Normal görünüm

Yeni makaleler mevcut. Sayfayı yenilemek için tıklayın.
Dünden önceki günAna akış

Müstehcen içeriğe yargı freni! 494 hesaba erişim engeli: Serpil Cansız, Ceyda Ersoy, Esin Çepni...

İstanbul'da müstehcen içerik paylaştığı belirlenen 494 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. X, TikTok, Instagram ve YouTube'daki 419 profil ve paylaşım bağlantısının yanı sıra 75 internet adresi hakkında da içeriklerin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı verildi.

Zonguldak'ta 17 yaşındaki kızını yatağa zincirleyen anne ve baba adliyede: 4 kardeş koruma altında

Zonguldak'ta 17 yaşındaki Sıla T.'yi izinsiz AVM'ye gittiği gerekçesiyle dövüp yatağa zincirleyen anne ve baba gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Vücutlarında darp izleri tespit edilen Sıla T. ve 3 kardeşi devlet korumasına alınırken, babanın adliye girişindeki ifadesi dikkat çekti.

Nasuh Mahruki’ye “halkı kin ve düşmanlığa tahrik”ten hapis cezası! Mahruki'nin tahliyesine hükmedildi

Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Mahruki'yi 'basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, 63 gündür tutuklu bulunan Mahruki'nin tahliyesine hükmedildi.

Özgür Özel'den bile bile lades! 2 defa uyarıldı, tınlamadı... Yargıtay kapıyı çalınca pazarlığa oturdu: Partileri birleştirelim

İki ay önce CHP'yi bölerek kurulan YENİ Parti, şimdilerde tabela krizi yaşıyor. Yenilik Partisi'nin başvurusu üzerine Yargıtay’dan YENİ Parti’ye ‘Adınızı değiştirin’ tebligatı gitti. Bu süreçte Özgür Özel, 'Bile bile lades' dedi. Çünkü Özel'in 'Bu ismi kullanma mahkemelik olursun' diye iki kez uyarıldığı ancak umursamadığı ortaya çıktı. Yargıtay'ın tebligatı sonrası ise etekler tutuştu. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlığın detaylarına Takvim.com.tr ulaştı. Özel'in 3 saat baş başa görüştüğü Öztürk Yılmaz'a 'Partileri birleştirelim, ittifak yapalım' teklifi ile gittiği öğrenildi. Pazarlık bozulunca restleşmeler baş gösterdi.

Eski bürokrat İbrahim Turhan'a borsada manipülasyon soruşturması

Sermaye piyasalarında yatırımcıyı yanıltıcı ve endişeye sevk edici manipülatif paylaşımlar yargıya taşındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyadaki içerikleri sebebiyle eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında re’sen soruşturma başlattı.

MİT Başkanı İbrahim Kalın'dan Afganistan'da kritik temaslar! Güvenlik ve istihbarat masada

MİT Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan'ın Kabil ve Kandahar kentlerinde üst düzey temaslarda bulundu. Afganistan yönetiminin önemli isimleriyle bir araya gelen Kalın'ın görüşmelerinde Türkiye-Afganistan güvenlik ve istihbarat işbirliğinin derinleştirilmesi, terörle mücadele, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.

CHP-Yeni Parti hattında selam kesildi! Ali Mahir Başarır ile Sevda Erdan Kılıç'tan olay hareket

Özgür Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölerek Yeni Parti'yi kurmasının ardından tavan yapan kriz Meclis koridorlarına taşındı. Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, birbirlerinin yüzüne bakmadan yollarına devam etti. İki ismin selamlaşmaması, eski yol arkadaşlarının arasındaki kopuşun boyutunu ortaya koydu.

"Polisim" yalanıyla 7 milyon liralık ziynet ve döviz tuzağı: 3 gözaltı 1 tutuklama

Kendilerini telefonda polis olarak tanıtan şahıslar, kimlik bilgilerinin suça karıştığı yalanıyla mağdur ettikleri vatandaşın yaklaşık 7 milyon lira değerindeki döviz ve ziynet eşyasını alarak kayıplara karıştı. Antalya Emniyeti tarafından yürütülen titiz takip sonucunda 2 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanan 3 şüpheliden 1’i nitelikli dolandırıcılık suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin kaçışında kullanılan korsan taksilere para cezası kesildi, araçlar 60 gün süreyle bağlandı.

18 yıl sonra yeniden açılan cinayet dosyası çözüldü: Adliyeye sevk edilen 4 şüpheli tutuklandı

Nevşehir'de 2008 yılında öldürülen Sedat Ünal cinayet dosyası 18 yıl sonra yeniden açıldı. Kurulan özel ekibin HTS verileri ve DNA delillerini baştan sona incelemesiyle düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheliden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Özgür Özel Le Figaro’da Türkiye’yi eleştirdi: İmamoğlu dosyasını gündeme taşıdı, Avrupa’ya Ankara’ya karşı tutum çağrısı yaptı

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’ye yönelik suçlamalarını bu kez Fransız Le Figaro’ya taşıdı. Türkiye’yi “otoriterlik” üzerinden hedef alan Özel, Ekrem İmamoğlu hakkında 407 sanık ve 143 eylem üzerinden yürüyen, milyarlarca liralık kamu zararı iddialarının yer aldığı yolsuzluk ve suç örgütü davasını ise “siyasi baskı” anlatısıyla Avrupa kamuoyuna sundu. Özel, Başkan Erdoğan’dan yargıya kadar uzanan ağır iddialarını sıralarken Avrupa’ya da Ankara’ya yönelik yaklaşımını değiştirme mesajı verdi.

Bahçeli: Adayımız Erdoğan üçüncü hilali de tamamlayacak... Erken değil 'yenileme' seçimi! Öcalan'a villa yok

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayının bir kez daha Recep Tayyip Erdoğan olduğunu vurguladı. Bahçeli, Erdoğan’ın 2018 ile 2023 seçimlerini kazanarak üç hilalin ikisini tamamladığını, üçüncü hilalin de tamamlanacağını ifade etti. İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan için villa inşa edildiği yönündeki iddialara da cevap veren Bahçeli, ortada villa olmadığını, cezaevi yerleşkesi içinde 250 metrekarelik konut yapıldığını bildirdi. Bahçeli, dış politikada tavizsiz duruşun sürdüğünü dile getirdi.

Çağla Öz'ün "Vanlı Kara Haydar" hakkındaki eski röportajı ortaya çıktı! ''Beni tehdit etti''

'Vanlı Kara Haydar' olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan ile gerçekleştirdiği evlilik ve düğününde takılan altınlarla kamuoyunun gündemine gelen Çağla Öz'ün lise yıllarına ait bir röportajı ortaya çıktı. Çağla Öz'ün lise döneminde annesiyle birlikte verdiği röportajda Mehmet Fatih Tançalan'dan tehdit ve taciz iddiasıyla şikayetçi olduğu, annesinin ise 'Kızımı Vanlı Kara Haydar'ın elinden kurtarmak istiyorum' ifadelerini kullandığı görüldü.

Çağla Öz'ün lise yıllarında şimdiki eşi Vanlı Kara Haydar'dan şikayetçi olduğu ortaya çıktı

“Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan ile evliliği ve düğününde takılan altınlarla gündeme gelen Çağla Öz’ün yıllar önce verdiği röportaj ortaya çıktı. Öz’ün lise yıllarında annesiyle birlikte verdiği röportajda Tançalan’dan tehdit ve taciz iddiasıyla şikâyetçi olduğunu söylediği, annesinin ise “Kızımı Vanlı Kara Haydar’ın elinden kurtarmak istiyorum.” dediği görüldü.

Bakan Ersoy Kahramanmaraş'ta açılışı yaptı: 5 cami ibadete, tarihi kale ziyarete açıldı!

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde zarar gören ve restorasyon çalışmaları tamamlanan 5 cami ile Kahramanmaraş Kalesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara değinen Bakan Ersoy, tarihi eserleri özgün mimarilerini koruyarak yeniden ayağa kaldırdıklarını ifade etti.

Mersin'deki su altı uyuşturucu operasyonunda 8 tutuklama

Mersin Limanı'na Brezilya'dan gelen kuru yük gemisine yönelik düzenlenen uluslararası uyuşturucu operasyonunda adalet sağlandı. Dalgıç polislerin geminin su altındaki motor soğutma vanasına (kinistin) gizlenmiş halde bulduğu 1,5 milyar lira değerindeki 350 kilogram kokainle ilgili gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Büyük restorasyon tamamlandı! Tarih yeniden ziyaretçilerle buluştu: Kahramanmaraş’ın simgesi kapılarını açtı

6 Şubat depremlerinin izlerini taşıyan Kahramanmaraş’ta tarihi miras yeniden ayağa kaldırıldı. Depremde ağır hasar gören 5 cami, özgün mimarileri korunarak restore edilirken kentin simge yapılarından Kahramanmaraş Kalesi de kapsamlı çalışmaların ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, yürütülen çalışmalarla hem şehrin tarihî dokusunun korunduğunu hem de kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığını belirtti.

Kurtlar Vadisi Pusu’da FETÖ yapımları detayı: Oyuncu kadrosundaki kesişim dikkat çekti

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının yeniden açılması, Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçmiş kadrosundaki dikkat çeken bağlantıları yeniden gündeme taşıdı. FETÖ’nün medya yapılanmasında öne çıkan Samanyolu TV’nin Tek Türkiye, Şefkat Tepe ve Kollama gibi yapımlarında rol alan çok sayıda ismin farklı dönemlerde Pusu kadrosuna geçmesi, arşiv kayıtlarındaki oyuncu trafiğini yeniden tartışmaya açtı. Özellikle örgütün etkisini artırdığı yıllardaki bu geçişler dikkat çekti.

AB'den 13 yaş altına sosyal medya yasağı! META ve TikTok'un algoritma dayatmasına "yaptırım" sinyali: Batı uyandı, sıra Türkiye'de

Sosyal medya platformlarının çocukları ve gençleri hedef alan algoritma dayatmalarına karşı Avrupa Birliği de harekete geçti. 'Çocuk Yasası' ile 13 yaş altına sosyal medya kısıtlanacak. 15 yaşın altındakiler için kişisel hesap açılmasına izin verilmeyecek. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen 'Artık platformlar bize güvenli olduklarını kanıtlamak zorunda' diyerek yaptırım sinyali verdi. Öte yandan META ve TikTok'un ABD'ye boyun eğip kısıtlama ve tazminatları kabul etmesi Türkiye için emsal nitelikte. Uzmanlar hem TikTok'a hem de Meta'ya yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.

FETÖ'nün kamudaki izdivaç kataloğu patladı: 22'si aktif kamu görevlisi 60 kişi yakalandı

FETÖ'nün kamu kurumlarındaki mensuplarını şifreli uygulamalar ve katalog formlarıyla evlendiren 'kamu mahrem izdivaç yapılanması' çökertildi. MİT ve Ankara Emniyeti'nin ortak operasyonunda, 22'si aktif kamu çalışanı olmak üzere 60 şüpheli gözaltına alınırken örgütün kurduğu 'aday havuzu' tüm detaylarıyla deşifre edildi.

CHP'li Buca Belediyesinde 210 günlük maaş krizi! 80 işçi belediye önünde eylem yaptı

İzmir’de CHP’li Buca Belediyesi şirketi ÜzümKent’e bağlı Kent Lokantaları ve Sporium tesislerinde çalışan yaklaşık 80 işçi, 7 aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle belediye önünde eylem yaptı. İşçiler, 210 gündür ücretlerini alamadıklarını belirterek ev kiraları ile elektrik ve su faturalarını ödeyemediklerini, yatalak ebeveynlerine ilaç ve okula başlayan çocuklarına kırtasiye malzemesi alamadıklarını söyledi. Çalışanlar, belediye yönetimine çağrı yaparak maaşlarının bir an önce ödenmesini istedi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Hakim ve savcı atamalarında puan sıralaması dönemi başlıyor!

Adalet Bakanlığı, yargılamaların makul sürede tamamlanması hedefiyle hakim ve savcı atama sisteminde kapsamlı bir değişikliğe gitti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla atamalarda puan sıralamasının esas alınacağını duyurdu. Coğrafi ayrımların kaldırıldığı ve ölçülebilir kriterlerin devreye girdiği yeni sistem, 2027 yılında yürürlüğe girecek.

Hakim ve savcı atamalarında puan sistemi dönemi... Doğu batı ayrımı kalktı: 2027 kararnamesiyle başlıyor

Yargılamaların makul sürede tamamlanması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Adalet Bakanlığı, atama sisteminde devrim niteliğinde değişikliğe gitti. Bakan Akın Gürlek, HSK kararıyla hakim ve savcı atamalarında puan sıralamasının temel alınacağını bildirdi. Emeğin ve hakkaniyetin güçleneceği yeni yapıda, coğrafi ayrımlar kaldırılarak tamamen ölçülebilir kriterler devreye giriyor. 2027 yılında yürürlüğe girecek sistem, vatandaşın hakkına en kısa sürede kavuştuğu güven veren yargı düzenini kalıcı olarak inşa edecek. Düzenlemenin detaylarına Takvim.com.tr ulaştı.

Şişlik, ateş ve ağız yaraları! Mavi dil hastalığı nedir? Koyun ve sığırlarda alarm veren belirtiler

Mavi dil hastalığı, özellikle koyun ve sığırlarda farklı belirtilerle ortaya çıkabilen ve hayvan sağlığı açısından yakından takip edilmesi gereken viral bir hastalık olarak öne çıkıyor. Ağız ve burunda yaralar, şişlik, ateş, topallık ve solunum sorunları hastalığın dikkat çeken belirtileri arasında yer alırken, gebe hayvanlarda düşük ve ölü doğum gibi sonuçlar da görülebiliyor. Hastalık insanlara bulaşmazken, şüpheli vakaların zamanında bildirilmesi salgınların kontrol altına alınması açısından önem taşıyor.

İstanbul'da 9 ayda 11 ton uyuşturucu ele geçirildi: 6 bin 422 torbacı cezaevine

İstanbul Emniyeti ekipleri zehir tacirlerine nefes aldırmıyor. 18 Temmuz ile 15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 41 şüpheli tutuklandı. Yıl başından bu yana yakalanan uyuşturucu miktarı 11 tonu aşarken, 6 bin 422 kişi cezaevine gönderildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı.

İstanbul'da kiralık sosyal konut projesinde başvuru süreci devam ediyor: Son gün 25 Eylül!

İstanbul'da hayata geçirilen kiralık sosyal konut projesi için başvuru süreci devam ediyor. Türkiye'de ilk kez uygulanacak model kapsamında 14 Eylül'de başlayan başvurular 25 Eylül'e kadar sürecek. Hak sahiplerine konut teslimatlarının ise ekim ayında yapılması planlanıyor. A Haber muhabiri Meral Dağlılar, örnek kiralık sosyal konut dairesinden gerçekleştirdiği canlı yayınla projenin merak edilen detaylarını paylaştı.

Kurtlar Vadisi oyuncusu Nevzat Yakışırboy’dan Osman Sınav ve FETÖ iddiası

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ifade veren Kurtlar Vadisi senaristlerinin açıklamaları sonrası dizinin tanınan yüzlerinden Nevzat Yakışırboy sessizliğini bozdu. Yakışırboy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Osman Sınav FETÖ'cülerle yol yürümek istemedi” ifadelerini kullanarak yönetmenin diziden ayrılış sürecine dair karanlık noktalara dikkat çekti. Raci Şaşmaz’ın ifadesinde yer alan tehdit detayını doğrulayan Yakışırboy, Sınav’a yönelik kumpas kurulduğunu iddia etti.

Araç piyasasında hareketlilik azaldı! Ağustos rakamları dikkat çekti: İşte trafiğe kayıtlı araç sayısında yeni tablo

Türkiye’de taşıt piyasasında Ağustos ayında dikkat çeken bir gerileme yaşandı. TÜİK verilerine göre, Ağustos ayında 171 bin 887 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, yeni kayıtlar bir önceki aya göre yüzde 17,2, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 20,1 azaldı. Buna karşın Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 911 bin 879’a ulaştı.

Elazığ’da yangın süsü verilen çifte cinayette X-Ray detayı: Katil zanlısı İstanbul'da yakalandı!

Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 8 Eylül 2026’da çıkan ev yangınında hayatını kaybettiği değerlendirilen Ağa ve Nimet Üykü çiftinin otopsisinde vurularak öldürüldükleri ve olaya yangın süsü verildiği ortaya çıktı. JASAT ekipleri, maktullere ait çalınan ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray görüntülerinden tespit ederek katil zanlısı H.Ç.’yi yakaladı. Zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Korsan takside polisten kaçmak için çağrı merkezi kurdular

İstanbul’da korsan taksicilik faaliyetleri organize suç şebekelerini aratmayan yöntemlerle yürütülüyor. Yasa dışı dijital uygulamalar üzerinden haberleşen korsan taksiciler, motosikletli gözcüler ve kurdukları çağrı merkezleriyle polis denetimlerinden kaçmaya çalışıyor. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılından bu yana 44 bin 252 sürücü ve yolcuya işlem yapıldı. Kesilen yüksek idari para cezalarının korsan ağ organizatörleri tarafından karşılandığı ortaya çıkarken, taksi esnafı haksız rekabet ortamının son bulmasını istiyor.

CHP'nin şaibeli kurultayına ceza davası yine ertelendi! Gözler 21 Ekim'de... Kılıçdaroğlu'ndan ses getiren "temyiz" hamlesi

Ekrem İmamoğlu'nun başını çektiği 12 sanığın 'oylamaya hile karıştırma' suçundan yargılandığı CHP'nin şaibeli kurultayına ceza davası 21 Ekim'e ertelendi. Bir önceki celsede Adem Soytekin tanık olarak dinlenmiş, KİPTAŞ'ın kendilerine daireler için isimler gönderdiğini beyan etmişti. Öte yandan CHP kurultay sürecini hızlandırmak için Yargıtay'a temyiz başvurusundan feragat etti. Kılıçdaroğlu yeniden adaylık için zemin yoklarken, CHP kurmayları ve hukukçular temyiz incelemesinin uzun sürmesinden endişeli. Gürsel Erol ise Genel Merkez'in temyiz hamlesine tepkili.

Yangın süsü verilen cinayet! Üykü çiftinin katil zanlısı yakalandı

Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde evlerinde çıkan yangında öldükleri sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin vurularak katledildiği ortaya çıktı. Maktullerin çalınan ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray cihazındaki ayrıntı sayesinde tespit eden JASAT ekipleri, gasbettiği altınlarla İstanbul'a kaçan katil zanlısı H.Ç.'yi yakaladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, jandarmanın dikkatini tebrik ederek 'Yangın süsü verilerek gizlenmeye çalışılan cinayet, JASAT’ımızın dikkati, tecrübesi ve titiz takibiyle kısa sürede aydınlatıldı; şüpheli yakalanarak adalete teslim edildi.' ifadelerini kullandı.

İmamoğlu'na "sorun" olan kare! Mansur Yavaş'tan "50+1" şartı... Sağ koluyla mesajı verdi: Olmazsa siyaseti bırakırım

CHP - YENİ Parti hattındaki Mansur Yavaş krizine Silivri de müdahil oldu. Ekrem İmamoğlu, 9 Eylül'de Anıtkabir'e ve resepsiyona gitmeyen Yavaş'ın Külliye'de verdiği fotoğraf için 'sorunlu' ve 'sakıncalı' ifadelerini kullandı. CHP'den istifa etmeye ve bağımsız kalmaya hazırlanan Yavaş ise bombanın pimini çekti. Sağ kolu üzerinden '50+1 olmazsa ben yokum, siyaseti bırakırım' mesajı verdi. Nitekim, CHP'nin gelecek planlarında Mansur Yavaş yok. İmamoğlu tahakkümündeki YENİ Parti'de ise Özgür Özel adaylık zemini yokluyor.

Yeni yönetmelik yürürlükte! Canlı hayvan naklinde kritik düzenleme: İşte yeni kurallar

Tarım ve Orman Bakanlığı, yurt içinde canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin nakline ilişkin yönetmelikte değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle, kesimhane veya hayvan satış yerine getirilen tanımlanmamış hayvanların kesim ve karantina süreçlerine ilişkin yeni kurallar belirlendi.

MİT ve emniyetten İstanbul'da operasyon: Kırmızı bültenle aranan Ion Rusu Esenyurt'ta yakalandı!

Moldova'da 'uyuşturucu ticareti' suçundan hakkında 8 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranan uluslararası firari Ion Rusu, MİT Bölge Başkanlığı ve emniyet ekiplerinin Esenyurt'ta düzenlediği müşterek operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan Rusu, işlemlerinin ardından ülkesine iade edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilecek.

Esenyurt'ta nefes kesen operasyon: Kırmızı bültenle aranan Ion Rusu yakalandı

Moldova tarafından 'uyuşturucu ticareti' suçundan hakkında 8 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranan Ion Rusu, Esenyurt'ta yakalandı. MİT Bölge Başkanlığı ve emniyet ekiplerinin müşterek operasyonuyla gözaltına alınan uluslararası firari, yasal işlemlerinin ardından ülkesine iade edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilecek.

Fiyat oyununda suç örgütü maddesi devreye girebilir! Baronları hapis cezası mı bekliyor?

'Tarladan markete fiyat yolculuğu' soruşturmasında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri hakkında gözaltı kararı verildi. Konuyu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör, soruşturmada Türk Ceza Kanunu'nun 240 ve 220'nci maddelerinin devreye girebileceğini bildirdi. '220'nci maddede de 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma' fiili değerlendiriliyor.' diyen Güngör sorumluları hapis cezalarının beklediğini ifade etti.

Tunceli'den Söke'ye intikal: Sisam'ın karşısında 51'inci Komando Tugayı korkusu

Türkiye'nin Ege kıyılarındaki askeri kapasitesini güçlendirmesi Yunanistan'da yankı uyandırdı. Seçkin komando gücünün Sisam Adası karşısındaki Söke'ye yerleşmesi, Yunan savunma analistlerini telaşlandırdı. Çanakkale'den Söke'ye uzanan hattaki askeri yapılanmanın Yunanistan için büyük tehdit oluşturduğu öne sürüldü. Yunan uzmanlar, Ege'nin orta ile güney kesimindeki dengelerin tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri lehine döndüğünü itiraf etti.

İstanbul’da yağmur trafiği artırdı: Yoğunluk yüzde 83’e ulaştı

İstanbul’da haftanın üçüncü iş gününde sabah saatlerinde etkili olan yağış, kent genelindeki trafik yoğunluğunu artırdı. Anadolu Yakası’nda trafik yoğunluğu yüzde 83’e çıkarken kent genelinde bu oran yüzde 71 olarak ölçüldü. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Avrasya Tüneli bağlantılarında araç kuyrukları uzadı.

MİT'ten Aydo Yazılım'a siber casusluk operasyonu: 5 şüpheli gözaltında!

MİT koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Ankara merkezli Aydo Yazılım'a operasyon düzenlendi. 6 adrese yapılan baskınlarda şirket sahibi ve çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alınırken, sendikalara sunulan bazı yazılımlara üçüncü kişilerin bilgilerine erişilmesini sağlayan özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi. İncelemelerde 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu belirlendi.

Evini yenilemek isteyenlere müjde! Yarısı Bizden kampanyası uzatıldı: 6 adımda tüm detaylar

İstanbul'da süresi 2027 sonuna uzatılan 'Yarısı Bizden' kampanyasıyla bugüne kadar 435 bin 683 bağımsız bölüm dönüşüme alınırken, yıl sonuna kadar bu sayının 500 bini aşması bekleniyor; maliklere uzlaşma ve zaman avantajı sağlayan süreçte evini yenileyenlere 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteğiyle toplam 1 milyon 875 bin liraya varan finansman sağlanıyor. İşte tüm ayrıntılar...

Kurtlar Vadisi senaryodan ibaret değil! Kehanetlerin perde arkasında ne var? "Gelecekten haber veren bülten"

MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümünün günler önce Kurtlar Vadisi dizisinde canlandırılması dikkatleri dizinin diğer bölümlerinde yer alan gizemli senaryolara çekti. Vadi'deki kehanetlerin perde arkasında ne var? GÜNAYDIN yazarı Yüksel Aytuğ 16 Eylül 2026 tarihindeki köşesinde arşivinden çıkan anekdotlar, Kurtlar Vadisi'nin adeta 'gelecekten haber veren bir haber bülteni' olduğunu doğruluyor. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası FETÖ'cülerin üzerinden çıkan F serisinden 1 dolarların dizide işlendiğini belirten Aytuğ, 'Kurtlar Vadisi tam iki yıl önce 202'nci bölümünde bu konuyu etraflıca dile getirmişti.' ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin PISA 2025 başarısına gölge düşürme çabası! OECD verileriyle karalama kampanyasına 6 maddede net yanıt

Türkiye'nin PISA 2025'te elde ettiği tarihi başarı bazı çevreler tarafından karalanmaya çalışılırken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan asılsız iddialara tepki gösterdi; OECD verileri ve altı başlıkta toplanan gerçekler ise okul ve öğrenci seçiminin tamamen uluslararası kurum tarafından yapıldığını, başarının tesadüf değil uzun süreli bir yükseliş trendinin sonucu olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.

9.6 milyon yaşlı nüfus için uzun dönemli bakım sigortası geliyor! OVP'de çalışmalar hız kazandı

65 yaş ve üzerindeki nüfus 9.6 milyona yaklaşırken, OVP'de uzun dönemli bakım sigortası startı verildi. Bakıma ihtiyaç duyanların evde veya bakım merkezlerinde oluşan giderlerinin finansmanının sigorta modeliyle desteklenmesi hedefleniyor. İşte ayrıntılar...

Pülümür Vadisi’nde nefes kesen operasyon! Aranan suç örgütü lideri yakalandı

Tunceli’nin Pülümür Vadisi’nde ormanlık ve sarp arazide saklandığı değerlendirilen, hakkında 14 yıl 10 ay 29 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan suç örgütü lideri C.S., PÖH ve JÖH timlerinin İHA ve termal kameralarla yürüttüğü operasyonla yakalandı. C.S. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, kaçmasına yardım ettiği belirtilen T.G. de gözaltına alındı.

Narin Güran soruşturmasını hedef alan Şeytantepe belgeseline erişim engeli getirildi: YouTube'dan silindi

2,9 milyon kez izlenen “Şeytantepe” belgeseline erişim engeli getirildi, yapım YouTube’dan da kaldırıldı. Narin Güran soruşturmasıyla ilgili belgesel hakkında 26 Ağustos’ta adli soruşturma başlatılırken, Başsavcılık MASAK’tan 31 kişinin finansal hareketlerinin incelenmesini istedi.

Van'da yolcu minibüsü kontrolden çıktı: Kazada 2'si çocuk 9 kişi yaralandı

Van'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkan yolcu minibüsü kaza yaptı. Yan yatarak durabilen araçta bulunan 2'si çocuk toplam 9 kişi yaralanırken, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri yaralıları ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırdı.

Başkan Erdoğan konvoyu neden durdurdu? Emre Vural o anları ve yıllar önceki 15 Temmuz diyaloğunu anlattı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Samsun’daki programı sonrası konvoyunu durdurup yanına gittiği doğuştan bedensel engelli Emre Vural, unutulmaz buluşmanın perde arkasını anlattı. Erdoğan’la 2018’de yaşadığı 15 Temmuz diyaloğunu da paylaşan Vural, gençlere “Bize düşen, bu liderin omzundaki yükü biraz olsun alabilmek ve ona dua etmektir” sözleriyle seslendi.

Malatya'da hafif ticari araç dereye uçtu: Kazada İsmail Şener vefat etti

Malatya'da Ali Seydi Şener idaresindeki hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu köprüden dereye uçtu. Çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarılarak hastaneye kaldırılan yaralılardan İsmail Şener, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak vefat etti.

Kampüslerdeki gençliği hedef alan LGBT propagandasına yargı freni: Yüzlerce hesaba erişim engeli

Özellikle üniversite gençliğini hedef alarak kampüslerde yayılmaya çalışan LGBTİ+ odaklı oluşumlara yargıdan müdahale geldi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı ve Emniyetin talebiyle harekete geçen Mersin 3. ve 4. Sulh Ceza Hakimlikleri, üniversitelerin adını kullanarak sosyal medyada propaganda yürüten çok sayıda topluluk ve hesaba erişim engeli getirdi.

Çağla Öz’ün polisten kaçtığı anlar ortaya çıktı: Maslak’tan Fatih’e kaçış kamerada

Van’da düzenlenen düğünün ardından haklarında soruşturma başlatılan “Vanlı Kara Haydar” olarak tanınan Mehmet Fatih Tançalan ile eşi Çağla Öz Tançalan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Çağla Öz’ün polisten kaçmaya çalıştığı anlara ilişkin görüntüler ortaya çıktı. Düğünden 2 gün sonra sabah saatlerinde Maslak’taki evinin asansöründe görüntülenen Öz’ün, önce arkadaşının evine ardından Fatih’teki başka bir adrese geçtiği anlar kameralara yansıdı.

Küçükçekmece'de düğün dönüşü restoranda çıkan kavga caddeye taştı: O anlar kamerada

Düğün töreninin ardından yemek yemek için restorana giden iki akraba grubu arasında tartışma çıktı. Restoran çıkışında caddeye taşan ve tekmeler ile yumrukların savrulduğu kavga anları çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi.

İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'de "Ödeme istiyorsan döviz getir" pazarlığı! Sanıklar elden rüşveti tek tek anlattı

İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'deki rüşvet ve yolsuzluk davasında şok belgeler ve beyanlar peş peşe geldi. Birikmiş alacaklarını tahsil edebilmek ve iş alabilmek için elden euro, dolar, TL ve hediye kartı verdiklerini anlatan tedarikçi sanıklar Ensar Güney, Savaş Bayraktar, Alaettin Vardar ve Dinçer Kantar'ın ifadeleri mahkemeye damga vurdu. İhale fiyatları artırılarak elden verilen 185 bin dolarlık döviz teslimatından, odalarda masalara bırakılan poşet dolusu paralara kadar skandalın tüm ayrıntıları haberimizde.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten erken seçim açıklaması: Yunanistan ve İsrail'e net mesaj

Başkan Erdoğan'ın 'Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz' ifadelerine açıklık getiren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, erken seçim gündeminin bulunmadığını açıkladı. MYK toplantısı sonrası konuşan Çelik, yeni anayasa hedefini vurgularken Ege ve Doğu Akdeniz'deki gelişmeler üzerinden Yunanistan ve İsrail'e uyarılarda bulundu.

Hatice Temel’in ölümüne ilişkin davada son söz söylendi! Ağırlaştırılmış müebbet ve tutuklama kararı peş peşe geldi

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 65 yaşındaki Hatice Temel’in cinsel saldırı sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davada karar çıktı. Sanık Şükrü Ece, “Nitelikli Cinsel Saldırı Sonucu Ölüme Neden Olma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Hakkında yakalama emri çıkarılan Ece, aynı gün yakalanarak tutuklandı.

İBB’de sistem çarkı: Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10, Murat Ongun’dan talimat

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında savunma yapan Mete Mağden ile Cem Çelik’in ifadeleri, belediyenin reklam ve etkinlik işleri çevresindeki fatura trafiğini gündeme taşıdı. İki iş insanının anlatımında da Güldem Şık’ın adı öne çıktı. Mağden, hangi şirketten ne kadar fatura geleceğinin Şık üzerinden bildirildiğini söylerken Çelik, üç şirketten gelen yaklaşık 12,7 milyon liralık faturayı Barış Kılıç ve Güldem Şık’ın yönlendirmesiyle ödediğini savundu. Mağden’in, kendisine paranın sisteme girdiğinin söylendiğine ilişkin sözleri de mahkeme tutanaklarına yansıdı.

'Ailem Güvende' operasyonu hazımsızlığı: Çağlayan'da sapkın provokasyon

Cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen 'Ailem Güvende' operasyonlarında yakalanan şüphelilere destek bahanesiyle Çağlayan Adliyesi önünde toplanan grup polise zor anlar yaşattı. Emniyet güçlerinin uyarılarını dikkate almayıp garip sesler çıkararak provokasyona soyunan sapkınlık destekçilerine polis anında müdahale etti. Vatandaşlar sosyal medyadan 'Aile yapımıza yönelik dayatmalara yeter' diyerek tepki gösterdi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten "yeni anayasa" mesajı! "Erken seçim" sorusuna net yanıt: İsrail ve Yunan'a esaslı uyarı

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, MYK sonrası 'Yeni anayasa gelecek nesillere borcumuzdur' ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye'nin Irak'taki yansımalarına değinen Çelik, 'YBŞ'nin Irak'la entegrasyona girmesi son derece önemli' deyip bölgeyi karıştıran siyonist ve emperyalist odaklara dikkat çekti. AK Parti Sözcüsü, İsrail ve Yunanistan'ı Kıbrıs, Akdeniz ve Ege konusunda uyardı. Çelik, Başkan Erdoğan'ın 'Önümüzdeki seçimlere hazırlanıyoruz' cümlesinin bir erken seçim sinyali olmadığını belirtti. Yeni kiralık konut kampanyaları için 'Vatandaşlarımızı rahatlatmak için gayret edeceğiz' dedi.

İstanbul Havalimanı’nda 206 milyon liralık uyuşturucu operasyonu! Pilot kıyafetiyle ayrılan şüpheli aranıyor

Ticaret Bakanlığı İstanbul Havalimanı Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü ekipleri 13 Eylül'de Meksika'dan gelen bir yolcuyu durdurdu. Kabin bagajındaki valizde 23 paket halinde 26 kilo 340 gram beyaz toz ele geçirildi ve bunun kokain olduğu tespit edildi. İncelemede bağlantılı iki kişinin pilot kıyafetiyle havalimanından ayrıldığı belirlendi.

Pandoranın kutusu açıldı! Kurtlar Vadisi - FETÖ hattındaki kronolojik iz düşümleri: Pusu'ya inceleme başlatıldı

Kozinoğlu soruşturması, Kurtlar Vadisi'ne dayandı. Raci Şaşmaz'ın ifadesi kafalardaki soru işaretini gidermezken pandoranın kutusu açıldı. Kurtlar Vadisi Pusu dizisine FETÖ incelemesi başlatıldı. Bu bağlamda TAKVİM, Kurtlar Vadisi - FETÖ hattındaki temasın kronolojik iz düşümlerini deşifre etti. 2009'dan 15 Temmuz 2016'daki hain geceye uzanan süreçte 'tesadüf denmeyecek' enstantaneler mevcut. 17/25 Aralık öncesi Başkan Erdoğan'ı hedef alan sahnelerle aynı dönemde kainat iblisi Gülen'den 'Muhterem Bey' diye bahsediliyor. PANA Film, 15 Temmuz'dan aylar önce 'Kurtlar Vadisi Darbe'nin domainlerini toplayıp patentini alıyor. Pusu'nun finalinde Boğaziçi Köprüsü'nü havaya uçurtmaktan bahsediliyor, 36 gün sonra köprü FETÖ'cü cuntanın merkezi oluyor.

Çağla Öz Tançalan 43 milyonluk düğün ifadesi... 97 takının 78'i sahte çıktı!

Van Cumhuriyet Başsavcılığının “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” soruşturması kapsamında tutuklanan “Vanlı Kara Haydar” lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi Çağla Öz Tançalan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Tançalan, eşinin daha önceki beyanlarının aksine bazı düğün takılarının kiralık değil, satın alınmış olduğunu söyledi. Düğünde takı ve IBAN'larla birlikte “43 milyon TL hediye toplandığı” yönündeki anons için, “Böyle bir paranın toplandığını bilmiyorum. İsimlerin çoğunun hayal ürünü olduğunu düşünüyorum. Eşim gösteriş amacıyla talimat verdi.” dedi. Tançalan, MASAK'ın şüpheli bulduğu milyonluk para hareketleri, akrabaların hesapları ve lüks araç trafiğine ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Öte yandan Tançalan’a düğünde takılan takılara ilişkin bilirkişi raporuna Takvim ulaştı. El konulan 97 parça takıdan 78’inin sahte olduğu, gösteriş amacıyla sergilenen metrelerce zincir, kemer ve külçelerin değersiz olduğu saptandı. Gerçek altınların değeri 6 milyon 659 bin lira olarak hesaplandı.

Tarladan markete fiyat oyununun belgesi VDK raporunda! Limondan sarımsağa tonaj da büyüdü, kâğıt üzeri maliyet arttı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma dosyasına giren Vergi Denetim Kurulunun yaş sebze ve meyve sektörüne ilişkin iki kapsamlı raporu, “tarladan markete fiyat yolculuğu”ndaki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. Çiftçinin 6-8 liraya sattığını söylediği mandalina 28 liralık maliyetle kayda geçirilirken, bazı üreticilerin sattığından katbekat fazla ürün adına makbuz düzenlendiği, hiç ürün satmayan hatta hayatını kaybeden kişiler adına bile milyonlarca liralık belge oluşturulduğu tespit edildi. Raporlara göre sistemin merkezinde, gerçek üretici fiyatının belge üzerinde yükseltilerek maliyetin şişirilmesi ve yüksek satış fiyatının kağıt üzerinde “normal” gösterilmesi bulunuyor.

Seferihisar Belediyesindeki rüşvet ve usulsüzlük operasyonu: 29 tutuklama

CHP'li Seferihisar Belediyesine yönelik yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 47 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan 1'i savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakılırken 29 şüpheli tutuklandı, 17’si ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Sebze ve meyvenin tarladan markete fiyat yolculuğu mercek altına alındı! 38 şüpheli yakalandı: Ölülere müstahsil makbuzu kestiler

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada yaş sebze ve meyvenin “tarladan markete fiyat yolculuğunun” mercek altına alındığını açıkladı. Bazı büyük tedarikçi firmaların ürün arzını düşük, maliyetleri ise yüksek göstererek fiyatları yukarı yönlü manipüle ettiği yönünde tespitlere ulaşıldı. Soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verilirken 38'i yakalandı. Öte yandan Bakan Gürlek'in duyurduğu operasyonun detayları da ortaya çıktı. TAKVİM gözaltı lisesine ulaşırken Soruşturma kapsamında hazırlanan raporda ölüm kaydı bulunan şahıslar adına düzenlenen müstahsil makbuzları olduğu tespit edildi.

BAKAN ERSOY KAHRAMANMARAŞ’TA VALİLER, BELEDİYE BAŞKANLARI VE MİLLETVEKİLLERİNİN TALEPLERİNİ DİNLEDİ

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kahramanmaraş’ta valiler, belediye başkanları ve milletvekilleriyle bir araya gelerek deprem bölgesindeki kültür varlıkları ve vakıf eserlerinin restorasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şehirlerin ihtiyaçlarına yönelik talep ve önerileri dinleyen Ersoy, Bakanlığın tamamladığı, sürdürdüğü ve planladığı çalışmalar hakkında bilgi verdi.

KAHRAMANMARAŞ’IN TARİHÎ MİRASI YENİDEN AYAĞA KALKTI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde zarar gören ve restorasyonları tamamlanan 5 cami ile Kahramanmaraş Kalesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara ilişkin “3 yılda şehirler inşa ettik.” diyen Ersoy, tarihî eserleri özgün mimarilerini koruyarak yeniden ayağa kaldırdıklarını ve gelecek nesillere aktardıklarını vurguladı.

Bakan Gürlek Duyurdu! Hakim Ve Savcı Atamalarında Yeni Dönem

Yargılamaların makul sürede tamamlanması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Adalet Bakanlığı, atama sisteminde devrim niteliğinde değişikliğe gitti. Bakan Akın Gürlek, HSK kararıyla hakim ve savcı atamalarında puan sıralamasının temel alınacağını bildirdi. Emeğin ve hakkaniyetin güçleneceği yeni yapıda, coğrafi ayrımlar kaldırılarak tamamen ölçülebilir kriterler devreye giriyor. 2027 yılında yürürlüğe girecek sistem, vatandaşın hakkına en kısa sürede kavuştuğu güven veren yargı düzenini kalıcı olarak inşa edecek.

Resmi Temaslardan Sonra Harekete Geçildi! Kurtlar Vadisi Pusu'ya FETÖ İncelemesi

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dikkat çeken bir adım attı. Başsavcılık, ekranların uzun soluklu yapımlarından "Kurtlar Vadisi Pusu" dizisi hakkında örgütsel propaganda iddiaları üzerine inceleme başlatılmasına karar verdi.

CHP'li Buca Belediyesinde Maaş Krizi! 80 İşçi Eylem Yaptı

İzmir’de CHP’li Buca Belediyesi şirketi ÜzümKent’e bağlı Kent Lokantaları ve Sporium tesislerinde çalışan yaklaşık 80 işçi, 7 aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle belediye önünde eylem yaptı. İşçiler, 210 gündür ücretlerini alamadıklarını belirterek ev kiraları ile elektrik ve su faturalarını ödeyemediklerini, yatalak ebeveynlerine ilaç ve okula başlayan çocuklarına kırtasiye malzemesi alamadıklarını söyledi. Çalışanlar, belediye yönetimine çağrı yaparak maaşlarının bir an önce ödenmesini istedi.

Bakan Fidan'dan S-400 Açıklaması! Teknik Konular Masada

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, S-400 meselesiyle ilgili açıklamalarda bulundu. S-400'lerle ilgili tüm ülkeler arasında teknik müzakerelerin devam ettiğini kaydeden Bakan Fidan; Suriye, İsrail, bölgesel iş birliği, Mekke İttifakı, SDG ve Yunanistan konularına da değindi.

AKINCI’dan Gökyüzünde Tam İsabet! SUNGUR Hedefi Böyle Vurdu

AKINCI TİHA, Roketsan tarafından geliştirilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi ile Sinop açıklarında gerçekleştirilen testte yüksek süratli hedef insansız hava aracını tam isabetle vurdu. SUNGUR'un kullanılmasıyla AKINCI'nın farklı sınıflardaki milli mühimmatlarla hava hedeflerine karşı görev yapma kabiliyeti genişledi.

11 İLDE TARİH YENİDEN AYAĞA KALKIYOR: KALELERDEN CAMİLERE, MÜZELERDEN TARİHÎ ÇARŞILARA BÜYÜK RESTORASYON HAMLESİ

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde kültürel mirasın ihyası için bugüne kadar toplam 24 milyar liralık iş gerçekleştirildiğini, kalan projelerin tamamlanmasıyla yatırımın 34 milyar liraya ulaşacağını açıkladı. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 79 işi tamamladığını, Vakıflar Genel Müdürlüğünün sözleşmeli çalışmalarında ise 377 eser/parselin 209’unun tamamlandığını belirten Ersoy, “Biz, depremden etkilenen tüm şehirlerimizi, tarihî ve kültürel değerleriyle birlikte yeniden ayağa kaldıracağız.” dedi.

KARA HAYDAR'IN “ALTIN ŞOVU” BİLİRKİŞİYE TAKILDI! 97 PARÇANIN 78'İ ALTIN ÇIKMADI

Van Cumhuriyet Başsavcılığının “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” soruşturmasında “Vanlı Kara Haydar” lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın görkemli düğününde sergilenen takılara ilişkin çarpıcı bir bilirkişi raporu dosyaya girdi. Düğünün ardından Tançalan'ın eline geçtiği belirtilen ve yapılan aramada ele geçirilen 97 parça takı tek tek incelendi. 97 parçanın yalnızca 19'unun altın olduğu belirlenirken, 76 parça için bilirkişi doğrudan “altın olmayan” tespitinde bulundu. İki parça ise gümüş ve gümüş renkli çıktı. “Altın olmayanlar” arasında 21 burma bilezik, 37 desenli bilezik, külçeler, 2 metrelik zincir, kemer ve Hint kolye de bulunuyor.

EŞİ ÇAĞLA VANLI KARA HAYDAR’I YALANLADI! “TAKILAR KİRALIK DEĞİLDİ SATIN ALINDI”

Van Cumhuriyet Başsavcılığının “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” soruşturması kapsamında tutuklanan “Vanlı Kara Haydar” lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi Çağla Öz Tançalan'ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Tançalan, eşinin daha önceki beyanlarının aksine bazı düğün takılarının kiralık değil satın alınmış olduğunu söyledi. Düğünde takı ve IBAN'larla birlikte “43 milyon TL hediye toplandığı” yönündeki anons için ise “Böyle bir paranın toplandığını bilmiyorum. İsimlerin çoğunun hayal ürünü olduğunu düşünüyorum. Eşim gösteriş amacıyla talimat verdi” dedi. MASAK'ın şüpheli bulduğu milyonluk para hareketleri, akrabaların hesapları ve lüks araç trafiğine ilişkin de dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Bakan Uraloğlu Açıkladı! Havalimanında Kaybolma Dönemi Bitiyor

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen Uçuş Rehberim Mobil Uygulaması ile yolcuların uçuş takibinden havalimanı içi navigasyona, ücretsiz internet hizmetinden araç konumunun kaydedilmesine kadar birçok hizmete tek uygulamadan erişebildiğini bildirdi.

TARLADA 6 LİRA MAKBUZDA 28 LİRA! FİYAT OYUNUNUN BELGESİ SAVCILIK SORUŞTURMASINDA ÇIKTI!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyasına giren Vergi Denetim Kurulu’nun yaş sebze ve meyve sektörüne ilişkin iki kapsamlı raporu, “tarladan markete fiyat yolculuğu”ndaki çarpıcı tabloyu ortaya koydu. Çiftçinin 6-8 liraya sattığını söylediği mandalina 28 liralık maliyetle kayda geçirilirken, bazı üreticilerin sattığından katbekat fazla ürün adına makbuz düzenlendiği, hiç ürün satmayan hatta hayatını kaybeden kişiler adına bile milyonlarca liralık belge oluşturulduğu tespit edildi. Raporlara göre sistemin merkezinde, gerçek üretici fiyatının belge üzerinde yükseltilerek maliyetin şişirilmesi ve yüksek satış fiyatının kâğıt üzerinde “normal” gösterilmesi bulunuyor.

KARADAĞ’IN ASIRLIK EMANETİ TÜRKİYE’DE YENİDEN HAYAT BULDU

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Karadağ İslam Birliğinin talebi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları doğrultusunda, tarihî Taşlıcalı Hüseyin Paşa Camii Mushaf-ı Şerifi’nin tıpkıbasımının tamamlandığını duyurdu. İlk nüshası Cumhurbaşkanı Erdoğan’a takdim edilen eser, önümüzdeki günlerde Karadağ’a ulaştırılacak.

LGBT DERNEKLERİNİN VALİLİK RAPORLARI ORTAYA ÇIKTI! 6 DERNEĞE 32 MİLYON TL’Yİ AŞAN YURT DIŞI YARDIM

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında operasyon yapılan 6 LGBT derneğine ilişkin İstanbul Valiliği denetim raporları ortaya çıktı. Raporlarda; milyonlarca liralık yurt dışı yardım trafiğinin yanı sıra eksik ve usulsüz tutulan defterler, denetime sunulmayan mali belgeler, izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti ve yabancı fon kuruluşlarından gelen ödemelere ilişkin dikkat çekici tespitlere yer verildi. Valilik denetim komisyonları, elde edilen bulguları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi.

“ANKARA’DA DENİZ Mİ VARDI?” SÖZÜ GERÇEK OLDU: 66 MİLYON YILLIK FOSİL BULUNDU

Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl önce Tetis Denizi kıyısında yaşamış Gastropoda fosili keşfedildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 5 bin yıllık Hatti ve Hitit kentinde bulunan fosile ilişkin, “Fosilin, binlerce yıl önce Külhöyük sakinleri tarafından yerleşime taşınmış olabileceği değerlendirmesi ise keşfi daha da dikkat çekici kılıyor.” dedi.

Çekmeköy’de hafriyat kamyonunun dorsesi üst geçide çarptı

Çekmeköy’de hafriyat kamyonunun dorsesi önce yoldaki tabelaya, ardından üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle dorse kamyondan ayrılırken, kaza cep telefonu kamerasına yansıdı.

💾

<p>Çekmeköy’de hafriyat kamyonunun dorsesi önce yoldaki tabelaya, ardından üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle dorse kamyondan ayrılırken, kaza cep telefonu kamerasına yansıdı.</p>

<p>Kaza, öğle saatlerinde Şile Otoyolu Çekmeköy mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, dorsesi açık şekilde ilerleyen hafriyat kamyonunun dorsesi önce yoldaki tabelaya, ardından üst geçide çarptı. Çarpmanın etkisiyle dorse kamyondan ayrıldı. Kaza nedeniyle otoyolda trafikte kısa süreli aksama yaşanırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı. Kaza anı cep telefonu kamerasına yansıdı.</p>

Eskişehir’de yasa dışı bahis operasyonu: Gözaltılar var

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK) tarafından hazırlanan raporda yer alan 6 bin 51 kişiye ait IBAN bilgilerinin yasa dışı bahis sitelerinde görüntülendiğinin tespit edilmesi üzerine, yasa dışı bahis ve kumar sitelerinde banka hesap bilgilerinin kullanıldığı ve para nakline aracılık ettiği değerlendirilen 8 şüpheliye yönelik çalışma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda yakalanan 6 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerinde bulunamayan 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği belirtildi.

Soruşturma sürüyor.

206 milyon TL’lik kokain sevkiyatı: Sahte pilot havalimanından böyle kaçmış

Meksika'dan İstanbul'a gelen bir yolcudan şüphelenen gümrük ekipleri valizinde yaptığı aramada, 23 paket halinde toplam 26 kilogram kokain olduğu düşünülen beyaz toz ele geçirdi. Ekiplerin yaptığı detaylı aramada yakalanan kişiyle Türkiye'ye gelen iki kişinin uyuşturucu kuryesi olduğu ve pilot kıyafetiyle havalimanından ayrıldığı tespit edildi. Ekipler operasyonda 206 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ele geçirdi. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, iki firariyi yakalama çalışmaları sürüyor.

YEŞİL HATTAN GEÇERKEN YAKALANDI

Ticaret Bakanlığı İstanbul Havalimanı Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü ekipleri 13 Eylül'de uçakla Meksika'nın Cancun kentinden İstanbul Havalimanı'nda gelen bir yolcudan şüphelendi. Kolombiya vatandaşı olduğu öğrenilen O.A.V.F isimli yolcu, 'Gümrüğe tabi eşyam yok' anlamına gelen yeşil alandan geçerek Türkiye'ye geçiş yaptı. Bunun üzerine gümrük ekipleri yolcuyu terminalde durdurdu. Yolcunun kabin bagajlarında yapılan aramalarda valizde bir yoğunluk tespit etti. Yapılan detaylı aramalarda 23 paket halinde toplam 26 bin 340 gram uyuşturucu madde ele geçirdi. Ekipler yakalanan uyuşturucu maddenin kokain tozu olduğunu tespit etti.

ŞÜPHELİNİN ÜZERİNDE PİLOT KIYAFETİ VARDI

Ekipler bağlantılı olabilecek kişi veya kişileri tespit etmek için görüntüleri inceledi. Yapılan inceleme sonucunda şüphelilerle bağlantısı olduğu düşünülen A.F.H.A ve I.E.D. C.H isimli kişileri tespit etti. Araştırma sonucu ve I.E.D. C.H üstünde pilot kıyafeti olduğu ve iki şüphenin de havalimanından ayrıldığı tespit edildi. Ekiplerin İstanbul'da yaptığı çalışmalar kapsamında I.E.D.C.H'nin konakladığı otelden ayrıldığı ve şüpheliyi bulma çalışmaların devam ediyor.

206 MİLYON LİRALIK DEV SEVKİYAT ÇÖKERTİLDİ

Havalimanından çıkan diğer şüpheli A.F.H.A ise yanında bulunan kabin valizini Meksika uyruklu R.C.S.A'nın oteline giderek teslim ettiği ve o kişinin konakladığı otelde yakalandığı bildirildi. Kabin bagajını teslim alan Meksika uyruklu kişinin valizinde yapılan aramalarda ise toplam brüt ağırlığı 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu maddelerden Kokain olduğu düşünülen beyaz renkli toz madde tespit edildi. Yakalanan uyuşturucu maddelerinin yaklaşık olarak piyasa değerinin 206 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Olaya ilişkin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada iki şüpheli tutuklandı. Firari iki şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkartıldı.

💾

<p>Meksika'dan İstanbul'a gelen bir yolcudan şüphelenen gümrük ekipleri valizinde yaptığı aramada, 23 paket halinde toplam 26 kilogram kokain olduğu düşünülen beyaz toz ele geçirdi. Ekiplerin yaptığı detaylı aramada yakalanan kişiyle Türkiye'ye gelen iki kişinin uyuşturucu kuryesi olduğu ve pilot kıyafetiyle havalimanından ayrıldığı tespit edildi. Ekipler operasyonda 206 milyon lira değerinde uyuşturucu madde ele geçirdi. Olayla ilgili 2 kişi tutuklanırken, iki firariyi yakalama çalışmaları sürüyor.</p>

<p><span style="color:#FF0000"><strong>YEŞİL HATTAN GEÇERKEN YAKALANDI</strong></span></p>

<p>Ticaret Bakanlığı İstanbul Havalimanı Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğü ekipleri 13 Eylül'de uçakla Meksika'nın Cancun kentinden İstanbul Havalimanı'nda gelen bir yolcudan şüphelendi. Kolombiya vatandaşı olduğu öğrenilen O.A.V.F isimli yolcu, 'Gümrüğe tabi eşyam yok' anlamına gelen yeşil alandan geçerek Türkiye'ye geçiş yaptı. Bunun üzerine gümrük ekipleri yolcuyu terminalde durdurdu. Yolcunun kabin bagajlarında yapılan aramalarda valizde bir yoğunluk tespit etti. Yapılan detaylı aramalarda 23 paket halinde toplam 26 bin 340 gram uyuşturucu madde ele geçirdi. Ekipler yakalanan uyuşturucu maddenin kokain tozu olduğunu tespit etti.</p>

<p><span style="color:#FF0000"><strong>ŞÜPHELİNİN ÜZERİNDE PİLOT KIYAFETİ VARDI</strong></span></p>

<p>Ekipler bağlantılı olabilecek kişi veya kişileri tespit etmek için görüntüleri inceledi. Yapılan inceleme sonucunda şüphelilerle bağlantısı olduğu düşünülen A.F.H.A ve I.E.D. C.H isimli kişileri tespit etti. Araştırma sonucu ve I.E.D. C.H üstünde pilot kıyafeti olduğu ve iki şüphenin de havalimanından ayrıldığı tespit edildi. Ekiplerin İstanbul'da yaptığı çalışmalar kapsamında I.E.D.C.H'nin konakladığı otelden ayrıldığı ve şüpheliyi bulma çalışmaların devam ediyor.</p>

<p><span style="color:#FF0000"><strong>206 MİLYON LİRALIK DEV SEVKİYAT ÇÖKERTİLDİ</strong></span></p>

<p>Havalimanından çıkan diğer şüpheli A.F.H.A ise yanında bulunan kabin valizini Meksika uyruklu R.C.S.A'nın oteline giderek teslim ettiği ve o kişinin konakladığı otelde yakalandığı bildirildi. Kabin bagajını teslim alan Meksika uyruklu kişinin valizinde yapılan aramalarda ise toplam brüt ağırlığı 25 kilo 160 gram olan uyuşturucu maddelerden Kokain olduğu düşünülen beyaz renkli toz madde tespit edildi. Yakalanan uyuşturucu maddelerinin yaklaşık olarak piyasa değerinin 206 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Olaya ilişkin Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturmada iki şüpheli tutuklandı. Firari iki şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkartıldı.</p>

Efsane bir İslamcı: Kemal Kelleci

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Kur’an’ı tozlu raflardan indirerek insanların gündemine taşımayı, öncü şahsiyetleri yeni nesillere tanıtmayı, Anadolu’nun yoksul ve zeki çocuklarına el uzatmayı, iyiliği çoğaltmayı ve büyük bir camianın yükünü taşımayı kendisine vazife edinmiş dava delisi de Kemal Kelleci göçünü topladı.

Kendisini yakından tanıyan çok sayıda insandan hayatını ve hatıralarını dinledim. Romanlara sığmayacak, film gibi bir hayat yaşamış merhum. Vefat haberini paylaştığım, çoğu okur yazar olan dostlarımızın adını ilk defa duyduklarını söylemelerine çok üzüldüm.

Dijital mecraları taradığımda böyle bir değere dair üretilmiş herhangi bir içeriğin olmaması beni daha da derinden üzdü.

Örnek ve öncü hayatını filme çekmemiz gereken birinin kısa bir belgeselini bile yapamamışız.

Kıymetlilerimizi tanımamak ve tanıtamamak gibi bir kusurumuz var. Hiç sevmediğim kıyaslamayı, istemeden de olsa yine yapmak durumundayım. Böyle bir adam solda olsa onlarca eser, onlarca içerik üretilirdi. Bu da bizim ayıbımız.

Bizim gibi bu hususlarda dertlenenlerin imkânları yok; imkânı olanların da ne yazık ki böyle dertleri yok.

İlkokul çocuklarının bile sayısız videosunun olduğu YouTube mecrasında Kelleci gibi gençlere rol model olarak sunacağımız bir kahramanın tek bir görüntüsünün, konuşmasının olmamasının izahı mümkün değil.

Merhuma dair elimizdeki tek kaynak, değerli mahdumunun derlediği Kapıdaki Yabancı isimli eser. İyi ki o var. O da olmasa o güzelim şahitlikler kaybolup gidecekti.

Kitabı okuyanlar efsane bir hayatı olduğunu hemen görür. Daha çok Kuran çalışmalarıyla ve vakıf adamlıyla bilinse de entelektüel yönü de güçlüdür. Kültür savaşının farkındadır.

Bu sebeple ellerine meal ve tefsir tutuşturduğu gençlere Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Erol Güngör, Ali Fuat Başgil, Osman Turan gibi fikir öncülerini de mütemadiyen anlatır.

İz bırakan soylu ruhların unutulmasına gönlü el vermez. Bu şahsiyetleri tanıyan gençlerin ufkunun açılacağına, onların uzun maraton koşucuları hâline geleceğine inanır.

Ona göre Anadolu’yu dolaşmak, konferanslar vermek ve halkımızı uyandırmak gerekir. Konferansları uyanış için önemli bir imkân olarak gördüğü için sayısız program organize der. Sözüne kıymet verdiği isimlere konferanslar verdirir.

Bu hususta kıstası bellidir: Konuşmacılar iyi hatip olmalıdır. Dinleyicileri sıkmamalı ve uyutmamalıdır.

Edebiyatın önemine inanan Kelleci; Mehmet Âkif, Sezai Karakoç, Necip Fazıl, Nuri Pakdil, Erdem Bayazıt gibi edebiyatçıların İslamiyet’i sanat yoluyla vaizlerden daha etkili anlattığına inanmaktadır.

Eli kalem tutan çok sayıda insanla yakın dostluklar kurar. Bu yazıda o dostluklardan bazılarına kısaca değinmek istiyorum.

SEZAİ KARAKOÇ ARAPÇA BİLİYOR MU?

Kemal Kelleci’nin hayatını etkileyen isimlerin başında Sezai Karakoç gelir.

1972 yılında Ankara Arı Sineması’nda İnci Çayırlı ve Münir Nurettin Selçuk konserinde tanışırlar. Kelleci, Karakoç’u İslam’ı en iyi bilen ve anlatan isimlerden biri olarak görür. Üstadın olgun ve mütevazı tavrından derinden etkilenir ve bir daha bağlarını koparmaz.

Kelleci, Sezai Karakoç’un eserlerini herkesin okuması için gayret gösterir. Onun İslam’a büyük hizmetinin olduğunu ve mutlaka okunması gerektiğini insanlara ısrarla anlatır.

 “Sezai Karakoç Arapça biliyor mu?” şeklinde tuhaf sorularla karşılaşır. Bu yaklaşımın altında, “Arapça bilmiyorsa ilmine değer vermeye gerek yoktur.” anlayışının yattığını bilir. Fakat Kelleci bu anlamsız tepkilere aldırmaz.

Diriliş mimarını öne çıkarmaya, gençlere tanıtmaya, hatta Mona Rosa başta olmak üzere şiirlerini ezberlemeye ve ezberletmeye çalışır.

Çevresinden zaman zaman, “Meal yerine şiir mi okuyacağız?” şeklinde tepkiler alır.

Kemal Kelleci, büyük tarihçimiz Osman Turan ile Sezai Karakoç’u tanıştıran kişidir. Sezai Karakoç’un İslam’ın Dirilişi kitabının toplatılıp mahkemeye verilmesi üzerine Osman Turan, Karakoç’u destekleyen iki esaslı yazı kaleme alır.

Bu yazıların yazılmasında etkisi vardır.

Kelleci, kendi hayatındaki fikrî yürüyüşü anlatırken Büyük Doğu’dan Diriliş’e, Diriliş’ten Kur’an’ı anlama çabasına geçişinde Sezai Karakoç’un bir köprü vazifesi gördüğünü söyler.

ANLAŞILMAYAN ADAM: NURETTİN TOPÇU

Kelleci’nin “anlaşılmayan adam” olarak gördüğü Nurettin Topçu hakkındaki tespitleri de dikkat çekicidir.

Topçu’yu sevenlerin ona yeterince sahip çıkmadığını düşünür. Yanında öncü insanların bulunmaması sebebiyle düşüncesinin kaliteli bir çevreye ulaşamadığını ileri sürer.

Kaliteli ve çileli bir ilim adamı olarak gördüğü Topçu’nun, kendisini anlamayanların elinde oyuncak olduğu eleştirisini yapar.

Özellikle Yarınki Türkiye kitabını çok önemser ve başucu kitapları arasında sayar. Diğer fikir öncüleri gibi Nurettin Bey’e de konferans verdirmiştir.

SOYU TÜKENEN ÖRNEK İNSANLARDAN BİRİ

Kemal Kelleci ile Nuri Pakdil arasındaki sevgi de derindir.

Pakdil, Kelleci’yi bir imam hatip dostu olarak görür; bu okullarla ilgili güzel gelişmeleri yakından takip ettiğini söyler. Paraya önem vermeyen, cömert bir insan olarak tanıdığı Kelleci’yi, Sezai Karakoç gibi bozulmadan kalmayı başaran nadir insanlardan biri olarak değerlendirir.

Kelleci de Pakdil’e büyük sevgi besler.

Pakdil’in Kelleci hakkında yaptığı en çarpıcı değerlendirmelerden biri, onu “soyu tükenen örnek insanlardan biri” olarak nitelemesidir. Kelleci’nin politik bilinçle dolu oluşundan, özellikle 1923’ten beri yaşanan süreci eleştirel düşünce bağlamında sorgulayıp değerlendirmesinden övgüyle söz eder. Kelleci’nin hayatının gerçek bir roman konusu olduğunun da altını çizer.

Pakdil’le ilgili en ilginç hatıralardan biri ise Necmettin Erbakan’ın Konya’dan 68 bin oyla bağımsız milletvekili seçilmesinin ardından yaşanır. Hocayı Ankara’ya getiren konvoyun içinde Kelleci, Nuri Pakdil’le birlikte yer alır.

AKİF İNAN İLE MUHABBETİ

Yakın dostlarından biri de edebiyat ve mücadele tarihimizin öncü isimlerinden Akif İnan’dır.

Kelleci, Akif İnan’ın Taşıt-İş Sendikası’na girmesine vesile olur. Emin Bilgiç’in kardeşi Sadettin Bilgiç bakan olduğunda Bilgiçlere İnan için ricacı olur.

Aralarındaki bağ çok güçlüdür. Akif İnan’ın bir konferansı esnasında, “Yeteri kadar hazırlanmamışsın, bir daha çalış da gel. Hatta iyi hazırlanıp bize Sezai Karakoç’u anlat.” der.

Kudüs şairi, samimiyetinden şüphesi olmayan dostunun kalabalık içerisindeki bu uyarısından alınmaz ve gülerek, “Tamam abi, öyle yapalım.” der.

Akif İnan da çok sevdiği dostu Kemal Kelleci’nin gece gündüz demeden dava uğruna yollarda, evinden uzakta olmasını şu latifeyle özetler:

“Kemal Kelleci eve bir akşam erken gittiğinde çocuklar, ‘Anne, bu adam kim?’ diye sormuşlar.”

Bu latife aslında bir hakikatin dillendirilmesidir. Mehmet Ali Kelleci’nin, babası hakkında hazırladığı kitabın adını Kapıdaki Yabancı koymasının nedeni de budur.

FETHİ GEMUHLUOĞLU’NUN DOST KAPISI

Kemal Kelleci’nin hürmet edip saygı duyduğu diğer bir isim de Fethi Gemuhluoğlu’dur.

Anadolu’nun yoksul ve zeki çocuklarına burs ararken çaldığı bazı kapılar hiç açılmaz. Bazıları ise sonuna kadar açıktır. O açık kapıların başında Fethi Gemuhluoğlu’nun kapısı gelir.

Kelleci bu kapıdan hiçbir zaman boş dönmez.

İstanbul’da kendisini ziyaret eder. Burs verdiği öğrencilere “koç” diyen Kelleci, Gemuhluoğlu’na, “Ağabey, sizin koçlarla bizim koçları bir gün tokuşturalım.” diye latife yapar.

Fethi Gemuhluoğlu’nun erken yaşta vefatına büyük üzüntü duyar. “Dostluğunun tadı damağımızda kaldı.” der. Ardından da, “Şimdi Fethi ağabey gibi insanlar pek kalmadı.” diyerek üzüntüsünü dile getirir.

Kelleci’nin hatıralarından, Beşir Atalay’ın üniversiteye intisabında da Gemuhluoğlu’nun tavassutunun bulunduğunu öğreniyoruz.

Gemuhluoğlu, milliyetçi kimliğiyle bilinen Orhan Türkdoğan’ı arayarak Atalay’a referans olur ve gereğinin yapılmasını ister. Türkdoğan, Gemuhluoğlu’nu kırmaz.

 Hocanın kendisini dünya görüşünden dolayı kabul etmeyeceğini düşünen Atalay bile bu sonuca şaşırır. Hatta o kadar ümitsizdir ki Kelleci’nin ısrarıyla Erzurum’a gider.

KEMAL KELLECİ VAKFI

Cimrileri hiç sevmeyen Kemal Kelleci, vakıf kurmak istemiş ama imkânlar el vermemiş. Bu, içinde bir ukde olarak kalmış. Keşke hamiyetperver insanlar onun adına vakıf kurup Anadolu’nun garip evlatlarına burs vermeyi sürdürse.

Anadolu’nun garip ve zeki evlatlarına burs bulmak için kapı kapı dolaşan, onlara kefil olup maaşına haciz gelen bu güzel adama ancak böyle vefamızı göstermiş oluruz.

Aziz ruhu şad olsun.

Gökyüzüne bakanlar gözlerine inanamadı! Altokümülüs bulutları büyüledi

Muğla'nın Menteşe ilçesinde altokümülüs (bir bulut türü), tarihi kent dokusuyla bütünleşerek güzel görüntüler oluşturdu.

İlçede gökyüzünü kaplayan orta yükseklikteki altokümülüs, dalgalı ve pullu yapısıyla dikkati çekti.

Tarihi Muğla evleri, kentin simgelerinden Muğla bacaları ve Cumhuriyet Meydanı'ndaki Atatürk Anıtı'nın arka planında görülen bulutlar, kentte kartpostallık manzaralar oluşturdu.

Doğa olayını ilgiyle izleyen ilçe sakinleri ve fotoğraf tutkunları, görüntüleri cep telefonlarıyla kaydetti.

Millilerin Avrupa şampiyonluğu coşkusu gökyüzüne taşındıMillilerin Avrupa şampiyonluğu coşkusu gökyüzüne taşındı

Başsavcılık'tan Rasim Ozan Kütahyalı'ya yalanlama!

Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunduğu sırada, 2011 yılında Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. 15 yıl sonra başlatılan soruşturma derinleşirken Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki "Kazım Kaşifoğlu" karakterini mercek altına aldı.

Dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 136. bölümünde hücrede tutulan Kaşifoğlu karakterinin ölümle tehdit edildiği aktarılırken bu bölümden 3 gün sonra Kozinoğlu kaldığı Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmişti.

Kozinoğlu'nun ölümünden sonra yayınlanan bölümde ise "Kazım Kaşifoğlu" karakteri cezaevinde damarına hava enjekte edilerek öldürülüyor ve dizide bu ölüm kalp krizi olarak anlatılıyor.

RASİM OZAN KÜTAHYALI İFADEYE ÇAĞIRILDI

Soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Sosyal medyadaki videoları ve yazıları nedeniyle gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı ifadeye çağırıldı.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kütahyalı "'Bilgi sahibi' sıfatıyla tüm bildiklerimi ve tanıklıklarımı anlatmak için şu an Silivri Adliyesi’ndeyim." diyerek ifade vereceğini duyurdu.

Kütahyalı, "Bu soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe Bey’e, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu sürecinde şahit olduğum tüm hadiseleri detaylı olarak anlatacağım." dedi.

BAŞSAVCILIK'TAN YALANLAMA

Başsavcılık Kütahyalı'yı yalanladı. Yapılan açıklamada, herhangi bir ifade alma işlemi uygulanmadığı bildirildi.

💾

<p>Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunduğu sırada, 2011 yılında Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. 15 yıl sonra başlatılan soruşturma derinleşirken Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki "Kazım Kaşifoğlu" karakterini mercek altına aldı.</p>

<p>Dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 136. bölümünde hücrede tutulan Kaşifoğlu karakterinin ölümle tehdit edildiği aktarılırken bu bölümden 3 gün sonra Kozinoğlu kaldığı Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmişti.</p>

<p>Kozinoğlu'nun ölümünden sonra yayınlanan bölümde ise "Kazım Kaşifoğlu" karakteri cezaevinde damarına hava enjekte edilerek öldürülüyor ve dizide bu ölüm kalp krizi olarak anlatılıyor.</p>

<p>RASİM OZAN KÜTAHYALI İFADEYE ÇAĞIRILDI</p>

<p>Soruşturmada yeni gelişme yaşandı. Sosyal medyadaki videoları ve yazıları nedeniyle gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı ifadeye çağırıldı.</p>

<p>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Kütahyalı "'Bilgi sahibi' sıfatıyla tüm bildiklerimi ve tanıklıklarımı anlatmak için şu an Silivri Adliyesi’ndeyim." diyerek ifade vereceğini duyurdu.</p>

<p>Kütahyalı, "Bu soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe Bey’e, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu sürecinde şahit olduğum tüm hadiseleri detaylı olarak anlatacağım." dedi.</p>

Numan Kurtulmuş'tan Bakü mesajı

Kurtulmuş, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

"Can Azerbaycan'ın başkenti Bakü'nün düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü yürekten kutluyorum. Bu kutlu zaferin kahramanları başta Kafkas İslam Ordusu Komutanı Nuri Paşa olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve Azerbaycan'ın istiklal mücadelesine omuz veren tüm kahramanları minnetle ve şükranla yad ediyorum."

Türkiye ve Filistin'den yeni iş birliği

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Filistin Kültür Bakanı İmad Hamdan ile videokonferans aracılığıyla görüştü.

Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersoy, Türkiye ile Filistin arasındaki kültürel iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmaları ele aldıklarını belirtti.



Filistin’in zengin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için birlikte atılabilecek adımları değerlendirdiklerini aktaran Ersoy, “Sayın Hamdan’ın ilettiği ortak proje önerilerini ele alarak kültürel mirasın korunması, restorasyon ve kültür alanındaki iş birliğimiz üzerine görüş alışverişinde bulunduk.” açıklamasında bulundu.

KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINA YÖNELİK ORTAK PROJELER ELE ALINDI

Görüşmede, Filistin tarafınca iletilen proje önerileri çerçevesinde iki ülkenin birlikte hayata geçirebileceği çalışmalar üzerinde duruldu. Kültürel mirasın yaşatılması, restorasyon ve kültür alanındaki ortak çalışmaların geliştirilmesi görüşmenin gündemini oluşturdu.



“FİLİSTİN’İN KÜLTÜREL MİRASINA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

Paylaşımında Türkiye’nin Filistin halkıyla dayanışmasını da vurgulayan Bakan Ersoy, şunları kaydetti:

“Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında durmaya, kimliğinin ve tarihî hafızasının ayrılmaz bir parçası olan kültürel mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak bu anlayışla kültürel iş birliğimizi güçlendirmekte ve ortak projeler geliştirmekte kararlıyız.”

💾

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Filistin Kültür Bakanı İmad Hamdan ile videokonferans aracılığıyla görüştü.<br>
<br>
Görüşmenin ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Ersoy, Türkiye ile Filistin arasındaki kültürel iş birliğini güçlendirmeye yönelik çalışmaları ele aldıklarını belirtti.<br>
<br>
Filistin’in zengin kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için birlikte atılabilecek adımları değerlendirdiklerini aktaran Ersoy, “Sayın Hamdan’ın ilettiği ortak proje önerilerini ele alarak kültürel mirasın korunması, restorasyon ve kültür alanındaki iş birliğimiz üzerine görüş alışverişinde bulunduk.” açıklamasında bulundu.<br>
<br>
KÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASINA YÖNELİK ORTAK PROJELER ELE ALINDI<br>
<br>
Görüşmede, Filistin tarafınca iletilen proje önerileri çerçevesinde iki ülkenin birlikte hayata geçirebileceği çalışmalar üzerinde duruldu. Kültürel mirasın yaşatılması, restorasyon ve kültür alanındaki ortak çalışmaların geliştirilmesi görüşmenin gündemini oluşturdu.<br>
<br>
“FİLİSTİN’İN KÜLTÜREL MİRASINA SAHİP ÇIKACAĞIZ”<br>
<br>
Paylaşımında Türkiye’nin Filistin halkıyla dayanışmasını da vurgulayan Bakan Ersoy, şunları kaydetti:<br>
<br>
“Filistin halkının haklı mücadelesinin yanında durmaya, kimliğinin ve tarihî hafızasının ayrılmaz bir parçası olan kültürel mirasına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Türkiye olarak bu anlayışla kültürel iş birliğimizi güçlendirmekte ve ortak projeler geliştirmekte kararlıyız.”</p>

Kayıp Büşra bebek olayında yeni gelişme! Gözaltına alınan zanlı sayısı 10'a yükseldi

Divriği ilçesi Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan Balıkçı ailesinin geçici olarak kaldığı çadırda, 11 aylık kızları Büşra’nın kaybolduğu ihbarı üzerine arama çalışması başlatıldı.

Olaya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan anne Elif Balıkçı, ilk ifadelerinde çocuğunun para karşılığı satıldığını öne sürdü.

11 aylık Büşra Balıkçı

"ÇOCUĞUMU BABASI YUSUF ÖLDÜRDÜ"

Dün ifadesini değiştiren Elif Balıkçı, bebeğin kendisi gibi gözaltında bulunan babası Yusuf Balıkçı tarafından öldürülüp kırsal araziye bırakıldığını iddia etti.

Elif Balıkçı, korktuğu için daha önce yalan beyanda bulunduğunu söyleyip, "Çocuğumu babası Yusuf öldürüp çadırların yukarısında, 1-2 kilometre mesafede bulunan taşlık araziye götürdü ve bıraktı." diyerek eşinden şikayetçi oldu.

Arama çalışması devam ediyor.

ANNENİN GÖSTERDİĞİ ARAZİDE İZ BULUNAMADI

İddianın ardından savcı eşliğinde Elif Balıkçı'ya İncedere Yaylası civarında yer gösterme işlemi yaptırıldı. Bölgede yoğun güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri sinyal kesiciler kullanırken, arama faaliyetleri annenin işaret ettiği taşlık bölgeye kaydırıldı.

Jandarma asayiş, komando timleri ve AFAD ekiplerinin zorlu arazi şartlarında, yapay zeka destekli dronlar ve iz takip köpekleriyle gerçekleştirdiği aramalardan henüz sonuç alınamadı.

11 aylık Büşra Balıkçı’nın kaybolduğu olay yeri.

HENÜZ BİR İZ BULUNAMADI 

Kayıp Büşra bebeğe ait herhangi bir iz veya bulguya rastlanmazken, ekiplerin bölgedeki hummalı arama çalışmalarına bugün de devam ediliyor.

Olaya ilişkin suçlamaları reddeden baba Yusuf Balıkçı ve diğer şüphelilerin jandarmadaki ifade işlemleri de sürerken, ailenin diğer 4 çocuğu ise devlet korumasına alındı.

GÖZALTI SAYISI ARTTI

Elif Balıkçı’nın ifadesi sonrası 4 kişi daha gözaltına alındı. Böylece soruşturma kapsamında gözaltı sayısı 10'a yükseldi.

Gözaltındaki Yusuf Balıkçı, Elif Balıkçı, K.D., M.D. M.R.S., R.D., Ö.D., M.B., İ.B. ve A.Ç.'nin sorgu işlemleri sonrası gün içinde Divriği Adliyesi'ne sevk edilmeleri bekleniyor.

Adana'da cinayet! Çocukluk arkadaşını öldürdüAdana'da cinayet! Çocukluk arkadaşını öldürdü

Adana'da emekliliği iptal edilen Sedef: İş verenin faturasını bana kesmesinlerAdana'da emekliliği iptal edilen Sedef: İş verenin faturasını bana kesmesinler

'Büşra bebek satıldı' diyen anne ifadesini değiştirdi: Kan donduran detaylar'Büşra bebek satıldı' diyen anne ifadesini değiştirdi: Kan donduran detaylar

Sivas'ta 11 aylık bebeğin kaybolmasına ilişkin gözaltına alınan zanlı sayısı 10'a yükseldi.

VALİLİK AÇIKLAMA YAPTI

Öte yandan Valilik konuya ilişkin bugün yeni bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

"Olayın ihbarı üzerine Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı ile derhal soruşturma başlatılmış olup, bebeği arama çalışmaları da ilk andan itibaren titizlikle sürdürülmektedir. Olayla ilgili yürütülen adli tahkikat kapsamında, aile fertlerinin çelişkili ifadeleri üzerine soruşturma kapsamı genişletilmiş; bebeğin öldürülmüş, kaçırılmış veya maddi menfaat karşılığında başka bir kişiye verilmiş olabileceği yönündeki ihtimaller de dahil olmak üzere tüm olasılıklar çok yönlü olarak değerlendirilmektedir. Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda olayla ilgili 10 kişi gözaltına alınmış olup adli süreçleri devam etmektedir. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, ailede bulunan 2017, 2018, 2021 ve 2023 doğumlu olmak üzere 2 kız ve 2 erkek çocuk devlet koruması altına alınmıştır. Bu nedenle soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi ve adli sürecin selameti açısından, yetkili makamlarca yapılacak açıklamalar dışında kamuoyunda yer alan bilgi ve değerlendirmelere itibar edilmemesi önem arz etmekte olup soruşturma, tüm ihtimaller değerlendirilerek çok yönlü ve titiz bir şekilde devam etmektedir." 

💾

<p>Sivas'ta ilçesinde 4 gündür kayıp olan 11 aylık Büşra Balıkçı'yı arama çalışmaları sürüyor. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 kişiden 3'ü serbest bırakılırken, anne Elif Balıkçı ifadesini değiştirdi.</p>

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme: 4 zanlı daha tutuklandı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda emniyet koordinasyonunda yürütülen soruşturma kapsamında 6. dalga operasyonunda gözaltına alınan 11 şüpheliden 5'inin işlemleri tamamlandı.

Şüpheliler sağlık kontrolünün ardından Erzurum Adliyesi'ne getirildi.

Savcılıktaki ifadelerinin ardından zanlılardan 4'ü tutuklanma, 1'i ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.

Hakimlik, savcılığın talebine uyarak 4 zanlının tutuklanmasına, 1'inin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verdi.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 36'ya yükseldi. Diğer 6 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.

Soruşturma kapsamında, 7 ilde eş zamanlı 6. dalga operasyonu düzenlenmiş, delillerin karartılması ve soruşturma sürecine müdahale edildiği gerekçesiyle aralarında emekli ve görevdeki emniyet mensuplarının da bulunduğu 11 şüpheliye yönelik gözaltı, arama ve el koyma işlemleri başlatılmıştı.

Kaşifoğlu iddiası ortalığı karıştırdı: Vadi'deki karakterlerin ardındaki isimler

HABER İÇİN TIKLAYINIZ 

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin dosyanın yeniden gündeme gelmesi, Kurtlar Vadisi'nde yer alan bazı karakterlerle gerçek hayattaki kişiler arasında kurulan bağlantıları da yeniden gündeme taşıdı. Özellikle Kaşifoğlu karakterinin Kaşif Kozinoğlu'nu temsil ettiği yönündeki iddia, dizinin gerçek olaylarla ilişkisine dair tartışmaların merkezine oturdu.

Yıllardır çeşitli kaynaklarda ve sosyal medya paylaşımlarında, dizideki bazı karakterlerin Türkiye'nin yakın tarihindeki siyasi, istihbari ve yeraltı dünyasından isimlerden esinlenerek oluşturulduğu öne sürülüyor. Ancak söz konusu eşleştirmelerin önemli bölümünün iddia ve yorum niteliğinde olduğu belirtiliyor.

"POLAT ALEMDAR'DAN SÜLEYMAN ÇAKIR'A"

Bu iddialara göre dizinin baş karakteri Polat Alemdar'ın Abdullah Çatlı'dan, Süleyman Çakır'ın ise Alaattin Çakıcı'dan esinlendiği öne sürülüyor. Çakır'ın eşi Nesrin Çakır'ın da Uğur Çakıcı ile ilişkilendirildiği iddialar arasında yer alıyor.

Dizideki Cerrahpaşalı kardeşlerin, yeraltı dünyasının tanınan isimlerinden Nuri Ergin ve Vedat Ergin kardeşlerin liderliğindeki Karagümrük Çetesi'nden esinlendiği ileri sürülüyor.

Memati Baş karakteri için Muradi Güler, Seyfo Dayı için Nihat Akgün, Kılıç için de yine Nihat Akgün ismi gündeme getiriliyor.

İSTİHBARAT DÜNYASINDAN DİKKAT ÇEKEN BENZETMELER

Kurtlar Vadisi'ndeki istihbarat karakterleri için de gerçek hayattaki önemli isimlerle bağlantılar kuruluyor.

Aslan Akbey'in Hiram Abas'tan, Doğu Eşrefoğlu'nun ise Mehmet Fuat Doğu'dan esinlendiği iddia ediliyor. Doğu Eşrefoğlu karakteri için ayrıca Eşref Bitlis ismi de gündeme getiriliyor.

Mete Aymar'ın Mehmet Eymür'ü, Kara karakterinin ise Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ı temsil ettiği yönünde iddialar bulunuyor. Abdülhey için ise Drej Ali ismi öne çıkıyor.

KAŞİFOĞLU–KAŞİF KOZİNOĞLU BAĞLANTISI

Listenin en dikkat çekici eşleştirmelerinden biri ise Kaşifoğlu–Kaşif Kozinoğlu bağlantısı.

Kurtlar Vadisi Pusu'daki Kaşifoğlu karakterinin gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu'ndan esinlendiği uzun süredir çeşitli platformlarda dile getiriliyor. Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin gelişmelerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, dizideki karakterin hikâyesi de yeniden mercek altına alındı.

YERALTI DÜNYASININ TANINAN İSİMLERİ DİZİDE

İddialara göre Laz Ziya, Dündar Kılıç'la; Hüsrev Ağa, Abuzer Uğurlu'yla; Testere Necmi, Yaşar Avni Musullulu'yla; Nizamettin Güvenç, Aydoğan Semizer'le ilişkilendiriliyor.

İplikçi Nedim'in Nesim Malki'yi, Tombalacı Mehmet'in ise Ömer Lütfi Topal'ı temsil ettiği de öne sürülen eşleştirmeler arasında.

İskender Büyük karakteri için Veli Küçük, Pala için Tarık Ümit veya Korkut Eken, Halo Dayı için Halil Havar isimleri gündeme getiriliyor.

KUMARHANELER ÜZERİNDEN KURULAN BENZERLİK

Dizide Süleyman Çakır'ın kumarhane müdürü olarak görülen karakterin de Korkmaz Yiğit'ten esinlendiği iddia ediliyor.

Öte yandan dizide Çakır tarafından öldürülen bazı karakterlerin de gerçek hayatta öldürülen isimlerle benzerlik taşıdığı öne sürülüyor.

Buna göre Barış Bulmaz'ın Savaş Buldan'ı, Önder Zülfü Koşal'ın Ömer Lütfi Topal'ı, Behiç Türkcan'ın ise Behçet Cantürk'ü temsil ettiği ileri sürülüyor.

Dizide Önder Zülfü Koşal'ın ölümünün ardından kumarhanelerin Tombalacı Mehmet'in kontrolüne geçmesi de gerçek hayattaki Ömer Lütfi Topal'ın ölümünün ardından kumarhanelerin ortağı Ali Fevzi Bir'e geçmesiyle ilişkilendiriliyor.

DİĞER KARAKTERLER İÇİN DE DİKKAT ÇEKEN İDDİALAR

Dizideki Kürt Bedo'nun Kürt İdris'ten, Şahin Ağa'nın İbrahim Şahin'den, Kirve'nin Sedat Edip Bucak'tan esinlendiği ileri sürülüyor.

Mehmet Karahanlı karakteri için Rahmi Koç ve Tuncay Özilhan isimleri gündeme getirilirken, Samuel Vanunu'nun Üzeyir Garih'i, Kirkor Terzioğlu'nun Hayyam Garipoğlu'nu, İbrahim Ahıskalı'nın ise Şarık Tara'yı temsil ettiği iddia ediliyor.

Mehmet Karahanlı'ya suikast girişiminde bulunan Feraye karakterinin de Özdemir Sabancı suikastında adı geçen Fehriye Erdal'dan esinlendiği öne sürülüyor.

ŞEVKO'NUN ÖLÜMÜYLE İLGİLİ DİKKAT ÇEKEN BENZERLİK

Dizide Şevko karakterinin otel odasının penceresinden intihar etmesinin de gerçek hayattaki İbrahim Telemen'in ölümüyle benzerlik taşıdığı ileri sürülüyor.

Benzer şekilde Tilki Andrei karakteri için Andrei Tykin ismi gündeme getiriliyor. Tykin'in Türkiye'deki faaliyetlerine ilişkin geçmişte bazı siyasi tartışmalarda adının geçtiği öne sürülürken, bu bağlantı da dizideki karakterle ilişkilendiriliyor.

AVUKAT ELİF EYLÜL İDDİASI

Dizinin dikkat çeken kadın karakterlerinden Avukat Elif Eylül için ise Alaattin Çakıcı'nın avukatlığını yapan Şeyda Yıldırım ismi öne sürülüyor.

Son dakika: 1,5 milyar TL'lik operasyon! 7 şüpheli yakalandı!

Haberin Ayrıntıları Geliyor...

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

App Store Google Play Takip Et

💾

<p> İçişleri Bakanlığı, Şanlıurfa'da yeni nesil suç örgütlerine finansman sağladığı tespit edilen ve hesaplarında 1,5 milyar lira para hareketliliği bulunan 7 şüphelinin yakalandığını açıkladı.</p>

<p>Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamaya göre; Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak' ve 'Tefecilik' suçlarına yönelik operasyonlar düzenlendi. Operasyonda, yeni nesil suç örgütlerine finansman sağladığı tespit edilen ve hesaplarında 1,5 milyar TL para hareketliliği bulunan 7 şüpheli yakalandı. Şüphelilerin; yeni nesil suç örgütlerine finansman sağladıkları, vatandaşlara yüksek faizle borç verdikleri ve paraların teminatı olarak çek ve senet imzalatıp baskı altına aldıkları tespit edildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, "Organize suç örgütleri ve çetelerle mücadelede gösterdiğimiz kararlılığı, vatandaşlarımızı mağdur eden tefecilik faaliyetlerine karşı da aynı şekilde sürdürüyoruz. Güvenlik güçlerimizin koordineli çalışmalarıyla, şehirlerimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya fırsat vermeyeceğiz. Kahraman jandarmamızı, daire başkanlığımızı, Şanlıurfa İl Jandarma Komutanlığımızı, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz" denildi. </p>

Denizde bulunan cesedin sırrı çözüldü: Batan geminin kaptanına ait çıktı!

Silivri açıklarında dün saat 13.15 sıralarında denizde bir ceset bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye sahil güvenlik ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesiyle sudan çıkarılan ceset, Silivri Limanı'na getirildi.

UZUN SÜRE SUDA KALDIĞI İÇİN TANINMAZ HALDEYDİ

Limanda yapılan ilk incelemelerde, cesedin uzun süre suda kalmasına bağlı olarak tahriş ve bozulma meydana geldiği, bu nedenle olay yerinde kimlik tespitinin yapılamadığı belirtildi. Cansız beden, kesin ölüm nedeninin ve kimliğinin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'na sevk edildi.

KİMLİĞİ ADLİ TIP KURUMU'NDA BELİRLENDİ

Kurumda yürütülen detaylı çalışmalar sonucunda cesedin kimliği netlik kazandı. Bulunan cansız bedenin, daha önce Silivri açıklarında batan 'Tuğberk İmamoğlu' isimli geminin kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu tespit edildi.

💾

<p>Silivri açıklarında denizde bulunan ve uzun süre suda kaldığı için ilk incelemede kimliği tespit edilemeyen cansız bedenin, batan “Tuğberk İmamoğlu” gemisinin kaptanı Yaşar Kayhan'a ait olduğu belirlendi.</p>

Erhan Afyoncu'dan Batı'ya tepki: Bu Türklüğe karşı bir tehdittir! Engel olmalıyız

Dijital platformlarda LGBT'ye ilişkin içeriklerin görünürlüğünün artması, bunların çocuklar ve aile yapısı üzerindeki etkilerine ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

MSÜ Rektörü Prof. Dr. Afyoncu, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, son yıllarda özellikle Batı'da dijital platformlar üzerinden ciddi bir LGBT propagandası yürütüldüğünü ifade etti.

LGBT propagandasını, toplumların geleneksel yapısının ve aile düzeninin bozulmasına yönelik bir süreç olarak nitelendiren Afyoncu, bunun Batı'da yaşandığını ve Türkiye'ye de taşınmaya çalışıldığını dile getirdi.

Kimliklerin cinsiyetsizleştirilmeye ve LGBT'nin normalleştirilmeye çalışıldığını belirten Afyoncu, şunları kaydetti:

"Dünya çok ciddi bir LGBT propagandası altında. Ama ülkemizde Allah'a şükür devlet yetkilileri bugüne kadar buna izin vermedi. Bunun yayılmasına, topluma nüfuz etmesine bundan sonra da izin verilmemesi lazım. Çünkü aile en kutsal değerimizdir. Aileyi tehdit eden en önemli unsurlardan birisi LGBT'dir. Eğer aile ve toplum ortadan kalkarsa, toplumun bütün değerleri de ortadan kalkar. Onun için LGBT'yi toplumda yaymaya yönelik her türlü girişime devlet yetkililerinin engel olması lazım."

Afyoncu, LGBT propagandası yapılmaması ve toplumun bu tür içeriklere maruz bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak, onur yürüyüşleri gibi etkinliklerle konunun görünür hale getirildiğini ve topluma dayatılmaya çalışıldığını ifade etti.

- "BATI DÜNYASINI MAALESEF LGBT ÇOK CİDDİ ŞEKİLDE İŞGAL ALTINA ALMIŞ DURUMDA"

Konunun bir diğer önemli ayağının da yabancı diziler olduğuna işaret eden Afyoncu, Netflix gibi dijital platformlardaki hemen hemen her dizide LGBT ile ilgili unsurlara yer verildiğini, bunların FBI ve polis temalı yapımlar gibi farklı türlerdeki dizilerde de görüldüğünü söyledi.

Afyoncu, dizilere LGBT içeriklerinin dahil edilerek normalleştirilmeye çalışıldığını anlatarak, "Orada iki kadını bir karı koca hayatında yaşar gibi gösteriyor. İki erkeği de böyle gösteriyor. Buradaki en büyük tehlike şu, bunun normal olduğuna insanlar inandırılmaya çalışılıyor. Bu normal değil. Bu toplum kodlarına aykırı. Türklerin de aykırı, bütün dünyanın da aykırı. Hristiyanların da aykırı. Fakat Hristiyan ve Batı dünyasını maalesef LGBT çok ciddi şekilde işgal altına almış durumda." diye konuştu.

ABD'de Joe Biden döneminde LGBT propagandasının yoğun şekilde yürütüldüğünü belirten Afyoncu, Donald Trump'ın göreve gelmesiyle bunun engellenmesine yönelik adımlar atıldığını, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de LGBT'yi tehdit olarak gördüğünü dile getirdi.

Afyoncu, Türkiye'de de benzer bir yaklaşım bulunduğunu kaydederek, "Bu Türklüğe karşı bir tehdittir. Bu Türk milletine karşı bir tehdittir. Bana göre insanlığa karşı da bir tehdittir. Burada bunun zorla insanlara dayatılmasına hepimizin engel olması lazım." ifadelerini kullandı.

LGBT'nin normalleştirilmesine yönelik içeriklere karşı öncelikle devletin tedbir alması ve aile hayatını teşvik eden yapımların artırılması gerektiğini vurgulayan Afyoncu, geçmişte Amerikan dizilerinde kalabalık ailelerin konu edildiğini, Türkiye'de de "Ekmek Teknesi" gibi aile hayatını merkeze alan dizilerin ekrana geldiğini hatırlattı.

- "ÇOCUKLARIN MARUZ KALDIĞI ŞEY ARTIK TELEVİZYON DEĞİL OYUNLAR"

Prof. Dr. Afyoncu, bu hassasiyetin oyunlara da yansıması gerektiğine dikkati çekerek, "Çocukların maruz kaldığı şey artık televizyon değil, oyunlar. Oyunların içeriğinde şiddet ve benzeri unsurlar da var. Şimdi burada önemli olan kimliğin cinsiyeti. Erkek erkektir, kadın kadındır. Bunlar eşittir, hakları eşittir ama ayrı kimliklerdir. Bu iki kimlik bir araya geldiği zaman aile oluyor. Normal olan budur. Bunun topluma anlatılması ve eğitim camiasında da buna yer verilmesi lazım." dedi.

Bazı belediyelerin zaman zaman LGBT'ye yönelik faaliyetler yürüttüğünü ve bunların engellenmesi gerektiğini belirten Afyoncu, konunun doğrudan ders olarak ele alınmasına gerek olmadığını, normal toplum ve aile hayatının anlatılmasının yeterli olduğunu ve topluma aykırı unsurların dayatılmasına izin verilmemesi gerektiğini kaydetti.

Afyoncu, LGBT içeriklerinin dizilerin içine gündelik hayatın doğal bir parçası gibi yerleştirildiğini ve bunun çocukların algısını etkileyebileceğini belirterek, "Ailemizi ve aile hayatımızı korumamız lazım. Bunun da önündeki en önemli tehditlerden biri de LGBT'dir." diye konuştu.

İstanbul'da sahte para operasyonu!

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde parada sahtecilik ve paraya eşit değerde sahtecilik suçlarının önlenmesi, şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından sahte para üreten zanlıların kimlik ve adreslerini belirleyen ekipler, düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 11 şüpheliyi gözaltına aldı.

Adreslerdeki aramalarda ise 357 bin 400 lira ve 500 dolar sahte banknotun yanı sıra 15 adet 100 dolar bandrolü, 2 bin 636 bandrollü kağıt, sahte 6 altın bilezik, altın kolye ile tam altın ele geçirildi.

Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

Kurtlar Vadisi senaristi Raci Şaşmaz'dan savcılıkta Kaşif Kozinoğlu ifadesi

HABER İÇİN TIKLAYINIZ 

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada ‘bilgi sahibi’ sıfatıyla ifade veren ‘Kurtlar Vadisi’ dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan ifade verdi. Şaşmaz ifadesinde, “Kurtlar Vadisi toplumun fotoğrafını çeker ve açık kaynaklardan yararlanarak bunları drama gücüyle izleyicinin anlayabileceği bir formata getirip kamuoyuna arz eder. Kaşifoğlu karakteri istihbarat içi çatışmaları anlatmak için yaratıldı. Gerçek hayatla ilgisi yoktur” dedi.

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, ‘Kurtlar Vadisi’ dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın tanık olarak ifadelerinin alınacağı belirtildi. Senaristler ifade vermek üzere dün Silivri Adliyesi’ne gitti.

"BİRİNİN ÖLÜMÜNÜ ÖNCEDEN BİLME İHTİMALİMİZ YOKTUR"

Raci Şaşmaz ifadesinde, “Kurtlar Vadisi dizisinin uzun yıllar senaristliğini yaptım. Bu fenomen diziyi karalamak için iki husus seçildi. Birisi şiddet, diğeri ise bunlar birilerinden belge ve bilgi alıyorlar mı hususu. Bu açık iftiraya 20 yılda çeşitli kerelerle cevap verildi, bir kez daha verelim: Legal ya da illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatımız yoktur, olmamıştır. Kurtlar Vadisi toplumun fotoğrafını çeker ve açık kaynaklardan yararlanarak bunları drama gücüyle izleyicinin anlayabileceği bir formata getirip kamuoyuna arz eder. Kaşifoğlu karakteri istihbarat içi çatışmaları anlatmak için yaratıldı, hikayesi bittiğinde ise dizide öldürülerek başka karakterlere ve konulara geçildi. Dizideki karakterin ölümü konunun bitimini ifade eder. Gerçek hayatla ilgisi yoktur. Şöyle ki İskender Büyük karakteri de dizide ölmüş, ancak o karaktere ilham verdiği söylenen gerçek kişiler hayattadır. Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünü araştırmak savcılık makamının işidir. Bundan ancak memnuniyet duyarız. Cinayete kurban gittiyse ya da ölümünde ihmaller varsa bunların ortaya çıkması ve dahli bulunanların cezalandırılması, tüm kamuoyu gibi bizim de talebimizdir. Bu tamamen dizi kurgusudur. Hayal ürünü karakterlerin birleşiminden oluşur. Birinin ölümünü önceden bilme ihtimalimiz yoktur. Ayrıca sosyal medyada FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar dolaşıyor ise de bu haberler tamamen iftiradır. Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır” dedi.

Eski MİT’çi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarı açılıyor: FETÖ kumpasındaki şüpheli ölümde feth-i kabir kararı

Eski MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin kapatılan dosya, takipsizlik kararının kaldırılmasıyla yeniden açıldı. FETÖ kumpası kapsamında tutukluyken fenalaşan Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve üçüncü şahısların müdahalesinin bulunup bulunmadığının tespiti için Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'ndaki kabri bugün uzman heyet nezaretinde açılıyor.

Okullarda güvenlik seferberliği: 30 bin görevli öğrenciler için sahada! İstanbul'da ders saatlerine "ilk gün" ayarı

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullarda güvenlik ve temizlik tedbirleri üst seviyeye çıkarılırken İstanbul’da ilk güne özel saat düzenlemesine gidildi. Her okulda güvenlik personeli görevlendirilecek, riskli durumlarda el dedektörleriyle arama yapılabilecek ve ilk gün dersler 10.00-15.00 saatleri arasında işlenecek.

Kaşif Kozinoğlu dosyasında karanlık zincir! FETÖ bağlantılı savcı ve Adli Tıp detayı mercek altında

MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma derinleşiyor. Otopsi sürecinde Adli Tıp Kurumuna firari bir hırsızın sızması ve dosyaya takipsizlik veren savcı Ali İşgören'in FETÖ'den yargılanması 'delil karartma' şüphelerini kuvvetlendirdi. Dosyaya giren gardiyan ifadesinde ise Kozinoğlu'na dilaltı hapını verdiğini öne süren koğuş arkadaşı emekli albay Hasan Atilla Uğur'un sanılanın aksine kalp hastası olmadığının belirtilmesi dikkat çekti.

Ağaç bahane! İBB'nin çiçek tedarikçisi yolsuzluğu anlattı: 7 milyonluk haksızlık gün yüzüne çıktı

Ekrem İmamoğlu'nun başını çektiği suç örgütünün kurduğu rüşvet çarkının detaylarını iş adamı Fikret Baydemir anlattı. Baydemir, 2024'te yaklaşık 7 milyon Türk lirası hak ediş alacağı biriktiğini belirterek alacağını tahsil edebilmek için 1 milyon lira rüşvet istendiğini ifade etti.

OVP’nin ardından 2027-2029 Bütçe Çağrısı Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı: İşte yeni dönemin hedefleri

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2027-2029 Dönemi Bütçe Çağrısı Tebliği ile kamuda üç yıllık yol haritası belirlendi. Mali disiplin, tasarruf ve verimlilik öncelikli olacak; verimsiz harcama alanları tasfiye edilirken ihtiyaç fazlası kamu taşıtları elden çıkarılacak, yatırımlarda ekonomik ve sosyal fayda esas alınacak.

Başkan Erdoğan'ın adını görünce üniversite tercihini değiştirdi! Ganalı mezun Başkan ile tanıştı

Gana'dan Rize'ye gelerek RTEÜ Tıp Fakültesi'nden mezun olan Abdulai Yahaya, Başkan Erdoğan ve Emine Erdoğan ile bir araya geldi. 'Reis'i adını görünce seçtim' diyen Ganalı doktorun, Erdoğan'la aralarında geçen samimi 'Potomya' diyaloğu ve 'Bu eli hiç yıkamayacağım' sözleri ise buluşmaya damga vurdu.

Savaşın gölgesinde yapay zeka! Claude’un karanlık kullanım alanları ortaya çıktı: Casusluk izleri hangi ülkelere uzandı?

Anthropic, yapay zekâ modellerinin kötüye kullanımının tespiti ve buna karşı alınan önlemlere ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Aralık 2025-Ağustos 2026 dönemini kapsayan raporda Claude modellerinin siber casusluk, silah geliştirme, gözetleme, dolandırıcılık ve dezenformasyon faaliyetlerinde kullanıldığı belirtildi. Yemen’de füze programlarından Çin’de anti-torpido çalışmalarına, Rusya bağlantılı siber operasyonlardan Alibaba, DeepSeek ve Xiaomi’ye uzanan dikkat çekici vakalar sıralandı.

Tepebaşı Belediyesi soruşturmasında 22 şüpheliye tutuklama talebi: Milyonluk para trafiğinde kripto izi

Eskişehir’de Tepebaşı Belediyesi bünyesindeki doğrudan temin alımlarında usulsüzlük yapıldığı ve kamunun zarara uğratıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, aralarında belediye personeli ve şirket yetkililerinin de bulunduğu 22 şüphelinin cezalandırılması talep edildi. Soruşturma kapsamında 13 şüphelinin tutukluluğu devam ediyor.

"Yaptıklarımdan pişmanım" demişti! Sözde fenomen Fatma Soydaş tahliye edildi

Sosyal medya platformlarında tartışma yaratan paylaşımları sonrasında hakkında soruşturma başlatılan sözde fenomen Fatma Soydaş, 'halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama' ve 'müstehcen görüntü yayınlama' suçlarından tutuklanmıştı. Yaptığı hareketler için 'pişmanım' diyen Soydaş, 2 aylık tutukluluğu sonrasında salıverildi.

CHP’de Mansur Yavaş gerilimi büyüyor: Faik Öztrak’tan Anıtkabir tepkisi: “Büyük hayal kırıklığı”

CHP ile Yeni Parti arasındaki ayrışmada “tarafsızlık” çizgisini koruyan Mansur Yavaş’a parti içinden sert tepki geldi. Faik Öztrak, Yavaş’ın 9 Eylül’de Anıtkabir’de olmamasını “büyük hayal kırıklığı” sözleriyle eleştirirken, Özel’e doğrudan, Kılıçdaroğlu’na ise aracıyla haber vermesi de yeniden tartışmaya açıldı.

Vanlı Kara Haydar soruşturmasında yeni gelişme: Çağla Öz aranıyor, annesi Nilgün Oya gözaltında

“Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan’a yönelik soruşturma genişliyor. Soruşturmanın önemli isimlerinden Çağla Öz Tançalan’ın annesi Nilgün Oya ile Muhammet Sait Tançalan gözaltına alındı. Çağla Öz Tançalan ise henüz yakalanamadı. Şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Başkan Erdoğan’dan Büyük Türkiye Mutabakatı çağrısı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Rize’deki İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda Terörsüz Türkiye sürecinden Büyük Türkiye Mutabakatı çağrısına kadar kritik mesajlar verdi. Türkiye’nin önünün kesilmesine müsaade etmeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, terör defterinin tamamen kapanması için siyasete aklıselim çağrısı yaptı; millî menfaatlerde ortaklaşan Ankara merkezli siyaset anlayışının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Erdoğan, “Tarih bizden bunu bekliyor” diyerek teşkilatına da daha fazla çalışma mesajı verdi.

Fatih Terim fonu! Yeniden yargılanan Seçil Erzan'dan Arda Turan çıkışı: "1 kuruş alacağı varsa..."

İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından milyonluk fon davasında yeniden hakim karşısına çıkan Seçil Erzan'ın duruşmadaki savunması dikkat çekiyor. 'Kaçmadım, sadece telefonumu kapattım ve Çorlu'ya gittim' diyen Erzan, yüksek faiz iddialarını reddederek Arda Turan hakkında, '1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin' dedi.

Başkan Erdoğan’dan Rize’de Terörsüz Türkiye mesajı: Önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Rize temasları sürüyor. Kentte toplam değeri yaklaşık 10 milyar lirayı bulan 26 projenin toplu açılışını gerçekleştiren, 3 yeni yatırımın da temelini atan Başkan Erdoğan, programı kapsamında Rize Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katılarak teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi.

Ankara’daki uyuşturucu soruşturmasında ATK sonucu: Serhan Kızılmeşe dahil 5 şüphelinin testi pozitif çıktı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturmasının 3. dalga operasyonunda gözaltına alınan şüphelilere ilişkin ATK raporu çıktı. Serhan Kızılmeşe’nin idrarında kokain ve metabolitleri, Emre Evren’in kan ve idrarında kokain metabolitleri, Emre Anıl Yıldırım’ın kan ve idrarında kokain ve metabolitleri, Elif Yıldırım’ın kan ve idrarında THC metaboliti ile saç ve kıl örneğinde THC, Kahraman Çelik’in kan ve idrarında ise amfetamin ve metamfetamin tespit edildi.

Başakşehir’de İSKİ’nin ana su hattı patladı: Tonlarca su caddeyi göle çevirdi, trafik durdu

İstanbul Başakşehir’de İSKİ’ye ait ana isale hattındaki su borusu patladı. Tonlarca su caddeyi göle çevirirken trafik durdu, sürücüler geri dönmek zorunda kaldı. Bir tır ise su nedeniyle yolda mahsur kaldı. Ekipler bölgede çalışma başlattı.

Murat Kurum Rize’de yapılan yatırımları anlattı: 81 milyar liralık yatırım yapıldı, 11 milyarlık yatırım sürüyor

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Rize’de Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu. Bakan Kurum, “Rize’mize 81 milyar liralık yatırım yaptık. Bugün de 11 milyar liralık yatırımımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Söz verdik. Çalıştık. Yaptık. Şimdi yenilerini sizlerle birlikte yapacağız. Daha nice yıllar Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu hizmetleri yapmaya devam edeceğiz.” dedi.

Özgür Özel İmamoğlu davasını Atina’ya taşıdı: Suçlamaları perdeleyip Avrupa Sosyalistler Partisi’nden destek istedi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Atina’da düzenlenen Avrupa Sosyalistler Partisi toplantısına gönderdiği video mesajda Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini Avrupa’nın gündemine taşıdı. İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasındaki suçlamalara değinmeyen Özel, Avrupalı sosyal demokratlardan siyasi destek istedi. Özel, daha önce BBC ve Brüksel üzerinden de benzer çağrılarda bulunmuştu.

Oğuz Murat Aci davasında 2 Aralık kararı: Cihantimur'un avukatından tazminat teklifi!

İstanbul Eyüpsultan'da Oğuz Murat Aci’nin yaşamını yitirdiği kazanın ardından annesi Eylem Tok ile ABD’ye kaçan 17 yaşındaki ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur’un yargılandığı davada duruşma ertelendi. Mahkeme, ABD’deki iade sürecinin henüz tamamlanmadığını belirterek 'sanığın iade sürecinin beklenmesine' karar verdi. Timur Cihantimur'un avukatı, müştekilere tazminat karşılığında anlaşma teklif etti.

Ertuğrul Kaya'ya re'sen soruşturma: Trabzonluları hedef aldı! İsrail'i desteklediği iddia ediliyor

Sözde sosyal medya fenomeni Ertuğrul Kaya’nın, Trabzonluları hedef alan ifadeleri hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Kürtler üzerinden provokasyona girişen Kaya'nın geçtiğimiz günlerde de Gazze'de soykırım gerçekleştiren İsrail'i desteklediği iddia edildi. Sosyal medyada yer alan bir videoda İsrail'i aklayan Kaya'nın, 'İsrail Gazzelileri öldürüyor diyorsunuz. Peki kim başlattı? Salaksınız.' Hamas'ı ve Müslümanları hedef aldığı görüldü.

Rize’de toplu açılış töreni: Erdoğan’dan hizmet ve yatırım mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de Millet Bahçesi, Kültür Sokağı, eğitim ve spor tesislerinin de aralarında bulunduğu toplam 10 milyar liralık yatırımların toplu açılışını gerçekleştirdi. Erdoğan, muhalefetin ne dediğiyle ve ne yaptığıyla ilgilenmediklerini belirterek Türkiye’ye hizmet etmeyi sürdüreceklerini söyledi. Rize Şehir Hastanesi’nin yüzde 70’inin tamamlandığını açıkladı.

Ekrem İmamoğlu’na Şadi Yazıcı davasından 2 yıl 1 ay hapis ve siyasi yasak cezası verildi! İstanbul'da "seçim" ihtimali

Yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya yönelik ifadeleri gerekçesiyle yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezanın yanı sıra İmamoğlu hakkında siyasi yasak kararı da verdi.

Çocuk sağlığını riske atan oyuncak toplatıldı! Ticaret Bakanlığı uyardı, vatandaşlar GÜBİS'ten güncel ürünleri görebilecek

Ticaret Bakanlığı, TS EN 71-1 standardına aykırı olduğu ve çocuk sağlığını riske attığı belirlenen bir oyuncak için toplatma kararı aldı. Vatandaşlar güvensiz ürünlerin güncel listesine Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) üzerinden ulaşabilecek.

Başkan Erdoğan çalışma arkadaşlarıyla sahada! Çekişmeli basketbol maçından renkli görüntüler: "Haydi Ömer, yap sayını"

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun zamandır beraber maç yaptığı çalışma arkadaşlarıyla bir araya gelerek basketbol oynadığı görüntüler sosyal medyada paylaşıldı. Maçlarda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, MİT Başkanı İbrahim Kalın, eski bakanlar Mevlüt Çavuşoğlu ve Mustafa Varank ile TBF Genel Koordinatörü Vekili Ömer Onan gibi isimlerin yer aldığı, Erdoğan'ın saha içi yönlendirmeleri ve takım içi sohbetlerin dikkat çektiği kaydedildi.

İlkay Çiçek skandalında gizli oda detayı! 3 kadından şok ifadeler... Sevgililerini ve yakınlarını belediyede işe soktu!

Yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek hakkında yürütülen adli süreçte, 3 kadının verdiği ifadeler kamu olanaklarının özel ilişkiler için kullanıldığını ve Gençlik Merkezi'ndeki 'gizli oda'da yürütülen balya balya para trafiğini ortaya çıkardı. Belediyede voleybol antrenörü Nilüfer Sezer, 726 bin TL'yi harçlık olarak aldığını belirtip Çiçek'in 'Belediye başkanı oldu, karısını unuttu derler diye boşanamıyorum' dediğini aktarırken, belediye personeli Gülşah Çetin ise Gençlik Merkezi'nin en üst katındaki özel odaya getirilen döviz ve Türk lirası dolu çantaları detaylarıyla anlattı. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan avukat Elifnur Gürcü ise Çiçek'in kendisiyle sevgili olmak istediğini ancak bu talebi reddettiğini iddia ederek, 'Belediyeye girebilmek için nazik yazıştım.' ifadelerini kullandı.

Kirası 10 bin TL'den başlıyor! Bakan Kurum duyurdu: Kiralık konut başvurusunda 15 soruda tüm detaylar

İstanbul'da dar gelirli vatandaşların uygun fiyatla konuta erişimini kolaylaştıracak kiralık sosyal konut projesinde başvuru detayları netleşti. İlk etapta 1.071 konutun kiraya verileceği projede aylık kiralar 10 bin TL'den başlayacak. Başvurular 14-25 Eylül 2026 tarihleri arasında e-Devlet üzerinden yapılacak.

Ankara merkezli 22 ilde 'C31K' operasyonu: 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, sanal medya ve iletişim platformlarında suç içerikli paylaşımlar yaptığı belirlenen 'C31K' adlı örgüte yönelik Ankara merkezli 22 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Soruşturma kapsamında 32 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken 27 şüpheli yakalandı.

Özgür Özel'e Ardahan'da İmamoğlu tepkisi: Arzu Turgut Uçar böyle haykırdı: Çocuklarım babalarını ipte sallanırken gördü

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Ardahan ziyaretinde protesto şoku yaşandı. Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde zimmet iddiası sonrası intihar eden belediye veznedarı Yaşar Uçar’ın eşi Arzu Turgut Uçar, Özel’e tepki gösterdi. Uçar, 'Benim iki tane çocuğum babalarını ipte sallanırken gördü, İmamoğlu yüzünden!' ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: 6 faili meçhul cinayet aydınlatıldı, operasyon görüntüleri yayınlandı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını açıkladı. Sosyal medyadan açıklama yapan Gürlek, 'Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!' dedi. Aydınlatılan cinayetlere ilişkin operasyon görüntüleri de yayınlandı.

İstanbul merkezli 6 ilde FETÖ operasyonu: 21 adrese eş zamanlı baskın

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada, 'garson' kod adlı gizli tanığın SD kartındaki EMAR verileriyle tespit edilen 20 şüpheli, İstanbul merkezli 6 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alındı.

İstanbul merkezli 6 ilde FETÖ operasyonu: Emniyet mahrem yapılanmasından 20 şüpheli gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturmada SD karta kaydedilmiş EMAR verileriyle 20 şüpheli gözaltına alındı. Ekipler İstanbul merkezli 6 ilde 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi.

Bakan Gürlek açıkladı: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı! 46 dosyada 52 maktul, 7 yaralı

Adalet Bakanı Akın Gürlek,6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi. Gürlek, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, 'Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!' dedi.

Seferihisar'da belediye binalarına ve adreslere eş zamanlı baskın: 45 şüpheli gözaltına alındı

Seferihisar Belediyesi'nde yürütülen mali inceleme sonucu İzmir polisi, ihalelerde usulsüzlük ve rüşvet iddialarına ilişkin çok sayıda adrese operasyon yaptı. Operasyonda belediye personeli ile müteahhitlerin de bulunduğu 45 şüpheli yakalandı; adres aramalarında delil toplanmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Operasyonda, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlendi. 2 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Soruşturmada, dönemin Belediye Başkanı CHP'li İsmail Yetişkin’in oğluna ait olduğu belirtilen uyuşturucu kullanma görüntülerinin yayılmasını engelleme karşılığında Emrah Ayverdi grubu olarak adlandırılan organize suç örgütü mensuplarıyla anlaşmaya varıldığı tespit edildi.

İBB davasında iş insanı anlattı: 500 bin dolarlık yardım kartı istendi

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında kirli rüşvet ağı tek tek gün yüzüne çıkıyor. Davanın tutuksuz sanıklarından Süleyman Çetinsaya, Boğaziçi İmar'daki güçlendirme ruhsatı sürecinde yoksullara dağıtılmak üzere kendisinden 500 bin dolarlık market yardım kartı istendiğini açıkladı.

CHP'den AK Parti'ye geçen Ayhan Aydın 'tehdit' iddiasını çürüttü! "Rüşvet çarkını gördüğüm için istifa ettim"

Üsküdar'da CHP'den istifa ederek AK Parti saflarına katılan Meclis Üyesi Ayhan Aydın, Yeni Parti İl Başkanı Özgür Çelik'in 'tehdit edildi' iddiasını yalanladı. Spor kulübü üzerinden müteahhitlerden 'bağış' adı altında rüşvet toplandığını bizzat teyit ettiğini belirten Aydın, bu kirli çarkın bir parçası olmamak için kendi öz iradesiyle istifa ettiğini açıkladı.

9 yıllık firar sona erdi! Uluslararası uyuşturucu baronu İslam Yakut Sarıyer'de yakalandı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Emniyet, MİT ve EGM Narkotik ekiplerinin ortak çalışmasıyla 2017'den bu yana firari olan uluslararası uyuşturucu örgütü lideri İslam Yakut İstanbul'da yakalandı. İran ve Afganistan'dan Avrupa'ya eroin, Avrupa'dan Türkiye'ye sentetik uyuşturucu sevkiyatını organize ettiği belirlenen örgütün, Türkiye ve Avrupa'da ele geçirilen 2 ton uyuşturucudan sorumlu olduğu ortaya çıkarıldı.

Başkan Erdoğan Güneysu'da hemşehrilerine seslendi! Yaklaşan seçimlerde kararlılık mesajı: Başarıyla atlatacağız

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki programının ardından baba ocağı Rize’ye geldi. Güneysu ilçesinde coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Erdoğan, meydanı dolduran hemşehrilerine seslenerek birlik ve beraberlik mesajı verdi. Erdoğan’ın konuşmasını takip eden vatandaşlar sevgi gösterisinde bulunurken, evlerindeki vatandaşlar da pencerelere ve balkonlara çıkarak Başkan Erdoğan’a el salladı.

"Kim ilim için yola çıkarsa, Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır!" Cuma hutbesinde “eğitim” vurgusu: Ailelere kritik uyarı

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala cuma hutbesinde eğitimin önemi, çocukların yetiştirilmesi ve ailelerin sorumlulukları gündeme taşındı. Hutbede, ilim öğrenmenin önemine dikkat çekilirken gençlerin hem çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle hem de milli ve manevi değerlerle yetiştirilmesi gerektiği vurgulandı.

Seferihisar'da "aşkım"lı söğüş! CHP'li İsmail Yetişkin'in kumar ve seks ağı deşifre: WhatsApp'ı patladı, Sultan Acar itirafçı oldu

Seferihisar Belediyesi soruşturması Antalya, Uşak ve Menderes'teki uçkur skandallarını gölgede bıraktı. CHP'li İsmail Yetişkin'in sevgilisi Sultan Acar'la WhatsApp konuşmalarına Takvim ulaştı. “Aşkım”, “hayatım”, “bebeğim” hitaplarının yer aldığı mesajlarda yüz binlerce liralık para talepleri, şoförler üzerinden nakit teslimatlar, otomobil alımı, ev kirası, lüks otel ve seyahat planları dikkat çekti. Yetişkin'in kumar oynadığına dair görüntüleri sevgilisine attığı görüldü. Öte yandan Sultan Acar, savcılıkta 'Önce başkan yardımcısıyla cinsel ilişkiye girdim sonra başkanla sevgili oldum' itirafında bulundu. Belediyenin makam aracıyla kurulan 'lolita ekpress' deşifre oldu.

Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde feth-i kabir işlemi 12 Eylül'e ertelendi! Soruşturmada 1 şüpheli tutuklandı 9 kişi gözaltına alındı

Kaşif Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de cezaevindeki ölümüne ilişkin soruşturmada 12 Eylül günü feth-i kabir işlemi yapılacak. Soruşturmada 10 Eylül itibarıyla 10 şüpheliden 1'i tutuklandı, 7'si adli kontrol şartıyla, 2'si ise savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Düzenlenen ikinci dalga operasyonda ise 9 şüpheli daha gözaltına alındı.

Gemi Faciasında Yeni Görüntü Ortaya Çıktı! Soruşturma Dosyasına O Görüntüler Geçti...

KKTC Girne açıklarında batan "Filo Jet" faciasına ilişkin soruşturmada tutuklu 9 zanlının tutukluluk süresi 7 gün daha uzatıldı. Soruşturma kapsamında kayıp yolcu Özgür Gönül'ün olay anında ailesine gönderdiği ve dosyaya giren son görüntülere de ulaşıldı. Videoda batan geminin sol kızağının kırık olduğu anlar yer alırken, kara kutunun henüz bulunamadığını ve 5 kişi hakkında daha yakalama kararı çıkarıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Rize'de Net Mesaj! "Muhalefetin Ne Yaptığıyla İlgilenmiyoruz"

Rize'de yapımı tamamlanan yatırımların toplu açılış töreninde açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önemli mesajlar verdi. Muhalefetin ne yaptığıyla ilgilenmediğini söyleyen Erdoğan, "Bu kardeşinizin gündeminde ülkemizi etrafındaki ateş çemberinden, krizlerden ve çatışmalardan korumak var, sizin emanetinize hakkıyla sahip çıkmak var" dedi.

Bakan Uraloğlu Duyurdu! Bugüne Kadar Toplam 38,7 Milyon Araç...

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin en uzun 5 karayolu tünelinden bugüne kadar toplam 38,7 milyon aracın geçtiğini açıkladı. 2002'den bu yana tünel uzunluğunun 17,6 katına çıktığını belirten Uraloğlu, dev projelerin zamandan ve akaryakıttan yıllık 3,3 milyar lira tasarruf sağladığını vurguladı.

İzmir'deki Bankada Rehine Alarmı! Yakalanan Şüpheliden Şaka Gibi İfade

İzmir'de güvenlik görevlisinin silahını çalıp 5 banka çalışanını rehin alan psikiyatri hastası şüphelinin ifadesi şoke etti. Tutuklanan şüpheli C.A., olayı bankayı soymak için yapmadığını belirterek eylemi mağdur ve ezilen kız çocuklarına dikkat çekmek için gerçekleştirdiğini söyledi. İşte skandal olayın detayları...

GO TÜRKİYE’NİN YENİ MİNİ DİZİSİ, İÇ ANADOLU’NUN TURİZM DEĞERLERİNİ DÜNYAYA TAŞIYOR

Türkiye’nin farklı destinasyonlarını sinematografik hikayelerle uluslararası izleyiciyle buluşturan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın (TGA) Go Türkiye Mini Dizileri, dünya çapında geniş kitlelere ulaşmaya devam ediyor. Serinin son yapımlarından “Kalbimin Rotası Karadeniz”, bir haftalık yayın sürecinde toplam 62,2 milyon gösterim ve 45,8 milyon izlenmeye ulaştı. Serinin yeni yapımı “The Knot: Gateway to Anatolia” ise ağırlıklı olarak Ankara olmak üzere Eskişehir, Konya ve Çorum’un tarih, sanat, doğa ve gastronomi zenginliğini romantik bir keşif hikayesiyle ekranlara taşıyor.

TUTUKLU MENDERES BELEDİYE BAŞKANI İLKAY ÇİÇEK HAKKINDA ÜÇ KADINDAN ÇARPICI İFADELER! GİZLİ ODA, BELEDİYEDE İŞ, 726 BİN TL “HARÇLIK”, OTEL BULUŞMALARI...

Özgür Özel’in daha önce “İçişleri Bakanlığı da yapar” sözleriyle destek verdiği tutuklu Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmasında, üç kadının verdiği ifadeler Çiçek’in özel ilişkileriyle belediye imkânlarının kullanımı arasındaki dikkat çekici bağlantıları ortaya çıkardı.

Marmara Denizi'ndeki Gemi Faciasında 9. Gün! Ailelerin Endişeli Bekleyişi Sürüyor

Silivri açıklarında Alsu isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 mürettebatı arama çalışmaları 9'uncu gününde devam ediyor. Geminin enkazı 4'üncü gün tespit edilirken, ailelerin bekleyişi de sürüyor.

Bakan Kurum’dan Kritik Uyarı! Okyanuslarımızın Geleceği Risk Altında

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğine işaret ederek “3 milyardan fazla insanın geçim kaynağı olan, soluduğumuz havanın yarısını üreten okyanuslarımızın geleceği devasa bir risk altındadır. Araştırmalara göre; ‘okyanus ekosistemlerindeki bozulmanın ekonomik maliyeti 2050 yılına kadar 400 milyar doları aşabilir” dedi.

İZMİR SEFERİHİSAR BELEDİYESİ YOLSUZLUK DOSYASINDA “AŞKIM”LI PARA TRAFİĞİ! WHATSAPP YAZIŞMALARI ORTAYA ÇIKTI

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Seferihisar Belediyesine yönelik yürüttüğü yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan İsmail Yetişkin ile aynı soruşturmada para trafiği tespit edilen Sultan Acar arasındaki WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan İle Görüşmüştü! Mansur Yavaş'tan Açıklama Geldi! 'CHP Ve Yeni Parti Rahatsızsa Gereğini Yaparım'

CHP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, dün akşam Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde bir araya geldi. Kritik görüşme sonrası açıklama yapan Yavaş, görüşmenin gündemine dikkat çekti. Yavaş “Görüşmenin de tek gündemi Ankara” dedi. CHP ve Yeni Parti'den gelen eleştirilere de değinen Mansur Yavaş, Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel'e de rest çekti: Gereğini yaparım!

SARALLAR’IN SUİKAST PLANI ÇÖKERTİLDİ: ROKETATAR, ANTİ-TANK MÜHİMMATI, KALAŞNİKOF VE MP5’LER ELE GEÇİRİLDİ

İstanbul’da organize suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmada, kırmızı bültenle aranan ve yurt dışında firari bulunan Sarallar Silahlı Suç Örgütü mensubu Yakup Kerem Saral’ın Sedat Şahin’e yönelik suikast hazırlığı yaptığı ortaya çıkarıldı. Suikastta kullanılmak üzere Beykoz’daki bir peyzaj alanına gizlenen cephanelikte roketatar, 3 anti-tank roket mühimmatı, 2 Kalaşnikof ve 2 MP5 otomatik silah ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanan 7’si İran uyruklu toplam 19 şüphelinin tamamı tutuklandı.

Son Dakika: Kaşif Kozinoğlu'nun fethi kabir işlemi için heyet mezarlıkta

İstanbul'da Silivri Cezaevi'nde, 2011 yılında hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın fethi kabir talebi üzerine, Olay Yeri İnceleme ekipleri, Ümraniye Mezarlığı'na geldi. İşlemi yapacak olan heyette 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinin olduğu öğrenildi. Heyetin cenazeden, kemik ve toprak örnekleri alacağı bildirildi.

 

Haberin Ayrıntıları Geliyor...

Son dakika gelişmelere anında ulaşmak için Haber7 uygulamasını akıllı cihazlarınıza (iOS, Android) kurabilir, Twitter’da @Haber7 hesabını takip edebilirsiniz.

App Store Google Play Takip Et

Bahçeli açıkladı: Öcalan için İmralı'da ev inşa edildi

Gazeteci Nagehan Alçı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yle Genel Merkez'de bir araya geldi. Alçı, bu görüşmenin ayrıntılarını YouTube kanalından paylaştığı videoda aktardı.

Alçı, Bahçeli'nin kendisine, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli bir ev inşa edildiğini söyledi. Öcalan'ın bu evin içinde sıradan hayatın akışına uygun şekilde yaşayabileceği belirtildi.

Ancak Öcalan'ın, kendisi için inşa edildiği kaydedilen bu eve geçmeyi reddettiği aktarıldı.

Alçı, bunun nedenini doğrudan Bahçeli'ye sorduğunu belirterek, aldığı yanıtı şöyle paylaştı:

"Abdullah Öcalan'a İmralı Adası'nda bir ev inşa edildiğini söyledi. Önünde bahçesi olan, insani yaşam koşulları sunan, ev konforuna sahip bir yer. Evin içinde normal hayatın akışına uygun şekilde yaşayabileceğini söyledi. Ancak Öcalan’ın henüz bu eve geçmeyi reddettiğini belirtti. 'Neden?' diye sordum. 'Çünkü statü istiyor' dedi."

BAHÇELİ: BİLGİYİ KAMUOYUYLA PAYLAŞABİLİRSİNİZ

Alçı, aldığı bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşma konusunu Bahçeli'ye sorduğunu, MHP liderinin, "Takdir sizindir. Benim açımdan bir sakınca yoktur. Paylaşabilirsiniz." dediğini söyledi.

BAKAN GÜRLEK'İN 1 NİSAN'DAKİ AÇIKLAMASI

Daha önce de "Öcalan'a özel konut yapıldı." iddiaları gündeme gelmişti. 1 Nisan'da Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Orada öyle bir şey (özel konut) yok. Orada bir idari yerleşke var. İdari yerleşke olduğu için muhtemelen yeni binalar yapılıyor olabilir ama özel olarak bir konut yapılma durumu yok." demişti.

💾

<p>Gazeteci Nagehan Alçı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yle Genel Merkez'de bir araya geldi. Alçı, bu görüşmenin ayrıntılarını YouTube kanalından paylaştığı videoda aktardı.</p>

<p>Alçı, Bahçeli'nin kendisine, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan için İmralı'da bahçeli bir ev inşa edildiğini söyledi. Öcalan'ın bu evin içinde sıradan hayatın akışına uygun şekilde yaşayabileceği belirtildi.</p>

<p>Ancak Öcalan'ın, kendisi için inşa edildiği kaydedilen bu eve geçmeyi reddettiği aktarıldı.</p>

<p>Alçı, bunun nedenini doğrudan Bahçeli'ye sorduğunu belirterek, aldığı yanıtı şöyle paylaştı:</p>

<p>"Abdullah Öcalan'a İmralı Adası'nda bir ev inşa edildiğini söyledi. Önünde bahçesi olan, insani yaşam koşulları sunan, ev konforuna sahip bir yer. Evin içinde normal hayatın akışına uygun şekilde yaşayabileceğini söyledi. Ancak Öcalan’ın henüz bu eve geçmeyi reddettiğini belirtti. 'Neden?' diye sordum. 'Çünkü statü istiyor' dedi."</p>

<p>BAKAN GÜRLEK'İN 1 NİSAN'DAKİ AÇIKLAMASI</p>

<p>Daha önce de "Öcalan'a özel konut yapıldı." iddiaları gündeme gelmişti. 1 Nisan'da Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Orada öyle bir şey (özel konut) yok. Orada bir idari yerleşke var. İdari yerleşke olduğu için muhtemelen yeni binalar yapılıyor olabilir ama özel olarak bir konut yapılma durumu yok." demişti.</p>

Erdoğan, AK Parti'ye davet etmişti: CHP'li isim hangi partiye katılacağını açıkladı

CHP'den istifa ederek Özgür Özel liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye katılan belediye başkanlarına Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de ekleniyor.

T24'e konuşan Ünlü, YENİ Parti'ye geçiş sürecini doğruladı. Ünlü'nün partiye katılımının resmileşmesi amacıyla 12 Eylül Cumartesi günü YENİ Parti Marmaris İlçe Başkanlığı'nda bir tören gerçekleştirilecek.

Marmaris'te sürpriz diyalog: Erdoğan'dan CHP'li başkana ‘Kapımız açık’ mesajıMarmaris'te sürpriz diyalog: Erdoğan'dan CHP'li başkana ‘Kapımız açık’ mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Ağustos'ta Marmaris'te kendisini karşılayan Belediye Başkanı Acar Ünlü'ye, "Eğer gelmek istiyorsan kapımız açık." diyerek AK Parti'ye davette bulunmuştu. Bu ifadelerin ardından Ünlü'nün AK Parti'ye geçeceği iddia edilmişti.

💾

<p>Muğla'nın Marmaris ilçesinde cuma namazı sonrası CHP'li Belediye Başkanı Acar Ünlü ile karşılaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kapımız açık, gelmek istiyorsan" sözleri güne damga vurdu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazını Muğla'nın Marmaris ilçesindeki Okluk Millet Camii'nde kıldı. Namazın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı karşılayan CHP'li Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile arasında dikkat çeken bir diyalog yaşandı. Ünlü, Erdoğan'ı selamlayarak, “Hoş geldiniz efendim, var mı yapabileceğimiz bir şey?” diye sordu. Erdoğan ise Ünlü'ye, “Kapımız açık, gelmek istiyorsan” cevabını verdi.</p>

<p><strong>OKLUK KONUKEVİ'NDE PROTOKOL VE VATANDAŞ BULUŞMASI</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Muğla'nın Marmaris ilçesinde bulunan Okluk Cumhurbaşkanlığı Konukevi'nde cuma namazını kıldı. Namazın ardından Erdoğan, kendisiyle görüşmek için konukevine gelen vatandaşlar ve il, ilçe protokolüyle bir araya geldi. Okluk Cumhurbaşkanlığı Konukevi'ndeki buluşmaya Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Muğla milletvekilleri, AK Parti teşkilat yöneticileri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşlar yoğunluk oluşturdu.</p>

<p><strong>"KAPIMIZ AÇIK, EĞER GELMEK İSTİYORSAN"</strong></p>

<p>Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de Okluk Cumhurbaşkanlığı Konukevi'ne giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ziyaret etti ve ilçeye gelişinden dolayı "hoş geldiniz" dileklerini iletti.</p>

<p>CHP'li Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü'nün "Marmaris'imize hoş geldiniz efendim, var mı yapabileceğimiz bir şey?" sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan "Kapımız açık, eğer gelmek istiyorsan" şeklinde cevap verdi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, vatandaşlarla sohbet ederek fotoğraf çektirdi. Konukevinde Erdoğan'la fotoğraf çektirmek isteyen vatandaşların oluşturduğu yoğunluk dikkat çekti.</p>

Kılıçdaroğlu'ndan çok konuşulacak İmamoğlu ve Yavaş önerisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan süreciyle ilgili kaleme alınan bir kitap için verdiği röportajda, önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası ve kendisinin geleceğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Genel seçimler için yüzde 50+1’in önemli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, muhalefetin ortak bir aday etrafında birleşmesi ya da farklı adayların ikinci turda uzlaşması gerektiğini vurguladı.

CHP İTTİFAKLARDA LOKOMOTİF ROL ÜSTLENECEK

Seçimler için ittifak kurma deneyiminin en yüksek siyasetçi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu "Muhalefette ittifak geliştirme konusunda öncü olacağım." diyerek CHP’nin ittifaklarda lokomotif rol üstleneceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "CHP, kendi içinden bir aday çıkarabilir ya da ittifak yapacağı siyasi partiler içerisinden gelecek önerilerden birini ittifak grubu ile sahiplenebilir." dedi.

İMAMOĞLU VE YAVAŞ ADAY GÖSTERİLEBİLİR

CHP’nin ittifak masasına götürebileceği muhtemel adaylara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davalardan aklanması, diploma davasını kazanması ve CHP’de kalmayı tercih etmesi durumunda, ittifak masasında CHP tarafından önerilebilecek isimlerden biri olabileceğini belirtti. Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da CHP’de devam ettiği sürece ittifak masasında aday olarak önerilebileceğini söyledi.

💾

<p>CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mutlak butlan süreciyle ilgili kaleme alınan bir kitap için verdiği röportajda, önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası ve kendisinin geleceğine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Genel seçimler için yüzde 50+1’in önemli olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, muhalefetin ortak bir aday etrafında birleşmesi ya da farklı adayların ikinci turda uzlaşması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>CHP İTTİFAKLARDA LOKOMOTİF ROL ÜSTLENECEK</p>

<p>Seçimler için ittifak kurma deneyiminin en yüksek siyasetçi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu "Muhalefette ittifak geliştirme konusunda öncü olacağım." diyerek CHP’nin ittifaklarda lokomotif rol üstleneceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "CHP, kendi içinden bir aday çıkarabilir ya da ittifak yapacağı siyasi partiler içerisinden gelecek önerilerden birini ittifak grubu ile sahiplenebilir." dedi.</p>

<p>İMAMOĞLU VE YAVAŞ ADAY GÖSTERİLEBİLİR</p>

<p>CHP’nin ittifak masasına götürebileceği muhtemel adaylara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davalardan aklanması, diploma davasını kazanması ve CHP’de kalmayı tercih etmesi durumunda, ittifak masasında CHP tarafından önerilebilecek isimlerden biri olabileceğini belirtti. Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın da CHP’de devam ettiği sürece ittifak masasında aday olarak önerilebileceğini söyledi.</p>

Cem Yılmaz bastonla görüntülendi

Ünlü komedyen Cem Yılmaz, geçtiğimiz haftalarda Çanakkale'nin Ayvacık ilçesindeki yazlığında rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmıştı.

Hastanede anjiyo operasyonu geçiren ve bir süre yoğun bakımda tedavi gören Yılmaz, sağlık durumunun iyiye gitmesinin ardından taburcu edilmişti.

Tedavisinin ardından bir süre evinde dinlenen Cem Yılmaz, katıldığı bir davette görüntülendi.

Baston kullandığı görülen Yılmaz'ın keyifli olduğu da dikkatlerden kaçmazken, o anlar sosyal medyada gündem oldu.

Kurye diye açtı, polis çıktı! 'Kargocu sandım'

İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri hırsızlık suçundan hakkında 20 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası ve 31 suç kaydı bulunan S.A.’nın yakalanması için çalışma başlattı.

Yakalanmamak için sürekli adres değiştirdiği belirlenen S.A.’nın, merkez Yıldırım ilçesi Karaağaç Mahallesi’nde kayıtsız bir ikamette kaldığı tespit edildi. Şüphelinin kapıyı kimseye açmadığı bilgisini değerlendiren polis ekipleri, S.A.’nın internet üzerinden ürün siparişi verdiğini belirledi. Bunun üzerine kurye kılığına giren polis, ikametin ziline bastı. Sipariş geldiğini sanarak kapıyı açan S.A., polis ekiplerince yakalanıp, gözaltına alındı.

"KARGOCU SANDIM POLİS ÇIKTI"

Emniyetteki ifadesinde, “Asla kimseye kapıyı açmazdım ancak siparişlerim vardı. Kargocu sandım polis çıktı” diyen şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. 

 

💾

<p>İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri hırsızlık suçundan hakkında 20 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası ve 31 suç kaydı bulunan S.A.’nın yakalanması için çalışma başlattı.</p>

<p>Yakalanmamak için sürekli adres değiştirdiği belirlenen S.A.’nın, merkez Yıldırım ilçesi Karaağaç Mahallesi’nde kayıtsız bir ikamette kaldığı tespit edildi. Şüphelinin kapıyı kimseye açmadığı bilgisini değerlendiren polis ekipleri, S.A.’nın internet üzerinden ürün siparişi verdiğini belirledi. Bunun üzerine kurye kılığına giren polis, ikametin ziline bastı. Sipariş geldiğini sanarak kapıyı açan S.A., polis ekiplerince yakalanıp, gözaltına alındı.</p>

<p>"KARGOCU SANDIM POLİS ÇIKTI"</p>

<p>Emniyetteki ifadesinde, “Asla kimseye kapıyı açmazdım ancak siparişlerim vardı. Kargocu sandım polis çıktı” diyen şüpheli, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemede tutuklandı. </p>

FETÖ’yü karıştıran miras kavgası: Sahte vasiyeti onaylayan notere ABD'de soruşturma

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e ait olduğu iddia edilen vasiyetin sahte olduğu konusunda örgüt içinde tartışmalar yeniden gündeme geldi.

FETÖ'nün kapatılan Zaman gazetesinin muhabirlerinden firari Ahmet Dönmez, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, Gülen'e ait olduğu iddia edilen vasiyetle ilgili usulsüzlüğü kanıtladığı öne sürülen bir belge paylaşırken, örgüt tabanında belgenin sahte olduğu tartışmaları yeniden alevlendi.

New Jersey Hazine Departmanı Gelir ve İşletme Hizmetleri Dairesi tarafından hazırlanan belgede, noter olarak adı geçen Ahmet İdil hakkında, Gülen'in vasiyetiyle ilgili, şahısları ve belgeleri bizzat görmeden yaptığı işlem nedeniyle soruşturma yürütüldüğü ve noterlik belgesinin askıya alınacağı belirtildi.

Gerekçenin detaylarında, İdil'in, vasiyetin sahibi olan elebaşı Gülen'le yüz yüze gelmediği, tanıklarla da sadece telefonla iletişim kurduğu ve işlemi noterlik defterine kaydetmediği gibi noktalar öne çıkarıldı.

"VASİYETİN SAHTE OLDUĞU ADIM ADIM İSPATLANIYOR"

Dönmez, "bomba" ifadesiyle duyurduğu gelişmeyle ilgili, "Vasiyetin sahte olduğu adım adım ispatlanıyor." ifadesine yer verdi.

Diğer FETÖ üyeleri de yeni gelişmeyle ilgili konuyu sosyal medya üzerinden kendi aralarında gün boyu tartışırken, konuyla ilgili henüz Ahmet İdil veya Pensilvanya'daki örgüt yönetiminden açıklama yapılmadı.

Mahkemenin gönderdiği mektupta, vasiyetnameyi usulsüz şartlara rağmen onaylayan Ahmet İdil’in "New Jersey eyaletinin noterlik kurallarını ihlal ettiğinin" yapılan inceleme sonucu tespit edildiği belirtildi.

İdil'in hakkındaki iddialara yetkililere cevap verdiği belirtilen mektupta, "Yukarıda belirtilen iki ihlal nedeniyle, New Jersey Gelir ve Kurumsal Hizmetler Bölümü, noterlik yetkinizi askıya almayı kararlaştırmıştır." ifadesine yer verildi.

Cevdet Türkyolu ve FETÖ elebaşı Fetullah Gülen

TARTIŞMALARIN ODAĞINDAKİ İSİM CEVDET TÜRKYOLU

Gülen'in ölümünden aylar sonra ortaya çıkarılan vasiyet belgesi, elebaşının uzun yıllar yanında bulunmuş ve tabanın en çok eleştirdiği isimlerin başında gelen Cevdet Türkyolu tarafından duyurulmuştu.

Vasiyetin yürütücüsü olarak yine Türkyolu'nun adının geçtiği belge, sahte olduğu ilk kez Gülen'in kardeşi Mesih Gülen tarafından iddia edilmiş ve mahkemeye taşınmıştı.

Gelişme üzerine Türkyolu açıklama yapmış ve vasiyetin gerçek olduğunu savunmuştu.

Vasiyetnamede ikinci yetkili olarak yer alan ve örgütün önemli yöneticileri arasında bulunan Adem Kalaç da vasiyetin geç açıklanmasının gerekçesini, "Gülen'in ölümü nedeniyle yaşadıkları üzüntüye" bağlamıştı.

Yeğeni Ebuseleme Gülen, konuyu sosyal medyada en çok gündeme taşıyan isimler arasında yer almıştı.

Ayrıca, örgütün önemli isimlerinden Halit Esendir de Gülen'in vasiyetnamedeki imzasının "sahte olduğu" iddiasını dile getirmişti.

Gülen'in en yakınları ve örgütün belirli bir kesimi tarafından şüpheyle karşılanan belge 24 Temmuz 2024'te ölümünden yaklaşık 3 ay önce, yanına ziyaretçi kabul edilmediği bir evde tutulduğu dönemde hazırlanmıştı.

NOTERİN ÖRGÜT BAĞLANTISI GÜN YÜZÜNE ÇIKTI

Ahmet İdil'in FETÖ örgütü ile olan bağına daha önce yayımlanan haberlerde değinilmişti.

Söz konusu haberde İdil'in, FETÖ'ye ait olduğu bilinen New Jersey'in Clifton kentindeki Ant Kitabevi'nde çalıştığının tespit edildiği belirtilmişti.

Aynı haberde İdil'in adının vergi beyannamelerinde, Ant Kitabevi'nin alt kuruluşu olan "Blue Dome Press" adlı yayınevinin başkan yardımcısı ve yine diğer bir FETÖ kuruluşu olan The Light Inc'te muhasip üye olarak yer aldığı belgelenmişti.

Ayrıca söz konusu vasiyet belgesinde noter olarak yer alan kişinin FETÖ üyesi Ahmet İdil olduğu belirtilmişti.

Diğer taraftan eski Zaman gazetesi çalışanı firari Ahmet Dönmez de sosyal medya paylaşımında, söz konusu vasiyet belgesinde noter olarak adı geçen Ahmet İdil'in, New Jersey'de yine örgüte ait Ant Kitabevi'nde çalıştığını ifade etmişti.

Dönmez, bununla birlikte İdil'in, örgütün finans hareketlerinde en büyük söz sahibi ve gizli yöneticisi olduğu öne sürülen Mustafa Özcan'ın emrinde bulunduğunu belirtmişti.

💾

<p>FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in tartışmalı vasiyetini onaylayan noterin yetkisi ABD'de askıya alındı. Şahısları görmeden usulsüz işlem yapıldığı belgelenirken, örgüt içindeki sahte vasiyet kavgası yeniden patlak verdi.</p>

Bakanlık tarihi zulmün belgelerini paylaştı: Yunan mezaliminin kan donduran görüntüleri

İzmir'den başlayarak Ankara'ya kadar ilerleyen Yunan ordusunun işgal için ayak bastığı Anadolu topraklarında masum sivillere uyguladığı ve tarihin kanlı sayfalarında "Yunan mezalimi" olarak yerini alan katliamların belgeleri devlet arşivinden indi.

YUNAN MEZALİMİNİN FOTOĞRAFLARI YAYIMLANDI

Dışişleri Bakanlığı, 1919-1922 yıllarında Yunan ordusunun Anadolu'daki mezalimini gözler önüne seren belge ve fotoğrafları yayımladı.

Bakanlığın sosyal medya hesaplarından, konuya ilişkin paylaşım yapıldı.

Bakanlığın arşivinden yayımlanan belge ve fotoğraflar, 1919-1922 yıllarında Yunan ordusunun Anadolu'daki mezalimini gözler önüne seriyor.

"​Yunan kuvvetleri Anadolu'yu işgali sırasında ve geri çekilirken, Lozan Barış Antlaşması ve uluslararası raporlarla da kabul edilen sistematik bir imha politikası yürütmüştür." ifadesi kullanılan paylaşımda, bu kayıtların, Bursa civarındaki bir köyde "Türk sivil halka yönelik gerçekleştirilen katliamın acı bir örneği olduğu" belirtildi.

İşte Bursa'daki köylerde işlenen Yunan katliamına dair resmi fotoğraflar:

 

Usta oyuncu Çetin Tekindor'dan kötü haber!

Usta oyuncu Çetin Tekindor'dan sevenlerini endişelendiren bir haber geldi. Tekindor'un bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi gördüğü ortaya çıktı.

Kan değerlerinin yüksek olduğu ve tedavisinin doktor kontrolünde sürdüğü öğrenilen 81 yaşındaki sanatçının sağlık durumu yakından takip ediliyor. Yaşadığı rahatsızlık sebebiyle setlere henüz dönemeyen Tekindor'un rol aldığı 'Çirkin' dizisinin sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir paylaşım yapıldı.

"USTA OYUNCU ÇETİN TEKİNDOR, YAŞADIĞI SAĞLIK SORUNU NEDENİYLE ÇEKİMLERE KISA BİR SÜRE ARA VERECEKTİR"

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: Çirkin dizisinde Çetin Tekindor'un rolünü bir süreliğine Tamer Levent üstlenecek. Usta oyuncu Çetin Tekindor, yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle çekimlere kısa bir süre ara verecektir. Bu süreçte Tekindor’un canlandırdığı Ökkeş Karataş karakterine Tamer Levent hayat verecek. İyileşme sürecinin ardından yeniden sete dönmesi planlanan Çetin Tekindor, Ökkeş Karataş rolünü kaldığı yerden sürdürecektir.

Ökkeş karakterine hayat veren usta oyuncu Çetin Tekindor, yaşadığı sağlık sorunu nedeniyle çekimlerimize ara veriyor.

Çetin Tekindor’a geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz #Çirkin 2. sezonuyla çok yakında Star’da.@25FilmTR @startv pic.twitter.com/b9tfY5LjJD

— ÇİRKİN (@CirkinDiziResmi) September 11, 2026

 

AYBİR'den üniversitelere önemli çağrı!

İslam Ülkeleri Akademisyen ve Yazarlar Birliği (AYBİR), 2026-2027 akademik yılının açılışında da üniversitelerin ülkenin ortak geleceğine dair önemli bir başlığı gündemlerine almaları için çağrıda bulundu.

AYBİR'den yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:

İslam Ülkeleri Akademisyenler ve Yazarlar Birliği (AYBİR) olarak geçen sene akademik yılın başlangıcında kamuoyuna ve üniversitelerimize “İlk Ders Filistin” başlığıyla bir çağrıda bulunmuş; üniversitelerimizde gerçekleştirilecek akademik yıl açılış derslerinin Filistin meselesine ayrılmasını önermiştik. Akademik camiamızın ve üniversitelerimizin gösterdiği güçlü teveccüh, bu çağrının kısa sürede geniş bir karşılık bulmasını sağlamış; Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerde yeni akademik yıl, Filistin ve Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çeken programlarla başlamıştı.

AYBİR olarak, üniversitelerin yalnızca bilginin üretildiği mekânlar değil, aynı zamanda toplumun ortak meselelerinin konuşulduğu, geleceğin tasavvur edildiği ve ortak değerlerin yeniden üretildiği önemli kurumlar olduğuna inanıyoruz. Akademik yılın ilk dersi de bu bakımdan sembolik bir anlamın ötesinde, üniversitenin topluma ve geleceğe yönelik sözünü ortaya koyduğu özel bir imkândır.

Bu anlayışla, 2026-2027 akademik yılının açılışında da üniversitelerimizin ülkemizin ortak geleceğine dair önemli bir başlığı gündemlerine almaları için çağrıda bulunuyoruz.
Son iki yılda Türkiye’de ortaya konulan yeni irade, ülkemizin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu güvenlik sorununu geride bırakmanın yanı sıra, toplumsal bütünlüğümüzü ve ortak gelecek irademizi güçlendirmeye yönelik önemli bir fırsat ortaya çıkarmıştır. Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge anlayışıyla girişilen bu gelişmelerin kalıcı bir toplumsal huzura dönüşebilmesi, yalnızca güvenlik alanındaki adımlarla değil, Türkiye’nin farklı kesimleri arasındaki güveni, dayanışmayı ve ortak aidiyet duygusunu güçlendirecek kapsamlı bir toplumsal iradenin geliştirilmesiyle mümkündür. Bu bakımdan önümüzdeki dönemin temel meselelerinden biri ortak paydamız olan Türkiye etrafında millî mutabakatı, kardeşliği ve birlikte yaşama iradesini daha da güçlendirmek olmalıdır.
Bugün Türkiye, tarihî birikimi, toplumsal çeşitliliği ve farklı kimlikleri yüzyıllar boyunca bir arada yaşatma tecrübesiyle, ortak geleceğin nasıl inşa edilebileceğine dair güçlü bir mirasa sahiptir. Bu toprakların tarihi, farklı etnik, kültürel, dilsel ve dinî unsurların birbirleriyle temas ederek ortak bir medeniyet havzası oluşturdukları uzun bir tecrübenin tarihidir.

Türkiye’nin sahip olduğu bu tarihî derinlik, farklılıkların bir ayrışma kaynağı olmak zorunda olmadığını; aksine ortak bir gelecek tasavvuru etrafında bir araya geldiğinde büyük bir toplumsal zenginliğe dönüşebileceğini göstermektedir.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey de sahip olduğumuz bu tarihî tecrübeden ilhamla, farklılıklarımızı bir ayrışma zemini olarak değil, ortak geleceğimizin zenginliği olarak değerlendiren güçlü bir toplumsal iradenin ortaya konulmasıdır.

ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE

Türkiye, farklı etnik ve kültürel unsurları bünyesinde barındıran güçlü bir toplumsal yapıya sahiptir. Bu çeşitlilik, ülkemizin tarihî ve kültürel zenginliğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkesiyle, Lazıyla, Boşnağıyla ve daha nice kültürel unsuruyla Türkiye toplumu, farklılıkları içinde taşıdığı ortak bir tarih ve gelecek perspektifine sahiptir.

Bu nedenle Türkiye’nin geleceğini inşa ederken bizi birbirimizden ayıran unsurları değil, bizi bir arada tutan ortak paydaları öne çıkarmamız gerektiğine inanıyoruz.
Bu ortak paydanın adı Türkiye’dir.

Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünü güçlendirmek, farklılıkları yok saymak anlamına gelmediği gibi; farklı kimliklerin ve kültürel unsurların varlığını kabul etmek de toplumsal bütünlüğü zayıflatmak anlamına gelmez. Bilakis, farklılıkları güven ve karşılıklı saygı içerisinde yaşatabilmek, güçlü bir ortak geleceğin temel şartlarından biridir.
Bu bakımdan toplumsal bütünlüğü, karşılıklı güveni, kardeşliği ve millî mutabakatı güçlendiren her türlü çabayı kıymetli buluyoruz.

Çünkü ortak geleceğimiz, farklılıklarımızın birbirine rağmen değil, birbirleriyle birlikte yaşadığı bir Türkiye tasavvuruna dayanmaktadır.

ÜNİVERSİTELER ORTAK GELECEĞİMİZİ KONUŞMALI

Üniversitelerimiz bu meselelerin sağlıklı biçimde ele alınabileceği en önemli zeminlerden biridir. Akademinin görevi yalnızca mevcut sorunları analiz etmek değil; aynı zamanda toplumun geleceğine dair yapıcı, kuşatıcı ve çözüm odaklı fikirler ortaya koymaktır. Yüksek Öğretim Kurulu’nun 30.8.2026 tarihinde üniversitelerimize gönderdiği ve Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusundaki yükseköğretim camiasının sorumluluklarına atıf yaparak akademik imkan ve birikimleri ile sürece katkıda bulunmalarına dair çağrısını AYBİR olarak destekliyoruz.

Bu nedenle 2026-2027 akademik yılı açılışlarında üniversitelerimizin;

  • Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü ve ortak geleceğini,
  • Farklılıklarımızı zenginlik olarak gören kapsayıcı bir toplumsal anlayışı,
  • Millî mutabakat ve ortak payda fikrini,
  • Türkiye’nin tarihî birikimini ve birlikte yaşama tecrübesini,
  • Genç kuşakların barış, kardeşlik ve dayanışma perspektifini,
  • Türkiye’nin bölgesel barışa yapabileceği katkıları
  • Bölgesel/küresel barışın önündeki engelleye karşı Türkiye’nin merkezi rolünü

ele alan açılış dersleri, paneller, konferanslar ve akademik programlar düzenlemelerini önemsiyoruz.

Bu tür programların gençlerimize yalnızca bugünü anlamaları için değil, nasıl bir gelecek inşa etmek istediklerini düşünmeleri için de önemli bir imkân sunacağına inanıyoruz.
Zira üniversiteler, gençlere yalnızca meslek kazandıran kurumlar değildir. Üniversiteler aynı zamanda ortak bir toplum fikrinin, birlikte yaşama kültürünün ve geleceğe dair sorumluluk bilincinin şekillendiği kurumlardır.

TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ, BÖLGENİN GELECEĞİNDEN AYRI DEĞİLDİR

Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü ve ortak geleceğini güçlendirmeye yönelik çabaların yalnızca ülkemizle sınırlı bir anlam taşımadığını da özellikle vurgulamak isteriz.

Bölgemizde ve dünyada yaşanan gelişmeler dikkate alındığında daha da büyük bir önem kazanmaktadır. Gazze’de devam eden ağır insani kriz, Suriye’deki yeniden yapılanma süreci, Irak ve Suriye sahasındaki güvenlik meseleleri ve bölgede yaşanan jeopolitik rekabetler, Türkiye’nin kendi toplumsal bütünlüğünü ve stratejik dayanışmasını güçlendirmesini her zamankinden daha önemli hâle getirmektedir. Nitekim Türkiye’nin güvenliği ve istikrarı ile bölgenin barışı birbirinden bağımsız değildir. İçeride güçlü bir toplumsal dayanışma ve ortak gelecek iradesi tesis edilirken, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel barış, istikrar ve adalet yönündeki katkısının artırılması gerekmektedir. İç cephemizi güçlendirmek, dünyaya ve bölgeye kapanmak değil; tam tersine, daha güçlü, daha müreffeh ve daha müsterih bir Türkiye’nin bölgesel barışa daha etkin katkı sunabilmesinin zeminini hazırlamaktır. Üniversitelerimizin de bu tarihî dönemeçte, farklılıklarımızı ayrıştırıcı bir unsur olmaktan çıkarıp ortak geleceğimizin zenginliği olarak ele alan, Türkiye’nin toplumsal bütünlüğünü ve bölgesel barışı birlikte düşünen bir fikrî zeminin oluşmasına öncülük etmesi büyük önem taşımaktadır.

Bugün bölgemizin ihtiyaç duyduğu şey, çatışmaları derinleştiren değil, toplumlar arasında güveni yeniden tesis eden; ayrışmaları körükleyen değil, ortaklık alanlarını güçlendiren bir anlayıştır. Türkiye’nin kendi toplumsal tecrübesinden hareketle ortaya koyacağı barış, kardeşlik ve dayanışma perspektifi, bölgesel ölçekte de önemli bir ilham kaynağı olabilir.
Bu sebeple bizler, Türkiye’nin ortak geleceğini güçlendirmeye yönelik her adımı aynı zamanda bölgesel barışa katkı sunan bir irade olarak değerlendiriyoruz.

BARIŞIN ÖNÜNDEKİ HER TÜRLÜ İNSANLIK SUÇUNA KARŞIYIZ

Ancak kalıcı barışın yalnızca bir ülke içerisinde huzurun tesis edilmesinden ibaret olmadığının da farkındayız. Bölgesel barışın önündeki en büyük engellerden biri, sivillerin hedef alınması, zorla yerinden edilme, sistematik şiddet, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım gibi ağır insan hakları ihlalleridir.

AYBİR olarak hangi coğrafyada, hangi kimliğe veya inanca karşı gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, insanlık onurunu hedef alan her türlü şiddeti, savaş suçunu, insanlığa karşı suçu ve soykırımı açık biçimde reddediyoruz. Bu kapsamda 3. yılını doldurmak üzere olan Gazze soykırımını gerçekleştiren İsrail, bölgesel ve küresel barışın önündeki en büyük engeldir.

Kalıcı bir bölgesel barış; sivillerin hayat hakkının güvence altına alındığı, halkların temel haklarının korunduğu, uluslararası hukukun esas alındığı ve hiçbir toplumun diğerinin varlığı pahasına güvenlik aramak zorunda bırakılmadığı bir düzenin kurulmasıyla mümkündür.

Bu nedenle Türkiye’nin kendi içindeki toplumsal bütünlüğünü güçlendirme çabasını, bölgemizde barışın ve adaletin tesis edilmesi yönündeki daha geniş bir sorumluluk anlayışının parçası olarak görüyoruz.

İLK DERS: “ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE, ORTAK GELECEĞİMİZ BARIŞ”

AYBİR olarak bu yıl üniversitelerimize ve kamuoyumuza yeni bir çağrıda bulunuyoruz:
2026-2027 akademik yılının ilk dersini “Ortak Paydamız Türkiye, Ortak Geleceğimiz Barış”a ayıralım.

Gençlerimizle Türkiye’nin tarihî birikimini, toplumsal çeşitliliğini ve ortak geleceğini konuşalım. Farklılıklarımızı ayrışmanın değil, zenginliğimizin unsurları olarak ele alalım. Millî mutabakatı, kardeşliği, toplumsal dayanışmayı ve karşılıklı güveni güçlendirecek fikirleri üniversitelerimizin kürsülerinde tartışalım.

Türkiye’nin kendi içinde tesis edeceği huzur ve dayanışmanın, bölgemizdeki barış arayışlarına nasıl katkı sunabileceğini gençlerimizle birlikte düşünelim.

Ve bütün bunları yaparken, dünyanın neresinde olursa olsun insanlık onuruna yönelen saldırılara, savaş suçlarına, insanlığa karşı suçlara ve soykırıma karşı ortak bir vicdanı üniversitelerimizin güçlü sesi hâline getirelim.

Biz inanıyoruz ki Türkiye’nin ortak geleceği; farklılıklarımızı koruyarak ortak paydamızı güçlendirmekten, ortak paydamızı güçlendirerek de bölgesel barışa katkı sunmaktan geçmektedir.

Bu vesileyle bütün üniversite yöneticilerimizi, akademisyenlerimizi, öğrencilerimizi ve kamuoyumuzu 2026-2027 akademik yılının açılışında bu ortak geleceği konuşmaya davet ediyoruz.

İlk dersimiz, “Ortak paydamız Türkiye, ortak geleceğimiz barış” olsun.

Bakan Memişoğlu: 'Siirt'te doğumsal anomali tespit edilen bebek İstanbul'a getirildi'

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde doğumsal anomali tespit edilen 2 günlük bebeğin İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiğini açıkladı.

Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanemizde doğumsal anomali tespit edilen 2 günlük bebeğimiz, acil cerrahi müdahale için Bakanlığımıza ait ambulans uçakla İstanbul Mehmet Akif Ersoy Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanemize sevk edildi. Yavrumuza acil şifalar diliyor, zamanla yarışarak süreci titizlikle yöneten ekiplerimize teşekkür ediyorum. En zor şartlarda, en kritik anlarda; insan, önce insan" ifadelerine yer verdi.

Oğlunun uyuşturucu videosu ifşa oldu: Başkan ile suç örgütleri arasında karanlık pazarlık

Seferihisar Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İzmir Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince yürütülen çalışmalarda, müşteki müteahhitlerin beyanları, tanık anlatımları, daha önce tutuklanan şüphelilerin etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadeler, MASAK tarafından gönderilen hesap hareketleriyle bilirkişi raporları birlikte değerlendirildi.

Soruşturma kapsamında Seferihisar Belediyesi bünyesinde inşaat ve imar işlemleri karşılığında bazı belediye görevlileriyle müteahhitler arasında elden ve banka kanalıyla rüşvet alınıp verildiği, imar ve ruhsat işlemlerinde mevzuata aykırı düzenlemeler yapıldığı, belediye ihaleleri ve doğrudan temin süreçlerinde usulsüzlükler gerçekleştirildiği ve bazı kişi ve şirketlere haksız menfaat sağlandığı yönünde tespitlere ulaşıldı.

İmar müdürlüğü tarafından birçok usulsüzlük tespit edilirken, soruşturma kapsamında görevden uzaklaştırılan ve Sevgilisi Sultan Acar'ın WhatsApp yazışmalarında, "Aşkım kumara mı düştün yine?" dediği mesajları ortaya çıkan İsmail Yetişkin'in oğlunun uyuşturucu kullandığı iddia edilen görüntülerin yayılmasının engellenmesi karşılığında organize suç örgütü mensuplarıyla anlaşmaya varıldığı yönünde delillere ulaşıldı.

İsmail Yetişkin ve uyuşturucu görüntüleri ifşa olduğu iddia edilen oğlu

OPERASYON GÜNÜ PROJELERİ YOK ETTİLER

Seferihisar Düzce Mahallesi'nde ifraz ve yola terk işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı, yapılan işlemler sonucunda oluşan mera vasıflı parsel üzerinde villa yapılması amacıyla usulsüz yapı ruhsatları düzenlendiği, yapı ruhsatlarının konut dışı kullanımdan konut kullanımına çevrildiği ve onaylı mimari projelerin 17 Haziran 2026 tarihindeki operasyon günü Seferihisar Belediyesi İmar Müdürlüğü personelince yok edildiği belirlendi.

Seferihisar Belediyesi'nde seçim! Kazanan isim belli olduSeferihisar Belediyesi'nde seçim! Kazanan isim belli oldu

İmar Müdür Vekili E.D'nin bazı taşınmazlarda usulsüz kat artışı yaparak imar durum belgeleri ve yapı ruhsatları düzenlediği, Payamlı Mahallesi'nde 2 villa yapılmasına imkan sağlayacak şekilde mevzuata aykırı imar durum belgesi ve yapı ruhsatı oluşturulduğu belirtildi.

Tutuklu müteahhit V. Ç'nin Hıdırlık Mahallesi'ndeki taşınmazında usulsüz tevhit işlemiyle imar artışı sağlandığı, 2 kat olan yapılaşma hakkının 4 kata çıkarıldığı, ayrıca Çolakibrahim Bey Mahallesi'ndeki inşaat için kat artışına dayalı imar durum belgesi ve yapı ruhsatı düzenlendiği soruşturma dosyasında yer aldı.

KIYIYA KAÇAK YAPI VE OTOPARK İHALESİNDE TEHDİT

Tepecik Mahallesi'nde inşaat izni verildiği, kıyı kenar çizgisi içerisinde yaklaşık 80 metrekarelik kaçak iş yeri yapıldığı belirlenirken, Seferihisar'daki otopark ihalelerinde de müşteki müteahhidin korkutularak şikayetinden vazgeçirildiği öğrenildi.

AYNI IP ADRESİNDEN DÜZMECE İHALE TEKLİFİ

Seferihisar Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü A.A'nın kızı B.A'ya fizyoterapi hizmet alımı adı altında 2023 yılından itibaren çok sayıda doğrudan temin ödemesi yapıldığı, bu hususun Sayıştay denetim raporuna da yansıdığı belirlendi.

Soruşturmada ayrıca B.A'nın yanında çalışan fizyoterapist İ.İ'yi gerçekte çalışmaya devam ettiği halde işten ayrılmış gibi göstererek mart ayında gerçekleştirilen 1 milyon 850 bin lira bedelli fizyoterapi hizmet alım ihalesine katılımını sağladığı da tespit edildi.

İhalede geçerli 2 teklifin B.A. ile İ.İ. tarafından verildiği, 2 teklifin de aynı IP adresi üzerinden sisteme gönderildiği, ihaleyi İ.İ'nin almasının ardından belediye tarafından ödenen paranın B.A'nın hesaplarına aktarıldığı, bir bölümünün ise A.A'nın hesabına gönderildiği saptandı.

RUHSAT KARŞILIĞINDA KÜLÇE ALTIN VE POŞETLE PARA

Şüpheli müteahhit İ.E.M'nin yapı ruhsatı temin edebilmek amacıyla, tutuklu Yapı ve Kontrol Müdürü İ.F.K. aracılığıyla eski belediye başkanı İsmail Yetişkin'e 100 gram külçe altın verdiği, yine villa yapı kullanım izin belgesi alabilmek amacıyla proje müellifinin poşet içerisinde parayı Yetişkin'e ilettiği soruşturma dosyasında yer aldı.

PARAVAN ŞİRKETLERLE BELEDİYE SOYULMUŞ

Seferihisar Belediyesi Meclis Üyesi H.K'nin paravan nakliye ve turizm şirketleri kurdurduğu, bu şirketlerin Seferihisar Belediyesinin araç alım ihaleleriyle araç kiralama işlerinde kullanıldığı, 8 ayrı ihale ve çok sayıda doğrudan temin yoluyla haksız kazanç sağlandığı tespit edildi.

Sığacık Mahallesi'ndeki Teos Marina'ya yaklaşık 300 metre mesafede bulunan 443 metrekarelik arsanın ihale sürecinde görev alan ve başka bir dosya kapsamında tutuklu bulunan Belediye Başkan Yardımcısı İ.K'nin eşine satıldığı da dosyada yer aldı.

Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

💾

<p>İzmir Seferihisar Belediyesi'ndeki rüşvet soruşturmasında eski başkan İsmail Yetişkin'in oğlunun uyuşturucu görüntüleri için suç örgütüyle anlaştığı, usulsüz ruhsatlar için külçe altın alındığı ve delillerin yakıldığı belirlendi.</p>

20 bin kişiyi isyan ettiren kriz! İBB önünde büyük arbede: Barikatlar yıkıldı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane önünde toplanan Tüm Yerel Çalışanları Sendikası'na (Tüm Yerel-Sen) bağlı çalışanlar, SDS sürecinde tıkandıklarını belirterek eylem yaptı. Saraçhane'deki belediye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, sözleşme masasındaki tutumlar eleştirildi.

"ŞANTAJLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

Grup adına konuşma yapan Sendika Başkanı Sezgin Sevin, "Biz hep söyledik, biz kıran döken bir sendika değiliz, biz belediye başkanlarını zor durumda bırakmak için çöp dağları sendikası değiliz. Biz vuran, kesen, asan bir sendika değiliz. Ama nereye kadar. Emekçinin hakkı peşkeş çekildiği zaman biz vuran, kıran, döken bir sendika haline geliriz. Tıpkı bugün burada olduğu gibi. Buradan şantajcı İBB yetkililerine, sarı sendikaya sesleniyorum. İETT'de imzaladığınız toplu sözleşmeden dolayı "bizler de İETT'de gizli kapaklı olarak toplu sözleşme imzaladık. Yüzde yüz 20 dışında bir şey vermedik. Sizlerde gelin toplu sözleşmeyi imzalayalım. Kaçak, göçek, el altından duymaz' diyen İBB yetkilileri, isterseniz toplu sözleşmemizi kesin sonuna kadar direneceğiz, isterseniz hiç vermeyin sonuna kadar mücadele edeceğiz. Maalesef İBB'nin genel sekreter yardımcısı Zeynep Akçabay, bu hanımefendinin kibrini, egosunu yenersek 20 bin memur arkadaşımız çoluğunun çocuğunun rızkını alacak" dedi.

"SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ"

Sendika Başkanı Sezgin Sevinç, haklarını alana kadar Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini vurgulayarak süresiz eylem mesajı verdi. Sevinç, alanın terk edilemeyeceğini belirtirken, tüm çalışanlar kurum kimlik kartlarını çıkarmaya davet edildi.

"HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ"

Açıklamanın ardından "Haklıyız, kazanacağız" sloganları eşliğinde kurum kartlarını gösteren belediye çalışanları, tepkilerini göstermek üzere İBB binasına doğru yürüyüşe geçti. İçeri alınmayan çalışanlar, barikatları yerlere atarak belediyeye girmeye çalıştı. Kısa süreli gerginlik ve izdiham polis ekipleri tarafından sonlandırıldı.

 

💾

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi çalışanları, Sosyal Denge Sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine Saraçhane'de eylem başlattı. Binaya girmek isteyen işçilerle polis arasında kısa süreli arbede yaşandı.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi Saraçhane önünde toplanan Tüm Yerel Çalışanları Sendikası'na (Tüm Yerel-Sen) bağlı çalışanlar, SDS sürecinde tıkandıklarını belirterek eylem yaptı. Saraçhane'deki belediye binası önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, sözleşme masasındaki tutumlar eleştirildi.</p>

<p><strong>"ŞANTAJLA KARŞI KARŞIYAYIZ"</strong></p>

<p>Grup adına konuşma yapan Sendika Başkanı Sezgin Sevin, "Biz hep söyledik, biz kıran döken bir sendika değiliz, biz belediye başkanlarını zor durumda bırakmak için çöp dağları sendikası değiliz. Biz vuran, kesen, asan bir sendika değiliz. Ama nereye kadar. Emekçinin hakkı peşkeş çekildiği zaman biz vuran, kıran, döken bir sendika haline geliriz. Tıpkı bugün burada olduğu gibi. Buradan şantajcı İBB yetkililerine, sarı sendikaya sesleniyorum. İETT'de imzaladığınız toplu sözleşmeden dolayı "bizler de İETT'de gizli kapaklı olarak toplu sözleşme imzaladık. Yüzde yüz 20 dışında bir şey vermedik. Sizlerde gelin toplu sözleşmeyi imzalayalım. Kaçak, göçek, el altından duymaz' diyen İBB yetkilileri, isterseniz toplu sözleşmemizi kesin sonuna kadar direneceğiz, isterseniz hiç vermeyin sonuna kadar mücadele edeceğiz. Maalesef İBB'nin genel sekreter yardımcısı Zeynep Akçabay, bu hanımefendinin kibrini, egosunu yenersek 20 bin memur arkadaşımız çoluğunun çocuğunun rızkını alacak" dedi.</p>

<p><strong>"SONUNA KADAR DİRENECEĞİZ"</strong></p>

<p>Sendika Başkanı Sezgin Sevinç, haklarını alana kadar Saraçhane'yi terk etmeyeceklerini vurgulayarak süresiz eylem mesajı verdi. Sevinç, alanın terk edilemeyeceğini belirtirken, tüm çalışanlar kurum kimlik kartlarını çıkarmaya davet edildi.</p>

<p><strong>"HAKLIYIZ, KAZANACAĞIZ"</strong></p>

<p>Açıklamanın ardından "Haklıyız, kazanacağız" sloganları eşliğinde kurum kartlarını gösteren belediye çalışanları, tepkilerini göstermek üzere İBB binasına doğru yürüyüşe geçti. İçeri alınmayan çalışanlar, barikatları yerlere atarak belediyeye girmeye çalıştı. Kısa süreli gerginlik ve izdiham polis ekipleri tarafından sonlandırıldı.</p>

Bakan Fidan ile Suudi mevkidaşı Bin Ferhan ile telefon görüşmesi

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan, Suudi mevkidaşı bin Ferhan ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ve Suudi Arabistan'ı hedef alan son saldırılar ele alındı.

Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Doğu-Batı boru hattının saldırıların ardından tedbiren kapatıldığını bildirmişti.

💾

<p>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ile telefonda görüştü.</p>

Fatma Soydaş hakkında yeni karar!

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 23 Temmuz'da tutuklanarak cezaevine gönderilen sosyal medya fenomeni Fatma Soydaş, yaklaşık 2 ay sonra tahliye edildi.

DİNİ DEĞERLERİ AŞAĞILAMA SUÇLAMASIYLA GÖZALTINA ALINMIŞTI

Fatma Soydaş hakkında, sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Soydaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” ve “müstehcen görüntü yayınlama” suçlamaları yöneltilmişti.

İstanbul'da gözaltına alınan Soydaş, işlemlerinin ardından SEGBİS aracılığıyla ifade vermiş ve nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlik, Soydaş'ın “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçundan tutuklanmasına karar vermişti.

“YAPTIKLARIMDAN PİŞMANIM”

Soydaş'ın cezaevindeyken yakınları aracılığıyla gönderdiği mesaj da gündeme gelmişti. Soydaş, cezaevi koşullarının kendisi için oldukça zor olduğunu belirterek, “Yaptıklarımdan dolayı pişman mıyım? Evet. Tahliyemi istiyorum ve bundan sonra mütevazı bir hayat süreceğimin sözünü veriyorum” ifadelerini kullanmıştı.

2 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ

“Dini değerleri aşağılama” suçundan tutuklanan Fatma Soydaş, cezaevinde yaklaşık 2 ay kaldıktan sonra tahliye edildi.

 

💾

<p>Sosyal medya paylaşımları nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 23 Temmuz'da tutuklanarak cezaevine gönderilen sosyal medya fenomeni Fatma Soydaş, yaklaşık 2 ay sonra tahliye edildi.</p>

<p>DİNİ DEĞERLERİ AŞAĞILAMA SUÇLAMASIYLA GÖZALTINA ALINMIŞTI</p>

<p>Fatma Soydaş hakkında, sosyal medya hesaplarında yaptığı paylaşımlar nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Soydaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” ve “müstehcen görüntü yayınlama” suçlamaları yöneltilmişti.</p>

<p>İstanbul'da gözaltına alınan Soydaş, işlemlerinin ardından SEGBİS aracılığıyla ifade vermiş ve nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlik, Soydaş'ın “müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek” suçundan tutuklanmasına karar vermişti.</p>

<p>“YAPTIKLARIMDAN PİŞMANIM”</p>

<p>Soydaş'ın cezaevindeyken yakınları aracılığıyla gönderdiği mesaj da gündeme gelmişti. Soydaş, cezaevi koşullarının kendisi için oldukça zor olduğunu belirterek, “Yaptıklarımdan dolayı pişman mıyım? Evet. Tahliyemi istiyorum ve bundan sonra mütevazı bir hayat süreceğimin sözünü veriyorum” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>2 AY SONRA TAHLİYE EDİLDİ</p>

<p>“Dini değerleri aşağılama” suçundan tutuklanan Fatma Soydaş, cezaevinde yaklaşık 2 ay kaldıktan sonra tahliye edildi.</p>

MSB kahreden haberi duyurdu: Bir askerimiz şehit oldu!

SON DAKİKA HABERİ: Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Iğdır'da gündüz saatlerinde askeri aracın devrilmesi sonucu meydana gelen kazaya ilişkin yaptığı açıklamada bir askerimizin şehit olduğunu duyurdu.

BİR ASKERİMİZ ŞEHİT OLDU

Bakanlıktan yapılan açıklamada, şu sözlere yer verildi:

"Iğdır'da meydana gelen askeri araç kazası sonucu araç sürücüsü Sözleşmeli Er Ziyar Koparan şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz."

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de şehit Koparan için taziye mesajı yayımladı.

ŞEHADET HABERİ BABA OCAĞINA ULAŞTI

Koparan'ın Tekirdağ'daki ailesine şehadet haberi ulaştırıldı.

Şehidin Çerkezköy ilçesi Kızılpınar Mahallesi'nde yaşayan ailesinin evine gelen yetkililer, Koparan'ın şehadet haberini verdi.

Ailenin yaşadığı apartmana Türk bayrağı asıldı.

Çerkezköy Kaymakamı Nazmi Günlü de aileyle bir süre evde görüşerek başsağlığı dileklerini iletti.

💾

<p>Milli Savunma Bakanlığı, Iğdır'da meydana gelen askeri araç kazasında Sözleşmeli Er Ziyar Koparan'ın şehit olduğunu duyurdu.</p>

Başakşehir'de ana isale hattındaki su borusu patladı, tonlarca su ortalığı göle çevirdi

stanbul Başakşehir'de İSKİ'nin ana isale hattındaki su borusu patladı. Patlamanın etkisiyle ortalık adeta göle döndü

💾

<p>İstanbul Başakşehir'de İSKİ'nin ana isale hattındaki su borusu patladı. Patlamanın etkisiyle ortalık adeta göle döndü. Tonlarca su bölgedeki dereye de akarken, caddede su engeliyle karşılaşan araçların ise geri döndüğü görüldü.</p>

<p>Olay, Başakşehir Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Bulvarı'nda saat 15.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İSKİ'nin ana isale hattındaki su borusu bilinmeyen bir nedenle patladı. Tonlarca su etrafa akarken, ortalığı adeta göle çevirdi. Cadde trafiğe kapatıldı. Su engeliyle karşılaşan sürücüler de geri döndü. Bir tır ise ilerleyemeyince yolda kaldı. Suyun bölgedeki dereye aktığı ilginç anlar ise vatandaşların cep telefonlarına yansıdı. Ekiplerin bölgede çalışma başlattığı öğrenildi.</p>

Cumhurbaşkanı Yardımcısı: Terör meselesini kalıcı olarak gündemimizden çıkarmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Sinop’a geldi. Yılmaz, Sinop Havalimanı’nda Vali Mustafa Özarslan ve AK Parti Sinop Milletvekili Nazım Maviş tarafından karşılandı. Karşılamanın ardından Sinop Valiliği'ni ziyaret eden Yılmaz, daha sonra AK Parti Sinop İl Başkanlığı'na geçti. Burada gerçekleşen 'Türkiye Yüzyılı Buluşmaları' programına katılan Yılmaz, Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve demokratik gelişimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sinop'ta 14 yıl önce bir kalkınma çalıştayı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yılmaz, aradan geçen sürede kentte yaşanan gelişmeleri değerlendirme fırsatı bulduklarını belirtti. Yılmaz, sivil toplum kuruluşlarıyla da daha kapsamlı değerlendirmeler yapacaklarını söyledi.

'AK PARTİ 25 YILLIK BİR DESTAN'

AK Parti'nin 25 yıllık bir siyasi geçmişe sahip olduğunu aktaranYılmaz, partinin kuruluşundan kısa süre sonra tek başına iktidara geldiğini ve halen iktidarda olduğunu ifade etti. Yılmaz, geçen 25 yıllık süreçte Türkiye'de önemli değişimler yaşandığını söyledi. Türkiye'nin ekonomik büyüklüğüne ilişkin rakamları paylaşan Yılmaz, "Türkiye 2002 yılında 238 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe sahipti. Yani bir yılda ülkenin bütün ürettiği mal ve hizmetlerin değeri 238 milyar dolardı. Şimdi bazıları eskiden şöyleydi, böyleydi diyenler var ya; 'Halep oradaysa arşın burada' demişler. Rakamlar ortada" diye konuştu.

'DÜNYADA BÜYÜK BİR ÇALKANTI VAR'

Dünyada güç dengelerinin değiştiğini ve yeni rekabet alanlarının ortaya çıktığını; küresel ölçekte risk ve belirsizliklerin arttığını dile getiren Yılmaz, "Bugün bu yaşadığımız dünyada istikrar ve liderlik eskisinden de daha önemli hale gelmiş durumda. Dünyada büyük bir çalkantı var şu anda. Güç dengeleri değişmiş durumda. Yeni rekabet alanları oluşmuş durumda. Çin'le Amerika'nın rekabetini görüyorsunuz. Ülkelerarası çatışmalar, sıcak savaşlar var" dedi.

Rusya-Ukrayna savaşının bölgeyi ve Karadeniz'i de etkilediğini belirten Yılmaz, Gazze'deki gelişmelere de dikkat çekti. Yılmaz, küresel ortamda risklerin, rekabetin ve belirsizliklerin yükseldiğini kaydetti.

'BİR OLALIM, BERABER OLALIM'

Türkiye'nin ekonomik, demokratik ve sosyal kalkınmasının yanı sıra uluslararası alanda daha güçlü hale gelmesi için çalıştıklarını belirten Yılmaz, "Türkiye Yüzyılı hedeflerine de yürürken ayağımızda uzun bir süredir pranga gibi olan, bizi kalkınma hedeflerimize tam olarak gitmekten alıkoyan terör meselesini de kalıcı bir şekilde gündemimizden çıkarmak istiyoruz. Etnik farklılıklar olabilir, mezhep farklılıkları, inanç farklılıkları olabilir ama bir olalım, beraber olalım. Tek vücut bir şekilde ülkemizi, milletimizi ileriye taşıyalım. Amacımız bu. Bunu yaptığımız zaman o emperyalist tuzakları da boşa çıkarmış oluruz" ifadelerini kullandı.

'TERÖRÜN TÜRKİYE'YE MALİYETİ EN AZ 2,3 TRİLYON DOLAR'

Terörün Türkiye ekonomisi üzerindeki maliyetine de değinen Yılmaz, şunları söyledi:

"Bu terör hadiseleri doğrudan veya dolaylı etkilerle tarımı etkilemiş, turizmi etkilemiş, yatırım ortamını bozmuş, birçok iş alanına engel olmuş, madenciliğe engel olmuş. Bütün hepsini 10 yıllar boyunca topladığınızda 2,3 trilyon dolarlık bir rakamdan en az bahsediyoruz. Bu rakam bu işlere gitmese, ülkenin kalkınmasına yönlendirilseydi bugün ne halde olurduk? Bir düşünün. Türkiye artık bu yükten kurtulmak istiyor."

'MECLİS TARİHİ BİR KARAR VERDİ'

TBMM'de alınan karara da değinen Yılmaz, "Meclisimiz de burada çok güçlü bir destek verdi. Huzurunuzda vekillerimiz de burada. Tarihi bir karar verdi Meclisimiz. 367 oyla bir kanun geçti" diye konuştu.

Yılmaz, Türkiye'nin terörden arındırılmasıyla birlikte kaynakların kalkınmaya yönlendirilmesinin ülkenin yanı sıra bölge ülkelerinin de yararına olacağını ifade etti.

Girne'de yolcuları bile bile ölüme götürmüşler! Kahreden anlar ortaya çıktı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Girne açıklarında batan "Filo Jet" gemi faciasında kaybolan Özgür Gönül'ün olay sırasında kaydederek ailesiyle paylaştığı ve soruşturma dosyasına giren görüntüler yürekleri dağladı

💾

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne açıklarında batan "Filo Jet" gemi faciasında kaybolan Özgür Gönül'ün olay sırasında kaydederek ailesiyle paylaştığı ve soruşturma dosyasına giren görüntüye ulaşıldı. Görüntüde geminin sol kızağının kırık olduğu anlar yer aldı.</p>

<p>KKTC'nin Girne açıklarında 30 Ağustos'ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ederken, batan gemide kaybolan Özgür Gönül'ün olay sırasında çektiği görüntü ortaya çıktı. Gönül'ü ailesine gönderdiği görüntüde, geminin sol kızağının kırık olduğu ve içeride büyük panik yaşandığı anlar yer aldı.<br>
<br>
<strong>GÖRÜNTÜ MAHKEME TUTANAKLARINDA</strong></p>

<p>Filo Jet gemi faciasına ilişkin soruşturmada tutuklu bulunan 9 zanlı, bugün Girne Kaza Mahkemesi'ne çıkarılmıştı. Mahkeme, zanlıların 7 gün daha tutuklu kalmasına karar vermişti. Mahkemede soruşturmayla ilgili bulguları paylaşan Polis Müfettiş Muavini Mannaş, halen kayıp olan yolculardan birinin olay sırasında ailesine gönderdiği video kaydının da soruşturma dosyasına girdiğini açıklamıştı. Söz konusu görüntüde geminin kızağının kırık olduğunun görüldüğünü belirten Mannaş, video kaydının bilirkişi incelemesine gönderildiğini mahkemeye aktarmıştı.<br>
 </p>

SÜRÜ İHA Yarışması'nda ödüller sahiplerini buldu

HAVELSAN yürütücülüğünde, 7-11 Eylül tarihleri arasında düzenlenen yarışmaya Türkiye’nin farklı illerinden 19 takım katıldı. Beş gün süren mücadelelerin ardından ödül almaya hak kazanan takımlar belli oldu.

Yeşilkent Stadyumu’nda gerçekleştirilen törende “En Özgün Tasarım Ödülü” Kılavuz Sarsılmaz, “En Özgün Yazılım Ödülü” ATÜ FlyLab, “En İyi Takım Ruhu Ödülü” ise Kökbörü takımına verildi. Ödüller; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve beraberindeki protokol üyeleri tarafından takım kaptanlarına takdim edildi.

ŞAHİN: “SİZ BİZİM NEWTON’UMUZ, EDİSON’UMUZSUNUZ”

Ödül töreninde konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, gençlere seslenerek şunları söyledi:

“Siz bizim Newton’umuzsunuz, Edison’umuzsunuz. Dünyayı aydınlatan gücümüzsünüz. Sizler bizim için çok değerlisiniz. Bu nedenle TEKNOFEST kapsamında düzenlenen bu güzel yarışmanın ödül töreninde bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

Geçmişte büyüklerin, çocukları büyük konuşmamaları konusunda uyardığını anımsatan Başkan Şahin, şöyle devam etti:

“Bugün biz çocuklarımıza ‘Büyük düşünün, büyük konuşun’ diyoruz. Artık gençlerimizle kağıttan değil, gerçek İHA’ların üretilmesinin altyapısını hazırlıyoruz. Çocuklarımızın geleceğe vizyonla bakabilmeleri için onlara destek veriyoruz.”

“GENÇLERİMİZİN BAŞARILARINI GÖRÜNÜR KILMALIYIZ”

Küreselleşme, yapay zeka ve siber güvenliğin öne çıktığı yeni dünyaya gençlerin hazırlanması gerektiğinin altını çizen Başkan Şahin, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bugün gençlerimizin başarılarını yerinde görmek ve onları ödüllendirmek için buradayız. Gurur duyduğumuz bu çalışmaları görünür kılmak zorundayız. Bizler destek verdiğimiz sürece gençlerimiz, başarılarına her geçen gün bir yenisini daha ekleyecektir. Sizlerle övünüyoruz. Sizlerden aldığımız ilhamla geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz.”

ÇEBER: “GENÇLERİMİZ ÇOK İYİ PROJELER ORTAYA KOYDU”

Gaziantep Valisi Kemal Çeber, bu tür yarışmaların devamlılığının başarılı gençlerin ülkelerine fayda sağlamalarının önünü açtığını belirterek şöyle konuştu

“7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen yarışmalarda gençlerimiz hünerlerini sergiledi. Biz de onları yakından takip ettik. Çok iyi projeler ortaya koydular. Çalışmalarını izlerken çok keyifli vakit geçirdim. Gençlerimizin bu yarışmada yer almaktan duydukları mutluluk yüzlerinden okunuyordu. Her bir yarışmacımızı ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”

TAHMAZOĞLU: “GENÇLERİMİZİN TEKNOLOJİYLE İLGİLENMESİ BİZİ MUTLU EDİYOR”

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, gençlerin teknoloji ve bilimle ilgilenmesinden büyük mutluluk duyduklarını dile getirerek şunları söyledi:

“Gençlerimizin teknolojiyle, bilimle ve sanatla ilgilenmesi; yaz tatili döneminde burada beş gün boyunca mücadele ederek çalışmalar yürütmesi bizi son derece mutlu etti.”

YILMAZ: “GENÇLERİMİZ TEKNOFEST’TE HARİKALAR YARATIYOR”

Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz ise 10 takımla Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST’e katılacaklarını belirterek şöyle konuştu:

“Bunun heyecanını ve gururunu yaşıyoruz. Biz küçükken kağıttan uçaklar ve gemiler yapar, bunlarla mutlu olurduk. Bugün ise gençlerimiz TEKNOFEST’te harikalar yaratıyor, İHA’lar üretiyor.”

HANSU: “GENÇLERİMİZ HAYALLERİNİ GÖKYÜZÜYLE BULUŞTURDU”

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) Gaziantep İl Sorumlusu ve TEKNOFEST Danışma Kurulu Üyesi Doç. Dr. Osman Hansu, beş gün boyunca Türkiye’nin 12 farklı ilinden gelen 19 takım ile yaklaşık 160 gencin yarışmada büyük emek verdiğini anlatarak şunları kaydetti:

“Gençlerimiz burada yalnızca bir yarışmanın parçası olmadı; bilgi, emek, cesaret ve hayallerini gökyüzüyle buluşturdu. Güçlü ve bağımsız Türkiye’nin yolu bilimden, teknolojiden, üretimden ve kendi teknolojisini geliştiren nesillerden geçiyor. Sevgili gençler, burada yalnızca İHA uçurmadınız, ülkemizin tam bağımsızlık idealini gökyüzüne taşıdınız. Hayal etmekten, üretmekten, araştırmaktan ve denemekten asla vazgeçmeyin. Gaziantep’te başlayan bilim ve teknoloji yolculuğumuz, Şanlıurfa’daki TEKNOFEST ile devam edecek.”

Haluk Levent kaçacağı ülkeyi bile söylemiş: 1'i 10 gösterip bağışları yemişler

Deprem istismarcılarının kirli çamaşırları saçılmaya devam ediliyor. AHBAP Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 30 Temmuz’da tutuklanan derneğin eski satın alma müdürü Deniz Şimşek’in savcılık ifadesinde dikkat çekici iddialar yer aldı. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Şimşek, derneğin deprem döneminde gerçekleştirdiği bazı satın almalarda fiyat, teslimat ve kalite açısından ciddi sorunlar bulunduğunu kaydetti.

KİTAP VE KEDİ MAMASI

Şimşek, deprem bölgesinde kurulması planlanan konteyner kırtasiyeler için yapılan kitap alımında dikkat çekici fiyat farkları bulunduğunu söyledi. Bir şirketin önce 66 milyon lira, daha sonra ise 44 milyon lira teklif verdiğini belirten Şimşek, buna rağmen aynı firmadan 80 milyon lira bedelle kitap satın alındığını dile getirdi. Satın alma teklifindeki fiyatların yüksek olduğunu yönetime ilettiğini belirten Şimşek, kitapların bir bölümünün eski, tedavülden kalkmış veya mevcut müfredatın dışında olduğunu da belirtti. Şimşek ayrıca kitapların dağıtılması amacıyla kurulması planlanan konteyner kırtasiyelerin hayata geçirilmediğini ekledi. Savcılık ifadesinde hayvan yemi ve mama alımına da değinen Şimşek, İzmir’den toplam 30 milyon lira bedelle 3 bin ton hayvan yemi ile kedi ve köpek maması satın alındığını söyledi. Alınan miktarın çok yüksek olduğunu belirten Şimşek, ürünlerin bir petshop üzerinden temin edilmesini de eleştirdi.

ŞOFÖRLER ÇALMIŞ BAHANESİ!

430 ton kahvaltılık ürünün 230 milyon lira bedelle satın alındığını da belirten Şimşek, fiilen teslim edilen ürünler arasında ciddi fark bulunduğunun aktarıldığını söyledi. Şirketin eksik teslimat iddiasını kabul etmediğini ve ürünlerin şoförler tarafından çalınmış olabileceğini savunduğunu belirten Şimşek, kendisinin ise depolardaki görevlileri ürünlerin kontrol edilmesi konusunda uyardığını ifade etti. Gaziantep’teki bir depo görevlisinin bazı ürünlerin kalitesi konusunda kendisine şikayette bulunduğunu belirten Şimşek, gıda kolilerinin genelinde fiyat ve kalite açısından sorun olduğunu söyledi.

Şimşek “Bilim TIR’ı” projesi için bir şirketten 6 TIR dorsesi için 160 milyon lira ödeme yapıldığını, TIR’ların bakımı için 12 milyon liralık bir fatura gördüğünü, sahadaki görevlilerden bakım yapılmadığı yönünde bilgi aldığını da kaydetti.

HALUK “KAÇARIM” DEDİ

Haluk Levent’in kendisini derneğin üst katındaki odaya çağırdığını anlatan Şimşek, görüşmede dernek içerisindeki bazı bilgilerin dışarı sızdırılması konusunun gündeme geldiğini, Levent’in kendisine “Yarın bir sorun olursa İsviçre’ye kaçarım” dediğini iddia etti. Kendisine neden böyle bir şey söylediğini sorduğunu belirten Şimşek, “Yaptığımız yasadışı bir şey değil, neden kaçalım?” şeklinde karşılık verdiğini anlattı. Şimşek, kamuoyunda uzun süre tartışılan Kızılay’dan çadır satın alınması meselesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Kızılay üzerinden yapılan çadır temininin dernek içerisinde bilinçli şekilde gündeme taşındığını düşündüğünü belirten Şimşek, konuyla ilgili bilgilerin dernek içerisinden dışarı sızdırıldığını, bu şekilde meselenin siyasi bir tartışmaya dönüştürüldüğünü savundu.

💾

<p>AHBAP Derneği soruşturması kapsamında tutuklanan eski satın alma müdürü Deniz Şimşek’in savcılık ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı.</p>

Kırmızı bültenle Arjantin'den getirilen mafya liderinden mahkemeden dikkat çeken savunma

HABERİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

Türkiye'de işlediği 'Tasarlayarak öldürme', 'Kasten öldürme', 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'Tehdit', 'Nitelikli yağma', 'Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme', 'Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma' ve 'Silahla yağma' gibi 33 suçtan kırmızı bültenle aranırken 2020'de Arjantin'de yakalanan Serkan Kurtuluş, iade işlemlerinin ardından geçen ay İstanbul'a getirildi.

Kurtuluş, hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca 2017 yılında hazırlanan ve İzmir 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame kapsamında açılan davanın 53'üncü duruşmasında, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ilk ifadesi alındı. Tutuklu sanık Kurtuluş, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS), bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlarla duruşmaya katıldı.

"SUÇ ÖRGÜTÜ KURMADIM"

Savunmasından önce söz alan Serkan Kurtuluş, "Hakkımda kırmızı bülten çıkarıldı. 11 Haziran 2020'de Arjantin'de tutuklandım. 26 suçtan yargılanmak üzere iadem talep edildi. Bu süreçte başka dosyalar birleşmiş ve iademe konu olmamış suçlar vardır. Sadece bu suçlardan savunma yapacağım" dedi.

Mahkeme başkanının organize suç örgütü kurma suçlamasına karşı savunma yapan Kurtuluş, "Suç örgütü kurmadım" ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR DETAY, KANIT VE DELİL YOK"

Mahkeme başkanının sanal medya paylaşımları hakkındaki soruyu da yanıtlayan Serkan Kurtuluş, "Sosyal medya hesabım yok. Ama adıma iyi veya kötü niyetli sayfalar açıldı. O dönemde kullandığım bir sanal medya hesabım yoktu" dedi. 

Bir aileden haraç istediğine yönelik suçlamaları da kabul etmeyen Kurtuluş, "İddianamede haraç istediğim söyleniyor. Fakat dosyanın hiçbir aşamasında bununla ilgili hiçbir detay, kanıt ve delil yok. Bu insanların çoğunun evi ve arabası bile yoktu. Bu insanlardan haraç almak için neden bu kadar eylem yaptırayım? Ailenin başka husumetleri var ama emniyet bununla ilgili çalışma yapmadı" ifadelerini kullandı.

KAÇMA ŞÜPHESİ NEDENİYLE TUTUKLULUĞA DEVAM

Savcı, duruşmada verdiği mütalaada Serkan Kurtuluş'un tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti ara karar için 15 dakika ara verdi. Ardından mahkeme başkanı, Kurtuluş'un kaçma şüphesi bulunması nedeniyle tutukluluğunun devamına karar verdi. Ayrıca mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini isteyip davayı 20 Kasım'a erteledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, memleketi Rize'de düzenlenen İl Danışma Meclis Toplantısı'nda açıklamalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Biliyorsunuz, 14 Ağustos'ta partimizin 25. kuruluş yıl dönümünü Başkent Millet Bahçemizde yüz binlerin katıldığı tarihî bir mitingle kutladık. Bu vesileyle hem teşkilatımızla hem de milletimizle kavlimizi yeniledik. Eser ve hizmetlerle dolu 25 yıllık karnemizi halkımıza takdim ederken gelecek çeyrek asra, yarım asra dair vizyonumuzu da paylaştık.

Şunu bir defa sizlerin ve Rizeli hemşerilerimizin bilmesini isterim. Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız.

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak Türkiye'nin en dinamik, en vizyoner kadroları itibarıyla en açık kadrolarına biz sahibiz. Tecrübeyle dinamizmi birleştirerek, Derviş Yunus'un o veciz ifadesiyle her gün yeniden doğarak, her dem taze kalarak yolumuzda yürüyoruz."

"Türkiye ekonomiden savunma sanayiine, tarımdan turizme artık her alanda sağlam bir zemine oturmuştur. Bu sağlam zeminde Türkiye Yüzyılı'nın inşası da başlamıştır. İnanıyorum ki Türkiye Yüzyılı'nın inşası mutlaka gerçekleştirecek, ülkemizi dünya devi yapma iddiamıza bir adım daha yaklaştıracaktır."

"Vizyonumuzdan rahatsız olanlar var. Ülkemizin ittifakları büyütmesi şer odaklarını huzursuz ediyor. Biz hamaset yapan değil hizmet ve eserleriyle konuşan bir hareketiz. Hep kendimizle yarıştık."

'SULARI TERSİNE AKITAMAZSINIZ'

"Ülkemizin terör gibi yarım asırlık prangalarından kurtulup kardeşliğini güçlendirecek olmasının kimlerin oyununu bozduğunu çok iyi biliyoruz. Onlara diyoruz ki, ne yaparsanız yapın, suları tersine akıtamazsınız.

Kardeşlerim, yeri gelir dirilir, pınar oluruz. Yeri gelir dikilir, ırmak oluruz. Yeri gelir gürler, çağlayan oluruz. Ama önümüzün kesilmesine asla müsaade etmeyiz. Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla, 86 milyon olarak hep beraber mutlu, huzurlu, müreffeh ve aydınlık bir istikbale yürümemize set çekilmesine izin vermeyiz. Biz, ülkemizin içinde olduğu gibi çevremizde de, bölgemizde de, dünyada da huzurun, barışın, istikrarın, demokrasinin hâkim olmasını istiyoruz. İnşallah bunu gerçekleştirmeden de durmayacağız."

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize'deki temasları kapsamında partisinin Genişletilmiş İl Danışma Meclis Toplantısı'na katıldı.

"TÜRKİYE'NİN ARTIK BU SİYASET BİÇİMİNE TAHAMMÜLÜ YOKTUR"

"Madem bölgemiz ve dünya yüz yılda bir denk gelen çok kritik süreçlerden geçiyor. Öyleyse siyasetin de buna adapte etmesi gerekiyor. Bakınız sadece lafla, sadece kuru hamasetle, sadece hakaret senfonisiyle hiçbir yere varılamaz. Merkezinde insan olmayan, eser ve hizmet üretme kaygısı olmayan bir siyasetten ne ülkeye ne de millete hayır gelmez. Yolsuzluk ve ahlaksızlık skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir. Kimin milleti ve memleketi düşündüğü, kimin kariyerini düşündüğü ayan beyan ortaya çıkmıştır. Şunun bilinmesini isterim ki Türkiye'nin artık bu siyaset biçimine tahammülü yoktur. Bu zihniyetten kurtulmanın vakti çoktan gelmiştir.

Görüş ayrılıklarını, siyasi farklılıklarını korurken diyalog zeminini güçlendirecek, hizmette ve eserde yarışı esas alacak, millî menfaatler söz konusu olduğunda ortaklaşacak daha kuşatıcı, daha uzlaşmacı bir yaklaşıma ülkemizin ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. Temennimiz, muhalefet cenahında da bu ihtiyacın farkına varılmasıdır.

Siyaseti kariyer, rant kapısı olarak görenlerin Türkiye'ye hiçbir faydası dokunmaz. Belediyelerdeki yolsuzluk skandalları bunu çok net biçimde göstermiştir

Tabii ki birbirimize eleştirilerimiz olabilir. Doğru bulmadığımız, eksik gördüğümüz, yanlış dediğimiz konular da olabilir. Hatta bazı meselelerde rezervlerimiz, endişelerimiz de olabilir. Ama bunların hiçbiri mesele Türkiye olduğunda, mesele demokrasimiz olduğunda, Türk milletinin ezelî ve ebedî kardeşliği olduğunda bir araya gelmemize engel teşkil etmemelidir. Bizim bir süredir dile getirdiğimiz Ankara merkezli siyaset çağrımızın arka planında işte bu tasavvur vardır. Büyük Türkiye mutabakatı. Bunu söylerken kastımız budur. 86 milyonun birliği, beraberliği, kader ortaklığıdır. Aynı idealler etrafında kenetlenmesidir."

'TARİH BİZDEN BUNU BEKLİYOR'

"Şimdi değerli kardeşlerim, Terörsüz Türkiye sürecimizde Cumhur İttifakı olarak bu yolda tarihî bir adım attık. Şurası çok önemli. Meclisimizde 467 oy gibi daha önce görülmedik geniş bir uzlaşıyla bize çok güçlü bir destek çıktı. Milletimiz terör defterinin bir daha açılmamak üzere tamamen kapanması noktasında kararlı bir duruş sergiledi.

 

Hâl böyleyken bu konuyu parti çıkarları için polemik malzemesi hâline getirmek, tahrip edici eylemlerde bulunmak büyük bir sorumsuzluktur. Şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlıkları üzerinden siyaset yapmak büyük bir vicdansızlıktır. Tek kelimeyle şuursuzluktur.

Herkes aklıselimle hareket etmeli, toplumun sinir uçlarıyla oynamak yerine Türkiye'yi merkeze alan bir siyaset izlemelidir. Özellikle Türkiye'nin tökezlemesinden medet umanlara malzeme verecek eylem ve söylemlerden uzak durulmalıdır. Tekrar söylüyorum. Ülkemizin geleceğiyle ilgili büyük hedeflerini kovalamak dışında bir seçeneği yoktur. Çünkü vazgeçersek ülkemiz altın değerinde yıllarını kaybeder. Çünkü geri adım atarsak Türkiye'nin istikbali olan gençler kaybeder. Türkiye'nin kaybetmesini, patinaj yapmasını isteyenlere rağmen bunu başarmak mecburiyetindeyiz. Unutmayın, tarih bizden bunu bekliyor."

💾

<p>Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Milletimize hizmet heyecanımızdan hiçbir şey eksilmedi. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Yorulmadık, usanmadık. İlk günkü gibi bu millete, bu ülkeye sevdalıyız." dedi.</p>

<p>Erdoğan, AK Parti Rize İl Başkanlığınca bir restoranda düzenlenen İl Danışma Meclisi Toplantısı'na katıldı.</p>

<p>Buradaki konuşmasında, bugün hem kendisini bağrına basan hemşehrileriyle kucaklaştığını hem de yatırım bedeli toplam 10 milyar lirayı bulan eser ve hizmetlerin resmi açılışını yaptıklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>"Bu törende 26 projemizin açılışını yaparken, 3 yeni yatırımın da temelini attık. Hizmete verdiğimiz ve temelini attığımız tüm projelerin Rize'mize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Tamamlanan yatırımların şehrimize kazandırılmasında emeği geçen bütün kurumlarımızı canıgönülden tebrik ediyorum. Rize'ye söz verdiğimiz diğer projelerimizi de yakından takip ediyoruz. Başta şehir hastanemiz olmak üzere bu yatırımları da ilimiz ve hemşehrilerimizin istifadesine sunacağız. Her zaman söylüyorum; biz hamaset yapan değil, eserleriyle konuşan, hizmetleriyle konuşan bir hareketiz."</p>

İmamoğlu’nun hakaret ettiği Şadi Yazıcı mahkeme kararını Haber7’ye değerlendirdi

Haber7-ÖZEL

Silivri’de yolsuzluk, rüşvet ve irtikap gibi çeşitli suçlardan tutuklu bulanan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu 25 Ekim 2022 tarihinde ‘Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi Açılış Töreni’ konuşmasında eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya defalarca hakaret etmişti. İmamoğlu Yazıcı’ya yönelik sözleri nedeniyle yargılandığı davada 2 yıl 1 ay hapis ve siyasi yasak cezasına çarptırıldı.

Şadi Yazıcı yaşanan gelişmeleri Haber7’ye değerlendirdi.

Eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı

TEŞEKKÜR EDERKEN HAKARETLER YAĞDI

Yazıcı’ya yönelttiğimiz, “ Biyolojik artıma tesisi açılışında yaşananlara dair ne söylemek istersiniz” sorusuna Yazıcı, “Bizim oradaki yaşadığımız olay basında geniş yer bulmuştu. O tesisin planlanmasını yapan, birinci üniteyi yapıp açan ve 3 üniteyi planlayan Cumhurbaşkanımıza teşekkür ederek konuşmama başladım. Sonrasında ikinci üniteyi yapan ve üçüncü ünitenin temelini atmış olan Kadir Topbaş Bey’e ve emeği geçen ekibe teşekkür ettim. O esnada hakaretler başladı. Ben konuşmamın sonuna kadar hakaretlere maruz kaldım” şeklinde yanıt verdi.

İmamoğlu ve Şadi Yazıcı

HAKARETLER SİYASİ DEĞİL, ŞAHSIMA YÖNELİK

Sol merkezli yayın organların her ne kadar siyasi olarak değerlendirilse de hakaretlerin şahsına yönelik olduğunun altını çizen Yazıcı, peş peşe gelen hakaretlerden sonra “Artık yeter, bu ortamda durmamam” dediğini ifade etti. Yazıcı’nın salonu terk etmek üzere olduğu sırada kürsüye çıkan İmamoğlu, “çaldınız, hırsız, yolsuz” gibi ağır hakaretler sarf ettikten sonra “buraya germeye, provokasyona gelmiş zaten” dediğini ifade etti.

İmamoğlu’nun aralıksız hakaretlerine uğradıktan sonra salondan ayrılırken İmamoğlu’nun, “Oturun, kalın” dediğini belirten Yazıcı, iki tane genel başkan yardımcısına “Bu kadar hakareti kaldıramam” dediğini ifade etti.

Yazıcı'ya yönelik gerçekleştirilen saldırı anları

SALDIRI ESNASINDA CANIMI ZOR KURTARDIM

Yazıcı, o hakaretlere maruz kalmanın hiç kolay olmadığı, sindirilebilir bir şey olmadığını ve kendisine tören sırasında fiziksel saldırı gerçekleştirildiğini hatırlattı. Gerçekleştirilen saldırı sırasında yanında kameramanının, basın danışmanının ve özel kalemden bir arkadaşının olduğunu ifade eden Yazıcı, İmamoğlu hakkında verilen cezaya dair, “Hukuka da saygılıyım. Yani ne diyebilirim ki? Yani hukukun vereceği karara da sonuna kadar saygılıyım” şeklinde konuştu.

“KONUŞURKEN HOMURTULAR BAŞLADI”

Yazıcı’ya yönelttiğimiz, “İmamoğlu’nun sizce böyle hedefe sizi koymasının özel bir nedeni var mıdır?” sorusuna, “Cumhurbaşkanımıza teşekkürlerle başladığım sırada homurtular başladı. O zaman, konuşmama başlarken tesisin ilk kuruluşunu anlattım. 3 üniteden oluşuyor. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken planlamış. Birincisini açmış, ikinci üniteyi ve üçüncü üniteyi planlamış. Onların her şeyini planlamış, yerini ayarlamış. İkinciyi temelini atmış, hapse gitmiş. Kadir Topbaş gelmiş, onu tamamlamış, üçüncünün temelini atmış. İmamoğlu’na hitaben ‘Siz de geldiniz ve açıyorsunuz, katkılarınızdan dolayı teşekkür ederim’ dedim” yanıtını verdi.

FİZİKSEL SALDIRI ANLARI

Fiziksel saldırının nasıl gerçekleştiğini sorduğumuz Yazıcı, Tuzla’da 22 yıl siyaset yaptığının altını çizerek, “Yaptığım konuşmada bir hakaret yoktu, birilerine teşekkür ettim ama herkes saldırıya geçti. Aklıselim CHP’liler vardı ve o insanlar hemen bana siper oldular. Onlarda bile morluklar oluşmuş, benim basın ekibinin, fotoğrafçının gömlekleri yırtıldı, tartaklandı, arabam tekmelendi” ifadelerini kullandı.

💾

<p>İmamoğlu’nun Biyolojik Arıtma Tesisi açılışında kendisine yönelik hakaretleri nedeniyle yargılandığı davada çıkan 2 yıl 1 ay hapis ve siyasi yasak kararını değerlendiren Şadi Yazıcı, “Karara saygılıyım” dedi.</p>

Bakan Fidan: İnşallah üzerimizde kara bulut gibi dolaşan bu mesele ortadan kalkar

AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘’İnşallah bu üzerimizde kara bulut gibi dolaşan, bu terör meselesi ortadan kalkar. Bu proje gerçekten siyasal şiddetin gündemden çıktığı, artık her şeyin medeni bir şekilde anlaşarak, konuşarak halledildiği bir ortama da döndüğü andan itibaren şu andaki mevcut kalkınma durumunun, ekonomik durumunu ben kat be kat üstünde bir performans sergileyebileceğimizi görüyorum. Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum. Bunu mümkün kılan bütün kardeşlerime çok teşekkür ediyorum’’ dedi.



Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli programlara katılmak üzere öğlen saatlerinde Diyarbakır’a geldi.

Ulu Camide Cuma namazını kılan Bakan Fidan daha sonra esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Fidan, daha sonra Diyarbakır Valiliğini ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ardından AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığına geçen Bakan Fidan, burada açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır'a çok büyük önem verdiğini kaydeden Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu vesileyle de burada olan biten bütün konularla ilgili de oldukça hassas durumda olduğunu söyledi.



Diyarbakır’ın antik çağlardan beri büyük medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim bir şehir olduğunu ifade eden Bakan Fidan, ‘’Coğrafyası özel, insanları özel, iklimi özel, her şeyi özel. Tabii zaman zaman tarihte bu oluyor. Bu özel anlar nazar değiyor. Böyle bir otuz kırk sene inkıta anına giriyor. Bu tarihî büyüyüş biraz sekteye uğramış gibi oluyor. Ama sonra tekrar tarihin kendi rotası devam ediyor. Biz inanıyoruz ki özellikle, tabii AK Parti'nin son yirmi beş yıldır ortaya koyduğu icraatlarla Diyarbakır hak ettiği tarihî yolculuğuna devam edecek. Ekonomik kalkınması, bölgesel gelişmesi, sosyal gelişmesi, ticarete, teknolojiye ev sahipliği yapması ve bölgedeki diğer ekonomik ve kültürel ilişkisi giderek daha da artacak’’ diye konuştu.

''12 EYLÜL ZİHNİYETİ DENEN BİR ZİHNİYET VARDI''

12 Eylül zihniyetinin ortaya çıkarttığı, kimliği reddeden, belli bir azınlık dışındaki genel yapıyı dışlayan duruşun ülkenin bütünlüğünü, beraberliğini, güvenliğini, ekonomisini, kalkınmasını geriye götürdüğünü anlatan Bakan Fidan şöyle devam etti:
‘’Yıllardır devam eden bir, mücadele bu. Burada birkaç tane önemli hususun yerine getirilmesini sağladık. Birincisi tabii yani 12 Eylül. Biliyorsunuz 12 Eylül zihniyeti denen bir zihniyet vardı. Özellikle kimlik inkarını, Kürtlerin kimliğini inkar eden, bir duruşun neredeyse sembolü haline gelmiş bir zihniyet vardı. Bu zihniyetin hem pratikte hem hukuki zeminde hem zihni zeminde son bulmasını sağlayan gerçekten AK Parti kadrolarının halk yoluyla, seçim yoluyla iktidara gelmesi oldu. Yani bu tarihî olarak altı çizilmesi gereken bir husus değerli arkadaşlar. 12 Eylül zihniyetinin ortaya çıkarttığı, kimliği reddeden, belli bir azınlık dışındaki genel yapıyı dışlayan duruş, ülkenin bütünlüğünü, beraberliğini, güvenliğini, ekonomisini, kalkınmasını aklınıza ölçülebilen ne parametre geliyorsa hepsini geriye götürdü. Hiçbirini ileriye götürmedi. Tabii çok şükür AK Parti iktidarlarıyla beraber Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekten, kimlik inkarının ortadan kalkması, bütün vatandaşlarımızın anayasal vatandaşlık çerçevesinde sadece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu için kendi etnik kimliğinden, inancından bağımsız olarak eşit muamele görmesi prensibi bizim, yaptığımız en büyük siyasal devrim olmuştur değerli arkadaşlar. Anayasal vatandaşlık ve insanlara eşit muamele. Her insanın kimliğini, kültürünü, inancını, durduğu yeri kabul etmek ve bunun içerisinden bir toplumsal bütünleşme ve kaynaşma üretmek önemli. Yani burada garip olan şu, yani yüzyıllardır, bin yıldır bu topraklarda sosyoloji zaten Kürt, Türk, Müslüman, Hristiyan, Arap, Çerkez ayrımı yapmadan kendi beraber yaşam yolunu bulmuşken, toplum kat kat ilerideyken devletin kendi yazılımının bu konunun gerisinde kalması aslında krizin başlıca sebeplerinden biri olmuştur.



AK Parti'nin yaptığın önemli şey, toplumsal gerçekliği devletin yönetimine, anayasanın kodlarına, meclisten geçen kanunlara taşımak oldu. Bu olduğu zaman, yani toplumla devlet arasındaki zihin, kalp ve akıl uyuşması yaşandığı zaman zaten önümüzde değerli bir şey kalıyor, kalkınmayla ilgili, gelişmeyle ilgili, moderniteyle ilgili, kültürle ilgili, eğitimle ilgili diğer sorunların çözülmesi.’’

‘’13 YIL ÖNCE ASLINDA BU KONU ÇÖZÜLEBİLİRDİ’’

Demokratik reformlarla ilgili adımların en büyüğünün 2013 yılı itibarıyla atıldığını vurgulayan Bakan Fidan, ‘’Dil, Kürtçe eğitimle ilgili büyük bir adım atıldı. Yani kimlik inkarıyla ilgili mevzuatta olabilecek ne varsa onların hepsinin ortadan temizlendiği, aslında sosyolojiyle ve devlet mevzuatının buluştuğu bir gerçek alana döndüğümüz andan itibaren ortada aslında büyük bir siyasal dayanak olmaması gerekiyordu. Fakat tabii bizim uzun yıllardır bir de siyasal şiddetin terör formunda Türkiye'de ve Türkiye'nin ötesinde yer buluyor olması, Türkiye'de cereyan eden siyasal gerçeklikle bir türlü bir senkronizasyon kuramaması, daha çok Türkiye'de olana değil de bölgede olması muhtemel krizlere bakan bir perspektifle, olaylara bakan bir yaklaşım mevcut, sürecin tabii hayata geçişini bir 13 yıl daha ertelemiş oldu.



Ama ne diyoruz. Bizim hani güzel bir halk deyişimiz var. Geç olsun güç olmasın, güzel olsun. 13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye'deki toplum devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin değeri, o dönem takdir edilemedi. Bütün bunların hepsi bütün sorunların çözüldüğü manasına mı geliyor değerli arkadaşlar. Tabii ki gelmiyor. Ama konu sorunun olup olmaması değil. Konu bir sorunu, bir toplumsal sorunu, bir siyasal sorunu hangi yöntemle çözmek istediğimizle alakalı. Şiddetle mi, siyasal şiddetle mi yoksa diyalog yoluyla mı.

Türkiye'de siyasal partilerin işleyişi, Meclis'in işleyişi, basının işleyişi, yani herkes kendi bulunduğu yeri ve siyasi pozisyonu siyaset yoluyla, diyalog yoluyla, topluma anlatma yoluyla ilerletmekte imkan sahibi. Bunun yerine siyasal şiddeti, terörü kullandığınız zaman bu bambaşka bir zemin açıyor. Artık burada haklar, onlar bunlar, kimlikler konuşmuyor. Burada kan var, burada başka bir dil var. Şimdi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan bu kardeşlik sürecinde inşallah biz artık çok uzun zaman önce gerçekten nihayete ermesi gereken bir sorunun sonuna gelip bundan sonra elimizde varsa herhangi bir sorun ve tartışma alanı, bunu medeni bir şekilde bütün dünyanın yaptığı gibi meclisin çatısı altında, başka siyasal platformlarda şiddet yoluyla değil, diyalog yoluyla götürmek’’ şeklinde konuştu.

''DİYARBAKIR VE BÖLGE, HAK ETTİĞİ EKONOMİK, POZİSYONA ULAŞACAK’’

Diyarbakır’ın tarihî olarak Irak'la, Suriye'yle buradaki kültürel havzayla, ekonomik havzayla da çok yakın ilişkisi olan bir coğrafi durum olduğunu belirten Bakan Fidan, konuşmasına şöyle devam etti:

''Şimdi inşallah sadece Türkiye'de değil, hem Suriye'de hem Irak'ta siyasal istikrarın, barışın, huzurun olduğu bir noktada sadece Türkiye'de yaptığımız reformlardan ve girişimlerden hareketle değil, bu bölgesel politikalardan dolayı da oradaki işbirliklerimizden dolayı da buradaki ekonominin inanılmaz şekilde ayağa kalkacağını göreceğiz. Yani Diyarbakır ve bölge, hak ettiği ekonomik, pozisyona ulaşacak diye biz değerlendiriyoruz. İnşallah bütün hedefimiz de o yönde. Sadece Türkiye'deki sorunu değil, terörsüz bölge, perspektifi adı altında esas itibariyle Suriye'nin de istikrarına, Irak'ın da istikrarına olacak, siyasal şiddeti ortadan kaldıracak bir düzeni artık bölgemize getirmek lazım.

Bakın son 40 yıldır bu bölge sürekli Irak, Suriye, Türkiye'nin belli bir kısmı sürekli, savaşla, kanla, terörle anılır halde. Buraya ekonomi gelmesi, yatırım gelmesi, ekonomik kalkınma olması gerçekten güç. Buna rağmen AK Parti iktidara geldiği andan itibaren inanılmaz bir şekilde altyapı sorunlarını çözdü. Normalde hep uçakla gelip gidiyoruz. Şimdi geçen Ahlat'taki etkinlikten sonra dedim ki karayoluyla kendim araba sürerek arkadaşlarla beraber döneyim. Oradan Van Gölünün etrafından, Muş'a, Muş'tan Solhan'a, Solhan'dan Bingöl'e, Bingöl'den Elazığ'a, Elazığ'dan Malatya'ya kadar kendim arabayı kullanarak, her tarafa bakarak, durarak geldim. Çünkü şehirlerde bulunuyoruz ama şehirlerarası yollar nasıl. Köyler nasıl. İlçeler nasıl. Yani bunu da yerinde görmek lazım. Bakın sizler bölgenin insanısınız. Vekilimle de görüşmüştük buraya gelmeden önce. Yani gerçekten 25 sene önceki durumla şimdiki durum inanılmaz derecede farklı. Bir defa duble yollar. Artık kerpiç evler görmüyoruz. Ekonomik gelişmişliğin göstergesi olan, evlerin durumu, yolun durumu, altyapının durumu.



Diyarbakır'a havadan baktığımız zaman o şehirciliğin gelişmiş olması, yeni Diyarbakır yeni yerleşimler, aynı şekilde Muş'ta, Elazığ'da, Bingöl'de, Solhan'da, yani, Ahlat'ta bütün bunları görüyoruz. Ben sadece bölge insanının değil, hem Türkiye'nin diğer yerlerindeki yatırımcılarımızın hem de yurt dışından yatırımcılarımızın buraya çok ciddi ilgi döneceğini düşünüyorum.

Dediğim gibi inşallah sadece Türkiye değil, Irak ve Suriye denklemini de istikrar içerisinde yürüttüğümüz zaman, yani Suriye'de huzur olduğu zaman Suriye'nin tamamını kastediyorum. Irak'ın tamamında huzur olduğu zaman, artık bölgedeki bütün halklar, devletler yollarına barış, huzur ve kalkınma içerisinde devam edecekler. Bizim, buna ihtiyacımız var değerli arkadaşlar. Aynı zamanda Silvan Barajı'nın durumuyla da ilgili, gerçekten, çok umut verici bilgiler aldım. Burada barajımızın hani müştemilatıyla, çevre tünelleriyle beraber bitmesi, Dicle Barajı ve Kral Kızı barajlarının ilave tesislerinin bitmesiyle Bakanımızın söylediği yaklaşık dört milyon dönüm bir ilave alanın yani sıfırdan sulanması değil de daha iyi sulanması ve ürünün iki, iki buçuk misli artması söz konusu olacak. Rusya Ukrayna savaşına baktığınız zaman ortaya bir Karadeniz'deki deniz trafiğinin inkıta uğramasından dolayı kimsenin şu ana kadar farkına varmadığı bir şey çıktı. Ukrayna'da ve Rusya'da üretilen buğday dünya marketlerine gidemiyor. İnanılmaz bir gıda fiyatlarında yükselme var. Sadece fiyat değil, bazı yerlerde olay gıda güvenliğini tehdit eder boyuta geldi. Biz, Silvan Barajı'nın, Dicle Barajı'nın ve Kral Kızı Barajının bütün bu müştemilatlarıyla beraber, ek tesisiyle beraber, tünelleri ve sulama tesisiyle beraber bittiği zaman yani Türkiye'nin gıda güvenliğine de inanılmaz katkılar sağlayacağını ve gıda güvenliği açısından Türkiye'yi çok üst noktaya taşıyacağını değerlendiriyoruz.’’

''YAPACAKLARIMIZIN ÇOK DAHA BAŞINDAYIZ’’

Diyarbakır'la ilgili, Türkiye'yle ilgili yapacaklarının çok daha başında olduklarına değinen Bakan Fidan, ‘’Cumhurbaşkanımız inşallah başımızda olduğu sürece bu konudaki hizmetlerimiz aksamadan devam edecek. İnşallah üzerimizde kara bulut gibi dolaşan, bu terör meselesi ortadan kalkar. Bu proje gerçekten siyasal şiddetin gündemden çıktığı, artık her şeyin medeni bir şekilde anlaşarak, konuşarak halledildiği bir ortama da döndüğümüz andan itibaren şu andaki mevcut kalkınma durumunun ekonomik durumunu ben yani kat be kat üstünde bir performans sergileyebileceğimizi görüyorum. Önümüzde çok ama çok güzel günler var. Buna yürekten inanıyorum. Bunu mümkün kılan bütün, kardeşlerime çok teşekkür ediyorum. Yani bölge halkının bu konuya sonuna kadar sahip çıkması, desteklemesi, aklı selimi ayakta tutması gerçekten önemliydi. Bu konuda ortaya koyduğunuz çaba her türlü takdirin üstünde’’ dedi.

💾

<p>AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığında açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ‘’İnşallah bu üzerimizde kara bulut gibi dolaşan, bu terör meselesi ortadan kalkar.'' ifadelerini kullandı.</p>

Kayseri'de sahte evrakla usulsüzlüğe 5 gözaltı

Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Şube Müdürlüğü ekipleri, kentte faaliyet gösteren bir şirkette geçmişte görev yapan 5 kişinin, sahte evrak ve belgelerle usulsüz işlemler gerçekleştirdiği bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Bu kapsamda belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda şüpheliler yakalandı. Gözaltına alınan 5 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Kayseri Devlet Hastanesi Adli Tabipliği’nde sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi.

Sanat dünyası yasa boğuldu: Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul Kağıthane'deki evinde 51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Kılıç için, Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi.

Öğle namazını müteakip düzenlenen törene, Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sanatçı dostları, meslektaşları ve vatandaşlar katıldı. Törende, Kılıç'ın ailesi ve yakınları taziyeleri kabul etti.

Karadağlı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kılıç'ın vefatından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, "Hepimizin başı sağ olsun, Çok zamansız bir gidiş oldu. Çok yetenekli, enerji dolu, çok sevilen bir oyuncu arkadaşımızdı, kardeşimizdi. Benim okulumdan, ben onun abisiyim. Allah gani gani rahmet eylesin." dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Kılıç'ın cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.

Kaynak: AA

Bahçeli'den İzmir'in kurtuluşunun 104. yılı mesajı: Milli Mücadele kahramanlarını minnetle andı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir'in kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda 9 Eylül'ün Milli Mücadele açısından taşıdığı öneme vurgu yaparak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Milli Mücadele kahramanlarını andı.

Evinde ölü bulunan oyuncu Serhat Kılıç Ankara'da toprağa verildi: Meslektaşları yalnız bırakmadı

İstanbul’daki evinde hayatını kaybeden ünlü oyuncu Serhat Kılıç, İstanbul'da düzenlenen törenin ardından Ankara’da son yolculuğuna uğurlandı. Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde kılınan cenaze namazına sanat camiasından çok sayıda isim katılırken, Kılıç’ın naaşı Karşıyaka Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Diyarbakır'da kaldırıma çıkan otomobil anne ve çocuklarına çarptı: Annenin durumu ağır

Diyarbakır'da virajı alamayarak kaldırıma dalarak anne Hamdiye Öztürk ile çocukları Ebrar ve Efnan'a çarpan otomobil sürücüsü gözaltına alındı. Araç kamerası tarafından kaydedilen kaza sonrası hastaneye kaldırılan yaralılardan annenin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.

Antalya Aksu'da orman yangını: Alevler mahalleye ilerliyor! Korku ve gözyaşı kamerada

Antalya'nın Aksu ilçesinde devam eden orman yangınında rüzgarın yeniden etkili olmasıyla alevler bazı noktalarda yeniden yükseldi. Alevlerin mahalleye yönelmesi üzerine bölgedeki araç ve görevliler tahliye edilirken, evini terk etmek zorunda kalan bir çift yaşananları gözyaşları ve çaresizlik içinde izledi.

Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek'e ret: Tutuklulukları devam edecek

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in de bulunduğu 41 sanığın yargılanmasına devam edildi. Haklarındaki iddiaları reddederek sağlık ve ailevi gerekçelerle tahliyelerini talep eden Böcek ve oğlunun durumunu değerlendiren mahkeme heyeti, her iki sanığın da tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşmada tanık ifadeleri dinlenirken, dava 3 Kasım tarihine ertelendi.

Avrupa şampiyonu Filenin Sultanları Külliye’de: Başkan Erdoğan millileri kabul ederek tek tek tebrik etti

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 2026 Avrupa Voleybol Şampiyonası'nda altın madalya kazanarak üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı kabul etti. Filenin Sultanları, tarihi başarının ardından Başkan Erdoğan'la bir araya geldi.

Adana Kozan'da iki ayrı noktada orman yangını çıktı: Alevlerin tehdit ettiği yerleşim yerleri boşaltılıyor

Adana'nın Kozan ilçesinde ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle iki ayrı noktada yangın çıktı. Alevlerin tehdit ettiği bazı yerleşim yerleri tedbir amacıyla boşaltıldı. Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekiplerinin yangını kontrol altına alma çalışmaları havadan ve karadan sürüyor.

Mansur Yavaş yine hem nalına hem mıhına: CHP’nin 103. yıl resepsiyonuna katılmayacak

CHP ile Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti arasındaki kopuşta aylardır net bir saf tutmayan Mansur Yavaş, 9 Eylül’de CHP Genel Merkezi’nde düzenlenecek 103’üncü kuruluş yıl dönümü resepsiyonuna da katılmayacak. Belediye kaynaklarının “Mevcut pozisyonunu muhafaza ediyor. Bir taraf olmayacak” açıklaması, Yavaş’ın iki cepheye de mesafeli tutumunu yeniden gündeme taşıdı. Kılıçdaroğlu cephesinden adaylık için olumlu mesajlar alan, Özel’le de bağlarını tamamen koparmayan Yavaş’ın bu çizgisinin arka planında cumhurbaşkanlığı adaylığı için siyasi alanını koruma isteğinin olup olmadığı tartışılıyor.

Numan Kurtulmuş'tan Terörsüz Türkiye mesajı: PKK terörünün sona ermesinin etkisi bütün bölgeye yayılacak

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Irak Temsilciler Meclisi Başkanı Heybet Halbusi ile ortak basın toplantısında Terörsüz Türkiye'ye ilişkin mesajlar verdi. Kurtulmuş, 'Terörsüz Türkiye yaklaşımının bütün bölgeye de etki edeceğini, terörden çok çekmiş olan Iraklı kardeşlerimizin de en kısa zamanda terörden ve silahlı gruplardan kurtulacağını ümit ediyoruz.' dedi.

Sancaktepe'de seyir halindeki otomobile silahlı saldırı! Sürücü hayatını kaybetti, olay yerinde 18 kovan bulundu

Sancaktepe'de seyir halindeki otomobile kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce silahlı saldırı düzenlendi. Araçtaki sürücü hayatını kaybederken polis olay yerinde 18 kovan buldu. Kaçan şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatıldı.

Üsküdar Belediyesi'nde seçim anı izle! 4 tur süren oylamada Dündar Ziya Gültekin'in başkanvekili seçildiği anlar kamerada

Üsküdar Belediye Meclisi'nde başkanvekili seçimi 4 turda tamamlandı. Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin, son turda 23 oy alarak başkanvekili seçildi. Seçimde oyların sayıldığı ve sonucun açıklandığı anlar kameraya yansıdı.

CHP'den İmamoğlu'na beton çivisi! "İBB davası siyasi" algısı çöktü: TAKVİM yazdı Kılıçdaroğlu adaylığa açık kapı bıraktı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'İBB davası siyasi' algısını kurumsal olarak çökertti. Kılıçdaroğlu 'Her kör kuruşun hesabı verilmeli' dedi. Bu sözler Ekrem İmamoğlu'nun aday olduğu için tutuklanmadığını, tutuklanacağını bildiği için aday olduğunu tescilledi. Dilek İmamoğlu ise küplere bindi. Öte yandan Kılıçdaroğlu, yaklaşan CHP kurultayı öncesi adaylığa açık kapı bırakarak Takvim.com.tr'nin kulislerini doğruladı. Bay Kemal, Gürsel Erol'un başını çektiği CHP'deki 3. yolculara da 'Buradayım be buradayım' mesajı verdi.

Atlas Çağlayan cinayeti davasında karar çıktı: 14 yaşındaki sanığa 18 yıl 10 ay hapis

Güngören'de Atlas Çağlayan'ın öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşmasında nihai karar çıktı. Mahkeme, 14 yaşındaki tutuklu sanık E.Ç. hakkında 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 18 yıl 10 ay hapis cezası verilmesine hükmetti.

Tuzla Belediye Başkanı Bingöl'den imar hakkı transferi açıklaması: “50 bin kişi mağdur, İBB de sorumludur”

Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, imar hakkı transferine ilişkin tartışmalarda göreve geldikten sonra usule aykırı olduğunu değerlendirdikleri işlemleri durdurduklarını söyledi. CHP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de süreçte sorumluluğu bulunduğunu savunan Bingöl, 'Şu anda 50 bin kişi mağdur. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu konudaki çözüm önerisini bana anlatır mısınız?' dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Ekrem İmamoğlu açıklaması: Siyasi tutuklu değil, adaylık ayrı davalar ayrı!

CHP'nin eski lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu ve partideki son gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu'nun siyasi tutuklu olmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, davalar ile adaylık süreçlerinin karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti. Kılıçdaroğlu ayrıca mutlak butlan davası ve olası bir kurultayda yeniden genel başkan adayı olup olmayacağına dair açık kapı bıraktı.

THY Liverpool'un ana partneri oluyor! 17 yıl sonra değişim: Logo formanın önünde yer alacak

Türk Hava Yolları, 1 Haziran 2027'den itibaren İngiliz devi Liverpool FC'nin ana partneri olacak. 2027/2028 sezonuyla birlikte THY logosu kulübün erkek, kadın ve akademi takımlarının formalarının ön yüzünde yer alacak. Anlaşmayla Liverpool'un ana partnerinde 17 yıl sonra ilk kez değişiklik yaşanacak.

28 ilde uyuşturucu ve yasa dışı kenevir operasyonu: 140 şüpheli yakalandı

Jandarma ekiplerince 28 ilde uyuşturucu madde imal eden, satan ve yasa dışı kenevir ekimi yapan şahıslara yönelik eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. 6 bin 285 personelin sahada görev aldığı baskınlarda tonlarca uyuşturucu madde ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 140 şüpheliden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

28 ilde uyuşturucu operasyonunda 140 şüpheliden 80'i tutuklandı

Jandarma ekiplerinin 28 ilde uyuşturucu madde satıcıları ve yasa dışı kenevir ekimine yönelik 6 bin 285 personelin katılımıyla düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 548 kilogram uyuşturucu ve 2 milyon 788 bin uyuşturucu hap ele geçirildi. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden ticaret yürüttüğü belirlenen 140 şüphelinin yakalandığı operasyonlarda, adliyeye sevk edilen zanlılardan 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Tripos Ödeme Kuruluşu'na yasa dışı bahis operasyonu! 3,1 milyarlık işlem hacmi tespit edildi, 24 şüpheli gözaltında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanmasına yönelik yürütülen soruşturmada 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Tripos Ödeme Kuruluşu A.Ş. ile bağlantılı 24 şüpheli gözaltına alınırken 3,1 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi, şirket yönetimine TMSF kayyım olarak atandı.

Avrasya Tüneli’nde günlük geçiş rekoru yenilendi: 4 Eylül’de 94.489 araç geçti

Avrasya Tüneli, 4 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen geçişle tarihinin en yoğun gününü yaşadı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, tünelden bir günde 94 bin 489 araç geçerek Haziran 2024'e ait 94 bin 459 araçlık önceki rekorun yenilendiğini açıkladı.

İsrail aparatı Rubin'den 3. Dünya Savaşı senaryosu! Bahaneleri Suriye dertleri Mekke Paktı: Erdoğan halifeliği yeniden kurmak istiyor

PKK'dan sonra SDG'nin fesih kararı alması Terörsüz Türkiye sürecinin bölgedeki denklemi değiştirdiğini gösterirken derin Amerika ve İsrail'i panik sardı. CIA-Pentagon'un psikolojik harp elemanı Michael Rubin, Suriye'nin Mekke Anlaşması'na katılması halinde 3. Dünya Savaşı çıkacağını öne sürdü. Mekke Paktı üyesi Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı 'İsrail'in düşmanı' olarak tanımlayan Rubin, 'Türkiye ideolojik bir devlettir ve Erdoğan halifeliği yeniden kurmak istiyor, Şara Türkiye'nin vekili gibi hareket ediyor' gibi ifadeler kullandı.

60 Bin TL'lik oltasını arayan adamın karşısına 76 metrede 3 köpek balığı çıktı! O anları kamerada

Mersin'in Taşucu açıklarında 60 bin TL değerindeki oltayı bulmak için 76 metre derinlikte yapılan su altı aramasında 3 köpek balığı görüntülendi. Arama sırasında kullanılan cihazlardan biri balık çiftliğine ait halatlara takılarak kullanılamaz hale gelirken, diğer cihazla yapılan görüntülemede köpek balıkları kaydedildi.

Bakan Uraloğlu duyurdu: Avrasya Tüneli'nde 4 Eylül'de 94 bin 489 araçla tüm zamanların geçiş rekoru kırıldı!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrasya Tüneli'nin 4 Eylül Cuma günü 94 bin 489 araç kullanımıyla günlük geçiş rekorunu tazelediğini açıkladı. 13 Haziran 2024'te kırılan bir önceki rekorun aşıldığını vurgulayan Uraloğlu, Kazlıçeşme - Göztepe hattında hizmet veren 5 kilometrelik tünelin İstanbul ulaşımındaki kritik rolüne dikkat çekti.

Türkiye'den Ratko Mladic için Sırbistan'da düzenlenen cenaze törenine tepki: İstismar edilmesi kabul edilemez | AB'den de tepki

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, savaş suçlusu Ratko Mladic için Sırbistan’da düzenlenen cenaze törenine tepki göstererek 'Ağır suçların ve yaşanan acıların inkarı anlamına gelecek şekilde istismar edilmesi kabul edilemez' dedi. Bu tür adımların mağdurların acılarını derinleştirdiğini ve bölgedeki barış çabalarına zarar verdiğini vurgulayan Keçeli, Balkanlar'ın huzurlu ve ortak bir geleceğe ihtiyacı olduğunun altını çizdi. Mladic için düzenlenen cenaze törenine AB'den de tepki geldi.

Güngören'de Atlas Çağlayan'ın öldürülmesine ilişkin davada 2. duruşma: Kararın açıklanması bekleniyor

Güngören'de Atlas Çağlayan'ın yaşamını yitirdiği bıçaklı saldırıya ilişkin davanın ikinci duruşması bugün mahkemede görülecek. Sanık E.Ç. hakkında 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezası talep edilen duruşmada kararın çıkması öngörülüyor.

İstanbul'da DEAŞ'a finansman operasyonu! MASAK hesap hareketleri mercek altında: 9 şüpheli gözaltında

İstanbul'da terörizmin finansmanının önlenmesine yönelik yürütülen çalışmada MASAK tarafından gönderilen hesap hareketleri incelemeye alındı. DEAŞ ve diğer terör örgütleri kapsamında haklarında adli işlem yapılan çok sayıda kişiyle para transferi gerçekleştirdiği belirlenen 9 şüpheli, eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

KYK yurt sonuçları açıklandı: 'Yurt kazandı' yazan öğrenci taahhütname onayı ve ilk kayıt ücretiyle hakkını kesinleştirecek

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak KYK yurt başvuru sonuçlarının açıklandığını duyurdu. Bakan Bak, bir rekor kırılarak öğrencilerin yüzde 90 oranında yurtlara yerleştiğini bildirdi. KYK yurt yerleştirme sonuçları e-Devlet üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle birlikte sorgulanabiliyor. Takvim.com.tr, izlenecek adımları ve oda tipine göre yurt fiyatlarını sizler için derledi.

Orman Genel Müdürlüğü açıkladı: Serik, Karaisalı, Yahyalı ve Feke kontrol altında, Aksu ve Kozan'da müdahale sürüyor

Orman Genel Müdürlüğü (OGM), Antalya'nın Serik, Adana'nın Karaisalı ve Feke ile Kayseri'nin Yahyalı ilçelerindeki yangınların kontrol altına alındığını, Antalya Aksu ve Adana Kozan'daki yangınlara ise havadan ve karadan müdahalenin devam ettiğini duyurdu. Bölgede 7 uçak, 22 helikopter, 188 arazöz, 8 iş makinesi ve bin personel görev yapıyor.

Adalet Bakanı Akın Gürlek 4 ildeki operasyonları açıkladı: 137 şüpheli hakkında işlem, 1 milyar TL'lik el koyma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya, Gaziantep, İstanbul ve İzmir'de yürütülen dört ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar düzenlendiğini açıkladı. Operasyonlarda toplam 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken İzmir'deki soruşturma kapsamında yaklaşık 1 milyar TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

4 ilde 137 şüpheli hakkında işlem: 122 milyar TL'lik kara para hareketliliğine dört ayrı soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya, Gaziantep, İstanbul ve İzmir'de dört ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar düzenlendiğini açıkladı. Toplam 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatılırken İzmir'deki soruşturmada yaklaşık 1 milyar TL değerindeki mal varlığına yönelik el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

Atlas Çağlayan'ın ölümü davası karara bağlandı: Çocuk sanık hakkında üç suçtan hapis hükmü kuruldu

İstanbul Güngören'de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın bıçaklanarak hayatını kaybetmesine ilişkin davada ikinci duruşma bugün görüldü. 14 yaşındaki sanık E.Ç. 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.

İstanbul Avcılar'da İBB asfalt kamyonu alt geçit yoluna devrildi: Yaralanan sürücü hastaneye kaldırıldı!

İstanbul Avcılar'da sabah saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı! İBB'ye ait yol asfaltlama kamyonu, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu virajı alamayarak Ambarlı Alt Geçit yolına devrildi. Yan yatan kamyonun sürücüsü yaralanarak hastaneye kaldırılırken, kaza nedeniyle çift yönlü trafiğe kapatılan alt geçit kamyonun vinçle kaldırılmasıyla yeniden ulaşıma açıldı.

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 anlaşması onaylandı: Karar Resmî Gazete'de yayımlandı

Türkiye'nin imzaladığı 4 milletlerarası anlaşma, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın onayının ardından Resmi Gazete'de yayımlandı. Kararlar arasında Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin anlaşma da yer aldı.

“Vanlı Kara Haydar” Mehmet Fatih Tançalan tutuklandı! Düğünü mercek altında: Kilo kilo altınla kara para mı aklandı?

Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan TCK 301 ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında başlatılan soruşturmada gözaltına alındı. Tançalan ile eşi Çağla Öz Tançalan’ın lüks yaşam paylaşımları, düğünde sergilenen yüksek miktardaki altın ve para ile şüphelilerin mali profilleri arasındaki uyumsuzluk incelemeye alındı. Emniyet raporunda özellikle düğünün “hayatın olağan akışına aykırı şekilde düzenlendiği” yönünde değerlendirme yer aldı.

Serhat Kılıç ölmeden önce kovuldu mu? Doktor raporu aldığı gün sete gitmedi, kovulduğunu sevgilisine anlattı

Yaklaşık 2 gündür kendisinden haber alınamayan oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, kız arkadaşı Özlem Esmergül tarafından Kağıthane’deki evinde ölü bulundu. Kılıç’ın ölümüne ilişkin soruşturma sürerken, sevgilisinin ifadesinde oyuncunun şiddetli boyun ağrıları çektiği, çok sayıda ilaç kullandığı ve bu nedenle “Teşkilat” setine gidemediği ortaya çıktı. Kılıç’ın aynı gün sevgilisine ağlayarak setten kovulduğunu söylediği iddia edilirken, Sabah Gazetesi yazarı Mevlüt Tezel ise oyuncunun lenf kanseri, boyun fıtığı, tiroit ve yüksek tansiyon gibi sağlık sorunlarına dikkat çekti. Tezel, Kılıç’ın eve giriş görüntülerinde iki büklüm ve güçlükle yürüdüğünü belirterek “Serhat Kılıç ölmeden önce kovuldu mu?” sorusunu gündeme taşıdı.

Avcılar'da İBB'ye ait asfalt kamyonu alt geçit yoluna düştü: Yaralanan şoför hastaneye kaldırıldı

İstanbul Avcılar'da İBB'ye bağlı yol asfaltlama kamyonu, sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu virajı alamayarak Ambarlı Alt Geçit yoluna düştü. Kazada yaralanan kamyon şoförü hastaneye kaldırılırken, çift yönlü kapatılan yol kamyonun vinçle kaldırılmasının ardından yeniden trafiğe açıldı.

Feribot faciasında kaybolan Demir kardeşlerin adıyla dolandırıcılık: Sahte IBAN’larla para topladılar

Akdeniz’de yaşanan feribot faciasında kaybolan Mustafa ve Mahmut Demir kardeşlerin isimlerini kullanan dolandırıcılar, sahte IBAN’larla vatandaşlardan para toplamaya çalıştı. Acılı Demir Ailesi, “Daha cenazemizi almadık, bu sahtekârlara inanmayın” diye uyarırken faciadan kurtulan Kaya Ailesi de açık denizde verdikleri 1,5 saatlik yaşam mücadelesini anlattı.

Başkan Erdoğan'ın imzasıyla atama kararları yayımlandı: Sayıştay, bakanlıklar ve il müdürlüklerinde yeni görevler

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararlarına göre Sayıştay, Millî Eğitim Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Helal Akreditasyon Kurumunda kritik atamalar ve görevden almalar gerçekleşti.

Bakan Ersoy'dan 'GAZZE' çağrısı! İslamofobiye karşı en güçlü araçlardan biri...

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) iş birliğinde ilk kez düzenlenen Müslüman Diasporalar Forumu’nda, dünyanın farklı coğrafyalarındaki Müslüman diasporaların ortak değerleri ve kültürel bağları etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir “soft power” potansiyeli ortaya koyabileceklerini belirtti. Ersoy, “Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken; bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir.” dedi.

BAKAN ERSOY DUYURDU: KORKUT ATA TÜRK DÜNYASI FİLM FESTİVALİ İSTANBUL’A DÖNÜYOR

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali’nin altıncısının 3–7 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirileceğini duyurdu. Beş yıl sonra başladığı şehre dönen festivalde bu yıl ilk kez Kısa Film Yarışması da düzenlenecek. Türkiye’den uzun metraj kurmaca, belgesel ve kısa film dallarında yapılacak başvurular 25 Eylül’de sona erecek.

Kırmızı bültenle aranan hükümlü Bursa'da yakalandı

Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve MİT ekipleri, uluslararası seviyede arananların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı.

Bu kapsamda Bulgaristan vatandaşı olan, "uluslararası düzeyde uyuşturucu kaçakçılığı" suçundan Bulgaristan mahkemelerince 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Aydan Bekir Hasan'ın Bursa'da saklandığı tespit edildi.

Birçok ülkede sahte kimliklerle dolaştığı iddia edilen Aydan Bekir Hasan, Interpol destekli Bursa Narkotik Suçlarla Mücadele ve MİT ekiplerince düzenlenen şafak operasyonuyla yakalandı.

Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürülen Aydan Bekir Hasan'ın sınır dışı edilmek üzere işlemlerine başlandığı bildirildi.

 

Vize ve Demirköy’de denize girişlere yasak kararı

Demirköy ve Vize Kaymakamlıklarından yapılan açıklamaya göre, olumsuz hava ve deniz koşulları sebebiyle Vize ilçesine bağlı Kıyıköy ile Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesinde tüm plajlarda denize girilmesi 1 gün süreyle yasaklandı.

Vatandaşlardan yasağa uymaları istendi.

Jandarma ekipleri de plajlarda denetimlerde bulunacak.

Serhat Kılıç son yolculuğuna uğurlandı

İstanbul'da hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç'ın cenazesi, dün Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen anma töreninin ardından Ankara'ya getirildi. Kılıç için Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde tören düzenlendi.



Törene, Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, oyuncu arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Kılıç'ın cenazesi, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Karadağlı, "Hepimizin başı sağ olsun. Hepimiz çok üzgünüz. Allah rahmet eylesin, çok zamansız bir gidiş oldu. Allah gani gani rahmet eylesin, çok yetenekli, enerji dolu, çok sevilen bir oyuncu arkadaşımızdı, kardeşimizdi. Bir de benim okulumdan, ben onun ağabeyiyim. Allah gani gani rahmet eylesin, çok üzüldüm" dedi.

Özkan Yalım ve sevgilisinin milyonluk araçları: Alıcı çıkmadı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Uşak Belediyesi'ne yönelik düzenlenen rüşvet ve usulsüzlük operasyon kapsamında tutuklanan Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın şirketlerine ait araçları satışa koymuştu. Talipli çıkmayınca araçlar yeniden ihale edilecek. 

TMSF'nin verdiği ilanlarda lüks ciplerden kamyonlara kadar 25 araç listelendi.

Kurum, Yalım Petrol Ürünleri Turizm Otomotiv Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti'ye ait araç satış ilanını duyurdu. Araçların toplam değeri 41 milyon 944 bin 500 lira. Araçların hepsinde haciz de bulunuyor.

İHALE 10 EYLÜL'DE

TMSF, ihalenin 10 Eylül 2026 tarihinde saat 10:00 ve 13:30'da yapılacağını duyurdu.

TEKLİFLER YARIN VERİLECEK

TMSF'nin ilanında "Tekliflerin, 09.09.2026 tarihi saat 16.00’a kadar Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe, Şişli/İstanbul adresinde veya kadar “Büyükdere Caddesi No:143 Esentepe, 34394 Şişli/İstanbul adresinde veya Kaşbelen Köyü, 2. Derin Sokak, No: 11/1 İzmir Yolu 8.km Üniversite karşısı Merkez/UŞAK adresine elden teslim etmeleri ya da aynı tarih/saate kadar aynı adreste olacak şekilde posta ile ulaştırılması veya davutmuhasebe64@hotmail.com veya ozdemir.gursel99@gmail.com adresine gönderilmesi gerekmektedir. E-posta yoluyla gönderilen şartname asılları ihale saatinden önce Yalım Petrol yetkililerine mutlaka ibraz edilmesi gerekmektedir." ayrıntısını verdi.

TEMİNAT MEKTUBU SUNULACAK

İhaleye katılmak isteyenlerin her bir araca ait teminat bedeli/bedellerini; Yalım Petrol Ürünleri Turizm Otomotiv Gıda Nakliye Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti.’nin Halkbank Uşak 1 Eylül Şubesi TR51 0001 2001 3710 0010 1022 48 İBAN no.lu TL yatırılacak ya da aynı tutarda 2 ay süreli geçici banka teminat mektubunu Şirkete teslim edecek. İhale mahallinde nakit teminat tahsili yapılmayacak. İhale mahallinde nakit teminat tahsili yapılmayacak.

BORNOVA BELEDİYESİ'NE İŞE SOKTUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI

Yalım ile ilişkisi olduğu iddia edilen A.A. Bornova Belediyesi'nde fiilen görev yapmadığı halde maaş aldığı öne sürülüyordu. Bu kapsamda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki'nin de aralarında olduğu 4 kişi gözaltına alınıp serbest bırakıldı.

Eşki, A.A.'ya referans olduğunu ancak fiilen işe devam edip etmediğini bilmediğini öne sürmüş, 5 aylık maaşın da belediye veznesine ödenerek zararın karşılandığını belirtmişti.

Çalıştırılırken alev alan otomobil yandı

Edirne'de Keşan ilçesine bağlı Mecidiye köyü sahilinde tatil yapan N.K. (48), sabah saatlerinde park halindeki 18 AG 337 plakalı otomobili çalıştırdı. Bu sırada elektrik kontağı yaptığı iddia edilen otomobil, motor kısmından alev alarak yanmaya başladı.

Alevler kısa sürede tüm otomobili sararken, ihbar üzerine olay yerine jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiyenin müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürüldü. Demir yığınına dönen otomobil, kullanılamaz hale geldi.

Yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı. 

122 milyon lira çalan muhasebe müdürü: Pişman değilim

Şüpheliye hırsızlıklar sırasında yardım eden ve banka hesaplarını kullanan 18 şüpheli de gözaltına alındı. Operasyon kapsamında şüphelilerin banka hesaplarına bloke konulurken, suç gelirleriyle alındığı değerlendirilen 5 taşınmaz ve 12 lüks otomobile de el konduğu öğrenildi. Şirket hesabından kendisine aktardığı 122 milyon liranın 60 milyon liralık kısmını Kıbrıs ve Gürcistan'da kumarda harcadığını, 5 milyon lirayı ise estetik operasyon için sevgilisine verdiğini söyleyen Mesut A., emniyette verdiği ifadesinde 'Pişman değilim' dediği öğrenildi.

Asayiş Şube Müdürlüğü ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yapılan bir ihbar üzerine soruşturma başlatıldı. Yapılan çalışmalarda bir şirkette muhasebe müdürü olarak çalışan Mesut A.’nın yıllar içinde şirkete ait paraları önce kendi hesaplarına daha sonra suç ortaklarının hesaplarına aktardığı belirlendi. Şirketin hesaplarını inceleyen polis ekipleri şüphelinin toplam 122 milyon lirayı çaldığını belirledi. Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri yaptıkları çalışmada şüpheli Mesut A. ve suç ortaklarını yakalamak için İstanbul merkezli Sinop ve Tokat'ta operasyon düzenledi. Özel harekat polislerinin de katıldığı eş zamanlı baskınlarda Mesut A.’ın da aralarında bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğüne getirilen şüphelilerin sorgusu Dolandırıcılık Büro Amirliğinde yapıldı. Mesut A.’nın dışında gözaltına alınan şüphelilerin banka hesaplarını kullandıran ve aynı şirkette çalışarak ona yardım eden kişiler olduğu belirtildi.

5 YIL BOYUNCA PARA AKTARMIŞ

Mesut A.’nın 2021 yılında şirketin parasını zimmetine geçirmeye başladığı ve bu durumun 2026 yılına kadar 5 yıl boyunca devam ettiği ortaya çıktı. Mesut A.’nın, zimmetine geçirdiği paraların bir bölümünü yakın çevresine aktardığı, kendisine otomobil ve ev aldığı belirlendi. Daha sonra eşiyle boşanma aşamasına gelen Mesut A.’nın, evini önce annesinin, ardından sevgilisinin üzerine geçirdiği öğrenildi. Mesut A.’nın, boşanma aşamasındaki eşine de milyonlarca lira para transferi yaptığı tespit edildi.

5 MİLYON LİRAYA ESTETİK OPERASYON

Polis ekiplerinin yaptığı incelemede, Mesut A.’nın harcadığı paranın önemli bir bölümünü sevgilisi Şeyma Y. için kullandığı ortaya çıktı. Şeyma Y.’nin defalarca estetik operasyon geçirdiği, bu amaçla yapılan ödemelerin toplamının 5 milyon lirayı aştığı belirlendi. Mesut A.’nın daha sonra sevgilisiyle birlikte Kıbrıs ve Gürcistan’daki kumarhanelere gittiği ve burada yaklaşık 60 milyon lira harcadığı tespit edildi. Mesut A.'nın emniyette verdiği ifadesinde "Pişman değilim" dediği öğrenildi. Polis operasyonunun ardından Şeyma Y.’nin hesabında bulunan yaklaşık 10 milyon liraya da el konulduğu öğrenildi. Şeyma Y.’nin, söz konusu harcamaların kaynağını soran polislere, “Borsada işlem yaptım, oradan kazandım” şeklinde cevap verdiği belirtildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 19 şüpheli adliyeye sevk edildi.

Olay TV için dikkat çeken iddia: Patron emir verdi, bu haber kanalını almamı söyledi

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 12’nci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Sanık Sarp Yalçınkaya’nın Olay TV sürecine ilişkin savcının sorusuna verdiği cevap dikkat çekti.

İmamoğlu'nun fondaş medya oluşturma operasyonu! Tek kanal için 5,7 milyon euro harcamışİmamoğlu'nun fondaş medya oluşturma operasyonu! Tek kanal için 5,7 milyon euro harcamış

“ALTERNATİF BİR HABER KANALI OLUŞTURMAK İSTİYORUZ”

Tutuksuz sanık Sarp Yalçınkaya, Cumhuriyet savcısının “Olay TV süreci nasıl gerçekleşti?” sorusunu cevapladı.

Yalçınkaya, Murat Gülibrahimoğlu’nu bir gün aradığını ve yanına gittiğini belirterek, kendisine bir konum gönderildiğini söyledi. Yalçınkaya, gittiği yerin Olay TV’nin binası olduğunu ifade etti.

Murat Gülibrahimoğlu

“ÇEŞİTLİ HABER KANALLARI İSTEDİĞİMİZ ŞEKİLDE HABER YAPMIYOR”

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun kendisine Olay TV’ye ilişkin olarak, “Çeşitli haber kanalları bizim istediğimiz şekilde çok fazla haber yapmıyorlar, biz alternatif bir haber kanalı oluşturmak adına bu haber kanalını almak istiyoruz” şeklinde konuştuğunu aktardı.

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun ayrıca “Patron emir verdi bu haber kanalını benim almamı söyledi” dediğini öne sürdü.

DİĞER İDDİALAR DA SAVUNMADA YER ALDI

Yalçınkaya savunmasında, çeşitli tarihlerde altı defa ifade verdiğini ve bu ifadelerinin arkasında olduğunu söyledi. İfadelerini devletine ve adalet sistemine yardımcı olmak amacıyla verdiğini belirten Yalçınkaya, bahsi geçen çıkar amaçlı suç örgütünün üyesi olmadığını ifade etti.

Murat Gülibrahimoğlu ile arasındaki ilişkinin ticari olduğunu belirten Yalçınkaya, akaryakıt ticaretiyle uğraştığını ve şirketlerinin İzmir’de bulunduğunu söyledi.

Fatih Keleş

“FATİH KELEŞ ŞİRKETLERİME ORTAK OLMAK İSTİYOR”

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu ile tanışıklığının ilerlemesinin ardından 2020 yılında borçlarına karşılık hafriyat işine ortak edilmek istendiğini anlattı.

Gülibrahimoğlu’nun daha sonra kendisine, “Seni şirketlerime ortak yapmayacağım, borcunu ödeyeceğim, Fatih Keleş şirketlerime ortak olmak istiyor, ben de işlerimi yürütmek için Fatih Keleş’i ortak yapacağım” dediğini aktardı.

Yalçınkaya ayrıca, Fatih Keleş’in İBB’de önemli biri ve Ekrem İmamoğlu’na yakın olduğunu Gülibrahimoğlu’nun kendisine söylediğini öne sürdü.

Sarp Yalçınkaya

“ÇANTAYI ALIP ARAMIZDAN AYRILDI”

Savcının Gülibrahimoğlu’nun Etiler’deki ofisinde Fatih Keleş’in çantalarla çıktığı ve çantalardan birinin içinde dolar gördüğüne ilişkin beyanını sorması üzerine Yalçınkaya, paraların ne için verildiğini tam olarak bilmediğini söyledi.

Yalçınkaya, aralarında bir para muhabbeti olduğunu bildiğini belirterek, “Ben o gün ofise gittiğimde Fatih Bey sonradan geldi. Bir çanta hazırlanmıştı kendisine. Sonra çantayı da alıp aramızdan ayrıldı” ifadelerini kullandı.

“TOPLANAN PARALAR SOSYAL MEDYADA KULLANILIYORDU”

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun ofisinde AVM’lerden ve imar ve iskân ruhsatı sıkıntısı olan yerlerden çeşitli paraların toplanmasıyla ilgili konuşmalar yapıldığını da öne sürdü.

Yalçınkaya, buradan toplanan paraların sosyal medya ve çeşitli harcamalarda kullanılması adına görüşmeler yapıldığını söyledi.

“PATRON BAŞKAN OLACAK, DESTEK OLMAMIZ LAZIM”

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun kendisine, “Patron başkan olacak destek olmamız lazım, Fatih artık bu konularda bizi çok sıkıştırıyor para toplamamız lazım” şeklinde söylemlerde bulunduğunu da iddia etti.

Bu paraların Cumhurbaşkanlığı seçimi ve diğer konularla alakalı olduğunu, sosyal medyanın yönetilmesi ve çeşitli haber kanallarının desteklenmesi için toplandığını Gülibrahimoğlu’ndan duyduğunu ifade etti.

YALÇINKAYA’DAN TEHDİT İDDİASI

Yalçınkaya, savcının etkin pişmanlık ifadesi vermemesi için kendisine baskı yapıldığı yönündeki beyanını sorması üzerine de Gülibrahimoğlu’nun kendisini manipüle ettiğini söyledi.

Gülibrahimoğlu’nun operasyon yapılacağı ve kendisinin de alınacağı yönündeki sözleri nedeniyle ruh sağlığının ciddi şekilde bozulduğunu belirten Yalçınkaya, gözaltı ve tutuklanma sürecinin ardından Gülibrahimoğlu’nun ailesini ve eşini aradığını, çocuklarını ve eşini tehdit ettiğini öne sürdü.

YURT DIŞINA PARA ÇIKARMA İDDİASI

Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun çeşitli imar ve iskân işlerinden para aldığını iddia ettiğini ve bu paraların kendisinde biriktirildiğini söyledi.

Gülibrahimoğlu’nun bu paraları yurt dışına çıkarması ve burada otel gibi yatırımlar yapması gerektiğini söylediğini aktaran Yalçınkaya, Gülibrahimoğlu’nun sık sık özel jetle yurt dışına çıktığını belirtti.

Yalçınkaya, kendisine yurt dışına para götürdüğünü ve orada yatırım yapacağını söylediğini, daha sonra ise soğuk cüzdan ve kripto yoluyla para çıkaracağını ifade ettiğini öne sürdü.

Gülibrahimoğlu’nun bu kapsamda bir kripto varlık şirketi kurduğunu da iddia etti.

Üsküdar Belediyesi'nde seçim günü! Sonuç 4. turda belli oldu

Üsküdar Belediyesi Başkan Vekili seçimi dördüncü tur oylamada belirlendi. Cumhur ittifakının adayı Ziya Gültekin Başkan vekili odlu.

İlk tur sayım sonuçlarına göre Cumhur İttifakı’nın adayı 21, CHP ve Yeni Parti’nin ortak adayı ise 19 oy aldı. Oylamada 2 oy geçersiz sayıldı. Geçersiz oyların birinin Cumhur İttifakı, diğerinin ise CHP/Yeni Parti grubuna ait olduğu belirtildi. Başkanvekili seçiminin ilk turunda hiçbir aday gerekli çoğunluğu sağlayamazken, seçim süreci bir sonraki tur oylamayla devam etti.

İKİNCİ TUR

İkinci tur oylamada, Cumhur İttifakı adayı 22, CHP/Yeni Parti adayı 20 oy aldı. İkinci turda; CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e bir oy gelmiş oldu.

ÜÇÜNCÜ TUR TAMAMLANDI

Üçüncü tur oylamada, Cumhur ittifaklı adayı Gültekin 23 oy alırken, CHP / Yeni Parti adayı Çetinkaya 19 oy aldı. CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e 2 oy geçmiş oldu.

DÖRDÜNCÜ TUR

Dördüncü tur oylamada Cumhur İttifakı adayı, CHP/Yeni Parti adayı 19 oy aldı. Cumhur ittifakının adayı Dündar Ziya Gültekin Başkan vekili odlu.

İşte dakika dakika yaşananlar...

💾

<p>Üsküdar Belediyesi’nde salt çoğunluk sağlanamadığı için ertelenen başkanvekili seçimi bugün yeniden yapıldı.Herhangi bir olumsuluk yaşanmaması adına belediye binası çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.</p>

<p>CHP/YENİ Parti’li meclis üyesinin AK Parti adayına oy verdiği ilk turun ardından 2. tur oy verme işlemleri başladı. </p>

<p>Seçimde, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) adayı Sibel Tan Çetinkaya ve Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin yarışıyor. Üsküdar’da 21 CHP’li/Yeni Partili meclis üyesi, 21 Cumhur İttifakı meclis üyesi bulunuyor.</p>

<p><strong>İlk tur oylama sonuçları: </strong></p>

<p>Kullanılan oy: 42</p>

<p>Cumhur İttifakı: 21<br>
CHP/Yeni Parti: 19<br>
Geçersiz: 2 (Bir tanesi Cumhur İttifakı, bir tanesi CHP/Yeni Parti)</p>

<p>İlk turda; CHP/Yeni Parti grubundan Cumhur İttifakı adayı Dündar Ziya Gültekin’e bir oy gelmiş oldu.</p>

<p><strong>İkinci tur oylama sonuçları da belli oldu:</strong></p>

<p>Cumhur İttifakı:22</p>

<p>CHP-Yeni Parti:20</p>

<p>Geçersiz oy:0</p>

<p> </p>

<p><strong>Üçüncü tur oylama sonuçları da belli oldu:</strong></p>

<p>Kullanılan oy: 42</p>

<p>Cumhur İttifakı: 23<br>
CHP/Yeni Parti: 19<br>
Geçersiz: 0</p>

<p><strong>Dördüncü tur oylama sonuçları da belli oldu:</strong></p>

<p>Dördüncü tur oylamada Cumhur İttifakı adayı, CHP/Yeni Parti adayı 19 oy aldı. Cumhur ittifakının adayı Dündar Ziya Gültekin Başkan vekili odlu.</p>

<p> </p>

Avrupa ülkesinden Rusya'ya rest: Ülkeyi terk edin!

Macaristan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Anita Orban, konuya ilişkin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

Macar makamlarının değerlendirmesine göre Rus misyonunun 10 mensubunun Macaristan'da "Viyana Sözleşmesi kapsamında diplomatlar için kabul edilemez faaliyetlerde" bulunduğunu belirten Orban, talimatı üzerine Rusya'nın Budapeşte Büyükelçisi'nin konu hakkında bilgilendirildiğini aktardı.

Orban, "Bu nedenle Macaristan tarafı, söz konusu kişilerin Macaristan'ı terk etmelerini talep etmiştir." ifadesini kullandı.

Kararın Macaristan'ın güvenliğini ve egemenliğini koruduğunu vurgulayan Orban, bu adımın, Rusya ile diplomatik ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Orban ayrıca, Macaristan'ın karşılıklı saygı ve kurallara bağlılık temelinde gerekli diyaloğu sürdürme niyetinde olduğunu kaydetti.

Kaşif Kozinoğlu davasında gizemli e-Posta detayı! Dakika dakika yaşananlar ortaya çıktı

SON DAKİKA: eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 15 yılın ardından önemli gelişmeler yaşanıyor. Kozinoğlu soruşturması kapsamında en son 11 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerden 10’u gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında firari olduğu öğrenildi.

Şüpheliler hakkında bilgi veren Adalet Bakanı Akın Gürlek'in ardından Kozinoğlu davasında ölümdeki şüpheleri oluşturan detaylar da ortaya çıkmaya başladı. İşte Kaşif Kozinoğlu davasına ilişkin bilinenler...

Kaşif Kozinoğlu dosya yeniden açıldı! Sır perdesini cezaevi notları aralayacak!Kaşif Kozinoğlu dosya yeniden açıldı! Sır perdesini cezaevi notları aralayacak!

15 yıl sonra yeniden açılıyor! Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde cinayet şüphesi!15 yıl sonra yeniden açılıyor! Kaşif Kozinoğlu'nun ölümünde cinayet şüphesi!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin takipsizlik kararının kaldırıldığını duyurmuştu. 

  • Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlı olduklarını belirten Gürlek, kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, geçen zamana bakmaksızın yeniden ele aldıklarını ve ulaşılabilecek her delilin izini sürdüklerini kaydetmişti.

Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullandı.

KOĞUŞTA NELER YAŞANDI?

Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte o gün koğuşta neler yaşandığı da merak konusu oldu. Güvenlik kamerası kayıtlarına göre; Kozinoğlu'nun fenalaşması üzerine koğuştaki acil durum butonuna basıldı. Ancak Mayıs 2011'de göreve başlayıp özel olarak koğuşa verilen infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül, alarmı görünce müdahale etmek yerine odadaki radyonun sesini sonuna kadar açtı.

Kaşif Kozinoğlu

  • Telsiz ve radyo sesiyle yardım çığlıklarını boğan Gül'ün, diğer görevlilerin durumu geç fark etmesine neden olarak kritik dakikaları çaldığı tespit edildi. Gül'ün 15 Temmuz sonrası Fransa'ya kaçtığı belirlendi.

AĞIR HAREKETLER YAPIYORMUŞ

Sabah'ın haberine göre; Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi B Blok B1 koğuşunu Kozinoğlu ile paylaşan eski Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Babala TV'nin sahibi Oğuzhan Uğur'un babası emekli albay Hasan Atilla Uğur ifadelerinde şunları kaydetti: "Kaşif Kozinoğlu bize daha önce kalp krizi geçirdiğini ve yapılan muayenesinde 'kırık kalp sendromu' teşhisinin konulduğunu anlattı. Koğuş arkadaşları ifadesinde, "Koğuşta bulunduğu dönemde günde 1,5 saat yürüyüş, şınav, mekik ve benzeri ağır spor hareketleri yapıyordu ancak en az 1,5 paket sigara içiyordu. Cezaevi görevlileri olaya gerekli hassasiyet ve süratle müdahale etti, hastayı en seri şekilde götürdüler, hiçbir ihmal ve gecikmenin bulunmadığını gördük." dedi.

DOSYA BU İKİ ŞÜPHE NEDENİYLE AÇILMIŞ

Soruşturmanın yeniden açılmasındaki en büyük nedenlerden biri; Kozinoğlu'nun vefat etmeden hemen önce cezaevi yönetiminden ısrarla "Corasprin" ve bir vitamin hapı talep etmiş olmasıydı.  Kozinoğlu'nun avukatları, klasik otopsi işlemleri sırasında bu tüketilen vitamin ilacı yönünden toksikolojik ve kimyasal detaylı bir inceleme yapılmamış olmasını büyük bir boşluk olarak nitelendiriyor.

Diğer ikinci şüphe ise, Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin atılan bir gizemli e-Posta oldu. Kozinoğlu ile aynı dönemde tutuklu bulunduğunu iddia eden bir şahıs, gönderdiği mesajda Kozinoğlu'nun kesinlikle kalp krizinden ölmediğini savundu. O dönem güvenlik gerekçesiyle bu iddianın ve e-postanın üstüne gidilemediği anlaşıldı.

O GÜN YAŞANANLAR

03:56 — Gece boyunca uyumayan Kozinoğlu üst kattaki odasına girdi.
07:58 — Sabah sayımı için odasından çıktı.
07:59 — Sayım sonrası odasına döndü ve 8 saat boyunca dışarı çıkmadı.

15:59 — Odasından çıkarak ortak alana indi.
16:07 — Koğuş arkadaşlarıyla havalandırmada ağır spor antrenmanına başladı.
17:02 — Sporu tamamlayıp havalandırmadan ayrıldı.
17:56 — Odasına çekilen Kozinoğlu aniden fenalaştı.

18:05 - 18:07 — Şüphelenen koğuş arkadaşları odaya girip durumun kritik olduğunu gördü.
18:08 — Acil durum çağrı butonına basıldı.
18:08 - 18:25 — Sedye ulaştırıldı. 163 metrelik koridor ve güvenlikli 7 kilitli kapı geçilerek mahkum kabul kapısına taşındı. Bilincinin yarı açık olduğu görüldü.

18:37 — 112 Ambulansı geldi, ilk müdahalenin ardından yola çıkıldı. TEM Otoyolu Kınalı Gişeler — Destek ambulansı ekibe katıldı; hasta entübe edilip adrenalin takviyesi yapıldı. Kalp masajı için TEM otoyolunda 10 dakika duraklama yapıldı.
19:10 — Silivri Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne ulaştırıldı.
19:30 — Tüm canlandırma müdahalelerine rağmen yanıt alınamadı ve saat 19:30 itibarıyla hayatını kaybettiği resmi olarak açıklandı.

Selçuk Mızraklı tahliye oldu

Eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Selçuk Mızraklı, yaklaşık 7 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edildi.

Edirne Cezaevi’nden çıkan Mızraklı’yı eşi Zeynep Mızraklı ile DEM Parti heyeti karşıladı.

DEM PARTİ HEYETİ KARŞILADI 

Heyette DEM Parti Grup Başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan ve Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar yer aldı. 

Mızraklı’nın tahliyesinin ardından ilk olarak İstanbul’a gitmesi bekleniyor.

2019'DA GÖREVİNDEN ALINDI 

Selçuk Mızraklı, 2019 yerel seçimlerinde HDP’den Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı olarak seçildi.

Mızraklı, İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden alındı ve yerine aynı gün kayyum atandı.

Mızraklı, "terör örgütüne üye olmak" 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Mardin’de öğrenci minibüsü devrildi: 13 yaralı

Mardin'in Artuklu ilçesinde korkunç bir kaza yaşandı. Nusaybin ilçesinde faaliyet gösteren özel bir basketbol kulübünün öğrencilerini taşıyan ve sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen minibüs, Artuklu-Nusaybin kara yolunun kırsal Çayırpınar Mahallesi mevkisinde devrildi.

İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, jandarma, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan Z.İ. (11), A.A. (12), S.D. (14), R.A. (12), M.D. (11), R.H. (10), H.Ç. (12), L.V. (12), N.O. (12), S.A. (12), A.A. (12), Z.H.T. (15) ve S.A. (18) sağlık ekiplerince Nusaybin Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Öğrencilerin hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.

Akılalmaz kaza: Otomobil ile çarpışan traktör ikiye bölündü!

VİDEO İÇİN TIKLAYINIZ...

💾

<p>Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde otomobille çarpışan traktör ikiye bölündü. Maddi hasarlı kaza, güvenlik kamerasına yansıdı.</p>

<p>Kaza, dün öğle saatlerinde Kastamonu- Taşköprü kara yolu üzerindeki Alatarla köyü girişinde meydana geldi. Sürücüsü öğrenilemeyen otomobil, kavşaktan dönüş yapan ve sürücüsü öğrenilemeyen traktör ile çarpıştı. Kazada traktör ikiye bölünürken, sürücüsü ise yola savruldu. Kazada yaralanan olmazken, araçlarda hasar oluştu.</p>

<p>Kaza, olay sırasında bölgeden geçen bir yolcu otobüsünün araç kamerasına yansıdı.</p>

Kuvvetli poyraz; balıkçılar 2 gündür denize açılamıyor

Marmara Denizi'nde zaman zaman hızı saatte 40 kilometreyi bulan poyraz etkili oluyor. Kuvvetli poyraz nedeniyle Tekirdağlı balıkçılar 2 gündür denize açılamıyor. Teknelerini Süleymanpaşa ilçesinde limana çeken balıkçılar, poyrazın dinmesini beklerken ağ ve teknelerinin bakım, onarım çalışmalarını yapıyor.

Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, poyrazın perşembe gününe kadar etkili olmasının beklendiğini söyledi. Pehlivanoğlu, “Süleymanpaşa ilçemizde havanın perşembe gününe kadar esmesinden dolayı balıkçı arkadaşlarımız faaliyetlerini ağ bakımı yaparak geçiriyorlar. Aldığımız haberlere göre Karadeniz'de bol palamut var. Allah nasip ederse perşembe günü Süleymanpaşa'da bulunan balıkçı arkadaşlarımız palamut avlamaya devam edecekler. Vatandaşlarımız taze ve uygun balık yemeye devam edecekler inşallah” dedi.

Bu arada poyraz nedeniyle uluslararası taşımacılık yapan gemilerin de Tekirdağ açıklarında demirlediği görüldü.

Aydın'da korkunç ihmal: Kamyonetten sarkan demir, çocuğa çarptı; o anlar kamerada

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde, bir kamyonetin kasasından sarkan demir, yol kenarında yürüyen kız çocuğu M.Ç.'nin (12) başına çarparak yaraladı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

💾

<p>AYDIN'ın Nazilli ilçesinde, bir kamyonetin kasasından sarkan demir, yol kenarında yürüyen kız çocuğu M.Ç.'nin (12) başına çarparak yaraladı. Kaza, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.</p>

<p>Olay, dün öğle saatlerinde Bağcıllı Mahallesi'nde meydana geldi. Ö.G.'nin kullandığı 09 AUU 651 plakalı kamyonetin kasasından sarkan inşaat demiri, yol kenarında yürüyen M.Ç. isimli kız çocuğunun başına çarptı. Çarpmanın etkisiyle takla atan çocuk yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekiplerin ilk müdahalesinin ardından Nazilli Devlet Hastanesi'ne götürülen M.Ç. tedaviye alındı. M.Ç.'nin durumunun iyi olduğu belirtildi. Olay, bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansırken, kamyonet sürücüsü gözaltına alındı.</p>

Bolu'da yola fırlayan köpekler trafiği birbirine kattı: 5 araç birbirine girdi

Kaza, dün akşam saatlerinde Bolu-Mudurnu kara yolunun Seyit Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Mudurnu yönüne giden SUV'un önüne aniden 2 köpek çıktı. SUV'un sürücüsü, köpeklere çarpmamak için ani fren yaptı.

PEŞ PEŞE ÇARPIŞTILAR

Bu sırada arkadan gelen araçlar duramayıp birbirine çarptı. Toplam 5 aracın karıştığı zincirleme kazada yaralanan olmazken, araçlarda maddi hasar meydana geldi.

Gözaltına alınan 'Vanlı Kara Haydar'ın eşinden dikkat çeken hamle!

GALERİ İÇİN TIKLAYINIZ...

Van'da sosyal medyanın günlerdir konuştuğu kilolarca altın takılan düğüne ilişkin inceleme başlatılmıştı. "Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan, sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımların ardından Van'ın Muradiye ilçesinde gözaltına alındı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımla bağlantılı olarak "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçundan soruşturma başlattı.

MASAK İNCELEYECEK

Bunun üzerine İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Tançalan'ı Muradiye ilçesindeki evinde gözaltına aldı.

İl Emniyet Müdürlüğüne götürülen Tançalan'ın sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğününde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin de mali araştırma süreci başlatıldı, Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edildi.

Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

EŞİ MİLYONLUK HESABINI KAPATTI

Tançalan'ın 25 olay kaydı bulunduğu tespit edilmişti.

Vanlı Kara Haydar olarak bilinen şahsın eşi, Tançalan'ın gözaltına alınmasının ardından dikkat çeken bir adıma attı. Sosyal medyada büyük bir kitlesi bulunan ve 1,5 milyon takipçisi bulunan Çağla Öz sosyal medya hesabını kapattı. 

Trafikte şiddete geçit yok: 380 bin lira ceza uygulandı

İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Gazze Caddesi'nde bir sürücünün trafikte tartıştığı kişinin aracına saldırdığı görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından çalışma başlattı.

Ekipler, araca saldıran kişinin H.D. olduğunu belirledi.

Gözaltına alınan sürücüye, "Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmek" fiili kapsamında toplam 380 bin lira para cezası yazıldı.

Hakkında adli işlem başlatılan H.D'nin ehliyetine 60 gün el konuldu, aracı ise 60 gün süreyle trafikten menedildi.

"TRAFİKTE ŞİDDETE VE ZORBALIĞA ASLA GEÇİT VERMEYECEĞİZ"

Konya Valisi İbrahim Akın da konuyla ilgili NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"Trafikte vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini tehdit eden hiçbir davranışa müsamaha göstermeyeceğiz. Trafikte saldırı girişiminde bulunan şahıs, emniyet birimlerimizin titiz çalışmaları sonucunda yakalanarak hakkında gerekli adli ve idari işlemler başlatılmıştır. Trafik kurallarını ihlal etmesi nedeniyle toplam 380 bin TL idari para cezası uygulanmış, sürücü belgesine el konulmuş ve aracı trafikten menedilmiştir. Trafikte şiddete ve zorbalığa asla geçit vermeyeceğiz."

Mağarada kaçak kazı yapan 4 defineci suçüstü yakalandı

Olay, 6 Eylül’de öğle saatlerinde Beşiri ilçesine bağlı Yeşiloba köyü yakınlarında meydana geldi. Batman İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, bölgede yürüttükleri önleyici kolluk devriyesi sırasında, köyün kuzeybatı yamaçlarındaki bir mağaradan şüphelendi. Mağara ve çevresinde inceleme yapan ekipler, iş makineleri ve elektrikli aletlerle kaçak kazı yapıldığını belirledi. Mağarada kazı yapan B.Ö. (50), S.B. (53), K.A. (38) ve Ş.B. (34), jandarma ekiplerince suçüstü yakalanarak gözaltına alındı. Mağarada yapılan aramada, kazıda kullanıldığı belirlenen jeneratör, 2 hilti ile bunların uçlarına takılı murç ve keskiler, spiral ve yedek bıçağı, çekiç ve yedek keski, el murcu, levye, kazma ve kürekler ele geçirildi.

Şüpheliler hakkında, nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatıyla ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet’ suçundan işlem başlatıldı.

İstanbul’da 5 mahalle için uyarı: 7 saat su kesintisi yaşanacak

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ), Beykoz’da gerçekleştirilecek altyapı çalışması nedeniyle planlı su kesintisi yapılacağını duyurdu. Ana isale hattındaki çalışmalar kapsamında 8 Eylül Salı günü 10.00-17.00 saatleri arasında ilçedeki 5 mahalleye su verilemeyecek.

DEPREME KARŞI ALTYAPI GÜÇLENDİRİLECEK

İSKİ’nin açıklamasına göre çalışma, olası depremlerde su arzının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülebilmesini sağlamak amacıyla gerçekleştirilecek.

Bu kapsamda ana isale hattına depreme dayanıklı özel bağlantı sisteminin montajı yapılacak ve mevcut altyapıda iyileştirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

İSKİ, Beykoz’da 5 mahalleyi kapsayan 7 saatlik planlı su kesintisi uygulanacağını duyurdu.

SU KESİNTİSİ 7 SAAT SÜRECEK

Planlı çalışma nedeniyle Beykoz’da su kesintisi saat 10.00’da başlayacak. İSKİ tarafından paylaşılan programa göre kesintinin 17.00’de sona ermesi ve toplam 7 saat sürmesi planlanıyor.

HANGİ MAHALLELERDE SU KESİLECEK?

İSKİ’nin duyurusunda su kesintisinden etkilenecek mahalleler şöyle sıralandı:

  • Örnekköy
  • Elmalı
  • Zerzevatçı
  • Mahmut Şevket Paşa
  • Alibahadır

Çalışmaların tamamlanmasının ardından söz konusu mahallelere yeniden su verilmesi bekleniyor. Kesintinin planlanan süreden önce veya sonra sona ermesi halinde İSKİ’nin güncel duyuruları takip edilebilecek.

Türkiye'nin ilk Ortomoleküler Tıp Kongresi 12-13 Eylül'de

İstanbul, bu yıl ortomoleküler tıp alanının uluslararası uzmanlarını ağırlıyor.

12-13 Eylül 2026 tarihlerinde Renaissance Polat İstanbul Hotel'de düzenlenecek Uluslararası Ortomoleküler Tıp Kongresi 2026, "From Molecules to Medicine (Moleküllerden Tıbba)" vizyonuyla gerçekleştiriliyor.

Kongre, ortomoleküler tıp alanında Türkiye'de düzenlenen ilk ve en büyük etkinlik olma özelliğini üstleniyor.

Bu yönüyle organizasyon, alanında bir ilke imza atarak, Türkiye'yi uluslararası ortomoleküler tıp gündeminin merkezine taşıyor.

Uluslararası Ortomoleküler Tıp Derneği (ISOM) iş birliğiyle düzenlenen kongre; hücresel sağlık, longevity bilimi, kök hücre ve peptitler, mikrobiyota ve mitokondri sağlığı alanlarındaki güncel gelişmeleri ele alacak.

Etkinlik, 8 ülkeden 20'den fazla uluslararası uzman ve akademik lideri bir araya getirecek.

Türk yıldızları Mısır'da ayakta alkışlandı

Türk Yıldızları Mısır’da. Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları, 8-10 Eylül tarihlerinde Mısır’da düzenlenen El Alamein International Airshow’a katıldı.

💾

<p>Türk Yıldızları Mısır’da. Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları, 8-10 Eylül tarihlerinde Mısır’da düzenlenen El Alamein International Airshow’a katıldı.</p>

<p> MSB tarafından  sosyal medyada paylaşılan görüntülerde <strong>"Dikkat! Bu görüntüler yapay zekânın değil, gökyüzündeki cesaretimizin bir ürünüdür! Mısır’da gerçekleştirilen “El Alamein International Airshow” kapsamında gökyüzüne yükselen Türk Yıldızları Akrobasi Timimiz, dünyanın en görkemli tarihî miraslarından Mısır Piramitleri'nin üzerinde unutulmaz bir gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Binlerce yıllık tarihin semalarında Ay Yıldızın izini bırakan Türk Yıldızları, eşsiz gösterileriyle Mısırlı kardeşlerimizi selamladı.Tarih yerde, Türk Yıldızları göklerde!"</strong></p>

<p>El Alamein Uluslararası Havalimanı’ndaki organizasyonda askerî ve sivil uçakların yanı sıra farklı ülkelerin akrobasi ekipleri de yer alacak.EtkinlikteTürk Yıldızları’nın yanı sıra Suudi Arabistan’ın Saudi Hawks, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Fursan, Rusya’nın Russian Knights ve Swifts, Güney Kore’nin Black Eagles, Yunanistan’ın Zeus Demo Team ve Hindistan’ın Surya Kiran ekipleri de katıldı.</p>

<p> </p>

Türker Ertürk, hakim karşısına çıktı: Savunmasını yaptı

Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanık Ertürk, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılırken, avukatları ise salonda hazır bulundu.

Savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Ertürk, iddianameye konu görüntülerin 3,5 yıl önce bir televizyon programında yaptığı konuşmadan kesilerek oluşturulan 2 videodan ibaret olduğunu ve bunların sosyal medya hesaplarınca bağlamından koparılarak paylaşıldığını öne sürdü.

Ertürk, konuşmasında kimseyi tehdit etmediğini, korku ve tehdit yaratan somut bir delilin de olmadığını iddia etti.

Konuşmasını seçim öncesinde yaptığını ifade eden Ertürk, "Tam olarak ne söylediğimin anlaşılması için videonun tamamının izlenmesi gerekir. 9 ve 3,5 yıl önceki yapılan konuşmam siyasi değerlendirmelerim ve öngörülerimdir. Suç unsuru yoktur, böyle bir kastım da olmamıştır. Bu nedenle tahliyemi ve beraatimi istiyorum." şeklinde savunma yaptı.

Sanık avukatları da Ertürk'ün tahliyesini ve beraatini talep etti.

Türker Ertürk'ün tutukluluk halinin devamına karar verilerek, eksikliklerin giderilmesi için duruşma ertelendi.

İDDİANAME

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "Her ne kadar şüpheli tevil yoluyla ikrar içeren savunmasında suça konu videoların üzerinden zaman geçtiğini beyan etmişse de görsel basın ve sosyal medyada paylaşılan ve silinmeyerek yayınlanmaya devam eden suç içerikli paylaşıma ilişkin eylemlerin temadi eden suç kapsamında kaldığına" yönelik değerlendirme yer alıyor.

Şüpheliye ait videonun sosyal medyada paylaşımlarının devam ettiği, bu hususun araştırma raporuyla tespit edildiğine dikkati çekilen iddianamede, temadinin (bir hukuka aykırı durumun kesintisiz biçimde sürmesi) yapılan ilk işlemle kesileceği, bu nedenle şüphelinin temadi eden eyleminin gözaltı talimatı neticesinde kesildiği, bunun suç tarihi olduğunun kabulünün gerektiği vurgulanıyor.

İddianamede, "şüphelinin iktidarın değişmesi halinde YSK dahil tüm Türk halkının zorluk yaşayacağı, demokratik girişimle iktidarın düşmemesi halinde Türk halkının uluslararası girişimlerle cezalandırılacağını beyan etmek ve sunucunun bu durumun bir bedeli olacağına ilişkin beyanını onaylamak suretiyle topluma yönelik sair tehditte bulunduğuna" ilişkin değerlendirmeye yer veriliyor.

Şüpheli Ertürk'ün bu eylemlerinin halk arasında korku ve panik yaratacak şekilde somut durum isnadı içerdiği ve eylemlerin herkese açık bir televizyon kanalında canlı yayında alenen gerçekleştirildiğinin altı çizilen iddianamede, eylemin "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçu kapsamında kaldığına işaret ediliyor.

Ertürk'ün "basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.

Trabzon'da korkutan anlar: Ev toprağın altında kaldı!

Trabzon'da etkili olan yağışların ardından fındık yevmiyesi nedeniyle evde olmayan aile, faciadan kurtuldu.

Olay, Beşikdüzü ilçesine bağlı Yeşilköy Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bölgede etkili olan aşırı yağışların ardından meydana gelen heyelanda Erdoğan Güdük’e ait evin bir katı toprak ve balçık altında kaldı.

Heyelanın meydana geldiği sırada ev sakinlerinin fındık yevmiyesinde olması olası bir facianın önüne geçti. Evde bulunan hayvanlar ise çevredeki vatandaşların müdahalesiyle sağ olarak kurtarıldı.

AFAD BÖLGEYE GELDİ

İhbar üzerine bölgeye AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin heyelanın meydana geldiği alanda inceleme ve durum tespit çalışması başlattığı öğrenildi.
Heyelanda can kaybı ve yaralanma yaşanmadı.

Bakan Ersoy’dan Gazze mesajı: Müslüman diasporalara kritik çağrı

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da düzenlenen 1. Müslüman Diasporalar Forumu’nda Müslüman diasporaların küresel ölçekteki potansiyeline, Gazze’de yaşananlara ve İslamofobiyle mücadelede kültür ve dilin önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MÜSLÜMAN DİASPORALAR ANKARA’DA BULUŞTU

Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan milyonlarca Müslümanın kültürel ve tarihî köklerini yaşatırken bulundukları toplumlarla kurduğu ilişkinin geleceği, Ankara’da düzenlenen 1. Müslüman Diasporalar Forumu’nda ele alındı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla düzenlenen “Köklerden Ufuklara” temalı forumda; Yurt Dışındaki Pakistanlılar ve İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesinden Sorumlu Federal Bakan Chaudhry Salik Hussain, Diaspora ile İlişkiler Devlet Komitesi Başkanı Fuad Muradov, Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcıları Dr. Serdar Çam ile Coşkun Yılmaz, İİT Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Dr. Dawas Dawas, SESRIC Başkanı Zehra Zümrüt Selçuk ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus da yer aldı.

Ersoy, forumun gerçekleştirilmesine katkı sağlayan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile SESRIC’e ve emeği geçen kurumlara teşekkür etti.

“SOFT POWER” POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ

Diaspora kavramının geçmişle bugünü, bugünle geleceği sentezleyen yeni ve belirleyici bir ilişkiler ağını beraberinde getirdiğini belirten Bakan Ersoy, dünyanın dört bir yanında yaşayan milyonlarca Müslümanın kendi kültürel ve tarihî köklerini yaşatırken içinde bulundukları toplumların değerleriyle de etkileşim hâlinde olduğunu söyledi.

Farklı kültür, dil ve coğrafyalara rağmen milyonlarca Müslümanı birbirine bağlayan ortak ve tek bir akidenin bulunduğunu ifade eden Ersoy, dillerin ve renklerin çeşitliliğinin bu akideden hareketle zenginliğe dönüştürülebildiğini kaydetti.

Ersoy, dünyanın farklı coğrafyalarına yayılmış Müslüman diasporaların ortak değerleri ve kültürel bağları etrafında bir araya geldiklerinde küresel ölçekte önemli bir “soft power” potansiyeli ortaya koyabileceklerini vurguladı.

Forumun ana temasını oluşturan “Köklerden Ufuklara” ifadesinin buluşmanın amacını güçlü biçimde anlattığını belirten Ersoy, Müslüman diasporaların dünyadaki konjonktürel sıkışmışlığa ve anlam krizine karşı yeni ufuklar ve yeni anlam kapıları işaret ettiğini söyledi.

BİLİMDEN SANATA, GİRİŞİMCİLİKTEN KAMU HİZMETİNE

Geçmişten bugüne Müslüman diasporaların yaşadıkları ülkelerin yalnızca ekonomik kalkınmasına değil; bilimden sanata, girişimcilikten kamu hizmetine kadar hayatın her alanına değer kattığını ifade eden Ersoy, bilgi ve üretimleriyle toplumların gelişimine yön veren güçlü bir aktör hâline geldiklerini belirtti.

Dünyanın dört bir yanında büyük bir insan kaynağının bulunduğunu kaydeden Ersoy, Müslüman toplumların ve diasporaların nitelik ve nicelik bakımından taşıdığı zenginliğin, güçlü bir özgüven ve ortak değerler doğrultusunda insanlığın ortak geleceğine katkı sağlayacak bir güce dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

Ersoy, bu ufukla hareket edildiğinde Müslüman kültür ve medeniyetinin doğudan batıya sınırların, dillerin ve coğrafyaların ötesindeki kuşatıcı konumuna ve dünyayı dönüştüren yapısına eskisinden çok daha güçlü biçimde yeniden erişebileceğini ifade etti.

GAZZE, BİRLİKTE HAREKET ETMENİN ÖNEMİNİ HATIRLATIYOR

Gazze’de yaşananları insanlığın ortak vicdanını ve adalet duygusunu sınayan büyük bir imtihan olarak nitelendiren Bakan Ersoy, Gazze’nin İslam ülkeleri ve diasporalarının kültür, dil, üretim ve tüketim başta olmak üzere hayatın her alanında birbirini daha derinlikli tanıması ve birlikte hareket etme refleksi kazanması bakımından büyük bir hatırlatıcı olması gerektiğini söyledi.

Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini dünyaya anlatmadaki kritik rolünü yakından gördüklerini ve bu duruşa büyük önem verdiklerini belirten Ersoy, şu ifadeleri kullandı:

“Gazze’de yaşanan emsalsiz acıları konuştuğumuz bir dönemde aynı zamanda ısrarla kültürden, dilden, üretim ve tüketimden de söz ediyor oluşumuz bir tesadüf değildir.”

Kültürün, dilin, üretimin ve bilinçli tüketimin öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını belirten Ersoy, kültürel kimliğin ve dilin korunması, ülkeye, coğrafyaya ve insanlığa fayda sağlayacak üretimin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

“İSLAMOFOBİYE KARŞI EN GÜÇLÜ ARAÇLARDAN BİRİ DİL VE KÜLTÜR”

İslamiyet’in yalnızca manevi ve kişisel bir yolculuk olmadığını belirten Bakan Ersoy; medeniyet, bilim, sanat, edebiyat, mimari, müzik, felsefe, şehir kültürü ve insanlık tarihine yapılan büyük katkıların da kaynağı olduğunu söyledi.

Büyük İslam medeniyetinin çocukları olarak İslamofobiye karşı kullanılabilecek en güçlü araçlardan birinin medeniyetin en güçlü bileşenleri olan dil ve kültür olduğunu vurgulayan Ersoy, bu iki kavramın zamanın ruhuna uygun biçimde yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.

Ersoy, bu nedenle forum gibi buluşmaların, istişare ve iş birliği imkânlarının en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

ORTAK AKLI VE DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEK EKOSİSTEM

Müslüman ülkeler ve diasporaların sanattan bilime, siyasetten iş dünyasına kadar hayatın her alanında değerlerinden ve birbirlerinden güç alabilecekleri, ortak aklı ve dayanışmayı büyütecek güçlü bir ekosistem inşa etmeyi temel bir ideal hâline getirmeleri gerektiğini belirten Ersoy, amaçlarının başka ve daha iyi bir dünyanın mümkün olduğu fikrini akıllara, umudunu ise gönüllere düşürmek olduğunu söyledi.

Bu yaklaşımın merkezinde özellikle genç kuşakların bulunduğunu kaydeden Ersoy, dünyanın dört bir yanındaki Müslüman diaspora gençlerinin birden fazla kültürün kesiştiği bir atmosfer içinde büyüdüğünü belirtti.

Gençlere isimlerini ve hikâyelerini dünyaya duyurabilmeleri için çağa uygun ve güvenilir imkânlar sunulması gerektiğini söyleyen Ersoy, Müslüman diasporalarda kültürün, kimliğin ve mevcudiyetin korunmasının özellikle gençlerin kendi hikâyelerini anlatabilmesine ve değerlerini hayatın her alanında görünür kılabilmesine bağlı olduğunu ifade etti.

“BİLGİYİ, TECRÜBEYİ VE İNSAN KAYNAĞINI BİRLEŞTİRMELİYİZ”

Birlikte iş üretmenin, ortak değerler etrafında somut eserler ve başarılar ortaya koymanın, güven ve dayanışma duygusuyla hareket etmenin dünyaya yön verecek ve geleceği şekillendirecek bir güç oluşturacağını vurgulayan Bakan Ersoy, yapılması gerekeni bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmek olarak ifade etti.

Bunun başarılması hâlinde Müslüman diasporaların yaşadıkları ülkelerin ve dünyanın daha güçlü aktörleri hâline gelebileceğini belirten Ersoy, farklı kültürler, nesiller, toplumlar, diller ve bütün insanlık arasında kurulabilecek yeni ilişkiler, söylenmesi gereken yeni sözler ve inşa edilmesi gereken yeni köprüler bulunduğunu söyledi.

Ersoy, 1. Müslüman Diasporalar Forumu’nun İslam âlemi ve dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan Müslüman topluluklar için faydalı, anlamlı ve hayırlı sonuçlar doğurmasını diledi.

 

Mersin açıklarında su altı dronuna takılan sürpriz: 3 köpek balığı kamerada

Mersin'de 76 metre derinlikte yapılan su altı aramasında 3 köpek balığı görüntülendi. 60 bin TL değerindeki oltasını denize düşüren amatör balıkçının yardım çağrısı üzerine bölgeye gelen su altı görüntüleme uzmanı Serhat Çığgın'ın kullandığı cihazlardan biri balık çiftliğine ait halatlara takılarak kullanılamaz hale gelirken, diğer cihazla yapılan görüntüleme sırasında köpek balıklarıyla karşılaşıldı.

Taşucu açıklarında balık çiftliklerinin bulunduğu bölgede gerçekleştirilen arama çalışması, su altındaki zorlu şartları da gözler önüne serdi. Bölgedeki balık çiftliklerinde yıllardır yapılan yemleme faaliyetleri ve balıkların oluşturduğu organik atıkların deniz tabanında tortu oluşturması nedeniyle 46-76 metre derinlikte görüş mesafesinin oldukça düşük olduğu belirtildi. Görüntülerde su altında ilerleyen köpek balıkları dikkat çekerken, hayvanların arama çalışması sırasında herhangi bir saldırgan davranış göstermediği görüldü.

KAYIP OLTA İÇİN GECE YARISI ANTALYA'DAN GELDİ

Bir vatandaş, olta ile balık avladığı sırada kamış tutucudaki oltaya koluyla istemeden çarptı. Çarpmanın etkisiyle yaklaşık 60 bin TL değerindeki olta takımı denize düştü. Oltanın bulunması için su altı görüntüleme konusunda çalışma yapan Serhat Çığgın'a ulaşan Özkan, yardım istedi. Çığgın ise aynı gece Antalya'dan yola çıkarak sabah saatlerinde Taşucu'na geldi.

"CİHAZ HALATA TAKILDIKTAN SONRA MÜDAHALE EDEMEDİM"

Yaklaşık 76 metre derinlikte başlatılan aramada kullanılan ilk su altı görüntüleme cihazının kablosunun 300 metre uzunluğunda olduğu öğrenildi. Arama sırasında cihazın balık çiftliğinin tabanındaki halatlardan birine takılması üzerine cihaz hareket edemez hale geldi. Çığgın, "Cihaz halata takıldıktan sonra müdahale edemedim. Diğer cihazla görmeye ve müdahale etmeye çalıştım ancak onun kablosu 100 metreydi. Bu nedenle sadece görüntüleyebildim" dedi.

YÜZEYE ÇIKARKEN GELEN SÜRPRİZ KARŞILAŞMA

Aramanın devamında ikinci su altı cihazıyla görüntüleme yapan Çığgın, cihazı yüzeye çıkardığı sırada köpek balıklarıyla karşılaştı. Görüntülerde farklı noktalarda 3 köpek balığının su altında ilerlediği görülürken, Çığgın en büyük endişesinin köpek balıklarının cihazın kablosuna zarar verme ihtimali olduğunu belirtti.

AKDENİZ'İN GİZEMLİ SAKİNİ: KUM KÖPEK BALIĞI

Uzman kaynaklarda kum köpek balığı (Carcharhinus plumbeus), Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında dağılım gösteren ve Mersin Körfezi-Silifke-Taşucu hattında üzerinde bilimsel çalışmalar yürütülen bir tür olarak belirtiliyor. Türün ilk sırt yüzgecinin belirgin büyüklüğü en karakteristik özelliklerinden biri. Mersin Üniversitesi'nin 2026 yılında Taşucu'nda düzenlediği "Silifke'nin Köpekbalıkları" çalıştayında da Mersin Körfezi Silifke-Taşucu kıyılarında kum köpek balığı üzerine araştırmalar yürütüldüğü biliniyor.

💾

<p>Mersin Taşucu açıklarında denize düşen 60 bin liralık oltayı bulmak için daldırılan su altı dronu, 76 metre derinlikte peş peşe ilerleyen 3 kum köpek balığını anbean kaydetti.</p>

<p>Mersin'de 76 metre derinlikte yapılan su altı aramasında 3 köpek balığı görüntülendi. 60 bin TL değerindeki oltasını denize düşüren amatör balıkçının yardım çağrısı üzerine bölgeye gelen su altı görüntüleme uzmanı Serhat Çığgın'ın kullandığı cihazlardan biri balık çiftliğine ait halatlara takılarak kullanılamaz hale gelirken, diğer cihazla yapılan görüntüleme sırasında köpek balıklarıyla karşılaşıldı.</p>

<p>Taşucu açıklarında balık çiftliklerinin bulunduğu bölgede gerçekleştirilen arama çalışması, su altındaki zorlu şartları da gözler önüne serdi. Bölgedeki balık çiftliklerinde yıllardır yapılan yemleme faaliyetleri ve balıkların oluşturduğu organik atıkların deniz tabanında tortu oluşturması nedeniyle 46-76 metre derinlikte görüş mesafesinin oldukça düşük olduğu belirtildi. Görüntülerde su altında ilerleyen köpek balıkları dikkat çekerken, hayvanların arama çalışması sırasında herhangi bir saldırgan davranış göstermediği görüldü.</p>

<p>KAYIP OLTA İÇİN GECE YARISI ANTALYA'DAN GELDİ</p>

<p>Bir vatandaş, olta ile balık avladığı sırada kamış tutucudaki oltaya koluyla istemeden çarptı. Çarpmanın etkisiyle yaklaşık 60 bin TL değerindeki olta takımı denize düştü. Oltanın bulunması için su altı görüntüleme konusunda çalışma yapan Serhat Çığgın'a ulaşan Özkan, yardım istedi. Çığgın ise aynı gece Antalya'dan yola çıkarak sabah saatlerinde Taşucu'na geldi.</p>

<p>"CİHAZ HALATA TAKILDIKTAN SONRA MÜDAHALE EDEMEDİM"</p>

<p>Yaklaşık 76 metre derinlikte başlatılan aramada kullanılan ilk su altı görüntüleme cihazının kablosunun 300 metre uzunluğunda olduğu öğrenildi. Arama sırasında cihazın balık çiftliğinin tabanındaki halatlardan birine takılması üzerine cihaz hareket edemez hale geldi. Çığgın, "Cihaz halata takıldıktan sonra müdahale edemedim. Diğer cihazla görmeye ve müdahale etmeye çalıştım ancak onun kablosu 100 metreydi. Bu nedenle sadece görüntüleyebildim" dedi.</p>

<p>YÜZEYE ÇIKARKEN GELEN SÜRPRİZ KARŞILAŞMA</p>

<p>Aramanın devamında ikinci su altı cihazıyla görüntüleme yapan Çığgın, cihazı yüzeye çıkardığı sırada köpek balıklarıyla karşılaştı. Görüntülerde farklı noktalarda 3 köpek balığının su altında ilerlediği görülürken, Çığgın en büyük endişesinin köpek balıklarının cihazın kablosuna zarar verme ihtimali olduğunu belirtti.</p>

<p>AKDENİZ'İN GİZEMLİ SAKİNİ: KUM KÖPEK BALIĞI</p>

<p>Uzman kaynaklarda kum köpek balığı (Carcharhinus plumbeus), Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında dağılım gösteren ve Mersin Körfezi-Silifke-Taşucu hattında üzerinde bilimsel çalışmalar yürütülen bir tür olarak belirtiliyor. Türün ilk sırt yüzgecinin belirgin büyüklüğü en karakteristik özelliklerinden biri. Mersin Üniversitesi'nin 2026 yılında Taşucu'nda düzenlediği "Silifke'nin Köpekbalıkları" çalıştayında da Mersin Körfezi Silifke-Taşucu kıyılarında kum köpek balığı üzerine araştırmalar yürütüldüğü biliniyor.</p>

Ahbap Derneği deposunda skandal görüntüler: Yardım malzemeleri çürümeye terk edildi

Ahbap Derneği’ne ait depoda bulunan çok sayıda afet ve yardım malzemesinin uzun süredir bekletilerek çürümeye terk edildiği ortaya çıktı. Dron ile havadan kaydedilen görüntülerde, çadırdan jeneratöre binlerce malzemenin deformasyona uğradığı rapora yansıdı.

Burak Korzay İBB’deki kirli çarkı anlattı: İSFALT’ın hakkı gasp edildi, ihaleler bölündü iddiası

İBB’ye yönelik yolsuzluk davasında etkin pişmanlıktan yararlanan eski İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, belediyedeki ihale ve ödeme düzenine ilişkin çarpıcı iddialarda bulundu. Korzay, Fatih Keleş’in ihalelerin bölünmesine ve hak ediş ödemelerine müdahale ettiğini öne sürerken, Cebeci’deki 80 milyar TL’lik kaçak döküm iddiası ile seçim dönemindeki para taleplerine ilişkin dikkat çeken ifadeler verdi.

Küçükçekmece'de sokak ortasında silahlı kavga: Çatışmada oyun oynayan çocuk vuruldu

İstanbul Küçükçekmece'de akrabalar arasında alacak meselesi nedeniyle çıkan silahlı kavgada 1'i çocuk 2 kişi yaralandı. Sokakta oyun oynadığı sırada tabancadan çıkan kurşunla yaralanan çocuk hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin soruşturmada yeni ses kayıtları dava dosyasına girdi

Şarkıcı Güllü’nün ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, olay gecesi ve sonrasına ait yeni ses kayıtları dosyaya eklendi. Şüpheli ifadeler ile tanık görüşmelerinin yer aldığı kayıtların ardından gözler 1 Ekim'de görülecek duruşmaya çevrildi.

Güllü soruşturmasında yeni ses kayıtları: “Biz attık” iddiası, savunma konuşması ve eski nişanlının resti

Güllü’nün 26 Eylül 2025’te pencereden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada yeni ses kayıtları ortaya çıktı. Olay gecesi evde bulunan Sultan Nur Ulu’nun babası Arif Ulu’nun “Biz attık” iddiası gündeme gelirken, Sultan Nur Ulu suçlamaları reddetti. Dosyaya giren bir başka kayıtta ise Tuğyan Ülkem Gülter ile eski nişanlısı Kervan Eminoğlu arasındaki konuşma yer aldı. Eminoğlu’nun “Saat dört buçukta seni arayacağım. Çıktın çıktın, çıkmadın ben gerçekleri anlatacağım” sözleri dikkat çekti. Yeni kayıtların ardından gözler 1 Ekim’de başlayacak yargı sürecine çevrildi.

Akçakoca'da iki aracın çarpıştığı kazada 4 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı

Düzce’nin Akçakoca ilçesinde TIR ile patpatın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 4 kişi hayatını kaybetti, 3'ü ağır 9 kişi yaralandı. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri yaralıları hastaneye kaldırırken, Valilik olayla ilgili adli ve idari inceleme başlatıldığını açıkladı.

CHP’den Yeni Parti’ye afişli gönderme: Yerimiz belli, yolumuz belli

CHP’deki büyük kopuşun ardından CHP ile Yeni Parti arasındaki siyasi adres ve “Atatürk’ün mirası” tartışması afişlere taşındı. Genel merkeze asılan “Yerimiz belli, yurdumuz belli, yolumuz belli” mesajı, Özgür Özel ve beraberindeki isimlerin kurduğu Yeni Parti’ye gönderme olarak yorumlandı. Parti içindeki saflaşmanın giderek belirginleştiği süreçte gözler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni kongre takvimini ve yol haritasını açıklaması beklenen 9 Eylül’e çevrildi.

31 hukuk bürosunu kapsayan yasa dışı panel soruşturmasında karar: 31 şüpheli adli kontrolle serbest

İstanbul’da hukuk bürolarına yönelik düzenlenen operasyonda, vatandaşların kişisel verilerine hukuka aykırı erişim sağlayan “HukukBİS” ve “AsistBİS” gibi yasa dışı panel sistemleri mercek altına alındı. 31 hukuk bürosunda arama yapılırken, 24’ü avukat 35 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 31’i adli kontrol şartıyla, 4’ü ise savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

Başkan Erdoğan Kabine sonrası duyurdu: Yarısı Bizden Kampanyası'nda süre 31 Aralık 2027'ye kadar uzatıldı

Kabine sonrası konuşan Başkan Erdoğan, Yarısı Bizden Kampanyası'nın süresinin 31 Aralık 2027'ye uzatıldığını duyurdu. Toplumun huzur ve güvenliğini pekiştirecek kararlar alındığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin her türlü hukuksuzluğun karşısında durmayı sürdüreceğini vurguladı.

Ankara Elmadağ'da kontrolden çıkan otomobil karşı şeride geçti: 1 ölü, 7 yaralı

Ankara'nın Elmadağ ilçesinde Kırıkkale yönünden gelen otomobil, sürücüsünün kontrolü kaybetmesi sonucu karşı şeride geçerek iki otomobile çarptı. Meydana gelen kazada 1 sürücü hayatını kaybederken, araçlarda bulunan 7 kişi yaralanarak hastaneye kaldırıldı.

İmamoğlu davasında Necmettin Şimşek’ten 500 bin dolarlık rüşvet itirafı... Kiptaş kılıfmış! Turan Aydoğan toplamış

İBB’yi ahtapot gibi saran 414 sanıklı İmamoğlu suç örgütü davasının 76’ncı duruşmasına iş adamı Necmettin Şimşek’in rüşvet itirafları damga vurdu. Eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun örgüt lideri sıfatıyla yargılandığı davada savunma yapan Şimşek, tahliye sorununu çözmek için İmamoğlu’nun danışmanı Turan Aydoğan’a 200 bin dolar peşin rüşvet verdiklerini itiraf etti. Kendisinden 500 bin dolar istendiğini söyleyen Şimşek, İmamoğlu yönetiminin kendi sermayesiyle yaptığı yatırımları heba ettiğini belirtti. Şimşek, İmamoğlu ile ekibinin şov yaparak kamunun menfaatini kollama kılıfı altında büyük kamu zararı oluşturulduğunu vurguladı.

Belçika'da köstebek avı! Brüksel’in çip sırları Çin’e sızdı... Pekin uçağına binerken yakalandı

Belçika’da iflas eden çip üreticisi Belgan şirketinin eski üst düzey yöneticisi, askeri ve havacılık alanlarında kullanılan kritik galyum nitrür çip teknolojisine ait ticari sırları Çin’e aktardığı gerekçesiyle tutuklandı. Avrupa’nın kalbinde casusluk paniğine yol açan olayda, 52 yaşındaki şüphelinin Brüksel Zaventem Havalimanı’nda Pekin uçağına binerken yakalandığı ortaya çıktı. Soruşturmada, şüphelinin Çin’de benzer üretim yapan, Çin fonu destekli paravan şirketi yönettiği belirlendi.

Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven hakkında uyuşturucu soruşturması: Saç örneği pozitif çıktı

Etimesgut Belediyesi yönetiminde uyuşturucu testi pozitif çıkan isimlere bir yenisi daha eklendi. Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun kan ve idrarında THC metaboliti, yardımcısı Mutlu Kerimoğlu’nda kokain tespit edilmesinin ardından bu kez Taylan Özgüven’in saç örneğinde, “bonzai” adıyla piyasaya sürülen ürünlerde bulunabilen 5F-ADB ve MDMB-INACA çıktı. Beş ayrı numunenin dokuz yöntemle incelendiği raporda kan, idrar ve tırnak örnekleri negatif sonuçlanırken Özgüven hakkında TCK’nin 191/1. maddesi kapsamında ayrı soruşturma başlatıldı.

Mehmet Selim İmamoğlu’ndan 390 bin avro ve 772 bin liralık tekne için aile borcu savunması: MASAK raporunu hedef aldı

İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında savunma yapan Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, Hırvatistan’daki şirketine aktarılan yaklaşık 390 bin avroyu annesi ve dedesinden, 772 bin liralık sportif yelkenlinin parasını ise babasından borç aldığını öne sürdü. Yüz binlerce avroluk para trafiğini “aile borcu” savunmasıyla açıklamaya çalışan sanık İmamoğlu, MASAK’ın tespitlerine “mükerrer kayıt” suçlamasıyla karşı çıkarken haberleri yayımlayan basın kuruluşlarını da hedef aldı.

Serhat Kılıç soruşturmasında yeni ayrıntılar: Özlem Esmergül’ün ifadesi ve olay yeri inceleme raporu dosyada

Kağıthane Nurtepe'de evinde ölü bulunan oyuncu Serhat Kılıç'ın 8 yıllık kız arkadaşı Özlem E. emniyette ifade verdi. Özlem E., Kılıç'ın 3 Eylül'de boyun fıtığı ağrısı yüzünden sete gitmediğini, aynı gün saat 16.00'da ağlamaklı arayıp setten atıldığını söylediğini, sonraki iki gün arama ve mesajlarına dönmediğini anlattı. Kılıç’ın evindeki şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada, kız arkadaşı Özlem Esmergül’ün savcılık ifadesi ve olay yeri inceleme raporu ortaya çıktı.

Katar’da Türkçe Öğrenenlerin Sayısındaki Artış İki Ülke İlişkilerine Olumlu Bir Katkı Sağlıyor

“Katar’da Türkçe Öğretimi” başlıklı çalışma, Katar’daki Türkçe eğitiminin gelişimini ele alırken, bu eğilimin Türkiye-Katar ilişkilerinin toplumsal ve kültürel boyutuyla bağlantısını da ortaya koyuyor.

Türkiye’nin Katar’la geliştirdiği güçlü ilişkiler, iki ülke vatandaşlarının birbirlerinin kültürlerine olan ilgisini artırıyor. Katarlıların Türkiye’ye yönelik seyahatlerinin artması, Türk kültürünün daha fazla tanınması ve Türkiye ile Katar arasındaki eğitim ve kültür faaliyetlerinin yoğunlaşması Türkçe öğrenme talebini de destekliyor.

Whatsapp Image 2026 09 07 At 15.02.56

Kitapta Türkçe öğrenmenin, Türkiye ile Katar arasındaki kültürel yakınlaşmanın hem sonucu hem de bu yakınlaşmayı güçlendiren unsurlardan biri olduğu değerlendiriliyor.

Dr. Muhammed Mazhar Şahin, Türkçenin yabancı dil olarak öğretimini uluslararası ilişkiler perspektifinden değerlendirerek, dilin kültürel diplomasi açısından taşıdığı öneme dikkat çekiyor.

Türkçenin öğrenilmesiyle birlikte Türkiye’nin tarihi, kültürü ve toplumsal yaşamı hakkında daha fazla bilgi edinilmesinin mümkün olduğu belirtilirken, bunun iki toplum arasında uzun vadeli kültürel bağların oluşmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Kitap, Katar’da Türkçe öğretiminin mevcut yapısını ve bu alanda faaliyet gösteren kurumları inceleyerek, Türkçenin Katar’daki geleceğine ilişkin de önemli bir çerçeve sunuyor.

Muhabir: Haber Merkezi

184 "müstehcen" hesaba erişim engeli! Gizem Bağdaçiçek, Esra Rabia Ünal, Elif Karaaslan... Onlyfansçiler ve teşhirciler listede

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü müstehcenlik soruşturmasında 184 hesap ve linke erişim engeli getirildi. Listede Onlyfans isimli sapkın uygulamada yayın açan ve Instagram'da abonelik sistemi ile müstehcen paylaşımlar yapan sözde fenomenler de yer aldı. Gizem Bağdaçiçek, Esra Rabia Ünal, Fidan Atalay ve Elif Karaaslan gibi teşhirci isimlerin hesapları da engellendi. Öte yandan müstehcen içeriklerin incelenmesine devam edildiği öğrenildi.

CHP ile Yeni Parti arasında Nuri Aslan düğümü... 'Müslim Sarı’nın teklifini geri çevirdi' iddiası

Güdümünde hareket ettiği Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifasına rağmen henüz partiden kopmayan İBB Başkanvekili Nuri Aslan’ın, Kılıçdaroğlu yönetiminin önemli isimlerinden Müslim Sarı’nın görüşme teklifini reddettiği öne sürüldü. Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel’in taziye ziyaretleriyle markaja aldığı Aslan, 30 Ağustos’ta Yeni Parti çelengiyle poz vermişti. Aslan’ın İBB Meclisindeki aritmetik denge nedeniyle Yeni Parti saflarına geçmediği konuşuluyor.

Çanakkale'ye gelen Çinli turistlerin yeni gözdesi oldu! Sabahları ritüele dönüştürdüler

Çanakkale Kültür Yolu Festivali için kente gelen Çinli turistlerin ilgi odağı bölgenin zeytinyağı oldu. Adatepe'de zeytinyağı üretimini yakından inceleyen ve farklı ürünleri tadan ziyaretçilerden biri, Türk yemeklerini ve zeytini çok sevdiğini belirterek zeytinyağını sabahları ekmekle tatmayı bir ritüele dönüştürdüklerini anlattı.

Ahbap Derneği soruşturmasında 5. dalga operasyon: 20 ilde eş zamanlı baskın

Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin soruşturmada 5’inci dalga operasyon başlatıldı. İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonun görüntüleri dikkat çekti. Soruşturma kapsamında 6 Şubat–31 Aralık 2023 tarihleri arasında 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 950 milyon TL’nin ise nakit çekildiği belirlendi.

Kabine toplantısı başladı! Terörsüz Türkiye, OVP ve 15 bin kiralık sosyal konut masada

Başkan Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kabine toplantısı Beştepe'de başladı. Toplantıda Terörsüz Türkiye sürecindeki son durum, Suriye'deki gelişmeler, ABD-İran çatışması ve ekonomideki yeni hedefler ele alınacak. İstanbul'da hayata geçirilmesi planlanan 15 bin kiralık sosyal konut projesinin şartlarının da gündeme gelmesi bekleniyor.

Bakan Uraloğlu duyurdu: Tren biletinde yeni sistem! Boş yer açılınca bildirim gelecek

Tren bileti bulamayan yolcular için yeni uygulama devreye alındı. TCDD Taşımacılık'ın “Boş Yer Takip Butonu” sayesinde bilet bulunamayan trenlerde iade, iptal veya başka bir nedenle yer açıldığında yolcular otomatik olarak bilgilendirilecek. Böylece bilet satış ekranını sürekli kontrol etmeye gerek kalmayacak.

Ahbap'a 5. dalga operasyon! 20 ilde 53 şüpheli için gözaltı kararı

Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin soruşturmada 5. dalga operasyon düzenlendi. İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli için gözaltı kararı verilirken, incelemelerde 6 Şubat-31 Aralık 2023 arasında 4,3 milyar TL bağış toplandığı, 950 milyon TL'nin nakit çekildiği ve 4,2 milyar TL çıkış olduğu belirlendi.

40 yıla kadar hapsi istenen Veyis Ateş tahliye oldu! Suçlamaları reddetti, tanık ifadelerine itiraz etti: Mehmet Akif Ersoy benden özür diledi

Uyuşturucu suçlamaları kapsamında tutuklu bulunan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Veyis Ateş hâkim karşısına çıktı. Suçlamaları reddeden Ateş, aleyhindeki tanık ifadelerine itiraz etti, uyuşturucu testinin negatif çıktığını hatırlatarak “Neden bayram şekeri gibi ikram edeyim?” dedi. Ateş, Mehmet Akif Ersoy'un kendisinden özür dilediğini ifade etti. Ateş, ilk duruşmada tahliye oldu.

Kayıp denizcinin kızına son sözü ortaya çıktı: “Bu son seferim” dediği gemi çarpışmadan 11 dakika sonra battı

Marmara Denizi'nde ALSU isimli ticari gemiyle çarpıştıktan 11 dakika sonra batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazı 720 metre derinlikte bulundu. Kayıp 10 mürettebat için aramalar sürerken personelin sefer sırasında çektiği son görüntüler ortaya çıktı. Güverte lostromosu Nidai Duman'ın kızına 'bu son seferim' dediği öğrenildi.

Süresiz nafaka düzenlemesinde kritik tarih: Yeni yasal düzenleme ekim ayındaki pakette geliyor

Adalet Bakanı Akın Gürlek, süresiz nafaka ve boşanma davalarına ilişkin yeni düzenlemeler için tarih verdi. Gürlek, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin ekim ayında Meclis gündemine gelecek paket kapsamında hayata geçirilmesinin planlandığını açıkladı.

Tehlikeli yol tarih oluyor: Bahçesaray Gevaş hattına dev tünel... 3 bin rakımlı dağların altından geçecek

Çetin kış şartları ve çığ tehlikesi nedeniyle aylarca ulaşıma kapanan Van Bahçesaray kara yolunda tarihi proje hayata geçiyor. Başkan Erdoğan'ın talimatıyla Gevaş ile Bahçesaray arasına inşa edilecek 13 kilometrelik tek tüp tünel için zemin etüt ve sondaj çalışmaları başladı. Projenin tamamlanmasıyla birlikte 3000 rakımlı Karabet Geçidi'ndeki çile sona erecek, ilçeye güvenli ve kesintisiz ulaşım sağlanacak. Yıllardır kış aylarında Bitlis Hizan üzerinden alternatif güzergahı kullanmak zorunda kalan bölge halkı, dev yatırım sayesinde merkeze çok daha kısa sürede ve güvenle ulaşabilecek.

Fethiye Körfezi'nde 16,2 milyon metreküp dip çamuru temizlenecek! Mapa-Şamandıra Sistemi devrede

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında Fethiye Körfezi ve Göcek koylarında çevre koruma çalışmalarını sürdürüyor. Fethiye Körfezi'nde 16 milyon 268 bin 925 metreküp dip çamuru temizlenecek, Göcek koylarında ise Mapa-Şamandıra Yönetim Sistemleri ile deniz çayırlarının korunması amaçlanıyor.

Pompeiopolis'te yeni keşif: 105 metrekarelik M.S. 4. yüzyıl mozaiği ve Eros başı gün yüzüne çıkarıldı

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti'nde sürdürülen kazılarda, bazilikanın orta nefinde M.S. 4. yüzyıla tarihlenen yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiği ortaya çıkarıldı. Kazılarda ayrıca M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başı gün yüzüne çıkarıldı.

Bakan Gürlek'ten Kaşif Kozinoğlu mesajı: "Hiçbir dosyanın unutulmasına müsaade etmeyeceğiz"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Gürlek, “Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz.” dedi.

Süresiz nafaka düzenlemesinde son tarih ekim... Boşanma davalarında yeni dönem! Bakan Gürlek duyurdu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, nafaka ve boşanma düzenlemelerinin Ekim ayında meclise sunulacak yeni yargı paketiyle hayata geçirileceğini duyurdu. Yeni sistemde nafaka süresi evlilik süresinin yarısı kadar olacak ve boşanma davaları hızlandırılacak. Düzenlemeyle birlikte boşanma, velayet ve mal paylaşımı davaları ayrı ayrı görülebilecek.

Türkiye toryumda yeni döneme imza attı: TENMAK ile Danimarkalı Copenhagen Atomics anlaştı, nükleer yakıt yerli imkânla üretilecek

Türkiye, toryum kaynaklarının yeni nesil nükleer teknolojilerde değerlendirilmesi için yeni bir iş birliğine imza attı. TENMAK ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında imzalanan mutabakat zaptıyla, nükleer yakıt standartlarını karşılayan toryum bileşiklerinin yerli imkânlarla üretilmesi hedefleniyor.

Ahbap'a 5. dalgada 20 ilde 53 gözaltı kararı! Bilirkişi raporu TAKVİM'de: 4,2 milyar TL harcandı, depolar tıkabasa çıktı

Depremzedelerin rızkına göz diken Haluk Levent'in kurduğu Ahbap'a 5. dalga operasyon düzenlendi. Deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturmada İstanbul merkezli 20 ilde 53 şüpheli için gözaltı kararı verildi. İzmit'teki depolarda ise yüzlerce yardım malzemesinin bekletildiği tespit edildi. TAKVİM bilirkişi raporuna ulaştı, Adalet Bakanı Akın Gürlek operasyonun detaylarını açıkladı. Buna göre, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında 4,3 milyar TL bağış toplandı, 950 milyon TL'nin ise nakit olarak çekildi. 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 TL transfer kayıtlara geçti.

Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde 10 kişi gözaltına alındı! Kamera kayıtlarında dikkat çeken detay

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada 10 kişi gözaltına alındı. Kamera kayıtlarında gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün, Kozinoğlu'nun koğuşundan basılan acil durum butonunun sesini bastırmak için radyonun sesini açtığı belirlendi. Yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Kaşif Kozinoğlu’nun ölüm günü! Kırık kalp sendromuna ilişkin kendi sözleri ve tanık ifadeleri ortaya çıktı: Coraspirin şüphesi FETÖ izi

Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin dosya 15 yıl sonra yeniden açıldı. Kozinoğlu'nun geçmişte anlattığı “kırık kalp sendromu”, eşinin ve koğuş arkadaşlarının kalp rahatsızlığına dair ifadeleri yeniden gündeme geldi. 2012’de ihmal bulunmadığı belirtilen dosyada, bazı görevliler ve sağlık personeli yönünden ihmal olup olmadığının araştırılması istendi. Dosyanın daha sonra yapılan incelemesinde, Kozinoğlu'nun ölümünden önce cezaevi müdürlüğünden 'coraspirin' ve bir vitamin hapı istediği, avukatlarının ise otopside bu vitamin ilacı yönünden inceleme yapılmamış olmasından şüphelendiklerini bildirdikleri kaydedildi.

Terörsüz Türkiye hesaplarını bozdu! MOSSAD'dan ikinci Yahudi-Kürt konferansı: Londra'daki Arz-ı Mev'ud ittifakının şifreleri

Terörsüz Türkiye süreci en büyük darbeyi İsrail'e vurdu. PKK'dan sonra SDG'nin lağvolması ile 'Teröristan' planı çöken İsrail, MOSSAD eliyle Londra'da ikinci Kürt-Yahudi Kongresi'ni topladı. 'Kürtler silahlandırılsın' diyen Yehuda Ben Yosef'in organize ettiği etkinliğe İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar video mesaj gönderdi. HDP'li eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, siyonist Ofra Bengio'yu 'Kürt annesi' ilan etti. Londra'da boy gösteren MOSSAD'ın etki ajanı Suzan Quitaz ise PJAK'ın silahlandırılması için Jerusalem Post'ta yazılar kaleme aldı. PJAK 'Varlığımızı sürdüreceğiz' derken, PJAK'lıların İsrail'de silahlı eğitim aldığı öne sürüldü.

Muğla’da FETÖ şüphelilerine kaçış operasyonu! Tekneyle yurt dışına çıkmaya çalışan 9 kişi yakalandı

Muğla’nın Datça ilçesi açıklarında yurt dışına kaçmaya çalıştıkları belirlenen 9 FETÖ şüphelisinin bulunduğu Rusya bayraklı tekne Sahil Güvenlik ekiplerince durduruldu. Teknede şüphelilerin yanı sıra 1 kaptan ve 2 çocuk olmak üzere 12 kişi yakalandı.

İstanbul'da Okula Uyum Haftası trafiği: Anadolu Yakası'nda yoğunluk yüzde 75'e, kent genelinde yüzde 65'e çıktı

İstanbul'da 'Okula Uyum Haftası' ile haftanın ilk iş gününün birleşmesi trafikte yoğunluğa neden oldu. Okul servislerinin de yollara çıktığı sabah saatlerinde Avrupa ve Anadolu Yakalarında birçok noktada araçlar güçlükle ilerlerken, Anadolu Yakası'ndaki trafik yoğunluğu yüzde 75 olarak ölçüldü.

Fethiye'de 16,2 milyon metreküp dip çamuru temizlenecek: Deniz çayırları için Mapa-Şamandıra Sistemi kurulacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sıfır Atık Mavi Projesi kapsamında Fethiye Körfezi'nde 16,2 milyon metreküp dip çamurunun temizleneceğini açıkladı. Göcek koylarında devreye alınan Mapa-Şamandıra Sistemi ile deniz çayırlarının korunması, kontrolsüz tekne bağlamanın önlenmesi ve deniz trafiğinin düzenlenmesi amaçlanıyor.

Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde 10 kişi gözaltına alındı! Kamera kayıtlarında FETÖ'cü gardiyanın radyo oyunu ortaya çıktı

FETÖ kumpasıyla girdiği cezaevinde şüpheli şekilde ölen Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin sır perdesi aralandı. Gardiyan Ferhat Veysi Gül'ün, Kozinoğlu'nun koğuşundan basılan acil durum butonunun sesini bastırmak için radyonun sesini açtığı belgelendi. Yürütülen operasyon kapsamında 10 kişi gözaltına alındı. FETÖ firarisi 1 şüphelinin yurt dışında olduğunu belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, 'Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz.' ifadelerini kullandı.

Girne'deki gemi faciasında bilirkişi raporu ortaya çıktı: Kaptan gemiyi durdurmadı, yolculardan önce terk etti

Girne'de yolcu gemisinin batması sonucu 14 kişinin yaşamını yitirdiği, 14 kişinin de kaybolduğu acı olayla ilgili bilirkişi raporu, vahameti gözler önüne serdi. Bilirkişi Kaptan Ulus Göker, 'Kaptanın yapacağı en basit şey durmaktı. Gemi durdurulsaydı kimseye bir şey olmazdı' dedi.

Serhat Kılıç'ın kız arkadaşı Özlem E. ifade verdi: Ağlamaklı sesle arayıp setten atıldığını söyledi, sonra aramalara dönmedi

Kağıthane Nurtepe'de evinde ölü bulunan oyuncu Serhat Kılıç'ın 8 yıllık kız arkadaşı Özlem E. emniyette ifade verdi. Özlem E., Kılıç'ın 3 Eylül'de boyun fıtığı ağrısı yüzünden sete gitmediğini, aynı gün saat 16.00'da ağlamaklı arayıp setten atıldığını söylediğini, sonraki iki gün arama ve mesajlarına dönmediğini anlattı.

Kabinenin gündemi yoğun: Terörsüz Türkiye'de yeni adımlar ve kiralık sosyal konut projesi değerlendirilecek

Başkan Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilecek kabine toplantısında Terörsüz Türkiye süreci, Suriye ve bölgedeki gelişmeler, ABD-İran çatışması ve ekonomi başlıkları masaya yatırılacak. Toplantının ardından kiralık sosyal konut projesinin Türkiye geneline yayılması konusunda yeni bir müjdenin gelmesi bekleniyor.

Kabine Toplantısı sonrası Başkan Erdoğan'dan net mesaj: Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından iç ve dış gündeme ilişkin kritik mesajlar verdi. “Bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız” diyen Erdoğan, Türkiye’nin bölgedeki hasmane adımları tribünden seyretmeyeceğini vurgulayarak, “Türkiye’ye dost olan kazanacak, düşman olan kaybedecek” ifadelerini kullandı. Hürmüz’deki düğüm çözülmedikçe petrol fiyatlarının dünyayı zorlamayı sürdüreceğini belirten Erdoğan, İsrail’in tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını herkesin ödediğini söyledi. Ekonomi politikalarında rota değişikliği olmayacağını açıklayan Erdoğan; 500 bin sosyal konutun teslim takvimini, İstanbul’daki 15 bin kiralık konutun başvuru tarihini ve Yarısı Bizden Kampanyası’nın 31 Aralık 2027’ye kadar uzatıldığını duyurdu.

Şampiyonluk sonrası parkede renkli anlar: Elif Şahin, Derya Cebecioğlu'nun röportajına böyle dahil oldu

A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Trendyol Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya'yı nefes kesen mücadelede 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu. Filenin Sultanları'ndan Zehra Güneş, Derya Cebecioğlu, Gizem Örge ve kaptan Eda Erdem şampiyonluk sonrası açıklamalarda bulundu.

Şanlıurfa'da tarım işçilerini taşıyan minibüs sulama kanalına devrildi: 19 kişi yaralandı

Şanlıurfa'nın Akçakale ilçesinde tarım işçilerini taşıyan minibüsün kontrolden çıkarak sulama kanalına devrilmesi sonucu aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 19 kişi yaralandı. Olay yerine sevk edilen ekiplerce araçtan çıkarılan yaralılar hastanelere kaldırılırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Sokak ortasında engelli genci darp etti: O anlar güvenlik kamerasına yansıdı

Adana'nın Kozan ilçesinde aracını durduran sürücü C.D., yol ortasında karşılaştığı yüzde 45 işitme engelli Muhammed Sonbaş'ı henüz bilinmeyen bir nedenle tekme ve yumruklarla darbetti. Çevredekilerin tepkisi üzerine şüphelinin olay yerinden uzaklaştığı o anlar bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

Tuğba Ekinci'nin ifadeleri ortaya çıktı! Emniyette 'spor yapıyordum' dedi, savcılıkta 'tahmin ediyordum, yine de paylaştım'

5 ilde düzenlenen müstehcenlik operasyonunda tutuklanan Tuğba Ekinci ve Ahmet Yılmaz’ın ifadeleri ortaya çıktı: Ekinci’den “Tahmin ediyordum, yine de paylaştım” savunması gelirken, fenomen Ahmet Yılmaz tüm paylaşımları kabul ederek pişman olduğunu söyledi.

Markanın kime ait olduğunu alışverişte öğrenmek mümkün: Yerlimi.net barkodla 2.200'e yakın markayı tarıyor

Market alışverişinde aldığınız ürünün gerçekten yerli mi yoksa yabancı mı olduğunu merak ediyorsanız, cep telefonunuzla barkod okutarak saniyeler içinde öğrenmeniz artık mümkün. Tüketicilerin menşei farkındalığını artırmak ve yerli üreticileri ön plana çıkarmak amacıyla hayata geçirilen Yerlimi.net, 2 bin 200'e yakın markanın güncel sermaye yapısını ve ortaklık durumlarını tek bir platformda buluşturuyor. Gazze'de yaşanan insani krizin ardından yerli üretimi ve bilinçli tüketimi desteklemek fikriyle geliştirilen bu dijital veri tabanı, market raflarında kararsız kalan tüketicilere akıllı telefon kameraları üzerinden anlık barkod tarama kolaylığı sunuyor.

Böcek'e fuhuş soruşturmasında 3 tutuklama kararı... 20 kadına iş ve yardım vaadiyle tuzak! 8 mağdurdan şikayet

CHP’li Muhittin Böcek hakkında yürütülen fuhuş soruşturmasında skandal ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Savcılık koordinesinde yürütülen tahkikatta fuhşa aracılık eden şebeke deşifre edilirken, şüphelilerden 3 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ağlarına düşürdükleri 20 mağdur kadından 11 kişiyi işe alma vaadiyle, 9 kişiyi ev kirası, beyaz eşya ve aile yardımı yalanlarıyla tuzağa çeken çetenin kirli çarkı adli makamlarca belgelendi. 8 mağdur kadın savcılıkta şikayetçi oldu.

Serhat Mustafa Kılıç'ın ölümünün ardından iki ayrı tepki: Şoray Uzun bilgi kirliliğine, Yıldıray Şahinler “yapay zekâ” iddialarına karşı çıktı

Ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç'ın İstanbul'daki evinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmesinin ardından sanat dünyasında üzüntü ve tepki bir arada yaşandı. Oyuncu arkadaşları Yıldıray Şahinler ve Şoray Uzun, Kılıç'ın vefatı sonrası sosyal medyada ortaya atılan iddialara ve yapılan yorumlara sert sözlerle karşı çıktı. Şahinler, son mesajlaşmalarına yönelik “yapay zekâ” iddialarına tepki gösterirken, Şoray Uzun ise resmi açıklama yapılmadan varsayımların gerçekmiş gibi sunulmaması gerektiğini vurguladı.

Batman'da kontrolden çıkan tır kaza yaptı: Sürücü Mesut Geçit yaşamını yitirdi

Batman'da sabah saatlerinde meydana gelen kazada, 44 yaşındaki Mesut Geçit idaresindeki tır sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak kaza yaptı. Çevredekilerin ihbarı üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, sürücü Geçit'in olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

DEM Parti kongresinde Bakırhan ve Hatimoğulları güven tazeledi... "Terörsüz Türkiye" vurgusu! PM'ye 33 yeni isim

DEM Parti 5. Olağan Kongresinde yapılan seçimlerde geçerli 535 oyun tamamını alan Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları yeniden Eş Genel Başkanlık görevine getirildi. Seçim öncesi yapılan konuşmalarda Türkiye Yüzyılı, Terörsüz Türkiye süreci, eşitlik ve barış süreci vurguları öne çıktı. Parti yönetimi yeni döneme hazır olduklarını ve toplumsal barışın inşası için sorumluluk alacaklarını duyurdu. Gizli ajandaları olmadığını aktaran Bakırhan, süreci sabote etmek isteyenlerin karşılarında ilk olarak kendilerini bulacağını dile getirdi. Hatimoğulları, silahların sustuğu yeni dönemin tarihi fırsat sunduğunu belirtti.

CHP'li Muhittin Böcek iş vaadiyle Epsteinvari fuhuş ağı kurdu! Organizatör Tuğçe Güney: İki kadın daha itirafçı oldu

CHP'li Muhittin Böcek'in Antalya'da kurduğu pedofili fuhuş ağında mide bulandıran yeni itiraflar dosyaya girdi. İki mağdur kadın belediyede iş vaadiyle Böcek'in evine götürüldüklerini anlattı. Fuhuş ağını Tuğçe Güney'in organize ettiği ortaya çıkarken, Güney'in kadınları “Muhittin Böcek belediye başkanı, onunla birlikte olursan sana belediyede iş verir, maddi olarak sana ve ailene yardımcı olur' diyerek kafeslediği öğrenildi. Bir kadın Böcek'le 2 bin TL karşılığında cinsel ilişki yaşadığını itiraf etti. Şikayetçi olan diğer mağdur ise 'İşe girerim diye gittim, tacize uğradım. Böcek bacaklarımı ve göğüslerimi ellerken Tuğçe bana 'Kendini geri çekme' diye telkin verdi' dedi.

Çanakkale'nin Gastronomi mirası uluslararası ziyaretçinin deneyimine sunuluyor! Çinli turistlerin yeni gözdesi...

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Çanakkale Kültür Yolu Festivali, yerli ziyaretçilerin yanı sıra kenti ziyaret eden yabancı turistlerin de ilgisini çekiyor. Festival kapsamında kentin kültürel ve gastronomik değerlerini keşfeden Çinli turistler, Adatepe’de yer alan Lezzet Noktalarını ziyaret ederken bölgenin zeytin ve zeytinyağı kültürüne de yoğun ilgi gösterdi. Adatepe Zeytinyağı Müzesi’ni gezen ziyaretçiler, zeytinin üretimden sofraya uzanan yolculuğunu öğrenirken farklı zeytinyağlarını da tatma fırsatı buldu.

Pompeilopolis'te binlerce yıllık miras gün ışığına kavuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda M.S. 4. yüzyıla tarihlenen, geometrik kompozisyonlardan oluşan ve oldukça iyi korunmuş yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiğinin açığa çıkarıldığını açıkladı. Orta nefteki mozaik döşemesinin tamamının henüz ortaya çıkarılmadığını belirten Ersoy, 2026 yılı çalışmalarında M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen bir Eros başının da bulunduğunu bildirdi.

Muhittin Böcek’in mektubundaki hitap farkı dikkat çekti

Cezaevinde bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in yayımladığı mektupta, Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu için kullandığı farklı ifadeler siyasi kulislerde tartışma yarattı. Böcek’in Özel’den “Sn. Özgür Özel” diye bahsederken Kılıçdaroğlu’nu “CHP Genel Başkanımız” olarak nitelendirmesi dikkat çekti.

Melih Gökçek'e iftira atan Murat Ağırel'e sert tepki: İspatlamak zorundasın!

Gazeteci Yusuf Alabarda, Melissa Bağcı’nın sunduğu ve Beyaz TV ekranlarında yayınlanan 7. Gün programında, Murat Ağırel’in eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve ailesi hakkındaki iftiralarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Başkan Altay: Kentsel dönüşüm ve kamulaştırmaya yaptığımız yatırım tutarı 25 milyar 685 milyon lira

 Konya’nın tarihî dokusunu koruyarak geleceğe taşıyan kentsel dönüşüm ve kamulaştırma çalışmalarında bugüne kadar gelinen noktayı açıklayan Başkan Altay, “Göreve geldiğimiz günden bugüne toplam 1 milyon 344 bin metrekarelik alanda, 1.920 bağımsız bölüm ve 702 binanın kamulaştırmasını tamamladık. 2018 yılından bu yana gerçekleştirdiğimiz tüm kamulaştırmaların güncel toplam bedeli 13 milyar 685 milyon liraya ulaştı. İşin içine kentsel dönüşüm çalışmalarımızı dâhil ettiğimizde ise yaptığımız işin önemi daha da ortaya çıkıyor. 2018 yılından bugüne kentsel dönüşüm ve kamulaştırma için güncel bedelle yaptığımız yatırım tutarı tamı tamına 25 milyar 685 milyon lira oldu” dedi. “Bizler, hemşehrilerimizden aldığımız güçle; tarihinden ilham alan, istikbale güvenle yürüyen bir Konya için çalışıyoruz” diyen Başkan Altay, “Bu büyük dönüşüm yolculuğunda, Konya’nın daha güvenli ve yaşanabilir hâle gelmesi için ortaya koyduğumuz çalışmalara öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’a şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen kentsel dönüşüm ve kamulaştırma projeleriyle ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi.

Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta düzenlenen programda konuşan Başkan Altay, Konya gibi aziz bir şehirde atılan her adımın; dünden bugüne, bugünden yarına uzanan büyük bir emanet zincirine dokunduğunu söyledi.

Şehrin dört bir noktasında gerçekleştirdikleri kentsel dönüşüm çalışmaları ile Konya’nın ihtişamlı mazisini, geleceğin modern yapısıyla buluşturmayı hedeflediklerini kaydeden Başkan Altay, “Bizim için bu çalışmalar; Selçuklu dârülmülkü Konya’nın asırlara uzanan mührünü, şehrimizin her noktasında yeniden görünür kılma gayretidir” ifadelerini kullandı.

“BİZİM DÖNÜŞÜM ANLAYIŞIMIZDA GEÇMİŞLE GELECEĞİ AYNI UFUKTA BULUŞTURMAK VARDIR”

Başkan Altay, bir yandan tarihî mekânları ihya ederken, bir yandan da şehrin hafızasını diri tuttuklarını belirterek, “Üzeri kapanmış, saklı kalmış değerleri gün yüzüne çıkarıyor, yorgun düşmüş mekânları yeniden ayağa kaldırıyor, geçmişin izlerini bugünün hayatıyla buluşturuyoruz. Böylece Konya’nın tarihini sadece kitaplarda anlatılan bir miras olmaktan çıkarıp; meydanlarında, sokaklarında, yapılarında ve günlük hayatın içinde yaşayan bir hakikate dönüştürüyoruz. Bizim dönüşüm anlayışımızda geçmişle geleceği aynı ufukta buluşturmak vardır. Bizler Selçuklu’nun vakarını, Mevlâna’nın irfanını, Konya’nın sükûnetini ve Anadolu’nun derin şehir terbiyesini bugünün imkânlarıyla yeniden yorumluyoruz. Şunu çok iyi bilmek gerekir ki; Konya, ruhu olan bir şehirdir. Bu ruhu korumadan yapılan her çalışma eksik kalır. İşte bizler de attığımız her adımda; tarihî dokuyu güçlendiren, şehir estetiğini yücelten, medeniyet mirasımıza sahip çıkan bir anlayışla hareket ediyoruz” diye konuştu.

TÜKİYE’NİN EN BÜYÜK İHYA PROJESİ “DARÜLMÜLK PROJESİ”

Başkan Altay daha sonra Konya genelinde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm projelerini ve kamulaştırma çalışmalarını sunum eşliğinde detaylı şekilde anlattı. İlk olarak Türkiye’nin en büyük ihya projesi olan Darülmülk Projesi kapsamında gelinen son durumu paylaşan Başkan Altay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla birlikte yürütülen proje ile şehir merkezinin 20 farklı noktasında kentsel dönüşüm ve yenileme çalışması gerçekleştirdiklerini anımsattı. 

Başkan Altay, şöyle devam etti: “Türbeönü Çarşıları, Taş Bina, Aladdin Caddesindeki binaların yenilenmesi, Depo No:4, Meydan Evleri ve Velespit Müzesi gibi projelerimizi tamamladık. Yine yapımını tamamladığımız Darülmülk Sergi Sarayını valiliğimize devrettik. Eski belediye binamızın olduğu bölgeye kazandıracağımız Türkiye’nin ilk Sıfır Atık binası olacak Şehir Kütüphanemiz ile Meram Belediyemizle birlikte yürüttüğümüz Büyük Larende Dönüşümü ve Karatay Belediyemizle birlikte yürüttüğümüz Mevlana Arkası Kentsel Yenileme Projemiz devam ediyor. Peynir Pazarı’nda ise fiziki ömrünü tamamlamış yapıların yıkımını tamamladık. Darülmülk İhya Projemizin önemli halkalarından biri olan Peynir Pazarı Kentsel Dönüşüm Projemizi, Tarihî Osmanlı Buğday Pazarı ile Melike Hatun Çarşısı arasında yürütüyoruz.” 

Başkan Altay konuşmasının devamında ise Nalçacı Caddesi Kentsel Dönüşümü, Şems-i Tebrizi Mahallesi Kentsel Dönüşümü, Mengüç Caddesi Kentsel Dönüşümü, Sanayi Bölgeleri Kentsel Dönüşümü, Kadınhanı Kentsel Dönüşüm, Ilgın Osmanlı Kent Meydanı Kentsel Dönüşüm, Beyşehir Eşrefoğlu Camii ve Çevresi Kentsel Dönüşümü projeleri hakkında bilgi verdi. 

“KAMULAŞTIRMADA TEMEL İLKEMİZ, VATANDAŞIMIZIN HAKKINI VE HUKUKUNU KORUMAKTIR”

Kentsel dönüşüm projelerinden sonra kamulaştırma çalışmalarına da değinen Başkan Altay, “Kamulaştırma, dışarıdan bakıldığında bir taşınmazın satın alınması gibi görülebilir. Oysa her kamulaştırmanın ardında; açılacak yeni bir yol, oluşturulacak bir meydan, gün yüzüne çıkarılacak tarihî bir eser, yapılacak bir park, otogar, pazar yeri veya kamu tesisi bulunmaktadır. Bu süreçlerde temel ilkemiz her zaman vatandaşımızın hakkını ve hukukunu korumaktır. Bu nedenle önceliğimizi uzlaşmaya veriyor; bedelleri hakkaniyetle belirliyor, süreci şeffaflıkla ve karşılıklı rıza anlayışıyla yürütüyoruz. Bu doğrultuda şehir merkezimizde ve ilçelerimizde önemli kamulaştırma işlemleri gerçekleştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

KONYA MERKEZDE VE İLÇELERDE YÜRÜTÜLEN KAMULAŞTIRMA ÇALIŞMALARINI ANLATTI

KONYARAY Banliyö Hattı, Taş Bina Arkası İmar Yolu Kamulaştırma Çalışması, Merkez İmam Hatip Önü Rekreasyon Alanı Kamulaştırma Projesi, Celaleddin Karatay, Sultan Abdülhamid Han, İsmail Ketenci, Alparslan Türkeş, Kazakistan, Karabağ, Necmettin Erbakan, Küçük Aymanas, Taş Cami Uzunharmanlar, Beyşehir, Şehit Ömer Halisdemir gibi şehir merkezinde bulunan önemli caddelerdeki kamulaştırma çalışmalarını anlatan Başkan Altay, yine şehrin kalbinin attığı bölgelerdeki önemli kamulaştırma çalışmalarının detaylarından da bahsetti. 

Kamulaştırma çalışmalarını sadece merkezle sınırı tutmayarak ilçelerde de son derece önemli kamulaştırma hamleleri yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, merkez dışındaki ilçelerde yürütülen kamulaştırma çalışmaları hakkında da detaylı bilgi verdi.

“2018 YILINDAN BUGÜNE KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KAMULAŞTIRMA İÇİN YAPILAN YATIRIM MİKTARI 25 MİLYAR 685 MİLYON LİRA OLDU”

Başkan Altay, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğüne dikkati çekerek, “Yaptığımız işlerin büyüklüğünü rakamlarla ifade etmek gerekirse sadece 2025 yılında içerisinde; 279 bin 314 metrekarelik alanda, 166 bağımsız bölüm ve 18 binanın kamulaştırmasını gerçekleştirdik. Bu çalışmaların güncel kamulaştırma bedeli 3 milyar 117 milyon lira oldu. Göreve geldiğimiz günden bugüne ise toplam 1 milyon 344 bin metrekarelik alanda, 1.920 bağımsız bölüm ve 702 binanın kamulaştırmasını tamamladık. 2018 yılından bu yana farklı kamu kurum ve kuruluşlarıyla birlikte yaklaşık 5 milyar lira kamulaştırma harcaması gerçekleştirdik. Böylelikle gerçekleştirdiğimiz tüm kamulaştırmaların güncel toplam bedeli 13 milyar 685 milyon liraya ulaştı. İşin içine kentsel dönüşüm çalışmalarımızı dâhil ettiğimizde ise yaptığımız işin önemi daha da ortaya çıkıyor. 2018 yılından bugüne kentsel dönüşüm ve kamulaştırma için güncel bedelle yaptığımız yatırım tutarı tamı tamına 25 milyar 685 milyon lira oldu. Şehrimiz için, hemşehrilerimiz için hayırlı olsun” diye konuştu.

“İSTİKBALE GÜVENLE YÜRÜYEN BİR KONYA İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

Bu çalışmaların çok büyük bir emeğin, özverinin ve adanmışlığın sonucu olduğunu vurgulayan Başkan Altay, “Her bir projenin ardında güvenli bir evde yaşayacak ailelerimiz, nefes alacak mahallelerimiz, yeniden görünür hâle gelecek tarihî eserlerimiz, ulaşımı rahatlatacak caddelerimiz ve geleceğe daha güçlü yürüyen bir Konya vardır. Bizler, hemşehrilerimizden aldığımız güçle; tarihinden ilham alan, istikbale güvenle yürüyen bir Konya için çalışıyoruz. Kökleri Selçuklu’ya, ufku Türkiye Yüzyılı’na uzanan Konya’mızı; geçmişinden aldığı güçle geleceğe taşıyoruz” cümlelerini kullandı.

BAŞKAN ALTAY CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR ETTİ

Başkan Altay, “Bu büyük dönüşüm yolculuğunda, Konya’nın daha güvenli ve yaşanabilir hâle gelmesi için ortaya koyduğumuz çalışmalara öncülük eden Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Projelerimizin hayata geçirilmesinde büyük katkıları bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız, hemşehrimiz Sayın Murat Kurum’a, Kentsel Dönüşüm Başkanlığımıza, TOKİ Başkanlığımıza, Emlak Konut’a, İller Bankamıza ve sürece destek veren tüm bakanlıklarımıza ve kamu kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Sayın Valimize, milletvekillerimize, İl Başkanımıza ve teşkilat mensuplarımıza, birlikte çalışmaktan büyük bir keyif aldığım ilçe belediye başkanlarımıza, ilgili meslek odalarımıza, muhtarlarımıza ve projelerimizin her aşamasında büyük bir gayret gösteren değerli çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü ise bu süreçlerde bizlere güvenen, sabır gösteren, uzlaşma kültürüne katkı sunan kıymetli hemşehrilerimize etmek istiyorum. Onların rızası, duası ve desteği olmadan hiçbir dönüşüm tam anlamıyla başarıya ulaşamaz. İnşallah bundan sonra da Konya’mızın her mahallesinde, her ilçesinde ve her sokağında aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Hayata geçirdiğimiz ve yapımını sürdüğümüz tüm kentsel dönüşüm ve kamulaştırma çalışmalarımızın Konya’mıza, ilçelerimize ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Tanju Özcan'a bir suçlama daha: Milyonlarca lira...

Bolu Belediyesi’nin görevden alınan eski başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 4’ü tutuklu, 19 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, müşteki müteahhit Nazmi G., BOLSEV Vakfı için kendisinden 4 milyon TL para istendiğini iddia etti. Tanju Özcan ise suçlamaları reddetti.

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, 28 Şubat sonrası farklı tarihlerde düzenlenen operasyonlarda, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Belediye Başkan Yardımcıları Süleyman Can ve Leyla Beykoz, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Aydan Özdemir, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal, belediyenin Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve Bolu Manavlar Odası Başkanı Mustafa Altındal tutuklandı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında, Tanju Özcan’ın da aralarında 19 sanık hakkında iddianame hazırlandı. 41 mağdur ve 3 müştekinin yer aldığı 178 sayfalık iddianamede sanıklara yönelik ‘İrtikap’, ‘İrtikaba teşebbüs’, ‘Rüşvet alma’, ‘Nitelikli dolandırıcılık’, ‘Vakıf ve Dernekler Kanunu’na muhalefet’, ‘İrtikaba yardım’, ‘Rüşvete aracılık’, ‘Yalan tanıklık’ ve ‘Suçluyu kayırma’ suçlarından ceza istendi.

İddianamede, Tanju Özcan'ın her bir mağdura yönelik eylemi nedeniyle 6 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 3 kez ‘İrtikaba teşebbüs’, 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ ve 1 kez ‘Rüşvet’ suçlarından toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu şüpheli Süleyman Can'ın 5 kez ‘İcbar suretiyle irtikap’, 2 kez ‘İrtikaba teşebbüs’ suçundan toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar, Bolsev Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız'ın ise 6 kez ‘İrtikap suçuna yardım’, 3 kez ‘İrtikap suçuna yardıma teşebbüs’ ve 34 kez ‘Nitelikli dolandırıcılık’ suçlarından 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapsi istendi. Yargılama aşamasında Leyla Beykoz, Aydan Özdemir, Cihan Tutal ve Naim Ayhan tahliye edildi.

İKİNCİ DURUŞMA BAŞLADI

İlk duruşması Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin spor salonunda yapılan davanın ikinci duruşması bu kez Bolu Adliyesi’nde yapıldı. Duruşmanın yapıldığı Bolu 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde polis ekipleri geniş güvenlik önlemi aldı. Sanık yakınları, mahkeme salonu önünde kurulan noktada kimlikleri kontrol edildikten sonra salona alındı. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, duruşmaya, tutuklu bulundukları Ankara Sincan Cezaevinden SEGBİS aracılığı ile katıldı. Diğer, sanıklar ise duruşma salonunda hazır bulundu.

‘HEPSİNİ NAKİT İSTEDİLER’

Tanju Özcan, Süleyman Can, Ali Sarıyıldız ile Mustafa Altındal’ın tutuklu yargılandığı davada ilk olarak müşteki müteahhit Nazmi G. dinlendi. Belediyeye yazdığı dilekçelere cevap alamadıklarını iddia eden Nazmi G., “Evraklarım gecikiyor, sürekli engelleniyor. Önce imar durumu ile başlayıp 30’a yakın evrak alıyoruz. İmardan sorumlu başkan yardımcısı ile görüştük, sonrasında Tanju Özcan ile görüştük. Başkan yardımcısı Tuna Özcan arayarak, beni makama çağırdı.

Tanju Özcan’ın 3,5 milyon lira para istediğini söyledi. Neyin parası olduğunu sordum. Daha sonra başkan yardımcısı Süleyman Can ile görüştüm, o da 4 milyon lira istedi. Süleyman Can, ‘Bu parayı vermezsen işlerin olmaz’ dedi. Tanju Özcan’ı cep telefonundan aradım, makamına gittik. Makama alınırken, benim cep telefonumu aldılar. Bana esti gürledi, ‘Bu parayı vereceksin’ dedi. ‘Bolu’da çalışıp Bolu’da parayı kazanıyorsun, vereceksin’ dedi. Oradan anlaşamadan çıktık. Ben de çözüm yok, parayı vermeyi kabul ettim. 1 milyon nakit, 1,5 milyon çek verebilirim dedim. Hepsini nakit istediler. O 1 milyon lirayı da eşimin hesabından çekip verdim. Parayı bankada Ali Sarıyıldız’a teslim ettim. Bir hafta sonra da çeki teslim ettim. Parayı çektiler, sonrasında reklam sözleşmesi yapacaklarını söylediler” dedi.

‘SORULARA CEVAP VERMEMEK İÇİN 10 TAKLA ATIYOR’

Görevinden uzaklaştırılan tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Nazmi G.'nin kendisine yönelik iddialarına ilişkin savunma yaptı. Özcan, SEGBİS yerine mahkeme salonunda olması gerektiğini belirterek, “Burada dezavantajlı şekilde savunma yapıyorum. Ben yalan söyleyen insana tepki gösteriyorum. Nazmi G., sorulan sorulara cevap vermemek için 10 takla atıyor. Çünkü yalan söylüyor. Beyanları tutarlı değil. Gözaltına alınmadan önce telefon kaydı var. Ben mi konuşmuşum, korumam mı, şoförüm mü konuşmuş, hepsi birbirine karıştı. ‘Hiç reklam görüşmesi olmadı’ diyor. ‘Basiretli bir iş adamıyız’ diyorsun.

Ali Sarıyıldız seninle niye buluştu? Niye ‘Fatura kesmem’ diyorsun. Biz bu Nazmi G.'ye inşaat ruhsatı vermemişiz. Ruhsat vermek için de irtikap yoluyla vakfa para istemişiz. Benim göreve geldiğimden bu yana Nazmi G.'nin başvurularına ortalamanın altında günlerde cevap verilmiş. Her şeye izin verilmiş. Hiçbir başvurusunda gecikme yok. ‘2022 yılından bu yana uğraşıyorum’ diyor. Belediyeden alamazsan 1 ay içinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığından alırsın diye kanun var. İnşaat ruhsatı talebi olmayan adamın ruhsatını nasıl geciktirebiliriz?

Söyledikleri baştan sona tutarlı değil. ‘Bana zarar vermeye çalışıyorlar’ diyor. Senin parselinde bir ticari olan cepheye batı cephesini de belediye meclisi ticari yaptı. Sen talep bile etmemişsin, parselin değeri ikiye katlanmış. Hakkından daha fazlasını almışsın. Senin parselinin yanından dere geçiyor. DSİ, ‘Taşkın kodunu benden alacaksın’ diyor. DSİ’nin görüşü ortadayken ‘Biz ruhsat veremeyiz’ dediler. ‘Bunu verirsek yargılanırız’ dediler. HTS kayıtları ile Nazmi G.'nin beyanları bir incelensin. Ben onu 30 yıldır tanırım. Çözüm sürecinde Öcalan ile ilgili ettiğim laflardan rahatsız olmuş. ‘Akrabalarım rahatsız oluyor, bedeli ağır oluyor’ sözlerinin ardından bizim ilişkimiz koptu” diye konuştu.

Tutuklu Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, müşteki beyanlarına karşı, “Söyledikleri tamamen tutarsızdır. Çelişkili ifadeleri var ve hiçbirini kabul etmiyorum” ifadelerini kullandı.

💾

<p>Bolu Belediyesi’nin görevden alınan eski başkanı Tanju Özcan’ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşmasında, müşteki müteahhit Nazmi G., BOLSEV Vakfı için kendisinden 4 milyon TL para istendiğini iddia etti.</p>

İBB'ye yönelik 'Yolsuzluk' davasında 76’ncı duruşma

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘Yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.

İddianamede 'Örgüt lideri’ olarak adı geçen Ekrem İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi.

  • İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

‘KİPTAŞ YÖNETİMİNİN GÖZETİMİNDE YAPILAN YATIRIMLAR BENİM ŞİRKETİMİN SERMAYESİYLE YAPILDI’

Tutuksuz sanık iş insanı Necmettin Şimşek savunmasında, “Ben öncelikle diğer sanıkların hakkımda oluşturdukları yanlış algı ve karalama kampanyasıyla ilgili bir bilgilendirme yapmak isterim. Bahse konu taşınmazı biz, 2013 yılında İBB'nin iştiraki olan KİPTAŞ Anonim Şirketi'nden lunapark yapmak üzere kiraladık. Yatırımı tamamladık. Hatta burada ruhsatlandırma süreçlerinde hep KİPTAŞ vardı. Bir yıl işlettik. Bu bir yılın sonunda komşulardan ve çevreden lunapark olarak oradaki faaliyetlerimizden ciddi rahatsızlıklar olması ve şikayetler olması nedeniyle tekrardan bir yatırım yaparak ve KİPTAŞ Anonim Şirketi yetkililerinden muvafakat alarak okul olarak dönüştürdük. Tekrar yatırım yaptık ve faaliyetlerimize devam ettik yaklaşık 4 yıl. 2019'da yönetimin değişmesiyle birlikte, KİPTAŞ Anonim Şirketi'nin vakti zamanında bu arsa ile ilgili okul olarak işletmemize muvafakat veren iki tane yetkiliden birisi bir tespit yaparak akde aykırı olarak kullanıldığıyla ilgili bir süreç başlatıp, bu sürecin sonunda da usulen bir tahliye kararı almasına kadar gitti. KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı. Elbette biz de burayı okul olarak işletirken birçok öğrenci buraya aidiyet geliştirdi, bir düzen oluşturdu. Bu tahliye kararının çıkmasından sonra biz bir uzlaşı ve anlaşma zeminini ararken, şikayetçi olduğum Turan Aydoğan’la yollarımız kesişti ve tanıştık. Öncelikle bu tahliye olduğumuz arsanın, yerin tüm üstyapısı kendi şirketlerimizin öz kaynaklarıyla yapılmıştır. Burada İmamoğlu ve şürekası, tahliyeden sonra tahliye merkezine gelip bir şov yapmışlar ve sanki bu yatırımları İBB ve kamunun kaynaklarıyla yapılmış ve bana da burası çok ucuz şartlarla kiraya verilmiş, peşkeş çekilmiş gibi bir algı yaratarak, yaklaşık bir hafta bu konuyu işlediler sosyal medyada ve diğer mecralarda. Bunun böyle olmadığını ifade etmek isterim. Orada o dönemdeki KİPTAŞ yönetiminin de gözetiminde yapılan yatırımların tamamı benim şirketimin sermayesiyle yapılmıştır. Burada bana bir özür borçlular, bunu da ifade etmek isterim” dedi.

‘BAŞKAN HALK ADINA KAMUNUN MENFAATİNİ KOLLUYORUM ADI ALTINDA KAMU ZARARI OLUŞTURDU’

Şimşek, “Bir çözüm arayışındayken Turan Aydoğan'la tanıştık. Hüseyin Aydın isimli bir arkadaşım benim bu sorunumu görünce, çözüm arayışıma yardımcı olmak amacıyla tanıştırdı. Biz hukuki ve siyasi yönden mahkemenin vermiş olduğu kararlara binaen bir uzlaşı zemini aradığımızı, bu konuda yardımcı olup olamayacağı hususunu sorduktan sonra yardımcı olabileceğini, İmamoğlu'nun danışmanı olduğunu ve hatta KİPTAŞ Genel Müdürü'nü de kendilerinin atadığını, kendisi için bu işlerin kolay olduğunu ifade etti. Biz olabiliyorsa hukuki, olamıyorsa siyasi bir çözüm ve buradan yeniden bir uzlaşı talebimizi görüşmek üzere anlaştık ve görevi tevdi ettik. Ancak devamında, tahliye olma aşamasına kadar ‘her şey yolunda, bir sorun yok, biz bu konuyu görüşüyoruz, çözüyoruz’ demesine rağmen tahliye işlemi gerçekleşti. Devamında da ödemiş olduğumuz parayı da geri vermedi. Epeyce bu konuda baskılarımız oldu ‘parayı ödeyin, madem işi yapamadınız’ gibi. Sonuç itibarıyla, Hüseyin Aydın’ın bu konuda da çok çabaları oldu. Hatta bir dönem kendisiyle de ilişkilerimiz bozulma noktasına geldi tanışmamıza vesile olduğu için. Bir gün bir ses kaydıyla bana geldi ve kendisinin bu konuda çok ciddi gayretleri olmasına rağmen Turan Aydoğan’ın kötü niyetli olduğunu kendi ifadeleriyle, onun da yeni vakıf olduğunu, artık ümidinin kalmadığını ve şikayet edelim diye de beyanını ifade etti. İsnat edilen suç unsurlarını kendi adıma rüşvet vermek gibi hiçbir zaman algılamadım. Fakat muhatabımızın bu konuları bu şekilde yönettiği görülmüştür. Sayın Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan, yatırımlarımı heba etmişlerdir ve tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim” dedi.

‘200 BİN DOLARI NE AMAÇLA VERDİNİZ?’

Mahkeme başkanının “Siz bu 200 bin dolar ödemeyi kime yapmıştınız?” sorusuna sanık Şimşek “Biz Turan Aydoğan'la anlaştık. Ben müsait olmadığım için Hüseyin Aydın vasıtasıyla Turan Aydoğan'a teslim ettik” dedi. Daha sonra mahkeme başkanının, “Biraz önce diyorsunuz ki, ‘Biz bunun rüşvet olduğunu değerlendirmedik. Hüseyin Aydın'ın getirdiği ses kaydını dinleyince oradaki ifadelerden rüşvet olduğunu anladım’ diyorsunuz. Siz ne mantığıyla vermiştiniz bu 200 bin doları?” diye sordu. Şimşek “Bu tahliye olan karar çıkan kurum bir eğitim kurumu. 500 öğrencisi olan bir müessese, yıllardır işletilen bir yer. Hiç ummadığımız bir dönemde ve Yargıtay yolu kapalı olmak üzere tahliye kararıyla muhatap kaldık. Tabi mağduriyetimiz çok büyüktü. Bunu önlemek adına biz nasıl bir yol izleriz? Hem hukuki yoldan hem de siyaseten bu konunun muhatabı elbette Büyükşehir yöneticileri” dedi. Mahkeme başkanı sonra “200 bin doları siz ne amacıyla verdiniz? Ne parası bu?” sorusunu sordu. Şimşek “Bizim anlaşmamız Turan Aydoğan'la şu şekilde, hukuken gidilecek yollar var. Çünkü zaten bizim ona gitmemizin temel nedeni de hukukçu olması ve Sayın Başkanın danışmanı olduğunu ifade etmesi. Hukukçu olması hasebiyle bizim hukuki sorunumuzu daha doğru anlar ve bizi uzlaşmaya götürür diye biz bunu hem hukuki hem de siyasi her ne şekilde bizim orada çözebilirse çöz diye anlaştık. Benden 500 bin dolar ücret istedi, 200 bin dolarını da peşin istedi” dedi. Mahkeme başkanı “Bu nedir? Siz burada verirken bunun ne olduğunu bilmiyor musunuz? Ne parası olarak konuşuldu bu? Avukat ücreti diye mi konuşuldu? Bir avukatlık ücretine dair danışmanlık var mı, sözleşmeniz var mı?” sorusunu sordu. Şimşek soruya “Sözlü anlaşmalarımız var. Danışmanlık sıfatıyla oturduğumuz için” dedi.

‘SOYADIM İMAMOĞLU OLMASAYDI BURADA OLMAYACAKTIM’

Tutuksuz sanık Ekrem İmamoğlu’nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu savunmasında, “Benim siyasetle hiçbir alakam olmamasına rağmen bu davaya dahil edildim. Benim soyadım İmamoğlu olmasaydı bugün burada olmayacaktım. Burada olmamın gerçek sebebinin ise babam üzerinde baskı kurmak ve onu geri adım atmaya zorlamak olduğuna inanıyorum. Çok acı ki arkamda babam, kürsüde ben, maalesef Türkiye Cumhuriyeti tarihinde unutulmayacak bir kareye tanıklık ediyoruz. İddianameye göre bir eylemden sorumlu tutuluyorum. Üniversitemin son dönemlerine doğru aile şirketimizde resmi olarak yarı zamanlı çalışmaya başlamıştım. Şirketimize destek olduğum süreçte işlerimizi yurt dışına genişletmemiz gerektiğini düşünmeye başladım. Türkiye'de inşaat sektöründe başarmış bir ailenin 3. nesli olarak yurt dışında da şansımız olabilir mi diye inisiyatif almak istedim. İnşaat mühendisliği diplomamı aldıktan sonra bu isteğime yönelik hızlıca karar aldım ve yaptığım araştırmalar sonucunda Hırvatistan'da bir projeyi keşfettim. Bu projeye ortak olmak istediğimi babama ilettim. Babam ise bu konuya pek sıcak bakmadı çünkü siyaseten tartışmalara yol açabilecek bir konu olduğunu söyledi. Bunun üzerine ben de tamamen aile şirketinden bağımsız ve bana ait bir şirketle bu süreci ilerleteceğimi söyledim. Ailemden aldığım maddi destekle yurt dışında bir girişimde bulunmamın bir sorun olacağını düşünmüyordum ve hala aynı kanaatteyim. Böylece kazandığım deneyimleri annem ve dedemin de maddi desteğiyle yurt dışına taşıma konusunda ilk adımımı atmış oldum. Türkiye Yelken Federasyonu'ndan sporcu lisansımı aldım ve yarışlara katıldım. Yarışlarda belli bir tecrübe kazandıktan sonra, bu yarışlara kendime ait bir yelkenli ile katılmak istedim. Yarış amacıyla kullanılan ikinci el 2009 model bir sportif yelkenliyi 2024 yılında 772 bin TL’ye satın aldım. Bedelini de babamdan borç alarak banka havalesiyle aldım. Sahibi olduğum bu yelkenli şu an yelken kulübünde eğitim amaçlı da kullanılmaktadır. Günün sonunda da bu iki konuda hesabını veremeyeceğim bir durum asla yoktur” dedi.

FETÖ'cü Burkay Karatepe ile bağlantılı 10 şüpheli adliyede

15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer alan, 10 yıl sonra yakalanıp tutuklanan FETÖ mensubu ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe ile irtibatlı oldukları ve kendisine maddi destek sağladıkları tespit edilip gözaltına alınan 10 şüpheli adliye sevk edildi.

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ ile irtibatlı oldukları tespit edilen şüpheliler ile 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a suikast timinde yer alan ve Afyonkarahisar'da yakalanıp tutuklanan Burkay Karatepe’den ele geçirilen dijital materyallerde inceleme yapıldı.

Bunun üzerine Karatepe'nin firari olarak arandığı dönemde kendisine maddi yardımda bulunduğu belirlenen kişilere yönelik operasyon düzenlendi. Muğla Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul'da 5, Eskişehir'de 5 olmak üzere toplam 10 adrese geçen 4 Eylül'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 10 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Şüpheliler, işlemleri için soruşturmanın sürdüğü Muğla'ya getirildi. Polisteki işlemleri tamamlanan 10 şüpheli, öğle saatlerinde adliyeye sevk edildi. 

💾

<p>15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik suikast timinde yer alan, 10 yıl sonra yakalanıp tutuklanan FETÖ mensubu ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe ile irtibatlı 10 şüpheli adliyeye sevk edildi.</p>

Melih Gökçek'in oğlu ve gelini adliyede

Ahmet Gökçek ve Hülya Gökçek, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade vermek üzere Ankara Adliyesi’ne geldi. 

RESEN SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞTI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın ve yayın organlarında İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde yer alan iddialar üzerine 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlatmıştı.

Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Melih Gökçek, hakkında açılan soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla Ankara Adliyesi'nde ifade vermişti.

“BENİM ENDİŞEM YOK”

Adliye çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan Gökçek, "Ben hayatımda ilk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa soruşturma geçirmiyorum. Önümüzdeki günlerde buradan karar çıkacak. Benim endişem yok. Çünkü ben doğruları söyleyen bir insanım." dedi.

OĞLU VE GELİNİ ÇAĞRILMIŞTI

Ayrıca Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılmıştı.

💾

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında İbrahim Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek, şüpheli sıfatıyla ifade vermek için Ankara Adliyesi’ne geldi.</p>

<p>Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Melih Gökçek, hakkında açılan soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla Ankara Adliyesi'nde ifade vermişti. Adliye çıkışı basın mensuplarına açıklama yapan Gökçek, "Ben hayatımda ilk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa savcılığa gelmiyorum. İlk defa soruşturma geçirmiyorum. Önümüzdeki günlerde buradan karar çıkacak. Benim endişem yok. Çünkü ben doğruları söyleyen bir insanım." dedi.</p>

<p> </p>

Kastamonu'da feci kaza! İşçileri taşıyan minibüs devrildi; 1 kişi öldü, 4 kişi yaralandı

Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde Çatalzeytin-Kastamonu kara yolunun Karamanlar köyü mevkisinde Azad Korkmaz idaresindeki 14 GB 278 plakalı minibüs, yoldan çıkarak yaklaşık 40 metre yuvarlandı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde işçilerden İsmail Korkmaz'ın (20) hayatını kaybettiği belirlendi.

Yaralanan sürücü ile Özcan, Serhat ve Nazar Aslan, sağlık ekiplerince Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı.

Yaralılardan Serhat Aslan'ın durumunun ağır olduğu öğrenildi.

8 yıldır firari hükümlü kadın kılığında yakalandı

Asayiş Şube Müdürlüğü, Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri tarafından kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlüleri yakalamak için operasyon düzenlendi. 2010 yılında Samsun ilinde 'Yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık' suçundan 3 kesinleşmiş hapis cezası alan ve 28 Şubat 2018 yılından bu yana aranan Tuğrul Başar’ın Kadıköy'de olduğu tespit edildi.

Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, yaptıkları çalışmada şüphelinin yakalanmamak için kadın kılığında dolaştığını tespit etti. Yapılan çalışmalarda takibe alınan Tuğrul Başar önceki gün gözaltına alındı.

KIZ KARDEŞİNİN KİMLİĞİNİ KULLANMIŞ

Şüphelinin üzerinden kız kardeşine ait kimlik çıkarken, şüphelinin bu sayede yıllardır kaçtığı ortaya çıktı.

Hakkında 'Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak' suçundan da işlem yapılan Tuğrul Başar, işlemlerinin yapılması için Kadıköy, İskele polis merkezine teslim edildi.

Şanlıurfalı ailenin yürek burkan acısı..Şanlıurfalı ailenin yürek burkan acısı..

KKTC Başbakanı Üstel'den yeni açıklama

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi kazasının ardından kayıplara ulaşmak amacıyla sürdürülen arama çalışmalarıyla ilgili değerlendirmede bulundu. Çalışmaların kesintisiz devam ettiğini belirten Üstel, “Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı TCG Alemdar, bölgede arama faaliyetlerini sürdürmektedir. Operasyonda görev yapan TCG Işın ise yakıt ikmali amacıyla geçici olarak görev bölgesinden ayrılmıştır. Yakıt ikmalinin tamamlanmasının ardından çalışmalarına devam edecektir. Her iki gemimiz de derin sularda yürütülen arama faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için gerekli teknik imkan ve kabiliyetlere sahiptir. Operasyonun sürekliliğinin sağlanması amacıyla gemilerimizin yakıt ikmali, bakım ve diğer teknik ihtiyaçlarının karşılanması gereken durumlarda, görev değişimleri dönüşümlü olarak gerçekleştirilecek ve arama faaliyetleri kesintisiz şekilde sürdürülecektir. Bununla birlikte, arama çalışmalarının daha da etkin hale getirilmesi amacıyla İstanbul’da, derin sularda arama ve kurtarma kabiliyeti yüksek özel şirketlerle yürütülebilecek çalışmalara ilişkin hazırlanan raporları bugün değerlendirmektedir. Dolayısıyla söz konusu olan arama çalışmalarının durdurulması değil, tam tersine mevcut imkanların daha da güçlendirilerek çalışmaların etkinliğinin artırılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Üstel, hükümet olarak kayıplara ulaşmak için gerekli tüm imkanların devreye alınmasına yönelik çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyleyerek, “Arama faaliyetlerimiz 7 gün 24 saat esasına göre aralıksız devam etmektedir” diye konuştu.

Ahbap deposunda yüzlerce çadır ve malzeme bulundu: Kayyım heyetinden acil dağıtım çağrısı

HABERİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYIN

Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında Kocaeli'nin Derince ilçesindeki dernek deposunda yapılan incelemelerde, 895 adet paketli ve kullanılmamış insani yardım çadırı, yaklaşık 600 portatif yatak, çok sayıda uyku tulumu ve çeşitli yardım malzemeleri tespit edildi. Kayyım heyeti tarafından hazırlanan değerlendirmede, bazı malzemelerde uzun süreli depolama ve muhafaza şartlarına bağlı deformasyon ve bozulma emareleri bulunduğu belirtilerek, kullanılabilir durumdaki yardım malzemelerinin daha fazla değer kaybetmeden ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerektiği bildirildi.

KOCAELİ'DEKİ İKİ BÜYÜK DEPODA DİKKAT ÇEKEN TESPİTLER

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında, Ahbap Derneğinin Kocaeli'nin Derince ilçesi Mevkii'ndeki tesisinde inceleme gerçekleştirildi. Bilirkişi raporunda, iki büyük depoda yapılan tespitler ayrıntılı şekilde sıralandı. Depolarda 16 metrekare büyüklüğünde 895 adet paketli ve kullanılmamış insani yardım çadırının yanı sıra yaklaşık 600 portatif yatak ve çok sayıda uyku tulumu bulunduğu belirtildi. Ayrıca ambalajı açılmamış afet çadırları, kampetler, kedi evleri ve depo tipi büyük çadırların da depolandığı kaydedildi.

Depolarda bunların yanı sıra 102 adet kullanılmamış elektrikli bisiklet, yaklaşık 20 adet taşınabilir telsiz, tekerlekli sandalyeler, hasta ve ilk yardım sandalyeleri, portatif sobalar, ısıtıcılar, buzdolapları, derin dondurucular, fırınlar, su sebilleri, masa ve sandalyeler, elektrik malzemeleri, su tankları, duş ve tuvalet konteynerleri ile çeşitli ev ve ofis eşyalarının bulunduğu tespit edildi.

DEFORMASYON VE BOZULMA EMARELERİ GÖRÜLDÜ

Kayyım heyetinin 5 Eylül tarihli değerlendirmesinde ise depolarda bulunan ayni yardım malzemeleri ve diğer emtianın bir kısmında, uzun süre depoda bekletilmesine ve muhafaza şartlarına bağlı olduğu değerlendirilen deformasyon ve bozulma emareleri bulunduğu belirtildi.

Bazı ürünlerin ambalaj ve paketlerinde yırtılma, ezilme ve açılma gibi fiziki deformasyonların meydana geldiği, beyaz eşya ve benzeri dayanıklı tüketim mallarının bir kısmında ise çizilme, yüzeysel hasar ve uzun süreli depolamadan kaynaklanabilecek nitelik kayıplarının oluşmaya başladığının gözlemlendiği aktarıldı.

Değerlendirmede, söz konusu malzemelerin önemli bir bölümünün afet ve insani yardım amacıyla kullanılabilecek nitelikte olduğu, depolarda tutulmaya devam edilmeleri halinde zaman içerisinde fiziki yıpranmanın artabileceği ifade edildi.

İHTİYAÇ SAHİPLERİNE ULAŞTIRILMASI GEREKTİĞİ KANAATİNE VARILDI

Kayyım heyeti, mevcut ekonomik değerlerin korunması ve malzemelerin toplanış ve tahsis amaçlarının gözetilmesi gerektiğini belirterek, özellikle çadır, portatif yatak, uyku tulumu, kampet, battaniye, şilte, ısıtıcı, beyaz eşya, elektrikli ve diğer ev eşyaları ile afetzedelerin barınma ve günlük yaşam ihtiyaçlarında kullanılabilecek malzemelerin ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının önceliklendirilmesi gerektiği kanaatine vardı.

Dağıtım öncesinde malzemelerin tür, miktar, fiziki durum ve kullanılabilirlik bakımından tasnif edilmesi, teslim edilecek ürünlerin ayrıntılı listelerinin oluşturulması ve mevcut durumlarının gerektiğinde fotoğraf ve diğer kayıtlarla belgelenmesi önerildi. Kullanıma elverişsiz veya insan sağlığı ve güvenliği bakımından tereddüt oluşturabilecek ürünlerin dağıtıma dahil edilmemesi gerektiği belirtildi.

HATAY VALİLİĞİ İLE RESMİ KOORDİNASYON TALEBİ

Kayyım heyeti, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının bilgi ve tensipleri doğrultusunda gerekli hukuki ve idari izinlerin alınmasının ardından yardım malzemelerinin teslim, nakil ve dağıtım süreçlerinin Hatay Valiliği İl Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi ile resmi koordinasyon içerisinde yürütülmesini önerdi.

Değerlendirmede, ayni yardımların toplanış amacına uygun biçimde depremden etkilenen ve ihtiyacı devam eden vatandaşlara süratle ulaştırılmasının uygun olacağı belirtildi. Kayyım heyeti, henüz dağıtıma elverişli olduğu belirlenen malzemelerin daha fazla fiziki bozulmaya ve değer kaybına uğramadan ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının hem malvarlığının korunması hem de yardımların toplanış amacı bakımından uygun olacağı kanaatine vardı.

SORUŞTURMANIN ODAĞINDAKİ 4,3 MİLYAR LİRALIK KAYNAK

Ahbap Derneği hakkında yürütülen soruşturmanın temel konusunu, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından toplanan yardımların akıbeti oluşturuyor. Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, derneğin 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedeler için yaklaşık 4,3 milyar lira bağış topladığı, bu tutarın yaklaşık 4,2 milyar lirasının harcandığının belirlendiği aktarıldı.

Soruşturma kapsamında ayrıca derneğin hesaplarından 13 Şubat-25 Mayıs 2023 tarihleri arasında yaklaşık 950 milyon liranın nakit olarak çekildiği, tek işlemde 500 milyon liralık nakit çekim gerçekleştirildiği ve söz konusu harcamaların niteliğinin incelendiği belirtildi.

Başsavcılık açıklamasında, 2 milyar liradan fazla tutarın konut projelerine, 1 milyar liradan fazla tutarın ise mal ve hizmet alımlarına harcandığı, bu harcamalara ilişkin bilirkişi incelemelerinin sürdüğü kaydedildi.

Son operasyonda soruşturma kapsamında 53 şüpheli hakkında işlem yapılırken, 47 şüphelinin gözaltına alındığı, bir şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu bildirildi. Soruşturmanın, dernek tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet alımlarının usul ve içeriğinin yanı sıra deprem yardımlarının hangi amaçlarla kullanıldığının tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü öğrenildi.

İstanbul’da müstehcenlik soruşturması: 184 hesap ve linke erişim engeli

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla müstehcenlik soruşturması kapsamında 184 hesap ve linkin tamamına erişim engeli getirildi.

İşte o hesaplardan bazıları;

Esra Rabia Ünal
Fidan Atalay
Elif Karaaslan
Ayşe Çelik
Gizem Bağdaçiçek
Ebru Arman
Alya Vural
Zeynep Çağış
Berilşah
Mika Slowana
Wettpolly
Ben Zelal

💾

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yürütülen müstehcenlik soruşturması devam ediyor. Soruşturma kapsamında 184 hesap ve linke erişim engeli getirildi. Erişim engeli getirilen hesaplar arasında sosyal medyada tanınan bazı isimler de yer aldı.</p>

Samsun Valiliği uyardı: Denize girmeyin

Valilikten yapılan açıklamaya göre, Meteoroloji 10. Bölge Müdürlüğü ile Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığından alınan verilere göre, il genelinde bugün dalga yüksekliğinin 1 metre, rüzgar hızının ise 15 deniz mili olması bekleniyor.

Muhtemel boğulma vakalarının önüne geçilebilmesi amacıyla vatandaşlardan bugün denize girmemeleri istendi.

Eskişehir'de hafif ticari araç ile otomobil çarpıştı: 3'ü çocuk 7 yaralı

Kaza, Odunpazarı ilçesine bağlı Ihlamurkent Mahallesi Zümrüt Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre; cadde üzerinde seyir halinde olan 06 FKC 578 plakalı hafif ticari araç ile 26 DG 499 plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle araçlarda bulunan 3'ü çocuk toplam 7 kişi yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından tedbir amaçlı çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralıların genel sağlık durumlarının iyi olduğu ve hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Yurt dışına kaçmaya çalışıyorlardı! Yakayı ele verdiler

Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY’ye yönelik yürütülen soruşturmalar kapsamında, haklarında 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan işlem yapılan ve dosyaları istinaf aşamasında bulunan şüphelilerin yurt dışına kaçma girişimlerine yönelik çalışma başlatıldı.

Bu kapsamda, Datça ilçesinden yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya hazırlanan ve FETÖ/PDY kapsamında haklarında işlem bulunan kişilerin, uluslararası sulara yakın bölgede Rusya bayraklı 'Peter Pan' isimli teknede bulunduğu belirlendi. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleriyle düzenlenen operasyonla durdurulan teknede, 9 FETÖ/PDY şüphelisi, 1 tekne kaptanı ve 2 çocuk yakalandı. 2 çocuk, işlemlerinin ardından aile yakınlarına teslim edildi. Yakalanan 9 şüpheli hakkında 'FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma', tekne kaptanı hakkında ise 'Silahlı terör örgütüne yardım etme' ve 'Göçmen kaçakçılığı' suçlarından soruşturma başlatıldı. 10 şüphelinin, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği belirtildi. 

Serhat Kılıç’ın ölümünde çarpıcı detay: Kız arkadaşı ifade değiştirdi

Kağıthane'de 5 Eylül saat 17.00 sıralarında oyuncu Serhat Kılıç’tan haber alamayan kız arkadaşı Özlem Esmergül, Kılıç’ın yaşadığı eve geldi. Kendisine ait yedek anahtarla içeri giren Özlem Esmergül, Kılıç’ı salondaki koltukta hareketsiz buldu.

İhbar üzerine adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılıç’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Kılıç’ın cenazesi, incelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

Oyuncu Serhat Kılıç

SAVCIYA VERDİĞİ İFADE ORTAYA ÇIKTI

Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kız arkadaşı Özlem Esmergül’ün olay yerinde savcıya verdiği ifade ortaya çıktı. Özlem Esmergül, ifadesinde şunları söyledi:

"Serhat Mustafa Kılıç arkadaşım olur. Kendisini 8 senedir tanırım. Dizi film oyuncusudur. Kendisiyle en son Perşembe günü yani 2 gün önce cep telefonu vasıtasıyla görüştük.

Kendisinin oyuncusu olduğu dizi setine sağlık sebeplerinden ötürü gidememesinden dolayı diziden atılması ile ilgili bir durum vardı. Telefonda bu konudan bahsettik. Bana sağlık durumunun çok kötü olduğunu da söyledi.

Son olarak benimle ve dizi setindeki arkadaşlarıyla sağlık sebeplerinden ötürü setlere katılamamasından dolayı tartıştı ve akabinde aramalara cevap vermediğini öğrendim.

Ancak kendisinin huyu gereği küstüğü insanlarla 5-6 gün boyunca iletişim kurmadığı zamanlar olurdu. Bundan dolayı Perşembe günü kendisine ulaşamadıktan sonra bu durumdan pek de şüphelenmedim.”

“UYUŞTURUCU MADDE VE ALKOL KULLANDIĞINI BİLİRİM”

Özlem Esmergül ifadesinin devamında, "Normalde Pazartesi günü kendisinin yanına gidip bir ihtiyacı olup olmadığını kontrol edecektim. Ancak bugün birden içime doğdu ve kendisinin yanına gitmek istedim. Eve tarafımda bulunan yedek anahtarla girdim. Yerde kırık tabak parçaları bulunmaktaydı. İçerisi oldukça soğuktu ve klima açıktı. Kendisine dokunduğumda vücudunun sert olduğunu anladım ve öldüğüne kanaat getirdikten sonra polis ekiplerine haber verdim.

Kendisinin son zamanlarda boyun fıtığı ile ilgili Şişli’de özel bir hastanede tedavi olduğunu biliyorum. Zaten bu rahatsızlığı sebebiyle işine gidememekteydi. Boyunluk takarak gezerdi" dedi.

Emniyette, Kılıç’ın madde ve alkol bağımlılığı olmadığını söyleyen Özlem Esmergül, savcıya verdiği ifadede ise "Kendisini tanıdığım süreden beri uyuşturucu madde ve alkol kullandığını bilirim. Son 6 aydır bildiğim kadarıyla kokain maddesini de kullanmaktadır. Husumetli olduğu birisi yoktur" dediği öğrenildi.

OLAY YERİ İNCELEME RAPORU ORTAYA ÇIKTI

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekiplerinin hazırladığı olay yeri inceleme raporu ortaya çıktı. Raporda, Kılıç’ın yaşadığı dairenin bulunduğu sitenin girişinde güvenlik görevlisi ve güvenlik kamerası olduğu, giriş çıkışların kontrollü yapıldığı belirtildi. Binanın girişinde de koridoru gören güvenlik kamerası bulunduğu kaydedildi. Rapora göre, dairenin çelik giriş kapısında zorlama izi bulunmadı. Kapıda anahtarın takılı olmadığı görülürken, evin koridorunda ve salon girişinde aynı renk ve desendeki bir tabağa ait kırık parçalar tespit edildi.

METAL KUTU VE VALİZDE ŞÜPHELİ MADDELER

Raporda, salondaki ahşap sehpa üzerinde bulunan metal kutuda, uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki bulunduğu belirtildi. Ayrıca poşet içerisinde sigara sarma kağıdı olduğu kaydedildi. Kitaplığın önündeki kumaş valizde de siyah renkli klipsli poşet içerisinde uyuşturucu olduğu değerlendirilen yeşil renkli otsu bitki ile uyuşturucu kullanımında kullanıldığı değerlendirilen rulo haline getirilmiş 3 adet 200 liralık banknot bulunduğu ifade edildi.

Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor. 

Serhat Kılıç’ın cenazesi Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alındıSerhat Kılıç’ın cenazesi Adli Tıp Kurumu’ndan teslim alındı

💾

<p>Oyuncu Serhat Kılıç, Kağıthane'deki evinde kız arkadaşı tarafından hareketsiz halde bulundu ve sağlık ekiplerince hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yeri incelemesinde evde uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddeler tespit edilirken, kesin ölüm nedeninin belirlenmesine yönelik soruşturma devam ediyor.</p>

Saatler süren tehlikeli yol tarih oluyor! 13 kilometrelik tünel inşaa edilecek

Van ile Bahçesaray ilçesini birbirine bağlayan ve yaklaşık 3 bin rakımda bulunan kara yolu, yoğun kar yağışı ve çığ riski nedeniyle kış aylarında ulaşıma kapatılıyor.

Yol, her yıl haziran ayının ilk haftasında yeniden ulaşıma açılırken, kış döneminde Bahçesaraylılar ilçeye ulaşım için Bitlis'in Hizan ilçesi üzerinden alternatif güzergahı kullanıyor. Kış aylarında metrelerce karın yağdığı bölgede ulaşımın daha güvenli ve kesintisiz sağlanması amacıyla tünel projesi için çalışma başlatıldı.

13 KİLOMETRELİK TÜNEL İÇİN SONDAJ YAPILIYOR

Gevaş ve Bahçesaray ilçeleri arasında yapılması planlanan yaklaşık 13 kilometrelik tek tüp tünelin proje etüt ve sondaj çalışmalarına başlandı. Karayolları ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, güzergahın jeolojik ve coğrafi özellikleri inceleniyor. Etüt çalışmalarının tamamlanmasının ardından proje hazırlıklarının yapılması ve ihale sürecinin başlatılması bekleniyor. İhale süreci sonrasında ise tünelin yapım çalışmalarına geçilecek.

TÜRKMENOĞLU: ULAŞIMDA MESAFE VE SÜRE KISALACAK

AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, Bahçesaray'ın coğrafi şartları nedeniyle Türkiye'nin ulaşımı en zor ilçelerinden biri olduğunu söyledi. Bahçesaray'ı 'saklı bahçe' olarak nitelendiren Türkmenoğlu, "Bahçesaray, Türkiye'de en zor ulaşıma sahip ilçelerimizden birisidir. Bunun için biz oraya 'saklı bahçe' diyoruz. Türkiye için de önemli bir ilçe. Buradaki coğrafi şartlardan dolayı zaman zaman ulaşım aksamakta. Hükümetlerimiz döneminde burada Türkiye'nin ilk kar tünelini gerçekleştirdik. Burada gördüğünüz Karabet Tüneli, Türkiye'nin ilk kar tünelidir" dedi.

'İLK ETAPTA TEK TÜP YAPILACAK'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatları doğrultusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından çalışmaların başlatıldığını belirten Türkmenoğlu, şöyle konuştu:

"İlk etapta etüt çalışmaları yapılıyor. Bunun için zemin etüdü amacıyla sondaj çalışması gerçekleştiriliyor. Karayolları ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ekipleri etüt çalışmalarını yürütüyor. Coğrafi şartlar çok zor olduğu için dağlarda ve tepelerde zeminin nerede kum, nerede kaya olduğunu belirlemek amacıyla etüt çalışması yapılıyor. Bu çalışmalar tamamlandıktan sonra proje aşamasına geçilecek. Proje ve ihale sürecinin tamamlanmasıyla tünelin yapımına başlanacak. Bu tünelin faaliyete geçmesiyle birlikte kara yolundaki hem mesafe hem de saat farkı azalacak ve kesintisiz bir ulaşım sağlanmış olacak. Van ile ulaşımın sağlanabileceği önemli bir kolaylığı inşallah sağlayacağız. Bizler de bunun takipçisiyiz"

‘TÜNELİN ÇIKIŞI BAHÇESARAY'A YAKIN OLACAK’

Tünelin girişinin Gevaş ilçesine bağlı bir mahalle sınırlarında, çıkışının ise Bahçesaray ilçe girişine yakın bir noktada planlandığını belirten Türkmenoğlu, ilk etapta tek tüp tünel yapılacağını söyledi. Türkmenoğlu, kış aylarında yolun kapanması durumunda Bahçesaray'a ulaşımın Hizan üzerinden sağlandığını hatırlatarak, "Türkiye'nin en kılcal damarındaki, en zor şartlara sahip ilçelerinden biri olan Bahçesaray'ın hayat bulacağı bir noktadayız. Bahçesaray'da kışın ulaşım sıkıntısı olduğunda Hizan yolu kullanılıyor. Bunun için biz Cumhurbaşkanımıza Vanlılar olarak gerçekten müteşekkiriz. Van, kamu yatırımları hususunda Türkiye'de 9'uncu sırada olan bir şehir. Bu da hükümetimizin ve Cumhurbaşkanımızın bu bölgeye, özellikle Van'a ne kadar önem verdiğinin somut göstergesidir" dedi. 

💾

<p>Van'ın Bahçesaray ve Gevaş ilçeleri arasında yapılması planlanan yaklaşık 13 kilometrelik tek tüp tünel için etüt çalışmalarına başlandı.</p>

Yedi iklim bir adam!

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Geçen hafta Ali Haydar Haksal Ağabeyi Şakirin Camiinden Rabbimize uğurladık. Caminin içi de dışı da tıklım tıklım doluydu.

Haksal’la hatırası olan herkes uzaktan yakından koşup gelmişti. Bütün yüzlerde bir güzel adamı kaybetmenin hüznü vardı.

15 yıldır ağır bir hastalıkla mücadele ediyordu. 2011 yılında hastaneye yattığında Kartal’da ziyaret etmiştik.

Hastalığından bahsetmek yerine heyecanla yazmak istediği kitaplardan anlatmış onları bitirebilmek için dua istemişti.

Ağır ağrı ve acılarına rağmen o ziyaretimizde söylediği kitapları kaleme aldı.

Yazmak konusunda sürekli bahane üretenlere merhumun bu azmi ibret olmalı Müstakim Abi başta olmak üzere bütün kardeşleri bu süreçte dayanışma destanı yazdılar. Aile olmanın derin anlamını herkese hatırlattılar.

Haksal ailesinin bütün fertlerini tebrik etmek gerekiyor. Allah hepsinden razı olsun. 

ONLAR GİTTİLER

Cenazeden sonra TYB’ye geldiğimde arşivden onlarca fotoğraf önüme düştü. Merhuma ilk saygı programını Kızlarağası Medresesi’nde biz yapmışız.

Sonraki yıllarda hem Küçükçekmece’de hem de Üsküdar’da belediyelerin de desteğiyle geniş katılımlı vefa programları yapmışız.

Ayrıca farklı etkinliklerde onlarca programda beraber olmuşuz. Bir programda Rasim ağabey var yanımızda başka programda Ersin Nazif Gürdoğan diğer programda Mustafa Yazgan.

Şimdi hepsi de edebi alemde. Erdem Bayazıt’ın dediği gibi ‘Onlar gittiler giderken bir muştu gibiydiler.’

Ali Haydar ağabeyle TYB İstanbul’da önden gidenler diye bir program yapmışız yıllar önce. Şimdi o da evvel gidenlerden oldu. Dünya garip bir yer.

Bir Müslüman olarak şahitliğimizi cenazede yaptık. Mehmet Görmez hocanın tezkiyesi sonrası İyi bilirdik diye haykırdık.

Biz onu daima, Müslüman bir yazar olma sorumluluğunun gereklerini hakkıyla yerine getiren bir münevver olarak tanıdık.

HİKÂYECİNİN HİKÂYESİ

Haksal’ın hikâyesi doğunun ücra bir köyünde, yetimliğin ve garipliğin boynunu büktüğü fakat azmini kıramadığı bir Anadolu çocuğunun hikâyesidir. Hasköy’den İstanbul’a uzanan bir yolculuk ve kitaplarla bir ömür süren sıkı bir dostluk…

Hikâyecinin hayat hikâyesi de okunmaya değer. Yazmak her zaman hayatının merkezinde.

Mazisi lise yıllarına dayanan öykü çalışmaları Mavera gibi okul hüviyeti taşıyan köklü dergilerde yayımlanıyor.

Ardından sanat ve politika ağırlıklı denemeleri, makaleleri ve konuşmaları geliyor. Sesim Bana Yetmiyor adlı öykü kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği’nin 1987 yılı Hikâye Ödülü’nün sahibi de Ali Haydar Haksal oluyor.

BİR EDEBİYAT ÜNİVERSİTESİ: YEDİ İKLİM

Bir grup arkadaşıyla birlikte Mart 1987’de yayımlamaya başladığı Yedi İklim, kırk yıldır bizlere kültür ve medeniyet damarlarımızın haritasını sundu.

Derginin adıyla özdeşleşmesi verdiği emeğin bir karşılığı olsa gerek. O ise bütün röportajlarında bu özdeşleştiremeye karşı çıkarak diğer arkadaşlarının isimlerini ısrarla zikretti.

Ali Haydar Haksal Yedi İklim dergisiyle Türk kültürüne üstün bir hizmet sundu. Sadece özel özel sayılar ele alınsa bile bu hizmetin büyüklüğü hemen anlaşılır. İleride mutlaka bu komu konuda doktora çalışmaları yapılacaktır. Dergi çıkarmak üniversite kurmak gibidir denilir. Gerçekten de Yedi İklim bu sözü doğrularcasına adeta bir edebiyat üniversitesi gibi işlev gördü.

Yedi İklim’in temsil ettiği değerleri anlamak için onun sıkı sıkıya bağlı olduğu ve beslendiği köklere de dikkat çekmek gerekiyor.

Dergi, Müslüman öncülerin açtığı çizgiden sapmadı. Geçen yüzyılda Mehmed Âkif çıkardığı dergilerle, Müslümanca var olma bilincini taşıyan bir doğrultu üzerinde mücadele verdi.

Üstat Necip Fazıl, Büyük Doğu’da sanat ile düşünceyi, medeniyet ile kavgayı, bilinç ile fikri bir arada harmanlayarak yeni bir dil oluşturdu.

Bir yandan küfrün kulelerini yumrukladı, diğer yandan Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koyacak bir nesil yetiştirdi.

Ardından Diriliş, bütün yönleriyle bir düşünce, medeniyet ve bilinç hareketi olarak ortaya çıktı. Daha kuşatıcı, daha derinleştirici ve daha bilinçli bir yürüyüş başladı.

Bu ocaklarda yetişen güzel adamlar Mavera’da medeniyetimizin sesi oldular.

Yedi İklim, bu düzlemde Sırat-ı Müstakim ile başlayan; Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera dergileriyle devam eden çizgide önemli bir hamle oldu.

Kültürel kuraklığa aldırmadan yürüyüşünü sürdürdü.

GENÇLERİN ELİNDEN TUTTU

Ülkemizde uzun yıllar edebiyat ve düşünce dünyası dergilerin etrafında döndü.

 Dergilerin bir anlamı, bir değeri vardı. O dönem dergiler sanatçı ve düşünür merkezli olduğundan, etraflarında yer alanlar o “hür tefekkür kaleleri”nde var olma duygusu içinde yetiştiler.

Üstatlar ve ustalardan sonra ağabeyler, dergiler aracılığıyla gençlerin elinden tuttu.

Ali Haydar Haksal da bu geleneği sürdürdü. Bir derviş sabrıyla, yaklaşık yarım asır boyunca eli kalem tutan Anadolu çocuklarına kapısını açık tuttu.

Haksal, gençlere hangi kaynaktan beslenmeleri, hangi ocakta ısınmaları, hangi sevdalarla kavrulmaları gerektiğini anlattı. Kendi kuşağına düşen yön göstericilik vazifesini bihakkın yerine getirdi.

Tamamen hasbi ve samimi bir gayretle yaptı bunu. İnandıklarına adanacak bir yüreği, savunacak cesareti ve asla pes etmeyecek bir azmi taşıdı içinde.

Yedi İklim olmasaydı genç kalemlerin birçoğu belki de yitip gidecekti.

ÖLÜMSÜZ ESERLER

Dergicilik başkalarının yazılarıyla uğraşmaktan kendi metinlerine yoğunlaşmayı zorlaştırır şahsi üretimi azaltır. Bunun edebiyat dünyasında belki de tek istisnası Ali Haydar Haksal’dır.

Hem yazdırmayı hem de yazmayı kutsal bir inatla devam ettirdi. Geride okunacak onlarca eser bıraktı.

Denemeleri, incelemeleri, eleştiri yazıları, Batı düşünürleri ve yazarları üzerine kaleme aldıkları, yeniden okumaları, biyografileri…

Üstat Sezai Karakoç, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu ve diğer sanatçılarımız, büyüklerimiz üzerine yazdıklarıyla Ali Haydar Haksal, durmaz dinlenmez bir diriliş savaşçısı olarak, bir cihad şuuru içerisinde sürekli yazdı. Ölümsüz eserler verdi.

Son dönemde Müslüman edebiyatçıların İslam dünyasında yaşanan acılara karşı giderek duyarsızlaştığına şahit oluyoruz.

İslam milletinin meseleleri güçlü bir şekilde şiire, romana, hikâyeye taşınamıyor.

Ümmetin problemlerine karşı duyarlılığını her zaman sürdüren Ali Haydar Haksal, günümüz edebiyatçılarının kayıtsızlığına ve ben merkezli edebî üretimlerine şu cümlelerle itiraz etti:

“Günümüz edebiyatı ben’in edebiyatı olma yolunda. Bu ‘ben’ de ben olmayan bir ben. Sadece kendini yaşamak bencilikten öte bir şey değil. Küresel abanma insanlığı kuşatmış bulunuyor. Özellikle Müslümanların yaşadığı coğrafyada acı var. Şiir ve düşünce merkezlerimiz ateş içinde yanıyor.

Bağdat’tan bana denilebilir mi, Kudüs’ten bana ne denilebilir mi? Yarın İstanbul’dan, Bursa’dan, Kütahya’dan, Diyarbakır’dan, Konya’dan, Edirne’den bana ne denilebilecek mi?

Bu çağın karanlık yangını üzerimize doğru geliyor. Eli kalem tutan her aydın, şair, yazar, düşünür, bilinç ve eylem adamı bu el yazması acılara kayıtsız olabilir mi? Bugünün yazan ve çizenleri yarına ne bırakacaklarını iyi hesaplamalı!”

Yazacak çok şey var ama bu cümlelerde Haksal’ın dünya görüşü ve edebiyat anlayışı açıkça görülmektedir. 

 Edebiyatı medeniyet mücadelesinin bir aracı olarak görenlerin İslam milletinin dertlerini kendi dertleri bilenlerin ve bu uğurda kalemiyle kavga verenlerin adları vefatlarının ardından da yaşamaya devam etmiştir.

Defterini açık tutacak dergiler çıkarıp salih amel sayılacak eserler veren Yazar Ali Haydar Haksal da her zaman hayırla yad edilecektir.

Aziz ruhu şad olsun.

Batan gemide kaybolan kardeşlerin acısını fırsat bildiler: Sahte IBAN oyunu

Girne'den Mersin'e doğru yola çıkan ve açıldıktan bir süre sonra batan gemide yolculuk yapan 33 yaşındaki Mustafa Demir ve 28 yaşındaki Mahmut Demir'in Reyhanlı ilçesi Harran Mahallesi'ndeki baba ocaklarında umutlu bekleyiş devam ediyor. Ağabey ve kardeşin acısıyla zor günler geçiren aile ikinci şoku Demir kardeşlerin isimlerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasıyla yaşadı. Demir ailesi kardeşlerin ailelerinin yardıma muhtaç olduğu söylenerek İBAN numarası paylaşan kimliği belirsiz şahısların yardım topladığını iddia etti. Kayıp kardeşlerin ağabeyi Halil Demir, "Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda" diyerek yardım paylaşımlarına itibar edilmemesi konusunda vatandaşları uyardı.

"İNSANLARI KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"

Kardeşlerinin isimlerini kullanarak dolandırıcılık yapıldığını iddia eden Halil Demir, "Benim kardeşlerim Mahmut ve Mustafa Demir adına İBAN paylaşıyorlar. Durmadan para istiyorlar. Ailemize ulaştıklarını ve yardıma muhtaç olduğumuz söylenerek insanları kandırmaya çalışıyorlar. İnsanların iyi niyetini kötü amaçlı kullanıyorlar, böyle bir şeye gerek yok. Tüm Türkiye'ye seslenmek istiyorum, lütfen bu dolandırıcılara itibar etmeyin. Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda. Akrabalarımız ve köylülerimiz bizim yanımızda. Lütfen böyle dolandırıcılara inanmayın. Daha kardeşlerimizin nerede olduklarını bilmeden insanların iyi niyetlerini kullanarak İBAN paylaşıyorlar. Kimseye itibar etmeyin ve kimseye para göndermeyin, kardeşlerimi böyle kötü şeylere bulaştırmayın. Yetkililerden bunu yapan şahısların bulunmasını istiyorum" dedi.

"DOLANDIRICILAR İNSANLARDAN PARA TOPLUYOR"

Kayıp kardeşlerin isimlerinin kullanılarak yardım toplandığını anlatan İbrahim Demir, "Mahmut ve Mustafa Demir adına yardım talep ediliyor. Biz daha cenazemizi almamışız, dolandırıcılar insanlardan para topluyor. Kimse bunlara itibar etmesin" dedi.

💾

<p>Girne'den Mersin'e doğru yola çıkan ve açıldıktan bir süre sonra batan gemide yolculuk yapan 33 yaşındaki Mustafa Demir ve 28 yaşındaki Mahmut Demir'in Reyhanlı ilçesi Harran Mahallesi'ndeki baba ocaklarında umutlu bekleyiş devam ediyor. Ağabey ve kardeşin acısıyla zor günler geçiren aile ikinci şoku Demir kardeşlerin isimlerinin dolandırıcılık amacıyla kullanılmasıyla yaşadı. Demir ailesi kardeşlerin ailelerinin yardıma muhtaç olduğu söylenerek İBAN numarası paylaşan kimliği belirsiz şahısların yardım topladığını iddia etti. Kayıp kardeşlerin ağabeyi Halil Demir,<em><strong> "Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda"</strong></em> diyerek yardım paylaşımlarına itibar edilmemesi konusunda vatandaşları uyardı.</p>

<p><span style="color:#FF0000"><strong>"İNSANLARI KANDIRMAYA ÇALIŞIYORLAR"</strong></span></p>

<p>Kardeşlerinin isimlerini kullanarak dolandırıcılık yapıldığını iddia eden Halil Demir, <em><strong>"Benim kardeşlerim Mahmut ve Mustafa Demir adına İBAN paylaşıyorlar. Durmadan para istiyorlar. Ailemize ulaştıklarını ve yardıma muhtaç olduğumuz söylenerek insanları kandırmaya çalışıyorlar. İnsanların iyi niyetini kötü amaçlı kullanıyorlar, böyle bir şeye gerek yok. Tüm Türkiye'ye seslenmek istiyorum, lütfen bu dolandırıcılara itibar etmeyin. Kimsenin parasına ihtiyacımız yok, çok şükür devletimiz yanımızda. Akrabalarımız ve köylülerimiz bizim yanımızda. Lütfen böyle dolandırıcılara inanmayın. Daha kardeşlerimizin nerede olduklarını bilmeden insanların iyi niyetlerini kullanarak İBAN paylaşıyorlar. Kimseye itibar etmeyin ve kimseye para göndermeyin, kardeşlerimi böyle kötü şeylere bulaştırmayın. Yetkililerden bunu yapan şahısların bulunmasını istiyorum" </strong></em>dedi.</p>

<p><span style="color:#FF0000"><strong>"DOLANDIRICILAR İNSANLARDAN PARA TOPLUYOR"</strong></span></p>

<p>Kayıp kardeşlerin isimlerinin kullanılarak yardım toplandığını anlatan İbrahim Demir, <em><strong>"Mahmut ve Mustafa Demir adına yardım talep ediliyor. Biz daha cenazemizi almamışız, dolandırıcılar insanlardan para topluyor. Kimse bunlara itibar etmesin" </strong></em>dedi.</p>

Ahbap Derneği'ne 5. dalga operasyonu! 53 kişi için harekete geçildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan 6 Şubat depremleri yardım bağışlarının kullanımına ilişkin yürütülen soruşturmada 5’inci dalga operasyon başlatıldı. İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyon kapsamında 53 şüphelinin yakalanması hedefleniyor.

Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek, depremzedeler için yapılan bağışların kişisel menfaate dönüştürülmesine yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermediklerini belirtti.

Adalet Bakanı Akın Gürlek

Soruşturmanın; İçişleri Bakanlığı müfettiş raporları, özel denetim raporları, derneğin mali kayıtları ve envanteri, banka hareketleri, bilirkişi incelemeleri ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda elde edilen deliller kapsamında yürütüldüğü bildirildi.

TOPLANAN BAĞIŞIN 950 MİLYONU NAKİT ÇEKİLMİŞ

Yapılan incelemelerde, 6 Şubat-31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak üzere toplam 4,3 milyar lira bağış toplandığı belirlendi.

Bu paranın yaklaşık 4,2 milyar lirasının harcandığı, toplam 950 milyon liranın ise nakit olarak çekildiği tespit edildi. Nakit çekimlerinden birinin tek seferde 500 milyon lira olduğu kaydedildi.

Haluk Levent

Soruşturma kapsamında ayrıca 29 şirket ve 7 şahıs şirketine toplam 1 milyar 757 milyon 547 bin 770 lira transfer edildiği belirlendi.

Bazı yüksek tutarlı harcamaların karşılığında mal veya hizmet alımı bulunmadığı, yardımların nakliyesinden şahsi menfaat sağlandığı ve bazı yardım malzemelerinin kamu kurumlarına faturalarda belirtilen miktardan eksik teslim edildiği yönünde tespitler yapıldı.

YARDIMLAR DEPOLARDA BEKLETİLMİŞ

İzmit'teki depolarda yapılan incelemelerde ise depremzedeler için temin edilen yüzlerce çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet, kırtasiye ürünü ve çeşitli yardım malzemesinin kullanılmadan bekletildiği tespit edildi.

Depolarda bekletilen yardımlar

Söz konusu malzemelerin hak sahiplerine ulaştırılması için gerekli işlemlerin başlatıldığı bildirildi.

Para transferi gerçekleştirilen şirketlerin gerçek ticari faaliyetlerinin belirlenmesine yönelik incelemelerin de sürdüğü belirtildi.

ŞÜPHELİLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU

Ahbaplar Suç Örgütü 5. Dalga Şüpheli Listesi:

1. Ahmet KAPTAN 
2. Ali Suat TALAŞ 
3. Ardıl Fırat YANBAK 
4. Aytaç AĞADAĞ 
5. Aziz Tunç BATM 
6. Bayram CİNOĞLU 
7. Bülent ÇEÇEN 
8. Çağlar GÖKTAŞ 
9. Cem ALTIN 
10. Cemil YEŞİL 
11. Cengiz KARA 
12. Ceyhun ÇETİN 
13. Dilek TOKDEMİR 
14. Emre YILDIRIM 
15. Enes Can TEKİN 
16. Fatma Şahin İŞLER 
17. Feriha ÇETİN SEVİNÇ 
18. Hasan KURŞUNOĞLU 
19. Hüseyin TEKİN 
20. İbrahim ŞENEL 
21. İbrahim Talha ALKAN 
22. İsmail Tugay GÜZEL 
23. İsmail Ulaş BARDAKÇI 
24. Kadem Berker YAŞAR 
25. Kadir YARALI 
26. Kamil ZEYTİNCİ 
27. Mehmet KARAKAYA 
28. Mehmet ZEYTİNCİ 
29. Mesut ALKAN 
30. Mevlüt SARIBAŞ 
31. Muhammed Caner BAHADIR 
32. Murat KORAN 
33. Niyazi ŞİMŞEK 
34. Nurican OKTAY 
35. Rahim YURT 
36. Rahmi AKGÜN 
37. Recep ŞARLAK 
38. Rıdvan DEMİR 
39. Selami DEMİR 
40. Selçuk ASLAN 
41. Senar BAHADIR 
42. Serdar BİLECEN 
43. Songül TOSUN 
44. Şefik FERMANOĞLU 
45. Şerafettin TEKİN 
46. Tarık ALTUN 
47. Timur ÖZDEMİR 
48. Tuncer ŞİMŞEK 
49. Ünal IRMAK 
50. Vedat DEMİR 
51. Yasin MİNTAŞ 
52. Yasin TOZLU 
53. Yusuf Esat ERİŞGEN
 

47'Sİ GÖZALTINA ALINDI

Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda 47 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Şüpheliler arasında cezaevinde bulunan bir kişinin de olduğu belirtildi. Soruşturmanın, Ahbap Derneği tarafından gerçekleştirilen mal ve hizmet alımlarının usul ve içeriğinin açıklığa kavuşturulmasına yönelik yürütüldüğü öğrenildi.

Ankara'da harekete geçildi! Çok sayıda isme yönelik operasyon başlatıldıAnkara'da harekete geçildi! Çok sayıda isme yönelik operasyon başlatıldı

💾

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan 6 Şubat depremleri yardım bağışlarının kullanımına ilişkin yürütülen soruşturmada 5’inci dalga operasyon başlatıldı. İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyon kapsamında 53 şüphelinin yakalanması hedefleniyor.</p>

<p>Operasyona ilişkin açıklama yapan Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"6 Şubat depremlerinde milletimizin yaşadığı büyük acıyı, vatandaşlarımızın dayanışma duygusunu ve depremzedelerimiz için yapılan bağışları kişisel menfaate dönüştürmeye yönelik hiçbir girişime müsamaha göstermiyoruz.</p>

<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Ahbap Derneği üzerinden toplanan deprem bağışlarının akıbetine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzce bu sabah 5’inci dalga operasyon başlatıldı.</p>

Silivri'deki arama çalışmalarında son durum

Silivri açıklarında Alsu isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 mürettebatı arama çalışmaları 6'ncı günde devam ediyor.

DHA'nın haberine göre Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde 2 Eylül’de meydana gelen kazada, Kocaeli’den Aliağa’ya giden Türk bayraklı 90 metre uzunluğundaki Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye giden Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.

Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu isimli gemi battı. Gemide bulunan 10 mürettebattan haber alınamaması üzerine denizde başlatılan arama kurtarma çalışmaları 6'ncı gününde devam ediyor.

GEMİNİN ENKAZININ YERİ 4’ÜNCÜ GÜN TESPİT EDİLDİ

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait TCG Akın gemisinin gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile yaptığı çalışmalar sonucunda, kazanın 4’üncü gününde batan Tuğberk İmamoğlu gemisinin enkazının yeri tespit edildi. Enkazın bulunmasının ardından kayıp 10 mürettebata ulaşılması için yürütülen çalışmalara ağırlık verildi.

AİLELERİN BEKLEYİŞİ SÜRÜYOR

Kayıp 10 mürettebatın yakınlarının Silivri sahilinde kendileri için oluşturulan irtibat noktasındaki bekleyişi sürüyor. Ailelerin, arama kurtarma çalışmalarındaki gelişmeler hakkında ekipler tarafından düzenli olarak bilgilendirildiği öğrenildi.

💾

<p>Silivri açıklarında Alsu isimli gemiyle çarpıştıktan sonra batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemide bulunan 10 mürettebatı arama çalışmaları 6'ncı günde devam ediyor.</p>

Trafikte bir anlık hata pahalıya patladı, kan donduran kaza kamerada

Bolu’da dün TEM Otoyolu Çaydurt mevkiinde kontrolden çıkan hafif ticari aracın karıştığı kazada 3 kişi yaralandı.

💾

<p>Bolu’da dün TEM Otoyolu Çaydurt mevkiinde kontrolden çıkan hafif ticari aracın karıştığı kazada 3 kişi yaralandı. Kaza anı başka bir aracın araç içi kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi.</p>

<p><strong>ARAÇ KONTROLSÜZ ŞERİT DEĞİŞTİRDİ</strong></p>

<p>Kaza, dün TEM Otoyolu'nun Bolu geçişi Çaydurt mevkiinde meydana geldi. Seyir halindeki hafif ticari araç, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine adrese polis, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada hafif ticari araçta bulunan 3 kişi yaralandı. Olay yerine ulaşan sağlık ekiplerince ilk müdahaleleri yapılan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.<br>
<br>
<br>
 </p>

İstanbul'da dehşet anı kamerada: Motordan fırlayıp metrelerce sürüklendi!

İstanbul Havalimanı yolunda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosiklet devrildi. Kazada motosiklet sürücüsünün yere düştüğü anlar araç içi kamerasına yansıdı.

💾

<p> İSTANBUL Havalimanı yolunda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği motosiklet devrildi. Kazada motosiklet sürücüsünün yere düştüğü anlar araç içi kamerasına yansıdı.</p>

<p>Kaza, öğle saatlerinde İstanbul Havalimanı yolunda meydana geldi. İddiaya göre, seyir halindeki motosikletin sürücüsü henüz bilinmeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetti. Savrulan motosiklet devrilirken, sürücü de yola düştü. Kaza anı seyir halindeki bir aracın araç içi kamerasına yansıdı. Görüntülerde, motosikletin devrilmesi ve sürücüsünün yola savrulması yer aldı.</p>

Gülistan Doku soruşturmasında Umut Altaş'ın FBI ifadesi dosyada: Olay anını ve sonrasını anlattı

Gülistan Doku soruşturması kapsamında ABD'de sorgulanan Umut Altaş'ın 34 sayfalık FBI ifadesi Türkiye'ye ulaştı. Altaş ifadesinde Gülistan Doku'nun Mustafa Türkay Sonel tarafından araçta vurulduğunu, ardından cesedin birlikte bagaja taşındığını ve olay sonrası yapılan görüşmeleri öne sürdü.

Gülistan Doku'nun artık faili belli! "Cinayete tanık oldum" diyen Umut Altaş'ın FBI ifadesi TAKVİM'de: Pertek'i işaret etti

Umut Altaş'ın Gülistan Doku soruşturmasında FBI'a verdiği ifadeye Takvim.com.tr ulaştı. Altaş, olay yerinde olduğunu ve cinayete tanık olduğunu öne sürdü. Gülistan'ı Mustafa Türkay Sonel'in öldürdüğünü ifade eden Altaş, 'Vurdu, cesedi bagaja taşıdık' dedi. Olayın ardından Tuncay Sonel'in koruma polisi Şükrü Eroğlu’nun bizzat devreye girdiğini öne süren Altaş, arkadaşı Türkay'ın kendisine “Babam bu işi halledecek' dediğini iddia etti. Cesedin gömüldüğü yer için ise Pertek yolunu işaret etti.

Alacabel Tüneli’nde sona doğru! Konya-Antalya ulaşımında seyahat süresi 20 dakika kısalacak

Konya-Antalya ulaşımında önemli bir değişim için geri sayım başladı. 7 bin 360 metrelik Alacabel Tüneli tamamlandığında seyahat süresi 20 dakika kısalacak, güzergah 7 kilometre kısalacak. Tünelde kazı ve betonlama tamamlanırken asfaltlama sürüyor. Projeyle yıllık 910 milyon lira tasarruf ve kış aylarında daha güvenli ulaşım hedefleniyor.

Filenin Sultanları'nın eski yıldızı Aysun Ayhan yıllar sonra anlattı: “Uğur Dündar, annemi çok ağlattı”

Türk voleybolunun ilk “Filenin Sultanları” arasında yer alan eski milli voleybolcu Aysun Ayhan, kariyerinin zirvesindeyken aldığı başını örtme ve voleybolu bırakma kararının ardından yaşadıklarını yıllar sonra anlattı. Ayhan, kararının ardından Uğur Dündar'ın yaptığı haber nedeniyle annesinin çok üzüldüğünü belirterek, “Uğur Dündar, annemi çok ağlattı” dedi. 2008'den bu yana gözlerden uzak yaşayan Ayhan, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'dan gelen destek mesajını, ailesini ve voleybola dönüşünü de anlattı.

Cemal Enginyurt'un "Hayırlı olsun" dediği gece kulübüne ortaklığı belgelendi

YENİ Partili Cemal Enginyurt'un daha önce 'Hayırlı olsun' diye paylaşım yaptığı 'ÖKÜZ ROOF' isimli gece kulübüne gizli ortak olduğu ortaya çıktı. Tanıtımı müstehcen kliplerle yapılan işletmenin 'Ticaret sicili' kayıtlarında Cemal Enginyurt’un oğlu Alptürk Enginyurt ÖKÜZ'ün pay sahibi olduğu görüldü.

CHP’de Kılıçdaroğlu kongre takvimini ilan ediyor... Şaibeli delege yapısını sıfırlayacak

İstinaf Mahkemesi tarafından verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP liderliğine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, başlattığı arınma sürecinde en kritik aşamaya geçti. Son 3,5 ayda yolsuzluk şüphelisi isimlerin tasfiye edilmesinin ardından, şimdi de kurultay delegelerinin baştan aşağı yenilenmesi için düğmeye basılıyor. Şaibeli delege yapısını tamamen sıfırlamayı hedefleyen Kılıçdaroğlu, Yargıtay sürecinden önce yerel kongreleri tamamlamayı planlanıyor. Gözler, tarihi açıklamaların yapılacağı 9 Eylül tarihindeki başkent zirvesinde.

'ÖKÜZ'e ortak girmişler! Sapkın gece kulübünden YENİ Partili Cemal Enginyurt ve oğlu çıktı: Takvim belgelerle açıklıyor

YENİ Partili Cemal Enginyurt'un daha önce 'Hayırlı olsun' diye paylaşım yaptığı 'ÖKÜZ ROOF' isimli gece kulübüne gizli ortak olduğu ortaya çıktı. Tanıtımı müstehcen kliplerle yapılan işletmenin ortaklık devirlerine ilişkin belgeye Takvim.com.tr ulaştı. Ticaret sicili kayıtlarında Cemal Enginyurt’un oğlu Alptürk Enginyurt ÖKÜZ'ün pay sahibi çıktı. Nitekim, Enginyurt'un eski danışmanı Ali Şenyurt ve Demokrat Parti eski Ankara İl Başkanı Erkin Delikanlı da 'Alptürk ile Kürşad Şahin ortaktı' demişti. İşletmede sigortasız işçi ve ruhsatsız alkol satışı belgelendi.

Kuzey Marmara Otoyolu’nda tır hafif ticari araca çarptı... Sürüklenen araç refüje çıktı: 1'i çocuk 6 yaralı

Kuzey Marmara Otoyolu Odayeri gişeleri mevkisinde saat 06.00 sıralarında yaşanan kazada tır dehşeti yaşandı. A.Y. idaresindeki tırın, S.B. yönetimindeki hafif ticari araca arkadan çarpması sonucu ortalık savaş alanına döndü. Sürüklenen araçta sıkışan 6 kişi, bölgeye sevk edilen itfaiye, jandarma ile sağlık ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı. Ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi.

Başkentte trafik düzenlemesi: Kapatılacak yollar açıklandı

Ankara Emniyet Müdürlüğü, kentte bazı yolların araç trafiğine kapatılacağını bildirdi. Müdürlüğün NSosyal hesabından yapılan açıklamaya göre bugün saat 10.00'da Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde yapılacak etkinlik nedeniyle saat 07.00'den itibaren çift yönlü trafiğe kapatılacak.

Şaibeli delegeye tasfiye! CHP'deki "arınma" sürecinde son viraj: 81 il başkanı çağırıldı

Kemal Kılıçdaroğlu'nun dönüşüyle başlayan yeniden yapılanma sürecinde kritik eşiğe gelinirken, 9 Eylül'de resmen ilan edilmesi beklenen kongre takvimiyle birlikte il, ilçe ve kurultay delegelikleri sıfırdan belirlenerek parti içi şaibeli yapılar tamamen tasfiye edilecek.

Türkiye’nin ilk nükleer santralinde geri sayım başladı! Akkuyu'da 23 bin kişi gece gündüz çalışıyor

Dünyanın enerji arz güvenliğinin kritik önem taşıdığı bu dönemde, Türkiye'nin ilk nükleer santrali Akkuyu'da ilk ünite bu yıl bitmeden elektrik üretimine hazırlanıyor. Tamamı devreye girdiğinde İstanbul'un elektrik ihtiyacını tek başına karşılayacak olan dev tesiste çalışmalar 7/24 aralıksız sürerken, reaktör yakıtının korunduğu alandaki üst düzey güvenlik önlemleri ve sahadaki devasa hareketlilik dikkat çekiyor. İşte tüm ayrıntılar...

Anyma’nın İstanbul konseri neden tartışıldı? Sahne şovundaki sembollerin arkasındaki görsel dünya

ABD’li DJ Anyma’nın İstanbul konseri, sahne şovlarında kullanılan karanlık semboller, şeytan figürleri ve insan-makine dönüşümünü merkeze alan görseller nedeniyle tartışma yarattı. İstanbul Valiliğinin kararıyla iptal edilen konserin görsel dünyasında transhümanizm, mitolojik göndermeler ve dijital ritüel çağrışımları dikkat çekti.

Somalili Bakan Mohamud Türkiye'nin desteğini anlattı: “Ordumuzu eğitti, ekonomi ve kamu hizmetlerinde destek sağladı”

Türkiye ile Somali arasında insani yardımla başlayan ve stratejik ortaklığa uzanan güçlü ilişkiler, Ankara karşıtı çevrelerin hedefinde. Somali Enformasyon, Kültür ve Turizm Bakanı Abdulfatah Kasim Mohamud, Türkiye’nin Somali’ye desteğinin yeni olmadığını vurgularken, iki ülke arasındaki güçlü ilişkileri kötülemek isteyen “kiralık kişiler” bulunduğunu söyledi. Mohamud, Türkiye’nin Somali’nin zor dönemlerinde ordu, ekonomi ve kamu hizmetleri alanlarında önemli destekler sağladığını belirtti.

Başkan Erdoğan'ın imzasıyla yayımlandı! Yüksek lisans ve doktorada yeni dönem başladı

Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile yüksek lisans ve doktora eğitimine ilişkin yeni kurallar belirlendi. Düzenlemeyle tezli yüksek lisans programlarında en az 120, doktora programlarında ise en az 240 AKTS şartı getirilirken, öğrencilerin tezlerini teslim edebilmeleri için akademik yayın, bildiri ve benzeri bilimsel faaliyetlerde bulunmaları da zorunlu hale getirildi.

Yunanistan Sağlık Bakanı Georgiadis'ten İstanbul ve Ayasofya çıkışı

Adonis Georgiadis, Yunan hükümetinin dış politikasına yönelik eleştirilere İstanbul ve Ayasofya sözleriyle yanıt verdi. Söz konusu skandal sözlere tepki A Haber ekranlarından geldi. Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, 'O hayalleri görsün İsrail. Kudüs'ü de kaybedecek yakında inşallah. Bu seferki kalıcı bir korku ve hezeyan onlarda.' dedi.

Yunan bakandan İstanbul ve Ayasofya üzerinden hadsizlik: Adonis Georgiadis “Ele geçirmeli miydik?” dedi

Yunanistan'da hükümete yönelik dış politika eleştirileri sürerken, Bakan Adonis Georgiadis'in Türkiye'yi hedef alan sözleri gündeme damga vurdu. Muhalefetin “Bir dış politikanız yok” eleştirilerine İsrail, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri ile ilişkileri örnek göstererek yanıt veren Georgiadis, “Biz İstanbul'u ve Ayasofya'yı ele geçirmeli miydik?” ifadelerini kullandı. Yunan bakanın skandal sözleri A Haber ekranlarında da gündeme taşınırken, Akademisyen Prof. Dr. Uğur Özgöker, Atina yönetiminin Türkiye'ye yönelik söylemlerini eleştirdi ve Yunanistan'daki Türk korkusunun seçim dönemleriyle sınırlı olmadığını belirterek dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Tuğba Ekinci tutuklandı! Sosyal medya operasyonunda 3 şüpheliye daha tutuklama

Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Tuğba Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 4'ü tutuklandı. Şüphelilerin sosyal medya üzerinden ücret karşılığı müstehcen içerik paylaştıkları tespit edildi. 1 firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Bakan Bayraktar'dan istihdam mesajı: Hakkari maden merkezi olacak

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hakkari’de Terörsüz Türkiye’ye ilişkin önemli mesajlar verdi. Türkiye Yüzyılı vizyonunun en önemli projelerinden bir tanesinin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge projesi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, “Ben inanıyorum ki bu bölgedeki bütün illerimizi adeta yıldız gibi parlatacak.” dedi.

Üsküdar Belediyesi soruşturmasında 3 tutuklama: Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik de tutuklandı

Üsküdar Belediyes'ndeki yapı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada sıcak bir gelişme yaşandı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, Belediye Ruhsat Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli, çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.

Ankara'da bugün bazı yollar trafiğe kapalı

Ankara Emniyet Müdürlüğü, Nazım Hikmet Kongre ve Sanat Merkezi'nde yapılacak etkinlik nedeniyle trafiğe kapatılacak yolları açıkladı.

Müdürlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaya göre saat 07.00'den itibaren ihtiyaç olması halinde Bağdat Caddesi'nin 357. Cadde ile Anadolu Bulvarı arasında kalan bölümü ve buraya açılan yolların tamamı ile 266. Cadde'nin Bağdat Caddesi ile 269. Cadde arasında kalan bölümü ve buraya açılan yolların tamamı çift yönlü araç trafiğine kapalı olacak.

Bir mesajla milyonlar buhar oldu! SMS, banka ve avukat üçgeninde vurgun planı

Vatandaşın adı, adresi, telefonu, ailesi, SGK'sı ve tapusu tek ekranda çıktı. İstanbul'da yürütülen soruşturmada, kişisel verilerin yasa dışı paneller üzerinden sorgulandığı ve bazı avukatlık bürolarında bu sistemlerin kullanıldığı ortaya çıktı. 31 avukatlık bürosunda arama başlatılırken 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. 27'si avukat 31 şüpheli gözaltına alındı. 

BİLGİLER TEK EKRANDA TOPLANDI

Soruşturmanın önceki aşamalarında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesiyle panel giriş kayıtları, kullanıcı bilgileri, doğrulama kodları, uzaktan bağlantı kayıtları ve kişisel veri içeren sorgu çıktıları bulundu. Bazı panellerin avukatlık bürolarındaki bilgisayarlara uzaktan bağlantı programlarıyla kurulduğu, kullanıcı hesaplarının da bu bürolardan yönetildiğine ilişkin bulgular dosyaya girdi.

KİŞİSEL VERİLER KORKUTMAK İÇİN KULLANILDI

Soruşturmanın en dikkat çekici iddiası ise kişisel verilerin vatandaşlarla iletişim kurulurken kullanılması oldu. İddiaya göre bazı şüpheliler, herhangi bir hukuki ilişkileri bulunmayan kişilerin bilgilerine paneller üzerinden ulaştı. Ardından vatandaşlara borç, haciz veya uzlaşma süreçleriyle ilgili gerçeğe aykırı mesaj ve aramalar yapıldı. Savcılık, bu bilgilerin vatandaşların güvenini kazanmak ve maddi menfaat elde etmek amacıyla kullanılıp kullanılmadığını araştırıyor. Soruşturma kapsamında daha önce 10 şüpheli hakkında kamu davası açılırken, yeni deliller doğrultusunda çok sayıda avukat hakkında gözaltı kararı verildi.

VERİLERİN KAYNAĞI ARAŞTIRILIYOR

Soruşturmanın bir diğer önemli ayağını ise para trafiği oluşturuyor. Panellerin kurulumu, satışı veya erişimi karşılığında gerçekleştirildiği değerlendirilen para transferleri de incelemeye alındı. Savcılık, dijital materyaller ve mali hareketleri birlikte değerlendirerek vatandaşların bilgilerinin sisteme nasıl girdiğini, kimler tarafından sorgulandığını ve bu verilerin daha sonra nasıl kullanıldığını ortaya çıkarmaya çalışıyor. Şimdi gözler, aramalarda ele geçirilen dijital materyallerin incelemesine çevrildi.

"ÖNCE MESAJ GELDİ SONRA ARADILAR"

Mağdurlardan bir tanesi de İstanbul'da yaşayan 35 yaşındaki Osman Y. oldu. Üniversite mezunu olan ve özel bir firmanın lojistik operasyonlarında çalışan Osman Y. hukuk büroları vasıtasıyla nasıl dolandırıldığını anlattı. Osman Y. "Bir icra takibi dosyasıyla ilgili 3 milyon lira borcum vardı. Yaklaşık 6 ay önce, ilk olarak telefonuma 'Uzlaşma sürecini kaçırdınız. Hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' ibareleriyle bir hukuk bürosu aracılığıyla bir mesaj geldi. 5 dakika sonra telefonla aynı hukuk bürosundan arandım.

"BENİ BENDEN DAHA İYİ TANIYORLARDI"

Önce benim ne kadar borcum olduğunu, dava dosyamla ilgili tüm ayrıntıları, ailemle ilgili bilgilere kadar hakkımdaki çok sayıda bilgiyi tarafıma ilettiler. Beni benden daha iyi tanıyorlardı. Ben de gerçekten güvenilir bir yer olduğu intibasını bıraktı. Eğer 3 milyonluk borcun 1.2 milyonunu ödersen dosyanız kapanacak dediler. Ödemezsem hakkımda haciz işlemi başlatılabileceği söylendi ve erken ödeme imkanıyla borcumun kapatılabileceği ifade edildi. Paniğe kapıldım. Verdikleri hesap numarasına borcumu kapatabilmek için istenen miktarı attım. Ancak daha sonra şüpheye düştüm. Beni arayan numarayı aradığımda telefonlarıma cevap vermediler. Hemen emniyete gidip şikayetçi oldum ama artık çok geçti" diye konuştu.

SİGORTA ŞİRKETİ DOLANDIRICILIK OYUNUNU BOZDU

Gelen icra ve dava tehditleri karşısında ilk anlarda büyük bir panik yaşadığını dile getiren Emre S., para yatırmak üzereyken durumdan şüphelenerek araştırmaya başladığını ifade etti. İlgili sigorta firmasıyla iletişime geçtiğini belirten mağdur vatandaş, şu ifadeleri kullandı: "Bize iletilen dosyada kazanın sigortaya bildirildiği yazıyordu. Bunun üzerine sigorta şirketini aradım ancak sistemlerinde böyle bir tutanak ya da kayıt olmadığını öğrendim. Ortada dava riski olunca ister istemez korktum ve ilk günlerde parayı yatırmayı düşündüm. Ancak her gün basında yer alan benzer dolandırıcılık haberlerini hatırlayınca temkinli davrandım ve istenen parayı göndermedim. Şimdi sürekli UYAP sistemine girip adıma açılmış bir dosya var mı diye kontrol ediyorum."

AVUKAT GONCE UYARDI

Avukat Gizem Gonce bazı yerlerde kendi fotoğraf ve isminin de geçtiğini belirterek şunları söyledi; "Panelden edinmiş oldukları bilgilerle, özellikle kredi çekmiş kişiler varsa onları buluyorlar. Bu kredilerin sigorta iadesi konusunda kendilerini arayarak iade yapılacağını ve bununla alakalı ödeme yapılmaması halinde icra takibi başlatılacağını ve bu icra takibinde tüm aile bireylerinin de dahil edileceğini söyleyip panik yaratıyorlar".
Müvekkillerinden Nezahat hanımı ise bu yöntemle tam 90 bin lira dolandırmışlar. Telefona gelen bir mesaj süreci başlatıyor. "Borcunuz yasal takibe düştü", "Uzlaşma sürecini kaçırdınız" ya da "Hakkınızda haciz işlemi başlatıldı" deniliyordu. Karşıdaki kişi, vatandaşın adını biliyor, telefon numarasına ulaşıyor, hatta adresi ve ailesiyle ilgili bazı bilgileri dahi söyleyebiliyordu. İşte İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma, bu noktada devreye girdi. Yapılan incelemelerde, vatandaşların çok sayıda kişisel bilgisinin tek bir sistem üzerinden sorgulanabildiği değerlendirildi. "HukukBİS", "AsistBİS" ve benzeri isimlerle kullanılan yasa dışı panellerde; kimlik, adres, aile, SGK, GSM, çalışan, tapu ve ada-parsel bilgilerinin sorgulanabildiği tespit edildi.

SAHTE KAZA VE "DAVA AÇILACAK" BASKISI

İstanbul'da yaşayan Emre S., son dönemde artan yasa dışı panel ve dolandırıcılık yöntemlerinin yeni hedefi oldu. Sultanbeyli'de karıştığı bir trafik kazasının ardından sahte avukatlık senaryosuyla karşı karşıya kaldığını belirten Emre S., kendisinden "dava açılmaması" karşılığında 19 bin 745 TL talep edildiğini söyledi. Mesajın doğrudan kendi telefonuna değil, kardeşine iletildiğini vurgulayan Emre S., süreci şöyle anlattı:
"Kardeşime benim adıma bir avukatlık bürosundan mesaj geldi. Dosyanın dava aşamasına gelmeden kapanması için 19 bin 745 TL istendi. Ödeme yapmamam durumunda bu tutarın 30 bin 400 TL'ye yükseleceği belirtildi. Bana verilen 8 günlük süre içinde ödeme yapmazsam dava açacaklarını söyleyerek baskı kurdular. Bütün hatlarımız kendi üzerimizeyken bu mesajın bana değil de kardeşime gitmesine hiçbir anlam veremedim."

İŞTE ADIM ADIM VURGUN SÜRECİ

Avukat Gonce şöyle konuştu: "Burada bizim de müvekkillerimiz var. Dolandırılan kişiler şöyle bir yöntemle mağdur edilmiş: Hiçbir hukuk bürosuyla bağlantısı olmayan kişiler, tamamen meslektaşlarımın telefon numaralarını ve fotoğraflarını kullanarak kendi telefonları üzerinden vatandaşları arıyorlar. Özellikle panelden elde ettikleri bilgiler üzerinden, daha önce kredi çekmiş kişileri tespit ediyorlar. Bu kişilere, krediyle ilgili sigorta iadesi yapılacağını söylüyorlar. Ardından, ödeme yapılmaması halinde icra takibi başlatılacağını, hatta bu icra takibine tüm aile bireylerinin de dahil edileceğini söyleyerek vatandaşlar üzerinde baskı kuruyorlar.

"HGS" BORCU YALANI

Burada aslında avukatlık kimliği kullanılarak bir dolandırıcılık yöntemi uygulanıyor. Vatandaşlara, icra takibiyle karşı karşıya kalmamaları için 400, 500 veya 600 TL gibi görece düşük miktarlarda ödemeler yapmaları gerektiği söyleniyor. Bu ödemeler çoğunlukla HGS geçiş ücreti veya kargo bedeli gibi gerekçelerle isteniyor. Örneğin, vatandaşa "Size bir kargo geldi, ancak teslim almadınız. Kargo iade gitti ve bundan dolayı bir kargo bedeli ödemeniz gerekiyor." şeklinde bilgi veriliyor.

"KİŞİSEL VERİLERLE KORKU SALIYORLAR"

Dolandırıcılar, panel üzerinden elde ettikleri kişisel verileri de kullanarak söyledikleri bilgileri doğruluyor ve vatandaşın karşısındaki kişinin gerçekten bir avukat ya da hukuk bürosu olduğuna inanmasını sağlıyorlar. Daha sonra da "Bu ödemeyi yapmazsanız hakkınızda icra takibi başlatılacak." şeklinde tehdit ve baskı oluşturuyorlar.

MEBLAĞ KÜÇÜK MAĞDUR SAYISI BÜYÜK

Yapılan araştırmalar sonucunda, müvekkillerimizin para göndermiş olduğu IBAN numaraları ve bu hesapların sahiplerinin isim ve soy isim bilgileri tespit edildi. Biz de bu kişiler hakkında icra takibi başlatarak, gönderilen paraların iadesini sağladık. Burada önemli bir sorun daha var. Vatandaşlar, dolandırıldıkları miktarlar 400, 500 veya 600 TL gibi düşük meblağlar olduğu için çoğu zaman bu konuyla ilgili başvuru yapmak istemiyorlar. Daha fazla dolandırıcılık faaliyetinin içerisine dahil olmaktan veya yeniden mağdur edilmekten korkuyorlar. Ancak bu konu aslında oldukça önemli. Çünkü dolandırıcıların panel üzerinden çok sayıda kişinin kişisel verilerine ulaşabildiği görülüyor.

SUÇ DUYURUSU ÖNEMLİ

Bu kapsamda, kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi ve kullanılması nedeniyle savcılığa suç duyurusunda bulunulması önemli. Çünkü burada sadece vatandaşın parasının dolandırılması söz konusu değil. Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde ele geçirilmesi, bu bilgilerin farklı yerlerde ve farklı dolandırıcılık yöntemlerinde kullanılmasının da önünü açabiliyor.

500 TL ALDILAR BİR ŞEY OLMAZ DEMEYİN

Dolayısıyla vatandaşların bu konuyu yalnızca "Benden 500 TL aldılar." şeklinde değerlendirmemesi gerekiyor. Asıl önemli olan, kişisel verilerinin kimlerin eline geçtiği ve bu bilgilerin başka hangi amaçlarla kullanılabileceğinin araştırılmasıdır.

ADINIZA ŞİRKET KURABİLİRLER

Kandırılmanın yanı sıra, kişisel verilerin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi de vatandaşlar açısından ciddi bir risk oluşturuyor. Çünkü bu kişisel verilerin farklı alanlarda kullanılması mümkün. Örneğin, kişinin adına şirket kurulması veya başka bir şekilde borçlandırılması gibi eylemler de gerçekleştirilebilir.

NEZAHAT HANIMA SİGORTA İADESİ YALANI

Bir diğer önemli hususun ise, vatandaşların banka adı kullanılarak aranması olduğunu belirten Avukat Gizem Gonce;" Örneğin, "X Bankası'ndan arıyoruz. Sizin şu tarihte, şu dönemde çekmiş olduğunuz, şu kadar bedelli kredinin sigorta iadesini tarafınıza yapacağız. Telefonunuza bir onay kodu gelecek. Bunu onaylamanız ve bize gelen kodu söylemeniz gerekiyor." şeklinde bir arama gerçekleştiriliyor. Bu şekilde dolandırılan müvekkillerimizden biri de Nezahat Hanım. Kendisi oldukça yaşça büyük bir hanımefendi.

90 BİN LİRA BUHAR OLDU

Gerçekten bankadan aradığını söyleyen kişilerin, müvekkilimizin geçmişte çekmiş olduğu krediye ilişkin tarih ve tutar gibi bilgilere sahip olması nedeniyle, arayan kişilere inanmış ve güvenmiş. Telefonuna gelen onay kodunu da kredi sigortasına ilişkin bedelin iade edileceği düşüncesiyle onaylamış ve telefonda kendisine gelen kodu karşı tarafa vermiş. Bunun hemen ardından müvekkilimizin hesabından 90 bin TL tutarında bir kredi çekilmiş ve bu para anında başka bir hesaba gönderilmiş."

SAKİN OLUN

Konuyla ilgili uyarılarda bulunan avukat Dr. Candaş Gürol ise "Özellikle 'Hakkınızda icra dosyası var', 'Bugün ödeme yapmazsanız haciz başlayacak' gibi sözlerle insanları korkutup hemen para göndermeye zorlayabiliyorlar. Böyle bir arama ya da mesaj geldiğinde öncelikle sakin olunmalı ve verilen bilgiler resmi kaynaklardan doğrulanmalı" dedi.

TELEFONLA MESAJLARA VERİLEN YÖNLENDİRMELER TUZAK

"Avukat olduğunu söyleyen kişinin bilgileri Türkiye Barolar Birliği'nin baro levhasından, icra dosyasının gerçekten olup olmadığı ise e-Devlet veya UYAP üzerinden kontrol edilmeli. Gerekirse avukatlık bürosunun resmi kayıtlardaki numarası bulunarak doğrudan aranmalı ve bilgi teyit edilmeli" diyen Gürol, "Arayan kişinin adınızı, adresinizi, T.C. kimlik numaranızı ya da hakkınızdaki başka bazı bilgileri biliyor olması o kişiye güvenmek için yeterli değil. İcra dosyası gerçek olsa bile telefonda veya mesajla verilen yönlendirmelere uymamalı, IBAN'a para gönderilmemeli. İcra borcu varsa ödeme doğrudan ilgili İcra Dairesi üzerinden yapılmalı. Dolandırıcılar genellikle kişiyi korkutup düşünmesine fırsat vermeden para göndermesini sağlamaya çalışıyor. Bu nedenle 'hemen ödeme yapın' şeklindeki taleplere özellikle şüpheyle yaklaşılmalı" diye konuştu.

Türk donanmasının dev gemileri 7/24 mesaide: Kayıplar için seferberlik!

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait üç dev kurtarma gemisi, son günlerde peş peşe yaşanan deniz kazaları sebebiyle su altı operasyonlarını kesintisiz sürdürüyor. Ana platform Alemdar; atmosferik dalış sistemi, kurtarma çanı ve hastaneye sahip.

Işın ve Akın ise ROV, sonar, basınç odası ve 600 metrede 50 personele 14 gün hava sağlayan havalandırmayla öne çıkıyor. Gemilerde ayrıca 365 metreye inen ADS, hasar kontrol cerrahisi ve yoğun bakım altyapısı bulunuyor.

554 METREDEKİ ENKAZDA ARAMA SÜRÜYOR

30 Ağustos’ta Girne’den Taşucu’na giderken batan “Filo Jet” gemisinin 554 metre derinlikteki enkazında Alemdar ve Işın görev yapıyor. Can kaybı 13’e yükselirken kayıp 15 kişi aranıyor. Denizden son olarak Elmas Demir’in cansız bedeni çıkarıldı. 5 çocuk annesi kadının cenazesi Eskişehir’de defnedilirken oğlu Cemal Demir, “Bana dirisi gelmedi ama sarılacak toprağı oldu” dedi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, 7/24 yürütülen çalışmaların derinlik sebebiyle ağır ilerlediğini vurguladı.

720 METREDE ENKAZ TESPİT EDİLDİ

2 Eylül’de Silivri açıklarında “MT ALSU” tankeriyle çarpışarak batan “Tuğberk İmamoğlu” gemisini ve kayıp 10 mürettebatı arama çalışmaları ise sürüyor. TCG Akın, enkazı çarpışma yerinin 50 metre yakınında, 720 metre derinlikte tespit etti. Geminin üzerindeki yazı ROV ile görüntülendi. Mürettebat yakınları İstanbul Valisi Davut Gül ile TCG Akın’a çıktı. Koramiral Ramazan Özoğul ve Tümamiral Serkan Tezel aileleri bilgilendirdi. Vali Gül, 550 kilometrekarelik alanda aramanın sürdüğünü ve umudun korunduğunu aktardı.

💾

<p>Deniz facialarının ardından alarma geçen TCG Alemdar, TCG Işın ve TCG Akın, gelişmiş su altı sistemleriyle kayıplara ulaşmak için metrelerce derinlikte 7/24 mesai yapıyor.</p>

Gürültü bizi öldürüyor

Haber7 Yazarı Gaffar Yakınca'nın yazısı için tıklayınız...

Gürültü deyip geçmeyin. Sadece Avrupa’da her yıl 66 bin kişi yol gürültüsü yüzünden daha erken ölüyor; gürültü, her yıl 55 bin kişinin kalp damar hastalıklarına, 22 bin kişinin ise şeker hastası olmasına yol açıyor.

Sadece Avrupa’da ve sadece trafik gürültüsü yüzünden….

İnşaat gürültüsü, makine gürültüsü, müzik-eğlence gürültüsü, elektronik aletlerin gürültüsü… Bunlar hesaba dahil değil.

Evet, gürültü insanı öldürecek denli ciddi bir çevre sorunu.

Sayısız bilimsel araştırma var. İnsan gürültüye maruz kaldığında stres düzeyi artıyor. İşitme kaybı, tansiyon, üreme bozuklukları, sinir sistemi sorunları, felç, kalp-damar hastalıkları baş gösteriyor. Gürültü anksiyete, depresyon ve daha pek çok psikolojik rahatsızlığa, diyabete ve çocuklarda gelişim bozukluklarına sebep oluyor.

Ancak gürültüyü diğer kirliliklerden ayıran bir özelliği var...

Gürültü, hava kirliliği, su kirliliği, gıda kirliliği gibi hemen öldürmüyor… Sigara gibi yavaş yavaş, çaktırmadan, sinsice öldürüyor.

Çünkü insan yüksek sese maruz kaldıkça ona alışıyor. Bir süre sonra gürültüyü fark etmez oluyor. Ama kulaklar, beyin ve sinir sistemi aynı şekilde zarar görmeye devam ediyor.

Yirmi dört saat devam eden trafik gürültüsü, inşaat sesleri, seyyar satıcı bağırmaları, gece vakti geçen motosikletler, sabaha kadar süren klima, tesisat ve makine sesleri… Her biri beynimizin en ince kıvrımlarına işleyerek ruhumuzu ve bedenimizi tüketiyor, bizi hasta ediyor.

Peki bu kadar ciddi bir sorun karşısında Türkiye olarak ne durumdayız?

Maalesef uluslararası araştırmalar durumumuzun pek de iyi olmadığını söylüyor.

İstanbul, Avrupa’nın en gürültülü kenti. Dünya sıralamasında da Delhi, Mumbai ve Kahire ile beraber en kötü durumdaki dört şehirden biri.

Dünya Sağlık Örgütü, kabul edilebilir gürültü sınırını 53-55 desibel olarak belirlemiş. İstanbul’un pek çok bölgesinde bu sınır aşılıyor, çevresel gürültü seviyesi 70-80 desibel ölçülüyor.

Türkiye, gürültüye bağlı işitme kaybında da Avrupa’nın en kötüsü. Biz İstanbullular, maruz kaldığımız gürültü sebebi ile biyolojik yaşımızdan ortalama 18 yaş daha yaşlı birinin duyma kapasitesine sahibiz. Misal 40 yaşındasınız ama duyma kapasiteniz 58 yaşındaki bir insanınki gibi. Neden? Çünkü İstanbul’un gürültüsü altında kaldınız!

Gürültünün etkileri sağlık sorunları ile sınırlı değil.

Çalışma arzusunu, iş yapma becerisini ve verimliliği düşürüyor.

Öğrencilerin ders başarısını geriletiyor.

Toplumsal gerilimlere, kavgalara ve aile içi şiddete zemin hazırlıyor.

Buraya kadar yazdıklarımın hepsi bilimsel gerçekler. Kalabalık yapmasın diye detayları yazmadım ama isteyen her yetkili ile kaynaklarımı paylaşmaya hazırım.

Diyeceğim o ki gözle görülmez düşman gürültü, huzurumuzu kaçırmakla kalmıyor, sağlığımızı bozuyor, neslimizi kurutuyor.

Peki biz ne yapıyoruz?

Yüzde beşi bile uygulanmayan “gürültü eylem planları” hazırlayıp kulağımızın üstüne yatıyoruz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin eylem planı kaç kez revize edilmiş, kaç kez aynı hedefler anlamsızca tekrar edilmiş açık kaynaklarda mevcut, isteyen bakabilir. Ama oraya bakmaya gerek yok, hayatın içinde ne yaşadığımızı hepimiz zaten gayet iyi biliyoruz. Aynı şekilde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının da konuyu çok daha özel bir hassasiyetle ele alması gerektiği açık.

Atık yönetimi ve sıfır atık konusunda yirmi yıl boyunca çok iddialı laflar ettik ancak bir arpa boyu yol gidemedik. Ta ki Emine Erdoğan, Sıfır Atık inisiyatifini başlatana kadar. Gürültü konusunda da benzer bir durumdayız. Büyük büyük laflar ediyoruz ama gürültü ve keşmekeşi azaltmak için pek de bir şey yapmıyoruz.

Huzurlu bir şehir için evrensel reçeteler belli. İstanbul’un Ankara’nın İzmir’in Bursa’nın ve daha nice şehrin on milyonlarca sakini olarak bu çözümlerin uygulanmasını bekliyoruz.

Daha açık diyeyim: Halk olarak hayatımızın çatır çatır çalışan inşaattan, geri giderken car car bağıran kamyondan, denetimsiz motosikletten, kornaya basan otomobilden-kamyondan, ses cihazlı seyyar satıcıdan, bangır bangır gece kulüplerinden ve dahi bilumum gürültüden korunmasını istiyoruz.  

Elektrikli araç şarj istasyonunda çıkan yangın daireye sıçradı

Olay, merkez Nilüfer ilçesi Ertuğrul Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, elektrikli araç şarj istasyonunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler, istasyonun bulunduğu alana yakın bir daireye sıçradı.



Yangını fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. Ekiplerin hızlı müdahalesiyle yangın, çevredeki diğer dairelere ve binalara sıçramadan söndürüldü.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Zübeyir Ziyad Ebuzziya ile bir konuşma

Haber7 Yazarı Ferman Karaçam'ın yazısı için tıklayınız...

Türkiye’nin en önemli gazetecilerinden biri olan Ziyad Ebuzziya ile bu konuşmayı İlim ve Sanat dergisinde çalıştığımda yapmıştım

ve 1985 Yılında derginin 4. Sayısında, Selman Çamlıtepe olarak kullandığım müstear adımla yayımlandı.

Röportaj başlığı olarak, “Ziyad Ebuzziya İle Bir Konuşma” şeklinde belirlemiştik.

Ziyad Ebuzziya’yı evet İlim ve Sanat dergisinde çalışırken tanımıştım

ama, o derya gibi adamı, İSAM’da çalışırken de hep ziyaret ettim,

iletişimimi sürdürdüm.

Evinin tamamı adeta devasa bir kütüphaneden ibaretti ve her yerde kolay bulunmayacak son derece değerli kitapları vardı.

Hep mutlu olduğum bir şeydir ki: kendisi ile samimiyetimiz ilerledikçe teklif ettim hatta, aklında bir iki başka kurum vardı fakat ısrar ettim ve kütüphanesini İSAM’a bağışlamasına vesile oldum.

Cumhuriyet ve öncesi, yakın dönem çalışan araştırmacılar için bu kataloğun son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

Ziyad Bey Galatasaray Lisesi ve Hukuk Fakültesi mezunudur.

Açık fikirli ve gerçekten münevver bir kişilikti.

Ayrıca oldukça vatanseverdi, tarihine de çok bağlıydı. Sohbetlerimiz sırasında onun, Cumhuriyet döneminde, bir kısım tarihi eserin satılmasına, yakılmasına maksat dışı kullanılmasına ve tahrip edilmesine

bizzat şahit olduğu sahneleri anlatmasını asla unutamam.

Göz göre göre yok edilen o tarihi değerleri anlatırken hep duygulanırdı.

Ziyad Ebuzziya’nın üç konuyu anlatırken üstüne

basarak ve hüzünlenerek anlattığını hatırlarım:

Bunlardan biri, Sultan Abdülhamid biri, Adnan Menderes ve bir

diğeri de tarihi eserlerin tahribatıydı.

F.Karaçam: Üstadım, biz, sizi ve tüm ailenizi çok eski bir gazeteci olarak tanıyoruz. Bizlere hem kendinizin ve ailenizin gazeteciliği ve aynı zamanda ülkemizdeki gazeteciğin tarihçesi hakkında bilgi verebilir misiniz?

Z. Ebuzziya: Bizde gazetecilik kötüye doğru bir ilerleme vaziyetindedir. Yapılan inkılaplar gayet tâbi bir reaksiyon doğurdu.

Bu aksülameller tâbi idi, kendi içinde düşünüldüğünde. Gazeteler, cumhuriyetin ilk yıllarında bir duraklama devresi geçirmiştir.

1928’lere doğru biraz kendini toparlamıştı ki bu kez de harf devrimi oldu.

Böylece tüm matbaa sıfıra indi. O zamanlar Ali Naci çok güzel bir gazete çıkarmakta idi.

Harf devriminden sonra büyük bir hata yaptı.

Avrupa’dan 8 punto harfler getirtti, Batı usulü gazete çıkarmak için.

Bu gazetenin ilk nüshasını görmeliydiniz. Musahhih, tashih bilmiyor; mürettip, dizgi bilmiyor; okuyucu, okumasını bilmiyor.

Anlayacağınız tam bir fiyasko. 25.000 okuyucusu olan gazete bir anda sıfıra indi. Burada en akıllıca işi Cumhuriyet yaptı. O zamanlar 16 puntolu makaleler vardı. Aksi hâlde okuyan yok, okumasını bilen yok. Hâlâ başımızda bela olan şu meşhur resmî ilanlar da o zamanlar çıktı. Tüm

gazeteler yıkılmanın eşiğine gelmişti. Şeyh Said isyanında da tüm gazeteler kapatılmış, gazeteciler toplanmış, ipe kadar götürülüp sonra affedilmişti. Hepsinin gözü korkmuştu. Her sabah gözlerinin önünde 10-15 kişi ipe çekiliyordu.

Bu nedenle gazetecilerin muhalefet yapması imkânsız şeydi.

Gazeteler yok olmasın diye bu resmî ilanlar çıktı. Böylece devlet gazetelere dolaylı yoldan yardım etmiş oluyordu. Hükümetin beğendiği şekilde neşriyat yapana reklam veriliyor, diğerine verilmiyor. Sonra bugün olduğu gibi birçok serbest ilan veren müesseseler yoktu. Bir tek hususi ilan veren müessese vardı, o da yahudilerin elindeydi. Açın o zamanki

gazeteleri, çok acı bir gerçeği göreceksiniz. O zamanlar Tasvir-i Efkâr 45.000 basıyorken, yahudi gazetesi Tanin 8.000 basıyordu. Buna rağmen Tanin’in aldığı reklam Tasvir-i Efkâr’ınkinin dört mislidir. Sonra yeniden gazeteler kendisine gelmeye başladığında yıl 1935-36’lara gelmişti.

Fazla zaman geçmedi savaş çıktı.

Tüm bu devrelerde en çok zarar gören bizim müessese oldu. Ama bir memlekette birtakım inkılaplar yapılıyorsa zaruri olarak basının muhallefetine karşı sert davranması gerekmektedir. Bu bütün memleketlerde de böyledir.

Acı bir şey ama bu gereklidir.

F. Karaçam: Büyük babanız Ebuzziya Tevfik kaç yaşlarında gazeteciliğe başlamış?

Z. Ebuzziya: Büyükbabam Ebüzziya Tevfik daha 17 yaşında gazeteciliğe başlar. Şinasi‘nin Tasvir-i Efkâr’ında gazeteciliğe başlaması 1868 yıllarıdır. Ondan sonra Terakki gazetesi, Cerîde-i Havâdis gibi gazetelerde muhabir olarak, yazar olarak çalışır. Terakki gazetesinin yazı işleri müdürlüğünü alır. O zamanın gazeteciliği çok basit bir şeydir. Beş kişi ile bir gazete çıkarılabilmektedir.

1873’de Şinasi öldüğü zaman matbaası satışa çıkartılır.

Matbaası da kırık dökük bir baskı makinesi ve birkaç sandık harften ibarettir. Eski kanunumuza göre bir kişi öldüğü zaman oğlu daha küçükse mülkü satılır ve bu para çocuğun tahsiline harcanır. Çocuğun, malı çarçur etmemesi için 18 yaşına kadar el sürülemez.

İşte Şinasi’nin matbaası satılığa çıkartılınca bunu Mustafa Fazıl Paşa alır. Yeni Osmanlıların bir matbaası olsun da neşriyat yapsın diye.

Ve bunu dört kişiye hediye eder. Namık Kemal, Ebüzziya Tevfik, Reşat Bey ve Nuri Bey.

Bunlardan matbaacılığa en çok meraklı olan Ebüzziya olduğu için üçü haklarından vazgeçer ve Ebüzziya böylece matbaa sahibi olur. Matbaasının ismini de Şinasi’yi çok sevdiği için Tasvir-i Efkâr Matbaahânesi koyar.

Bu sırada Mustafa Fazıl Paşa’nın maddi yardımıyla bir gazete çıkartırlar, ‘İbret’ gazetesi diye. İbret, daha önceden çıkmış ve dört beş içerik değiştirmiş bir gazetedir.

Bunlar yeni bir gazete için müracaat ettiği zaman imtiyaz vermiyorlar. Eskiden bir usul vardır. Diyelim ki sizin imtiyazınız var, ben sizden imtiyazınızı kiralıyorum. Buna iltizam usulü deniyor. Ben bir halt işlediğim zaman mesul sizsiniz ama ben de size imtiyaz kirası veriyorum. Hükümet

de bu usule müdahale etmiyor. İbret gazetesi bu şekilde çıkmıştır. Asıl sahibi ise Rum’dur.

Bu memlekette daima bütün idarelerde gayrimüslim tebaalar Türklerden daha imtiyazlı olmuştur. Daima ezilen biz olmuşuz, himaye gören onlar.

F.Karaçam: Osmanlının ilk zamanında da bu böyle midir?

Z. Ebuzziya: Tanzimat’tan sonra böyledir. Ama Osmanlının ilk zamanlarında da gayrimüslimlerin ne kiliselerine ne havralarına ne de manastırlarına karışılmıştır.

Osmanlı, fethettiği yerlerde gayrimüslimlere zerre kadar zarar vermemiştir. Tanzimat’tan sonra da yine onların gazetelerine hiç dokunulmamıştır. Şimdi yeni bir kitap üzerinde çalışıyorum. Bu kitapta

Türkiye’de kapatılan gazetelerden bahsedeceğim. Dünyanın başka hiçbir yerinde Türkiye’deki kadar gazete kapatılmamıştır. Yine bunların içerisinde en az kapatılan gayrimüslimlerin gazeteleridir.

Ebüzziya Tevfik dört arkadaşı ile İbret’i 1873’de çıkartmaya başlar. 19. sayıda Namık Kemal’in bir tenkidi üzerine gazete dört ay kapatılır ve Namık Kemal haricinde tüm elemanları İstanbul’dan memuriyet ile uzaklaştırılır.

1845’te İstanbul’da iki tane Türkçe gazete var. Biri resmî Takvim-i Vekayi diğeri yarı resmî Cerîde-i Havâdis. Birinin başında bir Fransız, diğerinin başında da bir İngiliz vardır.

Aynı zamanda İstanbul’da yabancı dilde yayın yapan otuz

kadar yabancı gazete vardır: Rumca, Ermenice, Fransızca, Sırpça, İtalyanca, Arapça, Farsca vs. Ve bunlar gayet rahat neşriyat yapıyorlar.

Şimdi Osmanlı basını üzerine çalışma yapıyorum. Önce “Osmanlı nedir?” bunu açıklayalım. Ortada bir devlet var, imparatorluk. Ve bunun içinde her çeşit millet var. Ben bunlara her hakkı tanımışım, dinlerine karışmamışım, dillerine karışmamışım. İşte tüm bu milletleri bir çanağın içine doldurduğunu düşün. Çanağın üzerine bir kapak ört, işte o ka-

pak Osmanlıdır. Şu hâlde benim memleketimde çıkan her tür gazete, benim malımdır. Buna göre Osmanlı basını deyince tüm bunları içine alır. Bugün Osmanlı basını deyince Takvim-i Vekayi ile başlanmaktadır ki bu hatadır.

Bu dönemde gazeteciliğimizin durumu şudur: Fikir olarak, düşünce olarak gayrimüslimlerine çıkarttığı gazeteler bizimkilerden kat kat fazladır. Bunun sebebi Türklerin cahil, bilgisiz olması değildir. O devirde bu işten birazcık anlayanlar türlü bahanelerle devlet memurluğuna

atanıp İstanbul’dan uzaklaştırılmıştır. İnsan fıtratında vardır, eleştiriye tahammül edememek. En hürriyetperver dediğimiz Mithat Paşa dahi eleştirilere dayanamayıp bir günde üç gazete birden kapatmıştır. Kapattırdığı gazetelerin arasında Ahmet Mithat Efendinin Devir gazetesi de vardır.

Hayret edilecek nokta şudur ki Ahmet Mithat’ı yetiştiren de kendisidir.

Ebüzziya’nın gazeteciliğe fiilen başladığı tarihten, gazetenin benim elimde battığı tarihe kadar 77 yıl geçer. Yani Ebüzziya’nın gazete sahipliğinden torununun gazete sahipliği 77 yıl sürmüştür. Bu arada babamla amcam Tasvir-i Efkâr’ı çıkartmışlar, amcam Tefsir-i Efkâr çıkartmış, gazeteciliğe devam etmişler.

Babamı 40 yaşında İngilizler zindana atıp ölümüne sebep olmuşlar. Kısacası üç nesil gazetecilik etmişiz.

1873’den 1949’a kadar Türkiye beş hünkâr ve iki cumhurbaşkanı görmüş. Abdülaziz, Sultan Murad, Abdul Hamid, Sultan Reşat ve Vahidettin toplam beş sultan. M.Kemal ve İnönü iki reisicumhur.

Bu müddet zarfında biz altı büyük savaşa girmişiz. Yine bu 77 yıl zarfında biz aile olarak sadece 20 sene gazete çıkartma hakkına sahip olmuşuz.

Geriye kalan 57 sene, hükümetlerce kapalı tutulmuşuz. Ve bu 20 sene zarfında da ayrıca 37 kere kapatılmışız. Bu 37 kapanışın 12 tanesi beş hünkâr zamanına rastlar, geriye kalanı cumhuriyet dönemindedir. Son 12 tanesi de benim sırtıma yüklenmiştir. İşte bizim gazeteciliğimiz budur. Ben gazeteciliğimde 35 kez mahkemeye verildim, iki kez mahkûm  oldum ve afla kurtuldum.

F. Karaçam: Gazeteniz 1949’da kapandı, sonra ne yaptınız?

Z. Ebuzziya: 1949’da kapandı. Ondan sonra çeşitli gazetelerde yazılar

yazdım ama gazete çıkartmadım. Zaten gazete çıkartmak

için milyarlar lazım. Ama yine de şimdi milyarlarım olsa gazete çıkartmam. Çünkü artık bu meslek ölmüş. Şimdiki gazetelerde korkunç bir cehalet var. Bir iş için bir gazeteyi ne zaman ararsan spor muhabiri çıkıyor. Bizim zamanımızda gece dörde kadar gazetenin başından kimse ayrılamazdı, belki birşey yakalarız diye. Şimdiki gazetecilik anlayışı, gazetecilikten başka her şeye benzer.

F. Karaçam: Ülkemizde yaygın bir fikir var.

Basın tarihini inceleyen hemen her yazar ve gazeteci Abdülhamid dönemini çok değişik şekillerde anlatıyorlar. Önemli bir gazeteci olarak bu dönemi bir de sizden dinlemek isteriz.

Z. Ebuzziya: Benim gazeteciliğe başladığım yıllar II. Dünya savaşı yıllarına rastlamıştı.

Gazetelere Allah’ın günü Ankara’dan şunu yazın bunu yazmayın diye bir yığın emir gelirdi. Bu emirlere en ufak bir itaatsizlik olduğunda gazete kapanırdı. Harp haberlerini bir sütundan fazla vermek yasak, dış haberler yine aynı.

İsmet paşa Ankara’dan İstanbul’a gelecekse ve bunu, Anadolu Ajansı ve BBC radyosu da vermemişse bu haberi siz gazeteye geçemezsiniz, aksi hâlde gazete kapanır. Ve bunun gibi akla hayale gelmez yasaklar. Tüm bu yasakların %95’i saçma sapandır.

Ben Halk Partisi’ne hiçbir zaman girmedim, daima onunla mücadele ettim. Ama mebusken İsmet Paşa hakkında bir tek kötü söz etmedim. Ondan ne kadar nefret ediyorsam da o bir devlet başkanıdır. Makamına saygı duymam, hürmet etmem lazımdır.

Adnan Bey de, Allah rahmet eylesin, tenkitlerimize tahammül edemediği için benimle birlikte 19 kişiyi partiden atmıştır.

Yalnız şunu söyleyelim, 1940’da Tasvir-i Efkâr’ın imtiyazını alabilmemiz için amcamla birlikte benim Halk Partisi’ne girmemizi şart koşmuşlardı ve ben mecbur kalarak Halk Partisi’ne yazılmıştım. Daha sonra DP’den adaylığımı koyunca Tekirdağ’da koskoca levhalar asarak ‘Ziyad Ebüzziyya HP’den kovulmuştur’ diye program yaptılar.

Halk Partisi’ne bu kadar karşı olmama rağmen yine de İnönü’nün gayretlerini inkâr edemem. O dönemlerde dünya kaynıyordu ve memleketin hâli içler acısı idi. Almanlar gelip Trakya’ya dayanmıştı. İstanbul’a girmesi an meselesi idi. O zamanlar Almanları durdurmak için bir çakmak hattı kuruldu. Bu hat nasıl kuruldu biliyor musunuz? Hendek kazıldı boydan boya ve bu hendeklere mezar taşları dizildi. Koca Alman tankları mezar taşlarıyla durdurulacaktı. Tüm dünya, Türkü harbe sokmak için çalışıyor, İsmet Paşa da harbe girmemek için direniyor.

Biz İstanbul’da üç buçuk gazeteci vatan, millet, sakarya edebiyatı peşindeyiz. Başta dediğim gibi bize gelen yasakların %95’i saçma ama geriye kalan %5 varya işte onlar çok önemli. Adnan Bey dönemi de aynıdır. Biz 19 arkadaş bir mesele için direndik. İlla bizim dediğimiz olacak dedik. Ve aynı akşam 19’umuz da partiden atıldık. Şimdi düşünüyorum da Adnan Bey’e hak veriyorum. Eğer o zamanlar biz bizden beklenen olgunluğu gösterebilse idik belki de Yassıada faciasını önleyebilirdik.

Bizim arkadaşların en affetmediğim yanı, utanmadan gidip Yassıada’da Adnan Bey aleyhinde şahitlik yapmalarıdır. Kendileri hatalarını bir türlü kabul etmediler. Adnan Bey hakkında şahitlik etmeyi bir ben reddettim ve az daha bu yüzden mahkûm oluyordum.

Yakayı ucuz kurtardım.

Şimdi gelelim II. Abdülhamid’e.

Abdülhamid de diğerleri gibi devletin başıdır. Her insanın bir görüşü vardır. Bu görüş doğrultusunda devleti idare eder. Babamı, Galatasaray son sınıftan alıp süren Abdülhamid’dir.

Ebüzziya’yı on yıl Konya’da tutan Abdülhamid’dir. Ama tüm bunlar şahsi meselelerdir.

Bunların hiçbiri benim, Abdülhamid’e kötü insandır dememe

sebep değildir. Abdülhamid, çok büyük bir devlet adamıdır.

Abdülhamid, kızıl hakan değildir. Ona bu adı, Avrupa takmıştır. Avrupa’da kızıl, kan dökücü manasında değildir, sert adam manasına gelir. Ama bizimkiler bunu yanlış alır.

Abdülhamid, 33 sene harbsiz darbsiz memleketi ayakta tutmayı başarmıştır. O zamanlar da bugün olduğu gibi basın, dışarıdan yardım alıyor ve onlar için çalışıyordu. İşte Abdülhamid onları engellemek için çok yerinde bir kararla bazı sert uygulamalar getirdi. Eğer Abdülhamid öyle yapmamış olsaydı devlet değil 33 yıl, 33 gün bile ayakta duramazdı.

Şunu da bilmek gerekir ki en az gazete Abdülhamid zamanında

kapanmıştır. Mesela bizim gazetenin 37 kapanışın 12’si beş

hünkâr devrine rastlar, kalanı cumhuriyet dönemindedir.

İnsanlar çok cahildir. Bakın bir örnek vereyim:

İnönü zamanında bizim gazetenin kapatılacağı haberi geldi.

Ankara’ya gittim, beni gören tanıdıklar hep yol değiştiriyor.

Neymiş efendim elimi sıkarsa başı belaya girermiş.

Başka bir örnek: bizim gazete bir yazıdan dolayı kapanmıştı. Aynı yazı

başka bir gazetede aynı akşam yayınlandı ona bişey denmedi, müracaat ettik bu nasıl iş diye. Gelen cevab aynen şöyle: “Senin gazeteyi hep sakallılar okuyor, diğerini ise aydın gençler. Bu nedenle senin gazeteyi kapadık.”

Bu nedenlerle Abdülhamid, o dönemde haklı idi. O günün gazeteleri hep meşrutiyet ilan edilsin diye çalışmıştır.

Kaya Bilgegil’in Ziya Paşa’ya dair diye bir kitabı var.

F. Karaçam: Biliyorum üstadım, çünkü Kaya Bey bizim dekanımızdı.

Z. Ebuzziya: Haa öyle mi, çok güzel. O kitapta anayasanın hazırlanışı sırasındaki münakaşaları okuyun.

Bu münakaşalara bir de din adamı katılır. Münakaşalar devam ederken din adamı dayanamayarak haykırır: “Yahu ne yapıyorsunuz, ben Sorbon mezunuyum” der ve anlatır, meşrutiyetin niçin zararlı olacağını.

%33 dahi değiliz Türk olarak, kendi elinizle devleti parçalayacaksınız” der.

Abdühamid mecburdu, meşrutiyeti rafa kaldırmaya ve kaldırmakla da çok iyi etti. Ama Abdülhamid hiçbir zaman boyundurukla hüküm sürmemiştir.

Abdülhamid çok büyük bir devlet adamıdır. İdare etmesini çok iyi bilir. Bakın bir örnekle açıklayayım. Kudüs’te Hristiyanların çok büyük bir kilisesi vardır. Kilisede tüm Hristiyanlar için yani ortodokslar, katolikler ve protestanlar için ayrı ayrı katlar ve bölümler vardır. Biri, bir diğerinin hakkına tecavüz edemez. Ve bunların arasında bir ihtilaf vardır.

Bir merdivenin en alt basamağını bölüşemezler ve birbirlerine girerler. Abdülhamid yıllarca bunları böyle idare eder. Abdülhamid’den sonra bizim ittihatçılar iyilik olsun diye aradaki ihtilafı kaldırırlar ve adamlar birdenbire birleşiverir.

İşte Abdülhamid bu büyük dehası ile memleketi 33 yıl ayakta tutabilmiştir.

Her devletin bir doğuşu, gelişmesi vardır. Zirveye çık tıktan sonra yeniden iniş başlar. Osmanlının zirveye çıkışı, Kanûnî dönemidir. Yine aşağı doğru iniş de o dönemde başlar ama yavaş yavaş. Bizim milletimizin çok büyük hasletleri vardır. Bu nedenle bu kadar zaman ayakta kalabilmişizdir.

F. Karaçam: Biraz söz eder misiniz, nelerdir bu hasletler?

Z. Ebuzziya: Birincisi vatan sevgisi, ikincisi ve önemlisi dine olan bağlılıktır. Bu bağlılık ne yazık ki bugün çok zayıflamıştır. Ve yine ne yazık ki besmeleden habersiz bir nesli biz kendimiz yetiştirdik.

İslam dini kadar gelişmeye, ilerlemeye, fenne açık bir din yoktur. İlme kapalı olan Hristiyanlıktır.

Anadolu hareketinde sarıklı hocalar, din görevlileri olmasa idi başarı kazanılmasına imkân yoktu. Anadolu halkını cepheye süren ve cephede silah elde savaşan, sarıklılardır. Tekke olmasa, zaviye olmasa, din adamı olmasa katiyen Anadolu hareketi başarıya ulaşamazdı.

“Ölürseniz şehid, kalırsanız gazi” diye halkı savaş meydanına süren hocalardır.

Bizi ayakta tutan asıl bunlardır.

Ama biz ne yazık ki harp sırasında Sultan Ahmet Camii’ni bile kapadık.

Ankara’ya giderseniz Vakıflar Umum Müdürlüğü’nde Sultan

Ahmed dosyasına bakın. Caminin tuvaletleri yeterli gelmediği

için, içini tuvalet olarak kullandılar.

Yine birçok cami, buğday ambarı olarak kullanıldı, İnönü zamanında. Konya’daki meşhur Alaaddin Camii’nin duvarları çatlamıştır. Neden bilir misiniz? Orası da buğday deposu yapıldı.

Buğdaylar şişince de duvarlar çatladı. İşte biz bu devirlerden geçtik. Gerçek budur.

F. Karaçam, Ziyad Bey bu tarihi bilgiler gerçekten çok kıymetli, ömrünüze bereket olsun, çok teşekkür ederim.

Z.Ebuzziya: Rica ederim, umarım faydalı olmuşumdur.

Ya ‘dijital perhiz’ ya çölleşen akıl!

HABER7 YAZARI ÖZCAN ÜNLÜ'YÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

İnsan, asırlardır hakikati ararken çok terledi. Kütüphane koridorlarında sabahladı. Bir cümlenin izini sürerken ömrünü tüketti. Çünkü bilirdi ki düşünce, çilenin ve gayretin rahminde doğar.

Bugün karşımızda bambaşka bir manzara var:

Ekranlara yazılan iki satırlık komutla saniyeler içinde inşa edilen sentetik paragraflar… Zahmetsizce önümüze düşen hazır şablonlar…

Bu konforlu illüzyonun gölgesinde adım adım çölleşen taze dimağlar…

***

İngiltere merkezli Kamu Politikaları Araştırma Enstitüsü (IPPR), “En Yalnız Kuşak” başlıklı bir rapor yayınladı. Rapor, çağın ruhunu apaçık özetliyor: Yakın tek bir arkadaşı dahi olmayan gençlerin oranı son on yılda tam beş kat artmış durumda. Gençler ekonomik krizlerin, konut edinememenin ve güvencesizliğin sebep olduğu ağır “arafta kalmışlık” hissiyle odalarına kapanıyor.

Dışarıdaki hayatın yükü ağırlaştıkça, sığınak TikTok ve benzeri ekranlarındaki dipsiz ve karanlık içerik tüketimi ile yapay zekânın kusursuz, itirazsız diyalogları oluyor.

İnsan, insanın zahmetli dostluğundan kaçıp sunucuların pürüzsüz yankısına teslim oluyor.

Asıl felaket ise…

Bu teslimiyetin zihinsel melekelerimiz üzerinde açtığı derin yarıklardır.

***

Yapay zekâ araçları, genç beyinleri araştırmanın kurucu çilesinden azade kılıyor. Ödevini yapay zekâya yazdıran, metin tahlilini makineye yaptıran bir nesilden söz ediyoruz. Bu nesil şüphe etmeyi, kavramlar arasında köprü kurmayı, daha da önemlisi “kendi cümlesini kurmayı” unutuyor.

Zihinsel kaslar çalışmadıkça köreliyor. Arama zahmetine katlanmayan akıl, önüne konan sentetik çıktıyı mutlak hakikat zannetme yanılgısına düşüyor. Bu, sadece bir tembellik meselesi midir? Değildir. Dilin, tefekkürün ve nihayetinde şahsiyetin aşınması demektir. Kendi kelimeleriyle düşünemeyen bir kuşak, başkalarının kodladığı bir geleceğin ancak edilgen bir seyircisi olabilir.

***

Madalyonun bir de fizikî dünyayı kemiren, tabiatı kurutan diğer bir yüzü var:

Ekranda birkaç saniyede üretilen sentetik kedi resmi ya da süslü metin, arka planda futbol sahası büyüklüğündeki veri merkezlerinde çalışan binlerce işlemcinin yaydığı cehennemî ısıyla beslenir.

Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre tek bir ChatGPT sorgusu, geleneksel bir internet aramasından yaklaşık on kat daha fazla elektrik tüketiyor. Bu devasa işlemcileri soğutmak için milyonlarca litre tatlı, temiz su buharlaştırılıyor.

Meşruiyeti artık daha sık tartışılan BM, dünya nüfusunun yarısının su sıkıntısı çektiğini haykırırken, Silikon Vadisi yöneticileri bu israfı Kaliforniya’daki badem üretimiyle kıyaslama ironisiyle vicdanlarını aklamaya çalışıyor.

Oysa soru çok yalın ve çok yakıcı: İnsanın düşünme kabiliyetini körelten yapay bir heves uğruna, tabiatın hayat damarlarını kurutmaya hakkımız var mı?

***

Peki, bu çift taraflı kuşatmaya karşı ne yapacağız?

Evvela okullarımızı ve eğitim anlayışımızı “sonuç” değil “süreç” odaklı bir zemine çekmek mecburiyetindeyiz. Çocuğun önüne koyduğu çıktı yerine o fikre ulaşırken hangi çileyi çektiğini, hangi kaynakları tarttığını, meseleyi kendi sesiyle nasıl savunduğunu ölçmeliyiz. Ezberi ve hazır metni boşa düşüren sözlü mülakatlar, Sokratçı tartışma meclisleri ve el yazısıyla tutulan araştırma defterleri sınıflara dönmelidir.

İkinci olarak…

Yalnızlığa itilen gençliğe “ekransız üçüncü mekânlar” açmalıyız. Kütüphaneler sadece kitap deposu olarak görülmemeli. Gençlerin göz göze geleceği, birlikte okuyup tartışacağı, insanın insanla yoğrulacağı canlı kültür ocaklarına dönüştürmek kamusal bir ödevdir.

Ve nihayet…

Zihinlere bir “dijital perhiz” ahlâkı kazandırmak zorundayız. Düşünce, ancak sessizlikte ve can sıkıntısının doğurduğu merak boşluğunda filizlenir. Sayfaları sabırla çevrilmeyen bir kitabın, satır satır işlenmeyen bir fikrin yerini hiçbir araç/algoritma dolduramaz.

Yapay zekâyı hayatı kolaylaştıran bir alet olmaktan çıkarıp, aklımızın ve vicdanımızın yerine ikame ettiğimiz gün asıl yenilgimiz başlar.

İnsanı insan kılan şey aramak, yanılmak, terlemek ve hakikatin izini emek vererek, araştırarak, görerek, izleyerek ve yorumlayarak bizzat sürmektir. Bu asil gayret sunucuların soğutma buharına asla feda edilmemeli…

Özcan Ünlü / Haber7

Avukatları hangi ağır sonuçlar bekliyor?

4 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı bir soruşturma kapsamında; aralarında vekalet ilişkisi dahi bulunmayan vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı panellerden çekerek "Hakkınızda icra takibi var, uzlaşma dosyanız son aşamada" şeklindeki asılsız beyanlarla menfaat temin etmeye çalışan 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma kapsamında 39 hukuk bürosunda eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

Bu operasyonların ardından, söz konusu fiilleri işleyen avukatların ne tür yaptırımlarla karşı karşıya kalacağı kamuoyunun gündemine oturdu. Bu yazımızda; öncelikle "panel" olarak adlandırılan illegal yapıların ne anlama geldiğini, avukatların bu yasa dışı platformları hangi amaçlarla kullandığını ve bu kullanımların cezai, idari ve mesleki sonuçlarını mercek altına alacağız.

Panel Olarak Adlandırılan Yapıların Anlamı

"Panel" olarak tabir edilen yapılar; siber saldırılar veya veri sızıntıları neticesinde hukuka aykırı biçimde ele geçirilen kişisel verilerin konsolide edilerek, tek bir kullanıcı arayüzü üzerinden sorgulanabilir hale getirildiği illegal yazılımlardır.

Bu platformlar; bir kişinin ad, soyad veya T.C. kimlik numarasından yola çıkarak; güncel ikametgah, soybağı, mülkiyet kayıtları, SGK dökümleri ve aktif GSM numaraları gibi geniş bir kişisel ve özel nitelikli veri havuzuna saniyeler içinde erişim imkanı sunmaktadır.

Avukatlar Yasa Dışı Bu Panelleri Hangi Amaçlarla Kullanıyor?

Yürütülen soruşturmalar ve kolluk kuvvetlerinin tespitleri; avukatların, resmi kanallardan yürütülmesi bürokratik süreçler nedeniyle zaman alan işleri hızlandırmak amacıyla bu panellere başvurduğunu göstermektedir.

Avukatların bu illegal sistemleri özellikle şu amaçlarla kullandığı belirlenmiştir:

  • İcra-İflas Hukuku ve Borçlu Tespiti: Borçluların ve borçlu yakınlarının güncel iletişim bilgilerine, adreslerine ve mal varlıklarına ulaşarak tahsilat süreçlerini hızlandırmak.
  • Dava Öncesi Stratejik İstihbarat: Özellikle boşanma, miras veya yüksek meblağlı tazminat davalarından önce; karşı tarafın gizlediği tapu, araç veya şirket ortaklığı gibi mal varlıklarının illegal yollardan raporlanarak dava stratejisi oluşturulması.
  • Hasar Danışmanlığı ve Kurumsal Haksız Rekabet: Trafik veya iş kazaları sonrasında mağdurların ya da vefat edenlerin yakınlarının iletişim bilgilerine saniyeler içinde erişilerek, diğer meslektaşlardan önce vekaletname toplama (haksız aracılık) faaliyeti yürütülmesi.

Ancak mesleki kolaylık sağlamak amacıyla dahi olsa illegal veri tabanlarına başvurmanın son derece ağır hukuki, cezai ve mesleki sonuçları bulunmaktadır.

Avukatları Bekleyen Ağır Yaptırımlar

1. TCK m. 136 Uyarınca Hapis Cezası Riski

Yargıtay içtihatlarına göre, kamu kurumlarının resmi veri tabanlarından sızdırılmış verileri barındıran illegal panellerden sorgulama yapan avukatlar, Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde düzenlenen "Kişisel Verileri Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirme ve Yayma" suçunun faili sayılmaktadır. Avukatın, büro organizasyonunu ve çalışanlarını bu suça alet etmesi halinde ise TCK m. 137 uyarınca verilecek cezanın yarı oranında artırılması gündeme gelmektedir.

2. KVKK'dan Ağır İdari Para Cezası

Kişisel Verileri Koruma Kurulu (KVKK), borçluya ulaşmak amacıyla borçlunun akrabalarını, iş arkadaşlarını veya üçüncü kişileri harici panellerden sorgulayıp mesaj gönderen veya arayan avukatları doğrudan "Veri Sorumlusu" kabul etmektedir. Kurul, bu şekilde hareket eden hukuk bürolarına KVKK m. 12'deki veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklerin ihlali sebebiyle yüz binlerce lirayı bulan idari para cezaları uygulamaktadır.

3. Meslekten Çıkarmaya Kadar Giden Disiplin Cezaları

Avukatlık Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca avukatlar; yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmekle yükümlüdür. Türkiye Barolar Birliği (TBB) Disiplin Kurulu, resmi makamları (İcra Müdürlükleri, Mahkemeler vb.) aracı kılmaksızın illegal sistemlerden veri temin eden avukatların eylemlerini; meslek kurallarına, dürüstlük ilkelerine ve hukuka ağır bir aykırılık olarak kabul etmektedir.

Yerleşik Danıştay ve TBB içtihatlarına göre, bu kapsamda açılan disiplin kovuşturmalarında eylemin niteliğine göre şu cezalar uygulanmaktadır:

  • Münferit veri sorgulamalarında kınama veya para cezası,
  • Kişisel veri ihlali sebebiyle adli ceza alınması veya Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına (HAGB) karar verilmesi halinde süreli işten çıkarma,
  • Kesinleşmiş hapis cezası alınması veya 5 yıl içinde aynı fiilin tekerrür etmesi halinde ruhsatname iptali ve meslekten kalıcı olarak ihraç.

Panel Çıktıları Mahkemelerde "Mutlak Yasak Delil" Niteliğindedir

HMK m. 189/2 ve CMK m. 217/2 hükümleri uyarınca, yasa dışı panellerden çekilen adres, telefon, MERNİS veya tapu kayıtları mutlak hukuka aykırı delil niteliğindedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre mahkemeler; karşı taraf itiraz etmese dahi, bu yolla elde edilerek dava dosyasına sunulan verileri kendiliğinden (re'sen) hükme esas almamak ve dosyadan çıkarmak zorundadır.

Prof. Dr. Rauf Karasu

Düğünden sonra altınları çalıp kaçmıştı: Gelinden şoke eden hamle!

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı Çomakdağ Kızılağaç Mahallesi'nde yaşayan Mustafa Ateşoğlu ile Özbekistan asıllı 28 yaşındaki Mamura Burkhonova, aracılar vasıtasıyla tanıştı. Nişanlanan çift, 19 Ağustos'ta dünyaevine girdi.

Yörük kültürünün yaşatıldığı mahallede gerçekleştirilen düğün üç gün üç gece sürdü. Organizasyon kapsamında yaklaşık 500 yıllık gelenek doğrultusunda gece yağlı güreşleri de düzenlendi.

ÜNLÜ BAŞPEHLİVANLAR DÜĞÜNDE GÜREŞTİ

Organizasyondaki güreşlere Recep Kara, Abdullah Güngör, Feyzullah Aktürk, Yalçın Üncül, Bekir Can Özturgut, Cenk İldem, Okan Yavaş ve Salih Erinç katıldı.

Finalde Yalçın Üncül'ü mağlup eden Feyzullah Aktürk başpehlivan olurken madalyasını gelin Mamura Burkhonova verdi.

Düğünün toplam maliyetinin yaklaşık 10 milyon liraya ulaştığı öne sürüldü. Mustafa Ateşoğlu, yalnızca güreş organizasyonu için 1 milyon 500 bin lira harcadığını belirterek, "Savcılığa şikayetimizi yaptık. Giden paranın peşinde değilim. Onurumun gururumun peşindeyim" dedi.

DAMAT POLİSE GİDİP ŞİKAYETÇİ OLDU

Düğünün ardından çift arasında yaşananlar karakola taşındı. Mustafa Ateşoğlu, 3 Eylül'de polise başvurarak eşinin düğünde takılan ziynet eşyaları, nakit para ve cep telefonuyla evden ayrıldığını ileri sürdü.

İlk açıklamalarda kayıp olduğu öne sürülen altınların değerinin yaklaşık 5 milyon lira olduğu belirtilirken, polise yapılan başvuruda yaklaşık 3 milyon liralık ziynet eşyası, 300 bin lira nakit para ve iPhone 15 marka cep telefonunun götürüldüğü iddia edildi.

POLİS GELİNİ ARAMAYA BAŞLADI

Şikayetin ardından polis ekipleri Burkhonova'ya ulaşmak için çalışma başlattı. Yapılan incelemelerde genç kadının adına otobüs ve otel kayıtlarında rastlanmadı.

Ancak olayın seyri ertesi gün değişti.

KENDİ İMKANLARIYLA POLİSE GİTTİ

Mamura Burkhonova, 4 Eylül günü saat 13.30 sıralarında kendi imkanlarıyla polis merkezine giderek ifade verdi.

Burkhonova, hakkındaki milyonlarca liralık ziynet eşyasını götürdüğü yönündeki suçlamaları reddetti. Düğünde takılan ziynet eşyalarından 20 çeyrek altın ile 226 bin lirayı aldığını kabul etti.

"DİĞER ALTINLAR KAYINPEDERİMDE"

Burkhonova, geri kalan altınların kendisinde olmadığını savunarak diğer ziynet eşyalarının kayınpederi Mehmet Ateşoğlu'nda bulunduğunu öne sürdü.

Genç kadın, bu iddiasını desteklediğini belirttiği bazı yazışmaları da soruşturma dosyasına sundu.

Burkhonova ayrıca yanında bulunduğu belirtilen iPhone 15 marka cep telefonunun kendisine ait olmadığını ancak eşi tarafından kullanımına verildiğini savundu.

BU KEZ GELİN ŞİKAYETÇİ OLDU

Burkhonova'nın ifadesinde dikkat çeken bir başka gelişme ise kendisinin de şikayetçi olması oldu.

Genç kadın, eşi Mustafa Ateşoğlu ile kayınpederi Mehmet Ateşoğlu'nun kendisine ve annesine hakaret ve tehditte bulunduğunu ileri sürdü. Burkhonova, bu iddialarla eşi ve kayınpederinden şikayetçi oldu.

Böylece milyonlarca liralık ziynet eşyasının akıbetiyle başlayan olayda taraflar karşılıklı olarak birbirlerinden şikayetçi oldu.

Tarafların ziynet eşyaları, para, cep telefonu, tehdit ve hakaret konusundaki karşılıklı iddialarına ilişkin soruşturma devam ediyor.

💾

<p>Muğla'nın Milas ilçesinde üç gün üç gece süren düğünün ardından ziynet eşyalarıyla evden ayrıldığı öne sürülen Özbekistan asıllı Mamura Burkhonova, kendi imkanlarıyla polise giderek ifade verdi.</p>

DEM Partili Mehmet Akkuş hayatını kaybetti

DEM Parti Ağrı Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Akkuş, 57 yaşında hayatını kaybetti.

Akkuş, Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Akkuş'un cenazesi, 6 Eylül'de öğle namazının ardından toprağa verilecek.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan yaptıkları açıklamada şunları söyledi:

"Mehmet Akkuş, demokrasi ve özgürlük mücadelemizin emektarlarından biri olarak, halkına hizmet aşkıyla, Ağrı'nın ve Ağrılıların meselelerine sahip çıkan bir belediyecilik anlayışıyla görev yaptı. Kaybımız yalnızca Ağrı'nın değil, birlikte mücadele ettiğimiz tüm yol arkadaşlarımızın ve partimizin kaybıdır. Kederli ailesine, yakınlarına, Ağrı halkına ve partimize başsağlığı diliyor; kendisini saygı ve minnetle anıyoruz. Uğurlar olsun heval Mehmet..."

DEM Parti'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da "Ağrı Belediye Eş Başkanımız Mehmet Akkuş'un hayatını kaybettiğini derin bir üzüntüyle öğrendik. Kendisine rahmet, ailesine, sevenlerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz." denildi.

MEHMET AKKUŞ KİMDİR?

Memet Akkuş, 1969 yılında Ağrı'da doğdu. 1992 yılında cezaevinden çıktıktan sonra İstanbul'a göç eden Akkuş, burada DEHAP yönetiminde yer aldı.

2015 yılında HDP Ağrı İl Yöneticiliği ve İl Başkanlığı görevlerini yürüttü. 2019 yerel seçimlerinde HDP'nin Ağrı Belediye Eşbaşkan adayı oldu.

2024 yerel seçimlerinde DEM Parti'nin Ağrı Belediye Eşbaşkan adayı olan Akkuş, 31 Mart seçimlerinin ardından Ağrı Belediye Eş Başkanı olarak göreve başladı. Akkuş evli ve 5 çocuk babasıydı.

DEM'in hamlesine sert tepki: Bu milletin sabrıyla oynamayın

DEM Parti'nin bazı şehirlerde yıllar önce öldürülen PKK'lı teröristlere yönelik taziye çadırları kurması, bazı DEM'li üyelerin sokaklara öldürülmüş PKK'lı teröristlerin fotoğraflarını asma gayretinde bulunmasına İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'dan uyarı geldi.

Çanakkale'de İlçe Kapalı Pazar Yeri'nde düzenlenen Bayramiç Tarım Panayırı'nın açılışına katılan Turan, burada yaptığı konuşmada, Terörsüz Türkiye süreci ile ülkenin geleceğe yönelik çok önemli bir adım attığını söyledi.

"Geldiğimiz yerde hamdolsun iki yıldan beri bu memlekette şehit haberi almıyoruz." diyen Turan, şöyle devam etti:

"TEK TARAFLI OLMAZ, SABRIMIZI SINAMAYIN"

"Artık bu ülkede terörü konuşmak istemiyoruz. Artık bu ülkede 'Sivas'ın ötesi' diye bir ifade olmasın istiyoruz. Bu ülkenin 86 milyonu kardeş olsun istiyoruz. Bu işleri yaparken büyük riskler alındı. Hep beraber risk aldığımız zaman adımları atıyoruz. Güzel işler oldu fakat barış tek taraflı olmaz. Nefsi, egoist, bencil tavırlarla iş yapmak kimseye yakışmaz. Sabırlıyız ama sorumsuz değiliz. Barış herkesin hassas olduğu bir yerde kıymetlidir. Barış beraberce, kardeşçe yaşama iradesidir. Bunu sabote eden, buna yan bakan, bunu kirleten dil, yanlış yapan dildir. Geçen hafta üzülerek takip ettik. Taziye çadırları kurdular. Taziye varsa ilk gün vardır. Olmadı 3 gün, 7 gün, 40 gün olsun. 3 sene sonra, 5 sene sonra taziye mi olur? Bu istismardan başka bir şey değildir. Türkiye'nin terör kanunları değişmedi. Türkiye'nin mer'i mevzuatı, terör liderlerinin posterlerini arkaya asma imkanı vermez. Ne olur bu milletin sabrını sınamayın. Silah bırakmak, önce dildeki silahı bırakmakla olur. Lütfen kendinize gelin. Lütfen bu devletin sinir uçlarıyla oynamayın. Bu milletin hassasiyetiyle oynamayın. Bu güzel süreci beraberce sonuçlandıralım."

💾

<p>İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, PKK'lılar için düzenlenen taziye programlarına ve DEM Parti yöneticilerinin bu programlara katılmasına sert tepki göstererek, "Devletin sinir uçlarıyla oynamayın." dedi.</p>

Denizli'de kafeye silahlı saldırı: 2 vatandaş öldü, 4 yaralı

Olay, saat 22.00 sıralarında Merkezefendi ilçesine bağlı Yenişehir Mahallesi Yürüyüş Yolu 49. Sokak'ta bulunan bir kafede meydana geldi.

KAFEYE SİLAHLI SALDIRI DÜZENLENDİ

Edinilen bilgiye göre, iki grup arasında gündüz saatlerinde yaşandığı iddia edilen alacak verecek tartışmasının ardından, taraflardan biri diğerinin kafede oturduğunu gördü. Ticari bir araçla bölgeye gelen saldırganlar, kafede oturanlara doğru defalarca ateş etti.

Karşı tarafın da karşılık vermesiyle yaşanan silahlı kavgada ortalık bir anda savaş yerine döndü. Silahlı saldırıyı gerçekleştiren şüphelilerden bazıları aynı araçla bölgeden kaçarak uzaklaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

SALDIRIDA 2 KİŞİ ÖLDÜ, 4 KİŞİ YARALANDI

Büyük bir kargaşanın yaşandığı silahlı saldırıda ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, birisi ağır 4 kişi de yaralandı. Yaralılar sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Polis ekipleri, acı haberi alarak olay yerine gelen aileleri sakinleştirebilmek için büyük mücadele verdi. Güvenlik çemberine alınan bölgede zaman zaman gergin anlar yaşandı. Olay yeri ve yaralıların sevk edildikleri hastanelerin etrafında çevik kuvvet ekipleri görevlendirildi. Bölgede geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri, olayın aydınlatılması için kapsamlı soruşturma başlattı.

23'ncü İmam Hatipliler kurultayı tamamlandı

23. İmam Hatipliler Kurultayı’nda Kapanış Konferansını yapan Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, imam hatip okullarının tarihinin toplumun kendi inanç, kültür ve değerlerini koruma mücadelesinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

23. İmam Hatipliler Kurultayı, 4-6 Eylül 2026 tarihleri arasında Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. ÖNDER İmam Hatipliler Derneği tarafından düzenlenen Kurultay, Trabzon Valiliği, Trabzon Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü ile Trabzon ÖNDER ev sahipliğinde yapıldı.

TOPLUMDAN GÜÇLÜ BİR TALEP VARDI

Kurultay, Açılış ve Selamlama Konuşmaları ile Açılış Konferansının ardından öğleden sonraki oturumlarla devam etti. Öğleden sonra Kapanış Konferansını gerçekleştiren Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, imam hatip okullarının Türkiye’deki tarihsel serüvenine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. 1950’li yıllarda imam hatip okullarının yeniden açılmasıyla birlikte yeni bir dönemin başladığını belirten Afyoncu, milletin bu okullara büyük ilgi gösterdiğini söyledi. İmam hatiplerin gelişiminin yalnızca siyasi kararlarla açıklanamayacağını vurgulayan Afyoncu, bu okulların büyümesinin arkasında toplumun çocuklarının hem modern eğitim almasını hem de kendi dinî ve manevi değerlerini öğrenmesini istemesinin bulunduğunu ifade etti.

MESELE YALNIZCA BİR OKUL MESELESİ DEĞİL

İmam hatip okullarının zaman içerisinde Türkiye’nin eğitim sistemi içerisinde önemli bir konuma ulaştığını belirten Afyoncu, özellikle 28 Şubat sürecinde bu okullara yönelik gerçekleştirilen müdahalelerin eğitim sisteminde ciddi kırılmalara yol açtığına dikkat çekti.

İmam hatiplerin serüveninin yalnızca okul sayıları, öğrenci sayıları veya eğitim politikaları üzerinden değerlendirilemeyeceğini ifade eden Afyoncu, “İmam hatiplerin tarihi milletin kendi inancı, kültürü, gelenekleri ve eğitim tercihlerini muhafaza etme iradesinin önemli bir yansımasıdır” dedi. İmam hatip mücadelesinin Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Afyoncu, geçmişte yaşananların doğru anlaşılması ve eğitim politikalarında benzer hataların yeniden yaşanmaması gerektiğine dikkat çekti.

İMAM HATİPLERE YÖNELİK ALGI DEĞİŞTİ

Programda değerlendirmelerde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen de imam hatip okullarının son yıllarda akademik, bilimsel, teknolojik, kültürel ve sanatsal alanlarda önemli başarılar elde ettiğini söyledi. Bu başarıların imam hatiplere yönelik algının değişmesine katkı sunduğunu belirten İşleyen, sivil toplum kuruluşlarıyla yürütülen çalışmaların da bu gelişimde önemli rol oynadığını ifade etti.

İmam hatip okullarının geleceğine yönelik kapsamlı bir strateji çalışması yürüttüklerini aktaran İşleyen, eğitim kalitesinin artırılması, dijitalleşme, pedagojik gelişim ve uluslararası çalışmaların öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti. Yapay zekâ ve dijital içerik çalışmalarının din eğitiminde daha etkin kullanılmaya başlandığını belirterek öğrencilerin akademik ve manevi gelişimini birlikte destekleyen bir eğitim anlayışını hedeflediklerini kaydetti.

 

BİRLİK OLDUĞUMUZDA DAHA GÜÇLÜYÜZ

Programda katılımcılara hitap eden Filistin Yüksek Gençlik ve Spor Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı ve Hamas lideri şehit İsmail Heniyye’nin oğlu Abdusselam Haniyye de Türkiye’de imam hatip okulları ile Gazze’deki camiler ve okulların gayesi olan nesiller yetiştirdiğini belirterek, “Batı Filistin’i yok etmek için çalışsa da 65 yıldır başarılı olamadı. İşte bunun sebebi okullarımızın, camilerimizin yetiştirdiği bu imanlı gençliktir” dedi. Kurultayda dile getirilen kardeşlik mesajının da önemine değinen Heniyye, “Düşmanlarımız biliyor ki biz bir ve beraber olduğumuzda tüm dünyaya hükmetmiştik. Bir olduğumuzda daha önce yönettiğimiz gibi dünyayı yönetebiliriz. Müslümanlar arasındaki birleşmeler, işgal devletinin uykularını kaçırıyor, Müslümanların gücünü artırıyor. Sizler dün olduğu gibi bugün de sokaklara çıkın, bayraklarımızı dalgalandırın, yürüyüşleri asla bırakmayın” diye konuştu.

BÜTÜN COĞRAFYALARI KARDEŞÇE KUCAKLAYACAĞIZ

Kurultay’ın kapanış konuşmasında katılımcılara teşekkür eden ÖNDER Genel Başkanı Abdullah Ceylan da imam hatip okullarının ümmet coğrafyasının içinde bulunduğu buhran için en güvenli çıkış yolu olarak görüldüğünü belirterek, “Bu sene kardeşçe dedik, çünkü şu anda ümmet coğrafyasının dört bir yanındaki kardeşlerimizle kucaklaşma dönemindeyiz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı kardeşlik açılımıyla bu topraklara rengini veren kadrolar olarak kardeşçe bir zaman diliminin kapılarını açtıklarını belirten Ceylan, “Bizler, büyük bir emanetin, mirasın üzerinde oturuyoruz. O sebeple sadece kendi ülkemizden, kendi coğrafyamızdan mesul değiliz. Bu bilinçle inşallah Türkiye yüzyılını inşa edecek, şiarımız doğrultusunda kardeşçe bütün coğrafyaları, bütün kardeşlerimizi kucaklayacağız” ifadelerini kullandı.

Üsküdar Belediyesi'ne yönelik soruşturmada 3 kişi tutuklandı

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca, Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında devam eden çalışmalarda belediyenin Ruhsat Denetim Müdürü Burak Aydın ve işletmeci Erdem Koyunyerli de gözaltına alındı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan Belediye Başkan Yardımcısı Çelik, Aydın ve Koyunyerli adliyeye götürüldü.

Savcılıkta ifadesi alınan şüpheliler, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Hakimlik, talep doğrultusunda şüphelilerin tutuklanmalarına karar verdi.

OPERASYON

Başsavcılıkça yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkan Yardımcısı F.D, Başkan Danışmanı U.M, Özel Kalem A.K, Kent AŞ Genel Müdürü N.A. ve ilgili birim amirleri ile personelin yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı verilmesi sürecinde usulsüzlük yaptıkları yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ile bazı şüphelilerin ifadeleri üzerine Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş hakkında "rüşvet", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme" suçlarından soruşturma başlatılmıştı.

Üsküdar Belediyesince yapı ruhsatı verilmesi sürecinde herhangi bir yetkisi olmamasına rağmen belediye iştiraki Kent AŞ görevlilerinin, kriptolu-kapalı devre e-posta üzerinden oluşturulan iletişim ağı ile ada parsel bazlı renklendirmeler yaparak hazırlanan Excel tablosuyla Üsküdar Belediyesi personelini talimatlandırmak suretiyle yapı ruhsatı verilmesi sürecini koordine ettiği belirlenmişti.

MASAK verilerine göre, Kent AŞ ile müteahhitler arasında toplamda 1 milyon 78 bin 870 lira bedelli çok sayıda paravan nitelikte "danışmanlık hizmeti" sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerle 361 milyon 392 bin 264 liranın Üsküdar Belediyesi ve iştiraki Kent AŞ içerisindeki çıkar amaçlı suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gayriresmi olarak yapı ruhsatı almak isteyen müteahhitlerden icbar suretiyle elde edildiği tespit edilmişti.

Toplam inşaat hacminin büyük olması halinde Dedetaş'ın danışmanı U.M. ve Kent AŞ Genel Müdürü N.A. koordinasyonunda müteahhitlerden elden dolar üzerinden rüşvet alındığı, rüşvet karşılığı mevzuata aykırı olmasına rağmen iskan ruhsatları verilirken paranın Üsküdar Belediye binasında Sinem Dedetaş'ın danışmanı U.M'ye parça parça teslim edildiği HTS, baz verileri ve şüpheli ifadeleriyle belirlenmişti.

Yapılan çalışma ve tespitlerin ardından 29 Temmuz'da 11 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, gözaltına alınan 6 şüpheli İstanbul Anadolu Adliyesi'ne sevk edilmişti.

Şüphelilerden Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, özel kalem Alihan Koçoğlu, mimar Burçin Çevik ve müteahhit Bülent Orhan Tozkoparan çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmış, Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhun Ünlü ile iş takipçisi Adem Altıntaş ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında, 2 Eylül'de Belediye Başkan Yardımcıları Amine Cansu Çelik ve Mithat Özdemir de ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen Belediye Başkan Yardımcısı Özdemir, "yurt dışı çıkış yasağı" şeklindeki adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmıştı.

💾

<p>Üsküdar Belediyesi'nde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan Belediye Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik'in de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklandı.</p>

Hakkari'de "Hafızlık Yarışması Erkekler Türkiye Finali" düzenlendi

Hakkari İl Müftülüğü ev sahipliğinde Hacı Sait Camii'nde düzenlenen finalde, bölge yarışmalarında birinci olan 10 hafız yarıştı.

Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Hakkari'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları kaydetti:

"Başkanlık olarak yürüttüğümüz Kur'an hizmetlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden yarışmalar, Kur'an'a hizmetin, Kur'an'ı doğru okuma ve öğrenme gayretinin, hafızlığın, kıraat geleneğinin, mesleki ehliyet ve din hizmetinde daha nitelikli bir anlayışın buluşma noktasıdır."

Programa, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Dr. Hafız Osman Şahin, Vali Yardımcısı Murat Güneş, İl Müftüsü Hüseyin Okuş, siyasiler, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.

Jürinin değerlendirmesi sonucu, yarışmaya katılanlardan Yusuf Kiracı birinci, Erdal Çeçen ikinci ve Beytullah Tokay üçüncü oldu.

Yarışma sonunda dereceye giren din görevlilerine ödülleri protokol mensuplarınca verildi.

💾

<p>Hakkari İl Müftülüğü ev sahipliğinde Hacı Sait Camii'nde düzenlenen finalde, bölge yarışmalarında birinci olan 10 hafız yarıştı.<br>
<br>
Programda konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kıraat Kurulu Başkanı Osman İyişenyürek, Hakkari'de bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek şunları kaydetti:<br>
<br>
<strong>"Başkanlık olarak yürüttüğümüz Kur'an hizmetlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden yarışmalar, Kur'an'a hizmetin, Kur'an'ı doğru okuma ve öğrenme gayretinin, hafızlığın, kıraat geleneğinin, mesleki ehliyet ve din hizmetinde daha nitelikli bir anlayışın buluşma noktasıdır."</strong></p>

Akın Gürlek'ten son dakika açıklaması: Bakanlıktan dev operasyon! Binlercesi kapatıldı

SON DAKİKA HABERİ: Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesi yasa dışı bahis sitelerine yönelik operasyon gerçekleştirildiğini bildirdi.

BAKANLIKTAN FENERBAHÇE-BEŞİKTAŞ DERBİSİ ÖNCESİ DEV YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU

Gürlek, NSosyal hesabından, "Yasa dışı bahis ve suç gelirlerine geçit yok." başlığıyla paylaşımda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, yasa dışı bahis ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerine dikkati çeken Gürlek, şunları kaydetti:

'98 BİN İNTERNET SİTESİNE ERİŞİMİN ENGELLENMESİ YÖNÜNDE ADLİ KARAR ALINDI'

"Bu kapsamda, Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesi yasa dışı bahis sitelerine yönelen para trafiğini kesintiye uğratmak amacıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarla 345 yasa dışı bahis sitesi, 110 farklı ödeme yöntemi, 1200 IBAN, yasa dışı bahis bağlantılı kullanılan yaklaşık 98 bin internet sitesi tespit edildi.

'1200 BANKA HESABINA EL KONULDU'

Yaklaşık 98 bin internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde adli karar alındı. Yasa dışı bahis faaliyetlerinde ve suç gelirlerinin aklanmasında kullanıldığı tespit edilen 1048 gerçek ve tüzel kişiye ait 1200 banka hesabına el konuldu."

İlgililer hakkında "7258 sayılı Kanun'a muhalefet" ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, "Bu önemli çalışmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımıza ve görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Sporun heyecanını yasa dışı kazanca dönüştürmeye çalışanlara müsaade etmeyeceğiz. Yasa dışı bahis ağları ve suç gelirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." açıklamasında bulundu.

MSB'den Silivri açıklarındaki kazada batan gemiye ilişkin paylaşım:

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda şunlar ifade edildi:

"Marmara Denizi'nde batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemi, denizin yüzlerce metre altında Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Akın kurtarma gemisindeki TCB Istakoz-2 ROV cihazı ile teşhis edilmişti. Deniz Kuvvetlerimize ait unsurlar tarafından bölgedeki arama kurtarma faaliyetlerine 7/24 esasına göre devam ediliyor."

Paylaşımda, arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin fotoğraflara da yer verildi.

Adıyaman'da acı olay: Bir gazeteci hayatını kaybetti

Edinilen bilgilere göre, sürücüsü ve plakası öğrenilemeyen otomobil, Adıyaman’ın Çelikhan ilçesi Çat Barajı yakınlarında kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı.

KAZADA GAZETECİ YUMRUTEPE HAYATINI KAYBETTİ

Meydana gelen kazada araçta bulunan gazeteci Harun Yumrutepe ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan Yumrutepe, Çelikhan Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Harun Yumrutepe, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Şanlıurfa’da minibüs, TIR’a arkadan çarptı: 2 ölü, 2 ağır yaralı

Edinilen bilgiye göre kaza, Şanlıurfa-Gaziantep otoyolu Suruç ilçesi yakınlarında yaşandı. Şanlıurfa’dan Gaziantep’e giden Sait A.’nın (56) kullandığı 27 AIC 420 plakalı Volkswagen marka minibüs, lastiği patladığı için yolun kenarında bekleyen Beşir D.’nin (45) kullandığı 33 BAJ 761 plakalı MAN marka tıra arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle minibüs hurdaya dönerken içerisinde bulunan Mihriban Aşan (50) ile Bedir Aşan (11) olay yerinde hayatını kaybetti.

Yaralanan minibüs sürücüsü Sait A. ile Felekmiş A. (18) ise olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla Şanlıurfa Balıklıgöl Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının ağır olduğu öğrenildi.

Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç evinde ölü bulundu

Olay, saat 17.00 sıralarında Nurtepe Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, oyuncu Serhat Kılıç’tan perşembe gününden bu yana haber alamayan kız arkadaşı Özlem E. (50), Kılıç’ın yaşadığı eve geldi. Kapıyı çalan Özlem E., yanıt alamayınca hayatından endişe ettiği Kılıç’ın evine, kendisinde bulunan anahtarla kapıyı açarak girdi.

SALONDAKİ KOLTUKTA HAREKETSİZ BULDU

Özlem E., Kılıç’ı salondaki tekli koltukta oturur halde hareketsiz buldu. Kılıç’ın nefes almadığını ve vücudunun soğuk olduğunu fark eden Özlem E., 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine adrese Kağıthane Asayiş Büro Amirliği ekipleri ile sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Kılıç’ın hayatını kaybettiği belirlendi.

LENF KANSERİ OLDUĞUNU BELİRTTİ

Polisin bilgisine başvurduğu Özlem E., erkek arkadaşı Kılıç’ın lenf kanseri olduğunu, perşembe gününden bu yana kendisinden haber alamadığını söyledi. Polis ekipleri, olayla ilgili birimlere bilgi vererek Kılıç’ın ölümüyle ilgili soruşturma başlattı. 

ŞÜPHELİ ÖLÜM OLARAK KAYITLARA GEÇTİ

Öte yandan, yapılan incelemelerde Kılıç’ın vücudunda kesi, yara ve darp izine rastlanmadı. Ekipler tarafından yapılan incelemelerde, Kılıç’ın evinde uyuşturucu madde ele geçirildi. Ekipler tarafından Kılıç'ın vefatı 'şüpheli ölüm' olarak kayıtlara geçti.

HABERİ ALAN DOSTLARI EVE GELDİ

Olay yeri inceleme ekipleri, Kılıç'ın yaşadığı evde inceleme yaptı. İncelemeler sürerken, haberi alan dostları ise Kılıç'ın evine geldi. Söz filminin oyuncusu Eren Vurdem de koşarak olay yerine geldi. Kılıç'ın yakınları ve dostları, sitenin bahçesinde uzun süre bekledi.

CENAZE ADLİ TIP KURUMU'NA GÖNDERİLDİ

Polisin uzun süren incelemelerinin ardından Kılıç'ın cenazesi, otopsi için cenaze aracına taşınarak Adli Tıp Kurumu morguna gönderildi.

TEŞKİLAT'A BAŞLAMADAN VEDA ETMİŞTİ

Teşkilat'ın 7. sezonu için yapım şirketiyle el sıkışan Serhat Kılıç; 3 Eylül'deki çekimlere sağlık sorunlarını gerekçe göstererek katılmamış, boyun fıtığı teşhisini konulan oyuncu projeye başlamadan veda etmişti.

SERHAT MUSTAFA KILIÇ KİMDİR?

Serhat Mustafa Kılıç, 8 Temmuz 1975 yılında Ankara'da doğdu. 1994'te Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Tiyatro bölümünü burslu olarak kazandı. 1998 yılında yüksek şeref öğrencisi olarak bu okuldan mezun oldu. İlk profesyonel oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu'nda Rutkay Aziz rejisiyle 1998 Ariel Doffman'ın Kayıplar (Dullar) adlı oyunudur.

Kılıç, çok sayıda dizi ve sinema filminde rol aldı. TRT'de yayınlanan Teşkilat dizisi oyuncusuydu.

Ünlü isimler, Kılıç'ın vefatıyla ilgili taziye mesajları yayımlandı. 

VEDA YURTSEVER

Ah be Serji... Ankara, gençliğim, evimizin daimi ve neşeli misafiri, eğlenceli ve bol sohbetli, taklitli sofralarımız, Aspava, Heberler... Ne çok anı ne çok kahkaha, gerçekten çok kahkaha... Şimdi cenazenin peşine düştük hepimiz, çok saçma değil mi? Serji çok saçma be...

SİNAN ALBAYRAK

Mekanın cennet olsun inşaAllah. Çok acılar, çok sıkıntılar çektin. Tanıdığım en yetenekli en deli oyuncu oldun. Ankarada ikimizde öğrenciyken tanıdım seni. Daha bu sabah geçmiş olsun mesajı attım sana. Meğer çoktan geçmiş.. Kalanlara sabır.

SÜHA UYGUR

Çok erken oldu kardeşim.
Sözün bittiği yerdeyiz…
Cennet mekanın olsun, gittiğin yerde huzuru bulmanı diliyorum.
Çok ama çok üzgünüm…

AYŞEGÜL ALDİNÇ

Ne diyeceğimi bilemiyorum…
Son derece yetenekli, yaptığı her işte çok başarılı, sağlam dost ve arkadaş Serhat’cım benim.
En verimli çağında bu veda…
İnanamıyorum.
Çok üzgünüm.
Huzur içinde uyu; rahmetle…

ZEYNEP TANDOĞAN

Serhat Mustafa Kılıç vefat etmiş. Allah rahmet eylesin çok ama çok üzülüdüm.Seksenler'in Ergun Plak karakterini müthiş canlandırmıştı senelerce...

 

💾

<p>İstanbul Kağıthane’de ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç, evinde ölü bulundu. Kendisinden yaklaşık 1-2 gündür haber alınamayan Kılıç’ın kız arkadaşı tarafından evinde koltuk üzerinde hareketsiz halde bulunduğu öğrenildi.</p>

Sulak alanlar için yeni düzenleme

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, sulak alanlardan veya bunları besleyen kaynak, akarsu ve derelerden su almak için izin belgesi alınması gerekecek.

Sulak alanlar ile daimi veya mevsimsel akarsular üzerinde planlanan ve işletilen enerji, sulama ve içme suyu maksatlı su yapılarında, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğünce hesaplanacak çevresel akış miktarı akarsu yatağına bırakılacak. Bu miktar, ilgili yönetmelikte belirlenen asgari seviyenin altında olamayacak.

Tescilsiz suni sulak alanların yönetimi, alanın biyolojik çeşitliliğinin korunmasına önem verilerek işleten kurum tarafından gerçekleştirilecek. Suni su çukurlarının kullanımı ve yönetimi, söz konusu alanı oluşturan veya buradan sorumlu olan kuruma ait olacak.

Faaliyet sahibinin organik üretim sertifikası sunması gerekecek

Alanın ulusal önemi haiz sulak alan olduğu tespit edilmesi halinde orman rejimine tabi olmayan alanlarda sulak alanın sınırları Ulusal Sulak Alan Komisyonunun kararıyla belirlenecek.

Sulak alan koruma bölgelerinin belirlenmesi aşamasında su ürünleri istihsal sahaları ve bu alanlarda getirilmiş olan düzenlemeler dikkate alınacak.

Özel mülkiyetteki parsellerde, sulak alan koruma bölgeleri onaylandıktan sonra tarımsal kullanım talep edilmesi halinde, drenaj yapılmadan organik tarım ve deniz yosunu üretimi izne tabi olacak ve bu amaçla su kuyusu açılabilecek. Organik tarım faaliyetlerinde Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanacak ve faaliyet sahibinin organik üretim sertifikası sunması gerekecek.

Koruma bölgelerinin ilanından sonra yeni tarımsal alan açılamayacak

Sulak alan koruma bölgelerinin belirlendiği tarihte, kamuya ait arazilerde devam eden tarımsal faaliyetlere, kiralama süresi sonuna kadar izin verilebilecek. Bu sürenin ardından tarımsal kullanıma, organik üretim yapılması şartıyla devam edilebilecek.

Kamu mülkiyetinde bulunan arazilerde koruma bölgelerinin ilan tarihinden sonra yeni tarımsal alan açılamayacak.

Kontrollü kullanım bölgesi sınırları içerisinde yer alan organize sanayi, endüstri, serbest bölge veya ihtisas organize sanayi bölgelerinden kaynaklı, kümülatif etkinin tespiti için değerlendirme raporu hazırlanması gerekecek. Her tesis kendi faaliyetlerinden kaynaklanan yükümlülüklerden sorumlu olacak. Bu bölgeler içerisinde yer alan her faaliyet için ayrıca izin belgesi düzenlenmeyecek.

Sulak alanlar ile daimi veya mevsimsel akarsular üzerinde planlanan ve işletilen enerji, sulama ve içme suyu maksatlı su yapılarından, 30 Ocak 2002'den sonra işletmeye alınan ve özel sektör tarafından işletilenler için 2 yıl içinde ilgili Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğüne başvurularak izin belgesi alınması zorunlu olacak.

İzin belgesi 5 yıl geçerli olacak ve şartlara uyulması halinde yenilenebilecek. Bu süre içinde başvurmayan faaliyetler için idari yaptırım uygulanacak. Gerekli şartları yerine getiren işletmeler daha sonra izin belgesi için başvurabilecek.

Kaynak: AA

Fenerbahçe-Beşiktaş maçı öncesi yasa dışı bahis operasyonu: 1.200 banka hesabına el konuldu

Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşması öncesi yasa dışı bahis trafiğine yönelik operasyon düzenlendi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda yürütülen çalışmada 1.200 banka hesabına el konulurken, yaklaşık 98 bin internet sitesinin erişime engellenmesine karar verildi.

Sosyal medyada müstehcen yayın yapan 5 kişi yakalandı

Ankara Emniyet Müdürlüğü, Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 5 ilde düzenlediği eş zamanlı operasyonla sosyal medyada ücretli VIP üyelik sistemiyle müstehcen içerik satan şebekeyi çökertti. Aralarında ünlü şarkıcı Tuğba Ekinci'nin de bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alınırken, cezaevinde olduğu belirlenen 1 şüphelinin işlemleri devam ederken, 1 şahsı yakalama çalışmaları sürüyor. Emniyetteki sorguları devam eden şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Sosyal medyada müstehcenlik operasyonu! Şarkıcı Tuğba Ekinci dahil 5 kişi gözaltına alındı

Kızılcahamam Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 5 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, Tuğba Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin sosyal medya üzerinden ücret karşılığı müstehcen içerik paylaştıkları tespit edildi. 1 firari şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Tarihi Gediz Köprüsü restore edilerek hizmete açıldı: Bakan Uraloğlu İzmir-Ankara arasının yüksek hızlı trenle 3,5 saate düşeceğini duyurdu

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun katılımıyla İzmir'in Menemen ilçesinde aslına uygun biçimde restore edilen Tarihi Gediz Köprüsü törenle yeniden hizmete açıldı. Restorasyonu tamamlanan tarihi köprü sayısı 532'ye ulaşırken, Törende konuşan Bakan Uraloğlu, İzmir-Ankara Yüksek Hızlı Tren projesinin tamamlanmasıyla iki şehir arasındaki seyahat süresinin 3,5 saate düşeceğini açıkladı.

17 yaşındaki Dilara'nın ölümünün ardından META'ya dava açan anne Julianna Arnold A Haber'e konuştu: "Çocuklarınızın güvenli alanı siz olun"

Instagram'da tanıştığı şahsın 'reçeteli ilaç' diyerek fentanil verdiği 17 yaşındaki Türk asıllı Lucienne Colette Dilara Konar hayatını kaybetti. Teknoloji devi Meta’ya dava açıp kazanan acılı anne Julianna Arnold, A Haber’e konuştu: 'Kızıma son kez baktığımı bilmiyordum. Şirketler zararlarını bile bile çocukları zehirliyor. Çocuklarınızın güvenli limanı siz olun!'

'Köprü ve otoyollar satılıyor' iddiasına ÖİB'den net cevap: Mülkiyet devlette kalacak

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı sonrası başlayan otoyol ve köprü özelleştirmesi tartışmalarına Özelleştirme İdaresi Başkanlığı noktayı koydu. Mülkiyetin devlette kalacağını vurgulayan ÖİB, çalışmaların varlık satışı olmadığını, işletme hakkının belirli süreyle devredilmesini öngören modelin değerlendirildiğini kaydetti. ÖİB ücretsiz yolların ücretli hale getirilmeyeceğini ve ilave zam yapılmayacağını duyurdu. Yıllık 600 milyon doların kar değil toplam gelir olduğu vurgulanan açıklamada, bu tutarın yarısının bakım giderlerine ayrıldığı, 30 yıllık kar hesaplamalarının gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.

Meta'ya karşı tarihi zafer kazanan anne A Haber'e konuştu: 17 yaşındaki Dilara Konar fentanil kurbanı oldu!

Instagram'da tanıştığı şahsın 'anksiyete ilacı' adı altında fentanil vermesi sonucu 17 yaşında hayatını kaybeden Türk kızı Dilara Konar'ın acılı annesi Julianna Arnold, dünya devi Meta'ya karşı kazandığı tarihi hukuk zaferinin ardından A Haber'e konuştu. Evlat acısını teknoloji devlerine karşı büyük bir mücadeleye dönüştüren acılı anne, tüm ebeveynlere 'Çocuklarınızın sığınacağı tek güvenli liman siz olun' çağrısında bulundu.

Manisa Soma’daki orman yangını kontrol altına alındı

Manisa’nın Soma ilçesinde çıkan orman yangını, Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen havadan ve karadan yoğun müdahaleler sayesinde kısa sürede kontrol altına alındı. Yangının ardından bölgede soğutma ve tedbir çalışmaları sürerken, Manisa Valiliği operasyona destek veren tüm kurumlara ve gönüllülere teşekkür etti.

Yeni Parti lideri Özgür Özel Edirne'de pot kırdı: Kendi partisinin adını unutup İyi Parti dedi!

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Edirne programı kapsamında düzenlediği mitingde canlı yayın gafı yaşadı. Konuşması esnasında üye sayılarından bahsederken Yeni Parti yerine 'İyi Parti' diyen Özel, yanındaki kurmaylarının müdahalesiyle hatasını düzelterek konuşmasını 'Yeni Parti' ifadeleriyle sürdürdü.

Özgür Özel’den yine gaf: Kendi partisinin adını unutup "İyi Parti" dedi

CHP’den ayrılarak Yeni Parti’yi kuran Özgür Özel, Edirne’deki konuşmasında kendi partisinin adını unutarak, 'İyi Parti'nin milyonlarca üyesi olması İyi Parti'ye de Türkiye'ye de güç verecek. ' dedi. Özel yanındakilerin uyarısıyla 'Yeni Parti' diyerek düzeltme yaptı. Daha önce de partinin Kadıköy ilçe başkanı aynı gafa imza atmıştı.

Bahçeli’den "sistemi güçlendirecek" yeni anayasa çağrısı... Hem siyasi partiler hem seçim kanununa vurgu

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yeni anayasa çalışmalarına dair çarpıcı mesajlar verdi. Bahçeli, seçim kanunu ile siyasi partiler kanununda sistemi güçlendirecek değişiklikler yapılması gerektiği çağrısını yineledi. Sistemin sağlıklı işlemesi adına anayasaya ihtiyaç duyulduğunu belirten Bahçeli, siyasi partiler kanununda yapılacak değişikliklerin sivil toplum ve akademisyenlerle müzakere edilmesi gerektiğini vurguladı. Meclis’te sağlanan 467 oyluk geniş mutabakatın kendisi için sürpriz olduğunu belirten Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde atılan adımların ve Mekke Anlaşması’nın İslam dünyasındaki önemine değindi.

Başkan Erdoğan'dan 23'üncü İmam Hatipliler Kurultayı mesajı: Engeller kalkınca neler olduğunu gördük

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 23'üncü İmam Hatipliler Kurultayı dolayısıyla yayımladığı mesajda imam hatip mezunlarının başarılarına dikkat çekti. Önlerindeki engeller kaldırıldığında gençlerin önemli başarılara imza attığını belirten Erdoğan, harp okulları mezuniyetini örnek göstererek özgüvenli, donanımlı ve yerli bir gençliğin yetişmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Antalya COP31'e yatırımlarla hazırlanıyor: 38 kilometrelik yol tamamlandı, 100 bine yakın ziyaretçi bekleniyor

9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek COP31 zirvesi öncesinde kentin turizm altyapısı ve ulaşım ağı, bakanlıkların ortak yürüttüğü çalışmalarla tamamen yenilendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda kente kültür ve turizm alanında 19,2 milyar lira yatırım yapıldığını belirterek, bu süreçte işletme belgeli tesis sayısının 523'ten 2 bin 709'a, yatak kapasitesinin ise 150 bin 955'ten 619 bin 644'e çıktığını açıkladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31 zirvesinde 100 bine yakın ziyaretçi beklediklerini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüleceğini ve 38 kilometrelik Belek Turizm Yolu projesinin tamamlandığını duyurdu.

Başkan Erdoğan'dan 23'üncü İmam Hatipliler Kurultayı'na mesaj: Başarı çıtası yükseliyor

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 23'üncü İmam Hatipliler Kurultayı'na gönderdiği mesajda okulların başarı çıtasını her geçen gün daha da yukarı taşıdığını belirtti. Suni engeller kaldırıldığında imam hatip mezunlarının neler yapabileceğinin en son harp okullarının mezuniyet töreninde görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, 'Şuurlu, özgüvenli, donanımlı, milli ve manevi değerlerine bağlı bir neslin yetişmesinden ülkemiz ve geleceğimiz adına büyük bahtiyarlık duyuyorum' ifadesini kullandı.

Denizolgun’un şüpheli ölümünde tutuklanan doktor Demirkol’un ifadesi çıktı... Hiçbirini hatırlayamadı!

Arif Ahmet Denizolgun’un hayatını kaybetmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan doktor Nurettin Demirkol’un ifade tutanakları ortaya çıktı. Şaibeli ölümde 155 acil çağrı merkezini kimin aradığı, olay yerinde kimlerin bulunduğu ve HTS baz kayıtlarındaki uyuşmazlıklar şüpheli doktora tek tek soruldu. İhbarın kendi telefonundan yapıldığı tespit edilen Demirkol, telefonu ortada bıraktığını ve başkasının aramış olabileceğini öne sürdü. Demirkol’un savcılık ve mahkeme sorgusunda kendisine yöneltilen kritik sorulara sürekli olarak olayların üzerinden 10 yıl geçtiğini belirterek hatırlamadığı yönünde cevaplar vermesi dikkat çekti. Mahkeme, kuvvetli suç şüphesi ve somut deliller ışığında şüphelinin cezaevine gönderilmesine hükmetti. Dosyaya giren HTS verileri, olay yerindeki kişilerin geliş gidiş saatleri ve kolluk tutanakları ile şüphelinin beyanları arasındaki derin çelişkiler kararda etkili oldu.

Üsküdar’da ulaşımda yeni düzenleme: Çavuşdere Caddesi trafiğe kapandı

Üsküdar’da bugün gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle ulaşımda geçici düzenlemeye gidilecek. İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanması amacıyla belirli yolların araç trafiğine kapatıldığı bildirildi. Sürücülerin mağduriyet yaşamamaları için kapatma saatlerini dikkate almaları ve alternatif güzergahları kullanmaları istendi.

Gıda işletmelerine ağustosta 100 bin 128 denetim: Uygunsuzluk tespit edilenlere 186,5 milyon lira ceza uygulandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, ağustos ayında gerçekleştirilen 100 bin 128 gıda denetiminde uygunsuzluk tespit edilen işletmelere toplam 186,5 milyon lira para cezası kesildiğini açıkladı. Yumaklı, vatandaşın güvenilir gıdaya erişimini riske atan ve kurallara uymayan 49 işletme hakkında ise suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi.

Ankara'da 3. dalga fuhuş ve uyuşturucu operasyonu: 21 gözaltı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında uyuşturucu ticareti ve fuhuş suçlamalarıyla haklarında gözaltı kararı verilen 21 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen baskınlarda 15 şüpheli gözaltına alındı; 6 şüphelinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. Başsavcılık, firari durumdaki 7 şüphelinin yakalanması için adli işlemlerin sürdüğünü bildirdi.

Sosyal medya kartellerinden imaj oyunu: Kendi paralarıyla "pembe tablo raporu" ısmarlayıp milyarları vakumluyorlar!

Küresel sosyal medya devleri, “üretken yapay zeka” adı altında Türk medyasının arşivlerini bedelsiz çekip reklam gelirlerini vakumlarken, algı operasyonu için ısmarlama raporlar hazırlatıyor. Sabah Yazarı Okan Müderrisoğlu, dijital kartellerin Türkiye'deki sömürü çarkını deşifre ettiği yazısında, 'Meta ekosistemi Türkiye'de 1.7 trilyon liralık ekonomik hacmi desteklemektedir' iddiasıyla pembe tablo çizen raporların parasını da Meta’nın ödediğini vurgulayarak, 'Platformumun sadece olumlu ve ekonomik büyümeyi tetikleyen yönlerini ortaya çıkaracak şekilde sorular tasarlayacaksın diyerek sipariş veriyorlar.' ifadelerini kullandı.

Filo Jet faciasında kaptanın ehliyeti tartışma yarattı: Honduras'ta 3-5 bin dolara gemi ehliyeti alınabiliyor

Girne-Mersin hattında 13 kişinin yaşamını yitirdiği, 15 kişinin ise kaybolduğu feribot faciasına ilişkin soruşturmada skandal ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Yolcuların uyarılarına rağmen geri dönmeyen kaptan Mustafa Öz'ün ehliyetini Honduras'tan aldığı belirlenirken, Uzak Yol Gemi Kaptanları Derneği Başkanı Zafer Akbulut ehliyetin 3 ila 5 bin dolar arasında bir ödemeyle sınavsız alındığını açıkladı. Belgenin Türkiye'deki geçerliliğine ilişkin konuşan Akbulut, 'Türkiye'de bu tür ehliyetlerle çalışılmasına izin verilmiyor. Dolayısıyla bu ehliyete sahip kişiler Türk bayraklı gemilerde çalışamıyor; ancak uluslararası anlaşmalar gereği farklı bayrak taşıyan gemilerde çalışan kişilere müdahale edilemiyor' ifadelerini kullandı.

Fahiş servis fiyatlarına veli çözümü: Dört çocuk aynı taksiyle gidiyor, aile başına 22 bin TL tasarruf sağlanıyor

Okulların açılmasına günler kala servis ücretleri 200 bin liraya kadar çıkarken veliler çareyi sarı takside buldu. Dört çocuğun aynı taksiyle taşındığı modelde aile başına yıllık maliyet 20 bin 700 liraya kadar düşüyor; bazı güzergâhlarda servisle taksi arasında 22 bin liralık fark oluşuyor.

MEB’den çocukları ekrandan uzaklaştıracak hamle: Geleneksel oyunlar yeniden okul bahçelerine dönüyor

14 Eylül’de başlayacak yeni eğitim döneminde MEB, çocukları telefon, tablet ve bilgisayar ekranından uzaklaştırmak için oyunu okulun merkezine taşıyor. “Maarifin Kalbinde Oyun” temasıyla saklambaç, seksek, körebe ve mendil kapmaca yeniden okul bahçelerine dönecek; öğrenciler kendi oyunlarını da tasarlayacak.

Osman Gökçek'ten Murat Ağırel'e Adalet Dersi! 'Siz Kim Oluyorsunuz?'

AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, gazeteci Murat Ağırel'in eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek hakkındaki iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Ağırel’in ekranlarda Melih Gökçek'in ismini zikredip ağır ithamlarda bulunmasına rağmen savcılık ifadesinde bu ismi tek bir kez dahi anmadığını belirten Gökçek, "Ekran karşında isim verip savcılıkta yok saymak izah edilmesi gereken ciddi bir tutarsızlıktır" diyerek yargı mekanizmasını hedef alan açıklamalara tepki gösterdi.

KAYSERİ’DE TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 17’nci durağı Kayseri’de dokuz gün sürecek kültür, sanat ve gastronomi maratonu Kayseri Kale İçi Arkeoloji Müzesi’nde gerçekleştirilen açılış programıyla başladı. İkinci kez festival coşkusunu yaşayan kent, Kültepe Kaniş/Karum’dan Selçuklu mirasına, Erciyes’ten geleneksel sanatlarına uzanan köklü değerlerini konserlerden sergilere, tiyatrodan atölyelere uzanan 185 etkinlikle buluşturacak. Türkiye’nin sevilen sanatçıları festival sahnelerinde müzikseverlerle bir araya gelirken, 34 Lezzet Noktası da Kayseri’nin zengin mutfak kültürünü ziyaretçilerin keşfine sunacak.

TÜRK TURİZMİNİN KALBİ ANTALYA’YA 19,2 MİLYAR LİRALIK KÜLTÜR VE TURİZM YATIRIMI

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Antalya’da kültür ve turizme 19,2 milyar lira yatırım yaptıklarını açıkladı. Antalya’da 2002 yılında 523 olan işletme belgeli konaklama tesisi sayısının 2 bin 709’a, 150 bin 955 olan yatak kapasitesinin ise 619 bin 644’e yükseldiğini belirten Ersoy, COP31 hazırlıkları kapsamında yaklaşık 38 kilometrelik yeni yol imalatının tamamlandığını bildirdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ise COP31’de 100 bine yakın ziyaretçinin beklendiğini, EXPO 2016 alanının kalıcı bir fuar ve kongre merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.

Bakırköy'de otel yangını! Çok sayıda yaralı var

Cevizlik Mahallesi Muhasebeci Sokakta bulunan 6 katlı otelin 1'inci katında saat 06.30 sıralarında henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede büyüdü ve üst katları sardı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevke dildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralanan 12 kişiye ilk müdahaleyi yaptıktan sonra yaralılar çevre hastanelere sevk edildi. Otelde mahsur kalan 7 kişi de olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından kurtarıldı.

Polis ekipleri de otel çevresinde güvenlik önlemi alırken yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı.

Üsküdar'da kritik seçim bugün! CHP ve YENİ Parti: AK Parti'ye vermeyeceğiz

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan başkanvekilliği seçimini CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya kazanmış, AK Parti'nin itirazı üzerine seçim mahkeme seçimi iptal etmiş, CHP'nin son itirazı da mahkeme tarafından reddedilmişti.

SEÇİM ÖNCESİ DENGELER DEĞİŞTİ

Yenilenecek seçim öncesinde 4 CHP'li meclis üyesi (Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta) partisinden istifa ederek AK Parti'ye katıldı. Ardından 3 belediye meclis üyesinin gözaltına alınması, seçim sürecini daha da kritik hale getirdi.

4 üyenin AK Parti'ye geçmesiyle birlikte Üsküdar Belediye Meclisi'nde CHP'nin sandalye sayısı 23'e gerilerken, Cumhur İttifakı'nın sandalye sayısı ise 21'e yükseldi. Böylece bugün yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde meclisteki sandalye dengesi de yeniden şekillenmiş oldu.

Gözaltındaki 3 CHP'li üyenin oy kullanamaması halinde CHP tarafında seçime katılabilecek üye sayısı 20'ye düşecek.

SEÇİM BUGÜN; GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI

İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Meclisi'nin başkanvekilini belirlemek üzere 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00'da toplanmasının uygun görüldüğünü açıkladı.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise, meclis üyeleri gözaltındayken seçim yapılmasına tepki gösterdi.

Bugün yapılacak seçim öncesinde polis ekipleri de sabahın erken saatlerinden itibaren belediye binası önünde güvenlik önlemi aldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Üsküdar'da bugün gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle bazı yollarda ulaşım kısıtlamasına gidileceğini duyurdu. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından alınan tedbirler kapsamında Çavuşdere Caddesi'nin, Hayrettin Çavuş Sokak ile Hatmi Sokak ve Evliya Hoca Sokak arasında kalan bölümü saat 07.00'den etkinlik sona erene kadar araç trafiğine kapalı olacak.

Sürücülerin ulaşımda Dr. Fahri Atabey ve Selami Ali Efendi caddeleri ile Evliya Hoca ve Hatmi sokaklarını alternatif güzergah olarak kullanmaları istendi.

CHP VE YENİ PARTİ'DEN ORTAK AÇIKLAMA

Üsküdar'da seçim tekrarı öncesinde CHP ve YENİ Parti ilçe başkanlarından dikkat çeken bir açıklama geldi. CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ile YENİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, meclis üyeleriyle birlikte seçimde ortak hareket edeceklerini belirterek, "Üsküdar'ı masa başı oyunlarıyla AK Parti'ye vermeyeceğiz." mesajı verdi.

Yapılan ortak açıklamada, “Halkımızın oylarıyla kazandığımız seçimi masa başında AK Parti'ye vermemek için bütün meclis üyelerimizle birlikte ortak davranacağımızı ve Üsküdar’ı vermeyeceğimizi kamuoyu ile paylaşırız. Üsküdar'ı AK Parti'ye vermeyeceğiz, halkın iradesine sahip çıkacağız." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, seçim sürecinde yaşanan bazı gelişmelere de tepki gösterildi. Açıklamada, 4 Belediye Meclis üyesinin AK Parti'ye geçmesi ile 3 meclis üyesinin yenilenecek seçim öncesinde gözaltına alınmasının siyasi sürecin bir parçası olduğu iddia edildi.

💾

<p>Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan başkanvekilliği seçimini CHP'nin adayı Sibel Tan Çetinkaya kazanmış, AK Parti'nin itirazı üzerine seçim mahkeme seçimi iptal etmiş, CHP'nin son itirazı da mahkeme tarafından reddedilmişti.</p>

<p>SEÇİM ÖNCESİ DENGELER DEĞİŞTİ</p>

<p>Yenilenecek seçim öncesinde 4 CHP'li meclis üyesi (Ahmet Başbaydar, Ayhan Aydın, Hüseyin Kazan ve Tahsin Usta) partisinden istifa ederek AK Parti'ye katıldı. Ardından 3 belediye meclis üyesinin gözaltına alınması, seçim sürecini daha da kritik hale getirdi.</p>

<p>4 üyenin AK Parti'ye geçmesiyle birlikte Üsküdar Belediye Meclisi'nde CHP'nin sandalye sayısı 23'e gerilerken, Cumhur İttifakı'nın sandalye sayısı ise 21'e yükseldi. Böylece bugün yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde meclisteki sandalye dengesi de yeniden şekillenmiş oldu.</p>

<p>SEÇİM BUGÜN; GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINDI</p>

<p>İstanbul Valiliği, Üsküdar Belediye Meclisi'nin başkanvekilini belirlemek üzere 5 Eylül Cumartesi günü saat 10.00'da toplanmasının uygun görüldüğünü açıkladı.</p>

<p>YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ise, meclis üyeleri gözaltındayken seçim yapılmasına tepki gösterdi.</p>

<p>Bugün yapılacak seçim öncesinde polis ekipleri de sabahın erken saatlerinden itibaren belediye binası önünde güvenlik önlemi aldı.</p>

<p>İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Üsküdar'da bugün gerçekleştirilecek etkinlik nedeniyle bazı yollarda ulaşım kısıtlamasına gidileceğini duyurdu. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü tarafından alınan tedbirler kapsamında Çavuşdere Caddesi'nin, Hayrettin Çavuş Sokak ile Hatmi Sokak ve Evliya Hoca Sokak arasında kalan bölümü saat 07.00'den etkinlik sona erene kadar araç trafiğine kapalı olacak.</p>

<p>Sürücülerin ulaşımda Dr. Fahri Atabey ve Selami Ali Efendi caddeleri ile Evliya Hoca ve Hatmi sokaklarını alternatif güzergah olarak kullanmaları istendi.</p>

<p>CHP VE YENİ PARTİ'DEN ORTAK AÇIKLAMA</p>

<p>Üsküdar'da seçim tekrarı öncesinde CHP ve YENİ Parti ilçe başkanlarından dikkat çeken bir açıklama geldi. CHP Üsküdar İlçe Başkanı Zerrin Civandağ ile YENİ Parti Üsküdar İlçe Başkanı Berk Tütüncü, meclis üyeleriyle birlikte seçimde ortak hareket edeceklerini belirterek, "Üsküdar'ı masa başı oyunlarıyla AK Parti'ye vermeyeceğiz." mesajı verdi.</p>

<p>Yapılan ortak açıklamada, “Halkımızın oylarıyla kazandığımız seçimi masa başında AK Parti'ye vermemek için bütün meclis üyelerimizle birlikte ortak davranacağımızı ve Üsküdar’ı vermeyeceğimizi kamuoyu ile paylaşırız. Üsküdar'ı AK Parti'ye vermeyeceğiz, halkın iradesine sahip çıkacağız." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, seçim sürecinde yaşanan bazı gelişmelere de tepki gösterildi. Açıklamada, 4 Belediye Meclis üyesinin AK Parti'ye geçmesi ile 3 meclis üyesinin yenilenecek seçim öncesinde gözaltına alınmasının siyasi sürecin bir parçası olduğu iddia edildi.</p>

<p> </p>

12 ülkeye yeni büyükelçi atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile büyükelçilik atamaları gerçekleştirildi.

Kararnameyle yeni büyükelçilik görevlerine atanan isimler şu şekilde sıralandı:

Burundi Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Teftiş Kurulu Üyesi Haydar Kerem Divanlıoğlu atandı.

Filipinler Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Dış Politika Danışma Kurulu Üyesi Kaan Esener atandı.

Finlandiya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Bahreyn Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ayşe Hilal Sayan Koytak atandı.

Bahreyn Krallığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Cumhurbaşkanı Danışmanı Necati Sancaktutan atandı.

Umman Sultanlığı Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, İran ile İlişkiler Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Ergani atandı.

Namibya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Fikriye Aslı Güven atandı.

Kore Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Sudan Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fatih Yıldız atandı.

Sudan Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Gambiya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fahri Türker Oba atandı.

Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Somali Federal Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Alper Aktaş atandı.

Somali Federal Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Mozambik Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Ferhat Alkan atandı.

Gambiya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Diplomatik Arşiv Genel Müdür Yardımcısı Özgür Gökmen atandı.

Mozambik Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine, Kamu Diplomasisi ve Stratejik İletişim Genel Müdür Yardımcısı Ayça Oşafoğlu İnam atandı.

Yayımlanan 2026/285 ve 2026/286 sayılı kararlara göre, Burundi Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Alp Işıklı ve Kuzey Makedonya Cumhuriyeti Nezdinde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Fatih Ulusoy merkeze alındı.

 

💾

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, 35 ile yeni müftü ataması gerçekleştirildi.</p>

<p>6 İLİN MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI, 35 İLE YENİ MÜFTÜ ATANDI</p>

<p>Cumhurbaşkanı kararıyla Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Zonguldak İl Müftüsü Halil Demir ve Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan da görevden alınırken, yerine Ahmet Bostancı atandı.</p>

Korsan taksicilik yapan emekli polis dehşet saçtı! Polis şehit oldu

Olay, saat 22.30 sıralarında Akevler Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, caddede denetim yapan sivil trafik polisleri, korsan taksicilik yaptığı belirlenen Ekrem A.'nın kullandığı otomobili durdurdu. Ekrem A. hakkında işlem yapılırken, aracının trafikten men edileceği bildirildi.

TRAFİK POLİSİNİ ŞEHİT ETTİ

Bunun üzerine Ekrem A., belinden çıkardığı silahla trafik polisi Mehmet Ali Topatan'a ateş etti. Sırtından vurulan Mehmet Ali Topatan ağır yaralanırken, Ekrem A. daha sonra aynı silahla kendisini vurdu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk müdahaleleri yapılan Ekrem A. ile polis memuru Mehmet Ali Topatan, Esenyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerine sevk edilen polis ekiplerinin incelemesi sürerken, Ekrem A.’nın 2026 yılında polis memurluğundan emekli olduğu öğrenildi.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA: TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMAYARAK ŞEHİT OLMUŞTUR

Valilikten yapılan açıklamada, dün 22.50 sıralarında Akevler Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde trafik uygulaması yapan emniyet ekiplerinin, korsan taksicilik yaptığını tespit ettikleri bir araca işlem yaptığı belirtildi.

İşlemin ardından araç sürücüsü Ekrem A'nın polis ekiplerine ateş açtığının kaydedildiği açıklamada, "Sürücü Ekrem A. isimli şahıs emniyet ekiplerine ateş açmış ve Mehmet Ali Topatan isimli polisimizi ağır yaralamıştır. Saldırıyı düzenleyen şahıs, saldırının hemen ardından yanında taşıdığı silahla intihar etmiştir. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memurumuz Mehmet Ali Topatan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur." ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, ayrıca saldırıyı gerçekleştiren Ekrem A'nın da ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi.

04.09.2026 tarihinde Esenyurt’ta meydana gelen ve Polis Memurumuz Mehmet Ali Topatan’ın şehit olduğu silahlı saldırıya ilişkin basın açıklamamız… pic.twitter.com/4asL49kPfX

— TC İstanbul Valiliği (@TC_istanbul) September 4, 2026

 

 

💾

<p>Olay, saat 22.30 sıralarında Akevler Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, caddede denetim yapan sivil trafik polisleri, korsan taksicilik yaptığı belirlenen Ekrem A.'nın kullandığı otomobili durdurdu. Ekrem A. hakkında işlem yapılırken, aracının trafikten men edileceği bildirildi.</p>

<p>TRAFİK POLİSİNİ ŞEHİT ETTİ</p>

<p>Bunun üzerine Ekrem A., belinden çıkardığı silahla trafik polisi Mehmet Ali Topatan'a ateş etti. Sırtından vurulan Mehmet Ali Topatan ağır yaralanırken, Ekrem A. daha sonra aynı silahla kendisini vurdu. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk müdahaleleri yapılan Ekrem A. ile polis memuru Mehmet Ali Topatan, Esenyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerine sevk edilen polis ekiplerinin incelemesi sürerken, Ekrem A.’nın 2026 yılında polis memurluğundan emekli olduğu öğrenildi.</p>

<p>VALİLİKTEN AÇIKLAMA: TÜM MÜDAHALELERE RAĞMEN KURTARILAMAYARAK ŞEHİT OLMUŞTUR</p>

<p>Valilikten yapılan açıklamada, dün 22.50 sıralarında Akevler Mahallesi Fatih Sultan Mehmet Caddesi üzerinde trafik uygulaması yapan emniyet ekiplerinin, korsan taksicilik yaptığını tespit ettikleri bir araca işlem yaptığı belirtildi.</p>

<p>İşlemin ardından araç sürücüsü Ekrem A'nın polis ekiplerine ateş açtığının kaydedildiği açıklamada, "Sürücü Ekrem A. isimli şahıs emniyet ekiplerine ateş açmış ve Mehmet Ali Topatan isimli polisimizi ağır yaralamıştır. Saldırıyı düzenleyen şahıs, saldırının hemen ardından yanında taşıdığı silahla intihar etmiştir. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memurumuz Mehmet Ali Topatan, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Açıklamada, ayrıca saldırıyı gerçekleştiren Ekrem A'nın da ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtildi.</p>

Girne faciasının yası sürüyor! Müzik ve eğlence yasağı uzatıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde müzik ve eğlence yasağını 9 Eylül Çarşamba günü saat 00.00'a kadar uzattı.

KKTC İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, ÜLKE GENELİNDE MÜZİK VE EĞLENCE YASAĞINI UZATTI

Bakanlıktan yapılan açıklamada, alınan karar kapsamında, düğün salonlarındaki düğünler hariç konut, iş yeri, restoran, kafe, bar, eğlence mekanları ve benzeri yerlerde her türlü müzik yayının yasaklandığı hatırlatıldı.

"İçişleri Bakanlığına bağlı Lefkoşa Merkez Kaymakamlığı, Girne açıklarında meydana gelen elim deniz kazası nedeniyle uygulanan müzik yayını ve eğlence yasağını 9 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 00.00'a kadar uzatmıştır." ifadesine yer verilen açıklamada, tüm kişi, kurum ve işletmelerden karara hassasiyetle uymaları istendi.

KKTC Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının ardından müzik ve eğlence yasağı, ilk olarak Bakanlar Kurulunun ilan ettiği 3 günlük ulusal yas kapsamında 31 Ağustos 2026'da Turizm ve Çevre Bakanlığının müzik izinlerini askıya almasıyla başlamıştı.

KKTC İçişleri Bakanlığı da toplumda oluşan derin üzüntü ve hassasiyet nedeniyle Turizm ve Çevre Bakanlığının kararını genişleterek 2 Eylül'den 5 Eylül'e kadar düğün salonlarındaki düğünler hariç olmak üzere konut, restoran, bar, kafe ve eğlence mekanlarındaki tüm müzik yayınları ile eğlence faaliyetlerini resmi olarak yasaklamıştı.

GİRNE AÇIKLARINDA BATAN GEMİ

KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geminin batmasının ardından 12 kişinin cenazelerine ulaşıldığını ve kayıp 16 kişi için arama çalışmalarının devam ettiğini açıklamıştı.

Üstel, batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğunu bildirmişti.

💾

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) İçişleri Bakanlığı, ülke genelinde müzik ve eğlence yasağını 9 Eylül Çarşamba günü saat 00.00'a kadar uzattı.</p>

<p>KKTC İÇİŞLERİ BAKANLIĞI, ÜLKE GENELİNDE MÜZİK VE EĞLENCE YASAĞINI UZATTI</p>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, alınan karar kapsamında, düğün salonlarındaki düğünler hariç konut, iş yeri, restoran, kafe, bar, eğlence mekanları ve benzeri yerlerde her türlü müzik yayının yasaklandığı hatırlatıldı.</p>

<p>"İçişleri Bakanlığına bağlı Lefkoşa Merkez Kaymakamlığı, Girne açıklarında meydana gelen elim deniz kazası nedeniyle uygulanan müzik yayını ve eğlence yasağını 9 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 00.00'a kadar uzatmıştır." ifadesine yer verilen açıklamada, tüm kişi, kurum ve işletmelerden karara hassasiyetle uymaları istendi.</p>

<p>KKTC Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının ardından müzik ve eğlence yasağı, ilk olarak Bakanlar Kurulunun ilan ettiği 3 günlük ulusal yas kapsamında 31 Ağustos 2026'da Turizm ve Çevre Bakanlığının müzik izinlerini askıya almasıyla başlamıştı.</p>

<p>KKTC İçişleri Bakanlığı da toplumda oluşan derin üzüntü ve hassasiyet nedeniyle Turizm ve Çevre Bakanlığının kararını genişleterek 2 Eylül'den 5 Eylül'e kadar düğün salonlarındaki düğünler hariç olmak üzere konut, restoran, bar, kafe ve eğlence mekanlarındaki tüm müzik yayınları ile eğlence faaliyetlerini resmi olarak yasaklamıştı.</p>

<p>GİRNE AÇIKLARINDA BATAN GEMİ</p>

<p>KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.</p>

<p>KKTC Başbakanı Ünal Üstel, geminin batmasının ardından 12 kişinin cenazelerine ulaşıldığını ve kayıp 16 kişi için arama çalışmalarının devam ettiğini açıklamıştı.</p>

<p>Üstel, batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğunu bildirmişti.</p>

Başkan Erdoğan'dan atama kararları! Çok sayıda ilin müftüsü değişti

SON DAKİKA HABERİ: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, 35 ile yeni müftü ataması gerçekleştirildi.

6 İLİN MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI, 35 İLE YENİ MÜFTÜ ATANDI

Cumhurbaşkanı kararıyla Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Zonguldak İl Müftüsü Halil Demir ve Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.

Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan da görevden alınırken, yerine Ahmet Bostancı atandı.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre 35 ile atanan yeni müftüler şu şekilde:

Bilecik: Yusuf Dikmen
Tunceli: Fethullah Yavuz
Iğdır: Alettin Bozkurt
Kilis: Zahit Demirel
Karabük: Mustafa Yavuz
Kocaeli: Hüseyin Demirtaş
Bolu: Selçuk Kılıçbay
Giresun: Hüseyin Okuş
Hakkari: Recep Eren
Niğde: Yavuz Yıldız
Kars: Selami Aykul
Nevşehir: Hayri Erenay
Gümüşhane: Faruk Gürbüz
Karaman: Muharrem Biçer
Isparta: Yusuf Eviş
Kırklareli: Veysel Işıldar
Aksaray: Ali Efe
Zonguldak: Bayram Danacı
Bayburt: Basri Bektaş
Konya: Celal Büyük
Diyarbakır: İsmail Fakirullahoğlu
Erzincan: Selim Yazıcı
Yalova: Naci Çakmakçı
Rize: İlyas Yılmaztürk
Şanlıurfa: Mehmet Sırrı Şık
Van: Kadir Koçak
Bitlis: Ömer Keskin
Bartın: Mehmet Çelebi
Aydın: Seyfullah Çakır
Samsun: Hasan Güneş
Adana: Lütfü İmamoğlu
Afyonkarahisar: Ali Hayri Çelik
Burdur: Paşa Bektaş
Sinop: Mehmet Arslaner
Kütahya: Hasan İzmirli

 

💾

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, 35 ile yeni müftü ataması gerçekleştirildi.</p>

<p>6 İLİN MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI, 35 İLE YENİ MÜFTÜ ATANDI</p>

<p>Cumhurbaşkanı kararıyla Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Zonguldak İl Müftüsü Halil Demir ve Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan da görevden alınırken, yerine Ahmet Bostancı atandı.</p>

Sayıştay Başsavcısı belli oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararlarına göre Sayıştay Başsavcılığına, 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2, 3 ve 7'nci maddeleri gereğince Sayıştay Savcısı Recep Çevik getirildi.

💾

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan Resmi Gazete kararına göre, 35 ile yeni müftü ataması gerçekleştirildi.</p>

<p>6 İLİN MÜFTÜSÜ GÖREVDEN ALINDI, 35 İLE YENİ MÜFTÜ ATANDI</p>

<p>Cumhurbaşkanı kararıyla Bilecik İl Müftüsü Ahmet Dilek, Karabük İl Müftüsü Ali Erhun, Kocaeli İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, Nevşehir İl Müftüsü Kazım Güzel, Zonguldak İl Müftüsü Halil Demir ve Konya İl Müftüsü Ali Öge görevden alındı.</p>

<p>Diyanet İşleri Başkanlığı Diyanet Akademisi Başkanı Enver Osman Kaan da görevden alınırken, yerine Ahmet Bostancı atandı.</p>

Ankara'da korsan kitap operasyonu: 3 kişi yakalandı!

Güvenlik ekiplerinin korsan faaliyetlere ilişkin çalışmaları hız kesmeden devam ediyor.

Ankara Emniyet Müdürlüğünün NSosyal hesabından yapılan paylaşıma göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Güvenlik Şube Müdürlüğünce Yenimahalle ilçesindeki bir adreste korsan kitap üretimi yapıldığı tespit edildi.

3 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM

Ekiplerin adreste gerçekleştirdiği aramada, 1340 kitap ve 29 bin sayfanın yanı sıra 15 fotokopi makinesi, fotokopi makinesine bağlı 14 finisher ünitesi, 2 bilgisayar kasası ile cilt yapımında kullanılan 2 bin plastik spiral ele geçirildi.

"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu" kapsamında 3 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.

Açıklamada, "Halkımızın huzur ve güvenliği için çalışmalarımız kararlılıkla devam edecektir." ifadesine yer verildi.

İznik'te feci kaza: 1 ölü!

Bursa'nın İznik ilçesinde meydana gelen trafik kazasından kahreden bir haber geldi.

Kaza, saat 22.00 sıralarında İznik Çevre Yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Y.K. (61) yönetimindeki 45 ADZ 177 plakalı tır, aynı şeritte seyir halinde bulunan 16 H 8241 plakalı traktöre arkadan çarptı.

İbrahim Okkalı

Kazada traktörde bulunan İznik Belediyesi personeli İbrahim Okkalı olay yerinde hayatını kaybetti.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Okkalı’nın cenazesi, olay yerinde yapılan incelemenin ardından morga kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Taciz iddiasına meydan dayağı!

Olay, Büyük Pazar Yeri'nde meydana geldi. İddiaya göre, kimliği henüz belirlenemeyen bir şahıs, alışveriş yapmak için pazara gelen kadını bir süre takip ederek taciz etmeye çalıştı. Durumu fark eden bir vatandaş, müdahale ederek şahsı darbetti.

EKİPLER, KAÇAN ŞÜPHELİNİN YAKALANMASI İÇİN ÇALIŞMA BAŞLATTI

Yaşanan arbede sırasında çevredeki esnafın araya girmesi üzerine şüpheli olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Öte yandan olay anı, bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

 

💾

<p>Samsun'un Bafra ilçesinde bir kadını taciz ettiği iddia edilen şahıs, olayı fark eden vatandaş tarafından darbedildi. Esnafın araya girmesiyle olay yerinden kaçan şahsın yakalanması için polis ekipleri çalışma başlattı.</p>

<p>Olay, Büyük Pazar Yeri'nde meydana geldi. İddiaya göre, kimliği henüz belirlenemeyen bir şahıs, alışveriş yapmak için pazara gelen kadını bir süre takip ederek taciz etmeye çalıştı. Durumu fark eden bir vatandaş, müdahale ederek şahsı darbetti. Yaşanan arbede sırasında çevredeki esnafın araya girmesi üzerine şüpheli olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.</p>

<p>Öte yandan olay anı, bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.</p>

<p><strong>KAYNAK: İHA</strong></p>

Basın Kartı Komisyonu yılın üçüncü toplantısını gerçekleştirdi

İletişim Başkanılığının ev sahipliğinde bugün gerçekleştirilen 2026 yılı üçüncü Basın Kartı Komisyonu toplantısında medya mensuplarına ilişkin dosyalar görüşüldü.

KOMİSYON KARARLARINA E-DEVLET ÜZERİNDEN ULAŞILABİLECEK

Komisyon kararlarının, e-Devlet üzerinden erişime açıldığı bildirildi. Sonuçlara "Basın Kartı Komisyon Sonucu Sorgulama" hizmeti üzerinden ulaşılabilecek.

Kartlar bölge müdürlüklerinden ulaştırılacak. Basın kartı almaya hak kazanan medya mensuplarının kartlarının, baskı sürecinin tamamlanmasının ardından Bölge Müdürlükleri aracılığıyla ulaştırılacağı belirtildi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın ev sahipliğinde Basın Kartı Komisyonu’nun 2026 yılı üçüncü toplantısı gerçekleştirildi.https://t.co/xl0FFEYkw5 pic.twitter.com/nIdxNJqiAI

— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 4, 2026

 

Batan gemiden bir acı haber daha... 2 kadının kimliği belli oldu!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında alabora olduktan sonra batan yolcu gemisinden kaybolan ve arama çalışmaları sonucunda naaşları bulunan 2 kadın yolcunun kimliğini açıkladı.

KKTC BAŞBAKANI ÜSTEL, DENİZDEN NAAŞLARI ÇIKARILAN 2 KADININ KİMLİĞİNİ AÇIKLADI

Üstel yaptığı yazılı açıklamada, Girne açıklarında alabora olan geminin batığından bu sabah çıkarılan iki kadının kimlik tespit çalışmalarının tamamlandığını belirtti.

Üstel, KKTC polisinin yürüttüğü çalışmalar sonucunda iki kadının Şerife Özdemir ve Nazmiye Özbolat olduğunun belirlendiğini ve ailelerine bilgi verildiğini aktardı.

Başbakan Üstel, son 2 kimlik tespit çalışmasından sonra batan gemide hayatını kaybedenlerin sayısının 12, kayıp yolcuların sayısının ise 16 olarak teyit edildiğini ifade etti.

Kayıpların bulunabilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü desteği ve KKTC'nin ilgili tüm birimlerinin katılımı ile çalışmaların 7/24 esasına göre hiç ara verilmeden devam ettiğini ifade eden Üstel, sahadaki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini vurguladı.

GİRNE AÇIKLARINDA BATAN GEMİ

KKTC'deki Girne Limanı ile Mersin'deki Taşucu Limanı arasında sefer yapan "Filo Jet" isimli yüksek hızlı yolcu gemisi, 30 Ağustos Pazar günü öğle saatlerinde Girne'den hareket ettikten kısa süre sonra ön kısmından su almaya başlamış, Girne Limanı'na dönmeye çalıştığı sırada batmıştı.

KKTC, geminin batmasının ardından 12 kişinin cenazelerine ulaşıldığını ve kayıp 16 kişi için arama çalışmalarının devam ettiğini açıklamıştı.

Batan geminin enkazının Girne açıklarında 554 metre derinlikte bulunduğu bildiriliyor.

💾

<p>Girne açıklarında batan gemide hayatını kaybeden 2 kadın yolcunun kimliği belirlendi. KKTC Başbakanı Üstel, kadınların Şerife Özdemir ve Nazmiye Özbolat olduğunu duyurdu.</p>

Rize'de acı olay: 2 vatandaş öldü

Kaza, Yavuzlar köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün park etmek istediği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu araç kayarak uçuruma yuvarlandı.

KAZADA 2 KİŞİ ÖLDÜ

Kazada araçta bulunan Selahattin Sipahioğlu (66) ve Süleyman Sipahioğlu (71) olay yerinde hayatını kaybederken, Ö.L.S. ise yaralandı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık ve jandarma, AFAD ve İtfaiye ekipleri sevk edildi. Yaralı Ö.L.S. olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı.

Kazayla ilgili incelme başlatıldı.

Alihan Kuriş soruşturmasında İrfan Yılmaz'a yakalama kararı!

SON DAKİKA: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturmada şüpheli İrfan Yılmaz hakkında gözaltı, Yılmaz adına kayıtlı 5 şirket hakkında da el koyma kararı verilmişti. Yılmaz hakkında önemli bir gelişme daha yaşandı. 

ŞİRKETLERİNE EL KONULMUŞTU

Adli kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Başsavcılıkça yürütülen soruşturmada MASAK tarafından yapılan incelemeler üzerine şüpheli İrfan Yılmaz adına kayıtlı şirketler üzerinden şüpheli işlemler gerçekleştirildiği tespit edildi.

  • Tespitler üzerine 5 şirket hakkında el koyma kararı alınırken, şüpheli Yılmaz hakkında da "suç örgütüne üye olma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından gözaltı kararı verildi.

Alihan Kuriş soruşturmasında 5 şirkete daha el konulduAlihan Kuriş soruşturmasında 5 şirkete daha el konuldu

YAKALAMA KARARI ÇIKARTILDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca Alihan Kuriş suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında “suç örgütüne üye olma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından hakkında gözaltı kararı verilen İrfan Yılmaz’ın firar ettiği ve hakkında yakalama kararı çıkartıldığı öğrenildi. 

Alihan Kuriş

MASAK incelemelerinde şüpheli İrfan Yılmaz adına kayıtlı;

* Yılmaz Kimya İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
* Yılkim Kimya Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi
* Erimer Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
* Mie Girişimcilik ve Makine Anonim Şirketi
* Astra Polimer Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinden gerçekleştirilen işlemler tespit edildi.

Söz konusu işlemlerin MASAK tarafından şüpheli nitelikte olduğunun belirlenmesi üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 5 şirket hakkında el koyma kararı verildi.

💾

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen Alihan Kuriş suç örgütü soruşturması kapsamında, hakkında gözaltı kararı çıkarılmasının ardından firar ettiği belirlenen İrfan Yılmaz hakkında yakalama kararı çıkarıldı.</p>

İstanbul'da yarın bazı yollar trafiğe kapatılacak!

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce, Üsküdar'da kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik alınacak tedbirler kapsamında yarın kapatılacak yollar ve alternatif güzergahlar belirlendi.

ALTERNATİF YOLLAR AÇIKLANDI

Bu kapsamda, saat 07.00'den etkinlik bitimine kadar Hayrettin Çavuş Sokak ve Hatmi Sokak ile Evliya Hoca Sokak arasında kalan Çavuşdere Caddesi trafiğe kapalı olacak.

Alternatif güzergah olarak Dr. Fahri Atabey ve Selami Ali Efendi caddeleri ile Evliya Hoca ve Hatmi sokaklar kullanılabilecek.

FETÖ'ye büyük darbe! Çok sayıda hesaba erişim engeli getirildi! Erk Acarer ve Çiçek...

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı koordinesinde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, FETÖ iltisaklı sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi.

ERK ACARER DAHİL ÇOK SAYIDA HESAP ERİŞİME ENGELLENDİ

Türkiye aleyhinde içerikler paylaştığı tespit edilen ve erişim engeli uygulanan hesaplar arasında, yurt dışında bulunan FETÖ firarisi Erk Acarer ile bir diğer FETÖ'cü Cevheri Güven'le yakın teması bulunan Dilek Ekmekçi'nin hesabı da yer aldı. Yüksek takipçili hesaplar arasında bulunan Cemil Çiçek'in hesabı da erişime engellendi.

Acarer, daha önce de MİT mensubu şehidin kimlik bilgilerinin ve görevine ilişkin bilgilerin ifşa edilmesi soruşturmasında firari şüpheli olarak dosyada yer almıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Acarer’in sosyal medya paylaşımlarıyla şehit MİT mensubunun görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgileri deşifre ettiği değerlendirilmişti.

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, son 2 ayda başta FETÖ iltisaklı olmak üzere milli güvenliği ve toplumsal birliği hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri uygulandığını açıkladı.

İletişim Başkanı Duran erişim engeli getirilen hesaplara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmaları, ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam etmektedir. 

Türkiye, terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekât girişimlerine karşı mücadelesini, devletimizin bütün imkân ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürmektedir.

2034 SOSYAL MEDYA HESABI ERİŞİME ENGELLENDİ

Bu kapsamda son iki ayda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları neticesinde, başta FETÖ iltisaklı olmak üzere millî güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır.

Ayrıca gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle; provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekât faaliyetleri yürüttüğü belirlenen 1.335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. 

Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir. 

Yapılan çalışmalar bir gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır; Terör örgütleri artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik bir şekilde faaliyet yürütmektedir. Sosyal medya ve dijital mecralar; propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, millî birliğimizi ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanılmaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürmektedir.

Devletimiz açısından dijital güvenlik, millî güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekât amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi; millî güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz.

Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, millî güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir."

İddianamede ayrıca, şehit MİT mensubunun görev ve pozisyonuna ilişkin bazı bilgilerin ilk kez Acarer tarafından sosyal medya üzerinden açıklandığı tespitine yer verilmişti.

Acarer hakkında bu soruşturma kapsamında yakalama kararı da çıkarılmıştı. Savcılığın yazısında, Acarer’in 7 Nisan 2017’de yurt dışına çıktığı ve bir daha Türkiye’ye dönmediği, Almanya’da bulunduğu ve hakkında başka yakalama kararlarının da olduğu belirtilmişti.

MİT TIR’LARI DOSYASINDA DA SANIK

Acarer’in adı, kamuoyunda "MİT TIR’ları" olarak bilinen süreçte de gündeme geldi. FETÖ/PDY’nin MİT Başkanlığına yönelik faaliyetlerinin anlatıldığı soruşturma dosyalarında, 2014 yılında Hatay ve Adana'da MİT'e ait yardım TIR'larının durdurulup aranmasıyla MİT'in terör örgütlerine yardım ettiği algısının oluşturulmaya çalışıldığı belirtildi.

Acarer ise yurt dışına kaçmasının ardından Türkiye aleyhine yayın ve sosyal medya faaliyetlerini sürdürdü.

Daha önce de Acarer’in farklı sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmişti. Nisan 2026’da maskeli isimle kullandığı yeni hesabının da millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendiği bildirilmişti.

İletişim Başkanlığının dijital alandaki çalışmaları kapsamında daha önce de FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı çok sayıda hesaba erişim engeli uygulanmıştı. Başkanlık, bu hesapların sistematik dezenformasyon, eş güdümlü propaganda ve kamuoyunu manipüle etmeye yönelik faaliyetler yürüttüğünü açıklamıştı.

Denizolgun dosyasında yeni perde! Doktor tutuklandı

Beykoz'da, 2016'da hayatını kaybeden eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturmada, "yalan tanıklık" iddiasıyla gözaltına alınan doktor Nurettin Demirkol tutuklandı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturma devam ediyor.

ARİF AHMET DENİZOLGUN'UN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN GÖZALTINA ALINMIŞTI

Soruşturma kapsamında, "yalan tanıklık" suçundan gözaltına alınan Demirkol, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adliyesi'ne sevk edildi.

Savcılık ifadesi tamamlanan şüpheli Demirkol tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik, şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.

Savcılığın hakimliğe gönderdiği sevk yazısında, Demirkol'un 26 Ağustos'ta yemin ettirilerek alınan tanık beyanında, ihbarın saat kaçta ve kim tarafından yapıldığını bilmediğini, maktulün doktoru olmadığını ve ölümü şüpheli olarak değerlendirmediğini söylediği kaydedildi.

Beykoz Riva Polis Merkezi Amirliğinin 155 Acil Çağrı ihbarı çözüm tutanağına göre ise ihbarı Demirkol'un yaptığı, ihbar sırasında kendisini ailenin hekimi olarak tanıttığı ve ölümün şüpheli olduğunu belirttiğinin tespit edildiği yazıda aktarıldı.

Yazıda, dosya kapsamında alınan HTS raporları ile dinlenen diğer tanıkların beyanlarının, olay yerinde bulunan kişiler ile üçüncü şahısların olay yerine geliş ve gidiş saatleri bakımından Demirkol'un tanık olarak verdiği ifadeyle çeliştiği belirtildi.

Şüpheli sıfatıyla yeniden ifadesi alınan Demirkol'un, kendisine tek tek sorulan çelişkilere ilişkin "hatırlamadığını" belirterek soyut beyanlarda bulunduğu yazıda kaydedildi.

Yazıda, Demirkol'un üzerine atılı suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular ile tutuklama nedeninin bulunduğu değerlendirilerek, "yalan tanıklık" suçundan tutuklanması talep edildi.

NE OLMUŞTU?

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı kaydedilmişti.

Karar doğrultusunda başsavcı vekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmiş, görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüştü.

Mezardan çıkarılan örnekler, işlemlerin ardından 20 Ağustos'ta yeniden kabre konulmuştu.

Başsavcılıktan 26 Ağustos'ta yapılan açıklamada ise Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti yapıldığı, Alihan Kuriş'in de aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirilmişti.

Denizolgun'un mezarının açılması sonrası yapılan ön inceleme neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler, raporlama yapılması için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilmişti.

Soruşturma kapsamında daha önce tanık sıfatıyla ifade veren Nurettin Demirkol hakkında "yalan tanıklık" suçundan soruşturma başlatılmıştı.

Şüpheli Demirkol gözaltına alınmıştı.

💾

<p><span style="color:rgb(51, 51, 51)"> Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Denizolgun'un </span><strong>doktor</strong><span style="color:rgb(51, 51, 51)">u, "yalan tanıklık" suçundan gözaltına alındı.</span></p>

MSB'den Girne'de batan gemi ile ilgili yeni açıklama!

Girne kenti açıklarında batan 'Filo Jet' isimli yolcu gemisindeki kayıp 16 kişiye ulaşılması ve kara kutunun çıkarılması için yürütülen çalışmalarda Türk Deniz Kuvvetleri Filosu'nda bulunan TCG Alemdar da kurtarma gemisi olarak görev yapıyor. 

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) Girne açıklarında batan gemiye yönelik arama kurtarma çalışmalarına devam edildiğini bildirdi.

Bakanlığın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Girne açıklarında alabora olan gemiye yönelik arama kurtarma çalışmalarına, Deniz Kuvvetlerimize ait TCG Işın kurtarma ve yedekleme gemisi ile TCG Alemdar kurtarma gemisi tarafından devam ediliyor." ifadeleri kullanıldı.

Paylaşımda, çalışmalardan fotoğraflar da yer aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Al Nahyan ile görüştü

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamaya göre görüşmede, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

İŞBİRLİĞİNİN ARTARAK SÜRECEĞİ İFADE EDİLDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin savunma sanayi ve ekonomi başta olmak üzere birçok alanda işbirliğinin artarak süreceğini, ilişkileri geliştirmek için çalıştıklarını ifade etti.

"SALDIRILARI ASLA TASVİP ETMİYORUZ'

Erdoğan, Türkiye'nin İran-ABD gerilimi ve bölgedeki benzeri çatışmalı süreçlerin sona ermesi için gayret gösterdiğini, barış odaklı diplomatik girişimlerin devam edeceğini, bölgedeki kardeş ülkelere yönelik saldırıları asla tasvip etmediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer bölgesel konularda da iki ülkenin işbirliğinin önemli olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.…

— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) September 4, 2026

 

💾

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile telefonda görüştü.</p>

Son anket sonucu açıklandı: Zirvede bomba fark

Siyasi arenada savaşın gölgesinde gündem yoğunluğunu korurken Betimar Araştırma tarafından vatandaşlara, 'Hangi partiye oy verirsiniz?' sorusu yöneltildi. Ankete göre AK Parti yüzde 35,4 oy oranıyla ilk sırada yer alırken Yeni Parti yüzde 20,1 oy oranıyla ikinci sırada çıktı.

BETİMAR ARAŞTIRMA'DAN SEÇİM ANKETİ: AK PARTİ FARK ATTI

Türkiye siyasetinde hareketli günler yaşanıyor.

Terörsüz Türkiye yolunda çalışmalar ivme kazanırken bir yandan da hukuki soruşturmalar ve siyasetteki yeni gelişmeler sürüyor.

Bu süreçte seçmenin nabzı da tutuluyor.

EN GÜNCEL SEÇİM ANKETİ

Betimar Araştırma tarafından katılımcılara, "Bu pazar seçim olsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?" sorusu yöneltildi.

AK PARTİ İLK SIRADA

Ankette ilk sırayı yüzde 35,4 oy oranıyla AK Parti elde ederken ikinci sırada Yeni Parti, yüzde 20,1 oy oranında kaldı.

Kararsız seçmenin orantılı bir şekilde dağıtıldığı ankette, İyi Parti yüzde 9,3 oy oranıyla üçüncü sırada yer alırken DEM Parti, yüzde 9,2 oy oranıyla dördüncü sırada yer aldı.

PARTİLERİN OY ORANLARI

Buna göre anket sonuçları şu şekilde:

AK Parti: Yüzde 35,4

Yeni Parti: Yüzde 20,1

İyi Parti: Yüzde 9,3

DEM Parti: Yüzde 9,2

MHP: Yüzde 7,7

CHP: Yüzde 5,3

Anahtar Parti: Yüzde 3,6

Zafer Partisi: Yüzde 2,8

Yeniden Refah Partisi: Yüzde 2,2

Türkiye İşçi Partisi: Yüzde 1,1

Diğer: Yüzde 3,3

ÖZGÜR ÖZEL'İN 'YÜZDE 60'LA GELİYORUZ' İDDİASI

Son seçim sonuçlarını araştırmaları ile tek bilen şirketin bu verileri ortadayken Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kamuoyuna verdiği mesajlarla tam tersi bir tablo çıkma telaşına girişti.

Betimar'ın bu anketi Sözcü TV'de İsmail Küçükkaya'nın konuğu olan Özel'in, partisinin ve potansiyel cumhurbaşkanı adaylarının açık ara önde olduğunu iddiasını akıllara getirdi.

Özel, “Ekrem ve Mansur Başkan, ikisi de ayrı ayrı Erdoğan'ı ilk turda yeniyor. 

İmamoğlu da Yavaş da açık ara kazanıyor. %60'a %40 yenen varken 52'ye 48 yenen oturacak yerinde.” ifadelerini kullanmıştı.

 

💾

<p>Betimar Araştırma’nın “Bu pazar seçim olsa” anketinde AK Parti yüzde 35,4 ile ilk sırada yer aldı. Yüzde 20,1 oy oranı gelen AK Parti'nin arkasından gelen Yeni Parti ile arasındaki makas dikkat çekti.</p>

3 gün 3 gece süren düğünün ardından 5 milyon liralık vurgun iddiası: Gelin gözaltında

Milas ilçesinde günlerce süren geleneksel Yörük düğünü, karakolda bitti. Mustafa Ateşoğlu ile Özbekistan uyruklu Mamura Culponova'nın Çomakdağ Kızılağaç Mahallesi'nde düzenlenen ve üç gün üç gece süren düğününün ardından, yaklaşık 5 milyon lira değerindeki altın ve ziynet eşyalarının kaybolduğu iddia edildi. Damadın ailesinin şikayeti üzerine harekete geçen emniyet güçleri, yabancı uyruklu gelini gözaltına aldı.

ALTINLAR KAYINPEDERİMDE

Ateşoğlu ailesi, düğün sonrası gelinin evde olmadığını ve takıların yerinde yeller estiğini fark ederek Milas Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Emniyet güçlerinin yürüttüğü çalışma sonucu gözaltına alınan Mamura Culponova, hakkındaki dolandırıcılık iddialarını kesin bir dille reddetti. Eşinin kendisine sürekli tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, bu nedenle korkup annesinin İkiztaş'taki evine sığındığını belirten gelin, emniyetteki ifadesinde durumu şu sözlerle savundu:

"Yanımda yalnızca 20 çeyrek altın ve 226 bin lira para götürdüm. Geriye kalan tüm altınlar ve ziynet eşyaları kayınpederimde bulunuyor. Kullandığım telefonu da eşim kendi rızasıyla bana vermişti."

EVDE YAPILAN ARAMADA İZ BULUNAMADI

Şüphelinin verdiği ifadeler doğrultusunda, gözaltına alındığı evde polis ekiplerince detaylı bir arama gerçekleştirildi. Ancak yapılan incelemelerde, kayıp olduğu belirtilen milyonlarca lira değerindeki ziynet eşyalarına rastlanmadı. Emniyet yetkilileri, altınların akıbetini belirlemek ve olayın tüm boyutlarını aydınlatmak amacıyla soruşturmayı derinleştirerek sürdürüyor.

ER MEYDANINDAN KARAKOLA

Olayın öncesinde gerçekleştirilen ve dolandırıcılık iddiasıyla gölgelenen düğün, bölgedeki en görkemli etkinliklerden biri olarak kayıtlara geçmişti. Yöresel geleneklerin yaşatıldığı üç günlük organizasyon kapsamında gece yağlı güreşleri düzenlenmiş ve Türkiye'nin tanınmış pehlivanları er meydanına çıkmıştı. Görkemli başlayan kutlamalar, adliye koridorlarına taşınan bir soruşturmayla son buldu.

Rojin Kabaiş soruşturmasında yeni gelişme! 15 dakika önce görüşmüş...

SON DAKİKA: Van'da 27 Eylül 2024'te kaybolan ve 15 Ekim 2024'te göl kıyısında cesedi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. 

  • Kabaiş'in ailesinin avukatları, olayla ilgili soruşturmaya ilişkin yeni taleplerini Van Cumhuriyet Başsavcılığına ilettiklerini bildirdi.

Aile avukatları Abdurrahman Karabulut ile Şahin Cangüleç, Rojin Kabaiş'in babası Nizamettin Kabaiş ile kentteki bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Avukatlar, Kabaiş'in kaybolmadan 15 dakika önce görüştüğü, sonrasında ise sosyal medya hesabını kapatan şahıs hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve gözaltına alınmasını talep ettiklerini açıkladı.

"ARAŞTIRMALAR DEVAM EDİYOR"

Soruşturmada gelinen aşamayla ilgili bilgi veren Karabulut, savcılıkla yaptıkları görüşmede, talepleriyle ilgili etkin bir araştırmanın gerçekleştirildiğini söyledi.

Rojin Kabaiş'in ailesi Bakan Tunç ile görüşmüştü.

10 Temmuz'dan itibaren yaklaşık 30 hususta savcılığa başvuru yaptıklarını belirten Karabulut, "2-3 talebimiz haricinde diğer bütün başvurularımız kabul gördü ve bu çerçevede araştırmalar devam etmektedir. Bir kısmı sonuçlandı, bir kısmı ile ilgili araştırmalar devam ediyor." dedi.

Deniz araçları üzerinde de araştırma talep ettiklerini dile getiren Karabulut, şunları kaydetti:

  • "Hep kara araçları üzerinde bir inceleme yapılmış. Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ve kameralardan 7 bin 353 araç üzerinde bir tespit yapılmış. Dolayısıyla kaybolduğu günden bulunduğu güne kadar PTS kayıtlarının tekrardan incelenmesini, bu sürücülerin tespit edilmesini, sürücülerin cep telefonlarına el konulmasını, telefonlarının HTS ve baz kayıtlarının alınmasını ve DNA örneklerinin alınmasını talep ettik. Bu konudaki talebimiz de kabul görmüş durumda."

Rojin'in kaybolduğu ve bulunduğu yerler arasındaki güzergahta araştırma yapılmasının da taleplerinden biri olduğunu anlatan Karabulut, "Kaybolduğu yer Bardakçı Mahallesi, bulunduğu yer Mollakasım Çarpanak Adası. O hizada bulunan bütün köyler içerisinde yine inceleme ve bulunan materyaller üzerinde DNA incelemelerinin yapılmasını istedik. Biliyorsunuz Rojin'in terliği halen bulunmadı, çalışmalar devam ediyor. WhatsApp, Instagram ve Facebook şirketinin bağlı olduğu META şirketine müzekkere yazdık. Bunlarla ilgili yazışmaların tespitini istedik. Müzekkere cevabı geldi, daha ayrıntılı bir müzekkere istedi. Savcılık bu konuda da detaylı yazı yazdı, cevabı bekliyoruz." diye konuştu.

Bardakçı ve Mollakasım mahallelerinde kriminal veya cinsel suça karışmış kişilerin dosyalarını da talep ettiklerini dile getiren Karabulut, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu kişiler tespit edildikten sonra HTS ve baz kayıtlarını istedik. Olay tarihinde orada olup olmadıklarının tespitini istedik. Savcılık bu talebimizi de kabul etmiş ve bununla ilgili araştırmalar halen devam ediyor. Rojin'in sahilde bıraktığı veya bıraktırıldığı kek, kulaklık, anahtarlık, pet şişe ve bir cep telefonu var. Bunların üzerine parmak izi incelemesi yapılmış ancak telefon üzerinde bir parmak izi incelemesi yapılmamış, bununla ilgili tekrar talepte bulunduk."

415 KİŞİDE DNA ÇALIŞMASI YAPILDI

Bir şahısla ilgili tespitlerinin olduğunu belirten Karabulut, şunları kaydetti:

"Şahıs ifadesinde o yerde olmadığını söylüyor fakat elimizdeki raporda Rojin'in kaybolduğu saatlerde aynı zaman ve mekan diliminde olduğunu enlem ve boylamlarıyla tespit ettik. Bu aşamada ismini söylememiz soruşturmaya zarar verir. Bugüne kadar o mekanda olup olmadığıyla ilgili talepte bulunduk, talebimiz de kabul görmüş durumda. Sosyal medya yazışmasında Rojin kaybolmadan 15 dakika önce görüşen, aynı bazdan sinyal alan ve akabinde Instagram hesabını kapatan şahısla ilgili de suç duyurusunda bulunduk. Gözaltına alınmasını talep ettik. Bilirkişi raporu kıymetli. Rojin'in hangi dakika hangi saatte telefonda olduğu tespiti var. Hem başkalarının hem de kamera kayıtları üzerinde aynı gece itibarıyla ciddi bir hareketlilik olduğunu raporlamış ve isimler var."

Avukat Cangüleç ise bugüne kadar 415 kişi üzerinde DNA çalışması yapıldığını ancak herhangi bir veriye rastlanmadığını söyledi.

Cangüleç, "Savcılık tarafından tespit edilen 50 kişilik liste var, kimlikleri tespit edildi. Bunların da DNA incelemesi yapılacak. Elimizdeki bilirkişi raporunda da aynı ismi taşıyan 4 farklı kişi olduğunu tespit ettik. Bunlardan 3'ü muhtemel şüpheli görünmüyor çünkü farklı noktalarda baz istasyonu veren kamu personeli olan kişilerdir ve o tarihte farklı illerde, ilçelerde görev yapmış kişilerdir. Savcılığa gelen ilk bilgiler bu yönde. Bugüne kadar bilgisine ulaşamadığımız için şüpheli bulduğumuz bir kişi daha var. Onunla ilgili de araştırmanın sonucu bekleniyor." ifadelerini kullandı.

Bakan Çiftçi’den “terörsüz Türkiye” mesajı: “Kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz”

 İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin "Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz. Dolayısıyla başarısızlığa uğraması için içte ve dışta da fırsat kollayanlar var. Onlara da fırsat vermeden inşallah bu süreci başarıyla tamamlamayı ümit ediyoruz." dedi.

İÇİŞLERİ BAKANI ÇİFTÇİ, AK PARTİ BİLECİK İL BAŞKANLIĞINDA KONUŞTU

Çiftçi, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında AK Parti Bilecik İl Başkanlığını ziyaretinde, bakanlık görevine başladığında "yeni nesil suç örgütleri" veya "suç çeteleri" ile "uyuşturucuyla mücadele" şeklinde öncelikli iki alan belirlediklerini söyledi.

İçişleri Bakanlığı olarak, bunlarla etkin bir şekilde mücadele ettiklerini belirten Çiftçi, sadece yurt içinde değil, yurt dışında da bunların izini sürdüklerini anlattı.

Çiftçi, Türkiye'de suç işleyip yurt dışına kaçanlara da değinerek, "Sıkıştıklarında soluğu yurt dışında alıyorlar ama İçişleri Bakanlığı olarak, onların peşini bırakmamakta kararlıyız. Dünyanın isterse öbür ucuna gitsinler, hangi memlekete kaçarlarsa kaçsınlar, İçişleri Bakanlığı olarak, takibini yapacağız, onları teslim alacağız ve Türk adaletinin önüne çıkararak, hesap vermelerini sağlayacağız. Bu konuda Adalet Bakanlığı ile tam bir koordinasyon içerisinde çalışıyoruz." ifadesini kullandı.

Gürcistan ziyaretini hatırlatan Çiftçi, "Yaptığımız ziyaretin çok anlamlı sonuçları da oldu. Bu yıl içerisinde Gürcistan'dan 438 kişinin iadesini sağladık, 8 ay içerisinde. Şimdiye kadar 866 kişinin iadesini sağlamışlar, iade etmişler veya sınır dışı etmişler. Bu sene sırf 438 kişinin iadesini sağlamış olduk."

Çiftçi, Gürcistan'da 23-24 Ağustos'ta Türk ve Gürcistan polisinin ortak bir operasyona imza attığını, Türkiye'de suç işleyip o ülkeye kaçanlardan 22'sinin yakalandığını anımsatarak, şöyle konuştu:

"Bunlardan 11'ini hemen iade ettiler. Bunlar, Gürcistan'da suç işlediğinden dolayı oradaki cezalarını çekecek, ondan sonra Türkiye'ye iade edecek. Burada suç işleyen, insanımızın evini, arabasını kurşunlayan, onlardan haraç isteyen, onları zor durumda bırakan bu yeni nesil suç örgütleri, nereye giderlerse gitsinler peşlerindeyiz. Kesinlikle peşlerini bırakmayacağız. Dünyanın öbür ucunda da olsa onları yakalayıp getirip Türkiye'ye, Türk adaletine teslim etmekte kararlıyız."

Çiftçi, ziyaretlerinin Gürcistan'la sınırlı kalmayacağını, Türkiye'de suç işleyip Almanya'ya, İtalya'ya, Yunanistan'a kaçan, dünyanın değişik yerlerine giden suç örgütlerinin de elebaşlarıyla, üyeleriyle mücadelelerinin devam edeceğini ifade etti.

İçişleri Bakanlığı olarak, bu yıl 8 ayda 545 organize suç örgütüne yönelik 1524 operasyon yaptıklarını, bunlardan bazılarının mahalli nitelikte, bazılarının ulusal çapta, bazılarının da uluslararası düzeyde suç örgütleri olduğunun bilgisini veren Çiftçi, yıl sonuna kadar da bu örgütlerin faaliyet alanlarını önemli ölçüde daraltacaklarını vurguladı.

OKULLARDA 31 BİN BAHÇE GÖREVLİSİ İSTİHDAM EDİLECEK

Uyuşturucuyla mücadele konusuna değinen Çiftçi, uyuşturucunun sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en önemli problemlerinden biri olduğunu dile getirdi.

Çiftçi, özellikle okulların güvenliğini sağlamak için 7 bakanlıkla geniş çaplı bir protokol imzalayacaklarını belirterek, "Bu konuda da herhangi bir güvenlik açığı bırakmamaya gayret edeceğiz. Çünkü çocuklarımız, bizim yarınlarımız, bizim geleceğimizin teminatı, güvencesi." dedi.

Bakan Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu sene ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın da katkılarıyla 31 bin bahçe görevlisini istihdam etmiş olacağız. Bu, hem okulların güvenliğini sağlama hem de istihdam noktasında doğru bir adım oldu. İnşallah okullar, bu yıl daha da güvenli hale gelecek. Bizim zaten 1. dereceden ve 2. dereceden riskli okullarda güvenlik görevlilerimiz var, polisimiz görev yapıyor. 3. ve 4. dereceden riskli okullarda, kolluk görevlilerimiz irtibat görevlisi olarak çalışıyor. Bu sene inşallah daha güvenli bir eğitim-öğretim yılı geçirmeyi de Cenabıhak'tan niyaz ediyorum. Bütün bu çalışmalarımız, gayretlerimiz Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda. Türkiye Yüzyılı ideali çerçevesinde, bütün gayemiz, huzurlu bir Türkiye, huzurun yüzyılını inşa etmek."

"DÜNYADA BU SÜRECİ YÜRÜTEN ÜLKELER OLDU"

"Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaştığında inşallah Türkiye, 50 yıllık bir prangadan kurtulmuş olacak." diyen Çiftçi, süreçte emeği geçenlere teşekkür etti.

Çiftçi, Terörsüz Türkiye sürecinin başarıya ulaşmasının en önemli hedeflerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Biz de İçişleri Bakanlığı olarak, bu sürecin akamete uğramaması, başarısızlığa uğramaması için elimizden geldiği kadar gayret gösteriyoruz." diye konuştu.

Süreçle ilgili herkesin üzerine düşen görevler olduğunu vurgulayan Çiftçi, şöyle konuştu:

"Bu süreç başarıya ulaştığında Türkiye'nin yıllardır teröre harcadığı kaynaklar, bundan sonra Türkiye'nin refahına, gelişmesine, kalkınmasına ve istihdamına harcanmış olacak. Hepimiz görevimizi yerine getirdiğimiz takdirde inşallah bu süreci de alnımızın akıyla yerine getirmiş olacağız. Çünkü biz, başka bir yerden destek almıyoruz. Dünyada bu süreci yürüten ülkeler oldu. İngiltere, ABD'nin desteğiyle bu işi yürüttü. İspanya, AB'nin desteğiyle bu işin altından kalktı. Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesiyoruz. Dolayısıyla başarısızlığa uğraması için içte ve dışta da fırsat kollayanlar var. Onlara da fırsat vermeden inşallah bu süreci, başarıyla tamamlamayı ümit ediyoruz."

Çiftçi, AK Parti iktidarında Türkiye'de çok güzel işler başarıldığını, yapacak daha çok iş olduğunu dile getirerek, "Bu sürecin de başarıyla sonuçlanmasından sonra Türkiye, bir seviye daha atlamış olacak. Daha güzel günler göreceğimizi ben ümit ediyorum." dedi.

Bu arada Bakan Çiftçi, Bilecik'teki programı kapsamında Söğüt ilçesindeki Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret etti.

Burada Vali Faik Oktay Sözer, AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, İl Emniyet Müdürü Erdem Çağlar, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve protokol üyelerince karşılanan Çiftçi, türbede dua etti.

Daha sonra Bilecik Valiliğini ziyaret eden Çiftçi, valilik bahçesine çınar ağacı fidanı dikti.

Valilik Şeref Defterini imzaladıktan sonra Vali Sözer ile makamında görüşen Çiftçi, ardından Şeyh Edebali Türbesi'ni ziyaret etti.

İzmit'te esnaflar birbirine girdi

Kocaeli'de bir tekstilcilci, dükkanına gelen ve davalık olduğu komşusunu darbetti.

💾

<p>Kocaeli'de bir tekstilcilci, dükkanına gelen komşusunu darbetti. Tekstilci, komşusunun yanındaki iki dükkanı satın aldıktan sonra aradaki duvarları kendisine haber vermeden yıktığını ve dükkanını almaya çalıştıklarını iddia ederken, taraflar birbirlerinden şikayetçi oldu.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 26 yıldır tekstilcilik yapan Ertuğrul Ç., iş yerine gelen komşusunu darbetti. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından taraflar birbirinden şikayetçi oldu. Ertuğrul Ç. yaşananların yaklaşık 3 yıldır devam eden iş yeri anlaşmazlığının son aşaması olduğunu öne sürdü. Komşusunun yaklaşık 3 yıl önce yanındaki iki dükkanı satın almasının ardından aradaki duvarları gece saatlerinde kendisine haber vermeden yıktığını iddia eden Ertuğrul Ç., tadilat ve baca nedeniyle başlayan anlaşmazlıkların zamanla büyüdüğünü söyledi. Ertuğrul Ç., komşusunun amacının kendisini iş yerinden uzaklaştırarak dükkanını almak ve kendi iş yerini genişletmek olduğunu düşündüğünü belirterek, "Dükkanıma çökmeye çalıştıklarını düşünüyorum" dedi.<br>
<br>
<strong>"26 yılın 23 yılını huzurlu geçirdim"</strong></p>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Ertuğrul Ç., "Üç sene önce yan taraftaki iki dükkanı Almanya'dan gelen bir şahıs satın aldı. Bir gece haber vermeden aradaki duvarları yıktı. Sabah geldiğimizde her yer toz toprak içindeydi. Kızdım, sitem ettim ama 'Sonuçta komşuyuz' dedim. Yapı denetime gidip 'Bunun müsaadesi var mı?' diye sordum. Bana karşı tavırlı bir tutum sergilediler. Bir insan inşaat yapıyorsa projesini sunar, 'Ben burada bunu yapıyorum' der, biz de ona göre önlemimizi alırız. Baş edemedim. O süreç bitti, ses çıkarmadık derken bu kez havalandırmamın hemen yanına mutfak ve gaz bacası yerleştirdiler. Akşama kadar yemek ve gaz kokusuyla çalışılır mı? Kaldırılmasını istedim, kaldırmadılar. Ruhsat müdürlüğüne gittim, 'Bacaların çatıya çıkması gerekir, böyle ruhsat verilir mi?' dedim. Laftan anlamayınca tepki gösterdim, belediye başkan yardımcılarına kadar durumu ilettim ama hiçbir sonuç alamadım. Yetmedi, bir gece gelip halka açık alandaki kapıları kapatıp cam kapı taktılar" dedi.<br>
<br>
<strong>"Beni susturmaya çalıştıklarını düşünüyorum"</strong></p>

<p>Belediyedeki bir görevliyle ilgili kamuoyuna yansıyan rüşvet iddialarının ardından sosyal medya hesabından bir eleştiri yazısı paylaştığını belirten Ertuğrul Ç., "Rüşvet iddiaları gündeme gelince içimiz yandı ve sayfamda bir eleştiri paylaştım. Yan dükkanın sahibi gidip, 'Ben rüşvet vermedim' diyerek benden şikayetçi oldu. Ben doğrudan onun rüşvet verdiğini değil, daha önce konuştuğumuz ihtimalleri dile getirmiştim. Bu olaydan 15 gün sonra yanına koruma gibi birini alıp dükkanımı bastı. Biri kapıyı tuttu, kendisi içeri girdi. Tavırlarından saldırı olacağını anladım ve kendimi savunmak için müdahale ettim, arbede çıktı. Sonra da gidip 'Beni dövdü' diye şikayetçi olmuş. Hem emniyete şikayet ediyorsun hem dükkanıma geliyorsun. Belediyedeki usulsüzlüklerin ortaya çıkmaması için beni susturmaya çalıştıklarını düşünüyorum ama başaramazlar" ifadelerini kullandı.<br>
<br>
"Kumaşlara çamaşır suyu döküp kaçtı"<br>
Dükkanına daha önce de şüpheli kişilerin geldiğini ve mallarına zarar verildiğini öne süren Ertuğrul Ç., "Bu olaylar aslında üç yıl önce başladı. Bir gün dükkanı kapatırken saat 19.30 sıralarında iki kişi gelip 'Harç almaya geldik' dedi. Sert tepki gösterince kaçtılar. Yönetime 'Kameralar çekiyor, bunları kayda alın' dedim. Bir ay sonra bu kez üç kişi gelip para istedi, yine kovdum. Bir süre sonra başka biri gelip ısrarla sipariş vermek istedi. Sabah teslim almaya geldiğinde sürekli bahaneler üretti. Şüphelendim, elinde bir poşet vardı. Durumu fark edip güvenliği aradığım sırada poşetten çıkardığı çamaşır suyunu kumaşlara ve dikili ürünlere döküp kaçtı. Emniyetimiz sağ olsun, kamera görüntülerinden şahsı hemen yakaladı. Mahkememiz sürüyor, savcılık zarar tespitini yaptı. Ancak bu baskıların biteceğini sanmıyorum" diye konuştu.<br>
<br>
"Hiç kimsem yoksa devletim var"<br>
Amacın kendisini yıldırmak olduğunu söyleyen Ertuğrul Ç., "Benim düşüncem; amaçları beni buradan kaçırmak, dükkanımı alıp kendi yerlerini büyütmek. Dükkanıma çökmeye çalıştıklarını düşünüyorum. Beni sahipsiz sanıyorlar ama hiç kimsem yoksa devletim var. Hukuk devletindeyiz. Büyüklerimiz bize 'Hakim senin annen, baban kadar yakındır' diye tembih etti. Biz devlete güvenerek bu yolda hakkımızı aramaya devam edeceğiz" dedi.</p>

Mehmet Aydın: Yapay Zekâ çağında işletmeler neden hâlâ büyüyemiyor?

Yapay zekâ, otomasyon ve dijital dönüşüm teknolojileri iş dünyasında köklü değişimler yaratırken, birçok işletme bu alanlara yaptığı yatırımlara rağmen beklediği büyüme performansına ulaşamıyor. İş stratejisti Mehmet Aydın, bu durumun nedenlerini yeni kitabı “Daha Az Çalış, Daha Çok Kazan” ile ele alıyor.

MEHMET AYDIN: YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA İŞLETMELER NEDEN HÂLÂ BÜYÜYEMİYOR?

Ceres Yayınları etiketiyle yayımlanan kitapta Aydın, işletmelerin büyüme sorunlarının yalnızca teknoloji yatırımlarıyla çözülemeyeceğini, iş modeli, pazarlama, satış ve operasyon süreçlerinin birlikte planlanmasının önem taşıdığını ifade ediyor. Bu yaklaşımın temelini ise geliştirdiği KAGAPSO Business Growth Framework oluşturuyor.

YAPAY ZEKÂDAN ÇOK ENTEGRASYON ÖNE ÇIKIYOR

Kitapta yer alan değerlendirmelere göre, yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşması tek başına işletmeler için sürdürülebilir büyüme sağlamıyor. Mehmet Aydın, asıl farkın bu teknolojilerin işletmelerde uygulanabilir sistemlere dönüştürülmesiyle ortaya çıktığını belirtiyor.

Bu kapsamda geliştirilen KAGAPSO metodolojisi; iş modeli, pazarlama, CRM altyapısı, satış süreçleri, yapay zekâ destekli müşteri iletişimi ve operasyon yönetimini tek bir büyüme sistemi altında bir araya getiriyor. Uzman değerlendirmelerine göre bu bütünleşik yapı, modeli geleneksel reklam ve danışmanlık anlayışından ayıran özellikler arasında yer alıyor.

SAHA DENEYİMLERİNDEN GELİŞTİRİLDİ

Mehmet Aydın’ın farklı sektörlerde yürüttüğü danışmanlık çalışmaları sırasında karşılaştığı büyüme sorunlarını analiz ederek geliştirdiği KAGAPSO metodolojisinin, yazarın verdiği bilgilere göre 300’den fazla işletme, danışman ve marka üzerinde edinilen uygulama deneyimleri doğrultusunda bugünkü yapısına ulaştığı belirtiliyor.

Kitapta yer alan sistemin, teorik varsayımlardan çok gerçek işletmelerde gözlemlenen uygulamalar ve saha deneyimleri üzerine inşa edildiği ifade ediliyor.

EĞİTİM VE MENTORLUK PROGRAMLARINDA DA KULLANILDI

Mehmet Aydın’ın çalışmalarının yalnızca danışmanlık projeleriyle sınırlı kalmadığı, yıllar içerisinde düzenlenen eğitim ve mentorluk programlarında çok sayıda pazarlama profesyoneli, danışman ve ajans sahibinin CRM sistemleri, otomasyon altyapıları, yapay zekâ uygulamaları ve sistem odaklı büyüme yaklaşımı konusunda eğitim aldığı aktarılıyor.

Katılımcıların edindikleri yöntemleri kendi işletmelerinde ve müşterilerine sundukları hizmetlerde uygulamaya başlamasının, KAGAPSO metodolojisinin farklı sektörlerde gelişimine katkı sağladığı belirtiliyor.

HERMES CREATİVE AWARDS’TA ALTIN ÖDÜL

KAGAPSO Business Growth Framework, 2026 yılında düzenlenen Hermes Creative Awards kapsamında “AI-Driven Revenue Architecture & Integrated Marketing Campaign” kategorisinde Gold Winner (Altın Ödül) ödülüne layık görüldü.

Modelin, iş modeli tasarımı, pazarlama, satış, CRM ve yapay zekâ destekli süreçleri bütünleşik bir yapı altında ele alan yaklaşımıyla uluslararası jüri tarafından ödüllendirildiği ifade ediliyor.

İŞ DÜNYASINA UYGULAMA ODAKLI BİR KAYNAK

“Daha Az Çalış, Daha Çok Kazan” kitabında işletmelerin neden büyüyemediği, büyüme darboğazlarının tespit edilmesi, iş modeli inovasyonu, gelir mimarisi, yapay zekâ destekli CRM sistemleri, otomasyon altyapıları, satış süreçleri ve sürdürülebilir büyüme sistemleri uygulama örnekleriyle birlikte ele alınıyor.

Girişimciler, işletme sahipleri, yöneticiler, danışmanlar ve dijital dönüşüm süreçlerini yöneten profesyonellere yönelik hazırlanan eser, Ceres Yayınları etiketiyle D&R, Kitapyurdu, İdefix, BKM Kitap ve Amazon Türkiye başta olmak üzere çevrim içi satış platformlarında ve seçkin kitabevlerinde satışa sunuldu.

Mehmet Aydın, kitabın Türkçe baskısının ardından İngilizce edisyonunun da yayımlanmasının planlandığını ve KAGAPSO metodolojisinin uluslararası iş dünyasına ulaştırılmasının hedeflendiğini belirtti.

Son dakika: Melih Gökçek ifade verdi!

SON DAKİKA: Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifade vermek için Ankara Adliyesi'ne geldi.

İfadesini veren Gökçek, çıkışta açıklama yaptı.

İfade sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Melih Gökçek, "İnşallah, savcılığın araştırması soruşturması bitecek. Neticeyi alacağız." dedi.

OĞLU VE GELİNİ DE İFADE VERECEK

  • Melih Gökçek'in oğlu Ahmet Gökçek ve gelini Hülya Gökçek de şüpheli sıfatıyla Pazartesi günü ifadeye çağrıldı. 

Gökçek'in açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;

İfademi yaklaşık 2 saat verdim ve çıktım. Burada hepiniz 'ne dediniz, ne söylediniz, ne sordular' diye sualler soracaksınız. Peşinen şunu söyleyeyim, ben burada savcılığa ifade verdim. İfadenin gizliliği var. Dolayısıyla 'şunu, bunu söyledim' tarzında bir şey beklemeyin. Allah kısmet ederse savcılığın yaptığı soruşturma bitecek. Ondan sonra merak etmeyin, hepinizle televizyonda bol bol konuşacağız.

Hepiniz bilirsiniz Melih Gökçek konuşmayan adam değildir. Ben size bir bilgi vereceğim, hayatımda ilk defa ifade vermiyorum, ilk defa savcılığa vermiyorum. İlk defa soruşturma geçirmiyorum. Ben belediye başkanlığına ilk olarak 1994'te seçildim. 94'ten itibaren yaklaşık 9 yıl, muhalefette belediye başkanlığı yaptım. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim.

Melih Gökçek

Bunların hepsinde ifade verdim. Düşünebiliyor musunuz? SHP iktidarı DSP iktidarı. Bir sıçrasın çekirge, üçüncüsünde yakalansın. Ama ben 500 defa sıçradım. Beni yakalayamadılar. İkinci dönem Refah Partisi iktidarı dönemi. Rakamı şu anda net veremiyorum, yanlış söylerim. Minimum 100 tane soruşturma ve inceleme AK Parti ve Refah Parti iktidarında geçirdim. Verdiğim ifadeler savcılıklarda ve İçişleri Bakanlığı'nda durur.

Üçüncü dönem Mansur Yavaş dönemi. 'Melih Gökçek hakkında 100 tane soruşturma açıldı' deniyor. Benim hakkımda böyle bir soruştuma açılmadı. Bunu söyleyenler yalan söylüyor. Toplam 25 tane inceleme soruşturma geçirdim. 21'i bitti, 4 tanesinin neticesi bana gelmedi. Bitenlerin bir kısmı İçişleri Bakanlığı bir kısmı savcılıklarda oldu. Bu soruşturmalar yapılırken bilirkişi raporları oldu. Hepsinde benim ifadem aldı. Mansur Yavaş 'ifade vermeye gitmedi' diyerek yalan söylüyor. En az 100 kere Mansur Yavaş'ı televizyona davet ettim, gelmedi.

En büyük hakem vatandaştır. Ekrana çıkmaktan kim korkar? Haklı olmayan insan korkar. Mansur Yavaş döneminde 21 soruşturmam bitti. Biten soruşturmaların hepsine istisnasız Mansur Yavaş itiraz etti. Danıştay'a itiraz etti. Savcılıktan gelen kararlar için bir üst mahkemeye itiraz ettiler. Danıştay ve üst mahkemelerde benim lehime onaylandı. Mansur Yavaş en az üç dört kez söyledi, "Ben 109 soruşturma geçirdim, 101'den takipsizlik aldım' diyor. Benim için ne diyor 'Melih Gökçek yargılanmadı' diyor. Doğru değil. Ben de savcılığa ve İçişleri'ne ifade verdim. Benim buralardan takipsizlik almam yasal olmuyor, kendisi alınca oluyor ama. Bu nasıl oluyor?

Melih Gökçek ifade vermesinin ardından basın mensuplarına açıklama yaptı.

"ADALETTEN ENDİŞEM YOK"

Allah nasip ederse önümüzdeki günlerde buranın kararı çıkacak. Ben de merakla bekliyorum. Adaletten Allah'ın izniyle endişem yok. Ben dobraları söyleyen insanım. Karar çıktıktan sonra hepinizin televizyonlarına bol bol çıkacağım, hiç endişeniz olmasın. Melih Gökçek'in televizyonlardan çekindiği vaki midir? Konu hakkında herhangi bilgi vermem. Başka konuyu buraya dahil etmek suretiyle tartışmak istemem. Soru almıyorum. İnşallah soruşturma bitsin televizyonlarda her türlü açıklamayı yaparım. Hepinize saygılar sunuyorum, Allah'a emanet olun.

"RAHATSIZLIĞI NEDENİYLE SAKIZ VE ÇİĞNEME TABLETİ KULLANIYOR"

Öte yandan Melih Gökçek'in ağzında sakız ile adliyeye girişi kafaları karıştırmıştı. Sosyal medyadaki iddialara oğlu ve AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek yanıt verdi.

  • Osman Gökçek, "Biraz önce babam İbrahim Melih Gökçek’in adliyeye ifade vermeye giderken ağzında sakız olduğu ve bunun bir saygısızlık teşkil ettiği yönünde yapılan haberlerle ilgili bir hususu düzeltmek isterim. Bilindiği üzere kendisi şeker hastasıdır. Rahatsızlığı nedeniyle yaşadığı ağız kuruluğunu gidermek amacıyla zaman sakız ve çiğneme tableti kullanmaktadır.Görüntülerde yer alan durumun sebebi de tamamen budur. Ayrıca, Sayın Savcımıza ifade verdiği esnada böyle bir durumun söz konusu olması zaten mümkün değildir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına bu açıklamayı yapma gereği duyuyorum." dedi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın ve yayın organlarında İbrahim Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönünde yer alan iddialar üzerine 29 Ağustos'ta resen soruşturma başlatmıştı.

💾

<p>Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla Ankara Adliyesi'nde ifade verdi.</p>

Erdoğan’dan duygulandıran veda! Son görev için tabuta omuz verdi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Emin Önen'in kızı Fatma Zehra Önen'in cenaze törenine katıldı.

Tedavi gördüğü hastanede 23 yaşında hayatını kaybeden Önen için Levent'teki Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde ikindi vakti cenaze töreni düzenlendi.

Törende, Önen'in babası Abdülkadir Emin Önen ile ailesi taziyeleri kabul ederken, Cumhurbaşkanı Erdoğan merhumenin ailesine başsağlığı diledi.

Kılınan cenaze namazının ardından konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şeyden önce Fatma Zehra kızımız rahatsızlığı döneminde çok çile çekti. Rabbim bu çektiği çileyi onun ebedi alemle alakalı taksiratının affına vesile kılsın. Makamını ali eylesin. Rabbim yar ve yardımcısı olsun inşallah. Tanıdığımız, bildiğimiz kadarıyla da Fatma Zehra ismiyle müsemma olan kızımızı da makam-ı alisine kabul buyursun. İnşallah sevgili Peygamberimizin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında hepimizi birlikte haşru cem eylesin." ifadelerini kullandı.

Cenaze namazını kılanlardan Önen için bir kez daha helallik isteyen Erdoğan, "Bizden yana da helal olsun." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra Önen'in tabutuna omuz verdi.

Önen'in naaşı, defnedilmek üzere Kilyos Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze törenine, TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, MİT Başkanı İbrahim Kalın, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Büyükgümüş, Faruk Acar ve Kürşat Zorlu, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Partili milletvekilleri ile bazı ilçe belediye başkanları ve Önen'in yakınları katıldı.

💾

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkadir Emin Önen’in 23 yaşında hayatını kaybeden kızı Fatma Zehra Önen’in cenaze törenine katıldı.</p>

Büyükçekmece sahilinde korkutan yangın

Büyükçekmece sahilinde yeşil alanda çıkan yangın kısa sürede çevreye yayıldı. Alevler, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.

Yangın, saat 17.00 sıralarında Büyükçekmece sahilinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sahildeki yeşil alanda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevlerin ağaçlık alana yayılmasıyla, vatandaşlar ihbarda bulundu. İhbar üzerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Polis çevrede güvenliği sağlarken, itfaiye ekipleri ise yangına müdahale etti. Yaklaşık yarım saatlik çalışmanın ardından yangın kontrol altına alınarak söndürüldü.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

Sultanbeyli’deki DEAŞ operasyonunun ayrıntıları ortaya çıktı

Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, DEAŞ silahlı terör örgütüyle bağlantılı olduğu ve Türkiye’de terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Çil’in yakalanması için çalışma başlatıldı.

KAÇTI, OTOGARDA YAKALANDI

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstihbarat Şube Müdürlüğü ile koordineli yürüttüğü çalışmalar kapsamında dün Pendik ve Tuzla’da belirlenen 2 adrese operasyon düzenledi. Berkan Çil, operasyon sırasında kaçarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine şüphelinin yakalanması için çalışmalar genişletildi.

OTOBÜS BİLETİ ALDI

Polis ekiplerinin yaptığı araştırmada Çil’in, Sultanbeyli Otogarı’ndan hareket edecek bir otobüse bilet aldığı tespit edildi. Otogarda önlem alan ekipler, şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı. Bu sırada üzerindeki tabancayla polis ekiplerine ateş açan Çil, ekiplerin karşılık vermesi üzerine etkisiz hale getirildi. Çatışma sırasında otogarda bulunan Tahsin P. de yaralandı. Berkan Çil ile irtibatlı olduğu değerlendirilen G.Ç (48) de Tuzla'da gözaltına alındı.

PATLAYICI YAPIMINDA KULLANILAN MADDELER BULUNDU

Şüphelinin evinde muhtemel patlayıcı yapımında kullanıldığı değerlendirilen maddeler bulundu. Alınan numunelerde inceleme yapılıyor.

VALİLİKTEN AÇIKLAMA

İstanbul Valiliği tarafından olayın ardından yapılan açıklamada, “Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce koordineli olarak yürütülen çalışmalarda; DEAŞ Silahlı Terör Örgütü ile bağlantılı olduğu ve ülkemizde terör saldırısı planladığı değerlendirilen Berkan Ç. (21) isimli şahsın yakalanmasına yönelik Sultanbeyli’de bir operasyon gerçekleştirilmiştir. Şüphelinin görevli polislerimize ateş açması üzerine karşılık verilmiş ve şüpheli Berkan Ç. etkisiz hale getirilmiştir. Bu esnada bir vatandaşımız yaralanmıştır. Konuyla ilgili tahkikat devam etmektedir.” ifadelerine yer verildi. 

Bilecik'te iş makinesi NATO petrol boru hattını patlattı

Olay; Pazaryeri ilçesine bağlı Gümüşdere köyü Köysırtı mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yürütülen "Toplulaştırma ve Arazi İçi Geliştirme Projesi" kapsamında gerçekleştirilen yol yapım çalışmaları sırasında NATO'ya ait petrol boru hattı zarar gördü. Boru hattının zarar görmesinin ardından bölgeye NATO ekipleri ile jandarma ekipleri sevk edildi. Güvenlik önlemleri alınırken, olayın meydana geldiği noktada incelemelerde bulunuldu.

BORU HATTININ YÜZEYE YAKINLIĞI DİKKAT ÇEKTİ

Çalışma sırasında zarar gören NATO petrol boru hattının yer yüzeyine oldukça yakın bir seviyede bulunması dikkat çekti. Olayın ardından bölgede gerekli güvenlik tedbirleri alınırken, hasar gören boru hattının onarılması için çalışmalara başlandı.

TAHKİKAT BAŞLATILDI

Jandarma ekipleri olayla ilgili inceleme yaparken, yaşanan olayın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla tahkikat başlatıldı.

❌
❌