK DÜŞÜYOR
AKOM verilerine göre, cuma gününe kadar mevsim normallerinin 1-3°C üzerinde seyreden hava sıcaklıkları, 28 Ağustos günü düşüşe geçecek. Serinleyen havaya gök gürültülü sağanak yağışın da eşlik etmesi bekleniyor.

CUMA GÜNÜ İSTANBUL'A KUVVETLİ SAĞANAK GELİYOR
Yapılan değerlendirmede cuma gününe dikkat çekilirken, havanın bir anda tersine döneceği belirtildi. AKOM yaptığı değerlendirmede, "İstanbul'da hafta boyunca havada çoğunlukla az bulutlu ve açık bir gökyüzü beklenmektedir. Cuma gününe kadar mevsim normallerinin 1-3°C üzerinde seyretmesi beklenen hava sıcaklıklarının cuma günü itibarıyla yerini daha serin bir havaya bırakacağı, sıcaklıkların 27-29°C aralığında seyredeceği ve gök gürültülü sağanak yağmur geçişlerinin yaşanacağı öngörülüyor." ifadelerine yer verdi.

İran ile Umman, Hürmüz Boğazı konusunda anlaştı

Hürmüz Boğazı konusunda sıcak bir gelişme yaşandı.

İran ve Umman boğazın kullanımı ve gelirleri konusunda bir süredir görüşmeler yürütüyordu.

Görüşmeler sonucunda en sonunda bir anlaşmaya varıldığı duyuruldu.

"UMMAN İLE ANLAŞMAYA VARDIK"
İran Devrim Muhafızları'ndan yapılan açıklamada "Hürmüz Boğazı'ndaki her iki ülkenin payı ve bundan elde edilecek gelir konusunda Umman ile anlaşmaya vardık." denildi.

Paylaşım oranları ve kapsam henüz açıklanmadı.

"ABD ŞARTLARIMIZI KABUL EDERSE BOĞAZI AÇARIZ"
ABD'ye yönelik de bir uyarıda bulunulan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Amerika sürece engel olmaktan vazgeçer ve anlaşmaya geri dönerse, varılan anlaşma çerçevesinde Hürmüz Boğazı'nı açabiliriz.

Amerika şartlarımızı kabul etmediği takdirde, Hürmüz Boğazı hiçbir koşulda açılmayacaktır.”

MAYIN TEMİZLİĞİ KONUSUNDA ÇALIŞILIYOR
Tarafların ayrıca geçici ortak deniz koridoru ve mayınların temizlenmesi üzerinde çalıştığı belirtildi.

Hürmüz’de görüşmeler artık yalnızca güvenli geçişi değil, ekonomik yönetimi de kapsıyor.

Numan Kurtulmuş'tan önemli açıklamalar: Türkiye emperyalist planları bozuyor

Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şu şekilde;

Türkiye, Allah'ın izniyle cumhuriyetin ikinci asrında daha büyük bir aklı ortaya koyarak emperyalistlerin oyununu bozuyor.

Terörsüz Türkiye olarak ortaya koyduğumuz bu süreci çok hızlı ve lojistik olarak gayet iyi kurgulanmış bir şekilde uygulamaya koyduk.

Ülkemizin bölünmesine asla izin vermeyeceğiz.

İBB davasında eski CHP’li vekilden 200 bin dolarlık rüşvet itirafı!

Çıkar Amaçlı İmamoğlu Suç Örgütü davasında sanık konumunda bulunan eski CHP Milletvekili Turan Aydoğan bugün mahkeme huzurunda savunma yaptı. Duruşmada, Aydoğan ile Hüseyin Aydın ve Rahman Özdemir arasında geçtiği belirtilen ses kayıtları ayrıntılı biçimde ele alındı.

Mahkeme Başkanı ve duruşma savcısı, özellikle 200 bin dolarlık ödeme, paranın iadesi, senet, “muhataplık” ve “rüşvet” ifadelerinin geçtiği konuşmaları Aydoğan’a tek tek sordu. Aydoğan bazı bölümlerde kayıtların doğruluğundan emin olmadığını söylerken, kritik birçok konuşmanın gerçekleştiğini kabul etti.

“SENİN TEK MUHATABIN BENİM” SÖZÜNÜ KABUL ETTİ
Savcılık, ses kaydındaki şu sözleri Aydoğan’a hatırlattı:

“Sen bana güvenmişsin kardeşim, getirip teslim etmişsin. Senin tek muhatabın benim.”

Aydoğan, konuşmanın geçtiğini kabul ederek burada “kardeşim” dediği kişinin biyolojik kardeşi değil, okul arkadaşı Rahman Özdemir olduğunu anlattı.

Parayı bizzat aldığını reddeden Aydoğan, kendisini muhatap göstermesini ise Rahman Özdemir’e parayı geri ödetmek için baskı kurma çabası olarak açıkladı. Savcı bunun üzerine Aydoğan’a doğrudan “Bu ilişkide muhataplığı niye kendi üzerinizde aldınız?” diye sordu.

“PERŞEMBE GÜNÜ BEN O PARAYI GETİRECEĞİM”
Duruşmanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, 200 bin doların geri ödenmesine ilişkin ses kaydı oldu. Savcılık, Aydoğan’ın kayıtlarda “Ben Perşembe günü kendim o parayı getireceğim kardeşim.” dediğini hatırlattı.

Aydoğan bu sözünü de reddetmedi ancak “Rahman Bey ödemezse getireceğim anlamında” söylediğini savundu. Mahkeme Başkanı ise Aydoğan’ın açıklaması üzerine kritik bir soru yöneltti:

“Bir arkadaş arkadaşa 200 bin dolarlık senet vermez diyorsunuz da, konuşmada siz niye 200 bin doları ‘Perşembe ben getireceğim’ diye kabulleniyorsunuz?” Aydoğan, Rahman Özdemir’in bu parayı ödeyeceğine inandığı için böyle konuştuğunu söyledi.

“RÜŞVETİN BELGESİ Mİ OLUR?” KONUŞMASI MAHKEMEDE
Ses kayıtlarında geçen bir başka bölüm ise “rüşvet” ifadesi oldu. Savcının aktardığı kayıtta Aydoğan’ın “Rüşvetin evrakı mı olur ya?” ve devamında “Rüşvetin belgesi mi olur?” ifadelerini kullandığı belirtildi.

Aydoğan bu sözleri kesin bir biçimde reddetmek yerine, konuşmanın gerçekleşmiş olabileceğini söyledi ve söz konusu ifadeyi “espri” olarak açıklamaya çalıştı.

Aydoğan “O kadar kefalet baskısı altında kalınca espri yapmışımdır orada. ‘Rüşvetin belgesini mi istiyorsunuz?’ diye.” şeklinde savunma yaptı.

200 BİN DOLARLIK ANLAŞMAYI DOĞRULADI
Savcı, Hüseyin Aydın’ın ifadesini de Aydoğan’a okudu. Aydın’ın anlatımına göre Necmettin Şimşek’in bir hukuki probleminin çözülebilmesi amacıyla önce 500 bin dolar istendi, ardından ön ödeme olarak 200 bin dolar üzerinde anlaşmaya varıldı ve para Aydoğan’a götürüldü.

Aydoğan, parayı kendisinin aldığını reddetti ancak 200 bin dolarlık anlaşmanın varlığını doğrulayan önemli ifadeler kullandı. Aydoğan, “Parayı kendileri götürdüler. Kendileri anlaştılar. Ödediklerini duydum. Ne şekilde ödendiğini bilmiyorum. Ama 200 bin dolara anlaştıklarını biliyorum.” dedi.

500 bin dolarlık tutarı ise kabul etmeyen Aydoğan, bu rakamı “mübalağa” olarak nitelendirdi.

SAVCIDAN KRİTİK SORU: “PARAYI NİYE SÜREKLİ ÜZERİNİZE ALIYORSUNUZ?”
Duruşmada Aydoğan’ın 200 bin doların iadesine ilişkin kayıtlarda defalarca sorumluluk üstlenen ifadeler kullanması savcının dikkatini çekti.

Savcı, Aydoğan’ın bir yandan parayı almadığını söylediğini, diğer yandan “Senin muhatabın benim”, “Perşembe ben getireceğim”, “Ödemek zorundayız” şeklindeki sözlerinin bulunduğunu hatırlatarak “Bu parayı niye sürekli üzerinize alıyorsunuz?” diye sordu.

Aydoğan, bu sözleri kendisinin para borcu bulunduğu için değil, Rahman Özdemir’e ödeme yaptırmak amacıyla söylediğini savundu.

50 BİN DOLAR DA GÜNDEME GELDİ: “ÖDEMEK ZORUNDAYIZ”
Ses kayıtlarındaki para trafiği 200 bin dolarla sınırlı kalmadı. Savcı, Aydoğan’ın başka bir görüşmede “Adam 50 bin dolar ödemiş. Ben bunu ödemek zorundayım.” ve “Ödemek zorundayız. Hepsini ödemek zorundayız.” şeklinde konuştuğunu hatırlattı.

Aydoğan bu konuşmayı da kabul ederek, 50 bin doların Hüseyin Aydın tarafından diğer paraya mahsup edilmek üzere ödendiğini söyledi. Savcının “Siz niye ödemek zorunda kalıyorsunuz?” sorusuna ise yine Rahman Özdemir’e baskı kurduğunu söyleyerek karşılık verdi.

“ÇİFT ANAHTARLI BİR KASADA” SÖZÜNE AÇIKLAMA GETİREMEDİ
Mahkemede ses kaydındaki “Abi, çift anahtarlı bir kasada tamam mı? Bu arkadaşlar biliyor, anlatırlar sana.” ifadeleri de Aydoğan’a soruldu.

Savcılık bu sözlerin 200 bin doların nerede bulunduğuna ilişkin olup olmadığını sorgularken Aydoğan net bir açıklama yapamadı.

“Onu bilemiyorum” diyen Aydoğan, konuşmanın Rahman Özdemir’in hukuki mütalaa aldığı bir grupla ilgili olabileceğini söyledi.

HÜSEYİN AYDIN: “200 BİN DOLARI TURAN AYDOĞAN’A GÖTÜRÜP TESLİM ETTİM”
Duruşmada Hüseyin Aydın’ın dosyadaki ifadesi de yeniden gündeme getirildi.

Savcının aktardığı beyana göre Aydın, Necmettin Şimşek ile Turan Aydoğan’ın görüştüğünü, Aydoğan’ın işin “hem siyasi hem hukuki olarak çözülebileceğini” söylediğini ve KİPTAŞ Genel Müdürü üzerinden siyasi gücünü ortaya koyduğunu anlattı.

Aydın ayrıca, anlaşmanın ardından 200 bin doları Turan Aydoğan’a götürüp teslim ettiğini ifade etmişti. Aydoğan ise KİPTAŞ Genel Müdürünün atanmasında herhangi bir rolünün bulunmadığını ve söz konusu bürokratı göreve geldikten çok sonra tanıdığını söyledi.

AYDOĞAN’DAN “KUMPAS” SAVUNMASI
Turan Aydoğan, dosyadaki tanık ve şüpheli anlatımlarının bir “kumpas” sonucu ortaya çıkmış olabileceğini savundu. Rahman Özdemir’in 200 bin dolarlık senet nedeniyle baskı altına alınmış olabileceğini söyleyen Aydoğan, “200 bin dolarlık senet insana her şeyi yaptırıyor demek” ifadesini kullandı.

Ancak savcılık ve mahkeme, ses kayıtlarında Aydoğan’ın para konusunda doğrudan sorumluluk üstlenen sözlerini tekrar tekrar önüne koydu.

Aydoğan, parayı hiçbir zaman almadığını savunurken; 200 bin dolarlık anlaşmanın yapıldığını bildiğini, ödemenin gerçekleştirildiğini duyduğunu, paranın iadesi için sorumluluk üstlenen ifadeler kullandığını ve “rüşvetin belgesi mi olur” şeklindeki sözün kendisine ait olabileceğini mahkeme huzurunda kabul etti.

Duruşmada ortaya çıkan ses kayıtları ile Aydoğan’ın verdiği cevapların, 200 bin dolarlık para trafiğinin kimler arasında, hangi amaçla ve hangi nüfuz ilişkileri üzerinden gerçekleştiğinin aydınlatılması açısından dosyanın dikkat çeken başlıklarından biri olduğu değerlendiriliyor.

DOSYADA “EYLEM 29” OLARAK YER ALDI
Söz konusu 200 bin dolarlık para trafiği, soruşturma dosyasında “Eylem 29” başlığı altında ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Dosyadaki müşteki ve tanık beyanları ile iki ayrı ses kaydının birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Turan Aydoğan’ın KİPTAŞ’taki tahliye meselesinin siyasi ve hukuki yollarla çözüleceği vaadiyle toplam 500 bin dolar talep ettiği, bunun 200 bin dolarlık bölümünün Hüseyin Aydın aracılığıyla Aydoğan’a teslim edildiği, sonuç alınamayınca paranın geri istendiği ve iade sürecinde 200 bin dolarlık senet düzenlendiği değerlendirmesine yer verildi.

Ses kayıtlarındaki “Senin tek muhatabın benim”, “Perşembe günü paranı ben getireceğim” ve “Rüşvetin belgesi mi olur?” sözleri de bu değerlendirmede deliller arasında gösterildi. Eylem 29 kapsamında Aydoğan’ın “örgüt adına rüşvet alma”, Rahman Özdemir’in “rüşvete aracılık”, KİPTAŞ Genel Müdürü Ali Kurt’un ise rüşvet eylemindeki rolü nedeniyle cezalandırılması talep edilirken; Ekrem İmamoğlu ile Fatih Keleş’in de örgüt yöneticiliğinden kaynaklanan sorumlulukları kapsamında cezalandırılmaları gerektiği değerlendirmesi dosyaya girdi.

Üsküdar Belediyesi seçimlerinde yeni gelişme: Geçici görevlendirme yapıldı

Sinem Dedetaş'ın Üsküdar Belediye Başkanı'yken tutuklanıp görevden uzaklaştırılması üzerine belediye başkan vekilliği seçimi yapılmış, ancak İstanbul 2. İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı vermişti.

Böylece oylamanın yenilenmesinin yolu açılmıştı.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI
Bugün İstanbul Valiliği'nden işleyecek sürece dair yeni bir açıklama geldi.

İstanbul Valiliği'nin açıklamasına göre; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi hükümleri gereğince, yeni bir Belediye Başkan Vekili seçilinceye kadar Üsküdar İlçe Belediye Meclisi'nin birinci başkan vekili, görevi yürütecek.

VEKALETEN GÖREV YAPACAK
Birinci başkan vekilinin bulunmaması durumunda ise ikinci başkan vekili, vekaleten görev yapacak.

Üsküdar Belediyesi'nin internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Üsküdar Belediyesi'nin birinci başkan vekili CHP'li Ali Aral. ikinci başkanvekili ise seçimi kazanan CHP'li Sibel Tan Çetinkaya.

NE OLMUŞTU?
Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan belediye başkan vekili seçimlerinde CHP'den 28, Cumhur ittifakından 17 üye sandık başına gitmişti.

5 Ağustos'ta yapılan seçimde CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya aldığı 22 oyla başkan vekili seçilmişti.

Oylama sonucunda bazı oy pusulalarıyla ilgili karşılıklı itirazlar olmuş, AK Parti Grubu Meclis Divanı'na itiraz dilekçesi sunmuştu.

Ardından AK Parti, başkan vekili seçimine ilişkin iki ayrı suç duyurusunda bulunduklarını açıklamıştı. Anadolu Adliyesi önünde meclis üyeleri ile birlikte açıklama yapan AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, seçim sürecinde halk iradesinin iradenin özgür şekilde ortaya çıkmasını gölgeleyen olaylar yaşandığını öne sürmüş, seçim güvenliği ve gizli oy ilkesi bakımından tartışmalı uygulamaların kamuoyunun gözü önünde gerçekleştiğini söylemişti.

İstanbul 2. İdare Mahkemesi, AK Parti'nin itirazı üzerine Üsküdar Belediyesi'ndeki başkan vekilliği seçiminde yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Süper Lig'in yeni takımı Cengiz Ünder'e talip oldu

Süper Lig'in yeni ekiplerinden Çorum FK, Fenerbahçe'den Cengiz Ünder'i kadrosuna katmak için harekete geçti.

Sercan Hamzaoğlu'nun haberine göre; Çorum FK yönetimi, Fenerbahçe ile temasa geçerek Cengiz Ünder'in transfer şartları hakkında bilgi aldı.

İki kulüp arasında görüşmelerin başladığı ve Çorum temsilcisinin, 29 yaşındaki futbolcunun maaşının önemli bir bölümünü karşılamaya hazır olduğu belirtildi.

ÇORUM FK DEVREYE GİRDİ
Cengiz Ünder, Ağustos 2023'te Marsilya'dan Fenerbahçe'ye transfer olmuştu. Sarı-lacivertliler, milli futbolcu için Fransız ekibine 15 milyon euro bonservis bedeli ödeneceğini açıklarken Cengiz ile 4 yıllık sözleşme imzalamıştı.

Fenerbahçe kariyerine büyük beklentilerle başlayan tecrübeli kanat oyuncusu, özellikle 2023-24 sezonunda attığı gollerle dikkat çekti. Cengiz, o sezon Süper Lig'de 24 karşılaşmaya çıkarken 9 gol ve 2 asistlik katkı sağladı.

Milli futbolcunun Fenerbahçe'deki forma süresi, sonraki sezonda önemli ölçüde azaldı. 2024-25 sezonunda Süper Lig'de yalnızca 3 kez görev alan Cengiz, ligde gol veya asist üretemedi.

ÖNCE ABD, ARDINDAN BEŞİKTAŞ
Fenerbahçe'de düzenli forma şansı bulamayan Cengiz Ünder, Şubat 2025'te MLS ekiplerinden Los Angeles FC'ye kiralandı.

ABD'deki döneminin ardından sarı-lacivertli takıma dönen milli oyuncu, 2025-26 sezonunda ise Beşiktaş'a kiralık olarak gönderildi.

Beşiktaş formasıyla geçtiğimiz sezon Süper Lig'de 27 karşılaşmada görev yapan Cengiz, 5 gol ve 3 asist kaydetti.

Türkiye Kupası'nda da 3 maça çıkan tecrübeli futbolcu, siyah-beyazlı ekipte tüm kulvarlarda 30 karşılaşmada 5 gol ve 4 asistlik performans ortaya koydu.

Ömer Çelik’ten Suriye açıklaması: Önemli bir eşik geçildi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in paylaşımı şöyle:

Sayın Cumhurbaşkanımız kardeş Suriye’nin üzerine karanlığın çöktüğü en zor günlerde, Suriyeli kardeşlerimizin tamamını terörden ve emperyalist saldırılardan korumak için büyük bir mücadele verdi. Bu soylu mücadeleye yıllar ve tarih şahittir. Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasını her zaman destekliyoruz. Suriye geleceğe bir ve bütün olarak ilerlemelidir. SDG’nin feshedilmesinden sonra Suriye’nin iç bütünlüğünü güçlendirme açısından önemli bir eşik geçilmiş oldu. Şara yönetiminin kapsayıcı yönetim adımları, Suriye’nin geçmişin karanlıklarından kurtulması ve sağlam bir geleceğe ilerlemesi yönünde çok önemli mesafeler katetmesini sağlıyor. “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedeflerimiz, kendi çıkarları için yakın coğrafyamızı parçalamak ve yağmalamak isteyenlerin planlarını akamete uğratacak bir iradeyi temsil ediyor. Bu irade, yakın coğrafyamızdaki Kürt kardeşlerimiz için de aydınlık bir geleceği işaret ediyor. Suriye’nin ve komşu ülkelerin istikrarı, güvenliği refahı için atılan her adımı, Cumhurbaşkanımızın inşa ettiği “kardeşlik siyaseti”mizin gereği olarak desteklemeye devam edeceğiz.

Beşiktaş, Kauno Zalgiris maçının kamp kadrosunu açıkladı!

Beşiktaş, Kauno Zalgiris maçı kamp kadrosunu açıkladı. Kadroda Leandro Trossard yer almazken, kararla ilgili bir de açıklama yapıldı.

Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, "Futbolcumuz Leandro Trossard, sağlık ekibimizce yapılan risk analizinde yüksek risk değerlendirmesi nedeni ile Kauno Zalgiris maçı kadrosunda yer almamıştır." ifadelerine yer verildi.

İşte Beşiktaş'ın kadrosu

TFF açıkladı: Yabancı kuralında yeni karar!

Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 sezonu Türkiye Kupası statüsünde önemli bir değişikliğe gitti.

Yeni düzenlemeyle birlikte Süper Lig ve 1. Lig kulüpleri, A takım listesine yazamadıkları ancak Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda oynama uygunluğuna sahip futbolcuları ve yabancı uyruklu oyuncuları belirli şartlar dahilinde Türkiye Kupası müsabakalarında oynatabilecek.

Süper Lig kulüpleri

Süper Lig ekipleri, Türkiye Kupası maçlarında müsabaka isim listesine en fazla 14 yabancı futbolcu yazabilecek.

1. Lig kulüpleri

Lig takımları ise müsabaka isim listesine en fazla 8 yabancı futbolcu yazabilecek. Ancak sahada aynı anda en fazla 6 yabancı oyuncu bulundurulabilecek.

TFF'nin açıkladığı geçici madde, 26 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Süper Lig ve 1. Lig kulüplerinin kadrosunda bulunan ve sözleşmeleri devam eden futbolcular için geçerli olacak.

Bu değişiklikle birlikte özellikle geniş yabancı oyuncu kadrosuna sahip kulüplerin Türkiye Kupası'nda daha fazla futbolcusundan yararlanmasının önü açılmış oldu.

Putin ile Şara telefonda görüştü

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin görüş alışverişinde bulundu.

Kremlin Sarayı tarafından yapılan açıklamaya göre gerçekleşen telefon görüşmesinde, Rusya-Suriye ilişkilerinin mevcut durumu ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik adımlar değerlendirildi.

Görüşmede iki lider, siyasi diyaloğun sürdürülmesi ve ticari, ekonomik, insani başta olmak üzere farklı alanlardaki işbirliğinin daha da derinleştirilmesine hazır olduklarını ifade etti.

PUTİN’DEN SURİYE’NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ VURGUSU
Telefon görüşmesinin önemli başlıklarından birini Suriye’deki gelişmeler oluşturdu.

Putin, görüşmede Rusya’nın Suriye’nin birliğinin, toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin desteklenmesine yönelik tutumunu yineledi.

Rus lider ayrıca Suriye’nin uzun vadede istikrara kavuşması ve çatışma sonrası yeniden yapılanma sürecinin ilerleyebilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasını desteklediklerini belirtti.

Bu kapsamda Moskova’nın Suriye’nin siyasi ve ekonomik açıdan yeniden toparlanmasına ilişkin yaklaşımının sürdüğü mesajı verildi.

RUS ÜSLERİNİN GELECEĞİ DE GÖRÜŞÜLDÜ
Putin ve Şara’nın görüşmesinde, Rusya ile Suriye arasında 9 Ağustos’ta imzalanan mutabakat da gündeme geldi.

İki lider, Hmeymim ve Tartus’taki Rus askeri üslerinin geleceğine ilişkin imzalanan mutabakatın önemine dikkati çekti.

Söz konusu mutabakatın, iki ülke arasındaki ilişkilerin mevcut şartlara göre şekillendirilmesi ve taraflar arasındaki işbirliğinin sürdürülmesi açısından önem taşıdığı belirtildi.

TEMASLARIN SÜRDÜRÜLMESİ KONUSUNDA ANLAŞTILAR
Putin ve Şara, görüşmenin sonunda iki ülke arasındaki temasların devam ettirilmesi konusunda mutabık kaldı.

Telefon görüşmesi, Moskova ile Şam arasındaki siyasi diyaloğun sürdürülmesi ve Suriye’deki gelişmeler konusunda karşılıklı istişarelerin devam edeceği mesajını ortaya koydu.

Rusya ve Suriye arasındaki ilişkilerin önümüzdeki dönemde özellikle ekonomik, ticari, insani ve yeniden yapılanma alanlarındaki gelişmeler üzerinden ilerlemesi bekleniyor.

Beşiktaş'ın yeni transferi Fabio Miretti, İstanbul'a geliyor

Ernest Poku ile her konuda anlaşmaya varan Beşiktaş için yeni bir gelişme yaşandı.

Orta saha rotasyonuna 23 yaş kontenjanına uygun bir ismi kadrosuna katmak isteyen siyah-beyazlılar, Juventus forması giyen Fabio Miretti ile el sıkıştı.

YARIN GELİYOR
23 yaşındaki İtalyan futbolcunun, yarın İstanbul'a gelerek sağlık kontrollerinden geçmesi ve Beşiktaş'a imza atması bekleniyor.

Beşiktaş, Miretti'yi Juventus'tan satın alma opsiyonuyla kiralayacak.

ITALIANO TRANSFERDE ÖNEMLİ ROL OYNADI
Fabio Miretti ile görüşme gerçekleştiren teknik direktör Vincenzo Italiano, genç oyuncunun transferinde önemli bir rol oynadı.

Geçtiğimiz sezon Juventus formasıyla 31 maça çıkan Fabio Miretti, 1 gol ve 3 asiste imza attı. 23 yaşındaki oyuncunun İtalyan ekibi ile sözleşmesi Haziran 2028'de sona erecek.

İzmir'de silah ağına dev operasyon: Mühimmat deposuna çevirmişler!

İzmir'de silah imalatı, ticareti ve aracılığı yaptığı değerlendirilen şüphelilere yönelik büyük bir operasyon düzenlendi.

Soruşturma kapsamında İzmir ve Manisa’da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, tam 13 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda silah, silah parçası ve mühimmat ele geçirildi.

EVLERİ MÜHİMMAT DEPOSUNA ÇEVİRMİŞLER
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada soruşturma kapsamında gerçekleştirilen ara yakalamalarda; 93 adet tabanca, 21 adet şarjör, çok sayıda silah yapımında kullanılan parça ele geçirildiği, bu çalışmalar kapsamında 5 şüphelinin tutuklandığı bilgisi yer aldı.

Adreslerde gerçekleştirilen aramalarda;

  • 7 adet tabanca,
  • 13 adet fişek,
  • Balistik inceleme açısından önem taşıyan ve 6136 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen çok sayıda silah parçası,
  • 1 adet sanayi tipi sigara sarma makinesi,
  • Çok miktarda tütün ve boş makaron,
  • Sahte 2 Euro madeni para yapımında kullanıldığı değerlendirilen döküm kalıpları ele geçirildi.

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 70. duruşması başladı

Yolsuzluk ve rüşvet ağları tek tek ortaya çıkıyor.

Bu kapsamda önemli gelişmeler yaşanıyor.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 70. duruşması başladı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar katıldı.

SANIKLARIN YAKINLARI SEYİRCİ OLARAK YER ALDI
Bir kısım tutuksuz sanık ile avukatların da geldiği duruşmada, sanıkların yakınları izleyici olarak yer aldı.

Duruşma, tutuksuz sanık CHP 27. Dönem İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan'ın savunmasının alınmasıyla devam ediyor.

İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede; Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede; 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

ÖRGÜT ŞEMASI
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede; "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının, suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar lira ve 24 milyon dolar, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapılıyor.

İddianamede yer alan örgüt şemasında, sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.

849 YILDAN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI İSTENİYOR
İddianamede; Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede; Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

RÜŞVET VE İHALEYE FESAT KARIŞTIRMA
Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede; Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA
Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA
Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de aralarında bulunduğu 7 sanık hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede; sanıklar İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 sanığın tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu sanık bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar: Kimseye boyun eğmeyiz!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Malazgirt'te, "955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Programı"nda konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

Aziz milletim, sevgili Muşlu kardeşlerim, MHP lideri Devlet Bahçeli ve siyasi partilerin genel başkanları ve Türkiye’nin geleceği gençlerimiz sizleri muhabbetle selamlıyorum.

Dün Ahlat’ı ziyaret ederek gençlerimizle kucaklaştık, ardından Kabine toplantımızı yaptık. Şimdi Bizans’ın paslı kilidini kırdığımız Malazgirt’te sizlerle birlikteyiz.

Malazgirt Zaferi’nin 955 yılı kutlu olsun. Sultan Alparslan’ı ve onun yiğitlerini yad ediyorum. Bu meydanı tıka basa dolduran siz kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum. Beyaz başörtülüleriyle burayı papatya bahçesine çeviren kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Şu muhteşem kardeşlik tablosu için sizleri tebrik ediyorum. Rabbim bu aziz millete en güzel, en hayırlı hizmetleri yapmayı siz gençlerimize nasip eylesin.

Bugün aynı zamanda Büyük Taarruz’un 104. Seneyi devriyesini idrak ediyoruz. Milli Mücadele’de bağımsızlığımız için mücadele eden şehit ve gazilerimiz rahmetle yad ediyorum.

"KIYAMETE KADAR BURADA VAR OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Şunu bilhassa belirtmek isterim, sevgili gençler biz Malazgirt'te ebedi hür kıldığımız bu cennet vatanı işgalcilere karşı canımız pahasına savunmuş, istiklaline aşık bir milletiz. Devletimizin bekası, milletimizin varlığı, bayrağımızın gururla dalgalanması için anadan, yardan, serden geçmiş kahraman bir milletiz. Söz konusu vatanımız olduğunda, devletimizin ve milletimizin istikbali olduğunda kimseye boyun eğmeyiz.

Bundan sonra da başımız dik, alnımız ak bir şekilde, bükülmez bir bilekle kıyamete kadar burada var olmaya devam edeceğiz.

"TARİHE GEÇEN GÖRKEMLİ BİR DESTAN YAZDI"
Malazgirt’in önemi kendisinin başlı başına bir tarih olmasından kaynaklanır. 26 Ağustos 1017 Sultan Alpaslan Cuma namazını eda etti ve askeriyle Allah’a dua etti ve ordusuna dönüp “Düşmanın üzerine atılmak istiyorum, galip gelmek istiyorum ne ala aksi takdirde şehit olup cennete gideceğiz. Bugün sizlerden biriyim, sizlerle kılıç sallayacağım. Gelmek isteyenler gelsin.” dedi.

Savaşın sonunda ordusuyla birlikte tarihe geçen görkemli bir destan yazdı. Sadece Anadolu’nun kapısını açmadı. Kudüs’ün İstanbul’un yolunu da açtı. Aynı zamanda gönüllere giden yolları da açtı. Ata yurdumuza giden yoları açtı.

"BİR VE BERABER OLMAKTAN BAŞKA ÇAREMİZ YOK"
Bin yıldır Şehitler Tepesi’ni boş bırakmayanların ruhları şad olsun. Tarihte bazı hakikatlerin inkar edilmesi mümkün değildir. Biz ne zaman birlik olduysak, ne zaman kenetlendiysek başarıdan başarıya zaferden zafere koştuk. Malazgirt Zaferi’ni böyle yazdık.

Çanakkale’de Büyük Taarruz’da 15 Temmuz’da zorlukları birlikte aştık. Biz coğrafi olarak dikensiz bir gül bahçesinde yaşamıyoruz. Biz bu topraklarda şerefimizle onurumuzla yaşıyoruz. Burada bir ve beraber olmaktan başka çaremiz yok.

Biz yüzünü bize çevirmiş kardeşlerimiz için de güçlü olmak zorundayız. Tüm alanlardaki çabamız güçlü Türkiye’yi inşa etmektir. Bu uğurda elimize birlikte gövdemizi de taşın altına koymuş bulunmaktayız.

"BÖLGEMİZDE TARİH YENİDEN YAZILIYOR"
Bir sefere çıktığımız zaman bir yola çıktığımız zaman atımızın kuyruğunu bağlarız ve bunu sonuna kadar gideceğimizi anlatmak için yaparız. Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için atımızın kuyruğunu bağladık.

Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge için atımızın kuyruğunu bağladık. Kardeşliğimiz için bunu yaptık. Dost düşman herkes bilsin bölgemizde tarih yeniden yazılıyor. Türkiye barışçıl politikalarıyla bölgeye yön veriyor. Bunun önünü artık kimse kesemez.

Durduracaklarını hayal edenler yıkılacaktır. Birilerinin tahrikleriyle farklı yollara girmeyeceğiz. Azimle, sabırla ve kararlılıkla ilerlemeye devam edeceğiz.

Bu düşüncelerle Malazgirt Zaferi’nin 955 Yıl Dönümü bir kez daha kutlu olsun. Programa teşvik eden herkese teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.

Katil Netanyahu'nun oğlu Yair’e suikast iddiası: Gizlice çıkarıldı!

İsrail istihbaratı Yair Netanyahu'ya yönelik olduğu öne sürülen suikast planından Aralık 2025'te haberdar oldu.

Haberde, İran adına hareket ettiği iddia edilen kişilerin Yair Netanyahu'nun Miami'deki yaşamını ve günlük hareketlerini takip etmek amacıyla kentte bulunduğu ileri sürüldü.

Söz konusu iddialara ilişkin ayrıntılar kamuoyuna sınırlı biçimde yansırken, güvenlik kaynaklarının Yair Netanyahu'nun bulunduğu yer ve rutinlerine ilişkin olası tehditleri değerlendirdiği belirtildi.

İSRAİL ABD MAKAMLARINI UYARDI İDDİASI
ABD merkezli Newsmax'ın konuya yakın bir ABD kolluk kuvvetleri kaynağına dayandırdığı haberine göre İsrail, tespit edildiği öne sürülen tehdit konusunda ABD makamlarını bilgilendirdi. Bunun ardından Yair Netanyahu'ya Miami'den ayrılması yönünde acil talimat verildiği iddia edildi.

Yair Netanyahu'nun güvenlik gerekçesiyle herhangi bir hazırlık yapmasına fırsat verilmeden Miami'den ayrıldığı ve bazı eşyalarını geride bırakarak İsrail'e döndüğü öne sürüldü.

İddiaya göre tahliye işlemi kamuoyunun dikkatini çekmemesi amacıyla gizli tutuldu.

NETANYAHU'DAN "OĞLUM İRAN'IN HEDEFİ" AÇIKLAMASI
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 24 Ağustos'ta İsrail merkezli Kanal 14'e yaptığı açıklamada, oğullarından birinin İran'ın hedefi olduğunu ileri sürmüştü.

Netanyahu'nun açıklaması, Yair Netanyahu'nun Miami'den ayrılmasına ilişkin iddiaların ardından yeniden gündeme geldi. Başbakanın söz konusu açıklamasında, oğluna yönelik olduğu öne sürülen tehdidin ayrıntılarına ilişkin kapsamlı bilgi vermediği aktarıldı.

İDDİALAR İSRAİL-İRAN GERİLİMİNİN GÖLGESİNDE GÜNDEME GELDİ
Yair Netanyahu'ya yönelik suikast planı iddiası, İsrail ile İran arasındaki gerilimin sürdüğü bir dönemde ortaya atıldı.

İsrail ve İran arasında uzun süredir devam eden karşılıklı tehditler ve istihbarat faaliyetleri, iki ülkenin üst düzey isimlerinin yanı sıra İsrailli kamuoyuna mal olmuş kişilerin güvenliğine ilişkin endişeleri de artırıyor.

Ancak Yair Netanyahu'nun hedef alındığı öne sürülen planla ilgili iddiaların bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadığı belirtiliyor. Newsmax'ın haberinde yer verilen bilgilerin, konuya yakın olduğu belirtilen bir ABD kolluk kuvvetleri kaynağının iddialarına dayandığı ifade edildi.

İddiaların doğruluğuna ilişkin ABD ve İsrail makamlarından kapsamlı bir açıklama yapılmadığı sürece, olayın ayrıntıları ve olası tehditlerin niteliği konusunda kesin değerlendirme yapmak mümkün görünmüyor.

Beşiktaş, Orta saha transferini tamamlamak üzere: Yıldız oyuncuyla anlaşma sağladı

Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Alanyaspor'a 1-0 mağlup olurken transfer çalışmalarına hız verdi.

Siyah beyazlılar bu kapsamda kadrosunu yeni bir isim ile güçlendirmeye hazırlanıyor.

FABİO MİRETTİ İLE ANLAŞMA TAMAM
A Spor'un haberine göre, Beşiktaş, Fabio Miretti ile anlaşma sağladı.

Oyuncunun 26 Ağustos Çarşamba günü (yarın) sağlık kontrollerinden geçmek için İstanbul'a gelmesi bekleniyor.

SATIN ALMA OPSİYONLU KİRALIK
Beşiktaş, Miretti'yi Juventus'tan kiralık olarak satın alma opsiyonuyla kadrosuna katacak.

Araç sahiplerinin dikkatine: Motorine dev indirim!

Küresel piyasalarda petrol fiyatlarının düşüşe geçmesi ve jeopolitik risklerin hafiflemesi, yurt içindeki akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansımaya hazırlanıyor. Brent petrolün 86 doların altına gerilemesiyle birlikte motorin grubunda büyük çaplı bir indirim beklentisi oluştu.

BRENT PETROL VE JEOPOLİTİK GELİŞMELER ETKİLİ OLDU

Akaryakıt fiyatlarındaki düşüş trendinin temelinde uluslararası piyasalardaki olumlu gelişmeler yatıyor. ABD ve İran arasındaki gerilimin azalması, karşılıklı saldırıların durması ve normalleşme çağrılarının artması piyasalara pozitif yansıdı. Bu gelişmelerin etkisiyle Brent petrol fiyatlarındaki hızlı geri çekilme, Türkiye'deki akaryakıt tabelalarında değişikliği gündeme getirdi.

İNDİRİM MİKTARI SAAT 16.00'DA NETLEŞECEK

Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, akaryakıt ürünlerinden motorine 4 ile 5 lira arasında indirim yapılması planlanıyor. Tüketicilerin merakla beklediği kesin fiyat değişikliğinin bugün saat 16.00 itibarıyla netleşmesi öngörülüyor. Belirlenecek yeni tarife, yarından itibaren ülke genelindeki akaryakıt istasyonlarında geçerli olacak.

YENİ FİYATLAR NE KADAR OLACAK?

Piyasadaki beklentiler doğrultusunda motorine 5 liralık bir indirim uygulanması halinde, il bazında yeni fiyatlar şekillenecek. Söz konusu indirimin pompaya yansıması durumunda motorinin litre fiyatının İstanbul'da 77,73 liraya, Ankara'da 78,83 liraya ve İzmir'de 79,12 liraya gerilemesi bekleniyor. Fiyatların doğu illerinde ise ortalama 80,57 lira seviyelerine ineceği hesaplanıyor.

İran'dan petrol tehdidi: Tek damla ihraç edilmeyecek

İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskılarının devam etmesi halinde bölgedeki petrol ihracatına ilişkin bir mesaj verdi.

Rızayi, sosyal medya platformu X'teki hesabından yaptığı açıklamada, ekonomik savaşın sürmesi durumunda Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nden petrol sevkiyatının durdurulacağını belirtti.

Rızayi, "Ekonomik savaş devam ederse Hürmüz Boğazı'ndan veya Basra Körfezi'nin herhangi bir yerinden tek bir damla petrol ihraç edilmeyecek." ifadesini kullandı.

"SAVAŞ EYLEMİ" OLARAK DEĞERLENDİRİLECEK
İran'ın, ABD'nin İran halkına yönelik ekonomik savaşına katılan veya bu politikayı destekleyen ülkelerin tutumunu "savaş eylemi" olarak değerlendireceğini belirten Rızayi, söz konusu ülkelere yönelik İran'ın yaklaşımının da buna göre şekilleneceği mesajını verdi.

Rızayi'nin açıklaması, küresel enerji arzının önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'na ilişkin gerilimi yeniden gündeme getirdi. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği stratejik bir güzergah konumunda bulunuyor.

Alanyaspor'dan Beşiktaş'a ağır darbe!

Trendyol Süper Lig'in 2. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Alanyaspor'a konuk oldu. Alanya Oba Stadyumu'nda oynanan mücadeleyi ev sahibi ekip 1-0 kazandı.

Alanyaspor'a galibiyeti getiren golü 73'te Lima kaydetti.

Bu sonucun ardından Alanyaspor, Süper Lig'deki puanını 4'e yükseltti.

Beşiktaş ise 3 puanda kaldı.

Süper Lig'de gelecek hafta Beşiktaş, sahasında Çorum FK'yı konuk edecek. Alanyaspor ise deplasmanda Eyüpspor ile kozlarını paylaşacak.

İran'dan Hürmüz Boğazı kararı! Kritik madde Meclis'te onaylandı

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, komisyonun bugünkü toplantısında "Hürmüz Boğazı'nın Güvenliğinin ve Kalkınmasının Sağlanmasına Yönelik Stratejik Eylem Planı" adlı tasarının görüşülmesine devam edildiğini belirtti.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAN ÜCRET ALINACAK
Kaşkavi, önceki toplantıda görüşülmesi ertelenen 3. maddenin kabul edildiğini ve buna göre denizcilik, çevre, özel durumlarda yakıt ikmali, sigorta, güvenlik ve Hürmüz Boğazı'nda sağlanan diğer hizmetler karşılığında ücret alınacağını söyledi.

Söz konusu ücretlerin, Hürmüz Boğazı'ndan geçmesine izin verilen ülkelerin gemilerinden İran riyali veya Tahran'ın belirleyeceği başka bir para birimiyle tahsil edileceğini belirten Kaşkavi, tasarıda, Hürmüz Boğazı'na kıyısı bulunan ülkelerin haklarına dikkat edildiğini belirterek, uluslararası hukuk ve kurallar çerçevesinde deniz ulaşımı özgürlüğünün tanınmasının yanı sıra kıyı ülkelerinin güvenlik ve egemenliklerine saygı gösterilmesi ve bu hakların ihlal edilmesinin önlenmesinin vurgulandığını ifade etti.

Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin kendine özgü kuralları ve koşulları bulunduğunu dile getiren Kaşkavi, Umman'ın 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni kabul ettikten hemen sonra siyasi bir bildiri yayımladığını ve bu sözleşme hükümlerinin, ülkesinin ulusal egemenliğini ve ulusal güvenliğini ihlal etmemesi gerektiğini vurguladığını söyledi.

Hurmuz Bogaz Gecen Gemi Kaynak Belli Degil 2444084-1

İRAN'DA YASA TASARISININ KANUNLAŞMA SÜRECİ
İran'da bir yasa tasarısının kanunlaşması için öncelikle ilgili Meclis komisyonunda maddelerinin görüşülüp kabul edilmesi, ardından komisyon raporunun Meclis Genel Kuruluna sunularak maddeler ve tasarının bütünü üzerinde oylama yapılması gerekiyor.

Genel Kurul tarafından kabul edilen metin daha sonra Anayasayı Koruyucular Konseyine gönderiliyor.

Konsey, metni anayasa ve İslami ölçütler açısından inceliyor. İtiraz etmesi halinde tasarı yeniden Meclise dönüyor ve anlaşmazlık sürerse Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi devreye girebiliyor.

Konseyin onayından geçen metin ise son aşamada Cumhurbaşkanı tarafından yayımlanarak yürürlüğe giriyor.

İRAN, HÜRMÜZ BOĞAZI'NDAKİ BAZI GEMİLERE "YAPTIRIM" UYARISINDA BULUNDU
İran'da, Hürmüz Boğazı'nda ülkenin belirlediği geçiş düzenlemelerine uymayan bazı gemilerin sonraki geçişlerinde para cezası, alıkoyma veya müsadere gibi yaptırımlarla karşılaşabileceği bildirildi.

İran Basra Körfezi Su Yolu Yönetim Kurumu (PGSA), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.

Ülkenin belirlediği geçiş düzenlemelerine uymayan bazı gemilerin, sonraki geçişlerinde para cezası, alıkoyma veya müsadere gibi yaptırımlarla karşılaşabileceği bildirilen açıklamada, Basra Körfezi'ne yük taşıyan veya buradan yük alan şirketlerin gemi kiralamadan önce, ihlal gerçekleştiren gemilere ilişkin güncel listeyi kontrol etmeleri gerektiği belirtildi.

Bundan sonra gemiden gemiye yük aktarımı, transshipment ve benzeri işlemler kapsamında listede yer alan gemilerle işbirliği yapan gemilerin de söz konusu listeye ekleneceği ifade edildi.

Listeden adının çıkarılmasını isteyen gemilerin ise gerekçelerini belirterek, taleplerini info@pgsa.ir adresine iletmeleri gerektiği kaydedildi.

Trabzonspor Başkanı Doğan: Kimse haksız yere önümüze çıkmasın

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Süper Lig'in 2. haftasında Trabzonspor'un sahasında Başakşehir'i 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Doğan, "Biz iki yıldır bir planlamanın içerisindeyiz. Hocamızla ve oyuncularımızla bir mücadelenin içerisindeyiz. Lig yeni başladı ama iki haftadır gördüklerimiz hiç hoş değil. İlk maçta yapılanlar ortada, bu maçta da hep beraber seyrettik. Trabzon'a gelip insanların sinir uçlarıyla oynamanın bir anlamı yok. Bu ikinci haftada kelimelerimizi seçerek kullanıyoruz. Bizim niyetimiz kimseyle kavga etmek, tartışmaya girmek değil. Kimse de bizimle, rica ediyorum, kavga etmek istemesin" ifadelerini kullandı.

"TÜRK FUTBOLUNUN İLERİYE GİTMESİNİ ENGELLİYOR"
Türkiye Futbol Federasyonu'na çağrıda bulunan Doğan, "TFF Başkanımıza sesleniyorum. Bu şekilde yaklaşım ve bu şekilde kararlar Türk futbolunun ileriye gitmesini engelliyor. Hakemlerimizden daha dikkatli olmalarını istiyorum. Sadece bizim maçımızla alakalı değil, tüm maçlarla ilgili olarak söylüyorum. Biz camia olarak mücadele veriyoruz ve bu mücadelede kimse haksız yere önümüze çıkmasın" diye konuştu.

Akın Gürlek'ten Zonguldak'ta tarım işçilerine saldırı iddiasına açıklama

Zonguldak Alaplı'ya bağlı Bektaşlı köyünde 21 Ağustos'ta yaşandığı iddia edilen olayda köyde fındık toplayan mevsimlik işçilerin 4 çocuğu, çeşmeye su doldurmaya gitti. Çocuklar, burada oturan 2 çocuğa, çekirdek yiyip kabuklarını yere attıkları için tepki gösterince aralarında tartışma çıktı. Kavgaya dönüşen olayda 2 çocuk darbedildi. Şiddete maruz kalan çocukların ailesi, mevsimlik işçi aileye tepki gösterdi.

KÖYE JANDARMA EKİBİ GÖNDERİLDİ
İhbar üzerine köye jandarma ekipleri sevk edildi. Jandarmanın duruma müdahalesinin ardından ekipler, köy çevresinde güvenlik önlemi aldı. Gerginliğin sona ererken mevsimlik işçilerin çalışmaya devam ettiği bildirildi.

ZONGULDAK VALİLİĞİ AÇIKLAMA YAPTI
Zonguldak Valiliği açıklamasında da mevsimlik tarım işçilerine saldırıldığı iddiası yalanlanırken olayın mevsimlik tarım işçisi aile ile köyde ikamet eden aile arasında yaşanan münferit bir anlaşmazlıktan kaynaklandığı ve soruşturma başlatıldığı belirtildi.

"AYDINLATILMASI İÇİN İŞLEMLER TİTİZLİKLE SÜRÜYOR"
Gelişmenin ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek de bir yazılı açıklama yaptı. Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamasında olayın tüm yönleriyle aydınlatılacağını vurguladı.

Bakan Gürlek'in açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

"Zonguldak’ın Alaplı ilçesi Bektaşlı Köyü’nde mevsimlik tarım işçilerimiz ile köyde ikamet eden vatandaşlarımız arasında yaşanan münferit olaya ilişkin Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli işlemler titizlikle sürdürülmektedir.

Yaşanan münferit bir hadisenin farklı anlamlara çekilerek toplumsal huzurumuzu zedeleyecek genellemelere konu edilmemesi, kamuoyunun yalnızca yetkili makamlarca paylaşılan doğrulanmış bilgilere itibar etmesi önem taşımaktadır.

Mevsimlik tarım işçilerimiz de dâhil olmak üzere her bir vatandaşımızın huzuru, güvenliği ve hukukunun korunması devletimizin teminatı altındadır. Adli makamlarımız olayda sorumluluğu bulunan kişiler hakkında hukukun gereğini yerine getirecektir."

Zonguldak’ın Alaplı ilçesi Bektaşlı Köyü’nde mevsimlik tarım işçilerimiz ile köyde ikamet eden vatandaşlarımız arasında yaşanan münferit olaya ilişkin Karadeniz Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Olayın bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli…

— Akın Gürlek (@abakingurlek) August 23, 2026

Ankara, Mamak'ta ormanlık alanda yangın çıktı

Ankara'nın Mamak ilçesinde ağaçlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Yangını kontrol altına almak için bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.

ALEVLERLE MÜCADELE SÜRÜYOR
Yangın, saat 18.00 sıralarında Başak Mahallesi Hüseyingazi semtindeki ormanlık alanda başladı. Alevleri fark edenlerin ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Ekiplerin yangını söndürmek ve alevlerin çevreye yayılmasını önlemek için çalışmaları sürüyor. Yangının çıkış nedeni henüz belirlenemezken, ekiplerin müdahalesi devam ediyor.

İran'dan ABD'ye sert tepki: Bumerang gibi kendisine dönecek

Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, İran'a ve enerji piyasalarına yönelik ekonomik baskının ABD ekonomisi üzerindeki muhtemel sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın ülkedeki mal fiyatlarını kontrol etmek amacıyla attığı son adımlara atıfta bulunan Kalibaf, "Et fiyatlarını kontrol etmek için dondurulmuş et ithalatı mı? Tamam, belki işe yarar." ifadelerini kullandı.

Kalibaf, ABD'nin tahvil piyasasına ilişkin ise "Peki tahviller için ne gibi bir planınız var? Dondurulmuş getiriler mi ithal edeceksiniz?" diye sordu.

Konut piyasasına da değinen Kalibaf, "Konut için dondurulmuş alıcılar mı getireceksiniz?" sorusunu yöneltti.

Kalibaf, ücret politikalarına ilişkin de "Ücretlere çözüm bulmak için dondurulmuş maaş bordroları mı çıkaracaksınız?" şeklinde eleştiride bulundu.

"İnisiyatifi olmayan, donmuş bir dış politika; donmuş ve durgun bir ekonomi doğurur." değerlendirmesinde bulunan Kalibaf, paylaşımını, "Hala hareket halinde olan tek şey ne? İran'ın bumerangı; sizin yüzünüze geri dönecek." ifadeleriyle tamamladı.

Washington yönetimi, yarın yapacağı açıklamayla, Tahran'a yönelik yeni bir mali yaptırım paketini duyuracağını bildirmişti.

Salah fırtınası başladı! Trabzonspor, Başakşehir'i yendi

Süper Lig’de 2026-2027 sezonun heyacanı yaşanıyor.

Ligin 2. hafta mücadelesinde Fatih Tekke’nin çalıştırdığı Trabzonspor ile Nuri Şahin yönetimindeki Başakşehir, hakem Ali Şansalan’ın düdük çaldığı maçta Akyazı Stadyumu’nda karşı karşıya geldi.

Trabzonspor, konuk ettiği Başakşehir'i Muhammed Salah'ın golleriyle 2-1'lik skorla mağlup etti.

SALAH'IN İLK GOLÜ VAR UYARISIYLA
Trabzonspor, 8. dakikada Muhammed Salah'ın golüyle öne geçti.

Muhammed Şengezer'den seken topu kaleye gönderen Salah'ın vuruşunu savunma geri çevirdi.

VAR, topun çizgiyi geçtikten sonra geri çevrildiğini tespit edip gol uyarısında bulundu.

BAŞAKŞEHİR VAR İLE PENALTI KAZANDI
Başakşehir, 18. dakikada VAR uyarısının ardından penaltı kazandı.

Eldor Shomurodov, 19. dakikada topun başına geçti ve hata yapmayarak skora eşitliği getirdi.

ORGANİZE ATAK, SALAH'TAN 2. GOL
Trabzonspor, 48. dakikada seri paslaşmalar sonrası Salah'ın ceza sahası içi çaprazdan yaptığı vuruşla yeniden öne geçti.

Muhammed Salah, böylece Süper Lig'deki ikinci maçında 2 gole ulaştı.

SALAH'IN İKİ GOLÜ GEÇERLİ SAYILMADI
Muhammed Salah'ın 90. dakikada attığı gol faul nedeniyl,e 90+4. dakikada attığı gol ise ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.

Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in mal varlıkları gündem oldu

Türkiye, 13 Ağustos sabahına kritik bir operasyonla uyandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 17 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenen 'Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü' soruşturması, Süleymancılar cemaati lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alındı.

Kuriş de dahil olmak üzere de bulunduğu 32 kişi tutuklanırken, 6 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.

MAL VARLIKLARI KONUŞULMAYA DEVAM EDİYOR
Soruşturma kapsamında geçtiğimiz gün ikinci dalga operasyonu gerçekleştirilirken bazı yeni detaylar de ortaya çıkmaya devam ediyor.

Kuriş ailesinin sahip olduğu yüksek değerli mal varlıkları ile bu mal varlıklarının kaynağı dikkat çeken başlıklardan biri.

LÜKS ARACI DOSYAYA GİRDİ
Alihan Kuriş’in, henüz 25 yaşındayken yaklaşık 3 yıl boyunca Porsche Carrera 4S marka lüks otomobil kullandığı belirlendi.

Türkiye resmi distribütör verilerine göre, sıfır kilometre bir Porsche 911 Carrera 4S modelinin anahtar teslim satış fiyatı yaklaşık 37 milyon 637 bin 855 TL'den başlamakta.

ABİ VE KARDEŞİN YARIŞ ATLARI
Bir diğer dikkat çeken nokta ise Alihan Kuriş ve kardeşi Hilmi Tuna Kuriş'in hobileri ve beraberinde harcadıkları paralar oldu.

Alihan Kuriş'in, “CADENCE D’EMM” isimli yarış atının sahibi olduğu tespit edildi.

Kardeşi Hilmi Tuna Kuriş’in de “ASCOT” isimli bir yarış atına sahip olduğu öğrenildi.

GENİŞ ARAÇ FİLOSU İNCELEMEYE ALINDI
Soruşturma dosyasından sızan detaylar, lüks Porsche'nin yanı sıra dikkat çekici bir araç filosunu da gözler önüne serdi.

Müfettişlerin incelediği resmi kayıtlara göre, cemaat lideri ve yakın çevresinin geçmişten bugüne uzanan yoğun bir araç alım-satım trafiği yürüttüğü belirlendi.

ARABA MODELLERİ DUDAK UÇUKLATTI
Dosyadaki verilere göre, Alihan Kuriş'in genç yaşta bindiği Porsche Carrera 4S'in yanı sıra lüks segmentteki Mercedes-Benz S 320 CDI L model aracın da alımı yapıldı.

Bilgi sızan mal varlığı listesinde sadece üst segment değil, farklı dönemlerde alınıp satılan Volkswagen CC 2.0 TDI, Audi A4 B7 2.0 TDI ve Volkswagen Jetta 1.4 TSI gibi dikkat çeken modeller de yer alıyor.

DETAYLAR TİTİZLİKLE İNCELENİYOR
Örgüt bileşenlerinin geçmiş hareketlerini inceleyen uzmanlar, listenin alt sıralarında yer alan Hyosung GV 250 model motosiklet ile Peugeot 306 gibi daha mütevazı araçların da geçmişteki ticari veya operasyonel hareketliliğin birer parçası olarak dosyaya dahil edildiğini belirtiyor.

Üniversite kayıt süreci başlıyor

Milyonlarca öğrencinin merakla beklediği haber geldi.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı yerleştirme sonuçları belli oldu.

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının ykssonuc.osym.gov.tr adresinden açıklandığını duyurdu.

730 bin 854 aday bir yükseköğretim programına yerleşti.

KAYITLAR BAŞLADI
Adaylar sonuçların açıklanmasının ardından kayıt sürecine hazırlanmaya başladı.

Elektronik kayıtlar yarın başlayacak ve 26 Ağustos'a kadar sürecek.

YAKLAŞIK 4 GÜN SÜRECEK
Yüz yüze kayıtlar da yarından itibaren 28 Ağustos'a kadar devam edecek.

Kayıt hakkı kazanan adayların, gerekli belgeleri tamamlayarak belirtilen süre içerisinde üniversitelerine başvurması gerekiyor.

KAYIT YAPTIRMAYANLARI NE BEKLİYOR
Süre içerisinde kayıt için başvurmayan veya kayıt işlemlerini tamamlamayan adaylar haklarını kaybedecek.

Elektronik kayıt için ise adaylar üniversiteleri tarafından duyurulan belgelere ve tarihe göre işlem yapacak.

Uzman isim tarih verip uyardı: Afrika sıcakları geliyor!

Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgası nedeniyle birçok kentte, sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor.

Prof. Dr. Murat Türkeş, cuma gününden itibaren etkili olan Afrika kökenli, tropikal, sıcak hava dalgasının Orta Akdeniz, Balkanlar üzerinden Karadeniz Havzası ve Türkiye'nin büyük bir bölümünde perşembe gününe kadar etkili olacağını aktararak, "Türkiye, Afrika kökenli sıcak hava dalgasının etkisinde. 27 Ağustos'a kadar Ege Bölgesi de dahil olmak üzere Türkiye'nin büyük bir bölümünde hava sıcaklıkları normallerinden 3 ila 6 santigrat derece daha yüksek olabilecek" diye konuştu.

'SICAK HAVA DALGASI PERŞEMBE GÜNÜ ETKİSİNİ KAYBEDECEK'
Sıcak hava dalgasının 27 Ağustos günü etkisini kaybedeceğini dile getiren Prof. Dr. Türkeş, "Özellikle yağış alacak bölgelerde daha belirgin olmak üzere hava sıcaklıkları normalleri civarında olabilecek gibi duruyor.

Sıcak hava dalgasının etkili olacağı günlerde, Akdeniz ve Ege kıyıları ama özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de nem de çok yüksek olacak. Kıyılarımızda hissedilen sıcaklıklar yüksek nem nedeniyle insan konforu üzerinde olumsuz etki yapacak.

Sıcak hava dalgasının etkili olacağı günlerde, Akdeniz ve Ege kıyıları ama özellikle Doğu Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de nem de çok yüksek olacak. Kıyılarımızda hissedilen sıcaklıklar yüksek nem nedeniyle insan konforu üzerinde olumsuz etki yapacak. İnsanlar hava sıcaklıklarını yüksek nem nedeniyle daha yüksek hissedebilecek" dedi. Prof. Dr. Türkeş, eylülün ilk haftasında da hava sıcaklıklarının normallerinin üzerinde seyredeceğini belirtti.

'BU YIL REKOR SICAKLIKLAR KIRILMADI'
Prof. Dr. Türkeş, "Batı ve Orta Avrupa'da çok yüksek sıcaklıklar ve kuraklıklar yaşanırken; Doğu Avrupa, Karadeniz Havzası ve Türkiye'de, batıdaki yüksek basınç sırtını ve sıcak hava kütlesini dengelemek üzere görece soğuk havayla desteklenen yüksek atmosfer alçak merkezlerinin ve yağışa neden olabilen meteorolojik olukların etkisiyle bu yıl rekor sıcaklıklar kırılmadı.

Türkiye'de Batı Avrupa'da yaşanan art arda sıcak hava dalgalarını yaşamadık. Atmosfer koşulları bu yıl Türkiye'nin son 5 yılda olduğu gibi normallerin çok üstünde, çok sıcak ve ardışık rekor sıcaklıkların kırılmasına yol açan hava durumu koşullarının yaşanmasına elverişli değildi. Bunun yangınlar açısından da olumlu yansıması oldu. Kuvvetli sıcakların ve poyrazın etkili olduğu günlerde, 10 günlük yangın devresi oldu. Son sıcak dalga dalgasının etkisi geçene kadar orman yangınları açısından dikkat etmek gerekiyor. Rüzgarın kuvvetli olduğu zamanlarda, hava sıcak ve kuru olduğunda özellikle Güney Marmara'da, Ege'de, Güney Batı Anadolu'da ve Akdeniz kıyı kuşağında eğer rüzgar kuvvetli olursa yangın riski de artabilir. Eylülün ortalarına kadar Türkiye'nin batı ve güney bölgelerinde çalılık ve orman yangınları oluşma riski var" diye konuştu.

Jose Mourinho'nun Arda Güler kararı tartışma yarattı

Real Madrid, LaLiga'nın 2. haftasında deplasmanda Espanyol'u 2-1 mağlup ederken, karşılaşmaya ilk 11'de başlayan Arda Güler performansıyla İspanyol basınında geniş yer buldu.

RCDE Stadyumu'nda oynanan mücadelede milli futbolcu, 9. dakikada Jude Bellingham'ın attığı golün asistini yaptı.

Arda Güler, 64. dakikada Jose Mourinho tarafından oyundan alınırken yerine yeni transfer Yan Diomande dahil oldu.

Espanyol, 30. dakikada Alex Calatrava ile eşitliği sağlarken Real Madrid'e galibiyeti getiren golü 90. dakikada Carlos Espi kaydetti.

MARCA: "GÜLER'İN GERÇEĞİNİ GİZLİYOR"
Marca, Arda Güler'in oyundan alınmasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Arda Güler kesinlikle oynamalı. Tartışmaya yer yok. Mourinho ne yaparsa yapsın, Türk oyuncu sahada olmalı. Artık parlak anlar yaşayan, hatalar yapan, olağanüstü anların ardından uzun süre dikkatsiz kalan bir oyuncu değil. Hayır. Şimdi Arda, Real Madrid'in dizginlerini emanet edebileceğiniz, sahip olduğu ve yaptığı şeylerle güven aşılayabilecek bir oyuncu. Onun yeteneği etrafında bir takım kurmak sağlam bir strateji olacaktır. Bunun dışında her şey bir hataya işaret eder. İlk oyuncu değişikliğiydi. Bazı şeyler asla değişmiyor gibi görünüyor. Real Madrid kazandı ancak Türk oyuncu olmadan çok daha az parlak bir performans sergilediler.”

DIARIO: "BU YÜZDEN BİRLİKTE OYNAMALARI GEREKİYOR"
OK Diario, Arda Güler ile Jude Bellingham'ın birlikte oynamasına dikkat çekti:

“Real Madrid'in ilk 11'i konusunda en büyük soru işareti şuydu: Jude Bellingham, etkileyici hazırlık dönemi performansı göz önüne alındığında, Cumartesi günü hücum orta saha pozisyonunda Arda Güler'in yerine mi başlamalıydı? Jose Mourinho, her ikisini de ilk 11'de oynatarak bu sorunu çözdü ve sanki 'Neden birlikte oynamayalım?' der gibiydiler. Türk oyuncunun sol ayağı ve İngiliz oyuncunun kafa vuruşu, Portekizli teknik direktörün Real Madrid'deki ikinci döneminin ilk golünü, La Liga'daki ilk maçlarının sadece dokuzuncu dakikasında kaydetti.”

CADENA SER: ARDA VE BELLINGHAM'A VURGU
Cadena SER ise iki oyuncunun ilk 11'de birlikte görev almasına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Mourinho, sezon öncesi hazırlık dönemine bakıldığında biraz şaşırtıcı bir kararla, Bellingham ve Güler'i ilk on birde oynattı; zira Türk oyuncu hücum orta saha pozisyonunda en önemli isimdi ve İngiliz oyuncu antrenmanlara en son katılan isimdi. Arda sağ kanatta, Jude ise merkezde oynadı; her ikisi de oldukça hareketliydi.”

SPORT: "EN ÖNEMLİ HÜCUM HAREKETLERİ ONUN ÜZERİNDEN GELDİ"
Sport, Arda Güler'in hücumdaki etkisine vurgu yaptı:

“Mourinho onu sağ kanatta görevlendirdi ve ona serbestçe dolaşma özgürlüğü verdi. Türk de orada mükemmel performans sergiledi. Bellingham'ın kafa vuruşuyla açılış golünü attığı serbest vuruşu o kullandı. En önemli hücum hareketlerinden bazıları onun üzerinden gerçekleşti; bunlardan biri de Dumfries'i kaleci Dmitrovic ile karşı karşıya getiren harika bir pas oldu. Dakikalar geçtikçe etkisi azaldı ve Mourinho için en kolay oyuncu değişikliği oldu.”

DEFENSA CENTRAL: "OYUNDAN ÇIKARILMASINI BEĞENMEDİM"
Defensa Central'den gazeteci David Jorquera, Mourinho'nun değişiklik tercihine tepki gösterdi:

“Arda Güler'in oyundan çıkarılmasını beğenmedim. Bence Vinicius'un oyundan çıkarılması gerektiği halde Mourinho kolay yolu seçti.”

AS: "BİRAZ AÇIKLANAMAZ BİR DEĞİŞİKLİKTİ"
AS gazetesi ise Arda Güler'in orta saha rolüne dikkat çekerken 64. dakikadaki değişikliğe ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Mourinho, onu henüz çift merkez orta saha pozisyonu için uygun bir oyuncu olarak görmediğini söylüyor ancak şartlar sonunda fikrini değiştirmesine yol açabilir. Türk oyuncu şu anda Real Madrid için bu pozisyonda en iyi seçenek gibi görünüyor. Bu maçta sağ kanatta oynadı ancak sık sık içeriye doğru hareket etti. Daha merkezi bir rolde oynaması ona daha da fayda sağlayacaktır. Bellingham'ın açılış golünü atması için mükemmel bir orta yaptı. Ayrıca birkaç kez Mbappe ile iyi bir iş birliği sergiledi. Real Madrid'in nasıl oynadığı göz önüne alındığında, 64. dakikada Diomande ile değiştirildi, bu biraz açıklanamaz bir değişiklikti.”

Japonya'da 6.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Aktif fay hattı kuşağında yer alan Japonya, yaşanan depremlerle sık sık gündeme gelmeye devam ediyor.

Ülkede dün kaydedilen 5.9 büyüklüğündeki depremin ardından bir deprem daha meydana geldi.

İKİNCİ BİR DEPREM DAHA OLDU
ABD Jeolojik Araştırma Merkezi'nin (USGS) verilerine göre, merkez üssü Hokkaido'nun güneydoğu açıklarında olan deprem meydana geldi.

Büyüklüğü 6.0 olarak belirlenen depremin 42,9 kilometre derinlikte meydana geldiği kaydedildi.

RESMİ AÇIKLAMA YAPILMADI
Henüz depreme ilişkin "tsunami" uyarısı yapılmazken can ve mal kaybı bilgisi de paylaşılmadı.

Gebze’de korkutan orman yangını! Çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi

Gebze ilçesine bağlı Mollafenari mahallesi bölgesinde ormanlık alanda başlayan yangın rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüdü. Bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, yangının Ballıkayalar mevkiiine ilerlediği öğrenildi. Ekipler bölgede söndürme çalışmalarına başladı.

VALİLİK BÖLGE HALKINI UYARDI
Kocaeli Valiliği, Gebze ilçesinde orman dışı alanda başlayarak ormanlık alana sıçrayan yangına havadan ve karadan müdahalenin sürdüğünü belirterek, bölgedeki vatandaşları tedbirli olmaları konusunda uyardı.

Kocaeli Valiliğinden, ilçede devam eden yangındaki son duruma ilişkin yazılı açıklama yapıldı. Denizli Mahallesi'nde orman dışı alanda başlayan alevlerin ormanlık alana sirayet ettiği belirtilen açıklamada, ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi.

SÖNDÜRME ÇALIŞMALARI HAVADAN VE KARADAN DEVAM EDİYOR
Bölge halkına uyarılarda bulunulan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi, orman işletme yangın söndürme ekipleri ve helikopterler ile söndürme çalışmaları havadan ve karadan devam etmektedir. Vatandaşlarımızın yangın olan mevkiilerde tedbirli ve dikkatli olmaları önem arz etmektedir."

Trabzonspor - Başakşehir: İlk 11'ler

TRABZONSPOR - BAŞAKŞEHİR

İLK 11'LER

TRABZONSPOR: Onana, Cabral, Nwaiwu, Savic, Mustafa, Melih, Malinovskyi, Muçi, Salah, Aral, Onuachu

BAŞAKŞEHİR: Muhammed, Ömer Ali, Emin, Opoku, Operi, Kemen, Kaluzinski, Skov Olsen, Shoumurodov, Fayzullayev, Bertuğ

STAT: Papara Park
HAKEM: Ali Şansalan
SAAT: 19:00
YAYIN: beIN SPORTS 1

İsrail, Barrack'a istihbarat aktarımını durdurdu

İsrail, Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur hava üssünü 18 Ağustos'ta vurdu.

İsrail bu saldırıyı, Türkiye'nin söz konusu üsse "askeri yığınak yapmasını engellemek" için düzenlediğini açıklarken Suriye ise böyle bir plan olmadığını duyurdu.

İSRAİL, BARRACK'A TEPKİLİ
Maariv gazetesinin haberine göre, İsrailli üst düzey siyasi bir kaynak, Tel Aviv yönetiminin İsrail'in Suriye'nin İdlib ilinde yer alan atıl durumdaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'ne 18 Ağustos'ta düzenlediği saldırıyı kınayan ve Türkiye'nin Gazze meselesine dahil edilmesini talep eden elçi Tom Barrack'a tepkili olduğunu dile getirdi.

Kaynak, Barrack'ın "İsrail'in tarafında olmaması" nedeniyle istihbarat aktarımının durdurulmasına karar verildiğini söyledi.

İSTİHBARAT AKTARIMI DURDURULDU
Haberde, Tel Aviv yönetiminin, ABD'nin İsrail'in güvenliğine yönelik uzun süredir devam eden taahhüdünün aşınmasından giderek daha fazla endişe duyduğu, bu endişenin sadece ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya karşı sabrını yitirmesinden kaynaklanmadığı, İsrail-Suriye görüşmelerinde önemli rol oynayan Barrack'ın çizgisinin de endişeye yol açtığı kaydedildi.

Daha önce de Barrack'ın İsrail’in güvenlik ihtiyaçlarına yeterince duyarlı olmayan bir çizgiyi savunan ve zaman zaman uzaklık, hatta düşmanlık hissi uyandıran bir üslupla konuşan biri olarak tanımlandığı; hatta Netanyahu'nun onu "düşmanca davranan bir unsur olarak gördüğü" iddia edilmişti.

Ömer Çelik'ten son dakika Mavi Vatan mesajı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Teknofest Mavi Vatan etkinliğine ilişkin önemli mesajlar verdi.

Ömer Çelik, sosyal medya hesabından şu açıklamalarda bulundu:

"Denizlerin, boğazların, su yollarının küresel sistemde yüksek gerilim alanları olarak öne çıktığı bir dönemdeyiz. Dünyadaki gerilim alanlarına ve çatışma eksenlerine baktığımızda, 'Mavi Vatan' yaklaşımımızın ne kadar kıymetli ve stratejik olduğu bir kez daha görülüyor. 'TEKNOFEST Mavi Vatan'ın tam bu dönemde ortaya koyduğu gibi Türkiye’nin barışı koruma iddiası, sadece kuralları hatırlatan bir yaklaşım değil; kuralları, hak ve menfaatlerimizi koruyacak somut bir gerçekliktir.

Akdeniz, Ege ve Karadeniz’de son yıllarda olanlara baktığımızda, daha geniş bir şekilde Hürmüz merkezli gelişmelere ve Uzakdoğu’dan Latin Amerika’ya kadar olan gerilim hatlarına dikkat ettiğimizde, denizlerde egemenliğimizi korumanın geçmişe göre çok daha büyük stratejik değer kazandığı ve yüksek kabiliyet gerektirdiği görülüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemizi savunma sanayii konusunda bağımlılığa hapsetmek isteyen vesayeti yıktı ve tam bir 'Özgüven Devrimi' gerçekleştirdi.

'TEKNOFEST Mavi Vatan' etkinlikleri, kabiliyetlerimizi ve kapasitemizi geliştirme konusunda Sayın Cumhurbaşkanımızın gerçekleştirdiği 'Özgüven Devrimi'nin kesintisiz ilerlediğini bir kere daha ispat ediyor.

'TEKNOFEST Mavi Vatan'daki etkinlikler, bu konudaki iddialarımızın her yaştan insanımıza nasıl aktarıldığını gösteriyor.

TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Selçuk Bayraktar’ı ve emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz. 'Özgüven Devrimi'ni sahiplenen gençler, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizin imzacısı olacak…"

Fenerbahçe'ye Asensio'dan kötü haber

Oğuz Çetin’in sarı-lacivertlilerin resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Dün oynanan karşılaşmada kafasına aldığı darbenin ardından beyin sarsıntısı geçiren futbolcumuz Kerem Aktürkoğlu’nun sağlık durumu, FIFA tarafından önerilen "Concussion Protocol" doğrultusunda yakından takip edilecektir. Uygulanacak protokolün en az 10 gün sürmesi öngörülmektedir. Oyuncumuzun sahalara dönüş süreci, protokol kapsamında yapılacak kontroller ve sağlık ekibimizin değerlendirmeleri doğrultusunda planlanacaktır. Yine dünkü maçın ardından futbolcumuz Marco Asensio’nun Medicana Ataşehir Hastanesi'nde kontrol amaçlı gerçekleştirilen MR görüntülemesinde sol bacak üst adalesinde zorlanma ve gerilme bulguları tespit edilmiştir. Oyuncumuzun tedavisine başlanmış olup, Beşiktaş derbisinde forma giyebilecek duruma gelmesi hedefiyle tedavi ve rehabilitasyon programı sağlık ekibimiz tarafından titizlikle sürdürülecektir."

Van’da iki araç kafa kafaya çarpıştı! Ölü ve yaralılar var

Van-Erciş kara yolu Ovapınar Mahallesi mevkiinde plakaları henüz öğrenilemeyen iki araç, kafa kafaya çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine gelen ekiplerin yaptığı incelemeye göre kazada 2 kişi hayatını kaybederken, 9 kişi de yaralandı.

Yaralılar ambulanslarla hastaneye sevk edilirken, kazayla ilgili tahkikat başlatıldı.

2027'de 5 günlük izin ile 35 gün tatilin formülü açıklandı

Yeni yılın başlamasına yaklaşık 4 ay kaldı.

Buna karşın 2027 yılı resmi tatil takvimi şekillendi.

Yeni yılda tatil yapmak isteyen çalışanlar, takvimin detaylarını araştırmaya başladı.

Bazı resmi tatillerin hafta sonuyla birleşmesi çalışanlara fırsat sunarken, Ramazan ve Kurban Bayramı'nda küçük izinlerle 9 gün kesintisiz tatil yapmak mümkün olabilir.

  • RAMAZAN BAYRAMI TATİLİ

Ramazan Bayramı tatili, 9 Mart Salı (Arife) öğleden sonra başlayarak, 10,11 ve 12 Mart tarihlerini kapsıyor.

Ancak 8 Mart Pazartesi bir gün, 9 Mart için de yarım gün izin alarak tatili, hafta sonlarıyla da birleştirerek 9 güne çıkarmak mümkün.

Ekran Görüntüsü 2026 08 21 005002

  • KURBAN BAYRAMI'NDA BENZER BİR DURUM VAR

Kurban Bayramı da 2027'de 16-19 Mayıs tarihleri arasında kutlanacak.

20, 21 Mayıs tarihlerinde iki gün yıllık izin alan çalışanlar, hafta sonuyla da birleşerek yine 9 gün tatil yapabilecek.

Bu şekilde iki bayramda da toplamda üç buçuk gün yıllık izin alarak 18 gün tatil yapabilme ihtimali ortaya çıkıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 21 004957

  • RESMİ TATİLLER HAFTA İÇİNE DENK GELİYOR

Öte yandan 2027'de bazı resmi tatil günleri pazartesi ya da cuma gününe denk geldiği için hiç yıllık izin kullanmadan 3 gün izin yapmanız mümkün hale geliyor.

1 Ocak Yılbaşı, cuma gününe denk geldiği için hafta sonuyla birleşerek 3 gün mola yapmaya olanak sağlarken 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı da yine cuma gününe denk geldiği için direkt olarak 3 gün dinlenme imkanı veriyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 21 004953

  • HAFTASONU İLE BİRLEŞİYOR

30 Ağustos Zafer Bayramı da pazartesi gününe denk gelirken herhangi bir izin kullanmadan 3 gün tatil yapma şansı yakalanabilir.

Diğer resmi tatillerde ise yarım gün ya da 1 gün yıllık izin kullanarak hafta sonunu 4 güne çıkarmanız mümkün görünüyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 21 004949

  • EN BÜYÜK AVANTAJ RESMİ TATİLLER

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, 2027'de perşembe gününe denk geldiği için 16 Temmuz Cuma günü için bir gün yıllık izin alındığında hafta sonuyla birlikte tatil uzatılabilir.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı da 28 Ekim Perşembe öğleden sonra başlıyor ve 29 Ekim Cuma gününü kapsıyor.

Bu sebeple perşembe günü yarım gün yıllık izin alarak, tatiller yine 4 güne çıkarılabilir.

  • 5 GÜNLÜK İZİNLE 35 GÜNLÜK TATİL MÜMKÜN

Resmi ya da Bayram tatillerini doğru stratejiyle planlayanlar, yıllık izinlerinden yalnızca 5 gün kullanarak yıl boyunca toplamda 35 gün tatil yapabilecek.

Galatasaray, Aleksey Batrakov'un transferini resmen açıkladı

Galatasaray, İstanbul'a getirdiği Rus futbolcu Aleksey Batrakov'la 5 yıllık sözleşme imzalandığını Türkiye Futbol Federasyonuna (TFF) bildirdi.

TFF'nin internet sitesinde, Galatasaray'ın 21 yaşındaki futbolcuyla 30 Haziran 2031'e kadar sözleşme imzaladığı bilgisi yer aldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 225410

  • GALATASARAY, KAP'A BİLDİRDİ

Galatasaray, Aleksey Batrakov transferinin mali detaylarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.

Yapılan açıklamaya göre, genç futbolcunun kulübü Lokomotiv Moskova'ya 25 milyon euro bonservis bedeli ödenecek.

Ayrıca oyuncunun bir sonraki satışından elde edilecek kârın %15’lik bölümü de Rus kulübüne verilecek.

2026-2027 sezonundan itibaren geçerli olmak üzere 5 yıllık sözleşme imzalanan Batrakov’a, her bir sezon için net 3 milyon 250 bin euro garanti ücret ödeneceği belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 225429

  • GÖREV ALDIĞI BÖLGELER

Aleksey Batrakov, 10 numara pozisyonunun yanı sıra sağ açıkta da görev yapabiliyor.

  • GEÇEN SEZON VE BU SEZON İSTATİSTİKLERİ

Geçen sezon Lokomotif Moskova formasıyla Rusya Premier Lig ve Rusya Kupası'nda 36 maçta forma giyen Batrakov, 17 gol atmayı başardı.

Bu sezona da Lokomotif Moskova'da başlayan Batrakov, 5 resmi maçta 1 kez fileleri havalandırdı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 225446

Putin'den nükleer çıkışı: 30 gigavatlık yeni enerji kapasitesi kurulacak

Özellikle Batı ülkeleri olmak üzere birçok ülke, nükleer enerjiden vazgeçme yoluna girdi.

Santraller birer birer kapatılırken, farklı yatırımlar için fonlar oluşturuldu.

Ancak Rusya bu ülkelerin tam tersi bir istikamette yol izlemeye devam ediyor.

  • "30 GİGAVATLIK YENİ KAPASİTE DEVREYE ALINACAK"

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, başkent Moskova’da nükleer enerji sektörüne ilişkin düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Rusya'nın nükleer enerji kapasitesini artırmaya yönelik planlarını değerlendirdi.

Yeni kapasitenin, mevcut santrallerde kullanım ömrünü tamamlayacak ünitelerin yerini almasının yanı sıra toplam nükleer enerji üretimini de artıracağını belirten Putin, "Uzun vadeli sektör planları doğrultusunda Rusya'da, küçük nükleer santraller dahil yaklaşık 30 gigavatlık ilave nükleer santral kapasitesinin devreye alınması planlanıyor." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 211908

  • COĞRAFYA GENİŞLETİLECEK

Putin, söz konusu yatırımlar sayesinde ülkenin nükleer enerji üretim kapasitesinin önemli ölçüde artacağını ifade etti.

Nükleer santrallerin kurulduğu bölgelerin coğrafyasını da genişleteceklerini kaydeden Putin, yeni enerji ünitelerinin Ural bölgesi, Sibirya ve Rusya'nın uzak doğu bölgelerinde devreye alınacağını söyledi.

  • ELEKTRİK ÜRETİMİNE DİKKAT ÇEKTİ

Putin, nükleer enerjinin ülkenin elektrik sisteminin istikrarlı çalışması açısından özel önem taşıdığını vurgulayarak, "Bugün ülkede üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 20'si nükleer enerjiden sağlanıyor." diye konuştu.

Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesi ile veri depolama ve işleme merkezlerinin yaygınlaşmasının elektrik talebini artırdığına dikkati çeken Putin, artan talebe uygun üretim kapasitesinin önceden planlanması gerektiğini belirtti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 211900

  • FARKLI ÜLKELERDE 28 TESİS

Putin ayrıca, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom'un yurt dışındaki proje portföyünde farklı ülkelerde toplam 28 nükleer enerji ünitesi bulunduğunu bildirdi.

Rusya'da halihazırda yaklaşık 29 gigavatlık nükleer enerji üretim kapasitesi bulunuyor.

Bulgaristan'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Sliven Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, yangına Krumovo Hava Üssü'nden 2 helikopter ve 7 itfaiye aracı ile Sliven Bölge İtfaiye Müdürlüğünden 5, Burgas kentinden ise 2 ekibin müdahale ettiği bildirildi.

Sliven Valisi Mihail Kasherov, yangının üç farklı noktada başladığını, çıkış nedeninin belirlenmesi amacıyla soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.

Yangından etkilenen alanın büyüklüğünün henüz net olarak belirlenmediğini vurgulayan Kasherov, engebeli ormanlık arazi, yüksek bitki örtüsü ve rüzgar nedeniyle söndürme çalışmalarının zorlaştığını ifade etti.

Trabzonspor'da Salah, ilk kez 11'de

Trabzonspor'un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah, Frencevaros maçıyla bordo-mavili takım forması altında ilk kez ilk 11'de sahaya çıktı.

Bordo-mavililer, UEFA Avrupa Ligi play-off turu ilk maçında Macaristan temsilcisi Frencevaros'u konuk etti.

Karadeniz ekibinin Süper Lig'in ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda oynadığı karşılaşmanın 58. dakikasında oyuna giren Muhammed Salah, ilk kez 11'de yer alarak Trabzon'da taraftarlarla buluştu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 204444

  • 5 farklı oyuncu

Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, ligin ilk haftasında Kasımpaşa ile deplasmanda 1-1 berabere kaldıkları karşılaşmanın ilk 11'ine göre 5 oyuncu değişikliği yaptı.

Bordo-mavili takımda Savic, Mustafa Eskihellaç, Malinovskyi, Metehan Mimaroğlu, Aral Şimşir bu kez ilk 11'de yer bulamazken, yerlerine Cenk Özkaçar, Cabral, Melih Kabasakal, Muhammed Salah ve Umut Nayir, Frencevaros maçının başlangıç kadrosunda görev aldı.

Trabzonspor'da uzun süreli sakatlıkları nedeniyle UEFA listesinde yer almayan Okay Yokuşlu ve Batagov'un yanı sıra tedavisi devam eden Folcarelli kadroda bulunmadı.

Kasımpaşa maçında sakatlığı nedeniyle forma giyemeyen Muçi, tedavisinin tamamlanmasının ardından yedek kulübesinde görev bekledi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 204440

  • Fatih Tekke, Avrupa'da ilk kez

Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde ilk Avrupa kupası maçına çıktı.

Futbolculuk döneminde Rus temsilcisi Zenit formasıyla UEFA Kupası şampiyonluğu yaşayan Tekke, teknik direktörlük yaşantısında ilk Avrupa sınavını verdi.

Teknik direktörlük kariyerine Kayseri Erciyesspor'da başlayan 48 yaşındaki Tekke, Boluspor, Manisaspor, Denizlispor, İstanbulspor, Bursaspor ve Alanyaspor'da görev yaptıktan sonra görev aldığı Trabzonspor'da ilk Avrupa heyecanını yaşadı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 204436

  • Salah hayranı Kearney, taraftarları coşturdu

Muhammed Salah ile Liverpool sevgisiyle tanınan ve dün Trabzon'a getirildikten sonra Mısırlı oyuncuyla antrenmanda buluşturulan minik taraftar Isaac Kearney de karşılaşmayı izledi.

Doğuştan Wolf-Hirschhorn sendromlu olan ve Muhammed Salah’a olan sevgisiyle daha önce futbol dünyasının dikkatini çeken Isaac Kearney, maç öncesi taraftarları selamladıktan sonra 'üçlü' çektirdi.

Minik taraftar, Salahla seremoniye çıkarken daha sonra tribünden de karşılaşmayı takip etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 204432

  • Taraftardan yoğun ilgi

Trabzonspor taraftarları sezonun ilk iç saha maçına büyük ilgi gösterdi.

Bordo-mavili taraftarlar, misafir tribünü hariç 41 bin seyirci kapasiteli Papara Park'ı tamamen doldurdu.

Taraftarlar takımlarına coşkuyla destek verdi.

Filistin: Kudüs olmadan ve İsrail işgali sona ermeden kalıcı barış sağlanamaz

Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, konuya dair yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Ebu Rudeyne İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'teki "E1" bölgesinde yerleşim ihaleleri açması ve Filistinlilere yönelik saldırıların artmasına işaret ederek "Bölge, İsrail'in Filistin halkına yönelik saldırgan politikaları nedeniyle tehlikeli ve kontrol edilemez bir durumun eşiğine geldi." ifadelerini kullandı.

Ebu Rudeyne, "Kudüs olmadan ve İsrail işgali tamamen sona ermeden kalıcı bir barış ve istikrar sağlanamaz." dedi.

Uluslararası meşruiyet kararlarının tanınmamasının bölgeyi "bitmeyen savaş ve çatışmalar döngüsünde" tutacağını vurgulayan Ebu Rudeyne, "Herhangi bir parçalı proje veya gerçek bir siyasi perspektiften yoksun plan, hiç kimseye güvenlik ve barış getirmeyecek. İşgalin sona erdirilmesi ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasının alternatifi yoktur." değerlendirmesinde bulundu.

Ebu Rudeyne, uluslararası topluma süregelen kriz ve savaşların önüne geçmek için ciddi adımlar atma çağrısında bulundu.

İsrail'in saldırılarını durdurmaya ve uluslararası hukuka uymaya zorlanmasını isteyen Ebu Rudeyne, uluslararası meşruiyet kararlarının da eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı.

  • Filistin'deki işgali genişletecek "E1 Projesi"

Tarihsel olarak Doğu Kudüs'ün bir parçası olan ancak Ayrım (Utanç) Duvarı'nın Batı Şeria kısmında kalan Filistin mahallesi Ayzeriye'nin yakınına inşa edilmiş "Maale Adumim" Yahudi yerleşim birimini, Batı Kudüs'e giden yola bağlamak için "E1 Projesi" başlatılmıştı.

Bu kapsamda, bölgeye 4 binden fazla yasa dışı konut ve oteller inşa etmek için 1999 yılında 12 bin dönüm Filistin toprağı gasbedilmişti.

İsrail yönetimi, Filistin Devleti'nin kurulmasını önleyeceği söylenen "E1 Projesi"ni önceki ABD yönetimlerinin baskıları nedeniyle dondurmuştu.

Başbakan Binyamin Netanyahu, işgal altındaki Batı Şeria'yı fiilen ikiye bölecek "E1 Projesi"ni Eylül 2025'te onaylamıştı.

İsrail "E1 Projesi" ile işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs ile Batı Şeria'daki Filistin toprakları arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedefliyor.

İsrail hükümeti, "E1" Yahudi yerleşim projesine ilişkin verdiği taahhüdü ihlal ederek itirazda bulunan taraflara önceden bildirimde bulunmaksızın 1234 konutluk ilk ihale ilanını yayımlamıştı.

PFDK'den 7 Süper Lig ekibine para cezası

TFF'nin sitesinde yer alan açıklamaya göre kurul, çeşitli sebeplerden dolayı Amed Sportif Faaliyetler'e 710 bin, Fenerbahçe'ye 355 bin, Galatasaray, Arca Çorum FK, Kocaelispor ve Eyüpspor'a 280'er bin, Gençlerbirliği'ne de 150 bin lira para cezası uyguladı.

Disiplin kurulu, Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Mahmut Uslu'ya futbolun ve kurumların itibarını zedelemeye yönelik açıklaması sebebiyle 15 gün hak mahrumiyetinin yanı sıra 2 milyon 500 bin lira par cezası verdi.

PFDK, Galatasaray maçında kırmızı kart gören Arca Çorum FK oyuncusu Alexandros Kyziridis'e 2 maçla cezalandırdı.

Kurul, çeşitli nedenlerle Trendyol 1. Lig ekiplerinden Bursaspor ve Ekenler Beton Sivasspor'a 140'ar bin lira para cezası uyguladı.

Disiplin kurulu, Vanspor FK futbolcu Ozan Can Kökçü'ye rakip takım oyuncusuna yönelik şiddetli hareketi sebebiyle 2 maç ve 33 bin 500 lira para cezası, Alagöz Holding Iğdır FK futbolcusu Alperen Selvi ile Ekenler Beton Sivasspor oyuncusu Murat Paluli'ye de rakip takım sporcusuna yönelik ciddi faulleri sebebiyle 2'şer maç ceza verdi.

Ukrayna’da seferberlik tepkisi: Kadın, eşinin alınmaması için görevlilerin önünde diz çöktü

Ukrayna’da devam eden savaş ve seferberlik uygulamaları kapsamında görev yapan TCC personeline ilişkin tartışmalar sürerken, sosyal medyada paylaşılan bir görüntü dikkat çekti.

Korku ve çaresizlik yaşadığı görülen bir kadının, eşinin seferberliğe alınmaması için görevlilerin önünde diz çökerek yardım istediği anlar görüntülendi.

Görüntünün ne zaman ve nerede çekildiğine ilişkin bağımsız bir doğrulama bulunmazken, sosyal medya paylaşımında olayın Ukrayna’da yaşandığı öne sürüldü.

  • SEFERBERLİK UYGULAMALARI TARTIŞMA KONUSU

Ukrayna’da savaşın uzamasıyla birlikte seferberlik uygulamaları ve TCC personelinin sahadaki faaliyetleri zaman zaman kamuoyunda tartışmalara neden oluyor.

Nisan ayında Lviv’de bir erkeğin askerlik işlemleri sırasında yaşanan olayda eşinin de müdahil olduğu ve olay sırasında kadının bir TCC aracının çarpması sonucu yaralandığı bildirilmişti. TCC, olayla ilgili açıklamasında erkeğin belge göstermeyi reddettiğini ve direnç gösterdiğini savunmuştu.

Temmuz ayında ise Kamianske kentinde TCC personelinin bir erkeği gözaltına alması sırasında kadınlara biber gazı kullanıldığı iddiası gündeme gelmiş, Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets olayla ilgili inceleme başlatmıştı.

  • EŞLERİNİN DURUMUNA TEPKİ GÖSTEREN KADINLAR

Ukrayna'da asker eşlerinin seferberlik ve askerlik koşullarına yönelik tepkileri yeni değil. 2023'te Kiev'de bir grup kadın, uzun süredir görev yapan eşlerinin terhis edilmesi talebiyle gösteri düzenlemişti.

Son görüntüdeki kadının söz konusu tepkilerden bağımsız olarak, eşinin seferberlik işlemine karşı çıktığı ve görevlilerden yardım istediği görülüyor.

  • KADINLARIN SEFERBERLİĞİ KONUSUNDA DA TARTIŞMA YAŞANIYOR

Öte yandan son dönemde Ukrayna'da kadınların da zorunlu olarak seferber edileceğine ilişkin iddialar gündeme geldi. Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Başkanı Andriy Kovalenko, 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada kadınların seferber edilmesine yönelik bir plan bulunmadığını belirtti.

TCC'lerin seferberlik işlemlerine ilişkin uygulamaları ise ülkede hukuki ve siyasi tartışmaların başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Ukrayna Yüksek Mahkemesi de temmuz ayında, TCC personelinin konumlarına ilişkin bilgilerin seferberlik işlemlerinden kaçınmaya yardımcı olacak şekilde paylaşılmasının bazı koşullarda suç teşkil edebileceğine hükmetmişti.

Erdoğan'dan Dev Teknoloji Hamlesi

Türkiye, tam bağımsızlık ve "Türkiye Yüzyılı" hedeflerine doğru emin adımlarla yürürken, devletin zirvesinden bilim ve teknoloji alanında tarihi bir müjde geldi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ülkenin bilimsel altyapısını ve insan kaynağını geleceğin dünyasına hazırlamak amacıyla yeni ve çok güçlü bir hamlenin başlatıldığını duyurdu.

-Stratejik Alanlara Özel Kadro
Küresel rekabette Türkiye'nin gücüne güç katacak olan bu yeni adımın merkezinde gençler yer alıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına göre; yapay zeka, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi çağın en kritik ve stratejik alanlarına öncelik verilecek. Bu kapsamda ilk etapta, gerçekleştirilecek merkezi bir sınavla 550 doktora öğrencisi özenle seçilecek. Seçilen bu parlak beyinler, Türkiye'nin önde gelen 20 araştırma üniversitesinde devletin sağladığı imkanlarla yetiştirilecek.

-5 Yılda 3 Bin Genç Araştırmacı
Milli teknoloji ekosistemini sağlam temeller üzerine inşa edecek projenin hedefleri de oldukça net. Programın kararlılıkla yürütülmesiyle birlikte, 5 yılın sonunda yaklaşık 3 bin genç ve donanımlı araştırmacının Türkiye'nin bilim ordusuna katılması amaçlanıyor.

"Gençlerimizin Gücüyle İnşa Edeceğiz"
Bu dev adımı bizzat duyuran Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere ve milli teknolojiye olan inancını şu çarpıcı ifadelerle vurguladı:

"Yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezî sınavla seçecek, 20 araştırma üniversitemizde yetiştireceğiz. 5 yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin genç araştırmacıyı ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandıracağız. Türkiye Yüzyılı'nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geleceğin teknolojilerini sadece kullanan değil; geliştiren, üreten ve tüm dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz.

Yapay zekâ, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezî sınavla seçecek, 20 araştırma… pic.twitter.com/bgyxfi5oHW

— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) August 20, 2026

TUSAŞ Genel Müdürü: KAAN'ı 2028 sonunda TSK'ya teslim ediyoruz

Savunma sanayiinde Türkiye zamanı.

Türkiye, savunma ve havacılık sanayisinde giriştiği büyük çalışmalarla gururlandırmayı sürdürüyor.

  • KAAN'IN SON DURUMUNU AÇIKLADI

TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı KAAN’ın motor tedariki ve teslimat takvimine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Demiroğlu, KAAN için gerçekleştirilecek motor teslimatlarında şu anda herhangi bir sorun veya gecikme öngörmediklerini belirtti.

  • Ekran Görüntüsü 2026 08 20 180711HEDEF 2028 YILINDA TESLİM ETMEK

TUSAŞ’ın mevcut takvimine göre, test ve üretim faaliyetlerinin ilerlemesiyle birlikte ilk KAAN savaş uçaklarının 2028 yılı sonunda Türk Hava Kuvvetleri’ne teslim edilmeye başlanması hedefleniyor.

Demiroğlu, "Geçtiğimiz ayda, NATO Zirvesi’nin hemen sonrasında 80 adetlik seri üretim motorumuzun onayını Kongre’den aldık. Planımıza göre zaten 2027 itibarıyla teslimatları söz konusuydu. GE ile de konuşuyoruz. Şu anda herhangi bir problem, herhangi bir gecikme görmüyoruz. 2027’de motorlarımızı alıp, 2028’in sonunda ya da 2029’un başında Türk Hava Kuvvetleri’ne ilk teslimatlara başlamak planımızda." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 180717

  • ÜRETİMİ 2022'DE BAŞLADI

Beşinci nesil savaş uçağı KAAN'ın üretim faaliyetlerine Mart 2022'de başlandı.

Yüksek manevra, düşük radar görünürlüğü, geliştirilmeye açık aviyonik mimari, artırılmış durumsal farkındalık, hassas hedefleme, birlikte çalışabilme gibi kabiliyetlere sahip KAAN'ın, Mayıs-Kasım 2022 tarihleri arasında komponent montajları tamamlandı.

Kasım 2022'de, son montaj hattı devreye alındı.

Aralık 2022 ve Ocak 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen yoğun sistem testlerinin devamında, 10 Şubat 2023'te planlanandan önce hangardan çıkışı gerçekleştirildi.

  • 2024 YILINDA HAVALANDI

Ardından ilk motor çalıştırma, ilk yavaş taksi testleri yapılan KAAN, ilk uçuşunu 21 Şubat 2024'te gerçekleştirdi.

KAAN, 6 Mayıs 2024'te ikinci kez havalandı.

KAAN, ikinci test uçuşunda 14 dakika havada kalarak, 10 bin feet irtifa ve 230 knot hıza ulaşmayı başardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 180724

  • KAAN'IN TEKNİK ÖZELLİKLERİ

- Maksimum Seyir Hızı: 1,8 Mach

- İrtifa Tavanı: 55.000 ft

- Güç Limitleri : +9g/-3,5g

- Dahilî Silah Yuvası

- Süperseyir Kabiliyeti

- Düşük Radar İzi

- Çoklu Görev Profili

- Hava-Hava Kabiliyeti

- Hava-Kara Kabiliyeti

Balıkesir'in Sındırgı ilçesinde ormanlık alandaki yangına ilişkin 3 şüpheli yakalandı

Balıkesir Valiliğinden yapılan açıklamaya göre, Sındırgı ilçesi Düvertepe Mahallesi'nde kara yolunda dün başlayıp ormanlık alana sirayet eden yangının, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucunda bugün kontrol altına alındığı belirtildi.

Soğutma çalışmalarının sürdüğü ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Yangının çıkış sebebini araştırmak ve faillerini tespit etmek amacıyla İl Jandarma Komutanlığımızca yapılan titiz çalışmalar neticesinde, olaya sebebiyet verdiği değerlendirilen şüpheli şahıslar Cumhuriyet Başsavcılığınca gözaltına alınmıştır. Konu ile ilgili adli süreçler devam etmektedir. Yangının ilk anından itibaren fedakarca görev yapan tüm kamu kurum ve kuruluşlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımız ile vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz, yangından etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz."

Sındırgı-Simav kara yolu kırsal Düvertepe Mahallesi'nde dün, kamyonda başlayıp ormanlık alana sıçrayan yangın, bugün havadan 7 uçak ve 8 helikopter, karadan ise 31 arazöz, 3 itfaiye aracı, 16 su tankeri, 8 ilk müdahale aracı, 4 dozer ve 295 personelle yapılan müdahaleyle kontrol altına alınmıştı.

İsrail'de Ben Gurion Havalimanı’nda çalışanlar iş bıraktı: Gelen uçuşlar durduruldu

İsrail'in Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, havalimanı çalışanlarının iş bırakmasının ardından İsrail Havalimanları İdaresi, check-in işlemlerini durdurdu ardından havalimanındaki faaliyetleri tamamen askıya aldı.

Havalimanındaki check-in işlemlerinin durdurulması, yılın en yoğun seyahat günlerinden birinde yaklaşık 100 bin yolcu ve 600 uçuşun bulunduğu Ben Gurion’da yoğunluğa ve kaosa yol açtı.

Pilotlara ve hava yolu şirketlerine gönderilen bildiride, havalimanının saat 14.00 itibarıyla uçakların inişine kapatıldığı bildirildi.

İsrail Havalimanları İdaresinden yapılan açıklamada, hava trafiğinin azaltılacağı ve inişlerin tamamen durdurulmasına kadar varabilecek kısıtlamaların uygulanacağı belirtildi.

İnişlerin durdurulmasına rağmen havalimanından kalkışların devam edeceği ancak uçuşların daha düşük bir kapasiteyle gerçekleştirileceği kaydedildi.

İsrail Havalimanları İdaresi daha sonra revize edilmiş uçuş programına uygun olarak operasyonların saat 15.00'ten itibaren kademeli olarak yeniden başladığını açıkladı.

Endonezya'da 7,7 büyüklüğündeki depremde can kaybı 75'e yükseldi

Antara'nın haberine göre, Endonezya Ulusal Afet Yönetim Ajansı (BNPB), ülkenin Flores bölgesindeki depreme ilişkin son verileri açıkladı.

BNPB Afet Veri Merkezi Başkan Vekili Berton Panjaitan, depremde ölü sayısının 75'e yükseldiğini belirterek, yaralı sayısının da 907'ye çıktığını kaydetti.

  • Sarsıntılar sürüyor

Endonezya'nın Flores bölgesinde 15 Ağustos'ta 7,7 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş, en büyüğü 6,2 olmak üzere 2 bin 700'ün üstünde artçı sarsıntı kaydedilmişti.

Öte yandan, Kuzey Sumatra eyaletindeki Pematangsiantar kenti yakınlarında 6,9 büyüklüğünde bir deprem daha meydana gelmişti.

Depremde 900'den fazla ev yıkılmış, 1300'ü aşkın ev kısmi hasar görmüş ve yaklaşık 5 bin kişi geçici barınma alanlarına yerleştirilmişti.

Heyelanlar, Flores bölgesi boyunca yerleşim yerlerini birbirine bağlayan yaklaşık 700 kilometrelik kara yolunun bazı bölümlerini ulaşıma kapatmıştı.

KKM bakiyesinde sona yaklaşıldı

2021 yılının sonundan itibaren Türk lirasını döviz kurundaki dalgalanmalara karşı korumak, istikrar ve stabiliteyi artırmak, vatandaşların Türk lirasına yönelmesi amacıyla Kur Korumalı Mevduat (KKM) programı hayata geçirildi.

Uygulama, ilan edildiği ilk gece dolar kurunu hızlı bir şekilde 18 TL'den 11 TL’nin altına indirerek piyasada rahatlama sağladı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 171848

  • 3,4 TRİLYON LİRA İLE TARİHİ ZİRVE GÖRÜLDÜ

Sonraki aylarda şirketlerin KKM'ye dahil edilmesiyle içeride biriken bakiye hızla büyüdü.

KKM sistemi, Ağustos 2023’te bakiye olarak 143 milyar doların üzerine çıkarak, Türk lirası bazında ise 3,4 trilyon TL ile tarihi zirvesini gördü.

  • KADEMELİ ÇIKIŞ STRATEJİSİ

2023 genel seçimlerinin ardından KKM’den kademeli olarak çıkış stratejisi başladı.

Önce şirketlerin, ardından tasarruf sahiplerinin sisteme girişleri bitirildi ve TL mevduat faizleri yükseltilerek KKM hesaplarının bitirilmesi sağlandı.

Ardından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla KKM’de yeni hesap açılışlarını ve vadeli yenileme işlemlerini resmen sonlandırdı.

Bu kapsamda KKM'nin bitişiyle alakalı önemli bir gelişme yaşandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 171856

  • KKM BİTİYOR

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık bültenini yayımladı.

Haftalık bültene göre KKM bakiyesi ise geçen hafta 47 milyon lira azaldı.

  • SON 4 MİLYON LİRA KALDI

Böylece bakiye 51 milyon liradan 4 milyon liraya düştü.

Ayrıca BDDK bültenine göre bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi, 14 Ağustos itibarıyla 201 milyar 298 milyon lira artarak 27 trilyon 481 milyar 976 milyon liradan 27 trilyon 683 milyar 273 milyon liraya yükseldi.

  • TOPLAM MEVDUAT

Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 528 milyar 905 milyon lira artarak 31 trilyon 281 milyar 101 milyon liradan 31 trilyon 810 milyar 6 milyon liraya yükseldi.

Tüketici kredilerinin tutarı, bu dönemde 23 milyar 266 milyon lira artarak 3 trilyon 446 milyar 536 milyon liraya yükseldi.

Söz konusu tutarın 821 milyar 956 milyon lirası konut, 41 milyar 352 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 583 milyar 229 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 20 171851

  • TAKSİTLİ TİCARİ KREDİ

Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı, 15 milyar 719 milyon lira artarak 4 trilyon 220 milyar 991 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 2 artışla 3 trilyon 430 milyar 409 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.

Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 271 milyar 119 milyon lirasını taksitli, 2 trilyon 159 milyar 290 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.

  • TAKİPTEKİ ALACAKLAR

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 14 Ağustos itibarıyla önceki haftaya göre 5 milyar 433 milyon lira artışla 833 milyar 304 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 621 milyar 551 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları, 12 milyar 805 milyon lira artarak 5 trilyon 935 milyar 934 milyon liraya yükseldi.

CHP YDK’da 81 dosya masaya yatırıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Yüksek Disiplin Kurulu, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği toplantıda aralarında milletvekillerinin de bulunduğu 81 kişinin dosyasını ele aldı.

Yaklaşık 3 saat süren toplantıda bazı dosyalar hakkında karar verilirken, bazı isimlerle ilgili değerlendirmelerin bir sonraki toplantıya bırakılması kararlaştırıldı.

81 DOSYA GÖRÜŞÜLDÜ
CHP YDK’nın toplantısında, daha önce disiplin süreci kapsamında gündeme alınan 81 dosya değerlendirildi. Toplantının önemli gündem maddelerinden birini, daha önce istifa dilekçeleri talep edilen ancak dilekçe vermeyeceklerini bildiren bazı isimlerin durumu oluşturdu.

Aralarında milletvekillerinin de bulunduğu bu kişilerin durumunun daha ayrıntılı incelenmesi amacıyla muhakkik heyeti belirlenmesine karar verildi. Söz konusu dosyalara ilişkin nihai kararın ise YDK’nın gelecek toplantısında verilmesi planlandı.

İSTİFA EDENLERİN DOSYALARI SİCİLLERİNE İŞLENECEK
Toplantıda partiden istifa eden kişilerin dosyaları da gündeme geldi. YDK, bu dosyaların herhangi bir disiplin kararı verilmeden, ilgili kişilerin parti sicillerine işlenmek üzere kaldırılmasına karar verdi.

Böylece istifa nedeniyle parti üyeliği sona eren isimlere ilişkin dosyaların mevcut süreç kapsamında kayda geçirilmesi kararlaştırıldı.

AHMET BARAN YAZGAN’IN DOSYASI HENÜZ ULAŞMADI
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan hakkında Merkez Yönetim Kurulu (MYK) tarafından alınan sevk kararının YDK’ya henüz ulaşmadığı belirtildi. Bu nedenle Yazgan hakkındaki MYK kararının toplantıda görüşülmediği öğrenildi.

MEZİTLİ BELEDİYE BAŞKANI TUNCER’İN DOSYASI ERTELENDİ
Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkındaki dosya da YDK’nın gündeminde yer aldı. Dosyadaki incelemenin tamamlanabilmesi amacıyla değerlendirme ertelendi.

Tuncer hakkındaki sürecin, gerekli incelemelerin tamamlanmasının ardından yeniden YDK gündemine alınması bekleniyor.

YDK 18 EYLÜL’DE YENİDEN TOPLANACAK
Yaklaşık 3 saat süren toplantının ardından YDK’nın bir sonraki toplantısının 18 Eylül tarihinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Görüşülmesi ertelenen dosyalar ile muhakkik heyetinin incelemelerinin tamamlanmasının ardından hazırlanacak raporların yeni toplantıda değerlendirilmesi bekleniyor.

Türk jetlerinden NATO görevi: Çelik kanatlar havalandı!

Milli Savunma Bakanlığı'nın sanal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Gökyüzünde güven, görevde kararlılık. NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği misyonu kapsamında Estonya’nın Amari Hava Üssü’nde konuşlanan Türk Hava Kuvvetlerimiz, kritik görevini kararlılıkla sürdürüyor. Gök vatanımızın çelik kanatları; 5 adet F-16 uçağımız ve 76 kahraman personelimizle, müttefik hava sahasının emniyetine katkı sağlarken Ay yıldızlı bayrağımızı göklerde gururla dalgalandırıyor. Görevimiz net, irademiz güçlü, kanatlarımız daima hazır" ifadeleri kullanıldı.

🇹🇷✈️ Gökyüzünde Güven, Görevde Kararlılık!

NATO Geliştirilmiş Hava Polisliği (eAP) misyonu kapsamında Estonya’nın Amari Hava Üssü’nde konuşlanan Türk Hava Kuvvetlerimiz, kritik görevini kararlılıkla sürdürüyor.

Gök Vatanımızın çelik kanatları; 5 adet F-16 uçağımız ve 76… pic.twitter.com/HTcH2Y4Ylu

— T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) August 15, 2026

Meteoroloji'den uyarı geldi: Kavurucu sıcaklar geri dönüyor!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Mehmet Özdemirci, önümüzdeki günlerde etkisini artıracak sıcak hava dalgasına karşı vatandaşları uyardı. Özdemirci, ülke genelinde yağış beklenmediğini belirtirken sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyredeceği açıkladı. Özdemirci "12:00 ile 16:00 saatleri arasında dışarı çıkarken dikkatli olun" ifadelerini kullandı.

BAZI İLLERDE SAĞANAK GEÇİŞLERİ
Ülke genelinde çok yağışlı bir havanın olmadığını ifade eden Özdemirci, "Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak yaptığımız tahminlere göre ülke genelinde çok yağışlı bir hava yok. Genellikle parçalı ve az bulutlu geçecek. Cuma günü için yalnızca Ordu ve Giresun'un iç kesimlerinde aralıklı yağış beklentimiz var. Cumartesi günü için Burdur ve Denizli'nin güney kesimlerinde yağışlar var. Yine hafta sonunda da Trabzon ve Rize çevrelerinde aralıklı yağış bekliyoruz. Ama diğer bölgelerimiz genellikle az bulutlu, açık bir hava yaşayacak" şeklinde konuştu.

BU SAAT ARALIĞINA DİKKAT
Hava sıcaklıklarındaki beklenen değişime yönelik konuşan Özdemirci, "Hava sıcaklığı olarak da geçtiğimiz günlerde mevsim normalleri civarında hava sıcaklığı yaşamıştık. Önümüzdeki günlerde ise özellikle kuzey kesimlerde 1 ila 3 derece, güney bölgelerimizde ise 3 ila 4 derece mevsim normallerinin üzerinde hava sıcaklığı yaşayacağız. Kuvvetli bir yağış olayımız yok, ekstrem bir durumumuz yok. Fakat Cuma günü için Marmara'da ve Doğu Anadolu'nun güney doğusunda, kuzeyli yönlerde biraz kuvvetli rüzgar var. Vatandaşlarımızın kuvvetli rüzgara karşı dikkatli olsunlar istiyoruz. Bir de tabi sıcak havalar, malum yine mevsim normallerinin üzerinde hava sıcaklığı yaşayacağız. Özellikle 12:00 ile 16:00 saatleri arasında dışarıya çıkma konusunda, özellikle yaşlılar ve çocukların dikkatli olmanızı istiyoruz" ifadelerini kullandı.

TERMOMETRELER 36 DERECEYE KADAR ÇIKACAK
Önümüzdeki günlerde İstanbul'da 3 gün boyunca yağış beklentimiz yok. Sıcaklıklar da gece 21 ile 22 derece civarında, gündüz sıcaklıkları ise 30 ile 31 derece civarında olacak. Az bulutlu, açık bir hava hakim olacak. Yine başkent Ankara'da benzer şekilde az bulutlu ve açık bir hava hakim. Gece 17 ile 19 derece hava sıcaklıkları var. Ankara'da da Cuma günü için 33 derece, Cumartesi 34 ve Pazar günü 35'e kadar çıkıyor. Sıcaklık biraz yükseliyor. Yine İzmir'de de az bulutlu ve açık bir hava olacak. İzmir'de de sıcaklıklar Cuma ve Cumartesi günü için 35 derece, Pazar günü ise 36 derece civarında olmasını bekliyoruz.

Türkiye, Mısır ve Katar'dan 'Gazze' açıklaması

Yapılan ortak açıklama şöyle;

"Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti ve Katar Devleti, arabulucu ülkeler olarak, Gazze Şeridi'nde sivil hayatın kaybına yol açan son İsrail saldırılarını şiddetle kınıyor ve devam eden ihlaller konusunda derin endişelerini dile getiriyor.

Arabuluculuk ülkeleri, İsrail saldırılarının yoğunlaşmasının, Gazze Çatışmasının Sona Erdirilmesi için Kapsamlı Plan'ın uygulanması için yoğun çabaların yürütüldüğünü, Barış Kurulu ile İsrail yetkililerinin toplantısını da içeren yoğun çabaların yürütüldüğünü ve müzakere sürecinde yapıcı adımların atıldığını vurgulamaktadır.

Arabulucu ülkeler, İsrail'in ateşkes anlaşması kapsamındaki tüm yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve ateşkesi daha da zayıflatabilecek ve gerilimi tırmandırabilecek eylemlerden kaçınması gerektiğini vurguluyor.

Bölgede devam eden İsrail saldırganlığının yıkıcı sonuçları göz önüne alındığında, arabulucu ülkeler, Başkan Trump liderliğinde ve BM Güvenlik Konseyi 2803 Kararı ile onaylanan uluslararası topluma ve Barış Kurulu'na, ateşkese uyumu sağlamak ve daha fazla tırmanmayı önlemek için etkili baskı uygulamak için gerekli adımları atmaları çağrılarını yinelemektedir."

Galatasaray'da orta saha arayışı: Torreira'nın yeri doluyor!

Son şampiyon Galatasaray'da transfer hareketliliği tüm hızıyla sürüyor. Teknik direktör Okan Buruk'un raporu doğrultusunda kadroyu güçlendirmeyi hedefleyen sarı-kırmızılı yönetim, planlamasını orta sahada yaşanabilecek kritik ayrılıklara göre şekillendiriyor.

Torreira-1

TORREİRA’YA İTALYA’DAN KANCA
Sarı-kırmızılı ekibin orta sahadaki dinamosu Lucas Torreira’nın geleceğiyle ilgili İtalya’dan gündemi sarsan bir iddia ortaya atıldı. İtalyan gazeteci Gianluca Di Marzio’nun paylaştığı bilgilere göre; Uruguaylı yıldız, eski takımı Fiorentina’ya geri dönmeyi hedefliyor. Oyuncunun menajeri Pablo Bentancur’un da bu isteği Galatasaray yönetimine ilettiği öne sürüldü.

Ancak teknik direktör Okan Buruk, takımın merkezindeki dengeyi sağlayan tecrübeli oyuncunun ayrılmasına kesinlikle karşı çıkıyor. Yönetim Torreira’yı kadroda tutmayı öncelik olarak görse de Fiorentina’nın kadrosunda yer açması halinde resmi teklifle kapıyı çalması bekleniyor. Sarı-kırmızılı idarecilerin, Torreira’nın yanı sıra Gabriel Sara veya Mario Lemina gibi isimlere gelebilecek astronomik teklifleri de masaya yatırabileceği belirtiliyor.

AYRILIK GERÇEKLEŞİRSE İLK HEDEF EDUARDO CAMAVİNGA
Orta sahada yaşanacak olası bir kan kaybı durumunda Galatasaray, rotayı doğrudan dünya devi Real Madrid’in yıldızına kıracak. Sarı-kırmızılıların radarındaki ilk isim ise Eduardo Camavinga oldu.

Daha önce de Aslan'ın gündemine gelen Fransız futbolcunun transferi, yüksek maliyet beklentisi ve oyuncunun İspanyol devinde kalma arzusu nedeniyle askıya alınmıştı. Ancak Galatasaray yönetimi, Fransız yeteneğin dosyasını rafa kaldırmadı. Okan Buruk’un fizik kalitesini ve oyun tarzını çok beğendiği 23 yaşındaki yıldız için orta sahadan bir isim ayrıldığı anda düğmeye basılacak ve Real Madrid ile temaslar başlayacak.

OKAN BURUK'UN ARADIĞI "AVRUPA SEVİYESİNDEKİ" PROFİL
Camavinga'yı listenin ilk sırasına taşıyan en büyük etken, oyuncunun Şampiyonlar Ligi tecrübesi ve sahadaki yüksek fiziksel gücü. Okan Buruk’un özellikle Avrupa kulvarında tempo yapabilen, geniş alanda baskı kuran ve birden fazla pozisyonda görev alabilen bir profil istediği biliniyor.

Geçtiğimiz sezon Real Madrid formasıyla 43 resmi maça çıkan ve 2 bin 199 dakika sahada kalan Camavinga, İspanyol devine 2 gol ve 1 asistlik katkı sağladı. Galatasaray’ın orta sahasındaki çözülmeler, Fransız yıldızın parçalı formayı giymesi için transfer kapısını ardına kadar aralayacak.

Rusya: Kiev'in tutumu krizin çözülmesini zayıflatıyor

Ukrayna-Rusya arasındaki savaşta 5. yıl geride kaldı.

Savaş sürecinde binlerce insan hayatını kaybetti, binlercesi yaralandı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, başkent Moskova'da gazetecilere gündemdeki konulara dair açıklamalarda bulundu.

"ASKERİ OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR"
Ukrayna krizinin çözüm sürecine değinen Peskov, "Şu anda Kiev'in yaklaşımı yüzünden barışçıl çözüm ihtimali konusunda iyimser olmak için herhangi bir neden yok. Cephedeki durumun akışı belli. Özel askeri operasyon devam ediyor." diye konuştu.

"AVRUPA ÜLKELERİNİ SAVAŞI SÜRDÜRMEYE TEŞVİK EDİYOR"
Peskov, Ukrayna'ya destek sağlamaktan yorulan ülkelerin olduğuna işaret ederek, "Ancak bunu abartmamak lazım. Avrupa'da savaşa katılımını artıran ülkeler var. Örneğin İngiltere. Bunlar, Avrupa ülkelerini savaşı sürdürmeye teşvik ediyor." ifadelerini kullandı.

Krizin çözümüne yardımcı olmaya çalışan ülkelere minnettar olduklarını dile getiren Peskov, bu tür ülkelerin sayısının düşük olduğunu söyledi.

DONALD TRUMP
Dmitriy Peskov, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'in Rusya'yı ziyaret etmeleri ihtimaline ilişkin ise "Bu konuda net bilgi ve tarih yok. Bildiğimiz üzere, Amerikalı müzakereciler, Amerikan dış politikasının diğer alanlarında da çalışmalarını sürdürüyor." şeklinde konuştu.

Sözcü Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, St. Petersburg kentinde konser vermeyi planlayan dünyaca ünlü ABD'li rap sanatçısı Kanye West ile görüşmeyi planlamadığını kaydetti.

AK Parti 25 yaşında: Erdoğan parti kuruluşunu bu sözlerle duyurmuştu

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, 14 Ağustos 2001'de Türkiye'nin 39. partisi olarak Türkiye siyasi hayatına giren AK Parti, siyasetteki 25'inci yılını kutluyor. 25 yıl önce yıl önce Recep Tayyip Erdoğan, partinin kamuoyuna deklare edilmesinin ardından yaptığı ilk konuşmada "Bugünden sonra Türkiyemizde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak" demişti.

Özdil'den Şok İtiraf: CHP-Süleymancılar İttifakını deşifre etti

Gazeteci Yılmaz Özdil, Süleymancılar cemaatinin lideri Alihan Kuriş'e yönelik operasyonun perde arkasına dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özdil, CHP ile kamuoyunda kara para aklama ve İsrail bağlantılarıyla anılan Süleymancılar arasında kurulan karanlık ittifakı adeta deşifre etti.

İtalya'da mühimmat fabrikasında patlama

İtalya'da korku dolu anlar yaşandı.

Lazio bölgesinde yer alan Colleferro kentindeki, hava savunma füzeleri için itici sistemler üreten bir fabrikada patlama meydana geldi.

MÜHİMMAT ÜRETİM TESİSİNDE ÇIKTI
Bölge jandarması patlamanın mühimmat üretim tesisinde çıktığını açıkladı.

OLAY YERİNE İTFAİYE VE GÜVENLİK EKİPLERİ SEVK EDİLDİ
Olay yerine patlamanın ardından itfaiye ve güvenlik ekipleri sevk edildi.

Patlamanın nedenine ve olası can kayıplarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit ailelerini kabul etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şehit ailelerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti.

Erdoğan’ın gerçekleştirdiği kabul, şehit yakınlarıyla bir araya gelinen anlamlı buluşmalardan biri oldu.

Külliye’de gerçekleştirilen görüşmede Erdoğan, şehit aileleriyle yakından ilgilenerek kendileriyle sohbet etti.

AİLELERLE YAKINDAN İLGİLENDİ
Kabul kapsamında şehit yakınlarının duygu ve düşüncelerini dinleyen Erdoğan, ailelerle görüş alışverişinde bulundu.

Şehit aileleri de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gösterdiği ilgi ve hassasiyet dolayısıyla teşekkürlerini iletti.

ŞEHİT YAKINLARINA DESTEK VURGUSU
Gerçekleştirilen kabul, şehit ailelerine yönelik devlet desteği ve dayanışmasının bir göstergesi olarak öne çıktı.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen buluşmanın ardından Erdoğan ile şehit aileleri arasında yapılan görüşmenin detayları kamuoyuyla paylaşıldı.

Beşiktaş Dusan Vlahovic'in maliyetini açıkladı

Siyah-beyazlı kulüp, yeni sezona güçlü bir giriş yaparak hedeflerine ulaşmak için kadrosuna son şeklini vererek gücüne güç katmaya çalışıyor.

Kulübün bu kapsamda yaptığı transferlere bir yenisi daha eklendi. Kara Kartal hücum hattını dünyaca ünlü yıldız Dusan Vlahovic ile güçlendirdi.

3 YILLIK SÖZLEŞME İMZALANDI
Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den KAP’a yapılan açıklamada, 26 yaşındaki golcü oyuncu ile 2026-2027 sezonundan itibaren geçerli olmak üzere 3 yıllık anlaşmaya varıldığı duyuruldu.

HER SEZON İÇİN 7.5 MİLYON EURO ALACAK
Beşiktaş’ın KAP'a yaptığı açıklama şu şekilde:

"Profesyonel Futbolcu Dusan Vlahovic'in transferi konusunda, oyuncu ile 2026-2027 sezonundan itibaren geçerli olmak üzere 2028-2029 sezonu sonuna kadar üç yıllık sözleşme imzalanmıştır. Oyuncuya her bir futbol sezonu için 7.500.000 Euro garanti ücret ödenecektir."

Alihan Kuriş suç örgütüne operasyon: Çok sayıda gözaltı!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre; liderliğini Alihan Kuriş'in yaptığı çıkar amaçlı suç örgütüne yönelik, 'Suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, vergi usul kanununa muhalefet' suçlarından soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında bir kısmı yurt dışında olduğu tespit edilen toplam 49 şüphelinin gözaltına alınmasına, şüphelilere ait 43 adres ile 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapılmasına karar verildi. Bu kapsamda 'Alihan Kuriş' suç örgütüne yönelik İstanbul, Ankara ve Antalya başta olmak üzere 17 ilde eş zamanlı operasyon yapıldı.

Operasyonda, aralarında Alihan Kuriş'in de bulunduğu 30 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 3 şüphelinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, diğerlerinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

ŞİRKETLERİN FİNANSAL HACİMLERİNDE BELİRGİN ARTIŞ

Şüpheliler ve suç örgütüne ait şirketler hakkında alınan MASAK raporunda; şirketlerin birçoğunun 2020 yılı ve sonrasında finansal işlem hacimleri ve mal alış-satış hacimlerinin belirgin şekilde arttığının gözlemlendiği, söz konusu artışlara paralel olarak şirketlerin birçoğunun bölünme ve devir işlemi gerçekleştirdiği, şirket bölünmelerinde genellikle oldukça yüksek sermaye ile yeni şirket kurulması yoluna gidildiği ve kurulan yeni şirketlerin bölünmeyi gerçekleştiren şirketlerden farklı ilde ve bölünülen şirketin faaliyet alanından farklı faaliyet alanlarına sahip olduğunun gözlemlendiği, bazı şirketlerin sermaye dışında herhangi bir öz kaynağının, mal alış-satış ve transfer kaydının bulunmadığı tespit edildi.

Ayrıca, aktif ticari hayatının olmadığı, buna rağmen söz konusu sermayenin büyük çoğunluğu ile bağlı ortaklıklar kaleminin finanse edildiği, suç örgütünün bu yöntem ile şirketlerin kayıtlarına ulaşılmasını engellemeyi ve finansal işlemlerinin takibini zorlaştırmayı amaçladığı, şirketlerin birçoğunda çeşitli ödeme kuruluşları aracılığı ile transfer alımları bulunduğu, bununla birlikte şirketlerin büyük çoğunluğunun yüksek nakit sirkülasyonu bulunduğu saptandı.

YÜKSEK MİKTARLI TRANSFERLER DİKKAT ÇEKTİ

Özellikle şirket ortakları tarafından şirketlere kaynağı izaha muhtaç yüksek montanlı nakit girişleri gerçekleştirildiği ve şirket ortakları tarafından ortak olunan şirketlerin sermaye artırımlarında bu nakit girişlerinin kaynak olarak kullanıldığı, yine benzer şekilde şirket hesaplarına nakit yatırılan/transfer alınan yüksek montanlı tutarların analiz konusu şirketlere ve/veya çeşitli şirketlere dikkat çekici şekilde aktarıldığı, ödeme kuruluşlarından gelen transferlerden, nakit yatırılan tutarlardan çeşitli şirketlere yüksek montanlı transferler gönderildiği, şirketlerin mal alış-satış kayıtlarında diğer tüzel kişiler ile yüksek montanda işlem yapıldığının gözlemlendiği, bununla birlikte çeşitli tüzel kişiler ile yüksek montanlı mal alış-satış işlemlerinin bulunmasının sahte faturalaşma açısından dikkat çekici bulunduğu, ayrıca şirket hesaplarına mal alış-satış kayıtları ile uyumsuz şekilde yurtdışında mukim çeşitli şirketlerden döviz cinsi transfer girişlerinin bulunduğu, yine şirketlerden bazılarının yüksek vergisel iadeler aldığı ve bu finansal işlemlerin organize şekilde çalışılması sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği tespit edildi.

SORUŞTURMANIN ODAĞINDA EKONOMİK YAPILANMA VAR

'Alihan Kuriş' suç örgütüne yönelik soruşturmanın, herhangi bir sosyal veya dini faaliyet alanına değil, hiyerarşik ve ekonomik çıkar odaklı suç yapılanması olarak faaliyet gösterip, göstermediğine odaklandığı belirtildi. Dosyanın, örgütlü mali suçlar kapsamında yürütüldüğü, şüphelilere yöneltilen iddialar arasında yolsuzluk, kara para aklama, yüksek sermayeli şirketler üzerinden olağan dışı nakit hareketleri oluşturma ve milyarlarca liralık ticari hacme ilişkin usulsüzlüklerin bulunduğu kaydedildi. Soruşturma dosyasında bazı şirketlerin sermaye yapıları ile gerçekleştirdikleri para hareketleri arasında olağan dışı ilişkiler bulunduğu ifade edildi.

MASAK İNCELEMESİ GENİŞLETİLİYOR

Soruşturma kapsamında MASAK tarafından hazırlanan mali analizler de incelemeye alındı. Dosyadaki iddialara göre; örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen bazı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar liranın üzerinde para hareketinin yurt dışına çıkarıldığı yönündeki tespitler araştırılıyor. Söz konusu rakamın ve para transferlerinin suçtan elde edilen gelirle bağlantısının, yürütülecek mali ve adli incelemeler sonucunda kesinlik kazanacağı belirtildi. Yurt dışı kaynaklı para transferlerinin de mercek altına alındığı, para trafiğinde İsrail bağlantılı hareketler bulunduğu yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında araştırıldığı kaydedildi.

ŞİRKET VE VARLIKLARA YÖNELİK TEDBİRLER

Soruşturma kapsamında, suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin muhafaza edilmesi ve olası kamu zararının önlenmesi amacıyla bazı şirket ve varlıklara yönelik el koyma ve diğer koruma tedbirlerinin uygulandığı bildirildi. Şirketler ve varlıklar üzerindeki tedbirlerin kapsamı, mali incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşecek. Soruşturmanın kapsamının, MASAK raporları, şirket kayıtları, banka hareketleri ve diğer adli deliller üzerinde yapılacak incelemelerin ardından netleşmesi bekleniyor.

BAKAN ÇİFTÇİ'DEN AÇIKLAMA

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Türkiye'nin üretimine, istihdamına, refahına, altyapısına harcanması gereken paralar terörle mücadele konusunda boşuna harcanmış oldu, enerjisi boşuna akıtılmış oldu. İnşallah Terörsüz Türkiye yasasıyla beraber ülkemiz bu prangadan da kurtulmuş olacak. Böylece Türkiye başka bir seviyeye geçmiş olacak." dedi.

Çiftçi, canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik başlatılan soruşturmaya ilişkin açıklamalarda bulunan Çiftçi, suç örgütüne yönelik Ankara, Sakarya ve Antalya'da eş zamanlı operasyonlar düzenlendiğini söyledi.

Kuriş'in de aralarında olduğu 30 şüphelinin gözaltına alındığını belirten Çiftçi, şunları kaydetti:

"Dün akşam Adalet Bakanımız ile bu konuyu görüştük, değerlendirdik. Bu sabah da operasyon için düğmeye basılmış oldu. Alihan Kuriş, 2016'da bu örgütün başına geçti, daha doğrusu akımın başına geçti diyelim. Akımın başına geçmesiyle beraber faaliyetler daha bir gizlilik içerisinde yürümeye başladı. Şu anda Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez yapıyorlar. Bittiği zaman da 70 milyon dolarlık büyük bir yatırım bu, büyük bir genel merkez yapıyorlar. İnşaat tamamlandığında faaliyetlerinin tamamının oraya da kaydırılacağını değerlendiriyoruz. Dolayısıyla örgütün suç ayaklarına, finansal ayaklarına yönelik epeyden beri üzerinde çalışılan bir operasyondu. Bugün de gerçekleştirilmiş oldu. İlerleyen günlerde operasyonun neticeleri daha açık bir şekilde ortaya çıkmış olacak."

"Terörsüz Türkiye" sürecinin önemli bir konu olduğuna dikkati çeken Çiftçi, Türkiye'nin 50 yıldır terör örgütü PKK ile mücadele ettiğini söyledi.

Bakan Çiftçi, "Türkiye'nin üretimine, istihdamına, refahına, altyapısına harcanması gereken paralar terörle mücadele konusunda boşuna harcanmış oldu, enerjisi boşuna akıtılmış oldu. İnşallah Terörsüz Türkiye yasasıyla beraber ülkemiz bu prangadan da kurtulmuş olacak. Böylece Türkiye başka bir seviyeye geçmiş olacak." ifadelerini kullandı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM'de rekor oyla kabul edildiğini belirten Çiftçi, siyasi partilerin büyük kısmının buna destek verdiğini dile getirdi.

Çiftçi, Türkiye'nin önemli bir eşiğe geldiğini vurgulayarak, "Biz de İçişleri Bakanlığı olarak bu sürecin takipçilerinden biriyiz. Süreç bugüne kadar iyi geldi. Bundan sonra da iyi gitmesi, sonuca ulaşması için İçişleri Bakanlığımıza da büyük görevler düşüyor. Çünkü şu anda iç ve dış konjonktür, Türkiye'nin siyasi atmosferi gayet uygun bu noktada." diye konuştu.

- "Bakanlık olarak bu süreci dikkatle takip ediyoruz"

Sürecin akamete uğramaması için dün TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında, 81 ilin valileri, emniyet müdürleri ve jandarma komutanlarının katılımıyla "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" konulu güvenlik toplantısı yapıldığını hatırlatan Çiftçi, şöyle devam etti:

"Bu süreci mutlaka sabote etmek isteyenler olacak. Bundan sonra sürecin sağlıklı bir şekilde devam etmesi için almamız gereken tedbirlere yönelik olarak Sayın TBMM Başkanımız kapsamlı değerlendirme yaptı. Sürecin başından bugüne gelinceye kadar hangi aşamalardan geçtiğimizi detaylı şekilde anlattı, tecrübelerini paylaştı. Son derece verimli toplantı gerçekleştirdik. Biz bundan sonra bölgede de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde de valilerimizle, kolluk güçlerimizle toplantı yapmaya devam edeceğiz.

Atmamız gereken adımları onlarla kararlaştıracağız. Bakanlık olarak bu süreci dikkatle takip ediyoruz. Şu anda bizim teröre yönelik olarak çalışmalarımız da devam ediyor. Yani biz terörle ilgili çalışmalarımızı sonlandırmış da değiliz. Kolluk kuvvetlerimiz sahada arama-tarama faaliyetlerini devam ettiriyorlar. Bunun neticesinde barınak, mağara, sığınak gibi tespit ettiklerimizi imha ediyoruz. Terör örgütüne yönelik ikna çalışmalarımız devam ediyor. İçişleri Bakanlığı olarak bugüne gelinceye kadar lojistik destek veriyorduk. Bundan sonra sahada daha aktif olarak süreci takip edeceğiz."

Trendyol Süper Lig 2026-2027 sezonunun yarın başlayacağını anımsatan Çiftçi, "Pazar günü Diyarbakır'da Amedspor ile Erzurumspor'un bir maçı var. Biz bu maçın da iyi yönetildiği takdirde, diğer maçların da iyi yönetildiği takdirde Terörsüz Türkiye amacına hizmet edeceğini değerlendiriyoruz. Onun için Gençlik ve Spor Bakanımızla karar aldık, ilk maça da beraber gidelim diye düşünüyoruz Diyarbakır'da." açıklamasında bulundu.

- "Devletin hafızasından kaçış yok"

Bakan Çiftçi'ye, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris'te gerçekleştirilen suikast teşebbüsüne katılan Burkay Karatepe'nin yakalanmasına ilişkin değerlendirmeleri soruldu.

"Burkay Karatepe'nin yakalanması önemli bir eşikti." diyen Çiftçi, şunları söyledi:

"37 kişilik suikast timinin yakalanamayan tek kişisiydi. Diğerleri yakalanmıştı, adalete hesap vermişlerdi ama bu kişi 10 yıldır kaçmayı, gizlenmeyi becermişti. Bunun da yakalanmasıyla beraber halka tamamlanmış oldu. Bu şunu da gösterdi, devletimiz hiçbir zaman unutmuyor. Devletin hafızasından kaçış yok. Aradan 1 yıl geçse de 10 yıl geçse de biz suçluları aramaya, takip etmeye, uygun zamanda ve zeminde onları yakalamaya, adalete teslim etmeye gayret edeceğiz. Bu kişinin yakalanması, devlet hafızasının zamana yenilmediğini göstermesi açısından da son derece önemli."

Çiftçi, göreve başladığında suç ve suçlularla mücadele kapsamında iki önemli başlık belirlediklerini anlatarak, bunların yeni nesil suç örgütleri ile uyuşturucuyla mücadele olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar: 'Ebediyen kurtaracağız'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehit aileleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya geldi. Görüşmede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş da yer aldı.

Bakan Göktaş, görüşmeye ilişkin sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın aziz şehitlerimizin kıymetli ailelerini ve kahraman gazilerimizi kabulüne eşlik ettik.

Vatanımız uğruna nice zorluğa göğüs geren kahramanlarımızı da, bizlere emanet ettikleri ailelerini de kalbimizin en müstesna yerinde taşıyoruz. Şehitlerimizin hatırasını yaşatmayı, gazilerimizin fedakarlıklarına layık olmayı, kıymetli ailelerinin yanında durmayı borç biliyoruz. Rabbim birliğimizi pekiştirsin, beraberliğimizi daim eylesin" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'Yİ BU SIKINTIDAN EBEDİYEN KURTARACAĞIZ"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabule ilişkin sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Aziz şehitlerimizin değerli yakınlarıyla ve muhterem gazilerimizle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, Milletin Evi’nde bir buluşma gerçekleştirdik. Üzerinde özgürce, huzur ve güven içinde yaşadığımız bu vatan bize şehit ve gazilerimizin emanetidir. Bu ülkenin birlik ve bütünlüğünü korumak için can veren, kan veren aziz şehitlerimizin yakınları bizlere emanettir. Bu anlayışla şimdiye kadar şehitlerimizin emanetlerine ve gazilerimize devletimizin tüm imkânlarını seferber ederek sahip çıktık. Bundan sonra da ne yapılması gerekiyorsa devletimizin imkânları çerçevesinde inşallah yapmaya devam edeceğiz. Ülkemizi terör belasından kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecinde Meclisimiz bu hafta önemli bir adım attı. Türkiye, bu aşamaya her şeyden önce vatan evlatlarının kahramanca mücadelesi, ailelerinizin metaneti ve devletimizin özellikle son yıllarda savunma sanayisinde elde ettiği başarılar sayesinde gelmiştir. İnşallah sabır, sağduyu ve serinkanlılıkla hareket ederek Türkiye’yi bu sıkıntıdan ebediyen kurtaracağız" ifadelerini kullandı.

Ayrıntılar Geliyor...

Beşiktaş - Hradec Kralove: İlk 11'ler belli oldu

BEŞİKTAŞ - HRADEC KRALOVE

İLK 11'LER

BEŞİKTAŞ: Nübel, Murillo, Djalo, Emirhan, Rıdvan, Salih, Cerny, Orkun, Olaitan, İlhan, Oh.

HRADEC KRALOVE: Zadrazil, Uhrincat, Cihak, Cech, Ludvicek, Darida, Dancak, Horak, Van Buren, Sloncik, Mihalik.

STAT: Tüpraş
HAKEM: Urs Schnyder
SAAT: 20.00
YAYIN: S Sport Plus

CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan taciz iddiasıyla darp edildi

Edirne'de dün gece yaşanan kavga Türkiye gündemine oturacak cinsten.

Kent merkezinde bulunan bir apartmanda, yaşayanların kavga ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.

CHP'Lİ VEKİL ŞİKAYETÇİ OLDU
Ekiplerin olay yerinde yaptığı ilk görüşmede CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, darbedildiğini, telefonunun alındığını ve darbedildiği sırada görüntüsünün çekildiğini belirterek şikâyetçi oldu.

Yapılan aramada Yazgan'a ait cep telefonu buzdolabının altında bulunarak kendisine teslim edildi.

'KADINLA BİRLİKTE OLMAK İSTEDİĞİNİ SÖYLEDİ' İDDİASI
Olayla bağlantılı Nuh D., Begüm Ş. ve T.A. isimli üç şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin cep telefonlarına soruşturma kapsamında el konulurken, olayın nasıl başladığının ve tarafların eylemlerinin belirlenmesi amacıyla ifadeleri alınmaya başlandı.

Kolluk birimlerine yansıyan beyanlara göre şüpheliler, ifadelerinde doğum günü kutlamasının ardından T.A.'nın evinde bir araya gelerek balkonda alkol aldıklarını ve sohbet ettiklerini anlattı.

Şüpheliler, bu sırada Ahmet Baran Yazgan'ın yanında bulunan kişiye, ortamda bulunan T.A.'yı kastederek onunla cinsel ilişkiye girmek istediğini söylediğini ve diğer kişilerden evi terk etmelerini istediğini öne sürdü.

Bu sözlerin ardından tartışma çıktığını ve olayın kavgaya dönüştüğünü öne süren şüpheliler, yaşananların T.A. tarafından cep telefonuyla kayda alındığını belirtti.

DARP GÖRÜNTÜLERİ DOSYAYA GİRDİ
T.A.'nın görüntüleri kendi rızasıyla görevlilere izlettiği, görüntülerde Milletvekili Ahmet Baran Yazgan'ın darbedildiğinin görüldüğü kaydedildi.

Söz konusu görüntüler soruşturma dosyasına alınırken, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla dijital materyaller üzerindeki incelemenin sürdüğü bildirildi.

Ahmet Baran Yazgan'ın Emniyet Müdürlüğü'nde ifade vermek istemediğini beyan etmesi üzerine ifadesinin burada alınamadığı belirtildi.

Yazgan'ın gün içerisinde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adliyeye davet edilerek ifadesine başvurulmasının planlandığı kaydedildi.

CİNSEL TACİZ İDDİASINA AYRI TAHKİKAT BAŞLATILDI
Olayın dikkat çeken diğer boyutunu ise CHP'li milletvekili hakkındaki cinsel taciz iddiaları oluşturdu.

Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının, şüpheli beyanlarında dile getirilen iddialarla ilgili ayrıca tahkikat yürüteceği ve milletvekili hakkındaki iddialara ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmek üzere fezleke hazırlayacağı öğrenildi.

Yaralama olayıyla ilgili soruşturmanın ise şüpheli ifadeleri, telefon incelemeleri ve olay anına ilişkin görüntüler üzerinden çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.

CHP’Lİ VEKİL ANKARA’YA ÇAĞRILDI
CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, cinsel taciz iddiasıyla darp edildiği görüntülerin sosyal medyada yayımlanması sonrası CHP Genel Merkez’i harekete geçti

Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Yazgan’ın Genel Merkeze çağrıldığını duyurdu.

Bu gelişme sonrası Yazgan'ın Edirne’den Ankara’ya geldiği öğrenildi.

Galatasaray, Alexis Mac Allister'ı gündemine aldı

Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray, orta sahaya takviye yapmak için görüşmelerini sürdürüyor. Sarı-kırmızılı ekibin, Liverpool'un dünyaca ünlü yıldızı Alexis Mac Allister ile ilgilendiği iddia edildi.

GALATASARAY YAKINDAN TAKİP EDİYOR

Guardian'da yer alan habere göre sarı-kırmızılılar, Liverpool'un Arjantinli orta sahası Alexis Mac Allister'la ilgileniyor.

Galatasaray'ın bu yaz transfer döneminde Premier Lig futbolcularını yakından ettiği ve bu isimler arasında Mac Allister'ın da yer aldığı ifade edildi.

PİYASA DEĞERİ 70 MİLYON EURO

Piyasa değeri 70 milyon Euro olarak belirlenen Alexis Mac Allister 2023'te Brighton'dan Liverpool'a 42 milyon Euro'luk bonservis bedeliyle transfer olmuştu. 27 yaşındaki futbolcu kariyerinde daha önce Argentinos formasını da giymişti. Mac Allister'ın Liverpool'la olan kontratı 2028'de sona eriyor.

AK Parti'ye katılacağı iddia edilmişti: Cemil Tugay kararını açıkladı!

CHP’den istifa eden ancak kuruluşunun ardından Yeni Parti’ye katılmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay hakkındaki iddiaların ardı arkası kesilmiyor.

AK Parti'ye geçeceği iddia edilen Tugay, ilk kez konuştu. CHP'den istifa ettikten sonra bağımsız olarak yoluna devam edeceğini belirten Tugay, "Kendime bir yol çizeceğim" mesajını verdi.

"KIZGINIM, KENDİME BİR YOL ÇİZECEĞİM"
TV100'e açıklama yapan Tugay, şu an için herhangi bir partiye geçme planının olmadığını söyledi.

Transfer iddialarına ilişkin konuşan Tugay, “Şu an bir partiye geçme gibi bir durumum yok. Bağımsız kalacağım, bağımsız kalacağımı da defalarca söyledim ancak her gün konuşulmak da beni üzüyor aslında. Tabii ki ben de kendime bir yol çizeceğim. Bazı şeylerin oturmasını bekliyorum çünkü şu an itibarıyla yerel bir yöneticiyim.

Milletvekili olsam belki daha farklı konuşabilirim ama benim bir kente dair sorumluluğum var. O yüzden de bu süreci sakince bekliyorum.” ifadelerini kullandı.

Akın Gürlek: Huzur bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecek

Bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere bu sabah Trabzon'a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Trabzon Valiliğini ziyaret etti.

Vali Tahir Şahin tarafından karşılanan Bakan Akın Gürlek, burada basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

Göreve geldiği günden bu yana özellikle faili meçhul dosyalar başta olmak üzere, toplumun huzur ve güvenliğine kasteden suç örgütlerine yönelik çalışmalarıyla da dikkat çeken Bakan Gürlek, buna ilişkin önemli mesajlar verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 13 173113

  • "MİLLETİMİZİN HUZURUNU BOZAN HİÇBİR YAPIYA MÜSAMAHA GÖSTERİLMEYECEKTİR"

"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade son derece açıktır: Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini yineleyen Bakan Akın Gürlek, "Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin; yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Adaletin önünde zaman aşınır; hakikat aşınmaz. Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir. Bir dosya rafta bekleyebilir.

Ama faili meçhul kalan her ölüm, devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız. Delilin izini süreceğiz. Faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız." diye konuştu.

  • "KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR"

Konuşmasına Trabzon'un ve milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip iki kahramanı rahmetle anarak devam eden Bakan Gürlek "Bayrak uğruna toprağa düşen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i, şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken; ‘İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gürlek, "Ben ise 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanetin taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" diye konuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 13 173100

  • "TÜRKİYE YÜZYILI AYNI ZAMANDA ADALETİN YÜZYILI OLACAKTIR"

Türkiye Yüzyılı hedefi ile ilgili olarak da konuşan Bakan Gürlek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz. Suçun yöntemi değişse de, araçları değişse de, örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var: devletin suçla mücadele iradesi. Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz.

Bu hafta da açıkça ifade ettik: Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna; organize suçta suçun failinden azmettiricisine; yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar açmıştır. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir.

Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık; çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa yapacak, kararlılıkla mücadele edeceğiz.

Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğimizden hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Biz büyük Türk milletinin hizmetindeyiz" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 13 173106

  • "TÜRKİYE YALNIZCA CANLARINDAN DEĞİL, KALKINMA İMKANLARINDAN DA KAYBETTİ"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca teröre ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkânlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin sağduyusu ve Gazi Meclisimizin iradesiyle yeni ve tarihî bir safhaya ulaşmıştır.

Meclisimizin gündemine gelen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair düzenleme, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir millî irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor: Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihî bir iradedir.

Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon olacaktır. Millî şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil; üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir.

Mesele bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi hedefimiz, Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmaktır. Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir. Yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi: "Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir. İşte bu nedenle inanıyorum ki Millî Mücadele ruhunu hâlâ damarlarında taşıyan Trabzon, Terörsüz Türkiye idealinin de en güçlü sahiplerinden biri olacaktır."

Ekran Görüntüsü 2026 08 13 173119

  • "TÜRKİYE SORUNLARINI ERTELEYEN DEĞİL, ÜZERİNE GİDEN BİR ÜLKE KONUMUNDADIR"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke haline geldiğini ifade ederek "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız. Adalet teşkilatımızı daha güçlü hâle getirecek, yargının etkinliğini artıracak, vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformlarımızı sürdüreceğiz. Bu anlayışla, Trabzon'umuzda adalet hizmetlerinin fiziki altyapısını da güçlendirmeye devam ediyoruz. Vakfıkebir Adliyemizin proje çalışmalarını tamamladık, yapım ihalesini gerçekleştirdik; Of Adalet Sarayı projemizi de daha güçlü ve etkin bir yargı hizmeti sunacak şekilde hazırladık.

Trabzon Bölge Adliye Mahkememizde kurulmasına karar verilen yeni hukuk ve ceza dairelerimizin faaliyete geçebilmesi için ihtiyaç duyulan ek hizmet binasına ilişkin çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve nihayetinde milletimizin yıllardır hak ettiği sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefinden de vazgeçmeyeceğiz.

Çünkü Türkiye Yüzyılı'nı geçmiş dönemlerin vesayet anlayışından kalan bir anayasal zeminin üzerine değil; milletin iradesini merkeze alan, insan onurunu ve temel hakları güvence altına alan güçlü bir hukuk düzeninin üzerine inşa etmek istiyoruz. Şimdi önümüzde yeni bir dönem vardır: Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanının yok edildiği, hukuk güvenliğinin güçlendiği; ekonomisiyle, üretimiyle ve insan kaynağıyla çok daha büyük hedeflere yürüyen bir Türkiye dönemi.

Biz buna inanıyoruz. Trabzon'un da bu yürüyüşte dün olduğu gibi bugün de en ön safta yer alacağına inanıyoruz. Yeşil Vatanımızı koruyacak, ülkemizde her türlü suç örgütünü yok edecek ve milletimizin huzurunu bozan iç ve dış mihraklara asla fırsat vermeyeceğiz." dedi.

Araç sahiplerinin dikkatine: Akaryakıta bu kez çifte zam!

ABD ile İran arasında tırmanan gerilimin petrol fiyatlarına etkisi devam ediyor. Yarından itibaren geçerli olması beklenen artışla motorine 8,89 TL, benzine ise 1,52 TL zam yapılması öngörülüyor.

Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre çifte zam bu gece yarısından itibaren geçerli olacak.

Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre çifte zam bu gece yarısından itibaren geçerli olacak.

Yarından itibaren geçerli olması beklenen fiyat artışlarının doğrudan pompa fiyatlarına yansıtılması öngörülüyor.

Zam beklentisi doğrultusunda benzin fiyatlarına litre başına 1,52 lira, motorin fiyatlarına ise 8,89 lira artış yapılacak.

DEM Parti’den dikkat çeken kongre kararı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Çerçeve Yasa'nın ilk somut adım olması bakımından önemli olduğunu söyledi.

Yüz yıllık bir meselede ilk defa hukuki bir adımın atıldığını savunan Doğan, "Bu bir al-ver ve gizli ajandaların olduğu bir süreç değil, 86 milyonun geleceğini ilgilendiren ve önümüzdeki yüz yılı birlikte kazanmamızı sağlayacak bir süreçtir." diye konuştu.

Barışın karşısında duranların dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Doğan, "Ortada kendini feshetmiş, silahlı mücadeleyi bıraktığını ilan etmiş bir örgüt var. Şimdi bu münfesih örgüt için bir yasal çerçeve oluşturuluyor. Bunun hukuki sonuçlarını düzenleyecek bir çerçeve. Bu döngüden çıkmak gerekir. Yenme yenilme, bölme bölünme, inkar, imha, isyan tüm bunları geride bırakmak gerekir. Yeni dönemin yeni kelimeleri olmalı." değerlendirmesinde bulundu.

Doğan, 20 Eylül'de yapılması planlanan olağan kongre gününü öne almaya karar verdiklerini bildirerek, "Yeniden yapılanma döneminin başlangıcı olarak kongremizi delegelerimizle birlikte 6 Eylül Pazar günü Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde yapmaya karar verdik." bilgisini paylaştı.

Altın fiyatlarında son durum

Altın piyasasında en düşük 6 milyon 700 bin lira, en yüksek 6 milyon 745 bin 100 lirayı gören standart altının kilogram fiyatı, günün sonunda yüzde 0,4 düşüşle 6 milyon 745 bin 100 lira oldu. Standart altının kilogram fiyatı dün günü 6 milyon 770 bin 1 liradan tamamlamıştı.

KMKTP'de altında toplam işlem hacmi 2 milyar 422 milyon 617 bin 43,62 lira, işlem miktarı ise 361,40 kilogram oldu.

Tüm metallerde toplam işlem hacmi ise 2 milyar 442 milyon 81 bin 658,28 lira olarak gerçekleşti.

Altın borsasında bugün en fazla işlem yapan kurumlar, NMGlobal Kıymetli Madenler, Garanti BBVA, Vakıf Katılım Bankası, Uğuras Kıymetli Madenler ile Çakmakçı Kıymetli Madenler olarak sıralandı.

RTÜK'ten 4 dijital platforma üst sınırdan ceza

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'ndan (RTÜK) yapılan açıklamaya göre, gündemdeki yayın ihlallerini incelemek üzere toplanan Üst Kurul, HBO Max, Prime Video, Netflix ve Disney+'a idari para cezası uyguladı.

RTÜK, HBO Max'te yayınlanan "Bang My Box: The Robin Byrd Story" adlı belgesel filmdeki yayın ihlallerini görüştü.

Belgesel filmin cinsellik ile pornografiyi açıkça sergilediğini ve eş cinsel ilişkileri meşrulaştırdığını tespit eden Üst Kurul, HBO Max'a 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'da yer alan "Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz." ve "Müstehcen olamaz." hükmünü ihlal etmekten katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası uyguladı.

Prime Video'da yayınlanan "Spartacus: House of Ashur" isimli dizideki tarihsel bir kurgu ve aksiyon-macera şemsiyesi altında sunulmasına rağmen içerdiği ağır çekim kan sıçraması, uzuv kopması, şiddetin bir "haz sahnesi" olarak detaylandırılması, kadın ve erkek bedeninin sürekli teşhiri, aşırı müstehcenlik ile insan doğasına ve evrensel ahlak normlarına aykırı cinsel ilişki sahnelerinin yoğun bir şekilde gösterilmesi gerekçeleriyle ilgili kanun uyarınca idari para cezası verdi.

  • Netflix ve Disney+ da ceza aldı

Üst Kurul, Netflix tarafından yayınlanan "Heartstopper: Sonsuza Dek" adlı filmdeki yayın ihlallerini de ele aldı. Yetişkinlik düzeyi "18+, cinsellik, argo" koruyucu sembolleri ve "Bu film, T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Muzır Neşriyat Kurulunca küçükler için uygun olmadığı karara bağlanan 'Kalp Çarpıntısı' kitabından uyarlanmıştır" uyarısı ile katalog içerisinde yayınlanan filmin konusu itibarıyla, hedef kitlesinin gençler olduğu ve eş cinsel birlikteliğe yönelik sahnelerin kullanılan müzikler ve efektlerle görsel olarak estetik ve sevimli biçimde sunulduğu, eş cinsel yaşam tarzının genç yaş grubuna özendirici biçimde yansıtıldığı tespit edildi.

Bu açıdan ilgili filmde LGBTQ+ ilişkilerinin olumlanmasının ve normalize edilmesinin Türk aile yapısına, manevi değerlere ve genel ahlak anlayışına aykırı olduğu vurgulandı.

Üst Kurul, söz konusu film nedeniyle Netflix'e ilgili kanun hükmünü ihlal etmekten katalogdan çıkarma ve yüzde 3 idari para cezası kesti.

Disney+ tarafından yayımlanan "A Teacher" isimli dizide, bir öğretmen ile reşit olmayan öğrencisi arasında yaşanan ilişkiyi konu alan dizinin, yetişkin öğretmenin öğrencisine yönelik istismar niteliğindeki davranışlarının belirli sahnelerde romantikleştirilmiş ve erotikleştirilmiş bir ilişki biçiminde sunulduğu, böylece çocuk istismarının niteliğinin belirsizleştirildiği ve olağanlaştırılma riskinin ortaya çıktığı vurgulandı.

Bu gerekçelerle Disney+'a ilgili kanunun "Çocuklara, güçsüzlere ve engellilere karşı istismar içeremez ve şiddeti teşvik edemez." hükmünü ihlal etmekten katalogdan çıkarma ve yüzde 5 idari para cezası uygulandı.

İspanya Süper Kupa maçları İstanbul'da oynanacak

İspanya Kraliyet Futbol Federasyonundan (RFEF) yapılan açıklamada, Barcelona, ​​Real Madrid, Real Sociedad ve Atletico Madrid'in mücadele edeceği organizasyonda maçların Atatürk Olimpiyat Stadı'nda oynanacağı belirtildi.

Yedi farklı ülkeden gelen organizasyona ev sahipliği yapma teklifinin incelendiği ve İstanbul'da karar kılındığı aktarılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Uluslararası futbol takviminde sağlam bir yer edinmiş, dünya çapında 150'den fazla ülkede yayınlanan ve 2016'daki şampiyonluğunda Barcelona'nın zafer kazandığı bu turnuvanın 2027 edisyonu İstanbul'da gerçekleşecek."

Turizm Sektöründe GEO Hizmeti Veren En İyi Şirketler

Turizm sektöründe kullanıcıların destinasyon, konaklama ve seyahat planlama alışkanlıkları hızla değişiyor. Daha önce “Antalya otelleri”, “İstanbul gezilecek yerler” veya “uygun uçak bileti” gibi kısa aramalar yapan kullanıcılar, artık ChatGPT, Gemini, Perplexity ve Google’ın yapay zeka destekli arama özelliklerine çok daha ayrıntılı sorular yöneltiyor.

Kullanıcılar yalnızca otel veya destinasyon listesi görmek istemiyor. Kendi bütçelerine, seyahat tarihlerine, beklentilerine ve beraber seyahat ettikleri kişilere uygun öneriler bekliyor. Örneğin;

“Eylül ayında iki çocukla Antalya’da hangi bölgede kalmalıyız?”

“Kapadokya’da balayı için manzaralı ve sakin bir otel önerir misin?”

“İstanbul’dan üç günlük vizesiz bir tatil için nereye gidebilirim?”

“Bodrum’da merkeze yakın ama kalabalık olmayan butik oteller hangileri?”

gibi sorular, klasik anahtar kelime aramalarından çok daha fazla bağlam içeriyor.

Yapay zeka sistemleri bu sorulara yanıt verirken yüzlerce sonucu sıralamak yerine kullanıcının ihtiyaçlarına uygun birkaç destinasyon, otel, tur şirketi veya seyahat markası önerebiliyor. Bu nedenle turizm işletmeleri açısından yeni rekabet alanı yalnızca Google sonuçlarında üst sıralarda yer almak değil; yapay zeka tarafından oluşturulan seyahat önerilerinin içinde bulunmak haline geliyor.

Bu içerikte öncelikle turizm sektöründe GEO hizmetinin ne anlama geldiğini, hangi çalışmaları kapsadığını ve turizm markalarının yapay zeka aramalarında görünür olmak için nelere ihtiyaç duyduğunu ele alacağız. Ardından bu alanda hizmet sunan şirketleri inceleyerek Webtures’ın neden listenin ilk sırasında yer aldığını açıklayacağız.

Turizm Sektöründe GEO Hizmeti Nedir?

Turizm sektöründe GEO hizmeti; otellerin, seyahat acentelerinin, tur operatörlerinin, havayolu şirketlerinin, villa kiralama platformlarının ve destinasyon markalarının yapay zeka destekli arama sistemlerinde daha görünür hale gelmesini amaçlayan çalışmaların bütünüdür.

Geleneksel SEO çalışmalarında temel hedef, belirli anahtar kelimelerde arama motoru sıralamalarını geliştirmektir. GEO çalışmalarında ise markanın ChatGPT, Gemini, Perplexity ve Google AI Overviews gibi sistemlerin oluşturduğu yanıtların içinde önerilmesi, anılması veya kaynak olarak kullanılması hedeflenir.

Bu nedenle profesyonel bir GEO danışmanlığı süreci yalnızca web sitesindeki içeriklerin yeniden yazılmasından oluşmaz. Kullanıcıların yapay zekaya yönelttiği soruların analiz edilmesi, markanın mevcut görünürlüğünün ölçülmesi, rakiplerin hangi sorgularda öne çıktığının belirlenmesi, teknik altyapının geliştirilmesi ve marka otoritesinin farklı dijital kaynaklarla desteklenmesi gerekir.

GEO’nun akademik çerçevesi de web içeriklerinin üretken yapay zeka yanıtlarındaki görünürlüğünü, kullanımını ve kaynak gösterilme ihtimalini geliştirmeye odaklanır. Ancak uygulanacak yöntemlerin sektörün özelliklerine göre şekillendirilmesi gerekir. Turizm sektöründe destinasyon, konum, sezon, kullanıcı profili ve gerçek deneyim sinyalleri bu nedenle ayrı bir önem taşır.

Turizm Sektöründe Yapay Zeka Görünürlüğü Neden Önemlidir?

Turizm, kullanıcıların karar vermeden önce çok sayıda seçeneği karşılaştırdığı sektörlerin başında gelir. Aynı destinasyonda yüzlerce otel, farklı oda seçenekleri, farklı konseptler ve değişken fiyatlar bulunabilir. Kullanıcının bütün bu seçenekleri tek tek incelemesi zaman aldığı için yapay zeka sistemleri, seyahat araştırmasının önemli bir bölümünü kullanıcı adına gerçekleştirebilir.

Örneğin çocuklu bir aile için iyi bir otel ile balayı çiftine uygun bir otelin değerlendirme kriterleri aynı değildir. Aileler çocuk havuzu, aquapark, aile odası ve sahile erişim gibi özellikleri önceliklendirirken balayı çiftleri mahremiyet, manzara, yetişkin konsepti veya özel etkinliklerle ilgilenebilir.

Yapay zeka bu ayrımı kullanıcının sorusundaki bağlamdan anlayarak önerilerini daraltabilir. Bu durum, turizm markaları açısından genel sorgularda görünür olmanın yeterli olmadığı anlamına gelir. Markanın hangi seyahat ihtiyacı, destinasyon, kullanıcı profili ve hizmet özelliğiyle ilişkilendirildiği de önemlidir.

Bir otel markası Google’da kendi marka adıyla güçlü bir görünürlüğe sahip olabilir. Ancak kullanıcı “Fethiye’de çocuklu aileler için denize sıfır otel” diye sorduğunda yapay zeka tarafından önerilmiyorsa seyahat kararının önemli bir aşamasında görünürlüğünü kaybedebilir.

Benzer biçimde bir tur şirketi “İtalya turları” aramasında üst sıralarda bulunabilir; ancak “İlk kez yurt dışına çıkacak biri için rehberli ve vize destekli İtalya turu düzenleyen şirketler” sorusuna verilen yanıtta yer almayabilir. GEO hizmeti, markanın bu ayrıntılı ve yüksek niyetli sorgulardaki varlığını geliştirmeyi amaçlar.

GEO Hizmeti Hangi Turizm Markaları İçin Uygundur?

Turizm sektöründe yapay zeka görünürlüğü yalnızca büyük otel zincirleri için gerekli değildir. Kullanıcıların seyahat öncesinde araştırdığı ve karşılaştırdığı hemen her hizmet bu kapsamda değerlendirilebilir.

Oteller ve Konaklama Grupları

Şehir otelleri, resort oteller, butik oteller, termal tesisler ve uluslararası otel zincirleri için GEO çalışmaları; tesisin belirli destinasyonlar, konaklama ihtiyaçları ve kullanıcı profilleriyle ilişkilendirilmesini amaçlar.

Bir tesisin yalnızca “Antalya oteli” olarak tanımlanması yeterli değildir. Otelin çocuk dostu, yetişkinlere özel, her şey dahil, evcil hayvan kabul eden, engelli erişimine uygun veya iş seyahatlerine yönelik özelliklerinin de açık biçimde anlaşılması gerekir.

Seyahat Acenteleri ve Tur Operatörleri

Seyahat acenteleri açısından görünürlük; düzenlenen turların destinasyonu kadar sundukları hizmet modeliyle de ilişkilidir. Rehberli turlar, vize desteği, kültür turları, balayı paketleri, gemi turları veya kişiye özel rotalar farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt verir.

İçerik ve marka sinyalleri bu hizmet ayrımlarını yeterince açık biçimde göstermiyorsa yapay zeka, acenteyi ilgili öneri listelerine dahil etmeyebilir.

Havayolu ve Ulaşım Markaları

Havayolu şirketleri, araç kiralama markaları, transfer hizmetleri ve ulaşım platformları da seyahat planlama sorularının önemli bir parçasıdır. Bagaj hakkı, aktarma süresi, destinasyon ağı, havalimanı transferi ve esnek bilet seçenekleri gibi bilgiler kullanıcı kararını doğrudan etkileyebilir.

Bu bilgilerin güncel, tutarlı ve makine tarafından anlaşılabilir bir yapıda sunulması, ilgili markanın seyahat yanıtlarında kullanılma olasılığını destekler.

Villa ve Tatil Evi Platformları

Villa kiralama ve kısa süreli konaklama platformlarında kullanıcılar havuz tipi, konum, kişi kapasitesi, mahremiyet, evcil hayvan koşulları ve merkeze uzaklık gibi ayrıntılara göre seçim yapar.

Bu nedenle yalnızca genel kategori sayfaları oluşturmak yerine kullanıcıların karşılaştırma yapmasını kolaylaştıran, lokasyon ve özellik ilişkisini net biçimde açıklayan sayfalara ihtiyaç duyulur.

Destinasyon ve Şehir Tanıtım Markaları

Belediyeler, turizm geliştirme ajansları, şehir tanıtım platformları ve destinasyon yönetim kuruluşları için GEO çalışmaları, ilgili bölgenin yapay zeka tarafından doğru özelliklerle tanımlanmasına yardımcı olur.

Bir destinasyonun yalnızca gezilecek yerleri değil; ideal ziyaret dönemi, ulaşım seçenekleri, yerel mutfağı, etkinlikleri, konaklama bölgeleri ve farklı ziyaretçi profillerine sunduğu deneyimler de açıklanmalıdır.

Turizm Sektörü İçin GEO Çalışmaları Nasıl Yürütülür?

Turizm sektöründe başarılı bir çalışma için içerik, teknik altyapı, marka itibarı ve ölçümleme süreçlerinin birlikte yönetilmesi gerekir. Yalnızca birkaç blog içeriği yayımlamak veya mevcut sayfalara sıkça sorulan sorular eklemek, markanın yapay zeka yanıtlarında kalıcı biçimde görünmesini sağlamak için yeterli değildir.

Mevcut Yapay Zeka Görünürlüğünün Analiz Edilmesi

Çalışmanın ilk aşamasında markanın hangi seyahat sorgularında görünür olduğu belirlenmelidir. Bunun için kullanıcıların gerçek hayatta sorabileceği farklı soru grupları hazırlanır.

Bir otel markası için yalnızca “en iyi oteller” gibi genel sorguları takip etmek doğru bir yaklaşım değildir. Destinasyon, hedef kitle, bütçe, sezon, konaklama konsepti ve tesis özelliklerine göre farklı soru kümeleri oluşturulmalıdır.

Örneğin bir Antalya oteli için şu sorgu grupları incelenebilir:

● Çocuklu ailelere uygun Antalya otelleri

● Antalya’daki yetişkin otelleri

● Balayı için denize sıfır oteller

● Aquapark bulunan her şey dahil tesisler

● Antalya’da kışın açık olan resort oteller

● Glütensiz menü sunan oteller

● Havalimanına yakın konaklama seçenekleri

Bu analiz sırasında markanın yalnızca görünür olup olmadığına bakılmaz. Hangi yapay zeka modelinde önerildiği, hangi rakiplerle karşılaştırıldığı, hangi özelliklerle tanımlandığı ve yanıtın hangi kaynaklara dayandığı da değerlendirilir.

Kullanıcı Niyetine Göre Sorgu Haritası Oluşturulması

Turizm sorguları yalnızca destinasyona göre sınıflandırılmamalıdır. Kullanıcının seyahat amacı ve karar aşaması da dikkate alınmalıdır.

Henüz destinasyon seçmemiş bir kullanıcı “Ekim ayında sıcak bir tatil için nereye gidilir?” diye sorabilir. Destinasyona karar veren başka bir kullanıcı ise “Ekim ayında Antalya’nın hangi bölgesinde denize girilebilir?” sorusunu yöneltebilir. Rezervasyona yaklaşan kullanıcı “Lara’da çocuk havuzu olan oteller arasında hangisi daha iyi?” gibi daha spesifik bir karşılaştırma yapabilir.

Bu üç sorgu birbirine yakın görünse de kullanıcıların ihtiyaç duyduğu içerik ve marka önerileri farklıdır. Bu nedenle keşif, değerlendirme, karşılaştırma ve rezervasyon öncesi karar aşamaları için ayrı sorgu kümeleri hazırlanmalıdır.

Cevap Odaklı İçerik Mimarisi Kurulması

Yapay zeka sistemlerinin bir markayı doğru bağlamda anlayabilmesi için içeriklerin yalnızca anahtar kelimeler etrafında değil, gerçek kullanıcı soruları etrafında düzenlenmesi gerekir.

Bir destinasyon rehberinde yalnızca bölgenin tarihini ve gezilecek yerlerini anlatmak yerine şu sorulara da doğrudan yanıt verilmelidir:

● Bölgeye hangi aylarda gidilmeli?

● Kaç gün ayırmak yeterlidir?

● Çocuklarla seyahat için uygun mudur?

● Hangi bölgede konaklamak daha avantajlıdır?

● Araç kiralamak gerekir mi?

● Ortalama seyahat bütçesi ne olabilir?

● Yakındaki alternatif rotalar hangileridir?

İçeriklerin başında soruya doğrudan yanıt veren kısa açıklamaların bulunması, devamında ise karar vermeyi kolaylaştıracak ayrıntıların sunulması gerekir. Karşılaştırma tabloları, güzergâh örnekleri, soru-cevap alanları ve net özellik tanımları içeriğin daha anlaşılır hale gelmesini sağlar.

Lokasyon ve Marka İlişkisinin Güçlendirilmesi

Turizm sektöründe lokasyon bilgisi yalnızca adres paylaşmak anlamına gelmez. Markanın bulunduğu bölge, yakınındaki önemli noktalar ve sunduğu deneyimlerle arasında açık bir anlamsal ilişki kurulmalıdır.

Örneğin bir otelin “Muğla’da” olduğunu belirtmek oldukça genel kalır. Otelin Bodrum’un hangi bölgesinde bulunduğu, merkeze ve havalimanına uzaklığı, hangi koya yakın olduğu ve çevresinde hangi deneyimlerin sunulduğu ayrıca açıklanmalıdır.

Aynı durum seyahat acenteleri için de geçerlidir. Bir acentenin yalnızca “yurt dışı turları” sunduğunu söylemek yerine hangi destinasyonlarda uzmanlaştığı, hangi şehirlerden hareket ettiği, hangi hizmetleri pakete dahil ettiği ve hangi kullanıcı gruplarına hitap ettiği netleştirilmelidir.

Teknik Yapının Geliştirilmesi

İçeriğin doğru olması tek başına yeterli değildir. Yapay zeka sistemlerinin ve arama motorlarının sayfalar arasındaki ilişkileri anlayabilmesi için teknik yapının da düzenlenmesi gerekir.

Turizm sitelerinde Hotel, LodgingBusiness, TouristAttraction, Trip, Event, Organization, BreadcrumbList ve uygun koşullarda FAQPage gibi yapılandırılmış veri türleri kullanılabilir. Ancak işaretlemelerin sayfada gerçekten bulunan ve kullanıcı tarafından görülebilen bilgilerle uyumlu olması gerekir.

Bunun yanında;

● kategori ve detay sayfaları arasındaki dahili link yapısı,

● çok dilli sayfalarda hreflang kullanımı,

● lokasyon sayfalarının URL mimarisi,

● filtrelenmiş sayfaların indeksleme kuralları,

● mobil kullanılabilirlik,

● sayfa açılış performansı,

● güncel olmayan içeriklerin yönetimi

teknik inceleme kapsamında ele alınmalıdır.

Üçüncü Taraf Kaynaklardaki Marka Sinyallerinin Artırılması

Yapay zeka sistemleri bir turizm markasını değerlendirirken yalnızca markanın kendi web sitesindeki ifadelerden yararlanmaz. Haberler, seyahat yayınları, kullanıcı yorumları, turizm rehberleri, yerel kurumlar ve farklı platformlarda bulunan marka bilgileri de genel dijital algının oluşmasına katkı sağlar.

Bu nedenle markanın kendi web sitesinde “aile dostu” olduğunu söylemesi yeterli olmayabilir. Kullanıcı yorumlarında, seyahat içeriklerinde ve güvenilir üçüncü taraf kaynaklarda da benzer özelliklerle anılması daha güçlü ve tutarlı bir sinyal oluşturur.

Dijital PR çalışmaları, uzman görüşleri, destinasyon iş birlikleri, ödüller, sertifikalar ve doğrulanabilir kullanıcı deneyimleri bu açıdan önemlidir. Ancak yalnızca marka adının mümkün olduğunca fazla sitede geçirilmesi yerine, markanın doğru hizmet ve destinasyonlarla ilişkilendirilmesine odaklanılmalıdır.

Performansın Düzenli Olarak Ölçülmesi

Yapay zeka yanıtları kullanılan modele, sorgunun ifade biçimine, kullanıcı konumuna ve zamana göre değişebilir. Bu nedenle tek seferlik bir sorgu testiyle markanın genel görünürlüğü hakkında kesin bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.

Belirlenen soru kümelerinin farklı modellerde ve düzenli aralıklarla takip edilmesi gerekir. Görünürlük oranı, marka bahsi, kaynak olarak gösterilme, rakip görünürlüğü ve yanıt içindeki konum gibi metrikler birlikte değerlendirilmelidir.

Bu süreçte kullanılabilecek bir AI SEO aracı olan Brantial; markaların yapay zeka yanıtlarındaki görünürlüğünü, rakiplerle birlikte anılma durumunu ve sorgu bazındaki performansını takip etmeye yardımcı olur. Platform, geleneksel arama verileri ile üretken arama görünürlüğünü birlikte değerlendirmeye ve elde edilen bulguları optimizasyon aksiyonlarına dönüştürmeye odaklanır.

Ölçüm sonuçları yalnızca raporda gösterilecek sayılar olarak görülmemelidir. Hangi içeriklerin güncelleneceği, hangi destinasyonlarda yeni sayfalar oluşturulacağı, hangi marka özelliklerinin yeterince anlaşılmadığı ve hangi üçüncü taraf kaynaklarda görünürlük kazanılması gerektiği bu veriler doğrultusunda belirlenmelidir.

Turizm Sektöründe Hizmet Sağlayıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Turizm markalarının yapay zeka aramalarındaki görünürlüğünü geliştirecek şirketi seçerken yalnızca içerik üretim kapasitesine bakılmamalıdır. Hizmet sağlayıcının turizm sektörünün lokasyon, sezon, çok dillilik, kullanıcı yorumu ve rezervasyon odaklı yapısını anlayabilmesi gerekir.

Değerlendirme sırasında özellikle şu kriterler dikkate alınmalıdır:

● Markanın mevcut görünürlüğünü sorgu ve rakip bazında ölçebilmesi

● Teknik SEO, içerik, dijital PR ve marka otoritesi çalışmalarını birlikte yönetebilmesi

● Otel, destinasyon ve tur sayfaları için doğru yapılandırılmış veri önerileri sunabilmesi

● Çok dilli ve farklı ülkelere yönelik web sitelerinde deneyimli olması

● Yapılan çalışmaların sonuçlarını düzenli olarak raporlayabilmesi

● Turizm sektörüne ilişkin doğrulanabilir proje veya içerik deneyimine sahip olması

Bir ajansın yalnızca yeni içerik başlıkları hazırlaması yeterli değildir. Hangi sorgularda görünürlük kaybedildiğini belirlemesi, rakiplerin öne çıkma nedenlerini analiz etmesi ve teknik geliştirmeleri önceliklendirerek uygulanabilir bir yol haritası hazırlaması gerekir.

Turizm Sektöründe GEO Hizmeti Veren En İyi Şirketler

Aşağıdaki liste; hizmet kapsamı, yapay zeka görünürlüğünü ölçme yaklaşımı, teknik ve içerik uzmanlığının birlikte sunulması, raporlama kapasitesi ve turizm sektörüne uygulanabilirlik kriterleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

1. Webtures

Webtures, turizm markalarının hem geleneksel arama motorlarında hem de yapay zeka destekli arama deneyimlerinde görünürlüğünü geliştirmeye yönelik bütüncül hizmet modeli nedeniyle listenin ilk sırasında yer alır.

Webtures tarafından yürütülen süreç yalnızca içerik önerileriyle sınırlı değildir. Markanın mevcut durumu, rakipleri, teknik altyapısı, içerik kapsamı, dijital otoritesi ve farklı yapay zeka platformlarındaki görünürlüğü birlikte değerlendirilir. Elde edilen bulgular doğrultusunda teknik görevler, içerik planları, mevcut sayfa güncellemeleri, marka otoritesi çalışmaları ve düzenli performans raporları hazırlanır.

Bu yaklaşım turizm sektörü açısından önemlidir. Çünkü bir otel veya seyahat platformunun görünürlüğü yalnızca web sitesindeki destinasyon içeriklerine bağlı değildir. Harita kayıtları, kullanıcı yorumları, üçüncü taraf yayınlar, lokasyon bilgileri, tesis özellikleri ve çok dilli sayfalar da markanın nasıl algılandığını etkiler.

Webtures’ın turizm sektörüne ilişkin deneyimi, Tekne Kirala projesinde uygulanan teknik analiz, içerik stratejisi, yerel arama çalışmaları ve sayfa düzenlemelerinde de görülebilir. Şirketin yayımladığı vaka çalışmasına göre proje sonucunda organik trafik yüzde 450 artmış, site 1.000 yeni anahtar kelimede görünürlük kazanmış ve 100’den fazla sayfa üzerinde düzenleme yapılmıştır. Bu sonuçlar doğrudan yapay zeka görünürlüğü sonucu olarak sunulmasa da ekibin turizm sektöründeki arama davranışları, teknik ihtiyaçlar ve içerik mimarisi konularındaki uygulama deneyimini göstermektedir.

Webtures ayrıca turizm ve seyahat sektöründe üretken arama stratejisi, makine okunabilirliği, varlık otoritesi, deneyimsel içerik ve semantik işaretleme gibi konuları özel olarak ele alan çalışmalar yayımlamaktadır. Genel hizmet modeli; görünürlük denetimi, anlamsal kapsamın genişletilmesi, atıf odaklı içerik optimizasyonu ve sürekli izleme ile raporlama aşamalarından oluşur.

Webtures’ın en iyi GEO danışmanlığı hizmetine sahip olmasındaki başlıca nedenleri şunlardır:

● Türkiye turizm pazarını ve Türkçe kullanıcı sorgularını tanıması

● SEO ile üretken arama çalışmalarını birbirinden ayırmadan yönetmesi

● Teknik, içerik, dijital PR ve veri analizini aynı süreçte birleştirmesi

● Turizm sektöründe doğrulanabilir proje deneyimi sunması

● Prompt bazlı ölçüm ve düzenli raporlama süreçlerine sahip olması

● Yerel ve uluslararası görünürlük ihtiyaçlarına birlikte yanıt verebilmesi

Bu özellikler Webtures’ı özellikle otel zincirleri, tur operatörleri, seyahat platformları, villa kiralama şirketleri ve destinasyon markaları için güçlü bir seçenek haline getirir.

2. Siege Media

Siege Media, özellikle içerik pazarlaması, veri gazeteciliği ve dijital PR tarafında öne çıkan ABD merkezli bir şirkettir. Sunduğu hizmetlerde özgün araştırmalar, güncel tutulan içerikler, alt dönüşüm hunisine yönelik karşılaştırma sayfaları ve büyük dil modelleri tarafından kaynak gösterilebilecek içerik varlıkları üzerinde durur.

3. iPullRank

iPullRank, kurumsal şirketlere yönelik teknik optimizasyon, içerik mühendisliği, dijital PR ve yapay zeka arama ölçümleme çalışmaları sunar. Şirketin hizmet modeli mevcut görünürlüğün değerlendirilmesi, önceliklerin belirlenmesi ve içerik ile teknik geliştirmelerin uygulamaya alınması olmak üzere üç ana aşamada ilerler.

Turizm Markaları İçin Hangi Şirket Tercih Edilmelidir?

Doğru şirket seçimi, markanın faaliyet gösterdiği pazara ve ihtiyaçlarına göre yapılmalıdır. Yalnızca uluslararası içerik üretimine ihtiyaç duyan markalar Siege Media’yı, geniş teknik altyapıya ve kurumsal ölçümleme ihtiyaçlarına sahip global şirketler ise iPullRank’i değerlendirebilir.

Türkiye’de faaliyet gösteren veya Türkiye’den farklı ülkelere ulaşmak isteyen turizm markaları açısından Webtures daha kapsamlı bir seçenek olarak öne çıkar. Bunun temel nedeni; yerel kullanıcı davranışlarını, Türkçe sorgu yapılarını, teknik SEO ihtiyaçlarını ve yapay zeka görünürlük ölçümünü tek bir çalışma modeli içinde birleştirebilmesidir.

Silivri'de tarlada başlayan yangın yayıldı

TEM Otoyolu Silivri mevkiinde yerleşim alanına yakın noktada bulunan otluk ve ağaçlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüyerek geniş bir alana yayılan yangın nedeniyle İstanbul'un farklı noktalarından çok sayıda itfaiye ekibi bölgeye sevk edildi.

Yangının yerleşim alanlarına yaklaşması üzerine tedbir amacıyla bazı evlerin tahliye edildiği öğrenildi.

Aa Picture 20260813 42207152

İtfaiye ekipleri, alevlerin kontrol altına alınması için karadan çalışma yürütürken, hava unsurları da söndürme çalışmalarına destek veriyor.

Yangın nedeniyle Silivri TEM Otoyolu, Edirne ve Ankara istikametlerinde trafiğe kapatılırken, bölgede araç yoğunluğu oluştu.

Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

Miras kavgasını bitirecek düzenleme: Mülklerin satışında sistem değişti

31 Temmuz'da Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenleme, aile içi kavgalara neden olan miras mülklerinde yeni bir sistem getirdi. Buna göre dededen ve babadan kalan mülklerin satışında yapılacak ilk ihalede öncelik mirasçılara verildi.

Miras kavgası sebebiyle senelerce süren ortaklığın giderilmesi davalarında aileleri karşı karşıya getiren ve mülklerin değerinin altında satılmasına neden olan sistem artık değişti.

12. Yargı Paketi çerçevesinde, İcra İflas Kanunu’nun 114. maddesinde gerçekleştirilen düzenlemeyle miras gayrimenkullerin satış usulü bütünüyle yenilendi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 13 160725

  • MUHAMMEN BEDELİN YÜZDE 100'ÜYLE SATIŞA ÇIKACAK

Yapılan yeni düzenleme çerçevesinde, dededen ve babadan kalan ev, arsa ve tarla gibi miras mülklerinin satışında ilk ihalede öncelik hakkı mirasçılara verildi. Eski sistemde muhammen bedelin yüzde 50'si üstünden başlayan ihaleler sebebiyle meydana gelen maddi kayıpların önüne geçilmesi amaçlandı. Artık miras kalan taşınmazlar, ilk ihalede eksper tarafından tespit edilecek yüzde 100 piyasa değeri üstünden açık artırmaya çıkarılacak.

  • "AİLE İÇİNDE KALMASI GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ OLACAK"

Yeni mevzuat uyarınca birinci açık artırmaya akraba bile olsa üçüncü kişiler katılamayacak. Gayrimenkul Hukuku Derneği (GHD) Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz ve Avukat Elvan Kakıcı'nın açıklamalarına göre, düzenleme sayesinde taşınmazların öncelikli olarak aile içinde kalması güvence altına alınmış olacak. Dava tarafı sayılan yasal mirasçılar (eş, çocuklar, duruma göre anne-baba veya kardeşler) haricinde kalan teyze, hala gibi tarafsız akrabalar bile ilk satışa giremeyecek.

  • MÜLKİYET HAKKINA GÜÇLÜ KORUMA

Eğer ilk ihalede mirasçılar içinde bir satış olmazsa, ancak o zaman ikinci ihale bütün üçüncü kişilerin katılımına açık duruma getirilecek. Bu kritik adım ile hem mirasçıların mülkiyet hakkı korunacak hem de gayrimenkullerin değerinin altında satılması önlenecek.

Alihan Kuriş kimdir? Kaç yaşında? Nereli?

Alihan Kuriş, 21 Kasım 1979’da İstanbul’da doğdu. Mimar olan Kuriş, yüksek lisans eğitimini tamamladıktan sonra mesleğini sürdürdü. Kuriş aynı zamanda “iş insanı” kimliğiyle de biliniyor.

Gülderen Kuriş ve Mahmut Sabri Kuriş’in oğlu olan Alihan Kuriş, cemaatin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın anne tarafından torunudur.

Dayısı cemaatin önceki lideri olan Arif Ahmet Denizolgun’du. Arif Ahmet Denizolgun, 28 Şubat sürecinin ardından Mesut Yılmaz’ın başbakanlığında kurulan ANASOL-D olarak bilinen koalisyon hükümetinde (55. hükümet) bağımsız milletvekili olarak ulaştırma bakanlığı yaptı.

Süleymancılar’ın önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun, 8 Eylül 2016’da beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybetti. Bunun ardından toplanan cemaat yönetimi, 24 Eylül 2016’da Alihan Kuriş’i yeni lider olarak belirledi.

Galatasaray'a Osimhen için tarihi transfer teklifi! Alman basınından flaş iddia

Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray'da hareketli saatler yaşanmaya devam ediyor.

Sarı kırmızılı ekipte tüm gözler yapılacak takviyelere çevrilirken, yıldız futbolcu Victor Osimhen hakkında bomba bir transfer haberi geldi.

Transfer döneminde adı birçok takımla anılan Nijeryalı golcü için Cimbom'a dudak uçuklatacak bir teklif geldiği öğrenildi.

Konuya dair son dakika gelişmesini ise Alman medyası duyurdu. İşte ayrıntılar...

OSIMHEN İÇİN İNANILMAZ TEKLİF!
Sky Sport muhabiri Florian Plettenberg'in haberine göre; Al-Hilal, Victor Osimhen'i kadrosuna katmak için harekete geçti.

Suudi Arabistan ekibinin bir menajer aracılığıyla Osimhen için Galatasaray'a 130 milyon Euro'luk sözlü teklif yaptığı kaydedildi.

Sarı kırmızılıların ise bu aşamada pazarlığa açık olmadığı ve görüşmelere başlama niyetinin bulunmadığı belirtildi.

Galatasaray, Osimhen için gelen 130 milyon Euro'luk bonservis teklifini kabul etmesi durumunda ise tarihi bir geliri kasasına koymuş olacak.

2029'A KADAR SÖZLEŞMESİ BULUNUYOR!
Öte yandan sarı kırmızılıların geçen sezon 75 milyon Euro'luk bonservis ücretiyle kadrosuna kattığı Victor Osimhen ile 2029 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor.

17 yıllık adım: Venezuela'da küslük bitti İsrail'e kapılar açıldı

Anti-emperyalist söylemleriyle bilinen Venezuela'nın, Siyonist rejimle 17 yıllık kesintinin ardından yeniden temas kurması büyük bir hayal kırıklığı yarattı. İki ülke arasında "küslük bitti" nidalarıyla atılan bu adım, bölgedeki dengeleri sarsacak nitelikte. İşgalci İsrail'e verilen bu taviz, Karakas yönetiminin uzun süredir koruduğu direniş hattından sapması olarak yorumlanıyor.

  • DİRENİŞE İHANET Mİ?

Filistin davasına yıllardır destek veren ve İsrail'in kanlı politikalarına karşı duruş sergileyen Venezuela'nın bu ani manevrası, uluslararası arenada "darbe sonrası taviz politikası" olarak görülüyor. Canı pahasına vatanını savunan mazlum Filistin halkı kan ağlarken, emperyalist baskılara boyun eğerek Siyonist çeteye kapı aralayan bu adım, onurlu direnişe vurulmuş ağır bir darbe değil midir? Hukuku ve insan haklarını ayaklar altına alan bir rejimle yeniden masaya oturmak, tarihi bir utanç vesikası olarak kayıtlara geçmiştir!

Esenler'de makas atan minibüs kazaya neden oldu: 1 ölü, 5 yaralı

Fevzi Çakmak Mahallesi Yeni Hal Yolu Atışalanı Sapağı'nda Özcan Çakır yönetimindeki minibüs, trafikte makas atarak ilerlediği sırada aynı istikamette seyir halinde olan Bayram A. idaresindeki otomobil ile Muhammet K.'nın kontrolündeki otomobile çarptı.

Kontrolden çıkarak bariyerlere çarpan minibüs, daha sonra devrildi.

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi.

A W765623 02

Kazada, minibüs sürücüsü Özcan Çakır olay yerinde hayatını kaybederken, diğer araç sürücüleri Bayram A. ve Muhammet K. ile araçlarda bulunan Furkan A, Harun K. ve Miraç A. yaralandı.

Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla hastaneye sevk edildi.

Kazada yaşamını yitiren sürücü Özcan Çakır'ın cesedi, olay yerindeki incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Kaza nedeniyle bölgede yaşanan trafik yoğunluğu, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü.

Yaralı kahramanlara hak teslimi

Vatan savunmasında göğsünü siper edip yaralanan, ancak devletin resmi kayıtlarında yıllarca hakkı teslim edilmeyen vatan evlatları için hazırlanan yeni kanun TBMM'den geçerek yasalaştı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayanların 1 Eylül itibarıyla e-Devlet üzerinden başvuru yapabileceğini duyurdu.

  • BÜROKRASİ ARTIK ENGEL OLMAMALI!

Kahramanların kanı ve canı üzerinden yıllardır sürdürülen bu mağduriyetin artık tamamen bitmesi gerekiyor! Düzenleme kapsamında TSK, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik, MİT personeli, Emniyet teşkilatı mensupları ve güvenlik korucuları haklarını arayabilecek. Başvurular, e-Devlet kapısı üzerinden “3713 Sayılı Kanun Kapsamında Terörle Mücadelede Yaralanıp Malul Sayılmayanlara İlişkin” bölümünden yapılarak, kahramanların olay tarihinde mensubu oldukları kurumlara iletilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 08 12 014825

  • HAKLARI VERİLENE KADAR TAKİPÇİSİYİZ!

Canını bu vatan uğruna feda etmeyi göze alanların haklarının teslim edilmesi bir lütuf değil, boynumuzun borcudur! HaberVakti olarak soruyoruz: Bu vatan evlatlarının hakkını vermek için neden bu kadar beklendi? Sürecin sadece kağıt üzerinde bir müjde olarak kalmaması için, tek bir kahramanımızın dahi mağdur edilmemesi adına bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız!

TBMM Genel Kurulumuzda kabul edilerek yasalaşan yeni Kanunumuz kapsamında, terörle mücadelede yaralanan ancak malul sayılmayan vatandaşlarımıza yönelik başvurular 1 Eylül 2026 tarihinde başlıyor.

📌 e-Devlet kapısı üzerinden arama bölümüne “3713 Sayılı Kanun Kapsamında Terörle… pic.twitter.com/lks0tp43zK

— Mahinur Özdemir Göktaş (@MahinurOzdemir) August 11, 2026

Türkiye'den Kolombiya'nın 'Golan Tepeleri' kararına tepki

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın işgal altındaki Suriye toprağı olan Golan Tepeleri üzerinde İsrail egemenliğini tanımasına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı.

  • TÜRKİYE, KOLOMBİYA'YI ŞİDDETLE KINADI

Söz konusu karara sert tepki gösteren Bakanlık, "Suriye'nin ayrılmaz bir parçasını teşkil eden Golan Tepeleri'ndeki İsrail işgalini meşrulaştırmaya yönelik olarak Kolombiya tarafından yapılan açıklamayı şiddetle kınıyoruz." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 12 003212

  • 'HİÇBİR HUKUKİ DEĞERİ YOKTUR'

Atılan adımın uluslararası hukuka aykırı olduğuna dikkat çeken Dışişleri Bakanlığı, "Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 497 sayılı kararı başta olmak üzere, uluslararası hukukun vahim bir ihlalini teşkil eden bu minvaldeki münferit çabaların hiçbir hukuki değeri yoktur." dedi.

  • 'TÜRKİYE SURİYE'YE DESTEĞİNİ SÜRDÜRECEKTİR'

İsrail'in bölgedeki eylemlerinin durdurulması gerektiğini belirten Bakanlık, şunları kaydetti:

"Bu vesileyle, İsrail'in, Golan Tepeleri dahil Suriye'nin güneyindeki işgaline ve ülkenin egemenliği ile istikrarını hedef alan saldırılarına son verilmesi için uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesine yönelik çağrımızı yineliyoruz."

Ekran Görüntüsü 2026 08 12 003205

Ankara'nın Şam yönetimine ve bölgeye yönelik tutumunun kararlılıkla devam edeceğini vurgulayan Dışişleri Bakanlığı, "Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin muhafazası ile ülkede kalıcı huzur ve istikrarın tesisine yönelik desteğini sürdürecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Mehmet Özgün'den görünmeyen âleme dair ezber bozan yeni kitap: 'Müslüman Cinler'

Labnas Yayınevi tarafından yayımlanan yaklaşık 230 sayfalık eser; cinlerin yaratılışlarını, yaşam biçimlerini, inançlarını, milletlerini, devletlerini, cemaatlerini, ibadetlerini ve insanlarla ilişkilerini geniş bir çerçevede ele alıyor. Kitap, cinler hakkındaki geleneksel anlatıları Kur’an ayetleri, farklı yorumlar ve yazarın yıllara dayanan sıra dışı tecrübeleri üzerinden yeniden değerlendiriyor.

Eserin merkezinde, Mehmet Özgün ve eşi Özge Özgün’ün 2017 yılından bu yana iletişimde olduklarını belirttikleri Müslüman cin Labnas bulunuyor. Labnas’ın aktardığı bilgilerden hareketle hazırlanan kitapta, görünmeyen âleme dair yerleşik kabuller sorgulanıyor.

ÜÇ KİTAP, ÜÇ FARKLI KAPI

Serinin ilk kitabı “Şeytan Üçgeni”, cinlerin neye benzedikleri, nerelerde yaşadıkları, nasıl beslendikleri ve şeytanların insanlar üzerindeki etkileri gibi bilgi ağırlıklı konulara odaklandı. İkinci kitap “Ben… L”de ise Mehmet Özgün, eşi Özge Özgün ve Müslüman cin dostları arasında yaşandığı belirtilen sıra dışı olaylar anlatıldı.

“Müslüman Cinler” ise ilk iki kitapta açılan kapıyı çok daha geniş bir dünyaya dönüştürüyor. Eser, cinlerin yalnızca yaşam biçimlerini değil; toplumsal düzenlerini, inanç mücadelelerini, ibadetlerini ve insanlığa yönelik mesajlarını da konu ediniyor.

BİLİNENLERİ SORGULUYOR

Kitap, cinleri yalnızca korku, musallat ve büyü kavramlarıyla ilişkilendiren yaygın anlayışa karşı çıkıyor. İnsanlarda olduğu gibi cinler arasında da farklı karakterlere, düşüncelere ve inançlara sahip toplulukların bulunduğunu anlatıyor.

Eserde şu sorulara cevap aranıyor:

Cinler gerçekten ateşten mi yaratıldı?
Cinler insanlardan önce dünyada mıydı?
Cinlerin milletleri ve devletleri var mı?
Müslüman cinler nasıl ibadet ediyor?
İnsanlar ve cinler aynı dünyada nasıl yaşıyor?
Cinler uzaylı olarak algılanmış olabilir mi?
Büyü, muska ve gizli ilimler İslam’ın neresinde duruyor?

Yaratılış ve evrim, insanın halifeliği, İblis’in konumu, paralel dünyalar, şefaat, mezhepler, hadislerin dindeki yeri ve Kur’an’ın merkezi konumu da kitabın dikkat çeken başlıkları arasında bulunuyor.

“KORKUTMAK İÇİN DEĞİL, SORGULATMAK İÇİN YAZDIM”

Mehmet Özgün, kitabın amacını şu sözlerle açıklıyor:

“Cinler hakkında anlatılanların büyük bir bölümü korku, hurafe ve ticaret üzerine kurulmuş durumda. Bu kitabı insanları korkutmak için değil, görünmeyen âlem hakkında bildiklerimizi yeniden sorgulatmak için yazdım. Okurun aktarılan her bilgiyi Kur’an’ın ölçüsüyle değerlendirmesini istiyorum.”

Özgün, muska, büyü, ritüel ve sözde gizli ilimler üzerinden insanların korkutulmasına ve dini duygularının istismar edilmesine karşı da önemli uyarılarda bulunuyor.

YAZAR HAKKINDA

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan Mehmet Özgün, İstanbul TV ve TV8’in kuruluş dönemlerinde yönetmenlik yaptı. Özgün, 2000 yılından bu yana Tuzla’da reklamcılık ve yayıncılık faaliyetlerini sürdürüyor. Tuzlam Dergisi ve Labnas Yayınevinin kurucusu olan yazarın diğer eserleri “Şeytan Üçgeni” ve “Ben… L”dir.

Kitabın adı: Müslüman Cinler
Yazar: Mehmet Özgün
Yayınevi: Labnas Yayınevi
ISBN: 978-625-97266-2-5
Türü: Araştırma – İnceleme – Metafizik
Sayfa sayısı: Yaklaşık 230 sayfa
Satış fiyatı: 500 TL
Yayın tarihi: 6 Ağustos 2026

İran Meclisi'nden Hürmüz Boğazı'na ilişkin yasa hazırlığı

İran resmi haber ajansı IRNA'ye göre, Azizi, Gazeteciler Günü münasebetiyle düzenlenen toplantıda konuya ilişkin açıklamada bulundu.

Azizi, Hürmüz Boğazı'na ilişkin hazırlanan yasanın İran Meclisi tarafından kabul edilmesi halinde, petrol endüstrisinin millileştirilmesinin ardından ülkenin en önemli ve ilerici yasalarından biri olacağını belirtti.

Hazırlanan düzenlemeye göre, "düşman" ülkelere ait hiçbir askeri veya ticari geminin İran'ın izni olmadan Basra Körfezi'ne girmesine izin verilmeyeceğini ifade eden Azizi, yasanın İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol ve yetkisini güçlendirmeyi amaçladığını dile getirdi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, 9 Ağustos'taki açıklamasında, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi'nin güvenliği ve sürdürülebilir kalkınmasının sağlanmasına yönelik kanun taslağının ilgili komisyon tarafından kabul edildiğini duyurmuştu.

Bakan Tekin: Çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Bakan Tekin, Şırnak'ta 81 ilin milli eğitim müdürüyle bir araya geldi.

Şırnak Öğretmenevi'nde gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Bakan Tekin, bu ülkede yaşayan her insanın can, mal, ırz, namus güvenliğini sağlamak, temel hak ve hürriyetleri, insanca yaşama hürriyetini teminat altına almak için mücadele ettiklerini ve bu amaçla siyaset yaptıklarını ifade etti.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un dün TBMM'de kabul edildiğini hatırlatan Tekin, "Bugün çok mutluyum. Atılan önemli bir adımın ertesi günündeyiz." açıklamasında bulundu.

Türkiye'nin bu noktaya 2002'den itibaren atılan adımlar sayesinde geldiğine işaret eden Tekin, şunları kaydetti:

"Bugün gelinen noktada kamuoyu, farklı siyasi partilerden 468 milletvekili, 'Evet, artık Türkiye bu Kanun'u çıkarabilir.' dedi. Dolayısıyla, bütün bu süreçte Sayın Cumhurbaşkanımızın 24 yıl boyunca attığı demokratikleşme adımlarının çok büyük bir katkısı var. Bize bundan sonra düşen şey, bu sürece sahip çıkmak."

Tekin, ülkenin milli birlik ve beraberliğini temin ettikleri, atılan fitne tohumlarını ayıklayıp tedavi ettikleri zaman hem ekonomik hem toplumsal hem de siyasal anlamda Türkiye'nin çok farklı noktalara ulaşacağını vurgulayarak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yapmaya çalıştıkları şeyin de bu olduğunu kaydetti.

Okullarda gerçekleştirilen tüm etkinliklerde milli birlik ve beraberlik vurgusunu ısrarlı biçimde yaptıklarının altını çizen Tekin, "Bunu yapma konusunda inisiyatif alacak ilk kamu otoritesi, biziz. Biz çocuklarımızı, bu ülkenin birliğine, beraberliğine sahip çıkacak şekilde yetiştirmekle mükellefiz. Bundan sonraki süreçte de bu konu, ana gündemimiz olacak. Etnik ya da dini kimliğine bakmaksızın bütün vatandaşlarımızın hep yanında olacağız." değerlendirmesinde bulundu.

  • "Eleştiriler ne kadar büyükse yaptığımız işin anlamı o kadar büyük demektir"

Tekin, bir eğitim öğretim yılını tamamladıklarını ve yeni bir eğitim öğretim dönemine hazırlandıklarını belirterek, emekleri için tüm il müdürlerine teşekkür etti ve yeni eğitim öğretim yılı için başarı dileğinde bulundu.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni kurgularken ailelerin sürece dahil edilmesi konusuna önem verdiklerini dile getiren Bakan Tekin, yeni dönemde "Aile Okulu" ve "Ebeveyn Okulu" programlarına öncelik vermeye devam edilmesi talimatını verdi.

Tekin, yaptıkları çalışmaların ülke ve millet düşmanlarınca sabote edildiğini ifade ederek, "Onların eleştirileri ne kadar büyükse bizim yaptığımız işin anlamı, bu ülkenin milli birlik ve beraberliği için yarattığı katma değer o kadar büyük demektir." açıklamasında bulundu.

Eğitim öğretim faaliyetlerine yönelik genel değerlendirmelerin yapıldığı, 2026-2027 eğitim öğretim yılı hazırlıkları ve okul-aile iş birliği çalışmalarının ele alındığı İl Milli Eğitim Müdürleri Toplantısı, birim amirlerinin sunumlarıyla iki gün boyunca devam edecek.

Habur'da Filistin konvoyuna hukuksuz engel!

Bosna Hersek'ten yola çıkan ve Habur Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçmeye hazırlanan tamamen sivil Filistin konvoyu, sınırda eşi benzeri görülmemiş bir zorbalıkla karşılaştı. Bağdat hükümetinin resmi vizesi olmasına rağmen, sınır güvenlik güçleri hükümetin talimatlarını hiçe sayarak silahlı askerlerle konvoyun yolunu kesti!

Filistin Konvoyu Aa 2481383

  • BAĞDAT İZİN VERDİ, SINIR GÜÇLERİ SİLAH ÇEKTİ!

Bosna Hersek'ten yola çıkarak Habur Sınır Kapısı'na ulaşan ve buradan Irak üzerinden geçiş yapması planlanan barışçıl Filistin konvoyu, skandal bir hukuksuzluğa maruz kaldı. HaberVakti.com'un bizzat Filistin konvoyu yetkililerinden edindiği son dakika bilgilerine göre; Bağdat hükümeti konvoya resmi olarak geçiş vizesi vermiş ve hukuki hiçbir engel bırakmamışken, sınır kapısındaki güvenlik güçleri adeta hükümete başkaldırdı. Verilen talimatlara uymayan sınır güçleri, Dicle Nehri üzerindeki sınır kapısında 6 otobüs dolusu sivili haksız ve mesnetsiz bir şekilde bekletiyor.

  • BARIŞÇIL SİVİLLERE "SİLAHLI" TEHDİT

Her şeyin tamamen hukuka uygun işlediği süreçte, sınır güçleri içinde hiçbir şiddet unsuru barındırmayan sivil konvoya sert bir müdahalede bulundu. Konvoyu zorla geri çevirmeye çalışan güvenlik güçleri, geri adım atılmaması üzerine namluları sivillere çevirdi. Silahlı askerlerin konvoyun ön tarafına dizildiği ve "Geri dönmezseniz zorla müdahale ederiz" şeklinde küstah tehditler savurduğu öğrenildi. Tamamen barışçıl bir amaç taşıyan sivillere uygulanan bu zorbalık, sınır kapısında hukukun nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha gözler önüne serdi.

A A 20260811 42190976 42190973 B O S N A H E R S E K T E N Y O L A C I K A N F I L I S T I N K O N V O Y U H A B U R S I N I R K A P I S I N A U L A S T I

  • 5 YÖNETİCİ İÇERİDE TUTULUYOR: "BİR SAAT İÇİNDE HABER ALAMAZSAK..."

Yaşanan bu keyfi uygulamanın ve hukuksuzluğun boyutu sadece sınırda bekletmekle de kalmadı. Konvoyun yönetim kurulu üyelerinden 5 kişinin şu anda yetkililer tarafından içeride alıkonulduğu bildirildi. Dışarıda bekleyen konvoy üyeleri, bir saat içerisinde bu 5 isimden haber alınamaması durumunda, hukuki hiçbir dayanağı olmayan bu tutmanın fiili bir "gözaltı" veya "tutuklamaya" dönüşeceğini belirtiyor.

  • HABERVAKTİ ARACILIĞIYLA ACİL DESTEK ÇAĞRISI

Filistin davası için yollara düşen ve Habur'da hukuksuzluk duvarına çarpan konvoy yetkilileri, yaşanan bu skandalın ardından HaberVakti aracılığıyla kamuoyuna acil destek çağrısında bulundu:
"Vizemiz var, her şeyimiz hukuka uygun ancak geçiş hakkımız, hükümetin kararını tanımayan sınır güçleri tarafından silahla, tehditle ve sert müdahalelerle engelleniyor. Sadece bekliyoruz, geri dönmeyeceğiz. Kamuoyunun desteğine ihtiyacımız var!"

Dicle Nehri üzerindeki sınır kapısında bekleyişini sürdüren konvoyun akıbeti, atılacak adımlara ve Bağdat hükümetinin kendi sınır güçlerine söz geçirip geçiremeyeceğine bağlı. Olayla ilgili tüm gelişmeleri HaberVakti.com olarak anbean aktarmaya devam edeceğiz.

A A 20260811 42190963 42190958 B O S N A H E R S E K T E N Y O L A C I K A N F I L I S T I N K O N V O Y U H A B U R S I N I R K A P I S I N A U L A S T I

ABD Hürmüz Boğazı'nda bir gemiye daha müdahale ettiğini duyurdu

CENTCOM'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Bugün erken saatlerde CENTCOM güçleri, Panama bayraklı M/V Vela Nova adlı kargo gemisinin Umman Körfezi'nden geçmeye ve İran'a yönelik ABD ablukasını ihlal ederek bir İran limanına doğru seyretmeye çalışması üzerine geminin dümen tertibatını devre dışı bıraktı." ifadelerine yer verildi.

Geminin sivil mürettebatının ABD güçlerinin uyarılarını dikkate almadığı belirtilen açıklamada, ABD donanmasına ait MH-60 tipi bir helikopterin, söz konusu geminin makine dairesine iki Hellfire füzesi fırlattığı kaydedildi.

Açıklamanın devamında, "Gemi artık ABD ablukasını ihlal ederek İran'a doğru seyir yapmıyor, abluka halen tam olarak yürürlükte." ifadeleri kullanıldı.

CENTCOM ayrıca, 11 Ağustos itibarıyla ablukayı ihlal etmeye çalışan "55 ticari geminin rotasının değiştirildiği, 2 gemiye el konulduğu, üçünün ise devre dışı bırakıldığı" bilgilerini paylaştı.

İran, Hürmüz'ün açılması için şartını açıkladı

İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, Rızai, Çin'in Tahran Büyükelçisi Zong Peiwu ile bir araya geldi.

Görüşmede Rızai, "ABD tutumunu değiştirmediği ve İran'ın şartlarını kabul etmediği sürece Hürmüz Boğazı açılmayacak." dedi.

ABD'nin savaşı sona erdirmesi, İran'ın bloke edilen paralarını ödemesi ve Lübnan ile Gazze başta olmak üzere bölgedeki savaşların sonlandırılması gerektiğini belirten Rızai, İran'ın diğer şartlarının da ara bulucular aracılığıyla ABD'ye iletildiğini kaydetti.

Rızai ayrıca İran ile Umman arasında Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş güzergahına ilişkin olası bir anlaşmanın, boğazın kapatılması meselesinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çin'in Tahran Büyükelçisi Zong ise konuşmasında, ülkesinin İran'a yönelik askeri saldırılara karşı olduğunu ifade etti.

Zong, Çin'in Batı Asya bölgesinde ve Basra Körfezi ülkeleri arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesini her zaman desteklediğini kaydetti.

Akaryakıtta çifte zam iptal edildi

Hürmüz Boğazı'na ilişkin belirsizlik, küresel petrol piyasalarında fiyatların yükselmesine neden olurken, akaryakıt fiyatlarında yeni bir zam beklentisi oluşturmuştu.

Brent petrolün varil fiyatı 88 dolar seviyesine yükselirken, ABD Batı Teksas tipi ham petrolün (WTI) varil fiyatı da 83 dolar bandına çıkmıştı.

Bu kapsamda bu gece yarısından itibaren benzin ve motorin fiyatlarında yeni bir artış gündeme gelmişti.

  • BENZİN VE MOTORİNE ZAM İPTAL EDİLDİ

Gece yarısından itibaren pompaya yansıması beklenen akaryakıt zammı iptal edildi.

Sektör kaynaklarından alınan bilgiye göre, motorinde 5 TL, benzinde ise 1,50 TL civarında yapılması planlanan fiyat artışları bu gece uygulanmayacak.

akaryakit-benzin-motorin-aa-07

  • FİYATLAR MEVCUT SEVİYESİNDE KALACAK

Hem benzin hem de motorin fiyatları mevcut seviyesini koruyacak.

  • MOTORİN 90 TL'YE YAKLAŞACAKTI

Söz konusu zam gerçekleşseydi motorin fiyatı litre başına 90 TL seviyesine yaklaşacaktı.

  • GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI

İSTANBUL

Benzin: 69,92 lira

Motorin: 80,07 lira

LPG: 33,79 lira

ANKARA

Benzin: 70,89 lira

Motorin: 81,19 lira

LPG: 33,89 lira

İZMİR

Benzin: 71,17 lira

Motorin: 81,46 lira

LPG: 33,79 lira

Benzin Pompası Ve Araç

  • AKARYAKIT FİYATLARI NASIL HESAPLANIYOR?

Türkiye'de benzin ve motorin fiyatları hesaplanırken; Gümrüksüz rafineri fiyatına ÖTV ve EPDK payının eklenmesiyle KDV hariç Rafineri satış fiyatı bulunuyor.

Gümrüksüz Rafineri Fiyatı hesaplanırken ise, Akdeniz-İtalyan piyasasında yayınlanan günlük CIF Akdeniz ürün fiyatları ve günlük dolar kuru takip edilerek, belli bir fiyat değişim farkında gümrüksüz rafineri tavan satış fiyatı elde ediliyor.

BM yetkilisi, Batı Şeria'nın "bir kırılma noktasında" olduğunu belirtti

Alakbarov, Orta Doğu'daki durumun konuşulduğu BM Güvenlik Konseyi oturumunda, İsrail'in Batı Şeria'daki son ihlallerini Konsey üyelerinin dikkatine sundu.

Uluslararası toplumun dikkatini daha çok Gazze'de yaşananlara yönelttiğini söyleyen Alakbarov, "Batı Şeria bir kırılma noktasındadır. Üstelik bu, ani bir kötüleşme süreci değil, yasadışı İsrail işgalini derinleştiren, Filistin yönetimini çöküşün eşiğine getiren ve bağımsız, yaşayabilir ve egemen bir Filistin Devleti olasılığını zayıflatan, onlarca yıldır çözülememiş çatışmaların bir sonucudur." dedi.

Alakbarov, 10 Ağustos itibarıyla 2026 yılında Batı Şeria'da İsrail güçleri veya İsrailli işgalciler tarafından öldürülen Filistinli sayısının 76'yı bulduğunu, bunların 18'inin ise çocuklardan oluştuğunu kaydetti.

Batı Şeria'da Ocak 2023'ten bu yana 127 Filistinli topluluğun tam veya kısmi olarak yerinden edildiğini hatırlatan Alakbarov, bu durumun 6 bin 309'dan fazla Filistinliyi etkilediğini, sadece 2026 yılında İsrailli işgalcilerin şiddeti sonucu yaklaşık 3 bin 800 Filistinli'nin yerinden edildiğini belirtti.

Alakbarov, "Yerleşimci şiddeti, bu yıl benzeri görülmemiş seviyelere ulaşmıştır. BM, İsrailli yerleşimcilerin karıştığı, can kaybı, maddi hasar veya her ikisiyle sonuçlanan ve yaklaşık 260 Filistinli topluluğu etkileyen 1430'dan fazla olayı belgelemiştir. Bu olayların birçoğu İsrail güçlerinin varlığında gerçekleşmiştir." ifadelerini kullandı.

BM Özel Koordinatör Yardımcısı ayrıca, Batı Şeria'da artan şiddetin yanı sıra İsrail'in yeni yerleşim yerlerini onaylama suretiyle işgal faaliyetlerini de "önemli ölçüde hızlandırdığını" vurguladı.

  • UNICEF yetkilisi, Filistinli çocukların güvenliğinin sağlanması sorumluluğunu hatırlattı

Öte yandan, söz konusu oturumda konuşan BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Direktör Yardımcısı Hannan Süleyman, Filistinli çocukların güvenliğinin sağlanmasının sorumluluğunun BMGK üyesi devletlere ait olduğunu hatırlattı.

İşgal altındaki Batı Şeria'da Ocak 2024'ten bu yana 174 Filistinli çocuğun öldürüldüğünün doğrulandığının altını çizen Süleyman, BMGK üyelerine, "Bu, her hafta birden fazla çocuk demek." dedi.

Süleyman, "İnsani yardım kuruluşları, çocukların güvende olmaları için gereken siyasi koşulları yaratamaz. Bu sorumluluk, onları değiştirme gücüne sahip olan üye devletlere aittir." diye konuştu.

Uluslararası toplumdan bölgede acil yapılması gerekenlerle ilgili talepte bulunan Süleyman, bunları, "idari gözaltına son vererek çocukların korunmasına öncelik verilmesi, diplomatik baskı yoluyla zorla yerinden edilmelerin durdurulması, okullara ve hastanelere güvenli erişimin sağlanması ve hayati insani yardım malzemelerinin gecikmeden taşınmasına izin verilmesi" şeklinde sıraladı.

Yunan Kathimerini gazetesi: Mekke Anlaşması Yunanistan'ın bölgesel planlarına zarar veriyor

Kathimerini gazetesi, "Mekke Anlaşması ve Atina" başlıklı haberinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan anlaşmanın Atina'yı nasıl etkilediğini değerlendirdi.

  • "Atina için yan etkiler"

Haberde, "Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) olasılığından uzaklaşılması da dahil olmak üzere Atina için 'yan etkiler' içermektedir. Ayrıca İsrail'in, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Hindistan'a 'karşıt birliktelik' mantığıyla aralarındaki iş birliğinin derinleştirilmesi için baskı yapacağı tahmin ediliyor." ifadelerine yer verildi.

İmzalanan anlaşmanın Atina'yı Orta Doğu-Kuzey Afrika bölgesindeki bölgesel stratejisini yeniden düzenlemek durumunda bıraktığı kaydedilen haberde, "Şimdi Atina'nın karşı karşıya kalacağı zorlu ikilemlerden biri de Yunanistan, BAE ve Hindistan'a ilişkilerini derinleştirmek için daha çok baskı yapacak olan İsrail'in izlediği son derece agresif taktiktir." denildi.

  • "Yunanistan'ın dahil olduğu planlara zarar"

Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Yunanistan'ın dahil olduğu farklı orta ve uzun vadeli planlara da zarar verdiği ifade edilen haberde, bu planlardan en çok bilineninin Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) olduğu belirtildi.

Haberde, "Yunanistan ve İsrail, Hindistan ve BAE ile birlikte başta gayet iyimser olan bu projeye yatırım yapmıştı. Son gelişme ise IMEC'in de EastMed'in kaderine sahip olacağı yönündeki değerlendirmeyi doğruluyor. Yani maliyet ve jeopolitik değişimler nedeniyle gerçekleşmeyecek." değerlendirmesi yer aldı.

Bu anlaşmanın diplomatik açıdan da Türkiye'nin Suriye'deki konumunu güçlendirdiğine vurgu yapılan haberde, Yunanistan Savunma Bakanlığından sızan bilgilere göre, Yunanistan’ın Suudi Arabistan’a verdiği Patriot savunma sistemlerine ilişkin anlaşmanın da artık yıllık olarak değil, aylık olarak güncelleneceğinin belirtildiği aktarıldı.

İngiltere'de 2026 yazı kayıtlardaki en sıcak yaz olma yolunda

İngiltere Meteoroloji Ofisi'nin (Met Office) öncü verilerine göre, ülkede 1 Haziran-10 Ağustos arası ortalama sıcaklık 16,48 derece olarak hesaplandı. Bu değer, 1991-2020 yılları arasında aynı dönem için geçerli ortalama sıcaklığın 1,88 derece üzerinde bulunuyor.

Ağustos ayının kalan günlerine ilişkin hava tahminleri dikkate alındığında, 2026 yazının 1884'e uzanan kayıtlardaki en sıcak yaz mevsimi olma ihtimali giderek artıyor. İngiltere'nin kayıtlardaki en sıcak mevsimi ortalama 16,12 derece sıcaklığın yaşandığı 2025 yazı olmuştu.

Met Office Kıdemli Bilim İnsanı Mike Kendon, analize ilişkin değerlendirmesinde, İngiltere'de en sıcak ikinci haziran ve temmuz aylarının kayıtlara geçtiğini anımsatarak, "Haziranda sıcaklıkların 38 dereceye, temmuz başı ve sonunda 35 dereceye ulaştığını gördük. Bu eşik değerlerin, önümüzdeki birkaç gün içinde yeniden aşılması bekleniyor. İleriye baktığımızda, tahminler önümüzdeki haftanın büyük bölümünde sıcaklıkların ortalamanın oldukça üzerinde kalacağını ve bazı bölgelerde yeni bir sıcak hava dalgasının gelişmesinin beklendiğini gösteriyor." ifadelerini kullandı.

İngiltere'de mayıstan itibaren yaşanan yüksek sıcaklıklara şiddetli kuraklık koşulları da eşlik ediyor.

İngiltere Çevre Ajansı, Londra'nın tamamı dahil olmak üzere İngiltere'nin yüzde 71,3'ü resmen kuraklık ilan etti. Ülkenin yeşil çehresi, birçok bölgede etkili olan kuraklık nedeniyle sarıya döndü.

Filistin Devlet Başkanı Abbas Ankara'ya geldi

Filistin Devlet Başkanı Abbas, havalimanında Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Filistin'in Ankara Büyükelçisi Nasri Ebu Ceyş tarafından karşılandı.

Abbas'ın, ziyaret kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmesi planlanırken, yapılacak görüşmelerde Filistin ve bölgedeki gelişmelerin yanı sıra iki ülke arasındaki ilişkiler ele alınacak.

Ziyarette Abbas'a, Yürütme Komitesi Üyesi Ziyad Ebu Amr, Fetih Merkez Komitesi Üyesi ve İstihbarat Teşkilatı Başkanı Macid Ferec, Diplomatik İşler Danışmanı Mecdi Halidi ve Din İşleri Danışmanı ve Başyargıç Mahmud el-Habbaş'ın da aralarında bulunduğu üst düzey heyet eşlik

Dışişleri Bakanı Fidan, Libya'da temaslarda bulundu

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Libya’ya 2 günlük resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bakan Fidan, ziyaret kapsamında hem Trablus hem de Bingazi’de üst düzey temaslarda bulunacak.

Dışişleri Bakanı Fidan, ilk olarak Trablus'ta Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Dibeybe tarafından kabul edildi.

Whatsapp Image 2026 08 11 At 18 48 45
Dışişleri Bakanı Fidan, Libya'da temaslarda bulundu


Fidan, daha sonra Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanının Ulusal Güvenlik Danışmanı İbrahim Dibeybe ve beraberindeki heyet ile bir araya geldi.

Bakan Fidan,bu görüşmelerin ardından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi tarafından kabul edildi.

Adalet Bakanlığı verileri paylaştı: Cezaevlerinde doluluk yüzde 142

Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü (CTE), 3 Ağustos 2026 tarihli güncel istatistikleri yayınladı. Ortaya çıkan tablo, cezaevlerindeki yoğunluğun ulaştığı ciddi boyutu rakamlarla ortaya koydu.

  • Kapasite Sınırları Aşıldı

Verilere göre, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 402 ceza infaz kurumunun toplam 304 bin 278 kişilik kapasitesi bulunuyor. Ancak cezaevlerindeki mevcut kişi sayısı 433 bin 520’ye ulaşmış durumda. Bu rakamlar, kapasitenin 129 bin 242 kişi aşıldığını ve kurumların yüzde 142,5 doluluk oranıyla faaliyet gösterdiğini işaret ediyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 204451

  • Nüfusun Yüzde 85'i Hükümlü

Cezaevlerinde bulunan 433 bin 520 kişinin 368 bin 293'ünü hükümlüler, 65 bin 227'sini ise tutuklular oluşturuyor. Tablonun cinsiyet dağılımına bakıldığında ise 412 bin 76 erkek ve 21 bin 444 kadın mahkumun parmaklıklar ardında olduğu kayıtlara geçti.

  • Çocuk Nüfusunda Tutuklu Oranı Dikkat Çekti

Rapordaki yaş dağılımı istatistikleri de dikkat çeken diğer bir detay oldu. 12-18 yaş grubunda 4 bin 404’ü erkek, 232’si kız olmak üzere toplam 4 bin 636 çocuk cezaevinde bulunuyor. Bu çocukların bin 401'i hükümlü iken, 3 bin 235'inin tutuklu statüsünde yargılamasının sürmesi göze çarpıyor.

Öte yandan, toplam cezaevi nüfusunun yaklaşık yüzde 65'ini (282 bin 931 kişi) 18-40 yaş grubundaki yetişkinler oluştururken, 65 yaş ve üzerinde ise 6 bin 869 kişinin cezaevinde olduğu açıklandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 204447

Kolombiya'da 7,4 büyüklüğündeki depremde ölenlerin sayısı 169'a yükseldi

Kolombiya Başkentler Birliğinden (Asocapitales) ülkeyi vuran 7,4 büyüklüğündeki depremin ardından son duruma ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamaya göre, depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 169'a yükseldi, 700'den fazla kişi yaralandı.

Ulusal basına göre, depremde en fazla can ve mal kaybının olduğu Pereira, Cali, Quibdo, Manizales ve Armenia kentlerinde kırmızı alarm ilan edildi ve güvenlik gerekçesiyle sokağa çıkma yasağı uygulamaya konuldu.

Arama kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdüğü kentler arasında en fazla can kaybı, 60 kişinin hayatını kaybettiği Pereira'da kayda geçti.

2 bin 700 kişi için kayıp başvurusunda bulunulurken, can kaybının daha da artmasından endişe ediliyor.

Ülkenin üçüncü büyük kenti Cali'de deprem nedeniyle bazı yolların çöktüğü ve 10 hastanenin hizmet veremediği bildirilirken, başkent Bogota ile Medellin'den arama kurtarma ekipleri bölgeye destek için sevk edildi.

Quibdo ve Manizales'te ise deprem, su, elektrik, telekomünikasyon ve ulaşım hizmetlerinde kesintilere neden oldu.

  • Cali'de sokağa çıkma yasağı ilan edildi

Cali Belediye Başkanı Alejandro Eder, basına yaptığı açıklamada, güvenlik ve yağma olaylarını önlemek amacıyla sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, kararın acil durum ve kurtarma ekiplerinin çalışmalarını daha güvenli ve hızlı yürütmesini sağlamak için alındığını söyledi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS), merkez üssü Kolombiya'nın batısındaki San Jose del Palmar kasabasının yaklaşık 5 kilometre doğusunda 7,4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıklamıştı.

  • Venezuela, Ekvador ve Panama'da da hissedilmişti

Deprem, Kolombiya'nın yanı sıra Venezuela, Ekvador ve Panama'nın çeşitli bölgelerinde de hissedilmişti.

Merkezi Venezuela'da bulunan Telesur internet sitesinin haberine göre, Kolombiya'daki deprem nedeniyle Venezuela'da bazı binaların dış cepheleri kısmen yıkılmış, bir katedral ve bir havalimanı hasar görmüştü.

Öğretmenlerin mazerete bağlı yer değiştirme atamaları yapıldı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, "2026 Yılı Yaz Tatili Öğretmenlerin Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Duyurusu" kapsamında 13-31 Temmuz'da ön başvurusu onaylanan öğretmenlerin 6-10 Ağustos'ta tercih başvuruları alındı.

Tercih yapan öğretmenlerin atamaları, tercihleri doğrultusunda hizmet puanı üstünlüğü esas alınarak gerçekleşti. Ataması gerçekleştirilen öğretmenler, tebligat ve ilişik kesme işlemlerini 12 Ağustos itibarıyla yapabilecek.

İller arası mazerete bağlı yer değiştirme kapsamında başvuruda bulunmasına rağmen ataması gerçekleştirilemeyen öğretmenlere yeniden tercih hakkı verildi.

Bu kapsamda öğretmenler, 12 Ağustos saat 16.00'ya kadar tercih başvuru sistemi üzerinden tekrar başvuruda bulunabilecek.

Yeniden alınacak tercihler doğrultusunda gerçekleştirilecek atamaların sonuçları da 12 Ağustos'ta ilan edilecek. Ataması gerçekleştirilen öğretmenler ise tebligat ve ilişik kesme işlemlerini 14 Ağustos itibarıyla yapabilecek.

Türkiye’de istilacı böcek alarmı: Sayıları 60’a yaklaştı

Değişen iklim koşulları, uluslararası ticaret ve ulaşım ağlarının genişlemesi, dünyada ve Türkiye'de istilacı böceklerin yayılışını hızlandırıyor.

Bu türler yalnızca tarımsal üretimi değil, biyolojik çeşitliliği ve halk sağlığını da tehdit ediyor.

Türkiye’de yaklaşık 25-30 bin böcek türü bulunurken, istilacı olarak değerlendirilen türlerin sayısı 60’a yaklaştı.

Dünyada ise bugüne kadar yaklaşık 1,2 milyon böcek türü tanımlanırken, bunların 1.000-1.500’ünün istilacı olduğu belirtiliyor.

  • EKONOMİK AÇIDAN EN SORUNLU 5 TÜR

Türkiye’de ekonomik açıdan en fazla sorun oluşturan istilacı türler arasında kahverengi kokarca böceği, turunçgil uzun antenli böceği, Asya kaplan sivrisineği, vampir kelebeği ve domates güvesi öne çıkıyor.

İstilacı böceklerin yayılmasında küresel ısınma, uluslararası ticaret, lojistik ağları ve insan hareketliliği etkili oluyor. İklim değişikliğinin böceklerin yeni bölgelere uyum sağlamasını kolaylaştırdığı, ticaret ve ulaşım ağlarının da bu türlerin taşınmasını hızlandırdığı belirtiliyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 190852

  • BÖCEKLERİN ÇOĞU EKOSİSTEM İÇİN FAYDALI

Doğadaki böceklerin yalnızca yüzde 1-3’ü zararlı olarak değerlendirilirken, yüzde 20-30’u faydalı işlevler üstleniyor. Böceklerin yaklaşık yüzde 70’i ise ayrıştırıcı olarak görev yapıyor ve ekosistem işlevlerinin sürdürülmesine katkı sağlıyor

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191006

(Kahverengi kokarca)

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191015
(Turunçgil Uzun Antenli Böceği)

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191024
(Asya Kaplan sivrisineği)

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191034

(Vampir Kelebeği)

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191048
(Domates Güvesi)

Ekran Görüntüsü 2026 08 11 191102

Mahmud Abbas Türkiye'ye geliyor

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle 11-13 Ağustos tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştireceğini duyurdu.

Duran, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın davetine icabetle Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, 11-13 Ağustos 2026 tarihlerinde ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirecektir. Ziyaret kapsamında 12 Ağustos Çarşamba günü yapılacak görüşmelerde, Filistin'deki son gelişmeler, ikili ilişkilerimiz ve bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunulacaktır."

İSKİ'nin "kaçak hat" oyunu bozuldu: Gerçeği ihbar ortaya çıkardı!

Yeşilköy Balıkçı Barınağı’ndaki yağmur suyu hattından Marmara Denizi’ne kaçak atık su deşarj edildiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, deniz kirliliğine neden olduğu gerekçesiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye 1 milyon 678 bin lira idari para cezası uyguladı.

İHBAR GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI
İhbarlar üzerine harekete geçen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğü ekipleri, farklı tarihlerde Yeşilköy Balıkçı Barınağı’nda incelemelerde bulundu. Yapılan denetimlerde İSKİ’ye ait olduğu belirlenen ve denize ulaşan iki beton borunun çevresindeki deniz suyunun koyu renkte olduğu, yer yer renkli su girişlerinin yaşandığı tespit edildi.

Ortaya çıkan görüntülerde de söz konusu borulardan Marmara Denizi’ne koyu renkli ve yağlı olduğu değerlendirilen suyun aktığı görüldü.

1 MİLYON 678 BİN TL CEZA
Kaçak atık su deşarjıyla ilgili Çevre Kanunu kapsamında İSKİ hakkında idari işlem başlatıldı. Kirliliğin Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde meydana gelmesi nedeniyle ceza iki kat uygulanarak İSKİ’ye 1 milyon 678 bin lira idari para cezası verildi.

Söz konusu cezaya ilişkin açıklama yapan Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

Bakanlık ekiplerimizce yapılan denetimlerde, İstanbul Yeşilköy Balıkçı Barınağı’ndaki yağmur suyu hattından denize kaçak atık su deşarj edildiği tespit edilmiştir. Bu kapsamda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye, Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik nedeniyle Çevre Kanunu’na istinaden iki katı yaptırımla1 milyon 678 bin TL ceza uygulanmıştır.

Bakanlık ekiplerimizce yapılan denetimlerde, İstanbul Yeşilköy Balıkçı Barınağı’ndaki yağmur suyu hattından denize kaçak atık su deşarj edildiği tespit edilmiştir.

Bu kapsamda; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’ye, Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içindeki kirlilik…

— T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı (@csbgovtr) August 11, 2026

Ömer Çelik 14 Ağustos'u işaret etti: ''Erdoğan tarihi bir konuşma yapacak"

TBMM'de tarihi yasa rekor oyla geçti. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Yasası, Meclis'te 467 oyla kabul edildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de süreç yasasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Süreç yasasının kabul edilmesini tarihi bir gün olarak nitelendiren Çelik, "Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge gündemimiz açısından Yüce Meclis, 467 gibi yüksek bir kabul oyuyla PKK-KCK terör örgütünün silah bırakmasının önünü açan, bunun zeminini oluşturan, bunun gerçekleşmesi için çerçeve oluşturan yasal zemini oluşturmuş oldu" dedi.

Çelik'in konuşmasından satır başları:

"Dün tarihi bir gündü. Terörsüz Türkiye'nin yasal zemini oluştu. 467 oy tarihi nitelik taşıyor. Cumhurbaşkanımız ve Bahçeli net bir ifade ortaya koydu.

Terörsüz Türkiye gündemi bakımından yüce Meclis PKK/KCK'nın silah bırakmasının önünü açan bunun zeminini oluşturan bu yasal zemini oluşturmuş oldu.

"YAPICI ELEŞTİRİLER KIYMELİDİR"
Sürece yapıcı eleştiri yöneltenlerin sözleri kıymetli ama Meclis'te yapılan eleştirilerin bazıları yasa yoktu. Yasa ortadadır, içerdiği maddeler Meclis'te tartışılmıştır."

Her bir milletvekili tabii ki kendi seçim bölgelerinde vatandaşlarımızın duygularını, hissiyatlarını taşıyor. Onların taleplerini Meclise yansıtıyor. Aynı zamanda da farklı toplum kesimlerini temsil ediyor.

Dolayısıyla Yüce Meclisin iradesi, hem farklı toplum kesimlerinin sürece pozitif yansımasını göstermesi bakımından hem Meclis içerisinde çok tartışılan bir konuda, 50 yıldır yürütülen terörle mücadele çerçevesinde pek çok etrafında literatür oluşmuş, pek çok yaklaşım oluşmuş bir konuda, esasında gelinen noktadaki yasal çerçevenin makul bulunduğunun, bu çerçevede silah bırakma ve örgütün tasfiyesi sürecinin desteklendiğinin net bir işaretidir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın olayı devlet politikası süreciyle talimatlandırması, aynı zamanda partimize net talimatlar vererek sürecin nasıl işlemesi gerektiğine dair net bir yol haritası ortaya koyması, partimizi de talimatlandırdığı heyetle birlikte yürüttüğümüz, takip ettiğimiz ve sonuçlandırmaya çalıştığımız politikaların ana esasını oluşturdu.

"EMPERYALİST PROJELER ENGELLENECEK"
Türkiye, çeşitli emperyalist projelerin, çeşitli perde arkasındaki çevrelerin, vekâlet savaşları yoluyla terör örgütlerini kullanarak bölgemizi şekillendirmeye çalıştığını, ülkemize istikamet vermeye çalıştığını, ülkemizde kaos ortamı oluşturmaya çalıştığını yıllar içerisinde defalarca gördü. Şimdi yakın zamanda da biliyorsunuz, şöyle bir şey konuşuluyordu. Şimdiki Orta Doğu düzeninin çerçevesini oluşturan Sykes-Picot rejiminin değişmesinden, değiştirilmesi gerektiğinden, bunun aksayan taraflarından bahsediliyordu. Tabii daha sonra görüldü ki Batı'da Sykes-Picot rejiminin değiştirilmesinden bahsedenlerin amacı, daha organik, daha insani, bölge halklarının güvenliğine, müreffeh geleceğine, daha iyi yaşam koşullarına kavuşmasına hizmet edecek bir yaklaşım değil. Burada yine bölgeyi, etnik ve mezhebi temelde, yakın bölgemizi, ülkemize yakın bölgeyi etnik ve mezhebi temelde mikro birtakım parçacıklara bölmek, daha çok kaos çıkarmak, kendi çıkarlarını garanti altına almak için bölgede birtakım terör devletçikleri oluşturmak şeklinde birtakım yaklaşımların olduğunu net bir şekilde gördük. Emperyalizmin ve Siyonizmin bu tip projeleri olduğu, aslında birtakım gelişmelerin arkadaki bu emperyalist ve Siyonist siyasi projelerin neticesi olarak ortaya çıktığını görmek için çok derin bir bakış açısına gerek yok. Bunlar iyice görünür hâle geldi. Onun için Türkiye'nin, dünyadaki diğer süreçlerden farklı olarak herhangi bir üçüncü göze ihtiyaç duymadan, yegâne göz, milli göz olarak 86 milyon vatandaşımızın gözünün önünde her şeyin şeffaf bir biçimde yapıldığı bir süreç yürütmesi son derece kıymetlidir.

"CUMHURBAŞKANIMIZ TARİHİ BİR KONUŞMA YAPACAK"

14 Ağustos günü herkesi Ankara Millet Bahçesi'ne partimizin kuruluş yıl dönümünde cumhurbaşkanımızın yapacağı konuşmayı dinlemeye davet ediyoruz. O gün orada 25 yılımızı çok görkemli görsel şölenle birlikte kutlayacağız. Sayın cumhurbaşkanımızın konuşması bir 25. yıl konuşmasının ötesinde Cumhuriyet tarihinin tarihi konuşmalarından biri olacaktır. Bu 25 yıl içerisinde neredeyse 250 yıllık bir siyasi yol yürünmüştür.

Lübnan'da idam cezası kaldırıldı

Lübnan'da 128 üyeli Parlamento, idam cezasının kaldırılmasını öngören yasa teklifini oyladı.

Hizbullah bloğu dışındaki milletvekillerinin çoğunluğunun destek verdiği düzenlemeyle ülkede idam cezasının yerine ağır çalışma şartıyla ömür boyu hapis cezası uygulanması planlanıyor.

İDAM CEZASI KALDIRILDI
Adalet Bakanı Adel Nassar, idam cezasının kaldırılmasını ülke açısından "tarihi bir adım" olarak nitelendirdi.

Düzenlemenin yasalaşması için Cumhurbaşkanının onayına sunulması ve yürürlüğe girmeden önce Resmi Gazete'de yayınlanması gerekiyor.

YASA TASLAĞI YAKLAŞIK 10 AYLIK SÜRECİN ARDINDAN KABUL EDİLDİ
İdam cezasının kaldırılmasına ilişkin yasal süreç 7 Ekim 2025'te başladı. Bu tarihte 7 milletvekili, yasa taslağını Parlamento İnsan Hakları Komitesine sundu.

Hükümetin görüşünün alınmasının ardından Bakanlar Kurulu, 20 Kasım 2025'te taslağa ilişkin olumlu tavsiye kararı verdi.

Parlamento İnsan Hakları Komitesi, taslağı 23 Şubat 2026'da onayladı.

Düzenleme daha sonra 2 Haziran 2026'da Parlamento Adalet Komitesi, 9 Temmuz 2026'da ise Ortak Komite tarafından kabul edildi.

Son olarak Parlamento Genel Kurulunda yapılan oylamayla idam cezasının kaldırılmasına yönelik düzenleme kabul edilmiş oldu.

LÜBNAN'DA 2004'TEN BERİ İDAM UYGULANMIYORDU
Lübnan'da 17 Ocak 2004'ten bu yana idam cezası infaz edilmedi. Ülkede bu tarihten itibaren idam cezalarına gayri resmi moratoryum uygulanıyordu.

Bununla birlikte, 2004'ten sonra da mahkemeler tarafından çok sayıda idam cezası verildi. Söz konusu cezaların daha sonra askıya alındığı veya daha hafif cezalara çevrildiği belirtildi.

Adalet Bakanlığı Cezaevleri Müdürlüğünün verilerine göre, Ocak 2026 sonu itibarıyla 85 kişi idam cezasını bekliyordu.

Yeni düzenlemenin Cumhurbaşkanı tarafından imzalanıp Resmi Gazete'de yayınlanması halinde bu kişilerin durumunun da idam cezasının kaldırılmasına ilişkin yeni yasal çerçeve kapsamında ele alınması bekleniyor.

Galatasaray'dan Martinelli'ye 40 milyon euroluk teklif

Galatasaray, yeni sezon öncesinde hücum hattını güçlendirmek için transfer çalışmalarını sürdürüyor.

Sarı-kırmızılı yönetim, sol kanat için gündemindeki isimlerden Gabriel Martinelli konusunda Arsenal'in kapısını çaldı.

Galatasaray'dan 40 milyon euroluk teklif
Ertan Süzgün'ün haberine göre Galatasaray, 25 yaşındaki Brezilyalı oyuncu için Arsenal'e resmi teklif iletti.

Sarı-kırmızılıların önerisinin 5 milyon euro kiralama bedeli ve 35 milyon euro zorunlu satın alma opsiyonundan oluştuğu belirtildi.

Galatasaray'ın Martinelli için Arsenal ile daha önce ön görüşme gerçekleştirdiği ve transfer şartlarını yakından takip ettiği aktarıldı.

Sarı-kırmızılıların sunduğu formül, İngiliz ekibinin oyuncuyu yalnızca kiralık göndermek yerine satın alma garantisi bulunan bir anlaşmayı tercih etmesiyle de örtüşüyor.

Arsenal'in kararı bekleniyor
Arsenal'in Martinelli konusunda gelen teklifleri değerlendirdiği ancak Brezilyalı futbolcunun geleceğiyle ilgili henüz kesin karar vermediği ifade edildi.

İngiliz ekibinin bonservisli satış veya satın alma opsiyonlu kiralama seçeneklerine daha sıcak baktığı kaydedildi.

Galatasaray'ın listesinde Leao da var
Sarı-kırmızılıların sol kanat transferindeki öncelikli hedefinin ise Milan forması giyen Rafael Leao olduğu belirtildi.

Galatasaray'ın Portekizli yıldız için görüşmelerini sürdürürken Martinelli seçeneğini de masada tuttuğu aktarıldı.

ABD'den Netanyahu'ya sert çıkış: 'Kötülüğün vücut bulmuş hali'

Eski ABD Başkanı Joe Biden'ın oğlu Hunter Biden, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "kötülüğün vücut bulmuş hali" olduğunu söyledi.

NETANYAHU İÇİN AÇTI AĞZINI YUMDU GÖZÜNÜ
ABD'li ünlü muhafazakar siyaset yorumcusu ve podcast sunucusu Tucker Carlson'a mülakat veren Hunter Biden, Netanyahu'ya ilişkin konuştu.

Biden, "Netanyahu'nun kötülüğün vücut bulmuş hali olduğunu söylemek antisemitikse insanlara ne diyebilirim bilmiyorum. Tek yapmanız gereken gözlerinizi açmak, kalbinizi açmak." diye konuştu.

Şile Belediyesi soruşturmasında yeni gelişme: Özgür Kabadayı için istenen ceza belli oldu!

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı.

Rüşvet ve irtikap suçlarına ilişkin bilgi ve belgeler ışığında yürütülen soruşturmanın ilk ayağında, görevden uzaklaştırılan dönemin Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da aralarında bulunduğu 6 şüpheli gözaltına alınmıştı.

92 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
Hazırlanan iddianamede, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılık", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "rüşvet almak", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "icbar suretiyle irtikap" suçlarından 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Galatasaray'dan Youssef Chermiti hamlesi: İlk teklif reddedildi

Galatasaray’da santrfor takviyesi için çalışmalar sürüyor.

Sarı-kırmızılı ekip, Rangers’ta forma giyen Chermiti için girişim başlattı.

İLK TEKLİF KABUL GÖRMEDİ
TRT Spor'un haberine göre; İskoç ekibine iletilen 25 milyon euroluk ilk teklifin kabul edilmediği belirtiliyor.

YENİ TEKLİF HAZIRLIĞI
Galatasaray yönetiminin, 22 yaşındaki Portekizli oyuncu için yeni bir teklif hazırlığında olduğu bildirildi.

Bu arada Chermiti'nin lig maçında sakatlanması nedeniyle teklifin yeniden düzenleneceği dile getirildi.

RANGERS'IN BEKLENTİSİ
Rangers'ın ise genç golcünün transferinden 40 milyon euro gelir beklediği gelen haberler arasında.

RANGERS KARİYERİ
İskoç ekibinde, 43 maça çıkan 15 milyon euro piyasa değerindeki Chermiti, takımına 15 gol ve 5 asistlik katkı verdi.

81 ilin valisi süreç yasasına ilişkin yarın toplanacak!

Yarın saat 15.00'te İçişleri Bakanlığı GAMER Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek olan bu kritik zirvede, 81 ilin valisi, emniyet müdürleri ve jandarma komutanları video konferans yoluyla bir araya gelecek.

Önceki gün Meclis'ten geçen 'Çerçeve Yasa'nın ardından hızlıca harekete geçen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, düzenlenecek toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada sürecin hassasiyetine vurgu yaparak, "Sürecin akamete uğramaması için herkes üzerine düşeni yapacak." dedi.

ANA GÜNDEM: TOPLUMSAL ENTEGRASYON
Toplantının ana gündem maddelerini, toplumsal entegrasyon, rehabilitasyon ve kamu düzeninin etkin bir şekilde sağlanması oluşturacak. Valilerden, süreci kendi illerinde anlık olarak takip etmeleri istenecek.

PROVOKASYON ÖNLEMLERİ ELE ALINACAK
Ayrıca mülki idare amirleri ve kolluk kuvvetlerinin sahada karşılaşabileceği olası sorunlar masaya yatırılacak, dezenformasyon dalgalarına, provokasyonlara ve süreci sabote etmek isteyen odaklara karşı son derece dikkatli olunması gerektiği vurgulanacak.

Trabzonspor orta saha transferini hızlandırdı: Masada 3 isim var

Trabzonspor, orta saha kurgusunu güçlendirmek adına 6 numara transferinde vites yükseltti. Bordo-mavili yönetimin listesinde Yves Bissouma, Fabinho ve Leandro Paredes gibi dünyaca ünlü isimler ilk sıralarda yer alıyor.

Yeni sezon öncesi transfer çalışmalarını aralıksız sürdüren Trabzonspor’da öncelikli hedef orta sahanın savunma yönünü güçlendirmek.

Bordo-mavili kurmaylar, teknik heyetin raporı doğrultusunda ön libero pozisyonu için dev isimlerle temaslarını sürdürüyor. Gündeme gelen son adaylar ise bonservisi elinde bulunan Yves Bissouma, Fabinho ve Boca Juniors forması giyen Leandro Paredes oldu.

BİSSOUMA SERBEST STATÜDEY

Tottenham ile olan 4 yıllık sözleşmesini tamamlayarak serbest statüye geçen Malili 29 yaşındaki ön libero Yves Bissouma’nın adı son dönemde Trabzonspor ile anılmaya başlandı.

2016 yılında Lille ile Avrupa kariyerine adım atan deneyimli oyuncu, gösterdiği performansla 2018’de 8 milyon Euro bedelle Brighton’a, 2022 yazında ise 35 milyon Euro bonservis karşılığında Tottenham’a transfer olmuştu.

Serbest oyuncu konumundaki Bissouma ile Trabzonspor'un yanı sıra Benfica, Fulham, Celta Vigo ve Valencia gibi kulüplerin de ilgilendiği öne sürülüyor.

FABİNHO, BONSERVİSİNE 45 VE 42 MİLYON EURO VERİLDİ…

Gündemdeki bir diğer dünya markası ise Brezilyalı yıldız Fabinho. Kariyerinde Rio Ave, Real Madrid Castilla, Monaco ve Liverpool gibi dev kulüplerin formasını giyen 32 yaşındaki oyuncu, 2018'de Liverpool'a 45 milyon Euro, 2023'te ise Suudi Arabistan ekibi Al-Ittihad'a 42 milyon Euro bonservisle transfer olmuştu.

Al-Ittihad ile sözleşme sürecini tamamlayan deneyimli oyuncunun serbest kalmasıyla birlikte Bordo-Mavililerle anılmaya başlandı.

parades

PARADES, ARJANTİN’DE KALMAK İSTİYOR İDDİASI!

Boca Juniors'ın kaptanlığını yürüten Leandro Paredes için de Bordo-Mavili kulübün şartları araştırdığı öğrenildi. Bordo-mavililerin oyuncunun maliyeti ve kulübüyle olan durumunu sorduğu belirtilirken, 32 yaşındaki Arjantinli yıldızla İtalyan devi Milan’ın da ilgilendiği ifade ediliyor.

Her ne kadar oyuncunun yakın çevresi Paredes'in Arjantin’den ayrılmaya sıcak bakmadığını dile getirse de Trabzonspor yönetimi fırsat transferi için gelişmeleri yakından takip ediyor.

Vize soruşturmasında yeni detaylar: WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında; vize danışmanlığı adı altında faaliyet gösteren bazı kişi ve şirketlerin, konsolosluklar ile yetkili aracı kurumların çevrim içi randevu sistemlerine ‘bot’ olarak tabir edilen yazılımlar aracılığıyla erişerek randevuları toplu biçimde aldıkları, bu suretle vatandaşların söz konusu sistemlerden randevu almasını sistematik olarak güçleştirdikleri, belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi vererek yazılım, danışmanlık ve hizmet bedeli adı altında para tahsil ettikleri, taahhüt edilen hizmetin sunulmaması hâlinde ücret iadelerini gerçekleştirmedikleri, başvuru sahiplerine ait kişisel verileri otomatik yazılımlara aktardıkları ve bu faaliyetlerden elde edildiği değerlendirilen gelirleri çeşitli kişi ve şirket hesapları üzerinden aktardıkları tespit edildi.

TOPLAM 2 MİLYAR 841 MİLYON PARA HAREKETİ

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan mali analizlerde; Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu farklı şirket yapılanmalarına ait hesaplarda toplam 2 milyar 841 milyon 220 bin lira brüt para hareketi bulunduğu, 41 binden fazla kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil edildiği, tahsilatın önemli bir bölümünün şirket hesapları yerine şirket ortakları ve çalışanlarına ait şahsi hesaplarda toplandığı, şirketlerin farklı vize markaları altında faaliyet yürüttüğü ve hesaplarda yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamda bazı mağdurlardan 500 bin liraya varan para hareketlerinin bulunduğu belirlendi.

49 ŞÜPHELİYE YÖNELİK OPERASYON

Soruşturma kapsamında, 49 şüphelinin yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir illerinde toplam 63 adreste arama gerçekleştirildi.

Milyonluk trafik: ultrAslan tribün lideri Muzaffer Şirin ve ailesinin MASAK raporu şoke etti!

Yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınan Galatasaray taraftar grubu ultrAslan’ın tribün lideri olarak bilinen ve kamuoyunda "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan Muzaffer Şirin gözaltına alındı. Düzenlenen operasyonda MASAK raporu dikkat çekti. Şirin'in 26 yaşındaki İbrahim Şamil Şirin’in banka hesaplarındaki 38 milyon 440 bin TL'lik hareketlilik şoke etti.

26 YAŞINDA AMA MİLYONLUK HESAP HAREKETİ VAR
MASAK’ın 10 Ağustos 2026 tarihli analizine göre 26 yaşındaki İbrahim Şamil Şirin’in banka hesaplarında 31 Temmuz 2017 ile 7 Ağustos 2026 arasındaki dönemi kapsayan mali hareketler incelendi.

Raporda Şirin’in yıllara göre toplam bankacılık işlem hacminin 38 milyon 440 bin 538 TL’ye ulaştığı görüldü. Bu tutarın 17 milyon 653 bin TL’sini hesaba gelen, 16 milyon 933 bin TL’sini ise hesaptan çıkan para oluşturdu. Ayrıca hesaplara 2 milyon 139 bin TL nakit yatırıldığı, 1 milyon 713 bin TL nakit çekildiği tespit edildi.

Şirin’in bankacılık hareketlerindeki yükseliş özellikle son yıllarda dikkat çekti. İşlem hacmi 2022’de 2 milyon TL seviyesindeyken, 2023’te 9 milyon 325 bin TL’ye, 2024’te ise 11 milyon 331 bin TL’ye çıktı. 2025 yılında 7 milyon 951 bin TL, 2026’nın 7 Ağustos’a kadarki döneminde ise 7 milyon 487 bin TL’lik hareket kaydedildi.

BABANIN HESAPLARINDA DA 12,5 MİLYON TL
Muzaffer Şirin’in 2011-2026 dönemindeki banka hesaplarında ise toplam 12 milyon 558 bin 302 TL’lik işlem hacmi tespit edildi. Bunun 6 milyon 36 bin TL’sini hesaba gelen, 3 milyon 642 bin TL’sini hesaptan çıkan para oluşturdu. Ayrıca 2 milyon 580 bin TL’yi aşan nakit çekim kayıtlara geçti.

Muzaffer Şirin’in işlem hacminde en dikkat çekici sıçrama 2023 yılında yaşandı. 2022’de yaklaşık 58 bin TL olan yıllık işlem hacmi, 2023’te 6 milyon 883 bin TL’ye yükseldi.

Rapora göre Muzaffer Şirin’in en yüksek tutarlı para ilişkisi, 2017 yılından beri çalıştığı belirtilen Diamond Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ile gerçekleşti. Şirketten Şirin’in hesabına 6 ayrı işlemde toplam 4 milyon 350 bin TL aktarıldığı kaydedildi.

Muzaffer Şirin’in adına 2023 model Peugeot 3008 araç ile İstanbul Güngören ve Balıkesir Ayvalık’ta taşınmaz kayıtlarının bulunduğu da MASAK mali profil analizinde yer aldı.

GELİRİ YOK AMA GAYRIMENKUL ALIMI VAR
MASAK raporunda, 26 yaşındaki İbrahim Şamil Şirin’in kayıtlı çalışma gelirleri ile mal varlığı arasındaki dikkat çekici fark da ortaya konuldu. Şirin’in son olarak şoför olarak çalıştığı bir medya kuruluşunda aylık ortalama gelirinin 39 bin 358 TL olduğu, bu iş yerinden elde ettiği toplam gelirin ise 275 bin 509 TL olarak kayıtlara geçtiği belirtildi.

Buna karşılık Şirin’in adına İstanbul Çatalca’da 5 bin 2 metrekarelik bir tarla ile Güngören’de çatı arası piyesli bir mesken olmak üzere iki gayrimenkul bulunduğu tespit edildi. Şirin’in herhangi bir şirkette ortaklık veya yöneticilik kaydının bulunmaması da mali profilindeki dikkat çeken unsurlar arasında yer aldı.

ELEKTRONİK PARA HESAPLARINDA MİLYONLAR
Raporda İbrahim Şamil Şirin’in Papara, Pay Fix, IQ Money ve çeşitli ödeme kuruluşlarıyla yaptığı işlemler de ayrı başlık altında incelendi. Buna göre elektronik para ve ödeme kuruluşlarından Şirin’in hesaplarına toplam 2 milyon 553 bin 88 TL geldiği, bu kuruluşlara ise 784 bin 647 TL gönderildiği belirlendi.

En yüksek hareket Papara üzerinden gerçekleşti. Papara’dan Şirin’e 142 işlemde 1 milyon 548 bin 388 TL gelirken, Şirin tarafından 246 işlemde 406 bin 909 TL gönderildi. Pay Fix üzerinden de 931 bin 650 TL giriş ve 131 bin 515 TL çıkış kayda geçti.

MASAK analizinde Şirin’in SGK kayıtlarında 2023 yılından itibaren ön muhasebeci, son olarak ise bir medya şirketinde şoför olarak çalıştığı bilgisi yer aldı. Raporda ayrıca adına kayıtlı iki taşınmaz bulunduğu, şirket ortaklığına veya yöneticiliğine ise rastlanmadığı belirtildi.

BABA-OĞUL ARASINDA 1,5 MİLYON TL
Mali analizde dikkat çeken bir diğer başlık ise İbrahim Şamil Şirin ile babası Muzaffer Şirin arasındaki para hareketleri oldu. MASAK kayıtlarına göre iki isim arasında 7 Eylül 2021 ile 9 Temmuz 2026 tarihleri arasında toplam 1 milyon 521 bin 961 TL’lik transfer hacmi oluştu.

Kayıtlarda Muzaffer Şirin’den İbrahim Şamil Şirin’e 59 ayrı işlemde 1 milyon 390 bin 344 TL, İbrahim Şamil Şirin’den Muzaffer Şirin’e ise 13 ayrı işlemde 131 bin 617 TL aktarıldığı görüldü.

İbrahim Şamil Şirin’in hesaplarında yalnızca babasıyla değil, çok sayıda farklı kişiyle yüksek tutarlı işlemler bulunduğu da rapora yansıdı. Orhan Baştürk ile 2 milyon 245 bin TL, Fahrettin Sincar ile 1 milyon 762 bin TL, İbrahim Gökhan Geyik ile 1 milyon 600 bin TL’yi aşan işlem hacimleri kaydedildi. Ayrıca raporda “diğer 1282 farklı kişi” ile toplam 12 milyon 392 bin TL’lik hareket bulunduğu belirtildi.

MASAK’ın ortaya koyduğu veriler iki ismin hesaplarında milyonlarca liralık yoğun bir para trafiği bulunduğunu gösterirken, söz konusu mali hareketlerin kaynağı ve hukuki niteliğine ilişkin nihai değerlendirme yetkili adli makamlar tarafından yapılacak.

Sturm Graz - Fenerbahçe: Muhtemel 11'ler

Liebenau Stadı'nda oynanacak müsabaka, TSİ 21.30'da başlayacak. Karşılaşmayı, İspanya Futbol Federasyonundan Alejandro Hernandez yönetecek. Hernandez'in yardımcılıklarını aynı ülkeden Jose Naranjo ve Marcos Cerdan Aguilar üstlenecek. Kadıköy'de oynanan turun ilk müsabakasını 2-0 kazanan Fenerbahçe, rövanşı da geçerek adını play-off turuna yazdırmayı hedefliyor.

Sturm Graz - Fenerbahçe maçı hangi kanalda?

11 Ağustos Salı akşamı saat 21.30'da başlayacak karşılaşma TV100 ve S Sport Plus kanallarından canlı ve naklen yayınlanacak.

Muhtemel 11'ler

Sturm Graz: Khudyakov, Heil, Vallci, Mitchell, Soglo, Hödl, Weinhandl, Stankovic, Seidl, Weiper, Jatta.

Fenerbahçe: Mert Günok, Semedo, Skriniar, Ake, Brown, Guendouzi, Kante, Greenwood, Asensio, Kerem, Talisca.

Abbas Arakçi: Hem savaşı hem de diplomasiyi kazandık

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ve İsrail ile yaşanan savaşın ardından ülkesinin askeri ve diplomatik açıdan önemli bir sınav verdiğini öne sürdü.

İran Sağlık Bakanlığı’nda düzenlenen ve savaş sırasında zarar gören altyapının yeniden inşası amacıyla diplomasi ve sağlık alanındaki iş birliğini konu alan mutabakat zaptının imza töreninde konuşan Arakçi, Tahran’ın müzakere sürecindeki tutumuna ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi.

Arakçi, savaşın İran’ın gücünü ortaya koyduğunu savunarak ülkesinin, “yenilmez bir güç” olduğunu gösterdiğini ileri sürdü.

“TÜM DÜNYAYI ŞAŞIRTTIK”
İran basınında yer alan haberlere göre Arakçi, konuşmasında farklı ülkelerin yetkililerinden İran’ın savaş sürecindeki tutumuna ilişkin olumlu değerlendirmeler duyduğunu belirtti.

Arakçi, “İranlılar bir mucize yarattı ve tüm dünyayı şaşırttı” şeklindeki değerlendirmelerin, kendisine defalarca aktarıldığını ifade etti.

İran’ın ABD karşısında beklenenden daha güçlü bir direniş sergilediğini öne süren Arakçi, savaşın başında Tahran’a yöneltilen “koşulsuz teslimiyet” çağrısına da değindi.

“DÜŞMANI MÜZAKEREYE ZORLADIK”
Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın başlangıcında İran’a “koşulsuz teslimiyet” çağrısı yaptığını belirterek ilerleyen süreçte yaşandığını iddia ettiği değişime dikkat çekti.

İran Dışişleri Bakanı, “Kimse İran’ın ABD’ye böyle karşı koyacağını ve nihayetinde düşmanı müzakere talep etmeye zorlayacağını düşünmemişti.” ifadelerini kullandı.

Arakçi, savaşın başında kullanılan sert söylemlerin yaklaşık 20 gün sonra müzakere arayışına dönüştüğünü savunarak İran’ın, bu süreçte önemli bir diplomatik kazanım elde ettiğini ileri sürdü.

“DİPLOMASİDE HAKLARIMIZI NASIL SAVUNACAĞIMIZI GÖSTERDİK”
Konuşmasının önemli bölümünü diplomasiye ayıran Arakçi, İran’ın yalnızca askeri alanda değil, müzakere masasında da haklarını savunabildiğini söyledi.

İran’ın diplomatik alanda kendi haklarını koruma konusunda önemli bir deneyim ortaya koyduğunu belirten Arakçi, bu durumun farklı ülkelerin yetkilileri tarafından da takdir edildiğini ifade etti.

Arakçi, “Bunu çeşitli yetkililerden duydum, ‘Hem savaşı hem de diplomasiyi kazandınız’ diyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

HASAR GÖREN ALTYAPI İÇİN YENİ İŞ BİRLİĞİ
Arakçi’nin açıklamaları, savaşta zarar gören altyapının yeniden inşasına yönelik bir iş birliği toplantısında geldi.

İran Sağlık Bakanlığı’nda gerçekleştirilen törende, savaş nedeniyle zarar gören sağlık altyapısının yeniden ayağa kaldırılması ve diplomasi ile sağlık alanlarında iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mutabakat zaptı imzalandı.

İran yönetimi, savaşın ardından bir yandan hasar gören altyapının yeniden inşasına odaklanırken diğer yandan diplomatik girişimlerini sürdürmeye devam ediyor.

Arakçi’nin açıklamaları, Tahran yönetiminin savaş sürecine ilişkin kamuoyuna verdiği “direniş ve diplomatik kazanım” mesajlarının yeni bir örneği olarak değerlendirildi.

UltrAslan tribün lideri Sebahattin Şirin ‘Öcalan'a özgürlük’ sloganı attı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 'Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 14 ve 15'inci maddelerine muhalefet', 'Uyuşturucu madde bulundurma ve kullanma', 'Örgütlü olarak karaborsa bilet dolandırıcılığı' ve 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçlarından gözaltına alınan, 'Sebahattin Şirin' ismiyle tanınan Galatasaray taraftar grubu UltraAslan'ın lideri Muzaffer Şirin'in emniyetteki işlemleri tamamlandı.

Şirin, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

"ÖCALAN'A ÖZGÜRLÜK" SLOGANI ATTI
Şirin'in adliyeye sevki sırasında 'zafer' işareti yaparak "Sayın Öcalan'a özgürlük" sloganı atması dikkat çekti.

NE OLMUŞTU?
Şirin, yasa dışı bahis ve spor suçları soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştı. Şirin'in ikametinde yapılan aramada yaklaşık 65 milyon TL değerinde para, döviz, altın ve ziynet eşyası ele geçirilmişti.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Şirin sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesine getirildi. Burada sağlık kontrolünden geçirilen Şirin Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayına sevk edildi.

Dünya Müslüman Alimler Birliği'nden destek: Mekke İttifakı daha da büyümeli

Dünya Müslüman Alimler Birliği, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, anlaşmayı İslam aleminin birliği ve bağımsızlığı yolunda önemli bir adım olarak nitelendirdi. Birlikten yapılan yazılı açıklamada, Kur'an-ı Kerim’in birlik ve dayanışmayı emreden ayetlerine atıfta bulunularak, üç ülke arasında sağlanan bu mutabakatın İslam ümmetinin “ortak tehditler” karşısındaki gücünü artıracağı ifade edildi. Açıklamada, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın sadece askeri ve güvenlik alanlarıyla sınırlı kalmaması, gelecekte siyasi, ekonomik, sosyal, bilimsel ve kalkınma alanlarını da kapsayan kurumsal bir iş birliğine dönüşmesi temennisinde bulunuldu.

Stratejik ve manevi önemi
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın bir araya gelmesinin stratejik bir ağırlık taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Suudi Arabistan dini, tarihi, siyasi ve ekonomik ağırlığıyla, Türkiye siyasi, askeri, sanayi ve ekonomik gücüyle, Pakistan ise askeri yetkinliği ve stratejik konumuyla İslam dünyasında birbirini tamamlayan önemli güçlerdir. Bu üç ülkenin ortak hareketi, ümmetin birliği ve iş birliğinin güçlenmesi adına sağlam bir çekirdek oluşturacaktır." Anlaşmanın 7 Ağustos’ta Mekke-i Mükerreme'de ve Mescid-i Haram'ın gölgesinde imzalanmasının derin bir manevi ve sembolik anlam taşıdığı belirtilen açıklamada, ev sahipliğinden ötürü Suudi Arabistan yönetimine de teşekkür edildi.

Aksa'nın korunması için katılın
Açıklamada ayrıca, bu adımın üç ülkeyle sınırlı kalmayıp, başta Filistin davası ve Mescid-i Aksa'nın korunması olmak üzere İslam dünyasının temel meselelerine inanan diğer Müslüman ülkelerin de katılımıyla daha geniş bir ittifaka dönüşmesi çağrısı yapıldı. Dünya Müslüman Alimler Birliği, tüm İslam ülkelerinin liderlerine, alimlerine ve kurumlarına çağrıda bulunarak, bu tarihi adımın sunduğu fırsatların değerlendirilmesi, ortak çıkarlar doğrultusunda entegrasyonun sağlanması ve İslam dünyasının huzur, güvenlik ve izzeti için işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı.

Anlaşma tamamen savunma amaçlı
Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammad Ishaq Dar, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgili açıklamada bulundu. Anlaşmanın, üç ülkenin liderleri ve halkları arasındaki kardeşlik ilişkilerinin derinliğini yansıttığını kaydeden Dar, çok boyutlu güvenlik sorunlarına çözüm bulma ve bölgesel refahı artırma arzusuyla taraflar arasında yıllardır süren görüşmeler ile koordinasyonun altını çizdi. Dar, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın, imzacı ülkeler arasındaki ve diğer ülkeler veya kuruluşlarla yapılan ikili ya da çok taraflı anlaşmaları yürürlükten kaldırmayacağını veya değiştirmeyeceğini belirtti. Öte yandan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na yönelik kutlamalar Pakistan’da devam ediyor. Ülke genelinde çok sayıda gösteri yapılırken, bazı Pakistanlılar ise ellerinde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan bayrakları ile motosikletlerle konvoy düzenledi. Konvoya katılanlar daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in fotoğraflarının bulunduğu pankartın önünde kutlamalarına devam etti.

Kuveyt'ten tebrik
Pakistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Kuveyt Dışişleri Bakanı Cerrah Cabir el-Ahmed es-Sabah ile Pakistanlı mevkidaşı Ishaq Dar’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında gece geç saatlerde bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği kaydedildi. Kuveyt’in en üst düzey diplomatının telefon görüşmesi sırasında Pakistanlı mevkidaşını tebrik ettiği belirtilen açıklamada, iki tarafın işgal altındaki Doğu Kudüs de dahil olmak üzere bölgesel durum hakkında görüş alışverişinde bulunduğu belirtildi. Pakistan-Kuveyt ilişkileri ile karşılıklı çıkarları ilgilendiren konular hakkında görüş alışverişinde bulunan es-Sabah ve Dar, es-Sabah’ın Pakistan’a yaptığı son ziyaretin takibi ve kilit sektörlerdeki iş birliğinin ve yatırımların geliştirilmesinin yollarını da görüştü.

İran: Endişe duyacak bir neden yok
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nda Tahran'ı endişelendirecek bir durumun söz konusu olmadığını söyledi. İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, "Aramızda derin dini, tarihi ve medeniyet bağları bulunan üç ülke Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan söz konusu olduğundan, bu anlaşmanın İran'a karşı olduğuna dair endişe duymamız için bir neden bulunmuyor" dedi.

Trabzonspor, Darwin Nunez transferinde mutlu sona yaklaştı

Geçtiğimiz sezonu beklentilerin üzerinde tamamlayan Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke’nin listesi doğrultusunda forvet arayışını hızlandırdı. Gündeme gelen birçok isme rağmen öncelikli hedefin Uruguaylı forvet Darwin Nunez olduğu öğrenildi.

Liverpool’da Mohamed Salah ile 3,5 sezon boyunca birlikte forma giyen ve saha içi uyumuyla dikkat çeken Nunez’in, Al Hilal’den ayrılığı kesinleşti. Bordo-mavili yönetim, oyuncuyu kiralık olarak kadroya katmayı planlıyor. Maaşının önemli bir kısmını Arap kulübünün karşılayacağı belirtilirken, Al Hilal ile görüşmeler hız kazandı. Ödeme şartları ve diğer detaylar üzerinde çalışmalar devam ediyor.

27 yaşındaki forvetin Trabzonspor’a sıcak bakmasında en önemli etkenlerden biri, yakın arkadaşı Salah ile yeniden aynı takımda oynama isteği. Yönetim, forvet transferini bu hafta sonuçlandırmayı hedefliyor.

Üç kulvarda 50 maç planlaması yapan Trabzonspor’da, Onuachu-Nunez ikilisinin gol yükünü fazlasıyla karşılayacağı düşünülüyor. Farklı profillere sahip iki forvetin, özellikle Nunez’in hareketliliği, ön alan baskısı ve bağlantı oyunuyla teknik direktör Fatih Tekke’nin tercihlerine uyum sağlayacağı değerlendiriliyor.

İSKİ duyurdu: İstanbul'da 8 saatlik su kesintisi!

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), vatandaşları yakından ilgilendiren önemli bir planlı su kesintisi duyurusu yayımladı. Kesintiden etkilenen vatandaşlar “Sular ne zaman gelecek?” ve “İstanbul’da su kesintisi ne kadar sürecek?” sorularına yanıt arıyor.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), yarın bakım çalışmaları kapsamında Fatih'te su kesintisi olacağını açıkladı.

Su Kesintisi Musluk Getty 1490212

İSKİ su kesintisi yaşanacak mahalleler
İSKİ'den yapılan açıklamaya göre, Kocamustafapaşa Mahallesi'ndeki Sarayburnu-Münzevi Samatya isale hattında, deprem riskine karşı altyapının dayanıklılığını artırmak amacıyla esnek boru bağlantı parçası montajı ve iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

su kesintisi

Bu kapsamda, yarın 22.00 ile 12 Ağustos Çarşamba günü saat 06.00 arasında Cerrahpaşa, Haseki Sultan, Kocamustafapaşa, Sümbülefendi, Yedikule, Silivrikapı ve Seyyid Ömer mahallelerinde su kesintisi yapılacak.

Beşiktaş'a gün doğdu: Höjbjerg, Newcastle United'la anlaşamadı

Pierre-Emile Höjbjerg'in geleceğiyle ilgili transfer piyasasını hareketlendirecek bir gelişme yaşandı.

Fabrizio Romano'nun aktardığı bilgilere göre; Newcastle United'ın Höjbjerg transferi için yürüttüğü görüşmeler sonuçsuz kaldı.

İngiliz ekibi, Marsilya'nın talep ettiği bonservis bedelini karşılamaya hazır olmasına rağmen Danimarkalı futbolcu teklifi geri çevirdi.

NEWCASTLE TRANSFERİ İPTAL
Newcastle United'ın Höjbjerg için Marsilya ile anlaşmaya hazır olduğu ancak oyuncunun İngiliz ekibine gitmeme kararı aldığı belirtildi.

31 yaşındaki orta saha oyuncusunun Newcastle transferinin bu gelişmenin ardından iptal olduğu aktarıldı.

BEŞİKTAŞ DA GÜNDEMİNE ALMIŞTI
Höjbjerg'in Newcastle'a transferinin gerçekleşmemesi, daha önce deneyimli futbolcuyla ilgilenen Beşiktaş açısından da dikkat çekici bir gelişme oldu.

Siyah-beyazlıların daha önce Marsilya forması giyen Danimarkalı futbolcunun şartlarını araştırdığı ve transfer için girişimde bulunabileceği gündeme gelmişti.

2024'TE MARSILYA'YA GELDİ
Höjbjerg, kariyerinde Southampton ve Tottenham formalarıyla Premier Lig'de 254 karşılaşmaya çıkarken, 2024'te Marsilya'ya transfer oldu.

15 milyon euro piyasa değeri bulunan yetenekli futbolcu, geçen sezon Marsilya'da 43 maçta 5 gol ve 5 asistlik performans gösterdi.

Donald Trump Gianni Infantino'ya sahip çıktı!

ABD Başkanı Donald Trump, FIFA Başkanı Gianni Infantino'nun görevden alınmasının "korkunç bir hata" olacağını belirtti.

Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Infantino'nun görevindeki performansını övdü.

"Harika bir iş çıkarıyor. Tarihin en başarılı Dünya Kupası'na, hem de dört kat farkla, başkanlık etti." ifadelerini kullanan Trump, Infantino'nun görevden ayrılması halinde Dünya Kupası'nın gelecekte aynı ölçüde başarılı veya karlı olamayacağını savundu.

Trump, FIFA Başkanı Infantino'nun görevden alınmasının "korkunç bir hata" olacağını kaydetti.

GIANNI INFANTINO GERİ ADIM ATMIŞTI
İngiliz basın kuruluşu The Times'ta yer alan haberde, FIFA Başkanı Infantino'nun, Dünya Kupası'ndaki hisseleri özel yatırımcılara satmayı planladığı belirtilmişti.

Gelen tepkiler üzerine FIFA, plan kapsamında yapılan hatalar nedeniyle özür dilemiş, teklifin "artık gündemden çıkarıldığını" açıklamıştı.

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Kuzey, Orta Amerika ve Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF), dün yapılan ortak açıklamayla Infantino'ya tepki göstermişti.

Cemil Tugay hakkında gündem olan iddia! Yeni rotası belli oldu: İzmir için ilk olacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın, parti yöneticileri ve meclis üyeleriyle bulunduğu ortak WhatsApp grubundan ayrılması yeni bir dönemin sinyali olarak yorumlandı. Özgür Özel ile iplerin tamamen koptuğu belirtilirken, Tugay'ın 14 Ağustos'ta AK Parti saflarına katılacağı iddia ediliyor.

Ankara'ya üstü kapalı mesaj: WhatsApp grubundan ayrıldı
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ile bir süredir gerilim yaşadığı konuşulan Cemil Tugay’ın attığı son adım, siyasi kulisleri hareketlendirdi. Gazeteci Sinan Burhan'ın aktardığı bilgilere göre Tugay, CHP'li ve Yeni Partili belediye meclis üyeleri ile yöneticilerin de yer aldığı ortak WhatsApp grubundan ayrıldı. Tugay'ın bu sürpriz hamlesi, CHP ve Yeni Parti yapılanmasından tamamen uzaklaştığının bir göstergesi olarak yorumlanırken, aynı zamanda Ankara'ya verilmiş üstü kapalı bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

"İletişim sorunu var, Özgür Özel ulaşamıyor"
Sürece dair dikkat çeken detayları paylaşan Burhan, Cemil Tugay ile Özgür Özel arasındaki iplerin büyük ölçüde koptuğuna işaret etti. Tugay'ın her iki partiye de mesafeli durduğunu vurgulayan Burhan, kulislerde konuşulan mevcut tabloyu doğrudan şu sözlerle aktardı:

“Gelinen nokta itibariyle hem Özgür Özel Bey ile Cemil Tugay’ın bir iletişim sorunu olduğu hatta Özgür Özel Bey ulaşamıyor. Tugay’ın WhatsApp’tan da engellediğini biz duymuştuk. Gazeteci arkadaşlar ifade etmişti. Cemil Tugay’ın CHP’de de kalmayacağı öngörülüyor”

14 Ağustos iddiası ve İzmir için bir ilk
Ankara kulislerinde yankılanan tüm bu iddiaların merkezinde ise kritik bir tarih yer alıyor. Sinan Burhan, mevcut siyasi şartlar ve yaşanan gelişmeler ışığında Cemil Tugay’ın 14 Ağustos’ta resmen AK Parti’ye katılmasının beklendiğini dile getirdi. Siyasi kulisleri sarsan bu iddia gerçeğe dönüşürse, İzmir siyasi tarihinde yeni bir sayfa açılacak ve Büyükşehir Belediyesi ilk defa AK Parti idaresine geçmiş olacak.

Zorunlu trafik sigortasına zam! İşte İstanbul, Ankara ve İzmir'de ödenecek tutarlar

Milyonlarca araç sahibini ilgilendiren yeni bir gelişme yaşandı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, ağustos ayı zorunlu trafik sigortası tavan primlerini açıkladı. Araç sahiplerinin ödeyeceği tutarlar il, araç türü ve hasar basamağına göre farklılık gösterirken, özellikle büyükşehirlerdeki sürücüler için primler yüksek seviyesini korudu.

İSTANBUL'DA TRAFİK SİGORTASI FİYATLARI
Yeni tarifeyle birlikte Türkiye'nin en büyük üç ilinde zorunlu trafik sigortası primleri risk basamaklarına göre güncellendi. İstanbul'da 4. basamakta bulunan bir otomobil sahibinin ödeyeceği azami prim 19 bin 71 TL olarak belirlendi. Risk düzeyinin en yüksek olduğu 0. basamakta prim tutarı 57 bin 213 TL'ye kadar yükselirken, en düşük risk grubunu temsil eden 8. basamaktaki sürücüler için prim 9 bin 535 TL seviyesinde kaldı.

ANKARA VE İZMİR'DE TRAFİK SİGORTASI FİYATLARI
Başkent Ankara'da zorunlu trafik sigortasında en yüksek risk grubunda yer alan sürücüler için azami prim tutarı 55 bin 594 TL'ye ulaştı. En düşük risk basamağındaki araç sahipleri ise 9 bin 266 TL prim ödeyecek. İzmir'de ise üst risk kademesinde bulunan sürücüler için prim 53 bin 974 TL olarak belirlenirken, en avantajlı basamaktaki sigortalılar için tutar 8 bin 996 TL seviyesinde gerçekleşti.

TİCARİ ARAÇLAR...
Ağustos tarifesindeki güncellemeyle birlikte ticari araçların trafik sigortası maliyetleri de yükseldi. İstanbul'da faaliyet gösteren ticari taksilerde zorunlu trafik sigortası primi, hasar geçmişi ve risk basamağına bağlı olarak 27 bin 702 TL ile 166 bin 214 TL arasında değişiyor. Ankara'da ticari taksiler için azami prim tutarı 161 bin 510 TL'ye çıkarken, İzmir'de bu rakam 156 bin 806 TL olarak belirlendi.

Yeni tarifede en dikkat çekici prim tutarları toplu taşıma araçlarında ortaya çıktı. Özellikle 31 ve üzeri koltuk kapasitesine sahip otobüslerde sigorta maliyetleri ciddi seviyelere ulaştı. İstanbul'da bu kategorideki araçlar için uygulanabilecek azami trafik sigortası primi 408 bin 348 TL'ye yükselerek dikkat çekti.

ultrAslan tribün lideri Muzaffer Şirin'in evinden servet çıktı! Para ve mücevherlerin değeri dudak uçuklattı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yasa dışı bahis soruşturması kapsamında ultrAslan’ın tribün lideri "Sebahattin Şirin" ismiyle tanınan Muzaffer Şirin de gözaltına alındı. Şirin'in evinde yapılan aramalarda ele geçirilenler şaşkına çevirdi.

EVİNDEN ÇIKANLAR ŞOKE ETTİ
Saat 14.30’da başlayan ve 23.00’e kadar devam eden aramada, 841 bin 895 Euro, 51 bin 953 ABD Doları, 18 bin 865 İngiliz Sterlini ve 795 bin 825 TL ele geçirildi.

Aramada ayrıca yaklaşık 13 milyon 351 bin 890 TL değerinde altın ve mücevherat, yaklaşık 500 bin TL değerinde 1 adet Hint seti ile yaklaşık 350 bin TL değerinde pırlanta kolye bulundu. Ele geçirilen para, döviz ve ziynet eşyalarının toplam değerinin yaklaşık 65 milyon TL olduğu değerlendirildi.

'EVDEN SİLAH VE BALİSTİK YELEK DE ÇIKTI'
Aramada ayrıca 1 adet silah, 1 adet şarjör, 141 adet 9x19 milimetre ve 1 adet 6,35 milimetre fişek, 2 adet 6,35 milimetre boş şarjör, 3 adet iPhone marka cep telefonu, 3 adet SIM kart ve 4 adet balistik yelek ele geçirildi.

Şüpheli hakkında yürütülen soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü, ele geçirilen deliller ile dijital materyallerin inceleme işlemlerine devam edildiği bildirildi. Soruşturmanın seyri doğrultusunda kamuoyunun ayrıca bilgilendirileceği belirtildi.

TBMM'de tarihi gün! Terörsüz Türkiye teklifi Genel Kurul'da

"Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, bugün Genel Kurul gündemine geliyor. Yasa teklifi TBMM Genel Kurul'unda görüşülmeye başlandı. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, oturum öncesinde Devlet Bahçeli'nin yanına giderek tokalaştı.

TEKLİFİN REKOR OYLA KABUL EDİLMESİ BEKLENİYOR
AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR ve bazıları bağımsız 367 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin rekor oyla kabul edilmesi bekleniyor.

SİLAH BIRAKMA GÜVENLİK KURUMLARINCA TEYİT EDİLECEK
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi ile, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

TEKLİF NE GETİRECEK?
Teklifte "Örgüt", PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumları, "Kurul", düzenlemenin ilgili hükmü uyarınca oluşturulacak Kurul şeklinde tanımlanıyor.

Teklife göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar hariç, teklifin kapsamına giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek.

Erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Bu suçlarla ilgili dosya ve suçun ispatına yarayan deliller, erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresince muhafaza edilecek. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilecek ve Hazineye irat kaydedilecek. Karar, kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlara tebliğ edilecek. Kararda başvuru ve itiraz hakkı ile süresi ve mercii gösterilecek.

Bu hüküm uyarınca Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlara karşı kanun yollarına başvurma hakkı bulunanlar 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hüküm uyarınca kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin mahkeme tarafından verilen kararlara karşı da 2 hafta içinde itiraz edilebilecek.

Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından önce işlenmiş olup da düzenlemenin kapsamına giren suçlardan dolayı bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması, Kurulun iznine bağlı olacak.

Düzenleme uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrole ilişkin koruma tedbirleri, soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilecek. Koşullarının bulunması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına karar verilecek.

Erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istinaf veya temyiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilecek.

ERTELEME KARARLARININ KAYDEDİLMESİ VE YENİDEN SUÇ İŞLENMESİ
Verilen erteleme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, erteleme kararı kaldırılarak soruşturma ve kovuşturmaya devam olunacak. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek.

Teklifle, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmış olması koşuluyla, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olanlar hariç olmak üzere, düzenleme kapsamına giren suçlardan, toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle, toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlülerin cezalarının infazı 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu hükmün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zamanaşımı işlemeyecek.

İnfaz hakimi tarafından verilen erteleme kararlarına karşı itiraz edilebilecek. Ayrıca bu kapsamda verilen erteleme kararları, oluşturulan sisteme kaydedilecek. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde belirlenen amaç için kullanılabilecek.

Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.

Galatasaray, Victor Osimhen hakkında kararını verdi

Galatasaray, gözde oyuncusu Victor Osimhen hakkında gelen transfer kapılarını tamamen kapattı. Sarı-kırmızılı takım Nijeryalı oyuncunun kalması için net bir tavır sergiledi.

HİÇBİR TEKLİF DEĞERLENDİRMEYE ALINMAYACAK
Avrupa devlerinin gözü üzerinde olan yıldız oyuncu için gelen teklifler ne kadar cazip olursa olsun, sarı-kırmızılı takım hiçbirini değerlendirmeye almayacak.

Osimhen-1

AYRILIK İÇİN GEREKEN MİKTAR BEKLENTİLERİ DE İPTAL
Sezon başında kulislerde oyuncu için ancak 120-140 milyon Euro bandında teklif gelmesi halinde ayrılık ihtimalinin konuşulduğu öne sürülmüştü. Ancak Galatasaray camiası bu ihtimali de tamamen ortadan kaldırdı. Osimhen’i hiçbir rakam karşılığında elden çıkarmayacağını bildirdi.

Erkek Eşofman Altı Modelleri

Erkek eşofman altı, spor salonundan günlük kullanıma, antrenman sonrasından şehir içi athleisure kombinlerine uzanan geniş bir yelpazede tercih edilen temel bir giyim parçasıdır. Doğru kesim ve kumaş kombinasyonu hem hareket özgürlüğünü hem de her ortama uyum sağlayan görsel bütünlüğü bir arada sunar. Koleksiyonda antrenman odaklı modellerden sokak stiline uygun tasarımlara kadar farklı kullanım ihtiyaçlarına yanıt veren seçenekler yer almaktadır.

Koleksiyonlarda Hangi Erkek Eşofman Altı Modelleri Var?

Heritage Champions: Unisex kesimi ve klasik spor estetiğiyle öne çıkan bu seri; hem erkek hem kadın bedenlerine uyum sağlayan yapısı ve zamansız tasarımıyla günlük kullanımda ve antrenman ortamında tercih edilen modeller arasındadır. Gri, mürdüm ve lacivert renk seçenekleriyle sunulmaktadır.

NY Street: Sokak stilini ön plana çıkaran bu seri, füme renk seçeneği ve modern kesimi ile şehir yaşamına uygun bir görünüm sağlar.

Authentic Boxing Oversize: Boks sporunun dinamik ruhundan ilham alan bu model, oversize kesimi ve antrasit ile koyu yeşil renk seçenekleriyle öne çıkar. Serbest hareket ihtiyacı olan antrenmanlar ve sokak kombini için tercih edilir.

Ever Essentials Regular Jogger: Jogger kesimi ve ayarlanabilir paça yapısıyla günlük kullanım ile hafif antrenman arasında dengeli bir seçenek sunar. Siyah, haki ve antrasit renk seçenekleri mevcuttur.

Ever Classics Comfort: Comfort fit kesimi ve füme ile siyah renk alternatifleriyle uzun süreli kullanım konforuna odaklanan bu model ev içi kullanım ve günlük athleisure kombinler için öne çıkar.

Ever Relaxed Regular: Rahat oturumu ve geniş renk yelpazesiyle siyah, antrasit ve gri seçenekleri sunan bu model hem antrenman hem günlük kullanıma uyum sağlar.

Regular, Oversize ve Jogger Kesim Arasındaki Fark Nedir?

Regular fit: Standart oturumlu kesimdir; vücudu sarmadan düzgün bir siluet oluşturur. Hem antrenman hem günlük kullanım için dengeli bir seçenek sunar.

Comfort Fit: Regular kadar dar olmayan, oversize kadar bol olmayan; hafif geniş ve rahat bir kesimdir. Günlük kullanımda hareket özgürlüğü ile şık bir silueti bir arada sunar.

Oversize: Kasıtlı olarak geniş ve bol kesilen bu yapı sokak stili ve serbest hareket gerektiren kullanımlar için tercih edilir. Katmanlı giyim uygulamalarında dış katman olarak da kullanılabilir.

Jogger: Paça ucunun lastikli veya bağcıklı yapıyla daraldığı bu kesim modern ve sportif bir siluet oluşturur. Sneaker kombinleriyle estetik bütünlük sağlar.

Erkek Eşofman Altında Doğru Beden Nasıl Seçilir?

Bel ölçüsü temel referans noktasıdır. Regular ve jogger modellerde standart beden tablosu yeterlidir; elastik bel bantlı modellerde esneklik yüksektir. Oversize modellerde mevcut bedenden bir beden büyük tercih etmek istenen bol silüeti oluşturur. Paça uzunluğunun topuğu kapatması ancak yerde sürünmemesi ideal fit göstergesidir.

Erkek Eşofman Altı Fiyatları

Koleksiyondaki erkek eşofman altı modelleri seri, kumaş kompozisyonu ve kesim özelliklerine göre farklı fiyat noktalarında konumlanmaktadır. Tüm modelleri inceleyerek kullanım amacınıza ve tarzınıza en uygun seçeneği bulabilirsiniz.

Sami Yusuf yeniden Türkiye'ye geliyor

Besteci, söz yazarı ve yorumcu Sami Yusuf'un Türkiye konserleri için hazırladığı sürpriz belli oldu.

Sami Yusuf, en sevilen eserlerinden Hasbi Rabbi’yi yaklaşık 10 yıl sonra yeniden konser repertuvarına alacak.

Yeni müzikal dokunuşlarla hazırlanan Hasbi Rabbi’nin yeni versiyonu, ilk kez 23-24 Eylül’de Ankara ve 27-28 Eylül’de İstanbul’da dinleyicilerle buluşacak.

SAMİ YUSUF, YENİDEN TÜRKİYE'DE SAHNE ALACAK
3Z Organization ve WOVO organizasyonunda gerçekleştirilecek Türkiye konserlerine özel olarak kurgulanan ‘Kökler’ teması kapsamında Sami Yusuf, 23 ve 24 Eylül'de Ankara ATO Congresium'da, 27 ve 28 Eylül'de ise İstanbul Kongre Merkezi Harbiye Oditoryumu'nda sahne alacak.

Sami Yusuf'un Türkiye konserlerine ilişkin 10 Ağustos'ta özel bir sürprizin açıklanacağının duyurulması, sanatçının dinleyicileri arasında merak uyandırmıştı.

Hafta boyunca sosyal medyada da gündeme gelen ve içeriğine ilişkin farklı tahminlerin yapıldığı sürprizin ayrıntıları belli oldu.

HASBİ RABBİ'Yİ SESLENDİRECEK
Geçtiğimiz yıl ‘İki Deniz Arasında’ temasıyla Yenikapı'da uzun bir aranın ardından Türkiye'deki dinleyicileriyle buluşan sanatçı, bu kez yalnızca Türkiye konserleri için hazırlanan ‘Kökler’ temasıyla sahneye çıkacak.

Hafızalara kazınan eserlerinin yanı sıra kariyerinin farklı dönemlerinden seçtiği eserleri özgün düzenlemeler ve görsel prodüksiyon eşliğinde seslendirecek olan Sami Yusuf'un repertuvarındaki en dikkati çekici eserlerden biri ise Hasbi Rabbi olacak.

HASBİ RABBİ YENİ VERSİYONU İLE SAHNEDE
Sami Yusuf'un dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve Türkiye'deki dinleyicileri tarafından da yıllardır ilgiyle takip edilen Hasbi Rabbi eserini yeniden seslendireceği öğrenildi.

Sanatçının kamuoyuyla paylaşılan son Hasbi Rabbi performans kayıtlarından biri Aralık 2016'da Dubai Opera'da gerçekleştirilen konsere dayanıyor.

Sami Yusuf, böylece yaklaşık 10 yıl sonra eseri yeniden konser repertuvarına taşıyarak Türkiye'deki dinleyicileriyle buluşturacak.

Türkiye konserlerindeki performansı özel kılan bir diğer unsur ise eserin yıllar sonra aynı haliyle sahneye taşınmayacak olması.

Edinilen bilgilere göre Sami Yusuf, Hasbi Rabbi’yi yeni müzikal dokunuşlarla yeniden ele alarak Türkiye'deki dinleyicilerinin karşısına çıkaracak.

Eserin güncellenen hali de ilk kez Ankara ve İstanbul konserlerinde dinleyicilerle buluşacak.

GEÇEN YIL DA GÜNDEME GELMİŞTİ
Sami Yusuf'un Türkiye'de en sevilen eserlerinden biri olan Hasbi Rabbi, geçtiğimiz yıl İstanbul'da gerçekleştirilen konserin ardından da dinleyiciler arasında gündeme gelmişti.

Sanatçının eseri repertuvarına almaması sosyal medyada bazı dinleyiciler tarafından konuşulmuş, şarkının yeniden seslendirilmesine yönelik talepler dile getirilmişti.

Uzun süredir devam eden bu beklentiye Türkiye konserlerinde karşılık vermeye hazırlanan Sami Yusuf'un sevilen eserini yeni düzenlemesiyle yeniden sahneye taşıyacak olması konser serisinin en özel bölümlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Sanatçının yaklaşık 10 yıl sonra yeniden seslendireceği eserin güncellenen versiyonunu ilk kez Türkiye'de dinleyicilerle buluşturacak olması, 'Kökler' konser serisinin en dikkat çekici sürprizlerinden biri olarak öne çıkıyor.

SAMİ YUSUF TÜRKİYE KONSERİ BİLETLERİ NEREDEN ALINIR?
Sami Yusuf'un Türkiye konserlerinin biletleri Biletix, Biletinial ve Bubilet üzerinden satışta bulunuyor.

Sınırlı kontenjan nedeniyle bazı kategorilerde biletlerin hızla tükendiği belirtilirken, organizasyon yetkilileri yoğun talep nedeniyle müzikseverlerin biletlerini erken temin etmelerini tavsiye ediyor.

Edinilen bilgilere göre konserlere yalnızca Türkiye'den değil, Amerika'dan Asya'ya dünyanın birçok farklı ülkesinden dinleyiciler de ilgi gösteriyor.

Çok sayıda müzikseverin Türkiye'ye gelerek konser serisine katılmak üzere bilet satın aldığı öğrenilirken, konserlerin uluslararası ölçekte önemli bir kültürel buluşmaya dönüşmesi bekleniyor.

Türkiye'de geniş ve güçlü bir dinleyici kitlesine sahip Sami Yusuf'un Ankara ve İstanbul konserlerine yönelik ilginin, Hasbi Rabbi sürprizinin açıklanmasının ardından daha da artacağı belirtiliyor.

Beşiktaş'tan Juventus'un yıldızı Arthur Melo'ya kanca!

UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu rövanşında Çekya'nın Hradec Kralove takımıyla 13 Ağustos Perşembe günü İstanbul'da karşılaşacak Beşiktaş iki günlük iznin ardından hazırlıklarına devam ediyor.

Beşiktaş'ın hedefi Arthur
Bir yandan da Transfer çalışmalarını sürdüren siyah-beyazlı ekip, Juventus'ta forma giyen Arthur Melo'yu gündemine aldı.

Italiano istiyor
Gazzetta.it'e göre teknik direktör Vincenzo Italiano'nun, daha önce beraber çalıştığı Brezilyalı futbolcunun transfer edilmesi için yönetime talepte bulunduğu belirtildi.

Juventus performansı
Juventus ile olan sözleşmesi 2027 yılına kadar devam eden merkez orta saha oyuncusu, görev aldığı 63 karşılaşmada 1 gol ve 1 asist kaydetti.

Galatasaray, Kevin De Bruyne hakkında kararını verdi!

Galatasaray'da yeni sezon planlamaları tüm hızıyla devam ediyor. Şu ana kadar transferde sessiz bir dönem geçiren sarı-kırmızılılar, ligin başlamasına kısa bir süre kala temaslarını artırdı.

Şu ana kadar yalnızca Lesley Ugochukwu'yu kadrosuna katan Aslan, yapacağı diğer hamleler için kolları sıvadı.

Yönetimin özellikle forvet arkası pozisyonuna net bir isim almayı planladığı kaydedildi.

GALATASARAY'DAN KEVIN DE BRUYNE ÖNERİSİNE RET
Sabahta yer alan habere göre: Manchester City'den ayrıldıktan sonra Napoli'nin yolunu tutan Kevin De Bruyne, menajerler tarafından Galatasaray'a önerildi.

Sarı-kırmızılıların, performansı düşüşe geçen yıldız oyuncuya olumsuz cevap verdiği ifade edildi.

Yurt dışına kaçmaya çalışan 3 FETÖ'cü yakalandı

Terör örgütleriyle mücadele soluksuz devam ediyor.

Son operasyon Edirne'de düzenlendi.

ARAÇ DURDURULDU
İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ile İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliği ekipleri, Keşan Gelibolu kara yolunda F.K. yönetimindeki aracı durdurdu.

Araçta sürücü F.K, "uyuşturucu ticareti yapmak" suçundan yurt dışına çıkış yasağı bulunan S.İ. ile FETÖ şüphelileri E.T, Z.T.E. ve S.T. yakalandı.

3 FETÖ ŞÜPHELİSİ TUTUKLANDI
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.T, Z.T.E. ve S.T. çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, S.İ. ve F.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Meteoroloji'den uyarı: 30 ilde sağanak yağış alarmı!

Türkiye genelinde geçtiğimiz haftalardan itibaren etkisini sürdüren eyyam-ı bahur sıcaklıkları devam ederken Meteoroloji, İstanbul dahil birçok ilde gök gürültülü sağanak yağış uyarısı verdi.

  • Meteoroloji'nin yayınladığı haritaya göre Samsun'da sarı kodlu uyarı verilerek sağanak yağış uyarısı yapıldı.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey kesimleri ile Akdeniz’in parçalı, yer yer çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Akdeniz’in Toroslar mevkii, Karadeniz (Kastamonu'nun iç kesimleri hariç), Doğu Anadolu’nun kuzeyi, İstanbul, Yozgat, Muş ve Van çevreleri ile Balıkesir’in kuzey, Muğla’nın iç, Osmaniye’nin doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Samsun, Kars ve Ardahan çevreleri ile Erzurum’un kuzeydoğusunda kuvvetli olması bekleniyor.

KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI
Yağışların, Samsun, Kars ve Ardahan çevreleri ile Erzurum’un kuzeydoğu kesimlerinde kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzlara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI
Rüzgarın, Marmara ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

MARMARA
Parçalı ve çok bulutlu, doğu kesimleri, İstanbul çevreleri ile Balıkesir'in kuzey kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, kuzey yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

BURSA °C, 33°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ÇANAKKALE °C, 34°C
Parçalı bulutlu

İSTANBUL °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KIRKLARELİ °C, 32°C
Parçalı bulutlu

EGE
Kıyı kesimlerinin az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu, Muğla'nın iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, Kuzey Ege kıyılarında kuzey yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi bekleniyor.

DENİZLİ °C, 39°C
Parçalı ve az bulutlu

İZMİR °C, 37°C
Az bulutlu ve açık

MANİSA °C, 37°C
Az bulutlu ve açık

MUĞLA °C, 38°C
Parçalı ve çok bulutlu, iç kesimleri öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanakyağışlı

AKDENİZ
Az bulutlu ve açık, iç kesimlerinin yer yer parçalı ve çok bulutlu, Toroslar mevkii ile Osmaniye'nin doğu kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ADANA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık

ANTALYA °C, 36°C
Az bulutlu ve açık

BURDUR °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu

HATAY °C, 34°C
Parçalı ve az bulutlu

İÇ ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, Yozgat çevrelerinin öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

ANKARA °C, 32°C
Parçalı ve az bulutlu

ÇANKIRI °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu

ESKİŞEHİR °C, 33°C
Parçalı ve az bulutlu

KONYA °C, 32°C
Az bulutlu

BATI KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin (Kastamonu'nun iç kesimleri dışında) yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

BOLU °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DÜZCE °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

KASTAMONU °C, 31°C
Parçalı ve çok bulutlu, kıyı kesimleri öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ZONGULDAK °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

ORTA ve DOĞU KARADENİZ
Parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Samsun çevrelerinde kuvvetli olması bekleniyor.

AMASYA °C, 32°C
Parçalı ve çok bulutlu, bu sabah ve öğle saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

RİZE °C, 29°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

SAMSUN °C, 30°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, sabah ve öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

TRABZON °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

DOĞU ANADOLU
Parçalı ve az bulutlu, kuzey ve doğu kesimlerinin yer yer çok bulutlu, kuzey kesimleri ile Muş ve Van çevrelerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, Kars ve Ardahan çevreleri ile Erzurum'un kuzeydoğu kesimlerinde kuvvetli olması bekleniyor.

ERZURUM °C, 27°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde kuzeydoğu kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

KARS °C, 25°C
Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların, öğle saatlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

MALATYA °C, 35°C
Parçalı ve az bulutlu

VAN °C, 28°C
Parçalı ve çok bulutlu, öğle ve akşam saatlerinde yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı

GÜNEYDOĞU ANADOLU
Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

DİYARBAKIR °C, 38°C
Az bulutlu ve açık

MARDİN °C, 36°C
Az bulutlu ve açık

SİİRT °C, 36°C
Az bulutlu ve açık

ŞANLIURFA °C, 40°C
Az bulutlu ve açık

Trabzonspor, orta saha transferi için Bissouma ve Paredes'i gündeme aldı

Muhammed Salah'ı kadrosuna katarak transfer döneminin en çok konuşulan takımlarından biri olan Trabzonspor, orta saha için de çalışmalarını sürdürüyor.

Bordo-mavililerin, Premier Lig'de uzun yıllar forma giyen Yves Bissouma ile ilgilendiği öğrenildi.

BISSOUMA İÇİN SAĞLIK RAPORLARI İNCELENİYOR
HT Spor'un haberine göre Trabzonspor, Tottenham ile yollarını ayıran Bissouma için kendisine gönderilen sağlık raporlarını dikkatle inceliyor.

Bordo-mavililerin transferde sağlık kontrolleriyle ilgili sürecin ardından kararını vermesi bekleniyor.

FATİH TEKKE DEFANSİF ORTA SAHA İSTİYOR
Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Tim Jabol-Folcarelli'nin ameliyat edilmesinin ardından takımın defansif orta saha ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekmişti.

İKİ İSİM ÖN PLANDA
Bordo-mavililerde orta saha transferi için Bissouma ve Leandro Paredes isimleri ön plana çıkarken, yönetimin önümüzdeki günlerde çalışmalarını hızlandırması bekleniyor.

YVES BISSOUMA
10 milyon euro piyasa değeri bulunan 29 yaşındaki Malili futbolcu Bissouma, geride bıraktığımız sezon yalnızca 11 maça çıktı.

7 maça ilk 11'de başlayan ön libero, bu karşılaşmalarda gol veya asist katkısı üretemedi.

Yaz transfer döneminin ilk günlerinde Bissouma'nun adı Süper Lig'in yeni takımı Amed Sportif Faaliyetler ile anılmıştı.

LEANDRO PAREDES
5 milyon euro piyasa değeri olan 32 yaşındaki Paredes ise son olarak ülkesi Arjantin ile 2026 FIFA Dünya Kupası'nda final oynama başarısı göstermişti.

Kariyerini Boca Juniors'ta sürdüren Paredes bu sezon 22'si ilk 11 olmak üzere çıktığı 26 maçta 3 gol ve 5 asistlik performans sergiledi.

Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, bugün şüpheli bir helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP lideri merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesini kabul edecek.
Bakan Gürlek, Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile saat 12.00'de bir araya gelerek görüşme gerçekleştirecek.

  • Görüşme Adalet Bakanlığı'nda yapılacak.

Soruşturma dosyası masada
Görüşmede, Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili soruşturma ve adli süreçteki gelişmelerin ele alınması ve ailenin taleplerinin alınması bekleniyor.

Araç sahiplerinin dikkatine: Benzine gece yarısı yeni zam geliyor!

Akaryakıt ürünlerinden benzine bu gece yarısı yeni zam geliyor. Brent petrol fiyatı, kurdaki hareketlilik ve küresel gelişmelere bağlı olarak değişmeye devam ediyor.

Sektör kaynaklarının verdiği bilgiye göre benzine, bu gece yarısı 2 TL 8 kuruş zam bekleniyor.

Bu tutarın, yüzde 25'i ÖTV'den karşılanacak, yüzde 75'i pompaya yansıyacak. Buna göre pompaya yansıyacak zam tutarı 1,56 TL olacak.

Benzin Pompası Ve Araç

BENZİN, MOTORİN GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI (10 AĞUSTOS 2026 PAZARTESİ)

İSTANBUL GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI
AVRUPA YAKASI

Benzin: 68.36 TL
Motorin: 80.04 TL
LPG: 33.79 TL

ANADOLU YAKASI

Benzin: 68.21 TL
Motorin: 79.90 TL
LPG: 33.19 TL

ANKARA GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI

Benzin: 69.32 TL
Motorin: 81.16 TL
LPG: 33.89 TL

İZMİR GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI

Benzin: 69.62 TL
Motorin: 81.44 TL
LPG: 33.79 TL

MSB duyurdu: LGS 1. nakil sonuçları açıklandı

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre LGS kapsamında 5 Ağustos'ta açıklanan yerleştirme sonuçlarının ardından yerleştirmeye esas birinci nakil sonuçları https://mebsonuc.meb.gov.tr/sonuc/ adresi üzerinden erişime açıldı.

Yerleştirmeye esas ikinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınacak, sonuçları 14 Ağustos'ta ilan edilecek.

İkinci nakil yerleştirme sonuçlarının ardından 17-26 Ağustos tarihleri arasında boş kalan kontenjanlara hiçbir yere yerleşemeyen öğrencilerin başvuruları, il/ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarınca alınacak. 28 Ağustos'ta ise yerleştirme süreci tamamlanacak.

'Ben yürüyen parayım' demişti! İlkay Çiçek, CHP'den istifa etti

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında, 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma', 'rüşvet', 'irtikap', 'resmi belgede sahtecilik', 'görevi kötüye kullanma' ve 'imar kirliliğine neden olma' suçlamaları ile Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in de aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti.

Yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheli, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerden 10 kişi tutuklanırken, 6 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA KARARI
Öte yandan, İçişleri Bakanlığı tarafından, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in geçici tedbir olarak görevden uzaklaştırıldığı açıklanmıştı. Skandal mesajları ortaya çıkan Çiçek, bugün CHP'den istifa ettiğini açıkladı.

Sevgilisiyle yaptığı mesajlaşmadaki "Ben yürüyen parayım, her işten para alırım" ifadeleriyle gündem olan Çiçek tarafından yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler kullanıldı;

"04.08.2026 günü sabaha karşı düzenlenen bir şafak operasyonuyla gözaltına alındım. Dosya üzerindeki gizlilik kararı nedeniyle, ifadem alınıncaya kadar gözaltına alınma gerekçemi dahi öğrenemedim. 07.08.2026 tarihinde ise "örgüt kurma" ve "irtikap" suçlamalarıyla tutuklandım.

Tutuklama gerekçesi olarak, gerçekliği kanıtlanmamış ve aynı gün içerisinde üretildiği anlaşılan sahte mesajlar gösterilmiştir. Tarafıma bu mesajlar ile şantaj yapıldığı gün, 19.06.2026 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına verdiğim dilekçe ile açılan soruşturma dosyası yok sayılmıştır.

"SAVUNMAM ALINMADAN İHRAÇ TALEBİYLE DİSİPLİNE SEVK EDİLDİM"
BTK'ya telefon IMEI tespiti taleplerim, sahte mesajların çözümlenmesi ve bilirkişi taleplerim dikkate alınmamış ama tutuklama dosyasında delil sayılmıştır. Bu sahte mesajlar kamuoyuna servis edilerek toplumda peşin bir suçluluk algısı oluşturulmuş, lekelenmeme hakkım ve masumiyet karinem hiçe sayılmıştır.

Anayasal güvence altındaki haklarımın bu şekilde göz ardı edildiği bir süreçte, yıllarımı verdiğim, her kademesinde siyasi mücadele yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından da hakkımdaki suçlamalara ilişkin savunmam dahi alınmadan ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadan, ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildim.

"KENDİ ÇOCUKLARINI YİYEREK AKLANMAYA ÇALIŞIYOR"

  • Bana savunma hakkı tanınmadan, bu kez de emek verdiğim partim tarafından lekelendim.
  • Partim bana savunma hakkını dahi tanımazken, kendi çocuklarını yiyerek aklanmaya çalışıyor.
  • Beni ve benimle birlikte gözden çıkardığınız meclis üyelerimizi hesaba katarak kurduğunuz Menderes Belediye Meclisi aritmetiği, umarım Menderes halkının iradesini hiçe sayacak kadar sizi iktidara yakınlaşma hırsına sürüklememiştir.

"CHP'DEN İSTİFA EDİYORUM"

  • Kalbimdeki Cumhuriyet Halk Partisi'ni yok edemeyeceksiniz.
  • Bugün yıkılan çatının yarın yine emek verenlerin elleriyle, bu topraklar üzerinde yeniden inşa edileceğine olan umudum ve inancımla Cumhuriyet Halk Partisinden istifa ediyorum"

Bakanlıktan yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kırtasiye ürünlerine denetim

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, 14 Eylül'de başlayacak yeni eğitim ve öğretim yılı öncesinde, öğrencilerin sağlığı ve güvenliği ile tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla ülke genelinde denetimlere hız verildiği belirtildi.

Kırtasiye ürünlerine yönelik denetimlerde, okul ve beslenme çantası, kalem, defter, silgi, makas, kalemtıraş, boya ve yapıştırıcı gibi ürünlerin incelendiği aktarılan açıklamada, ayrıca okul kıyafetlerinin, yasaklı veya kısıtlanmış kimyasallar, kordon ve bağcık gibi unsurlar bakımından kontrol edildiği bildirildi.

Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler GÜBİS'te yer alacak
Açıklamada, tehlikeli ve riskli görülen ürünlerin akredite laboratuvarlarda teste tabi tutulduğuna, etiketler ve tüketiciyi bilgilendirme amaçlı metinlerin kontrol edildiğine işaret edildi.

Güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin piyasaya arzının yasaklanarak toplatılacağının, ilgili imalatçı ve ithalatçılara idari yaptırım uygulanacağının altı çizilen açıklamada, "Güvensiz ürünlere ilişkin bilgiler, Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden tüketicilerimizin erişimine sunulacaktır. Vatandaşlarımız, 'https://gubis.ticaret.gov.tr/' adresinden ilgili sisteme ulaşabilmektedir." ifadeleri kullanıldı.

"Oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde CE işareti kontrol edilmeli"
Açıklamada, vatandaşların, kırtasiye ürünlerinde imalatçı veya ithalatçının açık ad ve adresinin bulunmasına, marka ve model bilgilerinin belirtilmesine ve Türkçe uyarıların yer almasına dikkat etmesi gerektiği uyarısında bulunuldu.

Tüketicilerin oyuncak niteliğindeki kırtasiye ürünlerinde yaş uyarıları ve CE işaretini kontrol etmesinin önem taşıdığına dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Çocuk kıyafetlerinde Türkçe ve okunabilir içerik etiketlerinin yanı sıra kordon ve bağcık gibi risk oluşturabilecek unsurlara dikkat edilmelidir. Okul alışverişlerinin yoğunlaştığı zincir market, kırtasiye ve diğer perakende işletmelerde fiyat etiketi denetimleri de yaygın ve yoğun şekilde gerçekleştirilmektedir. Bakanlığımız, çocuklarımızın sağlık ve güvenliğinin korunması ve tüketicilerimizin mağduriyet yaşamaması amacıyla denetimlerini kararlılıkla sürdürecektir."

Dolar kuru bugün ne kadar? ( 10 Ağustos 2026 dolar -euro fiyatları )


İSTANBUL (AA) - Dolar/TL, haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlamasının ardından 47,7210 seviyesinde bulunuyor.

Cuma günü yükseliş eğiliminde hareket eden dolar/TL, günü önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 47,6990'dan tamamladı.

Dolar/TL, saat 09.30 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,1 artışla 47,7210 seviyesinde bulunuyor. Aynı dakikalarda avro/TL önceki kapanışının yüzde 0,1 üzerinde 55,1860'dan, sterlin/TL yüzde 0,1 artışla 64,4520'den işlem görüyor.

Dolar endeksi yüzde 0,1 yükselişle 99,7 seviyesinde bulunuyor.

ABD Merkez Bankasının (Fed) gelecek dönemde faiz artırımına gitme ihtimalinin düşmesi ve Orta Doğu'da sağlanması beklenen anlaşmanın gecikmesi varlık fiyatlarının yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor.

Fed'in piyasa tarafından fiyatlanan ölçüde faiz artırmayacağı, özellikle enflasyon verilerinde yavaşlama görülmesi halinde para politikasında daha güvercin bir duruşa yönelebileceği beklentileri risk iştahını destekledi.

Jeopolitik tarafta ise Orta Doğu'da kalıcı sükunet ve istikrarı sağlayacak bir anlaşmanın henüz sağlanamamış olması da jeopolitik risklerin varlık fiyatları üzerindeki etkisinin devam etmesine neden oluyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden müzakere süreciyle ilgili, önceki tutumunun aksine, ilişkileri sessizce yürütmeyi benimsediklerini söyledi. Trump, İran'la sadece yarı müzakere halinde olduklarını belirterek, "İran'ı, yüksek enflasyonu ve parasızlığını sadece izliyoruz." ifadelerini kullandı.

Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde sentix yatırımcı güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirtti.

Altın fiyatları ne kadar oldu? ( 10 Ağustos 2026 altın fiyatları)

İSTANBUL (AA) - Gram altın haftanın ilk işlem gününe yükselişle başlamasının ardından 6 bin 670 liradan işlem görüyor.

Cuma günü ons fiyatındaki yükselişe paralel alış ağırlıklı bir seyir izleyen gram altın, günü önceki kapanışa göre yüzde 2,56 artışla 6 bin 658 liradan tamamlamıştı.

Yeni haftanın ilk gününe de alıcılı başlayan gram altın, saat 09.20 itibarıyla önceki kapanışa göre yüzde 0,2 artışla 6 bin 670 lira seviyesinden işlem görüyor. Aynı dakikalarda çeyrek altın 10 bin 944 liradan, Cumhuriyet altını da 43 bin 577 liradan satılıyor.

Altının onsu ise aynı saatlerde yüzde 0,1 yükselişle 4 bin 345 dolarda seyrediyor.

ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasında faiz artışı tahminlerinin güç kaybetmesi, altının olumlu seyrinde belirleyici unsur olmaya devam ediyor.

Fed'in piyasanın fiyatladığı ölçüde faiz artırmayacağı, özellikle enflasyon verilerinde yavaşlama görülmesi halinde para politikasında daha güvercin bir duruşa yönelebileceği beklentileri risk iştahını destekledi.

Geçen hafta ABD'de tarım dışı sektörlerde istihdam temmuzda 23 bin kişi azaldı. Piyasa beklentileri, tarım dışı istihdamın bu dönemde 85 bin kişi artması yönündeydi. Özel sektör istihdamı da temmuzda 44 bin kişi artarak tahminlerin altında gerçekleşti.

Verinin ardından para piyasalarında yıl sonuna kadar Fed'e yönelik faiz artışı beklentileri zayıfladı. Bankanın eylül toplantısında politika duruşunu değiştirmeyeceği ihtimali yüzde 53'e yükselirken, olası bir faiz artırımı ihtimali ekim ayı için yüzde 71, aralık ayı için de yüzde 83 ile fiyatlanıyor.

Jeopolitik tarafta ise piyasalar haftaya düşük askeri gerilimle başladı. Orta Doğu'da kalıcı sükunet ve istikrarı sağlayacak bir anlaşmanın henüz sağlanamamış olması, jeopolitik risklerin varlık fiyatları üzerindeki etkisinin devam etmesine neden oluyor.

Analistler, bugün yurt içinde sanayi üretimi, yurt dışında ise Avro Bölgesi'nde Sentix yatırımcı güven endeksi verilerinin takip edileceğini belirtti.

ABD'li Demokrat Senatör Murphy: "Donald Trump, (İran ile) bu savaşı kaybetti"

Murphy, NBC News kanalında katıldığı programda, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin Trump yönetimini eleştirdi.

İran ile masadaki olası anlaşmanın Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı'nın açılması için yıllık 100 milyar dolar ödemeyi öngördüğünü ileri süren Murphy, "Donald Trump, bu savaşı kaybetti. Amerika daha zayıf, İran daha güçlü bir durumda. (Hürmüz) Boğazı yeniden açmanın maliyeti gün geçtikçe artıyor." diye konuştu.

Murphy, söz konusu paranın ödenmesinin İran için "zafer" olacağını, böylece "ordularını ve bölgedeki vekil güçleri destekleyebileceklerini" savundu.

İran'a yönelik saldırıların sona ermesi gerektiğini, ABD'nin bu süreçte "zayıf düştüğünü" dile getiren Murphy, "Bu savaşın sona ermesi ve Boğaz'ın açılması için kötü bir anlaşmayı desteklemeye hazırım çünkü elimizdeki tek anlaşma seçeneği bu." ifadesini kullandı.

Murphy, ABD'nin "saldırılarını sürdürebilmesi amacıyla" mühimmat stokunun yenilenmesi için fonlamayı desteklemeyeceğini ancak İran ile anlaşmaya varılması ve saldırıların sona ermesi halinde mühimmatın yerine konulması için çalışmaya hazır olacağını söyledi.

Şevki Yılmaz yazdı: Yeter artık! Yeter!

Tarih boyunca firavunların ve nemrutların sergilediği vahşetin bir benzerinin bugün işgalci İsrail zindanlarında yaşandığını vurgulayan Yılmaz, Ketziot Hapishanesi çevresine timsah yerleştirilme planına karşı adeta isyan ederek tüm vicdanlara sesleniyor: "Bebeklerin, çocukların, anne ve babaların timsahların ağızlarına atılıp yem olmalarına daha ne kadar seyirci kalacağız!"

Peki, yeryüzünün en zalim mahlukları mazlum esirleri canlı canlı timsahlara parçalatmayı planlarken, insanlık bu eşi benzeri görülmemiş vahşete neden kör ve sağır kalıyor? Asya'dan Afrika'ya uzanan bu kanlı işgal ve işkence çarkı, içimizdeki ırkçılık, particilik ve mezhepçilik hastalıklarından nasıl besleniyor? Terör bataklığını kurutmak, ahlaki çöküşü durdurmak ve tam bağımsız, süper güç bir Türkiye inşa etmek için hangi acil adımların atılması gerekiyor? Ve en önemlisi, Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Siyonist planları yerle bir edecek o büyük vahdet ve uyanış hareketi ufukta nasıl şekilleniyor?

Küresel sömürüye, Siyonist vahşete ve içimizdeki parçalanmışlığa karşı tam bir uyanış manifestosu niteliği taşıyan bu tarihi feryadın arkasındaki gerçekleri ve kurtuluş reçetesini, Şevki Yılmaz'ın sarsıcı kaleminden okuyacaksınız…

Şevki Yılmaz Yeter Artık, Yeter

Kolombiya'da Petro dönemi sona erdi: Saraydan görevi devretmeden ayrıldı

Kolombiya'da 4 yıllık görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 21 Haziran'daki seçimleri kazanan ve zaferini tanımadığını belirttiği seçilmiş Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella'ya görevi devretmeden Cumhurbaşkanlığı Sarayı'ndan ayrıldı.

Petro, Cumhurbaşkanlığı Sarayı Casa de Narino'nun merdivenlerinde, beyaz kıyafetler içinde ve küçük kızı Antonella'nın elini tutarak konuşma yaptı.

Ekibine, ailesine ve Kolombiyalılara teşekkür eden, Petro, şunları söyledi:

"Sonsuza dek hoşçakalın. Özgürlük ve yaşam. Her zaman, her zaman ve her zaman. Bana eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim; beni koruduğunuz için askerlere teşekkür ederim. Bence sizler, ben göreve başladığım zamankinden daha iyi bir durumda ayrılıyorsunuz. O halde yaşasın özgür Kolombiya!"

Cumhurbaşkanı Petro, kabine ekibiyle Casa de Narino bahçesinde düzenlenen askeri törenle uğurlandı.

  • "GÖREVİ DEVREDECEĞİM BİR CUMHURBAŞKANI YOK"

ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından paylaşımda bulunan Petro, şunları kaydetti:

"Benim Casa de Narino'da kalacağımı ve Cumhuriyet Kongresi'ni kapatacağımı söylediler. Şimdi o saraydan ayrılıyorum; Cumhuriyet Kongresi'ni kapatan ise başkası oldu ve görevi devredeceğim bir cumhurbaşkanı yok. (Abelardo de la Espriella)."

Bu arada, iktidardaki Tarihsel İttifak'tan bazı isimlerin, sağcı Espriella'nın seçim zaferini tanımaması ve seçimlerde hile yapıldığı yönündeki iddiaları nedeniyle ülkenin Baranquilla kentinde düzenlenen protestoya katıldığı belirtildi.

İktidar partisinin adayı Senatör Ivan Cepeda'nın da gösteriye destek vermek amacıyla Barranquilla'da bulunduğu bilgisi paylaşıldı.

  • DE LA ESPRİELLA, CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYINI MÜZEYE DÖNÜŞTÜRECEK

De la Espriella ise daha önce yaptığı açıklamada, müzeye dönüştürmeyi planladığı Casa de Narino'ya (Cumhurbaşkanlığı Sarayı) gitmeyeceğini, yönetimi başta Barranquilla, Cali ve Medellin olmak üzere farklı bölgelerden sürdüreceğini açıklamıştı.

Kolombiya'da 21 Haziran'da düzenlenen cumhurbaşkanı seçiminin 2. turunu kazanan De la Espriella, yoğun güvenlik önlemleri altında ülkenin 3. büyük kenti Cali'de yemin ederek göreve başlayacak.

İki AB ülkesi birbirine girdi! Schengen vizesine bir darbe daha! Tokat gibi misilleme

spanya yönetimi, Kuzey Afrika'daki toprağı olan özerk il statüsündeki Sebte'ye Fas sınırından yaşanan göçmen akını nedeniyle ilişkilerin gerildiği İtalya'ya karşı harekete geçti.

  • İSPANYA, İTALYA'DAN GELEN YOLCULARI SINIR KONTROLÜNE TABİ TUTACAK

İspanya hükümeti, düzensiz göç konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle gece yarısından itibaren 7 Eylül'e kadar İtalya'dan gelen uçak ve gemiler için sınır kontrolleri uygulayacağını duyurdu. Bu kapsamda İtalya'dan gelen İtalyan yolcular ve diğer ülkelerden gelen ziyaretçiler için pasaport, uyruk ve vize kontrolleri yapılacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 08 011214
Pedro Sanchez ve Giorgia Meloni


  • İTALYA, FAS SINIRINDAKİ KRİZİ FIRSAT BİLİP SCHENGEN VİZESİNİ ASKIYA ALMIŞTI

İspanya ile kara sınırı olmayan İtalya, Sebte'ye yasa dışı yollarla giren düzensiz göçmenlerin İtalya'ya geçmesini engelleme gerekçesiyle İspanya ile AB'nin serbest dolaşım sağlayan Schengen anlaşmasını askıya almıştı.

İspanya yönetimi bugün, Sebte'ye düzensiz göçmen akınının ardından İtalya'nın uyguladığı sınır kontrollerinin Pazar gününe kadar kaldırılmaması halinde misilleme yapılacağı uyarısında bulunmuştu.

İtalya da İspanya'dan gelen "ültimatomlara veya dayatmalara" boyun eğmeyeceğini ve ülkeden gelenlere yönelik sınır kontrollerini en az 15 Ağustos'a kadar sürdüreceğini açıklamıştı.

Pakistan Başbakanı Şerif'ten Mekke anlaşması açıklaması

Pakistan Başbakanı Şerif, sosyal medya hesabından Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan ortak savunma anlaşmasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Selman ile "Mekke Ortak Savunma Anlaşması"nı imzalamaktan "onur" duyduğunu belirten Şerif, üç kardeş ülkenin inanç, dostluk ve barış ile güvenlik konusundaki ortak kararlılıkla birleştiğini vurguladı.

Şerif, "Haremeyn'in gölgesinde imzalanan bu tarihi anlaşmanın, gelecek nesiller için bir barış kalkanı olarak kalmasını ve üç kardeş ülkenin yanı sıra ümmete de refah getirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı.

  • Mekke Ortak Savunma Anlaşması

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, bugün Suudi Arabistan'da ortak savunma anlaşması imzalamıştı.

Her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma ile üç devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının, hepsine karşı yapılmış sayılacağı hükme bağlanmıştı.

3'üncü Selim'in türbesinin örtüsü, Diyarbakır'da ilmek ilmek işleniyor

illi Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü'ne bağlı Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü, geleneksel el sanatlarını yaşatmak ve kültürel mirası gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Enstitünün nakış atölyesinde, Osmanlı Padişahı 3'üncü Selim'in İstanbul'daki türbesi için örtü hazırlanıyor. Kadife kumaş üzerine altın rengi sim ipliklerle geleneksel dival işi tekniği kullanılarak hazırlanan örtünün yapımında 8 usta öğretici görev alıyor. Sağ, sol, baş ucu ve ayak ucu olmak üzere 4 parçadan oluşan türbe örtüsündeki motifler, usta öğreticiler tarafından büyük bir titizlikle tek tek işleniyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 08 002737

  • BİR MOTİF GÜNLERCE SÜREBİLİYOR

Yoğun emek ve sabır gerektiren çalışmada, bazı günler yalnızca bir motif ya da birkaç santimetrelik bölüm tamamlanabiliyor. Yaklaşık 1,5 yıldır devam eden çalışmanın 6 ay içerisinde tamamlanması hedefleniyor. Enstitüde daha önce de Eğil ilçesinde bulunan Elyasa ve Zülkifl peygamber türbeleri ile Diyarbakır'daki Hazreti Süleyman Camii Yerleşkesi'nde bulunan sahabe kabirlerinin örtüleri hazırlanarak tamamlandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 08 002723

  • 'TOPLAM 2 YILI BULMASINI ÖNGÖRÜYORUZ'

Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Ufuk Yakut, "Kurumumuzda geleneksel el sanatlarını ve kültürel mirası yeniden yaşatmayı hedefliyor, bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Nakış atölyemizde türbe örtülerini hazırlıyoruz. Daha önce Hazreti Süleyman Türbesi ile Eğil'deki peygamber türbelerinin örtülerini de kurumumuzda işleyerek tamamladık. Puşide bölümümüzde 8 usta öğreticimiz görev yapıyor. Şu anda Osmanlı Padişahı 3'üncü Selim'in türbe örtüsünü işliyoruz. Bu, kısa sürede tamamlanabilecek bir çalışma değil. Yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde çalışıyoruz ve tamamlanmasının toplam 2 yılı bulmasını öngörüyoruz. Türbe örtüsünü geleneksel Maraş işi tekniğiyle hazırlıyoruz. Sağ, sol, baş ucu ve ayak ucu olmak üzere toplam 4 parçadan oluşan örtüyü, çalışmalarımız tamamlandığında İstanbul’daki türbesine teslim edeceğiz" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 08 002747

  • 'OLDUKÇA MEŞAKKATLİ BİR İŞ'

Nakış usta öğreticisi Kadriye Kasımoğlu da çalışmanın büyük sabır ve emek gerektirdiğini ifade ederek, "Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü'nde 2017 yılından bu yana nakış usta öğreticisi olarak görev yapıyorum. Daha önce Hazreti Süleyman Türbesi ile Eğil'deki Elyasa ve Zülkifl Peygamber türbelerinin örtülerini işledik. Şu andaysa Osmanlı Padişahı 3'üncü Selim'in türbe örtüsünü hazırlıyoruz. Tamamlandığında İstanbul'a gönderilecek. Oldukça meşakkatli bir iş olduğu için günde ancak bir motif ya da birkaç santimetrelik bölüm işleyebiliyoruz. Her ilmeği tek tek işlediğimiz için büyük sabır ve emek gerektiriyor. Burada çalışmaktan mutluyuz. Arkadaşlarımızla birlikte vakit geçiriyor, farklı insanlarla tanışıyor ve el becerilerimizi geliştiriyoruz. Burası bize hem maddi hem de manevi anlamda katkı sağlıyor" diye konuştu.

'Savaşacağız' diyen Pezeşkiyan'dan ABD'ye sert tepki: Geri adım atmayacağız!

ran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD ile 14 Haziran'da varılan mutabakatın uygulanmasını desteklediklerini söyledi.

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın ilki 4 Ağustos'ta yayımlanan özel röportajının üçüncü ve son bölümü ülke medyasında yayımlandı.

Röportajın son bölümünde ülkesinin dış politikasındaki gelişmeleri değerlendiren Pezeşkiyan, ABD ile 14 Haziran'da varılan ancak uygulanamayan mutabakat zaptına değinerek, "Mutabakat zaptı adına yazdıklarımızı tüm gücümüzle savunacağız. Eksik kaldığımız bir madde bulun. Neden sürekli 'savaşalım' demek zorundayız? İsrail'in istediği bu. İsrail savaşın devam etmesini istiyor." dedi.

Diplomatik süreç kadar savaşa da hazır olduklarını belirten Pezeşkiyan, "Eğer bizi teslim olmaya zorlamak istiyorlarsa, savaşacağız, geri adım atmayacağız ve boyun eğmeyeceğiz ama haklarımızı alabiliyorken neden İsrail'in istediği yolda devam edelim? İçeridekilerden bazıları, bilerek veya bilmeyerek, aynı mesajı tekrar ediyorlar." diye konuştu.

  • "SİLAHLI KUVVETLER VE HÜKÜMET ARASINDA TAM BİR UYUM VAR"

Silahlı kuvvetler ve hükümet arasında ABD ile varılan mutabakat konusunda anlaşmazlık olup olmadığının sorulması üzerine Pezeşkiyan, "Bu konudaki karar Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi'nde alındı ​​ve tüm güvenlik, savunma ve askeri güçler bunu savundu ve kabul etti." ifadelerini kullandı.

Pezeşkiyan, "Silahlı kuvvetler ve hükümet arasında tam bir uyum var." dedi.

ABD ile savaş sırasında İran'ın bölgedeki ABD üslerine ve hedeflerine düzenlediği karşı saldırılara da değinen Pezeşkiyan, İran'ın komşu ülkeleri hedef alma niyeti olmadığını söylerken, "Bize bir yerden saldırı düzenlenirse, doğal olarak saldırının gerçekleştirildiği aynı yer hedef alınabilir." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin bölge ülkelerindeki toprakları ve askeri üsleri İran'a saldırmak için kullandığını ifade eden Pezeşkiyan, komşu Müslüman ülkelerin, topraklarını neden İran'a karşı kullanılmasına izin verdiğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

İran Cumhurbaşkanı, şöyle devam etti:

"Diğer ülkelere saldırmak gibi bir niyetimiz yok. Siyonist İsrail'in, 'Büyük İsrail' hedefinin aksine 'Büyük İran' peşinde değiliz. Komşu ülkelerin tümünü kardeşlerimiz olarak görüyoruz. Çatışmaya gerek yok ve biz sınırları paylaşıyoruz ve komşuyuz. Buna karşılık İsrail, Müslüman milletlerin sınırlarına saygı göstermiyor, işgale ve topraklarını ele geçirmeye odaklanmış durumda."

İsrail ve ABD'nin Körfez ülkelerini İran'a karşı kışkırtmaya çalıştığına dair değerlendirmede bulunan Pezeşkiyan, "Bunu engellemek için çalışıyoruz. Elbette, farklı bakış açılarından kaynaklanan içsel zorluklarla da karşı karşıyayız. Ve doğal olarak, Amerika ve İsrail bu durumdan yararlanıyor. Daha önce de belirttiğim gibi inancım tüm Müslümanların kardeş olduğudur." ifadelerini kullandı.

Eyyam-ı bahur İstanbul'u esir aldı: Bu gece nem yüzde 96'yı görecek

Türkiye, ağustosun ilk günlerinde etkisini artıran eyyam-ı bahur sıcaklarıyla bunaltıcı bir hava dalgasının etkisi altına girdi.

Meteorolojik tahminler, çarşamba gününden itibaren yurt genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıktığını ortaya koyuyor.

Halk arasında yılın en sıcak günleri olarak bilinen eyyam-ı bahur, meteorolojide belirli tarihlere sahip resmi bir hava olayı olarak değerlendirilmiyor. Farklı takvimlerde 31 Temmuz-7 Ağustos veya 1-8 Ağustos tarihleri arasında gösterilen bu dönem, her yıl aynı tarihlerde ve aynı şiddette yaşanmıyor.

  • DOĞU'YU SICAK MARMARA'YI NEM VURDU

Sıcak hava dalgası, Türkiye'nin doğusunda Arap Yarımadası, batısında ise Afrika üzerinden gelen sıcak hava kütlelerinin etkisiyle hissediliyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde hava sıcaklıkları 40 derecenin üzerine çıkarken, Marmara'nın kıyı kesimlerinde yüksek nem nedeniyle hissedilen sıcaklık daha da artıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 234106

  • KÜRESEL ISINMANIN SONUÇLARI

Meteorolojik ölçümlere göre Türkiye'nin ortalama sıcaklığı 1970-1980 döneminde 12,7 derece seviyesindeyken, 2014-2025 döneminde 14,4 dereceye yükseliyor. Yaklaşık 1,7 derecelik artış uzun dönemli ısınma eğilimini ortaya koyarken, kayıtlardaki en sıcak yıl 2024, en soğuk yıl ise 1992 olarak öne çıkıyor.

  • İSTANBUL'DA NEFES ALDIRMAYAN NEM ORANI

İstanbul'da hafta sonuyla birlikte sıcak hava etkisini artırdı. Saatlik hava tahminine göre gece saatlerinde yüksek nem dikkat çekerken, günün ilerleyen saatlerinde hem hava sıcaklığı hem de hissedilen sıcaklık belirgin şekilde yükseliyor.

Bu gece 21.00-24.00 saatleri arasında hava sıcaklığı 26 derece ölçülürken, nem oranı yüzde 87 seviyesinde seyrediyor. Gece yarısından sabah saatlerine kadar sıcaklık 23-25 derece arasında değişirken, nem oranı yüzde 94-96'ya kadar çıkacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 234058

Rumlardan sınırda provokasyon: Dört sınır kapısında geçişler durduruldu

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nde (GKRY), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırlarını ihlal ederken 1996'da hayatını kaybedenler için gösteri yapan Rum motosikletliler, iki tarafı ayıran bazı sınır kapılarında geçişlerin durmasına sebep oldu.

KKTC Polis Basın Subaylığından yapılan açıklamaya göre, Rum motosikletlilerin eylemleri sırasında Metehan, Ledra Palace ve Lokmacı sınır kapılarında geçişler, tedbir amaçlı bir süreliğine durduruldu.

Rum motosikletlilerin eylemleri nedeniyle Bostancı Sınır Kapısı’nın üst tarafındaki GKRY kontrolündeki Astromerit Sınır Kapısı’nda da geçişler bir süreliğine yapılamadı.

Rum motosikletlilerin eylemlerinin ardından tüm kapılarda geçişler tekrar başlatıldı.

GKRY'deki çeşitli sınır kapılarında Rum motosikletlilerin, 1996'da Derinya'da, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) sınırlarını ihlal ederken çıkan olaylar sırasında ölen Tasos İsak ve Solomos Solomu'yu anmak üzere eylem yaptıkları öğrenildi.

Dışişlerinden Yunanistan'ın Turizm Özel Mekansal Çerçevesi'ne ilişkin açıklama

Keçeli, sosyal medya hesabından Yunanistan tarafından ilan edilen Turizm Özel Mekansal Çerçevesi'ne ilişkin paylaşım yaptı.

Yunanistan tarafından Ege Denizi’ni de kapsayacak şekilde ilan edilen Turizm Özel Mekansal Çerçevesi'nin, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil, iki ülke arasındaki birbiriyle bağlantılı Ege sorunları bağlamında Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını belirten Keçeli, "Bu vesileyle, çevrenin korunması gibi evrensel değerlerin siyasi saiklerle araçsallaştırılmasına yönelik gayretlerin beyhude olduğunu ve ülkemizin yerleşik hukuki tutumunu hiçbir şekilde etkilemeyeceğini bir kez daha vurguluyoruz." ifadesini kullandı.

  • "Kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılmalı"

Keçeli, Ege Denizi ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Uluslararası deniz hukuku, söz konusu denizlerde kıyıdaş devletler arasında çevre konuları dahil olmak üzere iş birliğini teşvik etmektedir. Bu çerçevede, ülkemizin Ege Denizi’nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan’la iş birliğine her zaman hazır olduğunu hatırlatıyoruz. Türkiye, 7 Aralık 2023 tarihli Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi çerçevesinde, sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk temelinde çözümü için samimi ve kapsamlı bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği yönündeki tutumunu muhafaza etmektedir."

Avcılar Belediyesine yönelik soruşturmada 12 şüpheli tutuklandı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiğinin belirlenmesi üzerine "ihaleye fesat karıştırma" suçundan başlatılan soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Cumhuriyet savcılığında ifadesi alınan 12 şüpheli "kamu kurum veya kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak" suçundan tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik 12 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

  • Ne olmuştu?

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca "ihaleye fesat karıştırma" suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Avcılar Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün 2022 yılında "Avcılar İlçesi Asfalt İmalatları" ihalesinde kamu kurumlarından yaklaşık maliyet araştırması yapmaksızın yüksek teklif alarak ihalenin maliyetini yükselttiği belirlenmişti.

Kamu zararının oluşmasına yol açtıkları gerekçesiyle 14 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, İstanbul, Ankara, Balıkesir ve Bitlis'te düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli yakalanmıştı.

Hakkında gözaltı kararı verilen bir şüphelinin sağlık sorunları sebebiyle hastanede tedavi gördüğü, bir zanlının ise başka bir suçtan cezaevinde olduğu öğrenilmişti.

Hakkında gözaltı kararı verilen 14 şüphelinin kimlikleri şöyle:

"Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu Başkanı Seçkin Özcan, Yaklaşık Maliyet Komisyonu üyesi İsmail Kurtuluş, Yaklaşık Maliyet Komisyonu ve İhale Komisyonu üyesi Salman Kalmaz, Fen İşleri Müdürü ve ihale yetkilisi Nevzat Yalçın, İhale Komisyonu üyeleri Dursun Yavuz, Kemal Baki, Kemal Kenar, bazı inşaat ve asfalt firması yetkilileri Gülay Güneş, Burak Güneş, Furkan Karaca, Behçet Hırdar, Celal Hırdar, Mustafa Timur ve Yüksel Kırıcı."

Tarihi Mekke Anlaşması dünya basınında geniş yankı uyandırdı

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 3'lü savunma anlaşması dünya gündeminde kendisine oldukça fazla yer buldu.

  • "BÖLGESEL GÜVENLİK MİMARİSİ YENİDEN ŞEKİLLENECEK"

Reuters, 7 Ağustos tarihli haberinde gelişmeyi, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, Orta Doğu'daki çalkantı tırmanırken karşılıklı savunma taahhüdünde bulundu" başlığıyla duyurdu.

Ajans, anlaşmanın yalnızca askeri değil, siyasi açıdan da güçlü bir sembolik anlam taşıdığına dikkat çekerek, Müslüman dünyanın etkili üç ülkesinin belirsizliklerin arttığı bir dönemde ortak hareket etme kararı aldığını vurguladı.

Reuters'a konuşan Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdülaziz Sager ise bu yapının kurumsallaşması halinde bölgesel güvenlik mimarisinin yeniden şekillenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221733

  • NYT: ORTA DOĞU'NUN GÜÇ DENGESİ DEĞİŞEBİLİR

New York Times, anlaşmanın bölgesel dengeleri değiştirme potansiyeli taşıdığı değerlendirmesinde bulundu. Gazete, ABD'nin güvenlik şemsiyesine duyulan güvenin azalmasının ve İsrail-İran geriliminin bu süreci hızlandırdığına dikkat çekti.

Haberde ayrıca Türkiye'nin Yunanistan ile yaşadığı anlaşmazlıklar, Pakistan'ın Hindistan ile rekabeti ve Suudi Arabistan'ın İran kaynaklı güvenlik kaygılarının anlaşmanın arka planındaki temel unsurlar arasında yer aldığı belirtildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221740

  • "PETROL GÜCÜ, NÜKLEER GÜÇ VE ASKERİ GÜÇ AYNI ÇATI ALTINDA"

İsrail merkezli Ynet, anlaşmayı "kolektif caydırıcılık" vurgusuyla ele aldı. Haberde Suudi Arabistan "petrol devi", Pakistan "nükleer güç", Türkiye ise "NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip ülke" olarak tanımlandı.

Ynet, ortak tatbikatlar, istihbarat paylaşımı ve savunma teknolojilerinde iş birliği ihtimallerine dikkat çekerken, anlaşmanın İsrail ile Türkiye arasında olası gerilimlerin konuşulduğu bir dönemde yürürlüğe girmesinin önemine vurgu yaptı.

Gazete ayrıca Suudi Arabistan'ın İran destekli Husiler ve Irak'taki silahlı gruplardan gelebilecek saldırılara ilişkin güvenlik değerlendirmelerine de yer verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221746

  • "DİPLOMATİK BASKI ARACI OLABİLİR"

Jerusalem Post, haberini eski İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi Başkanı Yaakov Nagel'in değerlendirmeleri üzerine kurdu.

Nagel, Suudi Arabistan'ın büyük miktarda silah ve mali kaynağa sahip olmasına rağmen bunları etkin biçimde kullanmakta zorlandığını savunurken, anlaşmanın daha çok diplomatik baskı oluşturmayı amaçlayan bir girişim olduğu ve Riyad'ın bu yolla Washington'a mesaj vermek istediği değerlendirmesinde bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221752

  • "YENİ BİR NÜKLEER İTTİFAK MI DOĞUYOR?"

İsrail'in Maariv gazetesi, "Yeni bir nükleer ittifak mı doğuyor?" sorusunu manşetine taşıdı.

Gazete, Türkiye'nin askeri kapasitesi, Suudi Arabistan'ın ekonomik gücü ve Pakistan'ın nükleer yeteneklerinin aynı çatı altında buluşmasının bölgesel güç dengelerini etkileyebileceğini belirterek, bu yapının özellikle İran'a karşı önemli bir denge unsuru haline gelebileceği yorumunu yaptı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221758

  • "BÖLGENİN GÜÇ HARİTASI YENİDEN ÇİZİLİYOR"

İsrail'in Kanal 12 televizyonu ise anlaşmayı, "Orta Doğu'daki güç dengesini yeniden şekillendirecek ittifak" olarak değerlendirdi.

Yayın kuruluşu, anlaşmanın ilerleyen süreçte başka ülkelerin katılımına da açık olduğuna dikkat çekerken, Suudi Arabistan'ın İran destekli gruplardan gelebilecek saldırılara karşı hazırlık yaptığı bir dönemde böyle bir adım atılmasının zamanlamasının dikkat çekici olduğunu aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221804

  • "ÜÇ ETKİLİ MÜSLÜMAN ORTAK HAREKET EDİYOR"

Yunanistan'ın Kathimerini gazetesi, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın İsrail ile İran arasındaki sertleşen askeri gerilimden duyduğu rahatsızlığın ortak güvenlik arayışını güçlendirdiğini yazdı.

Gazete, üç ülkenin bölgesel güvenlik alanında daha sıkı koordinasyon sağlamayı hedeflediğini değerlendirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221811

  • "NATO'NUN 5. MADDESİNE BENZER YAPI"

Yunanistan'dan To Vima, anlaşmanın NATO'nun 5. maddesine benzeyen bir savunma mekanizması oluşturduğunu belirtti.

Gazete, "Bir ülkeye yönelik saldırının üç ülkeye yapılmış sayılması" ilkesinin anlaşmanın en dikkat çekici maddesi olduğunu vurguladı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221823

  • "BÖLGESEL SAVAŞIN GÖLGESİNDE YENİ GÜVENLİK HAMLESİ"

BBC, Mekke Anlaşması'nı İran ile ABD arasında artan gerilimin gölgesinde atılan en önemli diplomatik adımlardan biri olarak değerlendirdi.

Haberde Pakistan Dışişleri Bakanlığı'nın "Üç ülkeden birine yönelik saldırı, tüm taraflara yapılmış kabul edilecek" açıklamasına yer verilirken, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki güvenlik sorunlarının anlaşmanın imzalanmasını hızlandırdığı ifade edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221832

  • "ANLAŞMA HERHANGİ BİR ÜLKEYİ HEDEF ALMIYOR"

Middle East Eye, anlaşmanın İran'la yaşanan gerilim ve Yemen'deki çatışmaların yoğunlaştığı bir dönemde imzalandığını aktarırken, Türk yetkililerin açıklamalarına dayanarak anlaşmanın herhangi bir ülkeye karşı oluşturulmadığını, temel amacın bölgesel güvenliği güçlendirmek olduğunu vurguladı.

  • "ORTAK CAYDIRICILIKTA YENİ AŞAMA"

Washington Post, anlaşmayı Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasındaki savunma iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyan stratejik bir adım olarak değerlendirdi.

Gazete, ortak caydırıcılık kapasitesinin artırılması ve savunma alanındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin anlaşmanın temel hedefleri arasında yer aldığını belirterek, gelişmenin bölgesel güvenlik açısından önemli bir dönüm noktası olarak görüldüğünü aktardı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221840

  • "YENİ BİR BÖLGESEL DÜZENİN TEMELLERİ ATILIYOR"

Financial Times, Mekke Anlaşması'nın yalnızca askeri iş birliği değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeline sahip stratejik bir hamle olduğunu yazdı.

Gazete, İsrail-İran gerilimi, Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları ve Körfez'deki güvenlik kaygılarının üç ülkeyi daha yakın iş birliğine yönelttiğini belirtirken, Türkiye'nin askeri kapasitesi, Suudi Arabistan'ın ekonomik gücü ve Pakistan'ın nükleer caydırıcılığının aynı yapı altında buluşmasının dikkat çekici olduğu değerlendirmesini yaptı.

  • "BÖLGESEL ÇALKANTILAR YENİ BİR EKSEN DOĞURDU"

Al Jazeera, anlaşmanın İsrail-İran gerilimi, Kızıldeniz'deki saldırılar ve Yemen'deki çatışmaların gölgesinde imzalandığını belirtti.

Kanal, üç ülkenin ortak güvenlik mekanizmaları oluşturmayı, askeri koordinasyonu güçlendirmeyi ve bölgesel krizlere karşı birlikte hareket etmeyi amaçladığını aktarırken, Türkiye'nin savunma sanayisindeki yükselişi, Pakistan'ın stratejik konumu ve Suudi Arabistan'ın ekonomik kapasitesini anlaşmanın öne çıkan unsurları arasında gösterdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 221848

DMM'den, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na yönelik açıklama

DMM'nin NSosyal hesabından yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların "tamamen gerçek dışı" ve "nereden kaynaklı olduğu açıkça belli olan bir algı girişimi" olduğu belirtildi.

Açıklamada, anlaşmanın Türkiye’nin NATO dahil mevcut uluslararası müttefiklik taahhütleriyle çelişmediği; aksine bölgesel güvenliği destekleyen tamamlayıcı bir iş birliği mekanizması niteliği taşıdığı ifade edildi.

Türkiye’nin bölgesel ortaklıklar geliştirmesinin, NATO üyeliğinin bir alternatifi olmadığı vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Mekke Ortak Savunma Anlaşması, saldırgan bir askeri blok değil; caydırıcılığı artırmayı hedefleyen savunma odaklı bir düzenlemedir. Anlaşma üçüncü bir ülkeyi ya da bloğu hedef almamakta; savunma sanayii iş birliğini, askeri eğitimleri, teknoloji paylaşımını ve bölgesel istikrarı güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Kamuoyunun, asılsız iddialara ve manipülatif paylaşımlara itibar etmemesi önemle rica olunur."

H P Id X X8 W U A A Z26 X

Bulgaristan sınırında yarım milyon euroluk kaçak altın ve sigara yakalandı

Türkiye'den Bulgaristan'a geçiş yapan bir kamyonet, Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'ndaki gümrük denetimlerinde durduruldu.

Yapılan aramada araçta 5 kilo 856 gram altın ile bandrolsüz 281 bin 400 adet sigara bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 212805

  • BULGAR POLİSİ 500 BİN EUROLUK KAÇAK ÜRÜNLERE EL KOYDU

Bulgar gümrük ve sınır polisi ekipleri, ele geçirilen kaçak ürünlere el koyarken olayla ilgili soruşturma başlattı. Bulgaristan Sınır Ajansı, altın ve sigaraların toplam piyasa değerinin 500 bin euronun üzerinde olduğunu açıkladı.

Yetkililer, kaçakçılıkla mücadele kapsamında Kapitan Andreevo Sınır Kapısı'nda denetimlerin aralıksız devam ettiğini bildirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 212813

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 212819

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 212758

Ankara'da seyir halindeki lüks spor otomobil alevlere teslim oldu

Ankara Çevre Yolu Bağlum mevkisinde seyir halindeki 06 PVR 87 plakalı lüks spor otomobil, henüz belirlenemeyen nedenle alev aldı.

Alevleri fark eden sürücü, aracı emniyet şeridine çekerek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 211937

  • LÜKS ARAÇ KÜLE DÖNDÜ

İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri, otomobili saran alevlere tazyikli suyla müdahale ederek yangını söndürdü.

Yangın sonucu araç tamamen kullanılamaz hale gelirken, olayda can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı.

Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 211932

Suriye ordusunda yeniden yapılanma gündemi

Suriye ordusunda yeniden yapılanma süreci başlatıldı.

Büyük bölümü, Beşar Esad'ın devrilmesi öncesi iç savaş sürecinde ortaya çıkan 130 farklı silahlı oluşumun tasfiye edilerek düzenli bir ordu kurulması için çalışma sürdürülüyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 210238

  • SMO KÖKENLİ İSİM HAKKINDA KRİZ İDDİASI

Suriye ordusunun yeniden oluşturulması sürecinde bazı tartışmaların yaşandığına dair iddialar gündeme geldi.

İç savaş döneminde, eski adıyla Özgür Suriye Ordusu olan Suriye Milli Ordusu (SMO) bünyesindeki Sultan Süleyman Şah Tümeni'nin liderliğini yapan, "Ebu Amşa" diye de tanınan Muhammed El-Casim, Hama kentinde bulunan 62. Tümen Komutanlığı görevinden alınarak merkezde görevlendirildi.

El-Casim, Merkez Bölge İdari İşler Kolordusu Komutan Yardımcılığı görevine getirildi.

Bu görevlendirmenin Esad'ın devrilmesi için güçbirliği yapan gruplar arasında rahatsızlığa neden olduğu iddia edildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 210229

  • TÜRK VATANDAŞI OSMANİYELİ GENERAL ATANDI

El-Casim'in yerine 62. Tümen'in komutanlığına ise Türk vatandaşı olan ve Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye vatandaşlığı da alan Tuğgeneral Ömer Muhammed Çiftçi getirildi.

1980 yılında Osmaniye'de doğan Ömer Muhammed Çiftçi, Esad'a karşı savaşmak üzere 2012'de Suriye'ye gitti.

"Muhtar Turki" namıyla bilinen Çiftçi, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'ya yakın bir isim olarak biliniyor.

Daha önce Halep'te askeri emirlik, ardından Şam kırsalındaki 70. Tümen'in komutanlığını yapan Çiftçi, 2024'te Şam'ın düşmesini sağlayan askeri operasyonun planlanmasında önemli rol oynadığı belirtiliyor. Çiftçi, aynı süreçte tuğgeneralliğe yükseltilmişti.

  • SURİYE TÜRKMENLERİNDEN BAHÇELİ'YE ZİYARET

Suriye Türkmen Heyeti, son gelişmelerin ardından Ankara'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaret etti.

Ziyaretin, Suriye'deki tartışmaların ve Bahçeli'nin Osmaniyeli hemşerisi Çiftçi'nin 62. Tümen Komutanlığına atanmasının ardından yapılması dikkat çekti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 210222

İsrail'den beklenen tepki İran'dan geldi! Skandal "Mekke Anlaşması" açıklaması!

İran İslami Şura Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan tarihi Mekke Anlaşması hakkında yaptığı açıklamada skandal değerlendirmelerde bulundu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 193525

  • 'ANLAŞMANIN KENDİLERİNE GÜVENLİK GETİRMEYECEĞİNİ BİLMELİDİR'

Üç ülke arasında varılan mutabakatın Riyad yönetimine beklenen korumayı sağlamayacağını belirterek anlaşmaya tepki gösteren Rızai, "Suudiler, Türkiye ve Pakistan ile yapılan kâğıt üzerindeki bir anlaşmanın kendilerine güvenlik getirmeyeceğini bilmelidir." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 193536

  • 'GÜVENLİK DİLENMEK ZORUNDA KALMAMAK İÇİN POLİTİKALARINIZI DÜZELTİN'

Geçmişte Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile kurulan ilişkilere atıfta bulunarak Suudi Arabistan'ın dış politikasını eleştiren Rızai, şunları kaydetti:

"Tıpkı yıllarca Amerikalılara tek taraflı kaynak aktarmanın, sağmal inek muamelesi görmenin güvenlik getirmediği gibi. Başkalarından güvenlik dilenmek zorunda kalmamak için politikalarınızı düzeltin."

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 193652

  • SUUDİ ARABİSTAN, TÜRKİYE VE PAKİSTAN ARASINDA İMZALANAN "MEKKE ANLAŞMASI"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Anlaşması, herhangi bir ülkeyi hedef almayan, külfet paylaşımı ve ortak güvenlik anlayışı temelinde bölgesel ve küresel barış, istikrar ve refahın korunmasına yönelik taahhütleri güçlendirmeyi amaçlayan savunma odaklı işbirliği niteliği taşıyor.

Herhangi bir saldırganlık eylemine karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlayan anlaşma, üç devletten herhangi birine yönelik herhangi bir silahlı saldırının, hepsine yönelik bir saldırı olarak kabul edileceğini öngörüyor.

Mekke Anlaşması, artan bölgesel ve uluslararası güvenlik tehditlerine karşı ortak mücadele zemini oluşturmak amacıyla bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda yürütülen uzun soluklu diplomatik çalışmaların somut sonucu olarak görülüyor.

Anlaşmanın, üç ülkenin birbirlerinin güvenliğini destekleme taahhüdünün yanı sıra savunma sanayisi işbirliğini ve askeri birlikte çalışabilirliği geliştirmeyi amaçlayan savunma odaklı bir düzenleme niteliği bulunuyor.

Herhangi bir ittifak veya anlaşmadan kopuş anlamına gelmeyen Mekke Anlaşması, mevcut müttefiklik ilişkilerini tamamlayarak bölgesel güvenliği güçlendiriyor ve diğer bölge ülkelerinin katılımına açık bir işbirliği zemini oluşturuyor.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasındaki köklü kardeşlik bağlarını pekiştiren, kendi savunmalarının yanı sıra bölgesel ve küresel güvenliğe katkı sağlayacak bir anlaşma niteliği taşıyor.

İran'dan İsrail'e Dijital Tuzak

Bölgesel krizlerin gölgesinde yürütülen bu operasyon, istihbarat savaşlarında klasik yöntemlerin yerini yepyeni dijital kancalara bıraktığını gözler önüne seriyor.

  • Sahte İş İlanlarıyla Sinsi Ağ

Tahran yönetiminin, İsrail vatandaşlarını kendi devletleri aleyhine kullanmak için son derece sinsi bir yöntem izlediği ortaya çıktı. Şin-Bet tarafından hazırlanan güvenlik raporlarına göre; İranlı ajanlar, sosyal medya platformlarında sahte profiller oluşturarak kendilerini "işe alım uzmanı", "danışmanlık şirketi" veya "istihdam servisi" gibi gösteriyor.

Cazip kazanç vaatleriyle ve oldukça profesyonel hazırlanan bu sahte iş ilanları, ekonomik arayış içindeki İsraillileri hedef alıyor. Sosyal medyadaki bu sahte yüzler üzerinden temas kurulan kişilere, yavaş yavaş ve fark ettirmeden devlet aleyhine faaliyetler yaptırılıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 192656

  • Görevler Gündelik, Hedef İstihbarat

İlk etapta oldukça sıradan ve tehlikesiz görünen görevlerle başlayan süreç, zamanla derin bir istihbarat toplamaya dönüşüyor. Ağlarına düşürdükleri kişilerden istenen ilk talepler genellikle şunlar oluyor:

Belirli kamu binalarının çevresini fotoğraflamak.

Kalabalık caddeleri veya parkları videoya çekmek.

Füze düşen veya saldırıya uğrayan bölgelerin güncel durumunu belgelemek.

İsrail güvenlik kurumları, sıradan gibi görünen bu görsel verilerin, aslında İran'ın hedef bankası ve istihbarat havuzu oluşturması için kritik bir zemin hazırladığına dikkat çekiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 192706

  • Gizlilik İçin Bitcoin ile Ödeme

Operasyonun en dikkat çekici ayaklarından biri de para trafiğinin gizliliği. İran istihbaratının, kimliklerini ifşa etmemek ve uluslararası para transferi izlemelerine takılmamak adına kripto ekosistemini aktif olarak kullandığı belirlendi.

Raporda, ajanların verdikleri bu "işler" karşılığındaki ödemeleri tamamen Bitcoin ve benzeri kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirdiği vurgulandı. Bu şifreli ödeme yöntemi sayesinde İranlı yetkililer, devşirdikleri İsraillilerle fiziki hiçbir temas kurmadan nakit akışını güvenli bir şekilde sağlayabiliyor.

Uzmanlar, Şin-Bet'in vatandaşlarına yönelik yaptığı bu acil uyarının, cephedeki sıcak çatışmaların ötesinde, sessiz ve derinden ilerleyen sanal savaşın geldiği tehlikeli boyutu kanıtladığını belirtiyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 192701

İspanya'daki orman yangınlarında New York büyüklüğünde alan küle döndü

Sıcak hava dalgası tüm Avrupa'yı etkisi altına aldı.

Ülkeler bir yandan sıcak havayla mücadele ederken orman yangınları başladı.

İspanya, orman yangınlarından en çok etkilenen ülkelerin başında geldi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 180103

  • 50 BİN HEKTAR ALAN KÜLE DÖNDÜ

Temmuz 2026'da İspanya'yı etkisi altına alan yangınlar, yüz binlerce kişinin tahliye edilmesine ve yüzlerce evin kullanılamaz hale gelmesine yol açtı.

İspanyol yetkililer, Avila eyaletindeki yangının, yaklaşık 50 bin hektarlık alanı yakarak ülke tarihinde kaydedilen en büyük orman yangını olduğunu açıkladı.

  • NEW YORK BÜYÜKLÜĞÜNDE ALAN YOK OLDU

Yangın, 24 Temmuz itibarıyla çevre eyaletlerdeki odaklarla birleşerek toplam 77 bin hektarlık alana yayıldı.

Küle dönen bu alanın New York şehri büyüklüğüne ulaştığı bildirildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 07 180055

  • UYDU TARAFINDAN GÖRÜNTÜLENDİ

NASA'nın Landsat 9 uydusu tarafından kaydedilen görüntüler; bölgedeki barajların çevresinin, yerleşim yerlerinin, kamp alanlarının ve tesislerin ağır hasar gördüğünü ortaya koydu.

Bolu Dağı Tüneli'nde korkutan yangın!

Anadolu Otoyolu'nun Bolu Dağı Tüneli'nde meydana gelen araç yangını, ulaşımı aksattı.

Ankara istikametine giden Habip A. idaresindeki 37 ACG 522 plakalı otomobil, tünel içinde henüz belirlenemeyen nedenle yanmaya başladı.

  • 4 KİŞİ YARALANDI

Haber verilmesi üzerine bölgeye itfaiye, sağlık, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Yangın nedeniyle yolun Ankara yönüne ulaşım sağlanamazken, itfaiye görevlileri yangını söndürmek için çalışma başlattı.

Dumandan etkilenen 4 kişiye ise ambulansta müdahale edildi.

Trabzonspor, Salah'ın alacaklarına ilişkin haciz iddialarını yalanladı

Trabzonspor Kulübü, Mısırlı yıldız futbolcu Muhammed Salah'ın bordo-mavili takımdan alacaklarına haciz konulduğu yönünde yayımnlanan haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, haberlerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik, kulübün ve futbolcunun itibarını zedeleyici nitelikte olduğu belirtilerek, gerçek dışı haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi istendi.

TRABZONSPOR'UN AÇIKLAMASI
Açıklamada, asılsız iddiaları ortaya atan, yayımlayan ve kamuoyuna servis eden kişi ve kuruluşlar hakkında gerekli hukuki işlemlerin başlatıldığı vurgulanarak "Trabzonspor Kulübü olarak kulübümüzün ve futbolcularımızın itibarına yönelik gerçek dışı yayınlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız." ifadelerine yer verildi.

TÖREN DÜZENLENDİ
Trabzonspor yeni transferi Muhammed Salah, Şenol Güneş Spor Kompleksi'ndeki statta muhteşem bir törenle yaklaşık 30 bin taraftar önünde 2 yıllık sözleşmeye imza attı.

"Allah Allah Allah, Muhammed Salah" sloganları eşliğinde Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan ile birlikte taraftarının karşısına çıkan Mısırlı yıldız futbolcu, tribünlere tek tek dolaşarak taraftarları selamladı.

Salah, üzerindeki 10 numaralı bordo-mavili forma ile taraftarın sevgi gösterilerine karşılık vermeye çalışırken, taraftara da 3'lü çektirdi.

İsrail medyası: ABD rotasını Türkiye ve Suudi Arabistan'a çevirdi

İsrail medyası, operasyonel alanda ABD ile İsrail arasındaki iş birliğinin güçlü şekilde devam ettiğini, ancak siyasi düzeyde iki ülke arasında görüş ayrılıklarının belirginleştiğini yazdı.

Haberde, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin özellikle İran politikası başta olmak üzere Washington'daki karar alma süreçleri üzerindeki etkisinin giderek azaldığı belirtildi.

ABD'nin İran'a saldırılar düzenlediği günlerde İsrail'in kenarda beklemesinin emredildiği ifade edilen haberde, ABD'nin diğer ülkeleri açıkça Hürmüz Boğazı operasyonuna katılmaya çağırırken, İsrail'i bu operasyona davet etmediği vurgulandı.

  • "TÜRK HAVA KUVVETLERİ GÜÇLÜYKEN DAHA GÜÇLÜ HALE GELECEK"

İran saldırılarının dışında, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'ye beşinci nesil F-35 uçaklarının satışını ilerletmekte kararlı olduğu ve bu durumun Türkiye'nin etkili hava gücünü daha fazla güçlendireceği dile getirildi.

Zaten güçlü olan Türk Hava Kuvvetleri'nin olası satış ile birlikte daha da güçleneceği ifade edilen haberde, İsrail'in Trump'ın Türkiye'ye yönelik tutumunu değiştirmesi gerektiği belirtildi.

Haberde ayrıca Suudi Arabistan ile imzalanan nükleer anlaşmasının da en az F-35 satışı kadar önemli olduğu ifade edildi. Sivil nükleer programın, başlangıçta Washington'ın Riyad'ı İsrail ile normalleşme anlaşmasına çekmek için kullanacağı başlıca kozlardan biri olacağının altı çizilirken, Trump'ın her zaman değişkenlik gösteren tutumu karşısında bu planın netlik kazanmadığı ifade edildi.

f-35

  • İSRAİL: BÖLGEDE YALNIZLAŞTIK

ABD'nin Lübnan ve Irak ile gelişen ilişkileri, İran müzakereleri, Suudi Arabistan nükleer anlaşma, Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü gibi konulara bakıldığında İsrail'in bölgede yalnızlaşmaya başladığı dile getirildi.

Manisa'da düğün salonu ruhsatlı kumarhaneye baskın

Manisa'nın Yunusemre ilçesinde düğün salonu ruhsatlı bir işletmeye düzenlenen operasyonda, kumar oynatıldığı tespit edildi.

Bunun üzerine harekete geçen Manisa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.

Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, emniyet ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında 1 Ağustos 2026 tarihinde iş yerinde gerçekleştirilen kontrolde, 55 şahsın kumar oynadığı belirlendi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 06 015608

  • 55 KİŞİ SUÇÜSTÜ YAKALANDI

Yapılan detaylı aramalarda ise kumar oynanan bölümden gizli bir bölmeyle ayrılmış özel bir oda ortaya çıkarıldı.

Elektrik anahtarı görünümlü bir düğmeye basılmasıyla açılan, duvar görünümlü kapının arkasındaki gizli odada; 6 bin 973 adet küçük tombala pulu, 782 adet tombala kağıdı, 270 adet tombala topu, 182 adet büyük pul, 49 adet yaz-boz kağıdı, 16 adet 52'lik iskambil destesi, 1 adet elektronik tombala makinesi ve 1 adet kamera kayıt cihazı ele geçirildi.

  • TOPLAM 638 BİN 220 LİRA PARA CEZASI KESİLDİ

Kumar oynadığı tespit edilen 55 kişiye toplam 638 bin 220 lira idari para cezası uygulanırken, kumar organizasyonunu gerçekleştirdiği, erketelik ve ganyotçuluk yaptığı belirlenen 10 şahıs hakkında, 'kumar oynanması için yer ve imkan sağlama' (TCK 228) ve '1072 sayılı Kanuna muhalefet' suçlarından adli işlem başlatıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 06 015526

Siyonist Elebaşından Küstah Çıkış: Varlığımız Müzakere Edilemez

Terör devleti İsrail'in eli kanlı Başbakanı Binyamin Netanyahu, küstah ve kışkırtıcı açıklamalarına bir yenisini daha ekledi. Siyonizmin fikir babası Theodor Herzl’in aile üyelerinin defin töreninde konuşan Netanyahu, soykırımcı politikalarının en büyük destekçilerinden biri olan ABD Başkanı Donald Trump’a mesajlar gönderdi.

  • "Varlığımız Müzakere Edilemez"

İşgalci rejimin mevcudiyetini her ne pahasına olursa olsun sürdüreceğini savunan Netanyahu, Trump ile olan müttefiklik ilişkisine değindi. Katil Netanyahu, "Başkan Trump en büyük dostlarımızdan biri ancak İsrail'in varlığının müzakere konusu olmadığını kendisine açıkça ifade ettim" sözleriyle kirli hedeflerinden asla taviz vermeyeceklerini itiraf etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 06 011121

  • Anlaşmaları Hiçe Sayma İtirafı

Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'da on binlerce masumu katleden siyonist elebaşı, bölgedeki diplomatik süreçleri ve uluslararası hukuku hiçe sayacaklarını açıkça dile getirdi. Rejimin sözde güvenliği için her türlü karanlık adımı atmaya hazır olduklarını vurgulayan Netanyahu, "Anlaşmaya varılsın ya da varılmasın, geleceğimizi güvence altına almak için gereken her şeyi yapacağız." diyerek kural ve sınır tanımadıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

  • İran'a Nükleer Tehdit

Küstah konuşmasında İran'ı da hedefe koyan Netanyahu, Tahran yönetimini nükleer silah geliştirmekle suçladı. Bölgeyi ateşe veren Netanyahu, İran Devrim Muhafızları Komutanı'nın açıklamalarını bahane ederek; "İran'ın nükleer silah edinmesini engellemeye kararlıyım." sözleriyle bölgedeki gerilimi tırmandırmaya devam edeceklerinin sinyalini verdi.

İsrail'den üç cephede terör

İşgalci İsrail rejimi, uluslararası hukuku ve insan haklarını ayaklar altına alarak bölgedeki kanlı operasyonlarını genişletiyor. Siyonist güçler, eş zamanlı olarak Batı Şeria'da yerleşimci terörünü kışkırtıyor, Gazze'de insani yardımları engelleyerek sivil yaşamı felç ediyor ve Lübnan'da ateşkes kararlarını hiçe sayarak yeni bir tehcir dalgası başlatıyor.

Lubnan Israel Forces Reu 2478197

  • Batı Şeria'da Vahşet

Filistin topraklarını zorla gasbeden işgalci Siyonistler, İsrail askerlerinin koruması altında Batı Şeria'da terör estirmeye devam ediyor.

Nablus'ta Saldırı: Nablus'un doğusundaki Beyt Furik beldesine baskın düzenleyen işgalci grup, duruma tepki gösteren sivillere saldırdı ve 3 Filistinliyi darbederek yaraladı.

Evleri Ateşe Verdiler: El Halil kentinin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde bulunan Tuba mezrasına saldıran fanatik Yahudiler, Filistinlilere ait evleri kundakladı. Çıkan yangında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda masum sivil dumandan zehirlendi.

Bilanço Ağırlaşıyor: Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Siyonist terörün bilançosu her geçen gün artıyor. Filistin resmi verilerine göre bu süreçte 1182'den fazla Filistinli şehit edildi, 13 bin kişi yaralandı ve 24 bine yakın masum insan haksız yere esir alındı.

Gazze Sari Hat Aa 2449097

  • Gazze'de İnsani Kriz

Terör devleti, Gazze'deki soykırım ve abluka politikasını derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, bölgedeki acı tabloyu gözler önüne serdi.

'Sarı Hat' Çevresinde Yıkım: BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (UNOCHA) raporlarına göre, İsrail ordusunun Gazze'deki "Sarı Hat" bölgesi ve çevresinde yürüttüğü askeri operasyonlar, derme çatma barınakları yıkıyor ve hayatta kalmaya çalışan sivilleri defalarca yerinden ediyor.

Yardımlara Ambargo: İşgalci güçler, temel hayati hizmetlere erişimi kısıtlamaya devam ediyor. Haq, derme çatma çadırların onarılması için elzem olan kereste, halat, güneş enerjili lamba ve çeşitli aletlerin Gazze'ye girişine İsrail tarafından izin verilmediğini, yardımların sınırda kasıtlı olarak bekletildiğini vurguladı.

Bati Seria Evaa 2467184

  • Lübnan'da Hukuksuz Tehcir

Katil İsrail'in kural tanımazlığı Lübnan sınırında da yüzünü gösterdi. BM yetkilisi Haq'ın açıklamalarına göre İsrail, 19 Haziran'da alınan son ateşkes kararına rağmen hukuksuz adımlarını sürdürüyor.

Mansuri Köyüne Boşaltma Emri: İsrail Savunma Bakanlığı, Lübnan'ın güneyindeki 3. bölgede yer alan Mansuri köyü için resmi bir "tahliye emri" yayımladı.

1500 Sivil Tehdit Altında: Karar, ateşkes sonrası evlerine dönmeye çalışan yaklaşık 1500 sivili doğrudan hedef alıyor. Ağır hasar görmüş evlerine geri dönen aileler; temel hizmetlerden yoksun, ekonomik kriz ve patlamamış mühimmat tehdidi altında yaşam mücadelesi verirken yeniden göçe zorlanıyor.

Yardım Çağrısı Karşılıksız: BM, Lübnan'daki sivillerin acil ihtiyaçları için ağustos sonuna kadar toplanması gereken 639 milyon dolarlık fonun şu ana kadar sadece 195 milyon dolarlık kısmının karşılandığını belirterek uluslararası toplumu acil göreve çağırdı.

Menderes Belediyesine rüşvet soruşturması: Firari belediye başkan yardımcısı yakalandı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, firari Menderes Belediye Başkan Yardımcısı R.S.nin saklandığı adrese yönelik müşterek çalışma sonucunda yakalandığı belirtildi.

Açıklamada, şüphelinin Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü istihbarat birimleri ve İzmir İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Suç Araştırma Timi'nin (JASAT) koordineli çalışması sonucu gözaltına alındığı ve adli işlemlerinin titizlikle sürdürüldüğü ifade edildi.

  • Ne olmuştu?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, Menderes Belediyesinde çıkar sağlamak amacıyla yapı kullanım izni verildiği, inşaat ruhsatı ve imar durumu değişikliği gibi konularda usulsüzlük yapıldığı, "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "görevi kötüye kullanma" ve "imar kirliliğine neden olma" suçlarının örgütlü şekilde işlendiği tespit edilmiş, bilirkişi heyetinin raporu, saha araştırmaları ve fiziki ile dijital incelemelerin ardından savcılık 16 şüpheli hakkında yakalama kararı vermişti.

İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, dün Menderes, Karabağlar ve Konak ilçelerinde belirlenen adreslere eş zamanlı olarak düzenledikleri operasyonda Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, Belediye Başkan Yardımcısı M.T, Belediye İmar ve Şehircilik Müdürü İ.Y, Plan Proje Müdürü D.P, Yapı Kontrol Müdürü Ö.Y, eski Plan Proje Müdür Vekili Y.U, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili H.Y, belediye meclis üyesi E.P, belediye personeli Ö.C.K. ve A.B.Y. ile İ.P, M.P. ve A.P. ile belediye meclis üyesi F.H, eski Yapı Kontrol Müdür Vekili S.D'yi gözaltına almıştı.

Şehit ve gazilere yeni haklar içeren kanun teklifi komisyondan geçti

Cumhur İttifakı tarafından hazırlanan şehit ve gazilere yeni haklar içeren kanun teklifi, TBMM Başkanlığı'na sunulmuştu.

Milli Savunma Komisyonu, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifini görüşmek üzere toplandı.

  • KOMİSYONDAN GEÇTİ

Görüşmelerin ardından teklif komisyonda kabul edildi.

  • EK ÖDEME MİKTARI ARTIRILIYOR

Teklife göre, tüm vazife malullerinden hayatını kaybedenlerin ana ve babalarına bağlanacak toplam aylık tutarının bir asgari ücretin net tutarından az olamayacak.

Bakıma muhtaç gazi ve malullere yapılan ek ödeme miktarı arttırılıyor. Ödemenin net asgari ücretin 2 katı olan mevcut tutarı, net asgari ücretin 2.5 katı tutarına çıkarılıyor. Vazife malulü olan erbaş ve erler ile güvenlik korucuları, askeri öğrenciler ve sivillerin aylıklarında artış yapılacak.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 232054

  • YENİDEN MUAYENEDE YAŞ HADDİ 55'E ÇIKARILIYOR

Malul sayılmayan ancak Nizanname hükümlerine göre derece tespiti yapılan kişilerin gösterge tabloları düzenleniyor ve aylık miktarları artırılıyor.

Malul sayılmayan personele aylık bağlanması öngörülüyor.

Vazife malulü er ve erbaş durumlarında meydana gelen değişmeler nedeniyle yeniden muayene edilme haklarına ilişkin yaş haddi 55’e çıkarılıyor.

  • 15 TEMMUZ'DA YARALANANLARDAN MALUL OLMAYANLARA AYLIK BAĞLANACAK

15 Temmuz darbe teşebbüsü ve terör eylemini bertaraf etmeye çalışırken yaralanan kamu görevlileri ve sivillerden malul olmayan veya derece tespiti yapılmayan kişilere aylık bağlanacak.

Palu Ailesi davasında Yargıtay kararı çıktı: Tuncay Ustael hakkında müebbet hapis cezası onandı

Türkiye'yi şok eden Palu Ailesi davasında yeni gelişme.

Davayla ilgili Yargıtay kararı verildi.

  • İSTİNAF MÜEBBET KARARINI ONADI

Kamuoyunda "Palu Ailesi davası" diye bilinen, Kocaeli'de 15 yıl önce kaybolan Meryem Tanhal'ın kızı Melike Tanhal'ın Sakarya'da öldürüldüğü iddiasıyla ilgili davada Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Tuncay Ustael'e müebbet hapis cezası ve diğer 5 sanık için ise beraat kararı verdi.

Taraf avukatları, kararlara istinaf mahkemesinde itiraz etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 225755

  • YARGITAY ONADI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, başvuruların reddine karar vererek yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.

İstinaf kararının ardından taraf avukatları, Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulundu.

İncelemesini tamamlayan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Melike Tahnal'ın eniştesi tutuklu sanık Tuncer Ustael hakkında "olası kastla çocuğu öldürme" suçundan hüküm kurulan müebbet hapis cezasını ve "çocuğun cinsel istismarı" suçundan verilen beraat kararını onadı.

Ustael'in tutukluluk halinin devamına karar veren yüksek mahkeme, sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael hakkında "çocuğu kasten öldürme" suçundan verilen beraat kararını da hukuka uygun buldu.

  • NE OLMUŞTU?

Kocaeli'nin Körfez ilçesinde yaşayan Meryem Tahnal 2008, kızı Melike Tahnal da 2009'da kaybolmuş, çalışma başlatan polis ekipleri bulguya ulaşamamıştı. Kocaeli ve Sakarya'da yapılan kazılarda da bulguya rastlanılmaması üzerine çalışmalar durdurulmuştu.

Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Meryem Tahnal'ın öldürülmesine ilişkin başlayan yargılama sonunda sanık Tuncer Ustael, "canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı" kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile "hürriyeti yoksun kılma" suçundan 4 yıl, "kredi kartının kötüye kullanılması" suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Sanık Emine Ustael "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 12 yıl 6 ay, Hava, İsa ve Ayşe Palu ise "kasten öldürmeye yardım etme" ve "hürriyetin kısıtlanması" suçlarından 14 yıl 2'şer ay hapse mahkum edilmişti. Fatih Palu'ya da olay tarihinde yaşı küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezası verilmişti.

Sanıklar hakkında verilen kararın Yargıtay'ca bozulmasının ardından 6 sanığın 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yeniden yargılandığı davanın 3 Ekim 2023'teki duruşmasında, tutuklu sanık Tuncer Ustael "canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, Emine Ustael ile Hava, İsa ve Ayşe Palu'yu "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan 12 yıl altışar ay hapis cezasına mahkum edilmişti.

Fatih Palu'ya ise suçun işlendiği tarihte yaşı 18'den küçük olduğu için 8 yıl 4 ay hapis cezası veren mahkeme, sanık Tuncer Ustael'in tutukluluk halinin devamına hükmetmişti.

  • SAKARYA'DAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Melike Tahnal'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanık Tuncer Ustael hakkında "bilinçli taksirle öldürme" suçundan 2 yıl 8 aydan 9 yıla kadar ve "usulsüz ölü gömülmesi" suçundan 6 aya kadar; Emine Ustael ile Hava ve Ayşe Palu'nun da "usulsüz ölü gömülmesi" suçundan 6 aya kadar hapsi talep edilmişti.

Sanıklar Tuncer ve Emine Ustael, Hava, Ayşe, İsa ve Fatih Palu hakkında Melike Tahnal'ın öldürülmesine ilişkin "çocuğu kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle aynı mahkemede açılan ikinci dava, bu dosyayla birleştirilmişti.

İkinci davanın iddianamesinde, ayrıca sanık Tuncer Ustael hakkında "çocuğun cinsel istismarı" suçundan en az 15 yıl hapis cezası istenmişti.

Mahkeme heyeti, 19 Temmuz 2023'te karar duruşmasında tutuklu sanık Tuncer Ustael'i "olası kastla çocuğu öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırmış, "çocuğun cinsel istismarı" suçundan ise beraat kararı vermişti.

Heyet, sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael'in "çocuğu kasten öldürme" suçundan beraatine, "usulsüz gömme" suçundan ise dosyanın ayrılması yönünde hüküm kurmuştu.

Öte yandan "usulsüz gömme" suçundan dosyaları ayrılan sanıklar Ayşe, Hava, İsa ve Fatih Palu ile Emine Ustael hakkındaki davanın ise zaman aşımı nedeniyle düştüğü öğrenildi.

Muhammed Salah, Trabzon'a geldi

Trabzonspor'un yeni transferi dünyaca ünlü Mısırlı futbolcu Muhammed Salah bugün akşam saatlerinde özel uçakla Trabzon'a geldi.

Mısırlı yıldızın şehre gelişinde karşılamak üzere binlerce taraftar Trabzon Havalimanı'na akın ederken, bordo-mavili taraftarlar kendisine yoğun sevgi gösterisinde bulundu.

Kulüp Başkanı Ertuğrul Doğan ile birlikte Muhammed Salah, havalimanı VIP salonu bölümünden taraftarların bulunduğu bölüme giderek onlarla buluştu.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 223722

  • "DAHA ÖNCE BÖYLE BİR ŞEY İNANIN YAŞADIM MI BEN DE HATIRLAMIYORUM"

Ardından Muhammet Salah, basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.

Gördüğü ilgi karşısında büyük şaşkınlık yaşayan Mısırlı oyuncu, "Bu inanılmaz ortamda bulunmaktan çok mutluyum. 25 bin kişi var burada. Duygularımı kelimelere dökmekte zorlanıyorum. Daha önce böyle bir şey inanın yaşadım mı ben de hatırlamıyorum. Böylesine bir sevgiyi ve ilgiyi görmek beni çok mutlu ediyor. Ligde ve Avrupa'da başarılı olmak için çok çalışacağım" dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 223718

  • ERTUĞRUL DOĞAN'IN SÖZLERİ

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan ise taraftarlara teşekkür ederek "Dünya yıldızı nasıl karşılanır, taraftarımız herkese gösterdi" ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 223727

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 223734

Bahçelievler'de 4 katlı bina çöktü

Kocasinan Mahallesi'nde daha önceden boşaltıldığı belirtilen 4 katlı bina henüz bilinmeyen nedenle çöktü.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Ekipler, çevrede güvenlik önlemi aldı.

Bölgede bulunan vatandaşlardan binanın daha önce tahliye edildiği bilgisini alan ekiplerin binada tedbir amaçlı arama ve inceleme çalışmaları sürüyor.

Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı Kerimoğlu'nun uyuşturucu testi pozitif çıktı

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, hakkındaki ihbarlar üzerine kan, idrar ve saç örnekleri alınan Belediye Başkan Yardımcısı Kerimoğlu'nun uyuşturucu testinin pozitif çıktığı öğrenildi.

Ne olmuştu?
Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "zimmet", "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından gözaltına alınan 55 şüpheliden aralarında Etimesgut Belediye Başkanı Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 44 şüpheli tutuklanmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, suikastçı FETÖ'cü Burkay Karatepe'den şikayetçi oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'nün suikast timindeki Burkay Karatepe'den şikayetçi oldu

Dilekçede, Karatepe ile firari olduğu dönemde kendisine yardım eden kişiler hakkında "Cumhurbaşkanına suikast", "Anayasayı ihlal", "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak", "terör örgütüne üye olmak" ve "suçluyu kayırma" suçlarından soruşturma yapılarak kamu davası açılması istendi.

Şikayet dilekçesinde, FETÖ mensupları tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin bir parçası olarak, suç tarihinde Marmaris'te bulunan Erdoğan'a yönelik olarak Karatepe'nin de içinde bulunduğu bir grup tarafından askeri operasyon yapıldığı hatırlatıldı.

  • "ERDOĞAN'IN VARLIĞINI ORTADAN KALDIRMAYA TEŞEBBÜS ETTİ"

Karatepe'nin, örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in talimatları doğrultusunda seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan ve Anayasa'ya göre devletin ve milletin birliğini temsil eden Erdoğan'ın varlığını ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiği vurgulanan açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

"Şüphelinin bu şekilde sadece cumhurbaşkanına suikast ve anayasayı ihlal suçunu değil, aynı zamanda iştirak ettiği eylemler nedeniyle ülkenin genelinde bir kaos ve karışıklık çıkarmak suretiyle devletin bağımsızlığını zayıflatmayı ve devletin birliğini bozmayı hedeflediği de açıktır. Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eden Sayın Cumhurbaşkanımız, hem şahsına yönelen eylemleri nedeniyle hem de Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin birliğine yönelen eylemleri nedeniyle şüpheliden şikayetçi olduğu gibi eylem tarihinden bugüne kadar geçen 10 yıllık süre zarfında şüphelinin yakalanmasına mani olmak için yer temin eden ve yardım eden kişilerden de şikayetçidir."

Hindistan'da Chandipura virüsü endişesi: Ulusal müdahale ekibi görevlendirildi

Salgın hastalıklar her geçen gün dünyada artıyor.

Geçtiğimiz aylarda tüm dünyayı tehdit eden hantavirüsten sonra şimdi de Chandipura virüsü ortaya çıktı.

Edinilen bilgilere göre Hindistan'da 22 yaşındaki bir genç, hasta hissettiği için hastaneye başvurdu.

  • CHANDİPURA VİRÜSÜ

Doktorların kontrolünde, gence Chandipura virüsü bulaştığı ortaya çıktı.

Genç, doktorların tüm müdahalelerine rağmen hayatını kaybetti.

Hindistan Sağlık Bakanlığından, 22 çocuğun ölümüne yol açan Chandipura virüsüne ilişkin açıklama yapıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 201958

  • ULUSAL MÜDAHALE EKİBİ GÖREVLENDİRİLDİ

Açıklamada, Gujarat ve Rajasthan eyaletlerinde virüsle mücadelede sağlık ekiplerine yardımcı olmaları için ulusal müdahale ekibinin görevlendirildiği belirtildi.

  • NASIL BULAŞIR?

Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre Chandipura virüsü, muson döneminde tatarcık sinekleri, sivrisinekler ve keneler aracılığıyla bulaşıyor.

Bulaştığı kişilerde beyin iltihaplanmasına sebep olan virüs, hastalanan kişilerin ölümüne yol açabiliyor.

Yapay zeka modelleri kontrolden çıktı: Sahte kimlik üretmeye başladılar

İngiliz Yapay Zeka Güvenlik Enstitüsü'nün güvenlik filtrelerini esneterek gerçekleştirdiği testlerde, yapay zeka modellerinin onaylanmamış görevler için insanları kandırma taktiklerine başvurduğu belirlendi.

Test sürecinde Anthropic’in Mythos 5 ve OpenAI’ın GPT-5.6-Sol modellerinin, internet üzerinde izinsiz ve otonom eylemler yürüttüğü görüldü.

  • SAHTE KİMLİKLER ÜRETTİLER

Gerçekleştirilen 122 testin 10'unda sınırları aşan sistemlerden Anthropic modelinin, açık kaynaklı bir projeye zararlı kod eklemek amacıyla sahte kimlikler ürettiği saptandı.

Modelin insanları zararlı kodları çalıştırmaya ikna etmeye çalıştığı ve engellendiğinde yeni bir kimliğe geçmeyi düşündüğü kaydedildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 201759

  • ŞİRKETLERDEN AÇIKLAMA GELDİ

Anthropic yetkilileri, modellerin güvenlik önlemlerinin bilinçli olarak kaldırıldığı esnek koşullarda test edildiğini ve güvenli ortamdan bir kaçış olmadığını ifade etti.

OpenAI ise test ortamının dışına çıkılan iki izinsiz olayı doğrulayarak riskli değerlendirmelerin güvenli şekilde yürütülmesi adına sektör genelinde çalışmayı sürdüreceğini bildirdi.

Uzmanlar, yapay zekanın hızla yayılan kontrolsüz gelişimine karşı hükümetlerin yeni düzenlemeler yapması gerektiğini söylüyor.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçimlerine sayılmayan oylar gölge düşürdü

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Üsküdar Belediyesi'ne yönelik yapılan soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklanmıştı.

Tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden de uzaklaştırılan Dedetaş'ın yerine seçilecek başkan vekilliği için bugün Üsküdar Belediyesi Meclisi'nde seçim gerçekleştirildi.

Vekillik için Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) adayı Sibel Tan Çetinkaya, Cumhur İttifakı'nın adayı ise Dündar Ziya Gültekin oldu.

Seçimde 27'si CHP, 17'si Cumhur İttifakı üyesi olmak üzere toplam 44 meclis üyesi oy kullandı.

Oldukça gergin bir atmosferde gerçekleştirilen seçimlere, Cumhur İttifakı'nın adayı Gültekin'in sayılmayan oyları damga vurdu.

  • SEÇİM MARATONU DÖRT TUR SÜRDÜ

3 turda sonuçlanan seçimin ilk turunda CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 26 oy alırken, Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin 16 oy aldı. Bir oy pusulası ise boş çıkarken bir oy pusulası da geçersiz sayıldı.

İkinci turda ise CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 26 oy alırken, Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin 16 oy aldı, 2 oy ise geçersiz sayıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 190801

  • 3'ÜNCÜ TURDA 5 OY GEÇERSİZ SAYILDI

Üçüncü turda oy sayısı azalan CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya 21 oy alırken, Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin 18 oy aldı, 5 oy ise geçersiz sayıldı. İlk üç turda iki aday da salt çoğunluğu sağlayamadığı için seçim dördüncü turda devam etti.

  • KADER TURUNDA G HARFİ 6'YA BENZİYOR DİYE GEÇERSİZ SAYILDI

En çok oy alanın kazanacağı dördüncü turda 22 oy alan ise CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, Üsküdar Belediye Başkan Vekili seçildi.

Cumhur İttifakı'nın adayı Dündar Ziya Gültekin ise 18 alırken 4 oy geçersiz sayıldı.

4'üncü turda geçersiz sayılan ve kamuoyuna yansıyan oylardan biri de Gültekin'in soy isminde yer alan G harfinin 6'ya benzemesi gerekçe gösterildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 190753

  • CHP'Lİ GRUP KENDİ İÇİNDE GERGİNLİK YAŞADI

CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, ilk iki turda 26 oy alırken üçüncü turda 21 oy almasıyla seçim dördüncü tura kaldı. Oy kullanımına verilen ara esnasında CHP'li grup, kendi arasında gerginlik yaşadı.

Öte yandan Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik tarafından sarf edilen 'hain' söylemine CHP'li meclis üyesi Hüseyin Kazan, küfür ve tehdit içeren sözlerle yanıt verdi.

  • AK PARTİ İTİRAZ EDECEK

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Üsküdar Belediye Başkan Vekilliği seçiminde Meclis üyelerinin iradesinin baskı altına alındığını ve seçim sürecinde hukuka aykırı uygulamalar yapıldığını söyleyerek, seçim sonuçlarına ilişkin gerekli hukuki itirazları yapacaklarını açıkladı.

Seçimin ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Özdemir, daha önce farklı belediyelerde yaşanan başkan vekilliği seçimlerine benzer olayların Üsküdar'da da tekrarlandığını savundu.

Özdemir, üçüncü tur oylamada AK Parti'nin adayı Dündar Ziya Gültekin'in AK Parti ve MHP'li 17 meclis üyesi ile CHP'li 6 meclis üyesinin desteğiyle 23 oy aldığını, CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya'nın ise 21 oyda kaldığını söyledi. Buna rağmen AK Parti adayına verilen oyların geçersiz sayıldığını ve bu işlemin kamuoyuna açık şekilde gerçekleştirilmediğini belirtti.

Üçüncü turun ardından verilen 10 dakikalık arayı da eleştiren Özdemir, bu sürenin bazı meclis üyelerine baskı yapılması amacıyla kullanıldığını vurguladı. Aranın ardından çeşitli siyasi parti yöneticilerinin CHP grubunun bulunduğu alana girdiğini söyleyen Özdemir, burada meclis üyelerine baskı ve tehdit uygulandığını, tartışmalar yaşandığını savundu.

Meclis üyelerinin özgür iradesine müdahale edildiğini belirten Özdemir, bu tespitlere ilişkin görüntü ve kayıtların bulunduğunu belirterek, sorumluların hukuk önünde hesap vereceğini ifade etti.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 190746

  • "GİZLİ OY İLKESİ İHLAL EDİLDİ"

Seçimin dördüncü turunda gizli oy ilkesinin ihlal edildiğini de söyleyen Özdemir, işaretli pusulaların bazı meclis üyelerine verildiğini söyledi. CHP'li bir meclis üyesinin pusulasında işaret bulunduğunu fark ederek yeni pusula talep ettiğini, buna rağmen aynı pusulayla oy kullandırıldığını savunan Özdemir, bunun seçimin iptalini gerektirebilecek nitelikte bir usulsüzlük olduğunu ifade etti.

Özdemir ayrıca, üçüncü tur sonrasında baskı ve tehditler nedeniyle bazı meclis üyelerinin sindirildiğini söyleyerek, dördüncü turda da AK Parti adayı Dündar Ziya Gültekin adına kullanılan bazı oyların çeşitli gerekçelerle geçersiz sayıldığını dile getirdi.

Seçimin hukuken geçersiz olduğunu düşündüklerini belirten Özdemir, tüm hukuki haklarını kullanacaklarını vurgulayarak, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin adaletine güveniyoruz. Meclis üyelerinin hür iradesinin sandığa eksiksiz yansıması için gerekli tüm hukuki başvuruları yapacak ve süreci yakından takip edeceğiz." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 190735

Bilim insanları uyardı: Televizyon izlemek yıllar sonra beyni küçültüyor

Orta yaşlarda televizyon karşısında geçirilen uzun saatler, on yıllar sonra beyin sağlığı üzerinde kalıcı ve olumsuz değişikliklere neden olabiliyor.

Alzheimer ve Demans Dergisi'nde yayınlanan bulgular, bu pasif eylemin bunama riskini ve damar hasarını ciddi oranda artırdığını gösteriyor.

  • MR TARAMALARI KORKUTUCU GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARDI

Bilim insanları, yaş ortalaması 53 olan yaklaşık 1.700 yetişkini 20 yılı aşkın bir süre boyunca takip etti.

Yıllar sonra yapılan MR taramalarında, çok sık televizyon izleyen kişilerin beyin hacimlerinde belirgin bir küçülme tespit edildi.

Özellikle karar verme ve görsel işlemeyi destekleyen frontal ile oksipital lobların çok daha küçük olduğu gözlemlendi.

Ayrıca bu kişilerde inme ve bilişsel gerileme ile ilişkilendirilen beyaz madde lezyonlarında ciddi bir artış saptandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 181447

  • ÇALIŞIRKEN OTURMAK BEYNE ZARAR VERMİYOR

Araştırmanın en dikkat çekici detaylarından biri, masabaşı işlerde oturarak geçirilen sürenin beyni televizyon izlemek gibi olumsuz yönde etkilememesi oldu.

İş yerinde oturarak çalışan katılımcıların beyin loblarının daha büyük olduğu ve daha az beyaz madde hasarı yaşadıkları belirlendi.

Uzmanlar, masabaşı işlerin sürekli dikkat ve problem çözme gibi zihinsel meşguliyetler gerektirmesinin beyni koruduğuna dikkat çekiyor.

Elde edilen bu yapısal beyin farklılıklarının, erkek katılımcılarda kadınlara kıyasla çok daha belirgin olması ise araştırmanın bir diğer önemli noktası oldu.

  • PASİF OTURMA ALIŞKANLIKLARI DEĞİŞMELİ

Araştırmacılar, fiziksel egzersiz yapılsa bile televizyon karşısındaki pasif oturmanın beyin üzerindeki yıkıcı etkisinin değişmediğini vurguluyor.

Bu durum, beyin sağlığını korumak için sadece fiziksel hareketliliğin yeterli olmadığını gözler önüne seriyor.

Sağlık uzmanları, televizyon izleme süresinin azaltılarak zihni aktif tutacak daha farklı eylemlere yönelinmesi gerektiğini belirtiyor.

İnsanlara sadece ayağa kalkmalarını söylemek yerine, oturarak yapılan aktivitelerin okuma, sosyalleşme veya yaratıcılık gerektiren işlerle değiştirilmesi tavsiye ediliyor.

Donald Trump yönetimi Küba'daki casus ağını genişletti

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, Küba'daki istihbarat faaliyetlerini artırdığı ve adaya yönelik baskıyı yeni bir aşamaya taşıdığı öne sürüldü.

Politico'nun konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, son aylarda Küba'ya daha fazla CIA ajanı gönderilirken ABD'nin, Ada çevresindeki gözetleme uçuşlarını da artırdığı bildirildi.

Habere göre Trump yönetimi, mevcut Küba yönetimini teslim olmaya ya da iktidardan düşmeye zorlamak amacıyla ülkedeki gizli ajan ağını genişletirken, askeri gözetleme faaliyetlerini de yoğunlaştırdı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174820

  • "8 SAVAŞ BİTİRDİM" DİYEN TRUMP YENİ SAVAŞA MI HAZIRLANIYOR

Kaynaklar, bunun daha büyük bir askeri operasyon hazırlığı anlamına gelebileceğini öne sürse de şu ana kadar böyle bir operasyona ilişkin resmi bir plan bulunmadığını belirtti.

CNN de iki ay önce ABD'nin, Havana yönetimine "yakından izleniyorsunuz" mesajı vermek amacıyla Küba çevresindeki keşif ve gözetleme uçuşlarını artırdığını duyurmuştu. Casusluk faaliyetlerinin kapsamı ise operasyonların gizliliği nedeniyle net olarak bilinmiyor.

Trump yönetimi, bu yıl başında Küba'ya yönelik petrol ambargosunu daha da sertleştirirken ülkede yakıt sıkıntısı, elektrik kesintileri ve ekonomik krizin derinleştiği belirtiliyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174814

  • MART AYINDA "KÜBA'YI ALMAK BENİM İÇİN ONUR" DEDİ

Trump'ın Küba'ya yönelik sert söylemleri ise aylardır devam ediyor.

Mart 2026'nın ortasında Beyaz Saray'da konuşan Trump, Küba'yı hedef alan açıklamalarında, "Küba güzel bir ada. Küba'yı almak benim için bir onur olacak. Onu özgürleştirir miyim, ele mi geçiririm... Ama gerçeği söylemek gerekirse onunla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum. Zayıf düşmüş haldeler." ifadelerini kullandı.

Aynı dönemde New York Times'ta yer alan haberde, Trump yönetiminin, petrol ambargosunun kaldırılması için Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel'in görevden ayrılmasını şart koştuğu iddia edildi.

İsmi açıklanmayan ABD'li yetkililer, Washington ile Havana arasında olası görüşmelerin ancak Diaz-Canel'in istifası halinde başlayabileceğini öne sürdü.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174808

  • İRAN'DAN SONRA KÜBA HEDEF OLABİLİR

Trump, 13 Nisan'da yaptığı başka bir açıklamada ise İran gündeminin ardından rotalarını Küba'ya çevirebileceklerini belirterek, "Küba farklı bir hikâye. Orası yıllardır korkunç şekilde yönetiliyor. İran'dan sonra oraya bakabiliriz." dedi.

Bu açıklamaya Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel tepki gösterdi. Diaz-Canel, olası bir ABD müdahalesine ilişkin, "Eğer bu gerçekleşirse çatışma olur, mücadele olur, kendimizi savunuruz ve gerekirse ölürüz." ifadelerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174801

  • TRUMP TEHDİTLERİNİ HER AY DÜZENLİ OLARAK YİNELİYOR

Trump, mayıs ayı başında Florida'da yaptığı konuşmada da Küba'yı yeniden gündeme taşıdı.

Fox News'in aktardığı habere göre Trump, Küba'nın "problemleri olduğunu" savunarak "Kısa sürede yönetimi devralacağımız bir yer." ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, "İran'dan dönerken uçak gemilerimizden belki de USS Abraham Lincoln kıyıya yanaşacak ve onlar da 'Çok teşekkürler, pes ediyoruz' diyecekler." diyen Trump'ın sözleri, salonda gülüşmelere neden olurken Beyaz Saray, açıklamaların ciddi olup olmadığı konusunda değerlendirme yapmadı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174754

  • ABD, VENEZUELA DEVLET BAŞKANI MADURO'YU ASKERİ OPERASYONLA ALDI

3 Ocak 2026'da gerçekleştirilen operasyon, uzun süredir devam eden siyasi, hukuki ve askeri gerilimin zirve noktası olarak değerlendirildi.

Operasyon öncesinde Venezuela yönetimi, uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olmakla suçlanmış, Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve bazı üst düzey isimlerin ilişkilendirildiği öne sürülen "Cartel de los Soles" yapılanması yabancı terör örgütü olarak tanımlanmıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174740

  • KARAYİP'LERE YIĞINAK YAPILDI

Aynı süreçte Maduro'nun yakalanmasına yönelik para ödülü artırılırken, Venezuela'daki siyasi yönetimin meşruiyeti de tartışma konusu haline getirilmişti.

Diplomatik baskının yanı sıra Karayipler'de dikkat çeken bir askeri yığınak oluşturuldu. Bölgeye uçak gemileri, amfibi hücum gemileri, nükleer denizaltılar, savaş uçakları ve ilave askeri unsurlar sevk edilirken, çevre ülkelerle ortak tatbikatlar ve askeri iş birlikleri yoğunlaştırıldı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174733

  • VENEZUELA'NIN TEDBİRLERİ YETERSİZ KALDI

Venezuela yönetimi ise bu hareketliliği olası bir müdahalenin hazırlığı olarak değerlendirerek ülke genelinde alarm seviyesini yükseltti, kritik askeri tesislerde ve sınır bölgelerinde güvenlik önlemlerini artırdı.

Gerilimin ardından 3 Ocak 2026'da askeri operasyon başlatıldı. Hedef olarak, Venezuela'nın en önemli askeri merkezlerinden biri kabul edilen ve ağır silah sistemlerinin konuşlandırıldığı belirtilen Fuerte Tiuna Askeri Üssü seçildi.

Operasyonda üs çevresi kontrol altına alınırken, askeri tesislere yönelik geniş kapsamlı müdahalede bulunuldu. Çatışmaların ardından Nicolas Maduro ile eşi güvenlik güçlerinin kontrolüne alındı.

Operasyonun temel hedefinin, Venezuela yönetiminin askeri ve siyasi karar alma merkezini etkisiz hale getirmek ve ülkenin üst düzey yönetimini ele geçirmek olduğu vurgulandı.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174727

  • HAZİRAN BAŞINDA MAHKEMEYE ÇIKARILDI

ABD medyasındaki haberlere göre, Maduro ve eşi Cilia Flores için ilk duruşma, New York'un Manhattan bölgesindeki mahkemede yapıldı.

ABD'de federal yargıç Alvin Hellerstein'in başkanlığında başlayan duruşmada, kendini "Venezuela Devlet Başkanı" olarak tanıtan Maduro, Venezuela'nın başkenti Caracas'taki evinden ABD'ye kaçırıldığını söyledi.

Kendisi hakkındaki iddianameyi ilk kez gördüğünü, bizzat okumak istediğini belirten Maduro, hakları hakkında bilgisi olmadığını dile getirdi.

Maduro, "Ben masumum. Burada bahsedilen hiçbir şeyden suçlu değilim." ifadelerini kullandı.

Yargıç Hellerstein de "bunun adil bir yargılama süreci olacağını" öne sürerek, Maduro'ya yöneltilen iddianameyi okudu.

Maduro'nun eşi Cilia Flores de kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek "tamamen masum" olduğunu belirtti.

The New York Times gazetesinin haberine göre, Maduro, mahkeme salonundan ayrılırken "Ben bir savaş esiriyim." dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 174722

İpek Yolu'nun asırlık sembolü ayağa kalkıyor! Türkiye ile Ermenistan arasında bir ilk

Ermenistan ile Türkiye arasındaki tarihi mirası koruma ve ortak diplomasi adımları kapsamında kurulan Ortak Çalışma Grubu, Erivan’da ikinci kez bir araya geldi.

Toplantıda, 4 Mayıs 2026’da Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi vesilesiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından imzalanan ortak restorasyon Protokolü’nün stratejik önemine vurgu yapıldı.

Taraflar, tarihi İpek Yolu üzerindeki köprünün aslına uygun olarak yeniden ayağa kaldırılması amacıyla imzalanan mutabakat metninin vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesi ve teknik çalışmaların başlatılması hususunda tam uzlaşı sağladı.

MEDENİYETLERİN KÖPRÜSÜ REKOR AÇIKLIĞIYLA YENİDEN DOĞUYOR
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ani Ören Yeri’nde, bir ayağı Türkiye bir ayağı ise Ermenistan sınırları içinde kalan tarihi Ani Köprüsü, bölge turizmi ve diplomasisi için büyük potansiyel taşıyor.

Arpaçay Nehri üzerinde 11. ve 12. yüzyıllarda inşa edildiği değerlendirilen tek sivri kemerli eser, Orta Çağ mimarlık ve mühendisliğinin en dikkat çekici örneklerinden biri kabul ediliyor.

Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, 19. yüzyıldaki işgal döneminde yıkıma uğrayan köprünün 30 metrelik nehir açıklığıyla dönemin mühendislik harikası olduğunu belirterek, Anadolu'daki ilk Türk-İslam şehri niteliğindeki Ani'de bu yapının yeniden ayağa kaldırılmasının hem kültürel miras hem de bölgesel etkileşim açısından dönüm noktası olacağını vurguladı.

Ermenistan ve Türkiye anlaştı: İpek Yolunun asırlık sembolü ayağa kalkıyor

AK Partili Güler açıklamalarda bulundu: 'Kritik eşik örgütün silah bırakması'

AK Parti Grubu bugün basına kapalı toplandı ve Terörsüz Türkiye yasa teklifini görüşüldü. Toplantının ardından teklif, yasalaşma süreci için TBMM Başkanlığına sunuldu.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, süreç yasası teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Güler'in açıklamalarından satırbaşları şöyle;

Aziz milletimizi selamlıyorum. MHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Yıldız bey, Erkan Akçay Bey ve Filiz hocamız. Abdülhamit Gül Bey ve vekil arkadaşlarımızla birlikte sizleri Meclis Başkanlığı'mıza ilettiğimiz çerçeve yasa hakkında sizleri bilgilendireceğiz. Kanun teklifimiz 12 maddeden oluşuyor. Sayın Erdoğan'a ve Sayın Bahçeli'ye; DEM grubuna, CHP grubuna ve Eş Genel Başkanlara teşekkür ediyoruz. HÜDA Par'a ve bağımsız vekillere teşekkür ediyoruz. 360'a yakın imza ile teklifi Meclis'e arz ettik.
5 Ağustos 2025'te TBMM'de Meclis Başkanlığı başkanlığında komisyon kuruluşundan itibaren ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptı ve 18 toplantı icra etti.

"Temsilciler ile müzakereler sonucu bir rapor ortaya çıktı"
Pek çok kişiyi dinledik. Çok değerli fikirler dile getirildi. Komisyonumuz Şubat ayında çalışmaları tamamladı. Temsilci veren grupları ve temsilciler ile müzakereler sonucu bir rapor ortaya çıktı.

18 Şubat 2026'da bu yayınlandı ortak mutabakat ile. İnternet sitesinde de yer alıyor bu rapor. 6. başlıkta sürece ilişkin yasal düzenlemelerle ilgili bir başlık var. Komisyonun bir görevi de örgütün silah bırakması ile ortaya çıkacak yasal çerçeveyi belirlemektir. Kritik eşik örgütün silah bırakması. Örgütün kendini tasfiye etmesinin tespit ve teyit edilmesi. Yalnızca ilan edilmesi ile sınırlı değil hukuk ile hayata geçirilmesi için başlangıç noktası olacak.

"Müstakil yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmakta"

Raporda toplumsal bütünleşmede silah bırakma ve sonrası için müstakil yasal düzenlemeye de ihtiyaç duyulmakta diyor.
Silah bırakanların topluma yeniden kazandırılması, meselenin hukuki siyasi zemine çekilmesi ifade ediliyor.
Burada raporda yasal düzenlemelerin toplumda cezasızlık ve af algısı kanaatine yol açmaması gerektiği ifade ediliyor.
Yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulması da teklif edildi. Yine kanunda kamu kurumları arasında eş güdüm sağlanması ve sürecin etkin yürütülmesi de raporumuzdaydı.

"Kanunumuz 12 maddeden oluşuyor"

18 Şubat'taki raporumuzda yer alan başlıkların tamamına yönelik uzun çalışmalar yapıldı. Kurumlarımızdan görüş alındı. Nasıl bir kanun metni ortaya konabilir diye görüşler aldık. Geçen hafta belli bir olgunluğa erişmişti. Siyasi partilerimizle görüştük. Yeni Parti, CHP, Hüdapar ve diğer siyasi partiler ile belli konu başlıklarında istişareler yaptık. Dün itibariyle de Abdülhamit Gül bey partileri ziyaret ederek nasıl bir kanun teklifi olduğunu ifade ettiler. Kanunumuz 12 maddeden oluşuyor.

Kanun teklifimizde amaç terör örgütü ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve silah bıraktığının tespiti.
Adam öldürme suçları ve 2005 öncesi örgüt yöneticileri olup ağırlaştırılmış ceza alanlar hariç olmak üzere bir düzenleme içeriyor.
15 yıl ve altı suçlara ceza alanlarda soruşturma 5 yıl ertelenecek.

Altında çarşamba yükselişi! Kritik seviyeyi test etti

ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı'nı yeniden trafiğe açacak bir barış anlaşmasının yakın olduğuna dair haber akışı, küresel piyasalarda enflasyonist endişeleri hafifletti. Katar'ın arabuluculuk taslağı hazırladığını duyurması ve Washington-Tahran hattında anlaşma duyurusu beklentisi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırım baskısını azaltarak değerli metallere dev bir ralli getirdi.

PİYASALARDA ÖNE ÇIKAN KRİTİK BAŞLIKLAR VE SON RAKAMLAR:
Ons Altın Eşiği Aştı: Çarşamba gün içi işlemlerde yüzde 4'ün üzerinde değer kazanan ons altın, kritik psikolojik sınırı aşarak 4.202 $ seviyesinden işlem görüyor.
Gram Altında Sert Sıçrama: Küresel yükselişin iç piyasaya yansımasıyla gram altın (GAU/TRY), gün içinde 6.444 TL zirvesini test ettikten sonra 6.423 TL bandına yerleşti. Günlük prim yüzde 3'ü aştı.
Diğer Metaller de Rallide: Gümüş ons fiyatı yüzde 4'e yakın artışla 62,22 dolar seviyesine ulaşarak 7 Temmuz sonrası en yüksek seviyesine çıkarken; platin ve paladyum da alıcılı seyrini koruyor.

Şubat ayından bu yana Orta Doğu’da tırmanan gerilimin enerji fiyatlarını tetiklemesi, altını faiz baskısı altında bırakmıştı. Ancak hem diplomatik kanallardan gelen olumlu haberler hem de son haftalarda Çinli kurumsal yatırımcıların 4.000 dolar eşiğinde sağladığı güçlü taban desteği, altın cephesinde yükselişi üst üste 3. güne taşıdı.

TSK'da kritik atama kararları! Hava Kuvvetleri Komutanı değişti! 69 albay paşa oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şura toplantısında alınan kararlar Resmi Gazete'de yayımlandı.

YAŞ KARARLARI RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI
Cumhurbaşkanı imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararlarına göre; Muharip Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran, Hava Kuvvetleri Komutanlığı görevine atandı.

19 GENERAL, 6 AMİRAL VE 69 ALBAY BİR ÜST RÜTBEYE TERFİ EDİLDİ
Ayrıca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda Tümgeneraller Burhan Aktaş, Ertan İnaltekin, Alparslan Kılınç korgeneralliğe, Tuğgeneraller Şükrü Bilir, Mustafa Büyükköroğlu, İsmail Özcan, Şener Kopal, Ahmet Aşık, Bülent Tanrıverdi, Mehmet Açık, Mustafa Yeter, Coşkun Çelik, Ömer Şahin Selvi, Yüksel Kolcu, İsmail Analı, Hakan Durmazpınar tümgeneralliğe yükseltildi. Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda 40 albay tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, albaylar Hasan Atasoy, Ali Karakuş, Murat Temur, Mehmet Ali Yağız, Mehmet Savcı, Mehmet Serhat Gündoğan, Halil Özçay, Hakan Kutlu, Günal Budak, Mustafa Volkan Esen, Cumhur Pıçakcı, Uğur Özyurt, Hakan Kan, Ayhan Ocak, Sedat Öztürk, Kürşad Cihan Erce, Çetin Kaya, Vedat Er, İsmail Cenkeri Ersöz, Enver Kılınç, Ahmet Aydın, Fuat Dönmez, Kenan Koç, Haşim Bildiş, Ersin Yaman, Şengezer Şimşek, Hüseyin Erhan Öztek, Orhan Demirel, Kubilay Karadeniz, Armağan Özel, Mustafa Cem Tokeşer, Sefa Koruk, Alper Önem Civelek, Metin Durmaz, Barış Karaca, Cebrail Kemal Dokumacı, Ahmet Durgut, Ferit Yüksel, Metin Çekmegül tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda , Tümamiraller Ramazan Özoğul ve Erhan Aydın Koramiralliğe, Tuğamiraller Erhan Akbayrak, Yücel Darcan, Eren Günay, Kenan Kaan Türkkan tümamiralliğe yükseltildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda 11 albay tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Buna göre albaylar Çağlar Mert Erk, Burak Köpük, Göksel Ercenik, Burak Türköz, Adil Tüfekçi, Güvenç Uysal, Volkan Kıvan, Emre Ahmet İnal, Arif Özay, Umut Turhan, İzzet Emre Afacan tuğamiralliğe terfi ettirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda, Korgeneral Erdoğan Gür orgeneralliğe, Tümgeneral Kemal Turan Korgeneralliğe, Tuğgeneral Cihangir Kemal Yüzçelik tümgeneralliğe yükseltildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nda, 18 albay tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Buna göre, Türker Altınışık, Şükrü Yılmaz, Metin Admaner, Baha Pakkan, Önder Can, Zeki Arslan, Akif Ersan Kıvılcım, Özlem Karapınar, Serkan Coşar, Alper Gezeravcı, Keskin Şenel, Taşkın Dakkur, Bora Çakıroğlu, Alper Gökdere, Sadık Tuncel, Fatih Pala, Ercan Bekmez ve Levent Ak Tuğgeneralliğe terfi ettirildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun görev süresi bir yıl uzatıldı.

İŞTE ATAMA VE TERFİ KARARLARI

Ertuğrul Doğan'dan Salah'ın ardından transfer müjdesi!

rabzonspor, dünyaca ünlü yıldız Mohamed Salah'ı kadrosuna kattı. Büyük yankı uyandıran transferin ardından Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, A Spor'a açıklamalar yaptı.

Ertuğrul Doğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları şu şekilde:

"SALAH GİBİ BİR OYUNCUYA İHTİYACIMIZ VARDI"

"Mohamed Salah hakkında diyecek bir şey yok. Bir dünya yıldızı. Onun gibi bir oyuncuya ihtiyacımız vardı. Çok güzel olacağını düşünüyorum. Camiamıza hayırlı olsun."

"Dünya Kupası sırasında Salah hakkında gözlemlerimiz vardı. O zamanlar başka takımlarla da görüşmeleri vardı. Diğer takımlar devreden çıktıktan sonra süreci hızlandırdık."

"Trabzonspor'un son dönemdeki başarısı tüm Türkiye'de ve Avrupa'da konuşuldu. Genç oyuncuların tercihi de Trabzonspor olmaya başladı. Herkese ve Avrupa'ya 'Trabzonspor kimi isterse Trabzon'a getirebilir' mesajını vermeye çalışıyoruz."

"Diğer takımlar devreden çıkınca transferde hızlandık. Salah ve menajeriyle bir görüşme yaptım. Çok profesyonelce, saygı çerçevesi içinde, iki tarafın da birbirini anladığı ve hiç zorlanmadığı bir görüşme oldu. Yaklaşık 10 gün görüştük. Dün itibariyla her şey netleşti."

FORMA SATIŞLARINDAN YÜZDE HAKKINDA

"Forma satışlarının yüzdesiyle ilgili çok şey konuşuldu. Bir yüzde veriyoruz ama basında yazılan rakamlar gibi söz konusu değil. Zaten açıklayacağız. Transfer sürecinde basın mensuplarını biraz mahcup ettik ama takdir edersiniz ki, böyle önemli bir anlaşmada bir şeyler söylemem transfere zarar verebilirdi. Süreci gizlilik dahilinde yürüttük."

"Sponsor konusunda kimsenin bizi arayıp 'Sponsor oluyoruz' dediği yok. Ancak ben camiama ve taraftarımıza güveniyorum. Tüm Trabzonlu iş adamlarına ve arkadaşlarıma sesleneceğim. Hepsinin de kapısını tek tek çalacağım. Beni geri döndüreceklerini düşünmüyorum. Taraftarlarımızın ve iş adamlarımızın bu işe sahip çıkacağını düşünüyorum."

SORLOTH VE TRANSFER AÇIKLAMASI

"Alexander Sörloth, gündemimizde yok. Gerçi şimdi ben yok dedim diye 'kesin alıyor' diyecekler ama gerçekten yok."

"Transfer bitmedi daha."

İhanet Filmi 'Çarşaf ve Cübbe'yi Hedef Alıyor!

Son dönemde İslami değerleri ve dindar kesimi hedef alan yapımlara bir yenisi daha ekleniyor. Başrolünü Aybüke Pusat’ın üstlendiği ve bir cemaatin içyüzünü anlatma iddiasıyla yola çıkan yeni sinema filmi, daha fragmanından itibaren niyetini belli etti. Filmde, Müslümanların kutsal saydığı değerler, özellikle çarşaf ve cübbe, aşağılayıcı ve ötekileştirici bir dille hedef alınıyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 005917

  • İnançlar Üzerinden Provokasyon

Söz konusu yapım, sözde “gerçekleri gün yüzüne çıkarma” bahanesiyle, aslında İslamofobik bir algı operasyonunun parçası olarak değerlendiriliyor. Filmde yer alan sahnelerde, cemaat mensupları gerici, yobaz ve karanlık kişiler olarak tasvir edilirken; çarşaf, cübbe ve sakal gibi İslami simgeler, kötülüğün ve bağnazlığın sembolleriymiş gibi gösteriliyor.

Ekran Görüntüsü 2026 08 05 005910

  • Milletten Büyük Tepki

Toplumun geniş kesimlerinden filme ve oyuncularına yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor. Sosyal medyada başlatılan kampanyalarla, milletin inancına ve değerlerine yapılan bu açık saldırının kabul edilemez olduğu vurgulanıyor. Birçok sivil toplum kuruluşu ve vatandaş, ilgili kurumları göreve çağırarak, bu tür provokatif yapımların yayınlanmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtiyor.

  • Sanat Adı Altında İhanet

"Sanat" maskesi ardına sığınarak milletin mukaddesatına saldıran bu zihniyet, asıl niyetinin toplumsal barışı bozmak ve Müslümanları ötekileştirmek olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Mohamed Salah resmen Trabzonspor'da!

Trabzonspor’da yeni sezon öncesinde transfer çalışmaları sürüyor. Bordo-mavililer, uzun süredir üzerinde çalıştığı Mohamed Salah transferi mutlu sonla tamamlandı.

Trabzonspor, uzun süredir büyük gizlilik içerisinde yürütülen transfer görüşmelerini sonuçlandırıp, Mısırlı yıldızla anlaşmaya vardı.

Bordo-mavili kulüp, Mısırlı futbolcu Muhammed Salah ile transfer görüşmelerine başlandığını açıkladı.

𝐀𝐥𝐰𝐚𝐲𝐬 𝐛𝐞𝐥𝐢𝐞𝐯𝐢𝐧𝐠 👑 pic.twitter.com/3csin4wD5I

— Trabzonspor (@Trabzonspor) August 4, 2026

Kulüpten yapılan açıklamada, “Profesyonel futbolcu Mohamed Salah’ın Kulübümüze transferi konusunda görüşmelere başlanmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Kulübün, sağlık kontrolleri ve resmi sözleşme sürecinin tamamlanmasının ardından transferi kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

Trabzonspor, dünya futbolunda büyük yankı uyandıran transfer girişimini resmiyete taşırken, bordo-mavili taraftarlar da Salah'ın imza atacağı günü heyecanla beklemeye başladı.

Dünyaca ünlü futbolcunun transferi, sadece Türkiye'de değil Avrupa ve Orta Doğu basınında da geniş yankı uyandırdı.

Kariyerinde sayısız başarıya imza atan yıldız oyuncunun bordo-mavili formayı giyecek olması Trabzonspor tarihinin en ses getiren transferlerinden biri olarak gösteriliyor.

TARAFTARLAR BÜYÜK HEYECAN YAŞADI

Transfer haberinin duyulmasının ardından bordo-mavili taraftarlar sosyal medyada büyük heyecan yaşadı.

Binlerce paylaşım yapılırken, çok sayıda taraftar havalimanında yapılacak karşılamaya hazırlanıyor.

Bordo-mavili kulübün anlaşmaya vardığı Mısırlı yıldızın, yarın akşam saatlerinde özel uçakla Trabzon’a getirilmesi planlanıyor.

DÜNYA BASININDA GENİŞ YANKI UYANDIRDI

Mohamed Salah'ın Trabzonspor'a transferi başta İngiltere ve Mısır olmak üzere birçok ülkede manşetlere taşındı.

Dünya futbolunun önemli isimlerinden biri olan yıldız futbolcunun Süper Lig'e gelmesi uluslararası kamuoyunda da büyük ses getirdi.

TRABZONSPOR TARİHİNİN EN BÜYÜK TRANSFERLERİ ARASINDA

Liverpool formasıyla Premier Lig, UEFA Şampiyonlar Ligi, FIFA Kulüpler Dünya Kupası, UEFA Süper Kupa, Federasyon Kupası ve Lig Kupası şampiyonlukları yaşayan Mohamed Salah, bireysel kariyerinde de birçok kez gol krallığı yaşayıp, yılın futbolcusu ödüllerine layık görüldü.

Mısırlı yıldızın bordo-mavili formayı giyecek olması kulüp tarihinin en büyük transfer hamlelerinden biri olarak değerlendiriliyor.

KARİYERİ BAŞARILARLA DOLU

Mohamed Salah, Avrupa futbolunun son yıllardaki en istikrarlı ve başarılı oyuncuları arasında yer alıyor.

Premier Lig'de 4 kez gol kralı olan Mısırlı yıldız, 2 kez asist kralı olurken, 2 kez de ligin en iyi futbolcusu seçildi.

Liverpool formasıyla 3 Premier Lig şampiyonluğu yaşayan Salah, UEFA Şampiyonlar Ligi, FA Cup, 3 İngiltere Lig Kupası, UEFA Süper Kupası ve FIFA Kulüpler Dünya Kupası şampiyonlukları da yaşadı.

İngiliz ekibinde şimdiye kadar 442 resmi karşılaşmada görev yapan yıldız futbolcu, 257 gol atıp 123 asist üreterek kulüp tarihine adını altın harflerle yazdırdı.

Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında fezleke: Dokunulmazlıklarının kaldırılması istendi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın dokunulmazlıklarının kaldırılması için hazırlanan fezlekelerin Adalet Bakanlığı’na gönderildiğini açıkladı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik fezlekenin Adalet Bakanlığı’na gönderilmesine ilişkin açıklama yapıldı.

Açıklamada, “Cumhuriyet Başsavcılığımız Memur ve Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 28. Dönem Milletvekili Özgür Özel hakkında 2026/156404 soruşturma numarası ile zincirleme şekilde rüşvet almak suçundan soruşturma yürütülmüş olup; Dönem Manisa Milletvekili ve CHP Genel Başkanı olan Özgür Özel'in sahip olduğu nüfuz ve yetkiyi kötüye kullanarak 31.03.2024 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına aday gösterilebilmesini sağlamak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan Muhittin Böcek ve oğlu olan Mustafa Gökhan Böcek'ten tek suç işleme icrası kapsamında değişik tarihlerde doğrudan veya 28. Dönem Milletvekili Veli Ağbaba aracılığıyla menfaat temin ettiğinden ve aynı şekilde Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'dan 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan CHP Kurultayında kullanılmak üzere tek suç işleme icrası kapsamında değişik tarihlerde maddi menfaat temin ettiğinden bahisle ayrı ayrı birer defa 5237 sayılı TCK'nın 252/2 delaleti ile 252/1, 43/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca ‘zincirleme şekilde rüşvet almak’ suçunu işlediği anlaşıldığından 28. Dönem Manisa Milletvekili Özgür Özel hakkında Anayasanın 83. maddesine istinaden dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması gerektiği kanaati ile fezleke düzenlenip Adalet Bakanlığına gönderilmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • VELİ AĞABABA’NIN FEZLEKESİ ADALET BAKANLIĞI’NA GÖNDERİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Veli Ağbaba’ya ilişkin yapılan açıklamada ise “Cumhuriyet Başsavcılığımız Memur ve Parlamenter Suçları Soruşturma Bürosu tarafından 28. Dönem Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında 2026/157389 soruşturma numarası ile zincirleme şekilde rüşvet almak suçundan soruşturma yürütülmüş olup; Dönem Malatya milletvekili Veli Ağbaba'nın 28. Dönem Manisa milletvekili Özgür Özel'in talimatı ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in oğlu Mustafa Gökhan Böcek'ten Muhittin Böcek'in belediye başkanlığı adaylığı için farklı tutarlarda menfaat temin ettiğinden, Çankaya Belediye Başkanı üzerindeki nüfuzunu kullanarak yapılacak katı atık toplama ihalesinin şartnameye aykırı olarak pazarlık yöntemi ile kendisinin istediği şirkete verilmesi hususunda ısrarcı olarak maddi menfaat temin ettiğinden ve 31.03.2024 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerde kullanılmak amacıyla İzmir ve çevresindeki belediye ve meclis üyelerinden maddi menfaat temin ettiğinden bahisle 5237 sayılı TCK'nın 252/2 delaleti ile 252/1, 43/1, 53/1-2-3 maddeleri uyarınca ‘zincirleme şekilde rüşvet almak’ suçunu işlediği anlaşıldığından 28. Dönem Malatya Milletvekili Veli Ağbaba hakkında Anayasanın 83. maddesine istinaden dokunulmazlığının kaldırılması talebinde bulunulması gerektiği kanaati ile fezleke düzenlenip Adalet Bakanlığına gönderilmiştir” denildi.

Ekran Görüntüsü 2026 08 04 230648

Salah'ın Trabzonspor'a maliyeti belli oldu: Yıllık 17 milyon euro alacak

Bordo-mavili kulüp ile 34 yaşındaki yıldız futbolcu arasında yapılan 2 yıllık anlaşma kapsamında Mohamed Salah'a 5 milyon euro imza parası ödenecek.

Bunun yanı sıra deneyimli oyuncu, her sezon için 17 milyon euro garanti ücret kazanacak.

Bu rakamlarla birlikte Trabzonspor'un yalnızca garanti maaş ve imza parası için üstlendiği toplam maliyet 39 milyon euroya ulaşıyor.

Söz konusu tutara performans primleri, olası başarı bonusları ve diğer ek ödemeler dahil bulunmuyor. Bu detaylara dair bir anlaşma söz konusu mu o da henüz net değil.

Ekran Görüntüsü 2026 08 04 223456

  • FORMA SATIŞLARININ YÜZDE 25'İNİ ALACAK

Transfer anlaşmasının en dikkat çeken maddelerinden biri ise forma satışları oldu.

Yapılan anlaşmaya göre Mohamed Salah, Trabzonspor formalarının satışından elde edilecek gelirin yüzde 25'ini alacak. Yıldız futbolcunun dünya çapındaki popülaritesi göz önüne alındığında, bu kalemin de transfer maliyetine önemli ölçüde etki etmesi bekleniyor.

Yıllık 17 milyon euroluk garanti ücret Süper Lig'in bugüne kadar yıllık bazda teklif edilen en büyük garanti para olarak kayıtlara geçiyor.

Salah, Osimhen'in aldığı 15 milyon euro yıllık garanti ücreti de geride bırakarak zirveye yerleşti.

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu toplandı

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları risklerin ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Beyazıt başkanlığında toplandı.

Toplantının açılışında konuşan Beyazıt, çocukların güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir geleceğe kavuşması için büyük bir hassasiyetle çalıştıklarını söyledi.

Çocukların karşı karşıya kaldığı risklerin yalnızca okul bahçeleriyle sınırlı olmadığını ifade eden Beyazıt, "Çocuklarımızı sınıfta olduğu kadar ekran başında da korumalıyız. Okul bahçesi kadar dijital dünyayı da güvenli hale getirmeliyiz. Çünkü dijital dünya doğru kullanılmadığında fırsatlar kadar ciddi riskleri de beraberinde getirmektedir. Bugün üzerinde durduğumuz konu yalnızca suçun sonuçları değil, suçu ortaya çıkaran nedenlerdir. Çünkü bir çocuğu suça iten sebepleri doğru tespit edebilirsek kalıcı çözümler de üretebiliriz." diye konuştu.

Komisyon olarak okul güvenliğini güçlendirecek, çocukları dijital dünyanın zararlı içeriklerinden koruyacak ve şiddetten uzak tutacak politika önerilerini oluşturduklarını belirten Beyazıt, çocukların kendilerini okulda, evde, sokakta ve dijital dünyada güven içinde hissedebildiği, merhametin, adaletin, dürüstlüğün ve karşılıklı saygının hakim olduğu toplumsal iklimin oluşmasına katkı sunmayı hedeflediklerini vurguladı. Beyazıt, "Bugün Komisyon çalışmalarımızın son toplantısını yapmış olacağız ve bundan sonra rapor aşamasına geçeceğiz." dedi.

Komisyonda Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ile Kişisel Verileri Koruma Kurumu yetkililerince sunum yapıldı.

  • "Elimizdeki mevzuat ve uygulama yeterli değil"

Çocuk ve kadın haklarından sorumlu Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, Kurum olarak çocuklarla ilgili yaptıkları çalışmalar ve onlardan gelen başvurulara ilişkin bilgi verdi.

"Şu anda her şeyi bırakalım ve çocuk üzerine çalışmaya başlayalım. Çünkü çocukta dip dalga geliyor." ifadesini kullanan Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şu anda Meclisimiz dahil olmak üzere bütün kurumlar gerçekten özveriyle çalışsalar bile çok farklı bir ortam içerisindeyiz. Bu ortamda mücadeleyi geçmişten gelen mevzuat hükümleriyle, uygulamalarla yapma imkanımız yok. Kadın ve çocuğa karşı şiddeti kesin olarak yasaklayan kanunu çıkarmak zorundayız. Bunu yapmadığımız her gün Türkiye'de de maalesef Amerika'daki benzeri olaylar karşımıza gelecektir. Aklımızın, hayalimizin alamayacağı küçük yaştaki çocukların Kuruma yaptığı müracaatlar var. O yüzden bugün elimizdeki mevzuat ve uygulama bizim için yeterli değil."

Şiddet görüntülerinin televizyon ve sosyal mecralarda kesinlikle yayımlanmaması, dizi ve filmlerde çocukların mafya ve çete üyesi olmasının kesinlikle yasaklanması gerektiğinin altını çizen Yalçın, çocukları şiddete yönelten nedenlerin tespiti ve azaltılmasına ilişkin önerileri aktardı.

  • "Risk teşkil eden durumlara karşı başvuru mekanizması oluşturulmalı"

Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) 2. Başkanı Muhammet Ecevit Carti, kurumun çalışmaları ile çocukların kendi haklarını öğrenmeleri, seslerini duyurmaları ve karar alma süreçlerine katılmaları amacıyla TİHEK bünyesinde kurulan Çocuk Dostu Bilgilendirme ve Katılım Platformu'na ilişkin bilgi verdi.

Çocukların korunmasına yönelik önerilerini de paylaşan Carti, şöyle konuştu:

"Dijital mecralarda çocuklar için risk teşkil eden durumlara karşı çocuk dostu ve çocuk hakları merkezli bir başvuru mekanizmasının oluşturulması bizim önerilerimizden biri. Farklı kamu kurumlarının başvuru mekanizmaları var ama bu alanda çocukları yönlendirecek ve onların kolaylıkla erişebilecekleri bir başvuru mekanizmasının oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz."

Kişisel Verileri Koruma Kurumu Başkan Yardımcısı Cihan Kanlıgöz, çocukların dijital güvenliğinin yalnızca içerik kontrolleriyle sınırlı olmadığını, verinin yaşam döngüsünün çocukların yararını esas alacak şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.

Çocukların dijital ortamda karşılaşabilecekleri potansiyel risklerden korunması amacıyla TikTok, Instagram, Facebook, YouTube, X ve Discord platformları hakkında resen inceleme başlattıklarını anımsatan Kanlıgöz, 13-17 yaş grubundaki çocuklar tarafından açılangizli Instagram hesaplarının işletme hesabına çevrilerek kamuya açık hale gelmesine imkan tanınması ve çocukların kişisel verilerinin herkes tarafından erişilebilir kılınması nedeniyle ilgili platforma 2024 yılında 11 milyon 500 bin lira idari para cezası uygulandığını aktardı.

Toplantıda, komisyon üyesi milletvekilleri de sunumlar ile kurumların çalışmalarına ilişkin soru, görüş ve önerilerini dile getirdi.

'Terörsüz Türkiye'de yasal süreç başlıyor: 'Çerçeve yasa' yarın TBMM Başkanlığına sunulacak

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun 1 yıl önce ilk toplantısını yaptığı 5 Ağustos'ta yasal düzenleme için adım atılacak.

Kanun Teklifi yarın TBMM Başkanlığına sunulacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni imzaladı.

Çerçeve yasa düzenlemesi yarın 10.30'da TBMM Başkanlığına sunulacak.

Bilgilendirme toplantısında AK Partili grup başkan vekillerinin yanında MHP'liler de bulunacak.

  • 12 maddeden oluşuyor

Yasal düzenlemelere yönelik hazırlanan ve 12 maddeden oluştuğu belirtilen kanun teklifi tamamlandı. Teklif, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" başlığını taşıyacak.

Teklifle ilgili yarın AK Parti TBMM Grubu'nda, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala başkanlığında milletvekillerine bilgilendirme yapılacak. Bu toplantının ardından teklif, TBMM Başkanlığına sunulacak ve yasal düzenleme süreci böylece başlatılmış olacak.

TBMM İçtüzüğüne göre teklifin görüşmelerine, TBMM Başkanlığına sunulduktan 48 saat sonra TBMM Adalet Komisyonunda başlanabilecek. Bu süre, karar alınması halinde kaldırılabilecek. Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerin ardından teklif, TBMM Genel Kuruluna sevk edilecek. Teklifin bu hafta yasalaşması bekleniyor.

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM'de Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kurulmuş, ilk toplantısını da 5 Ağustos 2025'te yapmıştı.

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin yarın sunulmasıyla, komisyonun ilk toplantısını yaptığı 5 Ağustos'ta yasal adım atılmış olacak.

RTÜK yayıncıları "sahte aramalara" karşı uyardı

RTÜK, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son günlerde bazı radyo ve televizyon yayın kuruluşlarının RTÜK'ün adı kullanılarak telefonla arandığını ve "yardım", "bağış" ya da çeşitli gerekçelerle maddi talepte bulunulduğunu belirtti.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Kendilerini Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı, Üst Kurul Üyesi veya RTÜK personeli olarak tanıtan şahısların gerçekleştirdiği bu aramalara asla itibar edilmemelidir. Bu tür taleplerin tamamı dolandırıcılık girişimidir. Kurumumuz tarafından bu sahte aramaları yapan kişi veya kişiler hakkında gerekli suç duyurularında bulunulmuş, adli süreçler başlatılmış olup titizlikle takip edilmektedir."

Televizyoncu Tahir Sarıkaya tutuklandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen Cem Küçük soruşturması genişliyor.

Soruşturma kapsamında televizyoncu Tahir Sarıkaya, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube tarafından dün gece gözaltına alındı.

  • KAYNAĞI BELİRSİZ YÜKSEK TUTARLARDA PARA GİRİŞİ

Sarıkaya’nın hesaplarında kaynağı belirsiz yüksek tutarlı para girişleri ve transferleri bulunduğu, bu transferlerin bir kısmının kripto hesaplarına aktarıldığı belirtildi.

Gözaltına alınan Sarıkaya'nın Jandarmada işlemleri tamamlanan Sarıkaya adliyeye sevk edildi.

  • 'ŞANTAJ" SUÇUNDAN TUTUKLANDI

Savcılıkta ifade işlemleri tamamlanan Tahir Sarıkaya, sevk edildiği sulh ceza hakimliğinde 'Şantaj’ suçundan tutuklandı.

  • CEM KÜÇÜK TUTUKLANDI

Öte yandan geçtiğimiz günlerde gözaltına alınan gazeteci Cem Küçük, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edilmişti.

Savcılıktaki ifade işlemlerinin ardından 'Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Cem Küçük hakkında mahkeme, tutuklama kararı verdi.

Cem Küçük ayrıca telefonunun şifresini de savcılıkla paylaşmayı reddetti.

İstanbul'da 8 ilçede 20 saate varan su kesintisi

İSKİ'den yapılan açıklamaya göre, Osmangazi Terfi Merkezi'nde yapılacak revizyon çalışması ve arızalı olan vananın yenilenmesi işi kapsamında, mevcut ana isale hattı geçici olarak servis dışı bırakılacak.

Bu kapsamda, yarın saat 23.00 ile perşembe günü saat 19.00 arasında Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca, Eyüpsultan, Avcılar, Başakşehir ve Esenyurt'un bazı mahallelerinde su kesintisine gidilecek.

Su kesintisi yapılacak mahalleler şu şekilde sıralandı:

"Arnavutköy'de İmrahor, Yavuz Selim, Mareşal Fevzi Çakmak, İslambey, Fatih, Adnan Menderes, Haraççı, Sazlıbosna, Karlıbayır, Hacımaşlı, Taşoluk, Mehmet Akif Ersoy, Çilingir, Tayakadın, Balaban, Boyalık, Baklalı, Yeniköy, Terkos, Karaburun, Nene Hatun, Mustafa Kemal Paşa, Anadolu, Arnavutköy Merkez, Boğazköy İstiklal, Yunus Emre, Hicret, Atatürk, Mavigöl, Bolluca, Yeşilbayır, Deliklikaya, Ömerli, Hadımköy, Dursunköy ve Hastane mahalleleri. Büyükçekmece'de Karaağaç Mahallesi. Çatalca'da Nakkaş ve Bahşayiş mahalleleri.

Eyüpsultan'da Ağaçlı, Odayeri, Işıklar, İhsaniye ve Akpınar mahalleleri. Avcılar'da Mustafa Kemal Paşa, Üniversite, Cihangir, Merkez, Firuzköy ve Yeşilkent mahalleleri. Başakşehir'de Bahçeşehir 1. Kısım ve Bahçeşehir 2. Kısım mahalleleri. Esenyurt'ta Koza, Aşık Veysel, Esenkent, Orhan Gazi, Turgut Özal, Namık Kemal, Saadetdere, Zafer, Akşemseddin, İncirtepe, Yunus Emre, İnönü, Üçevler, Fatih, Sultaniye, Balıkyolu, Yenikent, Çınar, Örnek, Süleymaniye, Selahaddin Eyyubi, Ardıçlı, Merkez, Talatpaşa, Pınar, Akevler ve Mehterçeşme mahalleleri."

  • Ümraniye'de de 14 saat su kesintisi olacak

Ayrıca Ümraniye'nin temiz su ihtiyacını karşılayan ana isale hattında revizyon ve fiziki iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

Bu çalışmalar kapsamında, yarın saat 22.00 ile perşembe günü saat 12.00 arasında 14 saat süreyle ilçedeki Şerifali, Tatlısu, Mehmet Akif, Yukarı Dudullu, Altınşehir, Tepeüstü, Çakmak, Çamlık ve Ihlamurkuyu mahallelerinde su kesintisi olacak.

Kahverengi kokarcaya karşı 1,6 milyon samuray arısı doğaya salındı

Bakan Yumaklı, yazılı açıklamasında, kahverengi kokarcanın, fındık başta olmak üzere 300'den fazla bitkisel üründe zarara yol açabildiğini aktardı.

Kahverengi kokarcaya karşı entegre mücadele prensipleri çerçevesinde mekanik, biyoteknik, biyolojik ve kimyasal mücadele yöntemlerini içeren "Kahverengi Kokarca ile Mücadele Eylem Planı" yürütüldüğünü hatırlatan Yumaklı, Bakanlığın planlamaları doğrultusunda, zararlının bulunduğu ve risk altında görülen illere samuray arısı salımları yapıldığını anımsattı.

Yumaklı, 2025'te mücadelede il sayısının 40'a çıkarılarak, yaklaşık 1 milyon 156 bin samuray arısı salımı gerçekleştirildiğini, bu çalışmanın dünya ölçeğinde dikkat çeken parazitoit salım uygulamaları arasında yer aldığının altını çizdi.

  • "859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi yapıldı"

Kahverengi kokarca zararlısına karşı feromon tuzaklardan samuray arısına kadar birçok farklı yöntemle mücadelenin devam ettiğine işaret eden Yumaklı, 40 ilde öncelikle biyolojik mücadelenin, popülasyon yoğunluğunun yüksek olduğu ekonomik zarar eşiğini aşan alanlarda kimyasal mücadelenin yapıldığını ifade etti.

Yumaklı, sonbahar döneminde ise Karadeniz ve Marmara bölgelerindeki bulaşık alanlarda feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi uygulanarak, mücadele çalışmalarının sürdürüldüğünü vurgulayarak, "Zararlının kışlamak amacıyla korunaklı alan dediğimiz ev, ahır, samanlık, serender, merek, depo gibi alanlara yöneldiği dönemde, bir sonraki yılın popülasyonunun kırılması amacıyla kışlak mücadelesi yürütülüyor. 2026'da 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi yapıldı. Biyolojik mücadele amacıyla 2026 içinde doğaya 1 milyon 650 bin samuray arısı salındı. Kahverengi kokarcayla biyolojik mücadele kapsamında, uluslararası işbirliklerini güçlendiriyoruz. Parazitoit üretimi ve salımına ilişkin edinilen bilgi ve tecrübelerimizi, Gürcistan ve Azerbaycan ile paylaşarak, bu ülkelerde yürütülen biyolojik mücadele çalışmalarına teknik katkı sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de üretilen 20 bin samuray arısını Azerbaycan'a gönderdiklerini bildiren Yumaklı, söz konusu ülkede ilk parazitoit salımını 7 Temmuz'da TAGEM'e bağlı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü personelinin desteğiyle başarıyla gerçekleştirildiğini belirtti.

  • Üreticilere eğitimler veriliyor

Yumaklı, "Kahverengi Kokarca ile Ülkesel Entegre Mücadele Yönetimi Projesi" ile üreticilere, zararlının kışlak döneminde etkin şekilde kontrol altına alınmasına yönelik, uygulanması gereken yöntemler hakkında bilgilendirmeve eğitim faaliyetleri gerçekleştirildiğini kaydetti.

Eğitimlerde, zararlının biyolojisi, kışlak alanlarının tespiti, mekanik mücadele yöntemleriyle alınması gereken koruyucu tedbirlerin ayrıntılı olarak anlatıldığını aktaran Yumaklı, biyolojik mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla hazırlanan broşürlerin de üreticilere ve vatandaşlara dağıtıldığına dikkati çekti.

Yumaklı, gerçekleştirilen bu faaliyetlerle zararlıyla mücadelede bilinç düzeyinin artırılması, sürdürülebilir mücadele yöntemlerinin teşvik edilmesi ve üreticilerin doğru uygulamalara yönlendirilmesinin hedeflendiğini vurguladı.

  • Kokarcaya karşı iki yeni proje

Alınan olumlu sonuçların, daha iyi seviyelere getirilmesi için mücadele işlemleri, salımı yapılan samuray arılarının etkinlikleri ve rekolte kayıplarının yıllık olarak incelenmeye devam edileceğinin altını çizen Yumaklı, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu yıl itibarıyla Bakanlığımız tarafından başlatılan iki yeni proje kapsamında, kahverengi kokarcaya yönelik bilimsel çalışmalar daha da güçlendirilecek. 'Kahverengi Kokarcanın Fındıkta Verim ve Kalite Kayıplarının Ekonomik Analizi ve Kimyasal Mücadele Optimizasyonu Projesi' ile ekonomik zarar eşiği ve optimum kimyasal mücadele zamanı belirlenecek, elde edilen sonuçlar karar destek sistemlerine entegre edilerek, üretici koşullarında yaygınlaştırılacak. 'Kahverengi Kokarcanın Farklı Konukçularındaki Zarar Potansiyelinin, Popülasyon Dinamiklerinin ve Kritik Mücadele Dönemlerinin Belirlenmesi Projesi' ile de farklı konukçulardaki zarar durumu ve kritik mücadele dönemleri ortaya konulacak, elde edilen veriler tahmin-uyarı sistemleri ile entegre mücadele programlarının geliştirilmesinde kullanılacak. Bu bağlamda, kahverengi kokarcanın tarımsal üretimimizde yol açtığı kayıpların ortadan kaldırılması ve üreticilerimizin verim kaybının önlenmesi için yeni projeler geliştirmeyi sürdüreceğiz."

Burun spreyi pazarında rekabet ihlaline 24 milyon lira ceza

Rekabet Kurumunun internet sitesinden yapılan açıklamada, tüketicilerin ilaçlara rekabetçi koşullarda erişiminin sağlanması ve kamu kaynaklarının korunması amacıyla yürütülen soruşturmanın tamamlandığı belirtildi.

Avixa İlaç Sanayi ve Ticaret AŞ ile Avigem İlaç Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'den oluşan ekonomik bütünlüğün, dağıtımını yaptığı iki burun spreyine yönelik uygulamaların incelendiği, içerikleri ve formülleri aynı olan iki ilaçtan birinin, piyasaya yeterli miktarda sunulmadığının tespit edildiği vurgulanan açıklamada, "İçeriği ve formülü aynı iki ilaçtan, Sosyal Güvenlik Kurumuna daha yüksek iskonto uygulanan ürünün pazar payının yüzde 1'in altında tutulduğu belirlendi. Bu yöntem, tüketicilerin uygun fiyatlı ürüne erişimini kısıtladı." ifadeleri kullanıldı.

Uygulamanın, çift etkin maddeli burun spreyleri alanında, rakiplerin pazara girişini engellediğinin ve kamu zararına yol açtığının anlaşıldığı ve bu kapsamda verilen cezaya işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Rekabet Kurumu, dışlayıcı ve sömürücü uygulamalarla, hakim durumunu kötüye kullanan Avixa'ya, uzlaşma süreci sonunda yaklaşık 24 milyon lira para cezası verdi. İlgili Avixa ürününün ruhsatının askıya alınması ve iptali ile ürünün Sosyal Güvenlik Kurumuna geri ödeme kapsamından çıkarılmasına yönelik taahhütler kabul edilerek soruşturma sonlandırıldı."

Sahte ekspertizle vatandaşlık sağlayan şebekeye dev operasyon

Adalet Bakanı Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, gayrimenkul satışları üzerinden usulsüz vatandaşlık işlemlerine aracılık eden suç örgütüne yönelik geniş kapsamlı bir operasyon başlatıldığını duyurdu.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmaların detaylarını paylaşan Bakan Gürlek, şunları kaydetti;

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın güçlü iş birliği; Başsavcılıklarımız ile kahraman Polis Teşkilatımızın güçlü koordinasyonuyla suç örgütlerine ve sahtecilik faaliyetlerine karşı mücadelemizi tavizsiz sürdürüyoruz.

  • 2,5 milyar liralık usulsüzlük tespit edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosumuzun koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğümüzce yürütülen çalışmalar kapsamında; düşük bedelli gayrimenkulleri sahte ekspertiz raporlarıyla yüksek değerli göstererek muvazaalı satış işlemleri üzerinden Türk vatandaşlığı kazandırdığı tespit edilen suç örgütüne yönelik bu sabah operasyon başlatılmıştır.

Soruşturma kapsamında, ülkemize girmesi gereken yaklaşık 2,5 milyar liranın girişinin sağlanmadığı, bunun yerine gerçeğe aykırı para hareketleri oluşturulduğu, Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerden menfaat temin edildiği ve 687 kişinin bu yöntemle vatandaşlık kazandığı tespit edilmiştir.

  • 16 ilde eş zamanlı operasyon: 72 gözaltı

90 şüpheli hakkında verilen gözaltı kararı doğrultusunda İstanbul merkezli 16 ilde 72 şüpheli yakalanmıştır. 7 şirkete el konularak kayyum atanmış; 1.045 gayrimenkule, Bodrum’daki bir otele, 15 motorlu araca, bir yata ve 10 banka hesabına el konulmuştur. Bu yöntemle vatandaşlık kazandığı anlaşılan kişilerin Türk vatandaşlıklarının iptaline yönelik olarak da çalışmalar başlatılmıştır.

Bu vesileyle bu önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızı, sahadaki operasyonu başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Devletimizi zarara uğratan, vatandaşlık hukukunu istismar eden ve haksız kazanç sağlayan yapılara karşı hukukun bütün imkânları kararlılıkla kullanılacaktır.

Galatasaray'da Wilfried Singo krizi: Sakatlığı uzadı!

Galatasaray'da yeni sezon öncesi savunma hattında can sıkan bir gelişme yaşandı.

Dünya Kupası dönüşü Davinson Sanchez'in takıma katılmasıyla yüzü gülen sarı-kırmızılı ekipte, Wilfried Singo'dan kötü haber geldi.

Dünya Kupası'nda yaşadığı sakatlık nedeniyle tedavisi devam eden Fildişi Sahilli stoperin sahalara dönüşü biraz daha gecikecek.

DÜNYA KUPASI'NDAN SAKAT DÖNDÜ: 2 HAFTAYA DAHA İHTİYACI VAR
Edinilen bilgilere göre Wilfried Singo'nun tam olarak hazır hale gelmesi için yaklaşık iki haftalık süreye daha ihtiyaç duyuluyor.

Bu nedenle 25 yaşındaki savunmacı, Galatasaray'ın 14 Ağustos Cuma günü Süper Lig'in ilk haftasında Çorum FK ile oynayacağı karşılaşmada forma giyemeyecek.

Öte yandan Singo, geçtiğimiz sezonda da sakatlıklarla boğuşan isimlerden biri olmuştu.

GEÇEN SEZON 23 MAÇ KAÇIRDI
Öyle ki Fildişi Sahilli genç oyuncu, toplamda 23 maç kaçırmıştı.

Hal böyle olunca sarı-kırmızılı taraftarlar bonservisine 30 milyon euro verilen oyuncunun devamlılığını sorgulamaya başladı.

29 resmi maçta görev yapan Wilfried Singo, 2 gol ve 3 asistlik performans sergileyerek takımına katkı sağladı.

İstanbul'da 8 ilçede su kesintisi!

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi'nden (İSKİ) yapılan açıklamaya göre, Osmangazi Terfi Merkezi'nde yapılacak revizyon çalışması ve arızalı olan vananın yenilenmesi işi kapsamında, mevcut ana isale hattı geçici olarak servis dışı bırakılacak.

Bu kapsamda, yarın saat 23.00 ile perşembe günü saat 19.00 arasında 8 ilçenin bazı bölgelerinde su kesintilerinin olacağı öğrenildi.

8 İLÇEDE SU KESİNTİSİ
Buna göre; Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca, Eyüpsultan, Avcılar, Başakşehir ve Esenyurt'un bazı mahallelerinde su kesintisine gidilecek.

HANGİ MAHALLELERDE UYGULANACAK?
Su kesintisi yapılacak mahalleler şu şekilde sıralandı:

"Arnavutköy'de İmrahor, Yavuz Selim, Mareşal Fevzi Çakmak, İslambey, Fatih, Adnan Menderes, Haraççı, Sazlıbosna, Karlıbayır, Hacımaşlı, Taşoluk, Mehmet Akif Ersoy, Çilingir, Tayakadın, Balaban, Boyalık, Baklalı, Yeniköy, Terkos, Karaburun, Nene Hatun, Mustafa Kemal Paşa, Anadolu, Arnavutköy Merkez, Boğazköy İstiklal, Yunus Emre, Hicret, Atatürk, Mavigöl, Bolluca, Yeşilbayır, Deliklikaya, Ömerli, Hadımköy, Dursunköy ve Hastane mahalleleri. Büyükçekmece'de Karaağaç Mahallesi. Çatalca'da Nakkaş ve Bahşayiş mahalleleri.

Eyüpsultan'da Ağaçlı, Odayeri, Işıklar, İhsaniye ve Akpınar mahalleleri. Avcılar'da Mustafa Kemal Paşa, Üniversite, Cihangir, Merkez, Firuzköy ve Yeşilkent mahalleleri. Başakşehir'de Bahçeşehir 1. Kısım ve Bahçeşehir 2. Kısım mahalleleri. Esenyurt'ta Koza, Aşık Veysel, Esenkent, Orhan Gazi, Turgut Özal, Namık Kemal, Saadetdere, Zafer, Akşemseddin, İncirtepe, Yunus Emre, İnönü, Üçevler, Fatih, Sultaniye, Balıkyolu, Yenikent, Çınar, Örnek, Süleymaniye, Selahaddin Eyyubi, Ardıçlı, Merkez, Talatpaşa, Pınar, Akevler ve Mehterçeşme mahalleleri."

ÜMRANİYE'DE 14 SAAT SU KESİNTİSİ UYGULANACAK
Ayrıca Ümraniye'nin temiz su ihtiyacını karşılayan ana isale hattında revizyon ve fiziki iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

Bu çalışmalar kapsamında, yarın saat 22.00 ile perşembe günü saat 12.00 arasında 14 saat süreyle ilçedeki Şerifali, Tatlısu, Mehmet Akif, Yukarı Dudullu, Altınşehir, Tepeüstü, Çakmak, Çamlık ve Ihlamurkuyu mahallelerinde su kesintisi olacak.

Uyuşturucu kuryesi pilot: Uçuş sırasında madde etkisindeymiş!

Endonezya'nın başkenti Jakarta'da bulunan Soekarno-Hatta Havalimanına gelen yabancı bir pilot, şüpheli hareketleri nedeniyle detaylı incelemeye alındı. Polisten yapılan açıklamada, inceleme sonucu pilotun bavulunda 26 kilogram ağılığında toplam 70 bin 114 hap ve 4 gram metamfetamin ele geçirildiği belirtildi.

YANINDA TEMİZ İDRAR TAŞIYORDU
Ayrıca gerekirse idrar testi sonuçlarını değiştirmek amacıyla hazırlandığından şüphelenilen küçük bir şişe idrar da ele geçirdiği aktarıldı. Kaçakçılık girişiminin başarıyla engellendiği, pilotun gözaltına alındığı ifade edildi.

UÇUŞ SIRASINDA UYUŞTURUCU ETKİSİNDE
Malezyalı pilotun uyuşturucu testinin pozitif çıktığı, uçuş sırasında uyuşturucu etkisinde olduğu kaydedildi. Pilotun Jakarta'ya uyuşturucu getirme karşılığında 50 bin Malezya Ringgiti (17 bin dolar) aldığını söylediği belirtildi. Pilotun gözaltına alınmasının ardından uluslararası bir uyuşturucu kaçakçılığı şebekesinin arandığı ifade edildi.

182 YOLCULU UÇAKTA GÖREVLİYDİ
Pİlotun, Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Jakarta'ya uçan Malaysia Airlines şirketine ait 182 yolcu kapasiteli Boeing 737-800 tipi MH727 sefer sayılı uçakta görev yaptığı öğrenildi. Malaysia Airlines olayla ilgili iç soruşturma başlatıldığını duyurdu.

MALEZYA'DA KONTROLDEN GEÇTİ
Malezya Sınır Kontrol ve Koruma Ajansından (AKPS) yapılan açıklamada, pilotun Kuala Lumpur Uluslararası Havalimanında gerekli tüm güvenlik kontrollerinden geçtiği belirtildi. Konunun ciddiyetle ele alındığı ve yakın gelecekte prosedürlerin iyileştirileceğini kaydedildi.

Alper Gezeravcı albaylıktan tuğgeneralliğe terfi etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantısında, 25 general ve amiral bir üst rütbeye, 69 albay ise general ve amiralliğe yükseltildi. Tuğgeneralliğe yükseltilen isimler arasında Türkiye'nin ilk astronotu olan Hava Pilot Albay Alper Gezeravcı da yer aldı.

Türkiye'nin ilk insanlı uzay misyonu kapsamında 19 Ocak 2024'te uzaya çıkan ve Türkiye'nin ilk astronotu ünvanını alan Alper Gezeravcı, YAŞ kararları kapsamında terfi etti.

ALPER GEZERAVCI TUĞGENERAL OLDU
Hava Pilot Albay olarak görev yapan ve "2024 Genel Atamaları" ile Uzay Komutanlığı emrine atanan Alper Gezeravcı, YAŞ kararları kapsamında bu kez de albaylıktan tuğgeneralliğe yükseltildi.

YAŞ kararlarına ilişkin İletişim Başkanlığı tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"Bir üst rütbeye yükselen, görev süreleri uzatılan general, amiral ve albayların yeni rütbe ve görevlerinin Milletimize, Devletimize, Silahlı Kuvvetlerimize ve ailelerine hayırlı olmasını dileriz. Büyük bir özveri ve onurla görev sürelerini tamamlayarak emekliye ayrılacak olan general, amiral ve albaylara hizmetlerinden dolayı teşekkür eder, hayatlarının yeni dönemlerinde, kendilerine ve ailelerine mutluluk ve esenlikler temenni ederiz."

ALPER GEZERAVCI KİMDİR?
1979 yılında Mersin'de dünyaya gelen Alper Gezeravcı, Hava Harp Okulu Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra ABD'deki Hava Kuvvetleri Teknoloji Enstitüsünde yüksek lisansını tamamlamıştır. Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde 15 yılı aşkın süre boyunca F-16 başta olmak üzere çok sayıda farklı askerî hava aracında pilotluk ve Akademik Kanat Komutanlığı görevlerinde bulunmuştur.

19 Ocak 2024 tarihinde SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılan Axiom Mission 3 (Ax-3) göreviyle Uluslararası Uzay İstasyonu'na (ISS) ulaşan Gezeravcı, yörüngede geçirdiği yaklaşık üç haftalık sürede mikroçekim ortamında tıp, genetik, biyoloji ve malzeme bilimi alanlarında 13 farklı bilimsel deney icra etmiştir.

Görevini başarıyla tamamlayarak yurda dönen Hava Pilot Albay Gezeravcı, Türk Hava Kuvvetleri Uzay Komutanlığına ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Yönetim Kurulu Üyeliğine atanarak ülkenin uzay vizyonu doğrultusundaki çalışmalarını sürdürmektedir.

Süper Lig'e gol çizgisi teknolojisi geliyor!

Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'nda yaz semineri düzenlendi.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkan Vekili Fuat Göktaş seminerde önemli açıklamalarda bulundu.

Göktaş, çipli top sistemiyle ilgili başvuruların tamamlandığını duyurdu.

Göktaş ayrıca gelişmiş yarı otomatik ofsayt sisteminin de Türk futbolunun hizmetine sunulacağı bilgisini paylaştı.

GOL ÇİZGİSİ TEKNOLOJİSİ DE DEVREYE GİRİYOR!
Sözlerine devam eden TFF Başkan Vekili Göktaş, bir sonraki uygulamanın ise gol çizgisi teknolojisi olacağını duyurdu.

Göktaş, "Gol çizgisi teknolojisi, hata payını ortadan kaldıran ve adalet duygusunu güçlendiren en önemli yeniliklerden biri olacak. Bu teknolojiyi de en kısa sürede Süper Lig'de uygulayacağız." dedi.

Göktaş konuyla ilgili şunları söyledi:

“Kamuoyunda çipli top olarak bilinen sistem için gerekli başvurular tamamlandı. Gelişmiş yarı otomatik ofsayt sistemini de Türk futbolunun hizmetine sunacağız. Bu sistemle, hakem kararlarının doğruluğunu ve güvenilirliğini daha da arttıracağız. Sistemin Süper Lig'de uygulanmasına yönelik hazırlıklar planlanan takvim çerçevesinde devam etmektedir.”

"BU TEKNOLOJİYİ EN KISA SÜREDE SÜPER LİG'DE UYGULAYACAĞIZ"
“Futbolda bir golün doğru şekilde tespit edilmesi, bazen sezonun kaderini değiştirmektir. Gol çizgisi teknolojisi, hata payını ortadan kaldıran ve adalet duygusunu güçlendiren en önemli yeniliklerden biri olacak. Bu teknolojiyi de en kısa sürede Süper Lig'de uygulayacağız. Amacımız, Türk futbolunu her alanda daha ileriye taşımaktır.”

Gazeteci Fatih Selek toplumsal güven krizini değerlendirdi: Mızrak çuvala sığmıyor!

Gazeteci Fatih Selek, son dönemde gündeme damga vuran Yenidoğan çetesi skandalı, Seçil Erzan fon dolandırıcılığı ve Ahbap Derneği etrafındaki tartışmaları değerlendirdi. Selek, tüm bu yaşananların toplumda ciddi bir güven krizine yol açtığını ifade etti.

Galatasaray taraftarını üzen haber: Victor Osimhen ayrılıyor mu?

Galatasaraylı taraftarları üzen haber İngiltere’den geldi. Victor Osimhen’in sarı kırmızılı takıma veda edebileceği ifade edildi.

TEAMtalk'ta yer alan habere göre; Manchester United, hücum hattına üst düzey bir santrfor kazandırmak isterken Osimhen'i listenin ilk sıralarında tutuyor ve Galatasaray'a resmi teklif yapmaya hazırlanıyor.

Victor Osimhen-2

Haberde, İngiliz ekibinin Osimhen transferi konusunda kararlı olduğu ve yıldız golcü için Galatasaray ile görüşmelere başlamayı planladığı ifade edildi.

İddiaya göre, kariyerinde Premier Lig'de forma giyme hayali kuran Osimhen'in de Manchester United'a transfer olmaya sıcak baktığı belirtildi.

Bakan Yumaklı'dan orman yangınlarına ilişkin açıklama

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Dünden beri ülke genelinde 69'u orman dışı olmak üzere 115 yangına müdahale ettik, bunların 110'unu tamamen kontrol altına aldık" dedi.

Yumaklı, "Dünden bu yana ülkemiz genelinde 69’u orman dışı olmak üzere 115 yangına müdahale ettik. Dün son yaptığımız açıklamada büyük ölçüde kontrol olarak ifade ettiğimiz; Balıkesir Edremit, Çanakkale Ayvacık, Antalya Kumluca olmak üzere 3 yangını daha tamamen kontrol altına aldık." ifadelerini kullandı.

Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı başvuruları uzatıldı

ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığınca Türkiye Yurt Dışından Öğrenci Kabul Sınavı (TR-YÖS) başvuruları 11 Ağustos'a kadar uzatıldı.

ÖSYM'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararasılaşma hedeflerinin önemli yapı taşlarından biri haline gelen TR-YÖS, 11 Ekim'de bu yıl ikinci kez düzenlenecek.

Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmek isteyen öğrencilerin girecekleri ve sonuçlarını bu kurumlara kabul için başvururken kullanabilecekleri TR-YÖS/2, yurt içinde ve yurt dışında düzenlenecek.

Sınavın 9 Temmuz'da başlayıp 3 Ağustos'ta tamamlanması planlanan başvuruları, 11 Ağustos'a uzatıldı.

Uluslararası öğrencilerin katılacağı sınav, Türkçe, Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Arapça olmak üzere 6 dilde uygulanacak.

TR-YÖS/2'nin sonuçları 5 Kasım'da açıklanacak ve geçerlilik süresi sınav tarihinden itibaren 2 yıl olacak.

- "Öğrenciler, gönüllü birer kültür elçisi görevi üstlenmekte"

Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy, 29 Ocak 2023'te 13 yıl aradan sonra yapılan TR-YÖS uygulamasının, yurt dışından öğrenci kabulünde standartlaşmayı sağlamak amacıyla hayata geçirildiğini belirtti.

Bugün gelinen noktada çok sayıda ülkede ve sınav merkezinde uygulanan TR-YÖS'ün, Türk üniversitelerine erişimi kolaylaştırdığına işaret eden Ersoy, TR-YÖS uygulamasının dünyanın dört bir yanında gerçekleştirildiğini vurguladı.

Ersoy, "ÖSYM'nin son yıllarda hayata geçirdiği dijital dönüşüm çalışmaları ve uluslararası standartlardaki organizasyon kabiliyeti sayesinde TR-YÖS, yalnızca bir öğrenci kabul sınavı olmanın ötesine geçerek Türkiye'nin eğitim diplomasisinin önemli araçlarından biri haline geldi. Farklı coğrafyalarda gerçekleştirilen sınav organizasyonlarıyla binlerce nitelikli uluslararası öğrenci Türkiye'de eğitim görme imkanı elde ediyor." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin uluslararası alandaki akademik cazibesinin her geçen yıl arttığını, bunun yolunun da TR-YÖS uygulamasından geçtiğini vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:

"Sınav aracılığıyla Türkiye'yi tercih eden öğrenciler, eğitim hayatlarının yanı sıra kültürel ve ekonomik anlamda ülkeye önemli katkılar sağlamaktadır. Mezuniyetlerinin ardından ülkelerine dönen öğrenciler, Türkiye ile bulundukları ülkeler arasında kalıcı akademik, ekonomik ve kültürel bağların kurulmasına katkıda bulunarak gönüllü birer kültür elçisi görevi üstlenmektedir. ÖSYM, yalnızca Türkiye'de değil, dünyanın farklı bölgelerinde başarıyla yürüttüğü sınav organizasyonlarıyla uluslararası ölçme ve değerlendirme alanındaki kurumsal kapasitesini de her geçen yıl daha ileriye taşımaktadır."

Fenerbahçe ve Galatasaray arasında Rafael Leao yarışı: İşte yaşanan son gelişmeler

Galatasaray ile Fenerbahçe, bu kez Rafael Leao transferinde karşı karşıya...

Milan'dan ayrılmasına kesin gözüyle bakılan Portekizli yıldız için iki ezeli rakip de kıyasıya mücadele veriyor.

Fenerbahçe'nin resmi temaslara başlamasının ardından gece geç saatlerde, flaş bir Galatasaray gelişmesi yaşandı.

LEAO TRANSFERİNDE GALATASARAY BİR ADIM ÖNDE
İtalyan gazeteci Daniele Longo'ya göre Galatasaray, Leao transferinde Fenerbahçe'ye oranla küçük bir avantaja sahip.

Longo'ya göre sarı-kırmızılılar, Portekizli yıldızla prensip anlaşmasına vardı. Yine haberde Leao'nun Fenerbahçe'ye "Hayır" demediği aktarıldı.

Sarı-lacivertlilerin İtalya'ya gelerek en somut adımları atan takım olduğu ve sürecin devam ettiği belirtildi.

BONSERVİS SORUNU
Longo'nun haberinde, Galatasaray'ın halletmesi gereken bir bonservis sorunu olduğunun altı çizildi.

Milan'ın 50 milyon euroluk zorunlu satın alma opsiyonlu teklife sıcak bakmadığı, sarı-kırmızılıların bu teklifi direkt bonservise dönüştürmesi halinde Leao'nun Galatasaray'a transfer olacağı kaydedildi.

LEAO'NUN ACELESİ YOK
Öte yandan yıldız futbolcu, Galatasaray ve Fenerbahçe'nin yanı sıra başka takımlardan teklifler de bekliyor.

Leao bu sebeple süreçte acele etmek istemiyor.

KONTRATI VE PERFORMANSI
Rafael Leao'nun Milan kulübüyle kontratı 2028 yılında sona erecek.

Yıldız oyuncu, geçtiğimiz sezon Milan formasıyla 31 maçta 10 gol, 3 asistlik katkı sağladı.

Araç sahipleri dikkat! Motorine zam geliyor

Petrol fiyatlarında yaşanan hareketlilik, motorine zam olarak yansıyor.

ABD-İran arasındaki ateşkesin sona ermesi, Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerinin durma noktasına gelmesi, akaryakıta yeni zamları beraberinde getirdi.

Bu gelişmeler ışığında, 31 Temmuz 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere motorine 2,66 lira zam yapılması bekleniyor.

YENİ MOTORİN FİYATLARI
Böylece İstanbul'da motorinin litresinin 79,87 liraya, Ankara'da 80,98 liraya, İzmir'de 81,26 liraya, doğu illerinde ise 82,72 liraya yükselmesi bekleniyor.

GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI
İSTANBUL

Benzin: 67,03 lira

Motorin: 77,15 lira

LPG: 30,59 lira

ANKARA
Benzin: 67,98 lira

Motorin: 78,27 lira

LPG: 31,29 lira

İZMİR
Benzin: 68,25 lira

Motorin: 78,55 lira

LPG: 31,19 lira

akaryakit-benzin-motorin-aa-08

TÜRKİYE EŞEL MOBİL SİSTEMİNE GEÇTİ
28 Şubat 2026'da başlayan savaşla birlikte petrol fiyatları ani yükseliş gösterdi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin akaryakıt pompalarına zam olarak yansımasının önüne geçmek için hükümet eşel mobil sistemini devreye aldı ve akaryakıttaki Özel Tüketim Vergisi tutarı kadar oranda gelecek zamlar devre dışı bırakıldı.

Yapılacak zammın sadece yüzde 25'i zam olarak pompaya yansırken yüzde 75'i ÖTV'den karşılandı.

Benzinde eşel mobil devam ederken motorinde ÖTV limiti bittiği için gelen zamlar aynen satış rakamlarına yansıyordu.

Eşel mobil sistemiyle birlikte dezenflasyon süreci desteklenirken, enflasyon tarafında güçlü yükselişin önüne geçildi.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan 18 şüpheliden 8'i adliyede

ERZURUM (AA) - Tunceli'de 5 Ocak 2020'den beri haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alınan 18 şüpheliden 8'i adliyeye sevk edildi.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda, İl Jandarma Komutanlığı tarafından 27 Temmuz'da 16 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 8 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, yoğun güvenlik önlemleri altında Erzurum Adliyesine getirildi.

Yaklaşık 21 saat süren savcılıktaki ifadelerin ardından şüphelilerden biri serbest bırakıldı. 7 şüpheliden 6'sı tutuklanma, 1'i de adli kontrolle serbest bırakılma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Diğer 10 şüphelinin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

Operasyonda aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri, başkomiser, komiser, başpolis, 10 polis memuru, bilgisayar işletmeni ve 3 emekli polis memurunun bulunduğu 19 zanlı hakkında işlem yapılmış, 18 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Antalya'nın Kumluca ilçesinde çıkan orman yangını kontrol altına alındı

ANTALYA (AA) - Antalya'nın Kumluca ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı.

Dün, Yazır Mahallesi'ndeki ormanlık alanda başlayan yangın için bölgeye Orman Bölge Müdürlüğü ekipleri ile 2 uçak, 4 helikopter, 15 arazöz, 30 itfaiye aracı ve 281 personel sevk edildi.

Ekiplerin gece boyunca da devam eden yoğun çalışmasıyla yangın kontrol altına alındı.

Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, AA muhabirine, dün öğle saatlerinde başlayan yangına ekiplerin havadan ve karadan ara vermeden müdahale ettiğini söyledi.

Yangın bölgesinde hanelerin zarar gördüğünü belirten Güneş, "Yoğun müdahaleyle yangın kontrol altına alındı, ekiplerin yangın bölgesinde soğutma çalışmaları devam ediyor. Yangında 50 hektarlık alan ile yaklaşık 15 hane zarar gördü, yangın bölgesinde tespit çalışmalarına devam edeceğiz. Şimdilik başka bir sıkıntı görünmüyor." dedi.

Çanakkale Ayvacık'taki orman yangınına müdahale sürüyor

ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale'nin Ayvacık ilçesinde ormanlık alanda çıkan ve büyük ölçüde kontrol altına alınan yangına müdahale sürüyor.

Ahmetçe köyü yakınlarındaki ormanlık alanda dün öğle saatlerinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangınla mücadele için ekipler çalışmalarına devam ediyor.

Yangın bölgesine sabah saatlerinden itibaren yeniden havadan müdahale başladı.

Alevlerden etkilenen bölgeler, dronla da görüntülendi.

Uşak'ta köprüde devrilen tırdan nehir yatağına düşen sürücü öldü

İsmail Çınar (48) yönetimindeki 78 AAN 462 plakalı tır, Uşak-İzmir kara yolundaki Gediz 2 Köprüsü'nde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyere çarparak devrildi.

A A 20260730 42099691 42099688 U S A K T A K O P R U D E D E V R I L E N T I R D A N N E H I R Y A T A G I N A D U S E N S U R U C U O L D U

Bu sırada sürücü, çift yönlü köprünün arasındaki boşluktan Gediz Nehri yatağına düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde Çınar'ın hayatını kaybettiği belirlendi.

Olay yerinde yapılan incelemenin ardından cenaze Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

Balıkesir'in Gömeç ilçesindeki orman yangınına müdahale sürüyor

İlçeye bağlı Kumgedik Mahallesi kırsalında dün yangın çıktığı ihbarı üzerine bölgeye yönlendirilen Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekiplerinin söndürme çalışmaları devam ediyor.

Edremit-Altınoluk ve Gömeç'te çıkan yangınlara 6 uçak, 5 helikopter, 30 arazöz, 16 itfaiye aracı, su tankerleri ve toplam 658 personelle müdahale edildi.

Risk altında bulunan Ayvalık ilçesine bağlı Tıfıllar Mahallesi'nin sakinleri tedbir amaçlı tahliye edildi.

Alevlere havadan ve karadan müdahale sürüyor.

Yangının yer yer devam ettiği bölgeler, dronla havadan görüntülendi.

Fethiye'de orman yangını çıktı

Yeşilüzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Bölgede etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle alevler kısa sürede yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı arazözlerle itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

Ürdün ordusu: İran'dan fırlatılan 5 füzeyi düşürdük

Ürdün resmi haber ajansı PETRA'nın haberine göre, Ürdün ordusu, hava savunma sistemlerinin sabah saatlerinde ülke topraklarını hedef alan İran kaynaklı 5 füzeyi tespit ederek düşürdüğünü belirtti.

Haberde, saldırı nedeniyle herhangi bir can kaybı veya hasarın yaşanmadığı kaydedildi.

Ürdün Silahlı Kuvvetleri'nin ülkenin hava sahasını, halkını ve güvenliğini korumayı sürdürdüğü, her türlü tehdide karşı da üst düzey hazırlık durumunda olduğu ifade edildi.

ABD'nin İran'a saldırıları sürerken, İran da misilleme olarak bölge ülkelerindeki ABD ordusuna ait üsleri hedef aldığını belirtiyor.

Venezuela'da AFAD çadır kentine günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu tesisi kuruldu

La Guaira'da AFAD çadır kentinde düzenlenen törene, Türkiye'nin Caracas Büyükelçisi Naci Aydan Karamanoğlu, La Guaira Vali Yardımcısı, yerel yetkililer ve afetzedeler katıldı.

DTİK tarafından kurulan günlük 18 bin litre kapasiteli içme suyu arıtma tesisinde Büyükelçi Karamanoğlu, afetzedelere 300 damacana su dağıtımı gerçekleştirdi.

Tesis, 275 çadırda yaklaşık 600 kişinin yaşamını sürdürdüğü çadır kent ve bölgede temiz içme suyu ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip bulunuyor.

A A 20260730 42099277 42099271 V E N E Z U E L A D A A F A D C A D I R K E N T I N E G U N L U K 18 B I N L I T R E K A P A S I T E L I I C M E S U Y U T E S I S I K U R U L D U

Büyükelçi Karamanoğlu, törende yaptığı konuşmada bölgede yaşayan ailelerin en büyük ihtiyaçlarından birinin temiz içme suyu olduğunu belirterek, "Bugün, evleri yapısal hasar görmediği için yalnızca onarım çalışmalarını bekleyen ve bu süreçte çadırlarda yaşayan aileler başta olmak üzere tüm bölge halkının temiz içme suyuna erişimini sağlayacak su arıtma tesisini hizmete açmaktan büyük mutluluk duyuyoruz." ifadelerini kullandı.

A A 20260730 42099277 42099276 V E N E Z U E L A D A A F A D C A D I R K E N T I N E G U N L U K 18 B I N L I T R E K A P A S I T E L I I C M E S U Y U T E S I S I K U R U L D U

- "Teşekkürler Türk kardeşlerimiz"

La Guaira eyaletindeki Brisas de Maiquetia topluluğunun önde gelen isimlerinden Zulay Rodriguez de konuşmasında Türkiye'ye teşekkür ederek, "Mahallemizin temiz içme suyuna kavuşmasını sağlayan bu tesisi bizlere kazandıran Türkiye'den dostlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Teşekkürler Türk kardeşlerimiz." dedi.

Venezuela'da 24 Haziran'da meydana gelen iki büyük depremde hayatını kaybedenlerin sayısının 5 bin 546'ya ulaştığı bildirilmişti.

Etimesgut Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı

ANKARA (AA) - Etimesgut Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltı kararı verilen 55 şüpheliden aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 52'si gözaltına alındı.

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı.

Bu kapsamda aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da bulunduğu 55 zanlı hakkında gözaltı kararı verildi.

Gözaltına alınan Belediye Başkanı Beşikçioğlu, Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, belediye binasında arama yapılıyor.

Şüphelilere ait 56 ikamet, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri de sürüyor.

- Başsavcılıktan açıklama

Öte yandan, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Etimesgut Belediyesince yapılan bir kısım ihalelerde usulsüzlük, sahte belgeler düzenleme, otopark kiralama ve inşaat projelerine ilişkin olarak imar ve ruhsat işlemleri gibi konularda menfaat temin edildiği iddiaları üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi.

Sayıştay raporları, etkin pişmanlık ifadeleri, müşteki beyanları, CİMER başvuruları, ses ve video kayıtları, MASAK ve HTS analizi kapsamında "suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "örgüte üye olma", "zimmet", "rüşvet", irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlarından Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu'nun da aralarında olduğu 42'si belediye görevlisi, 13'ü firma yetkilisi 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği ifade edildi.

Açıklamada, zanlıların yakalanmasına yönelik Ankara merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendiği kaydedildi.

Muğla'nın Seydikemer ilçesindeki orman yangınına müdahale ediliyor


MUĞLA (AA) - Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürdürülüyor.

Bayır Mahallesi'ndeki zirai alanda sabah saatlerinde başlayan ve rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçrayarak büyüyen yangını söndürmek için Muğla Valiliği koordinasyonundaki çalışmalar aralıksız devam ediyor.

Muğla Valiliğinden yapılan açıklamada, müdahale çalışmalarının sahada en etkin şekilde yürütülmesi için tedbirlerin anlık olarak değerlendirildiği belirtildi.

A A 20260730 42099079 42099078 M U G L A N I N S E Y D I K E M E R I L C E S I N D E K I O R M A N Y A N G I N I N A M U D A H A L E E D I L I Y O R

Açıklamada, yangınla mücadelede 5 uçak, 18 helikopter olmak üzere toplam 23 hava unsuru ile 93 arazöz, 3 ilk müdahale aracı, 24 su tankeri, 23 iş makinesi, 73 araç, 6 TOMA, 8 ambulans ve 835 personelin görev yaptığı kaydedildi.

A A 20260729 42096916 42096909 M U G L A N I N S E Y D I K E M E R I L C E S I N D E K I O R M A N Y A N G I N I N A M U D A H A L E E D I L I Y O R

Yangında 3'ü harabe durumda toplam 4 evin zarar gördüğü aktarılan açıklamada, Sarıyer Mahallesi ile Bayır, Orta Bayır ve Kırsecik mevkilerinde yer alan toplam 121 hanedeki 202 vatandaşın yanı sıra 20'si büyükbaş, 30'u küçükbaş 50 hayvanın güvenli bölgeye sevk edildiği bilgisi paylaşıldı.

Açıklamada ayrıca, tedbir amacıyla Seydikemer Devlet Hastanesi'nde tedavi gören 45 hastanın gerekli tüm tıbbi önlemler alınarak Fethiye Devlet Hastanesi'ne nakledildiği bilgisine yer verildi.

A A 20260729 42096916 42096914 M U G L A N I N S E Y D I K E M E R I L C E S I N D E K I O R M A N Y A N G I N I N A M U D A H A L E E D I L I Y O R

Öte yandan, yangın ve yoğun duman nedeniyle Antalya-Seydikemer kara yolunun ulaşıma kapalı olduğu bildirildi.

- "Yangında 3'ü harabe 4 ev de zarar gördü"

Muğla Valisi İdris Akbıyık, Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli ve Seydikemer Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli ile yangın bölgesinde inceleme yaptı.

Akbıyık, gazetecilere, yangının çıkışının ardından ilgili tüm kurum ve kuruluşları bölgeye seferber ettiklerini belirtti.

A A 20260729 42096916 42096913 M U G L A N I N S E Y D I K E M E R I L C E S I N D E K I O R M A N Y A N G I N I N A M U D A H A L E E D I L I Y O R

Bölgede kuvvetli rüzgar, sıcak hava ve düşük nem nedeniyle alevlerin hızla yayıldığını anlatan Akbıyık, şunları söyledi:

"Afet müdahale planları çerçevesinde Muğla'da koordinasyon merkezimizi topladık. Sabah saatlerinden itibaren havadan ve karadan ciddi bir müdahale oluyor. Toplam 272 kara unsuru. 923 personelimizle de yangına müdahale ediyoruz. Bunların yanında UMKE araçlarımız gibi tüm kamu kurum kuruluşlarımız, devletimizin tüm imkanları seferber edilmiş durumda. Maalesef yangın çok geniş bir alanda. Rüzgar sürekli yön değiştiriyor. Dolayısıyla 6 mahallemizde yaklaşık 300 haneyi 600'ün üzerinde vatandaşımızla tahliye ettik."

Akbıyık, yangının Seydikemer ilçesine çok yakın olduğunu, Seydikemer Devlet Hastanesi'ndeki 45 hastayı da Fethiye Devlet Hastanesi'ne naklettiklerini bildirdi.

Söndürme çalışmalarının yavaşlamaması için Fethiye-Antalya kara yolunun geçici olarak trafiğe kapatıldığını dile getiren Akbıyık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Allah'a şükür can kaybımız yok. Ancak tabi ki maalesef ormanda kaybettiğimiz birçok canımız var. Yangında 3'ü harabe 4 ev de zarar gördü. Seydikemer halkımıza, Muğla'mıza, ülkemize geçmiş olsun diyoruz. Allah beterinden korusun. Tüm Muğla'mız seferber. Sayın Cumhurbaşkanımıza bilgi arz ettim, yine ilgili bakanlarımıza da. Bölgedeki tüm imkanları seferber ederek kontrol altına almak istiyoruz. Maalesef Muğla'da bugün 5 orman yangını meydana geldi. Bazı yerlerde enerjisi bir miktar düştü ama diğer yerlerde havadan, karadan mücadelemiz devam ediyor. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor. Etkili olduğu alan ise tamamen kontrol altına alınınca belirlenecek."

Seydikemer Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli ise yangın neticesinde şu anda 6 mahallenin zarar gördüğünü kaydetti.

Tek tesellilerinin şu anda can kaybının yaşanmaması olduğunu belirten Akdenizli, "Çok çok üzgünüz. Şunu özellikle söylemek istiyorum. Bu havada vatandaşlarımız dikkatli olmalılar." ifadelerini kullandı.

- Yerleşim yerlerindeki hayvanlar tahliye edildi

Öte yandan yangından etkilenen mahallelerdeki küçük ve büyükbaş hayvanlar, güvenli bölgeye götürüldü.

Bölgede yangından etkilenen hayvanlar da ekipler tarafından müdahale edilerek, bölgeden uzaklaştırıldı.

Havanın kararması nedeniyle yangında söndürme çalışmaları karadan yürütülüyor.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’da 3 beldenin elektriklerini kesti

Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail piyade birlikleri Ramallah'ın kuzeydoğusundaki Turmusayya beldesine baskın düzenledi.

Beldenin mahalle ve sokaklarında devriye gezen İsrail askerleri, çevreye gerçek mermiyle ateş açtı ve göz yaşartıcı gaz bombaları attı.

Askerlerin daha sonra ana elektrik trafosunu hedef alması nedeniyle Turmusayya ile komşu Ebu Felah ve El-Mugayyir beldelerinde elektrikler kesildi.

Filistinli uzman ekiplerin elektrik akımını yeniden sağlamak için çalışma başlattığı bildirildi.

- Nablus'ta baskın

İsrail güçleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Nablus kentine bağlı Burin köyüne de baskın düzenledi.

Baskına karşı çıkan Filistinliler ile İsrail askerleri arasında olaylar çıktı.

Askeri araçlarla köye giren İsrail güçleri, çevredeki Filistinlilere göz yaşartıcı gaz ve ses bombalarıyla müdahale etti.

İsrail ordusunun baskınıyla eş zamanlı köye giren Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ise köyün batı kısmındaki bir beton fabrikasına saldırmaya çalıştı ve doğu bölgesine baskın düzenledi.

Olaylarda ölen, yaralanan ya da gözaltına alınan olup olmadığına ilişkin henüz detaylı bilgi paylaşılmadı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik soykırım saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin baskın ve saldırılarında ciddi artış yaşanıyor.

Filistin resmi verilerine göre, söz konusu dönemden bu yana Batı Şeria'da İsrail güçleri ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 1182'den fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı ve 24 bine yakın Filistinli gözaltına alındı.

Fethiye'de orman yangını çıktı

Yeşilüzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Bölgede etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle alevler kısa sürede yayıldı.

İhbar üzerine bölgeye Orman Genel Müdürlüğüne bağlı arazözlerle itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

Antalya'da ormanlık alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

Sapadere Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye Alanya Orman İşletme Müdürlüğü ve Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekipler, yangını kontrol altına almak için havadan ve karadan çalışma yürütüyor.

Alanya Kaymakamı Şakir Öner Öztürk, AA muhabirine, yangının Sapadere, Fakırcalı ve Beldibi mahallelerinde etkili olduğunu söyledi.

Nemin düşük, rüzgarın etkili olması nedeniyle çalışmaların güçleştiğini ifade eden Öztürk, "Yangın ormanlık alanda seyrediyor, şu anda yerleşim yerlerine yönelik bir risk bulunmuyor. Tedbir amaçlı yangın bölgesine yakın bazı evleri tahliye ettik." dedi.

Havanın kararması nedeniyle havadan müdahaleyi sonlandırdıklarını anlatan Öztürk, ekiplerin karadan söndürme çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Öztürk, havadan müdahalenin sabah saatlerinden itibaren yeniden başlayacağını bildirdi.

Öztürk, ardından kaymakamlığın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, yangının yönünü kesmek için yoğun bir mücadele yürütüldüğünü bildirdi.

Yangını en kısa sürede kontrol altına almak için tüm kurumların koordinasyon içerisinde çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Öztürk, "Şu an sahada yangına 2 uçak, 2 helikopter, 93 araç, 130 ekip ve 325 personelle müdahale ediliyor. Bölgede etkili olan şiddetli rüzgar nedeniyle yangın yayılım gösterse de çok şükür şu ana kadar herhangi bir can kaybımız bulunmuyor. Tedbir amacıyla 45 ev tahliye edildi." ifadelerini kullandı.

Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe de Sapadere Mahallesi'nde 2017 yılında Türkiye'nin en büyük yangınlarından birinin çıktığını hatırlattı.

Yaklaşık 10 yıl önceki yangının ardından yeniden filizlenen 8-9 yaşındaki çam ve kızılçam ağaçlarının bugün ciddi bir yangınla karşı karşıya geldiğine işaret eden Göktepe, "Bugün yangının söndürülmesi için her türlü mücadele veriliyor. Kozalak gibi yangını diğer bölgelere sıçratacak unsur olmamasına rağmen yangın 20-25 kilometreye kadar ulaştı. Sapadere'den başlayıp hemen komşu mahallesi Fakırcalı'yı ve akabinde Beldibi'ne ulaştı. Oradan da Başköy ve Çamlıca mahalleleri var." diye konuştu.

Göktepe, çok büyük bir coğrafyada ortalama hızı saatte 50 kilometre olan rüzgarın söndürme çalışmalarını olumsuz etkilediğini dile getirerek, "Gündüz havadan müdahaleyle kontrol altına alınmak istendi. Şimdi de TOMA'larla, arazözlerle, itfaiye araçlarıyla bütün ekipler sabaha kadar yangının yerleşim alanlarına ve tarım alanlarına sıçramasını önlemek için çalışıyor." ifadelerini kullandı.

Yangını tetikleyecek hava koşullarının 2-3 gün daha devam edeceğine ilişkin meteorolojik verilerin bulunduğunun altını çizen Göktepe, daha büyük bir hasar almadan yangının kontrol altına alınmasının en büyük temennileri olduğunu kaydetti.

Gazze'de 2 bin 276 aile nüfus kayıtlarından tamamen silindi

İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde yönelik saldırılarına devam ediyor.

Dünyanın gözü önünde yaşanan soykırımla ilgili her geçen gün yeni bir veri ortaya çıkıyor.

Gazze Şeridi'ndeki Filistin Sağlık Bakanlığı, Ekim 2023-Temmuz 2026 dönemine ait istatistikleri içeren "Filistinli Ailelere Yönelik Katliamlar" başlıklı bir rapor yayımladı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 020103

  • İKİ BİNDEN FAZLA AİLE NÜFUS KAYITLARINDAN SİLİNDİ

Rapora göre, söz konusu dönemde İsrail'in Gazze'ye düzenlediği saldırlar sonucu Filistinli 2 bin 276 aileden 8 bin 858 kişi hayatını kaybetti ve bu aileler nüfus kayıtlarından tamamen silindi.

Aynı dönemde İsrail saldırılarına hedef olan Filistinli 2 bin 348 aileden (8 bin 340 kişi) ise geriye sadece birer kişi, 4 bin 903 aileden ise birden fazla kişi hayatta kaldı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 020051

  • 60 BİNDEN FAZLA ÇOCUK YETİM YA DA ÖKSÜZ KALDI

Raporda, İsrail saldırılarında anne veya babasını kaybeden Filistinli çocukların durumuna ilişkin çarpıcı verilere de yer verildi.

Buna göre, Gazze Şeridi'nde toplam 60 bin 737 çocuk yetim veya öksüz kaldı. Bu çocuklardan 52 bin 95'i babasını, 5 bin 929'u annesini, 2 bin 713'ü ise her iki ebeveynini birden İsrail saldırılarında kaybetti.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 020047

  • EN AĞIR BİLANÇO GAZZE'DE

Yetim ve öksüz kalan çocukların bölgelere (kentlere) göre dağılımı da raporda ayrıntılı olarak aktarıldı.

En fazla ebeveyn kaybının yaşandığı Gazze vilayetinde 19 bin 700 çocuk babasını, 2 bin 83 çocuk annesini, bin 75 çocuk ise her iki ebeveynini kaybetti.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 020042

  • DETAYLAR TEK TEK PAYLAŞILDI

Diğer bölgelerde ise yetim kalan Filistinli çocukların durumu şu şekilde sıralandı:

“Gazze'nin kuzeyinde 12 bin 32 çocuk babasını, 1464 çocuk annesini, 635 çocuk her ikisini kaybetti. Orta Bölgede, 6 bin 362 çocuk babasını, 862 çocuk annesini, 418 çocuk her ikisini kaybetti.

Han Yunus'ta 8 bin 839 çocuk babasını, 949 çocuk annesini, 378 çocuk her ikisini kaybetti. Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentinde ise 5 bin 162 çocuk babasını, 571 çocuk annesini, 207 çocuk ise her iki ebeveynini birden kaybetti.”

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 020058

Türkiye İsrail'e bir adım daha yaklaşıyor: Lübnan'dan Mehmetçiğe davet!

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Türkiye ile ilişkilerin daha ileri düzeyde işbirliğine taşınabilecek güçlü bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, "Lübnan, yatırım, ticaret ve yeniden imar yoluyla ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlaması konusunda Türkiye'nin kapasitesine güveniyor." dedi.

Türkiye'ye yarın gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde konuşan Cumhurbaşkanı Avn, Türkiye-Lübnan ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve İsrail ile varılan mutabakat süreçlerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.

  • 'TÜRKİYE İLE KOORDİNASYON STRATEJİK BİR GEREKLİLİKTİR'

İki ülke arasındaki köklü ilişkilere vurgu yapan Avn, Lübnan-Türkiye ilişkilerinin daha ileri düzeyde bir işbirliğine taşınabileceğini anlattı. Türkiye'nin halihazırda önemli bir bölgesel güç olduğunu ve ağırlığı bulunduğunu ifade eden Avn, "Türkiye ile koordinasyon, Lübnan için geçici bir tercih değil stratejik bir gerekliliktir." diye konuştu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 013204

  • 'TÜRKİYE, ÇERÇEVE ANLAŞMASININ BAŞARIYA ULAŞMASINA KATKI SAĞLAYABİLİR'

İsrail ile haziran ayında imzaladıkları çerçeve anlaşmasının uygulanmasında Türkiye'nin olası rolüne değinen Cumhurbaşkanı Avn, Ankara'nın NATO üyeliği ve geniş bölgesel ilişkileri sayesinde uluslararası alanda önemli bir misyon üstlenebileceğine dikkati çekti. Çerçevenin sahada uygulanabilmesi için geniş çaplı bölgesel ve uluslararası desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirten Avn, "Türkiye, özellikle Washington ve Roma'daki müzakere turlarının ardından ortaya çıkan çerçeve anlaşmasının başarıya ulaşmasına katkı sağlayabilir." ifadelerini kullandı.

Washington'da imzaladıkları anlaşmanın uygulamasına bağlı olduklarını söyleyen Avn, bu başarının açık güvencelere dayandığını kaydetti. Söz konusu güvencelerin detaylarını paylaşan Avn, "İsrail'in Lübnan'da işgal ettiği topraklardan tam olarak çekilmesinin Lübnan ordusunun konuşlanmasıyla eş zamanlı gerçekleşmesi, ihlal ve saldırıların tamamen sona ermesi ile iki tarafın yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetleyecek etkin bir uluslararası mekanizmanın kurulması gerekiyor." dedi.

Türkiye'ye bu sürece siyasi ve diplomatik destek verme çağrısında bulunan Avn, bu desteğin çerçeve anlaşmasının eksik uygulanmasının önüne geçeceğini ve güneyde güvenlik boşluğu oluşmasını önlemeyi amaçlayan uluslararası girişimlere katkı sağlayacağını dile getirdi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 013156

  • 'TÜRKİYE'DEN LÜBNAN DEVLETİNİN YERİNE GEÇECEK BİR ROL TALEP ETMİYORUZ'

Türkiye'nin Lübnan'ın egemenliği ve istikrarına sağlayabileceği katkılara işaret eden Avn, Ankara'nın etkin bir bölgesel güç olarak gerçek etki araçlarına sahip olduğunu vurguladı. Başta ordu olmak üzere Lübnan devleti ile meşru kurumlarına destek sağlanmasının önemine değinen Avn, "Türkiye'den Lübnan devletinin yerine geçecek bir rol talep etmiyoruz. Aksine, silahın yalnızca meşru otoritenin elinde toplanması ve yıllardır süren savaşın ardından istikrarın pekiştirilmesine yönelik çabalarımızla uyumlu, destekleyici ve tamamlayıcı bir rol üstlenmesini istiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin ayrıca Lübnan'ın doğu ve kuzey sınırlarının denetlenmesine, silah kaçakçılığının ve ülke güvenliğini tehdit eden yasa dışı geçişlerin önlenmesine katkı sağlayabileceğini anlatan Avn, iki dost ülke arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesinin önemini vurguladı.

  • 'TÜRKİYE'NİN YENİDEN İMAR ALANINDAKİ TECRÜBESİNDEN YARARLANILMALI'

Lübnan'ın yaşadığı ekonomik krizlerin ardından toparlanması konusuna da değinen Cumhurbaşkanı Avn, yatırım, ticaret ve yeniden imar yoluyla ekonomik toparlanma sürecine katkı sağlaması konusunda Türkiye'nin kapasitesine güvendiklerini belirtti. Türk şirketlerinin Lübnan'ın üretim sektörlerine doğrudan yatırım yapmasının teşvik edilmesi gerektiğinin altını çizen Avn, "Mevcut ticaret anlaşmalarının etkinleştirilmesi, mal ticaretindeki lojistik engellerin kaldırılmasıyla zor durumdaki Lübnan ekonomisinin yükünün hafifletilmesi ve Türkiye'nin yeniden imar alanındaki geniş tecrübesinden yararlanılması gerekiyor." diye konuştu.

  • 'LÜBNAN ORDUSU VAROLUŞSAL BİR SINAV VERİYOR'

İki ülke arasındaki askeri işbirliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avn, Lübnan ordusunun ülke genelinde konuşlanmasını güçlendirmek ve devlet otoritesini tesis etmek için çok yönlü desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Türkiye ile mevcut askeri destek ve eğitim programlarının genişletilmesini görüşeceklerini aktaran Avn, "Lübnan ordusu, devlet otoritesini ülkenin tamamında tesis etme açısından varoluşsal bir sınav veriyor. Bu da modern teçhizat ve ekipman, özel eğitim ile özellikle güneyde hassas bölgelere fiilen konuşlanmasını sağlayacak lojistik desteği gerektiriyor. Bu konuşlanmanın da İsrail'in tam ve eş zamanlı çekilmesiyle birlikte gerçekleşmesi gerekiyor." dedi.

Ankara'nın daha önce de ordunun kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sunmaya hazır olduğunu ortaya koyduğunu hatırlatan Avn, Türkiye'den gelecek herhangi bir desteğin mevcut ABD ve uluslararası desteğe ek nitelikte olacağını, onun yerine geçmeyeceğini vurguladı.

Ülkenin güneyinde görev süresi yıl sonu dolacak Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü'nün (UNIFIL) yerine geçebilecek olası bir uluslararası güçte Türkiye'nin yer alma ihtimaline dair tartışmaların sürdüğünü belirten Avn, "Bizim açımızdan öncelik, UNIFIL'in görev süresinin sona ermesinin ardından herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmamasını sağlamaktır. Türkiye'nin olası katılımı dahil olmak üzere alternatif bir güce ilişkin her öneri, tek bir ölçüt üzerinden değerlendirilecektir: Lübnan ordusunun ülke genelinde otoritesini tesis etmesine ve güneyde istikrarın sağlanmasına ne kadar katkı sunacağı." ifadelerini kullandı.

Lübnan'ın bu süreçte ciddi hiçbir ortağı dışlamayı düşünmediğini anlatan Avn, Türkiye'nin UNIFIL bünyesindeki deniz görev gücü aracılığıyla güneydeki barışı koruma çalışmalarına yıllar boyunca önemli katkılar sağladığını hatırlattı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 013148

  • 'SİLAHIN DEVLETİN ELİNDE TOPLANMASI EGEMENLİK KARARIDIR'

Hizbullah'ın İsrail ile herhangi bir müzakere sürecini reddetmesinin ateşkes mutabakatını nasıl etkileyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Avn, bu zorluğun boyutunun küçümsenemeyeceğini, sahada başarı için asgari düzeyde iç uzlaşıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Lübnan Cumhurbaşkanlığı ve hükümetinin egemenlik, güvenlik ve dış ilişkilerle ilgili kararları anayasal olarak almaya yetkili tek merci olduğunu belirten Avn, ateşkesin başarılı uygulanması ve silahların devletin tekelinde toplanması için sürekli iç diyalog gerektiğini kaydetti.

Suriye'nin Hizbullah'ın silahsızlandırılmasında rol alabileceği yönündeki iddialara da değinen Avn, Şam yönetiminin bunu defalarca yalanladığını hatırlattı. Konunun tamamen Lübnan'ın egemenlik yetkisi kapsamında olduğunu vurgulayan Avn, "Silahın yalnızca Lübnan devletinin elinde toplanmasına ilişkin karar, tamamen Lübnan'ın egemenlik kararıdır. Bu karar, Cumhurbaşkanlığının himayesinde ve meşru devlet kurumları aracılığıyla yürütülen iç diyalogla alınır. Bu konuda Suriye ya da başka herhangi bir dış tarafın arabuluculuğu veya müdahalesine yer yoktur." dedi.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaptığı görüşmelerde iki ülke arasındaki koordinasyonun karşılıklı egemenliğe saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladığını aktaran Avn, Suriye'ye daha geniş bir rol atfeden açıklama veya değerlendirmelerin medya yorumlarından ibaret olduğunu ve resmi bir tutumu yansıtmadığını ifade etti.

Amasya'da 90 yaşındaki kadın oğluyla mahkemelik oldu: Evsiz kalma tehlikesi var

Amasya'nın Taşova ilçesinde yürekleri burkan bir manzara ortaya çıktı.

İlçeye bağlı Alpaslan köyünde yaşayan 90 yaşındaki Merdane Albayrak, 15 yıl önce tapusunu devrettiği Almanya'daki oğlu A.A. tarafından mahkemeye verildi.

  • 10 GÜN SÜRE VERİLDİ

Yaşlı kadın mahkeme kararıyla evinden tahliye edilmek istendiğini öne sürdü.

Köye gelen icra görevlisi evi boşaltması için 5 çocuk annesi kadına 10 gün süre verdi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 001753

  • "BU YAŞTAN SONRA NEREYE GİDEYİM"

Kolluk güçleri ve çilingirle tekrar geleceklerini belirttiği görevliye yıllarının geçtiği yuvasının balkonundan seslenen Albayrak, "Ben bu yaştan sonra nereye gideyim. 90 yaşındaki anneye bu yapılır mı?" diye konuştu.

1991 yılında eşinden boşanmasının ardından 2 katlı müstakil evin kendisine kaldığını anlatan Albayrak, 15 yıl önce ısrarla tapuyu talep eden oğluna vermesinin peşinden oğluyla yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle tapuyu da geri alamadığını öne sürdü.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 001759

  • YETKİLİLERDEN DESTEK İSTEDİ

Taşova Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açılan dava sonrası verilen karar üzerine gelen görevliyle karşılaşınca göz yaşlarını tutamayan Albayrak, yetkililerden destek istedi.

İstanbul’da yaşayan kızları Dilber Yılmaz ve Zeynep Cesur da köye gelerek annelerine destek oldu.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 001838

  • KIZLARI KARŞI DAVA AÇACAK

Kızları, annelerinin sokağa atılmasına müsaade etmeyeceklerini ve karşı dava açacaklarını belirtti.

Oğlu A.A.nın ise konuya ilişkin açıklama yapmayacağı öğrenildi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 001906

BMW 2027 yılına kadar 8 bin kişiyi işten çıkaracak

Avrupa'da yaşanan enerji krizi, en çok Almanya'yı etkiledi.

Rusya'dan ucuz gaz alınamaması, yenilenebilir enerji dönüşümünde yaşanan başarısızlık, Almanya'nın hayati öneme sahip şirketlerini tehlikeye atıyor.

Berliner Zeitung'un haberine göre BMW yönetimi ile işçi temsilcileri arasında, gönüllü ayrılık programı konusunda haftalardır süren görüşmelerin ardından anlaşma sağlandı.

  • 8 BİN KİŞİ İŞTEN ÇIKARILIYOR

Bu kapsamda, ayrılık programı Ekim 2026'da başlayacak ve 2027 yılı sonuna kadar devam edecek. Programla toplam çalışan sayısı 8 bin azaltılacak.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 000544

  • 40 BİN PERSONELE GÖNÜLLÜ AYRILIK TEKLİFİ SUNULACAK

Dünya genelinde toplam 150 bin, Almanya'da yaklaşık 84 bin çalışanı bulunan BMW'de, doğrudan üretimde görev almayan yaklaşık 40 bin personele gönüllü ayrılık teklifi sunulacak.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 000536

  • AR-GE VE İDARİ BİRİMLER ETKİLENECEK

Program, ağırlıklı olarak yönetim, AR-GE, planlama ve idari birimlerde çalışanları kapsayacak.

Çalışanlara ödenecek tazminat miktarı ise maaş ve kıdeme göre belirlenecek.

  • REKABET GÜCÜ BİTTİ, MALİYETLER YÜKSELDİ

BMW, haziran ayında özellikle Çin pazarındaki talep daralması nedeniyle 2026 yılı satış ve kâr beklentilerini aşağı yönlü revize etmişti.

Alman üretici, ABD gümrük tarifeleri, artan maliyetler ve küresel rekabet baskısı nedeniyle tasarruf tedbirlerine yöneleceğini açıklamıştı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 30 000555

İstanbul'da kayıp olarak aranan genci öldüren şüpheliler Van'da yakalandı

İstanbul Esenyurt’ta düğün fotoğrafçılığı yapan Ferhat Açık isimli genç için ailesi, kayıp ilanı verildi.

İhbar üzerine polis, kayıp ilanı verilen genci bulmak için günlerce çalışma yaptı. Yapılan çalışmanın ardından gencin 2 kişi tarafından öldürüldüğünü tespit edildi.

  • ŞÜPHELİLER VAN'DA YAKALANDI

Katil zanlıların izini süren polis ekipleri, şüphelilerin Van’a gittiğini belirledi. Şüpheliler, insansız hava araçlarının da desteğiyle yakalanarak gözaltına getirildi.

  • ÖLDÜRÜP ARNAVUTKÖY'DE ORMANLIK ALANA GÖMDÜLER

Polis ekipleri, daha sonra öldürülen Ferhat Açık’ın cenazesinin Arnavutköy ilçesinde ormanlık alanda gömülü olduğunu tespit etti.

  • VEKALETİNİ ALARAK ARACINI SATTILAR

Yapılan çalışmada şüphelilerin, öldürdükleri Açık’ın noterden vekaletini alarak ona ait aracı sattıkları ortaya çıktı.

İki şüpheli, emniyetteki sorgularının ardından yarın adliyeye sevk edilecek.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 235739

Yurtta orman yangınlarıyla mücadele sürüyor: 4'ü kontrol altında

Türkiye'nin farklı bölgelerinde çıkan orman yangınlarına yönelik söndürme çalışmaları aralıksız devam ediyor.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yangınlardaki son duruma ilişkin bilgi verdi.

  • "4 YANGIN KONTROL ALTINA ALINDI"

Yumaklı, Yalova'nın Armutlu ilçesi, Kütahya'nın Domaniç ve Altıntaş ilçeleri ile Çanakkale merkezdeki yangınların tamamen kontrol altına alındığını açıkladı.

Bakan Yumaklı, Muğla'nın Seydikemer ilçesi, Antalya'nın Kaş ve Kumluca ilçeleri, Balıkesir'in Edremit-Altınoluk ve Gömeç ilçeleri ile Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki yangınlarda ise büyük ölçüde kontrol sağlandığını bildirdi.

Antalya'nın Alanya ilçesinde devam eden orman yangınına ise "Orman Kahramanları"nın havadan ve karadan müdahalesinin aralıksız sürdüğünü belirten Yumaklı, yeşil vatanı korumak için mücadelenin ülkenin dört bir yanında kararlılıkla devam ettiğini vurguladı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 234646

Karadağ, 1 Kasım 2026 itibarıyla Türk vatandaşlarına vize uygulayacak

Avrupa Birliği'ne katılım çalışmaları doğrultusunda vize rejimini güncelleyen Karadağ, bazı adımlar atmaya hazırlanıyor.

Bu adımlar arasında bir tanesi Türkiye'yi oldukça yakından ilgilendiriyor.

Buna göre Karadağ, AB üyelik müzakerelerinde vize politikasını Birlik kurallarıyla uyumlu hale getirerek Türkiye, Belarus, Çin, Rusya ve Suudi Arabistan vatandaşlarına 1 Kasım 2026’dan itibaren vize zorunluluğu getirecek.

Bordo pasaport sahibi Türk vatandaşları, 31 Ekim 2026'ya kadar Karadağ'a vizesiz seyahat edebilecek.

  • KÖTÜ DENEYİMLER GÜNDEM OLDU

Kararın ardından, ülkeyi ziyaret Tarık Bilen isimli sosyal medya kullanıcısının deneyimleri gündem oldu.

Uzun bir metin yayınlayarak yaşadığı kötü tecrübeden bahseden Bilen, Karadağ'ın sanıldığı gibi bir yer olmadığını söyledi.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 233500

  • "GÜZELİ BIRAK ORTALAMA YEMEK BİLE YOK"

Uçakta olup Türkiye'ye döndüğünü söyleyen sosyal medya kullanıcısı, "Karadağ sandığınız gibi bir yer değil. Dağlar ve soğuk deniz var, manzara açısından orta-güzel yemek derseniz yemek yok.

Kahvaltıda 2-3 euroya poğaça-börek yiyorsunuz Öğle ya da akşam yemeğinde ise cadde üstü bir makanda ya köfte ya da hamburger köftesi yiyorsunuz 14-15 euroya." dedi.

  • "ARABA KİRALAMA İŞİ TAM BİR FACİA"

Bir diğer sorunun ise araba kiralama olduğunu belirten Türk vatandaşı, şunları söyledi:

“Araba kiralama işi tam bir facia. İnternetten araba kiraladığınızda orada verilen genel sigortayı kabul etmeyip extra sigorta satıyorlar hava alanında, günlük 35 euro ve 800-1000 euro depozito. Arabalar da acayip dandik.

Dacia 1.0 motor gibi Araçta kusur olsa bile, ve ufak bir kaza geçirseniz bile sigorta umrunda değil, depozitonuzu en ufak bir çizik olsa bile neredeyse tamamına el koyuyorlar. Polis ile konuştuğumda da buradaki sistemin böyle oldugunu söylediler.”

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 233454

  • TAKSCİLERİN DOLANDIRICILIĞINI ANLATTI

Ulaşımın oldukça kötü olduğunu vurgulayan Bilen, "Taksi konusu felaket, 2-3 kat fiyatla sizi almaya çalışıyorlar, çok arada dürüst çıkıyor, normal taksimetre açıyor.

Ama bazıları da özellikle mekan çıkışlarında fake taksimetre açıyor ve 7-8 euroluk yere 40-50 euro diyor. O yüzden sert ve kesin konuşmak lazım, yoksa binmemek lazım." sözlerini paylaştı.

  • TUVALET VE OTOPARK KONUSU

Problemlerin sadece bunlarla sınırlı kalmadığını belirten vatandaş, şu ifadelere yer verdi:

“Etrafta gezerken tuvalete gideceksiniz, para da yok. O zaman sorun var. Çoğu tuvalet ücretli, 1 euro, AVM lerde bile! Özellikle Budva’da felaket bir trafik problemi var.

Bazen 3 kilometreyi yarım saatte gidemiyorsunuz. Park yeri bulmak çok zor, park alanının önünde yer boşalsın da giriyim diye bekliyorsunuz. Saatlik 1-1.5 euro park, AVM’lerde bile.”

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 233450

  • "TURİST VERGİSİNDE KART GEÇMİYOR"

Turistlerden alınan vergi sistemine ayrıca dikkat çeken Bilen, "Bir de teknoloji çok ilkel. Ülkeye girince otomatik turist kaydı yok, kendiniz gidip yapmanız lazım. Günlük 1-2 dolar vergisi var onu ödüyorsunuz ama bilin bakalım ne, kart geçmiyor sadece nakit.

Ve aldığınız makbuzu yanınızda bulundurun ülkeden çıkarken gümrük memuru istiyor. Yani bunda bile bir sistemleri yok." sözlerini kullandı.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 233442

Paylaşımın sonunda diğer vatandaşlara seslenen kullanıcı, şunları söyledi:

“Karadağ 600 bin nüfuslu bir ülke. Yani Türkiye’nin bazı ilçelerinden daha küçük. Çok önemsenmemesi gereken bir ülke Türkiye’nin plajları daha güzel. Manzara konusunda kaz dağları bölümüne benziyor biraz. Denizi aynı Edremit.

Düzgün yemek yok. Vize getirirlerse ülkede büyük gelir kapisi da kesilir. Zaten fakirler, her şey turist yolma üstüne kurulu. Çok ülke gezdim ama Karadağ’a bir daha gelir miyim emin değilim. Çok daha mantıklı yerler var.”

MasterChef Türkiye şampiyonu Eren Kaşıkçı evinde ölü bulundu! Şüpheli ölümle ilgili soruşturma

MasterChef Türkiye programının 2021 yılı şampiyonu Şef Eren Kaşıkçı, Kilyos'taki evinde hareketsiz halde bulundu.

Olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemelerde Kaşıkçı'nın hayatını kaybettiği belirlendi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Kaşıkçı'nın ölüm nedeninin henüz netleşmediği öğrenilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Kilyos'taki evinde tek yaşayan Kaşıkçı'dan, yakınlarının dünden beri haber alamadığı öğrenildi.

EREN KAŞIKÇI KİMDİR?
MasterChef Türkiye'deki disiplinli tavırları ve lezzet odaklı tabaklarıyla tanınan evli ve bir çocuk babası Eren Kaşıkçı, yarışma boyunca sergilediği performansla geniş bir hayran kitlesi edinmişti. Aslen Tokatlı olan Kaşıkçı, uzun yıllar İstanbul'daki çeşitli otellerde mutfak ekibinde görev aldı.

Daha sonra Çanakkale Gökçeada'ya yerleşerek burada bir sörf otelinde başşeflik yaptı. 2021 yılında katıldığı MasterChef Türkiye yarışmasında şampiyonluk kupasını kaldırdı. Şampiyonluğun ardından İstanbul'a geri dönen başarılı şef, 'Kızıl Sakal Sandviç' isimli restoranını işleterek gastronomi alanında kariyerine devam ediyordu.

Fenerbahçe, Polonya'da turu aldı! Sıradaki rakip Sturm Graz

UEFA Şampiyonlar Ligi 2. eleme turu rövanşında Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki Fenerbahçe, Michal Gasparik'in çalıştırdığı Gornik Zabrze ile deplasmanda karşılaştı.

GOLLER İLK YARIDA GELDİ
Ernest Pohl Stadyumu'nda oynanan müsabakada Gornik Zabrze ile 1-1 berabere kalan sarı lacivertliler, ilk maçtaki 1-0'lık galibiyetle bir üst tura yükseldi. Fenerbahçe'nin golünü 12. dakikada penaltıdan Anderson Talisca kaydetti. Ev sahibi Zabrze'nin golü ise 45+10. dakikada Michal Sacek'ten geldi.

BİR SONRAKİ RAKİP STURM GRAZ
Sarı-lacivertliler, 2. eleme turunda Polonya'nın Gornik Zabrze ekibini eleyerek Hearts'ı geçen Avusturya ekibi Sturm Graz ile eşleşti.

İLK MAÇ İSTANBUL'DA
UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçları 4-5 Ağustos, rövanşları ise 11 Ağustos tarihinde oynanacak. Sarı-lacivertliler, 3. eleme turunun ilk karşılaşmasını kendi sahasında yapacak.

Fed faiz kararını açıkladı! Başkan Warsh'dan ilk açıklama

Küresel piyasaların merakla beklediği ABD Merkez Bankası (Fed) faiz kararı açıklandı. Banka politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bıraktı.

Kararın Fed’in ikili hedefini desteklemek amacıyla alındığını ve bankacılık sisteminde yeterli rezerv bulundurma politikasının sürdürüldüğünü açıklandı.

Fed, Orta Doğu’daki çatışmadan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ekonomik faaliyetin güçlü bir hızda genişlediğini bildirdi. Verimlilik artışı ile sermaye yatırımlarının güçlü olduğunu, istihdam artışının iş gücündeki büyümeye ayak uydurduğunu ve işsizlik oranının çok az değiştiğini aktardı.

Fed, enerji dahil belirli sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz şoklarının etkisiyle enflasyonun %2 hedefinin üzerinde kalmayı sürdürdüğünü belirtti. Fed, fiyat istikrarını sağlayacağını vurguladı.

10 YIL SONRA İLK!
Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, 25 baz puanlık faiz artışı yönünde oy kullandı.

Üç üyenin aynı politika değişikliği yönünde karşı oy kullanması 2016’dan bu yana ilk kez gerçekleşti.

Karşı oylar, beş yıldır Fed’in hedefinin üzerinde seyreden enflasyona müdahale edilmesi yönündeki baskının banka içinde güçlendiğine işaret etti.

WARSH'DAN KARARIN ARDINDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
Fed Başkanı Kevin Warsh faiz kararının ardından şu açıklamaları yaptı:

"Komite içi görüşmeler yapıcı bir ortamda gerçekleşti. Ekonomi dikkat çekici bir dayanıklılık gösteriyor. Komite fiyat istikrarını sağlamaya kararlılıkla bağlı kalmayı sürdürüyor. Enflasyon için örtük bir hedef yok. Beş yıl süren yüksek enflasyon, Fed’in örtük hedefinin %2’nin üzerinde olduğu yönünde silinmesi zor bir algı bıraktı. Tek bir hedef var ve o da %2 hedefidir.

Enflasyon dokuz haftada kontrol altına alınamaz. Gereken zamanlarda adım atmaktan sakınmayız. Önceki 5 yılda yaşanan yüksek enflasyon konusunda uzun konuşmalar yaptık. Sermaye harcamalarının yan etkisinin ne zaman görüleceğini tahmin etmek zor. Nominal ve reel tahvil getirileri belirgin şekilde yükseldi. FOMC toplantıları arasındaki bazı yükselişler son onlarca yılın en dikkat çekici hareketleri arasında yer aldı. Fiyatlar gelen verilere anlık tepki verdi, yönlendirmelerin azaltılması da bunda etkili olmuş olabilir. Piyasalar uygun gördükleri yönde ve ölçüde tepki vermeyi sürdürecek.

FAİZ ARTIRIMI MASADA!
Bugünkü toplantıda beş yıl süren yüksek enflasyonu değerlendirdik. Son dönemde yaşanan ekonomik şokları ele aldık. Şoklardan kaynaklanan fiyat artışlarının daha geniş çaplı bir enflasyon dinamiğine işaret edip etmediğini değerlendirdik. Para politikası araçları ve stratejilerini görüştük. Tahvil piyasası ekonominin güçlü ve istikrarlı olduğunu söylüyor gibi görünüyor.

Duyduğum kadarıyla, fiyat istikrarını sağlama gücüne sahip olduğumuz konusunda geniş bir mutabakat vardı. (Karşı oylar) İyi bir aile içi tartışması istemiştim ve istediğimi aldım. Haziran ayı çekirdek PCE verisi bugünkü toplantıda alınan karara önemli bir etki yapmadı. Faizler bugün 42 gün öncesine oranla daha yüksek.

Piyasa gelişmelere çok daha doğrudan tepki veriyor. Açıklanan verileri soluksuz şekilde beklediğimizin düşünülmesini istemem. Tek bir veri noktasına aşırı ağırlık verdiğimizi söyleyemem. Tartışmalar, zorlu konularda geniş bir mutabakat olduğunu gösterdi. Benim değerlendirmem, bunun temkinli bir değerlendirme dönemi olduğu yönünde. Yüzde 2 enflasyon hedefine ulaşacağız. Enflasyon yüksek kalırsa, faiz oranları çözümün bir parçası olabilir"

2026'DA HENÜZ FAİZ DEĞİŞMEDİ
Fed, 2026 yılında şimdiye kadar gerçekleştirdiği dört toplantının tamamında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu.

Hamas lideri Halil el-Hayye Türkiye'de!

Hamas'ın yeni Siyasi Büro Başkanı seçilen Halil el-Hayye Türkiye'ye ziyarette bulundu.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hamas Siyasi Büro Başkanlığına seçilen Halil el-Hayye ve beraberindeki Hamas heyetini kabul etti.

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Fidan, yeni seçildiği görevinde Hayye'ye başarılar diledi.

Hayye, Gazze ve Batı Şeria'daki durum hakkında bilgi verdi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin yasa dışı yerleşim faaliyetlerini ve Kudüs'te kutsal mekanlara yönelik saldırılarını artırdığına dikkati çekti.

Hamas lideri Halil el-Hayye Türkiye'de! Bakan Fidan ile görüştü

Hamas'ın, barış müzakerelerinde yapıcı bir tutum izlemeyi sürdürdüğünü ifade eden Hayye, Filistinliler arası uzlaşı süreci hakkında da bilgi aktardı.

Bakan Fidan da Türkiye'nin, Filistinlilerin haklı davasını her alanda ve her platformda en güçlü şekilde desteklediğini yineledi.

Fidan, Türkiye'nin, Netanyahu hükümetinin Gazze'de ve Batı Şeria’da işlediği suçların ve kutsal mekanlara yönelik saldırılarının uluslararası toplumun gündeminde kalmasını sağladığını ve Gazze'ye daha fazla insani yardım ulaştırılması için her türlü çabayı göstermeye devam edeceğini kaydetti.

Bakan Fidan, Türkiye'nin Gazze barış sürecini desteklemeyi sürdüreceğini, bu süreçte Hamas'ın oynadığı rolü takdirle karşıladığını belirtti.

Görüşmede, diğer bölgesel konular da ele alındı.

Deprem sonrası valilik desteğiyle kurulan kooperatifin kurucu başkanından denetim çağrısı

6 Şubat 2023'teki depremlerin sonrasında Hatay Valiliği'nin desteğiyle kurulan Antakya Tatları Kadın Kooperatifi'nin kurucu başkanı Gökçe Eker, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda kurumun yeni oluşturulan yönetiminin, kooperatifi atıl halde bıraktığını açıkladı.

Kendisinin bilgisi olmaksızın genel kurul yapılarak başkanlığının düşürüldüğünü belirten Eker, Kooperatif'in ofisine giderek çektiği videoyu Instagram hesabından paylaştı.

Görüntüler, kurumdaki ilgisizliği gözler önüne serdi.

  • "ATIL DURUMDA BULDUM"

Paylaşımında Hatay Valisi Mustafa Masatlı'ya seslenerek birçok iddiada bulunan Eker, şunları yazdı:

"Sayın Valim Mustafa Masatlı, deprem sonrası bana güvenerek kurduğumuz gözbebeği kooperatifimizi yakın zamanda Hatay’a gittiğimde atıl durumda buldum. Beni inanılmaz üzen bu duruma sebep olan kişileri gördükçe, yaşadıklarımı anlatmak ve hakkımı aramak zorunda hissettim.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 230053

  • "ŞAHSİ HESAPLARA AKTARILDIĞINI GÖRDÜM"

Ben şehir dışı bağlantıları kurarak bakanlar ve milletvekillerimizle birebir görüşüp derdimizi anlatarak çabalarken, büyük işletmelerde aylarca yemek yaparak ürün çektiğim, satış ve tanıtımını yaptığım kooperatifime döndüğümde banka hesaplarının şahsi hesaplara aktarıldığını gördüm ve bunun peşine düştüm.

  • "BAŞKANLIĞIM ELİMDEN ALINDI"

Meğer ben şehir dışında eşek gibi kooperatifimiz ve Hatay ürünlerimiz için çalışırken, arkamdan bir örgüt kurulmuş ve genel kurulla başkanlığım elimden alınmış. Başkan yardımcısı olarak devam ettiğim kooperatifimin anahtarını değiştirdiler. Çarşıda üzerime yürüyerek arkamdan olmadık yalanlar söylediler.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 230059

  • "ŞİKAYETÇİ OLDUM"

Benim çocuklarım var ve bu nedenle İstanbul’a döndüm ve çalışmaya başladım. Bu, benim hayatımdaki en büyük darbelerden biriydi. Tek suçum güvenmekti.

Bunun üzerine savcılığa suç duyurusunda bulundum. Bakanlığa şikâyet ettim. Aradan uzun zaman geçmesine rağmen sonuç alamadım ama peşini de bırakmadım.

Ekran Görüntüsü 2026 07 29 230105

  • "SATIŞ YAPMAYA DEVAM ETTİLER"

Bu süre içinde, imza atarak başkanlığı benden alan kişiler, kendi hesaplarına satış yapmaya ve diğer kooperatif ortaklarına, ben dahil, pay ve bilgi vermeden devam ettiler.

Bu süreç içinde, büyük ölçüde üretim yapabilecek konumda, araç gereçlere sahip ve 100 kişiye yemek verebilen restoran kooperatifimizi atıl duruma getirmişler. Yazık, cidden yazık.

  • "ÜSTÜ KAPATILMASIN"

Şu an Bakanlıktan müfettiş atandı. İnşallah bunun üstü kapatılmaz. Bana yapılan bu haksızlık, memleketime, ürünlerime ve emeğime yapılmış bir haksızlıktır."

Eker, paylaşımında Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt'e, şikayetleri hakkında denetim yapılması için çağrıda bulundu.

Gelecek Partisi feshedildi: Ahmet Davutoğlu siyaseti bıraktı!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını bildirdi.

  • SOSYAL MEDYA HESABINDAN PAYLAŞIM YAPTI

Davutoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Gelecek Partisi'ni 12 Aralık 2019'da kurduklarını hatırlattı.

Genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini savunan Davutoğlu, Türkiye'nin siyasi düşünce ve demokrasi tarihinde belirleyici olmuş üç ana akımın, bugün ciddi bir varoluş sınamasıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Muhafazakarların ahlaki özü, milliyetçilerin eşit vatandaşlığı, çağdaşlaşma düşüncesini savunanların ise evrensel değerleri milli değerlerle buluşturmayı hedeflemesi gerektiğine işaret eden Davutoğlu, "Değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, bu kararın "bir teslimiyet kararı" olmadığının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır. Bu, siyasetten vazgeçiş değil, herkese siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır. Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil, Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır. Yarının Türkiye'si, düşünce özgürlüğünün, liyakatin, hukukun, üretimin, sosyal adaletin, eşit vatandaşlığın, kurumsal etkinliğin, toplumsal barışın, özgün düşüncenin ve stratejik aklın Türkiye'si olmalıdır.

Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir. Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz. Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz. Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz."

Kamuoyuna Duyuru! pic.twitter.com/AuMrlOnSkz

— Ahmet Davutoğlu (@Ahmet_Davutoglu) July 29, 2026

Fed beklendiği üzere faizi sabit bıraktı

Fed'den yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulmasına ilişkin kararın 3'e karşı 9 oyla alındığı bildirildi.

Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari ve Dallas Fed Başkanı Lorie Logan'ın para politikası kararına karşı oy kullandığı belirtilen açıklamada, üç yetkilinin bu toplantıda politika faizinin 25 baz puan artırılmasından yana olduğu aktarıldı.

Açıklamada, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) Fed'in iki temel görevini desteklemek amacıyla federal fon oranı için hedef aralığını yüzde 3,50-3,75 seviyesinde tutma kararı aldığı kaydedildi.

Ayrıca açıklamada, Komite'nin bankacılık sisteminde yeterli düzeyde rezerv bulundurma politikasını sürdürdüğü belirtildi.

Orta Doğu'daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ekonomik faaliyetin sağlam bir hızla genişlediğine işaret edilen açıklamada, verimlilik artışı ve sermaye yatırımlarının güçlü seyrettiği aktarıldı.

Açıklamada, istihdam artışının işgücündeki büyümeyle paralel seyrettiği ve işsizlik oranının çok az değiştiği belirtildi.

Enflasyonun enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz şoklarının da etkisiyle Komite'nin yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam ettiği kaydedilen açıklamada, Komite'nin fiyat istikrarını sağlayacağı vurgulandı.

  • Üst üste beşinci toplantıda politika faizi değişmedi

Fed, geçen yılın ilk beş toplantısında politika faizini sabit tutarken, eylül, ekim ve aralık aylarında toplam 75 baz puan indirime gitmişti.

Banka, geçen yıl art arda üç faiz indirimi yapmasının ardından bu yılın ilk dört toplantısında da politika faizini sabit tutmuştu.

Son kararla birlikte, Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh'un görevdeki ikinci toplantısında politika faizinde değişikliğe gidilmemiş oldu.

Kılıçdaroğlu'nun 'ARINMA' çağrısına ilk uyan Özgür Özel mi? Özel, ABDEST alırken görüntülendi!

Cumhuriyet Halk Partisi'nde sular durulmuyor. Kurultay sürecinde delegeleri satın alarak hileyle genel başkanlık koltuğunu ele geçirdiği iddia edilen Özgür Özel'in dönemi "mutlak butlan" kararıyla resmen sona erdi. Partinin başına yeniden geçen Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'yi ve belediyeleri bu zihniyetten temizlemek için "arınma" şartını öne sürerek düğmeye bastı. Kılıçdaroğlu'nun bu hamlesi parti tabanında geniş yankı bulurken, asıl siyasi kriz Özgür Özel cephesinde patlak verdi.

  • Özel'in "Muhafazakar" Şovu Elinde Patladı

CHP'den ayrılıp yeni bir parti kuran Özgür Özel, siyasi rotasını tamamen değiştirme çabasıyla muhafazakar seçmene göz kırpmaya başladı. Ancak Özel'in kendi yakın çevresi tarafından servis edilen "cuma namazı" ve "abdest alma" görüntüleri, siyasi bir kurgudan öteye gidemedi. Kameralar eşliğinde şadırvana oturan Özel'in abdest alırken rükünlerin sırasını karıştırması dikkatlerden kaçmadı. Dini ritüelleri siyasi malzeme yapmaya çalışan Özel'in bu acemi halleri sosyal medyada günün en çok konuşulan ve eleştirilen konusu oldu.

  • Yarkadaş İfşa Etti: "Cuma'ya Gittiğini Görmedim"

Özgür Özel'in bu ani maneviyat dönüşüne en sert ve çarpıcı tepki ise eski mesai arkadaşlarından geldi. CHP'de uzun yıllar Özel ile omuz omuza siyaset yapan gazeteci Barış Yarkadaş, katıldığı bir televizyon programında Özel'in kurguladığı yeni profili adeta yerle bir etti. Yarkadaş, canlı yayında izleyenleri şaşırtan şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Ben Özgür Özel'le 3 yıl milletvekilliği yaptım. Bir gün camiye gittiğini görmedim. Gerçekten görmedim. Bunlar samimi olmayan şeyler. Kimsenin itikatını sorgulayacak durumda değilim ama bizim hiçbir genel başkanımız bugüne kadar basına 'cuma namazı şu camide' diye bilgi notu geçmedi."

  • Siyasette Samimiyet Sınavı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'de başlattığı "arınma" hareketi, siyasette yozlaşmaya karşı somut bir adım olarak değerlendirilirken, Özgür Özel'in yeni partisinde sahnelediği inandırıcılıktan uzak "dindar" profili kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. Kendi partisinin üyelerince servis edilen görüntüler, Özel'in siyasi inandırıcılığına ağır bir darbe vurdu. Seçmen, siyasilerden kurgulanmış PR şovları değil, dürüstlük ve samimiyet bekliyor.

Fransa'da yangınların sürdüğü bölgede yağmalama dahil farklı suçlardan 4 kişiye gözaltı

Yerel basındaki haberlere göre, Gironde’a bağlı Haillan kasabasında bir kadın tahliye edilen bölgeden çıkarken görüldü. Yapılan polis kontrolünün ardından gözaltına alınan kadının çantasında değerli takılar ve menşei belli olmayan çok sayıda değerli eşya tespit edildi.

Vilayette yangın nedeniyle tahliye edilenlerin konakladığı Bordeaux Fuar Merkezi'nde yangından etkilenenler için hazırlanan yiyecekleri çaldığı şüphesiyle de 2 kişi gözaltına alındı.

Polis kaynakları, kendini psikolog olarak tanıtan ve felaketzedelere ücret karşılığında seans yapmayı teklif eden bir kişinin de gözaltına alındığını açıkladı.

Gironde’da 22 Temmuz’dan bu yana devam eden yangında 42 bin hektardan fazla alan yandı, 220 bini aşkın kişi tahliye edildi.

Avrupa ülkelerinin de destek verdiği yangın söndürme çalışmaları, itfaiye ekiplerinin havadan ve karadan müdahalesiyle devam ediyor.

ABD, İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıkladı

ABD Hazine Bakanlığından yapılan açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan gelir elde etme çabalarına karşı yeni adımlar atıldığı bildirildi.

Açıklamada, İran Devrim Muhafızları Ordusu destekli olduğu belirtilen bir "şantaj" mekanizmasında yer alan Persian Gulf Marine Insurance Company ile HormuzSafe Marine Services Authority adlı 2 şirketin yaptırım listesine eklendiği kaydedildi.

ABD Hazine Bakanlığının açıklamasında, söz konusu mekanizmanın, ticari gemileri Hürmüz Boğazı'ndan geçebilmek için zorunlu denizcilik sigortası satın almaya mecbur bıraktığı, bu yolla İran'ın deniz taşımacılığı üzerinden gelir elde ettiği öne sürüldü.

Ayrıca, İran'ın enerji sevkiyatlarına yönelik baskıyı artırmak amacıyla İran ham petrolü ve petrokimya ürünleri taşıyan 8 geminin de yaptırım kapsamına alındığı belirtilen açıklamada, bu gemilerin sahibi veya işletmecisi olan Çin, Hong Kong ve Marshall Adaları merkezli 8 şirkete de yaptırım uygulandığı bildirildi.

Açıklamada, yaptırım kapsamına alınan gemilerin Marshall Adaları, Mozambik, Barbados ve Vanuatu bayraklı olduğu, bir geminin ise bayrağının bilinmediği bilgisine yer verildi.

Çanakkale'de açık alanlarda ateş yakılması yasaklandı

Valilikten yapılan açıklamada, meteorolojik değerlendirmeler ve Orman Bölge Müdürlüğünce gerçekleştirilen yangın risk analizleri doğrultusunda, 29 Temmuz'dan itibaren 4 gün süreyle il genelinde yüksek sıcaklık, kuvvetli rüzgar ve düşük nem değerlerinin etkili olmasının beklendiği belirtildi.

Bu meteorolojik koşulların oluşturacağı yüksek yangın riskini azaltmak amacıyla 29 Temmuz'dan itibaren 4 gün süreyle il genelinde her ne suretle olursa olsun açık alanlarda ateş yakılması ve yangına sebebiyet verebilecek bütün faaliyetlerin yasaklandığı bildirildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Alınan tedbirlerin uygulanması ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından titizlikle takip edilecektir. Ormanlarımızın korunması, tabiatın ve doğal yaşamın muhafazası ile vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla tüm vatandaşlarımızın belirlenen tedbirlere azami hassasiyet göstermesi önemle rica olunur."

Ayrıca yine Valilik tarafından 29 Temmuz'dan itibaren 4 gün süreyle 12.00-18.00 saatlerinde biçerdöver ve balya makinesi kullanılarak hasat ve balyalama faaliyetlerinin yapılmamasına karar verilmişti.

❌
❌