İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma genişledi. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Alper Öztürk ile Prof. Dr. Emre Alkin ve kardeşi Prof. Dr. Kerem Alkin gözaltına alındı.
Trendyol Süper Lig’in 6. haftasında Trabzonspor ile Galatasaray’ı karşı karşıya getirecek dev maç öncesi ilk 11’ler açıklandı. Papara Park’ta saat 20.00’de başlayacak karşılaşmada iki takımın teknik direktörleri sahaya sürecekleri kadroları belirledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” sürecinde önemli mesafe alındığını belirterek, Meclis’te 467 oyla kabul edilen yasal düzenlemenin kritik bir eşik olduğunu söyledi. “Meclisimiz sürece büyük bir güven aşıladı” diyen Erdoğan, terörün yeniden zemin bulmaması için gerekli adımların kararlılıkla atılacağını ifade etti.
Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir otomobil, yolda yatan iki köpeğin üzerinden geçerek yoluna devam etti. Güvenlik kamerasına yansıyan olayın ardından mahalle sakinleri sürücüden şikayetçi oldu. Kimliği tespit edilen sürücünün yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında son 48 saatte 4 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı. Filistin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim 2023’ten bu yana can kaybının 73 bin 910’a, yaralı sayısının 174 bin 914’e yükseldiğini açıkladı. Gazze Sağlık Bakanlığı Genel Müdürü Munir el-Bursh’un oğlu Basir el-Bursh’un da saldırılarda hayatını kaybettiği bildirildi.
Pakistan'ın Hayber Pahtunhva eyaletinde emniyet yerleşkesi girişindeki cami yakınında düzenlenen çifte bombalı saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısı 17'si polis 23'e yükseldi, 100'den fazla kişi yaralandı. TTP bağlantılı grubun üstlendiği saldırının ardından başlatılan operasyonda 8 terörist öldü
Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Aras Bulut İynemli’nin savcılık ifadesi ortaya çıktı. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmadığını belirten İynemli, bu maddeleri temin etmek için kimseyle irtibat kurmadığını veya para transferi yapmadığını söyledi. İynemli, herhangi bir suç işlemediğini düşündüğünü belirterek etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istemediğini de ifade etti.
Bursa’nın Yenişehir ilçesinde bir soğuk hava deposunda yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edilirken, ilçenin birçok noktasından görülen yangına müdahale sürüyor.
Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan “Filo Jet” isimli yolcu gemisinde kayıp olarak aranan bir kişinin daha naaşına ulaşıldı. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, can kaybının 15’e yükseldiğini, kayıp sayısının ise 13’e düştüğünü açıkladı. Enkazı 554 metre derinlikte bulunan gemide diğer kayıplara ulaşmak için çalışmalar sürüyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın bazı basın kuruluşlarını Beyaz Saray'dan men etme kararının ardındanCNN muhabiri, MS NOW muhabiri ve kameramanı kapıdan çevrildi. Daha önce CNN ve Politico muhabirlerinin de akreditasyonlarının engelleneceği bildirilmişti. CNN ve MS NOW, muhabirlerinin haklarını ve basın özgürlüğünü korumak için her türlü yasal adımı atacaklarını duyurdu.
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, Rus ordusunun saldırılarına karşılık vermek amacıyla yeni uzun menzilli operasyon planlarını onayladığını açıkladı. Rus SİHA'larına karşı yeni bir önleme sisteminin de geliştirilerek cephede başarıyla kullanıldığını belirten Zelenski, Ukrayna ordusuna katılmak isteyen yabancı gönüllülerin yasal süreçlerinin de toplantıda ele alındığını duyurdu.
Formula 1 kariyerinin ilk Grand Prix zaferini İstanbul’da kazanan ve İstanbul Park’ta çıktığı üç yarışı da ilk sırada tamamlayarak “King of Istanbul” unvanını alan Felipe Massa, yıllar sonra yeniden İstanbul’a geldi. Tarihi Yarımada ve Boğaz’ı gezen Brezilyalı eski pilot, yarın İstanbul Park’ta F1 tutkunlarıyla buluşacak.
Sermaye piyasası işlemlerine ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Destek Holding Yönetim Kurulu Başkanı Altunç Kumova’nın savcılık ifadesinin ayrıntıları ortaya çıktı. Kumova’ya, şirket değerinin Garanti BBVA veya Yapı Kredi’nin yaklaşık 4 katına ulaşmasına rağmen neden manipülasyon ya da dolandırıcılık şüphesi duymadığı soruldu. Kumova, büyüklüğün “anormal” olduğunu kabul ederken hissedeki yükselişin kendi kontrolü dışında gerçekleştiğini savundu.
6 Şubat 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen büyük deprem afetinde Antalya Büyükşehir Belediyesi deprem bölgesine her türlü desteği sağlamıştı.
Cittaslow Türkiye ve Cittaslow KKTC temsilcileri, güncel gelişmeleri değerlendirmek, yerel yönetimler arasındaki iş birliğini güçlendirmek ve geleceğe yönelik ortak çalışmalar konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir araya geldi.
İstanbul’da yarın düzenlenecek koşu etkinliği nedeniyle Fatih ve Beyoğlu’nda bazı yollar saat 06.00’dan programın sona ermesine kadar trafiğe kapatılacak. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, kapanacak yollarla birlikte sürücülerin kullanabileceği alternatif güzergahları da açıkladı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi, Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında doğaseverleri Spil Dağı’nda buluşturdu. Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen “Gün Doğumu Yürüyüşü”ne 109 kişi katıldı.
Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 16-22 Eylül Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında düzenlenen açık hava sineması etkinliğinde “Bizim İçin Şampiyon” filmi izleyiciyle buluştu. Atatürk Kent Parkı’ndaki gösterime vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.
Manisa Büyükşehir Belediyesi, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla gazi ve şehit aileleri onuruna program düzenledi. Saruhan Otel’de gerçekleştirilen programda, gaziler ve şehit aileleri bir araya gelerek anlamlı bir buluşma gerçekleştirdi.
Mudanya Belediyesi, Kıbrıs gazilerinin hatırasını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Mudanya Dinlenme Alanı’na “1974 Mudanya Kıbrıs Gazileri Dinlenme Alanı” adını verdi. Alanda gazilerin isimlerini taşıyacak bir anıt yapılacağını açıklayan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, “Gazilerimizin verdiği mücadeleyi ve isimlerini Mudanya’nın hafızasında yaşatmak istiyoruz” dedi.
Wall Street Journal, Türkiye’de 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine girmesiyle büyüyen krizi ele aldı. Gazete, yüksek enflasyondan korunmak isteyen yüz binlerce küçük yatırımcının olağanüstü getiri sağlayan fonlara yöneldiğini, bazı fonların düşük likiditeli ve bağlantılı şirket hisselerinde yoğunlaşarak riskleri büyüttüğünü yazdı. WSJ’ye göre kriz, Türkiye’nin finans piyasalarının denetimi ve uluslararası yatırımcılar nezdindeki güvenilirliği açısından da kritik bir sınava dönüştü.
Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Yalınayak Mahallesi’nde faaliyet gösteren Hurdacılar Sitesi’ni ziyaret ederek hurdacı esnafıyla bir araya geldi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yayımladığı görüntülü mesajda, gaziliğin vatana ve millete adanmış bir hayatın unvanı olduğunu belirtti. Gazilerin gurur nişanesi olduğunu vurgulayan Bahçeli, Atatürk'ü, Milli Mücadele kahramanlarını ve şehitleri rahmetle anarak tüm gazilere minnetini iletti.
ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını finanse eden gelir kaynaklarını kesmeyi amaçlayan kapsamlı yaptırım paketini imzaladı. Rus yetkilileri, bankaları ve Kremlin'in Batı yaptırımlarını delmek için kullandığı gölge tanker filosunu hedef alan tasarı, Moskova'ya karşı daha sert yaptırımlar isteyen Demokrat milletvekilleri tarafından, Rus enerjisi almaya devam eden ülkelere serbestçe tarife uygulama yetkisi verdiği gerekçesiyle karşı çıkıldı.
Narin Güran’ın babası Arif Güran, “Narin için adalet” sloganıyla Ankara’ya yürüyüş başlattı. Yaklaşık 1,5-2 ay sürmesini beklediği yürüyüşle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sesini duyurmak istediğini belirten Güran, “Ben Narin için değil yollara, ölmeye bile hazırım” dedi.
Edirne’nin Keşan ilçesinde bir lavanta tarlasında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü. Olayda yaklaşık 12 dönüm alan zarar görürken, tarla sahibinin şikayeti üzerine inceleme başlatıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca sürdürülen fon soruşturmasında, Pusula Portföy yöneticilerinden Serdar Turhan ve Tera yöneticisi Alper Öztürk hakkında gözaltı kararı verildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle yayımladığı mesajda, vatan uğruna bedel ödeyen tüm gazilerin ve ailelerinin gününü tebrik ederek hayatta olanlara sağlıklı ömürler, vefat edenlere ise rahmet diledi.
Dilek Kaya İmamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. İmamoğlu, eşinin önce diplomasının iptal edildiğini, ardından tutuklandığını belirterek, “Ekrem İmamoğlu’nu ve arkadaşlarını haklarında tek bir somut delil olmadan 18 aydır siyasi tutsak olarak cezaevinde tutuyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Japonya’da düzenlenen Asya Oyunları’nda Güney Kore Erkek Hokey Takımı’nın Bangladeş maçı öncesindeki seremonide Kuzey Kore ulusal marşı çalındı. Güney Koreli oyuncular şaşkınlık yaşarken, Antrenör Min Tae-seok olayın “kesinlikle yaşanmaması gereken” ciddi bir hata olduğunu söyledi.
Stanford Üniversitesi'nden araştırmacılar, insan beyninin gelişimine ilişkin uzun süredir açıklanamayan bir ayrıntıyı ortaya çıkardı. Bulgular, beynin ön ve arka bölümlerinin embriyonun erken dönemlerinde birbirinden farklı hücre gruplarından geliştiğini gösteriyor.
Hatay’ın Samandağ ilçesinde etkili olan sağanak, Hıdırbey Mahallesi’nden geçen derenin taşmasına neden oldu. Hızla yükselen sular, dere yatağı çevresindeki işletmelere doldu. Cep telefonu görüntülerinde taşkın sularının iş yerlerinin çevresini kapladığı görüldü.
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da “düşmanca hava tehdidi” alarmının ardından Kral Halid Uluslararası Havalimanı yakınında alevler ve yoğun siyah duman görüldü. Saldırının Husiler tarafından yapıldığı ileri sürüldü. Olay, son günlerde Suudi Arabistan’ın petrol altyapısının hedef alındığı, Mekke yakınlarında Husi İHA’sının düşürüldüğü ve Pakistan’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın devreye girebileceği uyarısında bulunduğu kritik bir dönemde yaşandı.
Avrupa Konseyi, Osman Kavala dosyasında Türkiye’ye üç aşamalı bir takvim verdi. Türk makamlarından 14 Ekim’e kadar Kavala’nın serbest bırakılması için atılan veya planlanan “somut adımlar” hakkında bilgi sunması, Mart 2027’ye kadar ise AİHM kararlarında işaret edilen yapısal sorunlara ilişkin yeni bir eylem planı hazırlaması istendi. Komite, Türkiye’den gelecek bilgileri 1-3 Aralık’taki toplantısında değerlendirecek.
Weizmann Bilim Enstitüsü'nden araştırmacılar, ölüm sürecini başlatıp hayatta kalan hücrelerin hasarlı dokuyu yeniden inşa ettiğini ortaya koydu. Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışma, aynı mekanizmanın kanserin tedavi sonrası geri dönüşünü de açıklayabileceğini gösteriyor. İşte detaylar...
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılıkta yeni bir destek kalemi oluşturulduğunu açıklayarak üreticilerden artık aşı ve kimliklendirme ücreti alınmayacağını duyurdu. Bakan Yumaklı, bu adım için yaklaşık 6 milyar liralık bütçe ayrıldığını belirtti.
Kaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada, öldüğü güne ait koğuş görüntüleri dosyaya girdi. Kayıtlarda Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur da görülüyor. İki isim hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla ev hapsi kararı verilirken, dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan “suç örgütüne üye olma” suçlamasıyla tutuklandı.
ASKİ, "Ankara Metropol Kent İçme Suyu Ana İsale Hattı Projesi" kapsamındaki bağlantı çalışmaları nedeniyle Keçiören ve Yenimahalle'de planlı su kesintisi yapılacağını duyurdu. 21 Eylül Pazartesi saat 01.00'de başlayıp 24 saat sürecek kesintiden 2 ilçedeki toplam 29 mahalle etkilenecek.
CNN'in haberine göre, yurt dışında yaşayan on binlerce İsrailli oy kullanmak üzere ülkelerine dönüş uçuşları için rezervasyon yaptırırken, Başbakan Benjamin Netanyahu'nun Likud Partisi ise bunların en azından bir kısmının ülkeye girişini engellemeye çalışıyor.
İlginizi Çekebilir
Likud partisi, İsrail’deki Merkez Seçim Komitesi’ne, yurt dışında yaşayan İsraillilerin seçim günü için ülkelerine dönmelerine yardımcı olan bir halk girişimi olan "Fly & Vote"u engellemesini talep eden bir dilekçe sundu. Likud, bu girişimi "yasadışı ve yabancı kaynaklı bir operasyon" olmakla suçlayarak, bunun "seçimlerin güvenilirliğine ciddi zarar verebileceğini" iddia etti.
"FLY & VOTE" GİRİŞİMİ HEDEFTE
ABD merkezli Amerika-İsrail Demokrasi Koalisyonu tarafından 2023'te oluşturulan "Fly & Vote" girişimi, misyonunu "İsrail'in demokratik temellerini güçlendirmek" olarak tanımlıyor. Grup, kimsenin seyahat masraflarını doğrudan karşılamadığını, ancak teknolojiyi kullanarak ticari ilanlarda uygun fiyatlı uçuş rotaları ve grup indirimlerini araştırdığını belirtiyor.
Ayrıca, uygunluk koşullarının kontrol edilmesi ve talep gerektirdiğinde ya da ticari seçenekler yetersiz kaldığında charter uçuşlarının organize edilmesi gibi lojistik konularda da destek sağlıyor. Gruba göre 35 binden fazla İsrailli kayıt yaptırmış durumda ve iç anketler, 50 binden fazla kişinin oy vermek için geri dönmeyi planladığını gösteriyor. Ancak grubun bu açıklamalarına rağmen Likud partisi, koalisyonun Amerikan bağışlarını İsrailli protesto gruplarına aktarmak amacıyla kurulmuş bir siyasi yapı olduğunu iddia ediyor. Likud, koalisyonun muhalefetteki Demokratlar Partisi ile bağlantılı olduğunu da öne sürüyor.
YURTDIŞI SEÇMEN OYLARI BELİRLEYİCİ OLABİLİR
Öte yandan uzmanlar, seçim sonuçlarının başa baş göründüğünü ve yurtdışındaki seçmenlerin oylarının belirleyici bir rol oynayabileceğini belirtiyor.
İsrail, birçok ülkenin aksine diplomatlar ve resmi görevliler haricinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarının bulundukları ülkede oy kullanmasına izin vermiyor. Yurtdışındaki İsrail vatandaşlarının sayısı ise ülke nüfusunun yüzde 10'una tekabül ediyor.
Sermaye Piyasası soruşturmasında tutuklanan Altunç Kumova’nın ifadesi ortaya çıktı: 'Anormal bir rakam'Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kardeşi kardeşe kırdırma planları boşa düştü
Görgü tanıkları, Kral Halid Havalimanı yakınındaki bir bölgede yangın çıktığını belirtti. Bölgeden dumanların yükseldiğini aktaran görgü tanıkları, yangının nedenin ise bilinmediğini ifade etti.
NE OLMUŞTU?
Suudi Arabistan makamları yangına ve nedenine ilişkin henüz açıklama yapmadı. Yemen'deki İran destekli Husiler, Sana'ya gönderilen insansız hava araçları nedeniyle Suudi Arabistan'ı suçlamış ve karşılık verecekleri tehdidinde bulunmuştu.
Bu açıklamadan sonra dün akşam saatlerinde Suudi Arabistan makamları, ülkenin güneyindeki birçok bölgede saldırı uyarısında bulunmuştu.
İsrail TV'sinde 'hedefli saldırı' itirafı! 'Türkiye dört çevreden kuşatıyor' paniği: 'Ateş çemberindeki boşluk'
İsrail'in saldırılarını sürdürdüğü Gazze Şeridi'nde yaklaşık 541 bin öğrenci için 2026-2027 akademik yılı başladı. Filistinli öğrenciler, 3 yıl aradan sonra kısıtlı imkanlarla yeniden ders başı yaptı.
Gazze Şeridi genelinde yaklaşık 700 eğitim noktasında yüz yüze eğitim verilirken, hem Gazze Şeridi içindeki hem de dışındaki öğrencilere hizmet veren okullar da uzaktan eğitim faaliyetlerine başladı. Okul binalarının ciddi şekilde yetersiz olması sonucu bazı çadırlar okula dönüştürüldü. Bazı okul binaları da İsrail'in saldırıları sonucu evlerini terk etmek zorunda kalan ailelere barınak sağlamak için kullanılırken, bu da öğrencilere uygun bir eğitim ortamı sağlamaya yönelik çabaları zorlaştırdı.
SIRA OLMADIĞI İÇİN YERDE OTURMAK ZORUNDA KALIYORLAR
Gazze şehrinin batısındaki Gazze Belediyesi Okulu'nun müdürü Raghda Hmeid, Filistinli öğrencilerin sınırlı kaynaklara, saldırılarda okulların çoğunun yıkılmasına ve bazı eğitim kurumlarında yerinden edilmiş sivillerin kalmasına rağmen eğitim haklarını kullanma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Okul müdürü Hmeid, bazı öğrencilerin yaz sıcağından veya kış soğuğundan çok az koruma sağlayan çadırlarda eğitim aldığını ve sıra olmadığı için yerde oturmak zorunda kaldıklarını söyledi. Hmeid ayrıca yüksek öğrenci ve nüfus yoğunluğunun, okul ve eğitim merkezi sayısının yetersizliğinin ve yeni eğitim alanları kurmak için uygun arazi bulunmamasının, öğrenme sürecini giderek zorlaştırdığını ve öğrencileri savaştan önce bildikleri normal okul ortamından mahrum bıraktığını vurguladı.
OKULLARIN ÇOĞU KULLANILAMAZ HALDE
İsrail'in 7 Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne başlattığı saldırılar sonucu büyük yıkım meydana geldi. Filistin Merkezi İstatistik Bürosu raporlarına göre okulların büyük çoğunluğu kullanılamaz hale gelecek kadar ciddi hasar gördü. Kuşatma ve saldırılar sırasında 179'dan fazla devlet okulu ve UNRWA tarafından işletilen onlarca okul da dahil olmak üzere yüzlerce okul yerle bir edildi. Saldırılarda Gazze Şeridi'nde 18 bin 800'den fazla okul çağındaki öğrencinin ölümüne ve yüzlerce öğretmen ile eğitim sektöründe çalışan diğer kişilerin ölümüne yol açtı.
Açılış törenine Başkonsolos Topçu'nun yanı sıra Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Etnik ve Dini Oluşumlardan Sorumlu Bakanı ve Irak Türkmen Cephesi Yürütme Kurulu Üyesi Aydın Maruf, Erbil Valisi Ümid Hoşnav, Erbil Belediye Başkanı Karzan Abdülhadi, IKBY Dış İlişkiler Dairesi Türkiye Masası Şefi Hoşeng Ahmed, Erbil'de faaliyet gösteren Türk kurum temsilcileri ve vize şirketinin personeli katıldı.
Açılışta konuşma yapan Başkonsolos Topçu, nisan ayında faaliyetlerine başlayan yeni Türkiye Vize Merkezi'nin resmi açılışını yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirtti.
Türkiye ile Irak ve IKBY arasındaki en güçlü bağın insani bağlar olduğuna ve vize merkezinin de bunu mümkün kılan bir araç görevi gördüğüne vurgu yapan Topçu, "Vize merkezi ve Başkonsolosluğumuz çalışanları, gidiş gelişlerin devam etmesi ve hızlı neticelenmesi için gece gündüz ellerinden geleni yapıyorlar. Kendilerine teşekkür ediyorum" dedi.
'BİR MERKEZ DAHA AÇILACAK'
ABD/İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle talihsiz bir dönemden geçtiklerini aktaran Topçu, "Erbil savaştan hiç hak etmediği şekilde çok etkilendi. Ancak savaş zamanında bile vize başvuru merkezi hiç durmadan çalıştı. Dışarıda ne olursa olsun arkadaşlarımız vizeleri vermek için 24 saat çalıştılar. Gönül ister ki vize olmasın ama o zaman gelene kadar biz en iyisini, en layığını yapmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Topçu, Türkiye sınırındaki Zaho kentinde de yeni bir vize merkezi açacaklarını, Duhok'takini de daha güzel bir yere taşıyacaklarını ve Türkiye'nin bu önemli işlevini devam ettireceklerini sözlerine ekledi.
Türkmen Bakan Maruf da, Erbil'de vize merkezinin önemli bir işlev gördüğüne dikkati çekerek, "Türkiye, geçmişten bu yana IKBY ve Irak genelinde büyük bir hizmet vermektedir. Buradaki insanlar özellikle sağlık, eğitim ve turizm için Türkiye'ye gitmeye ihtiyaç duyuyor. Türkiye, IKBY için çok önemlidir ve IKBY de Türkiye için önemlidir. Türkiye tüm Orta Doğu'da yaşayan insanlara her anlamda katkı sunmaktadır. Bu bizim için ve herkes için iftihar vesilesidir. Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin Erbil halkına büyük bir hizmetidir." görüşlerini paylaştı.
'BAŞVURU SAYISI 2 BİNE KADAR ÇIKABİLİYOR'
Erbil Valisi Hoşnav da bu merkezle birlikte vize alımlarının daha da kolaylaşacağı bilgisinin kendisine aktarıldığını dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
"IKBY ve Erbil olarak, bu vize merkezinin açılması bizim için çok önemlidir. Halkımız turizm, tedavi ve ticaret için Türkiye'ye gidiyor ve vizeye çok ihtiyaçları var. Erbil Başkonsolosu ve çalışanları vizenin kolaylaştırılması için bize yardımcı olmuşlardır. Erbil'de günlük yaklaşık 600 kişi vize başvurusu yapıyor. IKBY/Irak ve Türkiye arasında vizenin olmayacağı bir günün gelmesini temenni ediyoruz ancak şu an aramızdaki sınır kapısı çok önemlidir. Türkiye ile tüm alanlarda çok iyi ilişkilerimiz var ve Türkiye, IKBY'yi dünyaya bağlayan bir ülkedir. Bu vize merkezinin de hizmetlerin artırılmasına hizmet edeceğini ümit ediyorum."
Vize şirketi yetkilileri, Erbil, Süleymaniye ve Duhok'ta günlük yaklaşık 1200 başvurunun alındığını, yoğun zamanlarda bu sayının 2 bine kadar çıkabildiği bilgisini paylaştı.
Avrupa'da tehlike sinyali! 'Sessiz seferberlik' iddiası: '300 bin Rus hazırlanıyor'
İran devlet televizyonuna göre, Tahran'da basın toplantısı düzenleyen İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Zeynivend, ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin aracısı Pakistan'ın İçişleri Bakanı Nakvi'nin Tahran ziyaretine ilişkin soruyu yanıtladı.
'BÜYÜK BİR GAYRETLE SÜRÜYOR'
Pakistan'ın arabuluculuk rolünün ve diplomatik girişimlerin "büyük bir gayretle" sürdüğünü aktaran Zeynivend, "Sorunları çözmek ve İslamabad Mutabakat Zaptı'na dönmek için uluslararası diplomatik çabalar ve arabuluculuk hala devam etmektedir." ifadelerini kullandı.
'ANLAŞMANIN HÜKÜMLERİNE UYULMALI'
"Birçok ülke sorunu çözmek ve tarafları yeniden anlayışa getirmek için çaba sarf etmektedir." diyen Zeynivend, 17 Haziran'da Pakistan'ın arabuluculuğunda İran-ABD arasında imzalanan ancak uygulanmayan mutabakata işaret ederek şunları aktardı:
"Karşı tarafın imzasının itibarına değer verip anlaşmanın hükümlerine uyması gerekiyor. ABD, İslamabad mutabakatının maddelerine bağlı kalmalıdır. Mutabakat Zaptı, İran'ın üst düzey bir kararıdır ve liderlik tarafından onaylanmıştır. Talebimiz, karşı tarafın bu mutabakata geri dönmesidir."
ABD ile İran arasındaki diplomatik sürecin aracısı Pakistan'ın İçişleri Bakanı Muhsin Nakvi'nin birkaç gün içinde yeniden Tahran'ı ziyaret edeceği bildirilmişti.
Avrupa'da tehlike sinyali! 'Sessiz seferberlik' iddiası: '300 bin Rus hazırlanıyor'Üç gün komada kaldı, ölüp dirildiğini iddia etti! Anlattıkları tüyler ürpertti: 'Bedenimi dışarıdan görüyordum'
Olay, Tepebaşı ilçesi Ertuğrulgazi Mahallesi Özgüneş Sokak'ta meydana geldi.
Edinilen bilgilere göre, sokak üzerindeki 3 katlı apartmanın 2'nci katında yalnız yaşayan ve son 3 gündür kendisinden haber alınamayan Mesut T. (43) isimli şahsın evinden gelen kötü koku komşularının dikkatini çekti.
İlginizi Çekebilir
CAMI KIRARAK GİRDİLER
İhbar üzerine adrese polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kapıyı açan kimse olmaması sebebiyle Mesut T.'nin evine itfaiye ekipleri camı kırarak girdi. Ekipler içeride Mesut T.'nin cansız bedeniyle karşılaştı. Belediye tabibi tarafından ölümü şüpheli olarak değerlendirilen adamın cenazesi Eskişehir Şehir Hastanesi morguna kaldırıldı.
YAKINLARI EVİN ÖNÜNDE KAVGA ETTİ
Öte yandan, şahsın ölüm haberini alan yakınlarının evin önünde kavga ettiği ve mahalle sakinlerinin müdahalesiyle ayrıldığı öğrenildi.
Bekar olduğu ve çocuğu olmadığı belirtilen Mesut T.'nin kesin ölüm sebebi, yapılacak otopsinin ardından belli olacak.
Eskişehir'de feci ölüm! El frenini çekmediği kamyonetin altında kaldıİstanbul'da fuhuş operasyonu! 31 kişi yakalandı
Çirkin olay, akşam saatlerinde kent merkezindeki Asma dolmuş durakları bölgesinde meydana geldi. İddiaya göre U.S., 2 kız çocuğunun etek altı görüntülerini çekerken çevredekiler tarafından fark edildi. Çevredeki vatandaşların müdahalesiyle yakalanan U.S. alıkonulup yere oturtuldu. Şüpheli, ihbar üzerine olay yerine sevk edilen polis tarafından gözaltına aldı. U.S.’nin kentteki bir okulda temizlik görevlisi olarak çalıştığı öne sürüldü.
Şüphelinin cep telefonuna incelenmek el konulurken, olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Tahliye kararı çok konuşulmuştu! Cansız bedeni bulunduFon soruşturmasında yeni gelişme! 5 isim gözaltına alındı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince, Bakırköy Başsavcılığı’ndan talep edilen arama ve gözaltı kararı kapsamında masaj salonları ve fuhuş yapılan mekanlara yönelik operasyon düzenlendi.
Operasyonda, fuhşa aracılık ettiği tespit edilen 15 şüpheli ile fuhuş yaptığı değerlendirilen 16 şüpheli olmak üzere toplam 31 kişi yakalandı.
İlginizi Çekebilir
Operasyon kapsamında arama ve gözaltı işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğünün kamu düzenini bozan her türlü eyleme karşı operasyonlarının aralıksız sürdüğü bildirildi.
Fatih, Nuruosmaniye Mahallesinde 14 Eylül'de döviz bürosundan silah sesleri yükseldi. Silah seslerinin ardından ofiste bulunan bazı kişilerin pencereden, tenteye atlayarak hızla olay yerinden kaçtığı belirlendi.
İlginizi Çekebilir
Polis ekipleri olay yerine gittiklerinde Adnan Aksoy (30) ve kardeşi Kadir Aksoy (27) silahla vurulmuş olarak buldu. Sağlık ekipleri 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 2 kişinin de yaralandığını belirledi. Olay sırasında yaralanan E.A. (19) ve B.S. (33) ise sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılmıştı.
12 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Cinayet Büro Amirliği tarafından başlatılan çalışmada polis kısa sürede ilk dalga operasyonda 10 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgileri olduğu belirlenen biri yaşı küçük iki kişinin daha alınmasıyla gözaltı sayısı 12’ye yükseldi.
Polisin yaptığı çalışmada döviz bürosuna gelen ilk gruptakilerin iş yeri sahibi K.E. ile geçtiğimiz Nisan ayında üçüncü bir kişiyi dolandırdıkları, bu nedenle aralarında bir alacak verecek meselesi olduğu tespit edildi. Olay günü bu konuyu görüşmek için toplandıkları iddia edilen iki gruptakilerin kavga ettikleri ardından öldürme ve yaralama olaylarının gerçekleştiği değerlendirildi.
Adliyeye çıkarılan şüphelilerden, O.A. (18), A.D. (26), M.T. (23), R.C. (26), C.P.D. (21), K.E. (40) tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest kaldı. 3 şüpheli ise serbest bırakıldı.
Eskişehir'de feci ölüm! El frenini çekmediği kamyonetin altında kaldı
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberindeki Kuvvet Komutanları ile bakım ve onarım çalışmaları tamamlanan Türkiye Muharip Gaziler Derneği Genel Merkezi’nin açılış törenine katıldı.
İlginizi Çekebilir
Bakan Güler, 'Gaziler Günü' vesilesiyle tüm gazilere saygı ve şükranlarımı sunarken, vefat eden gazileri rahmet ve minnetle yad ettiğini belirtti. Güler, "Gazilik, şanlı tarihimizde ve milletimizin vefakar gönlünde daima büyük bir şeref ve onur vesilesi olarak görülmüştür. Muharip gazilerimiz de vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin huzur ve güvenliği uğruna cephede sergiledikleri cesaret, fedakarlık ve yüksek vazife şuuruyla gönüllerimizde müstesna bir yere sahiptir. Türkiye Muharip Gaziler Derneğimiz ise bu kahramanlık mirasının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması bakımından önemli bir sorumluluk üstlenmektedir. İstiklal Savaşı’ndan Kore Harbi’ne, Kıbrıs Barış Harekatı’ndan günümüze uzanan kahramanlık mirasını yaşatan derneğimiz, muharip gazilerimiz arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesi hak ve menfaatlerinin korunması, millî şuurun canlı tutulması noktasında çok önemli bir misyona sahiptir. Bu vesileyle yürüttüğünüz faaliyetleri memnuniyetle takip ettiğimizi özellikle ifade ediyor, başta Sayın Başkan olmak üzere derneğimizin bütün mensuplarını, gayretleri ve fedakâr çalışmaları dolayısıyla yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu.
'ÖNCELİKLİ GÖREVİMİZ GÖRÜYORUZ'
Milli Savunma Bakanlığı olarak, şehitlerin emanetlerine sahip çıkmayı, gazilerin ve ailelerinin yanında olmayı, ihtiyaç ve taleplerine her daim duyarlılıkla yaklaşmayı öncelikli görevleri olarak gördüklerini söyleyen Güler, şöyle devam etti:
"Bu doğrultuda şehit yakınlarımızın ve gazilerimizin ortak sesi olan derneklerimizin çalışmalarını önemsiyor, imkanlarımız ölçüsünde faaliyetlerine destek sağlamaya devam ediyoruz. Bugün yeniden hizmete açtığımız genel merkez binası da bu anlayışın somut örneklerinden biridir. Nitekim Bakanlığımız tarafından 2004 yılında derneğimize tahsis edilen genel merkez binamızın mayıs ayında başlattığımız bakım ve onarım çalışmalarını tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yenilenen genel merkezimizin gazilerimizin bir araya geldiği, dayanışmalarını güçlendirdiği, tecrübe ve hatıralarını paylaştığı, kahramanlık mirasımızın gelecek nesillere aktarılmasına hizmet eden önemli bir merkez olmaya devam edeceğine yürekten inanıyor, yenileme çalışmalarında emeği geçen herkese de teşekkürlerimi sunuyorum."
'ÇABALARIMIZI HASSASİYETLE SÜRDÜRÜYORUZ'
Şehit ve gaziler ile onların aile fertlerinin fedakârlıklarının karşılığını hiçbir şekilde ödeyemeyeceklerini vurgulayan Bakan Güler, "Ancak devletimizin imkanları ölçüsünde onların haklarını geliştirmeyi, ihtiyaçlarını karşılamayı ve hayatlarını kolaylaştırmayı en önemli sorumluluklarımızdan biri olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla şehit yakınlarımızın gazilerimizin ve vazife malullerimizin haklarını daha da geliştirmek amacıyla geçtiğimiz ay Gazi Meclisimiz tarafından önemli düzenlemeler içeren kanun kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Bakanlık olarak biz de başta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız olmak üzere ilgili kurumlarımızla yakın koordinasyon içerisinde yapılan düzenlemelerin hak sahiplerimize en etkin şekilde yansıtılması gazilerimizin ve ailelerimizin karşılaştığı meselelerin hızlıca çözüme kavuşturulması için çalışmalarımızı hassasiyetle sürdürüyoruz. Şunu bir kez daha vurgulamak isterim ki devletimiz tüm ilgili kurumlarıyla gazilerimizin ve şehit-gazi ailelerimizin daima yanlarındadır ve bundan sonra da olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) sayısı 550 bin yatırımcının haklarının korunması ve varlıkların nakde dönüştürülmesi için sıkı bir takvim belirlendi. İşte yatırımcıların merak ettiği konular ve bu soruların yanıtları....
1 - Fonlarla ilgili işlemleri İş Bankası ve Ziraat Bankası mı yapacak?
Evet. SPK, tasfiye edilecek fonların portföy saklayıcısı olarak İş Bankası AŞ ve Ziraat Bankası’nı yetkilendirildi. Tera Portföy’ün fonlarını İş Bankası yönetecek. A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy’ün kurucusu olduğu fonlar için ise Ziraat Bankası devrede.
2- Fonları mı bu banka hesaplarında mı göreceğim?
Bu bankalar artık sadece saklama değil, tasfiye işlemlerini bizzat yürütme yetkisine de sahip olacak. Tüm işlemler bu bankalar üzerinden yapılacak. İlgili 7 portföy şirketi aracılığıyla veya başka bankalar üzerinden fon alanların yeni hesapları bu iki bankada açılacak.
İlgili fonlarln tüm alım ve satım işlemlerinin durdurulduğu bu süreçte, elde edilen nakitler yatırımcıların bireysel saklama hesaplarına oranları doğrultusunda aktarılacak.
4- Nasıl bir takvim öngörülüyor?
Tasfiye işlemlerinin 3 ay içerisinde tamamlanması öngörüldü. Gerekirse bu süre Kurul kararıyla uzatılabilecek. Şu unutulmamalı ki bu operasyon, Türkiye sermaye piyasaları tarihinin en kapsamlı fon tasfiye süreçlerinden biri.
5- Süreç nasıl işleyecek?
Sürecin başlamasıyla 2 iş günü içinde Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ile bankalar arasında yatırımcıların katılma payı ve hesap detaylarına ilişkin mutabakat yapılacak. Yani kaç payın olduğu MKK hesaplarından net olarak ortaya konulacak.
6- MKK sonrası adım ne olacak?
Fon varlıkları Takasbank’taki hesaplarda saklanmaya devam edecek, geçmiş işlemlerden doğan alacak ve borçların mutabakatı en geç 10 iş günü (1 Ekim’e kadar) içinde tamamlanacak. Para Piyasası Fonları’nın (PPF) hesaplara geçmesi ile ilgili süreç daha hızlı ilerleyebilir. Hisse fonlarında ise süre zamana yayılabilir.
Trump dünyaya duyurdu: Grönland'ın kontrolü bize geçti
8- Elde edilen nakit ile o grupların başka borçları kapatılabilir mi?
Elde edilen nakit de yatırımcıların katılma payı oranına göre bireysel hesaplarına aktarılacak.
9- SPK kararı günü olan 17 Eylül’de sabah satış işlemi veren ve öğleden sonra veren arasında bir fark var mı?
17 Eylül tarihinden itibaren tasfiyesine karar verilen fonlar için TEFAS dışındaki dağıtım kanalları üzerinden alım veya iade talimatı verilemeyecek. Saat 13.30’dan sonra iletilen iade talimatları da tasfiye kapsamında değerlendirilecek. İlgili gün 13.30 öncesi verilen fon satış emirleri tasfiyeden hariç tutulacak ve öncelikli olarak ödenecek.
10- Herkes parasını aynı gün mü alacak?
Fonlardaki paranın yatırımcıların hesabına tam olarak ne zaman hesaba geçeceği henüz belli değil. Bu süreç bankaların yapacağı işlemlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Ancak süreç en geç 3 ay içinde tamamlanacak. Sürecin sonunda ilgili fonların ticaret sicil kaydı silinecek. Tasfiyeyle birlikte yatırımcılarla mahsuplaşma gerçekleşmiş olacak.
ASELSAN’dan yapılan açıklamaya göre, faaliyet kapsamında Bayraktar TB2’lerde görev yapan ANTIDOT ve FULMAR podları koordineli şekilde çalışarak elektronik destek, elektronik taarruz, keşif ve gözetleme kabiliyetlerini aynı operasyonel senaryoda sergiledi. Demo gösteriminde, bir TB2’ye ANTIDOT 2ES 100 ve ANTIDOT 2EA 200 podları, diğer TB2’ye ise FULMAR 200 podu entegre edildi. ANTIDOT, uçuş sırasında hedef radar sistemini tespit ederek konumunu başarıyla belirledi. ED podunun elde ettiği hedef verilerini aktarmasının ardından, ANTIDOT ile hedefe elektronik taarruz gerçekleştirildi.
Savunma Sanayi Günü’nde ortaklık mesajı
Türkiye Cumhuriyeti Brunei Darussalam Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen ASELSAN-ASELSAN.NET Savunma Sanayi Günü, Bandar Seri Begawan’da gerçekleştirildi. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Brunei Darussalam Büyükelçisi Prof. Dr. Hamit Ersoy, “Teknoloji, kabiliyet geliştirme ve uygun alanlarda ortak üretimde partner olalım” mesajını verdi, ardından ASELSAN’ın faaliyet alanları ve teknolojik kabiliyetlerine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi.
SerkanArman -Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Gürkan Yıldırım, Türkiye’nin üretim kapasitesi, lojistik avantajı ve küresel tedarik zincirlerindeki konumuyla uluslararası ekonomide giderek daha fazla öne çıktığını söyledi.G20 Genç Girişimciler İttifakı Zirvesi için Viyana’ya gelen Türkiye delegasyonu, 60’ın üzerinde iş insanıyla zirvenin en kalabalık heyetlerinden birini oluşturdu. Zirve kapsamında Türk basınıyla bir araya gelen Gürkan Yıldırım, Türkiye’nin ittifak içindeki etkisinin son yıllarda belirgin biçimde arttığını belirtti. Yıldırım, uluslararası iş birliklerinde Türkiye’nin giderek daha fazla tercih edildiğini vurgulayarak “Türkiye’nin dışarıda bırakılamayacağını herkes fark ediyor” dedi.
Güç projeksiyonu
TÜGİAD’ın son üç yılda 45’ten fazla ülkenin delegasyonunu Türkiye’de ağırladığını, bu temaslardan yeni ortaklıklar ve üçüncü pazarlarda kurulan şirketler çıktığını anlatan Yıldırım, Viyana buluşmasını da Türkiye açısından bir “güç projeksiyonu” olarak nitelendirdi. Yıldırım şunları söyledi: “Biz TÜGİAD olarak, Avrupa’nın en önemli başkentlerinden bir tanesinde genç girişimcilerin en önemli zirvesini yapacak güçteyiz. Bu bir güç projeksiyonudur. Masada olmazsanız sahada kazanamıyorsunuz.”
Şirketler arasında iş birlikleri tamam
Viyana’daki zirvenin en somut yeniliklerinden biri planlı ikili görüşmeler oldu. Katılımcılar zirve öncesi hangi şirket ve sektörlerle görüşmek istediklerini bildirdi. Buna göre görüşme programları oluşturuldu. Zirvede 400-450 katılımcının bulunduğunu belirten Gürkan Yıldırım, yaklaşık 400 ikili görüşme yapıldığını söyledi. Yıldırım, “Önce delegasyonlar birbirini tanıyor, ardından sektör bazlı B2B’ler gerçekleşiyor. Son aşamada şirketler bir araya geliyor ve iş birlikleri konuşuluyor” dedi.
Start-up iştahı artıyor
TÜGİAD’ın son dönemde start-up ekosistemine yakın ilgi gösterdiğini söyleyen Gürkan Yıldırım, İstanbul Kalkınma Ajansı ile yürütülen projede kurumsal şirketlerle girişimcileri bir araya getirdiklerini anlattı. TÜGİAD üyelerinin start-up yatırımlarının da arttığını belirten Yıldırım, “Üyelerimiz yatırım yapıyor, start-up’ları yurt dışına götürüyoruz. Konvansiyonel iş yapan şirketlerde bile ‘Ben de bir start-up geliştireyim ya da ortak olayım’ düşüncesi güçleniyor” diye konuştu.
BDDK’nin 18 Eylül tarihli ve 11572 sayılı kararı, 19 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Söz konusu hüküm, yapılan denetimler sonucunda bir bankanın faaliyetini sürdürmesinin “mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ve mali sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arz ettiğinin” ortaya çıkması halinde BDDK’ye faaliyet iznini kaldırma veya bankayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devretme yetkisi veriyor. ABD Hazine Bakanlığı, Bank Mellat’ı 2007’de İran’ın nükleer programıyla bağlantılı kuruluşlara mali hizmet sağladığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
Fon piyasalarında yaşanan dalgalanmayla gelen borsadaki sert satışlar sonrası kurumların bir dizi önlem paketi piyasaların ateşini söndürdü. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 7 portföy yönetim şirketinin tasfiye edilen 131 yatırım fonuna ilişkin tasfiye süreçlerinin yürütülmesinde Türkiye İş ve Ziraat bankalarını yetkilendirdiğini duyurdu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, “Piyasalarda dün yaşananlar sınırlı sayıda fonlardaki kredi ve likidite problemi, genele yayılmış sistemik risk söz konusu değil, borsada ve piyasada yapısal sorun yok” dedi.
Fonlarda ne oldu?
Başta Tera ve Pusula olmak üzere bir dizi potföy yönetim şirketi çıkardıkları hisse fonları ve para piyasası fonlarıyla, yatırımcılara, piyasadaki diğer köklü fon şirketlerinin çok üzerinde getiri sağladı. Ancak bu fonların yüksek getirileri arka plandaki kredili ve borsadaki hisse bazlı işlemlerle sağladığı ortaya çıktı. Portföy şirketleri, sürekli taban gören hisseleri elinden çıkaramadı, bu yüzden temerrüde düştü ve borçlarını ödeyemez oldu. Bu karmaşa ile başlayan süreçte SPK’nın hamlesi geldi, ilgili tüm fonlar işleme kapatıldı. Tasfiye süreci başlatıldı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV özel yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Finansal İstikrar Komitesinin (FİK) dün toplandığını anımsatan Şimşek, “Piyasalarda dün itibarıyla yaşananların esas temeli, sınırlı sayılan fonlardaki kredi ve likidite problemi. Genele yayılmış bir sistemik risk söz konusu değil. Borsada ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok” diye konuştu. Şimşek, her senaryoya karşı alternatif planlarının bulunduğunu söyledi.
“Serbest fon” diye tabir edilen bir alan bulunduğunu ve bu alanın dünyada serbest ve nitelikli yatırımcıların yatırım yaptığı bir alan olduğunu belirten Şimşek, “Türkiye’de 2038 tane fon var, bunların 131’inde bahsediyoruz” dedi.
‘Baskı beklemiyoruz’
SPK’nin işlem yaptığı fonlara ilişkin de bilgi veren Şimşek, şöyle devam etti: “Kurul, riskli olanlara ilişkin gerekli adımları atmıştır. Fon piyasasının yüzde 90’ı sağlıklı şekilde işlemeye devam etti. Son müdahalelerden etkilenen fonlar, toplam fon büyüklüğünün yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Tasfiye süreci SPK’nin yaptığı görevlendirme ve ilkeler çerçevesinde yapılacak. Sürecin önümüzdeki dönemde borsa üzerinde bir baskı oluşturmasını beklemiyoruz. Sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan yoğunlaşma riskinin diğer fonlara ve piyasanın geneline yayılmasını önlemek amacıyla güçlü tedbirler devreye alındı.”
‘Karantinaya alındı’
Bankacılık dışı finans sektörünün farklı bir alan olduğunu ifade eden Şimşek, “Ev ve araba almak için birikimlerin bir şekilde yönetildiği bir alan. Orada bankalar gibi daha katı kurallara ihtiyacımız olduğu net. Fonlarla ilgili, tekrar ediyorum, gerekeni yaptık. Sorunlu alanı karantinaya aldık. Tasarruf finansman şirketi kapsamındaki alan ise farklı. Emlak Katılım, konut finansmanı konusunda uzman. Katılımevim ve Birevim, bu alanda faaliyet gösteriyor. O nedenle Emlak Katılım önceki gün itibarıyla bir süreç başlattı” dedi.
Morgan Stanley: Koşullarsağlıklı
Morgan Stanley, SPK’nın 7 varlık yönetim şirketine yönelik tedbirlerinin ardından piyasada geniş tabanlı bir bozulma sinyali görülmediğini belirtti. Kurum, fonlama koşulları ve yatırımcı pozisyonlanmasının genel olarak sağlıklı kaldığını değerlendirdi.
4 şüpheli tutuklandı
Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir kısım fon ve pay piyasasında manipülatif işlemler gerçekleştirildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturmada, 4 şüphelinin tutuklandığını, 51 zanlı hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulandığını bildirdi. 51 kişi hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanırken, malvarlıklarının kaçırılmasına imkan verilmemesi amacıyla ilgili hesaplar ile tüm malvarlığı değerleri hakkında tedbir kararları alındığı belirtildi.
Bakan Gürlek, “’Ponzi’ benzeri yöntemlerle vatandaşlarımızın birikimlerini hedef alan, yanıltıcı yönlendirmelerle haksız kazanç sağlayan kötü niyetli kişi ve yapılara karşı adli işlemler yapılmaktadır. Vatandaşımızın alın terini, emeğini ve geleceğini kendi çıkarı için istismaretmeye çalışan hiç kimseye göz yumulmayacaktır” dedi.
Öte yandan Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Erkan Kilimci ile Hedef Holding Yönetim Kurulu Üyesi Namık Kemal Gökalp görevlerinden ayrıldı.
Dolandırıcılara dikkat!
Fon piyasasında yaşanan son çalkantılar ve regülasyon müdahalelerinin, dolandırıcılar ve fırsatçılar için ideal bir zemin hazırladığı ifade eden uzmanların da bu süreçte uyarıları var. Uzmanlar, ‘Paranızı Kurtaralım Vaadi’, ‘Sahte Sosyal Medya Tüyo ve Kurtarma Grupları’, ‘Oltalama (Phishing) ve Sahte SMS/E-postalar’ konusunda dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, “Kamu kurumlarından gelecek bilgileri bekleyin, sakin kalın ve bilgileri mutlaka teyit edin” diyor.
Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, Avrupalı ülkelerin Ukrayna'ya askeri birlik konuşlandırması halinde bunun Avrupa'nın Rusya'ya doğrudan savaş ilanı anlamına geleceğini söyledi. Lavrov, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik müzakerelere hazır olduklarını belirtti.
Motorinin litre fiyatına bugünden itibaren geçerli olmak üzere zam yapıldı. Artışın pompaya yansımasıyla Ankara'da motorinin litresi 101,50 liraya yükseldi. Vatandaşlar, motorine gelen zammın ulaşımdan gıdaya kadar tüm fiyatlara yansıyacağını belirterek alım gücündeki düşüşe tepki gösterdi.
Motorinin litre fiyatı, 14 Eylül Pazartesi günü gelen 6,62 liralık zammın ardından bir kez daha arttı. Bugünden geçerli olan 4 lira 60 kuruşluk zamla birlikte Isparta’daki bir akaryakıt istasyonunda motorinin litre fiyatı 97,95 liradan 102,70 liraya yükseldi. Ancak tabelalar zammı yansıtamadı.
Akaryakıtta litre fiyatı 100 lirayı aştı. Vatandaşlar mazota gelen 4 lira 81 kuruşluk zamma tepki gösterdi. Bir çiftçi, "Mazot üç haneli oldu, traktör yerinden kıprayamayacak artık. Kara sabana, öküze artık döneceğiz. Ağlayacak hale geldik." dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, anlaşma yapmak amacıyla Tahran'ın kendileriyle doğrudan temasa geçtiğini belirterek, "Umarım (İran'la) savaşın sonuna doğru ilerliyoruz." dedi.
Kayseri’de polis ekipleri tarafından yapılan çalışmalarda sigara kaçakçılığı yaptığı belirlenen 2 şahıs yakalanırken, ikamette yapılan aramalarda 130 bin 200 adet makaron ele geçirildi.
Çin menşeli otomobillere getirilen ek vergiler DTÖ kararının ardından yeniden gündemde. YENİ Partili Deniz Yavuzyılmaz, uygulamanın yerli sanayiyi korumadığını ve vatandaşın zarar gördüğünü söyledi.
Akaryakıt fiyatlarında tarihi eşik aşıldı. Motorinin litre fiyatı 100 lirayı geçerken, istasyonlardaki yeni rakamları gören vatandaşın verdiği tepki dikkat çekti.
Yeni araştırma, T-rex’in sanılandan farklı bir özelliğini ortaya koydu. Fosilleşmiş dişler üzerinden yapılan inceleme, dev yırtıcının yaşamına dair ayrıntıya işaret etti. İnsanlarla olan benzerlik ise bilim dünyasını şaşkınlığa uğrattı. İşte detaylar...
Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık Büşra bebeğin kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 9 şüpheliden bebeğin annesi ve babası tutuklandı.
Adana’da emekli uzman çavuş, önce boşandığı eşini ardından da oğlunu tabancayla vurduktan sonra intihar etti. Çift hayatını kaybetti, oğulları ise ağır yaralandı.
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Bankasının (Fed) politika faizini artırmasının ardından faiz oranlarının yüzde 1 veya daha düşük seviyeye indirilmesi çağrısında bulundu.
CHP'den belediye başkanı seçildikten sonra AK Parti'ye transfer olan Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı, katıldığı uluslararası plaj voleybolu turnuvası etkinliğinde yurttaşlar tarafından kırmızı kartlar ve "istifa" sloganlarıyla protesto edildi.
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, mazot fiyatlarının litre başına 100 lirayı aşmasına tepki göstererek, akaryakıt zamlarının özellikle çiftçinin maliyetlerini artırdığına dikkat çekti.
Motorine gelen yeni zamla birlikte fiyatlar yeni bir eşiği daha geride bıraktı. Bazı illerde 100 lirayı aşan litre fiyatları, ekim ayındaki vergi artışıyla yeniden gündemde olacak.
Ekonomist Prof. Dr. Özgür Demirtaş, Ponzi ve saadet zinciri benzeri yapılanmalarda mağdur olan kişilerin korunmasına yönelik dikkat çeken bir öneride bulundu. Demirtaş, kanun yapıcılara seslenerek bu sistemlerde yüksek miktarda kazanç sağlayan kişilerin varlıklarına el konulmasını söyledi.
New York borsası, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz kararı sonrasında günü düşüşle tamamladı. Kapanışta Dow Jones endeksi, yüzde 1,21 azalarak 51.461,90 puana indi.
Aksaray-Konya karayolunda etkili olan toz fırtınası, sürücülere zor anlar yaşattı. Görüş mesafesinin neredeyse sıfıra indiği bölgede 7 aracın karıştığı kazada 16 kişi yaralandı.
Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesinde üç katlı bir evin çatısında yemek pişirmek için yakılan ateş, yangına neden oldu. Yangın, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürüldü.
ABD Merkez Bankasının (Fed), 3 yıl sonra ilk kez politika faizini 25 baz puan artırmasının ardından piyasalarda hareketlilik yaşandı. Faiz artırımıyla birlikte altın ve gümüşte sert hareketlilik görüldü.
17 Eylül savaşlara, devrimlere, çığır açan keşiflere ve unutulmaz trajedilere tanıklık eden bir gün. Bu tarihte hangi lider doğdu, hangi imparatorluk çöktü, hangi buluş dünyayı geri dönülmez biçimde değiştirdi?
Yapay zeka, Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde sahasında oynayacağı Marsilya karşılaşmasını mercek altına aldı. İki takımın form durumu, kadro kalitesi, sakatlıklar, iç saha avantajı ve taktiksel eşleşmeler üzerinden yapılan değerlendirmede skor tahmini de ortaya çıktı.
Erzurum’un Palandöken ilçesi Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ve korumasının "bir köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği" iddialarına yönelik görüntülere ilişkin idari ve adli inceleme başlatıldı.
Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'ndeki ilk maçında Fransız temsilcisi Olimpik Marsilya'yı konuk edecek. Tüpraş Stadı'nda oynanacak mücadelede siyah-beyazlılar Avrupa macerasına taraftarı önünde galibiyetle başlamayı hedefliyor. İşte maçın saati, yayıncısı ve Beşiktaş'ın muhtemel 11'i...
Yeni Malatyaspor'daki kriz Türkiye Kupası'na da sıçradı. Sarı-siyahlılar, Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu'ndaki Adanaspor karşılaşmasına çıkmadı. Adanaspor'un hükmen 3-0 galip sayılarak tur atlaması beklenirken nihai kararı TFF'nin yetkili kurulları verecek.
Trabzonspor, Süper Lig'in 6. haftasında sahasında oynayacağı Galatasaray maçının hazırlıklarını sürdürdü. Bordo-mavililer, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri'ndeki antrenmanda taktik çalışma gerçekleştirdi.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun eşi Ercan Çerçioğlu’nun ortağı olduğu şirketin TOGG’un yeni tedarikçisi olmasına ilişkin haberlere erişim engeli getirildi. Kararın gerekçesi “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” olarak belirtildi.
Gaziantep FK deplasmanında yaşanan puan kaybının ardından Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın Eyüpspor maçında kadroda önemli değişikliklere gitmeye hazırlandığı öne sürüldü.
AREA Araştırma’nın Ağustos 2026 araştırmasında partilerin oy dağılımında dikkat çekici değişimler yaşandı. Araştırma, siyasi partiler arasındaki oy farklarının yanı sıra bazı partilerde önceki çalışmalara kıyasla belirgin değişiklikler olduğunu ortaya koydu.
Galatasaray ile sözleşmesini karşılıklı anlaşmayla feshettikten sonra Nordsjaelland'a transfer olan Victor Nelsson, Danimarka'ya dönüş kararının perde arkasını anlattı. 27 yaşındaki stoper, kızının ihtiyaçlarının transfer kararında büyük rol oynadığını söyledi.
Yaz aylarının ardından değişen hava koşulları cildin nem dengesini etkileyebilir. Sonbaharda cilt bakımını yeniden düzenlemek, kuruluk ve hassasiyet gibi sorunların önüne geçmeye yardımcı olabilir.
Eğitim öğretim yılı açılışı töreninde Didim Belediye Başkanı Hatice Gencay'ın adının, ilçe milli eğitim müdüründen sonra okunması üzerine Gencay, duruma tepki göstererek protokole sırtını döndü.
YENİ Parti Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Valilik önündeki Atatürk Anıtı’nın yerinin "yeni tören alanı yapılacağı" gerekçesiyle bir kez daha değiştirilmek istendiğini ifade ederek, "Rize Cumhuriyet kentidir. Atatürk, Cumhuriyetimizin kurucusudur. Atatürksüz bir Rize düşünüyorsanız buna izin vermeyiz” dedi.
CHP’den istifa edip AKP’ye geçerek Üsküdar Belediyesi’nde yönetimin el değiştirmesine zemin hazırlayan meclis üyelerinden biri olan Tahsin Usta belediye başkan yardımcısı oldu.
Kar Canavarı (Avalanche Sharks) filmi televizyon ekranlarında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Kar Canavarı filminin konusu ve oyuncularının kimler olduğu merak ediliyor. Peki, Kar Canavarı filminin konusu ne? Kar Canavarı filminin oyuncuları kim?
Avcılar’da THY personelini taşıyan servis minibüsünün otomobille çarpışması sonucu 11 kişi yaralandı. Çarpışmanın ardından minibüs bir iş yerinin duvarına çarparak dururken, kaza nedeniyle D-100 kara yolunun Edirne istikameti trafiğe kapandı.
Aksaray’da, Kasım K. (55), tartıştığı eşi Kibar K’yi (44), 5 bıçak darbesiyle ağır yaraladı. Kibar K., sırtına saplanan bıçakla hastaneye kaldırılırken, olay sonrası kaçan Kasım K., yakalanarak gözaltına alındı.
Gün boyunca çevresindekileri mutlu etmek ve idare etmek için enerjisini harcayan, evine vardığı an ise tüm maskeleri düşürüp derin bir sessizliğe gömülen o yorgun 3 burç...
Hollywood'un gözde çiftlerinden Amanda Seyfried ile Thomas Sadoski, 9 yıl süren evliliklerini sonlandırdıklarını açıkladı. Yaptıkları ortak açıklamada bir süredir ayrı yaşadıklarını belirten çift, dostane ilişkilerini sürdüreceklerini ifade etti.
Aydın'ın Kuşadası, Didim ve Söke ilçelerinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, gözaltına alınan 9 şüpheli, tutuklandı. Şüphelilerin banka hesaplarında yapılan incelemede, toplam 623 milyon 588 bin liralık işlem hacmi tespit edildi.
On Falling filmi televizyon ekranlarında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. On Falling filminin konusu ve oyuncularının kimler olduğu merak ediliyor. Peki, On Falling filminin konusu ne? On Falling filminin oyuncuları kim?
Galatasaray Üniversitesi öğrencisi Arda Karademir'e 6 Şubat depremlerinin ardından yaptığı paylaşım nedeniyle verilen ceza için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan emsal niteliğinde bir mütalaa geldi. Başsavcılık, suçlamaya konu olan "tiran" ifadesinin siyasi ağır eleştiri niteliğinde kaldığını ve Karademir'in beraat etmesi gerektiğini vurguladı.
Fransız mutfağının en sevilen tatlılarından biri olan çikolatalı mus, yoğun çikolata lezzeti ve hafif, köpüksü dokusuyla tatlı krizlerine nefis bir çözüm sunuyor. Az malzemeyle hazırlanan bu pratik tatlı, özellikle çikolata sevenlerin favorisi olmaya aday.
Sabahları yataktan kalkmakta zorlananlar, gece sık uyanma veya uykuya dalmakta güçlük gibi şikâyetler sonbaharda daha belirgin hale geliyor. Uzmanlar, haftalarca süren ve günlük yaşamı etkileyen uyku sorunlarının “mevsimsel yorgunluk” olarak geçiştirilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.
DEM Parti İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan için yapıldığı belirtilen villa için "Villa benzetmesinin gerçekle alakası yoktur. Hatta denilebilir ki cezaevinin adeta bir parçasıdır yeni yapı" dedi.
İç Savaş (Civil War) filmi televizyon ekranlarında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. İç Savaş filminin konusu ve oyuncularının kimler olduğu merak ediliyor. Peki, İç Savaş filminin konusu ne? İç Savaş filminin oyuncuları kim?
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) araştırmacıları, evrenin en güçlü enerjilerini barındıran "kozmik fırtınaları" Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nda ilk kez yapay olarak oluşturdu.
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağlar Kaya, tedavi edilmediği takdirde ölüme kadar götürebilecek pulmoner hipertansiyon hastalığında, erken teşhisin önemine dikkat çekerek, "Akciğere giden damardaki bu basınç yüksekliği, hayatı olumsuz etkileyen hatta ani ölüme kadar sebep olan önemli bir sağlık sorunudur. En önemlisi bu hastalığın erken tanı ve teşhis edilmesidir " dedi.
Günlük hayatta söylenen sıradan bir sözü veya atılan mesafeli bir bakışı saatlerce zihninde tartıp "Acaba bana mı öyle dedi?" diye kuruntu yapan o aşırı duyarlı 3 burç...
Mersin Limanı'nda kuru yük gemisinin altına gizlenmiş 1,5 milyar TL değerinde 350 kilo kokainin ele geçirilmesiyle ilgili soruşturmada gözaltına alınan 9 kişiden 8'i tutuklandı.
Malatya’da uygulanan çapraz karaciğer nakli, birbirini hiç tanımayan üç ailenin hayatını birbirine bağladı. Babası için donör olan Nazlı Birsen Arslan’ın karaciğerinden alınan parça 7 yaşındaki Ecrin’e hayat verirken, başka bir donör de Arslan’ın babasına can oldu. Nazlı Birsen Arslan, ameliyatın ardından yaşadıklarını Cumhuriyet’e anlattı.
Güneybatı Araştırma Enstitüsü ve Arizona Üniversitesi araştırmacıları, gelişmiş bilgisayar simülasyonlarıyla Ay'ın oluşumuna dair ezber bozan yeni bulgulara ulaştı. Yapılan çalışmaya göre yaklaşık 4,5 milyar yıl önce gerçekleşen dev çarpışmanın ardından Ay, yalnızca 5 saat içinde büyük ölçüde tek parça halinde ortaya çıkmış olabilir.
AKP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, partisine övgüler dizdiği konuşmasında "Bizi iktidara taşıyan şüphesiz Cumhurbaşkanımızın liderliği ve o Cumhurbaşkanımızın 4- 4,5 yılda İstanbul'a yaptığı hizmetlerdir" dedi. Demir CHP'nin ise güvenilmez olduğunu öne sürüp "CHP'nin iki yakasının bir araya geleceğini düşünmüyorum" ifadesini kullandı.
Hollywood'un başarılı oyuncusu Sydney Sweeney'nin menajerlik şirketini değiştirme kararının arkasında özel hayatına yapılan müdahalenin yattığı iddia edildi. Eski menajeri Ari Emanuel'in, oyuncudan sevgilisi Scooter Braun'dan ayrılmasını istediği öne sürülürken iddialara yanıt gecikmedi.
Zafer Partisi GİK Üyesi Eray Ertürk’ü 8 Aralık 2024’te düzenlenen parti kongresinde darbettiği öne sürülen, aralarında Genel Başkan Yardımcısı Ali Dinçer Çolak’ın da bulunduğu 10 partili, kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi. Çolak suçlamaları reddederken, Genel Sekreter Cezmi Polat, Ertürk’ün darp raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması üzerine disiplin sürecinin başlatıldığını bildirdi.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 6 Eylül 2026 tarihinde yapılan 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumuna ilişkin incelemenin tamamlandığını açıkladı. ÖSYM, Şanlıurfa’daki Harran Üniversitesi Osmanbey Kampüsü’nde bulunan 150 sınav salonunun 22’sinde, sınava giren 392 adaya yönelik mevzuata aykırı sınav uygulamaları gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini bildirdi. Bu adaylara eş değer sınav yapılmasına karar verildi.
Son dakika haberi... İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında sermaye piyasası araçları hakkında yatırımcılarda korku ve paniğe neden olacak nitelikte paylaşımlar yapıldığı yönündeki tespitler üzerine Borsa İstanbul'un eski Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü, ekonomist İbrahim Mustafa Turhan hakkında resen soruşturma başlatıldığını açıkladı.
CHP'deki mutlak butlan yönetimi, "şantaj" ve "dolandırıcılık"tan suçlanan ve 2023 seçimlerinde Erdoğan'ı destekleyen Erkan Çakır'ı spor alanında Doğu Anadolu Bölge Sorumlusu olarak atadı.
Nörovirologlar, zona hastalığı sonrasında aylarca hatta yıllarca devam eden ve yaşam kalitesini düşüren şiddetli kronik ağrıların (postherpetik nevralji) moleküler nedenini ortaya çıkardı.
Irak Başbakanı Ali Falih ez-Zeydi'nin Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlediği basın toplantısında Kürt kökenli Iraklı bir gazeteciyle yaşadığı kısa diyalog sosyal medyada gündem oldu. Gazetecinin Arapça konuşamadığı için özür dilemesi üzerine Zeydi'nin verdiği “Hangi dili konuşursan konuş, sen Iraklısın” yanıtı geniş yankı uyandırdı.
Atakum Belediyesi işçilerinin 8 gündür sürdürdükleri açlık grevi, alacaklarının bir bölümünün hesaplarına yatırılmasının ardından sonlandırıldı. Ancak işçiler, şeffaf bir ödeme planı hazırlanana ve tüm alacakları ödenene kadar belediye bahçesindeki nöbetlerini sürdüreceklerini bildirdiler.
Zonguldak’ta 17 yaşındaki Sıla T.’yi arkadaşlarıyla görüştüğü ve AVM'ye gittiği gerekçesiyle darp edip yatağa zincirledikleri iddia edilen anne ve baba gözaltına alındı. Hastatane kontrolünde vücutlarında darp izi tespit edilen Sıla T. ile 3 kardeşi devlet korumasına alınırken, adliyeye sevk edilen baba pişkince savunma yaptı.
İzmir'de polisin kaçak tütün ve tütün mamullerine yönelik operasyonlarında, piyasa değeri yaklaşık 5,5 milyon lira olan çok sayıda kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda 48 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Mersin Yenişehir Belediyesi tarafından yenilenen Aydınlıkevler Pazar Alanı, engelli bireylerin hem alışveriş yapabilmesine hem de satış gerçekleştirebilmesine uygun hale getirildi. Erişilebilir düzenlemelerin yanı sıra yağmur suyu hasadı ve serinletici çatı sistemi de projede yer aldı.
Fransa’da mahkeme, 2016 yılında Paris’te silahlı soyguna uğrayan Kim Kardashian’a talep ettiği sembolik 1 avro tazminatın ödenmesine karar verdi. Kardashian, kararın maddi karşılıktan çok “sorumluluk ve mağduriyetin tanınması” anlamına geldiğini belirtti.
"Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan’ın düğününde 43 milyon liralık altın takıldığı iddiasıyla başlatılan kara para aklama soruşturmasında bilirkişi raporu dosyaya girdi. Raporda incelenen 97 parçalık takı listesindeki 76 parçanın altın olmadığı belirlenirken, tutuklanan eş Çağla Öz Tançalan düğündeki anonsların "hayali ve gösteriş amaçlı" olduğunu iddia etti.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Genel Başkan Özgür Özel başkanlığında sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin ekonomi kurmayları toplantısının gündemine ilişkin altı maddelik çağrıda bulunarak, "Tasarruf sahiplerinin yalnız paraları değil, gelecekleri de çalınmıştır. Biz bu düzeni değiştireceğiz. Faturanın bir kez daha millete kesilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, yaşanan gecikmelere rağmen başarılı bir transfer dönemi geçirdiklerini söyledi. Transfer dönemiyle ilgili itirafta da bulunan Özbek, "Yaptığımız transferleri temmuz ayında yapsaydık, aradaki fark yaklaşık 50 milyon Euro civarında olurdu" dedi.
Danışman (The Counselor) filmi televizyon ekranlarında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Danışman filminin konusu ve oyuncularının kimler olduğu merak ediliyor. Peki, Danışman filminin konusu ne? Danışman filminin oyuncuları kim? İşte ayrıntılar...
YENİ Parti Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, "Türkiye'nin AKP iktidarında hak ettiği yerde olmadığını" belirterek, "Gerek ekonomisi, gerek sanayisi, eğitim ve sağlık sistemiyle her anlamda büyük problemlerle iç içedir. AKP iktidarının artık sorunları çözme kabiliyeti kalmamıştır. Seçim olmadan sorunların çözülmesi mümkün değil" dedi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği İzmir Gıda Sistemi Çalıştayı tüm paydaşların katılımıyla başladı. Çalıştayın açılışında, üreticinin emeğini, doğayı ve her vatandaşın sağlıklı gıdaya erişim hakkını koruyan İzmir için çalıştıklarını ifade eden Başkan Tugay, en büyük sorumluluklarının ise çocuklar olduğunu söyledi. Çocuklar ve Gıda Güvenliği Misyon Projesi’ni başlattıklarını duyuran Başkan Tugay, “Çocuklar yeterli ve nitelikli gıdaya erişemezse eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek mümkün olmaz” dedi.
Sonbaharın gelmesiyle birlikte grip aşısı için araştırmalar hız kazandı. 2026-2027 grip sezonunda aşının ne zaman yaptırılması gerektiği, eczanelere gelip gelmediği ve güncel fiyatı merak ediliyor. Peki grip aşısı ne zaman vurulur, 2026 grip aşısı ne kadar ve SGK karşılıyor mu?
Muğla Büyükşehir Belediyesi, arıcıların en önemli sorunlarından biri olan büyük balmumu güvesine karşı hayata geçirdiği ‘Temiz Petek’ Projesi ile üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Türkiye’de ilk ve tek olma özelliği taşıyan proje kapsamında bugüne kadar 236 bin 710 petek şoklanarak üreticilere teslim edildi.
Denizli Büyükşehir Belediyesi, yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte sabahın erken saatlerinde yola çıkan öğrencileri ve vatandaşları sıcak ikramlarla karşıladı. Adalet Aktarma Merkezi ve Pamukkale Üniversitesi’nde sıcak simit, çay, çorba ve su ikram edildi.
Formula 1 tutkunlarının merakla beklediği 2027 takvimi belli oldu. Türkiye'nin yeniden Formula 1 takvimine dahil edilmesinin ardından gözler İstanbul yarışının tarihine çevrildi. Peki, Formula 1 İstanbul ne zaman? 2027 Formula 1 takvimi...
Erzurum’un Palandöken ilçesindeki Tekederesi Mesire Alanı'nda arkadaşlarıyla piknik yapan 28 yaşındaki Mustafa Çetin, uyarılara rağmen girdiği gölette boğularak hayatını kaybetti. Çetin'in suya girmeden önce arkadaşlarına "Görüntümü çekin, hatıra kalsın" dediği öğrenildi.
Son dakika haberi... Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin üzerine atılı suçtan 1 yıl cezalandırılmasına hükmederek tahliyesine karar verdi. Hükmün açıklanması geri bırakıldı.
Hollanda'nın Lahey kentinde tutuklu yargılanan eski Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi, savaş suçu işlemekten suçlu bulunarak 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Ankara'daki Abidinpaşa İlkokulu, eğitim öğretim dönemi başlamasının ardından “binada güçlendirme ve onarma” denilerek boşaltıldı. 16 öğretmen norm fazlası oldu. Öğrencilerin bazısı boşta kaldı. Okul önünde eylem yapan veliler, öğretmen ve öğrencilerin uygun bir okulda birlikte eğitim öğretimini sürdürmesini isterken okulun durumuna ilişkin de bilgilendirmelerin açık şekilde yapılmasını talep etti.
Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, “Geçinemiyoruz” sloganıyla başlattığı oturma eyleminin 34’üncü haftasında iktidarın ekonomi politikalarına tepki gösterdi. Emekliler, insanca yaşamaya yetecek ücret ve kök aylık uygulamasının kaldırılmasını istedi.
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, çocukları korumayı amaçlayan yeni yasa kapsamında 13 yaş altına tam yasak, 15 yaş altına ise kademeli kısıtlamalar getirileceğini bildirdi.
YENİ Parti Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, "Hani enflasyonu tek haneli rakamlara indirecektiniz ya, enflasyonu tek haneli rakamlara indirme hedefiyle çıktığınız yolda benzini, mazotu üç hanelilere çıkarttınız. Vatana, millete hayırlı olsun. Size de yazıklar olsun" dedi.
Türk Tabipleri Birliği, "Ailem Güvende" soruşturmasına tepki göstererek, "Ayrımcılığa uğrayanların haklarını koruma görevini kamu otoritesine bir kez daha hatırlatıyoruz. Sağlıklı bir toplum için temel hak ve özgürlükleri, adaleti, demokrasiyi ve barışı savunmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.
Koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan, başak, terazi, akrep, yay, oğlak, kova ve balık burçları işte günlük burç yorumları. Sizleri neler bekliyor? İşte, 17 Eylül Perşembe burç yorumları...
Türk mutfağının sevilen sebze yemeklerinden bamya, doğru pişirildiğinde yumuşak kıvamı ve nefis ekşiliğiyle sofraların vazgeçilmezlerinden biri oluyor. Zeytinyağlı veya etli olarak hazırlanabilen bamya yemeğinin lezzetli olması için birkaç püf noktasına dikkat etmek gerekiyor.
Çorum’un Osmancık ilçesinde İsmail Balcı, boşandıktan sonra yeniden evlendiği eşi Yasemin Balcı’yı çalıştığı markette tabancayla vurarak katletti. Saldırgan aynı silahla kendi hayatına son verirken, polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
Nazımiye ilçesinde, evinde silahla vurulmuş halde bulunan görevli polis memuru, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İntihar ihtimali üzerinde durulan olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın kişisel yardımcısı Natalie Harp'ı golf sahasında öptüğünü gösterdiği öne sürülen bir fotoğraf sosyal medyada hızla yayıldı. Görüntü ikili hakkında çeşitli iddiaları beraberinde getirirken, fotoğraftaki bazı ayrıntılar yapay zeka şüphesini güçlendirdi.
Ceviz, kırmızı soğan, dağ kişnişi ve mermerimsi ekşi alça (erik) ezmesinin muazzam uyumuyla hazırlanan; balık veya tavuğun içine doldurularak ağır ağır fırınlanan Azerbaycan mutfağının başyapıtı.
Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamada, yarın sabah saatlerinden sonra Ankara çevrelerinde yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiği belirtildi. Valilik açıklamasında, yurttaşlar dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyarıldı.
Turna Misali filmi televizyon ekranlarında izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Turna Misali filminin konusu ve oyuncularının kimler olduğu merak ediliyor. Peki, Turna Misali filminin konusu ne? Turna Misali filminin oyuncuları kim? İşte ayrıntılar...
Merkez Hakem Kurulu (MHK) Elit Hakem Direktörü Anthony Taylor, Trendyol Süper Lig ve Trendyol 1. Lig müsabakalarından seçilen pozisyonlardaki hakem kararlarına ilişkin analiz yaptı.
Ünlü oyuncu Tom Cruise, GQ dergisine verdiği söyleşide kendisi için kullanılan "son film yıldızı" nitelendirmesine itiraz ederek meslektaşı Brad Pitt'i örnek gösterdi. İki aktörün beyazperdedeki rekabetlerinin yanı sıra çocuklarının soyadlarını reddetmesiyle başlayan ortak kaderleri yeniden gündeme geldi.
Sivas'taki bir ilkokulda, maddi durumları elvermemesi nedeniyle kantinden alışveriş yapamayan öğrenciler için "askıda tost" uygulaması yürütülüyor. Kantin işletmecisi, bu kapsamda ücretsiz tost verdiği öğrencilerin velilerini bilgilendirdiklerini belirterek "Öğrencimiz kimse görmeden herkes gibi gelip sıraya giriyor yiyeceğini alıyor" dedi.
37. Ankara Film Festivali’nin onur ödüllerinin sahipleri belli oldu. Demet Akbağ, Bülent Ortaçgil ve Atilla Dorsay’ın yanı sıra Bige Önal ve Boran Kuzum ödül alacak.
Isparta'da geçen yıl tartıştığı İsmail Özdemir'i (22) tabancayla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Nafiz Gürbüz (35), 26 yıl 8 ay hapisle cezalandırıldı. Özdemir'in anne ve babası ile yakınları, 'Yaşasın adalet' diyerek kararı alkışladı.
Sevdan Bir Ateş dizisinin yeni bölümünün ne zaman yayımlanacağı merak ediliyor. Peki, Sevdan Bir Ateş dizisinin yeni bölümü ne zaman? Sevdan Bir Ateş dizinin yeni bölümünde ne olacak?
Beşiktaş'ın UEFA Avrupa Ligi'nde Marsilya ile oynayacağı karşılaşma öncesi Leandro Trossard'ın durumu gündeme geldi. Son antrenmanlarda yer almaması nedeniyle “Trossard sakat mı, Marsilya maçında oynayacak mı?” soruları araştırılırken, Belçikalı yıldızın son durumuyla ilgili yeni gelişme yaşandı.
Van’da düğünündeki görüntüler sonrası tutuklanan 'Vanlı Kara Haydar' lakaplı Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi sosyal medya ünlüsü Çağla Öz Tançalan'ın gözaltına alınmadan önceki görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Öz’ün düğünden iki gün sonra Maslak’taki sitesinden ayrıldığı anlar yer aldı.
İstanbul Atlas Üniversitesi’nin İlk ve Acil Yardım Programı için açtığı öğretim görevlisi kadrosunda “Makine Mühendisliği alanında lisans mezunu olmak” şartı aranması dikkat çekti. Kadro için ayrıca Yangın ve Yangın Güvenliği veya Afet Yönetimi alanında tezli yüksek lisans şartı getirildi.
Libya’da güvenlik güçleri, eski lider Muammer Kaddafi’nin yüzü şeklinde üretilmiş yaklaşık 100 bin ekstazi hapı ele geçirdi. Avrupa üzerinden Libya’ya getirildiği belirtilen uyuşturucuların bir kargo aracına gizlendiği açıklanırken, olayla bağlantılı bazı şüpheliler savcılığa sevk edildi.
YENİ Parti Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, iktidarın uyguladığı politikalarla yurttaşların en temel gereksinimlerini karşılayamaz hale geldiğini belirterek "Ülke her koşulda seçim sürecine girmiştir. Ülkede seçim bir zorunluluktur. İnsanlar bu duruma mecbur değildir" dedi.
Erzincan'da, yutma yöntemiyle uyuşturucu taşıdığı belirlenen 3 şüphelinin mide ve bağırsaklarında 276 kapsül halinde 2 kilo 675 gram Afyon sakızı tespit edildi. Yolcu otobüsünde oturdukları koltukta da 95,83 gram Afyon sakızı bulunan 3 şüpheli, tutuklandı.
Oyulmuş tatlı sulu bir kavunun; satır kıyması, kuş üzümü, badem, çam fıstığı ve özel baharatlı pilavla doldurulup fırında kendi buharıyla piştiği, Osmanlı saray mutfağının başyapıtı.
Özbek, sarı-kırmızılı kulübün Galatasaray Lisesi'nde gerçekleştirdiği eylül ayı olağan divan kurulu toplantısında açıklamalarda bulundu.
Yeni eğitim öğretim yılının hayırlı olmasını dileyen Özbek, "Galatasaray için eğitim ayrı bir öneme sahip olmuştur. Biz, kökleri eğitimden gelen ve bu kültürün içinden doğmuş bir spor kulübüyüz. Gençlerimizin iyi eğitim almasını, ülkesine ve topluma faydalı Atatürkçü bireyler olarak yetişmesini kıymetli görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Galatasaray efsanesi Metin Oktay'ı anarak sözlerine devam eden Özbek, "Geçtiğimiz pazar günü kendisini kabri başında andık. Metin Oktay sadece attığı goller ve kazandığı başarılarla değil, Galatasaray'a olan bağlılığı, karakteri, centilmenliği ve duruşuyla bu camianın en büyük değerlerinden biri olmuştur. Onun Galatasaray sevgisi ve temsil ettiği değerler, bize yol göstermeye devam ediyor." diye konuştu.
Kulübün devam eden birçok projesi olduğunu aktaran Özbek, şunları söyledi:
"Leo Residence projesinde neredeyse sona geldik. Teslimatlara kısmen başladık. Diğer önemli projelerimizden bir tanesi de Aslantepe Vadisi. Yaklaşık 62 dönüm arazi üzerinde olan proje, Galatasaray için yüzyılın projesidir. Galatasaray Kulübünün öncü kimliği çerçevesinde sahip olması gereken tesislerin inşaatına başladık. Galatasaray Kulübü, bütün olimpik sporlarda öncü kimliğe sahiptir. Galatasaray, bu sporları Türkiye'ye getirmiş ve Türk gençlerine sevdirmiştir. Burada yapacağımız spor kompleksi, gelecekte basketbol, voleybol, yüzme ve salon sporlarına hizmet edecektir. İnşaatımız başarılı bir şekilde devam ediyor. Şu anda bazı kazık ve hafriyat çalışmalarını yapıyoruz. En kısa sürede projeyi bitirmeyi planlıyoruz. Kulübümüzün ihtiyacı olan tesisi bir an önce yapmamız lazım. Bu proje, getirisiyle kendisini 10 sene içinde amorti edecek. Bu projenin yaklaşık 3 senesi var."
Dursun Özbek, Florya'daki projenin de son durumuna değinerek "Florya, futbolumuzun büyüdüğü bir tesistir. 22 dönümü Galatasaray Kulübünün tapulu malıydı. Geriye kalan yaklaşık 42-43 dönümlük kısmı da kamuya ait bir arsaydı. 2017 yılında başkanlığım dönemindeki çalışmalarımda arazinin imar çalışmalarını tamamlamıştık. 2022'den itibaren arkadaşlarımla bir proje ortaya koyduk. 65 dönüm olan arsayı Galatasaray'a kazandıralım istedik. Buradan oluşacak gelirin tamamıyla kulübün geleceği için fon kuralım ve amatör branşlara destek olalım istedik. Bize ait olmayan kısmı satın alalım diye düşündük. Pazarlıklar sonucu burayı 1 milyar 85 milyon lira karşılığında satın aldık. Ödemesini de Galatasaray Gayrimenkul AŞ üzerinden oluşturduğumuz krediyle yaptık. Tapusunu Galatasaray Kulübüne devrettik. Galatasaray Kulübü, devraldığı bu gayrimenkulün borcunu üstlendi." diye konuştu.
Kemerburgaz'daki projenin de ilk fazını bitirdiklerini aktaran Özbek, "İkinci faz için ruhsat aşamasında ufak tefek sıkıntılarımız vardı. Onu geçtik. En kısa sürede Florya'da bulunan altyapımızı ve kadın futbol takımımızı buraya taşıyacağız. Her şeyi hazır." dedi.
Özbek, kulübün kafe projesi "Cafe il Gala"nın kendileri için çok önemli olduğunu aktararak "Birinci projeyi Mecidiyeköy'de açıyoruz. Mecidiyeköy'deki binamıza çok yakın olacak. Projenin inşaatına başlayacağız. İnşallah en kısa sürede 'Cafe il Gala' tesisimizi açacağız. Mecidiyeköy, bizim önemli merkezlerimizden bir tanesi. Bizim için bir diğer önemli yer de Beyoğlu. İstiklal Caddesi'nde bir mağazanın peşindeyiz. İkinci mağazayı da orada açacağız. Hedefimiz, 10 tane 'Cafe il Gala' mağazasına sahip olmak. Sonra Türkiye ve yurt dışı çapında 'franchise' vererek gelir elde etmeyi istiyoruz." diye konuştu.
Galatasaray Futbol Takımı'nın üst üste 4. kez Trendyol Süper Lig şampiyonluğu yaşadığını belirten Özbek, şunları kaydetti:
"Toplamda 26. şampiyonluğa ulaştık. Başta hocamız Okan Buruk olmak üzere teknik kadroma, futbolcularıma ve bu başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Şimdi önümüzde yeni hedefler var. Galatasaray olarak kazandığımız başarılarla yetinmedik. Her zaman daha büyüğünü hedefledik. Bu sezonda da hedefimiz çok açık. Üst üste 5. kez şampiyon olmak, 27. şampiyonluğumuza ulaşmak ve Avrupa'da Galatasaray'ın adına yakışır başarılar elde etmek istiyoruz."
"Transferlerde işin finansal boyutu da önemli"
Dursun Özbek, yaz transfer döneminde işin finansal boyutu nedeniyle oyuncuların kadroya dahil olmasında gecikmelerin yaşandığını söyledi.
Transfer döneminde birçok haberin yazıldığını kaydeden Özbek, "Ben ve arkadaşlarım, şampiyonluğumuzu elde ettiğimiz gün transferler için masaya oturduk. Bütçemizi ayarlayarak planlamamızı yaptık. Transfer döneminde geç kaldığımıza dair eleştiri aldık. Haklı olabilirler ama transfer döneminin başarılı yürütülebilmesi iki şeye bağlı. Biri yaptığımız transferlerin performansına bağlı. Biri de işin finansal boyutuna bağlı. Galatasaray'ın eksiklerini en iyi şekilde tamamlayacak transferler yapmak ve finansman boyutu itibarıyla kulübü zora sokmamak bizim için önemliydi. Bu yüzden gecikmeler oldu. Yaptığımız transferleri temmuz ayında yapsaydık, aradaki fark yaklaşık 50 milyon avro civarında olurdu. Yapılan eleştirilerden şikayet etmiyorum. Erken transfer yapmak ve oyuncuları kampa yetiştirmek önemli. Transferlerde işin finansal boyutu da önemli. Başarılı bir transfer dönemini geçirdiğimizi düşünüyorum." şeklinde görüş belirtti.
Hedeflerinin futbol takımıyla sınırlı olmadığını belirten Özbek, "Basketbol, voleybol, kadın futbolu ve diğer tüm branşlarımızda yetiştirici kulüp kimliğimizi koruyacağız. Galatasaray formasının olduğu her yerde şampiyonluk için mücadele eden takımlar oluşturmak istiyoruz. Bu hedeflere ulaşırken, en büyük gücümüz her zaman olduğu gibi Galatasaray camiasının birlik ve beraberliği olacaktır. Biz, geleceğin Galatasaray'ını inşa ediyoruz. Bir taraftan tesislerimizi tamamlayacak ve kulübün mali yapısını güçlendirecek, diğer taraftan da Galatasaray'ın alışık olduğu başarıların peşinden koşmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Kalın, Kabil ziyareti kapsamında, mevkidaşı İstihbarat Genel Direktörlüğü (GDI) Başkanı Abdulhak Vasık ile görüştü.
MİT Başkanı Kalın, Afganistan Geçici Hükümeti (AGH) Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Molla Abdul Gani Baradar, Savunma Bakanı Mevlevi Muhammed Yakub Mücahid, İçişleri Bakanı Siraceddin Hakkani ile bir araya geldi.
Görüşmelerde, Türkiye ile Afganistan arasında güvenlik ve istihbarat alanında işbirliğinin derinleştirilmesi amacıyla atılabilecek adımlar ele alındı ve ikili ilişkiler üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu.
ABD/İsrail-İran Savaşı başta olmak üzere bölgesel ve küresel gelişmelerin ele alındığı görüşmelerde, terörle mücadele, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretine karşı mücadele konularına da değinildi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya konuşan Kemalvendi, Grossi'nin İran'ın nükleer faaliyetleri hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.
Kemalvendi, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı'na (Rafael Mariano Grossi) güvenimiz yok. Ancak Başkan, kendi yaklaşımında köklü bir değişikliğe gitmek isterse durum farklı olabilir. O, profesyonel bir çalışma yürütmekten çok siyasi hesaplar peşinde koşuyor. Açıklamaları da siyasi nitelikte." dedi.
Düşmanın saldırgan eylemlerini tamamlamak amacıyla bilgi elde etmeye çalıştığını öne süren Kemalvendi, bu koşullarda, nükleer tesislere ilişkin bilgilerin korunmasının özel önem taşıdığını belirtti.
Kemalvendi, UAEA’nın raporları ile Grossi’nin açıklama ve röportajlarının Avrupa ülkeleri, ABD ve özellikle İsrail’in İran’a yönelik siyasi baskılarına zemin hazırladığını savundu.
Grossi’nin görevini profesyonel şekilde yerine getirmediğini ileri süren Kemalvendi, UAEA Başkanının kurumu İsrail ve ABD’nin kontrolüne vermeye çalıştığını iddia etti.
İran'ın UAEA ile mevcut ilişkilerini, kurumun eski Başkanı Yukiya Amano dönemindeki ilişkilerle karşılaştıran Kemalvendi, Amano döneminde de İran ile UAEA arasında geniş kapsamlı temaslar bulunduğunu ancak dönemin başkanının sürekli röportaj vererek İran’a yönelik suçlamalarda bulunmadığını söyledi.
Kemalvendi, "Bizim söylediğimiz, UAEA’nın kendi konumuna, yani siyasi değil profesyonel ve teknik çalışmalar yürüttüğü konumuna dönmesi gerektiğidir." dedi.
UAEA Başkanı Grossi geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, İran'daki nükleer tesislerin durumu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını belirtmişti.
Grossi, "Bu raporlama döneminde Ajans, İran'dan beyan edilmiş nükleer malzeme veya tesislerin durumuna ilişkin hiçbir bilgi almadı ve sahada doğrulama faaliyeti yürütmek üzere bu tesislerin hiçbirine erişemedi." ifadelerini kullanmıştı.
UAEA Yönetim Kurulu, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin gerekli bilgi ve erişimi sağlamadığı gerekçesiyle ülkenin nükleer dosyasının Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine (BMGK) ve BM Genel Kuruluna sevk edilmesini öngören kararı kabul etmişti.
Bakan Lavrov, Yekaterinburg şehrinde düzenlenen Uluslararası Gençlik Festivali'ne katıldı.
Festivalde konuşan Lavrov, Ukrayna krizinin çözümüne yönelik müzakerelerin yeniden başlatılması ihtimaline ilişkin, "Müzakereler konusunda teklifler bekleyeceğiz. Ancak büyük beklentilerimiz yok. Hem ikili hem de üçlü formattaki müzakerelere hazırız. Müzakerelerden hiçbir zaman vazgeçmedik." ifadelerini kullandı.
Sergey Lavrov, müzakerelerin taraflar için uygun olan herhangi bir ülkede gerçekleştirilebileceğini söyledi.
Ukrayna krizinin temel nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini belirten Lavrov, Ukrayna konusunda belirledikleri hedeflerin bunu öngördüğünü kaydetti.
Lavrov, ABD ile temas halinde olduklarını dile getirerek, "Amerikalı meslektaşlarımız ikili diyaloğu yeniden başlatmayı teklif ediyor. Biz ayrıca temasları sürdürüyoruz. Ancak kapsamlı bir diyalog için ilişkilerin iyileştirilmesi gerekiyor." diye konuştu.
"Avrupalılarla güvenlik konusunda anlaşma yapmayacağız"
Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya askeri birlik konuşlandırmayı planladığına dikkati çeken Lavrov, "Bu, Avrupa'nın hibrit değil, doğrudan savaş ilan etmesi anlamına gelecek." dedi.
Lavrov, Rusya'nın Avrupa ile güvenlik konusunda anlaşması ihtimaline dair ise "Avrupalılarla devletin güvenliğiyle ilgili konularda herhangi bir anlaşma yapmayacağız." ifadelerini kullandı.
Avrupa'nın Rusya ile ilişkileri kopardığını belirten Lavrov, "Avrupa ülkelerinden biri bizimle ciddi diyalog kurmak istediğinde dinleyeceğiz, ancak kucağa atlamayacağız." şeklinde konuştu.
"Herhangi bir silahın uzayda konuşlandırılmasına karşıyız"
ABD’nin uzaya silah konuşlandırmasını değerlendiren Lavrov, "Nükleer silah dahil herhangi bir silahın uzayda konuşlandırılmasına karşı olduğumuzu söylüyoruz. Amerikalılar bunu istemiyor. Bu, iyi olmayan bir müzakere pozisyonu. Ancak biz olduğumuz yerdeyiz." dedi.
Lavrov, Rusya ile ABD arasında silahların kontrolüne ilişkin yeni bir anlaşma konusunda diyalog için zaman geldiğini söyledi.
"Erivan'ın AB konusunda karar alması gerekiyor"
Bakan Lavrov, Ermenistan'ın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik eğilimine değinerek, "Erivan'ın bu konuda karar alması gerekiyor. Eğer üyelik süreci başladıysa, Ermenistan'ın AB'ye üyelik hazırlığını finanse etmek istemiyoruz." ifadelerini kullandı.
Türkiye ve Sırbistan’dan örnek veren Lavrov, AB'nin Erivan'ı üyelik konusunda kandırabileceği öngörüsünde bulundu.
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezinin (ÖSYM) internet sitesinden yapılan duyuruya göre, bugün başlayan başvurular, 24 Eylül'e kadar sürecek. Doktoralı diş hekimi olup uzman olmaya hak kazanmak isteyen adayların da DUS'a girmeleri gerekecek.
Adaylar başvurularını ÖSYM Başvuru Merkezleri, https://ais.osym.gov.tr veya ÖSYM Aday İşlemleri mobil uygulamasından yapabilecek.
Sınavlara ilişkin ayrıntılı bilgiye, 2026-DUS 2. Dönem Başvuru Kılavuzu ile 2026-STS Diş Hekimliği 2. Dönem Başvuru Kılavuzu'ndan ulaşılabilecek.
Devrik Esed rejimi döneminde muhalifler ile göstericilerin yargılandığı tartışmalı Terörle Mücadele Mahkemesi, Meclisteki oylamanın ardından yasal olarak kapatıldı.
Suriye'de 2011 yılında lağvedilen Yüksek Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin yerine istisnai bir alternatif olarak hayata geçirilen yapı, 26 Temmuz 2012 tarihli ve 22 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile faaliyete geçmişti.
Geniş yetkilerle donatılan ve "Terörle Mücadele Mahkemesi" olarak bilinen bu kurum, faaliyette olduğu dönem boyunca barışçıl göstericilerin ve muhalif isimlerin yargılandığı ana merci haline gelmesi nedeniyle yoğun tepkilerin hedefi olmuştu.
Eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki'nin sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Bakırköy 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nce adliyenin konferans salonunda görülen duruşmaya, tutuklu sanık Nasuh Mahruki ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya çok sayıda izleyici de katıldı.
"BU PAYLAŞIM NETİCESİNDE BİR İNFİAL OLUŞTUĞUNA DAİR BİR TESPİT YOKTUR"
Duruşmada savunma yapan sanık Mahruki, yaptığı paylaşımın suç unsuru oluşturmadığını iddia ederek, "571 bin takipçimin olması suç mu? Ben burada herhangi bir suçlama görmüyorum. İddianamede, 15 Temmuz hain darbe girişimini oyun olarak tanımladığım söyleniyor. Bu paylaşım neticesinde bir infial oluştuğuna dair bir tespit yoktur. Benim paylaşımım içerisinde ve savunmamda tiyatro kelimesi geçmiyor ama evraklarda böyle dediğim yazıyor. Ben kendimi nasıl savunabilirim? Paylaşımım içerisinde bir oyun yada tiyatro kelimesi geçmiyor. Ben 15 Temmuza tiyatro demedim, CHP milletvekilleri bu hain darbe girişimine 'tiyatro' dediler ve tutuklanmadılar. Ben 15 Temmuz'a tiyatro demedim, diyemem de, çünkü değil. Buna rağmen 63 gündür tutukluyum" ifadelerini kullandı. Savunma yapan sanık avukatları, atılan tweetin bir suç unsuru oluşturmadığını belirterek, Mahruki'nin tahliyesini talep etti.
MÜTALAADA 4 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ
Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı sanık Mahruki'nin, ‘basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Son sözü sorulan Sanık Mahruki, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek tahliyesini talep etti.
1 YIL 3 AY HAPİS CEZASINA ÇARPTIRILAN MAHRUKİ, TAHLİYE EDİLDİ
Alınan savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme, sanık Nasuh Mahruki'nin ‘basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme, bu cezada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek, Mahruki'nin tahliyesine karar verdi.
İddianameden:
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki ‘şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir. Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı. Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı
İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.
4 YIL 6 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ
Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında ‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada’nın AB’nin ilk ortak üyesi ) olması için çalışmak istediğini bildirdi.
Von der Leyen, Strazburg’da düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulunda yaptığı yıllık "Birliğin Durumu" konuşmasında, AB ve Kanada arasındaki ilişkilere değindi.
HEDEF KRİTİK MADDENLER Mİ?
Kanada Başbakanı Mark Carney’nin de katıldığı oturumda, kendisinin varlığının, Avrupa ile Kanada halkları arasındaki kalıcı dostluğun simgesi olduğunu ifade eden von der Leyen, AB ile Kanada arasındaki Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) sayesinde mal ticaretinin 10 yıldan kısa sürede yüzde 75 arttığına dikkati çekti.
Ursula von der Leyen, tarafların yapay zeka, iklim değişikliği, Arktik, jeopolitik, savunma, kritik ham maddeler ve tedarik zincirleri gibi konularda ortak bir yaklaşıma sahip olduğunu kaydetti.
AB ile Kanada arasında ortak refah ve ekonomik güvenlik alanı oluşturulmasını, akıllı üretim ve teknoloji ittifakı kurulmasını, savunma sanayisi altyapılarının bütünleştirilmesini ve Arktik’in ortak bir amiral proje haline getirilmesini hedeflediklerini aktaran von der Leyen, enerji, kritik mineraller, bataryalar, yapay zeka, kuantum, siber güvenlik ve ekonomik güvenlik alanlarında da işbirliğini ilerletmek istediklerini belirtti.
Von der Leyen, Carney'e hitap ederek, "Bu nedenle Kanada’nın Avrupa Birliği’nin ilk ortak üyesi olmasının kapısını açmak için sizinle çalışmak istiyorum." ifadesini kullandı.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ağustos ayına ilişkin KFE ve Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) verilerini açıkladı.
Türkiye'deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan KFE (2023=100), ağustosta bir önceki aya göre yüzde 0,9 artarak 236,8 seviyesinde gerçekleşti.
Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23 artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 6,5 azaldı.
KFE ağustosta aylık bazda İstanbul'da yüzde 1,9, Ankara’da yüzde 1,5 ve İzmir’de yüzde 2,7 artış gösterdi.
Endeks değerleri ağustosta yıllık bazda İstanbul'da yüzde 26,3, Ankara'da yüzde 24,8 ve İzmir’de yüzde 23,3 arttı.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık konut fiyat endeksi değişimleri incelendiğinde, ağustos ayında en yüksek yıllık artış yüzde 27 ile Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari, Muş bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 13 ile Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde gözlendi.
Ağustos ayında bir önceki aya göre yüzde 2,3 artan YKKE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 26,4 yükselirken reel olarak yüzde 3,9 azaldı.
YKKE, ağustosta İstanbul'da yüzde 4,9, Ankara’da yüzde 2,6 ve İzmir’de yüzde 5,4 artış kaydetti.
Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul'da yüzde 34,5, Ankara'da yüzde 28,3 ve İzmir’de yüzde 25,5 artış kaydetti.
İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflamasına göre bölgelerin yıllık yeni kiracı kira endeksi değişimleri incelendiğinde, ağustosta en yüksek yıllık artış yüzde 34,5 ile İstanbul bölgesinde, en düşük yıllık artış ise yüzde 17,3 ile Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde görüldü.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, görüşmeye ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.
Okonjo-Iweala ile bir araya geldiklerini kaydeden Kurum, "Yeşil dönüşümün küresel ticaret üzerindeki etkilerini, sürdürülebilir değer zincirlerinin geliştirilmesine yönelik fırsatları ve ağustos ayında uygulamaya aldığımız Emisyon Ticaret Sistemini ele aldık." ifadelerini kullandı.
Kurum, COP31'de DTÖ ile geliştirebilecekleri işbirliği alanlarını değerlendirdiklerini kaydederek, "Bu kapsamda, 13 Kasım’da DTÖ işbirliğiyle düzenleyeceğimiz Finans ve Ticaret Günü'nün; iklim, ticaret, finans ve yatırım başlıklarını somut adımlarla buluşturmasını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Kurum, IFRC Genel Sekreteri Chapagain ile Cenevre'de bir araya geldi
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum, görüşmeye ilişkin NSosyal hesabından paylaşımda bulundu.
Jagan Chapagain ile Cenevre’de bir araya geldiklerini belirten Kurum, şu ifadeleri kullandı:
“Görüşmemizde Türkiye ile Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) arasındaki köklü işbirliğini güçlendirme imkanlarını, Gazze’de acil ihtiyaçların karşılanmasının yanı sıra önümüzdeki dönemde bölgedeki toparlanma sürecinde atabileceğimiz ortak adımları değerlendirdik. İstanbul’da kurulması planlanan İnsani Lojistik Merkezi’nin hayata geçirilmesi için yürütülecek çalışmaları, Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31 kapsamında yürütülebilecek somut projeleri ve iklim eyleminin insani boyutunu ele aldık.”
Kurum, küresel insani krizlere karşı uluslararası dayanışmayı ve saha kapasitemizi artıracak adımları atmayı sürdüreceklerini de kaydetti.
Von der Leyen, Strazburg'da düzenlenen Avrupa Parlamentosu'nun (AP) genel kurul oturumundaki "Birliğin Durumu" konuşmasında, AB'nin uluslararası ticaret ve bağlantı projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Avrupa'nın refah ve güvenliğinin sadece kendi sınırları içinde inşa edilemeyeceğini belirten von der Leyen, AB'nin bu yıl Hindistan, Mercosur ülkeleri, Meksika, Avustralya ve Endonezya ile serbest ticaret anlaşmaları imzaladığını anımsattı.
AB'nin 80'den fazla ülkeyle ticaret anlaşması bulunduğuna dikkati çeken von der Leyen, birliğin bu alanda dünyadaki diğer aktörlerden daha geniş bir anlaşma ağına sahip olduğunu ifade etti.
AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, "Bugün yeni bir uluslararası bağlantı projesini duyurmak istiyorum. Orta Koridor olarak adlandırdığımız bu proje, Güney Kafkasya ve Orta Asya'yı doğrudan Avrupa pazarına bağlayacak. Küresel Geçit aracılığıyla 12 milyar avroya kadar kamu ve özel sektör yatırımını harekete geçirmeyi hedefleyeceğiz. Amacımız güzergahları çeşitlendirmek, ticaret akışını üç katına çıkarmak ve 2030'a kadar yüklerin transit süresini önemli ölçüde azaltmak." değerlendirmesinde bulundu.
Von der Leyen, projenin hayata geçirilmesi amacıyla Bulgaristan Başbakanı ile Bölgesel Bağlantı Zirvesi düzenleyeceklerini sözlerine ekledi.
Orta Koridor, Çin ve Orta Asya'yı Hazar Denizi, Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayan uluslararası ticaret güzergahı olarak biliniyor.
Güzergah, tarihi İpek Yolu'nun modern ulaşım ağlarıyla yeniden canlandırılmasını hedefliyor.
FNSS'den yapılan açıklamaya göre, PT Pindad ve Endonezya Savunma Bakanlığı arasında imzalanan sözleşmeyi takiben, PT Pindad ile FNSS arasında imzalanan KAPLAN Zırhlı Personel Taşıyıcı (KAPLAN ZPT) Geliştirme ve Üretim Sözleşmesi kapsamında ilk KAPLAN ZPT (HARIMAU APC) FNSS tesislerinde üretildi.
Aracın ön kabul testleri ise PT Pindad’ın katılımı ile Türkiye'de başarıyla gerçekleştirildi. Aracın Endonezya’ya sevkiyatı sonrasında son kullanıcı ile birlikte nihai kabul testleri gerçekleştirilecek. Endonezya’da, PT Pindad tesislerinde üretilecek olan ikinci aracın üretim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülüyor.
KAPLAN MT (HARIMAU) Projesi’nde yakalanan başarının devamı niteliğindeki KAPLAN ZPT Projesi, FNSS’nin teknoloji transferi ve yerel üretim alanlarındaki tecrübesini ve başarısını bir kez daha ortaya koydu.
KAPLAN ZPT, geleceğin muharebe sahası gereksinimlerini karşılamak üzere FNSS tarafından tasarlanan bir zırhlı personel taşıyıcı olarak FNSS KAPLAN Paletli Zırhlı Araç Ailesi arasında yerini alacak. KAPLAN ZPT’nin tasarım mimarisi, gelişmiş balistik koruma, sınıfının en iyisi mayın koruma sistemleri ve ateş gücü ile muharebe sahasında üstün bir beka kabiliyeti sağlaması hedefleniyor.
Sınıfının en hızlısı
Araç, nişancı, sürücü ve komutan dahil olmak üzere toplam 13 personeli taşıma kapasitesine sahip bulunuyor.
Asfalt/stabilize yollarda veya engebeli arazi koşullarında yüksek hızda hareket edebilen araç, her türlü arazi ve iklim koşulunda operasyon yapabilecek.
Araç, Muharebe Yönetim Sistemi ve mürettebat için hem gündüz hem de gece görüşü sağlayan 360 derece durumsal farkındalık kameraları gibi farklı görev ekipmanlarının kolay entegrasyonuna izin veren açık mimarili bir araç elektroniği altyapısı barındıracak.
KAPLAN ZPT, muharebe sahasının değişen tehditlerine karşı eşsiz bir çözüm sunmak üzere modüler beka sistemleri ile donatılacak, muharebe sahasında balistik ve mayın tehditlerine karşı koruma sağlayacak. KAPLAN ZPT yüksek personel taşıma kapasitesinin yanı sıra sınıfının en hızlı aracı olarak tasarlanacak. KAPLAN ZPT ayrıca kullanıcı isterlerine bağlı olarak, tanksavar füzeleri ve roket güdümlü el bombalarına karşı aktif koruma sistemi seçeneği ile de sunulabilecek.
Modüler tasarımla farklı görevlerin üstesinden gelecek
Araç, insanlı veya insansız kule sistemleri için olası entegrasyon seçenekleri ile tasarlanacak. 30 veya 35 mm gibi hafif ve orta kalibrelerin yanı sıra 120 mm havan ve güdümlü tanksavar kuleleri ve silah sistemleri ile donatılabilen modüler bir araç olarak görev yapacak.
Modüler tasarım, KAPLAN ZPT'nin mekanize piyade, keşif, komuta kontrol, kuvvet koruma, tıbbi tahliye, kurtarma, istihkam, kayar köprü ve doğrudan veya dolaylı ateş desteği gibi çok çeşitli görevleri yerine getirmek üzere yapılandırılmasına olanak tanıyacak
Araçta FNSS tarafından Türk Deniz Kuvvetleri Deniz Piyade Tugayı hizmetine sunulan Zırhlı Amfibi Hücum Aracı (ZAHA), KAPLAN MT ve ZPTP paletli araç ailesinin diğer araç konfigürasyonları ile büyük oranda ortak parça ve alt sistemler kullanılacak olması KAPLAN ZPT için önemli bir avantaj olacak.
Filistin Esirler Cemiyeti, Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti ile Zamir Esirleri Koruma Kurumu tarafından konuya ilişkin ortak açıklama yapıldı.
Gözaltılar ve kötüleşen hapishane koşullarının gölgesinde Eylül 2026 itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinlilerin sayısının 9 bin 350'ye yaklaştığı aktarılan açıklamada, kadın esirlerin sayısının 90'a ulaştığı kaydedildi.
Açıklamada, Ofer ve Megiddo hapishanelerinde 350 çocuğun "idari tutuklu" olduğu, toplam idari tutuklu sayısının ise kadınlar ve çocuklar dahil 3 bin 176’yı geçtiği ifade edildi.
İsrail'in "yasa dışı savaşçılar" olarak sınıflandırdığı tutukluların sayısının, cezaevi idaresi verilerine göre 1393 olduğu ancak askeri kamplarda tutulanların bu sayıya dahil edilmediği vurgulanan açıklamada, hasta esirlerin durumunun kötüleştiği konusunda uyarıda bulunuldu.
Filistinli ve İsrailli insan hakları örgütlerine göre, İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular işkence, açlık ve tıbbi ihmale maruz kalırken, bu koşullar onlarca kişinin hayatını kaybetmesine yol açıyor.
İsrail'in "idari tutukluluk" uygulaması
"İdari tutukluluk" uygulaması, İsrail’in, işgal ettiği topraklardaki Filistinlileri, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin tutuklaması anlamına geliyor.
Filistinliler, haklarındaki suçlamayı öğrenemeden ve kendilerini savunma hakkından mahrum bırakarak 6 aya kadar hapse atılabiliyor.
Bu süreden sonra askeri mahkemeye sevk edilen ancak suçlamalardan habersiz bir Filistinlinin tutukluluk süresi 5 yıla kadar defalarca uzatılabiliyor.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Miliband, eski bakan Rory Stewart ve eski Başbakan Tony Blair'in basın danışmanı Alastair Campbell'in hazırladığı "The Rest is Politics" podcast yayınına konuk oldu.
İngiltere'nin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağı kararını açıklarken "etnik temizlik" ve "savaş suçları" ifadelerini kullanan Miliband, bu tanımlamaları yaparken kendisi gibi Yahudi olan ve Nazi toplama kamplarında babasıyla birlikte 60 akrabasını kaybeden annesinin Filistin konusundaki düşüncelerinden etkilendiğini anlattı.
Ed Miliband, "Bu açıklamayı yaparken çok düşündüm. Ne söylemeliyim, ne söylememeliyim, ne kadar ileriye gitmeliyim düşüncesiyle konuşmamla boğuştum. Annem olsa ne söylerdi diye düşündüm. Annem, 'Filistinlilerin yaşadıklarına bak. Bu zavallı insanların neler yaşadığına bak. Bunlar yanlış ve sen de bunu söylemelisin' derdi." ifadelerini kullandı.
İsrail'le ilişkileri güçlendirmek istediklerini de kaydeden Miliband, "Yapmak istediğimiz şey işgalin yasadışı olduğunu göstermektir." diye konuştu.
Hükümetin aldığı ticareti yasaklama kararını savunan Miliband, "Bu yaptırımlar kesinlikle işe yarayacak mı? Kesinlikle yarayacağını söyleyemem. Diğer uluslararası ortaklarımız da harekete geçmişken başarılı olma şansı var mı? Belki var. Buradaki niyetimiz de bu." dedi.
"Gazze için daha fazlasını yapamamanın hayal kırıklığını yaşıyorum"
Gazze'deki insani durumu "tarif edilemez derecede korkunç" olarak niteleyen Miliband, "Sözde çift kullanımlı mallara silah yapılabileceği gerekçesiyle uygulanan kısıtlamayla tamamen masum ürünlerin bölgeye girişi engelleniyor. Bu tamamen kasıtlı bir stratejiye benziyor. Gelecek hafta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Ürdün'le birlikte bir konferans düzenleyerek Gazze'deki sağlık ve insani duruma dikkati çekeceğiz." değerlendirmesini yaptı.
Bakan Miliband, "Gazze için daha fazlasını yapamamanın hayal kırıklığını yaşıyorum. Gazze'ye yardım etme ihtimali oluşturmak için insani yardım hareketi başlattık. Daha fazlasını yapmak istedik, uluslararası insancıl hukukun ihlalleri nedeniyle yaptırımlar uyguladık. İsrail bölgeyi büyük oranda kontrol ediyor. 20 maddelik barış planı uygulanmıyor. Sahadaki durum korkunç." dedi.
İsrailli yetkililerin açıklamalarının yalnızca direnişçileri öldürme değil, tüm Gazze halkını yerinden etme mesajı taşıdığını da vurgulayan Miliband, 7 Ekim 2023 sonrası Gazze'de yaşananları hiçbir şeyin meşrulaştıramayacağının altını çizdi.
Ed Miliband, Gazze'de ilan edilen ateşkesin ardından 1200 Filistinlinin öldürüldüğünü de hatırlattı.
"Uluslararası toplum işgal devam ettikçe sessiz kalmayacak"
İsrail'de gelecek ay yapılacak seçimler öncesi İsrail halkına mesaj vermek istediklerini söyleyen Miliband, "Uluslararası toplum işgal devam ettikçe sessiz kalmayacak. Yerleşimci şiddeti ve terörizmiyle iki devletli çözümü ortadan kaldırma girişimlerine karşı pes etmeyeceğiz. İsrail'in güvenliği iki devletli çözümde. Bence (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu İsrail'i daha güvenli değil daha güvensiz hale getiriyor." ifadelerini kullandı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Miliband, iki devletli çözüm olmadan istikrarlı bir Orta Doğu olamayacağını savunup, Gazze ve Batı Şeria'da yaşananlar karşısında dünyadaki insanların büyük bir rahatsızlık duyduğuna vurgu yaparak, "İsrail hükümeti dostlarını kaybediyor. Müttefik kazanmıyor. Müttefiklerini kaybetti. Tüm dünyada kaybediyor. Gazze ve Batı Şeria'da yaşananlar tüm dünyada insanları harekete geçirdi." diye konuştu.
ABD ile son dönemde yaşanan gerilimli ilişkilere değinen Miliband, ABD ile ittifakın önemli olduğunu, ancak Avrupa Birliği ve orta ölçekli güçlerle ilişkilerin de değişen dünyada İngiltere açısından önemli olduğunu vurguladı.
Miliband, Hürmüz Boğazı'nın açılmasının öncelikli diplomatik hedef olduğuna dikkati çekerek "Dışişleri Bakanı olarak halkın karşı karşıya olduğu hayat pahalılığıyla mücadele etmem gerek. Bunun en büyük nedenlerinden biri ise Hürmüz Boğazı'nın kapalı olmasıdır." dedi.
İngiltere, 11 ülkeyle birlikte 8 Eylül'de işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticaret yasağı uygulama kararı açıklamıştı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Bakan Fidan'ın, İranlı mevkidaşı Erakçi ile yaptığı telefon görüşmesinde, yaşanan son saldırılar çerçevesinde güncel gelişmeler ve devam eden müzakereler ele alındı.
Politico'nun yaptığı ankette, son günlerde yapay zekanın insanlığı yok edip edemeyeceğine ilişkin yürütülen tartışmalar ışığında ABD'lilerin görüşleri soruldu.
Ankete katılanların üçte biri, yapay zekanın insanlığı yok edebileceğine ilişkin riskin "orta seviyede" olduğu yönünde görüş bildirirken, yüzde 17'si bu riskin "neredeyse kesin", yüzde 20'si ise "ciddi derecede yüksek" olduğunu belirtti.
Ankette ayrıca katılımcıların siyasi görüşlerine göre bu riski değerlendirmeleri de incelendi.
ABD'de 2024'te düzenlenen seçimlerde Demokrat aday Kamala Harris'e oy verenlerin yüzde 70'i bu riski "ortalama seviyede" olarak nitelendirirken, bu oran Trump'a oy verenler arasında yüzde 60 olarak gerçekleşti.
Katılımcıların yüzde 48'i yapay zeka geliştirilmesinin durdurulmasından yana
Ankete göre, katılımcıların yüzde 48'i yapay zekanın "yeterince iyi bir seviyeye ulaştığını" ve riskleri azaltmak için geliştirilmesinin askıya alınması gerektiğini belirtirken, yüzde 31'i gelişmiş yapay zekanın önemli faydalar sağlayabileceği gerekçesiyle geliştirme çalışmalarının sürdürülmesinden yana olduğunu ifade etti.
Harris seçmenlerinin yüzde 58'i geliştirme çalışmalarının askıya alınmasını desteklerken, Trump seçmenlerinin yüzde 44'ü bu görüşe katılıyor.
Katılımcıların yaklaşık yarısı yapay zeka şirketlerinin yöneticilerinin, bu teknolojinin nihayetinde insanlığı yok edebileceği yönündeki uyarılarına samimiyetle inandıklarını belirtti.
Buna karşılık, yüzde 26'sı bu tür açıklamaların, yapay zeka ürünlerini daha güçlü veya önemli göstermek amacıyla yapılan bir pazarlama stratejisi olduğunu söyledi.
Anket, Londra merkezli "Public First" aracılığıyla 13-15 Eylül'de 2 bin 64 ABD'li yetişkinle internet üzerinden yapıldı.
Yapay zekanın gelişme hızının yavaşlatılmasına ilişkin tartışmalar sürüyor
ABD'de yapay zekanın hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, bu teknolojinin tehlikeli boyuta ulaşmasından önce gelişiminin yavaşlatılmasına yönelik çağrılar son günlerde yoğunlaştı.
Anthropic CEO'su Dario Amodei, OpenAI CEO'su Sam Altman ve Tesla ve SpaceX'in CEO'su Elon Musk'ın da aralarında bulunduğu teknoloji sektörünün önde gelen isimleri, yapay zeka geliştirme çalışmalarının yavaşlatılması yönünde çağrı yapmıştı.
Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, yapay zekanın geliştirilmesini yavaşlatacak yeni düzenlemeler yerine inovasyonu teşvik eden bir yaklaşım benimsiyor.
Trump, yapay zeka teknolojisinin kontrolden çıkması yönünde "hastalıklı bir komplo yürütüldüğünü" ileri sürmüş, ayrıca bu alandaki çalışmaların yavaşlatılmasının Çin'e avantaj sağlayacağını savunmuştu.
Ukrayna ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Rus ordusuna ait hedeflere yönelik bu gece saldırılar gerçekleştirildiği belirtildi.
Kırım'da yer alan Saki Askeri Havaalanı'nda konuşlu bir Su-24 tipi savaş uçağının da hedef alındığı aktarılan açıklamada, "Hasarın boyutu açıklığa kavuşturuluyor." ifadesi kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, Ukrayna'nın Donetsk, Luhansk ve Zaporijya bölgelerinde Rusya'nın kontrolündeki noktalarda bulunan insansız hava araçları (İHA) merkezleri, mühimmat ve yakıt deposu gibi hedeflere de saldırıların düzenlendiği kaydedildi.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, BloombergHT ve HaberTürk ortak yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Orta Vadeli Program'ın (OVP) kamu açısından bir politika taahhüdü içerdiğini, özel sektör açısından ise daha çok bir yol haritası ve rehber niteliğinde olduğunu vurgulayan Şimşek, "Temel hedefimiz dezenflasyondur. Dezenflasyon var. Arzuladığımız hızda mı, değil. Bir sürü iç ve dış faktör var. Özellikle bu aralar dış faktörler ön planda." dedi.
Dünyada bir enerji şoku yaşandığını, ayrıca bütün emtia fiyatlarında da ciddi artış olduğunu dile getiren Şimşek, bunun Türkiye'de de dünyada da enflasyonu olumsuz etkilediğini söyledi.
"OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir"
Şimşek, OVP hedeflerine değinerek, şöyle konuştu:
"OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Neden? Çünkü o, önemli ölçüde kamunun kontrolündedir. Gelirler değil ama giderler kamunun kontrolündedir. 2023'te biz bütçe açığı olarak yüzde 6,4'lük bir hedef koymuşuz, daha iyi bir performans göstermişiz, yüzde 5,1. 2024'te yüzde 6,4'lük bir hedef koymuşuz yüzde 4,7 ile çok daha iyi bir performans göstermişiz. 2025'te hedeften çok daha iyi bir performans sergilemişiz. Geçen sene bütçe açığını yüzde 2,9'a düşürmüşüz. Bize benzer ülkelerin ortalaması yüzde 5,9. Yani biz, bize benzer ülkelerin yarısı kadar bile açık vermemişiz. 2026'da eşel mobil sistemini uyguluyoruz. Şimdiye kadar gelirden ciddi feragat ettik. Türkiye ekonomisi dış şokların etkisiyle biraz daha yavaş gidiyor. Buna rağmen 2026 için yüzde 3,5'lik bütçe açığı hedefimiz vardı. Biz yüzde 3,5 değil, yüzde 3,1'lik performans göstereceğimizi söylüyoruz."
Geçen seneki OVP'de 2026 yılı için yüzde 3,8'lik büyüme öngörüldüğünü, yurt dışındaki bu kadar şoka rağmen büyümenin bu sene yüzde 3,3 civarı olmasını beklediklerini aktaran Şimşek, "Yaşanan şoka oranla buradaki sapma çok ciddi boyutlarda değil. Burada tutmayan net bir hedef var, o da enflasyon hedefi. Kısmen savaşın etkisi var ama Türkiye'de belli ki enflasyonda bizim öngördüğümüzden veya modelin öngördüğünden daha fazla atalet ve katılık var. Bu bir sorun tabii. O zaman daha çok zamana ihtiyaç var. Nitekim hedefler de bu çerçevede revize edildi." değerlendirmesinde bulundu.
"OVP hedefleri büyük oranda tutuyor"
OVP sayesinde birçok hedefin başarıldığına işaret eden Şimşek, kur korumalı mevduatın sona erdiğini, rezervleri endişe kaynağı olmaktan çıkardıklarını, mali disiplini tesis etme hedeflerini gerçekleştirdiklerini, büyümenin de dünyaya oranla makul olduğunu bildirdi.
Şimşek, "OVP hedeflerinin tutmadığı" yönündeki eleştirilere şu yanıtı verdi:
“OVP hedeflerinin tutmadığı yaklaşımı doğru değil, hedefler büyük oranda tutuyor. Hedeflerin bir kısmı niteliksel, bir kısmı sayısal hedeflerdir. Zaten bütün dünyada tam olarak mükemmel bir şekilde tutturulması söz konusu değil. Önemli olan yöndür ve yönde de bir değişiklik yoktur.”
"Enflasyon artış oranında ciddi yavaşlama var"
Dezenflasyonun 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladığını anımsatan Şimşek, "Bu sene savaş etkisi arındırılırsa çok büyük ihtimalle enflasyon yüzde 20-22 arası bir noktada olurdu. Geçen sene yüzde 31 civarıydı, bir önceki sene 44, daha önceki sene yüzde 65. Dolayısıyla, enflasyon artış oranında ciddi yavaşlama var. Bu da aslında programın sonuç verdiğini ortaya koyuyor. Sadece belki başlangıçta öngördüğümüz zaman çerçevesi bir miktar daha uzayacak." dedi.
Ölçüm metodolojisinin EUROSTAT'ta neyse Türkiye'de de öyle olduğunu belirten Şimşek, Türkiye İstatistik Kurumunun uluslararası normlarda veri ürettiğini söyledi.
"Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz"
Şimşek, dezenflasyon sürecine ilişkin şu mesajları verdi:
"Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimiz. Biz seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Çünkü dezenflasyon gelir dağılımını iyileştiriyor. Dezenflasyon demek hayat pahalılığıyla mücadele demek. Zaten vatandaşımız bunu istiyor. Dolayısıyla sürdürülebilir yüksek büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var. Seçim sonuçlarını etkileyecek en önemli faktör dezenflasyonun devam etmesidir. Vatandaşın çok daha güçlü şekilde hissettiği çerçevede enflasyonun yavaşlamasıdır. Onun için bu programın ana hedefi fiyat istikrarıdır. Bu konuda maliye politikası ve diğer alanlarda en güçlü desteği verdik, vermeye devam edeceğiz. Ücretli kesimin en az enflasyon oranında alım gücünün korunması kadar değerli ve önemli bir şey yok. Bu bizim temel hedefimizdir. Biz her zaman memura, emekliye, ücretlimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik, vermeye de devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak."
"Tek yönlü piyasa varsa 'yönetilen kur rejimi' ile karşı karşıyasınız"
Türkiye'de normalde olması gerekenin "dalgalı kur rejimi" olduğunu vurgulayan Şimşek, bunun şokları absorbe etmeye, şoklara karşı doğru tepki vermeye zemin hazırladığını anlattı.
Şimşek, kur rejiminin günübirlik işlemesinin Merkez Bankasının uhdesinde olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
"Tek yönlü bir piyasa varsa o zaman 'yönetilen kur rejimi' ile karşı karşıyasınız. Uzun bir süredir çalkantılı dönemler hariç, genelde Türk lirasına rağbet var. Bırakırsanız piyasaya, Türk lirası o dönemlerde aşırı değerlenir. Yok eğer piyasada olursanız, onu da yönetmeniz gerekir. Şimdi şartlar bunu gerektiriyor. Aslında ideal olarak, enflasyonun tek hanelere doğru evrildiği bir ortamda, ihracatçıların zorunlu döviz satışı yükümlülüğü kaldırılarak daha esnek bir kur rejimine geçilebilir. Fakat henüz piyasada bu şartlar oluşmuş değil. Zamanı gelince bakarız. Ama kur tartışmaları bu ülkede her zaman olmuştur, yeni bir şey değildir. Kurla ilgili tartışmalar da baz yılınıza bağlı. 2010 yılını baz alın, 2010 eşittir 100 deyin. Hiçbir ölçümde şu anda reel kur 100'de değil, 100'ün altında. 2000 yılını baz alın, hangi veriyi ve seriyi kullanırsanız kullanın, reel kur 100'ün altında. Ama 2020'yi baz alırsanız reel kur 100'ün üstünde."
Rekabette dış talep etkisi
Şimşek, rekabet gücünü belirleyen faktörün sadece kur olmadığına dikkati çekerek, girdi maliyetlerinin önemli olduğunu bildirdi.
Orta Doğu kenara bırakılırsa rakiplere oranla sanayiye en ucuz doğal gazı ve elektriği Türkiye'nin verdiğini belirten Şimşek, diğer önemli faktörün de "dış talep" olduğunu ifade etti.
"Bu tartışmaları dış talepten bağımsız okursak yanlış okuruz." ifadesini kullanan Şimşek, şunları kaydetti:
"Orta Doğu bizim önemli bir pazarımız. Bu sene Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekonomileri küçülüyor. Avrupa Birliği'nde, Avro Bölgesi'nde büyüme çok uzun süredir yüzde 1-1,5 arası. Bu sene dünya yüzde 3 civarı büyüyecekken bizim ticaret ortaklarımız yüzde 1,5-1,6 büyüyecek. Bunun etkisini ortaya koymak yorumcular açısından zordur ama bu da etkilidir. Mesela ikinci Çin şoku önemli bir gelişmedir. 2000'li yılların başında Çin, Dünya Ticaret Örgütüne girdiğinde daha çok düşük katma değerli, orta-düşük veya düşük teknoloji ürünlerinde ciddi bir kırılma yaşandı. Şimdi gelinen noktada geçen seneki ticaret savaşı ile birlikte dünyada ikinci şoktan bahsediliyor. Çünkü ABD'nin yükselttiği gümrük vergilerine karşı Çin üretimi azaltmadı, kapasiteyi düşürmedi. Tam aksine Afrika'ya ihracatını dolar bazında yüzde 27 artırdı. Asya zaten kendi pazarı. Avrupa Birliği'ne yüzde 13-14 artış var. Bunlar bizim de pazarlarımız, biz de oralara mal satıyoruz. Dolayısıyla Çin etkisi burada yine dikkate alınmıyor."
Güneydoğu Asya ülkesi Filipinler'in güneyindeki "Müslüman Mindanao'da bulunan Bangsamoro Özerk Bölgesi'nde" (BARMM) düzenlenen parlamento seçimlerinin sonuçları ve etkileri merak ediliyor.
Bölgede 14 Eylül'de yapılan ve özerklik sonrası ilk olma özelliği taşıyan seçimlerde Bangsamoro Federalist Partisi (BFP) ve Birleşik Bangsamoro Adalet Partisi (UBJP) ilk iki sırada yer aldı.
Filipinler Seçim Komisyonu (COMELEC) verilerine göre 80 üyeli parlamentoda BFP 31, UBJP 30, BARMM Büyük Koalisyonu (BGC) 15 sandalye elde etti.
Seçime katılım oranı yaklaşık yüzde 80 olarak kayıtlara geçerken, yeni bölgesel parlamento geçici olarak görev yapan Bangsamoro Geçiş Otoritesi (BTA) parlamentosunun da yerini alacak.
Filipinler'in toplam nüfusunun yüzde 4'üne denk gelen 4,5 milyon kişinin yaşadığı "Müslüman Mindanao'da bulunan Bangsamoro Özerk Bölgesi'nde" bu seçimde özerklik sonrası halk demokratik iradesini ilk kez sandığa yansıttı.
Seçimde, BARMM'nin temel yasası kabul edilen Bangsamoro Kapsamlı Anlaşması (CAB) uyarınca bölge parlamentosu ilk kez doğrudan halkın tercihiyle belirlendi.
Uzmanlar, seçim sonuçlarının koalisyon hükümetine işaret ettiğini bildirdi.
Üç aktörün belirleyiciliği
Hindistan ve Endonezya nezdinde eski Avrupa Birliği (AB) Delegasyonu üyesi ve halihazırda Moro Barış Süreci Üçüncü Taraf İzleme Heyeti (TPMT) Başkanı Alman diplomat Heino Marius, AA muhabirine açıklamasında, Bangsamoro'daki ilk seçimlerin "iki büyük güç odağının ortaya çıkışına" sahne olduğunu kaydetti.
Marius, UBJP'nin "Filipinler yönetimiyle temel yasayı müzakere edip imzalayan Moro İslami Kurtuluş Cephesi'ni (MİKC)" temsil ettiğini ve BFP'nin de MİKC'de mevcut "ana liderlikten kopup ayrılan üst düzey ve etkili siyasetçileri" temsil ettiğini belirtti.
BARMM Büyük Koalisyonunun da bölgede "köklü siyasi ailelerin nüfuzunda" olduğunu kaydeden Marius, "Gelecekteki yeni Bangsamoro hükümetini bu üç aktör belirleyecek." ifadesini kullandı.
Seçimlerle bölge halkının ilk kez demokratik iradesini sandığa yansıttığına işaret eden Marius, "artık CAB marjında barış sürecinin siyasi aşamasının nihayete erdiğini" belirtti.
Hükümet kurulabilmesi için aranan 41 sandalye şartını "hiçbir partinin tek başına elde edemediğine" dikkati çeken Marius, koalisyon seçeneğine "zorunlu olarak yönelineceğini" söyledi.
Marius, "Ortak geçmiş göz önüne alındığında ideal olan UBJP ile BFP arasında koalisyon kurulması. UBJP'nin hükümette yer alması barış sürecinin sürekliliğini destekler." dedi.
Belirleyici rol "BGC"
Seçim öncesi son dönemde UBJP ile BFP arasında "ciddi güvensizlik yaşandığının fark edildiğini" dile getiren Marius, iki parti arasında bir uzlaşmanın "mümkün olup olmadığına dair haklı şüpheler bulunduğuna" da dikkati çekti.
Marius, "Yeni hükümetin kurulmasına ilişkin başlıca aktörler arasında müzakereler yapılması gerekecek. Bu senaryoda BGC, hükümetin kurulmasında belirleyici rol oynayan taraf olarak öne çıkabilir." ifadelerini kullandı.
"CAB olmasaydı" vurgusu
Barış sürecinde MİKC mensuplarının silahsızlandırılması, kampların dönüştürülmesi, bölgede özel silahlı grupların dağıtılması dahil normalleşme aşamasında "yapılacak daha çok iş bulunduğunu" kaydeden Marius, "Dolayısıyla barış süreci henüz tamamlanmaktan çok uzak." dedi.
Marius, BARMM'in geleceğinin "bölgedeki tüm siyasi aktörlerin ortak sorumluluğunda" olduğunu belirterek, "Barış anlaşması, Manila hükümeti dahil tüm paydaşlarca sadık kalınması gereken siyasi bir taahhüt. CAB olmasaydı, Bangsamoro bugün sahip olduğu bölgesel özerklik düzeyine ulaşamazdı. Bu husus unutulmamalı." ifadelerini kullandı.
Seçmenin mesajı "birlikte çalışmak"
Mindanao State Üniversitesinde Moro tarihi üzerine çalışmalar yürüten Profesör Tirmizy Abdullah da seçmenin, bölgedeki siyasi hareketlere yönetme yetkisi verdiğini ancak "hiçbir partiye sınırsız veya denetimsiz bir yetki tanımadığını" kaydetti.
Tirmizy, "Bangsamoro için BFP ve UBJP'nin birlikte çalışma ihtimali, sıradan seçim siyasetinin ötesinde bir anlam taşıyor. Tek başına çoğunluğun sağlanamamış olması başlı başına bir mesaj. Birbirinizle çalışmayı öğrenmelisiniz." dedi.
BFP ve UBJP liderlerinin, "CAB'a giden uzun mücadele ve müzakerenin bir parçası" olarak görüldüğüne dikkati çeken Tirmizy, sonuçların, siyasi anlaşmazlıkların bölünme yoluyla değil, diyalogla çözülebileceğini gösterme fırsatı sunduğunu savundu.
Tirmizy, "Aralarındaki siyasi farklılıklar mutlaka onarılamaz bir bölünme olarak görülmemeli. Aksine seçim, mücadelelerindeki yoldaşlık ilişkilerini demokratik siyasi aktörler olarak yeni bir ilişki biçimine dönüştürme fırsatı sunabilir." dedi.
Manila ile "yeni ilişkiler"
BARMM'deki yeni yönetimin, Filipinler merkezi yönetimiyle kurulacak ilişkilerde "bağımlılık veya siyasi boyun eğme üzerine değil, barış anlaşmasının sadakatle uygulanması temeline dayanması" politikasını izlemesi gerektiğini kaydeden Tirmizy, şunları söyledi:
“Eski savaşçılar artık, kendi kaderini tayin etme mücadelesinin silahlı çatışmalarla değil, demokratik kurumlar, siyasi diyalog, iyi yönetim ve barışçıl müzakereler yoluyla ileriye taşınabileceğini gösterme fırsatına sahipler. Bana göre bu, tarihi nitelikteki bu seçimin sonuçlarıyla verilebilecek en güçlü mesaj olacak.”
Sürecin kaderinde "aşiretler"
Brüksel merkezli Uluslararası Kriz Grubu (ICG) Filipinler kıdemli analisti Georgi Engelbrecht de seçim sonucunda koalisyonun büyük olasılıkla kurulacağını belirtti.
Engelbrecht, "Sonuç olarak, bir koalisyonun oluşmasını beklememiz gerekiyor. Asıl soru, buna kimin liderlik edeceği. Ortada çeşitli senaryolar var." değerlendirmesinde bulundu.
BFP, UBJP ve BGC olmak üzere üç partinin "bir çatı altında birleşebileceği" ya da BFP ile BGC'nin ya da UBJP ile BGC'nin ittifak kurabileceği ihtimallerini sıralayan Engelbrecht, "Gelecek haftalarda pazarlıklar yapılacak. Sürecin kaderinde kilit aktörler, BGC bünyesindeki aşiretler olabilir. Bu süreçte Manila'nın da rol oynaması muhtemel." dedi.
Engelbrecht, "üç siyasi partinin hükümette paylaşımlı şekilde görev alabilecekleri süreli yönetim" şeklinde tanımlanabilecek sürpriz bir senaryonun da yaşanabileceğini kaydetti.
Mesele "demokratik zemin"
George Mason Üniversitesi Çatışma Analizi ve Çözümü araştırmacısı ve Mindanao bölgesinde yaklaşık 20 yıldır kalkınma uzmanı olarak çalışan Haironesah Marquez Domado da seçim sonuçları açısından en önemli konunun meşruiyet olduğunu vurguladı.
Domado, "Temel mesele bölgede güvenilir ve barışçıl ortamın sağlanması. Sonuçların kabullenilmemesi durumunda işin gerçek bir şiddet olayına dönüşebilme ihtimali var. Siyasi dönüşüm sürecinin parçası olarak şu an en önemli husus, (tarafların) bölgede süren çatışma ortamını demokratik zemine taşıyabilmeleri." ifadelerini kullandı.
Fransa'da gelecek yıl düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimi için sosyal demokratlar ortak adaylarını ön seçimle belirleyecek.
Ulusal basındaki haberlere göre, sosyal demokratlar bloğunun ön seçim komisyonu 5 siyasetçinin ön seçim için adaylıklarının kabul edildiğini açıkladı.
Buna göre, Sosyalist Parti (PS) Genel Sekreteri Olivier Faure, PS Milletvekili Jerome Guedj, Sosyalist ve Cumhuriyetçi Sol Partinin kurucusu Emmanuel Maurel, merkez sol parti Place Publique Eş Başkanı Raphael Glucksmann ve sosyalistlerin 2007 seçimindeki eski cumhurbaşkanı adayı Segolene Royal sosyal demokratların ön seçiminde yarışacak.
Ön seçimde yarışmak için talep edilen koşulları karşılamasına rağmen şiddet uygulamakla suçlanan PS Milletvekili Philippe Brun'un ön seçim için adaylığı reddedildi.
Sosyal demokratların ön seçim sürecine katkı sağlayan partilerin üyeleri, 9-10 ve 16-17 Ekim tarihlerinde yapılacak 2 turlu ön seçimle bir platform üzerinden istedikleri bir adaya oy verebilecek.
Sürece dahil olan partilere üye olmayan ancak ön seçimde oy kullanmak isteyen vatandaşların ise 15 avro ödemesi gerekecek.
Brun, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, partisinin tedbir amacıyla ön seçim adaylığını askıya aldığını ve bu seçime katılmasının yasaklandığını bu sabah şaşkınlıkla öğrendiğini belirtti.
Ciddi bir hata yaptığı için işten çıkardığı eski bir çalışanının dün yerel saatle 23.50'de partisinin yönetimiyle iletişime geçerek suç teşkil edebilecek olayları rapor ettiğini öğrendiğini aktaran Brun, neyle suçlandığını ve söz konusu olayların ne olduğunu bilmediğini ifade etti.
Eski sosyalist Cumhurbaşkanı Hollande'ın 2027 seçimlerine katılıp katılmayacağı belirsiz
Öte yandan, PS Milletvekili ve eski Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'ın gelecek yıl düzenlenecek seçimde aday olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.
Hollande, dün akşam konuk olduğu Fransız BFMTV kanalında, "Fransızların büyük bir kısmının, cumhurbaşkanlığı seçimlerini beklediğini hissediyorum." dedi.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar ülkede sosyal ve mali kriz çıkma ihtimali konusunda endişelerini dile getiren Hollande, Fransızların karşılaştığı sorunlarla ilgili çözümlerden biri olarak görülürse ülkesinin hizmetinde olacağını kaydetti.
Fransa'da 2 turlu cumhurbaşkanlığı seçimleri 18 Nisan ve 2 Mayıs 2027'de düzenlenecek.
CHP Sözcüsü Sarı, MYK Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, partinin kurultayının önünde hiçbir hukuki engelin kalmadığını belirtti. Sarı, mutlak butlan davasına ilişkin kararın 1-1,5 aylık bir sürede kesinleşeceğini düşündüklerini söyledi
Muğla’nın Fethiye ilçesi merkezli olarak 3 ilde düzenlenen operasyonda, fuhuş faaliyetlerine aracılık ettikleri ve organizasyonu sağladıkları öne sürülen 8 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 7’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, müstehcen içerikli paylaşım yaptığı tespit edilen 419 sosyal medya hesabı ile bir bağlantıya erişim engeli getirildi.
İsrail mahkemesi, İranlı bir ajanla sürekli irtibat halimde olmakla suçladığı bir vatandaşı 13,5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Kararın gerekçesi 'devlet güvenliğine karşı suç işlemek' olarak belirtildi
Kayseri’de silah ticareti yaptığı belirlenen bir şüpheli, polis ekiplerinin operasyonuyla yakalandı. Şüphelinin ikametinde ve aracında yapılan aramalarda ruhsatsız silah ve çok sayıda mühimmat ele geçirildi.
Fransa'da aşırı sıcaklardan dolayı hayatını kaybeden sayısının 8 bine ulaştığı belirtildi. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun 75 yaş ve üzeri kimseler olduğu aktarıldı
Aydın’ın Kuşadası, Didim ve Söke ilçelerinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 9 şüpheli tutuklandı. Şüphelilerin banka hesapları üzerinden 623 milyon 588 bin liralık işlem gerçekleştirildiği belirlendi.
ÖSYM, Şanlıurfa'da 2026-KPSS Lisans Genel Yetenek-Genel Kültür oturumunda mevzuata aykırı uygulama tespit edilen 22 salondaki 392 aday için eş değer sınav yapılmasına karar verdi.
Sosyal medya paylaşımı nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan yargılanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, tutuklu bulunduğu davada tahliye edildi.
Beşiktaş'ın savunma oyuncusu Amir Murillo, UEFA Avrupa Ligi'ndeki eski takımı Marsilya maçı öncesi Fransız ekibinden ayrılış nedenini açıkladı. Kulüple değil teknik direktörle problem yaşadığını belirten Panamalı futbolcu, yarınki karşılaşmadan pozitif bir sonuçla ayrılmak istediklerini söyledi.
Takasbank, sosyal medyada yer alan fon alım satım talimatlarının sistem tarafından iptal edildiğine ilişkin paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
Seferihisar Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve ihale usulsüzlüğü soruşturmasında gözaltına alınan 47 şüpheliden 29’u tutuklandı, 17’si adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni ile Ankara'da bir araya geldi. Görüşmede “Terörsüz Türkiye” süreci, terör örgütü uzantılarının tasfiyesi, PJAK tehdidi, organize suçlar ve sınır güvenliği başlıkları ele alındı.
Yemen'deki Ensarullah Hareketi, Suudi Arabistan'ın ulusal petrol şirketi Saudi Aramco'nun Yanbu kentindeki tesisi ile Hamis Muşayt Hava Üssü'nü balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldıklarını açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. İki bakanın temasında, bölgedeki son saldırılar, güncel gelişmeler ve yürütülen müzakereler masaya yatırıldı.
Bursa’da organize suç örgütlerini öven ve örgütlerin silahlı eylemlerine eleman temin etmeye yönelik sosyal medya paylaşımları yaptığı belirlenen 10 şüpheli gözaltına alındı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada'nın AB'nin ilk "ortak üyesi" olması yönünde tarihi bir teklifte bulundu. Leyen ayrıca güvenlik, göç ve dijital alanda köklü reform adımlarını içeren yeni stratejileri açıkladı.
Coral Travel, teknoloji altyapısı, veri yönetimi, yapay zeka ve otomasyon süreçlerini kapsayan 360 derece dijital dönüşümünü tamamladı. Şirket, yeni ekosistemle seyahat öncesinden tatil sonrasına kadar olan tüm süreçleri tek bir dijital platform üzerinden yönetmeyi hedefliyor.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yaklaşık yüzde 5 gerileyerek 13 bin puan seviyesine indi. Bankacılık endeksi yüzde 4,92, sınai endeksi ise yüzde 5,13 değer kaybetti. Çok sayıda hissede devre kesici uygulandı.
Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, transferlerin neden geç yapıldığına ilişkin, “Temmuz ayının başında veya ortasında yapsaydık aradaki fark 50 milyon euro olacaktı” dedi.
İklim Bilimci Prof. Dr. Doğan Yaşar, Türkiye’yi bekleyen küresel iklim tehlikesine ilişkin gazetemize önemli değerlendirmeler yaptı. En son 1877 yılında görülen 'Mega El Nino' sürecinin başladığını vurgulayan Yaşar, ekim ayı sonundan itibaren yurt genelinde şiddetli yağışların görüleceğini bildirdi.
Jandarma ekiplerince 5 ilde düzenlenen operasyonlarda, hesaplarında 9 milyar 170 milyon lira para hareketliliği tespit edilen 53 şüpheli yakalandı. Operasyonlarda 273 milyon lira değerindeki mal varlığına el konuldu.
Fenerbahçe, sakatlığını atlatan Marco Asensio'nun Eyüpspor maçı kadrosunda yer alacağını resmi açıklamayla duyurdu. İspanyol futbolcunun 19 Eylül'de takımla tam çalışmalara başlayacağı ve 20 Eylül'deki müsabakada sahada olabileceği bildirildi.
Yurt dışından sağladığı fonlarla ayrılıkçı gruplara eğitim verdiği tespit edilen Profesör Zyuzev, yargılandığı davada vatana ihanet suçundan 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Söz konusu proje için Avrupa ülkeleri 2 milyon euro'dan fazla fon sağladı.
Bursaspor Başkanı Enes Çelik, Batman Petrolspor deplasmanına yeşil-beyazlı taraftarların alınmaması kararına tepki göstererek, Bursa'daki maçta rakip taraftar alınsa dahi deplasman tribününü Bursaspor taraftarına açacaklarını ve gerekirse ceza alacaklarını ifade etti.
Kolombiya'da 13 Eylül'de telsiz bağlantısı kesilen, Türk iş insanı Mehmet Çankaya ile 4 kişinin bulunduğu uçağın enkazına üç gün sonra ulaşıldı. Kazazedelerin sağlık durumuna ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı.
Geçtiğimiz aylarda Amerikan Newsweek ve İngiliz Financial Times’a yazılar göndererek Türkiye’yi şikayet eden ve yardım isteyen Özgür Özel, bu kez de Fransa’nın Le Figaro gazetesinde yayımlanan makalesinde, Avrupa’ya Türkiye’deki gelişmelere daha fazla dikkat etmesi çağrısı yaptı
Lahey’deki Kosova Özel Mahkemesi, 1998-1999 Kosova Savaşı döneminde işlenen savaş suçları nedeniyle Kosova Kurtuluş Ordusu’nun (UÇK) dört eski üst düzey yöneticisini suçlu buldu. Eski Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taçi ile diğer sanıklar 25’er yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Süper Lig ekibi Samsunspor, bu sezon sattığı 4 oyuncunun transferinden yaklaşık 30 milyon avro gelir sağladı. Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım; Mouandilmadji, Diabate, Van Drongelen ve Holse’nin satışıyla önemli bir finansal kazanç elde ettiklerini açıkladı.
Sudan'ın Batı Kordofan bölgesindeki altın madeninde meydana gelen göçükte en az 60 kişi hayatını kaybetti. Bölgede ekiplerin çalışmalarının sürdüğü bildirildi.
İstanbul’dan Libya’ya uçan özel jet, iniş sırasında pistten çıkarak alev aldı. Libya Başsavcılığı, kazadan sağ kurtulan pilot ile yardımcı pilotun olay sırasında alkollü olduklarını açıkladı.
Süper Lig'de oynanan müsabakaların ardından TFF Hukuk Müşavirliği, 8 kulübü çirkin tezahürat, saha olayları ve talimat ihlalleri gerekçesiyle PFDK'ya sevk etti. Sevk listesinde kulüplerin yanı sıra disipline gönderilen futbolcu, antrenör ve görevliler de yer aldı.
TCMB’nin verilerine göre, Ağustos 2026’da yeni kiracı kiralarında en yüksek yıllık artış yüzde 34,5 ile İstanbul’da gerçekleşti. Türkiye genelinde yeni kiracı kira endeksi yıllık yüzde 26,4 artarken, en düşük artış yüzde 17,3 ile Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ bölgesinde kaydedildi.
İstanbul’da sıcak ve güneşli hava yerini sağanak yağışa bırakıyor. AKOM’un 16 Eylül tarihli raporuna göre, kentte bugün sabah ve öğle saatlerinde yağış etkili olacak. Hava sıcaklığının ise 22-24 derece arasında seyrederek mevsim normallerinin altında kalması bekleniyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin FETÖ ile bağlantısı ve örgütsel propaganda içerip içermediğinin araştırılması için inceleme başlattı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, hâkim ve savcı atamalarında hizmet puanı ve liyakat ilkelerini esas alan yeni bir sisteme geçileceğini duyurdu. HSK kararıyla doğu-batı ayrımını kaldıran ve nesnel kriterleri ön plana çıkaran yeni düzenleme, 2027 Yılı Ana Kararnamesi ile uygulanmaya başlayacak.
OpenAI, ChatGPT'de reklamların kullanıma sunulacağını açıkladı. Free ve Go planlarında reklam gösterilebilecek, Plus, Pro, Enterprise, Business ve Education planlarında ise reklam bulunmayacak.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Gazze'ye yönelik geniş çaplı saldırıların yeniden başlatılmasının ve yaklaşık 2 milyon Filistinlinin bölgeden sürgün edilmesi planının uygulanmasının yakın olduğunu belirtti. Katz ayrıca Gazze nüfusunun yüzde 70 azaldığını öne sürdü.
Formula 1'in 2027 sezon takvimi açıklandı. Türkiye Grand Prix'si, 1-3 Ekim 2027 tarihlerinde İstanbul Park'ta düzenlenecek. Türkiye, 2027 takvimine uzun bir aranın ardından yeniden dahil edildi.
Süper Lig temsilcisi Trabzonspor, anlaşmaya vardığı Alman teknik direktör Thomas Reis ile kulüp tarihinin 37. farklı çalıştırıcısına imza attırdı. Süper Lig'deki 53 yıllık serüveninde 63. kez kulübe değişikliğine giden bordo-mavililerde Reis, ekibi çalıştıran 4. Alman teknik direktör oldu.
Silivri açıklarında Alsu ile çarpışmasının ardından batan Tuğberk İmamoğlu'ndaki 9 mürettebat için arama çalışmaları 15'inci gününde devam ediyor. Geminin kaptanı Yaşar Kayhan'ın cansız bedeni 14 Eylül'de bulundu.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında meydana gelen ve eğitim camiasında büyük üzüntüye yol açan okul saldırısının ardından bazı öğretmenlerin il dışına görevlendirilmesine tepki gösterdi.
Geylan, Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda bazı öğretmenlerin olayla ilgili sorumlulukları bulunmamasına rağmen farklı illere gönderildiğini savundu. Uygulamanın öğretmenleri ve ailelerini mağdur ettiğini belirten Geylan, MEB’in olayın sorumluluğunu eğitimcilere yüklediğini ifade etti.
“SORUMLULUĞU OLMAYAN ÖĞRETMENLER MAĞDUR EDİLDİ”Yaşanan olayın başta öğrenciler, aileler ve öğretmenler olmak üzere tüm eğitim camiasını derinden sarstığını belirten Geylan, böylesi acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu.
Geylan, soruşturmanın ardından bazı öğretmenlerin Hatay, Şanlıurfa ve Gaziantep gibi illere gönderilmesini eleştirerek, “Asla mesulü ve müsebbibi olmadıkları bu hadisenin mağduru haline getirildiler” değerlendirmesinde bulundu.
Bu uygulamayla öğretmenlere adeta ceza verildiğini savunan Geylan, olayın meydana geldiği gün öğretmenlerin iş bırakma eylemi yapmış olmasının saldırıyla ilişkilendirilmesini de eleştirdi.
“SİLAHLI SALDIRGANA NASIL KARŞILIK VERMELERİ BEKLENİYORDU?”Geylan, okula silahlarla gelen bir saldırgan karşısında öğretmenlerin sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Ne bekliyordunuz; okula 5 tabanca ve 9 şarjörle gelen saldırgana öğretmenlerimiz ellerinde tebeşirle mi karşılık verecekti?” sözleriyle tepki gösterdi.
Okullarda daha önce yaşanan şiddet olaylarını hatırlatan Geylan, bu saldırıların hiçbirinin öğretmenlerin iş bırakma eylemleriyle bağlantılı olmadığını vurguladı.
Geylan, Kahramanmaraş’taki olaydan bir gün önce Siverek’te silahlı bir kişinin okulu basarak biri öğretmen 16 kişiyi yaraladığını hatırlattı. Geylan ayrıca İstanbul’da Fatma Nur Çelik’in öldürülmesi, Eyüp’te okul müdürü İbrahim Oktugan’ın hayatını kaybetmesi, Gebze’de öğretmen Necmettin Kuyucu’nun öldürülmesi, akademisyen Ceren Damar Çelik’in katledilmesi ve İzmir’de öğretmen Rabia Sevilay Durukan’ın okulda bıçaklanarak öldürülmesi gibi olaylara dikkat çekti.
“ÖĞRETMENLER GÜVENLİK İSTEDİ”Geylan, eğitim çalışanlarının uzun süredir okullardaki şiddet olaylarına karşı güvenlik önlemlerinin artırılması talebiyle çeşitli eylemler yaptığını belirterek, öğretmenlerin suçlanmak yerine taleplerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Zaten öğretmenlerimiz bu şiddet hadiselerini protesto etmek ve gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmasına dikkat çekmek için eylem yapmadı mı?” diye soran Geylan, eğitimcilerin okullarda yaşanan şiddetin önlenmesi için yetkililerden tedbir alınmasını istediğini ifade etti.
“AİLELERİ DE MAĞDUR EDİYORSUNUZ”İl dışına görevlendirilen öğretmenlerin yalnızca kendilerinin değil, eş ve çocuklarının da bu karardan etkilendiğini belirten Geylan, uygulamanın aile bütünlüğü açısından da ciddi mağduriyetlere yol açabileceğini dile getirdi.
Geylan, farklı illere gönderilen öğretmenlerin evlerinin ve düzenlerinin bulunduğunu, çocuklarının eğitim hayatlarının devam ettiğini hatırlatarak, “Öğretmenlerimizle birlikte eşlerini ve çocuklarını da mağdur ettiğinizi göremiyor musunuz?” ifadelerini kullandı.
BAKAN TEKİN’E ÇAĞRITürk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e çağrıda bulunarak öğretmenlerin il dışına görevlendirilmesi kararının yeniden değerlendirilmesini istedi.
Geylan, “Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’den beklentimiz, bu çok yanlış ve yersiz tasarrufu düzeltmesidir” dedi.
Ankara, Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında dokuz gün boyunca sanat ve kültür etkinliklerine ev sahipliği yapacak. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen festival, 19-27 Eylül tarihleri arasında başkentin farklı noktalarında gerçekleştirilecek.
Bu yıl beşinci kez Ankara’da düzenlenecek organizasyonla kentin tarihi ve kültürel mirasının farklı sanat dallarıyla bir araya getirilmesi hedefleniyor. Festival kapsamında Ankara’nın çeşitli noktaları konser, sergi, söyleşi, atölye ve sahne gösterilerinin gerçekleştirileceği kültür duraklarına dönüşecek.
ANKARA’NIN KÜLTÜREL MİRASI SANATLA BULUŞACAKKültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, festivalin Ankara’nın kültür ve sanat yaşamına hareketlilik kazandırdığını belirtti. Başkentin farklı medeniyetlerden izler taşıyan önemli bir kültürel birikime sahip olduğunu ifade eden Ersoy, festival aracılığıyla bu mirasın yeniden keşfedilmesini amaçladıklarını söyledi.
Gordion Antik Kenti’nden Ankara Kalesi’ne, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nden Augustus Tapınağı’na kadar kentin farklı dönemlerine ait kültürel değerlerin festival programında öne çıkarılacağını belirten Ersoy, dokuz gün boyunca Ankara’nın farklı noktalarının sanatla buluşacağını kaydetti.
Festival programının dikkat çeken bölümlerinden biri gastronomi olacak. Ankara’nın yöresel mutfak kültürü, 50’den fazla Lezzet Noktası aracılığıyla ziyaretçilere sunulacak.
Ankara tava, Ankara simidi, Beypazarı güveci, Beypazarı kurusu, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatların yanı sıra Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu da gastronomi rotasında yer alacak.
Beypazarı’nın 80 katlı baklavası, Çubuk’un turşuculuk geleneği, Kalecik’in bağcılık kültürü ve Kızılcahamam’ın yöresel ürünleri de festival süresince ziyaretçilerle buluşacak.
Gastronomi programına Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yaparken, aralarında Şef Cüneyt Asan, akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz ve Şef Kemal Can Yurttaş’ın da bulunduğu konuk isimler Ankara mutfağının farklı yönlerini ele alacak.
FESTİVAL AKŞAMLARI KONSERLERLE RENKLENECEKAnkara’da festival boyunca müzikseverler için de geniş bir program hazırlanacak. Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenecek konserlerde Gökhan Türkmen, Hakan Altun, Derya Uluğ, Poizi, Sefo, Serkan Kaya, Ceza, Ebru Yaşar ve Özcan Deniz sahne alacak.
Bunun yanı sıra CSO Ada Ankara’nın farklı salonlarında, Ankara Mevlevihanesi’nde, Polis Müzesi’nde, Resim ve Heykel Müzesi Türk Ocağı Salonu’nda ve ATO Congresium’da çeşitli konser ve dinletiler gerçekleştirilecek.
Programda Royal Philharmonic Orchestra, National Arab Orchestra, Dolapdere Big Gang & Hüsnü Şenlendirici, Kerem Görsev Trio ve Aytaç Doğan Quartet gibi farklı müzik toplulukları ve sanatçılar da yer alacak.
Festival kapsamında Ankara’nın önemli kültür mekanlarında çok sayıda sergi, söyleşi ve panel düzenlenecek. Farklı sanat dallarını bir araya getiren programlarda Ankara’nın tarihi, kültürel mirası, geleneksel sanatları ve çağdaş sanat çalışmaları ele alınacak.
PTT Pul Müzesi, MTA Şehit Cuma Dağ Tabiat Tarihi Müzesi, Türk Hava Kurumu Müzesi, Ankara Devlet Güzel Sanatlar Galerisi ve çeşitli sanat merkezleri etkinliklere ev sahipliği yapacak.
Söyleşi programlarında ise sinema, moda tasarımı, minyatür, cilt sanatı, sürdürülebilir tasarım, kitap ve sanat gibi farklı başlıklar ziyaretçilerle buluşacak.
GELENEKSEL SANATLAR ATÖLYELERDE YAŞATILACAKFestival programında yetişkinler için de çok sayıda uygulamalı atölye bulunuyor. Keçe, ebru, geleneksel oyuncak, seramik, çini, mozaik, ahşap oyma, tezhip, deri işleme, ipek iğne oyası ve cam şekillendirme gibi çalışmalar katılımcılara sunulacak.
Çocuklara yönelik programlarda ise bez bebek, taş boyama, heykel, seramik, çini, ebru, vitray ve yaratıcı sanat çalışmaları gerçekleştirilecek. Çocukların müze ve sanat mekanlarını daha yakından tanımalarını sağlayacak çeşitli etkinlikler de festival takviminde yer alacak.
Sanatseverler festival süresince yalnızca konserlerle değil, sahne sanatlarıyla da buluşacak. Opera, bale, dans ve müzikal gösteriler programın önemli başlıkları arasında yer alacak.
CSO Ada Ankara Bankkart Mavi Salon’da çeşitli dans gösterileri sahnelenirken Opera Sahnesi’nde “Don Giovanni” operası ve “Tango Tutkusu” bale gösterisi izleyici karşısına çıkacak.
“Öteki Ankara” müzikali Akün Sahnesi’nde, “Gangster” müzikali ise Atatürk Sanat Merkezi Kırmızı Salon’da sanatseverlerle buluşacak. Cermodern’de de belgesel film gösterimi ve masal canlandırmaları gerçekleştirilecek.
Ankara’nın çeşitli noktalarında düzenlenecek etkinliklerle ziyaretçilere farklı deneyimler sunulacak. Cumhuriyet Müzesi Bahçesi’nde FotoMaraton Ankara ve FotoMaraton Çocuk etkinlikleri yapılırken Başkent Millet Bahçesi’nde Karaoke Karavan programı gerçekleştirilecek.
Gordion III. Uluslararası Arkeofilm Festivali de farklı mekanlarda izleyiciyle buluşacak. Ayrıca müze gezileri, rehberli turlar, Afrika yemek kültürü ve kahve atölyeleri gibi etkinlikler de festival programında yer alacak.
Türk Hava Kurumu Müzesi’nde gerçekleştirilecek VR gözlük simülatörü etkinliğinde ise ziyaretçilere sanal ortamda paraşütle atlayış deneyimi yaşatılacak.
ÇOCUKLARA ÖZEL PROGRAM HAZIRLANDI
Festivalin önemli bölümlerinden biri de çocuk etkinlikleri olacak. Tiyatro oyunları, müzikli gösteriler, yaratıcı yazarlık çalışmaları ve geleneksel sanat etkinlikleri çocukların katılımına sunulacak.
“Elsa Çocuk Müzikali”, “Palyaçolar Sirki Müzikali”, “Bremen Mızıkacıları”, “Nasreddin Hoca ile Keloğlan Çocuk Masalı” ve “Elsa Nerede Dedektif Olaf Macera Peşinde” gibi yapımlar da çocuk izleyicilerle buluşacak.
Kütüphanelerde düzenlenecek drama, felsefe, yaratıcı yazarlık ve geleneksel gösteri sanatı etkinlikleriyle çocukların festival deneyiminin çeşitlendirilmesi amaçlanıyor.
Festival kapsamında bazı sergi ve etkinlikler dokuz gün boyunca ziyaretçilere açık olacak. Ankara Etnografya Müzesi’nde “Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri”, 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde “Yaşayan Miras: Ankara Sergisi” ve CSO Ada Ankara’da “Ankara Resimleniyor” gibi çalışmalar sanatseverlerin ilgisine sunulacak.
Bunun yanı sıra farklı müze ve sanat merkezlerinde tarih, fotoğraf, resim, minyatür, heykel ve kültürel miras temalı çok sayıda sergi düzenlenecek.
İmalât-ı Harbiye Müzesi’nde rehberli müze anlatımları ile modern ve yerli/millî silah tanıtımları yapılırken, Hamamönü, Hamamarkası ve Ulucanlar’daki sanat sokaklarında da çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek.
Başkent Millet Bahçesi’ndeki Çocuk Köyü ve Etnospor etkinlikleri ise festival boyunca çocuklara yönelik programlar arasında yer alacak.
19-27 EYLÜL TARİHLERİ ARASINDA DÜZENLENECEKAnkara Kültür Yolu Festivali, 19-27 Eylül tarihleri arasında başkentin farklı noktalarında gerçekleştirilecek. Dokuz günlük programda konser, opera, bale, tiyatro, müzikal, sergi, söyleşi, gastronomi ve atölye etkinliklerinin yanı sıra çocuklara yönelik çok sayıda program da yer alacak.
Festival, Ankara’nın kültürel zenginliğini farklı sanat dallarıyla buluşturarak ziyaretçilere kapsamlı bir kültür-sanat programı sunacak.
Divriği'nin tarihine, doğasına ve yaban hayatına duyduğu ilgiyi 40 yıldır fotoğraf kareleriyle sürdüren Yusuf Güldalı, ilçenin kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarmak için çalışmalarına devam ediyor. İki kitabı bulunan Güldalı, son çalışması “Zamanın Durduğu Yer: 800 Yıllık Mucize” ile Divriği'nin tarihini ve bugününü fotoğraflarla anlatıyor.
Divriği'nin Yalnız Söğüt köyünde dünyaya gelen ve yaşamını halen Divriği'de sürdüren Güldalı, üç çocuk babası olduğunu belirterek ilçeye duyduğu bağlılığı, “Divriği'nin doğasına, tarihine, yaban hayatına aşık bir insanım” sözleriyle ifade etti.
“DİVRİĞİ HER YÖNÜYLE MÜTHİŞ BİR YER”Divriği'nin yaşamak için ideal yerlerden biri olduğunu söyleyen Güldalı, ilçenin sahip olduğu doğal ve kültürel zenginliklere dikkat çekti. Güldalı, “Bilim insanları bir yerde kelebek popülasyonu ve yaban hayatı ne kadar zenginse oranın yaşamak için o kadar ideal olduğunu söylüyor. Divriği'de bunların hepsi var. Tarihiyle, doğasıyla, yaban hayatıyla, madenleriyle, kaleleriyle, hanlarıyla, hamamlarıyla müthiş bir yer” dedi.
İlçenin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirten Güldalı, Divriği'nin Urartu, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin yanı sıra Cumhuriyet dönemine ait izleri de bünyesinde barındırdığını söyledi.
Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası'nın ilçenin en önemli değerlerinden biri olduğunu vurgulayan Güldalı, eserin taş işçiliği açısından eşsiz bir yere sahip olduğunu ifade etti. Ulu Cami'nin yalnızca mimari bir eser olmadığını belirten Güldalı, “Dünyadaki taş yontu sanatının en iyi eserlerinden biri. Dört kapıyla taçlandırılması bile başlı başına özgün. İçinde ilim, bilim ve irfan var. Bu eser, Türklerin o dönemde bilimde ve ilimde ne kadar ileri olduğunu gösteren bir kanıt ve belge niteliğinde” diye konuştu.
Güldalı, dönemin tıp anlayışına da dikkat çekerek, Divriği'deki Darüşşifa'da insanların müzikle tedavi edildiğini söyledi. Avrupa'da ruhsal hastalığı bulunan insanların ağır uygulamalara maruz bırakıldığı dönemlerde Divriği'de müzikle tedavi yöntemlerinin kullanıldığını ifade eden Güldalı, bunun dönemin bilimsel ve kültürel seviyesini ortaya koyduğunu dile getirdi.
40 YILDIR DİVRİĞİ'Yİ FOTOĞRAFLIYORFotoğrafçılığa yaklaşık 40 yıl önce başladığını anlatan Güldalı, yıllar boyunca Divriği'nin köylerini, tarihi yapılarını, doğasını ve yaban hayatını fotoğrafladığını söyledi. Fotoğrafın kendisi için yalnızca bir sanat dalı olmadığını belirten Güldalı, “Dünyamız hızla değişiyor. Küreselleşmeyle birlikte bazı bitkilerimiz de yok oluyor. Bunları koruyamıyoruz. Geçtiğimiz yıl yağışların artması ise bizi biraz umutlandırdı. Bitki popülasyonunda ciddi bir canlanma meydana geldi. Kuruyan sularımız, nehirlerimiz yeniden dolmaya ve akmaya başladı. Bunları fotoğrafla anlatmak gerekiyordu. Biz tarihe ışık düşürüyoruz” ifadelerini kullandı.
Güldalı, yıllar içerisinde hazırladığı belgesel ve açtığı sergilerin Divriği'nin tanıtılmasına katkı sağladığını da belirterek, “Açtığımız sergiler sayesinde Ulu Cami'nin, kalenin ve Divriği evlerinin korunmasına bir nebze de olsa katkı sağladık” dedi.
Divriği'nin daha geniş kitleler tarafından tanınması için farklı alanlarda çalışan sanatçıları ilçeye çekmeye çalıştığını anlatan Güldalı, bugüne kadar çok sayıda fotoğrafçı, yazar ve çizeri Divriği'de ağırladıklarını söyledi. Güldalı, “Ne kadar çok fotoğrafçı, yazar ve çizer Divriği'ye gelirse ilçeyi o kadar iyi tanıtabiliriz diye düşündüm. Onları birebir gezdirdik, dolaştırdık ve fotoğraf çekmelerini sağladık. Bunu kendime bir şiar edindim ve başardığımızı düşünüyorum” diye konuştu.
Divriği halkının kültürel açıdan zengin bir yapıya sahip olduğunu belirten Güldalı, ilçenin tanıtılması ve korunması konusunda esnafın ve halkın da daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“DİVRİĞİ'NİN TARİHİ DOKUSU HÂLÂ ÇOK SAĞLAM”40 yıllık süreçte Divriği'nin de değişimden etkilendiğini ifade eden Güldalı, özellikle nüfus kaybının ve kentleşmenin ilçede etkili olduğunu söyledi. Buna rağmen Divriği'nin tarihi dokusunun birçok bölgeye göre daha iyi korunduğunu belirten Güldalı, iki katlı kerpiç ve taş yapıların hâlâ ayakta olduğunu dile getirdi.
Güldalı, “Şehir dokusu ve mimarisi açısından Selçuklu kültürel dokusunun en iyi korunduğu yerlerden birinin Divriği olduğunu düşünüyorum. Çarşı dokumuz, teraslarımız ve tarihi konaklarımız çok iyi durumda. Tarihi değerlerin korunması açısından Divriği'nin günümüzde en iyi yerlerden biri olduğunu düşünüyorum” dedi.
Divriği Ulu Cami'de gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarına da değinen Güldalı, yapının tarih boyunca çeşitli müdahaleler gördüğünü ve son restorasyon sürecinin önemli olduğunu söyledi. Ulu Cami'nin bilim kuruluyla geçmişte yakın temas içerisinde olduğunu belirten Güldalı, kurulun başkanlığını yapan tarihçi ve yazar Necati Sakaoğlu'nu da rahmetle andı.
Restorasyon sürecini değerlendiren Güldalı, “Herkes Ulu Cami ile ilgili farklı şeyler söyledi ancak Ulu Cami, yapıldığından bu yana en iyi restorasyonundan geçti. Müthiş bir restorasyon yapıldı. Mimar Sinan'ın da Ulu Cami'ye geldiğini ve burada yenilikler yaptığını biliyoruz. Bugün eser çok iyi durumda” ifadelerini kullandı.
“800 YILLIK KÖY GÜNDEN GÜNE YIKILIYOR”Divriği'nin tarihi mirasının yalnızca ilçe merkezindeki yapılardan oluşmadığını vurgulayan Güldalı, köylerde de korunması gereken çok sayıda tarihi yapı bulunduğunu söyledi.
Özellikle Tuğut köyünün önemine dikkat çeken Güldalı, yaklaşık 800 yıllık geçmişe sahip köyün bugün giderek yıprandığını belirtti. Güldalı, “Tuğut köyü çok kıymetli, 800 yıllık bir köy. Bununla ilgili proje de yapıldı ancak sahip çıkılmadı. Köy şu anda günden güne yıkılıyor. Her gittiğimde daha çok üzülüyorum” dedi. Tarihi köylerin film ve belgesel yapımları için de önemli mekanlar olduğunu belirten Güldalı, “Burası tarihi filmlerin, tarihi belgesellerin çekilebileceği bir mekan. Bunun çaresi var. Ancak yetkililerin ne kadar ilgilendiği tartışılır” diye konuştu.
“FOTOĞRAFÇILIK BENİ DOĞACI VE ÇEVRECİ YAPTI”40 yıllık fotoğrafçılık serüveninin kendisini aynı zamanda doğa konusunda daha duyarlı bir insan haline getirdiğini belirten Güldalı, Divriği'nin yaban hayatının korunması için de çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Özellikle avcılık konusunda hassas olduğunu ifade eden Güldalı, yaban hayatının korunması gerektiğini vurgulayarak, kitaplarında ve makalelerinde avcılığın sınırlandırılması ya da yasaklanması yönündeki görüşlerini dile getirdiğini söyledi.
Güldalı, “Fotoğrafçılık beni çok ciddi bir doğacı ve çevreci yaptı. Yaban hayatının korunması için ciddi çaba sarf ediyoruz. Fotoğraflarımızı kitaplarımıza aktarıyoruz. Makalelerimizde de avın kaldırılması, yasaklanması gerektiğini savunanlardan biriyim. Bu konuda halkı biraz daha bilinçlendirmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
Divriği'nin insan ilişkileri ve toplumsal yapısıyla da farklı bir yere sahip olduğunu söyleyen Güldalı, ilçeyi huzurlu ve yaşanabilir bir yer olarak tanımladı. Divriği'de insanların birbirleriyle barışık olduğunu ifade eden Güldalı, “Divriği deyince aklımıza ne geliyor biliyor musunuz? O kadar harika, o kadar güzel bir yer ki… Hapishanesi olmayan, adli vakası olmayan, kavganın olmadığı müthiş bir yer. İnsanlar çok kültürlü, birbiriyle barışık. Yaşamak için en ideal yer diyebilirim” dedi.
İlçenin eğitime verdiği öneme de dikkat çeken Güldalı, Divriğililerin çocuklarının eğitimine büyük yatırım yaptığını söyledi. Divriğililerin eğitim için ekonomik imkanlarını seferber etmekten çekinmediğini belirten Güldalı, “Divriğililer genellikle evini satar, arabasını satar, mutlaka eğitime yatırım yapar, çocuğunu okutur. Bu kültür hepimizde var. Bugün Ankara'da, İstanbul'da veya başka büyük şehirlerde daha demokratik ve duyarlı bir toplumla karşılaşıyorsak, bunun içinde Divriğililerin de önemli bir payı var” diye konuştu.
40 YILLIK ARŞİV KİTAPTA BULUŞTUDivriği'nin tarihini, mimarisini, doğasını ve insanlarını uzun yıllardır fotoğraflayan Yusuf Güldalı, ikinci kitabı “Zamanın Durduğu Yer: 800 Yıllık Mucize” ile 40 yıllık fotoğraf birikimini okuyucuyla buluşturuyor.
İlk kitabı “Fotoğraflarla Divriği Mirası”nın ardından hazırladığı yeni çalışmasında Divriği'nin farklı yönlerini fotoğraflarla anlatan Güldalı, kitabını düzenlenen etkinlikte tanıtacak ve isteyen okuyucular için imzalayacak.
Güldalı'nın 40 yıllık fotoğraf arşivinden seçilen karelerden oluşan eser, Divriği'nin tarihini, doğasını, mimarisini ve kültürel yaşamını fotoğraflar üzerinden okuyucuya aktarırken, ilçenin zaman içerisinde geçirdiği değişimi ve bugün korunmayı bekleyen değerlerini de gözler önüne seriyor.
A Milli Erkek Voleybol Takımımız Avrupa Şampiyonasına kötü başlangıç yaptı.
Umudumuzu yitirmeyip olumsuz düşünmeyip Filenin Efelerini desteklemeliyiz.
Filenin Sultanlarına gösterilen ilgi ve yönlendirmeyi efelerine de yapmalıyız.
Şanssız bir gurupta olan A Millilerimiz Almanya ve Fransa yenilgisinin ardından İsviçre maçını kazanmayı başardılar.
Henüz bitmedi ve efelerimiz izin vermedikleri müddetçe de bitmeyecek.
Onların en fazla desteğe, tezahürata ve reklama ihtiyaçları olduğu bir zamandayız.
Bu anlamda sanki ikinci hatta üçüncü sınıf vatandaş gibi hissettiklerine inanıyorum.
Filenin Sultanlarına gösterilen ilgi ve reklamın efeler için yapıldığını söyleyemeyiz.
Televizyonlarda erkek maçlarının sönük kalması, kadınlar kadar reklama çıkarılmaması bu sonucu doğurmuş olabilir mi?
Maçlar devam ederken parklarda ve evlerde kadın voleyboluna gösterilen ilginin erkeklere gösterilmediği görülmektedir.
Türk voleybolu çok büyük ataklar yapmış en şanslı, yatırımlarıyla ve sporcu potansiyeliyle gözde olan federasyonlardan biri olarak tarihe geçmiştir.
Bunun nedeni kadın voleybolundaki gelişim ve doğru adreste buluşması nedendir.
Kim istemez voleybol ülkesi olmayı, kim kıskanmaz defalarca kazanılan kupaları ve Avrupa şampiyonluklarıyla kazandıkları başarıları saymakla bitiremeyiz.
Gurur duyuyor ve “biz voleybol ülkesiyiz” demekten keyif alıyorum.
Ama voleybol sadece kadınların yarıştığı bir spor dalı değildir.
Erkeklerin de tercih ettiği ve verilen mücadele ile keyif alınan, izlemesi zevkli fiziksel sınırları zorlayan özel sporlardan biridir.
Eğer voleybol ülkesi olmak istiyorsak erkekleri de kadınlar gibi canlandırmalıyız.
Kadınlarımız için hangi metot uygulandı ise aynısını erkekler için de yapmalıyız.
Voleybol, basketbol, hentbol ve futbol gibi takım sporlarında başarı ve o sporun ülkesiyiz demek tek tarafla olabilir mi bilmiyorum.
Ya kendimizi kandırıyor ya da bir tarafa yatırım yaparken diğer tarafı önemsemiyoruz.
Her branşta olduğu gibi kadın voleybolcularımızla birlikte teniste, boksta, güreşte, badminton ve birçok branşta kadınlarımız lokomotif görevlerini en iyi şekliyle yapıyorlar.
O zaman neyi tam olarak yapamıyoruz ki erkek sporcularımız geride kalıyor.
Her gelişmiş ülkede hem kadın hem erkek sporu paralel gelişip madalyaları kazanırken biz niye yapmayalım?
Sadece ve sadece “organizasyonları bırakıp organize olmayı başaralım.”
Okullar açıldı, sınıflar yeniden çocukların sesiyle doldu. Ancak eğitim gündeminin önemli başlıklarından biri de öğretmenlerin okul içinde karşılaştığı saygısızlık ve zorbalık.
Öğretmenlik yalnızca ders anlatmak değil; çocuklara bilgi vermenin yanı sıra sınırları, sorumluluğu ve birlikte yaşamayı öğretmek demek. Bunun için de öğretmenin sınıfta otoritesini, okulda ise saygınlığını koruyabilmesi gerekiyor.
Son dönemde öğretmenlere yönelik zorbalığın önüne geçmek amacıyla getirilen yeni uygulamalar bu açıdan önemli. Velilerin öğretmenlerle randevusuz görüşmemesi, görüşmelerin belirli bir düzen içerisinde yapılması gibi kurallar, ilk bakışta küçük ayrıntılar gibi görünse de aslında okul düzeninin korunması açısından büyük önem taşıyor.
Çünkü öğretmenin ders saatinde ders anlatması, teneffüste dinlenmesi ve görevini baskı altında kalmadan yapabilmesi gerekiyor. Bir öğretmenin sürekli kendisini savunmak zorunda kaldığı ortamda ne sağlıklı bir eğitimden ne de sağlıklı bir iletişimden söz edebiliriz.
Elbette veli çocuğuyla ilgili soru soracak, gerektiğinde itiraz edecek. Ancak bunun yolu öğretmeni koridorda sıkıştırmak, sınıfa izinsiz girmek ya da öfkeyle hesap sormak değil. Sorunların konuşulacağı yer ve zaman belli olmalı.
Özellikle “Benim çocuğum yapmaz” anlayışından da biraz uzaklaşmamız gerekiyor. Çocuk hata yapabilir. Önemli olan hatayı görüp doğru davranışı öğretmek. Bu noktada öğretmen ve veli karşı karşıya gelmek yerine aynı tarafta durmalı.
Elbette öğretmen de eleştiriden muaf değil. Hatalı bir davranış varsa veli bunu dile getirebilmeli. Fakat eleştiri ile zorbalık arasındaki sınırın korunması şart.
Çünkü okul, yalnızca öğrencinin değil, öğretmenin de kendisini güvende ve değerli hissetmesi gereken bir yer. Öğretmenin itibarı zedelendiğinde bundan yalnızca öğretmen değil, öğrenciler ve eğitim ortamının tamamı etkileniyor.
Unutmamak gerekiyor; çocuklar yalnızca sınıfta değil, bizi izleyerek de öğreniyor.
Evde öğretmeni nasıl konuştuğumuz, okulda öğretmenle nasıl iletişim kurduğumuz onların davranışlarını da şekillendiriyor. Çocuğumuza saygıyı öğretmek istiyorsak önce bizim saygılı bir iletişim dili kullanmamız gerekiyor.
Bu yüzden öğretmene saygı, yalnızca bir meslek grubuna gösterilen saygı değildir.
Öğretmene saygı, eğitime; eğitime saygı ise geleceğe saygıdır.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında merkezi yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversiteye yerleşemeyen adaylar için yeni bir fırsat dönemi gündeme geldi. İlk yerleştirmede herhangi bir programa yerleşemeyen, tercih döneminde başvuru yapmayan ya da özel yetenek sınavıyla bir programa kayıt hakkı elde eden adaylar, şartları karşılamaları halinde ek yerleştirme sürecinden yararlanabiliyor.
Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, ek yerleştirmenin üniversiteye giriş sürecinde önemli bir fırsat olduğunu ancak adayların tercih yapmadan önce kuralları ayrıntılı biçimde incelemesi gerektiğini söyledi. Özellikle taban puan, başarı sırası ve tercih sonrası kayıt durumunun adayların sonraki eğitim hayatını etkileyebileceğine dikkat çekti.
EK YERLEŞTİRME YENİ BİR FIRSAT KAPISI AÇIYOR
Genel yerleştirme sonrasında istediği programa yerleşemeyen adayların ek yerleştirme dönemini değerlendirmesinin önemli olduğunu belirten Akoğlan, bu sürecin üniversite hedefinden vazgeçmek istemeyen adaylara yeni bir seçenek sunduğunu ifade etti.
Akoğlan, “Ek yerleştirme süreci, üniversite hayallerine ulaşma yolunda son derece değerli bir ikinci şans sunmaktadır” diyerek adayların süreci dikkatli şekilde takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Ek yerleştirme hakkından kimlerin yararlanabileceğine de değinen Akoğlan, merkezi yerleştirme sonucunda herhangi bir programa yerleşemeyen adayların yanı sıra ilk tercih döneminde hiç tercih yapmayanların ve özel yetenek sınavı sonucunda bir programa kayıt hakkı kazanan adayların da belirlenen koşullar doğrultusunda bu süreçten faydalanabildiğini söyledi.
Ek yerleştirme konusunda adayların özellikle başvuru şartlarına dikkat etmesi gerektiğini belirten Akoğlan, genel yerleştirme sonucunda herhangi bir yükseköğretim programına yerleşmiş olan adayların ek yerleştirme hakkından yararlanamayacağını hatırlattı.
Örgün öğretim veya açık öğretim ayrımı yapılmaksızın herhangi bir programa yerleştirilen adayların, kayıt işlemini gerçekleştirip gerçekleştirmediklerine bakılmaksızın ek yerleştirme sürecinin dışında kaldığını ifade eden Akoğlan, bu ayrıntının adaylar tarafından sıklıkla gözden kaçırıldığını dile getirdi.
TERCİH YAPARKEN TABAN PUAN AYRINTISINA DİKKATEk yerleştirmede en önemli kriterlerden birinin programların oluşan taban puanları olduğunu belirten Akoğlan, adayların tercih listelerini hazırlarken ilk yerleştirme sonuçlarını dikkatli biçimde incelemesi gerektiğini söyledi.
Akoğlan, ilk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolan ancak kayıt yaptırmayan adaylar nedeniyle ek kontenjan oluşan programlarda farklı bir puan değerlendirmesi yapıldığını belirterek şu bilgileri verdi:
“Ek yerleştirmenin en kritik ve belirleyici kuralı taban puan şartıdır. İlk yerleştirmede kontenjanı tamamen dolan ve kayıt yaptırmama veya feragat nedeniyle boş kalan programları tercih edebilmek için adayın YKS yerleştirme puanının, o bölümün oluşan genel yerleştirme taban puanına eşit veya bu puandan yüksek olması zorunludur.”
Puanı ilgili programın oluşan taban puanının altında kalan adayların söz konusu bölümlere yerleşmesinin mümkün olmadığını aktaran Akoğlan, ilk yerleştirmede kontenjanı dolmayan veya yeni açılan programlarda ise taban puan oluşmadığı için farklı bir durum ortaya çıktığını ifade etti.
Bu tür programlarda ilgili puan türünde puanı hesaplanan adayların tercih yapabildiğini belirten Akoğlan, adayların ek yerleştirme kılavuzundaki koşulları mutlaka kontrol etmesi gerektiğini söyledi.
Ek yerleştirme döneminde adayların yalnızca puanlarını değerlendirmesinin yeterli olmadığını belirten Akoğlan, bazı lisans programlarında uygulanan başarı sırası koşullarının da devam ettiğini hatırlattı.
Tıp, diş hekimliği, eczacılık, hukuk, mimarlık, mühendislik ve öğretmenlik gibi alanlarda geçerli olan başarı sırası şartlarının ek yerleştirmede de uygulanmaya devam ettiğini söyleyen Akoğlan, adayların tercih yapmadan önce ilgili programın başarı sırası koşulunu taşıyıp taşımadığını kontrol etmesi gerektiğini vurguladı.
Ek yerleştirme tercih listelerinin hazırlanma biçiminin de büyük önem taşıdığını ifade eden Akoğlan, adayların tercihlerini yalnızca puanlarına göre sıralamaması gerektiğini söyledi.
Adayların gerçekten eğitim almak istedikleri bölümleri önceliklendirmesini isteyen Akoğlan, kazanıldığı halde gidilmeyecek bir programın tercih listesine eklenmesinin ciddi sonuçları olabileceği konusunda uyardı.
Akoğlan, “Tercih listesi puana göre değil, adayın gerçek istek sırasına göre oluşturulmalı; kazanıldığı takdirde gidilmeyecek hiçbir programa listede yer verilmemelidir” dedi.
Bir programa ek yerleştirme sonucunda hak kazanıp kayıt yaptırmamanın da sonraki yıl açısından önemli bir kayba neden olabileceğini belirten Akoğlan, bu durumda Ortaöğretim Başarı Puanının (OBP) yarı yarıya düşürülebileceğini hatırlattı.
Bu nedenle adayların tercih listelerini oluştururken yalnızca yerleşme ihtimalini değil, yerleştikleri takdirde gerçekten o programı tercih edip etmeyeceklerini de değerlendirmeleri gerektiğini söyleyen Akoğlan, listede hedeflenen bölümlerin yanı sıra yerleşme ihtimali daha yüksek seçeneklere de dengeli şekilde yer verilmesini önerdi.
ÜNİVERSİTE SEÇERKEN KAMPÜS VE EĞİTİM OLANAKLARI ARAŞTIRILMALIBölüm tercihinde puan ve sıralama kadar üniversitenin sunduğu imkanların da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akoğlan, adayların tercih yapmadan önce kapsamlı bir araştırma gerçekleştirmesini önerdi.
Akademik kadronun niteliği, programın akreditasyon durumu, çift anadal (ÇAP) imkanları, Erasmus+ değişim programları, bursların devam koşulları ve kampüsün ulaşım ile barınma imkanlarının incelenmesi gerektiğini ifade eden Akoğlan, özellikle vakıf üniversitelerinde burs şartlarının ayrıntılı biçimde okunmasının önem taşıdığını söyledi.
Üniversite tercihini yalnızca puanla sınırlamanın doğru olmayacağını belirten Akoğlan, öğrencinin eğitim sürecindeki imkanları, mezuniyet sonrası kariyer seçeneklerini ve bölümün sektördeki karşılığını da değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Akoğlan, bilişim ve yapay zeka temelli mühendislik alanlarının yanı sıra sağlık ve yaşam bilimleri, yeni nesil yönetim programları ve istihdam imkanları güçlü iki yıllık meslek yüksekokulu programlarının da adaylar açısından değerlendirilebilecek alternatifler arasında bulunduğunu ifade etti.
Tercih işleminin ardından ödeme adımı unutulmamalı
Ek yerleştirmede yalnızca tercihlerin oluşturulmasının yeterli olmadığını belirten Akoğlan, başvurunun tamamlanması için teknik işlemlerin de eksiksiz gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.
Adayların tercihlerini ÖSYM Aday İşlemleri Sistemi üzerinden onayladıktan sonra ek yerleştirme ücretini belirtilen süre içerisinde ödemesi gerektiğini aktaran Akoğlan, ödemenin ÖSYM Kartlı Ödeme Sistemi veya anlaşmalı bankalar üzerinden gerçekleştirilebildiğini ifade etti.
Ücretin zamanında yatırılmaması halinde tercih işleminin geçersiz sayılabileceğini belirten Akoğlan, adayların başvuru ve ödeme tarihlerini son güne bırakmamasını tavsiye etti.
Akoğlan, ek yerleştirme sürecinde adayların motivasyonlarını kaybetmeden hareket etmelerinin ve tercihlerini bilinçli biçimde hazırlamalarının önemine dikkat çekerek, doğru araştırma ve rehberlikle üniversite hedefinin bu aşamada da gerçekleştirilebileceğini söyledi.
Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, çocuklarda görülen bruksizmin altında stres ve psikolojik sorunların yanı sıra çeşitli dişsel ve sistemik nedenlerin de bulunabileceğini belirtti. Okulların açılmasıyla çocukların günlük düzeninde ve sosyal çevresinde meydana gelen değişikliklerin stres yaratabileceğini ifade eden Üçem, bu durumun bazı çocuklarda gece diş sıkma ve gıcırdatma olarak kendini gösterebileceğini söyledi.
Tedavi edilmeyen bruksizmin zaman içerisinde dişlerde aşınma, çürük, uyku problemleri ve çene ekleminde çeşitli sorunlara neden olabileceğine dikkat çeken Üçem, ebeveynlerin çocuklarının uyku sırasında dişlerini sıkıp sıkmadığını gözlemlemelerinin önemli olduğunu vurguladı.
BRUKSİZM YALNIZCA YETİŞKİNLERDE GÖRÜLMÜYORBilinç dışında gerçekleşen diş sıkma ve gıcırdatmanın genel olarak stresle ilişkilendirildiğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, bruksizmin yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da görülebildiğini ifade etti.
Yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 20'sinin gün içerisinde farkında olmadan dişlerini sıktığını bildirdiğini aktaran Üçem, bununla birlikte problemin yalnızca yetişkinlere özgü olmadığını söyledi. Çocukluk döneminde de diş sıkma davranışına oldukça sık rastlandığını belirten Üçem, bu durumun kimi zaman başka sağlık sorunlarının habercisi olabileceğine dikkat çekti.
Çocuklarda diş sıkma probleminin uzun süre tedavi edilmeden devam etmesinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Üçem, bu nedenle ebeveynlerin belirtileri erken fark etmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Çocuklarda bruksizm ve diş gıcırdatmanın sanılandan daha yaygın olduğunu ifade eden Üçem, yaklaşık her 100 çocuktan 25'inde bu durumla karşılaşılabildiğini söyledi. Çocuklarda diş sıkma davranışının hem uyku sırasında hem de uyanıkken ortaya çıkabildiğini belirten Üçem, her iki durumda da stres, depresif ruh hali ve mutsuzluk gibi psikolojik etkenlerin rol oynayabileceğini ifade etti.
Diş gıcırdatma ve diş sıkmanın kontrol altına alınmaması durumunda zaman içerisinde daha ciddi sorunların ortaya çıkabileceğini dile getiren Üçem, tedavinin yalnızca dişlere yönelik değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Sorunun temelinde psikolojik bir etken bulunması halinde, çocuğun yaşadığı stresin psikolog desteğiyle ele alınmasının tedavi sürecinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Çocukluk dönemindeki bruksizmin görülme sıklığının yaş ilerledikçe değişebildiğini aktaran Üçem, özellikle 12 yaşından sonra bu problemin daha az görülmeye başladığını ifade etti. Ebeveynlerin çocuklarının gece dişlerini gıcırdattığını çoğunlukla çıkan sesten fark ettiğini belirten Üçem, çocukların ise çoğu zaman uykuda yaptıkları bu davranışın farkında olmadığını söyledi. Çocuklarda bruksizmin yalnızca duygusal veya psikolojik stresle açıklanamayacağını vurgulayan Üçem, lokal ve sistemik çok sayıda faktörün de etkili olabileceğini dile getirdi.
Diş sıkma ve gıcırdatmanın her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini belirten Üçem, davranışın çoğunlukla uyku sırasında dişlerin istemsiz şekilde sıkılmasıyla gerçekleştiğini ifade etti. Normal kabul edilmeyen bu durumun, çevresindeki kişiler tarafından fark edilebilecek düzeyde rahatsız edici bir ses oluşturabildiğini söyledi.
Çocuğun kendisinin çoğu zaman bu alışkanlığı algılamadığını belirten Üçem, buna karşılık anne ve babaların gece çocuklarını gözlemleyerek diş gıcırdatmayı kolaylıkla fark edebileceğini aktardı. Diş sıkma ve gıcırdatmanın yalnızca gece uykusunda değil, gündüz saatlerinde de görülebileceğini belirten Üçem, bazı çocuklarda ise hem gündüz hem gece ortaya çıkabildiğini kaydetti.
OKUL DEĞİŞİKLİĞİ VE YENİ ÇEVRE STRES YARATABİLİRÇocuklarda diş sıkma ve gıcırdatmaya neden olabilecek faktörlerin oldukça çeşitli olduğunu belirten Üçem, özellikle dişlerin değiştiği dönemlerde ağız ve diş yapısındaki değişikliklerin etkili olabileceğini söyledi. Çok sayıda diş çürüğünün bulunmasının veya daha önce yapılmış dolguların zaman içerisinde eskiyerek dişlerle uyumunu kaybetmesinin de dişsel nedenler arasında yer aldığını ifade eden Üçem, bazı kronik rahatsızlıkların ve sistemik problemlerin de bruksizmle ilişkili olabileceğini belirtti.
Solunum ve sindirim sistemini etkileyen kronik hastalıklar ile hormonal bozuklukların da değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Üçem, çocukların hayatında meydana gelen önemli değişikliklerin ise psikolojik açıdan dikkate alınması gerektiğini söyledi. Kardeş sahibi olma, aile içerisinde yaşanan geçimsizlikler ve okul problemleri gibi çocuk üzerinde stres oluşturan durumların diş sıkma ve gıcırdatmayı tetikleyebileceğini belirten Üçem, sorunun birden fazla faktörün birleşmesiyle de ortaya çıkabileceğini ifade etti.
Diş sıkma ve gıcırdatmanın yalnızca gece ortaya çıkan geçici bir alışkanlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Üçem, uzun süre devam eden bruksizmin ağız ve çene sağlığı üzerinde önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Kontrol altına alınmayan diş sıkma nedeniyle diş yüzeylerinde aşınmalar meydana gelebileceğini belirten Üçem, bunun yanı sıra çürük oluşumunun da gündeme gelebileceğini ifade etti. Bruksizmin uyku sorunlarına yol açabileceğini kaydeden Üçem, özellikle alt çene ekleminde aşınma ve sonradan ortaya çıkan yapısal bozuklukların da görülebileceğine dikkat çekti. Bu nedenle çocuklarda diş gıcırdatma fark edildiğinde sorunun nedeninin araştırılması gerektiğini belirtti.
OKULA DÖNÜŞ DÖNEMİNDE ÇOCUKLAR YAKINDAN İZLENMELİYeni eğitim döneminin başlamasıyla çocukların yaşamında önemli değişiklikler meydana gelebildiğini belirten Üçem, günlük rutinin değişmesinin ve yeni bir sosyal çevreye girmenin bazı çocuklar açısından stres yaratabileceğini söyledi. Özellikle okula yeni başlayan çocukların yeni ortama alışma sürecinde çeşitli kaygılar yaşayabileceğini belirten Üçem, yeni sınıfa geçen çocukların da farklı öğretmenler, dersler ve arkadaş ilişkileri nedeniyle stres yaşayabileceğini ifade etti.
Okul ortamına uyum sağlama, akademik beklentiler, öğretmenlerle ilişkiler ve arkadaş çevresindeki değişikliklerin çocukların psikolojik durumunu etkileyebileceğini dile getiren Üçem, bu stresin her çocukta aynı şekilde ortaya çıkmadığını söyledi. Bazı çocuklarda stresin davranışsal değişikliklerle kendisini gösterirken, bazı çocuklarda ise uyku sırasında diş sıkma ve gıcırdatma şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Üçem, özellikle okula dönüş döneminde ebeveynlerin bu belirtilere karşı dikkatli olması gerektiğini vurguladı. Çocuğun uyku düzeninde meydana gelen değişikliklerin takip edilmesinin yanı sıra gece diş gıcırdatma gibi davranışların da gözlemlenmesinin önemli olduğunu ifade eden Üçem, bu sayede problemin erken dönemde fark edilmesinin mümkün olabileceğini kaydetti.
Çocuğunda diş gıcırdatma problemi olduğunu fark eden ebeveynlerin öncelikle gece boyunca çocuğun davranışlarını gözlemleyebileceğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Hacer Fulya Üçem, diş gıcırdatma başladığında uygulanabilecek yöntem hakkında da bilgi verdi. Çocuğun uykusu sırasında diş gıcırdatmaya başladığının fark edilmesi halinde hafifçe dürtülerek derin uykudan daha normal bir uyku seviyesine geçirilmesinin denenebileceğini ifade eden Üçem, bu yöntemin düzenli şekilde uygulanmasının önemli olduğunu söyledi. Bu uygulamanın diş gıcırdatma sıklığı azalıncaya veya davranış tamamen ortadan kalkıncaya kadar sabırla her gece sürdürülebileceğini belirten Üçem, zaman içerisinde bazı çocuklarda gıcırdatma davranışının azalmasının beklendiğini kaydetti.
ÇOCUKLARDA MEDİKAL PLAK KULLANIMI ÖNERİLMİYORÇocuklarda bruksizm tedavisinin yaş ve gelişim dönemi dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Üçem, yetişkinlerde kullanılan bazı yöntemlerin çocuklarda doğrudan uygulanmaması gerektiğine dikkat çekti. Özellikle gelişim çağındaki çocuklarda medikal plak kullanımının önerilmediğini ifade eden Üçem, diş sıkma veya gıcırdatma problemi bulunan çocukların öncelikle çocuk diş hekimine götürülmesi gerektiğini söyledi.
Çocuk diş hekiminin yapacağı muayene sırasında dişlerde meydana gelen aşınma ve diğer hasarların kontrol edileceğini belirten Üçem, böylece bruksizmin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilebileceğini ifade etti. Muayene sırasında çocuğun genel durumu ve yaşadığı stresin de değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Üçem, hekim tarafından gerekli görülmesi halinde çocuğun psikolojik açıdan da desteklenebileceğini söyledi.
Çocuğun yaşadığı stresin veya psikolojik sorunların diş sıkmanın temelinde olduğunun düşünülmesi durumunda çocuk psikoloğu ya da psikiyatristinden destek alınabileceğini belirten Üçem, tedavinin neden odaklı yürütülmesinin önem taşıdığını vurguladı. Üçem, çocuklarda diş gıcırdatmanın tek başına bir diş problemi olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, dişsel, sistemik ve psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesinin daha sağlıklı sonuç vereceğini ifade etti. Ebeveynlerin özellikle okul döneminde çocuklarının uyku alışkanlıklarını ve davranışlarındaki değişiklikleri takip etmeleri gerektiğini kaydetti.
Üsküdar Üniversitesi, İslam düşüncesi ile çağdaş psikolojiyi akademik bir çerçevede buluşturan uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaptı. Risale-i Nur Araştırmaları Platformu öncülüğünde ve Uluslararası İslami Psikoloji Öğrencileri Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilen Uluslararası İslam ve Psikoloji Konferansı düzenlendi.
TARHAN: BİLİMSEL GELİŞMELER RUH KAVRAMINA BAKIŞI DEĞİŞTİRDİKonferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Üsküdar Üniversitesi Yönetim Üst Kurulu Başkanı ve Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, psikoloji ile İslam düşüncesi arasında uzun yıllardır devam eden tartışmalara dikkat çekti. Tarhan, yaklaşık 200 yıldır bazı psikoloji ekollerinin İslam’ın ruh, kalp ve insan anlayışını bilimsel yaklaşımın dışında değerlendirdiğini belirtti. İnsanın yalnızca maddi yönüyle ele alındığı bu yaklaşımın, bilimsel gelişmelerle birlikte değişmeye başladığını ifade etti.
Özellikle kuantum fiziği ve insan beyninin işleyişine ilişkin araştırmaların yeni tartışmalar ortaya çıkardığını söyleyen Tarhan, ruh kavramının yalnızca bilim dışı bir alan olarak görülemeyeceğini savundu.
Konferansta “Nöroteoloji” başlıklı bir sunum yapan Tarhan, Türkiye’de bu kavramı 2000’li yılların sonlarında gündeme taşıdığını ve başlangıçta farklı biçimlerde yorumlandığını anlattı.
Nöroteolojinin din ve tevhid inancının akılla birlikte ele alınabileceğine işaret ettiğini belirten Tarhan, akıl ile vahyin birbirinin karşıtı gibi değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Tarhan’a göre bilimsel gelişmeler, insanın inanç, anlam ve ruh dünyasının değerlendirilmesinde yeni bir düşünsel alan oluşturuyor.
HAZ İLE MUTLULUK AYNI ŞEY DEĞİLSunumunda haz ve mutluluk arasındaki ayrıma da değinen Tarhan, modern yaşamın bu iki kavramı birbirine yaklaştırdığını ifade etti.
Kısa süreli zevk ile uzun vadeli mutluluğun birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Tarhan, hedonizmin yaşam biçimi haline gelmesinin insanın anlam arayışını olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Nörobilim araştırmalarının da bu ayrımı destekleyen veriler sunduğunu dile getiren Tarhan, dopaminin daha çok hazla, serotoninin ise anlam ve daha kalıcı mutlulukla ilişkilendirildiğini aktardı.
Batı dünyasında kadim kültür ve manevi kaynaklara yönelik ilginin son yıllarda arttığını ifade eden Tarhan, psikoloji ve psikiyatri alanlarında da bu konuda yeni çalışmalar yapıldığını belirtti. Mevlana, Muhyiddin Arabi, İbn-i Sina ve Farabi gibi isimlerin ortaya koyduğu düşünsel birikimin yeniden gündeme geldiğini söyleyen Tarhan, geçmişte ihmal edilen bu kaynakların çağdaş insanın sorunları açısından yeniden değerlendirildiğini kaydetti.
“KUR’AN-I KERİM DAHA İYİ ANLAŞILACAK”Bilim ile din arasındaki ilişkinin geçmişteki tartışmalardan farklı bir noktaya taşındığını belirten Tarhan, bilimsel sağlamlığın günümüzde daha fazla önem kazandığını söyledi. Tarhan, Batı felsefesinin Kur’an-ı Kerim’i keşfetmeye yönelik bir sürece girdiğini düşündüğünü belirterek, bilimsel gelişmelerin tevhid ve Kur’an-ı Kerim’in daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Tarhan, konuşmasında ekonomik büyüme ile mutluluk arasındaki ilişkiye dair ABD'den bazı istatistikleri de değerlendirdi.
Ekonomik gelir yükselmesine rağmen toplumların mutluluk seviyelerinde aynı oranda artış görülmediğine dikkat çeken Tarhan, maddi imkanların tek başına mutluluğu garanti etmediğini söyledi. Konuşmasında yalnızlık araştırmalarına da yer veren Tarhan, özellikle gençlerde dikkat çekici sonuçların ortaya çıktığını belirtti.
BBC ve Manchester Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre 16-24 yaş grubunda yalnızlık oranlarının ileri yaş gruplarına kıyasla daha yüksek olduğunu aktaran Tarhan, dijitalleşmenin yüz yüze iletişimin azalmasında etkili olduğunu ifade etti.
RUH SAĞLIĞI SORUNLARINDA ARTIŞA DİKKAT ÇEKİLDİDepresyon, kendine zarar verme ve intihar davranışlarına ilişkin ABD verilerini de paylaşan Tarhan, özellikle 2010'lu yıllardan itibaren ruh sağlığı sorunlarında belirgin bir yükseliş görüldüğünü söyledi.
Majör depresyon ve depresif belirtilerde 2010 sonrasında önemli artış yaşandığını belirten Tarhan, intihar verilerinde de 2011 yılından itibaren ciddi bir sıçrama görüldüğünü aktardı. Dünya Sağlık Örgütünün intiharı önlemeye yönelik çalışmalarına değinen Tarhan, koruyucu ruh sağlığı uygulamalarının önemini vurguladı. Tarhan, günümüz insanının ruhsal sorunlarının arka planında sekülarizm, narsisizm ve materyalizmin öne çıktığını söyledi.
Dünyacılığın, başarı ve yarışma baskısının yanı sıra maddiyat merkezli yaşam anlayışının insanın sosyal ve manevi hayatını etkilediğini belirten Tarhan, materyalist yaklaşımın yalnızca cehaletten değil, bilimsel düşüncenin yanlış yorumlanmasından da beslenebildiğini ifade etti. Kur’an-ı Kerim’de geçen kalp kavramının yalnızca anatomik bir organ şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tarhan, beynin duygu dünyasıyla bağlantılı limbik bölgelerine dikkat çekti.
İnsan duyularının varlığın tamamını algılamaya yetmediğini ifade eden Tarhan, insan gözünün elektromanyetik spektrumun yalnızca sınırlı bir bölümünü görebildiğini hatırlattı. Beynin birbirine bağlı yapılardan oluşan bir network şeklinde çalıştığını belirten Tarhan, yapay sinir ağlarının geliştirilmesinde de insan beyninin işleyişinden yararlanıldığını söyledi.
Yapay zeka ve olasılıksal hesaplama modellerinin de gündeme geldiği sunumda Tarhan, bu alanların tevhid inancı açısından farklı tartışmalara imkan sağlayabileceğini belirtti. Beyin ile ruh arasındaki ilişkiyi bilgisayarın donanım ve yazılım ayrımına benzeten Tarhan, insanın yalnızca maddi yapısından hareketle bütünüyle açıklanamayacağını dile getirdi.
Psikiyatrik hastalıkların değerlendirilmesinde maddi ve manevi boyutların birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Tarhan, bazı ruhsal problemlerin hem beyin devrelerindeki değişimlerle hem de insanın anlam dünyasındaki kopuşlarla bağlantılı olabileceğini söyledi. Tarhan, İslam düşüncesi ile psikolojinin insanı farklı boyutlarıyla anlamaya yönelik ortak bir alan oluşturduğunu belirtti. Nöroteolojinin ruh sağlığı alanına sağlayabileceği katkıların geniş bir tartışma alanı oluşturduğunu söyleyen Tarhan, sunumunda özellikle bu alana yöneltilen eleştirilere yönelik bir çerçeve ortaya koymayı amaçladığını ifade etti.
ZELKA: İNSAN HÂLÂ HUZUR VE ANLAM ARIYORKonferansta konuşan Üsküdar Üniversitesi Risâle-i Nur Araştırmaları Platformu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Zelka ise bilim ve teknolojideki ilerlemelerin yaşamı kolaylaştırmasına rağmen insanın temel psikolojik ve manevi ihtiyaçlarının ortadan kalkmadığını söyledi.
Zelka; yalnızlık, kaygı, stres, depresyon, ailevi sorunlar ve sosyal ilişkilerde yaşanan güçlüklerin modern insanın karşı karşıya kaldığı başlıca problemler arasında yer aldığını belirtti. Bu sorunlarla birlikte psikolojik ve psikiyatrik desteğe duyulan ihtiyacın da daha görünür hale geldiğini ifade etti.
Çağdaş psikolojinin bilimsel birikimi ile İslam’ın insan, ruh, kalp, nefis ve maneviyat anlayışının nasıl buluşturulabileceğinin önemli bir soru olduğunu belirten Zelka, İslam düşüncesinin yüzyıllar boyunca oluşturduğu birikimin çağdaş psikolojiye katkı sunabileceğini söyledi. İman, ibadet, dua, zikir, sabır, şükür, tevekkül, tövbe, ümit, affetme ve merhamet gibi kavramların yalnızca dini bağlamda değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Zelka, bunların insanın duygu, düşünce ve davranış dünyasıyla da doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti.
AŞIROV: İNSAN ÖNCE KENDİSİNİ TANIMALIAsya Bölgesi Başmüftüsü Şeyh Nafiullah Aşırov da konferansın insanın mahiyetini anlamaya yönelik önemli bir başlık taşıdığını söyledi. Tatarca yaptığı konuşmada insanın kim olduğunu bilmesinin, Allah’ın kudretini anlamak açısından önemli olduğunu belirten Aşırov, insana akıl verildiğini ve önüne iki yol konulduğunu ifade etti. Aşırov, konferansın düzenlenmesine katkı sunanlara teşekkür etti.
Avrupa Müslümanlar Forumu Yönetim Kurulu Üyesi Resul Hacıyev ise forumun 36 ülkede faaliyet gösterdiğini belirterek bilimsel çalışmalar ve akademik toplantıların önemine dikkat çekti. İslam medeniyetinde insan psikolojisi ve ruh sağlığı üzerine çalışmalar yapan çok sayıda alim bulunduğunu söyleyen Hacıyev, Ebu Zeyd el-Belhi, İbn-i Sina, Farabi ve İmam Gazali gibi isimleri örnek gösterdi. Bu alimlerin insanın ruhsal dünyasına ilişkin önemli eserler bıraktığını belirten Hacıyev, söz konusu araştırmaların günümüzde de sürdürülmesinin önemli olduğunu söyledi.
MİRAC: KONFERANSIN MERKEZİNDE İNSAN VARÜsküdar Üniversitesi RİNAP Yönetim Kurulu Üyesi ve Konferans Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlham Mirac, etkinliğin temel konusunun insan olduğunu ifade etti. İnsanın maddi ve manevi yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirten Mirac, insanın mahiyetinin anlaşılmasında Kur’an-ı Kerim ve sünnetin önemine işaret etti. Mirac, insanın maddi ve manevi yapısını en iyi bilenin yaratıcısı olduğunu belirterek, Kur’an-ı Kerim’in bu mahiyeti açıklayan temel kaynaklardan biri olduğunu söyledi.
Konferansın açılış bölümünde sağlık gerekçeleri nedeniyle programa katılamayan Uluslararası İslami Psikoloji Öğrencileri Platformu Kurucu Ortağı ve Yönetici Direktörü Jamaleddin Miri’nin selamları katılımcılara iletildi. Platform Başkan Yardımcısı Fatma Ahmed ise Kanada’dan gönderdiği video mesajla konferansa katıldı. Ahmed, aynı vizyonu paylaşan insanların bilgi ve yeteneklerini bir araya getirmesinin önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, benzer düşüncelere sahip kişilerin buluşmasını değerli bulduğunu ifade etti.
Konferansın açılış konuşmalarının ardından hediye takdimi yapılırken, katılımcılarla aile fotoğrafı da çekildi.
2002 yılında Afganistan’a Nato göreviyle giden kayınbiraderim o vakitler çektiği bir fotoğrafı sosyal medyada paylaşmış. Elinde yeni defterlerde üç Afgan kız çocuğu objektife mutlulukla gülümsüyorlar. Kayınbiraderim fotoğrafın altına şu notu düşmüş: “Kabil'de bir okulda kız çocuklarına kırtasiye malzeme dağıttığımızda ne kadar çok sevinmişlerdi. Şimdi kızların ilkokul sonrası eğitim görmesi yasak. Bu fotoğraftakiler okuyabildi ama çocukları okuyamayacak.”
Filenin Sultanları yine yüzümüzü güldürüp muhteşem kadınlarımız bir kere daha gururla hepimizi coşturduğunda Afganistan kadın voleybolcuları düşünüp içim sızladı.
Taliban'ın Afganistan'da yönetimi yeniden ele geçirmesinden bu yana kadınların ve kız çocuklarının temel hak ve özgürlükleri neredeyse tamamen yasaklandı. Kız çocuklarının ortaokul ve üniversitelerde eğitim görmesi yasak. Kadınların ebelik eğitimi alması yasak. Kamu kurumlarında, ulusal sivil toplum kuruluşlarında çalışmaları yasak. Kuaförler ve güzellik salonları 2023’de kapatıldı. Yanlarında bir erkek olmadan sokağa çıkmaları yasaklandı. Yüzü tamamen kapatan burka denen şeye bürünmeden evden çıkmaları da yasak. Artık kadına Afganistan’da hayat yasak.
Taliban 2021 yılında ülkeye yeniden kâbus gibi çöktüğünde öldürüleceklerinden korkan Kadın Milli Futbol Takımı oyuncuları; uluslararası yardım operasyonları, spor örgütleri ve yabancı hükümetlerin iş birliğiyle ülkeden ayrılabilmişlerdi. Taliban Kabil'e girmeden hemen önce, takımın kaptanı Khalida Popal, Danimarka'dan sosyal medyada yayın yaparak bütün oyuncuların sosyal medya hesaplarını kapatmalarını, kimliklerini gizlemelerini ve formalarını yakmalarını söyledi. Futbolcu kadınlar, bir Taliban militanının elinde ölmemek için madalyalarını ve kupalarını gömdüler. Ağustos 2021'de Kabil Havalimanı'nda yaşanan büyük kaos sırasında Uluslararası Oyuncular Birliği, eski takım kaptanları ve farklı ülkelerden onlarca aktivist devreye girdi. Avustralya bu kadınlara kapıları açtı. ABD askerlerinin refakatinde as takım oyuncuları, teknik heyet ve aileleri (yaklaşık 75 kişi) askeri uçaklarla Avustralya'ya ulaştırıldı. O kadınların ellerinde Afganistan’daki hayatlarını sığdırmaya çalıştıkları ikişer spor çanta, başları kapatılmış, asker kordonunun arasından düşmüş omuzlarla kendi ülkelerini geride bırakıp uçaklara yürüyüşlerini izlemek nasıl can yakıcıydı. Yine de bu kadınlar şanslı olanlardı. As takımdan geride kalan genç oyuncular ve aileleri ise havalimanındaki patlamalar ve kaos nedeniyle uçaklara binemedi. Yaklaşık 130 kişiden oluşan bu grup, Eylül 2021'de karayoluyla Pakistan’a sığındı.
Voleybolcu Afgan kadınlar ise çok daha korkulu günler geçirdiler. Futbolcu kadınlar gibi toplu ve organize bir operasyonla tahliye edilemediler. Uzun süre saklanmak zorunda kaldılar ve farklı yollardan ve bireysel olarak ülkeden kaçtılar. Voleybol takımından sadece birkaç oyuncu Taliban’ın ülkeyi ilk ele geçirdiği günlerde havalimanından ülkeden çıkmayı başarabilmişti. Kabil Havalimanı kapandıktan sonra kadın voleybolcular ve teknik ekip Afganistan'da sıkışıp kaldı. Oyuncuların büyük kısmı, haftalarca süren gizlenmelerin ardından uluslararası spor organizasyonları ve sivil toplum kuruluşlarının yardımıyla karayoluyla gizlice komşu ülkelere kaçtı. Sporcuların önemli bir bölümü İran ve Pakistan'a sığındı. Voleybolcu kadınlar maalesef Taliban baskısını kayıpsız atlatamadılar. Mahjabin Hakimi adındaki genç kadın voleybolcu kayboldu, Taliban tarafından infaz edildiği iddia edildi ama doğrulanmadı.
Kaçan Afganistan Kadın Voleybol Takımı, Uluslararası Olimpiyat Komitesi ve bazı ülke voleybol federasyonlarının desteğiyle sürgünde yeniden bir araya geldi. Bazı uluslararası turnuvalarda Afganistan'ın geleneksel üç renkli bayrağı altında sahaya çıkıyorlar.
Futbolcu Afgan kadınlar da futbol oynamaya devam ettiler. Taliban kadın sporunu tamamen yasakladığı için Afganistan Federasyonu kadın futbol takımını tanımıyordu. Ancak FIFA, Nisan 2026'da tarihi bir kural değişikliği yaptı ve sürgündeki kadın futbolcuların Taliban onayına ihtiyaç duymadan resmi maçlara çıkabilmesine izin verdi. Bir zamanların Afganistan kadın futbol takımı, Ağustos 2026'da Yeni Zelanda'da bir araya gelerek yıllar sonra uluslararası hazırlık maçlarına çıktı.
Filemizin Sultanlarının nice güzel başarısı olsun.
Merhaba, bugün sizi Peter Weir'in yönettiği Dünyanın Uzak Ucu (Master and Commander: The Far Side of the World) filmiyle 1800'lü yılların başına, okyanusun ortasında geçen büyük bir mücadeleye davet ediyorum. 2003 yapımı film, savaş ve macerayı anlatırken bir gemide aylar boyunca birlikte yaşamak zorunda kalan insanların dostluğunu ve dayanışmasını da ön plana çıkarıyor.
Hikayenin merkezinde Russell Crowe'un canlandırdığı İngiliz Kraliyet Donanması kaptanı Jack Aubrey bulunuyor. Napolyon Savaşları sırasında HMS Surprise gemisinin kaptanı olan Aubrey'e, Fransız savaş gemisi Acheron'u takip etme görevi veriliyor. Ancak karşılarındaki gemi hem daha güçlü hem de daha hızlı. Böylece okyanusun ortasında uzun ve tehlikeli bir takip başlıyor.
Russell Crowe, Jack Aubrey karakterinde kararlı ve gerektiğinde sert bir kaptan olarak karşımıza çıkıyor. Ancak karakteri yalnızca emir veren bir asker olarak görmüyoruz. Mürettebatının sorumluluğunu taşıyan ve aldığı her kararın sonuçlarıyla yaşamak zorunda kalan bir insanı da izliyoruz.
Paul Bettany'nin canlandırdığı gemi doktoru Stephen Maturin ise Aubrey'den oldukça farklı. Bilime ve doğaya meraklı olan Maturin ile kaptan arasındaki dostluk, filmin en güzel taraflarından biri. İki karakter zaman zaman olaylara tamamen farklı bakıyor ancak birbirlerine duydukları saygıyı kaybetmiyorlar.
Peter Weir'in en büyük başarısı ise seyirciye gerçekten bir savaş gemisinin içindeymiş hissini verebilmesi. Dar kamaralar, sert denizler, fırtınalar ve top sesleri hikayenin atmosferini oldukça güçlü hale getiriyor. Deniz savaşları gösterişli olmasına rağmen film yalnızca aksiyona yaslanmıyor.
Mürettebat arasındaki ilişkiler de hikayenin önemli bir parçası. Uzun süre karadan uzakta yaşayan insanların korkularını, yorgunluklarını ve birbirlerine olan bağlılıklarını görüyoruz. Bu nedenle gemi yalnızca savaşın geçtiği bir mekan değil, başlı başına küçük bir dünya haline geliyor.
Film, 76. Akademi Ödülleri'nde En İyi Film dahil 10 dalda Oscar'a aday gösterildi. En İyi Görüntü Yönetimi ve En İyi Ses Kurgusu dallarında iki Oscar kazandı.
Sonuç olarak Dünyanın Uzak Ucu, yalnızca deniz savaşlarını sevenlerin değil, iyi anlatılmış macera filmlerinden hoşlananların da izleyebileceği güçlü bir yapım. Dostluk, liderlik ve sorumluluk gibi konuları büyük bir deniz macerasının içine başarıyla yerleştiriyor. Aradan geçen yıllara rağmen özellikle atmosferi ve oyunculuklarıyla etkileyiciliğini koruyor.
Bugünlük bu kadar, hoşça kalın.
Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) Yönetim Kurulu Başkanı Elif Ufluoğlu, KOBİ’lerin finansmana erişimde yaşadığı güçlüklerin üretim kapasitesi üzerinde ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Merkez Bankası’nın faiz oranlarını yüzde 37’de sabit tuttuğunu hatırlatan Ufluoğlu, ticari kredi faizlerinin ise yüzde 50 seviyelerinde bulunduğunu belirtti. Ufluoğlu, “Sanayicinin finansmana erişimini yalnızca bugünün kredi sorunu olarak değil, Türkiye’nin üretim kapasitesinin geleceği olarak değerlendirmeliyiz” dedi.
KOBİ’lerin Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99,6’sını oluşturduğunu vurgulayan Ufluoğlu, sanayinin kritik bir dönemden geçtiğini ifade etti. Sıkı para politikasının 2023 yılı Haziran ayında başlayan faiz artışlarıyla birlikte işletmeler üzerindeki etkisinin belirginleştiğini kaydeden Ufluoğlu, yüzde 10’un altındaki faizlerin kısa sürede yüzde 50’lere ulaştığını anımsattı.
İki yılı aşan süreçte kredi limitlerinin daralması, vadelerin kısalması ve teminat talebinin artmasının özellikle üretim odaklı KOBİ’ler için önemli bir baskı yarattığını söyleyen Ufluoğlu, işletmelerin işletme sermayesine erişiminde yaşanan sorunun giderek büyüdüğünü dile getirdi.
TAKİPTEKİ TİCARİ KREDİ ORANI YÜKSELDİBDDK verilerine işaret eden Ufluoğlu, takipteki ticari kredilerin toplam ticari krediler içindeki payının 2024’te yüzde 1,4 iken 31 Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 2,3’e çıktığını belirtti. Bu tablonun finansmana erişimdeki sorunların işletmelerin ödeme kapasitesine yansıdığını gösterdiğini ifade eden Ufluoğlu, konkordato başvurularındaki artışın da dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ufluoğlu, kısa vadeli ve pahalı finansmanın işletmelerin nakit akışını bozduğunu, yatırım kararlarını ertelediğini ve rekabet gücünü zayıflattığını belirterek, “Vade yapısının bozulması, teminat ihtiyacının yükselmesi ve finansman maliyetlerindeki artış; işletmelerin yalnızca bugünkü faaliyetlerini değil, gelecekteki yatırım ve büyüme kabiliyetini de etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
BANKA KREDİSİ DIŞINDAKİ KAYNAKLAR ÖNE ÇIKARILMALISanayicinin finansman ihtiyacının yalnızca kredi hacmini artırarak çözülemeyeceğini vurgulayan Ufluoğlu, kaynak çeşitliliğinin sağlanması gerektiğini söyledi. TOSYÖV olarak işletmelerin banka kredilerine aşırı bağımlılığının azaltılmasını savunduklarını belirten Ufluoğlu, alternatif finansman modellerinin üretim ekonomisinin merkezine alınması çağrısında bulundu.
İşletme sermayesi ihtiyacının uzun süre karşılanamamasının üretim zincirinde daha büyük sorunlara yol açabileceğine işaret eden Ufluoğlu, yatırımların durması, kapasite kullanımının gerilemesi ve tedarikçi ödemelerinin gecikmesi gibi sonuçların ortaya çıkabileceğini kaydetti.
Bu gelişmelerin devam etmesi halinde konkordato başvuruları ve işletme kapanmalarının gündeme gelebileceğini belirten Ufluoğlu, “Bu meseleye yalnızca bankacılık sistemi ya da faiz politikası penceresinden bakamayız. Konu, üretimin, istihdamın, ihracatın ve Türkiye’nin sanayi kapasitesinin korunmasıyla doğrudan ilgilidir” dedi.
Sağlıklı biçimde çalışan, üretim yapan ve sipariş portföyü bulunan firmaların geçici likidite sıkıntısı nedeniyle üretimden çekilmemesi gerektiğini ifade eden Ufluoğlu, “Finansman sorunu konkordato sorununa dönüşmeden harekete geçmeliyiz” diye konuştu.
İLK HEDEF NAKİT AKIŞINI GÜVENCEYE ALMAKTOSYÖV Başkanı Ufluoğlu, KOBİ’lerin yaşadığı finansman problemlerine yönelik kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerileri sundu. Kısa vadede temel önceliğin işletmelerin nakit akışını korumak olduğunu belirten Ufluoğlu, üretim ve ihracat odaklı seçici finansman modellerinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kredi Garanti Fonu benzeri teminat yapılarının üretim yapan işletmeler için daha etkin kullanılması gerektiğini dile getiren Ufluoğlu, ihracatçıların uygun koşullarda kaynağa erişiminin de desteklenmesini istedi. Alacakların daha kısa sürede nakde dönüşmesini sağlayan faktoring ve tedarik zinciri finansmanı uygulamalarının yaygınlaştırılmasının önemine değinen Ufluoğlu, leasing başta olmak üzere yatırım finansmanı araçlarının erişilebilir hale getirilmesi çağrısında bulundu.
Kamu desteklerinde değerlendirme ve ödeme süreçlerinin hızlandırılmasının işletmeler için önemli bir rahatlama yaratacağını belirten Ufluoğlu, özellikle işletme sermayesi ihtiyacının arttığı dönemde bu mekanizmaların daha hızlı işlemesi gerektiğini söyledi.
ORTA VADEDE FİNANSMAN KANALLARI ÇEŞİTLENMELİOrta vadede KOBİ’lerin sermaye piyasalarına ve farklı finansman modellerine erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini vurgulayan Ufluoğlu, özel sermaye fonları, girişim sermayesi yatırım fonları, kitle fonlama, tahvil ve diğer borçlanma araçları, yatırım ortaklıkları ile uygun şirketler için halka arz seçeneklerinin daha erişilebilir hale getirilmesini istedi.
Bu araçların yaygınlaşması için kamu kurumları, finans sektörü, sermaye piyasası kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini belirten Ufluoğlu, “KOBİ Finansmana Erişim ve Alternatif Finansman Programı benzeri, ulusal ölçekte bir kapasite geliştirme yaklaşımının oluşturulmasını önemli görüyoruz” dedi.
Ufluoğlu, KOBİ’lerin alternatif finansman kaynaklarına yönelmesi için yalnızca yeni ürünlerin sunulmasının yeterli olmayacağını, işletmelerin bu araçlardan yararlanabilecek finansal yönetim yetkinliğine de sahip olması gerektiğini ifade etti. Bilgilendirme, eğitim ve danışmanlık süreçlerinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydeden Ufluoğlu, finansman ekosisteminin üretim işletmelerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasının zorunlu olduğunu söyledi.
KALICI ÇÖZÜM GÜÇLÜ ÖZKAYNAK YAPISIUzun vadede asıl çözümün firmaların özkaynaklarını güçlendirmesi olduğunu vurgulayan Ufluoğlu, sürekli borçlanma yoluyla büyüyen şirket modelinden uzaklaşılması gerektiğini belirtti. Hedefin; sermayesi güçlü, verimliliği yüksek, dijital dönüşümünü tamamlamış, ihracat yapan ve yüksek katma değer üreten şirketler oluşturmak olduğunu ifade etti.
Finansman politikası ile sanayi politikasının birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğini söyleyen Ufluoğlu, kaynakların teknoloji yatırımlarına, dijitalleşmeye, enerji verimliliğine, yeşil dönüşüme, yüksek katma değerli üretime, ihracata ve nitelikli istihdama yönlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Dönüşüm yatırımlarının gelecekte işletmelerin rekabet gücü, üretim hacmi ve pazar payı açısından belirleyici olacağını kaydeden Ufluoğlu, sanayicinin de finansal dayanıklılığını artırmaya odaklanması gerektiğini söyledi. İlk aşamada likiditenin korunmasının, işletme sermayesinin güçlendirilmesinin ve üretimin kesintisiz sürdürülmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Orta vadede işletmelerin finansal yönetim kapasitelerini geliştirmesi gerektiğine dikkat çeken Ufluoğlu, uzun vadeli hedefin ise güçlü özkaynağa sahip, teknolojik dönüşümünü gerçekleştirmiş, ihracat ve katma değer üretme kapasitesi yüksek işletmeler yaratmak olduğunu ifade etti.
Ufluoğlu, “Türkiye’nin üretim gücünü korumak için finansmanı yeniden üretimin hizmetine vermeliyiz. Sanayiciyi borç sarmalından çıkararak yeniden yatırım yapabilir hale getirmek, önümüzdeki dönemin en önemli ekonomi politikası önceliklerinden biri olmalıdır” dedi.
Ankara Kent Konseyi (AKK), 7. Olağan Genel Kurulu’nda üyelerini, delegelerini, bileşenlerini ve kent paydaşlarını bir araya getirdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın “ortak akıl” anlayışıyla kurulan ve “Bu Seyirde Herkes Kaptan” yaklaşımıyla çalışmalarını sürdüren Konseyde, Halil İbrahim Yılmaz yeni dönem için yeniden başkan seçildi.
Altı kurul, 14 meclis, 38 çalışma grubu, 3 bini aşkın bileşen ve gönüllülerden oluşan Ankara Kent Konseyi; katılımcılık, şeffaflık, eşitlik, sürdürülebilirlik ve birlikte yönetim ilkeleri doğrultusundaki çalışmalarını yeni dönemde de sürdürecek.
GENEL KURULDA ANKARA’NIN ORTAK HAFIZASI ÖNE ÇIKTISaygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan programda, Konseyin yedi yıllık çalışmalarını anlatan film ve sergi katılımcılarla buluştu. Genel kurula özel hazırlanan film ile seğmenler ve Yenimahalle Belediyesi TUBİL Halk Dansları Topluluğu’nun gösterileri ilgiyle izlendi.
Toplantıya Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yanı sıra Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Beypazarı Belediye Başkanı Dr. Özer Kasap, Etimesgut Belediye Başkan Vekili Seda Dilber, Türkiye Kent Konseyleri Genel Başkanı Sevinç Baykan Özden ve eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın katıldı. AKK Onur Kurulu üyeleri Prof. Dr. Mehmet Haberal, deprem bilimci Ruşen Keleş, İlhan Tekeli ile çok sayıda delege ve bileşen de genel kurulda yer aldı.
MANSUR YAVAŞ: KENTİN HER KESİMİNİN FİKRİNE İHTİYAÇ VARAnkara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, konuşmasında kentlerin tek bir anlayışla yönetilemeyeceğini vurguladı. Farklı meslek gruplarının, gençlerin, yaşlıların ve dezavantajlı kesimlerin farklı ihtiyaçları bulunduğunu belirten Yavaş, bu sorunlara en doğru çözümün doğrudan o sorunları yaşayanların katkısıyla üretilebileceğini ifade etti.
Kent konseylerinin bu noktada önemli bir köprü işlevi gördüğünü dile getiren Yavaş, Ankara için söyleyecek sözü ve fikri olan herkesin katılımını önemsediklerini söyledi. Konsey çalışmalarına katkı sunan katılımcılara teşekkür eden Yavaş, önümüzdeki dönemde de Ankara için ortak çalışmalar üretileceğine inandığını kaydetti.
“BİR A4 KÂĞIDIYLA BAŞLAYAN YOLCULUK”AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, açılış konuşmasında Konseyin kuruluş sürecini anlatarak başlangıçta yalnızca boş bir A4 kâğıdı bulunduğunu, ancak o sayfanın Ankara’nın geleceğine dair ortak hayalleri taşıdığını söyledi.
Bu ilk adımın zamanla binlerce fikre, buluşmaya ve kentin ortak hafızasına dönüştüğünü ifade eden Yılmaz, Ankara Kent Konseyi’nin aynı düşünceyi paylaşanların değil, aynı şehir için düşünmek isteyenlerin buluşma noktası olduğunu belirtti.
FARKLI SESLER AYNI MASA ETRAFINDAKonseyin farklılıkları ortadan kaldırmak yerine onları ortak bir zeminde buluşturmayı hedeflediğini söyleyen Yılmaz, birbirini ikna etmekten önce dinlemenin önemine dikkat çekti. AKK’nin kapılarının Ankara’ya dair fikri olan herkese açık olduğunu vurgulayan Yılmaz, kadın taksi şoförlerinden doktorlara, öğrencilerden öğretmenlere, esnaftan sanayicilere, çiftçilerden akademisyenlere kadar farklı kesimleri aynı masa etrafında bir araya getirdiklerini dile getirdi.
Yılmaz, Konseyin yalnızca sayısal büyüklüklerle değil, Ankara’nın sesini ve sözünü çoğaltarak güç kazandığını söyledi.
KENT İRFANI VE GELECEK VURGUSUKonuşmasında “kent irfanı” kavramına da değinen Yılmaz, şehirlerin yalnızca binalar, yollar ve meydanlardan oluşmadığını ifade etti. İnsanların şehri kurarken şehrin de insanları şekillendirdiğini belirten Yılmaz; Hacı Bayram-ı Veli’nin dizelerini hatırlatarak Ankara’nın tarihsel birikimine, lonca kültürüne ve Başkentin farklı medeniyetlerden taşıdığı mirasa dikkat çekti.
27 Aralık 1919’un Ankara için taşıdığı anlamı da hatırlatan Yılmaz, Seymenler, Bacıerenler, esnaf, köylü ve öğrencilerin Mustafa Kemal Paşa’yı yalnızca karşılamadığını, aynı zamanda kendi geleceklerine sahip çıktıklarını söyledi.
“KENT YÖNETİMİ BİR EMANET ANLAYIŞIDIR”Şehir yönetiminde liyakat, yeterlilik ve eşitliğin esas alınması gerektiğini ifade eden Yılmaz, kenti yöneten anlayışın makam değil emanet bilinciyle hareket etmesi gerektiğini dile getirdi. “Şehirleri asıl kirleten çöp değil, kibirdir” sözleriyle eleştiriye açık ve katılımcı yönetimin önemine işaret eden Yılmaz, Ankara’ya değer katacak bilgi ve üretimin öncelikli olması gerektiğini belirtti.
Ankara’yı yalnızca bugünün ihtiyaçları üzerinden değerlendirmediklerini ifade eden Yılmaz, “Ankara’yı parsel parsel değil, nesil nesil düşünüyoruz” dedi. Konseyin tarafının ve ortak paydasının Ankara olduğunu vurgulayan Yılmaz, kent için ortak hareket etme çağrısını yineledi.
“BİR İLMEK EKSİLİRSE ANKARA EKSİLİR”Konuşmasında “aynı kilimin desenleri” benzetmesini kullanan Yılmaz, Ankara’nın farklı renklerden, fikirlerden ve yaşam biçimlerinden oluştuğunu söyledi. Herkesin aynı kentin parçası olduğuna dikkat çeken Yılmaz, bir rengin ya da ilmeğin eksilmesinin Ankara’yı eksilteceğini ifade etti.
Ankara Kent Konseyi’nin en büyük başarısının birbirine inanan insanlar olduğunu belirten Yılmaz; gönüllülere, çalışma gruplarına, meclislere, üniversitelere, sivil toplum kuruluşlarına, meslek örgütlerine, kamu kurumlarına, özel sektöre, gençlere, kadınlara, esnafa, sanatçılara ve kente katkı sunan herkese teşekkür etti.
YENİ DÖNEM İÇİN ORTAK AKIL ÇAĞRISIYılmaz, yeni dönemin önünde yeniden boş bir sayfa bulunduğunu ve o sayfayı Ankara’nın tüm kesimlerinin birlikte dolduracağını söyledi. Gençlerin, kadınların, mahallelerin; bilimin, sanatın, üretimin ve demokrasinin Ankara’nın geleceğinde daha etkin rol alması gerektiğini vurguladı.
“Ankara’nın geleceği birkaç kişinin aklına sığmayacak kadar büyük” diyen Yılmaz, bu geleceğin ancak kentin ortak aklıyla taşınabileceğini belirtti. Konuşmasını, Ankara’nın konuşan, dinleyen ve birlikte düşünen bir şehir olacağı mesajıyla tamamladı.
YILMAZ: “HEPİMİZ BU SEYRİN KAPTANIYIZ”Seçim sonrası yaptığı teşekkür konuşmasında Halil İbrahim Yılmaz, Ankara’da oluşturulan dayanışma örneğinin hayatın her alanına taşınması gerektiğini söyledi. Muhtardan rektöre, ustadan büyükelçiye kadar herkesin eşit bir zeminde buluştuğunu ifade eden Yılmaz, hiyerarşiyi geride bırakarak ortak bir yolculuk kurduklarını dile getirdi.
Yılmaz, “Hepimiz bu seyrin kaptanı olduk. Bu kilimin içerisinde her birimiz birer ilmek olduk” sözleriyle katılımcılara teşekkür etti.
Türkiye'de son dönemde yağış miktarlarında yaşanan artış ve birçok bölgede su kaynaklarının toparlanması, kuraklık ve su sıkıntısı açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Barajlardaki doluluk oranlarının yükselmesi ve yağışların su havzalarına katkısı, su kaynakları açısından önemli bir rahatlama sağlarken, bu gelişme büyükşehirlerde tüketicinin ödediği su tarifelerine aynı ölçüde yansımadı.
Büyükşehirlerde su tarifeleri, belediyelere bağlı su ve kanalizasyon idareleri tarafından belirleniyor. Su kaynağının niteliği, arıtma ve pompalama maliyetleri, enerji giderleri, altyapının durumu ve yatırım ihtiyaçları kentlere göre değişiyor. Buna karşın tüketici açısından ortaya çıkan tablo, aynı miktarda su için farklı kentlerde farklı bedeller ödenmesi.
30 büyükşehirde uygulanan konut su tarifeleri, ilgili belediyelerin su ve kanalizasyon idarelerinin internet sitelerinde yayımlanan ve araştırma tarihi itibarıyla geçerli olan güncel tarifeler üzerinden karşılaştırıldı. Kademeli tarifelerde standart konut aboneleri için ilk ve en düşük kademe esas alındı. Bölgesel farklılık bulunan illerde kırsal veya özel indirimli tarifeler yerine standart konut tarifeleri dikkate alındı. Karşılaştırmada su ve atık su bedellerinin toplamı esas alındı.
BİR TON SU 60 LİRAYA KADAR ÇIKIYORSu faturasında tüketicinin karşısına çıkan tutar yalnızca kullanılan suyun bedelinden oluşmuyor. Su bedeline atık su bedeli eklenirken, bazı vergiler ve diğer ücretler de nihai faturayı yükseltebiliyor. Bu nedenle kentler arasındaki karşılaştırmada nihai fatura toplamı yerine standart konut aboneleri için su ve atık su bedellerinin toplamı dikkate alındı.
Kocaeli'de Eylül 2026 itibarıyla standart konutlarda 0-12 metreküp arasındaki kullanım için su bedeli 25,659 lira, atık su bedeli 12,8295 lira. Böylece 1 metreküp, yani 1 ton suyun su ve atık su bedeli toplam 38,49 lira oluyor.
Eskişehir'de kent merkezindeki konutlarda su ve atık su bedelinin toplamı 51,31 lira olarak uygulanıyor. Gaziantep'te Eylül 2026 tarifesinde standart konutların ilk kademesinde toplam birim fiyat 55,30 lira seviyesinde bulunuyor. İzmir'de ise 1 Haziran 2026 itibarıyla yürürlüğe giren tarifede konut abonelerinin ilk kademesinde 1 metreküp su ve atık su bedelinin toplamı 60 lira. Bu rakamlar ilk kademe için geçerli. Tüketim miktarı arttıkça birçok büyükşehirde birim fiyat da yükseliyor.
ANKARA'DA 1 TON SU 56 LİRAAnkara'da Eylül 2026 dönemine ait bir ASKİ faturası, tüketicinin ödediği bedeli somut biçimde ortaya koyuyor. 8 Eylül 2026 tarihli faturada 9 metreküp su tüketimi bulunuyor. Faturada 9 metreküp için 335,98 lira su bedeli ve 168,04 lira atık su bedeli tahsil edilmiş. İki kalemin toplamı 504,02 lira olurken, 1 metreküp su ve atık su bedeli yaklaşık 56 liraya denk geliyor.
Bu birim fiyat üzerinden ayda 15 metreküp, yani 15 ton su tüketen 4 kişilik bir ailenin yalnızca su ve atık su bedeli yaklaşık 840 lira oluyor. Ancak tüketicinin ödeyeceği nihai fatura bundan daha yüksek. Aynı faturada ÇTV, KDV ve diğer ücretlerin de eklenmesiyle toplam ödeme 622,83 lira olarak gerçekleşmiş. Bu durum, su faturalarında “1 ton suyun fiyatı” ile tüketicinin kasadan çıkan toplam para arasında fark bulunduğunu da gösteriyor.
4 KİŞİLİK AİLENİN 15 TON SU BEDELİ BİN LİRAYI AŞABİLİYORBüyükşehirler arasındaki birim fiyat farkı, özellikle düzenli olarak su tüketen ailelerin bütçesine doğrudan yansıyor. Bir kentte 1 metreküp su ve atık su bedeli 40 lira ise 15 metreküp tüketimin karşılığı 600 lira oluyor. Birim fiyat 50 liraya çıktığında aynı tüketim 750 liraya, 60 liraya çıktığında ise 900 liraya ulaşıyor. Daha yüksek birim fiyat uygulanan kentlerde 4 kişilik bir ailenin aylık 15 tonluk tüketiminin yalnızca su ve atık su bedeli bin lirayı aşabiliyor. Bu hesaplamalara KDV, çevre temizlik vergisi, katı atık ve diğer ek ücretler dahil değil. Dolayısıyla tüketicinin gerçek fatura tutarı, su ve atık su bedelinin üzerinde gerçekleşebiliyor.
Büyükşehirlerin önemli bölümünde kademeli su tarifesi uygulanıyor. Belirli bir tüketim sınırına kadar daha düşük birim fiyat uygulanırken, tüketim arttıkça daha yüksek tarifeye geçiliyor. Kademeli sistemin temel amacı su tasarrufunu teşvik etmek. Ancak sistemin haneler açısından adil olup olmadığı da tartışılıyor. Çünkü iki kişinin yaşadığı bir ev ile beş veya altı kişinin yaşadığı bir ailenin su ihtiyacı aynı değil. Kalabalık aileler, aynı tüketim sınırları uygulandığında daha kısa sürede üst kademeye çıkabiliyor. Bu da su tasarrufu amacıyla getirilen sistemin bazı haneler açısından daha yüksek fatura anlamına gelmesine neden olabiliyor.
“YÜKSEK FİYATLA SU SATILIYOR AMA MUSLUKTAN İÇİLEBİLİR DENİLMİYOR”Su tarifelerini değerlendiren TÜKON Genel Başkanı Aziz Koçal, yağışlardaki artışın tek başına su tarifelerinin hemen düşmesini gerektirmediğini belirtti. Suyun arıtılması, depolanması, şebekeyle taşınması, altyapının yenilenmesi ve atık su hizmetlerinin önemli maliyetleri bulunduğunu ifade eden Koçal, buna karşın su kaynaklarına erişimde veya idarelerin maliyetlerinde yaşanan olumlu gelişmelerin tüketici faturalarına neden yansımadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Suyun yalnızca gelir sağlayan bir hizmet olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Koçal, suyun temel bir insan hakkı olduğunu belirterek tarifelerde kamu yararı, maliyet, sosyal devlet ilkesi ve tüketicinin ekonomik koşullarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Koçal'ın dikkat çektiği bir diğer konu ise vatandaşın ödediği su bedelinin karşılığında güvenli ve içilebilir şebeke suyuna erişebilmesi. Vatandaşın bir yandan belediyeye su faturası öderken diğer yandan içme ihtiyacını karşılamak için damacana veya ambalajlı su satın almak zorunda kaldığını belirten Koçal, belediyelerin yüksek bedelle su hizmeti sunmasına rağmen birçok yerde şebeke suyunun doğrudan ve güvenle içilebildiğine ilişkin tüketicide yeterli güven oluşmadığını söyledi. Koçal, tüketicinin yalnızca ucuz suya değil, güvenli ve içilebilir suya erişebilmesi gerektiğini vurguladı.
“SU TARİFESİ SOSYAL AÇIDAN DA DEĞERLENDİRİLMELİ”Büyükşehirler arasındaki fiyat farklılıklarının tek başına belediyelerin tercihleriyle açıklanamayacağını belirten Koçal, suyun kaynağı, arıtma ve pompalama maliyetleri, enerji giderleri, altyapının durumu ve yatırım ihtiyacının kentlere göre değişebileceğini söyledi.
Bununla birlikte vatandaşın eline ulaşan faturanın şeffaf ve anlaşılır olması gerektiğini belirten Koçal, bir metreküp suyun gerçek maliyetinin ne olduğu, tüketiciden ne kadar tahsil edildiği ve faturadaki diğer kalemlerin hangi hizmetin karşılığı olduğunun açıkça görülebilmesi gerektiğini kaydetti.
Kademeli tarifelerde de yalnızca sayaçtaki toplam tüketimin değil, hanede yaşayan kişi sayısının dikkate alınması gerektiğini savunan Koçal, asgari insani ihtiyaç için gerekli su miktarının düşük bedelle sağlanması, aşırı ve lüks tüketimin ise daha yüksek tarifeden ücretlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
YAĞIŞ ARTIŞI FATURAYA NEDEN YANSIMADI?Yağışların artması, su kaynaklarının güçlenmesi açısından önemli olsa da su tarifelerinin otomatik olarak düşmesi anlamına gelmiyor. İçme suyunun arıtılması ve dağıtılması, kanalizasyon ve atık su tesislerinin işletilmesi, enerji, bakım-onarım ve altyapı yatırımları su hizmetlerinin önemli maliyet kalemleri arasında bulunuyor.
Ancak tüketici açısından soru yalnızca tarifelerin neden yüksek olduğu değil. Su kaynaklarında yaşanan olumlu gelişmelerin hangi ölçüde maliyetleri düşürdüğü ve bu durumun neden faturalara yansımadığı da açıklanması gereken başlıklar arasında.
Koçal, tasarruf politikalarının yükünün yalnızca tüketicinin omuzlarına bırakılamayacağını belirterek, şebeke kayıp ve kaçaklarının azaltılması, altyapının yenilenmesi, su havzalarının korunması ve tarım ile sanayide verimli su kullanımının sağlanmasının da kamunun sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
Yerel yönetimlerin şebeke suyunun kalitesini sürekli denetlemesi ve analiz sonuçlarını kamuoyuyla açık biçimde paylaşması gerektiğini belirten Koçal, meydan, park ve ulaşım merkezleri gibi yoğun kullanılan alanlarda ücretsiz ve güvenli içme suyu noktalarının yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.
“Su yaşamdır. Su temel haktır” diyen Koçal, tüketiciye “daha az su kullan” denilmeden önce adil tarife, şeffaf fatura, sağlam altyapı ve musluktan güvenle içilebilir su sağlanması gerektiğini söyledi.
Sevgili okurlarım, İslâmiyet bir yardımlaşma dinidir. Kur’an-ı Kerim’den öğrendiğimiz bu gerçeği, yaşantımızın her anında görüyoruz.
Hayatı paylaşan insanlar, aynı düzeyde değillerdir. Zayıfı, güçlüsü, fakiri, zengini, erkeği, kadını; doğar, büyür, birlikte yaşar ve ölürler. İşte bu beraberlik hayatın kaynağını oluşturuyor.
Ancak bu farklı insanlar, yaşadıkları süre içinde birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Gün gelir zenginler bile fakirlere ihtiyaç duyar. Hiç bir zengin benim kimseye ihtiyacım yoktur diyemez. O insan servetini çalıştırdığı insanların gücü ile kazanır. Zira kimi çalıştırıyorsa ona muhtaç demektir.
İnsanların birbirlerine muhtaç olmaları, aralarındaki yardımlaşmaları zorunluluğunu ortaya çıkarır. Bu nedenle yardımlaşma, toplum halinde yaşamanın ve birbirlerine sevgi ile bağlanmanın bir sonucudur.
Allah, “İyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın, günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın” buyuruyor.
Yardımlaşmanın konusunun içinde, maldan sevgiye kadar her şey vardır ve verilebilir. Verme işi bazen zekât fitre gibi mecburi olduğu halde, bazen tamamen isteğe bağlıdır. Bu nedenle yardımlaşmanın sınırı yoktur.
Yardımlaşmanın insanların ve toplumların yaşamlarında büyük önemi vardır. Yapılan yardımla yoksullar korunmuş olur. Onlara yapılan maddi yardımlar, onların hırsızlık gibi kötü yollara sürüklenmesini engeller.
Yardım yapanla yapılan arasında sevgi bağları gelişir. Böylece, yardım yapılarak topluma kazandırılan insanlar; kin, haset, düşmanlık gibi kötü huylardan kurtulur, kimsenin malında gözü olmaz.
Yardımlaşmanın yaygın olduğu toplumlarda, dostluk duyguları güçlü olur. Fakirlik ve bununla gelen dilencilik denilen şey ortadan kalkar.
Yardımlaşma, zenginle fakir, tok la aç arasındaki uçurumu kapatarak aralarında sevgi ve saygı bağı kurulmasını sağlar.
Ancak maddî olarak yardım edilecek kişilerin gerçekten yoksul olmaları gerekir. Yardım yapılacağı sırada gerçekten yoksul olan kişiler aranmalıdır.
Ancak hayâ sahibi yoksullar, yoksulluklarını belli etmez. Yardım yapacakların, bunlar gibilerini bulup, haysiyetlerini rencide etmeden yardım etmelidirler.
Yardım Allah rızası için yapılır. Allah rızası gözetilmeden yapılan yardımda ve iyilikte, gösteriş, ya da çıkar düşüncesi vardır.
Yapılan yardım hiçbir zaman başa kakılmamalıdır, Aksi takdirde yapılan yardımın sevabı olmaz. İyilik ve yardımda bulunacak kişi, bunu zamanında yapmalıdır. Zamanında yapılmayan yardım ise, ihtiyacı karşılamaktan uzaklaşır ve önemi kalmaz.
Bir de yardım yapılırken gizliliğe önem vermeliyiz. Sadece, zekât gibi farz olan ibadetlerde açıklık esastır.
İslamiyet, yardımlaşma konusunda önemli temeller üzerinde durmaktadır ve Peygamber Efendimiz (sav), birçok hadisi şeriflerinde yardımlaşmanın önemi ve fazileti konusuna değinmiştir.
İslam dininde oruç, zekât ve sadaka gibi ibadetler, sosyal yardımlaşma adına önemli birer fonksiyon ifade etmektedirler.
İnsanlara yardım eden bireyler, diğer insanlara örnek bir davranış sergilerken ilham verirler...
Yardımlaşma insanlığın gereğidir. İnsanın birbirine yardım etmesi, güzel ve erdemli bir davranıştır. Hayatta yardımlaşarak iyilik edenler iyilik bulurlar. Bilhassa fakir ve muhtaçlara yapılan karşılıksız yardımlar ise; yardımlaşmanın en güzelidir.
Yazımı Dr. İbrahim Ateş’in bir dörtlüğü ile noktalıyorum;
“Varlıklı varından bolca vermeliYoksula yardımla kanat germeli.Aç doyurmak için sofra sermeliHalka hak’ça verip Hakka ermeli”
27-28 Şubat 2026 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü'de "1926 Bakü Türkoloji Kurultayı"nın 100. yılı anısına Türk Dil Kurumu ile Yunus Emre Enstitüsü, Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Hazar Üniversitesi ve Azerbaycan Millî İlimler Akademisi iş birliği ile düzenlen "Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. Yılı" buluşmasının hedefi, 1926 ruhuna saygı ve bu birikimi bilimsel bir anlayışla geleceğe taşımaktı. 1926 Kurultayı'nın anısına özel bir oturum düzenlendi. Program kapsamında Kaşgârlı Mahmud, Ali Bey Hüseyinzade, İsmail Bey Gaspıralı, Abay Kunanbayoğlu, Mağcan Cumabay, Bekir Çobanzade, Ahmet Caferoğlu, Nesib Bey Yusifbeyli ve Ayaz İshaki adına yapılan panellerde; Türk dili, edebiyatı, tarihi, kültürü alanında Türkolojinin güncel yönelimleri detaylı şekilde ele alındı. 1926 Bakü I. Türkoloji Kurultayı’nın emanet ettiği bu tarihî mirası, bugün 34 harflik "Ortak Türk Alfabesi" ile taçlandırdıklarını dile getiren akademisyenler; o dönemde yarım kalan ilmî ve kültürel mirasın bugün 300 milyonluk Türk dünyası tarafından tek bir ses ve ortak bilinçle yaşatıldığını vurguladı. "Ortak Türk Alfabesi" idealinin artık sadece romantik bir hayal olmadığını; dijital çağda birbirlerini aracısız anlama, kültürel ve akademik iş birliklerini güçlendirmek için stratejik doğrultuda yürüttükleri çalışmaların süreceğini; bilimsel projeler, dijital sözlükler ve terminoloji çalışmalarıyla Türkçeyi geleceğe taşımaya kararlılıklarını belirttiler.
5-6 Haziran 2026'da Özbekistan’ın tarihi şehri Semerkant'ın ev sahipliğini yaptığı "100 Yıllık Vasiyet: Semerkant Türkoloji Kurultayı"nda ise 1926 Bakü Kurultayında alınan tarihi karar hayata geçirildi. Yunus Emre Enstitüsü (YEE), Türk Dil Kurumu (TDK), Marmara Üniversitesi ve Semerkant Devlet Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen "Semerkant Türkoloji Kurultayı"na katılan Türkiye, Özbekistan, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Kuzey Makedonya’dan çok sayıda bilim insanı ve akademisyen, Türk dünyasını ilgilendiren ortak kültürel hedefleri ve bilimsel araştırma başlıklarını ele aldı. Sunumlarda; "Ortak Alfabe" çalışmaları, Türkçenin dünya dilleri arasındaki konumu, kültürel iş birliği modelleri ve dijital çağda Türkoloji araştırmalarının yeni yönelimleri değerlendirildi. Türkoloji çalışmalarının dijital çağın imkânlarıyla şekilleneği vurgusunu yapan konuşmacılar, "Dijital Türkoloji" anlattılar.
ÖZBEKİSTAN'DA "ORTAK ALFABE" ADIMI
Özbekistan'da, 9 Eylül 2026'da Latin alfabesine dayalı Özbek alfabesinin Türk dünyasında kullanılan ortak alfabeye uygun hale getirilmesini öngören kanunu kabul edildi. Türk dünyadında Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakisran'ın Ortak Alfabe adımlarından sonra Özbekistan da bu önemli adımı attı. Özbekistan Senatosunun 19. Genel Kurul toplantısında, 7 Temmuz'da Parlamentonun Yasama Meclisi tarafından görüşülerek Senatoya gönderilen alfabe konusundaki kanun tasarısı ele alındı. Senato Genel Kurulu tarafından kabul edilen kanuna göre yeni Özbek alfabesi, ülkedeki mevcut 26 harf ve 3 harf birleşimi yerine 28 harf ve bir kesme (') işaretinden oluşacak. Düzenlemeyle, halen "o‘", "g‘", "sh" ve "ch" şeklinde kullanılan harf ve harf birleşimlerinin sırasıyla "ö", "ğ", "ş" ve "ç" olarak yazılması kabul edildi. Yeni alfabede ayrıca "ng" harf birleşimine yer verilmemesi de kararlaştırıldı.
Sovyetler Birliği döneminde 1929-1940 yıllarında Latin alfabesini, 1940'tan itibaren ise Kiril alfabesini kullanan Özbekistan'da, bağımsızlığın ilan edilmesinin ardından 2 Eylül 1993'te Latin alfabesine geçişe ilişkin yasa kabul edildi. Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in 2021'de imzasıyla, Kiril ve Latin alfabelerinin aynı anda kullanıldığı ülkede tamamen Latin alfabesine geçilmesi kararlaştırıldı ve 1995'te kabul edilen Latin alfabesinin Türk Dünyasında kullanılan ortak alfabeye yaklaştırılması yönünde çalışmalar başlatıldı. Bu çalışmalar kapsamında mevcut Özbek alfabesinde kullanılan "sh", "ch", "o‘" ve "g‘" harf birleşimleri yerine Türkçedeki karşılıklarına benzer şekilde "ş", "ç", "ö" ve "ğ" harfleri ile (') kesme işaretinin kullanılmasını öngören yeni alfabe kamuoyunun görüşüne sunulmuştu. Kabul edilen yeni değişikliğin karmaşık harflerin yerine daha pratik ve "Ortak Türk Alfabesi" ile tam uyumlu sembollerin getirilmesini sağladı. Reformun en büyük yeniliği ise yazımı ve bilgisayar ortamında kullanımı zor olan çift sembollü harflerin tek bir karakterle değiştirilmesi idi.
Türk dünyası dil ortaklığına adımın Özbekistan'a hayırlı olmasını dileriz.
Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu maçında Gaziemir G.O.G Spor, Bucaspor 1928 karşısında 63. dakikada Mustafa Çalışkan'ın attığı golle durumu 3-0'a getirdi.
Husilerin Mekke'yi İHA ile hedef alma girişimi bölgede geniş yankı buldu. Yemen, Ürdün, Lübnan, Katar ve Filistin, girişimi kınayarak Suudi Arabistan'la dayanışma mesajı verirken, Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri ise Mekke'nin hedef alındığı iddiasını reddetti.
Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu maçında Gaziemir G.O.G Spor, Bucaspor 1928 karşısında 55. dakikada Miraç Furkan Türközü'nün attığı golle skoru 2-0'a getirdi.
Merhum sanatçı Volkan Konak'ın kızı Derin Konak, Hadise'nin hit şarkısı 'Ara Beni'yi seslendirdiği performansıyla sosyal medyanın gündemine oturdu. Performansı kendi hesabından paylaşan ünlü popçu Hadise'nin yazdığı duygusal not ise okuyan herkesin yüreğini dağladı.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan'ın transfer mesajı gözleri bordo-mavili takımdaki isimlere çevirdi. Yeni teknik direktör Thomas Reis'e rahat çalışma alanı yaratmak isteyen Başkan Doğan kadroda yer açmayı planlıyor. Yaz transfer döneminde ayrılıkları gündeme gelen Benjamin Bouchouari ile Batista Mendy'nin geleceği yeniden merak konusu oldu. İki futbolcuyla yolların ayrılması bekleniyor. Oyuncuların toplam piyasa değeri 12 milyon euroyu buluyor. Beklenen teklifler gelirse değerlendirmeye alınacak ve kolaylık sağlanacak.
İstanbul'da müstehcen içerik paylaştığı belirlenen 494 sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. X, TikTok, Instagram ve YouTube'daki 419 profil ve paylaşım bağlantısının yanı sıra 75 internet adresi hakkında da içeriklerin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı verildi.
BIST 100 endeksinde hisselerin geneline yayılan satış dalgasıyla 98 hisse geriledi. Borsa İstanbul'daki tabloyu değerlendiren Sadrettin Bağcı, şirket bilançoları ve çarpanların göz ardı edildiği sürecin tersine dönmesiyle düşüşün ivme kazandığını ancak fon çıkışlarının zamanla zayıflayabileceğini belirtti.
Zonguldak'ta 17 yaşındaki Sıla T.'yi izinsiz AVM'ye gittiği gerekçesiyle dövüp yatağa zincirleyen anne ve baba gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Vücutlarında darp izleri tespit edilen Sıla T. ve 3 kardeşi devlet korumasına alınırken, babanın adliye girişindeki ifadesi dikkat çekti.
Zonguldak'ta akılalmaz bir dehşet yaşandı. İzinsiz AVM'ye gittiği gerekçesiyle 17 yaşındaki kızlarını yatağa zincirleyen anne ve baba gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin kelepçeli halde bulduğu genç kız ve 3 kardeşi devlet korumasına alınırken, babanın adliye girişindeki 'Kızını dövmeyen dizini döver' savunması infial yarattı.
Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme, Mahruki'yi 'basın yoluyla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken, 63 gündür tutuklu bulunan Mahruki'nin tahliyesine hükmedildi.
Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme turu maçında Gaziemir G.O.G Spor, Bucaspor 1928 karşısında 13. dakikada Mustafa Çalışkan'ın attığı golle durumu 1-0'a getirdi.
Türkiye Futbol Federasyonu, 2026-2027 sezonunda mücadele eden kulüplerin resmî A takım oyuncu listelerini yayımladı. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un TFF'ye bildirdiği kadrolar belli olurken sarı-lacivertlilerde ameliyat olan Jayden Oosterwolde ile genç kanat oyuncusu Amara Diouf'un listede yer almaması dikkat çekti.
Ocak ayında orta sahasını güçlendirmeyi planlayan Fenerbahçe'nin transfer gündemine Brighton forması giyen Yasin Ayari girdi. Fotomaç'ın haberine göre sarı-lacivertliler, İngiliz ekibiyle sözleşmesi sezon sonunda bitecek 22 yaşındaki İsveçli futbolcu için ocak ayı öncesinde temaslara başlamayı planlıyor.
Erzurum'un Palandöken ilçesindeki Tekederesi Mesire Alanı'nda arkadaşlarıyla piknik yapan 28 yaşındaki Mustafa Çetin, uyarı levhalarına aldırış etmeden gölete girdi. Arkadaşlarına 'Ben suya gireceğim. Görüntümü çekin, hatıra kalsın' dedikten kısa bir süre sonra suda gözden kaybolan genç adamın cansız bedenine ulaşıldı.
İki ay önce CHP'yi bölerek kurulan YENİ Parti, şimdilerde tabela krizi yaşıyor. Yenilik Partisi'nin başvurusu üzerine Yargıtay’dan YENİ Parti’ye ‘Adınızı değiştirin’ tebligatı gitti. Bu süreçte Özgür Özel, 'Bile bile lades' dedi. Çünkü Özel'in 'Bu ismi kullanma mahkemelik olursun' diye iki kez uyarıldığı ancak umursamadığı ortaya çıktı. Yargıtay'ın tebligatı sonrası ise etekler tutuştu. Kapalı kapılar ardında yapılan pazarlığın detaylarına Takvim.com.tr ulaştı. Özel'in 3 saat baş başa görüştüğü Öztürk Yılmaz'a 'Partileri birleştirelim, ittifak yapalım' teklifi ile gittiği öğrenildi. Pazarlık bozulunca restleşmeler baş gösterdi.
Brezilya'da 8 yaşındaki oğlunu öldürme planlarını ChatGPT'ye anlatan adamı yapay zeka polise ihbar etti. FBI ve Brezilya polisinin ortak operasyonuyla yakalanan şüphelinin evinden zehir çıktı.
Sermaye piyasalarında yatırımcıyı yanıltıcı ve endişeye sevk edici manipülatif paylaşımlar yargıya taşındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyadaki içerikleri sebebiyle eski Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mustafa Turhan hakkında re’sen soruşturma başlattı.
Ziraat Türkiye Kupası'nda 1. Eleme Turu heyecanı devam ediyor. Günün karşılaşmalarından birinde Bucaspor 1928 ile Gaziemir GOG karşı karşıya geliyor. Saat 17.00'de başlayan mücadele A Spor ekranlarından naklen ve şifresiz yayınlanıyor. Bucaspor 1928 - Gaziemir GOG maçını takvim.com.tr'den canlı izleyebilirsiniz.
İstanbul Fatih’te iki kardeşin hayatını kaybettiği silahlı olayla ilgili yürütülen soruşturmada çarpıcı ayrıntılar ortaya çıktı. İlk etapta karşılıklı çatışma olarak değerlendirilen olayın, ofise gelen gruba yönelik silahlı saldırı olduğu üzerinde durulurken, iş yerinde bulunan 1 milyon 900 bin sahte dolar da soruşturmanın önemli başlıklarından biri haline geldi. Şüpheli iş yeri sahibi Kemal E. ile öldürülen kardeşlerin babasının geçmişte aynı cezaevinde kaldıkları da tespit edildi.
Kolombiya'da Türk iş insanı Mehmet Çankaya'nın kullandığı Cessna T206 tipi uçağın enkazına, kaybolduktan üç gün sonra zorlu arazi koşullarında karadan ulaşıldı. Uçakta bulunan Çankaya ile 4 Kolombiyalı yolcunun akıbeti henüz bilinmezken, Çankaya'nın eşi Adriana Revelo arama çalışmalarının durdurulmamasını istedi.
Oyuncu Elvin Levinler, tatil dönüşü İstanbul'da bir ilki gerçekleştirerek müzisyen abisi Efe Levinler ile Bebek'ten Boğaz'a girdi. 38 yıldır İstanbul'da yaşayan Levinler, ilk kez Boğaz'da yüzdüğünü belirtti.
ÖSYM, Şanlıurfa Osmanbey Kampüsü’ndeki KPSS Lisans sınavında 392 adayı ilgilendiren incelemenin sonuçlarını açıkladı. 392 aday için eş değer sınav yapılacak.
MİT Başkanı İbrahim Kalın, Afganistan'ın Kabil ve Kandahar kentlerinde üst düzey temaslarda bulundu. Afganistan yönetiminin önemli isimleriyle bir araya gelen Kalın'ın görüşmelerinde Türkiye-Afganistan güvenlik ve istihbarat işbirliğinin derinleştirilmesi, terörle mücadele, insan kaçakçılığı ve uyuşturucu ticaretinin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.
MEB, çocukların oyun hakkını güvence altına almak için ilk kez oyun politika belgesi hazırladı. Planda 6 hedef, 29 politika maddesi ve 90 eylem adımı yer alıyor.
Özgür Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni bölerek Yeni Parti'yi kurmasının ardından tavan yapan kriz Meclis koridorlarına taşındı. Yeni Parti Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ile CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç, birbirlerinin yüzüne bakmadan yollarına devam etti. İki ismin selamlaşmaması, eski yol arkadaşlarının arasındaki kopuşun boyutunu ortaya koydu.
Kendilerini telefonda polis olarak tanıtan şahıslar, kimlik bilgilerinin suça karıştığı yalanıyla mağdur ettikleri vatandaşın yaklaşık 7 milyon lira değerindeki döviz ve ziynet eşyasını alarak kayıplara karıştı. Antalya Emniyeti tarafından yürütülen titiz takip sonucunda 2 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonla yakalanan 3 şüpheliden 1’i nitelikli dolandırıcılık suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin kaçışında kullanılan korsan taksilere para cezası kesildi, araçlar 60 gün süreyle bağlandı.
Nevşehir'de 2008 yılında öldürülen Sedat Ünal cinayet dosyası 18 yıl sonra yeniden açıldı. Kurulan özel ekibin HTS verileri ve DNA delillerini baştan sona incelemesiyle düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 7 şüpheliden 4'ü tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Orta Doğu’da tırmanan çatışmalar petrolün dağıtım ağlarını kilitledi. Fiyatların hızla tırmandığı piyasada uzmanlar, 120 dolar barajının devrilmesi halinde küresel ölçekte yeni bir fiyatlama krizinin baş gösterebileceğini vurguluyor.
Yurt dışı tatil rotalarını tamamlayarak İstanbul'a dönüş yapan Elvin Levinler, abisiyle birlikte Bebek'te bir ilke imza attı. Bebek'ten Boğaz sularına girerek yeni bir deneyim yaşayan Levinler, “Boğaz'ın bir kez tadına bakınca vazgeçemezsin diyorlardı, haklılarmış” ifadeleriyle hislerini paylaştı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, yaşanan son saldırılar çerçevesindeki güncel gelişmeler ile devam eden müzakereler ele alındı.
ABD medyasında yer alan özel haber ve fotoğraflara göre, İran'ın Orta Doğu'daki birden fazla ABD üssüne düzenlediği füze ve İHA saldırıları binalarda, araçlarda ve aralarında yaklaşık 60 uçağın da bulunduğu askeri teçhizatta milyarlarca dolarlık ağır hasara yol açtı. Pentagon'un resmi raporlarına da yansıyan yıkım karşısında ismini vermek istemeyen aktif görevdeki askerler, üslerin savunulamadığını ve kamuoyuna bilginin eksik aktarıldığını belirterek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Roma İmparatorluğu'nun 300 bin kilometrelik devasa yol ağını inceleyen uzmanlar, 'bütün yollar Roma'ya çıkar' ezberini tarihe gömen çarpıcı sonuçlara ulaştı. Yapılan ayrıntılı analizler, Avrupa ile Asya'nın birleştiği benzersiz stratejik noktada yer alan İstanbul'un; Boğaziçi'ndeki antik feribot geçişleri ve eşsiz köprü görevi sayesinde, kıtalararası karayolu seyahatlerinde Roma'dan katbekat daha merkezi bir konumda olduğunu gözler önüne serdi.
Ziraat Türkiye Kupası'nda yeni sezon 1. tur maçlarının ikinci gününde Sinopspor ile Arit Kayadibi kozlarını paylaşıyor. Maçın 90+4. dakikasında Arit Kayadibi SK Uğur Bilgin'in attığı golle Sinopspor karşısında 3-0'lık üstünlüğü sağladı.
Türk sinemasının unutulmaz ismi Tarık Akan, vefatının 10. yılında kurucusu olduğu Bakırköy'deki okulunda ve kabri başında düzenlenen törenlerle anıldı.
Süper Lig'de ilk 5 haftayı lider tamamlayan Galatasaray, ara transfer dönemi için çalışmalarını sürdürüyor. Sarı-kırmızılılar, yaz döneminde kadrosuna katmak istediği milli futbolcu Can Uzun'u yeniden gündemine aldı.
Ziraat Türkiye Kupası'nda yeni sezon heyecanı devam ediyor. 1. tur maçlarının ikinci gününde Sinopspor ile Arit Kayadibi kozlarını paylaşıyor. Maçın 82. dakikasında Arit Kayadibi SK Yusuf Oyit'in attığı golle Sinopspor karşısında 2-0'lık üstünlüğü sağladı.
A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 CEV Avrupa Şampiyonası D Grubu'ndaki son maçında Letonya ile karşı karşıya geliyor. Filenin Efeleri, rakibini mağlup ederek grup etabını galibiyetle tamamlamayı ve son 16 turuna kalmayı hedefliyor. Türkiye-Letonya mücadelesini takvim.com.tr'den canlı takip edebilirsiniz.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye’ye yönelik suçlamalarını bu kez Fransız Le Figaro’ya taşıdı. Türkiye’yi “otoriterlik” üzerinden hedef alan Özel, Ekrem İmamoğlu hakkında 407 sanık ve 143 eylem üzerinden yürüyen, milyarlarca liralık kamu zararı iddialarının yer aldığı yolsuzluk ve suç örgütü davasını ise “siyasi baskı” anlatısıyla Avrupa kamuoyuna sundu. Özel, Başkan Erdoğan’dan yargıya kadar uzanan ağır iddialarını sıralarken Avrupa’ya da Ankara’ya yönelik yaklaşımını değiştirme mesajı verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın adayının bir kez daha Recep Tayyip Erdoğan olduğunu vurguladı. Bahçeli, Erdoğan’ın 2018 ile 2023 seçimlerini kazanarak üç hilalin ikisini tamamladığını, üçüncü hilalin de tamamlanacağını ifade etti. İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan için villa inşa edildiği yönündeki iddialara da cevap veren Bahçeli, ortada villa olmadığını, cezaevi yerleşkesi içinde 250 metrekarelik konut yapıldığını bildirdi. Bahçeli, dış politikada tavizsiz duruşun sürdüğünü dile getirdi.
'Vanlı Kara Haydar' olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan ile gerçekleştirdiği evlilik ve düğününde takılan altınlarla kamuoyunun gündemine gelen Çağla Öz'ün lise yıllarına ait bir röportajı ortaya çıktı. Çağla Öz'ün lise döneminde annesiyle birlikte verdiği röportajda Mehmet Fatih Tançalan'dan tehdit ve taciz iddiasıyla şikayetçi olduğu, annesinin ise 'Kızımı Vanlı Kara Haydar'ın elinden kurtarmak istiyorum' ifadelerini kullandığı görüldü.
İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail'in düzenlediği saldırıda Refah Tugayı Komutanı ve askeri meclis üyesi Nail Atıyye Muhammed Ebu Ubeyd'in şehit olduğunu açıkladı. 1993 yılından bu yana grupta çeşitli görevler üstlenen ve 'Aksa Tufanı'nda önemli rol oynayan Ebu Ubeyd'in, geçen yıl hayatını kaybeden Muhammed Şabana'nın yerine bu görevi devraldığı belirtildi.
Ziraat Türkiye Kupası'nda 1. Eleme Turu heyecanı devam ediyor. Günün karşılaşmalarından birinde Yeni Mersin İdman Yurdu ile Bucak Bld. Oğuzhanspor kozlarını paylaşacak. Saat 20.00'de başlayan mücadele A Spor ekranlarından naklen ve şifresiz yayınlanacak. Yeni Mersin İdman Yurdu - Bucak Bld. Oğuzhanspor maçını takvim.com.tr'den canlı izleyebilirsiniz.
Çorum'un Osmancık ilçesinde dehşet dolu anlar yaşandı. İsmail Balcı, bir süre önce boşanıp yeniden evlendiği eşi Yasemin Balcı'yı çalıştığı markette tabancayla vurarak öldürdü. Saldırgan, aynı silahla yaşamına son verdi.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, A Spor canlı yayınında gündeme dair özel açıklamalarda bulundu. Kulübe sağlanan desteklere değinen Doğan; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski bakan Dr. Berat Albayrak ve Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Serhat Albayrak'a teşekkürlerini iletti.
Son dönemin en popüler isimlerinden biri olan ve geçtiğimiz haftalarda Ata Ayyıldız ile evliliğe ilk adımı atarak nişanlanan Sıla Türkoğlu, tatil sezonundan paylaştığı karelerle magazin gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Ünlü oyuncunun samimi ve neşeli tatil pozları, sosyal medyada kısa sürede takipçilerinden tam not aldı.
Sosyal medya fenomeni Danla Bilic, evindeki iyileşme sürecinin ardından hastane odasından yaptığı paylaşımla yeniden ameliyat olduğunu duyurdu. Bilic'in paylaşımı kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.
“Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan ile evliliği ve düğününde takılan altınlarla gündeme gelen Çağla Öz’ün yıllar önce verdiği röportaj ortaya çıktı. Öz’ün lise yıllarında annesiyle birlikte verdiği röportajda Tançalan’dan tehdit ve taciz iddiasıyla şikâyetçi olduğunu söylediği, annesinin ise “Kızımı Vanlı Kara Haydar’ın elinden kurtarmak istiyorum.” dediği görüldü.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde zarar gören ve restorasyon çalışmaları tamamlanan 5 cami ile Kahramanmaraş Kalesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen çalışmalara değinen Bakan Ersoy, tarihi eserleri özgün mimarilerini koruyarak yeniden ayağa kaldırdıklarını ifade etti.
Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın Yenbu kentindeki Saudi Aramco tesisi ile Hamis Muşayt Hava Üssü'nü balistik füze ve İHA'larla hedef aldıklarını duyurdu. Husi Sözcüsü Yahya Seri, Aramco tesisinin doğrudan isabet aldığını öne sürerken Suudi Arabistan'dan bu iddiaya ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
Yurt dışı seyahati planlayanlara AJet'ten dikkat çeken kampanya geldi. Şirket, 250 bin koltuğu indirimli fiyatlarla satışa sunarken, kampanyalı biletlerde fiyatlar vergiler hariç 19 dolardan başlıyor. Biletler 18 Eylül'e kadar alınabilecek, indirimli seyahat dönemi ise 5 Ekim 2026 ile 4 Mart 2027 tarihleri arasında olacak.
Mersin Limanı'na Brezilya'dan gelen kuru yük gemisine yönelik düzenlenen uluslararası uyuşturucu operasyonunda adalet sağlandı. Dalgıç polislerin geminin su altındaki motor soğutma vanasına (kinistin) gizlenmiş halde bulduğu 1,5 milyar lira değerindeki 350 kilogram kokainle ilgili gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.
6 Şubat depremlerinin izlerini taşıyan Kahramanmaraş’ta tarihi miras yeniden ayağa kaldırıldı. Depremde ağır hasar gören 5 cami, özgün mimarileri korunarak restore edilirken kentin simge yapılarından Kahramanmaraş Kalesi de kapsamlı çalışmaların ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, yürütülen çalışmalarla hem şehrin tarihî dokusunun korunduğunu hem de kültürel mirasın gelecek nesillere aktarıldığını belirtti.
KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkının geleceği için temel zeminin egemen eşit iki devletin kabulü ve Kıbrıs Türk halkının eşit uluslararası statüsünün tescili olduğunu söyledi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in işaret ettiği 7 başlık konusunda ilerlemeye hazır olduklarını açıklayan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a yanıt veren Ertuğruloğlu, “Sorunun kaynağı olan aktörlerden medet ummak başarı getirmez” ifadelerini kullandı.
Ziraat Türkiye Kupası'nda yeni sezon heyecanı devam ediyor. 1. tur maçlarının ikinci gününde Sinopspor ile Arit Kayadibi kozlarını paylaşıyor. Maçın 27. saniyesinde Arit Kayadibi SK Mehmet Yeşilsu'nun attığı golle Sinopspor karşısında 1-0'lık üstünlük yakaladı.
Meghan Markle ve Prens Harry çifti, çocukları Archie ve Lilibet'i yeni okullarına kaydettikten hemen sonra beklenmedik bir güvenlik krizi ve trafik sorunuyla karşı karşıya kaldı. Okul velilerinin bulunduğu bir WhatsApp grubuna dahil olan Meghan'ın kişisel numarasını paylaşmasıyla başlayan mesaj sızıntısı büyük yankı uyandırırken, park eden araçların yarattığı darboğaz yüzünden koruma konvoyunun seyahat süresinin bir saate uzaması çifti çocukların okulunu henüz ikinci günde değiştirmeye zorladı. Bu hızlı okul değişikliği, Prens Harry'nin devlet destekli polis koruması için verdiği hukuk mücadelesi ve Kral Charles'ın çiftin artık çalışan kraliyet üyeleri olmadığını hatırlatan mektubuyla aynı döneme denk gelerek dikkatleri üzerine çekti.
Galatasaray’da sezona beklentilerin altında başlayan Leroy Sane ve Barış Alper Yılmaz için teknik direktör Okan Buruk devreye girdi. Deneyimli çalıştırıcı, iki oyuncuyla bire bir görüşmeler yaparak performanslarını yükseltmeyi hedefliyor.
Fenerbahçe’de Konyaspor maçında sakatlanan Marco Asensio'nun Eyüpspor maçı kadrosuna alınması kesinleşti. Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, 'Marco Asensio, 17 ve 18 Eylül’de antrenmanların bir bölümüne takımla katılarak, bireysel çalışmalarını sürdürecektir. 19 Eylül’de takım antrenmanlarına tam katılım sağlayacak olan futbolcumuz, 20 Eylül 2026 tarihinde Eyüpspor ile oynayacağımız karşılaşmanın kadrosunda yer alacaktır.' denildi.
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasının yeniden açılması, Kurtlar Vadisi Pusu’nun geçmiş kadrosundaki dikkat çeken bağlantıları yeniden gündeme taşıdı. FETÖ’nün medya yapılanmasında öne çıkan Samanyolu TV’nin Tek Türkiye, Şefkat Tepe ve Kollama gibi yapımlarında rol alan çok sayıda ismin farklı dönemlerde Pusu kadrosuna geçmesi, arşiv kayıtlarındaki oyuncu trafiğini yeniden tartışmaya açtı. Özellikle örgütün etkisini artırdığı yıllardaki bu geçişler dikkat çekti.
Sosyal medya platformlarının çocukları ve gençleri hedef alan algoritma dayatmalarına karşı Avrupa Birliği de harekete geçti. 'Çocuk Yasası' ile 13 yaş altına sosyal medya kısıtlanacak. 15 yaşın altındakiler için kişisel hesap açılmasına izin verilmeyecek. AB Komisyonu Başkanı von der Leyen 'Artık platformlar bize güvenli olduklarını kanıtlamak zorunda' diyerek yaptırım sinyali verdi. Öte yandan META ve TikTok'un ABD'ye boyun eğip kısıtlama ve tazminatları kabul etmesi Türkiye için emsal nitelikte. Uzmanlar hem TikTok'a hem de Meta'ya yaptırım uygulanması çağrısında bulundu.
FETÖ'nün kamu kurumlarındaki mensuplarını şifreli uygulamalar ve katalog formlarıyla evlendiren 'kamu mahrem izdivaç yapılanması' çökertildi. MİT ve Ankara Emniyeti'nin ortak operasyonunda, 22'si aktif kamu çalışanı olmak üzere 60 şüpheli gözaltına alınırken örgütün kurduğu 'aday havuzu' tüm detaylarıyla deşifre edildi.
Oyuncu Gözde Seda Altuner, geçirdiği fiziksel değişimin ardından yeni stiliyle sosyal medyada dikkat çekmeye devam ediyor. Fazla kilolarından kurtularak gardırobunu baştan aşağı yenileyen 44 yaşındaki oyuncunun son paylaşımları takipçilerinden yoğun ilgi gördü.
İzmir’de CHP’li Buca Belediyesi şirketi ÜzümKent’e bağlı Kent Lokantaları ve Sporium tesislerinde çalışan yaklaşık 80 işçi, 7 aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle belediye önünde eylem yaptı. İşçiler, 210 gündür ücretlerini alamadıklarını belirterek ev kiraları ile elektrik ve su faturalarını ödeyemediklerini, yatalak ebeveynlerine ilaç ve okula başlayan çocuklarına kırtasiye malzemesi alamadıklarını söyledi. Çalışanlar, belediye yönetimine çağrı yaparak maaşlarının bir an önce ödenmesini istedi.
Hollanda'nın Lahey kentindeki Kosova Özel Odalarında yargılanan eski Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve diğer UÇK komutanları, işkence ve kasten öldürme gibi savaş suçlarından suçlu bulunarak 13 ile 25 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı.
Ziraat Türkiye Kupası'nda yeni sezon heyecanı devam ediyor. 1. tur maçlarının ikinci gününde Sinopspor ile Arit Kayadibi kozlarını paylaştı. A Spor'dan canlı yayınlanan mücadelede konuk takım iki yarıda da attığı gollerle sahadan 3-0 galip ayrıldı ve adını bir üst tura yazdırdı. İşte atılan goller...
Ed Sheeran'ın turnesinde Filistin'e destek veren rapçi Macklemore'un programdan çıkarılması büyük tepki çekerken Finneas, Beoga, Aaron Rowe ve Lukas Graham gibi pek çok sanatçı kararı protesto ederek turneden çekildi. Roger Waters da Sheeran'ı sert bir dille eleştirirken, Sheeran kararın organizatörlere ait olduğunu savunarak tartışmalardan sıyrılmaya çalıştı.
ROKETSAN tarafından geliştirilen SUNGUR Hava Savunma Füzesi, Bayraktar AKINCI TİHA’dan ateşlenerek yüksek süratli hedefi başarıyla imha etti. Çorlu Uçuş Eğitim Merkezi’nden kalkan milli TİHA, Karadeniz semalarındaki testin ardından üssüne döndü. Bugüne kadar çok sayıda yerli mühimmatın entegre edildiği AKINCI, böylelikle taarruz kabiliyetini en üst seviyeye taşıdı.
ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında ele alınan İbrahim Ekici'nin şüpheli ölümüne ilişkin yargılama sürecinde sıcak bir gelişme yaşandı. Maktul İbrahim Ekici'nin ailesi tarafından sunulan sanığın tutuklu yargılanması yönündeki talep, Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Öte yandan canlı yayında dile getirilen elektroşok iddiası ise izleyenlerin kanını dondurdu.
ATV ekranlarında yayınlanan Müge Anlı ile Tatlı Sert programında işlenen İbrahim Ekici'nin şüpheli ölümüne ilişkin davada yargılama süreci devam ederken mahkemeden yeni bir karar çıktı. Maktulün ailesinin sanığın tutuklu yargılanması yönündeki talebi Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Canlı yayında gündeme gelen elektroşok iddiası ise kan dondurdu.
Adalet Bakanlığı, yargılamaların makul sürede tamamlanması hedefiyle hakim ve savcı atama sisteminde kapsamlı bir değişikliğe gitti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla atamalarda puan sıralamasının esas alınacağını duyurdu. Coğrafi ayrımların kaldırıldığı ve ölçülebilir kriterlerin devreye girdiği yeni sistem, 2027 yılında yürürlüğe girecek.
Yargılamaların makul sürede tamamlanması hedefiyle çalışmalarını sürdüren Adalet Bakanlığı, atama sisteminde devrim niteliğinde değişikliğe gitti. Bakan Akın Gürlek, HSK kararıyla hakim ve savcı atamalarında puan sıralamasının temel alınacağını bildirdi. Emeğin ve hakkaniyetin güçleneceği yeni yapıda, coğrafi ayrımlar kaldırılarak tamamen ölçülebilir kriterler devreye giriyor. 2027 yılında yürürlüğe girecek sistem, vatandaşın hakkına en kısa sürede kavuştuğu güven veren yargı düzenini kalıcı olarak inşa edecek. Düzenlemenin detaylarına Takvim.com.tr ulaştı.
Türk savunma sanayiinde yerli imkanlarla geliştirilen platform ve mühimmatların entegrasyonu hız kesmeden sürüyor. Bayraktar AKINCI TİHA, ROKETSAN tarafından üretilen SUNGUR Mühimmatı ile hava-hava atış testi gerçekleştirdi.
Antalya’nın Korkuteli ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Ayşegül Coşkun ile kayınvalidesi Cemile Engel ve kayınpederi Ahmet Engel’i av tüfeğiyle vurarak öldüren Sefer Coşkun’u yakalama çalışmaları sürüyor. Saldırıda hayatını kaybeden 3 kişinin cenazesi otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı morguna getirilirken, yakınları morg önünde gözyaşlarına boğuldu.
Mavi dil hastalığı, özellikle koyun ve sığırlarda farklı belirtilerle ortaya çıkabilen ve hayvan sağlığı açısından yakından takip edilmesi gereken viral bir hastalık olarak öne çıkıyor. Ağız ve burunda yaralar, şişlik, ateş, topallık ve solunum sorunları hastalığın dikkat çeken belirtileri arasında yer alırken, gebe hayvanlarda düşük ve ölü doğum gibi sonuçlar da görülebiliyor. Hastalık insanlara bulaşmazken, şüpheli vakaların zamanında bildirilmesi salgınların kontrol altına alınması açısından önem taşıyor.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, A Spor canlı yayınına konuk olarak gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Fatih Tekke'nin istifa sürecine ilişkin flaş bir itirafta bulunan Başkan Doğan, teknik direktör Fatih Tekke'nin istifa haberini A Spor'dan gelen bildirimle öğrendiğini ifade etti.
Başarılı yorumuyla son dönemin en çok konuşulan isimlerinden Melike Şahin, iş insanı Sedat Arpalık ile beklediği ilk bebeğini kucağına almak için gün sayıyor. Hamilelik sürecinde mütevazı ve neşeli duruşuyla hayranlarının takdirini toplayan ünlü sanatçı, sosyal medya hesabından yaptığı son paylaşımlarla büyüyen karnını gözler önüne serdi. Paylaştığı bu özel karelere eklediği esprili ve samimi not ise takipçilerini gülümsetti.
İstanbul Emniyeti ekipleri zehir tacirlerine nefes aldırmıyor. 18 Temmuz ile 15 Eylül tarihleri arasında düzenlenen operasyonlarda 1 ton 432 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 41 şüpheli tutuklandı. Yıl başından bu yana yakalanan uyuşturucu miktarı 11 tonu aşarken, 6 bin 422 kişi cezaevine gönderildi. İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı.
Apple ve Meta'nın yapay zeka pazarındaki iddialı hamleleri, yakından incelendiğinde devrim niteliğinde bir vizyondan ziyade her iki şirketin yapısal açmazlarını gözler önüne seriyor. Meta, hızlı çıkışlar yapan çözümlerine rağmen geçmişteki veri skandalları ve ekosistem yoksunluğu yüzünden güven bunalımıyla boğuşurken; Apple katı mahremiyet duvarları ve dış servis entegrasyonlarındaki sınırlamaları nedeniyle günümüzün gelişmiş otonom ajanlarının gerisinde kalıyor. Üstelik her iki şirketin denetimsiz dijital asistanları, özellikle çocukların korunması ve veri güvenliği açısından henüz güven veren bir tablo sunmaktan oldukça uzak bulunuyor.
Formula 1 yönetimi, 2027 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası takvimini açıkladı. Formula 1 Türkiye Grand Prix, 1-2 Ekim tarihlerinde antrenman ve sıralama turlarıyla başlayacak, ardından 3 Ekim 2027 tarihinde, uzun bir aranın ardından, beş kırmızı ışık yeniden TOSFED İstanbul Park’ta yanacak.
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, A Spor'un konuğu oldu. Doğan, Fatih Tekke'nin istifasına ilişkin flaş bir itirafta bulundu. Ertuğrul Doğan istifa haberini A Spor'dan gelen bildirimle öğrendiğini belirtti. Doğan ayrıca İstanbul Kemerburgaz'daki araziye ilişkin Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a ve bugüne kadar her zaman desteklerini gördüğü Berat Albayrak ile Serhat Albayrak'a da teşekkürlerini sundu. İşte o açıklamalar...
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü Hasan Kaşkavi, savaş öncesinde ABD Başkanı Donald Trump'ı çatışmadan vazgeçirmek amacıyla ABD şirketlerine yaklaşık 500 milyar dolarlık ekonomik işbirliği teklif edildiğini öne sürdü. Kaşkavi, teklifin Trump'ı durdurmadığını savundu.
Anthropic CEO’su Dario Amodei’nin yapay zeka güvenliğini denetlemesi için işaret ettiği METR ekibinin, Silikon Vadisi merkezli 'Etkili Özgecilik' akımıyla ve şirketin kendi yatırımcılarıyla olan derin bağları büyük bir skandal olarak değerlendiriliyor. New York Post’un gündeme getirdiği iddialara göre, açık sınırlar ve sapkın kimlik politikalarını savunan bu küreselci grubun OpenAI ve Anthropic kökenli isimlerden oluşması, yapay zeka devlerinin kendi denetçilerini kendi elleriyle seçtiği yönündeki şüpheleri artırıyor.
İstanbul'da hayata geçirilen kiralık sosyal konut projesi için başvuru süreci devam ediyor. Türkiye'de ilk kez uygulanacak model kapsamında 14 Eylül'de başlayan başvurular 25 Eylül'e kadar sürecek. Hak sahiplerine konut teslimatlarının ise ekim ayında yapılması planlanıyor. A Haber muhabiri Meral Dağlılar, örnek kiralık sosyal konut dairesinden gerçekleştirdiği canlı yayınla projenin merak edilen detaylarını paylaştı.
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında ifade veren Kurtlar Vadisi senaristlerinin açıklamaları sonrası dizinin tanınan yüzlerinden Nevzat Yakışırboy sessizliğini bozdu. Yakışırboy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Osman Sınav FETÖ'cülerle yol yürümek istemedi” ifadelerini kullanarak yönetmenin diziden ayrılış sürecine dair karanlık noktalara dikkat çekti. Raci Şaşmaz’ın ifadesinde yer alan tehdit detayını doğrulayan Yakışırboy, Sınav’a yönelik kumpas kurulduğunu iddia etti.
Çoklu organ yetmezliği nedeniyle 3 Eylül'den bu yana yoğun bakımda entübe olarak tedavi gören şarkıcı Nev'in sağlık durumunda olumlu gelişmeler yaşandı. Solunum cihazından ayrılan usta sanatçının iki gün içinde normal odaya alınması bekleniyor.
Fenerbahçe’nin geçen sezon 18 milyon euro bonservis bedeliyle kadrosuna kattığı Dorgeles Nene, ilk sezonunda 21 skor katkısı üretmesine rağmen bu sezon İsmail Kartal’dan forma şansı bulamadı. Malili oyuncu, geride kalan bölümde yalnızca 101 dakika sahada kaldı.
6 Şubat depremlerinin ağır hasar verdiği 11 ilde yalnızca binalar değil, yüzyılların izlerini taşıyan tarihi miras da yeniden ayağa kaldırılıyor. Kaleler, camiler, müzeler, hanlar ve tarihî çarşılar için yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarında bugüne kadar 24 milyar liralık iş tamamlandı. Devam eden projelerin bitirilmesiyle kültürel mirasın yeniden ihyası için yapılan toplam yatırımın 34 milyar liraya ulaşması hedefleniyor.
Yunan asıllı ABD’li vekil Nicole Malliotakis, Türkiye’nin NATO üyeliğini tartışmaya açan ifadelerle Ankara’yı hedef aldı. Türkiye’nin F-35 programına yeniden dönmesine karşı olduğunu açıkladı. Atina basınından Kathimerini’ye konuşan Malliotakis, Türkiye’yi “kağıt üzerinde NATO müttefiki” olarak nitelendirirken, Ankara’ya ABD’nin en gelişmiş askeri teçhizatının verilmemesi gerektiğini savundu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi politikalarında kararlılık mesajı vererek, 'Hayat pahalılığıyla mücadele en büyük önceliğimiz, seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz.' dedi. Dış şoklara ve emtiadaki fiyat artışlarına dikkat çeken Şimşek, bu yıl savaş olmaması hâlinde enflasyonun en az 7 puan daha aşağıda seyredeceğini ifade etti. Emekli ve memur zammına ilişkin de konuşan Şimşek, 'Kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşları en az enflasyon kadar artacak.' ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde kültürel mirasın ihyası için dev bir seferberlik başlatıldığını açıkladı. Bugüne kadar 24 milyar liralık işin gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, devam eden projelerin tamamlanmasıyla yatırım tutarının 34 milyar liraya ulaşacağını vurguladı.
Türkiye’de taşıt piyasasında Ağustos ayında dikkat çeken bir gerileme yaşandı. TÜİK verilerine göre, Ağustos ayında 171 bin 887 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, yeni kayıtlar bir önceki aya göre yüzde 17,2, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 20,1 azaldı. Buna karşın Türkiye’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı 34 milyon 911 bin 879’a ulaştı.
Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın farklı tarihlerde hazırladığı üç ayrı vasiyetnamesinin açılacağı tarih netleşti. İnanır'ın mirasını kimlere bıraktığı, 17 Eylül'de Beykoz Adliyesi'nde vasiyetnamelerin açılmasıyla kesinlik kazanacak. İşte haberin detayları ve Kadir İnanır'ın bilinen mal varlığı...
Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 8 Eylül 2026’da çıkan ev yangınında hayatını kaybettiği değerlendirilen Ağa ve Nimet Üykü çiftinin otopsisinde vurularak öldürüldükleri ve olaya yangın süsü verildiği ortaya çıktı. JASAT ekipleri, maktullere ait çalınan ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray görüntülerinden tespit ederek katil zanlısı H.Ç.’yi yakaladı. Zanlı çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İstanbul’da korsan taksicilik faaliyetleri organize suç şebekelerini aratmayan yöntemlerle yürütülüyor. Yasa dışı dijital uygulamalar üzerinden haberleşen korsan taksiciler, motosikletli gözcüler ve kurdukları çağrı merkezleriyle polis denetimlerinden kaçmaya çalışıyor. Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılından bu yana 44 bin 252 sürücü ve yolcuya işlem yapıldı. Kesilen yüksek idari para cezalarının korsan ağ organizatörleri tarafından karşılandığı ortaya çıkarken, taksi esnafı haksız rekabet ortamının son bulmasını istiyor.
Ekrem İmamoğlu'nun başını çektiği 12 sanığın 'oylamaya hile karıştırma' suçundan yargılandığı CHP'nin şaibeli kurultayına ceza davası 21 Ekim'e ertelendi. Bir önceki celsede Adem Soytekin tanık olarak dinlenmiş, KİPTAŞ'ın kendilerine daireler için isimler gönderdiğini beyan etmişti. Öte yandan CHP kurultay sürecini hızlandırmak için Yargıtay'a temyiz başvurusundan feragat etti. Kılıçdaroğlu yeniden adaylık için zemin yoklarken, CHP kurmayları ve hukukçular temyiz incelemesinin uzun sürmesinden endişeli. Gürsel Erol ise Genel Merkez'in temyiz hamlesine tepkili.
Elazığ'ın Karakoçan ilçesinde evlerinde çıkan yangında öldükleri sanılan Ağa ve Nimet Üykü çiftinin vurularak katledildiği ortaya çıktı. Maktullerin çalınan ziynet eşyalarını havalimanı X-Ray cihazındaki ayrıntı sayesinde tespit eden JASAT ekipleri, gasbettiği altınlarla İstanbul'a kaçan katil zanlısı H.Ç.'yi yakaladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, jandarmanın dikkatini tebrik ederek 'Yangın süsü verilerek gizlenmeye çalışılan cinayet, JASAT’ımızın dikkati, tecrübesi ve titiz takibiyle kısa sürede aydınlatıldı; şüpheli yakalanarak adalete teslim edildi.' ifadelerini kullandı.
Bu sezon Süper Lig’de yalnızca 2 maçta 41 dakika forma giyebilen Singo, teknik heyet ve yönetimin planlarında geri plana düştü. Galatasaray yönetimi, ocak ayında Fildişi Sahilli oyuncuyla yolları ayırmayı planlıyor. Singo'nun yerine yapılacak transfer için de çalışmalar başladı.
CHP - YENİ Parti hattındaki Mansur Yavaş krizine Silivri de müdahil oldu. Ekrem İmamoğlu, 9 Eylül'de Anıtkabir'e ve resepsiyona gitmeyen Yavaş'ın Külliye'de verdiği fotoğraf için 'sorunlu' ve 'sakıncalı' ifadelerini kullandı. CHP'den istifa etmeye ve bağımsız kalmaya hazırlanan Yavaş ise bombanın pimini çekti. Sağ kolu üzerinden '50+1 olmazsa ben yokum, siyaseti bırakırım' mesajı verdi. Nitekim, CHP'nin gelecek planlarında Mansur Yavaş yok. İmamoğlu tahakkümündeki YENİ Parti'de ise Özgür Özel adaylık zemini yokluyor.
Korsan taksilerin polis denetimlerinden kaçmak ve yakalanmamak için geliştirdiği yeni taktik ortaya çıkarıldı. Polisi atlatabilmek ve müşteri trafiğini yönetebilmek adına örgütlenen korsan taksicilerin, özel bir çağrı merkezi kurarak gizli haberleşme ağı oluşturdukları belirlendi.
Türk pop müziğine 90'lı yıllarda adeta damgasını vuran ve unutulmaz hitleriyle hafızalara kazınan Burak Kut, uzun soluklu sessizliğini bozarak sahnelere muhteşem bir dönüş yapacağının müjdesini verdi. Konuk olduğu 'Bambaşka Sohbetler' programında dünden bugüne uzanan kariyer yolculuğunu tüm samimiyetiyle masaya yatıran başarılı sanatçı, müzik dünyasına yeniden adım atmasındaki en büyük motivasyon kaynağının ise kızı olduğunu özellikle vurguladı.
Yapay zekânın suçlarda kullanılması ve bu teknolojinin nasıl denetleneceği tartışmaları ABD ile Avrupa Birliği'nin gündemine taşındı. ABD Adalet Bakanlığı, yapay zekâ ile bağlantılı suçları mevcut ceza yasaları kapsamında soruşturacağını açıklarken, AB ülkeleri gelişmiş yapay zekâ modellerinin oluşturabileceği risklere karşı küresel kuralları görüşmeye hazırlanıyor. ABD Adalet Bakanı Todd Blanche, “Biz savcıyız, düzenleyici değiliz. Bu nedenle yapay zekayı düzenlemeye çalışmayacağız.” dedi.
FETÖ'nün güncel yapılanmasına yönelik Ankara'da yürütülen soruşturmada, 3 şüpheli gözaltına alındı. Firari olan 1 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.
Oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ'un Göktürk'teki evinde yürütülen tadilat çalışmaları sırasında çatıdan düşen Türkmenistan uyruklu Bahadur Yangibayev ağır yaralandı. Yaşanan talihsiz iş kazasının ardından taraflardan gelen çelişkili açıklamalar soru işaretlerine neden oldu.
ABD İsrail'e son dönemin en büyük bomba satışını yapmaya hazırlanıyor. 2,8 milyar dolarlık bomba satış paketi Kongre komitelerine bildirilirken paket kapsamında gönderilmesi planlanan 2.000 librelik yıkıcı mühimmatlar bölgedeki sivil kayıplar ve insani riskler nedeniyle endişe yaratıyor. Trump yönetimi ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında yaşanan siyasi gerilimlere ve artan eleştirilere rağmen Washington yönetimi, satışın onaylanması için Kongre'ye yoğun baskı uyguluyor.
Eyüpsultan Çırçır Mahallesi'nde 14 Eylül Pazartesi günü meydana gelen olayda 22 yaşındaki Hasan Hüseyin K., annesini taciz edip ısrarla takip ettiğini öne sürdüğü 24 yaşındaki Gürkan A.'yı sağ ve sol bacağından vurarak yaraladı. Olay anı cep telefonu kamerasına yansırken, kaçmaya çalışan şüpheli Eyüpsultan Devriye Ekipler Amirliği polislerince yakalandı.
Tarım ve Orman Bakanlığı, yurt içinde canlı hayvan ve hayvansal ürünlerin nakline ilişkin yönetmelikte değişikliğe gitti. Yeni düzenlemeyle, kesimhane veya hayvan satış yerine getirilen tanımlanmamış hayvanların kesim ve karantina süreçlerine ilişkin yeni kurallar belirlendi.
Prenses Diana'nın kardeşi Kont Spencer'ın, Prenses Diana'nın çalkantılı evliliğini ve ölümünün ardından yaşananları konu alan gizli anı kitabının Hollanda'da nakliye aşamasındayken siyah plastiğe sarılı yalnızca dört nüshasının çalınması yayın dünyasında ve güvenlik çevrelerinde büyük bir gizem yarattı. Olay fırsatçı çetelerden Kraliyet destekçilerine uzanan spekülasyonlara yol açarken Hollanda polisi soruşturmayı çok yönlü sürdürüyor.
Aziz Yıldırım’ın 'mutlak şampiyonluk' hedefiyle başkanlığa dönmesinin ardından takımın başına geçen İsmail Kartal, ligde ilk 5 haftada beklenen başlangıcı yapamadı. Fenerbahçe 7 puanda kalırken, özellikle topa sahip olma ile skor üretimi arasındaki fark ve ikinci yarılardaki gol sorunu öne çıktı. İşte o rakamlar ve kötü gidişin ardındaki neden...
Moldova'da 'uyuşturucu ticareti' suçundan hakkında 8 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranan uluslararası firari Ion Rusu, MİT Bölge Başkanlığı ve emniyet ekiplerinin Esenyurt'ta düzenlediği müşterek operasyonla yakalandı. Gözaltına alınan Rusu, işlemlerinin ardından ülkesine iade edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilecek.
atv ekranlarının merakla beklenen yeni yapımı 'Güneşin Doğduğu Yer', ilk bölümüyle perşembe günü saat 20.00’de izleyici karşısına çıkıyor. Zengin oyuncu kadrosu ve kalabalık sofralardan neşeli anlara uzanan sıcak tanıtımıyla dikkat çeken dizi; aile bağları, fedakârlık ve Kenan ile Leyla’nın Celadet ile değişen büyük aşkını ekranlara taşıyacak.
Moldova tarafından 'uyuşturucu ticareti' suçundan hakkında 8 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve kırmızı bültenle aranan Ion Rusu, Esenyurt'ta yakalandı. MİT Bölge Başkanlığı ve emniyet ekiplerinin müşterek operasyonuyla gözaltına alınan uluslararası firari, yasal işlemlerinin ardından ülkesine iade edilmek üzere Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edilecek.
'Tarladan markete fiyat yolculuğu' soruşturmasında 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticileri hakkında gözaltı kararı verildi. Konuyu köşesine taşıyan Sabah Gazetesi Yazarı Dilek Güngör, soruşturmada Türk Ceza Kanunu'nun 240 ve 220'nci maddelerinin devreye girebileceğini bildirdi. '220'nci maddede de 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma' fiili değerlendiriliyor.' diyen Güngör sorumluları hapis cezalarının beklediğini ifade etti.
Türkiye'nin Ege kıyılarındaki askeri kapasitesini güçlendirmesi Yunanistan'da yankı uyandırdı. Seçkin komando gücünün Sisam Adası karşısındaki Söke'ye yerleşmesi, Yunan savunma analistlerini telaşlandırdı. Çanakkale'den Söke'ye uzanan hattaki askeri yapılanmanın Yunanistan için büyük tehdit oluşturduğu öne sürüldü. Yunan uzmanlar, Ege'nin orta ile güney kesimindeki dengelerin tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri lehine döndüğünü itiraf etti.
Türkiye genelinde hava sıcaklıkları düşüşe geçerken, yağışlı sistem etkisini göstermeye başlıyor. Marmara Bölgesi başta olmak üzere batı kesimlerde yağışların birkaç gün boyunca etkili olması öngörülüyor. Meteoroloji Mühendisi Adil Tek, 16 Eylül tarihi itibarıyla İstanbul ve yurt genelinde beklenen hava durumu tahminlerini A Haber canlı yayınında paylaştı.
İş insanı Erol Sabancı'nın kızı Çiğdem Sabancı ile 27 yıllık eşi Faruk Bilen arasındaki boşanma davasında üst mahkeme kararını verdi. Temyize başvuran ve boşanmak istemediğini belirten Bilen'in itirazı reddedildi.
İstanbul’da haftanın üçüncü iş gününde sabah saatlerinde etkili olan yağış, kent genelindeki trafik yoğunluğunu artırdı. Anadolu Yakası’nda trafik yoğunluğu yüzde 83’e çıkarken kent genelinde bu oran yüzde 71 olarak ölçüldü. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Avrasya Tüneli bağlantılarında araç kuyrukları uzadı.
İstanbul-İzmir Otoyolu Kılıç Kavşağı Bursa istikametinde gece saatlerinde 5 otomobil, otobüs ve TIR'ın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle araçlardan çıkarılan 11 yaralı, kaldırıldıkları Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile çevredeki hastanelerde tedavi altına alındı.
Esenyurt Ardıçlı Mahallesi Doğan Araslı Bulvarı'nda saat 23.30 sıralarında meydana gelen kazada, direksiyon hakimiyetini kaybeden Süleyman Yasin D. idaresindeki otomobil yoldan geçen yayalara çarptı. Feci kazada Necdat Sancarbarlaz olay yerinde hayatını kaybederken, ağır yaralanan Mehmet Yalçın hastaneye kaldırıldı. Sürücü ise polis tarafından muhafaza altına alındı.
MİT koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Ankara merkezli Aydo Yazılım'a operasyon düzenlendi. Şirket sahibi ve çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alınırken, sendikalara sunulan bazı yazılımlara üçüncü kişilerin bilgilerine erişilmesini sağlayan özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi. İncelemelerde 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu belirlendi.
MİT koordinesinde Siber Güvenlik Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Ankara merkezli Aydo Yazılım'a operasyon düzenlendi. 6 adrese yapılan baskınlarda şirket sahibi ve çalışanlarından oluşan 5 şüpheli gözaltına alınırken, sendikalara sunulan bazı yazılımlara üçüncü kişilerin bilgilerine erişilmesini sağlayan özel bir sorgu arayüzü eklendiği tespit edildi. İncelemelerde 18 yaşından küçük kişilere ait kayıtların da bulunduğu belirlendi.
İstanbul'da süresi 2027 sonuna uzatılan 'Yarısı Bizden' kampanyasıyla bugüne kadar 435 bin 683 bağımsız bölüm dönüşüme alınırken, yıl sonuna kadar bu sayının 500 bini aşması bekleniyor; maliklere uzlaşma ve zaman avantajı sağlayan süreçte evini yenileyenlere 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira tahliye desteğiyle toplam 1 milyon 875 bin liraya varan finansman sağlanıyor. İşte tüm ayrıntılar...
MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümünün günler önce Kurtlar Vadisi dizisinde canlandırılması dikkatleri dizinin diğer bölümlerinde yer alan gizemli senaryolara çekti. Vadi'deki kehanetlerin perde arkasında ne var? GÜNAYDIN yazarı Yüksel Aytuğ 16 Eylül 2026 tarihindeki köşesinde arşivinden çıkan anekdotlar, Kurtlar Vadisi'nin adeta 'gelecekten haber veren bir haber bülteni' olduğunu doğruluyor. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası FETÖ'cülerin üzerinden çıkan F serisinden 1 dolarların dizide işlendiğini belirten Aytuğ, 'Kurtlar Vadisi tam iki yıl önce 202'nci bölümünde bu konuyu etraflıca dile getirmişti.' ifadelerini kullandı.
Esenyurt’ta bir araç yoldan geçen yayalara çarptı. Kazada bir kişi hayatını kaybetti. Sürücü ifadesi alınmak üzere muhafaza altına alınırken polis olayla ilgili inceleme başlattı.
Çocukların dijital dünyadaki güvenliğini artırmayı amaçlayan AB Çocuk Yasası için geri sayım başladı. Taslak kapsamında 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ebeveyn izni şartı getirilmesi beklenirken yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarının da kapsamına alınması gündemde.
Giresun’da hayatını kaybeden 17 yaşındaki Tuana Elif Gölpınar Torun’un böbreğiyle hayata tutunan 14 yaşındaki Elif Rana Şahan, donörünün ailesiyle buluştu. Tuana’nın annesi Nuray Torun, CHP’li Hasbi Dede’nin sokaklarda gezmesine tepki gösterdi.
Güllü'nün ölümüne ilişkin ilk duruşma öncesi Tuğyan Ülkem Gülter'in eski nişanlısı Kervan Eminoğlu, konuştu: 'Ben 85 kilo bir insanım. Tuğyan beni sırtına alıp kaldırabiliyordu. Annesini de çok rahat bir şekilde camdan aşağı atabilir!'
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması dünya basınında gündem oldu. Alman News24, anlaşmanın Orta Doğu’nun güvenlik dengeleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Türkiye'nin PISA 2025'te elde ettiği tarihi başarı bazı çevreler tarafından karalanmaya çalışılırken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan asılsız iddialara tepki gösterdi; OECD verileri ve altı başlıkta toplanan gerçekler ise okul ve öğrenci seçiminin tamamen uluslararası kurum tarafından yapıldığını, başarının tesadüf değil uzun süreli bir yükseliş trendinin sonucu olduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
65 yaş ve üzerindeki nüfus 9.6 milyona yaklaşırken, OVP'de uzun dönemli bakım sigortası startı verildi. Bakıma ihtiyaç duyanların evde veya bakım merkezlerinde oluşan giderlerinin finansmanının sigorta modeliyle desteklenmesi hedefleniyor. İşte ayrıntılar...
Kadavradan rahim nakliyle dünyaya gelen ve adını bu tıp zaferine imza atan cerrahtan alan küçük Ömer Özkan, 6 yaşına basarak ana sınıfına başladı. Anne Derya Sert, 'Dün tulumlarını ütülüyordum, şimdi okul heyecanını yaşıyoruz' diyerek duygu dolu anlar paylaştı.
Erken evrelerde sessizce ilerleyebilen prostat kanserinde şikayetlerin ortaya çıkmasının beklenmemesi gerektiği vurgulanırken, PSA yüksekliğinin her zaman kanser anlamına gelmediği, parmakla rektal muayenenin kritik öneme sahip olduğu ve tedavinin hastanın yaşına, evresine ve genel sağlık durumuna göre kişiye özel planlanması gerektiği belirtiliyor.
Muğla'da yakınlarının haber alamadığı Ergün Güngör ile 8 ve 10 yaşındaki iki çocuğu, işlettiği yufkacı dükkanında ölü bulundu; babanın çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiği değerlendiriliyor.
Yapay zeka, buluttan cihaza inerken kullanıcının bilgisayarla kurduğu ilişkiyi de değiştiriyor. Komut verip yanıt bekleyen kullanıcıdan, cihazında sürekli ve kendisi adına çalışan bir asistanla birlikte üreten kullanıcıya geçiş yaşanıyor.
Taşınabilir depolama cihazlarının kaybolma ya da çalınma riski, üzerlerindeki verileri savunmasız hale getirebiliyor. Kingston Technology, 'şifreli' etiketi taşıyan her ürünün aynı koruma düzeyini sunmadığını belirterek, güvenli bir sürücü seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini sıraladı.
Venedik Film Festivali'nde ödül alan ve katil İsrail ordusunun Gazze'deki sivil katliamı ile yapay zekâ destekli hedefleme sistemlerini ifşa eden 'NAZA' belgeseli Tel Aviv'i karıştırdı. Başbakan Netanyahu ve kabine üyeleri, Oscar ödüllü İsrailli yönetmenleri 'antisemitik kışkırtma' ve 'ihanetle' suçlarken; İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar ise filmin yönetmenlerini vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit etti.
Somali'de Türkiye'ye teşekkür gösterileri düzenlendi. Ülkenin farklı bölgelerinde stadyum ve sokakları dolduran Somalililer, Türk ve Somali bayrakları taşıyarak Türkiye'nin ülkelerine verdiği desteğe teşekkür ederken, Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud'un yan yana posterlerini açtı.
Sosyal medya hesabından çocukluk yıllarına ait İETT indirimli öğrenci kartını paylaşan Yasemin Kay Allen takipçilerini geçmişe götürdü. Hamiyet Gerçek İlköğretim Okulu dönemine ait fotoğrafındaki sarı saçları ve sevimli halleriyle dikkat çeken ünlü oyuncunun o paylaşımı kısa sürede beğeni yağmuruna tutuldu.
ABD Kongresi Bütçe Ofisi (CBO), İran'a yönelik askeri operasyonun Pentagon'a maliyetinin 1 Ağustos itibarıyla yaklaşık 38 milyar dolara ulaştığını açıkladı. Çatışmaların sürmesi halinde her ek ayın ABD'ye 2 ila 3 milyar dolar daha yük getirebileceği belirtilirken, hava savunma stoklarındaki azalmanın da Pentagon açısından risk oluşturduğu bildirildi.
Orta Doğu’daki çatışmalar, petrol sevkiyatının kritik yollarını baskı altına aldı. Brent 110 dolara dayanırken Ekonomist Üzeyir Doğan, 120 doların aşılması halinde yeni bir paniğin başlayabileceğini söyledi.
Tunceli’nin Pülümür Vadisi’nde ormanlık ve sarp arazide saklandığı değerlendirilen, hakkında 14 yıl 10 ay 29 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan suç örgütü lideri C.S., PÖH ve JÖH timlerinin İHA ve termal kameralarla yürüttüğü operasyonla yakalandı. C.S. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, kaçmasına yardım ettiği belirtilen T.G. de gözaltına alındı.
Uyuşturucu soruşturması kapsamında ikinci kez gözaltına alınıp ev hapsi cezası alan eski sevgilisi Çağla Boz hakkında konuşan ünlü rapçi Sefo sessizliğini bozdu. 'Ayrılığımızın bu konuyla bir ilgisi yok' diyen Sefo, sürecin zor olduğunu belirterek merak edilenleri yanıtladı.
Tunceli’de hakkında 14 yıl 10 ay 29 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan suç örgütü lideri C.S., özel harekat timlerinin termal kameralar ve İHA desteğiyle düzenlediği operasyonla sarp arazide yakalanarak tutuklandı.
Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde 2008 yılında işlenen Sedat Ünal cinayetinde 18 yıl sonra adalet yerini buldu. Geçtiğimiz günlerde Bakan Akın Gürlek'in detaylarını paylaştığı soruşturmada, DNA ve HTS kayıtlarıyla kimlikleri tespit edilen 7 şüpheliden 4'ü 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Ruhsatsız kumarhaneden yol kenarına uzanan cinayetin tüm detayları haberimizde.
2,9 milyon kez izlenen “Şeytantepe” belgeseline erişim engeli getirildi, yapım YouTube’dan da kaldırıldı. Narin Güran soruşturmasıyla ilgili belgesel hakkında 26 Ağustos’ta adli soruşturma başlatılırken, Başsavcılık MASAK’tan 31 kişinin finansal hareketlerinin incelenmesini istedi.
Uzun zamandır görmek istediği Mardin’e giden Hazal Filiz Küçükköse, tarihi sokaklarda verdiği pozları takipçileriyle paylaştı. Ünlü oyuncunun “Sonunda Mardin” notuyla yayınladığı kareler büyük ilgi gördü.
İran’da Meşhed-Kirmanşah seferini yapan Boeing 737 tipi yolcu uçağının, kalkıştan kısa süre sonra lastiğinin patlaması sonucu motor arızası meydana geldi. Şiddetli sarsıntıyla kabin tavanının çöktüğü ve bagajların yolcuların üzerine düştüğü uçak, Meşhed Havalimanı’na acil iniş yaptı.
Van'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkan yolcu minibüsü kaza yaptı. Yan yatarak durabilen araçta bulunan 2'si çocuk toplam 9 kişi yaralanırken, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri yaralıları ilk müdahalenin ardından çevredeki hastanelere kaldırdı.
Ziraat Türkiye Kupası'nda 1. Eleme Turu maçında Söke 1970 Spor, deplasmanda Altay'ı 4-2 yenerek Ziraat Türkiye Kupası'nda bir üst tura yükseldi. İşte maçın özeti...
AB Yüksek Temsilcisi Kallas, Rusya'nın artan hibrit saldırılarına karşı 'tarihin en kapsamlı yaptırımıyla ağır bedel ödeteceğiz' mesajı verirken; Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'dan Avrupa'ya açık tehdit geldi: 'Bize saldırırsanız savaş çok kısa sürer.'
İran’da kalkıştan kısa süre sonra arızalanan yolcu uçağında şiddetli sarsıntı yaşandı. Kabin tavanının çöktüğü uçak, kalktığı havalimanına acil iniş yapmak zorunda kaldı.
İran’da Meşhed-Kirmanşah seferini yapan Sepehran Airlines’a ait Boeing 737 tipi yolcu uçağında kalkıştan hemen sonra dehşet anları yaşandı. Lastik patlaması nedeniyle motoru arızalanan ve şiddetle sarsılan uçağın kabin tavanı çöktü, bagajlar yolcuların üzerine düştü. Meşhed Havalimanı’na acil iniş yapan uçakta ölen ya da yaralanan olmadı.
ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin, İsrail’e Gazze’de de kullanılan yaklaşık 1 tonluk bombaları içeren 2,8 milyar dolarlık dev bir silah satışına hazırlandığı iddia edildi. Washington Post’un ABD’li yetkiliye dayandırdığı habere göre pakette 20 bin MK-84, 20 bin BLU-117 bombası ve 20 bin I-2000 Penetrator savaş başlığının bulunması bekleniyor.